PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : IŞİD’e füze yakıtı Türkiye’deki dağıtıcı ve işadamı üzerinden sağlandı


Neva
24-03-2019, 09:52
Güney Fransa'nın Picardie bölgesindeki tarlalarda yetişen buğdaydan elde edilen ve gıda sektöründe kullanılan sorbitol adlı madde IŞİD depolarında bulundu. Radikallerin maddeyi füze menzillerini yükseltmek için kullandıkları anlaşıldı.


Sorbitol'ü üreten tanınmış Fransız gıda şirketi Tereos'a ilişkin dava başlıyor. Şirket; "Sorbitolün IŞİD'in eline nasıl geçtiğini bilemiyoruz" ifadelerini kullanıp ekliyor: "Bu şeker pancarı üreticilerinin bize yönelik bir komplosu."

Klasik gibi görünen ve tanıdık gelen bu açıklama burada bitmiyor. Çünkü Tereos'un verdiği bilgiler işin içine Türkiye'yi de sokuyor: "Sorbitolü Türkiye'deki alıcıya sattık. Maddenin yönü bu aşamadan sonra değişti. Gebze'den Antep'e oradan El Bab'a geçti."

Her şey Avrupa Birliği'ne bağlı çalışan ve çatışmalı bölgelerdeki silahlanmayı inceleyen kuruluş, Conflict Armament Research'ın (CAR), 2016 sonunda IŞİD'in elinden çıkan bölgelerdeki terkedilmiş depolarda sorbitol adlı maddeyi bulmasıyla başladı. Madde önce Musul'daki ardından da yine Irak'ta bulunan depolarda ele geçirildi.

CAR, gıda sektöründe yararlanılan, özellikle diş macunu ve sakız yapılan maddenin radikal İslamcılar tarafından neden bu kadar tüketildiğini anlayamadı. Aslında depolarda bulunan Tereos'a ait sorbitol torbalarının üzerinde çok durmadı.

Ancak yayınladığı rapor dikkat çekti, araştırmalar derinleşince ortaya gerçek çıktı. Sorbitol, potasyum nitrat ile karıştırılınca roketler ve özellikle orta menzilli füzelerde akaryakıt olarak kullanılıyor ve onların menzilini arttırıyordu.

IŞİD'in depo ve atölyelerinde elde edilen kullanma kılavuzlarına göre her füzede 1.2 kilo sorbitol kullanılıyordu. Patlayıcının içindeki maddeler kristale benzeyen diğer madde ile birleşip aktif hale geldiğinde füzeler yüzlerce metreye çıkabiliyordu.CAR'ın ilk etapta anlayamadığı olayı derinleştirip araştırmaya dönüştürenler arasında Fransa'nın önemli gazetelerinden Journal Du Dimanche de vardı. Gazetenin muhabiri Guillaume Dasquie, "Fransız şekeri ve IŞİD füzeleri" ilişkisini anlatan haberinde, sorbitolün yolculuğuna da dikkat çekiyordu.

Fransa'nın Picardie bölgesinde üretilip paketlenen, Belçika'nın liman şehri Anvers'e gelen sorbitol, Türkiye'de Gebze'ye indirildi. Buradaki firmadan bir işadamı aldı Antep'e sonrasında da Suriye'deki bir aracıya teslim etti. Mal böylece El Bab'a ulaştı.

Journal Du Dimanche adlı Fransız gazetesinin aktardığı Tereos'un yetkili ağzının ifadelerine benzerdi: "Sorbitol'ü Türkiye'ye sattık, ne olduysa bundan sonra oldu. Alıcımızı takip edemeyiz malın yönü değişti."

Fransız firması 78 ton sorbitolün Gebze-İstanbul hattında, 2015 yılında ortadan kaybolduğunu savunuyordu. Artık sorbitolün aynı yıl Suriye'ye geçirildiği biliniyor. Mal Musul ve Telafer'deki depolarda bulundu. IŞİD, bundan füzelerinde yararlandı. Savaşı derinleştirdi, koalisyon araçlarını vurdu. Felluce'de yine aynı yıl IŞİD tarafından ortalama 3 bin roket yapılıyordu.

https://www.birgun.net/haber-detay/iside-fuze-yakiti-turkiyedeki-dagitici-ve-isadami-uzerinden-saglandi.html

karakedi
24-03-2019, 09:58
***nin ISID politikasi coktu. Bugun bir haber gordum. ISID elindeki butun topraklari kaybetmis. Bu petrol yataklari uzerindeki hakimiyetini de kaybettigini gosterir. Ortadogunun halifesi olma hayallerinden desteklenen terorist gruplarin iflas ettigi gunlere geldik. Bunlar da icerideki dinamiklere eklenecek.

ForumKirpisi
24-03-2019, 10:01
Sınırdan mal geçişi nasıl oluyor onu çözebilsek? Sınırdan cayır cayır tır falan geçiriyorlar.
Adamlar gidip geliyor falan.
Herkeste savaş vardı falan diyor. Sınır kapıları cayır cayır çalışıyor. Karşı tarafta muhattap kim?

Malını kime indiriyon yani, mesela karşı taraftan adam geliyor adam gidiyor. Bu eleman karşıda napıyo ne ediyo
bunu nasıl biliyolar. Ben diyo bayramda ailemi görcem ya da ailesini gönderiyor(bizim kiracı), kendi çalışıyor.
Sonra İşid yenilirken daha da fazla genç erkek Türkiyeye çalışmaya geliyor, bunların kim olduğunu falan nerden belli?
Bunlara kartı kim veriyo? Bu tayyomal resmen İşid için memleketi peşkeş çekti buna bi site açacam kamerayla cayır cayır
çalıştıracam. Aidsli elemanları koyup.

Neva
26-03-2019, 02:58
Oğlu cihatta ölen anne: Daha kötüsü olabilir.
Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG), IŞİD'in sahada bittiğini ilan ettiği 23 Mart'tan bir gün önce, Belçika'nı başkenti Brüksel'in Zaventem Havalimanı ve Maelbeek metrosunda anmalar var. 2016'daki katliamlarda 32 kişi öldü, 250 kişi yaralandı.

Çiçekleri geride bırakıp, Brüksel Ulu Camii'ne ilerliyoruz. Belçika'da Selefilik eski. 1967'de Brüksel'deki INNO alışveriş merkezinde çıkan yangında 300 kişi ölüyor. Suudi Arabistan Kralı kurbanlar adına yardımda bulunuyor. Karşılığında Arabistan'a kısa zamanda ülkedeki en büyük camiye dönüşecek bina armağan ediliyor. Suudiler yatırım yaptıkça örgütlenme büyüyor. O yıllarda camideki tabela dikkat çekici: Rabıta!

Daha Suriye'de savaş başlamadan önce bile Faslıların yaşadığı Maalbeek ve Anderlecht'te hareketlilik başlıyor. Yoğun örgütlenme var. "22 Mart"ı gerçekleştirilen Halid ve İbrahim El Bakraoui kardeşler ile Najim Laachraoui, Schraerbeek, Rue Max Roes Caddesi'ndeki hücre evinde saklanıyor. İbrahim El Bakraoui'nin yolu Antepten de geçiyor. Sıradan bir suçlu gibi sınır dışı ediliyor. Ne Türkiye ne Belçika önemsiyor.

Schraerbeek'de oğlu IŞİD'e katılan bir anne ile buluşuyoruz. 48 yaşındaki Saliha Ben Ali'nin sakin bir görüntüsü var: "4 çocuk annesiyim, bu bela başımıza 2013'te geldi. İkinci oğlum Sabri Refla 18'inde, aniden ve habersiz Suriye'ye gidip 3.5 ay sonra öldü. Eşime bir Türk numarası aradı." Telefondaki ses, aileye ‘müjde' veriyor: Cihatta öldü cennete gidecek.

"Genellikle telefonlarda Türk numaraları kullanılıyordu" diyen Ben Ali oğlunun ölümünden sonra işin peşini bırakmıyor: "Devlete başvurdum. Belçika'nın, Türkiye'ye baskı kurmasını istedim çünkü çocuklarımızın gidişi konusunda Türkiye hükümeti suç ortağıdır. Cihadın nakliyecisi oldu. Geçişlere göz yumdu."

Saliha Ben Ali, ölen oğlunun rotasını izlemeye karar veriyor.
Başka aileler de vardı. Bazılarımız olanları öğrenmek, bazılarımız da çocuklarını geri alabilmek umuduyla Türkiye'ye gittik. Yetişkin olmayan gençler de vardı" diyor.

Başvurulara kayıtsız kalınıyor. Saliha Ben Ali, 2015'in Kilis'ini anlatıyor: "IŞİD'de katılanların kaldıkları 2 otel vardı. İkisi de yeni ve göz kamaştırıcıydı. Birinin adını ‘Akça' olarak hatırlıyordum. 2013'ten itibaren Kilis, IŞİD'in parası sayesinde değişmişti. Yaralı IŞİD'cileri de gördüm, tedavi edilip savaşa dönüyorlardı. Halep'e 14 kilometre uzaklıktaki küçük tepede bulunan camiye (mavi cami diyor) gittik. Burada gençler önce namaz kılıyorlar, sonra aşağısındaki mısır tarlalarını aşarak Suriye'ye geçiyorlardı."Bir taksici kendilerine rehberlik yapıyor: "Sınıra yakın IŞİD bayrağını gördük. Geride Türk keskin nişancılar vardı. Bayrağı belgeleyecekken, jandarma yakaladı. Casuslukla suçlandık. Gözaltında tutulup kötü muamele gördük. Belçika'nın araya girmesiyle 24 saatin içinde serbest kaldık. Bir riyakarlığı gördüm. IŞİD'e gidenlerin değil ama onları arayan bizlerin yolunu yolunu kestiler. Anladım ki Türkiye politikası ile IŞİD arasında ince bir sınır var."

https://www.birgun.net/haber-detay/oglu-cihatta-olen-anne-daha-kotusu-olabillir.html

ForumKirpisi
26-03-2019, 06:16
Neva dedem,

TR AB'de olsa Europol o arayan numarayı verse, hepsini bulurlardı.
İşte böyle izole. Ayrıca hükumetin dansöz gibi daha 2018 öncesi İşid yokmuş gibi davrandığı dönemleri biliyoruz.

Problem şurada:
TR Afrika'dan gelenler harici girişlere dikkat etmiyor.
Belçika da terörist yuvası mübarek. Dünya'nın teröristi orada.
Belçika vatandaşlarına da İşidçi olarak bakılacak demek ki.

Bu herifleri aldılar aldılar şimdi bok yesinler.

MİT bi yerlerini karışlıyo

ForumKirpisi
26-03-2019, 06:25
Bence Belçika daha suçlu. Yine oradan esinti bi SGD propagandası mı olaki?
Belçika'nın bunca şeye girişimi ne olmuş?

Yani birisi Türkiyeden deport edilince niye edilmiş diye bakmamış bile.

Bunlara vatandaşlık vermekle 1. suçu işlemiş, bunları umarsızca salmakla 2. suçu işlemiş.
Güvenlik bilgisi paylaşmamakla 3. suçu işlemiş.
Lagaluga yapmakla da medya hem iyi hem dingillik yapmış.
Anlı şanlı İç İşlerimizin muhteşem güvenlik uygulamalarının sağlamlığını görüyoruz. Jandarmayı da
içişlerine bağlayıp bulamaç yaptı aidslinin çocukları.