PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ateizmin Kitabı Konusu ve Önermesi


"ictenlik"
28-06-2018, 01:10
"Kuran Ayetlerine karşı savunma/savunmalar yapılıyor. Bırakın da savunmayı onlar yapsın."

"Neden Ateizm kendini savunuyor. Bırakında Teizm kendini savunsun... ve bırakında teizm kendini ateizme karşı savunsun..." " Biz de ontolojik başsızlık/ilksizlik temeldir ve temel referanstır ve tarihi bilgeliğe ve temel ontolojik kavrayışa dayanır bu durumda teizm kendini savunmalı ve kanıtını getirmeli çünkü araya bir dayatma ve başvarlık ikilemi getiren ve bunu ortaya koyan ve dayatan sizlersiniz ve kendini kanıtlaması gereken teizmdir deyin. Kitap-kişi referanslayın. Bildirge ve içerik referanslayın. savunma vermeyin. yeter." " Tek bir Muhammed-e binlerce kişi referanslayın." " E, o da öyle diyor deyin.."

"Kuran'a karşı Ateizm savunmasını yine bir kitap/kitaplar yapmalıdır ve soru ve hesap sorana kitaplar ve ilgili ayetleri yerleri referanslanmalıdır.."

"Bir anti-Kuran (anti diyalektik Kuran) yazmak bile ateizm savunması yapmak ve (hesabı vermekten) evladır."

"Gerekirse tüm Kuran cümlerini tersleyin ve tam birebir tersini yazın ve bunu kitaplaştırın ve bunu sonradan bir sonraki -sonuncudan bir sonraki- peygamber yazdırmış bildirmiş deyin ya da olmadı peygamberlik sondan başa dönmüş ve tekrar baştan başlamış şimdikinin ve şimdikilerin ilki deyin bu peygamber-lik"

"Git Almanya da git Fransa da Türkçe bas. Dünya bizim..." "Gel Türkiye de karşı İncil ve Tevrat bas."
kendini de anti peygamber ilan et. bunu da unutma .antidiyarın verdiği antipeygamberlik
- - -

"Kimseye ateistim diye hesap vermek zorunda değilsin. Hesap vermeli değil. Ölümü yüklen sırtına. Ölüm kolay ve güzeldir, dünya malı kimsenin değil. dünya da..."

"bırakın da teizm hesabını versin bugün ya da bir gün." "bırakında bilgi arama meşakkatini bir yüklensinler."

"Kişiye Karşı Kişi, Kitaba Karşı Kitap ve Referans Karşı Referans ve Kısasa Karşı Kısas"

Bilimin Gücü -Güçsüzlüğü

Dindarlarla ve dindarlıkla bilimle ve karşı tezimle başedilmeye çalışıyor. buna katılmıyorum...ya da buna tam katılmıyorum.
ya da onlar aydınlatılmaya çalışıyor ve bu arada bir çatışma çıkıyor.
savunma hattı çok geride ve yanlış bir yerde..

Adam'a evrim bilim verdiğiniz de ve dediğiniz de hala, ne nasıl başladı ve oluştu ve kim oluşturdu ,ilk madde nasıl oluştu ,ilk kımıldama neydi diyor ve ney-kim diye soruyor..
Aslında yukarıdakiler soru değil de saldırı ya da savunma. Belki de hesap sorma... Bu bi pazarlık ya da ticaret gibi açık olalım... Müslümanlık rahat bir şey...
Daha bu sorular felsefi temelde ele alınmalı ve tarihi tanıklara da dayanarak filozofik yanıtları ortaya konulmalı ve belki de esasen sorular reddedilerek cevaplaması da reddedilmeli ya da hazır cevabı ve kitabı zaten yazılmış ayetlerinin ya da o ayetini neden okunmadığının bizatihi teiste sorulması şıp diye kondurulmalı

cevaplanmamış soru bırakmayalım. teistler tarihi tezimin tüm sorularını sorsunlar cevap yığdıralım.
daha da sormasınlar.hesapta soran gelsin hesap sorsun ve hesabını verelim ve ödeşelim...
,
teizmin bana-bize sorusu sorun-u var mı?

daha da dürüst olunmayacaksa tanrıdan ve peygamberden büyük ve önem ya da daha güçlü ve vasi ilke üretme ve savlama çıkmazına bizi sürüklersiniz ve göreceğiz
eğer kısasla mücadele edilmeyecekse kavramlar incitilmek ve geçilmek üstüne çıkılmak zorunda kalacaktır_ bunu siz mecbur bırakıyorsunuz...


-----------
Ontik Başlangıçsızlık İlkesi

Parmenides varlık yaratılmamıştır diyor ama idealist bir monizmi temsil ettiği düşünülerek örneğin sanırım referanslanamıyor. Yorumlanabilir. Bence idealist anlamda bir monizmi temsil etmiyor. Dünyayı, evreni ve gerçeği/gerçekliği öte ve beri dünya olarak ikiye bölüp bir baş ve mutlak varlık kumandanlığı ve varlıksal monik merkez atamıyor... Ben olsam Parmenides-in adını peygamberden büyük yapardım referanslaya referanslaya öyle bir şişirdim ki... Tarihi savunmayı o yapardı. Gerçi bunu da yaptık adam bize çıktı dedi ki. İkibin beş yüz sene önce big-bang bilinmiyordu. O bilgi eski , eski kafalı.... Onun içinde bir şeylerimiz var... Bunu diyenler için

Eğer modern dünyanın kimyasalları, ağır metal sisleri ve biliş kirleri vb.leri olmadan beş dakka düşünmenin tadını ya da neler kaçırdığını bilen hatırlayan biri biliyor olsaydı yeminle modern hayatını atardı elinden hemen...

Bir Ateizm kitabı olmalı ve bunun bir başlığı olmalı.
Bu soruları baştan başa ele almalı ve cevabını vermeli ve kişi oraya yönlendirilmeli.. Yani bu soru sorulamaz edilmeli ve bu soruyu soramaz etmelisiniz...

Kurana karşılık kitap. Kitaba karşılı kitap... ve Anti Kuran Önermesi

Bir anti kitap ve anti kuran yazıp tüm cümleleri reddetmek ve tam ters ayna cümle diyalektiği (birebir anti cümle) yazmak bile inanın Ateizm savunmaktan iyi..

ya da olmadı benim inancım,düşüncem ve vicdanım kardeşim inanç ve düşünce ve vicdan özgürlüğü var diyelim geçelim. ne bu tantana...

Evrim Big-Bang Meselesi

"bırakında felsefe savunsun. bırakında felsefe sizi savunsun..."

Evrimin attığı temelde geçmiş kayıp. ya da geçmişin geçmişi. Birilerimiz bunu kabul etsin. Bilimsel temeli var ama felsefi temeli eksik..
Big-bang deniyor ve bir başlama-başlangıç ve oluş-oluşum teorisi bu. Evrim de öyle. Yani bu big-bang ve evrim aslında, tarihi kim ve ne , nasıl oluştu, sorununa yanıt veriyor? Ya da bunlara hesap veriyor... Daha bu sorun üzerine kurulmuş. Bu ikisi sadece teistlere bilgi veriyor ya da cevap yetişitiriyor ya da teizmden adam koparmak için karşı argüman topluyor...

Big-Bang temelde tek evreni ve oluş/oluşma ve ilk kez oluşmayı ve başlangıcı esasa alıyor sanıyorum.
Bakın bunları iyi bildiğimi söyleyemem. Ne evrimi ne de big-bang i objektif bilmiyorum onu söyleyeyim ama ben lafımı söyleyeyim
Bu ilk kez oluşma reddedilmeli ve ateizmin köküne koyulmalı...
Zamansızlık çözümlenebilir. Bir materyalistin diyalektik çözümleme ve varlığın ya da evrenin başlayıp başlamadığına dair bir çözümleme yaptığını ve başlamanın olanaksız olduğunu okumuştum. Onun linkini arayacağım.

Teistlere Verilebilecek Anti-Kitaplar

İnternette bir içerik var. Maharaj adında doğunun İkiliksiz (Advaita Vedanta) kültürünün uzantısı bir Hint köylüsünün "Ben Oyum" ("Ben Ben Değilim" vb.) adında bir söyleşi derleme kitabı. Gerçek arayan bir batılının bu adama sorduğu soruların derlemesi bu eser.

Ben dindara böyle bir şey sunmayı öneriyorum. Çünkü neden?
Adam diyor ki ya da eser diyor ki; "Ben mutlaktayım ve mutlaktan bildiriyorum ya da objektif evrensel kavrayışlar iletiyorum". Bunlar subjektif ya da göreli bakışlar değiller demeye getiriyor. İşin aslı iyi bakılırsa Tanrı dan daha direkt bir bildirim. Bir din kitabından bile daha fazla öne çıkarılabilir bu.... Bunlar dindarları oldukça zorlayabilir ve köşeye ters sıkıştırılabilir. Bunları gücünü biz gördük. İçeriği tarayan, objektif tarayan dostlar anlayacak ki az çok felsefeye ve sorguya yakınlaşmış bir dindar okursa köşeye sıkışabilir...

Kendini ateist tanımlayan biri bu tip bir içerikten uzak duruyor, sıcak bulmuyor, dahası bunu kendi reddetmekle meşgul. Buna ne gerek var. Tanrı yok diyor ya....
Böyle bir şeyi sunsak ona felsefe adı bile bahşedilmiyor...
Bu teosofi değil. Mistisizm hiç değil. Okült yok onda...
Bu felsefe, açık bilinçle adam konuşuyor ve kavrama/kavrayış bildiriyor.
Felsefi tutarsızlıklar var biliyoruz. Boşluklar var ama beni neden ben savunayım ki. Kendimi onlara dayandıran alıntılarla savunuyorum çoğu zaman. Parmenides onu diyor Maharaj bunu diyor.
Maharaj' bir Hint Dervişi gibi tanıtabilirim ve Anadolu Dervişleri gibi bir bilge olarak lanse edebilirim,
Bunun tasavvuftan daha keskin bir biliş ve eski yol olduğunu ve onbin yıllık bir kült ve el verme usta çıraklık sonucu geliştiğini belirtebilirim...

Bu tip bir içerik sunulduğunda genelde buna din, dini tarikat ve öğretim, idealizm ve metafizik gibi yakıştırmalar yapılıyor ve yapılacaktır. Buna da katılmıyorum. İçerik oldukça felsefe yoğrulu...
İçerik tanrı anlayışını reddediyor? Adam-a tanrı sorulduğunda tanrı sizsiniz diyor...

Dindar bir şeyler diyor ve hesap soruyor. Sen Kuranı okudun mu? En azından dindara dönüp sen "Ateizmi anlamak" kitabını okudun mu denmeli. Kitabı bitir gel denmeli. Sen kendini savun denmeli.
Ateizmin bir baş kitabı ya da "bir" Ateizm Kitabı olsun demiyorum (binlerce oalbilri anlamında) ama bu anlamda iyi bir içerik Ateizmi temsil etsin ve savunmayı o versin. Örneğin Satanizmin bir kaç kitabı var.
Diğer taraftan teist soruyor nasıl oldu? referansın dayanağın ne?
ona diyoruz ki ontoljik bigi ve katman-kavrama ama açamıyoruz tabi
diyoruz ki tüm dinler tarihini, tarihi, felsefeyi, mitolojiyi, şunu bunu okuduk. Dürüst objektif sorguladık. Bunları bir tara sonra gel. Bir kütüphane sayınca adam yanaşmıyor

Bir de daha önce sunduğum Kasyopya Deneyi adlı metin...
bunu daha önce savladığım için geçiyorum ama teistlere karşı referans ve argüman olarak kullanılabilecek bir içeriktir.
Bu okült bağlama ya da teosofiye yakın bir referans. O yüzden dine yakın bir referans hem daha iyi bir referans. Aslında bana sorarsanız tam treferans... ve en iyi ve en güzel karşı dini referans..
Bırakın da tümünü okusunlar... okutun..yönlendirin...

Şunu öneriyorum. Kuranı okudum müslüman oldum demek gibi bu üç içeriği bitirdim ve ateist oldum demek öneriyorum. Daha fazlası da vardır tabi ama bir örnek sadeleştirme...
Her Kuran ayetini bilmemi ve karşı savunamamı bekleyen isteyen hatta dayatan teist arkadaşım sunduğum üç metni köküne kadar okumalı ondan sonra ben savunma vereceğim o kendini savunmazsa bana
En azından ikisi ayet benzeri ,din ve dini benzeri referanslar bunların...

"ictenlik"
28-06-2018, 02:08
"Dies irae, dies illa
Solvet saeclum in favilla."
(Celano'lu Thomas, Dies Irae)
("O gün, kıyamet günü,
küllere dönüştürecek evreni."
–Ortaçağ Kilisesinden bir ölüm ilâhisi.)

Onlar, evrenin başlangıcı hakkında hemfikir olmadıkları gibi, nasıl son bulacağı konusunda da anlaşamıyorlar, kötü bir şekilde son bulacağı konusunda hepsinin hemfikir olması hariç! Bir düşünce ekolüne göre, genişleyen evren er geç kütleçekim kuvveti nedeniyle bir durma noktasına ulaşacak, ardından her şey kendi üzerine çökerek bir "büyük çatırtı"ya yol açacak ve sonunda hepimizi başladığımız yere, kozmik yumurtanın içine geri götürecek. Öyle değil! diye bağırır büyük patlamacıların başka bir ekolü. Kütleçekim bunu yapabilecek kadar güçlü değildir. Evren aslında, hiçliğin kara gecesinde yitip gidene dek, sonsuzca genişlemeye ve "içecek bir çorbası bile olmayan Augustus" gibi incelmeye devam edecektir. On yıllar önce, Ted Grant, diyalektik materyalizm yöntemini kullanarak hem evrenin kökenleri hakkındaki büyük patlama teorilerinin, hem de Fred Hoyle ve H. Bondi tarafından ileri sürülen alternatif kararlı durum teorisinin çürüklüğünü gösterdi. Ardından, maddenin (hiçlikten) sürekli oluşumuna dayanan kararlı durum teorisinin yanlış olduğu görüldü. Büyük patlama teorisi böylece hükmen "kazandı", ve bugün bile bilimsel çevrelerin çoğunluğu tarafından savunulmakta.

Diyalektik materyalizm açısından, "zamanın başlangıcı" veya "maddenin yaratılışı" hakkında konuşmak son derece saçmadır. Zaman, uzay ve hareket, maddenin ne yaratılabilen ne de yok edilebilen varoluş tarzıdır. Evren maddeyi ve (aynı şey demek olan) enerjiyi sürekli olarak değiştirerek, hareket ettirerek, evrimleştirerek her zaman varolmuştur. Maddi evrene bir "başlangıç" ve "son" bulmaya dönük her girişim kaçınılmaz olarak başarısızlığa uğrayacaktır. Peki evrenin kaderine dair Ortaçağ görüşüne bu tuhaf geri dönüş nasıl açıklanmalı? Toplumda, politikada ve ekonomide işleyen süreçlerle bilimin gelişmesi arasında doğrudan nedensel bir bağlantı (bağlantı ne otomatik ne de doğrudandır, çok daha karmaşık bir ilişkidir) aramak anlamsızken, bazı bilimcilerin evrenin geleceğine ilişkin kötümser bakış tarzının da bir rastlantı olmadığı ve toplumun bir çıkmaza girdiği genel kanısıyla bir şekilde ilişkili olduğu sonucuna karşı çıkmak da o ölçüde zordur. Dünyanın sonu yakındır. Bu yeni bir olgu değildir. Aynı kader yüklü bakış tarzı Roma İmparatorluğunun çöküşü döneminde ve Ortaçağın sonunda da mevcuttu. Her seferinde, dünyanın bir sona yaklaştığı fikri, belirli bir toplumsal sisteminin tükenmiş olduğu ve yok olma noktasında bulunduğu gerçeğini yansıttı. Yakın olan dünyanın sonu değil, köleliğin ve feodalizmin çöküşüydü.

Nobel Ödülünü kazanan Steven Weinberg'in İlk Üç Dakika adlı eserinden alınan aşağıdaki pasaja bakalım: İnsanların, evrenle özel bir ilişkimiz olduğuna, insan hayatının ilk üç dakikaya uzanan bir tesadüfler zincirinin neredeyse gülünç bir sonucu olmadığına, bir biçimde en başından itibaren tuğla üstüne tuğla konularak inşa edildiğimize inanmaları neredeyse karşı konulmaz bir düşünüştür. Bunu yazarken, tesadüfen, Wyoming üzerinde uçan ve San Francisco'dan Boston'a giden 30.000 fit yükseklikteki bir uçağın içindeyim. Aşağıda, yeryüzü çok yumuşak ve rahat görünüyor; şurada burada tüy gibi yumuşak bulutlar, güneş batarken pembeye dönüşen kar, bir kentten diğerine, ülkenin bir tarafından öbür tarafında yayılan yollar. Tüm bunların azgın derecede düşman bir evrenin sadece ufak bir parçası olduğunun farkına varmak çok zor. Bugünkü evrenin tarif edilemez tuhaflıktaki bir ilk koşuldan evrimleştiğini ve gelecekte sonsuz bir soğukta veya dayanılmaz bir sıcakta yok oluşla karşı karşıya bulunduğunu kavramak daha da zor.

Evren ne kadar anlaşılır görünüyorsa, o kadar anlamsızlaşıyor. [6]

Büyük patlama teorisinin dine ve her türlü mistik düşünceye nasıl kapı araladığını gördük. Bilim ve mistisizm arasındaki farkı bulandırmak, zamanı 400 yıl geri döndürmektir. Toplumun bugünkü akıldışı ruh halinin bir yansımasıdır. Ve bu yaklaşım her zaman değişmez bir biçimde baştan aşağı gerici tabiatlı sonuçlara varır. İlk bakışta belirsiz ve alakâsız görünen bir soruyu ele alalım: "Protonlar bozunur mu?" Söylemiş olduğumuz gibi bu, BBT'ler olarak bilinen modern parçacık fiziğinin dallarından birinin öngörülerinden biridir. Bunu test etmek için her türlü sofistike deney yapıldı. Hepsi tam bir fiyaskoyla sonuçlandı. Ama yine de aynı fikri ileri sürmekte ısrar ediyorlar. Aşağıda, büyük çatırtı teorisinin savunucularının yazım türünün tipik bir örneği vardır: Son anlarda, kütleçekim, maddeyi ve uzayı acımasızca ezen tam egemen kuvvet haline gelir. Uzay-zamanın eğriliği daha da hızlı artar. Uzayın daha büyük bölgeleri daha küçük hacimlere sıkışır. Geleneksel teoriye göre, içe dönük patlama, varolan her şeyi ezerek ve bizzat uzay ve zaman da dahil fiziksel her şeyi bir uzay-zaman tekilliğinde yok ederek sonsuz ölçüde güçlü hale gelir. Bu sondur. Anladığımız kadarıyla "Büyük Çatırtı", yalnızca maddenin değil, her şeyin sonudur. Çünkü zamanın kendisi büyük çatırtıda sona erer, tıpkı büyük patlamadan önce ne olduğunu sormanın anlamsız oluşu gibi, büyük çatırtıdan sonra ne olacağını sormak da anlamsızdır. Hiçbir şey için yaşanacak "sonraki" yoktur; ne hareketsizlik için zaman vardır, ne de boşluk için uzay. Büyük patlamada hiçlikten gelen evren büyük çatırtıda da hiçlikte yitip gidecektir, birkaç zilyon* yıllıkArdından gelen soru bilinçsiz bir ruh hali klasiğidir: "Böyle bir ihtimalden dolayı keyfimizi kaçırmalı mıyız?" diye sorar Paul Davies. Belki de ciddi bir cevap bekliyordur! Sonra insanlığın yok oluştan kaçınabilmesinin çeşitli yolları hakkında spekülasyonlar yaparak bizi neşelendirmeye çalışır. Kaçınılmaz olarak, kendimizi aniden din ve bilim-kurgu arasında bir çeşit hayali topraklarda buluruz.

Son anlarını yaşayan ve çökmekte olan evrendeki bir süper varlığın, elde kalan sonlu zamanda sonsuz farklı düşünce ve deneyime sahip olup olmadığı merak edilebilir. Böylece insanlık son üç dakika bitmeden önce, kaba maddi varlığından sıyrılır ve kendini bir Süperbeyne dönüştürerek her şeyin sona ermesinden kurtulup sağ kalabilen bir saf ruh haline gelir.

Salınmalar her tarafta daha hızlı çöküşlere yol açtıkça, her süperbeynin zekice davranması ve iletişimi bir yönden diğer bir yöne çevirmesi gerekir. Eğer bu varlık bu salınmalara ayak uydurabilirse, bizzat bu salınmalar ona düşünce süreçlerini işletmek için gerekli enerjiyi sağlayabilir. Dahası, basit matematiksel modellerde, büyük çatırtıyla sona eren sonlu sürede, sonsuz sayıda salınım olduğu görülür. Bu da, işlenmek üzere sonsuz miktarda bilgi ve böylece, hipotez gereği, süpervarlığa sonsuz bir öznel zaman sağlar. Böylece, fiziksel dünya büyük çatırtıda beklenmedik bir sona uğrasa bile, zihinsel dünya hiçbir zaman son bulmayabilir.[7]

İnsanın bu satırlardan bir şey anlaması için gerçekten de süper bir beyne ihtiyacı vardır! Yazarın şaka yaptığını düşünmek daha iyi olurdu. Maalesef son günlerde bu tür pasajları bundan emin olamayacak kadar çok okuduk. Eğer Büyük Çatırtı "her şeyin sonu" anlamına geliyorsa, dostumuz Süperbeyni nereye bırakıyor? Her şeyden önce ancak iflâh olmaz bir idealist vücutsuz bir beyni tasavvur edebilir. Şüphesiz burada eski tip bir beynin değil Süperbeynin huzurundayız. Ancak öyle de olsa, bir omuriliğin ve bir merkezi sinir sisteminin varlığının ona yararı olabileceğini; ve böylesi bir sinir sisteminin tüm zarafetiyle bir vücuda sahip olması gerektiğini; özellikle beynin biraz açgözlü olduğu ve salt bir fani tarafından tüketilen toplam kalorinin bile çok büyük bir kısmını yuttuğu bilindiğinden dolayı, böyle bir vücudun (bir süpervücut olsa bile) genellikle beslenme gibi bazı şeylere ihtiyaç duyacağını kabul ederiz. Bir Süperbeyin mantıken bir Süperiştaha sahip olacaktır! Üzgünüz ki, büyük çöküş her şeyin sonu olacağından, bizim talihsiz Süperbeynimiz her halde ölümsüzlüğünün geri kalan kısmında oldukça sıkı bir rejime girecektir. Son üç dakika bitmeden apar topar bir şeyler atıştırmak için gerekli zamanı bulacak kadar uyanık olduğunu ümit edelim. Ahlâken bizi yükseklere taşıyan bu düşünceyle birlikte Süperbeyinden ayrılarak gerçeklere geri dönüyoruz.

İnsan kültürü ve bilimin iki bin yıllık büyük ilerlemelerinden sonra, kendimizi tekrar Vahiy Kitapları dünyasında bulmamız şaşırtıcı değil mi? Engels yüz yıl önce, felsefeye sırt çeviren bilimcilerin kaçınılmaz olarak "ruhlar dünyasını" boylayacağı uyarısında bulunmuştu. Maalesef kehanetinin tümüyle doğru olduğu kanıtlandı. muhteşem varlığı bir anı bile değildir artık.

http://eski.sonsuz.us/index.php?node=1023

"ictenlik"
28-06-2018, 15:06
Müslüman Ateist Deist Din Bilim Tarih Ve Felsefe Tartışma Platformu

Soru: "Türlerin değişimi" sadece bir hipotez, ilerisi yok' diye yazar bilimsel makaleler ...
Oysa "Büyük evrim teoremi", bilimsel teorinin en önemli koşullarını, yani
öngörülebilirlik, tekrarlanma ve yanlışlanabilmeyi ihlal ediyor olmuyor mu ?

Bu bilimsel metodolijiye ragmen nedir bu "evrim ısrari "?

Yanıt:

evrim suyun buharlaşması gibi olmalı.
burada hem su tabanı var hem de su buharlaşıp yağmur olup geri dönüyor ve tekrar su oluyor...

"ictenlik"
28-06-2018, 15:26
Ateist & Müslüman & Deist & Hristiyan& Agnostik Tartışma Platformu

X.M: /Bildirim

İslam hak dinidir , doğruluk dinidir . Allah nezdinde tek din islamdir . Ey ateistler sizler zevk ve nefsinizi seçip haktan niye kaçiyorsunuz niye sizi yaratan Rabbinize iman etmiyorsunuz ?

Yanıt:
Buna cevap verelim mi? _Diyalektik kurulur_Yani karşı örnekleri ve cümlelerin birebir zıtları ve zıt yargıları verilmelidir size ki düşünebilesiniz ya da empati kurabilesiniz_ Yani şöyle _bir kaç örnek...

İslam hak dini değildir , doğruluk dini değildir . Allah nezdinde tek din islam değildir.. Ey teistler sizler zevk ve nefsinizi seçip gerçeklerden niye kaçiyorsunuz niye sizi yaratmayan Rabbe iman ediyorsunuz ?
ya da ey teistler sizler zevk ve nefsinizi seçip gerçeklerden niye kaçiyorsunuz niye sizi kendi içinde içkin devinmiminde zorunlu varoluşturan varlık koşullarını gözardı ediyorsunuz?

gibi...

--
X.M .Tekrar Bildirim:

Ateistlerin kafasi karisik boyle saçma konusuyorlar

Yanıt:

Teistlerin de kafaşı karşık ve bilmiyorlar ondan böyle konuşuyorlar belki de

--
X.M. Bildirim 2
Tövbe edin ey insanlar , Allaha ve resulune ittiat edin yoksa helak olursunuz. Allah kafir , zalim ve munafiklari sevmez .Allah sadece inananları sever .

Yanıt:

bakın yine aynısı.. bildiriyorsunuz_ diyalektik yanıt kurgulanmalı yanıt için size yine empati ve anlayış için...kusuruma bakmayın ama böyle olmalı yanıtınız.... bidirime bildirim, kısasa ters kısas...

tövbe etmeyin ey insanlar_ allah olmayana ve onun resulu olmayana itaat etmeyin helak olursunuz.. Allah kendi çıkarından başka hiçbir şeyi gözetmez ya da varlıksal mutlakiyetçi bir merkeze dönmek ve güç bağışlamak sizi insanlıktan uzaklaştırır, teslimiyetçi köle halk yapar ve dımdızlak ortada kalırsınız ..
ve kamu kendini gözeteni gözetecektir. insana ve kamuya ve halka dönün/ortaklaşın ve bilgileşin. ve ortak çıkarlar için birlikte savaşın.

--

bu arada üst başlık Ontolojik Dayanaksızlığı (/Asılsızlığı ve İlksizliği) ve Ateizm ve non-teism adı alanları savunmak/topluca savunmak ya da kitapla içerikle ve kişiyle, söylemle kişi görüşüyle ve karşı söylemle (ki esassal kısasla) savunmak ve diğeri diğer dayanakla savunmak, diğer dayanağı dayanak tutarak savunmak vb. adlandırılabilir..

non-teist denilen kendi içinde yarılmasın/çarpışmasın ve ayrılmasın bari diyoruz. Varoluşun dayanaksızlığı ya da ontolojik dayanaksızlık ve başsızlık gibi bir temel terimde ve non-teizm gibi bir üst çatı adda birlik savunma/duruş öneriyoruz.

"ictenlik"
28-06-2018, 17:49
(İlk post ile ilgili bri düzeltme ve genişletme metnidir.)

"Ontolojik Dayanksızlığı Savunmak/Savunabilmek"
ki bu özgürlüğü savunabilmektir. özgür varoluşu...

Ontolojik Dayanaksızlığı(Asılsızlığı ve İlksizliği) ya da genel Ateizm ve non-teism adı alanları savunmak/topluca savunmak ya da bunları kitapla içerikle ve kişiyle, söylemle, kişi görüşüyle ve karşı söylemle (ki esassal kısasla) savunmak ve diğer dayanakla savunmak, dayanağı dayanak tutarak savunmak

non-teist denilen kendi içinde yarılmasın/çarpışmasın ve ayrılmasın-ayrışmasın bari diyoruz.
Varoluşun dayanaksızlığı ya da ontolojik dayanaksızlık ve başsızlık/ilksizlik gibi bir temel terimde ve non-teizm gibi bir üst çatı adda birlik savunma/duruş öneriyoruz.

Materyalizm -İdealizm yarılmasını da beri çekelim ya da biri bana bunu açıklasın, bunun ne olduğunu....
Eğer materyalizm demek yokluk ortaya koymadan ve ya da Varlık'ı yokluka ve önceye ve yoktan varlıka geçişe ve oluşa temellemeden ve dayandırmadan ortaya koymaksa yani Parmenides'in varlık ne yaratılabilir ne yokedilebilir sadece vardır diyebiliriz dediği şey ise buradaki fark ve ontolojik ikilemimiz ne? bunu anlamak istiyorum...

-----------


Ateizmin/Non-Teizmin ve Ontolojik (Başsızlığın ve bunun dayanışmasının) Dayanışmanın Karşı ve Anti Kitabı Konusu ve Önermesi


(Bu yazı boyunca geçecek olan "Atezim", "Non-Teizm" ve "Ontolojik Başsızlık" adları birleştirilmiş ve aynı anlamdadır.)

"Kuran Ayetlerine ve din ayetlerine karşı içerik savunmaları yapılıyor. Daha onların zeminine iniyorsunuz.. Karşı din ayetleri yazın ve bırakın da karşı savunmayı onlar yapsın. karşı karşıya..."

"Neden Ateizm/Non-Teizm kendini savunuyor. Bırakın da Teizm kendini savunsun... ve bırakında teizm kendini ateizme karşı savunsun..." " Biz de ontolojik başsızlık/ilksizlik temeldir ve bu temel referanstır ve bu tarihi bilgeliğe, düşünsel çözümlemelere ve gerek güncel gerekse antik-kült doktrinlere ve temel ontolojik kavrayışa ve bunun bilgisine dayanır ve indirgenir ve bu durumda teizm kendini savunmalı ve kanıtını getirmeli çünkü araya bir dayatma ve başvarlık ikilemi getiren ve bunu ortaya koyan ve dayatan sizlersiniz ve kendini kanıtlaması gereken teizmdir deyin.denmeli...
Kitap-kişi referanslayın. Bildirge ve içerik referanslayın. savunma vermeyin. yeter." " Tek bir Muhammed-e binlerce kişi referanslayın." " E, o da öyle diyor deyin.."


Muhammed'e (Muhammed'in) tam tersini söyleyen birini referanslayın ve İsa'ya ada bunu yapın.. ve o da öyle diyor elde var sıfır deyin.

"çıplaklık kendini çıplak izafe etmelidir."

"Kuran'a karşı Ateizm/Non-Teizm savunmasını yine bir kitap/kitaplar yapmalıdır ve soru ve hesap sorana kitaplar ve ilgili ayetleri (cümleleri) yerleri referanslanmalıdır.."

"Bir anti-Kuran (anti diyalektik Kuran) yazmak bile ateizm savunması yapmak ve (hesabı vermekten) iyidir/evladır/yeğdir."

"Gerekirse tüm Kuran cümlerini tersleyin (anti diyalektik tersi ile karşılayın) ve tam birebir tersini yazın ve bunu kitaplaştırın ve bunu sonradan bir sonraki -sonuncudan bir sonraki- peygamber yazdırmış bildirmiş deyin ya da olmadı peygamberlik sondan başa dönmüş ve tekrar baştan başlamış şimdikinin ve şimdikilerin ilki deyin bu peygamber-lik"

"Git Almanya da git Fransa da Türkçe bas. Dünya bizim..." "Gel Türkiye de karşı İncil ve Tevrat bas."
kendini de anti peygamber ilan et. bunu da unutma .antidiyarın verdiği antipeygamberlik

- - -

"Kimseye ateistim, falancıyım, şucuyum-bucuyum diye hesap vermek zorunda değilsin. Hesap vermeli değil. Ölümü yüklen sırtına. Ölüm kolay ve güzeldir, "dünya malı ve dünya kimsenin malı değil". ..."

"bırakın da teizm hesabını versin bugün ya da bir gün." "bırakında bilgi arama meşakkatini bir yüklensinler."

"Kişiye Karşı Kişi, Kitaba Karşı Kitap ve Referans Karşı Referans ve Bilgiye Karşı Bilgi ve Kısasa Karşı Kısas"

---

Bilimin Gücü -Güçsüzlüğü

Dindarlarla ve dindarlıkla, bilimve karşı tezim (karşı duruşçuluk) yöntemiyle başedilmeye çalışıyor. buna katılmıyorum...ya da buna tam katılmıyorum.
ya da onlar aydınlatılmaya çalışıyor ve bu arada bir çatışma çıkıyor.
savunma hattı çok geride ve yanlış bir yerde..

Adam'a (teiste) dönüp, evrim bilim dediğiniz de geri bozu kargümanlar üretiyor. Hala, ne, nasıl başladı ve oluştu, kim oluşturdu ,ilk madde nasıl oluştu ,ilk kımıldama neydi diyor ve ney-kim diye soruyor..
Aslında yukarıdakiler soru değil de saldırı ya da savunma. Belki de hesap sorma... Bu bi pazarlık ya da ticaret gibi açık olalım... Müslümanlık rahat bir şey sanırım...
Daha bu sorular felsefi temelde ele alınmalı ve tarihi tanıklara da dayanarak filozofik yanıtları ortaya konulmalı ve belki de esasen sorular reddedilerek cevaplaması da reddedilmeli ya da hazır cevabı ve kitabı zaten yazılmış ayetlerinin (cümlelerinin) ya da karşı ayetinin neden okunmadığının bizatihi teiste sorulması şıp diye kondurulmalı..
Teistlerin kucağına ve değirmenine su ve bilgi taşıyorsunuz...

"Başlama deliğini tıkamak tüm bunları yatıştırıyor.."

Oluşma ya da başlama gibi bir ontolojik ikilem dayatmadığınız da bir teist ya apışıp kalır ya da kendi savunma veremez ya da saldırı durumuna kolay kolay geçemez

Diğer durumda sadece sahnede Tanrı kavramının yerini big-bang ve evrimin almasını izliyor olacağız.

Bir anti-kitapla birlikte;
Cevaplanmamış soru bırakmayalım. Teistler tarihi tezimin tüm sorularını sorsunlar cevap yığdıralım. Non-Teizmin ve Ontolojik İkilemin tarihsel kitabını (karşı kitabını-düsturunu tam bir) yazalım ve kitabı ve ilgi kaynakları geri referanslayalım. Kaç cilt olursa olsun... merak soruşlarına dönülsün sadece...
daha da sormasınlar.hesapta soran gelsin hesap sorsun ve hesabını verelim ve ödeşelim...

-----------
Teiste iç bildirim ve referans

teizmin bana-bize sorusu sorun-u var mı şimdi?

daha da dürüst olunmayacaksa tanrıdan ve peygamberden büyük ve önem ya da daha güçlü ve vasi ilke üretme ve savlama ya da onları bu kavramların üstüen çıkarma ya da o kavramları ezme çıkmazına bizi sürüklersiniz ve göreceğiz

eğer kısasla mücadele edilmeyecekse kavramlar incitilmek ve geçilmek üstüne çıkılmak zorunda kalacaktır_ ve diğer durumda bunu siz mecbur bırakıyorsunuz...
-----------

Ontik Başlangıçsızlık/Dayanaksızlık ya da Asılsızlık ve İlksizlik İlkesi

Buradaki temel Parmenides'in On Natura'sının Gerçeklik yolu ya da Akıl Yolu bölümü gibi ve bu kavramın incelenmesi kolay olacaktır...

Örneğin, Parmenides varlık yaratılmamıştır ve başlayamaz bu tartışılamaz diyor ama idealist bir monizmi temsil ettiği düşünülerek örneğin sanırım referanslanamıyor. Yorumlanabilir. Bence idealist anlamda bir monizmi temsil etmiyor. Dünyayı, evreni ve gerçeği/gerçekliği öte ve beri dünya olarak ikiye bölüp bir baş ve mutlak varlık kumandanlığı ve varlıksal monik merkez atamıyor... Ben olsam Parmenides-in adını peygamberden büyük yapardım ve referanslaya referanslaya öyle bir şişirdim ki... Tarihi savunmayı o yapardı. Gerçi bunu da yaptık adam bize çıktı dedi ki. İkibin beş yüz sene önce big-bang bilinmiyordu. O bilgi eski , eski kafalı.... Onun içinde bir şeylerimiz var... Bunu diyenler için

Eğer modern dünyanın kimyasalları, ağır metal sisleri ve biliş kirleri vb.leri olmadan beş dakka düşünmenin tadını ya da neler kaçırdığını bilen hatırlayan biri biliyor olsaydı yeminle modern hayatını atardı elinden hemen...

Bir Ateizm kitabı olmalı ve bunun bir başlığı olmalı.
Bu soruları baştan başa ele almalı ve cevabını vermeli ve kişi oraya yönlendirilmeli.. Yani bu soru sorulamaz edilmeli ve bu soruyu soramaz etmelisiniz...
---

Kurana karşılık kitap. Kitaba karşılı kitap... ve Anti Kuran Önermesi

Bir anti kitap ve anti kuran yazıp, tüm cümleleri reddetmek ve tek tek tam ters ayna cümle diyalektiği (birebir anti cümle) yazmak bile inanın Ateizm savunmaktan daha iyi.. bu yapılabilir...

ya da olmadı benim inancım,düşüncem, vicdanım kardeşim inanç ve düşünce ve vicdan özgürlüğü var diyelim geçelim. ne bu tantana... buna izin veriliyor mu? buna geçit veriliyor mu? taşra da vicdan açıklayamıyoruz? kamusal alanda kamusal belleğe ve ilişkilere dönüp, açı,k temiz, dürüst vicdan açamıyor ve açıklayamıyoruz. ve bunun tarihsel baskısı herkesin yüreğinedir/yüreğine olacaktır

Evrim Big-Bang Meselesi

"bırakında felsefe savunsun. bırakında felsefe sizi savunsun..."

Evrimin attığı temelde geçmiş kayıp. ya da geçmişin geçmişi. Birilerimiz bunu kabul etsin. Bilimsel temeli var ama felsefi temeli eksik..
Su buharlaşır ve gazlaşır, bulut yağmur ve sonradan tekrar su olup su' ya geri döner .Beşbin yıllık Hinti'i keşfetmeye gerek yok ama su temeli var, su alt tabanı var ve döngüsel çevrim var. Evrendeki bütün izafi biçim ve form daire ve küre biçimindedir.

Big-bang deniyor ve bir başlama-başlangıç ve oluş-oluşum teorisi bu. Evrim de öyle. Yani bu big-bang ve evrim aslında, tarihi kim ve ne , nasıl oluştu, sorununa yanıt veriyor? Ya da bunlara hesap veriyor... Daha bu sorun üzerine kurulmuş. Bu ikisi sadece teistlere bilgi veriyor ya da cevap yetiştiriyor ya da teizmden adam koparmak için karşı argüman mı topluyor ne anlamadım ben...

Big-Bang temelde tek evreni ve oluş/oluşma ve ilk kez oluşmayı ve başlangıcı esasa alıyor sanıyorum.
Bakın bunları iyi bildiğimi söyleyemem. Ne evrimi ne de big-bang i objektif bilmiyorum onu söyleyeyim ama ben lafımı söyleyeyim

Bu ilk kez oluşma reddedilmeli ve ateizmin köküne koyulmalı...
Bunun mantık diyalektiği anlaşılmalı ve kavranmalı.
Zamansızlık çözümlenebilir. Bir materyalistin diyalektik çözümleme ile varlığın ya da evrenin başlayıp başlamadığına dair bir çözüm ürettiği fikri yine ikinci posttan sunuldu

ve orada diyor ki kısaca

Diyalektik materyalizm açısından, "zamanın başlangıcı" veya "maddenin yaratılışı" hakkında konuşmak son derece saçmadır. Zaman, uzay ve hareket, maddenin ne yaratılabilen ne de yok edilebilen varoluş tarzıdır. Evren maddeyi ve (aynı şey demek olan) enerjiyi sürekli olarak değiştirerek, hareket ettirerek, evrimleştirerek her zaman varolmuştur. Maddi evrene bir "başlangıç" ve "son" bulmaya dönük her girişim kaçınılmaz olarak başarısızlığa uğrayacaktır.

Teistlere Verilebilecek Anti-Kitaplar

İnternette bir içerik var. Maharaj adında doğunun İkiliksiz (Advaita Vedanta) kültürünün uzantısı bir Hint köylüsünün "Ben Oyum" ("Ben Ben Değilim" vb.) adında bir söyleşi derleme kitabı var. Gerçek arayan bir batılının bu adama sorduğu soruların derlemesi bu eser.

Ben dindara böyle bir şey sunmayı öneriyorum. Çünkü neden?
Adam diyor ki ya da eser diyor ki; "Ben mutlaktayım ve mutlaktan bildiriyorum ya da evrensel açık objektif kavrayışlar iletiyorum". Bunlar subjektif ya da göreli bakışlar değiller demeye getiriyor. İşin aslı iyi bakılırsa Tanrı dan daha direkt bir bildirim. Bir din kitabından bile daha fazla öne çıkarılabilir bu.... Bunlar dindarları oldukça zorlayabilir ve köşeye ters sıkıştırılabilir. Bunları gücünü biz gördük. İçeriği tarayan, objektif tarayan ,cümleleri iyi analiz eden dostlar anlayacak ki az çok felsefeye ve sorguya yakınlaşmış bir dindar okursa köşeye sıkışabilir... Dahası non-teizm denilen bundan kalıplama ve cümle alıntılamalarla açık savunulabiliyor...
Aydınlanmış bir doğu dervişi ve peygamber gibi takdim edilebilir...
Tıpkı Parmenides'i alıntılamak ve onu felsefenin temeline koymak ve Babası/Piri ilan etmek gibi olan önerme bağlamı...

Advaita Vedanta yolu tasavvuftan güçlü bir yol ve eski bilgeliktir.
Bizim tasavvufçuları delirten kavrayışlar onlarda şarkı gibi şakınır kolayca...

Kendini ateist/non-teist tanımlayan biri bu tip bir içerikten uzak duruyor, sıcak bulmuyor, dahası bunu kendi reddetmekle meşgul. Buna ne gerek var. Tanrı yok diyor ya....
Böyle bir şeyi sunsak ona felsefe adı bile bahşedilmiyor...
Bu teosofi değil. Mistisizm hiç değil. Okült yok onda...
Bu felsefe, açık bilinçle adam konuşuyor ve kavrama/kavrayış bildiriyor.
Felsefi tutarsızlıklar var biliyoruz. Boşluklar var ama beni neden ben savunayım ki. Kendimi onlara dayandıran alıntılarla savunuyorum çoğu zaman. Parmenides onu diyor Maharaj bunu diyor.

Maharaj' bir Hint Dervişi gibi tanıtabilirim ve Anadolu Dervişleri gibi bir bilge olarak lanse edebilirim, Yunus kadar ari kimliktir. Kendince aydınlanınca işi gücü bırakıp milletten yemek toplayarak ve dilenerek geçinmiştir. Yaşam boyu insanlar kapısına akın etmiş ve ölene kadar sadece kapısına gelen insaların sorularını yanıtlamıştır.

Bunun tasavvuftan daha keskin bir biliş ve eski yol olduğunu ve onbin yıllık bir kült ve el verme usta çıraklık sonucu geliştiğini belirtebilirim...
dilim ağrımız-dişim de...

https://tr.scribd.com/document/101265217/Ben-O-Yum-Maharaj
Bir teiste git bunlar tara gel , öğren gel ,oku gel demeliyim ve diyebilmeliyim...

Bu tip bir içerik sunulduğunda genelde buna din, dini tarikat ve öğretim, idealizm ve metafizik gibi yakıştırmalar yapılıyor ve yapılacaktır. Buna da katılmıyorum. İçerik oldukça felsefe yoğrulu... bakan da görür-görsün...
İçerik tanrı anlayışını reddediyor? Adam-a tanrı sorulduğunda tanrı sizsiniz diyor...

Dindar bir şeyler diyor ve hesap soruyor. Sen Kuranı okudun mu? En azından dindara dönüp sen "Ateizmi anlamak" kitabını okudun mu ya da ATezimin hakkında ve onun felsefi-düşünsel tabanı hakkında okudun mu ne biliyorsun da yargıılıyorsun denmeli.
Örn. https://tr.scribd.com/document/54278187/Ateizm

Örneğin ben kendi big-bang ve evrim değinmelerimi (bunu bu haliyle kısmen kısır ve görece bulduğumu da) ekleyerek bu kitabın yazarının sayfa 207 den sonra bu konuyu açık ve oldukça her yönden araştırdığı/soruşturduğunu ve değindiğini söyleyebilirdim.
http://pdfsr.com/pdf/ateizm

Kitabı bitir gel denmeli. Sen kendini savun denmeli.
Bunlar Kuran okumamış ki diyor. Bunlar Ateizmi okumamış ki olmalı...

Ateizmin bir baş kitabı ya da "bir" Ateizm Kitabı olsun demiyorum (binlerce olabilir anlamında) ama bu anlamda iyi bir içerik Ateizmi temsil etsin ve savunmayı o versin. Ki var böyle içerikler. Scribd taramalarında gördük ki felsefi tabanı olan her görüşü ayrı ayrı ayırmış iyi içerikler e savunma vermiş ortaya bilgi ve kaynak, neden sunmuş içerikler mevcut.. Örneğin Satanizmin bir kaç kitabı var.

Diğer taraftan teist soruyor nasıl oldu? ya da nasıl oldu da ateist oldun? referansın dayanağın ne?
ona diyoruz ki ontoljik bilgi ve katman, kavrama ve öğrenme ama açamıyoruz ki. Adama diyoruz bu var başlayamaz bu yeterlidir. Anlamıyor bunu...

diyoruz ki; tüm dinler tarihini, tarihi, felsefeyi, mitolojiyi, şunu bunu okuduk. Dürüst objektif sorguladık. Bunları bir tara sonra gel. Bir kütüphane sayınca adam yanaşmıyor.

Bir de daha önce sunduğum Kasyopya Deneyi adlı metin...
bunu daha önce savladığım için geçiyorum ama teistlere karşı referans ve argüman olarak kullanılabilecek bir içeriktir.
Bu okült bağlama ya da teosofiye yakın bir referans. O yüzden dine yakın bir referans hem daha iyi bir referans. Aslında bana sorarsanız tam treferans... ve en iyi ve en güzel karşı dini referans..
dinin çivisi bir referans ve dini karşı çözümcü bir iç referanstır....
Bırakın da tümünü okusunlar... okutun..yönlendirin...

Şunu öneriyorum. Kuranı okudum müslüman oldum demek gibi örneğin bunları bunları ve bu üç içeriği bitirdim ve ateist oldum, şüphem kalmadı demek öneriyorum. Daha fazlası da vardır tabi ama bir örnek sadeleştirme...

Her Kuran ayetini bilmemi ve karşı savunamamı bekleyen isteyen hatta dayatan teist arkadaşım sunduğum üç metni köküne kadar okumalı ondan sonra ben savunma vereceğim o kendini savunmazsa bana
En azından sunduklarımdan ikisi ayet benzeri ,din ve dini benzeri referanslar bunların...

Ahlaksız
28-06-2018, 19:20
Michel Onfray'in ''Ateist Manifesto'' kitabı okunabilir..

"ictenlik"
29-06-2018, 11:47
Michel Onfray'in ''Ateist Manifesto'' kitabı okunabilir..

Belki de.. iyi de bir içerik olabilir ancak ben kendi yolumu takip ediyorum. Facebook gruplarında ve buralarda kendi edindiğim izlenimler üzerine bunları yazdım..

Ben Kuran adı alan gibi bir çatı savunma kitabı öneriyorum.
Teizmin gezgin sorularının nerdeyse hepsinin içerildiği ve yetkin yanıtlandığı ve tüm yönlerden düşürüldüğü bir eserden sözediyoruz.

Okunması ve okutulması gereken hatta zorunlu görülen bir kitap yazmayı ve tarihsel bir savunma yazmayı öneriyorum.

Bu iki taraf içinde. Hem ateistim diyenin güçlenmesi, hem de teistim diyenin ateizm denileni keşfetmesi ve anlaması, ortadaki bilgi bulanıklığının giderilmesi, hem de teist denilenlerin ateiste soru diye ürettiği şeylere bir kereliğine geniş ve tam yanıt sağlanması gibi bir fikir bu. Ateizmin Kutsal Kitabı gibi 2-3 ciltlik bir geniş derlemeden hatta geniş bir ek soru kitapçığından sözediyorum. burda adı geçebilecek herşeyin ve herkesin adı geçmeli..

Şunlardan bıkkınlık geldi
Ey Ateist.. Evrim öyle diyor da, bilim böyle diyor da, nasıl oluştu?

Bunlar üzerine durup facebook gruplarında yazışmayı denedim. Oluşmayı taban almayan bir ateizm de olabileceği ,ateizm demenin ille de evrim olmayabileceği, sevrimin sadece bir teori olduğu ve kendi içinde özeleştirilebilir ve tamamlanmamış olacağı yorumu, bilimsel taban dışında da felsefi geniş ateist tabanlar olabileceği, non-tezim kavramının çok geniş olduğu/olacağı gibi açılımlar yapmaya giriştim ancak son olarak yukarıdaki kanı gelişti.. Bunu açacağım..

İlk kez oluşmassızlık ve ilk kez zamansızlık gibi kavramların işlenebileceği, oluşma gelişme ve başlama gibi durumların ilk kez oluşa indirgemesinin net reddedilebilirliği olduğu, bunu açık reddeden genel non-teist ve ateist argümanlarında olduğunun/olacağının net altının çizildiği bir içerikten sözediyoruz.

Einstein in çok dindar bir ateistim ben ya da çok dindar bir inançsızım ben diye bir sözü var.
http://tanrivarmi.blogspot.com/2010/08/albert-einstein-cok-dindar-bir-inancsizim-ben.html
Böyle bir inançlı-inançsız profilinin de geniş tanımı gerekiyor.
Böyle bir inançsız tanımının geniş yer bulması gerektiğini düşünüyorum...
Bu tanımı hem ateistin hem de teistin benimsemesi gerekiyor.
Bu non-teizm çatısı ve genellemesi altından mı yapılır bilmiyorum.
Panteizm kavramı tezimle kardeş mi görülüyor örneğin. Bence non-tezim denince genellenebilen ateist, deist, panteist, agnostik gibi tanımlamaların hepsi birbirine daha yakın kardeşler ve netice de teizmden kopuş biçimleri olarak algılatılmalı ve sunulmalı.

Ben bu fikirleri sunuyorum ancak kendim kitap yazacak yetkinlikte değilim. olsam mutlaka yazardım ve denerdim ..ya da zaman ve diğer türlü imkan olsa araştırır, derler, buluşturur bir şey ortaya çıkarmayı denerdim ama kendi adıma çok zor. Bu yüzden ortaya attım bu fikri..

Hatta benim sunduğum kaynaklardan yola çıkılarak Spiritüel Ateist felan gibi geniş ve saçma bir tanımda icad edilebilir ve uydurulabilirdi.. Bunu alternatif olarak sunuyorum...
Sonuçta Parmenides'in ya da Maharaj gibi bir kimliğin hatta Buda'nın ve Doğu'nun İkiliksiz öğretisi ve Brahmanizm çerçevesi gibi bir çerçevenin Ateizme (teizm dışına ve tezim ötesine/teizm sonrasına) daha yakın dahil ve tahlil edilmesi gerekeceğini önereceğim.

Buradan meta-teizm (tezim sonrası ve ötesi) gibi bir kavram geçişi önerilebilir non-teizm adına yakın ve paralel olarak

Bir bireysel Tanrı Kamusal Tanrı (subjektif obejktif tanrı ya da birey tanrı kamu ve doğa tanrı) ayrımın çok geniş incelenmesi, yer bulması ve özeleştirilip içerilmesi gerekeceğini de düşünüyorum

İşin aslı felsefi politik zeminle içtenlik zeminin uyuşturulması ve buluşturulması gerekecektir. Bir çok okuyucu okuyacak..

Okunması ve okutulması gereken hatta zorunlu görülen bir kitap yazmayı ve tarihsel bir savunma yazmayı öneriyorum.
Tarihi mümessillerinin görmezden gelemeyeceği bir şey

Bizim evde bir koli dolusu kuran tefsiri

Atezim Tefsiri Önermesi ve daha İleri Gidersek Atezmin Fıkhı

Bizim ev de, benim gençliğimde ,belki de gazete kuponuyla alınmış en az 12-13 ciltlik koca bir koliye zorla sığan bir Kuran tefsiri vardı. Bunu düşünüyorum anlıyor musunuz?

Şimdi hepimiz bomboş olacağını söylediğimiz bir kitabın böylesi bir geçmişiyle yüzleşiyoruz. Bu durumda şunu öneriyoruz. İyi bir karşı kitap yazalım ve derleyelim. Çok geniş bir görüşü olsun. El atmadığı kavram bırakmasın. Kavramları çok geniş ve uzun uzadıya tahlil edemese de yeri geldi araştırmacıları bir kitap üzerinden biricik araştırma yollarına yöneltsin. En azından tarihi kaynak, kişi ve doktrin ne varsa referanslasın bol bol...

Bu kaynak tüm kavramları içermeyebilir ama ana başlıklar ,araştırma yöneltmeleri belirli fikirlerin, alternatif fikirlerin ve kaynak adlarının içerilmesi anlamında geniş bir eser ve referans olmalı.

Bakın unun çok iyi anlanmasını istiyorum. Ateizm deyince ilk akla gelenin evrim bilim çelişkisi ve evrim yaradılış karşılaşması ve karşıtlığı gibi bir şey olacağının sanılması üzerine tek gerçeğin bu olmadığının mutlak olarak anlaşılması. bunun her iki taraftan da anlaşılması.
Ateizmin filozofik/düşünsel ya da vicdani kökleri/köprüleri olduğu, sadece Kuran'a ve yeryüzündeki Tanrı kavramına ve ve dinlere kızgınlıkla ve terslemeyle gelişmediği ,yeri geldi araştırmacı felsefe temeli olduğu , tek ateizm türevinin evrim-bilim demek olmayacağı vb. geniş açılımlar gerekiyor. Zaten yapılmışsa da tüm bunlara eşit yer ve alan ayrılarak ve objektif sıralanarak açılması gerekecek.

Sonuçta yukarıda sunduğum Maharaj gibi biri kişiyi ve Kasyopya gibi bir içeriği de iç 5-10 sayfa da olsa ek edebilen bir içerikten sözediyorum...

Einstein'i ve Spinoza'yı daha geniş inceleyen ve yer veren bir içerikten sözediyorum. Bunlara yakın eşit oran da Marx' a yada Engels'e de yer verilmeli belki. Bunu es geçmiyoruz...

Ateizm denenin ve iyi bir tanımı ve alt başlıkları ve türleri olması ya da ilk etapta akla Non-Tezim denilenin gelmesi Önermesi

Burada düşünce ve fraksiyon farklarının olacağının bilinmesi. Böyle bir çizgiyi çizmek istiyorum....

Bu saçmasapan soruları ve durumları durdurmanın bir yolu olmalı. Varoluşun bir sosyal ortaklık olduğu ve halkın burdan zorunlu türediği anlatılabilir. Çok fazla yanlış kavram var ve çok fazla dezenformasyon var.

Etik tabana filozofik bir dayanak önerilmeli ya da sağlanmalı. Brahmandan gelip Brahmana dönmek eşittir maddeden gelip maddeye dönmek gibi bir çıkarımın yüzeyinden bu sağlanmalı. ölümler ve doğumlar incelenmeli-çözülmeli.
alternatif varoluş fikirleri de.

Sosyal varoluşun altı çizilmeli. İnsanın kendinin tek başına bağı olup olmayacağı, ben kavramı ve özne kavramı, bunlar geniş sorgulanmalı

Ölüm konusu sosyolojik, psikolojik ve filozofik tahlil edilmeli örneğin ve 3-5 ayrı ekole ve içeriğe göre yorumlanmalı.. Michael Newton gibi alternatif bir saçmalık bile burada belki bir ölçü de yer bulabilir..

Yani bunlar sadece örneklemelerdi...

"ictenlik"
05-07-2018, 16:43
bu ya da buna benzer bir şey gereklilik. Açık bir karşı kuran ve karşı din kitabı. Tek kitaba karşılık tek kitap gibi...ağırlığı olan tek kitap...
oradan dallanıp budaklanan bir araştırma yolu sunulması

tek kitabın tüm bilgiyi içerdiğini düşünen bir kafa bunun tüm bilgiyi içermediğiyle yüzleşirken ya da daha yüzleşmeden önce yön ve yeni bilgi tabanı için sadelik ve açıklık arıyor?
bunun yanında belli sorulara/sorularına cevap ve yetkin/olgun bir bilgi tabanı -koruma- arıyor

teistlere ya da müslümanlara dönüp niye o ayet öyle demiştir niye bu ayet böyle demiştir. bu kim adına niye yapılıyor...

şu olmalı. kişi, merak şüphe ya da bunu araştırma istenci duyduğunda neyin peşine koşacağını ve nerden başlayacağını az çok bilmeli. bu referanslanmalı.
Bir dincinin bilim-evrim karşı referansını araştırıp burdan din bırakacağını pek sanmıyorum. açık olalım. tabanı yetkin bulmuyor.. referansı yetkin bulmuyor...
dinsel çelişkileri görüp açmaza düşebilir ancak felsefi done ve bilgi edinme gerekir sonra... buradaki araştırma referansları ve çözüm yolları yeni bilgi ve içeriklerin sağlanması.

Turan Dursun adı öcü gibiyse? ve öyle işaretlenmişse? ya da işaretletilmişse?
bunun kırılması ya da yeni özgün adların referanslaması gerekir örneğin

bir kere Kurandaki çelişkileri objektif referanslayan ve barındıran belki de tek bir içerik gerekiyor. Bu karşı tarafa açık bildirmek ve kendi bildirim için aramak refleksi değil de dürüst bir refleks olmalı.
Kuran Çelişkileri Kitabı -1 gibi, ya da kurandaki çelişkiler kitabı gibi

Örneğin Kuranla ve dinle çelişki yaşayan birinin önce dinler tarihini ve diğer dinsel içerikleri örn. tevrat, incil ve sonra sümer yazıtlarını şunları bunları mı okuması araştırması mı gerekir .Felsefi taban da ne okuyabilir. ?
Kuran çemberi dışına çıkmaya başlayan biri ilk önce nerelere bakabilir?

sanırım bilinç altı duyum ve medyumluk vb. savları da bu tip bir içerikte objektif araştırılmalı ve tarihsel diğer örnekleriyle işlenmelidir..
çağlar boyu medyumluk kahinlik ve duyudışı algı söylenceleri incelenmesi gibi bir başlıkla bu konu parapsikoloji ve aşkın bir alana temas ikilemine taşınmadan içerilmelidir...

kesin olarak şunu söyleyebiliriz. kişi evrim bilim yolunu tek yol olarak görmemeli. eşit başlıkla sıralanmış 4-5 alternatif açıklamadan biri olarak hissetmeli ve bir gruba özgü bir düşünce biçimi ve kalıbı olarak algılamalı. çok fazla çatışma var. celal şengör hoca'nın ben bir ateist olarak big-bang'i kabul etmek zorunda değilim ya da evrim sadece bir teoridir benzeri açıklamanın yankısını burada görüyoruz. oluşma ve zamanlar başlamadıysa açıklaması eşit ağırlığını burada koymalı ve çıkış çözüm yolunu felsefe ile destekleyerek sunmalıdır...

yani teizmden çıkış bir çok dışa ve yola dallanmalı... ya da teizmin dışı geniş görülmeli..
hani sağ ve sol iki yön gibi. tezim sağsa sol yön ateizm evrim ve bilimdir açmazına karşı.. tezimden dışa dağılan 8-10 çıkış ve alternatif yol ve yön var gibi algılanmalı... kişi buradaki açıklığı bulmalı..
bir tezim dairesinin dışına serbest yollar ve çıkışlar çizilip hatta kimileri de boş ve açık bırakılıp .....

deizm, agnostisizm, panteizm, ateizm, materyalizm, felsefe, başlangışsızlık ilkesi, vedanta kültü, brahmancılık ,budizm, doğa dinleri pagan kültürler, politezim, satanizm vs.vs.

gibi bir algı oluşturulmalı....

monoteizm kavramı incelenmeli
islamın monoteizmi temsil etmediği ya da tek başına temsil etmediği
akhenaton ve aton dan bu yana ya da sümer babil ne varsa ondan bu yana ..
kayıp tanrılar

ve kozmoloji geniş ve alternatif olasılıklı işlenmeli..

Yıldıztozu
05-07-2018, 17:30
Kuran da bir çeşit ateizm kitabı değil mi.

Tanrı kavramının Allah gibi farklı isimlerle insan ürünü olarak ortaya konduğunu anlatıyor Kuran kitabı.

"ictenlik"
05-07-2018, 22:20
Kuran da bir çeşit ateizm kitabı değil mi.

Tanrı kavramının Allah gibi farklı isimlerle insan ürünü olarak ortaya konduğunu anlatıyor Kuran kitabı.

Kuran?
Kuran deniz feneri sanılan ateş böceği
ya da çöl de seraptan bir su bulutu

Buradaki yön arayışı için gerçeği temsil edecek nerdeyse kurumsal ya da kurumsallaşmış bir olgu aranıyor..

Burada kurumsallaşmayı az çok başarabilmiş bir evrim olgusu var ancak sınırlı ve özel ya da elit bir gruba ait bir kamp ya da yaklaşım gibi. Yani içeri belirli kişileri alıyor gibi.ait hisseden ait hissediyor...

Bunları yaklaşık olarak bir karşı empatiden yazdığımı düşünebiliriz.. Benim düşüncelerimi temsil etmiyorlar..

Bir gün insanları Kızıldeniz'i yarmaya götürebilirsiniz.
O kadar çaresiz hissedecekler...
ya da bir o kadar gerçekdışı...denizi kaldırıp altından geçmeyi düşünecek kadar gerçeği paradigmik olarak değişebilir de...

Bunu açıklamak gerçekten güç...

Hocam anlayamıyorlar. Resmi kurumlar ya da otoritelerin hiçbiri bilgiyi, iyiliği şunu temsil etmiyor. Ateist denilen kitle savaşıp saldırıp duruyor ya da aşağılıyor onlara göre. Sadece birbirlerine tutunuyorlar.
Diğerlerinin ellerinde ne olduğunu bile inanın anlamıyorlar. Nasıl bu kadar rahat ve net olduklarını anlamıyorlar. Ne gördüklerini anlamıyorlar, soruyorlar. Duyuş taban farkı gibi bir fark var. Büyük empati dönemeci..
Muhtemelen korkuyorlar ya da büyük baskı hissediyorlar. İnsan savrulmuş durumda.

Dinsel karanlığın örtüsü, bu biraz kımıldatılabilir gibi ama sanılanın aksine sadece bilgi değil , bilgi de bir önkoşul ancak empati, aktif duyarlılık, iletişim, duygusal temas gibi başka yollarla..

Ateist denilen kitle sanki bir çukura iter gibi onları itiyormuş gibi..
Hocam kişi kişinin gerçeği ve temsil ettiği üzerinden fikir çıkarıyorlar. Duygusal taban ve ölçümü gibi bir şey .yaklaşım ölçümü.duygusal gerçeği ölçüyorlar.taban farkı..

Hocam anlaşılmıyor kişinin matematik kavrayışı yok. Olgusal kavrayışı aynı düzeyde düzlemde değil. Kişinin anlamasını bekliyor mümkün değil. Duygusal empatiden başka ya da yoğun hiç bir şey orada kişiye ulaşamaz. İki bilinmeyenli denklem okuyamayan birine iki bilinmeyenli denklem önerir misiniz çözüm olarak...

Hocam müslüman denilenin duygusal gerçeklik tabanı sanırım farklı. Eliti ya da hamisi koparıldığında belki kitle dönüşür ya da sanırım o seçim yaptığında grupla seçim yapar. Farklı sosyolojik organlar. Bunları ben de açamıyorum...düşünsel taban farkı..

Kuranı sorgulayacak bilinçte değil.farklı duygusal organlar gereksinimi...
Karşı akımın ya da profilin iyiyi temsil edip etmediğine ya da neyi temsil ettiğine karar veriyor..
Empati bağlamları gerekiyor.....

Hayır Kuran çelişkileri yazmaktansa nerdeyse çocuk saflığında içten duygusal düşünsel bağlamlar bildirmek gibi..

Örn. Ayet açıkalamalarından etkili cümleler

Ben de senin gibi bi zamanlar var sanıyordum sonra sonra gördüm ebemin şeyini demek
Resmen kandırılmışız demek
birileri bizimle alay ediyor, alay mı ediyor ?burda neler oluyor demek
Kardeşim gerçekten bir tanrı yok olaöaz bu mümkün değil demek
Tamamen masal kandırmaca ve uyutuluyoruz demek
Gerçek sandığımızdan kompleks demek
Siyonist komplo demek
Hiç bi halt bilmiyorum Kimse bilmiyo ki demek
Evrim neyse ney ne farkeder evrimemi güvenip şeedecez demek
Kendinde olanı açıklamak
Duygusal taban açmak
Resmi ve ritüelik uzak iletişim kalıbı kullanmamak

Neva
05-07-2018, 22:38
Ateislerin bir kismi onlari itmiyor aslinda, keza asagilamiyor da, ancak geleneksel orgulerin kirilmasi zor. Bu baglamda bir kesimin ulasacagi veya ulasmis oldugu nokta deizmdir.

"ictenlik"
05-07-2018, 23:06
Ateislerin bir kismi onlari itmiyor aslinda, keza asagilamiyor da, ancak geleneksel orgulerin kirilmasi zor. Bu baglamda bir kesimin ulasacagi veya ulasmis oldugu nokta deizmdir.

Bunları karşı tarafın empatisi olarak ben sunmayı denedim. Biri bana bunu söylemiş değil. Öyle bir izlenim edindim ve öyle hissettim diyelim...
Hissetim derken de bu yine yanlış anlaşılmasın böyledir ve durum budur demiyorum.
Bana göre ve benim izlenimime göre karşı traftan sanki durum öyle algılanıyor diyorum...
Deizm ve agnostisizm ve panteizm adı alanların da çoğu zaman başlı başına bir evrim bilim kavramıyla geçimsizlik vb. İçerip içermeyeceğini de sorguluyoruz.

--

Teizm ya da monoteizmin antitezi ateizmdir ve ateizm şu şudur gibi bir askı var.
Burda bir problematik var
ve bence benle nerdeyse hiç ilgili olmayan bu durumla ilgili bir çok çözümleme açılım ve özeleştiriye giriştim.

İşin aslı çok yönlü tartışılması gereken şeyler. Kişisel gözlemlerim var ancak bunları ifade etmekte zorlanıyorum mu diyelim ben de tam açamıyorum...

Tezime karşı örgütlü bilgi ,anti bilgi ve özgür bilgi gerekiyor... Ateizm kavramı ne kadar kendini ayıklamaya kalksa da tuhaf bir portre, bir ergen girişimi ya da sonradan zorla altı doldurulmaya girişilen bir şey gibi algılanıyor ..ya da başka.. ...
Bunu açamıyorum ateizm kavramının tuhaf görüldüğününü görüyorum. Bunun refleksini de...

Karşı teizm sorunu bir bilgi özgürlüğü ve özgürleşmesi olarak algılanmıyor..
Diğer taraftan karşı teizm denilen hem felsefi filozofik hem de kozmolojik kimi açılımlarla kendini geliştirmeli... Basit bir kozmoloji tarifi vb. olmalı..

Burda bir savaş var gibi hissediyorum

Neva
05-07-2018, 23:41
Sevgili uydurtu, elbette sunabilirsin, savas gibi algilamanin sebebi, dinlerin siyasi bir yuzunun de olusu.. Bu sekilde izlenim edinmekte de haklisin, evrimle gecimsizlik sergilemesi de (ilgili kesim) iliskin normal ve olmasi gereken bir durum, iste ozgur bilgi dediginizde, dinden siyrilmis olmak yetmiyor, aksine kavrayisin ozgur olmasi gerekiyor. Ve bu tip bir ozgurluge dair, etki eden tonla faktor var.

Sorun su ki ateizm bu denli buyutulecek bir dusunce degildir. Ancak ateistten, ateiste fark oluyor kacinilmaz olarak.

"ictenlik"
06-07-2018, 15:52
Sevgili uydurtu, elbette sunabilirsin, savas gibi algilamanin sebebi, dinlerin siyasi bir yuzunun de olusu.. Bu sekilde izlenim edinmekte de haklisin, evrimle gecimsizlik sergilemesi de (ilgili kesim) iliskin normal ve olmasi gereken bir durum, iste ozgur bilgi dediginizde, dinden siyrilmis olmak yetmiyor, aksine kavrayisin ozgur olmasi gerekiyor. Ve bu tip bir ozgurluge dair, etki eden tonla faktor var.

Sorun su ki ateizm bu denli buyutulecek bir dusunce degildir. Ancak ateistten, ateiste fark oluyor kacinilmaz olarak.

ben bu yazdıklarımı şu an teist olan ve sorgulayan/ sorgulayabilen bir kitlenin beri çekilmesi için yazıyorum
Ora da bir yol gerekiyor. Kendi yolunu yaratan zaten yaratıyor. Her tür taşlıkta yürüyebilen var..

Ateist denilen bir kitlenin sunumu ve sunuluşu ya da onun kendi gerçeğini sunuş biçimi ve diğer belirtilenler teist denilen bir kitleyi geri de tutuyor mu diyorum. Bir seçenek buysa (alternatif buysa) almayalım (teizm keyifli) refleksi var..

Teizmin çıkış kapısı ve tek kapı ateizm denilen gibi algılanırsa ve ateizm denilen de sınırlı bir çerçeveye hapsedilirse?
sağcı solculuk gibi bir şey var arada diğer yönler ve özgürlükçülük yakalanmıyor. iki yönlü düşünen bir kitleden sözediyoruz.

işin aslı ve özü monoteizmin birincil genişlemesi olarak toplumculuk ve panteizm gibi bir kavram önerilmeli ve zihinlere kazınmalı.
Ateizm kavramı da kesinlikle kozmopolit bir genişleme sağlamalı. Ki kozmoloji ve evren algısını algılayışını geliştirmeli....

işin aslı piyasa da monoteizmin tek varlığı yani mutlak bir merkezi varlık odağı kabul etmek (varoluşun merkezine bir mutlak odağı ve ağacı dikmek) olduğu ve bunun yıkım ve dönüşümünün ilk basamağının çokluğu ve çoğulculuğu keşfetmek ve ben kimliği dönüştürmek, kamusallaşma ahlakı gibi gelişimler ya da mutlak bir otorite merkezinden vazgeçerek özgürlükçülük edinmek vb. olacağı gibi yorumlar olmalı....

monoteist pranganın ve tahakkümün (zihinsel ve edimsel) hapsi kavramı ve bu zincirin kırılması ve aşılması sonrası ikincil bir tutsaklık edinmeme ve sonrasında bunun özgürlük ve genişleme yönleri ikilmeleri anlaşılmalı...tartışılmalı...

monoteizm için bir karikatür önereceğim.

küçük bir kara giyimli adam ve yanında gölgeden ya da birebir adamın kendinden aynı 5 10 kat uzunlukta aynı bir adam. ikisi birbirine ayaktan prangalı.
bu yanyana çoğaltılabilir.. yeni bir farklı kişi ve onun uzun adamı....
bu bir çember ve kümeye alınabilir

ve alternatif ve karşı monoteizm (yani non-teizm) için geniş ve renkli bir grup çizimi..

şimdi burda ateizm denilen de kendi tek tip ve evrime vb. ne prangalı olursa?
yani her ateistin bacağında oluşma başlama evrim big-bang ve evrenin başlangıcı da evrenin başlangıcı prangalı olursa?
____

eğer monoteizm çemberdeyse genel non-teizm çembersiz ve onun dışına ,atezim ise ikinci bir çember/küme gibi de çizilebilir

Şüpheci Dinsiz
08-08-2018, 06:37
https://pbs.twimg.com/media/Dj6_qaeUUAUnZGl.jpg:large
Sevgili Tanrı,
Oğlum Timmy hakkında çok endişeliyim. Neredeyse sekiz yaşında ve hala görünmez arkadaşıyla konuşuyor.

https://pbs.twimg.com/media/Dj-ARnXVsAAZa-6.jpg:large
Akıl-mantık-düşünme olmadan inanan, akılla-mantıkla-düşünceyle ikna edilemez.

https://pbs.twimg.com/media/DjxH2H6WsAU0Yt2.jpg:large
Hristiyanık nasıl yayıldı.
İslam nasıl yayıldı.
Ateizm nasıl yayılıyor.

kartopu
08-08-2018, 09:28
Aslında her şeyin başı da sonu da İnsan. İnsan aklı, zekası, çıkarları, hükmetme anlayışı ve değiştirme isteği her şeyin ifadesidir.