PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yeni bir devlet kuruyoruz, kurucu lideri de Tayyip Erdoğan


Vefik Sami
04-08-2017, 10:45
İŞTE O AÇIKLAMA:

Ayhan Oğan "Şimdi biz yeni bir devlet kuruyoruz, beğenin beğenmeyin bu yeni devletin kurucu lideri Tayyip Erdoğan'dır" dedi. Atıcı'nın "Ne demek yeni devlet? Mevcut devleti yıktınız mı?" sorusu üzerine ise Oğan, "Yapılan YAŞ toplantısı yeni bir Türk Silahlı Kuvvetleri'nin inşasıdır. Biz vesayet düzenini yıktık. 15 Temmuz'daki devlet içerisindeki odaklanmış bütün vesayet mekanizmaları darmadağın oldu. Bürokratik oligarşinin hakim olduğu devlet sistemi bitmiştir. Şimdi halkın doğrudan belirlediği bir sistem geliyor. Bunun kurucu lideri de Recep Tayyip Erdoğan'dır. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun, temel bir kimliği vardır 15 Temmuz'un. O kimlikte milli ve yerli kimliktir. Yeni kurulan oluşumun misyonu ve vizyonu da budur." diye konuştu.

Haber (http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/yeni-bir-devlet-kuruyoruz-begenin-ya-da-begenmeyin-son-dakika-haberleri-1959731/)

İddialı, haddini aşan ve terbiyesizce sarfedilmiş bir cümle.
Mealen diyor ki "Biz, İslamcı, Şeriatçi, karşı devrimci cepheyiz. Bu ülkede Şeriat'i tekrar tesis edeceğiz."

1997'de "Postmodern darbe"nin konuşulduğu dönemde F. Gülen TSK içine sızdı ise bu "darbe" nasıl gerçekleşti ? O zamanlar henüz bu gücü elde edemediyse tüm etkinliğini AKP döneminde kazanmış demektir. Bu durmda, devletin tüm istihbâri imkânlarını elinde tuttuğu halde F. Gülen'in çevirdiği dolaplardan haberdâr olamayıp "kandırıldık" diyenler; Gülen'i "Allah adamı" bilip peşinden giden yüzbinlerin de kandırılmış olabileceklerini neden düşünmez ? Bu insanlar hapiste ise Gülen'in etkinliğinde siyasi sorumluluğu olanlar neden hesap vermiyorlar ?

kartopu
04-08-2017, 15:12
Devlet -Yönetim biçimi.
1.Monarşi
2.Oligarşi
3.CUMHURİYET
Bunlardan hangisini kuracakmış Ayhan Oğan.
T.Erdoğan Kral mı olacak Yoksa çok küçük bir azınlık la mı yönetecek devleti Cumhuriyetse bu zaten var iktidar değişir sahipleri de değişir kanunlarda değişir. Bunlar gider başkaları gelir.
Ama her zaman Kraldan fazla Kralcılar olmuştur tarihler boyunca bu var olmuş bundan sonrada olacaktır.

Bu ülkede orduyu ben onbaşılarla yönetirim diyen başbakanlar (menderes) oldu ama cezalarını da çektiler. Bu günde askerlik yatılacak yer değildir diyenler var onların akıbetleri ne olur zaman gösterir.

Taşları yerinden oynattın mı çok şey yer değiştirir

İddialı, haddini aşan ve terbiyesizce sarfedilmiş bir cümle.
Mealen diyor ki "Biz, İslamcı, Şeriatçi, karşı devrimci cepheyiz. Bu ülkede Şeriat'i tekrar tesis edeceğiz."
Zor ama belki o şeriat düzeni gelir ama ilk kurbanları onu bu gün getirenler övenler metiyeler düzenler olur. Bence olanlara baksın olacakları anlasın.

Bu ülkenin en az % 50 si daha teslim olmadı.

Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927

Ahlaksız
05-08-2017, 22:13
Bugün herkes Ayhan'a sallamış..Akp'den ihraç etmeseler bari..:)

Vefik Sami
05-08-2017, 22:32
Bugün herkes Ayhan'a sallamış..Akp'den ihraç etmeseler bari..:)

"Herkes" derken kasdettiklerinden birisi Devlet Bahçeli ise onunki kayıkçı dövüşü.
Tayyip Erdoğan'a her türlü siyasi desteği verip; onu, tek adam konumuna gelmesini sağladıktan sonra, piyonlara efelenmek şark kurnazlığıdır.
Bunu ada anca bizim Millet yer.

manas
06-08-2017, 03:15
rte'nin sürekli işaret ettiği 2023 yılı bir milat olacak duruma bakılırsa, şunun şurasında 6 sene kalmış, bu süre zarfında kendi egemenliğini sağlamlaştırır, yeni cumhuriyet resmileşir.

kartopu
06-08-2017, 08:09
Bugün herkes Ayhan'a sallamış..Akp'den ihraç etmeseler bari..:)

Ben de şunu düşünüyorum AKP de tek seslilik bozuluyor mu.

Eskiden AKP de hakimiyet tek F. Gülen cemaatine aitti şimdi AKP de çok cemaat ve tarikatlar var.
Bu cematlar verilenle yetinmeyeceği daha çok isteyecekleri kesin bu tür sesler cemaatler arası rakabetin sonucu olmasın.

Yoksa tepki ölçmek için ortaya atılan yem mi bütün bunlar.

Tumagü İskicap
06-08-2017, 08:52
akp'nin açılımı Azgın Kafirler Partisi. bu partiye mensup insanlar azmışlar. Tayyip Erdoğan'ın kendisi "15 Temmuz 2016, 18 Mart 1915'ten daha anlamlıdır" bizim için diyeli 2-3 gün oldu. Bunu diyen adamın vekili ondan aşağı kalır mı?

kartopu
06-08-2017, 09:02
Bu tür bir proje 1979 da İranda uygulandı ve başarılı oldu. Şah gitti Din geldi. Ama bir şey var Dünya bu projeyi uyguladığına pişman oldu.
Bu Türkiye de uygulanır mı bilmem.

Mudiban Çivitgorz
06-08-2017, 09:23
Yeni islamcılarda moda olan ve içmesi sünnet olan deve sidiginden içmişlerse bunları söyleyebilirler. Evet, camel piss drink sünneti modası Türkiye'ye sıçradı. Arap lügatında deveyle alakalı 5,000 kelime var. Bunlar arasından ak partililer, daylak devesinden içmişler gibi emare gösteriyorlar.

kartopu
06-08-2017, 10:16
Bence hafife almamak gerekir.
Etrafımızda bir çok şey oluyor. Irakta Kürtler de hafife alındı bak yeni bir Kürt bölgesi kuruluyor Suriye topraklarında.
Yeni bir devlet ihtimali var. Örnek İran Libya Suriye Irak Daha var. Yemen Afkanistan ı saymıyorum.

Son günlerde Türkiye yerine alternatif aramakta batı. Türkiye de bunu fark etti kendine yeni çıkışlar arıyor. Batının tavrı Türkiye nin istikametini tayin edecek gibi görülüyor.

Bu konuda belirleyici olan Türkiye de ki güçler. Bence gidişat kötü yönde. Toparlayıcı ve güvenilir güç gerekiyor. Tıpkı kuvay ı Milliye gibi hatta daha fazlası lazım.

Konu deve sidiği kadar basit değil.

Vefik Sami
06-08-2017, 11:43
Gâzi Paşa, İstiklâl Harbi sonrasında memleketin muasır medeniyet seviyesine yükselmesine araç olacak her türlü biçimsel yeniliği yaptı. Bu işin özü ise batılılaşma yolunda örgütlenme ve sabırlı, plânlı çalışma olmalıydı. Fakat; ma'atte'essüf, Türkiyede bu mühim vazifeyi lâyıkıyla ifâ edecek çap ve yetenekte kadrolar mevcut değildi. Aslında, Atatürk'ün yürürlükten kaldırdığı şeriat'in özü gitmiş, adı kalmıştı ve gücünü de toplumdan değil, Salatanattan-Osmanlı hânedânından alıyordu. Osmanlı hânedânı tasfiye olunca, şeriat'in de dayanağı kalmamıştı.

Gâzi'nin vefâtı sonrası çapsız-yeteneksiz mirasyediler, batılılaşmayı; kendi toplumuna yabancılaşma, onlara tepeden bakma zannettiler. Mustafa Kemâl'in kurup güçlendirdiği TSK'ya sırtlarını dayayıp, "hot-zot" ile devlet idâre etmeye çalıştılar. Yıllardır ülke insanının kanını-iliğini emen bu çakma entelijansiya, TSK'nın "devre dışı" kalmasıyla apışıp kaldı. Öyle ki Cuma namazından çıkan bir sakallı az sert hapşırsa "irticaa" diye bağıran, bir metrelik çaputu "rejim sorunu" yapıp mahkeme kapılarına taşıyan, mütedeyyin insanları "yobaz-gerici" diye yaftalayıp kendilerinden soğutan bu çakma entelijansiya, şimdilerde "Allah adâleti sever" pankartlarından medet umar hâle geldi.

Karşı devrimci, gerici-yobaz tayfa yeniden muktedir olmaya başlamışsa bu, Tayyip'in mârifeti olmayıp, yıllar boyu uygulanagelen yanlış tavır ve tutumların bir sonucudur. TSK'daki - sözüm ona - "Atatürkçü" generaller uzun bir süre - Özellikle 1950'den bu yana - sırtını uluslararası konjonktür'e ve ABD'ye dayayıp bu günlere geldiler. Ne var ki ABD'nin çıkarları değiştiğinde kendilerine verilen desteğin de kesileceğini idrâk edemediler.

Mustafa Kemâl Atatürk müstesnâ, TSK'nden bu güne kadar ortaya çıkmış, kendisini ıspatlamış bir "entellektüel şahsiyet" var mı ?

Varsa da ben bilmiyorum.

E, siyâsilerimizin da hâl-i pür melâli ortada.
Yalancı, riyâkâr, lâf ebesi, şark kurnazı, dönek, sahtekâr, kalleş ne kadar "âdem" varsa seçilip-seçilip "siyâsetçi" oluyor.
Bu durumda, memleketin sonunu düşünmek bile içimden gelmiyor.

kartopu
06-08-2017, 15:20
Mustafa Kemal bir devlet kurmak için yola çıkmadı Bir devleti kurtarmak için çıktı Kurulum kurtarmadan sonra yaşanmış eylemdi.
Şimdi de öyle bir devleti kurtarmak gerekiyor. Kurulum la kurtarmak arasında fark var İtifaklar menfaatler farklı.

Bu gün kurtarmak gerekiyor. Kurulum gerekiyorsa Bu sonra düşünülecek şey.

Ayrıca Mustafa Kemalden sonraki kadrolar o kadar yeteneksiz değildi O yeteneksiz kadrolar mı 2. dünya savaşından tek kişinin burnu bile kanamadan çıkmasını becerdi. Bence o Kemalist kadrolar 1960 darbesi ve 1961 anayasasını yazdı. Ne oldu ise 1963 ten sonra oldu. Ve 1980 son noktayı koydu.

Bence bu günde çok yetenekli insanlar var Önemli olan ne kaybediyorlar nerden başlamalılar ı bilmeleri.

DEVLET artık kaybedilmiş elde sadece halk var Halk daha kaybedilmedi Meclisler sokaklarda kurulmalı sokaklar savunma alanları olmalı
Tıpkı Osmanlının kaybettiği devlet ve kaybetmediği halk gibi. Tarih yeniden yazılmak için bekliyor.

upuaut
06-08-2017, 15:53
Beşiktaş'ta video ile duyurulan transfer modası devam ediyor. "Come to Beşiktaş" başlığı ile yayınlanan videolara bir yenisi daha eklendi. İmza töreninde "Ben de birini arayacağım" diyen Negredo'nun telefon ettiği yıldız Lens oldu. Lens ise, bu mesajdaki başlığı atarak şu videoları paylaştı:

1. Sarıklı Sakallı Polis:

http://www.youtube.com/watch?v=--PGVdTZkXs

2. Sarıklı yobaz Atatürk heykeline saldırdı:

https://www.youtube.com/watch?v=L8W_xevXx-M

Bu mesajlar bana yıllar öncesinin CHILLY grubunun şu albümünü hatırlattı:

http://img15.nnm.me/c/a/2/9/b/ca29b0dc86a5ff1b3c38896c1462ffdb_full.jpg (http://nnm.me/blogs/gonochov/chilly_discography_1978_1982/)

Vefik Sami
06-08-2017, 16:33
Sn. kartopu;

Feodalizm, kapitalizm, liberalizm gibi ekonomik sistemler birtakım üretim ilişkilerinin sonucudur. Analitik bir incelemeye tâbi tutulduklarında, sebep-sonuç bağlamında nesnel, objektif veriler çıkar karşımıza. Bu itibarla, bahse konu sistemlerin yapısı hakkında pek uç tartışmalar yaşanmaz. Çünki; dayanakları nesneldir. Fakat; "Kemalizm" dendiğinde, yaşanmış süreçlerin zorunlu bir sonucundan, nesnel bir durumdan söz etmiyoruz. Türk Toplumunun muasır medeniyet seviyesine yükselmesinin araç ve yöntemlerinin bulunduğu subjektif bir idealden söz ediyoruz.

Saltanat'ın tasfiye edilip, Cumhuriyetin ihdas edildiği yıllarda Türkiyede okuma yazma oranı % 5-7 aralığındadır. Gelişmiş güçlü bir Milli Burjuvazi yoktur. Ülke ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Savaştan yeni çıkılmış, Osmanlı'nın vaktiyle aldığı borçların bir kısmı üstlenilmiştir. Böyle bir ortamda sadece kalkınma hamlesi için çabalamak, yeni fabrikalar kurmak yetmez. Güçlenen ekonomiyi elde tutup daha ileriye taşıyacak, yetişmiş elemanlara ihtiyaç duyarsınız. 1938 sonrası Gazi Paşa'nın idealleri doğrultusunda bir örgütlenmenin gerçekleşemediği, O'nun vefatı nedeniyle ortaya çıkan boşluğu da "çarıklı erkân-ı harp"in doldurmaya çalıştığı görülüyor. İsmet İnönü'nün TL üzerine kendi resmini bastırıp, şahsını "Milli şef" ilân etmesi; bırakın Atatürk'ün toplum tarafından bir ulusal önder olarak benimsenip sahiplendildiği masalını, en yakın denilen arkadaşlarınca bile anlaşılamadığı, yâhut kıskanıldığının en net göstergesidir.

Ortada bir Mustafa Kemâl gerçeği yaşanmış ve bu ad bağımsızlığın, batılılaşmanın sembolü olmuşsa hiç kimse bu adın önüne geçmeye çalışmamalıdır. Kendisini "Atatürkçü" ilan eden CHP'nin Genel Başkanı İnönü "One Number" olmaya çabalarken, Demokrat Parti Genel başkanı Menderes "Atatürk'ü koruma kanunu" çıkarmıştı. İnönü; Gazi Paşa'nın ulusal mirâsını ayağının altına siyâsi basamak yapıp yükselmeye çabalarken; Menderes, İnönüye karşı - Belli bir cenahı koruma adına - Atatürk'ü "kalkan" yapma derdindedir. Bu anlattıklarım, Türkiyede kimin-ne olduğunun gerçek yönleriyle aslâ bilinemeyeceğinin net bir göstergesidir.

Netice-i kelâm; mevcut sistemden nemalanmak için, uluslararası emperyalizme entegre bir "egemenler zümresi"nce yönetilmekteyiz. Bu egemenler, konjonktür'e bağlı olarak; bâzen "Atatürkçü", bâzen "muhafazakâr", bâzen "Milliyetçi" bâzen de "sosyalist" vs. olurlar. Ama; aslâ, bunlardan herhangi biri değildirler. Egemenliklerini sürdürebilmek için kafası çalışan, yetenekli kişileri değil, kullanmaya müsâit şark kurnazlarını, kısmen de eblehleri makam-mevki sâhibi yaparlar. Dediğiniz gibi, elbette yetenekli insanımız da var. Ama; bunlar, kendilerinin kullanılmasına izin vermeyecekleri için, toplumun geleceği-kaderi ile ilgili-etkili makamlara getirilmezler.

kartopu
06-08-2017, 18:38
Sn Vefik Sami.
İnönü Menderes kıyaslaması fikrine katılmamakla beraber tarihsel tanımınıza katılıyorum.

Bu gün Türkiye bir yol ayrımı yaşamakta ya yoluna batı ile devam edecek ya Arap İran Rusya ittifakı içinde.
Arap İran Rusya itifakında demokrasi çok kısıtlı adeta yok gibi .Diğer batı ittifakında sürekli kapının eşiğinde bekletilmek var.

Bu hangisi bize uygun hem muhalefeti hem bizi hem iktidarı ilgilendiriyor.

Ben şahsen batı ittifakı içinde yer almak isterim tercihim bu. Bu doğrultuda kim hangi parti varsa içinde yanında yer alırım.
Demokrasi tercihimdir demokrasi içinde insan daha fazla gelişeceğini biliyorum.
Bence herkesin bir tercih yapma zamanı gelmiştir.

Tarih çok tartışıldı. Her kes farklı anlasa da Bence tarihte iz bırakılan zamanlar vardır Bana göre ikinci dünya savaşı içindeki Türkiye ve 1960 darbesi önemli.

upuaut
07-08-2017, 23:17
İnanılır gibi değil. Dünkü Süper Kupa maçında çıkan olayları medya görmezden geldi. Şöyle ki: Herkes bu olayları holiganların çıkarttığı basitliğine indirgerken, yalnızca Halk TV biraz değindi. Ana Haber'in sonunda yayına bir kişi stüdyodan ve diğeri telefondan olmak üzere 2 kişi katıldı ve orada yapılan beyin fırtısına göre bu olayların öyle holigonik olmadığını, tam tersine aynen başlıkta verdiğim diğer olaylardaki gibi olduğu belirtildi.

Ana Haber'den hemen sonra "Ankara Kulisleri" programına katılan Gürsel Tekin konuşurken İçişleri Bakanlığı'nın bu olaylarla ilgili bir müfettiş görevlendirdiği altyazısı geçiyordu.

Arkadaşlar, hayatım boyunca pek çok maç izledim ama ilk kez İçişleri Bakanlığı'nın bir maça karıştığına tanık oldum. Yani Gürsel Tekin, orada nasıl reaksiyon veremedi, ona şaşırdım!

Yine Beşiktaş, yine olaylar. Ama bu seferki çok farklı: Ülke karpuz gibi ortadan cart diye ikiye bölündü!

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Ona nasıl tepki verecek onu merak ediyorum! (https://www.cnnturk.com/video/turkiye/kilicdaroglu-asil-aciklamayi-erdogandan-bekliyorum)" demişti ve dünkü maçtaki olayların aşağıda belgeseli sunulan 13.06.1982'deki olaylarla hiçbir ilgisi olmamasından hareketle ben de şunu merak ediyorum; CHP, bu olaylara nasıl tepki verecek onu merak ediyorum:

http://www.youtube.com/watch?v=8I5uRhhcQmM
çArşı (@1982denBeri) | Twitter (https://twitter.com/1982denberi)

Dünkü maçtaki olayların 35 yıl önceki yine bir Beşiktaş maçında olan olaylardan farkı şudur: "#ComeToIslamicState"

kartopu
08-08-2017, 08:55
Bütün bunlara rahmen BJK maçtan galip ayrılmalı dı. Zararı yok Kupayı BJK ye vermesinler yine de BJK yenmeliydi. BJK ye yakışmadı.

Maçlara siyaset girmez diye bir şey yok hele ki Türkiyedekilere .Bu ülkede her kes işini yapmıyor her kes siyaset yapıyor.
Bir BJK li olarak çıkan sonuca kızmadım üzüldüm.

upuaut
08-08-2017, 16:33
İnanılır gibi değil. Dünkü Süper Kupa maçında çıkan olayları medya görmezden geldi. Şöyle ki: Herkes bu olayları holiganların çıkarttığı basitliğine indirgerken, yalnızca Halk TV biraz değindi. Ana Haber'in sonunda yayına bir kişi stüdyodan ve diğeri telefondan olmak üzere 2 kişi katıldı ve orada yapılan beyin fırtısına göre bu olayların öyle holigonik olmadığını, tam tersine aynen başlıkta verdiğim diğer olaylardaki gibi olduğu belirtildi.

Ana Haber'den hemen sonra "Ankara Kulisleri" programına katılan Gürsel Tekin konuşurken İçişleri Bakanlığı'nın bu olaylarla ilgili bir müfettiş görevlendirdiği altyazısı geçiyordu.

Arkadaşlar, hayatım boyunca pek çok maç izledim ama ilk kez İçişleri Bakanlığı'nın bir maça karıştığına tanık oldum. Yani Gürsel Tekin, orada nasıl reaksiyon veremedi, ona şaşırdım!

Yine Beşiktaş, yine olaylar. Ama bu seferki çok farklı: Ülke karpuz gibi ortadan cart diye ikiye bölündü!

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Ona nasıl tepki verecek onu merak ediyorum! (https://www.cnnturk.com/video/turkiye/kilicdaroglu-asil-aciklamayi-erdogandan-bekliyorum)" demişti ve dünkü maçtaki olayların aşağıda belgeseli sunulan 13.06.1982'deki olaylarla hiçbir ilgisi olmamasından hareketle ben de şunu merak ediyorum; CHP, bu olaylara nasıl tepki verecek onu merak ediyorum:

http://www.youtube.com/watch?v=8I5uRhhcQmM
çArşı (@1982denBeri) | Twitter (https://twitter.com/1982denberi)

Dünkü maçtaki olayların 35 yıl önceki yine bir Beşiktaş maçında olan olaylardan farkı şudur: "#ComeToIslamicState"


Sizi mesajımın girişindeki (aktif haldeki) gerçek ve bu gerçeğin yandaş basında hararetle nasıl savunulduğuna ilişkin şu haberle başbaşa bırakıyorum:

http://cdn.yeniakit.com.tr/images/news/940/erdogan-dusmanligi-almanlara-kafayi-yedirtti-2h1502183648-12a4f1.png (http://www.yeniakit.com.tr/haber/erdogan-dusmanligi-almanlara-kafayi-yedirtti-365099.html)

Yorum mu yapayım. Ulan, adamlar zaten kendisini savaşta görüyor, daha ne yorum yapması be!

upuaut
08-08-2017, 23:00
Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, takımını şampiyon yapmış ve bunun üzerine 1 yılın muhabesini gazetecilerle birlikte bir toplantıda yapıyor.

http://www.youtube.com/watch?v=rwFvzyptd0w

Toplantı 1:16:29 sürüyor ve mide rahatsızlığı nedeniyle oruç tutmadığı için haliyle dikkatinin dağıldığı bir anda masadaki bardağı alıp su içiyor. Fakat Güneş'in bu davranışı medyayı delirtiyor. Vay sen misin su içen, hemen şu başlığa geçiyorlar: "Şenol Güneş, Ramazan ayını unuttu ve su içti! (http://www.fotomac.com.tr/webtv/videoizle/senol-gunes-ramazan-ayini-unuttu-ve-su-icti)"

Güneş'in su içmesini yukarıdaki videoda 59:28'de görebilirsiniz. Çok ilginç bir tesadüftür: Güneş su içmeden önce bir gazeteciyle konuşurken, gazeteci Güneş'e, "Hocam, göründüğü gibi olan bir insansınız!" diyor ve ardından Güneş, "Ve olduğu gibi görünen biriyimdir!" diyerek birlikte Mevlana Hazretleri'nin sözünü tamamlıyorlar. Fakat oradaki gazeteciler bir kere kafasına takmış ve hafif şaka yollu "Hocam, Ramazan ayını unuttunuz galiba!" sözüyle Güneş'i tiye alıyorlar. Ancak Güneş, üstüne basa basa mide rahatsızlığı nedeniyle oruç tutamadığını ve (sanki suçmuş gibi) Ramazan ayında olduğunu unuttuğunu söyleyerek vartayı atlatmaya çalışıyor. Güneş, güya basın mensuplarının önünde su içtiği için mahçup olmuş!

Ulan, burası İslam Devleti mi?