PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : dinsel tragedya/ATEİST ARKADAŞLAR MUTLAKA OKUYUN.PAYLAŞALIM


timurca
21-05-2007, 15:26
Tüm dinlerden"inananların" çoğu spesifik ayrıntıları"seçici bir bilinçle"atladıkları,inandıkları metinleri sorgulayan yada eleştiren hiç bir metni okumadıkları yada çok çok az okudukları bir gerçek.Ola ki okudukları metinde henüz açılımı yapılmamış kimi başlıklar varsa onlara anında "yanıt"vererek metinde anlatılan olguları toptan bir yargı ile bir kenara attıkları,yazılanların gerçek olma olasılığının yararttığı dehşet duygusunun tutsakları olarak"idare"etmeyi seçtiklerini biliyoruz.Oto savunma,herşeye rağmen inandıkları"şeyin"bilimdışı ve akılalmaz boyutta bir saçmalık olabilceğini hissetmelerinden kaynaklı bir korkuyu gösteriyor aynı zamanda.Ateistlerin"anlamazlığı"üzerine ürettikleri fantaziler de bu korkunun dışavurumundan başka bir şey değil.Ateisler yaşamlarının önemli bir bölümünde şu yada bu şekilde din ile karşılaşmış ve yakın pek çok örnekte görüleceği gibi pek çok"dindar"dan daha sıkı bir dinsel eğitimden geçmiş kişiler olmalarından dolayı "islamı anlamama" eleştirisinin muhatabı değiller.Gerek Turan dursun sitesinde gerekse benzer pek çok sitede çok açık görüleceği gibi ateistler dinler konusunda öğrenme sürecine yakın ilgileri nedeniyle *ortalama bir dindardan çok daha donanımlıdır.Sorun tam da burada: Ateistler ya mantık yürütme yoluyla,ya materyalist felsefenin diyalektik yasaları uyarınca,yada herhangi bir metodolojiye bağlı olmaksızın"sezinleme!?"yoluyla olsun tanrı düşüncesini belleklerinden sildiklerinde öğrenmeye-kavramaya açık hale gelirler.Bu durum eşyanın doğası gereği böyledir.Mesleki formasyonları yada "öğrenim"leri bu gerçeği değiştirmez.Tabuları olmayan zihin her türlü veriyi sorgulamayı ve *tartmayı olanaklı hale getirir ve *inanmak fili yerini gerçeğe ulaşma edimine bırakır.Ateistler-Materyalistler hiç bir dindarın yoğunlaşmadığı kadar onların "kutsallarına"yoğunlaşarak gerçeği ortaya çıkarmaya çalışırken,ortaya çıkan bulguları-somut gerçekleri inananlarla paylaşabiliyormu yada onların bu inanma serüvenlerine kısmende engel olabiliyormu ? Hayır ! Çünkü az önce sözünü ettiğim gibi okumuyorlar..Öğrenmenin yaşı olmaz denir ama bu son derece yanlış.Bir dindar inancıyla örtüşen bir sosyal-ekonomik ilişkiler içerisinde belli bir zaman geçirmiş ve varolan ilişkileri ve sosyal statüsü inançlarıyla içiçe geçmiş bir yapıdaysa,din onun varoluşunun ayrılmaz bir öğesi ise onun dini sorgulamasını beklemek-kimi güzel istisnaları geçiyorum-ütopyadır.Bu durum onun sosyal olarak intihar etmesini istemekten başka bir şey değildir ve elbette intihar etmeyeceklerdir.Dinsel inanışıyla örtüşmeyen bir sosyal yapı ise sorgulama olasılıklarını doğurduğu için bir avantaj olacaktır yada henüz böyle bir ilişki içinde "sosyal bir kimlik" olarak varolmamış bir genç kesinlikle karanlıktan kurtarılabilir.Yazının aslında özü olması gereken konuya geliyorum: Ateistler-materyalistler dinlerle mücadelesinde görsel imgeleri daha fazla kullanmalıdırlar.Özelde müslüman coğrafyasında genelde tüm dinlerin varolduğu ve egemenlik mücadelesi verdiği ülkelerde yaşanan katliamların,vahşetin videolarla-fotoğraflarla,resimlerle belgelenmesi,insancıllık idiasının nasıl açık demagoji olduğunu daha bir net gösterecektir.Her vahşet *fotoğrafının ardından gelecek olan "onlar bizden değil" metaforu görsel malzemelerin yoğunluğu ve tüm ülkeleri kapsayan genişliğiyle anlamsız hale getirilebilir.16 yüzyıl avrupa ve osmanlısından başlayarak,60 ortalarında Endenozya'ya,Filipinler'e oradan yakın tarihte İran'a,Somali'ye,Sudan'a,Suuudi Arabistan'a,Afganistan'a kadar olan tüm dinsel egemenlik mücadelelerinin nasıl bir gaddarlıkla sürdürüldüğünü ve aralarındaki tüm mezhep ve inanış farklarına ragmen "ölümde" nasıl uzlaştıklarını göstermek için yeterli malzeme var..Hiç bir insan mutlak" kötü" olamaz,onun soru sormasını sağlayacak her türlü görsel materyal bir şekilde inançlarının öyle anlatıldığı gibi pürüpak olmadığını hissetmelerini sağlayacaktır..Ve bu bir ilk adım olabilir,sonrasında görsel malzemeye gerek bırakmadan okumalarını sağlama umudumuz *yeşerebilir belki ..Yaşatılan gaddarlıklara doğal gözüyle bakabilecek kadar nasırlaşmış olanlarla *zaten uzaktan yakından ilgilimiz olamaz...İlgilimiz en azından yüreği tümüyle zehirlenmemiş olan insanlara.
Tüm ateistler-materyalistler kaynak belirterek ellerindeki tüm görsel malzemeyi burada bir araya toplasınlar.Bu konuda ite yönetiminin öncelik yapmasını öneriyorum.
(konu ile ilgili: habertürk videoda" recm" edilen yezidi kadının yine yezidilerce öldürülüşünü izlemek bir fikir verecektir..Müslüman coğrafyalarda bu görüntüler olağandır,.Olağan olmayan yezidilerin son zamanlarda cezalandırmayı islami olarak gerçekleştirmeye başlamalarıdır)

Mutlaka izleyin: http://video.haberturk.com/Video.aspx?v_ID=18796&k_A=haberturk

frodo
21-05-2007, 15:31
Timurca öncelikle hoş geldin. Mesajını tüzüğümüz gereği cafe bölümüne taşıyacağım.
Çünkü yeni üyelerimiz 10 mesaj kotasını doldurmadan forumlarda (cafe hariç) başlık
açamıyorlar.



sevgilerimle

timurca
21-05-2007, 15:46
Anladım frodo..bu durumda hemen kotayı dulduracağım.
sevgiler.

NEbukadnezzar
21-05-2007, 16:01
Tüm ateistler-materyalistler kaynak belirterek ellerindeki tüm görsel malzemeyi burada bir araya toplasınlar.Bu konuda ite yönetiminin öncelik yapmasını öneriyorum.
(konu ile ilgili: habertürk videoda" recm" edilen yezidi kadının yine yezidilerce öldürülüşünü izlemek bir fikir verecektir..Müslüman coğrafyalarda bu görüntüler olağandır,.Olağan olmayan yezidilerin son zamanlarda cezalandırmayı islami olarak gerçekleştirmeye başlamalarıdır)

bu nasıl bir islami cezalandırma *biçimi bu resmen linç ve islamla hiç bir ilgisi yoq *ayrıca adamlar yezidi habertürke de *helal olsun iyi sallamış senaryoyu * haberın aslı bu videoda http://video.milliyet.com.tr/default.asp?kanal=1&id=6449&tarih=2007/04/27&get=27.04.2007

ozgur_beyin
21-05-2007, 16:06
Sevgili *Timurca , hoşgeldin. İslamcı mantıkta, renkler yok. Sadece *iki renk var. Siyah ve beyaz.Beyaz olan onlar, siyah ise, onlardan olmayanlar. Bu pencereden baktıklarında, gaddarlıklarına ,acımasızlıklarına, vandallıklarına
her zaman uygun DİNİ bir kılıf bulup ya beyinlerini! yada vicdanlarını rahatlatıyorlar.
* Eleştirel yaklaşımlarıda ''görmezden'' gelerek bakıyorlar. çünkü beyin hücrelerine, ateş korkusu ,AZAP korkusu
öyle yerleşmişki ,allahu-azimuşşanın ZORUNA *gider, ahiret hayatımız hak ile yeksan olur ''korkusu ''DEMOKLES'in kılıcı gibi *her an başlarında ,sallandıklarını zannetmektedirler.

frodo
21-05-2007, 16:06
Nebukadnezzar neredeyse ilk itirazda yazının konusunu haklı çıkardın *:lol:

Yaptığın alıntıyı bile okumamışsın .Timurcanın yazısından aldığın bölümü iyi bir oku.

ozgur_beyin
21-05-2007, 16:20
sevgili nabukednezzar. bak timurca arkadaşımızın yazısının başı.


* * *Tüm dinlerden"inananların" çoğu spesifik ayrıntıları"seçici bir bilinçle"atladıkları,inandıkları metinleri sorgulayan yada eleştiren hiç bir metni OKUMADIKLARIı yada çok çok AZ OKUDUKLARI bir gerçek.TİMURCA

BURDA TARİF EDİLEN İNSAN TİPİNE İYİ BAK.

*AŞAĞIDAKİ PARAĞRAF TA ANLAYAMADIĞIN YER. tekrar oku.


... * izlemek bir fikir verecektir..Müslüman coğrafyalarda bu görüntüler olağandır,.Olağan olmayan YEZİDİLERİN son zamanlarda cezalandırmayı İSLAMİ olarak gerçekleştirmeye başlamalarıdır) TİMURCA

timurca
21-05-2007, 16:26
NEbukadnezzar,frodo arkadaş yanıtlamış ama bir ek yapayım:yazdıklarımı okumamandan daha doğal bir şey olamaz bunu anlarım da ilgili habertürk sitesini de incelememişsin.Orada senaryo yada "sizi"doğrudan suçlayan bir başlık yok(habertürk konsensüs gereği bunu yapamaz!)NEbukadnezzar kardeş özsaygı iyi bir şeydir.."sallamayı"biraz frenler! ..
Sevgili Özgur_beyin *yazdıklarında haklısın,önerim tamda bu açıdan önemli geliyor..Görsellik bir ölçüde truva atı gibi bir işlev görebilir(tabi bu truva atı örneği ironik aslında..atın gireceği kalenin var olduğu varsayımına dayanıyor!)

mhmd
21-05-2007, 17:27
Sn timurca,

Hoş geldiniz. Bir ricamı kırmayacağınızı umarım.
Yazıların daha okunur olabilmesi için;
Satır başı, paragraf, paragraf arası, noktalama işaretleri, yüz ifadeleri gibi görsel efektler kullanabilirsiniz.
Benim gibi okuma yoksunlarını celbeder.

Sn. ozgur_beyin,

İki renk teoriniz yerindedir. Ama kapsamı çok dar kalmıştır yazınızda.
İslam, Müslümanlık, İslam Coğrafyası diye kıstas doğru olmakla birlikte yetmez.
Vandallar sadece Müslüman coğrafyadan göçmüyor ya da müslümanları sadece kapsamıyor.
Vandalizm gösteren diğer etmenler göz ardındadır.
Müslümanlığını ileri sürerken alt etmenlerin ırk, ekonomi, sosyo-kültür gibi pek çok etmen kilimin altına süpürülmekte. Görmezden gelinmektedir.
Toplumsal linç girişimlerinin altındaki; yerel adalet yapısına bir bakın. Sadece bunun incelenmesi bile başlı başına bir sonuca bizi götürebilir.
Artık havadan düşen her şey için bulutlara küfretmemeyi öğrenmeliyiz derim.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın.

21-05-2007, 17:30
nebukadnezar, islam senin yaşadığın din değil, türkiye gibi rahat bir ülkede
yaşayıp islamı savunmak kolay, keşke afganistanda yada iranda yaşasaydın
o zaman islam hoşgürü dinimi yoksa vahşet kan kokan bir dinmi öğrenirdin.

şu linki bi inlecele bakalım, gerçek islam neymiş öğren



http://www.rawa.org/index.php

timurca
21-05-2007, 17:48
mhmmd seni kıracağım için üzgünüm,yazılarımda daha fazla noktalama kullanırsam okuma güçlüğü çekenlerin işini kolaylaştırmış olmam..tersine! yüz efekteliri ise anlaşılmayı kolaylaştıralibilir ama benim şimdi ilkokul abc sini bırakıp şekiller üzerinde durmam şık olmaz diye düşünüyorum..yani en azından size haksızlık etmiyeyim !! Yazılarınızdaki epik tını eğlenceli ,sizden yazmayı öğrenemeyi deneyeceğim ! Vandallık konusunda; "vandallara" siz vandalsınız dediğinizde onlar bunu nasıl anlar !? Zurnanın bas ses çıkardığı yer burası..tarihte tüm vandallar katliamlarını şu yada bu şekilde olağanlaştıracak bir dünya "argüman"buluyor..Dinlerin argümanı "ama o da yaptı"nın ötesine geçmemelimi ?..Yoksa böyle iyimi !?
(gandalf verdiğin linki bilmiyordum,kendi adıma teşekkür ediyorum,yararlanacağım)

mhmd
21-05-2007, 18:03
Sn. tumurca,

Üzüldüm. Ama olsun. Uğraşıyı seven biriyim. *:) *
Bunun da üstesinden geleceğimi biliyorum.

"-Ama o yaptı" ünlemi değil.
"-Hangi anlamda, kim ne yaptı?" Sorusu içinin açıklamalarda bulunmuştum.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

timurca
21-05-2007, 18:17
mhmmd,site adı "dinlerden özgürlük"bu tanım sanırım fikir veriyordur.Biz kusurlu kullar konunun *özünü unutmamak ve çerçeveye sadık kalmak için ekseni kaydırmama gibi bir alışkanlığa sahibiz(yaratılış hatası!)

ozgur_beyin
21-05-2007, 20:22
Sevgili Muhammed kardeşim, *benim kastettğim''vandallık'' *sadece fiziki vandallıktan daha ziyade ,fikri
bakış açısındaKİ vandallıktır. Tabiki bu'' vandal'' kavramının herkese cuk oturan şablonu yoktur.
*Senin , benim, onun fikri yapısına uymayan(eğer varsa) her söylemi *''şartlı refleks''
salaklığıyla, anlamadan dinlemeden cevap verme, veya verdiğini sanma zehabıdır.
*Okumadan ''alim'' olma hevesinde olanlaradır.sözüm.
* Yoksa birkaç satırlık yazıda, sosyo kültürel, sosyo ekonomik analizler yapmak yapılmaz, bildiğin gibi.

Bu gün Yozgat'ta yapılan vandalizm değilmidir?. Nedir bunların derdi.? Eğer fuhuş varsa ki ,sana ne? Sen Yozgat'ın ağır abiler korosundanmısın.Yozgat'ın ahlak zabıtamısın.? Evleri ateşe verenlerin (eğer fuhuş yapılıyorsa) çoğu o evlerden servis! almışlardır.
*3. bin yıla girdiğimiz bu asri zamanlarda *Halide Edip Adıvar'ın romanındaki gibi VURUN KAHPEYE mantığıyla
davranıp onlar bu roman ismini değiştirerek.
VURUN KAHPEYE ÇIKSIN CADDEYE *olarakmı değiştirmeliler.

Sevgili Muhammed kardeşim, belki konuyuda dağıttım ama şunu söyleyeceğim.
*İslamın bağrına çöreklenen kadın erkek ilişkilerindeki *''mahrem'' anlayış , islam dünyasının cinsel açlık çekmesine
sebeb olmaktadır. Rasyonel bir gözle bakabilen ,bir akıl için cinsellik, yemek, içmek, sevinmek, üzülmek kadar olağandır. Dahada olağandırkı bu cinsellik insanlığın çoğalma, üreme motorudur.
Belki benim bilgi zayıflığım olabilir ama ,bildiğim kadarıyla fuhuş yapıldığına inanılan bir evi yakmak hemde vandalca yakmak ,bir tek islam dünyasında var.
İnsanları normal hayat yaşamasına engel olan derin alimler insanlara gaz vere vere bu hale getiriyorlar.

timurca
21-05-2007, 22:11
Vandalizm genel anlamda "diğerinin"bir kültürün yada bir inanışın toptan yok sayılması ve ona dair tüm fizik-sosyal "belirtilerin"ortadan kaldırılması anlamında kullanılır.Dinler bu anlamda kaçınılmaz olarak vandaldır,kendini daima ötekine göre tanımlar ve öteki her zaman "olmaması" gerekendir(diyalektik açıdan yaman çelişki..ama neyse!)Örneğin bizim islamcılar kadeşçe bir arada yaşamaktan sözederler(bazıları!)ama öte yandan topluca(istisnasız!)fetih olarak adlandırdıkları,yani"ötekinin"varoluş hakını yok sayan işgalleri överler..Dinler arası kardeşlikten sözederler ama topu topu 50 bin kişiyi bulmayan bir hiristiyan azınlığın hiç bir dini rütüeline izin vermezler.(fenerde haliçe haç atılma ritüelini bile kabullenemeyip sahilde ya allah bismillah nidalarıyla hönkürdüler saatlerce)..Malatyada insan olmaktan utandıran işkencelerle misyoner olduklarını iddia ettikleri(sanki kendileri tebliğ ile başka bir şey yapıyormuş gibi!)bir kaç hiristiyanı akıl almaz bir gaddarlıkla doğradılar..burada ateistlerle bir arada kardeşçe yaşamaktan söztemiyorum "inananların" kendi aralarındaki ilişkiden örnek veriyorum yanlızca!Dinlerin varoluşunu asli koşulu demagoji-makyavelizm ve vandallıktır.Dinlerin sosyal yaşama etki edebilecekleri başkaca hiç bir araç yoktur...olamazda çünkü sosyal yaşamı korku,tehdit,şantaj,işkence ve ölüm olmadan yönlendirebilecek bir değerler sistemine sahip değildir.Dönüştüren ve ikna eden bir felsefi arka planı yoktur.

23-05-2007, 12:25
sevgili timurca,

küçükken hiç kulaktan kulağa oynadın mı?

tüm tarihsel metinler,kutsal kitaplar,hadis derlemeleri kulaktan kulağa bir aktarımın farklı şeklidir.zaman boyunca sürüklenirken içine sokuşturulmuş gereksiz ve kimi zaman ayıklanması zor kalabalığı da beraberinde taşırlar.hiçbirinden tam anlamıyla emin olamam ,orada değidim ki çoğunluğu aktarımdır.aktaranın neyi,nasıl aktardığını bilemeyeceğim gibi benim çok önemli bir detayın belki de can alıcı bir detayın atlanıp atlanmadığını,ne kadar deformasyona uğradığını da tartamam.okurum ama budur diyemem.

reşat nuri güntekinin çalı kuşu romanını bilirsiniz.''feride etekleri zil çalarak kapıya koştu''.cümlesini çevirenin nasıl çevirdiğini üniversite yıllarında seçmeli aldığım ingilizce çeviri dersinde hocamızın aktarması olarak dinlemiştim.ilginç bulduğum için hala hatırlarım..kaynağı bulmam imkansız.ama çeviren eteklerdeki zili bir tülü çözememiş.sayfanın sonuna dip not düşmüş.''türkler eteklerine küçük ziller takarlar''.

şimdi bu ne derece doğru bir aktarımdır.ama aktarıldı bile geçmiş olsun.bir detay değişime uğradı anlamı bozuldu.

inananlar da inanmayanlar sorgulamak durumundadır.sorgulanan nedir? kaynak neresidir.tanrı mı ? allah mı? god mı? ilah mı?.bu tanımlamaların hepsi de ait olduğu tarafın simgesidir,yani tarafsız değildir .şartlı kaynakları,taraflı aktarımları,geleneksel yapıları,kilitlenmiş zihinlerin öğretilerini işaret eder.

hepsini ayıklarsak,silkelersek,taraflı çağrışımlardan uzaklaşır zihnimizi olabildiğince berrak konuma getirsek.sorgulamamız gerekenin evrenin yaratıcı bir enerjisi olup olmadığı sorusundan başka bir şey değildir.kutsal kaynaklar sorguya izin vermez,ezberletir,dikte eder.anlam araştırması yaptırmaz.yapan kendisi yapar.üstelik kör inanışların savunmaları da kilitli zihinlerce yapılır.ne söyleseniz boştur.fazla zorlarsanız bir kısmı şiddete bile yönelebilir.çünkü sorgulanan,zihninin sahte güvenlik sistemidir.sigortasının atmasını kabul etmek istemez.

evrenin yaratıcı enerjisini sorguluyorsak cevap evrenin kendisindedir.yapılmış bir sürü araştırma yazılmış bir sürü bilimsel makale var bu konuda.pek çoğu da inananlar içinde inanmayanlar içinde ilginç ve önemli pek çok bilgiyi içeriyor.ya da dinleyebilen içine döner,parçası olduğu bu enerjinin içindeki sesini duyar.bu benim kişisel tercihim.

ama bu enerjiyi tarihsel yazılı kaynaklarda aramayın.inanmayan zihinler için bu durum kimi zaman hakarete varan alaycı saldırılara yol açar.çünkü bazı kaynağı şüpheli aktarımlar ya tutarsa diye çalınmış ama tutmuş saçma mayaların üremesi,kabarmasıdır..inananlar için se hele bir de inanışları kör bir inanışsa dayatmacı yanıtlar vermeleri demektir.kısacası iki taraf içinde bence bu durum kör inanışın kör döğüşüdür.

bırakın kutsal kitapları.evrenden daha kutsal bir şey düşünemiyorum.orası bizim evimiz çünkü.geldiğimiz,gideceğimiz yer dönüşüm döngümüz.hiçbir şey yapamıyorsanız sessiz kalın inanın veya inanmayın sönmüş uzak yıldızların bize gelen ışığına bakın.merak ediyorsanız yıldız ışıkları hakkındaki makaleleri okuyun.

tüm tarihi metinlerin vahşetinden çok daha güzel emin olun.okuyup daha da çoğaltmayın onların kanlı enerjisini.

timurca
23-05-2007, 23:47
sevgili ikikereiki,küçükken olduğu gibi şu anda da "kulaktan kulağa"oyununu sevmem..anlatıcının kavraşıyı ve algısına -ve de kulak zarının niteliğine!?-bağlı biçimlenen ve duyumlar üzerinden yaşamı kurgulayanlara her zaman tereddütlü yaklaştım.bilgi soyutlama ile başlar ama tanımlı bir olguya evrildiğinde artık somuttur yani olgu birbirinden bağımsız gözlemlerin somut bir tanıma sahip olma durumudur,"şeyler"den sözetmiyorum "şeyler"toplandığında olgu olmuyor.materyalistlerin maddi gerçekliği "başat iç çelişkiler"le tanımladıklarını kuşkusuz biliyorsunuzdur.
yani konumuz kim ne demiş,kim ne yapmış,kim kim hakkında ne düşünmüş vs değildir.konumuz maddi gerçekliğin iç "çelişkileri"ve kendisini kuşatan dış dünya ile "denenebilir"ilişkisidir,olgulardır..bir "şeye"inanıp inanmamak o insanın kişisel yada toplumsal ihtiyaçları gereğince *yine kendinin-yada içinde olduğu topluluğun-şekillendireceği bir fantazidir "şeylerdir".. ateistler ve materyalistler bu fantaziyi eğlenceli buldukları oranda ciddiye alırlar ancak onların da *"inanmak" gibi bir sorunları yoktur.madalyonun bir de öteki yüzünden ise asla söz edilemez çünkü zaten sözünü ettiğimiz konu doğrudan madalyonun kütlesidir!
yaşamınızda her an etkileştiğiniz binlerce somut nesne etkileşiminizin içeriğinden bağımsız olarak sizi belirler ve yönlendirirken ve tüm bunlar tanımlanabilir-ölçülebilir durumdayken aynı sürecin daha grift biçimleriyle doğrudan insanın varoluşunun-evriminin kaynağı olamayacağını düşünmek saçmalıktır ve bu saçmalığın gönüllü savunucuları sizi kuşatarak kendinizi ve "olguları"yadsımanızı *istiyorlarsa bu durumda bu saçmalığa karşı sizin deyiminizle"sigortalarımızın atması"doğaldır.yazınızdaki naif nihilizm sevimli olsa bile benim gibi düşünenler için hüzün verici..


KONU DIŞI(!)BİR ALINTI:
"insanı insan olarak,dünyayla ilişkilerini de insani ilişkiler olarak kabul ederseniz,sevgiyi yanlızca sevgiyle ,güveni yanlızca güvenle değiş tokuş edebilirsiniz.sanatın tadına varmak istiyorsanız sanat kültürü almış biri olmalısınız.başkalarını etkilemek istiyorsanız gerçekten başkalarını canlandıran ve yüreklendiren biri olmalısınız.insanla-ve doğayla-ilişkilerimizin her biri gerçek bireysel hayatımızın belirli bir şekilde dışavurumu olmalı,iradenizin nesnesine uymalıdır.karşılığında sevgi uyandırmadan seviyorsanız yani sevgi olarak sevginiz karşılıklı sevgi yaratmıyorsa,seven bir kişi olarak dışavurumunuzla kendinizi sevilen biri yapamıyorsanız,sevginiz güçsüzdür,bir talihsizliktir"KARL MARKS 1844 İktisadi-Felsefi El yazmaları

24-05-2007, 02:11
sevgili timurca,

madalyonun öteki yüzünden bahsetmiyorum,benim gözüm madalyonun kenarındaki ince kalıp çizgisine takılıyor.madalyon bir bütün olarak elbette gerçek ama ya içine döküldüğü kalıp.....madalyon gerçek ve gözümün önünde bu kadarı yeterli olsa keşke,kalıp çizgisini farketmesem ama elimde değil orada işte belli belirsiz duruyor.

düşünce tarzımı naif olarak değerlendirmişsiniz olabilir,nasıl adlandırılır bilemem ama materyalist ve ateist bir zihin için ters olduğunun farkındayım.

fakat sevimli olduğu konusunda hem fikir değilim.ifadesi öyle bile görünse kaynak için elimi oldukça uzağa ve karanlığa göndermem gerekiyor.