PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : AKP belediyelerinde yapılan yolsuzluklar


karakedi
20-04-2019, 10:48
bu başlıkta AKP de olup, yapılan yolsuzlukları paylaşabiliriz. belediyelerin el değiştirdiği yerlerde arka arkaya yolsuzluk haberleri geliyor. görünün o ki, her taşın altında bir organize hırsızlık, bir büyük çaplı yolsuzluk var.

Erdoğan'ın "türkiye ittifakı" cart curt lafları arasında bu yolsuzluklar gümbürtüye gitmesin diye, dilerseniz bu başlıkta hem arşiv niyetine toplamış oluruz, hem de tartışırız. görelim bakalım Erdoğan'ın ittifak zihniyetinin içinde kimler var? vatandaştan toplanan vergiler, geçim sıkıntısı yaşayan emekçiler var mı?

karakedi
20-04-2019, 10:51
bu aralar en çok tartışılan olaylardan biri bu. bu bakın AKP partisinde kadın kolları başkanı. belediyede maaşlı bir işe atanıyor. fakat görev alanının ne olduğu, ne yaptığı konusunda hiç kimse hiçbir şey bilmiyor. bolu halkından toplanan vergilerin sırtından geçiniyor. bu olay su yüzüne çıkınca kadın istifa edip "görevi" bırakmış.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/akpli-baskan-belediyeden-maas-aliyor-ama-ne-yaptigini-bilmiyoruz-260991
Bolu'da seçimi kazanan CHP'li Tanju Özcan, "AKP Kadın Kolları Başkanı Belediye'den maaş alıyor ama ne iş yaptığını bilmiyoruz, kendileri de bilmiyor. Suç duyurusunda bulanacak, takipçisi olacağız, ne kadar para zimmetine geçtiyse faizi ile geri alınacak" açıklamasını yaptı.

Sözcü'den Veli Toprak'ın haberine göre belediyeye bağlı Boses Şirketi'nde geçici işçi kadrosunda olduğu öğrenilen AKP'li Güler, dün şirketten istifa etti. AKP'li Güler'in yakın çevresi Bolu Bakış Gazetesi'ne şu bilgiyi verdi: "Arzu başkan seçimlerden 6 ay önce kadın kolları başkanı oldu ve Bolu Belediyesi'ne hizmet veren bir şirkete bağlı olarak kadrosuz işçi olarak çalışıyordu. Her partide olduğu gibi Arzu Güler de seçimlerin son 1 ayında görevinden dolayı işlerini aksatmıştı."

AÇIKLAMALARDAN SONRA İSTİFA ETTİ

Özcan'ın açıklamasından sonra AKP'de gözler Arzu Güler'e çevrildi.

AKP'li Güler'in yakın çevresi Bolu Bakış Gazetesi'ne şu bilgiyi verdi:

"Arzu başkan seçimlerden 6 ay önce kadın kolları başkanı oldu ve Bolu Belediyesi'ne hizmet veren bir şirkete bağlı olarak kadrosuz işçi olarak çalışıyordu. Her partide olduğu gibi Arzu Güler de seçimlerin son 1 ayında görevinden dolayı işlerini aksatmıştı."

http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/styles/newsimagestyle_615x410/public/87877087878787_16_9_1555388275.jpg

hurmetli
20-04-2019, 11:43
Oturduğu koltuğa bakılırsa hiç kadrosuz işçi gibi görünmüyor.
Acaba ne kadar maaş alıyordu?

ilahimasal
20-04-2019, 12:25
Akp li Reisin akp li Arzu Güler hakkında ki görüşü

https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn%3AANd9GcRfu1KEXnCq5tKmgD5CMVIKIVEn2Jx dkM5XMagaW30kQgtx1B6X

Şüpheci Dinsiz
21-04-2019, 01:38
yurtgazetesi.com.tr (http://www.yurtgazetesi.com.tr/imamoglu-nun-yurutmeyi-durdurmasi-makale,16300.html)

İmamoğlu'nun yürütmeyi durdurması

http://www.yurtgazetesi.com.tr/images/yazarlar/0_1.jpg
Baran Furkan Gül

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, başkanlık koltuğuna oturmasının ardından yayımladığı genelgede iki müfettiş ve uzman sıfatıyla üç kişiye, Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşlarının tüm elektronik veritabanı ve altyapısını kopyalama yetkisi verdi.

İmamoğlu'nun bu talimatları vermesinin ardından AKP'liler adeta çılgına döndü. Yandaş yazarlar 'devletin mahrem bilgileri' diyecek kadar denge sorunu yaşadı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu Başkanı AKP'li Yüksel Akyol, İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nden 'yürütmeyi durdurma' kararı aldırdı.

Bu boyuttaki paniğin gerçekte tek sebebi, yürütmeyi durduracak kişinin Ekrem İmamoğlu olması. Yıllardır halkın parasını 'yürütüyorlar'. Şimdi bunlar açığa çıkıyor.

İmamoğlu'nun şu sözleri aslında tüm gerçeği gözler önüne seriyor:

"Kamu adına görev yapıyoruz, kamunun verilerini korumak zorundayız. Şu anda görevli olan arkadaşlarım, Büyükşehir Belediyesi'nin daha önce sözleşmesini yapıp bu alanda anlaşma yaptığı bir firmanın görevlisi. Özellikle 31 Mart ile 18 Nisan arasında ne yazık ki duyum değil, daha ötesi tespitlerimiz var. Bunları en sağlıklı bir şekilde kıyaslamak, verileri analiz etmek ve halkımızın çıkarını korumak adına bu işlem yapılmıştır."

25 yıldır İstanbul nezdinde Türkiye'yi soyanlar paniğe kapıldı. Hem akarları kesildi hem pislikleri teşhir oluyor.

***

Ne diyor yandaş Cem Küçük: "Devletin gizli bilgilerini ne idüğü belirsiz kişilere kopyalattırmak milli güvenliği açık ihlaldir. Üstelik bu yapılırken MİT ve Cumhurbaşkanlığı'na danışılmıyor. Çok pis kokular geliyor."

Yakınında biri de demiyor ki "Devletin gizli bilgilerinin belediyede ne işi var."

Yok tabii. O da biliyor olmadığını.

Maksat kirli çamaşırlar ortaya saçılmasın.

***

Yandaş Fuat Uğur ne diyor köşesinde: "...zaten Sayıştay denetiminden geçen bütün iş ve işlemlerin kayıtlı olduğu veri tabanını kurum dışından kim olduğu belli olmayan..."

Öncelikle Sayıştay raporlarının ne kadar kısıtlı bir şekilde paylaşıldığı herkesin malumu… Bu kısıtlı halinde bile onlarca yolsuzluk ortaya çıkınca Sayıştay'ın Denetim İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı görevden alınmadı mı?

"Kim olduğu belli olmayan" meselesine gelince de İmamoğlu zaten yukarıda kim olduklarının yanıtını vermiş.

***

Sabah gazetesinde çalışan yandaş bir 'gazeteci ise şunları yazıyor sosyal medyada:

"Ekrem İmamoğlu tarafından verilen talimata binaen, İBB'deki dijital verilerin izinsiz kişilerce kopyalanması ve yayınlanması durumunda, İstanbul'da ikamet eden her vatandaşın 'Kişisel Verilerin Korunması Kanunu' noktasında ayrı ayrı suç duyurusunda bulunma hakkı var."

Bu arkadaşa da şu hatırlatmayı yapayım o zaman;

Sizin Başkan adayınız Binali Yıldırım. Ulaştırma Bakanı olduğu dönemde insanların kimlik bilgileri çalınarak internete yüklenmişti hatırlıyor musun?

Tam sayıyı da vereyim sana;

49.611.709

Okuyamadın mı?

Kırkdokuz milyon altıyüzonbir bin yediyüz dokuz

Peki Binali Yıldırım ne yanıt vermişti?

'Önemli bir şey değil.'

***

Yani bunların derdi vatandaşın kişisel bilgilerini korumak, devletin mahrem bilgilerinin sızması falan değil.

Böyle bir dertleri olsaydı ne 49 milyon insanın bilgisi sızardı ne de FETÖ koz
mik odaya girebilirdi.

Neva
21-04-2019, 07:44
65 yıllık Atatürk Stadı'nın yerine 48 milyon liralık Millet Bahçesi.

Eskişehir'de, 65 yıllık Atatürk Stadı'nın yerine yapılması planlanan Millet Bahçesi'nin maliyetinin 48 milyon 250 bin TL olduğu ortaya çıktı. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, konuyla ilişkin, "Yaklaşık 50 milyon TL'lik bir iş neden İstanbullu firmaya verildi? Bu firmanın özelliği ne? Millet bahçesi için 65 yıllık Atatürk Stadı yıkıldı. Eskişehirlilerin anıları yok edildi. İhale; açık, tüm firmaların teklif verebileceği şeffaf biçimde planlanmıştı tam tersi oldu." ifadelerini kullandı.
Eskişehir'de 65 yıllık Atatürk Stadı yıkıldı, yerine Çevre Bakanlığı ve TOKİ tarafından Millet Bahçesi yapılacak. Bugüne dek ihalesi ve yapım maliyeti gizlenen Millet Bahçesi'nin, 48 milyon 250 bin liraya mal olacağı ortaya çıktı.

Konuyla ilgili Sözcü gazetesine açıklamalarda bulunan, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, "Millet Bahçesi'nin projesi 185 bin liralık ihale ile Ankaralı bir firmaya çizdirildi. Ardından bu ihale iptal edildi. Yerine açılan ihale ise pazarlık ve davet usulü ile yapıldı. İstanbullu bir firma kazandı. Eskişehir piyasası ve Eskişehirlilerden kaçırılan ihalenin sözleşmesi 48 milyon 250 bin TL'ye imzalandı" dedi.

Çakırözer, "Yaklaşık 50 milyon TL'lik bir iş neden İstanbullu firmaya verildi? Bu firmanın özelliği ne? Millet bahçesi için 65 yıllık Atatürk Stadı yıkıldı. Eskişehirlilerin anıları yok edildi. İhale; açık, tüm firmaların teklif verebileceği şeffaf biçimde planlanmıştı tam tersi oldu" açıklaması yaptı ve şunları söyledi:

‘'Kanuna göre bir ihalenin pazarlık usulü ile yapılması için, doğal afet, salgın hastalık gibi ani ve beklenmeyen olayların yaşanması gerekiyor. TOKİ bu ihaleyi önce gizledi, sonra istediği firmayı davet etti, pazarlık yapıp sözleşmeyi imzaladı. 50 milyonluk inşaat, müteahhitlik ve peyzaj işi gizlendi. Eskişehir'in bu alanlarda son derece gelişmiş firmalarına güvenmemek de haksızlıktır"

TOKİ KESENİN AĞZINI AÇTI

TOKİ son bir yılda Ankara, İstanbul, Batman, Elazığ, Trabzon, Sivas, Samsun, Sakarya, Tunceli, Bursa, Kocaeli, Van, Zonguldak ve Konya'ya millet bahçesi yapmak için de ihaleye çıkmıştı. Ankara'daki millet bahçesi için 398 milyon 500 bin TL'lik sözleşme imzalanırken, İstanbul Pendik'teki millet bahçesinin maliyeti ise 66 milyon 700 bin olarak belirlendi.

https://www.abcgazetesi.com/65-yillik-ataturk-stadinin-yerine-48-milyon-liralik-millet-bahcesi-10251

Engse Hohol
20-05-2019, 20:22
✔ (https://odatv.com/binali-yildirimin-yeni-iddiasi-herkesi-sasirtti-19051905.html?fbclid=IwAR06L9e_yVgB1ORQQbQZ_TUPC0Z aaEc_HIpinx6xgLFvl9UiI2wftr1QUZI) binali yıldırım diyorki "sandık başkanları akpartili olduğunu düşündüğü seçmenlere büyükşehir pusulası vermemişler." peki binali, söylesene, sandıklardan eksik pusula niye çıkmadı o zaman? akp'lilerin dâhi kolaylıkla anlayaileceği bir yalana sığınmış durumdasın binali, bile-bile yalan söylüyorsun.

✔ (https://twitter.com/kacsaatolduson/status/1130052152913793024) bizim akpartili seçmenler o kadar mal ki kendilerini dışardan belli ediyorlar demek istemiş sanki. ben insanı dış görünüşünden anlayamıyorum hangi partili diye ama binali anlıyor ve sandık kurullarındaki insanların da anladığını düşünüyor. Hoş, tüccar aldığını-sattığını bilir pek tabii. bu sayede binali yıldırım 'ın 26 milyar serveti var.

✔ (https://twitter.com/mywayTurkey/status/1126209260633903105) binali yıldırım 'ın şirketleri nin tamamı 2002 akp iktidarından sonra kurulmuş.