Orijinalini görmek için tıklayınız : İlk kuş nasıl uçtu sorunsalı
Eski yurt
29-12-2018, 23:22
Bilindiği üzere evrim teorisine göre canlılık önce denizlerde başladı daha sonra denizden karaya çıkış en sonda karadan havaya uçan kuşlar... Aslında bu durum çok komik görünmesine rağmen evrimcilere göre bu aşamalar milyonlarca sene sürdüğü için çok problemli bir durum yoktur.
Diğer bütün aşamalarda da çok büyük problemler olmasına rağmen uçan ilk canlının nasıl uçtuğu konusuna dikkatinizi çekmek istiyorum.
Bu canlı neden uçmuştur, niçin uçmuştur, o aşamaya nasıl gelmiştir, uçmak için nasıl bir ihtiyaç duymuştur, milyonlarca yıl uçmak için mi beklemiştir, uçmak için ön bir hazırlık yapmış mıdır
Evrimcilere göre bütün bu sorular cahilce sorulmuş sorulardır herşey milyonlarca yıl içinde olmuştur işte evrim de ötesini bırak:)
"ictenlik"
29-12-2018, 23:28
Son kuş nasıl uçtuysa öyle, tıpkı son kuş gibi...
Ahlaksız
29-12-2018, 23:45
Kuş dediniz de,aklıma geldi;
Bakara 260-Hani İbrahim, Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster demişti. (Allah ona) İnanmıyor musun? deyince, Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için demişti. Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
1-Bir peygamber,ölülerin dirilmesine inanmıyor veya şüphe ediyor..
2-Allah,İbrahim'e ''inanmıyor musun?'' diyerek,adeta celalleniyor..
3-İbrahim,anında bir manevra ile inandığını ama bir kanıtta olsa iyi olabileceğini söylüyor..
4-Allah,İbrahim için özel bir kanıt ortaya koyuyor..''4 kuş yakala,onları kendine alıştır ve sonra onları parçala'' diyor..İşte bu..Hem alıştır,hem parçala..!Sonra ''parçaları 4 dağa koy ve parçaları çağır'' diyor..Çölde 4 dağı nasıl bulacaksa,neyse..Çağrılan şey kuş değil ki,kuşların parçaları..Yolda gelirken mi,parçalar birleşecek?!
Demek ki,İbrahim'in tuttuğu,alıştırdığı,parçaladığı,dağıttığı kuşlar,bir anda çağırmasıyla kendine gelmiş ki;İbrahim'de tatmin olmuş..
Peki,fukara..Bir peygamber bile tatmin olmayı istiyorsa,sen nasıl iman edeceksin?!
Bunları görme/duyma,ondan sonra vay efendim,ilk kuş nasıl uçtu:D
ForumKirpisi
30-12-2018, 00:31
Evrim de ötesini bırak diyorsun, çünkü evrim konusunda bir şeyler kurcalaman gerekiyor. Evrim gözlemlenebilir düzeyde bir olay.
Her sene milleti vuran bakterilerin nasıl yenilmediğini zannediyorsun, dev kuş fosillerine olabilir diyorsun, küçüklerin oluşumu daha
garip geliyor.
Peki, apandisit patlaması diye bilinen olayın olduğu kör bağırsak niye kör? Rabbim fazladan organ mı koymuş.
Ya da insanlarda kuyruk sokumu niye kuyruk bırakmış gibi ve kuyruk yok. Muhteşem yaratılan insan vücudu
niye şekeri tolere edemiyor? Niye kör bağırsak meyve çekirdeklerini biriktirip şişiyor?
Niye pankreas küçülüyor? Zor ortamlarda yaşayan hayvanlar niye ortama uygun? Örneğin deve suyun zor bulunduğu yerde niye heybeli?
Ya da zürafa, yerde fazla otun bitmediği ağaçların uzun ve yıllık olduğu yerlerde uzun boylu.
Zebra yırtıcıların olduğu yerde çizgili. Filler suyun az olduğu yerlerde yok.
Hayvanların daha çeşitli ve çok olduğu yerlerde niye boyutları küçük?
Niye kafatası gittikçe büyüyor? Beyin kütlesi artıyor?
Daha az güneş gören hayvanlar daha dik duruşta iken daha çok güneş görenler niye ayakları üzerinde.
Rabbim bazı türleri niye cezalandırıp yok etmiş olabilir?
2 şekilde cevaplandırırsın.
1) Rabbim öyle yaratmış deyip susarsın ve bakmazsın.
2) İncelersin.
Şüpheci Dinsiz
30-12-2018, 01:40
NikolaTeslis,
Hani içindeki bilim insanı?
Araştırıp bir bilim insanına yakışır şekilde, bir çocuğun anlayabileceği basitlikte yaz. Emek ver, şekilli-şemalı-akademik kaynaklı olsun.
Forumu binlerce insan okuyor, bunların büyük bir kısmı çocuk.
ForumKirpisi
30-12-2018, 02:16
NikolaTeslis,
Hani içindeki bilim insanı?
Araştırıp bir bilim insanına yakışır şekilde, bir çocuğun anlayabileceği basitlikte yaz. Emek ver, şekilli-şemalı-akademik kaynaklı olsun.
Forumu binlerce insan okuyor, bunların büyük bir kısmı çocuk.
mercimek çorbasına güve düştü üzüldüm ya. aldım kaşıkla kurutmaya çalıştım falan canlanmadı. benim suçum değil ama elimle gelmesin diye mücadele ettim gitti kondu üstüne sonra battı.
julia scientific programlama dili için web framework'ü çıkartmaya çalışıyordu biri. onun ilk sürümü çıkmış 0.1 tabi daha. https://github.com/essenciary/Genie.jl
REST Api için bakıyorum ama stabil değil mikrobenchmarkta sapıtan sonuçlar alınıyor dil özelinde.
Bi de bi döküman yazak gerçekten, mal mal konu açıyoruz zaten depresan sıçtı içime sürekli bi karamsarlık içindeyim. lustrale geri mi dönsem bilmiyorum. geçen gün kendi terör örgütümü falan kuracam diyordum babam evlendircem seni boşver dedi :D hayvan gibi bi üşengeçlik var paraşütle mi atlasam napsam.
Şüpheci Dinsiz
30-12-2018, 02:18
Netice? Yapacak mısın dediğimi?
ForumKirpisi
30-12-2018, 02:30
Netice? Yapacak mısın dediğimi?
beyinle ilgili yapıyorum şindi. evrim konusunda anca evrim ağaçı takipçisiyim ben :D . baya hazırlık yapmak lazım yoksa yanlış olur.
gramer hatalarım kasıtlı. şindi falan n le yazılmaz deme.
harbi lan! Örneğin üzüm üzüme bakarak karardıysa, ilk üzüm nasıl karardı mesela? hadi baaaalım atayisler açıklayın.
Sundance
30-12-2018, 10:21
Bana ilk kuşu gösterin size nasıl uçtuğunu açıklayayım
Bilindiği üzere evrim teorisine göre canlılık önce denizlerde başladı daha sonra denizden karaya çıkış en sonda karadan havaya uçan kuşlar... Aslında bu durum çok komik görünmesine rağmen evrimcilere göre bu aşamalar milyonlarca sene sürdüğü için çok problemli bir durum yoktur.
Diğer bütün aşamalarda da çok büyük problemler olmasına rağmen uçan ilk canlının nasıl uçtuğu konusuna dikkatinizi çekmek istiyorum.
Bu canlı neden uçmuştur, niçin uçmuştur, o aşamaya nasıl gelmiştir, uçmak için nasıl bir ihtiyaç duymuştur, milyonlarca yıl uçmak için mi beklemiştir, uçmak için ön bir hazırlık yapmış mıdır
Evrimcilere göre bütün bu sorular cahilce sorulmuş sorulardır herşey milyonlarca yıl içinde olmuştur işte evrim de ötesini bırak:)
Okyanus veya denizlerin altinda oranin sakinlerinden bir cogu hala ucuyor. Bize yuzduklerini kanitlar misiniz?
Duz mantikla uretilen sorularin bir cogu ihtiyaca iliskindir, dolayisiyla evrime iliskin degildir. Cahilce degil ancak duz mantik kullanim hatasi iceriyor sorulariniz.
Haliyle ucmak bir olgudur. Basit haliyle de harekettir. Yani siz simdi sunu sormus oluyorsunuz; canli neden, nicin hareket etti, buna neden ihtiyac duydu?
Sorunuz basit, canli alan soyutlamasi yapabildigi icin hareket etti.
Basit bir viral virus, havada ucuyor mu, yuzuyor mu? Bu soruya kendi kendinize cevap verdiginizde , ustteki sorunuza iliskin duz mantik hatanizi anlarsiniz umariz.
Yıldıztozu
30-12-2018, 11:23
ilk kuşun yaratıcı bir irade tarafından hokus pokus yöntemiyle bir anda var edilmesi daha mı mantıklı?
ya da çamurdan kuş yapıp üfleyip canlandırması hikayesi daha mı mantıklı?
''ilk kuş'' diye bir şey hiç var olmadı, ilk insan diye bir şeyin hiç varolmayışı gibi.
günümüzdeki kuş çeşitlerine bakarak bile aşamaları analiz etmek mümkün.
tavuğun da kanatları var, kartalın da, sineğin de.
her birinin seviyeleri ve aşamaları farklı.
ForumKirpisi
30-12-2018, 11:29
Bu kadar tür var arada.
Yürüyen dinazor: 154-144 milyon yıl.
Kibar duruş, kanatçık.
Kanat ve küçülme. 95-83.5 milyon yıl.
Allosaurus
Herreresaurus
Ceratosaurus
Eoraptor
Compsognathus
Sinosauropteryx
Beipiaosaurus
Velociraptor
Sinovenator
Caudipteryx
https://pasteboard.co/HU5Xto3.jpg
Protarchaeopteryx
Sinornithosaurus
Microraptor
Archaeopteryx
Rahonavis
Confuciusornis
Sinornis
Ichthyornis
https://pasteboard.co/HU5WSOo.jpg
Kuş gibi deme, parçalar.
https://pasteboard.co/HU61ind.jpg
https://evrimagaci.org/ara-gecis-turleri-3-surungenlerden-kuslara-gecis-166
Daha yakına gelirsek, benim favorim dodolar. 1 metre ama uçamıyor. Yuvalarını da yere yapıyor. Tabi kuş diye yemek için avlamışlar. Soyu 16. yy'da avlanma sebebiyle tükenmiş.
https://pasteboard.co/HU5ZnONp.webp
Büyük cüsseli dinazorların cüsselerinin hareket esnasında birim yüzey başına çok hava basıncına maruz kalması kemik yapılarının zamanla daha da değişmesine sebep olmuş. Havada sinek öldüren şaplakları savurursan hissettiğin tepki benzeri bir tepkiye oluşturulan reaksiyon. O dönemde hava şimdikinden daha farklı, yer şekilleri de farklı.
Eski yurt
30-12-2018, 12:09
Evrim teorisinin okullarda öğretilmesine karşı değilim çocukların mizaha ihtiyacı var ve bu teori beni fazlasıyla güldürüyor. Bence yaşamın başlangıcına ilişkin başka hiçbir açıklayıcı teori olmadığı için bu teoriyi sonuna kadar destekliyorsunuz. Ben sadece bir yönünü yazdım halbuki bu teoride gerçekleşmesi imkansız birçok noktalar var. Evrim teorisinde söylenen bazı şeyler sözümona kutsal kitaplarda yazsa anında dalga geçersiniz ancak bu teori eleştirilemez olduğu için ve bu konuda hiçbir alternatifiniz olmadığı için iddia edilen en uçuk şeye itiraz bile edemiyorsunuz. Zira darwin dedeniz ayının balina olmasında hiçbir zorluk göremediğini söylüyor. Bendeniz görüyorum efendim hemde çok büyük zorluklar görüyorum.
Evrim teorisinin okullarda öğretilmesine karşı değilim çocukların mizaha ihtiyacı var ve bu teori beni fazlasıyla güldürüyor. Bence yaşamın başlangıcına ilişkin başka hiçbir açıklayıcı teori olmadığı için bu teoriyi sonuna kadar destekliyorsunuz. Ben sadece bir yönünü yazdım halbuki bu teoride gerçekleşmesi imkansız birçok noktalar var. Evrim teorisinde söylenen bazı şeyler sözümona kutsal kitaplarda yazsa anında dalga geçersiniz ancak bu teori eleştirilemez olduğu için ve bu konuda hiçbir alternatifiniz olmadığı için iddia edilen en uçuk şeye itiraz bile edemiyorsunuz. Zira darwin dedeniz ayının balina olmasında hiçbir zorluk göremediğini söylüyor. Bendeniz görüyorum efendim hemde çok büyük zorluklar görüyorum.
Elbette mizah veya gulmek olumludur. Son derece insani, hatta gelistirelim. Yok niye dalga gecelim ki? Sonucta insan urunleridir sizin kutsal addettiginiz kitaplar inancsizlara iliskin. Ama mizahi olan su ki, iman ediyorum diyen inanclilarin, sozde tanrilarini anlayacak kadar akli yok. Illa ki bir hikmet abi durumu hasil olmalidir.
Mizah demisken; gokte yuzen gok unsurlarina guldugunuz oluyor mu, kitabiniza iliskin? Olmuyorsa sayet, okyanus dibinde ucan canli'ya niye gulmektesiniz? Hurma sizin halaniz degil miydi? Guluyor musunuz buna ornegin? Halasini yiyen mumin !?
Yuzdugunu kanitlamanizi bekliyordum oysa..
Olgularin desteklenmesi kadar dogal ne olabilir? Yercekimini desteklemiyorum dediginiz filan oluyor mu?
Ahlaksız
30-12-2018, 12:48
Evrim teorisinin okullarda öğretilmesine karşı değilim çocukların mizaha ihtiyacı var ve bu teori beni fazlasıyla güldürüyor. Bence yaşamın başlangıcına ilişkin başka hiçbir açıklayıcı teori olmadığı için bu teoriyi sonuna kadar destekliyorsunuz. Ben sadece bir yönünü yazdım halbuki bu teoride gerçekleşmesi imkansız birçok noktalar var. Evrim teorisinde söylenen bazı şeyler sözümona kutsal kitaplarda yazsa anında dalga geçersiniz ancak bu teori eleştirilemez olduğu için ve bu konuda hiçbir alternatifiniz olmadığı için iddia edilen en uçuk şeye itiraz bile edemiyorsunuz. Zira darwin dedeniz ayının balina olmasında hiçbir zorluk göremediğini söylüyor. Bendeniz görüyorum efendim hemde çok büyük zorluklar görüyorum.
Sayın eski yurt;beni de ossuran/sıçan insanların,kendilerini ''eşrefi mahlukat'' olarak kabul etmesi müthiş güldürüyor:D
ilahimasal
30-12-2018, 13:21
Dincilerin hep söyledikleri bir söz var .
'Allah insanı kendi suretinde yarattı.
Ahlaksızın söylediği ossuran sıçan kusan eşrefi mahlukat bu özellikleri nereden almış diye düşüncelere dalardım.
Buldum. 'Allah insanı kendi suretinde yarattı.
Muhammedi getir Ataturk havalimanına koy ve bu demir yığını nasıl uçuyor diye sor ! Cevap allah olucaktır.
Şüpheci Dinsiz
30-12-2018, 14:39
Yazılar çok uzun diye kısa özet geçeyim.
Canlılık okyanusta başlıyor, çeşitli canlılar(balıklar-yosunlar) türüyor, bu sırada Ay'ın çekim gücü okyanus kıyılarında gel-git'lere sebep oluyor, sular çekildiğinde karada kalan canlılardan (balıklardan-yosunlardan) bazıları amfibi (hem denizde hem karada yaşayabilme) özellik kazanıyorlar, zamanla tamamen karada yaşayabilir hale geliyorlar. Yosunlar günümüzün ağaçları, balıklar kara canlıları oluyorlar.
Karaya çıkan canlılar, başlangıçta yüzgeçlerini kullanıp sürünerek hareket ediyorlar, zamanla yüzgeçler gelişerek el-ayak haline geliyor. Bundan 150 milyon yıl önce dinozorlar türüyor. Kuşlar kısmıyla kısıtlı anlatmak gerekirse; bazı dinozorlarda önce sırtta-boyunda tüylenme başlıyor, ellere-ayaklara-kuyruğa kadar yayılıyor. Tüylenen dinozorlar av peşinde koşarken ellerini-kuyruğunu denge unsuru olarak kullanmaya başlıyorlar. Zamanla eller kanata dönüşüyor. Bu dinozorlar kanat büyüklüğü uçmaya yetecek seviyeye gelinceye kadar (bundan 100 milyon yıl önce) karada yaşamaya devam ediyorlar. Ancak kanatlarını-kuyruklarını avlanırken (avcı kuşların pike yapması gibi) avantaj olarak kullanıyorlar. Kanatlar tam gelişince bazıları uçabilir hale geliyor.
Kaynaklar maalesef İngilizce. Ama kuşların evrimine dair güzel görseller var. Kaynakların içindeki kaynaklar da incelenebilir.
https://link.springer.com/article/10.1007%2Fs12052-009-0133-4
https://media.springernature.com/lw785/springer-static/image/art%3A10.1007%2Fs12052-009-0133-4/MediaObjects/12052_2009_133_Fig1_HTML.gif
https://media.springernature.com/lw785/springer-static/image/art%3A10.1007%2Fs12052-009-0133-4/MediaObjects/12052_2009_133_Fig3_HTML.gif
https://media.springernature.com/lw785/springer-static/image/art%3A10.1007%2Fs12052-009-0133-4/MediaObjects/12052_2009_133_Fig4_HTML.gif
https://fsmedia.imgix.net/08/f4/ec/f2/f4f4/4efc/9540/1c2d0364b1fb/its-not-a-chicken-and-egg-situation----wings-and-feathers-came-before-birds.png?auto=format%2Ccompress&w=465
https://en.wikipedia.org/wiki/Origin_of_avian_flight
https://en.wikipedia.org/wiki/Origin_of_birds
https://en.wikipedia.org/wiki/Evolution_of_birds
https://en.wikipedia.org/wiki/Sibley–Ahlquist_taxonomy_of_birds
https://en.wikipedia.org/wiki/Dinosaur_classification#/media/File:Evolution_of_dinosaurs_EN.svg
http://www.bio-nica.info/Biblioteca/Baier2007.pdf
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1690052/pdf/DGNDAQ71K4W1T58Y_266_1259.pdf
https://www.inverse.com/article/28257-bird-dinosaur-flight-evolution-wings-feathers-brusatte
https://www.nationalgeographic.com/magazine/2011/02/feather-evolution/
https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0960982216314610
https://www.scientificamerican.com/article/origin-of-bird-flight-exp/
https://curiosity.com/topics/how-did-birds-evolve-to-fly-curiosity/
"ictenlik"
30-12-2018, 16:05
(Eski) Dedem (biri) olsa şöyle derdi/diyebilirdi.
Ontolojiyle (ontolojinizle) boğuşmayın/(boğuşmaya bir son verin.). Aslında sorun yaşamın/oluşun başlaması/oluşması (ilk kez başlaması (ve ilk kez oluşması (ilk ve son defa yani bir kereliğine oluşması denenle/kavramla) ilgilidir. Bir kez aşıldığında/aşılıverdiğinde diğer sorunlar (diğer çatışmalar da) buharlaşır. Evrim gibi çatışkılarda ve (bunun sözde) muhatapları (ve taraflarıyla) çatışmakta (çatışkıda) ve bilgilendirme ve yol arayışı da, hepsi...
Oluşun oluşması
Yaşamın yaşaması
Oluşan oluşun kendi mi?
*biri- eski bir gnostik ya da vedantist...
Biri de olsa; Sonlu başlı varlık tahayyülü elzemi derdi.
Biri de olsa; Bunun (ontolojinin) soyutlama/somutlama hatası/buhranı ya da (bunun) filozofik depresyon-u derdi..
Biri de böyle derdi...
Zeno'ya göre kuş aslında uçmuyor, kuş devimsizdir (olduğu yerde durmakta/olmaktadır), mekan ya da hareket yok ve görece...
Bu canlı neden uçmuştur, niçin uçmuştur, o aşamaya nasıl gelmiştir, uçmak için nasıl bir ihtiyaç duymuştur, milyonlarca yıl uçmak için mi beklemiştir, uçmak için ön bir hazırlık yapmış mıdır
Evrimcilere göre bütün bu sorular cahilce sorulmuş sorulardır herşey milyonlarca yıl içinde olmuştur işte evrim de ötesini bırak:)
Biz neden yürüyorsak oda o yüzden uçmuştur. Gerektiği için.
O aşamaya yavaş yavaş geldiği aşikar, milyonlarca yıl beklemiştir tabi ki de. Ancak beklemek bilinçli bir eylem sayılırsa beklememiştirde.
Şu son 50 yılda bile tavuklar değişti gömüyor musunuz?
1 kg çekmeyen tavuk şimdi 4 kg oldu. Neden? Beslenmesine müdahale edildiği için. Neden herkes Arap değil düşündünüz mü?
http://www.kemalozer.com/resim/haber/1/674.jpg
Peki biz size soralım, kanser hücreleri nasıl ilaçlara karşı değişim gösteriyorlar? Hayatta kalabilmek için değişmiyorlar mı?
"ictenlik"
30-12-2018, 19:36
İlk yani en baştaki ve baştan birinci olanı kavramı görüleceği ve adından da anlaşılacağı üzre "Uçan (ya da -sonradan- uçmaya başlayan varlıklar/kuşlar" kümesindeki bir (matematiksel) elemandır. En baştaki, yani baştan ilk derken sayılabilir bir çokluktan ve çoklu -çok elemanlı- bir kümeden de sözediyoruz..
Bu küme adında anlaşılacağı üzre uçan kuş, uçan tek bir kuş ve uçan ilk kuş-un kümesi (de) değildir.. Uçan kuşlar kümesindeki bir sayma, belirleme işleminden sözediyor olduğumuz anlaşılıyor..
Yani ilk kendi cinsinden sayılabilir,belirlenebilir bir tek değil gibi duruyor
--
Öte yandan;
İlk kavramı, (yani baştaki) son kavramıyla ya da sonradaki ve ortadaki ya da öncedeki gibi kavramlarla çelişir ya da birbirine bağ içerir..
Nasıl
1.
(bir kimse, bir konu, bir olay vb. için) ne gibi, ne türlü, ne durumda, niteliği ne.
2.
belirteç
bir eylemin, bir işin hangi yolla, ne biçimde olduğunu sormak için kullanılır.
"İk" bir çokluk kümesi elemanı olarak tek başına eleman değildir. İlk sayılabilir bir çokluk kümesinin elemanıdır. İlk demek aynı zamanda çokluğu ve biraradalığı da da belirtir ve gösterir.. İlk tek başına değildir.. İlk binlerce olabilir ve binlerce ilk olabilir. Eğer gözlemci olarak biz bir kümenin (çoklu kümenin) elemanlarını saymaya başlarsak ilk saydığımız/nitelediğimiz eleman ilk adı alır...
İlk eleman kavramı son elaman kavramına yani uçan ilk kuş uça son kuşa bağ içerir. "Uçan kuşlar", "sonradan uçan -uçmaya başlayan- kuşlar" ya da kuş değilken kuşa dönüşen varlıklar ya da uçamazken uçmaya başlayan varlıklar ve kuşlar" vb. kümesindeki tarihsel/zamansal ilk elamanlar vaysayımı ise ya başka varlıkların kuşa dönüşmesiyle ya da zeki ve genetik uzmanı bir canlının kuş üretmesiyle oluşturmuş olmalı deniyorsa da bilemem.
Nasıl işaretlemesi ise gözlemciye göre durumun gözlemini ya da görece aslını araştıran bir işaretleme sanırım
Felâsife
30-12-2018, 20:24
Biz neden yürüyorsak oda o yüzden uçmuştur. Gerektiği için.
Aynen öyle gerekmiyor olsaydı, bugün bizler ne yürürdük ne de koşardık ama gerektiği içindir ki km.lerce koşmak gibi bir yeteneğe de kavuştuk. Bunu sağlamak içinde terleme sistemine kavuştuk.
Doğada uzun mesafe koşmak avantajına da kavuştuk, bugün bizler belki bunu şehirlerde unuttuk ama genede bazı yerlilerde 50/100/150 km koşabilme yetileri halen daha vardır.
Uçmakta aynen bir gereklilik bir avantaj meselesidir, uçan sadece kuşlar değil ki, böcekler mesela, karınca gibi, normalde uçanını görmeyiz ama uçanları da vardır, kertenkele, kurbağa gibi canlılarda belki uzun mesafe uçucuları değildir ama hava akımlarını pekâlâ güzel kullanırlar.
Yarasa ise tamamen bir uçucudur aynı zamanda hemde bir memeli, sincaptır, lemurdur daha var uçuyor dediğimiz memeliler, ağaçtan ağaca olsada uçuyorlar, ona lazım olan o, öteki ağaca geçsin yeter, bir ağaç yılanı var, o bile gereklilikten uçabiliyor.
Kanadı yok bişi yok, ama bir ağaçtan ötekine veya yere havadan geçebiliyor.
Hasılı gereklilik işi değiştirmiş.
Öteki türlü gereği olmadığı için uçma yetisi körlenenler de illaki vardır.
Nasreddin hoca misali, koca karpuz niye yerde bitiyorda, küçücük ceviz ağaçta bitiyor. :D
Vardır bir gerekliliği
"ictenlik"
30-12-2018, 23:50
Eğer face-te (facebook gruplarında) yazışıyor ya da bu soruya rastlamış olsam açık söyleyeyim hızlıca (eristik eşit bir karşı-t-lık ve) diyalektik olarak ;
İlk Tanrı nasıl yarattı/oluştu gibi bir diyalektik sunar geçiştirdim...
İlk Tanrı nasıl ilk?
İlk Tanrı nasıl yarattı/oluştu (daha önceki ve daha başka (ondan önceki geçmiş ve öncül) Tanrılar yaratmıyorken nasıl gelişti ve evrimleşti ve ilk oldu) gibi bir diyalektik sunar geçiştirdim...
İlk yaratma nasıl oluştu-gerçekleşti? daha önce yaratma yok muydu?
İlk tanrıdan önce ilk yaratan yok muydu?
Peki ilk yaratan nasıl yarattı ya da yaratabildi?
Evrim kuramı ya da temsil edenleri ile boks cinsinden bir müsabaka yapmak gibi bir şey
ve sanırım "Bay Ontoloji" o ringte değil...
Eğer ilgilenilen "Felsefe" ya da Bay Ontoloji" ise bu daha çok dama ya da satranç oynamaya benzerdi
Bir Hint köylüsünden, Bir Hint köylüsüne kulak verelim....
(Bu arada sunacağım pasajda ufak tefek çeviri ve anlam aksamaları ya da kavramsal hatalar -boşluklar- olabileceğini ve daha iyi düzenlenebileceğini önsayalım olur mu?)
Her şeyin nedensiz-olduğunu söylüyorum. Bir şeyin nasıl meydana geldiğini izlemeyi deneyebilirsiniz, fakat o şeyin niçin öyle olduğunu bulamazsınız. Bir şey, olduğu gibidir; çünkü evren olduğu gibidir.
Zihinsel olan her şey gibi, Neden-Sonuç Yasası da kendi kendisiyle çelişir. Var olan hiçbir şeyin kendine özgü, belli bir nedeni yoktur; en küçük bir şeyin varlığı için bile tüm evren katkıda bulunur; evren olduğu gibi olmadıkça hiçbir şey olduğu gibi olamazdı. Her şeyin kaynağı ve toprağı her şeyin tek nedeni olduğuna göre, nedensellikten evrensel bir yasa olarak söz etmek yanlıştır. Evren kendi içeriği ile sınırlı değildir, çünkü onun potansiyelleri sonsuzdur; üstelik o, temelde tümüyle özgür olan bir prensibin tezahürü ya da ifadesidir.
Kaynağın başlangıcı bulunamaz, tüm bellek ise bir yerde başlar. Böylece, dış daima belirlenir ve saptanır, oysa ki iç, sözcüklerle tutulamaz. Öğrencilerin hatası iç-varlığı elle tutulabilir bir şey olarak hayal etmeleri, algılanabilir olan her şeyin geçici ve o yüzden de gerçeklikten yoksun olduğunu unutmalarıdır. Ancak idraki mümkün kılan gerçektir - ona Hayat ya da Brahman, her ne derseniz deyin.
Kendi başına (kendi tekbaşınalığına) hiçbir şeyin varlığı yoktur. Her şey kendi yokluğuna (tüm diğer olanlara) muhtaçtır (bağışıktır). Olmak, fark edilebilir olmaktır, orada değil, burada olmaktır, o zaman değil, şimdi olmaktır, başka türlü değil de böyle olmaktır. Su nasıl bulunduğu kap tarafından şekillendirilirse, öylece, her şey de koşullar tarafından belirlenir. Su nasıl kaplara rağmen su olarak kalırsa, ışık nasıl meydana çıkardığırenkler ne olursa olsun kendisi olarak kalırsa, öylece gerçek de içinde bulunduğu (yansıtıldığı) koşullar ne olursa olsun, gerçek olarak kalır. Bilincin odağında neden yalnızca yansımaları tutmalı? Neden gerçeğin kendisini değil?
Evren kendi kendine işler, herşey kendinden vaki bunu bili yorum. Başka neyi bilmeye ihtiyacım var?
Maharaj -Ben oyum, I Am That, Kitabından
en küçük bir şeyin varlığı için bile tüm evren katkıda bulunur;
Kuş denilenin, tüm kuş-kuşlar denilenin ve denenlerin tüm zamanlarındaki tüm atomlarını takip etmeyi deneyelim. Böyle bir şeyi bölebiliyor muyuz? bu bize bir şey anlatıyor mu? örneğin? Daha önemli ya da geçerli bir gözleme ihtiyaç var mı?
Kendi başına (kendi tekbaşınalığına) hiçbir şeyin varlığı yoktur
Kendi tekbaşınalığına -kendi- varlık değildir. Bir şey onu kapsıyor, bir şeyin içinde ama daha doğrusu ise varlık olarak belirtiliyor ve tüm nüvesi varlığa bağışık-bitişik ve varlıktan aynı, yani varlık denenle aynı...
Ordan kendi varlık ya da kuş varlık, insan varlık gibi bir (varlık) sökümleme uyguladığımızda/(söktüğümüzde) ne yapıyoruz?
Onu kendi toprağından (varlığından ve nüvesinden) yalıtıyoruz ya da diğerlerinden (diğer herşeyden) ayırıp soyutluyor/somutluyoruz....
Bu diğer herşey denilen ön kendi olan zaten. Her ney kuşa dönüştüyse ön kuş (kuşun ilki ve orjini) o değil mi?
Evrim içinde bu böyle diğeri içinde-temel terminoloji...
İlk kuş aslında balıktır ve ilk balıkta sudur-insan da budur-aslında insan içinde böyle...
(İyi bakın! Aslında kendi olan sökülen toprak mı? sökülüp ayrılan mı?)
'Topraktan olduk gardaşık.' 'Topraktandır cümle beden'
ya da
'Aynı vardan var olmuşuz'
Kuş cinsini de hayvan cinsinden söküyoruz, varlık cinsinden söküyoruz, canlı cansız ayrmından vb...
Kuş ya da insan farketmiyor, varlık kümesi ile kapsanıyor ya da varlık belirtmesi ile işaretlenip kapsanıyor/cinsleniyor...
Kuş bölümlemesi bir kere yapay diyorum. Sorunun gösterdiği sorun bu mu?
Yukarıda belirtilen sorunun -bir- çözümü -de- -sanırım- Parmenides ve Zenon-un uslamlaranı bir gözatılması ve üzerine düşünülmesi ya da benzer bir düşünme sürdürülmesi de olabilirdi...
Örn
Çokluk; birlerin bir çokluğu olması gereken çokluk
Çokluk Üzerine Uslamlamalar.
Parmenides'in Birin varlığını savunusunu Zenon Çokluğun yokluğunu tanıtlayarak güçlendirmeye çabaladı. Gerçek varlık hem bir hem de bölünemezdir. Birlik ve Bölünemezlik birlikte olmalıdırlar. Çokluk ve Bölünebilirlik ise olmamalıdırlar, ve olmamalarını düşünce tanıtlamalıdır ...
Çokluk çelişkili bir kavramdır, ve Zenon tam olarak bu çelişkiyi göstermek ister. Evren çokluk ise bir birimler çokluğudur ve öyleyse bölünebilirdir. Ama bölünebilirse bu işlemin sonsuza dek sürmesi gerekir çünkü bir büyüklüktür. Ama her büyüklük kendileri büyüklükler olan ve böylece bölünebilir olan parçalara bölünebilirdir. Ama o zaman birim denilecek birşey olanaksızdır çünkü herşey bölünebilirdir ve böylece bir değildir. Öyleyse birlerin bir çokluğu olması gereken çokluk olanaksızdır.
--
Devim Uslamlaması.
Eğer birşey deviniyorsa ya olduğu yerde ya da olmadığı yerde olmalıdır. Eğer birincisi ise gerçekte dinginliktedir. Eğer ikincisi ise açkıça olanaksızdır.
Uçan Kuş. Uçuyor görünen bir 'kuş' gerçekte durgundur çünkü kendine eşit bir yer kaplayan herşey uzayda dinginlikte olmalıdır ve bu bir 'kuş' için de böyledir. Bu uslamlama Burası gibi Şimdinin de değişmez olduğunu varsayar. Burası Orası değildir ve Şimdi Sonra değildir.
Yıldıztozu
14-06-2019, 22:20
Bu canlı neden uçmuştur, niçin uçmuştur, o aşamaya nasıl gelmiştir, uçmak için nasıl bir ihtiyaç duymuştur, milyonlarca yıl uçmak için mi beklemiştir, uçmak için ön bir hazırlık yapmış mıdır
uçmak.
kuş.
ilk.
hepsi bizim tanımlamalarımız.
doğada böyle şeyler geçerli değil.
insanları dinlemeyi bırakıp doğaya kulak verseniz her şeyi çözebilirsiniz aslında.
ilahimasal
15-06-2019, 00:53
Bu canlı neden uçmuştur, niçin uçmuştur, o aşamaya nasıl gelmiştir, uçmak için nasıl bir ihtiyaç duymuştur, milyonlarca yıl uçmak için mi beklemiştir, uçmak için ön bir hazırlık yapmış mıdır:)
Kur-an da yazıyordur. Oraya bak.malum HER SEY yazar orada .
Gökyüzü suresi , Uç dedi uçtu ayeti .
Bir müminin kur-an gibi bir el kitabı varken sırf inançsızları mort ediyim diye soru sormaları yerine UÇ DEDI UCTU ayetini gözümüze sokması gerekmez mi ?
Öyle bir ayet yokmuydu ? Vardır vardır.