frodo
30-05-2007, 20:56
Evrim teorisi ile bilgilerini M.Akyol veya H.Yahya okulunda(!) bellemiş bazı arkadaşlarımız
evrimcilerin ne kadar "sahtekar" olduğunu kanıtlamak için Piltdown sahtekarlığını yazmayı
pek severler. Ama bu sahtekarlıkla ilgili bilgileri hiç yoktur. Dahası Piltdown İnsanının eğer
gerçek olması durumunda insanın evrimi düşüncesinde çözülemez bir problem olarak kalacağını da bilmezler....
Bilgi olması babında kısaca nedir bu Piltdown İnsanı ;
Sussex'te Piltdown köyü yakınlarında bir kum ocağında insana ait olduğu çok belirgin ve
kafatasının sol yanını büyük ölçüde tamamlayan 9 parça bulunur. Ayrıca aynı yerde insanımsı
bir maymuna ait bir çenenin sağ tarafının bir parçasıda bulunur. İki öğütücü dişi bulunan bu
parçada kafatası ile bağlantıyı sağlayan kısım eksiktir. Yine aynı fosil alanında erken pleistosene tarihlenen kunduz kızıl geyik ve at gibi hayvanlara ait parçalar ve kabaca yontulmuş
taş aletler bulunur. Antropolog Charles Dawson tarafından antropoloji dünyasına erken pleistosene ait bir fosil olarak duyurulur.
Ancak o zamana kadar bulunan tüm fosillere karşıt gibi duran bu olgu bilim dünyasında tartışılmaya başlanır. Çünkü kafatası ölçümleri erken paleistosen döneme değil daha
sonra gelen dönemlere uyacak kadar büyük bir beyin sığasına işaret etmektedir.
Bu tartışmada İngiliz antropologlar tarafından ısrarla doğruluğu savunulurken ana kara
Avrupalı ve ABD'li antropologlar çene kemiği ile kafatası parçalarının raslansal olarak
bir araya gelmiş olabileceğini savunur.
Nihayet 1935 yılında fosilin bulunduğu tortul katmanının erken pleistosen döneme değil
alt pleistosen döneme ait olduğu anlaşıldı. Çene kemiği bir yana bırakılırsa genel insan
evrimi ile uyuşan bir örüntü ortaya çıkmıştı. Ama hala cevaplanamayan bir sorun insanımsı
maymuna ait olan çene kemiği ne olacaktı. Sorun 1953 yılında Venner-Grenn vakfının Londra'da
düzenlediği toplantıda Oakley ve Joseph Weiner arasındaki tartışmaya kadar unutuldu. Bu tartışma da Weiner'in Piltdown İnsanının bilimsel olarak açıklanamamasının tek nedeninin
buluntuların düzmece olabileceğini ileri sürmesi ile yeni bir boyut kazandı. Ertesi gün
meslektaşı Clark ile birlikte buluntular incelendiğinde sahtekarlık ortaya çıktı. Öğütücü dişlerin
zımpara ile düzeltilmiş olduğu anlaşıldı. Yani birileri alt pleistosen döneme ait kafatası parçaları
ile görece yakın döneme ait bir maymun çene kemiğini biraz zımparalayarak aynı döneme
tarihlemişlerdi...
Burada dikkat edilmesi gereken şey bilimin çalışma yöntemidir. Bir fosil buluntusu ile
ortaya konan bir savın yine bilim insanlarının çabalarıyla nasıl bir sahtekarlık olduğu açıklanarak
bilimin dogmaları olmadığı gösterilmiştir.
Bilimi dogmalardan ayıran şey de işte tam budur. Yanlışlanabilir ve ya doğrulanabilir olması.
evrimcilerin ne kadar "sahtekar" olduğunu kanıtlamak için Piltdown sahtekarlığını yazmayı
pek severler. Ama bu sahtekarlıkla ilgili bilgileri hiç yoktur. Dahası Piltdown İnsanının eğer
gerçek olması durumunda insanın evrimi düşüncesinde çözülemez bir problem olarak kalacağını da bilmezler....
Bilgi olması babında kısaca nedir bu Piltdown İnsanı ;
Sussex'te Piltdown köyü yakınlarında bir kum ocağında insana ait olduğu çok belirgin ve
kafatasının sol yanını büyük ölçüde tamamlayan 9 parça bulunur. Ayrıca aynı yerde insanımsı
bir maymuna ait bir çenenin sağ tarafının bir parçasıda bulunur. İki öğütücü dişi bulunan bu
parçada kafatası ile bağlantıyı sağlayan kısım eksiktir. Yine aynı fosil alanında erken pleistosene tarihlenen kunduz kızıl geyik ve at gibi hayvanlara ait parçalar ve kabaca yontulmuş
taş aletler bulunur. Antropolog Charles Dawson tarafından antropoloji dünyasına erken pleistosene ait bir fosil olarak duyurulur.
Ancak o zamana kadar bulunan tüm fosillere karşıt gibi duran bu olgu bilim dünyasında tartışılmaya başlanır. Çünkü kafatası ölçümleri erken paleistosen döneme değil daha
sonra gelen dönemlere uyacak kadar büyük bir beyin sığasına işaret etmektedir.
Bu tartışmada İngiliz antropologlar tarafından ısrarla doğruluğu savunulurken ana kara
Avrupalı ve ABD'li antropologlar çene kemiği ile kafatası parçalarının raslansal olarak
bir araya gelmiş olabileceğini savunur.
Nihayet 1935 yılında fosilin bulunduğu tortul katmanının erken pleistosen döneme değil
alt pleistosen döneme ait olduğu anlaşıldı. Çene kemiği bir yana bırakılırsa genel insan
evrimi ile uyuşan bir örüntü ortaya çıkmıştı. Ama hala cevaplanamayan bir sorun insanımsı
maymuna ait olan çene kemiği ne olacaktı. Sorun 1953 yılında Venner-Grenn vakfının Londra'da
düzenlediği toplantıda Oakley ve Joseph Weiner arasındaki tartışmaya kadar unutuldu. Bu tartışma da Weiner'in Piltdown İnsanının bilimsel olarak açıklanamamasının tek nedeninin
buluntuların düzmece olabileceğini ileri sürmesi ile yeni bir boyut kazandı. Ertesi gün
meslektaşı Clark ile birlikte buluntular incelendiğinde sahtekarlık ortaya çıktı. Öğütücü dişlerin
zımpara ile düzeltilmiş olduğu anlaşıldı. Yani birileri alt pleistosen döneme ait kafatası parçaları
ile görece yakın döneme ait bir maymun çene kemiğini biraz zımparalayarak aynı döneme
tarihlemişlerdi...
Burada dikkat edilmesi gereken şey bilimin çalışma yöntemidir. Bir fosil buluntusu ile
ortaya konan bir savın yine bilim insanlarının çabalarıyla nasıl bir sahtekarlık olduğu açıklanarak
bilimin dogmaları olmadığı gösterilmiştir.
Bilimi dogmalardan ayıran şey de işte tam budur. Yanlışlanabilir ve ya doğrulanabilir olması.