PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kasyopya celseleri, 9.12.2017


Nero
13-12-2017, 12:33
Celse Tarihi: 9 Aralık 2017

Tabla başındakiler Laura, Andromeda ve Artemis

Pierre, Joe, Chu, Ark, Mikey, Scottie, Niall, Harika Köpek Noko, Ay Modülü, Prenses Leia

Bugün 9 Aralık 2017. Fark ettim de, bu yılın rakamlarının toplamı 10, bu da 1 yapıyor, yani yeni bir döngünün başlangıcı. Demek ki geçen yıl bir 9 numara yılıydı. Berbat bir yıldı kesinlikle! Pekala… Kimse var mı?

C: Kasyopyalı Fikola'dan selamlar. Herkese merhaba!

S: (L) Bu gece için güzel bir soru listesi hazırladık ve öncelikle kısa cevaplı olanları aradan çıkarmak istiyorum. Bilmek istediğim ilk şey şu: Andrew Breitbart'ın ölümünde çevrilmiş herhangi kötü bir oyun var mıydı?

C: Gerçekten ağır bir soru. Şunu söyleyelim ki, Hillary Clinton'ın geçerli bir aday olarak görüldüğü süre boyunca, "gelişmiş suikast teknolojisine" erişimi olan ajanlara yönelik mesaj niteliğinde bazı sözcükler vardı.

S: (L) Işın teknolojisi veya ona benzer birşeyle kalp krizlerinin tetiklenmesi gibi mi?

C: Evet

S: (L) Hillary kendini tehdit edilmiş hissedildiğinde veya dalkavukları tehdit edildiğinde, "Neden Assange'ı bir İHA saldırısıyla ortadan kaldırmıyoruz?" örneğinde olduğu gibi belirli bir saldırı talimatı mı veriyordu?

C: Evet

S: (L) Ve sanıyorum ki Assange'ın hayatta olmasının nedeni… Assange neden hayatta?

C: Teknoloji aktivasyon etkinliği için doğru parametrelere sınırlı erişim.

S: (L) Bu gece teknolojik bir Kasyopyalıyla birlikteyiz!

(Joe) Açık bir ortamda yapılması gerekiyor belki de. Breitbart öldüğünde neredeydi?

(L) Açıkta ya da belki doğru şartlarda yapılması gerekiyor. Veya belki yakın mesafeden.

(Joe) Şu adamın adı neydi, Robin Cook muydu? 2003'te Irak savaşına karşı geldiği ve El Kaide'yi falan ifşa ettiği süreçte öldürüldü. Dışarıda yürürken…




CELSE SONU

Orijinal celse metni: https://cassiopaea.org/forum/index.php/topic,45195.0.html

Devami icin tiklayiniz

Kaynak: https://www.baskalarinahizmet.com/

Felâsife
13-12-2017, 16:26
Celse Tarihi: 9 Aralık 2017

Tabla başındakiler Laura, Andromeda ve Artemis

Pierre, Joe, Chu, Ark, Mikey, Scottie, Niall, Harika Köpek Noko, Ay Modülü, Prenses Leia

Bunların olayı nedir?
Başka gezegenler, ya da medyum filan mı? Kimler?

Mantar olayını pek kâle almamışlar ama Amarika kıtasının köklerinde bu var, sanırım bu konuşanlarda oralı olduğunu gösteriyor. Buna bu kadar karşı olmaları ilginç olmuş.
Aslında buna bende mantık olarak sıcak değilim ama o kültürlerde bu var. Tütün bile temelinde, ruhsal bir bitki, öğretmen bir bitki olarak anılıyor.

Sevgiler

Nero
13-12-2017, 18:56
Bunların olayı nedir?
Başka gezegenler, ya da medyum filan mı? Kimler?

Mantar olayını pek kâle almamışlar ama Amarika kıtasının köklerinde bu var, sanırım bu konuşanlarda oralı olduğunu gösteriyor. Buna bu kadar karşı olmaları ilginç olmuş.
Aslında buna bende mantık olarak sıcak değilim ama o kültürlerde bu var. Tütün bile temelinde, ruhsal bir bitki, öğretmen bir bitki olarak anılıyor.

Sevgiler

Bizim isteğimiz üzerine başka ve daha ileri bir yoğunluktan bizimle irtibat kuran gelecekteki bizler...

Ruhsal varlıklarla irtibat kurma tablası aracılığıyla irtibat kuruluyor. Medyum değil.

Neden bu kadar karşı duruyorlar acaba mantara? Çok net bir hayır demişler.

bursali68
13-12-2017, 20:11
Merhaba,


Bu olayı Hans Von Ayberg mahyasıyla piyasaya sürülen kitaplarında yazmıştı yıllar önce, hatta bunu " Hızır Tezkiresi " ve doğruluğunu bilemiyorum ancak Apollo 14 uzay aracının " Blue File " daki gizli notlarıyla da desteklemeye gayret etmişti...


Ne kadar doğru ne kadar yanlış bilinmez ( gelecekteki bizler ), ancak detayda sorgulanan ve oturmayan yerler var.


Neyse biraz takip edeyim, konudan neler çıkacak göreyim.


Sağlıcakla kalınız...

Nero
13-12-2017, 20:36
Bu olayı Hans Von Ayberg mahyasıyla piyasaya sürülen kitaplarında yazmıştı yıllar önce, hatta bunu " Hızır Tezkiresi " ve doğruluğunu bilemiyorum ancak Apollo 14 uzay aracının " Blue File " daki gizli notlarıyla da desteklemeye gayret etmişti...
..

Hangi olayı?.. kasyopya'lılar konusunu mu?..

pianola
13-12-2017, 20:58
Nero , sakıncası yoksa bu başlığı Konu-dışı forumuna alabilir miyiz?

Nero
13-12-2017, 21:18
Nero , sakıncası yoksa bu başlığı Konu-dışı forumuna alabilir miyiz?

Tabii ki... aslında ben de ilk o bölümde açacaktım, sonradan burada açtım.

Turandursun sitesinin böyle bir başlığa tahammül etmesi bile olgun bir tavır. Öteki forum olsaydı (ateistforum), onlar hiç sormadan etmeden, çoktan "tavanarası"'na kaldırmışlardı. :)

Felâsife
13-12-2017, 22:29
Bizim isteğimiz üzerine başka ve daha ileri bir yoğunluktan bizimle irtibat kuran gelecekteki bizler...
Vay uyanıklar vay.
Gelecekte ki bizler olduğuna göre, onlar vakti zamanında şimdide de olmuşlardır, yani bizim yerimizdeydiler, anlaşılan onlara da o zaman gelecekte ki kendileri mi yardım etmiş?
Var mı böyle bir detayları.

Ama tabi ilginç olan, onlar doğru yolu nasıl buldular da geleceğe doğru gittiler.
Mantarın yanlışlığını çözmüşler miydi ki? bu kadar tavır almışlar. Kullanmayabilirsin elbet ama kullanan içinde yanlışı ne olabilir ki, zaten yerliler kullanıyor bunu. Onların da bir şey dayattığı yok, kendi hallerindeler.

Tabi esas mesele, onlar şimdiden geleceğe gittilerse, bizlerde gideriz, bu onlara mahsus bir şey değil.
Aksine şu an kimse yanlış yolda değil demektir bu, demek ki kimse yanlış bir şey yaşamıyor demektir bu.
Herkes doğru yolunda. Olması gerekenler oluyor.
Yanlış olsa idi gelecek bizle nasıl irtibat kuracaktı, mümkün değil.

O halde gelecekte ki bu üst düzey kişiler, bu güne niye karışıyor? İnsanların kafalarını karıştırıyor?
Bırakın değil mi?
Madem sen gitmişsin geleceğe, geçmişte ki gelir nasıl olsa, gelemese sen gelemezdin.

Diyeceğim bu üst düzey abiler, şimdide çok mu zekilermiş. :D
Bu da mümkün değil.

Eğer öyle olsa idi, yav yaşayın yaşadığınızı, en nihayetinde nasıl olsa anlardınız filan derdi ki, böyle sözde yol göstermeye kalkmazdı. Kendi geleceğine dinamit koymazdı. Sıkıntı var bu öğretide.

Aslında Sufizimde böyle bir şey var, iyi biliyorum bu mantığı, yani yol kesiciler, haramiler denilen bir olay var, mesela Hızır bile böyledir, manevi yol keser, maksat hedefi zorlaştırmaktır. Sanırım bu celselerde böyle olmuş, söyledikleri doğru gibi ama gibisi var işte.
Ne söylediği değilde, nasıl söylediği, şekli önemli, şekle bakar mısın, yanlıştayız... Yok artık!

Ruhsal varlıklarla irtibat kurma tablası aracılığıyla irtibat kuruluyor. Medyum değil.
Bu ruhsal varlıklarla irtibat kurmayı insanlar iyi bir şey zannediyorlar, yalan söylerler onlar. Geçmiş bunun örnekleriyle dolu.

Neden bu kadar karşı duruyorlar acaba mantara? Çok net bir hayır demişler.
Çok biliyorya onlar, ondadır. :D

Sevgiler

Nero
13-12-2017, 22:45
Vay uyanıklar vay..
...
Çok biliyorya onlar, ondadır. :D

Sevgiler

Bu celseler 94 yılından bu yana devam ediyor. İlgili sitede hepsi var. Bu varlıklar sorulan soruları cevaplıyorlar. Çok ilginç ve üst düzey cevapları da var, çok saçma ve inanılmaz gibi gelen cevapları da.

Daha ilginci ise şu: bu verdikleri bilgilerin %30'unun çeşitli nedenlerle hata içerdiğini de yine kendileri söylüyor. Mesela soran kişinin niyeti, arzusu vb cevabı etkileyebiliyormuş.

Mesela ilk başlarda Laura (ekibin başındaki kadın) İsa hakkında sorular sordu ve cevaplar aldı. Ama çok sonra ortaya çıkan şu oldu: İsa hakkinda diye söylenen pek çok bilgi aslında Jül Sezar ile ilgiliymiş. Yâni İsa efsanesine temel oluşturan pek çok olay aslinda Sezar için doğru. Gerçekte İsa diye yerel bir figur varmış ama o figürün de bu efsanelerle ilgisi yokmuş. Çarmıha gerilme, 3 gün sonra dirilme vb zaten hiç olmamış.

Ama bunu adamlar Laura'ya o zamanlar söyle(ye)memişler. Arzulu inanış ve soruş nedeniyle... o zamanlar dindar biri olan Laura'yı büyük olçüde hayal kırıklığına ugratmamak için sanırım.

Felâsife
13-12-2017, 23:04
Ama bunu adamlar Laura'ya o zamanlar söyle(ye)memişler. Arzulu inanış ve soruş nedeniyle... o zamanlar dindar biri olan Laura'yı büyük olçüde hayal kırıklığına ugratmamak için sanırım.
Sonra kandırmadıkları ne malum?

Söyleyememişler :D

Aslında kandırma işleri zaten doğrular ile olur ki inandırıcı olsun, kalıcı olsun, yanlışlar ile olan kandırmaca çok kısa sürer.
Bu işlerde böyle, koca koca medeniyetler kandırılmış, kimileri yok olmuşlar, kimileri bu günlere gelmişler, bir kaç kişiyi kandırmak hiç zor olmasa gerektir.

Üstede dediğim gibi neyin söylendiği değil, nasıl söylediği önemlidir, anlaşılan Laura da bunlara inanmış.
Hasılı doğrular tuzaklarla doludur.

Nero
13-12-2017, 23:10
Sonra kandırmadıkları ne malum?

Söyleyememişler :D

Aslında kandırma işleri zaten doğrular ile olur ki inandırıcı olsun, kalıcı olsun, yanlışlar ile olan kandırmaca çok kısa sürer.
Bu işlerde böyle, koca koca medeniyetler kandırılmış, kimileri yok olmuşlar, kimileri bu günlere gelmişler, bir kaç kişiyi kandırmak hiç zor olmasa gerektir.

Üstede dediğim gibi neyin söylendiği değil, nasıl söylediği önemlidir, anlaşılan Laura da bunlara inanmış.
Hasılı doğrular tuzaklarla doludur.


Evet, doğru. Doğrular tuzaklarla doludur. Tuzağı bazan farketmeden kendimiz de kurarız. Mesela celselerin birinde geçiyor; "en doğru ve net cevapları, en az önyargıyla sorduğumuz zaman aldık" diyorlar.

"ictenlik"
13-12-2017, 23:31
Bunların olayı nedir?
Başka gezegenler, ya da medyum filan mı? Kimler?


Bizim isteğimiz üzerine başka ve daha ileri bir yoğunluktan bizimle irtibat kuran gelecekteki bizler...

söyleme göre/rivayete göre; daha doğrusu ise şöyle olmalı

(biz ama alturist (özgeci ya da bendışı, ben olmayan) bir ters ben/biz
bizdeki ben kavramından o bize gidemeyiz (ben olmayan/ya da bilindik anlamda ben olmayan ve ya da ben tersinden gitmeliyiz
ya da özne kavramsalından başka olum/varolum biçimi de belki düşünmeliyiz.)

ben olmayan varoluş biçimi.
ben kavramının tam tersi var ya da başka
eğer söylendiği gibiyse
eğer öyleyse/
aranılan özgeciliği vb. temsil ediyor gibi yaklaşım.
(tanrı aramasından/aramasından büyük arayıştır sonuçta)

(kırklar söylencesi diye bir mecaz var, yakın bir mecazdır buna)
özge kimlik/çoklu kimliksiz kimlik ya da
/mecaza kıyasla kırklar, kırklar diyarı diyebilirdik

ve bu arada komünizmin (olduğu) varolduğu yer-den de diyebilirdik
komünizm aleminden bize sesleniyorlar diyebilirdik...

bu açıklamalar neden geliyor
ben 17 yaşımda 3 kez kuran okudum
bir ara da, bu metni bir yaşlarımda bir kaç kez okudum/devindirdim
Karşıma çıkan bir çok şeyi okuduğum gibi
yaşam karmaşam da bu vardı ,bu da vardı...

tuhaf hissettim bunu burda gördüğüme
girip girmemekte, yazıp yazmamakta, ne demekte kararsız kaldım

evet nero
nedir bunların dalgaları? sahi..,
kim bunlar

Felâsife
13-12-2017, 23:34
Evet, doğru. Doğrular tuzaklarla doludur. Tuzağı bazan farketmeden kendimiz de kurarız. Mesela celselerin birinde geçiyor; "en doğru ve net cevapları, en az önyargıyla sorduğumuz zaman aldık" diyorlar.
Bu celselerde soru soruyorsan, ön yargılı olsun olmasın bir cevap illaki gelir, sıkıntı gelen cevapta değil, soru sormakta. Sorduğun an kafese girersin.

Soru sormak şüphedendir, şüphen yoksa zaten soruda sormazsın.
O zaman nasıl öğreneceğim denilirsede, sorarak öğrenme olmaz ki, bu şüpheye şüphe eklemek olur, yaşam zaten bir kitap o da anca yaşayarak öğrenilir.

O üst düzey emmiler bunu bilmiyor mu? bal gibi bilirler.
Onlar sorarak mı öğrenmiş, yoksa bu zamanları yaşayarak mı öğrenmiş?

Sorarak öğrendilerse şüpheleri ondandır, yanlışı yaşamadıkları ne malum! yok yaşayarak öğrendilerse, soru/cevap işine niye giriyorlar!

Nero
13-12-2017, 23:52
Evet nero
nedir bunların dalgaları? sahi..,
kim bunlar

Ben de bilemedim şimdi. Yalniz senin yazdıkların benim aklıma da şu düşüncemi getirdi: şimdi bu kasyopya'lılar biz insanların dünyaya, 3. Yoğunluk hayatlarımıza, bu fizik evrenimize, kendi isteğimizle, kandırılmadan, fizik alemin cazibesine kapılarak gelmeye karar verdiğimizi söylüyor. Adem ile havva'nın cennetten kovulması bu olayı simgeliyormuş.

Bu dünyada 3. Yoğunluk kendine hizmet eden varlıklar olarak yaşamaya başlamışız. Bu başlayış, aynı zamanda doğrusal zamanın da başlangıcıymış.

Öte yandan bakıyoruz, insanoğlu milyonlarca yıl avcı toplayıcı olarak yaşamış ve o dönemde bir doğrusal zaman algıları yokmuş. Yerleşik döneme geçtikten sonra bu olay başlamış. Mevcut ilkel kabileler üzerinde yapılan incelemeler, onların gelecek zaman kipine sahip olmadıklarını ortaya koymuş. Plan yapmıyorlar.

İlkel dönemde komünal hayat sürdürurlerken, yerleşik tarım toplumu olduktan sonra sınıflar ve savaşlar da ortaya çıkıyor. Kendine hizmet olgusu doğuyor. Ilkel komünal dönemde ise başkalarına, yani kabileye hizmet ediyorlardı.

Geleceğin de bir tür komünalizm olacağı varsayılırsa, o zaman bizler yine başkalarına hizmet eden varlıklara olacağız diyebiliriz. Yâni kendisine ilgisiz, ama başkalarına ve hayata karşı ilgili. Sevmeyi sahip olmak olarak algılamayan...

Nero
14-12-2017, 00:00
Bu celselerde soru soruyorsan, ön yargılı olsun olmasın bir cevap illaki gelir, sıkıntı gelen cevapta değil, soru sormakta. Sorduğun an kafese girersin.

Soru sormak şüphedendir, şüphen yoksa zaten soruda sormazsın.
O zaman nasıl öğreneceğim denilirsede, sorarak öğrenme olmaz ki, bu şüpheye şüphe eklemek olur, yaşam zaten bir kitap o da anca yaşayarak öğrenilir.

O üst düzey emmiler bunu bilmiyor mu? bal gibi bilirler.
Onlar sorarak mı öğrenmiş, yoksa bu zamanları yaşayarak mı öğrenmiş?

Sorarak öğrendilerse şüpheleri ondandır, yanlışı yaşamadıkları ne malum! yok yaşayarak öğrendilerse, soru/cevap işine niye giriyorlar!

Yıllar önce ben de böyle bir ruh çağırma seansına gözlemci olarak katılmıştım. Soru sormadım, sadece izledim. Gelen varlık sorulara cevaplar verdi. Alt düzey bir ruh idi. :) çok kibar, nazik biriydi. Olumsuz cevaplar içeren sorulara cevap vermiyordu. Sadece olumlulara cevap veriyordu.

O zamanlar bu olayı, yâni kendiliğinden harekete geçen kahve fincanı olayını kendi beyinlerimizin marifeti diye yorumlamıştım. Harflerin karşında gelip durarak kelimeler ve cümleler oluşturuyordu. Parmaklar dokunuyordu ama bazan fincan fazla hızlandığında parmaklar fincana yetişemiyordu. :)

Bu nedenle beynimizin gizli bir gücü diye yorumlamıştım.

Bir de, bu kasyopya celsesinde sözü edilen, parmakla ağır nesneleri kaldırma deneyini biz de yapmıştık ve başarılı olmuştu deney. Tüy gibi hafifmişçesine ağır masayı havaya kaldırmıştık.

ilahimasal
14-12-2017, 00:12
. Alt düzey bir ruh idi

Üst düzey ruhlar ! Hangi konularla ilgileniyordu? Rütbeler orada ! da var diyorsun yani.

Kral ruh
Kralice ruh
Hanedan mensubu ruhlar

Alt duzey ruhlar
Sıradan , halk tipi ruhlar falan . Vay be!

Bilim Dünyasını dibinden sallayacak durumlar var MIŞ.

Felâsife
14-12-2017, 00:28
Bir de, bu kasyopya celsesinde sözü edilen, parmakla ağır nesneleri kaldırma deneyini biz de yapmıştık ve başarılı olmuştu deney. Tüy gibi hafifmişçesine ağır masayı havaya kaldırmıştık.
İnanırsan hafif, değilse hafif filan değil. Trans durumlarında çeşitli şeyler olmaz değil, adamlar şiş bile batırıyorlar filan ama bir şeyde olmuyor.
Tersi durumda olur, bir tüyü bile kaldıramazsın yeri gelir.

Açıkcası bu tip şeyler show amaçlıdır, normalde kişiyi bilgilendirmez ama inandırır, artık ne amaçlanıyorsa ona inandırılır, o işe yarar. Daha ötesi olmaz.

Nero
14-12-2017, 00:37
İnanırsan hafif, değilse hafif filan değil. Trans durumlarında çeşitli şeyler olmaz değil, adamlar şiş bile batırıyorlar filan ama bir şeyde olmuyor.
Tersi durumda olur, bir tüyü bile kaldıramazsın yeri gelir.

Açıkcası bu tip şeyler show amaçlıdır, normalde kişiyi bilgilendirmez ama inandırır, artık ne amaçlanıyorsa ona inandırılır, o işe yarar. Daha ötesi olmaz.

Doğru, zaten bu celsede de geçiyor, inanma faktörü rol oynuyor. Aksi inanç ise direnç oluşturuyor.

Ama inanç bunu nasıl sağlıyor? Kocaman, ağır metal masayı normalde 4 kişi yerinden oynatmakta güçlük çeken biz, az bir telkinden sonra parmak uçlarımızla nasıl rahatça kaldırabildik? Merak konusu...

Felâsife
14-12-2017, 00:56
Kendin diyorsun, telkinden sonra... Bunlar normal şeyler değil ama anormal olmasıda bunu bir sır etmiyor, telkini almışsın bir kere, belki bir çay, meyve suyuda içirilmiştir bilemezsin ki, adam seni yönetiyor işte, gerçekte hiç kaldırmadığın bir şeyi kaldırmış gibi de oluyorsunuz, yoksa inanmayana niye etki etmiyor, ona yerinde duruyor, çünkü zaten yerinde masa. Neticede yönetim işi, teknik bir iş esasında, manevi değil.
İzin vermişsin beni yönet diye, aslında zevkli de olmuştur ama o kadar, ötesi istesende olmaz. :D

Şüpheci Dinsiz
14-12-2017, 01:03
Ama inanç bunu nasıl sağlıyor? Kocaman, ağır metal masayı normalde 4 kişi yerinden oynatmakta güçlük çeken biz, az bir telkinden sonra parmak uçlarımızla nasıl rahatça kaldırabildik? Merak konusu...

Masa mıknatısla etkileşen bir metalden miydi?

Nero
14-12-2017, 01:04
Kendin diyorsun, telkinden sonra... Bunlar normal şeyler değil ama anormal olmasıda bunu bir sır etmiyor, telkini almışsın bir kere, belki bir çay, meyve suyuda içirilmiştir bilemezsin ki, adam seni yönetiyor işte, gerçekte hiç kaldırmadığın bir şeyi kaldırmış gibi de oluyorsunuz, yoksa inanmayana niye etki etmiyor, ona yerinde duruyor, çünkü zaten yerinde masa. Neticede yönetim işi, teknik bir iş esasında, manevi değil.
İzin vermişsin beni yönet diye, aslında zevkli de olmuştur ama o kadar, ötesi istesende olmaz. :D

Hayır, bir şey içmedik. Hayal gördüğümüzü mü imâ ettin? :)

Telkin nasıl oluyor da böyle bir işi başarıyor? Bizim gücümüzde bir artış olmadı ki telkinle, masanın ağırlığı azaldı. Bu nasıl olur? Masa telkinden anlamaz ki? :)

Gücümüz artmadı derken, ben şahsen öyle bir hisse kapılmadım o sırada.

"ictenlik"
14-12-2017, 01:05
o zaman bizler yine başkalarına hizmet eden varlıklara olacağız diyebiliriz...

başkalarına hizmet eden varlıklar değil de. "öznesiz" hükümlüler
öznesiz/ler /kimsizler

bizler olacağız?
bozuk kavramsallaştırma

"bensizler" ülkesinde kimse yaşar mı? kim yaşar?
bensizler ülkesi nerdedir?

şimdi bu kasyopya'lılar ..

şimdi bu kasyopyalıların olmadığını söylemiştin biraz önce ..onlar (gelecekteki) bizmişiz diye

şöyle diyelim..
şimdi de mi? gelecekte mi?
gelecek nerde? şimdi nerde?

Bu başlayış, aynı zamanda doğrusal zamanın da başlangıcıymış.
..

doğrusal zaman yok. başlayış yok.zaman yok.
bunlar o metinin kipleri


Geleceğin de bir tür komünalizm olacağı varsayılırsa, o zaman bizler yine başkalarına hizmet eden varlıklara olacağız diyebiliriz. Yâni kendisine ilgisiz, ama başkalarına ve hayata karşı ilgili. Sevmeyi sahip olmak olarak algılamayan...

komünizm kötü bir örnekleme ya da eğretileme idi.
komünizm örneği tamam kaba bir örnekleme/genelleme
ama bir sebebim vardı
ben tanımı gereği kavramı çarpıtmamak adına başka bir şey anlatmayı denedim
tanrışık varlık olmayan; özneşik varlık/varoluş olmayan; ardıl olmayan, tekil olmayan-geniş....



Geleceğin de bir tür komünalizm olacağı varsayılırsa, o zaman bizler yine başkalarına hizmet eden varlıklara olacağız diyebiliriz. Yâni kendisine ilgisiz, ama başkalarına ve hayata karşı ilgili. Sevmeyi sahip olmak olarak algılamayan...

ordaki kavramı (STO -başkalarına hizmet edeni,altta BH deneni) yapılandırmak için benin tam tersi / ben olmayan, öznel olmayan,
yeni ya da farklı bir varoluş deneyimleme kipi/biçimi,
ikincil bir varoluş deneyimleme biçimi ve algısı,argümanı vb. (belki nesnel kimlik,nesne kimlik dışında, obje kimlik, konu kimlik gibi vb. de olabilir) önerilmeli idi. vb.
algı yaklaşımı/değişimi ve yakınlaştırması için-bu olmasa da /böyle olmasa da

varsa ya da yoksa
ya da neyse ney/
o tartışmalara ben girmeyeceğim
ama
kavramın (STO denenin) bir an gerçek olacağını varsayalım.bir anti-ben ve anti-varoluş
bu kavrama, subjektif öznel yakıştırmalar ve subjektif özne/öznellik üzerinden yakınlaşılamayacağını düşünüyoruz.

Natan
14-12-2017, 01:09
Sevgili uydurtu,

Israrla okuyorum fakat seni anlamakta gucluk cekiyorum.

Nero
14-12-2017, 01:12
şimdi bu kasyopyalıların olmadığını söylemiştin biraz önce ..onlar (gelecekteki) bizmişiz diye

şöyle diyelim..
şimdi de mi? gelecekte mi?
gelecek nerde? şimdi nerde?

doğrusal zaman yok. başlayış yok.zaman yok.
bunlar o metinin kipleri

Doğrusal zaman olmadığı için kasyopya'lılar da biz de hem şimdideyiz hem de gelecekte, hem de geçmişte. Zaten kasyopya'lılar gelecekteki bizler, bizler, şilideki kasyopya'lılar...



komünizm kötü bir örnekleme ya da eğretileme idi.
komünizm örneği tamam kaba bir örnekleme/genelleme
ama bir sebebim vardı
ben tanımı gereği kavramı çarpıtmamak adına başka bir şey anlatmayı denedim
tanrışık varlık olmayan; özneşik varlık/varoluş olmayan; ardıl olmayan, tekil olmayan-geniş....

Bunu anlamadım. Demin senin yazdığın bir şeyi anladım diye sevinmiştim. Meğer onu da yanlış anlamışım. :)

"ictenlik"
14-12-2017, 01:22
Sevgili uydurtu,

Israrla okuyorum fakat seni anlamakta gucluk cekiyorum.

biraz daha sevg. nero'ya dönük pasajlar oldu sanırım özür diliyorum

"ictenlik"
14-12-2017, 01:28
Bunu anlamadım. Demin senin yazdığın bir şeyi anladım diye sevinmiştim. Meğer onu da yanlış anlamışım. :)

yukarı eklemeler yaptım

bu bağlamda diyebilirim ki, komünizm toplumu düşünmesi 4 ya da 3+ denen de kavrama uyarlamak ya da yakınlaşmak için iyi bir model ya da yakınlaşma
6 için değil

4STO için kavram önerilebilir..tam komünizm..6STO için değil...

Nero
14-12-2017, 01:34
yukarı eklemeler yaptım

bu bağlamda diyebilirim ki, komünizm toplumu düşünmesi 4 ya da 3+ denen de kavrama uyarlamak ya da yakınlaşmak için iyi bir model ya da yakınlaşma
6 için değil

4STO için kavram önerilebilir..tam komünizm..6STO için değil...

Bu BH konusu da biraz anlaşılması zor geliyor. Mesela insanlar var, gerçekten başkalarına hizmet ediyor. Bir belgeselde görmüştüm, adam evsizler ve açlar için hamburger hazırlayıp onları sürekli dağıtıyor. Bozulmasın diye bir sürü buzdolabı almış evine. Kendisini bir tarafa bırakmış, yaşama amacı o aç insanlar olmuş.

Bu duyguyu, yüceliği anlıyorum, ama deniliyor ki bu yoğunlukta insan BH olamaz. Anca 4.de olacak, o da kendi seçerse. Bu bana biraz çelişkili geliyor.

"ictenlik"
14-12-2017, 01:35
Bu BH konusu da biraz anlaşılması zor geliyor. Mesela insanlar var, gerçekten başkalarına hizmet ediyor. Bir belgeselde görmüştüm, adam evsizler ve açlar için hamburger hazırlayıp onları sürekli dağıtıyor. Bozulmasın diye bir sürü buzdolabı almış evine. Kendisini bir tarafa bırakmış, yaşama amacı o aç insanlar olmuş.

Bu duyguyu, yüceliği anlıyorum, ama deniliyor ki bu yoğunlukta insan BH olamaz. Anca 4.de olacak, o da kendi seçerse. Bu bana biraz çelişkili geliyor.

anti-ben ve anti-varoluş nero, benden bu kadar

Felâsife
14-12-2017, 10:47
Hayır, bir şey içmedik. Hayal gördüğümüzü mü imâ ettin? :)
Hayır hayal değil ama kontrole açık hale gelebilirsin, başka değişlede helva gibi olabilirsin.

Telkin nasıl oluyor da böyle bir işi başarıyor? Bizim gücümüzde bir artış olmadı ki telkinle, masanın ağırlığı azaldı. Bu nasıl olur? Masa telkinden anlamaz ki? :)
Masa anlamazda sen anlarsın :D
Altaki videoya bi bak istersen, saat sorarken bile hipnoz ediyor, hatta arkadan yaklaşıp gene ediyor, daha olmadı kitle hipnozu ediyor.

Hasılı hipnoza girdiğini anlamazsın bile, bu tamamen yönetenin insafına bağlı.

https://www.youtube.com/watch?v=_u9KHs1nNgM


Gücümüz artmadı derken, ben şahsen öyle bir hisse kapılmadım o sırada.
Mesela doping denilen şey, gücünü artırmaktan ziyade, acı eşiğini yükseltmek anlamında.
Haltercilerin doping ilaçları güçlü kanser ilaçlarıymış, bu nasıl gücü arttırır dersen.

Kanser ilaçları güçlü ağrı kesiciler, ağrı sızı için yani, normal insan bunu alınca ağrı eşiği iyice yükseliyor, dolayısıyla daha fazla ağırlıkların altına rahatlıkla girebiliyor.
Öteki türlü fazla ağırlığı kaldıramamasının nedeni fazla "acı" dır, dopingse bunu yukarı çekiyor.

Yani güçlü hissi değil esas his, acı hissinin azalması ki bunlarında hipnozla yapıldığını çok gördüm medyalarda.

ilahimasal
14-12-2017, 10:54
4 kişi masayı kaldıramadı ve telkin aldıktan sonra , masayı parmaklarımızla kaldırdık !!!!!!!!!

Naim SÜLEYMANOĞLU , hangi telkinle o yükleri kaldırıyordu diye merak saldı şimdi beni. Yalnız rekor kırdığı ağırlığın üzerine 250 gram daha koysalar telkin etkisiz kalacaktı.

Bu masa muhabbeti açık bir yalan , hemde bu forumda

Yaşamda kontrolünü kayıp edip , bu tarz şarlatanların eline düşen bir çok insan var.Yöntemleri o kadar farklı ki , kimisi falcı, kimisi duacı , kimisi üfürükcü , kimiside TELKİNCİ . Bu şarlatanlar insanların zaflarından faydalanmayı çok iyi biliyorlar.

Bu tiplere forumda musade edilmiyor ancak bu tipler bir delik bulur girerler.

Bu konunun sonu , büyü fal gibi üfürmelere doğru kayacak.

Nero
14-12-2017, 11:18
Mesela doping denilen şey, gücünü artırmaktan ziyade, acı eşiğini yükseltmek anlamında.
Haltercilerin doping ilaçları güçlü kanser ilaçlarıymış, bu nasıl gücü arttırır dersen.

Kanser ilaçları güçlü ağrı kesiciler, ağrı sızı için yani, normal insan bunu alınca ağrı eşiği iyice yükseliyor, dolayısıyla daha fazla ağırlıkların altına rahatlıkla girebiliyor.
Öteki türlü fazla ağırlığı kaldıramamasının nedeni fazla "acı" dır, dopingse bunu yukarı çekiyor.

Yani güçlü hissi değil esas his, acı hissinin azalması ki bunlarında hipnozla yapıldığını çok gördüm medyalarda.


Bu dediklerine iki itirazım olacak. Birincisi, biz o deneyde hipnotize edilmedik, bir dakika kadar kendimizi "yapabilirim, kaldırabilirim" diye telkine tuttuk.

İkincisi, bu deney sonrasında parlaklarımızda bir zorlanma izi, bir kızarıklık vb olmadı. Daha sonradan da hiç bir ağrı sızı hissetmedik. Olsa bu dikkatimi çekerdi. Çünki bu tür olaylara çok kuşkucu ve sorgulayıcı bakıyorum. Ruh çağırma deneyinde de öyle her şeye dikkat etmiştim, masanın altına falan bakmıştım, mıknatıs vb var mı diye.

Felâsife
15-12-2017, 01:24
Bu dediklerine iki itirazım olacak. Birincisi, biz o deneyde hipnotize edilmedik, bir dakika kadar kendimizi "yapabilirim, kaldırabilirim" diye telkine tuttuk.

Videoyu izlememişsin anlaşılan, hipnoza girdiğini bilmezsin bile, bu tamamen hipnozcunun insafına kalmıştır.

Neyse, sizin masa 130kg dan daha ağır mıydı? Şartlanmak anlıkta olsa bayağı etki ediyor anlaşılan.
https://www.youtube.com/watch?v=iYB1OJNlGzA

Nero
15-12-2017, 01:37
Videoyu izlememişsin anlaşılan, hipnoza girdiğini bilmezsin bile, bu tamamen hipnozcunun insafına kalmıştır.

Neyse, sizin masa 130kg dan daha ağır mıydı? Şartlanmak anlıkta olsa bayağı etki ediyor anlaşılan.
https://www.youtube.com/watch?v=iYB1OJNlGzA

Yani demek istediğim, bizim olay da aynen bu videodakiler gibiydi. Ama başının üstunde el tutma yoktu. Bu videodaki kadar ağır birini kaldırdık, sonra da ağır bir masayı.

Yâni bizi hipnoz yapan kimse yoktu. Zaten videodakiler de öyle. Onlar pek telkin de yapmiyor kendilerine. Hatta bir sonraki videodaki ögrenciler gülüyorlar ve yine de oluyor. Hayret...

Felâsife
15-12-2017, 02:37
Bunda hipnozluk bişi yok elbet, bunlar teknik bir şekilde senkron oluyorlar.
İlk önce kaldıramıyorlar, çünkü senkronu sağlayamıyorlar ama ikincide bu sağlanıyor. Tabi birde hazırlığı var, o yüzden teknik diyorum.
Zaten böyle garip gurup şeyler yapılarak pek çok şeylerde yapıyorlar, iş teknikte yani.

Bu senkron işi ilginç tabi, hatta Çinde filan binlerce kişiyi aynı anda zıplattılar filan, bakalım ne olacak diye, bir şeyde olmamıştı.

spartacus
15-12-2017, 03:10
Bunda hipnozluk bişi yok elbet, bunlar teknik bir şekilde senkron oluyorlar.
İlk önce kaldıramıyorlar, çünkü senkronu sağlayamıyorlar ama ikincide bu sağlanıyor. Tabi birde hazırlığı var, o yüzden teknik diyorum.
Zaten böyle garip gurup şeyler yapılarak pek çok şeylerde yapıyorlar, iş teknikte yani.

Bu senkron işi ilginç tabi, hatta Çinde filan binlerce kişiyi aynı anda zıplattılar filan, bakalım ne olacak diye, bir şeyde olmamıştı.
Aslında senkron değilde, trans daha doğru bir ifade. Kendilerine şiş sokanlardan daha karmaşık, kapsamlı da değil..

Bu tür soytarılar, ne yazık ki çaresiz insanların bu durumunu kötüye kullanmakta-istismar, cehaleti sömürmekte ve faydalanmaktalar. başka bir espirisi yok bu başlığın.

Daha tek bir soytarı çıkmamıştır ki, soytarılık yapmadığını ispatlasın.

Nero
15-12-2017, 21:09
Bu iş aslında çocuk oyuncağı imiş... :)

https://www.youtube.com/watch?v=Le7XltUm5Ac&list=WL&index=90

bursali68
15-12-2017, 22:39
Hangi olayı?.. kasyopya'lılar konusunu mu?..

Merhaba,

"bizimle irtibat kuran gelecekteki bizler " ve Kasyopya'lılar konusunu.

Sağlıcakla kalınız.

Nero
15-12-2017, 23:34
Merhaba,

"bizimle irtibat kuran gelecekteki bizler " ve Kasyopya'lılar konusunu.

Sağlıcakla kalınız.

Tesekkurler. Bilmiyordum, inceleyeyim.

"ictenlik"
07-01-2018, 05:23
Hocam; bu metne ve ilgili jargona eski dinsel metinlerin (mitlerin) incelenmesinin onda biri kadar deger kiymet ve vakit ayrilsa ki, gerekirse ayni refleksle (yani -halkin basina bir gun bela olabilecegi- ,-modern yuzyilin bugunun ve gelecegin de olasi dininin bunlar olmasi ve olacagi- ve -bugunlerde dinin cagdas yorumlarini bunlarin temsil etmesi- ve -dinsel olusumu yerinde ve canli gozler onune sermesi - -dinsel gelisim metaforu orneklemesi olmasi ve icerik incelenmesini 2000 yil sonraya ve 2000 yil sonraki okuyucuya birakmamak ve 2000 sene sonranin olasi bos inanclari dogmalari ve yanlis inanclari ve yanlis anlasilmis basbelalari yeni gelecek dinlerinin bunlar olabilecekleri karsi savi da dahil) ne kadar zaman kaybi olabilirdi ki?
ne kadar emek kaybi?

Isterseniz muhammet donemiyle ve super eski ve super gecmis super hristiyanlikla ve mitleriyle metinleriyle ilgilenebilirsiniz
Ya da isterseniz Paleo ya da neo hristiyaniyle de..

Ayni seyi yapiyorlar mi? karsilastirmali dinler tarihi? hristiyanlar ve hristiyanlik gozunden.ya da yeni din kurma ve dinlesme olusumu degil mi?..simdi yerinde??

Tek farki; bi gun evde oturduk .bir tahta aldik basina gectik. Isayi seven birileri heyy bize biseyler soyleyin dedik.tahta dondu .akislari kaydettik ve bunlar oldu/yazildi. bunlari sunduk sunuyoruz sunacagiz demeleri
Eldekileri bunlarla karsilastirdik ve ilginc seyler.oldu/olabilir ve oluyor demeleri vb..

Gayet ayni reflekslerle hareket edilmis gibi duruyor
Ayni refleks ve kafakarisikligi dersek?

Ele tahta alinmasinin ve sozde tahtasal denemeler yapilmasinin da sebebi sozde RA Material denenin okunmus olmasi baglami ve olusumu ve icerigidir. Grubun/kisinin bunu okumasidir...
Bagimsiz ya da ozel inceleme konusu hocam..
Tahta gercekligi kim ne desin?

Tahtanin dini ve tahtanin peygamberligi sozkonusu olunca tanrisiz bu dinin vericisinin asıl kamu (kamunun kendi) oldugu ve olacagi soyleniyor...
Ne derseniz diyin...
Kamu kendi yazdiyor diyor tahta .ya da adamlar.. ne derseniz deyin

Biz insaniz tahtadan peygamber yapmis yaratmis secmi olabiliriz..insandan degilde...
Yok alici peygamber tahta(nin kendi) de vericide kamu olma-k idiiasinda
Suphesiz kamuyu duyan tahtadir
Suphesiz ki kamu bir tahtayi araci tutmustur kendine..


"Cagdas, yerinde (simdi ve bugunde) dinsel olusumdur/orgutlenmedir..."[/COLOR]

cassiopaea.org
Gunluk 8 bin tekil ziyaretci ve 50 bin + sayfa goruntulenmesi
300 kadar gunluk aktif 5 bin kadar uye

sott.net -grup haber portali
Gunluk 50 bin + tekil ziyaretci ve bir hayli sayfa goruntulenmesi/okuyucu

+ Yerel lokal kilise orgutlenmesi-radyo programlari ve konferanslar

Hocam aylik celse bekleniyor/ bekliyorlar
Bunun aktif sayisini bilemem yani celse takip yapan sayiyi.dindar diyebilecegimiz birincil ilgili sayisi... Ama 10 binlerin altinda olacagini da sanmiyorum..
Okuyucu sayisini bilmiyoruz. Çeviri dagitim sayisini bilmiyoruz. Kaç dile dizi film gibi yayinlanir yayinlanmaz ayni gun aksami hevesle ve merakla cevrildigini de okundugunu da beklendigini de bilmiyoruz. Yuzbinler olabilir. Bir ilgi ağıdır sonucta..
Benim tahminim en az 7-8 dil hizli ve ceviri ve dolayli ilgi ilgili ile de milyonlarca efektif okuyucu...bilici...

Yuzbinlerce takipcisi olabilecegini saniyoruz.olgu yumagidir...

"ictenlik"
07-01-2018, 05:47
Hocam; bu metne ve ilgili jargona eski dinsel metinlerin (mitlerin) incelenmesinin onda biri kadar deger kiymet ve vakit ayrilsa ki, gerekirse ayni refleksle (yani -halkin basina bir gun bela olabilecegi- ,-modern yuzyilin bugunun ve gelecegin de olasi dininin bunlar olmasi ve olacagi- ve -bugunlerde dinin cagdas yorumlarini bunlarin etmesi- ve -dinsel olusumu yerinde ve canli gozler onune sermesi - -dinsel gelisim metaforu orneklemesi olmasi ve 2000 yil sonraya bu isi birakmamak ve 2000 sene sonranin olasi bos inanclari dogmalari ve yanlis inanclari ve yanlis anlasilmis basbelalari olabilecekleri karsi savi da dahil) ne kadar zaman kaybi olabilirdi ki?
ne kadar emek kaybi?

Isterseniz muhammet donemiyle ve super eski ve super gecmis super hristiyanlikla ilgilenebilirsiniz
Ya da isterseniz Paleo ya da neo hristiyaniyle de..

Ayni seyi yapiyorlar mi? karsilastirmali dinler tarihi? hristiyanlar ve hristiyanlik gozunden.
Tek farki; bi gun evde oturduk .bir tahta aldik basina gectik. Isayi seven birileri heyy bize biseyler soyle dedik.tahta dondu .akislari kaydettik ve eldekileri bunlarla karsilastirdik ve ilginc seyler.oldu/olabilir ve oluyor demeleri

"Cagdas, yerinde (simdi ve bugunde) dinsel olusumdur/orgutlenmedir..."[/COLOR]

cassiopaea.org
Gunluk 8 bin tekil ziyaretci ve 50 bin + sayfa goruntulenmesi
300 kadar gunluk aktif 5 bin kadar uye

sott.net -grup haber portali
Gunluk 50 bin + tekil ziyaretci ve bir hayli sayfa goruntulenmesi/okuyucu

+ Yerel lokal kilise orgutlenmesi-radyo programlari ve konferanslar

Hocam aylik celse bekleniyor/ bekliyorlar
Bunun aktif sayisini bilemem yani celse takip yapan sayiyi.dindar diyebilecegimiz birincil ilgili sayisi... Ama 10 binlerin altinda olacagini da sanmiyorum..
Okuyucu sayisini bilmiyoruz. Çeviri dagitim sayisini bilmiyoruz. Kaç dile dizi film gibi yayinlanir yayinlanmaz ayni gun aksami hevesle ve merakla cevrildigini de okundugunu da beklendigini de bilmiyoruz. Yuzbinler olabilir. Bir ilgi ağıdır sonucta..
Benim tahminim en az 7-8 dil hizli ve ceviri ve dolayli ilgi ilgili ile de milyonlarca efektif okuyucu...bilici...

Yuzbinlerce takipcisi oldugunu saniyoruz.olgu yumagidir...

"ictenlik"
07-01-2018, 06:04
Ozetle;
Kendi iddia parantezinde;
Bu dinin peygamberi (alicisi) tahtadir. Vericisi yazdirani da kamudur .
kamu bilis.kamu bellek-kamu zihin.vb.

Hayir inceleme refleksinden neden kaciliyor kaciniliyor
Zaman mi?
Otomatik etiketlenme-etiketleme refleksi
ya da incelenmeksizin iteklenmesi oteklenmesi neden?
Ayni refleks dogal

bin yillik ikibin yillik (kamusal bellek ve) dinsel mitoloji takip ediliyor inceleniyor satir satir
Neden? Hangi refleksle neden?
bu yasam zaman kaybi emek kaybi degil mi?

Neden hemen ??.. yapiliyor...
ya da aynı ortusturme?
eğer oyleyse tabi?
bunu zaman gosterecek
ya da inceleme tersi
etiketleme değil sanırım

Tahta da yazdirmasa (yazdirmiyor olsa) kamu da (kamubilinçte) yazdirmasa da insan uydurmasidir son tahlilde de icerik??? Bir kaniya ne hacet ille de?

Tanri soylemi olma diye seyi yok
uzayli varlik dis varlik yazdiriyor soylemi vb. kendi icinde yok.boyle iddiasi yok.
Ortak kamusal bir bellegin ve hafizanin ve bilisin insan araciligiyla ve isbirligiyle tahtaya yazdiriyor ve soyletiyor oluşu-mu olma iddiasi savlaniyor/iceriliyor..

Bu dinin tanrisi kamudur-kamusal bellektir/bilistir ve bizizdir.. savindadir...
Yani sensindir ve benimdir/ortaktir savindadir.
cagdastir.cagcildir..simdidir..

Bir dini ve bir cok dini (bugunku siyasal dinleri) gercek bir (reel bir) bir anti-din ortak bir yordamla ve birlesmeyle el-atmayla tabi ki yikabilir

"ictenlik"
07-01-2018, 06:19
bu şey nero'nun bahsettiği (ya da bahsettiği sanılan) şey değildir
orda dinlerin kökünü ya kazıyabilecek, söküyebilecek bir din ve anti-din ve anti-paradigma (anti-oluşum ya da oluşumun kökü-filizi) ve ölçütü duruyor olacaktır.
tabi ki,siz biz el atarsak -
bu olurdu

"ictenlik"
07-01-2018, 06:24
;
"evet bu şey; yeryüzündeki dinsel paradigmanın -tahakkümün- kökünü kazıyabilecek (beline vurabilecek/vurulabilecek) (gerçek bir-reel bir) bir antiparadigmadır"

bunu tüm kalbimle söylüyorum

Kasyopya tarihsel bir oluşumdur
gelişimdir
modern bir paranoya ya da gerçek bir tarihsel mucize

"ictenlik"
07-01-2018, 06:40
hayır şöyle;
tahta zaten diyor ki (ya da demeye getiriyor ki) bunu zaten siz/biz yazdıyorsunuz ve yazdırıyoruz
tahtanın arkasında zaten sen ve ben ve biz varız

olasılıklar
-a- hepsi saçmalık
.. eğer tahta bildiriyorsa tahta bildiriyor
.. eğer tahta yoksa insan bildiriyor-uyduruyor
.. eğer tahtanın ya da -insanın- dedikleri doğruya bunu herkes (ve herşey) hepimiz bildiriyor ve bildiriyoruz

bu paradigma

eğer tahta doğruyu söylüyorsa?

tahta ya da insan doğruyu söylemiyorsa insan uydurması ya da kafa karışmacası mirastır/bekidir
ve saçmalıklar mirası dönencesine tarih asılcasına bu da asıldı/verildi -katılmış oldu
internet bulutunda şimdilik geziyor duruyordur /daha kitaplaşmamış
ve tarih dönencesine asılır evet ve bin yıl boyu aklanır /saklanır
arkadan gelcek nesiller paklar aklar söyler arar durur ve bizim gibi bin yıl sonra birileri konuşur neslini/faslını

insan ya da tahta yanılıyordur ya da uyduruyordur ya da birileri bi şeyler yapıyordur ya da bi şeylerden sözediyordur

insan ya da tahta ?
ne farkeder

işin ilginci
eğer tahta doğruyu söylüyorsa?
burayı okuyan herkes onu -dolaylı- yazdırıyor-dur..

işin ilginci eğer tahta doğruyu söylüyorsa?
...
ya tahta yalancıdır ya insan uydurmacı sonuçta
ya da insanın -çok mu ama çok- kafası karışıktır ve bilmediğinde bildiğini/bilemdiğini uydurur
sadece bi kaç sık var burda

ama uydursa da uydurmasa da tarihsel gerçekliğe uyan bir fenom var burda
ve ucundan tutulup doğru yapılandırılırsa dinsel mirasa zarardır
dinsel gerçekliğe birincil çomak sokar
tanrı kavramı kaldırılıp atılıyor
metin antidin-
metnin kime ne zararı var?
kime faydası çıkarı

en çok karşı dinci/isyancı ondan fayda sağlar

hayır metin yapısı uygun yorumla en çok karşı gerçekçinin işine gelir

metin
dinsel tarihi çöpe çevirip yerine yeni bir gerçeklik koyuyor/monte ediyor
ve ilginçtir ayakları yere basıyor bunun

metin new age sanılan literatürü çöpe çeviriyor
metin ruhçu sanılan alemi'n foyasını ortaya döküyor
ilerleyen yıllarda ve yorumlamalarda
metin diyor ki kendi gerçeğiniz bulun gözlemleyin okuyun araştırın
ha ki uydurma olsun

metin okuması birincil ilgili kim?

-Laura sanılanın/sayılanın (ve diğerlerinin) elinden tanrı gitti. isa gitti. zaman-başlangıç ve kaynak algıları gitti ..
20 yıl boyunca-20 yıl içinde;

"ictenlik"
07-01-2018, 07:00
Metin dinlerin/dinsel metinleri politik üretimler ve dezenformatif veriler olduğunu olacağını defaten belirliyor

C: Politik sorunların kökeninde, medeniyeti kontrol altına almak amacıyla, zaten sınırlı koşullarda elde edilen bilgiyi kontrol altında tutma çabası var.


Metin bilinç ve madde gibi bir ayrım sorunsalı belirlemiyor

S: (L) Bilinç ile madde arasındaki bağlantı nedir?
C: İlüzyon.

S: (L) İlüzyonun özelliği nedir? (T) Bilinç ile madde arasında herhangi bir bağlantı olmadığı. Bu bağlantının mevcudiyeti ilüzyon. Üçüncü yoğunluğun sınırlı algısı...
C: Hayır. İlüzyon, bağlantının olmaması.

S: (L) Yani buradaki ilüzyon, bilinç ile madde arasında bir bağlantının olmadığının düşünülmesi.
C: Evet.

S: (T) İlüzyon, bağlantının olmadığının düşünülmesi. Üçüncü yoğunlukta... (L) Buldum! (T) Sakın bir anda yok olayım deme! [Gülüşme] (L) Aradığımız bağlantı, bilincin madde oluşu.
C: Yakın. Peki ya aynı zamanda tam tersine ne dersin?

S: (L) Yani diyorsunuz ki, buradaki ilüzyon, arada ayrım olduğunun sanılması. Arada fark yok, aynılar, öyle mi?
C: Evet.

Metin yazdıranın uzaylı varlıklar olacağından sözetmiyor

çatışmamız nerde?n
....

"ictenlik"
07-01-2018, 16:06
İçerik kendini ortaya koyamıyor sunamıyor ya da sunucuları-okyucuları, içerik ilgileri ve ve tanıtım bağcıları onu açıp savlayamıyor
neden?
içerik bir karşı bilim anlayışı etiketi ve algısıyla (yok olmaz öyle şeycilikle) baştan örselenmiş, lekelenmiş
ve başka etiketlerle çoktan çomaklanıp harmanlanıp kirletilmiş,
ocular var bucular var

İçeriğin ya da olgunun daha ne olduğuna/olabileceğine ne içerdiğine ve söylediğine boylu boyuna bilimsel/bilgisel şüphecilikle ve ahlakçılıkla bile bakılamaz
şüphe ekseninde bile değildir
incelenmeksizin lekelenip/ötelenip -itelenip yaftalanıyor
neden?

İçerik, bırakalım bilimsel bir veri etiketi yemeyi ve alabilmeyi başarma, basit bir aile deneyi ya da insansı bir yordam fenomu olarak bile gözler önüne serilemiyor
Sanki bunlar yokmuşçasına ya da kişiler karanlık kişiler ve işler bilinmeyen işler ve bunlar yaşayan gerçek kişiler değillermişçesine
ve sanki iletişim açıklığı kolaylığı sunmuyorlarmışçasına!


Paradigma sunulamiyor ya da olgu/olan gözler önüne serilemiyor çünkü;
İnsan bilinci araciligiyla ve bir tahta araciligiyla bilincalti, bilincdisi ya da ortak bir bellek ve bilinç dışı ile iletişilemez
sav kapanık -ve karşı bilim ve etiketlidir
aşılamaz-reddiyelidir
doğru olsa ne olur? bilim mi batar
şüphecilik buna izin vermez, şüpheciliğin doğası bunu reddeder
-bilimciliğin subjektivitesi!!!
olasılığın doğası da bunu reddeder-bu olamaz.. niye? etiket
bu da bilim değildir

bilinçdışı bir kaynakla vb. yle iletim ve baglanti kurulamaycagina ve bunu bilim olmayacagi karsi bilim olacagi savi var.
tersi her kanı subjektif ve bilimsel değildir. reddiye yemeye mahkumdur

icerikte bir catisma yok
Icerik karsi dindir.karsi tanridir
Felsefi ekolu,tabanı anlayisi vardir neden?
Hayir icerik ya da anlayisi neyle ve kimle catisiyor
Bi kere Laura'yı Laura denileni aştığı ortada

Bi kere dinlerin tumunu topa tutuyor
Tum tarihi topa tutuyor
Insan bilgisini topa tutuyor

Reddiyeci bilim anlayisi yada sozde ve tirnak icinde reddiyecilik nedeniyle bu icerik tanitilamiyor ve yerlerdedir
Icerigi gectim metodoloji ve anlami

Bunun gayri bilim olacagi
Neyin bilim olacagina kim karar veriyor

Olan oluş olay olgu paradigma gerçekse/mümkünse ya da bunda bir tutarlılık haklılık ve bilgi payı varsa sanırım bunu bize bilim bildirecek
öyle bekleyebiliriz

Bir kere içerik;
insan algisina olgusuna gore gercek olacagi varsayiminda teknik bir mucizedir-doğaüstüdür
ya da askin bir deneyim ve iletim paradoksudur
Diger durumda ise safsata
Her iki durumda da icerik açık,

İnsan sallamasyonunu aştığı benim sallamasyon sallmasyonuma göre ortada ...

"ictenlik"
08-01-2018, 17:01
Bu paradigma dine karşı kullanılabilir mi? Tanrı anlayışına karşı kullanılabilir mi?

Evet ve kesinlikle evet ve net bir biçimde
Tabi ki kullanilabilir. Net bir bicimde kullanilabilir.

Bakin ornekleyelim.

Dindalara dönüp;
Siz 2-3.000 yil onceki insanlarin, duyma ve algılama yoluyla ilhamlar aldığını/duyduğunu, tanrılar ve tanrısal varlıklarla -doğaüstü güçlerle (aşkın ilahi güçler ve varlıklarla) ya da onların aracıları olan meleklerle görüştüğünü sanıyor, söylüyor ve düşünüyorsunuz.
İşin aslı bugünde ,bugünlerde de bir çok insan benzerini (duymayı) deniyor ve ya da bunu, bunları ve benzerlerini söylüyor.

Bugünlerde de ilahi ya da 'duymasal' kaynakla beslenme ve yüksel bilgi alma sanısı ve yordamı benzerini araştıran ve ya da (geçmişte) ne olduğunu anlamayı ve çözümlemeyip açıklamayı da deneyen ;ve eğer oluyorsa ve bilgi alınabiliyorsa benzer yollarla ,benzer kanallardan (üstel yüksel varlıklardan) bilgi almak/duymak, ve bunlarla iletişim kurmak isteyen, benzer yollar deneyen, benzer tecrübeyi paylaşan ilahi ya da ilahi olmayan aşkınsal varlık ve zihin tecrübesi arayan (ve ruhsal bilgi öğreti almayı deneyen) insanlar ve gruplar/araştırmacılar (tarihin her döneminde olacağı gibi bugünlerde de) evet varlar

ve deneyen deneyciler ise bakin neler söyluyor ve yapıyor ve neler oluyor...

(birincisi ; İşin aslı bir çoğu oldukça ve çocukça saçmalıyor. Oldukça kafaları karıştığı söylenebilir..)

Tarih boyunca okültist ya da 'ruhçu' diyebileceğimiz yollarla/metotlarla ve çözümlerle (denemeler ve deneylerle) (aşkın) bilgi almayı (ya da üretmeyi) deneyen toplumlar, topluluklar ve insanlar da olmuştur. Ve tüm tarih boyunca, tanrıyı duyduğunu söyleyen yüzbinlerce (kaçık) insan gelip geçmistir. Bugün de hala, bunlardan binlercesi var. İşin aslına bakarsak ,bugün bile internet veritabanı, melekler ve tanrıyla (hala şimdi bugünlerde) görüştüklerini/konuştuklarını soyleyenlerin saçmalıklarıyla dolu ve bu kişilerin sayısı ise sayısı azımsanamayacak kadar çok.

Çok fazla saçma sapan örnek olmakla birlikte, genel olarak konuyu dağıtmadan, bunları araştıranların nispeten daha eli yüzü düzgün bulduğu ya da bulacağı iki calışma, örnekleme ve denemeden sözedeceğiz.


Don Elkins Çalışması ve Ra Materyal Deneyi

don Elkins adlı kişi kendi kontrol grubunca kontrollu bir bicimde uyutularak derin bir uyku -hipnoz durumuna (trans diyebilecegimiz bir duruma) getirilerek ve sorular iletilerek ilerlenen bu deneyde ;grup kendilerini "RA" adında bir bellek bilesimi/bütünlügü olarak tanıtan kompleks yüksek ve (gelecek ya da dünya üstü) bir zeka ile iletişim kurduklarını düşünmektedir. ve sorular sorup yanıtlar üretip, veriler derleyip kitaplar yazmışlardır ..

(Kutsaldan kaçarken bir çok insan bunlara ihtiyaç duyuyor/arıyor çünkü tanrı olmadığını tanıtlayacak bir merkez arıyorlar)

(Şimdi halk tabiriyle ve günlük tabirle medyumluk ya da duyarlılık , psişiklik denilen denilen durumlar var .Eskiden ise şamanlar-duyucular-görücüler vb. olduğuna inanılırdı.

Şimdi peygamberlerde (peygamber denilenlerde) ve bir çok kişide olduğu düşünülen modern tıbbın Temporal Lob Epilepsi diye (ya da başka bir) bir tanım getirdiği ve tarihsel bir çok kişi ve kişide görülebilecek benzeri bir durum var.
Titremeli nöbetler ve olmayan kişilerle konuşma, bilgi duyma alma sanıları, tanrıyla ve olmayan varlıklarla konuşma duyma sanıları ..
Muhammed'inde bu şekilde vahiy duyduğu söylenir. Tarihsel bir çok kişilikte böyle tanımlanır. Tüm bu durumlar eşleşir/paraleldir)

"Kasyopya Deneyi" 'adı verilen' Tahtanın Söylesişi/Söyleşmesi ya da Tahta Peygamber

Yukardaki çalışmayı da okuyan Laura adlı bir kişi, yaptığı bireysel hipnoz sujesi denemelerimden ve çalışmalarından sonra benzer deney için en kolay en basit ve en guvenilir yolun bir viya tablasi (harfler olan ruh tablasi denilen) olacağına karar veriyor ve bulduğu kafa dengi bir arkadaşla oturumlara başlıyor ve bakin bakalim neler oluyor??

İki yıl boyunca ara ara süren düzensiz ev oturumlarında doğru düzgün bir şey olmazken 2 yıl sonra birden tahtalarında daha düzgün cevaplama trafiği bir oluşumun geliştiğini bildiriyorlar ve deneyler bu noktadan sonra kararlılık ve düzenlilikle sürdürülüyor .Ta ki bugüne kadar. Şimdiye kadar

Neler mi oluyor?

Oturumlar sonucu nasıl tanımlanabileceği bile bilinemeyen (belirsiz) bir iletişim ve güvenilir bir cevaplayıcı sentezi ile eşleşildiği vurgulanıyor.

Neler mi söylüyorlar.?
Kutsal kitaplarınız yalan yanlış-Kişisel ve genel tarihiniz saçmalık ve bilgi çöplüğü
Kimleri mi duyuyorlar?
Herkesi ve herşeyi duyduklarını söylüyorlar
Kim duyabilecekse onu. Kim yazdırabilecek ve kim söyleyebilecekse işte onu.
Neler mi söylüyorlar?
Okuyun araştırın çünkü bilmiyor ve yanılıyorsunuz, bilgi güçtür

(Şimdi burda bakın, kendi kendine bilgi alan (kafası karışan) (yarı-buçuk) delileşmiş yada delileştirilmiş bir (aşkın) suje ve özne yok. İkincisi ise, başka birilerince uyutulan (söz dinletilen) ve sorgulanan bir tanık ve suje de yok.. Burdaki oturmadaki kişiler tamamen görece uyanık ve açık bilinçli aklı başında kişiler ve bu oturumlarda en az 2 ya da 3 kişi olarak birlikteler)

Ve şu an bu insanlar erişim halinde, yaşıyorlar.

Bir kere bir dindara söyleceğim ilk şey/şeylerden biri de, bir kere bu olurdu
Siz bunları, sen bunları inceledin mi?
biliyor musun?

Tahtayı yazdıran/söyleten ve söyleştiren tüm inceleme ve yorumlar da, eğer objektifsek, görece ne insan ne üstü ne insan dışı, hem insan hem değil ,hem tanrı hem değil, hem o hem bu değil.

Tahtanın söyleşisi diyor ki; tahtayı yazdıran/söyleten ve söyleştiren işbirliği tümherşeyden oluşan biziz, bizim kendimiziz. Ama iletişim kaynağı bize göre subjektiviteyi taşan bir görüş noktasıdır, varlık algısıdır ve bu bir iletişimdir, iletişim olarak konumlanır..


"Dindar'a Subjektif Bildiri'm1"


(Son Vurgu;
Bu çalışma ve -Kasyoypa denilen, bu olgu hemen kaldırılıp atılmamalı
kendini pozitivist materyalist gören sayan arkadaşlarca bile incelenebilir/ dışlanmamalı. bizim yorumumuz bu)

"ictenlik"
05-05-2018, 16:24
Nero naber nero?

Bunları yazabildim şimdilik.

Kasyopya gerçeklik içindeki herkes için bir destek ve yardım-laşma türevidir. Dışa yansımasıdır, dışavurumudur. anlamıyor musunuz?

Köklü bilgi ve yardım isteminin bir dışavurumu.. Tarihsel bir istencin dışavurumu ve gerçekliği yarması.. Sadece elinden bir tutulması gerekiyor..

Mucize ebatında bir insansal geribildirim ve geri yaptırımdır. Eminim ki tüm insanların insan kolektifinin ve kolektif bilindışı ve altının orda dışavurumu ve emeği vardır. Siz de varsınız. Kim olursanız olun..

Hocam ışığı gördüm dersem yalan olur belki ama bu olguyu doğru biçimde karakterize edip gerçekliğe eklemleyebilirsek dinsel kafakarışıklığını ve kanıt tanıt karışıklığını ve bizlerin bilgi söylevciliğinde arada ve zorda kalmasını net olarak aşabilir kanaatindeyim
Bunun bence net olarak farkındayım

Ben olgudan ve içerikten ille de okunarak yalan yanlış bir şey alınsın süzülsün ve öğrenilsin de demiyorum
İçerik o anlamda önem diye ısrar sunmuyorum
Kavram olarak gelecek bilişimi kavramını tanıtlamak ve kötü ve henüz bozukta olsa bu işin ordan az çok yapılıyor olduğunu bilmek ve bunun üzerine yürümek ve bunun üzerinden yürümek bize bir koruma ve geçerlilik sağlar

Hocam süpürmeyin kullanın . Kimseniz kimsiniz ve kim olursanız olun . .
Bunun anlamını anlamıyorsunuz henüz
En çok sizin işinize yarar ve gelir
Olgu bizim yanımızda aslında herkesin yanında iken ve aslında arkamızda iken tersleniyor . Yanlış

En çok karşı dincilerin ve karşı bilgi ve olgucuların gelecekçilerin ve cesur yürekli herkesin de yanında . . .
Orda Laura diye birileri var tahta başında bu ne saçmalık diye karalanıyor. Buna bir an takılmasak . Olgu Laurayı da aşar.
İçindeki subjektiviteyi iyi işaretleyerek onu okumak vardı . . .

Olgu gerçeğe çıkarılsın tanıtılsın gerçek içine sokulsun ve böylece biz aradan çekilelim sıyrılalım . Yaslanalım diyoruz . .
Tüm herkesi özellikle karşı dincileri rahatlatacaktır . Hedef olmaktan kurtulacağız anlamıyor musunuz ?
Onlar hedef gösterilebilirler . Evrenin ve geleceğin kendisi bir bilişimci olarak hedef haline gelirdi . . Arkamıza yaslanır keyfimize bakardık . Ordan alıp bildiriyoruz derdik. Yük dağılırdı . Olgu kökenlenirdi . Uğraşacak dertleri olırdu dincilerin ve karşıcıların . İçine girmek zorunda kalırlardı . Bunu anlamıyor musunuz
Herhangi bilimci evrimci ateist farketmez olayı sahiplrn bak yarı yarıya senindir
Saldırıları hafifletecek , olayı patlatacak bunun az çok farkındayız
Kişilere yüklenilmekten kurtulunacak ve daha fazlası ve başkası
Gerçeğin mekaniği ve fenomu
Kişiler değil ama olgunun kendi bir hedef haline dönüştürülebilir kanaatindeyim
Bu yük oradan sönüp gider kanaatimdeyiz o zaman
Gerçekliği bütünlüyor bunu çözümledik
Böylece son peygamber hülasaları insan tanıksızca reddedilecek
Evrenin geleceği bizle oryak bizle konuşuyor tanımıyla . Evren geleceğine soru sorabiliriz anlamı taşıyor olacak ve ulaştırabiliriz tanımıyla . Oradaki iş ve işleyiş geliştirilebilir . Gruba katkı sunulabilir . Akıl fikir verilebilir ve iletişim kurulup yönlendirilebilirler
Felsefe olarak yarı boş yarı dolu orta sınıf Amerikan vatandaşları . Celselerin ne dediğine bakmayalım . Olgu önem . Düşsel bir deney tadında. Bunu yapanlar şu anda arkadaki güç bilgi ve olgunun şu an tam farkında değil . Neler yapabileceğinin de . Elinde ve ellerinde ne olduğununda
Bu büyük rahatlama sağlayacak biliyoruz
Bir tahtanın verimi ya da söylemi ile bunlar olacak
Yeterince uyum sağlanırsa canlı tanıklı gerçek cesur ve yeni celseler yeni bilişim de mutlaka yapılabilir / sağlanabilir .
İzleme ve merak okursa ve artarsa kanıt tutarlılığı değil ancak veri olarak yeni ve içaçacak bir şeyler mutlaka sağlanacaktır
Bunun biz çok açık net farkındayız
Herkesi şaşırtacak ve dumura uğratacak kadar bizi gerçekten koruybailecek kadar ekstrem yanıtlar sağlanabilirdi . . .
Grupla iletişim sağlamak en mantıklısı kim olursanız olun . Size inanmıyoruz bu ne saçmalık deyin. .
Amerika da olanımız var mı
Gruba erişebilir ve bir celseye gidebilir mi
Sorular götürelim ve iletişim deneyelim arkadaşım biz onları sınayalım ve öyle karar verelim
Grupla iletişim sağlanıp mutlak olarak bir şeyler yapılabilir bunun farkındayım
Bu kanıt tanık paradoksunu ve sözde tanrı varlığı karşısında insanın ezginliğini ve incinmesini ve çatışmasını aşmak için araya bir güvence sağlıyor ve set çekiyor olacak
Karşı bilgiciler olarak bizler zor durumdayız . Çok ama çom zorlanıyoruz ve içerik ve olgu bizim yanımızda ve tarafımızda ve bşr koruma korunma barajı - aracısıdır
Bize koruma seti çekecek
Bu tanık kanıt ikilmlerini de sen kimsinde kim oluyorsun durumlarını da oldukça aşıyor ve aşacak kanaatindeyiz . .
Sen kimsincilikten kurtulacağız arkadaşım anlamıyor musun hala
Arkadaşım dürüstsen dürüstüm
Binyılın haberi . . .

"ictenlik"
05-05-2018, 23:06
........

Metnin içine gerçekten giren çıkan bir teist iyi bir tanrı banyosu yapacak
Ama bir kaç ay ama bir kaç yıl, metnin içinden çıkabildiğinde elinde tanrı kalmayacak.
İnsan varlığı kalıyor ve dımdızlaklık kalıyor ve hiçherşey kalıyor sadece
Buna inanın...

devam edecek

"ictenlik"
05-05-2018, 23:13
Kasyopya konusunda gerçekten yorgun ve üzgünüm

Arkadaşlar bu metni ben internet üzerinden kimi kişi ve gruplara sundum. Bir çok kişiye internet iletişimleri ve yorumları ve maillerle ilettim. Siyasi partiler, internet haber siteleri ve Cumhurbaşkanlığına kadar mail denemelerim oldu..
Araştırılsın dedim. Benzeri gerekirse denensin ve sınansın dedim. Karanlık tarih dedim. Bir şeylerin ipuçları dedim. Bir şeyler yapalım dedim.. Neler neler dedim işte...
Bunların bazıları benim duygusal kopma dönemlerimde yazılmış berbat ve dağınık metinlerdi..

Metni ve içeriği toplumlaştırmak ve tanıtmak konusunda yardım istiyorum öncelikle. Siz benimsemeniz de duyulur kılınması için insani bir yardım ve fikir yardımı

Metin bilinmeli arkadaşlar ve üzerine geniş gruplar çalışmalı. Deneysel de çalışmalı...
Teizmi kımıldatıp sarsabilir. Dünyadaki bu bilgi karanlığı sisini dağıtabilir. İnsanları birleştirebilir.. Eğer tabi uygun ele alınırsa..

Cumhurbaşkanlığına ve mevcut aktif siyasi partilere bu konu üzerine bir heyet vb. kurularak konunun incelenmesini öneren ve tavsiye eden şeyler yazdım. Bunun önemseneceğini sanmıyordum ama ben denedim...
Ulaşmak için başka yollar da denedim başka çırpınmalarda sundum...

Ayrıca bir kaç yorum sunacağım

Teistlerin bir biçimde yapının içine sokulmasından sözediyorum

Teizme karşı bu kullanılabilir ve çok güçlü bir silaha hem de dost bir argümana dönüştürülebilir
Kapı orda demek gibi olabilir. Git bunu oku gel önce denebilir. Bunu denip susulabilirdi..

En çok teistleri bu yapının içine çekmekten ve bocalatmaktan onlara uğraşacak bir şeyler vermekten sözediyorum

Tanrı konusunda çok takıntılı olanlar, kanıt arayanlar
bu düşünceyi aşamayanlar ellerine bir şey, bir done vermiş olacağız...

Metin karmakarışık. Biraz sadeleştirip özenle düzenlenmeli sadece ve belki de bir ön-tanım yazısı girilmeli..
Belki kitaplaştırılabilir be basılabilir örneğin..
Neyist olursanız olun çalışın ve iyidir
Siz sevmeyin ama iş edinin bir şeyi

Eğer doğru yapılandırlırsa Kuran da neymiş Tevrat ta neymiş ki sen bu kitabı okudun mu algısı yaratmak gerekiyor. Bin yılın metni ve yeni bir kutsal kitap ve din varmış duydun mu?

Gerçek tanrı konuşuyormuş!!!!

Gerçek tanrıların gerçek ve ye kitabı, asıl kitab-ı mukaddes gibi bir sunum ve algı yaratmaktan insanları metnin içine çekip, olguyu tanınır ve bilinir kılmaktan da duyurmaktan da sözediyoruz.

Belirtilen kıyamet, ahir zaman haberleri, yeni din ve insanların birleşeceği din, mehdiyet gibi olguları bu olguya çekip paralelleyip yapıştırmak gerekiyor belki sadece
Güce güçle karşılık vermek
Düşünceye düşünceyle

Tanrı algısından ve tanrısal kitaplar argümanından güçlü bir yeni argüman sunmak
Bunu sağlıyordu inanın...
Birincisi bir kutsal kitaptan daha cazip ve canlı süreğen ve fenomenolojik bir iletişim.. Kopmaz bir bağ var ve iletim iletişim sürüyor...
İkincisi arka da tam bir tanrı olmasa da yine de evrenin ve bizlerin yaratıcısı olduğunu ve içişlerine ve kendi geçmişine karışmadığını söyleyen bir zeka yapısı var

Bilmiyoruz uygun yapılanmalı. Tavında dövülmeli. Propagandist ve hatta faydacı çıkarcı düşünülmeli ve veri, olgu, süreç insan yararına işlenmeli ve yeniden yapılandırılmalı...

Kutsal kitaplardan daha büyük bir habere dönüştürülmeli

Hepimiz için
Fırsata dönüştürülebilir olan şey

"ictenlik"
06-05-2018, 11:32
Arkadaşım bu metni bura için yazmiştim ve buradan yayımladığımı sanarak diğer bir başlıktan geçmiş bulundum..

Teistleri Kasyopya nın içine çekersek ya da teistler bunu okursa ne olacak?

Büyük anlamda gerçek aydınlanacak ama şu olacak..

Efendi ya da Rab varlığı denilen ve Tevratta ve diğer mitolojik kimi kayıtlarda geçen gökten gelen ya da elçilerini bize gönderen gökteki varlıklardan bu metinde Kertişler olarak sözediliyor. Ve bunlar insanı istila ve yarı kolonize etmiş gelişmiş teknolojik ve genbilimsel üst bilgisi olan bir uzay varlığı ve uygarlığı olarak tanımlanıyor
Tanrı olarak değil... Tanrı kavramı çöküyor..

Tıpkı insanın Kapitalizmi gibi. Uzaydaki Kapitalistler bunlar. Tıpkı insanın sömürceciliği ve istilacılığı gibi..

Ve insan bu varlığın karşısında yarı hayvan, henüz gelişmemiş bir yarı uygar ya da doğa kaplanı olarak konum buluyor..
Ve insanı evcimenleştirip, teknolaştırıp ve teknolojikleştirip uygarlaştıran varlık olarak da bundan sözediliyor

Bütün mitolojik öykü temizleniyor ve tamamlanıyor
Karmaşa yerine ve zeminine oturacak
Aradan çekilip sıyrılıp gidiyoruz arkamıza yatıp keyfimize bakacağız sonra inanın.. Bilgi kolay..
Gerçek yerine konuluyor ve oturuyor olacaktır

Yani Tanrı kavramı bir anlamda aslına erip yokolup yitiyor

Hiç bir şey yapmamıza gerek kalmayacaktı...

Kavramın içine pek tabi ki hükümetler, ordular ve bilim nosyonları ve gerekirse tüm kamu ilgilileri diğer ilgililerde mutlaka çekilmeli..

Ve dünyadan bunların işbirlikçileri varsa?

Şüpheci Dinsiz
06-05-2018, 16:51
Nero naber nero?

Bunları yazabildim şimdilik.

Kasyopya ...

Sevgili uydurtu,

Kasyopya paylaşımlarınızın nero adlı eski üyeyle bağlantısı nedir? Biraz açar mısınız.

"ictenlik"
06-05-2018, 21:44
Sevgili uydurtu,

Kasyopya paylaşımlarınızın nero adlı eski üyeyle bağlantısı nedir? Biraz açar mısınız.

Sevgili Şüpheci Dinsiz

Aslında hiç bir ilgisi yok gibi.. Nero naber yazmakta bir an da içimden geldi ve gerçekten lafın gelişi yazdım
Bir an sanki Nero burayı okuyormuş, okuyacakmış gibi bir izlenim üzerine.. Forumlara küsme ve kendini yıpratma deneyimini bir çoğumuz yaşadık..
Geçmişte Kasyopya sunamadığım için küstüğüm forumlar var. Sonradan Nero ile bir kaç mesajlaşmamdan bunu biliyor az çok o da...

Neronun
Kendisini de kesinlikle tanımam etmem
Buraya üye olduktan sonra bir kaç kez Kasyopya hakkında mesajlaştık sadece
O an gerçekten öylesine naber yazdım
Burdan ayrıldıktan sonra da hiç yazışmadık. Buradayken de sadece bir kaç kez.. Bdlki de üyeliğimin ikinci üçğncü ayında 2-3 gün felan mesajlaştık..

Bu başlığı nero kurmuştu

Bu anlatacaklarımda tam ben bu foruma gelmeden önce yaşananlardır
Kasyopya içeriğinin sunulduğu bir forum alanı var. Haftalık felan öylesine dışarıdan takip ederdim burayı geçmişte. Bu takiplerden birinde o forumda Neron adlı bir üye Kasyopya yı başkalarına sunmaya giriştiğini ama çok tepki aldığını yazmıştı. Ve alan moderatörü de orada eski bir üye olan benin (isiklidusler in) bunu yapmayı çok denediğini boşuna uğraşmamasını, kendini yormaması ve yıpratmaması gerektiğini ona yazmıştı.. O an bir tuhaf oldum açıkçası.. Çok tuhaf oluverdim.. Ben de tutup google dan Kasyopya ve forum ifadelerini felan yanyana getirerek güncel bir arama yaptım ve buraya ulaştım.. Biraz merak, biraz kimin neyin nesi ve neler oluyor diye...
Burayı forum alanı olarak biliyordum az çok ama ne takip ediyor ne de tanıyordum.
Sonra birden üye oldum.. Bir kaç öyle karaladım. Kim var kim yok ne var ne yok, ortam nasıldır bir bakalım diye düşündüm..

Kasyopyayı ben 8-10 yıl kadar önce okumuştum ve daha sonra internet ortamlarında sunuma girişmiştim ancak sonuçta beni boşuna yıpratan ve yoran nafile ve yersiz-yurtsuz ve boş bir çaba olacağını düşünüp oldukça da vazgeçmiştim. Yorulmuştum açıkçası ve kınanmıştım.. Duygusal boşu boşuna bir sürü dağılma da cabası...

Şimdi Nero ya da Neron da o dediğim Kasyopya forumda öyle yazınca kendi geçmişimle bağ kurdum.. Yani Nero benim aslında buraya üye olmamı ve çekilmemi ister istemez doğal olarak sağladı. Kaderin bir cilvesi..
Bir de belki Neron un Kasyopya forumda yazdıklarını görünce ilk refleksim durum uygunsa da buna destek olmaktı ve aracı denge sağlamaktı belki
Hani Neronun burada nasıl bahsettiğini de bilmiyordum. Üye ve içerik çatışması geliştiğini de.. Nasıl bir sunum yaptığını da...
Ben herkesi dengelemeye çalışmak gibi bir içsele girdim sonra çıkmadım işin içinden ama uzun hikaye bu..

Buraya gelirken Kasyopya yı burda açmak sunmak niyetim yoktu. Hatta geldikten sonra da olmadı. Hatta uzunca bir süre de sustum ama içim beni boğdu.. Kasyopya konusunda tecrübeyle sabit bir çözümsüzlük ve uyumsuzluk ve sunulamazlık izlenimi de taşıyordum.. Ki felsefeye saygım var. Pyron la burada karşılaşmak ayrıca büyük sevinç ve mutluluktu. Bunun dışında hem buradaki ortam ve üye profili hem de felsefe yatkınlığı olan ve bilgili olan, bilgisinie de saygım olan Pyron ve Spartacus gibi üyelerin varlıkları nedeniyle de ayrıca gerçekten Kasyopyayı savlamayacktım da girmeyecektim de buna... Hiç açmayacaktım..
Hatta git öğren onlardan dedim Nero ya.. Vermeye gittin ama al biraz da...
Ki geldi gitti Nero bu başlığı açtı..

Ben aslında Nero yla bağ ve iletişim kurup yani buralarda bu tip çatışmalarla kendini yıpratmamasını bizim bunu daha önce denediğimizi, bunun çıkmaz olacağını, başka yollarla ve biçimde yapılması gerekeceğini söyleyecektim ve daha önce bizim sunumlar için yazdıklarımızı onunla paylaşacaktım.. Paylaştım da. Analamdım bem bunlardan bir şey dedi...

Buraya biraz da merakla geldim. Hani uygun olsa belki bir olasılık destek olacaktım ama baktım Nero kendi rüzgarında ve metni de içeriği de olguyu da bence anlamamıştı ve tanımıyordu. Ve kendi kişisel söylemleri de karmaşaydı.. Ortam karmaşa geliştirmiş. Hepten geri çekildim hiç olmaz dedim..

Hani açık konuşayım Pyron ve Spartacus burda olmasaydı uydurtu-su başka bir uydurtu olabilirdi kabul. Ve yani uydurtunum ilk refleksi de belki bu değildi...

Nero ya felsefeyle ilgilenmesini söyledim ve yazdım. Felsefe üzerinden gerçek kavrayış sunan bir çok insana bunların yapay geleceğini anlattım. Biz dönüp dolaşıp Felsefe dükkanına dadanmak zorunda kaldık Nero dedim.. Bilene bildirmenin gereksizliğini yazdım.. Belirli bir profil için bu tip bir içeriğin dayatılmasının uygun olmayacağını, çatışmacı sunumculuktan bezip öğrendiğimizi yazdım... gerçekten felsefeyi önemsemesini-sevmesini, kavrayış küçüsememesini özetle bizim geçmişte düştüğümüz tuzaklara düşmemesini anlatmaya çalıştım felan bir çok şey yazdım. Yani benim yaptıklarımı yapıp beş sene ortalığı ya da kendini ve verdiği dağınıklığı toplamakla uğraşmasın isterdim. Bu beş sene sürüyor en az da bitmez-bitmez..

İçeriği objektif asmak. Sadece içerik ve alıntı asmak ve üzerine almamak/alınamamak.. Bakın Kasyopya da söylüyor.. (eğer ilgilisi okuyanı varsa diye yazıyorum. Laura ya bile birilerine içeriği gönderdiğinde saf içeriği gönder diyorlar değil mi? Atıp tutma, ekleme ve çıkarma ve ne kendini ne de onu satma ve koruma diyorlar deiil mi? Üzerine alma)

Ben seni anlamıyorum dedi.

ancak Nero nun giderayak ve gitmeden önce bu başlığı kurması, duygusal tutumuyla belki bağ kurmam ve kendi Kasyopya özgeçmişim bağı ve belki bir de benzer geçmişim işte nedeniyle en son dayanamayıp buraya bir şeyler yazıverdim...

Daha açık nasıl konuşulur bilmiyorum ancak yine de sunumcuya ve yazımcıya belki de bir borç bildim

Kasyopya forumuna yazılan sitem de bir tür destek arıyormuş gibi hissetmiştim. Belki başlığı kurarken de benden bir destek ve açılım arıyordu ya da beni bu konu da ateşlemek istiyordu.. Ya da bana da bir sitem vardı.. Ateistforumda 7-8 yıllık Kasyopya başlıklarım duruyor bunu da tesadüf öğrenmiş bulundu..

Buraya yazdığım bir çok şeyi de ittirme ve zoraki yazmış gibi hissettim.. Ama yine de şu var uygun biçimde bu içeriği sunan savlayan birine yine de empatim - ve bir içsel sevim var ve uygun yapılırsa kendimce bir destek anlayışım da var-dı..
Daha nasıl söyleyebilirim bilmiyorum..

Ben Kasyopyayı yaymak sunmak konusunda geçmişte Tr de ki en kendini adamış parçalamış insanlardan biriydim
Belki destek umdu

Duygusal olarak karmakarışığım ve arada kalmış, kendini anlatamamış hissediyorum...

Sonuç olarak Kasyopya paylaşımlarımın
Neroyla hiç bir bağlantısı yok özetle
Ama varsa yukarıdakilerdir...

Yani sevgili Şüpheci Dinsiz yine de burada olmamı bir biçimde Nero arkadaşa borçluyum
Tuhaf bir vicdanım var benim. Beni boğup duruyor sadece. Ve şu an da boğuluyorum...

Ne yazacağımı bilmiyorum Sevgili Şüpheci Dinsiz
Ben Nero adına eğer kabul ederse ve sizler de bunu kabul ederseniz buradaki bu dağınıklık ve yanlış anlatmalar anlaşılmalar için, geçmişin dağınıklığı ve bunun telafisi için ayrıca özür dileyeceğim....
Bu Nero dan bağsız ve çok bireysel olacak ama yapacağım

Kasyopya çalışmıyorum dağıtmıyorum artık felsefe ilgilisiyim
Ve emekli etiketi ekledim kendime bu konu da yıllar önce...

İlgililer ve soruları olanlar olursa sadece..ilgiliyim kısmen

Saygılar Sevgiler...

"ictenlik"
07-05-2018, 09:09
Sevgili uydurtu,

Kasyopya paylaşımlarınızın nero adlı eski üyeyle bağlantısı nedir? Biraz açar mısınız.

Nero ne hissetti bilmiyorum ,Nero'nun refleksini de bilmiyorum ancak
8-10 yıl kadar önce bu metni paylaşmak için bir şey yapmamak ve suskun kalmak, dili bağlı ve çözümsüz kalmak ,bunu eşe dosta ve bir-kaç ilgiliye söylemek için bir şey yapmamak hem kendini aptal yerine koymak hem de kendini ve başkalarını umursamamak gibi görünmüştü bana.. öncelikle..

hem de kişisel tekelinde ve özelinde, çok çok az insanın bilip ulaşabildiği okült sayılan ama aslında oldukça gelecekçi-taze ve nitelikli bir yeni bilgi ve yaklaşım olması ve bunun susulması/sessizliği gibi bir şey oldu/oluştu...

hem de dünyada yep-yeni ve bilinmedik-umulmadık bir şey ortaya çıkmış oluşu ve bunun susulması/sessizliği
ve bu suskunluğunda (dili bağlılığında) çözümsüzlüğü ve tüm bunların toplumsal sorumluluğu ve baskısı/ağırlığı gibi bir şeyler hissettim.

tam böyle değildi ama bunlara yakındı

Sessiz kalamazdım ve bir şeyler denedim..
ama her şey tabiri caizse bok gibi gelişti
ve kendimi anlatamadım sanırım. hala da öyle sanırım..

Bir gün bir yerlerde ben kendi savaşımı -yeterince- verdiğime karar vermiştim oysa şimdi yine ve yeniden eksik ve çözümsüz hissetmeler bana doluşup duruyor..

"ictenlik"
07-05-2018, 10:16
5 Decembre 13 müş ateist foruma gidişim. sanalmanik kimliği ile...

foruma girmeden sevgili Hacı'ya aşağıda kısaltacağım şu mesajı atmışız... ve aşağıda belirtilen cevabı almışız...

Sevgili Hacı benim ya da kendinin moderasyonun dan gelen giden kutularına bakabilir.. Mesajı şimdi ordan aldım .Duruyordu. Bir kaç yerine çok çok ince redaksiyonlar yaptım ve baştaki bir bölümünde atladım. başka nerdeyse hiç-bir değişiklik yok. Biraz boyama ve ayırma yaptım sadece...

Nero'ya -Sevgili Nero'ya ( ( Bu da lafın gelişi. şimdiden açıklayayım... ) )

---

Hacı'ya Gönderilen Özel Mesaj!'!'!'

Ben nereye konu açmalıyım,
Bi merhaba selam ve kendimi tanıtan ve bi kaç bi şey sunan anlatan bi mesajı nereye atabilirim;
Nerede yayınlayabilirim;

ben örneğini sunayım ve sormuş olayım hem sakınca var mı?
Nereleri gidermeli ve düzeltmeliyim, forum ruhuna uygun olması için,
Aşağıdaki mesajı forum içinde yayınlayabilir miyim,
Teşekkürler;

----

Yunus's göre her şey ışktır;
Fuzuli alemde her ne var ise ışkmış demiş,
Yunusun dediği gibi ışksak,

...
(buraya aşağıya doğru oldukça saçmalamışım kabul ediyorum..metinleri kopyalayıp getiremedim bile...)
------

Şimdi, değerli dostlar;

Dün gece üyelik onayım sürecince can sıkıntısıyla, illede yayımlarım diye de değil ama aşağıdaki taslağı karaladım, oldukça bulanık bi ruh-zihin halinde,
Özetleyecektim, Sadeleştirecektim, Yeniden yazacaktım ama tadım kaçtı.. bi kaç forum sayfası açıp yanmak- gibi tabirler görünce.. yeniden yazmaktansa, önemli değil yanlış anlaşılayım,

---

Ben nereden başlanır bilmiyorum, belki tüm hayatım sorgulamakla geçti,
Meydan okumadığım Tanrı kalmadığı zamanlar oldu, bi çok şey oldu,
Buradayım, çünkü, bi anlamı yok ama buradayım işte, şimdi de buraya uğradım,
Ben ne yazılır, nereden başlanır, ne yazmalı bilmiyorum,
Bi çok şey dolaşmıştı kafamda ama hiç biri çağrışmıyor şu anda galiba,
Ben bi yerden başlamalıyım, Ben buraya geldim çünkü, gelmek istedim, Bi denemek istedim;
Aslında forum başlıklarınıza baktım, (bunu da geçtim;)

Ben, izin verirseniz burada farklı bi persektif sunmak ve tartışmak istiyorum, Ben kendimi ateist olarak tanımlamasam da, tanımlıyor olmasamda bile, bilinen anlamda inançsız ve dinsizim
, Yani bi Tanrım felan yok, Yani bi Tanrı kişi-si olarak yok ta yeryüzünde (Tanrı diye) bi kavram var yine de bende bu durumda burdayım...
ve bilmiyorum belki de sizlerden ve genelden farklı da okumalarım ve düşünüşlerim var, bu yüzden -kendimi- anlatışım da belki zor.
, kusura bakmayın,

Şimdi birincisi herkesin kafasını bulandırmak istiyorum,
İkincisi birazda olsa anlaşılmak istiyorum, ( ki bu kişisel bi şey-se bunu iptalde edebiliriz,)
Üçüncüsü, kesinlikle ve kesinlikle yanlış anlaşılmak istemiyorum, (Bu durumda kendimi çok düzenli ve özenle ifade etmeliyim,)
Şimdi bunlar nasıl sağlanır bilimiyorum, Bi yerden başlayıp denemek gerekli değil mi?


Burada daha mistik ve din benzeri olarak algılanabilecek, dogma ya da benzeri olarak bile adlandırılabilecek bi düşünüş, inanç tabanı gibi bi şey ve alternatif bi kaç kaynak sunumu ya da tartışması ile bulunmak istiyorum, ama bunları doğru ifade etmem gerekiyor ki hem anlaşılayım, hem de yanlış anlaşılmayayım, hem de kendimi aslında, kendi duyduğum ve hissettiğimi gibi ifade edebilmeliyim/aktarayım istiyorum, Benim için önemli olan bu sanırım,... ifade geçirgenliği ve iletkenliği,

Neden böyle karnın ağrıyor dostum diyebilirsiniz,
Ben gençlik yıllarımda bir çok alanda okuma yapmanın yanında spritualizm vb. üzerine okumaya başladım tesadüfen..
ve kompedanı değilim ama bu alanda özellikle çıkarımsamalar ve yanıtlar isteniyorsa da sunabilirim yanılmıyorsam,
Yani, yanlış kişi de olmam sanırım,
İzin verilirse ve uygun görülürse, burada alıntılarını ve gerçeklik persektifini sunacağım üç-dört kaynak üzerine yoğunlaştı bu okumalarım,
Şimdi bunlar ne din ne de evrim-bilim kabına sığmıyor, Bana tutarlı ve mantıklı geliyorlar bir ölçü de... yeni ve farklı yorumlamalarım var.. ,

Forumunuza link eklemekle ilgili bi sorunumuz yoksa metin sonuna ekliyorum izninizle bunları,
diğer değerlendirmelerimle birlikte,

Mantıklı ve tutarlı oluşu inançsal bir benimseme ya da salt kabul gibi de değil ama yine de artık gerçeklik algılayış perspektifim bu ..
sunacağım bi kaç kaynağın anlattığı bütünsel kanıya yakın ve benziyor;

Şimdi burada izin verilirse özellikle düşünsel ve felsefi sorgulamalar ve tartışmalarla birlikte bunları sunmak istiyorum,

Dediğim gibi burada ne din ne de bilim ve evrim olmayan farklı bir gerçeklik algısı persektifini hem sunmak hemde ilgi görürse tartışmak, kendimde geliştirmek, yanlış donanımlarım ve girdilerim varsa bulmak ve silmek-gidermek istiyorum;
Ama şunu yanlış anlaşılmamal için tekrar hatırlatmak istiyorum, Tek algılayış penceresi din ve yaratılış ve bilim ve evrim değil gibi bir durumdayım ve bunu burada anlatmak istiyorum, kabul görürse ya da bu değilse bile izin verilirse,

Anlatacağım şeyin temel dinamiği/önermesi ve öngörüsü, bizim aslında kendimizin tüm hareket ve eylemlerimizin, kendi seçimimizle sorumluluğunu üstlenmiş, kendi oyununu oynayan deneyimleyen oyuncular/tasarımcılar olabileceğimiz fikri,
Bu bi inanç değil de müsamere savı olsun isterseniz, Yani bana birileri gelişelim tartışalım diye bu fikri vermiş bende araştırıp gelmişim gibi çünkü sert inanç ve kabul yansıları beni çok yoruyor ve gerçekten çok yoruyor, sevmiyorum, Böyle anlaşılmak istemem, Aslında tüm hepimizin birbirimiz ve diğerlerimiz olsak ta, birbirimizin farklı yansımaları olabileceği temelinde bi düşünüş ve algılayış biçimi sunmak istiyorum,

Evrimleşen fizik yapı yerine (tasarım fizik yapı ama tasarımsız bilinç), süreğen bilinç ve ben bütünlüğünü korunarak ölüm ( değil form değiştirme, ayrışmama ve dağılmama ikilemi) fikriyle birlikte; Evrimleşen aslında bilinçtir ve zaman değil, bilinç süreklidir savını savunmak istiyorum, Ne olur, şunda yanlış anlaşılmak istemiyorum,

Bu benim dinim ya da sert ve katı ön kabuller içeren inanışım değil, Bunu bi merak eden olarak okumuş ve derince okumuş düşünmüş birinin karşı savımı deriz, müsameresi mi deriz, Siz karar verin ama tutucu formlarım yok buna karşın ama benim inancım da gibi yine de, Tartışalım ve gelişelim isterdim ve anlaşılmak ama, bu çok zor, anlatmak, doğru ifade etmek, Ama ve bu sizin için önemli değil, Yani buna ben ne anlatırsam anlatayım, nasıl yaparsam yapayım bi din ve inanç kalıbı (gibi) olarak bakılmasın ve görülmesin istiyorum,

Her şeyi söyleyebilirsiniz ve kaldırabilirm anlamında ama izin verilirse karşılığını da veririm ama inanç değil de daha oyunsal bi sunum gibi algılanırsa, bunu dayatıyor olarak düşünülürsem bana pes etmek kalır galiba,

Anlatacaklarıma, bilimsel bi önerme veya sav gibi, bu değilse mantıksal bi düşünüş önermesi ya da bu değilse bile; sonsuz olasılıklı bi evrende bi olasılık olarak bakılmasını istiyorum, anlatabiliyor muyum? Bunu da yapamıyorsak Nesin şiirindeki dalgacıyı ben yapın lütfen, Beni anlamayı deneyin,

Bi dogmayı savunan biri olarak etiketlenmek son isteğim, Ya da bi misyoner ve öğreti ya da içerik sunucusu yayıcısı, Ben bu hayatta bi şey değilsem en çok bunlar değilim,

Lütfen beni yargılayacaksanız da oldukça zaman vererek ve yeterince kendimi anlatma ve savunma şansı vererek sonrasında yapın, Bilimsel, akılsal, mantıksal her şeyi deneyeceğim ama bizim bilimimize ve bilim anlayışımıza sığmaz bu, sığmayacak biliyorum, Yine de deneyeceğim, Bunun anlaşılması benim için çok önemli, Bunlar ve benzerleri şu andaki gerçeklik görüşüm ve algım;

Her türlü saldırabilirsiniz ve eleştirebilirsiniz buna açığım, Doğru budur iyi budur demeyeceğim ama, Ben olarak, kişi olan benin, subjektif algısı budur, bu yöndedir, bunu da tüm içtenliğimle belirtiyorum ki izin verilirse ve kabul görürse uzun soluklu tartışmalara da girmeye de hazırım, ve bence deneyerek subjektif algımla kendimi iade etmeye, Ama tartışma da demeyelim bu çok çelişkili ve çelişmeli-çekişmeli bi ifade, Yani kendimi anlatabilmek için tüm sözlerimi ve tüm enerjimi sarf etmeye hazırım,

Aşırıya kaçan manikliğe saran yanlarım var, Uyarılırsam toparların-toparlayacağım, emin olabilirsiniz, Çünkü anlaşılma istiyorum, Yanlış anlaşılmak istemiyorum ve biliyorum ki duygusal durumlarımda kendimi yanlışta ifade edebilirim, Aslında anlatmak istediğim şeyi yanlış ve eksikte sunabilirim ama anlaşılma kadar anlayışta ve düzeltilmek ve giderilmek, sizin tarafınızdan iyileştirilmekte istiyorum, Yani tüm ifadelerimin başında görünmeyen bir bence olduğunu düşünelim, Çünkü, çok yanlış algılama oluşturabilecek bi düşünüş biçimi, içerik ve belki de yazım tavrı olabilir aksi taktirde çünkü, bazen çok öğütbaz ya da yargılı ve kesin gelebilir mi ifadeler, ifade biçimi bilmiyorum abi işte anlatması bile zor benim için; çünkü muhtemelen bilime inanıyorsunuz ve değer veriyorsunuz ve ben çıkıp din gibi bilim çöplük demek istiyorum ve bunu bağıra bağıra yapmak istiyorum, Kokuşmuş bi dünyada her şey kötüyken, kötüler her yeri sarmışken, bütün idealistlerin ve iyilerin bilim yaptığını, bilimin iyi olduğunu, bilimi iylerin mi finanse ettiği ve yönlendirdiğini düşünelim örneğin, bunu demek istiyorum ve fazlasını;

Öncelikle bi din inanıcısı ya da savunucusu gibi sunmasam da olabilecek ama anlaşılmak için yazılı destekleyici olacak metinlerin benimseyicisi olarak görülmek istemiyorum ama bi ölçüde ve kısmen benimsediğim yerleri/şeyleri ve içerikleri de var olduğunu yine de hatırlatmak istiyorum, Ya da benimsemekten ziyade kendi düşünce tabanıma oturttuğum ya da kendiliğinden oturan şeyler ama burada ısrarla anlaşılmak istiyorum ki bu bir inanç sunumu gibi değil olacak ve bunun bi tür bi şey bilme sanma, kendini bi şey bilme sanma, bi inanç benzeri sunma gibi anlaşılmasını, görülmesini ve değerlendirilmesini hiç mi hiç istemiyorum, bunun için ifadelerimi budamayı duruyorum,

Ve sizler sormak istiyorum, Buradaki özgürlük atmosferini ve ifade atmosferini bilmiyorum açıkçası ve beni yönlendirmenizi istiyorum, Forum yönetimi ve genel takipçi okuyucuya sormak istiyorum, Girmeme izin var mı? Nasıl yapayım, yoksa yapmayayım mı? Burada istenmiyorum mu? Yani tutup yorumlarınıza bilmiyorum link paylaşılıyor mu paylaşılıyorsa ekleyeceğim linklerden alıntılarla farklı bi gerçeklik penceresi sunumu yapsam; Bi başlık altında ya da yorumlarınıza, bu metinlerden alıntılarla ya da kişisel perspektiflerimle dönsem ve tüm yorum değerlendirme uyarı ve düzeltmelerinize de açık olsam bunu benimser misiniz? Çünkü bi aksilik, karşıtlık ve istenmiyorluk, dışlanmışlık içinde bunu asla yapmak istemiyorum, Ve biliyorum ki bu model ve bakış açısı da içerikte ilk görüşte ve hatta uzun bi süre size iğreti(eğreti), sıradışı ya da hadi ordan git işineli gelebilir ve gelecektir, Bana benzer ilgi alanı içinde olan paylaşan ziyaretçileriniz ve üyeleriniz yoksa, Bilmiyorum ama, Deliliğimin deliğinde çılgınlar gibi kendimi ifade etmek ve anlatmak istiyorum ve burada bulunmak istiyorum özellikle burada, Bu benim için bir tür çekim-benzeş çekim, dost çekim, Neden denirse, inançla ve Tanrıya boğuşmuş yıllarım ve alternatif savlarım var, Deliliğin ve çıldırışın doruklarında meydan okumalarım var, Ama kavramsal düşünce temelinizi derinden sarsacak, sarmasa bile (bu benim kuruntum ve egom kusura bakmayın) taban taban zıt şeyler ve savlarla burada olacağım; olmak istiyorum ya da, benim hüsnü-temennim;

Neden burdasın o zaman Neden benzer şeyler konuşulan yerlerde değilsin

Yeryüzündeki inanç paradigmalarını yıkmak istiyorum, bunlar bi delinin, bi hayalperestin sözleri biliyorum ama Nesin düsturu ve böyle söylemek bana güç ve esin veriyor, Bunu seviyorum ama şöyle söyleyeyim yeniden, yeryüzündeki Tanrı düşüncesi ve imajıyla ve inanç paradigmalarıyla sorunlarım var, bu yönde takıntılarım var; Varlığı ya da yokluğunu tartışmak bi yana Frommun sevgiyi yeniden tanımlayalım dediği ve tanımladığı gibi yeniden tanımlayalım ve inanç vb. ikilemi ve çelişkisi bile barındırmasındı keşke, Ve başka yerlerde denedim ama ifade edemiyorum, Sınırlı ifade özgürlüğü var, burada da denemek istiyorum, izniniz olursa,

Kovuldum, atıldım, sürüldüm, çünkü ifade özgürlüğü yok, İfade ve düşünce özgürlüğü tekellenmiş, sınırlanmış, örtülmüş, Ve tavsiyelere de açığım seni şurası aklar diyen olursa, Örneğin adı ruhsal mistik olan yerlerde bulundum, en çok konuşulması gereken ve en çok konuşabileceğim yerler belki, Tanrı ve cehennem aleyhine tek kelime edemiyorsunuz, Benim bütün işim gücüm değilse bile sonucu, ifademin doğal sonucu (düşünsel-inançsal) putlarını yıkmak-kırmak atmak olurdu, Çünkü cehennem çok sıcak değil de derim, Cehennemi dondururum-söndürürüm de derim, Cehennem ölene aşktan bahsediyorsunuz hani aşıklar ölmezdi derim, Dirilmek ölene hani ölen hayvan olurdu aşıklar ölmezdi de derim, Ölen hayvan olur'u Neşet'in azap çeken hayvanları gördün mü sözüne bağlarım, ölen bilinç değil beden o halde yeniden dirilmeyeceksin ya da yalnız bedenin dirilecek derim, Mansurun ben o'yumunu ve seninde benim aramda rablık-ilahlık yokturunu hatırlatırım düstur edinirim,
Tanrı adının kişi ya da kimlik adı olmadığı üzerine bahse girerim ve onu bi durum olgu ya da mastar eki olabilen bi kavram olarak tanımlamaya çalışır bunu ispatı denerim, Tüm dinsel, mitolojik ögeleri, sembolizmalar olarak yorumlamayı denerim, inanç kutsal-düşünce takıntısı, düşünce kısıt bilmem ben,

En karamsar kavramlarla oynar mizah yaparım, bundan ne kazanırız ne öğreniriz diye, Cehennem adı bi düşünce denklememi onu nasıl çözmeliyim ondan ne öğrenmeliyim derim,

İnsanların, düşüncelerini esnetmek, sınırsızlamak için esin olmak, inançlarını kırmak-gevşetmek-rahatlatmak için ne gerekiyorsa denerim bulurum yaparım ama beni kovarlar, kovsunlar;

Denerim, haddim yoktur benim, Nesin ifadesiyle dalgacıyım ben,

tamam değilim de öyle bi şey olmaya yeltenmek diyelim buna, Böyle dalgacı gelmedi desinlerde ki dalgacı, en büyük dalgacı ben olmak isterim de haddimi aşar, kendini bi şey sanan biri gibi egolu sözlerle böyle anlatırım kendimi ve özür dilemeyi de bilirim ama, Coşup ağzımdan şımarık-bozarık-kızarık ifadeler çıkarsa, Örneğin bi tartışma iki dost bile sitem bağrış, çağrış, Böyle canlı olsun her şey isterim, Neden olmasın, Yazalım birbirimize-silip özür dileyelim sonra, İçimizde kalmasın-dı, İçimizde kalması ve susmak bizi bozan diye düşünür dururum hep, Öğrenelim-gelişelim-anlaşalım da arada olanlar olsun, unutulsun isterim;

Bunun dışında neden burası?
Çünkü her yerde din tabusu ve ifade özgürsüzlüğü var, benim anlatacaklarım din tabanına zıt ve kökten yıkan sarsan ifadeler ama ne evrim ne de bilime de yakında değil yine de ben benzerlikler de kursam da, bana göreler onlar, Mistisizmden-islam tasavvufuna oradan doğu aydınlanmasına ve yeni nesil spritualizme kadar geniş bi yelpaze; Düşlemim sonsuz, hayallere inanırım, Çünkü Nesin ifadesindeki gibi, dalgamı geçiyorsun, düşler mi kuruyorsun, Böyle dalgacı gelmedi desinleri arıyorum, çağrıştırıyorum,

Ben burada gerçekten özgün bi yapı ve dinamik arzuluyorum ki bulursam ve bu çekimi inancı düşünü paylaşırsam ve hissedersem bulunacağım ve sürdüreceğim,

Ve tüm kalbimle sizlere soruyorum, Ne yapayım, Oturayım mı oturduğum yerde ya da nerde isterseniz ve izin verirseniz orda bi balı kaçıp derdimi anlatıp bi sunum ya da sunumlar bütünü mü yapayım,? Konularınıza sunacağım/sunduğum içerikle yorumlamalar yaparsam, biliyorum, Siz karar verin ve beni yönlendirin isterdim, burası sizi ve ziyaretçi ve misafir olan benim, Şu anda yolcu benim, konaklamaz isek;

Olası en sert biçimde eleştirilmek, düzeltilmek ve giderilmek istiyorum, Bunu içtenlikle söylüyorum ve içtenlikle beni okuyan içinden geçirdiği tüm ifadeleri birebir aksettirsin, sarfetsin isterdim değiştirilmiş ifadeler yerine bunu şununla anlatmayı deneyeceğim, Didero nun Düşüncelerimin kılığını değiştirmektense susmak benim için kolay olacak kolay olanı seçmeyelim, Özgürce tüm ifademizle, ifade gücümüzle tartışabilelim isterdim ve kabul görürse, görseydi bu ifade tarzı ile bende kendimi ifade etmek isterdim ama gerçekten endişe duyuyorum bunu yaparsam uzaklaştırılırım ya da kovulurum diye, Dediğim gibi buradaki ifade ortamını bilmediğim gibi zaman zaman sivri olabilen bi dilim, zaman zaman deliliğin etkisiyle içimden bi başak deliden çıkıyormuşçasına sözlerim vs. var, anlaşılmak ve düzeltmek umuduyla, bunu beni ifade eden ve imza vb. olarak forum için mümkünse henüz bilmiyorum onay beklerden bu taslağı karalıyorum çünkü kullanmak ve genişletmek düzeltmekte isterdim;

Ve böyle ve şöyle anlaşılmak istiyorum; Yazdığım ve yazacağım tüm içeriğin bu süzgeçten okunmasını ve anlaşılmasını istiyorum; Yazdığım ve yazacağım her şeyin başında Nesin'in bu şiir ve ifadesi olsun gibi, Düş olsun, dalga olsun gibi, Benim inanç vb. ciddiyetim yok, yeni çağcı felan da değilim (bilinen anlamda), İzin verilirse tüm açıklığıyla/açıklığımla açıklayacağım;

Ve düzelt ya da sil butonunuz vardır umarım, Çünkü her şey düzeltilebiliyor ya da silinebiliyor;

(Aziz Nesin Çocuklarıma şiiri bu araıkta sunulmuş
-----

Maharaj Ben Oyum
http://tr.scribd.com/doc/48091269/Ben-O-Yum-Maharaj

Örnek içerik sayfası;
http://kasyopyadeneyi.tr.gg/

Kasyoya Deneyi Türkçe Sunuş
http://tr.cassiopaea.org/

Şimdi şunu anlatmak istiyorum, temel kaynağım Kasyopya Deneyi verileri olsun ya da Maharaj Ben Oyum tavrı, alıntılarımda çoklukla bu linklerdeki dört kaynak olacak, İzin sunulursa içerik içinden süzgeçlemelerde forumda yorumlarda da bulunacağım,Bu nedenle de sunmak istedim,

Şöyle düşünelim, Din iyi ya da kötü biliniyor, Evrim doğru ya da yanlış biliniyor, Bu kaynaklar ve içeriklerinin sunduğu algı yapısı bilinmiyor, Ola ki bu bi film ya da kitap yorumu gibi olsun düşünelim, izlemek ya da okumak gerekir, Bazen bize zırva ve saçma gelen şeylere de zaman ayırıyoruz ki, Dileyen okur tabi bunu biliyorum zaten ve ilgi duyanın çekim duyanın yakınlık duyanın okumasını isterdim ama elimden gelse genel bi dünya okuması isteyeceğim çünkü bi tür üçüncü pencere, Gerçek olmasa bile farklı bi alternatif düşündürebilen bi düş ve hayal penceresi,

Evrim ya da yaradılış başka ne olabilir ki den öte hayal gücü üretebilen bi masal ya da deli saçmalıkları olsun kaldı ki, Belgesel film de var, Korku filmi de var, burada alternatif bir tat var ve veri var incelenirse, Ben kendi adıma okurken kimsenin gerçeklik budur olarak değerlendirmesini ve yorumlamasını istemem, Türkçe sunuş sayfasına bi göz gezdirilip dedikleri anlaşılarak bu bir deneysel çalışma olarak görülsün, Ya da Nesin Dalgacılığı yorumumla Gerçek evrensel zihinle sezgisel iletişimli, Felsefi bir soru cevap yapısının gerçek çıkarımsal modellemesi olarak görülsün isterdim ki içeriği kaldırıp atardık ne anlatıyoru sadece tekniğe, sinema tekniğine bakardık,

Okumak için bir sebep daha belirteceğim, Ben ve benim gibi düşünen kimseler muhtemele din vb. öğreti sunan herkesin bilinçaltı ya da bilinç dışı ya da evrensel-kozmik matematiksel bi zihin ya da yeryüzündeki ya da evrenin herhangi bir yerinde varsa herhangi zeka ile kuantum mekaniğindeki gibi iç içelik nedeniyle bir şekilde iletişmiş olabileceğini düşünüyoruz, Tabi iletiştikleri kişiler yanlış kişiler olabileceği gibi, iletişimdeki veriyi yanlış kavramsallaştırmış olabileceklerini de düşünüyoruz; Çünkü, veri bizim sözcüklerimiz olarak değilde, matematik olarak akıyorsa, alıcı aynı zamanda bir çevirmende oluyor, buradaki kaynakların bi kısmı spritüel literatür adıyla kanallık, trans kanallık, ouja (ruh tahtası) kanallığı ve Maharaj da açık zihin ve açık yanıt var sadece ama bana soruyorsanız o da açık kanallık bunun için sunuyorum, Ama okumak için sunacağım sebep bu değil, Modern çağda bunu deneyen bi kaç grup ya da kişinin içeriğini sundum yukarıda, diğerlerinden bence farkı var, Birincisi bunun (dinin) gerçekten nereden nasıl doğduğunu göreceksiniz ve anlayacqaksınız ama bana sorarsanız dinin kamera arkasını bulacaksınız ve göreceksiniz, gerçekten anlayacaksınız,

Keşke bi sizi temin etme makinesi olsa da soksam temin etsem, bulacaksınız, ben kendi subjektivitemde iddialıyım; Tartışırsak anlatacağım ve önyargısızca bütüncül bi incelemede açık bi zihin söylediklerime yakın bi şey bulacaktır bulmalı, aksi taktirde benim yanıldığımı ispat etmeli ve yeni bir anlatı ya da iletişim modeli bulmalı ya da sizin ya da başka bi okuyucu tarafından inandırmalıyız...ve bunları zihnimden kaldırıp atmalıyım,
Ya da sadece bi film gibi önemsiz etiketlemeliyim; Ama sunacağım nedene gelmedim,

1500-2000 yıllık dogmalarla boğuşuyorsak ve kendini bu konuda istekli bulanlarımız varsa onlara da şöyle diyeceğim, İşte çağınız da bi dogma doğuyor, durdurun; Belki 500 yıl sonranın 5 milyar inananlı dini olacak; Gelecek 500 yılımız olsa bugünün bilimi geçmişin engizisyonu gibi yargılanırdı, Bunu ve tüm kanıtlarını göreceksiniz, bu benim iddiam, çürütün, bu benim savım çürütün, Çürütmenin tek yolu, Tüm kaynakları bi kaç ay ayırıp incelemek ve okumak, Hayatınızdan hiç bi şey yitirmiş olmayacaksınız,

Ayştayn hayal gücü yapılabilceklerin önzilemesidir diyor, O Halde Şafağı Getirenler ikinci kitap bizim optimum hayalimiz olsa ne olurdu; Ben sunucusu olduğumda bi yayıcı konuma çekinmemek için çabalıyorum ve söyleyebileceğim bi çok şeyi de söylüyorum, Ben okudum bi halt yok diyene aldırmayın, biliyorum ki var, Dini kökünü nasıl doğduğunu nerdeyse tüm resmiyle kafanızda oluşturacaksınız, oluşmalı çünkü benimkinde oluştu;

Maharaj sözleri,

Örnek içerik sayfasında üç ayrı kaynağın bir bölümü, (incelemeye yetecek kadar) bulunuyor, Aktif olarak katılımıma ve bu içeriği kendi keyfiyetimle bir başlık vb. altından sunmama izin verilirse şunu belirtmek istiyorum, En azından örnek içerik sayfasında kişinin okuması bi kaç haftasını alacak bi veriyi incelemeksizin karşı tutum geliştirmemesi, tümüyle ve gerçekten çok yüzeysel olmayan anlamayı deneyen bi okumayla okumaksızın, ön kabullü ön yargılı atamalarla etiketlememesi, Kendi içinde bunu yaparsa da tutup yeni çağ zırvaları, ışık sevgi zırvaları, hepsi aynı, bilmem kim bunlar, bilmem ne bunlar dememesi,

Sahiplenicisi ya da savunucusu, inanıcısı gibi davranmak istemem ama bi tür anlaşılmak istiyorum; Kendi subjektif ölçütümle de olsa (ki kimse beni tanımaz bilmez ama) bir değer, bir önem, vb. gördüğüm için paylaşıyorum ve sunuyorum, Okuyan karar versin tüm demek istediğim bu,

İzin verilirse örneklerini sunacağım ama üzerime ilginç yorumlarla gelinirse bu yazıma yönlendireceğim de aynı zamanda, Gerçekten en azından tümüyle örnek içerik sayfasında bulunan tiradları okumuş bi kimsenin her yorumu küfre kadar başım üstüne; tek sunmak istediğim persektif bu,

Temel kaynağım Kasyopya Deneyi içeriği, bunu çevirip güncel sunan bi forum var, Sunan grup 1500 yıl öncede değil, erişilebilir, Bağlantım yoktur, Örnek içerikten fazlasını okumak isteyen oradan devam edebilir, İsteyen olursa paylaşırız;
bu benim savım ve iddiam;

Bilmiyorum iddiaları severmisiniz?
ya da bahse girmeye var mısınız?
Seyir zevki yüksek ve finali doyumsuz bir film vaad ediyoruz;

Din gerçeğinin sahne arkası ve perde arkasını vaad ediyoruz;

Sevgili Hacıdan Alınan Yanıt!

Bu kadar uzun iletiler yazmamalısınız forumda.
Bir mesajınız varsa onu yazabilirsiniz. Uzun olacaksa onu birkaç parçaya bölerek yayınlayabilirsiniz.
Uzun yazılar okunmaz. Emeğiniz boşa gider.

Bu yanıt üzerine biz daldık içeri!

"ictenlik"
16-05-2018, 12:32
Mehdiyet Duyrusu!!!
Kasyopyayı Olgusal (İçieriksel) Mehdi İlan edeceğiz -ileteceğiz- ve biz bir şeye karışmayacağız
Kişi değil Olgu olarak Olguyu Mehdi İlan edeceğiz. Olgusal olarak ve olgu içerik olarak onu sadece....kişileri değil asla...
Tarihsel konjektür, kişiler hazır...
Tam yeri ve zamanı...
Tüm herkes-tüm toprak buna hazır....
tertemiz temize çekileceğiz
incelemek zorunda kalacaklar içine düşecekler

bilen kendini biliyor bulacak yakın!

hiç korkmayın geri çekilmeyin ve çekinmeyin sadece zafer verin ve verişin!

--

Arkadaşlar foruma yeniden bir başlık almak istemedik. Umarım siz gerekli görüleni yapın.

Bu binylın haberi ve olayıdır. İnanın. Çocuklar güzel günler göreceğiz. Güneşli Günler, Uçuk mavi ışıklı, mavi fışıkıran günler göreceğiz
Bunu yeniden yazıyoruz sesimle birlikte; mavi fışkıran günler /yerler göreceğiz ,olacağız çocuklar inanın!
Uy çocuklar/gençler/Arkadaşlar

Motorları mavi ışın demetlerine doğru süzeceğiz ve süreceğiz.
Kimse çıkmayacak bu olgunun altından inanın-apışıp kalacağız.kalacaklar inanın...

Tarih tekerrür ediyor, edecek ve lanet boktan tarih herşeyiyle birlikte bu sefer bizden yana devriliyor/evriliyor-...sözediyoruz

Güneş güneş ışık parlakıları, ışın parlaklıkları görüyoruz ve seziyoruz
açılan alınalarda..

Tüm tarihi yıkacağız ve yerle bir edeceğiz. yepyenisini kuracağız çocuklar

İncil Konsili gibi bu metni yeniden işimize geleceğimiz yorumlayarak ve düzelterekte yeniden yapabilirdik.
Bir Kutsal Kitap yazabiliriz. ve tarihin ve onların/hepsinni ve herkesin gözünün önüne koyabilir gözlerinin ve akıllarını da taa içine sokabliriz... dayanıklı ve dayanışmalı bir biçimde bundan sözedebilirdik...

bunu yeniden kutsal kitaplaştırabilirdik....
Büyük bir Konsil Toplantısı
5-6 ayrı foruma ayrı ayrı ulaşma çabamızı sürdürüyor ve deniyoruz
ve bunu planlıyoruz

yazılar değiştirilerek ordan oraya sunuluyor şimdi ve oluşumlar başlama aşamasında
Büyük bir sele gürleyeceğiz ve bu sefer o kadar büyük olacak ki kimse bunu/beni/bizi görmezden duymazdan ve sezmezden de gelemeyecektir. apışıp kalacaklar...size söz!!!

Tarihsel bir göreve, oluşuma ve misyona davet ve bu davet bizim!

Tarihsel bir göreve/oluşuma davetlisiniz!

diğerlerimizedestek, diğerlerimizeyardım ve diğerlermizefayda ve diğerlerimzievrim ve hepimizedevrim foruma atılan/asılan tarihsel posttur ve yapılandırma yayımlanım artan desteklerle ve forumlarla süreecektir

duyuyor ve inanıyorum sadece; gökgürültüsü ve şimşek!'
parlamalar ve patlamalar adına

dileyen bu linkten de tamamını da okuyabilir
https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=2726

Arkadaşlar Merhabalar

Dionysos (isiklidusler) yazımcı kimlikleri;
İzin verirseniz bu yazımcı kinliklerini paylaşacağız. Ve kimlikleri kamulaştıracağız. Beş altı ayrı forumda yazımcı kimliğimiz var. Ayrıca da bir sanal facebook hesabımız var. bunların alt tabanları var. üste de çıkabilir bunlar. Arkasında daha çok kişi olursa mutlaka ve eminim de çıkabilecektir.

Kimlikleri paylaştırıyoruz. Şifrelerimizi isteyenlerize (istedikleri ve hazır hissedecekleri ve kullanmak istedikleri,isteyecekleri herhangi bir zamanda) vermeye ve eşzamanlı bunları birlikte kullanmak fikrine de açığız.. yeni bloglar ve forumlar kurmaya hazırım. Hazır değil miyiz?. Her yere de dalmaya daha çok hazırız- hazır hissediyoruz..

Buradan bu kimliklerden istediğinizi yazabilirsiniz. Geçmişte bu kimlik, her yerde çok saçma sapan deneyimler ve yazımlar sürdürdü. Demediği yazım ve saçmalıkta kalmadı gibi. Yani bu taban üstüne ekleyeceğiniz bir şey varsa ve olursa da.. Onun ağzından saçmalamak çok daha kolay olacaktır… Onun ağzından herşeyi yazabilirdiniz. Bu kolay olurdu çok kolay. Hiç bir yerde oturmuş bir kimliği yok. Çoklu kişilik bozukluğu ve OKB si ve paranoyası ve Bipoları ve yarıbuçuk Şizofrenisi (kişilik dağılması) olan bir kimlik. Bunun yanında ve fazlasında parçalanmış kişilik karmaşasını her yerde zaten yansıttı.. Atıp tutan, demeç veren, bildiren, herşeyi yazdı. İstediğini istediği şekilde bir biçimde yazdı -sözetti. Her şekilde kabul ve uyum gördü.. ağzına ne gelirse yazan ,bir günü bir gününü ve bir anı bir anını tutmayan bu kimlik, herşeyi yazabilen, herkesi olabilen bir yedi-sekiz kişiymiş (ayrı ayrı kişilermiş) sanılan, yeri geldi translate kullanıyormuş sanılan ve Türkçeyi sonradan öğrenmiş sanılan bir izlenim veriyor ve verdi. Kah materyalist olsun kah bilmemeneyist. Tanrıya ister inansın-ister inanmasın. Bazen inanıyor bazen inanmıyor bu ona da uyuyor.. Herşey ona uyar. bunların hepsini de uydurdu ve içerdi.kanıksattık-yer ettik az çok.. Burdan bir başkası yazarsa asla tuhaf görülmeyecek ve kim olduğu bilinmeyecek ve de fazla dikkatte çekmeyecektir. hiç çekmeyecek... Ne yazarsa yazsın-kim olursa olsun...

Bu ne saçma bir şey demenizi de duyar gibiyiz

Arkadaşlar bu yazımcı kimliğinin arkasında dünyanın bir çok yerinden eşzamanlı yazan bir çok kimlik bulunmasını/olunmasını ve olmasını istiyorduk.. Bu organize edilebilir. İyi organize olabilir/edilebilir..

---

Az öne sosyalist3 forumdan kişisel tanışma alanımızdan Kasyopya gerçeğini yarı buçukta olsa foruma sunmuş ve iletmiş bulunuyoruz. Bu alan, bu kimlik yapı bizim önemsediğimiz (yardım almak istediğimiz) bir yardımcı.. Ne kadar okunacak bilmiyorum. Dahası beni kaç kişi okuyordu. Ama alan alandır. Özgürlük özgürlüktür… Bu yazının bir bölümünü buraya da ekleyeceğiz.

2013 te ateistforum'a ulaşma çabası yönünde oldukça başarısız bir girişimimiz olmuştu. Hala arada girip çıkıp duruyoruz..

Daha sonra ruhsal platform forumlar, psişik platfromlar forumları, gizlimabet forum, bozadi nın kurduğu post üzerinden gonostik.net forum gibi yerlere de uğraşıyışlarımız/uğraşlarımız oldu.
Felsefe.net e bir girdik-denedik. Felsefe.net te konuyu kötü de olsa, bozukta olsa işledik ve dile getirdik..

Eski.sonsuz.us forumda bunu denedik. Forum kapandı ve kimlik berbat bir hal almıştı. Duygusla dağınıktı/yazımları savrulmuştu.

Şimdi ise; Turan Dursun forum da foruma oldukça açıldık. Orada sevgili Neron'un bir çabası olmuştu ve buradan da size yazmıştı sanırım. Onun üzerine de oraya gittik. O alanda bir karmaşa ve tepki var-olmuş ancak umarım oldukça çözümlemişizdir..

"Tanrı var mı" blog altından çok yorum yazdık-sözettik.

Sirius Ufo forumuna başarısız ve ilgisiz bir kimlik denememiz oldu. Sanırım başlık yerinde duruyor olmalı. Kötü bir başlıktı kabul…

Metni bağımsız olarak mailler ve mesajlarla ilettiğimiz kişi ve kurumlar da oldu. Bunların kimi internette karşılaşılan kişiler, blog yazarları, tarih araştırmacıları vb. kişiler. Cumhurbaşkanlığından siyasal partilere kadar kötü maillerle bu konuları az çok iletmeyi denedik. Çok duyulduğunu ve anlaşıldğını ya da okunduğunu ve kaale alındığını da sanmıyoruz ama bundan sonra neden olmasın ki?. Özgürlükler artıyor…

Ve haber gruplarına ve internet haber sitelerine mailler attık. Bunları birlikte yapıp çoğaltabilirdik…

İlk etapta;
bir çok dış ortamda ve yerde Kasyopya konusunda bu foruma okunma linklemesi yapmamız nedeniyle forum alanında bulunan, 11 sayfalık özgün eski giriş içeriğinin ve okumaya başlangıç alanının başındaki melekli yazının ve yanlış anlamaya yol açan giriş bölümünün ya hep kaldırılması ya da oraya ilk gelen için daha çekici bir tanıtım yazılmasını savlayacağız. ve rica edeceğiz...

Ayrıca o konu başlığının Kanal Bilgileri Atında alınarak belki forum üst yüzeyine çekilmesi önerisini sunacağız… Gerçi şimdi artık kitaplaştırma var ve o alanın linkini de sunabiliyoruz ya da bu forum bağlantısı kurmadan indirme linki de sanırım sunabilirdik.. . ama bence 11 sayfalık forum alanı gibi tüm celseler alt alta ya da içeçe bir düzende okunabilse nasıl olurdu? Ya da cassiopaea forum gibi tarih indeksi olsa?

Ben bir ara bir blog düzeniyle ilk celseden son celseye kadar okunabilecek uygun bir düzenle ya da ayıklanmış iyi bir özetle bunu bir blog ve açık kitap haline getirmeyi düşünmüştüm. Hala aklımın bir yerinde de bu var. Bir çok kez yormayan kısa net özet denenem oldu ancak hayat koşulları bunu bitiremiyorum.

Bunu Kutsal İncil Konsili gibi yeniden bozabilirdik ,İşimize geldiği gibi yapabilirdik... ve okunabilir hale sokabilirdik/kitaplaştırabilirdik. Ayıklayabilirdik.. İlk etapta ulaşmak önemli bence..

Bir ara da (burdan ikinci kovulduğumda) sizin bu forumu yıkıp bir Kasyopya forumu kuruyordum nerdeyse.. ücretsiz forum sitesi sağlayan alanlarda iki-üç forum bile yapmıştım.. Kasyoypa forumu diyorsam da, umut, barış gelecek gibi isimlerle içerilen güzel bir yerdi .Umarım taslağım bir köşede elimde vardır. Forum başlıklarım bile herşeyim yazılmıştı….

Buraya okumak üzere gelenin ilk bakışta kaçmasını istemiyoruz. Belki ilk yıllar celseleri yerine girişe daha hoş bir alan alınabilir.. Sonra Flasbackler ve ilk yıllara geri dönüşler yapıalbilir. tıpkı sinemada olduğu gibi bu sağlanabilir… Etkin bir sunum ve yazım sağlanabilir… Önemli ve okunabilir birkaç çekici celse baş alana taşınabilir. Bunlar hep öneriler tabi…

İsiklidusler bloğumuza bulunabilir ve erişilebilir bir çok tanıtım içeriği karaladık. bu içeriğin büyük bir bölümünü ise felsefe.net alanında sunduk/içeriliyor…,Aşağıda onları da linkleyeceğiz…

Sosoyalistforum da ne kadar duyulduk/anlaşıldık bilmiyoruz ya da diğerlerinde ama tüm bu alanlarda şimdi az çok açıklığımız var ,önerimiz var, sesimiz var yine de . Adı-mız geçmiş bulunuyor. Yeni kimliklerle organize buralara gidebiliriz. Bir çoğunda alan açıklığı ve savunma ön tutumu da bizce sağlanmış bulunuyor…
Sunulan forum alanlarının çoğunda artık bu konular daha işlenebiliyor gözüküyor. Bir yol katettik inanın…

Kişisel Bloglarımdaki Tanıtm Metni Oluşturma Çabalarım;
Metinler yeterince ilgi olmaması, yani bir işe yarayacak olmamasının hissedilmesi gibi nedenlerle gelişigüzel ve özensiz-düzensiz karalanmıştı oysa tekrar üzerinden geçebilirdik..

http://zihinselsorucevapegzersizleri.blogspot.com.tr/2017/02/kasyopya-celseleri.html
http://isiklidusler.blogspot.com.tr/2016/11/kasyopya-deneme.html
http://isiklidusler.blogspot.com.tr/2016/11/enerjimizi-simdi-anlyorsunuz-bilmem-bu.html

Felsefe Net teki deneyişimiz/oluşumumuz –kötü hatıralar içerebilir.olsun.. Biz takılmıyoruz artık bunlara…
http://www.felsefe.net/serbest-kursu/75788-kasyopya-uzerine-sohbet.html

Turan dursun Forum da yine sevgili Nero-n'un kurduğu post içi yorumlarımız
http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=40526&highlight=kasyopya&page=640526&highlight=kasyopya&page=5

ve belki sevgili Nero-n birkaç (en az iki) nickle birlikte sosyalist3forumunda belki üyesiydi sanıyoruz…

Aşaıda sunulan içerik bu linkten okunabiliyor Arkadaşlar
https://www.sosyalistforum3.net/showthread.php?t=82165&page=2

ve başka forumlarda bu postu düzenleyip, yenileştirip bu sunumun benzerini yeniden mutlaka sunacağız.
Hepimizi ucundan tutacak Tarihsel bir göreve ve misyona çağrıyoruz… sonuç olarak. Yardıma çağrıyoruz. Yardım vermeye ve yardım olmaya. Yardımın kendisi olmaya….

Sosyalist Forum İçeriği Özeti
---------------------
"Siz ve biz ve diğer herkes, varolan herşeye ortak sahip oluşumuzla birbirimize bağlıyız"

(Kasyopya Deneyinden bir alıntı)
ve bunlarda

Başkalarının seni yolundan alıkoymasına kesinlikle izin verme.
Seni gerçekten uzaklaştıracak pek çok girişime maruz kaldın. Şimdi birkaç bildiri geliyor:
Dur. Varolan herşey sadece birer öğrenmedir/deneyimdir
Herhangi birşeyin varolmasının başka hiçbir amacı yok.
Cansız madde bile öğreniyor. Herşey bir "İlüzyon". Her bir birey aklında tüm varoluşa sahip.
Şimdi bunu biraz düşün.
Siz ve biz ve diğer herkes, varolan herşeye ortak sahip oluşumuzla birbirimize bağlıyız. Eğer istersen yeni evrenler yaratabilir ve o evrenlerde yaşayabilirsin. Hepiniz içinde yaşadığınız evrenin bir kopyasısınız. Aklınız varolan herşeyi temsil ediyor. Ne kadar çok şeye erişilebileceğini görmek "eğlence."

yukarıdaki alıntılamalar sevilmeyen ve uzaylı tantanası diye suratımıza çarpılan içerikten...
değilse ne olacak ?,ya da bu ne anlam ifade eder,? onları da yazsa ne olur? neyse ney. bana ne!? kime ne?
onu da/bunu da bir anlatacağız, deneyeceğiz, izin verirseniz

Tamam burda sunulan bu Kasyopya nedir? özeti?

Gelecekle iletişim kurulduğu söyleniyor hocam. ve geleceğin bize bir bilgi-yardımı yaptığı. iletim yardımı yaptığı.. -tüm insanlık olarak...- bilinç üzerinden bunu başarabildiği.. sadece bilgilendirmecilik (bilinç iletimi) ama....


Arkadaşlar lütfen zaman ayırıp bir okuyun....

Karşı çıkan önce göğsüme/göğsüne bir empati yumruğu vursun düşünsün.

Denilenin Denilmesi ya da bunun denenmesi

Kapitalist kimdir?

Kapitalist denen bizce ise dinlerdeki Rab/Efendi kavramına/türevine tam yakın bir nitelemedir ya da göndermedir

İkincil Kapitalist denilen birincilin gölgesi gibi bir şey olmalı...
Bunlar bize bize zor gelecek biliyorum


Rab/Efendi kavramının Kapitalist Bağlamında yeniden çözümlenmesi.

İşin aslı tarihsel (mitolojik) kayıt ve kanıtlar ve diğer olgular incelemesi de bize çok açıkça göstermektedir ki Rab denilen göksel bir uygarlıktır..

Yaptığımız bütün tahliller ve incelemeler ve tarihten topladığınız/derlediğimiz veriler ve bunların eleştirel incelenmesi ve çözümlenmesi bize/bizlere göstermektedir ki; Rab denen varlık, dünyaya inmiş, yeri geldi insan kentleri yıkmış, gerçek bir fiziksel varlıktır. Tüm tarih mitoloji ve din incelemeleri de bunu doğrulamaktadır..

İnsanlığın genel kafakarşıklığı ve gerçek yapılandırmazlığı da bundandır.

Kavram hayvana göre insan gibi ya da ve Gnostik bir Demiurge/Demon gibi yapılanmalı. Evren oluşta bizden şimdilik ileri bir uygar var/varlık sentezi. İnsanı evcilleştiren genomlaştıran ya da doğal genomuna(genetiğine), oluşuna (evrimine) ve gerçeğine de müdahale içererek (ket vurarak) tıpkı insanın hayvanı sosyal hayatına çekmesi ve kurdu kırması gibi kıran ve kendi alt-iç gerçeğine çeken ve yönetmeyi deneyendir.

Rab denen işe yaramazın tekidir. Gerçekte Uygar muygar (sahip-mahip) değildir. İnsanlık bundan koparılmalıdır. İnsanlık Öğretilmelidir, yol gösterilmelidir.

Evinizi süpürürken karıncanın halini bir düşünün...
İnsan kendini böyle bir şey olarak hayal etmez.

Direnik direnç olarak, belirtilen olgu gerçeği tolere etme ve karşılaştırma koordinasyonu ve olguyu anlamlandırma bilinci olarak buna en yatkın/yakın ve en güçlü kitle olarakta sizleri gördük/bulduk
Yani yine elimizde yazışabilecek, içerik açılabilecek ve söz edebilecek sizler varsınız..vardınız…

O halde sizler bunu/sunulan ve sunulacak olacak içeriğin ve yapılandırmanın gerçek tarihsel sahipleri olmalısınız...

Bunu din bilim adamlarımıza, toplum liderlerimize ve hükümetlerimize nasıl söyleyebiliriz? Bununla ne yapacağız?
Olmaya devam yapacağız bununla ve bunu etliye sütlüye hiç karışmadan tereyağından kıl çeker gibi demenin de çok k-olay bir yolunu bulduk/var…
Bunu da tarihe yazdık/içerdik….
Kasyopya denilen ve internette gezinen dolaşan (altta linklenen) bir içeriği onların kucaklarına atacağız ve aradan çekilip sıyrılıp olanları ve olacakları izleyeceğiz…

Metafizik işaretlenen bir olguyla ve metinle bir Marksçı'nın ne işi olabilir?
Bunu gerçekten anlatmamı istiyor musun önce? bence o metafizik değil. fizik..

Mülkiyetsizlik için;

Sahiplenmesizlik/aidyetsizlik mülkiyetsizlik için bunu yapacağız.

Arkadaşım/Arkadaşlar (uzaylı şeyi diye itilen aslında öyle sanılan ama öyle olmayan) Kasyopya şeyi denilen metinden

Hepimiz tüm varoluşa ortak sahip oluşumuzla birbirimize bağlıyız. -Kasyopya Deneyi
Herkesin Herşeye Ortak Sahip oluşu... bu kavram o metinde içeriliyor.
Kavram bu metinden alındı...

Metin son sonuçta bir uzaylı varlık sentezi ya da gerçekte bir Tanrı sentezi ortaya koymuyor/Materyalizmle de tam örtüştürülebilir.. bunların hep tarihsel anlamları var. Okuyucu dürüstse bunu çözümleyebilir...

Gerçek dışarıda.. Oluyor.. Fiziksel yapılıyor. Oluyor. Olarak. Eylem..
İnsanlığın bilgi yığını modern bilgi/algı yumağı çöplüktür. Doğal yaşam içinde, gerçek var-oluşta beş para etmez.


İnsan doğadaki başka bir üst uygar varlık tarafından evcilleştirilmiş ve uygarlaştırılmıştır hatta gen melezlemelerine tabi tutulmuştur.. Bunun küresel ve tarihsel işbirlikçileri? soru işaretidir....
İnsanlık bilgilendirilmelidir. Bilgi yayılmalıdır./özgürleşmelidir. Yardım istiyoruz sizlerden. herhangi türden ve türevden dost yardımı...

bunlar gerçek mi?
evet bunlar bizce gerçek
sosyolojik inceleme ve tahliller ve çok fazla sorgu-biliş eki ile bize sorarsanız da desteklidir.bu

yılkı'n yazımcı kimliği- profil kişiliği ve sitedeki tüm diğer yazımları,şimdiki bu yazımın yani içerilen linklerin ve konunun sunulması için geliştirilmiştir.

yılkı'n kimliği, başka forumlarda kullandığı başka kimliklerle de birlikte Kasyopya Deneyi Verileri olarak internette sunulan verilerin okunması ve paylaşımı-iletimi adına gönülüllük esasıyla bunu yapmaktadır. Tek istenci verilerin son kalemine ve harfine kadar olabildiğine dürüst ve objektif taranması ve okunması ricasıdır...

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=7
https://baskalarinahizmet.com/forum.asp?FORUM_ID=33
https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=1934&whichpage=2&SearchTerms=pdf
https://tr.cassiopaea.org

Yardım gerekiyor! Yardım İstiyoruz! Sadece yardım istiyoruz!

Tamam burda sunulan bu Kasyopya nedir? özeti?
Gelecekle iletişim kurulduğu söyleniyor hocam. ve geleceğin bize bir bilgi-yardımı yaptığı. -tüm insanlık olarak...-

İnsanın koca evren ve oluştaki tek canlı olduğunu düşünmesi ve karantina altına alınmış ya da kafese tıkılmış gibi yaşadığını düşünmesi biraz tuhaf değil midir?






Kasyopya'ya yardım almaya gitmiştim..
Kasyopya ya yardım almak elinden tuutlması için yardım istiyordum/bekliyordum...

ve burda yazılmış tairhsel bir not daha toruk maktodan içerildi
o tablayı duvara çakıp döndereceğiz. yeri ve zamanı gelince-bu konu içerilince...

"ictenlik"
16-05-2018, 15:47
üstteki postun tam devamı niteliğindedir...

sevgili nero kayıp

https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/67796-başlıksız-ve-konusuz-içerik/
http://www.felsefe.net/serbest-kursu/75940-kasyopya-mehdiyet-olgusuyla-birlikte-yorumlanabilir.html
https://www.sosyalistforum3.net/showthread.php?t=82165&page=2
https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=2726

arkadaşlar biz böyle bir şey yaptık tarih için denedik. bu kadar... yukarda huu hulu var. biz denedik .ne olursa olur. kopuorsa kıyamet kopsun kime ne ! bana da ne!
ordan ne anlaşılıyor ve görülüyor bilmem. ateist forumda yazışmayı sürdürüyoruz
anlaşılacağız mı? umutluyuz _ inanın bilmiyorum ben de bunu bekliyorum

"ictenlik"
19-05-2018, 10:50
Gelecekle Gerçekten İletişim Kurulmuş Olabilir mi? üst başlığı ve

Arkadaşlar Merhabalar;

Size gelecek ile haberleşme ve gelecekten veri trafiği olduğu söylenen bir metinden sözedeceğiz. izin verirseniz. Metin biraz karmaşık/deneysel ve ilk başları, yani giriş bölümleri de özellikle bölük pörçük ve oldukça da yorucu ve kafa karıştırıcı ve birbirine de tam uymuyor bunu biliyoruz. Tüm bunları da biliyoruz... Ama bu eğer yapıldıysa ve gelcekle ilietişim kurmayı başrabildiysek ve bu gerçekten gerçekleştiyse bunun karmaşaları olabileceğini, bize ve bunu yapanlara da bu işin çok zor ve karmaşık gelebileceğini de, neler olduğunu da anlayamacağımızı ve kafamızın karışacağını ve bu işin bu yüzden de bireysel hatalar barındırabileceğini de hepimiz hesap etmeliyiz.. Bu dinsel bir metin değildir. Metin bizim geleceğimizin (yani insanlık geleceğinin bizimle bir yolla iletişime geçmesi ve) bize bir yardımı olarak isimlendirilmektedir ve içeriklendirilmektedir.. Gelecek sorularımıza cevap verebilir mi? dahası veriyor mu? Evrensel gerçeklik nedir? Aşağıdaki şeyler ,(metin altındaki yorum) şaka yollu olarak ve alegorize karalanmıştır...

Elimizdeki en iyisi bu şimdilik....

alternatif

Gelecekle ya da blinçötesiyle ve bilinç uzağıyla -uzay zaman eşleşmeyen bilinçle nesnel iletişim Kurulmuş Olabilir mi? üst başlığı ve

Size gelecek ile (ya da bilinç ötesiyle) gerçeklikdışı haberleşme ve gelecekten veri trafiği olduğu söylenen bir metinden sözedeceğiz.

gibi

alt başlığıyla forumlara girmeyi düşündük -dener olduk ancak vazgeçtik sevgili nero
(burda nero lafın gelişidir...)

son olarak şu aşağıda suncağımız fikre vardık...

"ictenlik"
19-05-2018, 10:55
yukardaki şey yerine

Sanırım bol-bol görsel üretimi gerekiyor. "gelecekle iletişim" sözcüğünü alıp tutan şeyler... sosyal alanlarda kullanmak ve yaymak için
Gelecekle kurulan iletişim (yapılan temas) Kasyopya (Kasyopya Gelecek İletişimi vb.) (gelecekle görüşülen Kasyopya ) (Kasyopya uzak Gelcek Söyleşmesi) (Kasyoypa Gelcekle İletişim Denemelerinden) gibi bir imza ve alt taban yada başka-benzer -buna yakın şeyler...
ve iyi uyarlanmış seçme kısa sözler..

bunu herkes/herhangi biri alıp işlevsel bir hale getirebilir. Çekici bir düzene. dinlere giydiren şeyleri aradan seçebilirsiniz..

Metinde kullanılabilir anlık akla gelen Örnekler

İsa diye biri hiç varolmadı. Kasyopya Gelecek İletişimi

Monoteizm yani kendi dışında güçsel bir varlığın varlığına ve gücüne olan inanç
Varlığınızı monoteistik felsefelerle doldurmaya bir son verin

Tanrı mı o da ne? Tanrı sensin. Tanrı diye bir başvarlık (bir-başyaratan) yok.. Kasyopya Gelecek İletişimi . küçük nüanslar yapılabilir anlıyor musun?

Kaynak mı? o da ne? bunu kim söylüyor ki! -Kasyopya Gelecek İletişim Denemelerinden tam çevirisi bu aslında nero

Örn. 7.000 yıl önce gökten gelerek uygarlığa teknoloji harikaları gösteren ve dinsel kayıtlarda rab adı alan canlı aslında uzaylı bir istilacıdır. -Kasyopya Gelecek İletişimi - gibi..

Adem ve Havva aslında bir insan grubunu simgeliyordu - Kasyopya gelecek iletişimi gibi

Medeniyetin temelinde zaten sınırlı ve zor koşullarda üretilen sınırlı bilgiyi kontrol altında tutma/yönetme çabası vardır. Kasyoypa Gelecek Söyleşimi İletişmi gibi

bu ters propaganda/ters reklam gibi bir şey. bunun tüm araçlarının görsel materyalin kullanılması, işlenmesi gerekiyor..

burdan süper ateist sentezler yapılabilir arkadaşım...
arkadaşım süpürmeyin kullanın şu zıkkımı....

nero bunu okudun mu? nero kayıp
https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/67796-başlıksız-ve-konusuz-içerik/&tab=comments#comment-1440548

nero kayıp-sın. nero tam anlamıyla kayıpsın...

"ictenlik"
31-05-2018, 10:42
içerik ve içeriklendirme bu haliyle (aşağıda sunulan bu haliyle) ateistforuma ve en az bir foruma daha sunuldu nero.
nero bu arada kayıp. nero 3-5 forum boyu kayıp. nerdesin nero? kayıp çocuk nero?
başlığı açıp kaçması değil nero...
-------


Neden bu metnin, "Ateizmin Kutsal Kitabı" -"AKK" olabileceğini ya da yapılabileceğini düşünüyoruz?

ya da neden ve nasıl olupta bu metnin gelecek bilişimi olma iddiasına yaslanarak (bu dayanağı arkasına alarak) çok k_olaylıkla bütün teistik savunmalarını bir çırpıda toz-duman edebileceğini ve kolayca çökertebileceğini düşünüyoruz?

ve neden bu metnin yeryüzünde -kolaylıkla- safsata din bırakmayacağını ve zaten dinlerin temelinde safsata olduğunu olacağını, ve ateistlerin bu metni alıp işlevsel ve kendi işine geleceği bir biçimde uyarlayabileceğini ve böyle yorumlayıp kullanabileceklerini de düşünüyoruz?

ya da evet neden ve nasıl bu metnin "Ateizmin Kutsal Kitabı" ilan edilebileceğini ya da evet "Ateizmin Kutsal Kitabı" olarak yeniden düzenlenebileceğini/yazılabileceğini ve yapılabileceğini de düşünüyoruz ve söylüyoruz?

---

Gelecekten Yazdırılan Kitap Olarak Kasyopyanın Ateizmin Dayanağı İlan Edilmesi Konusu/Sorunsalı

Gelecek Kitabı ya da Ateizmin Dayanağı ve Savunması Olarak Kasyopya Fikrinin Kullanılması -İşlevselleştirilmesi

ve Yeniden İşimize Geleceği Gibi Düzenlenmiş ve Bizim işimize geleceği gibi yazılmış bir Kasyopya Kitabı Hazırlanması Fikri

Kasyopya metninin içinden seçilen ve oluşturulan cümlelerle birlikte Ateistik görseller hazırlanması ve altına da Kasyopya Gelecek Bilişimi , ya da Kasyopya Gelecekle İletişim Denemeleri etiketi ve imzası eklenerek bunun kullanılması savı..

S: (L) Kutsal kitaplardaki tüm mucizelerin masal olduğunu mu söylüyorsunuz?
C. Bunların hepsinin, siyasi ve ekonomik kazanç ve kontrol amacıyla tahrif edilen bir bilgi kaynakları olduğunu unutmayın.


Neden ve nasıl, Kasyopyanın Ateist Kitabı ve Ateizmin bir savunması haline getirilebileceğini ve bunun gerçekten yapılabileceğini ve bunun nasıl olupta başarılabileceğini gerçekten burdan açıkladım. buyrun...

Metinden Tarafsız Alıntınlarla birlikte yeniden bunu açıklayalım/açalım..

(S. Soran - C. Cevaplayan (ya da Kasyopya Adı Alan/Verilen Gelecek Yanıtları))

----------------

S: Kimsiniz?
C. Biz gelecekteki siziz.

S: Kiminle iletişim kuruyoruz ?
C."Biz siziz" ve "Biz gelecekteki sizleriz " dedik ya!

S: Dünyadışı mısınız?
C. Size göre evet (,sadece size göre, sizin bakış açınıza göre öyle)

S. (Spesifik olarak) Nerede yaşıyorsunuz?
C. Teknik olarak her yerde ve her zamanda. Tüm oluş katmanları. Spesifik olarak 6. varoluş düzlemi oluşsallığı/6. oluşsallık katmanı (6. düzlem; bilinç/biliş düzlemi)

S:Bize Nereden/Nasıl aktarım yapıyorsunuz?/sağlıyorsunuz?
C. İletişim sağlamak için (size göre) Kasyopya yakınından bir pulsar açıklığını veri aktarımı için kullanıyoruz.. (Ekleyenin notu: Daha sonra aslında bu iletişim için bir uzaktan veri-verme ve zaman/mekan gibi bir sınırlama ve kavram olmayacağı da belirtilir.)

S: Neden bizimle iletişim kuruyorsunuz/kurdunuz?
C. Siz çağırdınız (doğal istek) ve (siz yardım almak ve bizimle-kendinizle iletişim kurmak) istediniz

S:Bize nasıl yardım edebilirsiniz?
C. Bilgi vererek.

S:...........
C. Bu iletişimde amacımız varlığımız kanıtlamak değil, sadece doğal ilerleyişinize ve evriminize, doğal öğrenmenize yardımcı olmaktır.

S:Neden bize (kötü durumlara karşı) yardım etmiyorsunuz?
C. Bunlar subjektif yaklaşımlar ve ediyoruz. Size bilgi vererek . Bundan fazlası, doğal oluşa, doğal koşullara ve doğal ilerleyişinize (ve subjektif özerk iradeye/iradenize) müdahale etmek demek olurdu zaten.

S:Nasıl korunabiliriz-kendimizi (kötü durumlara karşı) nasıl savunacağız
C. Bilginiz artırarak ve bilgi edinerek.

S:Bizden ne yapmamızı istiyorsunuz?
Doğal ilerleyişinize devam edin/ Size doğal geleni/görüneni (içinizden geleni) yapın..

S:Bu veriyi/veriyle ne yapmamızı istiyorsunuz?
C. Onu kitaplaştırın ve (yayın/dağıtın) .Diğerlerini, diğerlerimizi de bilgilendirin (diğerleriyle de paylaşın). Paylaşılıncaya kadar bu KH'tır yani geniş ölçüde toplumsallaşmadığı için kendi lehine ve gruba özgü bir çıkar ve veri olarak kalır...

S: Bilgi bizi nasıl korur?
C. Bilgi sizi varoluştaki tüm engelleme/genel koruma korunma tekniklerine bir biçimde yöneltir

S: Gelecek için (bir şeyler için) herhangi hazırlık ve özel çalışma yapmamız gerekiyor mu? ya da ne yapmamızı öneriyorsunuz?
C. Bunlar doğal bir süreçler. Hiç bir özel hazırlığa gerek yok ve evrimleşmeniz için herhangi bir şeyin yardımına ihtiyacınız da yok.

S: (L) Peki biz bu doğal ilerleyişin bir sonucu olarak silinip gidecek miyiz?
C. Belki. Özel olduğunuzu düşündüren şey nedir?

S: Einsten'ın ötesine geçer geçmez her tür sorun başlıyor. Günümüz toplumundaki politik sorunlar. Bu hususta söyleyebileceğiniz herhangi birşey var mı?
C. Politik sorunların kökeninde, medeniyeti kontrol altına almak amacıyla, zaten sınırlı koşullarda elde edilen bilgiyi kontrol altında tutma çabası var.

S: (L) Bilinç ile madde arasındaki bağlantı nedir?
C. İlüzyon/Yanılgı/sınırlama.

S: (L) İlüzyonun özelliği nedir? Bu bağlantının mevcudiyeti ilüzyon.
C. Hayır. İlüzyon, bağlantının (yani yeniden bağlantıya bile gerek duyulacak bir ayrım) olmaması.

---

S:.....................
C. Zaman (sadece) sizin için doğruluğu/geçerliliği olan bir ilüzyon.

SL) Peki diğer ilüzyonlar/sınırlamalar nedir?
C. Monoteizm; yani sizden ayrı, mutlak güce sahip bir varlığa inanç.

S:............


S: ...........
C. Kaynak mı ? Böyle bir şey yok.

S: (L) Yani Baş Yaratıcı diye bir şeyin olmadığını, varoluşumuzun bir orijini ya da kaynağı olmadığını mı kastediyorsunuz ?
C. Baş Yaratıcı sensin.

S: (L) Ama bu çok ezoterik… Şeyden bahsediyordum…
C. Konu şu ki: Farkındalığını, çok uzun zaman önce varoluşunuzu hapsetmek için ekilmiş olan monoteist felsefelerle doldurmaya son ver. Öğrendiğin bunca şeyden sonra bir kaynağın, bir liderin, bir temelin, bir denetmenin vs. olmadığını hala göremiyor musun? Kesinlikle bilincinin (oluşunun -varlığının) içerisinde, tüm var olan, var olmuş ya da var olacaklara (tüm olanaklara zaten) sahipsin,

S: (L) Bunların hepsi mükemmel ve kulağa harika geliyor, küçük bir husus dışında. Aynı zaman da dediniz ki; monoteist konseptler, bunu bilmemizi engellemek için bize EMPOZE edildi. Ve eğer hepimiz söylediğiniz şeysek, bize böyle nahoş bir şeyi empoze edebilecek bir şey nasıl varolabilir ?
C. İstekler, arzu temelli dengesizlikleri takip ediyor..

S: (L) Eğer durum buysa, neden herhangi biri ışıkları söndürüp ilüzyona bir son veremiyor, ve herşey hiçbirşeye dönüşmüyor ?
C. Öncelikle, herşey hiçbirşeye dönüşmez. İkinci olarak, bazıları/bazı şeyler halihazırda herşeye dönüştüler.
---

Ne yani Tanrı da mı bir ilüzyon?
C. Tam olarak Evet

S: (L) Kutsal kitaptaki tüm mucizelerin masal olduğunu mu söylüyorsunuz?
C. Bunların hepsinin, siyasi ve ekonomik kazanç ve kontrol amacıyla tahrif edilen bir bilgi kaynağı olduğunu unutmayın.

S: (L) Bize İsa'nın gerçekte ne yaptığını anlatın.
C. Bilmek ve öğrenmek için yanıp tutuşanlara gerçekleri anlattı.

S: (L) İsa'nın öğrettiği gerçek neydi?
C. Tüm varlıkların/varoluşun birbirine bağlı olduğu ve olacağı..

S: .....................
C. Tek bir kaynağın tüm bilgiyi içerdiğine inanmak gerçekle çelişiyor.

S: (L) İnsan ırkı, kölelik yapmak üzere genetik olarak düzenlendi mi?
C. Evet.
S: (L) Peki bu köleliliğin genetik mühendisleri kimlerdi?
C. Kertenkele varlıkları. (Kertişler/Oryonlar/Sürüngen Ahbaplar/Rab)

S: (L) Yani bu sadece bir döngü.
C: Hayır, asıl noktayı kaçırıyorsun. Evrimsel olarak alçalma diye birşey yoktur. Tüm deneyimler öğrenişlerle
dopdoludur. Sizin yoğunluğunuzdaki pek çoklarının bu "üstünlük / alçaklık" merakını aşması gerekiyor.

S: ...........
C. Sizin ölçümünüzle 7000 yıl ÖNCE bir çölde ya da büyük bir ormanda aşıyorken bu sürüngen "ahbaplar" (Rab ve Kertiş adı verilen) gümüşi nesneler içinde gökyüzünden inip binlerce yıl sonrasından teknoloji harikaları gösterip bir de tüm bunların üstüne size Kalkülüs, Geometri ve Astroizik öğretseler etkileyici olmaz mıydı?

S: Gerçekten de olan bu muydu
C. Evet

--
S: Amacım nedir?
C: OLmak!

(21 Kasım 1998)

--
S: (L) Hayır, yalnızca iyi deneyimlerin kabul edilebilir olduğu izlenimi altında değilim, ama burada biraz
belirsizlik içindeyim. Biz burada sizinle konuşuyoruz. Gelecekteki "biz" olduğunuzu söylüyorsunuz. Biz bu
zaman periyodunda bu gezegendeyiz ve burada olaylar çok garip bir durumda. Bir şeyler oluyor ve
ben sadece tüm bunların anlamını merak ediyorum. Sizinle neden konuşuyoruz? Bunun amacı nedir?

C: Ders bu-durum bu. Hala anlamıyor musunuz? Dersler, kavrayışlar, herşey bundan ibaret. Tüm yapısallar paha biçilmez
değere sahip.

--
C: Öğrenme bilinçliliğin (ruhun) gelişimi, ilerlemesi (ve sentezi) için gereklidir. Hatırlayın, burada
bulunmamızın amacı sizi elinizden tutup götürmek değil. Yardım edeceğiz ama bazı cevapları sizin deşifre
etmeniz gerekiyor. Güç merkezinizi bu şekilde geliştirebilirsiniz. Varolan herşey / tek şey derslerdir ve öğrenmek eğlencelidir.
Öğretmekten daha da eğlenceli.

--

S: (L) Farkındalığımızı sınırlandıran şey nedir?
C: Çevreniz. Ve bu sizin seçtiğiniz çevre. Gelişim seviyenize bağlı olarak. Ve herşeyi sınırlandıran şey de bu.
Daha yüksek yoğunluk seviyelerine yükseldikçe sınırlamalar ortadan kalkar.
S: (L) Bu sınırlandırıcı çevreyi yaratan şey nedir?
C: Öğrenme amacı için mevcut olan büyük illüzyon.
S: (L) Peki illüzyonu kim yarattı?
C: Aynı zamanda Yaratılmış olan Yaratıcı. Yani aynı zamanda siz, biz, herkes ve herşey. Daha önce de
söylediğimiz gibi, biz siziz ve siz de bizsiniz. Ve herşey de öyle.
S: (L) Burada anahtar husus, herşeyin illüzyon olması mı?
C: Temel olarak, evet.

--
C: O soruyu yanıtlamadan önce, birinizin "Laura'nın üzerine gelme gecesi" dediğini duyduk. Bu kesinlikle
doğru değil. Amacımız size gerçek bilgiyi edinmenizde yardımcı olmak ve bu yalnızca kendi kanallarınızı
açmanız yoluyla gerçekleşebilir. Bunu yaparken size mümkün olan herhangi bir yolla yardımcı olmaktan
çok mutluyuz, fakat gerçekten ve tamamen sınırsız olan kendi yetenekleriniz yerine tamamen bizim
yardımımıza odaklanmanız sizin için çok zararlı olur. Sizin tanımladığınız şekliyle "üzerine gelmek" sadece
sizin bir algınız. En büyük ilerlemeler gerçekleştirilirken öğrenme süreci bazen zordur ve Laura'ya
öğrenme çabasında bulunması için samimi ve sürekli yorumlarda bulunuyoruz. Kişi öğrendiğinde, gerçek
bilgiyi elde etmeye çalıştığında onun veya mevcut herhangi birinin üzerine gelinmesi için hiçbir neden
yok. Bunu zor olarak algılıyor olabilirsiniz, fakat uzun vadede çok faydalıdır. Ve tekrar, sizi azarlıyor gibi
görünüyor olabiliriz, fakat sizi azarlamadığımızı özellikle belirtiyoruz. Yaptığımız tek şey, yönlendirilmeyi
istediğinizde yönlendirmektir. Ve kişinin zihinsel enerjilerinin saptığını veya dağıldığını algıladığımızda
çoğu zaman, sadece kişinin ilgisini yeniden odaklaması amacıyla oldukça keskin görünen yanıtlar
veriyoruz. Çünkü bu amaçla ilgili olarak başvurulan, hepinizin aşina olduğu yol budur. Şimdi hafızanıza
eriştikçe bileceksiniz ki, bu zihinlerinizde ve ruhlarınızda içgüdüsel olarak mevcut olan birşeydir. Durup
bunun üzerinde düşünmenizi öneriyoruz, çünkü eğer bunu yaparsanız, söylediğimizdeki gerçeği
göreceksiniz.

--

Tüm yanıtları bizden istemek yerine, sorunun yanıtını bu şekilde keşfetmek doğru yol. Cevapları
kendi içinizden çıkarma kapasitesine sahipsiniz. Yardım etmekten çok mutluyuz ama amacımız,
gelecekteki kullanım için kendinizi güçlendirmenize yardımcı olmaktır. İlerlemek ve gelişme göstermek,
kişiye çok yardımcı olur. Varolan herşey -- derslerdir. Herşey öğreniştir. Bu nedenle, öğrenmenin en hızlı,
en güçlü yolu, bu amaçla kendi yeteneklerinizi kullanmayı öğrenmektir. Bize sorular sormanıza izin
veriyoruz ve bu da yardımcı oluyor ama tüm bilgilerin bu tek kaynakta aranması, uzunvadede zararlı
olabilir. Şimdi, devam edecekseniz, lütfen edin...

--
S. ( Bu temasın amacı nedir?
C. Öğrenmenize, bilgi kazanmanıza, böylece korunma sağlamanıza ve böylece ilerlemenize yardım etmek.
S. Kasyopyalılar bu temastan ne sağlıyor?
C. Size yardım ederek sizinle ve diğer herşeyle birleşme ve böylece büyük döngüyü tamamlama kaderimizi
gerçekleştirmeye doğru ilerliyoruz.
S .Bu sizin için mümkün olan tek olasılık mı yoksa en iyi olasılık mı?
C . Her ikisi.

-
S:(TR) Bize yardım etme amacınız bu mu?
C: Bu doğal bir süreç.

--
C. Ama unutmayın, bu iletişimin temel amacı, kişisel faaliyetler ve bilgiler değil, herkese evrensel
öneme sahip bilgiler aktarmaktır.


C: Hayır, beklemesi gerekiyor. Dünya uzayda kaderine doğru hızla ilerliyor ve o sorulardan pek çoğu çok az
öneme sahip. Ayrıca bizim sizinle olan etkileşimimizin amacı, diğerlerine aşağı yukarı önemsiz nitelikte
mesajlar aktarmak değil. Ayrıca bu soruların pek çoğunun yanıtlanabilmesi için yine frekans konuları
gündeme geliyor. Senin KİŞİSEL OLARAK, zihninde yanıtı arıyor olman gerekir. Kader yolun için önemli
olması gerekir. Yoksa yanıt herhangi yaşlı “psişiğinkinden” daha az veya daha fazla doğru olmaz. Ve sen
“herhangi yaşlı psişik” değilsin!



sana bu metni doğru düzgün okumadığını -bilmediğini- söylüyorum ve söyledim çocuk/arkadaş/genç ya da her kimsen..
ve sence ben hala bu metinle ilgilenmiyor muyum? ya da ona/buna olan ilgimi -hala- kaybetmiş miyim sence? şimdi?

elma ısıran, yiyen, çiğneyen löpür löpür araya katılmış umursamaz seslerle ve yuvarlamalarla birlikte cevap veren bir takım/sesler/kişilikler düşünüyorum bunu okurken
sadece bu!

genel elma yeme imgesi-evrensel!
elma yiyerek konuşan
kadın da olabilir...
elma yerken konuşmak!

Uyduruyduryaz
01-10-2018, 20:07
içerik ve içeriklendirme bu haliyle (aşağıda sunulan bu haliyle) ateistforuma ve en az bir foruma daha sunuldu nero.
nero bu arada kayıp. nero 3-5 forum boyu kayıp. nerdesin nero? kayıp çocuk nero?
başlığı açıp kaçması değil nero...


Kayıp değilim uydurtu. Kendi isteğimle bu forumdan ve bütün forumlardan temelli olarak uzaklaşmıştım. Takip etmemişsin herhalde. Nero mahlasıyla yazdığım son mesajlarıma göz gezdirirsen ayrılma gerekçelerimi görebilirsin.

Bu yazını dün tesadüfen fark ettim. Uzaklaşmış birinin ardından, cevap veremeyeceği halde böyle kaçmış gitmiş gibi yazman doğru değil. Kötü niyetli olmadığını biliyorum, ama yine de yanlış bir tarz.

Buraya tekrar bu yanlışını düzeltmek için bu mahlasla girdim. Başka bir mesaj yazmayacağım.

Ayrıca sana, daha önceleri yazıştığımız e-posta adresine birkaç mesaj göndermiştim. Onları da fark etmedin galiba.

"ictenlik"
02-10-2018, 03:05
Kayıp değilim uydurtu. Kendi isteğimle bu forumdan ve bütün forumlardan temelli olarak uzaklaşmıştım. Takip etmemişsin herhalde. Nero mahlasıyla yazdığım son mesajlarıma göz gezdirirsen ayrılma gerekçelerimi görebilirsin.

Bu yazını dün tesadüfen fark ettim. Uzaklaşmış birinin ardından, cevap veremeyeceği halde böyle kaçmış gitmiş gibi yazman doğru değil. Kötü niyetli olmadığını biliyorum, ama yine de yanlış bir tarz.

Buraya tekrar bu yanlışını düzeltmek için bu mahlasla girdim. Başka bir mesaj yazmayacağım.

Ayrıca sana, daha önceleri yazıştığımız e-posta adresine birkaç mesaj göndermiştim. Onları da fark etmedin galiba.

ben de cevap versem mi? ne cevap versem bilemedim ama
öncelikle bir dönem site içeriği üyeliksiz görünmüyordu.. Sanırım okuyabileceğini düşünmemiştim
ikincisi senin adını kullanmak doğaç gelişen birşeydi hatta engel olamadım_ kendimi tutmadım ve o an öyle yazmak içimden geldi
Sonuncusu bu içeriği sunmak zor biliyoruz. Biz denize taş parçaları ve küçücük dalgalar bırakıyoruz bu dalgaların sonuçlarını inceliyoruz
Son on yıldaki deizm artışı, Anunnaki sorgusu, Sümer ve diğer sorgusu bir çok şey yine de bu etkileşimlerin de bir bağ ürünü olmalı. İçerik sentezi önem alır almaz bilmiyorum
Ölmeden görecek günüm varsa bazı şeyler çözülecektir....
İki gerçeğin çatışması ve insan inanmadığı şeyi yazamaz, kıvırmaya da gerek yok. Benim realitem öyle yukarıda açıklanan gibi değil...

bir egoya bir egoya demiş ki; gel beraber egoculuk oynayalım mı demiş...
İnsanın altta yatan duygusal düşünsel realitesiyle ya da içte olan gerçek denilenle çatışan şeyler var bunları yazamıyorum
Bana sorarsan nero adını kullanan ben bile değilim
Kim kullandıysa o yanıtlasın
Ben burda ölümü bekleyen bir adamım-bir şey bilmiyorum
Siz doğru değil diyorsanız öyledir-öyle olsun...,,,

Nero sen beni hiç baskalarinahizmette okudun mu o siteden iki ya da üç kez kovuldum ve bir kez daha kovulma aşamasına geldim
Nero bunlar saçmalık...

gerçeğe yapılan bir bası, temas vb. varsa o realiteye bir gün bir yerden bir zamanda bir şekilde sızacaktır. kasyopya adı ille de bir önem ve önce değil..

dışardaki tepişmeyi izliyoruz bakalım...
şimdi içsel realite ve anlak dediğimizde iletişime örtüştüremediğiz uyuşturamadığımız şeyler var bu hep böyle mi geçecek?

maili baktım şimdi de bulamadım...

dalgam dalgam güzel dalgam söyle bana benden dalgacı var mı daha dünya da . şimdi benim bir şeyleri ciddiye alma mı beklemiyorsunuz değil m,? bizler freeyiz ölümlüyüz falan....
ölüp gidip bir de acı çekiyoruz burda yeter bu kadar tantanaya gerek yok... hasyopyayı sevmiyorlar napalım...
zaman ilacıdır-zaman çözer

bir yarık bir yarığa demiş ki gel beraber...

biz bir taş attık bir kuyuya bir zaman. şimdi o taşı bekleyeceğiz yıllar sürse de ...bekleyeceğiz...

kasyopya nın sunduğu kozmolojik içeriklendirme de bir hata olmadığını görüyoruz ve evet bunun için çarpışmaya zıtlaşmaşya da gerek olmayacağını da
ve bunu söyleyen de bir şekil de tek kasyopya değil -tek gerçekte, tek içerikte, tek kitapta o değil o halde...
büyük misyonları varmış bekliyorlarmış beklesinler
biz bi şeyler doğurmaya giriştik girişenler girişmedi ya da bekliyoruz
bakın kasyopya üzerine yazılmıyor ben yazamıyorum mesela
izleyen grupları varmış izlesinler haberdar olanlar varmış-başkaları da haberdarlarmış onlar bişeycikler yapsınlar onun için o halde...üretsinler... zamanı gelmemiş büyük misyonmuş...

tanıt bağı, gözlem bağı kurulabilir demiştik ve bunu içeriklendirdik biz daha napalım...
zaman yolculuğu... ölümle yaşam arasında yolalıyoruz-bekleyeceğiz. ve acelemiz yok...
sosyal savunmalarmızı yaptık-bunlar sıkıydı biz biliyoruz-basıya gerek yok...

bu döngüde olmayan işler bi daha ki döngülerde oluyomuş ya
ölür gideriz bee nero rahatız

iki sosyal tabanın, iki sosyal ve bilişsel fark tabanın kaynaşmasına ilişkin bir gerçek var-realite var, geçişme var-sürtüşme burda
bunlar bulanık kavramlar ve açılmıyor bekliyoruz...

biz izlemelerimizi izliyoruz nero
kayıp bilişsellik nero

birine cennet birine bilgi mi vaadedilmiş bunların nero
cehennemlikler tepişiyor...

"ictenlik"
02-10-2018, 10:29
Sevgili Nero istersen senle, git Murat Bardakçı ve fikirleriyle takıl diye dalga geçelim istersen bitirilmemiş ve oluşturulamamış son içeriğimizi de yazıp diğer başlığa bir taslak olarakta olsa asalım..

Nero İngilizcen nasıl? var mı? Bu işleri umursuyor musun?

Murat Bardakçı nerden çıktı diyebilirsin Hayat Ağacı mı ne diye saçmalık-saçmasapan bir içerik yazmış bir kadına büyük üstad mı demiş ne sabah sabah görmüş oldum.
bizim çatışmamızın kök noktası...Medeniyetin ve uygarın nereye -ve kime- bakacağını bilememesi, kimi dinleyeceğini şaşırması...
Medeniyet bazılarına referans sağlamıyor. Bazılarına bilgili diye ya da birlikte yola yürünür sağlam adamdır-insandır diye etiket ve referans sağlamıyor.
biz buradaki insanlar medeniyetin hiç ettikleri yada akademik zırva kariyerleri ve karakterleri bulunmayanlar, adına kitaplar yazılmamış ve yazmamış insanlar küçük insanlar olarak buluştuk değil mi?... Turan Dursun isminde saygıdeğer bir insanın isminin anıldığı ve geçtiği bu yerde, dinlerden özgürlük konseptiyle..
Panteistte olsa Tanrı fikrinin neden sevilmediğini ben en azından artık biliyor ve anlıyorum
ve Pantesit diye ele tutulan ve alınan tanrının da oldukça deist/monoteist bir aralıkta, öylesi figür gibi yapılandırıldığını da görüyorum...
Bunları Kasyopya okumayan, onu hiç okumayan bazı insanlarda görüyor

Hem bu Murat Bardakçı bu kadar tarihçiyse bir mektupla ve e-postayla felan birlikte Kasyopya içeriğini ona göndermelisin. Tarihsel boşluklarını tamamlasın... Belki döner onun bize yardımı olur...

Materyalizm kavramıyla kavga etmek bir işe yaramayacak. Onunla kavga ederken sekülerizm ve bir çok içerikle de şeyle de kavga ediyoruz. Aslında kendimizle de çatışıyoruz. Kavramlar üzerinden kavga götürmek pek bir işe yaramayacak. Örneğin bilgisizliğin ya da yeni öğrenmeye başlamanın kavramsal bir adı yok.
Ne yani tüm olarak uyanalım mı? Heyy millet gerçeklik bulundu kazan çömlek mi patlatalım. İnsan ne içeriği yaşayacak. Ölüm ve fani bedenler ve ölümlüyüz. Gerçek kendiyle tersten bi daha örtüşüyor.

Kasyopya sunmakla ilgili alternatif denemelerimi yaptım. Mail içerikleri iletmek gibi fikirleri felan geliştirdim..
Temel tepki alma biçimime bakarak söylüyorum. ya boş iş, ya zor iş, ya doğru yolu bulamadık ya da bunu baskılayan-sınırlayan başka ölçütler var. Çünkü aldığı tepki ve sonrası sunumcuya berbat anlar yaşatıyor.. Bir şey gösteriyorsun görülmüyormuş gibi oluyor. Objektif sunumculuk diyoruz. yapacak bir şey yok...

uydurup uydurup yazıyorum ben biliyorsun... sabah sabah bunları uydurdum...

quantum future grupla quantum bir haberleşme sağlanması gerekiyor sonuçta ve bunun gerçeğe materyalize edilmesi
burada yapılan sunumculuk işlerinin hepsi boş .iletişim forumlarını ve kanallarını genişletmeliler, insanları dinlemeli ve katılımcı almalılar, haberleşmeliler, geniş bilgi-iletişim ağı kurmalılar, dışardan soru derlemeli ve almalılar bol bol. tıkanmalar çok yönlü
ben örneğin bunları iletsem kim şeeder
sunuma destek olunuyorsa oradan geri destek olunmalı

Arkadaşım ben bu içeriği sunduğum da git bu arkadaşın-arkadaşların forumu var git haberleş dediğimde ki bunu diyemiyorum karşısında adam bulmalı,
kim olursa olsun a forumu, b kişisi ya da şuna buna mesaj attığım bu adam gitse Türkiye den bir üyelik açsa ister şu fikirde ister bu fikirde ve ister bilimci ister materyalist olsun
Böyle bir şey yapıyormuşsunuz tavsiye ya da bireysel merak ya da pozitif şüphe ve hatta sizi sorgulamak sınamak üzerine geldim burda neler oluyor ne halt ediyorsunuz siz bana bir açıklar mısın dediğinde bulacağı tavır (karşısında iletişim bulmalı)
bu bana sunumculuk yaptırabilir ancak.
referansımı iplemeyenin referansını iplemiyorum

sunum tıkanmasını giderebilirdik ya da giderebilirlerdi
ya da interaiktif geri bildirim ve ilgi sağlamak
mesela-sadece bir öneri
kendilerine iletilen neredeyse her soruyu sormaya girişebilirlerdi. Aradan bariyeri kaldırabilirler
Aktif merak ve sorguyla gelen insana yapıcı davranabilirlerdi. Hatta bırakın yeni çağcı new age ci diye etiketleyene. Bizdenci saptamasını bırakıp ya da bizdenci hissetmeyen kişiye o foruma giriş sağlamak için evrensel bir forum içeriği politik bir içerik vb. yaratılabilirdi.
Evrensel ya da siyasal içerik, halkların ve insanlığın kaderi ve ortak sorunları ,bir gurubun sorunları gibi şeylerde ilgili ve duyarlı olduklarını bu aralıkta soru getirenlere kanalın işlevleştirilemsi için fikirleri olanlara açık olduklarını yine kendilerini açarak gösterebilirlerdi.
bunlar örnekler artırılabilir. Bizdenci olmayan kitleye açılmak-genişlemek ve sorgulatmaksa
kopuk kopuk dünyanın her yerinde forumlar var çeviriler var ilgilileri var haberleri var mı