Orijinalini görmek için tıklayınız : Genclik hakkinda ne dusunuyorsunuz?
karakedi
16-02-2019, 19:43
Youtubeda takip ettigim bazi haber kanallari var. Onlardan biri istanbulda genclikle roportaj yapmis. Neredeyse mikrofon uzattiklari gencligin 95% ya konusmuyor yada soyleyecek bir sey yok.
Her yetiskin kusak kendinden sonra gelen genc kusaktan sikayet eder. Duyarsiz oldugundan, gelenek goreneklere buyuklerine deger vermediginden sikayet eder.
Acaba ulkemizde hani bu klasik genc kusak duyarsiz elestirisinden de ote bir durum yasaniyor olabilir mi? Sanki bir kirilma var gibi. Bildigimiz bir genc kusak duyarsiz durumundan ote bir durum var. Soz ne dusunuyorsunuz genclik hakkinda? Neden boyle oldu? Gencligin durumu gecici bir durum mu? Is bulunca ekonomiye, siyasete duyarli bir vatandas olur mu? Gencler neden konusmuyor yada konusamiyor mu?
Oyunu kime atacaksin diye basit bir soru soruluyor. Cogu cevap vermiyor. Verenler bile tutuk, bir ozguven eksikligi, yuzeysel tespitler. Korktuklari icin mi konusmuyorlar yoksa genel kulturu zayif oldugundan, memleket meselelerine duyarsiz oldugundan mi konusmuyorlar?
https://youtu.be/Exb9hFYeB1Q
bilgivehis
16-02-2019, 19:58
Youtubeda takip ettigim bazi haber kanallari var. Onlardan biri istanbulda genclikle roportaj yapmis. Neredeyse mikrofon uzattiklari gencligin 95% ya konusmuyor yada soyleyecek bir sey yok.
Her yetiskin kusak kendinden sonra gelen genc kusaktan sikayet eder. Duyarsiz oldugundan, gelenek goreneklere buyuklerine deger vermediginden sikayet eder.
Acaba ulkemizde hani bu klasik genc kusak duyarsiz elestirisinden de ote bir durum yasaniyor olabilir mi? Sanki bir kirilma var gibi. Bildigimiz bir genc kusak duyarsiz durumundan ote bir durum var. Soz ne dusunuyorsunuz genclik hakkinda? Neden boyle oldu? Gencligin durumu gecici bir durum mu? Is bulunca ekonomiye, siyasete duyarli bir vatandas olur mu? Gencler neden konusmuyor yada konusamiyor mu?
Oyunu kime atacaksin diye basit bir soru soruluyor. Cogu cevap vermiyor. Verenler bile tutuk, bir ozguven eksikligi, yuzeysel tespitler. Korktuklari icin mi konusmuyorlar yoksa genel kulturu zayif oldugundan, memleket meselelerine duyarsiz oldugundan mi konusmuyorlar?
https://youtu.be/Exb9hFYeB1Q
Hepsi var, korku, duyarsızlık, bilinçsizlik, dincilik var oğlu var.
Gençliği bitirdiler, artık bir kalabalıktan ibaret.
ForumKirpisi
17-02-2019, 12:26
türkiyede sokakta mikrofon tuttuğun birinin islami gelenekten gelme ihtimali yarım.
onların ezik bakış açısı gereği insansı bi ses çıkmıyor.
kamera görünce tavşan gibi bakanları zaten koymuyolar onları saymıyorum. o normal bi davranış.
ama kamera görünce hayvan ötesi konuşanlar oluyor onlar kameraya da gidiyor artık şimdi
adamdan sayıldıklarını zannediyolar.
Soru yanlış her kesin tehdit edildiği her kesin teröristlikle suçlandığı bir ülkede E. İmamoğlu mu B. A. Yıldırım mı diye bir soru olmaz. Nasıl bir Türkiye istiyorsunuz diye sorsalardı onların açıklamalarından çıkan sonuç Nasıl bir İstanbul olacaktı.
Gençlere güvenmeyenler dönsün arkalarına baksın GEZİ yi görecektir herkesi şaşırtan eylem le tanışmış olacaktır. Son günlerde işçilerin bile sesinin çıktığı pazarlardaki eleştirilerden çıkan sonuç AKP nin bitişinin sinyalleridir. Hile hariç,
karakedi
20-02-2019, 18:12
Ben durumun korkunun da otesine gectigini dusunuyorum. Benim gordugum sey korkudan daha farkli bir durum, yozlasma ve ilgisizlik gibi. Daha dogrusu kayitsizlik. Ulke batsa umurunda degil, apolitik bir genclik geliyor. Yani korkan insanin iyi kotu bir fikri olur ama aciklamak istemez. Veya fikrini basit de olsa 2-3 cumle ile dile getirir. Yeni gencligin ise herhangi fikri yok. Memleket meseleleri ilgi alanina girmiyor.
Genclik haliyle henuz is hayatina girmemis oluyor. Is hayatindaki baskiyi ve gecim sikintisini henuz yasamiyor. Dolayisiyla memleket meselelerine ilgi duymasinin tek yolu var, entelektuel hassasiyet. Fakat genel olarak toplumda seviye o kadar dustu ki; birak hassasiyeti, entelektuelin ne demek oldugunu bilen insan sayisi bile cok azdir. Bu gencler is hayatina girip olgunlasincaya kadar, yozlasmiz bir kultur ile kusatilmis oluyor. Sadece bilgisayar oyunlarina harcanan zaman ve para ile genclik arasinda bag kurmak bile mumkun.
Erdogan her ne kadar çapulcu falan dese de, gezi hareketi turkiyede duyarli insanlarin olmedigini gosteren bir hareketti. Ulkenin geleceginden umidini kesmis insanlari yeniden umitlendirdi. Potansiyeli gorduk. Genclik hareketinin de otesine gecti. Sokaklarda anneler cocuklarinin ve polisin arasinâ girdi. "anne zinciri" olusturarak koruma kalkani yapti. Apartman sakinleri, polisleri "mahallemizden cikin" diyerek kovaladi. Iktidar mesruiyetini yitirmeye basliyordu fakat sonunda gezi çöktü. Geziyle beraber biz de buyuk bir çöküntü yasadik.
Indirgeme mi yapiyorum bilmiyorum. Yukselen her hareket basariya ulasamazsa çöküyor ve arkasinda da çöküntü birakiyor. Tabii duyarli genclerimiz de var. Soyle dusunuyorum. Eger sol kültür gencligi yukseldigi zaman kapsayamazsa, yine cokuntu yasariz. Bu cokuntunun altinda akp de kalir, memleket de.
En basit bir konuda bile fikir gelistiremeyen bir nesille basarili olmak mumkun degil. Bu atalet iktidarlari da, turkiye burjuvazisini de yer.
Marks Şöyle der. Her şey bol olduğunda her kes durumdan memnundur kıyamet kıtlıkta kopar.
Ekonominin ve siyasetin analizini yapmadan toplumsal durum değerlendirmesinde yanılgıya düşülür. İşte o zaman insan suçlu arar en yakınında bulduğuna saldırır.
Günümüzün alternatif siyasetçileri ve geçmişin devrimcileri bu günün gençliğine saldırıyor onları duyarsız hatta kalitesiz olarak değerlendiriyor.
Gençliğin ne olabileceği geçmişte yaşanmış olan GEZİ olaylarına geçlerin ilgisini de katarak düşünmek gerekir.
Gençlik 1980 lerin devrimcisi değil o günün araçlarını da kullanmıyor yepyeni araçlar var ellerinde .
Bu ülkede ekonomik kriz daha yeni başladı siyasi kriz 2015 te hatta 2011 de başlamış olabilir. ama insanı kanına kadar etkileyen ekonomik krizdir.
Gençlikte umut kesmemek gerekir. Farklı devrim metotları ile karşılaşacak gibiyiz. Artık fabrikalar kalelerimiz olmayacak onun yerine meydanlar mekanımız olacak gibi.
Bunu D. Harwey de söylüyor.
Devrimci durum bu ülkenin üzerine kara bulut gibi çökecek, çakan yıldırımlar her şeyi yakacak, sokaklar Barikatlara dönüşecek. Bu günler çok uzak değil.
Bu seli yönetecek örgüt var mı ben göremiyorum . Sorun gençlik nedir değil bu seli yatağına sokacak örgütlenmedir. Bu gün en hazırlıklı örgüt HDP onunda devrim derdi yok.
Kimse gençlikten şikayet etmesin
Youtubeda takip ettigim bazi haber kanallari var. Onlardan biri istanbulda genclikle roportaj yapmis. Neredeyse mikrofon uzattiklari gencligin 95% ya konusmuyor yada soyleyecek bir sey yok.
Her yetiskin kusak kendinden sonra gelen genc kusaktan sikayet eder. Duyarsiz oldugundan, gelenek goreneklere buyuklerine deger vermediginden sikayet eder.
Acaba ulkemizde hani bu klasik genc kusak duyarsiz elestirisinden de ote bir durum yasaniyor olabilir mi? Sanki bir kirilma var gibi. Bildigimiz bir genc kusak duyarsiz durumundan ote bir durum var. Soz ne dusunuyorsunuz genclik hakkinda? Neden boyle oldu? Gencligin durumu gecici bir durum mu? Is bulunca ekonomiye, siyasete duyarli bir vatandas olur mu? Gencler neden konusmuyor yada konusamiyor mu?
Oyunu kime atacaksin diye basit bir soru soruluyor. Cogu cevap vermiyor. Verenler bile tutuk, bir ozguven eksikligi, yuzeysel tespitler. Korktuklari icin mi konusmuyorlar yoksa genel kulturu zayif oldugundan, memleket meselelerine duyarsiz oldugundan mi konusmuyorlar?
Gencligin bir suru sorunlari var. Aykiri seslere tahammulu olmayan iktidarlara iliskin, gencligin en oncul sorunu linc kulturune acik olusu. Devaminda egitimli issizlik, ulkedeki istikrarsiz ve timarhaneyi andiran ortam(ekonomik degil bahsettigim burada) ve tabi ki ekonomik nedenler, iyice ayrismis ekonomik ucurum, ayrismis gruplar vs.
Marks Şöyle der. Her şey bol olduğunda her kes durumdan memnundur kıyamet kıtlıkta kopar.
Ekonominin ve siyasetin analizini yapmadan toplumsal durum değerlendirmesinde yanılgıya düşülür. İşte o zaman insan suçlu arar en yakınında bulduğuna saldırır.
Günümüzün alternatif siyasetçileri ve geçmişin devrimcileri bu günün gençliğine saldırıyor onları duyarsız hatta kalitesiz olarak değerlendiriyor.
Gençliğin ne olabileceği geçmişte yaşanmış olan GEZİ olaylarına geçlerin ilgisini de katarak düşünmek gerekir.
Gençlik 1980 lerin devrimcisi değil o günün araçlarını da kullanmıyor yepyeni araçlar var ellerinde .
Bu ülkede ekonomik kriz daha yeni başladı siyasi kriz 2015 te hatta 2011 de başlamış olabilir. ama insanı kanına kadar etkileyen ekonomik krizdir.
Gençlikte umut kesmemek gerekir. Farklı devrim metotları ile karşılaşacak gibiyiz. Artık fabrikalar kalelerimiz olmayacak onun yerine meydanlar mekanımız olacak gibi.
Bunu D. Harwey de söylüyor.
Devrimci durum bu ülkenin üzerine kara bulut gibi çökecek, çakan yıldırımlar her şeyi yakacak, sokaklar Barikatlara dönüşecek. Bu günler çok uzak değil.
Bu seli yönetecek örgüt var mı ben göremiyorum . Sorun gençlik nedir değil bu seli yatağına sokacak örgütlenmedir. Bu gün en hazırlıklı örgüt HDP onunda devrim derdi yok.
Kimse gençlikten şikayet etmesin
sayın kartopu
söylediğiniz türden bi devrimci durumun gökten zembille inmesi mümkün olmadığına göre
nesnel bi dayanağı olmalı
nesnel dayanak olarak gezi'ye atıf yapmanız
sadece sizi değil okuyanları da yanıltmaz mı
aktivistlerin nufusa oranı bağlamında düşünürseniz
devrimci durumdan bahsedebilmeniz için gereken niteliği ortaya koyabilecek niceliğin ne olduğunu bir kez daha düşünmelisiniz
gezi bir isyandır, devrimci durum ise başka bir şeydir
geziden bu yana nicel ya da nitel pozitif bir gelişme gözlemlediniz mi
dostum
hangi sel
sel zaten kendini yönetir, kaos kendini örgütler
ortada sel olduğuna dair gözleminizin dayanağı nedir
sayın kartopu
söylediğiniz türden bi devrimci durumun gökten zembille inmesi mümkün olmadığına göre
nesnel bi dayanağı olmalı
dostum
hangi sel
Sayın Nihilist
Devrimci durum bizim beldiğimiz kadarı ile yönetenlerin istediği biçimde yönetememesi yönetilenlerinde yönetimden rahatsız olması olarak bilinen şeydir Lenin e göre.
Biz de yaşadığımız topraklarda bu tür siyaset ve ekonomi görmekteyiz.
İşte Zonguldak 1000 işçi işe alınacak 50 000 müracaat, iş bulma umudu olmamasına rahmen her gün işçi bulma kurumuna baş vurma, binlerce insan kpds maduru ve hiç bıkmadan devam edenler. Mesleğine uygun iş bulamayan her işte çalışma mecburiyetleri .
Bu ve benzer durumlar devrimci durumun varlığı değil mi.Krizler zaten başlı başına devrimci durumdur.
Bir de seçim sonrası yapılan değerlendirmeler. Hep bunlar bu ülkenin tepesine kara bulutların çökeceği haberleridir. Bütün bunlar gökten zembille inmadı bağıra bağıra geldi.
Gezi yeni bir mücadele biçimi geçmişte devrimci durmlarda mücedeleleri sendikelerdan ve işçi örgütlerinden beklerdik ama gezi farklı bir açı açtı Bunu Zizzek Harwy gibi sisyasetçiler kitaplarda yazdı ama biz pratik olarak gezi eylemlerinde gördük .
Genç insanlar umutsuzlar meslek okumuşlar ın isyanı idi gezi.
Bizlerde pek anlayamadık ilk önce eylem var biz bön bön bakıyoruz
Şimdi bu işin sonuçları fabrika grev işçi eylemleri ile değil geçliğin isyanı ile olacağı anlaşılmakta Gezi onun için önemli İktidarında sürekli hatırlatması onlarında bu tür eylemlerden korktuğunu gösteriyor.
Aslında buna Marks Alman idolojisin de anlatmak istemiş ama biz fark etmemiş siyasetimizi örgütlü işçiler üzerinde kurgulamışız.(bunda işçi sınıfı yoktur anlaşılmasın)
sel zaten kendini yönetir, kaos kendini örgütler
ortada sel olduğuna dair gözleminizin dayanağı nedir
Sel yıkar geçer seli yönetmek akıl beceri işidir onu en uygun yatağında yol almasını sağlamak da insan işidir.Kaos elbette örgütler ama kaos her zaman iyi örgütlemez. Kaos a hazırlıklı olanlar sonuçtan yararlanır.
devam edelim sevgili kartopu
leninci devrimci durum formulasyonu
ölçek bağlamında; ulusal mı, küresel mi
öznesi ''yönetilenler'' mi, yoksa devrimci güçler diye bi gizli öznesi daha mı var
devrimci güçler yönetilenler kavramında içkin mi
açın formulasyonu
kaosa şu aşamada girmeden geziye atıfla formülasyonu genişletin
genelleme var, üstelik de aktardığınız hali indirgemeci
lenin orda bırakmış olamaz
mutlaka içini doldurmuştur
alman ideolojisinde marksın anlatmak istediği her neyse onu da netleştirerek
devam edelim sevgili kartopu
leninci devrimci durum formulasyonu
ölçek bağlamında; ulusal mı, küresel mi
öznesi ''yönetilenler'' mi, yoksa devrimci güçler diye bi gizli öznesi daha mı var
devrimci güçler yönetilenler kavramında içkin mi
açın formulasyonu
kaosa şu aşamada girmeden geziye atıfla formülasyonu genişletin
genelleme var, üstelik de aktardığınız hali indirgemeci
lenin orda bırakmış olamaz
mutlaka içini doldurmuştur
alman ideolojisinde marksın anlatmak istediği her neyse onu da netleştirerek
Sevgili Nihilist.
Ben Marksist im Bütün sorularına Marks dan öğrendiklerim gibi cevap veririm
Öncelikle bunu bilelim ve ona göre eleştiri ve cevaplar alacağımızı düşünelim .
Sevgili Nihilist.
Ben Marksist im Bütün sorularına Marks dan öğrendiklerim gibi cevap veririm
Öncelikle bunu bilelim ve ona göre eleştiri ve cevaplar alacağımızı düşünelim .
sevgili kartopu
ben de felsefeyi artık biraktığımı bedavaya deklere etmedim.
canım sıkıldı şimdi de politik tartışmalarda
takılmak istiyorum zannetmeyin
geç modernizmin epistemolojik zırvalarıyla postmodernist gevezeliklerle beynimi yakmak yerine
bişeylerin yaklaştığına dair bi histen yola çıkarak
hazırlıksız olduğumun farkına vardım
beni hazırla diyorum
marksist olmanız benim için sorun olmaz
ben öğrenebileceklerime bakarım
Size bir şey öğretmek hatta başka birine bir şey öğretmek hattim değildir.
Ama öğrenmiş olduklarımı yazarım.
Sevgili Nihilist.
Alman İdolojisi Üretim araçları ve mülkiyet biçimleri
Üretici güçlerin gelişimi sürecinde öyle bir aşamaya ulaşılır ki üretici güçler ile ekonomik ilişki araçları mevcut koşullar altında yalnızca zarara yol açar. Üretici güç olmaktan çıkıp yıkıcı güç halime gelir (makinalar ve para) ve bununla bağlantılı olarak toplumun avantajlarından yararlanamadığı halde onun tüm yükünü taşımak zorunda kalan toplumdan dışlanmış öteki tüm sınıflarla çelişki içine sokulmuş bir sınıf doğar.
Toplum üyelerinin çoğunluğundan meydana gelen köklü bir devrimin zorunluluğu bilincine -komünist bilinç e- kaynaklık eden bir sınıftır bu.
Elbette bu bilinç idrak edilmesi ile diğer sınıflar arasında da ortaya çıkabilir.
Komünist devrim bu güne kadar var olan faaliyet tarzını hedef alır çalışmayı ortadan kaldırır bütün sınıflarla birlikte her türlü sınıf egemenliğine son verir.
Dolayısıyla devrim yalnızca egemen sınıfın başka her hangi yolla yıkılması imkansız olması nedeniyle değil, aynı zamanda yıkan sınıfın ancak devrim yoluyla kendini eskinin tüm pisliğinden kurtarabilecek ve toplumu yeni baştan kurabilecek duruma gelebilmesi nedeniyle de zorunludur.
SY. 71- 72
-------------------------------------
Burada benim ilgimi çeken nokta yukarda kararttığım cümle teknolojinin gelişmesi (marks üretici güçler diyor) yeni bir sınıf doğuyor bu doğan sınıf bana göre işçi sınıfı değil işçi bile olamayan sınıf. Bu sınıfın talepleri işçi sınıfının talepleri ile aynı değil bu sınıf her kesi eşit görüyor ve kendiliğinden komünist bilinç e sahip oluyor.
Ben böyle anlıyorum
Buna benzer bir yazıda Manifestoda var.
Manifesto â€"Burjuva ve Proleterler.
Gördük ki şimdiye kadar toplumların hepsi ezen ve ezilen sınıfların karşıtlığına dayanmaktaydı. Ama bir sınıfı ezebilmek için ona en azından kölece varlığını sürdürebileceği koşulları sağlamak gerekir. Serf, serflik döneminde komün üyeliğine yükselmeye çalışmıştır, nasıl feodal mutlakıyet boyunduruğu altında küçük burjuva da burjuvalığa çıkmışsa.
Buna karşılık modern işçi, endüstrinin ilerlemesiyle kalkınacağına, kendi sınıfının koşullarının da daha altına düşmektedir sürekli. İşçi sefilleşiyor ve sefalet, toplumdan ve zenginlikten daha hızla gelişiyor. Böylece apaçık ortaya çıkıyor ki, burjuvazi daha uzun süre toplumun egemen sınıfı olarak kalma ve kendi varoluş koşullarını topluma düzenleyici yasa olarak dayatma yetisinde değil.
Burjuvazi egemenliğini sürdürme yetisinde değil, çünkü kölesine köle olarak bile var olma güvencesi veremiyor, çünkü köleyi, o kendisini besleyeceğine kendisi onu beslemek zorunda olduğu bir duruma düşürüyor elinde olmaksızın. Toplum artık burjuvazinin sultasında yaşayamaz, yani, burjuvazinin varlığı toplum tarafından taşınabilir gibi değil.
-----------------------------
Bu kararttığım bölümse şunu anlatıyor.
Burjuva işçi sınıfını ( ücretli köle) kendi koşullarında var edebilme gücünü kaybedecek böylece egemen bir sınıf olarakta var olma koşullarını sürdüremeyecek.
Bu konuda Hegel in köle efendi diyalektiğinde şöyle söylüyor Efendi kölesinin köle olarak hayatını sürdürmesini sağlar ona köle olarak var olma koşullarını hazırlar.
Benim bu yazılardan anladığım Teknolojik gelişme ile işçi sınıfı var olma koşullarını kaybedecek ve bu kaybetmiş sınıf kendiliğinde komünist bilince sahip olacak
Bu yazı benim kafamda bazı çağrışımlar yapıyor Madem bilinç kendiliğinden oluşacak komünist özneye ne gerek var diye bir soru.
Bu konuda Lenin işçi sınıfına bilinç dışardan taşınır diyor.
Bu durumda kapitalizm kendi icatları ile değer yasasını çökertecek Değer yasası çalışmadığında kapitalizm den söz etmek mümkün değil.
Bunu da Engels Kapital 3 cilt ön sözünde söylüyor.
sayın kartopu
emeğinize teşekkür ederim
daha sağlam kafayla yeniden okumam lazım
Velhelebe
28-02-2019, 09:18
Gençlerin duyarsız olmasının sebebi baba parası yemeleridir. Kendi ayakları üzerinde durduğu an hayatın zorluğu tatmaya başlar genç. Gençler gezmeye tozmaya bakar. Dinmiş siyasetmiş o kadar önemsemez. Çünkü kendi hayatına doğrudan etki etmediklerini düşünür. Ama mesela siyasetin kendi hayatına doğrudan etkisini gördüğünde daha duyarlı olmaya başlar. Ya da dediğim gibi kendi parasını kazandığında.
Sn Velhebe
Gençler sorduğumuzda baba parası yemek istemediklerini söylüyorlar ve ailelerinden utandıklarını da ilave ediyorlar.
Bundan 40 yıl önceki gençlik le bu günün gençliği farklı elbet 40 önce Ünversite bitiren genç, genç nüfusun % 10 kadardı şimdi % 50
Bu gençliği bu hale getiren düşünce elbette gençlikten korktuğu için bunu yaptı. Bu düşünceye bir de para kazanma sistemini koy hem umutlarla oynadılar hem paralarını aldılar.
Şimdi bu gençlikten adam olmaz diyorlar.
İllada bir suçlu yaratacaklar
Bir genç 25 yaşına kadar okullarda zaman harcıyor meslek okuyor olmadı sınav peşinde koşuyor yeter artık dediğinde yaşı 30-35 oluyor. Ondan sonrada suçlu ilan ediliyor.
Bu gençlik politize değilse bunun sebepleri var. Bu sebep politik durum onlar için yeterli derecede olgun değil var olan politik yapı umut vermiyor Devlet 40 yıldan bu yana çeşitli tarikat ve cemaatlerle anlaşma yaparak toplumu yönetiyor.
Ülke de sürekli bir kaos var örnek ve önder siyasi yapılar yok.
ForumKirpisi
28-02-2019, 19:35
baba parası yemek duyarsızlık mı? birincisi niye ana parası yiyemiyoruz?
neyse ben ana baba parası yiyorum.
bi çok kişi de var duyarlı. kendi parasını kazanmak zorunda olan birisi para derdinden duyar yapmaya nasıl fırsat
bulur? hani aç karnına felsefe yapılmaz hesabı. kısmen bilim de tok aile çocuklarından çıkmış.
bir de yaşamaya yetecek para kazanmak modeli geliyordu bir ara. isviçrede mesela. o bakımdan komple apolitik mi
olacak insanlar.
mesela kendisi süper cimri olsa da sülaleden zengin olan birisi var sitede şüpheci dinsiz. duyarsız mı?
karakedi
01-03-2019, 11:01
Gençlerin duyarsız olmasının sebebi baba parası yemeleridir. Kendi ayakları üzerinde durduğu an hayatın zorluğu tatmaya başlar genç. Gençler gezmeye tozmaya bakar. Dinmiş siyasetmiş o kadar önemsemez. Çünkü kendi hayatına doğrudan etki etmediklerini düşünür. Ama mesela siyasetin kendi hayatına doğrudan etkisini gördüğünde daha duyarlı olmaya başlar. Ya da dediğim gibi kendi parasını kazandığında.
bence burada bir eksiklik var.
bir insanın gençlik döneminde mesleki hayatındaki kadar ekonomik duyarlılığa sahip olmayacağı bir gerçek. henüz çalışmayan, işsiz de olmayan birinin bir emekçinin yaşadığı zorlukları içinde hissetmesi beklenemez.
ama duyarlılık gösterebilir. çünkü gençler dinamiktir. zihinsel olarak da. muhalif olmaya, araştırmaya, haksızlığa karşı gelmeye daha yatkın olurlar. birçok önemli tarihsel kişilik de, kimliğini gençlik döneminde atmış.
bu durumda gençliğin ülke meselelerine duyarlı olması için, duyarlılığı çevresinde bulması lazım. fakat memlekette hiçbir alanda üretim olmadığı, tüketiciliğe alışmış, yozlaşmış kapitalist bir toplum olduğumuz için duyarlı olmak da gençlerin geneli için bir şey ifade etmiyor. duyarlı gençler, türkiye gençliğinin sınırlı bir kesimini oluşturuyor.
bu düzen siyaseti, bu akp vs insanlara at gözlüğü takalım derken, bu gidişle gençliği de komple bitirip kendi ayağına çelme takacak hale gelecek. bu durum sermaye sınıfı için de dikkat çeken bir problem. tamam erdoğan koçları, sabancıları, sanayi sermayesini koruyor. kendi sermayesini de yarattı. sancaktar ailesi vs. fakat vatandaş olarak herkesin gözü dışarıda. okumuş insanlar kapağı yurtdışına atma fırsatı kolluyor. insanlar geleceğinden endişeli. kalmayı savunanlar gidecek kapasiteye sahip olmadıklarını bildikleri için kalmayı savunuyorlar.
her neyse. akp yeni bir gençlik yarattı. gezi hareketi de gençlikte halen umudun olduğunu gösterdi. türkiye bu durum ile nasıl yüzleşecek, nasıl hesaplaşacak göreceğiz.
Leonardo
01-03-2019, 13:40
Türkiye'de gençlik bölük-pörçük bence.
70'li yıllarda sağ-sol diye ayırdılar.
Şimdi örtülüsü var. Örtüsüzü var. Gezicisi var. AKP'lisi var. Özel okul okuyanı var. İmam hatip okuyanı var. Ciple gezeni var. Çakma pantolon giyeni var. Okuyanı var. Okumayanı var. erkenden çalışanı var. 30 yaşında hala aile desteği alanı var. Entel takılanı var. Maç hariç bir şey anlamayanı var. Gayet siyasi olanı, umursamayanı var. Sosyal ağlarda aktif olanı var. Sosyal ağlarda aktif olmayanı nadiren var.
Yani homojen bir gruptan bahsetmiyoruz.
İlla genelleme yapacaksak. AKP / Salafist kişiler yukarda saydıklarımdan çıkıyor.
Asıl gençlik çoğunluk, sağcıdır-solcudur, ama gezi olaylarında gördüğümüz gibi, İslamcılara karşı kendini savunur. Cumhuriyet değerlerini korumaya çalışır.
Şimdilik böyle tabi. AKP'Nin bundan sonraki toplumsal mühendislik projeleri ne verir bilemeyiz. Ama İran'da bile, 40 yıldır şeriat olmasına rağmen "genç" nüfus çoğunluk olarak her zaman değişimden ve laiklikten yana
Dahası, Sudi Arabistan dışındaki Arap ülkelerinde bile bu böyle. Gençler siyasal islamdan bıkıyor ve laiklik istiyorlar.
Gençlik hayal kurar Lennardo.
Öyle yaşlılar gibi cennet cehennem düşünmez. Gençlerin kurduğu hayaller modern yaşamı anlatır özgürlüğü anlatır hiç bir din insana özgülük öğütlemez.
Bu ülkede gencler din adı altında örtünüyorsa devletin o yönde yürümesindendir her genç hayallerinde iyi yaşamayı düşünür bu ülkede iyi yaşamak devletin paçasına tutunmaktır. Dün Gülen bu işi yapıyordu Bu gün Erdoğan ve bazı cemaatler. Gençlerde bunun peşinde yoksa hiç bir genç cennet cehennem düşünmez onun için de kıyafet seçmez.
AKP 5 tane büyük şehri kaybetsin bak o gençlik nasıl dağılacak . Tabii devlet harekete geçip başka bir islam a yakın parti derhal kuracak. Bu ülkede 1824-1928 ana yasasına devletin dini islam dır yazıldı bir kere. Devlet dine muhafakat verdi onu destekledi ve destekliyor. bu günaha dün ve bu gün var olan bütün partiler ortak.
Bu günah gençlerin değil bu günah devlete zamk gibi yapışan siyasilerindir. Dün dinsiz diye komünistleri Kemalistler yasakladı Bu gün dindarlar da bir başkalarını yasaklıyor.
Sonunda din o yasakçıların tümünün şemsiyesi. Gençliğe de başka yaşam alanı bırakmıyorlar. Ya işsiz kalacaksın ya kafanı örteceksin seçenek o kadar kolay değil.O kafasını örtenlerin büyük çoğunluğu ne namaz kılıyor ne oruç tutuyor ne biçim islam bu.
Leonardo
02-03-2019, 18:47
Birincisi dün akşam haberlerde bir şey izledim adamları dövecektim.
Afganistan'da halka soruyorlar (Şu anda ABD ülkeden çekilirken Talibanlarla belli konularda anlaşmak zorunda kalacak gibi görünüyor)
Afgan halkı da röportajda "Evet taliban gelsin de yolsuzluğu filan bitirsin" gibi laflar ediyorlar.
"Artık Taliban geri gelince beni asmasın" korkusu mu? başka bir şey mi bilemedim. Da bazılarında (belki çoğunda) yıllarca ezilmiş olmanın getirdiği bir ülkesini sevmeme, ülkesini koruma içgüdüsüne sahip olmama yerleşmiş olabilir.
Biz şeriatçıları da aynı sebeple sevmiyorum. Kimsenin inançları ile bir derdi yok. Ama iki yüzlü, yalancı vemenfaatçi kişiler. Bu forumlarda yazıldığı gibi, çarpık bir düşünce sistemine sahipler. O yüzden kimse sevmiyor.
- Kemalistler olayı bence şöyle olabilir: Sovyetler birliği cumhuriyetin kuruluşunda bize yardım etti ama. Lenin'den itibaren tamamen yayılmacı ve dünya hükümeti kurmak isteyen devrimci bir yapı.
Bizimkiler de köylüleri / fakir insanları medeni ülke haline getirme derdinde. Komünizm ajandalarında yok. Zaten Anadolu insanı için çok erken, aynı zamanda da isteseler de yapabilecekleri bir şey değil.
+ Atatürk komünizme inanmıyordu, Sovyetler birliğinin 3 nesi sonunda biteceğini öngörmüştü. Bir akşam bu konu tartışılırken meyve tabağını tutup "Ben bunu bırakırsam ne olur?" diye soruyor. Masadakiler "Bin parça olur paşam" diyorlar. O da bunu komünizme benzetiyor. O günün neslinin ve ondan sonraki neslin komünizm için çok çaba sarf edeceğini, sonraki nesillerin bunu yapmayı ret edeceklerini ve sistemin çökeceğini öngörüyor.
Tarihi de çok iyi bilmiyorum. Ama İnönü döneminde başlıyor zaten, Cumhuriyet gazetesi basılıyor, Nazım Hikmet hapse atılıyor, işin rengi daha o dönemde belli oluyor.
Da gerçek bir demokrasi sol olmadan var olamaz. Yani cumhuriyetin işlemesi açısından çuvallamışlar diyebiliriz.
Türkiye cumhuriyeti tarihini kuruluşndan bu yana devletin tarihçilerinden değilde devlet dışı ve bilimsel yaklaşan tarihçilerden okudunmu çok farklı şeylere rastlıyorsun.
Devlet siyasal yaklaşımdır o tarihi anlatanlarda bu şekilde anlatıyor.
Devlete göre o muazzam milliye savaşı ve kahramanları bütün her şeyi alt üst etti nedense savaşılan tek düşman Yunanlılar. Halbuki Yunanlılar gelmeden önce bir sürü yerel işgaller var iç isyanlar var nedense tarih bunlardan ve bu isyanların bastırılmasından söz etmez.
İttifaklardan da söz etmez iki kahraman yaratır tarih Biri M. Kemal diğeri İ. İnönü.
Bu konuda ne Sovyetlerin yardımı dikkati çeker ne ölen delikanlılar. İşte tarih bu kimin yazdığı kimin yazdırdığı önem taşıyor.
Kendi tarihlerine kahramanlar yerleştirenler başkasının tarihinin inini cıcığını inceler Rusyada sibiryada donanlar onlar için çok önemli değildir onu o günün düşüncesi yaratmıştır ama Allahı Ekber dağlarında donanların her biri kahramandır.
Böyledir bu kazanırsan kahraman kaybedersen hain.
İşte Afkanistan da böyle artık tariban bitmiş halk ondan umudunu kesmiş ABD daha önemli. Tarih artık farklı yazılacak.
Demokrasinin solu sağı olmaz ihtiyaç mı yoksa gereksiz mi . Krizler demokrasinin düşmanıdır düşman da devlete gereklidir .
Her şey bol olduğunda her kes durumdan memnundur kıtlık düşman yaratır.
Leonardo
02-03-2019, 22:20
Ama burada bir derecelendirme de var.
Örneğin Alman propaganda aygıtını ele alalım. 19 yy'ın mantık dışı "Beyaz adam üstündür" hikayesini alıyor ve bunu öyle bir sunuyor ki, mesela siyahi olimpiyat koşucularının kazanamayacağına kendi de inanıyor.
Buradan Sovyet propaganda aygıtına geçelim. Bu da bugün bile hayattadır. Amerikalılar emperyalisttir. Almanlar nazidir ve halkın gücü bunları ezmiştir. Savaş sırasında bile Vasiliev gibi kahramanlar üretir. Nazi propagandası gibi yalan değil. Ama dediğiniz örenekteki gibi belli bir gurur verici unsuru alır, bunu büyüttükçe büyütür. Halk güya eğitimlidir ama kendi sisteminin çöktüğü ile ilgili bilgisi tabi ki vardır. Ama ne basında ne başka bir yerde böyle bir bilgi yoktur. O yönde konuşursan soluğu sibiryada alırsın.
Neyse. Konumuz bu değil. Cumhuriyet rejimi de bir rejimdir. Her rejimin, özellikle başlangıç aşamasında belli bir propaganda unsuru olmalıdır. İleriki aşamalarda da olabilir. Örnek: Cezayir savaşında De Gaulle "Cezayir sömürge filan değildir. Cezayir Fransa ile birdir" demiştir.
Da her şey orantı ile ilgili. Demokratik rejimde: "Hayır, orası onların ülkesi, her yerden nasıl çekiliyorsak onları da bırakmalıyız" zihniyetinde olan yine sol olmuştur.
Tek fark orantı farkı. Bir de Cumhuriyet rejimleri geyik muhabbeti yapmaz. Daha gerçekçidir. Hatta en gerçekçi olanı odur. Mesela Victor Hugo'nun "Sefiller" kitabı vardır. 1800'lerde Fransa'daki cumhuriyet mücadelesini anlatır. Halbuki Cumhuriyet Fransada o dönemden sonra iki kere yıkılıp iki kere baştan kurulmuştur.
Bizdeki Kuvai-milliye filan da geyik muhabeti değil. tartışmalı konular var. Ama Kurtuluş savaşı bunlardan biri değil.
Yine uyarı yapayım: Şeriatçılar, Atatürk'Ün cinsel seçimi ait abuk / sabuk masonik geyik muhabetti iddialar üretirler. Tamamı da kurguya dayanır.
Cumhuriyet rejimine geçiş, çoğu ülkede kanlı şekilde olmuştur. Ciddi de mücadele verilmiştir. Çünkü cumhuriyetten önce yerleşik feodal / teokratik düzeni bozmaktadır. Ve her yerde de başarı sağlanamamıştır. Mesela Nasır, İsrail ve emperyalist ülkeler yüzünden ve belki geç kalındığı için, bence başarılı olamamıştır.
Neyse. Ama cumhuriyet bir anarşist düzen değildir. Bu da kazananı / kaybedeni olan, kendini muhafaza etmeye çalışan, kendi propaganda unsurlarını içeren bir rejimdir.
Türkiye'de, doğu halkı olduğu için ve rejim BAtı'daki komşulardan ithal edildiği için, Olayı 100% anlamama, yanlış uygulama olayı ve bu nedenle rejimin 90'lardan beri artık sallanmaya başlamış olma olayı var.
Da ona rağmen, 1 Dünya savaşın yapılan fedakarlıkları biliyorsak ve bunları konuşabiliyorsak, Demek ki bu hikayelerde bir gerçek payı var :)
ForumKirpisi
03-03-2019, 05:46
Leo, hacıbaba bu Doğu Halkı Batı Halkı ne demek ben bilmiyorum ki.
Sen bu İslamcıların propagandasına gitmişin gibime geliyor. Poligami falan mı vardı bizde ben bilmiyorum?
Suudi Arabistan mı bura, Avrupayı anlayamasın.
Hani bu biraz Doğu halkı Avrupa olamaz diyen aşırı sağcı faşıkların şeysine benzemiş.
Bu ülke emin ol rönesans ötesi Avrupa ötesi insanlarla da dolu.
Abdülazizden beri bu ülke batılılaşma yolunda adımlar atmış, ne yazık ki dedeleri
her dönem selefileri ülke içine "BELEŞ ARSA BELEŞ PARA BELEŞ GÜÇ" tahsis edip
arabilerle her yeri çevrelemişler. Mesela Fatih ilçesi!
Süper eğitimli anamın "d*z*lmeye hazır" diye bi lafı vardır. Aynen Osmanlı bunu kendine yapmış.
Saray her dönem Avrupada dahi olmayan çağdaşlıkta iken hatta ahlaksızlıkta iken halkı sömürmek için her türlü çarpıklığı
enjekte etmiş.
Gayrimüslimlerin, hatta Türkleri kafir diye etiketleyen bir zihniyetin etrafını
içini yıllarca çürütmeyi başarmışlar.
Alevileri, Türkmenleri, Bektaşileri sırf arabi olmadı diye bile katletmekten geri durmayan bir güruh.
Genetik falan mı? Bence Anadolu, Türkiye kendine has babalar gibi kozmopolit, eskinin
ABD'si gibi bir şey. Bu torpaktan her cacık olur. Bizim şanssızlığımız yanı başımız dincilerlen
çevrili içimize sirayet etmiş.
Dediğim gibi bu memleketten her şey olur yeter ki İslamcılar sönsün.
Atanın cinsel eğilimi kısmı da iğrenç bi kısım gerçekten. Yunanistanda, Ermenistanda, Saidçilerde(bu sonradan gelmiş hani sanki çocuk evliliğini islamcılar yapmıyo gibi) böyle bi söylenti var ve acayip inanıyolar. ingiliz dingili arımsıtronkun kaynağı belirsiz bir popülarite çabasıdır kitabına girmiş fesli deli kullanır. Anticiler alıp satıyor. Bi de rıza nurda var. :D
Demek ki bu hikayelerde bir gerçek payı var
Evet hikayelerde gerçek payı var, ama tamamı gerçek değil. Hikayelerin kahramanları hainleri de var. Ama onlar da çok gerçek değil.
Osmanlıda bir fetret dönemi var bilirsin. Timur un Bayazıt ı yendiği dönem, o dönemde Anadolu da isyanlar ve otorite boşluğu oluyor. Şeh Bedrettin, Torlak Kemal, Börtlüce Mustafa gibi isyancılar. İşte bu hikayeyi osmalı severlerden okuduğunda çok farklı kahramanlar görürsün. O dönemim Osmanlı karşıtı osmanı dan adalet bulamayanlar dan okudun mu çok farklı kahramanlar bulursun. Hainler de öyle.
Tarihten ne aradığına bağlı.
Bunlarda da gerçek payı var ama hangisi. İşte bu gerçek senin ne tarafta olduğuna bağlı.
Leonardo
03-03-2019, 14:18
Leo, hacıbaba bu Doğu Halkı Batı Halkı ne demek ben bilmiyorum ki.
Sen bu İslamcıların propagandasına gitmişin gibime geliyor. Poligami falan mı vardı bizde ben bilmiyorum?
Suudi Arabistan mı bura, Avrupayı anlayamasın.
Hani bu biraz Doğu halkı Avrupa olamaz diyen aşırı sağcı faşıkların şeysine benzemiş.
Bu ülke emin ol rönesans ötesi Avrupa ötesi insanlarla da dolu.
Abdülazizden beri bu ülke batılılaşma yolunda adımlar atmış, ne yazık ki dedeleri
her dönem selefileri ülke içine "BELEŞ ARSA BELEŞ PARA BELEŞ GÜÇ" tahsis edip
arabilerle her yeri çevrelemişler. Mesela Fatih ilçesi!
Süper eğitimli anamın "d*z*lmeye hazır" diye bi lafı vardır. Aynen Osmanlı bunu kendine yapmış.
Saray her dönem Avrupada dahi olmayan çağdaşlıkta iken hatta ahlaksızlıkta iken halkı sömürmek için her türlü çarpıklığı
enjekte etmiş.
Gayrimüslimlerin, hatta Türkleri kafir diye etiketleyen bir zihniyetin etrafını
içini yıllarca çürütmeyi başarmışlar.
Alevileri, Türkmenleri, Bektaşileri sırf arabi olmadı diye bile katletmekten geri durmayan bir güruh.
Genetik falan mı? Bence Anadolu, Türkiye kendine has babalar gibi kozmopolit, eskinin
ABD'si gibi bir şey. Bu torpaktan her cacık olur. Bizim şanssızlığımız yanı başımız dincilerlen
çevrili içimize sirayet etmiş.
Dediğim gibi bu memleketten her şey olur yeter ki İslamcılar sönsün.
Atanın cinsel eğilimi kısmı da iğrenç bi kısım gerçekten. Yunanistanda, Ermenistanda, Saidçilerde(bu sonradan gelmiş hani sanki çocuk evliliğini islamcılar yapmıyo gibi) böyle bi söylenti var ve acayip inanıyolar. ingiliz dingili arımsıtronkun kaynağı belirsiz bir popülarite çabasıdır kitabına girmiş fesli deli kullanır. Anticiler alıp satıyor. Bi de rıza nurda var. :D
- Elit kesimin "Batılılaşması" bir şey ifade etmez. Daha doğrusu "Zengin kesimin".
İran'da / Sudi Arabistan'da da zengin kesimi öyle çok etkileyen bir durum yok. Senegal'de filan, zengin ve eğitimli kişilerin 7-8 tane karısı var. Ama onlar iyice geri kalmış ülke.
Önemli olanın halk olduğunu en iyi bizim bilmemiz gerekir. Diğer bir örnek de ABD. Belli bir kesime dayanıp dünyanın en ileri ülkesi de olabilirsin. Ama temel gelir düzeyi + Zorunlu birleşik eğitim sitemin yoksa, ülkenin yarısı gene orta çağda kalır.
- Poligami gibi şeyler bence Atatürk sayesinde yok.
Dediğim gibi dinci kesimin asla haysiyet diye bir şeysi yok. Bugün kadınları kullanarak meclisi sosyete pazarına çeviriyorlar. 20 sene sonra "kadınlar vekil olamaz" yasası da çıkartabilirler.
Yani geri dönmek isteyecekler. Poligami maalesef büyük kentlerde eskiden de vardı. İnsan mal olunca yapacak bir şey yok. Ben Gayet iç-Anadolu bölgesinde, iki çocuklu evli adamın sorusuz sualsiz akşam "bu benim ikinci karım olacak" diye eve kadın getirdiği hikayeleri bilirim. Niye kendini sınırlasın ki? - Devlette göz yumuyorsa.
Öyle.
Kartopu
Ben Osmanlı tarihini çok iyi bilmem. Şeyh Bedrettin'in bir yerde ilk komünistlerden biri olarak anlaşılabileceğini okumuştum.
- Ben de bazı açılardan Osmanlı-sever sayılırım.
Konuya dönersek:
Mesela Orta-çağ diye bir şey bazı tarihçilere göre yoktur. Bazıları bunun Aydınlanma dönemi filozoflarının icadı olduğunu ifade ederler.
Yani yalan değil, ama belli oranda çarpıtılmış.
Çünkü Orta-çağ öyle tamamen "karanlık dönem" değilmiş.
Erken - Orta ve geç Orta çağ dönemleri vardır.
Erken orta çağ döneminde Bizans / Arap medeniyeti gibi teknolojinin hızla ilerlediği medeniyetler var.
Orta - Orta çağda çok büyük katedral inşaatları, sanatsal yapıtlar filan var.
Geç Orta çağ döneminde, artık ticaretin gelişimi, Batının zenginleşmeye başlaması ve aydınlanma döneminin habercisi, mimari, sanat / tablo ve felsefi eserleri filan var.
Yani birçok açıdan öyle "karanlık" bir dönem değil. Teokratik bir dönem, Eski Antik-uygarlıklardan farklı bir dönem, ama ilerlemenin olduğu / devam ettiği bir dönem.
Yine de halkın bir şeyi anlaması sorunu var. Laiklik getirmek istiyorsan, Kiliseyi dünyevi işlerden uzaklaştırmak istiyorsan, o zaman mecbursun. Üniversite'de tarih filan okursan işin aslını zaten öğrenirsin. Ama sıradan memur / işçi vs'nin orta çağı "karanlık dönem" olarak anlaması hem tamamen yanlış değil, hem de cumhuriyetin bir dayanağı olması, halkın teokrasinin bittiğini anlaması açısından önemlidir.
Diğer konu da milliyetçilik. Avrupa çok kültürlülüğü / "Çeşitlilikten kuvvet doğar" anlayışını kendi halkına kabul ettirmeye çalışıyor.
Bizde, yaklaşık 1 asır önce, var olan kültürel çeşitliliği bitirmek zorunda kaldık.
Mesela Hatay'a gidin, Arap var, Hıristiyan var, Süryani vs var ve birlikte güzel güzel yaşıyorlar.
Büyük şehre gelin işte bir takım Çizi yazıları "Türk" filan. Tarihsel olarak en yakın olduğumuz etnik gruplara karşı bir çeşit kibir duyguları, felan.
Yani bunlar geyik muhabbetidir. Ama belirli oranda olması da şart.
CUmhuriyet düşüncesi, ulus-devlet düşüncesi ile birlikte gelişiyor. Biraz da karmaşık bir konu. :)
ForumKirpisi
03-03-2019, 14:37
Leobeyb, zaten batıda da sosyokültüreli yüksekler batılı(bu terime ben çok dispute koyuyom).
ÇAĞDAŞ belki ?
hani batı dediğin rönesans mirasçılarının 7 den 70'e gram tuvalet olduğu falan yok.
hatta rönesans karşıtları dolu.
Almanyada CDU/CSU iktidar oluyor. Hristiyan Partisi! Aşırı katolikler geçiyor başa. Kürtaj karşıtı bilmemne karşıtı.
Hristiyan Partisinin idaresinde bir ülke ne kadar batılı mesela? bildiğin filistinin dinini alıpta.
sade zengin kesim batılılaşmamış Türkiyede. bi çok fakir ve orta kesim de var.
Para durumuna bakmıyor pek.
Hiç resim sergisine falan gidiyon mu bilmem, orada sanatı sergilenen ressamlar para basmıyor fakir olanlar var.
Gavurlarda da poligamiye niyet edenler var gizlice yapanlar var.
bu sitede çok vur deyince öldüren var reiz o kadar da değil hani öldürün mezara girelim :D . sarık takıp deveye binelim.
Leonardo
03-03-2019, 17:56
Almanyada CDU/CSU iktidar oluyor. Hristiyan Partisi! Aşırı katolikler geçiyor başa. Kürtaj karşıtı bilmemne karşıtı.
Hristiyan Partisinin idaresinde bir ülke ne kadar batılı mesela? bildiğin filistinin dinini alıpta.
- Alman siyasetini o kadar iyi bilmem. Da Angela Merkel'in partisinden söz ediyoruz. Benim çok başarılı bulduğum ve beğendiğim bir politikacı.
Kürtaj karşıtı da değiller. Onlarda dinin siyaset hayatına dönme ihtimali bile kalmadığı için, liberal parti kendine "Hıristiyan-demokrat" diyebiliyor. Desin ne olacak.
Ama Hıristiyanlık ile ilgili ters örnek de vereyim: 2018' de bu konu ile ilgili 2 adet film izledim.
Eşcinsellik konusunu buradaki her insan aşmıştır diye düşünüyorum. Genelde doğuştan gelen, ergenlikte açığa çıkan, yaşam boyu devam eden, ve heteroseksüellik kadar normal kabul edilmesi gereken bir durum.
Yakın zamanda izlediğim bir filmde ABD'de 700,000 kişinin "Conversion Therapy" (Dönüşüm terapisi) okullarına gönderildiğini öğrendim.
Kaynak:
https://williamsinstitute.law.ucla.edu/wp-content/uploads/Conversion-Therapy-LGBT-Youth-Jan-2018.pdf
Bu terapilerde ne oluyor?
Yatılı okul gibi bir "yeniden eğitim" merkezi. Başındaki adamlar psikolog bile değil. Papaz.
Gençlere "Tanrı seni erkek yarattı, Şeytan senin içine girip seni Gay yapmak istiyor" gibi şeyler öğretiyorlar.
Tabi Eski-dünyada, ve bu garipsenen Türkiye'de biz bunlara gülüyoruz. Ama 700,000 kişi deniyor. Yani hiç komik değil.
Yıllar önce bir Yahudi hahamının sözlerini dinlemiştim. Adam: "Bu insanların tedavi edilmesi lazım. Erkek iken kadın olunuyorsa, o zaman niye insanken kedi olunmasın?" şeklinde konuşuyordu.
Yani konu nereden açıldı bilmiyorum. Ama bıraksan Hıristiyanlık / Yahudilik de bir günde İslam dünyasına döner. Dokrisel düşünce böyle bir şey.
Yani diyor ki "Kitap'da böyle yazıyor, İsa bunu yapmanı yasaklamış, öyleyse yapamazsın" (Bugünün ABD'si)
Tabi kimisi intihar ediyor. Kimisi rol yapıyor. Yani din adına, Hitler'in eşcinsellere yaptığına benzer şeyler yapıyorlar. Bu yetmezmiş gibi bir de iddia ediyorlar. "Biz onları iyileştiriyoruz" filan diye.
Tabi bazı eyaletlerde bu "conversion Therapy" tamamen yasak. 41 eyalette halen yasal.
Ve bu kürtaj meselesi filan da var. Yani dinin siyasete girebilip de bunun iyi sonuçlandığı bir durum örneği yok.
CDU'da alman halkının düzeyine işaret eder. Onlarda korkulan unsur ırkçılık. Gerçekten çok ciddi bir mesele. Ayrı bir şeyde tartışabiliriz.
ForumKirpisi
03-03-2019, 19:21
- Alman siyasetini o kadar iyi bilmem. Da Angela Merkel'in partisinden söz ediyoruz. Benim çok başarılı bulduğum ve beğendiğim bir politikacı.
Kürtaj karşıtı da değiller. Onlarda dinin siyaset hayatına dönme ihtimali bile kalmadığı için, liberal parti kendine "Hıristiyan-demokrat" diyebiliyor. Desin ne olacak.
Oho sen siyasetten uzaksın reiz. Bu bizim cicişlerin tayyibi beğenmesi gibi bişey olabilir. CDU'nun başına Merkelden sonra gelen şahıs kesinkez kürtaj karşıtlığı ve Katı Katolikliğiyle biliniyor. LGBT karşıtı.
Göçmen karşıtı falan dememe gerek yok zaten. Her türlü göçmene karşı. AB fikirlerine de karşı - mesafeli.
Merkel, CIA köpeği. CIA başındakiynen gençlik arkadaşı aynı kamplarda yetişti. Hem faşısıt hem ABDci. Kas kafalı birisi.
Mahkemeleri de etkilemeye çalışan birisi. Siyasette de telefon açıp
(yeri gelince Türkiyeyi de zora sokan), Amerika istedi diye Türkiye
dostu gibi gözüküp sonra Hristiyan planı yapan birisi.
AKP kapanacak diye ilişkileri koparırız tehditi yapmıştı.
CDU/CSU - Hristiyan Sosyal Birlik denen şey, aşağılık bi zihniyet ürünü. Tekrar tekrar tekrar tekrar yazmaktan bıktım. Hristiyan Sosyal hayatını savunuyor. İsimde kalmıyor gerçekte de uyguluyor yani.
İmamlar parti kurmuş falan düşün belediyelere giriyorlar düşün.
Rönesansı sokup atan bir yapı.
Görüp görülebilecek dünyadaki en faşısıt organizasyonlardan biri Almanyanın başındadır.
Merkelle Tayyip kanka olsunlar. Ondan gayri de bişey diyemeyeceğim.
Aynısının başka rengi. Ama Merkel daha görgülü gözüküyor. Ama gerçek hayatta kaba hanzo(hans) birisi diyorlar bu son iddia.
İyi gibi gözüküyor da şeytan. Bundan önce ki şeytan Helmuttu öldü falan tayyibi çağırmadılar diye olay oldu.
Helmut öyle böyle şeytan ki sadece trden gelen göçmenleri geri gönderelim diye uknun efsanevi kadın başkanına söyleyen birisi, karı diyo ki sizde zaten başka başka göçmenler var helmut olmaz diyo onlar çok çok farklı. Beyinsiz birisiydi zaten öldü.