Orijinalini görmek için tıklayınız : Rusya iyi ki var
ilahimasal
12-08-2018, 15:07
abd nin ; hain , alçak ,namussuz ,şerefsiz, onursuz , haysiyetsiz politikalarını burada göğüsleyen bir devlet var . O devletin adı RUSYA , sovyetlerin mirascısı.
Hain , alçak , şerefsiz , katil abd nin Türkiye ayağındaki yazar çizerleri dahi Rusya yı sevecekler , çareleri yok.
abd nin her tür köpekliğini yapan bu yazar çizer tayfası , RUSYA gibi delikanlı mert onurlu devlete kan kusuyorlardı . Rusları aşşağılıyor küfür ediyorlardı. Komunist , dinsiz gibi amerikancı sloganlar kullanıyorlardı.
Halbuki amerikan köpeği bu yazarlarda TANRICIYDI , abd denen pisliklerde tanrıcıydı.
İsmi gerekmez bir amerikan iti yazar bozuntusu , bu günki dolar mevzundan sebep , sahibi amerikaya atarlanıp , Rusya eski düşmanımız , yeni dostumuz demiş.
Bu amerikan köpeği ve bunun gibi amerikaya köpeklik yapan bir çok yazar çizer taifesi , eminimki içi götürmeye götürmeye Rusya dostumuz diyorlar. Ve yine eminimki bu amerikan köpeği yazarlar , amerika ile barışssak bizi affetsrlerde kurtulsak diyorlar.
Bu amerikan köpekleri , çin ve iran içinde aynı durumdalar. Bunlar öyle bir köpekki , öyle bir onurgasız sürüngenki , bu köpeklere çok dikkat etmesi gerekir bu halkın.
Amerikan köpeklerinin genel adı liboştur. Gelen yönetime göre renk değiştiren hayvan cinsidir.
Bu amerikan köpeklerinin bu gün şartları ile RUSYANIN kanatlarının altına girip İrana ve Çine muhtaç olmaları beni ziyadesi ile mutlu ediyor.
Hey KARTAL Rusya bir kanadına bizi diğer kanadının altına ESADI alıp amerikan çakalından bizi koruyor.
Tüm amerikan itlerine duyurulur. amerikanın tanrısını , Rus zihniyeti mikti attı..
Adamsın RUSYA . Helal sana Rusya , büyüksün Rusya .
Haydi itiraz edin amerikan köpekleri( sözüm meclis dışına )
bilgivehis
12-08-2018, 19:09
Fabula, anlaşılan bu abd'cilere epeyi dolmuşsun, başlığın daha ziyade deşarj gibi olmuş:)
Bu Rusya yakınlığı dıştan bakınca sevindirici gibi görünüyor ama aslında işin içinde çıkarlar söz konusu. Rusya veya başka devlet farketmez, herkes kendi çıkarı için uğraşıyor, Rusya'nın abd karşıtlığı yine kendi çıkarına dayanıyor, yoksa Suriye veya Türkiye'nin bedbaht hali kimsenin umurunda değil.
Ayrıca ülkede yürütülen abd karşıtlığı normal değil, feto karşıtlığında olduğu gibi bu da bir projedir, dikkat ederseniz bu ülkede iktidarın uyguladığı her karşıtlık bize zarar olarak geri dönüyor.
Son yıllarda sadece yazarlar değil, bu ülke halkı yarıdan fazlası dönme dolap gibi oldular, çıkarları neredeyse o tarafı baş tacı ettiler. Artık ülkenin genel hali kimsenin umurunda olmaz oldu, zaten ellili yıllardan beri böyle bir halk üretme peşindeydiler, bunu da din ile başardılar.
Rusya eline gücü alsa, Amerikadan daha beter ederdi Dünyayı. Hoş bu Türkiye içinde geçerli. Türkiye şu anda süper güç olsaydı, çoğu millete ne zulümler ederdi kimbilir.
Dünyada hiç değilse 5-6 ülke güç dengesi içinde olmalı. Çin, ABD yi yakaladı gibi. Rusya da bu klasmanda sayılabilir. Avrupa Birliği de başka bir güç.
Ama Türkiye, ABD ye emperyalist olduğu için değil, başka nedenlerle karşı çıkıyor. Emperyalizm kimsenin umrunda değil, gemisini yürüten kaptan.
Biz Solculardan bir halt çıkmayacağına göre, onlar Dünyayı sömürmeye biz de klavye başında ya da sokakta slogan atıp içimizi boşaltıp başımızı yastığa koyup uyumaya devam edeceğiz.
Leonardo
12-08-2018, 20:37
Rusya eline gücü alsa, Amerikadan daha beter ederdi Dünyayı. Hoş bu Türkiye içinde geçerli. Türkiye şu anda süper güç olsaydı, çoğu millete ne zulümler ederdi kimbilir.
Dünyada hiç değilse 5-6 ülke güç dengesi içinde olmalı. Çin, ABD yi yakaladı gibi. Rusya da bu klasmanda sayılabilir. Avrupa Birliği de başka bir güç.
Ama Türkiye, ABD ye emperyalist olduğu için değil, başka nedenlerle karşı çıkıyor. Emperyalizm kimsenin umrunda değil, gemisini yürüten kaptan.
Biz Solculardan bir halt çıkmayacağına göre, onlar Dünyayı sömürmeye biz de klavye başında ya da sokakta slogan atıp içimizi boşaltıp başımızı yastığa koyup uyumaya devam edeceğiz.
- İşte ben buna inanmadığım için karşı çıkıyorum. Çünkü bunların hepsi emperyalist ülkelere işte siyasal islam, BU siyasal islama karşı yerel insanların faşist olması, işte İngiltere'nin AB'den çıkması, Terör, İŞİD, Bin-Ladin olarak geri dönüyor.
Sonra Irak savaşı / Suriye savaşı gibi şeylere de dünya kadar para harcamak zorunda kalıyorlar.
- ABD, düşün ki Orta-Doğu bataklığına o kadar para harcadı. "America First" diyor adam, fakir Amerikalının okulu yok. Fakir Amerikalının sağlık güvencesi yok. Sokakta yatan eski iş adamları filan var.
- Sen belki Kürt'sün / solcusun, ben de sol görüşlüyüm. Ama burada anlattığım 1930'larda Atatürk'ün vizyonu.
Diğer tarafa da yazdım. Batı çocuk yapan, terör üreten, uça halısı olan, başörtülü, ranttan filan para kazanan, doğulu istiyor. Batı hammaddesini almak istiyor ama, kendi çalışmak kendi üretmek istiyor. "Ben üretiyim, ben çalışayım, o satın alsın, sakın ola kendi de üretip de bana bir şey satmasın" diyor.
Daha doğrusu emperyalist batılılar böyle düşünüyor.
Çin sadece kendi halkını sömürerek buna tepki koyan bir güç.
Çin'İn öyle abartılacak bir yanı yok. Olmayacak da. Çünkü Mao'cu zihniyet de son derecede ezici bir zihniyet. Ama Putinizm'den, Siyasal İslamdan iyidir o ayrı.
bilgivehis
12-08-2018, 20:42
Biz Solculardan bir halt çıkmayacağına göre, onlar Dünyayı sömürmeye biz de klavye başında ya da sokakta slogan atıp içimizi boşaltıp başımızı yastığa koyup uyumaya devam edeceğiz.
Bu görüş tam olarak gerçeği yansıtmıyor.
Kapitalizmin icadıyla birlikte en çok ölüme, işkenceye maruz kalan solculardır.
Halk yoksa solcu ne yapsın, maceranın da bir aşaması var, Mahirler, Denizler o aşamayı geçti, solcunun görevi halkı uyarmak ve yeri geldiğinde önderlik etmektir. Solcu, fırtına öncesi sessizliği yaşar, bu durum pasifmiş gibi görünür ama dediğim gibi zamanı gelmeden hoplamak olmaz.
Ne var ki, bizim şanssızlığımız bir islam ülkesinde solcu olmamızdır, islam ülkesi olmasaydı sömürüyü anlatmakla iş bitecekti ama bir de halkı dinden kurtarma belası var...
Çin sadece kendi halkını sömürerek buna tepki koyan bir güç.
Çin'İn öyle abartılacak bir yanı yok. Olmayacak da. Çünkü Mao'cu zihniyet de son derecede ezici bir zihniyet. Ama Putinizm'den, Siyasal İslamdan iyidir o ayrı.
Çin askeri anlamda bir Rusya ya da ABD değil ama ekonomik anlamda büyük bir güç. Çok ilginç ve farklı bir strateji izliyorlar. Ülkelere borç para veriyor, sonra bunun yarattığı iltimasla, ülkelerin iç piyasasına dalıyorlar. Pazara egemen oluyorlar.
Geçmişte Çin mallarının yasak olduğu ülkelere bile bu yöntemle sızdılar
Çince bildiğim için internette elimden geldiği kadar takip etmeye çalışıyorum, saldırgan olmayan, yumuşak tutum izliyorlar, daha önce yüz yüze tanıştığım Çinli işadamları da hep öyle idi. Daha önce çalıştığım firma ekonomik sıkıntı olduğunda da bize (nazikçe!), size borç para verelim siz de bizim malları satın demişlerdi.Yerel, ulusal ya da uluslararası hep aynı politikayı izliyorlar.
Amerika bunun farkına vardığı için aslında diğer ülkeler üzerinden Çin e saldırıyor. O ülkelere baskı yaparak kısıtlamalar yaparak Çin i yalnızlaştırmak istiyor ama ters tepiyor.
ilahimasal
12-08-2018, 22:02
abd ye kim binerse makbul olan o dur.
Rusya
Çin
Iran hep beraber binerlerse abd denilen eşek çöker.
Kuzey korenin abd ye çökmesini beklerdim ama kıvırdı.
abd ye hiç bemisemediğim Erdoğan bile çökse makbuldür. O kadar.
Velhelebe
12-08-2018, 22:14
Çin büyük bir güç ama saygın bir devlet mi orası tartışmalı. Saygın olmak için ekonomi yetmez. Demokrasi, insan hakları, alım gücü, refah gibi şeyler gerekli.
ilahimasal
12-08-2018, 22:19
Saygın olmak içün insanların tepesine atom bombası bırakıp, bir şehre açlıktan yerleşmiş insanları , it bıyıklı elemanlarını kullanıp amacına ulaşma yolunda kesip doğrayıp yakmaksa ........ o saygınlığada demokrasiyede.
abd yok edilene kadar insanlık huzur bulamıycak.
ilahimasal
12-08-2018, 22:29
Bu gün fark ettiniz mi bilmiyorum , Erdoğan , Sevgili Nazım Hıkmetin " bu memleket bizim "şiirinin iki mısrasını okudu ve salondan alkış aldı. Dikkatimi çeken ise eski demokrat partili s.soylu alkışlamadı. ( belkide ben yanlış gördüm)
dört nala gelip uzak asya'dan
akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim
kapansın el kapıları
bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
bu davet bizim
bilekler kan içinde dişler kenetli
bilekler kan içinde ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak
bu cehennem, bu cennet bizim
yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine
bu hasret bizim
söz: nazım hikmet
Velhelebe
12-08-2018, 22:34
Saygın olmak içün insanların tepesine atom bombası bırakıp, bir şehre açlıktan yerleşmiş insanları , it bıyıklı elemanlarını kullanıp amacına ulaşma yolunda kesip doğrayıp yakmaksa ........ o saygınlığada demokrasiyede.
abd yok edilene kadar insanlık huzur bulamıycak.
ABD Avrupa kadar iyi olmasa da dünyanın geri kalan ülkelerinden çok daha iyidir. Her ülkenin tarihinde kötü şeyler var. Hangisi kendi vatandaşına iyi bir yaşam sunuyor ona bakmak lazım. ABD'de özgürlük ve demokrasi var, ortadoğu ile kıyas kabul etmez bu konuda. Diğer ülke insanlarına ne yaptığı ayrı konu. Mesela Avrupa da diğer ülkeleri sömürdü falan denir. İyi de kapitalizm bu zaten, bunu kabul ediyorsanız sömürü dememeniz lazım.
Şüpheci Dinsiz
13-08-2018, 01:26
ABD'ye ve çoğu ülkeye devlet gözüyle bakmamak lazım. Bunlar birer disiplin, gerçekte bir avuç dürzünün çıkarları doğrultusunda, özelde bir bayrak-millet-din-mezhep etrafında toplanmış yığınlar.
Bu dürzüler, küresel işgalin savaşla mümkün olduğu yıllarda savaşarak servetlerine servet kattılar, içinde olduğumuz yıllarda üretim araçlarını küresel ölçekte ele geçirerek servetlerine servet katıyorlar.
Kendinizi düşünün, bir ülkedesiniz, bir şekilde belirli bir sektör için ülkenin üretim araçlarının çoğu elinize geçmiş, elbette hepsini ele geçirmek istersiniz. Diyelim ki ele geçiremiyorsunuz, o zaman rakiplerle anlaşıp ortak hareket eder, malın fiyatını birlikte belirlersiniz. Diyelim ki ele geçirdiniz, artık malın fiyatını tek başınıza belirleyebilirsiniz.
Daha ileri aşamada ülke sınırları size yetmez, başka ülkelerin de ilgili sektördeki üretim araçlarını ele geçirmek ister, bunun için elinizden gelen kulisi, engellemeyi yapar, rüşvet-sabotaj-darbe-savaş dahil her şeyi denersiniz. Yumuşak başlarsınız, önce gider o ülkedeki ilgili fabrikaları satın alır, kendi ürününüzü üretmesini sağlarsınız. Daha sonra o ülkenin hükümetinden karınızı arttıracak ayrıcalıklar istersiniz, vermiyorsa verecek kişileri-sivil toplum kuruluşlarını-klikleri desteklersiniz. Diyelim ki ülkenin temel bazı kanunları var ve bunlar size ayak bağı oluyor, darbe yaptırırsınız.
Küreselleşme denen şey, bu dürzülerin Dünyadaki tüm üretim araçlarını ele geçirme tutkusundan başka bir şey değil. Bunun için savaşlar çıkarıyorlar, bunun için insan öldürüyorlar.
ABD'yi ele alalım. Güzel bir düzen kurmuş ve bunu kabul ettirmeyi başarmış (gerçi şimdilerde Avrupa dahil bir çok ülke bu salakça hegemonyaya karşı olduğunu açıkça dile getiriyor).
Düzene göre:
- ABD, karşılığında herhangi bir altın rezervi göstermek zorunda olmaksızın karşılıksız para basabilir.
- Uluslararası alım satımlarda USD kullanılır ve bu para akışı ABD'nin denetimindeki bankalar üzerinden yapılır.
Yani bu düzende diyelim ki bolca altın madeni olan bir ülkesiniz, ABD matbaada istediği kadar para basıp sizin tüm altınınızı satın alabilir. Yalnızca altın değil, elbette neyiniz varsa hepsini. Tüm dünyada yaptığı da bu.
ABD dediğimiz belki 3-5 bin sermaye sahibi, belki 50-100 bin gedikli çalışan, belki birkaç yüz bin bunlarla organik çalışan. Gerisi bunların kurduğu çete düzeninin kutsal bayrak-millet-din-demokrasi filan olduğuna inandırılmış halk. İnandırabiliyorlar çünkü ABD hükümetlerini bunlar seçiyor, eğitim politikalarını bunlar belirliyor, kiliseler bunlar için çalışıyor, yazılı-görsel basının %99'u bunların.
Aslında tüm ülkeler için durum aşağı yukarı böyle. Tek Küba farklı, o da ne kadar dayanabilecek göreceğiz.
ABD ye ABD tarafından baktığında ne kadar haklı olduğunu görürsün. Ama Türkiyeden baktığında haksız olduğunu. Konu şu sen ne kadar zayıf başlamışsın bu yarışa.
2002 de bu hükümetin dünyanın ekonomik koşulları açısından ne kadar şanslı olduğunu göremezsen bu günü anlayamazsın. Benzer yıllarda ÇİN de aynı koşullarda yola çıktı şu an ABD nin en çok korktuğu rakibi durumunda. Sorun ABD ve onun politikaları değil dünyayı ve yaşanmış koşulları anlamayan politikacılarda.
Bu ülkede sorun kaliteli insan sorunu. İnsanların en hoşuna giden politikacı en popülist olanı gerçekler hep bu insanlara zor gelmiştir Ama bu insanlar hep acı reçeteler ödedi ama hep geçmişini unuttular.
Leonardo
13-08-2018, 22:06
Bu görüş tam olarak gerçeği yansıtmıyor.
Kapitalizmin icadıyla birlikte en çok ölüme, işkenceye maruz kalan solculardır.
Halk yoksa solcu ne yapsın, maceranın da bir aşaması var, Mahirler, Denizler o aşamayı geçti, solcunun görevi halkı uyarmak ve yeri geldiğinde önderlik etmektir. Solcu, fırtına öncesi sessizliği yaşar, bu durum pasifmiş gibi görünür ama dediğim gibi zamanı gelmeden hoplamak olmaz.
Ne var ki, bizim şanssızlığımız bir islam ülkesinde solcu olmamızdır, islam ülkesi olmasaydı sömürüyü anlatmakla iş bitecekti ama bir de halkı dinden kurtarma belası var...
- O tarz bir sol yok zaten. O dediğiniz "sol görüşlülük". ben Sol görüşlüyüm. Halk olduğunda, Romanya'daki gibi hükümeti karşıla almaya başladığında, Yunanistan gibi iktidar olduğunda, yani eyleme geçtiğinde "devrimci" oluyorsun.
Halk olayını da anlattım. Diğer başlığa yazdım. Güçlü ülkeler doğu halklarının uçan halıyla gezmesini istiyor. :)
Leonardo
13-08-2018, 22:10
Çin askeri anlamda bir Rusya ya da ABD değil ama ekonomik anlamda büyük bir güç. Çok ilginç ve farklı bir strateji izliyorlar. Ülkelere borç para veriyor, sonra bunun yarattığı iltimasla, ülkelerin iç piyasasına dalıyorlar. Pazara egemen oluyorlar.
Geçmişte Çin mallarının yasak olduğu ülkelere bile bu yöntemle sızdılar
Çince bildiğim için internette elimden geldiği kadar takip etmeye çalışıyorum, saldırgan olmayan, yumuşak tutum izliyorlar, daha önce yüz yüze tanıştığım Çinli işadamları da hep öyle idi. Daha önce çalıştığım firma ekonomik sıkıntı olduğunda da bize (nazikçe!), size borç para verelim siz de bizim malları satın demişlerdi.Yerel, ulusal ya da uluslararası hep aynı politikayı izliyorlar.
Amerika bunun farkına vardığı için aslında diğer ülkeler üzerinden Çin e saldırıyor. O ülkelere baskı yaparak kısıtlamalar yaparak Çin i yalnızlaştırmak istiyor ama ters tepiyor.
- Trump evet.
Ben Çin'i birçok açıdan beğeniyorum. COP21'i onlar kurtardılar. Demek ki yönetimde zeka var. Rusya gibi kabadayı da değiller.
Haksız oldukları konu: Güney-Çin denizi.
Ama K.Kore konusunda bile, yeri geldiğinde geri adım atabiliyorlar.
Ama: Ben 21 yy'da bu maocu zihniyete inanmıyorum.
Şöyle bir şey: 1940'ların emperyalist zihniyetini kırmak için yapılması gerekeni yaptılar. Ama bugün dünyada insanlar Çin'i Japonya'yı, Brezilya gibi yeni güçleri de görmek istiyorlar. DÜnya değişiyor. Emperyalist zihniyet bitmiş. O açıdan Çin'in de değişmesi gerekiyor.
Neticede sıkı yönetim. Yabancı şirketler de ucuz diye Çin'e yerleşiyor. Bence değişebilir.
Leonardo
13-08-2018, 22:12
abd ye kim binerse makbul olan o dur.
Rusya
Çin
Iran hep beraber binerlerse abd denilen eşek çöker.
Kuzey korenin abd ye çökmesini beklerdim ama kıvırdı.
abd ye hiç bemisemediğim Erdoğan bile çökse makbuldür. O kadar.
- Bu Amerika düşmanlığı nereden geliyor? Üstüne alınma tabi ama, Ben Amerika'Yı da seviyorum. Trump denen adam bile 1 tane Tayyip Erdoğan eder. Ne var? Sevemez miyim?
Leonardo
13-08-2018, 22:14
Çin büyük bir güç ama saygın bir devlet mi orası tartışmalı. Saygın olmak için ekonomi yetmez. Demokrasi, insan hakları, alım gücü, refah gibi şeyler gerekli.
- Demokrasi ve insan hakları evet.
İnsanca / özgürce yaşam aynı zamanda.
Sıkı yönetim nereye kadar? Çok yanlış bir zihniyet. hadi eskiden gerekliydi. Çin uzmanı değilim tabi, ama Demokrasi olurlarsa, o zaman denge değiştirici olur. (diye düşünüyorum)
Leonardo
13-08-2018, 22:20
(fabula'ya yazmıyorum, Şüpheci Dinsiz'e yazıyorum)
- ABD hegemonyasından önce İngiltere ve Fransa Hegemonyası vardı. ondan Önce İspanya ve Portekiz vardı. Ondan önce belki biz + Kutsal Roma İmparatorluğu hegemonyası vardı. Tarihin çarkları böyle işliyor.
Ben uzun da yazmıyorum farkındaysanız. Ve mesela Putin'in Suriye'ye girmesine kızıyorum.
Ama ABD'nin Afganistan'a girmesinde yanlış olan ne? Veya ırağa girmesinde yanlış olan ne?
Taliban'ı veya Saddam'ı, veya Kaddafi'yi, Veya Esat'ı neden koruyalım?
Rusya koruyor çünkü çıkarı var. Emperyalist olan Rusya'dır.
ABD gereksiz olanı temizliyor.
Leonardo
13-08-2018, 22:24
MHP / AKP takımında bir Avrupa düşmanlığı, ABD düşmanlığı, Putin dostluğu var.
ben bunların dostluğuna inanmam. düşmanlığına x2 inanmam.
spartacus
13-08-2018, 23:07
(fabula'ya yazmıyorum, Şüpheci Dinsiz'e yazıyorum)
- ABD hegemonyasından önce İngiltere ve Fransa Hegemonyası vardı. ondan Önce İspanya ve Portekiz vardı. Ondan önce belki biz + Kutsal Roma İmparatorluğu hegemonyası vardı. Tarihin çarkları böyle işliyor.
Ben uzun da yazmıyorum farkındaysanız. Ve mesela Putin'in Suriye'ye girmesine kızıyorum.
Ama ABD'nin Afganistan'a girmesinde yanlış olan ne? Veya ırağa girmesinde yanlış olan ne?
Taliban'ı veya Saddam'ı, veya Kaddafi'yi, Veya Esat'ı neden koruyalım?
Rusya koruyor çünkü çıkarı var. Emperyalist olan Rusya'dır.
ABD gereksiz olanı temizliyor.
Garip bir düşünce olmuş.
Örneğin Libya ve Kaddafi, acaba neden ABD çıkarlarına ters geliyordu? Düşünüyor musun? Libya'ya çalışmaya giden bir çok insan olmuştur, oradaki hayatı hiç onlara sordun mu? Bu güne kadar kime sorduysam orada hayatın çok iyi olduğu yönünde idi..
ha bir eksik belki, kapitalist seçim sistemi dediğimiz, zırva demokrasinin, göstermelik, sahtekar, rezil parti ve hayvanların şebeklik yaptığı sirk oyunu yokmuştur.
Suriye'den kaçanlarla görüşmen oldu mu? Örneğin benim görüştüklerim Türkiye'yi açlık, sefalet, yoksulluk ülkesi olarak görüyorlar, sence neden?
kapitalist demagograsiyi, demokrasi mi sanıyorsun?
ABD ne adına girdi oralara? Demokrasi mi diyeceksin? Afganistan mı, Irak mı, şimdiki Libya mı yoksa zaten İngiliz-ABD egemenliğinde olan Suudi Arabistan mı? Hangisidir ABD'nin girip gereksizleri temizlediği ve demokrasiyi getirdiği ülke?
Demek ABD ülkelere girip, otokrasiyi egemen kılınca emperyalist olmuyor, ama başka bir emperyalist ülke, diplomasi savaşında, mevcut olanı muhafa üzerinden çıkarını koruma ve ABD'nin otokrasiyi hakim kılmasına engel olmaya çalışırsa o zaman emperyalist oluyor öyle mi?
Yıllarca Fidel'e diktatör diyenler sirk şebeklerinin oyununda vitrin mankeni seçtirip kapital diktatörlüğü kurunca diktatör olmuyor, ama seçimlere kendi biriminden aday gösterilerek-ki bunun kararını veren halk- en üst kongrelere kadar seçilip, ortalama 8 milyon insanın birim, ilçe, il, merkez kongrelerinde fikir belirttiği, tartışabildiği, tüm seçmenlerin kendi yerel-birim örgütlerinde fiili olarak SEÇİME katılığı doğrudan-yerinde demokrasi dediğimiz(asıl demokrasi) kongreleriyle seçilmiş Fidel diktatör oluyor öyle mi? (Elbette bu koşullar arap sosyalizminin bütün çabalarına rağmen Ortadoğuda başarılamadı, malum ortadoğu hala ortaçağ etkisinde olan kitlelerin çoğunluğu oluşturduğu, SSCB nin dağılmasıyla leş kargalarının(ABD, İngiltere vb) paylaşım savaşlarının kurbanı, dini sürüleşmenin hakim kılındığı coğrafyalar, kolay olmayacaktı, olmadı)
Kaddafi diktatör oluyor ama Taliban, Suudi arabistan, ortadoğudaki oligarşik-otokratik-monarşiler hatta Trump demokrasi gülü öyle mi?
Sen bana bir tane ABD tarafından talan-işgal edilmiş bir ülke göster ki, ABD devreye girdiğinden bugüne bırak demokrasiyi, kan banyolarının yapılmadığı bir ülke-coğrafya olsun.
Örneğin Çin'den söz etmişsiniz, Çin'de kaç parti var biliyor musunuz?(seçimlere katılan, yönetime ortak olan?) Ha bu sosya dmokrasi midir, sosyalist demokrasi midir hayır, Çin en büyük hatayı, bizzat işçi-emekçi, halk örgütleri yerine parti örgütlerini dahil etmekle, halkın bizzat katılımı yerine sözde partilerin siyasi arenasıyla kısacası, daha en başından kapitalist model sözde demokrasiyide katıştırıp ortaya garip-guraba bir demokrasi hamuru çıkartmakla, Mao'nun en başından nesnel koşullardaki çatışmayıi yanlış yorumlayıp meseleyi öznel koşullardaki çatışma, yarış, hizip olarak algılamasıyla, ve işi köylü sosyalizmi gereği tabiri yerinde ifadeyle halkın yönetimi yerine asker-parti iktidarı-diktatörlüğü olarak belirlemekle yaptı... Neyse ayrı konu.
Anlamadığım siz soldan vs söz ediyorsunuz ama hayatınız boyunca hiç mi ekonomi-politik okumadınız, hiç mi sosyo-politik, sosyo-ekonomik bilgi sahibi olmadınız? Neye göre yorum yapıyorsunuz?
Konya'da bir röportaj vardı bir kaç yıl önce, hayvanat bahçesine dinozor getirileceğine dair sokak röportajları yapılıyordu, insanlar dinozor getirilmesini memnuniyetle karşılayacağını, hem çocukların da dinozor göreceğini vs sayıklıyordu.
Yazılarını-zı okudukça, kendimi o röportajları tekrar izliyormuş hissine kapılıyorum ki Fabula'nın ifade-anlayış biçimi de dahil.
Velhelebe
14-08-2018, 06:29
- Demokrasi ve insan hakları evet.
İnsanca / özgürce yaşam aynı zamanda.
Sıkı yönetim nereye kadar? Çok yanlış bir zihniyet. hadi eskiden gerekliydi. Çin uzmanı değilim tabi, ama Demokrasi olurlarsa, o zaman denge değiştirici olur. (diye düşünüyorum)
Sıkı yönetim ya da diktatörlüğü hep bahane ile savunur insanlar. Yok dış güç yok bilmemne diye kılıflarla insan hakları ihlallerini desteklerler. Çin de öyle yapıyordur herhalde. Ya da Kuzey kore gibi ülkeler. Hepsi aynı zihniyetin ürünü.
Velhelebe
14-08-2018, 06:57
Garip bir düşünce olmuş.
Örneğin Libya ve Kaddafi, acaba neden ABD çıkarlarına ters geliyordu? Düşünüyor musun? Libya'ya çalışmaya giden bir çok insan olmuştur, oradaki hayatı hiç onlara sordun mu? Bu güne kadar kime sorduysam orada hayatın çok iyi olduğu yönünde idi..
ha bir eksik belki, kapitalist seçim sistemi dediğimiz, zırva demokrasinin, göstermelik, sahtekar, rezil parti ve hayvanların şebeklik yaptığı sirk oyunu yokmuştur.
Suriye'den kaçanlarla görüşmen oldu mu? Örneğin benim görüştüklerim Türkiye'yi açlık, sefalet, yoksulluk ülkesi olarak görüyorlar, sence neden?
kapitalist demagograsiyi, demokrasi mi sanıyorsun?
ABD ne adına girdi oralara? Demokrasi mi diyeceksin? Afganistan mı, Irak mı, şimdiki Libya mı yoksa zaten İngiliz-ABD egemenliğinde olan Suudi Arabistan mı? Hangisidir ABD'nin girip gereksizleri temizlediği ve demokrasiyi getirdiği ülke?
Demek ABD ülkelere girip, otokrasiyi egemen kılınca emperyalist olmuyor, ama başka bir emperyalist ülke, diplomasi savaşında, mevcut olanı muhafa üzerinden çıkarını koruma ve ABD'nin otokrasiyi hakim kılmasına engel olmaya çalışırsa o zaman emperyalist oluyor öyle mi?
Yıllarca Fidel'e diktatör diyenler sirk şebeklerinin oyununda vitrin mankeni seçtirip kapital diktatörlüğü kurunca diktatör olmuyor, ama seçimlere kendi biriminden aday gösterilerek-ki bunun kararını veren halk- en üst kongrelere kadar seçilip, ortalama 8 milyon insanın birim, ilçe, il, merkez kongrelerinde fikir belirttiği, tartışabildiği, tüm seçmenlerin kendi yerel-birim örgütlerinde fiili olarak SEÇİME katılığı doğrudan-yerinde demokrasi dediğimiz(asıl demokrasi) kongreleriyle seçilmiş Fidel diktatör oluyor öyle mi? (Elbette bu koşullar arap sosyalizminin bütün çabalarına rağmen Ortadoğuda başarılamadı, malum ortadoğu hala ortaçağ etkisinde olan kitlelerin çoğunluğu oluşturduğu, SSCB nin dağılmasıyla leş kargalarının(ABD, İngiltere vb) paylaşım savaşlarının kurbanı, dini sürüleşmenin hakim kılındığı coğrafyalar, kolay olmayacaktı, olmadı)
Kaddafi diktatör oluyor ama Taliban, Suudi arabistan, ortadoğudaki oligarşik-otokratik-monarşiler hatta Trump demokrasi gülü öyle mi?
Sen bana bir tane ABD tarafından talan-işgal edilmiş bir ülke göster ki, ABD devreye girdiğinden bugüne bırak demokrasiyi, kan banyolarının yapılmadığı bir ülke-coğrafya olsun.
Örneğin Çin'den söz etmişsiniz, Çin'de kaç parti var biliyor musunuz?(seçimlere katılan, yönetime ortak olan?) Ha bu sosya dmokrasi midir, sosyalist demokrasi midir hayır, Çin en büyük hatayı, bizzat işçi-emekçi, halk örgütleri yerine parti örgütlerini dahil etmekle, halkın bizzat katılımı yerine sözde partilerin siyasi arenasıyla kısacası, daha en başından kapitalist model sözde demokrasiyide katıştırıp ortaya garip-guraba bir demokrasi hamuru çıkartmakla, Mao'nun en başından nesnel koşullardaki çatışmayıi yanlış yorumlayıp meseleyi öznel koşullardaki çatışma, yarış, hizip olarak algılamasıyla, ve işi köylü sosyalizmi gereği tabiri yerinde ifadeyle halkın yönetimi yerine asker-parti iktidarı-diktatörlüğü olarak belirlemekle yaptı... Neyse ayrı konu.
Anlamadığım siz soldan vs söz ediyorsunuz ama hayatınız boyunca hiç mi ekonomi-politik okumadınız, hiç mi sosyo-politik, sosyo-ekonomik bilgi sahibi olmadınız? Neye göre yorum yapıyorsunuz?
Konya'da bir röportaj vardı bir kaç yıl önce, hayvanat bahçesine dinozor getirileceğine dair sokak röportajları yapılıyordu, insanlar dinozor getirilmesini memnuniyetle karşılayacağını, hem çocukların da dinozor göreceğini vs sayıklıyordu.
Yazılarını-zı okudukça, kendimi o röportajları tekrar izliyormuş hissine kapılıyorum ki Fabula'nın ifade-anlayış biçimi de dahil.
Kaddafi ve Libya istisna. Böyle istisnalar olabilir. Ama genele bakarsak orta doğu diktatörlükle yönetilir ve insana değer verilmez. ABD veya başka ülkeler orta doğuya el atıyorsa bardağın dolu tarafına da bakmak lazım. ABD yüzünden karışmıyordur oralar. Zaten oralar diktatörle ayakta duruyor, abd diktatörü yıkınca ortalık karışıyor. ABD bir vesile sadece, asla kaynak değil. Orta Doğu da anca dış güç yok abd falan desin. Zihniyet bu oldukça bir adım bile ilerleyemezler.
Kapitalist demokrasi dünyada en iyisi şu an. Tabi sizin dediğiniz ideal demokrasi daha iyi olabilir de alternatifler arasında ABD ve Avrupa demokrasisi yani kapitalist demokrasi iyi. Diyebilirsiniz ki Küba falan var. Oraya da diktatörlükle yönetiliyor diyenler var, bilmiyoruz orayı. Ama gidip çok iyi diyen de var, dünyanın diğer yerlerinden çok farklı, çok şerefli diyenler de var. Olsun bildiğimize bakalım ve diyelim ki ABD mi orta doğu mu insana değer veriyor. Şüphesiz ABD derim. En azından kendi vatandaşı demokrasi ve özgürlüğü yaşıyor. Diğer ülkelere kötü şey yapsa da kendi vatandaşı rahat.
Hadi diyelim ki ABD girdiği yerlerde terör estirdi ve darma dağın etti. Nereyi ettiğine bağlı. O ülkeler dünyaya ve insanlara zararlı ise ABD ne yapsın? Hem kendi çıkarını alıp hem dünyada adaleti sağlamış olmazlar mı? Demokrasi için demokrasi dışılıkları ortadan kaldırmak gerekmez mi?
Sağcılar hep dış güç kafasındadır. Hep güçlünün yanında olurlar ve güçlünün haksızlıklarını dış güçle meşrulaştırıp güçlüyü daha da güçlendirirler. Solcular ise namuslu insanlardır, her şeyden önce insandırlar. Solcular sağcılar gibi ABD düşmanı olmamalıdır. Yok abd şöyle yaptı, yok işgal etti kafası sağcı kafadır, sağcı analizdir, dış güç kafasıdır. Siz solcu olarak böyle analizler yapmayın, yakışmıyor.
Hadi diyelim ki ABD ve diğer ülkeler çıkarı için oraya buraya saldırıyor, insanları düşünmüyor, yani kötüler diyelim. Bunu sıradan insanlar nerden bilsin? Sıradan insanların diline düşer mi ABD? Açık açık mı yapar? Yapsa kimsenin ruhu duymaz. Koskoca ABD diyoruz, o kadar gücü var da beceriksiz mi? Diğer ülkelerin gelişmesini mi engellemekle ya da diktatör piyon göndermekle mi uğraşır? Paranoyaklık olmaz mı bu? Dış güç diyenler yok abd şöyle böyle, bize de yaptırım yapıyor diyorsa tam tersini düşüneceksin, ne diyorlarsa tersi doğrudur.
ilahimasal
14-08-2018, 12:53
.
ki Fabula'nın ifade-anlayış biçimi de dahil.
Ne varmış ki ! Benim ifade - anlayış biçimimde ?
Söylediğin videoyu buldum ve izledim . O video bu forumda da var.
O insanlar dinozor deyince belkide timsah gibi bir hayvan algılıyorlar olamaz mı ? Timsahta getirilip sergilenecek bir canlı türü ve olabilir. Konuya örnek olma durumuda yok. Haksızmıyım.
Konuya dair ,Anlayış ve ifade biçimimde ki , sizin için problem olan yeri belirtirseniz degelendiririm. Aksi halde dayanaksız bir eleştiri yada kişiselleştirme olur.
Leonardo
14-08-2018, 14:25
Garip bir düşünce olmuş.
Örneğin Libya ve Kaddafi, acaba neden ABD çıkarlarına ters geliyordu? Düşünüyor musun? Libya'ya çalışmaya giden bir çok insan olmuştur, oradaki hayatı hiç onlara sordun mu? Bu güne kadar kime sorduysam orada hayatın çok iyi olduğu yönünde idi..
ha bir eksik belki, kapitalist seçim sistemi dediğimiz, zırva demokrasinin, göstermelik, sahtekar, rezil parti ve hayvanların şebeklik yaptığı sirk oyunu yokmuştur.
Suriye'den kaçanlarla görüşmen oldu mu? Örneğin benim görüştüklerim Türkiye'yi açlık, sefalet, yoksulluk ülkesi olarak görüyorlar, sence neden?
kapitalist demagograsiyi, demokrasi mi sanıyorsun?
ABD ne adına girdi oralara? Demokrasi mi diyeceksin? Afganistan mı, Irak mı, şimdiki Libya mı yoksa zaten İngiliz-ABD egemenliğinde olan Suudi Arabistan mı? Hangisidir ABD'nin girip gereksizleri temizlediği ve demokrasiyi getirdiği ülke?
Demek ABD ülkelere girip, otokrasiyi egemen kılınca emperyalist olmuyor, ama başka bir emperyalist ülke, diplomasi savaşında, mevcut olanı muhafa üzerinden çıkarını koruma ve ABD'nin otokrasiyi hakim kılmasına engel olmaya çalışırsa o zaman emperyalist oluyor öyle mi?
Yıllarca Fidel'e diktatör diyenler sirk şebeklerinin oyununda vitrin mankeni seçtirip kapital diktatörlüğü kurunca diktatör olmuyor, ama seçimlere kendi biriminden aday gösterilerek-ki bunun kararını veren halk- en üst kongrelere kadar seçilip, ortalama 8 milyon insanın birim, ilçe, il, merkez kongrelerinde fikir belirttiği, tartışabildiği, tüm seçmenlerin kendi yerel-birim örgütlerinde fiili olarak SEÇİME katılığı doğrudan-yerinde demokrasi dediğimiz(asıl demokrasi) kongreleriyle seçilmiş Fidel diktatör oluyor öyle mi? (Elbette bu koşullar arap sosyalizminin bütün çabalarına rağmen Ortadoğuda başarılamadı, malum ortadoğu hala ortaçağ etkisinde olan kitlelerin çoğunluğu oluşturduğu, SSCB nin dağılmasıyla leş kargalarının(ABD, İngiltere vb) paylaşım savaşlarının kurbanı, dini sürüleşmenin hakim kılındığı coğrafyalar, kolay olmayacaktı, olmadı)
Kaddafi diktatör oluyor ama Taliban, Suudi arabistan, ortadoğudaki oligarşik-otokratik-monarşiler hatta Trump demokrasi gülü öyle mi?
Sen bana bir tane ABD tarafından talan-işgal edilmiş bir ülke göster ki, ABD devreye girdiğinden bugüne bırak demokrasiyi, kan banyolarının yapılmadığı bir ülke-coğrafya olsun.
Örneğin Çin'den söz etmişsiniz, Çin'de kaç parti var biliyor musunuz?(seçimlere katılan, yönetime ortak olan?) Ha bu sosya dmokrasi midir, sosyalist demokrasi midir hayır, Çin en büyük hatayı, bizzat işçi-emekçi, halk örgütleri yerine parti örgütlerini dahil etmekle, halkın bizzat katılımı yerine sözde partilerin siyasi arenasıyla kısacası, daha en başından kapitalist model sözde demokrasiyide katıştırıp ortaya garip-guraba bir demokrasi hamuru çıkartmakla, Mao'nun en başından nesnel koşullardaki çatışmayıi yanlış yorumlayıp meseleyi öznel koşullardaki çatışma, yarış, hizip olarak algılamasıyla, ve işi köylü sosyalizmi gereği tabiri yerinde ifadeyle halkın yönetimi yerine asker-parti iktidarı-diktatörlüğü olarak belirlemekle yaptı... Neyse ayrı konu.
Anlamadığım siz soldan vs söz ediyorsunuz ama hayatınız boyunca hiç mi ekonomi-politik okumadınız, hiç mi sosyo-politik, sosyo-ekonomik bilgi sahibi olmadınız? Neye göre yorum yapıyorsunuz?
Konya'da bir röportaj vardı bir kaç yıl önce, hayvanat bahçesine dinozor getirileceğine dair sokak röportajları yapılıyordu, insanlar dinozor getirilmesini memnuniyetle karşılayacağını, hem çocukların da dinozor göreceğini vs sayıklıyordu.
Yazılarını-zı okudukça, kendimi o röportajları tekrar izliyormuş hissine kapılıyorum ki Fabula'nın ifade-anlayış biçimi de dahil.
- Ben Fabula'ya kızdım çünkü muhafazakar kesimden olduğunu varsayıyorum. Bazı eklentileri resmen rahatsız edici. Örneğin Star denen dinci gazetenin manşetini eklemiş.
İkincisi evet sol görüşlüyüm. Putin'i öven, Rusya'nın demokrasi kulübünden çıkmasını destekleyen solcular da var. Ben onlardan değilim. Rusya'nın Ukrayna'dan çekilmesin, Batı ile inatlaşmayı bırakmasını, demokrasiye şans tanımasını istiyorum. Puti ile Batı arasındaki rekabetin sonucu da mesela Suriye'dir. Yarın öbür gün aynı duruma Türkiye de düşebilir. Putin Soğuk savaşı tekrar canlandırmak istiyor. Tüm bunları ben onaylamıyorum. ve ben Sol görüşlüyüm.
ABD'nin emperyalist olması: Ben 2000'lerde PKK'lı kişilerle bile bunu konuşurdum. Onlar bile Afganistan konusunda "ABD gitsin, o pislik Talibaları ezsin" yorumunu yapıyorlardı.
Kaddafi konusunu okuduktan sonra sizden de şüphelenmeye başladım. Yani "Saddam zamanında daha iyiydi", "Esat zamanı çok güzeldi", "Kaddafi kalsaydı iyi olurdu",
- Ben bu tartışmaya girmem. Düşündüğüm gibi birisiyseniz, zaten anlamazsınız. Çünkü yüz yüze denediğim bir arkadaşım vardı, adam anlamak istememişti.
Atatürkçü yetişen bir insan bu soruları sormaz. Siz nerden baksanız, cumhuriyetçi değilsiniz.
Bu da benim açımdan sorun teşkil eder. Bilmem anlıyor musunuz? :)
Leonardo
14-08-2018, 14:31
"Kapitalist demokrasi"
Ben Venezüella veya Küba konularında fanatik değilim. Adamlar hiç olmazsa deniyorlar. Küba ile ilgili çok ilginç bilgiler var. Venezüella, Ya da Nikaragua'daki Sandinistlerin böyle amaçları var. İnsanlık-dışı diyebileceğimiz çok fazla uygulamaları da yok. Venezüella'da halkın yarısı Kolombiya'ya kaçıyor. Ama ben yine bir şey demiyorum. Hep bu "kapitalist demokrasi" konusu yüzünden.
Da ben, (kendi irademle) elimdeki kapitalist-demokrasiyi putinizme, hatta maoizme değişmem. Çin malını tüketiyoruz, attıkları hamleleri beğeniyoruz. Ama Çin insan haklarına saygılı bir ülke değil. Gidip de orada yaşamak istemezdim. O yüzden "iyi" diyemem. O yüzden oradaki rejimin kalıcı olmaması gerektiğini düşünüyorum.
Kaddafi'nin bir takım "sosyalist" özellikleri vardı da. Da Adam Sandler'İn "Diktatör" filmini hiç mi izlemediniz? Cidden mi? :)
Leonardo
14-08-2018, 14:32
Ne varmış ki ! Benim ifade - anlayış biçimimde ?
Söylediğin videoyu buldum ve izledim . O video bu forumda da var.
O insanlar dinozor deyince belkide timsah gibi bir hayvan algılıyorlar olamaz mı ? Timsahta getirilip sergilenecek bir canlı türü ve olabilir. Konuya örnek olma durumuda yok. Haksızmıyım.
Konuya dair ,Anlayış ve ifade biçimimde ki , sizin için problem olan yeri belirtirseniz degelendiririm. Aksi halde dayanaksız bir eleştiri yada kişiselleştirme olur.
- İşte akua-park yapıp karşılığında oy beklentisi içine giriyorlar onun için şey ediyoruz :)
spartacus
14-08-2018, 15:46
İkincisi evet sol görüşlüyüm. Putin'i öven, Rusya'nın demokrasi kulübünden çıkmasını destekleyen solcular da var. Ben onlardan değilim.
Farkı oluşturan hangi emperyalisti övdüğünüz mü? Onlar Rusya diyorsa, sen ABD dediğin de farklı mı oluyorsun?
Kaddafi konusunu okuduktan sonra sizden de şüphelenmeye başladım. Yani "Saddam zamanında daha iyiydi", "Esat zamanı çok güzeldi", "Kaddafi kalsaydı iyi olurdu",
Anlayamadığından, mesele Kaddafi gitse, kalsa meselesi değil, mesele senin ABD tarafgirliği yapman, oysa meseleye ekonomi-politik temelde bakılmalı. Artık kendinden şüphelenebilirsin.
Bir tarafı Rusyacı olmakla suçluyorsun, ama kendi dayanağın da senin ABD ciliğin. Garip mi? garip. Bunun dışında elbette, emperyalistler arasında şunculuk yapılması konusunda haklısın.
Emperyalizm açısından kişi ya da isimlerin önemi yoktur orada belirleyici olan uluslararası sermaye ve aralarındaki rekabettir. Ha taktik hat olarak yeri gelir bunlardan da, yani aralarındaki çatışmalardan da yararlanmak gerekir!
Ha elbette Saddam, Esad, Kaddafili o ülkeler ABD hegomanyasındakinden iyidir, burada mesele benim neyci olup olmadığım değil ki, objektif gözlem sonucu değerlendirmemdir.
Dış güçler, iç güçler lafzı, siyaseti ayrı bir şey, bizzat kartellerin, tröstlerin, konsorsiyumların coğrafyaları kendi çiftliği haline getirmesi ayrı. Somali'ye bakalım, yıllardır BP tarafından yönetiliyor, ne görüyorsun?
Çürük elma, çürük olmayan elmaya bakıyorum diyelim, aralarında kıyas yapmam beni herhangi bir elmacı yapmaz.
Atatürkçü yetişen bir insan bu soruları sormaz. Siz nerden baksanız, cumhuriyetçi değilsiniz.
Atatürkçü değilim, ortada ise cumhuriyet yok.
Şimdi akademik, ciddi anlamda ekonomi-politik yazmayı düşünmüyorum, ama gerekirse literatüre de gireriz.
Kısaca dediğim gibi konu ifade ettiğim röportaja benziyor, aynı hissi alıyorum.
Leonardo
14-08-2018, 17:23
- ben önce cumhuriyetçiyim sonra solcuyum.
"Cumhuriyetçi değilim" diyorsanız, çok farklı yerdeyiz.
Fabula ile filan fikir alışverişi yapacaksınız. Çünkü anlaşmamız mümkün değil :)
spartacus
14-08-2018, 19:22
- ben önce cumhuriyetçiyim sonra solcuyum.
"Cumhuriyetçi değilim" diyorsanız, çok farklı yerdeyiz.
Fabula ile filan fikir alışverişi yapacaksınız. Çünkü anlaşmamız mümkün değil :)
Bak ben ortada cumhuriyet yok dedim :)
Neydi cumhuriyet?
Basit tanımla, "halkın KENDİ, KENDİSİNİ YÖNETMESİ"
Bunu kavrayabiliyor musunuz?
Şimdi para-güce, aşirete, aidiyete dayalı şu ya da bunun, şu ya da bu inancın, vitrin malzemesi partiler kurup, 4-5 yılda bir sirk cambazlarını seçin demesinin cumhuriyetle ilgisi alakası nedir?
Cumhuriyetçi olduğunu söylüyorsan, mevcut olanın(daha en başından) cumhuriyetle bağdaşmadığını teslim etmen gerekir.
Cumhuriyet sisteminde halkın yerelden, merekeze değin doğal örgütleri olmalı, yönetim o örgütler eliyle yerelden, merkeze uzanmalı ve seçimler parti seçimleri değil, her bir yerel örgütün kendi temsilcisini kendisinin seçtiği, ortada partilerin değil yerelden-merkeze değin FİİLİ olarak sorunlar ve çözümler esaslı, doğal örgütlerin yönettiği bir yapı olmalıdır, orada partilere, aşiretlere, aidiyetlere yer yok.
Ha halk deyimi ekonomi-politik sistem gerçeğinde ne kadar anlamlıdır? Pek bir anlamı yok o sebeple ben senin bildiğin tipik cumhuriyetçilerden değilim, ben doğrudan demokrasi dediğimiz ve belirleyenin sosyo-ekonomik, ekonomi-politik taban olduğu üzre kısaca sınıfsal bakarım. 2 Zıt, karşıt, birbiriyle ölümüne karşıt, ama birbirine de o denli bağımlı sınıfın olduğu yerde bu başarılamaz. Birinden birisi dışlanmalıdır, kapitalizm, işçi-emekçi sınıfını yönetim alanından dışlar, sosyalizm de burjuva sınıfını. Her koyun kendi bacağından asılır.
Siz halk dediğiniz zaman söylemlerinizle, savunduklarınızla pratik örtüşmeyecektir, çünkü kapitalizmde belirleyici olan kapitaldir, ekonomi-politik güçtür(iktidar).
spartacus
14-08-2018, 20:10
Ne varmış ki ! Benim ifade - anlayış biçimimde ?
Söylediğin videoyu buldum ve izledim . O video bu forumda da var.
O insanlar dinozor deyince belkide timsah gibi bir hayvan algılıyorlar olamaz mı ? Timsahta getirilip sergilenecek bir canlı türü ve olabilir. Konuya örnek olma durumuda yok. Haksızmıyım.
Konuya dair ,Anlayış ve ifade biçimimde ki , sizin için problem olan yeri belirtirseniz degelendiririm. Aksi halde dayanaksız bir eleştiri yada kişiselleştirme olur.
Sevgili Fabula
Ha Rusya -ki mafya'nın da etkin olduğu-, Ha ABD, farklı değil.
Davranışlarını belirleyen, fiili durumda pozisyonlarıdır. Eğer IŞİD, Nusra vb yapıları, bölgeyi istikrarsızlaştırmak ve kukla hükümet kurmanın merkezi ABD değil, Rusya olsaydı, şimdi Rusyanın pozisyonunu ABD üstlenmiş gibi görünrdü.
Kısaca kişilerin, ülke isimlerinin üzerinden bir tercih durumuna sahip değiliz.
Bizim bakmamız gereken ve yapmamız gereken analizdir, kime hangi pozisyon düşmüş, hangi rol kalmış.
spartacus
14-08-2018, 20:53
Kapitalist demokrasi dünyada en iyisi şu an. Tabi sizin dediğiniz ideal demokrasi daha iyi olabilir de alternatifler arasında ABD ve Avrupa demokrasisi yani kapitalist demokrasi iyi. Diyebilirsiniz ki Küba falan var. Oraya da diktatörlükle yönetiliyor diyenler var, bilmiyoruz orayı.
Kapitalizmin herhangi bir demokrasi modeli yok!
Bilhassa 18-19. Yüzyılda yükselen hak-özgürlük, sosyalist mücadeleler sayesinde güdük de olsa elde edilmiş bazı haklar var. yani bu kapitalizme ait değil,onun doğasında olmayanın, doğasına sızması gibi.
Sirke çıkıp, kimin daha iyi cambazlık yapmasına göre ayarlanmış, nutuk-slogan eşliğinde boş söylem ve vaadlerin savrlduğu sonrada bizi seçin dendiği ortamda demokrasi olmaz, olmuyor, bu demokrasi değildir. At yarışı üzerine oynanmış bir kumar gibi.
Örneğin kapitalistler sizleri şartlandırıyor, demokrasi demek = çok partinin olamsı demektir diye. Bu ne demokrasidir ne de demokrasinin ölçütü.
Demokrasinin ölçütü, popülist(halkçı, burjuva) olarak baksak dahi, DOĞAL ÖRGÜTLERDİR, yani ülkeyi partilerin değil, bizzat halk örgütlerinin yönettiği ve SEÇİMLERİNDE BÖYLE 4-5 YILDA BİR REKLAMI, İSTİSMARI ÇOK OLANIN KANDIRDIĞI KİŞİLER OLARAK SANDIĞA KAĞIT ATMAK DEĞİL, bizzat yerelden, merkeze halk örgütlerinin fiili olarak kongreler yapıp, kendi merkez adaylarını kendi içlerinde, enine, boyuna da tartışarak, fiili olarak belirlediği(bakınız seçtiği demiyorum, belirlediği, zira seçim işin aslında en son kısmı, seçmeden(fiilden!) önce seçmiştir kişi) koşulda buna demokrasi diyebilirsiniz.
Küba'da bu yapılmaya çalışılıyor, istek, uğraş başkadır, ne düzeyde başarılı olduğu konusu başka. Örneğin açlık ve susuzluktan kıvranan çocukları düşünün, eğlnceli oyunlar oyanamazsınız, daha önemli, büyük sorunalrın yaşandığı bir fiiliyat da, öncelikler değişebilir.
Ne demiştim her koyun kendi bacağından asılır. Kapitalistlerin, heleki neo-liberal sözde liberallerin yalan-dolan, beş para etmez, boş, bilimsel hiç bir veriye dayanmayan, işi sadece karalamak olan, kendi kaygı-korkusuyla, başka türlü olanı her koşulda kafir ilan etme davranışı ciddiye alınamaz.
Siz sanıyorsunuz ki, insan yaşamında en önemli ve değerli olan şey lüks, gösteriştir, kapitalizm hayatın sadece gösterişten ibaret olduğunu size aşılıyor, öyle olunca da gösterişin hakim olmadığı her koşul, size kötü, çamur gelir hale geliyor.
Reklam, empoze tamamen sizlerin EGO'larına hükmeder türde yapılıyor, böylece sizler hayatı, gösterişli olabilmek, elde etmenin tatmini esasına dayalı algılamaya başlıyorsunuz yani esasında tabiri zor bir yabancılaşma, bozulma, zombileşme. uzun hikaye, hal böyle olunca seçim sistemi dediğinzide ne düzeyde şatafatlı, egolara hükmeden, gösteriş gücü yüksek partileri seçmeye varıyor ve bunu da demokrasi sanıyorsunuz.
Hasılı ben çıkıp bunları yazarsam, aldatılmış toplumların hocası olan kapitalist, liberal etkili ve etkin ağızlar da beni şu ya da bu göstererek, kendi paçavra sahte sistemlerinin gayrısını kötü, öcü gösterme telaşındadırlar.
Şimdi bu siteyi düşünelim, üyeleriyiz, diyelim ki ülke gibi bir ortam, burada parti yerine her birimizin ait olduğu kategorilerde örgütümüz olsa, orada enine boyuna değerlendirmelerde bulunup, temsilcilerimizi kategoriler üstü merkeze göndersek, ilgili kategorilerdeki meselelerimizi, yine o örgütler eliyle çözsek, vali kaymakam değil bizzat kendi doğal örgütümüzle yapsak, temsilcilerimizi ona tabi olalım diye değil, aksine temsilcinin bize tabi olduğu biçimde, seçmek için değil, sorumluluk-iş vermek temelinde yollamış olsak ve hakkımız olarak da arada bir gel bakalım buraya, şu ya da bu soruna dar ne durumdayız, neler yapıyorsun diye, üstün alta hesap, altın, üste rapor verdiği, ama seçenin de seçtiğine hesap sorabildiği bir sistem olsa, bizim seçtiklerimiz seçile, seçile merekeze gitse, orada da başkan seçilse, şimdi bu başkan diktatör mü olmuş oluyor? Halbu ki, bu sistemde(demokraside) aksine seçilenler, seçenlere tabidir, hesap verir ve önüne konmuş, kongrelerce alınmış tüm yerelden, merkeze ele alınmış, işlenmiş, çözüm önerileriyle şekillenmiş kararlar vardır, en tepeden, en alttakine kadar herkes, üzerine düşen vazifeyi, önlerine konan programa göre yerine getirmek durumundadır, yani kimse KİŞİLERİ yönetemez, ancak sorumluluk verilen İŞİ yönetebilir.
Ha bunu başarmak kolay mı dğeil elbette, ama imkansız da değil, bu BİLİNÇLE olacak bir süreç, gerçek demokrasiyi içselleştirmiş duruma gelmekle mümkün. Yani salt nesnel mekanizmalar, araçlar değil öznel koşullarda(bilinç, örgütlenme düzeyi, farkındalık düzeyi, içselleştirme vb) birlikte uyum sağladığında mümkün. O duruma gelinmemiş olsa bile, o duruma gelme yolunda bilinlenme-içselleştirme ve bu sürecin getirdiği bir çok vefa, eza, ceza, bedel, olumsuzluğa katlanma da süreçle ilgilidir ve bu hal-durum, bütünün kendisi olarak gösterilemez, gösteriliyorsa bile bu art niyetli propagandalarla ilgilidir.
Hedeflenenle, henüz varılmamış arasında uyum olsa bile fark vardır, verili koşulda, fiili olan, henüz gerçekleşmesi için çalışılanla ayileştirilemez. Bu bir süreçtir ve yer, yer ödünleride , arzu edilenle, gerçekleşen arasındaki çelişkileri de ve bunun ceremesine katlanmayı da(el ne der? ne derse desin!) beraberinde getirir..