Orijinalini görmek için tıklayınız : Kafaya Takmamak
İnsan kafasına bir şeyi takarsa takar, bundan kurtulmak çok zordur. Bazı düşünceler saç döker kemik eritir.
Zaman hızlı akar ama yavaş geçer, insanın derdi bin olur zamanı hiç olur.
Dün Youtube sitesinde ki Gig Tv kanalının sunucusu İbrahim Atabey canlı yayınlara ara vereceğini, sağlık sorunları yaşadığını anlattı. Sanırım baş ağrısı sorunu yaşıyormuş.
Bu kişiye kaç kere yazdığımı sayamadım, böyle giderse bırakın baş ağrısını akıl sağlığını tehlikeli bir hale sokacaktır. Açlıktan bir köşede ölürken adı "kimsesiz ölmüş" olacaktır.
-
Öyle vurdumduymaz ve başkasına vereceği tatsızlığı, yaşatacağı acıyı hiç bir yerine takmadan namussuzca ve ahlaksızca yaşayan insanlar var ki... Bazen sırf bu yüzden Allah diyesim geliyor... Allah bin belaları versin.
-
Adiliğin ve menfaatin insan boyunu aştığı bu dünyada hiç bir şeyi kafaya takmamalıyız. Gamsızlığın ötesinde bunu başarmalıyız. İnsan karakterleri değişik değişik. Ben kafaya takan tiplerdenim ve zararı ölümcül olabiliyor. Mide rahatsızlığından kemik hastalığına, saç dökülmesinden diş streesine kadar. Belki aynı sorunları dile getirmek sohbet ettiğiniz insanların bile enerjisini çektiğinden umursanmaz biri görünüyorsunuz.
-
Fazla sıkıntı insanı yatağa düşürür.
-
Takıntı yapmak çok büyük bir bunalım ve hastalık sebebidir. Daha daha ileriye gidenler için cinayet yada intihar sebebidir.
-
Kafaya takmayalım, her ne kadar bunu başaramasak da.
Sn Turdur
Tam zamanında bu yazıyı yazdın bu içinde yaşadığımız dönemde kafadan hiç çıkmayacak bir çok şey var istesende kafayı duvara vursanda çıkmaz. Şu intihar vakalarına bir bakın hatta medyaya yansımayanlar da.
Gel de takma
Leonardo
01-12-2018, 18:33
Havalar da yapıyor. Yarın filan biraz daha güneşli olacak diyorlar. Fazla eve tıkılmamak lazım :)
Havalar da yapıyor. Yarın filan biraz daha güneşli olacak diyorlar. Fazla eve tıkılmamak lazım :)
İstersen uzaya çık. Kafana takılan kafanla beraber gelir.
Felâsife
01-12-2018, 21:20
Kafaya takmamak, kafaya taka taka olur... :)
Yoksa ondan kaçmak, yok saymak, tedavi görmek meseleyi halının altına süpürmekten başka işe yaramaz.
Problem, problemden kaçarak çözülmez, bilakis onun içinde çözülür, buna "bağışıklık kazanmak" diyorlar.
Yani kafaya taka taka, artık öyle bir noktaya gelinir ki, o şey etkisini yitirir. Aslında kişi o şeye karşı bağışıklık kazanmıştır, kazanır.
Bu da evrimsel bir ölçüden dolayı böyle olur "Güçlü olan ayakta kalır". Güçlü olmak sadece fiziksel açıdan değildir, psikolojik açıdan da önemlidir.
O yüzden hayat bu şeyleri karşımıza çıkartır, inatçıdır o!
Zaten kafaya takılanlarla dost olunduğunda, insan her takanaktan güçlenerek çıkar.
Seni öldürmeyen şey, seni güçlendirir!
Eskiler "kolay zorun arkasındadır" demişler.
Zor mu?
Aşabilirsin!
İmkansız mı?
Fırsat ayağına gelmiş!
Sevgiler
bir takmazsın iki takmazsın, sonsuza kadar kaçamazsın ki, bir gün o sıkıntı seni tepene biner. bazen takmak iyidir, bırak vurabildiği kadar vursun dersin, ölmezsen seni güçlü kılar, bağışıklık kazanmış olursun.
manas; tabi ki de her konu iyi değildir. Koca kafalı birisinin dediği gibi; Unutan iyileşir.
Bir icadı bir buluşu yada bir çözümü kafaya takmakla, özel hayatında yediği darbeleri artık tarih olmuş olduğu halde kafaya takmak muhakkak bir değildir.
Birde Gig Tv'nin sunucusu, taka taka baş ağrısı yaşamış. Video çekerek İslam'ı yıkacağına inanmış gibi.
Bazı konularda atalarımızın dediklerine kulak kabartmalıyız.
Nietzsche'nin dediği gibi;
-Unutan iyileşir.
Bizim atalar ne demişler;
-Düşün düşün zordur işin.
-Su akar yolunu bulur.
-Ölmüşle olana çare bulunmaz.
Kafaya neyi takıp takmayacağımızı iyi ayırt edelim. Dediğim gibi insanı içinden dışından çürütür.
Şüpheci Dinsiz
01-12-2018, 23:10
Toplumun ezici çoğunluğu pasif agresif durumda. Her şeye itiraz eden, kızan, "doğrusu o değil, bu" diye her konuda muhalif ve bilgiç olan, ne var ki saman alevi gibi parlayıp sönen, uzun vadeli düşünmeyen, planı olmayan, kılını kıpırdatmayan...
Bunların içinden vicdanı olanlar ters giden her şeyden, gözlemlediği her zulümden sorumluluk hissedip, kendisinin de bu zulmün parçası olduğunu düşünüp mutsuz oluyorlar.
Çok fazla sorun var; korkunç bir gelir adaletsizliği var, yoksulluk var, her türlü istismar var, doğa katliamı var, baskı var, peşkeşler var, adalet yok. Bunlar herkesin gözü önünde oluyor, toplumun en az %75'i bundan rahatsız ama bu sorunlar bir türlü çözülemiyor. Toplum bir yerden başlamalı, örgütlenmeli, uzun-orta-yakın vadeli planlar yapmalı, organize eylemler ortaya koymalı. Bunu yapmayan toplumların bireyleri ağır psikolojik baskılar-sorunlar yaşarlar.
Olması gereken için elinden geleni yapmış olan bir kişi, sonuç olumlu da olumsuz da olsa huzur duyabilir. Çünkü seyirci kalmamış, bir şeyler yapmıştır. Bunun için pasif agresifliği bırakıp eylemliliğe başlamak gerek, toplumsal uzlaşma ile "olması gereken"i belirleyip, bir şeyler yapmak gerek.
Leonardo
01-12-2018, 23:35
Toplumun ezici çoğunluğu pasif agresif durumda. Her şeye itiraz eden, kızan, "doğrusu o değil, bu" diye her konuda muhalif ve bilgiç olan, ne var ki saman alevi gibi parlayıp sönen, uzun vadeli düşünmeyen, planı olmayan, kılını kıpırdatmayan...
Bunların içinden vicdanı olanlar ters giden her şeyden, gözlemlediği her zulümden sorumluluk hissedip, kendisinin de bu zulmün parçası olduğunu düşünüp mutsuz oluyorlar.
Çok fazla sorun var; korkunç bir gelir adaletsizliği var, yoksulluk var, her türlü istismar var, doğa katliamı var, baskı var, peşkeşler var, adalet yok. Bunlar herkesin gözü önünde oluyor, toplumun en Olması gereken için elinden geleni yapmış olan bir kişi, az %75'i bundan rahatsız ama bu sorunlar bir türlü çözülemiyor. Toplum bir yerden başlamalı, örgütlenmeli, uzun-orta-yakın vadeli planlar yapmalı, organize eylemler ortaya koymalı. Bunu yapmayan toplumların bireyleri ağır psikolojik baskılar-sorunlar yaşarlar.
sonuç olumlu da olumsuz da olsa huzur duyabilir. Çünkü seyirci kalmamış, bir şeyler yapmıştır. Bunun için pasif agresifliği bırakıp eylemliliğe başlamak gerek, toplumsal uzlaşma ile "olması gereken"i belirleyip, bir şeyler yapmak gerek.
- Bir yerin altını çizdim. Çok doğru. Bizde siyasete "Ama sen cumhurbaşkanı değilsin ki" gözüyle bakarlar. Halbuki (Fransa'da olanlara bakın) şu anki olay haricinde, Avrupalıların resmen ikinci bir sokak hayatı / gösteri hayatı filan var. Çünkü normal / doğal olan o. BU dünyanın adaletsizliği biter mi? - Bitmez. O zaman niye içimize atmamızı bekliyorlar? Niye otobüs yakınca manşet oluyoruz? Uyduruk / pis kokan bir otobüs insan psikolojisinden daha değerli kabul ediliyor.
Doğru yazmışsınız. O hoşnutsuzluğu dışa vuramayan toplum sağlıksız toplum olur.
ForumKirpisi
01-12-2018, 23:38
- Bir yerin altını çizdim. Çok doğru. Bizde siyasete "Ama sen cumhurbaşkanı değilsin ki" gözüyle bakarlar. Halbuki (Fransa'da olanlara bakın) şu anki olay haricinde, Avrupalıların resmen ikinci bir sokak hayatı / gösteri hayatı filan var. Çünkü normal / doğal olan o. BU dünyanın adaletsizliği biter mi? - Bitmez. O zaman niye içimize atmamızı bekliyorlar? Niye otobüs yakınca manşet oluyoruz? Uyduruk / pis kokan bir otobüs insan psikolojisinden daha değerli kabul ediliyor.
Doğru yazmışsınız. O hoşnutsuzluğu dışa vuramayan toplum sağlıksız toplum olur.
O otobüsün parasını vergisini verenden çıkarırlar. Zaten yakanlar beş para etmez vergi vermeyen itler oluyor. Ha otobüsü malum zatın makatına sokacaksanız ona bişey demem.
Mevzu sadece toplumsal, siyasi yada dini değil. Özel hayatında darbe yiyen, aldatılan yada şahsi haksızlığa uğrayıp bunu kaldıramayan ancak elinden kafaya takmaktan başka bir şey gelmeyen milyonlarda olabilir.
Gamsızlık hiç iyi değildir ancak her şeyi de kafaya takmak hastalığa götürür insanı. Bazı insanlar çok duygusal oluyorlar. İşte bu insanların çektikleri...
O otobüsün parasını vergisini verenden çıkarırlar. Zaten yakanlar beş para etmez vergi vermeyen itler oluyor. Ha otobüsü malum zatın makatına sokacaksanız ona bişey demem.
Adamlar Gazi Mahallesi'nde otobüs yakmışlar sabah neden otobüs gelmiyor diye isyan ediyorlardı.
Fransa'da ayaklananların geneli göçmenlerdir. Bizim yerli insanımız isyan etmeyi bile bilmiyor.
C.B.Erdoğan Fransada isyancılara devletin çok sert davrandığını söyledi. Aynı C. B. Erdoğan gezicileri terörist ilan etmişti gerçi o zaman Başbakandı.
Ne garip bir ülkede yaşıyoruz .
Bu ülkede nasıl normal düşünebilirsin .