PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Gelecekle İletişim Kurulduğu İddiaları Üzerine!


"ictenlik"
22-05-2018, 10:08
Subject: Gelecekle İletişim Kurulduğu İddiaları Üzerine!
From to: Herkes

Arkadaşlar Merhabalar. Ulaşabileceğimiz herkese iletmeyi denediğimiz aşağıdaki mailin çoğaltılması ve iletilmesi konusunda sizinde destek ve yardımlarınızı bekliyoruz;

------------------------

Merhabalar;

Gelecekle iletişim kurulduğu ve bu iletişimden insanlığın geleceği adına önemli bilgiler alındığı yönünde gerçekçi iddia ve savlar mevcuttur.

Eğer bu maili ilk kez alıyorsanız dikkatlice bunu incelemenizi rica edeceğiz.

Eğer bu maili tekrar alıyorsanız;
Defalarca kez size/sizlere ve başkalarına iletmemize rağmen yeterince umursanmadığımızı görüyoruz ve insan olma adına üzgündük!
elimizden gelen bu!

Aşağıda sizlere sunulacak olan içeriği ve gelecekle iletişim savını defalarca kez incelemiş ve düşünüp değerlendirmiş (binlerce okur olarak) olan bizler artık bunun kesin oranda doğru olabileceği konusunda artık hemfikiriz...

Sunulacak olan içeriğin adı Kasyopya Gelecekle İletişim Denemeleri Celseleri ve oturumlarıdır... Bu mail sonuna e-kitap ve online okuma linkleri eklenecek olan bu içeriğin okunması, duyulması ve artık bilinmesinin çok önemli olacağı kanaatindeyiz

---Forum alanları, Sosyal Platformlar vb. alanlarda sunulmak üzere düzenlenmiş tanıtım yazısıdır...

-------------------------------

Merhabalar;

Aşağıda Kasyopya Gelecekle İletişim Denemeleri Celseleri olarak sunulacak içeriğin kendi içindeki iddiası onun gelecekle kurulan bir iletişim olduğu yönündedir.

Başlangıçta bu iddiaya herkes gibi şüpheyle yaklaşan ve altında başka gerçekler arayan bizler bu iddiayı sonra sonra tam olarak yavana atamadık ve onu incelemeye devam ettik.

Bizler (onu okumuş eski okuyucular) bu metnin uzak gelecekle bir iletişim/conduit/bağ olduğu konusunda artık net olarak hemfikiriz. Bu nasıl oluyor diyebilirsiniz. Onbinlerce okuyucusu ile birlikte 20 yılı aşkın bir süredir bu süreci takip eden ve izleyen bizler bu konuda (onun gelecekle bir iletişim olduğu konusunda) artık eminiz. Okumalarla birlikte artık gelecek olarak sözedilen cevaplayıcıyla arada tam bir güven bağı geliştiği ve tüm okumalardan sonra içimizde bu konuda artık neredeyse hiçbir bir bilimsel şüphe/şüphecilikte kalmadığını söylemekte pek yanlış olmazdı.

Bu yüzden sunum konusunda hem daha heyecanlı hem de daha kararlıyız.

Her ne kadar, şimdilik hala rahatsız edici ve can sıkıcı karşı çıkışlar ve geri bildirimler alıyor olsakta biz bunu sunmaktan geri durmadık ve duramazdık… Konunun hem hükümetler, hem ilgili kurum/kuruşlar hem de tüm insanlık düzeyinde biliniyor- duyulmuş olmasının önemli olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle bu metni ve içeriği kimi internet ortamlarında ve bireysel yazışma ve maillerle değişik insan gruplarına, değişik kişi ve kurumlara ve insanlara sunma girişimimizi aralıksız olarak ve durmaksızın sürdürdük ve de sürdürüyoruz. ve size de bu yüzden ulaşmaya çabalıyoruz..

Bizler bu metinleri baştan sona okumuş ve tekrar tekrar belirli süzgeçlerden geçirmiş ve onu tarihsel mitolojik diğer verilerle ve güncel gerçeklerle karşılaştırmış ve bunu gerçeklikle de örtüştürmüş okuyucular olarak bizler, onu ve bu iddiayı ve içeriği büyük bir özgüvenle savunabiliriz artık ve de şunları da ekleyebilirdik.

Metinlere zaman ve emek haracanarak ve gerçek bir fırsat verilerek ve içerik iyi bir araştırma konusu olarak görülerek baştan sona okunursa ve yukarıda söylenen gelecekle iletişim olma söylemine de tam bir şans tanınarak dürüst ve objektif bir süzgeçten geçirilirse, kendi söylemini bütünlemekte yeterlidir. Biz bu konuda hemfikiriz. Ve eminiz ki ondan mutlaka çok şey öğrenilecektir. Bu durumda onunla ilgili subjektif bir başka yorum, bilgilendirme, bildirim ve değerlendirme ye de gerek kalmayacaktır. Yani onun gelecekle bir veri trafiği olma iddiasını tekrar hatırlatmak ve tekrar ortaya koymak sunum için yeterli olacaktır.

Metnin başlarını ve özellikle de ilk bölümlerini okumak çok zordur ve zor gelecektir. Özellikle başlarda yeni kurulan bu iletişim telaşı nedeniyle çok fazla karmaşa, karşılıklı yanlış anlaşılma, veri hataları ve yanlış bilgilendirmeler mevcuttur ve olmuştur. ve başlangıçta br çok bireysel (subjektif) hata ve yanlış anlaşılma mevcuttur. Ama kendi içinde kapsamlı bir metindir ve 24 senelik bir veri diyaloğu mevcuttur. O yüzden baştan pesetmemenizi ilk ay ve yıllardaki celseleri özellikle gerekirse atlamanızı ve orada söylenenleri de büyük ölçüde görmezden gelmenizi rica edeceğiz ve önereceğiz. Metnin iletişim sürecinin oturmuş olacağı ilerleyen yıllardaki veri diyalogları kendi içinde daha kontrollü ve de daha tutarlı olacaktır. Onun içinde her türden merak ve soru vardır..

Bu veri (soru cevap) trafiği bir viya tahtası yani ruh tahtası denilen yardımıyla serbest bir araştırma ve merak konusu olarak ev oturumlarında bir grup tarafından soru cevaplarla sağlanmıştır. Buna dair olur olmaz ikna ya da kanıt paradoksları sunuluyor ve dayatılıyor. Bu olmuşsa oluştur-olmamışsa da olmamıştır. Grup orada Amerika da şu an yaşıyor ve eğer iddia doğruysa şu anda gelecekle iletişim kurabilirler ve kendileri de erişilebilir düzeydeler. Süreç objektif-dürüst bir biçimde zaten sorgulanabilir. Onlara erişilebilir-sorgulanabilir. Süreç bireysel de sorgulanabilir. Haber ve röportajlar yapılabilir. Konu araştırılabilir.. Bu konuda başka bir şey söylemeye gerek olacağını sanmıyoruz

Bu tip bir jargona aşina gözlemciler genelde ilk okuyuşta şunları demektedir. Kendi içinde tutarsız. madem yanıt veren gelecekse niye herşeyi bilip bildirmiyorlar. Niye gerçek zaman kehanetleri yok. Niye kanıt sağlamıyorlar? İsa var deniyor sonra yok deniyor neden? Bunu Laura ve arkadaşları yazdırıyor onların kendi düşünceleri. İçindeki gerçekler çok saçma ve karanlık korku ve kuşku uyandırıcı. Böyle bir şey ummuyorduk bizler. Böyle bir gerçek ummuyorduk.
Diğer taraftan bu tip bir araştırmadan uzak pozitivist materyalist ve bilimci görüşçüler ise olmaz böyle bir şey bunlar tümden saçmalık ve akıldışı diyorlar.

Kendi içinde çelişkileri ve subjektif hataları da var evet. Evet metin can sıkıcı bir çok subjektif hatayı ve veriyi ve çelişmeyi de bünyesinde barındırmaktadır. Ne yani bizler insanız. Kendi geleceğimizle konuşmaya belki de hazır değildik… Bunlar din görevlileri değiller. Yazdıran da tanrı değil... Sıradan insanlar sadece. Kendi kendilerine yaptıkları ve kendi kendine birden beklenmedik bir biçimde olan bir iş bu… Bozuk mozuk, iyi kötü bu kadar olmuş, bu kadar yapmışlar/yapabilmişler demek ki onlar..

Sonuçta bu tanrı bildirimi bir din kitabı değil ve objektif süzgeçlerle okunmalı. bu konuda da hepimiz hemfikiriz.

Ve tabi ki bu metin kendi sorunları da kendi içinde yanıtlamaya ve aşmaya da yeterli veri tutarlılığını eğer onun tamamı dürüst incelenirse içermektedir..

Yani en diyelim ki size kalmış biz artık çok net olarak onu gelecekle kurulan deneysel bir iletişim olarak işaretliyoruz ve görüyoruz öyle tanıyoruz ve tanıtıyoruz . bunu tekrar yineleyebilirdik…

Okumakta okumamakta , değerlendirmekte değerlendirmemekte eğer bunu isterseniz, size kalıyor.

----
Online okuma için;
https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=7

ve aşağıdaki linklerden e-kitap formatında indirilebilmektedir.

https://mega.nz/#!L7YziDQA!zqFBwf-VtGkOQArIB2h4FZ-eBnFALWyMV24gvB9KZD0
https://mega.nz/#!XiQT2AJb!yPW6INksR2nVpuZj-ZywHTv6G-R9OG-kNDChtkU_86Q
https://mega.nz/#!XiQT2AJb!yPW6INksR2nVpuZj-ZywHTv6G-R9OG-kNDChtkU_86Q

https://tr.cassiopaea.org
https://cassiopaea.org/forum/

"ictenlik"
01-06-2018, 09:44
Arkadaşım/Arkadaşlar bu başlığın sunulduğu 4 forumdan 2 sinde sunduğumuz benzer bir yorum

Arkadaşım/Arkadaşlar bu metni tamamlayanlardan (gerçek ve tam bir) reddiye (henüz) almadım. Bu metni tamamlayanlardan, tam bir biçimde okuyanlardan, reddiye almadık. Tekrar ediyoruz bu metni tamamlayanlardan reddiye almadık...
Bunu dürüstçe tekrar yazabiliriz..

4 forumda açık başlığımız var..

yine tekrar ediyoruz

"Henüz bu metni, baştan sona okuyupta, net bir şekilde, evet gerçekten de bu gelecek iletişimi olamaz , buna hiç ihtimal yok diyen arkadaşımız henüz yok."

ama burda şu baştan sona tam okuma belilrtmesini tam hatırlatıyoruz

"bu metni baştan sona (düzenlice okuyup) bitirip, yok bu bilmem nedir, gibi bildirimleri tekrar tekrar deklare edebilenimiz henüz olmadı."

4 forumluk yüzümüz burda

Metni gerçekten baştan sona tamamlayan nerdeyse aşağı yukarı herkese göre (kim olursa olsun, hangi gruptan ve düşünceden olurlarsa olsunlar) aşağı yukarı bu gerçektir ve bu bir ihtimal de gerçektir
ve "bunun bir gelecek iletişimi olma ihtimalini okuyanlar çok yüksek görüyorlar ya da direkt onaylıyorlar"

Okuyuculardan gerçek kalemde bir tersi reddiye de henüz evet almadık .Ama okuyuculardan almadık bakın. Okumayıcılar ve okumamışlar reddiye veriyor
Gözgezdirenler ve baştan ihtimal vermeyenler ve baştan pesedenler, aradan seçip okuyanlar hariç doğru düzgün reddiye almadık. v e yok evet..

4 forumluk yüzüm/yüzümüz burda ve başlıklarımız tarihe asılı..

Gerçekten onu bitirip tersi yazacak arkadaşlar bilmiyorum, sadece okuduklarına bizi ikna etmelerini isteyeceğiz...dürüstçe
onlara sadece gerçekten bunu dürüstçe baştan sona okuyup okumadıklarını soracağız. başka da sözümüz yok ve olmayacak...
gerisi tarihle bizim aramızda....

"ictenlik"
02-06-2018, 11:53
aleviweb foruma asılan/taşınan -tarihsel- yorumumuz;

--
islam belki de yeni bilgiler ışığında çözümlenebilir.

arkadaşlar islamın ve yahudiliğin de muhtemelen ortadoğuya dış dünyadan inen güçlü bir uzay varlığı ve uygarlığının bu bölgeye yaptığı iniş sonrası gelişmiş bir karmaşa olabileceğini düşünüyoruz artık

bunu belirten yeni nesil bir çok algılayış ve içerikte olmasına rağmen, bu sav başlı başına tevrat incelemesi ve tarih ve mitoloji karşılaştırması ve bunun/bunların dilsel-mitolojik kozmoloji anlayışı ile birleştirilmesi ile gövdelenerekte tarihsel olarak dürüstçe savlanabilirdi...
bunu öne sürmek için yukarıda sayılanlar bizce yeterlidir artık..

-

eğer ortadoğu gerçekten böyle bir misafirlik yapmışsa ve buna oradan tanık olunmuşsa, yani gökten gelen ve insan içene girip bir insan toplumuna (israilli denilenlere) tuhaf makineler veren, sodom ve gomora da insan kentleri yıkan ve oraları ot bitmez hale getirip küle çeviren, babil öyküsünde insanlığı bölen ve kafasını karıştıran ,ortalığı tuzaklarla dolduran ,adem ve havva öyküsünde cinsel kimlik ayrımcılığı dayatan, nefil ve golyat öyküsünde 4 metrelik bir dış dünya türünü insanla çapraz melezlemeye çalışan, bu insanın genetik kodlarıyla oynayan-oynayabilen, her defasında korku tehdit işkence öne süren tarihsel olarak dış uzayda ileri gitmiş ve ileri teknoloji geliştirmiş sömürgeci ve kolonici bir dış uygar/uygarlık varsa ve bu dünyaya inmişse ve korku tehdit ve zorbalık üretmişse? gelip güç ve gövde gösterisi yapmışsa?

tarihteki tüm çarpıklık ve ortadoğu miti/mitleri ve tüm bu anlamsızlık belki de yerine oturabilirdi...

incilin fahişe babil olarak sözettiği imge olması olası bu rab/rablar adı verilen varlık ve varlıklar, nerdeyse hayvana göre insanın gelişmişliği gibi insanüstü doğa da olan bu canlı, gelip bizim aramıza insanın hayvan asimilasyonu gibi, bizi ve türümüzü aslında tarihi ve tüm gerçeği de ordan asimile etmişse?
ve bizi bizden koparmışsa?

muhammed öyküsünü bu habil ve kabil gibi yorumluyoruz. bir kardeşin oyuncağı var. tarihsel oyuncağı var sadece...

diyelim ki bu gökten gelen gelip bir topluma ahit sandığı veriyor, kutsal emanetler hazineler veriyor, ve kısmen teknoloji bilgisi ve bilim bilgisi veriyor ve topraklar vaadediyor. ve bunlar üzerinden de diğer insanlığı yönetmeye kullanmaya ve asimile etmeye girişiyor diyelim.
diğeri/diğerleri oyuncaksız kalan çocuk/lar...

bunun sonucunda samiler bölünüyor ve bir kısmı saf dışı kalıyor olabilir.. diğerleri de ona/onlara karşı güçlü bir din ya da kurumsal yapı örgütlüyor ve geliştiriyor olabilir.
işin aslı yahudilik ve müslümanlığı bozulmuş biçimde birine örülü bağlı ve birbirinden bölünmüş-oluşmuş, bir durumdan gelişmiş kol mezhepler gibi düşünmeyi de denedik.

diğer durumda bu müslümanlık denilen bu yazım, tarihsel olarak onları kontrol altında tutmak için o yahudilik denen o grubun da bir komplosu ve tedariki-tahakkümü de olabilir .bunları da bilmiyoruz..

tarihsel olayları iyi kötü derleyip yazmaya çalışırken kopuk bilgiler oluşmuş olabilir. derleyiciler başarısız olabilir. tarihsel siyasal manipülasyon bu yazma işine katılmış olabilir. bilgiyi örtmek gerekmiş olabilir. nasıl bir baskı ve tarihsel çağ olduğunu bilmiyoruz

yani onların musası varsa rab'a erişen bizim de bir muhammedi imiz var ya da olmalı gibi bir durumda oluşmuş olabilir.
tersinde ise alın siz de bunla oynayın/oyalanın olmuş yapılmış olabilir..

örneğin ahit kutusu var ve dokunan insanı küle çeviren kara bir sandık/kutu bu. ve hacerülesvet gibi bir şey var arada bir bağ kurulabilir. o taş onu simgeliyor olabilir...

yani örneğin bir yan tali bir din olarak ve geçici uyuşturma din olarak bu onlara kurulmuş ve ellerine verilip örgütlenmiş ve işletilmişte olabilir .çocuklar oyun bozmasın birbirine karışsın/katışsın diye...
onların elinde de tarihsel bir mesele/gölge mesele olsun diye. küçük mesele ve meselenin gölgesi olsun diye.... .. yani çocuğun eline bir oyuncak tutuşturmak gibi- küçük sorunla büyük soruyu örtmek/gizlemek gibi
-her şey olası..

eğer rab denilen göksel gelici gerçekten güçlü sayıldıysa ve görüldüyse ve gerçekten az çok gücüyle birlikte bu yarı bçukta olsa tanrılaştırıldıysa ve üstvarlıklaştırıldıysa, musa'nın toplumu bu varlıktan bir şeyler koparmak istemişte olabilir. musanın paçasına yapışmış onu zorlamışta olabilir... bundan kendilerine kolay yaşam vermesini istemiş olabilirler. bu iki taraflı işletilmiştir belki... insan hayvanla pazarlık yapabilir mi? hayvan insanla?

Bunu bizim hayvanlara hazır yemek ve dış çevre vermemiz gibi düşünebiliriz. Bu açıdan musayı ona iletim kurması için iteklemiş/tetiklemiş te olabilirler. Bu açıdan biz İsraillilere Almancılar diyoruz. sezgileri ve duyguları yüksek biri de olabilir musa belki bilmiyorum.. ya bir kurban ve seçilmiş ileri atılmış kişi de olabilir -saflığı kullanılmış olabilir. sonra yoldan çıkmıştır belki.. halkı tarafından ama../öne sürülmüş nassreddin hocanın timura gidişini ve gönderilişini hatırlayın
aynı şeyse bu muhammedin başına da getirilmiş ve örülmüşte olabilir- bu çorap.

aynı şey muhammedin başına da gelmiş olabilir. ya da bu gölge olabilir-olaayı örten temsiller. karmaşık..
yani yarıbuçuk kendi toplumları ve onlardan birşey isteyen insanlar , ne yapılacağın sorup duranlar ve ille de rab'a erişmek isteyenler ,kolay almak isteyenler ,rahat almak isteyenler -ölüm sonrası bilgisi, güçlülük ve ölmeme ya da ondan miras iteyenler, bunları zora koşmuş ve yarı delirtmiş ya da kullanmışta olabilirler. tarihsel kayıtlar şüphesiz berbattır-gerçek örüntülüdür...

muahmmed bir sünnet çocuğu gibi tahta oturtulup süslenmiş olabilir-bilmiyoruz bizler

bunu bilmiyoruz. tarihsel kayıtlar berbat,
bu yahudilik islam incelemesi bölünmemelidir birbirinden.bizim kanımız bu...

muhammed in toplumu onu aracı kılmış ve yoldan çıkarmış ve zorlamış olabilir. kişi böyle bir tarihsel kimlik giydiğinde zorlanmış ve yoldan çıkmış olabilir. aynı şey musa içinde geçerli
muhammed hep uydurma da olabilir-böyle birileri de olmayabilir...
bunlar paralel geniş öyküler de olabilir...
sonuçta tarihsel bir ihtiyacın ürünü ya da yansıtılmasıdır..

ordaki geçmişteki güç, korku ve karanlık bunları yaratmış dahası yansıtmış olabilir.. tarih ne kadar çarpık olursa olsun bunun bir sebebi vardır..
gulyabani gibi bir öykü bu rab ...kuşkusuz ki ,bunun altında yaşayan insan tarihi öyle bir gerçeklik üretmiş olabilir ..belki de tarihsel kişiyi var mıydı onu da tam bilmiyoruz ancak bugünkü çağın gerçekleriyle olayları/koşulları bilmeden o kadar ileri yargılamamak gerekir diye düşünüyorum... yan idin çökertmek için başka bilgiler de var...

tüm bunlardan emin değiliz ancak kuşkusuz ki tarihsel alternatif yorumlar

Kasyopya denenin artık okunması gerekiyor candaşım bunları ayrılması için
sevgiler ve en derin sevgiler bizden..

"ictenlik"
02-06-2018, 12:32
Turan Dursun seni seviyorum
Seni seviyoruz
ve rahat uyu Turan Dursun!
seviliyorsun!

--

İşin aslı ve özü İslam denilen bir Yahudilik/Siyonizm ve ya da bilinmeyen geri tarih komplosu olabilir-/mi?

İslam bir Siyonist/Yahudi komplo mudur? Tıpkı işid vb. gibi derin-organizasyonsal başlıbaşına bir üretim midir? sentez midir? tarihsel bir sentez midir?

İşin daha da aslı ve özü İslam-Yahudilik bilişimi/bileşimi kendi tarihsel bir komplo ya da islam denilen din diğerine göre, büyük olana göre bir tarihi küçük balık ve gölge din ve gölge biliş ve islam denilen bizzat Yahudiliğe emanet ve hizmet eden ya da onu gösteren ve kendi de bir hezimet olan tuzak ve bir Yahudi bilişi/buluşu ve bunun yamanması süreci de tarihsel Yahudi çıkarlarına hizmet eden, tarihsel Yahudi ve güç uşaklığı ve tüm bunlar Yahudi komplosu ya da onlar üzerinden rab/rablik/rabbiye makamı komplosu da olabilir mi?
ve asıl hedef-hedefimiz Yahudilik midir?
ya da daha asıl hedefimiz? bir soru işareti mi?


susturamayacaklar Turan Dursun! beni susturamayacaklar! beni bizi susturamayacaklar!
Beni ve bizi susturamayacaklar

ve rahat uyu Turan Dursun!

"ictenlik"
04-06-2018, 23:11
Sana gelecekle iletişim diye bir şey tanıttığıma ve sözettiğime -içerik ya da sonuç öyle ya da değil- tanık mısın değil misin?

Açık Gözlem ve Bilimsel Bir Deney Çağrısı

Şimdi arkadaşlar size proaktif bir deney öneriyoruz.

bu önerinin bizzat birebir yapıldığı ve yapılacağı en az dört ya da hatta belki de beşinci grupsunuz sizler...

Şimdi arkadaşlar bu serbest bir çağrıdır ,serbest bir gözlem çağrısıdır ve tarihsel olarak kıvıranları ayıklamak için ve tarihsel dostları biraraya getirmek için bilinçli yapılıyor bu çağrı...

Bizler,
"Kasyopya Deneyi", Gelecekle İletişim Verileri adında bir içeriğin okuyucularıydık. Bunu okumuş dünyada milyonlarca insan var. 8-10 dile bir dizi gibi yayınlanır yayınlanmaz gibi çevrilen canlı bir veri. Okuyucu tabanı bir hayli geniş ancak onu herkes ne yazık ki bilmiyor ve duymamış henüz.. Ama bunu size sunmakta zorlanıyoruz çünkü, çünküsünü saymak bile çok zor ve bir çok bilinmeyen nedeni var bunun...

Bir çok arkadaş bunu diğerlerine söylemeye çekiniyor çünkü bunu duyanın ve okuyanın eski kişisel gerçeğini az çok yerle bir ediyor bu içerik. Bir çok okuyucusu okuma sonrasında kendi yaşadığı üzüntü ve kendi kişisel sarsıntısı ve karmaşasından dolayı bunu başkasına da yaşatmak ve çektirmek istemiyor. ve oluşan gerçek değişiminden dolayı ise aynı şey bir başkasının başına da gelmesin üzüntüsü ve endişesiyle de bunu herkese bunu sunmak istemiyor ve tabiri caizse onu okuyacak babayiğit arıyor.

ya da okuyacak olana baştan acımadan ve az-çok ne olacağını-oalibleceğini bildiğinden ya konuşmuyor ya da konuşamıyor. İçeriğin bize sunduğu şeyler bize daha önce sunulan gerçekten çok farklı ve yeni olacak eğer okursak göreceğiz ki...

Bu veriyi ve önermeyi son yıllarda bir çok facebook grubuna ve ayrı ayrı forum ortamlarına götürdük. Tarihsel önemde bir veri ve tarih yıkabilir, tarihi yeniden yapabilir ve tüm dinleri gerçekten çöpe atabilir bir veri. Bunu hükümetinize de götürebilirsiniz. Ordularınıza da verebilirsiniz. Bu size kalmış.
Biz deneyimizi önerelim size ve bize

Yok olmaz öyle şey, bilim var, şu var bu var gibi tuhaf tepkiler aldık gördük. Bu nasıl olur diyorlar... Okumalar sonucunda bu tepkiler buharlaştı ve hep değişiyor. Okuyup bitirenler hep aynı yakın kaderi ve kederi paylaşıyoruz ki eminim dürüst biçimde okuyanlar olursa onlarda paylaşacaktır... Metni çekinmeksizin tamamlayanlar söylediklerimize net bir biçimde az-çok ikna oluyor ya da evet bu gelecekle iletişim ya da evet bu mümkün olabilir diyorlar ya da demeye geliyorlar.. Kendi çevremizden buna tanığız. Yaklaşık on yıllık internet maceramızdan da buna tanığız... Referans saçmalığına girmeyelim çünkü benim teknik referansım yetersiz. İsteyene bir forum dolusu referans sağlanabilir. Oysa referansı burdan canlı sağlayalım. Onu hiç bilmeyen duymamış 3 gönüllü ile.. Herhangi üç gönüllü. Okuduğunu anlayan herhangi üç gönüllü.. Ama okumanın bitirilmesi ve tamamlanması sözü ile. Okuma bitmezse yeni bir gönüllü isteyeceğiz sadece.. Kişi dürüst olsun yeter...

Bizden kanıt felan istiyorlar biz sadece okuyucuyuz ve biz bunun söylenmesine sadece gülüyoruz artık. Bize kimse referans ya da kanıt göstermedi. Bizse kendi referansımızı ve fikrimizi zaten sunduk.

Biz de dedik ki; Veriyi baştan sona tastamam okumak zaten en büyük kanıt ve tanıklıktır
.. Ama bu sefer kimse okumaya yanaşmıyor kaytarıyor. Ve okumadan karşı çıkıyorlar ya da okumaktan kaçınıyorlar .yüzüne bakıp atıyorlar... Aradan seçip okuyorlar ve kapatıyorlar...
Deneye katılacak arkadaşlardan, içindekiler zırvalık diye sonladırmadan tüm yılları ilk sayfadan başlanıp son sayfaya kadar okuma istiyoruz...

Verinin özellikle ilk yıllarının düzensizliğini ve veri tutarsızlığı ve kendi içindeki çelişkilerini biz okuyucular zaten kabul ediyoruz. Bunun nedenlerini sıraladık. İstenirse yine de söyleyelim... Bundan da sözediyoruz. 4. ve 5.yıldan sonra veri ve okumalar az çok yerine oturacak ve keyif vermeye başlayacak diyoruz... Veri neredeyse son yıla kadar okunmadan bir anlamı yok gibi. Çivi çiviyi söker gibi bir gelişim mantığı var orada bunu size tam anlatamıyoruz. Dedik ya okunsun birlikte yüzleşelim ve o üç okuyucuya siz sorun ve biz aradan çekilelim.. Onalr tanık olsun-tanığınız olsun ve hem bize de tercüman ve tanık olsunlar neden bu kadar zordayız ve bunu anlatamıyoruz madem o kadar önemli de . hem sesiyerinde canlı tanık olsunlar ve bizim gibi yıllar yılı körelmemiş, bunu anlatmaktan da yıpranmamış dostlar canlı duygularla kendi okuyuculuk fikirlerini size sözetsinler.. ve sizin tanıklarınız olsunlar ...

Bu tanıtma zorlukları ve bizden kanıt istenip sorulması ve yok bilim şunu diyor denmesi vb. üzerine;
Biz de dedik ki gruplarınızdan forumlarınızdan en az 3 gönüllü çıkarın. Metni baştan sona tamamlasınlar ve bize ve size dönüp görüşlerini aktarsınlar. Sonra gelecek eleştirilere biz açığız. Bakalım ne oluyor. Hep birlikte görelim bunu... Ama bunu yapmayan ya da okumaya yanaşmayan şimdilik bize lütfen bu konuda karşı bildirimcilik yapmasın ve karşı ahkamlar vermesin. Dürüstseler ve dürüstseniz ve biliminize dininize felan güveniyorsanız dedik ya çıkın okuyun bizle öyle yüzleşin-gözleşin ya da biraz susup sabredin bize fırsat tanıyın ya da olmadı, güvendiğiniz 3 arkadaşa okutun onları dinleyin ,hep birlikte bir dinleyelim.
Biz de bu yargıdan kurtulalım. Siz de bizleri rahat bırakın...

Gelecekle iletişim olduğu söylenen ve bizce zaten gelecekle iletişim olan bir metnin ağırlığıyla yaşıyoruz.. Bize de zor. Sunmakta zor arkadaşım tamam ben de biliyom bilim...yirmi yıl önce biliyodum ben bilim bildiriyodum

Bizce onu baştan sona okuyan herkese göre az ya da çok bir ihtimal mutlaka gelecekle iletişim olarak görülme şansı var diyoruz. Hatta bundan fazlası da diyoruz da onu şimdilik iddia etmiyoruz. Şimdi benim tanıtlama şansım var. Kaytarıp kıvırılmaycaksa ama. Dansöz gibi yazanları göreceğiz sonuç beklemeden dansedenleri de ...

Buraya eğer varsa üye 3 gönüllü sözü istiyorum.
Eğer bunlar-okuyucular teistlerse ricam; okuma sonunda-sonucunda teizmin yerinde yeller esebileceğini ve tanrı inanının net ve mutlak biçimde sarsılacağını bilmeleri gerekiyor. Diğer okuyuculara genel hatırlatmama ise şu. Kişisel gerçeklerinin oldukça sarsılıp değişebileceğini ve belki de hayatlarının bir ölçü de ters yüz olabileceğini bilmeliler. Ancak bu kısım bir şaka hiç değil. bu dikkate alınmalı... Bununla yüzleşip okumalılar... Buna çocuk gibi gülüp geçerlerse de bizden söylemesi...

Deney sonucunda biz okuyan arkadaşlarımıza canlı fikirlerini soracağız. İsterseniz sizde sorabilirsiniz. Bize tanık olsunlar... Sadece bizim tarafımızdan sorulan sorulara dürüst yanıt vermelerini isteyeceğiz. Sorular muhtemelen şunun gibi gelişecek .Bunun sizce gelecekle bir iletişim olma ihtimali var mı? Bunun gelecekle iletişim olma ihtimalini nasıl değerlendirirsiniz ve bu sizce ne kadar bir olasılıktır. gibi örneğin ve olası başka bir çok soru. Şu an bize bilim diyen arkadaşların bile onu okurlarsa bize bir çok konuda katılacağını ve hak vereceğini baştan söylemek ise sanırım yanlış olmazdı...
Deney sonucunda ve deney konusunda eğer olumlu-lımlı bir dönüş olursa görüşmek üzre...

Sadece tastamam bitirme ve özümseyerek tam bir okuma istiyoruz. Özümseme için bir okuma yetmezse ve gerekirse birden çok okuma ve okuma kopukluğu olursa başa dönen ya da geçmişi tekrar inceleyen iyi ve gerçek bir okuma..Gerçek bir araştırmacı gibi ve gerçek bir sorumlu gibi okuma istiyoruz ve rica ediyoruz... Çocukça ve hırçın bir hevesle bu fikte atlanmamasını tekrar rica ediyoruz...
Zorla kimseden bir şey istemiyoruz.
Biz anlamış olsunlar ama lütfen...
Sadece gönüllü-gönüllüler istiyoruz...ve rica ediyoruz.
Bir şeyin peşinde zaten değiliz.
Subjektif çelişmelerimizi aşmak için önerildi.
Okunmanın sonrasında okuyulardan metin içinden sorulara açık yanıt sağlanarak gerçekten iyi ve dürüst bir okunma yapıldığının çok net bir biçimde tanıtlanmasını istiyoruz. Sadece gönüllü istiyoruz.

Gözleme davetlisiniz..
ya da
Kuralları siz koyun ve değiştirin ..yeni kurallar ya da şeyler önerin bize....

Ama bu grup şahidimdir. tanığımdır.. Dürüstse ve bu metni okumamış kimse ondan içerdiğim kişisel gerçeğe de bir daha laf eder ve onla-bunla dalga geçerse onu okuyana ve bitirene kadar ben çektimse çeksin... ya da sözünü ve alayını geri çeksin...

Sana gelecekle iletişim diye bir şey tanıttığıma ve sözettiğime -tanık mısın değil misin?

Şimdi bu duruma kayıtsızlık sizin kefaretiniz ya da sorumunuzdur artık...
Ben yüklüsü ödevlisi değilim...

"ictenlik"
07-06-2018, 16:07
(Arkadaşlar uygun bulunmuyorsa lütfen modere ediniz ya da siliniz...)


Merhabalar


Sizlerden bir toplu mail yardımı talep edeceğiz. Mümkünse bunun kamusal bir görev görülerek yardımcı olunmasını mümkün değilse olası en çok kişiye göndermek için (özellikle devlet ve kamu kurumları ve kamu görevlileri haberciler ,vb.leri) bize/bizlere mail adresi iletmek konusunda yardımcı olmanızı rica edeceğiz.
Ayrıca gmail adreslerinin spam/flood/hoax nedeniyle bir süre sonra mail göndermeye kapanması nedeniyle bu mailleri nasıl iletebileceğimiz konusunda ayrıca teknik destek rica edeceğiz.

Aşağıdaki mail binlerce okuyucu ve onlarca grup adına düzenlenmiş olup onlarca katılımcının bilgisi ve talebi altında size iletilmektedir

Örnek mail (değiştirilebilir)

----

Merhabalar

Gelecekle İletişim Kurulduğu ve Mehdiyet /Kurtuluş-Kurtuluşçuluk Duyrusu/Müjdesi

Gerçeğin peşinde koşan bir grup insan herhangi türden bilgi almak için uğraş verirken ve denemeler sürdürürken tesadüfen ve umulmadık bir biçimde gelecekle iletişim kurmayı başardığını düşünüyorlar... Milyonlarca okuyucu ve takipçisi olan bir metinden ve bunu bilen büyük gruptan sözediyoruz..

İnsanlık için önemli bilgiler barındıran bu iletişim metni onlar internette dağıtılıyor ve okuyucuları bunu takip ederek okuyorlar ancak ne yazık ki bu bilgi tüm insanlığın bilgisi dahilinde dahil...

Metni internetten yaymak ve duyurmak için çaba gösterilmesine rağmen böyle bir bilgiye pek itibar edilmiyor ya da içinde özellikle başlangıç ve yeni deneme aşamalarında bulunan bireysel hatalar, hatalı veriler ve de pek içiaçıcı olmayan diğer anlatımlar nedeniyle ayrıca da bu sunum işinde çok zorlanılıyor.

Milyonlarca okuyucusu ve takipçisi onun gelecek iletişimi olduğunu çok net ve açık bir şekilde kabul etmekte ve durumu da böyle görmektedir. Artan ilgi ve okuyucu kitlesi yıldan yıla artmakta ve çığ gibi büyümektedir..

Bu metnin orduların, dünya hükümetlerinin ve haber kuruluşlarının ve insanlık temsilcilerinin ve tüm diğer insanlarında eline geçmesini umuyoruz.
daha geniş çapta ise onu tüm halkın öğrenmesini umuyoruz.

Gerçekler halktan saklanmamalıdır.

Sunulan bu veriyi ve olguyu/durumu insanlık adına kurtuluş, kutlu bilgi, özgürleşme ve tarihsel karanlıktan ve bilgisizlikten kurtuluş ve çıkış yolu olarak müjdeliyor ve ifade ediyoruz/tanıtıyoruz ve bunu sizlerin ve büyük insanlığın bilgisine de sunuyoruz

Okuma Linkleri
(Özellikle ilk 4 aylık verinin çok fazla hata barındırdığı ve ilerleyen bölümlerde bunların düzeltileceği ve açıklanacağı hatırlatması ile sunuldu..)

https://mega.nz/#!L7YziDQA!zqFBwf-VtGkOQArIB2h4FZ-eBnFALWyMV24gvB9KZD0
https://mega.nz/#!XiQT2AJb!yPW6INksR2nVpuZj-ZywHTv6G-R9OG-kNDChtkU_86Q
https://cassiopaea.org/forum/threads/cassiopaean-session-transcripts-by-date.13581/

--

toplu mail ,çeviri vb. dağıtım vb. yardım sağlamak isteyen arkadaşların sanalmanik [at] gmail .com adresinden iletişimini rica ederiz.

Saygılar...

Güle güle

Esen kalınız....

Neva
23-06-2018, 01:56
Linkleri okumadim gerci, peki bu calisma ne sebeple iki din uzerine kurgulu? Hristiyanlik ayri mi tutulmus?

"ictenlik"
23-06-2018, 02:22
Arkadaşlar bu Kasyopya çılgınlığına tarihsel bir nokta koymak istiyorum ve sizlerden büyük bir yardım talep edeceğim.

Sanırım bu forumu takip eden ve Amerika da yaşayan üyelerimiz de var. Lütfen beni sabredin ve okuyun. anlamazsanız lütfen sorular sorun... Bunun haricinde bir çok üye biliyorum ki İngilizce biliyor... Ne yazacağımı inanın ben de bilmiyorum. Açık fikirliyim. Bunu tarihsel bir deney olarak görebiliriz. Açık fikirlerinizi de bekliyorum ve istiyorum. Yardım ve fikir de istiyorum..

Kasyopya dediğimiz ve gelecekle iletişim olduğu öne sürülen metni sunan gruba https://cassiopaea.org/forum üzerinden İngilizce bilmediği halde google translate ile bile erişmeyi ve görüşmeyi denemiş bir çatlak üyeyim ben. Bunu bir iki aracı ile çeviri yardımı talebi ile de denemek istedim ancak sıcak bakmadılar. Benim tarafımda bu bir gelecek iletişimi ve bu su götürmez. Olduğum yerde son yedi yıldır patlıyorum ve çatlıyorum tabiri caizse bu yüzden. Tanıklık... Bunu Kasyopyayı bir kaç foruma götürdüm ve gelecekle iletişim tanısı ile anlatmayı denedim ancak aradığım tepkiyi ya da tarihsel ilgiyi de henüz bulamamış ve henüz tam anlaşılamamış hissediyorum. Tanıklığım yetersiz kaldı sanırım. bu yüzden işte tarihsel çıkmazlarda bir şeyler önermek istedim. Gruba kendi forumları üzerinden erişerek soru iletmek ya da onları ve bu süreci sorgulamak ve mümkünse ve karşı taraf kabul ederse bu taraftan da katılmak isteyen olursa ya da forumda bu fikir katılım görürse bir oturuma canlı bir tanık dahil edebilmek fikrim ve önerim var...

Ben öncelikle sizin tarafınızda bu grupla iletişim kurma ve grubu ve olguyu sorgulama hatta gruba tarihsel sorular iletme yönünde bir iletişim ya da bunu denemeseniz bile vaktiniz varsa bene bir çeviri yardımı talep edeceğim. Benim önerim ki yalnızca öneridir grupla iletişim kurularak sürecin sorgulanmasıdır. Bu forum-grup ya da Türkiye adına soru iletilmesi ve iletişim kurulması ya da olmadı buna sıcak bakılmıyorsa da benim yazmayı deneyeceğim bir metni genişçe düzenlenip redakte edip çevirerek bu foruma sunulması ve isteniyorsa sürecin de izlenmesi konusunda bireysel bir yardım isteyeceğim sizlerden.
İngilizce biliyorsunuz. İngilizce bilen tanıdığım felan yok. Parayla bu işi yaptıramam kendime anca yetiyorum. Bir de tabi bunu bu forumlara taşıdım ki mümkün olursa forumca birlikte tanık olmak için... Yani bunun gelecekle iletişim tantanası olmasının tanıklığı tanıtı gibi bir düzlem sağlamak yakınlığı arayışım da var.

daha iyi yazmak isterdim. sözlerimi parçalanmış hissediyorum ve düşüncelerimi dağınık

Ben daha ileri düzeyde, Amerika da yaşayan bir üyemizi gruba bir oturuma temsilci olarak göndermek ve bize geri görüş iletmek üzere aslında gruptan yardım temas talebi içinde yazıyorum sizlere.. bu fikrimi bir sonraki postum da da genişçe açacağım zaten.. Ya da önerileriniz varsa alabilirim...

Eğer çeviri ve iletişim yardımı sunmak isteyen arkadaşım olursa yarın gün içinde buradan mutlaka bir taslak metin ileteceğim.

Bir de sizden-sizlerden, Kasyopya metninin yanıtçı tarafının gerçekten gelecek olduğunu düşünerek sorular hazırlamanızı ve önermenizi ve bana ve kendinize bu konuda yardımcı olmanızı isteyeceğim. Sorular Türkiye için tarihi önemde şeyler olabilir. Bölge için önemli olabilir. Tarih bilgisi olabilir. Dinler tarihi, islam tarihi, müslümanlık gibi şeyler olabilir. Kürt sorunu olabilir örneğin. Ben bunları düşündüm. Alevilik olgusunu düşündüm. seçimler sorulabilir-erdoğan sorulabilir... Merak edilen tarihi evrensel herhangi bir şey olabilir. Grup olarak bu fikri sorgulayabilirdik.. Tabi ki erişim olursa da sorularımızı sorarlar sormazlar bilmem ve bu noktada iyi bir ön erişim ve iletişim de tabi ki önemli. Türkiye den geniş bir grup adına haberleştiğimizi söyleyerek belki bunu başarabiliriz umuyorum

Ben önce sizden çeviri yardımı istemeyi düşünerek bir taslak hazırladım.. Onu yazamadan bunu yazarken buldum kendimi.
Taslak diyorum ve tam yazamadım çünkü sizlerin görüşünü almalıyım ya da ben yazarsam da çok fazla boşluğu olacak çünkü tarihsel bilgi tabanım berbat benim ve doldurulmaya ve tamamlanmaya ihtiyacı olacak. Ben buradan üyelerden tarihsel bir katılım ve ilgi talep ediyorum. hepimiz insanız ve ben ölümlüyüm. Bir kez bir ölümlünün ricasını dikkate alınız. ne denebilir bende bilmiyorum. Ölüp gidiyoruz abicim diyebiliyorum. Beni bir dinleyin. Bir şeyler aşkına ve hatrına lütfen bir kulak verin... Tüm bu forumları terketmek ya da ne yaptığını ve yazdığını ve nereye varacağını da bilmeme gibi durumlar ve ikilemlerde ve gelgitlerde son yıllarda tuhaf bir hayatın ve çatışmanın da içindeyim. Yardım ve fikir de istiyorum açıkçası.

--
bu öneri aslında başka bir forumdaki şu görüşmeden filizlendi..

metnin bir bağlantı sonucu ortaya çıktığını iddia ediyorlar.

bu bağlantı dediğiniz iletişim "kim, ne" vb hangi araç ile sağlanıyor. bu bağlantı yı kimler hangi araçla deneyimleyebilir. bu bağlantı bir zaman dilimde birilerinin iddiasının dışında ispatlanabilirliği deneyimlenebilirliği varmı?

kanıt sorunu için önerimiz

deneyip karar verin ya da grupla görüşün. ama en makulü https://cassiopaea.org/forum dan bu grupla iletişim kurmak. Biz dünyanın şurasından burasından (şu şu ülkeden ya da halk grubundan size) yazıyoruz ve burda neler olup bittiğini anlamak istiyoruz deyin. bunu sizin ve orada bir kaç kişinin uydurup uydurmadığını ve sizlerin çatlak olmadığını görmek istiyoruz deyin ve öncelikle tanışabilir miyiz? deyin ... ve eğer gelecekle iletişim diye bir şey varsa emin olun ki bunu bilmek ve anlamak hakkımız ve böyle bir şey varsa ve bu gerçekse kesin olarak bunu bilmek istiyoruz bize bir şeyler sunun deyin... eğer bunun gelecek iletişimi olduğu tanıtlanabiliyorsa ve bize gözlem şansı sunabiliyorsanız ya da bunu dünyaya daha geniş ölçekte de göstermek ve yaymak istiyorsanız da gerekirse biz de yardıma hazırız deyin. sorun sorgulayın, iletişin ve ulaşın . bizler insanız bu en doğal hakkımız bu en olağanıdır.
Amerikaya kendi adınıza somut gözlemci ve iletişimci gönderme fikrini sunun .. İnanın grup buna açık. Tarihsel fikirler bekliyorlar, yardım da istiyorlar
hatta isterseniz davette edin- ülkeniz varsa vatandaşlıkta önerin

bize göster deyin-bize yanıt sağla ve bir fikir sun. sorularımız olsa iletir misin deyin ve büyük kitlesel önemde sorular iletin ve sorulmasını sağlayıp cevapları tartın ya da işbirliği yapın ve tanıt için gözlem-deney için size yardımcı olurlarsa geniş bir grup adına gelecek bilginin yayımı için işbirliği yapacağınızı ve yardım edeceğinizi iletin. fikirleşin..

X ülkeden ve halk grubundan geniş bir grup ve kitle adına temsilen ve sözcü olarak yazıştığınızı ve büyük ve ortak tarihsel amaçlar-çıkarlar ve ortak misyonlar taşıdığımızı, ortak insanlık olduğumuzu -olacağımızı, özgecilik kavramını sevdiğimizi ve bu kavramı önemsediğimizi, önemin büyük insanlık olacağını ve bir kaç forumu da ve büyük bir insan kitlesini de bu işin içine katıp özelde bunları temsil ettiğinizi ve bunu bir deney ve sorgulama olarak düşündüğünüzü ve gruba gelecek yanıtlayıcısını sınamak üzere özel sorularınız olacağını ve sizin için özel bir oturum yapıp yapamayacaklarını geleceğe danışmalarını ve bu ülkede-grupta-halkta bunun geniş bir kitle tarafından bilinip beklendiğini ve istendiğini yazın örneğin. sıkı bir iletişim aracısı ile bunu yapın ve deneyin... en makulü bu

ve mümkünse ben bir kaç forumluk bir iletişim hatta türkiye de geniş bir grubu temsil eden bir iletişim formu formatı da önereceğim sizlere ve bizlere..
ne deneceğini bilmiyorum ama bir taslak görüşme metni yazacağım yarın ve en azından ve bir çatlak deneme olarak en azından bana çeviri yardımı yapın lütfen sadece .ne bileyim belki eğlenme olarak görüp_size kalmış...

Linkleri okumadim gerci, peki bu calisma ne sebeple iki din uzerine kurgulu? Hristiyanlik ayri mi tutulmus?

bu soruyu ben bu postu üste ve altta tutmak istediğim için daha sonra geniş bir biçimde yanıtlayabilir miyim?
iki din üzerine kurulu değil. kişilerin hristiyan ve isevi geçmiş tabanı var evet sonra oldukça sıyrılıyorlar bundan...
hristiyanlığın ayrı tutulması değil de bu biraz farklı..
bu eğer izin verilirse evrensel bir çift yarık gözlemi ya da deneyi olacak _sinerjik mastürbasyon...mastürbasyon doğru ifade değil kötü ifade...
okuyucu kitlesinin sinerji ve gözlem performansının soru yanıt dağılımında etkili olduğunu-olacağını düşünüyoruz ancak bunu açıklaması tarihsel bir güçlük içeriyor
celseler bir kere sinerjik etkileşimli bir yapı diyoruz_
yani okuyucu kitlesi değişimi ve ilgisi, kalite ve biçim artırır/değiştirir diyoruz
sosyal katalizörler deneyi etkiler hatta belirler...
bunun adı kasyoypa deneyi ve bu deney bitmedi daha
biz bitireceğiz.
ya da birileri biz olmazsak...
ve bu konu da şaka yapmıyoruz...

"ictenlik"
25-06-2018, 14:38
Linkleri okumadim gerci, peki bu calisma ne sebeple iki din uzerine kurgulu? Hristiyanlik ayri mi tutulmus?

Merhabalar.

Öncelikle bu metin ne üzerine kurulu bilmiyorum ve bunu tam olarak yorumlayamıyorum bile. Ama bu konu da yorumlarım var isterseniz.

Öncelikle ben bugün buraya bu posta yeniden cassiopaean forum ile haberleşme konusunda çeviri istemi ve ricası yardımı talebim ile geldim. onu hatırlatayım..

Bu metni gelecek iletişimi olarak tanıtıyoruz. ve bu fikri sevmeyen arkadaşlarımıza da cassiopaean forum aracılığıyla grupla haberleşelim ve iletişim kuralım ve bu süreci sınayalım/sağlayalım diyoruz. Yani gelecek olduğu öne sürülen yanıtlayacıya erişmek ve sorular iletmek üzere grup ile haberleşme ve iletişim kurma önerimiz var.

Türkiye den olguyu sorgulayan ya da irdeleyen ve inceleyen büyük bir grup adına yazıştığımızı söyleyerek ya da bireysel olarakta onlara yazalım ve fikir soralım ve sorular iletelim istiyoruz. Bugünlerde başımızdan bir seçim geçti bir çok tarihsel sorun ile birleştirip bunu bir soru yapabiliriz ,siyasal islamı ve onun geleceğini/kökenini ve Ortadoğu ve savaş sorununu buradaki halkların kaderini sorgulayabiliriz -bir çok şeyi böylece soru yapabiliriz ve böylece gruba ulaşmayı umuyoruz .umarım -olur- sorarlar ve bu bizler için tarihsel deney/gözlem ve sorun giderme şansı olabilir? ya da olabilir mi? ki bu sürecin ay da olgunun dinamik sorgulanmasını/bilişimini sağlayacaktr diye umuyorum. Biliyorum şu an pek az kimse bunun gelecekle iletişim oalcağına ihtimal verecek ama deneyebiliriz/sınayabilirdik...

Ben izin verirseniz bir taslak çalışıyorum ve İngilizcesi akıcı olan çeviri fazla zamanını almayacak vakti olan bir -bir kaç arkadaşımın yardımı rica ediyorum. Bir öneri taslağı sadece .Bunu deneyebiliriz. bunu öneriyorum...

Çeviri için sizlerden bilmiyorum yardım alabilir miyim. Ben yardım alamasam da yine de bir umut çeviri için bir öneri metni paydaşacağım. Tek çözümsüzlüğüm var. Bireysel mi yazayım grupsal kimlik mi? Yani bir grup adına mı yazayım kendim adına mı bilmiyorum ama yazacağım.. Umarım biriniz çevirirsiniz yardımcı olursunuz ya da fikrimi geliştirebiliriz ya da umarım grupsal bir iletişim ve haberleşme/bağ deneyebiliriz ve oluşturabiliriz . ben fikirlere açığım..yardımlarınıza açığım...

Leonardo
25-06-2018, 16:14
var öyle iddialar ben de biliyorum :)

spartacus
25-06-2018, 17:36
Fantastik roman, filmleri bende severim...

"ictenlik"
25-06-2018, 17:38
var öyle iddialar ben de biliyorum :)

hocam amerika da mıydınız siz?
sanırım bir üye daha burda amerikadan
hocam ben 3-5 forumda 3-5 yıldır bu olguyu yazıyorum
açık olmak gerek...
nihai olarak eğer 3-5 kişi buluşursak ve o grupla haberleşebilirsek son temsilde/tahlil de bu fikir de katılım görürse /yukarıdaki yazılı iletişim ve soru iletme dışında) grup temsilcisi olarak bir oturuma katılım fikri sunma ve bizlere gözlem aktarımı ricası iletme önerimiz/fikrimiz var. bu olguyu başka türlü sınayamayız/sınatamayız biliyoruz..
eğer bunu yapabilseydim 3-5 forum işbirliğiyle ben bunu yapmayı önerecektim..
bunu forumlarda geniş gruplara yazışmayı deniyoruz. umursanmıyoruz gibi ama bizim hayal dünyamız da geniş ve gerçek fikir.
amerika da olduğunuzu varsayarak bir böyle bir iletişimi ve bunun talebini başarabilirsek bir-gün ve tabi bunu umursayan birileri tabi bulmayı da başarabilirsek, bu tip bir durum için gözlemci olur musunuz? şimdiden sormak isterim..

bu arada başka bir forumda foruma siteminiz üzerine özel mesaj ile bu foruma bir bakmanız,uğramanız konusunda ricacı olmuştum hatırlarsanız/sevgiler,

"ictenlik"
25-06-2018, 17:43
Fantastik roman, filmleri bende severim...

yukarıdaki postlarda sürdürdüğüm aynı iletişim ve birebir sorgulama davetini sizin içinde yineleyelim o halde...
ya da en azından benim üretmeye çalıştığım sorgulamaya herhangi türden herhangi katkı rica edeceğim.
bunun dışında olumlu bir şey üretemezsem ben zaten pes ediyor olacağım.
tarihi bir kaçık olarak tek başıma bunları yazıp duramam. ki bundan da bıktım. ben de bıktım inanın _süreci sorgulamaktan ve aktarmaktan hem bıkkın hem yorgunum . tek başına kalınmaktan daha çok ama.. .önerim ortada...

peki şunu soralım ve söyleyelim. bu henüz farkedilmemiş olabilir ama bu işi nero jargonuyla yapmıyorum_
nero'nun burda yolaçtığı karışıklık ve sunum beterliği için ben özür diledim farkettiyseniz de
Bu yayımı yapan gruba ,,tr deki gruplar ve tr adına ya da tr deki geniş bir grup adına soru iletme ve iletişim denemesi çabam var. -olacak imkan dahilindeyse neden olmasın, olur
bunu zaten fantastik film dendiği için yapıyorum/yapmıyor muyuz? bunu anlıyor musunuz? yani tek başıma kalındığı için. diğer grupla ve çeviren yayan arkadaşlarla bunu başaramadım ben. denedim_.. sonra bir kaç foruma daha da gittim. önerilerimi sundum.. bunları açabilirim istenirse
yani fantastik filmse biz ortaya koyalım. tersiyse biz ortaya koyalım farketmez. biz açığız da siz neye açıksınız..

ama geleceğe soru sorsanız ve sorsak ne sorardık ,ney sınardı?
ya da bu olguyu sınama için siz herhangi türden ne isterdiniz onu soruyorum ve soralım
gözlem şansı yaratmayı deneyeceğiz örneğin..
amerika da bir yakınınız var mı? bir yakınızın/tanığın/tanıdığın gözlemi ya da başka bir şey (ney olursa) size ney done sağlar, bu süreci nassıl sınarsınız. onu soruyorum
ya da uzaktan canlı yayın gibi fikirler önerebiliriz. karşılık vermezlerse onların sorunu olacak ben kendi yayımcılığımı keseceğim zaten bana dönmezlerse_umursanmıyorsam
tr de bir grupla uzak bağlantı ve canlı oturum önerebiliriz_ bunu denersek sorularınız var mı? ya da olacak mı? olur mu? ya da başak öneri. ben açığım... ya da bu tip bi sürece aktif katılımcı ve gözlemci olmak noktasında fikriniz nedir?
tabi şu ingilizce çözümünü üretebilirsem ya da ingilizceci..
açık fikirlere açığım_ fikirimi daha geniş açabilirim...

spartacus
25-06-2018, 18:13
Vaktini başka türlü değerlendir...

Fantastik bir kitap yazabilirsin...

Geleceğe soru sormayınız, muhatabı yok... Ama gelecektekilerin bugünleri anlaması namına bir şeyler yapılabilirse, onu yapmalı...

Yine de geleceğe dair bir şeyler yaptığınızı düşünüyorsanız, garip-guraba mitolojilere omuz vermeyin, meze olmayın -geleceğe de soru sormayın, sorulamaz...

"ictenlik"
25-06-2018, 20:06
Vaktini başka türlü değerlendir...

Fantastik bir kitap yazabilirsin...

Geleceğe soru sormayınız, muhatabı yok... Ama gelecektekilerin bugünleri anlaması namına bir şeyler yapılabilirse, onu yapmalı...

Yine de geleceğe dair bir şeyler yaptığınızı düşünüyorsanız, garip-guraba mitolojilere omuz vermeyin, meze olmayın -geleceğe de soru sormayın, sorulamaz...

biz tersi fikir de olduğunuzu ya da bunun gelecekle iletişim olabileceğine dair oldukça ikna olduğumuzu ya da bu konu da açık fikirli olduğumuzu belirttik o halde.. ve süreci canlı sorgulamak üzere metin okumak değerlendirmekten başka grupla iletişim kurma ya da gerekirse daha ileri gidip canlı bir oturumun tanığı ve gözlemcisi olma ve mümkünse de süreci yerinde bir kaç dostla canlı sorgulamaya kadar sınama değerlendirme iletişimi önerisi de sunmuşuz.
yani bize bu süreçler atlanarak tersinin söylenmesi pekte cazip olmayacak . başlığı zaten bu nedenle açmısız siz bilirsiniz ancak ben teklifimi yineleyeceğim. ve açık anlaşıldığımızı umuyor olarak kapayalım bu tarihsel çıkmazı o halde.
ve ben/biz bir süre daha bunu sorgulayabilecek ve bundan tarihsel bir ortak fayda ve payda yaratabilecek tarihsel dostlar arama çabamızı sürdüreceğiz.

bu bir tür tarihsel vicdan savunması ve benim tarafımda gerekli idi. tarihin suskunluğuna karşı gerekli bir adımdı. hep yazdığımız şu. bir gün dostlar böyle bir şey duydun da neden bir şey yapmadın , bize demedin, haber vermedin ve kamuya ve yetkililere gerekirse duyurma yolunda adım atmadın demesinler ..kendimi parçaladım ve bireysel olarakta elimden geleni yaptım bilinsin isterim..
benden bu kadar demeden önce bunu da yaptım..

ben elimden geleni yaptım..ve böyle bir tablo.. ben de yorgunum ve bir o kadar üzgünüm. ve başarısız olursam ya da bir dost grubu ve tepki üretmezsem zaten dediğim gibi bu işi yılgın ve bezgin olarak noktalamaya yakınım.

mail tabanlarından kimseye erişilemiyor. radhacke kadar yazmayı denedim. toplu mail atan sitelere mail attım. bir kamu kurumuna kendimi anlatamam. dalga geçerler deli yaftası vururlar sanırım ama onlara iletişilebilir maillerden mail attım.

tr forumlarında gezip gezinip tek başıma çatlak bir adam olarak daha fazla bunu yazamam ben de farkındayım.
forumlara gidip tek başına gelecekle iletişim diye bir şey varmış diyerek bir de tepki ve karşıtlık alarak bir yol katedemem ki bunu durup savunamıyorum da. başlıklarımı siliyorlar.silen yerler oldu.

kendi vicdanımı zaten sundum. bunu binyılsal önemde bulduğumu ve işaretlediğimi defaten belirttim. devlete ve sizlere erişmeye çalıştım. tr de ki nerdeyse bütün haber kurumlarına 3 fasıl mail attım..bu/bunlar tanıklığımı çekmeden önce benim bu olaydan duyduğum bireysel sarsıntıyı aktarabilme üzerine son denemeler ve çırpınmalarım gibi idi ...

diğer taraftan iletişim kurabilirsek ve celse sunumcusu da belirtilen iletişim ve sınama denemimize ılımlı/olumlu yanıt vermezse de aynı şeyi yapacağım. onların bu metnini pas geçeceğim ve görmezden geleceğim. sunumcu yayımcı kimliğimi çekeceğim.bu da benim yine kasyopya bilgisi sunup pazarlamayı bırakacağım anlamına gelir.

bundan sonrası ve fazlası diğer tarafların ve diğer tarihsel ilgilerin tarihsel kayıtsızlığı ve ilgisizliği olarak işaretlenmeli ya da elimden gelenin yapıldığı ve yapılması bu kadar oluyor biz de. yani tek kişinin üretebileceği bu yani bu tarihsel çıkmaz da. yani ne yapalım... yani tek başıma ne yapabilirim...

bize göre gelecek iletişimi ama kimseye bir şey diyemiyoruz. tıkanıp kaldık. dahası tarihsel olarakta çakılıp kaldık. ölümlü bir paydayla birlikte kafamızda oldukça karışık. umuyorum ki siz değilse başkaları ve 3-5 dost bu şeyi ya da bir şeyler yapabilir ve tarihsel canlı bir tepki alabilir ve üretebiliriz. ve bir şeyler başarabiliriz...ben açık fikirliyim ve umuyorum..

Neva
25-06-2018, 23:04
Merhabalar.

Öncelikle bu metin ne üzerine kurulu bilmiyorum ve bunu tam olarak yorumlayamıyorum bile. Ama bu konu da yorumlarım var isterseniz.

Öncelikle ben bugün buraya bu posta yeniden cassiopaean forum ile haberleşme konusunda çeviri istemi ve ricası yardımı talebim ile geldim. onu hatırlatayım..

Bu metni gelecek iletişimi olarak tanıtıyoruz. ve bu fikri sevmeyen arkadaşlarımıza da cassiopaean forum aracılığıyla grupla haberleşelim ve iletişim kuralım ve bu süreci sınayalım/sağlayalım diyoruz. Yani gelecek olduğu öne sürülen yanıtlayacıya erişmek ve sorular iletmek üzere grup ile haberleşme ve iletişim kurma önerimiz var.

Türkiye den olguyu sorgulayan ya da irdeleyen ve inceleyen büyük bir grup adına yazıştığımızı söyleyerek ya da bireysel olarakta onlara yazalım ve fikir soralım ve sorular iletelim istiyoruz. Bugünlerde başımızdan bir seçim geçti bir çok tarihsel sorun ile birleştirip bunu bir soru yapabiliriz ,siyasal islamı ve onun geleceğini/kökenini ve Ortadoğu ve savaş sorununu buradaki halkların kaderini sorgulayabiliriz -bir çok şeyi böylece soru yapabiliriz ve böylece gruba ulaşmayı umuyoruz .umarım -olur- sorarlar ve bu bizler için tarihsel deney/gözlem ve sorun giderme şansı olabilir? ya da olabilir mi? ki bu sürecin ay da olgunun dinamik sorgulanmasını/bilişimini sağlayacaktr diye umuyorum. Biliyorum şu an pek az kimse bunun gelecekle iletişim oalcağına ihtimal verecek ama deneyebiliriz/sınayabilirdik...

Ben izin verirseniz bir taslak çalışıyorum ve İngilizcesi akıcı olan çeviri fazla zamanını almayacak vakti olan bir -bir kaç arkadaşımın yardımı rica ediyorum. Bir öneri taslağı sadece .Bunu deneyebiliriz. bunu öneriyorum...

Çeviri için sizlerden bilmiyorum yardım alabilir miyim. Ben yardım alamasam da yine de bir umut çeviri için bir öneri metni paydaşacağım. Tek çözümsüzlüğüm var. Bireysel mi yazayım grupsal kimlik mi? Yani bir grup adına mı yazayım kendim adına mı bilmiyorum ama yazacağım.. Umarım biriniz çevirirsiniz yardımcı olursunuz ya da fikrimi geliştirebiliriz ya da umarım grupsal bir iletişim ve haberleşme/bağ deneyebiliriz ve oluşturabiliriz . ben fikirlere açığım..yardımlarınıza açığım...

Sevgili uydurtu,
Bu organizasyonda, hem de boylesi onemli bir projede, Turkce bilmeyen kisilerin olmasi mumkun degildir. Bu yuzden sorularinizi pekala Turkce de yazip gonderebilirsiniz. Madem gelecekten haber veriyorlarmis gelecegin ingilizcesi, fransizcasi vs. olmaz.

Devaminda sizin goruslerinizi de almak isteriz.

Yine devaminda yazarsaniz su sorulari da ilave edin. Kaskopya'dan once;
-Birlesik krallik ve Vatikan araciligiyla lanse edilen, ra' in hammaddesi bahsi nedir?

-Bu bahsin RA(royal akademi) ile ilgisi var midir?


-Bu bahis ne sebeple dunyadaki sol gorusu alttan alta kara propaganda haline getirmistir?

"ictenlik"
25-06-2018, 23:29
Sevgili uydurtu,
Bu organizasyonda, hem de boylesi onemli bir projede, Turkce bilmeyen kisilerin olmasi mumkun degildir. Bu yuzden sorularinizi pekala Turkce de yazip gonderebilirsiniz. Madem gelecekten haber veriyorlarmis gelecegin ingilizcesi, fransizcasi vs. olmaz.

Devaminda sizin goruslerinizi de almak isteriz.

Yine devaminda yazarsaniz su sorulari da ilave edin. Kaskopya'dan once;
-Birlesik krallik ve Vatikan araciligiyla lanse edilen, ra' in hammaddesi bahsi nedir?

-Bu bahsin RA(royal akademi) ile ilgisi var midir?

-Bu bahis ne sebeple dunyadaki sol gorusu alttan alta kara propaganda haline getirmistir?

benim bunu sunan yayan insanlarla yani sıradan Amerikan vatandaşlarıyla iletişim kurmam gerekiyor. Ki bu süreçte zor çünkü Türkiye den adamın biri ya da bir grup dendiğinde tınmayacaklar. O yüzden geniş bir grup adına fikri ve başka şeylerle bunu süslemeyi düşündük.
Buna taban arıyoruz. Katılımcı bir celse (ya da bunu önerme) fikrimiz var ve olacak. özellikle olmaz öyle şey diyen dostlar için.
Ben islam tarihi bilmiyorum örneğin. islamla ilgili bir kaç soru sorsak ne sorabilirdik nasıl?
bu fikir derken ben buradan ya da yazıştığım diğer forumlardan çeviri ya da iletişim gönüllüsü arkadaşlar ve dostlar edinebilirsem ve bunu ortak bir paydaya ve girşime dönüştürebilirsek bunu sizlere sunma üzerine zaten bunu deniyorum.. Türkiye den bir grubun soruları olarak celselerde lanse edilecek ve geçecek soru yanıtlar sağlamak ya da görüntülü canlı katılımlı uzak celse sağlamak. ya da daha ileri gidersek gerçekten amerika da bir celseyi bir arkadaşın izlemesi. ama fikrin backroundu daha geniş bunu da açabilirim..
ama dediğimiz gibi burda ya da diğer yazıştığımız alanlarda arkadaşlar katılım gösterirse bu oluşabilir..

royal akademi diye bir RA duymadım
ama RA Material adında 4 kitaplık bu çalışmaya ilham kaynağı olan ve bizce beğenilmeyen ve yeterli de bulunup, sayılmayan benzer bir done daha var.

bu RA dediğinizle ilgili temel bir link ve bilgi sağlayabilir misiniz?

Vatikan aracılığıyla lanse edilen hiç bir şeyle bu metnin bağı olamaz. Metin monoteizm için ,dinler tarihi için büyük tehdittir. Vatikan için ve tarafından saldırı olarak algılanacaktır ve o cenahta gizleme karartma girişimine ancak maruz kalabilir. Metin dinleri ve monoteizmi ve kutsal kitapları da, ve tanrıyı da çöpe ve çöp tenekesine gönderiyor. ve papayı poposunun üstüne ve kalabalığın içine oturtur sanırım ve oturacağı ve duracağı ve durması gereken yerin de neresi olacağını hatırlatır. bunu duymak istemezsiniz.. papa da duymak istemez.papanın henüz haberi olacağını sanmıyorum. ama subjektif bir haberi varsa olayı çözümleyememiş sanırım. bu kılıkta olması daha iyi.iyi gizleme. isterseniz bunu açabilirim.

metin dünyadaki tüm monoteizm için ve diğer karanlık için açık tehdittir.

bireysel ölçütte yük sırtlanmak istemeyenler için bir hatırlatma bu. istenirse bunu da açabilirim... başınız ağrımak istemiyorsa bilmek istemezdiniz/istemezsiniz. istiyorsanız bunu da ...açabilirim...

Cahil Ateist
25-06-2018, 23:34
Bu iddialara neden kulak asalım? Sizi kandırmak için birçok teknik kullanıyorlar; ne anlama geldiği bilinmeyen kelime grupları kullanmak, komplo teorisi üzerine komplo teorisi oluşturmak, saçma bir iddiayı başka bir iddiayla savunmak, "zeki" gözükmek için kuantum dünyasıyla alâkalı kelimelerden bahsetmek, ruhçu kesime hitap etmek...

Neva
26-06-2018, 00:03
benim bunu sunan yayan insanlarla yani sıradan Amerikan vatandaşlarıyla iletişim kurmam gerekiyor. Ki bu süreçte zor çünkü Türkiye den adamın biri yada bşr grup dendiğinde tınmayacaklar. O yüzden geniş bir grup adına fikri ve başka şeylerle bunu süslemeyi düşündük.
Ben islam tarihi bilmiyorum örneğin. islamla ilgili bir kaç soru sorsak ne sorabilirdik nasıl?

royal akademi diye bir RA duymadım
ama RA Material adında 4 kitaplık bu çalışmaya ilham kaynağı olan ve bşzce beğenilmeyen ve yetetli de sibulunup sayılmayan benzer bir done daha var.


Vatikan aracılığıyla lanse edilen hiç bir şeyle bu metnin bağı olamaz. Metin monoteizm için ,dinler tarihi için büyük tehdittir. Vatikan için ve tarafından saldırı olarak algılanacaktır ve o cenahta gizleme karartma girişimine ancak maruz kalabilir. Metin dinleri ve monoteizmi ve kutsal kitapları da, tanrıyı da çöpe ve çöp tenekesine atıyor atıyor ve papayı poposunun üstüne ve kalabalığın içine oturtur sanırım ve oturacağı ve durmacağı ve dırmadı gereken yerin de neresi olacağını hatırlatır. bunu duymak istemezsiniz.. papa da duymak istemez.papanın henüz haberi olacağını sanmıyorum. ama subjektif bir haberi varsa olayı çözümleyememiş sanırım. bu kılıkta olması daha iyi.iyi gizleme. isterseniz bunu açabilirim.

metin dünyadaki tüm monoteizm için ve diğer karanlık için açık tehdittir.
bireysel ölçütte yük sırtlanmak istemeyenler için bir hatırlatma bu. istenirse bunu da açabilirim... başınız ağrımak istemiyorsa bilmek istemezdiniz/istemezsiniz. istiyorsanız bunu da ?
Sevgili uydurtu,

Iste bak bilmiyorum, duymadim demektesiniz. Herhalde kendi atmis oldugunuz Turkce linki okumussunuzdur.

Sunu kendinize sordunuz mu? Bu gelecekteki arkadaslar her kimse neden hep insan kaciriyorlar da, hayvan veya bitki vs. kacirmiyorlar? Gezegenemizde sadece biz yasamiyoruz ki, bircok arketip arastirmasina konu olacak canli yasiyor.

Vatikanla ilgisi olamaz deyisinize objektif bir deliliniz var mi? Monoteist dinlerin hepsi bir yuzuyle de siyasidir. Reklamin iyisi kotusu olmaz onlar icin...Bu yuzden onlari oturtmaz, aksine ters koseden saha kaldirir. Sozgelimi kalp kasini patlatmak amaciyla baskilamak, insan organlarini canli sekilde kesmek cikarmak vs. Turu fanzinler, Amerikan filmlerinde bol miktarda mevcut..

Takdir edersiniz ki, kucuk tupu cakmakla kontrol eden bir toplumun cocuklari bu tur fanzinleri ciddiye almaz. Degil ki papayi ciddiye alsin.

Siradan Amerikan vatandaslari da Turkce biliyor cok zaman, bilmeyen de teknolojik imkanlarla cevirip okur mektubunuzu...Artik acarsiniz acmazsaniz sizin bileceginiz is elbette.

"ictenlik"
26-06-2018, 00:24
Sevgili uydurtu,

Iste bak bilmiyorum, duymadim demektesiniz. Herhalde kendi atmis oldugunuz Turkce linki okumussunuzdur.

Sunu kendinize sordunuz mu? Bu gelecekteki arkadaslar her kimse neden hep insan kaciriyorlar da, hayvan veya bitki vs. kacirmiyorlar? Gezegenemizde sadece biz yasamiyoruz ki, bircok arketip arastirmasina konu olacak canli yasiyor.

Vatikanla ilgisi olamaz deyisinize objektif bir deliliniz var mi? Monoteist dinlerin hepsi bir yuzuyle de siyasidir. Reklamin iyisi kotusu olmaz onlar icin...Bu yuzden onlari oturtmaz, aksine ters koseden saha kaldirir. Sozgelimi kalp kasini patlatmak amaciyla baskilamak, insan organlarini canli sekilde kesmek cikarmak vs. Turu fanzinler, Amerikan filmlerinde bol miktarda mevcut..

Takdir edersiniz ki, kucuk tupu cakmakla kontrol eden bir toplumun cocuklari bu tur fanzinleri ciddiye almaz. Degil ki papayi ciddiye alsin.

Siradan Amerikan vatandaslari da Turkce biliyor cok zaman, bilmeyen de teknolojik imkanlarla cevirip okur mektubunuzu...Artik acarsiniz acmazsaniz sizin bileceginiz is elbette.

monoteist dinlerin siyasi oluşunu metin destekliyor ve içeriyor alıntılamalar sunacağım izninizle pc başına geçer geçmez..

translate ile yazdım laura bana google translate göre şöyle dedi. çok fazla gürültü

reklam derken kamusal bir amldan sözediyoruz. onlar sahibi ya da mümessili değil geniş ölçekte. olguyu kamulaştırma/kamusallaştırma ve halka açma girişimlerinden biri de bu.

bubarada kaçıranlar ve kaçırma denilenle gelecektekiler denilenler bağsız. yani kaçıranlar gelecektekiler değil. .
ve kaçırma doğru bir kavram mı bilmiyorum..

okuyorsanız ilk 4-5 ayı lğtfen atlayın ya da ciddiye almayın.çok fazla hata var. örneğin bu metin başlangıçta isa diye biri gerçekte varmış gibi sözetsede sonra bunu in olmayacağını da içerir. bunun dışında kendi içindeki subjektif hata içeriğini kabul eder..

bu arada alıntılardan sonra kaçırma sorunuzu çok faha geniş yanıtlamış olacağım..

"ictenlik"
26-06-2018, 00:31
Sevgili uydurtu,

Vatikanla ilgisi olamaz deyisinize objektif bir deliliniz var mi? Monoteist dinlerin hepsi bir yuzuyle de siyasidir.

ya da neden onu Laura'nın yazmadığını ya da neden (küresel düzeyde) bir işe yarayabileceğini ya da neden Tanrıyı reddettiğini ve monoteizmi içermediğini ve bu yüzden kendinin din ve new-age değilde, aslında dinlere karşı ve modern dünyaya ve bilgiye karşı bir tehdit olduğunu ve bu yüzden savunulmadığını ve aslında diğerlerimize de bu yüzden bunun sunulamadığını ve gerçeğin bizden saklandığını düşünüyoruz?

--

Metinden monoteizm kavramını araması

S: Soran (ve genelde L ve Laura
C. Cevaplayan (Gelecek)

C. Değiştirilen ve bozulan DNA'nız/genetiğiniz nedeniyle zaman sizin için doğruluğu olan bir ilüzyon.

SL) Peki diğer ilüzyonlar nedir?
C: Monoteizm; sizden ayrı, mutlak güce sahip bir varlığa inanç.

SL) Başka?
C. Fiziksel artış gereksinimi.

SL) Korunma için fiziğe odaklanmak... (T) Monoteizmle ilgili anahtar kelime ayrılık mı?
C. Evet.

11 Mart 1995

-----------------------------------------------

S: (L) Fakat çok tuhaf olaylar oldu, çok fazla eş zamanlı olay. İyi adamlar mı yardım ediyor yoksa kötü adamlar beni yoldan mı saptırıyor ?
C: İkisi de değil. Bu Doğa'nın kendi akışını sürdürmesi.

S: (L) Gerçekten bazı insanlar aşırı maddiyatçılığın içerisinde debeleniyorlar. Bir de bir başka tür var, daha zor farkedilen bir şey, büyümelisin ve aydınlanmalısın söylemiyle ilintili; lakin böyle kişiler de nasıl aydınlanılır konusunda kendi yarattıkları ilüzyonlarının perdesinin ötesini göremiyorlar ve bu ilüzyon da bir debelenme.
C: Debelenmenin bir çok çeşidi vardır.

S: (L) Farkettiğim şeylerden biri de şöyle söyleyen türde kişiler: "Bu benim SON enkarnasyonum! Falanca falanca guru söyledi!" Ve bu gurular da, böyle şeylerin bilinebileceğini sanan takipçilerinden aldıkları methiyelerin zevki içinde debeleniyorlar.
C: Bazen, ama genelleştirme, bazen haklılar!!!

S: (L) Tamam, genelleştirmeye çalışmıyorum.
C: Genellikle bu debelenmenin işaretlerinden biri, bu tür kişilerin 3. yoğunluğun bariz tuzaklarından ve sınırlandırmalarından kendilerini rahatsız hissetmemeleridir.

S: (L) Peki, bu çok şey anlatıyor. Listedeki sorulardan biri de, bir çok sümer çizimi ve yazısında, Tanrılar'ın, Anunaki'nin, okyanusun dibinde yetişen bir bitkiyi yedikleri tasvir ediliyor ve bu bitki de sonsuz yaşamın kaynağıymış.
C: Saçmalık! Sonsuz yaşamın kaynağı varoluştur!

S: (L) Tamam, buradaki asıl husus bu varlıkların yedikleri ve onların yeteneklerini aşırı seviyelere çıkartan bir tür alışılmadık ve farklı bir gıda olduğuydu…
C: Tamamen yanlış ve senin bunu bilmen gerekir. Tüm sözkonusu "özel güçler" fiziksel olmayan kaynaklardan gelir!!!

S: (L) Carlos Castaneda "Kartal'ın yayılımları"ndan bahsediyor, kanımca Kartal varlığı, tüm yoğunlukların içinden aşağıya doğru yayılan Baş Yaratıcı. Ve "görebilen" Nagual da, Kartal' ı büyük, siyah ve beyaz bir nesne olarak görüyor. Onlar kaynağı mı görüyorlar, yoksa farklı bir yoğunluktaki bir şeyi mi görüyorlar?
C: Kaynak mı ? Böyle bir şey yok.

S: (L) Yani Baş Yaratıcı diye bir şeyin olmadığını, varoluşumuzun bir orijini ya da kaynağı olmadığını mı
kastediyorsunuz ?
C: Baş Yaratıcı sensin.

S: (L) Ama bu çok ezoterik… Şeyden bahsediyordum…
C: Konu şu ki: Farkındalığını, çok uzun zaman önce varoluşunuzu hapsetmek için ekilmiş olan monoteist felsefelerle doldurmaya son ver. Öğrendiğin bunca şeyden sonra bir kaynağın, bir liderin, bir temelin, bir denetmenin vs olmadığını hala göremiyor musun?

S: (L) Bunların hepsi mükemmel ve kulağa harika geliyor, küçük bir husus dışında. Aynı zaman da dediniz ki; monoteist konseptler, bunu bilmemizi engellemek için bize EMPOZE edildi. Ve eğer hepimiz söylediğiniz şeysek, bize böyle nahoş bir şeyi empoze edebilcek bir şey nasıl varolabilir ?
C: Seçimler, arzu temelli dengesizlikleri takip ediyor.

S: (L) Eğer durum buysa, neden herhangi biri ışıkları söndürüp ilüzyona bir son veremiyor, ve herşey hiçbirşeye dönüşmüyor ?
C: Öncelikle, herşey hiçbirşeye dönüşmez. İkinci olarak, bazıları halihazırda herşeye dönüştüler.

12 Aralık 1995

-----------------------------------------------------

S: (L) Bu gece kavrama seviyemi aşıyorsunuz! Önceki bir celsede Edgar Cayce'nin açıkladığı şekliyle "Belial'ın oğulları" ve "Birin yasasının oğulları"yla ilgili ve bunun felsefi mi, yoksa ırksal bir ayrım mı olduğuna dair bir soru sormuştum. Bunun başta ırksal bir ayrım olduğunu, sonradan ise felsefi ve dini bir ayrım haline geldiğini söylemiştiniz. Yüzyıllar boyunca tüm dinlerin durumuyla ilgili bilgileri bir araya getirdiğimde, monoteist fikrin, ki görünüşe göre bu da "Bir'in yasasının oğullarının" temel fikri oluyor, hayatımda rastladığım en zekice ve aldatıcı kontrol aracı olduğu şeklinde bir sonuca varıyorum. Nereden gelirse gelsin bu insanlar tek tanrının olduğunu ve bizim de onun hizmetkarları olduğumuzu söylüyorlar. "Bize
paranızı verin, biz de ona öbür dünyada size iyi davranmasını söyleyelim!"
C: Eğer kişi aldanırsa, çok zekice. Eğer aldanmazsa, aptalca.

S: (L) ...Demek "Bir'in Yasası'nın Oğulları" monoteist yahudiliğe döndürüldüler, bu da sonra Hristiyan dini mitosuna dönüştürüldü ve bu Atlantis zamanında beri sürdürülen bir tema.
C: Işık rolünü oynayanlarca örülmüş bir hikaye.

S: (L) "Işığın melekleri" gibi görünüyorlar. Ve tarihteki herşey bu grup tarafından yeniden yazılmış.
C: Başkalarının kontrolü altındalar. Tahmin et kimin?

19 Temmuz 1997

----------------------------------------------

S: (L) Pekala, birkaç sorumu sormaya çalışacağım. "Curse of Cain" (Kabil'in
Laneti) adlı bir kitap aldım. Monoteizm ile Şiddet arasındaki ilişkiyi anlatıyor. Monoteizmin kendisinin şiddetin kökeni olduğunu savunuyor. Kovenantlar (Dinsel Anlaşmalar) hakkında bir bölümü var. Diyor ki: "Bir monoteizm kovenantının sonucu olan Kolektif Kimlik, İncil'de açık bir şekilde bir yenilik/icat, Doğa'dan köklü bir ayrılış olarak anlatılır. Aşkın bir tanrı tarihe girer ve tayin ettiği insanların, koyduğu yasaya itaat etmesini ister. Bu yasalardan ilk ve en önemlisi de elbette ona, yalnızca ona itaat etmeleridir. Onları "diğerlerine" karşı birleşik bir kitle haline getiren ve şiddetin önünü açan şey de budur. Bu kovenantlara dayalı olarak, Eski Ahit'te "diğer" insanların pek çoğu imha edilir, Yeni Ahit'te ise büyük bölümü sömürgeleştirilir ve dönüştürülür." Yazar ayrıca bir kovenantın "şartlı" yapısından bahsediyor.
Bana inan ve bana itaat et yoksa seni yok ederim. Bana öyle geliyor ki, dinlerdeki ve benzer şeylerdeki bu inanç meselesi, anlaşmanın bozulması durumunda "intikam" almaya yönelik bir tür "izin" oluşturuyor. "O bir anlaşma yaptı" anlamındaki İbranice ifade "karat berit" şeklinde geçiyor ve birebir çevrildiğinde "O bir anlaşma KESTİ" oluyor. Tekvinde İbrahim'le olan anlaşmada, hayvanlar ikiye bölünüyor ve gizemli bir ritüelde bu iki parça arasından bir ateş geçiyor. Sünnette etin kesilmesi var. Sinai kovenantında yasalartaşlara kesilerek yazılıyor. Görünüşe göre bir ulus olarak İsrail'i oluşturan şey bu kovenantlar. İsrail'in tüm temel çerçevesi kesilmiş hayvan parçalarına dayalı gibi. Neden?
C: Karıştırılmış ilkeler.

S: Kitapta şöyle diyor: "Yakın Doğu ritüellerinde, hayvanların kesilmesi, bir üstün aracılığıyla kovenanta giren alçağa da sembolik olarak yapılıyor." Bu doğru bir ifade mi?
C: Belki bazıları için.

S: Sinai Dağı'ndaki Kovenant'ın yapılmasında bir grup hayvan kurban ediliyor. Musa kanı alıyor, ikiye bölüyor ve bir yarısını sunağa sürüyor. Kovenant kitabını alıp insanlara okuyor ve insanlar "Yehova'nın emrini izleyeceğiz. İtaat edeceğiz." diyorlar. Sonra Musa kanı alıp insanlara sürüyor ve "Bu, Yehova'nın sizinle yaptığı, tüm kuralları içeren kovenantın kanıdır" diyor. Bu kovenant kanı nedir?
C: Soylarla (kan bağlarıyla) ilgili.

S: Yani bu Yahudilerin soyunu mu simgeliyor?
C: Hayır.

S: Burada hangi soydan bahsediyoruz?
C: Arami/Ari.

S: Yahudilerin Arami/Ari olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Hayır. Yahudiler başlı başına kategorize edilebilir bir soy değil.

S: Daha sonra İsa olarak temsil edilen kişinin hayatı, Paul'ün tanımladığı gibi Yeni Kan Kovenantı mıydı mı?
C: Hayır.

S: Bu, Nordik Kovenantı ile herhangi bir şekilde ilişkili mi?
C: Paralel bir anlamda.

S: ... Nordik Kovenantı burada okuduğum şeylerin herhangi birine herhangi bir anlamda yakın mı?
C: Nordik Kovenantı mistik birşey, teolojiyle doğrudan ilişkili değil.

S: Ne kadar süredir var?
C: 5129 yıldır.

26 Aralık 1998

-------------------------------------

S: Burada yaşadığım sorun şu: erkek egemen din temelde monoteist özellikli...
C: Sizin referanslarınızda.

S: Eski erkek egemen din politeist nitelikli miydi?
C: İzden uzaklaşıyorsun.

S: Ariler her zaman diğer herkesten daha iyi olduklarını düşündüler...
C: Kendilerini arasında bulduklarından daha ileriydiler.

S: Ama görünüşe göre İbrani monoteizmi Ari monoteistik erkek egemen dininden türetilmiş. Ve sonra İbranilik Hıristiyanlığı doğurmuş. Hıristiyanlık 2000 yıldır etkisi altında yaşadığımız ataerkil vahşi savaş savunuculuğuna temel oluşturan şey. Bu Batılı, Avrupalı aklı... Arilerden geliyor. Kuzey'den. İncelenebilecek her açından buna "medenileştirici" etki dendi. Bu düşünüş türünün gücü ve hakimiyeti diğerlerine yönelik medenileştirici bir etki yaptı ama diğer yandan aynı medeniyet egemenliği, öldürmeyi, savaşı, bölgeciliği, Hitler'i ve diğer herşeyi meydana getirdi. Bu istenebilecek herşeyin zıddı. Ama siz Kuzeyli İnsanlarla binlerce yıldır temas içinde olduğunuzu söylediniz. Evet, Kasyopya bir Kuzey Takımyıldızı ve muhtemelen bu insanların ilk efsanelerinde de bilmediğimiz bir şekilde sayılıyordu ama temsil ettikleri herşey KH.(kendine hizmet)
C: Siz de öyle, peki o halde sizinle neden temas kurduk?

S: Ben o monoteistik, egemenlikçi, savaş savunucusu, herkesi tek tip düşünceye uydurmaya çalışanlardan değilim!
C: Başka herkesin buna uyum sağladığını mı düşünüyorsun? Yoksa son analizde önemli olan ruh mu?
(çevirenin notu: ruh burada ve bu metinde genel olarakta bilinçlilik/olmak ve oluş-biliş vb. anlamlarında içeriliyor)

S: Tamam, elbette herkes farklı ve bazıları onların yoluna uymadı.
C: Siz de öyle.

S: Anladım. Bu konu çok karmaşık. Keşke bununla ilgili gerçekleri bana hemen söyleyiverseniz! Arilerin hala gezegendeki tüm insanlara empoze etmeye çalıştığı bu erkek-egemen, monoteistik anlayışı verenler kimler?
C: Etkileşimler yoğunluklar/gerçeklikler-arasıydı.

8 Nisan 2000

-------------------------------------------------


S: (L) Bu bana ilginç bir fikir gibi gelmişti, o yüzden sormak istedim. Bu belgedeki diğer bir fikir, ataerkil, monoteist dinin genel bir koruma örtüsü sağladığı şeklinde. Bu değerlendirmeye göre, ataerkil monoteizm dünyaya yerleştirilir yerleştirilmez, dünyadışılar çekildi. Bu geçerli bir kavram mı? Ataerkil monoteizm dünyadışıların bizim gerçekliğimizi istila etmeye karşı bir koruma mı sağlıyor?
C: Bu karışık bir kavram. Eğer sonuç temas fırsatının kapanmasıysa, dünyadışılar neden monoteist ilkeler yerleştirsin ki?

S: (L) Ben de bunu düşünmüştüm. Temas kurmak için Tanrı, İsa veya melekler veya Kutsal Ruh'tan daha iyi bir kılık mı var? Bana göre monoteist dinler gerçekliğimizin dünyadışılar tarafından istila edilmesini kolaylaştırdı. Ama diyorlar ki, monoteizmin kurulmasından sonra AÇIK dünyadışı teması çok daha azaldı ve o yüzden de böyle bir sonuç çıkarıyorlar.
C: İki olay ya tesadüfi ya da yanlış ölçülüyor.

S: (L) Çok açık ki monoteist din, dünyadışıların kutsalların kutsalı tapınaklar içinde insanlıkla beslenmeye devam etmesi için mükemmel bir cephe sağladı. Bu durum bu dokümanda iddia edildiği gibi sona ermedi. Hayvan kurban etme, tanrılara sunulanlar, şarkılar, dualar, tüm o şeyler... Tüm bunlar sığır mutilasyonlarına yepyeni bir anlam kazandırıyor! Şşşşş! Tamam, bu dokümanda çok ilginç birşey var. "Gizli gerçeğin son ontolojik matrisi nedir? Geçmişimiz, şimdimiz ve geleceğimizde UFO fantazmasının tüm yönlerini açığa çıkaran şey nedir? Bilgi gizleme ve teknolojik üstünlük dışında, insanlığın tepesindekilerin kritik amaçları nelerdir? Geleceğin hiper-istihbaratının odak noktaları nelerdir? Güneş, güneşimiz, ölüyor, hem de çok yakında. Bunun nedeni ise 90.000 yıl önceki bölgesel boyut vorteksi kapanışı. Solar dengesizlik 40 yıl içinde Dünya üzerindeki hayatın çoğunun sonunu getirebilir. Eski astro- teoloji takvimleri şimdiye yakın bir tarihte sona eriyor. Gezegenler arası tehlikeli cisimler de var. Bunlar medeniyeti tehdit edici bir kapasiteye sahip ve 150 yıl daha Dünyaya ciddi zararlar verebilirler. O veya bu şekilde, er veya geç dünyayı terk etmemiz gerekiyor. Bu, hakim olan gizli bir gerçek. Kontrolü elinde bulunduranlar tüm insanlık için endişelenmektense, sadece kendilerini ve birkaç seçkini kurtarır.
Aralarında birkaç iyi niyetli ama aldatılmış gerçek insanseverler de var." Güneşimiz gerçekten ölüyor mu?
C: Evet, tıpkı diğer herşey gibi.

5 Ağustos 2000

--------------------------------------------------

S: (L) Bu kavram bariyerleri, yazılarımda karşılaştığım şeyin bir parçası mı? Monoteist felsefenin lineer zamanının ve dini kontrollerin dayatılması, ki bu da pek çok saldırı ile sonuçlanıyor?
C: Evet.

S: (L) Bunun hakkında düşünmek bile "dini olarak" insanları korkutuyor. (A) Mekanda iki insanın birbirinden 50 santim uzakta olmasının ne anlama geldiğini biliyorum. Zamanda gelecekten 20 dakika uzakta olmanın
ne anlama geldiğini biliyorum. 5. boyutta uzaklık nasıl oluyor? Bunu düşünemiyorum...
C: Uzaklık/mesafe, bilinç enerjisi ızgara yapısıyla ilgili bir 3. yoğunluk sınırlamasıdır.

23 Ağustos 2001

-----------------------------------------

Metinden Tanrı araması sonucu bildirimler-aforizmalar



C: Ayrı "güç" ilüzyonuna son ver ve bu arada bağlantı zayıflıyor.

---

C. Aynı zamanda Yaratılmış olan Yaratıcı. Yani aynı zamanda siz, biz, herkes ve herşey. Daha önce de söylediğimiz gibi, biz siziz ve siz de bizsiniz. Ve herşey de öyle.

9 Eylül 1995 Kasyopya Deneyi

C. "Baş ve İlk Yaratıcı" sizsiniz. C: Baş Yaratıcı sizin İÇİNİZDE ortaya çıkıyor.

24 Eylül 1995

C. "Baş Yaratıcı" sensin.

12 Aralık 1995

C. Ve hatırlayın, yalnızca tek bir "Tanrı" var ve yaratıcı yaratılan herşeyi kapsıyor ve yaratılan herşey de yaratıcıyı!

13 Ocak 1996

C. Bizi tanrılaştırma. Ve iletişim kurduğunuz tüm diğerlerinin de bunu anladığından emin ol!
-
9 Haziran 1996 Kasyopya Deneyi

---
C: Bu konuları ele almıştık ve "Tanrı" "herşey"dir, merkezi bir güneş değil.

---

S: (L) Köken nedir?
C: Sizi kim veya ne yaptı?
S: (RC) Yaratıcı. (L) Baş Yaratıcı.
C: Nasıl? Ve Baş Yaratıcı kim?
S: (L) Sanırım herşey.
C: "Baş Yaratıcı" sizsiniz.
S: (L) Evet, olduğumuzu biliyoruz... (RC) Yaratıcıyız, ama Baş Yaratıcı değiliz...
C: Baş Yaratıcı sizin İÇİNİZDE ortaya çıkıyor.
S: (L) Pekala, kökende Baş Yaratıcı var.
C: Ama... İkincisi kimdi?
S: (RC) Tanrı'nın Oğulları mı? Elohim mi?
C: Onlar kim? Hatırlayın, çeşitli efsaneleriniz "bir örtüden gördüğünüz" şeyler.
S: (L) Tamam, ikincil yaratıcılar bizimle doğrudan etkileşenler mi?
C: Evet.
S: (L) Bilgiyi keşfetme güdüsünün kaynağı bu mu?
C: Temel olarak, ama adım adım gidelim.
S: (RC) Peki, Keltlere dönecek olursak, Pleyadesliler Keltleri buraya getiren ikincil yaratıcılar mıydı?
C: Söylediğimiz şeyi tekrar incele!

-------------------------------

S: (L) Tamam. Bunu geçelim. Benim sorum: Bizim almakta olduğumuz bilgiler El-Arabi'nin "açılma" dediği şeye benzer mi?
C: Evet.
S: (L) Bilgi alemindeki birleşik düşünce formları olduğunuzu söylüyorsunuz.
C: Evet.
S: (L) El-Arabi birleşik düşünce formlarını "Tanrı'nın adları" olarak tanımlıyor. Onun açıklaması sizin bize söylediklerinizle benzer görünüyor ve...
C: Hepimiz Tanrı'nın adlarıyız. Hatırla, bu bir kanal. Yani sonlanma ve başlangıç noktaları eş değer ve önemde.
S: (L) Bu Tanrı'nın farklı parçalarının birleşimi anlamına mı geliyor?
C: Hayır.
S: (L) Neyi kastediyorsunuz? Bizim de bunun bir parçası olduğumuzu mu söylüyorsunuz?
C: Evet.

-------------------------------------

C: Daha yakın. Herşeyin, tekrar ediyoruz, herşeyin bir ilüzyon olduğunun farkında değil misiniz hala?!?

S: Bir seviyede evet. Ancak hala şunu soruyorum; neden bizim içinde bulunduğumuz ilüzyonda veya onların içinde bulunduğu ilüzyonda... (A) Bir yandan her şeyin ilüzyon olduğunu söylüyorlar, bir yandan da ruh ve
maddenin var olduğunu söylüyorlar. Bunlar da mı ilüzyon?
C: Evet.

S: (A) Tanrı da mı ilüzyon?
C: Evet.

Neva
26-06-2018, 00:35
monoteist dinlerin siyasi oluşunu metin destekliyor ve içeriyor alıntılamalar sunacağım izninizle pc başına geçer geçmez..

translate ile yazdım laura bana google translate göre şöyle dedi. çok fazla gürültü

reklam derken kamusal bir amldan sözediyoruz. onlar sahibi ya da mümessili değil geniş ölçekte. olguyu kamulaştırma/kamusallaştırma ve halka açma girişimlerinden biri de bu.

bubarada kaçıranlar ve kaçırma denilenle gelecektekiler denilenler bağsız. yani kaçıranlar gelecektekiler değil. .
ve kaçırma doğru bir kavram mı bilmiyorum..

okuyorsanız ilk 4-5 ayı lğtfen atlayın ya da ciddiye almayın.çok fazla hata var. örneğin bu metin başlangıçta isa diye biri gerçekte varmış gibi sözetsede sonra bunu in olmayacağını da içerir. bunun dışında kendi içindeki subjektif hata içeriğini kabul eder..

bu arada alıntılardan sonra kaçırma sorunuzu çok faha geniş yanıtlamış olacağım..

Elbette yazin okuruz. Reklam derken monoteist dinler acisindan soylemistim.

Iste hata icerigini bastan Kabul ediyorsa, kuskusuz karsi elestirilere de cevap verebilmelidir.Gelecek diye bir bahis yoktur zaten, zamanin soyut olmasi sebebiyle.

"ictenlik"
26-06-2018, 00:57
S: (L) Kutsal kitaptaki tüm mucizelerin masal olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Bunun, siyasi ve ekonomik kazanç ve kontrol amacıyla tahrif edilen bir bilgi kaynağı olduğunu unutmayın.

-Kasyopya Deneyinden


Elbette yazin okuruz. Reklam derken monoteist dinler acisindan soylemistim.

Iste hata icerigini bastan Kabul ediyorsa, kuskusuz karsi elestirilere de cevap verebilmelidir.Gelecek diye bir bahis yoktur zaten, zamanin soyut olmasi sebebiyle.

şimdi yukarıda alıntılamalar yaptım. birebir metinden alıntılamalardır. nokta virgül nerdeyse
. siyah alanları özel gözetmenizi ve taramanızı rica edeceğiz
yukarıya şimdi eklemeler yaptım ve postunuz onun altına girmiş oldu.

lütfen monoteizm yanıtları için bir önceki postumu okuyun..

kaçırmalara dönecek olursak

bu aşağıdaki taban üzerine tekrar sorarsanız yanıtlayayım.. Sadece ilk celsedeki bir kaç boşluğa yani aşağıdaki ikinci paragrafa ben eklemeler yaptım. Orası tam orjinal transkript değildir. ama yine dediğim gibi ilk üç-beş ayda ki veri trafiği ve içeriği karışık bizce ...çünkü tarafların kafası karışık...


KASYOPYA İLK-ÜÇ BEŞ CELSE İÇİN ALTERNATİF ÇEVİRİ VE DÜZEN

S: Bize mesajınız var mı?
C: Size doğal görüneni yapın. İçinizden geleceği gibi davranın.
S: (L) Başka bir gezegenden misiniz?
C: Sadece sizin bakış açınızla
S: (L) Spesifik olarak nerede yaşıyorsunuz?
C: Her zaman ve her yerde.
S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Tüm gerçeklik/oluş katmanlarında

S: (L) Bob Lazar uzaylıların insanları gözetim, denetim ve muhafaza - altında tuttuğunu ima ve iddia etti. Bu ne anlama geliyor?
C: Sonra kullanmak/yeniden biçimlemek üzere saklama/denetim.

(not: orjinal metinde gözetim-denetim muhafaza denen akvram için "containers" ifadesi geçiyor. bu sunulan türkçe çeviri de ise taşıyıcı olarak çevrilmiş ve biz ifadeyi eksik ya da yanlış bulduğumuz için böyle yaptık.)

S: (L) Ne için kullanma?
C: İçerikleri için kullanma. Tüm nüfusun %94'ü kullanılabilir. Genetik deneyler.
S: (L) Ne için kullanılacak?
C: Tüketim. içerik
S: (L) Ne için?
C: Yeni ırk. Ve genetik deneyler .vücut ve organ parçaları .Beslenme inceleme ,enerji ihtiyaçları . Aklınıza gelebilecek her şey .ne yani siz hayvanlara bunu yapmıyor musunuz?
C: Beden parçaları için kullanılıyorlar.
S: (L) Anlamıyoruz. İnsanlar parçaları için nasıl kullanılabilirler?
C: Reprototip. Yeniden prototip "yeniden düzenleme. yeniden genetikleştirme... Genetik deneyler -ölümsüzlük arayışı- anlamıyor musun?
Domatese ve hayvanlarınıza ya da ne yapıyorsunuz ve Domuz mesanesini neden kullanıyorsunuz?
Laboratuvarda neden et yetiştirmeyi deniyorsunuz ve ya da buğdaya neden balık geni ilave edildiği neden söyleniyor..??
ya da doğadaki hayvanlar sizin için kim ve ne?
eğer doğadaki antilopardan biri çıkıpta örn. bob lazar adlı bir antilop çıkıpta diğer antiloplara deseydi ki; insan adı verilen bir tür bizi taşıyıcı olarak kullanmak üzre muhafaza ediyor-gözlüyor gözlemliyor ya da kontrol altında tutuyor...
gibi

S: (L) Sodom ve Gomora nükleer silahlarla mı harap edildi?
C: Evet ve hayır.
S: (L) Nasıl harap edildiler?
C: Elektromanyetik vuruş/yükleme.

S: (L) Oryon ların /üsttekilerin bize müdahalesini önlemeyebilmemizin herhangi bir yolu var mı?
C: Hayır.
S: (L) Neden?
C: Evrensel özgür oluşa ve subjektif iradeye müdahale etmek anlamına gelir bu.
Bu doğal ilerleyiş, anlıyor musunuz?
S: (L) Peki biz bu doğal ilerleyişin bir sonucu olarak silinip gidecek miyiz?
C: Belki. Özel olduğunuzu düşündüren şey nedir?

S: (L) İsa Tanrı'nın bizi sevdiğini söylemişti. Bu doğru mu?
C: Fakat önemli olan bilinçlilik/olma, beden değil. Beden ölür fakat bilinç (olan) devinir (devinmeye devam eder)/ölmez./yokolmaz.

S: (L) Enerjimizi ve bedenlerimizi ne için kullanıyorlar?
C: Yeni bir ırk yaratmak için. Onların ırkı yok oluyor.
S: (L) Vejetaryenlik bizim için en uygun yeme biçimi mi?
C: Bu fizik üzerinde odaklanıştır. Beden önemli değil.
S: (L) Yani herhangi bir şekilde beden üzerinde durmak yanlış mıdır?
C: Yakın. Bedendeki hayata konsantre olmayın. Bilince/bilinçliliğe konsantre olun.
S: (L) Yani Laura kalp durumunu önemsemesin mi?
C: endişelenme. Bilincini/tutumunu düzelt ve değiştir.
(yine metnini ruh bilinçliliktir tanımı gereği ruh ifadeleri bilinçlilik olarak genellenmiştir)

S: (L) Kutsal kitaptaki tüm mucizelerin masal olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Bunun, siyasi ve ekonomik kazanç ve kontrol amacıyla tahrif edilen bir bilgi kaynağı olduğunu unutmayın.
S: (L) Bize İsa'nın gerçekte ne yaptığını anlatın.
C: bunun için (bilmek için) can atanlara gerçekleri anlattı ve öğretti.
S: (L) İsa'nın öğrettiği gerçek neydi?
C: Tüm varlıkların/varoluşun biribirine bağlı olduğu ve olacağı..

C: Tek bir kaynağın tüm bilgiyi içerdiğine inanmak gerçekle çelişiyor.
S: (L) İnsan ırkı, kölelik yapmak üzere genetik olarak düzenlendi mi?
C: Evet.
S: (L) Peki bu köleliliğin genetik mühendisleri kimlerdi?
C: Kertenkele varlıkları.

S: (L) Küçük gri varlıklar...
C: Sibergenetik.
S: (L) Kertenkeleler tarafından mı yaratılıyorlar?
C: Evet.
S: (L) Ruhları var mı?
C: Yem olarak kullanılıyorlar.

S: (L) Nuh tufanı hikayesi, Atlantis'in yıkılmasının hikayesi miydi?
C: Evet. Ama sembolik.

S: (L) Bu komet olayının herhangi düzenli bir periyodu veya döngüsü var mı?
C: Evet.
S: (L) Periyodu nedir?
C: Kabaca 3600 yıl.

-
Neandertal insan Oryonlu Kertişler tarafından diğer gezegenlere götürülmüştür.
-
S: (L) İnsan ırkının asıl genetik mühendisleri kimdi?
C: Biz. Altıncı yoğunluk/bilinçlilik
S: (L) Bizi ne amaçla genetik olarak oluşturdunuz? Tanrı'nın bir emri miydi?
C: Bilinçlilik sentezi/ gelişimi veya ilerleyişi.
S: (L) Peki Kasyopyalıları sizleri kim yarattı?
C: Sizin çok eski ruhsal atalarınız.
S: (L) Nasıl adlandırılıyorlar?
C: Geçici /Gezici yolcular.
S: (L) Esas Tanrı'ya/Yaratıcı güce en yakın olarak bildiğiniz yaratıcı kim?
C: Diğer bilgi kaynaklarına bak. Bilgisayar.


---
ABD Devleti uzaylılarla anlaşma yapmıştır ve elinde uzaylılardan alınma teknolojiler vardır -â€"Kasyopya Gelecek İletişim denemelerinden
Kutsal kitapların siyasi ve ekonomik kazanç ve kontrol amacıyla tahrif edilen bir bilgi kaynakları olduğunu unutmayın. â€"Kasyopya Gelecek İletişim denemelerinden

Gibi….

ilahimasal
27-06-2018, 00:19
Gelecekten mesaj yollayan tiplerin mesajları neden sürekli geçmişte kalıyor ? Ve bu sözleri bize getirenler o geçmişten bunları kopyalayıp buraya kadar getiriyor? Dahada önemlisi gelecekten geldiği iddia edilen bu bilgi geçmişten kopya edilerek bizimle birlikte geleceğe taşınıyor!! Nasıl yani ?

Gelecekten mesaj yollayan tiplerede onların geleceğinden mesaj geliyormuymuş. Yoksa bu safsatsa konusunda otorite onlarmıymış?

Yoğunlukçu birisi vardı , piyasada olsaydı gider sorardı.

"ictenlik"
27-06-2018, 11:16
Gelecekten mesaj yollayan tiplerin mesajları neden sürekli geçmişte kalıyor ? Ve bu sözleri bize getirenler o geçmişten bunları kopyalayıp buraya kadar getiriyor? Dahada önemlisi gelecekten geldiği iddia edilen bu bilgi geçmişten kopya edilerek bizimle birlikte geleceğe taşınıyor!! Nasıl yani ?

Gelecekten mesaj yollayan tiplerede onların geleceğinden mesaj geliyormuymuş. Yoksa bu safsatsa konusunda otorite onlarmıymış?

Yoğunlukçu birisi vardı , piyasada olsaydı gider sorardı.

bir berber bir berbere gel beraber bir berber dükkanı açalım demiş..
sonra bir ölümlü bir ölümlüye gel beraber gelme ve gitmeyi sorgulayalım demiş
sonra da biri pişirmiş biri aşırmış diğeri de hani bana demiş
sonra biri duymuş biri duymamış

"ictenlik"
04-10-2018, 00:37
Arkadaşlar kafası karışmış bir adam olarak bir süre buralarda bulundum.
Böyle bir içerik başlıkladım ve ne deneceğini bilmiyorım. Okuyun okutun demek isterdim..

10 yıl kadar önce burada sunulan içerik olan Kasyopya Deneyi üzerine yoğun okumalar yapmıştım. Sonrasında içeriğin sunduğu şeylerin doğru olabileceğine ve bunun gerçekten gelecekle bir iletişim fenomeni olabileceğine karar vermiştim.
Bizim için hala da öyle. Saklı bir gerçek gibi aklımızda tutuyoruz. Neler olduğunu anlamıyoruz. Bu içeriği sunduğumuz da neden olumlu tepki görmediğini ve incelenmediği hala anlamaya çalışıyoruz.

Dediğim gibi bunun gelecekle bir iletişim olduğuna karar verdik. Verdik vermesine de işte ne yapmalıydı onu bilmiyorduk. (Bize göre;) İnsanlıktan saklı önemli bir bilgi ve bilgi tabanı ya da olgu gibi bir şeyden sözediyoruz. Gerçekten bunun yükü ağır. Bizim için ağır bir yüktü. Hala bunun vicdanıyla ne yapılması gerektiğini bilmiyorum. Bazıları ve bazı okuyucuları önemsemiyor. Ellerinde -özel- bir şey var sanıyor. Benim için/bizim için öyle değildi. Baştanbaşa yük hissettirdi. Hala da öyle.

Kesin olarak bunun halka duyurulması, geniş kitlelere ve insan gruplarına yayılması ve ifşa edilmesi gibi yankılar duyduk. Gerekirse tüm kamuoyuna açıklanması ya da insanlığın büyük bölümünün ya da özellikle kamusal emek ve bilgi gözeten aşağı yukarı herkesin dikkatine sunulması gerektiğini düşünüyorduk.

Metin içerdiği kamusal bilgi ve biliş ve bilgilendirmeden öte, insan ırkı için önemli bilgi ve uyarılar ,hatta milli güvenlik bilgisi diyebileceğimiz şeyler barındırıyor. Hala dikkate alınmıyoruz. Yazıyoruz dikkate alınmıyoruz. Kamusal kurumlara ve haber kurumlarına mail vb. iletmeyi denedik ve sanıyorum ki dikkate alınmıyoruz. Korkulacak bir şey yok. Bir okumayla zihinleri ele geçirecek bir din kitabı yaymıyoruz. İçerik okunup saçmaysa saçma addedilebilir. Birlikte sorgulayalım..

Yoo misyoner değildik. Misyoner olduğumuz sanılabilir. Bunu bir çırpıda söyleyenler bize zaman versin. Böyle sanılıyor ve söyleniyor bazen. Biz içeriği kamusal önemde addettik çünkü dünyadaki bilgi tabanına yeni ekler sunuyordu. Bize göre kamusal anlamda bilinmeliydi. İnsanlık kayıp kaderini arıyor...

Tek bir okuyucu olarak internet iletişimleriyle neler yapabilirdim bilmiyorum ancak forum ortamlarında gruplar var bu içeriği forum ortamlarına götürebilirim diye düşündüm. Konu tartışmaya açabilir ve okutabilir inceletebiliriz diye düşündük. Olumsuz ve beter tepkiler aldık. İlk başlarda avangart bir üstten bakış takınmış olabiliriz. Köklü eski bilgiyi küçümsemiş, yoksaymış ve yeni bir şeyler biliyor olma hazzıyla ve hazırcılığıyla bilgi bilim satmış ya da caka satmış vb. olabiliriz. Bilmiyorum ve emin değilim. Sorun bu mu? Bu süreçte modern fizik bilgisini, modern bilimi ve külliyatı hiçe saymış kah materyalizme kah şuna buna kafa tutmuş, ahkam kesmiş olabiliriz. Bunlar için özür dileyebiliriz (eğer öyleyse) . İnsan gerçeğinde tartışılan her şeyi ve içeriği gündelik insana dair tartışılan her içeriği bu nedenle küçümsemiş olabiliriz. İçeriği sunmaya giriştiğimizde çok ağır tepkiler aldık. Belki bunlardan mı oldu? bilmiyoruz. Belki de eski bilginin tahakkümü ve muhafazakarlık tepkileri ve olağan saldırılardı. Buna hala alışmaya çalışıyoruz ve bize saçmasapan geliyor..

Hala ne yapılmalı, bu içerik sunulmalı mı? ya da nasıl aktarılmalı bilmiyorum ancak uykuları kaçan, hayat askıya alınmış ve yaşam başka bir raya girmiş bir 10 yılım var. Bu içeriği benzer bir kaç forumda daha başlıklamıştım.
Bununla ilgili bu içeriği okuduğumdan ve biliyor olduğumdan bu yana nihai bir vicdan rahatlığı arıyorum. Yakar top gibi bir şey ve ebelik/ebelenmek gibi bir sorun var sanki. Bu arkadaşa kimse bulaşmıyor..

Benim nihai maceram bu.. Bana sorulursa bir ceza ve lanet arası bir durum bu...

Ben bu içeriği okumuş olmamın, duymuş ve biliyor olmamın vicdani ve kamusal içsel yükünü duyuyorum/taşıyorum ve bu yükü atabilmek için elimden geleni yapmak ve artık bu konuda endişelenmeyi bırakmak istiyorum..

Sorulan ve sorulacak olan tüm soruları içtenlikle cevaplamaya hazırım.

Aşağıya 10 yıllık çıkmazmalarım sonucu oluşturduğum ,(son bir umut) grupla haberleşme temalı bitirilmemiş bir yazım taslağı sunmak istiyorum.
Taslak olarak duruyor ve ne zaman el atsam o metni toparlayamıyor ve ona bir biçim veremiyorum..

Her türden öneri, yardım ve desteğe açığım. Yardım ve destek bekliyorum ve istiyorum diyebiliyorum.

spartacus
04-10-2018, 03:21
Sevgili Uydurtu, böyle saçma sapan, uyuşturucu yeni mitoloji-masallarla neden kendini harap ediyorsun? Bak sana da iyi gelmemiş, gelmez.

Örnekler asıyorsun, veriyorsun, tümü de boş laf. Başlı başına boş, muğlak, aldatıcı, kof, lafazanlık. Saçma-sapan cevaplar, daha doğrusu cevap bile değiller, evet ve hayır, öyle ve değil, doğru ve yanlış gibi, boş kibirli paşa lafları... İlkel medyum yöntemleriyle, afyonu eski, biçimi yeni görünen bir tür sömürü-uyutmaca.

Birde neden bizim gibi ülkelerde pek tutunamadığını sorguladığını görüyorum.

Bu tür işler, ekmek derdinde olmayan, boş vakti çok, yapacak işi az olan, can sıkıntısından kendisine dönmüş, derdi, tasası kendisi haline gelmiş, efendim güzelliği gidiyormuymuş, şunu elde edebilir miymiş, kendisine tapan, genelde açlık derdi olmayan kesimlerin uğraşı. Keşke hep öyle kalsa ama bu normal hayatında olan halkı etkisi altına alırsa, ne yazık ki yeni bir tür felç altına girmiş olacak. Uhreviyatın, ruhçuluğun(spiritüalizm) saçma-sapan sermayesi...

bende okumak zorunda kaldım ne yazık ki, kendime işkence ederekte olsa, bir hayli sayfasını, kendimi zorlaya, zorlaya, bıkkınlık veren saçma-sapan boş lafazanlığı, muğlaklığıyla, boş lafızlarıyla okudum.

Neymiş, gelecekten gelenlermiş. Gelecek diye bir yer yok. İkincisi gelecek sanaldır ve bu anlamda sonsuzdur, dolayısıyla sözde gelecekten sonsuz sayıda, sonsuz kişi gelebilir, bunu neden söylüyorum çünkü zamanda yolculuk lafazanlıkalrı da aynı mantıksız kurguyla işler. Efendim zamanda yolculuk yapmak için insanlık, günümüz insanını beklemektedir, illa geleceğe ereceğiz sonra biz geri döneceğiz saçmalığı, oysa madem soyut kavram olan zamanda yolculuk edilebiliyor, sonsuz gelecek orada demektir, dolayısıyla zamanda yolculuk için, neden 21. yüzyıl beklensin ki, gelecekte sonsuz sayıda yüzyıl var. Geçmişe gidecek de, efendim iskeleti günümüzde bir yerde olan firavunu canlı, canlı görecekmiş(oysa o firavun geçmişte bir yerde değil ki, iskelet halinde, artık başka bir şeye dönüşmüş, geçmişte bir yerlerde kalmış, zincir kopmuş, bir yerlere hapsolmuş değil, sanal bir geçmişte kalmışlığı yok, her şey şimdi'de, ama değişiyor, birleşip, ayrışıyor, hareketli, değişim şimdi dediğimiz zeminin üzerinde gerçekleşiyor, ne geçmişte, ne gelecekte, şimdi de hareketli, şimdi de değişiyor, şimdi de birleşip, ayrışıyor... Bildiğimiz kavramlarımızı iyice çarpıttılar.

Örneğin frekans, boyut bir dolu kavramı çarpıtıp, çarpıtıp kullanıyorlar. Dilersen frekans nedir irdeleyelim;

Frekans bir olayın, birim zamanda(genelde 1 saniye) tekrar etme sayısına denir. Titreşim sayısı da denebilir. Bir musluktan damlayan bir su düşünelim. Bu damla, saniyede 2 kez oluşuyorsa, bu olayın frekans birimi 2 Hz'dir. 3 ise 3Hz, 10 ise 10Hz.....

Vay efendim bu gelecekten geldiği iddia edilen üfürükleri, algılayamazmışız çünkü bizim algılayacağımız frekansların dışındalarmış.....

Gel gör ki, bu paşa yalancılarımız, ilkel medyum yöntemleriyle anlaştıkalrını iddia eder. Bizim algılayamayacağımız frekans aralığında bu üfürkler, delikli bir kağıdı, bir fincanı, harfler üzerinde gezdirebiliyorlarmış(Bak sen bu masal kahramanları İngilizce'de biliyor, ama kalem tutup yazamazken, fincan sektiriyor, iyi mi?!). Oysa bir insanın kulak zarı, gözü vb, frekans algısı bakımından o fincandan yüzlerce kat daha hasasstır.

Peki bilgi nedir, anlam neye göre oluşur? Frekans ne işe yarar? Diyelimki bir alıcı yaptık. Haznesine 1 saniyede 2 damla su düşerse bu EVET demek olsun, 3 düşerse bu HAYIR demek olsun... Burada anlamı sağlayan alıcının, etkileşimidir, yani bilgi dediğimizin esası fiziksel, nesnel etki-tepki zemininde anlam kazanır. Duyu organlarımızda bu sayede anlam kazanır.

Frekans ve bilgi edinimin ne olduğu ve nasıl işlediğine dair kısa bir örnek vermiş oldum.
Öyle fincan oynatmalar, yok delikli kağıt gezdirmeler, bunlar en ilkel kandırma yöntemleri, bunlar frekans lafzının bile edilmesini gerekli kılmayacaki basit, fiziksel hareketler... Uzatmayayım, baştan sona üfürük, oyalama, kandırmaca, UYUŞTURMACA, yani afyon ve elbette sermaye. Hem madden hem de manevi olarak bir sömürü...

Bu tür şeylerin yayılması ve insanları etkilemesi için uğraşmayın, adanmışlığa da girmeyin, zira bu çaba, insanlığa yeni bir felç, eskinin artık etkisiz kaldığı zaman, yeni bir uyuşturucu(afyon) olmaktan daha anlamlı bir işi yok, işin merkezindekiler ise kaymağının peşinde. Umut simsarlığı, umut tacirliği binlerce yılın mesleğindendir, ama şimdi iletişim, çok daha kolay hale geldiği için, müdavimleride fazla olmaya başladı...

Zenginler arasında, zamanı çok, o kadar çok ki artık bütün işi kendisi veya elde etmek istedikleri(ki çoğu manevi istemler) şeyleri çok olanlar, kendisinin(kendisi gibi yüce bir, emsalsiz, mükemmelin) bir gün yok olup gitme korkusuyla haşır, neşir olanlar arasında yaygındır demiştim, bir oyuncak gibi, Polyanna'nın yeni bir versiyonu gibi, öyle kalmasını, ekmeğinin derdinde olan milyonlara bulaşmamasını umut edelim.

Kanıksatılmış çaresizliği bir hastalık gibi yayılmasına yardımcı olmayalım. Efendim neymiş ruhun olgunlaşmasıymış vs, o zaman acı çekin, ezilin, sürünün, nasılsa bu bir ÇİLE(döner, dolaşır dinlerin sınav kandırmacasına düşersiniz, bunlara Nihat Hatipoğlu da örnek verilebilir), başka bir dünya sunmuyor...

Ne diyeyim şu saçma, sapan diyalogları da ele almak isterim ama zamana yazık oluyor.

Kısaca; "Evet ve hayır, öyle ve değil, yalan ve doğru"... Muğlak ol, ama etkileyici bir cevap ver, cevap olmasa bile, zira cevap veriyormuş gibi yapıp, cevap vermemiş olmak okuyucu üzerinde hayli etki oluştruyor, hani şu sonu belirsiz biten filmler gibi, etkisi uzun sürüyor. Elle tutulur hiç bir şey söyleme, ama her şeyi söylediğini iddia et, nasılsa bir şey söylemedin, kimse eksiğini bulamaz. taktikleri, yöntemleri, muğlak, kof lafazanlıkları, cambazlıkları, basit ve ortada. harap olmaya değer mi? Bunlar 2.000 li yıllarda 2012 de ıyamet kopartıyorlardı, efendim kertenkeleler söylemişti vs, gir laura yalanlarına, insanalrı etkilemenin önemli araçlarından birisi de apokaliptik(anlaşılmaz, karanlık-kıyamet) tarzı kullanmalarıdır.

Sende uğraş dur apokaliptik lafazanlıkları anlamaya, birde üstüne üstlük anlatmaya çalışmaya, sonra da kimse anlamıyor, ciddiye almıyor diye düşün, oysa ortada anlam verilecek bir değer, bilgi edinebilir bir taban, objektif bir zemin yok, ciddiye alsa ne olur, almasa ne olur. Zamane masalcılarının lafazanlıkları, sayıklamaları işte. Ketenkelelermiş(20-30 yıldan beri kaç kertenkeleci, daha bu işin fikir babasına değin foyalar ortadadır).

En kolay ve sonuç alıcı sömürü, cehalet sömürüsüdür, aslında ve gerçek her türlü sömünün özü, cehalet üzerinedir. Bu sebeple BİLGİ sahibi olduğu ya da bir yerlerden gizem dolu bilgi edindiği iddiası, en kolay-basit başvurulacak yol-yöntemdir. Sözde insanlığa, bilinmeyenlerden mesaj getirme cambazlığı kolay bir araçtır.

Son olarak ruh diye de bir şey yok. Frekans diye bir şey'in(kendinde nesne) olmaması ama bu kavramın, soyutlama olması, somutun ise birim zamanda bir olayın, nesnenin hareketin tekrar SAYISI olarak anlam kazanması gibi. Tabi bu Hz cinsinden böyle ama istatistiklerde birim zaman 1 yıl, 10 yıl, 1 ay, 1 gün olarak da alınabilir ve istatistikler bu sayede bizlere öngörü, tahminlerde bulunma ihtimali verir. Ruh yanılgısı da, -olası iyi niyetle!- temelde böyle, bizlerin fiziksel olarak etkileşiminde, elde ettiği frekanslara çeşitli anlamlar yüklememiz sonucunda -iç ve dış etkileşim- açığa çıkan bilgi üzerinden yapılan bir soyutlama, somt zemin ise, fiziksel, kimyasal etkileşimler...

"ictenlik"
04-10-2018, 03:28
(Daha sonraları redakte edilmek ve geliştirmek üzere sunulmuştur-paylaşıma açılmıştır..)

Arkadaşlar çevirisi için bir zamandır yardım isteyip durduğum metni aşağıda paylaşıyorum. Umarım biri el atar- ve yardım eder ve bunu ya da buna benzer bir şeyi çevirip ya da bunun dışında daha mantıklı bir metni yazıp bizim için https://cassiopaea.org/forum/ aracılığıyla bir gün buna benzer iletişimi onlarla sağlar ve geliştirir.
saygıyla ve sevgiyle....

Arkadaşlar kafası karışmış bir adam olarak bir süre buralarda bulundum.

10 yıl kadar önce burada sunulan içerik olan Kasyopya Deneyi üzerine yoğun okumalar yapmıştım. Sonrasında içeriğin sunduğu şeylerin doğru olabileceğine ve bunun gerçekten gelecekle bir iletişim fenomeni olabileceğine karar vermiştim.

(Bize göre;) İnsanlıktan saklı önemli bir bilgi ve bilgi tabanı ya da olgu gibi bir şeyden sözediyoruz.

bunun halka duyurulması, geniş kitlelere ve insan gruplarına yayılması ve ifşa edilmesi gibi yankılar duyduk. Gerekirse tüm kamuoyuna açıklanması ya da insanlığın büyük bölümünün ya da özellikle kamusal emek ve bilgi gözeten aşağı yukarı herkesin dikkatine sunulması gerektiğini düşünüyorduk.

Metin içerdiği kamusal bilgi ve biliş ve bilgilendirmeden öte, insan ırkı için önemli bilgi ve uyarılar ,hatta milli güvenlik bilgisi diyebileceğimiz şeyler barındırıyor.

Ben bu içeriği okumuş olmamın, duymuş ve biliyor olmamın vicdani ve kamusal içsel yükünü duyuyorum/taşıyorum ve bu yükü atabilmek için elimden geleni yapmak ve artık bu konuda endişelenmeyi bırakmak istiyorum..

Sorulan ve sorulacak olan tüm soruları içtenlikle cevaplamaya hazırım.

Aşağıya 10 yıllık çıkmazmalarım sonucu oluşturduğum ,(son bir umut) grupla haberleşme temalı bitirilmemiş bir yazım taslağı sunmak istiyorum.

Her türden öneri, yardım ve desteğe açığım. Yardım ve destek bekliyorum ve istiyorum diyebiliyorum.

-------------

Bu benim gelecekle iletişim ya da gelecekle iletişim denilenin sınanması ya da gelecekle iletişim adı verilen metni sunan grupla iletişim kurulması ve haberleşilmesi ve Kasyopya denilen şeyle ilgili son önermem

Bizce yapılması gereken bu grupla etkin bir iletişim kurulması ve sağlanmasıdır. Hatta gruba ayar (öneri ve fikir-yön) verilmesi gerektiğidir...

Gruptan Arkady (Arkadyus -bizim arkadaşa benziyor değil mi?) son celselerden birinde (9 Haziran 2018 da) diyor ki; genişlemek (bu bilgiyi yaymak ve grubu genişletmek) için çaba göstermemiz gerektiğini farkettik ama ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz

Kasyopya sözcüsü ve cevapçısı da diyor ki; Halihazırda sizi izleyen ve haber bekleyen ya da gerektiğinde sizinle iletişim kuracak olanlar var,
Bu iletişimi yaratabiliriz şimdi ve bu iletişimi veriyi de gerçekten tarihsel olarakta sınayabiliriz ve bir teste sokabiliriz. Yön almayı bekleyen 24 yıllık bir iletişim. Bu grup üyeleri kendilerine tarihsel bir misyon önerilmesini bekliyorlar. bu misyonu onlara -siz- önerebilirsiniz. Arkadya'dan (yani Türkiyeden) Arkady'e bir fikir de biz verebiliriz.
Tarihsel sığınmacılar ve bunu okuyan kaçıklar ve kaçamakçılar istediğini düşünebilir. Bana veryansın edebilir.. Saçmalık bunlar diyebilir (yazılmayan bir cümle burada duruyor tarih orada ve burada ve şurada)

Bu yazıyı nasıl yazmam gerektiğini bilmiyorum. Akan bir coşkunluk mu? serin bir su mu?

Peki diyoruz ki gelecekle ya da kozmolojik olarak çok uzak ben geleceğimiz olan bir yansımayla iletişim kurabiliyoruz ya da kurabiliyorsak bununla ne yapılır, yapılabilir ve yapılmalıdır? ya da dahası bu nasıl sınanır? Onları kanıt paradoksuna ve tutarsızlığına sokmadan bu iletişim nasıl sınanır? bunu soruyoruz? siz olsanız ne yapardınız? bu soruyu soruyoruz

Çünkü onlar (Cevaplayan Kasyopyacı) diyor ki; bu iletişimde ki amacımız varlığımızı kanıtlamak değil ve kanıt gereksiz.
Tamam bunu anladık

Benim üretebildiğim içerik ya da sentez bu

Ben bu grupla haberleşilerek hem sürecin sorgulanması hem de interaktif ve katılımcı bir birlikte oturum yapılarak böylece deney verisi içinde tanıt ve gözlem şansı doğurulması, hatta ilerleyen aşama da yeni ve daha güçlü veri doğurulması, etkin işbirliği, gerçeğin açıklanmasının tehdidi gibi unsurlar oluşturulması ve bu ağın genişletilmesi denenmesini bu gruba önerilmesi taraftarıyım. ve grubun bu yönde işlem yapması taraftarıyım. bu kanıt sağlama dinamiği ve ikilemi değil.

Gruba şunu sormak istiyoruz. Amerika da dünyanın her yerinden ve her milletten insan var, geniş ve kozmopolit bir çehresi var yani herkesin az çok bir bağı var. Burdan dışarıya ne aktarabilirler. Tüm dünyadan izlemek ve fikir almak isteyecek olan grup temsilcilerini oturum gözlemcileri olarak kabul ederler mi? Örneğin dünyadaki diğer ülkelerde çeviri ve yayım yapan grupların ve bunun konuşulduğu forum ortamı gibi yerlerin derleyeceği iletilen soruları iletirler mi? Böyle bir ağ kurabilirler mi?
Mesela her hafta bir ülke için bir dış grup oturumu yapmak gibi bir çözüm önerebilirdim. Kendileri genişlemekten bahsediyorlar. Bundan haber yapılmaya kalkılsa ne tepki verirler? İnteraktif soru belirleme gibi çözümler düşünürler mi? Yani soru sorma işini tamamen bir gözlem şansına dönüştürme ve açık forum da dünyanın her yerinden ilgili ilgisiz gözlemciye soru sordurma ve soru toplama gibi bir çözüm düşünürler mi?.
Soruların, en azından bir kısmının ya da büyük çoğunluğunun dışarıdan gözlemcilerce sağlanması gibi çözümlere nasıl bakarlar? Tıpkı Amerika ve Fransayı sordukları gibi dünyada bir çok ülke ve hepsinde politik kriz var ve bu birçok ülkede okunuyor. Örneğin tek din Hristiyanlık ve Musevilik değil Müslümanlık hakkında soru sorulmamasına içerleniliyor.

Özellikle bu içeriği sunma ve yayma noktasında zorda kalanlara bunun yayan grupla ve forumla haberleşmesini önerdiğimiz de bize pozitif katkı sağlarlar mı? Bir kere benim kendilerinden referansım yok. Sıkı bir takipçinin ve yayımcının referansı ne anlam ifade ederdi onlar için.

------

Arkadaşlar bu benim çeviri için ve iletişim için önerme metnim aynı zamanda .(Denemek isteyen olursa redakte, düzenleme ve genişletme, değiştirme hatta bu içeriği kulanmama ve başka bir içerik yazma çeviriyi yapana ya da iletişene kalmış)


Daha Önce Üretmeye Kalkıp Bitiremediğim ve Toparlayamadığım bir Yazı

-GRUP İÇİN İLETİŞİM TASLAĞI ÖNERMEM-

9 Haziran 2018 celsesinde deniyor ki; grubunuzun faaliyetlerinden haberdar olan başkaları da var ve sizinle iletişime geçecekler. Umarım bu metnim çevrilir ve sizinle iletişime geçmiş oluruz.

Bu metni ilk hazırladığımda en az 4 ayrı internet forumunda bunu sunarak bir etki tepki üretmeyi ve bu forum üyelerini (en azından bir kısmını) birleştirerek sizinle aktif iletişme ikna etmeyi deniyordum

Biz burada bu metni kamulaştırmak ve onu daha geniş halk kitlerine açmak ve kurumsallaştırmak hatta kitaplaştırmak ve gelecek celseleri oldukça genişletmek ve canlandırmak adına deneysel bir iletişim ve bu deneysel bir iletişim gözleminin önerilerini sunduk

Arkadaşlarıma sizin orada yaptığınız işi göstermek istiyorum ve bana inanmıyorlar .Arkadaşlarıma sizinle iletişim kurup içimizden bir gözlemciyi oraya temsilci olarak gönderirsek belki buna inanabileceklerini ve bu fikre daha sıcak ve olumlu bakmaları ve bir bir şans vermeleri gerektiğini söyledim. ve celse oluşumunu yerinde gözlemleme fikrini ilettim. Hem bir celseye gönüllü bir arkadaşımızın aktif olarak katılıp katılmayacağını sizlere sormak hem de buna gönüllü bir arkadaş olup olmayacağını arkadaşlarıma sormak ve iletmek istiyorum. Burada bu olana inanmayan ya da kayıtsız kalan bir kaç forum boyu arkadaş adına Arkadyalı tarafsız bir gözlemcinin bir oturuma katılımını ve bizlere tarafsız görüş aktarımını rica edeceğim...

Türkiye-den (Arkadya dan) Sevgiler

Anadolu dan ve Mezopotamya dan tarihsel bir selam ve sevgiler

Hepinize Merhabalar

Laura -Arky ve tüm takım selamlar

Tarihsel Bir Çatlak/Kaçık Adına Büyük Bir bağ olması umudu ile

(Ya da belirtilen coğrafyadan Kasyopya izleyicisi büyük biri grup adına ve sevgiler ve selamlar)

Burada Türkiye de yani Arkadya da, internetteki alan adı Service To Others'ın (STO'nun ve Özgecilik kavramının) bizim dilimizdeki karşılığı olan ve direkt Kasyopya Deneyi ve onun fikirleri hakkında yazışıp görüştüğümüz bir internet forumumuz var. Özgecilik bizim topraklarımızda ve kültürümüzde değerli bir kavramdır. Burada Tanrıyla ve varoluşla birleşik bir bütün olduğumuzu ve insanın tanrısallığını savunan inançlar ve düşünceler oldukça yaygın. Tanıtım metninizde şu ara eskisi kadar ilgi duymadığımız Arabi'nin adı geçiyor. Belki size yeni ve başka isimler de önerebiliriz. Belki Marks gibi.

Bizce içeriğiniz burada ilgi gördü çünkü birlik felsefesi vb. adlandırılabilecek bir biçimdeki bir felsefeyi zaten tarihsel olarak içselleştirmiş toplumsal gruplar ve toplumsal tabanımız var.

Türkiye de internet üzerinden insanların buluştuğu pek çok forum ortamında bu içeriğin sunumu yapıldı ve yapılıyor. Tarihsel bir buluşma için hazırlanıyoruz ve bir hayli okuyucunuz var

Bizler buraya medeniyetler beşiği diyoruz.
Asya ve Avrupa (Ortadoğu ve Avrupa'nın birleşim ve kesişiminde eski bir uygarlık köprüsü üzerindeyiz.

Anadoludan büyük uygarlıklar gelip geçmiştir. İran ve Pers uygarlığı gibi bir uygarlıklara komşuyuz aynı zamanda Ruslara da komşuyuz.biliyorsunuz.

Ben Kasyopya metninin eski bir okuyucusuyum. Eski sadık bir okuyucu. Tüm metni bağımsız bir biçimde defalarca taramış ve içsellemiş bir çok okuyucudan biriyim. ve bu metni açık olarak gelecekle bağımsız bir iletişim olarak tanıyan,tanıtan ve belirten bir çok insana açıkça sunmaya girişen bağımsız bir okuyucuyum. Metinle ilgili bir çok fikirlerim var. Ben burada Türkiye de internet forumlarında ( en az 5 ay da 6 forumda) yılaryılı bu metni oldukça tanıtmayı denedim.

Ayrıca güncel çevirilerinizi paylaşan ve Kasyopya metninizi tartışan da bir Türkçe forum alanımız var. Öncelikle bir kaç soru hakkımız olacağını düşünüyorum. Bu soruları belirlemekte güçlük çekiyoruz. Siyasi ve dini karmaşalar bir yana savaştan ve ülkemizin geleceğinden endişe ediyoruz .Karanlıktan endişe ediyoruz. İrana dönmekten. Eski tip muhafazakarlıktan nefret ediyor ve endişe duyuyoruz. Ülkeden kaçmayı planladığımız bile oluyor.

Ben içeriğinizi (Kasyopya söyleşilerini) özgürlükçüler, marksistler ve değişik görüşlerden insanlara sunmaya giriştim ve bu yapı da gelecekle iletişim kurulduğu ve bu iletişimin tüm insanlık adına önemli olabileceğini belirttim. Kendimce içerikte bahsedilen Services to Others ilkesini ve yolunu Marksist ilkelerle buluşturmaya ve örtüştürmeye bile giriştim. Bunu ve bu fikri insanlara sundum..
Bir celse de; Gruplar onlar için açılan STO (Service to Others) yolunu izlerlerse rahat edecekler diyor. ve biz bu kavrama en yakın kavram olarak Komünist Manifesto ve Komünizmin içerdiği "Özgecilik" kavramını ve yolunu buluyoruz. Hiç komünist Manifestoyu okudunuz mu? Halihazırda grubun bir yolu var mı?

Türkiye de ki bir çok forum alanında (ister ruhsal, mistik, metafizik forumları olsun; ister bilim, felsefe ve özgür düşünce forumları olsun) deneyinizi sunuma giriştim. Felsefe forumları siyaset forumları ve dinen özgürlük forumları, özgürlükçü gruplar olan forumlarda yıllardır bu olguyu sunmaya çalışıyorum. Yardıma ihtiyacım var. Bir çok kişi ve kuruma harici e-postalarla ulaşmayı denedim.

Pek ilgi gördüğümü sanmıyorum ve söyleyemem.. Hoş karşılandığımı da.. ama ben pek denedim...

Ben metinlerle ilgili olarak felsefi ya da toplumsal tabanı olan bir çok teknik döküman ve sunum yöntemi ve tanıtım yazıları geliştirmeyi ve üretmeyi de denedim. Kendi çabamla bu deney verisiyle pek çok şey yapmaya giriştim. Dilinizi bilmeksizin ve anlamaksızın bir translate yardımıyla forumunuza yazmaya bile çalıştım..

Benden kanıt ya da öngörü istediklerinde ise şunu söylüyorum. Süreci birlikte sorgulayalım. Tüm bu arkadaşlar ve tüm bu grup internet forumlar aracılığıyla erişilebilir düzeydeler. Onlarla iletişim kuralım ve sorularımızı iletelim, iletişim sağlayalım ve sıcak sorgulayalım . Hatta canlı bir celseye bir tanık göndererek katılım sağlayıp sağlayamayacağımızı, uzaktan katılım yapıp yapmayacağımızı soralım.

Peki siz bu noktada ne yapabilirsiniz.?

Fransız ve Amerikan seçimleri soruyorsunuz örneğin. Burada seçimlerimizde çok fazla teknik kargaşa var. Seçimler sonucunda üzgün bir Halk kitlesi var .Mesela seçimlerde bir dolap dönüp dönmediğini bilmek istiyorlar. Erdoğanın asıl amaç ve hedefini onu neyin ve hangi güdünün yönettiğini, kontrolden çıkıp çıkmadığını zorunlu bağımları olup olmadığını ve kontrol altında olup olmadığını, onun iyi bir yolda olup olmadığını, kısacası bu ülke için iltica tehlikesi olup olmadığını ve ülkenin geleceğinin kötü olup olmayacağını ve bunlar için neler yapılabileceğini bilmek istiyorlar.

Burada oldukça popülersiniz ve oturumlarınız bu dile yayınlanır yayınlanmaz çeviriliyor ve bir çok okuyucu ile buluşuyor sott portalı sürekli izliyoruz. Türkiye de paypal yasaklandı biliyorsunuz . Örneğin Erdoğanı bir yasakçı ,kayıp bir kişilik olarak tanıyor ve sevmiyoruz

Gerçekten Türkiye de çok geniş bir okuyucu ve ilgili grubunuz var

Burada bu yapıyı çok önemseyenler ve hatta tarihi bir kurtuluş olarak işaretleyenler, halk belleksel mehdiyet ve kurtuluşçuluk müjdesi gibi işaretleyenler yeryüzünden dinleri sökebilecek ve gelecekteki din kitaplarının atası olabilecek bir metin olarak görenler var

Dini, siyasi, felsefi, karşı dinci ve non-teist bir çok forum ortamında ve internet grubunda tanıtıldınız.

Gerçekten "gelecekle iletişim kurulduğu iddiası" ve "gelecekle iletişim" tanısıyla pek çok gruba ve çok geniş bir kitleye tanıtılmaya çalışıldınız. Burada okuyucu kitlesi sınırlı olsa da aktif 4-5 ayrı internet forumda iyi ya da kötü bir imajınız ve yerleşik içerikte başlıklı tanıtımlarını var ve gelecekle iletişim kurulduğu iddiası taşıyan kült başlıklarınız ve içerikleriniz var ve belirtilen bu forumlarda asılı.

Hatta bu olgu tarihsel bir müjde ve kurtuluş olarak tanıtılarak ve işaretlenerek burada tarafımızdan yayılmaya çalışılıyor.. İşin aslı Amerika dahil başka bir yerde bu kadar önemsendiğinizi düşünmüyorum.
Fransa ya gittiğiniz dönem de sizi bu ülkeye davet etmeyi denemiştim.

Evet dediğimiz gibi Arkadya da bir forumda Kasyopyayı Mehdi yani insanlığın beklediği büyük kurtuluş müjdesi ilan ettik ve bu konuda şaka yapmıyoruz. Bu pek dikkate alınmadı biliyoruz. ve ben bir kaçık olarak işaretlendim ve sadece küçük bir etki ama bunu yaptık
İnsanlığın mit belleğindeki mehdiyetle yani Hristiyan, Musevi ve Müslümanların beklediği büyük kurtarıcı ve İsa Mesih olgusu beklentisiyle bu olguyu yanyana getirerek paralelledik.

Bunun dışında örneğin Marksist/Sosyalist forumlardaki özgürlükçü üyelere erişerek kanaat önderlerine ve kitle liderlerine bu metnin ve gerçeğin iletilerek tanımının yapılması ve bu metnin ve gerçeğin geniş halk kitlelerine ifşası tehdidiyle İsrailden ve Amerikadan tavizler alınabileceğine kadar öneriler sunduk.
Ben bunu yaparken bu metnin yani Kasyopyanın reel olarak İsrail ve Amerikan bombalarından daha güçlü olacağını yazdım.
Hatta sosyalist ülkelerde blok olarak metnin yayılması, tanıtımı ve korunması, Çin ve Hindistan gibi geniş nüfuslu ülkelere bu metnin yayımı için amaç birliği gibi öneriler götürdük

Tarihsel sorularımız var

Birincisi islam dini ve Kuran ın yazılması süreci, bunun kimler tarafından yapıldığı, Muhammed kişiliği, onun yaşayıp yaşamadığı gibi konular çok merak ediliyor

Kuranda Araplara vaad edilen cennet Arkadya mı?

Benzer sorular derlerseniz sevinirim.

İkincisi geçmiş Türkiye seçimleri ve Erdoğan kimliği, onun yönü ve neye ve kimin çıkarlarına hizmet ettiği büyük merak konusu. Bu konuda sorular iletirseniz seviniriz.

Burada bir güneydoğu ve kürt bölgesi sorunumuz var.. Bu ülkenin büyük çatışması ve tarihsel bir yarası. Eminim bu ülkenin ve onun insanlarının bir kaderidir, sorunudur ve öğrenimidir ama bu iki tarihsel ırk barışabilecek mi? bir orta yol bulabilecek mi? ya da bu ırk kökenlemeleri nereye dayanıyor gibi sorular mı sorulmalı bilmiyorum

Grubunuzun Kasyopyaya Doğu-dan Arabi dışında kim okunabilir gibi bir sorusu olmuştu..İşin aslı Arabi, Mansurdan esinlenmiştir ama onların gnostik bilgisinin kökeninin doğunun advaita vedantası ve doğunun ikiliksiz fikri olacağını ve direkt bu kaynağı temsil edenlerin okunması gerektiğini düşünüyoruz. Yeterli bir içerik olarak gözükmese de ilginç bir içerik olarak Maharaj I Am That _Ben Oyum içeriği bu konuda önerilebilir.

Burada Arabi (bir kaçık çatlak ya da delirmiş ve kendini toparlayamamış, uyanışını yüklenememiş ve kendi delüzyonunda kaybolmuş bir adam olarak gözüküyor) ve onun dışında Pir Sultan Abdal büyük birleştirici ve halk ozanı olarak saygı görüyor. Bunun dışında Hacı Bektaş Veli, Ömer Hayyam gibi ozan ve bilginlerimiz var. Yine saygı gören Yunus Emre gibi bir sıcak sevgi kişiliğimiz ve barış ozanımız var. Farabi gibi filozofların tarihimizde izleri var..

Burada ozanlık, dervişlik dediğimiz kültürler yaygındır. Burada ozanlık dediğimiz kültür kanallama -conduit- dediğimiz olaya çok yakın bir paraleldedir.. Halk deyişlerimiz ve zengin bir deyiş kültürümüz vardır.. İşin aslı Alevi bektaşilik (Alawism) dediğimiz yolda ve kültte Service to Others kavramı izleri olduğunu düşünüyoruz. Bu kavramı eski gnostik bilgiyle harmanlanmış ve Zerdüştlükle ve bir çok eski inançla kaynaşan geçmişin izlerini taşıyan bir kültürel miras oalrak görüyoruz.

Parmenides'in doğa üzerine adlı şiiri nin bir celse de özellikle incelemesini ya da grupça tartışılmasını önereceğiz

Cassiopaean org portalın ana düzeninin oradaki tanıtım içeriği ve yazısının değiştirilmesi hakkında fikirlerimiz olacak.

O portala farklı dillerden çeviri uğraşı veren alanların ve içeriklerin bağlanmasını istiyoruz öncelikle.

Gurdjeff ölümden çekinen bir materyalist ilan edildi hala orda duruyor. Arabiyi biz bir kaçık ilan ettik. Tanıtım yazısı ve içeriği belkide baştan yazılmalı. Olayı süslü ve felsefi, filozofik ya da fizik bilim tabanlı göstermeye çalışan, bu ikisi örtüştürmeye çalışan siyasi bir polemik gibi yazılmış o süslü metin ve dalga serisi yerine göze batan ve ilik sarsan çap çarpıcı bir giriş fena olmazdı.

Bir kere yazı çok çekimser ve çekinik. Biz gelecekle iletişim kurduğumuza inanıyoruz ve bunu büyük insanlık ve bütün insanlık için önemli görüyor ve güç birleştirmeye inanıyoruz desteklerinizi ve yorumlarınızı bekliyoruz önermesine benzer bir iç metin neden olmasındı...Tanıtım yazısı gerçekten çekingen bulunuyor

Lauranın Paleo Hristiyan bir şaman olarak betimlenmesi bizi ne kadar zora sokuyor bilseniz. orayı linkliyoruz ve bunu yukarıda görür görmez okuyucu subjektif bariyerlerle kaçıyor, okumuyor bile orayı

Neden Laura bir cosmic mind kardeşliği üyesi değil sadece
ya da quantum future takım üyesi değil
Evreni tek başına mı kurtarmak istiyorsun Laura?

bunu yani Kasyopyayı sadeleşmiş bir kitaba dönüştürmeyi önerdim. Neden bir best seller olmasın?

Kimi soru tabanınız sevilmiyor ay da alternatif okuyucu yönlendirmesi için bizi zora sokuyor. Örneğin kristal gibi şeylerle uğraş sevilmeyebiliyor. Bunları da belirtmek isteriz.

Dünyada 100 lerce ülke var ve hepsinin sorunları var

Diliyorsanız size bir misyon verebiliriz eğer buna hazırsanız.

Bizi bir kardeş takım olarak görmenizi umarım. Başınız sıkışırsa buradayız. Türkiye de sizin için her zaman yer var ve dostluk olacak. Başınız sıkışırsa bizi bulun ve Türkiye ye ilticayı da düşünüp değerlendirebilirsiniz.

Burada köyle korunaklıdır şüpheniz olmasın ve Ortadoğudan oldukça uzak serbest köyler ve alanlar, yaşanacak yerler var

Aşağıdaki alıntı üzerine önemle sizinle iletişim ve irtibat denenmiştir.

------------
Bu konuyla bağlantılı bir soru var aklımda: genel fikrime veya ilk ilkelerimden birine göre, ne zaman saldırıya maruz kalsan veya zorluklar nedeniyle bunalsan, bunu GENİŞLEMEK ve mevcut sınırların ötesine geçmek için bir fırsat olarak kullanmak gerekir. Mevcut sınırlar dahilinde, söz konusu güçler seni nasıl zor durumda bırakabileceklerini biliyorlar. Bu yüzden mevcut sınırların ötesine geçip yeni birşey başlatman gerekiyor ki kötü güçler eski yöntemlerini kullanmaya devam edemesinler, yeni birşey icat etmeleri gereksin. Bu yüzden, nasıl genişleyebileceğimiz hakkında düşünüyordum çünkü uzun süredir aynı yerdeyiz. Dolayısıyla şunu sormayı düşünüyordum:

Evrende açıktan olmasa bile bağlantı kurmaya çalışabileceğimiz, yani yalnız kalmamak için güçlerimizi birleştirebileceğimiz herhangi başka benzer gruplar veya oluşumlar var mı? Böylece kökleri farklı yönlerde giden bir ağaç gibi büyüyebiliriz. "Dost" güçler bulma konusunda yapmamız gereken aktif birşey var mı? Ve ne şekilde?

C: Bu tür faaliyetlere açık olun ama şunun da farkında olun ki bazı şeyler zaten planlanmış durumda, yalnızca yapılmayı bekliyor.

S: (L) Evet. Yapmam gereken şeyler var. Hasta olduğum, yaralı olduğum ve dünyanın durumu dahil pek çok konuda çok üzgün olduğum için bunları yapamadım. Yani hazır olup bunları yapabilmek muhtemelen o genişlemenin bir parçası çünkü bunlar genişlemeye yönelik planlardı.

C: Şunu da bilin ki grubunuzun ve yaptığınız işin farkında olan başkaları var ve uygun zamanda irtibata geçecekler.

9 Haziran 2018 Celsesinden bir Alıntı

Arkadya gruptan sevgiler
ve söz planşeti duvara uçuracağız.

Karanlıktan aydınlığa
04-10-2018, 12:25
Bu tür şeyler niye hep Amerikadan çıkar ?
Bir ateiste göre kutsal kitaplar ne kadar güvenilmez ve saçmaysa ,
Bir teist içinde bunlar o kadar saçma .
Artık ateistlerin ne düşüneceğini siz tahmin edin,
Teistlerin savunması her zamanki gibi bunların şeytanlar,cinler tarafından kurgulandığı olacaktır.
Fakat gerek yok, pekala birileri uydurup piyasaya sürmüş olabilir.
Madem bu kadar biliyorlar,dünyaya yardım etsinler,yardım konusu olacak çok şey var..doğal afetleri önceden haber verme.kansere tedavi gibi...
Yardıma niyetleri yoksa iyi değiller,insanlar umurunda değil,
Madem umurlarında değil,niye bağlantı kurmak istesinler ?
Burada iyi niyet göremiyorum veya gereklilik.
Bu kadar çok şey bilen varlıklar böylesi boş işlerle uğraşır mı ?
Uğraşmaz,öyleyse amaçları ne. Kafa karıştırmak mı ? Heralde "dinsiz "materyalist bir dünya arzuluyorlar,tıpkı bazılarının istediği gibi,bu bazıları bu dialogları uydurmuş olabilir mi ? Böyle şeylerle niye uğraşsınlar ki ? Ne yapsak kârdır ?..

"ictenlik"
04-10-2018, 14:39
Fakat gerek yok, pekala birileri uydurup piyasaya sürmüş olabilir.
.
sürece cevap vermek bir sarsıntı ama ne diyelim
uydurulup uydurulmadığını dürüst sorgulamak ya da sınamak üzerine bir öneri ,iletişim önerisi getirildi zaten oysa...

Madem bu kadar biliyorlar,dünyaya yardım etsinler,

Konu çok çok subjektif. İçerik bilinmiyor ki..

Yardım edecek olan kim? Yardım neden gerekli? Yardımı kim istiyor neden? Nasıl bir yardım isteniyor
Yardıma mı ihtiyacınız var
İnsanlık tüm bunlar için yardım mı istiyor. İstiyorsa neden dışarıdan istiyor ve bekliyor.


doğal afetleri önceden haber verme.kansere tedavi gibi...

Peki bu alan girmeyecektim. Peki subjektif diyordum ama ben karıştım ben cevaplayayım
Biz öğrenemezmişiz. Kendi kendimize
Varolanın doğasına ters
Çocukları saksı da beslerdik demek oluyor
Bir kasırgayı kestirmeyi öğrenirken çok şey öğreniyoruz
Çocuklar hiç düşmesin diye onları yaralanmayacakları kapalı odalarda mı besliyoruz
Gerçek ya da realite
Kanser insanlığın bir sorunu..
Kanser varsa realite. Bu dünya da kanser var
Çiçek aşısını bize tanrılar mı verdi.
Yardıma niyetleri yoksa iyi değiller,insanlar umurunda değil,
..

Yardımın bilgi olduğu-olacağı ve öğrenmeyi öğrenerek kendimize yardım edebileceğimizden sözediliyor


Madem umurlarında değil,niye bağlantı kurmak istesinler ?
..

Bağlantıyı biz kurduk, kurmuşuz ve bağlantı bu taraftan istenmiş. Yani biz insanlar olarak ,bağlanmışız. Yani arayan biziz...


Bu kadar çok şey bilen varlıklar böylesi boş işlerle uğraşır mı ?
.

Müşteri hizmetleri doğru çağrıyı yaparsanız her telefona bakıyor


Uğraşmaz,öyleyse amaçları ne. Kafa karıştırmak mı ? Heralde "dinsiz "materyalist bir dünya arzuluyorlar,tıpkı bazılarının istediği gibi

Dinsiz belki doğru ama materyalist nedir? bu kavramı sökemedim tam kırk yıl oldu bu kavramı sökemedim. onun anlamını gerçekten çıkaramıyorum.Biri bana öğretmeli. Materyalizm derken ne deniliyor. Elma gibi armut gibi onu sınıflayamıyorum. Bazen dil içinde kullansam da bana yavan geliyor ve bir şey ifade etmiyor aslında.


bu bazıları bu dialogları uydurmuş olabilir mi ? Böyle şeylerle niye uğraşsınlar ki ? Ne yapsak kârdır ?..

Peki bu diyalogları biri uydurmuş olsun. Bir iletişim yansımasına ya da yukarıda ilettiğim benzeri soru kalıplarına ne uyduracaklarına bakalım. bunu açık bir deney olarak sürdürelim ve gözlemleyelim

"ictenlik"
04-10-2018, 14:57
Sevgili Uydurtu, böyle saçma sapan, uyuşturucu yeni mitoloji-masallarla neden kendini harap ediyorsun? Bak sana da iyi gelmemiş, gelmez.
..

Sevgili spartacus;

Harab etme süreci artık elimde değil. ok yaydan çıktı. Yani kendimi tekrar geçmişe alamam ve onu okumamış bu sorumdan bağımsız yapamam. Benim için realite


Örnekler asıyorsun, veriyorsun, tümü de boş laf. Başlı başına boş, muğlak, aldatıcı, kof, lafazanlık. Saçma-sapan cevaplar, daha doğrusu cevap bile değiller, evet ve hayır, öyle ve değil, doğru ve yanlış gibi, boş kibirli paşa lafları... İlkel medyum yöntemleriyle, afyonu eski, biçimi yeni görünen bir tür sömürü-uyutmaca.
..

Ben öyle düşünmüyorum diyebilir miyim


Birde neden bizim gibi ülkelerde pek tutunamadığını sorguladığını görüyorum.
.

Bizim ülkemizde neden tutmadığını sorgulamak değil pek. Sunumlara verilen -ilkel- tepki biçimi.

Bu tür işler, ekmek derdinde olmayan, boş vakti çok, yapacak işi az olan, can sıkıntısından kendisine dönmüş, derdi, tasası kendisi haline gelmiş, efendim güzelliği gidiyormuymuş, şunu elde edebilir miymiş, kendisine tapan, genelde açlık derdi olmayan kesimlerin uğraşı. Keşke hep öyle kalsa ama bu normal hayatında olan halkı etkisi altına alırsa, ne yazık ki yeni bir tür felç altına girmiş olacak. Uhreviyatın, ruhçuluğun(spiritüalizm) saçma-sapan sermayesi...
.

Bunu aynı kefeye koymuyoruz. Yani yukarıda sayılanların kefesine.
Saydığım a ya da b materyali değil. Kasyopya içeriğidir. Tek bunun için konuşuyorum ve tek bunun sınıflaması. Kendi sınıfında tek.

Size şunu söyleyelim mi? tamam aziz hikayeleriyle kafası karışmış bir kadının uğraşı. Boş işleri ve boş zamanı olan bir kadının uğraşı. Din takıntısı olan ve çocuklarını süper felan yetiştirmek isteyen Hristyanik ahlakla belenmiş, bulanmış sıradan muğlak bir kadının uğraşı olabilir evet.
Çıktı ve sonuç kadını ve başlama noktasını aşıyorsa....?


Neymiş, gelecekten gelenlermiş. ..

Gelecekten gelme yok. Aslında bir gelme de yok.
Zihin düzeyinde ya da bilinç düzeyinde geleceği temsil eden ya da bizim geleceğimiz olarak temsil edilen-le fenomenik bir iletişim denebilir.


Gelecek diye bir yer yok. İkincisi gelecek sanaldır ve bu anlamda sonsuzdur, dolayısıyla sözde gelecekten sonsuz sayıda, sonsuz kişi gelebilir, bunu neden söylüyorum çünkü zamanda yolculuk lafazanlıkalrı da aynı mantıksız kurguyla işler. Efendim zamanda yolculuk yapmak için insanlık, günümüz insanını beklemektedir, illa geleceğe ereceğiz sonra biz geri döneceğiz saçmalığı, oysa madem soyut kavram olan zamanda yolculuk edilebiliyor, sonsuz gelecek orada demektir, dolayısıyla zamanda yolculuk için, neden 21. yüzyıl beklensin ki, gelecekte sonsuz sayıda yüzyıl var. Geçmişe gidecek de, efendim iskeleti günümüzde bir yerde olan firavunu canlı, canlı görecekmiş(oysa o firavun geçmişte bir yerde değil ki, iskelet halinde, artık başka bir şeye dönüşmüş, geçmişte bir yerlerde kalmış, zincir kopmuş, bir yerlere hapsolmuş değil, sanal bir geçmişte kalmışlığı yok, her şey şimdi'de, ama değişiyor, birleşip, ayrışıyor, hareketli, değişim şimdi dediğimiz zeminin üzerinde gerçekleşiyor, ne geçmişte, ne gelecekte, şimdi de hareketli, şimdi de değişiyor, şimdi de birleşip, ayrışıyor...[/B] Bildiğimiz kavramlarımızı iyice çarpıttılar.
.

Burda gelecekten geldiği iddia edilen biri yok.
Süreç kanallama conduit olarak tanımlanır ve metin içinde muğlak bir tanımı vardır.

(Örn. C: Bilinçdışı zihin aynı zamanda yüksek benlikle, diğer benliklerle ve evrensel zihinle bağlantı kurmak bir kanaldır.)
(Anladığımız kadarıyla ve bu çok belirsiz ve muğlak olmakla birlikte kanallama terimi daha çok internet bağlantısı gibi bir şeyden sözediyor)

Metin içerisinde gelecek için açık olma, gerçekleşene kadar geleceğin mutlak anlamda bilinemeyeceği gibi ifadeler geçer.


Örneğin frekans, boyut bir dolu kavramı çarpıtıp, çarpıtıp kullanıyorlar. Dilersen frekans nedir irdeleyelim;

Frekans bir olayın, birim zamanda(genelde 1 saniye) tekrar etme sayısına denir. Titreşim sayısı da denebilir. Bir musluktan damlayan bir su düşünelim. Bu damla, saniyede 2 kez oluşuyorsa, bu olayın frekans birimi 2 Hz'dir. 3 ise 3Hz, 10 ise 10Hz.....

Vay efendim bu gelecekten geldiği iddia edilen üfürükleri, algılayamazmışız çünkü bizim algılayacağımız frekansların dışındalarmış.....

.

Buranın konuyla tam bağı yok aslında...


Gel gör ki, bu paşa yalancılarımız, ilkel medyum yöntemleriyle anlaştıkalrını iddia eder. Bizim algılayamayacağımız frekans aralığında bu üfürkler, delikli bir kağıdı, bir fincanı, harfler üzerinde gezdirebiliyorlarmış(Bak sen bu masal kahramanları İngilizce'de biliyor, ama kalem tutup yazamazken, fincan sektiriyor, iyi mi?!). Oysa bir insanın kulak zarı, gözü vb, frekans algısı bakımından o fincandan yüzlerce kat daha hasasstır.
..

bunu izleyelim diyorum. İzleyelim öyle karar verelim. Bize göstersinler neler olduğunu. Ve üfürüklerini uçuralım isterseniz boşluğa ve havaya. Ben de bunu önermekten sözediyordum. Amerika da bir tanıdığınız var mı?
Arkadius gerçek bir fizikçi. Arkadyus'a yazıp görüşlerini almaya ne dersiniz?


Bu tür şeylerin yayılması ve insanları etkilemesi için uğraşmayın, adanmışlığa da girmeyin, ..

Ben bunu ifade ettim. Benim için burda vicdani bir yük borç ve gereklilik sentezi var. ne kadar anlatsam az. bunu ne kadar anlatsam az. susmamam için-susmamam gerekiyor. kayıtsız kalmamam gerekiyor bunu deniyordum,
size ulaştım mı?

Karanlıktan aydınlığa
04-10-2018, 15:04
insan evladı olarak soruların hepsini gereksiz buldum..
ben olsam doğal afetleri önceden haber verme.kansere tedavi gibi...şeyleri sorardım.
cevap alamıyorsam,ne haliniz varsa görün derdim.
çünkü aldığım bilgilere güvenmezdim.
kasap et derdinde koyun can derdinde
milletin derdi din mi,tevrat mı,
hastaneler acıdan kıvranan insanlarla dolu.onların derdi musa ,isa mı ?
bu soruları sormak için mi bağlantı kuracağım,
yoksa yatıp kalkıp bunları mı düşünüyorum ; isa uzaylı mı ?
bide ciddiye alıp cevap vermişler,dememişler ki sizin başka derdiniz yok mu ?
8 doğru söyler 2 de yalanı araya karıştırır.ne güveneceğim böyle yaratıklara. .
tabi varlığına inanıyorsam..
varsa bile ne biliyim kim veya kimler

"ictenlik"
04-10-2018, 15:17
insan evladı olarak soruların hepsini gereksiz buldum..
ben olsam doğal afetleri önceden haber verme.kansere tedavi gibi...şeyleri sorardım.
cevap alamıyorsam,ne haliniz varsa görün derdim.
çünkü aldığım bilgilere güvenmezdim.
kasap et derdinde koyun can derdinde
milletin derdi din mi,tevrat mı,
hastaneler acıdan kıvranan insanlarla dolu.onların derdi musa ,isa mı ?
bu soruları sormak için mi bağlantı kuracağım,
yoksa yatıp kalkıp bunları mı düşünüyorum ; isa uzaylı mı ?
bide ciddiye alıp cevap vermişler,dememişler ki sizin başka derdiniz yok mu ?
8 doğru söyler 2 de yalanı araya karıştırır.ne güveneceğim böyle yaratıklara. .
tabi varlığına inanıyorsam..
varsa bile ne biliyim kim veya kimler

Hastanelerde acıdan kıvranan insanlar için neler yaptınız?
Ben burda ne yapıyorum sanıyorsun ya da ne yapmaya çalışıyordum

o metin bayım ya da bayan
Senin uygarlığının hastanede kıvranan insanlar için bugüne yaptıklarından daha fazlasını yapabilir bunu ben biliyorum

nesillerinizi buğdayla, işlenmiş buğdayla beslemeye son verin
-bu o metinden sentezlenmiyor mu?

Karanlıktan aydınlığa
04-10-2018, 15:21
Hastanelerde acıdan kıvranan insanlar için neler yaptınız?
Ben burda ne yapıyorum sanıyorsun ya da ne yapmaya çalışıyordum

dua ediyorum,tavsiyelerim oluyor.bilimadamı ,doktor değilim ki ,başka ne yapayım,yapabilseydim elimden geleni ardıma koymazdım.
senin ne yaptığını sorgulamadım.çünkü seni tanımıyorum.

ayrıca gelecekten haber verenler,gelecekte haber verdikleri şeyleri yapacak olanlarsa diye düşünmekte gerekir.

"ictenlik"
04-10-2018, 15:29
dua ediyorum,tavsiyelerim oluyor.bilimadamı ,doktor değilim ki ,başka ne yapayım,yapabilseydim elimden geleni ardıma koymazdım.
senin ne yaptığını sorgulamadım.çünkü seni tanımıyorum.

ayrıca gelecekten haber verenler,gelecekte haber verdikleri şeyleri yapacak olanlarsa diye düşünmekte gerekir.

gelecekten haber verme değil.. iletişim, bağ ya da conduit
gelecek ile iletişim
ya da doğru tanım gelecek ile ağ bağlantısı sentezi
gelecek ile ,bilgi akım, ağ bağlantısı sentezi
bilginin elektrik gibi olduğunu düşünün...
bedenler alıcı işlevi görüyor (gibi).. hepsi bu...
telefon, telefon gibi düşünün... gelecek ile telefonlaşma evet bu doğru bir tanım mı? evet bu yakın

"ictenlik"
04-10-2018, 18:10
Bu iddialara neden kulak asalım? Sizi kandırmak için birçok teknik kullanıyorlar; ne anlama geldiği bilinmeyen kelime grupları kullanmak, komplo teorisi üzerine komplo teorisi oluşturmak, saçma bir iddiayı başka bir iddiayla savunmak, "zeki" gözükmek için kuantum dünyasıyla alâkalı kelimelerden bahsetmek, ruhçu kesime hitap etmek...

Bu soruyu daha önce görmemişim-sanırım özür dilerim
Kulak asıp asmamak size kalmış
Benim asılmış kulağım ve ben bu konuyu gözetiyor ve öneriyoruz/önemsiyoruz..

Ama bana göre sorulursa;
asılması gerktiği için, asılması iyi ve yerinde olacağı için, zaten kulak asılmış bir sürü boşluklarımız ve boş işimiz olacağı için, kulak asmaktan (en azından vakit kaybından başka) bir zarar gelmeyeceği için, konunun öneminin anlaşılmadığı için, başka şeyler sanıldığı için, insanlık adına büyük bir fedakarlık olabileceği için, bilgisel getirisi olabileceği için, bireysel ya da grupsal aydınlanmalar için, beni ve içeriği yalanlamak yanlışlamak ve reddiye üretmek için, tarihsel bir sorumluluktan kaçmamak için, suskun sinmiş ve duyarsız ve olaya daha sonra2 kulak tıkamış ve kulak kabarrmamış hissetmemek için, korkaklık yapmamak için, geride durmamak için, bilmeden anlamdan bir doğruyu ve tarihsel i/devrimsel önemde bir olguyu/olayı yerli yersiz karalama hatasından dönmek için...
Size kalmış...

"ictenlik"
15-10-2018, 17:12
SF de de paylaşılan postum;

Arkadaşlar okuyan oldu mu bilmiyorum ancak (ki beni de bağlamaz okuyanın kendi kavramsal tabanına bağ ya da hizmettir ve ektir) son bir kaç şey söyleyip bu başlığı-mı noktalamak istiyorum..

Her yerde yaptığım gibi ve olduğu gibi burada da başarısız, yanlış anlaşılmış ve kendimi anlatamamış hissediyorum..

Okült sanılan, metafizik görülen, ruhçu saçmalık denilen bir içerikle kimin ne işi olabilir? sorusunun yanıtını bilmiyorum ancak
bireysel yargım da bunun çok net olarak gelecekte iletişim olarak işaretlendiğini ve yeni (yepyeni) gözüktüğünü hatırlatarak, okunmasının bilgi dağarcığı ya da insan potansiyeli adına önem olabileceğini de belirterek noktalamak isterdim...

Ben şahsım adına okuma sonrası bile hiç bir materyalist ya da Marksist-Komünist hisseden ve kendini böyle adlandıran, tanımlayan bir arkadaşın özümlemesini çözümlemesini ya da özeleştirisini istiyor ve bekliyor değilim. Kendine kalabilir. Yayımcı vicdanında böyle bir beklenti yok...Okumak suskunluktan iyidir.
Ben böyle bir amaçla başlık açmadım

Yine son olarak forumu ve başlığımı yeniden bulmanın sevinciyle yukarıda belirttiğim gibi bir çeviri yardımı isteyeceğim.
Başlıkta belirtilen içeriği sunan bu grupla iletişim kurulması yoluyla, gruba, soru, düşünceler ve eleştiriler de yönelterek olguyu içten sınama ve fikri için destek rica edeceğim
ve bunun için karalanmış alternatif bir taslağı aşağıda sunacağım...

Taslağım çalakalem ve bitmemiş bir taslak çünkü ne yazsakta tamamlanmıyor. Böyle bir iletişim kurulmak isteniyorsa yeterli İngilizce bilgisi de varsa bağımsız iletişim için

https://cassiopaea.org/contact-us/
https://cassiopaea.org/forum/
http://arkadiusz-jadczyk.org/contact/contact.html (Grubun Fizikçi Üyesi)

Aşağıda yazdığım saçma taslak hariç aklı başında bir kişinin en sağlam biçimde Arkadius ile tanışma, iletişim kurabileceğini düşünüyorum.

Contact alanından ya da forum üzerinden yazan birinin hoş fikirler götürse bile pek önemsenip önemsenmeyeceğinden ise emin değilim...

En azından İngilizcesi yetkin ve yeterli bir arkadaş, kendine güvenen bir arkadaş (bizim söylediklerimiz saçmalık olsun) Arkadyus'a yazarak: Sen kuramsal bir fizikçisin sanırım Akademik kariyerin var bir tahtanın başında gelecekle iletişim kurduğunu mu düşünüyorsun? bize bu konuda ne demek istersin ve sunabilirsin, gözlem şansı sağlar mısın ya da bizi ikna edebilmek için yapabileceğin ne var? bir şey var mı? diye sormalı

En azında bunu es geçmeyin
Sonra beni ve fikrimi batırın lütfen
Yoktum ben zaten....
Burda önyargılıydık değildik diye subjektif çatışmalara girmek ve çekilmek istemiyorum,
Israrda etmek-sunmak ve süreci savunmak dayatmak ta istemiyorum

Benim vicdanımda süreç gelecekle iletişimdir olarak tanıtılmaktadır-tanımlanmaktadır. (Son söz ve durumun savunması içinde ) Yukarıdaki önerilmiştir. Aşağıdaki önerilecektir.

"ictenlik"
15-10-2018, 17:13
Arkadaşlar yukarıda ve bir üstte yazdıklarıma ek olarak şunu söylemek istiyorum.

Yukarıda bahsettiğin ve aşağıda sunacağını söylediğin bu çeviri ve iletişim taslağında ne-ler var?
Marksizmi bu gruba sorgulatmak istiyoruz

Bu ne işe yarar?
Şunu açık söyleyebilirim. Sunulacak olan metinde belirli soru ve düşünce kalıpları var. Bu sorulara çevirmen arkadaş dilediği ekleme ve düzeltme uygulayabilir. Bu metni Amerika daki, gelecekle iletişim olarak tanıtımını yaptığımız metni sunan gruba göndereceğiz. Eğer bu konu ve soruların bir kısmının grupça celselerde tartışılmasını ve soruya dönüşmesini ve başarırsak ve konumuz celse polemiği olarak işlenirse, bu grubu okuyan tüm okuyucu potansiyelinin Marksizmi öğrenip araştıracağından emin olabilirsiniz..
Bu yavana atılabilir bir önerme değildir. Teknik bir şaka değildir.

Sen bu konuda ciddi misin?
Evet

Bunu sağlayabilir misin peki?
Uygun argümanlarla evet. Güçlü kavramsal bağlar kuran bir metin hazırladık.

Yani sen şunu mu demek istiyorsun? Bir iletişim kuracağız, Marksizmden de bahsedeceğiz ve ruhçu metafizikçi bir grup Marksizmin içine mi düşecek?
Tam böyle olmayabilir ancak bir denge
Aslında tamamen evet .bu sınanabilir. Bu fikir hemen şimdi sınanabilir.

Cevaplayıcının Marksizmi destekleyeceğini de nerden çıkarıyorsun?
Bunu sınama şansımız olacak ve tersi olursa bu fikir de benimle ve bu başlığımla birlikte tarihe gömülebilirdi.

Ama ben şunu biliyorum ki ve diyorum ki :
Bu metnin içerdiği temel kavram, Service To Others dır, yani Özgecilik benzeri bir kavram ve yaklaşımdır. Metnin tüm okuyucuları bu kavramı edinme peşindedir. Bu celseleri biri uyduruyor olsun olmasın. Uydurmadığını varsayalım. Aşağıda önerilecek bir kaç soruya bizim umacağımız gibi yanıt yayınlanması durumunda geniş bir Marksist adayı kitle bulabilirsiniz.

Örn.
S: Felsefi ya da filozofik olarak Anarşizm, Sosyalizm, Komünizm ve Marksizm gibi fikirler Services To Others-STO arayışını mı temsil ediyor?
(sizi temin ederim ki, Bunu Laura ya da başkası uydursun uydurmasın. Bu soru olursa ve yanıt , "Evet", "Yakın" ya da bunu olumsuzlamayan herhangi bir şey olursa bu metni okuyan her okuyucunun yukarıdaki kavramlar bu metne eşit ağırlıkta yakın ve birincil sorunu olacaktır.)

Örn.
S: Marksın komünizm ütopyası 4STO-nun bir kavraması mıydı?

Örn.
S: Daha önce Kitleler kendileri için açılan STO yolunu takip ederlerse rahat edecekler demiştiniz. Bu ne anlama geliyor? Haliahzırda bir STO yolu var mı ve yukarıda sayılanlar STO yolu olarak uygun bir kavram mıdır?

Örn.
S: Marks kanallıyor muydu? (chanceling anlamında)
sorusunun bir celse de soru olarak kullanıldığını düşünelim.
ve cevabı bilmiyoruz ancak şunu söyleyebilirim. Bu metnin terminolojisi ile Marksın 4STO kanalladığı gibi bir yanıt verilmesi ve gelmesi durumunda bu yayımı okuyan herkese aynı zamanda Marksist adayı yakıştırmasını takabilirsiniz.

bunun gibi bir kaç sorumuz daha var ve Özgecilik ile bu metnin içersiği 4STO dediğimizi bağdaştırdığımız için görmezden gelinmeyeceğini umuyoruz.

Tamam işte umacağın gibi cevap ya ummayacağın gibi cevap gelirse ya da hiç ilgilenilmezse
Sen bu yanıtın ya da benzerinin sağlanacağını nerden biliyor ve çıkarıyorsun onu soruyorum?
Bir fikir ancak destekli ve güçlü bir fikir...Yavana atılmayacak bir fikir. Denenmekten üç beş saatlik çeviri uğraşı haricinde hiç bir şey kaybedilmeyecek bir fikir...
İyi bir yorumcu fikri...

İyi bir iletişim taslağı hazırladığımızı ve bu taslakla birlikte görmezden gelinmeyeceğimizi düşünüyorum...

----
Nietzsche nin üstün insanı, Marksın komünizm ideası ve hiç bağı görülmeyen Lauranın çocukları için en iyi ve en doğru olanı yapma istemi ve istenci givi şeyleri bu metnin dikey gerçeklik dediği bir potada birleştirdik..

Benim nazarımda kasyopya
ahit sandığının karşı savıdır ve verisidir.
Geçmiş bir çağda gökten gelip gösteriş yapanlar ve israiloğullarına teknoloji verip mucizeler gösterirken diğer halklara egemenlik kurması için onlara insan yakan kutular ve matematik fizik öğretimi bahşederken gerçeği bilen susan ve buna katlanamayan bir avuç ve bir grup rahibin öfkesi gibi bir şeyin geleceğe yansımasının ürünüdür .Bir karşı ahit sandığıdır

Kasyopya insanlığın Tanrılara ve tiranlara karşı tuttuğu bir başkladırı ve bir karşı ahit sandığıdır.

Taslağımı son kez düzeltip yarın paylaşmak ümidiyle
Sadece bir çevirme dost-hiç bir kaybetmeyecek. Denize bir taş atacak ama olsun....

spartacus
15-10-2018, 18:01
Gelecekten gelme yok. Aslında bir gelme de yok.
Zihin düzeyinde ya da bilinç düzeyinde geleceği temsil eden ya da bizim geleceğimiz olarak temsil edilen-le fenomenik bir iletişim denebilir.
Ne ile iletişim Uydurtu? Basit medyum numara ve aletleriyle mi? Cassiopeia'dan(takım yıldız) mı geliyorlarmış?
Burda gelecekten geldiği iddia edilen biri yok.
Süreç kanallama conduit olarak tanımlanır ve metin içinde muğlak bir tanımı vardır.
Muğlak olmak durumunda çünkü yalan, çünkü bilim dışı...
Ne ile kanallama, kimle iletişim? üstelik nasıl olurda metafizik bir sözde kanallama da, objektif veri aldıklarını iddia ederler ve bunuda bildik en ilkel, basit medyum aldatısıyla yapıp, sunarlar?
Arkadius gerçek bir fizikçi. Arkadyus'a yazıp görüşlerini almaya ne dersiniz?
Fizikçi olmasının hiç bir önemi yok, bağlayıcı da değil, zira önemli olan objektif veridir. Kaldı ki fizikçinin, bu tür basit oyunlara girmesi olasıdır.

1990 lardaki metinleri okudunuz mu? Önceki yazımda belirttiğim gibi, boş laflar, tamamen anlamsız cevaplar. Çok zorda kalmışlar, bir kaç gelecekten haber verme haberi almışlar(sözde), lakin onlarda yalan olmuştu...

Hem şu "kertenkeleler" masal kahramanlarının yaratıcısı kimdir bilir misiniz?

Gelecekle(objektif anlamda henüz olmayan gelecekle) iletişim, ama heyhat, kertenkeleler...

Herneyse
Bizler için boş, onlar için sermaye...

"ictenlik"
15-10-2018, 19:58
Ne ile iletişim Uydurtu? Basit medyum numara ve aletleriyle mi? Cassiopeia'dan(takım yıldız) mı geliyorlarmış?

Muğlak olmak durumunda çünkü yalan, çünkü bilim dışı...
Ne ile kanallama, kimle iletişim? üstelik nasıl olurda metafizik bir sözde kanallama da, objektif veri aldıklarını iddia ederler ve bunuda bildik en ilkel, basit medyum aldatısıyla yapıp, sunarlar?

Fizikçi olmasının hiç bir önemi yok, bağlayıcı da değil, zira önemli olan objektif veridir. Kaldı ki fizikçinin, bu tür basit oyunlara girmesi olasıdır.

1990 lardaki metinleri okudunuz mu? Önceki yazımda belirttiğim gibi, boş laflar, tamamen anlamsız cevaplar. Çok zorda kalmışlar, bir kaç gelecekten haber verme haberi almışlar(sözde), lakin onlarda yalan olmuştu...

Hem şu "kertenkeleler" masal kahramanlarının yaratıcısı kimdir bilir misiniz?

Gelecekle(objektif anlamda henüz olmayan gelecekle) iletişim, ama heyhat, kertenkeleler...

Herneyse
Bizler için boş, onlar için sermaye...

Açık bir deneye ve sorgulamaya davet edildiniz. Bunu uzatmanın öte beri çekmenin bir anlamı olacağını sanmıyorum.
Zaten aldığım bu tepkiler üzerine bu önermeleri sunmak zorunda bırakıldım...

Zaten objektif (ve açık) sorguya davet ediliyorsunuz.

Tek önermem var sunacağım metnin çevrilerek iletimi..
Bunu sağladığım an da ben sözümü kesiyor olacağım...
..
Metin hakkında yeterince fikir sahibi değilsiniz ve absürt kırıcı ve subjektif bir içerikle konuşmak ve verilen cevaplara yargılayıcı ifadeler üretmek yok değil böyle demek istemiyorum. Geçmişte bunu yaparak yoruldum...

Bu forumda yazan bir kaç Amerikalı üye var sanırım. Neden onlardan rica etmiyoruz. Gidip tahtanın dönüp dönmediğine bakabilirler ve bizim adımıza onlarla tanışabilirler, dostluk kurabilirler ve bir celseye katılarak sürece tanıklık edip canlı soru sorabilirler. Ve durumun ve cevapların neler olduğunu birlikte değerlendirriz. Bu öneri ortaya atılmışken diğerlerini konuşmak anlamsız

Diğer türlü önyargılarla boğuşmak zorunda bırakılıyoruz

Sorular varsa alayım.sadece soru lütfen

Ve ben sizin için şunu yineliyorum. İngizlice biliyor musunuz? Biliyorsanız süreç için gönüllü çevirmenlik yapar mıydınız? Amerika ile bağınız ya da yakın tanıdığınız var mı? Varsa bir celseye bu forum adına gider miydiniz? Ve bir oturuma katılıp diğer katılımcılar ile tabla başına oturup soru iletir ve süreci deneyerek sınar mıydınız? Bize görüş aktarır mıydınız?

Benim sorum ve savunmam bu olacak

En azından ben süreç için aktif gönüllü tanık ve çevirmen arayışı ve yardımlaşması önerimi olumlu ya da olumsuz noktalayana kadar bu konu da tekrar tekrar sonuçsuz yorum yapılmamasını rica edeceğim... Söylediklerimin anlaşılmadığını düşünüyorum

Olayı objektif sınayabileceğimiz tek metodoloji bu iken yalan yanlış ve şu bu yakıştırmaları için gereksiz yorumunu yapabilirim...

Bunun böyle olduğunu ve o tahtanın akış halinde yazdırdığını söylüyorlar. Buna ya da tersine tanıklık ettiniz mi ve bu tanıklığa , bunun gözlemine vicdan olarak hazır mısınız?
O tahtanın başına 24 yıllık süreçte belki onlarca ek oturumcu da oturdu. Grupla ülke dışından haberleşerek skype vb. yollarla canlı celseler yapıldı..

Tarihsel bir olguyu ve üstü örtülen büyük bir gerçeği savunamıyor ve kuşatmada hissediyoruz lütfen yardım edin

Karanlıktan aydınlığa
15-10-2018, 20:19
gelecekten haber verme değil.. iletişim, bağ ya da conduit
gelecek ile iletişim
ya da doğru tanım gelecek ile ağ bağlantısı sentezi
gelecek ile ,bilgi akım, ağ bağlantısı sentezi
bilginin elektrik gibi olduğunu düşünün...
bedenler alıcı işlevi görüyor (gibi).. hepsi bu...
telefon, telefon gibi düşünün... gelecek ile telefonlaşma evet bu doğru bir tanım mı? evet bu yakın
hayır,demek istediğim gelecekten olduklarına inandırmak için gelecekte haber verdikleri bir takım olayları gerçekleştirebilecekleri ihtimalinden bahsediyorum.haber verdikleri şey belki olacak ama bu geleceği bildiklerinden değil kendileri yaptıkları için.amaç inandırıcı olmak..farkındayım bu uçuk bir varsayım.ama eğer gelecekle irtibat kurduğunu söyleyenler yalan söylüyorsa,kendileride haber verdikleri olayları gerçekleştirebilirler.bu durumda bizi inandırmış olacaklar. diğer ihtimal ; birileri dinlerin varlığından rahatsızdır ve dinleri ortadan kaldırmak için farklı heyacanlar,fantaziler peşinde koşabilirler..bunu o gelecekten haber verenler yapabilir veya herşey düzmece ise düzenlerin amacı bu olabilir..bilmiyorum..sadece şüpheyle yaklaşıyorum.

"ictenlik"
15-10-2018, 20:26
hayır,demek istediğim gelecekten olduklarına inandırmak için gelecekte haber verdikleri bir takım olayları gerçekleştirebilecekleri ihtimalinden bahsediyorum.haber verdikleri şey belki olacak ama bu geleceği bildiklerinden değil kendileri yaptıkları için.amaç inandırıcı olmak..farkındayım bu uçuk bir varsayım.ama eğer gelecekle irtibat kurduğunu söyleyenler yalan söylüyorsa,kendileride haber verdikleri olayları gerçekleştirebilirler.bu durumda bizi inandırmış olacaklar. diğer ihtimal ; birileri dinlerin varlığından rahatsızdır ve dinleri ortadan kaldırmak için farklı heyacanlar,fantaziler peşinde koşabilirler..bunu o gelecekten haber verenler yapabilir veya herşey düzmece ise düzenlerin amacı bu olabilir..bilmiyorum..sadece şüpheyle yaklaşıyorum.

Bir önceki yanıtımı sizin için de yineliyorum...

spartacus
16-10-2018, 01:44
Sevgili Uydurtu, böyle binlerce medyum vardır, işleri, felaket telallığı, umut tacirliğidir, batıl, hurafeden, bilim, fizik dışı kurguculuğa, dinden, çeşitli süslü malzemelere değin kullanılan birer aldatma sanatı..

Bir başka örnek, aslında aynı türden masalları kullananların, yararlandığı evvel malzemelerden(bu 1980 ler, önceki yazıalrımda belirtmiştim, fantastik, mitolojik hikayeler, bir'in yasası, hasat zamanı, Sirius, Orion vs)...

Yabancı gelmeyeceğini düşünüyorum...

http://www.llresearch.org/library/the_law_of_one_turkish/the_law_of_one_book_1_turkish.pdf

ilahimasal
16-10-2018, 03:09
Uydurtu ya bu konuya dair merakımdan şu soruları yöneltmiştim. O bana berber merber diye bir cevap yazmıştı.

İlkel bir dalga geçmişti sanırım. Ben aynı soruyu yine sorucam ama önce şunu sorayım.

Uydurtu madem gelecekle irtibat sağlanabiliyor.

-Sen şimdi geçmişle irtibat kurabiliyormusun ?
-kurabiliyorsan , bu durumda geçmiştekiler senin geleceğindekilerle irtibata geçmiş olucakmı ?
- şu irtibat kurulanlar ne ? Agaç mı böcek mi ne ? Nedir bunlar ?

Berber mermer diye cevapladığın o sorularımıda ekliyorum.

Şu gelecektekilerle irtibat kuranlara şu soruları cevaplandırmaları için bunları sorarmısın.

Gerçi bu irtibatçılarla bu zamanda bile irtibat kuramıyoruz ki , gelecekle nasıl irtibat kuruyorlar durumu başka bir sorun.

Yardımlaşma kutuları var mı ? Banka havale eft ilemi çalışıyorlar?

Gelecekten mesaj yollayan tiplerin mesajları neden sürekli geçmişte kalıyor ? Ve bu sözleri bize getirenler o geçmişten bunları kopyalayıp buraya kadar getiriyor? Dahada önemlisi gelecekten geldiği iddia edilen bu bilgi geçmişten kopya edilerek bizimle birlikte geleceğe taşınıyor!! Nasıl yani ?

Gelecekten mesaj yollayan tiplerede onların geleceğinden mesaj geliyormuymuş. Yoksa bu safsatsa konusunda otorite onlarmıymış?

"ictenlik"
16-10-2018, 21:22
Uydurtu ya bu konuya dair merakımdan şu soruları yöneltmiştim. O bana berber merber diye bir cevap yazmıştı.

İlkel bir dalga geçmişti sanırım. Ben aynı soruyu yine sorucam ama önce şunu sorayım.

Uydurtu madem gelecekle irtibat sağlanabiliyor.

-Sen şimdi geçmişle irtibat kurabiliyormusun ?
-kurabiliyorsan , bu durumda geçmiştekiler senin geleceğindekilerle irtibata geçmiş olucakmı ?
- şu irtibat kurulanlar ne ? Agaç mı böcek mi ne ? Nedir bunlar ?

Berber mermer diye cevapladığın o sorularımıda ekliyorum.

Şu gelecektekilerle irtibat kuranlara şu soruları cevaplandırmaları için bunları sorarmısın.

Gerçi bu irtibatçılarla bu zamanda bile irtibat kuramıyoruz ki , gelecekle nasıl irtibat kuruyorlar durumu başka bir sorun.

Yardımlaşma kutuları var mı ? Banka havale eft ilemi çalışıyorlar?

Gelecekten mesaj yollayan tiplerin mesajları neden sürekli geçmişte kalıyor ? Ve bu sözleri bize getirenler o geçmişten bunları kopyalayıp buraya kadar getiriyor? Dahada önemlisi gelecekten geldiği iddia edilen bu bilgi geçmişten kopya edilerek bizimle birlikte geleceğe taşınıyor!! Nasıl yani ?

Gelecekten mesaj yollayan tiplerede onların geleceğinden mesaj geliyormuymuş. Yoksa bu safsatsa konusunda otorite onlarmıymış?

Berber diye cevap verdiğimi sanmıyorum .
Konuya alay ya da soru da sorudan çok ironi ve iğneleyicilik hissettim belki de bakıp düzenleyeceğim
Konuya yeterli özen ve hassasiyetin gösterildiğini sanmıyorum
Alay etmeye varan bir tavrı alıp yanıta kalkarsak bireysel bir girdaba turuluruz
Her ne kadar dalga geçme hakkınız saklı olsa da bence konudan şimdilik uzaksınız

Bunlar soru mu alay mı
Olayı irdeleyen merak içeren buyuran bir sorunuz var mı
Bu varlık kavgası mı kaygısı mı

subjektif bir sürtüşmeye çekiliyor muyum tersi mi
konu dürüst bir biçimde inceleniyor mu tersi mi

İnsanlık yüzeyindeki bir tarihsel bir olgu
Subjektif olarak ben metni savunamam

Sınanabilir bir olguysa sınayalım diyorum
Sorulara tekrar bakıyorum
Açkçası bana soru göremiyorum ya da (metinden) soru kalıbında bir şey alamıyorum

Konu bütünü/bütünlüğü konu içeriği ile bağ yok.. Olayı başka konuyu olmadığı gibi addediyor.
Yani tam olarak sormak istediğiniz nedir ya da sorunuz açık olarak nedir anlayamadım ve gerçekten anlayamadım bunun için soruyorum

"ictenlik"
16-10-2018, 21:44
Sevgili Uydurtu, böyle binlerce medyum vardır, işleri, felaket telallığı, umut tacirliğidir, batıl, hurafeden, bilim, fizik dışı kurguculuğa, dinden, çeşitli süslü malzemelere değin kullanılan birer aldatma sanatı..

Bir başka örnek, aslında aynı türden masalları kullananların, yararlandığı evvel malzemelerden(bu 1980 ler, önceki yazıalrımda belirtmiştim, fantastik, mitolojik hikayeler, bir'in yasası, hasat zamanı, Sirius, Orion vs)...

Yabancı gelmeyeceğini düşünüyorum...

http://www.llresearch.org/library/the_law_of_one_turkish/the_law_of_one_book_1_turkish.pdf

Sevgili Spartacus, iyiniyetliyseniz ki iyiniyetli olacağınızı düşünüyorum
Yukarıdakiler olsaydı ya da bana göre öyle olsaydı öyle yazardım
Demek ki bana göre ve bize göre öyle değil
Size göre şimdilik öyle göründüğünün farkındayım
Ben bunun için elimden geleni yapıyorum

Eğer post 21 bu konuda açıklama sunum ya da savunu için yeterli değilse ben içeriğimi tekrar tarayıp bir yazı getireceğim...

Ayrıca ben size bunu sunan grubun ve bu içeriği çevirip yayınlayan Türkçe forumun da yukarıda sunulana benzer her türlü içeriği reddetiğini ve bununla özdeştirmediğini ve forumundan kovaladığını açıkça linkleyerek gösterebilirim

------
'Bir Okuyucu Adına'

Kasyopya Metninin ya da onu sunan grubun new-age ya da dini yakıştırmalar alması hakkında açıklama
---

"Bu metinde new-age uyuşukluklar yoktur."
Bu metin bir çok insanı new-age batağından/bataklığından kurtardı./kurtarmıştır ve çıkarmıştır!

Bu metne new-age diyenler yanılacaklar...
Bu metin new-age okumaların zehirlerini ve toksinlerini birebir atıyor.

Bu metni bundan 10 yıl önce forumlarından çeviren ve sunan arkadaşların tanıtım yazısına bir bakalım.

Alıntı:
"newage literatürü yoluyla, sevgi öğretileriyle harmanlanan, gaflet uykusunu sürdürücü, dünyada olan bitene gözlerimizi açmamızı zorlaştırıcı nitelikte propagandalar"

daha metni anlamamışlar bile .yanlış tanıtıyorlar hala.ona rağmen...

Metin (son sonuçta ve tahlil de) new age'cci ve monoteist/mutlakiyetçi ve merkezci ve güç odaklı varlık fikirleri ve kavramlar barındırmadığı gibi bu tip tüm zehirlere de ve zehirlenmelere de iyi gelir.. bırakalım new-ageyi Tanrı fikriyle ve türlü sahte gerçekle zehirlenen her bünyeye iyi gider/gelir....

Bu new-age bir okuma olmayacaktır. Metin asla new-age değildir. Bunu arayanlar toslayacaklar ve bu metni ilk new-age'ciler elinden atacak ve atıyor.

New-age bir okuma umuyorsanız zaten uzak durun.. Hatta daha ileri gidelim, gerçeklere biraz hazır değilsek ve kişisel gerçeğimizle rahatsak ve onda hiç bir değişim ve sarsıntı istemiyor-beklemiyorsakta yine bu metinden uzak durmalıyız.

Gereksiz bir savunma ve bildiri olmakla birlikte; bu metinde; New-age metinlerde bulunan, ışık ve sevgi, uyuşukluk dili ve kavramlarının hiçbirini bulunmadığını biraz inceleyen herkes görebilir.

Bırakalım bunu/bunları;
Bu metin monoteistik felsefe ile mutlakiyetçi dini bilgi ile kirlenmiş ve zehirlenmiş zihinlere bir yol açıyor ve gösteriyor.
(Bunlar aşağıya alıntılar olarakta gösterilebilir)

Bu metinde;
Varlıkta; bir merkez, baş ve otorite bulunmayacağı, bir genel amaç kavramı olmadığı, kurucu ve yapıcı olmadığı ,varoluşu kontrol eden bir varlık sorumlusu olmadığı, ilkvarlık olmadığı-olmayacağı, bir denetmen lider ve kutsal olmadığı belirtilir ve içerilir...
Bunu ne kadar sözetsek azdır.

buna din diyenler yanılacaklar. Hiç-bir tür bir din sentezlenemez bundan

Bu metinde;
Varlıkların; irade, seçim ve karar özgürlüğü olduğunun içerildiğini, hatta amaç sorusunun, "olmak" ve "deneyimin kendini ifade etmesi" gibi yanıtlanacağını kişiye bir yön göstermediğini görebiliriz..

Metni sunan-dağıtan yapısal grup, (Kuantum Gelecek Grubu ya da Kozmik Zihin Kardeşliği adı alan bir grup ve ) gerçekte bu bir din ya da tarikat ve dini cemaat değildir. Sıradan özgür insanlardır.
Kendi içinde insanların dini temayül ve yatkınlıkları ve dini fikirleri olabilir. Onlardan henüz arınamamış olabilirler.
Metin tarafsız okunursa görülecektir ki;Metnin cevaplayıcı tarafında bunlara bir bağlılık yok...

Metin etrafında toplanan kalabalığın ya da metni temsil ettiği düşünülen kimselerin ilk etapta grupsal bir yapı olduğu ve bunun dini bir cemaate benzeyeceği ve benzediği ve kimilerinin ise tuhaf anlayışları da olduğu sözedilebilir ancak son tahlilde bu ne metni ne cevaplayıcıyı bağlar, ne de bunu bir dini örgüt yapar.

Bunun dışında örneğin, sunum yapılan tr.cassiopaean.org adresinde metin sunumcusu Laura'nın Paleo Hristiyan bir şaman olarak tanıtılması gibi bir örnek var. Bunu biz de sevmiyoruz. Okuyucu olarak bu benim onayladığım bir kavram değil. Metin içinde de benzer karışıklıklar bir ölçü de var. Metnin okuyucusu olarak bizim de sevmediğimiz kavramlar var. Kristallerle ilgilenilmesi, yapışık kötü enerji temizliği gerçekliği gibi kavramlar içeriyor. Ancak Cevaplayıcının bazen bir çocukla ilgilenen ve öğreten bir yetişkin gibi davrandığı ve bazende bir dede/anneanne gibi cevap sağladığını varsayıyoruz ve öngörüyoruz.
Örneğin "Paleo Hristiyan" adı; bu gruba Amerika da yasal bir statü ve yasal haklar ve koruma zemini sağlayıp kazandırmak üzere, Hristiyanik kilisesel örgütlenme haklarına binaen gelişmiş, tesadüfi bir addır aslında. Metin okuyucuları bunu görecekler.
Laura'nın şaman adı alacak olmasına takılacak olanlarımızda bıraksın bu metini okumasın ya da bilmesin önemli değil...

Daha da ileri gidersek biz, işin "Cevaplayıcı" "C." tarafıyla ilgileniyoruz.
Cevaplayıcı tarafında çok az karmaşa var ve fazla karmaşa yok. Hata yok -sürçme pek yok. Bu yeterli değil mi? objektif inceleme de yeterli değil mi?

Bunun dışında onu ister gelecek (bizim ortak geleceğimiz) yazdırmış isterse de bir Kasyopyalı yazdırmış olarak düşünelim. İsterse de üçüncü bir olasılıkta Laura ve arkadaşları bunu uyduruyor ve gelişen bir din grubu örgütleniyor olarak düşünelim. Her türlü insan yararına fırsatçı/faydacı kullnanalım diyoruz. Burda çıkarcılıktan sözetmiyoruz bakın. Her durumda da, geçerli bir anlam ifade eder ya da fırsatçı yorumlanabilir.

Özellikle bir merkezden/kurumdan ve otoriteden bilgi ve direktif almaksızın bir şeyleri sorgulayamayan örgütleyemeyen ve değiştiremeyen arkadaşlar var.
Teist çıkmazlarda olanlar var ve bundan kurtulmayanlar var. Bu arkadaşlar güçlü bir karşı bilgi olmaksızın ya da elinde tutarlı bir kanıt ve done olmaksızın bırakın Tanrı fikrini sorgulayamıyor bile.
bu metni birazda bu koşulların/nedenlerin ve gerçekliğin kendinin sonucunun ürettiğini ve bunun aslında çivi çiviyi söker mantığındaki gibi gerçekliğin bir sonucu olduğunu düşünüyoruz..
ve bu metne en çok onların, bocalayanların ihtiyacı var.

Okuyucu ile güven bağı kurulduğu anda özellikle
İşte bu yüzden teizmi sökebilir diyoruz.
Teizmin anti-çivisidir. sökücüsüdür. Tarihte bulunmuştur. Fiziksel/materyalik bir dökümandır. Ne yaparsak yapalım tarih bunu yeniden gözler önüne -başka yollardan da- sürecek...

Gerçeğin bir kusmuğu ya da tükürüğü gibi bir şey olarak düşünelim bunu, hatta salgısı ve salyası gibi...

Değerli arkadaşlarımın metinle, yapıyla ve olguyla boğuşmayı bırakıp bir ölçüde ara ara okumasını ve incelemesini talep ederdim..

- 'Bir Okuyucu Adına' ,

---------

Kasyopya Deneyinden birebir alıntılamalardır.

--Alıntı-

"C: Mücadele de bir kerede bir adım başarıyla atılır. Merdiveni ölçmeye gerek yok. "


C. Asla unutmayın, bu iletişimin temel amacı, kişisel faaliyetler ve bilgiler değil, "-tüm- herkese" evrensel öneme sahip bilgiler aktarılmasıdır.
(tek başınıza sahiplenmeyin.!!!)


S: ......
C: Kasyopya.
S: (L) Elbette bunun (Kasyopyanın) YAŞADIĞINIZ yeri belirtmediğini sadece gözlemsel (izafi) aktarım noktası olduğunu biliyoruz/kavrıyoruz... Tamam,


Alıntı:
S: Amacım nedir?
C: OLmak!

(21 Kasım 1998)

--

S. ( Bu temasın amacı/sonucu nedir?
C. Öğrenmenize, bilgi kazanmanıza, böylece korunma sağlamanıza ve böylece ilerlemenize yardım etmek.

S. Kasyopyalılar bu temastan ne sağlıyor?
C. Size yardım ederek sizinle ve diğer herşeyle birleşme ve böylece büyük döngüyü tamamlama kaderimizi gerçekleştirmeye doğru ilerliyoruz.

S .Bu sizin için mümkün olan tek olasılık mı yoksa en iyi olasılık mı?
C . Her ikisi.
-
S. Bize yardım etme amacınız bu mu?
C. Bu doğal bir süreç.
-

C.Tüm yanıtları bizden istemek yerine, sorunun yanıtını bu şekilde keşfetmek doğru yol. Cevapları kendi içinizden çıkarma kapasitesine sahipsiniz. Yardım etmekten çok mutluyuz ama amacımız, gelecekteki kullanım için kendinizi güçlendirmenize yardımcı olmaktır. İlerlemek ve gelişme göstermek, kişiye çok yardımcı olur. Varolan herşey -- derslerdir. Herşey öğreniştir. Bu nedenle, öğrenmenin en hızlı, en güçlü yolu, bu amaçla kendi yeteneklerinizi kullanmayı öğrenmektir. Bize sorular sormanıza izin veriyoruz ve bu da yardımcı oluyor ama tüm bilgilerin bu tek kaynakta aranması, uzun vadede zararlı olabilir. Şimdi, devam edecekseniz, lütfen edin...

--

S: (L) Hayır, yalnızca iyi deneyimlerin kabul edilebilir olduğu izlenimi altında değilim, ama burada biraz belirsizlik içindeyim. Biz burada sizinle konuşuyoruz. Gelecekteki "biz" olduğunuzu söylüyorsunuz. Biz bu zaman periyodunda bu gezegendeyiz ve burada olaylar çok garip bir durumda. Bir şeyler oluyor ve ben sadece tüm bunların anlamını merak ediyorum. Sizinle neden konuşuyoruz? Bunun amacı nedir?

C: Ders bu-durum bu. Hala anlamıyor musunuz? Dersler, kavrayışlar, oluşlar, herşey bundan ibaret. Tüm yapısallar/olgular paha biçilmez değere sahip.

--
S: (L) Söylediğiniz şeyi anlıyorum. Orada yaşıyorlar çünkü yaşadıkları yer orası./yaşanan-yaşanılan yer orası

--

C: Öğrenme bilinçliliğin (ruhun) gelişimi, ilerlemesi (ve sentezi) için gereklidir. Hatırlayın, burada bulunmamızın amacı sizi elinizden tutup götürmek değil. Yardım edeceğiz ama bazı cevapları sizin deşifre etmeniz gerekiyor. Güç merkezinizi bu şekilde geliştirebilirsiniz. Varolan herşey / tek şey derslerdir ve öğrenmek eğlencelidir.
Öğretmekten daha da eğlenceli.

--

S: (L) Farkındalığımızı sınırlandıran şey nedir?
C: Çevreniz. Ve bu sizin seçtiğiniz/oluşturduğunuz bir çevre. Gelişim seviyenize bağlı olarak. Ve herşeyi sınırlandıran şey de bu.
Daha yüksek yoğunluk seviyelerine yükseldikçe sınırlamalar ortadan kalkar.
S: (L) Bu sınırlandırıcı çevreyi yaratan şey nedir?
C: Öğrenme amacı için mevcut olan büyük illüzyon.
S: (L) Peki illüzyonu kim yarattı?
C: Aynı zamanda Yaratılmış olan Yaratıcı. Yani aynı zamanda siz, biz, herkes ve herşey. Daha önce de
söylediğimiz gibi, biz siziz ve siz de bizsiniz. Ve herşey de öyle.
S: (L) Burada anahtar husus, herşeyin illüzyon olması mı?
C: Temel olarak, evet.

--
C: O soruyu yanıtlamadan önce, birinizin "Laura'nın üzerine gelme gecesi" dediğini duyduk. Bu kesinlikle doğru değil. Amacımız size gerçek bilgiyi edinmenizde yardımcı olmak ve bu yalnızca kendi kanallarınızı açmanız yoluyla gerçekleşebilir. Bunu yaparken size mümkün olan herhangi bir yolla yardımcı olmaktan çok mutluyuz, fakat gerçekten ve tamamen sınırsız olan kendi yetenekleriniz yerine tamamen bizim yardımımıza odaklanmanız sizin için çok zararlı olur. Sizin tanımladığınız şekliyle "üzerine gelmek" sadece
sizin bir algınız. En büyük ilerlemeler gerçekleştirilirken öğrenme süreci bazen zordur ve Laura'ya öğrenme çabasında bulunması için samimi ve sürekli yorumlarda bulunuyoruz. Kişi öğrendiğinde, gerçek bilgiyi elde etmeye çalıştığında onun veya mevcut herhangi birinin üzerine gelinmesi için hiçbir neden yok. Bunu zor olarak algılıyor olabilirsiniz, fakat uzun vadede çok faydalıdır. Ve tekrar, sizi azarlıyor gibi görünüyor olabiliriz, fakat sizi azarlamadığımızı özellikle belirtiyoruz. Yaptığımız tek şey, yönlendirilmeyi
istediğinizde yönlendirmektir. Ve kişinin zihinsel enerjilerinin saptığını veya dağıldığını algıladığımızda çoğu zaman, sadece kişinin ilgisini yeniden odaklaması amacıyla oldukça keskin görünen yanıtlar veriyoruz. Çünkü bu amaçla ilgili olarak başvurulan, hepinizin aşina olduğu yol budur. Şimdi hafızanıza eriştikçe bileceksiniz ki, bu zihinlerinizde ve ruhlarınızda içgüdüsel olarak mevcut olan birşeydir. Durup bunun üzerinde düşünmenizi öneriyoruz, çünkü eğer bunu yaparsanız, söylediğimizdeki gerçeği göreceksiniz.

--
C: Hayır, yanıtın beklemesi gerekiyor. Dünya uzayda kaderine doğru hızla ilerliyor ve o sorulardan pek çoğu çok az öneme sahip. Ayrıca bizim sizinle olan etkileşimimizin amacı, diğerlerine aşağı yukarı önemsiz nitelikte mesajlar aktarmak değil. Ayrıca bu soruların pek çoğunun yanıtlanabilmesi için yine frekans konuları gündeme geliyor. Senin KİŞİSEL OLARAK, zihninde yanıtı arıyor olman gerekir. Senin için önemli olması gerekir. Yoksa yanıt herhangi yaşlı "psişiğinkinden" daha az veya daha fazla doğru olmaz. Ve sen "herhangi yaşlı psişik" değilsin!

----
S: (L) Bize İsa'nın gerçekte ne yaptığını anlatın.
C: bunun için (bilmek için) can atanlara bilişselliği/bilişsel gerçekleri anlattı ve öğretti.
S: (L) İsa'nın öğrettiği gerçek neydi?
C: Tüm varlıkların/varoluşun biribirine bağlı olduğu ve olacağı..

----
C: Tek bir kaynağın tüm bilgiyi içerdiğine inanmak gerçekle çelişiyor.
--

S: (L) İnsan ırkı, kölelik yapmak üzere genetik olarak düzenlendi mi?
C: Evet.
S: (L) Peki bu köleliliğin genetik mühendisleri kimlerdi?
C: Kertenkele (sürüngen ahbap, oryon, kertiş, rab, ) varlıkları.

(Ekleyenin Notu: fahişe babil, büyük babel fahişesi kimdir? )
--

S: (L) Yani bu sadece bir döngü.
C: Hayır, asıl noktayı kaçırıyorsun. Evrimsel olarak alçalma diye birşey yoktur. Tüm deneyimler öğrenişlerle dopdoludur. Sizin yoğunluğunuzdaki pek çoklarının bu "üstünlük / alçaklık" merakını aşması gerekiyor.
---

S. Ne yani Tanrı da mı bir ilüzyon?
C. Tam olarak (bir ilüzyon) Evet

---

S: (A) Einstein'ın çekim teorisi ve kozmolojisinde evrenin kapalı olduğu söyleniyor, dolayısıyla evren küre biçiminde bir yüzeye sahip olarak görünüyor....
C: Bunda sadece tek bir evrenin varlığı kabul ediliyor. Farklı nitelikte başka evrenlerle bağlantı kurulmuyor ve Einstein'ın teorisindeki hata da burada yatıyor. Fakat Einstein'ın Birleşik Alanlar Teorisi'nin bilinen pek çok geçerlilikleri var. Neden bu yolu izledi bir kere? Bu, hipotezleri arasında bir birleştirme amacına yönelikti. Bu birleştirme gizlice yapıldı.

---
C: "Bilişler" ölçülebilir fizikselliğin birimlerini ima ediyor. Böyle birşey yok! Bilgi fiziksel değildir, dolayısıyla sabittir.

---
C: Önceki konuda senin için ve ihtiyaç duyan herkes için birşeyi daha vurgulamak istiyoruz Arkadiusz: sizinle-iletişim kurmamızın amacı varlığımızı "kanıtlamak" değil. Eğer kişinin yeni ve başka gerçeklikleri ve alternatif oluşsallığı öğrenmeye ve bir "gün" genel farkındalık profili haline gelecek şeyleri keşfetmeye inancı ve isteği varsa, o zaman "kanıt" gerekli değildir. Diğer taraftan eğer kişi bunun zıddı bir psişik yönelimdeyse, o zaman hiçbir miktarda kanıt yeterli değildir.

---
C: Amacı olması gerekmiyor, sadece neyse o!

C: Amaç bazen uygun terim değil.

---

S: (T) Yani gelecekte bir zamanda bu şeyleri bilmemizin mümkün ve faydalı olabileceğini mi ima ediyorsunuz?
C: İma etmeye çalışmıyoruz, söylüyoruz, ve bu bilginin amacı, belki de bu konular hakkındaki ayrıntılı bir farkındalığı, geleceğiniz olarak tanımladığınız süreçte edinmenizin, şimdiniz olarak tanımladığınız süreçte edinmenizden daha faydalı olacağını belirtmektir.

---
S: (L) Dalga üzerinde olmayı seviyorlar mı?
C: Dünya üzerinde olmak sizin için "eğlence" mi?

---
C. Unutmayın, bilgi önemlidir çünkü bilgi korumadır. Bilgiyi ayrıca daha ileri düzeydeki bilgi ve deneyimlere ilerleme için bir temel olarak da düşünebilirsiniz. Dolayısıyla, bazen bilgilendirme, kişiyi yakındaki önemli olaylara hazırlayıcı nitelikte bilgiler verilmesi yoluyla gerçekleştirilir. Anlıyor musunuz?

---
C: Çocuklar işbirliği yapmıyor. Teşekkürler. Daha açık olmanız gerekiyor ve unutmayın, biz siziz!!!!!
SL) Açık olmayan kim?
C: Konu o değil. Bir zamanlarki kendinize bakmak ve birleşme amacıyla çok sıradışı bir seviyede kendinizle iletişim kurmak nasıl birşey, hayal edebiliyor musunuz?

SL) Hayır, bunu hayal edebileceğimi sanmıyorum.
C: Dene!
SL) Deniyorum. Bu tıpkı kendini bir bebek olarak görmek gibi olurdu herhalde.
C: Güzel. Devam et.

S... burada amacımız bu değil mi?
C: Bozuk değilse, tamir etme.

---
C. Varolan herşey sadece birer kurguldur. Bu sonsuz bir ilüzyon. Herhangi birşeyin varolmasının başka hiçbir amacı yok.

---
S:Konsorsiyum tarafından gizlenen "en büyük sır" nedir?
C: Kontrolünüz sizin elinizde değil, bir deneysiniz.
SL) Bu konuda söylemek istediğiniz başka birşey var mı?
C: Size bağlı.

S: (L) Eşzamanlılık hakkında birkaç şey sormak istiyorum. Eşzamanlı olayların kaynağının ne olduğunu
öğrenmek istiyorum. Birden fazla kaynak mı, yoksa deneyimi yaşayan kişinin kendi zihninden gelen birşey
mi, yoksa... (J) Rastgele mi?
C: Sokakta yürüyen küçük bir öğrenci çocuk düşünün, bir gül çalısı yanında duruyor, çiçeklerden birini alıyor
ve çiçeğe şunu soruyor: "Bana bugün Einstein'ın görecelilik teorisini anlatabilir misin lütfen?" Bu mizahi
benzetmenin amacı belki de, böyle karmaşık soruları böylesine basit bir biçimde yanıtlamamızı isteyerek
bize dayattığınız zorluğa hayranlık ve takdir duyduğumuzu bildirmektir. Ama böyle karmaşık sorular
sorduğunuzda, bu soruları doğru ve yeterli bir şekilde yanıtlamamız gerekmesi durumunda, bu, bir
celsenin ara vermeden yaklaşık yirmi dört saat sürmesini gerektirirdi. Elbette öyle bir durumda hem kanal
olarak kullanılan kişi, hem de siz çok sıkıntı çekerdiniz. Yani buradaki mesele, "eşzamanlılık nedir" gibi
inanamayacağınız kadar karmaşık bir soruyu yanıtlayamayacak olmamız değildir. Gerçekliğin hayal
edilebilir her halindeki unsurların, görsel olarak ifade edilecek olursa mükemmel dengedeki devasa bir
mozaikte birleşmesi olarak tanımlanabilir. Elbette bu, sorunuzun yeterli bir yanıtı değildir, fakat, sunulan
görsel imaj üzerinde düşünerek, daha tam bir yanıtı öğrenmede kendi kendinize yardımcı olabileceğinizi
umuyoruz.
S: (T) Birkaç celse önce "Dikey Gerçeklikler"i tartışırken, yaşadığım birşeyden bahsettiniz ve dönüp hayatıma
bakmam ve diğer insanlarla olan ilişkilerimi belirli bir perspektiften incelemem gerektiğini söylediniz ve
bunun bir dikey gerçeklik olduğunu söylediniz. Dikey gerçeklik nedir?
C: Dikey gerçeklik tamamen değil ama temel olarak, bir kişinin hayat rotasını, ve bu hayat rotasının benzer
bir hayat rotasına sahip kişilerinkiyle bir çember veya daire etrafında birleşmesini ifade eder. Ve ne kadar
ilginç ki, eşzamanlılıkla ilgili bir önceki soruyla da çok yakından ilişkilidir. Daire içinde bir daire düşünün ve
her bir kişi tarafından temsil edilen çizgilerin mükemmel bir dengede olduğunu düşünün. İşte dikey
gerçekliğin en iyi temsili bu olurdu. Çünkü tam olarak tek bir kişinin deneyimiyle değil, bir grup bireyin
daha büyük bir amaç doğrultusundaki deneyimiyle ilgilidir, eğer kastettiğimizi anladıysanız. Dikey
gerçeklik derken kastettiğimiz şey bu. Gözünüzde tekrar iç içe olan ve eşit ölçüde dizilmiş boşluklara sahip
bir daire içinde daireyi canlandırın. İşte dikey gerçeklik budur.

ilahimasal
16-10-2018, 22:29
bir berber bir berbere gel beraber bir berber dükkanı açalım demiş..
sonra bir ölümlü bir ölümlüye gel beraber gelme ve gitmeyi sorgulayalım demiş
sonra da biri pişirmiş biri aşırmış diğeri de hani bana demiş
sonra biri duymuş biri duymamış

Sıkıntı yok uydurtu.
Bende senin söylediklerinin büyük bir çoğunluğunu anlamıyorum herkes gibi .

Kim bilir belkide anlamak istemiyorum.

Mesele kendi dediklerini unutmaktır. Unutmanın nedenleri çok . En önemlisi kendin inanmadan yazınca oluyor.

Selamlar.

"ictenlik"
16-10-2018, 22:36
Gelecekten mesaj yollayan tiplerin mesajları neden sürekli geçmişte kalıyor ? Ve bu sözleri bize getirenler o geçmişten bunları kopyalayıp buraya kadar getiriyor? Dahada önemlisi gelecekten geldiği iddia edilen bu bilgi geçmişten kopya edilerek bizimle birlikte geleceğe taşınıyor!! Nasıl yani ?

Gelecekten mesaj yollayan tiplerede onların geleceğinden mesaj geliyormuymuş. Yoksa bu safsatsa konusunda otorite onlarmıymış?

Yoğunlukçu birisi vardı , piyasada olsaydı gider sorardı.

Örneğin şunları yazarsam anlaşılır mıyım?
Selamlar benden

Zaman yok
Zaman şimdi
geçmiş ve gelecek şimdiye dair ve şimdi içinde

gelecekten gelme yok
iletişim buradan ve şimdiden

metinden zaman kalıplarına ilişkin bir derleme yapıp sunuyorum hemen izninizle

"ictenlik"
16-10-2018, 22:42
Sıkıntı yok uydurtu.
Bende senin söylediklerinin büyük bir çoğunluğunu anlamıyorum herkes gibi .

Kim bilir belkide anlamak istemiyorum.

Mesele kendi dediklerini unutmaktır. Unutmanın nedenleri çok . En önemlisi kendin inanmadan yazınca oluyor.

Selamlar.

Metinden Zaman Kavramına İlişkin Alıntılar

C: Bunu yanıtlamak zor çünkü "zaman" hakkındaki anlayışınız yanlış.

3 Aralık 1994


S: (L) Kasyopyalılar hiç fiziksel bedenler içinde bulundular mı?
C: "Hiç" subjektif.
S: (L) Tamam, zaman-mekanda herhangi bir noktada fiziksel bedenler içinde bulundunuz mu?
C: Bulunduk, bulunacağız ve bulunuyoruz.
S: (L) Eşzamanlı geçmiş, şimdi ve gelecekten mi bahsediyorsunuz?
C: Her zaman ve her yerde.
S: (L) Ortak bilinçaltının, bilinçdışının veya bilincin bir parçası mısınız?
C: Çok belirsiz.
S: (L) Yüksek bilincimizin bir parçası mısınız?
C: Herşey öyle.
S: (L) Sorularıma somut yanıtlar vermeye hazır mısınız, biliyorsunuz ben somut biriyim.
C: Evet.
S: (L) Sorduğumuz türdeki soruları yanıtlayabilecek başkaları da var mı?
C: "Başkaları" çok geniş bir tabir.
S: (L) Kanallama yapılan kaynaklarla ilgili yaşanan sıkıntıyı anlıyorsunuz değil mi?
C: Evet.
S: (L) Sıkıntımız soruların nadiren kısa ve öz bir şekilde, doğrudan veya buna yakın bir şekilde yanıtlanmasıyla ilgili.
C: Kendi perspektifiniz de bununla uyumlu olmalı.

18 Ekim 1994

C: ....çünkü biz tüm gerçekliği görüyoruz; geçmiş, şimdi ve gelecek. Ancak şunu da anlamanız gerekiyor ki, bizim perspektif noktamızda
bile tüm gerçeklik gene de akışkandır. Hala pek çok gerçeklik seçenekleri, olası gelecekler, olası geçmişler
ve olası şimdiler var.

22 Ekim 1994


C: Kapanmak üzere olan büyük döngü çok özel bir fırsat sunuyor.
S: (L) Bu, geleceği değiştirmek için özel bir fırsat anlamına mı geliyor?
C: Geleceği, geçmişi ve şimdiyi.



S: (L) Hangi seviyede?
C: Tamam, öğrenme zamanı... Geçmiş ve gelecek tamamen şimdide!

17 Aralık 1994

S:(L) Bir kişi ruhunda, tüm boyutlarda yaşadığı tüm deneyimlerin anılarını taşır mı?
C: Anılar, "Geçmiş, Şimdi ve Gelecek"in yansımasıdır.

14 Ocak 1995

S: (T) Ben hala daireyi genişletiyorum... (SV) Ben de.
C: Çok iyi, fikir buydu. Gidiyor, gidiyor ve gidiyor.

S: (L) Benimki de gidiyor, ama kendine dönmedi ve hiçbirşeyle karşılaşmadı. Anlatmaya çalıştığınız nokta nedir?
C: Bir nokta mı olması gerekiyor?

S: (L) Elbette!
C: Kim demiş? Öğrenmenize yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bu sürecin ne zaman sona ermesini bekliyorsunuz?
S: (J) Hiçbir zaman. (L) Tanrım, umarım hiçbir zaman.
C: Öyleyse hiçbir zaman bir nokta yok!

S: (J) Anlatmak istediğiniz noktayı anladık! (L) Nokta falan yok. [Gülüşme] Daireyi dışa doğru genişletirsen ve daire tüm yönlere doğru genişlerse, yedi çizgiyi de kendisiyle birlikte çeker ve kapsanan kesitlerdeki alan da sürekli artar ve sonra o daireyi çevirdiğimizde bir küre olur.
C: Aynen öyle. Ama Laura bunun büyük bir kürede yaşıyor olduğumuz anlamına geldiğini söylüyor. Ve belki de öyle.

S: (T) Büyük bir küre olmazdı, yalnızca daire içindeki büyük bir küre olurdu. Eğer daire genişlemeye devam ederse, dışa doğru gitmeye devam ederdi, giderek büyürdü, büyürdü, büyürdü... (L) Beni sinirlendiriyorsun... (T) Ama sonsuza kadar gidiyor... Çünkü dışa doğru gitmede bir son yok.
C: Yok mu?

S: (SV) Yok.
C: O halde belki başlangıç da yoktur.

S: (T) Başlangıç da olmazdı, sadece büyük, açık bir boşluk. Sonsuz bir boşluk...
C: Eğer son yoksa, başlangıç yoksa, ne var?

S: (L) Nokta yok. (J) Burada ve şimdi.
C: Burada ve şimdi, yani aynı zamanda gelecek ve geçmiş. Geçmişteki herşey, şu andaki herşey ve gelecekteki herşey, hepsi birarada. Üçüncü yoğunluktaki insanlarınızın çok azının uzay yolculuğunu anlayabilmelerinin nedeni bu, çünkü üçüncü yoğunluğunuzda uzayda yolculuk yapmak, geceleyin rahat evinizde yatağınızda uzanmak kadar üçüncü yoğunluk bir eylem olsa da, zaman referansı ortadan kalkar. Anneniz gibi kendinize yakın tuttuğunuz birşey. Ve en büyük ilüzyonunuz. Size defalarca zamanın olmadığını söyledik ama elbette beyniniz bu kavramla o kadar yıkandı ki, ne yaparsanız yapın ondan kurtulamıyorsunuz, öyle değil mi? Uzayın derinliklerine gittiğinizi düşünün. Herşeyin tamamen bir olduğu
gerçekle karşılaştığınızda kendinizi kaybederdiniz. Değil mi? Kendinizi uzay boşluğunda giderken düşünün!

S: (J) Bir çamur birikintisine dönerdin. (L) Dördüncü yoğunluğa hazırlanmaya başlama zamanımız olduğunu
söylediğinize göre, belki artık bu soruyla ilgilenme zamanıdır.
C: Belki de şu anda bizi yönlendirmeye çalışıyorsun. Bu biraz komik elbette, bizden yardım istedin, ve sanırım şimdi yerlerimizi değiştireceksin. Ama gerçekten bir şekilde bu zaten oluyor ve tekrar hatırlatmalıyız ki, biz gelecekteki siziz ve sizin deneyimlemekte olduğunuz herşeyi zaten deneyimledik. Ve elbette her zaman zaten deneyimlenmekte olduğu için deneyimlemeye devam ediyoruz. Şunu belirtmemiz gerekir ki, zaman zaman azarlamamıza rağmen, ilerleme gösteriyorsunuz ve gösterdiğiniz ilerlemeden çok gurur duyuyoruz. Ayrıca bir kez daha, bu ilerlemenin miktarı ve aldığı yön konusunda endişelenmemenizi söylüyoruz. Bırakın olsun. Bu ilerlemeyi sürdürebilmeniz için mutlaka gerekli olan tüm bilgileri, uygun bir... [koro] ZAMANDA edineceksiniz. O yüzden endişelenmenize gerek yok çünkü söylediğimiz gibi herşey yerini bulacak. Henüz mutlak amacınızın ne olduğunu bilmeye hazır olduğunuzu hissetmiyoruz ve bunu bilmeniz zorunlu da değil ve bu hiçbir şekilde işinize de yaramazdı. Bu konuda endişelenmemenizi istiyoruz çünkü "zamanı" geldiğinde bileceksiniz.

S: (SV) Bir soru sormak istiyorum: Eğer zaman yoksa, geçmiş ve gelecek de yok; geçmiş hayatlar ve gelecek
hayatlar da yok; reenkarnasyon diye birşey de yok, o zaman nasıl siz biz olabiliyorsunuz?
C: Evet, reenkarnasyon var. Burada fazla hızlı bir şekilde sonuca atlıyorsun. Hiçbir zaman reenkarnasyonun olmadığını söylemedik.

S: (SV) Ama eğer zaman yoksa? (J) Bizim algımız öyle. (L) Herşey eşzamanlı olarak oluyor. Tüm bu hayatları
aynı anda yaşıyoruz. (SV) Diğer tüm benliklerimizle bağlantı kurmamızın bir yolu var mı?
C: Şöyle söyleyelim: hafıza bankalarınızın bir kısmına erişeceğiz ve ilginç bir şekilde daha önce tanımladığımız dikey gerçeklikle çok yakından uyumlu olan başka bir referans vereceğiz. Bir slayt göstericisinin nasıl birşey olduğunu biliyorsunuz değil mi? Gerçeğin bu geniş nitelikli yapısına dair bir sezgi edinmenizi sağlamak için, kendinizi büyük bir slayt çarkı olan projektörle bir sunum izlerken düşünün. Bu süreçte herhangi bir noktada, belirli bir slaytı izliyor olursunuz. Fakat, diğer tüm slaytlar da çarktadır, değil mi? Ve elbette bu aynı zamanda, daireler içinde daireler ve daireler içinde dairelerin olduğu dikey gerçekliğe, ve aynı zamanda Büyük Döngü'ye ve aynı zamanda daha önce anlattığımız şeye de uymaktadır: Var olan herşey / tek şey derslerdir. Herşey bundan ibarettir ve slayt sunumunu izlerken, derslerinizden keyif almanızı istiyoruz...

17 Haziran 1995


C: Geçmiş aynı zamanda şimdi ve gelecektir canım!

x 1995




bu arada metin düzenlemeye kapatılana kadar ben alıntılamayı sürdüreceğim

"ictenlik"
17-10-2018, 00:09
Sevgili Uydurtu, böyle binlerce medyum vardır, işleri, felaket telallığı, umut tacirliğidir, batıl, hurafeden, bilim, fizik dışı kurguculuğa, dinden, çeşitli süslü malzemelere değin kullanılan birer aldatma sanatı..

Bir başka örnek, aslında aynı türden masalları kullananların, yararlandığı evvel malzemelerden(bu 1980 ler, önceki yazıalrımda belirtmiştim, fantastik, mitolojik hikayeler, bir'in yasası, hasat zamanı, Sirius, Orion vs)...

Yabancı gelmeyeceğini düşünüyorum...

http://www.llresearch.org/library/the_law_of_one_turkish/the_law_of_one_book_1_turkish.pdf

Buyrun
hasat dediniz, umut tacirliği dediniz, fizikdışı kurguculuk dediniz, yasa dediniz

ve ne berbat bir çeviri-hep arapça

İnsanlık Ne Haldedir, Nasıl Olmalıdır?


Birinci Bölüm

Mahsul muazzam ve olgunlaşmış, iş çok; işçiler, buraya gelin ki, artık hasat başlasın. Hasat tarlası namus tarlasıdır, emek takdir edilmeye lâyık ve mükâfat ebedidir; çünkü özgecilik bizim orağımız ve en gerçek ilahi yasamızdır: "Tanrı'yı her şeyin üzerinde, hemcinslerini ise kendini sevdiğin gibi sev" yasası, bizim kendimizi bileyip, keskinleştireceğimiz çelik bir yasadır. Kimilerini sevinçten coşturan, kimileri içinse orakların bir ağırlık teşkil etmediği bu mahsulü kaldırmak için, gelin büyük hasat birliğine katılın!

***

Onlar, şimdiye kadar güya sizin saadetiniz, selametiniz ve iyiliğinize işleyen bu düzene sizi inandırmak ve onu koruyup muhafaza etmek için, o kadar çok yasa ve yönetmelik çıkarıp bastılar ki, siz bu işe yaramayan kağıtlarla bir kış boyunca kulübelerinizi ısıtabilirsiniz. Tabii ki, tüm bu yasalar çıkarılırken de kimse size rızanızı sormadı, sormuyor; çünkü bunlar, sizin için işkence ve eziyetin dışında başka bir anlam ifade etmediğinden, asla gönül rızasıyla kabul edeceğiniz yasalar değildir. Ayrıca bu yasaların neleri içerdiği de özellikle açıklanmadığından, sizler bu bilmediğiniz yasalara göre cezalandırılmamak için, esasen kölece bir korku içinde yaşamak zorunda kalıyorsunuz.

Lâkin, yüreksizliğin kökünde korku yatar; işçiler bu zararlı korku otlarının kökünü kurutmak ve onların yerine cesaret ve özgeciliğin derin kökler salmasını sağlamak zorundadırlar. Özgecilik, İsa'nın ilk yasasıdır, iyi olan bütün irade ve erek, bunu takiben mutluluk ve refah bu yasada içerilmiştir.
Eğer iyi ve mutlu olmak istiyorsanız, bu gerçek ilahi yasanın hayat bulması için çalışmalısınız. Eğer cesaretiniz varsa, bu yasanın gerçekleştirilmesi sizler için zor olmayacaktır, zira bu yasanın tek ihtiyacı, hepinizin arzuyla yanıp tutuştuğu kavga ve mücadeledir.

Özgecilik ilahi yasasını kuşanarak şahsi menfaatlere, nifak tohumlarına, fitneye karşı harbe gireceksiniz; ilk olarak kendi içinizde bunların kökünü kazıyacaksınız; sonra bunlar nerede kendine yaşam bulup kök saldıysalar onlara saldıracaksınız.

Sizler, yalnızca başkalarının hata ve yanlışlarını gördüğünüz ve kendinizdeki hataların farkına varmayı istemediğiniz ya da onları düzeltmeye çalışmadığınız; kendi içinizdeki düşmanlığı, fitne ve fesadı içinizden kovup atmadığınız ve içinde yaşadığınız koşulları, sizden daha mutsuz olan kardeşlerinizin durumuna nazaran daha iyi bulup şükrettiğiniz sürece, hâlâ kişisel menfaatlerinizin tutsağısınız demektir.

***

Zengin ve egemen olmak demek adaletsiz olmak demektir. (...) Yine zengin ve adaletsiz olmak demek, çalışmak zorunda kalmadan ihtiyacı olandan fazlasına sahip olmak için, gerekli olan iktidar ve baskı araçlarını elinde bulundurmak demektir. Bu nedenle halkın çoğunluğu zenginler için çalışmak ve onların saçıp savurduklarının mahrumiyetini çekmek zorunda kalır!

***

Ama bu insanlık düşmanlarının adaletsizlikleri, salt sizin bütün zihinsel ve bedensel gücünüzü kendi şahsi menfaatleri için kullanmakla sınırlı kalmıyor; onların sınırsız sahip olma hırsı ve aç gözlülüğü, büyük çoğunluğu sizler tarafından burjuva düzeni denilen sahte ve hilekar sistem için üretilen, en faydalı ve gerekli mallardan sizleri yoksun da bırakıyor. Onlar, sizlerin temel ihtiyaç maddelerinizi de, kendileri veya gönüllü ya da zorunlu olarak hizmetlerinde olanlar için gasp ediyorlar. Bu yüzden en yaşamsal ihtiyaçlarınız için gerekli olan malların fiyatlarını durmadan yükseltirken, ücretlerinizi de ancak en kötü ve ucuz malları satın alabileceğiniz noktaya kadar düşürüyorlar. Ölmeyeceğinizi bilseler size hiçbir şey vermeyecekler ama bunu yapamıyorlar; çünkü ölürseniz onlar sizin yerinize çalışmak zorunda kalacaklar, çalışmak ise onlar için çekilmez ve dayanılmazdır.

***

Bir işçi yoksullaştığı oranda, kendi müsrifliklerini arttırma yolları arayan tüccar ve tefeciler için daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Bu durum, tüccar ve tefecilerin niyetlerinin kötülüğünden dolayı değil, aksine bütün toplum tefeci sistem olarak organize edildiği, ve haklı olan kendi ekmeğini dilenmek zorunda kaldığı için yaşanıyor.

***

Hepiniz bu yükün ağırlığını sırtınızda hissediyor ve bunun altında inliyorsunuz; ama içinizden birçoğu da, bu dayanılmaz yüke karşı bir çare bilmiyor. Ustabaşı denilen bazıları, yanlarında çalıştırdıkları işçilerin ücretlerini düşürerek kendilerini kurtaracaklarını zannediyorlar; ama aslında ücretleri düşürerek tüm zanaat işçiliğine zarar veriyorlar, çünkü el işçiliğinin fiyatının düşmesi, fabrikadaki işçilerin de ücretlerinin düşmesini beraberinde getiriyor. Bu konuda hiçbir düzenleme yok ve herkes yalnızca kendi başının çaresine bakmaya terkedilmiş.

Ormandan çıkıp gelmiş vahşi hayvanlar tarlanızdaki ürününüze ve ağıldaki hayvanlarınıza dadandıklarında, yaşamanız için gerekli olan mahsulünüzü ve hayvanlarınızı korumak için, bunlara aynı şiddetle yanıt verirsiniz. Hemen hemen hiçbirinizin, kendinizin ve hayvanlarınızın temel besin maddelerine dadanan bu vahşi hayvanlar karşısında korkaklık göstereceği düşünülemez. Peki, emeğinizin ürünlerini tahrip ve talan eden hayvanlara karşı kendinizi neden savunmuyorsunuz?

Sizler sefaletinizin nedenini, en yakınınızda, birbirinizde ararken, onlar saraylarda, tahtların ve pahalı, yumuşak halıların üzerine kurulmuş keyif çatıyorlar.

İçinizden bazıları ise kendi sefaletlerinin suçunu tümüyle masum olan makinaların üstüne atıyorlar. Oysaki makinalar, büyük bir aile olarak örgütlenecek ortaklaşmacı bir toplum içinde, insanlık için bir şans ve mutluluk kaynağıdır. Çünkü makinalar, insan bedeninin yetersiz kaldığı yerlerde ona güç ve hız vererek, birçok ağır ve zahmetli işin çok daha kolay bir şekilde yapılmasını sağlıyor ve böylelikle zaman tasarrufu yaratıyorlar.

***

Lâkin, çok az bir yardımla inanılmayacak derecede bir verimliliği sağlayan makinaların varlığı günümüz şartlarında, kendilerine artık ihtiyaç duyulmayan bir işçi kitlesi ortaya çıkartıyor. (...) Böylece içinde bulunduğumuz şimdiki sefil koşullarda, gerçekte işçilerin işlerini kolaylaştırması gereken makinaların icadı ve devreye sokulması, onların işlerini kolaylaştırmak şöyle dursun, yalnızca sefaletlerini arttırmaya hizmet etmek zorunda kalıyor; zira işçilerin çalışma saatleri kısaltılmadığı gibi, bazı durumlarda daha da uzatıldı. Bu sefil durum devam ettiği müddetçe adaletsiz insanlar, işçilerin kendi çalışma koşullarını iyileştirmeye hizmet eden buluş ve icadlarını, kendi alçak ve bencil amaçları için kullanacaklardır. Makinaların mucitlerinin önlerine ise, sadece sıradaki mucitlerin gayretkeşliklerini kırmamak için, en fazlasından yağlı bir parça atacaklardır; hepsi bu kadar.

Sizler sıklıkla zamanın kötülüğünden şikayet ediyor, fakat neden böyle olduğu üzerine nadiren kafa yoruyorsunuz; bunu yaptığınız koşullarda bile çok ender olarak doğru sebeplere varıyorsunuz. Fabrika işçisi makinalardan şikayet eder; zanaatkar lonca yasalarından, zanaatını serbestçe icra edemediğinden ve zenginlerin debdebeli saltanatından; köylü de mahsulün kötü geçtiği yıllardan. Bunların hepsinin ortak şikayeti ise hayat pahalılığıdır; fakat yine de bunların çok azı sorunu isabetli olarak tespit eder.

Bu giderek daha yaşanılmaz hale gelen zamanların asıl nedeni ise, yalnızca, zenginliklerin eşitsiz dağılımı ve tüketiminin yanında, adaletsiz dağıtılmış işin de eşitsizliğin sürmesine hizmet etmesidir. Ve bütün bu rezil düzensizliği ayakta tutan araç da paradır.

(...) Özgürlüğü ve eşitliği ilan edebilir; tahtları, aristokratları ve papazları yıkabilir, orduyu lağvedebilir ve zenginleri vergilendirebilirsiniz. Muhtemelen bunları yaparak birçok şey başarırsınız da. Ama eğer bizim eserimiz yetkin olmak zorundaysa, bizlerin buralarda durup kalmaya hakkı yok, çünkü bunlarla insanlığın mutluluğunu henüz daha kuramamış oluyoruz. Bizim görevimiz, ezilen insanlığın kurtuluşu için savaştığı görkemli an'dan istifade etmektir. Eğer kavganın bedeli kan, hayat ve özgürlük olacaksa ve benzer fedakarlığı yapacaksak, biz böylece tabii ki en yetkin olan için dövüşmeyi, daha az yetkin olana tercih ederiz.

Sınıflar arasındaki eşitsizliğin yol açtığı ahlaki çürüme de insanlığın yaşadığı sefaleti arttırmaktadır. Böylece aristokrat, tüccar karşısında burnu büyüklük yapar; bu ise zanaatkar karşısında kibirli ve kurumludur; vergisini doğrudan ödeyen ustabaşı herkesin hor gördüğü işçiden daha fazla değerli olduğu zannındadır. Hasılı tüm sınıf ve zümreler içinde, biraz fazla bir şeye sahip olan kendini karşısındakine kıyasla şanslı addeder. Herkesin hor gördüğü işçi bile, eğer yeni bir kat giysi almışsa kendine, bunu yapamayan işçiyi adamdan saymaz.

Bu türden durumların siz işçiler arasında bile yaşanması çok üzücüdür. Fakat buradaki suçun, sizlerin deneyimsizliğinde, cehaletinde ve korkaklığında aranması gerekir; zira eğer sizler, bu yeryüzünün en faydalı insanları olduğunuzu idrak etseydiniz, gösteriş budalası ezenlere ve soytarılara gururlu bir bakış fırlatır ve onların yaptığı sersemliklerin aynısını taklit etme ve kendinizi çürütme yerine, sağlığınız için daha fazla çaba gösterirdiniz.
Ölçülü olmak, ölçülülük her iyi toplumun muhafızıdır; bu, mal ortaklığına dayanan bir toplumun temel prensibidir.

Ölçüsüzlük ise her türlü dünyevi mutluluğun ve mal ortaklığına dayalı toplumun en uzlaşmaz yıkıcısıdır.

Bugüne kadar mal ortaklığına dayalı bir topluluk, Hıristiyanlar arasında sağlam ve kalıcı bir saha olarak kurulamadıysa eğer, bunun sebebini her zaman olduğu gibi egemenlerin ve papazların çürümüşlüğünde aramak gerekir. İsa'nın ölümünden sonraki 3. yüzyıla kadar onun takipçileri, öğretisinin onurlu mirasçıları olarak ortaklaşmacı mal topluluğu altında yaşıyorlardı. Hıristiyanlığa kabul edilme, kabul edilenin mallarının satılması ve bu satıştan elde edilen gelirin yoksullar arasında dağılımı şartına bağlanmıştı. Bu yasayı çiğneyenler için ağır cezalar getirilmişti ve biz İncil'de, böyle bir durumda ölüm cezası verildiğini gösteren yerleri buluyoruz. İncil'deki Havarilerin Hikayesi 5, 1.11 bölümleriyle karşılaştır.

Bir sürü büyük baş ve en sonunda da bir kayzer, Hıristiyanlığa kabul edilme koşullarını yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın yeni öğretiye kabul edildikten sonradır ki, olan Hıristiyan eşitlikçiliğine oldu. İktidar ve zenginlikten feragat, alçakgönüllülük ve kendini feda ruhu, o zamana kadar İsa'nın öğretisinin temelini oluşturuyordu. Kayzer Konstantin'in Hıristiyanlığa kabulü ve takiben bu zat tarafından, papazların toplumun üstüne çıkarılmaları Hıristiyanlık öğretisini temelinden sarstı.

O zamandan beri, Hıristiyanlığın saf ilkeleri üzerine kara bir gece çökmüş durumda. Aldatmanın ve şiddetin imparatorluğu o zaman başladı. Milyonlarca insan karanlığın koruduğu papaz takımının zehirli pençeleriyle büyülendiler; bu canavarlar hala, halkların yüreklerini sıkan bir mengene olmaya devam ediyorlar.

Ama karanlık yerini şafağa bırakmaya başladı. Bir kasırga, bu canavarların kökünü yeryüzünden söküp atmak için ezilen halkları bir araya toplayacaktır.

***

İsa'nın dediği gibi, eğer bir deve iğnenin deliğinden geçerse, bir para babası da cennete gidebilir.

***

Elinizde İsa'nın özgecilik temel yasası var; sizler bu mihenk taşıyla herkesin gerçekliğini tanıyabilirsiniz.

Bir yandan güzel sözler ederken, davranışları ile ettikleri güzel sözlere ters düşen din adamlarına, bu tutarsızlara inanmayın. Bunlar ya iradesiz ve zayıftırlar, ya da hilekar. Ve bu iki durumda da halkın öğretmenleri olamazlar, onlar halk için zararlıdır.

Fakat kendi yaşamını, insanlığın kölelik ve baskıdan kurtuluşu yolunda verdiği savaşa adayanlar, gerçeği ve adaleti öğretenler, kurtuluşumuza katkı sunanlar, halkı yattığı ölüm uykusundan uyandıranlar, onu, ezenlere karşı elde silah savaşmaya çağıranlar, sevincini ve tasasını halkla paylaşanlar; işte asıl bunlar halkın onurlu evlatları, onun gerçek yol göstericileridir. Eğer din size bunları öğretiyorsa, bu çarpıtılmamış bir dindir; bu eşitliğin ve İsa'nın sevgi dinidir.

Ama böyleleri kiliselerde yok denecek kadar az, saraylarda ise hiç bulunmazlar. Köleliğinizin sefaleti kirpiklerinize kadar sizleri sarıp da, kininiz ve öfkeniz göğüs kafeslerinizi zorlayarak köpürdüğünde, onların coşturan ve heyecanlandıran sesini duyacaksınız. İçeri tıkmak için inşa edilen zindanlar, onlar için bir saray, darağaçları ise cennet yatağıdır; fakat Tanrı onların intikamını alacaktır.

İkinci Bölüm


Haklılığına inanıyor ve kendinize güveniyorsanız, davanızı yarı yarıya kazanmışsınız demektir; zira inancınızla dağları yerinden oynatabilirsiniz. Bahtiyar olanlar görenler değil inananlardır. Ama hedefe kör inanç değil, ikna olmaktan, idrak etmekten kaynaklı inanç götürür.
Şimdi, İsa'nın öğretisi ve doğa yasaları üzerine kurulan kavrayışa göre aşağıda sıralayacağımız temel kaideler gerçekleştirilmeden insanlığın gerçek bir mutluluğu mümkün değildir.

1) Doğa yasası ve özgecilik, toplumu kuran tüm yasaların temelidir.
2) Tüm insanlığın büyük aile birliği içinde genel birliği ve her türden dar görüşlü milliyetçi ve mezhepsel kavramların ortadan kaldırılması.
3) Temel ihtiyaç maddelerinin ve işin herkese eşit olarak dağılımı.
4) Kadın ve erkeklere eşit eğitim ve doğa yasalarına göre eşit hak ve görevler.
5) Miras hakkının ve özel mülkiyetin ortadan kaldırılması.
6) Yöneticilerin genel oyla işbaşına gelmesi. Seçilmişlerin seçenlere karşı sorumluluğu ve seçilmişlerin seçenler tarafından azli.
7) Temel ihtiyaç maddelerinin dağılımında seçilenlere imtiyaz tanınmaz; bunlar da dahil herkes için eşit çalışma zorunluluğu.
8) Her kişi, diğerlerinin haklarından başka, ayrıca en geniş konuşma ve eyleme özgürlüğüne de sahiptir.
9) Herkese, düşünsel ve fiziksel yeteneklerini ifa etme ve yetkinleştirme özgürlüğü ve araçlarının tanınması.
10) Suçlular sadece özgürlük ve eşitlik haklarının ellerinden alınması suretiyle cezalandırılabilirler. Yaşamlarına kast edilmez. Ömürleri boyunca toplumdan dışlanır ve sürgün edilirler.
Bu ana kaideler olmadan insanlığın nihai kurtuluşunun gerçekleşmesi beklenemez. Bu kaideler halkların mücadelesi ile hayata geçirilmediği sürece, bin yıllardan beri süregelen ve bizi acılara boğan kötülük, henüz yok edilmemiş demektir.

***

Fakat bunun yanında, ortaklaşmacı mal topluluğunun bu yeni öğretisini halka anlatacak havarilere de ihtiyaç vardır; kendi davalarının canlı bir timsali olacak, karşı tarafın davaya zarar verebilecek kandırmacalarının önünü alabilecek, beklenilmeyen başarısızlıklar karşısında davaya olan inancını sağlam tutabilecek havarilere.

Bunlar aynı zamanda eski düzenin yıkılmasından sonra, halkın yeni düzene hızlı bir uyumunu sağlamak ve böylece onun bir anarşiye sürüklenerek yeni bir tiranın eline düşmesini bertaraf etmek için de gereklidirler.
Ezilenlere hedefe giden yolu göstermek ve yanlış yollar karşısında onları uyarmak kutsal bir görevdir. Üzerinde mücadele edilen, şimdiye değin gerçekleşmemiş büyük bir hakikati göğsünde taşıyan kişiler, ağır bir sorumluluk altına girmişler demektir.

İnsanlık düşmanları gerçeğin dile getirilmesine tahammül edemez; zira bu onların iktidarlarını ve varlıklarını tehdit eder; bu yüzden de onlar, kalubelâdan beri gerçeğin dile getirilmesini engellemek için en dehşet verici cezaları düşünmüş ve uygulamaya sokmuşlardır; bunların bir kısmı şimdiki uygarlığa da intikal etmiştir.

Günümüzün hapishaneleri, döverek ıslah ve terbiye etme evleri, kürek cezaları ve idam sehpaları bunların tiksinti verici kanıtlarını sunarlar.

***

Düşmanınızla yapacağınız görüşmeler yoluyla durumunuzu iyileştireceğinize inanmayın. Umudunuz sadece elinizde tuttuğunuz kılıcınızdadır. Şimdiye kadar onunla yaptığınız görüşmeler hep sizin aleyhinize sonuçlandığından, şimdi bundan gerekli dersleri çıkarmanın tam zamanıdır. Hakikatin kendi yolunu kanla açmak zorunda olduğu acı bir tecrübedir. Bundan dolayı İsa der ki: "Bu dünyaya barış getirmek için geldiğim zannına kapılmayın, aksine kılıcı getirmek için geldim". Matth. 10, 34.

***

Yoksul ve yoksun emekçilerle, böyle olmamalarına rağmen yeteneklerini ve servetlerini ezilenlerin davasının emrine verenler; işte bunlar birlikte aynı bayrak altında ve aynı cephede savaşacaklardır. Bunların dışında duranlardan kuşkulanın ve onları sakın yönetici konuma getirmeyin.

***

Ama kimseyi de sizinle aynı fikri paylaşmıyor diye düşmanınız olarak görmeyin; çünkü hepimiz de, doğru bir fikre birçok yanlış yollardan geçtikten sonra varabiliyoruz.

Bundan ötürü başkalarının kutsal bildiği değerlere saldırmaktan kaçının. Eğer bunlar, düşmanınızın elinde size karşı bir silaha dönüşmüyorsa ve yararlıysa onlara dokunmayın. Esir alınmış düşmanlarınızın hayatına da kast etmeyin. Aynı şekilde ilk etapta size karşı savaşmayanların mallarına da dokunmayın; çünkü insanın içine iyice kök salmış mülkiyet hakkı önyargısı, bu kişilerin mülklerine zorla el konulduğunda, bunlarda haksızlığa uğradıkları duygusu uyandırabilir. Böylece, size karşı savaşan düşmanlarınızın sayısını gereksiz yere arttırmış olursunuz.
Bırakın, hasat zamanına kadar zararlı otlarla faydalı otlar şimdilik birlikte büyüsünler.

***

Bu plan yalnızca, Fourier ve diğer birçoklarının ortaklaşmacı toplum üzerine yazdıklarını okumaya imkan bulamayan, benim de içinde olduğum kişiler göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Burada ortaya konulan planın, olması gereken en mükemmel toplum biçimini verdiği iddiası yoktur; çünkü bu, bilginin kaynağının sonuna kadar tüketildiğini iddia etmek anlamına gelir. Oysa ki her birey gibi her kuşağın da, kendine özgü bir yetkinlik kavramı vardır ve muhtemeldir ki, insan ona giderek daha çok yaklaşacaktır; ama ona tam anlamıyla ulaşması imkansızdır.

***

Biz en iyi eserimizi kanlarımızla yazmak zorunda kalacağız.


Üçüncü Bölüm


Hem bireysel hem de toplumsal açıdan insan haysiyetine uygun bir yaşam sürmenin iki temel şartı, çalışmak ve yaşamanın tadına ve mutluluğuna varmaktır. Toplumsal olarak en yetkin yaşam, bu iki temel koşulun doğa yasalarına ve insan sevgisine göre hareket eden toplum üyeleri arasında eşit bir şekilde dağılımının gerçekleşmesiyle hayat bulur.
İnsan yaşamının en yüksek ideali ve dünyevi mutluluğun en sağlam temeli olarak toplumsal eşitlik ve ilahi yetkinlik, temel olarak ailesel ve iç tüzüksel düzenlemeyle sağlanır.
Ailesel Düzen: Bu düzen en yaşlı aile üyelerinin denetimi altında kurulur. Yaklaşık olarak 1000 aile bir yerel aile cemiyeti kurar ve kendi cemiyet yetkililerini seçerler. Yerel aile cemiyetlerinin 10 tanesi de bir araya gelip bölge aile birliğini oluştururlar ve bunlar da yerel aile cemiyetleri gibi ortak olarak, ya da yerel aile cemiyeti yetkililerinin seçmesiyle bölge aile birliğinin sorumlularını seçerler. Her bölge aile birliği yönetimi ise, büyük aile birliğinin en yüksek yasama organı olan halk meclisine kendi aralarından seçtiği bir temsilci gönderir.

İç Tüzüksel Düzen: Dahili nizamname işçilerin, köylülerin ve endüstri ordusunun işkolu temelindeki örgütlülüğü üzerine kurulur.

***

Eğitimciler Sınıfı: Tüm öğretim alanlarında görev yapan eğitimciler fabrikada ya da tarlada çalışmak ve bu alanların birinde mesleki bir beceri edinmekle yükümlüdürler. Öğrendikleri zanaatın, eğitim alanındaki işlerine denk düşmesi zorunluluğu yoktur. Kısacası, kafasını kullanarak çalışan her kişi, ellerini de kullanarak çalışacağı bir zanaatı öğrenmekle yükümlüdür.


Dördüncü Bölüm


Birliğin Kamusal İşleri İçin Sanayi Ordusu
Mal ortaklığına ve toplumsal eşitliğe dayalı toplumun her sağlıklı ve güçlü üyesi sanayi ordusunda üç yıl çalışmakla yükümlüdür.

***

Bu ordu içinde gönüllülerden kurulan bir onur birliği, bütün ağır ve genelde tercih edilmeyen işleri yapmayı üstlenir.

***

Onur birliği içindeki bir yıllık çalışma süresi, sanayi ordusu içindeki üç yıllık çalışma süresine denk tutulur.


Beşinci Bölüm


Halk Meclisi ve Hükümet

Halk meclisi, ailesel düzen içinde gerçekleştirilen seçimlerle oluşturulur ve birliğin en yüksek yasama organıdır. Hükümet ise işçi, köylü ve eğitimcilerin iş alanı örgütlenmelerinin yetkili birimleriyle, endüstri ordusunun sorumlu organları tarafından seçilir; hükümet büyük aile birliğinin en yüksek yürütme organıdır.

Ailesel düzen, birlik üyelerinin temel ihtiyaçlarının tespitinden sorumluyken, iş kolları örgütlenmelerinin yetkili birimleri belirlenen ihtiyaçları karşılamakla yükümlüdür.

Kadınların tüm iş sektörlerinde çalışma hakları vardır ve onlar bu alanlarda seçme ve yönetici organlara seçilmede erkeklerle eşit haklara sahiptir.


Yedinci Bölüm


Kazanç Saatleri (Commerzstunden)

İşin ve temel ihtiyaç ürünlerinin eşit dağılımı, insanlığa sürekli bir mutluluk sağlamaya tek başına muktedir değildir. Çok sıkı bir denetime bağlanmış ve yeknesak bir eşitlikçilik, uzun süren bir yolculukta aç kalmış bir yolcunun ilk yediği yağsız tuzsuz bir çorbaya vereceği tepkiyle karşılaştırılabilir. Günlerce süren yolculukta aç kalmış bir yolcu nasıl ki, ilk bulacağı çorbayı önce iştahla içip de, daha sonraki günlerde ondan iğrenirse, bizim tekdüze eşitlikçiliğimizde de bu durum yaşanacaktır.

Devamlı olarak yerinde duramaz bir karaktere sahip insan ruhu, içinde hareket edeceği ve böylelikle sıkılmayacağı bir alana ihtiyaç duyar.
Her ne kadar, titiz eşitlikçi topluluklar insan ruhuna altı saatlik çalışma, bilimsel alanlarda faaliyet, toplu şölen ve ortak bayramlarda eğlenme yoluyla meşguliyet ve sosyal yaşam alanı sağlama konularında yeterli olsalar da, bazı tutkulu insanlar vardır ki, onlar kendi özgür irade ve zevklerine göre davranıp yaşamadıklarında kendilerini mutsuz hissederler. Bunlar genellikle kendilerini diğer insanlardan ayrı görme eğilimi içinde olan insanlardır.

Örneğin bunlardan bazıları şu ya da bu günde çalışmamayı kafasına koyabilir; bazılarının aile birliği üyelerinin giydiği elbise ya da onların kullandığı mobilya hoşlarına gitmeyebilir. Yine diğer bazılarının ortak mutfakta pişmeyen bir yemeği canı çekebilir ya da orada bulunmayan bir içeceği içmek içinden geçebilir. Birisi dakikaları göstermeyen altın bir saate sahip olmak isterken, bir diğeri kendisine bazı şarkıları çalacak bir duvar saati almak isteyebilir. Sözün kısası her kişinin özel, kendine has bir arzusu ve zevki vardır; insanın arzulayan gözünün gördüğü manzaralardan doyuma ulaşmasından evvel, kesintiye uğramadan yol alacağı daha çok geniş bir alan mevcuttur henüz. Ve bu arzular, insan ruhunun bir türlü dinmek bilmeyen faaliyetleri nedeniyle giderek de çoğalacaktır.

***

Tam da bu nedenle toplumsal eşitliğin ilkeleriyle, bireysel özgürlüğün prensipleri iç içe geçip kaynaşmalıdır.

***

Toplumsal eşitliğin sınırları içinde gerçekleşen bireysel özgürlüğün sınırlarının genişletilmesinin doğru bir biçimde saptanması, mal ortaklığına dayanan eşitlikçi topluluklarda yaşayacak olan gelecek kuşaklara, bugün itibarıyla düşünülemeyecek ölçüde yüksek dünyevi yetkinliğe giderek daha fazla yaklaşana kadar, çok daha iyi yasalar için yeni malzemeler verecektir. Ki burada sevgi ve uyum insanın ikinci doğası olacağından, insan eliyle yapılmış yasaların sağlayacağı eşitlik ve özgürlüğe de artık ihtiyaç duyulmayacaktır.
Eşitlikçi toplulukların kuruluşunda çoğunluğun haklarının sınırları içinde, topluluk üyelerinin özgür güdülerini gerçekleştirecek yönelimleri için serbest bir alanın açılması maksadıyla, herkese, genel olarak belirlenen çalışma süresinin dışında gönüllü olarak fazla çalışma hakkı verilmelidir. Artı bir kazanç sağlama amacıyla yapılacak bu çalışma, artık çalışmayan yaşlıların gözetimi altında yapılır.

***

Sözü edilen, artı kazanç elde etmek için yapılan çalışmaya, sadece çok acil işçiye ihtiyaç duyulan sektörlerde izin verilir. Endüstri ordusu çalışanları için, acil işçiye ihtiyaç duyulan iş sektörü kısıtlaması geçerli değildir.

***

Para olarak kullanılan tüm madenler, altın ve gümüş eritilerek, bunlardan toplumun genelinin faydalanacağı eserler yapılır.

***

Ispartalılar zenginlik birikimini önlemek amacıyla büyük demir parçalarının amacı dışında kullanımlarını önlerlerdi.

Kağıt ve matbaa sanatı bulunduktan sonra ise, insanlar tefeciliği önleyecek ve toplumsal eşitliği muhafaza edecek daha güçlü yöntemler bulmuşlardır; mesele, bunlardan doğru bir şekilde ve doğru zamanda istifade edilmesidir.
Fakat artı kazanç sağlama çalışmasıyla, arzulanan her türlü eğilime de bu arada kapılar açılmış olacaktır; hatta bu uygulamayla lüks tüketim maddelerinin kullanımı, azalmadan çok artma eğilimi içine de girecektir. Lüks tüketim maddelerinin kullanımının yol açacağı sapmanın, ortak değerlere zarar vermesini önlemek amacıyla sorumlu organlar, toplumsal bütünün refahına faydalı etkide bulunması babında, ek kazanç sağlama uygulamasının artırılması ya da kısıtlanması yetkisini ellerinde bulundururlar.
Bu uygulamanın, toplumun ortak değerlerine zarar vermesini önlemeye hizmet edecek çok daha kuvvetli bir tedbir ise, gerekli görüldüğünde artı kazanç sağlama çalışmasına son vermektir.


Sekizinci Bölüm


Faydalı Buluşlar Yapanlara Tanınan Ayrıcalıklar ya da Usta Bölükleri
Usta bölükleri, ortaklaşmacı toplumun çıkarına denk düşen faydalı buluşlar ya da keşifler yapmış olanlardan meydana gelir.
Bu kişilerden her birinin, çalıştıkları iş alanlarındaki yetkili organ seçimlerinde kullandıkları oy, 1000 kişinin oyuna eşittir.

Usta bölüklerinde çalışanlar bu çalışmaları sırasında başka bir yerde daha çalışmazlar ve belirli bir çalışma süresine de bağlı değillerdir.
Bu bölüklerde çalışanlar için aranan tek koşul, buluş ve keşiflerinin toplumun genelinin çıkarlarına hizmet etmesidir.

***

Kötü organize edilmiş günümüz toplumlarında zenginler ve egemenler, işçilerin zararına, dizginlerinden gerçek anlamda boşanmış bir özgürlüğü yaşarlar. Yasalar bunlar için geçerli değildir. İşledikleri suçlara da başka adlar yakıştırdıklarından, kendi yaptıkları yasalara göre bunlar ya suç teşkil etmez, ya da işin içinden küçük bir para cezası ödeyerek sıyrılırlar. Fakat bu onlar için gerçekte bir ceza da değildir aslında; çünkü bu kayıplarını şu veya bu yoldan yine işçinin sırtına yüklemeyi çok iyi bilirler.

Basit bir hırsız, siz zengin ve egemenlere göre aşağılık bir yaratıksa eğer, inanıyor musunuz ki, halk sizler gibi kibar hırsızları daha az aşağılık buluyor.
Övündüğünüz iyi olan her şeyi, sizler ya da dedeleriniz halktan şu ya da bu yoldan çalmadı mı? Bizim sırtımıza yüklediğiniz vergiler, sermayelerinizi şişirdiğiniz faizler, çarpık ve masraflı yollardan içine düştükten sonra bize yamadığınız iflaslar hırsızlık değil de nedir? Sizlerin havasız ve boğucu fabrikalarınızda ve atölyelerinizde çalışa çalışa, ömrünün baharında solup giden işçilerin ölümü cinayet değil midir? Hapishaneleriniz, zindanlarınız ve ordularınız her yerde ölüm vaazları vermiyorlar mı?

En kepaze hırsızlar yoksuldan çalanlardır, en aşağılık katiller ise, zayıf ve güçsüz olanları öldürenlerdir.

Günümüzde kim daha fazla iktidara ve paraya sahipse, gerçekte en özgür ve bağımsız olan onlardır. Bunlar paraya, ve parayı kullanarak da en büyük bağımsızlığa ulaşmak için ticaret ve borsa spekülasyonlarında, tefecilik, dolandırıcılık ve her türden eğri yollarda durmaksızın av peşinde koşarlar.
Yalnızca doğru organize edilmiş bir toplumda, başkalarının haklarını çiğneyen ve toplumsal eşitliği yıkan gizli ve karanlık yollar herkes için kapatılırken, sadece yetenekler güzergahında kendi bağımsız eğilim ve güdülerini gerçekleştirme zapt edilemez hevesi, herkes için serbest bırakılır.

Onuncu Bölüm


Mal ortaklığına dayanan topluluğumuzun esas olarak ilk yıllarında, düşmanla yapılan savaşın boyutu genel bir seferberliği gerektirdiğinde ya da yiyecek ambarlarımız sabotaja uğrayıp, yakılıp yok edildiğinde, yani düşmanlarımızın sebep olacağı olağanüstü dönemlerde, temel ihtiyaç maddelerinin dağıtımında birtakım aksaklıklar yaşanabilir.

Bu şartlarda büyük bir fedakarlık altına giren birlik üyelerine, düşmanla savaşan ordumuzun ihtiyaçlarından arta kalanlar dağıtılır; çünkü savaşçılarımızın kıtlık, yokluk sıkıntısı çekmemesi gerekir.

Eğer bizler birtakım yoksunlukları yaşayacaksak, bunu hiç olmazsa hep birlikte yaşayacağız. Hep birlikte çektiğimiz sıkıntılar bize zor gelmeyecektir; çünkü hiç olmazsa biz aç kalıp soğuktan buz keserken, başkalarını tıka basa yerken ya da dolaplarının ağzına kadar giyecekle dolu olduğunu görüp sinirlenmeyeceğiz.

Tüm bu zorunlu fedakarlıklara rağmen sizler, mal ortaklığına dayanan eşitlikçi bir toplumda, günümüzdeki uygarlık içinde çoğunluğu oluşturanlardan bedensel ve ruhsal olarak çok daha fazla mutlu olacaksınız.

Mal ortaklığına dayanan toplumun imkanlarının ve zorunluluklarının gösterdiği kanıtlar ışığında meseleye bakıldığında görülür ki, bizler savaşta düşmanımız karşısında bir üstünlükten yararlanıyoruz. Bizim dışımızdaki hiçbir toplumun anayasası, sözü edilen fedakarlıkları gönüllü olarak uygulamaya koymaya muktedir değildir. Üç-dört milyonluk bir nüfusa sahip olan bir toprak parçası, böyle bir örgütlenme altında zor koşullarda Avrupa'nın düşmanlarıyla bir savaşı göze alabilir ve bu savaştan zaferle çıkabilir. Çünkü düşmanın ileriye doğru atacağı adımla bu küçük ülke cesaretini ve direncini iki katına çıkarırken, onun atacağı geri adımlarla kardeşlerini kurtaracak ve savaş araçlarını daha da çoğaltacaktır.

Onbirinci Bölüm

Burada dile getirilen görüşler gerçeklik kazandığında, çevremizde düşman değil, yalnızca kız ve erkek kardeşlerimizi göreceğiz (...)

Aynı zamanda burada işçiler ve köylüler öğretmen, öğretmenler de işçi ve köylü olacaktır.

Farz edin ki, Kayzer August zamanında yaşayan bir mucit, daha önceki yıllarda yapmış olduğu çok sayıdaki denemeler sayesinde, barutun ve mıknatıslı iğnenin yaratacağı muazzam etkiye yürekten inanmış olsun. Bizim bu mucidimiz, o zamanın yetkili mercilerinin karşısında kendi buluşunu aşağıdaki sözlerle savunurdu:

"Ben bu ufak tefek şeyle İskender ve Sezar'ın savaş sanatını değiştirebilir, kaleleri havaya uçurabilir, bir şehri bir saat mesafeden tahrip edebilir, ya da Roma'yı bir dakika içinde bir harabe yığınına çevirebilirim; ordularınızı 300 adım uzaklıktan yok edebilir, en güçsüz askeri en güçlü olanla eşit duruma getirebilir ve bu yıldırımı cebimde taşıyabilirim.

"En son olarak diyebilirim ki ben, bu bir kibrit kutusuna sığacak malzeme sayesinde karanlıkta fırtınalara ve uçurumlara karşı koyabilir, gece karanlığında sanki aydınlık bir günmüş gibi bir gemiye emin bir şekilde kumanda edebilir ve günlerce bir tek kara parçası dahi görmeden ona kılavuzluk edebilirim".

O zamanki Roma'nın yetkili şahsiyetleri olarak Mecene ve Agrippa, bizim mucidimizi en hafif deyimle bir hayalci olarak değerlendirirlerdi. Fakat bugünden bakıldığında günümüzün çocukları dahi, bizim tasavvur ettiğimiz bu mucidin, kendi buluşunun olası etkileri üzerine gayet gerçekçi konuştuğunu biliyorlar.

Günümüzde her yeni buluş, her derin düşünülmüş hakikat aynı zorluklarla ve itirazlarla karşılaşacaktır; çünkü bunlara karşı direnen bir sürü özel çıkar ve önyargı sahibi kesimler bulunuyor.

Fakat bu mucitler en sonunda karanlığı delip geçiyorlar; çünkü onlar ışığın çocuklarıdır.

Bu nedenle, gelecek kuşakların canına can katacak lezzetli kaynağa ulaşmak için kuyuları kazmaya devam edin.

İlk zaferinizi tadıp da ihtirasın, tiranlığın ve şahsi menfaatlerin eski çürümüş güruhunu paramparça ettiğinizde, dikkatinizi artık yeni anayasanızın seçimine yöneltin.

Bu yeni yol, çukur kısımları kum ve taşlarla doldurularak düzeltilmiş, üzerinden atla ya da yaya olarak geçtiğimiz şose yola benzemez.
Bu yeni yolda yolcu arabaları taşlarla doldurulmuş kısımlardan kaçınarak, yayaların yürüdüğü patikaları tercih ederler. Sonra bunlar, hayvan dışkılarının içine çakılıp kalmaktansa genellikle pürtüklü, sert taşların bulunduğu patikalara girmek zorunda kalırlar.

Mal ortaklığına dayalı eşitlikçi toplum, insanlığın kurtuluşunun dermanıdır; o aynı zamanda yeryüzünü, içinde yükümlülüklerin haklara dönüştüğü ve birçok suç türünün kökünün kazındığı bir cennete de çevirecektir. Soygun, cinayet, açgözlülük, hırsızlık, dilencilik ve buna benzer tiksindirici kelimeler ulusların dillerindeki eski hükümranlıklarını yitirerek köhneleşeceklerdir. Gelecek kuşakları irkiltecek bu kelimelerin anlamlarına ise, sadece dünya tarihini anlatan kitaplar yer verecektir.

Böyle bir toplum fikrini gerçek kılacak umutlarımız ne olabilir ve bu topluma nasıl varabiliriz?

Bu mücadelede hedefe, tedbirle kuşanmış akıl, cesaret ve özgecilik ile ulaşabiliriz.

Yılanlar kadar bilge, güvercinler kadar masum olun ve hayatı öldürenlerden korkmayın.

Özgecilik, ihtiyaç duyduğumuz güçlü kollara sahip bir orduyu yaratmada bize en büyük desteği sağlayacaktır.
Tedbirle kuşanmış zekâmız, düşmanlarımızın silahlarını ellerinden çekip alacak ve cesaretimiz, onlarla mücadelede uygun olan her fırsatı değerlendirmesini bilecektir.

Kim ki zalimlere vergi vermeyi reddeder ve onların polis ve jandarmasını evinden kovmaya cesaret eder, onlar yeri geldiğinde bir tiranı tepeleyenden daha fazla kıvanç duyulacak bir iş yapmış olur.

Ama her kim ki, canını kurtarmak için kendi kardeşlerinin kanını ve gözyaşını daha fazla akıtacak olan tiranlara zindanlar inşa edip, idam sehpaları kurar ve cellatlar kurbanlarını sürükleyip götürürken ellerini kucağına koyarak umursamazlıkla seyrederse, onlar en aşağılık bir polisten çok daha fazla aşağılık ve en sefil bir köleden çok daha fazla sefildirler. Bu korkakların adları insanlıktan silinmelidir; çünkü bunların çocuklarının, onların hatıralarını yaşatacakları bir değerleri bulunmamaktadır.

Düşmanlarımız, zekâ ve kurnazlık söz konusu olduğunda, bizden fersah fersah ileride olduklarını her fırsatta ispatladılar; zaten bu nedenledir ki, onlarla savaşan cesaretimizin en doğru ve sağlam silahları bizim tarafta hep eksik kaldı. Ama onlarda da özgeciliğin izine rastlanmaz. Onlar, gönüllerine kalsa bizim saflarımızda olmak isteyecek ordularını zora dayanarak takviye ederler.
Kavgaya olan inancınızın imtihanını vermek için, cesaretinizin ve kararlılığınızın kanıtlarını gösterin. Bayraklarınıza "yoksulluk, baskı ve ezilmeye son!" şiarını yazın. Kendinize önder seçerken zenginlere ve ensesi kalın egemenlere bakmayın. Unutmayın ki, temel ihtiyaç maddelerinin tüketiminde generalinizin, en genç bir gönüllüden daha fazla hakkı yoktur. O, düşmanla savaşta sizin önderiniz, sofrada ise yalnızca kardeşinizdir. Ölüm kimseye bir ayrıcalık tanımadığına göre, hayatı, insanlığın kurtuluşu uğruna feda etmek, verecekleri bir parça ekmek için tefecilerin ve arsızların ellerine teslim ederek heder etmekten bin kat evlâdır (...)

Kardeşlik sevgisi sancağı altında yeryüzü vatanını kanlarıyla sulayan ve davaya olan sarsılmaz inançlarına, onun uğruna ölerek mühür basan ilk şehitlerin adları, bugünkü ve gelecekteki nesiller için mukaddestir.

***

Sonuna kadar sabır ve sebat göstererek ısrarla direnenlerin adları bir kere daha mukaddestir. Dünyanın en güzel yerinde adlarına dikilecek bir anıt, onların şerefli hayatlarını gelecek kuşaklara da müjdeleyecektir.
Bunlar, insanlığın mukaddesatları olacaklardır.

Dünyanın her köşesinden, ahenkli birlik ve beraberliklerini tazelemek isteyenler, bu kutsal şehitlerin anıtlarına akın edeceklerdir.

Haydi! Bırakın zekâ sizin yol gösteren kılavuzunuz, cesaret kalkan ve silahınız, özgecilik ise parolanız olsun; çünkü bu işaretle zaferi kazanacaksınız.

Ispartalılar 500 yıl boyunca mal ortaklığına dayanan bir toplumda yaşadılar.
Onlarda eksik olan akıl ve cesaret değil ama özgeciliktir. Onlar çalışmadıkları gibi, savaşlarda ele geçirerek esirleştirdikleri insanları aralarında paylaşıp, bunları kendi işleri için zorla çalıştırıyorlardı. Ispartalılar belli ki, "çalışmayanın, yemeğe de hakkı olmamalı" atasözünü bilmiyorlardı; bu nedenle de düzenleri yıkılıp gitti.

16. yüzyıl Almanya'sı, önemli politik olaylara gebe olmuş bir yüzyıldır. Thomas Münzer adında Sachsen bölgesinden bir rahip, bu yüzyılda ortaklaşmacı bir toplum kurma amacıyla servet ve toprak sahibi zenginlerin mallarına ve topraklarına el koyarak onları kovar. Böylece büyük bir taraftar kitlesini etrafına toplar. Ama onda eksik olan cesarettir. Düşman ordusu kendisine doğru yaklaştığında Münzer, karargahında bulunan 30.000 kişilik ordusuna gökyüzünde gördüğü gökkuşağını göstererek, meleklerin kendilerine yardım edeceği vaazını verir ve savaşmalarını yasaklar. Ve onlar hemen hemen hiçbir direniş göstermedikleri için, düşman tarafından koyunlar gibi boğazlanarak öldürülürler.

Yine aynı tarihlerde Terzi Johann von Leiden, Westphalen bölgesinde bulunan Münster şehrinde, aynı Thomas Münzer'in yaptığı gibi, para ve toprak sahibi zenginleri şehirden kovarak mal ortaklığına dayalı bir topluluk kurar. Bunu yaparken kendisini de yerkürenin kralı ilan eder. Şehrin kuşatılması sonrasında bir ihanet sonucu düşmanlarının eline geçen Johann von Leiden, onlar tarafından gaddarca öldürülür ama, bu bir şehadet sayılmaz; zira o, şahsi ikbal hırsıyla, saf öğretinin kutsallığını ihlal etmiştir.

Bu ve bunun gibi birçok örnek de ispatlıyor ki, harekete geçirici ideolojilerin henüz yetersiz olduğu zamanlarda bile, ortaklaşmacı toplum düşüncesi, ezilenleri elektrik gibi çekiyor ve onlar üzerinde sihirli bir etkide bulunuyor.
Aynı yüzyılda Fransa, Avusturya ve başka birçok yerde ayağa kalkan köylüler tiranları, onların manastırlarını, saraylarını ve kalelerini yakıp yıktılar.

Sözünü ettiğimiz yüzyılda yine Sachsen bölgesinden bir rahip, Papa'nın ve onun papazlarının suistimâllerine ve haksızlıklarına karşı harekete geçti; lâkin feodal derebeylerin ve büyük baş tiranların oyunlarını görmek şöyle dursun, onları cesaretlendirip destekledi. O, feodallere, kendilerine karşı ayaklanan köylüleri kasaplık hayvanlar gibi boğazlamalarını salık verdi . Köylü savaşı feodal derebeyler tarafından bastırıldı ama reformasyon aynı feodallerin himayesi altında başarıya ulaştı ve Almanya'nın birliği, bunların menfaatleri yüzünden gözden çıkarıldı. Eğer reformasyon köylü ayaklanması ile iç içe geçirilerek yürütülüp, bütünüyle ayaklanan halkın çözeceği bir mesele olarak kalabilseydi, bizler bir kere de, tiranlardan, papazlardan ve büyük başlardan kurtulmuş olurduk ve halkın o zamandan bugüne kadar akan kanı ve gözyaşı akmamış olurdu. Daha ne zamana kadar yakınacağız? İntikamcılarımızın bayrakları ilk önce hangi eyalette dalgalanacak? Bize fırsat sunacak gelecek olaylar için yüreklerimiz sabırsızlıkla çarpıyor.

Reformasyon o zamanların karanlık dünyasını, yumuşak hafif bir ışın gibi sarstı. Karanlıktan sersemlemiş olan halk, bu ışının etkisiyle, yeni cennetin kapısını görmek için ürkerek etrafına baktı. Fakat o, yalnızca kılıçlar ve taçlar, bunların gözünü kamaştıran parıltısını gördü.

Ve sonra onun göz kapakları, yeni bir uykuya dalmak üzere tekrar aşağıya indi; geride, onun umut eden ruhunda ise, İncil'in sadece donuk bir ışığı kaldı. O zamandan beridir uyuyan halkın saflarında ahenksizlik ve düşmanlık sinsice kol geziyor. Arada bir bazen yerli bazen de yabancı tiranlar, kurbanlarını mezbahaya götürmek istediklerinde, onları sarsarak uyandırmak için bu düşmanlıkları ustaca kullanıyorlar.

Yoksul, kandırılmış ama iyi kalpli halk! Trompetler ve alarm çanları kıyamet gününe çağırana dek, uyumana devam et. Senin çıplaklığınla alay eden tahtların ve para torbalarının Romalı ve Wittenbergli sahipleri, gelip orada hesap verecekler. Ve en sonunda birlik senin bölgende, özgeciliğin temel formu olarak hayat bulacak. Evlatların, birlik içinde dünyanın en uç köşelerine kadar uçacaklar. Dünya bir cennet haline gelirken, insanlık da bir aileye dönüşecek.

Wilhelm WEITLING

Çeviri : Gülsen GÜNER

"ictenlik"
17-10-2018, 00:34
Arkadaşlar gelecekle iletişim adı verilen metni yayan grupla iletişim denemesi ve buna ilişkin çeviri yardımı talep ettiğim taslak metnim istediğim olgunluğa ulaşmıyor ancak bir çaba başlatmış ve bir söz ortaya koymuş olmanın doğal sonucu olarak karalanmış bir eskiz olarakta onu paylaşabilirim. Her türden yeniden düzenlemeye ve geliştirmeye açık-ihtiyaç duyar....

Bu metin iyi uyarlanırsa geçmiş postlarımızda dediğimiz gibi bir etki ve geri bildirim üretebileceğimizi düşünüyorum,
Kendim bu ara sağlık sorunları ve bilişsel dağınıklık yaşıyorum ama eminim gelecekte de bir kaç kez daha bu metin üzerine genişletme -düzeltme uygulamaya çalışacağım

Ama yine bu aşamada da çevirmen-gönüllü bir arkadaşın ilgisine mazhar olursak içerik bir şeyler barındırıyor ve kendini anlatabiliyor


-ÖNSÖZ-

Arkadaşlar

Gelecekle İletişim olarak belirtilen metni yayan ve sunan Amerikalı grupla haberleşerek hem Türkiye-den bir bağ/bağlantı oluşturabilmek hem de orada olanı biteni dürüst bir şekilde sorgulamak ve sürecin aslı astarı varsa da buna kayıtsız kalmamak için elimizden geleni yapabilmek gibi fikirlerimize destek arayışımız sürüyor. Bu konu da bir taslak metin çalışıyoruz ve öneri ve yardımlarınızı da bekliyoruz. En çok, etkili ve çarpıcı, tarihi, evrensel ve insana dair geniş önemde sorunlara değinecek soru biçimleri üretme noktasında yardıma ihtiyacımız var.

Metne soru, redakte, yeniden düzenleme ve yazım ya da çeviri katkısı sunmak isteyen tüm arkadaşlarımızı bekleriz

Gönüllü Çeviri Yardım Talebi

Arkadaşlar son ve en basit tahlil de İngilizce bilen ve yeterli bir vakti olan bir arkadaşın bunu bir sosyal macera (deney hatta kuyuya taş atma) olarak bile görerek çevirip https://cassiopaea.org/contact-us/ adresinden anonim olarak bile (mümkünse Arkadya Team ya da Arkadian Tiger's/Skeptic's vb. rumuzuyla) atmasını rica edeceğim. bu bir deney...
Sadece İngilizcesi yeterli olan gönüllü bir arkadaştan bizim adımıza bunu gerekli düzeltmeleri ve kendince gerekli yeniden uyarlamaları da yaparak https://cassiopaea.org/contact-us/ ya da https://cassiopaea.org/forum/ adresinden açık bir üyelik alarak bu yayımları yapan gruba iletmesini rica edeceğiz. Bunu anonim olarakta yapabiliriz. Eğer grupla haberleşebilirsek ve bir celse de ve oturum da burada ekleyeceğimiz soruları ve sorunları tartışmaya açabilirsek süreci sınama şansımız olacaktır diye düşünüyorum.
İsterseniz onlardan bizim Türkiye-den erişen bizler adına özel bir celse yapıp yapamayacaklarını ve bunun video kaydını yayınlayıp yayınlamayacaklarını ya da daha ileri ki aşama da bir gözlemci arkadaşı bir celse için aralarına alıp almayacaklarının aramızda bir tartışma konusu olduğunu iletebiliriz.

Hazırladığım metin her türden yeniden düzenleme fikrine açıktır ve bu metni aşağıda paylaşıyorum. Umarım biri el atar- ve yardım eder ve bunu ya da buna benzer bir şeyi çevirip bize iletir ya da bunun dışında daha mantıklı bir metin yazıp bizim için https://cassiopaea.org aracılığıyla gelecekle iletişim kurduğu düşünülen bu grupla umulandan daha mantıklı bir iletişim sağlar ve geliştirir.

saygıyla ve sevgiyle....

-------------

Bizce bu deneyin aldığı olumsuz yakıştırmaların giderilmesi ve veri sürecinin sınanması için yapılması gereken bu grupla etkin bir iletişim sağlanmasıdır.

Belirtilen gruptan Arkady adlı fizikçi 9 Haziran oturumunda ;
"Bu bilgiyi yaymak ve grubu genişletmek için çaba göstermemiz gerektiğini ve dostlar ve dost güçler bulmamız farkettik ama ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz" diyor.
Kasyopya gelecek yanıtlayıcısı cevap olarak ; "Halihazırda sizi izleyen ve gerektiğinde sizinle iletişim kuracak olanlar var, " diyor
Ben buradan ilham aldım.

Bu iletişimi kuracak olanlardan biri de bizler olabiliriz. En azından bu süreci sınayabilir ve öneriler götürebiliriz. Dostlardan birileri de bizler olabiliriz. Benim önerilerim var.

Bu yazıyı nasıl yazmam gerektiğini bilmiyorum.

Peki diyoruz ki; gelecekle ya da kozmolojik olarak çok uzak ben geleceğimiz olan bir yansımayla iletişim kurabiliyoruz ya da kurabiliyorsak bununla ne yapılır, yapılabilir ve yapılmalıdır? ya da dahası bu nasıl sınanır?

(Cevaplayan gelecekteki Kasyopyalı) diyor ki; bu iletişimde ki amacımız varlığımızı kanıtlamak değil ve kanıt gereksiz.
Tamam bunu anladık.

Peki onları kanıt paradoksuna ve tutarsızlığına sokmadan bu iletişim nasıl sınanır? bunu soruyoruz? siz olsanız ne yapardınız? bu soruyu soruyoruz. Biz de sorular götürelim yanıt isteyelim ve sonuçları sınayalım dedik. bunun dışında celse sürecini canlı gözlemlemek sürecin sağlaması sanırım olabilirdi.

Ben bu grupla haberleşilerek ve interaktif, katılımcı bir oturum düzenlenmesini isteyerek hem bu gelecekle iletişim denilen sürecin sorgulanmasını hem de veri alma sürecinin bize gözlemletilmesi ya da eğer Amerika da yaşayan gönüllü bir arkadaş bulabilirsekte tanık gözlemci olarak bu arkadaşın bizim adımıza bir oturuma katılması için bu gruba bir rica iletilmesini öneriyorum. Böylece deney verisi içinde birincil elden tanıt ve gözlem şansı doğacaktır.

-----

(-Not: Arkadaşlar hiç bir zaman iyi bir metin yazarı olduğumu söylemiyorum ve tabi ki bu metin daha iyi kurgulara ve cümlelere her zaman açtır ve açıktır. Öte yandan tüm bu forumda siyasi bilgimin ve ilgimin kıt olacağını zaten belirtmiştim ve siyasi bilinç konusunda düzeltmeler talep etmiştim. O yüzden aşağıdaki içerik derinliğinden yoksun kimi cümlelerimi ve bazen saçmalayan ve şakaya vuran tuhaf arayışımı da es geçelim. Umarım yanlış yazdıklarımın daha iyisini siz bana bildirirsiniz. Anlamadığım kounlarda bir şeyler yazmaya kalktıysam ve saçmaladıysam düzeltelim. ve yukarıda söylenip durduğu gibi siz bana daha iyi sorular ya da buraya daha iyi bir metin önerirseniz tabi ki o önceliklidir. Ben kendimi bu içeriğe sokmaya çalıştığım her konu da söz söylemeye yeterli görmüyorum. buna rağmen bir şeyler karaladım. Cümlelerimin bazıları da tabi ki dikkate mazhar olma ya da düzeltmeye maruz kalma amacı taşır. Metnin buraya bu foruma gelme ve asılma nedenlerinden bir ide aşağıda saçmasapan şeyler yazdığım kimi alanların yerine daha iyi şeyler yazan ve koyan birinin-birilerinin yardımını da almaktır.)

(Metinlerde kullanılacak olan STS -Services To Self ve STO - Services To Others kavramları Kasyopya temelli kavramlardır. Bu kavramlar çift formasyonlu bir varoluşu ifade eder. varoluşsal deneyim biçimi-öznesi olarak STS kavramı bizim varoluş biçimimizi yansıtsa da STO denilen ben tersi bir formasyonu ifade eder. Kavramı yeterince açamıyoruz. Metin bu konu da sınırlı kavram barındırmaktadır. )

(Bir de açıkçası ben, metin genelindeki bir kaç cümle ve paragraf hariç çoğunlukla sağlık sorunları denen bölümdekileri önemsiyorum. Gerisini metni doldurmak ve şişirmek için üretmeye zorladım sadece)

-ÇEVİRİ İÇİN İLETİŞİM TASLAĞI ÖNERMEM-

Subject : Also realize that others are aware of your group and work and will initiate contact when time is right.

Türkiye-den (Arkadya dan) Sevgiler

(Alternatif Selamlar:
Anadolu dan ve Mezopotamya dan tarihsel bir selam ve sevgiler
Hepinize Merhabalar, Laura -Arky ve tüm takım selamlar
(Ya da belirtilen Kasyopyayı sınamak isteyen bir grup adına selamlar) )

Tarihsel Bir Çatlak/Kaçık Adına Büyük Bir bağ olması umudu ile
(ya da Arkadian Skeptic's adına...)

Grubunuzun 9 Haziran 2018 celsesinde deniyor ki; grubunuzun faaliyetlerinden haberdar olan başkaları da var ve sizinle iletişime geçecekler. Umarım bu metnim çevrilir ve biz sizinle iletişime geçmiş oluruz.

Bu metni ilk hazırladığımda, en az 4 ayrı internet forumunda bunu sunarak bir etki tepki üretmeyi ve bu forum üyelerini (en azından bir kısmını) birleştirerek sizinle aktif iletişime geçmeye ikna etmeyi deniyordum.

Biz burada Kasyopya metnini tanıtmak ve onu daha geniş halk kitlelerininin bilgisine ve dikkatine açmak için çaba gösteriyorduk.

Arkadaşlarıma sizin orada yaptığınız işi göstermek istiyorum çünkü bana inanmıyorlar . Arkadaşlarıma sizinle iletişim kurup içimizden bir gözlemciyi oraya temsilci olarak gönderirsek belki buna inanabileceklerini ve bu fikre daha sıcak ve olumlu bakmaları ve bir bir şans vermeleri gerektiğini söyledim. Hem bir celseye gönüllü bir arkadaşımızın aktif olarak katılıp katılmayacağını sizlere sormak hem de buna gönüllü bir arkadaş olup olmayacağını arkadaşlarıma sormak ve iletmek istiyorum.

Burada Türkiye de, yani Arkadya da, Service To Others'ın (STO'nun yani Özgecilik kavramının) sevildiğini ve önem gördüğünü bilmelisiniz.. Özgecilik ve diğerkamlık bizim topraklarımızda ve kültürümüzde değerli bir kavramdır. Burada Tanrıyla ve varoluşla birleşik bir bütün olduğumuzu ve insanın tanrısallığını savunan inançlar ve düşünceler oldukça yaygındır.

Kasyopya metni burada büyük ilgi gördü ve bir çok okuyucu tarafından okundu. Kanallama (chanceling) denilen kavram bizim coğrafyamızda ozanlık vb. adında halk şiirlerinin, deyişlerinin bile dokusuna işlemiş durumda ve bu tip kavrama da aslında yabancı değiliz. Eski kültürlerden beslenen şamanik-folklorik ögelerle birlikte bu tip kavramlara temas eden bir kültürümüz var.

Bizler buraya medeniyetler beşiği diyoruz.
Asya ve Avrupa (Ortadoğu ve Avrupa'nın birleşim ve kesişiminde eski bir uygarlık köprüsü üzerindeyiz. Anadoludan büyük uygarlıklar gelip geçmiştir. Türkiye de internet üzerinden insanların buluştuğu pek çok forum ortamında Kasyopya içeriğinin gelecekle iletişim olarak sunumu yapıldı ve yapılıyor.

Dini, siyasi, felsefi, karşı dinci ve non-teist bir çok forum ortamında ve internet grubunda zor da olsa az biraz tanıtıldınız ve konu olarak işlendiniz.. Bir çok kişiye ayrıca e-postalarla ulaşmayı denedik. Gökte bir uygarlığın milli güvenlik için tehdit unsuru olduğunu ve olabileceğini yazan postaları hükümete göndermeyi bile düşündük. Evet şaka yapmıyoruz.
Sonuçta pek ilgi gördüğümüzü ya da dikkate alındığımızı sanmıyorum ve söyleyemem.. Hoş karşılandığımızı da ama bir denedik...

Ben Kasyopya metninin eski bir okuyucusuyum. Tüm metni bağımsız bir biçimde defalarca taramış ve içsellemiş bir çok okuyucudan biriyim. Bu metni açık olarak gelecekle bağımsız bir iletişim olarak tanıyan, tanıtan, belirten ve bir çok insana açıkça sunmaya girişen bağımsız bir okuyucuyum. Metinle ilgili fikirlerim var

Öncelikle bir kaç soru hakkımız olup olmayacağını da merak ediyoruz. Burada Türkiye de siyasi ve dini karmaşalar bir yana savaştan ve ülkemizin geleceğinden endişe ediyoruz .Karanlıktan endişe ediyoruz. İrana dönmekten korkuyoruz. Eski tip muhafazakarlıktan nefret ediyor ve endişe duyuyoruz. Ülkeden kaçmayı planladığımız bile oluyor.

Ben metinlerle ilgili olarak felsefi ya da toplumsal tabanı olan bir çok teknik döküman ve sunum yöntemi ve tanıtım yazısı vb. içerik geliştirmeyi ve üretmeyi denedik. Kendi çabamızla bu deney verisiyle pek çok şey yapmaya giriştik. Dilinizi bilmeksizin ve anlamaksızın bir translate yardımıyla forumunuza yazmaya bile çalıştım.. Size aşağıdakilere benzer şeyler yazıp bağlamımızı ve folklorik ezgilerimizi sunmayı bile denemiştim.

Özellikle içeriğinizi sunma, tanıtma ve yayma noktasında zorda kaldığımız konuya dirençli arkadaşlarımıza diyoruz ki; Neden o grupla temas kurmuyoruz ve süreci canlı ve aktif bir biçimde sorgulamaya çalışmıyoruz. İletişimlerimizde grubunuzla ve forumunuzla yazışılmasını ve haberleşilmesini de öneriyoruz

Bunun karşı bilim olduğunu düşünenlere Arkady ile yazışmayı ve fikirlerini sormayı öneriyoruz. İnsan düşüncesine ve sıcaklığına temas etmekten başka şansımız yok.

Peki bu noktada bize yardımcı olabilir misiniz?
Bizler süreci kendi içinde doğrulasakta siz kaynağa en yakın yerde duruyorsunuz
Arkadaşlarımız bizi eleştiriyor. Bu metni yaymak için çok çaba gösteriyorsun. Bırakta bulan bulsun. Bu kadar zorlamaya gerek var mı? Bilmiyorum. İçimden gelenler bunlardı. bunun ortak bir şey olduğunu ve henüz yeterince bölüşülemediğini düşünüyorum. Haksız mıyım? Çünkü gelecek herkesin de geleceği sanırım...
Hem Kasyopyalılar demiyorlar mı? Bu iletişimdeki amacımız herkese evrensel önemde bilgiler aktarmak. Sanırım herkes geniş bir tanım.

Burada bu yapıyı önemsiyoruz. Dinsel çıkmaz için onu bir kurtuluş-ferah olarak görüyoruz. Bu yapının önemini farkındayız. Bizce belki de bu olgu ve Kasyopya halk belleksel kurtuluşçuluk beklentisini dolduracak nitelikte bir yenilik.

Gerçekten burada Kasyopya "gelecekle iletişim kurulduğu iddiası" ve "gelecekle iletişim" tanısı ve etiketiyle bir çok insana ulaşmayı denedik. Okuyucu kitlesi sınırlı olsa da aktif 4-5 ayrı internet forumunda iyi ya da kötü bir imajı ve yerleşik içerikte asılı tartışma başlıklar var

Fransa ya gittiğiniz dönem de sizi bu ülkeye davet etmeyi düşünmüştük.

Türkiyede artan cinsel istismarlar ve artan iltica tehdidinden endişe ediyoruz
Gerçekten Türkiye de çok geniş bir okuyucu ve ilgili grubunuz var

Celselere Katılım-Katılımcılık ve Okuyucu Katkısı Sağlamak Üzerine Sesli Düşünme ve Önermeler
Örnek olarak daha fazla tanık ilgisi toplamak için internet aracılığıyla interaktif soru belirlemek gibi çözümler işe yarayabilir mi?
Forum içinde bir Kasyopyalılara sorun bölümü olduğunu biliyorum ancak bu alan üyelik gerektiriyor.
Soruların, en azından bir kısmının ya da belki de büyük çoğunluğunun bir internet sitesi üzerinden kolayca iletilmesi ve belki sonra ziyaretçilerce oylanması vb. gibi çözümler önerilebilir mi ?
Bu insanları işe katılmış ya da sürece daha yakın hissettirebilir mi?
Kasyopyayı ulaşılmaz hissetmemeliler.
Alt ve bağlı forum ağları da bu anlam da çaba gösterebilirlerdi..
Örneğin dünyada tek din Hristiyanlık ve Musevilik değil ve Müslümanlık hakkında hiç soru sorulmamasına bazen içerleniliyor. Soruların yaygınlaştırılması ya da bu tip bir durumun dengelenmesi gerekeceğini düşünüyoruz. Burada daha etkin bir feedback nasıl sağlanabilir?

Fransız ve Amerikan seçimleri soruyorsunuz örneğin. Burada seçimlerimizde çok fazla teknik kargaşa var. Seçimler sonucunda üzgün bir Halk kitlesi var .Mesela seçimlerde bir dolap dönüp dönmediğini bilmek için çıldıranlar var . Erdoğanın asıl amaç ve hedefini onu neyin ve hangi güdünün yönettiğini, kontrolden çıkıp çıkmadığını, neyin ve kimin kontrolü altında olduğunu, ve belki de bu ülke için iltica tehlikesi olup olmadığını ve bunlar için neler yapılabileceğini bilmek istiyorlar.

Tarihsel sorularımız ve önerilerimiz var
Bunların celselerde soru olarak iletilmesini ya da üzerine sesli tartışma yapılmasını önereceğiz

Öncelikle bu içeriğin daha kolay yayılabilmesi için kanallama terimini cazip hale getirebilmenin ve onu bilimsel olarak daha cazip tanımlamanın bir yolu var mı?

Bir viya tahtasıyla ya da fizik bedenle gelecekle haberleşmeyi nasıl bilimsel bir tanıma uygulayabiliriz?

Bu konuda önyargılı olanlara ne söyleyebiliriz?

Services To Others -STO kavramı çok kafa karıştırıyor bunu bilimsel olarak nasıl açabiliriz?

STO kavramı için Ters ben-anti ben, gayrı ben ve ben tersi ve benlik kavramından yoksunluk hatta anti-yarı-ı gibi öneriler getirdik örneğin ama açamıyoruz bunu...
STO kavramı için Çift formasyonlu varoluş örneğini verdik ve tıpkı eril dişil gibi bir ben tersi ve kopuk ve aranan diğer yarım örneğini de sunduk..

-----------------------------

Bazı sorular için yanıtın buna yanıt vermezler olacağını biliyor ve öngörüyoruz sanırım

-Türkiyeye İlişkin Sorunlar-

Birincisi islam dini ve Kuran ın yazılması süreci, bunun kimler tarafından yapıldığı, Muhammed kişiliği, onun yaşayıp yaşamadığı, hangi dilde yazıldığı gibi konular çok merak ediliyor

Suriyeli mülteci yerleştirmesi politikası ile bu ülke de yapılan düzenleme nedir?

Aleviliğin gerçek kökeni nedir?

Aleviliğin gerçek Müslümanlık olabileceği doğru bir sav mı?

Benzer sorular derlerseniz ve iletirseniz sevinirim.

Türk diline ilişkin abartılmış savlar vardır. Damgalar ve Kuzey Avrupaya kadar mezar taşlarında bu dilin izleri bulunduğu ya da Sümerceyle bağı gibi. Türk dilinin kökeni nedir ya da eski dillerin bozulmuş biçimi mi? Köklerini hangi eski dilden alıyor?

Tük ırkı diye bir ırk var mı?

Batacak mıyız ve ekonomik kriz bizi dibe vuracak mı? (Bazılarını şaka olarak alalım.)

"Burada Türkiye de Mersin Tarsus ta gizemli bir kazı yapıldı ve orada altın, eski inciller ve eski mezarlar hatta uzaylı cesedi gibi şeyler bulunduğu iddia ediliyor? bunlar söylenti mi ya da orada ne çıkarıldı?"

Türkiye de Urfa da bir kazı da bulunan Göbeklitepe de kimler yaşamıştı?

Orta Anadoludaki yeraltı kentleri neden ve kimler tarafından inşa edildi?

Gerçekten pek çok bakımdan ikiye ayrılmış biçimde yaşıyoruz bizler. Dini siyasi vb.pek çok gerçekliğimiz taraflara bölünmüş durumda

Burada bir Türk Kürt ulusu sorunumuz var.. Bu ülkenin büyük çatışması ve tarihsel bir yarası. Bir taraf için bu toprak ayrılığı ve bölünme sorunu vb. olarak görülürken diğer taraf için özgürlük ve bağımsızlık ya da ulus devlet ve kimlik mücadelesi biçiminde...

Kürtlerin kökeni nedir?

Kürt dili üzerine çok fazla spekülasyon var bu dilin gerçek kökeni ,dil ailesi nedir?

Toprağın bağrında yetişen özgür insanın ve bireyin büyük bir açıklık ve bilinçlilik taşıdığını düşünmekte haksız mıyız? Bazen onları okuduğumuz da kavrayışsız hissediyoruz gerçekten

Bu yöre insanının az kirlenmişlik ve kapitalizm ile az bağ taşıdığını düşünüyoruz. Bunlarla birlikte yerel doku taşıma ve benzer nedenle bu bölgelerin özel saldırı ve kuşatma altında olacağını düşünmekte haksız mıyız?

Alevilik 3 STO ya da 4 STO nun bir gölgesi, ya da geçmiş bilgeliğin parçası ve izi mi?
ve bu yüzden mi saldırı alıyor?

Burada olanlar Amerikanın istilasında Peru-da olanları mı benziyor yani bir kültür, kültürler ve organik doku ve alt kültür izi mi yokediliyor ve tahrip ediliyor?

Gerçekten Türkiyenin doğusunda yapılan operasyon nedir?

Fırat ve Diclenin gelecekte Ortadoğunun su kaynağı olacağını öngörürsek ya da başka nedenlerle İsrail in burada planları var mı?
İsrailin burada çok fazla toprak aldığı doğru mu?
Bu toprakları neden alıyor

Erdoğan buradaki insanları ikiye bölmüş durumda. Erdoğandan nefret edenler ve erdoğana tapanlar .bunun tarihsel bir çok nedeni var ve eminim bu ülkenin insanının dersleridir ama bu 2B (2,5 B) 3B kaynaşması ile ilgili sorunlar var gibi gözüküyor_
bu 2B sürü dağılacak mı?

Dünyayı nasıl algılıyorlar? Bizim hakkımızdaki fikirleri ne?

Tanrı kavramları neden bu kadar güçlü ya da neyi işaret ediyor

Tanrı kavramlarının nasıl olduğunu ve neyi işaretlediğini gerçekten merak ediyorum
Tanrı kavramları sadece bir karşıt güç mü?

Geçmişte Oktar Babuna adlı bir kanser hastası adına ülkemizden bir kan bağışı kampanyası düzenlenmişti? Bunun üzerine çok fazla komplo teorisi üretildi. Özellikle Karadeniz bölgesinin gen haritasını çıkarmak üzere bu kanların ABD ye gittiği gibi spekülasyonlara tanık olduk. toplanan bu kanlara ne oldu ve bu tip olayların perde arkasında ne aramalıyız? burda bir komplo var mı?

Adnan Oktar ya da bilinen adıyla Harun Yahya adında yarı çatlak bir kişiliğimiz var. Bu kişi bir dönem evrim karşıtı kitapların yazarı olarak biliniyordu ve Türkiye de kadın ve seks pazarlama ve şantaj kasetleri üretme gibi pek çok kirli işe de bulaşmış gözüküyor. Türkiye de kedicik adını verdiği sekiz botokslu kadınla birlikte tuhaf tv programları yapıyordu ve tuhaf bir imaj veriyordu, kendi tv si vardı. Bununla yapılan nedir?
Adnan Oktar ın bağlantısı nedir? Arkasında kimler var?

Fettullah Gülen i biliyorsunuz. Dini bir cemaat örgütlenmesi adı altında devletin yönetimini ele geçirmeyi denediği ve arkasında ABD gibi güçlerin olduğu düşünülüyor. Dinler arası diyalog gibi bir fikrin ve misyonun doğal bir üyesi ve parçasıydı. Dünyanın her yerinde okullar açmışlardı. Küresel örgütlerin ve komploların ya da CIA gibi örgütlerin bu misyonla bağlantısı tartışılmaktadır. Şunu sorabiliriz. Bu kişiler gerçekten safiyane ve iyiniyetle dini bir grubun parçası olmayı mı deneyimliyor. Gerçekten önceden eğitime mi tabi tutuluyorlar ya da ajanlar mı ve bu tip yapılar gerçekten küresel güçlerce mi oluşturulup bu ülkeye enjekte mi ediliyor?

Akdeniz de gerçek bir kasırga oluşabilir mi?

Türkiye de geçmişte bir çok araştırmacı, gazeteci ya da siyasi kimliğin faili meçhul cinayetlere kurban gittiğini söyleyebiliriz.
Kuran karşıtı kitaplar yazan Turan Dursun-u kim öldürdü-?

Burada yine bir tasavvuf geçmişi realitemiz var. Bunları en bilindiği ben hakkım-ben gerçeğim ya da ben tanrıyım dediği için döve döve öldüren Hallac-ı Mansur-dur. Mansurdan sonra Tasavvuf yolunun bozulduğu, korkudan ve baskında örtünmek zorunda kaldığı ve Mansur-un öldürülmesinin ardından Mansurun bir çırpıda söylediği gerçeğin artık tarikatlarda öğrenebilmesi için bir sürü formalite doğduğu söylenir.
Bize tasavvufun nereden esinlendiğini ve köklerini nereden aldığını söyleyebilirler mi?
Ya da şöyle soralım tasavvuf doğudan doğu bilgeliğinden mi esinleniyordu ya da eski okullar ve eski bilgelik ve kaynaklardan mı?
Rumi kimliği ve kişiliği üzerinden yaptığımız yorumlamalar da onun ilahi aşk arayışını cenine dönüş olarak yorumlamamızı nasıl buluyorlar?

--------------------

Diğer Soru ve Öneriler


Felsefi ya da filozofik olarak Anarşizm, Sosyalizm, Komünizm ve Marksizm gibi fikirler Services To Others-STO arayışını mı temsil ediyor?
Belki Nihilizmi de buna ekleyebiliriz?

Ben Marksın en kadar zeki olduğunu ve ne yapmaya çalıştığını ya da daha açık tabirle STO ilhamı alıp almadığını soruyorum

Marks ın kapitalist kavramının 4STS a çok benzediğini düşünüyoruz haksız mıyız_?

Komünizm düşündüğümüz gibi STO nun bozuk bir ideası ve biçimi mi? Yani Marks tıpkı Nietzsche nin üstün insan da yaptığı gibi bu kavramın ipuçlarını ve kavramalarını elde etti ve sonra bunu gerçekliğe eklemlemeye girişirken herşeyi birbirine mi karıştırdı yoksa gerçekten iyi bir sembol ve temsili şablon mu üretti ?

Marks gerçekten büyükçe onurlandırılmalı mı?

Marks gerçekten büyük bir birleştirici mi? ya da birleştirici idi evet ama Marks gerçekte ütopyasının ucunu 4STO ya bağlayamadı değil mi? ya da nasıl geçileceğini bilmiyordu?

Marks alternatif bir gerçekliği bu dünyaya indirmeye ya da uygulamaya girişirken
Yani Marks STO gerçekliğini STS ye mi uyarlamaya çalıştı

Peki Marksın teorisine en eklenmeli ya da çıkarılmalı

Nietzsche ya da Marks ne kadar kanallıyordu ve kanallıyorsa kimi ve neyi?
Örneğin geniş bir toplumsal geleceği ve belleği kanallamak birleştirmek gibi bir şeyden sözedebilir miyiz ya da Marks 4STO a yakın bir olguyu ve gerçekliği ve bilinci kanallıyordu diyebillir miydik?

Onları bazen eleştirsekte işçi arılara ve askerlere ya da bir tür sigortaya benzetmekte haksız mıyız?

Akış kuramı denilendeki akış halinde ne oluyor?

Zamanın durması, kanallama, eşzaman paylaşımı, birleşme vb. hangi kavrama yakın

Brahmanizmin kökeni, kaynağı nedir?

Sanskrit dilini kim ya da kimler oluşturdu bu dilin bir geçerliliği var mı?

Bhavgat Gitayı ya da vedik metinleri ve vedaları kimler yazdı?

Eski Çin tıbbının ve örneğin akupunktur gibi bir geleneğin kaynağı neydi yani vücutta onlarca noktayı nasıl buldular

Bu Sümer tabletlerinde ne yazıyor? İyi okunursa dinleri yıkabilir miydi gerçekten soruyoruz? üzerinde durmak gerekir mi?

İnanna Gılgameş Enkidu üçgeni ve bunun dışında da bir çok mitolojik figür ve hikayeye dair tartışma ve soru önereceğiz

Örneğin Enkidu 3BH ı mı temsil ediyor örn?
İnanna gerçekten tek bir Gılgameş mi arıyor?
İnananın ruhunda biraz Lilith var mı yok mu?
Yoksa o halde İnanna dediğimiz Havva figürüyle mi özdeşiyor

Biz kadın ve erkek yapan nedir?

Adem ve Havva öyküsünü tıpkı Babil gibi ele alıp kadın ve erkek farkı-farklılaşması ve cinsiyetçilik kavramının yerleştirilmesi ve eklenmesi olarak vurgulanması yorumumuz uygun mu?

Cinsiyetçilik üzerine yapılabilecek en iyi çalışma nedir?

Cinsiyetçilik kıskançlık denilen gibi DNA kodonlarına eklenen bir şey mi? Cinsiyetçiliği de tıpkı ense de kıskançlığın gözükmesi gibi bir çıkıntı olarak görebilir miydik?
Cinsiyetçiliği neden bu kadar yoğun hissediyoruz, nasıl anlamıyorum?
Bunun üzerinde ne yapabiliriz?

Bizim 4STS ile olan ilişkimizi insan evcil hayvan ilişkisine benzetmekte haksız mıyız?

Babil öyküsü gerçekte nedir ve ne anlatıyor? Babil de aslında olan neydi?
Peki Babil etkisi diye bir etki var diyelim. Bunu aşmanın en bilindik yolu nedir?
Babil zihinsel manipülasyon ve Haarp dediğimiz gibi mi?

Khmerlilerin sonunu getiren neydi?

Dünyada Matematik, kavrayış becerisi, soyut kavramlar, iletişim becerisi gibi kıstaslarla bir dili öne çıkarmak ve bir iyi dil bulmak istesek bu hangisi olurdu?

Bu arada geçmiş çağlarda örneğin tapınak fahişeliği döneminde cinsel birleşme, cins, cinsellik kadın ve seks algısını ,cinselliğin bu kadar önemsenip önemsenmediğini ve tüm bunların nasıl algılandığını merak ediyoruz.

İnsan ne zamandır tekeşli

Eski mitlerde kadının önemsendiğini hatta rahiplerin kadınların doğurganlığını kıskanarak hayvan derilerinden sahte rahim giyerek insan kurban ettiğini biliyoruz. Cinselliği mi anlamıyorlardı? Kadın tanrıya yakın mı görünüyordu ve çocuklar tanrıdan mı addediliyordu? Buradan yola çıkarak kadının penis hasedi denilen gibi bir rahim hasedi benzerine hatta kadınlık hasedi gibi bir kavrama vardık.
Burada hermafroditlik ya da cinsiyetçilik tersine mi vurgu yapılıyor?

Monoteizm kavramını sahip kavramına yakınlaştırmakta haksız mıyız?
Çoğu zaman aşk ve sevgi arayışını sahip yoksunluğu sendromuna ya da bu yoksunluktan arınma ve özgürlük edinme sürecine yorumlamakta haksız mıyız?

İlahi aşk arayışını rahme-cenine dönüş kompleksine ve bebekliğe eşlememiz hakkında ne düşünüyorlar? .

Kohut ya da Lacan hakkında ne düşünüyorlar?
Örneğin Lacan tam bir kafası karışık mı?

Kohut 2B den kurtuluşu, bireyselleşmeyi ve bireysel kimlik geliştirmeyi ve STS benliğin oluşumunu ve gelişimini mi temsil ediyor_? Narsizmden arınma çabası diyebilir miyiz?
Buraya örneğin sürüden kopma dersek bu nasıl oluyor?
Narsizme en yakın kavram nedir?
Bu teoloji, monoteizm, sahip ya da sürü bilincinden kopma dediğimiz bu narsizmle de bağlantılı mı ve narsizmden de mi kopuşu simgeliyor?
bu değilse
Peki burada nihilizm ve anlamcılık anlam arayışı gibi bir zemine oturuyoruz. burasını STO nun arayışı olarak mı kavramsallaştırmalıyız tam tersine narsizmin yıkılması mı?
Nietzcshenin süreci içe çöküş denen miydi?

Nietzsche nin sıkıntısının kaynağı neydi?
bu STS artan basınç deneyimler ya da STO adayı olmak denilenle ilgili mi?

Nietzsche sahip yoksunluğu sendromu çekiyordu diyebilir miyiz?

STS birleşerek mi STO oluşuyor ya da kendini ters çevirerek. Burada birleşme kavramının önemi var mı?

Evcil hayvanlarımız doğada, doğasından ve toplumlarından kopuklar. Bize bağımlı olarak büyüyorlar
Monoteizmin buna benzer olduğunu düşünüyoruz
Monoteizmin bir tür seçkincilik, ben bilinci, ve bireycilik, ben özelcilik ortaya koyduğunu ve güçlü bir sahip bilinci ve üst varlığa bağım ifade ettiğini özgürlüğü kısıtladığını düşünüyoruz

Bunu nasıl yapılandıracağımızı bilmiyoruz ancak
Doğadaki ya da STS gerçeği denendeki bu sembiyotik varlaşmanın ya da özgürlük yoksunluğunun ,doğadan kopma koparılmanın ,bir yetişkince ve üst varlıkça sahiplenilme bakılma ve fazla korunmanın sonuçta; özgürlük yoksunluğu ,sahip açlığı, kolaycılık, özseçicilik ve narsizm ya da monoteik çelişki gibi durumları beslediğini düşünüyoruz

Eric Fromm-un birbirinin devamı olan Özgürlükten Kaçış, Sevme Sanatı ve Kendini Savunan İnsan gibi eserlerinde yaptığı çözümlemeler üzerinde durulabileceğini düşünüyoruz. Özellikle Eric Fromm-un sevme kavramına bir göz atılması ve romantik aşk ve sevme kavramlarını yorumlayış biçimlerinin irdelenmesinin iyi olacağını da düşünüyoruz

SAĞLIK SORULARI

Fukuokanın buğdaylara-pirinçlere yaptığını insana yapabilir miyiz? Yani insanı özgün biçimde yabanlaştırabilir miyiz?
Uygar yabanlar oalbilir miydik

GAPS diyeti incelemenizi bir celse de konu edinmenizi ve bu diyet üzerine sorular iletmenizi rica edeceğiz.

Örneğin gerçekte bu diyet bir mucize mi? İyi bir açıklama mı_?

Pişmiş et suyu ve kemik suyu bu diyetin merkezini oluşturuyor bu sanıldığı kadar önemli mi ve uzun pişirme önemli mi?

Yoksa çiğ ya da çiğe yakın tüketim daha sağlıklı mı?
Pişmiş beslenme bir ara form mu ve çiğ ya da az pişmişe geçiş için uygun mu?

Yenilen neredeyse her içeriğe et suyu eklemek bir fermantasyon ya da gıda içeriğinde değişim ve enerji artışı bir sonuç doğurur mu_?

Fermente sebzeler önemli mi ve mucize mi?

Ketojenik diyetlerle ilgili uygun karbonhidrat azaltma protokolü nedir ve asgari karbonhidrat tüketim oranı nedir? Kişiden kişiye değişebilir ancak kişi eğer GAPS profiliyse önce GAPS sonra Keto mu yapmalı?

Sıfır karbonhidrat tüketiminin mümkün olup olmayacağını, hangi koşullarda bunun uygun olacağını ve bunun iyi olup olmadığını ,geçiş için nasıl bir süreç yürütülmesi gerektiğini bilmek istiyoruz

Mucize besinler ya da ilaç olarak sunulan propolis, hindistan cevizi yağı, gibi şeyler sorar mısınız?

Örneğin Propolis için uygun tüketim yöntemi ve oranı nedir ağızda çiğnemek mi ya da alkolle çözmek mi? sanıldığı gibi bir süper ilaç ve ecza deposu mu? Uygun oran nedir?

Bipolar Bozuklukla ilgili önerebilecekleri uygun bir tedavi protokolü var mı ve hastalığın ana nedeni nedir?

GAPS ya da ketojenik diyet bu konuda iyi midir?

Bipolar, Şizofreni ,OKB gibi hastalıklarda gerçekten baş aktör bağırsak harabiyeti ya da sanıldığı gibi gluten vb. hassasiyeti midir_? Bu yalnızca ek bir tablo mu?

Aşılar ne kadar kötü bunu bilmek istiyorum?

Bu disleksi, dispraksi, dikkat ve hiperaktivte bozukluğu ve daha sonra bipolar okb ve şizofreni olarak tanımlanan tabloyu aynı ve yakın tablo olarak mı ele almalıyız

Burada kan şekeri önemli mi? İlk önemli olan o mu?

Nöro-toksisite deniyor

Bozulmuş bir insülin metabolizması yeniden düzenlenebilir mi?

Nikotin bu hastalarda gerçekten işe yarayabilir mi ? ayrıca melatonin

burada önemli olan nedir?

melatonini doğal bir içerikten nasıl üretebiliriz bize bitki örneği verebilirler mi?

Nikotini tütün ya da başka içerikten çay vb yoluyla alabilir miyiz bunu önerirler mi?

Bu profile (bipolar,okb şizofreni) uygun bir tedavi protokolü önerebilirler mi?

Erkek ve kadın sünneti üzerine sorular iletilmesini rica edeceğiz
Buradaki travma ya da cinsel psişik vb. sakatlanmanın-saplanmanın boyutu nedir?
Erkek ya da kadın sünnetinin gerçek etkisi nedir? Sonuçları nelerdir?

BDSM olgusunun ve kinky rol playing gibi davranışların gerçek kökenleri nedir? Örneğin 2B ile etkileşimler, 2B den 3B ye geçişler ve alt hafıza
Bu durumarla ilişkin 2B ruhsal yapışma ya da 2B yapışık ruh diye bir kavram var mı? olabilir mi? bu nasıl tanımlanır ve açılır_?
Bu olaylarda rolü var mı? ay da kişinin alt hafızasını bir önceki benliğini mi temsil ediyor?


iş dünyasını tamamen bir bdsm rüyasına ya da cinsel fanteziye benzetmekte haksız mıyız? bu STS denilenin de aslında genel bir tanımı sanırım

Çoğu zaman ve durumda çiftçiliği bizim facebook farmwille oyunlarına benzetiyoruz. İnsanlar programlanmış ay da otomatize olmuş gibiler bunu gördük..

Gerçekten 4b bir karakterin alt oyun figürasyonu gibi olabilir miyiz?
Bu doğru bir yapılandırma mı? bu bizim hayvanlarla olan iletişimize bir biçimde yakın ve benziyor mu?

Eğitim sürecinde itaat ve korku aşılama süreçleri ile dolu ve berbat ve ebevynler buna çanak tutuyor
bunu düşünmekte haksız mıyız?
Çocuklar arasında ilk sosyalleşme de gelişen şeyler var toplumsal mitten ve hafızada korku örnekleri alıyorlar dinsel karmaşalar alıyorlar tüm buna ilişkin ne yapabiliriz

okullar ne yapıyor?

Okulları ve hastaneleri yok et! nasıl slogan
Bunu nasıl yapabiliriz?

Bunu bizim tabirle soracağız. GAPS gerçekten Kapitalizmin köküne vurulmuş iyi bir kazma mı ve çığ gibi ardı geliyor mu?

Okulların gerçekten kötü olduğunu düşünmekte ya da onları gündüz bakımevleri ve toplama kamplarına benzetmekte haksız mıyız?

Hastaneleri mezbahaya ve özellikle toplu çalışılan işyerlerini neredeyse hayvan çiftliklerine benzetmekte haksız mıyız?

Bu arada George Orwell kanallıyor muydu?

Bir çok insandaki sevgi ihtiyacı, sevilme ihtiyacını bir evcil havyanın ilgi alması ve istemesine yakınlaştırıyor ve benzetiyoruz. bu konuyla açılım ya da tartışma ve soru bekliyoruz.

Beni sev beni sev diyen biri için bu sevgi ihtiyacı nasıl giderilir ki?

Cinsel sapma, saplantı ve kastrasyonlar ve fetişlerin doğası çözümlenmesi ve bağımlı fetişlerin giderilmesi üzerine çözümler bekliyoruz.

Örneğin bir cinsel sapma nerde nasıl oluşur ve ilk başlar? Bu tip bir saplantı da en iyi arınma kaçış ya da tedavi yöntemi nedir?

Bu kastrasyonların bazıları gerçekten penisilin, antibiyotik ve aşı hasarları sonrası mı gelişiyor? fiziksel yaralanmalar mı? şiddete mi bağımlı?

Kimi koku fetişizmini Pika Sendromu benzeri olarak özellikle ağır bağırsak hasarları sonucu probiyotik açlığı çekmek sonucunda olsuğunu düşünmekte haksız mıyız?

Aşıların gerçek zararı nedir ve aşılar gerçekten komplo mu?

Gıda katkıları üzerinde zehirlendiğimizi düşünmek aptalca mı?

Gruba Freud, ,Jung ve Eric Fromm çemberinde bir okuma ve soru derleme rica ediyor ve öneriyoruz?

Psikoloji ve çocukluk psikolojik gelişim süreçleri ile ilgili sorular öneriyoruz

Gluten ve kazein gerçekten sanıldığı kadar zararlı mı ve düşman mı bu hassasiyetlerin gerçek oranı nedir? Ya da bağırsak yara aldıktan sonra mı hassas oluyor? Yani GAPS taki geri dönüş protokolü uygun mu? Sonsuza kadar mı terkedilmeliler?

Buğday ve gluten sanıldığı ve söylendiği gibi neredeyse bir biyolojik silaha mı dönüşmüştür?

1940 lar da Rockfeller vakfının buğday genetiği ile çalışamalar yaptığı ve buğdayın genetiğini değiştirdiği iddia ediliyor bu iddia ne kadar doğru ya da gerçekten buğdayın genetiği değiştirildi mi ve bu ne amaçlarla yapıldı?

Bilinmeyen gerçek çöl-yaklı oranı nedir?

Psikolojik hastalık denilenlerin ne kadarı çöl-yak ya da benzeri tablodur?
Peki ; GAPS Psikoloj ve GAPS Fizyoloji. İkisini birleştirelim. Şu an bilinen hastalıkalr ve insan hastalar içinde bu ikisininoranı nedir?
Yeryüzündeki hastalıkların ne kadarı bu ya da buna benzer uygun diyetle tamir edilebilir

Anti-psikiyatri doğru bir tanım mı? kavram mı?

Psikolojik hastalıklar tamamen fiziksel ve fizyolojik olarak ele alınabilir mi? ve iyileştirilebilir mi? Gerçekten

Gıda fermantasyonları gluten ve kazein gibi maddeleri değiştirerek bunların etkisini ve zararını azaltır mı? Doğru pişirme ya da fermantasyon yöntemi ve süresi-süreci nedir?

Sebze içeriğinin besin enerji değerleri artırılabilir mi? Örneğin ısı vermek ve başka yollarla

Besinlere uygulanacak en iyi protokol nedir yani ya da bir gıda enerjilendirme makinesi felan üretebilir miydik?

Mikro dalganın gerçek etkisi nedir? Sanıldığı gibi gerçekten besinleri mahfediyor mu?

Pastörizasyon sonucunda besinlere gerçekte ne oluyor_?

Süt tüketimi gerçekten işe yaramaz mı ve

Arjantin ve Fernando Monkenberg örneğin de gerçekten süt işe yaradı mı?

Ülkemize yirminci yüzyıl ortalarında Amerika tarafından süt tozu verildiğini biliyoruz bunların altında bir art niyet aramalı mıyız?

Bir yan da bunu hayvanlarına bile vermeyip evinin duvarına badana yapanlar bir yanda çocuk felci geçirenler var

Neden bize sürekli süt propagandası yapılıyor
ya da doğru soru neden bize süt sebze ve meyve propagandası yapılıyor ki?

Çocuklarda sütün gerçek etkisi nedir?

Mısır şurubu ve nişastası ve glukoz şuruplarının gerçek etkisi nedir?

Bunlarda üzerinden dönen gerçekten küresel sağlık komploları var mı?

İlaç sanayini ve modern tıbbı gerçekten bir küresel komplo ayağı olarak mı ele almalıyız?

Bize beş on tane sağlıklı ilaç eğer varsa söyleyebilirler mi?

Süt ürünlerin hangi yolla ve biçimle tüketimini öneriyorlar?

Kefir yoğurt ya da lor en iyi biçimleri midir

Etle pişirme de, sebzeler değişime uğruyor mu ya da whey proteinle yapılan gıda fermantasyonları gibi et proteinleri ile sebze içeriği fermente edilebilir mi? Bu besinlerin enerjileri nasıl etkiler ya da ne kadar artırabilir

Gerçekten gıda bulmayanlar var

Bitkisel et gibi bir ürün mümkün mü? Yarı bitki yarı et gibi ya da bu alanda genetik çalışmak ne derece mantıklı_?

Ete eşdeğer ya da yakın besin üretebilir miyiz ya da sebze vb içerikleri ile çalışma yaparak değişik pişirme ya da enerjilendirme ile ete yakın bir ürün üretebilir miyiz

Bize alternatif sürekli tüketim için uygun üç ay da beş bitkisel olumlu sağlıklı yağ kaynağı yağ bitkisi önerebilirler mi?

İnsanlığın yağ sorunu için önerebilecek tanınmayan ya da işlenmeyen ya da kıymeti bilinmeyen yağ bitkisi var mı?

Rafinasyon sürecinde yağa neler oluyor ve rafine yağlar zararlı mı?

Yağdaki önemli kavram omega üç ve altı mı?

Üçlü tirigiserit dediğimiz hindistan cevizinden başka bir içerikte var mı neler. Bu işe yarar bir şey mi?

Kapalı toplumlarda ki geç cinsellik ve sünnet gibi sorunlarla birlikte bir mastürbasyonlaştırma süreci üretiliyor olabilir mi?

GEniş işyerleinde çalışam ile birlikte bunu bizi kafeslerde ve çiftliklerde besledikleri örneğine benzetiyorum bu doğru bir tanım mı?

Açlık üzerine nobel ödülü aldığı söylenen yeni çalışmalar var. Açlık ya da sıfır karbonhidrat protokolü kanser ya da tüm hastalıkların tedavisinde kullanılabilir mi?

Açlıkla ilgili üzerinde durulması gereken nedir? ya da ne kadar yemeden durabiliriz ve mesela asgari ne tüketerek sağlıklı yaşayabiliriz?

Azerbaycan da şifahanelerde otuz güne kadar açlık ve su diyetleri yapıldığını okuyoruz. Bunlar gerçekten ne oranda işe yarıyor_?

İşin aslı yeme ile ilgili gerçek protokol nedir? Hiç yemezsek gerçekten ölmez miyiz_?

Çin de mantra söyleyerek yapılan kanser tedavilerinin bir geçerliliği var mı? Bu konudaki videolar gerçek mi?

sudaki klorun etkisi nedir? Kor gerçekten zararlı ve kanserojen mi? Kanada da sulara permanganat karışması üzerine suların pembe aktığını okumuştuk. Gerçekten permanganant ya da başka alternatif ürünlerle su sterlizasyonu sağlanabilir mi? bu konuda önerilmesi gereken asıl içerik ne olabilir? Yani bize gerçekten su sağlığı için ne önerebilirler bu tüm dünyada önemli bir konu ve sorun

Afrika da pet şişe ile güneşte bekletme yoluyla su sterilizasyonu yapıldığını okuyoruz ve bu can sıkıcı.

Rafine tuz ya da Sodyum klorürün gerçek etkisi nedir? kullanımı zararlı mı ve doğal tuzlar gerçekten sağlıklı mı?

Bir alternatif ya da ek sağlık protokolü olarak abartılan sodyum karbonat gerçekten işe yarıyor mu? Alkali vücut denilen bir saçmalık mı?

Düzenli karbonat kullanmanın bir yararı ya da zararı olur mu?

Colloidal gümüş ve altın kullanımlarının vücuttaki etkisi nedir ya da gerçekten tüm parazitleri felan yokedebilir mi? Antiviral içerikler midir?

Aspirin iyi bir ilaç mı imajımı zedeleniyor

Bentonit kilinin detoks için kullanımı uygun mu? iyi bir içerik mi_?

İşin aslı bağırsak için en iyi detoks ya da yenilenme içeriği ya da protokolü nedir? açlık mı?

ve gerçekten GAPS bir çok sorunu giderebilir mi?
GAPS modern tıbbı tarihe karıştırabilecek güçte mi? bu olur mu gerekten merak ediyorum?
Yani Dr Natasha çanlarına otu tıkadı mı ve canlarına okuyor mu?
Yanılıyor muyuz?

(Ekleyenin iç notu: Natasha burada Türkiye de ilginç bir tabirdir. Bir dönem Rus kadınlarının genel adıdır ve Rusyanın zor kötü dönemlerinde ,ağır ekonomik koşullarında komünizmden sonra ya da Komünizmin zor ve son dönemlerinde bir çok Rus kadın Türkiyeye gelerek ucuza fahişelik yapmıştı ve bunlara Natasha deniyordu ve Natasha ya gitmek diye bir tabir vardı. Şimdi de Araplara pazarlanan Trabzon eyaleti o zamanlar Rus kadınlarını ağırlıyordu. şimdi ise bir benzerini Suriyeli kadınlar örneğinde görüyoruz. Bir çok Suriyeli kadın ikinci eş ve kuma olarak alınıyor)

Etlerin pişirmedeki doğru kavram nedir?

Yani pişirme süresinin artışı olumsuz mu? Gerçekten çiğ et yiyebilir miyiz ve bu sağlıklı mı?

Nenetsler ve kan tüketimi hakkında ne düşünüyorlar? bu eski bir gelenek mi? onları kan tüketmeye iten soğuk mu ve bu bir dayanıklılık sağlıyor mu?

Bu arada tavuk tüketimiyle ilgili çok fazla sorunumuz var. Antibiyotik ile uyumaksızın büyütüldükleri söyleniyor. Bunu gerçekten yemeli miyiz çünkü başka ve alternatif ucuz et bulmakta zorlanıyoruz. Yani bunu yemek ne kadar kötü. Yumurta ve tavuk bu toplumda temel enerji kaynağımız ve protein depomuz. Tavuk tüketimiyle ilgili çok fazla kafakarışıklığımız var. Türkiye de et çok pahalı ve düşük ücretli onu gerçekten alamıyor.

Uzun yaşam için ya da bozulmuş bir genel sağlığı geri kazanmak için bir protokol önerebilirler mi?

Yani açlık ve az yemek gerekten uzun yaşatabilir mi? teorik olarak bunu soruyorum

Sesle tedavi diye bir şey geliştirebilir miydik? örneğin_

Sesin sağaltıcı etkisi nedir?

Güney Afrika da insanlar neden bu kadar mutlu_?


...................

Grubunuzun Kasyopyaya Doğu-dan Arabi dışında kim okunabilir gibi bir sorusu olmuştu.. İşin aslı Arabi, Mansur adlı bir başka gizemciden ve onun ben gerçeğim-ben hakkım ve ben tanrıyım benzeri söyleminden esinlenmiştir. Mansurdan bir çok kişi esinlenmiştir. Burada enel hak olmak diye bir tabir vardır.
Yerleşik Alevi düşüncesinde Tanrı halktır halktadır ve insandadır gibi anlayışlar da mevcut

Ama Mansur gibilerin felsefi ya da gnostik okumaları olmalı ya da eski gizem okullarında kalma şeyler emin değilim. Belki de onları gnostik bilgisinin kökenini bu ekolün daha yetkin bir biçimi olan doğunun advaita vedantası ikiliksiz fikri dir.

Yeterli bir içerik olarak gözükmese de çok ilginç bir içerik ve belki de bir doğrudan kanallama biçimi olarak Maharaj I Am That _Ben Oyum içeriği bu konuda önerilebilir.

Burada Arabi (bir kaçık çatlak ya da delirmiş ve kendini toparlayamamış, uyanışını yüklenememiş ve kendi delüzyonunda kaybolmuş bir adam olarak gözüküyor) ve onun dışında Pir Sultan Abdal büyük birleştirici ve halk ozanı olarak saygı görüyor. Bunun dışında Hacı Bektaş Veli, Ömer Hayyam gibi ozan ve bilgelerimiz var. Yine saygı gören Yunus Emre gibi bir sıcak sevgi kişiliğimiz ve barış ozanımız var. Farabi gibi filozofların tarihimizde izleri var..

Burada ozanlık, dervişlik dediğimiz kültürler yaygındır. Ozanlık, Abdallık dediğimiz kültür Şaman ve Kam kavramı gibidir ve kanallama -conduit- dediğimiz olaya çok yakın bir paraleldedir.. Halk deyişlerimiz ve zengin bir deyiş kültürümüz vardır.. İşin aslı Alevi bektaşilik (Alawism) dediğimiz yolda ve kültte Service to Others kavramı izleri olduğunu düşünüyoruz. Bu kavramı eski gnostik bilgiyle harmanlanmış ve Zerdüştlükle ve bir çok eski inançla kaynaşan geçmişin izlerini taşıyan bir kültürel miras olarak görüyoruz.

Parmenides'in doğa üzerine adlı şiiri nin bir celse de özellikle incelemesini ya da grupça tartışılmasını önereceğiz

Ayrıca Michael Newton-un eserleri ve ölüm ötesine ilişkin hipnoz kayıtları da celselerinizde hiç işlenmedi sanıyorum.

Elliott Dalga Prensibi hakkında bir okuma ve araştırmaya ne dersiniz? oldukça STS ilhamı var gibi

Öneriyoruz. Er-Tarihe Karşı, Leviathan'a Karşı
Fredy Perlman

Cassiopaean org portalın ana düzeninin oradaki tanıtım içeriği ve yazısının değiştirilmesi hakkında fikirlerimiz olacak. Oranın portallaştırılması ve cazip hale getirilmesi hatta yeni alan adları düşünülmesi gibi çözümler de önereceğiz. Çünkü bir tanıtım yazısı hazırladığımızda ana portal olarak orayı linklemek zorunda kalıyoruz. Portal ne kadar geniş bir içerik ağ ve siyasi bilinç ve derinlik-bağlantı işaret ederse o kadar zenginleşiriz kanaatindeyiz. Herşeye rağmen ilk etapta bu işin üzerindeki sır perdesini aralamaya ya da okült metafizik ve mistik eylem imajını silmeye bunu beklenmesi kbir sonuç, deneysellik ve özgür bilim olarak, geleceğin bilimi tanımlamaya çabalıyoruz bizler de..Gelecekle konuşmayı büyük ve abartı bir kavram olarak işaretliyoruz... .Bence binlerce okuyucusunun bunun gelecekle bir iletişim ve bağ olduğunu doğruladığı ve benimsediği fikri de mutlaka belirtilebilir ve tanıtım yazısına eklenebilir. Forum ağı genişliği ve ayrı dillere çevrilmesi, gönül veren okuyucu kitlesi, bağışlarla ayakta duran bir yapı olması, gönüllük ve çıkar beklemem örgütlenmesi olması, hiç bir siyasi ve din misyon taşımaması, geniş ve yayın bir siyasi-sosyal ağ kaynaşma ve haber alma yayma ,bilgileşme ve iletişim bilinci taşıyan bir sosyolojik yapı olduğu eklenebilir oraya. 24 yıl sonra geldiğimiz noktayı değerlendirebilir ve bir özeleştiri yapabiliriz.

Tanıtım metninizde Arabi'nin adı geçiyor. Belki size yeni ve başka isimler de önerebiliriz. Belki Nietzsche ve Marks gibi. Neden olmasın dünyada incilden sonra en çok satan kitabın kapital olduğunu ve bir çok anket ve araştırma da onun binyılın düşünürü seçildiğini biliyoruz. Bir gizemci olmayabilir ancak yeni fikirlerin mucididir ve dünyaya yön ve umut veren bir düşünürdür. Hem Kasyopyalılar ruhsal bir çalışmanın ilerleyebilmesi için içinde yaşanılan gerçekliğin sıkıca kavranması gerekir demiyor mu?
İşin aslı binyılın düşünürü olan ve modern tarihi etkilemiş bir düşünür hakkında hiç soru olmaması tuhaf değil mi?

Ben içeriğinizi (Kasyopya söyleşilerini) özgürlükçüler, marksistler ve değişik görüşlerden insanlara sunmaya giriştim ve bu yapı da gelecekle iletişim kurulduğu ve bu iletişimin tüm insanlık adına önemli olabileceğini belirttim. Kendimce içerikte bahsedilen Services to Others ilkesini ve yolunu Marksist ilkelerle buluşturmaya ve örtüştürmeye bile giriştim. Bunu ve bu fikri insanlara sundum..

Bir celse de; Gruplar onlar için açılan STO (Service to Others) yolunu izlerlerse rahat edecekler diyor. ve biz bu kavrama en yakın kavram olarak Anarşizm, Sosyalizm ve Komünizm gibi kavramalarında kesişiminde yer alan "Özgecilik" kavramını ve yolunu buluyoruz. Hiç komünist Manifestoyu ya da Haklılar ya da Doğrular Birliği Manifestosunu okudunuz mu? Halihazırda grubun bir yolu var mı?

O portala farklı dillerden çeviri uğraşı veren alanların ve içeriklerin linklerinin bağlanmasını ve yaygın bir ağ görüntüsü vermesini önerebilirdik.

Gurdjeff ölümden çekinen bir materyalist ilan edildi hala orda duruyor. Arabiyi biz bir kaçık ilan ettik. Tanıtım yazısı ve içeriği belki de baştan yazılmalı. Olayı süslü ve felsefi, filozofik ya da fizik bilim tabanlı göstermeye çalışan, bu ikisi örtüştürmeye çalışan siyasi bir polemik gibi yazılmış o süslü metin ve dalga serisi yerine göze batan ve ilik sarsan çap çarpıcı bir giriş fena olmazdı.

Bir kere yazı çok çekimser ve çekinik. Biz gelecekle iletişim kurduğumuza inanıyoruz ve bunu büyük insanlık ve bütün insanlık için önemli görüyor ve güç birleştirmeye inanıyoruz, desteklerinizi ve yorumlarınızı bekliyoruz önermesine benzer bir iç metin neden olmasındı...Tanıtım yazısı gerçekten çekingen bulunuyor

Portalın adını değiştirmeye ne dersiniz ya da forum içeriğini ve düzenini

belki bir anket açılabilir

Lauranın Paleo Hristiyan bir şaman olarak betimlenmesi bizi ne kadar zora sokuyor bilseniz. orayı linkliyoruz ve bunu yukarıda görür görmez okuyucu subjektif bariyerlerle kaçıyor, okumuyor bile orayı

Neden Laura bir cosmic mind kardeşliği birimi üyesi değil sadece
ya da quantum future takım üyesi değil
Evreni tek-yalnız başına mı kurtarmak istiyorsun Laura?

bunu yani Kasyopyayı sadeleşmiş bir kitaba dönüştürmeyi önerdim. Neden bir best seller olmasın?

Bu arada ilk yıllardaki celse dizimlerinin arasına ya da özellikle başlangıç bölümüne özellikle deney sürecinin oturması ve çift taraflı dengesi ve anlaşmasını gerektiren ilk yıllarda çok fazla bireysel ve subjektif hata ve yanlış algılama olduğu ve olabileceği celselerin ilerleyen yıllarda daha düzenli ve güvenli bir veri trafiği sunduğu, okuyucuları ilk yılları okumaktan çekinmemesi İsa diye birinin yaşayıp yaşamadığına dair on yıllar sonra celselerde yeni açılımlar yapıldığı gibi notlar eklenebilir mi? Özellikle İsa konusunun işlendiği celseye bir not düşülmesini mutlaka öneriyoruz

Belki her celsenin altına kısa yorumlar eklenebilir mi? bilmiyorum. Celseler özellikle Bob Lazar-ın uzaylıların insan bedenlerini taşıyıcı olarak kullanması fikriyle açılıyor. ve burada İngilizce konteyner kavramı kullanıyor. Biz bu kavrama dilimizde karşılık aradık ancak bulamadık

Kimi soru tabanınız sevilmiyor ya da alternatif okuyucu yönlendirmesi için bizi zora sokuyor. Örneğin kristal gibi şeylerle uğraş sevilmeyebiliyor. Bunları da belirtmek isteriz.
New Age bir tarikat yakıştırmasından arındırarak bu metni sunuyoruz

Dünyada 100 lerce ülke var ve hepsinin sorunları var

Amerikanın işgalinde katledilen bizon ve yerli sayısını her zaman örnek veriyoruz bizler
Belki de o günü şartlarında tüm dünyayı besleyebilecek kadar
ve dünyanın her yerinden her yerine hayvan ve gen transferleri gibi ütopik düşüncelerimiz var. Geyikleri antilopları ya da somon yumurtalarını dünyanın her yerine taşımak böylece özgür et bulmak. Bu tartıştığımız bir konudur. Yırtıcı olmayan Avrupa dağlarında örneğin Afrikalı yaban hayvanları da otlayabilir
İnsanlar bunu ekolojik bularak sebzeye dönüşten sözediyor

Bizi kardeş insanlar olarak görmenizi umarım. Burada insanlar dost canlısı ve misafirperverdir. Yabancı konukları özellikle çok severler. Kötü bir imajımız da var biliyorum ancak Anadolu köyleri ve insanı yine de topraksoyludur ve doğacanlıdır. İnsan sevgisi topraklarımızda önemli değerli bir kavram. Başınız sıkışırsa buradayız. Burada dostlarınız olacağını bilmenizi isterim.Türkiye de sizin için her zaman yer var ve dostluk olacak. Başınız sıkışırsa bizi bulun ve Türkiye ye ilticayı da düşünüp değerlendirebilirsiniz.

Burada köyler korunaklıdır şüpheniz olmasın ve Ortadoğudan oldukça uzak serbest köyler ve alanlar, yaşanacak yerler var

Burda göz kararı diye bir öykü var.
Ve burada duruma Fransız kalmak diye bir tabir var

Öneriyoruz- Self Made Man

Sanırım Şafağı getirenlerin son bölümünde Kızılderili terleme çadırı dönme egzersizi iler birlikte anılıyorsu yanılıyor muyuz? bunun bir önemi var mı?

Aşağıdaki alıntı üzerine önemle sizinle iletişim ve irtibat denenmiştir.

------------

Alıntı:

(Ark) Maybe if I would ask here one question that is on my mind and that is related: My general idea or one of my first principles is whenever you are kind of being attacked or whenever you get depressed because of difficulties, then my idea is use it as an opportunity to EXPAND and to go beyond the present boundaries. Within present boundaries, the forces or whatever recognize how to push you. So you have to go beyond the boundaries to start something new so it will take time for the evil forces to say, "Oh, well, old method doesn't work anymore. We have to invent something new." So, I was thinking about how can we expand because we are kind of too long at the same place. So, I was thinking about asking are there any others similar groups or organizations in the universe that we can try kind of connecting with - not necessarily openly - but to join forces with so we are not alone? So we can grow in a sense like a tree with roots going in different directions. Should we do something active to find so to say "friendly" forces? And which way?

A: Be open to such activity but also realize that some things are already planned and awaiting execution.

Q: (L) Yeah. There are things I need to be doing. I just haven't been able to do them since I've been sick, injured, and so upset about so many things including the state of the world. So, getting ready and being able to do these things is probably part of the expansion because those were plans for expansion.

A: Also realize that others are aware of your group and work and will initiate contact when time is right.

9 Haziran 2018 Celsesinden bir Alıntı

------------

Arkadya gruptan , Arkadian Skeptic's ten sevgiler

Erişim İçin Çevirenin ya da İletenin Mail Adresi

"ictenlik"
26-11-2018, 23:24
Arkadaşlar ilk sayfadaki linkler kırık olduğu için içerik linki yenilenmiştir

https://drive.google.com/file/d/0B15T6kLK7WgrVlNZODFBczRKd0pyMTc0YjhLM0psdkdVYkxn/edit
https://drive.google.com/file/d/1mqox8bBN4X2I5_QmpoGoXwAN8QT6_AZj/view

Bir de rica ediyorum

'Ontoloji' denilenle öyle ya da böyle ilgili ve ilintiliysek bu şeyi başka şey sanmayı bırakmanın tam sırası
Bu içeriği yabana atmayın ,varoluşlarız....
Bu içeriğin altına tuhaf şeyler yazmak (yok o değildir kedidir kedi gibi ... yok değil başka şey-dir gibi) ilginç. Ontolojik bir hatırlatma....
Rica ediyorum
ve ontoloji ifadesinin temas ettiği şey ile ilgiliysek/ilintiliysek rica ediyorum.. yeniden...saygılar....
Öyle ya da böyle lanse etmek zorunda değiliz.
Ontoloj ile ilgiliysek bir bakmakta fayda var demekte hafif kalır.. Bizi bilgi yüküne sokacaktır...

ne yazılabileceğini bilmiyorum bilmiyoruz ancak biz biliyoruz ki gerçeğin ortasında duran bu yapı kült bir bilgi-bilgilendirme içeriği ..
neden var bilmiyoruz...
ya da felsefe taşı değerinde ki mi diyelim diyelim bu şey umulanı aşan,beklenmediki aşan bilgi bilgilendirme ve gerçek-gerçeklik izi taşıyor.... bu neden bilmiyoruz...
kavrayışa ilişkin umulmadık done ..okuyanın da başı bela da okumayanın da....
bu nasıl oldu bilmiyoruz
saygılar....

Felâsife
27-11-2018, 01:28
S: (L) Bunlar dünyaya neden oluyor?
C: Karma.
S: (L) Ne tür bir karma bunu getirebilir?
C: Atlantis.
S: (L) Atlantisliler bunların başımıza gelmesine neden olacak ne yaptılar?
C: Şu anda bunu yanıtlayamayız.
S: (L) Bizi ne koruyabilir?
C: Bilgi.
S: (L) Bu bilgiyi nasıl elde edeceğiz?
C: Şu anda bu kaynaktan size veriliyor.
S: (L) Ne tür bir bilgiyi kast ediyorsunuz?
C: Bu bilgiye sahipsiniz.

Bir şeyler yapıyor görünüp, aslında hiç bir şey yapmamak, tamda böyle bir şey olsa gerek. :D

"ictenlik"
27-11-2018, 15:03
Dediğim gibi linkleri yeniledim ve dediğim gibi ontoloji ilintisi ya da ontoloji ile bağı olanlara okuma önerildi. Ordaki kavram da öneri ya da önerme, diğeri de ontoloji ile bağ,bağlılık, bağlam..

---

Dediğim gibi bilgi üzerine çabası ve eğilimi olan-a ve ben felsefe/bilgi ile ilgiliyim/(buna/bunlara) eğilimliyim diyene önerildi..(/-okuma önerildi...)

Dediğim gibi bağlam farkı olana değil...

Dediğim gibi önerilen de okunmadan başkası değil...

Felâsife
27-11-2018, 16:40
Linkleri okuyan adam fikrini beyan etmeyecekse, okuma önermesinin, okuyan üstünde ki ne etkisi ne olacak ki?

Oku ama fikir beyan etme, sadece oku!
Bu anlamsız.

"Bizim oğlan bina okur, döner döner yine okur!"

"ictenlik"
27-11-2018, 20:22
Aşçı olsam Morina balığını önersem bir aşçı ya da aşçı adayı Ha ben yedim sevmedim gibi bir şeyden bahsetse gibi bir durum ve ikilem.
Pişirme üzerine idi önermem..
Sanırım; Ben Morina balığı pişirmem/pişiremem gibi bir önermeyle de ikileme sokulamam
Ya da Morina balığı yemek değildir gibi önermeler..
Ben Morina balığını yemek olarak görmüyorum ya da yemekten saymıyorum gibi önermeleri ise anlıyoruz...

Dağcı olduğumu varsayalım ve Himalayalara dağcıysanız bir seyahat önerebilirim sanırım...

İçeriği -cidden- ontoloji uğraşı olanlara öneriyoruz.bu kadar

Linkleri okuyan adam fikrini beyan etmeyecekse"
önermesi ise pişmiş ya da alternatif pişmiş/pişirilmiş bir Morina balığı servis edilip edilmeyeceği (tattırılıp tattrılmaycağı) ile ilişkili...

"ictenlik"
16-01-2019, 04:23
SUNUM

"Nuh kavmini uyarmıştı ya da hikaye böyle anlatılıyor/(lanse ve temsil ediliyor).
Dişiliğiniz, kişiliğiniz, insanlığınız, erkekliğiniz ve erekleriniz, geleceğiniz ve geçmişiniz ve hür vicdanınız, herşeyinizi becertiyorsunuz, becertmiyor musunuz?"
"Sonuçta kendi türünüzü, her açıdan, beceriyorsunuz. Hikaye bunu anlatıyor olamaz mı?
Cinsiyetçiliği bir tarafa bırakırsak kim kimi beceriyor?
Becerikli bir tür yani? Tür olmayı ve insan olmayı mı yani beceriyor?
Becerikli ve becerici ve becerme konusunda becergen bir türle -kendi- türümüzle karşı karşıyayız.
Oldukça becerikliyiz. Becerdiklerimiz ve daha da becerecekler-i-miz de var-dır tabi.

FORUMA/OKUYUCUYA NOT

Burada, bu başlığa konu olan, "Kasyopya Deneyi" adı verilen bu metni, biz (yine bize göre gayet safiyane, insanca duygularla ve çabalarla birlikte ya da birlikte yaşamanın ve varolmanın sorumluluğu ve sorunluluğuyla da birlikte) kamuya, kamu yöneticilerine ve daha fazla insana duyurmak ve ulaştırmak üzerine zaman zaman fikir yürütüyoruz (ve girişimler de bulunuyoruz). Aşağıdaki yazım (ve ulaştırım da) böylesi bir dönemde gelişmektedir.

Bu metni sunuş/yayış gerekçe ve fikirlerimizden bir tanesi de bu metnin "Ulusal Güvenlik Sorunu ve Önemliliği" etiketi taşıdığı önermesidir ve bu önermeyle birlikte Kamu otoritelerine ve Haber kurumlarına, siyasi partiler vb. ne zaman zaman mailler iletmekteyiz.
Buna benzer bir denemeyi yeniden değerlendirirken, bir gün bunun hem umursanıp hem de içeriği inceleyen iyi ellere ve hedefine ulaşacağından emin olmak ve bunu bilmek için ve daha etkili bir girişimini üretmek istiyoruz. Bu konu da yardıma ve desteğe ihtiyacımız olduğunu kabul ediyoruz ve buna açığız.

Forum ve okuyucudan birincil ricamız tabi ki, her zaman ki gibi, öncelikle aşağıdaki metnin redaksiyou, yani metnin okunabilir, ilgi çeker ve tepki görür bir görünüme sokulabilmesi ve sonra ise (sunulan içerikle hiç ilgilenilmese, sevilmese ve ihtimal verilmese bile) insansal/kamusal empatik bir bağ kurularak anonim maillere çeşitli mail adreslerine gönderimi konusunda her türden destek ve yardımcı olunmasıdır. Bir süre sonra spam flood etiketleri gibi sorunlar var. Tek bir elden ve adresten tabi ki bu dağıtılamaz ve bireysel çabayı ve bireysel istenci aşan bir üründür. Bu nedenle değişik mail adresleri ve konu etiketleri ve başlıkları kullanılarak benzer mailin zamanla ilgili mail adreslerine gönderilmesi konusunda destek rica ediyoruz. (ya da yazım ekinde sunulabilecek olan yazarın geçmiş blog adresinden yayımlayabileceği bir mail listesinden de yararlanılabilir.

(Bach "G Minor"- (arranged by Luo Ni, Piano Tiles 2)

GİRİŞ YA DA İLGİLİ MAİL TASLAĞI

Cumhurbaşkanlığı/Devlet Başkanlığı Kamuoyu ve Habercilere Açık Mektup

Bizlerden çok uzak bir gelecekle ya da bizden farklı zaman mekan biriminde varolan iyiniyetli dünyadışı bilinçli varlık formlarıyla iletişim kurulduğunu söyleyen aşağıdaki içeriği zaman zaman dikkate sunuyoruz ve bunu internet kanalıyla da ilgili görülebilecek erişim adreslerine (ve maillere de) ,kamusal sorumluluk duygusuyla, birlikte iletiyoruz.

Bu gönderimi ve sunumu yapmamızın birden çok nedeni olmakla birlikte; şu an aklımıza gelen en önemli nedenleri; bunun insanlık adına yeni ve farklı bilgiler içermesi, bildiğimiz bir çok şeye olağanüstü derece de zıt yeni ve farklı kavramlar içermesi , insanlığın tarihsel kafakarışıklığına ve bugününe ilişkin hassas veriler ya da bunların ön ipuçlarını barındırması ve içeriğin (okuyucuları olan bizler tarafından) insanlık tarihi ve belleği adına çok önemli bulunması ve görülmesidir. Adeta tabiri caizse insanlığın bilgi konusundaki kafakarşıklığına da bir neşter vuruyor. Öte yandan bizden çok uzak bir bilinç ya da gelecekle ve iyicil-barışçıl dünyadışı bilinçli varlıklarla haberleşildiği önsayıldığında tüm bu açıklamalara gerek kalmıyor ve okumak/okutmak önem kazanıyor diyebiliriz.

Bu gönderimi ve sunumu yapmamızın birden çok nedeni olmakla birlikte; asıl önemli nedenlerden bir ide buna tepkisiz ve ilgisiz kalmama sorumluluğu ve hissidir.

(Vivaldi : La Follia)

Neden insanlar ya da özellikle hükümet bilmeli?

Güçlü bir toplum topluluk olmak isteyeceksek ve istiyorsak ama
Aşağıda anlatacaklarımız nedeniyle

Bu metin (Kasyopya Deneyi denilen) temel de ne-ler içeriyor. Ve neden milli bilgi içerir..milli sorundur sence?

Evren/varlık-lar alemi, sonsuz (sayıda ve biçimde) evrimleşmiş (zeki) canlı formu ile doludur. Bu bağlam da insanın da kendinden daha gelişmiş zeki canlı formlarıyla geçmiş dönemler de etkileşimleri ve temasları olmuştur. Bunlar bilgi alışverişi ve bize biraz uygarlık bilgi ve bilim transferi , teknoloji ve sanal bilgi transferi ve bir ölçüde tanrılar tiranlar öyküsü, dış uzaydan korkma, bilinmezlik hissi, varlık korkusu, yıkıcılık vb. bir çok form da yansımaktadır . Bu anlamda bu içerik, insanlığın bilindik dış uzaydaki dünyadışı gelişmiş bir tür diyeceğimiz bizlere göre oldukça yıkıcı , hatta kendi rahatını ve konforunu düşünen ve bundan başkasını umursamayan kolonici ve istilacı bir varlık ve tür diyeceğimiz bir türle de, karşılaştığını söylemektedir. İnsan türüne gökten gelip uygarlık bahşetmiştir.

Belirtilen uygarlık çok gelişmiş yüksek teknolojilerle ve bilgiyle donanmış insanüstü gelişmiş-evrimleşmiş bir uygardır ve insanüstü bir formdadır. Belirtilen mistik ve gnostik hikayelere bakacak olursak kendilerine gökteki bilinmeyen demonsal varlıklar ,demiurgeler ya da göksel tiranlar gibi yakıştırmalar yapmak hiçte fena ve yanlışta olmazdı. İnsanlığı evrendeki/uzaydaki bilindik doğal içerikten, gerçekten soyutlayarak ve yalıtarak adeta matriks filmindeki gibi kendi içeriğine çekmiş ya da kontrolü ve denetimi altında almış ya da almaktadır. Ya da bunu gerçekten denemektedir. Gerçeğimizi bilinmeyen yollar ve teknolojilerle oldukça sıkı denetlemektedir. Geçmişte türümüz üzerinde bir çok genetik deney yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. Süreç, tıpkı bizim hayvanları doğal ortamında bile kontrol etmemiz hatta kolonize etmemiz ve gözlem/kontrol altında tutmamız ya da doğal ortamından koparıp onlara bir içhayat ve yeni kolay gerçek ve evcillik/uygarlık ara geçişi vermemiz gibidir.

Bu gelişmiş ırk (GöktekiKele) hem genetik deneyleri ve hem de kendi beslenme, gelişme, refah sürdürme ve enerji ihtiyaçlarına yönelik olarak (yani tıpkı insanın hayvana yaptığı benzeri) insana ve onun gerçeğine müdahalesini sürdürmektedir. Amacı kendi türünü yaşatmak, yükseltmek ve refahlaştırmak ve bunun için bir insan türünü alt tür olarak kolonize edip köle ya da alt uygar yaratmak ve sonuçta insan türünü kontrol edilebilir köleler olarak kılmaktır/(himaye ve fetihtir). Gökteki bu uygar (GöktekiKele) insan türünü kendi istediği biçimde manipüle etmek ve köleleştirmek üzerine her türden faaliyeti sürdürür ve bu konuda bizlerin iyiniyet algısına göre de asla iyiniyetli değildir. Tek amacı sonucu kendi refahıdır. Başka bir şeyi umursamz ya da asla gözü görmez. İçerik bunu böylece önemle belirtmektedir. Hiç bir iyiniyet ya da iletişim/anlaşım girişimi aramak boşunadır.
Bize göre iyi varlıklar değildir ancak kendi seviyesinde kim iyi ki. Biz iyi miyiz? Kendi istilacılığımızı bir yana koyarsak bilinmeyen göksel kardeşin istilacığını belki çözümleyebilirdik.
Bu hikayeyi anlamak için her yere medeniyet ve kolonizasyon ve birlikte sömürü götüren Uzak Batı örneğini de ele alabiliriz. Demokasi götüren ama savaş götüren kimdi? Kızılderilileri ve Siyah Irkı onlar uygarlaştırmadı mı? modernize etmedi mi?
Belirtilen uygarlıkla (Göktekikele ile) insanlığın geçmiş çağlarda iletişimi olmuş bu başlangıçta veri teknoloji ve uygarlık transferi yani matematik ve geometri ve bilim öğretimi ve teknoloji harikaları göstererek göz boyama kılığında başlamış ve kimi uygarlıklara belirli teknolojik aygıtlar verilmesi gibi süreçler yaşanmıştır. Hikayelerimizin kontrolünü geçmiş kitaplarınızdan yapınız. . Ancak çok geçmeden gerçek anlaşılmıştır ya da daha sonra korku ile göz korkutma ve sindirme aşamasına geçilmiştir.. Antik kitaplarımız 4 metrelik türlerin dünyaya geldiği ya da tanrı çocukları denilenin insanla melezlendiği gibi efsanelerle doludur. Bunları genetik deneylere yorabiliriz. Ancak nasıl olduğunu tam bilmediğimiz ve ya da muhtemelen insanlığın bağımsız bir refah ve güç istencinin ve teknoloji arayışının bir yansıması ya da bu varlık seviyesine çıkması ay da kendisine önerilen pozisyonun dışına çıkma isteminin yani gelişim isteminin doğal bir sonucu olarak ve sunulan metnin de bunun detaylarını tam içermediği bir biçimde insanlığa korku, güç ve itaat salmak ve aşılamak üzere kimi insan kentleri birden uzaydan güçle elektromanyetik etkiler ya da bilinmeyen güçlü teknoloji ve silahlar kullanılarak yıkıldığına adeta küle dönüştürüldüğüne tanık oluyoruz. (Lut'un karasının buzdan/külden ya da tuzdan bir heykel olması ya da duman olması ve buharlaşması işte) İşte bu yıkımdan bugünkü modern efsaneleri ve mitleri ve korku karanlık dolu dinleri çıkmıştır ve türemiştir

İşte tam bu durumdaki insanlık'ın hali ve bunun şoku i bugün İbrahimi dinler dediklerimizi tetiklemiş üretmiş ve türetmiştir.. Evleri kentleri yıkılmış varını yoğunu kaybetmiş bu insanlar/insanlık üzerine yayılan dehşet ve korku ile efsane beslenmiştir. İnsanlığın böyle bir durumda belleğini toparlamasının binyıllar alabileceğini söylemek yanlış olmazdı. Ancak kaynağın insanlık hafıza bankasında artık yer etmesine ve geniş kitleler erişimine ve dinleri neski gücü ve önemi yitiriyor olması gibi bir çok yoruma da bakarak artık şunu söyleyebiliriz. İnsanlık bu tarihsel amneziden uyanıyor ay da çıkış için bir yol arıyor.

Mili savunma ve milli güvenlik bilgisi içerdiğini söylüyoruz çünkü belirtilen süreçler ve kontrol devam etmektedir.

İsrail ABD gibi gibi kimi ülkelere sürecin kısmen ya da dolaylı da olsa da hem neferleri hem farkındalar ya da gizli ve örtük olarak bir teknoloji ve yönetim işbirliği görünümünde "Göktekikelenin" tahakkümü ve onlar üzerine egemenliği-baskısı vardır. Ya da belirtilen ajanlar (ki bunlar ABD ve İsrail oluyor) bu uygarlığın kontrolünde/denetiminde ister istemez güç temelli aracın olmaktadır. Bu kaçınılmaz yadsınamaz bir süreçtir. Gerçeğin örtülmesi sürecine de katkı da bulunurlar. Bilim vb süreçleri manipüle ederler. Metnini okunması yerinde olacaktır. Tü mbunları açıklaycaktır. Ne kadar analtsak azdır.

Yani sonuç olarak bilinmeyen bir üst türce İnsanlık kolonize, teknolojize edilmiş ve uygarlaştırılmıştır
Uygarlık transferi gerçekleşmiştir.
Uygarlaşma/uygarlaştırma denilen zaten daha önce uygarlık kurulmuş bir başka topluluğun ve varlığın kendi gerçeğin koparılma ve başka bir uygarın içeriğine çekilme ve etkileşme anlamı taşır.

(İlahlar benzeri söylemlerin bir çoğu ve bir kısmi geçmişte insanlık ile iletişim kurmuş bu varlıklara yöneliktir..

Yine metnin tabiriyle binyıllar önce çölde yaşayan bir türken gökten gelip teknoloji harikaları gösterseler ne düşünürdük.

Kutsal metin denilen efsaneler bu gözle yeniden okunduğunda tüm gerçeklik bütün çıplaklığıyla zaten göz kırpmakta/ortaya çıkmaktadır. Ulusal düzeyde kamuoyuna duyrulur.

Devlet düzeyinde bilinmelidir. Bilinmesinin önem/önemli olacağını öngörüyoruz. Küresel aktörlerin oyuncağı ve yemi olunmak istenmiyorsa…

Son sonuçta;
İnsanlığın henüz anlayamayacağı teknolojilerle tıpkı Matriks filmindeki gibi uzaydan denetleniyoruz

Fiziksel olarak genetik yemleriz, kodlarız. Kendi kontrolümüz maalesef pekte elimizde değil. Kader bu...

İçeriğin baştan sona okunup-akabinde realitenin dürüst ve objektif incelemesi tüm açıklamayı ve bu içeriğin açıklamasını ve ya da sonucunu ise kendi sağlayacaktır. Başka bir şey demeye gerek olacağını ise sanmıyoruz…

SON NOTLAR;

Ben kendi adıma 2013 yılından bu yana ateistforum macerasından başlayan bir serüvenle birlikte bunu internet ortamında yaymayı ve sunmayı kendime neredeyse ödev/görev edindim çünkü hayatım ve tüm yaşantım bu okumalar ve onların şokuna bağlı bir bir çıkmaza girmişti. Şimdi de zaman zaman aynı çıkmazı deneyimliyorum ve süreci değiştirmek adına başka bildiğim yol yok. Bu benim üzerimde baskı hissettiğim üzerimde ağır ve aşılmaz baskı hissettiğim dönemlerde tekrarladığım bir yol.. Başkalarını Rahatsız etmeli ya da rahatsız etme adına ve pahasına da olsa susmamalıyım..

Daha önce de bu gibi konular için kamusal mail adresleri toparlanması ya da mail gönderimine yardımcı olunması gibi yardımlar istedim. Yine istiyorum. Bir de her nasıl oluyorsa her ne zaman bunu yazıma girişsem ya da bu işe girişsem hayatımda bir bulanıklık evresi oluyor ve çoğu zaman laflarımı toparlayamıyorum. Yazım içeriğinin sadeleşmesi ve okunabilir kılığa geçişi içinde her zaman yardım istedim. Yani ben bunu nasıl yazarsam okunur.

Emin olun, Bimerden Cimerden bile (eğer dikkate alınacağını bilsem) kendi kimliğinle bu girişimi sürdürür ve yapardım. Diğer durumda deli olarak etiketlenmek ve umursanmamak için mi bunu yapayım…

Bir mahşer var mı bilmiyorum, sanmıyorum ama biz mahşeri buraya kurduk. Şimdi benden bizden davacı olacak olan varsa bunu okusun-demedi demesin…. Demedi demesinde (yeter) ne derse desin neye nasıl inanır güvenirse güvensin…

Demedi denmesinde ne derlerse desinler…
"Demedi demesinler ne derlerse desinler"

Hatırlarsanız Nuh ta kavmini uyarıyordu. Benim gemim yok…. Kaldı ki ulaşacak sesim yok….

Bize bu metni yayma konusunda tersini söyleyen herkese ve herşeye rağmen kendi çap ve çabamızda suskun değiliz bir şeyler denedik. Bir Nuh un kavmine ulaşması ve erişmesi düzeyinde bir sonuca biz açız..

Hükümet bilmeli benim şimdilik başka ülkem yok o halde ...bilmeliler….

Kim olurlarsa olsunlar neye inanırlarsa inansınlar vazgeçmeyeceğimz ya da vazgeçmemeliyiz.

Kaldı ki şunu düşünün ABD İsraile kafa tutmak gözdağı vermek ekonomik kazanç isteniyor mu? Bu içerikte var. İçerik bunu sağlıyor.. Bunun ve bilginini ifşası tehdidi ile daha niceleri sağlanabilir…

Kaldı ki Uzay Ajansı kurulmuş ve kuruluyor teknoloji ileri gidecek ne bulunacak…. Rusya ile işbirliği yapılmasını bu anlamda (teknolojik bilgisel) önerebilirdik

..Rusya ve İran ile….
Ulaştıysak Rusyayla bir istişare edin deneyin fikir sorun
Böyle bir söylenti var kabili

Eğer benim Cumburbaşkanım ya da devlet başkanım olunacaksa ki toplumsal bağ içerir, bağlam içerir ya da olmakta isteniyorsa bunu/beni duymalı çünkü birey birey toplanıp/toplanıp toplumu elde ediyoruz. Toplamda mıyım? Toplum da mıyım? Beni atanı ben de atar beni dışlayanı dışlarım. Burada içlendiniz. Benim içlememi soruyorum ve benim içlenmem deneni de

Hurmalarla haber gönderemem. İlgililer dosyayı koymalı ve çalışmalı…

Ölene kadar/dek -araftayız…

Peki bilin de susun duyun da görmezden gelin bana ne ve bana kimse demedi demeyiniz…

Geçmiş Kayıtlar/kayıtlarım internet ortamında ve ortamlarında yineliyorum. Cumhurbaşkanlığı başbakanlık akparti gibi kurumlara da ait erişilebilir bulabildiğimiz her mail adresine daha önce de benzer bilgilendirme yapılmıştır ve bu tekrar edecek. Kimse bunu yapmadığımı ve denemediğimi bir gün söylemesin. Gövdemi de götürsem sonuçta ciddiye almazlar değil mi?

Mail koordinasyonu olarak şunu yapıyoruz yüzlerce mail bir arada ve bunun içinde karma olarak resmi kurum ve haber kurumları gibi yerler var...

Ben kimseye done, kayıt, kanıt sağlamak zorunda değilim kendime sağlıyor muyum?

Eğer bir kamu görevlisi beni okuyorsa neden raporlamıyor.
5 yıldır bunu yazıyoruz. İçeriğin kendi bağımsız sunulduğu alanlar var. Sonuçta kamusal..

İslam için açık net tehdittir ve en büyük tehdittir bunu okuyorsanız raporlayınız.

Bir haberci neden haber yapmıyor. Haber olma değeri her açıdan var ne yazık ki var fazlasıyla var
Şarlatanlar diye haber yapsınlar kabulüz. İçerik cassiopaean.org u linklesin de içerik ne olursa olsun. Yeni nesil şarlatanlık ve yayılan gizli din vb başlığı ile haberleştirin tepki çekmez kimse bir şey diyemez..
cassiopaean.org'un tekil ziyaretçi sayısını inceleyin...

Mit te özel bir birim kurulması ve devlet başkanının birincil düzeyde bilgisi olması
Rusya ile haberleşilmesi ve şöyle benzer idenemsini uamrdık...
Böyle bir şey varsa ve buna dair elimzide ikna edici bir şeylerde varsa;
Bu korkunç gerçekle biz ülke olarak yüzleşmeye hazırız. bunun benzerinin bilgi ve açıklanmasına hazır ve açık oalcaklarını ülke olarak buna karşı ve bilgi paylaşımına karşı son derece ılımlı olduklarını ve geçişken bir islam üretme ya da islamdaki karanlık konuları yenileme ve bu konuda halka bilgi verme konusunda iyi bilgilenirlerse açık olabileceklerini vb. söyleseler ya....


Etiketler;
Cumhurbaşkanı Recep tayyip erdoğan ekonomik çöküş geçim sıkıntısı işsizlik elektrik faturası asgari ücret vatandaş

Linkler;

Notlar, Okumaya Başlamadan Önce
https://drive.google.com/open?id=1AEvGGbpZywcRZr_DaQ_Qt29iyisJ-taU
(Bu metnin oldukça düzeltme gerektirdiğini biliyor ve anlıyoruz..)

WORD ve PDF Formatında Türkçe Çeviriler
https://drive.google.com/file/d/0B15T6kLK7WgrVlNZODFBczRKd0pyMTc0YjhLM0psdkdVYkxn/edit
https://drive.google.com/file/d/1mqox8bBN4X2I5_QmpoGoXwAN8QT6_AZj/view

İngilizce Metinler
https://cassiopaea.org/forum/threads/cassiopaean-session-transcripts-by-date.13581/

Web Siteleri
https://tr.cassiopaea.org
https://cassiopaea.org
https://cassiopaea.org/forum/

"ictenlik"
30-01-2019, 20:06
Aşağıdaki linkte sunulan mail adreslerine ekteki metin tarafımızdan postalanmış olup kamuoyunun bilgisine sunulur..

https://parlaktili.blogspot.com/2019/01/30012019-tarihli-kasyopya-maili_30.html

İletilen Mailimiz;

---

Cumhurbaşkanlığı/Devlet Başkanlığı Kamuoyu ve Habercilere Açık Mektup

Bizlerden çok uzak bir noktada ve gelecekte varolan iyiniyetli dünyadışı bilinçli varlık formlarıyla iletişim kurulduğunu söyleyen aşağıdaki içeriği zaman zaman dikkate sunuyor ve bunu internet kanalıyla da ilgili görülebilecek erişim adreslerine (ve maillere de) ,kamusal sorumluluk duygusuyla ve bilinciyle birlikte belirli aralıklarla yineleyerek iletiyoruz.

Bu da açıkçası bu iletim ve tekrar çağrılardan biridir.
Bu gönderimi yapmamızın en önemli nedeni; bunun insanlık adına önemli bilgiler içermesidir. Öte yandan bizden çok uzak bir zamandaki bilinçli, iyicil-barışçıl varlıklar diyebileceğimiz varlıklarla haberleşildiği düşünüldüğünde aşağıdaki açıklamalara gerek kalmıyor ve içeriği bir an önce okumak/okutmak önem kazanıyor diyebiliriz.

Metnin sonunda okuma linklerimizi bulabilirdiniz..

Bu metinde ne-ler var?

Evren, sonsuz (sayıda ve biçimde) evrimleşmiş (zeki) canlı formu ile doludur. Bu anlam da insan da kendinden zeki canlı formlarıyla etkileşmiştir. Bunlar bize, bilgi alışverişi ve uygarlık, bilim ve teknoloji transferi ya da tanrılar tiranlar öyküsü, dış uzaydan korkma, bilinmezlik hissi, yıkıcılık gibi bir çok form da yansımaktadır . Bu anlamda sunulan bu içerik, insanlığın bilindik dış uzaydaki dünyadışı gelişmiş bir türle, hatta bizlere göre oldukça yıkıcı kendi konfor rahatı dışında bir şey düşünmeyen kolonici ve istilacı bir türle, karşılaştığını söylemektedir.

Belirtilen uygarlık çok gelişmiş yüksek teknolojilerle donanmış insanüstü gelişmiş bir uygarlıktır. Onlar hakkında, kimi tarih ve din kitaplarında tanrı, mistik ve gnostik hikayelerde gökteki bilinmeyen demonsal varlıklar ya da göksel tiranlar gibi yakıştırmalar yapılmıştır.
İnsanlığı adeta matriks filmindeki gibi denetimi altına almaya çalışmaktadır. Gerçeğimizi bilinmeyen yollar ve teknolojilerle oldukça sıkıca gözetlemektedir. Geçmişte türümüz üzerinde bir çok genetik deney yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. Süreç, tıpkı bizim hayvanları doğal ortamında kontrol etmemiz hatta gerekirse kolonize etmemiz ve gözlem/kontrol altında tutmamız gibidir.

Bu gelişmiş ırk hem genetik deneyleri ve hem de kendi beslenme, gelişme, refah ve enerji ihtiyaçlarına yönelik olarak (yani tıpkı insanın hayvana yaptığı benzeri) insana ve onun gerçeğine müdahale etmektedir. Amacı kendi türünü yaşatmak ve refahlaştırmak ve bunun için bir insan türünü alt tür olarak kolonize edip sonuçta kontrol edilebilir köleler kılmaktır. Gökteki bu uygarlık insan türünü kendi istediği biçimde manipüle etmek ve köleleştirmek üzerine her türden faaliyeti sürdürür ve bu konuda bizlerin iyiniyet algısına göre de iyiniyetli değildir. İçerik bunu önemle belirtmektedir. İyiniyet ya da iletişim/anlaşım girişimi aramak boşunadır.

Bize göre iyi varlıklar değildir ancak kendi seviyesinde kim iyi ki. Biz iyi miyiz? Kendi istilacılığımızı bir yana koyarsak bilinmeyen gökselin istilacığını belki çözümleyebilirdik.
Bu hikayeyi anlamak için her yere medeniyet ve kolonizasyon ve birlikte sömürü götüren Uzak Batı örneğini de ele alabiliriz. Demokasi götüren ama savaş götüren kimdi? Kızılderilileri ve Siyah uygarlaştıran ve sözde modernleştiren kimdi?

Belirtilen uygarlıkla insanlığın geçmiş çağlarda iletişimi olmuştur. Bu başlangıçta bizlere, veri, teknoloji ve uygarlık transferi yani matematik, geometri ve bilim öğretimi, teknoloji harikaları göstererek göz boyama kılığında yansımış ve kimi uygarlıklara belirli teknolojik aygıtlar (ahit sandığı denen vb.) verilmesi gibi süreçler yaşanmıştır. Hikayelerimizin kontrolünü geçmiş kitaplarınızdan yapınız. . Ancak çok geçmeden gerçek anlaşılmıştır ya da daha sonra korku ile göz korkutma ve sindirme aşamasına geçilmiştir.. Antik kitaplarımız 4 metrelik türlerin dünyaya geldiği ya da tanrı çocukları denilenin insanla melezlendiği gibi efsanelerle doludur. Bunları genetik deneylere yorabiliriz. Ancak daha sonra nasıl olduğunu tam bilmediğimiz (metnin de bunun detaylarını tam içermediği) bir biçimde insanlığa korku salınması ve güç ve itaat aşılamak üzere kimi insan kentlerinin uzaydan elektromanyetik etkiler ya da bilinmeyen güçlü teknoloji ve silahlar kullanılarak yıkılmasına ve adeta küle dönüştürülmesine tanık oluyoruz. (Lut'un karasının tuzdan bir heykel ya da duman olması ve buharlaşması.) Daha fazlasını metinden takip edebiliriz. İşte bu yıkımlardan bugünün modern efsaneleri ve mitleri beslenmiş ve korku karanlık dolu dinler çıkmıştır ve türemiştir
Metin bizlere bunu anlatmaktadır.
İşte tam bu durumdaki insanlık'ın hali ve bunun şoku hem bugün İbrahimi dinler dediklerimizi tetiklemiş üretmiş hem de başka bir çok korku ve efsaneye sebep olmuştur.. Evleri kentleri yıkılmış, varını yoğunu kaybetmiş bu insanlar üzerine yayılan dehşet ve korku ile efsaneler beslenmiştir.
İnsanlığın böyle bir durumda belleğini toparlamasının binyıllar alabileceğini söylemek yanlış olmazdı. Ancak sunulan kaynağın insanlık hafıza bankasında artık yer etmesine ve geniş kitlelere erişimine ve dinlerin eski gücü ve önemi yitiriyor olması gibi bir çok duruma bakarak artık şunu söyleyebiliriz. İnsanlık bu tarihsel amneziden uyanmak üzere ya da çıkış için bir yol arıyor.

Mili savunma ve milli güvenlik bilgisi içerdiğini söylüyoruz Çünkü konu ciddidir/elzemdir. Gerçekçidir. Gerçekten de gerçektir. Sahidir..

İsrail ABD gibi gibi kimi ülkeler, sürecin kısmen ya da dolaylı da olsa da hem zorunlu aracıları-aktörleri ve işbirlikçileri hem de farkındalar. Gizli ve örtük olarak, bir teknoloji ve yönetim işbirliği görünümünde belirtilen gökteki uygarlığın bu yapılar üzerinde tahakkümü ve egemenliği ve baskısı vardır. Ya da belirtilen ajanlar (ki bunlar ABD ve İsrail oluyor) bu uygarlığın kontrolüne ister istemez güç temelli aracı olmaktadır. Bu kaçınılmaz yadsınamaz bir süreçtir. Gerçeğin örtülmesi sürecine de katkı da bulunurlar. Bilim vb süreçleri manipüle ederler. Metnini okunması yerinde olacaktır. Tüm bunları açıklayacaktır. Ne kadar anlatsak azdır.

Yani sonuç olarak bilinmeyen bir tür tarafından İnsanlık hem kolonize, teknolojize edilmiş hem de uygarlaştırılmıştır. Genetik yapısı oldukça değiştirilmiştir ve bu onlar için kolaydır.

(İlahlar benzeri söylemlerin bir çoğu ve bir kısmi geçmişte insanlık ile iletişim kurmuş bu varlıklara yöneliktir..

Yine metnin tabiriyle; Bizler binyıllar önce çölde yaşarken gökten gelip teknoloji harikaları gösterseler ne düşünürdük.

Kutsal metin denilen efsaneler bu gözle yeniden okunduğunda tüm gerçeklik bütün çıplaklığıyla zaten göz kırpmakta/ortaya çıkmaktadır.

Ulusal düzeyde kamuoyuna duyrulur.

Devlet düzeyinde bilinmelidir. Bilinmesinin önem/önemli olacağını öngörüyoruz. Küresel aktörlerin oyuncağı ve yemi olmak ya da gökteki bir şey tarafından sömürülmekte istemiyoruz.

Son sonuçta;
İnsanlığın henüz anlayamayacağı teknolojilerle tıpkı Matriks filmindeki gibi uzaydan denetleniyoruz.

Fiziksel olarak genetik yemleriz, kodlarız. Kendi kontrolümüz maalesef pekte elimizde değil. Kader bu...

İçeriğin baştan sona okunup-akabinde realitenin dürüst ve objektif incelemesi tüm açıklamayı ve bu içeriğin açıklamasını ve ya da sonucunu ise kendi sağlayacaktır. Başka bir şey demeye gerek olacağını ise sanmıyoruz…

SON NOTLAR;

Devlet düzeyinde Rusya ve İran gibi ülkelerle buna yönelik bilgisel iletişim kurulmasını öneriyoruz ya da bunun çağrısını yapıyoruz.. Korunmak, bilmek ve güven duymak istiyoruz.
--

Bir haberci neden haber yapmıyor.
Bu haber değil mi? Sen susuyor musun? uyuyor musun? Yarın çocuklarının yüzüne nasıl bakacaksın? Ya diğer insanların?
Bunu sana göndermişken

Haber olma değeri her açıdan var. Ne yazık ki var. Fazlasıyla var.
Şarlatanlar diye haber yapsın/yapsınlar kabulüz.
Adını sanını geçirin yeter!
İçerik cassiopaean.org u linklesin de içinde ne olursa olsun ve ne yazarsa yazsın.
Yani; yeni nesil şarlatanlık ve yayılan gizli din vb. başlığı ile ya da işinize geleceği herhangi bir biçimde ama lütfen haberleştirin. Tepki çekmez kimse bir şey diyemez.
İnsanlık nezdinde, kamuoyu ve toplumsal vicdan karşısında hem aracı hem sorumlusunuz.
Yani sizlerin rasyonel görevinizdir bu..

cassiopaean.org'un tekil ziyaretçi sayısını inceleyin..
Dediklerimi yabana atmayın aman ha! Ben insan yavrusuyum seni ısırmam.. Seni ve onu korumaya çalışıyorum. Beni dinle!
Din min palavra bunlar yeter artık! Bıktık! Kurtulun şundan Halkça!
Kurtulun ve Özgürleşin! Bağımsızlaşın!!

MİT, Genel Kurmay ve Savunma Bakanlığı aracılığıyla özel bir birim kurulması ve mutlaka ama mutlaka araştırılması devlet başkanının birincil düzeyde bilgisi olması çok özel talebimiz..

Duyulmuyorsa göze sokacağız. Başka yollarını arayıp bulacağız. Uyumuyoruz ve Susmuyoruz.
Uyumayacağız susmayacağız.

Rusya ile haberleşilmesi elzem ve şöyle benzeri denmesini umardık..
Üstteki gibi bir duyum edindik.
Böyle bir şey varsa ve buna dair elinizde ikna edici bir şeyler de varsa lütfen bize de uzatın. İnsanlık namına hazırız. İnsanız-kardeşleriz.
Varsa böylesi korkunç bir gerçekle biz ülke olarak yüzleşmeye hazırız. Bnudan kaçmayacağız.
Bunun benzeri bir bilgi ve açıklanmasına hazır ve açık olacaklarını, ülke olarak buna karşı ve bilgi paylaşımına karşı son derece ılımlı ve olumlu olduklarını ve dini bir islam ülkesi oldukları için de yeterli done ve fikir alışverişi olduğunda halka karşı islamdaki karanlık konuları köreltme ve giderme noktasında açık olabileceklerini vb. söylemeliler.

Ne yazdığımı yazıldığını ben biliyorum, bildiriyoruz, bildirdik
Ne okuduğunu sen dinle öğren-bilgilen artık.
Sana/size kalmış.. Kamuoyuona duyrulur

Halka açık forumlar ve internet adreslerinde bu maillerin sizlere gönderildiğine ve tepkisizliğinize dair de halka ifşa ediliyorsunuz

Etiketler;
Cumhurbaşkanı Recep tayyip erdoğan, ekonomik çöküş, geçim sıkıntısı, işsizlik, elektrik faturası, asgari ücret, vatandaş

Linkler;

Notlar, Okumaya Başlamadan Önce
https://drive.google.com/file/d/1AEvGGbpZywcRZr_DaQ_Qt29iyisJ-taU/view
(Bu metnin oldukça düzeltme gerektirdiğini biliyor ve anlıyoruz ancak şu an elimizde bu var.)

WORD ve PDF Formatında Türkçe Çeviriler
https://drive.google.com/file/d/0B15T6kLK7WgrVlNZODFBczRKd0pyMTc0YjhLM0psdkdVYkxn/edit
https://drive.google.com/file/d/1mqox8bBN4X2I5_QmpoGoXwAN8QT6_AZj/view

İngilizce Metinler
https://cassiopaea.org/forum/threads/cassiopaean-session-transcripts-by-date.13581/

Web Siteleri
https://tr.cassiopaea.org
https://cassiopaea.org
https://cassiopaea.org/forum/

"ictenlik"
31-01-2019, 00:55
İletilen Metin ya da İleride İletilmesi Düşünülen Mail Taslağı;

Sessiz Kalmayın! Lütfen duyarsız kalmayalım...

Bu mailler (bir üstteki maile ithafen) sonuç alıncaya dek tıpkı "Asla Pes Etme" (Esaretin Bedeli) filminde ki mektup gönderimi gibi her gün her hafta ya da her ay güncel yeni mail adresleri ve yepyeni sürekli değişen güncel metin içerikleri ile tekrarlanacak ve onlarca internet forumundan da bu çağrının yapıldığı mutlaka duyurulacak ve yayınlanacaktır..

Aşağıda foruma özel bir not bulabilirsiniz...

Mail gönderimi ile ilgili yine internet forumlarından çağrılar ve yardım talepleri yapılmış/iletilmiş olup er-geç olumlu sonuç alınacak ve mail gönderici sayısı ve okuyucu sayısı da artan hızlarla üstel katlarla mutlaka artacaktır. Buna inanıyoruz, bu konuda duyarlı insanlara ve okuyuculara mutlak olarak güvenebileceğimizi biliyoruz.

Bu siber bir savaş değildir.
Biz mutlak haklıyız, yolumuzdan dönmeyeceğiz. Haklı taleplerimiz dinlenene kadar, toplumunuzu, dininizi, devletinizi-törenizi, diyanetinizi ve toplumsal bekanızı esir eden körelten diğer herşeyi de (bilindik doktrin, argümanlar ve ideolojilerinizi ) ve tüm diğer esaretinizi yıkmak, kırmak, değiştirmek,köreltmek ve sizi gerekirse zorla özgür istençleştirme pahasına durmayacağız, susmayacağız.
Bunu bilesiniz. Buna emin olabilirsiniz.
Bizce şimdilik susun ve bizi bir dinleyin.

Bu senin çocuğunun ve gelecek nesillerinin de bir çağrısı ve erdemidir.
Bize ise şimdilik Özgürler Platformu adı verilebilir sanıyorum.

Biz herkesten yardım talep ediyoruz.
Bilginin eriştirilmesi anlamında...
Mail gönderimi, kamusal ve ilgili mail adresi derlenmesi ve tarafımıza ulaştırılması ya da kamu ilgillerine her hangi türden bizzat vb. erişim/iletişim ve bilgilendirme talebi vb. yardımımızı iletiyoruz.

Gün vicdan günü, dostluk ve dayanışma günü, kardeşlik ve bir olma günü….
Dayanın dayanışın, devleşin, birleşin ve kardeş olun..
Dostluk baki bu gökkubbe de esen kalın..

Sivil çağrıdır
Sivil taleptir
Daha da yetmezse ve gerekiyorsa, sıkıyorsa ve yani bize ve bizlere ve bunları ileten ilgililere bir tehdit ve gözdağı varsa bu anlamda duyulmuyor dinlenmiyorsakta ileri de bir Sivil İsyan ve Ayaklanma çağrısıdır

Sivil yardım, dost çağrısıdır esasen ama

Kamuoyuna açık mektup çağrı ve bildirim

Yeni mail adreslerimiz ve artan yeni maillerimiz yolda!

Sivil Dayanışma çağrısıdır

-Mail taslak sonu-

@
Özgürler Platformu
Susmayanlar Platformu
Emek Platformu
Sivil Gazetecilik ve Habercilik Platformu
Sivil Emek Dayanışma Platformu
@sivildayanak @sivildayanisma @sivilgazhaber

Talepler'e İlişkin Ön Açıklama

Gökteki Denilen'e İlişkin olanlar

- İnsan kaçırmaya, genetik manipülasyon deneylerine son verilecek..
- Gerçek fiziksel referanslarla görüşme ve işbirliği, yüz yüze görüşme tanışam ve dostlaşma talep ediyoruz..
İnsanla genetik bir ortaklık, genetik geçiş kaynaşması kurulmak isteniyorsa fiziksel temsilci gönderin ve ayrıntıları bir görüşelim. Bu iş nasıl olur? bakalım da olur mu değil mi?

- Bilinç (yaşam deneyim kalıbı ya da bunun örüntüsü ve hafızası benzeri) kalıbı klonlanması ya da kişiye özgü manyetik alan kalıbı vb. klonlaması ve bunun incelenmesi ve sonra kişiye özgü benzer kalıp klonun üzerinde yeniden uyarlamalar yapılarak bunun kişiye geri özdeştirilmesi ve kişiye bunun eklemlenmeye zorlanması vb. yoluyla yapılan tüm açık etki, (kaçırma, alıkoyma vb. de) müdahalelere de derhal bir son verin...
-Kısaca; fiziksel, bilinç örüntüsel, zihinsel tüm etki müdahale ve kaçırmaları derhal durdurun...

- İnsan üzerinden fiziki ya da duygusal olarak beslenmek, tek besin ve enerji kaynağı referansınız ise bunu bize bir açıklayın ve gelin bir düşünelim, karar verelim bakalım bu konu da sizler için de neler yapabilirdik.
Örneğin bunun ölülerimiz ve ölü bedenleri üzerinden insanlarla açık uyum işbirliği, görüşme ve bunun anlaşması bilinci vb. ile sağlanması gibi çözümler değerlendirilebilirdi sanıyorum....

- Uzayda ya da atmosferimiz dışında bizlerden duyusal, duygusal enerji topladığı ve hortumladığı varsayılan enerji battaniyesi ve örtüsü derhal durdurulacak..
ya da manipülatif enerji haricindeki doğal enerji kaynaklarını, insan işbirliği ile hiç bir dış tehdit ve zorlama olmadan üretilebilen doğal enerji uygunsa bunu kullanacaksınız
Yani insan duygularını sömürmeye, ek enerji ihtiyacına bir son verin. Nesillerinizi bu konu da açıkça uyarın ve bilgilendirin.
İnsanın hiçbir manipülatif faktör içermeden ürettiği doğal dalgaları kullanabiliyorsanız kullanın. Ya da bunu bir görüşelim/değerlendirelim önce...

(Geçmiş geçmiştir ve geçmişte kaldı...)

Yoksa karşınızda (gelecekte) bizi apaçık bunları size yedirirken ve nesillerimi bunları korurken bulacaksınız..

Dünyaya Talepler

Adam olun yeter!

Savaşa, kavgaya, kaosa ve fitneye bir son verin (adamım!) insanca yaşayın ve bölüşün haberleşin, kaynaşın ve dost kalın, esen kalın!

--

Foruma Özel Not'a

Forum Uyanmalı

Bu yazılacaklar şaka değil
Etkisini bilmiyoruz
Her türden güvenlik önleminizi alınız.

Metin eşzamanlı olarak en az 7 forum ve 1 de blog da yayınlanıyor olacak. İhtiyaç duyulursa tarihsel kopyaları arayın ve çoğaltın.

Metnin yazarı olarak metni ben de ummuyordum
Özetle; bu metin, duyumsamacı, sensualist ya da sezgici/çağrışımsal ya da açıklanmayan vb. diyebileceğimiz bir biçimde (içsel sanı ve ses-sanrısal duyuş vb. dieybileceğimiz bir biçimde) derlenip, yazılıp geliştirilmiştir. Yazar beyanı değildir...

Bu yazılan yapılan insan oğlu (insan nesli) adınadır.
İnsanoğlu adıan özellikel yazılmıştır ve yapılmıştır, kaleme alınmıştır. bir denenmiştir.

Okuyacaklarınız tarihsel bir şaka yada komplo değil hazır olun/kalın. Böyle bir şeye hazır değildiniz biliyorum, muhtemelen yazar üzerinden oluşan bilinmeyen baskı ya da ölüm tehdidi ve ya da bunun korkusu ya da başka bilinmeyen umulmayan beklenmedik tehdit, irritasyon ve baskı algısı üzerine üretilmiştir ve bunları açıkça yazıyoruz.

Korunmalıyım, korunmalıyız ve ya da korkuyorum ya da baskı duyuyorum
Ve bunları yazıyoruz

bu kadar saygılar ve sevgiler!

ilahimasal
31-01-2019, 01:21
Uydurtu , bir tek ben mi yoksa forumdakilerin tamamı mı bir şey anlamıyor bilemedim.

Gelecekle iletişim kurulması bana göre saçma bir düşünce , sizin için önemli ve inanılabilir olabilir.


Hani duyarlı olalım falan deniyor ya ! Neye duyarlı olalım. Bu konuya inanmaya mı ?


Açık söyliyim ben bişey anlamıyorum.

Bizimde anlayacağımız sade bir dilde mesele nedir kısaca anladığınızı bizede anlatabilimisiniz.

Anlayalım ki bizde duyarlı olalım.

Felâsife
31-01-2019, 03:34
Son sonuçta;
İnsanlığın henüz anlayamayacağı teknolojilerle tıpkı Matriks filmindeki gibi uzaydan denetleniyoruz.

Fiziksel olarak genetik yemleriz, kodlarız. Kendi kontrolümüz maalesef pekte elimizde değil. Kader bu...

Şimdiye kadar uzaydan denetleniyorsak, genetik yemsek, kontrolümüzde pek elimizde değilse, o zaman bir problemde yoktur.
Şimdiye kadar bir problem olmamış, madem kadermiş bu, bundan sonra niye olsun? Sonrası da kader olacaksa, sıkıntı niye?

Zaten bundan sonra oluşacak problemde anca hayrımıza olur, zira şimdiye kadar ki tablo hiç iyi bir tablo değilmiş madem.

Hasılı kafaya takılacak bir şey değil bu, hata bunları fısıldayanlara şöyle de denebilir, "Git kendin uyar, yeter beni kullandığın!" da denebilir.

"ictenlik"
31-01-2019, 10:57
Uydurtu , bir tek ben mi yoksa forumdakilerin tamamı mı bir şey anlamıyor bilemedim.

Gelecekle iletişim kurulması bana göre saçma bir düşünce , sizin için önemli ve inanılabilir olabilir.

Hani duyarlı olalım falan deniyor ya ! Neye duyarlı olalım. Bu konuya inanmaya mı ?

Açık söyliyim ben bişey anlamıyorum.

Bizimde anlayacağımız sade bir dilde mesele nedir kısaca anladığınızı bizede anlatabilimisiniz.

Anlayalım ki bizde duyarlı olalım.

Gerçekten ne deneceğini bilmiyorum

Gelecekle iletişim kurulması bana göre saçma bir düşünce , sizin için önemli ve inanılabilir olabilir..

Ne yazmam gerektiğini bilmiyorum çünkü gelecekle iletişim kurulması hakkında fikriniz yok ve ters bir şey yazıp bunun bilgilendirmesini yapma şansını yanlış yazılan ifadeler nedeniyle kaybetmekte istemem

Ama o düşünce biçimiyle (verili cümlenizle) ilgili çalışmalısınız.
Neden ?
Çünkü neden benim için? neden sadece benim için önemli olsun?
Bizler için önemli demiştik
Tüm insan türü için


Hani duyarlı olalım falan deniyor ya ! Neye duyarlı olalım. Bu konuya inanmaya mı ?

Açık söyliyim ben bişey anlamıyorum.
.

Şimdi burda alaylı bir kinaye inceden seziliyor
ben bu konuda yanılıyor muyum?_

Empati ve konunun uyumu yani baştan kabulü ve reddi konusunda uyumsuz ve umutsuz olma üzerine çekincemiz var
Her zaman vardı
Geçmişte burda aynısını yazdım
Geri dönüp alıntı sunmak istemem

Umut ve yalan taciri mesihi felan değilim ben. Siz de benimle ve bununla dalga geçeceksiniz ya da geçiyorduysanız şimdi burda kapatalım

Bunun gelecekle iletişim olduğunu söyledim.
İnanma şeyini siz eklediniz
Bence bunu (inanma denileni) aradan kaldırırsak diyecek başka bir şeye gerek kalmıyor.


Bizim de anlayacağımız sade bir dilde mesele nedir kısaca anladığınızı bize de anlatabilimisiniz.

Anlayalım ki bizde duyarlı olalım.

En son post 58 de
http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=632256&postcount=58
bunu açıkladım ama tüm başlık boyunca da açıkladım ki; bunu ve bunları kişiye ve bizlere anlatmanın ve geçirmenin mümkünlüğü/münkünsüzlüğü (bunun kapalılığı ve açıklığı sorunsalı yani bu fikre temelden ve baştan kapalılık sorunsalı) üzerine yine kişinin yardımı, konuyu açması ve kendi ilgisi talep ediliyor.

Yani (genel iletişim ve uyum, beklenti ve önyargı sorunları nedeniyle) bunun diğerlerimize ( sizlere, bizlere) (mantıklı bir biçimde) nasıl açılıp anlatılacağının yardımı yine sizden talep ediliyor ve isteniyor..
Çünkü ben bunu başaramıyorum ve başaramadım diyorum
Ben tüm post boyunca bunu anlatmayı denedim
Başarısız oldum ki anlamamışsınız
Bu konuda da sizden yardım istedim
Yani siz sizden istenen beklenen yardımı bana geri yönelttiniz...


Bizimde anlayacağımız sade bir dilde mesele nedir kısaca anladığınızı bize de anlatabilimisiniz.

Anlayalım ki bizde duyarlı olalım.

Bakın duyarsız kalmayalım tepkisiz kalmayalım ifadesi şöyle oluştu
Ben post 58 deki metni, yine orada linklenen tüm mail adreslerine (yani haberciler vb. ne) 30.01.2019 da gönderdim
31.01.2019 da kayıtsızlık için tekrar mail gönderme umuyordum
Yeniden oluşturacağım maili sesli düşünürken ve taslak hazırlarken o ibare gelişti
Yani bu ikinci mailimin giriş bölümü olacaktı. Mailin devamı ise yine post 58 in kısaltması ve düzenlenmesi olacaktı.
Yani pot 58 de yazılanlara duyarsız kalınmaması (o mailin gönderildiği kişilerden) bekleniyor ve isteniyor
Buraya bu yayım da o mailin gönderildiğinin tarihsel bir kaydı olarak alınıyor..

"ictenlik"
31-01-2019, 11:17
Ben bu şeyle empati bağı olmayan arkadaştan/arkadaşlardan genel/tek ricam şu.
Özgür açık bir foruma özgür açık veriler asıyoruz
Bunun asılmasına karışılmaması (yani yasal ahlaki ya da vicdani ya da forum kurallarına aykırılık olmadığı sürece )
Empati-dar olunmayacaksa mümkünse başlığımıza bile girmeyin sabote etmeyin yeter.
İlgi yoksa içerikle çatışırsınız. bu çatışma bizi heba ediyor bunu biliyoruz

kimse -aksi- fikirlerinize muhtaç değil (onlardan yeterince bizde var, dolu) hatta kendinize saklayın rica ediyorum diyorum çünkü (karşıtlık baskısının fazlasıyla) fazlasını önceden aldık/gördük
ve yanımızda getirdik bu var ve bunun yükü de var dediğim gibi
Bunun aşımının yolunu sizden rica ettik
Dostluk ve arkadaşlık rica ettik
Yağmurdan kaçıp gelip sığınılan yerler buralar bizim için..bu anlamda...

Bu metne ilişkin tüm karşıt girdi referanslarını ve bunun referans aralığını ben biliyorum zaten..

Ben birey temelli burda savunma veremem, her bireye tek tek erişim için özel çaba ve veri ilgi sunamam
Kaynak ve içerik asıldı, okuyan okur, ilgili bulur...

Bu şeyi burada özgürce yayınlamamıza izin veriyor musunuz? vermiyorsunuz? mu demeliyim? önce özgürceyi çizelim ve o düşünceyi barındıran kendi özgürlüğünü umursasın...
Yani sizden izin mi istemeliyim?

Bu (içeriğim) bireysel özgürlüklerinizle ya da kamusal hak ve özgürlük bilinci ya da alan moderasyonu ya da alanda yayınlanması umulan/beklenen içerik beklentisi vb. yle çatışıyor mu?

Bizdeki duyumsama bu.. Engelleme, engellenme riski ve bunun girişimi
bunun burada yazılıp yazılımayacağına karar vermek
ve aksini mi istiyorsunuz?

Yani bunu burda yayınlatmam diyen varsa bana/bize söylesin, kendine de bir bu düşünceyi yöneltsin.
Ben de yayınlamam. gerekirse ve istenirse
Ha yayınlatırım ama önce üstünü bi çizerim safsata diye işaretler bunu yaptığımı da net ve açık biçimde tüm forumun gözü önüne koyarım sonra yazıyorsan yaz
Şimdi bu yapıldığında burdaki bireyin yerine dönün/geçin
Buna empati diyoruz. Empati kavşağı. Orda buluşak biz isterseniz

Bunu burda görmek istemiyorum diyen varsa dönsün forumuna söylesin
Bana savunma şansı veriliyorsa da arada bana da söylensin
Ki neyi savunucam...

Çatışma bu.. bendeki duyumsama bu. küçümsenme aşağılanma içeriyor..

Bu baskı merkezi ve girdi reflekslerini ise anlıyor anlamayı deniyor ve çözümlüyoruz.

Ne yazık ki anlayacak okuyucu kitlesi potansiyeli oluşu/erişimi gibi fırsatlar , buranın bir genel erişim penceresi oluşu ya da ilgili ilgililer olma olasılığı gibi basılar hissediyoruz ve bunun nedeniyle basıp gidemiyoruz
yani yazıyoruz daha çok alana, özgür alana ihtiyacımız var

Yani aradayız ve çatışmadayız biz de istemezdik

Yani bura (bu forum) tek bir (ya da herhangi türden bir) düşünceyi temsil ediyor ve merkez alıyorsa ve bunun dışında bilgi referansı yayınlatmak istemeyen üye potansiyeli varsa ve bu çoğunluktaysa ve sadece kendi bildikleri ve istedikleri girdi aralığında bilgi referansı yayınlatmak ve bunu temsil ettirmek istiyorsa (diğerlerini aşağılayıp küçümseyeceklerse vb. yapacaksa) genel forum okuyucu kitlesi de bunu onaylıyorsa oylasın vb. elbirliğiyle aklı selimle sustursun susalım, susarız da...
gideriz de...

diğer türlü içeriğim orda. tarihe emanet...

ilahimasal
31-01-2019, 12:21
Sevgili uydurtu

Dostların sanki biraz fazla duygusal tepki veriyor sanki !

Ben bu konuyu sabote etmek , onları ve seni üzmek için araya girmedim. Bildiklerime bakarak mevzu bahis konunun bana saçma geldiğini anlamadığımı ve bu konuyu daha SAADE ve kısa bir şekilde anlatmanızı sizlerden talep ettim.

Aldığım cevap ise , anlatmak yerine duygusal tepkiler oldu. Açık söyleyim ki bir yönde Deney de oldu. Gelecekle iletişim kuran birilerinin bizi anlamıyorsan BİZİ OKUMA , BU KONUYA GİRME , istemiyorsanız gideriz demesi. Dinime laf etmeyin diyen tiplerin tepkisine benziyor

Tabiki ben bu konuyu ve iddia edenleri anlamak adına sorumu tekrar ediyorum.

-Gelecekten haber verenlerin iletişim araçları nedir?
-Gelecekten gelen haber geldiği andan itibaren neden geçmişte kalıyor?

Bu soruyu bir kez daha sormuştum. Cevap gelmemişti. Nedenini bilmiyorum.

"ictenlik"
31-01-2019, 12:36
Sevgili uydurtu

Dostların sanki biraz fazla duygusal tepki veriyor sanki !

Ben bu konuyu sabote etmek , onları ve seni üzmek için araya girmedim. Bildiklerime bakarak mevzu bahis konunun bana saçma geldiğini anlamadığımı ve bu konuyu daha SAADE ve kısa bir şekilde anlatmanızı sizlerden talep ettim.

Aldığım cevap ise , anlatmak yerine duygusal tepkiler oldu. Açık söyleyim ki bir yönde Deney de oldu. Gelecekle iletişim kuran birilerinin bizi anlamıyorsan BİZİ OKUMA , BU KONUYA GİRME , istemiyorsanız gideriz demesi. Dinime laf etmeyin diyen tiplerin tepkisine benziyor

Tabiki ben bu konuyu ve iddia edenleri anlamak adına sorumu tekrar ediyorum.

-Gelecekten haber verenlerin iletişim araçları nedir?
-Gelecekten gelen haber geldiği andan itibaren neden geçmişte kalıyor?

Bu soruyu bir kez daha sormuştum. Cevap gelmemişti. Nedenini bilmiyorum.

Gerçekten dediğiniz gibiyse bana kendimi düzeltmem için zaman verin lütfen
yani duygusal geçişkenlik ve çatışma için, bu varsa ve öyleyse

Tüm bunlar defalarca yanıtlandı ve soru/sorular beni gereksiz bir tuzağa ya da tartışmaya çekiyor sanısındayım
Dürüstlük, iyiniyet ya da soran ve yazar refleksine ilişkin belirsizlik algısı üzerine karmaşa yaşıyoruz


-Gelecekten haber verenlerin iletişim araçları nedir?
.

Fizik materyaller ve fiziksel aracılar/materyaller genellemesi
Herhangi türden herhangi fiziksel materyal
Yanıtlandı


-Gelecekten haber verenlerin iletişim araçları nedir?
.

Madde.
Madde aracılığıyla
Madde genellemesi ya da zamanın kendi, (uzayın kendi, mekanın kendi ve) kendilerinin kendi
görüyorsunuz ya!
bunu neden bana soruyorsunuz, soruluyor ?
Soru da bu ya?

Zaman aracılığyla haberleşiyor
Uzay aracılığıyla haberleşiliyor
ve mekan aracılıyla haberleşiliyor
haberleşme denilenin kavramın kendi ve ya da haberleşme tekniğiyle
yani uzay zamanda iki farklı noktada iki farklı tanıklar bütünü olması pardigmanın tekniğin ya da yanıtın kendi
paradigma bu

ayrıca gelecekten haber verme yok-kontak


-Gelecekten haber verenlerin iletişim araçları nedir?
.

Bakın daha bu soru sorulurken şöyle ya da böyle türlü iletişimler ve iletişim araçları kabul edilebilir gibi bir genelleme bunun altında yatıyor mu?
Yoksa herhangi türden iletişimler, herhangi türden araçla iletişimler ya da gelecekle iletişim tanısı toptan reddedilebilir genellemesi ile mi boğuşuturuluyoruz?
Soranın önyargısı ile boğuşmaya mı davet ediliyorum bana bir soru soruluyor mu?


-Gelecekten gelen haber geldiği andan itibaren neden geçmişte kalıyor?
.

bunu yanıtladım.
'Gelecekten gelen yok' biçiminde bunu açıkça yanıtladım ve açtım sanıyorum
Metinden alıntılar sundum ve genişlettim sanıyorum ve postlarımı kontrol edip düzeltmeler ve bu posta ekler yapacağım
Yanıtlamadıysam mutlaka uygun biçimde tekrardan yanıtlayacağım

Gelecekten gelme olgusu yok hemen dönüyorum

http://turandursun.com/forumlar/newreply.php?do=newreply&p=626714
Peki evet burda açmamışım ve buna ilişkin veri getireceğim üzgünüm

Peki şöyle diyelim mi?
Gelecekten gelme tanımıyla soru cevap ilişkilendilirilemediği için sanırım alıntı almamışım ve vermemişiz.
Yani öncelikle tanımlamanın düzeltilmesi ,uygunlaştırılması uygun ve yerinde diye düşünmüşüz. Soruyu içerikle ve sunumla bağsız/bağlamsız bulmuşuz ama yine de soruyu ve konuyu açan alıntı alacağım ve vereceğim

"ictenlik"
31-01-2019, 13:37
Sevgili uydurtu

-Gelecekten gelen haber geldiği andan itibaren neden geçmişte kalıyor?


Sevgili Türkü , nickiniz çok güzel bu arada.

Elbetteki sorunuzun tam yanıtı değil ancak birebir metin alıntıları sunuyorum
ve konuyu açmak için ve genişçe bir yanıt vermek için bir çok başka alıntı da girmek ve vermek zorunda kalacağım
Bunu biliyorum..
Forumdan (daha önceki girdilerimden) ilk anda ve hızlıca bunları derleyebildim..
Aşağıdaki alıntılar değişik tarihli oturumlardan alınmış içeriklerdir.



(S. Soran - C. Cevaplayan (ya da Kasyopya Adı Alan/Verilen Gelecek Yanıtları))

S: Kimsiniz?
C. Biz gelecekteki siziz.

S: Kiminle iletişim kuruyoruz ?
C."Biz siziz" ve "Biz gelecekteki sizleriz "

S: Dünyadışı mısınız?
C. Size göre evet .Sadece size göre (sizin bakış açınıza göre öyle anlamında...)

S. (Spesifik olarak) Nerede yaşıyorsunuz?
C. Teknik olarak her yerde ve her zamanda.
Spesifik olarak 6. yoğunluk

S:Bize Nereden/Nasıl aktarım yapıyorsunuz?/sağlıyorsunuz?
C. (Fiziksel refreransta) İletişim sağlamak için (size göre) Kasyopya yakınından bir pulsar açıklığını (veri aktarımı için) kullanıyoruz..
(Ekleyenin notu: Daha sonra aslında bu iletişim için bir uzaktan veri-verme alma ve zaman/mekan ya da kişi ayrımı gibi bir sınırlama ve kavram olmayacağı ya da bunun bir yanılsama vb. olacağı da belirtilir.)

S: Neden bizimle iletişim kuruyorsunuz/kurdunuz?
C. Siz çağırdınız (Not: yani bizimle siz iletişim kurmak istediniz ve bizimle bağlantıya geçen sizdiniz ve bağlantıya siz geçtiniz anlamında.
Yani açıkça deniyor ki bize siz telefon açtınız buyrun...)

S:Bu veriyi/veriyle ne yapmamızı istiyorsunuz?
C. Onu kitaplaştırın (derleyin ve yayın/dağıtın anlamında) .Diğerlerini, diğerlerimizi de bilgilendirin (diğerleriyle de paylaşın). Paylaşılıncaya kadar bu KH'tır (KH yani kendi çıkarına hizmet eden bir eylemi belirten olgu. Yani geniş ölçüde toplumsallaşmadığı için kendi lehine ve gruba özgü bir çıkar ve veri olarak kalır anlamında yayın diyor.)

S: Gelecek için (bir şeyler için) herhangi hazırlık ve özel çalışma yapmamız gerekiyor mu? ya da ne yapmamızı öneriyorsunuz?
C. Bunlar doğal bir süreçler. Hiç bir özel hazırlığa gerek yok ve evrimleşmeniz için herhangi bir şeyin yardımına ihtiyacınız da yok.

S: (L) Bilinç ile madde arasındaki bağlantı nedir?
C. İlüzyon/Yanılgı/sınırlama.

S: (L) İlüzyonun özelliği nedir? Bu bağlantının mevcudiyeti mi ilüzyon.
C. Hayır. İlüzyon, bağlantının (yani arada bir ayrımın/ayrılığın ve farkın) olmaması.

---


S: (L) Hayır, yalnızca iyi deneyimlerin kabul edilebilir olduğu izlenimi altında değilim, ama burada biraz belirsizlik içindeyim. Biz burada sizinle konuşuyoruz. Gelecekteki "biz" olduğunuzu söylüyorsunuz. Biz bu zaman periyodunda bu gezegendeyiz ve burada olaylar çok garip bir durumda. Bir şeyler oluyor ve ben sadece tüm bunların anlamını merak ediyorum. Sizinle neden konuşuyoruz? Bunun amacı nedir?

C: Ders bu-durum (olan) bu. Hala anlamıyor musunuz? Dersler, kavrayışlar, herşey bundan ibaret. Tüm yapısallar paha biçilmez değere sahip.

--
S. Bu temasın amacı nedir?
C. Öğrenmenize, bilgi kazanmanıza, böylece korunma sağlamanıza ve böylece ilerlemenize yardım etmek.

S. Kasyopyalılar bu temastan ne sağlıyor?
C. Size yardım ederek sizinle ve diğer herşeyle birleşme ve böylece büyük döngüyü tamamlama kaderimizi gerçekleştirmeye doğru ilerliyoruz.
S .Bu sizin için mümkün olan tek olasılık mı yoksa en iyi olasılık mı?
C . Her ikisi.

-
S: (STR) Bize yardım etme amacınız bu mu?
C: Bu doğal bir süreç.

--
C. Ama unutmayın, bu iletişimin temel amacı, kişisel faaliyetler ve bilgiler değil, herkese evrensel öneme sahip bilgiler aktarmaktır.

http://turandursun.com/forumlar/newreply.php?do=newreply&p=622784


--

S: (L) Bilinç ile madde arasındaki bağlantı nedir?
C: İlüzyon.

S: (L) İlüzyonun özelliği nedir? (T) Bilinç ile madde arasında herhangi bir bağlantı olmadığı. Bu bağlantının mevcudiyeti ilüzyon. sınırlı algı...
C: Hayır. İlüzyon, bağlantının olmaması.

S: (L) Yani buradaki ilüzyon, bilinç ile madde arasında bir bağlantının olmadığının düşünülmesi.
C: Evet.

S: (T) İlüzyon, bağlantının olmadığının düşünülmesi. (L) Buldum! (L) Aradığımız bağlantı, bilincin madde oluşu.
C: Yakın. Peki ya aynı zamanda tam tersine ne dersin?

S: (L) Yani diyorsunuz ki, buradaki ilüzyon, arada ayrım olduğunun sanılması. Arada fark yok, aynılar, öyle mi?
C: Evet.

http://turandursun.com/forumlar/newreply.php?do=newreply&p=617506
....



Başka bir şey yazmalı mıyım? vermeli miyim_?

Metindeki zaman kavramı üzerine alıntılar vereceğim izninizle

"ictenlik"
31-01-2019, 14:14
Sevgili uydurtu

-Gelecekten gelen haber geldiği andan itibaren neden geçmişte kalıyor?

Bu soruyu bir kez daha sormuştum. Cevap gelmemişti. Nedenini bilmiyorum.

Sevgili Türkü

Zaman 1 olarak yanıtlıyorum.
Biraz önce metni açtım ve zaman yazıp aradım ve 165. sayfaya kadar geldim.. Metin toplamda 2.000 sayfadan fazla..
Devamında bir arama yapacağım ve zaman kavramı geçen cümlelerden "Zaman 2" olarakta başak ek bir yanıt ekleyeceğim ilk fırsatta

C: zaman ve mekan farkındalığı ile ilgili tüm 'kuralların' burada algılandığından tamamen farklı olduğu başka bir alem, boyut veya yoğunluk

----------

C: Sizin zaman ölçünüze göre belirlenmesi zor

---------

S: (L) Yani, transfer etmek istenen büyük bir kütle varsa, sorun kısmen kütlenin çok geniş bir mekan/zaman
alanına dağılması ve dolayısıyla bir aşama ile transfer edilmesi veya bu anlamda birşey mi?

C: Kütle zaman döngüsünü etkiliyor: küçük kütle eşittir küçük zaman döngüsü; büyük kütle eşittir büyük
zaman döngüsü.

S: (L) Bir dalganın üzerine binmiş gelen bir şey olduğunu
varsayarsak, varış bakımından mekan zaman sapmasının belirsiz olması ne anlama geliyor? Lütfen açıklar
mısınız?
C: Kütle, çekim dalgasındaki elektromanyetik transferi etkiliyor.

-----------

C: Genişleyen şimdide, o zamanla şimdi arasında.

--

C: Zamanlama açık.

---


S: (L) Evrenin tek bir mutlak yaratıcısı var mı?
C: Herşey Bir'dir. Ve Bir herşey.
S: (L) Bir'de meydana gelen ilk bölünme neydi?
C: Kütlesel bölünme ve dağılım.
S: (L) Bu eşzamanlı mıydı?
C: Evet.
S: (L) Bu bizim "Büyük Patlama" dediğimiz şey mi?
C: Evet.
S: (L) Bu olayı tanımlamaya yönelik herhangi bir zaman terimi var mı?
C: Her zaman.
S: (L) Maddi evrende mevcut olan herşeyin diyelim ki "x" yaşında olduğunu söyleyebilir miyiz?
C: Hayır. Sonsuz şimdi. Yalnızca olmadı, oluyor ve olacak. Genişleyen varoluş.

--------



S: (L) Tamam, zaman-mekanda herhangi bir noktada fiziksel bedenler içinde bulundunuz mu?
C: Bulunduk, bulunacağız ve bulunuyoruz.
S: (L) Eşzamanlı geçmiş, şimdi ve gelecekten mi bahsediyorsunuz?
C: Her zaman ve her yerde.
S: (L) Ortak bilinçaltının, bilinçdışının veya bilincin bir parçası mısınız?
C: Çok belirsiz.
S: (L) Yüksek bilincimizin bir parçası mısınız?
C: Herşey öyle.
S: (L) Sorularıma somut yanıtlar vermeye hazır mısınız, biliyorsunuz ben somut biriyim.
C: Evet.
S: (L) Sorduğumuz türdeki soruları yanıtlayabilecek başkaları da var mı?
C: "Başkaları" çok geniş bir tabir.
S: (L) Kanallama yapılan kaynaklarla ilgili yaşanan sıkıntıyı anlıyorsunuz değil mi?
C: Evet.
S: (L) Sıkıntımız soruların nadiren kısa ve öz bir şekilde, doğrudan veya buna yakın bir şekilde
yanıtlanmasıyla ilgili.
C: Kendi perspektifiniz de bununla uyumlu olmalı.

---

C: Her zaman sizinel beraberiz/içiçeyiz..

--

S: Peki, şimdi biz burada oturmuş bunu yaparken, mekan-zamanda bize göre siz nerede
bulunuyorsunuz?
C: 6000 mil yukarıda, 3 boyut/yoğunluk arasındaki sınırda.

---

C: Bu yanıt, zaman olarak sizin zamanı ölçüm şeklinizle ölçülemez/belirlenemez ama

---

zamanda ileri ve geri yolculuklar yapmak suretiyle tüm bunları tamamen sabit bir
zaman-mekan aralığında gerçekleştiriyorlar

insanlar arasında yaşamadılar ama zamanda çeşitli noktalarda insanlarla doğrudan
etkileşime girdiler. Bu koşullar, insanların tamamen yabancı bir yerden gelen tanrıları kabul etmeye ve
tapınmaya hazır, istekli ve muktedir oldukları noktalarda gerçekleşti

--

C: ..., o mekan-zaman noktasında....

--

C:Daha önce söylediğimiz şeyi hatırlayın. Bu düzlemde
deneyimlenen zaman döngüsüne de müdahale edilegeldi. 74 bin yıldır gelecekteki bir noktaya yönelik
olarak kendileri için faydalı olarak algıladıkları koşulları oluşturabilmek için zamanda geri ve ileri giderek
müdahalelerde bulunuyorlar. Bunu yaparken zaman döngüsünde askıda kalıyorlar


----


C: Ölçülebilir değil. Unutma Laura, bu olay meydana geldiğinde zaman yoktu. O noktada zaman akışı
ilüzyonu ve diğer pek çok yanlışlık mevcut değildi.
S:(L) Yani cennetten düşüş deneni zaman algısnın/ilüzyonunun da başlangıcı olduğunu söylüyorsunuz.
C: Evet.
S:(L) Belirttiğiniz diğer yanlışlıklar, birkaçını söyleyebilir misiniz? Birincisinin zaman olduğunu biliyoruz...
C: Kendiniz öğrenmelisiniz.

---

C: Mekan-zamanda ilerlemek için.

--

S: (L) Bunu yüzyıllar boyunca da yapabilirler mi?
C: Evet çünkü zaman yok.

--

S: (L) Eğer yıldız genişlediyse, yakın bir zamanda genişlemiş olmalı, doğru mu?
C: Orada zaman sizinkinden farklı.
S: (L) Nasıl yani?
C: Zaman/mekan eğriliği.
S: (L) Zaman/mekan eğriliği derken neyi kastediyorsunuz?
C: Fazla karmaşık ama bu kavramı bir ölçüde anlıyorsunuz.

S: (L) Yani o sistemdeki yıldız genişledi ve bizim ana gezegenimiz yandı. Öyleyse, biraz gevşek bir zamansal
karşılaştırma ile bu, insanların yaratılmasından çok kısa bir süre sonra gerçekleşmiş olmalı, öyle değil mi?
C: Bu karşılaştırmada kendi zaman algınızı gevşek olarak dahi uygulayamazsınız.

--

C: Sizin bildiğiniz şekliyle zaman yok. Hepsi kolektif bilince yönelik derslerden ibaret.

--

S: (L) Büyük dinazorların zamanında dünyada yaşayan akıllı insan varlıkları var mıydı?
C: Evet ve hayır.
S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Geçici zaman eğilmesi .

--

S: (L) Zaman yolculuğunun nasıl gerçekleştiğini öğrenmek istiyorum.
C: Karmaşık.
S: (L) O zaman bir ipucu verin.
C: Zaman döngüsü kavuşumunu değiştirmek için atomik yapının elektromanyetik olarak düzenlenmesi
yoluyla boyutötesi transfer.

--


C: MÖ 9046, (bu) referanslardan (yalnızca) biri.

C: Muhtemelen 6-7 bin yıl önce. Fakat 12-14 bin yıl öncesine ait bir referans daha var.


--

165. sayfadayım ve isterseniz daha da deva medebilirim
ve tek yaptığım o word dosyasını açıp search alanına zaman yazmak oldu
"Size: zamanın her zaman açık olma özelliğini hatırlattık, zaman yok, mevcut bir ilüzyon" diye devam eder.
Zaman mekan faktörü/sektörü..bu ikisi birlikte anılıyor genelde

--

"ictenlik"
31-01-2019, 15:06
Hayır şöyle bir açıklama yapayım..

Ben bu içeriği 2013 ten bu yana internet forumları aracılığıyla sunma, tanıtma ve yayma gayretindeyim...
Forumlarda alınan görülen/verilen yorucu tepkiler üzerine bireysel olarak tıkandığım için daha geniş kitleye direkt erişim şansı için ilgili görülebilecek kişilere toplu mail yönlendirmesi fikrini denemeye giriştik.
Açıkçası baktık ki bir kaç insana erişmek ve onlarla yok olurdu öyle şey olmazdı diye çatışmak/batışmak yerine bunu kamuya maledelim. Hükümeti, devleti, habercileri, kamu kurumlarını ve sivil toplum örgütleri gibi yerleri zorlayalım, mail atalım...
Haber yapmaya araştırmaya zorlayalım.
Yani sonuçta ben oluşan diğer geçmiş tepkiler ve birikim nedeniyle şu noktaya geldim.
Diyelim ki habercilere ve haber kuruluşlarına ya da devletin ilgili birimlerine dair bulabildiğimiz ait mail adreslerine bir mail attım. Gelip burada bunun kaydını da tutuyoruz.. Bu maili attık diye. Ve bunu da sonuç olarak haberciye de diyoruz, bu maili attığımızın bir tutanağını 6 ayrı foruma asıyoruz diye. Bir gün akla kara zamanı gelir dikkat et..

Tarihsel kayıtlar olarak sunulan içerikleri ve yazımları ve yaptıklarımı da olabildiğince çok internet forumunda sanal arşivlemeye girişiyorum
Bu da bunlardan biri

Örneğin Post 56 ve 57 deki iletimler 6 ayrı hatta 7 ayrı internet forumundan sunuldu ve birinden silindi.
Daha önce de Türkiye de daha geniş okuyucusu olan forumlara girme ve içerik sunma noktasında girişimlerimiz oldu. Örneğin bir donanım forumuna gidiyorsunuz ve içeriğiniz siliniyor ve çöpe atılıyor. Kendi silinen yokolan ve tarihe gömülen forumlar da var.

Ben bu içeriği 2013 ten bu yana internet forumları aracılığıyla sunma, tanıtma ve yayma sonucu oluşan geri dönüş ve tepkilerden bezme yılma noktasında usandım artık
Duygusal etki-tepki denilen buna ilişkin olabilir..
Nereye gitsem bana göre absürt tepkiler alıyorum
Herkese tek tek açıklama yapamıyor ya da yetiştiremiyor olabilirim. Ben -tek- içerik temsilcisi ve mümessili de değilim.
Okumuş olmanın yükünü dürüst kuşanmaktır merakım, bundan ibaret
Olayın kendi bağrında ve özünde barındırdığı teknik karmaşa ve çıkmazlar var, ben bunları biliyorum. Tek başıma ise gideremem bunu da biliyorum.
Hem düşünsenize 6 forum. Dediğim gibi bu eğer içerik asmaya izin verilseydi daha fazla olacaktı. Birey birey buradan okuyucu ve insan kazanamam. Eski yönelimimiz buydu. Derdim de bu değil zaten artık.

"Ben burda zaten okuyucudan ya da forumdan bunun anlatılmasının güçlüğünü ve zorlanmasını aşmak, göstermek, ben yazamıyorsam ve açıklayamıyorsam açıklamama yardım edilmesi, her türden empati ve bağ kurulması, neyi yanlış yaptığımın gösterilmesi-bulunması ya da daha iyisinin yazılması ve daha iyi anlaşılabilir metinler yapılması ya da daha aklı selim açıklayıcı birinin benzer bir işe girişme sorumluluğunu yüklenmesi ve benden bizden alması, mail atan dostların çoğalması vb. konusunda ve noktasında da yardım istedim"

"Çok açık ve net bir biçimde gelecekle iletişim paradigması var/mevcut ve bunu dönüp insanlara anlatmayı deniyoruz" İnsanlar nazikçe ya da kendi bildiği yoldan göz kulak tıkıyor ve görmezden geliyor (net net kaba değilim) bunu anlatmayı deniyoruz ya zaten


Bu işin Akl-ı selim birilerinin duyarlılık çemberinde olacağını bilmek istiyoruz..

Eğer ciddi ilgi/ilgili varsa ben tüm vaktimi harcayayım ve yoğunlaşayım ve tüm vaktimi buna yoğunlaştırayım
Diğer türlü kendi yoluma ve işime bakayım...
Yani zıtlaşmanın alemi yok. 5-6 yıldır benzer reflekslerle ve kişi tabanıyla ben boğuşuyorum ve yorgun-üzgünüm...
Başlık açılalı kaç zaman olmuş ilgi kurulsa kurulurdu?
Öyle sanıyorum...
Zahmet edip kapağı açılmamış bir şeyden sözediyoruz.

Beni dürüst eleştiren bunu bir gün dürüst okuyup bir tanıtım yazısı girmeyi ve kendince bunun altından kalkmayı ve bunun tanıtımını bir yapmayı bir denesin yazımlarımı bir bulsun ve sonra görüşelim

Her ucu .. lı değnek...

Kaldı ki, susanlar var...

...

"ictenlik"
31-01-2019, 16:01
Arkadaşım amaç sonucun bağcıyı dövmek olmayacağı bir durumda trilyon tane soruya/sorununuza burdan kalkmadan uyumadan yemeden ve içmeden (elimden gelirse ve gerekirse) yanıt sağlayacağım
var-açık gözlem oldu oluyor ve olacak ne diyeyim

Arkadaşım amaç sonucun bağcıyı dövmek olmayacağı (tersini tanıtlamak olmayacağı, tersini zorla tanıtlatmak ve kişiyi bir kuyuya -çukura, zora ve tıkanmaya ya olmaza götürmek, tersini açıklamaya açıklatmaya zorlamak, bunu meşru bilim görünümüne sokmak için iz aramak, dürüst ilgi dışı, mevcut gerçeği zorla örttürmek buna vb. ne sürüklemek/sürüklenmek, çanak tutmak ve hapsetmek vb. olmayacağı .....)

hadi beni sustursunlar
hadi beni durdursunlar
bakalım

hadi beni alıkoysunlar girişimimden eylemimden ve yapacağımdan bakalım
duyuracağız

yorgunum ve yorgunuz...
çok yoruldum çok ama çok yorgunum
yorgunluktan ölüyorum

gelecekle iletişim kurduk kuruldu var oldu diyorum
hadi beni susturun yadsıyın yalanlayın ve durdurun bakalım
durdursunlar bakalım
diyorum
dedim
yazdım
oldu

yadsınamaz biçimde gelecekle iletişim kurduk diyoruz
isteyen de yadsır (ve tersine inanır) diyoruz ve inanç fiilini buraya onun/bu durumun tersine koyuyoruz
tanıtı mıh gibi aklımızda buna gerek yok diyoruz
isteyende bunu duymaz buna hoş gelmez ve gider hoş şanını hayatını yaşar gider diyoruz

Yani bize göre artık gelecekle iletişim kurulmaması saçma bir düşünce ama size göre henüz bunun tersi önemli ve inanılır olabilir:. dersek

Kişisel kırmak, yazmak istemiyorum hassas alan üzerime gelinmemesini rica ediyor ve edeceğim
inceleyin lütfen
yoruldum

Kusura bakılmasın ama şu
Bana kalırsa ve bana göre gelecekle iletişim saçma ama bunun sizin için önemini anlamış bulunuyorum yazan 99. kişi olabilirsiniz.
ve benzer art konuşma repliği benim için sadece dejavu dan ibaret
kişileri birbirine karıştırıyorum bir süre sonra
Üzgünüm kimseyle bu konuda tekrar tekrar söz diyalogu üretmek istemiyorum tıkandım

"ictenlik"
31-01-2019, 17:49
Bir karşı din sitesinde yeryüzündeki en karşı din unsuru burda içerdik... Göğsümüzü gere açtık serdik düğümledik.

Sunulan içerik dinlerden özgürlük içeriği.olma anlamını tam ve net olarak bağrında taşır.
Okumadan içine peşine düşmeden yadsıyan halk düşmanı olsun mu?

Arkadaşım burası dinlerden özgürlüğün sesi ve sitesi ise sunulan içerik tam ve mutlak bakımdan/anlamda dinlerden özgürlüğün sesidir ve dinlerden özgürlüğün çıkarına hizmet eder.
Açık olarak belirtmiş olalım..
Hem de tarihte hiç bir şeyin edemeyeceği kadar dinden özgürleşmeye hizmet eder ve etmiştirde
20 yıldır okuyucuları dinden özgürleşiyor..

Tarihte hiç bir sosyolojik olgunun üretmeyeceği kadar dinlerden özgürlük üretebilme potansiyeli var..

Dinleri ve dinsel tabuyu çok açık ve net dayanaklarla tehdit etmektedir. (Gelecekte bir karikatür olarak) Uçurumun kenarında tüm dinleri düşünün ve arkada Kasyopya metni var..
Ama sadece dinler değil işte...

Bütün küresel sistemi tehdit etmektedir. Bu tehdit yanına yöresine belki yanaşmak ve yakınlaşmak ve duymak algılamak bile istemeyeceğiniz güç açıklık netlik ve büyüklüktedir..

İçerik okuyucuları ya da gerçek pesetmeyen okuyucusu dindar dinci ya da new ageci tarikat vb. değildir. Serbest bilgi, gerçek bilgisi arayan yolculardır. Arkasında kamusal kuvvet var...

Okumayanların içerik hakkında net fikri ya da haberi ve bilgisi henüz yoktur.

Eğer dinlerden özgürlüğün sitesiysek ve olacaksak ya da dinlerden özgürlük kavramında dürüstsek ve bu kavramda birleşiyorsak (bilmemnesel kara kör tahakkümün borazanı değilsek ve olmayacaksak) burada dinleri yıkabilecek tarihten kazıyabilecek bir olgu ve kaynak içerikten sözettiğimizin net olarak anlaşılmasını isterdik.

Eğer adı sayılmayan X forum benzeri bir üye içeriği dinamiği ile karşı karşıyaysak fark ne?

Onu tüm dünya da okuyanlar dinlerden özgürleşti ve özgürleşiyor. Üye forumları incelenebilir..

Ben yeniden üyelerden sunulan içerik için hassasiyet, değerlendirme ya da şimdilik bekleme ve karşıt içerik , karşılıklama ya da karalama ve yazmama konusunda rica da bulunacağım...

Bu içerik devleti dinsizleştirebilir..
Bu içerik toplumu dinden özgürleştirebilir.
Dinin ve dinsel dayanağın diyalektik karşı çivisidir
Bir daha bunları yazmak zorunda bırakılmamayı rica ediyorum.

İçerik karşı dindir, din karşıtı ve özgürlükçüdür. Altı üstü dopdoludur. Sosyalist vb. düzlem ve anlayışla örtüşür, uyuşur. Metafizik ya da okült zırva felan değildir açık açık bilimseldir/bilimdir... Marksizm in düşmanı değil dostudur...

İçeriği dürüst bir şekilde baştan sona okuyup net açık inceleyip ben şuna katılmıyorum diyen var mı?

Yukarıdaki yakıştırmaların aksi ile boğuşmak durumunda bırakılırsam yayımcı kimliğimle birlikte susma yanıt vermeme ya da yazar kimliği çekme/susma vb. yoluna gideceğim...

Durumun kendi tezat. Yani üye içeriği dinsel tahakkümü baltalayan bir içeriği baltalıyor ya da reddediyor. Sahibinin ya da mevcut statükonun çıkarına hizmet eden bu durumu geçtim içerik pak ve sahipli, arkasında durularak (sistem ve statüko düşmanı oluşunun bilincinde) asılmalıydı kanımca
Üye kırmak ya da burdaki üye çoğunluğu ile çatışmak aksi üzerine velvele etmek istemiyoruz.
Ya da ben bunu başaramıyorum

Birilerinin bir gün bineceği dal olacağı kesin...
Ve benim bu uğurda yani dinlerden özgürlük ve karşı din denilen uğrunda savaştığım kesin

Buraya anlamadan dinlemeden karşıtlık yazanlar iyi bakılırsa kendini küçük düşürüyor ya da ileri gidilirse düşerecektir yapmayın lütfen buna içimiz elvermiyor.
Geçmişte bunun tekrarı var. Bu hem taraf ve saf seçilmiş açık saldırılar için de bir ifşadır.
Kimsenin bilgisini küçümsemeye gelmedik. Olumsuzluk istemiyoruz.
Üye kimliği ya da alan kaybında değiliz...
İçerik halkçıdır insancıdır bilgicidir özgürleştiricidir.

...

"ictenlik"
01-02-2019, 00:12
Sevgili uydurtu

-Gelecekten gelen haber geldiği andan itibaren neden geçmişte kalıyor?


Sorusu üzerine
Metinden Zaman Kavramının Aranması 2
(Metnin 500 kadar sayfasını ancak tarayabildim ve bu kavramları vermeliyim ki bir şeyleri açmayı deneyebileyim)

Aslında bu alıntının sorunun yanıtını doğrudan içerdiğini düşünüyorum ama duygusal tepkiler verdiğim gibi eleştiri almam ve şu an geçmiş postları ve soruları incelediğimde bunu benim de haklı bulmam üzerine sorulan tüm sorulara yeniden olabildiğince açık yeni bir yanıt üretmeyi de deneyeceğim



S:(L) Yani aynı olaydan bahsetmiyor muyuz?
C: Bir kere "gelecek" nedir?
S:(L) Zaman/mekandaki farklı noktalar.. Gelecek sadece bilincin farklı bir odağı mı? Herşey eşzamanlı mı?
C: Evet. Eğer bu doğruysa neden burada lineer/doğrusal bir mantık uyguluyorsunuz?

-------
S:(L) Evet. Tamam. Zamanın mevcut olmadığını söylediğinizi biliyorum ama ..
...

-----------------
S:(L) Bu garip bir soru olacak ama, yanıtlayabilirseniz çok iyi olur. Evrenin yaşıyla ilgili ortalıkta pek çok teori
var. En sonunculardan biri, evrenin yaşının 8 ila 25 milyar yıl arasında olduğunu söylüyor. Zamanın bir
ilüzyon olduğunu söylediğinizi biliyorum, ama bilimadamlarının bu konuda bir uzlaşmaya varamamalarını
göz önünde bulunduracak olursak... yaptıkları tahminlerden hangisi en doğru?
C: Hiçbiri.
S:(F) Bu, soruya bir yanıt sağladı mı? Bu, "Aa, ilginç bir dükkan, içinde neler var acaba?" demek gibi birşey.
(L) Eğer bilimin ürettiği rakamların hiçbiri doğru değilse, evrenin yaşının doğru tanımı nedir?
C: Kuantumsal olasılıklar.
S:(L) Nasıl yani? (J) Tahmini olan var mı? (L) Sanırım bununla ilgili bir açıklama yapacaklar.
C: Keşfedin.

-----------------

S: (J) Anlatmak istediğiniz noktayı anladık! (L) Nokta falan yok. [Gülüşme] Daireyi dışa doğru genişletirsen ve
daire tüm yönlere doğru genişlerse, yedi çizgiyi de kendisiyle birlikte çeker ve kapsanan kesitlerdeki alan
da sürekli artar ve sonra o daireyi çevirdiğimizde bir küre olur.
C: Aynen öyle. Ama Laura bunun büyük bir kürede yaşıyor olduğumuz anlamına geldiğini söylüyor. Ve belki
de öyle.
S: (T) Büyük bir küre olmazdı, yalnızca daire içindeki büyük bir küre olurdu. Eğer daire genişlemeye devam
ederse, dışa doğru gitmeye devam ederdi, giderek büyürdü, büyürdü, büyürdü... (L) Beni
sinirlendiriyorsun... (T) Ama sonsuza kadar gidiyor... Çünkü dışa doğru gitmede bir son yok.
C: Yok mu?
S: (SV) Yok.
C: O halde belki başlangıç da yoktur.
S: (T) Başlangıç da olmazdı, sadece büyük, açık bir boşluk. Sonsuz bir boşluk...
C: Eğer son yoksa, başlangıç yoksa, ne var?
S: (L) Nokta yok. (J) Burada ve şimdi.
C: Burada ve şimdi, yani aynı zamanda gelecek ve geçmiş. Geçmişteki herşey, şu andaki herşey ve
gelecekteki herşey, hepsi birarada. Üçüncü yoğunluktaki insanlarınızın çok azının uzay yolculuğunu
anlayabilmelerinin nedeni bu, çünkü üçüncü yoğunluğunuzda uzayda yolculuk yapmak, geceleyin rahat
evinizde yatağınızda uzanmak kadar üçüncü yoğunluk bir eylem olsa da, zaman referansı ortadan kalkar.
Anneniz gibi kendinize yakın tuttuğunuz birşey. Ve en büyük ilüzyonunuz. Size defalarca zamanın
olmadığını söyledik ama elbette beyniniz bu kavramla o kadar yıkandı ki, ne yaparsanız yapın ondan
kurtulamıyorsunuz, öyle değil mi? Uzayın derinliklerine gittiğinizi düşünün. Herşeyin tamamen bir olduğu
gerçekle karşılaştığınızda kendinizi kaybederdiniz. Değil mi? Kendinizi uzay boşluğunda giderken
düşünün!

-----------------------

S: (L) Zamanın bir ilüzyon olduğundan, kendimize annemiz gibi yakın tuttuğumuz veya onun gibi birşey
olduğundan bahsediyorsunuz ve zaten ben de zamandan kurtulmak istiyorum...
C: Kurtul! Buna izin ver!

----------------------

S: (L) Ben de bunu öğrenmek istiyorum, zaman nedir?
C: Bunu neden öğrenmen gerekiyor?
S: (L) Çünkü merak ediyorum. Zaman nedir?
C: Zamanın bulunduğunuz veya "bir zamanlar" bulunduğunuz seviyede öğrenme maksadıyla yaratılan yapay
bir ilüzyon olduğunu, mevcut olmadığını ve bu seviyeyi geride bıraktığınızda artık buna ihtiyacınız
olmadığını daha önce de söylemiştik.
S: (T) Belki derslerden biri de zaman hakkında düşünmemeyi öğrenmektir. Zamanın gerçek olmadığını bir
kez öğrendiğinde... (SV) Bunu bir de patronuna söyle!
C: Eğer gerçek değilse, ne olduğunu merak etmenin bir faydası var mı?
S: (T) Benim için yok.
C: İki kişi arasındaki şöyle bir konuşmayı düşünün: Billy ve Gene. Billy, Gene'ye diyor ki; "Zaman diye birşey
yok." Gene diyor ki; "Gerçekten mi? Ama ben zamanın ne olduğunu öğrenmek istiyorum." Billy diyor ki;
"Ama daha şimdi söyledim ya, zaman yok. Zaman mevcut değil. Herhangi bir formda, herhangi bir
referans çerçevesinde, herhangi bir gerçeklik formunda, herhangi bir yoğunluk seviyesinde mevcut değil.
Zaman yok." Ve Gene diyor ki; "Bu çok ilginç. Peki zaman nedir?"

---------------------

S:(L) Tamam o zaman, bırakalım. (J) Hep sınırsızdı ve hep sınırsız olacak, ne güzel! (F) Eğer bize söylendiği
gibi zaman diye birşey yoksa ve özgür irade o kadar önemliyse, bu ne anlama geliyor olabilir? Eğer zaman
yoksa ve geçmiş, şimdi ve gelecek, yani herşey bağlantılıysa ve herşey akışkansa, o zaman özgür irade
diye birşeyin olmaması gerekirdi. Eğer özgür irade varsa ve geçmiş, şimdi ve gelecek yoksa ve herşey
zaman/mekanda aynı noktada meydana geliyorsa, kilit nokta özgür irade ama yanıtsız. (L) Pek çok kişinin
tahmin ettiği gibi dünya gezegeninin ikinci bir güneşi olacak mı?
C: Belki.

S: (RS) Üçüncü seviyeden bakıldığında, evrende eşit miktarda madde ve anti-madde olduğu doğru mu?
C: Evet, diğer seviyeler için de geçerli.
S: (RS) O halde evrendeki toplam zaman sıfır?
C: Evet.


S: (L) Üst yoğunluklara uzanan diğer benliklerimiz misiniz?
C: Uzay-zamanda mevcut bulunduğunuz yere göre biz gelecekteki siziz.

S: (T) Bu dünya değişimleri, komet kümesinin varmasından önce mi meydana gelecek?
C: Hayır. Ama "zaman" çerçevesi henüz kesinleşmiş değil.

S: (T) Şimdi buraya gelen şey insan ırkını 4'üncü yoğunluğa taşıyacak olan bir dalga mı?
A: Ve gezegeni ve bütün mekan/zaman sektörünü.

S: (L) Diğer bir deyişle, örneğin bir 6'ncı yoğunluk varlığı bu gezegene baktığında bu gezegeni görür, uzayda
dönüşünü görür, dünyanın çeşitli boyutlarını görür ve tüm bunlar mekan-zamanda aynı anda
gerçekleşiyor olur. (J) Onlar aşağıyı görebiliyor ama biz yukarıyı göremiyoruz.
A: Evet.

C: Dünya bir Birleşme noktası.
S: (L) Her zaman bir birleşme noktası mı buldu? Birleşme noktası olarak mı tasarlandı? Yoksa sadece bir
kereye mi mahsus?
C: Bir kerede çok fazla soru.
S: (L) Başlangıçtan itibaren bir birleşme noktası olarak mı tasarlanmıştı?
C: Doğal işlevi.
S: (L) Yani her zaman bir birleşme noktası mıydı? Burada böyle garip şeylerin olmasının nedeni bu mu?
C: Bunu yanıtlamak zor çünkü "zaman" hakkındaki anlayışınız yanlış.

S: (L) Karbon 14 tarihleme sistemi yeterince doğru mu ve eğer değilse temel zayıflığı nedir?
C: Belirli bir seviyede.
S: (L) Temel zayıflığı nedir?
C: "Zaman" yok.


S: (L) Yani eğer genel mesafeyi bulursak... Peki bu yıldız kümelerinin her biri dalganın genel bir alanını mı
temsil ediyor?
C: Her biri mekan-zamandaki noktaları temsil ediyor.

S: (L) E--- P--- genetik mutasyonlu mu veya herhangi bir değişime mi uğratıldı?
C: Hayır. Bu mekan-zamanda değil.


S: (D) Öğrenmem gerekenler var ve öğrenene kadar burada kalmam mı gerekiyor?
C: Evet. Herkes her zaman öğreniyor.

S:(V) Güzel. Sadece... Bunu sen de duymadın mı...
C: Ruhlar bu gezegene "doğmaz". Ruhlar hiçbir zaman doğmadılar! Ve hiçbir zaman da ölmeyecekler!
S:(V) Anlıyorum, sorum biraz gevşekti. Üzgünüm. (D) Yeni ruhlar yaratılıyor mu?
C: Eğer aklını kullanırsan bu soruyu da şimdi yanıtladık. D--- gerçek "zaman" kavramını bilmiyor.

S.Diğer bir deyişle, yapay zaman kavramı dışında yaşıyor olsaydık, doğal durumda ne kadar süre uyanık kalırdık,
ne kadar uyurduk?
C: Tüm varlığınız çok farklı olurdu ve bahsettiğin döngüler de farklı olurdu.
S:(L) Nasıl olurdu, söyleyebilir misiniz?
C: Çevreye bağlı.
S:(L) Yani çevreyle o kadar etkileşim içindeyiz ki, neredeyse kendimizi ondan hiç ayıramıyoruz, öyle mi?
C: Yakın.
S:(L) Eğer mevcut zaman kavramlarımızla 48 saat gece, 48 saat gündüzü yaşıyor olsaydık, ömrümüz de buna
göre daha mı uzun olurdu?
C: Belki.

S:(L) Şöyle diyor: "Bilinçdışı zihin, daha derindeki benliğinizle olan köprüdür ve aynı zamanda görmek
istemediğiniz korkutucu, karanlık şeylerin atıldığı bir çöplüktür." Bu yeterince doğru bir ifade mi?
C: Yarı-doğru.
S:(L) Bu ifadeyi daha doğru kılmak için söyleyebileceğiniz herhangi birşey var mı?
C: Bilinçdışı zihin aynı zamanda yüksek benlikle, diğer benliklerle ve evrensel zihinle bağlantı kurmak bir
kanaldır.

S:(L) Zamana göre düşünecek olursak, bizden ne kadar uzaklıktasınız?
C: Sizin zaman ölçümünüzle belirsiz.

S:(TR) Biz zamanı lineer/doğrusal olarak algılıyoruz ama aslında duyu organlarımızın bu algısı pek sağlıklı
değil, öyle mi?
C: Belki.

"ictenlik"
01-02-2019, 00:46
U
Hani duyarlı olalım falan deniyor ya ! Neye duyarlı olalım. Bu konuya inanmaya mı ?

Kısaca,
Peki
Nerden başlanır bilmiyorum, nasıl anlatılır bilmiyorum
Kısaca denmesi de beni kısıtlıyor dara sokuyor

Ama duyarlılık sözünden kastedilen bunu okumuş bir okuyucu olarak bizim bunu "kamusal önemde" işaretlememiz üzerine, kamuya malolması ya da kamoyunca bilinmesi için haberleştirilmesi ya da bilgiye ve halka erişim kaynakları/kanalları olanlarca ilgilenilmesi gibi düşüncelere yaptığımız bir vurgu. Kamusal ilgi ya da tersinde hükümeti temsil edence ilgi, haberci tarafında ilgi..

Yani örneğin bir haberciye ve haber sitesine bunu bir mail olarak ilettiğimizde bize göre mutlak olarak her bakımdan haber niteliği taşıdığı halde ilgilenilmiyor.

Bu benim bireysel sorunum değil. Kamugücü, kamu gücünü temsil eden-ler duymalı ve önlem almalı, araştırma yapmalı...

Birey olarak benim sizden tek başına beklediğim bir duyarlılık yok ve var ama bireyin ilgisi birey katında ve kendi keyfiyetinde/tasarrufunda...

Bu konuya inanmaya mı? ifadesini tekrar okuduğumda verdiğim/yazdığım cevabı silmek istiyorum

Hayır efendim içeriğin içeriğine ve içerdiğine, bilgiye, gerçeğe, kamusal vicdana, bir şeylere biraz duyarlı olalım istiyoruz

Bu duyarlılık konusunun açılımı için bunun haberleştirilebilmesi umuduyla birlikte yeniden Post 58'in açılımını ve okunmasını öneriyorum

Neye duyarlı olunacağı için lütfen post 58 okuması

Tepkisizlik vebadır Teepkisizlik ölüm getirdi (Cranberries Zombie şarkısına bir vurgu)
suskunluk!
yazıp yazıp siliyorum bozuyorum yeniden ekliyorum ne yazmalıyım ki ben size

Merak ettiğiniz nedir?
Aslen ve gerçekte merak ettiğiniz nedir?

Uydurtu , bir tek ben mi yoksa forumdakilerin tamamı mı bir şey anlamıyor bilemedim.

Bizimde anlayacağımız sade bir dilde mesele nedir kısaca anladığınızı bize de anlatabilimisiniz.

Anlayalım ki bizde duyarlı olalım.

Mesele
1. postum ve 58. postum sanırım bunu açıklıyor. Bu postların okunması üzerinden ilerleyelim mi?
Başka sorunuz varsa alayım

Sevgili uydurtu

Dostların sanki biraz fazla duygusal tepki veriyor sanki !

Ben bu konuyu sabote etmek , onları ve seni üzmek için araya girmedim. Bildiklerime bakarak mevzu bahis konunun bana saçma geldiğini anlamadığımı ve bu konuyu daha SAADE ve kısa bir şekilde anlatmanızı sizlerden talep ettim.

Aldığım cevap ise , anlatmak yerine duygusal tepkiler oldu. Açık söyleyim ki bir yönde Deney de oldu. Gelecekle iletişim kuran birilerinin bizi anlamıyorsan BİZİ OKUMA , BU KONUYA GİRME , istemiyorsanız gideriz demesi. Dinime laf etmeyin diyen tiplerin tepkisine benziyor


Bu siteye verilen genel bir tepki. Size bireysel verilmiş/yazılmış bir içerik ve tepki değildi.
Bunun açılımını üretmeyeceğim herkes kendi vicdanıyla takılıyor.

Sevgili uydurtu

Tabiki ben bu konuyu ve iddia edenleri anlamak adına sorumu tekrar ediyorum.

-Gelecekten haber verenlerin iletişim araçları nedir?
-Gelecekten gelen haber geldiği andan itibaren neden geçmişte kalıyor?

Bu soruyu bir kez daha sormuştum. Cevap gelmemişti. Nedenini bilmiyorum.

Şimdi bakın Sevgili Türkü
İyi de olsa kötü de olsa en azından bir kaç postum okunsun/okunmalı
Eğer 1. post ve 58.post okunduktan sonra anlamama ya da aynı duyguyu paylaşma varsa gerçekten yanıtlayayım
Ek olarak ;Post 26 ve 28 de okunabilir

Konunun bölük pörçük ve başka konuların hatta başka parçalı tartışmaların parçalı bir uzantısı olduğunu ve burada bir konu bütünlüğü olmadığını da kabul ediyorum


-Gelecekten haber verenlerin iletişim araçları nedir?


Gelecekten haber veren olmamakla birlikte ve (tam uygun ya da doğru) kavram bu olmamakla bu konunun açılımını post 1 (spesifik olarak) sağlıyor
ama aslında sağlamıyor çünkü "Gelecekten haber verenlerin iletişim araçları" dendiğinde gelecekten haber veren öznesi yanlış kurgu ama bunu geçtim "Gelecekteki" diyelim. Gelecektekinin iletişim aracı birincil yine de kendi fizikselliği olur. Kendinin kendi ile örtüşür. Bilmem bunu anlatabiliyor muyum?
Ama bu kavram da eksik ya da yanlış
Cevap metnin okunmasını içeriyor, zorunlu kılıyor. Diğer türlü tüm metni açmayı ve anlatmayı gerektiriyor
/bağlı
Yarım cevap ,içermeyen cevap ve soruyla bağ kurmayan cevap, cevabı boş bırakan cevap, 'yanıtı vermeyen yanıt' vb. kurgusu bize göre değil...
Cevabı-nız orda alın..

*'yanıtı vermeyen yanıt' (ki soruyu tam net göremiyorum)

İletişim araçları nedir? sorusundan istenen nedir? Örnekleyiniz...
Bir iletişim aracı yok gibi..

Tam olarak ilgilendiğiniz nedir? Bu düşüncenin (ya da sorunun) yöneltildiği düşünce merkezi olarak.


-Gelecekten gelen haber geldiği andan itibaren neden geçmişte kalıyor?


Burada yaptığım Zaman 1 ve Zaman 2 alıntılamaları da bu sorunun yanıtını "kısmen" sağlıyor.
Çok fazla genişletme gerekir. Ek veri gerekir.

Ama açmam istenirse kısaca ve kabaca bu metin de;
"genişleyen zaman" - "genişleyen şimdi" ve geçmiş, gelecek ve şimdinin bir aradalığı/birlikteliği ve eşzamanlılık gibi farklı kavramlar kullanılmaktadır.
ve inanın sorunun ne anlatığını tam anlamadım
ama anladığım kadarıyla şunu söyleyebiliriz .
Geçmişte kalmıyor şimdi de asılı (gelecekten gelen haber olmayan) cevap şimdi de salınıyor ve şimdinin kendi de genişliyor

İki farklı şimdi arasında...
aslında iki farklı şimdi yok/zaman yok/iki farklı zaman yok/tek bir şimdi arasında
sadece bir nokta (zaman mekan ya da uzay zamanda bir nokta) referans olarak geçmiş işaretlemesi içeriyor
bu da değil ama açması teknik bir karmaşa ya da gözlemcinin bir karmaşası

Sorunuzu yine de açmanızı rica edeceğim...

Yine de sorunun ortaya koyduğu, araştırdığı soruşturduğu ve gözlemlediği nedir onu soruyorum?

Gürültü kaynaklarıyla yaşanan sorunlar var ve gürültüsüzlük için gürültüsüz bir gökyüzümüz yok gibi

"ictenlik"
02-02-2019, 02:28
Siteden ayrılmayı düşünürken ya da bunu değerlendirirken; duygusal bir içerik olarak şunları bırakıyorum...

(Bu konu da son çözümlememi yapmamış olmakla birlikte buradaki geçen haftaki üye çözülmeleri görmem ve bunu her ne kadar genel bir saldırı olarak alsam da yine de kendi kimliğimle ya da burada sunup temsil ettiğim içerik, değer ve içerik ve etik değerle ya da buna dair zorlamamla örtüştürmem üzerine çekip gitme vakti mi derken...)

Özellikle bu içeriği (Kasyopyayı) gelecekte sunmak, tanıtmak ya da yaymak ya da temsil etmeyi düşünen okurlara ve tüm diğer değerli site üyelerine;

Arkadaşlar gelecekte insanlık çıkarına ve büyük insanlığın çıkarına dair bir şeyler yapmak istiyorsanız lütfen bu içeriği sahiplenin ve koruyun kollayın... Onu felsefe ile kollayın. Onu bilim ile. Tarih ile kollayın...

"Gözünüzü geleceğe dikmelisiniz. Gelecekte haklısınız o yüzden söylenenlere kulak tıkayın."

Arkadaşlar iyiniyetli olduğunuzu biliyoruz. Burada kimsenin iyiniyetli olduğunda şüphemiz yok. Burada sunulan içeriğe (Kasyopyaya) safsata vb. işaretlemesi yapan arkadaşlar dahil olmak üzere henüz fikir sahibi olunmadığını bu yüzden bunların olduğundan hiç şüphemiz yok ve herkesin iyiniyetinden şüphemiz yok.

Metin yeni yayılan bir içerik bu yüzden şu aşamada metinle çatışan hiç bir arkadaşımızı inanın suçlamıyoruz ve dürüstlüklerinden ve insancıllıklarından da şüphemiz yok.
Aşağıda vereceğim yazıyı inanın çok düşündüm. Bu alan üyeleri, üye birikimi bizim gerçekten değer verdiğimiz insanlardı. Kötü bir iletişim kurgulu ya da dağınık bir hayat ve belki de kendi derdini yeterli ve düzenli anlatamayacak kadar zihinsel dağınıklık var.
Hiç bir özel kırgınlığım, dargınlığım yok. Bu söylediklerim lütfen bireysel alınmasın. Bir gün beni anlayacaklar.. Kendi ihtiyaçları var ve gerekli.

Sunulan içerik ("Kasyopya") bize göre küresel sistem ve küresel güç aktörleri/oyunları ve bunun oyuncuları için bilinen belki de en nitelikli tehdittir ve oyunbozandır. Bu cümleyi alt alta beşbin kez verebilirim. Cümlenin anlamı farkedilirse büyük bir devrim ve kıpırdama altında yatıyor. Bu sadece henüz farkedilmemiştir. Bu yüzden bunlar oluyor. Lütfen bireysel almayın.

İçeriğe (Kasyopya-ya) esaslı dokunanların ve el uzatanların yaraları çocukluklarına kadar iner. Eskiden komünizm vb. kavramı neyse yaklaşık olarak odur. Okuyanın peşine hangi karanlıkların düştüğü düşeceği belli de değil. Hem uyarı hem bilgilendirme. .... sına güvenmeyen de okumasın uzakta dursun... Hiç şaka yapmıyorum. Bunlar şimdi bilinmiyorsa da yakın gelecekte umarım ve sanırım keşfedilebilecektir. Gerçekten yaşamınızda parçalanma ve zorlanmalar yoksa da ya da bilgi üzerine özel merak taşımıyorsanız ya da özel biçimde kamusal yardım gönüllüsü vb. değilseniz ya da dışarıdaki siyasi tarihi değiştirme vb. konusunda gönüllü çabacı vb. değilseniz bu içeriğe bulaşmayabilirsiniz, bundan çekinebilirsiniz. Anlarım. Ontolojik bilgi ya da derinlik arayanlar da mutlak göz atmalı. Gizemci içeriği sanılıyor hayır değildir.
FELSEFE İÇERİĞİDİR. KASYOPYA BİR FELSEFE İÇERİĞİDİR.

Bir Marksist ya da Devrimci dendiğinde örneğin onun ne ve kim olduğunu biliyoruz. Kasyopya okuyucusunun henüz kim olduğunu, kim ve ne demek olduğunu ise bilmiyoruz. En az belirtilen iki kavram kadar hatta ileri giderse daha fazla sistem/devlet/otorite ve din düşmanı vb. etiketi yemek ve hayatınıza bilinmeyen gizli acı ve karmaşalar, işkence gibi zehir zihin izleri katmak istemiyorsanız da bu içeriğe yanaşmayabilirsiniz. Korkulu ve korkulan kitap listenizde olabilir. Eğer 6 yaşında seks bilgisiyle tanışmak istemezdim diyorsanız da okumayabilirsiniz.

Bu içeriği (Kasyopyayı) bir yerde gerçekten sunmak, açmak, temsil etmek zor biliyoruz. Bu yüzden alan vicdanını anlayabilirim. Yani bu içerik gerçek alamda temsil gördüğü bir durumda bu alan karantinaya alınmış gibi üç-beş üye kalmış gibi olabilirdi sonuçta.. Ama içerik kendi korunma gücünü de temsil ruhunu da buraya çekebilirdi bunu da biliyoruz..

Daha önce de tanık olduk. Bu içeriği bir yerde sunup temsil etmeye ve ona yer etmeye çalışmak, bir sürü çatışma, saldırı ya da bilinen bilinmeyen bir çok saldırı ve parçalanmayı da beraberinde getiriyor. Kül de olabilirdik tersi de. Yani ne deneceğini bilmiyorum. Ben geçtiğimiz hafta bu forumda tanık olduklarım için üzgünüm. Nedenini çözümleyemiyorum. Bir kaç üye birden bıraktı vb. şeyler oldu.

Şimdi burada sunulan içerik birilerimizce safsata ,new age, metafizik şey vb. olarak işaretleniyor ya bunların hiçbiri değildir. Milliyetçi, ırkçı ya da faşist biri Marksizmi bir safsata olarak işaretler ,durum bundan farklı değildir. Ben gelecektekiler için sözetmeliyim.
Örneğin milliyetçi ya da ırkçı çoğunluk olan bir yere gidip Marksizm başlığı açamam sanırım. Ya da açsam da bunun arkasında duramam. Burda da bunun bir benzerini yaşamış hissetmeye yakınlaştım. Her ne kadar alanın genel çoğunluğu suskun olsa da..dilsiz suskunluk bize tersini söylüyor.

Bir ateist forum kadar kopuk olmasa da, özgürce içerik asabilsekte ve üye içeriğini genel olarak sevip saysakta ve büyük bir saldırı ya da karşıtlık görmesekte, bir takım üye birikiminde sevilmediğini ve istenmediğini ve kopukluklar oluşturduğunu anlarız ya da bir kopukluk oluştu. Onlar gitsin biz kalsıncılık etmeyeceğiz.
Bu konu yani Kasyopya hakkında da derli toplu bir başlık açıp derli toplu bir içerik yazmadığımı biliyorum. Bu yapılsa ne olacaktı sanırım onu da kestirebiliyorum. Belki de o yüzden yapamadım. Diğer taraftan bir gün siz asmak zorunda kalırsanız sadece şunu yapın lütfen. Sadece alıntılar kullanın. Sadece metin alıntıları ya da bir yerlerde birilerini yazdığı ılımlı alıntılar ve linklemeler ..

Gidip sosyalistçilik oynayabilirsiniz. Vicdan soslu insancılıkta. Kimseyi suçlayamam...
Eğer arkadaşların forumu bırakması benden ötürü değil duygusalsa dönüp açıklama yapsınlar bendense geri dönsünler rica ediyorum. Ben gideceğim...

Şimdi burada sunulan içerik birilerimizce safsata ,new age, metafizik şey vb. olarak işaretleniyor ya bunların hiçbiri değildir.
Bunları diyenlerin bir kısmının ya olguyu henüz kucaklayacak ve tutacak gücü ve vicdanı yok (korkak ve cılızlar) ya da bilgi konusunda ve yaşamsal gelecekleri kaderleri ve nesillerini de geleceği konusunda pazarlık halindeler, henüz içten değiller, çetrefil halindeler ve kopuşları yaşamadılar, belli sarsıntıları ve sallanmalarıda . Bunları söylemek istemezdim.
Muhtemelen kara tahakküme boyun eğiyorlar ve yollarını seçememişler ya da kara propagandanın bir biçimde çıkarına hizmet ediyorlar. Eğer bunları bilinçli yapmıyorlarsa gerçekten çok kötü zehirlenmişler ve kirli bilgi kör tahakküm ile tam anlamda zehirliler. Gücümüze gitse de yazmalıyız çünkü gerçekler bunlar. Kimse kendini tarihteki bir kaç gerçek yolcusunu, bilgi sevgilisini aforoz eden biri yerine koymak istemez biliyoruz. Bunun tanıklığına biz de üzgünüz. Kişilerin iyiniyetini içten bir biçimde biliyoruz ama tarih konjonktür.
Eğer öyle değiller ve yukarıda anlatılanlar değillerse dürüstlerse içeriğimize baksınlar ve yolumuzu izimizi takip etsinler hatalarını telafi etsinler.

Ne dediğimizi biliyoruz.. Kim olduğumuzu biliyoruz...

Eğer burası dinlerden özgürlük sitesiyse buraya en yakışacak şeydi. Bunu anlatamamış hissediyorum. Kara karanlıklarla ve ikircikle asılamaz. Altına safsata yazıp asılmaz. Gür gür asılırdı. Bir gün böyle olur umarım...

Yeniden deneyebilirdim, başta alabilirdim ancak herhangi bir sosyal kırgınlık kimseyle çatışmak bunun zorlanmasını yapmak sunmak bu konunun üzerine gitmek, haklıyım diye diretmek istemiyorum. Haklı çıkacak olsam da zorlayamam... Anlaşılmamış sevilmemiş şeyi zorlayamam.. Çünkü ilk anda ve ilk bakışta onun nasıl gözükebileceğini biliyoruz. Biz yavaş yavaş sindire sindire hiç kimseyi kırmadan iç etmek ve yer bulmak taraftarıyız. Daha önce konu burda çarpık biçimde işlenmeseydi belki de burada hiç olmayacaktık ve buraya da gelmeyecektik. Bu konuyu da açmayacaktık. Ben üye çoğunluğuna ve fikirlerine bakarak ılım görmezsem zorlamıyorum ya da uygun konjonktür ve biçimi arıyorum... Yani X foruma gidip diretip her yere Kasyopya asayım diye bir derdim de yok. Yani bir misyoner gibi işlev görseydim böyle de olmazdı. Her neyse bunlar anlatacak kendimi savunacak felan halim yok. Gelecekte ve geleceğin vicdanında aklanacağım ve anlaşılacağım nasıl olsa. Bugününüz ve şuranız sizin olsun.. Bugünün vicdanına ise böyle yazılmalı biliyoruz

Belki de gelmem hataydı. Burada olmam ve yazmam hataydı ve bazılarımızı henüz anlayamayacağı bir şeyi vermek/sunmak hataydı.
Her neyse gelecekte bu içeriği sunabilecek ve savunabilecek gücü ve kararlığı bulabilecek arkadaşlara sesleniyoruz ya da onlar için bir şeyler demek istiyoruz

Örgütlü yapın benim yediğim naneleri yemeyin. İçerik bir yere asılmışsa muhtemelen tek kişi görünümü altında olsa da bir kaç ilgili vardır ama yine de açıktan örgütlü olun. Alçakgönülllülük en önem önemdir. İçerik önemli diye bunu gözardı edebiliyoruz. Kimseyi kırmaya gerek yok. Uygun laf dolandırma ile bir yolu bulunur mutlaka.

Korkaklara önermeyin ve onların dalga geçmelerini ve içerik çatışmalarını da umursamayın..
Size abuk subuk ters bir şey yazarlarsa ve söylerse korkağın biri de bunu yazdı deyip geçin... Ama şunu söylüyorum. Bunu bir yere asmışsam ve olumsuz bir yazım gelmişse ilk anda uyaran duygusal tepki ile içerik yazmayın ve tepki vermeyin. Bir kaç gün oturup düşünü gerekirse. Muhtemelen bu içeriğin anlatım biçimiyle bir saldırı etiketi taşıyabilir ki bu saldırı iki taraflı olabilir yani size karşıdan geliyor da değil. Karşı taraftaki de bir saldırı altındadır. Bunları konuşmak istemiyorum

Eğer biri insanca bir yüreği olup hala buna safsata diyorsa ona şunu söyleyin
Nasıl yani bundan haberin yok mu ve olanları bilmiyor musun, umursamıyor musun ?
ya da insanların geleceğini umursuyor musun? deyin.
Eğer umursuyorsan artık buna safsata demeyi kesmelisin. Lütfen bunu deneyin. Ne alakası var derse benden selam söyleyin.

-Başka Bir- İçerik Okuyucusuna Not ya da Önermeler Taslağım

İçerik okunmuşsa ve diğerlerine de aktarabilmek için vicdani bir sorumluluk ve yüküm duyuluyorsa ne yapmalı?

Şöyle
Bunu deneyen az çok herkes, bunun boşuna bir çaba olduğunu söyleyecektir. "Bulan bulur, okuyan okur uğraşma" yorulursun ve sonuçta alamazsın diyecektir çünkü muhtemelen dağıtım çabası denemiş yorulmuş, örselenmiştir.

Yine de sessiz tepkisiz kalamıyor ya da kalmak istemiyorsak ne yapmalı?

Güçlü müsün;? Neye inanıyorsun? Neyi kaybetmeye ve feda etmeye hazırsın sen?

Örneğin bizim girişim ve denemelerimiz oldu, gerçekten zor
Herhangi türden internet forumunda bile içeriğin tartışmaya açılması güçtür
Bir çok baskı ve zorluğa ve anlanmayan dip-alt duygusal zorbalığa maruz kalmanız açıkçası olası ya da su götürmez bir gerçek
Ağır saldırı aşağılama tehdit zorbalık vb ne de maruz kalma olasılığı da cabası da yüksektir. Böyle -bura gibi- alanlar hariç

Her türden tedbir alıp moralinizi yüksek tutmalı çatışmaya girmemek için duygusal tabanda hazır olunmalı

Biz içeriğin zor da olsa sahipsiz öksüz kundaklanmış bir çocuğun cami avlusuna bırakılışı gibi Sosyalist Marksist kitlelerin kucağına atılması sonucunda birleştik..

İçeriğin asıl tarihsel sahiplerinin her ne kadar henüz görmek istemeseler de onlar olacağı konusunda fikir birliği yaptık. Bu derin ve oldukça uzun bir tarihsel yorumlama ve çözümlemelerin bir ürünü. Tutacak güçleri var. Tarihsel doğru eller.
Bu İçeriği örgütlü bir bilgi bilgileşime dönüştürebilecek koruyabilecek kollayabilecek yegane kitlenin onlar olacağında artık hemfikiriz
Bu anlamda ellerinde materyalizm gibi kavram ve kuramlar olması gibi anlamlara takılmayın aldırmayın/aldanmayın. Hepsi tarihsel tuzaklardır. Emin olun. Gidip objektifçe sunun ve savlayın-arkasında durun. Sosyalist vicdanla arkasına durun.
Onlara terzi fikrinin diyarından bu selamı söyleyin bunu alıp kollasınlar....

uydurtu kimliği tekrardan Kasyopya için ve uğruna bilinçli çaba bir yazımcı isteği ve çağrısı olduğunda ya da buna dair önemi farkedilmiş özel sorular/durumlar olduğunda gelecek ya da gelmek istiyor. Açık vicdanı budur. Bir şeyi zorla dayatmak istemiyor.
Ki öyle bir güne gerek kalacağını sanmıyoruz. Buradaki çözümcülere güveniyoruz

Uydurtuk bir adamdık zaten.
Uydurtu nickini gerçekten öldürmek istiyorum. İkinci bir nick alırsam ben olduğum anlaşılır uygun olmaz sanırım. Bırakırsam eğer siteyi hiç açamamalıyım öyle düşünüyorum...
Bu siteyi seviyorum. Bunlar anlaşılırsa kalacağızm ya da içeriğimle genel ruh çatışmazsa
Ama bir süre ara; bir süre bakım çalışması....
ya da ara ara bekleyişler kısa notlar bilmiyorum
ya da kasyopyasız kasyopya sus imzam
bilmiyorum
sadece duygusal bir tepkimeydi bilmiyoruz
ne olduğunu/yaptığımı her zaman ki gibi bilmiyoruzm

Kayıp Etiketi;
Ahmet Kaya -Beni Tarihle Yargıla ve Gururla Bakıyorum Dünyaya

https://www.youtube.com/watch?v=ZxT0576FTsk

https://www.youtube.com/watch?v=9wbh0KhwRFw

Giden arkadaşlarım lütfen geri dönsünler...

"ictenlik"
04-02-2019, 20:23
Şimdiye kadar uzaydan denetleniyorsak, genetik yemsek, kontrolümüzde pek elimizde değilse, o zaman bir problemde yoktur.
Şimdiye kadar bir problem olmamış, madem kadermiş bu, bundan sonra niye olsun? Sonrası da kader olacaksa, sıkıntı niye?

Zaten bundan sonra oluşacak problemde anca hayrımıza olur, zira şimdiye kadar ki tablo hiç iyi bir tablo değilmiş madem.

Hasılı kafaya takılacak bir şey değil bu, hata bunları fısıldayanlara şöyle de denebilir, "Git kendin uyar, yeter beni kullandığın!" da denebilir.

Cevap üretemedim ya da soru da yok ama başlığı ben kurdum açtım madem. Bir kaç üretme...
Ya da (metne yönelik) bir sorunuz (açabileceğim) bir şey var mı?

Bir grup timsah kendi arasında konuşuyor. İnsan diye bir üst tür varmış. Bizim varolduğumuz alanın yarı kontrolü onun elindeymiş. İsterlese bize şunu yapabiliyorlarmış... Yani aslında biz bu nehirde rahat ve kralız ama çantaya deri olmayacağımız ya da kimin ne olacağı ne malum

Bir grup dağ antilobu/geyiği kendi arasında konuşuyor ya da geyik yapıyor. Bu dağdaki yırtıcılardan kaçıyoruz evet yırtıcılar bizi yiyor ama insan diye başka bir tür varmış asıl o tehklikeliymiş vesselam çünkü isterse bizi çipleyip istediği zaman ve yerde gelip yakalayıp avlayabiliyormuş...

Kimine göre ise;
Şüphesiz rahat rahat gezmemize/takılmamıza izin veren odur..

Daha uygunu ise şu...
Bir grup kedi köpek vb. kendi arasında konuşuyor. İnsan diye bir üst tür varmış. Bizim varolduğumuz alanın yarı kontrolü onun elindeymiş. İsterlese bize şunu yapabiliyorlarmış. Ama mesele bu değilmiş çünkü bizlerde insan olarak evrimleşip varlık sıçraması (uzay mekan sürekliliği değişimi) yaşıyormuşuz ve insanla aynı düzlemde yaşıyormuşuz sonra... Bu insan denenin amacı bize burada da alt tür olarak/gibi davranıp pis işleri yaptırıp bizi kontrol etmek ve hala modern köleleri gibi davranıp yaklaşmak ve kendi de rahat etmekmiş....

Kurt diye bir tür var mesela ona bir replik...
İnsanın köleleştirmek istediği türlerden biri de biziz ancak özgür/özgürlükçü genetiğimizden dolayı bunu yapamıyomuş bu yüzden bizim genetik mirasımızı başka bir türle kaynaştırmış...
İnsanlar kurtları pek kaçırmıyormuş

Koyunda konuşuyor.
İnsan diye bir tür varmış bizi klonlamış

Doly i ceninsiz ve annesiz babasız yapan şüphesiz ki odur
Biz Doly'i/Seni bir parça genetikten çamur ve balçık kullanmadan yaptık..
(Genetik neydi lan o kelime dilde yok)
Maymunu uzaya gönderen ve yeryüzüne mega kentler diken de şüphesiz ki odur./biziz..

Ugh...

Geçin dalganızı bakalım....
Sizin şerrinizden zamana sığınırım....

"ictenlik"
05-02-2019, 00:15
Uydurtu , bir tek ben mi yoksa forumdakilerin tamamı mı bir şey anlamıyor bilemedim.
Gelecekle iletişim kurulması bana göre saçma bir düşünce , sizin için önemli ve inanılabilir olabilir.
Hani duyarlı olalım falan deniyor ya ! Neye duyarlı olalım. Bu konuya inanmaya mı ?
Açık söyliyim ben bişey anlamıyorum.
Bizimde anlayacağımız sade bir dilde mesele nedir kısaca anladığınızı bizede anlatabilimisiniz.
Anlayalım ki bizde duyarlı olalım.


Peki baştan alalım ve alıyorum.
Lütfen tekrardan bu başlıkta kopuk olduğumu düşünen, ortaya konan sorusuna yanıt alamadığını düşünen bir arkadaşım varsa gerekirse sabahlara kadar yazışmak ve cevap vermek pahasına bana soru sorsun ve soruları varsa lütfen tekrar iletsin...
.

Bizim de anlayabileceğimiz şekil denemesi 1.

Bu bir gelecek iletişimi ve gelecekle iletişim (ya da size göre onun savı ya da öyle olmalı..
Bana göre ise gelecekle iletişim olarak noktalandı ve ortaya konuldu)

Bu bir uzak gelecekle (uzak gelecekteki bilinçli ve zeki varlık ve tanıklarla) iletişim, conduit/bağ/bağlantı aynı zamanda.
Yani telefon hattı gibi arandığında cevap veren bir uzak gelecek (tanıkları bütünü) ve bunun bilişimi var.

Yani insanlık olarak biz/bizler gelecekle iletişim kurduk ve kuruyoruz
Ya da Laura adında bir kadın başka bir şeyi denerken tesadüfen bu olmuş. Burada kurulmuşu var hat açık ve bağlı ,istendiği zaman bağlanabiliyorlar

Buradan/bu kanaldan-bağlantıdan ve gelecekle (ya da varlıksal uzak gelecekteki tanıklarla) görüşmelerden bizim tarafımızdan sorulan sorulara bir ölçü de cevap alınabiliyor. Bu şu an da oluyor/olup bitmedi-devam ediyor ve edecektir.

Biz bunu anlaşırsak daha da devam edecek ve bak-alım neler olacak...

Bizlere kısmen bilişim ve bilgi yardımı yapıyorlar..
Sadece sorular sorup cevaplar alıyoruz Tüm mesele bununla sınırlı. Daha ilerisini aramayın. Gelecekten haber vermecilik değil!

Bu bir soru cevap iletişimi kontağı. Bize göre başka bir zeka (zeki ve matematik bilen anlayan varlıklar ) ile telefon görüşmesi gibi denilebilir...
bu bir gelecekten haber verme değil. Gelecekten haber almıyoruz.
Bir öğretmen ve ustayla ya da bilenle/biliciyle bağ kurmak gibi.

Gelecekte ne olup olmayacağını sormuyoruz. Bunu sorduk bizi geçiştirdiler( zaman açık/belirsiz/değişken çok olasılıklı ve kuantum olasılıksal hesaplamalar diyorlar bize. Kesin olaylar vermiyorlar. Kehanet yapmıyorlar)

Her türden evrensel meraka dair soru derleyip gönderiyoruz. Öğrenmek istediklerimizi sorup verdikleri yanıtlara bakıyoruz ve (bir araca bir parçanın uygunluğu gibi) işimize uygun gelirse o yanıtı kullanıyor gelmezse de çöpe atabiliyoruz.

İnsanlığın cevap istediği kimi sorulara ve sorunlara kısmi yanıtlar sağlanıyor/sağlıyorlar.
Tüm insanlığın (ortak çıkarı ve) interaktif gözlemi ya da katılımı dahilinde/dairesinde (ya da bunun olasılığında. Laura (yani bunu yapan kişiler) buna açık... Düşünsesinize kavga etmeyi bir an kessek ve 3 ülke lideri burda ne oluyor gösterin bana dese. Tüm dünya önünde bir canlı celse yapılsa TV den yayınlansa ve onlar sorular sorsa? BU MÜMKÜN!)

Bu iletişim deneysel olarak yaklaşık 25 yıldır sürdürülüyor ve hala da adı konamamış /adı tam konamamış bir biçimde devam ediyor. Yani 25 yıldır sorulmuş derlenmiş soru cevaplar da zaten halihazırda var ve istenirse onlarda okunabilir.
Bu yanıtlar da (özellikle geçmiş yanıtlarda) bir ölçü de karmaşalar ve hatalar ve sorunlar da var. Hatasız bir kurgul değil.
Okuyana ilk etapta cazip gelmiyor ancak pesetmeyip toplamda 2.000 sayfalık veri incelenirse ortaya bir şema/tablo çıkıyor

İkincisi de sürece ilişkin interaktif gözlem ve eki olarak sınama, aktif katılım (içerden katılım denen) denenebilir. (sınanabilir)

İletişimi sürdürenler Amerikadaki sıradan Amerikan vatandaşları ve (özellikle sürece ilgisi olan-aktif katılım göstermek katkı sunmak isteyenlere ve soruları olanlara karşı da çok açık ve nazik insanlar ) yüzyüze elele ya da uzaktan internet vb. kanalıyla da erişelebilir insanlar..
Ben seçildim ben bildiriyom diyenler felan değil... Neredeyse kamusal bir kanal/bağ işletmenin bilincine yakınlar ya da kamusal geniş bir ilgi olsa eminim yakınlaşırlardı..

Deneysel bir iletişim olarak adlandırılıyor. Deneysel iletişim adlandırması var. Hatta yıllar içinde bu grubun yaptığını birebir deneyerek benzer iletişimi sağlamayı deneyen başka gruplar da oldu. Başkaları da deneyebilir. Seçilmiş kişilerden ve peygamerlerden değil de bir metodolojiden sözedebiliyoruz...

Laura ve arkadaşları yani gelecekle iletişim görüşmelerini yapanlar ve yayanlar;
İnternet forumları aracılığıyla da zaman zaman soru derleyip alıyorlar
Uzaktan Skype vs. katılımı ile de başak gruplara ve onların sorularına özgü uzak celse vb. yapıyorlar
İngilizce biliyorsanız sunumcu/yayımcı ve yapımcı olduğu varsayılan Laura-ya erişmek o kadar kolay ki.
Forumuna girip adını kullanıp selam vermeniz yeter/yeterli.
Ben bir şeyi savunmam ve açmam gerektiğini de sanmıyorum
Süreç objektif sorguya aç...
Yani bana sunmak sormak ve aksini yazmak yerine gidip direkt Lauraya da denebilir... Yorumlarda oraya yapılabilir.


Bizim görüşlerimize gelince;

Biz Lauranın iletişimini tüm insanlığın (ortak) iletişimi olarak (ortak belleğe dair) kamusal (mal) olarak alıyoruz.
Laura bizce soru cevap trafiğini hneüz istenilen düzeyde yürütemese de ve işletemese de aslında oldukça iy ive katlımcı ve insana dair insanca iyi işler yapıyor ve onu seviyoruz
Daha iyisini yapanları ve yapacakları ve başka deneycileri ise her zaman bekliyoruz

Süreci üçüncü sınama savı da şudur. Bir grup gözlemci kendi yöntemiyle bu oturumu kurmalı ve benzer deneyi sürdürmelidir...

İnsanlar olarak acı çekiyoruz duyarlılıklarımız var ve cevaplayamadığımız sorularamıza yanıtlar arıyoruz.
Gerekirse göksel bi baba ve hamiden yardım istiyoruz. Gerekirse bilinci aşan çözümler/gözlemler arıyoruz

Aşkın ya da metazifik olmasa bile birşeyi durdurmak vb. istediğiniz oldu mu hiç?
Bu bitsin ya da bu dursun? Bunun aslı nedir? Burada neler oluyor? vb. dediğiniz oldu mu hiç?
Büyük bir bağ kuracaksınız....
Tam size göre...
Okuyun...

"ictenlik"
05-02-2019, 01:50
Sürekliliğin (süreğenin) bölümlerinin/bölümlemelerinin tüm sürekliliği içermemesi üzerine (parodi ya da) çıkmaz'a dair
ya da bitmemişin bitmemiş oluşu
ya da bu daha başlangıç ...!!!!! mücadele -bir biçimde- devam edecek

Başka bir forumdan Kasyopya okunması süreci üzerine bir diyalog

Soran:

Daha önce celseleri okuma tavsiyenize duyarsız kalamadım ve okudum. İddia edildiğine göre diyaloglardaki "C" ile ifade edilenin üst boyutlardan bir varlık olduğunu iddia ediyorsunuz ve büyük ihtimalle de diyorsunuz ki bu zat diyaloğu kuranların gelecekteki ruhlarının biri vs. Ben bu diyalogları okuyorum fakat "C" ile gösterilen diyalogtaki zatın bir üst boyut varlığı olduğuna ikna olamadım. Bu zatın cümle kurma becerisi ve diyalektiği benim zekamı bile aşamayacak kadar diyebilirim. Dolayısıyla bu gerçekliğine inanması çok güç diyaloglar ve sizin yukarıda paylaştığınız iddiaların gerçek olduklarına siz ne kadar inanıyorsunuz? Samimi ve doyurucu bir açıklama yapabilir misiniz? Bu iddiaları ulu orta bir yerde kimliğinizi açık edecek şekilde ifade etseniz neler olabilir bir düşünün. Size ciddi manada bir psikiyatrist önerebilirler yada adli anlamda suçlu görülebilirsiniz. Ancak ben yine de Carl Sagan'ın meşhur sözünden yola çıkarak tüm bunlara ikili diyaloglar şeklinde samimi açıklamalar vereceğinize yönelik beklenti içerisindeyim. O meşhur söz belki bilirsiniz şöyleydi;

Olağanüstü iddialar olağanüstü kanıt gerektirirler.

Uydurtu Yanıtı:

İnanç fiilini/betimini/belitini/imini ve işaretini kaldıralım samimi ve doyurucu bir açıklama yapayım ama ilk postumda yok mu?
İnanç fitiline bağlamayalım. Başka bir fitil ateşleyelim ki çabuk sönmesin ucundaki de iyice patlasın...


Soran:

Tamam inanç fiiline odaklı değilim. (ve alınmayan başka yazılar)

Uydurtu yanıtı:

Bir üstteki cevabımı buna dair de eklemiş oldum

Sanırım ilk postumda şu yazıyor olmalı
uzun okuma ve değerlendirmeler sonucu bunun gelecekle iletişim olduğuna karar verdik
bakın karar verme
,iradi bir seçim ya da benzeri (ek not. ?)
siz de aksine karar vermişsiniz,
o da benzeri
yoksa siz bana siz buna inanıyorsunuz derseniz ben de size siz buna inanmıyorsunuz demek durumunda bırakılırım
diyalektik konsept


--
uydurtu ikinci Yanıtı

uzun okuma ve değerlendirmeler sonucu bunun gelecekle iletişim olduğuna karar verdik
bakın karar verme
,iradi bir seçim ya da benzeri

Bakın bir örnekleme yapayım ya da sunayım
Okuduk ve bunun bir gelecekle iletişim olma olasalığına karar verdik diyelim neler yapabiliriz

1- Gelecekte oluşacak soru ve cevap trafiklerini ve sürecin aktivitesini (sonuna, sonsuza ya da sonuca kadar an be an) gözlemleyebilir ve sonra da buna dair karar verebiliriz. Yani, açık kararla/seçimsiz ileriyi bekleyebiliriz.
Yani deney bitmemiştir. Kararımızı açıkta bırakabiliriz.
Benim gibi erkenden karar verme, süreci çok kurcalama ikiliğine düşmek zorunda değiliz... Hala açık vicdanlı da kalabilirdik...
Yani dereyi görmeden paçayı sıvamak istemiyorsanız ve dere gözükmüyorsa/gözükmediyse paçayı sıvamayın ve dereyi bekleyin ve dereyi görürseniz paçayı sıvayın, görmezseniz siz de sıvamayın...
Bu kadar kolay
Ben bir dere görmüşüm ki sıvanmışım

2- Gelecekle iletişim kuran gruba ulaşıp geleceğe soru sormayı ve yöneltmeyi ve böylelikle süreci etkin, canlı ve aktif sınamayı ya da cevap almayı ve gelen cevabın geçerliliğini kontrol etmeyi deneyebilir ve sınayabiliriz.

3- Grubun bir oturumuna aktif yerinde katılım ve kanlı canlı gözlem şansı talep edebilir ve süreci,/durumu yerinde gözlemleyebiliriz ve sorularımız varsa orda da sorabiliriz..

4- Benzer yolla ya da başka metodolojiyle gelecekle iletişim kurulup kurulamayacağını araştırabilir ya da benzer bir ekiple bunu deneyebiliriz

5- Bunlar tam Mashar Osmanlık yazıp ilgilenmeyip geçip gidip umursamayabilir ve bundan kurtulabiliriz fazla da baş ağrıtmayız ve başımız da ağrımaz

Soran:

Bu oluşum somut gerçeklerden fazlasıyla sıkılmış negativist karakter yapısındaki ekonomik olarak rahat diyebileceğimiz konumlarda bulunan maceraperest insanlara göre planlanmış ürünleri bulunan gizemli(!) bir kurumdan daha fazla bir şey olamaz. (ve buraya alınmayan başka yazılar)
Laura ve arkadaşları hakkında yanıldığımı sanmıyorum.

Uydurtu yanıtı


Bakın bir örnekleme yapayım ya da sunayım

Okuduk ve bunun bir gelecekle iletişim olma olsalığına karar ver-eme-dik diyelim neler yapabiliriz

1- Gelecekte oluşacak soru ve cevap trafiklerini ve sürecin aktivitesini (sonuna, sonsuza ya da sonuca kadar an be an) gözlemleyebilir ve sonra da buna dair karar verebiliriz. Yani, açık kararla/seçimsiz ileriyi bekleyebiliriz.

Yani deney bitmemiştir. Kararımızı açıkta bırakabiliriz.
. Hala açık vicdanlı ve kararsız da kalabilirdik...

deney ve süreç bitmemiştir yani tüm söylenecekler (için henüz erken ve söylenecek herşey) henüz söylenmedi ve tüm yapı henüz verilmedi ve henüz elimizde değil
gelecekte de bunun ucu ve verisi var ve henüz onlar okunmadı ve görülmedi demekteyiz bunun farkında mısın?
buradan bakarsak kendinle çelişiyorsun..

gelecekte de veri alınacak diyoruz....

okumuş olsan bile hepsini okumadın
kimse hepsini okumadı çünkü bitmedi
daha gelecekteki metinleri görmedik ve beklemedik

uzayan bir şeyin yarısını tutuyorsun ve yarısı elinde yetiyor mu?
25 yıl sonra da hala bu deney devam ediyorsa?
peki 40 yıl sonra
peki ya 160 yıl sonra_?

"ictenlik"
08-02-2019, 02:13
Forumlar ve forum kimlikleri için yetkin olmaya yakın bulduğum Kasyopya sunum Metodolojim
ve Üyeler İçin Özel Mesaj Kalıbı


bu yolu bulduk....
bu forumda da bu yapılmalıydı ...geç oldu alma çözdük
Benden herkese tarih dolusu özür ve şükran

daha da geliştirilebilir... sonlarının özel okunması talebi ile

haklıyız kazanacağız diyebiliyorum... öyle mi biliyorum? öyle mi diye bili yorum?



Merhabalar

Aktif forum üyesi olarak gözüktüğünüz için size yazıyoruz

Bizler internette "Kasyopya Deneyi" olarak sunulan ve tanıtılan bir metnin eski okuyucularıyız.

Geçmişte kimi forumlarda paylaşılmıştır. Bu metin, kendi içinde, "zaman ötesi iletişim" ya da "gelecekle iletişim" olarak tanımlanıyor.

Bu size çok saçma ve tuhaf gelebilir biliyorum.

Bize de başta öyle geldi ve bunu çözümlemimiz yıllarımızı aldı. Biz artık şundan eminiz ki, İnsanlığın elinde önemli ve korunması gereken bir "done" var.

Bunun forumlar aracılığıyla yayımcılığını yapıyor ya da deniyoruz

Başta böylesi absürt bulunacak çok uzun bir süreçte kabul görecek bir konuyu işlemenin tüm zorluklarını ve meşakkatini ve arkaplanını, geçmiş tüm yükünü de taşıyor ve biliyoruz. Bu konuda oldukça tecrübeliyiz. Kendince bir bilgi tabanımız ve filozofik tabanımız da var.

Başka forum alanlarında deneyimlerimiz var.

Zamana yayarak ve kimseyi de rahatsız etmeden ve rahatsızlık vermeden bu konuyu forumda da bir ölçü de paylaşmak tartışmak istiyoruz... Nasıl yapılacağı konusunda herhangi yardım ve fikir almaya açığım..

Dikkatliyiz. Üye kırmayız. Duygusal tepkilere karşı dayanıklıyız.

Özgürlükler adına sesleniyoruz.. Sosyal vicdana olan inanç adına sesleniyoruz. Sol Marksist ve Sosyalist değerlere ve vicdana olan saygı adına sesleniyoruz.

Bu metin bunlara ters değil. İlk etapta, bu metin, new age ve saçma etiketi yese de, zamanla ve uzun süreçlerde sonuna kadar okumayla aydınlanıyor ve kendini de hem açığa koyuyor hem de tüm bu denilenlerden tane tane aklamasını biliyor. Hiç şüphe yok...

Forum böyle bir tartışmayı benimsemez derseniz de anlarız, girmem - yazmam

Yönetim ve üye arkadaşlaşması fikri ve moderasyona fikirlerine açığım...

Sorularınız varsa alabilirim. Sizlerle yani alan ilgilileri ve yöneticileriyle uzun uzun söyleşebiliriz. Özel mesajlarla da derdimizi anlatabiliriz.

Post asmadan ön post gönderebilir ve yönetim onaylı yazabilirim. Hiç yazmayabilirim. Konu ilk başta zıt bulunursa haklıdır bunu anlayışla karşılarım

ama özgürlükleri desteklemek, geliştirmek adına bizim önerimiz bize alan açmanızdır ve birleşim kaynaşım için kolaylık ve ön açılmasıdır, yol gösterilmesidir...

Herhangi türden moderasyona ve zaman bekleme fikrine de açığım.

İstenmiyorsa susup yazmayabilirim ama bu bize ağır bir vicdani yük ve insani sorumluluk duygusuyla ağırca basan bu şeyi birilerine sözetmeliyiz.

Lütfen yardımcı olun..


Şunu mutlaka söylemeliyim.

Ters üye tepkisi çok olumsuz oluyor.

Tersleme yazabilecek arkadaşlar da zamanla konu üzerine eğilince ve eğilirse haklılık payı buluyor. Bence iyi bir okuyucu için buna yani "Gelecekle İletişim Tanıklığına" şahit olmanın aksi mümkün değil. Biliyoruz çok zor gelse de ve inanılmaz olasılık ve saçma ötesi saçma gelse de biliyoruz... İnanın...ve güvenin...

Biz okumalarımızdan 5-10 yıl sonra bu metne haklılık payı verdik. Defalarca kaldırıp attık-zırva dedik, beş para etmez çoluk çocuk işi dedik...

İş mesele sonra ve uzun bir süre sonra aydınlanıyor...

Şimdi biz foruma hemen yazarsak arkadaşlar yazarsak bize ilk etapta olmaz öyle şey derlerdi.
Onun içi size önden yazıyoruz
Ben okumalarımdan önce bir yerde çıkıp bunu sunan bir arkadaşıma olmaz öyle şey deseydim. O duruma düşmek istemezdim...
İşte bunun dengesini arıyoruz...
Bunun bu vicdanın anlaşılmasını talep ediyor, istiyor ve bekliyoruz...

Konu bizim için çok makul ve geçerli. İnanın inannın geçerli ve aklı başımızdayız... Yıllaryılı ağır biçimde üzerine eğilip sorgulandı ve araştırıldı-soruşturuldu.

Felsefi tabanımız inanın var. Sol, Sosyalist ve Marksist vb. değerlerin çok içinden yetişmesekte inanın onlara çok derin saygı ve yakınlığımız,, paydaşlağımız artık var

Bu metin onlara ters ve zıt değildir. Kimsenin yoluna yordamına karışmaz, yol açar, felsefi eklem sunar . Bunun mutlak olarak anlaşılmasını istiyoruz

Benim haklı/öncül savlarım bunlar. Bunları tartışırım

Konuyu kimse bilmiyor..

Ben şunu rica edeceğim. Forumu temsil eden bir kaç üyemiz içeriği araştırsın lütfen
"yıllarca da" bekleyebiliriz/anlarız ve inanın bekleyebilirim. Konu bence çok önemli olsa da...

ve üyelerimiz okumalar sonucu bize sonra gönlünce yer alan açsın
başlık açıp sunalım istiyorum

Metin okunursa ilk başlarda olmaz şey dedirtecek, bunlar çok saçma şeyler dedirtecek
asla ve asla olmaz öyle şey dedirtecek ,hadi ordan dedirtecek, kendi içinde yanlış ve hatalı dedirtecek,
bunlar deli saçması zırvası ve zırvadan da zırva ve zırvadan daha öte zırva dedirtecek

Bunun mümkün olduğunu düşünsenize .. Yani gelecekle iletişimin.. nasıl olmasını beklerdiniz? Herkesin dikkati üzerinde ve gözü önünde mi?

Bunun mümkün olması imkansız hatta gelecekle iletişim mümkün diyelim yine de bu metin yine de olamaz dedirtecek

Çocukça gelecek biliyorum

İşte tüm bunlar olurken biz onu bulmuş ve almış olacağız... Tüm bunlar onun iyi saklanıp korunmasını da ve herkes tarafından ilk an da bilinip anlaşılmamasını da sağlıyor. Dokuyu örtüp koruyor. Bilgisayarında bir kopya dursun sevme ve okuma şimdilik istersen

Metin onu okumaya geleni bir sallayıp dışına postalıyor.. İçine işine geleni alıyor bu metin...

Özellikle başlar çok zırva evet... Soru soran kalibresiz gibi metafizik düşkünü gibi evet ama o da bu işi yaparken bakın nasıl aydınlanacak iyi bakın

içerikte özel noktalar var ve toplamda 2.000 kadar sayfa
İnanılmaz bilgi var matematik ve öğretici doku var hemen sezeceksiniz ve sizi içine alacak ve bu dediğime kulak kapayabilirsiniz şimdilik...

Biz ilk görüşte metinden bezmemek/caymamak için (ve ilk an da metne karşı ağır bir irritasyon gelişmemesi için) mutlaka şunu öneriyoruz

Bir word dosyası sunacağız. Onu bilgisayardan açıp arama alanına "zaman", "inanç", "güven", vb. gibi akla kelimeler yazıp özellikle C/A (Cevaplayıcı/Answer) bölümlerinin başlardan değil de ileriye doğru ve ilerilerden taranması... Ve bir kaç gün metnin böyle incelenmesi
Bizi ilglendiren bölüm "C" bölümüdür

Büyük ama çok çok yangınımız var empati bekliyoruz lütfen bize yardım sunun...

Geçekten saçma sapan ve kimi de evet yapayanlış şeylerle de karşılacaksınız emin olun biz de biliyoruz. Paradigma bu ve böyle ne yazık ki!

Tersini değerlendirin benimle aynı çıkmazda buluşun. Bu metin düpdüzgün olsa, ipiyi olsa ve kendini haklı çıkarsa-ortaya koysa ve onun bir ispatı olsa ne olurdu?
Senin benim elimde olur muydu ? Onu yapan eden yaşar mıydı hala ? ya da kimin eline geçerdi

Size sunuluyor dostlarım. Marksist Leninist arkadaşlar. Sizi arayıp bulmak çok zor oldu ama buldum ve bulmak anlatmak zorunda kaldım bu metni getirdim kendi kanımla

Metin empati bağını yıllaryılı oluşturuyor. Empati kazanması zor süreç... Metne ve Cevaplayıcıya sıcaklık duyulması yıllar alabilir , zor olabilir. İçinden çıkalamayabilir..

Kesinkes vazgeçmeyin derim asla ve asla pesetmeyin derim!

Devriminiz Olsun!!!


Metin Linki
https://drive.google.com/file/d/1mqox8bBN4X2I5_QmpoGoXwAN8QT6_AZj/view

Sevgiler saygılar.


Tarihsel bir rahatlık ve rahat uykuya/dokuya yakınlık sezilmesi

Bundan yola çıkarak kısa ve öz az tanıklı bir mail dizgesi de deneyeceğiz

"ictenlik"
08-02-2019, 03:23
odatv beni duy!!!
evrensel.net beni duy!!!
sol.org.tr beni duy!!!!


O mesajları biz attık. Ben attım, atıyorum... Açık kimlik verebilirim. Açık tanıklık... Yüzyüze görüşme vb. sağlayabilirim ama bunlar gereksiz
Temsil ve konuşma gücü yüksek biri değilim. Ama bir gün haber sağlanırsa, okuyucu arama telaşına düşersek eminim sağlayabiliriz...


Amerika merkezli yerinde haber, canlı celse yapılabilir ve bunun kaydı tutulabilir. Canlı tanıklık sağlanabilir. Tabla denenebilir. Size gösterilebilir. Kendi ellerinizle onu tutabilirsiniz ve gözlem yapabilirsiniz.

Korkmayın kaçmayın ve kaçınmayın bize ve kendinzie yardım sunun lütfen

Kişiler tanıklar Amerika da sağ ve yaşıyor, hepsi içiçe
Böyle bir günü böyle bir tanıklığı bekliyorlar...bekliyoruz....

Uyumayın. Uyutmayacağız. Hiç kimseyi uyutmayacağız... Korkmuyoruz...
Bu onbin değil yüzbin yılın haberi yapılabilir ve olabilir.
Tehdit ve şantajlara boyun eğmeyin ve dik durun yardım bekliyoruz!!!

Lütfen yukarıdaki yazımızı internetten arayarak buraya erişim ve ulaşım sağladıysanız beni dinleyin. Bunu size açıklayabilir gösterebilir ve sizleri çok uzun vade de buna ikna edebiliriz ya da okumalar bu güveni zaten zamanla sağlayabilir. Pes etmeden, yılmadan okuma öneriyoruz. Vazgeçmeyin...
İşiniz gücünüz varsa bu daha önemlidir unutmayın

Bir biçimde, uygun biçimde, zamanı gelince, gerekli ve uygun biçimde düzenlemiş bir haber içeriği istiyoruz
Nasıl tanıtılacağı ve nasıl haber yapılacağı nasıl uygun görülürse...
Durmayacağımız bilinmeli.....
Lütfen yardım edin!!!

"ictenlik"
08-02-2019, 21:04
((Bu cümleyi ya da benzer kalıbı verip vermemekte sabahtan bu yana biraz düşündüm..))

Mit bellekteki, yani kitlesel mit bellekteki, bozulmamış ve korunan kitap imajı ve imgesi Kuran'a değil de KASYOPYA'YA ait ve Kasyopyayı işaret eder/işaretler.Aradığınız odur. Asıl buna sahip çık, çıkın..NOKTA...

KASYOPYAYI açta doğru düzgün bir iki ayet oku/görsün gözün... ayet mayet neymiş nasıl yazılırmış...

Göreceğiz bakalım dindarlığını senin
Gerçeklere sahip çıkmanı senin
Dürüstlüğünü senin
Zamanı gelince biz

Gerçeğe mi sahip çıkıyon hadi oku da çık bakalım..
Gerçeğin ayetlerini oku ve çık bakalım..
Din ve bilgi yayarken çekilen acılarımı sahipleniyon hadi sahiplen bakalım
Bugün zaman yardım günü zor günü
Göreceğiz (nokta noktanı) senin

Biliyorum da konuşuyorum.. (Nokta nokta)
.. (Nokta nokta) (da nokta nokta)

Ve mehdi, mesih, kurtarıcı olgu ve bunun beklemesi öyküleri, İsanın bulunması/gelmesi kavramı, Alinin çıkıp yetişmesi kurtarması gibi alanlar ve konuların olgu olarak ucu bunu (yani Kasyopyayı) işaretler, işaret eder..Buna bağlanır...
..

Ortak mit.. (Nokta nokta)

Bana sorarsanız MARKSİZMİN ucu da budur
KOMÜNİZM kavramı da buna kenetlenir..
Nihilist OVERMAN de oradadır...

Ben böyle haykırdım...
Ben böyle bağırdım...
Ben böyle dedim..

Kapatın Kuranınızı Muranınızı bunu okuyun ..(nokta nokta)laşmayın artık kendinize ve dünyaya ve bize yardım edin...

Ne .. (nokta nokta) var o kitapta

Ben böyle haykırdım...

Bozulmamış, korunan olgu, bilgi, kitap arayan,
aşkın/aşkınlık örüntüsünden çıkamayan ve kurtulamayan,
bunların çıkmazında debelenen,
Tanrısal kanıt tanıt arayan,
Tanrı olgusu ve paradoksunu kendi bildiğiyle ve gücüyle aşamayan,
bilgiye direkt erişim sunamayan, kendine ve diğerlerine bu konuda güvenemeyen için dayanaktır..
Kurumsaldır.. Aşkınsaldır.. Kuranı Muranı ..(nokta nokta) eder ve ..(nokta noktaya) gönderir...

KURANI, KURGUYU VE KURULMUŞU, O DÜZENİ BU KİTAP TEK BAŞINA YIKAR/BOZAR....

KURANI, KURGUYU/KURGULU VE KURULMUŞU GELECEKTE YIKACAK OLAN ARANAN BUDUR.

KURAN YIKILMIŞTIR. ÇÖKMÜŞTÜR. BİR ŞEY KURAMAZ.
BİZ BOZARIZ.. KURDURMAYIZ. KURDURMAYACAĞIZ.
HADİ KURSUNLAR.. HADİ KURDURSUNLAR .. (NOKTA NOKTA)
KUDURSUNLAR VE KUDURUP DURSUNLAR
KURANI TARİHİN BAŞINA VE İÇİNE YIKACAĞIZ..

KURAN KASYOPYA METNİ TARAFINDAN VE İLE YIKILMIŞ BOZULMUŞTUR.

KURAMAZLAR ARTIK..
KURDURMAYIZ..

KURAN KURMUŞ BOZAN BOZDU..

(NOKTA NOKTALAR...)

Ben böyle haykırdım....

BİZ BÖYLE....

DUY!!!!

"ictenlik"
08-02-2019, 23:30
Ne hissediyorsam onu mu yazayım laf mı dolaştırayım?

Aynı yukarıda asılı Turan Dursun sözleri gibi açık tam vicdanımı ve gerçeğimi mi yazayım?
Buna kızar mısınız ve garip bulunur mu?
Garip bir yazar olarak mı gözüküyorum nasıl?

Burada bir şeyi açıklamak için 6 ay ve 8 sene takılan tuhaf bir yazar gibi mi kalayım, davranayım? Ve sıramı kollayayım ve felsefi yanaşık düzen cümleler mi düzeyim hızlıca açık mı olayım?
Cümleler kötü de olsa anlatmak istediklerimin tam yakın fikrini veren ve içeren açık bir şey yazayım mı?

Biraz absürt olacak ama lütfen böyle kabullenelim

Peki en açık biçimde ruhumun ve vicdanımın dili budur. Cümleler ağzımdan dilimden öyle geliyor geçiyor ya da ağzıma dilime nasıl gelirse öyle yazacağım..

Bir Delinin Döktürümü; ve ve Yüreğimin Ayetleri

Toplumsal vicdanım ya da bireysel vicdanım bana ayet olarak böyle bildiriyor o halde...

Dindarsan ve bu gücüne gidecekse lütfen aşağıyı okuma....
Ama birincil olarak dindara empatidir .Empati yansıtmasıdır..

...

Kuran dayanaksızdır hiç velveleye vermeyin...

Okuyan da vermesin. Kurana karşı yol gösterici yeni kitabın ve yardımcın ve bunun referanssal dayanağı ve bunun güçlü ardı var. Tanrı sandığınla kıyaslanazmaz bile... O yeni Kitap Kasyopyadır. Kuranı şu an da tarih sahnesinden yıkmakta olan kitaptır. Senden biraz sabır rica ediyorum ve sadece diğerlerinden biraz erken duydun aldırma buna ve kusura bakma

Kuran efsanesi toplum/kitle vicdanın da büyük dayanaklarla yıkılmıştır, yıklıyor, yıkılacaktır gömülecektir. Bunu biz biliyoruz.. Tıpkı putların yıkılması ve yıkılışı gibi.
Hiçbir dirence gerek yok. Yanlış anlamaya gerek yok. Korkuya telaşa gerek yok... Okumalar gösterecek.... Okumalar sana yol gösterecek. Kurana takas kitabın ve rehberin, rehbersel güçlü dayanaklı bir kitabın var ve onun arkası olacak...
Okuyunca anlayacaksın

Kasyopya için şu ilk ayeti hatırla. Oku oku oku.
Onu kendi bilgin için oku ve onu sadece kendin ve dostların için oku....
Gerisi sana yol gösterecek, gösterilecek korkma

Kasyopya okuyun (eğer onu okursanız) birinin size açıklama yapmasına gerek yok ve kalmayacak....
Kasyopya okunursa başka hiçbir açıklamaya gerek yok.
Dünyadaki hiç kimse için yok... Okuyan anlar...
Sana sorana , üzerine gelene ve bir şey diyene sadece Kasyopya oku de
Dinsel anlayışını sorgulayana ve geri kazandırmaya çalışana Kasyopya oku de..

İki taraftanda seni sıkıştıramaz ve kıstıramazlar...

İnsanlığımın vicdanından insanlığa ayetlerdir...

Burada Turan Dursun'un vicdanı huzurunda sözediyoruz
Kurana bel bağlama boş kitap .ne yazık ki öyle...ve ne desem boş...

Kimse kimseyi kırmak zorunda değil
Bireysel çatışmak zorunda değil
Tüm suçu Kasyopya diye bir metnin üzerine attık ve atıyoruz ve atacağız atılabilir.
Az önce ben yaptım yani atabiliriz...
Tıpkı benim yaptığım gibi rahatla ve rahat ol

Ben Kasyopya okuyup dinden çıktım
Bunu yazan uydurtu da dinden Kasyopya okuyarak kurtuldu...
Kasyopya Tanrıyı/Tanrıları yendi ve onlara diz çöktürdü
Bunu unutma

. Bunu o yaptı diyeceğiz. Kasyopya yaptı.
Tüm suç onun... Ben bir şey yapmadım...
Kuranı o yıktı...

Kuranı kafanda yıkar merak etme. Siler atar. Tanrı korkun ve çekincen de kalmaz bir süre sonra...
Okursan kalmaz...

Neden dinsizleştin ve
Hadi şununu bununu, bunun dayanağını göster diyene: al sana Kasyopya diyeceğiz, diyebilirsin.
Sanmayın ki o bir mavaldır şudur budur...
Maval diyenleri öttürecek olandır öyle söyleyin ve bilin...
Bir süre sonra baskılar gidecek bilincinde ol....
Okunması referansı verin bakın nasıl kaçacak delik arıyorlar ve ne hilelere desiselere (kaçamaklara) sığınıyorlar. Aklı ve bilimi utanmadan bükerler..

Ağzını dilini tut sadece de ki; tek bildiğim o kaynağın okunması gerektiği de .. Bu yeter... Açıklama yapma...
Açıklama isterse verme yapma bunu tekrarla.
Oku da gör git başımdan de....
Amcan, baban, dayın, arkadaşın ve müftü olsun farketmez...

Dindarsan korkma... Herşeyi dersin Kasyopya okuyunca.. Kasyopyanın bu gücü var.

Kasyopya okudum dersin..diyebilirsin... Gerçek bir ayet kitabı çıkmış onu okudum dersin.
Tanrına da (bireysel tanrına da ki artık eski tanrına) selam söylersin bizden. o anlar ve bizi tanır..

Kasyopya Süper ve hiper ötesi ,gerçekten gerçek, ayetler barındırıyor.
Buna hazır olmalısın..

Hadi yeni ayet göster diyene al sana Kasyopya! al sana ayet! diyebileceksin.

Bilim, akıl , vicdan şu bu hiç bir şey (dayanak) öne sürmene ve açıklama yapmana gerek yok.

Gerçek Tanrının gerçek kitabını buldum de yeter. Bunu diyemezsen başka bir şey..
Kasyopyayı referansla yeter anlayan anlar... Cinler periler şucular ve bucular ondan kaçar ve korkar...

bu konu da yılmazsan ve direnirsen bi süre sonra tüm üstüne gelenler geri çekilirler...vazgeçerler ve pesederler...

Dinsel dayanağı neden bıraktın diyene verecek açık cevabın ve ayet hükmünde geçerli argümanın var...

Kuranın Tanrısı için; o küçük bir Tanrıcıkmış/Tirancıkmış kendi başına işler karıştırmış /çevirmiş ve bir haltlar yemiş ama onun ağa babası ve paşası gelip çıkmış ve düzeltmiş benzerini dersin. Diyebilirsin korkma...

Çok din bilen , KURAN bilen. Tanrı bilen anlayan gelsin bizle bunu bu yazdıklarımı bireysel bir tartışsın...
Arkasına ya da yanına varsa tanrı ..sını alsın da gelsin....

Benim kitabımı, sunduğum yeni dini ve gerçek bir tanrının gerçek dinini/kitabını okusun öyle gelsin ....

En bilgilileri en Din ,Kuran bilenleri ve alimleri en ideoloji temsil edenleri toplansın Kasyopya diye yeni kitabı ve yeni ve bozulmamış Kuranı ve ayetleri okusun sonra görüşelim..
gelsin sonra bireysel söyleşelim

Bireysel olarak bir sancı duymak zorunda değilsin
Canın acımak ve zorlanmak zorunda değil. Bir puttu bize dayatılmıştı el birliğiyle yıktık dersin deyin...

Sunulan kaynağın gücünün fakında değiller Korkma!
Ben korkmuyorum bunları yazarken

Kasyopyanın ne olduğunu bilmiyorlar aldırma
Benim sözlerime atıfta bulun ,al alıntıla
Kendin bi şey demek zorunda değilsin
Gelecekte bu denilenelere aldıracaklar

Kuranın, Muranın kitlesel dinlerin hiçbir ardı ve geleceği yokmuş bunu uydurtu dedi de

Ben (yani Uydurtu) bu forumdayım duyuyor musun?
Rahatça uydurabilirim bern senin adına da korkma
Niye ( Uydurtu) senin (Uydurma ve Gerçekten Uyduruk) yalanlarla kanmana izin vereyim?
Gerçeklerimi uyduruyorum burda gerçeklerimi uydurtuyorum..

İki taraftan da korkma biz varız ortadayız
Madem bu forum da (uydurtuyorum ve) yazıyorum (bunları uydurtmadan da) susamam.
Uydurttuk

Din min yok alışmalısın.
Turan Dursun adı yukarda asılı buraya gelen de bunu bilmiyor mu ve göze almamış mı?
Yani karşı bilgi almayı..

Kuran arayan ve Kuranı bir şey sanan Kasyopya okusun ve bu arkadaşlar bireysel çatışma yerine bu kaynağa yönlendirilsin artık rica ediyorum...

Herkese açıklama yapabilirim
Lütfen sorular sorun. Nazikçe sorun...

6 sene daha sinip 7. ve bilemedin 8 ve 11.sene de bunları yzabilirdim
Benden ne istiyorsun;?
Ne duymaK?
BEN İNSAN YAVRUSU İNSAN EVLADIYIM
İNSAN GÖĞÜNDE İNSAN. İNSAN GÖĞSÜNDE İNSAN/İSYAN /SANCIYIM
GÖĞÜMÜN GÖĞSÜNDE BUNLARA BU YAZDIKLARIMA ŞEHADET EDERİM. ŞEHADET GETİRİRİM
SANA ŞAHİTLERİMİ YAĞDIRACAĞIM
GETİRECEĞİZ
BİNLERCE ŞAHİT


Kendİ kendine soru cevap ver

YANGIN ASTIĞIM YERE BENZER MÜCADELE HİSSİ DUYUP BİR GÜN KOŞMAYANI TANIMIYORUM

"ictenlik"
09-02-2019, 01:07
YAZMAK İSTEMİYORUM SUSMAK İSTİYORUM
YAZMAK İSTEDİKLERİM ÇAĞRIŞANLAR BENİ VE BENDİ AŞMAKTA

(Kalın yazılanlarda)
Yazılanlar öylece 90 dakkalık şeyden bir an da kaldı öyle (değerlendiremedim değerlendiremiyorum)
Kalın yazılanlar sanırım duygusal bir karmaşa da
bir anda istendışı bilinçdışı ya da (istençdışı ve bilinçdışında) yazıldı öyle bunlar
rahatsızlık kırgınlık veren ve insanların okumasına aykırı bulunanlar için (eğer öyle görünürse bilmiyorum) ben uygun moderasyon rica ediyorum
kendim için
Yazdığım hiç bir şeyin
Site de kalması sorun değilse benim için sorun değil
Beğenilmeyen her şey bir yönetimce modere edilip uygunca düzenlenebilir.
Bilmiyorum o an ben de ne olursa o an ne hissediyorsam onu yazıp haykırıyorum, BİR AN DA AĞZIMDAN ÇIKIVERİYOR, yapıyorum diyebiliyorum, değerlendiremiyorum.

İnce yazılanlarla duygusal bağ ve yakınlık ve kendi bilinci aktarma örtüşmesi duyuyorum..

Das Leben Anderen'sı kuşku
Ek;

"ictenlik"
09-02-2019, 03:22
"tek ricamız Post 77 de ki (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=632738&postcount=77) ("siyah") ve "kırmızı" ve altı çizili alanların gözucuyla hızlıca bir okunması ve taranması"

Bundan sonra "kuş" "ağaç" felan yazacağım..
İmzamın okunup anlandığını bilene kadar da bu sürecek

Bunu anlamadığını söyleyen yoksa wallahi gideceğim...

Enternasyonel de , Sol Paylaşım da ve Sosyalist Forumda da ve başka bir çok yerde de inanın özveri ile uğraş veriyoruz ve konuyu fısıldadık ve çıtlattık.
Yıllar sürebilir ama olacak kesinkatikes
Arkadaşlar bakabilirler...
Daha önce böyle bir alana, böyle alanlara gitmemiştik.
Umarım ve eminim karşılık alacağız çok çok uzun vadede olsa da/alsa da dostluk göreceğiz.kesinkatikes
Tarih bizi hatırlasın.
Dostlukla, saygıyla esen kalın.
Sonumuz ne olur bilmiyorum . Umarım iyidir.
Zaten kötüsü de yok...
Umarım yazarız...
Herşeye rağmen esen kalın (Bunu kim yazıyor demek geldi içimden...)

Post 77 nin (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=632738&postcount=77) uzantısı olarak, tarihsel kayıt olarak, alınmıştır..

....
Arkadaşım ve arkadaşlar (yukarıdaki) yazımı ve yazımızı Post 77 yi (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=632738&postcount=77) (uzun bulan ve ) okumayan arkadaşlardan tek ricamız Post 77 de ki (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=632738&postcount=77) "siyah" ve "kırmızı" ve altı çizili alanların gözucuyla hızlıca bir okunması ve taranmasıdır. Bizim için yeterli susarız gideriz

Bu hem en kısanın en kısası derdini anlatan şeydir

Eyvallah kalın sağlıcakla dostlar sağolsun/dostlar bizi hatırlasın deriz


Sonra (bu daha sonra ve çok uzun vade de anlamında) bize hak verirlerse bilgisayarlarında bir kopya tutulması ve zaman için de çıktı sağlanması ve çıktıların uygun arkadaşlara iletilmesidir.

Mümkünse kısaltma ve düzeltme ve kafalarına göre de yenileştirme/iyileştirme uygulayarak, (adeta yeniden yazarak) bunu kısa ve öz bir kitapçığa çevirerek ve işlerine geleceği gibi yeniden düzenleyerek bunu çoğaltsınlar


Tahtayla ve tablayla alındığını saklamak istiyorlarsa özel bir cihazla alındı verildi desinler farketmez.
Gelecekten gelmiş gönderilmiş densin. Nasıl demek istiyorlarsa ve işlerine ,umurlarına canlarına nasıl kolay geliyorsa öyle yapsınlar

Matematikçiler bunu bilimsel deneylerle ortaya koymuş ve ilk başları bozuk ve kötüymüş ama sonra ve ileride bayağı düzeliyormuş diyebilirler...

Grupta yani metni yayan grupta bir Matematik ve Fizik Profesörü var referans sorgulanabilir yalancı da çıkmazlar

Kimseyi kırmasınlar ve zorlamasınlar

Bu kadar

"ictenlik"
12-02-2019, 10:21
Arkadaşım elimde Kasyopyayla kalakaldım

Peki şunu sorayım
Diyelim ki bu metin gelecekle iletişim
Siz olsanız ne yapardınız ya da ne yapmalı_?

Ben burada dürüst bir şekilde açıldım mı?
Derdimi anlattım
Tamam yanlış tuhaf yaptım ama bunu söylediğim anlaşıldı değil mi?

Ya da ne denmeli_?
Peki elinizde gelecekle iletişime dair bir metin olsa bir kaç foruma gitseniz kimse sizi umursamasa ne yapardınız ne yapmalı?
Beni değile metni umursamasa denmeli?
Ya da direkt insanlığı umursamama oluyor bu
Ya da öyle değil de
Durum bu değil
İlgili var ilgililer ilgisiz.. herkes herkesi ya da kendini kendi sanıyor
Çok mu zorluyorum ya da hata ne, beklenen ne?
Bilmiyorum biri bana bir şey söylemeli.. hayatım ve tüm kaderim bununla tıkanmış gibi
Açışı burda mı bilmiyorum ama biryerlerde olmalı
Bir an bencilce geliyor bir an tersi..

"ictenlik"
14-02-2019, 22:19
Sevgili Uydurtu,

Örnekler asıyorsun, veriyorsun, tümü de boş laf. Başlı başına boş, muğlak, aldatıcı, kof, lafazanlık. Saçma-sapan cevaplar, daha doğrusu cevap bile değiller, evet ve hayır, öyle ve değil, doğru ve yanlış gibi, boş kibirli paşa lafları... İlkel medyum yöntemleriyle, afyonu eski, biçimi yeni görünen bir tür sömürü-uyutmaca.

Bu tür işler, ekmek derdinde olmayan, boş vakti çok, yapacak işi az olan, can sıkıntısından kendisine dönmüş, derdi, tasası kendisi haline gelmiş, efendim güzelliği gidiyormuymuş, şunu elde edebilir miymiş, kendisine tapan, genelde açlık derdi olmayan kesimlerin uğraşı. Keşke hep öyle kalsa ama bu normal hayatında olan halkı etkisi altına alırsa, ne yazık ki yeni bir tür felç altına girmiş olacak. Uhreviyatın, ruhçuluğun(spiritüalizm) saçma-sapan sermayesi...
.

Bir torba dolusu varsayım
Onlar bir kutu dolusu kurtçuk der

bende okumak zorunda kaldım ne yazık ki, kendime işkence ederekte olsa, bir hayli sayfasını, kendimi zorlaya, zorlaya, bıkkınlık veren saçma-sapan boş lafazanlığı, muğlaklığıyla, boş lafızlarıyla okudum..

bunları size zorla mı yazdırıyorlar
yardımcı olabilir miyim?

Neymiş, gelecekten gelenlermiş. Gelecek diye bir yer yok. İkincisi gelecek sanaldır ve bu anlamda sonsuzdur, ..

Neymiş, gelecekten gelenler değil
Gelecekten gelme doğru tanım değil. Bunu geçmiş postlarımda açıkladım. Hatta daha da açarsak gelecek değil de yine şimdi ile şimdi (alternatif bir şimdi) arasında bir iletişim olarakta tanımlanabilirdi.

İçerik yayımcılarının "bir" kendi tarifi de budur

Laura'nın kuramsal matematikçi ve fizikçi olan eşi Arkadiusz Jadczyk eşinin çalışmalarını aşağıdaki alıntıda görüldüğü şekilde takdim etmektedir:

"Kasyopya (Cassiopaea) ismi Laura'nın iki yıl süren deneysel çalışmasının ardından 1994 yılında temas kurmayı başardığı, bilinçli bir şekilde "kanalize edilmiş bir kaynak" ("channeled source") tarafından verilmiştir. [B]İletişim kaynağı kendi kendisini "biz gelecekteki sizleriz" şeklinde tanımlamıştır. Modern fizik bizlere bu türden bir iletişimin pratik yöntemlerini verememektedir ve bu konudaki teoriler de pek gelişmiş değildir, hatta işin aslında bu teoriler yetersiz ve tartışmalıdır.

Kaynak kendisini "biz gelecekteki sizleriz" şeklinde tanımlamıştır. Modern fizik bizlere bu türden bir iletişimin pratik yöntemlerini verememektedir ve bu konudaki teoriler de pek gelişmiş değildir, hatta işin aslında bu teoriler yetersiz ve tartışmalıdır.

"Biz gelecekteki sizleriz" ifadesini aşırı basitleştirilmiş bir şekilde yorumlarken bir takım nedensel çelişkilerle karşı karşıya kalıyoruz. Diğer taraftan fizikle ilgili yayınlarda yayımlanan makalelerden öğreniyoruz ki; uygun ve dikkatli bir yorumlama aracılığıyla ve kuantum kesinsizliklerini de hesaba katarak, geçmişle iletişim kurmak imkansızdır denilerek reddedilemez. Belki de ‘beklenmedik' doğru kelimedir fakat beklenmedik olup da yine de gerçekleşen bir çok şey var.

Bir fenomen ne kadar beklenmedikse, meydana gelmesi durumunda beraberinde getirdiği bilgi de o kadar fazladır ve onun üzerinde çalışarak o kadar daha çok şey öğrenebiliriz.

Bu sebeple ki "biz gelecekteki sizleriz" tanımını imkansız ve dolayısıyla göz ardı edilebilir diye yaftalayıp reddetmedik. Bunun yerine bu "iletişimlere" "süperlümünal [ç.n. ışıktan hızlı] düşünce aktarımı" konusunda kontrollü bir deney olarak devam etmeye karar verdik.
Her ne kadar bu ifadenin bir çok muhtemel yorum arasından yalnızca bir tanesinin belirsiz bir göstergesi olarak düşünülmesi gerektiği açık olsa da.
https://tr.cassiopaea.org


Bunu şöyle yorumluyoruz. Bir Fizikçi süreci tanımlamak durumunda bırakıldığında kıvırıyor. Bize göre tabiri caizse kıvırıyor ve en son süplümünal düşünce aktarımı tanımını getiriyor, getirebiliyor ve süreci iletişim olarak tanıtlıyor/tanımlıyor. Orada iletişim kelimesinin altını çiziyoruz

Bunu şöyle yorumluyoruz. (Sürecin tanığı olan) Bir Fizikçi süreci tanımlamak durumunda bırakıldığında (bunu bilimsel literatüre uygulayamayarak) kıvırıyor ya da kıvırmak zorunda bırakılıyor. Bize göre tabiri caizse kıvırıyor ve en son süplümünal düşünce aktarımı tanımını getiriyor, getirebiliyor ve süreci iletişim olarak tanıyor/tanıtlıyor/tanımlıyor. Orada iletişim kelimesinin altını çiziyoruz

ve şunu tekrar ediyoruz. Bu arkadaşlarla yüzyüze görüşme, iletişim ve etkileşim sağlanabilir. Tanıklıkta... Süreçle yüzleşme ...Süper y
zleşme. Süperlümümünal yüzleşme...

Kestirip atma atma evrenin de yaşıyorsak ya da siz yaşıyorsanız yaşayacaksanız -hala- siz bilirdiniz
(Konunun kestirip atıldığı imi ile suskunluk ve erteleme/bekleme, bizim tarafımızda savunma böyledir)

Peki burası kestirip atma evreni mi?
Sizin evreniniz kestirip atma evreni mi?
Doğru bildiğinizden şaşmama evreni mi?
Peki yanılgılarımız nerde?
Birlikte çözümlemek

Peki biz birbirimizin hatalarını örtmeyeceksek biz kimiz?
Israrla size bunu vurguluyorum, önemle...

(Konunun kestirip atıldığı (ya da görmezden gelineceği) imi ile suskunluk, erteleme/bekleme, bizim tarafımızda savunma böyledir)

(Konunun kestirip atıldığı (ya da nazikçe görmezden gelineceği ve elinin tersiyle itileceği) imi ile suskunluk, erteleme/bekleme, bizim tarafımızda savunma böyledir)

Felâsife
04-03-2019, 03:52
Ugh...

Geçin dalganızı bakalım....
Sizin şerrinizden zamana sığınırım....

Dalga mı?

Değil bu forum, tüm Türkiyeyi dolaş benden daha fazla sana inananını bulamazsın, İnanmaya İnanıyorum. (http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=39394) demişim bir kere, ben senin inandığını yok saymam, başkasını da saymam kaldı ki seni yok sayayım ama dediğime dikkat et! Onlara bi rest çek, bakalım ne olacak.
Bi bildiğim var ki böyle söyledim.
Gelecekten haber 2 türlü olur, biri senin dediğin gibi negatifler, diğeri de tam tersi, var mı onlardan haberin?
Onlara da inanıyorum mesela, hatta sizden daha iyide çalışıyorlar ama nedir bir şeylere inanmam onlara tabi olmamı, dediklerini yapmamı da gerektirmez.
Her şeye inanınca ne olur bilir misin? aksiyon olmaz, hiç bir tarafa gidemezsin, öylece kala kalırsın. Ben aynı zaman da inandığını da bilerek inkar eden biriyim. Bilerek inkarcıyım (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=615765&postcount=31) sen de demişsin ki "Sizin şerrinizden" deyip çoğul kullanmışsın, yahu ben benzerimi bile bulamadım, sen bir de çoğuldan bahsediyorsun, eğer sen biliyorsan yerlerini bana da haber ediver, hayra girersin. :)

Hasılı 1 kişinin şerri olmaz, anca şerlere maruz kalır, tıpkı önceden kalanlar gibi.

spartacus
04-03-2019, 11:25
Kasyopya (Cassiopaea) ismi Laura'nın iki yıl süren deneysel çalışmasının ardından 1994 yılında temas kurmayı başardığı, bilinçli bir şekilde "kanalize edilmiş bir kaynak" ("channeled source") tarafından verilmiştir. İletişim kaynağı kendi kendisini "biz gelecekteki sizleriz"şeklinde tanımlamıştır. Modern fizik bizlere bu türden bir iletişimin pratik yöntemlerini verememektedir ve bu konudaki teoriler de pek gelişmiş değildir, hatta işin aslında bu teoriler yetersiz ve tartışmalıdır.


Püsküllü yalan. Daha önce alıntılarda yaptım bu konuda.

Gelecek, geçmiş diye bir şey yok, ne oluyorsa(olaylar) zaman kavramı olarak düşünürsek, ŞİMDİ'nin üzerinde oluyor, yani şimdi ne sayılabilir, ne de öncesi, sonrası olur. (bu konuda Zamanı Diyalektiği başlığında yazacağım, hazırlıyorum).

Neymiş, gelecekten gelenler değil
Gelecekten gelme doğru tanım değil. Bunu geçmiş postlarımda açıkladım. Hatta daha da açarsak gelecek değil de yine şimdi ile şimdi (alternatif bir şimdi) arasında bir iletişim olarakta tanımlanabilirdi.
Alıntıda gördüğün gibi, TANIM yok, ortada resmen bir İDDİA var. Tanım başka, gelecekten geldiğini iddia edenlerle temas kurduğu iddiası başka.

Örneğin sabah kalktım "penceremde bir ejderha vardı" iddiasında bulunursam, bu ejderhanın tanımı olmuyor. (Sık, sık tekrar ediyorum, cümleleri bağlamıyla anlamaya çalışın, e-göre, a-göre bu önemli bunu kavrayamazsanız, kelimelerle oynamak zorunda kalırsınız, yanlış anlar, yanlış yorumalrsınız(gelecekten gelme iddiasını tanım sanmanız gibi)


Bunu şöyle yorumluyoruz. (Sürecin tanığı olan) Bir Fizikçi süreci tanımlamak durumunda bırakıldığında (bunu bilimsel literatüre uygulayamayarak) kıvırıyor ya da kıvırmak zorunda bırakılıyor. Bize göre tabiri caizse kıvırıyor ve en son süplümünal düşünce aktarımı tanımını getiriyor, getirebiliyor ve süreci iletişim olarak tanıyor/tanıtlıyor/tanımlıyor. Orada iletişim kelimesinin altını çiziyoruz

İletişim biçimini absürt, metafizik yollarla öne sürmenin amacı, yalanı perdelemektir(subliminal?-> bilinçaltı kastediliyor, oysa bilinç-altı dediğimizde, özne-nesne ilişkisinde elde edilen veri yorumunun kayıt edilmesiyle ilgili. yani hazırdan gelmez, öyle gizli-saklı bir yerlerde sizden bağımsız ve dışınızda var olmaz, tanıklık, TANIK OLUNAN olaylar, tecrübe, iletişim, etkileşimle, mevcut koşullarda elde edinilir ve etkileri saklanır-gelecekte değildir). halbuki, verili iletişim yolları zaten gayet yeterli ve geçerli. Kahve fincanıyla oynayarak, 3-4 kafa bir araya gelip trans eşliğinde yalanlar uydurmak zorunda değil. (kaldı ki daha önce de söyledim, bu tr akımlar, bilhassa ABD ve Hindistan'da yaygın olan, umut tacirliği, istismarı üzerinden sermaye edinme üzerinedir, bu da öyle-ki başındna beridir belli, o sayede kitaplarını bolca satıyorlar)

İnsanları bilinçlendiremediği gibi harekete de geçirmiyor, aksine apokaliptik(kıyametçilik) üzerinden, insanları iradesiz, hareketsiz, çaresiz kılan yeni türden(new age) bir din. İnsanlara, bir şey yapmamayı, sözde gelecekten gelenlerden(metafizik) beklemeyi, beklentiye girme yönlü tacirlik aşılıyorlar. Bu temelin, diğer dinlerden hiç bir farkı yok, gelecekten gelenler=Zeus'un modern biçimi. Lafızlar değişiyor sadece, öz aynı. (bu paragrafı kısa kesmeliydim, o yüzden basit yazdım, neden böyle düşünüyorum? detaya girmenin gerekli olmadığı açık)

İnsanların umutlarını, aczi, zaaflarını, beklentileri, hayalleri, zor anlarını, yalnızlık, çaresizliklerini İSTİSMAR etmek, art niyetli bir yaklaşımdır, amacı, hedefi ne olursa olsun, bu dindir.

Neresinde bakacağız?
Sahtekarlıklardan mı, yalanlardan mı, cemaat sömürüsü oluşturmak mı, maddi-manevi amaçlı istisar mı? 3-4 tane metafizikçi sözde kahin bir masaya oturup, delikli kartonla oyun oynuyorlar ve bunun adına da iletişim diyorlar! Akıl-mantık tatile mi çıktı?

Gelecek dediğiniz nedir? Sanaldır, hareket ve değişim zaman tabanlı değil, fizikseldir, zaman ise maddenin hareket ve değişimlerinden soyutlanır(kısaca illa bir düşünme zemini tutacaksanız, zaman tabanını entegre edecekseniz, hareket-ilişki-değişim-şimdi, bunları sabit alın). örneğin bir elma çürümeden önce, o elmaya, ben gelecekteki senin çürüğünüm temalı bir lafızda bulunmak saçmalıktır, zira elma çürümeden lafızdaki->gelecekteki çürüğü olmaz(lafla gelecek, lafla geçmiş olur, sanaldır). Geçmişte, gelecekte yaşanmaz ve iletişim kurulmaz, çünkü ne geçmiş ne de gelecek, fizik değildir. Aslolan madde, hareket-ilişki-değişim ve şimdi'dir, zaman kavramı bu zemin üzerinde soyutlanır, anlıyor musunuz?

ForumKirpisi
04-03-2019, 12:13
ben içten içtenlikleye dedim zaten vakit kaybı diye.

sayın spartekis, zaten baktığında kasyopya metininde genel dışında hiç bişey yok. hani kahve falı bakanlar der ya yüreğin kabarmış, sen bi sıkıntılardan çıkmışsın, ya da bi kısmetin var, ya da bi seyahat gözüküyor.

aldıkları bilgiler aynen böyle. hiç şok edici, bilinmeyen, vay anasını diceğimiz bir şey yok. hani şöyle dese, şu anda kütahyada şekerli leblebi yapıyolar 126 gram aha ispatı budur bak gidip de satacaklar şurada. böyle bi bilgi yok hep böyle yuvarlak.

zaten o efsanevi masada iletişim denemelerinde masayı yönlendirenin sinirsel şeyi olduğu çıktı ortaya.

ne bilem uzun yıllardır devam ediyomuş baya inanmışlar kendileri de ama hiç bi ayrıntı öznel bilgi içermiyor. isimler şeyler hep yapanın dağarcığıyla limitli.

gezegen adları falan hep hollywood etkisi gibi.

çok medyum olayları var, sezgisi mantığı çok açık kişiler olabilir doğrudur. benim gördüğümle başkasının gördüğü analiz kabiliyeti farklı.
ben patatese bakarım derim bunu eksen şöyle olur ürün alırsın baharatla şöyle pişer nişastası biraz fazla olabilirmiş falan, başkası bakar onu sade yemeyi bilir belki.

"ictenlik"
04-03-2019, 13:43
Püsküllü yalan. Daha önce alıntılarda yaptım bu konuda.

Gelecek, geçmiş diye bir şey yok, ne oluyorsa(olaylar) zaman kavramı olarak düşünürsek, ŞİMDİ'nin üzerinde oluyor, yani şimdi ne sayılabilir, ne de öncesi, sonrası olur. (bu konuda Zamanı Diyalektiği başlığında yazacağım, hazırlıyorum).

Alıntıda gördüğün gibi, TANIM yok, ortada resmen bir İDDİA var. Tanım başka, gelecekten geldiğini iddia edenlerle temas kurduğu iddiası başka.

Örneğin sabah kalktım "penceremde bir ejderha vardı" iddiasında bulunursam, bu ejderhanın tanımı olmuyor. (Sık, sık tekrar ediyorum, cümleleri bağlamıyla anlamaya çalışın, e-göre, a-göre bu önemli bunu kavrayamazsanız, kelimelerle oynamak zorunda kalırsınız, yanlış anlar, yanlış yorumalrsınız(gelecekten gelme iddiasını tanım sanmanız gibi)

İletişim biçimini absürt, metafizik yollarla öne sürmenin amacı, yalanı perdelemektir(subliminal?-> bilinçaltı kastediliyor, oysa bilinç-altı dediğimizde, özne-nesne ilişkisinde elde edilen veri yorumunun kayıt edilmesiyle ilgili. yani hazırdan gelmez, öyle gizli-saklı bir yerlerde sizden bağımsız ve dışınızda var olmaz, tanıklık, TANIK OLUNAN olaylar, tecrübe, iletişim, etkileşimle, mevcut koşullarda elde edinilir ve etkileri saklanır-gelecekte değildir). halbuki, verili iletişim yolları zaten gayet yeterli ve geçerli. Kahve fincanıyla oynayarak, 3-4 kafa bir araya gelip trans eşliğinde yalanlar uydurmak zorunda değil. (kaldı ki daha önce de söyledim, bu tr akımlar, bilhassa ABD ve Hindistan'da yaygın olan, umut tacirliği, istismarı üzerinden sermaye edinme üzerinedir, bu da öyle-ki başındna beridir belli, o sayede kitaplarını bolca satıyorlar)

İnsanları bilinçlendiremediği gibi harekete de geçirmiyor, aksine apokaliptik(kıyametçilik) üzerinden, insanları iradesiz, hareketsiz, çaresiz kılan yeni türden(new age) bir din. İnsanlara, bir şey yapmamayı, sözde gelecekten gelenlerden(metafizik) beklemeyi, beklentiye girme yönlü tacirlik aşılıyorlar. Bu temelin, diğer dinlerden hiç bir farkı yok, gelecekten gelenler=Zeus'un modern biçimi. Lafızlar değişiyor sadece, öz aynı. (bu paragrafı kısa kesmeliydim, o yüzden basit yazdım, neden böyle düşünüyorum? detaya girmenin gerekli olmadığı açık)

İnsanların umutlarını, aczi, zaaflarını, beklentileri, hayalleri, zor anlarını, yalnızlık, çaresizliklerini İSTİSMAR etmek, art niyetli bir yaklaşımdır, amacı, hedefi ne olursa olsun, bu dindir.

Neresinde bakacağız?
Sahtekarlıklardan mı, yalanlardan mı, cemaat sömürüsü oluşturmak mı, maddi-manevi amaçlı istisar mı? 3-4 tane metafizikçi sözde kahin bir masaya oturup, delikli kartonla oyun oynuyorlar ve bunun adına da iletişim diyorlar! Akıl-mantık tatile mi çıktı?

Gelecek dediğiniz nedir? Sanaldır, hareket ve değişim zaman tabanlı değil, fizikseldir, zaman ise maddenin hareket ve değişimlerinden soyutlanır(kısaca illa bir düşünme zemini tutacaksanız, zaman tabanını entegre edecekseniz, hareket-ilişki-değişim-şimdi, bunları sabit alın). örneğin bir elma çürümeden önce, o elmaya, ben gelecekteki senin çürüğünüm temalı bir lafızda bulunmak saçmalıktır, zira elma çürümeden lafızdaki->gelecekteki çürüğü olmaz(lafla gelecek, lafla geçmiş olur, sanaldır). Geçmişte, gelecekte yaşanmaz ve iletişim kurulmaz, çünkü ne geçmiş ne de gelecek, fizik değildir. Aslolan madde, hareket-ilişki-değişim ve şimdi'dir, zaman kavramı bu zemin üzerinde soyutlanır, anlıyor musunuz?
.
Sevgili Spartacus gerçekten karşılık yazmak istemiyorum
Okumak bile istemedim
Size, sizlere, her birinize tek tek çok büyük saygım var
Size ne demeliyim
Bu metin bizim için önemli ve büyük önemli ve metnin önemli olduğunu düşünüyorum
Tek tek karşılık yazayım mı?
Nasıl algılanıyorum
Nasıl bir savunma yapmamı istersiniz? beklersiniz?_
Başka bir arayol bulamaz mıyız? Örneğin bir kaç okuyucu sağlasak ve bir süre beklesek
Savun-ma-lı-mıyım (?)

Alıntılarla savunayım mı? tek tek bireysel karşılık yazayım mı? subjektif alana gireyim mi__? her cümleyi karşılıklayayım mı? kendi düşüncelerimi mi yazayım? içtenliğimi mi?

Yukarıda yazanlara kabaca bir baktım açıkçası fikrimizi toplum incitmiş
Uygun cümleyi bulamıyorum

Bana siz uygun bir tartışma metodolojisi sunmalısınız

Metin hakkında söylenen ya da sanılanlar şimdilik bize göre kaba genellemeler (sayımlar -varsaymalar anlamında) ve bize göre tabi ki gerçeği yansıtmıyor. Önsayımlar ...

Şimdi bu metin umut tacirliği değil ama nasıl savunacağımı bilmiyorum
Şöyle bir kaç problemim var
Birincisi siz arada kalmayın
Yanılan, zorlayan taraf olmayın istiyorum.. bu yüzden
Bunu nasıl aşabiliriz
Bir kaç dürüst okuyucu sağlayabilir miyiz?

Birincisi sizi karşıt görmüyorum hala doğal haliyle olayı izliyorum ne yazmalı
ikincisi alan Adminisiniz ne yazayım ben size yahu siz söyleyin bari ne demeli

Bu sen haklı, ben haklıya gelmemeli
Kasyopya herkese iyi ve lazım gibi paradoks
Ne yapmalı ???

Yanılan zorlayan taraf olmayın istiyorum.. bu yüzden

bununla başedebilir misiniz? yüzleşebilir misiniz? Dürüst bir özeleştiri yapabilir misiniz gerekirse
Metni objektif inceleyince ya da gelecekte incelenince
bize kızmasınız değil mi?

Nasıl yapalım:..

Bana bir arayol önermelisiniz..
Savunma formu/biçimi..

Ya da durum bu olmayan başka bir savunmacı tartışmacı
ya da soru biçimi
Neden kendinizi üzüyorsunuz bununla ya da neden savunma ihtiyacı?_

bakın bir cevap yazayım bunu bir mizah olarak alalım o halde
aşağıya ekleyeceğim şimdi bunun altına düzenle ile
Ortam yumşasın...

Ben tartışmadan çekinmemiz gerektiğini ;bunun gereksiz olduğunu ; zamana bırakılması ve zaman tanınması gerektiğini söylüyorum/düşünüyorum ya da sizin taraf olmamanızı rica ediyorum yeniden, saygıyla

Yahu aslında ben de taraf olmamalıyım.. nasıl olacak bu iş?

Püsküllü yalan. Daha önce alıntılarda yaptım bu konuda.

.
Püskülsüz doğru daha önce alıntı yazdım bu konu da


Gelecek, geçmiş diye bir şey yok, ne oluyorsa(olaylar) zaman kavramı olarak düşünürsek, ŞİMDİ'nin üzerinde oluyor, yani şimdi ne sayılabilir, ne de öncesi, sonrası olur. (bu konuda Zamanı Diyalektiği başlığında yazacağım, hazırlıyorum).

.
İçerik buna ayrkırı değil. Alıntılar sundum


Alıntıda gördüğün gibi, TANIM yok, ortada resmen bir İDDİA var. Tanım başka, gelecekten geldiğini iddia edenlerle temas kurduğu iddiası başka.
?
.
Gözlem ya da soruşturma şansı ya da iletişimler denenin kendi etkinliği
var...


Örneğin sabah kalktım "penceremde bir ejderha vardı" iddiasında bulunursam, bu ejderhanın tanımı olmuyor. (Sık, sık tekrar ediyorum, cümleleri bağlamıyla anlamaya çalışın, e-göre, a-göre bu önemli bunu kavrayamazsanız, kelimelerle oynamak zorunda kalırsınız, yanlış anlar, yanlış yorumlarsınız(gelecekten gelme iddiasını tanım sanmanız gibi)
?
.
Bulutları görüyorsam bulutlar olduğunu görüyorum. Acaba elma şekeri mi diye sormuyorum


İletişim biçimini absürt, metafizik yollarla öne sürmenin amacı, yalanı perdelemektir(subliminal?-> bilinçaltı kastediliyor, oysa bilinç-altı dediğimizde, özne-nesne ilişkisinde elde edilen veri yorumunun kayıt edilmesiyle ilgili. yani hazırdan gelmez, öyle gizli-saklı bir yerlerde sizden bağımsız ve dışınızda var olmaz, tanıklık, TANIK OLUNAN olaylar, tecrübe, iletişim, etkileşimle, mevcut koşullarda elde edinilir ve etkileri saklanır-gelecekte değildir). halbuki, verili iletişim yolları zaten gayet yeterli ve geçerli. Kahve fincanıyla oynayarak, 3-4 kafa bir araya gelip trans eşliğinde yalanlar uydurmak zorunda değil. (kaldı ki daha önce de söyledim, bu tr akımlar, bilhassa ABD ve Hindistan'da yaygın olan, umut tacirliği, istismarı üzerinden sermaye edinme üzerinedir, bu da öyle-ki başındna beridir belli, o sayede kitaplarını bolca satıyorlar)


Bakın Spartacus mutlu olacaksınız
Mutluyum mutlusun mutlu
Sinan çetinin; "mutlu ol bakalım" diye bir kısa filmi var


İnsanları bilinçlendiremediği gibi harekete de geçirmiyor, aksine apokaliptik(kıyametçilik) üzerinden, insanları iradesiz, hareketsiz, çaresiz kılan yeni türden(new age) bir din. İnsanlara, bir şey yapmamayı, sözde gelecekten gelenlerden(metafizik) beklemeyi, beklentiye girme yönlü tacirlik aşılıyorlar. Bu temelin, diğer dinlerden hiç bir farkı yok, gelecekten gelenler=Zeus'un modern biçimi. Lafızlar değişiyor sadece, öz aynı. (bu paragrafı kısa kesmeliydim, o yüzden basit yazdım, neden böyle düşünüyorum? detaya girmenin gerekli olmadığı açık)

?
.
E siz hemen sonuçlara atlamışsınız nasıl yapalım bunu

Sevgili Spartacus bence kendinizi yormayın
Bu konuda da kendinizi üzmeyin. Bize güvenin. Bırakın bize yazalım ve Bize bırakın biz yazalım .. Kimseyi kırmayacak... Aklımız başımızda...
Yalan safsata olsa ucunu biz tutmayız... Başkalarında olurdu...
ve arkanıza yaslanın keyfinize bakın keyfe keder hiç Kasyopyayı dert etmenize gerek yok çünkü o iyi bir şey anladınız mı;? Kimseye zararı olmayacak.
Olsa biz de olmazdı; başkalarında olurdu..
Bunları yazmanın kimseye faydası yok
Hiçbirimize inanın. Bırakın da biz düşünelim bunu
Siz kendinizi zorlamayın ve üzmeyin
Haklı haksız olmak gibi gereksiz gereksizlikere de taraf olmayalım ve kafa yormayalım derim

Ama daha da ısrar edersek şunu derim;
Yanılacağınız bir konu da neden ısrarla zorluyorsunuz
Size defalarca kez önemsiz olduğunu ve uzatmamamız gerektiğini söylemeye çalıştım
İyiniyeti görmüyor musunuz?
O cümleleri yazmanın kimseye faydası yok... A yı B yapmayacak çünkü
Sizi korumaya ve aradan çekmeye hatta incitm3siz dürüat sıyırmaya taraf yapmaya çalışıyorum


İnsanların umutlarını, aczi, zaaflarını, beklentileri, hayalleri, zor anlarını, yalnızlık, çaresizliklerini İSTİSMAR etmek, art niyetli bir yaklaşımdır, amacı, hedefi ne olursa olsun, bu dindir.

Neresinden bakacağız?
Sahtekarlıklardan mı, yalanlardan mı, cemaat sömürüsü oluşturmak mı, maddi-manevi amaçlı istismar mı? 3-4 tane metafizikçi sözde kahin bir masaya oturup, delikli kartonla oyun oynuyorlar ve bunun adına da iletişim diyorlar! Akıl-mantık tatile mi çıktı?
.
Şimdi bence kişisel bir anlaksal süreçtesiniz
.Onların yansıması

Yok akıl mantık iş başında.. göreceksiniz. Zaman var.. Zaman tanıyın derim bize ve kendinize
Bence diğerlerini gazına ve oyununa gelmeyelim..derim...
...
Bana biraz zaman verin olur mu?
Lütfen...

"Sorular almak"ı önemsiyorum çok Sevgili Spartacus ve sorular olursa devam edeceğiz diğer türlü yanıt vermeyeceğim size
lütfen anlayış gösterelim
ve ben uzattıysam, konuyu yanlış bir noktaya ve zemine çektiysem, subjektifleştirdiysem ve özel subjektif hatalar içerdiysem vb. özür dilerim
Saygılar

Emin olun tartışılan KASYOPYA ysa ikimizde ne yazıyor olursak olalım boşluğu yumrukluyor oluruz...

Zaman tanımalısınız. Tüm fikirler için henüz erken...

Yanıt olarak bir alıntı demeti sunabilirim sanıyoruz

ForumKirpisi
04-03-2019, 13:57
Erken metinden bi alıntı koy, sonra gerçekleşmiştir de karşılaştıralım işte.
20 yıl öncekilerden mesela.

ForumKirpisi
04-03-2019, 16:21
94 celselerinden..
Tarihsel araştırmalar bu Aryan olayını salakladı. Ben bi psikiyatra, bi tarihçiye okutturdum bu celseleri daha önce.
Önyargısız, bu karı salak dediler.

Gerçekten, bugün 18 yaş altı şahısların bile bilebildiği bilgileri tekrarlayıp garip uzay filmi efektiyle sunuyolar.
Bunun içerisinde neresi özgün neresi garip ben onu merak ediyorum. Kassiopeia :D Latin efekti de koymuş.
Dünya dışından Soldan dünya genetiğinde kişiler gelmiş. O zaman bu kişilerin genetikleri niye diğer gruplarla aynı?
Saçma sapan iddialar var onları söylemicem bile. Ben böyle vurucu bi extraction beklerdim senden,

Kasiopya öyle bi bilgi vermiş ki o yüzden gerçeklik ihtimali çok fazla! diyebileceğimiz bi bilgi beklerdim.




Q: (L) Now, you say that the father of Jesus was an Aryan. Where did he come from?

A: Palestine.

Q: (L) What is the origin of the Aryan race?

A: 5th planet now know as asteroid belt.1

Q: (L) When did they come to earth?

"ictenlik"
04-03-2019, 16:27
"C:" olan ve alıntı baloncuğuna alınan her metin birebir orjinal metin alıntılamalarıdır/yanıtlamlardır. Fark için mavi yapıldı..

Bazıları ilgisiz
Bazıları mizah için kes kırp gibi kullanıldı kabul ama metin alıntısı

C: Sizin mizah anlayışınıza uyumlanmaya başlıyoruz.

----
Püsküllü yalan.
?

C: Yalan diye birşey yoktur.

Püsküllü yalan. Daha önce alıntılarda yaptım bu konuda.
?

C: Hislerinizi anlıyoruz, fakat herşey sizin perspektifinize uymaz.

Püsküllü yalan. Daha önce alıntılarda yaptım bu konuda.
?

C: Yalan diye birşey yok, sadece yorumlar var.




İletişim biçimini absürt, ..->
?

S: (L) Kanalladığımız bilgilere gösterdiği tepkinin nedeni neydi? Onu üzen birşey var gibi, nedir bu?
C: Bazı kişilerin olumsuz yorumlarından etkilendi. Niyetin konusunda şüpheci, bu celseyi harfi harfine gönder.

S: (L) Tamam, ona ne söyleyeceksiniz? Sizin gerçek bir kaynak olmadığınızı ve onu oyaladığınızı düşünüyor,
bu suçlamaya cevap olarak ne söyleyeceksiniz?
C: Yalan diye birşey yoktur.

S: (L) Tamam, olabilir ama o sizin söylediklerinizin doğru çıkmadığını, Güney Karolina'daki iki küçük çocukla ilgili herşeyi bütün ayrıntılarıyla tanımlayamadığınızı söylüyor ve tanımladığınız birkaç şeyi de yalan olarak yorumluyor.
C: Yalan diye birşey yok, sadece yorumlar var.

S: (L) Bu kanaldan bilgi alması onun için önemli mi?
C: Önemli olan, dünyadaki herkesin kendi adımlarıyla ilerlemesi.

S: (L) Karla'nın adımları biraz daha yavaş mı?
C: Elma ve portakalın karşılaştırılması gibi.

S: (L) Doğruluk konusuna değinmek istiyorum. Doğruluğu nasıl arttırabiliriz, belirleyebiliriz veya üzerinde
nasıl çalışabiliriz?
C: Doğruluk 3'üncü seviye kavramı.

S: (L) Biliyorsunuz ki bu seviyede bir bilginin doğru veya iyi olduğuna karar vermek için onun meydana gelip gelmediğine, doğru çıkıp çıkmadığına bakarız.
C: Evet.

S: (L) Ve eğer bir kaynak bir tahminde yanılırsa genelde insanlar o kaynağa olan inancını kaybeder. Bu
gerçekçi olmayan bir beklenti mi?
C: Evet.

S: (L) Bunun sebebi gerçekliğin değişkenliği nedeniyle doğrulanmanın imkansız birşey olması mı?
C: Eğer bu mümkün olsaydı, varoluş diye birşey olmazdı. Evren, bir öğrenme laboratuarından başka birşey değil.

S: (L) Pekala, bu noktada Karla Turner'la yazışmanın ve onunla bilgimizi paylaşmanın herhangi bir anlamı olup olmadığını merak ediyorum.
C: Elbette. Hepiniz öğreniyorsunuz. Daha hızlı öğrenmek için bilgilerinizi paylaşın.

S: (L) Ona pozitif yönde yardımcı olmak için söyleyebileceğim herhangi birşey var mı?
C: Empati göster. O başkalarını kendinden önce tutacak şekilde büyütüldü.


Gelecek, geçmiş diye bir şey yok, ne oluyorsa(olaylar) zaman kavramı olarak düşünürsek, ŞİMDİ'nin üzerinde oluyor, yani şimdi ne sayılabilir, ne de öncesi, sonrası olur. (bu konuda Zamanı Diyalektiği başlığında yazacağım, hazırlıyorum).
?

C: Haklısın.

C: Doğru


C: Sizin bildiğiniz şekliyle zaman yok.
Bazılarının bildiği (ya da bilmediği) şekliyle..var ve yok. yok ve var ..

C: Genişleyen şimdide, o zamanla şimdi arasında.

C : Hayır. Sonsuz şimdi. Yalnızca olmadı, oluyor ve olacak. Genişleyen varoluş.

C: Burada ve şimdi, yani aynı zamanda gelecek ve geçmiş. Geçmişteki herşey, şu andaki herşey ve gelecekteki herşey, hepsi birarada.

C: Tamam, öğrenme zamanı... "Geçmiş ve gelecek tamamen şimdide!"


Örneğin sabah kalktım "penceremde bir ejderha vardı" iddiasında bulunursam, bu ejderhanın tanımı olmuyor. (Sık, sık tekrar ediyorum, cümleleri bağlamıyla anlamaya çalışın, e-göre, a-göre bu önemli bunu kavrayamazsanız, kelimelerle oynamak zorunda kalırsınız, yanlış anlar, yanlış yorumlarsınız (gelecekten gelme iddiasını tanım sanmanız gibi)
?

C: Vau! Ne kavram!

S: Peki, şimdi biz bu tablayla burada oturmuş bunu yaparken, mekan-zamanda bize göre siz nerede bulunuyorsunuz?
C: 6000 mil yukarıda, 3 boyut arasındaki sınırda.

S: (T) Kasyopya'dan aktarım yapmayla ilgili bir sorun vardı Arkadiusz. Soru neydi? (A) Sanırım soru aktarım yapmak için neden evrende belirli bir yere ihtiyaç duyduklarıydı.
C: Sizin bulunduğunuz yerden görüldüğü şekliyle Kasyopya takımyıldızının 300 ışık yılı arkasındaki pulsardan dolayı Kasyopya'dan dünyaya olan güçlü sinyal yayını açıklığını kullanıyoruz. Bu, 6'ncı yoğunluktan 3'üncü yoğunluğa bir temiz kanal aktarımı olanağı sağlıyor.

S: (A) Kasyopya'dan Dünya'ya olan aktarımın ne kadar zaman aldığını sormak istiyorum.
C: "Sıfır" zaman.

S: (A) "Sıfır zaman..." Neyi kullanarak? Elektromanyetik mi, çekim mi ya da ne?
C: Her ikisi. Birbirleriyle ilişkililer, ya da "birleşik" de diyebilirsin.

S: (A) Neden sıfır zaman? Mekan/zamanın yapısından dolayı mı? Zaman eğrilmesinden dolayı mı?
C: Mekan ve zaman seçimli ve esnektir.

S: (A) Bunun arkasındaki şey nedir? Aktarımı sağlayan araç/aracı nedir?
C: Eğer bir araç olsaydı buna şaşırman daha yerinde olurdu, ama araç yok. Görüyorsun ya, sıfır zaman kullanıldığında, aynı zamanda sıfır mekan var.

S: (J) Sıfır mekan ve sıfır zaman varsa, aktarımın neden burada 3'üncü yoğunlukta belirli bir yerde
sabitlenmesi gerekiyor?
C: Gerekmiyor, "aktarım amaçlarına" yönelik. Belirli bir yere olan ihtiyaç, daha önce açıklandığı gibi, sizin algılayışınızla, psişik farkındalık profiliniz için faydalı titreşim frekansları nedeniyleydi. Pulsarlara neden olan şey nedir Arkadiusz?



.... (gelecekten gelme iddiasını tanım sanmanız gibi)
?

C: Her zaman sizinle birlikteyiz/beraberiz/içiçeyiz

C: Artık her zaman sizinleyiz.

C: Bağlantı asla kopmaz. (Bir kez iletişime geçildiğinde bağlantı bir daha kopmaz anlamında)

S: (L) Yani, bir kez bağlantıyı gerçekten kurduğu zaman, hepsi bu, değil mi?
C: Tüm ihtiyaç duyulan budur.


C: Sizin türünüz için tamamen bilinmeyen birşey. Geleceğiniz açısından çok önemli.
---



İletişim biçimini absürt, metafizik yollarla öne sürmenin amacı, yalanı perdelemektir(subliminal?->
?

C: Vau, vau!

C: Evet ama alım şekli sizin düşüneceğiniz şekilde değildir.

C: Bu teknoloji sizin aşina olduğunuz teknolojiden aşırı ölçüde daha fazla gelişmiş bir teknolojidir;


bilinçaltı kastediliyor, oysa bilinç-altı dediğimizde, özne-nesne ilişkisinde elde edilen veri yorumunun kayıt edilmesiyle ilgili.

özne nesne ilişkisi?
bunu tanımla

C: Hayır. Bilinçaltı, beden içinde de, beden dışında da aynıdır.

S: (L) Daha spesifik olmamı istiyorsunuz, o zaman şöyle sorayım. Zaman anlayışlarından birine göre zaman her zaman "şimdi." Pek çok insan pek çok başka "şimdiler" hatırlıyor, bazıları hiçbir "şimdi" hatırlamıyor ve hafıza sanki beklentinin ters işlevi gibi görünüyor. Beklenti adeta "geleceğin" anısı ve geçmişin bir zıt beklentisi. Eğer zaman yalnızca "şimdi" ise, hafıza nedir?
C: Algıların bilinçli ve bilinçaltı kaydı.

S: (L) Tamam. Eğer hafıza algıların bilinçaltı ve bilinçli kaydıysa, yeteri kadar hafıza toplandığında kişi "zamansız" mı oluyor?
C: Kişi her zaman zamansız.


İnsanları bilinçlendiremediği gibi harekete de geçirmiyor, aksine apokaliptik(kıyametçilik) üzerinden, insanları iradesiz, hareketsiz, çaresiz kılan yeni türden(new age) bir din.

C: Normalde, soru-olmayan bir konuda "yorum" yapmayız, ama şu kadarını söyleyelim ki; bir çokları başkalarıyla aralarında olan husumet ve hayal kırıklıklarının çözümü için "kıyamet günü" kehanetlerine sarılıyorlar. Bir tür "Bekle Henry Higgins, sadece bekle ve gör!!" gibi.


İnsanlara, bir şey yapmamayı, sözde gelecekten gelenlerden(metafizik) beklemeyi, beklentiye girme yönlü tacirlik aşılıyorlar. Bu temelin, diğer dinlerden hiç bir farkı yok, gelecekten gelenler=Zeus'un modern biçimi.


C: Doğru. Tüm yanıtları bizden istemek yerine, sorunun yanıtını bu şekilde keşfetmek doğru yol. Cevapları kendi içinizden çıkarma kapasitesine sahipsiniz. Yardım etmekten çok mutluyuz ama amacımız,gelecekteki kullanım için kendinizi güçlendirmenize yardımcı olmaktır. İlerlemek ve gelişme göstermek, kişiye çok yardımcı olur. Varolan herşey -- derslerdir. Herşey öğreniştir. Bu nedenle, öğrenmenin en hızlı, en güçlü yolu, bu amaçla kendi yeteneklerinizi kullanmayı öğrenmektir. Bize sorular sormanıza geçit veriyoruz ve bu da yardımcı oluyor ama tüm bilgilerin bu tek kaynakta aranması, uzun vadede zararlı olabilir. Şimdi, devam edecekseniz, lütfen edin...


İnsanlara, bir şey yapmamayı, ..

C: Bu konuda eyleme geçmelisin.

C: Öğrenme, tüm varoluşta gerçekleşen bir süreçtir ve o veya bu eylemle gerçekleşir. Herhangi ve tüm eylemler, herhangi ve tüm olası eylemler, herhangi ve tüm olası eylem yönleri, sürekli öğrenme sağlar.

S: (L) Beni darmadağan etmeden önce onu ortadan kaldırmak için ne yapabilirim ?
C: Karşı eylem

C: Fark yaratıyor gibi görünmeyebilecek olmakla birlikte, bazen eylemler gelişimi hızlandırır.

C: Birilerini harekete geçirebilirsiniz.

C: Bilgi uygulanırsa enerjiye dönüşür (enerjiye harekete ve eyleme dönüşür)
C: Bilginin uygulanması enerji üretiyor,
C: Bilgi ancak uygulanırsa korur

Bunu tersleyen onlarca ve yüzlerce alıntı var o metinde inanın hangisini getireceğimi şaşırdım. Hem aramak gerekiyor. Ben ezberli değilim. Yeterli hafızam da yok...


gelecekten gelenler=Zeus'un modern biçimi.

C: Vau, vau!

C: Zeus neyi temsil ediyor?

C: Veya Zeus 7'nci yoğunluğu kavramayı mı temsil ediyor?

C: Bizler 6. yoğunluğuz canım!

karakedi
04-03-2019, 16:56
"C:" olan ve alıntı baloncuğuna alınan her metin birebir orjinal metin alıntılamalarıdır/yanıtlamlardır. Fark için mavi yapıldı.

Sayin "ictenlik". Bir doktora gozukmeniz lazim. Tibbi ve psikolojik destek almaniz gerekebilir. Fakat hepsinden onemlisi yasam kosullarinizda iyilesme olmasi gerekiyor. Tek basina uzman destegi almak sorunlarinizi cozmeyecektir.

"ictenlik"
04-03-2019, 17:09
Sayin "ictenlik". Fakat hepsinden onemlisi yasam kosullarinizda iyilesme olmasi gerekiyor.


Hepimizin gerekiyor sağolun varolun. Diğerlerini duymazdan geldim.
Valla ben o 90 dakikada her yazdığımı 40 kere silip bozuyorum ve sizin tarafınızda da bazı şeyler zamanla silinebilirse sevinirdim

Sevgili Spartacus le görüşüyorduk sanıyorum konum koptu başka yöne savruldu gibi hissettim.
Konu ve tartışma onunla sürüyordu çünkü sanıyorum
Eğer sizin de diyecekleriniz varsa alalım
Sizinle bu başlıkta ve içerikte hiç yazıştık mı daha önce
Bana bize sorularınız oldu mu? Bir ön yorumunuz var mıydı?
Bana/bize bir sorunuz var mı? Sorununuz var mı?
İzliyor muydunuz? Aşina mısınız? Bilgi isteğiniz var mı? Yardım almak ister misiniz?
Yardımcı olmamı istediğiniz yardımcı okmamı istenen bir şey var mı?

ya da bunkar değilse o halde sayın karakedi, karakedi gibi araya girmeyiniz lütfen

Ayrıca iki önceki mesajımı tekrarlıyorum. zaman denilen anlamında... Okunma anlamında da. Anlaşma denilen anlamında
Hem bir kopma oluştu.
Konum post 90 ve 91 de kaldı

"ictenlik"
04-03-2019, 17:37
(Bir üsttekinden önceki ) Son iki mesajımı buraya tekrarlamak istiyorum

Pos 90 ve 91 i tekrarlamak ve konunu oradan devam edeceğini ummak, orada kaldığını ummak istiyor ve düşünüyorum
Sil butonu olmadığı için bunu silemedim

ForumKirpisi
04-03-2019, 17:55
celselerdeki tarihsel olaylar uydurma hacı. yazıcı kendi bilgi dağarcığından bişeyler uydurmuş.
isanın aryan maryan olması :D bunlar tam hristiyan klasik tarihiyle örtüşen bilgiler
avrupanın aryanlığı , aryanlık olayı bile başlı başına fasafiso çıktı.

hitlerin 1900lerin saçma sapan sanrılarının eski geçersiz iddiaları bunlar. avrupada ne yazık ki
okullarda bu karıya bunları okutmuşlar kominizit ülkede bile doğsa.

kafanın şişik yeri beynin o kısmı gelişmiş tarzı öğretilerle beslenmiş bu karı.

Khaos
04-03-2019, 18:00
sevgili dostum ''içtenlik''

sen coşkun bir nehir gibi çağla
yık bentleri denize ulaşana kadar durmak yok

yüreğim seninle acım acınla sevincim sevincinle
aklın ve duyguların savaşmayı bırakıp dost olduğunda
geçmiş ve gelecek aradan çekilecek
anda birlikte denizde taş kaydırıp şarkı söyleyeceğiz

koru kendini güzel yürekli dostum

"ictenlik"
04-03-2019, 18:12
sevgili dostum ''içtenlik''

.. coşkun bir nehir gibi çağla
yık bentleri denize ulaşana kadar durmak yok

yüreğim seninle acım acınla sevincim sevincinle
aklın ve duyguların savaşmayı bırakıp dost olduğunda
geçmiş ve gelecek aradan çekilecek
anda birlikte denizde taş kaydırıp şarkı söyleyeceğiz

koru kendini güzel yürekli dostum

Sevgili dost nihilist

ben/sen ayrımı gayrımı olmayan yere gidiyoruz
olmayan zamana gidiyoruz
ya da önceden de ordan mı geliniyor/olunuyor bilmiyorum
öznelci ayrımlar var şimdilik aramızda ..aramızda kalıyor kalacak bunlar hep tabi
ya da zaman ney?
o halde çağlayan ben miyim?

korunucak bir şey yok, olduğunu düşünmüyorum

dostluk geliyor; dostluk geliş'ecek -gelişlerle
bize koşuşacak

konu koptu: Post 90 ve 91 deyim ; imim
Post 90 ve 91 deyim'i imliyorum
Gereksiz yazımlar aralığı

spartacus
04-03-2019, 19:18
Sevgili ictenlik

C: Sizin bulunduğunuz yerden görüldüğü şekliyle Kasyopya takımyıldızının 300 ışık yılı arkasındaki pulsardan dolayı Kasyopya'dan dünyaya olan güçlü sinyal yayını açıklığını kullanıyoruz. Bu, 6'ncı yoğunluktan 3'üncü yoğunluğa bir temiz kanal aktarımı olanağı sağlıyor.
Bu ne şimdi? Belki ben anlatamıyorum.

Yalan diye birşey yok

Bu bir cevap mı?

Yalan diye bir şey, öznel olarak var. Yalan söyleyen var, söylediği yalan var, biz bu tür üfürmelere yalan demeyeceksek, peki üfürük diyelim.

Şimdi henımefendiden, "yalan diye bir şey yok" üfürüğünü getirmişsin, oysa aynı hanımefendi, ilk sükse yapma zamanlarında kendisinin diğerlerinden farklı olduğunu, diğerlerinin insanları KANDIRDIĞINI(yalan söylediğini) iddia ediyor, halbuki kendisi de tamamen aynı ve zaten bunların ağababası, 1980 lerde bir üfürkçü, bu üfürüktüden sonra bunalr hayli çoğaldı, hayali kertenkeleler...

C: Eğer bir araç olsaydı buna şaşırman daha yerinde olurdu, ama araç yok. Görüyorsun ya, sıfır zaman kullanıldığında, aynı zamanda sıfır mekan var.

Bu söz, nasıl izah edilir ki, tamamen laf ebeliği.Bu sefaleti nasıl izah edebilirim ki? Sıfır zaman nasıl kullanılıyor o da ayrı bir sorun.

Kısaca

Karşınızda bir araya gelmiş, nalına, mıhına bilinçsiz kitleleri sömürmeyi hedefleyen LAM CAMBAZLARI var, daha fazla vakit öldürmeK gerekir mi, sanmıyorum. DEĞMİYOR.

Şimdi ne desem bir evirme, çevirme yapacaksın.

Mekan zamandanbağımsız ortadadır,zemindir diyeceğim, yine bana öyle alakasız, abuk subuk metinleri, LAFLARI getireceksin. Laf söylendiğinde sanki öyle oluyormuş gibi. mekan, ortam, madde, varlık, zemin temelinde iken, zaman bir zemine(madde, hareket, değişim) muhtaç olan soyutlamadır, yani zaman zemindelik değil, üzerindelik esasına dayanır, zemin, zaman tarafından belirlenmez, ama zaman zemin(madde, hareket, iletişim, değişim, mekan) tarafından anlamlı hale gelir, bunlara zamaran, üz-e-re(üzerindelik dediğim) soyutlanır.

Gelecek sanal diyorum, gelecekle iletişim kurmaktan söz ediliyor, nasıl dendiğinde de tamamen alakasız, yok bilmem neredeki pulsar sayesinde dünyaya doğru yayılan güçlü sinyalleri kullanmaktan söz ediliyor, bu sıkışınca fiziğe başvurmak. peki cevap oluyor mu? Hayır, şuradan ya da buradan gelen ışık dalgalarını yorumlamak,gelecekle iletişime girildiği üfürüğü anlamına gelir mi? -ki cevap olsun..

Sıkışınca RUH anlayışlarına yöneliyorlar ve sabun gibi, kaymaya başlıyorlar, tutamıyorsunuz. Nerede bir açıklarını yakalasınız, kelime, laf ebeliğiyle sözde kapatıyorlar, ne yönden sıkışırlarsa, öte yöne çeviriyorlar. Metafiziği kullananlarla zaten objektif, bilimsel, aklı-başında tartışmak da, sohbet dahi mümkün deil, çünkü dayanak metafizik olunca işine nasıl gelirse öyle yükler, sonra kendi yüklediği sözde yetileri, tersinden yine kendisine dayanakmış gibi sunar. >Örneğin ruhani yoğunluk üfürüğü.

Yazımda bunların sözde iletişim kurduğu üfürüklerin, antik dönemdeki Zeus'dan farkı mı kaldı diyorum, bana alaksız bir alıntı getiriyorsun.

7.Yoğunluk vs. Bu tür lafızları kullandığınızda, her şeyi söylemek mümkün, her tür metafiziği de kullanmak.
Nasıl eleştirilebilirler, eleştirlemiyorlar çünkü tutarlı hiç bir dayanak yok ortada, 3-5 kişi bir araya gelip, muğlak cevaplar veriyor. Sorulara verilen cedveplar dahi cevap değil, sıkı sorular muğlakça geçiştiriliyor.

Ortada hiç bir dayanak yok aslında, gerçek, objektif bir temel de yok, somut hiç bir gerçek yok, ama inanmayı tercih edeni var.

daha nasıl ele almalı, içerik olarak düzemece olduğunu, iddiaların geçersizliğini, öz olarak üfürük olduğunu aldık, yol olarak kandırmaca olduğunu söyledik, yöntem olarak(soru, cevaplar) muğlak, anlamsız ciddiyetsiz olduğunu dile getirdik. Geriye ne kaldı?

Tavsiyem, bu tür kelime, laf oyunlarıyla, bilgi yolunda emeği heba etmemek.

Önemli her kavramı da çarpıtmışlar, sıkışınca da lafla evirip, çevirmekle veya alaksız, muğlak sözlerle sıyrılıyorlar. Kısaca mitolojik öykü dalında, daha iyi sonuç elde edeceklerini düşünüyorum.

"ictenlik"
04-03-2019, 19:32
Sevgili ictenlik

C: Sizin bulunduğunuz yerden görüldüğü şekliyle Kasyopya takımyıldızının 300 ışık yılı arkasındaki pulsardan dolayı Kasyopya'dan dünyaya olan güçlü sinyal yayını açıklığını kullanıyoruz. Bu, 6'ncı yoğunluktan 3'üncü yoğunluğa bir temiz kanal aktarımı olanağı sağlıyor.

Bu ne şimdi? Belki ben anlatamıyorum.
mı?

.

Sevgili Spartacus

Şimdi o yanıtı veren ben değilim
Bu yanıtı da alıntılarla verdim ki ben deneni ya da subejktiviteyi aradan sıyıralım
Siz Laura diyorsunuz. O yanıt, iddianın kendi dairesinde Lauradan da değil

Evirme çevirme yazınca benim tartışmaya devam etmemin ya da yazmamın anlamı kalmıyor gibi çünkü aynısı sizin için bu taraftan öyle gözüküyor

PC ye geçip yeni bir alıntı toplamayı deneyeceğiz.
Subejktif alana girmek istemiyoruz
İstemiyorduk
Subjektivite dayatma ya da subejktif üstünlük çıkmazı gibi bir durumda değiliz
En azında ben öyleysem de bilmiyorum çıkalım
Metni öne ve araya sürüyoruz sadece metin
Alıntı vereceğim sadece alıntı
Soru yoksa alıntı

"ictenlik"
04-03-2019, 19:44
Sevgili ictenlik

C: Sizin bulunduğunuz yerden görüldüğü şekliyle Kasyopya takımyıldızının 300 ışık yılı arkasındaki pulsardan dolayı Kasyopya'dan dünyaya olan güçlü sinyal yayını açıklığını kullanıyoruz. Bu, 6'ncı yoğunluktan 3'üncü yoğunluğa bir temiz kanal aktarımı olanağı sağlıyor.
Bu ne şimdi? Belki ben anlatamıyorum.

Yalan diye birşey yok

Bu bir cevap mı?

.
Sevgili spartacus
Biraz kafamı toparlayacağım ve yanıt için düşüneceğim

Emin olun ben sizi anlıyorum da emin olun size/sizlere ne yazılması gerektiğini bilmiyorum

Öncelikle bir kaç soru
Nasıl tanımlandığı önemli değil ancak bu herhangi biçimden bir fenomenolojik bir iletişimse (ya da örneğin bize göre uzay zamandaki başka bir form ve biçimde varlıklarla iletişimse ya da nasıl tanımlanması gerekiyorsa öyleyse) bunu bilmek istiyor musun?
Eğer öyleyse bunu bilmek istiyor muyuz?
Ya da şöyle mi diyelim tanımlanması gerektiği gibi tanımlanmasını istiyor muyuz?
Soru açık ve net
Bu soru için bizim tarafımızda; Yanıt, sadece "evet" ya da "hayır" ya da karşı soru türünden kabul ediliyor
Tersi yanıt; "Yanıtsızlık", "iletişimsizlik" ya da "iletişim reddi" ve "subjektivite dayatımı" demektir.

Bu üç yanıt biçiminden birini alamazsak bizim için bu konu burada konu kapanmıştır
Ya da sadece herhangi türden metin alıntısı ile yanıt üreteceğim
Ben bu tarafta artık sadece metin alıntısı ile yanıt üreteceğim
Sanırım
Emin değilim
Öyle düşünüyorum şu an

Bana başka bir sorunuz var mı?


Ya da şöyle mi diyelim tanımlanması gerektiği gibi tanımlanmasını istiyor muyuz?

Bu sorunun yanıtı benim için (benim tarafımda da) kesinlikle evetti ve durup düşündüm yani yanıtlayıcı Lauraya zaten eşit ve aynı olduğunu yani Laura olduğunu söylüyor

Burda bir çelişki var.
Objektiviteyle subjektivite.Tamamen kafam karıştı bunu söyleyebilirim

(Aslında burada düşündüm sizin söyledikleriniz de doğru
uygun bir soru bile oluşturamadım ya da bir çıkmaza sürülemeyeceğini farkettim...)

Yani istenmiyor oluş gibi diyebiliyorum ama durumu açıklayamadım
Sanki haksızım gibi ama bunu da açıklayamıyorum

Yani siz de haklısınız siz haklısınız ama bunu açamıyoruz

Bunu da gördük değil mi? ,Tamam bunun üzerinden gidelim mi?
Ne sormam gerekeceğini gerçekten bilmiyorum ama deniyorum


Spartacus alıntı

İnsanlara, bir şey yapmamayı, sözde gelecekten gelenlerden(metafizik) beklemeyi, beklentiye girme yönlü tacirlik aşılıyorlar. Bu temelin, diğer dinlerden hiç bir farkı yok,

C: Doğru. Tüm yanıtları bizden istemek yerine, sorunun yanıtını bu şekilde keşfetmek doğru yol. Cevapları kendi içinizden çıkarma kapasitesine sahipsiniz. Yardım etmekten mutluyuz ama amacımız,gelecekteki kullanım için kendinizi güçlendirmenize yardımcı olmaktır. İlerlemek ve gelişme göstermek, kişiye çok yardımcı olur. Varolan herşey -- derslerdir. Herşey öğreniştir. Bu nedenle, öğrenmenin en hızlı, en güçlü yolu, bu amaçla kendi yeteneklerinizi kullanmayı öğrenmektir. Bize sorular sormanıza geçit veriyoruz ve bu da yardımcı oluyor ama tüm bilgilerin bu tek kaynakta aranması, uzun vadede zararlı olabilir. Şimdi, devam edecekseniz, lütfen edin...

Yani buraya göre
Düşüneceğim ben

Uygun bakış açısıyla siz de haklısınız düşüneceğim ben

Benim burada görmediğim ne?

ForumKirpisi
04-03-2019, 19:54
Sevgili ictenlik 3000 portunda bi rest api çalıştırdım 1 ay scriptin başında besmele bile vardı logda bozuk bi request talebi gördüm. Dedim uzaylı . Sonra baktım ram dolu ondan kernel crash.

"ictenlik"
04-03-2019, 21:38
Peki başa dönelim

Zaman soyuttur mu diyorsunuz
Sizi dinliyorum şimdi
Zamanı aradan çıkarırsak bu iletişim nasıl tanımlanabilir?
Peki tahta dönüyorsa bu gerçekse?
İki şimdi arasında köprüleme diyemeyiz sanırım
O halde alternatif bir, soyut bir, zaman hattıyla köprüleme
Yine bu da düşüncenin kendisini veriyor

Nasıl algılıyorsunuz bunu anlamaya çalışıyorum
Ben nasıl algılıyorum bunu anlamaya çalışıyorum
Aradaki fark ne bunu anlamaya çalışıyorum
Şimdi

Siz zamansız mekansız mı hissediyorsunuz nasıl oluyor bu?

Diğer taraftan tahtayla bilinçaltına mı erişiliyor demeliyiz
Dur bu değil .
Bu en zor yol neden kendi üzerinden yapmıyor?
Erişemiyor demek ki
Sizler erişiyor musunuz?
Biri bana bunu anlatmalı
Buradaki fark ne?

Hepimiz birbirimizin hayali miyiz? Bu ne demek olur?
Subjektivitenin kendini tanımlıyor sanırım

Peki şunu mu soralım
Üç kişi elini koyduğunda o tahta dönüyor ve yazdırıyor
Tamamen tıkandım
Ben buraya neden gelmiştim ve nerden geldim
Buraya gelip bir başlık açtım
Bunları ben yapmamışım gibi ama durumu yönetemiyorum
Ortada sorun kalmadı gibi hissediyoruz
Tamamen kendimsiz hissediyorum tanımlayamıyorum şimdi

spartacus
04-03-2019, 23:14
Peki başa dönelim
Zaman soyuttur mu diyorsunuz
Sizi dinliyorum şimdi
Zamanı aradan çıkarırsak bu iletişim nasıl tanımlanabilir?
Böyle bir iletişim olduğu kabulüne sahip değiliz. O halde öncelikle burada merkeze koymamız gereken soru bu değil. kaldı ki, idida eden sözde iletişilen ortada çevrilen delikli levhayı, harflere götürmeyi başarırken, kağıda yazmayı beceremiyor, bildik ve GERÇEK iletişim yollarını kullanamıyor ama, kanlı, canlı insanların kollarını o yana, bu yana sürükleyebiliyor(en basit mantıkla sorgulayabiliyorum)
Peki tahta dönüyorsa bu gerçekse?
Bu soruyu sormazdınız.

İki şimdi arasında köprüleme diyemeyiz sanırım
O halde alternatif bir, soyut bir, zaman hattıyla köprüleme
Yine bu da düşüncenin kendisini veriyor
Köprü, köprüleme kendi başına anlam ifade etmez, herhangi bir iddiayı da doğrulamaz. zaten bu tür merkezler, bu tür kelimeleri öne çıkartarak insanları etkiler, algıda yanılsamaya yol açarlar.
Örneğin Pinokyo ile konuştuğunu iddia eden birisi, bu iletişimi nasıl sağladığını ifade ederken, bizzat cep telefonuyla görüşüyorum dese, bu neyi geçerli-gerçek kılabilir? Pinokyo'yu mu? Masal kahramanıyla iletişimde olduğu iddiasını mı, bu tür muğlak kelimelere odaklanmayın. İddiaya bakın, bütün halinde cümlelere bakın ve kelimelerle bağlamından kopartılmasına izin vermeyin.

Siz zamansız mekansız mı hissediyorsunuz nasıl oluyor bu?
Zaman, maddenin hareketi ve değişimine dair soyutlamadır(kıyasla soyutlarız, neyi kıyaslarız, şeylerin verili koşuldaki hal-durumlarını, birbiriyle etkileşimi, iletişimi, böylece olayları hareketi vb fark ise imlediğimiz referanslar sayesinde yansır). Bu bir soyutlama, peki somut olan ne, yani somut tabanı nedir? Ortadaki maddenin hareket-ilişki-değişimleri, ölçüt de, öncül de bu, zaman soyut değil, soyutlamadır, temsildir(madde ve hareketin değişimlerini).

Her ölçme işi esasında arızadır. Bu ayrı bir konu.

Zamansız hisstemle kastını anlamadım, gerçi yukarıda açıkladım.

Mekan ise fiziktir, orada iddia edildiği gibi zamansız düşünebilirsek, mekansız da düşünebilir olmuyoruz, mekan zamana bağlı değil, ama zaman dolayımda, mekana bağlıdır.
ŞİMDİ konusunu ANDIĞIM BAŞIKTA yazacağım. (kısaca, şimdi'yi sabit alacaksınız, değişen fizik alanındaki nesneler, ilişkiler, rastlaşamalar, hareket. Yani demek istiyorum ki, zaman kavramının yanlış alanlarda kullanımının getirdiği yanılsamayı aşmak için, merkeze, madde, hareket, ilişki, değişim, ŞİMDİ konmalı. "Şimdi" geçmez, değişen sizsiniz, şey'ler, ilişkileri, böylece ortamlar, ortam bileşenleri...)
Bu celseciler, yıllar önce kehanetlerde de bulunuyordu(gerçekleşmeselerde!). kehanet gerçek dışıdır, ama öngörülerde bulunabiliriz. geleceğe dair kehanetlerde bulunamayız, yıl, ay vererek, şu gün, şu yıl, şurada, şu savaş yaşanacak, şu şu olacak, bu bu olacak temelli iözel detaylara değin lafızlarda bulunamayız, ama verili koşulda eldeki verilerden, hareket-değişimi analiz ederek öngörülerde, tahminlerde bulunabiliriz.

Busalt verili an'a göre değil, GELECEK kavramının sanal olmasıyla ilgilidir, zira gerçek ŞİMDİ'DİR. Fizik, gerçeklik arzetmeyen, yani henüz var olmayan bir geleceği, yaşanmış bir geçmiş gibi kesinkes anlatmak üfürüktür.
Diğer taraftan tahtayla bilinçaltına mı erişiliyor demeliyiz
Dur bu değil .
Bu en zor yol neden kendi üzerinden yapmıyor?
Erişemiyor demek ki
Sizler erişiyor musunuz?
Biri bana bunu anlatmalı
Buradaki fark ne?
Bu da bir çarpıtma işte. Bilinçaltına erişse ne olacak, o sorulara yanıt mı bulacak o çöplükte? halbuki orası, gündelik hayatta başvurulmayan verilerin çöplüğü. (aam bilinçaltına hitap ettikleri konusunda haklılar, bu hedefteki kitlelerin(kurbanların) bilinçatını etkilemek oluyor, yazının sonuna doğru değinirim)

Hepimiz birbirimizin hayali miyiz? Bu ne demek olur?
Subjektivitenin kendini tanımlıyor sanırım
Bu en kaba idealizmdir. temele, ama en temele, maddenin ilişkisi, hareketi, etkileşimini koymamız gerekir, biyolojik, düşünsel süreçlerin temeli, tamamen fiziki ve kimyasal süreçler, etkileşimler, tepkimeler.
Kimse, kimsenin hayali değil, ancak düşünme yetisi, kurgu yetisi sağlıyor.

Peki şunu mu soralım
Üç kişi elini koyduğunda o tahta dönüyor ve yazdırıyor
Tamamen tıkandım
Ben buraya neden gelmiştim ve nerden geldim
Buraya gelip bir başlık açtım
Bunları ben yapmamışım gibi ama durumu yönetemiyorum
Ortada sorun kalmadı gibi hissediyoruz
Tamamen kendimsiz hissediyorum tanımlayamıyorum şimdi
Bu tür şarlatanlıklara dair açıklamalar yapıldı.
Kişiler bilinçli olarak itekliyor veya kurulu düzenekler kullanıyorlar. Bunlardan birisi ya da bir kaçı bunu yapıyor, eğer araya bir kurban alınırsa, o kurban, ortamla transa geçiriliyor, kasları tamamen gevşiyor, birisi ittirse dahi ittirdiğinin ayırdımına varamayacak düzeyde trans eşiğine girmiş oluyor. zaten ortam kapalıdır, dış etkiler safdışı bırakılmıştır, kurbanlardan genelde gözlerimini kapatmaları istenir, sağa, sola mumlar, loş ortam, tütsüler, kokular vs saçılır, yani kurban bir nevi uyuşturulr(trans)..

Bu tür yollar, insanları sömürmek için kullanılıyor.

Kapitalizm gün geçtikçe yetersiziliğini arttırıyor, insan nüfusu artıyor, zengin ile fakir arasındaki fark ve dünya kaynaklarından yararlanma oranı hızla ter orantılı olarak artıyor. beraberinde kitlesel mutluzluklar geliyor, ama sorun kitlesel mutsuzlukla bitmiyor. kapitalizm he rne kadar da olsa META FEŞİZİMİ ile yapay, sahte mutluluklar sağlasa da, İNSANLARIN YAŞAM KAYGISINI giderme koşullarını sağlamıyor. Milyonlarca insan KAYGI İÇİNDE.

Bazı uyanıklar çıkıyor ve milyar insanın kaygılarını fırsata çevirmeye çalıyor, çeviriyor da. Hazır kaygı içindeki kitelelere duymak istediklerini söylüyorlar ama öncesinde yoğun bir apokaliptik propaganda yaparak(kıyametçilik, kıyamet, kurtulmak kurtarıcı, kurtuluş vb kelimeleri binlerce kez tekrar ediliyor)

Evet tamda söyledikleri gibi, subliminal mesaj vermek oluyor bu, yani insanların kaygıları, zaafları, çaresizliklerinden yararlanmak için, yöntem uygulanıyor, kaygıları istismar edilirken sürekli kıyamet, savaş, yıkım, yok oluş, acı, kurtuluş, kurtulmak(!) kelimeleri tekrar edilerek kişilerin o an zayıf durumları kullanılarak bilinçaltları etkilenmiş oluyor ve kişiler kısa sürede bu tür şarlatanlara bağlanmaya başlıyor. Çünkü kitleler kaygı ile sığınacak bir yol, yer, kurtuluş arar hale geliyor.

uzatmayayım, dilersen sonra burada sırayla, teker, teker işleyelim.

Sai Baba'yı duydunuz mu hiç?
Son bildiğim, ölmeden önce 50.000.000'a müridi olduğu. Düşünebiliyor musunuz, elinden kül saçarak şifa dağıttığını iddia eden, kutsal, ilahi olduğu zannı oluşturulan bu şarlatana inana 50.000.000 insan!

peki yöntemi neydi?
İnsanlar bir alana toplanır, Sa baba'nın hazır adamları orta yerlere, sağa, sola yerleştirilir. Sai baba gezerken onlardan hediye, şu bu alır, alırken verilen şeylerin altına tutturulmuş kül topları vardır, alır, alır saçar! bazen birisine hediye verir, örneğin kolye, hediye vermeden önce hediyeyi sunacağı sanılan bir tepsi ona getirilir, getirilirken de sözde ağzından çıkartacağı hediye, o tepsinin altına yapıştırılmıştır. Sai baba hastalıkları iyileştirir, uzuvları iyileştirir, ağzından yumurtlar(yumurta çıkartır), ama koltuğundan düşüp kalçasını kırdığında çareyi hastenede bulur ve bir müddet şovlarını yapamaz.

Binlerce insan izler farketmez, oradakiler farketmez, ama izleyince fark ediyorum :) Çünkü tılsımına kapılmayanlar, etkisi altına girmeyenler, oyuna gelmiyor.

neyse 50.000.000 insan! Nasıl bir sömürü pazarı değil mi? İşte ABD'de de bilhassa metafizik üfürükler dalında, ciddi bir sömürü piyasası oluştu. İnsanların kaygılarını, umutlarını, yalnızlığını, çaresizliklerini, sığınacak bir yer aramışlıklarını, metropollerin, betonlaşmış hayatın getirdiği monotonluğu vb kullanarak süslü cümlelerle, ama öncesinde kıyamet senaryoları, bilim dışı iletişim kurgularıyla, fantastik öykülerle, kıyametçiliği yerleştirdikten sonrada, KURTULUŞ kelimelerimi sıkça tekrar ederek, böylece kitleler, kiyametçilikle balon gibi şişmişken, kurtuluş kelimesine karşı da zaaflı hale geliyorlar. neyse basit bir yöntem, ama etkisi büyük ne yazık ki. Şimdilik burada bırakıyorum. (bu yöntemleri bu ülkede kullananlar da oldu ve olmaya devam edyor. Arz, talep)

"ictenlik"
05-03-2019, 01:41
Böyle bir iletişim olduğu kabulüne sahip değiliz. O halde öncelikle burada merkeze koymamız gereken soru bu değil. kaldı ki, idida eden sözde iletişilen ortada çevrilen delikli levhayı, harflere götürmeyi başarırken, kağıda yazmayı beceremiyor, ....


Size ne denmeli? ben neyi kaçırıyorum. Şu soruya cevap verebilir misiniz?
İkinci alıntılamadan sonra soru oluşturabildim. İlk yazım çöktü gitmedi ileri çok..
ve biraz deneysel bir yazım süreci oldu ve bırakmasam sürüyor da sürüyor o halde kısa kesildi.

----
Şimdi başa şunu alayım. Öncelikle
Diğer tartışmaları bir kenara bırakarak

Benim; bunun din'e karşı bir güç unsuru olabileceğini ve istenirse kullanılabileceğini söylediğim anlaşıldı mı? İstenmiyorsa ve kullanılmıyorsa ve bunu ben dayatıyorsam amenna
İkinci durumda; Metnin yanıtları burdan bizden istemek ve hazırcı almak yerine kendiniz yanıtlara sahipsiniz kendinizden alın (kendi iç gücünüzü geliştirin ve bunu kullanın dediği biçime yöneliyorsak ve bu tartışma bana bu gücü/sonucu zaten dayatılıyorsa; bunu dayatıp öneriyorsa haybire amenna, daha fazla amenna. Kesinlikle orda sustum susarım...
Bir kavrasam susacağım. Konu beni için kapanmıştır olur bunu seziyoruz.
---


(Şimdi tam çözümleyememiş hissettim ama ilk başlamama göre yakınlaştım. Şimdi burada açamadığım da cümleler var..)

Bunlarda önceki yazdıklarım

O tablanın başına gitsek 3 kişi otursak
Biri siz, biri de ben olsam hatta istenmiyorsa Laura yı da Laura deneni de oturtmasak
Ola ki döndü, dönüyor. Ola ki yazdı yazıyor
Soruya baktık
Cevaba baktık
Bir kaç soru sorduk cevap aldık
Üç el bir duruyor üstünde ve bir cevap oluşuyor hem de bu Türkçe diyelim bu sefer
ve cevaplar da mantıklı diyelim; su götürür

Şimdi ben sizinle nasıl iletişim kurabilirim?
Ben neyi kaçırıyorum?

Bu cepte;

....
Köprü, köprüleme kendi başına anlam ifade etmez,

Ney anlam ifade eder
ya da ney bir anlam ifade eder?
Bunalmış Maharaj'ın ziyaretçisine bir yanıtı vardır. Sizi neyin ikna edeceğini söyleyin bari ben ona göre yanıt vereyim. Sizi neyin o yola götüreceğini siz bilirsiniz.

Bu bireysel tanıklık, tanıtlama ve bireyse gözlem istencine (bireysel içten gözlem) yoluna giden bir süreç. Gözlemi reddediliyorsa oraya gidemem. Sorgusu reddiliyorsa sorguya götüremem.
Ben neyi odak alıyorum?
Kişisel çıkarları.
Bana bu soru mu dayatılıyor?
Herkes almıyor mu ya da ben ne sormalıyım
Lauranın ve ya da grubunun çıkarına, bireysel çıkarına hizmet ettiğim mi ima ediliyor
Buysa ben en yapmalıyım? Kendimi düzeltmeli miyim? Nasıl?

Bu bireysel tanıklık, tanıtlama ve bireyse gözlem istencine (bireysel içten gözlem) yoluna giden bir süreç. Gözlemi reddediliyorsa oraya gidemem. Sorgusu reddiliyorsa sorguya götüremem.
Süreç analiz edilebilir. Başka tanıt ne yazık ki yok olmayacak hiç bir zaman

Sizi ney bu deneyi sorguya götürebilir? Ya da var mı olası mı?
Açık olarak olası mı?
Bu süreci objektif sorgu olası mı?

Aksi tüm tanıklama ya da gösterme çabalarına karşıysak ya da bunun son tahlilde benim ve Lauranın da subjektivitesi olduğuna ineceksek doğrudur çünkü Laura ve ben varız aracı son..

Subjektivite üzerinden çekilen yanıtlamalardır doğrudur.
Zihinden çekilebilir uydurulabilir bire bir eş.. doğrudur
Zihinden çekilmiştir doğrudur.

Üç parmak var!!

Üçlü etki tahtasız da oluşturulabilir, doğrudur-geçerli..
Üçlü süzgeç tahtasız da geçerli kılınabilir doğrudur
Onlara göre bu yetenekteler eksik gelişimdeler kolaycılar/yanlışçılar doğrudur
(Süreci okuyamadıklarını zaten kabul ediyoruz. Yani biz mi onlara bilgi veriyoruz?)
Buna ihtiyacı olanlar alsın hazırcılar kolaycılar okusun, doğrudur
Diğerlerine dayatma, doğrudur

Peki yanlış bilgi esareti? Biz yanılıyor muyuz?
Sürecin objektif yorumu gerekiyor kafam karıştı
Çünkü dürüst direndim..sanıyorum..

Üçlü süzgeç tahtasız da geçerli kılınabilir doğrudur
Sonsuz kez (tahtasız da) oluşturulmuştur kurulmuştur her an kuruluyor da doğru ve geçerli yanıt
Bu yapıldı doğrudur
O halde tahtaya ne gerek var. doğrudur
Tahta neden diğerlerinde geçerli.. geçerli değildir. doğrudur
Matematik her zaman geçerlidir. doğrudur
(Ereksellik odağım çöktü bunu sunmak içi neden bulamıyorum artık dayatmakta
Bunu sunmak için hiçbir nedenim yok ya da hiçbir geçerli nedenim yok ve ya da olamaz
başka?
kişisel çıkarlar
başka?
son
bitti )

Geleceğin an da olduğu doğrudur. Bunun herkese malum olduğu doğrudur ve yanlıştır
O halde sen neyi sorguluyorsun?
Öğrenmeye çalışıyorum
Bir çok şeyi. Bir çok başka şeyi de
Ne gördüğünüzü ve zihin durumunuzu

Ayrıca üçlü değil sonsuzlu-sonsuz olasılık

Kavramsal yapımız aynı değil.. Taban bakışı. Bu yeni. Bunu ayırgayamıyorum

Şimdi ben yanlış soru mu açtım ve yanlış eksik yazı ve yönelim yazdım ilettim yönelttim? onu sorguluyorum
Başını bulamıyorum
Yine ben yapmamışım gibi
Daha ben bunu yazarken bir kaç iz karışıyor gibi ya da yöneltiyor gibi
Ben de mi sen de mi?
İşte ben ve sen kim?ne?

Yazamadığım şeyler dediğim yazılmıyor örneğin şöyle
Ben sizin bilişsel tabanınızı ya da bilişselliğiminizi indirgersem ya da çözümlersem (ki bu yanlış bir yorum olabilir)
Ben subjektifi subjektif dayatıyorum ...
Laurayla iletişime geçen/geçebilen her an herkesle iletişime geçer/geçebilir.Doğrudur
Lauranın kendidir. Doğrudur.
Soyuttur.doğrudur
Benimle ya da diğerleriyle niye iletişime geçmiyor ya da geçsin ya zaten bilerek bilgimizle bilincimizle iletişiyoruz. Doğrudur
O halde neden ordan iletişim bilgi kuruluyor.doğrudur
O halde Kurumsal olarak subjektif yani Laura subjektif ya da kendi üzerinden edinilmiş bir bilgiyi satıyor ya da yayıyor vb.
Buna yorum açamadım

Her neyse ben anlayamadım ama Lauranın çıkar ortağı olanlarla ilgili bir yorumlamaya varıyor gibi...

Bu savunmalar aşılamaz ya da haksız çıkmanız mümkün değil.
Ben düşüncemi yeniden değerlendireceğim.
Ereksellik yoksa bir amacı yok ya da ereksellik tabanına dayalıysa ilgiliyi ilgilendiren durum..

Yanlış yerde yanlış iş yapmak
Bence değil de ilgili olmayanla ilgisiz bağ gibi
Sizin ilgi alanınızda değil diyebiliyorum son tahlil
Ya da başka bir süreçsel özümsemeden dolayı "eyes wide shot" ve bunla bağ yok ve bağ olması da gerekmez...

Elmanın eti yenmez gibi bir sonuca vardım ve kan lazımsa elma sıkılmaz gibi bir sonuç...

Yani sizinle hiç bir kavram da buluşamayacağız
Bir çizgi çekmeliyiZ

Başkasının bilgilendirmesini kabul etmiyorsunuz
Kendi üzerinizden indirgenmemiş ya da çözümlenmemiş süreci

Yani sizin Laura olmanız lazım. Başka bilgilendirme anlamsız. Kendi yolunuzdasınız o halde yolunuz açık olsun....

Doğal öğrenmenize mğdahale almıyorsunuz ve bu en doğal hakkınız bunu koruyun derim

Bu tam olarak son sonuçta Kasyopyanın kişi isterse başka evrenler yaratabilir ve onları deneyimleyebilir
Ya da kişi isterse tüm mevcudiyeti (nasıını kavrarsa ya da bilirse) yaratabilir ve yokedebilir dediği şey
Gibi
Ya da başka emin değilim
Teknik olarak farklı evren terminolojileri

ForumKirpisi
05-03-2019, 09:52
içtenlik biraz benimkileri oku hep sıperteküse cevap yazıyon o zaten
kominist bi de bipolar değilmiş seni anlamaz.

yerli ve milli bi iletişim çıkar inanmazsan reptilyan olayım.
hep gavurun iletişimini alıyoruz yeter artık. hazır hazır hazır
bıktık artık. ben latince isim de istemiyorum çorum galaksisi falan olsun.
kasyopeya nedir ya, çorumdan memetle iletişelim mesela.
yaser arafattan bana ne tayyibi soralım. tayyip hangi gezegenden gelmiş..
kılışdar hükumet çıkar mı, sene sonu enflasyon rakamları, BIST 100 bugün
kaç vakıfbank kaç yapacak öğleden önce mi satalım kaç pay alalım falan.

"ictenlik"
05-03-2019, 13:23
Dalga mı?

Değil bu forum, tüm Türkiyeyi dolaş benden daha fazla sana inananını bulamazsın, gibi.

Şimdi inanan aranmıyor. Objektif ve geçerli bir bilgilendirme yapılmaya çalışılıyor ya da buna taban aranıyor.
Yazılanlalrla bağ kuramadım
Taban ya da bakış farkı var konuyu farklı ele alıyor yanlış yere sürüyor
Meselenin olmadığı şey olacağını dayatıyor ya da varsayıyor

"ictenlik"
05-03-2019, 13:25
Erken metinden bi alıntı koy, sonra gerçekleşmiştir de karşılaştıralım işte.
20 yıl öncekilerden mesela.

Alakasız alaka...

"ictenlik"
05-03-2019, 13:26
94 celselerinden..
Tarihsel araştırmalar bu Aryan olayını salakladı. Ben bi psikiyatra, bi tarihçiye okutturdum bu celseleri daha önce.

Q: (L) When did they come to earth?

Saçma, garip bağsız
İlgisiz
Konudışı

"ictenlik"
05-03-2019, 13:28
celselerdeki tarihsel olaylar uydurma hacı. yazıcı kendi bilgi dağarcığından bişeyler uydurmuş.
isanın aryan maryan olması :D bunlar tam hristiyan klasik tarihiyle örtüşen bilgiler
avrupanın aryanlığı , aryanlık olayı bile başlı başına fasafiso çıktı.

hitlerin 1900lerin saçma sapan sanrılarının eski geçersiz iddiaları bunlar. avrupada ne yazık ki
okullarda bu karıya bunları okutmuşlar kominizit ülkede bile doğsa.

kafanın şişik yeri beynin o kısmı gelişmiş tarzı öğretilerle beslenmiş bu karı.

Sorusuz soru ilgisiz bağ bana yönelik iletişim taşımıyor
Cevaplamamı içerecek alan bulunamadı
Bunlar subjektif bildirimler sadece

spartacus
05-03-2019, 13:30
Şimdi ben sizinle nasıl iletişim kurabilirim?
Ben neyi kaçırıyorum?
Şu an kuruyoruz zaten.
Ney anlam ifade eder
ya da ney bir anlam ifade eder?
Bunalmış Maharaj'ın ziyaretçisine bir yanıtı vardır. Sizi neyin ikna edeceğini söyleyin bari ben ona göre yanıt vereyim. Sizi neyin o yola götüreceğini siz bilirsiniz.
Yanlış soru.
Varsayalım Pinokyo ile iletişimde olduğumu iddia ediyorum.
Sen hemen, NASIL diye soruveriyorsun.
Öncelik sırası bakımından geçersiz soru. Zira iletişim araçtır, öyleyse ilkin, iletişimin en az 2 ucu sorgulanmalıdır, ileteşenlerin nesnelliği, gerçekliği. yani referasnlarımıza dair algıya sahip miyiz?

Örneğimize göre, mesele nasıl iletişildiği değil, mesele ->Pinokyo...

Tabi nasıl diye sorduğun için cevap hazır;

Ceptelefonu ile iletişiyorum.

İkna oluyorsun. ceptelefonu demem, senin için, Pinokyo ile iletişimde olduğumu kabullenmen için yeterli oluveriyor, çünkü ceptelefonu ile iletişim kurduğumuz bir gerçek, böylece bu gerçeğin kabulü üzerinden, ceptelefonu ile iletişimin imkanı ölçeğinde, iddiayı imkan kabulünde görüyorsun. Hata yapmadın mı?

Bu sorunda da aynı hata.

Nasıl iletişime geçtiğini soruyorsun, oda KÖPRÜLEME vb deyiveriyor. Zaten her iletişim bir köprüdür.

Diyorum ki, köprüleme demek, iddia için geçerli bir done temsil etmiyor, bu kelimeye odaklanıp, köprüleme kelimesinin iletişim aracı olmuşluğu kabulunden(evet), iddiayı onaylıyorsun, bu bir hata.

Pinokyo ile konuştuğumu iddia ediyorum, nasıl mı, cep telefonu ile. Burada cep telefonu ile iletişimde olduğumu söylemem böyle bir iletişimin gerçekliğini sağlıyor mu?

hatayı nerede yaptıınızı anlıyor musunuz? O sebeple tekrar ediyorum, "köprüleme" kelimesine odaklanmayın, o kendi başına bir anlam ifade etmez.

Dönüp bana o halde ney anlam ifade eder diye soruyorsun, konumuz neyin anlam ifade ettiği değil, yukarıda da izah ettiim gibi, bu iddialara dair köprüleme, cep telefnu, uydu sinyaliyle iletişiyorum, subliminal vb kelimeleri öne sürmek, iddia namına ibr dayanak, done, cevap mahiyeti taşımıyor!

Yani ben, Pinokyo ile cep telefonu ile iletişiyorum dediğim an, araç olarak sırf "cep telefonu" demiş olmam, benim Pinokyo ile iletişebildiğim anlamına gelmiyor.

Aslında başka türlü Pinokyolar oynatılıyor.. Pinokyo'yu örnek olarak seçmemin sebebi de bu, kukla...

Sırayla gidelim, öncelikle yukarıdaki ifadelerimi anlayabildiniz mi?

"ictenlik"
05-03-2019, 13:30
içtenlik biraz benimkiler
]yerli ve milli bi iletişim çıkar inanmazsan
hep gavurun iletişimini alıyoruz yeter artık.
bıktık artık. ben latince isim de istemiyorum çorum galaksisi falan olsun.
kasyopeya nedir ya, çorumdan memetle iletişelim mesela.
yaser arafattan bana ne tayyibi soralım. tayyip hangi gezegenden gelmiş..
[/B]

Nikola ah Nikola
Gestapo da bizi görecek mi?

ForumKirpisi
05-03-2019, 13:33
senden celselerin gerçekliğine dair bi savunma bekliyoduk. sen olayı inanç
tarafına çekmişsin.

bunca insan bu celseler üzerine okumuş, araştırmış. celselerin wikileaks tarzı
etki bile yapmamış olması. celselerin Türkiye'den bir kaç savunucusuna baktım
adamın birisi zaman makinası yaptığını söylüyor evindeki laboratuvarda, videolara
doktor önlüğüyle çıkmış. Makinayla gezintilerini anlatıyor. Başka biri komple sıyırmış.

Forumlara falan baktım. Çok çok öncelerden beri.

aryan, isa, reptilian, arafat, CIA, mossad falan çıkıyor.

klasik literatür ve efsanelerden öte bir şey arıyorum.

sen de alakasız deyip geçiştiriyorsun, sarsılıp gerçekliğe bakman lazım.

ForumKirpisi
05-03-2019, 13:57
1) Dumanla Haberleşme
2) Elektrikle Haberleşme
3) Işıkla - Spektrum Haberleşme
4) Ses Dalgası ile Haberleşme
5) Gaz İtmeyle Haberleşme (Uygulanamaz ama ben yazdım buraya hiç yapıp deneyen yok galiba)
6) Electromanyetik Radyasyonla Haberleşme

Şimdi bu karı hangisiyle haberleşiyo bize bi söyle, ben baktım bulamadım.
Kadının bişey gizleme saklama özelliği yok ki bizle paylaşıyor her şeyi ama metodlar yok.

İçsel dalgaların devinimsel içgörü durugörü burulması yöntemiyle uzamsal yaklaşımsal açılar trisiklik
formda periyodik denge ile mi infüze oluyor?

masada ohm yapıp kendini kasarak yarım nefes alıp astral seyahat metoduyla mı iletişiyor?

"ictenlik"
05-03-2019, 15:14
Şu an kuruyoruz zaten.

Yanlış soru.
Varsayalım Pinokyo ile iletişimde olduğumu iddia ediyorum.
Sen hemen, NASIL diye soruveriyorsun.
Öncelik sırası bakımından geçersiz soru. Zira iletişim araçtır, öyleyse ilkin, iletişimin en az 2 ucu sorgulanmalıdır, ileteşenlerin nesnelliği, gerçekliği. yani referasnlarımıza dair algıya sahip miyiz?

Örneğimize göre, mesele nasıl iletişildiği değil, mesele ->Pinokyo...

Tabi nasıl diye sorduğun için cevap hazır;

Ceptelefonu ile iletişiyorum.

İkna oluyorsun. ceptelefonu demem, senin için, Pinokyo ile iletişimde olduğumu kabullenmen için yeterli oluveriyor, çünkü ceptelefonu ile iletişim kurduğumuz bir gerçek, böylece bu gerçeğin kabulü üzerinden, ceptelefonu ile iletişimin imkanı ölçeğinde, iddiayı imkan kabulünde görüyorsun. Hata yapmadın mı?

Bu sorunda da aynı hata.

Nasıl iletişime geçtiğini soruyorsun, oda KÖPRÜLEME vb deyiveriyor. Zaten her iletişim bir köprüdür.

Diyorum ki, köprüleme demek, iddia için geçerli bir done temsil etmiyor, bu kelimeye odaklanıp, köprüleme kelimesinin iletişim aracı olmuşluğu kabulunden(evet), iddiayı onaylıyorsun, bu bir hata.

Pinokyo ile konuştuğumu iddia ediyorum, nasıl mı, cep telefonu ile. Burada cep telefonu ile iletişimde olduğumu söylemem böyle bir iletişimin gerçekliğini sağlıyor mu?

hatayı nerede yaptıınızı anlıyor musunuz? O sebeple tekrar ediyorum, "köprüleme" kelimesine odaklanmayın, o kendi başına bir anlam ifade etmez.

Dönüp bana o halde ney anlam ifade eder diye soruyorsun, konumuz neyin anlam ifade ettiği değil, yukarıda da izah ettiim gibi, bu iddialara dair köprüleme, cep telefnu, uydu sinyaliyle iletişiyorum, subliminal vb kelimeleri öne sürmek, iddia namına ibr dayanak, done, cevap mahiyeti taşımıyor!

Yani ben, Pinokyo ile cep telefonu ile iletişiyorum dediğim an, araç olarak sırf "cep telefonu" demiş olmam, benim Pinokyo ile iletişebildiğim anlamına gelmiyor.

Aslında başka türlü Pinokyolar oynatılıyor.. Pinokyo'yu örnek olarak seçmemin sebebi de bu, kukla...

Sırayla gidelim, öncelikle yukarıdaki ifadelerimi anlayabildiniz mi?

Şimdi sırayla gidersek ve açık olursak ve gerçekten içten olursak (dürüstte olacaksak) yukarıdaki ifadeler bana göre konuya karşı bir subjektif direnç ifade ediyor/işaretliyor...
Ben yine açık olayım benim için başka hiç bir anlam ifade etmiyor.
Kişi, konuya olan ilgisizliğine dair ve konunun kendine dair geçersizliğini öne süren haklı subjektif (ya da kendince geçerli objektif) gerekçe ve dayanaklarını anlatıyor

Bunu anladım ve benim anladığım bu
Açık olmam gerekirse

Daha da açık olacaksak bu tip tartışmalara karşı karşı ümitsizlik beslemeye başladım
ya da kaybolmuşluk gibi bir durum

Açık olmak gerekirse konu üzerine tartışma sürdürmek istemiyorum
Savrulan bir alan ve kaygan bir zemin ve açıkçası hiç ilgi yok
Olacağını da artık sanmıyorum.
Sorunun konuya olan ilgisizlikle ve bağsızlıkla ilgili olduğunu ya da konunun başka şey sanılarak yanlış ele alındığını/görmezden gelindiğini ve yanlış (ya da olmadığı gibi işaretlendiğini) bunu ne yapsakta değişmeyeceğini, tartışmacının konuya karşı önyargılı ve dirençli olduğunu böyle yaklaştığını düşünüyorum
Aksi bilgiendirmeler kabul edilmiyor.
Yani subjektif ikili tartışmaktan ve konuyu bu anlamda sunmuş olmaktan da bunaldım ve yorgunum
Yani daha da açıkçası anlaşamayacağımızı düşünüyoruz ve bu konu da açıkçası da ümitsiziz
Yani konuyu bireysel tartışmanın gereksiz olduğunu bir yere gidip varmayacağını düşünüyoruz

Gereksiz bir çaba sürdürdüğümüzü düşünmeye başladık
Ya da yani bizim (sizinle benim) karşılıklı ikili iletişimimiz ve diyaloğumuz özelinden ve özellikle bu konu özelinden ve üzerinden bu iletişimin bir amaç sonucu olmayacak gibi
Bu bana kalırsa teistle tanrı olmayacağını tartışmak gibi sonuçsuz ve saçma bir düzlemdeyiz
Burdan çıkış yolu da bilmiyorum o halde bence şu aşamasa da ikili karşılıklı bilgilendirme tam anlamıyla gereksiz
Bunu bunları anlıyorum

Şimdi birincisi bana konuyu sunmaya savunmaya dair hiç bir alan bırakılmıyor/tanınmıyor
Karşı sava dair hiç bir açık olasılık ve ihtimal tanınmıyor
Araştırma olasılığı reddediliyor
Sav ikili bir iddia olarak aksiyle dengelenmemiş. Antisi olasılıksız bakılıyor
Karşı iddia açık ret görülüyor antisi olumsuz...
Olasılıksızı yani reddi tartışamayız. siz konuyu reddediyorsunuz
O halde tartışmak anlamsız diyorum yeniden
Aşırı direnç izliyoruz ve gözlüyoruz ve sürecek gibi
Açık bir önyargı karşı ret açık tavır var ve açık bunla boğuşturuluyoruz
Hiç bir yere çıkmaz
Çıkmaz sokak
Yani tartışmamız anlamsız
Aksine ihtimal vermiyorsunuz bunu anlıyorum
Konu benim yaptığım biligilendirmeler ve taban üzerinden sürmüyor
Benim verdiğim referanslar tartışmada taban alınmadı
Kopuk bağsız subjektif bir ikilemde , iki ayrı referansa aralığını boşu boşuna birbirimize yazıyoruz
Siz kendiniz ve Laura arasında kopuk bir subjektif taban belirlemişsiniz
Benim de zamanıma yazık sizin de.
Ne ben sağa ne siz sola sapmayacaksınız öyle görüyorum

Şüpheci Dinsiz
05-03-2019, 17:20
Sevgili "ictenlik",
[...]
Daha da açık olacaksak forumdaki herkese karşı ümitsizlik beslemeye başladım
ya da kaybolmuşluk gibi bir durum

Açık olmak gerekirse konu üzerine tartışma sürdürmek istemiyorum
Savrulan bir alan ve kaygan bir zemin ve açıkçası ilgi yok
Yani tartışmaktan ve konuyu sunmuş olmaktan bunaldım ve yorgunum
Yani daha da açıkçası anlaşılmayacağımızı düşünüyoruz ve bu konu da açıkçası da ümitsiziz
Yani konuyu bireysel tartışmanın gereksiz olduğunu bir yere gidip varmayacağını düşünüyoruz

Gereksiz bir çaba sürdürdüğümğüzü düşünmeye başladık

1- İnsanların - toplumların geleceğine dair daha iyi bir zemin oluşturmak için konuşacaksak, klavuz hazırlayacaksak, adımlar - basamaklar belirleyeceksek ben konuşmaya, katkı vermeye varım.

2- a) Forumun üyesi olarak;
Kasyopya konusuna ilgi duymuyorum, gerçekçi bulmuyorum, ihtimal vermiyorum, "ama bir çok bilim insanı bunları okuyup şaşkına dönmüş" diyenleri çocukça buluyorum ve tırnak içindeki bilim insanlarının bilim insanı değil soytarı olduğunu düşünüyorum.
2- b) Forumun moderatörü olarak;
Yazdıklarınıza engel olmuyorum, forum kuralları dahilinde dilediğiniz kadar yazabilirsiniz.
2- c) Sizi seven-düşünen biri olarak;
Sizin gibi değerli bir insanın üzerinde Kasyopya gibi berbat bir elbise hiç ama hiç şık durmuyor.

3- 1. maddenin devamı olarak;
Adalet-eşitlik-mutluluk istemek yaşamaktan gelir, doğaldır, fizikseldir, ekmek kadar temiz, su gibi paktır, anne sütü gibi haktır. Başka dayanaklar aramanın ihtiyacı da gereği de yoktur. Buna dair gaipten kopya almadan da konuşabilir, planlama yapabiliriz. Gaipten kopya gelmediğini-gelmeyeceğini siz de ben de biliyor isek, kopya süsü verilerek gelen artık her ne ise, davayı kirletir.

4- Foruma Kasyopya ile ilgili bir çok başlık açtınız-açıyorsunuz. Yazdığınız mesajlar tekrar tekrar benzer içeriklere sahip. Tekrar tekrar bizleri okumaya-katılmaya çağırıyorsunuz. Örneğin ben, okuyorum ama sizi incitmemek için bir şey yazmıyorum. Siz ise katılımcı üyelere cevap vermekten kaçınıyorsunuz. Gerekçe olarak üyenin anlamadığını-ön yargılı olduğunu, sizin anlatamadığınızı, anlamak için bilmem kaç bin sayfanın tamamını okumak gerektiğini yazıyorsunuz. Üyelerin anlamadıklarını düşünüyor olmalısınız ki, defalarca düzeltip düzeltip aynı-benzer içerikli mesajları atıyorsunuz. İmzanızdan bile Kasyopya fışkırıyor. Alıntı yaptığım mesajınızda "Gereksiz bir çaba sürdürdüğümğüzü düşünmeye başladık" demişsiniz. Kesinlikle haklısınız, sizi kıracağım için özür dilerim, ouija tahtasına inen vahyin gerçekliğini düşünmeyi-tartışmayı gülünç buluyorum.

5- Kasyopya ile ilgili tecrübelerim daha eski. Bir dostumun da Kasyopya takıntısı vardı. O da "ama bir çok bilim insanı bunları okuyup şaşkına dönmüş" diyordu, örnek ver dediğimde beni şaşkına çevirecek bir örnek bulamamıştı, buldukları ilkokul seviyesinde lafazanlıklardı. Belki ben bulurum diye yüzlerce sayfa okudum, bulamadım. Belki tercüme edememişlerdir diye yüzlerce sayfa İngilizcesini okudum, bulamadım. Bu günden umudunu kesmiş okumuş insanlarda görülen günümüz çağına uygun yeni bir tanrısız inanç şekli dedim, konuyu kapadım.

Geleceğe dair tartışmaları şimdiye, şimdinin gerçekliğine-koşullarına çektiğinizde ben de katılırım.

Sevgiler

ForumKirpisi
05-03-2019, 17:43
Şüpheci zaten demiş:

2- c) Sizi seven-düşünen biri olarak;
Sizin gibi değerli bir insanın üzerinde Kasyopya gibi berbat bir elbise hiç ama hiç şık durmuyor.

Benim anti-ego yazış tarzımdan kimsenin taktığı falan yok da, bence de Kasyopya olayını tartışmak, değerlendirmek mümkün ama kasyopya olayına kesinlikle gerçek diye kanun gözüyle bakmak için baya bi kanıt lazım.
Senin de tarzın iyice bu sene Fenerbahçe şampiyon olur garanti olayına benzemiş.

Bu kasyopyayı ilk duyduğumda gittim tüylerim diken diken oldu. Oha dedim karı bir şeyler bulmuş. Gece korktum
zor yattım yemin ediyorum.
İngilisçe orjinal celseleri tırtıkladım tırtıkladım tırtıkladım tırtıkladım tırtıkladım tırtıkladım tırtıkladım...

Bişey bulamadım. Hala da diyorum acaba mallıktan mı bişey bulamıyorum? Bu millet benim bulamadığım ne bulmuş?

Bir de çok anahtar bilgiler yok. Peygamberlere de vahiy geliyor. Onlar da 7. katla iletişiyordu.
Kadının dağarcığından öte bir şey de yok ben bunu söylüyorum.

"ictenlik"
05-03-2019, 17:48
Sevgili "ictenlik",

1- İnsanların - toplumların geleceğine dair daha iyi bir zemin oluşturmak için konuşacaksak, klavuz hazırlayacaksak, adımlar - basamaklar belirleyeceksek ben konuşmaya, katkı vermeye varım.

2- a) Forumun üyesi olarak;
Kasyopya konusuna ilgi duymuyorum, gerçekçi bulmuyorum, ihtimal vermiyorum, "ama bir çok bilim insanı bunları okuyup şaşkına dönmüş" diyenleri çocukça buluyorum ve tırnak içindeki bilim insanlarının bilim insanı değil soytarı olduğunu düşünüyorum.
2- b) Forumun moderatörü olarak;
Yazdıklarınıza engel olmuyorum, forum kuralları dahilinde dilediğiniz kadar yazabilirsiniz.
2- c) Sizi seven-düşünen biri olarak;
Sizin gibi değerli bir insanın üzerinde Kasyopya gibi berbat bir elbise hiç ama hiç şık durmuyor.

3- 1. maddenin devamı olarak;
Adalet-eşitlik-mutluluk istemek yaşamaktan gelir, doğaldır, fizikseldir, ekmek kadar temiz, su gibi paktır, anne sütü gibi haktır. Başka dayanaklar aramanın ihtiyacı da gereği de yoktur. Buna dair gaipten kopya almadan da konuşabilir, planlama yapabiliriz. Gaipten kopya gelmediğini-gelmeyeceğini siz de ben de biliyor isek, kopya süsü verilerek gelen artık her ne ise, davayı kirletir.

4- Foruma Kasyopya ile ilgili bir çok başlık açtınız-açıyorsunuz. Yazdığınız mesajlar tekrar tekrar benzer içeriklere sahip. Tekrar tekrar bizleri okumaya-katılmaya çağırıyorsunuz. Örneğin ben, okuyorum ama sizi incitmemek için bir şey yazmıyorum. Siz ise katılımcı üyelere cevap vermekten kaçınıyorsunuz. Gerekçe olarak üyenin anlamadığını-ön yargılı olduğunu, sizin anlatamadığınızı, anlamak için bilmem kaç bin sayfanın tamamını okumak gerektiğini yazıyorsunuz. Üyelerin anlamadıklarını düşünüyor olmalısınız ki, defalarca düzeltip düzeltip aynı-benzer içerikli mesajları atıyorsunuz. İmzanızdan bile Kasyopya fışkırıyor. Alıntı yaptığım mesajınızda "Gereksiz bir çaba sürdürdüğümğüzü düşünmeye başladık" demişsiniz. Kesinlikle haklısınız, sizi kıracağım için özür dilerim, ouija tahtasına inen vahyin gerçekliğini düşünmeyi-tartışmayı gülünç buluyorum.

5- Kasyopya ile ilgili tecrübelerim daha eski. Bir dostumun da Kasyopya takıntısı vardı. O da "ama bir çok bilim insanı bunları okuyup şaşkına dönmüş" diyordu, örnek ver dediğimde beni şaşkına çevirecek bir örnek bulamamıştı, buldukları ilkokul seviyesinde lafazanlıklardı. Belki ben bulurum diye yüzlerce sayfa okudum, bulamadım. Belki tercüme edememişlerdir diye yüzlerce sayfa İngilizcesini okudum, bulamadım. Bu günden umudunu kesmiş okumuş insanlarda görülen günümüz çağına uygun yeni bir tanrısız inanç şekli dedim, konuyu kapadım.

Geleceğe dair tartışmaları şimdiye, şimdinin gerçekliğine-koşullarına çektiğinizde ben de katılırım.

Sevgiler

Sevgiler bizden...

2- a) Forumun üyesi olarak;
Kasyopya konusuna ilgi duymuyorum, gerçekçi bulmuyorum, ihtimal vermiyorum,

Şimdi konunun ve konuyla ilgili yorumlamanın burada kalması gerekir
Zemin olarakta şekil olarakta

Diğerleri güreşle ilgilenmiyorum ama güreş bana göre kaba bir spor demek gibi

Daha da ileri gideceksek güreşin fizyolojik güçlenmeye katkısı gibi konuları ve ya da güreşin alanını etkinliğini (hem güreş dışından tartışmak) hem de güreşe alternatif başka bir sporu önermek gibi
Ama aslını soracak olursak tabi
Bu önerme tabi ki güreşe karşı kayıtsızlıkla ve önbilgisizlile yani aslında bir iki basit egzersiz dışında hiç güreşmemişlikle yapılıyor

Konu bizim için bezdirici bir boyutta, gerçekten bilinmesini isterim. İlgi dışı ilgi ilgiymiş ya da katılımcılıkmış gibi tanımlanmamalı.
Minderdışı alan bizce katılımcılık değil...
Ya da direkt ön karşıtlık formu ve konuya karşı dalgacılık ve alaycılığın ve direkt ilgisizliğin kendi, ya da kelimesel başka forma sokulmuş biçimi, katımılcılık tanımı görüyor mu? görmüyor mu?
Bunu merak ediyorum...
Açıkça
Tarafsızlık bekliyoruz
Açıkça tarafsızlık bekliyoruz
Çok mu şey bekliyoruz

Bakın şu ifadeleri anlayabiliyoruz
Ben güreş karşıtıyım
Ben güreşe taraf değilim
Ben güreş hakkında ilgisizim fikrim yok ve fikirde istemiyorum
Ben güreş hakkında olumsuz şeyler bildirmek ve olumsuz referanslar vermek istiyorum
Güreş benim alanım değil
Güreş hakkında bilgilendirme istemiyorum ve kabul etmiyorum
Güreşin bu alanda temsili sorun oluyor ve burası okçuluku temsil ediyor ya da burada bir sürü okçu var güreş hakkında bilgilendirmeyi ne yapsın
gibi

Diğerleri okçulukla güreş bağdaşmıyor demek gibi
Sizin yazdıklarınız içinde aynısı geçerli (öyle aldım) ve bend e onu söylüyorum zaten...
Ben kendi minderimdeyim..Okçulukla da ilgilenmiyorum.

Şimdi mindere ok atılmaması gerekir
Okun bırakılıp mindere inilmesi gerekir..
Eğer biz sana okçuluk sen bana/bize güreş göster deniyorsa da hay hay

Sevgiler

ForumKirpisi
05-03-2019, 18:20
tansiyonum 180lere varıyo patlamış mısır tuzsuz gitmediğinden
bi kaç haftadır yemedim. neyse

kaptanreiz, senin bilgin varsa konuyla ilgili ayrıntıyı ver işte.
ee daha daha nasılsınız, sizler nasılsınız tarzı bi olaya döndü.

bana fırsat verilmiyor diyosun. mikrofonun sesini mi kapadılar? bilmiyom ki.
hadi ben zülum altındayım yönetim kürsüden alıyo :D .

Vaktinde aynılarını yaşamış biri olaraktan:
Şimdi sanki obsesif sakınma hareketi seziyorum ki korkudan metinleri tek tek okuyon.
Altlarını kesiyon.
Tek cümle tek cümle yanıt veremezsin, adam başta ilgilenmiyorum derken konuya kendimi
adamadım demek istemiş. Paragrafların bütününe baksan belki anlıcan.

Yıldıztozu
05-03-2019, 19:38
gelecekle iletişim kurmak demek ''var olmayan bir şeyle iletişim kurmak'' demek değil midir.
çünkü gelecek var değil.

böyle bir şey ancak mecazi bir anlamda veya gelecekteki insanlara mesaj bırakmak anlamında mümkün olabilir.

ben şu an gelecekteki insanlara mesaj bırakabilirim, onlar da gelecekte benim mesajımı alabilir.
bu tek yönlü bir iletişim olurdu.
çünkü onlar benim mesajımı cevaplayamıyor.
çünkü yoklar.

"ictenlik"
05-03-2019, 19:50
Şüpheci zaten demiş:

2- c) Sizi seven-düşünen biri olarak;
Sizin gibi değerli bir insanın üzerinde Kasyopya gibi berbat bir elbise hiç ama hiç şık durmuyor.

Benim anti-ego yazış tarzımdan kimsenin taktığı falan yok da, bence de Kasyopya olayını tartışmak, değerlendirmek mümkün ama kasyopya olayına kesinlikle gerçek diye kanun gözüyle bakmak için baya bi kanıt lazım.
Senin de tarzın iyice bu sene Fenerbahçe şampiyon olur garanti olayına benzemiş.

Bu kasyopyayı ilk duyduğumda gittim tüylerim diken diken oldu. Oha dedim karı bir şeyler bulmuş. Gece korktum
zor yattım yemin ediyorum.
İngilisçe orjinal celseleri tırtıkladım tırtıkladım tırtıkladım tırtıkladım tırtıkladım tırtıkladım tırtıkladım...

Bişey bulamadım. Hala da diyorum acaba mallıktan mı bişey bulamıyorum? Bu millet benim bulamadığım ne bulmuş?

Bir de çok anahtar bilgiler yok. Peygamberlere de vahiy geliyor. Onlar da 7. katla iletişiyordu.
Kadının dağarcığından öte bir şey de yok ben bunu söylüyorum.

Şimdi bakın mesela örnek verebilirim bu post üzerinden

Burada benim başlığıma ve içeriğime dair sunum biçimime ilişkin bence hiç bir açık temas yok
Sunulan duygu düşünceye dokunmuyor ya da dair değil
Bana sorulmuş açık bir soru yok
Ortak bir soru yok ya da bu millet ne bulmuş sorusu var onu da bu millet cevaplayabilir

Yazı da kişi kendi halini, subjektif durumunu ,tutumunu ve algısını iletmiş
Yani ben buna karşı normalde hiç bir şey yazamam .
Yazmaman da gerekir
Hem bundan bana ne
Bunu anlatıyorum
Benle ilgili değil
Benim konumla ya da sunumumla da bana sorulursa açıkça ilgili de değil
Bireyin kendiyle ilgili bir yazım ya da bireyin sunulan başlıktaki arka içerik hakkındaki fikirleri ancak başlıkla bence direkt ilgili değil
Başlığın aktardığı duygu düşünce ya da genel içerikle de temas kurmuyor bence
Tartışmacı, sorucu bir refleks yok
Ortada soru yok
İletişim çabası var mı? ya da sınırlı subjektif kendine dair,
Kendi algısına dair sınırlı iletişim ve empati ve başlığa içeriğe ya da sunana değil kendine empati

Tamamen subjektif yalıtılmış fikir ve bildirimlerden ibaret ve öyle de kalmalı
Benim yazdıklarım da öyleyse öyle kalabilir
Öyle ele alınabilir
Kimseyi rahatsız ediyor mu?
Ben yukarıdakinden rahatsız olmuyorum ama mesela buna hiç bir cevap veremem ve vermemem normal
Yani normalde bunu ben görmem cevapta yazmam
Şu cevabı normalde yazmak açıkçası gereksiz
Yukarıdaki sıkışma için anlattım ve örneklemek zorunda kaldım
Ya da böylesi bir posta hiç cevap yazmamam normal
Bu katılımcılık katılımsızlık ya da katılımcıyı görmezden gelme hiç değil

Ortada soru, bağ ya da temas göremiyorum çünkü
Ya da çünkü kendi fikirleriyle temas kuruyor..

"ictenlik"
05-03-2019, 20:29
İzninizle daha önceki bir yazımımı bir kaç düzenleme ile yeniden sunmak ayrıca ek bir soru düşünce içermek istiyorum
Anlaşılmak istiyoruz..

.
Gerçekten çoğu şeye ya da yazılan kimi şeye karşılık yazmak istemiyorum
Çoğu yazılanı okumak bile istemiyorum
Size, sizlere, her birinize tek tek çok büyük saygım var
Size ne demeliyim?
Bu metin bizim için önemli ve büyük önemli ve metnin önemli olduğunu düşünüyorum
Tek tek karşılık yazayım mı?
Nasıl algılanıyorum?
Nasıl bir savunma yapmamı istersiniz? Beklersiniz?_
Başka bir arayol bulamaz mıyız?
Örneğin bir kaç okuyucu sağlasak ve bir süre beklesek

Savun-ma-lı-mıyım (?)

Alıntılarla savunayım mı?
Tek tek bireysel karşılık yazayım mı?
Subjektif alana gireyim mi__?
Her cümleyi karşılıklayayım mı?
Kendi düşüncelerimi mi yazayım? içtenliğimi mi?

Kimi yazanlara kabaca bir baktım açıkçası bence fikrimizi toplum ön-incitmiş
Uygun cümleyi bulamıyorum

Bana siz uygun bir tartışma metodolojisi sunmalısınız.

Metin hakkında söylenen ya da sanılanlar şimdilik bize göre kaba genellemeler (sayımlar -varsaymalar anlamında) ve bize göre tabi ki gerçeği yansıtmıyor. Önsayımlar ...

Şimdi bu metin bize göre sanılanlar ve denilenler hakkındaki yakıştırmalar değil ama nasıl savunacağımı bilmiyorum.
Şöyle bir kaç problemim var.
Birincisi siz arada kalmayın.
Yanılan, zorlayan taraf olmayın istiyorum.. Bu yüzden
Bunu nasıl aşabiliriz?
Bir kaç dürüst okuyucu sağlayabilir miyiz?
[/I]
Birincisi sizi karşıt görmüyorum hala doğal haliyle olayı izliyorum ne yazmalı
Ne demeli?

Bu sen haklı, ben haklıya gelmemeli
Bence benim tatafımda Kasyopya herkese iyi ve lazım ve gerekli gibi paradoks var
Ne yapmalı ???



Bana bir arayol önermelisiniz..
Savunma formu/biçimi..

ya da soru biçiminde ilerlemeliyiz.

Ben tartışmadan çekinmemiz gerektiğini ;bunun gereksiz olduğunu ; zamana bırakılması ve zaman tanınması gerektiğini söylüyorum/düşünüyorum ya da sizlerin taraf olmamanızı rica ediyorum yeniden, saygıyla


Açıkçası ben şunu sormak ya da önermek istiyorum. Buradan ilerlemeliyim.
Bu biraz zaman alabilir esasında .Bunu göz önünde bulundurarak yazıyorum ve yine bunu gözönünde bulundurarak içeriği "bir kaç yıl" gönüllü çalışmak ve okumak isteyen üyemiz var mı?

Yani bir Tevrat,Kuran İncil araştırmacısı gibi üzerine durarak gerçek bir çalışma okuma yapmak , tartışmak isteyen, tüm metinleri kapsamak kaydıyla okumak incelemek (hatta gerekirse reddiye yazmakta olabilir) isteyen var mı?

Okuma sonucu yapılacak tartışmalara hazır ve açığız.

Bizim koşul ya da önermemiz/kapsamımız tüm metinlerin yaklaşık olarak, içten bir araştırma konusu görülüp içtenlikle uzun uzadıya okunması ve kapsanması sonrası görüş bildirilmesi ya da tartışma yürütülmesidir.

Açıkça içeriğin tümünün başı sonu fikri olan bir kitap gibi görülüp nasıl bir roman aradan seçilip okunamazsa/okunmuyorsa mantığıyla okunup incelenmesi sonrası konuşma/görüşme istiyoruz.

Açıkçası içeriğin tamamını okumamış ve incelememiş okuyucuyla soru harici bu konu üzerine iletişim kurmak istemiyoruz

Tüm metinler okunup kapsanmaksızın oluşacak biçimi tartışma dışı bir alan ve kapsam olarak imliyoruz.
Konuyu ve okuyucuyu tümden bağsız imliyoruz.

Diğer arkadaşların ön-subjektif fikirleri ve yansıtmalarını tek tek bireysel ele almak şimdilik istemiyoruz

Metin 2.000 sayfanın üzerinde bir Word dosyasıdır.
Bunu göze alarak ve "bir kaç yıl" lık çalışma dediğimi yeniden imleyerek tartışmacı katılmacı olmak isteyen varsa lütfen her zaman..
Burdayız...

3 yıl sonra da burada olacağız
Ya da bir biçimde mutlaka erişilebilir olacağız.
Ben okuyucu sağlanmaksızın konunun kapatılmasını, uzatılmasını ya da bir kaç yıl ertelenmesini ayrıca benim bireysel yazımlarımın da tuhaf kendiliğime verilmesini rica ediyor ve öneriyorum..

Metnin tamamını okumamış, metni bütünüylrie ele alarak incelememiş bir okuyucuyla karşıtlık üslubuyla ben açıkçası kendi adına bu metni tartışmak istemediğimi anladım

Metin hakkındaki görüşlerin buradan yazılmasına yazılmamasına taraf değiliz
Olumsuz bildirimlerden rahatsız değiliz ancak yanıt vermek istemiyoruz

Saygılar ve Sevgiler

ForumKirpisi
05-03-2019, 20:52
sana saldıran yok ki savunasın :D

savunmayı tartışmayı boşver.

eğer varsa bu iletişim olayını gerçek kılan çok çarpıcı bi örnek göster.
seni buna ne inandırdı gibi..

ben yazılanları anlamıyorum zaten kısa kısa olması lazım. kafayı matematiksel
düşünceye verdik bütün yazış şeyimi kaybettim.

"ictenlik"
05-03-2019, 22:09
eğer varsa bu iletişim olayını gerçek kılan çok çarpıcı bi örnek göster.
seni buna ne inandırdı gibi..

ben yazılanları anlamıyorum zaten kısa kısa olması lazım. kafayı matematiksel
düşünceye verdik bütün yazış şeyimi kaybettim.

Şimdi sevgili Nikola

Yukarıdaki de (bir önceki yanıtta) bir yanıt öncelikle..

Sonra şunu söyleyebilirim.
Ben 2004 yılından bu yana bireysel internet kullanıcıyım ve değişik türden forumlarda zaman geçirdim geçiriyorum.
Bu metni ilk forumlarda gördüm. Herkes gibi bir okuyup umursamadım.
Bu belli aralıklarla tekrar etti.
Ayrı ayrı forumlarda ayrı ayrı zamanlarda buna denk geldim.
Her defasında okuyup umursamadım..önemsemedim.
Uzaylıların bir şey bildirdiği gibi bir kavram oluştu ben de.
Sonra nasılını hatırlamıyorum ancak (belki yıllar sonra) her ne olduysa bu aklıma geldi. Dur şöyle bir saçmalık vardı bir bakayım dedim.
Bunu her nasıl ele aldıysam biraz okudum ve kaldırıp attım .
Sonra nasıl olduğunu ben de bilmiyorum ve gerçekten emin değilim bunun dış uzaydan bize bildirilen bir veri olduğu gibi fikirlerle gerçekten uzun uzadıya inceledim. Bir çoğunu okudum nasıl olduysa. Aklımda yeretti..
Belki korku, kaygı, yaşamsal stres ve kişisel kurtuluş gibi refleksler olabilir emin değilim. Her nasılsa işte. Kimi taşla oynar kimi böcekle. Bu oldu bizde. Bunun da bir tabanı var.. Kimi fenomenolojiye ilgi duyar doğal çekilir ya da tüm yanıtlar ona yetmez, kesmez her taşın altını didik didik etmek ister. Ben okumadık bırakmam.
Ben babam arı bakarken arı kovanına örttüğü 5 yıllık gastenin her satırını okumamla, dalıp gitmemle ve bu yüzden bol bol fırça yememle meşhurum.
Elime aldığım/geçen bulduğum az-çok herşeyi okuyup bitirmemle meşhurum.
Sosyoloji okuyan arkadaşımın ders kitaplarını mesela..
Diğer yandan tüm okuduklarımda bana yetmemiştir. Hiç bir yerde aradığımı bulamamışımdır.

Şimdi ben de ne ve nasıl olduğundan emin değilim
Metindeki dördüncü yoğunluğa geçiş ve sıçrama kavramdan etkilenmiş olabilirim. Bu bir varsayım ama bak. Emin değilim.. Metinden bilgi toplamaya ve almaya çalışmış olabilirim.
Ama hala gelecek iletişimi felan saymıyorum bunu bak dikkat edin..
Bu metin okumalarından hatta okumayı bırakmamdan 3-4 yıl sonra bende kendi iddiası gibi bir tanım oluşturdu. Aklımdan yereden bölümüyle/biçimiyle. Şimdi bunu neden niye hatırlamıyorum/bilemiyorum. İnan böyle..

Bunu açmam gerçekten gerçekten çok çok zor inanın..
Tümüyle dürüstüm..

Daha sonra bu metinle çalıştım, özel içiçe çalıştım.. Üzerine dura dura adeta didikleye didikleye 3-4 kez tekrar devirdim onu..2010- 2011-2012 aralığında bu metinle adeta saatler geçirdiğim ve nerdeyse tüm günümü okumayla geçirdiğim olmuştur. Her fırsatta tekrar okudum döne döne tekrar okudum. Aralıklarda okudum özetler de çıkardım. Saatler çalıştım... Döne döne oraya buraya tekrar baktım karşılaştırdım.. Anlıyor musun?
Taa bunlardan sonra ben metnin dediği yere geldim...
Yani beni ikna süreci toplamda 5 yıl ve üzeri kadar ve bir çok tekrarsal okuma...
Birden çok okuma.. Belki ve en az sanırım 7-8 kez'e tekabül tekrar okuma sonrası toplam okuma sonrası gelişmiş bir güvenden ya da anlayıştan, yıllaryılı yıllar sonra oluşmuş bir algıdan sözediyoruz...
Bir yerde , herhangi bir yerde çarpılmadım...Özel bir yer yok..
Çarpıcı bir yer yok anlıyor musun? Hepsi ve heryeri birden. Gelecekte de yayınlacaklar da dahil

İnanç kavramını uygun bulmuyoruz..
Gereksiz bir yakıştırma olarak görüyoruz..

İkna olma denen tümüyle okunmasından sonra, 3-5 yıl kadar sonra kendinden gelişmiş ve oluşmuştur...
ya da ikna yerine güven geliştirme denilebilecek olan
Nasıl açıklanması gerektiğini bilmiyorum..
Kişisel kurtuluş fikirlerine saplanmış olabilirim. Ben de metni "A" sanıp (A bilgilendirmesi sanıp ,tuzağına düşüp) sonra "B" olabileceğine ikna olmuş ve "B" ilan etmiş olabilirim...

Soruya verebileceğim yanıt bu....

Yukarıdaki tipte bir soru/sorgulamayı örneğin bunun başka bir iç okuyucusuyla görüşmelisin . Mesela kendi forumları var, İngilizce alan var. Oralar da bir şansını dene yoksa ben sana kendi sürecimi -birebir- önermek zorunda kalırım...

Ben bu metnin ve gerçeğinin, kendi alanında yeterince sunulamadığı, tanımlanamadığı ve tartışılamadığını ve yanlış ele alındığını düşündüğüm için buradayım.
Buna İngilizce forum ve metni yayan Larua da dahil
Laura'nın dahi anlamadığını düşünüyorum.

Metnin anlattığı biçimiyle olgulara ya da bizim ondan anladığımıza temas edildiğinde anlaşılamadığımız için burdayım/buralardayız. Okuyucu ile hiç bir alanda buluşamadığım için buralardayım/her yerdeyim. Olası her yerde . Daha çok alanda..
ve açıkçası okuyucu gözlüyorum. Okuyucu yolu gözlüyorum. Ben buraya tartışmaya gelmedim. Bunun ne olduğunu açmaya felan. Ben bunu tartışmaya gelmedim..

Ben bu metni yine kendi okuyucusuyla tartışmak peşindeyim ve açıkçası bunun yapılabildiği Türkçe alan yok. Çevirmen formu bizce metni anlamıyor, yorumlayamıyor yetersiz kalıyor ve uygun grup yok.
Hem onlar sahibi değiller, hiçkimsesi. Tıpkı herkes gibi aynı mesafede herkese

Metni okumuş ve kafası karışmış, yardıma ihtiyacı olan, kavramları birbirine karıştırmış, işin içinden çıkamamış, kafası dolanmış-gerçeği örselenmiş, anlamayan okuyucuya yardım, düzeltme ve yardım dirlik peşindeyim.
Duygusal vb. de dahil...
Benim acımı çekmesin
Benim çektiğimi çekmesin peşindeyim...

Ben öbür anlamda bu metnin karşıt tartışmacısı değilim ve olmak/kılınmak asla istemiyoruz...

Anlayış istiyoruz...

Leonardo
05-03-2019, 23:04
- Ben Bunları Felsefe.net 'de gördüm.

Toplu cinnet ya da çılgın bir tarikat vakası.

spartacus
06-03-2019, 01:20
Şimdi sırayla gidersek ve açık olursak ve gerçekten içten olursak (dürüstte olacaksak) yukarıdaki ifadeler bana göre konuya karşı bir subjektif direnç ifade ediyor/işaretliyor...
Ben yine açık olayım benim için başka hiç bir anlam ifade etmiyor.
Kişi, konuya olan ilgisizliğine dair ve konunun kendine dair geçersizliğini öne süren haklı subjektif (ya da kendince geçerli objektif) gerekçe ve dayanaklarını anlatıyor

Bunu anladım ve benim anladığım bu
Sevgili ictenlik
üzülerek söylemeliyim ki, anlamamışsın, anlayamıyorsun belkide.

Açık olmam gerekirse

Daha da açık olacaksak bu tip tartışmalara karşı karşı ümitsizlik beslemeye başladım
ya da kaybolmuşluk gibi bir durum

Açık olmak gerekirse konu üzerine tartışma sürdürmek istemiyorum
Savrulan bir alan ve kaygan bir zemin ve açıkçası hiç ilgi yok
Olacağını da artık sanmıyorum.

Bakın tıkandığınız anda da kişselleştiriyor-duygusallışıyorsunuz. Oysa alaksı yok

tekrar edelim;

Kısa gidelim;

Pinokyo ile iletişimdeyim.

Böyle demiş olduğumu düşün.

Nasıl mı iletişim kruyorum?

Ceptelefonu ile.

Şimdi subjektif analizleri bir yana bırakın, hiç bir subjektif esasa dayalı yazmıyorum, gayet basit yazıyorum...
Yne tekrar ediyorum "köprüleme" gibi kelimelerin çekiciliğini bir yana bırakın, bakınız verdiğim bu örneğe göre düşünün, aynı yöntemin kullanıldığını, ya da aynı hataya düştüğünüzü, sırf "ceptelefonu" vasıtasıyla(!) iletişiyorum dendiği için, Pinokyo ile gerçekten ieltişim kurulduğu zannına kapılmanıza sebep olan faktörü düşünün(ceptelefonu denmesi, "köprüleme" yoluyla! denmesi, sizi sorgu dışı bırakan faktör bu, nasıl bu hataya düştüğünüzü ise o cevap verdiğiniz yazıda zaten açıklamıştım. Vasıtalık durumu zaten iletişim zannından sonra, aldanışı, iddianın üstünkörü biçimde etkisine girmeyi, iyice perçinliyor).

Sence Pinokyo ile "ceptelefonu" ile iletişiyorum dediğim an, Pinokyo ile iletişim kurmuş oluyor muyum? Yani böyle bir iletişim iddiasında esas alınacak kelime "ceptelefonu", "köprüleme" kelimesi mi?

İnan çoğunlukla yazmadım, seni kırmamak için, yazınca da duygusallaşıyorsunuz. Oysa bir konu üzerinde fikir alışverişinde bulunuyoruz, birbirimizin eylem, davranış ya da duygularını sorgulamıyoruz.

bursali68
06-03-2019, 01:30
Merhaba,

Yanılmıyorsam 1992-1996 yılları arasında Hans Von AYBERG'in kitaplarında ilk kez karşılaştım Kasyopya Celseleriyle...O zaman çok karışık gelmişti o sohbetler veya bilgi alış-verişi diyeyim...Çok üzerinde durmadım, çünkü dertlerimiz bini aşmışken, bir de bunları anlamaya çalışmaya odaklanmak daha büyük sıkıntı olacak diye düşündüm...

Yine bir soru sorayım, nasıl bir yanıt gelecek merak ediyorum...: İki doğu iki batı ne demek...? Veya böyle bir şey var mı...?

Sağlıcakla kalınız...

bursali68
06-03-2019, 01:34
Merhaba,

Kırk yılın başı bir soru sorayım dedim, onda da çıkıp gitti...

Sağlıcakla kalınız...

"ictenlik"
06-03-2019, 08:56
Merhaba,

Yanılmıyorsam 1992-1996 yılları arasında Hans Von AYBERG'in kitaplarında ilk kez karşılaştım Kasyopya Celseleriyle...O zaman çok karışık gelmişti o sohbetler veya bilgi alış-verişi diyeyim...Çok üzerinde durmadım, çünkü dertlerimiz bini aşmışken, bir de bunları anlamaya çalışmaya odaklanmak daha büyük sıkıntı olacak diye düşündüm...

Yine bir soru sorayım, nasıl bir yanıt gelecek merak ediyorum...: İki doğu iki batı ne demek...? Veya böyle bir şey var mı...?

Sağlıcakla kalınız..

Kırk yılın başı bir soru sorayım dedim, onda da çıkıp gitti...

Sağlıcakla kalınız...
Merhaba;

Şimdi siz sağlıcakla kalınız ama
Şimdi o kitapta, bu kitapta neyle karşılaştınız mı ve yanılıyor musunuz yanılmıyor musunuz bunu ben bilemem ama
"İki doğu iki batı nedir? öncelikle
Yani iki doğu iki batının ne olduğunu ben size sormak zorundayım çünkü kavramı getiren ve ortaya koyan sizdiniz

"ictenlik"
06-03-2019, 09:31
Sevgili ictenlik
üzülerek söylemeliyim ki, anlamamışsın, anlayamıyorsun belkide.

Bakın tıkandığınız anda da kişselleştiriyor-duygusallışıyorsunuz. Oysa alaksı yok

tekrar edelim;

Kısa gidelim;

Pinokyo ile iletişimdeyim.

Böyle demiş olduğumu düşün.

Nasıl mı iletişim kruyorum?

Ceptelefonu ile.

Şimdi subjektif analizleri bir yana bırakın, hiç bir subjektif esasa dayalı yazmıyorum, gayet basit yazıyorum...
Yne tekrar ediyorum "köprüleme" gibi kelimelerin çekiciliğini bir yana bırakın, bakınız verdiğim bu örneğe göre düşünün, aynı yöntemin kullanıldığını, ya da aynı hataya düştüğünüzü, sırf "ceptelefonu" vasıtasıyla(!) iletişiyorum dendiği için, Pinokyo ile gerçekten ieltişim kurulduğu zannına kapılmanıza sebep olan faktörü düşünün(ceptelefonu denmesi, "köprüleme" yoluyla! denmesi, sizi sorgu dışı bırakan faktör bu, nasıl bu hataya düştüğünüzü ise o cevap verdiğiniz yazıda zaten açıklamıştım. Vasıtalık durumu zaten iletişim zannından sonra, aldanışı, iddianın üstünkörü biçimde etkisine girmeyi, iyice perçinliyor).

Sence Pinokyo ile "ceptelefonu" ile iletişiyorum dediğim an, Pinokyo ile iletişim kurmuş oluyor muyum? Yani böyle bir iletişim iddiasında esas alınacak kelime "ceptelefonu", "köprüleme" kelimesi mi?

İnan çoğunlukla yazmadım, seni kırmamak için, yazınca da duygusallaşıyorsunuz. Oysa bir konu üzerinde fikir alışverişinde bulunuyoruz, birbirimizin eylem, davranış ya da duygularını sorgulamıyoruz.

Sevgili spartacus

Üzülerek söylemeliyim ki siz/sizler anlamıyorsunuz
Dinlemiyorsunuz bir kere

Sanıyorum ama bence olayı kişiselleştiren bir sürü eleştiri siz yazdınız ve hatta olayı duygusal/kişisel tabana tutup çeken savuran da belki ve sanıyorum ki aslında sizdiniz
ben tutup tek tek yanıt veremedim
Yanılıyorsam benim saçmalamam/önyargım olsun
Çünkü olay savruluyordu
Eylemsizlik ürettiği gibi şeyler ve başka bir çok saçma belirtme ve yakıştırma vardı
Hepsi içimde kaldı
Hiç birine yanıt veremedim
Hepsi yalan yanlış saçmasapan şeyler
Tutup tek tek ele alınmalı
Bunlarla uğraşmak zorunda bırakılmak istemezdim
Genel olarak yapılan yakıştırmaların yersiz olduğunu belirttik, belirtmek zorunda kaldık

Sevgili ictenlik

İnan çoğunlukla yazmadım, seni kırmamak için,

İnanın ben de tıpkı ve tam öyle yaptım
Yani sizler kırılmayın diye
bu yüzden alana konuşamamış ya da söylenenlere yanıt vermemiş hissedemiyorum

Yazınca duygusallaşabilirsiniz diye
ya da iki taraflı duygusallaşılabilir farketmez

Açıkçası sevgili spartacus bir çok geçmiş forum çatışmam var
Alan özgürlükçülüğünü tam/net çözümlemem gerekiyor. Sizleri..
Üye kimliğimin zarar görmeyeceğine, atılıp kovulmayacağına emin olmadığım ya da konumun ve kişimin ne yaftaya çekildiği ,sürecin beni forumdan uzaklaştırmaya çeken bir tuzağa çekip çekmediğini yeterince incelemeden ve emin olmadan
yazabileceğimin üçte birini dahi yazmış ya da yazabilmiş değilim
Ya da verdiğim yanıtın aslında vereceğim yanıtla da pek ilgisi olduğu, olacağı da söylenemez.
Çünkü bunları geçmişte yaşadım
burada durum bu değilse de özgürlükçüyse de bu benim geçmişe dair bir itiyadım olabilir

Açıkçası ben bu ikilemi taşıyarakta öte taraftan sizi/sizleri kazanmak için uğraşmakla da ilgili olarak, duygusal vb. denilen olarak ta üzerinize gelmek istemedim..
Yazılanlara karşı yazı yazamadım..
Çünkü yalan, yanlış, saçma gibi şeyler yazmam lazım. Ağzıma sığmadı benim o an ya da kimlik baskısı endişesi...
Yani yazılanların üzerine gelmedim/gelemedim ve açıkçası sizlerin üzerinize de gelmedim/gelemedim ve çok açıkçası da yazılanların karşılığını da henüz vermedim/ veremedim, ortaya koyamadım..

Benim savunmam geçmişte tıkandı ve konunun üzerine gidilmemesini, gelinmemesi, kapatılmasını tekrar isteyeceğim

şimdi sevgili spartacus sanırım ki siz kendinizi bu konuda/alanda mutlak olarak haklı sayıyorsunuz
haklı olarak sizi bir yıkıma uğratmamı mı bekliyorsunuz?

Hadi olası ya da değil diyelim ki bir ihtimalde olası ve üyelik kaybını geçtim göze aldım
Diyelim ki haklıyım
Bunu basa bas mı yazayım
Hangi zeminde ben size bunu gösterebilirim

Ben mesela geçmişte yazdığım bir kaç soruma tam yanıt alamamış hissediyorum
Düşüncelerimi size karşı açık sunamıyorum
Alanı temsil ediyorsunuz, adminsiniz bir kere
Haliyle benim size karşı itiyatlı ya da kıvrak ya da suskun kalmam olası
Bu beni boğan bir ikilem

Bir gün sizinle bunu Turan Dursun forum dışında; üçüncü özgür alanda; ikimiz eşit koşullarda tam lafları doldura doldura hakkını vererek ve ama tabi ki küpküfürsüz konuşmak isterdim o halde..
Alan iyi ve özgürlükçü ancak geçmiş iki-üç kimlik kaybım var. Atılan kovulan yere ikinci kimlik almak adetim değil. Kendimi toplu tutmam lazım kendime söz verdim üye kıskacına girmeyeceğime dair.
Hemen ilk aklıma geleni ya da tam düşüncemi küpküfürsüz de olsa ben de haliyle yazamıyorum size yine hem nasıl algılanırım ve kırar mıyım diye
hem de bir üye çatışmasına girer miyim diye itiyattan

Bakın; burada tam eşitsekte; siz iyiniyetliyseniz de; bu alan çok çok gerçekten özgürlükçüyse de benim geçmiş itiyadım, sorunum, buna benzer bir çok deneyimimi döndürüp dolaştırılıp üye kimliği bypass'ı ve atılması kıskacına kapanına sürülme korkum ve önyargım var
Çünkü bunu yaşadık hatta yaşatıldık anlıyor musun_?
Başkalarını sizle örtüştürmek çok yanlış olabilir. Bana dair bir tutum olabilir..

Kıvrak dille ya da başka kıvraklıkla ve dalavereyle çatışmacı kavgaya çekilip, araya başka şeyler sokulup itilip, konu olmadığı yerlere çekilip zemin kaybettirilip vs. çok forum kimliği kaybettirildim ben
Kaybettirildim
Ki buralarda küfür de etmem ben..
İtiyatlıyım. zamanım var...

Herkes iyiniyetliyse susalım derim. Bekleyelim.. zaman istedim...
Alan özgürlükçülüğü benim ruhumda yetersiz imleniyor. Tersiyse de benim sanılgımsa da öyle...
Üyeler tarafçı ve baskıcı ve taraf tutumcu ve kolay manipüle edebilir/edilebilir ya da konuya bağsız ve vakıf değil imleniyor
Burayı bu konuyu yeterince tartışmak ve uzun uzadıya açmak konuşmak için açıkçası da yetersiz görüyorum
Susmak ve kabullenilmek, anlaşılmak istiyorum
3 yıl zaman istemiştim. Bunu hatırlatıyorum.

Khaos
06-03-2019, 10:41
sevgili ''içtenlik''

yönetim adına konuşmak gibi bir hakkım olamaz.
sonuçta ben de sizin gibi bir üyeyim.

ancak; atılmak kovulmak üyeliğiniz sonlandırılması türünden
durumları kafanızdan çıkarın.
buna kesinlikle ihtimal vermiyorum.
özgürlüğünüze kimsenin müdahale edeceğini sanmıyorum.

kişisel kanaatim olarak bu iletiyi paylaştım.

ForumKirpisi
06-03-2019, 11:02
bu sitedeki en barışçıl ve en zararsız kişi bence içtenlik.
hatta beyni bulamaç yapan düşünceleri var sağlıklı zeminde
kafayı genişletir (yanal,yanlara,yanlamasına :D).

ayrıca kendine saldırıldığını zannetmesi çok alıngan olmasından.
seni benden çok anlayan bu sitede bi kişi daha olabilir anca.

burada eleştirilen şey kasyopya. senin şahsiyetin değil.
önce şunun farkında olman lazım, senin şahsiyetine saldırılsa,
saldıranın kazancı ne olacak? hiç bişey. burada biz paralı anti
kasyopya elemanı falan değiliz.

sen kasyopyayı namus meselesi haline getirmişsin. bu da her durumda
çok yanlış. kasyopyanın ve iletişimlerin bize süper faydalar sağlayacağına
falan inanıyorsun. buna bakacağız.

rahat olman lazım, çünkü rahat olmadığında mantıklı cevap
üretemiyorsun.

onun harici bu laura denen karı da çok samimi olabilir. medyumlar da
çok samimi oluyor. ama ben her şeyin bir fiziksel temele oturduğunu
düşünüyorum (zamanla metafizik olan her şey fizik oluyor). İnsanlar
geçmişte mıknatısla, kuşbokundaki sodyum nitratla sihirbazlık yapıyorlarmış.

Vaktinde telekinezi, levitasyon, astral seyahat gibi şeylere de kafayı bozduyduk.
Arada tek somut hipnoz çıktı.

bu kadının, bilgilere nasıl ulaştığını merak ediyorum ben. nası kanallanıyomuş falan.
iyi bişeyse biz de yapalım :D

"ictenlik"
06-03-2019, 11:25
sevgili ''içtenlik''

yönetim adına konuşmak gibi bir hakkım olamaz.
sonuçta ben de sizin gibi bir üyeyim.

ancak; atılmak kovulmak üyeliğiniz sonlandırılması türünden
durumları kafanızdan çıkarın.
buna kesinlikle ihtimal vermiyorum.
özgürlüğünüze kimsenin müdahale edeceğini sanmıyorum.

kişisel kanaatim olarak bu iletiyi paylaştım.

Onu çıkarsam da hadi onu çıkardım
ikinci kırmak denen, ters yazmak denen
yazana birebir aynı ters eşitlikte karşılık verilmeli denge olmalı
hiçbir şey yapmasam cümelleri alıp diyalektik ters çevirmeli ya da tersini düşünüyor gözlemliyorsam iletmeli
Bir sürü boş cümle var. Enerji zaman emek kaybı uğraşması
lafın dengesi denen ayarı denen var
hadi onu da geçtik tüm bunları dengeledik diyelim
Kişi tersine inanmak, tersi sanmak, tersi bilmek- öyle bilmek sanmak istiyor
Buna saygı, düşünceye saygı, tersi iradeye saygı
Asıl sorun burda başlıyor
Tam bir denge gerekiyor şimdi
Yani diyelim ki öyleyse spartacus bunu bilmek istiyor mu? bu gerçeğe hazır mı? şimdi şu an yüzleşmek istiyor mu? Üç sene sonra, beş sene sonra mı hazır olur yüzleşmek ister. Hiç mi bilmek istemez.

Yani diyelim ki Kasyopya gelecek iletişimi ve doğru
Bir forum dolusu insan bunu tanıtlamalı mı?
Sanmıyorum
Gerekli de değil. Herkesin subjektif iradesine saygı
burada özgürlükçülük liberallik gibi bir ayrım var ve bunun seçim olması gibi bir ayrım da var

Ama diğer durumda ben kafasını peynir ekmekle yemiş zavallı bir tarikatçının peşinden giden yanlış şeylere inanan absürt metafizik bulaşmış bir adamım..
değil
yakıştırma... bu değil
Uygun değil
Gelen töhmeti gidermem ve bir kere yanlışı doğruyu, gerçeği savunmam lazım değil mi?
Bunları yapmakta yukarıda denilenlerin hepsiyle zıt

---

Konunun zemini kaygan ve hala benim kurduğum tuttuğum zeminde değil
Bura savruk bir alan, rüzgar esir alır
Tartışma konusu bu değil
Çok yanlış bir alandayız
Boş şeyler konuşuyoruz

Enerjimi emeğimi rüzgarlara vermeyeceğim kusura bakılmasın

-----

Ama ben son tahlilimi yaptım ve bu bir bilgi sorunu değil kanaatine vardım
Bir barışma gerekiyor
Taraflar kinli ve düşman gibi düşünelim
Bir kan davası oluşması gibi bir çatışkı var. Kökü bilgi...

Hani iki kardeş ya da aile bireyi felan küsmüştür de ona gidersin o onu kötüler
Diğerine gidersin o kötüler böyle bir denge var, sorun var kökte
Metafizik bilgi ayrımı değil sorunu değil. Böyle çözdük
ya da bu bir çatışkı

Yani, spartacus gibi düşünenler de ; ben de her ne kadar o metni okusam da savunsam da eşit yanaşılması yaklaşılması ve taraflaştırılması gereken taraf

Yani bu evrensel idealizm felan bilgi çatışkısı
Temel de problem de bu barışma eşit yaklaşma uzlaştırma gösterme denenle ilgili. Bilgi köküyle değil

Sevgi gerekiyor ve empati gerekiyor karşılıklı:
Yani, Lauraların da spartacuslere ve başkalarına da yaklaşması gerektiği doğrudur.
Kavramsal bilgiyi kendi tabanında üreten güçlenen iyi yolcular
Belki Lauralar denilenlerin de dayanak ve koruyucuları
Yani Lauralar da göğe bakmak yerine nereye kime bakacağını öğrenmeli
Şimdi burda hekes haklı
ben yapacağımı bilmiyorum,
denge aranıyor, dışı aranıyor

"ictenlik"
06-03-2019, 11:48
burada eleştirilen şey kasyopya. senin şahsiyetin değil.


Bak şimdi eylemsizlik aşılanıyor denirse ve aşılamıyorsa
ya da diğer cümleler ben bunları tek tek alıp terslersem
Mesela eylemsizlik aşılaması kuyruklu yıldız kadar uzun ve kuyruklu bir yalan
ve diğer bazı şeylerde dersem örneğin; bu uygun mu?

Kasyopya eleştirilmedi çünkü okunmadı; çünkü henüz bilinmiyor dedim
Üzerine faraziye ve fikir yürütülüyor ama bilinmiyor demekle yetindim. Bilinmeksizin; Olgu bilinmeksizin varsayımsal şüphelerle başka şey yamanmaya çalışılıyor

O halde korunan ya da savunulan da benim şahsiyetim değil Kasyopya
ve savunmalar da karşı tarafında şahsiyetine ve düşüncelerine değil Kasyopya hakkında söylenen yalan-yanlış geçersiz asılsız üretim beyan ve varsayımların düzenlenmesine ilişkin

Siz de bir kere bunu anlayın derim



sen kasyopyayı namus meselesi haline getirmişsin.

getirmedim bunu sen uyduruyorsun. bu saçma bir laf



sen kasyopyayı namus meselesi haline getirmişsin. bu da her durumda
çok yanlış. kasyopyanın ve iletişimlerin bize süper faydalar sağlayacağına
falan inanıyorsun. buna bakacağız.
D

bunu sen söylüyorsun. ben değil


rahat olman lazım, çünkü rahat olmadığında mantıklı cevap
üretemiyorsun.

bir cevabın mantıklılığını? bana söyler misin ölçütünü


onun harici bu laura denen karı da çok samimi olabilir.D

Lauranın samimi olması hatalı belirtme, işi yokuşa sürüyor
sunulan kavram bu değil
X ormanındaki kertenkele ya da köşedeki bodur kavak ağacı çok samimi


ben her şeyin bir fiziksel temele oturduğunu
düşünüyorum (zamanla metafizik olan her şey fizik oluyor). İnsanlar
geçmişte mıknatısla, kuşbokundaki sodyum nitratla sihirbazlık yapıyorlarmış.

Vaktinde telekinezi, levitasyon, astral seyahat gibi şeylere de kafayı bozduyduk.
Arada tek somut hipnoz çıktı.



Bunun benle ilgisi yok
Konu tabanını yanlış yorumlayıp başka ele alıyor
Olayı başka olaylarla perdeleyip yanyana getirip erteleme tabanı


bu kadının, bilgilere nasıl ulaştığını merak ediyorum ben. nası kanallanıyomuş falan.
iyi bişeyse biz de yapalım :D

Bu kadının bu bilgilere ulaşması bozuk bir yaklaşım .
Hatalı bakıyor
Olayı olmadığı düzleme sürüyor

Ormandaki kavak ağacı derenin suyuna nasıl ulaşmıştır.

Bunları yüz kere yanıtladık sevgili Nikola
Aynısı yapılacaksa üç-beş kişilik bir ekip ve viya tahtası deneyleri..oturumları:
Alınan sonuçları direkt yaymaya hazır olma fikri
Sonuçları internetten hiç kesmeden kırpmadan canlı açık yayımlamaya hazır olma fikri
Başklarının katılımcılığına hazırlık, sonucu herkese sunam ve yayma fikri içermek
Başkalarının iletişimine sürecin denyin dış sorgusuna ve açıklık kendini tanrı şu-bu sanmama
Sorulan soruların evrenselliği geçerliliği ve tümü ilgilendirmesi fikri
Geniş soru üretme
Tarafların dirençsizliği, buna açıklığı bilim yapma ve yayma fikri

Lauranın ki kusursuz demiyoruz Elbette daha iyisi yapılabilir
Bu savlandı

Bir de kanallama onların tabiriyle her an herkese olur..
Şiir yazan Nazım da kanallar,, kitap yazan Ahmet'te ve buraya post yazan Nikola da kanallar. Bu genel bir tabirdir.
Buradaki fark bilinci/bilişi katmanlı/derinlikli bir yoğunluk derinlik gibi ele alıp ne kadar derine nüfuz edildiğidir...

Biz Mavi Lacivert ton örneğini kullanıyoruz

Yani yapıyorsun zaten kanallıyorsun
Sarı kanallama sarıyı aş

Khaos
06-03-2019, 11:50
sevgili ''içtenlik''

forum yönetimi onlarca kişi değil.
birkaç kişi canla başla , tabir-i caizse nöbetleşe forum formatını korumaya çalışıyor.
hayatlarında da mücadeleler var.

bir yandan üye sıfatıyla ilgilendikleri başlıklarda yazıyorlar.

diğer yandan 5000 sayfalık bir metne hakim olmak, o metne girmek,
sizle iletişim kurabilecekleri bir zemin yakalamaları insanüstü çaba gerektiriyor.

konuyu birden fazla alt-başlığa bölmemelisiniz.
flood etkisi yaratacak, beklentinizin aksine anlaşılmasını engelleyecek
forum formatını zora sokacaktır.

gardınızı indirin.
gerek yok.

gözlerim kulaklarım sizin yakaladığınız frekansa açık değilse nasıl iletişim kurabiliriz ki.

zaman denen kavrama verdiğimiz içerik geçmiş-gelecek gibi kavramları içermiyorsa
geçmiş denenin varolma niteliğini kaybettiğini,
gelecek denenin ise varolma niteliğine henüz sahip olmadığını düşünüyorsam
ancak ve ancak şimdinin varolma niteliğinden yola çıkıp anı varlayabiliyorsam
daha baştan ''gelecekle iletişim'' yakıştırması
bizim iletişimimizi zora sokar.

gözlemleyip anlamaya çalışıyorum
ortak bir frekans olmalı ki iletişim mümkün olabilsin.

hangi bağlamda olursa olsun savunma refleksinden arının.
saldırı yok
iletişimin zorluğu hatta bazen imkansızlaşması var

"ictenlik"
06-03-2019, 11:54
sevgili ''içtenlik''

forum yönetimi onlarca kişi değil.
birkaç kişi canla başla , tabir-i caizse nöbetleşe forum formatını korumaya çalışıyor.
hayatlarında da mücadeleler var.

bir yandan üye sıfatıyla ilgilendikleri başlıklarda yazıyorlar.

diğer yandan 5000 sayfalık bir metne hakim olmak, o metne girmek,
sizle iletişim kurabilecekleri bir zemin yakalamaları insanüstü çaba gerektiriyor.

konuyu birden fazla alt-başlığa bölmemelisiniz.
flood etkisi yaratacak, beklentinizin aksine anlaşılmasını engelleyecek
forum formatını zora sokacaktır.

gardınızı indirin.
gerek yok.

gözlerim kulaklarım sizin yakaladığınız frekansa açık değilse nasıl iletişim kurabiliriz ki.

zaman denen kavrama verdiğimiz içerik geçmiş-gelecek gibi kavramları içermiyorsa
geçmiş denenin varolma niteliğini kaybettiğini,
gelecek denenin ise varolma niteliğine henüz sahip olmadığını düşünüyorsam
ancak ve ancak şimdinin varolma niteliğinden yola çıkıp anı varlayabiliyorsam
daha baştan ''gelecekle iletişim'' yakıştırması
bizim iletişimimizi zora sokar.

gözlemleyip anlamaya çalışıyorum
ortak bir frekans olmalı ki iletişim mümkün olabilsin.

hangi bağlamda olursa olsun savunma refleksinden arının.
saldırı yok
iletişimin zorluğu hatta bazen imkansızlaşması var
SEvgili nihilist;

Hayır tamam tek şunu yanıtlayın
Kasyopya hakkında yalan yanlış beyanda bulunulursa ben yapayım_?
Yalan yanlış beyan diyeyim mi ? demeyeyim mi? Kişisel gerçeği mi yazmalı mıyım? Susmalı mıyım_?

Gard inerse yenilen ilk yumruğu sizden sormalı

Bakın biz şunu yaptık, aradan herşeyi sıyırıp sadece "İletişimler" yakıştırması kullandık. İmzama da öyle aldım

Khaos
06-03-2019, 12:02
susma

gard inerse yumruk gelmeyecek
gelirse benden sor

ancak, aramıza giren ve iletişimimizi
imkansızlaştıran kavramları da gözden geçir

geleceğe değil, anda başka bir algı düzeyine atıf yapsaydın
iletişime kapı aralanabilirdi.
salt bu gelecek kavramı yüzünden ortak frekans yakalamamız zor

ya sen bu kavrama verdiğin içeriği
ya da karşında olduğunu düşündüklerinin bu kavrama verdikleri içeriği netleştirmeden
iletişim taban bulamayacak

Neva
06-03-2019, 12:05
Gelecek nedir?

Khaos
06-03-2019, 12:11
sevgili ''içtenlik''

imzanızdaki değişikliği şimdi farkettim
bu sizden bu tarafa atılmış bir adım.
artık iletişime daha yakınız.

çıkmam gerektiği için bu aşamada ara veriyorum.
en kısa süre içinde yeniden burda olmayı düşünüyorum.

Neva
06-03-2019, 12:15
Dis dogaya gore gelecek nedir?

"ictenlik"
06-03-2019, 12:18
Gelecek nedir?

Bu soru banaysa inanın/gerçekten bilmiyorum tarafsız bir alıntı getireyim mi_?
S: SORU/SORAN ; C: CEVAP/CEVAPLAYAN

S: (L) Çünkü merak ediyorum. Zaman nedir?
C: Zamanın bulunduğunuz veya "bir zamanlar" bulunduğunuz seviyede öğrenme maksadıyla yaratılan yapay bir ilüzyon olduğunu, mevcut olmadığını ve bu seviyeyi geride bıraktığınızda artık buna ihtiyacınız olmadığını daha önce de söylemiştik.

S: (T) Belki derslerden biri de zaman hakkında düşünmemeyi öğrenmektir. Zamanın gerçek olmadığını bir kez öğrendiğinde... (SV) Bunu bir de patronuna söyle!
C: Eğer gerçek değilse, ne olduğunu merak etmenin bir faydası var mı?

S: (T) Benim için yok.
C: İki kişi arasındaki şöyle bir konuşmayı düşünün: Billy ve Gene. Billy, Gene'ye diyor ki; "Zaman diye birşey yok." Gene diyor ki; "Gerçekten mi? Ama ben zamanın ne olduğunu öğrenmek istiyorum." Billy diyor ki; "Ama daha şimdi söyledim ya, zaman yok. Zaman mevcut değil. Herhangi bir formda, herhangi bir referans çerçevesinde, herhangi bir gerçeklik formunda, herhangi bir yoğunluk seviyesinde mevcut değil.
Zaman yok." Ve Gene diyor ki; "Bu çok ilginç. Peki zaman nedir?"

----

S: (L) Bu gece Laura'nın üzerine gelme gecesi mi?
C: Hayır. Herkesin ilerlemesine yardım etmeye çalışıyoruz.

S: (L) Yani aynı olaydan bahsetmiyor muyuz?
C: Bir kere "gelecek" nedir?

S: (L) Zaman/mekandaki farklı noktalar.. Gelecek sadece bilincin farklı bir odağı mı? Herşey eşzamanlı mı?
C: Evet. Eğer bu doğruysa neden burada lineer/doğrusal bir mantık uyguluyorsunuz? Görmüyor musunuz, sizinle şu an birleşiyoruz!

S: (TR) 4'üncü yoğunluğa geçenler o noktada varlıklarının tüm diğer yoğunluklarıyla çok kısa bir süre için de olsa bir birleşme, bir bütünlük mü deneyimleyecekler?
C: Ölçülemeyecek derecede kısa bir an. "Aydınlanma" denen şey işte bu!

S: (TR) Aslında zaman diye birşey olmadığı için bireyin deneyimine göre o kısacık an binlerce yıl gibi de olabilir, değil mi?
C: "Sonsuza kadar" sürmüş görünebilir.
S: (L) "Rapture" (kendinden geçme, vurgun, mest) olarak bilinen şey mi bu?
C: Bazıları iç güdüsel düşünce kalıplarını bu şekilde açıklamaya çalıştı.

C: Haydi sor!

C: Artık ciddi, millet!


------

S: (D) Peki zaman yoksa olanları nasıl ifade edersiniz?
C: Yeniden sor lütfen; daha net olarak.
S: (D) Sanırım sorduğu şey şu; eğer telepatik olarak iletişim kuruyorsan... (D) 4'üncü yoğunlukta... (L) Ve eğer
zaman yoksa, şimdi olan olaylarla daha sonra olan olayları nasıl ifade edersin? (J) Sıralama nasıl oluyor?
C: Çeviri.

S: (D) Çeviri mi? Tamam, kastettiğim şeyi açıklayayım. Örneğin 1907'de olan birşeyden bahsediyoruz...
C: Bu şekilde yapılıyor.

S: (T) Çeviri yoluyla yapılıyor. Deneyimi mi çeviriyorsun?
C: 4'ten 3'e ve tersi.

S: (L) Diğer bir deyişle, film yapmak gibi birşey. (J) Doğrusal düşünce süreçleri kullanılıyor mu? Yani doğrusal ve eğrisel?
C: Yalnızca 3B ilüzyonunun bir parçası.

S: (L) Yani eğer bir 4'üncü yoğunluk varlığıysan, herşey bir şekilde oluyor, herşey eşzamanlı ve eğer bunları tartışmak veya aktarmak veya bu birleşik boyutun herhangi belirli bir yönü üzerinde
odaklanmak istersen bu deneyimleri bir şekilde 3B'ye projekte ediyorsun...
C: Yakın.

S: (L) ...tıpkı bir film gibi.
C: Ama oraya gidene kadar tam olarak anlamayacaksınız.

------------

Neva
06-03-2019, 12:24
Ve bunu diyen, 6000 mil'den birseyler soyluyordu dogru mudur?
Aklima Billy Mills geldi nedense..!?

ForumKirpisi
06-03-2019, 12:33
4. yoğunluk ne?

elektromanyetik radyoaktiviteden alınmış bi terim gibi geliyor.

"ictenlik"
06-03-2019, 12:34
Ve bunu diyen, 6000 mil'den birseyler soyluyordu dogru mudur?
Aklima Billy Mills geldi nedense..!?

Bunu diyen sıfır zaman, sıfır mekan da diyor... devamında...iyi sorulunca..konu tekrar incelenince...
Tarafsızıca sunmak istiyorum sadece.
ve Billy Mills benim için yabancı bir isim..


C: Eğer iki şey mutlak olarak sınırsızsa, o iki şey tamamen aynı şeydir.

S: (RS) Üçüncü seviyeden bakıldığında, evrende eşit miktarda madde ve anti-madde olduğu doğru mu?
C: Evet, diğer seviyeler için de geçerli.
S: (RS) O halde evrendeki toplam zaman sıfır?
C: Evet.


S: (L) Bilinç ile madde arasındaki bağlantı nedir?
C: İlüzyon.

S: (L) İlüzyonun özelliği nedir? (T) Bilinç ile madde arasında herhangi bir bağlantı olmadığı. Bu bağlantının
mevcudiyeti ilüzyon. Üçüncü yoğunluğun sınırlı algısı...
C: Hayır. İlüzyon, bağlantının olmaması.

S: (L) Yani buradaki ilüzyon, bilinç ile madde arasında bir bağlantının olmadığının düşünülmesi.
C: Evet.

S: (T) İlüzyon, bağlantının olmadığının düşünülmesi. Üçüncü yoğunlukta... (L) Buldum! (T) Sakın bir anda yok
olayım deme! [Gülüşme] (L) Aradığımız bağlantı, bilincin madde oluşu.
C: Yakın. Peki ya aynı zamanda tam tersine ne dersin?

S: (L) Ve aynı zamanda herşeyin tersi. Işık ile çekim, optik ile atomik parçalar, madde ile antimadde... Bir sonraki seviyeyi anlamak için herşeyi ters çevir... Bu kadar kolay olamaz. (J) Bir saniye, çekim eşittir ışık, atomik parçacıklar eşittir optik, anti-madde eşittir madde mi? Hepsi dengeyle ilgili. (L) Ve sonuç her
zaman sıfır.
C: Ve sıfır da sonsuzluk.

S: (L) Yani diyorsunuz ki, buradaki ilüzyon, (Bilinçle Madde) arasında ayrım olduğunun sanılması. Arada fark yok, aynılar, öyle mi?
C: Evet.

S: (T) Mekan/zamanda sıçramalar yoluyla gideceğin yere hemen varabilirsin. (L) Veya bunu tersine çevirecek olursak anlayabiliriz ki, bizimle örneğin Alfa Sentauri arasında hiçbir mesafe yok. Mesafe ilüzyonunu yaratan şey, algının sapması.
C: Şimdi tüm ihtiyacınız olan şey "teknoloji."



C: İki zıt gerçeklik birimi ne zaman kesişse, bu durum sürtünme denen bir duruma neden olur ve bu da, aslında mevcut olmayan zaman ile ilgili kavramınızın ölçülemeyecek kadar küçük bir miktarında, tüm işlevlerin ortadan kalkmasına veya durmasına neden olmaktadır. Bizim çakışma dediğimiz şey budur. Arada, veya herhangi kesişen, karşıt varlıklar durumunda daima sıfır zaman, sıfır hareket, sıfır aktarım, sıfır alışveriş vardır. Şimdi bunun üzerinde düşün. Dikkatlice düşün.

S: (L) Yani temel olarak bir mevcut olmayış durumunda mı kaldım?
C: Mevcut olmayış uygun bir terim olmaz. Akışkan olmayan varoluş daha yakın. Anlıyor musun?



C: Evet. Ve eğer bir zaman sıçraması kozasının içindeysen, hiperbilinç durumunda olursun, yani "sıfır zaman" algısı. Yani döngü bağlandığında veya kapandığında milyonlarca yıl geçmiş gibi hissedebilirsin. Tıpkı "Philadelphia Deneyi"nde olduğu gibi. Ve şimdilik, iyi geceler.

Neva
06-03-2019, 12:39
Yani 6000 mil uzakta sifir (0) zaman mi varmis? Yoksa zaman mi yokmus?

Neva
06-03-2019, 12:42
İki zıt gerçeklik birimi ne zaman kesişse, bu durum sürtünme denen bir duruma neden olur ve bu da, aslında mevcut olmayan zaman ile ilgili kavramınızın ölçülemeyecek kadar küçük bir miktarında, tüm işlevlerin ortadan kalkmasına veya durmasına neden olmaktadır. Bizim çakışma dediğimiz şey budur. Arada, veya herhangi kesişen, karşıt varlıklar durumunda daima sıfır zaman, sıfır hareket, sıfır aktarım, sıfır alışveriş vardır. Şimdi bunun üzerinde düşün. Dikkatlice düşün.

denmis.
O halde soru:
-Iki zit gerceklik birimi ornekler misiniz!

Leonardo
06-03-2019, 12:57
Piyasada buna benzer örneğin "Tanrı ile sohbet" gibi kitaplar var. İnsanlar bu şekilde kendi iç-benlikleri ile iletişim kuruyorlar. Ortaya güzel sonuçlar da çıkabiliyor. İnanın hiçbir zararı da yok.

Yine de çoğu insan bu türden medyumik / telepatik iletişime dikkat ederler. Çünkü tamam bir şey geliyor. Ama bunun ne kadarı "bir yerden" ne kadarı kendi bilinç altından geliyor bilemezsin.

Neyse. Bir doktora görünmen gerekiyor. Benim bir tanıdığım da geçmişte telepatik konulara merak salmıştı. Yıllarca ilaç almamak için direndi. Fakat doktora gidip de ilaç kullanmaya başlayınca, çok düşük dozda bir ilaçla çok iyi sonuçlar elde etti.

Onun için söylüyorum. Yani Kasyopya'ya inan / inanma bu senden başka kimseyi ilgilendirmez. Şu boşlukta ne var / ne yok hiçbirimiz bunun cevabını bilmiyoruz. Ama ben sorunun olduğunu nereden anladım? - Sen bunu takıntı yapmışsın. İlla hepimiz bunu anlayalım, Kasyopya'ya inanalım istiyorsun. Benim de inançlarım filan var. Ama kimseye yaymak / dayatmak gibi bir derdim yok. Kimsenin de haberi yok.

/Geçen Kızılay'da da bir adam vardı. Alnına parlak bir taş koymuş. elinde asası filan vardı (sonra aldılar herhalde bilmiyorum). Da yardım almaktan korkmaman gerekiyor.

"ictenlik"
06-03-2019, 13:20
Yani 6000 mil uzakta sifir (0) zaman mi varmis? Yoksa zaman mi yokmus?

Şimdi bunu yorumlayacak yeterliliğe sahip değilim. Umarım metinde yanıtı vardır.

Ama peki. Zaman heryerde hiçbir zaman yok

S: (T) Kasyopya'dan aktarım yapmayla ilgili bir sorun vardı Arkadiusz. Soru neydi? (A) Sanırım soru aktarımnyapmak için neden evrende belirli bir yere ihtiyaç duyduklarıydı.
C: Sizin bulunduğunuz yerden görüldüğü şekliyle Kasyopya takımyıldızının 300 ışık yılı arkasındaki pulsardan
dolayı Kasyopya'dan dünyaya olan güçlü sinyal yayını açıklığını kullanıyoruz. Bu, 6'ncı yoğunluktan 3'üncü yoğunluğa bir temiz kanal aktarımı olanağı sağlıyor.

S: (A) Kasyopya'dan Dünya'ya olan aktarımın ne kadar zaman aldığını sormak istiyorum.
C: "Sıfır" zaman.

S: (A) "Sıfır zaman..." Neyi kullanarak? Elektromanyetik mi, çekim mi ya da ne?
C: Her ikisi. Birbirleriyle ilişkililer, ya da "birleşik" de diyebilirsin.

S: (J) Sıfır mekan ve sıfır zaman varsa, aktarımın neden burada 3'üncü yoğunlukta belirli bir yerde sabitlenmesi gerekiyor?
C: Gerekmiyor, "aktarım amaçlarına" yönelik. Belirli bir yere olan ihtiyaç, daha önce açıklandığı gibi, sizin algılayışınızla, psişik farkındalık profiliniz için faydalı titreşim frekansları nedeniyleydi. Pulsarlara neden olan şey nedir Arkadiusz?

S: (A) Pulsarlara neden olan şey ne mi? İyi soru... (L) Biliyor musun? (A) Bazı nükleer reaksiyonlar...
C: Nötron "yıldızları."


(1 Mart 1997 tarihli Oturum ve arada alınmayan bir çok yazı)

C: Nötron yıldızlarının, süper novaların, "kara deliklerin" vs özelliği nedir?

S: (L) Kara deliğe giren şey pulsar olarak mı çıkıyor?!
C: Hepsi madde/antimaddenin kesişim noktaları... Sizin bildiğiniz şekliyle, gerçeklikler arasındaki sınır... madde alemleri / eterik alemler, yoğunluk seviyesi kavşakları, gerçeklikler. Bu pencerelerden kolaylıkla geçilebilir; hatırlayın, yıldızlar ve gezegenler de birer pencere.

S: (L) Ve yıldızlar ve gezegenler dev birer atom olarak tanımlanmıştı. Atom pencere mi?
C: Evet.

S: (A) Proton pencere mi?
C: Evet.

S: (A) Peki foton da pencere mi?
C: Evet.

S: (L) Çekim bu maddi alemdeki nesneler arasındaki çekimden ziyade eterik alemden pencere yoluyla yansıyan birşey mi?
C: Çekim hayal edilebilir tüm varoluş için ortak "bağlayıcıdır." Bununla ilgili bilmeniz gereken tek şey bu.

S: (L) Tamam, bağlayıcı. Çekim DNA iplikçiklerini bağlayan zayıf hidrojen bağlarıyla aynı şekilde bir bağlayıcılığa mı sahip?
C: Hayır.

S: (L) Peki fosfat bağının karbon atomunu bağlaması gibi mi?
C: Bunlar maddi. Burada hepiniz için kayıp olan bağlantı, çekimin maddesel olduğu kadar antimaddesel oluşu!!

S: (A) Bu, bizim mekan/zamanımızın bir alanın sınırı oluşu kavramı mı? Bu doğru bir resim mi?
C: Evet.

S: (A) Peki bu çekimle ve antimaddeyle ilgili olarak, bu tür iki alanın, pozitif ve negatif alanın olduğunu düşünmek doğru mu? Ve çekim de pozitif ve negatif arasındaki ilişkiyle ilgili.
C: Çekim, mutlak bir şekilde varolan herşeyin "yakıtı", "kanı!!!"


-----------

S: (L) ....Yani gerçekten gelecekten geliyoruz... (P) Sadece o da değil, uyanma periyodumuzu sürekli geciktiren şeyler oluyor! Tüm hayatımız boyunca bir sürü şeyin bombardımanına maruz kaldık.
[Gülüşme] (S) Eşzamanlılıkla ilgili bir soru sormak istiyorum.
C: Bir dakika... biri az önce gerçeğe şaşırtıcı derecede yakın birşey söyledi. Şimdi bir dakika... düşünün lütfen.

S: (L) Polly gelecekten geldiğimizi ve kendimizi bu zaman hattına yerleştirdiğimizi söylüyordu...
C: Evet. Bu tamamen doğru olmaya yakın!

S: (L) Reenkarnasyon bakımından, hepimiz kendimizin farklı seviyelerde enkarne olmuş enkarnasyonlarıyız. Bulunduğumuz gerçeklik seviyelerinden biri bu, ama başka seviyelerde başka şeyler düşünen ve yapan başka benliklerimiz de var ve diğer seviyeleri biz gelecek olarak algılıyoruz...
C: Belki bazılarınız için, ama çok ileri sıçramayalım.

S: (P) K'ler gelecekteki BİZ olduklarını söylüyor. Ve bir kısmımız şu anda yaptığımız şeyi yapmak, Dünya'da olmakta olanların yönünü değiştirmek için, biz olarak geçmişe döndük...
C: Yakın ama bundan daha karmaşık. Bu noktada bunu tamamen anlamanız zor olur, ama sadece yakın olduğunu söyleyelim.

S: (C) Biz burada biz olarak yaşarken, aynı anda birden altıya kadar tüm yoğunluklarda da hayatlar yaşamakta olup olmadığımızı merak ediyorum... Yani şu anda aynı anda başka yoğunluklarda bir ağaç, su
olabilir miyim?
C: Hayır, ama iyi bir çaba!

S: (A) Polly gelecekten dönme konusunda söylediği şeyle bingoyu buldu. ... Üzerinde düşünmemizi söylediler.
C: Bu düşünceden yansıyan herşeyi düşünmenizi tavsiye ediyoruz!

S: (L) Herşey. Neden yansıma sözcüğünü kullandılar? ...
C: "Alice'in aynası."

S: (L) Alice aynadan geçtiğinde başka bir gerçeklikteydi. (I) Biz şimdi alternatif/başka bir gerçeklikte miyiz?
C: Evet. Ama yine de, tüm gerçeklikler "alternatif" değil midir?

S: (I) Doğru, çünkü "kaynak" GERÇEK gerçeklik ve geri kalan herşey alternatif gerçeklik.
C: Çok yakın ---. Bir gümüş yıldız kazandın!

S: (I) Siz oradakiler çok eğlencelisiniz! Yıldızları severim, ve gümüşü de.
C: Güzel, evet ama altın yıldızlar daha da iyi!

S: (I) Günlüğüme süpernovaların Big Bang'e doğru adımlar olduğuna dair birşey yazıyordum, o bakımdan her süpernova kendimizin bir yansımasını temsil ediyor...
C: Daha fizyolojik bir anlamda süpernovalar, bir varlık yeterli bir yakınlık mesafesinde bulunduğunda, varlığın bilincinin değerini arttıran enerjileri temsil eder. (ç.n.: orijinal cümlede geçen "up the ante" deyimi, özellikle kağıt oyunlarında bir bahis miktarının arttırılmasını ifade eden teknik bir terim. Bu gruba/girişime yatırım yapın gibi bir mesaj belki de.)

S: (I) Oldukça yakın bir zamanda, 1658 civarında meydana gelen Cassiopeia A (Cas A) süpernovasının, şu andaki bilinç çabamızla bir ilişkisi var mı? (ç.n.: Kasyopya süpernovası, halen gökyüzünün "en
berrak/temiz astronomik radyo sinyali" olarak tanımlanıyor: http://tr.wikipedia.org/wiki/Cassiopeia-A)
C: Bu kanalla bir ölçüde ilişkisi var.

S: (I) Bunu hissetmiştim. "Supernovae, Vehicle of Ascension?" (Süpernovalar Yükseliş'in Araçları Mı?) makalesini okudum. O süpernovada olan şey, şu anda bizi...
C: Daha ilginç soru şu olurdu; ya BİR SONRAKİ süpernova?!?

S: (I) Bir tane geliyor ve sanırım 4. yoğunluk dalgasını kastediyorsunuz değil mi? Yoksa...
C: Hayır hayır hayır. Beklentisel tahmin yok lütfen.

S: (L) Siz "ya BİR SONRAKİ süpernova" deyince, bunu yapmak zor.
C: Düşünme, evet, beklentisel tahmin? Hayır! (ç.n. "anticapation" kelimesi için beklentisel tahmin gibi bir tanım kullanmak zorunda kalıyorum. Her ikisinin özelliklerini de içeriyor sanırım. ikisinin bir karışımı.)

S: (I) Bu düşünme olayına dönmemiz lazım sanırım çünkü bizi oraya yönlendirip duruyorlar. (C) Biraz önce söylenen şeylerden biri, belki de bizim bir grup olarak bir tür enerji veya bariyer oluşturmuş olduğumuzdu. (P) Sanırım bir araya gelmeden yaratamayacağımız bir olasılık yaratıyoruz.
C: Evet, ama bu çoğu benzer durum için geçerli. Asıl soru, ihtimalin önemlilik derecesinin ne olduğu. (ç.n.: gerçekleşme ihtimali)

S: (I) Şu anda burada yaratmakta olduğumuz ihtimalin gerçekleşme şansı nedir?
C: Bunu göreceksiniz.

----------------


İki zıt gerçeklik birimi ne zaman kesişse, bu durum sürtünme denen bir duruma neden olur ve bu da, aslında mevcut olmayan zaman ile ilgili kavramınızın ölçülemeyecek kadar küçük bir miktarında, tüm işlevlerin ortadan kalkmasına veya durmasına neden olmaktadır. Bizim çakışma dediğimiz şey budur. Arada, veya herhangi kesişen, karşıt varlıklar durumunda daima sıfır zaman, sıfır hareket, sıfır aktarım, sıfır alışveriş vardır. Şimdi bunun üzerinde düşün. Dikkatlice düşün.

denmis.
O halde soru:
-Iki zit gerceklik birimi ornekler misiniz!

Bunu tabi ki ben örnekleyemem .Umarım soru ulaşıyorsa metin içinde bir yerlerde saklı yanıtı vardır
Ben az önce metinden hızlıca "sıfır" ve "sıfır zaman" kavramaları araması yaparak bunları metinden kırptım getirdim.

İzninizle o oturumun tüm yaklaşık kaydı


....
S: (L) Toren, benim aklımdaki ilk şey, birkaç gece önce yaşadığım bir deneyim. Kendimle başka birşey arasında bir tür iletişim oldu gibi.
C: Gerçekliklerin çakışmasıydı.

S: (L) Gerçekliklerin çakışması nedir?
C: Enerji merkezleri çakıştığında olan şey.

S: (L) Hangi enerji merkezleri çakışıyor?
C: Düşünce enerjisi merkezleri.

S: (L) Kimin düşünceleri?
C: Ahh, biraz fazla hızlı gitmiyor muyuz? Düşünceler tüm yaratımın temelidir. Düşünce olmadan hiçbirşey olmazdı. Olur muydu?
S: (L) Doğru.
C: O nedenle, çatışan enerji merkezleri düşünce kalıplarıyla ilgilidir. Düşünce kalıbı enerjilerinin kesişimi
olarak da adlandırılabilir.

S: (L) Biraz daha net olarak ifade edebilir misiniz?
C: Yönlendirme yaptığını algılıyoruz. Bilgi edinmeye yönelik gerçek çaba, her zaman tüm yanıtlara, tüm sorulara açık olmaktır. Yani, daha spesifik olunmasını istemen, yanıtın net olmadığını varsaydığını
gösteriyor.

S: (L) Algılayabildiğim kadarıyla deneyimimin belirli bir kısmını silen birşey oldu bana, ve siz de bunun kesişen düşünce merkezlerinden kaynaklanan bir enerji çakışması olduğunu söylüyorsunuz. Şimdi, bu düşünce merkezleri kesişmesi bedenimin içinde mi, yoksa içinde bulunduğum ortamda mı oldu?
C: İkisi bir ve aynı.

S: (L) Bu düşünce merkezleri çakışmasına neden olan şey faaliyetlerimden herhangi biri miydi?
C: Yine, bir süre için algılarında biraz yavaşlamanı istememiz gerekiyor, çünkü kişi en gerçek yanıtları, tüm olası yanıtlara açık olduğunda ve önyargılı olmadığında görür. Ve yine, ne yazık ki yanıt arayışında yönlendirme yaptığını algılıyoruz ve bu da önyargıyı gösteriyor. Elbette bu da olabilir, ama eğer kişi olası yanıtlar arasında en gerçek olanını arıyorsa, önyargının buna müsaade etmeyeceğini bilmelidir. Dolayısıyla, eğer mümkünse, herhangi belirli bir sonuç türüne yönelmeyen sorular sormayı dene.

S: (L) Olayla ilgili spesifik algılarım hakkında soru sorabilir miyim?
C: Zaten yaptığın şey bu. Tüm olası yanıtlar arasında en gerçek olanı istediğini algılıyoruz ve eğer kişi olası yanıtlardan en gerçek olanını istiyorsa, kendi algıları üzerinde çok durmamalı, sadece yanıtların akışına izin vermelidir. Bunu gerçekleştirmeye yönelik en iyi tavsiye, adım-adım ilerleme yaklaşımıdır; yani en az önyargıyla en basit soruları sormak.

S: (L) Pekala. Yatakta uzanıyordum ve uyuyamama ile ilgili endişe duyuyordum. Bildiğim bir sonraki şey,
yatağımın üzerinde havada olduğumu hissetmemdi. Gerçekten öyle miydim?
C: Hayır. "Ben" diye ifade ettiğinde, tüm varlığını ifade ediyorsun. Herhangi bir tanımda kişinin varlığıyla ilgili birden çok faktör vardır.

S: (L) Varlığımın bir parçası varlığımın diğer bir parçasından ayrılmış mıydı?
C: Evet.

S: (L) Bu, ruhumu veya astral bedenimi fiziksel bedenimden çıkarmaya yönelik bir girişim miydi?
C: Girişim muhtemelen uygun terim değil.

S: (L) Diğer bir deyişle...
C: ... Girişim, çatışan enerjiler ve düşünce merkezleri durumunda varolan doğal koşuldan ziyade bir çabayı ima ediyor.

S: (L) Ayrıca yatağın yanında sıralanmış birkaç karanlık, örümcek-benzeri figürün farkında gibiydim. Bu doğru bir izlenim miydi?
C: Onlar spesifik düşünce merkezi projeksiyonları olarak tanımlanabilir.

S: (L) Bu faaliyete karşı savaşıyor ve direniyor gibiydim.
C: Bu senin tercihindi.

S: (L) Başarılı oldum mu?
C: Yine yönlendirmeye geri döndük.

S: (L) Tamam, bu durum, gerçekleşmiş olan bir kaçırmanın bitişi miydi?
C: Doğru terminoloji değil. Bu bir olayın bitişiydi ama kaçırılma olarak tanımlayacağınız bir olaydan ziyade, etkileşim olarak tanımlayacağınız bir olayın bitişiydi.

S: (L) Bu etkileşimin özelliği neydi?
C: Düşünce merkezi özellikleriyle ilgili enerji çatışması.

S: (L) Bu düşünce merkezleri nerede bulunuyor?
C: Bu yanıtlaması zor bir soru çünkü düşünce merkezlerinin bir yerde bulunduğunu varsayıyorsun. Ve elbette bu, henüz aşina olmadığın bir kavram alanı. Dolayısıyla, bu soruya sana anlamlı gelecek şekilde herhangi bir yanıt verme çabası işe yaramayacaktır. Yavaşlamanı ve soruları dikkatli bir şekilde kurmanı öneriyoruz.

S: (L) Bu düşünce merkezlerinin temel odağı hangi yoğunluk seviyesinde bulunuyor?
C: Düşünce merkezlerinin herhangi bir yoğunluk seviyesinde temel bir odaklanması yoktur. Önemli olan da bu. Düşüncelerin realitesiyle tam olarak bir aşinalığın yok. Pek çok seviyede bilgi verdik ve yoğunluk seviyesiyle ilgili pek çok alanda ayrıntılar aktardık fakat düşünceler tamamen farklı birşeydir çünkü tüm yoğunluk seviyelerinden aynı anda geçerler. Şimdi sana şunu soralım; şu anda bunun nasıl mümkün olabileceğini anlamıyor musun?

S: (L) Evet. Ama yapmaya çalıştığım şey, bu çakışan düşünce merkezlerini tanımlamak. Eğer iki veya daha fazla düşünce merkezi çakışıyorsa, bunların karşı karşıya geldiğini düşünürüm.
C: Doğru.

S: (L) Ve bilmek istediğim şey şu; bu doğrudan bana karşı birşey miydi, yoksa hazırlıksız yakalandığım bir durum mu?
C: Deneyiminin gerçek özelliğinden uzaklaşıyorsun, çünkü ön kabullerde bulunuyorsun. Ve seni küçük düşürmeye çalışmıyoruz, sadece rehberlik yapmaya çalışıyoruz ve bu her zaman kolay değil. Fakat, şunu bilin ki, bu konuda bilgi kazanmanızın en basit yolu, önyargısızca en basit soruları sormaktır.

S: (L) Tamam, kaçırılmadığımı söylediniz, sadece yaşanan bir tür olay olduğunu söylediniz. Yaşanan olay neydi?
C: Bunu zaten tanımladık, fakat burada karşılaştığın sorun, yaptığımız tanımın çok karmaşık olduğunu varsayıyor olmandır. Ama öyle değil.

S: (L) Bedenimi terk ettim mi?
C: Çok üzülerek söylüyorum ki, yine uzaklaşıyorsun.

S: (L) Basit sorular sormaya çalışıyorum.
C: Sorun şu; yanıtlarla ilgili ön-varsayımların var. Lütfen önyargıyı azalt.

S: (L) Önyargım nedir? Ön-varsayımım nedir?
C: Küçük bir örnek verecek olursak: herhangi bir zamanda bedeninden "ayrıldığını" nasıl biliyorsun? Soru "bedeninden hiç ayrılıyor musun" değil, "bunu nasıl biliyorsun?"

S: (L) Sanırım bilmiyorsun.
C: Bir benzetme yapalım. Eğer gökte bir gökkuşağı görseydin ve sonra o gökkuşağı artık görünmeseydi, "Gökkuşağı acaba dağların üzerine mi döküldü?" diye sorar mıydın?

S: (L) Anlamadım. Hayır, öyle sormazdım çünkü gökkuşağının, ışığın atmosferdeki su veya buzlardan yansıması olduğunu bilirdim.
C: Bu senin bildiğin şey. Fakat o durumda, bildiğin herhangi birşeyin gerçeğin doğru temsili olduğunu nasıl bilirsin?

S: (L) Bilmiyoruz.
C: Karmaşık bir konu hakkında soru sorarken, bu sorunu çözmenin tek yolu, önyargı olmadan çok basit, adım-adım sorular sormaktır. Bunu yapabilmesi için kişinin sorduğu soruların çok basit, adım-adım
nitelikte sorular olduğundan ve önyargı içermeyen sorular lduğundan emin olmak için durup biraz düşünmesi ve soruları dikkatli bir şekilde oluşturması gerekir.

S: (L) Tamam, o deneyimde bedenimde bir felç hissetim. Bu felce neden olan şey neydi?
C: Evet. Farkındalığın ayrılması. Bunun tanımı şu; kişinin farkındalığı belirli bir düşünce sektörü üzerinde o kadar yoğun olarak odaklanıyor ki, diğer tüm farkındalık seviyeleri geçici olarak duruyor, ve zihinsel
realitede kişinin fiziksel gerçekliğinin farkındalığı imkansızlaşıyor. Bu, felç olarak tanımlanan şeyle ilgili bir izlenim veriyor. Anlıyor musun?

S: (L) Evet. Bu mutlak farkındalık odağının gerçekleşmesine neden olan şey nedir?
C: Bir olay zihinsel süreçleri geçici olarak pasifize ediyor.

S: (L) Peki hangi olay zihinsel süreçleri bu seviyede pasifize edebilir?
C: Herhangi sayıda olay.

S: (L) Peki bu deneyimdeki olay neydi?
C: Çakışan düşünce merkezlerinin neden olduğu bir enerji kesişimiydi.

S: (L) Hangi enerjilerin kesişimiydi?
C: İki zıt gerçeklik birimi ne zaman kesişse, bu durum sürtünme denen bir duruma neden olur ve bu da,
aslında mevcut olmayan zaman ile ilgili kavramınızın ölçülemeyecek kadar küçük bir miktarında, tüm işlevlerin ortadan kalkmasına veya durmasına neden olmaktadır. Bizim çakışma dediğimiz şey budur.
Arada, veya herhangi kesişen, karşıt varlıklar durumunda daima sıfır zaman, sıfır hareket, sıfır aktarım, sıfır alışveriş vardır. Şimdi bunun üzerinde düşün. Dikkatlice düşün.

S: (L) Yani temel olarak bir mevcut olmayış durumunda mı kaldım?
C: Mevcut olmayış uygun bir terim olmaz. Akışkan olmayan varoluş daha yakın. Anlıyor musun?

S: (L) Evet. Donmuş gibi mi?
C: Donmuş gibi.

S: (L) Bu deneyimin bana herhangi bir faydası oldu mu?
C: Tüm deneyimlerin fayda potansiyeli vardır.

S: (L) Bu deneyimin bana herhangi bir zararı oldu mu?
C: Tüm deneyimlerin zarar potansiyeli vardır. Paralellikleri görüyor musun? Doğadaki çatışan herhangi güçlerden bahsediyoruz. Karşı karşıya geldiklerinde sonuç hem faydanın en uç seviyesine, hem de zararın en uç seviyesine kadar gidebilir. Veya ortada simetrik olarak mükemmel bir şekilde dengede kalabilir veya tarafların bir tanesinde kısmen dengede kalabilir. Dolayısıyla, gerçekliğin kesişenn noktalarında tüm potansiyeller gerçekleşebilir.

S: (L) Birbirleriyle kesişen enerjilerden biri, beni ben yapan enerji miydi?
C: Şimdi tekrar uzaklaşıyorsun.

S: (L) O olaydaki düşünce merkezlerinden biri ben miydim?
C: Bu soruda, sen olarak tanımlanan şeyin veya "ben" olarak tanımladığın şeyin kendisinin bir düşünce merkezi olduğu ön-varsayımı var.

S: (L) Bu soruları sorarak öğrenmeye çalışıyorum işte. Ön-varsayımda bulunmuyorum, sadece ne olduğunu
anlamaya çalışıyorum!
C: Seni teşkil eden şeylerden biri bir düşünce merkezi ama seni teşkil eden şeylerin hepsi değil. Dolayısıyla "O çakışan enerjilerden veya düşünce merkezlerinden biri ben miydim?" demek doğru değildir.

S: (L) O çakışan düşünce merkezlerinden veya enerjilerinden biri benim bir parçam mıydı?
C: Evet.

S: (L) Yani benim bir parçam olan bir düşünce merkezi, başka birşeyin veya kişinin bir parçası olan bir
düşünce merkezi enerjisiyle mi çakıştı?
C: Yoksa senin düşünce sürecinin bir parçası olan bir düşünce merkezi enerjisi, senin düşünce sürecinin başka bir parçası olan bir düşünce merkezi enerjisiyle mi çakıştı? Sana bu soruyu soruyoruz ve bunun üzerinde düşünmeni istiyoruz.

S: (L) Öyle miydi gerçekten?
C: Sana bu soruyu soruyoruz ve bunun üzerinde düşünmeni istiyoruz.

S: (L) Bir "kaçırılma" deneyimlediklerini algılayan veya algıladıklarını düşünen kişilerin aslında kendi kendilerinin bir parçasıyla etkileşmiş oldukları durumlar oluyor mu hiç?
C: Bu çok muhtemel. Şimdi başka bir soru sormadan önce durup biraz düşün: bu hangi olasılıkları açıyor?
Herhangi bir sınır var mı? Varsa nedir? Keşfetmeye değer bir alan değil mi?

S: (L) Tamam, bana burada biraz yardım edin...
C: Örneğin, üzerinde durman için tek bir örnek verelim. Ya, gelecek olarak algıladığınız yerdeki ruh uzantınızın geri gelip şu an olarak algıladığınız yerdeki ruh uzantınızı kaçırdığı senaryolar olabiliyorsa?

S: (L) Aman tanrım! Bu oluyor mu?
C: Bu, kendine sorman ve üzerinde düşünmen için.

S: (L) Neden kendime böyle birşey yapayım ki? (J) Gelecekle ilgili bilgi almak için.
C: Ne kadar çok olası yanıt var, değil mi?

S: (L) Bu çok korkutucu ve negatif bir deneyim gibi göründü bana. Eğer durum buysa: a) belki bu sadece benim algımdır, veya b) gelecekte çok hoş biri değilim! (J) Veya gelecek çok hoş değil. Ve bununla ilgili aldığın bilgi hoş değil.
C: Veya acaba olası geleceklerin hepsi değil de, sadece biri miydi? Ve özgür irade yolu tüm bunlarla bağlantılı değil mi?

S: (L) Tanrım! Umarım öyledir.
C: Şimdi, büyük öneme sahip sorular sorarken yavaşlamanın ve önyargılı olmamanın faydasını görüyor musun? Öğrenme ve bilgi toplama sürecinde çok çabuk hızlandığında, bastığın zemine bakıp
düşünmeden, yolu atlayarak geçmeye benziyor bu. Böyle bir durumda kişi yoldaki çatlakların içindeki altınları ve değerli taşları kaçırır.

S: (L) Biraz bekler misiniz... [odadan ayrılıyor]
C: Başka sorusu olan?

S: (J) Sanırım Laura dönene kadar bekleyeceğim.
C: Seçimin buysa.

S: (SV) Laura kendisiyle büyük bir çelişki içinde, bunu kesinlikle biliyorum. Ona yardımcı olabilir miyiz, yoksa
bu onun kendisi yapması gereken birşey mi?
C: Bunu nasıl kesinlikle biliyorsun?

S: (SV) Bedeni üzerinde şifa çalışması yaparken algıladığım, duyduğum, hissettiğim, gördüğüm şey bu.
C: Bunu daha iyi incelemeni öneriyoruz.

S: [Laura dönüyor] (L) Şimdi, bu enerjilerin çakışması olayına dönecek olursak... Enerji çakışması, herkese varlığının önceden karar verilen bir veya pek çok noktasında olan veya olabilen birşey mi?
C: Üzülerek, hızlandığını ve gerçek keşif noktandan ileriye atladığını belirtmek zorundayız.

S: (L) Tamam, bu olay olduğunda varlığımın bir parçasının, belki gelecekteki benliğimin... hepsinin eşzamanlı olduğunu biliyorum ama bir referans olarak kullanıyorum, geri gelip bir bilgi alışverişi için şimdiki benliğimle etkileşim kurduğunu varsayıyorum. Bu doğru mu?
C: Bu sorunun yanıtını kendi kendine keşfetmen daha iyi olur, çünkü yanıtları burada aramak yerine kendi düşünme yeteneklerinle ele alman sayesinde bilgi kazanacaksın. Fakat şu tavsiyede de bulunuyoruz ki, bizzat bu soruları kendi kendine yanıtlama çabasıyla çok, pek çok bilgi edineceğin süreçte diğerleriyle de bilgi paylaşım ağı oluştur. Bundan vazgeçme, çünkü kendi düşünce gücünüzle elde edeceğiniz yanıtlar sizin için gerçekten aydınlatıcı olacak ve bunu takip edecek olan deneyim, binlerce hayatlık zevk ve eğlenceye değecek.

S: (L) Tamam, bu deneyimden birkaç gün önce, evlilikle ilgili konulardan dolayı birkaç şiddetli başağrısı yaşadım. Bu ani ve şiddetli ağrının kaynağını öğrenmek istiyorum.
C: Bunu kendin hala yanıtlamadın mı?

S: (L) Tatminkar bir şekilde değil.
C: Hayır. Yanıtının tatminkar olmadığını algılıyorsun.

S: (L) Birkaç seçeneğim var ve kesin bir seçim yapmadım.
C: O zaman birini seç.

S: (L) Ya yanlış seçeneği seçersem?
C: Yanlış seçeneği seçmeyeceksin.

S: (L) Tamam, tüm bu şeyler belirli bir süreçte olduğu için yine bu deneyimle ilişkili görünen başka bir durum daha var. SV üzerimde bazı beden çalışmaları yaparken birden kendimi çarpı şeklindeki direklere bağlanmış olarak gördüm ve kolumu omuzumdan koparmaya çalışan bir aslanın beni yediğini algıladım. Bu vizyon, başka bir hayatıma mı aitti?
C: Normal olarak bu bilgiye nasıl erişirsin?

S: (L) Normalde hipnoz yoluyla yapılır, ama etrafta beni hipnotize edecek kimse olmadığı için bu konuda yalnız kalıyorum.
C: Etrafında seni hipnotize edecek kimsenin olmadığını mı söylüyorsun?

S: (L) Kim?
C: Biz de sana bu soruyu soruyoruz.

S: (L) Öyle görünüyor.
C: Çok ilginç. Hmm. Demek dünya bizim düşündüğümüzden çok daha darmış.

S: (T) F---'nin rüyası önemli miydi?
C: O soruyu yanıtlamadan önce, birinizin "Laura'nın üzerine gelme gecesi" dediğini duyduk. Bu kesinlikle doğru değil. Amacımız size gerçek bilgiyi edinmenizde yardımcı olmak ve bu yalnızca kendi kanallarınızı açmanız yoluyla gerçekleşebilir. Bunu yaparken size mümkün olan herhangi bir yolla yardımcı olmaktan çok mutluyuz, fakat gerçekten ve tamamen sınırsız olan kendi yetenekleriniz yerine tamamen bizim yardımımıza odaklanmanız sizin için çok zararlı olur. Sizin tanımladığınız şekliyle "üzerine gelmek" sadece sizin bir algınız. En büyük ilerlemeler gerçekleştirilirken öğrenme süreci bazen zordur ve Laura'ya öğrenme çabasında bulunması için samimi ve sürekli yorumlarda bulunuyoruz. Kişi öğrendiğinde, gerçek bilgiyi elde etmeye çalıştığında onun veya mevcut herhangi birinin üzerine gelinmesi için hiçbir neden yok. Bunu zor olarak algılıyor olabilirsiniz, fakat uzunvadede çok faydalıdır. Ve tekrar, sizi azarlıyor gibi görünüyor olabiliriz, fakat sizi azarlamadığımızı özellikle belirtiyoruz. Yaptığımız tek şey, yönlendirilmeyi istediğinizde yönlendirmektir. Ve kişinin zihinsel enerjilerinin saptığını veya dağıldığını algıladığımızda
çoğu zaman, sadece kişinin ilgisini yeniden odaklaması amacıyla oldukça keskin görünen yanıtlar veriyoruz. Çünkü bu amaçla ilgili olarak başvurulan, hepinizin aşina olduğu yol budur. Şimdi hafızanıza
eriştikçe bileceksiniz ki, bu zihinlerinizde ve ruhlarınızda içgüdüsel olarak mevcut olan birşeydir. Durup bunun üzerinde düşünmenizi öneriyoruz, çünkü eğer bunu yaparsanız, söylediğimizdeki gerçeği
göreceksiniz.

S: (L) Gerçeklerden bahsetmişken, önceki bir tartışmamızda merak ettiğimiz birşey vardı; özgür irade yasası, bu kaynaktan aldığımız bazı bilgilerin a) sapmış, b) yanlış olmasını gerektirebilir mi?
C: Bu sorunun yanıtı olarak herhangi bir olasılığı kapatmayı istemiyoruz, ama söyleyeceğimiz şey şudur ki, eğer herhangi bir yanlışlık varsa, bunun meydana gelmesinin olası nedenlerinden biri önyargıdır. Sorunun kendisinde veya beklenen yanıtta önyargı olabilir. Kişi, yanıtın doğruluk derecesinin değişmesine neden
olacak şekilde enerjiye müdahale edebilir veya enerji akışını saptırabilir.

S: (L) Yani odadaki herhangi birinin, yanıtın ne olabileceği veya olamayacağı ile ilgili önyargısı, farklı bir yanıtın ortaya çıkmasına neden olabilir mi?
C: Kendi deneyiminle ilgili önceki bir soruna yönelik olarak belirttiğimiz gibi bu, enerji akışını saptırabilir. Hatırlayacak olursanız, sorularınıza veya beklediğiniz yanıtlara önyargı bulaştırmamanız konusunda sizi tekrar tekrar uyardık. Bu, değerli bilgiler almanıza, değerli bilgileri nasıl elde edeceğinizi öğrenmenize ve böylece bilgi tabanınızı nasıl kapsamlı olarak genişletebileceğinize dair gösterdiğimiz bir yardım çabasıydı. Ve çabalarımızı azarlama olarak değil, yardım olarak algılamanız gerektiği konusunda da uyarıda
bulunduk.

S: (L) Yani bu konuda gösterdiğim önyargı, olan şeyin bir "Kaçırılma" veya benzer birşey olduğu şeklindeki varsayımımdı ve sorularımı da bu varsayıma göre belirledim, öyle mi? Ve algılarımı doğrulayan yanıtları duymak istedim?
C: Evet.

S: (L) Önyargı başka hangi şekilde bulaşabilir?
C: En önemli olasılıkları belirttin. Bu konuda kendi düşünce yeteneklerini kullanırsan ve kendi düşünce merkezlerini dikkatle incelersen, olası herhangi ve tüm yanıtlara ulaşabilirsin.

S: (L) Bilgiyi engelleyen veya saptıran önyargı, herhangi birimizdeki veya hepimizdeki yapışık ruhlardan kaynaklanabilir mi?
C: Mümkün ama çok muhtemel değil.

S: (L) Eğer herhangi birimizde düşünce ve duygularımızı değiştiren bir yapışık ruh varsa, değişen düşünce veya hislerimiz bilgiyi saptıran önyargılar yaratabilir mi?
C: Olasılıklarda herhangi bir sınır yoktur. Sadece potansiyel farklılıkları vardır. Fakat yine, kendiniz hakkında veya her zaman emrinizde olan evrensel bilgi bankasına erişiminizle ilgili bir soru sorarken sizi olası önyargılara karşı uyarıyoruz. Örneğin "yapışık ruh" dediğinizde bu da bir varsayımdır veya diğer bir deyişle, böyle birşeyin mevcut olduğu veya genel bir sorun yaratacak şekilde böyle birşeyin mevcut olduğu yönünde bir önyargı ifade etmiş oluyorsunuz. Önyargı yolunda bu iki olasılık da mevcuttur. Örneğin yapışık ruh nedir?

S: (L) Yapışık ruh nedir?
C: Hayır, önce biz sorduk.

S: (L) Benim düşünceme göre bu yüzyıllar boyuncaki etkileşimlerde tanımlanmış ve ortaya konmuştur.
C: Kim tanımladı veya ortaya koydu?

S: (L) Pek çok birey ortaya koydu ve doktorlar, psikiyatristler, rahipler, şamanlar, psikologlar, şeytan çıkarıcılar tarafından tanımlandı ve bununla ilgili kendi çalışma deneyimlerim de var. Kendini o şekilde tanımlayabilecek olsa da bunun mutlaka bir varlık veya benlik olduğumu söylemiyorum ama düşüncem şu ki, ilgili bir kişinin içinde bulunan ve muhtemelen kendi özelliği, kendi hayatı olan birşey, bir enerji.
C: İyi.

S: (L) Ve yine düşüncem şu ki, insan yapışık ruh çıkarma faaliyetinde bulunduğunda, bu enerjinin gelip sol omzunda yaşamaya karar veren kuzen Harold mı, yıllarca devam eden kızgınlığın sağ kalçanda ortaya çıkması mı, yoksa önceki bir yaşamdan kaynaklanan bir kalp ağrısı mı olduğunun hiçbir önemi yok. Önemli olan şey, bu tekniğin bu enerjiden kurtulmada işe yarayıp yaramadığıdır.
C: Güzel teori, fakat daha fazla araştırma yapmanı tavsiye ediyoruz. Çünkü gerçekte, kendi içinde derinlerden de bildiğin gibi, bu şeylerin gerçek olup olmadığını bilemezsin. Ve eğer gerçeklerse, gerçekliğin hangi kesidinde bulunuyorlar? Varlıklarının senin tanımladığın şekilde olduğunu ancak varsayabilirsin.

S: (L) Ne olduklarının bir önemi olmadığını söyledim, önemli olan temizleme sürecinin işe yaraması. (J) Veya işe yaradığını algılaman. (L) Kendinde değişiklikler yapman için bir komut sağlıyor.
C: Sorduğumuz asıl soru bunun, bilgi yayımına yönelik enerji akışlarını etkileyen önyargıyla nasıl bir ilişkisi olduğu.

S: (L) Eğer bir kişiye ilişmiş bir enerji varsa, her nasıl bir enerjiyse, o tür bir enerji, bilgi akış enerjisini sınırlandıran bir önyargı yaratabilir mi?
C: Bu kesinlikle olasılıklardan biri. Fakat, dediğimiz gibi, daha fazla inceleme öneriyoruz.

S: (L) Kitap araştırmaları mı yoksa üzerinde çalıştığımız insanlarla mı?
C: Hepsi ve diğer.

S: (T) F---'nin rüyası önemli miydi?
C: Sorunda daha spesifik olmanı isteyebilir miyiz?

S: (T) F---'nin bu akşam bize anlattığı, olan olaylarla ilgili başka bir gücün, başka bir varlığın veya varlık
grubunun olduğuyla ilgili rüyası.
C: Daha spesifik olmanı istediğimiz kısım o değildi. Tanımlanan rüyayı biliyoruz ama "önem" terimiyle ilgili daha spesifik olmanı istedik, çünkü...

S: (T) Yapmakta olduğumuz şey için bir önemi var mı? Doğru bir bilgi mi?
C: Yine, sorularınızı oluştururken önyargılı olmamanız için uyarıyoruz, çünkü "önem" terimi, gerçekliğin yoğunluk seviyeleriyle ilgili bir genelleştirme ima ediyor ve ama konu, farklı seviyelerden farklı şekillerde görünebilir. Yani, bir seviyede önemli olan birşey, diğer seviyede önemli değildir. Neyin önemli olduğu ve önemin tanımının ne olduğu konusu çok kafa karıştırıcı olabilir. Dolayısıyla, bu terimi kaldırmanı, soruyu dikkatli bir şekilde düşünmeni ve daha spesifik terimlerle yeniden sormanı istiyoruz.

S: (L) Frank'in rüyasında aldığı bilginin kaynağı neydi?
C: Bu, farklı bir birey tarafından bir önce sunulan düşünce kalıbından daha da ileriye atlamak anlamına geliyor ve bu durum karışıklık yaratarak enerji akışını sınırlandırıyor ve saptırıyor.

S: (T) "Doğru" terimi makul mü?
C: Ne için makul mü?

S: (T) Soruyla ilgili olarak.
C: Sormak istediğin soruyu dikkatle oluşturarak tam bir şekilde sormanı istiyoruz.

S: (T) Gezegende olan şeylerle ilgili olarak, Sürüngenimsi varlıkları tıpkı onların insanları manipüle ettiği gibi manipüle eden başka bir güç var mı?
C: Azarlar gibi görünmek istemiyoruz, sadece bilgi edinmenize yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ve az önce belirttiğimiz gibi, soruların oluşturulma şekli bu süreçte çok önemlidir. Bu celsede daha önce, herhangi birşeyin, sorulara verilen yanıtların "gerçek" dışı olmasına neden olup olamayacağı soruldu. Ve verilen yanıt da, herhangi derecedeki önyargı ve beklentinin buna neden olabileceği şeklindeydi. Dolayısıyla sizi tekrar, yanıtla ilgili önyargı ve beklentilerden sakınmanız konusunda uyarmak zorundayız. Önyargı yine, bir anlamda, bir varlık ön-kabulü olabilir. Anlıyor musunuz?
S: (L) Yani Kertişlerin var olup olmadıklarını bile bilmiyoruz.
C: Daha önce bu varlıkların var oldukları bilgisini vermiştik. Fakat sorulan soru, Kertenkeleler olarak tanımlanan veya ifade edilen varlıkların varlığıyla sınırlı değil. Dolayısıyla, diğer varlıkların varlığıyla ve konuyla ilgili önemleriyle ilgili doğrulama alana kadar, o kısmı sorunun dışında tutmanız en iyisi olur. Lütfen bize tahammül edin ve sabırlı olun. Elde edilen sonuçlar herkes için faydalı olacak.

S: (T) Anlamıyorum... Üçüncü yoğunlukta bu gezegendeki olaylarla ilgili olarak,önceki celselerde henüz tartışmadığımız başka bir güç olup olmadığını sordum.
C: Belki aklında hangi güçlerin olduğunu incelemek faydalı olur. Ve o zaman, o güçler tanımlandıktan sonra, sorunu daha tam, daha önemli, daha doğru bir şekilde yanıtlayabiliriz.

S: (L) Bir soru sorabilir miyim?
C: İstediğiniz zaman soru sorabilirsiniz.

S: (L) F---'nin rüyası, şu anda gezegende etkileşim halinde bulunan enerjilerin doğru bir temsili miydi?
C: Doğru yönde gidiyordu, ama verilen bilgi biraz parçalıydı. Belirtilen kişinin, verilen bilginin tamamını hatırlamaması nedeniyle faydalı bir bütünlüğü yoktu. Basit bir rehberlik olarak görülebilir fakat tam bir veritabanı değil.

S: (L) F---'ye rüyasında verilen bilgiyi şimdi bize tam olarak verebilir misiniz?
C: Evet, bunu talep etmeniz makul, ama daha önce F---'ye verilen bilginin uygun parçalara bölünerek size verilebilmesi için, sizin saat olarak tanımladığınız birimin 52 tanesi boyunca celsenin devam ettirilmesini gerekecektir. Bu süre boyunca celseye katılım göstermek konusunda isteksiz olacağınızı veya fiziksel olarak buna katlanamayacağınızı düşünüyoruz.

S: (L) Gördüğü rüyanın tamamını hatırlaması için F---'ye post-hipnotik telkinler verebilir miyim?
C: Kesinlikle.

S: (L) F---'nin, neden bu kadar şiddetli saldırı altında göründüğümle ilgili yaptığı açıklamanın doğru olup olmadığını sorabilir miyim?
C: Bunun yanıtlanması zor, çünkü düşünce kalıplarına eriştiğimizde bunun gerçeğe yakın olduğunu görüyoruz. Ama çakışan düşünce kalıpları var. Bu örnekte senden gelen düşünceler karmaşık. Daha
spesifik olman işe yarayabilir.

S: (L) Öyleyse en net şekilde sorayım. Son 6 ayda neden bu kadar şiddetli fiziksel, maddi ve duygusal saldırı altındayım? F---'ye göre bu saldırılara maruz kalmamın nedeni bilgi toplama ve yayımına yönelik çabalarımda aşırı hızlı çalışmam ve aşırı hızlı hareket etmem. Hızla karar alıp birşeyler yapmam ve dolayısıyla kendimi misilleme saldırılara maruz bırakmam.
C: Bilgi yayımında belki olman gerekenden daha az dikkatli olman bakımından, bu görüşün doğru olma potansiyeli var. Bilgi toplamanın herhangi belirli bir yoğunluktan saldırıya neden olma potansiyeli yoktur. Fakat bilgi yayımının VARDIR, çünkü farkındalık elde edenler, güç elde ederler. Ve, karşıt güçler arasındaki herhangi bir mücadelede, herhangi birinin, sonuçlarının farkına varmadan güçlenmesini sağlamada her zaman tehlike vardır.

S: (L) Yani kendi içimde tuttuğum sürece bilgi aramaya devam edebilirim, öyle mi?
C: İstediğini yapma özgür iraden var. Fakat bunu, tehlikenin nerede olduğu sorusuyla birlikte düşünecek olursak, bu kendine yönelik tehlikelerle ilgili endişelerin olduğunu ima ediyor. Ve eğer gerçekten durum buysa, ihtiyaç duyulduğu yer ve zamanda tavsiyelerde bulunmaktan mutlu olacağız.

S: (L) Hemen şimdi ihtiyacım var. Hem fiziksel hem de ekonomik olarak zayıf durumdayım ve bu durum odaklanma ve konsantrasyon önünde ciddi bir engel yaratıyor ve diğer insanlara yardımcı olma
yeteneğimi de engelliyor.
C: O halde bilgiyi nasıl, nerede ve ne zaman yaydığın konusunda dikkatli olman gerektiği doğru. Bu, durman gerektiği anlamına değil, bilgi yayımını gerçekleştirmeden önce bunun ne gibi sonuçlar doğurabileceği konusunda dikkatlice düşünmen gerektiği anlamına geliyor. Böylece içgüdülerin seni doğru yöne yönlendirecektir. Tehlike her zaman vardır fakat kişi çok acele hareket ettiğinde, içgüdüler atlanabilir ve diğer düşünce kalıbı enerjileriyle karışabilir ve bu nedenle kişiyi saldırıya ve diğer nahoş olasılıklara açık hale getirebilir.

S: (L) Eğer artık kimseye birşey söylemeyeceğime söz verirsem, tüm bu saldırıları durduramaz mıyız?
C: Durmana gerek yok, sadece yaptıklarınızı nasıl yaptığınıza dikkat etmeniz gerekiyor. Bilgi akışı asla zararlı birşey değildir. Daha önce de tanımladığımız gibi, Kendine Hizmet'te enerjilerin sınırlanması, tıkanmasını ve içe odaklanmasını vardır. Başkalarına Hizmet eğiliminde ise enerjilerin dışa akışı, odağın içten dışa doğru olması vardır. Dolayısıyla bilgi akışı veya yayımı faydalıdır ve Başkalarına Hizmet eğiliminin yapısında vardır. Fakat kişi bununla ilişkili tehlikelerin de farkında olmalıdır. Akışın ve oluşan olasılıkların
kontrolünü kaybetmemelidir. Dikkatli olmanız gereken nokta burası. Düzene ihtiyacınız var. Ve saldırı herhangi sayıda sebeple herhangi sayıda kaynaktan gelebilir. Her zaman aynı sebepten gelmez. Ve
elbette kısa dalga ve uzun dalga döngüsü vardır. Kısa dalga döngüsü çabuk tamamlanan döngüdür. Uzun dalga döngüsü daha yavaş tamamlanan döngüdür ve dolayısıyla sizin algıladığınız şekliyle tamamlanması daha uzun sürer. Ve bu da durumu daha karmaşık hale getiriyor. Bu, tanımladığımız şeylerin saldırıya nasıl neden olabileceğinin örneklerinden yalnızca biridir.

S: (L) Saldırı başka bir döngüden kalmış olabilir mi?
C: Bu kesinlikle bir olasılık.

S: (L) Bu tür durumlardan nasıl çıkabileceğimiz konusunda bize herhangi bir tavsiyede bulunabilir misiniz?
C: Bu ÇOK belirsiz bir soru.

S: (L) F--- ve ben, her ikimiz de sürekli olarak finansal sıkıntılarla karşılaşıyor gibiyiz ve bu noktada bize karşı saldırıların temel yöntemlerinden biri bu gibi görünüyor. Bu sorunu nasıl aşabiliriz?
C: Bize nasıl para kazanabileceğinizi mi soruyorsunuz?

S: (L) Evet!
C: Sevgili Laura! Bunu gerçekleştirecek binlerce olasılığa sahipsin, öyle değil mi?

S: (L) Herşeye para gerekiyor!
C: İşte yine önyargı giriyor. Bu alanda öğrenmen, düşünmen, derin gözlem yapman için pek çok düşünce besini verdik.

S: (L) İnsan endişeli olduğunda bunu yapmak çok zor.
C: Bu ilginç. Bir sonraki yemek öğünü konusunda endişeli olduğunda meditasyon yapamıyor veya düşünemiyorsun. O halde tahmin ediyorum ki, üçüncü yoğunluktaki hiç kimse bir sonraki yemekte ne
yiyeceği konusunda endişelenirken düşünenemiş veya meditasyon yapamamış. Hmmmmmm.

S: (L) Sorun şu ki, sürekli endişe durumu, her gün başka bir kriz yaşamak insanı sonunda yıpratıyor ve insan
artık başka herhangi bir konu üzerinde odaklanamıyor.
C: Belki kişi diğer konular üzerinde odaklanarak krizleri çözebilir. Görüyor musun, akışı sınırlandırdığın zaman, kanalı sınırlandırıyorsun. Ve kanalı sınırlandırdığında, olasılıkların önünü kapatıyorsun. Ve orada olanı görmek çok zor, hatta imkansız hale geliyor. Bu yüzden tüm ritüelleri bırakmanız gerektiği konusunda uyardık. Çünkü ritüel akışı sınırlandırıyor, dolayısıyla da olasılıkları sınırlandırıyor. Senin tanımladığın şey de, sizin deyişinizle ekonomik sıkıntı ve büyük ölçekli finansal baskılar ve bunlar sizi sınırlandırıyor. Fakat aslında sınırlandırıcı olan bu durum üzerinde yoğunlaşmandır, durumun kendisi değil. Ve şunun farkına varıyoruz ki, ilgi enerjini odaklamakta ve kanalın akışını açmakta zorlanıyorsun.
Fakat bu kesinlikle imkansız değildir. Özellikle senin kadar güçlü bir insan için. Önemli olan neyi seçtiğindir, ne yapmak ZORUNDA olduğun değil. Önemli olan ne yapmayı SEÇTİĞİN.

S: (L) Yani bu durumun bir saldırının sonucu değil, kendi sınırlandırmamın bir sonucu olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Hayır, durum herhangi birşeyin ve herhangi sayıda şeyin bir sonucu olabilir. Fakat çözüm aramak üzere kanalları açmak yerine sorun üzerinde odaklanman, çözüm iradesini engelleyebilir. Ekonomik durumunun tek sorumlusunun sadece kendin olduğunu söylemedik, sadece sorunun çözümünün engellenmesinin
parçalarından biri olabileceğini söyledik, hepsi bu.

S: (L) Aynı şey F--- için de geçerli mi?
C: Elbette.

S: (L) Bu konuda söyleyeceğiniz başka birşey var mı? "Kanalı açmak" diyorsunuz...
C: Ve sorun üzerinde odaklanmak yerine akışı açarak çözüm üzerinde odaklanmak. Akışın önünü açtığınızda yanıtları alırsınız.

S: (L) Peki yanıt ne olabilir?
C: Bunu sen keşfedeceksin!

S: (L) Ben de öyle düşünmüştüm. (T) Kozmik çember nedir?
C: Kozmik çember mi? "Kozmik çember" diye birşey olduğu fikrini veren nedir?

S: (T) Bir süre önce zihnimde beliriverdi.
C: En iyi önerimiz şu: zihninizde herhangi birşey beliriverdiğinde, onu izleyebildiğiniz kadar izleyin. Çünkü yanıt orada. Bunu yapmıyor musunuz?

S: (T) Yapabildiğim kadar...
C: Yapabildiğin kadar mı? Bunu yapmanı engelleyen şey nedir?

S: (T) Bu geceki yanıtlarınız için teşekkürler.
C: O halde kendi sorunu yanıtladın, değil mi?

S: (T) Bazılarını. Teşekkürler.
....

"ictenlik"
06-03-2019, 13:34
Piyasada buna benzer örneğin "Tanrı ile sohbet" gibi kitaplar var..

Anlamadım ne bağı var niye yanyana getirildi
Buna benzer felan değil
Kim söylüyor bunu?
Saçmalık.
Saçmalığın daniskası
Bağsız bağlam, alakasız söylem
Tamamen saçmalık
Konuyu çekiyor
Öte beri
Olmadığı yere


Yine de çoğu insan bu türden medyumik / telepatik iletişime dikkat ederler. Çünkü tamam bir şey geliyor. Ama bunun ne kadarı "bir yerden" ne kadarı kendi bilinç altından geliyor bilemezsin.


Şimdi bir şey mi bilmemiz gerekiyor anlamadım ya da neyi bilmemiz bilmemeniz gerekiyor sen açıklar mısın bana bunu
Sen bildir dinleyelim istersen biz

Şimdi senden gelenlerin nerden geldiğini açıkla bana lütfen
Bilinçaltı diye bilinç diye de bölümle istersen bahset
lütfen
İstersen "bir yerler" varsa onları da ayır


Neyse. Bir doktora görünmen gerekiyor. Benim bir tanıdığım da geçmişte telepatik konulara merak salmıştı. Yıllarca ilaç almamak için direndi. Fakat doktora gidip de ilaç kullanmaya başlayınca, çok düşük dozda bir ilaçla çok iyi sonuçlar elde etti.

İyi yardım istiyorsa bizi önerin.

Şimdi en az üç kez buraya yazdım doktor önermek yoruyor
Bak bunlar yanlış ve çok yanlış zoraki ifadeler Leonardo
Sen başkasının hastalığına sağlığına karar veremezsin
Sen tıp otoritesi misin karşı karşıya
Beni muayene mi ettin sen?
Hem benim tıp bilgimi sorguladın mı ? ya da yardım alıp almadığımı ? denemediğimi?

Tıp otoritesine kimyasal referansa (onun üreticisine ve onun bilimselliğine bilgisine) inançsızlık/güvensizlik aya da kuşku duyumu açıklanmış
Kimyasal aracıyı yazacak/önerecek ekole ve kişiye de bilgisel yetkinlik anlamında kuşku duyulduğu ya da bunların arasındaki bağsızlık bilgi kopukluğu açıklanmış
Hastaneden bahsetmenin hapishane gibi doktordan bahsetmenin yapaycı bir kontrolör gibi bir şeyden bahsetmek ayarında rahatsızlık vereceği yarı buçuk ifade edilmiş
The Shining örneği ve tımar edilmek/tımar önermek kavramı açıklanmış
Bunun sinir bozuculuğu belirtilmeye çalışılmış
Doktor ya da yardımı olacak kimyasal türev ya da başka biliyorsanız yönlendirin ,açıklayın, yardım sağlayın
buradan bize ulaşsın erişsin, forumda doktor var mı? Varsa bu anlamda yardım öneren var mı denmiş? Bunlar söylenmiş...

Öncelikle sen tıp hekimi misin?
Ya da ne düşünüp düşünmeyeceğimi sen mi bildiriyorsun? Bildiriyor musun?
Kimin adına ve namına?
Kendini temsil ediyor musun? Özgür müsün öncelikle
Başkalarının düşüncelerini temsil ediyorsun ve referanslıyorsun kendi biliş düşünce tabanın, referansın var mı?
Bunları kendi adına mı yapıyorsun?

Benim doktor istencim ya da ihtiyacım olup olmadığını benden iyi mi biliyorsun?
Bilmek mi istiyorsun;?
Buna sen mi karar veriyorsun ya da vermek istiyorsun? Vermek istiyor musun? ya da ne yapmaya demeye çalışıyorsun?

Benim ne düşüneceğim'e karar vermek istiyor musun?

Eğer yetkin iyileştirici Tıp Uzmanı ve referansı varsa hay hay
Öte taraftan "Evren'e Varlık'a Uçurumlar'a" da yazdım
Psikanalitik bir yangından adam çıkaran çıkaracak gönüllü varsa da

Şimdi bence bilmediğin şeyler (var) hakkında erken atıp tutuyorsun
Yazdıklarımı okuyor musun?
Burada kaç yazıyı inceledin ya da diğer başlıkta daha az kirli olanı ve temize çektiğimden...

İstersen daha da devam et yaz ama susarım ve susmamı umursama
Ya da yazdığını görmezden gelirsem gelmeme aldırma olur mu?
Bunları yazmamak içindir

İyi sen ben olursan ilaç kullan doktor kullan tamam mı? Ben de ben olayım bırakta.. Yoksa hepimiz olası Leonardo ya da Leonardo'nun arkadaşları olurduk...
Eğer benimle arkadaş olmak istiyorsan bu arkadaşın da ilaç-doktor olabildiğine özgürce kullanmıyor olur mu? Bunu kendi tasarrufunda görüyor
Benim ben olmamda bir sakınca var mı?

Bak direkt sağlık bilgisi öneriyorsan, Uzman/Uzmanın kendini öneriyorsan ya da bir kimyasal aracı adı vb. öneriyorsan bunları alayım bak değerlendireyim.. Anlıyor musun_?
Doktor demek çok genel bir tanımdır. Çoğu kendine bakamıyor-Biz onlarla uğraşıyoruz:

karakedi
06-03-2019, 14:54
Bir sey sorucam. Bu sizin L C diye verdiginiz diyalog nedir. Gelecekle konusuyorsunuz size cevap mi veriyorlar? Istesem ben de konusabilir miyim bu diyalogla? Birkac sey sormak istiyorum merak ettigim.

Bir de kendi adiniza konustugunuz halde surekli "biz" diyorsunuz. Sizler kimsiniz?

"ictenlik"
06-03-2019, 15:10
Bak direkt sağlık bilgisi öneriyorsan, Uzman/Uzmanın kendini öneriyorsan ya da bir kimyasal aracı adı vb. öneriyorsan bunları alayım bak değerlendireyim.. Anlıyor musun_?
Doktor demek çok genel bir tanımdır. Çoğu kendine bakamıyor-Biz onlarla uğraşıyoruz:

Dışarıda Akademik kariyerin (Dr lik denenin) nasıl dağıtıldığına ve verildiğine, nasıl ve kimlere niye hediye edildiğine ve Akademik yeterliliğe genel bakmanı öneriyoruz. Bunu genelleştir, bölme. Şimdi
Pekdi şimdi Z. Kayyup Zunieversitesinde Malmatik eğitimi almak ister miydin?
Pek B.Şayyuo ta Kayup eğitimi almış Malmatikten tarih dinler miydin?
Sana ilaç yazsın ister miydin?
Malmatikte eğitim görmüşten Tarih üzerine fikir ister miydin?
Bilgi kim de?
O da aynı şey işte....

Şimdi;
Saygı kendi büyür ve büyüyen saygı ,genişleyen bir saygıya doğru genişler/genişliyorsa genişliyordur...
Özelleştirmeyelim... Genelleyelim/genelleştirelim...
Özelleri genel'e katalım ve dağıtalım

Bir gün Doktor olun ve isterseniz ve de Hekimim/Referansım olun olur mu?

Akademik olmayan kariyerleri ve referansları kim veriyor, dağıtıyor Sevgili Leonardo?

Saygılar
ve Sevgiler

"ictenlik"
06-03-2019, 15:28
Bir sey sorucam. Bu sizin L C diye verdiginiz diyalog nedir.

Buyrun hoşgeldiniz

L , Laura adının kısaltması
ve şimdi artık bizce "İletişimler" denen/varsayılan deneyde soru soranlardan, ekip arkadaşlarından biri.

S: ,Sorunun kısaltmasıdır

C, (ya da bazen de A) Cevapçı'nın ve Cevap'ın kısaltmasıdır;

Cevapçının kimliği neliği henüz belirlenemediği ya da tartışma da alay konusu olduğu ya da bu konu da henüz uzlaşmaya varılamadığı için biz belirsiz açık kimlik nelik ya da olasılıksal belirlemeler vb. öneriyoruz.
(Buna Lauranın bunu yazığı yaptığı ve yazdırdığı ve bunu C yi yine kendi kurduğu kurguladığı olasılığı da dahil)

Ama L ve S ;Soran Soru , C ve A Yanıt anlamını taşıyor.
Bir çok başka olası/varsayılan oturumcu isminin de baş harf ve kısaltması bu metinde bulunur.

Gelecekle konusuyorsunuz size cevap mi veriyorlar?

Şimdi bu metnin buna benzer bir ibareyi ve tanımı içinde taşıdığı/barındırdığı doğrudur ancak çok muğlak belirlemeler var.
Kaygan bir alan olduğu için tam bir tanım yapmaya korkuyoruz-çekiniyoruz denilebilir.
Nasıl tanımlanması gerektiğini inanın bilmiyoruz ve gerçekten emin değiliz. Sizlerden bu konuda yardım istiyoruz...

Şimdi gelecekle mi konuşuyorsunuz sorusundaki "Özne Biz" biz eğer herkes hepimiz herşeyse; evet konuşuluyorsa (eğer öyleyse) herkes konuşur konuşabilir önermesi yaklaşık olarak iyi bir önerme...

Biz ,ben ya da biri özel olarak konuşmuyor görüşmüyoruz
Özel biri özel olarak konuşmuyor

Istesem ben de konusabilir miyim bu diyalogla?

Bu diyalogla konuşma kavramı?

Bunun için önerilebilecek bir kaç yol var.
Bir süre eğer isteniyorsa metni incelemek ve eğer sorunu ve sorusu varsa ve de bunu uygun buluyorsa cassiopaean.org üzerinden oturumcu ile iletişim kurmak ve soru görüş ve iletişim yöneltmektir.. Bizzat sorusunun sorulmasını istediğini belirtmektir. Forumda buna uygun bir alan var ancak her soruyu ne yazık ki iletmiyorlar. Biz bu konu üzerine onlara gelişim ve yaklaşım fikirleri sunana yazılar kaleme aldık. Onlara daha çok katılımcılık öneren ve çevrilme yardımı bekleyen bir metnim de bu başlıktadır

İkincisi de gerçekten sorunuzu imlemek yanıtı bir gün oradan alacağınızı/alabileceğinizi düşünerek içsel merakınızı buyurmaktır.
Ya gelirse? Nasreddin Hoca'nın hesabı...
Biz bir çok sorumuzun cevabını bulduk inanın ..
Yanlış anlamayın lütfen içtenliğime verin olur mu,?

Bir sey sormak istiyorum merak ettigim.
Bir de kendi adiniza konustugunuz halde surekli "biz" diyorsunuz. Sizler kimsiniz?

Bu o an kendinden oluyor içimden öyle geliyor. İçten olmak denilenle ilgili bir şey...
Herkes bazen kendini biz diye ifade edebilir.
Örneğin kişi kendi hiç içinde olmadığı bir durumda biz kazandık der. Bizim çocuklar yapmış der..
Ama refleks diyebilirim..

Bir sey sorucam. Bu sizin L C diye verdiginiz diyalog nedir.
Bizim en son yapabildiğimiz tanım bu

Bu metin hakkında açık olarak ne söylenmesi gerekeceğine hiç bir karar verememiş gibi hissediyoruz.

"İLETİŞİMLER" in kendi içindeki iddiası onun İnsanlığın da uzak geleceğini temsil eden bir bilinç ve bellek birimiyle, merakçı çabalar ve denemeler sonucu kurulan bir temas ve bağlantı olduğu yönündedir. Bir çok ayrı yorum, tanım ve referansta sunulmakla birlikte bir referansta bunun bilincin (ve bilişin) bir katmanıyla kurulan bir temas olduğu yönündedir.

Metin yayımları ve "İLETİŞİMLER" halen aktif olarak sürdürülmektedir.
Bu metin Viya Tablası Aparatı denilen Okült sayılan aparat aracılığıyla sağlanmıştır. Bu bize hoş gelmeyebilir ancak tüm okumalar biz gösterdi ki bu bize ne kadar saçma gözükse de bu metni yavana atmayıp mutlaka okumaya devam etmeliyiz. Binlerce okuyucu ve büyük bir okuyucu tabanı onu okuyor ve merakla izleyip takip ediyor.

------------------------------
Grupta Bulunan bir Fizikçi İLETİŞİMLERİ şöyle tanımlamaktadır.
"Biz gelecekteki sizleriz" ifadesini aşırı basitleştirilmiş bir şekilde yorumlarken bir takım nedensel çelişkilerle karşı karşıya kalıyoruz. Diğer taraftan fizikle ilgili yayınlarda yayımlanan makalelerden öğreniyoruz ki; uygun ve dikkatli bir yorumlama aracılığıyla ve kuantum kesinsizliklerini de hesaba katarak, geçmişle iletişim kurmak imkansızdır denilerek reddedilemez. Belki de ‘beklenmedik' doğru kelimedir
Biz gelecekteki sizleriz" tanımını imkansız ve dolayısıyla göz ardı edilebilir diye yaftalayıp reddetmedik. Bunun yerine bu "İLETİŞİMLERE" "süperlümünal ( ışıktan hızlı) düşünce aktarımı" konusunda kontrollü bir deney olarak devam ettirdik. Her ne kadar bu ifadenin muhtemel bir çok yorum arasından yalnızca bir tanesinin belirsiz bir göstergesi olarak düşünülmesi gerektiği açık olsa da.
https://tr.cassiopaea.org
-------------------------------

Aslında yukarıdan da anlaşılacağı üzere onlar da kendi içinde belirsizlik, şüphe ve tanımsızlık barındıran bir durum olarak gözetip temel ve yalın olarak olarak İLETİŞİMLER diyebiliyorlar. Biz de bu nedenle bu ismi seçtik.

Öte yandan "İLETİŞİMLER" in yayımcıları; açık ve gerçek kimlikleriyle de forum ve internet siteleri aracılığıyla da aktif temas edilebilir ve açık iletişim kurulabilir insanlardır. Biz bu aşama da sürecin ve tanımın saçma bulunmasının da bu yolla yani İletişim yoluyla aşılmasını öneriyoruz. Örneğin taraflarla iletişim kurularak sürece aktif tanıklık fikri sorgulanması, sürecin birebir gözlemine dair katılımcılık düşüncesi sunma vb. biçimde etkinliğin dürüst açık sorgusunu da ve dediğimiz gibi açık bağlantı ve iletişim fikrini öneriyoruz. Bu yolla bir çok tanık oturumlara katılarak sürece dahil ve tanık olmuştur. Bunun dışında grup forumları üzerinden de duygu düşünce temasları ve sorular da alınmaktadır.

Bu metin soru cevaplardan ve soru cevap trafiğinden ibarettir ve oluşmaktadır. Bir tür bildirimcilik değildir. Tanrı vb. Yüksek Üst/Üstün Varlık tanımlaması ve kutsalla bir bağ içermez. Ne yazık ki ilk başta sanılacağının aksine hiç-bir New-Ageci çağrışımsal veri dili ve konsantrasyonu da yoktur. İçerik hiçbir biçimde New-Age le paralel değildir.

Kontrollü bir deneyi tanımlaması içerir.

ForumKirpisi
06-03-2019, 15:28
O medyum tahtası denen olayda yönlendiren kuvvetin kişinin kendi bilinç altının reflekslerini yönlendirmesiyle
ilgili olduğuna dair evrim ağacında bi yazı vardı.

yani medyum gaipten mesaj almıyor kendi bilinç altı reflekslerini yönlendiriyor.

ama buna bilinç altımla iletişiyolar zaten de diyebilirsin.

burda anahtar kişinin dağarcığından öteye gidiş olmaması.

bu laura baykalı bilir mi mesela? bilmez.
hep latince, amerikan vari. simiti bilir mi? bilmez.
mercimek çorbasını bilmez.

yani. burdan anlatmak istediğim başka başka şeyler.

karakedi
06-03-2019, 15:35
Buyrun hoşgeldiniz

L , Laura adının kısaltması
ve şimdi artık bizce "İletişimler" denen/varsayılan deneyde soru soranlardan, ekip arkadaşlarından biri.

S: ,Sorunun kısaltmasıdır

C, (ya da bazen de A) Cevapçı'nın ve Cevap'ın kısaltmasıdır;

Cevapçının kimliği neliği henüz belirlenemediği ya da tartışma da alay konusu olduğu ya da bu konu da henüz uzlaşmaya varılamadığı için biz belirsiz açık kimlik nelik ya da olasılıksal belirlemeler vb. öneriyoruz.
(Buna Lauranın bunu yazığı yaptığı ve yazdırdığı ve bunu C yi yine kendi kurduğu kurguladığı olasılığı da dahil)

Ama L ve S ;Soran Soru , C ve A Yanıt anlamını taşıyor.
Bir çok başka olası/varsayılan oturumcu isminin de baş harf ve kısaltması bu metinde bulunur.

anladım. teşekkür ederim cevap verdiğiniz için. bu şeyle ben de konuşabiliyor muyum? nasıl yazışıyorsunuz? internetten mi yazışıyorsunuz? adresini verir misiniz ben de yazışmak istiyorum. bazı sorular sormak, kendisini tanımak istiyorum.

"ictenlik"
06-03-2019, 15:45
anladım. teşekkür ederim cevap verdiğiniz için. bu şeyle ben de konuşabiliyor muyum? nasıl yazışıyorsunuz? internetten mi yazışıyorsunuz? adresini verir misiniz ben de yazışmak istiyorum. bazı sorular sormak, kendisini tanımak istiyorum.

Ben teşekkür ederim soru sorduğunuz için

Alıntıdan sonra bir tanım daha ekledim öncelikle

Bu şeyle konuşmak sanırım uygun kavram değil
Ya da bu şeyle konuşmak için tam uygun kavram şu. Amerikadaki bu grupla yüzyüze konuşup görüşüp ,temas ve dostluk kurup gerçekten bir oturuma gidip tabla başına oturmaktır..

Bunun haricinde ilgili grupla uzun süre yazışıp dostluk kurarak ve uzaktan Skype oturumları ile sorular soran kendi bağımsız dış oturumlarını bu yolla yapan gruplar oldu.

Bunun haricinde forumlarına yazmak bir yol ancak ancak etkileşim ve iletişim sınırlamaları denilenleri hepimiz biliyoruz

https://cassiopaea.org/forum/

Benim söyleyebileceklerim/önerebileceklerim bunlar

Ben bir şeyle yazışmıyorum, ben kendimle yazışıyorum ya da kendi fikirlerimle (içten düşüncelerimle) yazışıyorum
Ya da burada sizlerle ve bizlerle yazışıyoruz

"ictenlik"
06-03-2019, 16:17
Ayrıca bu konu nispeten daha derli toplu ve özenli bir form ve biçime getirilmeye çalışılarak aşağıdaki başlık yapılandırılmıştı...

https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=41560

Khaos
06-03-2019, 17:27
sevgili dostum ''içtenlik''

şu anda bu iletiyi yazmaya başladım.
sonu nereye varır billemiyorum.
yazı nereye giderse ben de peşinden giderim artık.

bir tek korkum var.
size gardınızı indirin dedim.
birbirimizle doğru iletişim kuramazsak
gardınızı indirmenizi istedikten sonra size yumruk attığım algısına kapılmanız.
bu algı oluşursa, bunu hemen dile getirin.
getirin ki ben de bu başlıkta yazmaktan vazgeçeyim.

bi metafor kurmayı tasarlıyorum.
biraz çirkin ve irite edici olacak sanırım.

bir müslüman gelse,
muhammedin allahla iletişim kurduğunu söylese
önüme kuranı atsa
ne yapmalıyım

bir çok şey yapabilirim
mesela şunu yapabilir miyim

allah muhammedle iletişim kurmuşsa,
fakat cennet veya cehenneme gidecek olan bensem
bu kitap muhammed-allah ilişkisi üzerinden bir metinse

bir iletişim her bir insan tekiyle kurulmadan, insanlıkla kurulmuş bir iletişim midir.
muhammed insanlık mıdır.

lauranın soruları bana ait değil
cevaplar o sorular tarafından koşullandığına göre bana ait değil
laura insanlık değil
laura sadece laura

insanlık diye bir şey yok
insan tekleri var

her bir insan tekinin kendi soruları var
o insan tekinin kendi soruları ve öznel koşulları bağlamında ihtiyacı olacak cevaplar var

iletişimin diğer tarafı bunu görmekten aciz mi
laura ile iletişim kurmakla tüm insanlıkla iletişim kurduklarını mı düşünüyorlar
benimle seninle ve tüm diğer insan tekleriyle iletişim kurmalarını engelleyen nedir

peygamber istemiyoruz
peygamberlere güvenmiyoruz
bunu farkedecek bilgiye sahip değiller mi

şimdi
bana adım atsınlar diyebilirdim
aynı anda adım atalım da diyebilirdim
ben onlara adım atıyorum
evet şu anda

ilk adımı atmanın haklılığıyla şunları talep ediyorum

her bir insan teki ile iletişim kurun
archy yok
seçilmiş yok
ya hepimiz ya hiçbirimiz

ve ekliyorum, ilk adımı atmış olmanın haklılığıyla
fincanlarla oynayacak yaşta değilim
buyursunlar gelsinler
kahve içerlerse fincan var

ama iletişim istiyorlarsa
iletişime açık olarak
kendi şartlarımı dayatıyorum

lauraya ulaşamam, ulaşmak da istemiyorum
casyopya lauranın sorularına cevap
bana değil

siz lauraya ulaşabilirseniz ona söyleyin

bazı insanlar var
bunlar iletişime kapalı değil ancak peygamberlerden rahatsız
bunlar başkalarının sorularına verilmiş cevaplardan oluşan metinleri değersiz görüyor
çünkü kendi soruları var

eğer laura aracı/resul olmaktan hoşnutsa bu talebimden hoşlanmayacaktır
yok eğer talebimin haklılığını algılayabilecek akıl ve içtenliğe sahipse
talebimi iletsin

her bir insan tekiyle iletişim kurmak yerine
bizi neden bize ait olmayan sorular ve soruların koşulladığı cevaplardan oluşan bir metnin içinde boğulmaya çağırıyorlar

iletişim kanalı açık bırakıldı
ancak bir aracı üzerinden iletişime davet red edildi

spartacus
06-03-2019, 18:45
Sevgili spartacus

Üzülerek söylemeliyim ki siz/sizler anlamıyorsunuz
Dinlemiyorsunuz bir kere

Sanıyorum ama bence olayı kişiselleştiren bir sürü eleştiri siz yazdınız ve hatta olayı duygusal/kişisel tabana tutup çeken savuran da belki ve sanıyorum ki aslında sizdiniz
ben tutup tek tek yanıt veremedim
Sevgili ictenlik
yanlış anlıyorsun.

Ben sorgulamak, irdelemek zorundayım, değil mi?

Siz bana hangi konuda yazarsanız yazın, sorgulamadan size katılamam.

haklı olmaktan söz ediyorsun, haklı olmak durumu da yok.
İrdelemek zorundayım. (Ben zamanında bir hayli celse okudum, okumak zorunda kaldım zaten).

Basitçe gideyim;


Gelecekle iletişim -> öyle bir yer yok ("gelecekten haber getirmek" başlı başına kof bir iddia). Geçmişle de iletişim kurulamaz, geçmiş, gelecek dediğimiz ŞİMDİ'nin üzerinde gerçekleşen hareket, değişimler arası kıyas, kısaca verili an-durum, verili ortam-hal gerçek olan bu.
4. Yoğunluk, 7. Yoğunluk vb, bilimsel olarak sıkışan kurgucuların başvurduğu bir hedef saptırma bir aldatmaca yöntemidir. Daha doğrusu bu tür hayali ortamlar öne sürmezlerlerse, senaryo ve kurguları işlevsiz hale geliyor.
Kasyopya olarak tarif edilen bölge, kozmolojik olarak çok genç hatta tabiri caizse, bebektir. Güneş dedesi sayılır.
Kanallama, köprüleme gibi terimler de, yine hedef kitleyi yanıltmak, ters köşe yapmak yöntemine dayalı atıflardır. Bununla ilgilide 4 kere yazdım, ama nedense ne zaman tutulabilir, tutarlı ifadeler geliyor, görmezden geliyorsun. Kişisel cevaplar veriyorsun.


Hala cevap bekliyorum, anlamam gerekiyor. (kişisel alıyorsun, halbuki konuya yönelsek iletişim kanalımız gayet basit işlevini görüyor. karşıt-kasyopyacı değilim, böyle bir uğraşım da yok)

Neden bu soruya yanıt vermekten ısrarla kaçıyorsunuz. İrdelemeden nasıl olurda ikna olunur, kabul edilir veya tersi itiraz edilebilir?

İ -Pinokyo ile iletişiyorum.

S -Nasıl?

İ -Ceptelefonuyla

İletişim yöntemimin "celtelefonu" olduğunu söylediğimde, bu iletişim gerçekleşmiş oluyor mu? Yeterli mi?

"ictenlik"
06-03-2019, 19:00
Sevgili dostum nihilist

sevgili dostum ''içtenlik''

bir müslüman gelse,
muhammedin allahla iletişim kurduğunu söylese
önüme kuranı atsa
ne yapmalıyım


Siz bilirsiniz


mesela şunu yapabilir miyim

allah muhammedle iletişim kurmuşsa,
fakat cennet veya cehenneme gidecek olan bensem
bu kitap muhammed-allah ilişkisi üzerinden bir metinse

bir iletişim her bir insan tekiyle kurulmadan, insanlıkla kurulmuş bir iletişim midir.
muhammed insanlık mıdır.

lauranın soruları bana ait değil


Biz meseleyi öyle ele almıyoruz. Sizin yorumunuz


lauranın soruları bana ait değil
cevaplar o sorular tarafından koşullandığına göre bana ait değil
laura insanlık değil
laura sadece laura

insanlık diye bir şey yok
insan tekleri var

her bir insan tekinin kendi soruları var
o insan tekinin kendi soruları ve öznel koşulları bağlamında ihtiyacı olacak cevaplar var

iletişimin diğer tarafı bunu görmekten aciz mi

Beethoven tekine özel müzik sağlanmış gibi

Şimdi bu şu anlama geliyor Laura aynı anda 5 kişi olmalı
Beş kişilik bir gövdesi olmalı
Belki de vardır? Ne dersin Laura
Ya da dur. Tüm insanlık Laura da birleşmeli ki insanlık olsun Laura...
Belki de öyledir... (kısmen ve bazen)
Metin bu terminolojileri içeriyor.

Şu var Sevgili nihilist bunu açıkladım.
İsteyen herkes herkesle uygunsa iletişim kurabiliyor
Orda özel bir bildirici yok. Özel bir bildirim değil
Nasıl Nazım şiiri evrenselse bunu diyebiliyorsak o anlamda evrenelleştirilebilir

Diğer taraftan birleşmeler denilen şey var ve bu sırada Laura ile birleşilirken biz ve siz ile de birleşiliyor
Bu kaygan bir zemin bu cümleyi vermek istemedim..
Farklı bir bilgi tabanı var orda
Bambaşka
Yepyeni
Bu tip çatışkılar yok ve geçersiz
Kimse seçilmiyor kimse özellenmiyor



laura ile iletişim kurmakla tüm insanlıkla iletişim kurduklarını mı düşünüyorlar
benimle seninle ve tüm diğer insan tekleriyle iletişim kurmalarını engelleyen nedir


Beethoven'a evren müzik mi veriyor. ve Beşinci senfoniyi yazmadan duyarken
ne oluyor ve -sadece- Beethoven'la mı iletişim kuruluyor
Acaba Einsteinle da kuruldu mu?
Paradigma başka böyle ele almıyoruz..

Bir kaç mesaj önce bunu açıkladım. Kuruluyorsa herkesle kuruluyor . Laurayla değil
Siz de tüm insanlığa yayım yapmak üzere böyle bir deneye kalkışırsanız ve insanca insanlıkça bilgi topladım gelin bölüşelim paylaşmak ister misiniz derseniz bun da ne var?
Bir radyo yayını yapsanız dinleyen dinler. Tarzı olan dinler. Bırakın da o tarzı olana ulaşalım. Bu yeterli. Seven dinleyen beğenen ..bu.

Marks Das Kapitali kendine mi yazdı? Kendi mi okudu?
Bu soru inanın anlamsız

Bir senfoni ya da Das Kapital yazmaya çalışın belki o zaman özel iletişim olur
Metin bunları içeriyor. Buradaki çatışmalara dair düzeltici sınırsız kavramsal taban var.

Niye beşinci senfoni herkese verilmedi duydurulmadı demek gibi


peygamber istemiyoruz
peygamberlere güvenmiyoruz
bunu farkedecek bilgiye sahip değiller mi



hıh yazsam kızar mısın?
is not peygamber

Beethoven müziğin Nazım da şiirin elçisi mi?

Şimdi bir iki yer de Laura ve evreni kurtarmak gibi şakalar var
İkincisi Laura herkes. Sen ve ben de herkes.
Metin subjektif hatalar yanlış bilgilendirmeler ya da kendi dediği önyargı vb. hataları içerir ancak geniş toplamda çelişmez.

şimdi
bana adım atsınlar diyebilirdim
aynı anda adım atalım da diyebilirdim
ben onlara adım atıyorum
evet şu anda

ilk adımı atmanın haklılığıyla şunları talep ediyorum

her bir insan teki ile iletişim kurun
archy yok
seçilmiş yok
ya hepimiz ya hiçbirimiz

ve ekliyorum, ilk adımı atmış olmanın haklılığıyla
fincanlarla oynayacak yaşta değilim
buyursunlar gelsinler
kahve içerlerse fincan var

ama iletişim istiyorlarsa
iletişime açık olarak
kendi şartlarımı dayatıyorum

lauraya ulaşamam, ulaşmak da istemiyorum
casyopya lauranın sorularına cevap
bana değil

siz lauraya ulaşabilirseniz ona söyleyin

bazı insanlar var
bunlar iletişime kapalı değil ancak peygamberlerden rahatsız
bunlar başkalarının sorularına verilmiş cevaplardan oluşan metinleri değersiz görüyor
çünkü kendi soruları var

eğer laura aracı/resul olmaktan hoşnutsa bu talebimden hoşlanmayacaktır
yok eğer talebimin haklılığını algılayabilecek akıl ve içtenliğe sahipse
talebimi iletsin

her bir insan tekiyle iletişim kurmak yerine
bizi neden bize ait olmayan sorular ve soruların koşulladığı cevaplardan oluşan bir metnin içinde boğulmaya çağırıyorlar

iletişim kanalı açık bırakıldı
ancak bir aracı üzerinden iletişime davet red edildi

Anlıyorum/anlamaya çalışıyorum

Saygılar Sevgiler

Şimdi konu da perspektif farkımız var.
Bilgi vermem gerekir konu karmaşık bir hal alır gerçekten.
Uzunca bir şeyler yazsam kızar mısınız?
İçinden çıkılmaz hal diye okunmaz anlaşılmaz diye tereddütteyiz.
Bakış açınız olayın oluşuna göre başka gibi
Başka bir açıklama ilk aralıkta ve fırsatta ben yazacağım..

karakedi
06-03-2019, 20:06
sayın içtenlik

Laura'yla yaptığınız diyalogların birinde aşağıdaki konuşma geçmiş.

S: (L) İnsan ırkı, kölelik yapmak üzere genetik olarak düzenlendi mi?
C: Evet.
S: (L) Peki bu köleliliğin genetik mühendisleri kimlerdi?
C: Kertenkele (sürüngen ahbap, oryon, kertiş, rab, ) varlıkları.

bu nedir? açıklayabilir misiniz? kölelikten kastınız nedir? bütün insanlar, insanlık olarak bir şeye kölelik yapmak için genetik olarak düzenlendiğini mi kastediyorsunuz, yoksa insanlık içindeki bazı insanların köle olmak üzere genetik olarak düzenlendiğini mi? böyleyse kime karşı, ne amaçla kölelik yapmak için? kertenkele varlıklarından kasıt kimdir, nedir?

ForumKirpisi
06-03-2019, 20:14
Karakedi, kertenkele reptilian. Konspirasi teorilerinde reptilianlar ABD derin devletini yönetenler.
Dünyada hemen hemen her devletin arkasında olduğu söylenen kişiler. Bunlar güya sürüngen soylu muymuş
neymiş. Çok daha fazla komplo teorisi, konspirasi teorisi dolu mesajları var.

Laura buna cevap olarak şöyle demiş: İletişimci gelen mesajları manüpile edebiliyormuş, hatalar olasıymış.
Yani gelen mesajlar %100 geçerli %100 doğru değilmiş. Ama genel olarak sorulan sorular alınan cevaplar
Best Seller Illüminati hikayelerinden beslenmiş.

Mesajları sektirerek alıyomuş. CIA ile falan çalışıyorduk demiş ben bi ispat bulamadım. Bu karı ekmeğini suyunu
nerden kazanıyo biri bana söylesin? bağış işine falan çevirdiyse iyi köşeyi kapatmış.

"ictenlik"
06-03-2019, 20:36
Sevgili spartasus

İnanın şunu istiyorum biri bana size karşı ne yazılacağını söylesin

Dönün buraya benim yerime mümkünse kendinize bir cevap yazın
Beni ya da burayı tam burayı size vereyim
Buyrun beni kullanıp yazın
Benden istediğiniz ney? anlamış değilim

Eğer bu bir iletişim çabasıysa ve iyiniyetli bir iletişimse inanın yıllaryılı ben yazabilirim
Burada yanılmayalım derim
Sizi anlamış değilim diyorum
Sorulanı

Ben 6 yılı aşkın internet yazarlığı yapıyorum özel dahil tarafıma hatta ortama sorulmuş bilgi almayı deneyen hangi soruyu yanıtlamaktan çekinmişim
Buyrun evren tarih yanıtlasın
varsa mümkünse objektivitesi ben dönüp yanıtlayayım onu



Ben sorgulamak, irdelemek zorundayım, değil mi?


Şimdi sorgulamak zorunda olup olmayışınız sizin yönteminiz


Siz bana hangi konuda yazarsanız yazın, sorgulamadan size katılamam.


Ben bana katılın demiyorum


haklı olmaktan söz ediyorsun, haklı olmak durumu da yok.
İrdelemek zorundayım. (Ben zamanında bir hayli celse okudum, okumak zorunda kaldım zaten).

?

Bence bu okunmamış bak ya da gerçekten önyargı refleksleriyle okunmuş
Bence bunu dürüst ve uzun süreli okumamışsın
Şunu alt alta yüzbin kez yazayım
Ben bunu 8 yıl çalıştım
Bunun uğruna parasız işsiz bilmem ney kalmayı göze aldım yanılıyorsunuz
Şu an Marks tan felan değerli tarihi hazine



Gelecekle iletişim -> öyle bir yer yok ("gelecekten haber getirmek" başlı başına kof bir iddia). Geçmişle de iletişim kurulamaz, geçmiş, gelecek dediğimiz ŞİMDİ'nin üzerinde gerçekleşen hareket, değişimler arası kıyas, kısaca verili an-durum, verili ortam-hal gerçek olan bu.


Şimdi bak bu araya yazılınca ben ne yazayım size
Siz cevap verin dürüst lütfen

Şimdi bu iletişim var. 2.000 sayfanın üzerinde
Ben okuyup inceleyip ikna oldum
Gelecek denmeyecekse ,şimdi, bilinç, şu bu, farketmez bir şey var..
Laf çeviririz
Kavramsal taban sıkışması
Şimdinin ney olduğunu tanımlamaya kalksak?
Sizin aradığınız ney?
Nasıl söylenmeli siz bana söyleyin o halde
Gelecek demeyelim o halde kabul mü tamam mı?


4. Yoğunluk, 7. Yoğunluk vb, bilimsel olarak sıkışan kurgucuların başvurduğu bir hedef saptırma bir aldatmaca yöntemidir. Daha doğrusu bu tür hayali ortamlar öne sürmezlerlerse, senaryo ve kurguları işlevsiz hale geliyor.



Bakın aynısı
Tarafsız bir metindeki bildirimler
Ben 4 ya da 7. yoğunlukta değilim sanırım ne diyebilirim size ben
Bu araya niye sokuşturuluyor
Bundan bana ne?
Benim için kavramsal terminoloji ne ve nasıl olursa olsun kavramsal terminoloji de nasıl bir kılığa bürünürse bürünsün bir şey ifade ediyor..
7. yoğunluk denilen renklerin genel adının renk olması gibi olan..
4. yoğunluğu da gayet ama gayet açık anlıyorum. Bir şekilde gözlem kavrayış alanın da..

Ya varsa mı yazayım ben size sevgili spartacus
Olmadığını nerden biliyorsun mu?
Neden bu kadar güçlü yargıları koşulsuzca öne sürüyorsun?
Tamam ben ne yapabilirim. Benim için var, bizim için var o halde
Tersi
Siz öyle düşünün yani ne yapabiliriz?

Bana sorarsan da sen aldatılmışsın ve aldatılıyorsun kara karanlık dar bilgiyle;
Kapkaranlıkta kalmışsın..


Kanallama, köprüleme gibi terimler de, yine hedef kitleyi yanıltmak, ters köşe yapmak yöntemine dayalı atıflardır. Bununla ilgilide 4 kere yazdım, ama nedense ne zaman tutulabilir, tutarlı ifadeler geliyor, görmezden geliyorsun. Kişisel cevaplar veriyorsun.



Şimdi aynı yine yargı veriliyor:
Ben hedef kitle değilim. değildim... Bilgi aldım yanıltmayalım. Bu metinden bilgi aldım. Olağanüstü bilgi aldım bunu hiç bir sıvama örtemez örtemeyecektir
Sizin subjektif yargılarınız deyip geçemem lazım..

Ben yanıldığımı düşünmüyorum siz öyle düşünmeye devam edin bakalım/derim...

Kanallama, köprüleme
ifadeye çok takılmışsınız.
Serbest düşünmenin ve belki yazım sürecinin kendi bile o metne göre geniş yorumlarsak bazen kanallama olabilir
Sizin bana yazma anınız bile bir kanallama olabilir
Bu geniş bir kavram..
Bu konu da deneyiniz var mı?

Karanlığı taşlıyoruz .Siz muğlak bir alanı hiç deneysiz incelemeye kalkmaksızın taşlıyordunuz...


Hala cevap bekliyorum, anlamam gerekiyor. (kişisel alıyorsun, halbuki konuya yönelsek iletişim kanalımız gayet basit işlevini görüyor. karşıt-kasyopyacı değilim, böyle bir uğraşım da yok)

Neden bu soruya yanıt vermekten ısrarla kaçıyorsunuz.

Şimdi sorulara yanıt vermekten kaçınılmıyor, soru alamadım diyorum
Bunda anlaşalım
Soru bilgi almaya yönelik bir şeydir. Eristik köşekapmaca ya da arkası kendi yargısına bağlanan yöneltmeye ya da olumsuzlamaya götüren önek'e ve yargıya çekmek, irade dayatmak değil


İrdelemeden nasıl olurda ikna olunur, kabul edilir veya tersi itiraz edilebilir?

İ -Pinokyo ile iletişiyorum.

S -Nasıl?

İ -Ceptelefonuyla

İletişim yöntemimin "ceptelefonu" olduğunu söylediğimde, bu iletişim gerçekleşmiş oluyor mu? Yeterli mi?

Şimdi ben burada soru göremiyorum
Ne sorduğunuzu anlamış değilim
Ne soruluyor onu anlamış değilim

Başka örnek verir misin?

Bence burada bir soru yok

Bana samimiyseniz bu başka türlü sorun lütfen genişçe açarak

Neyi aradığınızı açıklamayı deneseniz olmuyor mu?
Bu içerikten istenen ne?

Matematiksel bir kurgul önerme biçiminde önermelerinizi açıkça düzgünce sıralar mısınız? orda muğlak bir düzen var

Sizce yeterli mi demeliyim
ya ne arıyorsun neyi soruyorsun ima ediyorsun demeliyim
o ifade bana onu ifade ediyor
Ya da ne söyleme mi bekliyorsun?
onu söyleyeyim sana ben
Ne söylenmesini istiyorsan onu söyledim say
Anlamadım
Belirli bir soru yok

Örn..
Pinokyoyla iletişmişsen iletişimsindir
Cep telefonuyla iletişmişsen cep telefonuyla iletişimsindir
İletişim gerçekleşmişse gerçekleştirmiştir
Pinokyoyla iletişmişsen Pinokyoyla iletmişisindir
Benim yargılarım bunlar arkadaş
Diğer soruyu anlamadım ben
Yani öyleyse öyledir
Anlayan varsa gelsin cevaplasın benim yerime

Bu konuya nerden geldik onu açıklar mısın?
Neden soruldu?
ve ne istiyorsun gerçekten?
Nasıl sorusu her durumda nedensellik zinciri gibi tüm oluşu mu anlatmalı onu mu ima ediyorsun?

İletişimin nasıl'ına bana sorulduysa ben bir çok alternatif yanıt yazdım
Eğer aranan oysa
Uzay zaman, mekan, kişilerin kendi gibi... de bana ne yahu
Olmuş bitmiş iş biz okuyoruz
Biz okuyalım da bırakın da siz okumayın tamam bizi de rahat bırakın
Okumak istiyorsanız da orda
Okumamak istiyorsanız hiçbir yerde

İletişimin nasıl'ı sonsuz biçimde yanıtlanabilir ve gerçekleşmişse gerçekleşmiştir

Cep telefonu iletişimin nasılını tanımlamak için yetersiz de olabilir o soruluyorsa eğer

Nasılı soranın düşüncesi, araçsal olarak yine onu yani telefonu işaret ediyor (arıyorsa/soruşturuyorsa) telefon cevabı yine yeterlidir.
Gerçekleşme kavramıyla da bağsız kılınabilir, olabilir

Ama nasıl için dediğin gibi sonsuz cevap üretilmelidir
Daha cevaplamadın diyorsanız sizi anlamıyorum başka örnek verin
Ne arandığını daha açık belirtin lütfen

Gerçekleşme kavramıyla telefonun araç/yöntem bağı yok
ya da nasılı yöntemsel belirtmeye telefon yetersiz bunu mu soruyorsun? ve diyordun?
Açıklar mısın?

İyi de bunu ne yapacağız,?

Yöntem sorunu mu;?
Yöntem adını biçimini siz tanımlayın ne farkeder sonucu değiştirir mi?
Neyse o oluyordur?

Örn...
Şimdilik okült sayılan ... dan bilimin anlamadığı genel yöntemler diyelim
Neyi arıyorsun ama bir açıklasan bana

Yöntem fizik aracıların kendi ...onu mu soruyorsun sen?
Uzay zaman mekan hepsi kendi

Ben okuyarak ikna oldum sorguluyorsanız metni sorgulayın
Şunu söylüyorum ben ikna oldum

Beni mi sınıyorsunuz (anlamadım?) ne demek istendiğinizi (açıklayın?) niye açıkça açmıyorsunuz ,açık konuşmuyorsunuz?

Lafı nereye götürecekseniz şimdi direkt söyleyin.. Ne istiyorsanız onu da söyleyin.. Ne sonuca vardıysanız onu da iletin
(Sevilmiyorsa sevilmiyor, olasılık verilmiyorsa verilmiyor, kötü olduğu düşünülüyorsa kötü olduğu düşünülüyor örn..)
Ben bunların aksini düşünüyorum ve öneriyorum-

Benden istediğiniz aradığınız yanıtı da söyleyin ben vereyim
Açık açık

Nasıl, cevabı tanımlamazsa tanımlamaz
Nasıl, yetersizse yetersizdir
Nasıl, subjektifse subjektiftir
Nasıl, kötü yanıtsa kötü yanıttır
Nasıl, eksik yanıtsa eksik yanıttır
Gibi

Aranan ney?

Süreçsel bir iletişimde telefon tüm nasılları tanımlamaz. Doğrudur doğru olabilir bu.. Nasıl ya da telefon işaret edilmiyorsa
Aranan yanıt oyduysa?

Ya da nasıl gerçekleşme kipiyle örtüşmez.
Ya da gerçekleşip gerçekleşmediğinin nasılını belirtme ve yanıtlama da telefon geçersiz eksik vb. bir yanıt olabilir.
Telefon bir yöntem olmayabilir, yöntemi belirtmeye ve tanımlamaya yetersiz geçersiz kılınabilir
Aranan oyduysa
Olmayadabilir
Değişken

Nasılı bengi uzamsal tüm harekete mi görütürüyoruz?
Nasılın indirgemesi ney
Subjektif mi?

Bana sorulan ney abi bana bunu biri anlatsın ben inanın yanıt vereceğim..
Tüm sorum bu..ictenlik..
burda yanıt yoksa iletin

"ictenlik"
06-03-2019, 21:04
Sayın karakedi

sayın içtenlik

Laura'yla yaptığınız diyalogların birinde aşağıdaki konuşma geçmiş.

S: (L) İnsan ırkı, kölelik yapmak üzere genetik olarak düzenlendi mi?
C: Evet.
S: (L) Peki bu köleliliğin genetik mühendisleri kimlerdi?
C: Kertenkele (sürüngen ahbap, oryon, kertiş, rab, ) varlıkları.

bu nedir? açıklayabilir misiniz?

İnsanın kedi köpekle olan ilişkisinin birebir aynını belirten bir kavram

Yani örneğin kırma bir Kurt, Çoban ya da Kangal köpeğine, olmadı At ve Eşek'e bilgi verdiğimizi varsayalım.

Örneğin onlara, İnsan Varlıkları sizin türünüzü köleleştirmiştir diyoruz.. Böyle düşünün lütfen...

kölelikten kastınız nedir?

Yani kedinin köpeğin doğal ortamı doğadır.. Kendi başınalığıdır. Kendi serbestisidir.. İnsan idaresi ve iradesi değil...
At, Eşek'inde öyle...

bütün insanlar, insanlık olarak bir şeye kölelik yapmak için genetik olarak düzenlendiğini mi kastediyorsunuz, yoksa insanlık içindeki bazı insanların köle olmak üzere genetik olarak düzenlendiğini mi?

Bu soru tam şunun gibi
Bütün kedileri (At, Eşek'leri) insan köleleştirmiş midir?
Ya da bütün Kurt ve Çoban gibi kırma köpeklerinin genetiği insan tarafından çiftleşme vb. müdahalelerle yozlaştırılmış mıdır?
Ya da çiftlikte beslenen tüm tavuklar mı köledir?

Tarih bu konu da bir çok bilgi içerir sayın karakedi.. metinde...

? böyleyse kime karşı, ne amaçla kölelik yapmak için?

Köpek, At ve Eşek'ler kime kölelik yapıyor?

Amaç subjektif. İnanın sonsuz, yanıtlanamaz/yanıtlanabilir.eşit.

? böyleyse kime karşı, ne amaçla kölelik yapmak için? kertenkele varlıklarından kasıt kimdir, nedir?

Kertenkele Varlıkları (Metinde Kertiş ve Oryon KH ta denir) denilenler dış uzayda yaşayan ve insana göre daha üst gelişmiş çok yüksek teknolojili bir canlı/uygarlık (hatta üst uygar-uygarlık) olarak kabul ediliyor..

Sürece insanı evcilleştirme ve uygarlaştırma (adında) olarakta yaklaşabilirdik.
Metne göre binyıllar önce dünyaya gelip doğalı insanla temas kurarak önce bilgi bilim (teknik) verme adı altında sonra başka biçimlerde insanı kendi oranizasyonuna almıştır, almaya çalışmaktadır.

Daha geniş daha fazla yanıt sağlanabilir ama metin bunları zaten geniş vadede uzun uzadıya içermektedir..

Lütfen sorun
Açmamı istiyor musunuz? Ya da daha da genişletmemi?

karakedi
06-03-2019, 22:00
S: (L) İnsan ırkı, kölelik yapmak üzere genetik olarak düzenlendi mi?
C: Evet.
S: (L) Peki bu köleliliğin genetik mühendisleri kimlerdi?
C: Kertenkele (sürüngen ahbap, oryon, kertiş, rab, ) varlıkları.

anladım o zaman siz şunu kastediyorsunuz.
uzaydaki bizden daha gelişmiş bir uygarlık, bizim genetik kodlarımızı düzenledi ve bizi onlara köle yaptı. fakat bunu bizim bildiğimiz anlamda bir insanın başka bir insana kölelik yapması olarak değil; bir köpeğin insana yaklaşması, bir insanın da köpeği evcilleştirmesi şeklinde düşünebiliriz.

köpeğin insanla etkileşiminden dolayı nasıl farklı köpek türleri doğmuşsa, insanın bizim genetiğimizi kodlayan uzay uygarlığı ile etkileşiminden sonra da türünün özellikleri değişmiştir.

peki biz nasıl oluştuk? bizi uzay uygarlığı mı yarattı, tanrı mı, yoksa biz doğadan evrimleşerek mi oluştuk?

spartacus
06-03-2019, 22:25
Şimdi ben burada soru göremiyorum
Ne sorduğunuzu anlamış değilim
Ne soruluyor onu anlamış değilim

Başka örnek verir misin?

Bence burada bir soru yok

peki 5.kez ve altını çizerek.
İ->İddia eden
S-> Soran-sorgulayan


İ -Pinokyo ile iletişiyorum.

S -Nasıl?

İ -Ceptelefonuyla

İletişim yöntemimin "ceptelefonu" olduğunu söylediğimde, bu iletişim gerçekleşmiş oluyor mu? Yeterli mi?

Soruyu koyulaştırdım. Yeterli mi? sorusu ise bu iddia namına yeterli mi, yani biz Pinokyo ile gerçekten iletişim kurulabilir mi diye sormayacak mıyız? ya da aslında sormamız gereken bir soru değil mi?

Bu bir takıntı değil, tam tersine olması gereken mantık, sizinde irdelemeniz şart, iddialar iddianın bütününe bakılarak ele alınmalı, alınabilir. neyse Soruyu tekrar yazıyorum;

İletişim yöntemimin "ceptelefonu" olduğunu söylediğimde, bu iletişim(pinokyo ile) gerçekleşmiş oluyor mu?

"ictenlik"
06-03-2019, 22:52
S: (L) İnsan ırkı, kölelik yapmak üzere genetik olarak düzenlendi mi?
C: Evet.
S: (L) Peki bu köleliliğin genetik mühendisleri kimlerdi?
C: Kertenkele (sürüngen ahbap, oryon, kertiş, rab, ) varlıkları.

anladım o zaman siz şunu kastediyorsunuz.
?

Biz değil de öncelikle o metin kastediyor. Gerçi ama artık biz de bir ölçü de açıkçası kastediyoruz bunu
Ama metin diyelim

[B]
uzaydaki bizden daha gelişmiş bir uygarlık, bizim genetik kodlarımızı düzenledi ve bizi onlara köle yaptı. ?

Yaklaşık olarak
Bu metnini çok fazla önermesi var buna dair ve bir çırpıda açması inanın çok karmaşık ve çok tarama gerektirir.
Genel ve kaba olarak öyle

Hatta bizim mitlerde bir çok örneği var
Hatta Tevrat'ın Nefil hikayesi ve Tanrı çocuklarının insan kızlarıyla evlenmesi gibi hadiseler
Lilith'ten Havva'ya Ademe geçiş
Osiris öyküsü ve başak bir çok öykü

[B] fakat bunu bizim bildiğimiz anlamda bir insanın başka bir insana kölelik yapması olarak değil; bir köpeğin insana yaklaşması, bir insanın da köpeği evcilleştirmesi şeklinde düşünebiliriz.?

Yakın çok yakın
Onlarda kontrollü değiller çoğalıyorlar, kendi türlerini nesillerini ilerletemiyorlar. Kontrolcü yayılmacı ve fetihçiler.. Bilimsel teknolojik nesilsel gelişme arıyorlar. Kendi genetik türleri için yenleştirme ve gelişme peşindeler
Ama bize göre iyiniyetli değiller bunu ele almalıyız..


köpeğin insanla etkileşiminden dolayı nasıl farklı köpek türleri doğmuşsa, insanın bizim genetiğimizi kodlayan uzay uygarlığı ile etkileşiminden sonra da türünün özellikleri değişmiştir.
?

Kendi türü için genetik deneyler yaptığı metinde yazıyor bunu bilmiyoruz bu bir varsayım şimdilik
Ama başka bir düzlemden ve çok üstün teknolojilerden hatat metne göre farklı bir gerçeklik ortamından ve havuzundan sözemetliyiz
Dış koşulların ve realitenin de farklı olduğu ,algılandığı bir yer


peki biz nasıl oluştuk? bizi uzay uygarlığı mı yarattı, tanrı mı, yoksa biz doğadan evrimleşerek mi oluştuk?

Her ikisi de değil...

Şimdi ilk oluşma ve yaratma/yansıtma, başlatma bu metne göre yadsınmalıdır. İlk yok. İlk kez evrende yok ve olmadı. Hiç..
Yukarıdaki sorunun metinde bir çok ayrı cevabı var
Biz hepimiz herşey yaratıcılardır dendiği oldu
Lauraya ilk ve baş yaratıcı yani kendinin yaratıcısı sensin dendiği bile oldu
İsteyen herkes evren kendi evrenini yaratıp onu deneyimleyebilir dendiği oldu
Spesifik olarak altıncı yoğunluk (birleşmiş varlık ya da bütünsel varlık) yani metnin cevap tarafı olan düzlem (Tanrı olmaksızın) yaratıcı olarak içerildi tanımlandı
Bizi Tanrılaştırmayın, herkese bunu hatırlatın, bundan emin olun belirtmesi ile tabi

Bunun açması inanın karmaşık . Alıntılar da toparlayabilirim

Evrim yadsınmıyor. Bilincin evrimi..
Genişleme anlamında oluşsallık harekette
Varolan herşey evrimdir sözü bile var bunda.
Genişleme kavramı içeriliyor
Genişleyen varoluş; genişleyen herşey
Genişleyen zaman ve şimdi

Bu metne göre varoluşun sürekli süreksel döngüleri hareketleri (uzun kısa dalga döngüleri) var ve bize tekrarlar, sonsuzluk biçiminde yansıyarak uzar sürer, sürekli tekrar eder
Deneyim, hareket, sen ben her şey sonsuzdur başsızdır, ikilemsizdir. Ne ilktir ne sondur. Oluşmamıştır. ya da ilk kez ilk kezden oluşmamıştır.
Başa kaynağa ve nedene dayanmaz. Varoluşta bir otorite yoktur; üst bilinç yoktur. Üstün yoktur. O anlamda yaratıcı içerilmez

Enerji yayılır ve geri toplanır. Hareket iki yönlüdür.
Çekim kavramı çok önemlidir.
Bilinç kavramı içerilir ancak maddeye eşittir ve maddeyle birebir aynı formdur yani maddedir. Madde bilinç bilinç maddedir.

Yani biz oluşmadık. Vardık
Daha tahlil edeceksek varolandan dönüşük
Yani biz dediğimiz varolanın biçim ve form değişim süreçlerideki yansımalardan ibaretiz
Başka anlamlarda sunulabilir...

"ictenlik"
06-03-2019, 22:52
peki 5.kez ve altını çizerek.
İ->İddia eden
S-> Soran-sorgulayan

Soruyu koyulaştırdım. Yeterli mi? sorusu ise bu iddia namına yeterli mi, yani biz Pinokyo ile gerçekten iletişim kurulabilir mi diye sormayacak mıyız? ya da aslında sormamız gereken bir soru değil mi?

Bu bir takıntı değil, tam tersine olması gereken mantık, sizinde irdelemeniz şart, iddialar iddianın bütününe bakılarak ele alınmalı, alınabilir. neyse Soruyu tekrar yazıyorum;

İletişim yöntemimin "ceptelefonu" olduğunu söylediğimde, bu iletişim(pinokyo ile) gerçekleşmiş oluyor mu?

Anlamadım
Yukarıda anlamadığımı açıkladım
Tüm olası yanıt dizemlerini de verdim sana

Vallahi forumdan beş kişiden yanıt ,isteyelim bundan ne anlıyor ben kabulüm
Ya da bana anlayan açıklasın
Ben burda belirli bir soru göremiyorum diyorum soruyu anlamadım belireyemiyorum diyorum
Muğlak diyorum
Soru değil diyorum
Matematiksel bir çıkmaz bu soru moru değil arkadaşım

Sorunun evrensel tanımı nedir?

spartacus
06-03-2019, 22:56
Anlamadım
Yukarıda anlamadığımı açıkladım
Tüm olası yanıt dizemlerini de verdim sana

Vallahi forumdan beş kişiden yanıt ,isteyelim bundan ne anlıyor ben kabulüm
Ya da bana anlayan açıklasın
Sevgili ictenlik

Pinokyo ile iletişim kurdum.

karakedi
06-03-2019, 23:12
Yani biz oluşmadık. Vardık
Daha tahlil edeceksek varolandan dönüşük
Yani biz dediğimiz varolanın biçim ve form değişim süreçlerideki yansımalardan ibaretiz
Başka anlamlarda sunulabilir...

Neyden donustuk? Bu donusum ne zaman gerceklesti? Dunyadaki her sey mi ondan donustu?

"ictenlik"
06-03-2019, 23:17
Sevgili ictenlik

Pinokyo ile iletişim kurdum.

Sevgili spratacus
Bunları üretebildim katkı için


İletişim yöntemimin "ceptelefonu" olduğunu söylediğimde, bu iletişim(pinokyo ile) gerçekleşmiş oluyor mu?

a-olabilir
b-olmayabilir

a- ikisi de evet
b- ikisi de hayır

yani olabilir de olamayabilir de
hem evet hem hayır

benim buna verebileceğim yanıt bu
açık yanıt bu
bendeki mantık diyagramı bu
Aklımın çalışma şekli bu
Artı ben altta yatan refleks ya da sorunun sorduğu ve ima ettiği soruyu (sorguyu) ararım, netlik ararım

Hayır
Pinokyoyla iletişim gerçekleştirmiş olursam Pinokyoyla iletişim gerçekleştirmiş olurum, oluyorum

Pinokyoyla iletişim gerçekleştirdiğimi söylersem bunu iddia ediyor olurum

Pinokyoyla iletişim mümkündür/olasıdır önermesin de yukarıdaki olası geçerli bir önermedir

Yöntemimin cep telefonu olduğunu söylediğimde/söylüyorsam yöntemimin cep telefonu olduğunu söylüyor olurum

Bağlanılan iki cümle ya da anlam yapının düzey farkı anlam boşluğu özne kurgulu farı vb. sorunu var
Ya da eristik mekanik işte
Bunu neyini sorguluyoruz

İletişimin tanımı gerekir evrensel objektif
ya da subjektif bir tanım üzerinde uzlaşılması gerekir
"Gerçekleştirme" nin de aynı şekilde
Örneğin biri güllerle konuştuğunu iddia edebilir kendi çapında subjektif geçerliliği vardır çünkü öyle olmasını istiyordur
bu evrensel objektif değildir
Ancak güle bakış gülü tanım, görüş denen bile bir iletişimdir.indirgenebilir.Etkileşimdir
Evrenselleştirilebilir.

Siz ne aradığınızı dayatıp zorladığını söylemelisiniz açmalısınız

Bana tüm bunları üretmemi gerektiren zaman kaybını açıklamadınız
Çünkü cevaplamadın cevaplamadın diyorsun
Ben neyi cevaplamadım ve ne ki neyi cevaplamamışım ben bugüne kadar sorudan kaçınmışım
Kimin sorusunu cevaplamamışım

"ictenlik"
06-03-2019, 23:20
Bakın bunları metinden almadım kendi mantıksal kurgulum
yukarıda bir kaç üretim de öyledir. Yine metne ve onun anlayışına dayanır indirgenebilir tabi

Neyden donustuk?

Varolan herşeyden, tüm şeylerden

Bu donusum ne zaman gerceklesti?

Her zaman gerçekleşiyor

Dunyadaki her sey mi ondan donustu?

Dünyadaki herşey herşeydeki herşey; her yerdeki her yer

spartacus
06-03-2019, 23:23
Sevgili ictenlik

yazışma şansızmız yok. kapatıyorum.

karakedi
06-03-2019, 23:24
Her zaman gerçekleşiyor


ilk defa ne zaman gerçekleşti diye soruyorum. her şeyin başlangıcını soruyorum. dünya her şeyden nasıl dönüştü? mesela ben şu an her şeyin içindeyim bir insan olarak. ama benden önce her şeyin içinde insan yoktu. bilime göre ben sonradan oldum. böyle böyle evrim ağacında geriye gidersek, şu an gördüğümüz her şey hareketin başladığı ilk anda yoktu. o zaman hiçbir şey nasıl her şeyden oluşmuş oluyor. onu soruyorum.

ilk dönüşüm nasıl gerçekleşti?

karakedi
06-03-2019, 23:29
Sevgili spratacus
Bunları üretebildim katkı için



a-olabilir
b-olmayabilir

a- ikisi de evet
b- ikisi de hayır

yani olabilir de olamayabilir de
hem evet hem hayır

benim buna verebileceğim yanıt bu
açık yanıt bu
bendeki mantık diyagramı bu
Aklımın çalışma şekli bu
Artı ben altta yatan refleks ya da sorunun sorduğu ve ima ettiği soruyu (sorguyu) ararım, netlik ararım

Hayır
Pinokyoyla iletişim gerçekleştirmiş olursam Pinokyoyla iletişim gerçekleştirmiş olurum, oluyorum

Pinokyoyla iletişim gerçekleştirdiğimi söylersem bunu iddia ediyor olurum

Pinokyoyla iletişim mümkündür/olasıdır önermesin de yukarıdaki olası geçerli bir önermedir

Yöntemimin cep telefonu olduğunu söylediğimde/söylüyorsam yöntemimin cep telefonu olduğunu söylüyor olurum

Bağlanılan iki cümle ya da anlam yapının düzey farkı anlam boşluğu özne kurgulu farı vb. sorunu var
Ya da eristik mekanik işte
Bunu neyini sorguluyoruz

İletişimin tanımı gerekir evrensel objektif
ya da subjektif bir tanım üzerinde uzlaşılması gerekir
"Gerçekleştirme" nin de aynı şekilde
Örneğin biri güllerle konuştuğunu iddia edebilir kendi çapında subjektif geçerliliği vardır çünkü öyle olmasını istiyordur
bu evrensel objektif değildir
Ancak güle bakış gülü tanım, görüş denen bile bir iletişimdir.indirgenebilir.Etkileşimdir
Evrenselleştirilebilir.

Siz ne aradığınızı dayatıp zorladığını söylemelisiniz açmalısınız

Bana tüm bunları üretmemi gerektiren zaman kaybını açıklamadınız
Çünkü cevaplamadın cevaplamadın diyorsun
Ben neyi cevaplamadım ve ne ki neyi cevaplamamışım ben bugüne kadar sorudan kaçınmışım
Kimin sorusunu cevaplamamışım

ne gerek var bu kadar kasıntı yapmaya. basit bir soru sormuş. cep telefonu ile iletişim kurduğumu söylemek, iletişimin gerçekten gerçekleştiğini kanıtlar mı diye soruyor. cevap çok basit. yani bu kadar basit bir soruyu bile cevaplamak için saatlerce felsefe yapacaksak, başlarım öyle felsefeye. buna cevap vermek için felsefeye gerek yok ki.

hayır. iletişim metodunuzun cep telefonu olduğunu söylemek, pinokyo ile cep telefonu üzerinden iletişim kurduğunuz anlamına gelmez. pinokyo ile cep telefonu aracılığıyla iletişim kurduğunuza bizi inandırmanız için, bize telefon kaydını göstermeniz gerekir. siz de bizim gibi bir insan olduğunuza ve bu görüşmenin gerçekleştiğini söylediğinize göre, o zaman telefon kaydı da en az sizin kadar gerçek olmalı. o zaman bu kaydı bize gösterirsiniz olur biter. saatlerce felsefe yapmaya gerek yok.

"ictenlik"
06-03-2019, 23:41
Neyden donustuk? Bu donusum ne zaman gerceklesti? Dunyadaki her sey mi ondan donustu?

Varolan herşeyden, tüm şeylerden

Her zaman gerçekleşiyor

Dünyadaki herşey, herşeydeki herşey ve her yerdeki her yer

...

Eğer onlar yanıtlasaydı bir alternatif yanıtta şöyle
Yani onlara sorsanız tam bu yanıtı alırdınız...

Neyden donustuk?

Herşey her an dönüşür sadece dönüşmedik. dönüşüyoruz dönüşeceğiz..

Bu donusum ne zaman gerceklesti?

Bu dönüşüm sadece gerçekleşmedi... gerçekleşiyor ve gerçekleşecek

Dunyadaki her sey mi ondan donustu?

Dünya sadece oluşmadı... oluşuyor ve oluşacak

derlerdi

3' lü zaman....

"ictenlik"
07-03-2019, 00:01
ne gerek var bu kadar kasıntı yapmaya. basit bir soru sormuş. cep telefonu ile iletişim kurduğumu söylemek, iletişimin gerçekten gerçekleştiğini kanıtlar mı diye soruyor. cevap çok basit. yani bu kadar basit bir soruyu bile cevaplamak için saatlerce felsefe yapacaksak, başlarım öyle felsefeye. buna cevap vermek için felsefeye gerek yok ki.

hayır. iletişim metodunuzun cep telefonu olduğunu söylemek, pinokyo ile cep telefonu üzerinden iletişim kurduğunuz anlamına gelmez. pinokyo ile cep telefonu aracılığıyla iletişim kurduğunuza bizi inandırmanız için, bize telefon kaydını göstermeniz gerekir. siz de bizim gibi bir insan olduğunuza ve bu görüşmenin gerçekleştiğini söylediğinize göre, o zaman telefon kaydı da en az sizin kadar gerçek olmalı. o zaman bu kaydı bize gösterirsiniz olur biter. saatlerce felsefe yapmaya gerek yok.

İyi de buysa ben kaydı gözlüyorum ya
Ben yine anlamadım
Pinokyoyu ya da karşı taraf gözlemleyemiyorum diyorsa/deniyorsa? bu bana göre sorun değil. Kişiye göre sorunsa bilemem. Kendi sorunu...Ben görüyorum..kendim..Size kalmış

Eğer aranan buysa?
Bu metinde
Yeri geldi karşı taraf yok-birleşiklik ifadesi doğrulanır..
Karşı bu tarafa eşittir/kendidir ifadesi de kullanıldı..

Ortadaki meta kendidir. Vardır. Bana da yararı vardır olmuştur. İçinden (umulmadık) bilgi almışımdır.
Büyük mantık yamaları yapmıştır bana..
Düzeysel öğretmiştir. Sadece içerik okumak...
Çok büyük öğretmiştir...

Yardım edin ben de doğru düzgün açıklama yapayım
Sizin istediğiniz gibi olsun önemli değil
Ortada bir mal var.
Ben hiç bir karşılık ödemedim-beklemedim..ödetmedim..
Bağış yapmadım, para aktarmadım, kendimde bir şey istemiyorum çöp varlığım yeter bana. Mürit olmadım değilim. dinci olmadım değilim .
Özgürleştim beni özgürleştirdi
Mürit inanan toplamıyorum saçmalık
Hiç bir kaşrılık beklenmiyor saçmalık. Herkes kendi çıkarına kendince okuyabilir hiç bir şey ödemeksizin...

(Eğer biri iki şey öğrenilirse oyyy/uyy sevinçten uçarım)
Mürit değilim
Laurayı peygamber ilan etmiş değilim
Ben Laura yı kendi yayınladığı şeyi yorumlayamayan, kendi gelişime ihtiyacı olan biri olarak yorumluyorum

İsterseniz bunu Laura yaymıştır mantığına çekelim yine okunsun farketmez.
Kimse bir kulübe üye olmak zorunda değil. Ben değilim.
Düşünsenize 300-500 sene sonra bu basıl yayılı yazarı belli değil anonim

Bu içerik insanın kendi içten (ordan hazır almadan) bilgi edinmesini ve deneyimini onu okumaya ya da oraya soru sormaya da öne koyar/çeker

Ben bu içeriği o nedenle kasıtla da sunmadım.. İlle okunsun bilgi edinilsin diye..

Realeiteyi değiştirip yıkabilir ve dinleri çökertebilir, tarihi toplumu değiştirebilir ve bizleri rahat ettirebilir diye düşünüyoruz

Öte taraftan metodoloji belirlenip aynı yöntem ile ilerlenebilir ve sonsuz iletişim kurulabilir.
Bu foruma bunlar defaten yazılmıştır

Öte taraftan Onların/Lauraların yaptığı gibi yapmadan da insan kendinden bunları bilebilir-bildirebilir. İçerik bunu da açıklar

Bu içeriğin tabiriyle oradan söylenenler şöyle yorumlandı..
Yaşlı ve gelişmiş bir psişiğin söyleyecekleri onların/bizlerin söyleceklerinden az keskin ve doğru ya da geçerli değildir. Kendinizden bilebilirsiniz

Bu metin bu cümleyi birebir aynı benzer formda içerir.

Ben bunda çatışacak hiç bir şey görmüyoruz. Kayıpta. Okumaktan bir kayıp yok. Okumak isteyen okur. Okumak için bir ön tanıma gerek yok. Okuyan mürit dinci olmuyor. Ben mürit dinci değilim. Bunun okunduğu forumlara gidelim herkese soralım
Laura'nın kendi forumunda üye gözlemi yapalım...

Anlamayana bendeki etkiyi yapamayana zaman kaybı olur başka bir kayıp yok. Kimseye dayatılmıyor öneriliyor. Marksı da okumayı önerebilirdik aynı şey..

Öte taraftan okumanı ne yarar ne zararı var gibi bir şey düşünelim. Bence bir şeyi okumak için bir tanı, öntanı, seçme gerekmiyor... Önerilmiştir. Önerildi..
Doğru kavram budur...

bursali68
07-03-2019, 00:16
Merhaba;

Şimdi siz sağlıcakla kalınız ama
Şimdi o kitapta, bu kitapta neyle karşılaştınız mı ve yanılıyor musunuz yanılmıyor musunuz bunu ben bilemem ama
"İki doğu iki batı nedir? öncelikle
Yani iki doğu iki batının ne olduğunu ben size sormak zorundayım çünkü kavramı getiren ve ortaya koyan sizdiniz

Merhaba,

Sevgili " içtenlik ", ne olduğunu bilsem size neden sorayım...Böyle bir şey var mı yok mu...Bununla ilgili celselerde birşeyler var mı, bunu soruyorum...Var ise nedir, yok ise bir gün sorarsınız belki...

Sağlıcakla kalınız...

"ictenlik"
07-03-2019, 00:20
Merhaba,

Sevgili " içtenlik ", ne olduğunu bilsem size neden sorayım...Böyle bir şey var mı yok mu...Bununla ilgili celselerde birşeyler var mı, bunu soruyorum...Var ise nedir, yok ise bir gün sorarsınız belki...

Sağlıcakla kalınız...

Merhaba

Bu bu yapıya uygun bir form değil

Size geri aynı soruyu sorarlar
Bunu sen söylüyorsun getirdin derler. Saçmalık derler ya da

Bunu niye araştırıyorsun_?

derler

ya da sen ne düşünüyorsun?
derler

sence iki doğu iki batı diye bir şey olabilir mi? bu sana ne ifade ediyor?
derler

Öyleyse saçmalık üzerinde durma derler

"ictenlik"
07-03-2019, 00:35
ilk defa ne zaman gerçekleşti diye soruyorum. her şeyin başlangıcını soruyorum.
?

Zaman kavramı böyle ele alınmıyor ne yazık ki
gerçekleşiyor gerçekleşecek
oluşuyor oluşacak
şimdi

Ordan başka yanıt alamazsınız
İlk ve son gibi kavramların olmadığını sana söylemiştik derler Düşünmen üzerine geri soru yöneltirler
Önceki yanıtlara bak derler aynı şeyi tekrarlarlar

Bununla ilgili bir zaman örneği var.

C: İki kişi arasındaki şöyle bir konuşmayı düşünün: Billy ve Gene. Billy, Gene'ye diyor ki; "Zaman diye birşey yok." Gene diyor ki; "Gerçekten mi? Ama ben zamanın ne olduğunu öğrenmek istiyorum." Billy diyor ki; "Ama daha şimdi söyledim ya, zaman yok. Zaman mevcut değil. Herhangi bir formda, herhangi bir referans çerçevesinde, herhangi bir gerçeklik formunda, herhangi bir yoğunluk seviyesinde mevcut değil.
Zaman yok." Ve Gene diyor ki; "Bu çok ilginç. Peki zaman nedir?"

Şimdi burada zaman yerine başlama kavramı koyalım..

dünya her şeyden nasıl dönüştü??

dünya bir şeyden dönüşmedi aynı zamanda (şimdi) dönüşüyor ve dönüşecek
bu gelecekte de sürecek/olacak
bu geçmişte olmadı (olup bitmedi) bitmedi zaman sürüyor şimdi

İşin aslı bu yanıtı geçiştirirler
Yukarıdaki gibi yaparlar
Daha önemli bir soru sormak üzere yöneltirler

mesela ben şu an her şeyin içindeyim bir insan olarak. ama benden önce her şeyin içinde insan yoktu. bilime göre ben sonradan oldum. böyle böyle evrim ağacında geriye gidersek, şu an gördüğümüz her şey hareketin başladığı ilk anda yoktu. o zaman hiçbir şey nasıl her şeyden oluşmuş oluyor. onu soruyorum.

ilk dönüşüm nasıl gerçekleşti?

İlk dönüşüm yok... mesele de bu ya!!!

her şey her an dönüşür...

bursali68
07-03-2019, 00:36
Merhaba

Bu bu yapıya uygun bir form değil

Size geri aynı soruyu sorarlar
Bunu sen söylüyorsun getirdin derler. Saçmalık derler ya da

Bunu niye araştırıyorsun_?

derler

ya da sen ne düşünüyorsun?
derler

sence iki doğu iki batı diye bir şey olabilir mi? bu sana ne ifade ediyor?
derler

Öyleyse saçmalık üzerinde durma derler

Merhaba,

Anladım, böyle bir şey sorarsak üstüne bir de fırça yeriz yani...Bayağı candan mahluklarmış...

Soru onlara saçma gelince bir de fırça atıyorlar, ancak teeee nerede olduğu belirsiz biryer ile iletişim kurulduğunu ve bu olayın doğru olduğunu anlatmak için biryerlerini yırtıyorlar...Bayağı mantıklı...

Eeee bu da iyi....

Sağlıcakla kalınız...

"ictenlik"
07-03-2019, 01:02
Merhaba,

Anladım, böyle bir şey sorarsak üstüne bir de fırça yeriz yani...Bayağı candan mahluklarmış...

Soru onlara saçma gelince bir de fırça atıyorlar, ancak teeee nerede olduğu belirsiz biryer ile iletişim kurulduğunu ve bu olayın doğru olduğunu anlatmak için biryerlerini yırtıyorlar...Bayağı mantıklı...

Eeee bu da iyi....

Sağlıcakla kalınız...

Merhaba

Yo yo mizahta var
Ne soracağına bağlı

Soruyu niye sorduğunuzu biliyorlar ya da ne düşündüğünüzü
ve ne aradığınızı, ne arıyor olduğunuzu
yönlendirirler yani anladınız mı?
İyiniyetli bir baba/abi, öğretmen örneği düşünelim örneğin

Soru onlara gelince fırça atmıyorlar
Bu soru size saçma gelmiyor mu?
Onun altında ne arıyordunuz;?
Birileri size bu kavramın özel olduğunu mu söyledi? ya da geçerli?
Sahi nedir bu?

Ama şunu derler evet. Aynen de böyle söylerler..
Bir kere iki doğu iki batı nedir?
Bu evrensel bir şey mi canım derler
Sor, sormaya devam et spesifik ol derler ,
ağdan yararlan derler, diğerler ile düşüncelerini paylaş derler. Topladığınız bilgileri birlikte paylaşın tartışın bir araya getirin derler
Anladınız mı;?
Bunu bir araya gelip aranızda tartışın derler

Sağlıcakla kalınız....

karakedi
07-03-2019, 01:14
İlk dönüşüm yok... mesele de bu ya!!!

her şey her an dönüşür...

Dünya nasil oluştu?

"ictenlik"
07-03-2019, 01:27
peygamber istemiyoruz
peygamberlere güvenmiyoruz
bunu farkedecek bilgiye sahip değiller mi?


Şimdi sizce Laura benim peygamberim mi ya da ben Laura'yı peygamber olarak mı görüyorum_
Ya da binlerce okuyucusu Laura'yı peygamber mi sanıyor?
Laura bizce bizim çömezimiz
Kendi metnini kendi okuyamıyor
Yorumlayamıyor. Bunu belirttim..
Başka yanıtlar da vereceğim size izninizle ve zamanla..

POST 175 (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=634041&postcount=175) Bu postun bir bölümünde de bunu içerdim. Daha önce de bir çok kez de belirtim..

Örnepğin bu başlıkta POST 51 (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=627026&postcount=51)'in

Cassiopaean org portalın ana düzeninin oradaki tanıtım içeriği ve yazısının değiştirilmesi hakkında fikirlerimiz olacak
Bu ibaresinden aşağısını bir tarar mısınız?

Bu benim bu gruba erişim tasarısına dair bir taslak ve önermesel metnim ve aynı amanda sizlerden gönüllü çeviri ya da iletişimselcilik ve iletişimsel aracılık yardımı bekledim bir metindi

Bakalım ne yazıyor?

Bakın ben bunun birebir çevrilip kendisine/tarafıan iletilemsini istedim

İyi okuyalım derim (şimdi okumak istemyorsak sondaki renkli boyalı alan
Bunu ben yazdım ve kendisine de iletmeye çabaladım değil mi?


Bir celse de; Gruplar onlar için açılan STO (Service to Others) yolunu izlerlerse rahat edecekler diyor. ve biz bu kavrama en yakın kavram olarak Anarşizm, Sosyalizm ve Komünizm gibi kavramalarında kesişiminde yer alan "Özgecilik" kavramını ve yolunu buluyoruz. Hiç komünist Manifestoyu ya da Haklılar ya da Doğrular Birliği Manifestosunu okudunuz mu? Halihazırda grubun bir yolu var mı?

O portala farklı dillerden çeviri uğraşı veren alanların ve içeriklerin linklerinin bağlanmasını ve yaygın bir ağ görüntüsü vermesini önerebilirdik.

Arabiyi biz bir kaçık ilan ettik. Tanıtım yazısı ve içeriği belki de baştan yazılmalı. Olayı süslü ve felsefi, filozofik ya da fizik bilim tabanlı göstermeye çalışan, bu ikisi örtüştürmeye çalışan siyasi bir polemik gibi yazılmış o süslü metin ve dalga serisi yerine göze batan ve ilik sarsan çap çarpıcı bir giriş fena olmazdı.

Bir kere yazı çok çekimser ve çekinik. Biz gelecekle iletişim kurduğumuza inanıyoruz ve bunu büyük insanlık ve bütün insanlık için önemli görüyor ve güç birleştirmeye inanıyoruz, desteklerinizi ve yorumlarınızı bekliyoruz önermesine benzer bir iç metin neden olmasındı...Tanıtım yazısı gerçekten çekingen bulunuyor

Portalın adını değiştirmeye ne dersiniz ya da forum içeriğini ve düzenini

Belki bir anket açılabilir

Lauranın Paleo Hristiyan bir şaman olarak betimlenmesi bizi ne kadar zora sokuyor bilseniz. Orayı linkliyoruz ve bunu yukarıda görür görmez okuyucu subjektif bariyerlerle kaçıyor, okumuyor bile orayı

Neden Laura bir cosmic mind kardeşliği birimi üyesi değil sadece
ya da quantum future takım üyesi değil
Evreni tek-yalnız başına mı kurtarmak istiyorsun Laura?

Kimi soru tabanınız sevilmiyor ya da alternatif okuyucu yönlendirmesi için bizi zora sokuyor. Örneğin kristal gibi şeylerle uğraş sevilmeyebiliyor. Bunları da belirtmek isteriz.


Ben metindeki, metinde geçen "STS Adayı" kavramını "Sosyalist Adayı"na dönüştürdüm,
ve Laura bir "STS Adayı",
ve bunu yaptım-yazdım...

Kimse Laura dahil bu metnini bizden/hepimizden daha fazla sahibi değil.
Tekillik denilene ilişkin ben zamanla kafamda orturdukça uygun yanıt vereceğiz...

Khaos
07-03-2019, 01:41
sevgili ''içtenlik''

sizle iletişimimiz kopmak üzere
çok fazla soruya muhatap oldunuz
bu hoşuma gitmedi

bunca soru varken ben de saf tutup size karşı soru sormam/soramam

sizin sorularınıza kısaca cevap verebilirim
ancak bu iletişimi bitirip tartışmaya dönme ihtimali altındayken
benim açımdan biraz zor olacak

laura sizin peygamberiniz olmayabilir.
benim için bu önemli değil
cevabını da bilemem, yargılayamam da

benim sorum soru da değil di
kendi adıma talebim di

benle ve her bir insan tekiyle ayrı ayrı iletişim kurmayan
hiç bir tarafı muhatap almam
archy yok

iletişimin diğer tarafı bu bilgiye sahip değilse bu bilgi ona iletilsin
sahipse bu bilginin gereğini yapsın

iletişimin diğer tarafı içimizden birisini seçme hakkına sahip değil

bu bir atamadır.
kendini tanrılaştırmadır
insanlığı bölmedir

itirazım ne size, ne metne ne de lauraya
iletişimin diğer tarafına

tavrımı da açıkça söyledim

ben iletişime açığım
her bir insan tekini muhatap alan bir iletişim olması koşuluyla

aksi halde
atanmış olan üzerinden her türlü iletişimi refuse ediyorum

"ictenlik"
07-03-2019, 01:51
sevgili ''içtenlik''

sizle iletişimimiz kopmak üzere
çok fazla soruya muhatap oldunuz
bu hoşuma gitmedi

bunca soru varken ben de saf tutup size karşı soru sormam/soramam

sizin sorularınıza kısaca cevap verebilirim
ancak bu iletişimi bitirip tartışmaya dönme ihtimali altındayken
benim açımdan biraz zor olacak

laura sizin peygamberiniz olmayabilir.
benim için bu önemli değil
cevabını da bilemem, yargılayamam da

benim sorum soru da değil di
kendi adıma talebim di

benle ve her bir insan tekiyle ayrı ayrı iletişim kurmayan
hiç bir tarafı muhatap almam
archy yok

iletişimin diğer tarafı bu bilgiye sahip değilse bu bilgi ona iletilsin
sahipse bu bilginin gereğini yapsın

iletişimin diğer tarafı içimizden birisini seçme hakkına sahip değil

bu bir atamadır.
kendini tanrılaştırmadır
insanlığı bölmedir

itirazım ne size, ne metne ne de lauraya
iletişimin diğer tarafına

tavrımı da açıkça söyledim

ben iletişime açığım
her bir insan tekini muhatap alan bir iletişim olması koşuluyla

aksi halde
atanmış olan üzerinden her türlü iletişimi refuse ediyorum

Anladım

S: (L) Anlamlı birşey mi? Misyon nedir?
C: Açılmakta olan kanalına inancını güçlendir; ilerlerken öğreneceksin. Sana herşeyi bir kerede anlatamayız.

S: (L) Hazır şu andaki enerji yüksekken, bize bir öğreti biçiminde birşey verip vermeyeceğinizi öğrenmek
istiyoruz.
C: Bunun için henüz hazır değilsiniz. Önce temiz kanal ve ekip oluştur. Bir kerede bir adım.

S: (L) Ekip derken?
C: Sence?

S: (L) Bu çalışmaya daha fazla kişiyi eklememiz gerektiğini mi söylüyorsunuz?
C: Yakın.

S: (L) Bir ekip oluşturmamız gerekiyor.
C: Evet. Eğer sabırlı olup devam edersen bir yol açılacak.

S: (D) Birşey keşfediyordun. Birşeye yönlendiriliyordun. (L) Öyle mi? (D) Tıpkı benim burada yaşamaya ve sizinle çalışmaya yönlendirilmem gibi. (L) D--- kanalın bir parçası mı?
C: Göreceksiniz. Önce bilgi paylaşım grubunu oluşturun.

"ictenlik"
07-03-2019, 02:10
Dünya nasil oluştu?

Metinden kavram aramalarıyla kısa örnek veri toplayacağım sizin için..
Eksiklerimi buldukça, rast ve denk geldikçe tamamlayacağım ve yeni yanıtlar da ve sonra ki yanıtlarda ilerleyen zamanlarda sunacağım izninizle

O da eğer tabi metinde varsa ve içeriyorsa

Örneğin dünya; gezegen ve oluştu/oluşma gibi kavramlar o kadar sık geçiyor ki ancak başlardan biraz taranabiliyor

Ancak şu yine de söylenmeli
Bu metnin düşünce kipine göre

Dünya ne zaman nasıl oluştu gibi bir soru
Dünya oluştu (geçmişte) belirtmesi içerir
Bu kapalı bir geçmiş zaman içerir
Metne göre gerçek zaman bu değildir
Bu metne göre gidersek Dünya aynı zamanda oluşacak belirtmesi içerir/gerekir
Yani bu metne göre dünya sadece oluşmadı..
oluştu oluşuyor oluşacak (üçlü zaman) belirtmesi gerekir/yerindedir

S: (L) Venüs tüm gazlarını, bulutlarını vs. nereden aldı? Kökeni neydi? Tüm bu maddeler nasıl oluştu?
C: Genel olarak ateşli, sürtünmeli yolculuğu ve uzay maddesi ile gelişti.


S: (L) Dünya'nın uydusu Ay ne zaman ve nasıl oluştu?
C: Büyük bir komet kümesinin düzenli geçişleri, çekimsel etki yoluyla Dünya'nın yüzeyinden büyük bir parçanın koparak yörüngeye oturmasına neden oldu. O zaman-mekanda Dünya çok daha düşük seviyeli bir katılıktaydı.
S: (L) Bu ne zaman oldu?
C: Bu yaklaşık 3 milyar yıl önce oldu.

S: (L) Villas Boas olayı hakkında ne söyleyeceksiniz? O varlıklar kimdi ve bu etkileşimin amacı neydi?
C: Arilerin melezleme deneyi.
S: (L) Bu Ariler nerede yaşıyor?
C: Hareket halinde.
S: (L) Varacakları ve yaşadıkları yer neresi?
C: Yaşadıkları bir yer yok. Belirli bir yerde yaşamayan pek çok grup var. Sürekli seyahat halindeler.
S: (L) Bunun nedeni nedir?
C: Bir yerde sabitlenmek için bir neden yok; bu yalnızca sizin algınız çünkü buna alışıksınız. Dünya da bir taşıma aracı.


S: (L) Kertişlerin asıl olarak dünya gezegeninde evrimleştiklerini duymuştum, bu doğru mu?
C: Hayır. Ne onlar, ne de siz.
S: (L) Siz derken insanların ilk prototiplerini mi kastediyorsunuz?
C: Bütün prototipler.

S: (L) Kahverengi gözlü insanların doğrudan bu dünyaya yerleştirildiğini, mavi gözlü insanların ise başka bir gezegenden buraya getirildiklerini söylemiştiniz.Peki yeşil gözlü insanlar nereden geldi?
C: Yeşil ve mavi, köken olarak aynı.

S: (L) Neandertal adamının dünyadan götürüldüğünü söylemiştiniz. Cro-Magnon adamı ise birden ortaya çıktı. Bu Cro-Magnon adamı aslında Kantekliler mi? (Kantek başka bir gezegen)
C: Yakın.



C: Hepsi olası gelecekler. Sadece bekleyin ve görün. Sizin fiziksel araçlarınızı yeni bir "modelle" değiştirme
planları olan dünyadışı bir ırk var.

S: (L) Eski modelleri ne yapacaklar?
C: "Emekli edecekler."

S: (T) Hangi ırk bu?
C: Oryon KH.

S: (L) Neandertallere olan şey bu muydu?
C: Evet!

S: (L) Neandertaller bir süre dünyada yeni modelle, yani kro-magnon'la veya hangisiyse, o türle birlikte yaşamaya devam etmişler gibi görünüyor.
C: Bazıları.

S: (L) Neandertal "yeni model"le ne kadar süre birlikte var oldu?
C: 233 yıl.

S: (L) Neandertallerin çok, çok uzun zaman önce burada olduğunu düşünüyordum. Eğer dediğiniz gibi
modern insan gezegene 70-80 bin yıl önce vardıysa, Neandertaller o sırada zaten burada değil miydi?
C: Zaman referansları yanlış hesaplandı.

S: (L) Zaman referanslarını kim yanlış hesapladı?
.....

-----------

S: (L) Bu garip bir soru olacak ama, yanıtlayabilirseniz çok iyi olur. Evrenin yaşıyla ilgili ortalıkta pek çok teori
var. En sonunculardan biri, evrenin yaşının 8 ila 25 milyar yıl arasında olduğunu söylüyor. Zamanın bir ilüzyon olduğunu söylediğinizi biliyorum, ama bilimadamlarının bu konuda bir uzlaşmaya varamamalarını göz önünde bulunduracak olursak... yaptıkları tahminlerden hangisi en doğru?
C: Hiçbiri.

S: (F) Bu, soruya bir yanıt sağladı mı? Bu, "Aa, ilginç bir dükkan, içinde neler var acaba?" demek gibi birşey.
(L) Eğer bilimin ürettiği rakamların hiçbiri doğru değilse, evrenin yaşının doğru tanımı nedir?
C: Kuantumsal olasılıklar.

S: (L) Maddi evrende mevcut olan herşeyin diyelim ki "x" yaşında olduğunu söyleyebilir miyiz?

C: Hayır. Sonsuz şimdi. Yalnızca olmadı, oluyor ve olacak. Genişleyen varoluş.

S: (L) Bilimadamları evrenin maddesiyle ilgili pek çok varsayım öne sürüyorlar ve evreni dengelemek için gerekli maddenin %90-95'inin kaynağının açıklanamadığını söylüyorlar. Buna karanlık madde diyorlar. Bu karanlık maddenin neyden oluştuğuna dair çeşitli teoriler öne sürülüyor. Karanlık maddenin ne olduğunu öğrenmek istiyorum.
C: "Gökkuşaklarını kovalıyorsunuz", onlar da öyle.


S: (T) İkinci bir güneş, yani Jüpiter'in patlaması gibi mi? Jüpiter henüz doğmamış bir güneş mi?
C: Jüpiter zaten bir yıldız.
S: (L) Neden onu bir yıldız olarak algılamıyoruz?
C: Hala öğreniyorsunuz. Dünya da bir yıldız adayı.
S: (F) Bu nasıl olabilir? (L) Eğer bir gezegen...
C: Herşey tam bir döngü içinde.
S: (Ş) Eğer bir yıldız, bir boyuttan diğerine bir geçiş noktasıysa, dünya 4'üncü yoğunluğa geçtiğinde, 3'üncü
yoğunluktaki insanlara bir yıldız olarak mı görünecek?
C: "Gaz gezegen."
S: (L) Bir gaz gezegen olarak mı görünecek? (J) Tıpkı Jüpiterin bize göründüğü gibi.
C: Jüpiter 4'üncü yoğunluk seviyesinde.
S: (L) Jüpiter kime yanan bir güneş gibi görünüyor, hangi seviyedekilere?
C: 5, 6 ve 7.
S: (T) 4'üncü yoğunlukta nasıl görünüyor?
C: Dünya.
S: (T) 4'üncü yoğunlukta Dünya Jüpiter ve Jüpiter de Dünya gibi mi görünüyor?
C: Hayır.
S: (L) 4'üncü yoğunlukta Dünya nasıl görünüyor?
C: Görünmüyor.
S: (J) Ha? (L) Görünmüyor derken?
C: Yalnızca istemeyle görünür. Fizikselliğin değişkenliği.

S: (L) Yani Kertişler ve Oryonlar için dünya görünmez mi?
C: Dünya'yı düşünmediklerinde.

ForumKirpisi
07-03-2019, 10:20
Hacılar dün kurcaladım.

->Bu metinlerde erken evrimin Dünya'da olduğu reddediliyor. Evrimsel bilgiler reddediliyor. Onun yerine başka Dünyalarda başka ırklar oluşmuş. Biraz sihirli.

->İnsan ırkları ayrılmış, tüm insan ırkları dışarıdan programlanmış.

->İnsan ırklarından bazıları dışarıdan gelmiş. Dünya frekansıyla en uyumlu Afrikalılarmış. En saldırgan Arilermiş.

->Her insanda mavi göz geni falan olduğunu bilmiyor ki öylelerinin kökeni daha uzak gezegenmiş. Yani herkese kesin çizgiler koymuş. Adolf Hitler görse amacımda haklıymışım falan deyip ağlarmış. Bence Adolf reizin çalışmalarından da beslenmiş. Adolf aslında öyle değil de işte başkaları da.

->Kızılderililer Asya'dan gelmiş. Burada mantık hatası şu, kızılderililer Asya'dayken kızılderili miymiş sonradan mı öyle olmuş. Elbette sonradan olmuş öyleyse böyle saçma salak bi soru olur mu? Olmuş.

->94 senesinde 12 yıl sonra Dünya'da bir şeyler olucak demiş. Valla ne oldu bilmiyoz.

->Klasik gizli dünya, hollow earth tarzı bazı inanışlar var.

->Musa dağda reptilian projeksiyonuyla konuşmuş, İsa'da var. Muhammedi sallayan yok.

->Tanrılar varmış reptilianlarmış.

->Bu Laura ve şeysi çiplenmiş hepsi, kendilerini kutsuyorlar. Çiplerden ses falan geldiği oluyormuş. Her yerlerinde çip var. Kaçırılmışlar.

->Frekans, yoğunluk falan kelimeleri bunlar insanların terimleri, bunlara öyle böyle astrolojik anlamlar konmuş ben anlamıyorum.
Yoğunluk birim alandaki materyal miktarı değil mi? bu 4. 3. falan böyle şeyler demişler.

->Karı yorgunken sinyal zayıflıyormuş. Karı yorgunken iletişimleri de salak gibi. Galapagosiaeaeanlarla değil Ra ile falan haberleşiyor.

->Laura'nın REIKI denen şeye baya kutsal bi anlam yüklemiş, gerçek semboller sahte semboller varmış. Havaya sembol çizip gönderiyon seni zımbalıyor falan. Bizim bildiğimiz madam takata bunu abdye sokup para vurdu.

->Dünyada hemen hemen bilinen her mistik şeyin gerçeklik payı varmış.

->Bilgiye erişim kolaylaşınca celselerin içerikleri basitleşmiş ve uçmuş.

"ictenlik"
06-04-2019, 19:39
C:Başkalarının/Diğerlerinin seni yolundan alıkoymasına /engellemesine asla izin verme. ( asla pes etme !)
Seni gerçekten uzaklaştıracak pek çok girişime maruz kaldın.

S: (L) Eğer bu bilgileri insanlarla paylaşacaksak, bunun...
C: Direnç ve müdahale ile karşılaşacaksınız. Direnin.

C: Pes etmeyin! Lineer olmayan sisteme olan girdiniz paha biçilmez!

C: Sabır faydalı olur!
C: Sabır faydalı olur, baskı değil.

S: (L) İnsanların yapabileceği veya yapmasını tavsiye ettiğiniz herhangi birşey var mı?
C: Bekleyin. Herkese mesaj: Pesetmeyin! Sabır faydasını gösterecek! Engellerin oluşturulması ve yerleştirilmesi binlerce yıl aldı. Bunları birkaç ayda yıkabilirsiniz! Bunu yapın!

C: İyileştirmekten vazgeçene kadar inkar iyileştirilemez değildir. Sabırla kişiyi öğrenme sürecine katılmaya nazikçe davet etmek, kurbanın uyanmasını ve böylece tedaviye açık olmasını sağlar. Bu, aradığın "orduyu" kurmaya yardımcı olur. İzolasyon hiçbir şeyi iyileştirmez. Herkes sonunda (saldırı) "portal"ı olarak görüleceği için ilerlemeyi engeller. Boşa kürek sallamak gibi olur, değil mi?


C: Önerdiğimiz şey belirli yaşam biçimlerine sıkı bir şekilde yapışmak veya aynı davranış kalıplarını sürdürmek değil, yalnızca kapıları tamamen ve sürekli olarak kapatmamak.

C: Elbette. Bu öğrenme işi pek kolay değil!

C: Öğrenmek için sorunu araştır.

C: Öğrenmenin amaçlarından biri de, yeterli bir bilgi seviyesine ulaşıp artık üçüncü bir tarafın onayına ihtiyaç duyulmayacak bir noktaya ulaşmaktır.

C: Öğrenmek için düşün.

C: OK. Ama bunu zorla yapamazsın. Öğrenmişsen, öğrenmişsindir!

spartacus
07-04-2019, 19:32
->94 senesinde 12 yıl sonra Dünya'da bir şeyler olucak demiş. Valla ne oldu bilmiyoz.

->Klasik gizli dünya, hollow earth tarzı bazı inanışlar var.

->Musa dağda reptilian projeksiyonuyla konuşmuş, İsa'da var. Muhammedi sallayan yok.

->Tanrılar varmış reptilianlarmış.

->Bu Laura ve şeysi çiplenmiş hepsi, kendilerini kutsuyorlar. Çiplerden ses falan geldiği oluyormuş. Her yerlerinde çip var. Kaçırılmışlar.

->Frekans, yoğunluk falan kelimeleri bunlar insanların terimleri, bunlara öyle böyle astrolojik anlamlar konmuş ben anlamıyorum.
Yoğunluk birim alandaki materyal miktarı değil mi? bu 4. 3. falan böyle şeyler demişler.

->Karı yorgunken sinyal zayıflıyormuş. Karı yorgunken iletişimleri de salak gibi. Galapagosiaeaeanlarla değil Ra ile falan haberleşiyor.

->Laura'nın REIKI denen şeye baya kutsal bi anlam yüklemiş, gerçek semboller sahte semboller varmış. Havaya sembol çizip gönderiyon seni zımbalıyor falan. Bizim bildiğimiz madam takata bunu abdye sokup para vurdu.

->Dünyada hemen hemen bilinen her mistik şeyin gerçeklik payı varmış.

->Bilgiye erişim kolaylaşınca celselerin içerikleri basitleşmiş ve uçmuş.
İşte görüntüde bir kadının öne çıktığı bir sömürü şekesi, ağı. Sadeceo kadın yok, sai baba türevlerinin de içinde olduğu, bir ağ, şebeke.

Bugün AKP nasıl ki troller oluşturdu, bankamatiklerden bunlara pay verdi ise, içlerinde insanları etkielyip, kendilerine bağlama yetisi olanlarda bu ağda toplandı. Tamamen çıkar üzerine, ilk elde amaçları ve uygulamları psikolojik arızalı kitaplar yazıp, milyon adetlerde satmak. Diyelim ki, 1.000.000 kitapdan, yazara kitap başı düşen pay 5 TL olsun, ne eder?
Örnek mi vereyim;
http://www.kosulsuz-sevgi.com/?s=carroll

http://www.dilekbirgen.com.tr/roportaj_oku.php?id=24

Bu ağ, bilhassa Amerika'da etkili bir sektör ve ABD, Türkiye gibi, toplumu 3. Dünya ülkesi bilncinde olan ülkelerde sömürü ağına düşen insanları sorgudan, bilimden, bilinçten uzaklaştırıp, algı körlüğü oluşturmak üzre gayet etkili oluyorlar ve kaymağını da yiyorlar.

Düşünün, birileri uyduruktan, modern mitoloji, duygu, cehalet, acziyet sömürüsü, istismarı üfürüyor, ha bire batağa sokup, çıkartıp, ardından kurtuluş buyruk-tertipliyor, kitapları 24 dile çevriliyor, herif 4 köşe, ama bilimin en güncel makaleleri, kitapları dahi bu kadar dile çevrilemiyor. neden? Youtuberler bile bu soytarılar sayesinde şebekeyi genişletirken, para kazanabiliyor ve milyonlarca insan bu şebekelerin ağında balığa dönüşüyor.

O kadar boş, saçma, masal, uyduruk, üfürük, bilim karşıtı laflar, araçlar üretip kullanıyorlar ki, taktikleri o kadar basit ve rezil ki... Taktiklerini basitçe izah ettim, sırf o katiklere baksanız, gerisi kabak gibi ortadadır, ama ne yazık ki, hayat şartları insanları mağdur, çaresiz kılarken, böyleleri de tacirliğini ve istimarı, ne yazık ki inancı, cehaleti, yoksunlukları, çaresziliği, acıyı, korkuyu, hayat şartlarını binbir absürt bağımlılıklarla isitimar edip kullanıyorlar.

Haydi onca kir, bilgi kirliliği, sözde-bilimle isnan kafalamalarının yanına, birde aşırı basitliklerini, sözde ruhlar ve ben üzerinden ele verişlerine ne demeli.

Hiç girmek istemiyorum ama Osho gibi! Bu dünya'da kendisine cehaletten cennet kurmuşlar, bir eli yağda, öteki balda, korkunç mal-mülk düşkünü, seks manyağı, ama keyfi yerinde, yaşamından haz alıyor ve bu rahatlıkla, haz ile, mutlulukla, etkili şiirler, etkili sözler söyleyebiliyor, en önemlisi rahat bir ortama sahip, vakit bol...

yazdıklarını okurken arada pasjlar göreceksiniz, ama insanlığın kurtuluşu diyor, örgütlenme vb diyor, ama bütüne bakarsanız gerçeği göreceksiniz, insan iradesini tamamen eylemsiz kılacak "ögretilerdir" ve örgüt dedikleri de kendilerine bağladıkları ağ... Laura ve şebekesi ise hayli acemi aslında. acemiliklerini ise "C" olarak işaretledikleri "cevap veren" tanrının, pardon masal kahramanın ciddiyetsizliğiyle, keyfiyetiyle, işine gelir, gelmezliğiyle, ben O'nun yalancısıyımla, sizin aklınız almaz(siz bilemsiniz, dinleri düşünün, yanız Allah bilir), seviyeniz düşük... kotarıyorlar.

Neyse, o kadar kir, külliyat üretiyorlar ki, hangi çarpıtmalarını, hangi aldatışlarını, hangi hastalıklarını, arızalarını yazalım, buna ne vaktimiz yeter ne de yerimiz, yurdumuz. Onların işi bu yani profesyoneller, 7/24 saatlerini, masal anlatıp, insanları kötürümleştiremeye ayırabilirler... Yetmedi devir onlardan yana, sistem onlardan yana, toplumların korkuları, acıları, mahrumluğu, yoksulluğu, çaresizliği, kaygıları, inancı, köleliği, cehaleti onlardan yana. Onlar ustalaşmış kukla oynatılacıları, yetkin ip cambazları, bizler ise düz yolda yüremeyi seçmişiz, cambazlık bilmiyoruz ve devir onlardan yana.

Birde forumu okuduğunu ama yazıların anlaşılmaz olduğunu söylemiştin, normal değil mi?

İnsanlar duyguları, inancı, korkuları, hayalleri, hazları kullanılarak, aldatılmış, artık irdeleme, sorgulama, gözlemleme imkanı kalmamış ve gözlem olgusunun da, hayali bir özde metafizik iletişimle(deneyin diyorya -neyi deneyecekseniz, hayali masalalrla iletişimi!-, transa sokacak, halüsünasyonlara gidecek.. ileteşemezseniz sorun sizdedir, kah ve fincanınız yetersiz olabilir! İleteşende çıakr, transla şizofrene girerse, onalrda kanıt olur vb) saf dışı bırakılmasıyla, dumura uğratılmış akıl-mantığın, kavramlar ve kelimelerin anlamlarının tamamen çarpıtıldığı, egemen olduğu koşullarda, etkisine giren insanlar da, anlama ve anlatabilme, odaklanabilme sorunu şidddetle yükselir, arızaya döner. Kişilerin orada sadece kelimelerle oynaması, cümlelerde bağ ve anlamın olmaması, bu koşullarda normal bir durum, çünkü dış dünya artık gerçek değildir, artık sadee kafalarındaki temelsizleşmiş kelimeler deryasında yüzmek zorunda kalırlar. O isanlar empoze edildikleri afyon etkisinden kurtulamadıkça, bu karagaşadan çıkamayacklar ve zamanla algı körelimi o düzeye varacak ki, artık bedenen bu dünyada, ama fikren, kötü kurgulanmış bir cehennem temalı, Hoolywood fantazi film dünyasında olacaklar.

Kısaca, "hocam cinlerle cinsel ilişki orucu bozar mı?" sonucuna varılması, kafalalrın metafizik saplantılara hapsolup-saplanıp, artık bütün gündemleri hayalde oluşturulan BEN- dünyası, kendini kurtarma dünyası diyebileceğimiz yıkımın ardınca, gerçek dünya algısını tamamen kaybetmesi gibi.

her an, her dakika, metafizik güçlerle meşgul olacakar, hayali, ama BEN sorununu aşmayan,, bilim, fizik, akıl-mantık, bilinç dışı, boş-anlamsız mitlere bezenmiş sorun-kaygılarla beyinlerini, günlerini kemirecekler. Kokrunç bir öznelcilik, korkunç bir yıkım...

Bu konularda fazla yazmak istemiyorum aslında, yazarken dahi tiksinti veriyor.

Bence şu vereceğim kanal, -ki aynı duygu sömürüleri, aynı kötürümleştirme, aynı köleleştirme, BEN faktörünün kötüye kullanımı, aynı korkutma ve KURTULUŞ martavalları olsa da- bunlardan ve türevlerinden daha insaflı.
https://www.cennetvaadi.com/dersler/cennete-giden-yol-haritasi-1/dikkat-yol-ayrirmi-ders-3

metnin girişine bakınız;
"Rabbimi seviyorum, kurtuldum ama dün bir arkadaşıma yalan söyledim. Nasıl böyle bir hata yaptım?"

1 maymuna, öldükten sonra 1000 muz vereceğimizi söylesek, elindeki 1 muzu alabilir miyiz? hayatın onca işklencesi, eziyeti altında yaşayan insana, acılarını da kötüye kullanarak, eğer Zavazingo tanrısına taparsa(nesnel bir şey de değil, üretimi de yok, hayaletin kazancı da(! kim kazanacak?), tapmak nasıl bir şeyse), öldükten sonra cennet vaadiyle acıalrından kurtulacağının söylenmesi, nasıl bir bencilliktir, nasıl bir çıkar pazarlıktır? derinize bir iğne batırın ve o an, eğer Zavazingo tanrısı adına sizi teslim alanlara iman ederseniz, Zavazingo sizi severse(!), öldükten sonra o acıdan kurtulacağınızı düşünün, o an önemli olan nedir? Gırtlağınzıa kadar gündelik sorunlara boğulduğunuz, ezildiğiniz, sömürüldüğünüz, itilip, kakıldığınız, mahrumiyetlere gark edildiğiniz, onca kaygı, endişe, korkularınız, gerçek dünyanın gerçek sorunları, bu sorunları üreten şebekeler, ağlar, merkezler, sistemler, sizi köleleştiren her bir şey orta yerde duruken, siz bunlara dair hiç bir algı, sorgu, mücadele, direnç, İRADE göstermeyecek, zaten bu Zavazingo tanrısının taktiri olmakla, karşı gelirseniz sonsuz ölümü tadacak, memnuniyetle, şükürle karşılar, boyun eğmez, karşı gelir, hakkınızı ararsanız(artık her türlü hak araması bunarın dilinde tanrıya isyan-inkar etmek oluyor!), cehennemde yanacaksınız, korku şartlanmışlıklarıyla, mazlum köleler olacaksanız.. AKP ye oy verirseniz cennete gideceksiniz..

Bunlar Zavazingo tanrısını kullanıyor., berikilerde üfürkten uzaylı, teyyareanları(reptilian vs) türevlerini,, her şeyi onlar planlamıştır, onların senaryosu siz ise rol verilmiş figuranlar! o uzay tanrıları, insana çip yerleştirmiş, hayvanlara DNA kodlayıp, insanı türetmiş vs. vs. yaniz sizin iradenizde ve doğanın hareketinde olan hiç bir şey yok ve dünyanın mesellerinin de önemi yok. Birer robotsunuz ve bu Zavazingolar nasıl dilemişse, rollernizi öyle oynuyorsunuz. ne idüğü belirsiz ruh ve BEN'lerin (tipik antik çağ mitolojisiyle, bugünün inananını korkutmak, bağlamak, öznel köle yapmak), kölesi olmakla birlikte, yüce narsitliğinizle, suya bakın, ben'inizi orada göreceksiniz, eğilin, suya yansıyan o ben'iniz, istirmala harabeye dönmüş, arzularınız, inançalrınız, kuruntularınız, yüceltimlerinizle, sırf kendini kurtarmak! ben'cilliğine dönen hayallerinizle, suya yansıyan görüntü-aksini öpmek için eğilin, yüzme bilmediğiniz ya da size unuturulan gerçek dünya, fiziğin koşullarında boğulun. Eğildiğinizde ardınızdan sarkan cüzdan alınacaktır, suya değen kafanızla birlikte, beyniniz, öncesinde teslim ettiğiniz iradenizle tamamen işlevsizleşmiş olacak...

"ictenlik"
08-04-2019, 03:11
Metinden iki yararlı kavram/kalıpta ben ekleyeyim. Kullanmak isteyen arkadaşlar kullanabilir.

"Kafa karıştırma cambazı" ; "Dezenformasyon sanatçısı"

---

S: (Galahad) Gerçeğe ulaşmak isteyenlerin kafasını karıştırmaya ve saptırmaya yönelik pek çok dezenformasyon var.

C: "CIA kafa karıştırma cambazı."

--

S: (L) Don Ware?

C: Dezenformasyon sanatçısı.

-----

ForumKirpisi
08-04-2019, 03:40
sai babanın reankarnasyonu doğmuş. 2 tane doğduydu galiba. hangisi gerçek bilmiyom.

ağzından yumurta çıkarıyo herif aügaügaüghaüg

öldün gittin be babacım.

onu geçtim ben bu karıyı yumruklarım.

4. YOĞUNLUKTAN DÖNGÜ GELİYOR

S: (T) İkinci bir güneş, yani Jüpiter'in patlaması gibi mi? Jüpiter henüz doğmamış bir güneş mi?
C: Jüpiter zaten bir yıldız.
S: (L) Neden onu bir yıldız olarak algılamıyoruz?
C: Hala öğreniyorsunuz. Dünya da bir yıldız adayı.
S: (F) Bu nasıl olabilir? (L) Eğer bir gezegen...
C: Herşey tam bir döngü içinde.

nanga babalar var çükünü kıvırıyor onlar çok güzel.

"ictenlik"
08-04-2019, 08:19
sai babanın reankarnasyonu doğmuş. 2 tane doğduydu galiba. hangisi gerçek bilmiyom.

ağzından yumurta çıkarıyo herif aügaügaüghaüg

öldün gittin be babacım.

onu geçtim ben bu karıyı yumruklarım.

4. YOĞUNLUKTAN DÖNGÜ GELİYOR

S: (T) İkinci bir güneş, yani Jüpiter'in patlaması gibi mi? Jüpiter henüz doğmamış bir güneş mi?
C: Jüpiter zaten bir yıldız.
S: (L) Neden onu bir yıldız olarak algılamıyoruz?
C: Hala öğreniyorsunuz. Dünya da bir yıldız adayı.
S: (F) Bu nasıl olabilir? (L) Eğer bir gezegen...
C: Herşey tam bir döngü içinde.

nanga babalar var çükünü kıvırıyor onlar çok güzel.

Neden dalga geçiyorsun?

Elbette


C: Elbette. Bu öğrenme işi pek kolay değil!

C: Öğrenmek için sorunu araştır.

C: Öğrenmenin amaçlarından biri de, yeterli bir bilgi seviyesine ulaşıp artık üçüncü bir tarafın onayına ihtiyaç duyulmayacak bir noktaya ulaşmaktır.

C: OK. Ama bunu zorla yapamazsın. Öğrenmişsen, öğrenmişsindir!


C: İyileştirmekten vazgeçene kadar inkar iyileştirilemez değildir.[B] Sabırla kişiyi öğrenme sürecine katılmaya nazikçe davet etmek, kurbanın uyanmasını ve böylece tedaviye açık olmasını sağlar. Bu, aradığın "orduyu" kurmaya yardımcı olur. İzolasyon hiçbir şeyi iyileştirmez. Herkes sonunda (saldırı) "portal"ı olarak görüleceği için ilerlemeyi engeller. Boşa kürek sallamak gibi olur, değil mi?



dediğim gibi

Metinden iki yararlı kavram/kalıpta ben ekleyeyim. Kullanmak isteyen arkadaşlar kullanabilir.

"Kafa karıştırma cambazı" ; "Dezenformasyon sanatçısı"

---

S: (Galahad) Gerçeğe ulaşmak isteyenlerin kafasını karıştırmaya ve saptırmaya yönelik pek çok dezenformasyon var.

C: "CIA kafa karıştırma cambazı."

--

S: (L) Don Ware?

C: Dezenformasyon sanatçısı.

-----
.
vb. leri/durumları tarafından bir güzel süslü yalanlarla manipüle edilip, ön-kandırılmış ve bir güzel ön-işlenmişsiniz
Ne güzel de dolandırılmışsınız. Ne güzel de kandırılmışsınız.. Ne güzel de gönül eğlendirilmilmişsiniz kirli-süslü yalanlarla...

Yardım da almıyorsunuz dostça/dostlukla
Kendi başınızın çaresine bakın o halde

Bir de kirli kara yalan ve zorba kara propagandaya bilinçli-bilinçsiz aracı ve alet ediliyorsun-uz, bile-bilmeden ve isteye istemeye artık neyse buna bir de hizmet ediyorsunuz.

Burada (özgürlükçü bir bilginin ve altyapının) gönüllü dağıtımı engelliyorsunuz ya da kirletiyorsunuz ve kısıtlıyorsunuz.
Bu mu sizin özgürlükçülüğünüz?
Bunu engelleyip karalamak için elinizden geleni yapıyorsunuz
Hoş mu?
Kendinize yakıştırıyor musunuz?

Dinlemesi bu kadar mı zor ya da araştırıp öğrenmesi?_

Öğrenmek için basitçe araştırmak bu kadar mı zor geliyor size?

Bunları zorla mı yazdırıyorlar? Neden yazıyorsun? Yardım istiyor musun-uz?
.

Bunlar hep Kapitalist -sistemsel- verili tutsaklık'ın size hazırı ve dayattığı ön verili tabandır ve kara propagandadır. Su bulandırmadır. Aynı tuzaktasınız.
Sanırım bunun karşılığında doyuyorsunuz. Size buna karşılık ekmek veriyorlar e sizde mağdur mecbur gebesiniz sanırım...

Şimdi bakın
Özgürlük ve insan çıkarına verilmiş/getirilmiş, açılmış/yapılmış bir bilgilendirmeyi ve bilgi tabanını (defalarca hatrlatılmasına rağmen) -açıktan- kirletip karalamakla meşgulsün-üz ve durup dinlenip geniş vadede tekrar bilgi edinip tekrar tartışmanızı ve zaman ayırmanızı/tanımanızı (kara kirletme yerine örse yerine) yeniden sabırla rica ve tavsiye ediyorum.
Ben bunu çok net hatırlatıyorumzz..

Çünkü bu konu hakkında inan fikrin, fikriniz yok..
Diyorsanız ki ben dürüstüm, iyiniyetli güzel bir insanım, ailem var, çoluk çocuğum var ve yok, annem babam var, geleceğime olana bitene insanlara saygım var dur dinle
Zaman ver
Herkesin dertleri var, yaşamı, okudukları, gördükleri bildikleri var.
Herkesin, dünyaya, ,insana olan bitene hayata saygısı var.

Bi şey biliyom sanmak, eline verili bi şeyler olması sana kimseyi küçümseme hakkı vermez.
Açıktan kolay yalanlama, kolay karalama ve kara propaganda hakkı da vermez.
Elindeki, aklındaki boş naneyi güçlü ve geçerli yapmaz. İyi bilgi de yapmaz.
Birilerine kanıp bu araya Sai Baba vb. boş nane üretilmiş içerik sıkıştırmak ve buna iteştirip bileştirmekte.
Maksatlı bilinçli kasıtlı çabaysa, cukkan varsa o başka, açıkla bizde bilelim. Susalım. sana da, seni de kollayalım, ezdirmeyelim.. Sen yoluna ben yoluma. Bundan mı geçiniyon? Derdin ne?.
Karşılığında ödeme yapıyorlar mı araya Nanga felan serpiştirince
O halde dur.dinle..

Ben niye gazel satayım sana? Niye dinlemiyon?

Sen de herkes gibi diğerlerini gazına geliyorsun. Gaz gelip geçici ve söner...

Acele kararların ya da erkenci ve tutarsız bildirimlerin kimseye faydası yok. Yeterince oku ve zaman ver ve fırsat tanı ve dürüst ol/kal görüşelim..

Eğer bunu/bunları (bu denilenleri) istiyorsan tabi ya da umursuyorsak.

Diğer türlü devam et.
.

"ictenlik"
08-04-2019, 09:19
.
C: Dezenformasyon güvenilir gibi görünen kaynaklardan gelir. Sahte bilgi toplamamanız sizin için çok ama
çok önemli çünkü sahte bilgi, bilgisizlikten daha fazla zarar vericidir. Unutmayın, bilgi korur, ihmal ve
bilgisizlik tehlike yaratır.
.

Bu celseler Türk forumlarında özgürce sunulamamaktadır. Çirkin saldırı ve mesnetsiz maksatsız karalamalara maruz kalmaktadır.

Tüm özgürlüçüklerden bilgi-yardım destek istenmekte/beklenmektedir.

"ictenlik"
08-04-2019, 14:40
.
C: Dezenformasyon güvenilir gibi görünen kaynaklardan gelir. Sahte bilgi toplamamanız sizin için çok ama
çok önemli çünkü sahte bilgi, bilgisizlikten daha fazla zarar vericidir. Unutmayın, bilgi korur, ihmal ve
bilgisizlik tehlike yaratır.
.

Bu celseler Türk forumlarında özgürce sunulamamaktadır. Çirkin saldırı ve mesnetsiz maksatsız karalamalara maruz kalmaktadır.

Tüm özgürlüçüklerden bilgi-yardım destek istenmekte/beklenmektedir.

Sevgili Turan Dursun Forum Üyeleri

Bunu genel anlamda söyledik. Genel Türkiye forumları ve forum kültür adına genel
Aşağıdakiler de yine öyledir.
Belki biraz ağzımızdan kaçtı bunaldık ama
Tek forum bura değil. Bir sürü forumda denedik. Bura/lar açık tartışma ve çok sesli çok yönlü görüşme platformları değil mi?
Özgürlük alanı arıyoruz. bu da/burada uğrak yerlerimizden biri.

7 yıldır bir şeyleri yazabilmek insanlarla konuşabilmek için tabiri caizse resmen çırpınıyoruz.çırpınıyoruz diyorum.çırpınıyoruz.
Genel olarak bunu forumlara yazamıyoruz ya da ciddi dürüst bir tartışmaya açamıyoruz ve daha açmadan konunun üzerine kapatan ciddi tepkiler ile karşılaşıyoruz biz de bunaldık.
Gidip bir çok yere kimi zaman başlık açtık ve kaldırılanları çok iyi biliyoruz.
Yazılan yerlerde de söz açılmaya çalışılırsa bir kıyamet kopuyor. .
Bugünlerde burada da bezdidiğimiz için bunu/bunları yazıyorum.

Ben 2004'ten bu yana internet kullanıyorum ve 2006 dan bu yana forum yapıyorum.
Bu 2006 dediğimdeki forum kültürünü, geçmişi ben az çok hatta iyi bilen bir insanım. Tüm bu kültür sürecini eminim hepimiz gözlemledik ancak ben de gözlemlemiş bir insanım.
Forumlarda yarılma, parçalanma ve bölünmeler trollüklerle birlikte oluşturulmuştur. Bu siyasi bilgisel farketmiyor. Bu trollük denilenlerin çoğu da hiç gereksiz genel ego çatışmaları ve çarpışmalarıdır.
Biz de bunaldık.

Sunduğum içerik iyi ya da kötü öyle ya da böyle 10 yıl önce Türkiye'nin herhangi bir forumuna kolaylıkla asılabiliyordu bir çevreyle/çerçeveyle diğeri karışmadan, sataşmadan ve bulaşmadan yarı rahatlıkla görüşülebiliyordu.
Bu kadar açık/açıktan saldırı ve toleranssız bir karşı bildiri ve yemiyordu.
İnsanların bakışları böyle değildi. Yazışları da. Bunu biliyoruz.
Derdimizi anlatamıyoruz.

Forumların başına neler neler geldiğini/getirildiğini görüyoruz biliyoruz. İnsanların ve ortamların nasıl parçalandığını.
Sinerji ve ilgi birikiminin nasıl bölündüğünü biliyoruz
Siyasi, dinsel, bilgisel kaosun yayılmasını yayımlanmasını ve kütlesel pasifizasyonu...
Neler oldu bize?

Yurt dışında nasıl yapılır bilmem. Böyle bir çatışma sanmıyorum.
3.dünya kültürü ve her yer ilgilisinin çiftliği gibi.

Ben herkes adına, her yer adına da üzgünüm ve endişe duyuyorum. Geleceğimiz adına da .
Bırakın da/bırakalım da içerik benim savunduğum gibiyse ya da değilse de kendi adını (zamanla) temize çeksin.
Niye bizim verdiğimiz göstergelere kulak asılmıyor?
Yani mutlak okuma (bütün metnini tamamen okunması) ve 3-5 yıl ertelenmiş/bekletilmiş gözlem. 3-5 dakka da kimse bir şeye peşinen karar vermek zorunda değil.

(Demeyelim ama) Diyelim ki bu birilerimizin tarafınızdan varsayılan şey olaydı bir kaç aklı başında insan okuduğu bir metnin yanlış taraflarını görememekten ya da ona direnememekten mi korkuyor olurdu?. Yalan bilgi ile mi zehirlenecek?
Bunu ağızdan mı yutuyoruz? Geri mi kusamayacağız?
Aklı başında insanlar doğruyu gerçeği ayıramaycak mı?

Kaldı ki biz defalarca kez bunu dinsel tarih araştırmacılarına ve karşılaştırmalı tarih din vb. türden içerik çalışmaları olanlara ,bunun dışında genel bir çerçeve de çok geniş bilgi ya da filozofi edinmek isteyenlere vb. ama çok uzun dönemli çalışma okuma-araştırma ve gözlem için önerdik. İçerik 3-5 tekrarı hakediyor. Altı da kurtarmaz. Okumadan anlaşılmaz.

Niye bir çırpıda öte atılıyor?
Bu denilen hadi niye örtülmeye/gizlenmeye çalışıyor. Çalışılıyor mu,?
Dediğim öyle demem yerinde dursun bırakılsın. İçtenlik'te bunları diyor densin

Metinden korkuluyorsa, çekiniliyorsa, bilgi almaktan edinmekten ve öğrenmekten korkan çekinen varsa en aklı başında en dirençli bilgili olduğuna güvendiğinize önerelim.

Genel olarak bunu forumlar da sunarsak;
Ya açıktan saldırı alıyoruz ya derdimizi anlatamıyoruz.
Yeterli araştırma yapılmaksızın direkt karalamalar oluşuyor.
Bir çok yerde daha yazmaya kalkmadan üyelik endişesi ya da siber zorbalık endişesi çekiyoruz.
Üyelik kayıplarına, kovmalarına yol açacak baskılar oluşturuyor. Bu genel bir tabir. Bakın bu forum için değil.
Ben neden elimde karşı din bir içerikle ve bir dinden özgürlük içeriğiyle ataeistforum' a giremiyorum ve derdimi anlatamıyorum mesela sence?
Ben istemez miyim? Hadi burayı da geçelim..
Böyle de alabiliriz_?

Ne yani genel özgürlük ya da özgürlükler için dilenelim mi;?
Saygı için dilenelim mi? herkes için kendinden

Bu metni forumlara taşıdığım günlerden bu yana çok sıradan bir forum yazarlıkları yüzünden bile baskı ve bulanıklık hissettim ve hissediyorum
Ego çatışmaları insanı ister istemez kuşkusuz sarıyor. Günlük yaşama çatışkı olarak ister istemez uzanıyor bundan aşırı derece de bezginiz bilinmeli.

Bir çok yerde bu metnin sunumuna karşı neredeyse birlik bir siber zorbalık uygulanmakta ve geçit verilmemektedir.
Özgürlük adı altında yapılan yarı yazdırmalar da her fırsatta kısıtlanmakta karalanmaktadır
Bu ülke adına da, forum kültürü adına da ayıp değil m? Gelişmiş özgürlükler bekleyen bizler adına ayıp değil mi?
Burada aramızda biri-birileri ya da birkaçı bilgi kralı mı? Her şeyi bilen mi?

5 forumdur gezerken buradayız.
Özgürlük ve özgürlükler her zaman herkese gerekiyor.

Ben kendimde bir çok konuyu anti görüştüm, dine karşı anti yazıştım ve pek çok konuya. Cehenneme özellikle... Ama mesela kullandığım kişisel tabanı biliyorum. En dürüst, açık ve içten tabana inmeye çabalarım her zaman.. Körü körüne bir bilgilendirmeyi/algılandırmayı neden yazayım mesela?_

Arkadaşım 3 hakem çalışmacı gibi bir şey istedim, bekledim forumdan, talebim oldu bakın 40 yılda geçse ben beklerim dedim
Bu olmadan üzerine bir şey yazmayalım karalamayalım yapmayalım diyorum
Bu bilgilendirme kirletiliyor ayıp değil mi? bize yazık değil mi_?

Bu tip bir sunum genel olarak internet forumlarında zorbalık kültürüyle, verili güçle ve baskıyla otoriteyle, yalanla karalamayla dolayısıyla hile hurda ve türlü dolaştırmayla kapatılıp görmezden gelinmeye çalışılıyor.
Haber niteliği olan bir olgu olarak bile sunamıyoruz. Neyi umursuyoruz mesela. Hangi ya da ne tür bir yasa ya da bireysel vicdana ve özgürlüğe saygımız var?

Biz bu forumdan tabi ki bir özgürlük ve özgürleştirme talebimiz olmuştu ve var hala da..
Sanırım şu aşamada anlaşılamayacağımızı düşünmeye başladık ve sanırım adı dinden özgürlük olan bu yer, dinden özgürlük ama başka kurumsal yapılara ve resmi/politik kimi sıradan başka eresmi biliş ve dezenformatif bilgilendirmelere bir hapislik gibi kavramın etrafında dönüyor ya da yanılıyorum belki
İşin açıkçası ben şu an bu süreçte burayı yine ateistforum'un bir değişiği üst modeli ama benzeri bir yer gibi görmeye başladım.
Ya da akıl hastanelerinin nasıl Bakırköy'ü varsa o anlamda Bakırköy forum mu?

Ben kendim adıma üzgünüm iyiniyetli olduğumu düşünüyorum.
Forum trollükleri zaten beni geçmiş zamanda yorup pert etmiş bir hadisedir. Bezdirmiştir. Ben bu konuyu yorgunluktan ve artık umutsuzluk, insana güvensizlikten kapatmış biriyken buraya çok tesadüf yolum düşmüştür.
Ama şu verdiğim anlaşılmadan gidemem de kayamam da cayamam da...

3 dürüst zaman yaymış okuyucu tanık ve okuyucu talebi
ve gelecekte, gerekirse 5 yıl sonra bile olsa, açık değerlendirmesi arkadaşlarımın

Bu iletişimim de tabi ki (geçmiş forum çatışkıları ve ön-yargılarım/sorunlarım) ön-sorunlar oluşturmuştur, oluşturmuş olabilir. Belirli bir ön-disiplinim var.
Bu yüzden bunları konuşmak adına kendi önyargı/tutum ve sorunlarımda olabilir
Özellikle forumdan atılma, kovulma direnci diyelim.
1 günde yazabileceğimi 5 yılda yazarım ama üye çukuruna düşmemeye çabalarım. Çünkü bilgi herkese lazım bir şey
ve ben 4-5 forumdan ayak tuzaklarıyla atıldım

Biz bu yaptığımız işi yarı kamusal bir sorun ve sorumluluk olarakta görüyoruz doğrudur
Özgürlük çatışkısı duyumsamak berbat bir şeydir
Ego berbat bir şeydir

O halde çatışkı aşılana kadar burada mutlak olarak nasıl varolabilirim ki?_
Çatışkıyla o halde, çatışarak mı?

Ruhum huzurlu değil yani bunu diyebiliyorum. Ne gidebiliyorum ne kalabiliyorum

Sanki yemleme denen biçimde konuyu bıraktığımızı düşündüğüm halde 1 haftalık yazı alıntı tutularak konu açılıyor

Ki ben üye-ego çatışması mı diye düşünüyorum

Üyelik kaybetmeme/koruma adına ben de tüm forumlar için olduğu gibi bura içinde ön-oluşan/olan bir ıkınmadan dolayı ben hiç bir şeyi doğru dürüst yazamamamış, açamamış hissediyorum
Kelimelerin etrafından dolaşıyoruz

Buradaki sorunu bütünüyle kapatamımız şuna bağlamaya başladık.
Evet gelecek belirsiz ve açık bir kavramdır zaman şimdidir belki başlığımız çatışkılı
Belki bilmiyorum

Öte taraftan bu metin nasıl adlandırılacak olursa olsun "C" tarafı yazımları da evet Laura'nın ya da diğer oturumcuların çarpıtlamalarına uğrayabiliyor.. Yani metnini "C" tarafındaki tüm yanıtlarda sonsuz objektif diyemiyoruz.
Yani biz bir Kuran gibi bu bir bildirimdir kusursuzdur muhteşemdir felan diyemiyoruz.
Olay olduğu gibi görülmeli ve ne deneceğini bilmiyorum

Her türden özgürlük yardım bekliyoruz ve istiyoruz

Saygılar

Khaos
08-04-2019, 14:56
sevgili içtenlik

lenin'in bir sözü var
uçurumun kenarındaki adam düşünemez der

bu sözü yalanlayabilmek için ne yaptığımı sana anlatayım

önce 35gr 12 calibre domuz kurşununu av tüfeğime koydum.
emniyeti açtım
namluyu güğsüme dayadım
ayak parmağımı tetiğe koydum
av tüfeklerinde tetik boşluğu yok denecek azdır

sonra da aldım klavyeyi
başladın yazmaya
kazayla ayağım seyirse sesi bile duyamadan patlardım
üstelik de fena yazmamıştım

bir önermeyi böyle yalanladım

kimseyle nevrotikler gibi ego yarışında olmadım
bazıları öyle anladı
egom çok daha büyük
burda birlerini yamultmak tatmin edemez egomu

lenin'in bir cümlesini böyle yalanlayan birisi seni yalanlamazsa
kendine ihanet eder

metinle ilgili özgürlük sorunun yok
neden mızmızlanıyorsun ki

red edilmeyi engellenmek üzerinden özgürlük sorunu haline getiremezsin
yok öyle bi dünya

paylaşırsın
ama red edilecek, topa tutulacaksın

o tarz metinleri/düşünceleri, o tarz metinlerin yazarlarını inananlarını
şarlatan ve şarlatanların ağına düşmüş
mistik zırvalarla aklı esir alınmışlar olarak gören üyeler var bu forumda

tepkiyi ego çatışmasına eşitlemek
bu olmaz

"ictenlik"
08-04-2019, 15:57
sevgili içtenlik

lenin'in bir sözü var
uçurumun kenarındaki adam düşünemez der

bu sözü yalanlayabilmek için ne yaptığımı sana anlatayım

önce 35gr 12 calibre domuz kurşununu av tüfeğime koydum.
emniyeti açtım
namluyu güğsüme dayadım
ayak parmağımı tetiğe koydum
av tüfeklerinde tetik boşluğu yok denecek azdır

sonra da aldım klavyeyi
başladın yazmaya
kazayla ayağım seyirse sesi bile duyamadan patlardım
üstelik de fena yazmamıştım

bir önermeyi böyle yalanladım

kimseyle nevrotikler gibi ego yarışında olmadım
bazıları öyle anladı
egom çok daha büyük
burda birlerini yamultmak tatmin edemez egomu

lenin'in bir cümlesini böyle yalanlayan birisi seni yalanlamazsa
kendine ihanet eder

metinle ilgili özgürlük sorunun yok
neden mızmızlanıyorsun ki

red edilmeyi engellenmek üzerinden özgürlük sorunu haline getiremezsin
yok öyle bi dünya

paylaşırsın
ama red edilecek, topa tutulacaksın

o tarz metinleri/düşünceleri, o tarz metinlerin yazarlarını inananlarını
şarlatan ve şarlatanların ağına düşmüş
mistik zırvalarla aklı esir alınmışlar olarak gören üyeler var bu forumda

tepkiyi ego çatışmasına eşitlemek
bu olmaz

Sevgili Blitzkrieg

Bireysel olarak size asla söylenmiş bir şey değil ve yok
Belki bunalmadan doğan bireysel bir yakınma da dahil

Ortaya konulan bilgilendirmenin dürüst biçimde alınması ve olduğu gibi görülmesi
Hemen yıkılmaya girişilemmesi..
Yani hızlıca bir tartışmaya çatışmaya açmadan (ve yoketmeden önce) 3 basit post ve tartışmayla bunu var ve yoksaymak (ya da öyle ya da böyle saymak) yerine hatta bunu "gömmek" yerine (öyle diyelim o yapılmaya çalışılıyor çünkü) zamana bırakmak ve zamanın vicdanına güvenmek
ve ileride alternatif okuyacak okuyucu olanların da vicdanına güvenmek/açmak...
Ben burada gömdüreyim başka yerde zamanda dirilir/diriltilir. Biliyoruz...

Deniyor ki, diyoruz ki; 3 bağımsız, çatışmasız gözlemcinin (ön okuyucunun) çok geniş zaman ayırarak bunu okuması incelemesi ve bize yorum ve okuma fikirlerini sunması.
Bu herkes için bu hakem olsun diyorum
Çok basitçe.
Hani "içtenlik" in bildirilerini de böyle yıkın/yıkalım diyoruz.

Ha baştan okumak istemiyoruz tamam. Bunun için 3 okuyucu bulamayız tamam. Şöyle ya da böyle buluyoruz tamam. Biraz okuyoruz soğuyoruz ve bomboş saçma metafizik şu bu görülüyor tamam. Siz bunu diyorsunuz anladım. Aynısı bana da oldu . Geçmişte.

Ama benim iradem yerinde kalsın değil mi? ya da dediğim mi diyelim... Ama dediğim gibi.
Bu (dediğim gibi) olursa "içtenlik" ve onun dedikleri yıkılsın kaldırılsın gündemden. Diğer yolla değil...
Savunduğum, söylediğim, getirdiğim en baştan beri aynı şey. 7 yıllık tartışma birikiminin ya da yoksayılmanın giderilmesinin ürünü ve refleksi.
Diğer türlü dediğim gibi -tartışmalar- denilenler benim için hepsi aynının tekrarı dejavudan ibaret.

Metinle ilgili benim ego çatışmam da olabilir bunu yadsıyamam
Kimse bütünüyle egodan arınık değil
Yaşam tıkandığında bireysel özgürlük için yol arandığında bunun ortak özgürlükten geçtiğini gördüğünde olan şeyler olmuştur bizde burda..
Ben duygusal takılıyor olabilirim, değişmez, dediklerimin arkasında duracağım ya da önünde bir yerlerinde
Diğer türlü nasıl ben ben olurum ki?
Söylediğimi inkar edersem

Bireysel özgürlük sorunum var ama
Buna yetişmeye çalışıyorum belki
ve geneli buna yetiştirmeye

-----------------------

uçurumlar?
öğrencilik yıllarımda bir yurttaydım çatı da 4+. katta yeni yapılan yemekhanenin ahşap karkasında gece yarısı sokak ışıklarıyla 10 a 10 kalaslar üzerinde yürümüşlüğüm var. Cigaramı çatı kenarlarında içmişliğim var...

Bazen korkarım bazen korkusuz.

Arkadaşlar hala görüşürsek anlatır. 4. kattaki bir oturma odası penceresinden yandaki mutfak balkonuna ben burdan geçerim ne var deyip durup durduk yere geçme mi?

Yaşam bazen katlanılmaz derecede ağırdı. Tabi hepimiz için.
Tüm bunlar ölüme yakın olmak, meydan okumak-varlığına meydan okumak ,kendini ölüme yakın sanmak/hissetmek ya da kendin ispat -çatlama- vb. denilenlerle ilgili bireysel yoğuşmalardır sanırım...

"ictenlik"
08-04-2019, 16:22
Hayır bakın. Bir çok dinsel boş içeriği insanları aydınlatmak, çatışma-çelişki bulmak ya da birbiriyle kıyas için bütünüyle okuyan birbiriyle kıyaslayan insanlar ve arkadaşlar var değil mi? Boş olduğunu bilerek ve buna hazırlıklı hatta inanmayarak bunu okuyorlar?
Ben inanılsın demiyorum..

Böyle arkadaşlar bulabilirsek ? Böyle ilgilenmek isteyen arkadaşlar olursa tartışmaya gönüllü/içten hakem rica ediyoruz.
Bütünüyle okuyup incelemeye gönüllü ve bize cevap vermeye gönüllü.

Eğer bulamazsakta sorun değil o halde...

Bütünden koparılmış parça cımbızlama için ben bu alanı tartışamayacağım. Tek bir görüşmeci kanaatiyle de
Bunun ön sonucunu biliyorum. Çekilen düzlemi de görüyorum.
Bu fikri umursamıyorsunuz olabilir ben böyle önerdim..
Kendimi ve (inancımı -umudumu) savunabileceğim tek aydın yol ,çıkar yol olarak bunu görüyorum. Yılların çatışması bana bunu öğretti

Diyelim ki 10 yıl-15 yıl ve belki 20 yıl bile ben bu sitede kalabilirim. Bu talebim dursun. Böylece kalsın. Bozulmasın..
Bugün birşeye karar verilmeli değil diyorum.. Ya da kapılar tamamen kapatılmalı değil...

Zaman harcamak isteyenin kendi fikri ve zamanı. Zamanının harcamak isterse. Kendi keyfiyle.
Harcamak için gönüllü olacaksa. Gönülsüz okuyucu, zorlama okuma zaten istemiyoruz
Bir şeyi diretmiyoruz

Saygılar

spartacus
08-04-2019, 18:22
lenin'in bir sözü var
uçurumun kenarındaki adam düşünemez der

bu sözü yalanlayabilmek için ne yaptığımı sana anlatayım

Sevgili Blitzkrieg

Bu bir metafor, Lenin nerede söylemiş bilmiyorum ama kimin söylediğinin önemi yok. Böylesi alakasız deneyle ele alınacak bir söz de değil.

Örneğin telaşa, şoka kapılan bir insan, telaş anında sağlıklı dünüşemez. Buradaki düşünemez ifadesi, sıfırlanmak anlamıyla kullanılmyor.

Bu tür söylemleri test etmek için, bu tür yollar geçerli olmadığı gibi, anlamlı da değil.

"Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer"
Sözünü ele alıp, yalanlamak için, önce süt ile ağzımızı yakıp, ardından üflemeden yoğurt yememiz geçerli bir deney değil. Bu sözler metafordur, tecrübeye dairdir ve saltık olarak kullanılmazlar...

"ictenlik"
08-04-2019, 18:54
Yazdım arkadaşım ben derdimi burda/Final Scene'im

İç- LİNK (https://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=636343&postcount=114)

Ben deliyim tamam buna inanıyorum, bu yazdığıma.
Mısırlı Rahip değilim. Diyecek başka bir şeyim de yok. Gerisi hep ayrıntı. cızbız.
Matriks'in 3 (üç) ünün böyle benim yazdığım gibi olması gerekiyordu..
200 inanan Neo

200 Babil Kulecisi
Hikaye bu
Dans eden 200 Fedai
Ağda dansetmeyi bilen acı çekmiş daha önce çitle buluşmuş yaralılar, zihinsel acısı travması yaşam çatışması kabus gibi çok yüksek savaşçı his duyan arkadaşlar. Yaşamı batmışlar.Birbirine bulaşmışlar

Dünya/Gerçek Orwell Hayvan Çifliğiyse öyle/Hayvan Çiftliği bana ne? bize ne?
Ben (yanlışsa da doğruysa da) böyle düşünüp yaşamaya alıştım ve en az 10 yıl oldu...

Deliyse-m ben deliyim... a bu da galsın burda. Kime ne zararı var?

Yazdırdığınız için sağolun/varolun dünyada bulunmaz dostlar arkadaşlarısınız (tek tek hepiniz canımın üstünde canınız var) hepinizi kucaklayıp/sarıp/sarılıp öpesim bilindik içime gömesim/sokasım var desem yeridir

Sağolun/Varolun....

Khaos
08-04-2019, 19:12
Sevgili Blitzkrieg

Bu bir metafor, Lenin nerede söylemiş bilmiyorum ama kimin söylediğinin önemi yok. Böylesi alakasız deneyle ele alınacak bir söz de değil.

Örneğin telaşa, şoka kapılan bir insan, telaş anında sağlıklı dünüşemez. Buradaki düşünemez ifadesi, sıfırlanmak anlamıyla kullanılmyor.

Bu tür söylemleri test etmek için, bu tür yollar geçerli olmadığı gibi, anlamlı da değil.

"Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer"
Sözünü ele alıp, yalanlamak için, önce süt ile ağzımızı yakıp, ardından üflemeden yoğurt yememiz geçerli bir deney değil. Bu sözler metafordur, tecrübeye dairdir ve saltık olarak kullanılmazlar...

usta

elbetteki metafor
ben de gidip uçurum kenarında dolaşmadım
kendimi yapay bi telaşla test ettim hepsi bu

anlamlı olması da gerekmiyor
kendini tanımak kendinle yüzleşmekle ilgili sağlıksız bi durum

bunlar niye dile getirildi, bazı şeyler artık çok rahatsız edici olmaya başladı ondan

ego sözüne tutuluyorum mesela
güya negatif bi içerikle ele alınıyor
egoist olamayanlar
kendilerini çok cici makyajlı imajlarının arkasında gizleyip
gelip burda mastürbasyon yapıyor
yapsınlar sorun değil
ama bari etrafa sıçratmasınlar (içtenlik sen üzerine alınma sakın)

mistik, sezgici, sanatsevicisi, pek şehirli tarzda konuşmaya özen gösteren
sevgi kelebekleri var, habire duyarlılık kasıp duruyorlar

yaşadığımız dünyayı anlamak işlerine gelmez
değiştirmek ağır bedel ister
kaçmak teslimiyet ideolojileri üretmek zorunda kalacaklar
o yüzden gerçekle yüzleşip sonunda teslimiyet limanına demir atmamak için
en baştan kıvırıyorlar
böylece maksat kendini temize çıkarmak
bunlar küçük egolu adamlar
bu adamlar kendilerine yalan söylemekten usanmadılar

"ictenlik"
08-04-2019, 19:16
ama bari etrafa sıçratmasınlar (içtenlik sen üzerine alınma sakın)



Ben yazdım derdimi usta/ustalar/arkadaşlar her kimseniz
İsteyen deli olduğumu düşünür isteyen sıyırmış
Bir gün tartışlırsa katılırım
Konu benim için kapanmıştır

Khaos
08-04-2019, 19:21
Ben yazdım derdimi usta/ustalar/arkadaşlar her kimseniz
İsteyen deli olduğumu düşünür isteyen sıyırmış
Bir gün tartışlırsa katılırım
Konu benim için kapanmıştır

puffff
bırak şu deliyi akıllıyı

sen derdini yazdın da,
ben sana karşı yazmadım bazı şeyleri
forumun genel halinde beni irite eden bişey var

gayet de bana hitap eden konularda
muhataplarımın içtenliğine inanmıyorum
çok deşifreler
bildiğin gibi değil

içtenliğine inandığım arkadaşların ise,
konuları bana hitap etmiyor

ya kendi kendime yazıcam,
ya da yazmayı bırakıcam

"ictenlik"
08-04-2019, 19:53
puffff
bırak şu deliyi akıllıyı

sen derdini yazdın da,
ben sana karşı yazmadım bazı şeyleri
forumun genel halinde beni irite eden bişey var

gayet de bana hitap eden konularda
muhataplarımın içtenliğine inanmıyorum
çok deşifreler
bildiğin gibi değil

içtenliğine inandığım arkadaşların ise,
konuları bana hitap etmiyor

ya kendi kendime yazıcam,
ya da yazmayı bırakıcam

Walla güzel kardeşim Laura ya mı hakaret edersin/edilir ne saydırırsan saydır/saydırın arkadaşım
Gözüm tamamen kapalı
Kim ne saydırırsa saydırsın bu saatten sonra

Final episodu dediğim iki post (Burada Post 198 (https://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=636349&postcount=198)) beni tamamen açıklıyor
Ben derdimi kusmuş açmış hissediyorum benim bu tarafta
Delilikte görülse ,absürtte bulunsa

Muhataplarım-ız içtenler-dir.
İçten olmasalar bence o final dediğim hiç kurulmazdı/yazılmazdı
Tek başıma yapamazdım
Ben bir figüran

ForumKirpisi
08-04-2019, 20:18
puffff
bırak şu deliyi akıllıyı

sen derdini yazdın da,
ben sana karşı yazmadım bazı şeyleri
forumun genel halinde beni irite eden bişey var

gayet de bana hitap eden konularda
muhataplarımın içtenliğine inanmıyorum
çok deşifreler
bildiğin gibi değil

içtenliğine inandığım arkadaşların ise,
konuları bana hitap etmiyor

ya kendi kendime yazıcam,
ya da yazmayı bırakıcam

ben okuyom sen yaz. ama şu tek cümle yazma alıştırmışın biraz farklılı yaz.
bildirme gibi yazıyon ya. nokta nokta nokta öyle yazma.

"ictenlik"
08-04-2019, 20:36
puffff

forumun genel halinde beni irite eden bişey var


düzelir
normale biner


bırak şu deliyi akıllıyı


Özetle bu Kasyopya Arkadaş bu Zuzaylıların dünyayı çevreleyen bir elektromanyetik örtüyle bizi ve zihinlerimizi kontrol edip bizi uyuşturduğunu/salaklaştırdıklarını ve bizi saldırgan, uyuşuk ya da birbirini ve olan biteni anlamaz tutsaklar vb. yaptığını ve buna direnmenin gerçekten çok çok zor olduğunu ve çok azımızın bu örtü ya da çit denenle çok zor koşullarda başedebildiğini ve bunun zaten yapay bir işbirliği gerektirdiğini söylüyor
.
Ya bunu/bunları az çok bilip/bulup farkedip öğrenen -tabiri cazise- donakalıp/ağzı uçulayıp (korku ve paniğe kapılıp) yarımecburen de bizden saklıyorlarsa?

Düşünsenize bilimsel bulgu da olsun. Halka açıklanabilir mi bu?

İnsan aklı böyle bir şey duyduğunda korku ve dehşete/paniğe kapılıyor ve konuyu bloke ediyor. Bunu mantıklı bir şekilde düşünmek istemiyoruz. Düşünemiyoruz kolay kolay.

Eğer bir şey gerçekse ya da olasıysa o gerçeğin şüphesidir onun ürettiği korku bilememeden kesinlikle yeğ ve önemli olmalıdır. Ancak böyle direnç elde edebilir kendimizi savunabiliriz. Bu efsane gibi görülen şey iyi bakılırsa tarihteki tüm karmaşayı ve insan dini ve gerçekliğinin de tüm çarpıklığını da açıklar.

Konu budur.
Delilik buysa evet deliyim/Bu delilikse evet deliyim.

Tamam bıraktım Kasyopyayı hadi bunun tarihsel ve (olmadı fiziksel) objektif izlerini arayalım diyorum nasıl yapılır?
Gökten elektromanyetik etkilerle bir kent yıkılmışsa ne etki bırakır? Tarih (dinsel tarih) kitapları ne anlatıyor? Bu kadar mit neden var? Ateş olmayan yerden duman çıkar mı? Millet bunları şeyinden mi uydurdu?

Gökten elektromanyetik etkilerle bir kent yıkılmışsa ne etki bırakır?
Çöl mü? Soru bu? Toprakta ne iz ölçüm bırakır. Bu ölçümü biz amatör bilimle keşfedebilir miyiz?
Tamam bilime döndüm arkadaş-Bilimciyim ben bilirsin çokta severim.
Çöller nasıl -neden- oluşmuştur?
Belki de soru bu. Bilmiyorum artık
Eğer bir kaç kişinin kafasında buna benzer sorgulara yer edebilirsem benim için bitmiş demektir...


ya kendi kendime yazıcam,
ya da yazmayı bırakıcam

Bence devam derim zaten Kasyopya yazmıyorum artık. Bitti
"Dionysos'u deneyeceğim. "Dionizik"


muhataplarımın

Şimdi site kadrosu iyi. Arkadaşlar iyi. Olağanüstü. Kendim gibi görüyorum.
Bir çok yerde bulundum
Forumun sinerjisi üst düzey. Üye potansiyeli tartışma, söyleşme kültürü olağanüstü.
Diğeri trollük denilenin yıkımları ya da Psikopati ve Trollük denilenin yaraları yaralanmalardır.
Her biri ayrı ayrı neşeli güzel insanlar.

Benim az önce yazdıklarımı bir yerde yazabiliyor olmam ??
Bu cümleyi kapatamadım ama Kemal Sunal gibi kapatsakta farketmez.
Biz olağanüstü olaylara inanıyoruz. Benim o siyaha boyadığım paragrafı ve (Burada Post 198 (https://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=636349&postcount=198))i bile bırakabilmem bunun yazılabilmesi bile olağanüstüydü ve bu bir "olağanüstü olay"dır..