Orijinalini görmek için tıklayınız : Özelleştirme politikaları
dine mine ne
23-02-2018, 13:29
Özelleştirme politikalarına tam olarak neden karsi cikiliyor?.Kötü olan nedir.Türkiye yillardir kapalı ekonomik sistemden yeterince cekmedimi.
Bati diyoruz ama ekonomiye gelince onlara yüz ceviriyoruz.
NEDEN ?.
Devletler sınıf temellidir yani iktidarda (devleti elinde tutan sınıflar) olan sınıf veya sınıflar iktidarın baskısı altında olan sınıflar.
Özelleştirmeler devletin egemen sınıf olan burjuva sınıfı ile rekabete girmemesi ve onların önünü açması için gereklidir. Ama Bir şartla Vergi yükü bu sınıflara ait olacak.
Türkiye de vergi yükü çoğunluk olarak yoksul ve yoksula yakın olan vatandaşların üstündedir yani tüketicilerin. Bu durumda devletin yoksulların olması gerekir.
Ne yazık ki bu görülmüyor.
Yani ters işleyen bir durum var O zaman özelleştirmeler niçin yapılıyor diye bir soru gelmesi gerekir. İktidar partisinin iktidarını devam ettirmesi için paraya gereksinim vardır. Devlet bankalardan faizle para alacağına kamu mallarını satıyor.
İşleyen sistem ne zengine e göre ne fakire göre uygulanmakta sadece İktidarda kalmak için çaresizlikten yapılıyor.
Satılmakta olan kamu malları zarar eden kurumlar değil zarar eden kurumlar var onlar satışa sunulmalı.
dine mine ne
24-02-2018, 06:49
Devletler sınıf temellidir yani iktidarda (devleti elinde tutan sınıflar) olan sınıf veya sınıflar iktidarın baskısı altında olan sınıflar.
Modern toplumların yönetimi hiyerarşik sistemdir.Yanlış olan nedir burada. Türkiye de vergi yükü çoğunluk olarak yoksul ve yoksula yakın olan vatandaşların üstündedir yani tüketicilerin.
Avrupa'da da bu böyle olduğuna göre oyunun kuralı böyle olsa gerek.
İktidar partisinin iktidarını devam ettirmesi için paraya gereksinim vardır. Devlet bankalardan faizle para alacağına kamu mallarını satıyor.
Özel işletmelerin, kamu işletmelerinden daha etkin çalıştığı için bu adımın atıldığını biliyordum.Hem şu Yap işlet devret hizmeti kötümü bu dururken neden faizle borç alsınlar.
Satılmakta olan kamu malları zarar eden kurumlar değil zarar eden kurumlar var onlar satışa sunulmalı.
Zarar eden kurumları belki isteyen yoktur.
"ictenlik"
25-02-2018, 21:28
aç kalmadıysanız işsiz kalmadıysanız milletin çektiği çileyi görmediyseniz ya da kapitalizm denilen canavarın karanlık yüzlerini ve taraflarını görmediyseniz ve tatmadıysanız evet
Diğer taraftan konu ekonomi politik ve bilmisel tarafıyla tabi ki tartışılabilir
Batı diyoruz onlara yüz çeviriyoruz ve kapalı ekonomik sistemden çekmedik mi ye gelince
bence bizce
başlangıçta şundan çekiyoruz
düşük gelir dağılımının tüketimsizliği
ve bu tüketememezliğin ürettiği üretimsizlik
Para olmadığı için insanlar harcayamıyor özetle
ve bu nedenle de üretilemiyor
yani kısık gelirin ve düşük gelirin yarattığı geçici bir sorun
Tüketenin alım gücü ve harcayaracak parası olmadığı için tüketim yok ve bu nedenle de üretim yok
Yani harcayacak olanda para olmadığı için üretim dönmüyor
ve para harcaması gerekende para olmadığı için üretim yok ve az
kısılmış azaltılmış ve alçak tutulan gelir sorunları ekonomimizin baş sorunudur
bence
diğerleri aşılır..
Özelleştirme ve sonucu özel sektör :)
Özel sektör çokkk acımasız.
1 kuruş verir, 100 liralık çalıştırır.
Özel sektörde, patronsan sorun yok. Ama çalışansan, her an işten atılma tehdidi ve emeğinin çok azını alarak geçinme derdi yüzünden çok çile çekersin.
10 yıldan fazla özel sektörün çeşitli alanlarında çalıştım. Oralarda çalışacağına git 3. sınıf bir barda şarkıcı ol, ya da amatör bir kulüpte futbol oyna, daha az emekle daha fazla kazanırsın.
Daha sonra bir dönem kendim şirket kurdum. İyi de kazandım ama yanımdaki adamlara pastadan fazla pay veremedim. Bu da içimi acıttı.
Ben karma ekonomiden yanayım, kamuda olmalı, özel sektörde olmalı ama özel sektörde çalışacaklar çaresizlikten değil, kendi istekleri ile çalışmalı. Türkiyede kamuya giremeyen, aç kalmamak için özel sektöre giriyor ve patronlarda bunu bildiği için 3 kuruşa emek sömürüyor.
Ben şu an devlet üniversitesinde akademisyenim. Arkadaşlarımın çoğu özel üniversitelere geçtiler, beni de davet ettiler ama ne bileyim, öğrencilerin parasını alarak ders vermek bana acımasızca geliyor. Onlar zengin çocuğu olsalar bile...
Kimler özelleştirmeyi savunur . Bildiğimiz kadarı ile liberaller.
Özeleştirme nedir bütün kurumlar özelleşir mi . ABD de bütün kurumlar özeldir liberalizm in en derin görüntüsü ABD dir.
Hangi kurumlar kabaca
Okullar, hastaneler, güvenlik kurumları, din hizmetleri, işletmeler. bankalar, sigortalar. ulaşım, gibi kurumlar .
Dünyanın en güçlü devleti. dünyada en fazla zenigini olan devlet, Gelir durumuna göre en fazla evsizlerin olduğu ülke, gelişmiş ülke olarak en fazla cinayet işlenen ülke, sokakta yaşayanların yüksek olduğu ülke, en fazla merek edilen ülke,
Dünyanın en borçlu devleti ve dünya eşkıyası devlet. Sadece ve sadece en üst tabakanın % 1 devleti.
Böyle bir yapılanmaya kim özenebilir Bence iki türlü insan en üstte oturanlar ve en üsttekilerin yağcıları.
Türkiye yi yönetenlerin en fazla özendiği devlet parası olanların krallığını ilan ettiği devlet yoksulun daha da yoksullaştığı devlet.
Bu gün Türkiyeyi yönetenler Özal dan bu yana kamu mallarını babalar gibi satanlar da küçük Amerika hayalleri taşıyanlarda bu ABD hayranlığının sebepleri. Yolsulları daha yoksul zenginleri daha zengin etmek için devlete ait bütün kamu mallarını sattılar. Dağlar, göller, denizler, hava, güneş,yıldızlar kaldı, yoksulun elinde. Onada müşteri aradıkları görülmektedir.
Savaşı yoksula, refahı zengine veren bu anlayış 1950 den bu yana bu ülkenin tepesinde yer almaktadır. Ve onların yoksul şakşakçıları da dilenci edebiyetı ile etraflarında iki elini yukarı açmış bekliyor.
Satın bu gün devlet mallarını yarın bu toprakları. Satacağınız bir şey kalmadığında çekip gideceksiniz biliyoruz .
spartacus
27-02-2018, 11:53
Telekom, elektrik özelleşti, 30 yıl önceki alt yapı ile duruyor. Yakında gümler.
Masabaşında bakım, onarım formları doldurulup devletten de ayrıca para söğüşlüyorlar.
Örneğin belirli bir alanda, 20 Kişilik personel gerektiren altyapı hizmetlerinde 2 kişi çalıştırıyorlar, 50 kere elektrik yok, internet yok, telefonlar çalışmıyor vs şikayet de bulunuyorsun, "Gidildi müşteriye ulaşılamadı" yalanı söyleniyor, zira personel yok.
Bu bir tarafı, diğer tarafı bu kurumlar satıldıkları bedelin 2-3 katı, yıllık kar eden kurumlardı.
Örneğin şimdi şeker Fabrikaları peşkeş çekiliyor, bu fabrikalar, şu an satışa çıkartılan bedeli, zaten 1 yılda kar ediyor. Öyleyse neden satılıyor? örneğin 3-5 milyon'a satılan bu fabrikalar'ın bir tanesini şimdi kurmak isteseler, en az bunun 10 katı maaliyeti olur, ki kimilerinde makine üretimi de var.
Türkiye 1 avuç oligarkın elinde, çete yönetimi haline geldi.
Ülkede satılacak ne kaldı? Kimin malı, kime satıldı? Bu ülkenin madenleri, toprağı kimin? Kimin vatanı?
Peki toprak kimindir, madenler kimindir, satılan kurumlar kimindir, kimin malı kime satılıyor? Ne karşılığında, kim satıyor?
Uzun yazmama gerek yok, bu bir yağma iktidarıdır ve ülke gerici sermayeye peşkeş çekilmiş durumda, piranha gibiler, olabildiğince soymakla meşgüller.
Rant ekonomisi işletiliyor ve bu sayede hatrı sayılır sayıda asalak kesim nemalanıyor. Hangi kesimler olduğunu zaten biliyoruz.
Hırsız, bir kaç bin aileden söz ediyoruz ve bunların işlerini yürütmek için nemalandırdığı onbin kişiden. Böyle bir çeteleşmenin, ülkeyi nasıl, ne tür entrikalarla, oyunlarla yönettiğini düşünmek dahi istemezken, fiili yaşanıyor.
Kısaca toplasak nüfusun %1 ederler, ama ülke artık onların, iktidar da onların...
Suriyeyi işgale kalkarlar, çetelerin elinde resmen sürü haline getirilmiş gariban milyonlar, çok basit absürt sloganlarla aldıkları gazla oy verirler, çok basityollarla düşmanlar edinilir, çete medyası yayagarayı kopartır toplum yine kolayca kandırılır, nasıl yönettikleri konusu gayet açık ve iğrenç. Nasıl anlatılır ki, çete, çeteleşen hukuk, iktidar, yağma-talan iktidarı?...
dine mine ne
28-02-2018, 03:54
aç kalmadıysanız işsiz kalmadıysanız milletin çektiği çileyi görmediyseniz
Eskiden her şeyi gördük yaşadık niye görmiyelim canım..Ama günümüz türkiyesi ile eski türkiye bir değil ki?.Milletimiz zengin olmaya bilir, orası ayrı ,ama eskiye dönük günümüz türkiyesi asla karşılaştırılamaz.Günümüz ile bu gün git yarın gel arasında dünya kadar fark var.Kaldı ki bu düşük gelir sorunu Türkiye de hangi zaman yoktu.
kısılmış azaltılmış ve alçak tutulan gelir sorunları ekonomimizin baş sorunudur
bence
diğerleri asılır..
Haklısın sistemin asıl sorunu bu gibi .Niyese hep bu paylaşımda sorunlar yaşanıyor.Peki bu sorun nasıl aşıla bilinir sence.Misal devlet hot ulan yeter artık işçiye de artık bu kadar vereceksiniz
diye bilirmi.Devlet bu türden el atsa başka sorunlar ortaya çıkmazmı.
Özel sektörde, patronsan sorun yok.
Evet işçinin isden atılma tehdidi var fakat patronların da batma derdi var.Onlarda yan yat istediğin gibi yasa dünyasında yaşamıyorlar.Onlarda ayakta dura bilmek için düşünüyorlar,yatırım kararları alıyorlar,ne bileyim rekabet için uğraşıyorlar işte.Bu gün iyi gidiyorken yarın iflas bayrağını çekmemek için onlarda mücadele veriyor .Firma büyüsünmü,işçi mi teknoloji mi,firmanın içinde bulunduğu durum hangisini götürür gibi soruların cevabınıda bulmak kolay olmasa gerek.
Ama ne olursa olsun uydurtu arkadaşın dediği gibi sorun paylaşımda.Sonuçta sadece kendileri mücadele etmiyor ,işçilerde mücadele ediyor.
Örneğin şimdi şeker Fabrikaları peşkeş çekiliyor, bu fabrikalar, şu an satışa çıkartılan bedeli, zaten 1 yılda kar ediyor. Öyleyse neden satılıyor? örneğin 3-5 milyon'a satılan bu fabrikalar'ın bir tanesini şimdi kurmak isteseler, en az bunun 10 katı maaliyeti olur, ki kimilerinde makine üretimi de var.
Şeker fbrikalarının özelleştirilmesinde geç bile kalındı geç kalınmış bir hareket diyenlerde var sapartacus.Bunun sıkıntısını ülke yıllarca çekmiş.2018 de 10 milliyar TL hedef varmış.Ülke olarak şeker piyasasında serbest hale getirmemiz gerekiyormuş ki memlekete faydası olsunmuş.Dünyada şu an şekerde kota olan iki yer kalmış.Biri avrupa birliği diğeri ise bizmişik.Avrupa birliğinde de bu yıl sonuna kotalar kaldırılıyormuş yani bir tek biz kalıcakmışık.
Bu korumacılığında getirdiği çok büyük dezavantajları varmış.Şu an ülkemizde en pahalı şekeri biz tükediyormuşuk.Bir taraftan gıda enflasyonu ile uğraşırken dünyanın en pahalı şekeri.Bunu bir şekilde serbestlesdirerek ucuzlatmamız mümkünmüş.Bunun aynı zamanda da gıdaya bir çok girdi olduğu için çok önemli enflasyonada etkisi olacağı kesinmiş.Şeker pancari veja nisasta bazlı Şeker değil bunların ikiside bir arada yaşayabilirmiş çünkü kullanım alanlarında farklılıklar yani avantaj ve dezavantajları varmış .Ama ikiside bir arada ola bilirmiş.
Bilgi kirliliği olduğu için bu tabi ters tarafada çekiliyor.Buradaki mesele tamamen ekonomik mesele.Büyük bir rant var burada bu yüzden özelleştirilmesi lazım diyorlar.Kapasite kullananları çok düşükmüş .Stratejik olarak zamanında kurulmuş olan fabrikalar .Bu fabrikaların hepsi aynı verimlilikte de Çalışmıyormuş artı bunların bazıları çokta eskiymiş.
Son 3 yılda Türk şekerin kaybı 400 milyon Tl ye yakınmış .Eğer gerçekten verimli Fabrikalar olsaydı bu kadar zarar etmeleri mümkün olmazdı deniyor.Diğer taraftan kotalı 5 tane nisasta bazlı şeker üreten firmalar varmış Bu şirketler bu kadar yatırıma karşı kapasite kullanımları %50 nın altındaymış.Yani yatırım var hiç kullanamıyoruz diğer tarafta eski kurulu şirketli fabrikalar var bunlarda ne yazıkı para kaybediyor diyor uzmanın biri.
Türkiye 1 avuç oligarkın elinde, çete yönetimi haline geldi.
Hangi zaman olmadı ki.Avrupayı kim yönetiyor bakta gör.Terörü bir ağızdan destekliyenleri bak da gör.Afrin harekatını durdurmak için üst aklın attığı adımları bakta gör.
Sivil halkın üstüne iki üç bomba sallayıp sonra bu ateşkesi afrin için de istediğini gör.Pyd,nin gürsesini tutklayıp serbest bırakıp türkiye ye mesaj yolayan üst aklı gör.
Spectral / erdoğanı filmlerde düşman olarak gösterenleri gör
https://resmim.net/f/Z7bukc.jpg
Çetelerden bahs etmeden önce sen bu adamı hedefe alanları gör.
Üst aklı,avrupası,rusuna karşı adam tek başına mücadele olmuş sen ne yazıyorsun.
Ülkede satılacak ne kaldı? Kimin mali, kime satıldı? Bu ülkenin madenleri, toprağı kimin? Kimin vatanı?
Korkma hepsi senin.Toprağını alıp kimse bir yere götürmüyor.Yahu zamanında devlet yaptı tamamm ama dünya ekonomisi bunu götürmüyor zayıf kalıyor artık anlamıyormusun.
Vatan bizim ama bu üst akıl bizi kukla devleti gibi gördü ve görmeye de devam ediyor, ülkeyi istediği gibi yönetmek istiyor.Erdoganda müsssade etmiyor.Ekonomisi ayrı yönetimi ayrı deyip bunlara karşı çıkıyor. Durum böyle oluncada adamı istemiyorlar işte.
Yahu adamdan istenende küçük bir olayda değilki. Adam bunların istediğini yerine getirse bile nerede yaşayacak?.Adam ıssız adada yaşamak istemiyor olay bu kadar basit.
Hırsız, bir kaç bin aileden söz ediyoruz ve bunların işlerini yürütmek için nemalandırdığı onbin kişiden. Böyle bir çeteleşmenin, ülkeyi nasıl, ne tür entrikalarla, oyunlarla yönettiğini düşünmek dahi istemezken, fiili yaşanıyor.
Ülkemiz değil sen gelişmiş ülkelerin başındaki kuklaları gör önce.Türkiye ye boşuna başkanlık sistemi gelmiyor.Öyle yok artık eskisi gibi birilerinin kuklası olmak.Üst akıl istediği devleti muhalefet yoluyla durdurup istediği doğrultuda ona yol verdire biliyordu.Artık başa gelen elini taşın altına koyacak.Ne oldu niye olmadının hesabını verecek artık millete.
Avrupada daki kukla siyasetçiler bu devrana kimse karşı koyamaz diyerekten korkularından başlarını kaldıramıyorlar.Ama bizimki kefenini giyibte gelmiş.Üst akla karşı gelebilmek için zaten bu da gerekli.
Suriyeyi işgale kalkarlar, çetelerin elinde resmen sürü haline getirilmiş gariban milyonlar, çok basit absürt sloganlarla aldıkları gazla oy verirler, çok basityollarla düşmanlar edinilir, çete medyası yayağarayı kopartır toplum yine kolayca kandırılır, nasıl yönettikleri konusu gayet açık ve iğrenç. Nasıl anlatılır ki, çete, çeteleşen hukuk, iktidar, yağma-talan iktidarı?
Konu yine sapacak ama varsın sapsın.
Onca insanı haksız yere yerinden yurdundan edenlere karşı söz yok ama bu haksızlığa karşı mücadele verenlere gelince bunlar nedense işgalci oluyor. Bu fikirleri hangi dallardan koparıp yediğin bile belli değil.
Oligarşi yapının babaları silah yardımı yapınca hatta avrupayı bile bu zulümlere karşı suşdürdüğunda güzel oluyor.Ama birisi bu zulme karşı dur dedi mi hemen işgalci oluyor öylemi.
Üstüne basa basa biz işgalci değiliz dendiği halde sen bu tür cümleleri nasıl kura biliyorsun.
Madem ki aranıyorsun bak gözüm öyle değil.
O oligarşi babaları dediklerin uzak tarihlerden bu yana zaten bizim siçtıklarımızdır .Bizim tarihimizi bu siçilmişlar kafalarına göre istedikleri gibi 1071 ile başlatamaz.Biz anadolumuzda ve dünyanın daha nice yerlerinde (kendi yazımız ile)magralara zamanında imzalarımızı atmışız.Bunlar istedikleri gibi kıvransın biz ne olduğumuzu gayet iyi bilmekdeyiz.
Yok barbarlar gelmiş de bilmem ne masallarına artık karnımız tok bizim.
Bize osmanlı tarihi küçük, bize ön türklerin tarihi hak ,ama olsun yalancının mumunu sen iyi bilirsin ama olsun günü geldiğinde zaten her şey gün ışığına çıkacak.İşin özü o günlere kadar bir olup türk ola bilmekte yatıyor.
Kaldık ki vaad edilenlere toprak varsa bu da sorun değil.Durum buysa o zaman bizde nuh oğlu yafesin oğlu türk oluruz ve yine bir şekilde bu yalanlara karşı direniriz.
Türkün karşısında kimse duramaz diye atalarımız boşuna dememiş.Bunun kaba güç ile hiç alakası yok çünkü türkün gücü attığı imzasında gizli.
Bu güc cine bile pyramidlerin üstüne agac diktiriyor :sad:sen kalkmis bana isgalden bahs ediyorsun.
AKP öncesinde 8 milyar dolar olan özelleştirme gelirleri, AKP döneminde 60.8 milyar dolara çıktı.
Ne oldu bu kadar kamu malı satıldı da sorunlar çözüldü mü ?. Toplumun refah seviyesi yükseldi mi ?. Krizler bu ülkede bitti mi ?.
Hiç bir sorun çözülmedi Var sayalım şu eldekileri de sattılar sorun bitecek mi .Toplumun borçları silinecek mi yola, tünele, köprüye, Hastaneye, Okula, bundan böyle para ödenmeyecek mi.
Cari açık % 5 e çıktı devlet borçlanmaya devam ediyor ayrıca devlet şirketlere kefil olduğu için kişilerin ve şirketlerin borcunu da üslendi.
Satarak sorunlar çözülmez daha da büyür.
Bu gün şeker fabrikaları dün tele*kom ve diğerleri yarın ne olacak bizi mi satacaklar köle olarak.
Bence son 16 yıldır devlet olanaklarından zenginleşenlerin mallarına el koysunlar çok doğru ve haklı bir şey yapmış olurlar.
Eğer haram dan yalan dan korkuyorlarsa.
Karanlıktan aydınlığa
28-02-2018, 12:56
Devletin malı deniz yemeyen keriz mantığını tuvalete atıp sifonu çekmekdir diye düşünüp özelleştirmeyi savunanlar var...hakikaten öyleyse özelleştirme yiyici zümrenin önüne geçiyor..fakat yabancılara satılmaması gerekenler var denilmekte.bu konuda eleştirenler ,hatta yabancılara satmayı vatana ihanet telakki edenler var..ifrat tefrit meselesi.. bir deyim vardır : ölüyü fazla yıkarsan ya osurur yada s.çar.
Bence camileri satsınlar bütün camiler şehirlerin merkezlerinde Banka ,AVM için uygun yerler. Cami sonunda ibadethane ibadet evde de yapılır illa da reklamı olması gerekmiyor.
Sonra camilerin önemi kalmadı minarelerin bir çoğunda merdiven bile yok gerçi minareye kim çıkıp ezan okuyacak imamda kalmadı gerekte yok teknoloji o işi de çözdü.
Satılsa daha iyi hem de devlete büyük bir yük. Diyanetin bütçesi çok kabarık sat tarikat veya cemaatlere yükten kurtul. Parasını ödeyerek din hizmeti alan kaç kişi var göreceğiz.
Karanlıktan aydınlığa
28-02-2018, 14:07
Bence camileri satsınlar bütün camiler şehirlerin merkezlerinde Banka ,AVM için uygun yerler. Cami sonunda ibadethane ibadet evde de yapılır illa da reklamı olması gerekmiyor.
Sonra camilerin önemi kalmadı minarelerin bir çoğunda merdiven bile yok gerçi minareye kim çıkıp ezan okuyacak imamda kalmadı gerekte yok teknoloji o işi de çözdü.
Satılsa daha iyi hem de devlete büyük bir yük. Diyanetin bütçesi çok kabarık sat tarikat veya cemaatlere yükten kurtul. Parasını ödeyerek din hizmeti alan kaç kişi var göreceğiz.
Müslümanları kontrol etmek için diyanete ihtiyaç var.zaten bu yüzden diyanet kuruldu..idareye baş kaldırmasınlar diye..hükümeti,devleti eleştiren hoca göremezsin..eleştirdiği anda açığa alınır..örnekleri çoktur.diyanet kapatılırsa müslümanları kontrol zorlaşır.şeriat gelebilir.diyaneti kuranlar bunu istemez.
spartacus
28-02-2018, 15:04
Şeker fbrikalarının özelleştirilmesinde geç bile kalındı geç kalınmış bir hareket diyenlerde var sapartacus.Bunun sıkıntısını ülke yıllarca çekmiş.2018 de 10 milliyar TL hedef varmış.
Diyenler bizi ilgilendirmiyor, diyenlerin olması kime göre, neye göre, kimin çıkarlarını esas alarak?
Boş konuşuyorsun, bir ülke hiç bir sanayi kuruluşunun sıkıntısını çekmez...
Sıkıntısı çekilenin zaten satış değeri olmaz.
Sıkıntısını çekmiş dediğin kurumlar, bilmem kaç milyon TL yıllık ciro yapan kuruluşlar ve bu işin altında salt fabrikanın kazancı yok, TARIM alanında oluşturduğu katma değerde var.
Bu bir SATIŞ, ülkeyi talan politikasıdır, özelliştirmenin ekonomi-politik zırvalığı bir yana, bizler toplumun çıkarlarıyla analizler yaparız, seninkisi ise AKP denen egemen çete iktidarın bu toplumu kandırma ve sövüşleme politikalarının kılıflarına aldanmak, cehalettir, huloooooculuktur.
Ben yandaş TV ve basını izlediğimde "aklı başında olan" insanın midesinin bulanması gerekecek türde yalanlar ortada iken, sen o beyninin birazını kullansan bu tür politikalar ve absürt, gülünç yalanların hem iğrençliğini hemde insanların bilgisizliğinin nasılda sömürüldüğünü düşünürdün.
Şeker fabrikaları özelleştirilecek
Ama bu şeker hastalığı sorununu da azaltacak bir adımmış!
Neyse yazışmamız benim için vakit kaybıydı, bir hata...
spartacus
01-03-2018, 00:49
https://scontent-sof1-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/28279831_157802131550658_6007648626289455571_n.jpg ?oh=5ea3e3d9b0e7a9b9935fd819231ce75f&oe=5B08DC1D
https://scontent-sof1-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/28058989_1755855731102361_4288605105397676719_n.jp g?oh=df4b7c4a9c7f552aaee2c0ddc4b6ad1d&oe=5B4C75AB
Müslümanları kontrol etmek için diyanete ihtiyaç var.zaten bu yüzden diyanet kuruldu..idareye baş kaldırmasınlar diye..hükümeti,devleti eleştiren hoca göremezsin..eleştirdiği anda açığa alınır..örnekleri çoktur.diyanet kapatılırsa müslümanları kontrol zorlaşır.şeriat gelebilir.diyaneti kuranlar bunu istemez.
Biz de çözümü gösterdik Madem paraya ihtiyaçları var en iyi çözüm bu dedik.
Bir şeyden fedakarlık göstermeden sorunlar çözülmez bizim gösterdiğimiz çözüm dine tamamen karşı olmak diye değil.
Hatta yıllardır sözü edilen, karşı çıkılan, konuşulan, Laiklik devlet in dinsiz olması değil mi ?. İşte Laik devlet dinden elini çeken devlettir.
Şeriatlar nasıl kontrol edilecek AB devletleri bunu yaptı Kiliseler kendine özerk işlemekte bütçelerini de kendileri yapıyor taraftarlarını da kendi gayretleri ile topluyor.
Hiristiyan cemaatlerinden bir sorun çıkmıyor. Hiç bir AB ülkesinde şeriat gelebilir diye bir tehdit görmedik.
Diyaneti kuranlar elbette bunu istemez çünkü oradan eminiyor. Biz istiyoruz.
bursali68
01-03-2018, 18:22
Özelleştirme politikalarına tam olarak neden karsi cikiliyor?.Kötü olan nedir.Türkiye yillardir kapalı ekonomik sistemden yeterince cekmedimi.
Bati diyoruz ama ekonomiye gelince onlara yüz ceviriyoruz.
NEDEN ?.
Merhaba,
Ne anlatalım ki...? Anlattıklarımızı ne kadar mantıklı olursa olsun kabul etmeyecek bir kitleye niçin nefesimizi harcayalım ki...?
Ekonomide devlet ve özel sektörün var olduğu alan Türkiye...Özellikle son iktidar döneminde " özelleştirilen " kamuya ait olan işletmelere ve kurumlara bakalım, hepsi kar eden ve ettiği kardan çok daha düşük bir fiyata PEŞKEŞ ÇEKİLEN işletme ve kurumlardır...Dikkat ediniz satılan demiyorum PEŞKEŞ ÇEKİLEN diyorum...
Devlete ait herhangibir kurumun veya işletmenin özelleştirmesi benim açımdan, teknik sorunlar hariç eleştirdiğim bir davranış değil.Eleştirdiğim taraf elindeyken, sattığında aldığı paradan daha fazla katkı sağlayanı niçin satar bir iktidar...? Ancak kendi ideolojisine uygun taraftar için satar, kendi dünya görüşünün hamuduyla götürmesi için satar...Yani o iktidar için bu bir rant kapısıdır...
Bu iktidar bunu fazlasıyla yaptı...Sattı sattı, ama üretime dair tık yok...! Ekonomik anlamda düzelme yok, sürekli düşüş var...Alım gücü git gide düştü...O kadar sattı savdı, elde bir şey kalmadı...
Bir arkadaşın söylediğine katılıyorum...Camii lerin çok müşterisi var, onları da ÖZELLEŞTİRSİNLER, giden para versin, o paralar ile imamın maaşı ödensin, elektriği, suyu, tüm masrafları camiiye gidenler tarafından karşılansın...Böylelikle devletin sırtından bir yük daha kalkmış olur.SIFIR üretken olanlardan kurtulmuş olur devlet...
Pancarı ürettirmiyorsun, şekeri İTHAL ediyorsun, sonra kalkıp şeker fabrikalarını özelleştiriyorsun...Nasıl politika ama...!
Pirinci ithal ediyorsun, kuru fasulyayı ithal ediyorsun, meyvayı sebzeyi ithal ediyorsun, ithal tohum kullanmak zorunda bırakıyorsun, mazota zam yapıp çiftçiyi sürekli borçlandırıp tarlayı tapayı bir kenara koyup çiftçiliği öldürüyorsun, sonra da " özelleştirme "...! İle ekonomiyi canlandıracağını zannediyorsun...
Tüketime dayalı bir ekonomik politika izlersen bu kısır döngüden çıkamazsın, sadece SATMAYA ODAKLANIRSIN...
Ama ne anlatsak boş...
Sağlıcakla kalınız...
"ictenlik"
02-03-2018, 08:55
Milletimiz zengin olmaya bilir,
millet zengin ya da fakir değil
para bir dönüşümsel araçtır/baremdir
para az ya da çok değildir
para sınırlı ve kısıtlı değildir
para ölçütsel olarak değerlidir ya da sınırlıdır ya da sınırlanır,
emeğin dünya ölçütlerine göre düşük sınırda ya da düşük değerde alınıp satılması ya da emek değerin değersiz belirlenmesi sorunu
ki asıl sorun yine de bilgidir
bilgi eksikliğidir , bilgisizliktir
Günümüz ile bu gün git yarın gel arasında dünya kadar fark var.Kaldı ki bu düşük gelir sorunu Türkiye de hangi zaman yoktu.
örn. İsveç- Norveç ülkesinde, bizim düşük alım gücümüzün beş katında alımgücü kazanç altsınırına ve düşük gelire, düşük ücretlendirme altı sınırına, eşitlenebiliyor
Bunda bir sorun yok
ve belirtilen bu durum, sözüedilen bu ülke için üretimi ve tüketimi tam en az beş kat azaltır.
bu para azlığı sorunu değildir-kısıtlı ekonomi sorunu değildir
Mantık ya da bilgi sorunudur
Bunu matematiksel/mantıksal olarak kavrayabiliyor musunuz?
burdaki sorun ya da temel ayırt şudur. Hindistan'nın inekleri 5 litre sağıldığında karşılığında ot ve çimen çimen haricinde biraz gezme tozma satın alabilir..
gibi...
Özelleştirmeyle sorunum yok ancak burası modern dünya/dış dünya değil. (bir tür alt dünya ve orta dünya gibi bir yer olarak görülüyor ve) Yani benim arkadaşlarım üniversiteden çıkıp İngiltere'ye gittiğinde orada tutunana kadar bulaşıkçılık yapabiliyor ya da pizza dağıtabiliyor
ve olağana sosyal yaşam/olağan ekonomi sürdürebiliyor
Burası o dünya değil-birbirimizi kandırmayalım
özetle norveç'te benim emeğimle, aynı emekle farklı bir yaşam satın alabilirim/alabiliyorum diyorum bunu anlıyor musunuz? bunu anladığınızı anlamak istiyorum
bu bir para azlığı sorunu değil. bunu da anladığınızı ve bildiğinizi anlamak istiyorum
bunun dışında özelleştirme-özelleştirmeme ya da diğer siyasi sorunlar ve demegojiler işin farklı bir boyutu
yasa koyucunun düzen ya da düzenleme işlevi var ve bunun içinde piyasa, serbest piyasa denileni ya da yasa denilenleri ve toplumsal normları ve yaşamı düzenlemekte var sanırım
ilahimasal
02-03-2018, 09:54
Türkiye de , SAĞ olarak ifade ettiğimiz ideolojik tabanlı gruplar , küresel sermayeye HİZMET etmediği sürece ayakta kalamazlar ve hatta iktidarların da oturamazlar.
Bu şeker davası da , küresel sermayenin uzantısı bir durumdur.
İktidar ne derse desin !!! Küresel sermayenin her isteğini yerine getirmek zorundadır. Koltuğunda kalmak için tek yolu budur.
Sağ kesimin PARAYA ve aynı zamanda kişisel varlıklara olan sevgisi herseyin önündedir.
Bu sevginin Dünya da ki ismi ise SERBEST PİYASA EKONIMISI olarak ifade edilir. Bu isim altın da Küresel tüm güçlere EVET derler. Bu evet zorunluluk değil samimi bir istektir.
Şekerin özelleştirilmesini , bundan 3 sene evvel CARGILL denilen firma , hükümeten istemişti. Bu istek bu gün yerine getirilmek üzere.
Bu tip küresel firmalardan Türkiye de binlerce var. Bunların tamamı hükümetin vaz geçilmez DOSTLARIDIR.
Hatırlayınız !!! " ONE MINUTE " VE " israil dostumuzdur"
Bu iki cümlede aynı merkezden dilendirildiği halde , bu merkezlere OY VERIP yücelten cahil kesim ne yapmıştı ?
COCA COLA pet şişesine ip bağlayıp dar ağacın da sallandırmıştı.
Akabinde ne olmuştu ? İktidar COCA COLA FİRMASININ AÇILIŞINI yapmıştı!!!!
Bu cahil kesim astıgi pet şişeyi evinin baş köşesine tekrar yerleştirdiler. Ramazan sofraların da baş köşeye koydular.
Şahsi düşüncemdir. Afrin olayı AVRUPA ülkeleri tarafından TÜRKIYE YE para verme karşılığında yaptırılıyor.
Ne alaka mı ?
Avrupa , mültecileri şutlamak zorunda , bu mültecileri geldikleri yere şutlamak için Türkiye bu harekat yaptırıldı. Tabiki ÜCRETİ karşılığında.
Avrupalı mültecileri GÜVENLI denilen bölgeye yerleştirip kurtulacak.
pkk pyd bu işin kılıfı , bu terör örgütlerini yok etmekte gözü olan bu tarzda davranmaz zaten
İşin özü , küresel sermaye ne emrederse SAG denilen kesim yapmak ve desteklemek zorundadır. Aksi taktirde biterler.
https://scontent-sof1-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/28058989_1755855731102361_4288605105397676719_n.jp g?oh=df4b7c4a9c7f552aaee2c0ddc4b6ad1d&oe=5B4C75AB
AKP bu politikayı izliyor ve bu yüzden başarılı oluyor.
Fethullaha, Hoca Efendi dediler, ne istediniz vermedik dediler, şimdi ise onlardan başka herkes fetöcü:)
Pyd lideri salih Müslim i kırmızı halılarla karşıladılar, şimdi ise CHP ye dönüp, PYD ye terör örgütü diyemiyorsunuz,diyorlar...
Bir tane AKP li bile bu çelişkilerin farkında değildir:)
Hakikaten de aptal kesime iyi ulaştı AKP:)
Ben devletin ekonomiden cekilmesi gerektigini dusunuyorum. Ticareti devlet degil, ticaretten anlayan tuccarlar yapmali. Bu temelde LDP'nin goruslerine katiliyorum.
Bunun disinda,
Akp, insanlari adeta zombilestiren bir donusumun temel ayagi. Akp ile birlikte insanlar ne dusunebiliyor, ne elestirebiliyor ne de icinde bulundugu batakligin farkinda. 'Dis Mihraklara karsi ekonomiyi saha kaldirma amaciyla' ekmegin fiyatini 5 lira yapsinlar, eminim ki Turkiye'nin neredeyse %50'si, ''hukumetimiz yaptiysa bir bildigi vardir mutlaka'' diye dusunup, memnuniyetini dile getirecektir. Muhalif cevreden duyulacak kisik sesler de bir iki haftaya unutulur. Sanki hic birsey olmamis gibi hayat devam eder.
Sucsuz oldugu kesin olan insanlari sirf kariyer ve gelecek korkularindan iceri tikan yargi mensuplarinin medyaya yansiyan pek cok ornegi, bize, Turkiye'de adaletin de bittigini gosteriyor. Adaletin, hurriyetin olmadigi, fasizmin her bir devlet organi ile kurumsallastigi bir ulkede fabrikalar ozellestirilse ne olur, ozellestirilmese ne olur!
Bu adamlar secimle mecimle gitmeyecekler. Savas cikarirlar, yine gitmezler. Dolayisiyla Turkiye su surecte geleceksizlige mahkumdur. Cunku insanlarin beyin olumu gerceklesmis.
Biri ne zaman kalkip da 'Turkiye' dese, aklima George Orwell'in '1984' yada 'Hayvan Ciftligi' adli kitaplari geliyor.
ilahimasal
04-03-2018, 01:49
Şu Tusiad denen sömürücü grubun mallarına ne zaman el koyucaklar sabırsızlikla bekliyorum.
El koysalar , davul zurna halay çekip , zevkten dört köşe olucağım. Piyangodan en büyuk ikramiye bana çıkmış sayacağım.
El koymazlar ki !!
Sömürüp sömürüp halen millete , Atatürk sever rolü oynuyorlar.
Şu Tusiad denen sömürücü grubun mallarına ne zaman el koyucaklar sabırsızlikla bekliyorum.
El koysalar , davul zurna halay çekip , zevkten dört köşe olucağım. Piyangodan en büyuk ikramiye bana çıkmış sayacağım.
Böyle bir olasılık şu an görülmüyor yani sizin halay çekmeniz zor gibi.
Türkiye de böyle bir olasılık hiç tartışma bile değil . Şu an devletin ne gibi üretim ve mülkiyet anlayışına sahip olabilmeli tartışması var.
Devlet neyi desteklemeli neyi desteklememeli konusu gündemde
Bence devlet toplumu ilerleten teknoloji ve kaybolma tehdit i olan üretimi desteklemeli. Toplumu gerileten her şeyden el çekmeli.
Örneğin: Devlet diyetten çekilmeli
Engse Hohol
11-03-2018, 12:55
✔ (http://www.diken.com.tr/bozdag-seker-fabrikalarinin-ozellestirilmeyecegini-hic-soylemedik/) Bekir Bozdağ: Şeker fabrikalarının özelleştirilmeyeceğini hiç söylemedik.
Devlet kurumlarının satımı nerede bitecek deyiverin de millet işitsin o zaman. Şeker pancarı yetiştiricisi çiftçi nihat babaözlü kadar dürüst bir söylem yaparsanız herkes kolaylıkla anlayacaktır.
https://www.youtube.com/watch?v=Z-Ft4uOqBLo
dine mine ne
12-03-2018, 02:06
Politikaların parasallaştırılmasına ilişkin düşüncelerinize katılıyorum.
Her şeyden önce, Iktidarların kullanımının her zaman özel bir mesele olduğu tartışılabilir, çünkü her şeyden ötürü, iktidarı(ları) ele geçirmek artik (küresel)toplumsal bir eylemdir ve eylemlerin olduğu yerde, aynı zamanda işçiler, somut kişiler - 'özel şahıslar' da vardır. Halkın egemenliği bile, temsilcilerinin, milletvekillerinin, sadece vicdanları için kararlardan sorumlu olmasını talep etmesi halinde, kolektif gücünü mümkün olduğunca somut olarak kullanmak istemektedir. Bu anlamda, iktidarların özelleştirilmesi kavramı, sivil toplum ütopyası, kardeş eşitlik kuralı ütopyası ve özgürlüğüde içerir.
Toplumlarımızda egemenliğin en önemli biçimi, yasama yetkisi ve kamu otoritesi, polisin iç ve dış askeri kurumları tarafından yasaların yürürlüğe konması ve cezalandırılmasıdır. Bu güç kullanma biçimi, kültür, ekonomi, bilim, siyaset vb gibi çeşitli toplumsal güçlerin dahil olduğu örgütlenmede bir kural (kanun)sistemi çerçevesinde gerçekleşir. Ve sorunların başladığı yerde burası aslında.
Hakimiyetin hükümdarlarla bir ilgisi vardır ve bunlar sınıflara hep hükmetmiştir. Burjuva-kapitalist toplumda insanların gücü üstün değildir. Bu yüzden, gücün "özelleştirilmiş" sosyalleşen bir sistemiyle uğraşıyoruz.
Sonuç olarak, iktidarların,devletlerin kapitalist sosyalleşmesi, bir yandan güce güç katarken , öte yandan küresel ölçekte güçsüz kolektif bilinç hali yaratmış oluyor.
Burjuva-kapitalist toplum, karmaşık fikir oluşturma operasyonları olmaksızın, stratejik planlama çabaları olmadan ve kafaların manipülasyonuna kadar siyasi uzlaşı inşa etmeksizin, büyük idari aygıtlar olmadanda düşünülemez. Tüm bu alanlarda, kapitalizmin önceki evrelerinde aslında hep bu tekelci burjuvazi vardi.
Ancak, Güç ve egemenlik konusundaki bu çoğunluk görüş, modernitenin kontrol ve dengelerinin hala işe yaradığını varsayar. Bu nedenle, her şeyden önce, toplumun çeşitli yönetişim alanları - devlet idaresi, yargı, özel sektör, kültür, vs. demokrasinin temsili organları - belli bir özerkliğe sahiptir.
Finansman kullanımı, birbiriyle bağlantılı müdürlükler, araştırma sözleşmeleri, personel politikası vb. Yoluyla bu iki grup siyasi iradeyi belirler. Her şey modern sanayi toplumunun 'bilimselleşmesini' de yansıtan resmi ve gayri resmi kurumlar sistemi aracılığıyla iletiliyor. Üniversiteler (büyük ölçüde özel bağışlara bağlı) ve özel düşünce kuruluşları ve büyük vakıflar problem analizinde yanlış rol oynamaktadır. para ve akıllı personel kullanımı analizlerin yönünü etkileyebiliyor. Sonuçta 'gerçekliğin tanımı', 'akıllı planlama grupların çerçevesinde gerçekleşiyor. Bu politika (tartışma grupları) doğaları gereği güvenilir sorgulamaya açık değildir.
Aynı derecede önemli olan, savaşın politik bir araç olarak yeniden şekillenmesi, belki daha da önemlisi, ordunun özelleştirilmesinin araştırılmasıdır.
Polis(devleti) işlevlerinin mafya benzeri yapılarla birleşmesinden gizli hizmetlerin bağımsızlığına kadar, özelleştirme için de geçerlidir.
AB, kamu hizmetlerinin serbestleştirilmesi ve özelleştirilmesinde önemli bir rol oynamakta ve özel sektör politikalarını toplumun giderek daha fazla bölümüne yaymaktadır.1970'lerin ortasına gelindiğinde, o zaman Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun üye devletleri, kamu kurumlarını genişletiyorlardı.1980'lerde AB Komisyonu rotayı değiştirdi.Artık postane, ulaşım, su ve elektrik kamu hizmeti sağlayıcıları günümüzde özel mal üreticileriyle neredeyse aynı statüye sahiptir:
Mal ticaretine ek olarak, hizmetler, 1986 tarihli Avrupa Yasası ile Avrupa İç Pazar Politikasının da odak noktasıydı. Başlangıçta, Avrupa Komisyonu'nun yeni direktifleri sözde ağ altyapısını hedef aldı. En azından bu alanda, liberalleşmenin zirvesine ulaşılmış gibi görünüyor.
AB su özelleştirmedeki sözlerinide kırdı
2013 yılında AB Komisyonu, su tedarikini özelleştirme kapsamından çıkarmaya söz verdi. Ama yunanistan ile sözünü kırdı. Yunanistan, su işlerini yeni özelleştirme fonuna getirmelidir denildi. AB temsilcileri - özellikle maliye bakanları, Schäuble & Co. - anlaşmayı onaylamak için Yunan parlamentosuna baskı uyguladı. Suyu özelleştirmeden yeni kredi dilimi yok gibisinden Atina'ya baskı uygulandı.
Su hakkı insan haklarıdır - bunu şimdiye kadar böyle kabul ettik. Ama birileri bu işe farklı bakıyor:
Misal nestle,nin Patronları suyun kendileri için bir mal olmadığını, ancak "diğer her yiyecek" gibi bir piyasa değerine sahip olduğunu çarpıcı bir şekilde söylüyor. Cezayir'de Nestlé su kullanım haklarını zaten aldı ve fabrikalar korundu ve çitlerle çevrildi. Pakistan'da aynı şey. Bu ülkelerde nüfusun bu suya erişimi yokken yeraltı suyu ve kaynak suyu plastik şişelere doldurulup Çok paraya satılıyor.
Güney Afrika'da "Güvenebileceğiniz Su" sloganıyla, güvendiğiniz suyla bile tanıtıyor.Nestlé şirketi başlangıçta ülkenin en saf ve en iyi kaynakları için doldurma izinlerini sağlamış. Suyun geri kalanı kirli ve suyun kalitesi yoktur.
Yıllar önce, Birleşmiş Milletler temiz suya temel bir insan hakkı olduğunu ilan etti. Ancak, bu, Coca Cola, Danone ve Nestlé gibi şirketlere nedense geçerliliği yok .
Bir ülkede yöneticilerin maliyeti o ülkede yaşayan vatandaş (halklar) a ne kadar az olursa o ülkede hoş görü ve mutluluk o kadar çok olur.
Bir ülkede sevgi nefretten ne kadar çok oluşursa o ülkede insanlar cehennemde değil cennette yaşamış olur.
Ülkelerdeki çok yüksek maliyetli devletler o ülkelerde yıkıma sebep olmuştur.
Bir ülkede tuzu kurularla (orta sınıf) yoksul fukaralar (en alttaki sınıf) aynı sofrada ( gezi olayları gibi) buluşmaya başlamışsa o ülkede kıyam çok yakındır.
Bir ülkede devleti yönetenler yönettiği (3 bin koruma ile gezen devlet başkanı gibi ) halktan korkuyorsa o ülkede cehennem çok yakındır.
Alone Star
08-05-2018, 20:43
Elimizde avucumuzda ne varsa satıldı, yanlis ozellestirme.
dine mine ne
16-06-2018, 17:01
Bir ülkede tuzu kurularla (orta sınıf) yoksul fukaralar (en alttaki sınıf) aynı sofrada ( gezi olayları gibi) buluşmaya başlamışsa o ülkede kıyam çok yakındır.
Ya öyle mi, eskiye dönük niye Gezi Parkı olayı yaşanmadı öyleyse. Eskiden ortalık güllük gülistanlıkdı galiba .
Bir ülkede devleti yönetenler yönettiği (3 bin koruma ile gezen devlet başkanı gibi ) halktan korkuyorsa o ülkede cehennem çok yakındır.
Aboouu bense bunlari 15 Temmuz'da halk kurtardı sanıyordum, oysa ki işler tam tersineymiş yav.