Orijinalini görmek için tıklayınız : Orta Çağ Avrupasında İnsanlar Yıkanıyor muydu?
Leonardo
24-06-2018, 12:12
Ben gitgide bu konunun şehir efsanesi olabileceğini düşünmeye başladım.
Örneğin Fransa'daki Versay sarayında gerçekten de tuvalet yokmuş. Okula yurt dışında gittim. Bize de barok döneminde insanların yıkanmadıklarını, tuvalet ihtiyaçlarını dışarıda filan karşıladıklarını anlattılar.
Ancak bugün bir video izledim. Dermatologlara göre, 1 ay hatta 1 hafta bile yıkanmasan vücudun sivilce, mantar, enfeksiyon vs. üretiyor. 1 ay bile yıkanmasan ciddi hasta olma ihtimalin var.
rekor kırmak için 1 sene dayanan insan varmış ama o bile arada gölde filan yıkanırmış (ona rağmen çok kötü kokuyormuş)
ben de biraz bakındım. Orta çağda insanlar az da olsa yıkanırmış:
http://www.medievalists.net/2013/04/did-people-in-the-middle-ages-take-baths/
Teknik açıdan mümkün değil yani. Orta çağ barbarları bile gölde / derede, haftada 1 filan yıkanıyordur.
"yıkanmıyorlar / kokuyorlar"dan kasıt, bizdeki gibi hamamları, sabunları, bizim Bizans'tan öğrendiğimiz gibi bir hijyen kültürleri olmaması. Ama bilime göre, en pis insanın bile haftada 1 filan yıkanması gerekiyor. :)
Ahlaksız
24-06-2018, 17:41
Haçlı seferleri öncesinde belli kesimlerde yıkanmayan,tuvalet filan bilmeyen insanlar olabilir ama Avrupa'nın haçlı seferleri sırasında ortadoğudan birçok şeyi öğrendiğini biliyoruz..
Sehir efsanesi degil, kimi toplumlar cesitli sosyal/ekopolitik faktorler sebebiyle, mevcut suyu kullanmamistir. Zehirlenme, bulasici hastalik vs. Kimi toplumlarsa, inanci geregi bunu ongormustur. Ornek olarak, incil'de Isa, Tanah'a iliskin bazi gruplari temizlik yapmalari sebebiyle kinama yapar. Veya Tanah'ta soyunup kul'e oturma, bulanma seklinde temizlik yapilir, col sartlarinda tuz bir temizlik aracidir, kuzeyde native /yerli gruplar hala su mevcudiyetine ragmen duman cadirinda arinma yapar, keza islamda su ve toprakla teyemmum kural I veya su buhari ile temizlenen toplumlar vardir. Bircok ornek sayabiliriz.
Bunda biraz da, suyun eski donemde savas unsuru olarak kullanilmasi da etkili.
Bu arada topluma acik hamamlar, havuzlar en cok kirli diyebilecegimiz yerlerdir. Kaldi ki kara olum toplumlarin ciddi kismini kirip gecirmistir.
https://en.m.wikipedia.org/wiki/Black_Death
http://www.globalhistorylab.com/uncategorized/sauna-and-bathing-in-global-history/
Temizlik babinda ogrendiklerimizin bircogu yerli kulturune ait. Su cok sonralari kullanilmis tabi, bunun nedeni suya spirit ogeler yukleyen yerliler. Ve su hala temizlik babinda bu ozelligini koruyor.
dine mine ne
30-06-2018, 11:38
Sehir efsanesi degil, kimi toplumlar cesitli sosyal/ekopolitik faktorler sebebiyle, mevcut suyu kullanmamistir.
Bak aklıma getirdin yine.
Türkiyede de daha düne kadar bu toplumların arasındaydı. Koca gün de suyun Sadece 3 saat geldiğinin ne demek olduğunu gençler bilmez tabi, bilmez ama daha dünküler niyese dünü bilenlere mikrofon uzatır.
Halkımızda 3 ncü dünyalılar gibi neden yaşamak zorunda bırakıldı.
Politik faktörler neydi,niye yaşandı bunlarda şimdikini beyenmiyorsunuz. Bu beğenmeme lüksü nankörlük değil de nedir.
Hep çalıyo çalıyo rant, hır pırt zırt. Yahu durun, yok sen bilmiyon çık kenara, hırt pırt sırtlarınızı devam okuyorsunuz.
Leonardo
30-06-2018, 17:18
Yaşayan ölüler dizisinde de insanlar bazen haftalarca yıkanmıyor.
Ben de izcilik yaparken gece terli terli uyumuşluğum vardır.
Ama şu videoya bakın:
https://youtu.be/bPUZeGwDtTg?t=127
1 Hafta içinde mantar / uyuz / mikrop kapma başlıyor. 1 ay sonra artık insanlıktan çıkıyorsun.
- 1 sene boyunca yıkanmayan bir adamdan söz ediliyor. ama o bile haftada bir derede / gölde filan yıkanıyor.
O yüzden ben şöyle düşünüyorum. Vikingler / Gotlar Bizanslılara ya da Romalılara göre daha pis olmalılar.
Ama İzlanda da bile, su ısıtıp haftada bir yıkandıklarını ben düşünüyorum.
Bu süre belki bazen 2 haftaya kadar çıkıyordur (bedenleri pisliğe alışırsa) ama fazla çıkmaz.
Hele kadınlar, 1 haftayı asla geçemezler. Olmaz yani. en azından derede filan kül ile filan yıkanıyorlardır bence.
Bak aklıma getirdin yine.
Türkiyede de daha düne kadar bu toplumların arasındaydı. Koca gün de suyun Sadece 3 saat geldiğinin ne demek olduğunu gençler bilmez tabi, bilmez ama daha dünküler niyese dünü bilenlere mikrofon uzatır.
Halkımızda 3 ncü dünyalılar gibi neden yaşamak zorunda bırakıldı.
Politik faktörler neydi,niye yaşandı bunlarda şimdikini beyenmiyorsunuz. Bu beğenmeme lüksü nankörlük değil de nedir.
Hep çalıyo çalıyo rant, hır pırt zırt. Yahu durun, yok sen bilmiyon çık kenara, hırt pırt sırtlarınızı devam okuyorsunuz.
Ortacagdan bahsediyoruz aklina sahip ol, git yuzunu, gozunu filan yika.. Sadece uc saat su aliyorduk belki ama kendi fasulyemizi, pirincimizi, haci sakirimizi, denizli , bursa mali kendi havlumuzu kullaniyorduk...Ic camasirimiza kadar made in bilmemne, bilmemne'ye bulanmisken bu cikarimlarin absurttur.
Sanki uzaydan geldik de, yakin tarihte yasananlardan haberimiz yok,hadi ordan!
https://youtu.be/gVhuRUxN4tc
Ahlaksız
01-07-2018, 11:14
Bak aklıma getirdin yine.
Türkiyede de daha düne kadar bu toplumların arasındaydı. Koca gün de suyun Sadece 3 saat geldiğinin ne demek olduğunu gençler bilmez tabi, bilmez ama daha dünküler niyese dünü bilenlere mikrofon uzatır.
Halkımızda 3 ncü dünyalılar gibi neden yaşamak zorunda bırakıldı.
Politik faktörler neydi,niye yaşandı bunlarda şimdikini beyenmiyorsunuz. Bu beğenmeme lüksü nankörlük değil de nedir.
Hep çalıyo çalıyo rant, hır pırt zırt. Yahu durun, yok sen bilmiyon çık kenara, hırt pırt sırtlarınızı devam okuyorsunuz.
1 saat önce TRT'de yaylalarla ilgili bir program vardı..Eski,yıkılan evleri filan gösteriyorlardı..O evlerde çocukluğunu geçiren bir kişi şöyle dedi;
''Eskiden elektrik/su/telefon filan yoktu ama herşey çok güzeldi..Güzel bir yaşam vardı..Şimdi herşey var ama hiçbirşeyin tadı yok..''
Birşeylere sahip olmak,sizi mutlu/huzurlu etmez..Asıl mutluluk neye sahip olduğunuzun farkında olmaktır..
Bugün duble yolların veya köprülerin veya 24 saat akan sıcak suyun var olması bizi mutlu etmez..Akşam haberleri açıp kaçırılan,tecavüze uğrayan,öldürülen çocukları gördüğünüz zaman;sahip olduklarınız önemsizleşir..Bu haberlere rağmen,''24 saat suyumuz akıyor'' diyene,ne diyelim?!
Leonardo
01-07-2018, 19:15
"Bak aklıma getirdin yine.
Türkiyede de daha düne kadar bu toplumların arasındaydı. Koca gün de suyun Sadece 3 saat geldiğinin ne demek olduğunu gençler bilmez tabi, bilmez ama daha dünküler niyese dünü bilenlere mikrofon uzatır.
Halkımızda 3 ncü dünyalılar gibi neden yaşamak zorunda bırakıldı.
Politik faktörler neydi,niye yaşandı bunlarda şimdikini beyenmiyorsunuz. Bu beğenmeme lüksü nankörlük değil de nedir.
Hep çalıyo çalıyo rant, hır pırt zırt. Yahu durun, yok sen bilmiyon çık kenara, hırt pırt sırtlarınızı devam okuyorsunuz."
- Doğru evet. "Sıcak su günü" filan vardı. kapıcı kömürlü kazanı o gün açardı, herkes o zaman duş alırdı.
Da 90'larda bitti o olay. Hatta bitmeyen yerde şofpen filan vardı. yani 86 doğumlular filan bile hatırlamaz o dediğinizi.
- Su kesilirdi evet. Da yine 90'larda salak gibi hazırlık yaptığımı, 1 saat kesilen suyun geldiğini bilirim. Yani o da 90'ların ilk yarısında kalan bir şey.
dine mine ne
02-07-2018, 01:21
Neva,
Ben sana politik faktörü sordum verdiğin cevaba bak. Suyun yoktu ama hacı şakirin vardı öylemi. Peki bu senin hacı şakirine princine ne oldu, bunun sorumlusu kim?.Dünya piyasasına güç yetiremiyenin yolda kalması gayet normaldir. Küreselleşmenin getirdiği dertlerden birisidir.
Bu derdi bir çok ülkede yaşamakta olduğunu biliyorsundur umarım...
Yatırım teknoloji gerekiyordu da madem, bunu sosyal kafalar niye yapamadı zamanında. Devletin bütçesine sahip çıkacakları yerde, yetmedi işçilerin maaşını bile yemediler mi bunlar. İşçinin maaşını yersen adam gelip senin çöpünü atar mı.
Ama sizin o hırsız dedğiniz adam, belediye başkanlığını bile bu sosyal kafaların bırakdiği borçlarla devr aldı.
Maaşları ödedi, Chp nin bırakdiği borcu kapattı ,dağları delip suyu getirdi, neyleee????? Elindeki bütçeyle bütçeyle.
Büyükşeyir belediye başkanliği zamanında neyi özelesdirip sattı bu adam da yaptı bunları. Git ara bul bunun cevabını.
Hırsız sloganları üzerinden sizi formatlıyanlara bunları git sor bakalım ne diyecekler. Siz artık iyice çığırından çıkmış adamlarsınız, bir kaç slogan üzerinden beyninizi bile kulanamaz hale gelmişsiniz.
Kendi malın başkasının malıyla demeklede uzaylıları mı ötekilesdiriyorsun. Onlarda insan mali korkma, o insanlarda senin gibi ucuz üretim peşinde koşuyor, onlar koşdukca sende bu yarışa mecbur bırakılıyorsun .
Sen dünya ekonomisinin koşullarını beğenmiyorsan bu senin bileceğin iş. Bursa kumaşı al iznini de al git pankart açıp bunu protesto et bakalım kimin zikinde olacaksın. Olay bu gerisi masal Neva. 16 yıl da yapılanlar ortada. Transit ülke olan türkiye ye bu yolların ne kadar önemli olduğunu bilmeyip yapılanı eleşdiriyorsan bu senin bileceğin iş.
Üstün körüde ben geldim hadi bakalım üretimle kalkınalım yok öylesine. Seni sömürenlerin seni pazara dahil etmediğini görmüyormusun.
Ben satarım sana yok diyor adam. Avrupa birliği olsun asya pazarı olsun sana açık mı. Erdoğanın putine "güleceğine bizide asya pazarına sok" dedğini hatırla. Üretim tabiki olmalı ama yüksek küreselleşme rekabetine karşı boy göstere bilen bir üretimin olmalı.
Daha düne kadar ortaçaği yaşamiş türkiyenin ayağa kalkması öylesine kolay bir işmi. Vizyonları olan adamı destekliyeceğinize yıkmak isteyenleri destekliyorsunuz. Türkiyenin vizyonlarına karşı olan tiplerin sloganlarına troll oluyorsunuz.
Yahu dini siyaseti birbirinden ayrı tutarak eleşdirin. Tabiki yanlış karaları olmuyor değil ama genelinde adam ülkeyi yönetme derdinde.
Emekçi emekçi başka bir şey bildiğiniz yok. Globalizm komünisti ateisti müslümani siklemiyor kendinize gelin biraz.
dine mine ne
02-07-2018, 02:06
Akşam haberleri açıp kaçırılan,tecavüze uğrayan,öldürülen çocukları gördüğünüz zaman;sahip olduklarınız önemsizleşir..Bu haberlere rağmen,''24 saat suyumuz akıyor'' diyene,ne diyelim?!
Ahlaksiz,
Bu kötü haberleri konumuzla nasıl ilişkilendirdiğini ben tam olarak anlamadım. Beni başka üye ile mi karışdirdin yoksa.
Neva,
Ben sana politik faktörü sordum verdiğin cevaba bak. Suyun yoktu ama hacı şakirin vardı öylemi. Peki bu senin hacı şakirine princine ne oldu, bunun sorumlusu kim?.Dünya piyasasına güç yetiremiyenin yolda kalması gayet normaldir. Küreselleşmenin getirdiği dertlerden birisidir.
Bu derdi bir çok ülkede yaşamakta olduğunu biliyorsundur umarım...
Yatırım teknoloji gerekiyordu da madem, bunu sosyal kafalar niye yapamadı zamanında. Devletin bütçesine sahip çıkacakları yerde, yetmedi işçilerin maaşını bile yemediler mi bunlar. İşçinin maaşını yersen adam gelip senin çöpünü atar mı.
Ama sizin o hırsız dedğiniz adam, belediye başkanlığını bile bu sosyal kafaların bırakdiği borçlarla devr aldı.
Maaşları ödedi, Chp nin bırakdiği borcu kapattı ,dağları delip suyu getirdi, neyleee????? Elindeki bütçeyle bütçeyle.
Büyükşeyir belediye başkanliği zamanında neyi özelesdirip sattı bu adam da yaptı bunları. Git ara bul bunun cevabını.
Hırsız sloganları üzerinden sizi formatlıyanlara bunları git sor bakalım ne diyecekler. Siz artık iyice çığırından çıkmış adamlarsınız, bir kaç slogan üzerinden beyninizi bile kulanamaz hale gelmişsiniz.
Kendi malın başkasının malıyla demeklede uzaylıları mı ötekilesdiriyorsun. Onlarda insan mali korkma, o insanlarda senin gibi ucuz üretim peşinde koşuyor, onlar koşdukca sende bu yarışa mecbur bırakılıyorsun .
Sen dünya ekonomisinin koşullarını beğenmiyorsan bu senin bileceğin iş. Bursa kumaşı al iznini de al git pankart açıp bunu protesto et bakalım kimin zikinde olacaksın. Olay bu gerisi masal Neva. 16 yıl da yapılanlar ortada. Transit ülke olan türkiye ye bu yolların ne kadar önemli olduğunu bilmeyip yapılanı eleşdiriyorsan bu senin bileceğin iş.
Üstün körüde ben geldim hadi bakalım üretimle kalkınalım yok öylesine. Seni sömürenlerin seni pazara dahil etmediğini görmüyormusun.
Ben satarım sana yok diyor adam. Avrupa birliği olsun asya pazarı olsun sana açık mı. Erdoğanın putine "güleceğine bizide asya pazarına sok" dedğini hatırla. Üretim tabiki olmalı ama yüksek küreselleşme rekabetine karşı boy göstere bilen bir üretimin olmalı.
Daha düne kadar ortaçaği yaşamiş türkiyenin ayağa kalkması öylesine kolay bir işmi. Vizyonları olan adamı destekliyeceğinize yıkmak isteyenleri destekliyorsunuz. Türkiyenin vizyonlarına karşı olan tiplerin sloganlarına troll oluyorsunuz.
Yahu dini siyaseti birbirinden ayrı tutarak eleşdirin. Tabiki yanlış karaları olmuyor değil ama genelinde adam ülkeyi yönetme derdinde.
Emekçi emekçi başka bir şey bildiğiniz yok. Globalizm komünisti ateisti müslümani siklemiyor kendinize gelin biraz.
Vizyonunu sevdigimiz dine mine ne,
Kisisel olarak hicbir zaman oy vermemis, yetmez ama evet dahi dememis biri olarak, sunu sorarim o halde, oncekiler kotuydu madem, kac yildir iktidarda olanlar, niye tarima, uretime vb. oncelikle vermedi, birak Chp' yi filan, onlar olmasa fikir beyan edemeyeceksin yani oyle mi?
Vizyon bir ulkede sadece insaat sektoru degildir. Once bunu ogrenmelisin.
Hic degilse bir parca objektif bakmayi dene..
Iscinin maasi hala yeniyor, arastirma bolgesinde filan mi yasiyorsun sen? Insan temel hak ve ozgurluklerine iliskin de, kesip kesip o yollari yiyin mi demektesin? Iktidara gelirken de globalizm yok muydu, sanki birileri gelmis de globalizm sonradan hasil olmus gibi lanse etmek de neyin nesi!? Pazara girmek istiyoruz, bizi sokmuyorlar uhu uhu aglanmak da nedir? Ne satacaksin pazarda, ne uretiyorsun ki ne satacaksin? Sen de Putin'in zirvede, terore destek verenler de bu masada oturuyor deyisini hatirla o halde..
Dune kadar ortacagda filan yasamiyorduk, o senin husnu kuruntun..Baslikta genel olarak ortacaga iliskin fikir beyan ediyorduk, sen pat diye cikagelip neden begenmiyorsunuz diyene kadar, vizyonsuz kalasin emi!
http://www.cumhuriyet.com.tr/m/haber/turkiye/1014109/Ata_yadigari_botanik_bahcesine_tahliye_soku.html
24 saat su akiyorsa, pekala botanige de bakilir.
ilahimasal
02-07-2018, 10:18
. Globalizm komünisti ateisti müslümani siklemiyor kendinize gelin biraz.
Madem bu kadar iddialısın şu yukarı yazdığın cümleye dair .
Bu globalizim komünisti , ateisti , müslümanı siklemiyorsa , sende şu 3 unsurdan biri deilsen , bu globalizm seni ve dolayısı ile AİLENİ mi sikliyor.
Globalizm Seni ve aileni nasıl sikliyor bilmek isteriz. Bulunduğun ülkede siklenmeye dair bize bir kaç örnek verirmisin.
Konu ortacağ ve yıkanmak ya ! Orada seni ve aileni banyoda 24 saat akan suyla mı sikliyorlar. Globalizmin , sizi siklemesine ailenin tepkisi nasıl.
Açık söylemek gerekirse , ne komünistin ne ateistin nede müslümanın siklenmeye sizin kadar ihtiyacı yok. Sen orada ailenle siklen dur. Biz burada kendimizi siklettirmemek için mucadelemizi sürdüreceğiz.
Haaa bu arada Almanyaya gelip aileni sikleyen millet türlerinide buraya yazarsan
Ailecek SİKLENME VOZYONUNUZU öğrenmek isteriz.
Ahlaksız
02-07-2018, 13:30
Ahlaksiz,
Bu kötü haberleri konumuzla nasıl ilişkilendirdiğini ben tam olarak anlamadım. Beni başka üye ile mi karışdirdin yoksa.
Yurtdışında yaşayıp,reise oy veren sen değil misin?
Leonardo
02-07-2018, 18:28
Konuya dönelim isterseniz.
Suların kesildiği dönemleri ben yaşadım. Sizler bir yerlerden duydunuz diye hesap ediyorum.
Günde 3 saat su durumu 80'li yıllarda bile yaşanmadı.
Ya da evet yaşandı ama belli dönemlerde.
Yazın kuraklık olduğunda, ya da başka sebeplerle şebekede su kalmayınca oluyordu.
Saatleri önceden anons ediliyordu.
+ O yıllarda "iyi" evlerin su deposu olmaya başlıyordu. Hiçbir şey işe yaramayınca günde 1 saat filan su veriyorlardı.
Koştur koştur şişe / bidon vs. dolduruyorduk.
Elektrik kesintisi de yaşanıyordu. Ama geçici bir şeydi.
Neyse,
AKP'den çok önce, ben bidon filan doldurup sonra doldurduğuma pişman olmaya başladım. Sizler 90 doğumlu filan bile olsanız kasetten konuşuyorsunuz. Yıl 2000 olmadan su /elektrik durumu bügünkü haline gelmişti zaten.
+ Metromuzu da (ankara için konuşuyorum) sol belediye yapmıştır. 1997'de ben ilk yapılan metroyu halka açılmadan önce gezdim. O günden beri çok az ilave yapıldı. Belki alt yapının kayalık olmasındandır. Bilmiyorum. Ama benim oturduğum yere metro filan yok. 20 sene de geçti. öyle bir proje bile yok.
/Hızlı İnternet bunlar zamanında geldi diyebilirim. Da benim bildiğim İran'da filan da var hızlı internet.
spartacus
02-07-2018, 20:09
Eskiden bu kadar kötü değildi hiç bir şey.
Safsata mantığı cahil toplumlar ve kişilerde hayli baskın.
Geçmişin kötü olup, olmadığını şebeke suyu mu belirliyor?
Ha bana göre bu ülke hiç bir zaman iyi olmadı, emekçi, çalışan kısaca yoksul halk için. Yine de madem nesnel olanın bir kıyasını yapacağız o halde yapmamız gereken ve ölçüt almamız gereken ALTIN'dır. En azından refah seviyesi, altınla ölçülür.
Şebeke ve altyapı sorunalrına gelirsek;
1990 larda İstanbul feci bir göç aldı, bu 12 eylül siyaseti ve devamıydı. Tarım çökertilirken, diğer yandan da tabi, AKP nin de tabanını oluşturan insanalr özellikle metropollere yerleştiriliyordu bu da siyasi merkezli bir göç idi, demografik yapıyı değiştirmek için. Neyse
Her yıl milyon insanın göç etiği bir nüfusa, hali hazır altyapının cevap veremeyeceği açık. Bu ancak süreçle düzeltilebilirdi, bu da anlaşılabilir.
Şimdi iyi olan ne var? Ne var? Ne? Ülke tek sese indirildi, o ses de sadece papağan, söylemesini istedikelrinin söyletildiği garip bir kitleye dönüştü dışında her konuşan hain, alçak, terörist ve her fırsatta insnaları sudan sebeplerle içeri atıyorlar, ciddi bir baskı var, çpk ciddi bir baskı var hem sivil hemde resmi faşizm yürütülüyor.
Ölünce emekli olursun, asgari ücretin ev kirası ediyor artık, sanayi bitmiş, işsizlik gırtalağa yapışmış, alım gücü düşük, piyasa yandaşların tekelinde fahiş bir çöküşe sürüklenmiş, medya bitik(%99 yalan haber, yandaş medya, habercilik bitmiş), işçi, esnaf bitmiş tarım bitmiş, sanayi olanda yok edilmiş, elde kalan son sanayi tesisleride araplara, israile, avrupa ülkelerine satılmış veya içeride yandaşa peşkeş çekilmiş...
Rant geliri ve ağızları sulandırıyor diye iş sadece inşaat-yol sektörüne indirgenmiş ve ülke milyar dolar borçların altına bu inşaat işleri ve yandaşa peşkeş, rant vb için girmiş. Örneğin Avrupada yapılan ve daha uzun, daha modern köprüler, bizdekinin 1/10 fiyatına yapılmış! vs.
Eğitim bitmiş, her yıl müfredatla oynamalar, yoksulun çocuğunu salt imam hatipe yönlendirerek, kendilerini garantiye almalar, her yıl sınav sistemlerini değiştirmeler vb. vb.
Sağlık mı o sektörde çökmüş durumda, bazı salaklar AKP nin rantını yiyen tepesindekilerin her söylediğini doğru, gerçek sanıyorlar.
Yahu AKP ne kadar üniversite, havaalanı varsa ben yaptım diyor, insaf bunu diyenin diğer söyledikleri ne kadar doğru olabilir?
Örneğin eskiden buzdolabı yokmuş, ben kendimi bildim bileli buzdolabı var ve hatta fakir köyümüzde bile evimizde buzdolabı vardı.
Dine mine ne gibi cidden cehalet sarhoşu insanlar koyunun kaval dinlemesi gibi, sırf kaval dinleyip gerçek sanıyorlar. "dine mine ne" mi? "motivasyonu ne" mi? Ha buradan zaten biliyorum bu insnalrın motivasyonunu, videolarda paylaşıyor arkadaşalr, sarhoşların nara atması gibi, tek talepleri var "recep tayyip erdoğan" başka bir slogan, talepleride yok, bana göre bu siyaset değil, piskolojik bir sorun ve kitlelerin psikolojisi bozulmuş ve kullanılıyor.
dine mine ne
02-07-2018, 20:49
Vizyonunu sevdiğimiz dine mine ne,
Kişisel olarak hiçbir zaman oy vermemiş, yetmez ama evet dahi dememiş biri olarak, şunu sorarım o halde, öncekiler kötüydü madem, kaç yıldır iktidarda olanlar, niye tarıma, üretime vb. öncelikle vermedi, bırak Chp' yi filan, onlar olmasa fikir beyan edemeyeceksin yani öyle mi?
Vizyon bir ülkede sadece inşaat sektörü değildir. Önce bunu öğrenmelisin.
Ah ah Neva eskiyi bildiğin halde AKP iktidarının türkiye'ye (kapitalist düzen)üzerinden ekonomik altıncağı yaşattığını niye göremiyorsun. Üretim dediğin nedir.
teşvik kanunu ile yatırımcı ve girişimciler için maliyet avantajı sunuluyor. Teşvik sigorta primleri, vergi muafiyeti, arazi, alan ve altyapı desteği vs bunlar nedir.
Üretim sahası denilen nedir?.
Onca yıl boyunca sadece 30 üretim sahası var iken bunların sayısı AKP tarafından 5 katına artırıldı. Üretime yönelik yaptığını yapıyor işte. Kapitalist düzene göre atila bilecek olan adımların tümünü atıyor, daha ne yapsın.Doğu bölgelerinde ekonomik, altyapı projeleri olsun öncesinde yoktu, AKP hükümeti kurmuştur, yapmışdir. Teşviklere geçiş söz konusu olduğunda, doğu bölgelerine biraz daha fazla ayrıcalık tanımaya çalışan yine Akp iktidarı olmuşdür.
Muhalefet umut vermediği halde AKP bunları başarmışdir. Okuduğun iki sloganla kendini kandırma. Bir komünist olarak oy vermeye bilirsin ama yapanı göre bilmelisin. Kapitalist sistemin iyisini yanlışını tartışmıyorsuz o ayrı bir konu.
Bölgesel teşvikler kapsamında AKP'nin yaptığı yatırımlarda her zaman tatmin etme mecburiyetinde değildir. Hesap tutmaya bilir o ayrı ama düşünüp adım atmaları çok önemli.
Öylesine onu bunu yapmıyor demesi kolay. çeşitli illerde "serbest ticaret bölgeleri" çoğalmışdir . Bu alanlarda, yatırımcılar daha kolay koşullar altında yatırım yapma imkanına sahiptir. Özellikle, vergi muafiyeti, elverişli gayrimenkul edinimi veya kiralama koşulları ve diğer faydalar merkeze alınmaktadır.
Aamaç, ihracata yönelik yatırımları arttırmaktır zaten.
ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ neyin nesi. Bu adamlar üretmiyorda ne yapıyor orada, kart mi oynuyorlar.Hem su TEKNOPARKS denilen TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGE leri neyin nesi .Bu saydıklarım akp öncesi var mıydı.Teknoloji geliştirme bölgeleri, yüksek teknoloji alanlarında araştırma ve geliştirmenin ve yatırımın teşvik edildiği alanlar.Yazılım geliştirme ve araştırma ve geliştirmeden elde edilen gelir 31 Aralık 2023 tarihine kadar kurumlar gelir vergisinden muaftır. Yap et geliştir kendini göster imkanıdır.
Bu, örneğin, sistem yönetimi yazılımı, veri yönetimi, iş uygulamaları ve Internet, mobil ve askeri gibi çeşitli iş alanlarındaki yazılımlarıda içerir.
Burada çalışan uzmanların ve destek personelinin maaşları 31 Aralık 2023 tarihine kadar devam edecek. Belediye işçilerinin maaşlarını çalanlar nerdeee bu adımları atan zihinler nerde. Adamlar bildiğin uzaylılar gibi organize olmuş çalışıyor. Aboouuuuu.
Neva yoksa, yoksa sen " Uzay çiftliğini bunlar boşuna mi kurmak istiyorlar, kaçacaklar "mı demek istiyon. Bak bu olabilir, buna inanırım, ama yapmıyorlar kısmına asla.
İşçinin maaşı hala yeniyor, araştırma bölgesinde filan mi yaşıyorsun sen?
Bu kapitalist sistemin ucuz üretim rekabetinden kaynaklanıyor. Kapitalist ülkelerin tümünde bu sorun yaşanmakta. Bu Akp yüzünden ortaya çıkmış bir sorun değildir. Bu yüzden eleştirin yanlış.
İnsan temel hak ve özgürlüklerine ilişkin de, kesip kesip o yolları yiyin mi demektesin?
Neymiş bu senin temel hak özgürlüğün anlat.
İktidara gelirken de globalizm yok muydu, sanki birileri gelmiş de globalizm sonradan hasıl olmuş gibi lanse etmek de neyin nesi!?
Globalizme sosyal kafaların kapitalizm anlayışı sayıf kaldı. Özelleştirmeliyiz, karşıdaki de hayır efendim devletin malını özelleştirilmesin diye diye,diye diye, diye diye ülkenin anasını s*******, ülkeye iflas bayrağını çektirdiler.
Madem karşı çıktılar o zaman Kemal Derviş'in yasalarına niye boyun eğdiler?.
1-Uluslararası Tahkim Yasası: "Yabancılık unsurunun bulunduğu kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların" uluslararası mahkemelerde taşınabilmesini sağlıyor. Ulusal irade emperyalist merkezlere devrediliyor. Türk-İş'in önderliğinde yüz binlerin protesto eylemleri oldu.
2-Telekom Yasası: Telgraf ve Telefon Kanunu değiştirildi. Telekom yabancılara satıldı. GSM şirketleri yabancıların eline geçti.
3-Şeker Yasası: Şeker pancarinda taban fiyatı kaldırıldı, fiyat belirleme fabrikaların keyfine bırakıldı. Pancar üretimine kota dönemi başladı. Köylü pancar ekemez hale getirildi. Fabrikaların bir kısmı satıldı, diğerlerinin satılması gündemde. Şeker ithalatının önü açıldı. Türkiye, Cargill'in ve kaçak şekerin işgaline uğradı.
4-Tütün Yasası: Tütün üretimine kota başladı. İthal tütünün onu açıldı. Sigara fabrikalarının tamamı satıldı. Biri hariç diğerleri kapatıldı. Tütün depoları ve işleme merkezleri kapatıldı. Tütün piyasası yüzde 95 oranında yabancıların eline geçti.
5-Tuz Yasası: Tuz işletmelerinde devlet tekeli kaldırıldı. İşletmelerin tamamı satıldı.
6-Doğalgaz Piyasası Yasası: Doğalgazda devlet tekeli kaldırıldı. Emperyalist tekellerin bu alana girebilmesi sağlandı. Elektrik piyasasının da satılması ve yabancılara açılması ile enerji sektörü yabancıların eline geçmeye başladı.
7-Merkez Bankası Yasası: Merkez Bankasının görev ve yetkileri kısıtlandı. Emperyalist merkezlerin bankacılığına bağlandı.
8-Bankacılık Yasası: Bankacılıkta devletin tasfiyesi başladı. Satılmalar ve yabancılaşma hızlandı. Bankacılık piyasası yüzde 60 oranında yabancıların eline geçti.
9-Sivil Havacılık Kanunu: Havayollarının yer hizmetleri olan HAVAŞ ve USAŞ'ın satılmasından sonra THY'nin hisseleri satılmaya, özel havayolu şirketleri kamunun aleyhine teşvik edilmeye başlandı.
10- Kamulaştırma Yasası: Yasa ile kamulaştırma işleminin yeni esaslara bağlanması ve ödeneksiz kamulaştırma yapılamayacağı hükmünü getirildi.
11-Bütçe Değişikliği Yasası: Batırılan ve içi boşaltılarak yağmalanan bankaların sorumlulukları üstlenildi.
12-Görev zararları ve bazı fonların tasfiyesini öngören yasa: 15'i bütçe içi, 2'si bütçe dışı fonun kapatılması ve gaspı sağlandı. Bunlar arasında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF), Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu (SYDTF), Savunma Sanayiini Destekleme Fonu (SSDF), Tanıtma Fonu, işçilerin parasıyla oluşturulan Tasarrufu Teşvik Fonu da vardı.
13-Ek Bütçe Yasası: Krizden sonra çıkarılan ek bütçenin 130 trilyon lirasının otoyol yatırımlarına gitmesine karar verildi.
14-İhale Yasası: Yasa ile kamu ihalelerine yabancılar için konulan sınırlamalar kaldırıldı. Ardından defalarca değiştirilen ihale yasalarıyla devlet delik deşik edildi. İhaleye verilmeyen devlet işi bırakılmadı.
15-Ekonomik ve Sosyal Konsey Yasası: Bunca azgınca talan ve kamunun satılması planına işçi sınıfının tepki göstereceği düşünülmüş olmalı ki, sendikaları kontrol edecek merkez oluşturuldu. Kamunun, işçi, işveren örgütlerinin buluştuğu örgüte, Ekonomik ve Sosyal Konsey adı verildi."""""
Ehhhh hani ne oldu?. Hani özelleştirilme ülkeyi satmak, emperyalizm kötüydü ne oldu. Abe bunlar zorla gelip zorla düzeltmedimi bizi neva, bunun adı tecavüz değil de nedir.
Yahu boyun eğilmiş got dışarda adam arkaya geçip aldıya alicagini zorla.
Hani kim önleye bildi. Aç karnına neyin direnişini vereceksin. Devletin mali, devlet yönetmeli anlayışı yolda kalıyor, direnemiyor niye anlamıyorsun.
Marxcı sosyal sürecin anlayışını zikeyim ben. ulen o kriz yaşadığında bile organize olunamadı. Nihilistin çakı direnişiylede olucak işler değil bunlar.
O yobaz, sen geri, karanlıktan aydınlığa masallarını üretetenler devrim gerçekleşdiremez çünkü bunlar daha dünkü çocuk. Nihilistin emekçi emekçidir dediği yol dan gidilmediği müdettçe devrim olamaz. Emekçinin o su Müslümanlısı yoktur, ondan üstün olanı yoktur, emekçi ne olursa olsun biri gelip kendini ondan üstün göremez, görüyorsa şayet o zaten faşist olup gitmiş demektir. Devrimin emekçisi insandır, insan dediğininde dini kendinedir. Emeğe yönelik değişim gerçekleşebilmesi için birlik şart. Değişim çatışmayla gelmez çünkü karşıdaki el armut toplamıyor. Sen karşındakinle u ğrasirken baronlar mali götürüyor.
Marxın gizli oyunu buydu zaten. Neymiş süreçmiş. Kendisi dinleri hedef gösterek dinsiz devrim masalı üzerinden süreci küresel baronların eline oynamışdir. Din özgürlük massalları birliği önlerken baronlar daha da güçleniyor.
Zikmişim kültürel marxismin özgürlüğünü bana ne bundan. Kıçıma mayo takip sokağa çıkacak zamanım mı var benim. İnşaatta anam ağlıyor bunlar gelmiş bana insanı hedef gösteriyor. Ehhh ulan iyide o adamında anası alıyorya. Ben şimdi kalkıp bu malı götürenlerin mayo davası içinmi adamı karşıma alicam. Kimin şakasıdır bu, nasıl bir şakadır, kimin dinidir bu?.
dine mine ne
03-07-2018, 00:23
Madem bu kadar iddialısın şu yukarı yazdığın cümleye dair .
Bu globalizim komünisti , ateisti , müslümanı siklemiyorsa , sende şu 3 unsurdan biri deilsen , bu globalizm seni ve dolayısı ile AİLENİ mi sikliyor.
Globalizm Seni ve aileni nasıl sikliyor bilmek isteriz. Bulunduğun ülkede siklenmeye dair bize bir kaç örnek verirmisin.
Konu ortacağ ve yıkanmak ya ! Orada seni ve aileni banyoda 24 saat akan suyla mı sikliyorlar. Globalizmin , sizi siklemesine ailenin tepkisi nasıl.
Açık söylemek gerekirse , ne komünistin ne ateistin nede müslümanın siklenmeye sizin kadar ihtiyacı yok. Sen orada ailenle siklen dur. Biz burada kendimizi siklettirmemek için mucadelemizi sürdüreceğiz.
Haaa bu arada Almanyaya gelip aileni sikleyen millet türlerinide buraya yazarsan
Ailecek SİKLENME VOZYONUNUZU öğrenmek isteriz.
Dik yürüyüşü öğrenmek için ağaçlardan inen son kişilerin soyundan gelmelisin sen.
Çükün kadar küçük içsel değerlere sahip oldugun ortada. Bilip bilmeden beni değerlerine zorlama.
Kıçındaki sivilceyi beyin tümörü bilen velet git başımdan uğraşma benimle.
Ah ah Neva eskiyi bildiğin halde AKP iktidarının türkiye'ye (kapitalist düzen)üzerinden ekonomik altıncağı yaşattığını niye göremiyorsun. Üretim dediğin nedir.
teşvik kanunu ile yatırımcı ve girişimciler için maliyet avantajı sunuluyor. Teşvik sigorta primleri, vergi muafiyeti, arazi, alan ve altyapı desteği vs bunlar nedir.
Üretim sahası denilen nedir?.
Onca yıl boyunca sadece 30 üretim sahası var iken bunların sayısı AKP tarafından 5 katına artırıldı. Üretime yönelik yaptığını yapıyor işte. Kapitalist düzene göre atila bilecek olan adımların tümünü atıyor, daha ne yapsın.Doğu bölgelerinde ekonomik, altyapı projeleri olsun öncesinde yoktu, AKP hükümeti kurmuştur, yapmışdir. Teşviklere geçiş söz konusu olduğunda, doğu bölgelerine biraz daha fazla ayrıcalık tanımaya çalışan yine Akp iktidarı olmuşdür.
Muhalefet umut vermediği halde AKP bunları başarmışdir. Okuduğun iki sloganla kendini kandırma. Bir komünist olarak oy vermeye bilirsin ama yapanı göre bilmelisin. Kapitalist sistemin iyisini yanlışını tartışmıyorsuz o ayrı bir konu.
Bölgesel teşvikler kapsamında AKP'nin yaptığı yatırımlarda her zaman tatmin etme mecburiyetinde değildir. Hesap tutmaya bilir o ayrı ama düşünüp adım atmaları çok önemli.
Öylesine onu bunu yapmıyor demesi kolay. çeşitli illerde "serbest ticaret bölgeleri" çoğalmışdir . Bu alanlarda, yatırımcılar daha kolay koşullar altında yatırım yapma imkanına sahiptir. Özellikle, vergi muafiyeti, elverişli gayrimenkul edinimi veya kiralama koşulları ve diğer faydalar merkeze alınmaktadır.
Aamaç, ihracata yönelik yatırımları arttırmaktır zaten.
ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ neyin nesi. Bu adamlar üretmiyorda ne yapıyor orada, kart mi oynuyorlar.Hem su TEKNOPARKS denilen TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGE leri neyin nesi .Bu saydıklarım akp öncesi var mıydı.Teknoloji geliştirme bölgeleri, yüksek teknoloji alanlarında araştırma ve geliştirmenin ve yatırımın teşvik edildiği alanlar.Yazılım geliştirme ve araştırma ve geliştirmeden elde edilen gelir 31 Aralık 2023 tarihine kadar kurumlar gelir vergisinden muaftır. Yap et geliştir kendini göster imkanıdır.
Bu, örneğin, sistem yönetimi yazılımı, veri yönetimi, iş uygulamaları ve Internet, mobil ve askeri gibi çeşitli iş alanlarındaki yazılımlarıda içerir.
Burada çalışan uzmanların ve destek personelinin maaşları 31 Aralık 2023 tarihine kadar devam edecek. Belediye işçilerinin maaşlarını çalanlar nerdeee bu adımları atan zihinler nerde. Adamlar bildiğin uzaylılar gibi organize olmuş çalışıyor. Aboouuuuu.
Neva yoksa, yoksa sen " Uzay çiftliğini bunlar boşuna mi kurmak istiyorlar, kaçacaklar "mı demek istiyon. Bak bu olabilir, buna inanırım, ama yapmıyorlar kısmına asla.
Bu kapitalist sistemin ucuz üretim rekabetinden kaynaklanıyor. Kapitalist ülkelerin tümünde bu sorun yaşanmakta. Bu Akp yüzünden ortaya çıkmış bir sorun değildir. Bu yüzden eleştirin yanlış.
Neymiş bu senin temel hak özgürlüğün anlat.
Globalizme sosyal kafaların kapitalizm anlayışı sayıf kaldı. Özelleştirmeliyiz, karşıdaki de hayır efendim devletin malını özelleştirilmesin diye diye,diye diye, diye diye ülkenin anasını s*******, ülkeye iflas bayrağını çektirdiler.
Madem karşı çıktılar o zaman Kemal Derviş'in yasalarına niye boyun eğdiler?.
1-Uluslararası Tahkim Yasası: "Yabancılık unsurunun bulunduğu kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların" uluslararası mahkemelerde taşınabilmesini sağlıyor. Ulusal irade emperyalist merkezlere devrediliyor. Türk-İş'in önderliğinde yüz binlerin protesto eylemleri oldu.
2-Telekom Yasası: Telgraf ve Telefon Kanunu değiştirildi. Telekom yabancılara satıldı. GSM şirketleri yabancıların eline geçti.
3-Şeker Yasası: Şeker pancarinda taban fiyatı kaldırıldı, fiyat belirleme fabrikaların keyfine bırakıldı. Pancar üretimine kota dönemi başladı. Köylü pancar ekemez hale getirildi. Fabrikaların bir kısmı satıldı, diğerlerinin satılması gündemde. Şeker ithalatının önü açıldı. Türkiye, Cargill'in ve kaçak şekerin işgaline uğradı.
4-Tütün Yasası: Tütün üretimine kota başladı. İthal tütünün onu açıldı. Sigara fabrikalarının tamamı satıldı. Biri hariç diğerleri kapatıldı. Tütün depoları ve işleme merkezleri kapatıldı. Tütün piyasası yüzde 95 oranında yabancıların eline geçti.
5-Tuz Yasası: Tuz işletmelerinde devlet tekeli kaldırıldı. İşletmelerin tamamı satıldı.
6-Doğalgaz Piyasası Yasası: Doğalgazda devlet tekeli kaldırıldı. Emperyalist tekellerin bu alana girebilmesi sağlandı. Elektrik piyasasının da satılması ve yabancılara açılması ile enerji sektörü yabancıların eline geçmeye başladı.
7-Merkez Bankası Yasası: Merkez Bankasının görev ve yetkileri kısıtlandı. Emperyalist merkezlerin bankacılığına bağlandı.
8-Bankacılık Yasası: Bankacılıkta devletin tasfiyesi başladı. Satılmalar ve yabancılaşma hızlandı. Bankacılık piyasası yüzde 60 oranında yabancıların eline geçti.
9-Sivil Havacılık Kanunu: Havayollarının yer hizmetleri olan HAVAŞ ve USAŞ'ın satılmasından sonra THY'nin hisseleri satılmaya, özel havayolu şirketleri kamunun aleyhine teşvik edilmeye başlandı.
10- Kamulaştırma Yasası: Yasa ile kamulaştırma işleminin yeni esaslara bağlanması ve ödeneksiz kamulaştırma yapılamayacağı hükmünü getirildi.
11-Bütçe Değişikliği Yasası: Batırılan ve içi boşaltılarak yağmalanan bankaların sorumlulukları üstlenildi.
12-Görev zararları ve bazı fonların tasfiyesini öngören yasa: 15'i bütçe içi, 2'si bütçe dışı fonun kapatılması ve gaspı sağlandı. Bunlar arasında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF), Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu (SYDTF), Savunma Sanayiini Destekleme Fonu (SSDF), Tanıtma Fonu, işçilerin parasıyla oluşturulan Tasarrufu Teşvik Fonu da vardı.
13-Ek Bütçe Yasası: Krizden sonra çıkarılan ek bütçenin 130 trilyon lirasının otoyol yatırımlarına gitmesine karar verildi.
14-İhale Yasası: Yasa ile kamu ihalelerine yabancılar için konulan sınırlamalar kaldırıldı. Ardından defalarca değiştirilen ihale yasalarıyla devlet delik deşik edildi. İhaleye verilmeyen devlet işi bırakılmadı.
15-Ekonomik ve Sosyal Konsey Yasası: Bunca azgınca talan ve kamunun satılması planına işçi sınıfının tepki göstereceği düşünülmüş olmalı ki, sendikaları kontrol edecek merkez oluşturuldu. Kamunun, işçi, işveren örgütlerinin buluştuğu örgüte, Ekonomik ve Sosyal Konsey adı verildi."""""
Ehhhh hani ne oldu?. Hani özelleştirilme ülkeyi satmak, emperyalizm kötüydü ne oldu. Abe bunlar zorla gelip zorla düzeltmedimi bizi neva, bunun adı tecavüz değil de nedir.
Yahu boyun eğilmiş got dışarda adam arkaya geçip aldıya alicagini zorla.
Hani kim önleye bildi. Aç karnına neyin direnişini vereceksin. Devletin mali, devlet yönetmeli anlayışı yolda kalıyor, direnemiyor niye anlamıyorsun.
Marxcı sosyal sürecin anlayışını zikeyim ben. ulen o kriz yaşadığında bile organize olunamadı. Nihilistin çakı direnişiylede olucak işler değil bunlar.
O yobaz, sen geri, karanlıktan aydınlığa masallarını üretetenler devrim gerçekleşdiremez çünkü bunlar daha dünkü çocuk. Nihilistin emekçi emekçidir dediği yol dan gidilmediği müdettçe devrim olamaz. Emekçinin o su Müslümanlısı yoktur, ondan üstün olanı yoktur, emekçi ne olursa olsun biri gelip kendini ondan üstün göremez, görüyorsa şayet o zaten faşist olup gitmiş demektir. Devrimin emekçisi insandır, insan dediğininde dini kendinedir. Emeğe yönelik değişim gerçekleşebilmesi için birlik şart. Değişim çatışmayla gelmez çünkü karşıdaki el armut toplamıyor. Sen karşındakinle u ğrasirken baronlar mali götürüyor.
Marxın gizli oyunu buydu zaten. Neymiş süreçmiş. Kendisi dinleri hedef gösterek dinsiz devrim masalı üzerinden süreci küresel baronların eline oynamışdir. Din özgürlük massalları birliği önlerken baronlar daha da güçleniyor.
Zikmişim kültürel marxismin özgürlüğünü bana ne bundan. Kıçıma mayo takip sokağa çıkacak zamanım mı var benim. İnşaatta anam ağlıyor bunlar gelmiş bana insanı hedef gösteriyor. Ehhh ulan iyide o adamında anası alıyorya. Ben şimdi kalkıp bu malı götürenlerin mayo davası içinmi adamı karşıma alicam. Kimin şakasıdır bu, nasıl bir şakadır, kimin dinidir bu?.
Dine mine ne, o kadar manasiz yaziyorsun ki neresinden tutsak elimizde kalir.. Hep soyluyoruz sana once tek tek oku, sonra cevap ver. Elbette eskiyi bilirim, 1923 dogumluyum neticede, henuz bunamis da degilim.
O yazdiklarinin hepsini bilmekteyiz, ne diye yazdin ki bos yere!?
Dervis donemi, evet bir kisim kurallar isletildi, yaklasik 2006/2007'ye degin, bunu inkar etmiyoruz ki, yil olmus 2018, diyorum ki zaten iktidarda, pancar uretimini niye desteklemedi ornegin!? Yani bu (pancar) sadece bir ornek, onlarcasini sayabiliriz.
Kaldi ki bu iktidar milletin kolesiyiz filan demiyor muydu? Ne yani olumlu anlamda yaptiklarini ortaya koymak bir lutuf mu, zaten yapmasi gerekendir. Hee yani simdi diyorsun ki, halk yazilim yesin!? Kapitalizm hep vardi, bu iktidarla ortaya cikmis degil ki, ha sen sunu mu itiraf etmeye calisiyorsun, emperyalisttik biz iktidara geldik, kapitalizm onumuzu kesti, bu yuzden uyu uhu aglayarak bizi pazara sokmuyorlar, e bu senin siyasi birikimsizligindir, kapitalizm sadece sag'dan olusmaz, sol da barindirir icinde. Yine kitle, kutle ayrimini unuttun.
Kafana estikce, Spartacus'e, Nihilist'e filan sardirmak da neyin nesi!?
Iki sloganla kendini kandiran sensin oysa, bunlardan biri buyuk Turkiye, ikincisi de benim bacilarim falan filan, e bunlarin basina bir de Eyyyy! Ekleyince havali olmus olmali senin icin...
Nedir sence insana iliskin temel hak ve ozgurlukler!?
Mesela seninle fazlaca yukselen, kucuk cocuga cinsel istismar, tecavuzu konusabilir miyiz!?
Mesela senle kadina yukselen siddeti konusabilir miyiz!?
Veya irzina gecilen yaylalar, irzina gecilen yesil alanlar vb. Konusabilir miyiz!?
Suclu sucsuz gozetmeksizin, o kararla bu kararla hapse tikilan insanlari konusabilir miyiz!?
Tarim bakaninin esinin, kocasindan patatiz fiyatlarini sakladigini konusabilir miyiz!?
Bak bunlari siradan dindar bir insanla dahi konusabiliriz ama seninle konusamayiz, cunku dincisin, cunku kafan almiyor bu sebeple...
Yani sunu mu diyorsun, emekcinin filancasi filancasi olmaz, irtica da gelse , Arabistan'a benzesek de emekci bunu Kabul etmelidir, Boyle birsey mi!. Kim uzaya kacar, kim kacmaz bilemem malum inancsiz oldugum icin, bazilarinin Allah affetsin, Allah'tan baskasina hesap vermeyiz soylemi manasizdir. Avuc ici kadar Ovacik da, yore halkina hesap veren o begenmediginiz baskan kadar tutarli olmayan bir kitleye, ne soylesense bostur. . Ogrenemedin gitti, biz materyalistler mevcuda iliskin yorum yapariz, bu minvalde de objektif okuma yapariz. Sanma ki ayni gun icinde, filanca, filanca, filanca basliklara mesaj atarsak, ocu, bucu, sucu oluruz siyasi baglamda, 90'li yillarin siyasi oturumlarina bak, bu iktidarin elinde hep bir canta goreceksin.
Bak bunu verdim, komunist oldugu icin degil, neler yapmis etmis oku ogren, dersine calis, sonra gel tartis. Bir daha dersine calismadan geldigini gorursem, notunu kirarim yobaz ve yozlasmis Dine mine ne, seni tarlaya bile eksek ordan bile su degil, para diye bagirirsin, gecen gun sirf merakimdan gittim sordum, cami imami tuhaf tuhaf yuzume bakti sen dedi bize kayitli degilsin, dedim ki musluman bir cenazeyi Kuzey Amerika'dan kaca tasirsiniz, adam piskince su kadar bin dolar dedi, su sarfiyati, kefen, pamuk filan da dahil mi diye sorunca, bu yuzden dersini calismadan bir daha gelirsen, notunu kirarim!
ilahimasal
03-07-2018, 11:13
Dik yürüyüşü öğrenmek için ağaçlardan inen son kişilerin soyundan gelmelisin sen.
Çükün kadar küçük içsel değerlere sahip oldugun ortada. Bilip bilmeden beni değerlerine zorlama.
Kıçındaki sivilceyi beyin tümörü bilen velet git başımdan uğraşma benimle.
Gerizekalı , ben senin degerelerine hakaret etmiyorum ki ! Sizi sikleyen yok diyorsun ve o siklemeyenlerin globalizm rüzgarı olduğunu ve o rüzgarın bir neferi olarak kendini ortaya koydugun icin , globalizmin seni ve dolayısı ile ailenide KAPSADIGINI suratına söyledim.
Hem kendini globalizme siklettir hemde GOCUN ! Ne ayaksın?
Ortacağ ile alakalı bir konuyu dahi ideolojik ziklenmene nasıl getirdin. İnşaatta ananı o globallerin nasıl ağlattığını bile konuya dahil etttin. Konuyu kendine ve ailene kadar nasıl çektin gerçekten anlamıyoruz.
Şehirlerde her zaman SU vardı. Yoktu kesiliyordu gibi yalanlarını git veletlerine anlat onlarda büyüyünce su kesiliyordu zırvaları ile inşaatlarda analarını ağlatıp dursunlar.
Batının teknolojisini buraya getirip fahiş fiyatlarla halka satmayı hizmet sanan huloglar için geçmişe höykürmek bir şey ifade etmez.
Bu işin dahada geçmişi var. Osmanlı !
Osmanlı da her eve 24 saat su pompalanıyordu. Osmanlı sarayı her vatandaşına elektirik ulaştırdığı gibi , her eve buzdolabı vs gibi teknolojik hizmette sınır tanımazdı.
Senin bir dönemi geçmiş dönemle kıyas etmen senin ne derece bir salak olduğunu gösterir o kadar .
Ha velet demişsin ya ! Geçmiş özel mesajların duruyorsa orada konuşmuştuk. Senin evdekiyle yaşıt olduğumu epeyce konuşmuştuk.
Adamın konusunun içinede ettik ya , tü sıfatına.
Ahlaksız
03-07-2018, 11:32
Yurtdışındakilerin neden oy kullanmalarına karşı olduğumu,dine mine'nin mesajlarına bakarak anlayabilirsiniz..
Televizyonu aç bak,dine mine..Türkler ''idam isteriz'' diye çığlık atıyorlar..Çünkü hemen her gün çocuklar kaçırılıyor,çocuklar tecavüze uğruyor,çocuklar öldürülüyor..Büyüklerin başına gelenler umursanmıyor artık..
Bu ülkeyi,bu insanları bu hale kim getirdi?
Leonardo
03-07-2018, 12:30
Spartakus:
Size önce bir "Olacak O Kadar" eklemesi yapalım:
https://youtu.be/zaY5aBEmt08?t=414
- Bu saydıklarınız sağ-hükümetlerin sürekli / aralıksız seçildiği ülkelerin hepsinde var.
Sağ hükümet / sermaye partisi, konuştuğunuz konularda para varsa o işe girer. Zihniyet öyle.
O yüzden mesela Yunanistan'da yaşananlar da mucize değil. Onlarda da yıllar sonra sosyalist bir hükümet geldi. Birçok sorun o şekilde çözüldü.Bizim halkımız iyice Doğululaştığı için öyle bir şansımız da kalmadı. Ama dediğim gibi, İster AKP olsun ister ANAP vs. olsun, sağ parti o tür işlere bakmaz. :)
dine mine ne
05-07-2018, 01:30
O yazdıklarının hepsini bilmekteyiz, ne diye yazdın ki boş yere!?
Derviş dönemi, evet bir kısım kurallar işletildi, yaklaşık 2006/2007'ye değin, bunu inkar etmiyoruz ki, yıl olmuş 2018, diyorum ki zaten iktidarda, pancar üretimini niye desteklemedi örneğin!? Yani bu (pancar) sadece bir örnek, onlarcasını sayabiliriz.
Bilmektesin inkar etmiyorsun ama sorduğum soruların bir tanesinede gelip cevap vermiyorsun.
Akp yi sorgularken neye göre sorguluyorsun. Kıyas çekiyorsan neye göre yazdığını söyle bari.
Neye göre kime göre yazdığın belli değil.
Yol yaptı iyi değil diyorsun, ehhh iyide yol yapanı göster, daha iyisini yapanı göster o zaman. Gösteremiyorsan neye göre kimi eleştiriyorsun. Sana sosyal Kafalar'ın ülkeyi hangi gerekçelerden dolayı batırdığını söylüyorum sen hala kalkmış bana pancar üretiminden bahs ediyorsun. Sosyal kafalar destekledi de ne oldu dedik mi dedik, ülkeyi bu yüzden batırdıklarınıda söyledim, e ben sana daha ne anlatayım. Yine mi globalizmi anlatayım. Sosyal sistemin globalizme karşı direnemediğini mi yazayım. Ne yazayım söyle. Dünya Tarihi ortada aç bak okuda, Globalizmin sosyal sistemleri nasıl bitirdiğini gör. G** kadar Türkiye'ye karşı Koskoca Rusya'yı düşün. Batı almanyanın doğu almanyayı parasını verip nasıl kendine kattığını düşün. Sen kalkmış devlet niye destek vermiyor gidiyorsun. Develet ayak uyduramıyor ki sisteme.
Devletin yönetmesi ile özelleştirilmiş şirketin yönetilmesi ayni olamıyor. Yatanla koşan'ın hali bir olur mu.
Bak Avusturya'da adam geldi işçilerin 12 saat çalışmasını istediği için millet sokağa çıktı. Bir taki seçimde o adamı kim seçer artık. Demek istediğim koltuk sevdasından devlet halka yüklenemiyor.Ama özelleştirdiğinde işler bir anda değişiyor. Devleti babasının mali gibi görenler atılma korkusundan dolayı koşmaya başlıyor. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum. Bu sorunu dünya alem biliyor siz kalkmış masal okuyorsunuz. Neymiş akp miş. Ne AKP si yahu ne AKP sinden bahsediyorsunuz, ne alakası var bunun öburünle. Git sistemi eleşdir diyorum sana anlamıyor musun. Sen kalkmış hala niye desteklemiyor soruyorsun.
Devletin görevi eline gececeni hizmete sunmaktır, fabrika yönetmek değil, hizmette parasız olmuyor maalesef.
Hani neyi nereden alıp gösterdinde kıyasladın?. Bak ben sana ne kadar materyal verdim gidip bunları ele alabildinmi.
Sana sistem süperdir diyen mi oldu. Millet bu sistem üzerinden kalkınmayı yaşadığı için koşuyor sen partiye sistem sorusunu soruyorsun. E babam git o zaman git iyisini getir yaz da onu tartışalım.Soru soruyorsun da neye göre sorduğun beli değil. Ne yapılmalı nasıl gidilmeli, yanlışlar nasıl giderilmeli. Bu yol neyse artık gidilirse hangi sorunlarla karşılaşırız gibi şeyler yaz da derdini anlayayım. Ama yoo biz soruyoruz yahuuu hep aynı soru olurmu.Uzun lafın kısası getirdiğiniz tüm eleştiriler sistem eleştirisidir parti eleştirisiyle hiçbir alakası yoktur. Kendimizi kandırmayalım lütfen. Futbolu beğenmiyor oyuncuyu eleştiriyorsun, eleştiriyorsun ama hangi spor dalında sallandığını da belli etmiyorsun.
ağlayarak bizi pazara sokmuyorlar, e bu senin siyasi birikimsizliğindir,
Dünya pazarı almış başını gitmiş bizimi bekleyecekdi efenim, sen git bunları zamanında birkaç kuruşa devrimlerimizi, kuşlarımızın yanında ruhlarını da satan siyasi yetersizlere yaz. Senin o pazar dedğiğin ne senin babanın mali ne de oğlu. Direnmek gerekiyorken sen niye yapıyorsun denildi. Niye denildi kim dedi, karşı çıkan neyin nesidi , madem yobazım cevap ver hocam, beni sinirimden niye çatlatıyorsun böyle.
Sen Olup bitenleri görmezden gel ondan sonra da 16 yıla hesap çıkarmaya kalk, bumudur yani.
Halkın çekişini hangi yüzle inkar ediyorsunuz anlamıyorum. Atatürkten sonra satılmışlar yapmış yapacağını (tabi hepsi değil) engellemiş geride bırakmış sen gelmiş yapanları ot ağaç doğa misali tepelemeye çalış. Pazarın trendini kaçıranlara gözünü kırp sonra 16 yılda ülkeye teşvik,maaşını verenlere.... ya git allah aşkına ya.
kapitalizm sadece sağ'dan oluşmaz, sol da barındırır içinde.
Şu an sol var mı Türkiye'de?????. Ben göremiyorum hani nerde bunlar, onun bunun solunu ayıranların solumu bu sol yoksa. Ülkesini bölünme korkusuna iten bir sol gördün mü sen hiç.
Senin notunu kırarım derken Sol La Sı Do Re Mi den mi bahs ediyon yoksa hocam. Bak doğrudur solundan sağsına, la sından fa sina varınca kapitalizim her yerde mevcut.
Yanlışım varsa kır notumu gitsin hocam, yobazın kafası almadıktan sonra notunu kır gitsin üzülme.
Anlamayana davul zurna az misali verilen nota zaten orkestranın organize halini bozmaktan başka ne işe yarar.
Kafana estikçe, Spartacus'e, Nihilist'e filan sardırmak da neyin nesi!?
Kim, ben mi?. Hani nerede göster. Zamanım olmadığından daha spartacusa cevap bile yazamadım. Nihiliste de gelince ona troll rolü tutmaz, kendisi kul yutmaz adamın teki zaten rahat ol sen. Allah vergisi midir nedir arkadaş faşiztlerin kokusunu kilometrelerce uzaktan alıyor, maşallahi var yani. Bulduğunu noktalıyor ama noktaladığını nedense temizleyenler var. Bu temizleme işini kim üstleniyor bilmiyoruz. Yoksa aklın sıra putin misali nihilisti mi üzerime
salıcan. Yök tutmaz, olmaz diyorum hocam, eşek terledi diyorum ama anlayan yok.
O emekçinin derdi üzerinden faşiztliğin değirmenine şu taşımadı. Oyunu vermedi, devleti sıklemedi, çünkü onun derdi ayrı, ap ayrı, ama o hiç bir zaman olsun gayri olmadı.
Onun gittiği yoldan gidilmeli cümlem bile bir başlık götüre bilirken sen kalkmış bana ne yazıyorsun.
İki sloganla kendini kandıran sensin oysa, bunlardan biri büyük Türkiye, ikincisi de benim bacılarım falan filan, e bunların başına bir de Eyyyy! Ekleyince havalı olmuş olmalı senin için...
Sloganlar üzerinden hareket edip toplanan sizsiniz. Adam dediklerini yerine getirmesin diye elinizden geleni yapmadınız mı. Verilen vaatler slogan olduğu için mi gezi parkına koşdünüz. Madem adamın anlattıkları slogandı ne diye o zaman Gezi Parkı beyannamesindeki şartlarınızı yayınladınız. Niye soruyorum hadi cevapla. Gezi Parkı olaylarında da bolca hava ve gas vardı. Evet doğrudur ama bu sizin demokrasi eksikliğiniz'den dolayı, verilen vaatlere karşı yalan yanlış sloganlar ürettiğiniz den dolayı yaşandı.
Nedir sence insana ilişkin temel hak ve özgürlükler!?
Akp nin yaptıkları bu konuda da seni yolda bırakır. Verecek hiçbir cevabın olmaz, söylim sana.
Mesela seninle fazlaca yükselen, küçük çocuğa cinsel istismar, tecavüzü konuşabilir miyiz!?
Göbelsin propaganda makinesi misin nesin belli değil. Sen bu tür algı operasyonlarınla aklını peynir ekmekle yemişleri gazlarsın ancak.
Benimle yükselen mis bak bak.
Ne demek istiyorsun sen ya. AKP küçük çocuk s**** kararnamesi mi çıkardı da bu yaşın basınla kalktın ipe sapa gelmeyen şeyler yazdın.
Mesela şenle kadına yükselen şiddeti konuşabilir miyiz!?
Bilmiyorum neva senin mualeftin buysa yandık vallah. Efendilerinin muhalefeti götüne kaçtıkça bu tür haberleri gündeme taşıyorlar. Kadına şiddet gündeme taşınmıyor diye kaybolmuyor, bu sürekli oluyor, hatta her ülkede olup bitiyor. Buradan bile AK Parti'ye muhalefet etmeye çalışmanız içler acısı bir durum. Almanya'da ben böyle bir şey görmedim. Hey gel buraya sen hıristiyandın değil mi, bak papazlar tecavüz ediyor, sende onlardansın, in oradan bakalım diyeni hiç görmedim. Ya böyle muhalefet edene burada g***** gülerler. Neyin kafasıdır böyle. Neyi ötekilesdirip gayri kılmaya çalışıyorsunki sen. Seni islamofobi hastalığına çarpdiran efendilerinin hamamlarına gir yıkan ne bileyim yap birşeyler çünkü olmuyor böyle Neva.
Karşındakini dini üzerinden hedefe koymak götermek var mıdır insan hakları beyannamesin de.
Yoksa yanlışsa sen ne yapıyorsun. Yaptığın nedir??. Yaptığın suç değil dir ne dir hadi sen söyle.
Veya ırzına geçilen yaylalar, ırzına geçilen yeşil alanlar vb. Konuşabilir miyiz!?
Konuşalım zararı yok. Yeri geldi mi yolları yiyeceğine otla taşla niye karnını doyurmuyorsun. Aş iş üretim istemeye geldi mi zorlamayı biliyorsun ama yapılmaya çalışıldığı zamanda yeşile dokunmayın diyorsun, peki nasıl olacak bu iş. Ne yapsınlar şöyle. Misal havalimanını aya mı kurşunlar. Orada yeşilik yok gitsinler oraya mı kurşunlar diyorsun. Dünya yeryüzüne kurarken biz aya mı gidelim, gidemiyorsak o zaman hiç kurmayalım mı diyorsun.
Ehh hani okudu iş bulamadı ne oldu. Fabrika kurmadılar derken onlarda biz yeşili ovayı koruma adına açmadık deseydi ne diyecektin. Aslında şaka maka güzel bir cevab.
Suçlu suçsuz gözetmeksizin, o kararla bu kararla hapse tıkılan insanları konuşabilir miyiz!?
Suçsuz ların gözetilmediğini nereden biliyorsun. Yine işnin başına dönen binlerce insan var.
Sen gözetip gözetilmediğini nereden biliyorsun, sen alındığını biliyorsun tek, ama gerisini asla bilemezsin. İçeri girenin niye girdiğini, niye çıktığını, göz altına niye alındığını, maaşını o süreç sonrası alıpalmadığını nereden bilebilirsin. Savcı mısın hakim misin nesin.
Tarım bakanının eşinin, kocasından patatiz fiyatlarını sakladığını konuşabilir miyiz!?
Patates fiyatlarını Tarım Bakanı'nın eşi mi saklamış?. Niye saklamış, hem kadın bilinmeyeni nasıl saklaya biliyor, işin bu kısmınıda tam anlamadım.
Bak bunları sıradan dindar bir insanla dahi konuşabiliriz ama seninle konuşamayız, çünkü dincisin, çünkü kafan almıyor bu sebeple...
Ben sizler gibi dine karşı din oluşturmaya çalışmıyorum, ben neysem oyum. Forumun Birliği beraberliği saçmalığı üzerinden cemaat oluşdürmaya çalışanda ben değilim sizlersiniz. Fikirler çalışır çatışır yok olur ancak bu sizlerin isteğiniz üzerine olmamalı. "Cemaati koruma adına hoca nasıl atıyorsa biz de atarız"! gibisinden olmamalı.
yani şunu mu diyorsun, emekçinin filancası filancası olmaz, irtica da gelse , Arabistan'a benzeşek de emekçi bunu Kabul etmelidir, Böyle birşey mi!.
İrtica konusu insanlık konusudur. İnsanı insan olarak görebilmenin konusudur, Tabii bunun siyasi ayağı da var seçimler vesaire ama temeli insanın yaşama hakkına ilişkin atılan bir adımdır.
Öğrenemedin gitti, biz materyalistler mevcuda ilişkin yorum yaparız, bu minvalde de objektif okuma yaparız.
Tamam da sizin analizleriniz sisteme dahil geçerli buradan Parti eleştirisi çıkmaz, çıkmıyor da zaten. Çıkmadığı için de zaten kendinizi olur olmaz yerlere vuruyorsunuz.
Kapitalizmin gereğine ne varsa eleştir bunun partiyle ne alakası var. Adamlar futbol oynuyor siz kalkmış basketbol misalinden eleştiri getiriyorsunuz.
Ağzınızda islam kapitalizm arası bir şey geveleyip duruorsunuz. İslami eleşdirmek ayrı O K ama adamı hep dini üzerinden siyasi anlamda hedefe al bu olmaz. Bu bir suç bunun adına mobbing diyorlar yahu.
Bak bunu verdim, komünist olduğu için değil, neler yapmış etmiş oku öğren, dersine çalış, sonra gel tartış. Bir daha dersine çalışmadan geldiğini görürsem, notunu kırarım yobaz ve yozlaşmış Dine mine ne, seni tarlaya bile eksek ordan bile şu değil, para diye bağırırsın,
İnsanın özü zaten komünist değilmidir hocam, beni ne diye dışladın ki, ben insan değilmiyim?. Şu pek sevmem doğrudur tercihim coladır, amarikadan gelsede idare et çünkü alışkanlık yaptı meret şey.
geçen gün sırf merakımdan gittim sordum, cami imamı tuhaf tuhaf yüzüme baktı sen dedi bize kayıtlı değilsin, dedim ki müslüman bir cenazeyi Kuzey Amerika'dan kaça taşırsınız, adam pişkince şu kadar bin dolar dedi, şu sarfiyatı, kefen, pamuk filan da dahil mi diye sorunca, bu yüzden dersini çalışmadan bir daha gelirsen, notunu kırarım!
Benim ders aldığım yıllar geride kaldı hocam. Geç bunları sen. Doğru dürüst eleştirmedinmi kimin kimi nasıl kullandığını kavrayamıyorsun.
Bak senide eleşdirdiğim nokta şu ki hep algı üretiyorsun.
Hoca dedin, bin dolar dedin, müslüman deyip pastanı yine şişirdin.
Oysa hocanın sana sigortanlı olup olmadığnı sorması gayet normal bir şey.
Sigortanın olmadığı durumlarda şirkeletlerin belirlediği fiyatlar genelinde yüksek olyuor, bunun hocayla ne alakası var. Yoksa şirketin sahibi hocamı. Ehh hocada olsa şirketi adına fiyat çekmesi normaldir. Ha çekdiği fiyat başkalarına nazaran astronomik olur o ayrı tabi.
Bende de hacı hikayesi var ama ben bunu hiç bir zaman olsun siyasi olarak anlatmadım. Kişisel yaşanan bir şeyi neden siyasilesdireyim ki.
Onlarda aynısını yapsa güzel olurmuydu, ne olurdu bizim halimiz.
Bak bayram günü kaybolan eylülün cinayetini onlarda kalkıp ateistler yapmışdir deseydi hoşuna gidermiydi. Bu yanlış tantanayı yürütüyorsun işte sen.
Bize yapılmasını kaldıramadığımız şeyleri karşı tarafa yüklüyorsun.
Kişisel yaşanmışlıklar siyasete taşına bilinirmi. Bu yaptığın insanlık haklarınada haykırı olan bir şey. Ehhh hani hak hukuk diyordun ne oldu.
Bilmektesin inkar etmiyorsun ama sorduğum soruların bir tanesinede gelip cevap vermiyorsun.
Akp yi sorgularken neye göre sorguluyorsun. Kıyas çekiyorsan neye göre yazdığını söyle bari.
Neye göre kime göre yazdığın belli değil.
Yol yaptı iyi değil diyorsun, ehhh iyide yol yapanı göster, daha iyisini yapanı göster o zaman. Gösteremiyorsan neye göre kimi eleştiriyorsun. Sana sosyal Kafalar'ın ülkeyi hangi gerekçelerden dolayı batırdığını söylüyorum sen hala kalkmış bana pancar üretiminden bahs ediyorsun. Sosyal kafalar destekledi de ne oldu dedik mi dedik, ülkeyi bu yüzden batırdıklarınıda söyledim, e ben sana daha ne anlatayım. Yine mi globalizmi anlatayım. Sosyal sistemin globalizme karşı direnemediğini mi yazayım. Ne yazayım söyle. Dünya Tarihi ortada aç bak okuda, Globalizmin sosyal sistemleri nasıl bitirdiğini gör. G** kadar Türkiye'ye karşı Koskoca Rusya'yı düşün. Batı almanyanın doğu almanyayı parasını verip nasıl kendine kattığını düşün. Sen kalkmış devlet niye destek vermiyor gidiyorsun. Develet ayak uyduramıyor ki sisteme.
Devletin yönetmesi ile özelleştirilmiş şirketin yönetilmesi ayni olamıyor. Yatanla koşan'ın hali bir olur mu.
Bak Avusturya'da adam geldi işçilerin 12 saat çalışmasını istediği için millet sokağa çıktı. Bir taki seçimde o adamı kim seçer artık. Demek istediğim koltuk sevdasından devlet halka yüklenemiyor.Ama özelleştirdiğinde işler bir anda değişiyor. Devleti babasının mali gibi görenler atılma korkusundan dolayı koşmaya başlıyor. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum. Bu sorunu dünya alem biliyor siz kalkmış masal okuyorsunuz. Neymiş akp miş. Ne AKP si yahu ne AKP sinden bahsediyorsunuz, ne alakası var bunun öburünle. Git sistemi eleşdir diyorum sana anlamıyor musun. Sen kalkmış hala niye desteklemiyor soruyorsun.
Devletin görevi eline gececeni hizmete sunmaktır, fabrika yönetmek değil, hizmette parasız olmuyor maalesef.
Hani neyi nereden alıp gösterdinde kıyasladın?. Bak ben sana ne kadar materyal verdim gidip bunları ele alabildinmi.
Sana sistem süperdir diyen mi oldu. Millet bu sistem üzerinden kalkınmayı yaşadığı için koşuyor sen partiye sistem sorusunu soruyorsun. E babam git o zaman git iyisini getir yaz da onu tartışalım.Soru soruyorsun da neye göre sorduğun beli değil. Ne yapılmalı nasıl gidilmeli, yanlışlar nasıl giderilmeli. Bu yol neyse artık gidilirse hangi sorunlarla karşılaşırız gibi şeyler yaz da derdini anlayayım. Ama yoo biz soruyoruz yahuuu hep aynı soru olurmu.Uzun lafın kısası getirdiğiniz tüm eleştiriler sistem eleştirisidir parti eleştirisiyle hiçbir alakası yoktur. Kendimizi kandırmayalım lütfen. Futbolu beğenmiyor oyuncuyu eleştiriyorsun, eleştiriyorsun ama hangi spor dalında sallandığını da belli etmiyorsun.
Dünya pazarı almış başını gitmiş bizimi bekleyecekdi efenim, sen git bunları zamanında birkaç kuruşa devrimlerimizi, kuşlarımızın yanında ruhlarını da satan siyasi yetersizlere yaz. Senin o pazar dedğiğin ne senin babanın mali ne de oğlu. Direnmek gerekiyorken sen niye yapıyorsun denildi. Niye denildi kim dedi, karşı çıkan neyin nesidi , madem yobazım cevap ver hocam, beni sinirimden niye çatlatıyorsun böyle.
Sen Olup bitenleri görmezden gel ondan sonra da 16 yıla hesap çıkarmaya kalk, bumudur yani.
Halkın çekişini hangi yüzle inkar ediyorsunuz anlamıyorum. Atatürkten sonra satılmışlar yapmış yapacağını (tabi hepsi değil) engellemiş geride bırakmış sen gelmiş yapanları ot ağaç doğa misali tepelemeye çalış. Pazarın trendini kaçıranlara gözünü kırp sonra 16 yılda ülkeye teşvik,maaşını verenlere.... ya git allah aşkına ya.
Şu an sol var mı Türkiye'de?????. Ben göremiyorum hani nerde bunlar, onun bunun solunu ayıranların solumu bu sol yoksa. Ülkesini bölünme korkusuna iten bir sol gördün mü sen hiç.
Senin notunu kırarım derken Sol La Sı Do Re Mi den mi bahs ediyon yoksa hocam. Bak doğrudur solundan sağsına, la sından fa sina varınca kapitalizim her yerde mevcut.
Yanlışım varsa kır notumu gitsin hocam, yobazın kafası almadıktan sonra notunu kır gitsin üzülme.
Anlamayana davul zurna az misali verilen nota zaten orkestranın organize halini bozmaktan başka ne işe yarar.
Kim, ben mi?. Hani nerede göster. Zamanım olmadığından daha spartacusa cevap bile yazamadım. Nihiliste de gelince ona troll rolü tutmaz, kendisi kul yutmaz adamın teki zaten rahat ol sen. Allah vergisi midir nedir arkadaş faşiztlerin kokusunu kilometrelerce uzaktan alıyor, maşallahi var yani. Bulduğunu noktalıyor ama noktaladığını nedense temizleyenler var. Bu temizleme işini kim üstleniyor bilmiyoruz. Yoksa aklın sıra putin misali nihilisti mi üzerime
salıcan. Yök tutmaz, olmaz diyorum hocam, eşek terledi diyorum ama anlayan yok.
O emekçinin derdi üzerinden faşiztliğin değirmenine şu taşımadı. Oyunu vermedi, devleti sıklemedi, çünkü onun derdi ayrı, ap ayrı, ama o hiç bir zaman olsun gayri olmadı.
Onun gittiği yoldan gidilmeli cümlem bile bir başlık götüre bilirken sen kalkmış bana ne yazıyorsun.
Sloganlar üzerinden hareket edip toplanan sizsiniz. Adam dediklerini yerine getirmesin diye elinizden geleni yapmadınız mı. Verilen vaatler slogan olduğu için mi gezi parkına koşdünüz. Madem adamın anlattıkları slogandı ne diye o zaman Gezi Parkı beyannamesindeki şartlarınızı yayınladınız. Niye soruyorum hadi cevapla. Gezi Parkı olaylarında da bolca hava ve gas vardı. Evet doğrudur ama bu sizin demokrasi eksikliğiniz'den dolayı, verilen vaatlere karşı yalan yanlış sloganlar ürettiğiniz den dolayı yaşandı.
Akp nin yaptıkları bu konuda da seni yolda bırakır. Verecek hiçbir cevabın olmaz, söylim sana.
Göbelsin propaganda makinesi misin nesin belli değil. Sen bu tür algı operasyonlarınla aklını peynir ekmekle yemişleri gazlarsın ancak.
Benimle yükselen mis bak bak.
Ne demek istiyorsun sen ya. AKP küçük çocuk s**** kararnamesi mi çıkardı da bu yaşın basınla kalktın ipe sapa gelmeyen şeyler yazdın.
Bilmiyorum neva senin mualeftin buysa yandık vallah. Efendilerinin muhalefeti götüne kaçtıkça bu tür haberleri gündeme taşıyorlar. Kadına şiddet gündeme taşınmıyor diye kaybolmuyor, bu sürekli oluyor, hatta her ülkede olup bitiyor. Buradan bile AK Parti'ye muhalefet etmeye çalışmanız içler acısı bir durum. Almanya'da ben böyle bir şey görmedim. Hey gel buraya sen hıristiyandın değil mi, bak papazlar tecavüz ediyor, sende onlardansın, in oradan bakalım diyeni hiç görmedim. Ya böyle muhalefet edene burada g***** gülerler. Neyin kafasıdır böyle. Neyi ötekilesdirip gayri kılmaya çalışıyorsunki sen. Seni islamofobi hastalığına çarpdiran efendilerinin hamamlarına gir yıkan ne bileyim yap birşeyler çünkü olmuyor böyle Neva.
Karşındakini dini üzerinden hedefe koymak götermek var mıdır insan hakları beyannamesin de.
Yoksa yanlışsa sen ne yapıyorsun. Yaptığın nedir??. Yaptığın suç değil dir ne dir hadi sen söyle.
Konuşalım zararı yok. Yeri geldi mi yolları yiyeceğine otla taşla niye karnını doyurmuyorsun. Aş iş üretim istemeye geldi mi zorlamayı biliyorsun ama yapılmaya çalışıldığı zamanda yeşile dokunmayın diyorsun, peki nasıl olacak bu iş. Ne yapsınlar şöyle. Misal havalimanını aya mı kurşunlar. Orada yeşilik yok gitsinler oraya mı kurşunlar diyorsun. Dünya yeryüzüne kurarken biz aya mı gidelim, gidemiyorsak o zaman hiç kurmayalım mı diyorsun.
Ehh hani okudu iş bulamadı ne oldu. Fabrika kurmadılar derken onlarda biz yeşili ovayı koruma adına açmadık deseydi ne diyecektin. Aslında şaka maka güzel bir cevab.
Suçsuz ların gözetilmediğini nereden biliyorsun. Yine işnin başına dönen binlerce insan var.
Sen gözetip gözetilmediğini nereden biliyorsun, sen alındığını biliyorsun tek, ama gerisini asla bilemezsin. İçeri girenin niye girdiğini, niye çıktığını, göz altına niye alındığını, maaşını o süreç sonrası alıpalmadığını nereden bilebilirsin. Savcı mısın hakim misin nesin.
Patates fiyatlarını Tarım Bakanı'nın eşi mi saklamış?. Niye saklamış, hem kadın bilinmeyeni nasıl saklaya biliyor, işin bu kısmınıda tam anlamadım.
Ben sizler gibi dine karşı din oluşturmaya çalışmıyorum, ben neysem oyum. Forumun Birliği beraberliği saçmalığı üzerinden cemaat oluşdürmaya çalışanda ben değilim sizlersiniz. Fikirler çalışır çatışır yok olur ancak bu sizlerin isteğiniz üzerine olmamalı. "Cemaati koruma adına hoca nasıl atıyorsa biz de atarız"! gibisinden olmamalı.
İrtica konusu insanlık konusudur. İnsanı insan olarak görebilmenin konusudur, Tabii bunun siyasi ayağı da var seçimler vesaire ama temeli insanın yaşama hakkına ilişkin atılan bir adımdır.
Tamam da sizin analizleriniz sisteme dahil geçerli buradan Parti eleştirisi çıkmaz, çıkmıyor da zaten. Çıkmadığı için de zaten kendinizi olur olmaz yerlere vuruyorsunuz.
Kapitalizmin gereğine ne varsa eleştir bunun partiyle ne alakası var. Adamlar futbol oynuyor siz kalkmış basketbol misalinden eleştiri getiriyorsunuz.
Ağzınızda islam kapitalizm arası bir şey geveleyip duruorsunuz. İslami eleşdirmek ayrı O K ama adamı hep dini üzerinden siyasi anlamda hedefe al bu olmaz. Bu bir suç bunun adına mobbing diyorlar yahu.
İnsanın özü zaten komünist değilmidir hocam, beni ne diye dışladın ki, ben insan değilmiyim?. Şu pek sevmem doğrudur tercihim coladır, amarikadan gelsede idare et çünkü alışkanlık yaptı meret şey.
Benim ders aldığım yıllar geride kaldı hocam. Geç bunları sen. Doğru dürüst eleştirmedinmi kimin kimi nasıl kullandığını kavrayamıyorsun.
Bak senide eleşdirdiğim nokta şu ki hep algı üretiyorsun.
Hoca dedin, bin dolar dedin, müslüman deyip pastanı yine şişirdin.
Oysa hocanın sana sigortanlı olup olmadığnı sorması gayet normal bir şey.
Sigortanın olmadığı durumlarda şirkeletlerin belirlediği fiyatlar genelinde yüksek olyuor, bunun hocayla ne alakası var. Yoksa şirketin sahibi hocamı. Ehh hocada olsa şirketi adına fiyat çekmesi normaldir. Ha çekdiği fiyat başkalarına nazaran astronomik olur o ayrı tabi.
Bende de hacı hikayesi var ama ben bunu hiç bir zaman olsun siyasi olarak anlatmadım. Kişisel yaşanan bir şeyi neden siyasilesdireyim ki.
Onlarda aynısını yapsa güzel olurmuydu, ne olurdu bizim halimiz.
Bak bayram günü kaybolan eylülün cinayetini onlarda kalkıp ateistler yapmışdir deseydi hoşuna gidermiydi. Bu yanlış tantanayı yürütüyorsun işte sen.
Bize yapılmasını kaldıramadığımız şeyleri karşı tarafa yüklüyorsun.
Kişisel yaşanmışlıklar siyasete taşına bilinirmi. Bu yaptığın insanlık haklarınada haykırı olan bir şey. Ehhh hani hak hukuk diyordun ne oldu.
Dine mine ne, bos beles tonla cumle yazmissin.
Algi uretiyorum oyle mi!?
Kadina siddetin ayyuka cikmasi,
Kucuk cocuklara tecavuz, istismar ayyuka cikmasi,
Ve sen bunlara algi uretmek diyorsun yani, e peki bunu onlemek, agir cezalar getirmek kimin isi? Bir gecede ihale kanunu degistirebilenler, pekala bir gecede agir cezalar da getirebilir. Bunu soyleyince algi mi uretmis oluyorum!? Kim koruyacak bu cocuklari peki, simdiye kadar elinde imkan mi yoktu? Bu yonetimin icinde istatistik'den anlayan bir tane insan evladi yok mu?
Sosyal sistemler globalizme ragmen mevcut olurlar dunyada.. Elbette babamin oglu degil, Ben de tam bu sebeple, ne uretiyorsun, ne satacaksin diye sormustum!?
Bak hala sardirmaya devam ediyorsun, Nihilist'i mesajinda ilk dillendiren oldugun halde, bir de bunu bana yik maya calisiyorsun, Ben de diyorum ki konuyla ilgisi nedir, keza baska basliklarda da isine gelmedi mi yazilanlar, sucu, bucu oluyor yazan kisiler, bak mesela algi uretiyorsun diyorsun, sanki bunlar ulkede olup bitmiyor da, uyduruyormusum gibi algiliyorsun, bu anlamda Her elestiren sana gore Goebbels olmali!?
Irtica, insanlik konusu evet, tecavuz de insanlik konusu, ne yani insanlik konusu diye elestirilemeyecek mi? Sebep? Yillardir bu sitede yazarim, islamafobik olmadigimi herkes bilir, muslumanlarla da tartisirim, ama dinci ile dindari Her zaman ayri tutarim, hah soyle korkmadan soyle siyasi ayagi var de..
Kapitalizm de gec, insan hak ve ozgurluklerinden bahset, seni yasadigin ulkede kac farkli gazete var, televizyon var!? Herkes ozgurce yaza biliyor mu? Senin yasadigi ulkede, etek, sort giyen kadin toplu tasimada siddete ugruyor mu, tonla soru sorarim sana, olmuyorsa sayet, sen bu ulkeye niye yakistiramiyorsun ayni Seyi? Desene burada yapamazlar, devlet canina okur, cezasini verir. Oturdugun yerden bunlari yazmak cok kolay, bunlari bir de ulkede yasayanlara sor. Algiymis, hadi ordan!
Bunu soyleyince sinirinden catlayacaksan, catlayabilirsin. Bence mahsuru yok. Hem insani seylerden bahsediyoruz demektesin, hem de hangi dalda sallandigini gostermiyorsun demektesin, bu ne perhiz, bu ne lahana tursusu, insan olmam yeterli degil mi, seninle yazisabilmek icin!???
Nedir bu ezik soylemlerin, ne diye dislayayim seni, dislasam ne diye yazayim, alenen soyluyorum, dincisin diyorum iste... Dindar degil, dincisin diyorum. Yeterince acik mi? Hal boyle olunca da yobazsin, olan biteni ornekleyince, niye elestiriyorsunuz demektesin.
Hayir sigorta sormuyor, zaten merak ettigimden gittim sordum, bizim diyo cami ye kayitli misin diyo, kayitliysan su kadar bin dolar diyo, Ben de laf olsun diye sordum, su sarfiyati, pamuk, kefen dahil mi diye..
Bundan sonraki mesajin mumkunse sorularima cevaben olsun. Bos beles tonla cumle yazma.
Leonardo; şehir efsanesi felan değil. Fransızların bir çok tarihi binasında banyo tuvalet yoktur zaten. Bunu tarih makalelerinde bende okumuştum. Zaten zırt pırt salgın hastalık yaşayıp durmuşlar.
Anadolu'da su bol, İslam kültüründe abdest almadan ibadet yapılmıyor. Bu yüzden hayratlar ve hamamlar yaygınlaşmış. Fransa gibi yerlerde su bir kaç kere kullanılıyordu, bu yüzden yıkanmak zaman zaman yasaklanmış. Anadolu'da ise böyle bir yasak söz konusu değil, çünkü dediğim gibi "temizlik imandan gelir" gibi sözler yaygındır. Bak Papa zamanında hristiyanlar için ne demiş;
Veba Salgını
Hamamlarda Fuhuş Yapılması
Hamamlar fuhuş yuvasına çevrildiği için Papa tarafından hor görüldü ve hatta yasaklandı. “İyi Hıristiyan pis olur,†dendi.
Veba Salgını
14. yüzyılın ortalarında Avrupa’yı kasıp kavuran bir veba salgını gerçekleşti. Bu salgın sırasında doktorlar insanlara yıkanmamalarını, çünkü yıkanmanın vücuttaki delikleri açarak kişiyi hastalık yapan kötü ruhlara ve diğer etkilere açık hale getireceğini söylediler. (O zamanlar mikrop ve virüsler bilinmiyordu…)
Buraya tıkla gerekçeleri yazıyor.
http://www.ayhandemiral.com/ortacag-avrupasinda-banyo-yasakti/
Felâsife
01-11-2018, 00:15
Leonardo; şehir efsanesi felan değil. Fransızların bir çok tarihi binasında banyo tuvalet yoktur zaten.
Belkide ihtiyaçları yokmuştur :D
Şaka bir yana, ORTAÇAĞ deyince biraz düşünmek lazım aslında, kölelik sistemi, sınıf ayrımı hat safhada olan bir dünyada, tuvalet mevzusu iyi irdelemek lazım.
Bir soylusunuz, asilsiniz, vs. İstediğiniz yere istediğinizi yaparsınız. Bunun ne ayıbı, ne günahı, ne insan hakkı vs. olur.
Köleler, köylüler, işçiler kim temizlerse temizlesin. Bunu düşünmezsiniz ki.
Öteki türlü o şehirde yaşayan diğerleri de zaten baraka misali evlerde filan yaşayanlardır, bunlar yapar malum temizlik, hizmet işlerini.
Mesela, bir soylu tiyatro, müze bir yere gittiğin de lazımlığını da yanında götürüyormuş, o lazımlığa yapıca bunu kim halledecek?
Bu adamların köleleri, hizmetçileri bir dünya elemanları var, işleri ne!
Dediğim gibi ORTAÇAĞ da tuvalet zenginler için problem değil, öyle bir yere ihtiyaçta yok, her yer tuvalet onlar için.
Sıradan halka gelince, onlar insan değil ki! Sorun orada. Ne hali varsa görsün mantığı var.
ORTAÇAĞ da insanın varlık/yokluk ölçüsü zenginlik.
O yüzden o eski tarihi binalar da tuvalet olmaması, o çağın bir gerekliliği, o çağın yaşam biçimi.
Veba olayı sadece Avrupayı kasıp kavurmadı, aynı şekil Osmanlıyı da kasıp kavurdu. Toplamda bir kaç asır için de Osmanlı ve Avrupa da 1/3 nüfusu veba yok etmiş.
Bu meseleyi ele alanlar hep Avrupa işte yıkanmazdı, tuvalet bilmezdi vs. derler de Osmanlı da nasıl vebadan etkilendi o zaman!
Osmanlı yıkanıyordu, temizdi ama olay temizlikle de çok alakalı değildi, temizde olsanız bulaşıyordu, hastalığın sebebinin fare olduğu çok sonraları anlaşılıyor.
Ben bu veba tarihini okudum da, artık olay karşılıklı gümrükleri kapatmaya, ticareti durdurmaya kadar varmış, lakin genede durdurulamamış.
Hele bir de İspanyol gribi var ki, 1 yılda Dünya da 100 milyon insan salgında ölüyor.
(Aslında Evrim elinde ki en büyük kozunu oynuyor, nüfuslara ayar çekiyor.)
Su aslında tek başına temizlik unsuru filan değil, onun kimyasallarla desteklenmesi lazım. Yoksa sabun bile yeterli kimyasal değil.
Yaşlılarda çok duymuştum "Sabun biti öldürmüyor!" derlerdi.
Bit bu memleketten kalkalı çok olmadı, 70 lerden itibaren kalkmaya başladı, sabun hep vardı ama biti yok etmiyordu, ne zaman ki deterjanlar çıktı, yaygınlaştı, bitte azaldı.
Türkiye de deterjan tarihi çok ilginç aslında, araştırmak lazım.
Son olarak İslam öncesi Türk toplumların da yıkanmak hiç yaygın değil, çünkü su zaten kutsaldır, azizdir, onu kafanıza göre harcayamazsınız, kullanamazsınız. Şamanik dünyada su tehlikelidir, ona öyle kolayca dokunamazsınız.
Cengiz hanın kanunların da bile vardır, çamaşır yıkamak filan yasaktır. Elbiseler iyice eskiyinceye kadar giyilecek, sonra atılacaktır ama yıkanmayacaktır.
İskitler demişler ki "Su insanı temizlemez, anca ateş temizler!"
Bu yüzden onlar su ile yıkanmak yerine, sauna misali kızgın taşlara koydukları kendir tohumlarından çıkan buharlarla yıkanırlarmış, benzer banyo çadırı olayı Kızılderililerde de var.
Hasılı bu sauna kültürü eski toplumlarda sanırsam daha çok yaygın. Su ile banyo olayı devreye sonraları giriyor.
Sevgiler
Felâsife, Osmanlı'da tuvalet ve hamam kültürü olmasaymış soyumuz kırılırmış. Osmanlı döneminde ki çoğu bulaşıcı hastalığı Avrupa'dan gelen ticari gemiler ithal ettiği için İstanbul dönem dönem bu hastalıklarla boğuşup durmuş.
Felâsife
01-11-2018, 02:04
Sevgili Turdur,
Temizlik bir yere kadar, kabul ama işi değiştiren esas şey temizlik değil, Tıpta ki gelişmeler olmuş, yoksa Veba olayı Avrupa ile Osmanlı da aynı yıkıma sebep olmuş, tabii bu bir kaç asıra yayılan, dönem dönem olan bir durum. Ara ara Anadolu da bile hortlamış tabiri caizse.
Dediğim gibi su çok temizleyici bir şey değil, olamazda, sonuçta kendi virüs, mikrop vs. i taşıyıcı konumun da, su asla tek başına yeterli değil.
Su, adeta kimyasallar için bir çözücü olarak kullanılıyor, olayı bu suyun.
Soy kırılması filan olayına ben Evrimsel açıdan bakıyorum, mikrop, bakteri vs.ler ile doğa nüfusları her zaman dengelemiştir.
Ayar dediğim budur.
"Güçlü olan ayakta kalır" prensibine göre, kırılma illaki olacak, zayıflar elenecek...
Soru şu olmalı?
Peki bu kırımlarla soylar bitmiş mi?
Bitmemiş!
Demek ki o kadar FACİA bir durum değil bu kırılma olayları.
Sevgiler
Karanlıktan aydınlığa
01-11-2018, 02:05
Toprağa derin bir çukur kazıp içine etmeyi akıl etmek çok mu zormuş anlamadım. Kediler bile çişlerini yaptıktan sonra üzerini yeri eşeleyip kapatıyorlar. Hijyende Onları bile örnek alsalar yeterdi . Kovboy filmlerinde adam içi su dolu bir tasın içine defalarca elini sokup yüzünü yıkar .Elinin Yuzünün pisliğini tekrar yüzüne sürdüğünün farkında niye olmaz ki insan ? Önemsemiyor diye düşünmek daha mantıklı. O yıllarda tren de icat edildiğine göre aptalda değiller .
Bak aklıma getirdin yine.
Türkiyede de daha düne kadar bu toplumların arasındaydı. Halkımızda 3 ncü dünyalılar gibi neden yaşamak zorunda bırakıldı.
Politik faktörler neydi,niye yaşandı bunlarda şimdikini beyenmiyorsunuz. Bu beğenmeme lüksü nankörlük değil de nedir.
Hep çalıyo çalıyo rant, hır pırt zırt. Yahu durun, yok sen bilmiyon çık kenara, hırt pırt sırtlarınızı devam okuyorsunuz.
Benimde bir şey aklıma geldi.
Bozdağ ın eteklerinde bir şehirde oturuyorum suyu nefis *ti* 2005 te sanko denilen bir şirkete satıldı o şirket yerin 3000 metre derinliğine kadar bütün sulara hakim oldu bundan 15 yıl yıl önce çeşmeyi açtığımızda ağzımızı çeşmeye dayayıp içiyorduk şimdi litresi 50 kuruştan su satın alıyoruz.
20 yıl önce Leman Sam gelmişti o ilçeye şunu demişti çok şanslısınız çeşmeden su içebiliyorsunuz İşte bu şansı kaybettik elimizden aldılar
Gel de eskiyi özleme yeniye öfkelenme. Ağaçlar kesiliyor sular satılıyor yollar paralı oluyor. Yaşamak zorlaştı be kardeşim ama kabahatın büyüğü bizim. Nazım Hikmetten
Felâsife, Osmanlı'da tuvalet ve hamam kültürü olmasaymış soyumuz kırılırmış. Osmanlı döneminde ki çoğu bulaşıcı hastalığı Avrupa'dan gelen ticari gemiler ithal ettiği için İstanbul dönem dönem bu hastalıklarla boğuşup durmuş.
Osmanlı kendi sarayından başka bir yeri görmüş mü ki Anadolunun neresinde neler olmuş bilsin.
Anadolu da insan bir ağaç dibine çömelir kıçını da toprakla silerdi. Osmanlının bundan haberi bile olmazdı.
Osmanlıda sarayla Anadolu halkını birbirinde ayıracaksın. İkisinin dünyası ap ayrı.
Osmanlı kendi sarayından başka bir yeri görmüş mü ki Anadolunun neresinde neler olmuş bilsin.
Anadolu da insan bir ağaç dibine çömelir kıçını da toprakla silerdi. Osmanlının bundan haberi bile olmazdı.
Osmanlıda sarayla Anadolu halkını birbirinde ayıracaksın. İkisinin dünyası ap ayrı.
Başkent İstanbul bugün ki gibi en kalabalık şehir. Anadolu daha göreceli köy ve kasabalardan oluşuyor.
Konu biraz bedeni temizlik birazda veba salgını. Osmanlı dönemi diyorum çünkü öncesi hakkında bilgim pek yok.
Fransa başta olmak üzere Avrupa'nın büyük kesiminde veba salgını olduğu yıllarda Papalığın yıkanmayı yasaklaması komedi. Anadolu'da ise abdest alındığı için salgın hastalıklar Avrupa'da ki kadar büyümemiş. Anadolu'da ki salgın hastalıkların çoğuda Avrupa'dan gelen ticari gemiler yüzünden yaşanmış.
Biz Arapları esas alıp İslam'ı eleştiriyoruz. Ancak Avrupa dediğimiz vahşi kurum tuvaletini poşetleyip camdan sokağa fırlatan insanlarla doluymuş.
Felâsife
02-11-2018, 13:16
Anadolu'da ise abdest alındığı için salgın hastalıklar Avrupa'da ki kadar büyümemiş. Anadolu'da ki salgın hastalıkların çoğuda Avrupa'dan gelen ticari gemiler yüzünden yaşanmış.
Büyümez olur mu sevgili Turdur, Osmanlı koca bir coğrafya, sadece İstanbuldan da ibaret değil, sürekli seferler filan da derken, her zaman bulaşıcı hastalıklara maruz kalmışlar.
Hatta Fatih bile bir keresinde salgın yüzünden memlekete gelmiyor, şehir şehir gezdi deniyor.
H.İnalcık, Orhan gazinin taundan öldüğünü de söylemiş.
18.yy salgın yüzyılı olduğu da söyleniyor, olay sadece Avrupa ile sınırlı değil yani.
Osmanlı Avrupa'dan daha temizliğe dikkat edebilir, eyvallah ama bu salgın denen meret padişahları bile etkilemişse, mesele temizlikten çok daha ötede.
İşin içinde taşıyıcılar, parazitler, mikroplar olduğu sonradan anlaşılıyor. Tıp gelişince olay bitiyor adeta.
Hatta 18yy mezar taşlarına bile geçmiş bu mesele.
Beka yok cihanda nüfus-ı faniye
Ömr-i beşer sanki bir saniye
Birisin hayyen ayırdı felek
Bu idi bana sevece-i saniye
Taundan vefat etti, Ah! Naciye!
Ancak Avrupa dediğimiz vahşi kurum tuvaletini poşetleyip camdan sokağa fırlatan insanlarla doluymuş.
Doğrudur.
Ben çocukluğumda ki köyümü anlatsam, ortaçağdan çok farklı değilmiş demek ki. :)
Evlerde su yok ama tuvalet, banyo var, lakin köyde alt yapı diye bir şey de yok, kanalizasyon denen şey evlerin yanından, açıktan akıp gidiyor öylece bir yerlere.
Sonradan yapıldı alt yapı.
Bu çok değil 25-30 sene öncesine kadar böyleydi.
Belki Anadolu da elan daha vardır böyle yerler, bu insanlık için bir ölçü müdür bence değildir, yerlilerin çoğu böyle yaşıyor, insan her türlü ortamda yaşayabilir, yaşamışlardırda, bu onun insanlığına da etki etmez.
Sevgiler
Leonardo
02-11-2018, 17:55
Leonardo; şehir efsanesi felan değil. Fransızların bir çok tarihi binasında banyo tuvalet yoktur zaten. Bunu tarih makalelerinde bende okumuştum. Zaten zırt pırt salgın hastalık yaşayıp durmuşlar.
Anadolu'da su bol, İslam kültüründe abdest almadan ibadet yapılmıyor. Bu yüzden hayratlar ve hamamlar yaygınlaşmış. Fransa gibi yerlerde su bir kaç kere kullanılıyordu, bu yüzden yıkanmak zaman zaman yasaklanmış. Anadolu'da ise böyle bir yasak söz konusu değil, çünkü dediğim gibi "temizlik imandan gelir" gibi sözler yaygındır. Bak Papa zamanında hristiyanlar için ne demiş;
Buraya tıkla gerekçeleri yazıyor.
http://www.ayhandemiral.com/ortacag-avrupasinda-banyo-yasakti/
Tıkladığım web sitesinde link vermişler. Verdikleri link ile adamın dedikleri örtüşmüyor: http://en.wikipedia.org/wiki/Bathing (ne yazık ki Türkçe yok.
Dendiğine göre 4 yy'dan beri kilise tam aksine, düzenli banyo yapmayı teşvik edermiş. Fakirler toplu banyolara giderken, zenginler yatak odalarına ahşap banyo yaptırıp onun içinde yıkanırmış. Zenginler arasında da elbiselerin temizliği çok önemliymiş.
- Ama bizim gibi hamamları, "temizlk imandan gelir" gibi bir anlayışları yok. Adı üstünde "gavur" :) :)
/Da şüphelendiğim şey doğru çıktı:
-Web sitesinde yazdıkları gibi "hiç yıkanmama, ömründe 1 kere yıkanma" durumu yok.
Biz her gün yıkanıyoruz. 80'Li yıllarda haftada bir yıkanırdık (sıcak su sadece hafta sonu olurdu). 1940'larda, İlk mesajımda dediğim gibi, kent banyosuna belki haftada 1 gidip, onun dışında lavaboda elerini yüzlerini yıkayıp çıkarlarmış. Hatta (teknik) ıslak havlu ile koltuk altı silme filan da var.
Da işte, askerdeyken denedim. Benim vücudum o koltuk altı silmeyi yapıp ya da saçını yıkayıp gitmeyi kabul etmedi. duş almadan uyuyamazdım. yapı meselesi.
orta çağda, Baverya almanı bile, (bence) 2 haftada bir ya da haftada bir derede / gölde yıkanıyordu.
Yani çarpıtmaya bakın. "az yıkanmak" ile "yıkanmamak" aynı şey değil.
Bir de youtube'de videolar var. dediğim gibi 1 haftadan itibaren hastalık riski var.
Asıl kast edilen. orta çağda, romalıların yüksek hijyen kuralları ve banyo kültürü bitiyor. parfümcülük filan artıyor. da "hiç yıkanmıyorlar" değil, + Kilise yıkanmayı, tam tersine, hep teşvik etmiş.
Ama "düzgün" hijyen kurallarının geri gelmesi 19yy'ı, 20 yy'ın başlarını bulmuş. benim anladığım. :)
Ben çocukluğumda ki köyümü anlatsam, ortaçağdan çok farklı değilmiş demek ki. :)
Evlerde su yok ama tuvalet, banyo var, lakin köyde alt yapı diye bir şey de yok, kanalizasyon denen şey evlerin yanından, açıktan akıp gidiyor öylece bir yerlere.
Sonradan yapıldı alt yapı.
Bu çok değil 25-30 sene öncesine kadar böyleydi.
Bu yokluk yada imkansızlıkla alakalı bir sonuç. Tuvalet kültürüyle alakalı değil. Köyünüze su geldiyse abdest alan insanları görmeliydiniz. Çünkü dini inançlarında abdest almak var. Bunu yapmadan ibadete yanaşamazlar. Buda inanan insanın el, ayak ve yüzünün en azından su ile temizlenmesi mesh edilmesi anlamına geliyor. Tırnaklarını uzun tutmayan ve her gün bu abdesti alan birisi bunu yapmayan kişilere göre daha çok hijyen sağlamış olur. Ama ortada su yoksa yapacak bir şey yok.
- Ama bizim gibi hamamları, "temizlk imandan gelir" gibi bir anlayışları yok. Adı üstünde "gavur" :) :)
Ama "düzgün" hijyen kurallarının geri gelmesi 19yy'ı, 20 yy'ın başlarını bulmuş. benim anladığım. :)
Hamam eski insanların döneminde çok yaygınmış. Şimdi doğalgaz var, bir düğmeye basıyorsun ve güzelim jakuzinin içinde sıcacık suyla yıkanabiliyorsun. Hamamda göbek taşına uzanmak yada keselenmek muhteşem bir şey. İnsan bedeninin, derisini arındırıyor. Buna benzer Sauna olayı var İskandinav ülkelerinde. Bu hijyen için mi yoksa o kadar soğuk iklimde keyif yapmak için mi bilmiyorum. Ancak Fransa'da hamam felan yok. Toplu banyo dedikleri de eminim hastalık yayma merkezi gibi çalışan pislik bir yerdir. Sonuçta orada fakirler yani canı değersiz insanlar yıkanıyor.
Leonardo
02-11-2018, 18:21
Belkide ihtiyaçları yokmuştur :D
Şaka bir yana, ORTAÇAĞ deyince biraz düşünmek lazım aslında, kölelik sistemi, sınıf ayrımı hat safhada olan bir dünyada, tuvalet mevzusu iyi irdelemek lazım.
Bir soylusunuz, asilsiniz, vs. İstediğiniz yere istediğinizi yaparsınız. Bunun ne ayıbı, ne günahı, ne insan hakkı vs. olur.
Köleler, köylüler, işçiler kim temizlerse temizlesin. Bunu düşünmezsiniz ki.
Öteki türlü o şehirde yaşayan diğerleri de zaten baraka misali evlerde filan yaşayanlardır, bunlar yapar malum temizlik, hizmet işlerini.
Mesela, bir soylu tiyatro, müze bir yere gittiğin de lazımlığını da yanında götürüyormuş, o lazımlığa yapıca bunu kim halledecek?
Bu adamların köleleri, hizmetçileri bir dünya elemanları var, işleri ne!
Dediğim gibi ORTAÇAĞ da tuvalet zenginler için problem değil, öyle bir yere ihtiyaçta yok, her yer tuvalet onlar için.
Sıradan halka gelince, onlar insan değil ki! Sorun orada. Ne hali varsa görsün mantığı var.
ORTAÇAĞ da insanın varlık/yokluk ölçüsü zenginlik.
O yüzden o eski tarihi binalar da tuvalet olmaması, o çağın bir gerekliliği, o çağın yaşam biçimi.
Veba olayı sadece Avrupayı kasıp kavurmadı, aynı şekil Osmanlıyı da kasıp kavurdu. Toplamda bir kaç asır için de Osmanlı ve Avrupa da 1/3 nüfusu veba yok etmiş.
Bu meseleyi ele alanlar hep Avrupa işte yıkanmazdı, tuvalet bilmezdi vs. derler de Osmanlı da nasıl vebadan etkilendi o zaman!
Osmanlı yıkanıyordu, temizdi ama olay temizlikle de çok alakalı değildi, temizde olsanız bulaşıyordu, hastalığın sebebinin fare olduğu çok sonraları anlaşılıyor.
Ben bu veba tarihini okudum da, artık olay karşılıklı gümrükleri kapatmaya, ticareti durdurmaya kadar varmış, lakin genede durdurulamamış.
Hele bir de İspanyol gribi var ki, 1 yılda Dünya da 100 milyon insan salgında ölüyor.
(Aslında Evrim elinde ki en büyük kozunu oynuyor, nüfuslara ayar çekiyor.)
Su aslında tek başına temizlik unsuru filan değil, onun kimyasallarla desteklenmesi lazım. Yoksa sabun bile yeterli kimyasal değil.
Yaşlılarda çok duymuştum "Sabun biti öldürmüyor!" derlerdi.
Bit bu memleketten kalkalı çok olmadı, 70 lerden itibaren kalkmaya başladı, sabun hep vardı ama biti yok etmiyordu, ne zaman ki deterjanlar çıktı, yaygınlaştı, bitte azaldı.
Türkiye de deterjan tarihi çok ilginç aslında, araştırmak lazım.
Son olarak İslam öncesi Türk toplumların da yıkanmak hiç yaygın değil, çünkü su zaten kutsaldır, azizdir, onu kafanıza göre harcayamazsınız, kullanamazsınız. Şamanik dünyada su tehlikelidir, ona öyle kolayca dokunamazsınız.
Cengiz hanın kanunların da bile vardır, çamaşır yıkamak filan yasaktır. Elbiseler iyice eskiyinceye kadar giyilecek, sonra atılacaktır ama yıkanmayacaktır.
İskitler demişler ki "Su insanı temizlemez, anca ateş temizler!"
Bu yüzden onlar su ile yıkanmak yerine, sauna misali kızgın taşlara koydukları kendir tohumlarından çıkan buharlarla yıkanırlarmış, benzer banyo çadırı olayı Kızılderililerde de var.
Hasılı bu sauna kültürü eski toplumlarda sanırsam daha çok yaygın. Su ile banyo olayı devreye sonraları giriyor.
Sevgiler
- Rönesans zamanında Paris'te yaşamak istemez miydiniz?
- İstemezdiniz işte. O tuvalet konusu maalesef tamamen doğru.
"Gare a L'eau" diye haykırıp kovanın içinde ne varsa sokağa atıverirlermiş. Sokaklar insan boku ve fare kaynarmış. (sinek / sivrisinek olayını düşünemiyorum.
Bu konunun referansı da şöyle:
https://en.wikipedia.org/wiki/History_of_water_supply_and_sanitation#Ancient_Rom e
- Bazı kentlerde (orta çağda) o amaca yönelik dereler veya akarsular filan varmış.
Roma ve İstanbul'da ise eskiden kalma oldukça modern bir takım kanalizasyon sistemleri varmış. Kanalizasyon bazı çok eski medeniyetlerde olan, orta çağ Avrupa'sında unutulan bir şey.
Ama antik kanalizasyon tabi ki modern kanalizasyon ile aynı seviyede değil.
- Yani işeme kovası taşıyan soyluların hizmetkarları filan var. İğrenç ama var.
+ dediğim gibi Rönesans Paris'inde biz aşı olmadan yaşayamayız.
Zaten göçebe insanların Şehir / köy hayatını küçümsemesinin en önemli sebebi de bu. Teknolojileri olmadığı için mikroplarla çok içli dışlılardı. O zaman için en sağlıklısı göçebelik veya avcı-toplayıcılıktı.
Leonardo
02-11-2018, 18:23
Felâsife, Osmanlı'da tuvalet ve hamam kültürü olmasaymış soyumuz kırılırmış. Osmanlı döneminde ki çoğu bulaşıcı hastalığı Avrupa'dan gelen ticari gemiler ithal ettiği için İstanbul dönem dönem bu hastalıklarla boğuşup durmuş.
- Ona antibiyotik olmadan bir şey yapamazsın zaten. Eski Roma'da, yüksek sağlık standartlarının hastalıkları çok azalttığı, nüfusun sürekli arttığı doğrudur. Ama antibiyotik olmadan şansın yine de az.
+ tabi ki fare zehri.
Leonardo
02-11-2018, 18:27
Sevgili Turdur,
Temizlik bir yere kadar, kabul ama işi değiştiren esas şey temizlik değil, Tıpta ki gelişmeler olmuş, yoksa Veba olayı Avrupa ile Osmanlı da aynı yıkıma sebep olmuş, tabii bu bir kaç asıra yayılan, dönem dönem olan bir durum. Ara ara Anadolu da bile hortlamış tabiri caizse.
Dediğim gibi su çok temizleyici bir şey değil, olamazda, sonuçta kendi virüs, mikrop vs. i taşıyıcı konumun da, su asla tek başına yeterli değil.
Su, adeta kimyasallar için bir çözücü olarak kullanılıyor, olayı bu suyun.
Soy kırılması filan olayına ben Evrimsel açıdan bakıyorum, mikrop, bakteri vs.ler ile doğa nüfusları her zaman dengelemiştir.
Ayar dediğim budur.
"Güçlü olan ayakta kalır" prensibine göre, kırılma illaki olacak, zayıflar elenecek...
Soru şu olmalı?
Peki bu kırımlarla soylar bitmiş mi?
Bitmemiş!
Demek ki o kadar FACİA bir durum değil bu kırılma olayları.
Sevgiler
- Benim başlığı açma sebebim:
"Hiç yıkanmadan yaşayamazsın". yıkanmazsan veba olmasa bile hasta olursun. Manisa Tarzanı bile olsan, en fazla 15 günde birde bir, gölde yüzmen filan lazım. (youtube'de videolar var). Yoksa vücut hasta oluyor.
/Orta çağ insanı kokuyordu. Ama az ve yetersiz yıkanmaktan. hiç yıkanmamaktan değil.
Leonardo
02-11-2018, 18:29
Toprağa derin bir çukur kazıp içine etmeyi akıl etmek çok mu zormuş anlamadım. Kediler bile çişlerini yaptıktan sonra üzerini yeri eşeleyip kapatıyorlar. Hijyende Onları bile örnek alsalar yeterdi . Kovboy filmlerinde adam içi su dolu bir tasın içine defalarca elini sokup yüzünü yıkar .Elinin Yuzünün pisliğini tekrar yüzüne sürdüğünün farkında niye olmaz ki insan ? Önemsemiyor diye düşünmek daha mantıklı. O yıllarda tren de icat edildiğine göre aptalda değiller .
- İşte "barbar" insan için o kadar kolay değil. orta çağda müthiş bir teknoloji kaybı var.
Leonardo
02-11-2018, 18:31
Başkent İstanbul bugün ki gibi en kalabalık şehir. Anadolu daha göreceli köy ve kasabalardan oluşuyor.
Konu biraz bedeni temizlik birazda veba salgını. Osmanlı dönemi diyorum çünkü öncesi hakkında bilgim pek yok.
Fransa başta olmak üzere Avrupa'nın büyük kesiminde veba salgını olduğu yıllarda Papalığın yıkanmayı yasaklaması komedi. Anadolu'da ise abdest alındığı için salgın hastalıklar Avrupa'da ki kadar büyümemiş. Anadolu'da ki salgın hastalıkların çoğuda Avrupa'dan gelen ticari gemiler yüzünden yaşanmış.
Biz Arapları esas alıp İslam'ı eleştiriyoruz. Ancak Avrupa dediğimiz vahşi kurum tuvaletini poşetleyip camdan sokağa fırlatan insanlarla doluymuş.
- Salgın hastalık 1920'lere kadar var. O zamanlar bile "İspanyol gribi" filan varmış.
Hijyen ve temizlik aynı şey değil.
bir de sinek + fare gibi yaratıkları kontrol etmen lazım. sadece yıkanarak olmaz. antibiyotik de şart. :)
Leonardo
02-11-2018, 18:33
Bir yere daha yazdım.
O zamanlar Osmanlı / Bizans belki.
Göçebe İskitler / Moğollar da olabilir.
Da Avrupa şehir hayatına bşzşm bünyemiz 1 haftadan fazla dayanmazdı diyorum
Felâsife
02-11-2018, 20:06
Bu yokluk yada imkansızlıkla alakalı bir sonuç. Tuvalet kültürüyle alakalı değil.
Şehirleşme ile alakalı, şehirleşme oralara kadar uzandı, sonradan evlere elektrik, su, yol hepsi de geldi. Tabi onlar gelince alt yapıda geldi.
Yoksa o köylüler abdest alsada, yıkansada, köyün sokaklarında akan kanalizasyona da bir şey yapmadılar. Yapmalarına da gerek yokmuş demek ki, yapmamışlar.
Yoksa beceriksiz insanlarda değiller, o ağaç evler bir sanat eseri adeta, bunları ormandan kesip elde işleyip yapmışlar.
Bir zamanlar Avrupa da kanalizasyonun olmaması, o zamanlar onlarda bilgisayarda yokmuş, demek ki onlar cahil insanlarmış demek gibi bir şey.
Şimdi ile geçmiş kıyas edilir de, "aynı" olması beklenmez. Aynılık bekleniyorsa işin içinde ideoloji, inanç vardır.
Ben işin o tarafında değilim.
Sonradan öğreniyorlar bir şekilde ve işi sıkı da tutuyorlar. Gerçi fazla sıkı tuttular, bu sefer de "kimyasal" ve "çevre kirliliği" denen şey hayatlarımıza girdi.
Bu da başka bir hastalık bana göre, hatta gerçek kirlilik budur!
Bu açıdan bakınca, Ortaçağ Avrupa'sı, şimdinin Avrupa'sından temizmiş bile diyebilirim.
Bu olaya nereden baktığımızla alakalı. :)
- Rönesans zamanında Paris'te yaşamak istemez miydiniz?
- İstemezdiniz işte.
Nereden biliyorsun :biggrin1:
O zamanın insanı şimdinin insanı kadar çevresini kirletmemişse, esas kirli olan kim?
Onlar mı, bizler mi?
Bizler bu temizlik bakış açılarıyla anca kendimizi kandırırız.
Üstte dediğim gibi bu bakışa göre değişir, şehrin üstü güzel olabilir, caddeleri süslü, binaları gösterişli olabilir, insanları da temiz!
Peki ya altı?
Altına bir girin bakalım.
Orada ki fareler, parazitler vs. mikroplar olayı ne olacak? Ya koku!
Ortaçağdan çok farklı bir boyuta geçemedik, anca yüzeysel geçiş yaptık, Kimyasallarla bazı şeyleri de baskıladık ama yok etmedik, sadece baskıladık.
İşin tuhaf tarafı, bir ortaçağlı bu güne gelse, bize ne der merak ediyorum, helede o kanalizasyonları, kirlilikleri görse, ne der?
Biz onlardan çok iyiymişiz, onlar tamamen pok üstünde yüzüyorlar, tuvaletleri evlerinin içinde, bir birlerinin üstünde şeyediyorlar vs. vs. :biggrin1:
- Benim başlığı açma sebebim:
"Hiç yıkanmadan yaşayamazsın". yıkanmazsan veba olmasa bile hasta olursun.
Bu şehrin korkuları, başka bir şey değil. :)
http://blog.milliyet.com.tr/kozmetik-urunlerinin-foyasi-ortaya-cikti/Blog/?BlogNo=59559
Korku olmayınca şehirler de düzen olmaz. O korku aşılınca, olay öyle değilmiş bile denilebilir.
Sevgiler
Leonardo
02-11-2018, 20:26
-İlk kanalizasyon sistemleri (okuduğum kadarıyla) MÖ 4000'lerde Mezopotamya + İndus Vadisi + Mısır'da var. Klasik dönemde de çok yaygın. En azından sokak döşemelerinin yanlarında akar sular mevcut. yani evin içinde olmasa bile, hatta açıkta olsa da, onu alıp götüren bir su var.
- demek istediğim sokaklarda fareler cirit atıyordu, insan dışkısı doluydu, mutlaka sinek / sivrisinek de vardır. gitseniz de kalmak istemezsiniz bence.
Şunu ekliyorum, başka da bir şey demiyorum:
https://www.youtube.com/watch?v=bPUZeGwDtTg&t=133s
Saygılar,