ilahimasal
04-03-2018, 15:19
Nazlı Ilıcak , bu gun itibarı ile ömür boyu hapis cezasına çarptırilmıs bir GAZETECİ.
Nazlı Ilicak bir gazetecidir. Evet gazetecidir ve kalemi de , konuşmaları da kandırılmaya musait tüm sağ kesim için de güçlüdür. Her dönem güçlünün yanında ve özellikle sol zıttı olan her oluşuma kalemşorlük yapmıştır.
Nazlı Ilıcak , kendi düşüncelerine zıt olan kesim için de , kalemi ciddiye alınmıştır.
Nazli Ilıcagı , güçlünün yanın da , gücün duruma göre yaptiğı konuşmaları dinlerken adeta çıldırırdım. Ozellikle , Ordu ve orduya bağlı olduğunu iddia ettiği bir kesimin darbeci oldugu iddiası ve ozellikle sol kesime ait olan görüsteki tüm insanlara , darbeci diyerek halkın gözünde itibar kaybettirmek için o sivri dilini kullanınca sinirimden kan beynime pompalanırdı.
Nazlı Ilıcağın bu konuşmaların da ki tek refleksim , " ordu neden bu kadını perişan etmiyordu" sorusu oluyordu. Orduyu her alanda aşşağılayan birisi nasıl olurda bu derece rahat davranırdı ?
Çok iyi biliyorum ki , Türkiye de orduya yorum yapmak hainlikle özdeş kabul edilirdi. Sol kesimin ordunun elinden neler çektiği herkesin malumu , dar agacları ve benzerleri . Tabiki bu darağaçlarından nasibini alan sağ kesimlerde var.
Nazlı Ilıcak ,bende her zaman Amerikan sözcüsüdür fikri olusturdu. Bu düşüncem de hakli olduğumu biliyorum. Nazlı Ilıcak ve onun gibi duşünenlerin genel yapısı , komunizm tehlikesine karşı kalem tutmak olmustur. Kalemlerini öyle kullandilar ki , bir çok insan ya dar ağaçlarında sallandı yada işkencelere maruz kalıp senelerce hapis yatıp hayatları çalındi. 12 Eylül , ergenekon davaları gibi ; Turkan Saylanı , Ali Tatari ve bir çok insanı , gazeteciyi unutamıyorum.
Nazli ılıcak bu insanlar haksiz yere , içeri atıldığın da , ölüme maruz kaldığın da nasıl da acimasızca eleştiriyor ve itibarsız birakılmaya calişıyor du!! Bu insanların acılarıni hiç mi hiç umursamiyordu. Savunmasınin adıda , her zaman demokrasi ve özgürlüktü ! Nasil bir demokrasi ve özgürlükse bu ? Şimdi kendisi içeride ve o yaşın da ÖMÜR BOYU HAPİS .
Amerika ya ve onu içeri tiktıran zihniyete ve hatta ölesiye destek verdigi yapının onu içeriye tıkmasını , acaba sol zihniyete bağlayıp da mı , koğuşun da zaman öldürüyordur?
Meclise , başı bağlı olan birisini sokan Ilıcak hapiste, başı bağlı olan kişi ise dışarı da Büyükelçi oldu . Demokrasi ve özgürlük böyle birşey.
Tanrı ne isterse o mu olur ? Amerika ne isterse o mu olur ?
Nazlı Ilicak bir gazetecidir. Evet gazetecidir ve kalemi de , konuşmaları da kandırılmaya musait tüm sağ kesim için de güçlüdür. Her dönem güçlünün yanında ve özellikle sol zıttı olan her oluşuma kalemşorlük yapmıştır.
Nazlı Ilıcak , kendi düşüncelerine zıt olan kesim için de , kalemi ciddiye alınmıştır.
Nazli Ilıcagı , güçlünün yanın da , gücün duruma göre yaptiğı konuşmaları dinlerken adeta çıldırırdım. Ozellikle , Ordu ve orduya bağlı olduğunu iddia ettiği bir kesimin darbeci oldugu iddiası ve ozellikle sol kesime ait olan görüsteki tüm insanlara , darbeci diyerek halkın gözünde itibar kaybettirmek için o sivri dilini kullanınca sinirimden kan beynime pompalanırdı.
Nazlı Ilıcağın bu konuşmaların da ki tek refleksim , " ordu neden bu kadını perişan etmiyordu" sorusu oluyordu. Orduyu her alanda aşşağılayan birisi nasıl olurda bu derece rahat davranırdı ?
Çok iyi biliyorum ki , Türkiye de orduya yorum yapmak hainlikle özdeş kabul edilirdi. Sol kesimin ordunun elinden neler çektiği herkesin malumu , dar agacları ve benzerleri . Tabiki bu darağaçlarından nasibini alan sağ kesimlerde var.
Nazlı Ilıcak ,bende her zaman Amerikan sözcüsüdür fikri olusturdu. Bu düşüncem de hakli olduğumu biliyorum. Nazlı Ilıcak ve onun gibi duşünenlerin genel yapısı , komunizm tehlikesine karşı kalem tutmak olmustur. Kalemlerini öyle kullandilar ki , bir çok insan ya dar ağaçlarında sallandı yada işkencelere maruz kalıp senelerce hapis yatıp hayatları çalındi. 12 Eylül , ergenekon davaları gibi ; Turkan Saylanı , Ali Tatari ve bir çok insanı , gazeteciyi unutamıyorum.
Nazli ılıcak bu insanlar haksiz yere , içeri atıldığın da , ölüme maruz kaldığın da nasıl da acimasızca eleştiriyor ve itibarsız birakılmaya calişıyor du!! Bu insanların acılarıni hiç mi hiç umursamiyordu. Savunmasınin adıda , her zaman demokrasi ve özgürlüktü ! Nasil bir demokrasi ve özgürlükse bu ? Şimdi kendisi içeride ve o yaşın da ÖMÜR BOYU HAPİS .
Amerika ya ve onu içeri tiktıran zihniyete ve hatta ölesiye destek verdigi yapının onu içeriye tıkmasını , acaba sol zihniyete bağlayıp da mı , koğuşun da zaman öldürüyordur?
Meclise , başı bağlı olan birisini sokan Ilıcak hapiste, başı bağlı olan kişi ise dışarı da Büyükelçi oldu . Demokrasi ve özgürlük böyle birşey.
Tanrı ne isterse o mu olur ? Amerika ne isterse o mu olur ?