Orijinalini görmek için tıklayınız : 2019 yılı için Asgari Ücret belli oldu
Son dakika: Asgari ücret belli oldu! İşte 2019 asgari ücret miktarı ve zam oranı…
2019 yılında uygulanacak asgari ücret belli oldu. Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk asgari ücret zammını açıkladı. Bekar ve çocuksuz bir işçinin eline aylık 2 bin 20 TL geçecek. Böylelikle asgari ücrete yüzde 26,05, yani 417 TL zam yapılmış oldu.
------------------------
Birde tavan ücret belli olsa, aradaki fark ı görebilsek.
Bir ünveriste mezunu olan genç asgari ücret olan 2 bin 20 TL alırken ayın ünversiteyi okumuş olan Torpilli bir kişinin aldığı tavan ücreti de görebilsek. Onun için de komisyon oluşsa ve iradesi dışı bir fiat verilse ne olur acaba.?
Örnek Fransada ki sarı yeleklilerin talebi en alt ücretle en üst ücret arasındaki fark 6 kat
Türkiye de kaç kat bir bilebilsek.
ilahimasal
25-12-2018, 18:41
2019 asgari ücret 2020 lira hımm.
2020 asgari ücret 2023 mü olur.
Bunlar önce sıktılar sıktılar şimdi patlattılar. Yılbaşından sonra yani Ocak ayında doğalgaz ve elektrik faturalarında % 10 azalma görebilme ihtimalimiz varmış.
1650 liradan 2000 liraya yükseliş, demek ki ciddi ciddi seçmen kaybı var, demek ki ciddi ciddi enflasyon bekleniyor.
ForumKirpisi
26-12-2018, 01:50
Bunlar önce sıktılar sıktılar şimdi patlattılar. Yılbaşından sonra yani Ocak ayında doğalgaz ve elektrik faturalarında % 10 azalma görebilme ihtimalimiz varmış.
1650 liradan 2000 liraya yükseliş, demek ki ciddi ciddi seçmen kaybı var, demek ki ciddi ciddi enflasyon bekleniyor.
peki seçmen alacaklar diye bok mu yicez yakında?
Mesele asgari ücretin miktarı değil alım gücü.
Bir de Şu Fransız sarı yeleklilerin istekleri etkileyici. En üst ücretin en alt ücretle arasındaki farkın 6 katlık sınırı. Bu talep Sovyetler Birilinde işçilerle en üst bürokratın sınırı idi Yani devlet başkanı işçilerden en fazla 6 kat maaş alması gibi.
Bu sınır Lenin dönemin de -0- ken Stalin dönemimde -3- kat oldu, Stalin sonrası -6 - kat olmuştu.
Yani bir ülke zenginse her kes bu zenginlikten belli oranda faydalanacak Fakirse her kes bu fakirlikten belli oranda etkilenecek tir.
Bence en güzel istek bu.
"ictenlik"
09-01-2019, 05:16
Dün kriz ya da paranın yetmemesi/azlığı denileni -bütünüyle- iliklerimde hissettim...
Dün 2 adet markete girdim ve 330 TL. + 75 TL harcama yaptım. Doğru düzgün gıda ve et bile bulunmayan herşeyin bölük pörçük olduğu karma bir liste.
Ben bu alışverişte bir çok şeyi al-a-mamış hissettim ve dehşete kapıldım
Bir market arabası kadar karışık basit/indirgenmiş temel yaşamsal malzeme ve karma gıda aldık...
Öğrenciliğimden beri yemediğim kadar makarna ve türevi tüketiyoruz
Lor ve yağla yumurta vb. ile güçlendirilmiş makarna..
Bu aldıklatımda bir evin herhangi türden her ihtiyacı ya da bir kaç haftalık tüm yiyeceği felan da yok.
Kısmi aylık/haftalık vb. alışveriş listesi bu. Bir kaçı hariç çoğu günler ve (bir-kaç) haftalar içinde tüketilecek
Herşey ateş pahası Ramazan gelmiş gibi
Bazı şeyleri alamadım (elim gitmedi) çünkü enflasyon rakamları değil de düzenli alışveriş yapanın bir önceleri rakamlarını da iyi biliyorum. 2 ye 2 buçuğa katlayan şeyler var. Çok bilindik bir 4 lü sabun 16 küsür liraydı örneğin.
Kesinlikle bir çok şeyin geçen yıl ki hatta geçtiğimiz yakın aylardaki fiyatını da biliyorum.. Bir ucuzluk marketinde bile..
Aşağı da sunacağım listede ufak tefek (ama gerçekten çok ufak tefek yuvarlamalar var. Fişleri bulamamışken çoğunu akıldan yazdım ve sonra tek fişleri bulabildim ancak tek kontrol etmedim ve düzeltmedim..)
Burada sanılmasın ki bir çok şey ucuz ürünlerden seçilmedi. 2- 3 (optimum) ürün hariç nerdeyse her şey ucuzun da ucuzları ve çoğu bir ucuzluk (en düşük fiyat) marketinden alındı ve en ucuza yakın ürünler evet... Yani sadece bu alışveriş keyfekeder bir başka market ve emsal ürün/marka yelpazesiyle bambaşka bir rakama da çıkabilir...
İşte listem;
Tereyağı 1 Kg -* 40 TL
Kaşar 2 Kg - 45 TL
Sıvıyağ 5 Lt - 32.5 TL
Çay 0.5 Kg 15 TL
Zeytin 800 Gr. -* 19 TL
Beyaz Peynir 600 Gr. - 11.5 TL
Diş Macunu 100 Ml. - 15 TL
Bulaşık Deterjanı 1500 Ml - 12.5 TL
Yumurta 30 lu - 15 TL
Sirke 5 TL
Lor Peyniri 6.5 TL
Domates Salçası 500 Gr. - 11 TL
Patates 6-7 Kg - 23 TL
Soğan 3-5 kg - 22 TL
Havuç - 5 TL
Limon - 1 Kg - 3.5 TL
Ketçap 5 TL
Tost Ekmeği - 7 TL
Yufka - 10 TL
Balık 13.5 TL
Bulgur - 4 TL
Makarna/Şehriye - 10 TL
Soda - 4TL
Lavaş - 5 TL
Kürtün/Taşfırın Ekmeği 5 TL
Süt 4 TL
Un 2 kg -6.5 TL
Kahvaltılık Füme/Salam - 5 TL
Sabun 6.5 TL
Tuz- 2 TL
Muhtelif Baharat vb. - 15-20 TL
Çöp Poşeti 3.5 TL
Margarin - 10 TL
Bir ekte şu
Biraz da matematik
Bitmemiş (yüzde seksen denilen) bir evim bir de aracım var. Dünyalık. Geçen yıl bu ev nerdeyse 12 yıllık asgari ücrete tekabül ediyormuş sanırım. Biraz önce hesapladım.. Şu an 9 yıllık sanırım. Bir ay da ev fiyatları yüzde 26 artmıyor.. Yani satıp savsam ihtiyaç olsa ve bunu tüketsem anlamında hesaplıyorum gelir kaybını, yanlış anlaşılmasın. Başka bir evle takasta aynı parayı dengeler tabi
Aracım yaklaşık 1.5 yıllık asgari ücret ediyordu ve şu anda yaklaşık 1.2 yıllık asgari ücret ediyor.
Aslında ben bu hesabı şundan yaptım. Dara düşüp bunları satsam/satmış olsam (geçen yıl) 10 yıl beni bakar diyordum. Geçen yıl bunu diyebiliyordum. Köye köşke gitsem beni emekliliğe atmasa da yaklaşık yaşlaştırır diyebiliyordum (biraz daha dişimi sıkar bir şeyler buluştururum) idare ederiz diyordum. Bu ekonomi de 5-7 yılda o para erir.farkettim ki. Bu dalga aynı gelecektir. Ters-yüz..... Böyle düşünüyorum ya da böyle hissettim bir an...
Ya da ne olacağı anlamında bunu/bunları söylüyorum. Bu şok dalgası yayıldığında. Bekleyin/çöküş-çözülüş .kaçınılmaz.bence .sanırım.bilmiyorum ve emin değilim ama çılgınlık.berbat...
Peki bu pahalı hayat güvensiz ve umutsuz günler Bir isyana sebep olur mu, yoksa içine kapanan, her kesin birbirine patladığı zamana mı dönüşür.
Bu zor geçecek gibi görünen günler bir bayrama dönüşür mü ? Basklara tehditler güvensiz ortan esarete baş kaldırıya dönüşür mü.
En alttakilerle en üsttekiler arasında ki fark 6 kat ı geçmeyecek biçimde reel hayata dönüşür mü.
Yoksa bütün yükü Allahın üstüne sarıp kendini temize çıkarırlar mı.
"ictenlik"
09-01-2019, 16:39
Peki bu pahalı hayat güvensiz ve umutsuz günler Bir isyana sebep olur mu, yoksa içine kapanan, her kesin birbirine patladığı zamana mı dönüşür.
Bu zor geçecek gibi görünen günler bir bayrama dönüşür mü ? Basklara tehditler güvensiz ortan esarete baş kaldırıya dönüşür mü.
En alttakilerle en üsttekiler arasında ki fark 6 kat ı geçmeyecek biçimde reel hayata dönüşür mü.
Yoksa bütün yükü Allahın üstüne sarıp kendini temize çıkarırlar mı.
Bir patlama/sonuç oluşturacağı kesin bence. -Sosyal- katmanları birbirine çekecek/düşürecek ve çatıştıracak.. Diğer taraftan enflasyon denilen ya da "gizli develüasyon" denilebilecek olan bir çok sonuç oluşturacak. Değer dalgalanmaları. Eski yaşam biçimini, konforunu, ama alımgücünü ve birkimini ve geçmiş emeğini/kazanımını koruma, eldekini ve malvarlığını koruma ve eski değerinde tutma ve geri yükselme ya da edinilmiş olanın önceki realiter değerine geri çekilmesi. Bu kaçınılmaz sonuç. Bir çok şey değerini bulamamış/alamamış dalgalanıyor.. Ama taşınmazların değeri ?? buna uygun mu? Realiteye uugun mu?
Gerçekten bir satınalma krizi var gibi çünkü yıllar içinde asgari ücret rakamsal/kağıt üstünde iyi yükselmiş/yükseltilmiş ya da buna iyi ve hatta beklenenin üstünde bir zam yapılmış gibi dursa da o paranın bir şey almadığı görülecek-tir...
Bir de Ocak ayının işsizlik/işsizleşme rakamlarını bekleyin. Anladığım o ki buna işverenin verdiği bir tepki de var. İşveren tepkisini yeni fiyat maliyet belirleme üzerinden vermeli idi. Bu daralma küçülme ya da eleme denilen oluyor. Hatta işçi çıkarmada yüzde 10 dan sonrası toplu çıkarmadır ve prosedüre tabidir. Ben bu yüzde 10 sınırına kadar işçi çıkaranları duydum. Bu da demek ki 30 gün sonra bir daha çıkaracaklardır. Bir de bu durumlarda işveren hangi bahaneye sığınırsa sığınsın tazminat ödemeleri ve fesih bildirimine itiraz ve işe iade davaları vb. ile gelecek olan ek tazminatları göze almalıdır.
Ama bu çıkarma/gözdağı denilende diğerleri susturuluyor, tepkisizleştiriliyor, pasifize ediliyor ya da düşük ücret ve zam almama gibi durumlara kolayca uyum sağlatılmış oluyor...
Bir de şu var. Eskiden sebze ucuzdu, meyve ucuzdu.
Orda mevsim sebzesi yok, meyve yok, doğru düzgün bakliyat şu bu yok.
Ben öğrenciyken ev arkadaşları hesapta kalan ATM nin vermediği kuruşları birbirimize havale yapıp birleştirip bunla oldukça bakliyat felan alabiliyorduk. Öyle kalmış aklımda bilmiyorum tam ama. Parasız kalınca ucuz yollu olsun diye kuru fasulye piyazı felan yapardık mesela.. Ama eskiden sebzeye harcasan para pek bitmez eksilmez gibi hissederdin..
biz toplum olarak kıt kanaat yaşamaya, babalarımızın dedelerimizin yokluk yılları kavramlarını, şükret haline laflarını kabullendik yani pahalılığa adapte olduk/oldurulduk. bunun için kimse başkaldırı da bulunmaz sadece kendi kendine söylenir durur kervanı yine yürütür. gerçi eskilerde ihtiyaçlar çok değildi şimdi durum farklı, içtiğimiz su'dan ,çamaşır makinasının kireç çözücüsüne kadar herşey ekstradan para ve masraf olarak önümüze çıkıyor ama omo matik yerine bim matik, baldo prinç yerine kırık prinç alarak işi çözmeye çalışıyor insanlar. başka türlü para asla dayanmaz. sonuç olarak halk kabullendiği kaderini yaşamaya devam edecek..!
"ictenlik"
09-01-2019, 20:15
biz toplum olarak kıt kanaat yaşamaya, babalarımızın dedelerimizin yokluk yılları kavramlarını, şükret haline laflarını kabullendik yani pahalılığa adapte olduk/oldurulduk. bunun için kimse başkaldırı da bulunmaz sadece kendi kendine söylenir durur kervanı yine yürütür. gerçi eskilerde ihtiyaçlar çok değildi şimdi durum farklı, içtiğimiz su'dan ,çamaşır makinasının kireç çözücüsüne kadar herşey ekstradan para ve masraf olarak önümüze çıkıyor ama omo matik yerine bim matik, baldo prinç yerine kırık prinç alarak işi çözmeye çalışıyor insanlar. başka türlü para asla dayanmaz. sonuç olarak halk kabullendiği kaderini yaşamaya devam edecek..!
Şu an ki durumun o/bu boyutta olduğunu sanmıyorum.
Durumun vehameti başka sosyolojik kütleleri de saracak/sarsacak sanıyorum ama bilemem... Hayat birden 1,5-2 katı pahalandı. Piyasanın geçim uyum refleksleri olacaktır. Herkes bir şekilde doyacak. Belki (en alt değil de) 2.cil 3.cül katmanlar -da- gelir azlığı hissedecek ve sallanacak biraz, bilmiyorum.. Bekleyip göreceğiz.....
Durumun, ekonomik göstergelerin pek hoş olduğunu sanmıyorum...
"ictenlik"
09-01-2019, 21:42
biz toplum olarak kıt kanaat yaşamaya, babalarımızın dedelerimizin yokluk yılları kavramlarını, şükret haline laflarını kabullendik yani pahalılığa adapte olduk/oldurulduk. bunun için kimse başkaldırı da bulunmaz sadece kendi kendine söylenir durur kervanı yine yürütür. gerçi eskilerde ihtiyaçlar çok değildi şimdi durum farklı, içtiğimiz su'dan ,çamaşır makinasının kireç çözücüsüne kadar herşey ekstradan para ve masraf olarak önümüze çıkıyor ama omo matik yerine bim matik, baldo prinç yerine kırık prinç alarak işi çözmeye çalışıyor insanlar. başka türlü para asla dayanmaz. sonuç olarak halk kabullendiği kaderini yaşamaya devam edecek..!
Aslında konuya Fox Ana Haber de TÜSİAD Başkanının Sabah Programı röpörtajını görünce video arayıp döndüm. Videolar oldukça uzundu ve haberde kesitlenen bölümü bulamayınca ek olarak aşağıdakileri karalamak istedim... Umarım uygun düzen de bulunca videoyu da eklerim...
Evet evet ben makarna yemezdim ya da eve pek patates almazdım. Benim ev de patates bulursanız şanslıydınız.
Makarna yerine şehriye aldım çünkü indirimde tavuk (bütün, incik but vs pek farketmez) bulunca topluyorum ve buzluğa stokluyoruz. (Bu arada beslenme, yemek ve ev ekonomisi tavsiyeleri de verebilirim) Evet stokluyorum sonra bunları kemik et kazıyıp marine edip ince ince doğrayıp örneğin tava da döner gibi pişirip hazır lavaşla dürüm yapıyoruz. Oldukça keyifli ve hızlı bir yemek. Çocuklara restoran/dışarda yeme tadında geliyor ve keyifte veriyor... Kalan kemkilerse haşlanıp suyuyla işte o şehriyeler pişiyor..Tercihen pilav... Bu arada hailama işi de evde soba varsa ve yanıyorsa onda yapılacak...
Bu arada indirim marketlerinde geçen yıl 1 kg uskumru fileto 7,5 TL idi. Sonra bu dolar euro derken 13-14 lira oldu. Şu an somon ne benim eski uğradığım nerdeyse sürekli bulunan bir markette ne de o indirim marketlerinde de yok. Somon deyip geçmeyin. Bir balık fileto için iyi fiyattı. Karma ekonomi de balık proteini, yağı, enzimi sağlıyordu. Şu an soğan sebze fiyatları düşünülürse besin ya da ana yemek olabileceği kesindi. Kaldı ki çok güzel çorbası yapılabiliyor..
Bunun kırık fileto ya da kırık uskumru fileto olan modeli de ne yazık ki yok..
Kefal, Tirsi gibi ucuz tatsız ya da belirli şekilde pişirilebilirse tatlı ve yenilebilir balıklar dışında...
Yani bu zaten uyum sağlamış halimiz...
Daha bunun düşüğü yok...
Soğan lüks oldu. Bunlar alternatif ürünler ya da alternatif tüketim yaratacak. Karnıbahar Brokoli yerine Beyaz Pancar yenilebilir sanırım, ya Beyaz Pancarın tüketimi arttığında
1. (Niyelikli) Protein (ve yağ) Kıtlığı Kongresinden...
"ictenlik"
09-01-2019, 23:33
‘2 BİN TL ASGARİ ÜCRET TABİİ Kİ YETMEZ'
Olumlu bir gelişme. Asgari ücret meselesi Türkiye'nin büyük bir bölümünü ilgilendiriyor. Yüzde 26 olarak baktığımız zaman çok uygun görünüyor ancak miktar olarak bakıldığı zaman, 2 bin TL tabi ki yetmez. "Bazınız düşükse yani yüzdeniz ne kadar olursa olsun.."
(Asgari ücret için) İlk günden beri bastırdığımız konu verginin yaratmış olduğu yüklerin OECD seviyesine inmesi. Esas kalkınma için birlik beraberliğe daha çok ihtiyacımız var.
2018 özellikle iş dünyasını müthiş yoran bir yıl oldu. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. 2019'a aktardığımız negatif değerler var. Örneğin enflasyon. 2018'de aşırı kur dalgaları ve negatif resimler bankaların da bilançosunu düşürmesine neden oldu. Reel sektör bir nakit sıkıntısı yaşıyor. 2019'da ittihatlı bir iyimserlik içinde olmalıyız.
350 BİN İŞLETMEYE KAYNAK (aktarılması hakkındaki yorum)
Böyle bir aksiyonu aldığınız zaman bunlar kısa vadede inanılmaz olumlu. Kamuoyunda sanki nefes alıyor gibi görünüyor. Daha önceki seçim dönemlerinde de bunu söylemiştik. Ancak orta ve uzun vade de bunlar ekonomiye er geç olumsuz maalesef yansıyacak.
Geçtiğimiz seçim dönemlerindeki seçim ekonomisi başlığı altındaki bazı uygulamalar belki bugün yaşadığımız sorunların ön-habercisi ve nedenleri oldular.
‘AB İLE OLUMLU ÇİZGİNİN YÜKSEK OLMASI LAZIM'
Ekonomide ön görünürlülüğün sağlanması için iki çok önemli iki şey var. Güçlü kurullar ve kural temelli politikalar. Yapısal reformlar ile beraber ekonominiz daha rekabetçi olur. AB ile olumlu çizginin çok yüksek seviyeye çekilmesi gerek.
Konuşmamız gereken istikrar. Ekonomik olarak başarıyı biraz daha bağımsız yargıda demokraside aramamız gerek. Kutuplaştırmayı keskinleştirecek yapı saygı ve barış çizgisine girmeli. Bu hoşumuza gitmeyen tablolardan bir tanesi. (Burada beyin göçü konuşuluyor-soruluyor.) Biz bunun şiddetle önlenmesinden yanayız. İyi eğitilmiş insan gücüne ihtiyacımız var. Yeni jenerasyonun yeşereceği zemini bizim genişletmemiz gerek. ‘Fikri hür vicdanı hür irfanı hür nesiller ister' bizde var.
https://www.sozcu.com.tr/2019/ekonomi/tusiad-baskani-bilecikten-onemli-aciklamalar-3046545/
Asgari ücretle ,ilgili bölüm 20:35 ve sonrası...
İsmail Küçük.. "Bazınız düşükse yani yüzdeniz ne kadar olursa olsun da" sözünü kesiyor ve yönlendiriyor ..
ne ilginç.. buna takıldım.
Çünkü adamın doğal akışlı dürüst bir söyleyişi var.
https://www.youtube.com/watch?v=6aBgy9m8PW8
"ictenlik"
11-01-2019, 04:35
...
Bu % de oranlı ücret artışları 12 eylül 1980 darbecilerinin marifeti. Daha önceleri ücret yükseltimi seyyanen yapılırdı.
Darbeci generaller darbe yaptığında Türk İş e bağlı sendikalar sözleşme sürecinde idi DİSK e bağlı işçilerde 1 ocak 1981 de girecekti sözleşmeye. Darbeciler Türk ,İş e bağlı işçilere % 70 ücret farkı verdi DİSK e bağlı olanlara % 15 fark verdi bu ücret artışı işçiler arasında mesafeyi daha da arttırdı.Bu sistem kalıcı oldu Yüksek ücret alanların yüzdelik paylardan yansıyan daha yüksek, düşük ücret alanlarun sa daha düşük oldu.
Yani BU ücret tesbiti Türkiye ye 12 Eylül darbecilerinin hatırasıdır.
10 000 lira ücret alan bir çalışanın % 20 si 2000 lira. 2000 lira ücret alan bir çalışanın % 20 si 400 lira. 10 000 lira ücret alan bir çalışan diğerinin 1 aylık ücreti kadar zam alıyor demektir.
Bu ücret anlayışı çalışanlar arasında giderek uçurumlar yaratıyor belki de böyle olmasını istediler.
işte sistemin adaleti 12 eylül 1980 den sonra bozuldu. Bu gün bu bozukluk devam ediyor. Bu iktidarda 12 eylül generallerinden hesap soracağız diye iktidara geldi hesabı kim ödüyor belli.
"ictenlik"
11-01-2019, 19:48
Sanırım hükümet işverenlere şu uyarıyı ve bildirimi yapmayı unutmuş olmalı
Ya da amiyane tabirle hükümet bu zammı yaparken aynı zamanda kimi işverenleri tehdit etmeyi ve bunu yapması gerektiğini unutmuş olmalı.
Bakın işçi çıkarmayın haa… (Seçim var.. Biz nasıl doldurcağız onları geri..)
Ocak Şubat ayı sonunda bu uyarıyı duyabilirsiniz/duyabiliriz
Asgari ücrete ya da yeni asgari ücret rakamına işverenin vermesi gereken tepki tabi ki oluşan yeni piyasa koşulları ve yeni işçilik rakamlarıyla yeni bir maliyetlendiirme ve yeniden fiyatlandırma (fiyat güncellemesi) ya da piyasa tabiriyle zam yapmak olmalı idi.
Yani hükümet şunu da demeliydi. Mal ürün ve fiyatlarınıza gerekirse güncelleyin ( zam yapın, onları yeniden yapılandırın ) ama (aman ha) işçi çıkarmayın, işçi çıkarma yoluna gitmeyin..
Bunlar hep hükümetin görevi
Tabi burada yazdıklarımı eğretileme ya da tuhaf bir ironi ve hiciv vb. olarak almamız gerektiğinin farkındayız sanırım
…
Ocak ayı işsizleşme rakamlarını ya da yeni piyasa rakamlarını bekleyeceğiz. Oluşan yeni işçilik fiyatı piyasa her ne tepki veriyor olursa olsun son sonuçta buna bağımlı Yüzde x mal ürün ve hizmet fiyatı zammına ve dolayısıyla enflasyona hatta sanılan mevcut rakamlar üzerine de oldukça ek enflasyona sebep olacak .
Çok fazla terminolojiye gerek yok. Evimin asgari ücret cinsinden değerinin korunması/değişmesi gibi bir örnekleme kullandım. Bunu kullanalım...
2020 yılı için Askari ücret 2324 tl % 15 zam, JEST i içinde.
Ben son zamanlarda pek askari ücretle ilgilenmiyorum belki beni Fransa da sarı yelekliler etkiledi bence doğru şöyle dediler en üst (azami) ücret en alt (askari) ücreti altını (6) katı geçmemeli.
Bu slogan hoşuma gitti.
Yani bürokrasi veya özel sektör ücret belirlerken zorunlu olarak askari ücreti de belirlemiş olacak. Bu slogan bana tosunun kuyruğundan sert bir şekilde asılarak dama sokmayı hatırlattı.
Devlet veya sermaye askari ücreti belirlerken çok düşünecek. Çünkü, belirlediği ücret aynı zamanda kendini de ilgilendiriyor olacak.
Bu altı kat meselesi Fransa da sarı yelekli eylemcilerin taleplerinden bir tanesi ama gerçekleşen ülke var. Bu ülke geçmiş SSCB inde Brejnev zamanındaki ücret farkı idi.
Bu ücret farkı Sosyalist bir ülkeye yakışmadı ama Kapitalizm e yakışır. Hem de çok yakışır.
asgari ücret= kölenin asgari yaşam koşulları
daha yüksek olsun diyenin köleliği tersinden desteklediği de gözden kaçmasın
Blitzkrieg asgari ücret= kölenin asgari yaşam koşulları
daha yüksek olsun diyenin köleliği tersinden desteklediği de gözden kaçmasın
Sn Blitzkieg
Bu yazınla benim ücret konusundaki anlayışımı kast etmişsen beni yanlış anlamışsın. Bu slogan Faransa da sarı yeleklilerin slaganı bende zamanımız için uygun olduğunu düşündüm.
Elbette bu anlayış eleştirilebilir.
Benim ilgimi çeken işçi sınıfının veya devrimci güçlerin en tepedekilerin ücretini belirleme hakkını kendilerinde görmesi.
Bu köleliğimi tersten desteklemek yoksa kumandayı mı ele geçirmek arzusu mu tartışma konusu olabilir.
Elbette bu konuda Marks ın sözü dikkatimden kaçmıyor.