Orijinalini görmek için tıklayınız : Erdoğan-Esed görüşmesi
Böyle bir bilgi paylaşılmış internette. Astana'da yüzyüze görüşmüşler. Telefonla da görüşülmüş olabilir.
Şam Emevi camisinde birlikte kılarlar namazı artık. :)
Savaşın bitmesi ihtimalini güçlendirmesi açısından olumlu. Tabii politik dengelere etkisi nasil olacak, göreceğiz. (Bu son cümlem, tv kanallarına çıkan cahil ve boş konuşan politik yorumcuların yuvarlak laflarına benzedi. :) )
https://www.siyasetcafe.com/erdogan-esad-ile-gorustu-mu-24591h.htm
Erdoğan: ESAD’LA GÖRÜŞMEYE NİYETİM YOK (Esad’la görüştüğü iddiaları): Herhalde birileri özel dolaştırıyor. Ben Esad ile görüşmedim, görüşmeye de pek niyetim yok.
http://www.milliyet.com.tr/yazarlar/mehmet-soysal/krediye-erisimin-onunu-acacagiz-2517699/?utm_source=partners&utm_medium=GazetelerNet&utm_campaign=feed
Vefik Sami
12-09-2017, 12:19
Erdoğan: ESAD'LA GÖRÜŞMEYE NİYETİM YOK (Esad'la görüştüğü iddiaları): Herhalde birileri özel dolaştırıyor. Ben Esad ile görüşmedim, görüşmeye de pek niyetim yok.
http://www.milliyet.com.tr/yazarlar/mehmet-soysal/krediye-erisimin-onunu-acacagiz-2517699/?utm_source=partners&utm_medium=GazetelerNet&utm_campaign=feed
Daha önceleri de "Terör örgütü ile görüşen şerefsizdir, nâmussuzdur" demişti.
Ne var ki Osloda MİT aracılığı ile defâlarca görüşüldüğü ortaya çıktı.
Mavi Marmara hâdisesinde dokuz Türk, İsrail askerleri tarafından katledilince, F. Gülen; "İsrailden izin alınarak gidilmiş olsaydı, bunlar yaşanmazdı" dediğinde, muhterem reyiz; "Okyanus ötesindeki zat 'izin alınmalıydı" demiş. Bir de İsrailden izin mi alacaktık ? Ben izin verdim ben" dedikten epey sonra, İsrail ile ilişkiler normale döndüğünde, Mavi Marmara mağdurlarına "Bana mı sordunuz giderken ?" deyiverdi.
Şimdilerde AKP'de görülen "kan kaybını" kamufle etmek adına kendisi ile omuz omuza siyaset yapanları "Metâl yorgunluğu" gerekçesi ile harcıyor. O yorgunluk zât-ı âlilerine hiç yaklaşamıyor demek ki.
Gâzi Paşa Saltanatı kaldırarak, memlekete Cumhuriyet getireceğini düşünmüş.
Ne var ki Cumhûriyetin temel felsefesi "Cumhur"da bulunmayınca, ortaya çıkan boşluğu lâf cambazı demagogların, yalancıların, döneklerin doldurabileceğini hesâba katmamış anlaşılan.
Gâzi Paşa Saltanatı kaldırarak, memlekete Cumhuriyet getireceğini düşünmüş.
Ne var ki Cumhûriyetin temel felsefesi "Cumhur"da bulunmayınca, ortaya çıkan boşluğu lâf cambazı demagogların, yalancıların, döneklerin doldurabileceğini hesâba katmamış anlaşılan.
Yok, hesaba katmıştır. Zaten onun döneminde de, sonraki dönemlerde de böyle değil miydi insan ve cumhur profilimiz? O da bu profille iş yapmadı mı? Kendisi dâhi bir asker ve büyük bir devlet adamıydı, ama çevresinde pek de işe yaramayan, dalkavuk türde kişiler de yok değildi.
Demirel değil miydi, Koç grubuna peşkeş çektiği arsa için "verdimse ben verdim" diyen? O demedi mi o meşhur ettiği sözü, "dün dündür, bugün bugün"? Şimdi boynuzun kulağı geçmesine neden şaşıralım ki?
Cumhuriyet pek de öyle kendiliğinden fazilet rejimi olamıyor. Onun içini doldurmak gerekiyor. Faziletle doldurabilmek için de faziletli insanlar ve düşünceler gerekiyor.
Kıyılarımızı, ormanlarımızı yapsatçılar çirkin binalarla dolduruyor. Bunları koleksiyon olarak ellerinde mi tutuyorlar? Bunları alanlar senin benim gibiler değil mi? Bunları alıp ülkeyi ve doğasını mahvedenler "cumhur" değil mi?
Cumhuriyet de öyle bir şey işte...