PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : TSK BİLDİRİSİNDE SON NOKTA


Aliminyum
07-05-2007, 14:52
TSK mensuplarından açıklama

Güncel
Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi web sitesi olan tsk.mil.tr adresinde, 27 Nisan 2007 tarih ve BA-08/07 sayı ile yayınlanan geceyarısı açıklaması, Sayın Genelkurmay Başkanımız ve bütün Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının düşüncelerini doğru olarak yansıtmamaktadır.

Bahse konu açıklama, dört ay sonra emekliliği kesinleşen bir orgeneral tarafından, bazı gazetecilerin katkısı ile aynı akşam apar topar hazırlanarak Sayın Gnkur. Bşk.mızın tam onayı alınmadan web sayfasına konulmuştur. İlgili orgeneral önce bazı basın yayın organlarına böyle bir açıklama yapılacağı konusunda haber vermiş, yazı sitede yayınlandıktan sonra da Org. Büyükanıt’ı telefonla usulen bilgilendirmiştir.

Açıklamadaki “Sn. Genelkurmay Başkanı’nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısı†ifadesi bu açıklamanın Org. Büyükanıt tarafından yapılmadığının en açık delilidir. Bu açıklama kendisine ait olsaydı, Sayın Gnkur. Bşk.ımız kendisinden üçüncü şahıs olarak bahsetmeye gerek duymazdı.

Sayın Gnkur. Bşk.mız, oldu bittiye getirilip yayınlanarak Türk Silahlı Kuvvetleri’ne mal edilen bu açıklamayı kabullenmek ve savunmak durumunda bırakılmıştır.

Kamuoyunun açıklamadan haberdar olması sonrasında, Sayın Gnkur. Bşk.mızın halk ve politikicılar karşısında TSK’nde bölünmüşlük görüntüsü verecek bir red tavrı göstermemesi tamamı ile doğrudur. Bununla birlikte toplumun TSK’nin gerçek düşüncelerini öğrenmesi, asil Türk milleti ve onun bağrından çıkmakla onur duyan kahraman Türk ordusunun asırlık güven ilişkileri açısından hayati öneme haizdir.

Türk milleti ve ordusunu etle tırnak gibi birleştiren yüce değerler ve asırlık birliktelik, halkın manevi değerlerini zedeleyen, dini hassasiyetlerini küçümseyen hatta toplumun bir kısmını hain ilan eden bir geceyarısı açıklamasına kurban edilemez.

Açıklamanın konu ve anlam bütünlüğünden uzaklığı, Genelkurmay Başkanlığı’nın daha önceki açıklamaları ile karşılaştırıldığında ne kadar hazırlıksız ve çalakalem olduğu, toplumu kucaklamaktan mahrumluğu, aksine bağrından çıktığı halkı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden soğuttuğu gazeteler ve köşe yazarları tarafından acımasızca ifade edilmiştir.

Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları Türkiye’de yükselen irticai ve bölücü tehlikenin farkındadır ancak bunu ifade etmenin ilgili açıklamada olduğu gibi acele, acemi ve aşırılıkla olmayacağının da bilincindedir. Aynı şekilde irtica ve bölücülükle mücadelenin, geçmişte olduğu gibi, sadece gazetelere manşet attırmakla, Türkiye’yi uluslararası arenada sürekli üçüncü dünya ülkesi durumuna düşüren darbe ve darbe tehditleri ile daha fazla yapılamayacağı da açıktır. Ne Dünya ne Türkiye ne de Türk Silahlı Kuvvetleri artık o eski günlerde değildir.

Demokrasiye müdahale söylentilerinin meydana getireceği ekonomik dalgalanmalar da eski günlerdeki kadar hafif atlatılamaz. Bahse konu açıklamayı kaleme alanların, Türk Devletinin dış ve iç borçları yanında, özel sektörün de 100 milyar doları aşan dış borcundan haberdar olmaması mümkün değildir. Bu dev meblağın bir gecede ikiye üçe katlanması ve bunun sonucu olarak ortaya çıkacak ekonomik kriz, iflaslar, işsizlik ve açlığın faturası acaba kime kesilecektir? Toplumun belini kıracak bir ekonomik krize dolaylı da olsa sebep olmak TSK’ni halkın gözünde büyütmez.

Türkiye’yi uçuruma sürükleyen irtica ve terörle mücalenin, Cumhuriyet ve demokrasiye zarar verilmeden nasıl yapılacağı artık bellidir. Yüce önderimiz Atatürk’ün mavi gözleriyle ümitle izlediğimiz, Tandoğan’da güneş gibi doğan ve bugün de Çağlayan’da çağlayanlara dönen coşkun halk mitingleri ile bu ortaya koyulmuştur. Yaşlısı ve genci ile Anadolu’nun dört bir yanından gelerek Ankara ve İstanbul’da bayrak gibi dalgalanan bu insanların kimisinin başörtülü, kimisinin sakallı ve kimisinin de poşulu olması herkese çok şeyler anlatmaktadır.

Atatürk’ün önderliğinde milleti ile omuz omuza istiklal mücadelesi veren kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri bugün halkına ve onun değerlerine sırtını dönerek bir mücadele içinde olamaz. Halkı arkasına almayan, halkın desteğini kazanamayan hiçbir hareket başarılı olamaz.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ni eleştirmeyi varlık sebebi edinen dış bağlantılı sözde köşe yazarları, açıklamadaki “Kutlu Doğum Şöleni†münasebetiyle Atatürk ve Türk bayrağı dekorlu salonlarda başörtülü küçük kızların ilahi söylemesi ve kuran okunması gibi ferdi uygulamaların TSK tarafından tehdit olarak değerlendirilmesini alay konusu yapmıştır. Ellerine iyi bir malzeme sunulan bu kişiler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, ölme ve öldürme yeminleri eden, evlerinden C-4 ve elbombaları çıkan bazı çeteciler hakkında bir tehdit açıklaması yapmaması tezatından hareketle çirkin iddialarını güçlendirmişlerdir.

Bahse konu açıklama, TSK’nin din karşıtı olduğu ve halkın yüzde doksan dokuzunu oluşturan müslüman çoğunluğa kem gözle bakıldığı yanlış fikrini akıllarda yerleştirmeye çalışan radikal dinci çevrelerin ve PKK’lıların ekmeğine yağ sürmüşür. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Cumhuriyetin bütün diğer temel değerleri gibi laiklik ilkesine olan bağlılık ve hassasiyetini, halkı askerlikten soğutmada bir araç gibi kullananlara gün doğmuştur.

Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmaya çalışan alçakların basın ve internet ortamında hangi iftiraları kustuklarını yakın geçmişimizden hepimiz biliyoruz. Bu çevrelerin çirkin iddialarını güçlendirmekten kaçınmak bütün TSK mensupları için temel bir görevdir. Emekliliği yaklaşan bir orgeneralin bunalım ortamından kendisine bir makam çıkarma beklentisi, Türk milletinin kahraman ordusundan beklentilerinden daha değerli olamaz.

İlgili orgeneral daha önce de Amerika’da bazı basın mensuplarıyla sözde gizli buluşmalarında TSK’nin Nisan ayında darbe yapacağını ifade ederek ülkemizi ve TSK’ni kamuoyu huzurunda zor duruma düşürecek bir krize sebep olmuştu.

Org. Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanlığı öncesindeki iğrenç ve asılsız iddiaların o dönemde emekliliği yaklaşan ve halen sivil ortamlarda makam kavgası veren bir emekli general tarafından üretilerek malum çevrelere servis edildiği de sonradan basın yoluyla kamuoyuna yansımıştır.

Makam ve rütbe hırslarını ülke menfaatlerine tercih ederek radikal gruplarla işbirliğine girebilecek kadar küçülen şahsiyetsizlerin, yüce Atatürk’ün gençliğe hitabesinde “gaflet, dalâlet ve hattâ hiyanet içinde bulunan, sahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid eden†o dönemin hainlerinden hiç bir farkı yoktur.

Halkın din ve kimlik değerlerini hiçe sayan bir anlayışın Türk Silahlı Kuvvetleri’nde hakim olduğu boş söylenti ve iddiaları ile Türk halkı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin binlerce yıllık ruh ve beden birliğini zedelemeye çalışanların hevesleri kursaklarında kalmaya mahkumdur.

Mevcut hükümet Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecini basiretsiz bir yaklaşımla krize döndürmüştür. Anamuhalefet partisi dahil olmak üzere diğer siyasi birimler de en azından başka bir aday göstererek toplumun ve siyasetin önünün açacak bir öngörüyü sergileyememiştir.

Sayın Genkur. Bşkanımızın önderliğindeki Türk Silahlı Kuvvetleri herşeye rağmen yüce Atatürk’ün mirasına saygının bir ifadesi olarak, bu süreçte, Türk milletinin huzur ve menfaatlerini göz önünde bulundurmuş ve siyasete, halkın tercihlerine ve hukuka müdahaleden uzak kalmıştır ve bu tavrını sürdürmekte kararlıdır. Tandoğan ve Çağlayan’da dalgalanan hareket Türk siyasetine yön verecek güçtedir.

Türk Silahlı Kuvvetleri ülkesi ve milleti ile Türkiye’nin bütünlüğün teminatı olarak olarak asil Türk milletinin kalbindeki yerini herzaman koruyacaktır. Türk ordusu demokrasiye ve Türk halkının sahip olduğu bütün yüce değerlere saygılıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri, başta laiklik olmak üzere, Cumhuriyetin bütün temel değerleri kadar modern çağın vazgeçilmez değeri olan Türk demokrasisinin de teminatıdır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.


www.harbiyeli.net

07-05-2007, 15:30
Bu aciklamayi hangi kaynaktan buldun?

Aliminyum
07-05-2007, 15:52
altında yazıyo. www.harbiyeli.net

sargon
07-05-2007, 16:25
Aliminyum, bu metni daha once de asmistin. Son gunlerde her yerde bu metinle karsilasiyorum. Adamin biri iki yazidan olusan bir site yapip bu yaziyi koyuyor. Harun Yahya'nin kitaplarini okumaya alisik olan bir takim insanlar da soylenenleri ciddiye aliyor.

Ciddiye almak mumkun degil. Sitede iki yazi var. Biri bu, digeri de "yagdanlik" yazisi. Ayip birsey ya. Demokrat bir tutum alip, darbelere karsiyiz demek yerine, kirk defa kilik degistiriyorlar. Bu ne bicim bir ahlak boyle.

Yagdanlik yazisini da ben alayim asagiya:

Iste ordu iste komutan

Askeri lise öğrencilerinden subay ve ast subaylara, uzman çavuşlardan orgenerallere kadar bütün Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının göğüslerini gere gere “komutanım†diyebileceği Türk tarihinin yetiştirdiği ender liderlerden birisiniz.

Neredeyse çocuk yaşınızdan beri kahraman Türk ordusunun her kademesinde aldığınız görevlerle Kuleli ya da Harbiye’de okul komutanımız ya da kıtalarda birlik komutanımız olarak herbirimize tek tek emeğiniz geçti.

Tüfek çatmayı, çadır kurmayı, taarruz planı yapmayı, ihtiyat ayırmayı hep sizden öğrendik. Aybaşını getiremediğimizde elimizden tutan, babamız öldüğünde bizimle ağlayıp omuz veren de sizdiniz. Ellerimizde kalaşnikoflarla dağları beraber adımladığımız, uykusuz gecelerde kumanyamızı ve ümitlerimizi paylaştığımız da yine sizdiniz.

Bunca acı ve tatlı ama dopdolu yılların ardından hayranlık uyandıran bir şerefle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en yüksek makamına gelerek bu göreve liyakatinizi isbat ettiniz. Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir ferdi olarak şimdi vefa sırası bizde. Şimdi vakit hepimizin size vefa borcumuzu ödeme vaktidir.

Komutanımız,

Bu mesleğe başlarken yaptığımız yeminini şimdi bir kere daha tekrar ediyor, karada denizde ve havada her zaman ve her yerde... sizle birlikte olacağımızı bütün dünyaya haykırıyoruz. Sizi ve ordumuzu yıpratmaya çalışanların heveslerini boğazlarına tıkamak, laik cumhuriyeti yıkmaya çalışanları, yıkıcı ve bölücüleri doğduklarına pişman etmek için emrinde ve arkandayız.

Komutanımız, Türk askeri ve Türk halkı Atatürk’ten sonra bir kere daha sizle şahlanmıştır ve onu durduracak bir güç de yoktur.

Saygılarımızla arz ederiz...

Harbiyeli.net

07-05-2007, 16:28
Aliminyum DÜZMECE BİR HABERE ULAŞMIŞ.

Aşağıdaki eposta bana 4 Mayıs günü üyesi olduğum bir eposta grubundan ulaştı.Bunun bir kısmını bilginiz için buraya alıyorum. Lütfen ibretle okuyunuz.

-----------------------------

Her gün Ordu, Kemalistler ve Ulusalcılar aleyhinde yeni örgütler, siteler ve düzmece haberler yapılmaktadır. İnternethaber ise Tayyip Erdoğan'ın kendilerini ziyaretinden bu yana haldır haldır bu tür haberleri internet ortamında yayınlamaktadır.

Bildiğiniz üzere bu internet gazetesi , salı gecesi Harbiyeli.net sitesinin bir çok görevli ve emekli subaytarafından kurulduğunu ve bunların site de bir bildiri yayınladğını şok haber olarak verdi . Bu bildiri de, son muhtıranın hile hurda ile hazırlandığını , ordu içindeki harbiyelilerin muhtıranın altına imza koymadıklarını ,hatta karşı oldukları belirtiliyor.

Aynı gece yaptığım araştırma neticesinde sitenin 30 Nisan günü kurulduğunu içerisinde hiç bir askeri unsurun bulunmadığını ve tamamen düzmece 14,27,29 Nisan hareketlerine karşı bir hareket olarak kurulduğunu, büyük bir olasılıkla ucunun UTAH ta olduğunu belirtmiştim.

Bu gece yine İnternethaber aşağıdaki haberi yayınladı...

Sözde demokratlara muhtıra

04 Mayıs 2007 Cuma 00:02
Aşağıda okuyacağınız yazı Siyasal Ufuk Hareketi tarafından kaleme alınmıştır. Gençlerden oluşan bu hareket, bir çok sözde aydın ve siyasetçiye ders veren bir metne imza attı.

http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=82888

Bizler Türkiye Cumhuriyeti'nin amatör vatandaşları, gençler olarak bugüne kadar herhangi bir askeri darbeye, muhtıraya gün be gün şahitlik etmemiştik.
27 Nisan'da biz de milli olduk. Ve en kötüsü de bu ülkede darbeler nasıl meşruiyet kazanır, darbelere karşı neden direnilmez sorularına net cevaplar almış durumdayız.
Hayal kırıklığı ve utanç içindeyiz. Bugün Türkiye'de cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde muhtıra ve 367 oy saçmalığıyla hukuk ve demokrasi ayaklar altına alınıyor. 'Ama AKP'ye destek veriyor durumuna düşmeyeyim' sendromu yüzünden
aralarında demokrat bilinenlerin de olduğu pek çok kişi, kurum,
çevre şimdiden çuvallamış durumda. devamını okursunz....
http://www.suhareketi.org/

Burada sözde gençler bir bildiriye imza atmışlar . Ben de bu sözde
gençlik hareketinin sitesinin sağına soluna biraz baktım...bakın
altından neler çıktı ..

Kendilerine SU hareketi diyorlar.. Siyasal Ufuk Hareketi. 20 Ekim 2006 BLOG olarak kurulmuş ilk yazıyı kaleme alan Ahmet Subaşı nın yazısı şöyle başlıyor ... (Kendi ağızları ile bu hareket 2003 ağustos'ta kurulmuş ,ancak tarihler ilginç , kuruluşu G.K.Bşk. görev devri arefesi ve 29 Ekim öncesi , sitenin kuruluşu da 27 Nisan sonrası gibi, zira tüm alt sayfalar henüz boş alelacele kurulmuş.)

Selam arkadaşlar, yeni weblog'umuz hayırlı olsun. 29 Ekim'den önce
burada tartışmalara başlayabiliriz. Gençlik Yaklaşımları Doruğu-
2: "Sivil Cumhuriyet" toplantısının karar notasını postanın altına
ekliyorum. http://suhareketi.org/wordpress/?p=2 *...............

------------------------

Dolayısıyla her okuduğunuz, bulduğunuz habere hemen inanmayın. Önce bir kontrol edin. Bu haber doğru olsaydı şimdiye kadar bütün mütareke basınında nasıl yazılıp, irdelenmiş, ne senaryolar çıkarılmıştı. İşin ilginç yanı da Aliminyum'un böyle haberlere hemen ulaşabilmesi.

Aliminyum
07-05-2007, 16:50
harbiyeli gençlerin ya da emekli subayların işte neyse onların açıklamasında Genelkurmay içindeki ABD bağlantılı ve emekliliğine az kalmış bir Orgeneralin yediği herzeler iddia ediliyor ve bu iddialar Genelkurmay tarafından da yalanlanmıyorsa harbiyelilerin iddiası doğrudur. Bitti...

degisim
07-05-2007, 16:59
harbiyeli gençlerin ya da emekli subayların işte neyse onların açıklamasında Genelkurmay içindeki ABD bağlantılı ve emekliliğine az kalmış bir Orgeneralin yediği herzeler iddia ediliyor ve bu iddialar Genelkurmay tarafından da yalanlanmıyorsa harbiyelilerin iddiası doğrudur. Bitti...

Yalnız benım bıldıgım kadarıyla G.kurmay oyle herseyı cıddıye alıp cevap vermeye kalkarsa bu ısın ıcınden cıkılamaz.Eger o yazı asıldıysa sıteye bıtmıstır duzeltme olsaydı ciddi bır kurum olan G.K.Baskanlıgı zaten gereklı acıklamayı arkasından yapardı.Ama acıklamayı bırakın bugun bu acıklama arsıve kaldırıldı.Yani su demek yazı onaylandı.

Genelkurmay uyarısı arşive kaldırıldı
Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde yayınladığı laiklik uyarısına ilişkin bildirinin yine aynı siteden kaldırılmasını teknik gerekçeye dayandırdı.

ANKARA - Genelkurmay, 27 Nisan 2007 tarihindeki bildirinin Başbakan Tayyip Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile Dolmabahçe’de yaptığı görüşmenin ardından internet sitesinden kaldırılmasına ilişkin haberleri bir bildiriyle yanıtladı.

Genelkurmay, bildirinin siteden kaldırılmasının, Büyükanıt ve Erdoğan arasındaki görüşmeden kaynaklandığına ilişkin yorumlar üzerine şu açıklamayı yaptı:

“Genelkurmay Başkanlığı web sayfasında yapılan bazı düzenlemelerin basın ve yayın organlarında değişik şekillerde yorumlandığı görülmektedir. Söz konusu düzenlemeler, web sayfasının yeniden yapılandırılması için bir süreden beri yürütülmekte olan bazı teknik çalışmalar olup, başka herhangi bir anlam ve amaç taşımamaktadır. Bu düzenlemeler kapsamında yeni bilgiler konması sonucu, web sayfasından kaldırılan bilgilere arşivden ulaşmak mümkün olacaktır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.â€

http://www.ntvmsnbc.com/news/407313.asp

07-05-2007, 17:02
Arkadaslar dusunun, ordu harp ilan ediyor, bir kisim subaylar katilmiyor, bizim fikrimiz alinmadi diyor. Lutfen Silahli Kuvvet'lerin tavirlarinda demokrasi aramayin. Ordu demokrasiyi korumayi ilke edinmis olabilir ama ordunun icinde bir as-us iliskisi vardir. Bu tip kararlar yetki meselesidir, oyle TSK'nin genel gorusu felan olamaz. Uslerine tamamen itaat etmek, askeriyenin temelidir. Boyle seylerle kendilerini avutsunlar RTE'ciler.

Aliminyum
07-05-2007, 17:22
Saçmalamayın ya. harbiyelilerin açıklaması basit bi açıklama değil. Bu yüzden G.Kurmay ciddiye almayıp da iplemeyecek de değil. harbiyeliler resmi bir kurumun web sitesi, ordunun yani.
Siteye o yazı asıldıysa bitmiştir diyemezsin, o yazının o siteye ne şartlarda nasıl asıldığı belli, oldu bittiye getirilemez. Allah'tan ordu sizden bizden akıllı ve sağduyulu da başımıza olmadık gaileler en azından şu son dönemde açılmadı.

frodo
07-05-2007, 18:42
:)

sargon
07-05-2007, 20:45
Bir arkadaş bu konuyu çeşitli askeri kanallara mail ile sormuş. Şu listeye göndermiş:

Kime: gnkur@tsk.mil.tr; dzkkinfo@dzkk.tsk.mil.tr; info@jandarma.tsk.mil.tr; info@jandarma.tsk.mil.tr; beb@msb.gov.tr; Web Yöneticileri; posta@dho.edu.tr; webmaster@hho.edu.tr
Konu: www.harbiyeli.net

Gelen cevap ise şöyle

From: Halil İbrahim ÇELİK <hiCelik>
To: xxxx <xxxx> *(Not: gönderici ismini ben sildim sargon)
Sent: Monday, May 7, 2007 1:29:52 PM
Subject: YNT: www.harbiyeli.net

Bahsettiğiniz site resmi bir site olmayıp, kökü dışarda bir sitedir. internet "whois" sorma hizmeti veren bir siteden anılan sitenin adını yazarak elde edilen bilgilere göre Avustralya'dan Sedat harbiyeli (muhtemelen takma ad, soyadı küçük yazılmış) bir kişi tarafından ABD'den *alan adı alınmıştır. Sitede yazılanlardan da anlaşılacağı gibi amacı belli, kaynağı karanlık bir sitedir.

Bilgilerinize sunulur.

exclusive
07-05-2007, 21:17
Harbiye yani Kara Harp Okulu'nun gerçek sitesi aşağıdadır. Taklitlerinden sakınınız

http://www.kho.edu.tr/KHO_anasayfa/Ana_sayfa.asp

07-05-2007, 22:17
Bu son mail hakikatende son noktayi koymus. Whois mevzusu dogru. Yahu bu hazimsizlik sorunu, ben madensuyunu tavsiye ederim, muhtira felan degil yani.

sodomo--
08-05-2007, 01:39
Bu konuda yazdığım cevabi yazı maalesef teknik nedenlerle güme gitmiş gözüküyor.

O halde şöyle diyeyim:

Şimdi Aliminyum arkadaşımız ve onun gibi olan Nurcu camia adeta "Derin-Fettullah Psikolojik Mücadele Daire Başkanlığı" gibi çalışmaktadırlar. Çünkü bu camia G.Kurmak bildirisinin bir "naylon" bildiri gibi göstermekte ve ordu içinde "çatlak" varmış gibi hava yaratmaya çalışmaktadırlar. Hatırlayacksınız bu camia önce Â*bildiriyi Ufuk Söylemez'e sonra da Prof. Hasan Ünsal'a yamamaya kalkmış ama tutturamamış ve daha sonra da sözümona 2004 yılında darbe planlayan bir kaç genaralin yazdığı bir bildiri imiş de bugün gündeme getirilmiş Â*gibi göstermeye kalkmşlar ve o da olmadı en son yok Harbiyeli.net ismi ile uydurma bir site yoluyla tahminimce ordudan irticai faaliyetleri nedeniyle atılan Fettulahçı bir kaç eski subayın kaleminden yine zırva niteliğinde açıklamalar yapılmıştır.

Şimdi aslında 28 Şubat gibi anti-şeriatçı post modern bir fiili darbe var iken ve bu fiili darbeyi Â*göremeyip aynı G.Kurmayın 28 Şubat'dan çok daha hafifi sadece bildiri olarak sunduğu uyarıları "Bu TSK'ya ait olamaz" yaygaraları ile gerçeklerin üstü örtülmeye çalışlmaktadır.

Peki o bildiri G.Kurmaya ait değil de 28 Şubat kime ait a benim düdüklü tencerelerim?

Neyse, şimdi ben kendilerinin "post modern darbe" yapmadığı için çok çok sevdikleri eski G.Kurmay başkanı H.Özkök'ün bir konuşmasını buraya alıyorum. Bu konuşmayı dikkatle okuyun ve son bildirinin G.Kurmay'a mı ait olduğunu anlayacaksınız. Eğer yetmez ise ben buradaki Fettullahçılara 28 Şubat ve sonrası bütün G.Kurmay bildirilerini ve dahi G.Kurmay başkanlarının konuşmalarını buraya alacağım ki, 27 Nisan bildirisinin eski bildiri ve konuşmalardan hiç farkı olmadığını daha iyi anlasınlar. Şimdilik bir tanesi yeterli:


Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi ÖZKÖK’ün
Harp Akademileri Komutanlığındaki Yıllık Değerlendirme Konuşması ( 20 Nisan 2005 )

Değerli Arkadaşlarım,

Ülkemizin iç güvenliğine yönelik bir diğer önemli tehdit de Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren sürekli var olan irticai faaliyetlerdir.

Öncelikle, TSK’nin dine düşman gibi gösterilmeye çalışıldığı bir ortamda, dine saygılı olduğumuzu ancak irticaya karşı olduğumuzun altını bir kez daha çizmek isterim. Unutmayınız ki Büyük Önder Atatürk, Cumhuriyeti kurarken tespit ettiği altı ilkenin merkezine laikliği koymuştur. Çünkü Atatürk çok erken yaşlarda görmüştür ki, bütün çağdaş ve uygar ülkeler laikliğe sıkı sıkıya bağlı olan ülkelerdir. Nitekim, bu düşüncesini hemen her fırsatta dile getirmiştir. Atatürk’ün şu ifadeleri, bizler için laikliğin anlamını gayet net bir şekilde ortaya koymaktadır;

- “Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dini yoktur. Devlet idaresinde bütün kanunlar, nizamlar ilmin çağdaş medeniyete temin ettiği esas ve şekillere, dünya ihtiyaçlarına göre yapılır ve tatbik edilir. Din telakkisi vicdani olduğundan, Cumhuriyet, din fikirlerini devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı, milletimizin çağdaş ilerlemesinde başlıca muvaffakiyet etkeni görür.â€

Kubilay’ın şehit edilmesinden sonra, günümüze kadar faaliyetlerine aralıksız devam eden irticai unsurlar son yıllarda, terörle ya da doğrudan devletin temel niteliklerini değiştirmenin mümkün olmadığı gerçeğini görmüşler, toplum ve devletle barışık bir görüntü içerisine girmişlerdir. Ancak bunun anlamı, irticai faaliyetlerin artık sona erdiği değildir. Bunun anlamı yeni bir yol ve yaklaşımdır. Nitekim, laiklik, milliyetçilik, din-devlet ilişkisi, din-toplum ilişkisi, din-birey ilişkisi, birey-devlet ilişkisi gibi kavramlar üzerinde yeni tanımlar ve yorumlar getirmek suretiyle, laiklik kavramının içerisini boşaltma gayretine girişmişlerdir.

....

...

...

Ancak irticai hareket, dini bireysellikten çıkararak onu toplumun talepleri olarak siyasete yansıtma gayretlerini yoğunlaştırmıştır. Bu gayretlerde; demokrasinin tüm meşru vasıtaları, bu kapsamda; okul, yurt, şirket, dernek, vakıf, yazılı ve görsel medya, toplumu örgütleme ve yönlendirmede etkili olarak kullanılmaktadır.

Bu dönemde irticai örgütler; kamu kurumlarında kadrolaşma gayretlerini artırmış, bu yönde önemli mesafeler kaydetmişlerdir. Basın - yayın organları vasıtasıyla propaganda faaliyetlerini hızlandırmışlardır.

Değerli Silah Arkadaşlarım,

Daha önce de bir konuşmamda aynen ifade ettiğim gibi, TSK’nin bugüne kadar daima taraf olduğu ve bundan sonra da taraf olmaya devam edeceği konu; Cumhuriyetin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti niteliğiyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusu ve toprağıyla bölünmezliğinin sonsuza kadar korunması ve kollanmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’ni ileriye götürecek, geleceğe taşıyacak ana ilkeler laiklik ve çağdaşlıktır. Hiç kimse; TSK’nden bu konularda tarafsız kalmasını beklememelidir. TSK’nin bu konulara ilişkin hassasiyet ve kararlılığı aynen sürecektir.
------------


Ayrıca Aliminyum'a bir sorum olacak: Bil bakalım Aliminyum, "28 Şubat gerekirse 1000 yıl sürecektir" diyen G.Kurmay başkanı kim?

Aliminyum
12-05-2007, 16:32
tamam anlaşıldı. herhalde tongaya düşmüşüz. hayırlı uğurlu olsun o zaman.
(Bu sitede hatasını ikrar eden tek adam benim ha)

sodomo--
13-05-2007, 00:33
Eyvallah Aliminyum, bak seninle iyi anlaşacağız gibime geliyor. Zaman için de sen de göreceksin ki, insanlar ve kurumlarla ilgili akla hayale gelmedik dedikodular, iftiralar, suçlamalar, yalanlar dolanlar bu siyasallaşmış dinsel camialar tarafından sistematik bir biçimde ortaya atılır. Daha da beteri, bu camialar yerel olmayan kaynaklarla işbirliği içinde bu faaliyetlerini yürütürler.

Açıkçası, 1 Mart tezkeresi gibi bir tezkereyi meclisten geçirmeye kalkan 65 bin Amerikan askerini Türkiye'nin G.Doğusu'na yığmaya kalkan ve buradan da Irak'ın acımasızca Amerika tarafından bombalanmasına ve yüzbinlerce masum insanın (ve dahi müslümanların) öldürülmesine ortak olmak için var gücüyle çabalayan bir AKP yönetimini (aleyhte oy kullanan m.vekilleri hariç) islamcı zannetmek de ayrı bir hatadır. Onlar kah islam, kah demokrasi diyerek Amerika'nın BOP projesinin hayata geçmesi için çalışmaktalar.

Galataport'ın İsrail firması Ofer'e komik ödeme planları ile verilemsinden tut da
( http://arsiv.sabah.com.tr/2005/09/20/eko101.html ) *İETT arazisinin Dubai şeyhine ihalesiz verilmesine ( http://www.ntvmsnbc.com/news/403467.asp ) ve sonra mahkeme kararı ile iptal edilip ihale ile aynı firmaya 7 misli fiyat ile satmak zorunda kalmalarını ne ile açıklayabiliriz sence?

Amerikan-Arap-İsrail sermayelerine ardına kadar kapıları açan ve dahi onların bir dediğini iki etmeyen AKP acaba bir diyet borcu mu ödüyor?
Türkiye bugün ulusal olma özelliği olmayan bir parti tarafından yönetilmektedir.
AKP'nin AB ile olan samimiyeti bile AB'yi kullanarak TSK'yı baskı altına alma amacı içindir.
AKP'nin hiçbir politikası samimi ve tutarlı değildir.
Daha da ötesi bu parti demokrasiyi sadece kullanmakta ve istismar etmektedir ama demokrasiye
en ufak bir katkı bile yapmamıştır.

Aliminyum
13-05-2007, 12:34
yok aslanım biz anlaşamayız. merd-i kıpti şecaat arzederken sirkatin söyler. Coşma hemen.

ozgur_beyin
13-05-2007, 12:53
sevgili Aliminyum *merdi-kıpti kim ?hırsız kim?

13-05-2007, 14:46
:) minareyi calan kilifini hazirlar diyor iste.