Orijinalini görmek için tıklayınız : AKP'nin Neyi Kötü
Alone Star
18-06-2018, 19:26
Hazir bayram sonrasinda onceden yasadiklarimi paylasmak istiyorum. Gercekten her sey bir yana sehirler arasi yolculuk yaparken duble yollarda yolculuk yapmanin ne kadar rahat oldugunu gormek muthis bir duygu. Yasi kucuk olanlar bilmez ama onceden bayramlarda trafik kazalarinda nice canlari kaybettik. Artik bu yollar sayesinde gidecegimiz yerlere kolayca gidip gelebiliyoruz. Sonucta yol demek medeniyet demektir. Gercekten adamlar medeniyeti getirdi.
Gecenlerde sehir hastanesine gittim. O kadar buyuk bir alanda otoparklari, spor alanlari, yuruyus alanlari, engelli yolu, bisiklet yolu, binalarin gorunumu ve ici, doktorlarin ilgisi ve kalitesi ancak bu kadar guzel olabilirdi. Emegi gecenlerden Allah razi olsun. Gercekten kaliteyi hissediyorsunuz. Eskiden olsa sira beklerken oluyorduk.
Sahsen ben her konuda ozgurlukleri savunan bir insanim. Basortu takilsin veya takilmasin diye bir gorusum yok. Herkesin inandigi gibi yasamasini savunan bir insanim. İste bu adamlar sayesinde herkes inandigi gibi yasayabiliyor, isteyen takiyor, istemeyen takmiyor. Burda bu basortusunu de amacinin disinda kullananlari da kendi vicdanlariyka bas basa bırakıyorum. Ama eskiden sirf basortulu diye bircok haktan mahrum birakilan, hapse atilan, eziyet edilen, öldürülen, egitim alamayan, dışlanan insanlar vardi. Ama bugunun Turkiye'sinde boyle hak ihlalleri yoktur. İktidar bu ozgurluk ortamini sagladi.
Bunca guzel icraat varken neyi elestiriyorsunuz? Daha ne yapmalarini bekliyorsunuz? Elbette yanlislari olsa da iyi oldgu yerlerde haklarini teslim etmek gerekir. Sanki hic iyi sey yapmamislar da hep kotu seyler yapmislar gibi elestirmek haksizliktir. Yigidi oldur hakkini yeme.
ilahimasal
18-06-2018, 19:49
15 sene
250 trilyon dolar ve asfalt ? Burayı anlayacak kapasiten yok gibi neyse.
Medeniyet asfalt dökmek değildir. Gelişmiş ülkelerde ki adıyla KALDIRIM YÜKSEKLİĞİDİR.
Hastanelerde ölüyormuş ! Ölü insan nereden yazıyorsun bize ?
Eskiden derken ??? 15 sene evvelinden mi bahsediyorsun ?
Özgürlük anlayışını sevsinler TURBAN ?? Türbandan sebep iskencede ölen duymadık varsa yaz.
Unutmadan ! 15 senede , 250 trilyon dolar toplanan paradan her yıl yamalanan asfalttan başka bir icraat yok. Sehir hastahaneleri dediğin ve benzeri işler devlet eli ile degil PARA YOLMA uzmanı firmalar tarafından MÜŞTERI gelmez ise Müşteri garantili DEVLET güvencesi ile hizmet veriyor. İlk müşterisi sen olmuşsun.
Yazacak o kadar çok şey var ki ! Yazmaya gerek yok bilen biliyor.
Biraz sağlam bir seylerle gel.
Para bitti haberin olsun seçimlerden sonra giydirdiklerinde birikimin kadar konuşursun.
2004 -2017 arası ahlak çöküntüleri
Uyuşturucuyla mücadele çalışmalarınıntoplandığı rapora göre, 2007’den bu yana 2 bin 148 kişi uyuşturucu maddekullanımı nedeniyle öldü. Son 3 yılda 680 bin kişi tedavi gördü ve bunlar için2.5 yılda 147 milyon lira harcandı
Madde bağımlılığından tedavi görenlerin sayısı 2004-2016 yıllarıarasında 25 kat arttı. 2 yıl önce 265 bin kişi kliniklere başvurdu. 15 yaş altıuyuşturucu tedavisi görenlerin sayısı yüzde 92 yükseldi.
Uyuşturucu kullanımı ve madde bağımlılığınabağlı ölümler son 13 yılda yüzde bin 833 arttı. Uyuşturucu kullanım yaşı 14'edüştü. Araştırma önergesi veren CHP’li Didem Engin Meclis'i göreve çağırdı,"Sorunun ivedilikle ve ciddiyetle ele alınması gerekiyor†dedi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nunyayınladığı rapora göre, kadın cinayetleri sayısı bir önceki yıla göre %25artarak 409 oldu.
Çocuklara yönelen cinsel istismar vakaları son on yılda yüzde700'lük bir oranla artış gösterdiğini anlatan Demir, sadece 2016 yılıiçerisinde çocuğun cinsel istismarı suçundan 15 bin 51 dava açıldığını söyledi
-------------------------------------------
AKP nin nesini beğenmiyoruz değil mi ya.
cenkvarol
18-06-2018, 23:37
herşey beton, park, bahçe değil, bunu anlayın artık,
onca üniversite binası var mesela, ama mezunlar işsiz, intihar ediyor insanlar,
onca yol var ama araca mazota verdiğin vergide Dünyada ilk sıralardasın, bina var yol var ama hepsi tribüne oynamak için, gerçekte içleri boş, tıpkı Kudüs mitingi yapıp İsrail'le ticareti katlayan kof kabadayılık gibi.
başarısızlıklarının bedelini AKP'nin dışında bu toplumda herkes ödedi;
çözüm sürecini denedi hendekler açıldı sonuç başarısızlık; yüzlerce insan öldü,
Şam'da namaz kılacaz dendi sonuç başarısızlık; Suriye iç savaşındaki örgütlere sağladığı destekle komşusunda akan kana ortak oldu,
her istediklerini verdikleri FETÖ ile kol kola girdiler sonuç başarısızlık; öküz ölüp ortaklık bozulunca yine onca kan döküldü, örgütün sokaktaki en alt tabakası toplanıp içeri atılırken siyasi sorumlulara dokunulmadı,
toplum karpuz gibi ikiye bölünmüşken, tarafsız olması gereken bürokratlar, hakimler, kaymakamlar, askerler vs. siyasi parti temsilcisi gibi hareket etmeye başladı, devlette şakşakçılık, partizancılık zirve yaptı, ast ve üst arasına siyasi görüşler girdi, birlik ve dirlik yerini kurumlarda bezmişliğe küskünlüğe bıraktı,
koca ömrümüzden 16 yıl gitti; özelleştirme ve dış borçta rekorlar kırıldı, onlardan gelen kaynakla şişirme, sürdürülemez bir büyüme yaratıldı, paranın değeri kat be kat düştü, eğitim, güvenlik, kürt, enflosyan, işsizlik gibi temel sorunlar çözülemedi,
ülkedeki sorunlar, ayrılıklar unutulup Afrika'da Ortadoğu'da şişirme Padişahlık rolleriyle boş umutlar pohpohlandı, daha ata binmeyi bilmeyen bir adamla dörtnala cenge çıkıldı, kefene girildi, bir arpa yol gidilmedi, kafaya çuval geçirildi, türbeyi sırtlayıp geri dönüldü, fethedilen ülkeler artmasa da çekilen padişahlık dizilerinin bölüm sayısı hep arttı,,,, teknoloji çağını kavrayamayıp geçmişin özlemindeki insanların duyguları sürekli sömürüldü..
hasta ve madde bağımlısı sayısı kat be kat arttı, hastanelerin "müşteri" sayısı arttı, cezaevleri doldu taştı..
cemaatler at koşturmaya başladı, her kafadan bir fetva çıktı, mafya babaları örnek adam oldu vatanseverliği anlatır oldu..
trafik ve iş kazalarında ölenlerin sayısı gelişmiş ülkelerin çok gerisinde kalmaya devam etti..
basın sansürlendi, bir elde toplandıkça çok seslilik azaldı, bilgiye erişim engellendi, herkesin alın terinden çalan TIRT adlı devlet kanalı tek bir Partinin yayın organı oldu,
insanları azarlamak, somurtmak, bağırmak, çağırmak, başbaşa gelip konuşmaktansa hep kaçak güreşmek, aleni yalan söylemek, başkasını mezhebi ile yermek, dini camiyi, askeri operasyonları siyasete alet etmek, eleştiriye tahammül edememek vs. topluma örnek olması gereken en baştaki kişi tarafından yapılınca haliyle sokaktaki insan da aynı yolu izledi; insanın insana güveni kalmadı, gittikçe kabalaştı, birbirine selam vermekten dahi korkar oldu, farklılıklara tahammül azaldı, her köşe başına dindar ve kindar bir neslin tohumları atıldı..
bu liste böyle uzar gider...
Alone Star
19-06-2018, 14:36
15 sene
250 trilyon dolar ve asfalt ? Burayı anlayacak kapasiten yok gibi neyse.
Medeniyet asfalt dökmek değildir. Gelişmiş ülkelerde ki adıyla KALDIRIM YÜKSEKLİĞİDİR.
Hastanelerde ölüyormuş ! Ölü insan nereden yazıyorsun bize ?
Eskiden derken ??? 15 sene evvelinden mi bahsediyorsun ?
Özgürlük anlayışını sevsinler TURBAN ?? Türbandan sebep iskencede ölen duymadık varsa yaz.
Unutmadan ! 15 senede , 250 trilyon dolar toplanan paradan her yıl yamalanan asfalttan başka bir icraat yok. Sehir hastahaneleri dediğin ve benzeri işler devlet eli ile degil PARA YOLMA uzmanı firmalar tarafından MÜŞTERI gelmez ise Müşteri garantili DEVLET güvencesi ile hizmet veriyor. İlk müşterisi sen olmuşsun.
Yazacak o kadar çok şey var ki ! Yazmaya gerek yok bilen biliyor.
Biraz sağlam bir seylerle gel.
Para bitti haberin olsun seçimlerden sonra giydirdiklerinde birikimin kadar konuşursun.
Yollar,hastaneler,parklar,bahceler,avmler sosyal hayatimizin icerisinde bize direk olarak sunulan hizmetlerdir. Halk olarak bunlari goruyor ve yaşıyor olmak benim icin buyuk bir hizmettir. Daha onceki hukumetlerde de hicbir seyin yapilmamis olmasi beni uzuyor.
Kaldi ki butun bunlarin disinda ornegin savunma sanayinde, nukleer atilimda ve direk olarak gormedigimiz bircok alanda bircok hizmetlerin oldugunu ogreniyoruz. Ayrica yurtdisinda yasayan gurbetcilerin gozunden ulkemizin ne kadar soz sahibi oldugunu goruyoruz ve duyuyoruz.
Ayrica 80 civari universite sayisinin neredeyse 200'e kadar artmasi, insanlarin belli konularda uzmanlasmasiyla egitimli insan sayisi cok artti. Madem bunlar yapılabiliyordu da daha oncekiler neden yapmadi? Onca para demek ki 2002'den onceki hukumetler tarafindan carcur edilmis.
Onemli olan kimin yaptigi degil sunulan hizmettir. Sonucta yollar, tuneller, kopruler, barajlar misak-i milli icerisinde kalacak, alip goturecek halleri yok ya.
Alone Star
19-06-2018, 14:49
2004 -2017 arası ahlak çöküntüleri
Uyuşturucuyla mücadele çalışmalarınıntoplandığı rapora göre, 2007’den bu yana 2 bin 148 kişi uyuşturucu maddekullanımı nedeniyle öldü. Son 3 yılda 680 bin kişi tedavi gördü ve bunlar için2.5 yılda 147 milyon lira harcandı
Madde bağımlılığından tedavi görenlerin sayısı 2004-2016 yıllarıarasında 25 kat arttı. 2 yıl önce 265 bin kişi kliniklere başvurdu. 15 yaş altıuyuşturucu tedavisi görenlerin sayısı yüzde 92 yükseldi.
Uyuşturucu kullanımı ve madde bağımlılığınabağlı ölümler son 13 yılda yüzde bin 833 arttı. Uyuşturucu kullanım yaşı 14'edüştü. Araştırma önergesi veren CHP’li Didem Engin Meclis'i göreve çağırdı,"Sorunun ivedilikle ve ciddiyetle ele alınması gerekiyor†dedi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nunyayınladığı rapora göre, kadın cinayetleri sayısı bir önceki yıla göre %25artarak 409 oldu.
Çocuklara yönelen cinsel istismar vakaları son on yılda yüzde700'lük bir oranla artış gösterdiğini anlatan Demir, sadece 2016 yılıiçerisinde çocuğun cinsel istismarı suçundan 15 bin 51 dava açıldığını söyledi
-------------------------------------------
AKP nin nesini beğenmiyoruz değil mi ya.
Hukumetin bu olumsuz olayların artmasi yonunde bir calismasi oldu mu ki bunları hukumete yikiyorsun? Kaldi ki 2001'den once cok net olarak hatırlıyorum; televizyonlarda madde bağımlıları ile ilgili programlar yapiliyordu. Bu programlar toplumda uyusturucu kullanma algisi olusturuyordu. Evet su anda hala uyusturucu kullanan vatandaslarimiz olabilir, ama bizzat sahit oluyorum ki polislerimiz de konuyla alakali yogun calislamalar yapiyor. Ben uyusturucu kullaniminin minimuma indigini düşünüyorum. Siz arttigini soyluyorsunuz, peki kanit gosterebilir misiniz?
Kadin cinayetleri ve cocuk istismarina gelince yine bunun hukumetle ilgisi yoktur. Sonucta bununla alakali bir tesvik soz konusu degildir. Maalesef egitime ve ahlaka gereken onemi gostermeyen zihniyeti bozuk insanlar bu tur davranışları dun de bugun de yarin da yapacaktir. Butun bunlarin sayisinin arttigina dair kaynağın nedir? Cunku onceden bu olaylar sayisal olarak verilendirilemiyordu ama su anda verilendigi icin fazla gibi gozukebilir.
spartacus
19-06-2018, 15:25
Yollar,hastaneler,parklar,bahceler,avmler sosyal hayatimizin icerisinde bize direk olarak sunulan hizmetlerdir. Halk olarak bunlari goruyor ve yaşıyor olmak benim icin buyuk bir hizmettir. Daha onceki hukumetlerde de hicbir seyin yapilmamis olmasi beni uzuyor.
Aktrolmüsün, yoksa beyinsiz bir mal mısın?
Vakit israf etmeyeceğim, soru ve cevap net.
Ahmak, oraya bir adet sakal takıp, çarık, cüppe giydirip bir kaya da koysan, kendiliğinden gidişat içinde dahi, yine beğendiklerin olurdu. en fazla bu kadar olurdu cüppeşi, sarıklı kayanın yapacağı.
Dünya değişiyor, değişen dünyada elbette bir çok yenilik de kendiliğinden gelecektir(iktidardaki şahısın marifeti değil), dünya değişirken siz Papaz eriğini İmam eriğine çevirmek, organik hoşaf gibi BİLİMSEL(!!!!) PROJELERE imza atmakla meşguldünüz. Evet siz ve diyanet işleri haline getirilen TÜBİTAK nice çocuğun projesini ret ederken o projeler avrupada, ödüller alıyordu! Neden o projeler ret ediliyordu? Papaz eriğini imam eriğine çevirmediği için, tarikat kafalı vs olamdıkalrı, topluma ve bilime, yararlı oldukları için ret ediliyorlardı.
Bunun dışında ne oldu;
Eğitim sistemi çöktü, her yıl müfredat, sistemler değişti, keyfice ve fakirin çocuğuna(çoğunluk) imam hatipler dayatıldı.
Sağlık sistemi-> ÇÖKTÜ!!! (örn: 1 EMAR için 4 ay sonraya gün veriliyor, sağlık tamamen iktidar ve yandaşları tarafından ele geçirilmiş özel sömürü hastanelerine dönüştü, can pazarı)
İnsanca yaşam koşulları çok daha kötü hale geldi.
Piyasa tamamen harami saltanatına dönüştü.
KLEPTOKRASİ İKTİDARI, oligarşik monarşiye dönüşürken, ülkenin tüm gelir kaynakları, haramice konuşlandırılan kleptokrasi fertleri ve yandaşlarına akıtılmaya başlandı.
Ben uzatmayacağım-israfsın basit bir iki şey söyleyip geçsemde, ahmak, KLEPTOKRASİ nedir sadece bunu araştırman yeterli, altınlar içinde yüzsen bile KLEPTOKRASİ-OLİGARŞİ desteklenecek bir yönetim biçimi değildir.
Boş, boş konuşma, eskiden şöyle, böyle saçma-salak şeyler söyleme, SOMUT bir şeyler söyle... Somut bir şey söyle ki, bizde neyi olumlu bulduk, bulmadık ifade edebilelim.
Elbette olumlu bulduğumuz projelerde olmuştur(10 yıl önce!), tabi tümü de AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM adınaydı ve AKP o konuda da sahte bir siyaset yaptığını, esasında kağıt üstünde gösterip, göz boyadığını kısa sürede kanıtladı. Dürüst oldukları bir tane bile olsun, bir işleri olmadı.
Alone Star
19-06-2018, 15:54
herşey beton, park, bahçe değil, bunu anlayın artık,
onca üniversite binası var mesela, ama mezunlar işsiz, intihar ediyor insanlar,
onca yol var ama araca mazota verdiğin vergide Dünyada ilk sıralardasın, bina var yol var ama hepsi tribüne oynamak için, gerçekte içleri boş, tıpkı Kudüs mitingi yapıp İsrail'le ticareti katlayan kof kabadayılık gibi.
başarısızlıklarının bedelini AKP'nin dışında bu toplumda herkes ödedi;
çözüm sürecini denedi hendekler açıldı sonuç başarısızlık; yüzlerce insan öldü,
Şam'da namaz kılacaz dendi sonuç başarısızlık; Suriye iç savaşındaki örgütlere sağladığı destekle komşusunda akan kana ortak oldu,
her istediklerini verdikleri FETÖ ile kol kola girdiler sonuç başarısızlık; öküz ölüp ortaklık bozulunca yine onca kan döküldü, örgütün sokaktaki en alt tabakası toplanıp içeri atılırken siyasi sorumlulara dokunulmadı,
toplum karpuz gibi ikiye bölünmüşken, tarafsız olması gereken bürokratlar, hakimler, kaymakamlar, askerler vs. siyasi parti temsilcisi gibi hareket etmeye başladı, devlette şakşakçılık, partizancılık zirve yaptı, ast ve üst arasına siyasi görüşler girdi, birlik ve dirlik yerini kurumlarda bezmişliğe küskünlüğe bıraktı,
koca ömrümüzden 16 yıl gitti; özelleştirme ve dış borçta rekorlar kırıldı, onlardan gelen kaynakla şişirme, sürdürülemez bir büyüme yaratıldı, paranın değeri kat be kat düştü, eğitim, güvenlik, kürt, enflosyan, işsizlik gibi temel sorunlar çözülemedi,
ülkedeki sorunlar, ayrılıklar unutulup Afrika'da Ortadoğu'da şişirme Padişahlık rolleriyle boş umutlar pohpohlandı, daha ata binmeyi bilmeyen bir adamla dörtnala cenge çıkıldı, kefene girildi, bir arpa yol gidilmedi, kafaya çuval geçirildi, türbeyi sırtlayıp geri dönüldü, fethedilen ülkeler artmasa da çekilen padişahlık dizilerinin bölüm sayısı hep arttı,,,, teknoloji çağını kavrayamayıp geçmişin özlemindeki insanların duyguları sürekli sömürüldü..
hasta ve madde bağımlısı sayısı kat be kat arttı, hastanelerin "müşteri" sayısı arttı, cezaevleri doldu taştı..
cemaatler at koşturmaya başladı, her kafadan bir fetva çıktı, mafya babaları örnek adam oldu vatanseverliği anlatır oldu..
trafik ve iş kazalarında ölenlerin sayısı gelişmiş ülkelerin çok gerisinde kalmaya devam etti..
basın sansürlendi, bir elde toplandıkça çok seslilik azaldı, bilgiye erişim engellendi, herkesin alın terinden çalan TIRT adlı devlet kanalı tek bir Partinin yayın organı oldu,
insanları azarlamak, somurtmak, bağırmak, çağırmak, başbaşa gelip konuşmaktansa hep kaçak güreşmek, aleni yalan söylemek, başkasını mezhebi ile yermek, dini camiyi, askeri operasyonları siyasete alet etmek, eleştiriye tahammül edememek vs. topluma örnek olması gereken en baştaki kişi tarafından yapılınca haliyle sokaktaki insan da aynı yolu izledi; insanın insana güveni kalmadı, gittikçe kabalaştı, birbirine selam vermekten dahi korkar oldu, farklılıklara tahammül azaldı, her köşe başına dindar ve kindar bir neslin tohumları atıldı..
bu liste böyle uzar gider...
Bir kere sifir issizlik diye bir sey soz konusu degildir. Burda hem calisan hem de işveren suçludur. Calisan sucludur cunku zihniyeti direk masa basina oturup dolgun maas istemesidir. Bunu da isverenler kabul etmez. İsveren sucludur cunku dusuk maasla her isini yapacak kole aramaktadir.
Ulkemiz uretime dayali bir ulke olmadigi icin hatta vergilerle gecindigi icin bu benzin fiyatlari pahalidir ama mecburidir. 2023'un Turkiyesinde kalkinma hareketleriyle birlikte onemli olcude gelisme katedilecektir.
Simdi biz birine iyi niyetli yaklasinca karsimizdakinin niyetini bilemeyiz. Cozum surecinde suc PKK'nindir. Baris döneminde savasa hazirlanmistir. Sonrasinda da boyunun olcusunu almistir. Burda hukumetin sucu yoktur.
Hukumetin Suriye'deki teror orgutlerine destek sagladigini nerden biliyorsun? Muhalif medya yalan soylemis olamaz mi?
FETO bu devletin bütün kademelerine sizmis koku ulkemizde ucu Amerika'da olan cok zehirli bir sarmaşık gibi teror orgutudur. Bu hukumetten baskasi da bu zehirli sarmasigi bu sekilde kesip atamazdi. Her yere sinmisler. Butun baglantilari bilinmeden orgut cokertilemezdi. Ne mutlu ki hukumetimiz OHAL'i kullanarak icte FETO ile, dista PKK ve dis guclerle savasiyor. Zor bir donemden geçiyoruz, bu donemde birlik olmamiz gerekirken hukumete iftira atiliyor.
Tarafsiz olmasi gereken burokratlarin tarafsiz olmadigini nerden biliyorsun? Eger olmasalardi gorevlerinden uzaklastirilirlardi. Kamplasmanin sorumlusu bu hükümet degildir. Sanki 2002'den once toplum baris icinde idi de bu hukumet gelince mi insanlar kamplasti?
Oncekilerin actigi fabrikalar da hepsi devletin sirtinda bir kambur oluşturmustu. Onlarin ozellestirilmesi gerekiyordu. Ki uretimin kalitesi artsin. Evsiz barksiz cok insanimiz oldugu için insaatlar ve yollar gerekliydi. Bunlar ilk yapilmasi gerekenlerdi, ardina fabrikalar geliyor ve gelecek. Yerli ve milli tankimiz,silahimiz, helikopterimiz,a arabamız, savunma sanayimiz var artik. Paramizin deger kaybetmesi dis guclerin oyunu olabilir. Enflasyon Allah'in izni ile secimden sonra dusecek.
İmam hatip acilmasi kotu degildir. Aileler, evlatlarinin dini egitim almasini istedigi icin hukumetimiz de bu talebi karşılıyor.
Askerimiz, teror orgutlerinin canina okuyor. Bu devleti hickimse bolemez. Her kim devletimizi bolmeye calisirsa cezasini ceker. Her devlet kendi cikarini korumakla mukelleftir.
Eski Turkiye diger devletlerce fazla ciddiye alinmiyordu. Simdi Amerika'ya bile kafa tutuyoruz.
Dizilerle de olsa gecmisimizi hatirlamak ve sahip cikmak gururumuzu oksuyor. Gecmisini bilmeyen gelecege bakamaz.
Ozgur bir ulkede cemaatler de olacaktir. Cemaat başkadır, cemaat adi altinda din somurusu yapanlar baskadir. Cemaatlere elbette izin vardir ama din somurusu yapan cemaatlere izin yoktur.
Trafik ve is kazalarinda olenlerin sayisi gecmise nazaran azaldi. İnşallah daha da azalacaktir. Ayrica bunlarin hukumetle bir ilgisi yoktur.
Muhalif basinin susturuldugunu nerden biliyorsun? Muhalif basinin az olması susturuldugu anlamina gelmez. Fikir ozgurlugu vardir, herkes istedigi partiyi savunabilir. Muhalif basinin sayisinin illa cok olmasi gerekmez, istediklerini savunurlar. Vikipedi'ye erisimin engellenmesini dogru buluyorum, hicbir kuruluş devletimizi karalayamaz. TRT'nin tarafsiz olmadigini nerden biliyorsun?
Teroriste terorist demek kamplastirma degildir. Halkin kamplasmasinin hukumetle bir ilgisi yoktur, 2002'den once zaten kamplasmisti insanlar.
Hukumetin muhaliflerle tartismasi ve onlara prim vermesi gerekmez. İnsanimiz zaten neyin ne olduğunu gayet iyi biliyor.
Hukumet dini siyasete alet etmiyor, dini yasiyor. Dini degerlere atif yapmak, dini siyasete alet etmek değildir. Askeriyenin siyasetle bir iliskisi yoktur, alkislamasi siyasete girdiğini göstermez.
Hukumet elestiriye tahammül edemeseydi hickimse sosyal medyadan elestiremezdi. Elestiri başkadir,hakaret ve iftira baskadir.
Neden hep elestiriyorsunuz da iyi yanlarini yazmiyorsunuz? Ayaginiza tas carpsa hukumetten bileceksiniz neredeyse.
ilahimasal
19-06-2018, 16:01
Bu arkadaşın trolden çok troliçe olmaya aday birisi olarak düşünüyorum.
Otobüs koltuğuna bindirilip köyüne yollananan bir anne.
Parklarda minik yavrusunu gezdiren bir anne.
Avm lerde gelirinden kaynaklı hiç bir şey alamadan şaşkın şaskın gezen fakat kendine ait olmayan şeyleri öven , avm den çıkıp semt pazarında minik yavrusuna tezgahtan birşeyler arayan hatta o ucuz çaputlar için tezgah sahibi ile pazarlık eden bir anne.
Hastahaneyede gitmiş !! Umarız saglığına kavuşur.
Uyuşturucu konularına cahilce girmiş. Bu konuda ona nasihat edelim. Minik yavrunu onlardan uzak tut. Kaldıki o uyuşturucu satanlar günden güne çoğalıyor.
Feto devlete sızmış diye bir cümle kurmuş !
Hayır !!! Ne istedilerse verildi ve yerleştirildi.
Alone Star
19-06-2018, 16:29
Aktrolmüsün, yoksa beyinsiz bir mal mısın?
Vakit israf etmeyeceğim, soru ve cevap net.
Ahmak, oraya bir adet sakal takıp, çarık, cüppe giydirip bir kaya da koysan, kendiliğinden gidişat içinde dahi, yine beğendiklerin olurdu. en fazla bu kadar olurdu cüppeşi, sarıklı kayanın yapacağı.
Dünya değişiyor, değişen dünyada elbette bir çok yenilik de kendiliğinden gelecektir(iktidardaki şahısın marifeti değil), dünya değişirken siz Papaz eriğini İmam eriğine çevirmek, organik hoşaf gibi BİLİMSEL(!!!!) PROJELERE imza atmakla meşguldünüz. Evet siz ve diyanet işleri haline getirilen TÜBİTAK nice çocuğun projesini ret ederken o projeler avrupada, ödüller alıyordu! Neden o projeler ret ediliyordu? Papaz eriğini imam eriğine çevirmediği için, tarikat kafalı vs olamdıkalrı, topluma ve bilime, yararlı oldukları için ret ediliyorlardı.
Bunun dışında ne oldu;
Eğitim sistemi çöktü, her yıl müfredat, sistemler değişti, keyfice ve fakirin çocuğuna(çoğunluk) imam hatipler dayatıldı.
Sağlık sistemi-> ÇÖKTÜ!!! (örn: 1 EMAR için 4 ay sonraya gün veriliyor, sağlık tamamen iktidar ve yandaşları tarafından ele geçirilmiş özel sömürü hastanelerine dönüştü, can pazarı)
İnsanca yaşam koşulları çok daha kötü hale geldi.
Piyasa tamamen harami saltanatına dönüştü.
KLEPTOKRASİ İKTİDARI, oligarşik monarşiye dönüşürken, ülkenin tüm gelir kaynakları, haramice konuşlandırılan kleptokrasi fertleri ve yandaşlarına akıtılmaya başlandı.
Ben uzatmayacağım-israfsın basit bir iki şey söyleyip geçsemde, ahmak, KLEPTOKRASİ nedir sadece bunu araştırman yeterli, altınlar içinde yüzsen bile KLEPTOKRASİ-OLİGARŞİ desteklenecek bir yönetim biçimi değildir.
Boş, boş konuşma, eskiden şöyle, böyle saçma-salak şeyler söyleme, SOMUT bir şeyler söyle... Somut bir şey söyle ki, bizde neyi olumlu bulduk, bulmadık ifade edebilelim.
Elbette olumlu bulduğumuz projelerde olmuştur(10 yıl önce!), tabi tümü de AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM adınaydı ve AKP o konuda da sahte bir siyaset yaptığını, esasında kağıt üstünde gösterip, göz boyadığını kısa sürede kanıtladı. Dürüst oldukları bir tane bile olsun, bir işleri olmadı.
Ozgurce fikirlerimi ifade ediyorum, neden hemen aktroll, beyinsiz yaftasi yapistiriyorsun? Hukumeti savunan her insan aktroll ya da beyinsiz midir, icraatlerini begenemez mi insanlar?
Kayaya cubbe taksak ve yine bu icraatler olabiliyorsa neden önceki hukumetler yapmadi?Bu icraatler sandiginiz gibi basit isler degil. Herkes yapamaz. Sartlarin getirisi degil, hukumetin marifetidir. Cunku gecmisteki caglarin getirilerini gecmiste yasayamadik.
Muhalif medya tarafindan TUBİTAK karalanmaya calisiliyor. O haberlere nasıl itimat edersiniz? Kabul edilen projelere hic baktiniz mi? Hangi proje kabul edilmedi ve neden edilmedi bunu biliyor musunuz? Bunlari bilmeden haberlere inanarak bir elestiri getirilemez. Olayin aslini bilmiyoruz.
Hizla degisen dunyada egitimin de bu degisimlere ayak uydurmasi gerekmektedir. İmam hatiplerin acilmasi talebe karsilik vermektir. Talep olmayip dayatma olduğunu nerden biliyorsunuz? Oğlunuzu, kizinizi, kardesinizi, akrabanizi gonderecek okul mu bulamadiniz?
Herkese Emara 4 ay sonrasına gun verildigi dogru degil. 1 hafta sonrasina bile gun verilebiliyor. Musaitlik durumuna bagli olarak degiskenlik gosteriyor. Belli ki siz eski devlet hastanesinin durumu ile yeni sehir hastanesinin durumu arasındaki farki bilmiyorsunuz. Kulaktan duydugunuz seyleri iyice ogrenmeden aktarmayin.
O gunun sartlarinda Avrupa Birligine uyum adina yapilmasi gerekenler yapildi. Bugün de gunumuz sartlarina gore icraatler yapılıyor.
Yol, tunel, kopru, baraj, sehir hastanesi, universite, silah fabrikasi, yerli ve mili silah, tank, helikopter, araba bunlar sadece gozle görünen ve aklima gelenler.
Hukumetin kleptokrasi ile yonettigini nerden biliyorsun, kanitin ne? Muhalif medyanin uydurmalari olmasin lutfen, somut seyler sun.
Uyuşturucuyla mücadele çalışmalarınıntoplandığı rapora göre, 2007'den bu yana 2 bin 148 kişi uyuşturucu maddekullanımı nedeniyle öldü. Son 3 yılda 680 bin kişi tedavi gördü ve bunlar için2.5 yılda 147 milyon lira harcandı
Madde bağımlılığından tedavi görenlerin sayısı 2004-2016 yıllarıarasında 25 kat arttı. 2 yıl önce 265 bin kişi kliniklere başvurdu. 15 yaş altıuyuşturucu tedavisi görenlerin sayısı yüzde 92 yükseldi.
Uyuşturucu kullanımı ve madde bağımlılığınabağlı ölümler son 13 yılda yüzde bin 833 arttı. Uyuşturucu kullanım yaşı 14'edüştü. Araştırma önergesi veren CHP'li Didem Engin Meclis'i göreve çağırdı,"Sorunun ivedilikle ve ciddiyetle ele alınması gerekiyor" dedi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nunyayınladığı rapora göre, kadın cinayetleri sayısı bir önceki yıla göre %25artarak 409 oldu.
Çocuklara yönelen cinsel istismar vakaları son on yılda yüzde700'lük bir oranla artış gösterdiğini anlatan Demir, sadece 2016 yılıiçerisinde çocuğun cinsel istismarı suçundan 15 bin 51 dava açıldığını söyledi
-----------------------------
Hükümetin bunlarla ilgisi yokmuş. Yani bu hükümetin İç İşleri bakanlığı yok, Bu hükümetin yetkisi yok. Bu hükümetin istihbaratı yok
Bu hükümetin kaçakçılıkla ilgili birimi yok Bu hükümet asyişle ilgilenmiyor
Bu hükümet ne iş yapıyor.
Bu hükümet sadece mütaitleri mi zengin etmekle meşgul.
OKULA giden çocuk güvende değilse, uyuşturucu, çocuk tacizi ve tecavüz bu noktaya ulaşmışsa BU HÜKÜMET NE İŞ YAPAR.
ilahimasal
19-06-2018, 17:57
Şu 2023 söyleminiz nedir ?
Ne olucak?
Açarmısınız ?
Leonardo
19-06-2018, 19:00
İlk Mesaj:
Mesele şu. Ben diğer Müslüman ülkeleri hem gezdim, hem de basın sayesinde yakından takip ediyorum. Hepsinde petrol var. İran da buna dahil.
Bahsettiğiniz otoyollar vb. önceden hiç mi yoktu. Ben 90'lı yıllarda kaç kere Suriye'den Türkiye'Ye girdim. Suriye'de o zamanlar savaş yoktu. O yüzden çok güzel bir ülkeydi ve insanlarını da ben çok severim ayrıca.
Ama Sınırı geçince Türkiye'den Avrupa'ya gidince nasıl oluyorsan aynı şey oluyordu. Neden peki?
Petrol onlarda var. Bizden 1000 kat daha gelişmiş olmaları gerekmez mi?
Detaya girmeyeceğim. bir nevi soruya soru sorarak cevap verdim.
Sorun bazılarının çok saf olması. Aşırı saf olunamaz. Aşırı saf olunursa bedelini ödersin. herkes ödüyor :)
Leonardo
19-06-2018, 19:03
Cenk Varol:
Eğitimde muhteşem atılımların gerçekleştiğine inanmadığım gibi. Hepsi yalan dolan. Yani önce bir bakın, Kıta Avrupasında eğitim nasıl? Normal ülkede nasıl bir sistem var. Ondan sonra konuşun :)
+90'Lı yıllarda gençler daha iyi okullara ve daha kolay giriyorlardı.
Şimdi örneğin Bir sürü zibidi okul var. Para ile giriyorsun filan da. "Eğitim bu" zanediyor adam. Komik de değil.
En büyük sorun halkın palavralara bile bile inanması. Asıl onu düşüneceksin "Bu adamlar nasıl bu hale geldi?" diye düşünmek lazım.
Leonardo
19-06-2018, 19:12
kartopu + diğerlerinin ilk mesaja yazdıkları cevaplar:
1) Irz düşmanlığı artar. Eskiden de yazdım. başörtüsü ile sadece kadını değil, erkeği de kısıtlıyorsun. Libinal enerjiyi toplumda aşırı baskı altına alırsan, mesela cinsel cinayetler filan da artar. Batılıların İslama (haklı olarak) kızmalarının en büyük sebeplerinden biri bu. orta çağa özgü bir yasakçılık.
"İsteyen örtsün"
- tamam ama özel hayatında.
2) Ben mecliste kadın vekilleri istemiyorum. Sosyete pazarına çevirdiler iyice. Yakında erkekler de türban ile, fes ile filan girmeye başlayacak. Şalvarlı polisler, cellebi giymiş develi askerlerimiz filan da olacak.
O yüzden Osmanlı gibi olsun: 30 yaş üstü erkekler mebus olsun da ne yapıyoruz onu anlayalım. :)
3) Siyasal İslam 2000'Li yıllarda iyice zıvanadan çıktı. Avrupa plajlarında Karılar Heşema ile filan yüzmeye çalışırken engelleniyor. 11 Eylül sonrası kimin ne yaptığı pek belli değil.
Bir yerden sonra sağda sonra kendimizi mi patlasak, onu da konuşmak gerekecek.
Netice: İnsan hayatı bu. Oyun olsa ben seçime filan katılmam. Ama olayın ciddiyeti var olduğu için zaman ayırıp oy filan kullanıyoruz. Başka bir şey değil.
Ozgurce fikirlerimi ifade ediyorum, neden hemen aktroll, beyinsiz yaftasi yapistiriyorsun? Hukumeti savunan her insan aktroll ya da beyinsiz midir (...)
değil midir?
spartacus
20-06-2018, 00:55
Kayaya cubbe taksak ve yine bu icraatler olabiliyorsa neden önceki hukumetler yapmadi?Bu icraatler sandiginiz gibi basit isler degil. Herkes yapamaz. Sartlarin getirisi degil, hukumetin marifetidir. Cunku gecmisteki caglarin getirilerini gecmiste yasayamadik.
Aktrolsün çünkü bildik boş sloganalrı atıyorsun.
Aktrole ya da beyinsize göre
Kadınlara seçme hakkını AKP verdi
Ülkede hiç bir ilde üniversite yoktu AKP yaptı(gittiği hangi ilde biz yaptık demedi? inanıyorsun dangalakça)
Ülkede hiç yol yoktu (oysa yol yapımı ihtiyaca göredir her hükümet döneminde yapılmıştır, örneğin Bolu dağı tüneli AKP projesi gibi yutturulur oysa değildir)
Hiç bir ilde hava alanı yoktu(AKP öyle söylüyor, oysa biz yaptık dediği hava alanları geçmiş dönemlerde yapıldı.)
Her köy de okul birde yanında Lojman vardı(AKP döneminde yapılmadılarama AKP dönemind ekapıalrına kilit vuruldu, 30-40 kişiye 1 Cami düşer oldu)
Birçok köyde sağlık ocağı vardı(AKP döneminde yapılmadılar, ama AKP dönemin de kapılarına kilit vuruldu)
Fabrika açılmadı ama açılı olanlar ya satıldı ya kapatıldı.
Daha sayamayacağım ama yüzlerce var ve sen dangalak olduğun için geçmişte yapılan onca şeyi, AKP yaptı sanıyorsun, haliyle sana da geçmişte hiç bir şey yapılmamış, AKP yapmış demek ahmaklığı kalıyor.(öyle biliyorsun, o sebeple kendince haklısın)
AKP sadece yolsuzluğa, ülkeyi 50 yıl daha geriye götürmeye yol yaptı, çünkü inşaat sektörü iyi bir RANT geliri sağlıyordu, dünyanın en kalitesiz yolalrı, köprüleri, FAHİŞ RAKAMLARLA BU HALKIN SIRTINDAN, YANDAŞ-YAVŞAKLARI KAZANDIRMAK İÇİN, MAALİYETİN 10 KATLARINA yapılmış gibi gösterildi. Her ihaleye fesat karıştı, 1 gecede düzinelerce kez ihale yasaları değiştirmiş bir partidir AKP.
Kısaca yedi, sattı, soydui BİTİRDİ, sana düşman, bana düşman, düşünen insana düşman.
ORTALAMA YAŞAM STANDARDI, AFRİKA ÜLKELERİ SEVİYESİNE GERİLEDİ.
FAKAT haremiler ve etrafıyla gelir dağılımındaki korkunç çelişki o düzeyde arttı ki, ekonomisi büyüyor gözüken ülkede milyonlar daha da fakirleşti. Zengin ile fakir arasındaki uçurum o düzeyde derinleştirildi ki, soygun ekonomisiyleparaları korkunç düzeyde artan(hırsızlıkla!) ile milyonların gelir dağılımı, gelir esasına göre değil, ülkedeki paranın nüfusa bölünmesiyle yapılıp göz boyandı.
Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.686,12 TL oldu. Gıda harcaması, giyim, konut, enerji, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 5.492,24 TL oldu.
Uzatmayayım
Ahmak sana dedim ki BANA SOMUT BİR ŞEYLER YAZ!
AHMAK, OSMANLI ECDADIMIZ ŞÖYLE BÜYÜKTÜ TARZINDA hamaset nutukları atma, BOŞ, ANLAMSIZ, SUBJEKTİF YÜCELTİM, LAFIZLARINDA BULUNMA, ONLAR SADECE BOŞ LAF, GERZEKLİK, FİKİR, BEYİN, AKIL ESERİ değiller, sırf SARAYDAKİLERİN şatafatının şakşakçılığıdır.
Şimdi söyle bana bu hükümet yoksulluk sınırının 5,400 küsürleri geçtiği bir ülkede insan yaşamı ve REFAHI, insanca yaşam koşulalrı namına ne yaptı? Yol yapmış, bu mudur cevap? Benim ekmeğimden çalıp, YANDAŞLARA PEŞKEŞ çekmek adına yol yapmak mıdır bütün iş? samanı, buğdayı, unu, ekmeği, şekeri, eti, az kaldı suyu bile dışarıdan alır oldunuz.
Bilimi okulalrdan çıkartmak, ÇAĞDIŞI KALMIŞ BİR EĞİTİM, İÇERİKLE okulalrı mahvetmek midir? ne yaptıi ne yaptı söyle?
Her eleştireni içeri atmak mıdır?
Hapishaneleri düşünen, aydın insanlarla doldurmak mıdır?
Sözde demokrasi gereği en ufak bir muhalefeti, susturmak, HAİN, TERÖRİST VS İLAN EDİP KARALAMAK, SUSTURMAK, baskı, içeri atmak mıdır iyi olan?
Nedir bre dingil?
Faşizme dönmüş bir iktidarın nesidir savunulacak olan.
Zırt pırt eğitim sistemiyle oynamak, soruları çalmak, her sene müfredatla oynamak adına yayınevlerini, öğrencileri, öğretmenleri bitimek midir? Her adımda herkese kovuşturma yürütmek midir? Kendisi gibi olmayana zulmetmek midir iyi olan? Yılalrca FETÖ ile ülkenin içini soyup, soğana çevirip sonrada ne kadar Fetöye karşı mücadele etmiş insan var onları içeri atmak mıdır?
500 kötü iş, 10 iyi işi midir belirleyici olan?
4YANLIŞIN 1 DOĞRUYU götürdüğü ülkede, 100 soruluk bir sınavda, 200 yanlış yapmayı başarmak mıdır?
Bak sana kaba yazıyorum çünkü o koca beyinin ancak bir kuş kadarını kullanıyorsun, o sebeple fazlasını alacağını sanmıyorum ve anladığın dil bu, biliyorum. Anladığın dil, hain, salak, eyyyyyyy amerika, eyyy merkel, alçaklar, hainler vs, tipik kasımpaşa-kandıralı edebiyatı(o yüzden seviyorsun bu dili, çünkü o kuş kadar kapasitede olan beyin kullanımı böyle boş lafızlarla mest oluyor, fazlasını anlamıyor)
FETÖCÜ, hain, alçak, satılmış, IŞİDÇİ Alone Star (anladığın ve hoşuna giden, bayıldığın dil bundan ibaret, iade ediyorum - ki mutlu olasın)
bilgivehis
20-06-2018, 03:00
spartacus arkadaşımızın bu kadar sinirlendiğini hiç görmemiştim.
Başlığı baştan sona kadar okuyunca hak vermemek mümkün değil.
Yola, hastaneye bakarak iktidarı baş tacı etmek işine gelen kısma bakanlar için geçerlidir.
Oysa bizler perde arkasında dönen dolaplara bakarız, o dolaplarda halkın emeği nasıl sömürülüyor, yalanlar, baskılar hangi türde uygulanıyor, ülkenin taşı, toprağı nasıl satılıyor, sınıflar arasında farklar ne durumda, iş için insanlar nasıl tutsak ediliyor biz bunlara bakarız.
Sorunlar yol, hastane, parklarla bitseydi sömürü diye bir şey olmasına gerek kalmazdı.
Bu arada arkadaşımız uyuşturucu ortamın azaldığından dem vurmuş, bir de ispat istemiş.
İspat işte benim, cezaevinde yatan 2000 mahkümun yüzde sekseni uyuşturucu
mahkümuydu. Eski, yaşlı mahkümlar AKP'den önce uyuşturucu mahkümunun yüzde yirmiyi geçmediğini söylüyorlardı.
Biz bunları söylerken siz yine yollara bakın, belki Mars'a da yol yapmıştır senin tayyibin.
Cahil Ateist
20-06-2018, 03:31
kartopu + diğerlerinin ilk mesaja yazdıkları cevaplar:
2) Ben mecliste kadın vekilleri istemiyorum. Sosyete pazarına çevirdiler iyice. Yakında erkekler de türban ile, fes ile filan girmeye başlayacak. Şalvarlı polisler, cellebi giymiş develi askerlerimiz filan da olacak.
O yüzden Osmanlı gibi olsun: 30 yaş üstü erkekler mebus olsun da ne yapıyoruz onu anlayalım. :)
Mecliste kadın vekillerinin olmasının bunla alâkası ne?
spartacus arkadaşımızın bu kadar sinirlendiğini hiç görmemiştim. Ben de Sn Bilgivehis
İnsanın sinirlemesi bile rakibini çiddiye aldığını gösterir. Bana göre hiç bir AKP li veya destekçisi ciddiye almaya değmez.
hitler'in sağ kolu olan goebbels'in propaganda taktikleri, devletlerinve devlet adamlarının haleti ruhiyesini ve halkın sürü psikolojisini çok güzelaçıklar-
(“insanların beyin tembelliğini gördükçe, her istediğimizi yapabilirizâ€
(“yalan söyleyin, mutlaka inanan çıkacaktır. olmazsa, yalanadevam edinâ€
(“bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar ona okadar fazla inanırlarâ€
(“bir insana yalan olsa bile bir söylemi sürekli tekrarlarsanız,o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser ve savunurâ€
(“söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olurve insanların o yalana inanması da o kadar kolaylaşırâ€
( “halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanırâ€
(“hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyinâ€
(“asla rakibinizin üstün bir yanı olduğunu kabul etmeyinâ€
(“asla kendinizden başka birine hareket alanı bırakmayınâ€
(“asla kabahat ve suç üstlenmeyinâ€
(“sadece bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunuonun üzerine yıkınâ€
(“yargı devlet hayatının efendisi değil, devlet politikasınınhizmetkârı olmalıdırâ€
(“bana vicdansız bir medya verin, size bilinçsiz bir halksunayımâ€
(“her zaman etrafınızda bir yalaka ordusu bulundurunâ€
(“önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. çünkü onları kandırmakçok kolayâ€
---------------------
işte göstergeler
"ictenlik"
20-06-2018, 12:17
akp nin neyi kötü
doğruları kötü ya da yanlış
bilgileri kötü ya da yanlış ve tabansız
tabanı yanlış
bakışı
akp nin neyi kötü demek bile yanlış_toplumsal kaynaşma kendini deneyimleyecektir_bu tabanlar kendini birleştirecek ve birleştirene kadar çatışacak_bu tek taraflı değil_
akp kaynaşmıyorsa bu tek taraflı değildir ancak baktıkları hürriyet odağının bir tutsaklık olacağı sorunsalı?
bu tabanlar kaynaşacak__er ya da geç_
sosyolojik taban ve kitleler arasındaki geçişkenlik sorunları
_çağlar bunu aşacaktır..
akp belki de çivinin çivisi, olası bir kanser bilmiyorum ama verdiği irritasyon batma ya da diğer etki çapı üzerine bir tarih dikeni...
ama onun sosyolojik tabanı denilenin topluma kaynaşması diğerlerine geçişmesi ve üst gerçeğe/gerçeklere/gerçekliklere bağlamı denilen geçişkenlik asıl sorun...
burda ötekici tabanın çekim dışlama ve çatışması
sosyal sorumlu bir taban_bir diğer taban diğerini öte beri çekebilir_ötekileştirerek değil_bizdenleştirme ya da birleştirme denilen
sosyal sorumlu bir taban kaymış bir tabanı öte beri çekebilir
akp kendinden büyük bir ders bu ülkeye_
akp tabanını özgür bir kütle otoriterliğin ya da otoriter tutsaklığın dışına çekebilir_orayı gösterebilir_ birilerini özgürlük sınırına hapseden değil..
akp denenin neyi kötü değil de bu sorunun sosyolojik bağlamını ya da diğer sosyal tabanlardaki karşıklıklarını ve sosyolojik bakışlarını görmek zaman işi
bir kaç binyıllık (bir kaç yüzbin yıllık) bir zaman işi sanırım..
akp nin neyi kötü
bunu akp yi karanlık, lanet ve başa gelmiş kötülük ve fenalık gibi algılayan diğer kitleye sorsanıza
neden bunu algılıyorlar sizce
akp denilen onlara göre
bilgisiz ve bilinçsiz bir toplumu kitleyi ve yanlış bilgiyi ve gelişmemişliği ve alt benliği ,alt psişeyi ve hayvan psişesi benzeri geçmişi simgeliyor_
bunu kötü diyemeyiz ama bunlar zaman işi..
bu kitlenin değişimi dönüşümü/kaynaşımı ya da geçişimi ya da olumlu etkileşimi sağlanırsa o kötü denilen ordan önemini kaybeder- ama diğeri heryönlü bir çöküştür
akp tanrı diye topluma bakmayı öğrenmeli tanrısını halklaştırmalı_bunlar zaman işi,-bilgi işi_
akp nin bunu kötü diyemeyiz akp nin bunu bilgisiz_ bilgi yolculuğunun başında bir alt tabanı simgeliyor_
bırakın da acı çekenler çatışma duyanlar duysun_ toplumsal refleksler böyle oluşur_
kaybedilmiş ölümlü yaşamlardan mı sözedeceğiz
Dünya birini denedi ve yanlış yaptığını öğrendi ikincisini de deneyeceğini sanmıyorum.
Leonardo
20-06-2018, 12:30
2 mesaj öncesi:
Bu 13 mesajlı arkadaş galiba gerçek değil.
"ictenlik"
20-06-2018, 15:15
https://image.ibb.co/bLQF7y/av.png
kayıp etiketi
Facebook Grup -- Sorgulayan Tartışma Platformu
N.K: Bugün taksim meydanının göbeğinde eşimin boynundaki zülfikarı görüp yaratığın biri saldırmış tutmuş koparmış seni kafir diye. Eşimin bağırışları üzerine gelen polis demeye dilimin varmadığı zatlar ise sende o kolyeyi takıp tahrik etmeseydin başının belaya girmesini istemiyorsan hemen burdan gidersin demişler. Adam bu esnada sizin sonunuz geldi o kılıçla hepinizin kellesini alıcam diye bağırıyormuş. Sonuç: Eşimi polis zorla olay yerinden göndermiş adamında sırtını sıvazlıyarak sakin ol abi diye sakinleştirmişler. Şimdi anladınızmı bokunda boğulu?
Yorumcu A.H.U
Öncelikle çok geçmiş olsun.
Bizi yönetenlerden aldıkları güçle hareket ediyorlar. Yani bu gösteriyor ki halkın içinde ötekileştirici, kindar bir nesil yetişiyor ve devletin poliside bunu onaylıyor.
Yorumcu T.G.
Sözde Adalet ve Kalkınma Partisi.Zerre adalet yok kalkınma yerine gerici arap zihniyeti.
Yorumcu O.Ş.
Aman polise birşey demeyin. Kaçan kelepçeli kişiyi kovalarken polis ateş ediyor parktam geçen bir adamın kafasını sıyırıyor eleştirel yorum yapanlara ne yapsın polis bilerek mi vurdu gibi komik savunmalar yapılıyor. Polisi kutsallaştırmışlar resmen polis her zaman haklı
Yorumcu E.B.
sız de orda olsaydınız polıslerce darp edılıp ustune geceyı nezarette gecırebılırdınız :D tecrubeyle sabıt ...ama korkmayın kadın ve cocukları sımdılık dovmuyorlar
N.H: Valla eşim alman vatandaşı üstüne birde hepsine tüm karakola dava açardım ben
Yorumcu E.B.
oyle burda ...geceyı nezarette gecrııp sız nezaretteyken butun delıller toplanıyor ...sonra dosyayı ınceledıgınızde vıdeo kaydının eksık oldugunu , butun kurul ve kurulusların da aleyhınızde zeybek oynadıgını goruyorsunuz ....
ayrıca delıllerın toplandıgı kısıler guzel dıılle uyarılıp vıdeo vb seylerın kımseye verılmemesını de soyluyorlar ...
sakası bı yana artık yurt dısına cıkan ınsanlara ımrenır olduk .... sansınız varken kullanın ..ve bır daha da donmeyın ..
N.H: aynen öyle yapıcam
--
başka sorunuz var mı? ya da herhangi insancıl duyarlılığınız?
ya da bu ülkeye, insana ve bir şeylere saygınız? var mı?
ya da siz nerede yaşıyorsunuz?
başka bir açıklama istiyor musunuz? ve başka bir açılıma/açıklamaya da gerek var mı?
--
böyle bir ülke istemiyoruz diyen onlara göre akp nin busu ve burası onlara göre kötü
Alone Star
20-06-2018, 19:09
Aktrolsün çünkü bildik boş sloganalrı atıyorsun.
Aktrole ya da beyinsize göre
Kadınlara seçme hakkını AKP verdi
Ülkede hiç bir ilde üniversite yoktu AKP yaptı(gittiği hangi ilde biz yaptık demedi? inanıyorsun dangalakça)
Ülkede hiç yol yoktu (oysa yol yapımı ihtiyaca göredir her hükümet döneminde yapılmıştır, örneğin Bolu dağı tüneli AKP projesi gibi yutturulur oysa değildir)
Hiç bir ilde hava alanı yoktu(AKP öyle söylüyor, oysa biz yaptık dediği hava alanları geçmiş dönemlerde yapıldı.)
Her köy de okul birde yanında Lojman vardı(AKP döneminde yapılmadılarama AKP dönemind ekapıalrına kilit vuruldu, 30-40 kişiye 1 Cami düşer oldu)
Birçok köyde sağlık ocağı vardı(AKP döneminde yapılmadılar, ama AKP dönemin de kapılarına kilit vuruldu)
Fabrika açılmadı ama açılı olanlar ya satıldı ya kapatıldı.
Daha sayamayacağım ama yüzlerce var ve sen dangalak olduğun için geçmişte yapılan onca şeyi, AKP yaptı sanıyorsun, haliyle sana da geçmişte hiç bir şey yapılmamış, AKP yapmış demek ahmaklığı kalıyor.(öyle biliyorsun, o sebeple kendince haklısın)
AKP sadece yolsuzluğa, ülkeyi 50 yıl daha geriye götürmeye yol yaptı, çünkü inşaat sektörü iyi bir RANT geliri sağlıyordu, dünyanın en kalitesiz yolalrı, köprüleri, FAHİŞ RAKAMLARLA BU HALKIN SIRTINDAN, YANDAŞ-YAVŞAKLARI KAZANDIRMAK İÇİN, MAALİYETİN 10 KATLARINA yapılmış gibi gösterildi. Her ihaleye fesat karıştı, 1 gecede düzinelerce kez ihale yasaları değiştirmiş bir partidir AKP.
Kısaca yedi, sattı, soydui BİTİRDİ, sana düşman, bana düşman, düşünen insana düşman.
ORTALAMA YAŞAM STANDARDI, AFRİKA ÜLKELERİ SEVİYESİNE GERİLEDİ.
FAKAT haremiler ve etrafıyla gelir dağılımındaki korkunç çelişki o düzeyde arttı ki, ekonomisi büyüyor gözüken ülkede milyonlar daha da fakirleşti. Zengin ile fakir arasındaki uçurum o düzeyde derinleştirildi ki, soygun ekonomisiyleparaları korkunç düzeyde artan(hırsızlıkla!) ile milyonların gelir dağılımı, gelir esasına göre değil, ülkedeki paranın nüfusa bölünmesiyle yapılıp göz boyandı.
Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.686,12 TL oldu. Gıda harcaması, giyim, konut, enerji, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 5.492,24 TL oldu.
Uzatmayayım
Ahmak sana dedim ki BANA SOMUT BİR ŞEYLER YAZ!
AHMAK, OSMANLI ECDADIMIZ ŞÖYLE BÜYÜKTÜ TARZINDA hamaset nutukları atma, BOŞ, ANLAMSIZ, SUBJEKTİF YÜCELTİM, LAFIZLARINDA BULUNMA, ONLAR SADECE BOŞ LAF, GERZEKLİK, FİKİR, BEYİN, AKIL ESERİ değiller, sırf SARAYDAKİLERİN şatafatının şakşakçılığıdır.
Şimdi söyle bana bu hükümet yoksulluk sınırının 5,400 küsürleri geçtiği bir ülkede insan yaşamı ve REFAHI, insanca yaşam koşulalrı namına ne yaptı? Yol yapmış, bu mudur cevap? Benim ekmeğimden çalıp, YANDAŞLARA PEŞKEŞ çekmek adına yol yapmak mıdır bütün iş? samanı, buğdayı, unu, ekmeği, şekeri, eti, az kaldı suyu bile dışarıdan alır oldunuz.
Bilimi okulalrdan çıkartmak, ÇAĞDIŞI KALMIŞ BİR EĞİTİM, İÇERİKLE okulalrı mahvetmek midir? ne yaptıi ne yaptı söyle?
Her eleştireni içeri atmak mıdır?
Hapishaneleri düşünen, aydın insanlarla doldurmak mıdır?
Sözde demokrasi gereği en ufak bir muhalefeti, susturmak, HAİN, TERÖRİST VS İLAN EDİP KARALAMAK, SUSTURMAK, baskı, içeri atmak mıdır iyi olan?
Nedir bre dingil?
Faşizme dönmüş bir iktidarın nesidir savunulacak olan.
Zırt pırt eğitim sistemiyle oynamak, soruları çalmak, her sene müfredatla oynamak adına yayınevlerini, öğrencileri, öğretmenleri bitimek midir? Her adımda herkese kovuşturma yürütmek midir? Kendisi gibi olmayana zulmetmek midir iyi olan? Yılalrca FETÖ ile ülkenin içini soyup, soğana çevirip sonrada ne kadar Fetöye karşı mücadele etmiş insan var onları içeri atmak mıdır?
500 kötü iş, 10 iyi işi midir belirleyici olan?
4YANLIŞIN 1 DOĞRUYU götürdüğü ülkede, 100 soruluk bir sınavda, 200 yanlış yapmayı başarmak mıdır?
Bak sana kaba yazıyorum çünkü o koca beyinin ancak bir kuş kadarını kullanıyorsun, o sebeple fazlasını alacağını sanmıyorum ve anladığın dil bu, biliyorum. Anladığın dil, hain, salak, eyyyyyyy amerika, eyyy merkel, alçaklar, hainler vs, tipik kasımpaşa-kandıralı edebiyatı(o yüzden seviyorsun bu dili, çünkü o kuş kadar kapasitede olan beyin kullanımı böyle boş lafızlarla mest oluyor, fazlasını anlamıyor)
FETÖCÜ, hain, alçak, satılmış, IŞİDÇİ Alone Star (anladığın ve hoşuna giden, bayıldığın dil bundan ibaret, iade ediyorum - ki mutlu olasın)
Eyy spartacus; ilk olarak sunu belirtmeliyim ki tartisma uslubundan uzaksin. Senin ettigin gibi sana hakaret etmeyecegim. Ama benim surda savundugum birkkac fikre mahsuben bir suru hakaret ettigini gorerek kendinle celistigini farkediyorum. Bu kadar fikre bu hakaret ederken teroriste terorist denilmesini hazmedemiyorsun.
Kadinlara secilme hakkini AKP vermedi ama kadinlara basortusu ozgurlugunu ve yasama ozgurlugunu sundu. Eskiden kadinlar erkeklerin yaninda konusamazken simdi her alanda kadinlari gorebiliyoruz.
Yazimi tam okumadigini goruyorum. Universite sayisinin 80'den 200'lere cikmasi ve bunun son 15 yilda yapilmis olmasi senin icin ne anlam ifade ediyor? Bu kadar kor olma.
Ulkede yol yoktu demedim, kotu essek gitmez yollar vardi. Surekli trafik kazalari oluyordu daracik yollar yuzunden. Simdi bu yollara bir bak diyeceğim ama muhtemelen gormezsin. Bolu tunelini kimin hayal ettigi degil kimin yaptigi onemli. 3. Kopru, avrasya tuneli, marmaray, ovit tuneli bunlar bircogunun hayali bile değildi.
Sorarim sana ey spartacus, 2000'den once is adamlarindan baska kac kisi ucaga binebiliyordu? Simdi herkes ucagi dolmus niyetine kullaniyor. Hatta dolmusa binemezken ucaga biniyor. Onceden hava alanlari mi yoktu, ucak mi yoktu, yoksa gorus mu yoktu?
Cunku koylerde imkansizkik icerisinde yasayan halk sehre yani medeniyete ulasti. O yuzden de bu yatirimlar mecburen harabeye dondu.
Bircok koyde saglik ocagi vardi ama doktor yoktu. Sans eseri gelen doktorlar da hickimse ile ilgilenmiyordu ve saglik ocagina sahip cikmiyordu. Bunun suclusu kim?
Fabrikalar vardi evet ama bir kisinin yapabilecegi bir ise fosillesmis on kis bakiyordu. Adeta orda kendi cuhuriyetini ilan etmisti. 5 kurusluk is yapmadan dunyanin parasini aliyorlardi. Boyle yerlerin ozellestirilmesinin nesi sakincali? Ozel sirketler de vergilerini vererek ekonoiye katkı sagliyorlar. Onceden devletin sirtinda yuk idi.
Yollarin,koprulerin maliyetini nerden biliyorsun? Ve madem boyle bir hizmet sunulabiliyorsa daha oncekiler neden yapmadilar? Su anda bu hizmetlerden memnuniyetle faydalanıyoruz. Yandasa peskes cekildigini ve ihale kanununun surekli ve yasa disi olarak degistirildigini nerden biliyorsun?
Gelir adaleti diye bir sey dunyanin hicbir yerinde soz konusu degildir. Hic calisanla calismayan bir olur mu ? Soyle bir ornek vereyim. 2000'li yillardan once halkimiz ata binemezken su an her evde bir araba artik yetmiyor. Biz daha iyilerini hayal ettigimiz icin onceden hayal olan seyler bugün gerceklesti. O yuzden buldugumuzu da begenmez olduk.
Peki su an insanlar aclik sinirinda da 2000'li yillarin oncesinde insanlarimiz bal kaymak mi yiyordu, zevk sefa icerisinde mi yasiyordu? Kardes kardesi oldurmuyor muydu? Hayal bile edemedigimiz muz simdi her yerde kilolarla satılıyor. Aclik ve yoksulluk sinirini neye gore hesapladin? Madem halkin bircogu aclik sinirinin altinda yasiyor herkes bu kadar guncel teknolojik urunleri nasil alıyor?
Gecmisime bakip hamaset yapmiyorum. Gecmisimden feyz alip atalarimin buyuklugunu gururla gelecege tasimak istiyorum. Bu da benim en doğal hakkim.
Ben sizin ekonomik durumunuzu bilmiyorum. Ben ortalama bir maasla saglik hizmetlerinden, egitim hizmetlerinden, yoldan, hastaneden, metrodan, tramvaydan, hizli trenden, ucaktan, tunelden, otobusten, arabadan vs hepsinden bizzatihi faydalanabiliyorum. Benim devletten halk olarak istedigim de budur zaten. Daha iyi olacağına da 2023'un 2053'un ve 2071'in Turkiyesinde gelenler en az bunlar kadar calisirsa ulasacagimiza inanıyorum.
Bugday, un, seker vs disa bagimli olmamiz onemli degil. Teknoloji uretmemiz onemli. Yerli ve milli tankimiz, silahimiz, nukleer enerjimiz, İHA'miz, SİHA'mizi gelistirdikce ve bunların yanina farkli teknolojiler ekledikce ekonomimiz saha kalkacaktir. Dis guclerin onca oyununa ragmen hala Turkiye Cumhuriyeti dimdik ayakta ve dusmanlarina korku salmaktadir.
Bilimi okullardan cikardiklarini nerden cikariyorsun? Hangi bilim dersleri kaldırıldi? Aksine bunlara ilaveten daha ahlaklı nesiller yetistirebilmek adina din derslerinin saati artırıldı. Burda da onceden yapılan ikili(sabahci, ogleci) egitime son verilerek tam gun egitime geçildi. Yani herhangi bir ders azaltilarak butun bunlar yapilmadi.
İnsanlarin sirf muhalif oldugu icin iceri atıldığını nerden biliyorsun? Teroristlere destek verenlerin cezalandırılmasınin neresi suc? Zehirli sarmasik gibi olan FETO'nun devletin her kademesine sizmasina onceki hukumetler tarafindan goz yumulmasi bu hain orgutun bir anda sokulup atilmasini hayli zorlastirmistir. Ama sartlar olgunlaştığında buyuk ve guclu Turkiye Cumhuriyeti bir balyoz gibi bu hainlerin tepesine indirilmistir.
Kuresellesen dunyada bize en uygun egitim sistemini bulmak icin yapilan değişiklikleri gayet yerinde buluyorum. Sartlar olgunlastiginda mukemmmel bir egitim sistemimiz olacagina olan inancim tamdir.
Yapilan bunca güzellikler ancak yapici elestirilerle daha ileri seviyelere taşınabilir. Ancak yaziktir gunahtir bu kadar karalama kampanyasina girmeye gerek yoktur.
Alone Star
20-06-2018, 19:20
Uyuşturucuyla mücadele çalışmalarınıntoplandığı rapora göre, 2007'den bu yana 2 bin 148 kişi uyuşturucu maddekullanımı nedeniyle öldü. Son 3 yılda 680 bin kişi tedavi gördü ve bunlar için2.5 yılda 147 milyon lira harcandı
Madde bağımlılığından tedavi görenlerin sayısı 2004-2016 yıllarıarasında 25 kat arttı. 2 yıl önce 265 bin kişi kliniklere başvurdu. 15 yaş altıuyuşturucu tedavisi görenlerin sayısı yüzde 92 yükseldi.
Uyuşturucu kullanımı ve madde bağımlılığınabağlı ölümler son 13 yılda yüzde bin 833 arttı. Uyuşturucu kullanım yaşı 14'edüştü. Araştırma önergesi veren CHP'li Didem Engin Meclis'i göreve çağırdı,"Sorunun ivedilikle ve ciddiyetle ele alınması gerekiyor" dedi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nunyayınladığı rapora göre, kadın cinayetleri sayısı bir önceki yıla göre %25artarak 409 oldu.
Çocuklara yönelen cinsel istismar vakaları son on yılda yüzde700'lük bir oranla artış gösterdiğini anlatan Demir, sadece 2016 yılıiçerisinde çocuğun cinsel istismarı suçundan 15 bin 51 dava açıldığını söyledi
-----------------------------
Hükümetin bunlarla ilgisi yokmuş. Yani bu hükümetin İç İşleri bakanlığı yok, Bu hükümetin yetkisi yok. Bu hükümetin istihbaratı yok
Bu hükümetin kaçakçılıkla ilgili birimi yok Bu hükümet asyişle ilgilenmiyor
Bu hükümet ne iş yapıyor.
Bu hükümet sadece mütaitleri mi zengin etmekle meşgul.
OKULA giden çocuk güvende değilse, uyuşturucu, çocuk tacizi ve tecavüz bu noktaya ulaşmışsa BU HÜKÜMET NE İŞ YAPAR.
Her konuda hukumetimizin ozveri ile calistigina inaniyorum. Hukumetin bircok olumsuz internet sitelerine karsi yaptirimi olmasina ragmen insanlarin ilgisini ceken bu sanal dunyada bircok seye ulasilmasi yine de mumkun. Burdan aklını kullanamayan insanlarin etkilenip kotu duygular beslemesine ve bunu hayata gecirmesine nasil engel olunabilir ki? Sen olsan nasil cozerdin bu durumu?
Alone Star
20-06-2018, 19:23
değil midir?
Tabiki degildir. Neden oyle olsun ki? Yaziktir yav bu kadar hizmete ragmen karalama ve kotuleme kampanyasina girmeyin. Bir elestiriniz varsa yapici olarak ortaya koyun.
tanıdık geliyorsun, sen ekşi'ye falan da yazıyorsun değil mi bunları? :) kaç para için yapıyorsunuz ki bunu?
sana bir teklif yapıcam, gel bu işten vazgeç, dilersen sitede para toplayıp ilçe teşkilatının sana bağladığı maaşın bir fazlasını verelim, olur mu..?
Alone Star
20-06-2018, 19:49
tanıdık geliyorsun, sen ekşi'ye falan da yazıyorsun değil mi bunları? :) kaç para için yapıyorsunuz ki bunu?
sana bir teklif yapıcam, gel bu işten vazgeç, dilersen sitede para toplayıp ilçe teşkilatının sana bağladığı maaşın bir fazlasını verelim, olur mu..?
Dogru bildiklerimi yaziyorum, para ile ne alakasi var? Bir seyi savunan herkes o gorusten para mi kazaniyor? Peki sen bana iftira attigin icin ne kadar para aliyorsun?
Leonardo
20-06-2018, 20:20
- Trollük yapmanın şöyle bir dezavantajı var (alone star)
Sana diye demiyorum. Ama senin düşünce arkadaşların Facebook / Twitter / Ateist Forum gibi yerlerde hiç de demokratik olmayan yöntemlerle benim her türlü lafımı ağzıma tıktılar. Şu anda Twitter'i açsam, Kılıçdaroğlunun her mesajının altında abuk / sabuk mesajlar, küfürler vs. var.
Mantıklı her lafa, küfür / hakaret / yalan ile cevap veriliyor.
O yüzden güvensizliğimi anlaman da gerekiyor. Ben tartışmasına tartışırım. Ama %90 ihtimal 15-18 yaşlarında, sahte "ateist" kimliğer bürünmüş, şimdi de "ben sizle tartışıyorum, siz benle tartışmıyorsunuz" draması yapmaya hazırlanan bir kişiliksin.
Yine de yanıt vereceğim: Kendi basın kaynaklarına göre dediklerin doğru. Benim basın kaynaklarıma göre hepsi yanlış. AKP'yi bu yüzden istemiyorum. Yöntem olarak yanlışsınız.
"ictenlik"
21-06-2018, 14:24
16 yılı izledim ve yaşadım
ben ne şuyum ne buyum. siyasi jargonları pek bilmem_ yeni yeni biraz bakıyorum
belki biraz özgürlükçü biraz anarşisttim
şimdi ne oldum kimbilir
gördüklerimi görmek istiyorsanız gözlerimi alın_
pek çok şey var_pek çok sosyolojik açıdan bunları izledik, okuduk, değerlendirdik
siyasete gelince a partisi b partisinin yerine kurtuluş mudur bilmem
ama özgürlük denenin basısını hepimizi biliyoruz_kutuplaşma/kutuplaştırma ve ayrıştırma deneni biliyoruz/görüyoruz
insanlığı kaybetme, içtenliği kaybetme gibi olanı biliyoruz_
kara bilgisizliğin ve kara doğruların kör kılıcını biliyoruz
kişiler kendi istencinde iyi niyetli de olabilir bu yetmiyor
taban olarak ifade edilen tabanın aydınlatılması ya da kaynaştırılması üzerine düşündük_ bu sosyolojik çarpışmalar ya da gelecektekiler onları getirir mi bilmem
ne getirir onu da bilmem_
(ordaki sosyolojik çarpışmayı da görüyoruz) _diğerlerini de _diğer şeyleri de
ve yanlış babayı da/hamiyi de ..bunlar kaydırılır mı ? bilmem
benim şimdi bir ülkem ya da (subjektif kapılmış) yaşamım artık nerdeyse yok_ kalmadı
yaşamım/yaşamam yıllar önce bende ç_alınmış zaten
bazıları/bazılarımız büyük bir karşıtlık kıskacına rağmen büyük bir empati basıncı altında da olduğunu ve olacaklarını da bilmeliler..
aydın bir coğrafyaydı_bazı şeylerin işlemeyeceğini düşünüyoruz burda yine de _bazı tuzakların yıkılacağını
16 yıldır sodom ve gomora ve babil öykülerinde olanlar bu ülkeye oluyordu/olduruluyordu
belki 16 yıldan da fazla ama ben bu kadar hissetmemiştim_ özgür uçan bir kelebek gibi hissetmenin sona ermesi gibi şeyler oldu bende/bizde
ve ölümlüyüz bunları çok saymaya gerek yok daha büyük gerçekler aramalıyız oysa
yine de
umarım bu kara sisi dağılır/dağıtılır/dağıtılabilir
ve umarım bu değişir ve umarım bu halk bu insan yığını tekrar birbirine çekilir/kaynaşır ve birleşebilir diyebiliyoruz
iki durum var
sosyolojik olarak çekişen bir taban
sınıf atlamaya çalışan bir taban ya da yer etmeye kendi savaşını veren
kendi tabanını üste çeken ya da sınıf atlatmaya girişen bir lider ya da temsilci/öncü ya da görgül psişe
(burda bir ölçüde bir haklı savaş dava gibi bir şey var bir ölçü de_sözde seçkinlere direnen/çatışan/kapışan ya da yerini etmeye çalışan _gelecek kaynaşması)
ama yanlış hamiyi esas alan bir bir durum-duruş ve tabansal dayanak mı? onu soruyoruz-bakıyoruz hem de söylüyoruz
ya da geçicilik diğer zorunlu durumlar da bunu doğuruyor belki_
bu tabanının hamisinin (güç odak tek merkez yerine) halka çekimi, halkmerkeze çekimi gerekiyor tabi ki görüyoruz ama halkında birbirine çekimleri
_ buradaki çarpışma-lar sürecektir
tanrısını ve subjektivitesini halka doğru parçalamak ve ama oradaki halkın çekimi ve geçişkenliği_ az güç kullanmak ya da hamiden kopmak ve hamiye dayanmak dayanmamak ve diğerlerini çekimi-itimi gibi denklemler var
karşıtlık/karşıtlıklar genelde iki uçludur/yönlüdür bunu biliyoruz
"ictenlik"
21-06-2018, 14:59
https://www.imageupload.co.uk/images/2018/06/21/ac2a.jpg
kayıp etiketi resim
ATEİST DEİST AGNOSTİK MÜSLÜMAN SORGULAMA PLATFORMU
Bu gün Hollanda telegraf en büyük gazetesinde Rte.halife Erdoğan, TC.Medya'nın %90 nınâ Hakim olduğu ve çok baskı kurduğu için, Kendine Rakip Adayların Sesi Duyulmadi'ğını ve yarışma Adil olmadığını Haberini Yayınladı. Şimdi Soru Şu, buna Diktatör Demeyeceğiz de. Ne Diyelim.??
Leonardo
21-06-2018, 18:38
AKP erkeklerin özgürlüğünü kısıtlıyor.
Ben de okulda / işyerinde / resmi kurumlarda Fes, Cellebi, Sarık vs. takabilmek ve Bin-Ladin sakalı ile filan dolaşmak istiyorum (Orduda filan dahil / polis olunca dahil) :)
https://www.youtube.com/watch?v=KHNcpSohsMw
spartacus
21-06-2018, 19:55
Selam vermedi, tokalaşmadı, ayağa kalkmadı diye insanları dövüyor, dövdürüyor bunlar. Faşizm birazda böyle bir şey.
https://www.youtube.com/watch?v=71c64lEp3M4
Leonardo
21-06-2018, 21:10
- yerli araba üretimine geçileceğine yerli deve üretimine geçilsin :)
Hazir bayram sonrasinda onceden yasadiklarimi paylasmak istiyorum. Gercekten her sey bir yana sehirler arasi yolculuk yaparken duble yollarda yolculuk yapmanin ne kadar rahat oldugunu gormek muthis bir duygu. Yasi kucuk olanlar bilmez ama onceden bayramlarda trafik kazalarinda nice canlari kaybettik. Artik bu yollar sayesinde gidecegimiz yerlere kolayca gidip gelebiliyoruz. Sonucta yol demek medeniyet demektir. Gercekten adamlar medeniyeti getirdi.
Gecenlerde sehir hastanesine gittim. O kadar buyuk bir alanda otoparklari, spor alanlari, yuruyus alanlari, engelli yolu, bisiklet yolu, binalarin gorunumu ve ici, doktorlarin ilgisi ve kalitesi ancak bu kadar guzel olabilirdi. Emegi gecenlerden Allah razi olsun. Gercekten kaliteyi hissediyorsunuz. Eskiden olsa sira beklerken oluyorduk.
Sahsen ben her konuda ozgurlukleri savunan bir insanim. Basortu takilsin veya takilmasin diye bir gorusum yok. Herkesin inandigi gibi yasamasini savunan bir insanim. İste bu adamlar sayesinde herkes inandigi gibi yasayabiliyor, isteyen takiyor, istemeyen takmiyor. Burda bu basortusunu de amacinin disinda kullananlari da kendi vicdanlariyka bas basa bırakıyorum. Ama eskiden sirf basortulu diye bircok haktan mahrum birakilan, hapse atilan, eziyet edilen, öldürülen, egitim alamayan, dışlanan insanlar vardi. Ama bugunun Turkiye'sinde boyle hak ihlalleri yoktur. İktidar bu ozgurluk ortamini sagladi.
Bunca guzel icraat varken neyi elestiriyorsunuz? Daha ne yapmalarini bekliyorsunuz? Elbette yanlislari olsa da iyi oldgu yerlerde haklarini teslim etmek gerekir. Sanki hic iyi sey yapmamislar da hep kotu seyler yapmislar gibi elestirmek haksizliktir. Yigidi oldur hakkini yeme.
Bence siz bayramda baklavayi cok kacirmissiniz. Hak ihlalleri yok oyle mi!?
Leonardo
22-06-2018, 12:43
- Sistem erkek düşmanı bir sistemdir.
Mesela okul çağındaki erkek öğrenciler okuldan alınmak istemiyor mu? Onların Playstation oynamaya hakları yok mu?
Kadınlar Osmanlı zamanındaki gibi giyebiliyorlar.
Erkekler Osmanlı dönemindeki gibi giyindiklerinde neden dışlanıyorlar.
ben de Fez - Palabıyık, sarık vs. gibi erkeksi dominansımı ortaya koyan şeyler giyip üniversitede / iş hayatında kabul edilmek istiyorum İnsanlar beni olduğum gibi sevsin istiyorum. Her gün tıraş olmak da istemiyorum + Mecliste de sakallı / sarıklı, türk kimliğini ortaya koyan vekiller olsun + kadılar meclise girmesin istiyorum :) (temizlikçi / hademe filan hariç), (O da kocaları izin verirse) :)
"ictenlik"
22-06-2018, 13:39
Yomra'ya ve Yomra tarafına geçenlerde bir yolum düştü..
Ben buralar da doğdum. Üç beş sözde seçkin ya da elit ya da birilerinin cebine para adında bir şey doldurduğu saçmasapan adamlar ve ne işleri var orda? ..ne gördüğümü birilerinin gözüne sokmanın yolunu bulacağım. dil denilen alet icad edilmiş ama siz ya da birileri ondan anlamıyorsunuz?
Arabı çölden taşıyorsanız dünyanın doğa ve toprak ve su olan her tarafına taşıyın
ve zenginini fakirini bir ortak taşıyın..
Yer satarak ya da burdaki ekonomiyi, değeri, üretimi ve ekonomiyi kısıtlayarak ve küçümseyerek ve bastırıp değersizleştirerek ya da burayı fakirleştirerek bunları haklı göstermek bunları yapmak saçmalık
Yağmur ormanları ya da dünya herkese yeter örneğin
Arap kültürü de alarak,geçişerek gelecekse gelsin. Bir anayasa yaparsın_Dini geçiyor/aşıyor benim anayasam/törem dersin..
üretin, fakire para verin ve zenginleşin. düşük geliri artırın ve çoğaltın -milleti neden pasifleştirip fakirleştiriyordunuz? ya da neden buna alet aracı oluyordunuz?
https://tafdi.com/film/izle/3033-the-take.html
https://www.imdb.com/title/tt0426596/
https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSd6Ei6mOOwP5FvUPQQdt0UWcB2kKOq5 TkwwRId_eQWz92yfHV8sA
ben buralarda doğdum derken şöyle oluyor. bunu birleri unutmasın.. ölümün bile peşinde koşacağı işler var..
http://photos1.blogger.com/x/blogger/6333/497/1600/852806/apocalypto.jpghttps://24.media.tumblr.com/c6a122bb5384aaa10d4b73e4ecb6d980/tumblr_moxrv0xUc61rg0l9vo1_500.gif
dine mine ne
22-06-2018, 15:11
Faşizm:caked:
Not::lock1:
spartacus
22-06-2018, 16:34
:caked:
Not::lock1:
alçak, şerefsiz ne konuşuyorsun sen. it, köpek, hıyar, hain...
Adres verde seni oradaki yandaşlarımız halletsin.
https://www.youtube.com/watch?v=4sq9pdKUVgE
parası olağğğğğn arkadaşlar buyrunuz videoya..
ilahimasal
22-06-2018, 17:15
İsmini anmadığım o köprüden geçmediğim haldede parasını ödüyoggmm.
Evet Erdoğan parası olmayan Yavuz Sultan köprüsünde geçmesin dedi. Erdoğan ı anlayalım anlamaya çalışalım Liberal bir anlayış olduğunu kabul edelim.
Kapitalizmde çok farklı seçenekler olduğunu kabul edelim ucuzu da pahalısı da olduğunu bilelim. Tamam.
Ama
İsmini anmadığım o köprüden geçmediğim haldede parasını ödüyoggmm.
Sn Fabula nın bu dediğini ne yapacağız. Niçin vergilerden bu köprünün parası ödeyelim geçmediğimiz halde. İşte Bu da Liberal politikalara hiç uygun düşmüyor.
Peki neye uygun düşüyor gasp a uygun düşüyor kullanmadığımız satın almadığımız malın parasını biz ödüyoruz buna da gasp denir.
Alone Star.
Her konuda hukumetimizin ozveri ile calistigina inaniyorum. Hukumetin bircok olumsuz internet sitelerine karsi yaptirimi olmasina ragmen insanlarin ilgisini ceken bu sanal dunyada bircok seye ulasilmasi yine de mumkun. Burdan aklını kullanamayan insanlarin etkilenip kotu duygular beslemesine ve bunu hayata gecirmesine nasil engel olunabilir ki? Sen olsan nasil cozerdin bu durumu?
Sn Alone Star.
İşte bütün konu bu inanmakla başlıyor biliyorum desen konu hakkında tartışmalar yapılabilir ama inanıyorum dediğinde tartışma boşunadır.
Sana İndire Gandinin bir sözünü hatırlatayım Şöyle diyor Uyuyanları bir gün uyandırabilirsin ama uyuyor gibi yapanları uyandıramazsın. Boşuna uğraşma.
İşte bu inananlar uyuyor gibi yapanlardır. Çünkü onlar düşünmez sorgulamaz beyinlerini başka kafatasların içine koymuşturlar.
Alone Star
23-06-2018, 19:45
https://www.youtube.com/watch?v=KHNcpSohsMw
https://youtu.be/Y2Sct02Aygk
https://youtu.be/Y2Sct02Aygk
ince'nin cami içine traktörlü fotoğrafını montajlayan ak parti çomarları yapmışlar sanırım , "seni var ya" dediği kısımdan anlaşılıyor baya bi...
Alone Star
23-06-2018, 19:52
Selam vermedi, tokalaşmadı, ayağa kalkmadı diye insanları dövüyor, dövdürüyor bunlar. Faşizm birazda böyle bir şey.
Resepsiyonda sucu gunahi olmayan sadece emir kulu olan bir memura agza alinmayacak hakaretler eden birisinin cumhurbaşkanı adayi olmasi cok uzucu degil mi?
Ayrica bahsettigin videodaki olayin baslangici tam olarak belli değil.
Alone Star
23-06-2018, 19:53
ince'nin cami içine traktörlü fotoğrafını montajlayan ak parti çomarları yapmışlar sanırım , "seni var ya" dediği kısımdan anlaşılıyor baya bi...
Bana hic montaj gibi gelmedi.
Alone Star
23-06-2018, 19:56
Bence siz bayramda baklavayi cok kacirmissiniz. Hak ihlalleri yok oyle mi!?
Hak ihlallerine ornek verir misin?
Alone Star
23-06-2018, 20:04
Alone Star.
Her konuda hukumetimizin ozveri ile calistigina inaniyorum. Hukumetin bircok olumsuz internet sitelerine karsi yaptirimi olmasina ragmen insanlarin ilgisini ceken bu sanal dunyada bircok seye ulasilmasi yine de mumkun. Burdan aklını kullanamayan insanlarin etkilenip kotu duygular beslemesine ve bunu hayata gecirmesine nasil engel olunabilir ki? Sen olsan nasil cozerdin bu durumu?
Sn Alone Star.
İşte bütün konu bu inanmakla başlıyor biliyorum desen konu hakkında tartışmalar yapılabilir ama inanıyorum dediğinde tartışma boşunadır.
Sana İndire Gandinin bir sözünü hatırlatayım Şöyle diyor Uyuyanları bir gün uyandırabilirsin ama uyuyor gibi yapanları uyandıramazsın. Boşuna uğraşma.
İşte bu inananlar uyuyor gibi yapanlardır. Çünkü onlar düşünmez sorgulamaz beyinlerini başka kafatasların içine koymuşturlar.
İnanmamin sebebi yapilan hizmetleri, icraatleri gozlerimle goruyor olmamdir. Cunku hicbir seye koru korune baglanmam. Halktan birisi olarak sadece faydalandigim seyleri yaziyorum.
ilahimasal
23-06-2018, 20:07
Bana hic montaj gibi gelmedi.
Muharrem ince TRAKTÖRÜ camiye sokmuş diyorsun yani .
spartacus
23-06-2018, 20:15
Resepsiyonda sucu gunahi olmayan sadece emir kulu olan bir memura agza alinmayacak hakaretler eden birisinin cumhurbaşkanı adayi olmasi cok uzucu degil mi?
Ayrica bahsettigin videodaki olayin baslangici tam olarak belli değil.
köpek Alone Star, sen kimsin ki bana karşı yazıyorsun? Hain, FETÖCÜ, çapulcu!... alçaklar.
http://www.mynet.com/haber/guncel/ak-parti-mugla-1-sira-milletvekili-adayi-mehmet-yavuz-demir-den-vatandasa-agir-hakaretler-4212516-1
Daha neler neler, bakınız seçime 2 gün kala bir dolu sandık müşahidini de sorgusuz, sualsiz, gözaltına aldılar(hımmmm acaba oy hırsızlığı için olabülür mü?)
https://www.evrensel.net/haber/315751/referanduma-gunler-kala-sandik-gorevlileri-gozaltina-alindi
FETÖCÜ diye ne kadar aydın, demokrat, memur varsa hakları gasp edilmedi mi, kimisi memurluktan kimisi de içeri atılmadı, buraya yazsam burdan ay'a yol olur.
Faşizm koşulalrında savunduğun ne var?
Talebin ne?
BÖYÜK TÖRKÜYE
başka bir talebin var mı?
Aktroll, %99,9 her ifadeniz, sözünüz yalan, çamur..
Hala senden SOMUT bir şey bekliyorum, hala bekliyorum bakalım gelecek mi?
İnşaat sektörü en iyi rant sektörüdür, o sebeple AKP nin 16 yılı sanayinin çöktüğü ama yerine taş-çakıl-tuğla sektörünün bir dönem canlandığı dönem oldu. Onuda öyle bir soydular ki, inşaat sektörüde çöktü, tepede 3-5 adam-grup, ihalelere fesatlardan, kafaya göre ihale, fahiş işleri rantlar vs görünümüyle o sektörde çöktü.
ilahimasal
23-06-2018, 20:30
Kabataşta bu kadının IRZINA geçileli yıllar oldu.
Erduvan 28 haziran 2018 seçimlerinden hemen sonraki CUMA görüntülerini yayınlayacahhğğğ
Hulogg , ıstırırım. Yalarım gotunn gılıyahğğ
https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn%3AANd9GcRIywYFrh69bm2-6Nz6MHxhkL6cy0ekuxrm5JYOKuLXSEMIPqNb
Leonardo
24-06-2018, 11:34
Yanıtlamak lazım:
- Ben baskı toplumunu sevmiyorum. Özgürlük toplumunu seviyorum.
Mesela cinsel özgürlüğe inanıyorum. Kadınların sadece evlendiklerinde cinsel ilişkiye girebildikleri toplumu sevmiyorum. Muhafazakar değilim. Dini değerlerin bir toplumu kurtarmasına inanmıyorum. Başörtüsünü sevmiyorum.
Şu anlamda: İranda bir de baş örtüsünün siyah ve kalın kumaştan olma zorunluluğu var. Kızların erkek arkadaşının olması düşünülür şey değil. Okullar zaten haremlik selamlık. Hem kızların hem erkeklerin üzerine böylesi bir baskı oluşturan toplumlar sağlıklı birey yetiştiremezler. Bu dediğimi modern psikiyatri bilimi söylüyor.
Sen mesela din kitabı okuyorsundur. Ama senin yaşın din kitabı okuma yaşı değil. Sen normalde meraklı olmalısın. Mesela Freud, Platon vs okumalısın. O dönemdesin. Peki sen ne yapıyorsun? - Dersini / işini gücünü bırakıp tanımadığın insanlara AKP satıyorsun. Bunları düşün. :)
"ictenlik"
24-06-2018, 12:01
bu ne biçim memleket
face gruplarını izliyoruz
seçime şaibe ve gölge düşmemesi ve bunu bizatihi devlet ve iktidar sağlamalı değil miydi?
basıldıktan 2-3 dakika sonra uçtuğu ve kaybolduğu öne sürülen mühürler. 2 ayrı bildirim var. özellikle chp seçmeninin olduğu bölgelerde (iki olasılık var. ya dezenformasyon ve oy vermeyi yavaşlatma ya da kargaşa yaratma tabanlı tantana )
güneydoğu da chp ve hdp lilerin darpedildiği ve toplu akp ye oy verildiği haberleri
(hdp oldukça organize gözüküyor)
güneydoğu da önünde polüs bekleyen okullar
mühür basılmış oy pusulaları
köylere girşine izin verilmeyen ve engellenen müşahitletler
toplu oy kullanımları
mühürlü pusularla yakalananlar
bu mu akp niz?
ilahimasal
24-06-2018, 12:09
Ayakkabıma şükür oyumuzu kullandık .
Medyaya Şöyle bir baktımda , bu seçimlerde de akp lilerden başka hiç bir siyasi oluşumun tenezzül etmediği , DARP , TEHDIT , SALDIRI , HIRSIZLIK , EDEPSIZLIK, SAHTE OY KULLANMA gibi bir çok AHLAKSIZLIĞA yine akp liler başvuruyor.
Muharrem incenin oy kullandığı sandıktaki türbanlı kadının sakız çigneyip patlatarak kendini ifade etmesi , islami simgeli bir kadının bile kaç krş ettigini gösteriyor.
Açık söylemek gerekirse akp liler mide bulandırıcı tipler. Eğitimsiz saygısız düşük insanlar.
Binali Yıldırımın ZARF YALAMA görüntüsü ise bunların çocuklukta çok büyük problemler yaşadığının bir ifadesi.
Leonardo
24-06-2018, 13:53
- Ben geçmişe dayanan bir çeşit "kopma" olduğuna inanıyorum. Belki ta İnönü döneminden kalma.
Kent nüfusu ile tarın veya tarım kökenli nüfus arasında kopukluk var.
Buna da şöyle inanıyorum. Ben geçmişte de söyledim: okula Türkiye'de gitmedim. O yüzden mesela bizdeki az maaşla çalışan ilkokul - lise öğretmenlerini hep uzaktan tanıyorum. Ama tanıdıkça fark ediyorum ki, bunlar az para ile de çalışsalar Atatürk'e filan çok inanıyorlar. yani Batı'da belki 100 sene önce bitmiş bir cumhuriyet sevgisi var.
Yani: Çocukları bunlar yetiştiriyor.
-İyi, Peki bu AKP'lileri kim peydahlıyor?
Bence: 1960'larda /70'lerde, köyden kente göç olayı iyi ele alınamadı. toplumda ikilik oldu. Birileri de bunu benden önce fark edip bütün siyaseti buna dayandırdı.
ilahimasal
24-06-2018, 16:38
-İyi, Peki bu AKP'lileri kim peydahlıyor
Tabi ki abd denilen terörist devlet.
spartacus
27-06-2018, 16:40
Faşizm:caked:
Not::lock1:
Nedir bu, izah edebilir misin?
623142344730386
Doların yükselmesi kötü. Enflasyon yukarı tırmanacak demektir.
Engse Hohol
06-01-2019, 23:54
✔ (http://t24.com.tr/haber/gokhan-ozoguz-elektrige-yuzde-103-zam-gelmesinin-yonetim-ile-ilgisi-yok,791891) 2018 Ocak ile 2019 Ocak ayı arası elektriğe gelen zam yüzde 103 inanılmaz birşey hatta korkunç ama suçlu akparti değil !
Akp'ye kötü demek artık eylemsel olarak olanaksız çünkü yargıya karar aldırabilir duruma geldiler.
✔ (https://odatv.com/asil-saldiganlar-bakin-kim-cikti-06011918.html) En son Deniz Çakır olayını ve siirt müftüsünün odatv'yi tehdit etmesini anımsayın.
Baskoylu
08-11-2022, 15:40
AKP-MHP'nin ve özellikle R.T.Erdoğan'ın izlediği ekonomi politika bilinçli ve sınıfsal bir tercihtir.
İktidar izlemiş olduğu politikayla, bir avuç yandaşı zengin ederken geniş kitlelerin yoksullaşmasına, emeğin sefalet ücretine mahkum edilmesine çalışmaktadır. Bir avuç halk düşmanı, zenginlik ve lüks içinde yüzerken, geniş kitleler ağır bir sefalet, yoksulluk koşullarına mahkum edilmektedir.
Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu kriz hali, yapısaldır ve 2017'de başlayan ekonomik krizin devamıdır. Sanıldığının aksine ekonomik krizin nedeni R.T.Erdoğan değildir. Elbette krizin derinleşmesinde, işçi sınıfının ve emekçi halkın yoksullaşmasında, kitlelerin açlık tehlikesiyle yüz yüze kalmasından R.T.Erdoğan-AKP iktidarı sorumludur. Ancak yaşanan ekonomik krizin arkasında Türkiye ekonomisinin yapısal durumu vardır.
Türkiye ekonomisi, emperyalist mali sömürüye bağımlı bir yapıya sahiptir. Bu durum beraberinde ekonominin emperyalist mali sermayeye bağımlılık temelinde dönem dönem krize girmesine neden olmaktadır. Türkiye ekonomisinin emperyalist mali sermaye girişlerine bağımlı olması beraberinde emperyalist mali piyasalarda yaşanan kriz ve gelişmelerden doğrudan etkilenmesine neden olmaktadır. Bu durum, ekonominin yüksek dış borç ve ithalata bağımlılığıyla birleştiğinde, ekonomik sistemin oldukça kırılgan olmasına yol açmakta, emperyalist mali sermayenin sömürü ve rantına açık olmasını doğurmaktadır.
"Türk usulü Başkanlık rejimi" olarak tanımlanan "tek adam" yönetiminde ve faşist diktatörlük koşullarında, "bir şirket gibi yönetilen" Türkiye ekonomisi, emperyalist mali sermayeye bağımlılık temelinde, her türlü hırsızlığın, yağmanın, kayırmacılığın, yolsuzluğun yapıldığı koşullarda iflas etmiş durumdadır.
R.T.Erdoğan'ın temsilcisi olduğu sınıflar lehine ülkeyi bir şirket gibi yönettiği bilinmektedir. R.T.Erdoğan her fırsatta bu gerçeği ifade etmektedir. Örneğin "Balıkesir Ekonomi Ödülleri 2015 Töreni"nde iş insanlarına şöyle sesleniyordu: "Sizler bir iş adamı gibi bu ülkenin yönetilmesini istemez misiniz? Benim derdim ne biliyor musunuz? Bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa, Türkiye de öyle yönetilmelidir."
Gelinen aşamada ülkenin "anonim şirket gibi" yönetilmesiyle R.T.Erdoğan başta kendi ailesi ve yandaşları olmak üzere temsilcisi olduğu sınıfları zenginleştirmiştir. Örneğin Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu'nun (The International Consortium of Investigative Journalists / ICIJ) Pandora Papers Pandora Belgelerinde Türkiye'den de 220 kişinin adı mevcuttur. Her türlü ihale yolsuzluğu, rüşvet, sömürü ve yağmadan elde ettikleri serveti yurtdışına kaçıran ve bu anlamıyla haksız kazanç elde eden kişiler tanınmış simalardır bunlar. Bu sömürü ve talan çarkının nasıl işlediğine ve elde edilen haksız kazancın boyutuna dair, AKP-MHP'nin "gözde" şirketlerinden Rönesans Holding'in faaliyeti örnek olarak verilebilir.
Sadece kamuya açıklanan ihalelerin detaylarına göre son beş yılda yaklaşık 16 milyar liralık 10 ihale alan Rönesans Holding'in Pandora Papers Belgeleri'ne göre vatandaşların vergileriyle ödenen kamu projelerinden elde ettiği kârın bir kısmını vergiden kaçırmak için Britanya Virjin Adaları'na aktardığı anlaşılmaktadır. Covar Trading Ltd.'nin hesaplarını yöneten İsviçreli Kendris Ltd. firmasının 30 Haziran 2017'de hazırladığı raporda Covar Trading Ltd.'nin hesaplarına 2015'te 105 milyon 524 bin 132 ABD doları girdiği görülmektedir. Ve raporda aynı yıl 105 bin 484 bin 952 doların "bağış" adı altında şirket hesabından çıktığı da görülmektedir. Bu bağışın nereye gittiğinin bilinmediği ifade edilse de, sözkonusu paranın Rönesans Holding tarafından kendilerine "ballı ihale" sağlayanlara aktarıldığı anlaşılmaktadır. Daha açık ifade edersek Rönesans Holding, kendisine verilen kamu ihaleleri karşılığında, AKP-MHP iktidarına ve R.T.Erdoğan'a "bağış" yapmıştır.
İşçi ve emekçilerden doğrudan ve dolaylı olarak toplanan vergilerle Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı inşa eden Rönesans Holding'in toplamda vergi cennetine 210 milyon dolar aktardığı görülmektedir. Holding, kendisine sağlanan bu ayrıcalık karşılığında, ayrıcalığı yapanları da "görmüş" ve onlara "bağış"ta bulunmuştur. Bahsi edilen paranın % 40'lık gelir vergisi ödenmiş olsa, hazinenin kasasına yaklaşık 750 milyon TL gireceği ifade edilmektedir. Çok katmanlı bir vurgun, yağma, rüşvet, yolsuzluk ve haksız kazanç durumu söz konusudur.
Bu zenginliğin karşılığında ise halk daha da fakirleşmiştir. Yani R.T.Erdoğan'ın "anonim şirketi" çökmüştür.
Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumun özellikleri AKP-MHP'nin iktidardan uzaklaştırılmasına rağmen düzen içinde çözülmeyeceğini de göstermektedir. Ekonominin emperyalist mali sermayeye olan bağımlılığı ve emperyalist mali sermayenin sömürüsü sonlandırılmadıkça, ekonomik krizler tekrarlanmaya devam edecek, işçi sınıfının sefalet ücretine mahkum edilmesi, emekçi halkın yoksullukla, işsizlikle, açlıkla terbiye edilme politikası ısrarla sürdürülecektir. Sorun sadece AKP, MHP ya da R.T.Erdoğan değil, rejim sorunudur.
Faşizm, salgının da etkisiyle derin bir ekonomik kriz içinde bulunduğunu göstermesinin yanında her fırsatta faturayı işçi sınıfı ve emekçi halka çıkarmaya çalışmıştır. Hatta bu durum, bizzat sermayenin kendi temsilcileri tarafından dahi ifade edilmektedir. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, işsizlik rakamlarında artışın hızla devam ettiği ve geniş tanımlı işsizliğin yüzde 28'e kadar yükseldiği zor bir süreçten geçildiğini belirterek, "İşsizlik ve hayat pahalılığı, sadece bugünümüzü değil, geleceğimizi de tehdit eder durumdadır. Bu alanlarda çok ciddi adımlara ve ilerlemeye ihtiyacımız var" açıklamasını yapmaktadır. (27 Nisan 2021)
Elbette bu açıklamanın anlamı, hakim sınıfların kendi geleceklerini güvence altına alabilmeleri için işçi sınıfı ve emekçilere yönelik saldırılarını daha da artırmasıdır. İşsizliğin giderek arttığı, enflasyon rakamlarının resmi kurumlarca bile gizlenemediği, açlık ve yoksulluğun daha da derinleştiği, ekonomik krizin insanları intihara sürüklediği koşullarda hakim sınıfların "kendi geleceklerini güvenceye alabilmesi"nin yolu, kendi sınıf çıkarlarını öncelemekten, bu doğrultuda politikalar belirmekten geçer. İşçiye, kadına, gence, Kürde saldırıdan geçer. Nitekim yapılan tam da budur.
Baskoylu
08-11-2022, 15:42
Rejim Gerçekliği: Peker'in İtirafları ve Kontrgerilla
Geride bıraktığımız dönem aynı zamanda kontrgerilla unsuru bir çete başının videolar yoluyla çeşitli açıklamalarda-itiraflarda bulunmasıyla da karakterize oldu. Sedat Peker adlı unsurun yayınladığı videolarda üstü kapalı olarak ifşa edilen kimi gelişmeler ve bunlara yönelik yanıtlar, TC'nin niteliği hakkında geniş kamuoyunun bilgilenmesine hizmet etmekle birlikte, devrimci, komünist ve yurtseverler açısından ortaya saçılanların bir sürpriz olmadığını kaydetmek gerekir.
TC devleti ve son olarak AKP tarafından kontrgerilla unsuru olarak kullanıldığı devrimci komünist ve yurtsever hareket tarafından bilinen S.Peker'in rejim içinde güç dengeleri ve saflaşmalara paralel ıskartaya çıkartılması ve "görevi"ni bir başka kontrgerilla aparatı olan Alaadin Çakıcı'ya kaptırması sonucunda "mafya pisliği" ilan edilmesi onun "bir tripot ve kamera" aracılığıyla deyim yerindeyse itirafçılaşmasına neden oldu.
Halk düşmanı bir kontrgerilla piyonunun yapmış olduğu açıklamalar, devrimciler açısından yeni olmasa da ortaya saçılan bilgiler geniş kitleler nezdinde durumun daha bir anlaşılır ve tartışılır olmasına yol açmıştır.
Örneğin S.Peker; Eski İçişleri Bakanı ve kontrgerilla unsuru Mehmet Ağar'ın iş insanı Mübariz Mansimov'u tehdit ederek, Bodrum Yalıkavak Marina'ya "çöktüğü"nü açık açık ifade etti. M.Ağar ise bu ifşaya "Bizi buradan uzaklaştırınca yapılacak olan da belli, buraya mafya çökecek" yanıtını verdi. Benzer biçimde S.Peker, AKP'li bir vekilden gelen istek üzerine 2015 yılında Hürriyet gazetesi binasının basılması ve Aydın Doğan'ın sahibi olduğu medya grubuna Demirören ailesinin çökmesinde rolü olduğunu açıkladı. Bu gibi örnekler, rejimin karakteri, Türk hakim sınıflara arasındaki ilişki ve "çökme"lere dair örnekler olarak ortaya saçıldı.
Öte yandan vurgulamak gerekir ki; S.Peker bu örnekler dışında başka ifşalarda da bulunmakla birlikte, asıl suçlarına değinmekten özenle kaçınmıştır.
Yaşananlar ve sonuçları özellikle kimi liberal çevreler tarafından rejimin çöküşü olarak propaganda edilse de bu yaklaşım son derece hatalıdır. Yine "mafyanın AKP-MHP iktidarı döneminde iktidar ortağı olduğu" gibi yaklaşımlar faşizmi aklamaya ve niteliğini gizlemeye hizmet etmektedir. Benzer biçimde ortaya saçılanları "derin devletin icraatları" olarak tanımlamak da yanıltıcıdır. Ortaya çıkanlar ve yaşananlar TC'nin faşist karakterine, hakim sınıflar içindeki saflaşma ve dalaşa uygundur ve hiç de şaşırtıcı değildir. Bilinmektedir ki, TC devletinde devamlılık esastır ve Teşkilat-ı Mahsusa'dan MİT ve kontrgerillaya, Bahaddin Şakirler ve Topal Osman çetesinden S.Peker'e uzanan tarihsel bir süreklilik söz konusudur.
Devlette Devamlılık Esastır: "Çökme" Sürüyor!
Öncelikle belirtmek gerekir ki; TC, bir "çökme rejimi"dir. Ve "çökmek" yeni değildir. Son süreçte yaşananlardan hareketle, "çökme rejimi"nin 12 Eylül Askeri Faşist Cuntası ve sonrasında sosyal ve ulusal kurtuluş mücadelelerine karşı ortaya çıktığı ve geliştirildiği tezi son derece hatalıdır. Özellikle '90'lı yıllarla birlikte Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi'ne karşı "gayri-nizami harp" tekniklerinin kullanılarak bir "çökme rejimi" örgütlendiği yaklaşımı, TC'yi ve onun üzerinde yükseldiği temelleri doğru tahlil edememekle ilgilidir.
TC daha kurulurken "çökme" üzerine kurulmuştur. Başta Ermeni, Rum ve Süryani mal ve servetleri olmak üzere bütün zenginliğin üzerine "çökülmüş"tür. Türk hakim sınıflarının zenginliğinin kaynağı bu "çökme"den gelmektedir. Örneğin Sabancı ve Koç'ların servetinin kaynağı incelendiğinde ucu Ermeni, Rum ve Süryanilere kadar uzanır. Türk burjuvazisi ve toprak ağaları ilk birikimlerini Ermeni, Rum ve Süryani toprakları, mal ve servetleri üzerinden yapmıştır. Bizzat TC faşizminin kendisi, soykırımla birlikte "çökme" üzerinden şekillenmiştir.
Bu anlamda rejimin kuruluşundan günümüze bir süreklilik söz konusudur. 1990'lı yıllarda Susurluk ve şimdi de S.Peker aracılığıyla gündeme taşınan devlet-mafya ilişkileri, gerçekte faşizmin halka karşı yürüttüğü savaşta kullandığı kontrgerilla örgütlenmesinin bir aparatından başka bir şey değildir. TC'nin son olarak S.Peker şahsında somutlanan mafya-çete unsurlarını kullanması ya da diğer bir ifadeyle bu tür kişilikleri halka karşı "operasyon aracı" olarak ele alması bilinmektedir. S.Peker bu anlamda görevinin farkındadır. Nitekim kendini, "ömrü devletin içinde geçmiş, istihbaratta geçmiş, poliste geçmiş, askeriyede geçmiş, sokakta geçmiş, siyasette geçmiş…" olarak tanımlamaktadır.
Gayri-nizami harp kavramının TC'nin NATO üyeliğiyle birlikte formüle edildiği, TC'nin kuruluşundan itibaren pratikleştirdiği Teşkilat-ı Mahsusa geleneğinin, emperyalist stratejilerle harmanlanıp yeniden üretildiği, "komünizmle mücadele" adı altında ilerici, devrimci, komünist ve yurtsever harekete, halka karşı savaşta, katliamlar gerçekleştirildiği unutulmamalıdır. Rejim halka karşı yürüttüğü bu savaşı, başta uyuşturucu ticareti olmak üzere her türden gayri meşru ticari faaliyetle finanse etmiş, "vatan- millet-bayrak" sloganıyla meşrulaştırmış, her türden "çökme" eylemini "beka sorunu" olarak gerekçelendirmiştir.
Bu anlamıyla hayatı boyunca bilinen tek bir resmi görevi olmayan S.Peker'in ömrünün devletin içinde, istihbaratta, poliste, askeriyede geçtiğini ifade etmesi anlaşılırdır. TC, bu tür kişilikleri devrimcilere, Kürt hareketine, halka karşı savaşta gayri-nizami harp unsuru olarak kullanmakta ve zamanı geldiğinde bir kenara atmaktadır. Gelinen aşamada S.Peker, AKP tarafından rejim içindeki klik dalaşında, "çökme" işlerinde ve halka karşı kullanıldıktan sonra kenara konulmasına itiraz etmektedir.
S.Peker'in aleni olarak itirafçı olmasının ABD ve AB emperyalizminin yeni yönelimi doğrultusunda TC faşizmini yeniden şekillendirmesinde bir rolü olup olmadığını bilmiyoruz. Yaşananlar daha çok 2015 darbe girişimi sonrası faşizm içindeki güç dengelerinin değişmesine bağlı olarak gelişmiş görünmektedir. AKP iktidarının Fethullah Gülen Cemaati'ni tasfiye etmesinden sonra MHP ve Vatan Partisi'yle koalisyonunun ürünü olarak kontrgerilla klikleri arasındaki dalaşın ürünü olarak S.Peker'in itirafçılaşması gündeme gelmiştir. Bodrum Yalıkavak Marina'da verilen fotoğraf karesi bu açıdan bir gerçeği yansıtmaktadır.
Baskoylu
15-11-2022, 02:10
Muhaliflere ve Halka Karşı "Gayri Nizami Harp"
S.Peker'in itirafları, kontrgerilla örgütlenmesinin halka karşı yürütülen savaşta nasıl kullanıldığına dair ipuçları içeriyor. Bu durumu iyi bilen S.Soylu'nun katıldığı bir TV programında "Türkiye'deki asimetrik ve simetrik bütün saldırılara karşı asimetrik ve simetrik yanıt verildi. (…) Asimetrik hamleleri biz yaptık. Başkanlık sistemini biz getirdik" ifadelerini kullanması boşuna değildir. (17 Mayıs 2021)
Hatırlanırsa, rejimin başkanlık rejimine dönüşmesi hamleleri, 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından başlamış ve 1 Kasım 2015 seçimlerine kadar ilericilere, devrimcilere, Kürt hareketine, halka karşı savaşta kontrgerilla yöntemleri kullanılmıştır. Faşizmin 7 Haziran seçimleri sonrasında özellikle HDP'nin başarısı karşısında paniğe kapıldığı ve "çözüm süreci"ni bitirerek, halka karşı yoğun bir faşist saldırganlık içine girdiği bilinmektedir. "Başkanlık Rejimi" hamleleri için IŞİD'in gerçekleştirdiği iddia edilen ancak kontra gerilla eylemleri olma ihtimali güçlü olan 5 Haziran Amed HDP mitingine bombalı saldırı, 20 Temmuz 2015 Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Katliamları ve yine kontrgerilla örgütlenmesi olduğu çok açık olan 7-9 Eylül arasında ülke genelindeki HDP binalarına yönelik faşist saldırılar ve 12 Ağustos 2015 sonrasında Kürdistan'da 4 il ve 15 ilçede öz yönetim direnişlerine yönelik kapsamlı bir faşist saldırganlık gerçekleştirildiği bilinmektedir.
Kısaca bu süre içinde devrimci, komünist ve yurtsever harekete, halka "asimetrik ve simetrik yanıt" verilmiştir. Faşizm, iktidarını korumak için halka yönelik kontrgerilla yöntemlerini de kullanılarak savaş yürütmüştür. Bu gerçeği en iyi bilenlerden biri olarak dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun sonradan "Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz. Bizi bugün eleştirenler, insan yüzüne çıkamaz" ifadelerini kullanması boşuna değildir. (24 Ağustos 2019)
TC kuruluşundan itibaren, işçi sınıfına, köylülere, kadınlara, LGBTİ+'lara, başta Kürt ulusu olmak üzere ezilen milliyet ve inançlara yönelik bir "terör" rejimidir. Bu rejim, iktidarını sürdürmek için her türlü yöntemi kullanmıştır. Bu yöntemlerden biri de gayri-nizami harp teknikleri ve kontrgerilla yöntemleridir. S.Peker gibi kişiler, sistemin kendi içindeki dalaşta ve halka karşı saldırılarında rol oynamıştır. Bu kişiler, "temiz" burjuvazinin "pis işleri"ni yapan ve zamanı geldiğinde bir kenara konulan adli kişiliklerdir.
Emperyalist Çıkarlarda Rol Çalma ve Faşizmin Restorasyonu
ABD emperyalizminin J.Biden'le birlikte politika değişikliği beraberinde Türk hakim sınıflarının her iki kliğinin dalaşında da etkili olmaktadır. Kendilerini CHP-İYİ Parti'de temsil eden Türk hakim sınıf kliği, bu durumu görmüş ve buna uygun bir politika izlemektedir. Erken seçim çağrılarından, özellikle CHP heyetlerinin Türkiye ve Irak Kürdistanı temaslarının ardından Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2020 Kasım'ında yapılan bir belgesel çalışmasında (Bay Kemal ve İttifakları), Kürt meselesiyle ilgili kullanılan "Siyaset kurumunun 35-40 yıldır çözemediği bir Kürt sorunu var. Erdoğan, devleti İmralı'daki meşru olmayan bir aktörle muhatap etti. Meşru organ olarak HDP kabul edilebilir" ifadeleri bilinçli olarak yeniden gündemleştirildi.
Bu tartışmanın yarattığı etkinin boyutu bize rejimin CHP-İYİ Parti eliyle restorasyona hazırlandığını gösteriyor. Faşizm, AKP-MHP iktidarı sonrasına hazırlanıyor. AKP-MHP'nin tabanındaki çözülme, son aylarda birbiri ardına açıklanan anket sonuçlarıyla propaganda edilirken, bürokrasi içinde de yeni gelişmeler yaşanıyor.
CHP liderinin Kürt sorunu bağlamlı açıklamasının gündemleştirilmesi ve yaygın olarak tartışılması bu bağlamda değerlendirilmelidir. Kürt sorunu ülkemizde başlıca çelişkileri yatay ve dikey kesen yönüyle önemli bir yerde durmaktadır. AKP-MHP iktidar ortaklarının, "Kürt sorunu yoktur" açıklamasına karşı CHP liderinin geçmiş bir açıklamasını gündemleştirmek ve tartıştırmak, ABD emperyalizminin bölgeye yönelik politikalarıyla uyumludur. Yeni bir "çözüm süreci"nin olup olmayacağını zaman gösterecektir. Ancak unutmamak gerekir ki; ülkemizde Kürt sorunu olarak tanımlanan ezen ulusla ezilen ulus arasındaki başlıca çelişkinin gerçek anlamda çözüm yolu demokratik devrimden geçmektedir. Bunun dışındaki her yol ve yöntem, soruna "geçici" çözüm aramaktan, pansuman tedbirler almaktan başka bir anlama gelmez.
Diğer yandan başta AKP-MHP kanadı olmak üzere tüm burjuva partileri, 2023 cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine hazırlanıyorlar. Seçim (bir erken seçim olmadığı durumda) 2023 Haziran'ında yapılacak olmasına rağmen ülke bir seçim atmosferine sokulmuş bulunuyor. AKP-MHP, seçimi kazanmak için devletin tüm olanaklarını kullanarak, yeni yasalar çıkartmaktan geri durmuyor. "Cumhur İttifakı" olarak seçimlere hazırlanan AKP-MHP faşist blokuna karşı, 6 partinin biraraya gelerek oluşturdukları "Millet İttifakı" da diğer bir cepheyi oluşturuyor.
Buna karşın HDP de "3. Yol" çıkışıyla bir kısım devrimci ve ilerici parti ve grupla oluşturduğu "Demokrasi Platformu" çalışmalarını sürdürmektedir.
HDP'yi dışında tuttuğumuzda tüm burjuva partileri arasında sadece nicel farklılıkların olduğu bir gerçektir. "Cumhur İttifakı"nın varmak istediği hedef daha da otoriterleşerek, seçimi kazanma durumunda 2023'te sömürü ve baskı sistemini bir kat daha artırmaktır. Buna karşı Kemalizm'i yeniden canlandırarak, bir kurtuluş olarak gösterip, seçimi kazanmaları durumunda "demokrasi ve insan hakları"nda "köklü bir ilerleme" vaadiyle "parlamenter sistem"e geçeceklerini dile getiren "Millet İttifakı"nın ülkeyi demokratikleştirme gibi bir hedefinin olmadığı, biraraya gelen 6 partinin niteliği ile ortadadır. Örneğin çok büyük bir şovla seçim programını açıklayan "Millet İttifakı"nın sunduğu belgede Kürt halkına, Alevilere ilişkin tek bir cümlenin geçmemiş olması bir tesadüf değildir.
Anayasanın ilk 4 maddesinin "kırmızı çizgileri" olduğunu, bundan "taviz" vermeyeceklerini hiç gizlemeden dile getiren bu 6 parti, Kürtlere, Alevilere, ilerici verilenle yetinilmesini öğütlemektedir. AKP-MHP faşist blokundan korkan, HDP'yle görüşme yapmayan, HDP binalarına yapılan saldırı ve katletmelere karşı "kerhen" karşı çıkan 6'lı ittifakın, Kürtleri bir oy deposu olarak görmesi deşifre olmuştur ve Kürtlerin bu oyuna gelmeyecekleri geride kalan tecrübelerle sabittir.
Baskoylu
15-11-2022, 02:11
İşçi Sınıfına ve Halka Saldırılar Artacaktır
AKP-MHP faşist iktidarının yaşadığı sıkışmışlık hali, ekonomik krizin pandemi süreciyle birlikte daha da derinleşmesi yönetememe krizini doğurmuş durumdadır. Bu krizle birlikte faşizm en iyi bildiği şeyi yapmakta, bir yandan temelsiz ve uç propagandalarla örneğin uzaya gitmekte, diğer yandan ise yaşanan orman yangınlarına bile müdahale edememektedir. Bu durum daha çok teşhir olmasına neden olurken, iktidar bu gerçeği savuşturabilmek için en iyi bildiği şeyi yapmakta, halka karşı saldırısını artırmanın yanında, hemen her fırsatı ırkçılığı, şovenizmi kışkırtmaktadır.
Ekonomik kriz derinleştikçe, işçi sınıfı ve halkta iktidara karşı öfke ve tepki biriktikçe, faşizmin halka yönelik saldırılarında artış gözlemlenmektedir. HDP ve BDP'ye yönelik saldırı ve tutuklamalar sürdürülmektedir. Sırada HDP'nin kapatılması hamlesi vardır.
Son olarak açıklanan "Gezi Davası" kararı, faşizmin sadece devrimci, komünistlere ve Kürt halkına değil, en liberalinden demokratlara ve kendine Kemalist diyen "solcu"lara kadar herkese düşman hukuku uyguladığını göstermektedir. Gezi kararı sadece geçmişe yönelik değil, geleceğe yönelik, olası yeni Gezilere karşı alınmış bir faşist saldırı kararı olarak tanımlanmalıdır. Mahkemenin kendi hukuklarına bile uydurulamayan bu kararı, tarihe bir not olarak düşülmüş durumdadır.
İktidarıyla muhalefetiyle hakim sınıf partilerinin hepsinin halk düşmanı yüzünün en iyi açığa çıktığı konulardan birisi Kürt meselesidir. Ana muhalefetin iktidardan bir farkı olmadığının en iyi göstergesi Kürtlere yönelik saldırganlıkta açığa çıkmaktadır. Tezkere oylamasına hayır dediği için "barış" temsilcisi seçilen K.Kılıçdaroğlu, Irak Kürdistanı'na yönelik işgal saldırısına açıktan destek vermektedir. TC'nin bekası söz konusu olduğunda her renkten burjuva muhalefet, iktidarın arkasına dizilmektedir.
Ne var ki, faşizm için Irak Kürdistanı'ndaki işgal saldırısının istediği gibi gitmediğine dair işaretler çoğalmaktadır. Gerilla karşısında ağır darbe alan TC unsurları, KDP'yi devreye sokmakta, kimyasal silah kullanmaktadır. TC'nin ağır bir darbe aldığı açıklanan ölü sayılarından bile anlaşılabilir. Kamuoyuna yönelik gizlenen asker kayıpları ya da trafik kazaları ve hastalıktan kaynaklı öldükleri iddia edilenler de dikkate alındığında tam bir hezimet yaşadığı görülmektedir. Bu durum TC faşizmini içerde daha da saldırganlaştıracaktır.
Dikkat edilirse değerlendirmemizde ayrı bir başlık adı altında Kürt ulusal sorununa dair bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Bunun nedeni Kürt ulusal sorunun gelinen aşamada yatay ve dikey olarak bütün çelişki ve çatışmalarda etkili olmasıdır. Dolayısıyla toplam değerlendirmenin tamamında değinilen gündem maddelerinin bir yanında mutlaka Kürt ulusal sorunu vardır. Bu özellik önümüzdeki süreçte de ülkemizin ve devrimin gündeminde etkili olmaya devam edecektir. Tam da bu nedenle HBDH ve KBDH önemini korumaya devam etmektedir.
Dünyada Durum: Kapitalizm İnsanlığı ve Gezegeni Yıkıma götürüyor
Dünya genelinde yaşanan ekonomik kriz, emperyalistler arası çelişkilerin derinleşmesini ve beraberinde pazarların yeniden paylaşımını gündeme getirmektedir. Bu da emperyalist savaşların nedenidir. Emperyalist-kapitalist sistem, ekonomik ve siyasi alanda bir türlü istikrarı sağlayamıyor. Mevcut sistem kapitalizmin tahribatına ve oluşan sorunlar yumağına kökten müdahale edemiyor. Diğer yandan işgal savaşları krizin çözümü olarak sürdürülse de, her işgal savaşı beraberinde yeni sorunlar ortaya çıkarıyor, var olanları da derinleştiriyor.
Emperyalist devletlerin ve tekellerin kendi aralarındaki uluslararası pazar rekabeti, hegemonya ve jeopolitik mücadele had safhaya tırmanırken, pazarların yeniden paylaşımı süreci emperyalistler arasındaki kutuplaşmaları daha netleştiriyor. Ve tüm bunlar, aynı zamanda dünya halkları için tehdit ve saldırı unsuru oluşturuyor. Onlar hedef alınıyor, fatura onlara mal ediliyor. Emperyalistlerin dalaş kavgasının faturası halklara çıkarılıyor…
Günümüz konjonktürü, ABD ve Avrupa emperyalistleriyle, kendilerinden sonra tarih sahnesine çıkan Çin ve Rusya emperyalistlerini hasım güçler olarak karşı karşıya getirmiş durumdadır. Öyle ki, bu güçler arasındaki çıkar ve nüfuz kavgası üst boyutlara tırmandı. Bunun sonucu, birbirlerine karşı askeri unsurların daha öne çıkarıldığı bir dönemece girdiler. ABD, ne zaman ki Ukrayna'yı da –siyasi, ekonomik bağımlılıkla beraber- askeri olarak kendi komutasına alacağı ve NATO sınırlarını Rusya'nın burnunun dibine kadar yayacağı tehdidi yaptı; Rusya Ukrayna'ya yönelik işgal saldırısına girişti. Yani Rusya, başka pazarlara açılmasını istemeyen ve dar bir alanda kalmasını isteyen ABD'nin bu girişimine, emperyalist bir işgalle karşılık verdi.
Böylece bir kez daha uluslararası pazar ve hegemonya kavgasının bedeli halklara çıkarıldı. Nitekim bu saldırı sonucu, on binlerce Ukraynalı ve Rus öldürüldü, yaralandı, evleri barkları yakıldı, milyonlarca Ukraynalı göçe zorlandı.
Tüm bunlar uluslararası tekellerin, bankaların ve devletlerin, kendi aralarında giderek kızışan dalaş, talan, yağma ve jeo-politik üstünlük oluşturma kavgasının sonucudur. Dolayısıyla bu işgal ve saldırı, uluslararası alanda pazarların yeniden paylaşımının giderek üst safhaya tırmanmasından kopuk ele alınamaz. Aksi durumda emperyalistlerin ideologlarınca gerçekleri gizlenmesine hizmet edilir. Dünyayı bu hale getiren uluslararası mevcut sistem kamufle edilir.
Oysa diyalektik materyalist bakış açısı, çıplak gerçeği net bir şekilde gösteriyor. Başını ABD'nin çektiği batılı emperyalistlerin "küreselleşme", "neo-liberalizm", "tek kutuplu dünya", "yeni dünya düzeni" vb. yaftalarla piyasaya sürdüğü sanal alem iflas etmiştir. Uluslararası kapitalizmin çelişkileri, sorunları, tahribatları iyice agresif hal almış durumdadır. Oluşan sorunlar yumağı büyümüş, sınıf çelişkileri ile siyasi baskı ve yaptırımlar üst aşamaya çıkmıştır.
Bu konuya başlamadan evvel emperyalist mihraklar açısından jeo-stratejik ve jeo-politik olarak öne çıkan Ukrayna'nın yakın geçmişine değinmekte yarar var. Bir dönemler proletarya önderliğinde gerçekleştirilen Ekim Devrimi ile kurulan Sovyetler Birliği içinde yer alan iki ülkenin kapitalizmin hegemonyasına girdiklerinde nasıl karşıt kutuplar içinde yer aldıklarını göreceğiz.
Bilindiği gibi diğer Sovyet cumhuriyetleri gibi, Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti de 1921 yılında Sovyetler Birliği'nde yer aldı. Sosyalist Sovyetler Birliği içinde sosyalist cumhuriyet olarak 1956'ya kadar varlığını devam ettirdi. O tarihten sonra Sovyetler Birliği'nin evrildiği modern revizyonizmin, damgasını vurduğu bürokrat devlet kapitalizmi, Ukrayna'da da hakim hale geldi. Ve 1989-91 sonrası, bir önceki düzenin zenginliği, imkanları, olanaklarını mafyavari yollardan ele geçiren bir avuç oligark burjuvazinin kapitalizmine yerini bıraktı. Ve bugünlere gelindi…