Orijinalini görmek için tıklayınız : Kılıçdaroğlu'na idam çağrısı
Ahlaksız
19-03-2019, 18:56
Hükümete yakınlığı ile bilinen AKİT TV, bu kez CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun idamını istedi..
Büyük Birlik Partisi(BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölüm yıl dönümü dolayısıyla müzeye dönüştürülen, Ulucanlar Cezaevi’nden gerçekleştirdiği yayında cezaevinin bahçesinde bulunan darağacını gösteren Akit muhabiri Mehmet Özmen, "Türk kamuoyunun idam edilmesini istediği kişiler var" dedi.
PKK Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan ve FETÖ lideri Fethullah Gülen‘in idamını istediğini belirten spiker sözlerine şöyle devam etti:
“ Türk kamuoyu, PKK terör örgütüne, FETÖ’ye yandaşlık yapan, kol kanat geren, bağrında besleyen örneğin Kemal Kılıçdaroğlu gibi bazı isimlerin de bu darağacında asılmasını idam edilmesini bekliyor diye düşünüyorum, ama maalesef 2004 tarihinde idam kaldırıldı”
https://odatv.com/kilicdarogluna-idam-cagrisi-19031904.html
Çok acayip..Şaşırmıyorum ama çizgiyi aştılar artık..Çok ciddi bir suç bu..Bu ülkenin ana muhalefet partisinin liderini idam etmekle tehdit ediyorlar,ip gösteriyorlar..
Savcılar veya rtük harekete geçmeli..Bu kişi ve bu kanal hakkında işlem yapılmalı..Bence bu sözler yenilir yutulur değil..Bu sözlere akp kanadından bile ciddi tepkiler gelecektir..
Kahvede söylemeye çekineceğin şeyleri,herif bir ulusal kanalda söylüyor..Böyle bir şey yok..
Bakalım,ne tepkiler gelecek,ne yapılacak?
ilahimasal
19-03-2019, 19:09
Evet izledim.
Anladıgım kadarı ile Türkiye sermayesi ( TUSIAD MUSIAD V.B gibi ) akapanın gitme ihtimaline dahi dayanamıyor ve gitme ihtimalini sıfıra indirmek için tetikcisi ak-it tv yi öne sürüyor. Halk birbirine girsinde akapa başta kalsın diye tahrikler yapıyor.
Sabancı koç eczacıbaşının ak- it tv yi öne sürmesi sermaye den beklenecek bir çıkış. 15 temmuzu falanda TUSIADCILAR VE KARDEŞLERI MUSIAD yapmış olabilir.
Bu sermaye çok korkak ve kalleş hemde vatan haini terörist
https://youtu.be/1D8NC-g0TZ8
karakedi
19-03-2019, 20:59
akıl ülkeyi terk etti. böyle bir ülkeden her şey beklenir. horkheimer'in meşhur bir kitabı var. akıl tutulması diye. okumadım ama herhalde bizim ülkenin durumunu yansıtıyor.
bir ülkenin rotası olur arkadaş. atıyorum suudi arabistanın bile bir rotası var. adamlar şeriatçı, ilerici kesim de reforma uğraşıyor. bizim ülkede ne olduğu belli değil. bir tarafımız ABye girmek istiyor, diğer tarafımız küfrediyor. iktidar partisinin içişleri bakanı dinci parti saadeti pkk partisi ilan ediyor. başka bir dinci odak da chp'yi asarız falan diyor. herkes birbirini terörist pkklı hain satılmış şerefsiz ilan ediyor. erdoğan muhalefeti hainlikle suçluyor. pkkya destek veren hainler diyor. 1 hafta sonra tank-palet fabrikasını katarlılara satıyor. ve kimse de elini vicdanına koyup "yeter ulan" demiyor. yine bu adamlar seçiliyor. muhalefet cumhurbaşkanına sen 40bin liralık çay içiyorsun diyor. cumhurbaşkanı bunun üzerine meydanlarda halkın üzerine çay poşeti atıyor. millet 3 kuruşluk çay için birbirini gırtlaklıyor. cumhurbaşkanı olsun bunlar varlık kavgası diyor.
bir ülkede akıl biter mi arkadaş? vallahi bizde bitti. bu ülkeden artık her şey beklenir. hadi iftira atmasını geçiyorum, bir gazete çıkıp halk nezdinde ciddiyeti olan, yaşayan bir siyasetçi hakkında "idamı isteniyor, yani biz öyle düşünüyoruz" diyebiliyor. bu nasıl bir akılsız örneği, nasıl bir rotadan çıkmaktır, ben anlamıyorum artık.
bence artık bizim olayımız rtük falan değil. yeni akite ceza verseler nolur, bugün içişleri bakanı muhalefetteki rastgele bir partiyi pkklı ilan etti. artık memleketin çivisi çıktı. parti ismi falan vermiyorum ama herkes elini vicdanına koyacak ve çay poşetleri için değil milletinin ülkesinin geleceği için karar alacak.
aksi taktirde memleket hızla uçuruma doğru gidiyor. her açıdan.
spartacus
19-03-2019, 21:14
Yıllar var ki, faşi-t-zm diyoruz.
ilahimasal
19-03-2019, 23:53
Caykur Botaş etibank ptt falan filan varlık fonundan satışa sunulduydu bu gün galiba.
Ne oldu ?
Bor şöyle bor böyle diye öten bülbüllerin tamamı sanal alemde susmuş.
Ama konuşulacak şeyler var.
Zellanda
Kılıçtar
....
....
....
Varlıklarımız !!!! Kimin varlığı
Her bokun diyalektiğini konu ediyoruz da şu çomar takımının
COMAR DIYALEKTİĞİNİ konuşmuyoruz .
Ak- it bile bizi canı nasıl isterse öyle konuşturuyor.
Sermaye gerçekten işini çok iyi biliyor.
Eyt diyen kılıçtaroğlunu ipte sallandırmak başka kimin aklına gelirdi.
Halk kıraathanelerinde
25. Krş luk çöp torbası sohbetleri bitti. Idam sohbetleri başladı.
Sermaye ye para lazım para. Varlığım SERMAYE varlığına armagan olsun
Ne mutlu patronum diyene.
Zellanda da ne olduydu ?
Siyaset topluma hizmet amaçlı olmaktan çıkalı çok oldu da sağduyu ve mantıksallık yokluğu da cehaletin dibine kadar vurdu.
Demagog şovu demokrasi adına iyice banalleşti.
spartacus
20-03-2019, 00:45
Her bokun diyalektiğini konu ediyoruz da şu çomar takımının
COMAR DIYALEKTİĞİNİ konuşmuyoruz .
Sevgili Türkü bu forumda en çok bu bk'un diyalektiği konuşuldu zaten.
Nerdeyse 10 yıl öncesinden bir sonraki 5 yılı, 5 yıl öncesinden bugünleri yazdık.
Fiili faşizmden, kleptokrasiye, sözde demokrasi söylemindeki demagograsiye, alt-yapı, üst-yapıya, sınıflara, sınıfsal çıkarlara, egemen siyasetin biçimi ve bu biçimi belirleyen esaslara, sisteme, hakim sermaye gruplarına, emek-sermaye çelişkisine, üretimden, tüketime, gücü kimlerin elinde tuttuğu, nasıl tuttuğuna değin(sermaye)...
En basit çevrenizde dahi küçük insanların, küçük çıakrları için ne yaptıkalrına bakın, bir de iktidarı elinde tutan büyüksermaye, bir zamanlar hırzılıklarla, çeşitli biçimde, devletten, belediyeler üzerinden soygunlarla, toplumu dolandırmakla orta iken(holging, ihlas, çalık, albayrak vs) büyüyen hırsız (gerici sermaye, şu anki hükümeti temsil eden) sermaye sınıfını ve çıkarlarını düşünün...
Siyaset ekonomi üzredir, bugün bunu duyarız, yarın başka bir faşist söylemi, önemli olan haber deyip gçmek değil, haber olmasına yol açan sistemi, siyaseti, ekonomi-politik çıkarlar ve ülke genelinde hangi kesimin sermaye sahibi oduğu, medya, vakıf, soygun, rant derken erk'i elinde tutmak ve iktidarını sağlamak namına hangi güce dayandıklarını çözümlemektir.
Kapitalizmde demokrasi yoktur, demagograsi vardır. Parası(sermayesi olan) olan düdüğü çalar, kapitalizmde insandan, eşyaya, inançtan, sevgiye, acıdan, yoksulluğa, siyasete değin her şey metadır(ticaret malı) ve çıkar sınıfları-kesimleri, çıkarları bu sınıflara dayalı olanlar, toplumun nabzını da tutar, er gün kandırır, yönlendirir, yönetir, bilincini de, gündemini de belirler.
Toplum cahildir, zira bilinçli bir toplumda kapitalizm işlemez, o sebeple milyonlar bir fabrikadan çıkar gibi motive(kelimenin kökeni güt-mek-ten gelir) edilir, bunun için de özel çaba gerekmez, zira her birey sistemin içine doğar, sistemin koşullarıyla evrilir, işleyen sistemin bir parçası haline gelir.
ırk, milliyet, din, mümin kafir, kadın, erkek, mezhep, takım, sülale, soy, bizler, sizler, onlar, bunlar, vatan-miilet, ezan-bayrak, dost-düşman, dış güçler, iç güçler toplumun genel bilinci ve siyaset düzeyi... bu çeperde kalır, bu şekilde empoze edilirler, sürü psikolojisi, özgürlük karşıtı, yapay gndemler, kof aidiyetçilikler... Holiganlaşırlar, ancak Türkiye'de ise holiganlıktan, zombiliğe doğru evriliyorlar, ekonomi, yaşam standardı düştükçe, mehter yükseliyor.
AKP tamda bu topluma göre siyaset yapıyor, aidiyet duygularıyla sürüleşmişliğin siyaseti, boş, muğlak kelimeler, böyük türkiye(bir anlam ifade ediyor mu), 2023, 2073, dini istirmar, inancın siyaseti-sömürüsü vb aldatıcı siyaset, insanların hayat standartları, sorunları açısından bir anlam ifade ediyor mu? Etmiyor, ama toplum holiganlaşmış durumda, ekonomi, politika, hayat standardı umrunda değil, basit takım siyaseti, düşsede, çıksada takımı ve göğsünü kabartığını sandığı uçuk/kaçık sloganlarla kendinden geçiyor, dost-düşman edebiyatıyla, düşman siyasetiyle, sırtında kırbaç yaraları olduğu halde, şaha kalkıyor vs. AKP ise bu yapıdaki bir toplumun, gıdasıdiyeceğimiz, yukarıda kısaca değindiğim türden siyaset yapıyor, pohpoh ve ponpon siyaseti kırbaçlananın gıdası oluyor...
veriyor kırbacı(mehteri)....
detayları, forumda etraflıca çeşitli konularda, sebep/sonuç, alt-yapı/üst-yapı, ekonomi-politik, sosyal, psikolojik çeşitleriyle defalarca kez yazıldı.
https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/ataturkun-adi-anilmayinca-albay-salonu-terk-etti-3978260/
ilahimasal
20-03-2019, 09:26
Sevgili Türkü bu forumda en çok bu bk'un diyalektiği konuşuldu zaten.
Nerdeyse 10 yıl öncesinden bir sonraki 5 yılı, 5 yıl öncesinden bugünleri yazdık.
Forumdan ve senden özür dilerim spartaküs
Her Şeyin diyalektiğini konu ediyoruz da şu çomar takımının
COMAR DIYALEKTİĞİNİ konuşmuyoruz
Demem gerekirdi.
Her şey ve dinlerde dahil olmak üzere , çomar kültürünün bu günkü seviyesinden daha iyidir.
Bu günkü çomar kültürü evet dinden beslendi ama din bile bunların hilkat garibesi anlaşılmaz bir varlık haline geleceğini bilemezdi.
Gercekten çomar taifesinin din mi milliyetmi yaşadıgı artık bilinemiyor. Acayip bir şey bunlar. Bunlara çomar diyerek tanımlamak bile iltifat sayılır.
Sermaye neyi beslediğinin farkındamı acaba?
Leonardo
20-03-2019, 13:44
(Spartakus, Neva ve diğerleri ile konuşuyorum.
Türkü/KKedi/Nihilist bana en ufak bir şey söylerlerse hakaret edeceğim. Onlarla konuşmuyorum. Sadece bir kere söylüyorum.) :)
Spartakus Diyor ki:
En basit çevrenizde dahi küçük insanların, küçük çıakrları için ne yaptıkalrına bakın, bir de iktidarı elinde tutan büyüksermaye, bir zamanlar hırzılıklarla, çeşitli biçimde, devletten, belediyeler üzerinden soygunlarla, toplumu dolandırmakla orta iken(holging, ihlas, çalık, albayrak vs) büyüyen hırsız (gerici sermaye, şu anki hükümeti temsil eden) sermaye sınıfını ve çıkarlarını düşünün...
- Bu konudaki Marksist yaklaşıma karşı çıkmıyorum. Ama bulunduğumuz sistem böyle işliyor. Para kazanacak olmasalar, kimse fabrika açmaz, işyeri kurmaz, ticari girişim yapmaz.
Siz 80'li yılları yaşadınız mı?
Mağaza reyonlarında bugüne göre daha az seçenek vardı. seçenekler daha azdı. Yurt dışında olan bir sürü şey ülkemizde yoktu. Mağaza sayısı filan da azdı.
Bunu örnek olsun diye söylüyorum. Sosyalist ülkelere gelince, insanlar kuyruk görünce kuyruğa girerlermiş ("Kuyruk varsa alacak bir şey de vardır" düşüncesi ile)
Yani bunlar gelişim modelleri. Öyle görmek lazım.
Siyaset ekonomi üzredir, bugün bunu duyarız, yarın başka bir faşist söylemi, önemli olan haber deyip gçmek değil, haber olmasına yol açan sistemi, siyaseti, ekonomi-politik çıkarlar ve ülke genelinde hangi kesimin sermaye sahibi oduğu, medya, vakıf, soygun, rant derken erk'i elinde tutmak ve iktidarını sağlamak namına hangi güce dayandıklarını çözümlemektir.
- Ama kontrolsüz değil. bu süreçlerin hepsi denetim altında olacak. Her isteyen her istediğini yapamayacak. Bunun için de toplumsal farkındalık / toplumsal bilinçlenme şart. Yoksa neler neler var. Gereksiz kalabalık yüzünden çok da açılamıyorum. Ama senin tarif ettiğin "denetimsiz kapitalizm" olamaz. Olursa, mesela ilaç üretir, insanlar ölür. Yani kurallar vs olacak.
Kapitalizmde demokrasi yoktur, demagograsi vardır. Parası(sermayesi olan) olan düdüğü çalar, kapitalizmde insandan, eşyaya, inançtan, sevgiye, acıdan, yoksulluğa, siyasete değin her şey metadır(ticaret malı) ve çıkar sınıfları-kesimleri, çıkarları bu sınıflara dayalı olanlar, toplumun nabzını da tutar, er gün kandırır, yönlendirir, yönetir, bilincini de, gündemini de belirler.
- Sen ROma CUmhuriyeti dönemindeki aristokrasi (Platon öyle tanımlar) aristokrasi demokrasiyi tarif ediyorsun. Bu sistem de mesela sadece İsrail'de filan halen var. Gerçek demokrasi bu şekilde işlemez / işleyemez, tarihte denendi. Mesela Roma önce bu"demagograsi" rejiminden imparatorluğa (Krallığa) geçti, sonra da kendi içinde çöktü.
1776 bağımsızlık bildirgesi var örneğin. ABD anayasası = İnsan hakları beyannamesi. Neden?
Çünkü ABD'nin kurucuları tarih biliyorlar. Roma'dan esinlenmişler, Ama Roma cumhuriyeti modelinden daha iyi bir şey yapmaya çalışmışlar. İyi bir sosyalist bunları da bilmelidir. Ben öyle kafatasçı sosyalizme inanmıyorum.
Toplum cahildir, zira bilinçli bir toplumda kapitalizm işlemez, o sebeple milyonlar bir fabrikadan çıkar gibi motive(kelimenin kökeni güt-mek-ten gelir) edilir, bunun için de özel çaba gerekmez, zira her birey sistemin içine doğar, sistemin koşullarıyla evrilir, işleyen sistemin bir parçası haline gelir.
- Her toplumun bir eğitimli kesimi / bir de eğitimsiz cahil kesimi vardır. Yoksa Fransa gibi ülkede LePen'e kim oy veriyor? - Onlarda da cahil / bilinçsiz insan var.
Ama ideal toplumda bu iki kesim birbiriyle sürtüşmez. Hatta sosyalist ülkelerde bu görünen bir şeydi. Amele ameleliğini yapacak, Mühendis mühendisliğini yapacak. Hepsi de el-ele, işbirliği içinde olacak.
/Bu aslında sosyalist olmayan toplumlarda da böyle olmalıdır. Bazı şeyleri çok abartıyorsunuz. Devletçi anlayış işlemiyor. Birileri girişimde bulunacak. Rant vs. onları demiyorum. Onlar beleşçi / üretmeyen insanlar. Ama şirket kuran insan da gece-gündüz çalışıyor. Onların emeğinin bir değeri olmasın mı? /Devlet eliyle bu yapılamıyorum. Serbest piyasa bu "yatırım yapma" konusunda sosyalizmden daha başarılı. Bunu inkar edebilir misin?
ırk, milliyet, din, mümin kafir, kadın, erkek, mezhep, takım, sülale, soy, bizler, sizler, onlar, bunlar, vatan-miilet, ezan-bayrak, dost-düşman, dış güçler, iç güçler toplumun genel bilinci ve siyaset düzeyi... bu çeperde kalır, bu şekilde empoze edilirler, sürü psikolojisi, özgürlük karşıtı, yapay gndemler, kof aidiyetçilikler... Holiganlaşırlar, ancak Türkiye'de ise holiganlıktan, zombiliğe doğru evriliyorlar, ekonomi, yaşam standardı düştükçe, mehter yükseliyor.
- Bu dediğin Rusya destekli, tüm dünyada olan bir sorun. Sahte haber, sahte basın, sahte sosyal medya, paylaşım platformlarında (yukarıda saydıklarım gibi) sahte kişilikler, sahte fikirler, sahte bilgi.
İşte biz (eğitimli kişiler) genellikle bunu anlıyoruz. Cahil olan her zaman anlayamıyor ve o trende kapılıp gidiyor.
Misal: Feto diye bir şey yok. Toplum mühendisliği / yalan haber ve propaganda karışımı. Feto denen adam tayyibin eski müttefiği. Niye anlaşamadılar, gerçekten anlaşamadılar mı? onu bille bilmiyorum. Ama cahil insanın kafasında bu var.
Bu da kapitalizm değil. Tam tersine, devlet kontrolünde medyanın sonucu. Medyanın özgür olduğu ülkelerde böyle saçmalıklar, bu büyüklükte olmuyor. Haksız mıyım?
veriyor kırbacı(mehteri)....
detayları, forumda etraflıca çeşitli konularda, sebep/sonuç, alt-yapı/üst-yapı, ekonomi-politik, sosyal, psikolojik çeşitleriyle defalarca kez yazıldı.
- Bunu AKP başlatmadı yalnız. Mesela 80'lerin başında da mesela Mizah dergileri patlama yapmış. Çünkü düşündüğünü yazamıyordun. Veya T. Dursun'u düşün. Bugünkü Hırant dink gibi, kaç tane düşünür öldürüldü.
Bu çok eski bir zihniyet. Bazı Batılı ülkeleri ayrıca konuşuruz. Ama Fransa'da bu yok. Mesela hükümeti eleştirdi diye kimse öldürülmez. (Ya da Charlie Hebdo olayı gibi öldürenler Salafist filandır). Devlet yazarını / çizerini korur. Halk yazarını / çizerini korur.
Bunun dışında: Evet tüketim toplumunun aşırılıkları vardır. Bunlar sizinle seve seve konuşurum.
Ama: Türkü / K.Kedi / Nihilist ve bunlara benzeyen başka isimler varsa, ben bunlarla uğraşamam. bana bir şey söylerlerse küfür ederim. Bunlar çocuk filan. aynı velet 5 tane nik almış filan da olabilir. Onun için. Ben Spartakus, Neva ve diğer düzgün üyelerle konuşuyorum.
karakedi
20-03-2019, 13:54
1776 bağımsızlık bildirgesi var örneğin. ABD anayasası = İnsan hakları beyannamesi. Neden?
Çünkü ABD'nin kurucuları tarih biliyorlar. Roma'dan esinlenmişler, Ama Roma cumhuriyeti modelinden daha iyi bir şey yapmaya çalışmışlar. İyi bir sosyalist bunları da bilmelidir. Ben öyle kafatasçı sosyalizme inanmıyorum.
her yönetim, ihtiyacı olduğu ideolojinin nüvelerini tarihten bulup çıkartır. amerika da çıkardı. neden insan hakları beyannemesi? çok basit. birincisi, amerikaya giden koloniler zengin olmaya gitti, güney amerikalı yerliler gibi motherland'i beslemek için değil. ikincisi amerikanın kuruluşunda ağırlığı sanayi sermayesi oluşturdu, büyük toprak sahipleri değil. sanayi için özgür emek-gücü lazım. pamuk plantasyonları için köle-zenciler. o yüzden köleleri özgürleştirip sanayide tekrar köle haline getirdiler.
kafatasçı sosyalizme kimse inanmıyor zaten. sosyalizmden kafatasçılık mı olur.
ilahimasal
20-03-2019, 14:15
Leanordo
Konuya besmeleyle başlayıp besmeleyle bitirir gibi ! TÜRKÜ ile başlayıp TÜRKÜ ile bitirip. Bana yazmasın diyip tehdit etmişsin.
Ne yazdığını okumadım bile. Türkü yazan yerler dikkatimi çekti sadece oralara baktım.
Dikkatimi cekmeye mi calışıyorsun.
Bana yaz .
Bana sev.
Bana öp mü diyorsun?
Cıkss olmaz.
ForumKirpisi
20-03-2019, 14:45
Ben hiç bi zaman dindar bile olmasamda fetö lisesinde okudum, fetöcüleri hepinizden çok izledim. Diğer illerden gelenleri falan.
Fetöcülerün karmaşık gibi görünen çok basit yapıları vardı. Bölge İl İlçe abisi, konsey falan filan. Aynı şekilde ablası.
Bunlar yeni nesil olup yetişenler de üst kademelere atılıyordu. Şirketlere yerleştiriliyordu.
Tamamen koruyup-kollama üstüne kurulu kapalı bir sistem.
Fetöcü kelimesi daha önce Fethullahçı idi ama Fetö örgütüne ayrı isim konmuş sanki yine Fethullaha bir dokundurma yok çünkü niye Fethullahçı değil Fetöcü deniyor? Demek ki barışma arzusu her zaman var. Hiç değişmedi. CHP sürekli eleştirirdi haklı olarak herkes bilir. Yeni bir şey değil. CIA'in kucağında terimi 80lerden beri var.
Bunlar napar? Böyle 3. sınıf apartman dairelerinde divan üstüne ayaklarını çekerek oturup Arap pilavı yer, namaz kılar. Ciddiyim. İsimlerine falan bakmayın.
Reiz hiç bi zaman fetöcü olmadı, fetöcülerden sayılmadı. Ama ülkedeki çikolata püskevit üreticisi o firmanın ürünleri fetöde
kullanılırdı. Hiç Eti yoktu mesela. AKPde olan herkes otomatikman fetö kardeşi sayılırdı. AKPli olup oğlu kızı fetö okulunda olmayan
yok gibiydi. Bu Fetö okulları haremlik selamlık sistemini çok iyi uygulamıştı, yani karma gibi gözüküp karma olmayan bir sistem.
Sonra komple erkek - kız okulları ayrıldı.
İstanbulda cinsiyetçi okul sistemine geçişte çok sıkıntı yaşadılar.
Bunların kurumlarındakiler sürekli değişirdi, kuruma dışarıdan gelenler sözleşmeli gibi çalışır onlar fetö zihniyetinde
bile değildir. Fetöye paralarını bağışlayanların çalıştıkları şeyler, inşaat malzemeleri, müteahhitlik, eğitim danışmanlığı, dersane, okul, yemek şirketleri,
restoran, kafe, dernek, belediyeler idi. İnşaat sektörü denen şey Fetö üstüneydi Türkiyede. Çünkü yurtdışına da inşaat yapmak lazımdı.
AKPnin inşaat politikası Fetö doğrultusunda yapılmıştır.
Fetö destekçileri maaşlarının %20-25'ini her ay almadan Fetöye verirdi. CHP belediyeleri bunları fark ederse illerinden atardı.
Fetöye destek karşılığında işten çıkarılacaklar çıkarılmaz, tayinler istenen yere yapılır.
Fetö/AKP destekçilerinin çocukları askerde istedikleri yerlere giderdi. Fetöcü ve AKPci olmayan komutanlar bunları tespit edip
başka yerlere atardı. Rütbe isteyenler komutanlar da fetöcü/akpci olurdu. Zikirmatik cihazları fetöcüyüm sinyali idi.
3 aylar gelmeden dağıtılırdı. Bir kişiye kenarda köşede görseniz o vakit fetöcüyüm demekti.
Fetöcü olup fetöye bağlı olsaydınız, işsiz kalma ihtimaliniz yoktu. Türkiyede kadro yoksa hele yabancı diliniz varsa
yurtdışına gönderilirdiniz. Eviniz, arkadaşınız, arabanız falan hazır. Bana da yurtdışında üniye gitme teklifi yapılmıştı ama
yurtdışında neler döndürdüklerini kestiremediğimden gitmedim zaten öyle zihniyetlere karşıydım.
Ayrıca ajan muamelesi de gördüm. Çünkü ailem onların değimiyle "açıktı", fetö geçmişim yoktu. Asla içlerine de giremedim alınmadım.
Niyetim de yoktu ama geyik geçmek için uğraştıydım çok.
Fetöcüler 29 Ekim - 10 Kasım vs. vs. ansalarda, hiç bi zaman Atatürk düşüncesinde olup olmadaıklarını kestiremedim.
Fetö öğrencileri 10 Kasım'a gitmemek için uğraşırdı, ciddiyet olmazdı. Atatürkü toprak kabul etmemiş tarzı şeyler gerizekalı
olanlarda çok duyduğum şeydir. Necip Fazılcı idiler ve kitaplarını okuturlardı.
17 Aralık ile beraber çözülme başladı çünkü aslında Fetöye değil AKP zihniyetine bağlıydılar,
ikincisi darbe girişimiyle beraber o fetö denen milyon insan ve sempatizan bir anda yok oldu.
Çünkü fetöcülük diye bir şey yoktu aslında. İktidar hala fetöcü diye neyle savaştı bilmiyorum.
Fetöden ne CHPye ne İyi Partiye oy kaymadı. Lakin MHP'ye oy kaydı ki, AKP-MHP koalisyonundan sonra
daha da memnun oldular.
Bir diğer ilginç şey HDP'ye Fetöden çok oy kaymıştır. Çünkü Said-i Nursi Kürt mirası sayılıyordu, ayrıca
Fetönün yarısından fazlası Kürt kökenlidir. Abilerin hemen hemen hepsi Kürt kökenlidir.
Gülende kimisi tarafından Kürt kabul edilir, kendi iddiası yoktur.
Kürt-İslam tarafı her zaman vardı. Ahmet Kaya dinleyen çoktu mesela.
Fetöcü öğretmenlerin bir kısmı eski Sovyet ülkeleri ve Rusya kırsalında ABD propagandası da yapmıştır.
Bunun üzerine 17 Aralıktan çok önce de tutuklamalar yapmıştı Rusya ve emrindeki ülkeler Kazakistan özellikle.
Fetöcü diye öldürülmekten veya işkence görmekten korkan bir kısım Balkanlara kaçtı asıl kadro ABD'ye kaçtı.
Balkanlara kaçanlar ABD vizesi alamazlardı çünkü bunlar ABD zihniyetinde değiller. Ama Balkanlar da ABD himayesinde
olduğundan bize gelmeselerde orada gözümüzün önünde olsunlar diye bir şekilde onlara da kucak açıldı.
Kısacası ben darbenin fetö sempatizanı olan subaylar tarafından yapılma ihtimalini düşündüğüm gibi,
gülen emriyle yapıldığını düşünmüyorum. o kadar güçlü olsalar zaten 1 milyon kişiyle her şeyi elde ederlerdi.
ForumKirpisi
20-03-2019, 16:37
Zombi benim de lafım sayın Spartacus dimek ki tespitim doğru. Çomar değil bunlar zombi. Çomarken çürümüşte olsa kafada bişey oluyor.
Çürüklükte kalmayınca beynini reis devralıp zombi gibi kontrol ediyor. Bi gün anti semit bi gün dost oluyon falan.
spartacus
20-03-2019, 17:05
Misal: Feto diye bir şey yok. Toplum mühendisliği / yalan haber ve propaganda karışımı. Feto denen adam tayyibin eski müttefiği. Niye anlaşamadılar, gerçekten anlaşamadılar mı? onu bille bilmiyorum. Ama cahil insanın kafasında bu var.
Bu da kapitalizm değil. Tam tersine, devlet kontrolünde medyanın sonucu. Medyanın özgür olduğu ülkelerde böyle saçmalıklar, bu büyüklükte olmuyor. Haksız mıyım?.
Sevgili Leonardo, elbette hakslısın, bu durumda zaten toplumsal bilince vurgu yaptığım ifadelerimi doğrular.
Bilinçli toplum sağlıyor bunu, kapitalizm değil, üstelik aksine, kapitalizme rağmen belirli düzeyde bilinçlenebilmiş toplum demeliyiz.
Kapitalizm görece rahat işlediği bölge ve dönemlerde farklı, sermayenin ciddi kaygılara düştüğü dönemlerde farklı kimliğe brünür, Avrupa için de durum değişiyor, zira sistem ve sömürü kaynakları paylaşımı, taliplerin artması, bazı ülke toplumarının bilinçlenmesi ve sömürü hortumlarının daralması, sermaye birikiminin ve sistemin açmazlarının sürekli hale getirdiği krizler vb...
O ülkelerin 1 yüzyıl veya 50-70 yıllar önesine bakarsanız, sendikal ve siyasi mücadelelerin nasıl verildiği, nasıl zorluklardan, baskıdan geçtiği ve kazanılmış hakları konusunda nasıl direndiği görülebilir.
Ki hale iyi-kötü direnmekteler, sistem fırsat buldukça zaten budamaya devam ediyor.
Son olarak sürekli ifade diyorum, kapitalizmin demokrasi modeli yoktur, bu gün koltuk değnekli de olsa sosyal demokrasi olarak gördüğünüz uyguamalr, hukuk kavramları vb sosyalist, soyal-demokratik(sosyal demokrasi, kapitalistler tarafından ele geçirilmediği ölçüde sosyalitsdir) sendikal mücadelelerin ürünüdür.
Hükümete yakınlığı ile bilinen AKİT TV, bu kez CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun idamını istedi..
Büyük Birlik Partisi(BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölüm yıl dönümü dolayısıyla müzeye dönüştürülen, Ulucanlar Cezaevi’nden gerçekleştirdiği yayında cezaevinin bahçesinde bulunan darağacını gösteren Akit muhabiri Mehmet Özmen, "Türk kamuoyunun idam edilmesini istediği kişiler var" dedi.
?
Bunlar çok büyük ekonomik ve siyasal krizin görüntüleri.
Konu İdam değil konu kriz.
Bu krizlerde siyaset kıran kıran a geçer. Herkes kendini kap karanlık günlere hazırlansın.
Siyaset sertleşecek taraflar netleşecek kavga büyüyecek . Akit gazetesi iktidarı elinde tutanların sesidir.
İktidarın hedefi bundan sonra CHP ve onun seçmeni artık net olarak belli oldu. FETO -PKK işin bahanesi.
Anonymous1907
20-03-2019, 18:41
https://www.youtube.com/watch?v=HvRcdaqDKtg
Ahlaksız
20-03-2019, 18:48
Savcılık soruşturma başlatmış;
https://odatv.com/akit-muhabirine-idam-sorusturmasi-20031922.html
Akitin cezalandırılması için de başvuru yapılmış;
https://odatv.com/o-tehdit-rtukun-masasinda-20031940.html
Bu çok önemli haberi,tvde gösterirler mi diye dün akşam/gece kanallarda gezindim ama en ufak bir şey göremedim..Altyazı olarak bile geçmedi bu haber..
Akp veya Chp kanadından da en ufak bir açıklama yapılmadı galiba..
Ülkede idam diye bir şey yok,mevzu edilen kişi idamla tehdit edilecek kadar,büyük suç işleyen birisi de değil..Sıradan bir politikacı sadece..
Atatürk'ün partisinin başındaki isim..Milyonlarca oy alan bir partinin genel başkanı..
Nasıl haber yapmazlar bunu?
O kadar önemsiz bir şeyse,savcılık nasıl hemen harekete geçti?
Savcılar tamamen akp tarafındaysa,bu savcı nasıl harekete geçti?
Odatv ve bu haberin yapıldığı siteleri,hem akpliler,hem de chpliler,hepimizden daha iyi takip ediyorlar..Bu da var..Bu konudan bihaber olmalarına imkan yok..
Seçime 10 gün kalmış..Toplum inanılmaz gerilmiş durumda..Bu lafı nasıl eder bu kişi?Bu cesareti kimden alıyor?Asıl mesele bu..
Bu akşam da tv kanallarına bakacağım..Bakalım,bu konu bir yerde gösterilecek mi?
"ictenlik"
20-03-2019, 21:49
Bir sözcü yazarı sormuş cümle kime hizmet ediyor?
Ben de merak ediyorum bu cümle nereden (kim ve kimler tarafından) veriliyor? Nasıl?
ve bundan amaçlanan istenen ne?
Ve evet cümle neye ve kimin çıkarına hizmet ediyor?
Kişi ben mi diyor? demiş? Türk kamuoyu mu diyor demiş? Nasıl neden?
Ne güçle , ve hakla ,kimden ne nasıl güç ve cesaret (arka alarak) ya da ne umarak bu söylenmiştir?
Kişi Türk kamuoyunu mu yansıttığını düşünüyor?
Türk kamuoyunun aklı mıymış? Üst aklı mıymış? Kendi aklı mıymış?
Türk kamuoyu mu buyurmuş ona başkası mı?
Şimdi kişi Türk kamuoyundan böyle bir yalanlama geldi mi diye kendini savunursa
Şimdi böyle bir
Şimdi durumun kendi bile tahrik ve irrite edici
Başlığı görmek bile rahatsızlık verici ve üzücü bir kere.
Ne denmesi gerektiğini ve nasıl tepki verilmesi gerektiğini bilmiyoruz ve tam bunu öğrenmek, en uygun dürüst doğru tepkiyi vermek istiyoruz
Hiç bir duygusallığa yer yok, mantık rehner olmalı
Mantık bize ne diyor?
Görmezden gel mi?
İşte sinek küçük mide bulandırıyor
Eskiden it ürür kervan yürür denirmiş ama öyle ya da böyle tüm bir sosyolojik tabanı ve kitleyi hedef almıyor mu?
Türk kamuoyu adına (adını ağza alarak) açıklama yetkisi nerden bulunmuştur?
Ya da kendinin Türk kamuoyu olduğunu düşünen birileri, kişiye bunun hesabını sormuş mudur.?
Soracak mıdır?
Ya da kamu ve yargı?
Ya da kendinin Türk kamuoyu olduğunu düşünen birileri( türk kamuoyunun kendi adına yalan konuşma yetisi nerden bulunmuştur? Soracak mıdır? En çok o Türk kamuoyu olan ama? Sorabilecek midir?) ve Türkkamuoyu kendini yansıtmadığı yönünde tekzipini (kişinin yalan beyanını düzeltmesini) istemiş midir?
Şimdi ben olsam o halde Türk kamuoyu adına kişi ve gazeteden yine kişi adıyla (kişi kendi adıyla ve kalemiyle) yazılanlar sadece benim (tek benim) bireysel kişisel vicdanımdır bunu ben istiyorum ve bunu isteyen tek kişi ben kendimim ve bunu tek başıma istiyorum (Kılıçtaroğlunun öldürülmesini katledilmesini tek başıma istiyorum ve bunu isteyen benim türk kamuoyu değil ben türk kamuoyu değilim kendi adıma bunu söylüyorum ) başkalarının düşüncelerini yansıtmamaktadır ya da ben başkalarını bilemem karışamam biçiminde tekzip isterdim..
Kişinin kendi bireysel katil ve cani vicdanını ya da başka bir canın insanlığına (özellikle insan öldürmemiş silah tutmamış bir insanın) ve yaşamına kastetme ve kendi katil vicdanını ortaya koymasını beklerdik..
Şimdi ben türk kamuoyu değilim ya da eğer öyleysem yani ben de onlarca öyle sınıflanıyorsam bahsi geçen çemberdeysem hem denileni hem kişiyi yalanlıyor bu yalandır ben istemiyorum onun bunun adına niye yalan söylüyorsun derim ve kişiyi kışkırtma tahrik ve töhmet altında bırakmak ve yalancılık dahil belli olgularla suçlardım o halde....
Gerçi ben olsam açar ağzımı yumar gözümü ama
Halkı tahrik cinsinden dava açılmalı sanırım ...
Suskun kalanların aynı hakareti kendine yapılmış bilmesi gerek miyor mu?
Ya da yarın öbür gün yapılmayacağı ne malumdur?
Kınayın kınayın
Türk halkının kınama fıkrası var.
İngiliz Amerikan su altından karşılık verir Türk te kınarmış
"ictenlik"
21-03-2019, 01:57
Yukarıda yazılanlar haricinde eklemek istedik...
Bu adam emir almadan böyle bir şeyi söyleyebilir mi? Söyledi mi ve söylemiş midir?
Bunun tarihi cevabını kim verecektir?
Şimdi canlı yayında Ankara haber editörü ve müdürü ??
Bu adam bu anlamda sorgulanacak mıdır? Soruşturulacak mıdır?
Bireysel ve fevri bir kendini bilmezlik ise yine birilerinin özeleştirisi gerekmeyecek midir?
Diğer durumda tablo şu..
Siz kabile devleti misiniz?
Akit bireysel demiş, üzgünüz demiş, onaylanmıyor demiş, talihsiz açıklama, milli iradeye saygı denmiş demiş.
Birincisi bence denilenden emin olunsa masum herhangi bir insanın canını ağzına alacak küstahlık benzeri ifade ve gereği yerine örneğin derhal iş akti mi feshedildi mesela niye belirtilmiyor?
Bir özür ve kamusal telafi yayınlaması ya da açıklaması yapması gereken kim ve kimler?
Açıktan masum bir insana/varlığa/canlıya şiddet, saldırı, zorbalık ve zarar verme hatta varlığını yoketme ve açık kitlesel tahrik amacı taşıyor mu taşımıyor mu?
İfade tüm oy veren kitle ve tabanı esas ve hedef alıyor mu almıyor mu? Bilinçli mi söylenmiştir ve söyletilmiştir?
Örneğin Ey İsrail kitabın/kutsalın tanrısal buyruğun öldürmeyeceksin diyor diyenler nerde? ve ne düşünüyorlar? Rahatsızlar mı?
En azından rahatsızlar mı bunu bilmek isteriz.
Sizin kitabınız yazmıyor muydu? Bir insanı öldüren, masum cana kıyan, tüm insanlığı öldürmüş olur?
Şimdi bu kitabın okuyucuları bundan rahatsız mı onu da bilmek isteriz
Bireysel vicdanlarında bireysel rahatsızlık onama duyuyorlar mı?
Bu insan ya 3 yaşında çocuk zekasına sahiptir ve birilerine/sahibine en üst düzey yalakalığı yapma peşindedir ya da diğer durumda kendi katil vicdanını ortaya koyarak ve masum bir insana darağacı göstererek tüm insanlığı kendi vicdanında katletmemiş midir?
İfade açık bir tehdit olarak algılanmaktadır. Tüm bir sosyal tabana yönelen açık bir kitlesel tehdit ve hatta töhmet boyutundadır...
Bunu söyleyen ve varsa da söyleten ve söyletenlerin
Irzına geçtiği ya da katlettiği ve töhmet altında bıraktığı ya da darağacı buyurduğu yine kendi canı insanlığı, vicdanı ve varlığı olmalı ama böyle görmüyor ele almıyorsanız sizin vicdanınız, hukukunuz, töreniz, insanlığınız nerde? ney?
Bunu onaylayan ya da söyletenlerin hepsi katil ya da katil adayıdır.
Değilse 3 yaşında çocuk şımarıklığıdır birileeri kendine gelmeli getieilmelidir
Kamusal, bireysel, töresel vicdan da gerekli onanma ya da gereği yapılmıyorsa hukuk katledilmiştir. Kimse can mal güvenliğinden hukuktan sözetmesin...
Bir kalemşör oturduğu yerden bomboş yere can ağzına alacak boya gelmişse
Can hukuku nedir?
Gereğinin yapılacağını söylemesi gereken kim?
Kişilere ne kadar ileri gittiğini söylemesi gereken kim? Had bildirmesi gereken kim?
Özür yayınlatması gereken kim?
Açıkalama yaptırması fereken kim?
Bu gidişle kimse ülkem var demesin o halde
Çoluk çocuğa teslim edilmiş kabile devletiniz ve derebeyi tebaanız hayırlı olsun....
Ama burdan çıkan da şu
Chp denilenin tabanının ve oy verenin pasifizm eleştirisi ve kendinin, düşüncelerinin, eyleminin, duruşunun ve yerinin ve hiç edilmiş kimliğinin de eleştirisi...
Bir zamanları elde ip gezdiriyorlardı şimdi laf gezdiriyorlar . Demek ip in tehlike olduğunu anladılar küçültüp laf la yetiniyorlar.
İp bu kimin boğazına geçeceği belli olmaz.
Akşam, Uğur Civelek i dinledim, Dolar 10 lira olacak diyor, faizlerin de yükseleceğini söylüyor.
Seçimden sonra bir ip göremesek te bataklığı görecek gibiyiz.
"ictenlik"
21-03-2019, 09:45
Siyaset bilen anlayan siyasi bilinci derinliği olan biri değilim
Yeni yeni siyaset ve politika okur yazarlığı yapıyorum ancak dün durdum düşündüm
Sanırım Menderes'in idamından turunda Chp'nin tüm tarihi hedef esas alınarak söyleniyor
Ya da Menderes'in belki idamı geçmiş bunları açıktan söylemeyi kolaylaştırıyor
Bir yandan bir ülkenin tümden barışması ve temize çekmesi gereken bir tarih ama Chp denilen siyasi yapı da ve ilişkilileri de bu yapıyı geçmişi ve onun halkla bağını iyi okumalı
Ben var olmalı mı ne gerek var diye de diye düşündüm
Şimdi birinci cumhuriyetçi tek parti geleneğini temsil eden eski bir kurum
Bu ülkenin bütün acılarına bulaşmış. Özeleştiri yapılsa 100 sene sonra kim?
Ama kendi tabanı tabi yapmalı
Yani öyle bir parti kalmasa ya da adı B partisi olursa bir tarihin yükünü ya da geçmişi hiç ilgisi olmayan gariban sessiz buldukları Kılıçtaroğlu diye bir adamın sırtına atamazlar sanırım
Ama sanırım bu Chp denilenin karması gibi. Aslında tüm bir ülkenin karması gibi
Yani ettikleri bulmakla Doğucu karma anlayışıyla geçmişin yansıtılanın onlara geri yansıtılması arası bir şey
Kılıçtaroğlu da toplum tarih adına kefaret ödüyor sanırım..
Bu partinin belki de 1945 te kapatılması ismiyle tarihe gömülmesi gerekiyordu...
Yani durdum düşündüm o yapının içindeysen isminin altındaysan ve gölgesindeysen ne diyebilirsin..
Bir de böyle baktım...
(Spartakus, Neva ve diğerleri ile konuşuyorum.
Türkü/KKedi/Nihilist bana en ufak bir şey söylerlerse hakaret edeceğim. Onlarla konuşmuyorum. Sadece bir kere söylüyorum.) :)
Spartakus Diyor ki:
- Bu konudaki Marksist yaklaşıma karşı çıkmıyorum. Ama bulunduğumuz sistem böyle işliyor. Para kazanacak olmasalar, kimse fabrika açmaz, işyeri kurmaz, ticari girişim yapmaz.
Siz 80'li yılları yaşadınız mı?
Mağaza reyonlarında bugüne göre daha az seçenek vardı. seçenekler daha azdı. Yurt dışında olan bir sürü şey ülkemizde yoktu. Mağaza sayısı filan da azdı.
Bunu örnek olsun diye söylüyorum. Sosyalist ülkelere gelince, insanlar kuyruk görünce kuyruğa girerlermiş ("Kuyruk varsa alacak bir şey de vardır" düşüncesi ile)
Yani bunlar gelişim modelleri. Öyle görmek lazım.
- Ama kontrolsüz değil. bu süreçlerin hepsi denetim altında olacak. Her isteyen her istediğini yapamayacak. Bunun için de toplumsal farkındalık / toplumsal bilinçlenme şart. Yoksa neler neler var. Gereksiz kalabalık yüzünden çok da açılamıyorum. Ama senin tarif ettiğin "denetimsiz kapitalizm" olamaz. Olursa, mesela ilaç üretir, insanlar ölür. Yani kurallar vs olacak.
- Sen ROma CUmhuriyeti dönemindeki aristokrasi (Platon öyle tanımlar) aristokrasi demokrasiyi tarif ediyorsun. Bu sistem de mesela sadece İsrail'de filan halen var. Gerçek demokrasi bu şekilde işlemez / işleyemez, tarihte denendi. Mesela Roma önce bu"demagograsi" rejiminden imparatorluğa (Krallığa) geçti, sonra da kendi içinde çöktü.
1776 bağımsızlık bildirgesi var örneğin. ABD anayasası = İnsan hakları beyannamesi. Neden?
Çünkü ABD'nin kurucuları tarih biliyorlar. Roma'dan esinlenmişler, Ama Roma cumhuriyeti modelinden daha iyi bir şey yapmaya çalışmışlar. İyi bir sosyalist bunları da bilmelidir. Ben öyle kafatasçı sosyalizme inanmıyorum.
- Her toplumun bir eğitimli kesimi / bir de eğitimsiz cahil kesimi vardır. Yoksa Fransa gibi ülkede LePen'e kim oy veriyor? - Onlarda da cahil / bilinçsiz insan var.
Ama ideal toplumda bu iki kesim birbiriyle sürtüşmez. Hatta sosyalist ülkelerde bu görünen bir şeydi. Amele ameleliğini yapacak, Mühendis mühendisliğini yapacak. Hepsi de el-ele, işbirliği içinde olacak.
/Bu aslında sosyalist olmayan toplumlarda da böyle olmalıdır. Bazı şeyleri çok abartıyorsunuz. Devletçi anlayış işlemiyor. Birileri girişimde bulunacak. Rant vs. onları demiyorum. Onlar beleşçi / üretmeyen insanlar. Ama şirket kuran insan da gece-gündüz çalışıyor. Onların emeğinin bir değeri olmasın mı? /Devlet eliyle bu yapılamıyorum. Serbest piyasa bu "yatırım yapma" konusunda sosyalizmden daha başarılı. Bunu inkar edebilir misin?
- Bu dediğin Rusya destekli, tüm dünyada olan bir sorun. Sahte haber, sahte basın, sahte sosyal medya, paylaşım platformlarında (yukarıda saydıklarım gibi) sahte kişilikler, sahte fikirler, sahte bilgi.
İşte biz (eğitimli kişiler) genellikle bunu anlıyoruz. Cahil olan her zaman anlayamıyor ve o trende kapılıp gidiyor.
Misal: Feto diye bir şey yok. Toplum mühendisliği / yalan haber ve propaganda karışımı. Feto denen adam tayyibin eski müttefiği. Niye anlaşamadılar, gerçekten anlaşamadılar mı? onu bille bilmiyorum. Ama cahil insanın kafasında bu var.
Bu da kapitalizm değil. Tam tersine, devlet kontrolünde medyanın sonucu. Medyanın özgür olduğu ülkelerde böyle saçmalıklar, bu büyüklükte olmuyor. Haksız mıyım?
- Bunu AKP başlatmadı yalnız. Mesela 80'lerin başında da mesela Mizah dergileri patlama yapmış. Çünkü düşündüğünü yazamıyordun. Veya T. Dursun'u düşün. Bugünkü Hırant dink gibi, kaç tane düşünür öldürüldü.
Bu çok eski bir zihniyet. Bazı Batılı ülkeleri ayrıca konuşuruz. Ama Fransa'da bu yok. Mesela hükümeti eleştirdi diye kimse öldürülmez. (Ya da Charlie Hebdo olayı gibi öldürenler Salafist filandır). Devlet yazarını / çizerini korur. Halk yazarını / çizerini korur.
Bunun dışında: Evet tüketim toplumunun aşırılıkları vardır. Bunlar sizinle seve seve konuşurum.
Ama: Türkü / K.Kedi / Nihilist ve bunlara benzeyen başka isimler varsa, ben bunlarla uğraşamam. bana bir şey söylerlerse küfür ederim. Bunlar çocuk filan. aynı velet 5 tane nik almış filan da olabilir. Onun için. Ben Spartakus, Neva ve diğer düzgün üyelerle konuşuyorum.
Tamam konusalim, eger karsilikli soyleneni carpitmayacak kapasiteye sahipsek, bunlar gercekten cok fazla kere yazildi forumda, o yuzden tekrar tekrar yazmak biktirici olabiliyor. Yine de deneyelim. Objektif acidan ele alacak olursak ki genellikle boyle ele alirim konulari irdelerken, sonra ustune alinip gucenmeyesin cok rica edecegim;
Evet, her toplumda insanlar egitimli ve cahil diye ikiye ayrilir seklinde algilansa da, aslinda cok zaman bu yer degistirir. Guzide edebiyatimizda da bu, disil bir dille, "oku, baban gibi esek olma!" seklinde orneklenir. Ve fakat okumak cahilligi giderse de, eseklik baki kalir. Bu yuzden bir kisim eril eller, o virgulun(,) yerini degistirir, boylece bir kisim eril kesim kendi kendini onore ettigini dusunur.
Gelelim konuya, Mark acisindan karsi cikamazsin kolayinda ama yazilani, okuyup anlamislik babinda elestiri getirebilirsin elbette. Buna iliskin, ornegin ozel mulkiyetin tersi mulkiyetsizlik degildir asama babinda. Idealistler icin bu sekildedir.Tam tersine sosyal mulkiyete yakinlasma asamasidir. Cunku toplum birdenbire mulkiyetli durumdan, mulkiyetsiz duruma gecis yapamaz. Ariza cikarir. Bu kismi cabuk geciyorum zira cok fazla tartisildi ve goruslerimizi yazdik. Bilimsel acidan baktiginda, once elindeki malzemeye,unsura, ortama ve degisken faktorlere bakarsin.Bilimsel acidan bu bakis acisi degismez.Simdi, ornek olarak verili sistem zaten ust sekmede kapitalizmdir, bir de alt dallari vardir ekonomik sistem olarak. Bir de bunun haliyle temel olarak toplum ve devlet ayagi bulunur. Bir de pek tabi ki genel(uluslararasi) piyasa bulunur. Ancak devlet dediginiz yapi, dogasi geregi kendini koruma altina almak zorundadir. Bu her turlu siyasi rejim icin gecerlidir. Baska turlu ayakta kalamaz.Istedigin kadar makyajla, bu durum degismez. Bu yuzden sosyalizm (pratik anlamda) mevcut rejimler icinde tek basina olmasa bile bir yontem olarak yaklasik kullanilabilir. Cunku butuuuun ulke rejimleri, sosyo,eko-politik uzerine kuruludur.
Elbette ki bahsettigin yillari biliyoruz, ancak bir toplumun gelismisligi, market raflarindaki yabanci ulke mallarinin cokluguyla dogru orantili degildir. Kendi uretimine dair cesitlilik degerlidir. Yani ornegin simdi Kanada mercimegi yiyorsun, pekala sen topraklarinda niye mercimek yetistirmiyorsun diye sorarlar adama, Yani bu sadece bir kalem, cogaltilabilir ve pek cok sektore dagitilabilir. Once kendine sorman lazim, yurtdisinda olup da sen de olmayan her ne ise, sen bunu uretecek iklime, cografyaya, yetismis kalifiye elemanlara sahip misin, degil misin?
Ikinci sorman gereken soru ise, sen kimsin? Kendini ne kadar taniyorsun?(bu kisim sahsina degil, genel acidan yaziyorum) Mesela surekli olarak seksenli yillari veriyorsun ornek olarak gerekcen nedir bunun icin veya zaman senin icin neden seksenli yillardan basliyor? Bundan oncesinde ulke yok muydu? Ulkede ilerici, bagnaz olmayan insanlar filan yok muydu? Elbette ki gelisim modelleri ama gelisirken bir de goturdukleri var. Ve bu gidenler toplumun motiflerin iliskin, bu demek degil ki yuzde yuz kotudur, yuzde yuz iyi olamayacagi gibi. Senden gidenin, sana verdigi zararla olculur bu esik.Cunku sen tek bir kisi degilsin, senden sonraki nesiller icin de sorumluluk duymalisin. Kisaca ongorun genis pencereden olmali...Obur turlu oznel olur ve fazla bir degeri olmaz dusuncelerinin. Dogal olarak zeka konusunda da gelisim saglanamaz, toplumsal ayakta.
Bir de demokrasiyi bilinenin disinda sorgulamak gerekir. Nedir mesela senin icin demokrasi, elde pompali tufekle sokaklarda secim sonucu beklemek mi? filanca asilsin demek midir demokrasi? Degil asmak, mesela bu basliktaki haberde gecen Turk kamuoyu kimdir sence? Demokrasiden ne anladigindan bahsettiginde ancak yazisabiliriz bu kismi. Diger ayakta iste, evet kralliga gecti ve coktu. Keza abd kuruculari insan haklari beyannamesi o ulkeye ozel siyah beyaz kavgasina, yerli vs. yoneliktir. Amerikan tarihi bilmeden yorum yaparsan havaya yapmis olursun. Ikinci bir durum Amerika dindar bir ulkedir, bizim anayasada ise din yoktur. Nufus memurlugundadir bizde din. Asli bu sekildedir yani. Anglo Sakson hukukunu iyi calismalisin, ki kiyaslayabilesin. Bizde 1920li yillardaki din ibaresinin gerekcesi farklidir. Cunku ayni terane donmustur, birilerine gore birileri dinsizdir vs.
Mizah dergileri her zaman vardi, ara sitede mesela Marko Pasa diye baslik var acmistim gir oku. Haydi sana bir de siir vereyim dinle, ama iyi dinle, ki zamanin 80'lerde takili kalmasin.
https://youtu.be/mfu_sRDyUig
"ictenlik"
21-03-2019, 11:09
Yukarı da dediğim gibi politika okur yazarı değilim. Kendimi bu alanda ve konuda söz söylemeye henüz yeterli bulmuyorum ve yazdıklarım konuyla da belki tam bağ değil ancak ilk yazdıklarıma dayalı bir kaç serbest düşünme yaparken gelişen düşünce sürecim ve bu anlamda bir kaç ek daha yaptım..
Şimdi insanların içindeyim tanıyorum insanları diye bir şarkı var.
Karadenizin bir köyündeyim.
Muhafazakar sıradan tabanın ya da insanın Chp yi nasıl ağzına aldığını ve nasıl gördüğünü çok iyi biliyorum. Bu bakışa dayanarak bile Chp denilenin adını temize çekmek, buna uğraşmak yerine reddi miras yapması ya da kimliğini yaşatmak yerine tarih sahnesinden çekilmesi yorumuma katılıyorum.
Toplumda tarihte tüm bir toplumun tarihidir Chp'nin değil bir kere..
Nasıl algılanıyor'a gelince
Aşağıdan kopmuş bir memur, teknokrat, bürokrat seçkini gibi, otokrat sınıf gibi algılanıyor..
Seçkin ve seçkinlik dayatan bir üst sınıf gibi algılanıyor.
Chp yi ağza alan masum köylü.
Defalarca kez Chp ve Chp linin nasıl tanımlandığını gördüm ve şahit oldum.
Zengin sanayiciden rahatı konforu yerinde olana ya da ilk etapta sistemden kamudan beslenen bir kesimin ya da kısmi özgürlükçülerin oy verdiği bir parti gibi algılanıyor..
Rahatı yerinde olanların mevcut eski değerlerin ve bekanın taa 100 yıl önceki krumsal değerlerin sürmesi bekleyenlerin ve buna uyanların partisi gibi..
Seçkin elitist kendini beğenmiş, üstünlemiş bir zümre ve yine kendi sistemini çarkını koruyan kollayan bir avuç elit gibi görünüyor.
Aşağıyı algılamayan ya da aşağılayan bir yapı olarak algılanıyor.
Öyledir değildiri tartışmıyorum. Bakış görüş olarak karşı empatinin verdiği..
Muhafazakar işçi köylü, alt denen sıradan sosyal taban da bu ya da buna yakın izlenimler var.
Şimdi birincisi Chp denen bunu, bunları kabul etmeli.
Birleştirici olarak işlev göremez.
Chp denen geçmişte bunları değiştirmek ya da köylüyü ve bu zümreyi başka bir bilince ışınlamak istemiş olabilir bunu tartışmıyoruz oysa bunu anlıyor muydu?
Bir de Halka derdini anlatmak formu var..
Halka derdini anlatmak değil de Halk denenin zaten herkes dahil kendi olduğunu anlamalı. Derdini anlatanın zaten Halk olduğu , asıl sorunun Halka derdini analtmak değil Halk denilenin derdini anlamak/dinlemek, Halk olmak ve birleşme ve çözüm noktaları olduğu anlaşılmalı
Tüm bir sosyolojik taban orta ya da üst sınıf değildir. Örneğin köylüyü klasik müzik dinleyen bir Batılı formuna 3 günde sokmak istersek belki böyle oluyordur belki karanlık odaklar ya da bilinçleri buna geçit vermiyordur bilmiyorum
Bir öncül ya da gelişimci tarihe yön vermiş, imparatorluk sonrası bir ülkeye tarihi bir kimlik ve değerler ya da ulusal kimlik ve bunun bilincini vermiş/bahşetmiş ve ülke bu değerlerle bir süre yaşamış olabilir bu (sonsuza kadar böyle olacağı anlamına gelmez ya da) dürüst objektif tarih araştırmaktan ve bağımsız bir gelecek yapmaktan bizi mahrum kılmaz sanırım
Şimdi bence chp nin tarihi chp nin tarihi değil de tüm bir toplumun tarihi ve sosyolojik geçmişi olarak alınmalı önce
Diğer taraftan sol da sol ve solcu, sosyalist tabanda sosyalist algılanmayan devletçi Chp ,muhafazakar sağ bir tabana göre solu temsil ediyor
Bir kere solun adını ve biçimini çarpıtıyor
Chp üzerinden Muhafazakar tabanda Sol denen Elitisitçi ya da elitist bir grup tahakkümü seçkin tahakkümü bir grubun tahakkümü olarak algılanıyor.
Chp nin ilk çizgisi ,elitist Batıcı yönü , halka tepeden bakan yıkarıdan gören bir yönü yüzü ve geçmişi var ya da kurumsal öyle olup olmayacağı tartışmalı olsa bile bir dönem bu yansımıştır
Chp gerçek tabanda ulasalcı, etnitisiteye dayalı milliyetçilik ve ulusçuluk yapan geçmişin hazır refahı üzerine kurulu elitist tuhaf bir yapı olarak algılanıyor
Bunu anlamalı
Bu ad üzerinden kendini dışlayan sosyolojik kitlelerle birlik yapabileceğini bu anlamda sanmıyorum
Bu adla ve tarihle tüm zamanlar da halkın ne kadarı ile birleşebilir
Chp bu ülke de sol olmamasının ekmeğini yiyor diyebilirim
Bir kere Chp nin şahsında sol denen de ezilip hiçleniyor
Chp sol değil de solun meydanı boş bırakmasını sağlayan aktör gibi ya da kolay hızlı yoldan solculuk gibi mi?
Orta sınıftan çok sermayeyi, gücü ve elitizmi hala eski batıcılığı ve modernizmi -efendiliği ya da eski karanlık yapıları, derin ordu devletini ve tek parti devletini temsil ediyor gibi.
Ya da Kurucusunun icad ettiği Türklük denen üst değeri ve formu
Bir çok açmazı var
Kürt tabanla sonsuza kadar aşılmayacak çatışmaları var
Alevi taban oy veriyor ancak Dersim olayları katliamları ya da sürgünleri mi denir. Buna bulaşan yine Chp değil mi?
Bunların özeleştirisini chp değil (chp denen bir kurum değil) tüm bir toplum yapmalı oysa
Sonuçlar
Birincisi;
Kürt sorunu ya da ralitesi var görmezden gelinemez Chp nin bunu ağzına alamayacağı ya da yapıcı biçimde bu muğlak felsefeyle çözemeyeceği açık
Bu anlamda kendini temsil eden ya da etmesi istenen/beklenen demokratik unsurların ne halde olduğu ya da ne hale getirildiği açık
(Söz kişiye bunun üzerinden geliyor. İlkeli bir sol duruş olsa zaten bunun ön savaşı, açık duruşu ön verilmiş olurdu.)
Kucaklayıcılık denilen sahte yaklaşım her zaman çözünecektir. Gerçek yaklaşım birleşmecilik, birlik ve birleştirimciliktir. Kendinde birleşmektir.
Birleşimcilik denen herkesi kapsayan içeren ve birleyen üst potalar da ve değerler de sağlanabilir.
Bana kalırsa kim üzerinden yapılırsa yapılsın toplumun bir kesimine batan Türk adı dahil ve Türk adının üst ad olması dahil sorgulanmalı ve tartışılmaldır.
(Bu yazılan anayasal bir çatışma ise silinebilir bilmiyorum)
Örneğin neden Anadolu Halkları Birliği gibi bir isim de geçmişin tarihin özeleştirisi yapılıp toplumsal sorunlarla açık barışılıp ilerlenmez
Neden bunlar konuşulmaz?
Anadoluluk ya da şu bu farketmez bu bir öneri idi
Tarihsel olarak bu kadar gerginlik çatışma ve ayrılığın, ayrışmanın kaldırılamadığı açıktır
Birleştirici ve yapıcı unsurlar devreye girmelidir ve topluma yön çeki düzen vermelidir
Bu denilen de yukarı da denilenlerin ya da daha fazla yapıcı çözümün vb.nin anlaşılmasına bağlıdır.
Chp tabanı kendi milliyetçi ulusalcı kimliğini ya da sol değerlere yakınlığını ve bağını da sorgulamalıdır
Sevgili ictenlik, konu idam cagrisi, sen chp elestirisine dondurmussun. Nedir dusuncen asilsin mi Kilicdaroglu? Idami onayliyor musun?
"ictenlik"
21-03-2019, 16:30
:director:Sevgili ictenlik, konu idam cagrisi, sen chp elestirisine dondurmussun. Nedir dusuncen asilsin mi Kilicdaroglu? Idami onayliyor musun?
Sevgili Neva
Ben sorulanla ilgili daha önce iki post yazdım ve orada yanıtım var zaten
Rahatsızlığımı dile getirdim
Aslında Chp eleştirisi değil
Bu rahatsızlık denileni ya da süreci çözümlerken bağlanan bağlantılardı
Mevcut durumun ya da olanın kimse için tekrarlanmamasına yönelik çözümleme de diyebiliriz.
Aslında bu içeriği buraya vermeyecektim belki siz de haklısınız
Bende düşünüp durdum
Ama dediğim gibi kendi izlediğim düşünce sürecinin bana adım adım verdikleri bunlar oldu
Aslında herneyse ben hiç yazmayacaktım
Siyaset yazan konuşan biri de değilim
Kaldı ki ben de eski bir chp seçmeniyim
Bana kalırsa yazılanlar bizzat Kılıçtaroğlu ve seçmeni hatta herkesin yerine birebir kendini koyma üzerinden yapılan empatiler idi
Kendimce süreç tahlilleri yaptım ve cüret denilebilecek biçimde olayın Menderes'in idam sürecinden cüret ve ilham aldığını (ya da buna da örtülü bir gönderme vb. olabileceğini) ya da üstü kapalı ya da açık sert eleştirisinin ya da karşı verilecek savunmanın buradan baltalanacağını buldum yada öyle yaklaştım sezdim diyelim..
Çok yönlü empati denedim ya da çok yönlü empati girdabına tutuldum diyelim...
Ama bence lafın ağızdan kaçması Menderes öfkesi işareti, ordan güç taban alıyor. Söyleme kolaylığı sağlayan ön nefret ya da chp öfkesi ve imajı var. Buradan bakarsak kurumsal çatışma var..
Ben de bunu açamadım tambelki ama
Ahlaksız
21-03-2019, 18:55
Ben boşuna ''bu ülke bitti'' demiyorum..Dün akşam da,tvde bu konuyla alakalı bir şey yoktu..
Bence insanları sokağa dökmeye çalışıyorlar..İktidar bunu muhalefetle beraber yapıyor sanki..Muhalefetin bulunduğu konuma aldanmayın,yakın geçmişte Bahçeli'de muhalifti..!
Her konuda bağırıp çağıran chp sözcüleri filan,bu konuda niye sessizler?Açıklama yaptılar da,medyaya mı yansımadı yoksa?
Ne yapıyorsunuz siz?
İktidar ve muhalefet elele,insanları sokağa döküp,makam ve mevki mi bölüşmeye çalışıyorsunuz?
Bir gün Kılıçdaroğlu asılıyor,bir gün Akşener hapse atılıyor,bir gün tüm muhalefet teröre yardımla filan suçlanıyor..Ne oluyor,yahu..!
Bakınız;
https://www.youtube.com/watch?v=a8RB7MNB1Bo
karakedi
21-03-2019, 19:15
bu sözleşmeyi yapan fetödür
bu sözleşmeyi yapan pkkdır
bu sözleşmeyi yapan sözde hdpdir
bu sözleşmeyi yapan teröristtir
aynı lafları söyleyip duruyor. söyleyecek lafları kalmadı artık. herkesi terörist ilan etmekten başka ne söyleyebilir ki. neyi savunabilir. ekonominin savunulacak tarafı kalmadı artık. önceden yabancı sermayeyi çekebiliyorlardı, şimdi o da kalmadı. varlık fonundaki botaş, ziraat bankası falan bunların dışında satacak kamu malı da kalmadı. tabii ki bağırıp herkesi terörist ilan edecekler. ülke derin bir ekonomik bunalımdan geçiyor. insanlar başka yerlere oy verecekler ama AKP içinde chp adayını takdir edip "napayım oyum pkk'ya mı gitsin" o kadar çok kişi var ki.
halk desteğini ben sallantıda görüyorum. büyük patron takımı izliyor. yabancı sermaye akışı yavaşladı. dış borçları kapatamıyorlar. AKP'nin arkasındaki sermaye desteği de sallandığı zaman çorap sökülmeye başlar.
o zaman bu anadolu kaplanları, bu inşaatçı müteahhit tayfa çil yavrusu gibi başka hırsız partilere dağılacak göreceksiniz.
ForumKirpisi
21-03-2019, 19:15
Amerika'da beyaz kaplı incil'e el basarak başkanlık yemini ediyorsun.
İncil'e inanmayan birisi için zor bir durum.
Yunanistan'da Çipras aynı durumu yaşadı çünkü Yunanistan laik değil Hristiyan bir ülkedir.
Ayrıca Anglosaksonlarda anlaşılamayan şeyler var. Mesela KIYTIRIK olan uluslararası üniversitelerde
etnisite istatistikleri tutuluyor. White Black Mixed Asian falan diye.
"ictenlik"
21-03-2019, 20:14
Sevgili ictenlik, konu idam cagrisi, sen chp elestirisine dondurmussun. Nedir dusuncen asilsin mi Kilicdaroglu? Idami onayliyor musun?
Şimdi idam çağrsı değil bu bir trollük ya da kışkırtma
Ya da rahatsızlık verme, saldırı ve tahrik
Ya da tersinde bunlar değilse gerçekten bir boş bulunma cahillik
İkisinden biri
..
Ama birinciyse Kılıçtaroğlu na değil ilgili herkese..
.
Okuyunca herkes gibi gibi rahatsız oldum
Net olarak birinci gibi aldım
Bütünüyle saldırı bana yapılmış gibi aldım
Oldukça duygusal tepkiler verdim
Buradaki arkadaşlar gibi ülkenin çivisi çıktı dedim
Bu ülkenin benim için en az 7-8 yıl kadar önce çivisi çıkmıştı oraya döndüm
Bu 7-8 yılı zaten anlatamıyoruz..
Aklı selim aradım
Sonra hem durdum düşündüm hem foruma bir kaç gün yazmamayayım diyordum öyle sustum
Biraz gözleyeyim dedim...
Olayı düşündüm. Şu bu kime yarar sağlar neden niye düşündüm biraz
Sonra benim yazım mekaniğimde kendi içimde denediğim bir çokseslilik , çokyönlülük ve çok bakışlılık, farklıbakışlılık doğaçlama var .
Öyle aktı gitti...
Hatta bunu şöyle açayım. 2-3 farklı kişi/kişilikün gözünden bakmak ya da içinde 3 ayrı roman kahramanı olması 3 ü nün ayrı ayrı sesi ve perspektifini yazmak gibi..
Şimdi ipler kimin elinde süreçler kimin kontrolünde bilmiyoruz. Bekleyip bakacağız..
Manipüle edenlerin kendi de manipüle ediliyor.
Kontrolü kendinde olan var mı bilmiyoruz.
Bu saldırı tahrik kavga deneni biz bireysel yaşam izlerinden yıllardır biliyoruz. Biz yabancı değiliz.
Bu konuyu da açamıyoruz bakın...
Buradan da bir empati yaptık.
Sessiz kalınmamalı.
Bir saldırıya uygun karşılık verilmeli ben bunu biliyorum..
Figüran gibi felan olmayı hissetmeyi de biraz biliyorum...
Ama bakın bu cümleyi yazıyorum sonra tuzağın kendi bu mu diyorum..
Sonra diyorum haber olsa kime yarar sağlar ne olur? Olmasa ne olur?
Saldırı mı tahrik mi diyorum?
Ama şunu biliyorum Kılıçtaroğlu olsam ben açar ağzıma yumardım gözümü
Ortalığı birbirne katardım
Demek ki öyle siyasetçi ve demagog olunuyor
Bunlar dahil duygu düşünce süreçleri devindirdim
Ama şunu söyleyeyim bize göre dışarısı 1984 hatta daha ağır bir tablo
Siz ne görüyor olursanız olun
Pembeden farklı yöne kayan görüşler var
Yaşam 10 yıl önce okunduğu gibi okunmuyor ve bunlar bir çırpı da anlatılmıyor
Bir süre sonra bazen zaman mekan da karşıyor ,işler de karışıyor. ben olmakta bazen karışıyor.
Hatta bana sorulursa başka biri ben oluyor. Yaşamakta karışıyor.
Bunlarda anlatılmıyor
Gestaponun dünyası gibi bir dünya görüyoruz..
Açık .bize göre öyle.öpöyle zaten öyle
Ve bu hayali değil gerçek..
Bunlar anlatılmıyor
Ben bunları görüyorum...
Leonardo
22-03-2019, 22:00
Spartakus: Bunlar mantıklı. İleride daha detaylı tartışırız.
Neva:
Tamam konusalim, eger karsilikli soyleneni carpitmayacak kapasiteye sahipsek, bunlar gercekten cok fazla kere yazildi forumda, o yuzden tekrar tekrar yazmak biktirici olabiliyor. Yine de deneyelim. Objektif acidan ele alacak olursak ki genellikle boyle ele alirim konulari irdelerken, sonra ustune alinip gucenmeyesin cok rica edecegim;
- Bu başlığa 3 kere yanıt verdim. Üç kere mesajım silindi.
Evet, her toplumda insanlar egitimli ve cahil diye ikiye ayrilir seklinde algilansa da, aslinda cok zaman bu yer degistirir. Guzide edebiyatimizda da bu, disil bir dille, "oku, baban gibi esek olma!" seklinde orneklenir. Ve fakat okumak cahilligi giderse de, eseklik baki kalir. Bu yuzden bir kisim eril eller, o virgulun(,) yerini degistirir, boylece bir kisim eril kesim kendi kendini onore ettigini dusunur.
- Eğitim konusuna ne kadar “önemsiz” dense de istatiksel olarak eğitimsiz kişilerin popülist partilere oy verme ihtimali daha yüksek. Tabi “ilkokul mezunu insan sol partiye oy veremez, Doktora yapmış adam AKP’li olamaz” diye bir şey yok. Ama ortalama olarak örneğin Avrupa’da ırkçı partilere de ayak takımı dediklerimiz daha çok oy verirler (Beyaz ayak takımı daha doğrusu).
Gelelim konuya, Mark acisindan karsi cikamazsin kolayinda ama yazilani, okuyup anlamislik babinda elestiri getirebilirsin elbette. Buna iliskin, ornegin ozel mulkiyetin tersi mulkiyetsizlik degildir asama babinda. Idealistler icin bu sekildedir.Tam tersine sosyal mulkiyete yakinlasma asamasidir. Cunku toplum birdenbire mulkiyetli durumdan, mulkiyetsiz duruma gecis yapamaz. Ariza cikarir. Bu kismi cabuk geciyorum zira cok fazla tartisildi ve goruslerimizi yazdik. Bilimsel acidan baktiginda, once elindeki malzemeye,unsura, ortama ve degisken faktorlere bakarsin.Bilimsel acidan bu bakis acisi degismez. Simdi, ornek olarak verili sistem zaten ust sekmede kapitalizmdir, bir de alt dallari vardir ekonomik sistem olarak. Bir de bunun haliyle temel olarak toplum ve devlet ayagi bulunur. Bir de pek tabi ki genel(uluslararasi) piyasa bulunur. Ancak devlet dediginiz yapi, dogasi geregi kendini koruma altina almak zorundadir. Bu her turlu siyasi rejim icin gecerlidir. Baska turlu ayakta kalamaz.Istedigin kadar makyajla, bu durum degismez. Bu yuzden sosyalizm (pratik anlamda) mevcut rejimler icinde tek basina olmasa bile bir yontem olarak yaklasik kullanilabilir. Cunku butuuuun ulke rejimleri, sosyo,eko-politik uzerine kuruludur.
- İlk kısım: Biraz detaylı anlatalım. Anlar gibiyim ama ne kast edildiğini anlamadım.
- Son kısım: Türkiye ve Rusya’da (Ve İran’da) sistem kendini koruyamamıştır. Böyle bir ihtimal de bütün batı tarzı demokrasilerde vardır. Amerika’da bile vardır. Sistemin temelleri çelikten değil. Baskı rejiminin çökme ihtimali nasıl varsa, demokrasinin çöküş ihtimali de daima vardır.
Elbette ki bahsettigin yillari biliyoruz, ancak bir toplumun gelismisligi, market raflarindaki yabanci ulke mallarinin cokluguyla dogru orantili degildir. Kendi uretimine dair cesitlilik degerlidir. Yani ornegin simdi Kanada mercimegi yiyorsun, pekala sen topraklarinda niye mercimek yetistirmiyorsun diye sorarlar adama, Yani bu sadece bir kalem, cogaltilabilir ve pek cok sektore dagitilabilir. Once kendine sorman lazim, yurtdisinda olup da sen de olmayan her ne ise, sen bunu uretecek iklime, cografyaya, yetismis kalifiye elemanlara sahip misin, degil misin?
- Buna silinen mesajlarımda cevap vermiştim (Silindi dediğim Browser’im dondu, upuzun mesajımın hepsi gitti). Şimdi daha kısa yanıtlayacağım. Zaten böylesi daha iyi.
/Bu verdiğim örnek sistemin işleyişinin göstergesidir. Mesela Biz bir sürü şeyi ABD dizilerinde görürdük. Gerçeğini 10 sene sonra görürdük. Mesela “Vizyon-Tele” filmi vardır. Onun gibi.
-Bunlar basit tartışmalar ama derinliği var. Mesela Çin’İn “Yeni İpek Yolu” projelerini duymuş olmanız lazım. Nihat Genç TV’de “Kaşık bile üretemiyoruz” lafı ederdi eskiden. Kaşığın Çin’den gelmesi daha ucuzsa niye üretilsin ki? Kapitalist zihniyet böyle bir şey.
Sosyalizm’de böyle değil (Ben sosyalistim). Sağlam bir sosyalizmde dersin ki “Araba üreteceğim” – Ve üretirsin. 80’li yıllarda komünist olan Afrika ülkelerinde bu vardı. Yukarıdan emir verildi. Afrika’nın ilk arabası öyle üretildi. Sonra sosyalizm bitince. Fabrika kapatılıp arabalar yine Batı’dan gelmeye başladı. Şimdi bir sivil toplum kuruluşu fabrikayı tekrar açmak istiyor.
Eski doğu bloğu ülkelerinde tarım işletmeleri, sanayi işletmeleri, vs. %70’i filan 1-2 sene içinde kapatıldı.
Kapitalizm’de önemli olan rekabet edebilmek. Yani anlayış farklı. Ama Kapitalizm de şu anda Çin / ucuz işgücü hegemonyasında bir dünya olmaya doğru gidiyor. Dolayısıyla Kapitaliz tek başına olmaz. Ben hep bunu savundum.
Ikinci sorman gereken soru ise, sen kimsin? Kendini ne kadar taniyorsun?(bu kisim sahsina degil, genel acidan yaziyorum) Mesela surekli olarak seksenli yillari veriyorsun ornek olarak gerekcen nedir bunun icin veya zaman senin icin neden seksenli yillardan basliyor? Bundan oncesinde ulke yok muydu? Ulkede ilerici, bagnaz olmayan insanlar filan yok muydu? Elbette ki gelisim modelleri ama gelisirken bir de goturdukleri var. Ve bu gidenler toplumun motiflerin iliskin, bu demek degil ki yuzde yuz kotudur, yuzde yuz iyi olamayacagi gibi. Senden gidenin, sana verdigi zararla olculur bu esik.Cunku sen tek bir kisi degilsin, senden sonraki nesiller icin de sorumluluk duymalisin. Kisaca ongorun genis pencereden olmali...Obur turlu oznel olur ve fazla bir degeri olmaz dusuncelerinin. Dogal olarak zeka konusunda da gelisim saglanamaz, toplumsal ayakta.
1) Benim için perde o dönemde açılıyor. Öncesini kitaplardan filan biliyorum da ondan.
Yine bir örnek: Bir arkadaşım (o yıllarda) Oto-galeriye gidip broşür istiyor. Cevap: “Sana verecek broşürüm yok”.
- Şimdi: Kitap basıp gönderirler. Kütüphanesini gönderirler (Bir broşür dediğin nedir ki?)
Yani: Dünya çok değişti.
+ Sevdiğim bir dönem de sayılmaz. Ben 90’Ları severim. 80’ler çok saçma-sapan bir dönem benim için
2) Yine aynı yönde bir örnek vereyim o zaman: Çevre konusunda en büyük çabalar da gelişmiş ülkelerde yapılıyor. Müslüman ülkelerde, ya da üçüncü dünya ülkelerinde değil. Mesela plastik diş fırçasında 2 kat pahallı bambu diş fırçası kullanıyorlar. Marketlerden bir şey alırken cam kavanoza koyduruyorlar (plastik yerine). Geri dönüşüm çok gelişmiş. Ben plastik / cam / metal atıkları atacak yeri zor buluyorum (Evimin hemen yakınında yok)
/Yani bizim penceremiz hep geniş. Sosyalizme de inanan insanın. Da bazen elinde ne varsa onla idare etmek zorundasın
Bir de demokrasiyi bilinenin disinda sorgulamak gerekir. Nedir mesela senin icin demokrasi, elde pompali tufekle sokaklarda secim sonucu beklemek mi? filanca asilsin demek midir demokrasi? Degil asmak, mesela bu basliktaki haberde gecen Turk kamuoyu kimdir sence? Demokrasiden ne anladigindan bahsettiginde ancak yazisabiliriz bu kismi. Diger ayakta iste, evet kralliga gecti ve coktu. Keza abd kuruculari insan haklari beyannamesi o ulkeye ozel siyah beyaz kavgasina, yerli vs. yoneliktir. Amerikan tarihi bilmeden yorum yaparsan havaya yapmis olursun. Ikinci bir durum Amerika dindar bir ulkedir, bizim anayasada ise din yoktur. Nufus memurlugundadir bizde din. Asli bu sekildedir yani. Anglo Sakson hukukunu iyi calismalisin, ki kiyaslayabilesin. Bizde 1920li yillardaki din ibaresinin gerekcesi farklidir. Cunku ayni terane donmustur, birilerine gore birileri dinsizdir vs.
- Bu da derinliği olan bir konu. Konuları biraz sınırlandırırsak daha iyi tartışabiliriz. ABD gayet seküler bir ülkedir. Ama tam olarak “laik” değildir. Bazı açıdan Türklerin eski haline benziyorlar.
Hukuk sistemleri bağımsızdır ve canavar gibidir. Mesela ben Trump’un yakın zamanda hapse atılabileceğini ciddi ciddi düşünüyorum
Mizah dergileri her zaman vardi, ara sitede mesela Marko Pasa diye baslik var acmistim gir oku. Haydi sana bir de siir vereyim dinle, ama iyi dinle, ki zamanin 80'lerde takili kalmasin.
- Tam linki verirseniz bakarım.
Benim dediğim. AKp dönemi ile kenan Evren dönemi arasında benzerlik var. Her iki dönemde de insanlar / edebiyatçılar hapse filan atıldıkları için, mizah dergileri patlama yapıyor. Çünkü kimse kendini başka türlü ifade edemiyor. Haksız mıyım?
Dış basın dışında, ben bir tek Leman okurum. Siz çok seviyorsunuz ama, mesela sözcü. “Feto şöyle, şeytani güçler şöyle, İslam ve Allah’In düşmanları şöyle dedi, Kafir Trump şöyle yaptı…” :)
Haksızsam düzeltin
Mesela Trump düşmanlığı başlamış (sağda solda konuşurken anlıyorum). Müthis bir Batı (hıristiyan düşmanlığı var. Anladık. Da aynı zamanda Rus dostu nasıl oluyor? – Anlamadık. :)
Feto’yu çok seviyordu, Türkiye’ye dönsün istiyordu anladık. Ama adamı bir de asmak istiyor. Onu anlamamadık. :)
Sazan Sarmalı gibi yani anlatabiliyor muyum ? :)
ilahimasal
22-03-2019, 22:13
Aslında bu konu ve y.zelanda daki olay birbiri ile ne kadar bağlantılı.
Y.zelanda da bir serseri ,müslümanların olduğu yere girip onlarca kişiyi öldürüyor.
Bu serserinin gerekçesi ne ? Islamafobi
Peki Kılıçtaroğlunu ipe asıp canını almak isteyen serseri ve onun kamu oyu dedigi kesimin gerekçesi ne ?
Bu tip insan !?!?? Lar toplumu yok etmek için gerekçeler koyarlar ortaya
Y.zelanda daki serserinin gerekcesi , kişisel
Burdaki serserinin gerekcesi , islami
Bunlardan sahsi olanlar bir şekilde kontrol edilip rehabilite edilebilir.
Peki islami gerekçe sunan serseriyi nasıl kontrol edip rehabilite ediceksin? Bu mümkün değil.
ForumKirpisi
22-03-2019, 22:18
leo, abd seküler derken okula girişte dinini soran form doldurdun mu?
abd'nin her eyaleti farklı yasalara sahiptir.
california eyaleti rum ve ermeni nüfusuyla türkiye karşıtı bir tutuma sahipken başka
eyalet tam tersi gidebilir.
washington dc idaresi seküler değildir. dış işleri seküler değildir. öyleyse abd seküler derken?
yaşam tarzı da hristiyandır.
nasıl seküler anlamadım? yunanistan'da seküler değildir mesela.
anayasasında incil olan ülke seküler midir? bir kere teorikte değil.
Leonardo
23-03-2019, 17:36
Amerikalılar, Avrupa'lılara göre daha sık kiliseye giderler. Özellikle orta sınıf açısından, dinin rolü çoktur.
Ama onlar seküler. Yani Amerika'da Lucifer Kilisesi de var. Halka açık. Bir sürü gotik genç filan var. Kimse yanlarına gidip sormaz "sen gotik misin?" diye. Ya da herhangi bir dini azınlık ve Hristiyanlar arasında sorun çıkmaz.
Ama mesela dini okul serbesttir (Avrupa'da yasak). Feto filan o yüzden oralarda gelişebildi. Birleşik eğitim sistemi filan yok çünkü.
+ Zihniyet olarak da eski dünyanın genelinden farklı bir ülke. Çin'e gitsen nasıl kültür şoku yaşıyorsun. Orada da öyle.
Neva'Nın dediği gibi, hukuk sistmei filan da farklı. Mesela Mcdonalds'da üzerine kahve dökülen adam Mcdonalds'ı mahkemeye vermişti "bunun üstünde niye uyarı işareti yok?" filan diye.
Neva:
- Bu başlığa 3 kere yanıt verdim. Üç kere mesajım silindi.
- Eğitim konusuna ne kadar "önemsiz" dense de istatiksel olarak eğitimsiz kişilerin popülist partilere oy verme ihtimali daha yüksek. Tabi "ilkokul mezunu insan sol partiye oy veremez, Doktora yapmış adam AKP'li olamaz" diye bir şey yok. Ama ortalama olarak örneğin Avrupa'da ırkçı partilere de ayak takımı dediklerimiz daha çok oy verirler (Beyaz ayak takımı daha doğrusu).
- İlk kısım: Biraz detaylı anlatalım. Anlar gibiyim ama ne kast edildiğini anlamadım.
- Son kısım: Türkiye ve Rusya'da (Ve İran'da) sistem kendini koruyamamıştır. Böyle bir ihtimal de bütün batı tarzı demokrasilerde vardır. Amerika'da bile vardır. Sistemin temelleri çelikten değil. Baskı rejiminin çökme ihtimali nasıl varsa, demokrasinin çöküş ihtimali de daima vardır.
- Buna silinen mesajlarımda cevap vermiştim (Silindi dediğim Browser'im dondu, upuzun mesajımın hepsi gitti). Şimdi daha kısa yanıtlayacağım. Zaten böylesi daha iyi.
/Bu verdiğim örnek sistemin işleyişinin göstergesidir. Mesela Biz bir sürü şeyi ABD dizilerinde görürdük. Gerçeğini 10 sene sonra görürdük. Mesela "Vizyon-Tele" filmi vardır. Onun gibi.
-Bunlar basit tartışmalar ama derinliği var. Mesela Çin'İn "Yeni İpek Yolu" projelerini duymuş olmanız lazım. Nihat Genç TV'de "Kaşık bile üretemiyoruz" lafı ederdi eskiden. Kaşığın Çin'den gelmesi daha ucuzsa niye üretilsin ki? Kapitalist zihniyet böyle bir şey.
Sosyalizm'de böyle değil (Ben sosyalistim). Sağlam bir sosyalizmde dersin ki "Araba üreteceğim" – Ve üretirsin. 80'li yıllarda komünist olan Afrika ülkelerinde bu vardı. Yukarıdan emir verildi. Afrika'nın ilk arabası öyle üretildi. Sonra sosyalizm bitince. Fabrika kapatılıp arabalar yine Batı'dan gelmeye başladı. Şimdi bir sivil toplum kuruluşu fabrikayı tekrar açmak istiyor.
Eski doğu bloğu ülkelerinde tarım işletmeleri, sanayi işletmeleri, vs. %70'i filan 1-2 sene içinde kapatıldı.
Kapitalizm'de önemli olan rekabet edebilmek. Yani anlayış farklı. Ama Kapitalizm de şu anda Çin / ucuz işgücü hegemonyasında bir dünya olmaya doğru gidiyor. Dolayısıyla Kapitaliz tek başına olmaz. Ben hep bunu savundum.
1) Benim için perde o dönemde açılıyor. Öncesini kitaplardan filan biliyorum da ondan.
Yine bir örnek: Bir arkadaşım (o yıllarda) Oto-galeriye gidip broşür istiyor. Cevap: "Sana verecek broşürüm yok".
- Şimdi: Kitap basıp gönderirler. Kütüphanesini gönderirler (Bir broşür dediğin nedir ki?)
Yani: Dünya çok değişti.
+ Sevdiğim bir dönem de sayılmaz. Ben 90'Ları severim. 80'ler çok saçma-sapan bir dönem benim için
2) Yine aynı yönde bir örnek vereyim o zaman: Çevre konusunda en büyük çabalar da gelişmiş ülkelerde yapılıyor. Müslüman ülkelerde, ya da üçüncü dünya ülkelerinde değil. Mesela plastik diş fırçasında 2 kat pahallı bambu diş fırçası kullanıyorlar. Marketlerden bir şey alırken cam kavanoza koyduruyorlar (plastik yerine). Geri dönüşüm çok gelişmiş. Ben plastik / cam / metal atıkları atacak yeri zor buluyorum (Evimin hemen yakınında yok)
/Yani bizim penceremiz hep geniş. Sosyalizme de inanan insanın. Da bazen elinde ne varsa onla idare etmek zorundasın
- Bu da derinliği olan bir konu. Konuları biraz sınırlandırırsak daha iyi tartışabiliriz. ABD gayet seküler bir ülkedir. Ama tam olarak "laik" değildir. Bazı açıdan Türklerin eski haline benziyorlar.
Hukuk sistemleri bağımsızdır ve canavar gibidir. Mesela ben Trump'un yakın zamanda hapse atılabileceğini ciddi ciddi düşünüyorum
- Tam linki verirseniz bakarım.
Benim dediğim. AKp dönemi ile kenan Evren dönemi arasında benzerlik var. Her iki dönemde de insanlar / edebiyatçılar hapse filan atıldıkları için, mizah dergileri patlama yapıyor. Çünkü kimse kendini başka türlü ifade edemiyor. Haksız mıyım?
Dış basın dışında, ben bir tek Leman okurum. Siz çok seviyorsunuz ama, mesela sözcü. "Feto şöyle, şeytani güçler şöyle, İslam ve Allah'In düşmanları şöyle dedi, Kafir Trump şöyle yaptı…" :)
Haksızsam düzeltin
Mesela Trump düşmanlığı başlamış (sağda solda konuşurken anlıyorum). Müthis bir Batı (hıristiyan düşmanlığı var. Anladık. Da aynı zamanda Rus dostu nasıl oluyor? – Anlamadık. :)
Feto'yu çok seviyordu, Türkiye'ye dönsün istiyordu anladık. Ama adamı bir de asmak istiyor. Onu anlamamadık. :)
Sazan Sarmalı gibi yani anlatabiliyor muyum ? :)
Guzel, ama iste o dedigin populizme kaymakla olur ve gider oy verirler. Bu hic aklina gelmemis miydi? Anlamadigin kismi bir daha okumayi dene o halde, yeterince anlasilir yazmistim.
Iyi ya iste biz de diyoruz ki, uretilsin ama ulkede uretilsin. Cin'i pasgec, zaten donumuza kadar made in China durumundayiz uzun sureden beri. Bilmediginiz birsey soyle.
Olabilir, demek ki arkadasin ulkede en basit bir matbaa bulup bir adetten cogalttiramayacak kadar akilsizmis. Yani bu bi gerekce olamaz. Daha tutarli sebepler uret. Sonucta sana gelen brosurler de epi topu bir matbaada basiliyor, gokten yagmiyor ki?
Olur mu hic, ulkedeki romanlar biz de cevreciligin alasin, yaparken, abd'nin cevrecilikten haberi yoktu daha... Bak ulkeni dahi tanimiyorsun.Bu yuzden soruyorum ya once sen kimsin bunu sorgulamalisin. Yoksa bambu dis fircasiyla dis fircalamak cevrecilikten degil, sen kulliyen yanlis biliyorsun cevreciligi, ama japonlari kalkindiralim diyorsan o baska tabi.
Sorun senin Amerika'yi sekuler zannetmen. Oysa sapina kadar dindar bir ulke.
Iste kendi disinda kalan herkesi yekten yok iste pkk'li, yok fetocu bilmemneci diye damgalayip, ayristirip hapse tikarsan, cogalir haliyle.
Yoo ben her turlu basini okurum, karsit fikir olsun veya olmasin. Sorunun 80lerin zihniyeti olan, filanca gazeteyi okuyorsa filancadir anlayisi sadece...Arizali bir anlayis yani..
Normal, bati hristiyanligi ile Rus hristiyanligi farklidir belki bunu bilmiyorsundur.Olabilir mi?
Sonucta idam cagdisi bir yaklasim, onemli olan bu. Ancak diger soruna iliskin akp/mhp'lilere sorarsan cevap alabilirsin belki..
ForumKirpisi
24-03-2019, 02:32
abd seküler değil gidip görmen lazım. avrupa amerikadan daha seküler.
almanya bile bu aşırı dinci haliyle daha seküler.
leo sen de bi önyargı var, kimsenin lafını dinlemiyon. ABD seküler, ABD bi düzen getiriyor, Avrupa iyi, Hristiyan iyi falan
böyle önyargılar var gerek yok bunlara.
Gittik gördük, değil seküler falan. Hristiyan toplumu, hristiyan grupları, hristiyan sigara bırakma, hristiyan klüp, hristiyan zart zurt.
Bunlarla dolu herifler.
Akit TV Ankara Haber Müdürü Mehmet Özmen hakkında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile idam sözlerinin ardından karar verildi.
Tüm programlardan el çektirilen Ankara temsilcisi Özmen ile Akit televizyonunun tüm ilişiği kesildi.
https://www.habererk.com/m/gundem/mhpde-dayak-atilan-akit-tv-ankara-haber-muduru-mehmet-ozmen-kovuldu-h93612.html
Onlara bir şey olmaz Daha düne kadar elinde iple gezen D. Bahçeli meydanlarda idamı kaldırdığına pişmanlığını anlatan R.T. Erdoğan varken onlara bir şey olmaz ya biraz dinlenecek ya yer değiştirip başka gazeteye geçecektir.
Kötü binadan bir tuğla sökmekle bina yıkılmıyor.
Leonardo
24-03-2019, 13:17
Guzel, ama iste o dedigin populizme kaymakla olur ve gider oy verirler. Bu hic aklina gelmemis miydi? Anlamadigin kismi bir daha okumayi dene o halde, yeterince anlasilir yazmistim.
1)Iyi ya iste biz de diyoruz ki, uretilsin ama ulkede uretilsin. Cin'i pasgec, zaten donumuza kadar made in China durumundayiz uzun sureden beri. Bilmediginiz birsey soyle.
2) Olabilir, demek ki arkadasin ulkede en basit bir matbaa bulup bir adetten cogalttiramayacak kadar akilsizmis. Yani bu bi gerekce olamaz. Daha tutarli sebepler uret. Sonucta sana gelen brosurler de epi topu bir matbaada basiliyor, gokten yagmiyor ki?
3) Olur mu hic, ulkedeki romanlar biz de cevreciligin alasin, yaparken, abd'nin cevrecilikten haberi yoktu daha... Bak ulkeni dahi tanimiyorsun.Bu yuzden soruyorum ya once sen kimsin bunu sorgulamalisin. Yoksa bambu dis fircasiyla dis fircalamak cevrecilikten degil, sen kulliyen yanlis biliyorsun cevreciligi, ama japonlari kalkindiralim diyorsan o baska tabi.
4) Sorun senin Amerika'yi sekuler zannetmen. Oysa sapina kadar dindar bir ulke.
Iste kendi disinda kalan herkesi yekten yok iste pkk'li, yok fetocu bilmemneci diye damgalayip, ayristirip hapse tikarsan, cogalir haliyle.
Yoo ben her turlu basini okurum, karsit fikir olsun veya olmasin. Sorunun 80lerin zihniyeti olan, filanca gazeteyi okuyorsa filancadir anlayisi sadece...Arizali bir anlayis yani..
Normal, bati hristiyanligi ile Rus hristiyanligi farklidir belki bunu bilmiyorsundur.Olabilir mi?
Sonucta idam cagdisi bir yaklasim, onemli olan bu. Ancak diger soruna iliskin akp/mhp'lilere sorarsan cevap alabilirsin belki..
1) Burada daha karmaşık ekonomik ilişkiler giriyor. Ama temelde: Sadece üretmek yetmiyor. Yarışabilmen lazım. gerekirse Çin'le bile yarışabilmen lazım.
+ Mesela önümüzdeki yıllarda Çin'de Japonya gibi olacak. Yani tüketmeye de başlayacaklar. O arada hemen gözünü açıp senin de ona bir şeyler satman lazım.
Bu çılgın bir düzen ama işleyişi böyle.
2) İşte aradaki farkı anlatıyorum. Bir sürü şeyden daha çok var ve daha da artıyor. Mesela elektrik / su. Eskiden kesilirdi. Sıcak su haftada 1 kere olurdu (O zamanlar nasıl öyle yaşadıysak). Yani sistem gelişiyor / işliyor.
"Mükemmel" demedim. Sistemden kaynaklanan sorun da çok var. Zaman ilerledikçe de bunları telafi etmeye çalışıyoruz.
3) Plastik atık konusunu bilmiyorsun galiba. Plastik doğada 400 sene boyunca erimiyor. Eriyince de çevresindeki suyu / toprağı zehirliyor. Bu yüzden doğal malzemeden imal edilmiş diş fırçası kullanmak daha iyi.
4) ABD "dini özgürlük" konusuna dayalı. Dolayısıyla tamamen laik değil.
- Konu biraz karıştı. :)
Leonardo
24-03-2019, 13:17
abd seküler değil gidip görmen lazım. avrupa amerikadan daha seküler.
almanya bile bu aşırı dinci haliyle daha seküler.
leo sen de bi önyargı var, kimsenin lafını dinlemiyon. ABD seküler, ABD bi düzen getiriyor, Avrupa iyi, Hristiyan iyi falan
böyle önyargılar var gerek yok bunlara.
Gittik gördük, değil seküler falan. Hristiyan toplumu, hristiyan grupları, hristiyan sigara bırakma, hristiyan klüp, hristiyan zart zurt.
Bunlarla dolu herifler.
- Laiklik ve sekülerlik aynı şey değil sanırım.
ilahimasal
24-03-2019, 13:35
eskiden kesilirdi
Ne kadar eskiden ? Eskimişin tarihi ne ?
Senin gibi libleri tartıya koymadan kilosunu bilirim.
abd aşığı olmak nasıl bir duygudur bilmiyorum bilemeyeceğimde , senin içinde teyyyyy ESKIDEN beri fırtınalar estirdigi belli. Olmuyor olmayacak sende eskide kalacaksın.
Bırak şu tipik eskiden ağızlarını. Eski çamlar bardak oldu.
Senin niye neden ESKIDEN banyo yapamadığın bizi niye ilgilendirsin. Demekki sen suyun olmadığı bir yerlerde sefil bir şekilde yaşıyordun.
Eski dediğin ne zaman ? Ah bir söylesen bilicez ama yok işte boş ve liboş abd ci ağzı işte. Verimsiz güdümsüz
****************
Leonardo
24-03-2019, 15:29
Sen önce annenin babanın verdiği dershane paralarını tart sebze beyinli.
ilahimasal
24-03-2019, 16:02
Kemal Kılıctaroğlunu asmak gibi bir düşünce LIBOŞLARDAN çıkardı çıktıda zaten. Liboşlar genelde TETİKCI kullanırlar. Ki kullandılarda , ak-it ciler.
Fetullahcıların ağzı dili olan gazetecilere bir bakın tamamının liboş olduklarını görüceksiniz.
Bunlar özaldan kalma dinazor liboşlardı. Dincileri yine tetikci olarak kullanmışlardı. Hatırlayalım. Alpaslan arslan denen zevatı tetikci yapmışlardı. Devletin adaletine kurşun sıktırmışlardı.
Liboşlarda köşe çıkıntı olmaz saf pürüzssüz yuvarlaktırlar. Bu özelliklerini ana ve babalarından alırlar. Bu tip pürüssüz yuvarlak fikirleri olan tiplerin ak-it dincisini kullanıp katillik yapması gayet doğaldır.
Liboşun dogası budur.
İğrenç menfaatleri için en yuvarlak hallerini ortaya koyup tetikci bulup insan katletirmektir.
Liboşlar özelliklerini ana ve babalarından alır dedigimde biyolojik ana babadan bahsetmiyorum. abd denilen devletten bahsediyorum. Tüm liboşları sıçan merkez abd dir. Ana larıda abd dir babalarıda.
Ahlaksız
24-03-2019, 17:54
Sevgili Leonardo;Dünya inanılmaz bir şekilde,teknolojinin ivme kazanması yüzünden değişti..Türkiye'de Dünya'dan izole olmadığı için,bu değişimden nasiplendi..Türkiye'nin artan nüfusu ve köylerdeki insanların şehirlere hızla göç etmesi,şehirlerdeki toplumsal baskıyı da artırdı ve sonuçta Türkiye'deki şehirler,kabaca son 30 yılda inanılmaz bir şekilde değişti..Bunu kimse inkar edemez ama bu değişim,Türkiye'deki siyasetçilerin eliyle filan olmadı..Sakın ha..Siyasetçiler değişen Türkiye'nin ihtiyaçlarını/sorunlarını çözmek yerine,değişimden nemalanmak adına,her yere köprü,her yere avm,her yere gökdelen yapmaya başladılar..Sonuçta değişime ayak uyduramadık bağlamında ''ihanet ettik'' diye,kendileri de itiraf ettiler..
Demişsiniz ki,eskiden elektrik/su kesilirdi..Sanırım yurtdışındasınız..Bu elektrik/su kesilmeleri,bu inanılmaz değişime rağmen,hâlâ sürüyor..Ben akpli belediye içerisinde yaşıyorum..Elektrik kesintisi sürekli oluyor ve bunu bir türlü çözemiyorlar..Hatta su kesintisi de oluyor arada..Bu kış su,sanırım 1,5 gün süreyle kesildi..Her yer kar bi de..Dışarıdan kar getirip,tüpte erittim:D
Akpli belediye ya:D
Leonardo
24-03-2019, 18:47
- Ben genel trendlerden söz ediyorum. Mesela TV ABD'de 1950'den beri var. Ama Vizyontele filmine bak mesela. 1970'Lerin Türkiye'sinde, insanlar Türkiye'de TV'yi kurmayı bile bilmiyorlar.
Şimdi Akıllı telefon ABD'de çıktıktan 1 hafta sonra Türkiye'de. O zamanlar millet commodore bilgisayarını Almanya'dan filan getirtiyordu.
Komünist ülkelerde durum daha da beterdi. Millet kuyruk görünce kuyruğa girermiş. "O kadar insan beklediğine göre sonunda bir şey vardır" diye hesaplayarak.
AVM / Gökdelen / Rant / Otoyol, bütün dünyada sağ hükümetler bu tür şeyleri severler.
Ama işte demiryolu, metro, toplu taşıma, birleşik eğitim sistemi, sağ hükümetler bunu beceremez. Hatta yine biriyle tartışıyordum "Ankara metrosunu SHP / DSP başlattı" filan demişlerdi. Çok da içinde değilim.
Ama ikisini de görelim. Kapitalist sistemin de yararları var.
karakedi
24-03-2019, 19:34
Mesela nedir kapitalist sistemin yararlari?
Ahlaksız
24-03-2019, 19:46
Şimdi Akıllı telefon ABD'de çıktıktan 1 hafta sonra Türkiye'de. O zamanlar millet commodore bilgisayarını Almanya'dan filan getirtiyordu.
...
Ama ikisini de görelim. Kapitalist sistemin de yararları var.
Türkiye'deki iktidar bunu sağlamıyor,bunu diyorum ben..Türkiye'de kim başta olursa olsun,bugün yine istediğiniz telefonu istediğiniz yerden paranız varsa alabilirdiniz..Evet,bunu kapitalizm sağlıyor ama böyle şeyleri öne sürüp,kapitalizmin yararlı tarafları olduğunu da ben kabul edemem..
Niye?Türkiye'de bugün insanlar patatesi/soğanı bile alamayacak durumdalar ve bunu sağlayan da kapitalizm..Bu bakımdan kapitalizmin yararından bahsetmek,birilerinin patates/soğan alamamasını veya Yemen gibi ülkelerde insanların açlıktan ölmesini veya Suriye gibi yerlerde insanların savaşlarda ölmesini desteklemek demektir..Yani kapitalizmi her anlamda görelim:)
ilahimasal
24-03-2019, 20:14
Sen önce annenin babanın verdiği dershane paralarını tart sebze beyinli.
:Türkü , karakedi , nihilist bana yazmayın yoksa size küfür ederim " diyordun
İşte ben yazıyorum çılgın çocuk 10 kerede yazdım ufaklık.
Kac gündür bekliyorum birilerine beni buldurup tokatlatmanı.
Yiyecegin şeyin başına geç libenardo. Liberal demek liboş demektkir.
Hiç bir libos dedigini yapamaz. Korkaktır.
Korktun mu benden libo. Kork
Leonardo
24-03-2019, 20:24
- Orası tamam.
Benim demek istediğim ekonominin işleyiş modelleri var. Ben biraz iktisat biliyorum ama bunu anlıyorum.
Bir yerde lokanta açılacaksa, bir hizmet sunulacaksa, bir şey üretilecekse, üretilen ürün pazarlanacaksa, kapitalizm belli bir fiyat etiketinden başlıyor, sonra bu gelişerek devam ediyor, daha düşük fiyata daha kaliteli ürünü her yerde elde ediyorsun. Sistem bunu sağlıyor. 5 parmak hikayesi gibi. O görüyor. O haber veriyor. O koşuyor. O tüfeği kapıp geliyor filan.
Ama kapitalizmin yapamayacağı bir şey var:
- Mesela park yapmak. Yeşil alan. Kapitalizmin doğasında orayı satmak, gökdelen yapmak ve daireleri Arap subaylarına pazarlamak var. Yani kahve makinası gibi düşün. Kahve makinası kahve yapar.
Veya Uzay yarışını düşün. Tamamen planlı ekonominin ürünü. Mesela 90'larda bir Denis Tito vardı. Uzay Turizmi başlayacak deniyordu. Sene 2020 Space-X gibi özel şirketler bunu başaramadı. Uzaya Çıkmak tamamen Kamu kuruluşlarının tekelinde. Kapitalizm büyük çaplı proje organize edemiyor, gelecekte bunu yapabilecek mi? - o da kesin değil.
Açlık konusu şöyle. Ben bu konuda cumhuriyetin kurucuları gibi düşünüyorum. Onlar asla sistem kurmakla yetinmemişler. Hemen Tarımda hamle yapmışlar, demiryolu taşımacılığında hamle yapmışlar, bankacılıkta atılım yapmışlar, eğitimde atılım yapmışlar, sanayide atılım yapmışlar.
Aynı şeyler O dönemde Rusya'da da oluyor. Ama mühim olan rekabet edebilen üretim alanları oluşturmak. Tabi sosyalist bir dünyada işler bu kadar zor olmazdı. Ama bu dünyada salt tüketen ülke olamazsın. dengeyi bulmak zorundasın. Yani ithal ediyorsan, ihraç da edeceksin. Yoksa, işte kendi sebzeni Ruslara satıp kendi vatandaşın sebze alamaz hale gelirsin.
- Ama hepsi birbirine bağlı. Ve konu yine demokrasiye geliyor. Büyük çaplı ekonomik bunalımlar demokrasinin olmadığı ülkelerde daha çok oluyor. ve ülkelerde demokrasi arttıkça refah düzeyi de artıyor.
Bu da çok basit bir denklem. AKp dediğin sence İslam için mi çalışıyor?
- Hayır. AKP kendine çalışıyor. Her biri ayrı ayrı tek başına kendi menfaati için çalışıyor. Bu işin sosyolojik modellemesi böyle.
Ama diğer örnekte olduğu gibi. CHP'lilerin hepsi dürüst, AKP'lilerin hepsi hırsız demedim.
İstatiksel olarak, Aşırı sağcıların içinden daha çok hırsız, sol partilerin içinden daha çok idealist insan çıkar. Ve, her seferinde 5 yıl, 10 yıl, 20 yıl gidiyor. Danimarka'da 80 ihtilali olmadı. AKP olmadı, Çiller dönemi / refah partisi dönemi olmadı. Dolayısıyla o devlet finansmanlı kök hücre terapisini olurken, sen sebze kuyruğunda duruyorsun. ve beterin beteri var. Suriye gibi de olabilirdik.
Yani Cumhuriyetin kurucuları neden cumhuriyet kurdular ki o zaman? Rusya hemen yanında. TSCB kurardı geçerdi.
Yani bazı konuların derinliği de var demek istiyorum. :)
ilahimasal
24-03-2019, 20:28
Türkiye libaral cumhuriyet birliğimi kurdular ?
Yooo.
Nerenden çıkardın TSCB yi?
Komunist sosyalist düsmanlıgınız bir yere varmaz. Liboşlar.
Ahlaksız
24-03-2019, 22:08
Sevgili Leonardo;kapitalizmin yapamayacağı bir şey yok..Parkı da kapitalizm yapıyor,yeşil alanı da..Uzay istasyonunu da kapitalizm yapıyor,millet kıraathanelerini de..
Her şeyi kapitalizm yapıyor..
Kapitalizm bu;
http://www.worldometers.info/tr/
Şu örneğe bakalım..Dünya'da 1 milyar 600 milyon kişi aşırı kiloluymuş..Bu veriye bakıp,''kapitalizmin yararı/faydası var ki,bu kadar insan kilo alıyor'' denilir mi?Siz bunu diyorsunuz..Aynı istatistiğin üstünde Dünya'da 835 milyon kişinin aç olduğu yazıyor..Kapitalizm 1 milyar 600 milyon kişiyi tıka basa doyuruyor demek,835 milyon kişinin açlığından rahatsız olmamak demektir..
1) Burada daha karmaşık ekonomik ilişkiler giriyor. Ama temelde: Sadece üretmek yetmiyor. Yarışabilmen lazım. gerekirse Çin'le bile yarışabilmen lazım.
+ Mesela önümüzdeki yıllarda Çin'de Japonya gibi olacak. Yani tüketmeye de başlayacaklar. O arada hemen gözünü açıp senin de ona bir şeyler satman lazım.
Bu çılgın bir düzen ama işleyişi böyle.
2) İşte aradaki farkı anlatıyorum. Bir sürü şeyden daha çok var ve daha da artıyor. Mesela elektrik / su. Eskiden kesilirdi. Sıcak su haftada 1 kere olurdu (O zamanlar nasıl öyle yaşadıysak). Yani sistem gelişiyor / işliyor.
"Mükemmel" demedim. Sistemden kaynaklanan sorun da çok var. Zaman ilerledikçe de bunları telafi etmeye çalışıyoruz.
3) Plastik atık konusunu bilmiyorsun galiba. Plastik doğada 400 sene boyunca erimiyor. Eriyince de çevresindeki suyu / toprağı zehirliyor. Bu yüzden doğal malzemeden imal edilmiş diş fırçası kullanmak daha iyi.
4) ABD "dini özgürlük" konusuna dayalı. Dolayısıyla tamamen laik değil.
- Konu biraz karıştı. :)
Guzel de orada karmasik ekonomi filan olmuyor, sen oyle sanmaktasin.Brokerligi bize karmasik ekonomi diye mi anlatacaksin? Kolpa olalim diyorsun kisaca ekonomik yarista. Sen simdi kadim Cin'e bambu dis fircasi satacaksin yani? Baska ulkeden alip, Cin'e mal satacaksin..
Iste aradaki farki anlatamiyorsun ama ornegin sogukta soba basinda kurulanmis bir cocuga, sicak su kesilirdi dersen sana guler ancak, kazanda su kaynatmayi da mi akil edemedin diye...Hem soguk dus iyidir, adamin aklini basina getirir. Bu yuzden diyorum ya, oncelikle kimsin sen, ulkeni ne kadar taniyorsun? Yani yasama iliskin sorunlara cozum bulunur.
Mukemmel sistem yoktur zaten.
Yoo gayet iyi bilirim, de o dedigin radyasyondur. Sana naylon fircali bambu sapli dis fircasi kakalamislar, sen de ulke fertlerine mi tanitiyorsun cevrecilik diye?
Abd'nin dini ozgurlugu orayi ilgilendirir, bizi ilgilendirmez ki? Senin ulken vegan degil bir kere yekten, bundan da mi haberin yok? Yoksa hayvanciligi bitirelim, tarimi da, millet mecburen vegan olur, boylece dis fircasi satariz gibi bir mantik icerisinde misin?
Konu karismadi, senin kafan karisti sadece.
ForumKirpisi
25-03-2019, 14:04
Kentsel dönüşüm öncesi 3 katlı bir apartman, alt yapı buna uygun. Kentsel dönüşüm sonrası
14 katlı. Altyapı aynı. Zaten lüks olan yeri yıkıp daha yüksek yaptılar. Eski dilde silah gibi oldu.
İstteyken her hafta en az 1 kere su kesiliyodu, bi kere 2 kere kesildi şampuanlı kaldığım ilk durum.
Öğlen giriyordum banyoya şak gidiyordu.
Haber falan vermek diye bir şey yok. Sitede açıklama, SMS yok.
Aynı dönemde oturduğum ilde vardı bu hizmetler.
Elektrikte kesiliyodu. Belediyelik bi durum yok pek. Şehir planlaması, elektrik - su idaresi
ortak işi bu. En önemlisi de sürekli süren inşaatlar yüzünden kaynaklar ön görülemiyor.
Mesela babam büyük su projesi için boru döşendiğinde 70lerde çalışmış. O dönem önümüzdeki
100 yıl gidecek bu borular demişler. Öngördükleri nüfus artışı şimdikinin 1/4'ü kadarmış.
Liyakat olmadığından yerleştirdikleri elemanlar Anadolunun ücra köşelerinde tutunamayıp göç eden
ailecek kafası gelişmemiş düşük IQlu kişiler olduğundan
heralde planlama işini yürütemiyorlar. Ya da bizim memlekette tasla döküyoduk olcak o kadar falan diyolardır.
Bir diğer sıkıntı ucuzculuk. Paracı sistemde ölücülük yaparsan dandiklik alışkanlık oluyor.
Kapitalizmi yapan ülkelerde emek çok pahalı. Bizde emek bedava gavurun malı pahalı.
Leonardo
25-03-2019, 16:32
Başlığın konusundan uzaklaştık anlamında diyorum.
Bana göre, ilk önce gücü halka vermek gerekiyor. Hükümetin halka çalıştığı bir düzen getirmek gerekiyor. Yani halkın kendi çıkarını koruyabilmesi gerekiyor.
Bunun alt-yapısı, + hukuk devleti + özgür basın olunca, o zaman yavaş yavaş ilerliyor.
Mesela Irkçılık ABD'de halen var. ama 1800'lerden beri, önce kölelik kaldırıldı, sonra 1960'larda sivil haklar için mücadele edildi derken, bugün patronun sana "zenci" derse adamı mahkemeye verebiliyorsun.
Ve örneğin yenilenebilir enerjiler alanı da öyle. Birçok ülkede insanlar yenilenebilir enerji konusunda adım atmıyor diye kendi hükümetlerini mahkemeye veriyorlar. Hukuk bağımsızlığı var çünkü.
Komünizm bir nevi kestirme yol arıyor. Ama deneyim bize gösteriyor ki, en kestirme yol budur.
mesela "aç insanlar var" deniyor. Avrupa'da bir sürü fakir insan gelip üniversitelerde yemek yiyorlar. En ucuz yemek orada diyerek. O da olmayınca Hollanda da bazılarına kalacak yer + yemek veriliyor.
Yani kapitalizm yine var. Ama hükümet / sistem kapitalizmin üstünde olduğu ve sana (bireye) bağlı olduğu için yol alabiliyorsun.
Yoksa mesela sokakta yatarken organları çalınan insanlar da var. İşte diğer bir ayağı da basın ve halkın tepki verme gücü. Yani mükemmel değil, ama ileri doğru gidiyor. Geri-dönüş oldurmaya çalışırlarsa da sokağa çıkıyorsun, dolayısıyla patron / kapitalist kesimini daima kontrol etmiş oluyorsun. Gücün en büyük kısmı yine halkın elinde oluyor.
Son mesajindaki soylediklerin olumlu, ama yine Abd'yi ornek almak zorunda degiliz.
Abd'ye iliskin onemli olan birilerinin birilerine zenci dememesi, yani bunu soylememek onemli, soylendikten sonra ceza verilmesi degil. Kapitalizm yok denmedi zaten, verili sistem olarak mevcut.
Mesela bu basligin konusuna iliskin, Kilicdaroglu'na idam yakistiranlar, kislayi Katar'a verenlerle ayni zihniyet.