Orijinalini görmek için tıklayınız : Vay efendim dış güçler
ilahimasal
29-08-2018, 13:51
"Her türlü hatayı, yanlışı yap yap,
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Çarşıya uymazsa evdeki hesap,
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Dış güçler de hırlı değil elbette,
Ama önce kendine bak sen gitte,
Gözleriniz malda, mülkte, servette,
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Liyakati almayarak hiç kâle,
Akrabaya, tanıdığa ihale!..
Cenabı-Hak koyunca da bu hale,
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Fırsat deyip dört tarafa dal götür,
Kitabına uydur uydur mal götür,
Yol yaparken, yolsuzluk yap, çal götür,
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Etrafınız hep yiyici tip dolu,
Altlarında dört çekerli jip dolu,
Hepisinde cukka sağlam cep dolu,
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Prof bile cehl'e hizmet ederse!
Ulemanız dahi şöyle halt yerse;
"Yolsuzluk hırsızlık değildir…" derse,
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Dış güç, mış güç diye ötmeyin hadin,
Ben inanmam, başka kapıya gidin!
Eğtim sisteminin içine edin,
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Ne beş yıllık, ne on yıllık plan var,
On laf duysam dokuzunda yalan var,
Dıştan önce içimizde yılan var,
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Tekel, Sümer, Demir-Çelik, Limandı;
Telekomu, Seka'ları kim aldı,
Yabancıya satılmayan ne kaldı?
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Tek tek saysam çok sayarım daha çok,
Benim artık boş laflara karnım tok!
Satılmayan, fabrika yok, banka yok…
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Trabzon'a bile Katar'lı girmiş,
Uzun göle Arap postunu sermiş!
Verenler vatanı kiraya vermiş,
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Utanmadan hadi satmadık deyin,
Dalga geçin dalga, gönül eğleyin!..
Tek fabrika yaptınız mı söyleyin?
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Pirinç, buğday, nohut, bulgur, soğan, et,
Ne var ise hep dışardan ithal et…
Üretmeden yaşar mı bir memleket?
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Hiç bir sıfat yokken çağrılıp piste,
Ben mi ağırlandım "oval ofis"te?
Zeytin yağı gibi çıkmayın üste!
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Dış güçlerle dostluklara giren kim?
******ine kol ve kanat geren kim?
Hatta onlar ne isterse veren kim?
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Şerefli Türk Ordusuna pusu kur,
"Ergenekon" "Balyoz" diye darbe vur,
Gâvur yapamazdı bunu lan gâvur,
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Her gelen dolmuşa bindirsin seni!
Her önüne gelen kandırsın seni!
Öpülmüş sıpaya döndürsün seni!
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Koktu artık bu dış güçler söylemi!
Kimin işi "BOP" başkanlık eylemi?
Yani sizde, hiç bir suç yok, öyle mi?
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
Arif der ki; dış güçlere uyup be,
Bırakın bu ağızları ayıp be,
Sayenizde yıllarımız kayıp be,
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler!"
----------- OZAN ARİF---------
"ictenlik"
03-09-2018, 00:22
https://youtu.be/tYZoXONbZrU
Velhelebe
03-09-2018, 00:58
Dış güçleri sağcılar der genelde. Solcular dış güç gibi bahaneler bulmasa bile Amerika şunları bunları yaptı derler ya da demeye meyillidirler. Amerikayı günah keçisi olarak ilan etmeye gerek yok. Mesela Amerika Irak'a girerken bir sürü yalanla dolanla çıkarı için girdi derler de hiçbir kanıt yok ki kimsenin elinde. Sadece günah keçisi seçip her şeyi ona atma durumu var.
Ne günlere duruyorsun arkadaş
Yürü kalk olanca hızınla yürü
Bıçak geldi ta kemiğe dayandı
Karınla oğlunla kızınla yürü
Sözüm sana işçi kardeş bak dinle
Gün bugündür yürü zaman seninle
Ayağından kesilirsen elinle
Olmazsa dişinle dizinle yürü
Aşık İhsani
Bütün soruların, bütün kirli işlerin, alevera daleveraların Çözümünü Aşık İhsani söylüyor da sözün sahipleri duymuyor..
Dış güçler, bizi çekemeyenler, bize düşman olanlar, gücümüzü kıskananlar, Da. Onları bir de biz bilsek. Bir soru soracağız sizi bu makama kim getirdi. Dün iyi olanlar bu gün niçin kötü.
Dolar 1 lira 50 kuruşken siz ne yapıyordunuz Millet fakirleşirken kimleri zengin ettiniz.
ilahimasal
03-09-2018, 12:13
Kendinin dışında elbette ki dış güçler VAR. yok diyen zaten salaklığından yok der. Bunun sağ veya sol ile ne alakası var.
En basitinden bir esnafsınız ; düşünün ! Üretimle degilde , üreticiden aldığınız ürünleri üzerine koyarak ve nakite sıkıştığınızda , borçlanarak dükkanınızı çeviriyorsunuz. Rakiplerinizde ( Dış güçler) sizden daha güçlü ve ürettiklerini size veren daha kapsamlı firmalar.
Bu firmalar size mal satmak ve o sattıklarını tahsil etmek isterler. Ve bir diğer size borç veren kuruluşlar size para verir ve parayı neması ile almak için sizinle faliyette bulunurlar.
Şayet siz ! Onlardan aldıklarınızla SALTANAT sürüyorsanız , sizinle faliyette bulunanlar sizin bu durumunuzu fark ettiyse ve verdiklerini tahsil edemiyorsa önce size ayakta kalmanız ve borçlarınızı ödemeniz için tüm ilişkiyi kesmezler verdiklerini biraz kısarlar ve sizin İYİ niyetinizin olup olmadığına bakarlar , baktılarki aynı yolda gidiyorsunuz. Ticareti keserler. Ve alacaklarını anlaşmalrdan kaynaklı hukuk yollları ile isterler.
Hiç bir satıcı firma müsterisinin batmasını istemez. Aksi halde alacaklarını neden daha zor ve gereksiz bir yolla alma yoluna gitsin ki ?
Bu duruma düşen esnaf bilir ki bu borç ödenecek aksi halde icraa ve daha değişik yollarla kendinden alınacak. Bu tipteki esnaf genelde VARLIKLARI var ise satar. Yok ise ayakta kalmak istiyorsa kendisi üretim yapar. Tabiki rekabet şartlarında. Beceremezsse batar ve herkes neyi varsa çöker. Yok ise , ömrü boyunca o borç ve faizinin katlanarak gelmesi durumu ile ömrü boyunca kacar durur.
Türkiye nin durumu tam böyle olmasada durum buna benziyor.
Bu kadar borç borçla ödenmez. Bu borç ürerimle ödenir. Rekabet yaparak kaliteli ürünler yapacak fabrika ve tesisleri kurmaya bu gün kalksalar 20 senede anca oturturlar. Oturturlarda , diger DIŞ GÜÇLER nerede olurlar bilinmez. Ürettiğini satmakta ayrı bir sorun.
Yani esnafın saltanat sürmek için yaptığı hataları kendisine ürün verenlere ve borç verenlere yıkması , evdeki ailesini kandırmaktan başka bir şey değildir.
Bu esnafın geleceği karanlıktır. Sağa sola suç atmak yerine saltanatını bitirmesi şarttır. Gerçi alışmış kudurmuştan beterdir. Görmemiş ise ! Durum dahada felakettir.
Alıntı Kendinin dışında elbette ki dış güçler VAR. yok diyen zaten salaklığından yok der. Bunun sağ veya sol ile ne alakası var.
Ekonomini, siyasetin, felsefenin ve idealerin sağla solla direk alakası var Sn Fabulo
Marks Kapitalde kapitaist üretim ve krediler için şunu der. Kapitalistler bankalardan kredi alarak üretim yapar ama bu kredi alma esnasında Bankada kendine ait para bulundurur en az aldığı kredinin yarısı kadar. Der. Bunu kredi faizlerinin en düşük olduğu zaman olması da ayrıca önemlidir kapitalist için.
Aynı kitapta şunu da der kapitalist bir işletme açar bütün parasını o işletme ve makinalar için harcar işletme kredisini de bankadan alır, işte o an o kapitalist o bankaların işçisidir kapitalist anlamda der kapital cilt 1 hatta bir şehirden söz eder Manchester (İngiltere).
Türkiyede kapitalistler ne yaptı Dolar ucuz diye Dolarla borçlandı Euro malını pazarladı yani kendine ait bir sermaye yok Krizde işte en çok onları vuruyor.
Kapitalist kültürü olmayan köyden İstanbula ve bir atelye açarak her şeyi borçla yapmak şartı ile kapitalist olanlar en küçük krizde çuvallıyor.İşte o zamanda yetiş ya devlet deyip iktidarın ipine 4 elle sarılıyor.
Mesele bir kültürdür başı takkeli üstü cüppeli ayağı çarıklı kapitalist olursa en küçük rüzgarda çadırı çöker.
Kapitalistin bile solucusu sağcısı var işte o takkeliler sağcı eğitimi olanlar kapitalizmi iyi tanıyanlar krizlerini bilenlerde solcudur.
Şimdi bankada 100 000 doları olupta 200 000 dolar borça alanlar bu krizi kolay atlatır ama hiç parası olmayıp ta borcu olanlar gümler.
Siyasette böyledir sağcı iktidarın karşısında güçlü sol muhalefet yani dengeleme siyaseti. İşte ABD başkan cumhuriyetçi seneto demokrat . İşte AB devletleri dengeler üzerine kurulmuş düzen.
Güçlü kapitalist ekonomi onu dengeleyen güçlü işçi sınıfı örgütleri.
Bu ekonomide siyasette olduğu gibi felsefede ve ideallerde de var.
Velhelebe
18-11-2018, 16:59
Dış güç diye bir şey yoktur. Dış ülkeler vardır. Bunlar oturup da şunu çökertelim ya da gelişmesini engelleyelim diye bakmaz. Sanki oturup plan yapıyorlarmış gibi bir algı olduğundan dış güç denmektedir. Böyle bir şey olmadığı için böyle bir kavram da yoktur. Amerika şunu bunu yaptı tarzı söylemler dış güç zihniyetidir ve komplo teorilerine dayanır. Dünya düzdür, aya çıkılmadı gibi şeyler de komplo teorilerine örnektir.
Hamaset için Amerika, Almanya diye nutuk atılır ama ülkeler arası ilişkiler böyle değildir. O ülkelerle ilişkiler geliştirilir. Öyle hasım durumu yoktur. Örneğin dışarıda herkes yoluna gidiyor. Bütün insanlar sizi göstererek üzerinize mi çullanıyor ya da plan mı yapıyorlar mesela? Ülkeler arası ilişki de böyle. Herkes yoluna bakar. Kimse kimseyi takmaz. Siz evinizde dışardakilerle ilgili atıp tutuyorsanız ama dışardakilerle olan görüşmenizde de ilişkiler geliştiriyorsanız hasımlık durumu yoktur. Hasımlık edebiyatının esası evdekileri etkileme amacıyladır. Üst akıl, dış güç muhabbetleri de böyledir.
Dış güç diye bir şey yoktur. Dış ülkeler vardır. Bunlar oturup da şunu çökertelim ya da gelişmesini engelleyelim diye bakmaz. Sanki oturup plan yapıyorlarmış gibi bir algı olduğundan dış güç denmektedir.
Dış güçler vardır. Ne yaparlar ederler, abartılırlar mı bilemem. Gördüğüm şu an abartı üzerinde durulduğu.
Memleketin geçmişi sürekli Haçlılarla savaş halinde olunca en ufak bir huzursuzlukta dış güçler lafına sığınılır. Ancak dış güçler yoktur da diyemeyiz.
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları - John Perkins okunası bir kitap. Özellikle dış güçlere boyun eğmeyen Saddam'ın başına gelenleri daha iyi anlamak için.
Bu dış güçler yada şirketler o devletleri de kendilerine alet ederler.
Velhelebe
18-11-2018, 17:06
Dış güçler vardır. Ne yaparlar ederler, abartılırlar mı bilemem. Gördüğüm şu an abartı üzerinde durulduğu.
Memleketin geçmişi sürekli Haçlılarla savaş halinde olunca en ufak bir huzursuzlukta dış güçler lafına sığınılır. Ancak dış güçler yoktur da diyemeyiz.
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları - John Perkins okunası bir kitap. Özellikle dış güçlere boyun eğmeyen Saddam'ın başına gelenleri daha iyi anlamak için.
Bu dış güçler yada şirketler o devletleri de kendilerine alet ederler.
Dış ülkeler dış güç değildir. Dış güç kavramı komplo teorilerine dayanır. Geri kalmış ülkeler hep bu kavramla bahane üretir. Gelişmiş ülke de kendi yoluna baktığı için gelişir. Durum bundan ibaret.
Dış ülkeler dış güç değildir. Dış güç kavramı komplo teorilerine dayanır. Geri kalmış ülkeler hep bu kavramlar bahane üretir. Gelişmiş ülke de kendi yoluna baktığı için gelişir. Durum bundan ibaret.
Gelişmiş ülkeler sermayenin ana yuvası gelişmemiş ülkeler soyulan pazar ekonomisidir.
Bu dış güç dediğimiz şirketlerin bugün anayurdu Abd ve İngiltere'dir. Bunlar dış güçlerdir.
Dış güç diye devletleri tanımlıyoruz, çünkü bu şirketler devletleri savaştırıyor. Bu yüzden Amerika için büyük şeytan diyorlar.
Kısaca, dış güç dediğimiz sermayesi için savaş çıkartan, darbe planlayan güçler. Direk devlet olarak göremiyoruz ama biliyoruz ki bunlar dünyaya kan kusturan en büyük kapital sahipleri.
Velhelebe
18-11-2018, 17:12
Gelişmiş ülkeler sermayenin ana yuvası gelişmemiş ülkeler soyulan pazar ekonomisidir.
Bu dış güç dediğimiz şirketlerin bugün anayurdu Abd ve İngiltere'dir. Bunlar dış güçlerdir.
Dış güç diye devletleri tanımlıyoruz, çünkü bu şirketler devletleri savaştırıyor. Bu yüzden Amerika için büyük şeytan diyorlar.
Kısaca, dış güç dediğimiz sermayesi için savaş çıkartan, darbe planlayan güçler. Direk devlet olarak göremiyoruz ama biliyoruz ki bunlar dünyaya kan kusturan en büyük kapital sahipleri.
Gelişmemiş ülkeler ne yapıyorsa kendine yapıyor. Dışarıdan bir müdahaleye gerek bile yok ki. Hem olduğuna kanıt yok. Dış ülkeler ilişki geliştirip bir şeyler satıyor sadece. Öyle plan falan hikaye.
Gelişmemiş ülkeler ne yapıyorsa kendine yapıyor. Dışarıdan bir müdahaleye gerek bile yok ki. Hem olduğuna kanıt yok. Dış ülkeler ilişki geliştirip bir şeyler satıyor sadece. Öyle plan falan hikaye.
Peki neden Suudi Arabistan halkı refah içinde değil ? Peki neden faiz sistemiyle ülkelerin paraları aşırılıyor ?
Bakın şimdi kaynak bulamayacağım, belkide yukarıda verdiğim kitaptan okumuşumdur, okuduğum şeyi yazayım.
Amerika'da bir firma kanser yada benzeri bir hastalık için ilaç üretiyor ve satışı Sağlık Bakanlığı kriterlerine uymadığı için Amerika'da yapılamıyor. Üretilen bu ilaçlar pahalı sayılan cinsten.
Bir Batı Afrika ülkesinde darbe yapılıyor ve anlaşmalı bir sağlık bakanı göreve başlıyor. Bu ülkede kanser artışı o kadar hızlı oluyor ki, Amerikan firması bu ülkeye bütün ürettiği ilacı satıyor.
Sonuç ne oluyor ? Kanser ilacı diye daha da öldürücü bir şeye başvuran masum vatandaş canından oluyor. Kapital parasını cebine koyarken darbeyle iş başı yapanlarda ceplerini doldurup köşe oluyorlar.
Peki bu devlet desteği olmadan yapılabilir miydi ? Tabi ki yapılamaz. Dış güç budur. Amerikan devleti kendisi için değil bu şirketler için Irak'ı mahvetti. Devlet olarak dış güç değildir, ancak devletin damarlarına kan gibi sızmış kapitaller dış güçlerdir.
Velhelebe
18-11-2018, 17:27
Peki neden Suudi Arabistan halkı refah içinde değil ? Peki neden faiz sistemiyle ülkelerin paraları aşırılıyor ?
Bakın şimdi kaynak bulamayacağım, belkide yukarıda verdiğim kitaptan okumuşumdur, okuduğum şeyi yazayım.
Amerika'da bir firma kanser yada benzeri bir hastalık için ilaç üretiyor ve satışı Sağlık Bakanlığı kriterlerine uymadığı için Amerika'da yapılamıyor. Üretilen bu ilaçlar pahalı sayılan cinsten.
Bir Batı Afrika ülkesinde darbe yapılıyor ve anlaşmalı bir sağlık bakanı göreve başlıyor. Bu ülkede kanser artışı o kadar hızlı oluyor ki, Amerikan firması bu ülkeye bütün ürettiği ilacı satıyor.
Sonuç ne oluyor ? Kanser ilacı diye daha da öldürücü bir şeye başvuran masum vatandaş canından oluyor. Kapital parasını cebine koyarken darbeyle iş başı yapanlarda ceplerini doldurup köşe oluyorlar.
Peki bu devlet desteği olmadan yapılabilir miydi ? Tabi ki yapılamaz. Dış güç budur. Amerikan devleti kendisi için değil bu şirketler için Irak'ı mahvetti. Devlet olarak dış güç değildir, ancak devletin damarlarına kan gibi sızmış kapitaller dış güçlerdir.
Orta doğuda refah olmamasının sebebi zihniyet. İnsana değer verilmiyor. Mezhep çatışmaları falan var. Dış güçle alakası yok. Höt deseler orta doğuda savaş çıkar zaten. Dış güce gerek yok. Dış güç madem plan yapıyor gidip Avrupa ülkelerini karıştırsın. Refahı azaltsın. Yapamaz. Öyle bir gücü yok. Çünkü böyle bir güç yok. Kanser olayını araştırmadım ama dış gücün yaptığına dair kanıt yok. Kanser kendiliğinden olabilir gelişmemiş ülkelerde. Şansa bağlı bir şey kanser. Gelişmemiş ülkelerde de daha fazla görülebilir ve birden artabilir. Artınca da firma satar tabi.
Orta doğuda refah olmamasının sebebi zihniyet. İnsana değer verilmiyor. Mezhep çatışmaları falan var. Dış güçle alakası yok. Höt deseler orta doğuda savaş çıkar zaten. Dış güce gerek yok. Dış güç madem plan yapıyor gidip Avrupa ülkelerini karıştırsın. Refahı azaltsın. Yapamaz. Öyle bir gücü yok. Çünkü böyle bir güç yok. Kanser olayını araştırmadım ama dış gücün yaptığına dair kanıt yok. Kanser kendiliğinden olabilir gelişmemiş ülkelerde. Şansa bağlı bir şey kanser. Gelişmemiş ülkelerde de daha fazla görülebilir ve birden artabilir. Artınca da firma satar tabi.
Ben Afrika ülkesine yapılan bir operasyondan bahsettim. Bir iddiadan değil.
Avrupa'yı karıştırsınlar demişsiniz, kanımca Avrupa'yı 2. dünya savaşında baya bi karıştırdılar. Bu konu hakkında fikir edinmek isterseniz, Ford şirketinin sahibinin 1940'lar da yazdığı bir kitap vardı ona ulaşabilirsiniz.
Hatta aklınıza gelirse Kuş Gribi yüzünden sağlıklı milyonlarca kümes hayvanının boğazlandığını ve rövanş için deli danaların türetildiğini hatırlayın.
Belki bunun gibi yüzlerce örnek olabilir. Şayet hala ikna değilseniz çok iyimsersiniz.
Ortadoğu'da refah olmamasının sebebi de 1.Dünya Savaşıdır.
Velhelebe
18-11-2018, 17:48
Ben Afrika ülkesine yapılan bir operasyondan bahsettim. Bir iddiadan değil.
Avrupa'yı karıştırsınlar demişsiniz, kanımca Avrupa'yı 2. dünya savaşında baya bi karıştırdılar. Bu konu hakkında fikir edinmek isterseniz, Ford şirketinin sahibinin 1940'lar da yazdığı bir kitap vardı ona ulaşabilirsiniz.
Hatta aklınıza gelirse Kuş Gribi yüzünden sağlıklı milyonlarca kümes hayvanının boğazlandığını ve rövanş için deli danaların türetildiğini hatırlayın.
Belki bunun gibi yüzlerce örnek olabilir. Şayet hala ikna değilseniz çok iyimsersiniz.
Ortadoğu'da refah olmamasının sebebi de 1.Dünya Savaşıdır.
Avrupa'nın o dönemlerde karışma sebebi Hitler idi. Hitler gibi biri varken başkasına gerek yok. Ama şimdi karışmıyor. Çünkü Avrupa akıllandı. Refah arttı. Demek ki ne yaparsa kendine yaparmış. Plan falan öyle kolaysa gidip Avrupa'ya şimdi karıştırsınlar. Olmaz işte yapılamaz. Demek ki ülkelerin kendi iç durumu belirleyici oluyor. İnsanlar arası ilişkilerde de tanıdık en yakın insanlar tehlike arz edebiliyor. Uzaktaki zaten belli ve uzak. Ama yakındaki dost gibi görünebiliyor. İçe bakmalı önce.
Bu kuş gribi ve domuz gribi gibi olayları doktorlar çıkardı deniyordu. Böyle şeyler olabilir. Ama bu şeye benzer. Bir kaç tane sahte fosil var diye bütün bilimi ve evrimi yok saymaya benzer. O sahte fosillere dayanarak mason lobisi evrimi uydurdu, aya çıkıldı iddiasını uydurdu diyemeyiz. Dış güç bu tarz bir iddia işte. Ülkeler savaşabilir, çatışabilir ama öyle dış güç falan gibi komplolarla alakası yok.
Dış güç gibi kavramları hep geri ülkelerdeki yöneticiler söyler ki sorumluluktan kurtulsunlar. Başarısız bir insanın bahane bulması gibi. Başarılı olan oluyor işte. Başarısız da beni engellemeseler şöyle yapacaktım diye atıp tutar. Dış güç tam olarak böyle bir şey. Veyahutta trafikte araba içinden diğer arabadaki sürücülere sövüp ama o sürücülerle karşı karşıya gelince ses çıkaramamak ve yapardım da zarar vermek istemedim demek gibidir dış güç yalanları. Bahanedir yani.
Velhelebe; Türk siyasetinde dış güçler argümanı hep kullanılmıştır. Olur olmadık yerde kullanılmasına bizler ancak gülüyoruz. İşin gerçeği bu güçler var mı yok mu ? Tabi ki de var, Türkiye'de komedi unsuru oluyorlar bazen. Bu yüzden insanlarımız alaya alıyorlar artık. Ve inandırıcılığı kalmıyor.
Velhelebe
18-11-2018, 18:03
Velhelebe; Türk siyasetinde dış güçler argümanı hep kullanılmıştır. Olur olmadık yerde kullanılmasına bizler ancak gülüyoruz. İşin gerçeği bu güçler var mı yok mu ? Tabi ki de var, Türkiye'de komedi unsuru oluyorlar bazen. Bu yüzden insanlarımız alaya alıyorlar artık. Ve inandırıcılığı kalmıyor.
Bir ülke ile bir ülke savaşırsa ve diğer ülke de silah satarsa bu dış güç mü oluyor? O 2 ülke arası gerginliği silah satan ülke çıkardıysa mı dış güç olur? Veyahutta siyasi tarafa bakalım. Bir ülke geri kaldıysa sebebi diğer ülkeler mi yoksa kendisi mi? Kendisi ise dış güç var diyemeyiz.
bilgivehis
19-11-2018, 03:05
Bir ülke ile bir ülke savaşırsa ve diğer ülke de silah satarsa bu dış güç mü oluyor? O 2 ülke arası gerginliği silah satan ülke çıkardıysa mı dış güç olur? Veyahutta siyasi tarafa bakalım. Bir ülke geri kaldıysa sebebi diğer ülkeler mi yoksa kendisi mi? Kendisi ise dış güç var diyemeyiz.
Bu konuyu açacak olursak durum şundan ibarettir, dış güçlerin olumlu veya olumsuz müdahalesi temelde toplumun bilinç refleksiyle orantılıdır. Az bilinç çok müdahale çok bilinç az müdahale getirir. Hiç bilinç yoksa dış güçlerin müdahale etmesine de gerek kalmaz, nasıl olsa ülke onlarındır. İlginç olan ise hiç bilinci olmayan tek ülke Türkiyedir. Dünya tarihinde laiklikten islama, demokrasi ile diktatörlüğe, kendi kendine yeterlilikten yetmezliğe giden bir başka ülke olmamıştır.
Bu anlamda bahsedilen güçleri dışarda aramak anlamsızdır, tayyipten tutun bir hambala kadar satılmış bir ülkeden bahsediyoruz. Bir köpek dahi bir başkasına satılsa bunu bilir ve rahatsız olur, bu ülke toplumu satıldığını bir köpek kadar algılamaktan acizdir. İslam denen din bu ülkede olduğu müddetçe de bu değişmeyecektir.
Dış güçler var hem de güçlü lobiler.
Dünyada en yüksek petrol Rezervi olan ülke Venezuella. ama petrolünü satamıyor ve yoksulluk içinde debeleniyor Malın var alıcı da var ama satamıyorsun bunun bir tek engeli dış etkenlerdir.
Bir de şu taraftan bakmak gerekir Tek gelir kaynağını bir tek ürüne bağladın mı dış güçlerin etkisi deprem niteliğinde oluyor ama bu gelir kaynaklarını farklı alanlara yaydın mı en azından büyük felaketler oluşmadan yaşamını sürdürürsün.
Mesele dış güçlerin olması değil senin ne kadar zayıf karınlı olmandır.
Türkiye de ki siyaset de Venezuella gibi zayıf karınlı oldu, dolar ucuz o zaman dolarla borçlan EURO ile sat. dışardan dolarla ithal et Euro ile sat .
Halbuki her yazın bir kışı vardır diye atalarımızdan kalan sözlerimiz vardır. Hep ağustos böceği ile karınca hikayelerini dinleye dinleye büyüdük. Bu hikayelere yenileri olan anlayana saz anlamayana davul zurna az da dendi.
Kağıt fabrikalarını kapat şeker fabrikalarını sat kamu mallarını ranta feda et Yolu köprüyü dolarla borçlan tarimi yok et şimdi dış güç ara dur.
Konu dış güç değil senin ne kadar tarihten ders aldığın senin ne kadar akıllı olduğundur.
dine mine ne
19-11-2018, 17:48
İlginç olan ise hiç bilinci olmayan tek ülke Türkiyedir.
Bir köpek dahi bir başkasına satılsa bunu bilir ve rahatsız olur, bu ülke toplumu satıldığını bir köpek kadar algılamaktan acizdir. İslam denen din bu ülkede olduğu müddetçe de bu değişmeyecektir.
Bilge hav hav,
Başkalarına empati duyamıyor ve onları anlamyısorsun. Bu empati eksikliğin başkaların duygularını ve olmayan kapasiteni de sıfırlayıp gitmiş. Kusura bakma ama anlamaz kavramaz hayvan misali saldırıyorsun.
Düşüncelerine bu millett katılmak zorunda değil. Satılmış!, ne demek satılmış? Kardesim durum öyleyse o zaman zaten dünya satılmış demektir. İnsanların gıkı çıkmıyor sen kalkmış bizimkilerin bilincinden bahs ediyorsun. Rekabet kuralı üzerinden sadece turkiyede mi güçlü güçsüzün hakkından geliyor. Dünya genelinde mekanizma doğal seleksiyon misali kendiliğinden işliyormuş gibi gösterilib akıl hice sayılıyor, eh güzel iste bundan niye rahatsız oluyorsun. Evrim olgusunda kendiliğinden olup bitişlere bayılırken güzeldi, ama mesele sistemin işleyişine gelince, aklı arıyorsun. Hani nerde bu akıl, alıp getirin de görek şunu diyen sizin felsefeniz değilmiydi. Ama yobaz hav havlar daha oluşumda somut olmayan aklı hareket üzerinden varsayarken, ispat bekliyordunuz. Öyle ise felsefenize sadık kalın kardeşim, çünkü yürürlükte olan sistem sizin felsefeniz.
STRATEJİK KURULUŞLAR SATILDI
Vatandaşın ödediği vergilerle yapılan dev kurumlar, sanayi tesisleri, limanlar, kamu binaları ve arsaları arka arkaya satışa çıkartıldı.Kamuya ait varlıkların satışından 62 milyar dolar gelir elde edildi. Bu paranın bir kısmıyla İMF'ye olan 23.5 milyar dolarlık borç kapatıldı. Özelleştirme gelirleri AK Parti iktidarında ciddi artış gösterdi..1986-2002 döneminde toplam 8 Milyar dolar özelleştirme geliri elde edilirken, 2003-2015 döneminde bu tutar 61,8 Milyar Dolar'a erişti. Cumhuriyet tarihi boyunca elde edilen özelleştirme gelirlerinin yüzde 90'ı AK Parti döneminde elde edildi. 80 yılın birikimi 15 yılda AKP döneminde satıldı
Kaynak Yeniçağ:
Bir insanın kalitesi hayat tarzı ile ölçülür ağzından çıkan lafla değil Bir hükümetin kaliteside icreatları ile ölçülür. Hani bir söz vardır bu yazın birde kışı var, her zaman bahar yok.
Şimdi bu kadar kamu malı satılmasa idi bu önümüzde yaşayacağımız burhanları kolay olmasada atlatma olanaklarımız olabilirdi bu yazın kışını gördüğümüzde evimizde depoladığımız şeylerle geçirebilirdik.
Şimdi ne olacak kış güçlü geliyor depoda bir şey yok yok olduğu gibi komşuya da oldukça güçlü borçlarımız var.
Biz bu ülkede ilk defa güçlü kış (kriz) görmüyoruz ikinci dünya savaşı cumhuriyetin kuruluş yılları ve 80 li 90 yılların karanlık günleri ama hepsi 3-5 yılda atlatıldı büyük bir çöküntü ile de karşılaşmadık.
Bu gün niçin bu kadar korkuyoruz birinci nedeni güven vermeyen siyasi sistem ve beceriksiz yöneticiler.İkinci neden bu beceriksiz yöneticileri destekleyen faydacı düşünen ilerisini hesaplamayan seçmen kitlesi.
Bu yöneticilerde suç varda bu halkta yok mu insan bir hükümete veya bir partiye 15 yıl destek verir mi hiçmi önüne arkasına bakmaz hiçmi bu bahar in bir de kışı olduğunu düşünmez.
İşte düşünmezse başına gelecek belanın da tam ortasına düşer.
Artık koruyacak kamu malıda kalmadı Bu hükümet bundan sonra ne yapar, buna benzeyen hükümetler gibi halkı haraca boğar elinde avcunda ne varsa alır ceza evleri yapar bol bol din pazarlar suçlu yaratır suç oranlarını arttırır.
Başımıza gelecek her şeyi hak ettik ama kurunun yanında yaş da yanacak. İşte bütün haksızlıkları da onlara yaptık.
dine mine ne
20-11-2018, 22:21
Sevgili kartopu
Bana bu tartışmalardan artık gına geldi. Tarihte yaşanmışlıklar hafızalardayken neyin becerisizliğinden bahsediyorsun. Becerisizliği neye göre kıyaslıyorsun.
Burhan diyorsun, bunu iki binli yıllarda gördük ve aşıldı. İcraatları ile ölçülür diyorsun, yapılan dikilenler ortada. Sen bunlara rağmen beceriksiz diyorsan neye göre kıyaslandığını yaz bari. Kıyasın neye göre onu bilmek istiyorum.
Türkiye iflas bayrağını çektiği yıllar yunanistan avroya geçmişti. Geçmesine rağmen türkiye dünyanın en güçlü büyüme bölgelerinden biri haline gelirken, yunanistan derin bir durgunluğun yıllarını yaşadı. Buradaki farklılık yaratan başarıyı, altyapı girişim ve gelişiminde aramalıyız ki, kimin daha becerikli olup olmadığını göre bilelim. Avrupa dahilinde IMF programlarıyla dahi ayakta duramayan yunanistana kıyas, iflastan gelip her yıl ekonomide büyüme sağlayan bir türkiye göz cikarmiyormu.
Ama "özelleştirme"!. Evet öyledir, fakat bunu kim ister,bu konuda alınan kararlar keyfi değilse, bu özelleştirmeyi kimler dayattırdı . Dünya ekonomisine direnemiyorsan, o da gelir sana kanunlarını dayatır. Türkiye'deki sol zihniyetin bu dayatmaya karşı direnememesi iflasla sonuçlandı. Kemal derviş özellleştirmeyi dayattınca ne yapıla bildi. Maymun misali elimizi avucumuzu açmadık mı. Para dünyayı dolaşırken, serbest piyasa sermayesine ve bunun kanunlarına sınırlarını kapalı tutanlar, ülkenin yerinde saymısına neden olmuşdur, bu bir gerçek, kendimizi kandırmayalım lütfen.. Çağırılan IMF de iflasın ideolojik beceresizlikten kayanklandığını bildiğin için, özelleştirilmeyi şart koşdu. Hani öyle yazıyorsun ki, sanarsin ortalık günlük güllistanlık dı da birileri geldi herşeyi sattı. Yahu sattırma noktasına getiren beceriksizler belli, bu günlere getirenler de belli.
Siyasi sistemede güvenmeye bilirsin, ben güveniyorum. Bana bürokrasi saçmalığı ile gelme. Yok yapılacakmışda, olmazmış da, olamıyormuş da, bilmem orada iki ot çıkmışda, oy hakkı yokmuş da ,
onun bunun hakları mışda, tek yönetim nasıl olacakmış da. Yapılması planlanmış projelenmişi mahkeme yolu ile yaptırmayacaksan ne diye seçim diyorsun. Kötü! Ya neyin kötüsü bu. Adam trafik yüzünden sabah çıkmış akşam geliyor evine,yazık değilmi. Ağç ot için tencere tava çalmanın ne anlamı var. Batı da sokakta aç sefil işsiz adamlar varken adamlar uzay mars gibi projelere milyarlar yatırıyor, kimsenin gıgkı çıkımıyor, bizimkiler iki ot için kafa ütülüyor. Ya bunlar otçumudur nedir diyesi geliyor adamın.
Siyasi sitemin neyi varmış , önceki sistem çokmu iyidi. İyi olsaydı alınan kararlar hayata geçerdi,mahkemelerden dönmezdi. Ben istiyorum sen istemiyorsun eh bırak da demokrasi gereği çoğunlukta olanın isteği yerine gelsin bari.
Demokraside seçilen kasanır bu da gider vaadlerini yerine getirir. Kaldıki tarihte ne yerine getirlmeyen vaadler gördük biz. Beceriksiz dediğin adamlar vaadlarını yerine getirdiği için bunca yıl iktidarda kaldı.
Öyle bilgevehisin yorumladığı gibi seçmenin köpek misali din üzerinden erdoğana sadık kalmışlığından olmadı bu işler. Seçmen dindarsa dindar onunda bir canı var, oda bir insan. Geçmişe yönelik kıyas yapıyorlar, sizin dediğiniz gibi değil mesele. Muhalefet edebilmek icin bulsaniz nerdeyse erdoğanı peygamber yapacaksiniz.
Yiğidi öldür hakkını yemek değil meselem, meselemi yiğit ne olursa, kimden olursa olsun hakkını yemememizdir. Yürürlükte olan (vahşi) kapitalizmin kuralları gereği adam yapa bildiğini yapıyor, eh daha ne yapasın. Komünist eleşdiriler tümünden geçersizdir. Oynanan sistem kuralları belli, oynanan oyun belli, sorun nerede. Özelleşdirme politikaları sosyalist eleşdiridir, yani bu türden erdoğana muhalefet edilemez.
Basketbol kuralları üzerinden sağdaki futbol oyuncusuna karşı çıkmaya benzer bu. Sizinkisi de bu işe benziyor işte.
Satıyor, ehh iyide özelleştirme dünyaysina gitmiş sen gelmiş ne istiyorsun. Ama yanlış! ehh git o zaman sistemi eleşdir, erdoğanla bunun ne alakası var. Komünistler kadar erdoğanın kendiside komünizmin tam ne olduğunu zaten bilmiyor.
Marx, kontrollü elit bir merkezi gücün merkez bankaların üzerinden oluşdurulmasını ön görmüş bir insandir. Öyle sokaklarda ben devrim yapiyem demekle olucak işler değil bu işler, süreç ve akıl gerektiren isdir. (Masonik) bir merkezi gücün eline kurulan merkez bankaları, faizin gücünü bunlarin ellerine oynuyor, bu güçlede adamlar kapalı kapılar ardından dünyamızı gitmesi gereken yöne doğru zorluyor.
Bakınız daha geçen gün dünya bankasının krypto parayı hayata geçirilmesini düşündeklerini okudum. Hayata gecerse alın size parasız bir dünya.
İşte masonlukta marxi nereye koyacaz, sorunun cevabı budur. Arkadaşı birilerinin kontrolü altında olan merkez bankalarına koyacaksın. Burada oluşan merkezi gücün serbest piyasasının kendi doğal fiyatlandırma mekanizmasına bile engell olabildiğini ve faizin getirdiği borç batağı üzerinden, devletleride kontrolü altına alabildiklerini kavramalisin.
Bu iç içeliği kavramalısın, merkez bankalarını neden onayladığını çözemediğin müddetçe kendisini anlamış olmazsin. Masonik güç arkasında olmasaydı düdüğün sesi yankı bulmaz ve
Üniversitelerin kapılarınıda asla aşamazdı. Aşmasının nedeni öğretinin bilinç altına oturtulması gerekliydi. Lan biz nereye doğru gidiyoruzun şoku yaşanılmasın diye, yavaş yavaş, sindir sindire
insanların bilincine okunmuşdur. Öylesine vay efenim kızı oğlu ölmüş de, bilmem nasıl elitmiş gibi çıkışları sen hali hazırlanmış literatürden öğreniyorsun. Ama ben mantığımı kapılar ardında hazırlanan literatüre kurban edicek adam değilim. Allahı konuşuduran literatür ne kadarsa, bu tür saçmalıklarda bana o kadar ters geliyor.
Çok haklısın Sn dine mine ne.
Bir MARKS ist olarak kapitalizm i toptan lanetlememiz gerekir neresi doğru ki biz eğri arıyoruz. Bir yerinden düzeltmeye kalksak mirasçıları kalkıyor hop ne yapıyorsun bizi onu bilerek bozduk diyorlar.
Ama bu kapitalistler durmuyor çamurunu bize de sıçratıyor yaptıkları pislikleri bize bulaştırmak için Marks a da laf atıyor yok Mason muş ta hem de kıdemlisi diyorlar.
Bir de Marksistlere akıl veriyorlar onu anlamamışız . Elbette biz Marks bu düzenbazlara karşı savunacağız. onu onlara anlatamasak ta anlatımlarımızdan Marks ın kim olduğunu ne yapmak istediğini ne yaptığını anlatacağız.
Marks kapitalizm i anlatmış ve eleştirmiştir hatta onun yaşamını sürdürebilmesi için neler yapabileceğini de anlatmıştır ama anlayana tabii.
Bakın size bir şey den bahsedeyim Kapital 3 ün cildin önsözünde Adam simit in bir hayalinden söz etmesinden, şöyle diyor. Bir gün makine yapan makinalar icat edilecektir . İşte Engels te şunu diyor işte o zaman değer yasası çökecektir. Yani değer yasası kapitalimde ana kaynaktır o çöktüğünde sermaye birimimi çöker sermaye birikimi çöktüğünde kapitalizm çöker.
Siz şimdi paris komününde el konulamayan bankalardan söz ediyorsunuz bu bir hata dı ilk denendi. Lenin bu hatayı yapmadı Banka nedir bir hırsızlık merkezi.
Ama bir şeyi esastan koydu alttaki sınıflar her şeye el koymalıdır dedi.
Kapitalizm teknolojiyi geliştirirken bir başka iddiada bulunuyor. Bu dünyaya bu kadar insan fazla 350 -500 milyon yeter. Biz de düşünüyoruz acaba bu 350-500 milyon un içinde biz de var mıyız diye ama bu düşünce bizi yok olacağımızı anlamamız için çok uğraştırmıyor.
Halbuki insanız aklımız var eğriyi doğruyu düşünebiliyoruz .Kaderimizi emanet edeceğimiz bir tanrımız da yok.
Evet çok haklısın, kapitalizm başlı başına insan nesli için artık bir beladır. ister teknoloji geliştirsin ister ilkel kalsın. Biz yine de doğru olanı yapılabilecekleri yapılamayacakları anlatırız anlayan anlar ama bu anlattıklarımız birilerinin işine gelmiyor olabilir işte o zaman bu insanlar bize başka bir yol var mı diye soracaktır bizde en sağlam yolu devrimi onlara anlatacağız.
Kapitalizm in bu geldiği aşamadan kapitalistler bile korkmaya başladı artık kapitalist dünyada sermayeler yatay büyüyemiyor dikey olarak büyüyor kapitalizmden dökülen sınıflar çoğalıyor insan ın mutsuzluğu artıyor teknolojinin bu plansız gelişiminden ve yaşanmakta olan vahşi rekabetinden kapitalistler bile korkmaya başladı Bizi iyi hayaller kurdursa bile gelen bir çöküşün habercisi olduğu bize Marks 1800 yıllarının sonlarına doğru yazdığı kapitallerde söyledi.
Biz bunu ancak şimdilerde anlasak ta geç kalmadık zamanı yakalayabiliriz.
ilahimasal
13-02-2019, 15:39
Lafı koy sonrada git ! olmadı be ozan Arif
Pirinç, buğday, nohut, bulgur, soğan, et,
Ne var ise hep dışardan ithal et…
Üretmeden yaşar mı bir memleket?
Ondan sonra "vay efendim, dış güçler
Dünya görüşüm seninle aynı olmasada , tepedekinin gücüne boyun eğmeyip , durduğun yeri değistirmediğin , fikirlerine ölene kadar sahip çıktığın için MERT bir ozan olarak anılacaksın.
Bakınız daha geçen gün dünya bankasının krypto parayı hayata geçirilmesini düşündeklerini okudum. Hayata gecerse alın size parasız bir dünya.
Bu günlerde krypto paradan söz edilmeye başlandı ne değişecek anlamış değilim. Mülkiyet sistemimi değişecek ticaret mi ortadan kalkacak sınıflar arası değişim mi olacak ne değişecek. KAĞIT veye METALDEN vaz geçildiğinde ne değişiyor zaten bir kart vizit in içinde kullanabileceğin kredi var para (kağıt-metal) bir çok alanda dolaşımdan çıktı.
Değişen bir tek şey olur merkezi devletler daha küçük devletleri daha fazla kotrol altına alır onlara nefes alabilecek alanları daraltır.
Kölelik sistemini kendilerine daha fazla bağımlı hale sokar. Bir çok devlette egemenliği sınırlar.
Karanlıktan aydınlığa
14-02-2019, 18:42
eğer dış güçlerle iç güçlerin ortak çalıştığı düşünülürse rahmetli bu şiiri boşuna yazmış derim.ama sitem etmek, kızım sana söylüyorum gelinim sen anla diye söylediyse bi şey diyemem.
karakedi
14-02-2019, 22:57
Bu günlerde krypto paradan söz edilmeye başlandı ne değişecek anlamış değilim. Mülkiyet sistemimi değişecek ticaret mi ortadan kalkacak sınıflar arası değişim mi olacak ne değişecek. KAĞIT veye METALDEN vaz geçildiğinde ne değişiyor zaten bir kart vizit in içinde kullanabileceğin kredi var para (kağıt-metal) bir çok alanda dolaşımdan çıktı.
kredi kartı ile paranın eskisi kadar dolaşımda olmaması önemli değil. önemli olan malların değerinin para olarak ölçülmesi. bu durumda para ister kağıt-madeni, ister kredi kartı halen geçerli bir değişim aracı. kredi kartının yaygınlaşması kapitalizmin işine geliyor çünkü paranın sirkülasyonu inanılmaz hızlandı. marks biz fakirlerdeki bu kredi kartı hastalığını görse "çüşş" derdi eminim.
kripto paranın garipliği sanırım karşılığının ne olduğu konusunda. paranın karşılığı altın. altın rezervin kadar para basabiliyorsun. eskiden altın-para paritesi sabitti, şimdi ise değişken. kripto para ise bildiğim kadarıyla bilgisayar tehizatı ile kripto edilen bir tür kodlar dizisi. yani kripto parayı bu teçhizatı kuran herkes elde edebilir. mining dedikleri bu olsa gerek, yani maden kazıma. fiyatı da tam bir spekülasyon. 10 yıl önce kimsenin bilmediği bir şeyin 1 tanesinin fiyatı 25bin tl falandı herhalde.
ForumKirpisi
15-02-2019, 00:24
Problem Amerikanın altın karşılığı olmadan para basabilmesi. Hatta başkalarının da ABD adına Dünyanın herhangi bir yerinde ABD doları basabilmesi - eski,yeni ne olursa tüm dolarlar neredeyse her ülkede geçerli, bu sahte dolarların en çok sahte zenginler yarattığı ülkelerden biri de Türkiye idi ama daha çok balkanlar ve eski sovyetle tayvan çin tayland filipin gibi yerler oldu. Sahtesi kolay yapılan eski basım doları Türkiyede takside de bakkalda da işletebilirdiniz.
Diğer bi konu:
Altın karşılığı olsa bile yeni problem de yine yeryüzündeki en çok potansiyel altın rezervinin abd topraklarında olması.
çağımız ekonomisi komple abdde abd için kurulup işlenmiş biz sade oyuncuyuz. tüm problem bu bence.
bu olayın özü de binlerce yıllık bağnazlıktan kaçanların kurduğu abd.
bizim problemimiz de bizim orada olmamamız. orada ingiliz, alman, italyan, ispanyol, iskandinav, rus, yunan, ermeni, arap, pers var. biz yokuz.
ama artık bilgi paylaşılıyor ve daha çok soylu ortaya çıkıyor.
aslında belki de haklılar. her yeri abdnin eyaleti yapmak istiyorlar, fakat problem abdninde başındaki zihniyet kavgası.
abd ülkeler sallandığında yanaşabiliyor, yaptıkları şey aslında oyunlarına yeni oyuncu eklemek.
reiz abd ile geldi fakat kötülüklerini 3. döneminde anlar gibi oldu baktı etrafı kendi istediği gibi değil kurtuldu ama kurtulurken çok daha yanlış kişileri etrafına aldı, lagaluga yapınca fişini çektiler uzatmalara çıktı. aslında çok basit ne mossad ne cia bi cacık yapmıyor. yapacak güçleri de yok. siz ülkenizde abd üstleri, abd misyonları kurdurursanız, lisanssız kiliselere izin verirseniz, koskocaman bir türkiyeye vizesiz giriş politikası yaparsanız sonra içiniz karıştığında dış güçler dememeniz lazım. sonra oy alırıız veya dostlarımız kızar diye teröristleri bombalamazsanız veya üssünüzü yaktırırsanız, sonra o teröristler sizi vurunca bağrınmak ta garip olur.
Kripto Para Bitcoin Nedir ve Nasıl Alınır?
Kripto para piyasasının en çok yatırım alan ürünü Bitcoin, ününü artırdıkça herkesin kafasındaki nedir, nasıl alınır, güvenli midir, ne kadar kazandırır gibi soruları da çoğaltıyor. Biz de size en basit haliyle anlatmaya çalışacağız.
İnternetin bankasız ve devletsiz para birimi olan Bitcoin tüm dünyada her geçen gün yatırımcı sayısı ve değerini artırıyor. Artmaya devam edecek mi, yoksa hızlı bir düşüş mü yaşayacak bilinmiyor.
Uzmanların çoğu Zengin de edebilir, batırabilir de. diyor. İleride ne olacağı hakkında kimsenin net bir şey söyleme imkanı olmadığı aşikâr.
Bitcoin, dijital yani gerçekte var olmayan sanal bir para pirimi. Kimilerine göre geleceğin alternatif para birimi olarak görülse de Bitcoin in henüz yasalarla tam desteklenmediğini unutmamak gerekiyor.
Bitcoin için değeri daha da artacak diyenler olduğu gibi, Rusya, Fransa ve ABD merkez bankaları, Riskleri siz bilerek ve isteyerek alıyorsunuz, yarın balon patlarsa kimseyi suçlamayın diye piyasalara ve yatırımcılara yapabilecekleri tek şey olarak uyarıda bulunuyor.
Bitcoin, enflasyon riski ve çökme riski çok düşük olduğu için tercih ediliyor.Bitcoin sistemi, sonu olan bir sistem. Teknik tasarımı itibariyle maksimum 21 milyon adet Bitcoin üretilebiliyor, dolayısıyla Bitcoin in enflasyon riski çok düşük görünüyor.
------------------------
Hiç bir karşılığı ve hiç bir güvencesi olmayan sanal dünya üzerinde alış veriş sistemi. Ne aldığın ne sattığın belli değil
Tıpkı kumar oynamakla eş değerde bir sistem.
Kumar masasına oturduğunda en fazla kimin kazanacağı düşünülür Her kes şanslı olan der ama ben onu demeyeceğim. Kazanan ya hile yapan bu konuda usta olan olacaktır, ya parası çok olan. Yani bu kripto veya Bitcoin dünya kumar sistemine adımı atmış bir şey.
Bu tür kumar sistemleri var zaten, yenisi insanlığa bir şey katmayacak.
Kumarı sevenlerin tercihi olabilir. Enflasyon riski yokmuş ama hepsini kaybetme risk i yüksek, tercih kumarcıların.