PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Diktatörlerin devlik kompleksi


Leonardo
24-05-2018, 20:09
Yine Tayyip Türkiye'si ile ilgili ilginç bir makaleye denk geldim:
http://foreignpolicy.com/2018/05/23/erdogans-flying-carpet/


Burada 1000 odalı saraydan, en büyük tünel, en büyük hava limanı, nükleer santral, yerli otomobil, Karadeniz / Marmara arası ikinci su yolu gibi dev projelerden söz edilmiş.


Ve bu durum mesela Çavuşesku (Sovyetler birliği zamanı Romanya yöneticisi) 'nun dünyanın en büyük sarayını yaptırmasından, Arapların "en büyük gökdelen" yarışından filan söz edilmiş.


Benim de aklıma hemen Hitler geldi. Nazilerin öyle projeleri varmış. Mesela karada yürütmeyi planladıkları dev tanklar. Müttefiklerin gelişini engellemek için bazı sahil şerisi alanlarını Çin seddi gibi toplarla filan donatmaları (bu tesislerin hemen hemen hiçbiri kullanılmamış bile). vs.


Diktatörler, "dev" şeylerden "en büyük" şeylerden hoşlanıyorlar.

Dijwar
24-05-2018, 20:46
Arapların en büyük gökdelen yarışı?

Leonardo
25-05-2018, 00:03
Bir güney-doğu Asya'da var. Çin'de var en büyük Ar-Ge merkezi, en büyük gökdelen vs. Ama onlarınki genelde işlevsel. Yani bir mantığı var. Geçici uzay istasyonu denemesi gibi.


Bir de araplarda var. Paraları saçıp ada yaptırmak. gökdelen yapmak filan. Hiçbir mantığı olmamasına rağmen "en yüksek" olanı sipariş ediyor. Avrupalı gelip parasıyla yapıyor filan. O da cahillikten / kıroluktan / parayı çok bulmaktan.


Ama Batı'da, Direkt aklıma Çavuşevsku'nun "Dünya'nın en büyük sarayı" ve Hitlerin "Dünyanın en büyük Tankı" projeleri geliyor.


Makale ilginç yani tavsiye ediyorum :)

Dijwar
25-05-2018, 10:33
Vapurda idim, verdiğin linkteki makaleyi 1 defa hızlıca okudum, Arapların en büyük gökdelen yarışı ifadesine raslayamamıştım, tekrar okumaktansa mesaj atayım, demiştim. O yüzden yazdım:)

Leonardo
25-05-2018, 16:16
- Discovery'de izlediklerim. Burç Al Kalifa, filan, çölün ortasına gökdelenler dikip denize üzerinde lüks villalar olan kumsal adalar inşa ediyorlar.


Çeşitli şeyh'ler böyle bir gökdelen yaşınına girmişler.


O da olmayınca Rally pisti, yapay karlı kayak merkezi filan inşa ediyorlar. Genel kültür bu dediğim :)
http://cdn.wonderfulengineering.com/wp-content/uploads/2014/04/Kingdom-Tower-4.jpg

Dijwar
25-05-2018, 17:38
O da olmayınca Rally pisti, yapay karlı kayak merkezi filan inşa ediyorlar. Genel kültür bu dediğim :)


Ve bu durum mesela Çavuşesku (Sovyetler birliği zamanı Romanya yöneticisi) 'nun dünyanın en büyük sarayını yaptırmasından, Arapların "en büyük gökdelen" yarışından filan söz edilmiş.



İlk iletinde, makalede, Arapların "en büyük gökdelen" yarışından filan söz edilmiş." dediğin için demiştim, makalenin neresinde söz edilmiş diye merak ettim.

Yoksa, evet Araplarda böyle bir gökdelen sevdası var. Bu artık bilinen bir olgu.

Neva
05-02-2019, 13:44
Bizde de sonradan akla geldi yatay mimari nedense...

ForumKirpisi
05-02-2019, 16:53
Bizde de sonradan akla geldi yatay mimari nedense...

Türkiye'de iç göç çoktu ondan dolayı araziye yayılmak zor.
Dünyada nüfusu orantısız dağılan yegane ülkelerdeniz.
İnsanlar ekonomik olarak kalkınınca yayılmaya başladılar bu da 70leri buluyor.
Araziden tasarrufla yeni göçe imkan hazırlıyorlar. Halbuki iç göçü imkansız hale getirmek gerekiyordu, plansız kitlesel iç göç tehlikelidir.
Dış göç de tehlikelidir. Kapkaç, arabesk kültürü, uyuşturucu, yozlaşma, kahvede oturma, şiddet, maganda, mafya. Sonra beni insaniyet düşmanı ilan ediyolar :D

Karanlıktan aydınlığa
05-02-2019, 17:07
ne kadar yüksekse kalan kısmı o kadar kısadır.
öyleki üstten bastırdığımızda daha derinlere iner.
kısaları aslında en uzunlarıdır.
kısası makbuldür.keşke bilebilselerdi.

gösteriş Tanrıya aittir.
havan kime ?

Neva
07-03-2019, 07:45
Onca yil iktidarda kal, onca bina, avm dik, simdi aklina rant yaratmak icin yatay mimari gelsin.peh!

Rapi
08-03-2019, 23:48
Osmanlı zamanındaki yayılmacı politika ve teokratik anlatım kendisini mimaride kubbe tasarımıyla gösteriyordu.
16.-17.-18. yüzyıllarda ihtişamı simgeleyen Barok mimari Avrupa'da gelişti. Bir yandan Rönesans sonrası özgürleşen sanat bir yandan papalığın siparişleri ile güç kazanmaya çalışan heybetli anıtlar İtalya'dan Avrupa'ya üslubunu tanıtıyordu.
Orta Çağ'da egemen skolastik düşünce bu merkeziyetciliğini katedrallerinde çokça sergiliyordu. Sanki mimari ne oranda şatafatlı olursa otoritesi de o oranda temsil gücünü anlatacaktı.
Bu örneklerden de yola çıkarak şu sonuca arıyorum. Her yüzyıl temel tarihsel döneminde dünyaya bakış açısını belli mimari üslupla anlatırken aslında o dönemin de aynası oluyor. Günümüzün kapitalist ve sömürgeci ekonomik algısı da rengini en çok mimaride dışavuruyor. Doymak bilmez sermayedarların tüketim çılgınlığındaki yarışı dev mimarileri de besliyor.