PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Küresel Isınma


ForumKirpisi
20-12-2018, 01:23
Bir sorum var.

Acaba küresel ısınmayı insanlara bilim adamları yerine din adamları anlatsa inandırıcılığı artar mı?

(İnsanların ilk tercihlerinin doğa dostu olmaktan yana olmadığını var sayar isek)

Felâsife
20-12-2018, 02:24
Çift taraflı baskı olur artar elbet, iş bir fetvaya bakar.

Ama tabii ben "Küresel Isınma" denen şeyin, Amerikalılarca "Küresel kandırmaca" olduğun inanıyorum. Nasa'yı bile alet ettiler bu kampanyaya, bu topraklarda bile 800 yıldır kuraklık varmış filan diyerek, sözde bir "kuraklık" algısı yaratmaya çalıştılar. Büyük bir ölçüde de başardılar.

Amerikalılar çok akıllı olabilirlerde, yalnız bu topraklarında bir geçmişi var, "kuraklık tarihi" bile var.

Amerikalılar doğanın sevecen yüzüne, kendi tarihlerinde ilk kez rastladılar!
Zaten olayda bir kaç eyalette ki su sıkıntısı ile gündeme geldi. Adamlar kuraklık ile karşı karşıya kalınca, paniklediler.
Tarihsizlik kötü şey, adamlar tarihini daha yeni yeni yazıyorlar.

Bu topraklarda ne kuraklıklar olmuş, yakın tarihimizde bile var kuraklık, savaşlar bile kuraklık yüzünden askıya alınmış, insanlar kırım kırım kırılmış.
Onlara bakınca şimdi bir kuraklık filan yok ki?
Çarşılar pazarlar her yer yiyecek dolu, kuraklık nerede?

Kuraklık demek yiyeceksizlik demektir, forumda diğer bir konu var, insanlar yamyamlık bile etmiş, sebep yiyeceksizlik, şimdi böyle bir şey yok ki.
Amerikalı panikledi, bir de buzullar eriyince, iyice panikledi. İyide o buzullar ne için var.
İnsanlar bu kadar çoğalırsa, stoklar erir tabii ki de.

Sorun aslında kuraklık, iklim filan değil, insan nüfusunun patlama yapması, kaynakların hızla tükenmesi.
Kaynaklar ne yapsın.

Kuraklığa dikkat çekileceğine, nüfusa "dikkat" çekilse, daha iyi olacaktır. /da yok böyle bir telaş maalesef.

Sevgiler

ForumKirpisi
20-12-2018, 06:02
Trumpta inanmıyorum dedi sonra düzelecek dedi. ama artan sera gazı etkisi var. Earth co2 denen küresel karbondioksit artıyor. Ozon tabakası zayıflayıp buzulları eritiyor, ısınma yavaş yavaş oluyor. Tatlı su kaynakları yok oluyor denizler yükseliyor. Aslına bakılırsa kıtalar son buz çağından önce daha fazla su altında imiş. Sonra bi kurtarıcı buz devri insanlık ve günümüz ısıması. Petrol yakmaya devam edersek ayva.

kartopu
20-12-2018, 09:59
Bir kaç gün önce bir çevre toplantısına katıldım Konu Jeotermal ısı ile elektirik üretimi toplantı ege bölgesinde Gediz havzası denilen Denizli ili ile İzmir arası bölge.
Bu bölgede SANKO holdinğ adında bir şirket o suların çıkarma ve o sudan ekeltirik üretme ve suyu satma hakkına sahip olmuş bunun için 2500 -3500 metre aşağıya inip buhar niteliğinde su çıkarıyor ve elektirik üretiyor bu üretimin yapıldığı alanlarda dünyanın en kaliteki kuru üzümü üretiliyor 3 yıldır bu teşepbüs yüzünden bağlarda kuruma hiç görülmeyen hastalık türleri oluştu.
Ayrıca yer altı sularının çekilmesi ile bazı su kaynakları daha derinlere indi ve daha korkunç u obruklar oluşabileceği söyleniyor
Bu bölge deprem bölgesi teknik adamlara göre güçlü bir deprem sonucunda çok yüksek derececeki sıcak suların patlayarak yer üstüne çıkma olasılığından söz ediliyor bu durumda depremin yıkıcı etkisi yanında insanların bitkilerin güçlü şekilde haşlanacağından söz ediliyor.

Merak ediyorum bu elektirik ne kadar ekonomik. getireceği zararları da düşündüğümüzde ne kadar insana faydalı. Dünyanın en kaliteli üzümünü de üreten bölgeyi de düşünerek olaya bakalım.

Kuraklığın yaratıcısı Tanrı değil İnsan aç gözlü paradan başka bir şey düşünmeyen insan. İşte küresel ısınmanın sebebi de insan.

Bunu insanlara kim anlatabilir anlatılacak şeyler zaten ortada para karşıtı felaket .

Din adamları kimlere hitap edecek ayrıca devlete ve devletin politikalarına karşı çıkacak din ve din adamı var mı . Buna cesaret edecek din var mı.
Bu konunun aynısı Aydın bölgesinde de var o bölgede kanser vakalarında % 47 artış olduğu söyleniyor ,bir de bu var.
Bu konuyu çevreciler yapıyor iştirak edecek insan kitlesi de yoksullar Bu yoksullar hem geçim yollarını kaybediyor hem yaşamlarını Küçük toprak sahipleri üretim yaparken maliyetleri yükseliyor ve verim düşüklükleri yaşıyorlar ellerindeki mülklerin değerinden fazla bankalara borçları var.

Ne dinden bir ses çıkıyor ne devletten.
Sebebi belli, Din -Devlet- Sermaye işbirliği içinde.

Leonardo
20-12-2018, 22:33
Kartopu: Yenilenebilir enerjinin sorunsuz olduğunu söyleyen olmadı. Mesela barajlar arkeolojik alanların / köylerin su altında kalmasına, balıkların ölümüne neden oluyor. Rüzgar enerjisi (bazen) çok ses çıkartıp o bölgede yaşayanları rahatsız ediyor.

En ideali aslında güneş. Ama o da para ve alan gerektiriyor. Son sistemlerde artık bilgisayarlı sistemler filan var. Yani yüksek teknolojili olduğu için kolay erişilebilir değil.

- Karamsarlık iyi bir şey değil. Petrol zararsız olsa da yenilenebilir enerjiye ihtiyacımız var. Enerji ihtiyacının azalacağını düşünmek bence saçma. Teknolojik uygarlığın enerji ihtiyacı mutlaka vardır ve artmaya devam edecektir. Sadece bunu söyledikten sonra bile bu "yenlinebilir" enerjiye geçişin zorunluluğu ortadadır.

Din Adamı: Bu konu din adamının konusu değil. Din adamı büyük oranda yaşamın güçlükleri ile karşı karşıya olan "gerçek dünyada" yaşayan insanlara hitap ediyor. Ölüm / hastalık konusunda teselli ediyor filan. Din adamının işi, millet aç kalınca ölülerimizi gömmek filandır. İmam efendi o zaman Uluslar arası Uzay İstasyonu hakkında da mı fetva verecek? - çok saçma.

Teslis: Amerika'da adamın birine ışık yaptırmış "Trump Vatan hainidir" diye. Adamın düzgün konuştuğu alan yok ki Küresel Isınma hakkında düzgün bir şey söylesin :)

Felasife: Biz teknolojik uygarlığız. Mısırlılar gibi "Tanrıların gazabına uğramış" uygarlık değiliz. Çekirge gelirse ilacımız var. Çöl olsak, deniz suyunu arıtıp sulama yaparız. Açlık filan bitti. Teknoloji arttıkça gücümüz de artıyor. Bugün açlık var, ama emperyalizm yüzünden açlık var. Savaş yüzünden, kapitalizm yüzünden açlık var.

Ama gücümüz sınırsız değil. Küresel ısınmadan korkuyoruz çünkü teknolojimiz o kadar büyük değil. Mesela Hollanda + Belçika'nın yarısı sular altında kalabilir ve hiçbir şey yapamayız.

O yüzden sadece "çocuk sayısı" meselesi değil. Enerji ihtiyacımız nüfus sabit olsa da artmaya devam edecek.

Bir de Kapitalizmin aşırılıklarını artık daha çok törpülemek gerekiyor (Yani Trump Ne yapıyorsa tam tersi). Dünyada ciddi denge sorunları var. Bir şekilde ele alınması gerekiyor.

ForumKirpisi
20-12-2018, 23:09
Bireysel yenilenebilir çözümler toplulara göre daha ekonomik olabilir. Toplu bir çözümü konutlara götürene kadar ortaya çıkan kayıp azımsanacak bişey değil.

petrol nasıl zararsız onu anlamadım ben.

güneşte kuşları yakıyor.

Felâsife
20-12-2018, 23:12
Felasife: Biz teknolojik uygarlığız. Mısırlılar gibi "Tanrıların gazabına uğramış" uygarlık değiliz. Çekirge gelirse ilacımız var. Çöl olsak, deniz suyunu arıtıp sulama yaparız. Açlık filan bitti. Teknoloji arttıkça gücümüz de artıyor.
Şımarıklığımız da artıyor. :)
Küresel ısınma denilen şeyin bile tam açılımı "İnsan kaynaklı küresel ısınma"
Daha önce dünyada hiç ısınma olmamış, hiç kuraklık olmamış, ama insan el atınca olmuş!

Mısır Tanrılarının, çağımız modern insan versiyonu ile karşı karşıyayız.

Gelecekte şöyle derler mi? Bence diyecekler.

"Modern dünyada ki İnsan Tanrılar dünyayı gazap içinde bıraktı!"

Oysa DOĞA her zaman aksiyonları sever, bu koca dünyada, yaşamı kaç kere tamamen bitirmiş, tekrar başlatmış, kıtaları bile yerinden oynatmış, dağları gömmüş, vadileri ortaya çıkartmış, seller, depremler, yangınlar vs. vs. bi yıkmış bi yapmış.

İNSAN!
Bir zamanlar Tanrıların yaptığı dediği şeyi, şimdi kendi yapıyor olmanın verdiği hazla, felaket davulları çalıyor.
Biz yapıyoruz diyor... mesaj çok derin.
Tanrıyı oynamak fırsatı eline geçmiş, dünyayı mahvediyoruz diyor ???
Peki hız kesiyor mu? Asla!
Çünkü Tanrı olmak fırsatı eline geçmiş, tam gaz köklüyor.

İyi de DOĞA zaten bu tip aksiyonlara bayılıyor, bir çılgın o!
Bir kaç milyon yıl bekler, akabinde kuşlar uçar, sular deli gibi akar, güneş bile farklı parlar.

Celal Şengör bir sohbetinde, Romalı askerlerin etek giymesine.
Hava çok sıcak abicim, Avrupa o zamanlar yanıyordu! diye eklemişti.

Merak ettim, o zamanlarda da sera gazı filan falan mı vardı! :confused:

Sevgiler

ForumKirpisi
20-12-2018, 23:17
Şımarıklığımız da artıyor. :)
Küresel ısınma denilen şeyin bile tam açılımı "İnsan kaynaklı küresel ısınma"
Daha önce dünyada hiç ısınma olmamış, hiç kuraklık olmamış, ama insan el atınca olmuş!

Mısır Tanrılarının, çağımız modern insan versiyonu ile karşı karşıyayız.

Gelecekte şöyle derler mi? Bence diyecekler.

"Modern dünyada ki İnsan Tanrılar dünyayı gazap içinde bıraktı!"

Oysa DOĞA her zaman aksiyonları sever, bu koca dünyada, yaşamı kaç kere tamamen bitirmiş, tekrar başlatmış, kıtaları bile yerinden oynatmış, dağları gömmüş, vadileri ortaya çıkartmış, seller, depremler, yangınlar vs. vs. bi yıkmış bi yapmış.

İNSAN!
Bir zamanlar Tanrıların yaptığı dediği şeyi, şimdi kendi yapıyor olmanın verdiği hazla, felaket davulları çalıyor.
Biz yapıyoruz diyor... mesaj çok derin.
Tanrıyı oynamak fırsatı eline geçmiş, dünyayı mahvediyoruz diyor ???
Peki hız kesiyor mu? Asla!
Çünkü Tanrı olmak fırsatı eline geçmiş, tam gaz köklüyor.

İyi de DOĞA zaten bu tip aksiyonlara bayılıyor zaten, bir çılgın o!
Bir kaç milyon yıl bekler, akabinde kuşlar uçar, sular deli gibi akar, güneş bile farklı parlar.

Celal Şengör bir sohbetinde, Romalı askerlerin etek giymesine.
Hava çok sıcak abicim, Avrupa o zamanlar yanıyordu! diye eklemişti.

Merak ettim, o zamanlarda da sera gazı filan falan vardı! :confused:

Sevgiler

yo daha önce kuraklık olmamış ne demek dünya bi çok evrede kuraklık geçirdi hem soğuk hem sıcak. evrim sürecini hızlandıran şeyler zaten aşırı iklim değişiklikleri. birincisi dünyanın güneşten uzaklaşması var ki kütle çekim kuvveti gittikçe azalıyor. ikincisi meteor çarpmaları. üçüncüsü volkanik patlamalar. son volkanik patlama sonucu buz devri oluşması.

kuzeydoğu afrika arabistan çölleri daha önce çöl değildi ki. bölgede bulunan erken canlı fosillerinde bölgesel adaptasyon için bir değişim geçirilmediği ortaya çıktı bu da bölgenin yeşil çayırlarla dolu olduğunu haber veriyor. bölgedeki petrol zaten bu canlılardan geliyor. alaska ve sibiryadaki mamut kalıntıları bölgenin daha önce mamutların yaşayabileceği daha ılıman bi iklimde olduğunu haber veriyor.

yörüngemize bir ay yerleştirecek kadar parça koparan bi meteor çarpmasının dünyadaki etkisi ne olmuş olabilir ben size diyeyim tsunamiler, suların karaları yutması. karalardaki canlılığın ölmesi ısının düşmesi. donma canlıların ölmesi. kalanların daha da güçlenmek için adaptasyon geçirmesi. suların dibinde ormanlar var mesela irlandanın batısında.

Felâsife
20-12-2018, 23:19
yo daha önce kuraklık olmamış ne demek
O söylem kinayen öyle. :)

ForumKirpisi
20-12-2018, 23:29
O söylem kinayen öyle. :)

cehaletini yüzüne vurdum felasife maske düştü işte böyledir bu işler. :nerd::nerd::nerd::alien::alien:

Felâsife
20-12-2018, 23:32
cehaletini yüzüne vurdum felasife maske düştü işte böyledir bu işler. :nerd::nerd::nerd::alien::alien:

Teknik olarak altını doldurmuş oldun, iyi oldu, olur bazen böyle. :)

Leonardo
20-12-2018, 23:36
Felasife:

Biz Tanrı filan değiliz. Sorun da o. Yaklaşık 150 yıldır yapılan şeyin sonucu bu. Sera gazı salınımını şu anda bitirsek, Küresel ısınma yine de olacak.

/Fazla tartışacak bir şey yok. Mesela Atom silahlarını kullanmama kararı aldık. Kullanmıyoruz.

Sera gazı salınımını, sürekli nüfus artışını, kontrolsüz kapitalizmi de sonlandırma kararı alacağız ve bu karara uyacağız. Yani Trump ne yapıyorsa tam tersi. Çok Kolay :)

ForumKirpisi
20-12-2018, 23:45
Felasife:

Biz Tanrı filan değiliz. Sorun da o. Yaklaşık 150 yıldır yapılan şeyin sonucu bu. Sera gazı salınımını şu anda bitirsek, Küresel ısınma yine de olacak.

/Fazla tartışacak bir şey yok. Mesela Atom silahlarını kullanmama kararı aldık. Kullanmıyoruz.

Sera gazı salınımını, sürekli nüfus artışını, kontrolsüz kapitalizmi de sonlandırma kararı alacağız ve bu karara uyacağız. Yani Trump ne yapıyorsa tam tersi. Çok Kolay :)

Sera gazı salınımını minimuma indirip, bunu telafi edecek şekilde ozon onarımına sebep olacak yağmur ormanları yaparsak sera gazını yeriz. Bu işi düzeltmek bizim elimizde. Buzullaştırma dahi yapabiliriz. Birinci adım eski nesil motorların kullanımına son vermek, düşük kalite yakıtları yasaklamak. Havayı kirleten 2 ülke biri Çin biri ABD bunlardaki uyduruk kaydırık çöp fabrikaları kapatmak. Milleti yemek için sahte ürün imalathanelerini halletsen faydası olur.

ForumKirpisi
20-12-2018, 23:45
Teknik olarak altını doldurmuş oldun, iyi oldu, olur bazen böyle. :)

şaka yaptığımı da diyim ciddiye alıyor insanlar sonra gıcık oluyolar.

Felâsife
21-12-2018, 00:14
Bu yaz köyde idim, su sıkıntı vardı. Bir sürü oluklar filanda var ama çoğu kurumuş, olanlarda adeta ip gibi akıyordu.

Amcama sordum, amcam da;
"Ormanlar yüzünden böyle oluyor" dedi.
"Eskiden köy daha kalabalıktı, ve insanların hayvanları vardı, ekim dikim vardı, haliyle köy de daha az ormandı. Ama sularımız da vardı."
"Köyler ne zaman boşladı, her yanı orman ve bitkiler bastı, sular kesildi" dedi.

Amcam, "oysa şimdi eskiden daha çok yağmur yağıyor ama orman hepsini çekiyor" diye ekledi.
Hele bazı köyler de hiç su da yokmuş.

Diğer yandan Ormaniye de kesime çok kısıtlı izin veriyormuş, amcam sinir oluyordu, bunlar ormanı koruyacağız diye suyu tüketiyorlar haberleri yok diye. Tabii köy adamı amcam, sesini kimse duymaz.

Bana çok ilginç geldi, ormanların suyu çekmesi ama tabii her canlının istilâ güdüsüyle hareket ediyor olması, bencilliği, zarardan başka şey değil, bu açıdan da gayet normal geldi.

İlginç bir açmaza doğru gidiyor işler, bir yandan ormanlar kesilmesin diye bir algı, diğer yanda su bitiyor diye bir telaş.
Tuhaf gerçekten, sonu nereye varır bilinmez.

ForumKirpisi
21-12-2018, 01:38
Bu yaz köyde idim, su sıkıntı vardı. Bir sürü oluklar filanda var ama çoğu kurumuş, olanlarda adeta ip gibi akıyordu.

Amcama sordum, amcam da;
"Ormanlar yüzünden böyle oluyor" dedi.
"Eskiden köy daha kalabalıktı, ve insanların hayvanları vardı, ekim dikim vardı, haliyle köy de daha az ormandı. Ama sularımız da vardı."
"Köyler ne zaman boşladı, her yanı orman ve bitkiler bastı, sular kesildi" dedi.

Amcam, "oysa şimdi eskiden daha çok yağmur yağıyor ama orman hepsini çekiyor" diye ekledi.
Hele bazı köyler de hiç su da yokmuş.

Diğer yandan Ormaniye de kesime çok kısıtlı izin veriyormuş, amcam sinir oluyordu, bunlar ormanı koruyacağız diye suyu tüketiyorlar haberleri yok diye. Tabii köy adamı amcam, sesini kimse duymaz.

Bana çok ilginç geldi, ormanların suyu çekmesi ama tabii her canlının istilâ güdüsüyle hareket ediyor olması, bencilliği, zarardan başka şey değil, bu açıdan da gayet normal geldi.

İlginç bir açmaza doğru gidiyor işler, bir yandan ormanlar kesilmesin diye bir algı, diğer yanda su bitiyor diye bir telaş.
Tuhaf gerçekten, sonu nereye varır bilinmez.

hayatımda hiç böyle bişey duymadıydım. bence o dede yaş ilerledi kafayı sıyırmış anneannemde ağaç düşmanı. dedemde gidip armudu falan kesiyodu. gelen su kaynağı üzerinde mi birikmiş tüm ağaçlar ki öyle bi yorum yapıyor bu dede. hani set falan mı kurmuş bu ağaçlar. bence gidip bi kaynak yolunu kontrol etsinler genelde köylerde bakım yapılmıyor 100 sene otlar tıkıyor problem o. ama orman artması su kesmesi yapmaz öyle olsaydı kuzeyde ve güney amerika yağmur ormanlarında su kaynakları bolluğu olmaz gidip suudi arabistanda olurdu. dediğim gibi su yolunu ot tıkamıştır ki bunun konumuzla alakası yok, açıktan gelen hatları kapatsınlar veya borular eskiyse tıkanmıştır veya delinmiştir değişsin. :D

Felâsife
21-12-2018, 02:08
hayatımda hiç böyle bişey duymadıydım.

Duymadığını tahmin edebiliyorum, eminim başkalarına da ilginç gelecektir.

Suyu çeken önce bitkilerdir, sonra insanlar.

Mesela Avustralya, Amerika gibi yerlerde devasa tarım alanları var, birde bu adamlar teknoloji yardımı ile senede 3-4 defa ürün peşinde koşuyor, su ne yapsın.
Zaten sorunlarda bu büyük alanlarda.
Köylüler eskiden tarım yaparmış ama adam senede 1 kere o da zaten küçük bir yermiş, tarlada kalanı da yakarmış.

Aborjinlerin ateşle avlanmaları var mesela, ben yıllar önce ilk gördüğümde şaşırmıştım, adam bir de demez mi biz doğaya yardım ediyoruz, onu temizliyoruz diye.
Adamlar av yaparken ormanın bir bölümünü veya koca çayırlık bir alanı yakıyorlar.
Tuhaf işler bunlar.

Arabistan da su sıkıntısı olmaz herhalde, pek bitkide yok oralarda, bildiğim altı da deniz oranın. :D

Sevgiler

ForumKirpisi
21-12-2018, 02:19
Duymadığını tahmin edebiliyorum, eminim başkalarına da ilginç gelecektir.

Suyu çeken önce bitkilerdir, sonra insanlar.

Mesela Avustralya, Amerika gibi yerlerde devasa tarım alanları var, birde bu adamlar teknoloji yardımı ile senede 3-4 defa ürün peşinde koşuyor, su ne yapsın.
Zaten sorunlarda bu büyük alanlarda.
Köylüler eskiden tarım yaparmış ama adam senede 1 kere o da zaten küçük bir yermiş, tarlada kalanı da yakarmış.

Aborjinlerin ateşle avlanmaları var mesela, ben yıllar önce ilk gördüğümde şaşırmıştım, adam bir de demez mi biz doğaya yardım ediyoruz, onu temizliyoruz diye.
Adamlar av yaparken ormanın bir bölümünü veya koca çayırlık bir alanı yakıyorlar.
Tuhaf işler bunlar.

Arabistan da su sıkıntısı olmaz herhalde, pek bitkide yok oralarda, bildiğim altı da deniz oranın. :D

Sevgiler

yo arabistanda su sıkıntısı çok var. baede var oralarda çok var. ürdünde suriyede de var. bitki ve ağaçların su çekmeyle alakası olmaz. o sav geçersiz. çekebileceği hiç bişey. temel problem su yollarının tıkanması köylerde olur sürekli gidip baksınlar. baraj etrafları bol yeşillik baraj sularını ne kadar çeker yani. uludağ falan hayvan gibi yeşillik hayvan gibi su fışkırıyor karadeniz zaten. anlatmaya lüzum yok. iskandinavyada su yok diyebilir miyiz şimdi. yeşillik nerede yoksa orada içme suyu yoktur çünkü toprak su tutmaz toprak oluşmaz canlılık olmaz. benim toprağa falan da ilgim çoktur nerede ağaçsız kuru arazi varsa orada sıkıntı olur. şöyle bi set ağaç dikersen orası şenlenir.

Felâsife
21-12-2018, 02:31
temel problem su yollarının tıkanması köylerde olur sürekli gidip baksınlar.
Olmayan su yollarını, bulunmayan alt yapılarını kontrol etmelerini söylerim. :biggrin1:

ForumKirpisi
21-12-2018, 02:36
Olmayan su yollarını, bulunmayan alt yapılarını kontrol etmelerini söylerim. :biggrin1:

valla ananemlerin köyün su yolu belki 200 yıllıktı. sanırsam 120 yıl bakmamışlar. suda azalma oldu ve sürekli kesiliyodu. köylülerin hiç biri yolu tam bilmiyodu haritası baştan çıkartıldı(seksi). sonra kaynak bulundu 18 km yüründü. gidip baktık bildiğin roma dönemi şeyler çıktı. üzerinde grek alfabesi ile türkçe şeyler yazılıydı düşün fotodan çözdüler.

Leonardo
21-12-2018, 14:07
Sera gazı salınımını minimuma indirip, bunu telafi edecek şekilde ozon onarımına sebep olacak yağmur ormanları yaparsak sera gazını yeriz. Bu işi düzeltmek bizim elimizde. Buzullaştırma dahi yapabiliriz. Birinci adım eski nesil motorların kullanımına son vermek, düşük kalite yakıtları yasaklamak. Havayı kirleten 2 ülke biri Çin biri ABD bunlardaki uyduruk kaydırık çöp fabrikaları kapatmak. Milleti yemek için sahte ürün imalathanelerini halletsen faydası olur.

- Bu o kadar basit değil.

1) Ozonu tahrip eden gazları artık üretmeme kararı aldık. 80'li yıllarda deodorantlardaki ve bu dolaplarındaki ozon gazını tahrip eden gazların kullanımı sonlandırıldı. "Ozon tabakası" daha çok benim çocukluğumda olan bir konu idi. Ozon tabakası artık kendini onarıyor. BU da iyi bir örnek oldu.

2) Tıpkı şeriat / faşizm / popülizm konusunda olduğu gibi bunda da bir algı sorunumuz var. Eğitimli insanlar bu konuya dikkat ediyorlar. Ama aç ve eğitimsiz olanlar 1) bilmiyorlar 2) Önemsemiyorlar, günlük ekmeği olmayan, kışın ısınamayan adam küresel ısınmayı düşünemiyorlar. Belli bir eğitimin olması, araştırmış olman lazım

3) Buzullaştırma yapamayız. Alp dağlarında eriyen karları kurtarmak için güneş ışınlarını yansıtıcı kumaşlar filan kullanmaya çalışıyorlar. İşe yaramıyor. 80'lerde kayak cenneti olan tesisler şimdi kapatılıyor. Gelecekte Alplerde kayak yapılamaması olasılığı bile var.

4) Orman dikmekten söz ediyoruz. Ama Brezilyada Jair Bolsonario diye bir adam seçildi. Artık el altından da değil, açık açık yağmur ormanlarının tahribini umursamadığını söylüyor.

Yani irade eksikliği var. İnsanlar anlamıyorlar. Bir sürü insan aç, işsiz, parasız. Diğer bir kesim de "Ben bu acizlikten nasıl yararlanırım, kendi işlerimi nasıl büyütürüm" derdinde.

Yani yine siyasette bitiyor.

Leonardo
21-12-2018, 14:09
Bu yaz köyde idim, su sıkıntı vardı. Bir sürü oluklar filanda var ama çoğu kurumuş, olanlarda adeta ip gibi akıyordu.

Amcama sordum, amcam da;
"Ormanlar yüzünden böyle oluyor" dedi.
"Eskiden köy daha kalabalıktı, ve insanların hayvanları vardı, ekim dikim vardı, haliyle köy de daha az ormandı. Ama sularımız da vardı."
"Köyler ne zaman boşladı, her yanı orman ve bitkiler bastı, sular kesildi" dedi.

Amcam, "oysa şimdi eskiden daha çok yağmur yağıyor ama orman hepsini çekiyor" diye ekledi.
Hele bazı köyler de hiç su da yokmuş.

Diğer yandan Ormaniye de kesime çok kısıtlı izin veriyormuş, amcam sinir oluyordu, bunlar ormanı koruyacağız diye suyu tüketiyorlar haberleri yok diye. Tabii köy adamı amcam, sesini kimse duymaz.

Bana çok ilginç geldi, ormanların suyu çekmesi ama tabii her canlının istilâ güdüsüyle hareket ediyor olması, bencilliği, zarardan başka şey değil, bu açıdan da gayet normal geldi.

İlginç bir açmaza doğru gidiyor işler, bir yandan ormanlar kesilmesin diye bir algı, diğer yanda su bitiyor diye bir telaş.
Tuhaf gerçekten, sonu nereye varır bilinmez.

- Ben buna inanmıyorum. Konunun uzmanı değilim tabi. Karadeniz'de her yer yeşil. Su sıkıntısı da yok. Nerede sizin köyünüz?

Leonardo
21-12-2018, 14:11
hayatımda hiç böyle bişey duymadıydım. bence o dede yaş ilerledi kafayı sıyırmış anneannemde ağaç düşmanı. dedemde gidip armudu falan kesiyodu. gelen su kaynağı üzerinde mi birikmiş tüm ağaçlar ki öyle bi yorum yapıyor bu dede. hani set falan mı kurmuş bu ağaçlar. bence gidip bi kaynak yolunu kontrol etsinler genelde köylerde bakım yapılmıyor 100 sene otlar tıkıyor problem o. ama orman artması su kesmesi yapmaz öyle olsaydı kuzeyde ve güney amerika yağmur ormanlarında su kaynakları bolluğu olmaz gidip suudi arabistanda olurdu. dediğim gibi su yolunu ot tıkamıştır ki bunun konumuzla alakası yok, açıktan gelen hatları kapatsınlar veya borular eskiyse tıkanmıştır veya delinmiştir değişsin. :D

+ Birçok köyde su olsa da gençler zaten durmuyor. Bırakım kente filan göç ediyorlar. Kent yaşamı daha cazip geliyor.

Leonardo
21-12-2018, 14:18
Duymadığını tahmin edebiliyorum, eminim başkalarına da ilginç gelecektir.

Suyu çeken önce bitkilerdir, sonra insanlar.

Mesela Avustralya, Amerika gibi yerlerde devasa tarım alanları var, birde bu adamlar teknoloji yardımı ile senede 3-4 defa ürün peşinde koşuyor, su ne yapsın.
Zaten sorunlarda bu büyük alanlarda.
Köylüler eskiden tarım yaparmış ama adam senede 1 kere o da zaten küçük bir yermiş, tarlada kalanı da yakarmış.

Aborjinlerin ateşle avlanmaları var mesela, ben yıllar önce ilk gördüğümde şaşırmıştım, adam bir de demez mi biz doğaya yardım ediyoruz, onu temizliyoruz diye.
Adamlar av yaparken ormanın bir bölümünü veya koca çayırlık bir alanı yakıyorlar.
Tuhaf işler bunlar.

Arabistan da su sıkıntısı olmaz herhalde, pek bitkide yok oralarda, bildiğim altı da deniz oranın. :D

Sevgiler

Jean Jaques Annaud'un Şöyle bir filmi var:
https://1.bp.blogspot.com/-ibgI38oeVZE/VzN8XGiIa8I/AAAAAAAA8Es/P0Xti4u26cMRCuXR-YGAgaZ3HuCPq1_WACLcB/s320/wolf%2Btotem%2Bsoundtracks.jpg

Türkçesi "Kurdun Uyanışı"

J.J. Annaud 1988'de "Ayı" adlı yavru bir ayının yaşamını anlatan ünlü filmin de yapımcısı.

Filmde anlatılan da Çin'in 1940'lardaki köylülerin yaşamı. O zamanın köylüleri, Kurtlar aşırı çoğalınca, gidip hayvanları öldürüyorlar. Ama yok etmiyorlar. Yok ederlerse doğanın dengesinin bozulacağını, her yeri farelerin basacağını biliyorlar. Bu yüzden bazı yavru kurtları öldürüyorlar, ama neslin devam ettiğinden de emin oluyorlar.

Sonra modern tarım yöntemleri geliyor. Tilkiye, fareye karşı zehir, tarlalar için suni gübre vs. geliyor dengeler değişiyor. Kurtların da soyu artık tükeniyor.

/Senin anlattığın da böyle bir şey. Amcan muhtemelen haklıdır. Da biz kendi uygarlığımız çerçevesinde düşünüp bilimsel çözüm bulmalıyız. Benim görüşüm :)

Felâsife
21-12-2018, 15:30
- Ben buna inanmıyorum. Konunun uzmanı değilim tabi. Karadeniz'de her yer yeşil. Su sıkıntısı da yok. Nerede sizin köyünüz?

http://bilelimmi.com/wp-content/uploads/2018/09/2dturkiyenin-illere-gore-orman-dagilis-haritasi.png

Batı karadeniz, tam Kastamonu ile Sinop arasında.
Bende uzman değilim elbette, meyve ağaçlarının filan su çektiğini biliyordum da, zira o meyveler su ile o boyutlara geliyor, hakeza toprakta ki kavun karpuz, pancar filan da su ile şişiyor bir nevi. Özellikle pancara bu yüzden kısıtlamalarda getirildi galiba, belki başkaları da vardır.

Ağaçlara baktım şöyle, Okaliptus yılda 250 ton su çekermiş, kayın 30ton, Melez Kavak 126ton.
Yüksek yerler de çam ağaçları yapraklarıyla bile (http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/agaclar-yapraklariyla-da-su-icebiliyor) su çekermiş. Zaten bizim oralarda (dağ köyleri) hava nemli olmasına rağmen toprak 10cm. alta in ilginç bir şekilde kup-kuru oluyor, üstte yoğun bir bitki yapısı olmasına rağmen.

Bir vatandaş Muğla da 94 Okaliptus ağacını izinsiz kesti diye ceza almış, bir prof. bu ağaçları kesti diye "onu desteklemek akıl ve mantığın gereğidir" demiş.
Prof. Dr. Mehmet Sıkı: Bu ağaçların suyumuzu tüketiyor, kökünü kazıyalım (http://www.radikal.com.tr/cevre/prof-dr-mehmet-siki-bu-agaclarin-suyumuzu-tuketiyor-kokunu-kaziyalim-1248134/)

Ağaçların faydası yadsınamaz, ama nedir faydası olduğu kadar zararı da vardır. Bu dengeyi de BİLİM koyacaktır elbette.
Bir ağaç kesildi diye ortalık velveleye verilince de, helede bizim ülkede, Bilimin de işi zordur, o yüzden ilginç bir açmaza doğru gidiyor işler dedim.


Türkçesi "Kurdun Uyanışı"

J.J. Annaud 1988'de "Ayı" adlı yavru bir ayının yaşamını anlatan ünlü filmin de yapımcısı.
Ayı filmini biliyorum, hatta sinemada izlemiştim ilk çıktığında, geçenlerde de youtube de baktım gene. Kurdun uyanışını da izlerim, sağ olasın.

Amerika'nın Yellow stone parkında kurt neslini avlaya avlaya bitirmişler, ardından geyik gibi türler iyice çoğalınca, doğal yaşam bitmeye başlamış, çareyi kurd ithal etmekte bulmuşlar.
Natgeo da bunun belgeseli vardı.

Hasılı doğada bir şey çoğalınca, dengeler de bozuluyor.

Sevgiler

Ek:
Haritaya bakınca büyük göllerin de yoğun orman alanları dışında olmasıda ilginç, ormanlık alanlarda ki göller ise daha küçük.

Neva
18-03-2019, 08:05
http://bilelimmi.com/wp-content/uploads/2018/09/2dturkiyenin-illere-gore-orman-dagilis-haritasi.png

Batı karadeniz, tam Kastamonu ile Sinop arasında.
Bende uzman değilim elbette, meyve ağaçlarının filan su çektiğini biliyordum da, zira o meyveler su ile o boyutlara geliyor, hakeza toprakta ki kavun karpuz, pancar filan da su ile şişiyor bir nevi. Özellikle pancara bu yüzden kısıtlamalarda getirildi galiba, belki başkaları da vardır.

Ağaçlara baktım şöyle, Okaliptus yılda 250 ton su çekermiş, kayın 30ton, Melez Kavak 126ton.
Yüksek yerler de çam ağaçları yapraklarıyla bile (http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/agaclar-yapraklariyla-da-su-icebiliyor) su çekermiş. Zaten bizim oralarda (dağ köyleri) hava nemli olmasına rağmen toprak 10cm. alta in ilginç bir şekilde kup-kuru oluyor, üstte yoğun bir bitki yapısı olmasına rağmen.

Bir vatandaş Muğla da 94 Okaliptus ağacını izinsiz kesti diye ceza almış, bir prof. bu ağaçları kesti diye "onu desteklemek akıl ve mantığın gereğidir" demiş.
Prof. Dr. Mehmet Sıkı: Bu ağaçların suyumuzu tüketiyor, kökünü kazıyalım (http://www.radikal.com.tr/cevre/prof-dr-mehmet-siki-bu-agaclarin-suyumuzu-tuketiyor-kokunu-kaziyalim-1248134/)

Ağaçların faydası yadsınamaz, ama nedir faydası olduğu kadar zararı da vardır. Bu dengeyi de BİLİM koyacaktır elbette.
Bir ağaç kesildi diye ortalık velveleye verilince de, helede bizim ülkede, Bilimin de işi zordur, o yüzden ilginç bir açmaza doğru gidiyor işler dedim.


Ayı filmini biliyorum, hatta sinemada izlemiştim ilk çıktığında, geçenlerde de youtube de baktım gene. Kurdun uyanışını da izlerim, sağ olasın.

Amerika'nın Yellow stone parkında kurt neslini avlaya avlaya bitirmişler, ardından geyik gibi türler iyice çoğalınca, doğal yaşam bitmeye başlamış, çareyi kurd ithal etmekte bulmuşlar.
Natgeo da bunun belgeseli vardı.

Hasılı doğada bir şey çoğalınca, dengeler de bozuluyor.

Sevgiler

Ek:
Haritaya bakınca büyük göllerin de yoğun orman alanları dışında olmasıda ilginç, ormanlık alanlarda ki göller ise daha küçük.

Sevgili Felasife,
Okaliptus cok su cekiyor evet ancak butun orman sakinleri ozellikle boyca kucuk olanlar en son yanacak agacin okaliptus oldugunu, cektigi su sebebiyle ayricalikli oldugunu algiliyorlar.

Yaz aylarinda gerek rant icin bilinclice, gerekse kendiliginden vs. cikan yanginlarda da bir dolu kucuk hayvan telef oluyor.

ForumKirpisi
18-03-2019, 08:47
Felasifenin verdiği haritadaki oranlar yanlış bu arada. Google Mapstan baksalarmış daha isabetli yüzde alırlarmış.
İşkembeden üretmişler.

Valla Finlandiya her yer orman, her yer göl. Kanada her yer orman her yer göl.
Göller daha çok yer şekilleri ve yağış oranıyla alakalı. Ağaç suyu çekse bile bölgede yağışı da otomatik arttırır.
Kaldı ki bi ağacın çektiği su ne olacak.

Nevşehirde falan su bulamıyon. Artezyen açıyon çok derine.

Bi de ağaç yetiştiği bölgenin dibine gölge yapıyor. Tarımsal araziye ince ağaçla set yaparsan verim artıyor.
Güneşin çok yakması iyi değil.

Yapay ormanlarda ince yapraklı ağaç dikiyorlar ve orman kısıtlı olup iklimi değiştiremiyor. Kısıtlı suyu kullanıyor.
Bambu kestiren profesör ilginçmiş. Yangın boşluğu yerine bambu kosunlar.

Survival programlar izleyenler bilir mangrowda suda yetişiyor. Çok su çeken bitki gölü pek kurutmuyor yani.
Gölün üstüne şemsiye yapıyor.

Felâsife
18-03-2019, 17:19
Sevgili Felasife,
Okaliptus cok su cekiyor evet ancak butun orman sakinleri ozellikle boyca kucuk olanlar en son yanacak agacin okaliptus oldugunu, cektigi su sebebiyle ayricalikli oldugunu algiliyorlar.
Normaldir, sünger gibi su çeken bir ağaç ne de olsa.

Öte yandan doğada "bencillik" denen şeyi kimse düşünmediği için, ağaç deyince hepsini tek düşünüyorlar. Ağaçlar zararsız.
Faydalı yönleri olduğu gibi, bunun zararlı yönleri de hesap edilmeli, tabii bunu böyle düşüneni de o ağaçlardan yapılan dar ağacına da asarlar.
Üsteki prof 'u da asmışlar baksanıza.

Bıraksak ağaçları onlarda her yana yayılmak isterler, suyu idareli filan kullanım demezler, tipik canlı güdüsü, üremek üstüne kurulu bir sistem.

Felasifenin verdiği haritadaki oranlar yanlış bu arada. Google Mapstan baksalarmış daha isabetli yüzde alırlarmış.
İşkembeden üretmişler.

Doğrusunu sen ver! Birde oradan bakalım. Belki güncelliğini yitirmiştir.
OGM nin Orman atlası (https://www.ogm.gov.tr/ekutuphane/Yayinlar/Orman%20Atlasi.pdf)nda da var üsteki harita.

"ictenlik"
17-09-2019, 12:29
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Sekreteri Petteri Taalas,
"Yeşilcilik" adı altında iklimsel (küresel ısınma) kıyamet tellallığı yapan radikal unsurlar var ve medya da bunları kışkırtıyor, buna bir son verilmeli.

https://mailchi.mp/04d5b7dfa643/wmo-secretary-general-warns-against-climate-doomsters-and-extremists-174969?


https://www.sabah.com.tr/dunya/2019/09/14/kim-demis-buzullar-eriyor-diye