PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 31 Mart Vakası'nın intikamını alacaklarmış!...


upuaut
31-03-2019, 06:36
Şaka değil gerçek. Zaten Yerel Seçimler'in bu tarihe alınmasında bu intikam yatmaktadır. Sözcü yazarı Ümit Zileli, 14 Şubat 2019'da "31 Mart Vakası'nın intikamını alacaklarmış!... (https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/umit-zileli/31-mart-vakasinin-intikamini-alacaklarmis-3521311/)" adlı makalesini yazarak bu tehlikeye dikkat çekti.

İşin garibi, Ümit Zileli'nin AKP'li "Yeliz" kod adlı milletvekilinin sosyal medyadaki,

"31 Mart (1909) vakasıyla Sultan Hamid'i alaşağı edip koskoca Osmanlı'yı gavura peşkeş çekenlerin torunlarını,şimdi tam 100 sene sonra (ki doğrusu, 110 sene olacaktı) 2019'da, ikinci 31 Mart vakasıyla tarihin çöplüğüne atacağız!"

paylaşımına dayandırdığı makalesi gerçekleşti. Çünkü bugünkü gazete manşetleri (http://www.gazetemanset.com/) tamamen bu konuya dikkat çekiyor: Diriliş Postası (https://www.gzt.com/gazeteler/dirilispostasi-gazetesi-31-03-2019), Yenisöz (https://www.gzt.com/gazeteler/yenisoz-gazetesi-31-03-2019) vs.

Bir kere olayın neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. 31 Mart Rumi takvime göredir. 1840'da Tanzimatçılar tarafından sürüme konulan Rumi takvimde 31 Mart 1325 tarihi 13 Nisan 1909'a karşılık gelir. 23 Temmuz 1908'de ilan edilen 2. Meşrutiyeti hazmedemeyen, ordunun yenilenmesini, "alaylı" olarak isimlendiren asker ve subayların tasfiyesine karşı olan gerici 4. Avcı Taburu tarafından başlatılan kalkışma, kısa sürede hacı-hoca tarafından da destek gördü ve İstanbul 10 gün süreyle adeta işgal altına alındı.

31 Mart Vakası'nın hala aydınlatılamamış yönleri olduğu bir gerçektir ama eldeki veriler bu kalkışmayı koordine eden, başını çeken ve karışmayarak hatta destekleyerek ikbal arayanların kimler olduğunu gayet açıkça gösterir:

1. Prens Sabahattin,
2. Derviş Vahdeti,
3. Sultan 2. Abdülhamit.

Ümit Zileli bunların suçlarını açıkça yazmış ama 31 Mart Vakası'nın fotokopisi olan 13 Vendémiaire Vakası'nı es geçmiş. Vallahi çok ayıp etmiş. Kendisine "Notre Dame de Sion" diyeyim, o anlar!

Gelin, şimdi I. Cumhuriyet'teki bu olaya bir göz atalım.

13 Vendémiaire Vakası: Fransa'da I. Cumhuriyet Dönemi'nde gerçekleşen bu olayın "Terör Dönemi (https://tr.wikipedia.org/wiki/Terör_Dönemi_(Fransa))"nde olduğu geçer. Adını söylerken bile telaffuzunda zorlandığımız 13 Vendémiaire olayı 5 Ekim 1795'te Paris sokaklarında Fransız Devrimci birlikleri ile Kraliyetçi güçler arasındaki bir savaşa verilen addır.

https://media.napoleon-images.us/tableaux/bonaparte_vendemiaire.jpg
General Bonaparte, 13. Vendemiaire gününde, A. Raffet. (https://www.napoleon-empire.com/counter-revolution/13_vendemiaire.php)

Her şey tahtı ele geçirmek isteyen soyluların Kilise'nin de yardımıyla harekete geçmesi ve İngiltere gibi yabancı ülkelerden yardım istemesiyle başlar. Ancak Fransa'da yeni bir anayasa kabul edilmiş ve ülke beş kişilik direktuvar tarafından idare edilmeye başlanmıştı. Bu nedenle Paris’te krallık yanlısı binlerce kişi protesto için sokağa inince Napolyon’u Toulon Kuşatması’ndan tanıyan Direktuvar üyesi Paul Barras ona göstericileri bastırmasını emretti. Cumhuriyet takvimine göre 13 Vendémiaire 4'te (miladi takvime göre 5 Ekim 1795) binaların üzerine toplar yerleştirtip kalabalığın üzerine ateş ettiren Napolyon, ayaklanmayı bastırdı. Bu başarısı sayesinde İç Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na getirildi; rütbesi tümgeneralliğe yükseldi.

Bu olay ayrıca "Napoleon 2002" belgeselinde şöyle anlatılır:

https://www.youtube.com/watch?v=gk3JVWkC5ks

Anlamayan aptallar için konuyu özetlemekte fayda var: Padişah, Kral ya da ülkenin başındaki her kimse, içeride iktidar gücünü yitirince işbirlikçiler ve dışarıdakilerin yardımıyla ülkesini karıştıracak bazı olaylar tertipleyerek ya da destekleyerek eski gücünü elde etmek ister. 31 Mart ve 13 Vendemiaire vakalarında olan şey budur. Bunun dışında başkaca bir çıkarımda bulunmak abestir!

kartopu
31-03-2019, 08:29
Gelsin alsın etki tepkiyi doğurur Bekli sonuçlar bu günden de iyi olur Belki tarikatler bir daha geri gelmemek üzere hayatımızdan çıkar.
Savaş bu kimin kazanacağı kimin kaybedeceği önceden belli olmaz.