Orijinalini görmek için tıklayınız : Venezuela'da Akşam Darbesi
ForumKirpisi
30-04-2019, 14:11
Mayıs gelmeden Venezuela'da muhalefet lideri ABD vatandaşı Juan Guaido küçük bir askeri birlikle darbe yapmaya çalışıyormuş. Bakalım ne olacak.
https://www.haberturk.com/son-dakika-venezuela-da-darbe-girisimi-2447554
Son dakika... Venezuela hükümeti, muhalefetle bağlantılı bir grup askerin darbe girişimi başlattığını ve girişimin bastırılmaya çalışıldığını açıkladı. Venezuela Devlet Başkanı Maduro, yaptığı ilk açıklamada halkı sokağa davet etti. Venezuela'da kendisini geçici devlet başkanı ilan eden Juan Guaido, askeri birliklere ve Venezuela halkına "sokağa çıkın" çağrısında bulundu. Venezuela Savunma Bakanı ise darbe girişimini reddettiklerini, ordunun mevcut Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun yanında olacağını duyurdu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ise daha önce Guaido'yu geçici devlet başkanı ilan eden ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela hakkında bilgilendirildiği ve Trump'ın süreci takip ettiği duyuruldu
Darbe girişiminin yerel saatle 06.35'te başladığı belirtildi.
Venezuela lideri Maduro, darbe girişimin ardından yaptığı ilk açıklamada, "Komutanlar anayasaya bağlılıklarını ifade ettiler. Halkı, vatanı ve anayasal düzeni korumak için sokağa davet ediyorum" şeklinde konuştu.
Venezuela İletişim, Kültür ve Turizmden Sorumlu Devlet Başkanı Yardımcısı Jorge Rodriguez, Twitter hesabında, "sağ görüşlü muhaliflerle çalışan vatan haini" askerlerin küçük bir darbe girişiminin bastırılmaya çalışıldığı paylaşımını yaptı.
Şüpheci Dinsiz
30-04-2019, 22:42
Twitter'da yayın yapan NTN24 Venezuela kanalında yer alan BM'den Samuel Moncada'nın aldığı taze bilgiye göre; ABD memuru aşırı sağcı Lopez iti Şili konsolosluğunda saklanıyormuş. Anlaşılan darbe başarısız olmuş.
Samuel Moncada from THE un: "Leopoldo López is hiding in the Embassy of Chile according to information I have just received"
1123307895658094592
Şüpheci Dinsiz
30-04-2019, 22:48
Twitter'da yayın yapan NTN24 Venezuela kanalında yer alan BM'den Samuel Moncada'nın verdiği bilgiye göre; asıl ABD memuru olan Guaido iti de ofisinde kilitliymiş, eleman sokaklarda kan dökülmesini umuyormuş.
Samuel Moncada from THE un: "Where is Juan Guaidó? He's locked in his office, he's looking for blood on the streets. "
1123307787474427904
Şüpheci Dinsiz
30-04-2019, 22:57
NTN24 Venezuela kanalında yer alan taze bir haber:
Şili başbakanı Roberto Ampuero, Leopoldo Lopez, Lilian Tintori ve kızının Caracas'taki konsolosluğun resmi konutuna misafir olarak girdiklerini teyit emiş.
Chancellor of Chile, Roberto Ampuero, confirms that Leopoldo López, Lilian Tintori and her daughter have entered as guests to the official residence of the Embassy of this country in Caracas
1123310635176140803
Şüpheci Dinsiz
30-04-2019, 23:08
Şimdiye kadar göstericilerden 11 tutuklama yapılmış, 2'si ateşli silahla olmak üzere 38 yaralı hastanelere gitmiş.
bilgivehis
30-04-2019, 23:20
21.yüz yılın kapitalist diktatörlükleri.
Diktatörlük -1- (Venezuella)
-Diktatör önce seçimle gelir.
-Ülkeyi talan ettikten sonra çöken ekonomiyle kendi muhalifini oluşturur.
-Muhalif saldırınca mağdur duruma düşer.
-Halkın duyarlarında taşıdığı mağdura acıma hissi ve burjuva sınıfının varlığı ülkeyi ikiye böler.
-Böylece ülkenin asıl sorunu olan batan ekonomi arada kaynatılır.
Diktatörlük -2- (Türkiye)
-Diktatör önce seçimle gelir.
-Ülkeyi talan ettikten sonra çöken ekonomiyle kendi muhalifini oluşturur.
-Muhalif güçlenince mağdur duruma düşer.
-Bu defa kendini kurtarmak için muhalifle ittifak arayışına girer.
-Böylece ülkenin asıl sorunu olan batan ekonomi arada kaynatılır.
Diktatörlük -3- (Mısır)
-Diktatör önce din ve seçim ile gelir.
-Ülkeyi talan ettikten sonra çöken ekonomiyle kendi muhalifini oluşturur.
-Muhalif güçlenince mağdur duruma düşer.
-Halkın duyarlarında taşıdığı sürü psikolojisi ile ekonomik psikoloji çatışmaya dönüşür.
-Böylece ülkenin asıl sorunu olan batan ekonomi arada kaynatılır.
Diktatörlük -4- (Libya)
-Diktatör Bedevilerden aldığı güç ile ülkenin başına gelir.
-Ülke ekonomisini düzlüğe çıkarır, sosyal yaşam kalitesini yükseltir.
-Bundan rahatsız olan sürü, çadır devleti olmakta ısrar eder.
-Daha sonra diktatörü büyük bir gururla alaşağı eder.
-Ekonominin dibe vurması ve sosyal yaşamın kısıtlanması sürüyü mutlu ve bahtiyar kılar.
Ciddi bir darbe beklemeyelim. Maduro zaten ABD petrol alıcısı firma ile çalışmış. Trump başkan seçildiğinde 500.000 dolar bağış yapmış. Burada emperyallerin ufak bir paylaşım sorunu var.
ABD Maduro ile çalışmak istemiyor, diğer emperyaller arada kalmışlar. Bu sorunu çözmeye çalışıyorlar. Hepside kendi ekmeği peşinde.
Venezuela'da ufak bir Rus birliği varmış, belki Maduro el çektirilirse onu korumaya alacak kadar. Eklediğim Habertürk sayfasında ki videonun özeti bu.
ForumKirpisi
01-05-2019, 02:40
Venezueladaki Sisteme Bir Bakalım
Venezuela vaktinde Avrupa'dan göç almış, çok Avrupai insanların yaşadığı bir tarafta da Maduro gibi yerlilerin ve melezlerin
yaşadığı bir yer. Bir T.C. vatandaşı için çok ucuz bir ülke. Fakat zihniyet olarak yaşanabilir. Devlet belli mekanizmaları kaybetmiş.
Yani ülkeye tam anlamıyla hakim değil. Maduro'nun uzun süredir iktidarda olmasıyla da yolsuzluklar, silah ve maden ticari almış gitmiş.
Maduro bizdeki reis gibi kendini ülke ile eşleştirirken kendini tam olarak ülkenin sahibi görmüyor. Reisten gömlek gömlek üstün birisi.
Maduronun ABD'den başka taraflara kayması ve ABD'nin düğmeye basması sonucu ülke krize girdi.
Maduro ülkenin bir kısmını, yarısını sendika denen bir yapıya bırakmış durumda.
Bu sendika, adeta bir devlet gibi. Sendika bölgeleri genelde ekonomik durumu sallantıda
insanların yaşadığı yerler. Fakat hükumet bölgesinde tehlikede hisseden hayat kadınları
bu sendika bölgelerine gidiyor. Sendika kendi adaletini koyuyor ve muhteşem bir hak dengesi var.
Sendika bölgesinde hırsızlık yapamıyorsunuz. Gasp yapamıyorsunuz. Sizi uyarıp öldürebiliyorlar.
Genelde çocuklar da silahlarıyla bu sendika üyesi oluyor.
Fakat sendika diye bir şey yok. Bu bakıma sendika diye adlandırılan yapının ne olduğu bilinmiyor.
Venezuela her yeri altın dolu bir ülke. Altın bu sendika bölgelerinde çıkaran halka ait.
Bu bakıma sendika, topraklarını millileştirdiğini söylüyor.
Fakat altın çıkaranlar sendikaya komisyon vermek zorunda. Peki sendika bu komisyonu ne yapmaktadır?
Devlet sendikayı görmezden geliyor ayrıca sendika ile askeri bağlantılar olduğu söyleniyor.
Fakat polise ve askere sorarsanız sendika hiç bir zaman yoktur.
Diğer komünist? olduğunu iddia eden ülkelerde söylendiği gibi rüşvet çok. Amerikan dolarıyla her işinizi halledebilirsiniz.
Leonardo
01-05-2019, 13:12
- Maduro'ya destek olan ülkeler:
- G.Kore
- Çin
- Rusya
- Türkiye
- İran
- Küba
(Bir de Güney-Afrika / sebebini bilmiyorum)
Putin denen adam 80'li yıllardaki gibi yeni bir Varşova paktı oluşturmaya çalışıyor gibi. Ama Rusya'nın şu anda ordusu da bitmektedir. Mesela Yeni buldukları Armata tankını üretemiyorlar (paraları yok). Su-57'leri ne kadar üretebilecekleri belli değil ki bunlar teknolojik olarak F-22'lerin çok gerisinde deniyor. s-400'ler F-22'lere karşı etkisiz. (İsrail S-400'lere rağmen Suriye'Yi defalarca vurdu). ve Rusya'nın tek uçak gemisi (Sovyetlerden kalma) yakında hizmet dışı kalacak, yenisini yapacak paraları yok (teknolojileri de yok).
Rusya halkı (özellikle gençler) Putin'in sürekli seçilmesinden ve ülkede bir şeyin değişmemesinden dolayı Çek cumhuriyeti, Diğer Avrupa ülkeleri, hatta Türkiye'ye gelme yollarını arıyorlar.
Bu anlattığım "yeni Varşova paktının" merkezi olan ülke. İçlerinde adam olan bir tek Çin var, onun dışında bu bloğa dahil olan ülkelerin hiçbiri beş para etmez.
Bizdeki sol basın Maduroyu destekliyorsa, benim yıllarca şüphelendiğim gibi, Sol basın da Rusya'ya /Putin'e çalışıyor demektir.
- Ben chavezci değilim. Ama chavez'i severdim. Bugün eski Chavezciler bile Juan Guaido'yu destekliyor.
Halkın elektriği yok, suyu yok, petrol satamıyorlar, hastanelerde doktor yok, Suriye gibi halkın yarısı ülkeden kaçmış.
Bunlar hep Putin'in ortalığı karıştırma çabalarıdır.
+ AKp'li dışişleri bakanımız da Maduro'yu destekliyor.
[B][/Şüpheci DİnsizB]
Twitter'da yayın yapan NTN24 Venezuela kanalında yer alan BM'den Samuel Moncada'nın verdiği bilgiye göre; asıl ABD memuru olan Guaido iti de ofisinde kilitliymiş, eleman sokaklarda kan dökülmesini umuyormuş.
- Juan Guaido kötü biriyse, AKP sizce neden Maduro'Yu destekliyor?
BU türden hatalar yapmamanız lazım. :)
ForumKirpisi
01-05-2019, 13:26
-> İspanya'da darbeyi desteklemediğini açıkladı.
Maduro rüşvet, yolsuzluk gırla. Eksik bozuk. Altın madenlerinden ABD'yi sıyırınca başına gelmedik kalmadı. (Yerine İsviçre geldi :D)
Ne İngiltere'nin gerizekalı May hükumetinin ne de Amerikanın Venezuelayı taktığı yok. Seni de taktığı yok. Beni de taktığı yok. Ölürsen de iyi olur onlara göre.
Eğer Maduro bugün kalkıp ABD'ye tavizler verirse tüm bu güçler hata yapmışız der. Özür diler ve Maduro kalır. Bu sefer kahraman olur.
Trump - Maduroyu göğe çıkarır.
Bu şekilde Maduro kalırsa Venezuela bok gibi devam, Guaido gelirse Venezuela ABD köpeği ve küresel ABD tiranlığına özellikle de
Trump tiranlığına hizmetçi bir ülke olacak.
Tayyip giderse Rusyayla Çinle bi oturup konuşmak, bu batan ülkeleri fonlamak ve batan ülkelerde gerekirse yoz iktidarları değiştirmek için CIA alternatif bi sistem kurulması gerekiyor.
Leonardo sen Dünya'da ne olup bittiğini bilmiyon. Trumpın kadrosu ve CIA hristiyan-yahudi white supremacist extremist popülist faşist bir sistem kurmak üzere 2017'den beri etkin şekilde çalışıyor Brezilya'yı devirdiler. İtalyayı devirdiler. Makedonyayı hallettiler. Yunanistanı zora soktular köpek ettiler. Ukraynayı hoplattılar. daha var
Bolivyayı devirdiler Arjantini devirecekler. Arjantin çok güzel yer dev dev binalar var. Avrupaidir baya. Hoştur. Kısmet bulsam evlenirdim.
ForumKirpisi
01-05-2019, 13:53
Bu arada Çin'e asla güven olmaz. Çin'i fazla fazla kamçılayıp mümkün olan en büyük tavizleri alacaksın.
Gerizekalı Perinçekçilerin ağzından lokma çıktı 200 milyar dolar Çinden para gelcek diyor. Gelcek tabi, böyle düğünlerde saçılan sahte paralar var ya
onlardan gelcek. Huawei Xiaomi düdükledi düdükledi. Sana 200'ü verirler tabi.
Türkiye tüm pazarını Çin'e açtı. Telefonumuz Çin PCmiz Tayvan. Az Kore.
Bakın Kore, Türkiye dizilerinin bile ülkeye girmesine engel oluyor. Güney Kore dost değil mi? Dost tabi. ABD dost bırakır mı?
Bu düzen tıkanma noktasına geldi, ondan dolayı döviz 10-12'ye kadar gider. Bi Venezuela biz olabiliriz.
Ta ki ABDye alternatif bir sistem gelip ABD ile denge politikası uygulanırsa Trumpta gideceğini anlarsa işler değişir.
Trump kadar gerizekalı birisi görmedim ben Haititen gelenlere Afrikalılara çöp demiş, Haitili herkese AIDS demiş.
Gerizekalı birisi bi toplantıda bi ülkeden gelenlere çöp diyorsa kafası da manyaktır kendi de.
Sevmezsin tiksinirsin manyaksındır ırkçısındır üst bilmemne süpersindir anlarım ama kalkıp bi toplantıda ülkeden gelenlere çöp ve AIDSLi diyosan kafayı bozmuşundur sen.
Alkışlarla yaşıyorumda seri katil elektrik işçisini izleyin. Trumpın ondan farkı yok.
ek:
Parayla oynayan varsa döviz alıp satacağına vadeli opsiyon yapsın.
Leonardo
01-05-2019, 14:00
:) :)
Şüpheci Dinsiz
01-05-2019, 14:08
- Juan Guaido kötü biriyse, AKP sizce neden Maduro'Yu destekliyor?
BU türden hatalar yapmamanız lazım. :)
- Venezüela hakkında karar verme hakkı yalnızca Venezüela halkına aittir.
- Venezüela'nın yeraltı kaynakları da yalnızca Venezüela halkına aittir. Bu kaynakların gelirleri Venezüela halkına eşit dağıtılmalıdır.
Maduro veya başkası, Venezüela'yı yönetme iddiasında olan her kim olursa olsun bunları dikkate almalı. Bana göre Maduro bu niyete sahip olsa bile (ki çok emin değilim) bu kaliteye sahip değil. Yani ben Maduro'yu desteklemiyorum. Benim desteğim ABD veya başkasının mandası olmak istemeyen onurlu Venezüela halkına.
Bunca petrol ve altın rezervi olan bir ülkede yokluk-yoksulluk olmasının, çılgınca enflasyon olmasının sebebini anlayamıyorum. Bir yönetim sorunu olduğu açık, bunu manda istemeyen onurlu Venezüela halkı çözmeli.
Guaido ise Venazüela'nın yeraltı kaynaklarını ABD'ye peşkeş çekmesi için görevli bir ABD memuru, bunun nesini konuşalım?
ForumKirpisi
01-05-2019, 14:38
mangal yapsan geliriz aday olsan veririz.
Şüpheci Dinsiz
01-05-2019, 15:22
ABD denen katil-hırsız devlet, darbenin bastırılmasından pek memnun olmadı. Arada Küba'yı da tehdit etmeyi ihmal etmedi.
abcgazetesi.com (https://www.abcgazetesi.com/abd-tehditlerini-surduruyor-venezuelaya-askeri-harekat-mumkun-12632)
ABD tehditlerini sürdürüyor: Venezuela'ya askeri harekat mümkün
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ‘gerekmesi durumunda Venezuela'ya askeri harekatın mümkün olduğunu' söyleyerek Venezuela'yı tehdit etti.
Venezuela'da dün yaşanan ABD destekli darbe girişiminin ardından ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Venezuela'ya karşı "tüm seçeneklerin masada olduğunu" söyleyerek ülkeyi tehdit etmişti.
"Ana hedef olarak barışçıl bir güç aktarımı istiyoruz" diyen Bolton, "Ancak tekrar söyleyeceğim, Maduro ve onu destekleyenler, tüm seçeneklerin masada olduğunu bilmeli" ifadelerini kullanmıştı.
‘ASKERİ HAREKAT MÜMKÜN'
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, "Eğer gereken buysa, Venezuela'ya askeri harekat mümkün" diyerek askeri seçeneği yeniden dile getirdi.
"Barışçıl geçişi tercih ederiz" iddiasını sürdüren Pompeo, buna karşın Venezuela'da rejim değişikliği için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.
Venezuela yönetimi ABD'nin darbe girişiminin "gerisinde değil, en önünde" olduğunu söyleyerek yaşananlara tepki göstermişti.
ForumKirpisi
01-05-2019, 15:28
Hiç ABD CIA ve abd derin devletinden bu kadar nefret etmediydim gizli üsturuplu isleri bile normalleştirdiler. Küba askerini çeksin demiş emrin olur.
Ülkemizde dolu abd ve nato misyonu var kimbilir napıyor lar.
Leonardo
01-05-2019, 16:12
- Venezüela hakkında karar verme hakkı yalnızca Venezüela halkına aittir.
- Venezüela'nın yeraltı kaynakları da yalnızca Venezüela halkına aittir. Bu kaynakların gelirleri Venezüela halkına eşit dağıtılmalıdır.
Maduro veya başkası, Venezüela'yı yönetme iddiasında olan her kim olursa olsun bunları dikkate almalı. Bana göre Maduro bu niyete sahip olsa bile (ki çok emin değilim) bu kaliteye sahip değil. Yani ben Maduro'yu desteklemiyorum. Benim desteğim ABD veya başkasının mandası olmak istemeyen onurlu Venezüela halkına.
Bunca petrol ve altın rezervi olan bir ülkede yokluk-yoksulluk olmasının, çılgınca enflasyon olmasının sebebini anlayamıyorum. Bir yönetim sorunu olduğu açık, bunu manda istemeyen onurlu Venezüela halkı çözmeli.
Guaido ise Venazüela'nın yeraltı kaynaklarını ABD'ye peşkeş çekmesi için görevli bir ABD memuru, bunun nesini konuşalım?
- Bence yanılıyorsunuz.
guaido'nun kalıcı lider olma iddiası bile yok. Sadece "Ben bu ülkenin geçici başkanıyım, çünkü ülkenin mevcut başkanı son seçimde yeterli oy alamamıştır" diyor. Ve bu doğru. Son 2016 seçiminde Maduro anayasaya aykırı olarak gücü elinde tutmaktadır.
Ve o Bakanlıkları subaylara peşkeş çekmiştir. Bu şekilde ordunun gücünü yanına almıştır ve bu şekilde ayakta kalmaya çalışmaktadır.
Sokakta maduro'yu destekler görünenler de Küba destekli motorsikletli gruplardır.
Neyse. Guaido zaten kalıcı olmayacak. "anayasal rejimi geri getirip adil seçim düzenleyeceğim" filan diyor.
+ Maduro'yu dışlamıyor. "Gelsin siyasi parti olarak çalışmasını sürdürsün" diyor.
Tek sorun şu anda üst düzey generaller. ellerindeki ayrıcalıkları verirler mi / vermezler mi? o sorun.
Trump şu anda haklı. Yani doğru tarafta yer alıyor.
Da bir de: mesele doğal kaynaklar ise, Venezüella'Nın altın rezervleri filan Türkiye'ye getirildi diye biliyorum (Ruslar tarafından). O ne iş o zaman?
:)
Suriye / Türkiye benzeri saçma sapan bir şey oluyor. Putin yüzünden. Olan da oranın halkına oluyor.
Leonardo
01-05-2019, 16:13
Hiç ABD CIA ve abd derin devletinden bu kadar nefret etmediydim gizli üsturuplu isleri bile normalleştirdiler. Küba askerini çeksin demiş emrin olur.
Ülkemizde dolu abd ve nato misyonu var kimbilir napıyor lar.
- Kübanın ülkede adamları var da asker değil diye biliyorum. Karşı-gösterileri filan organize ediyorlar.
Bizim Gezi olaylarında ara sokaklarda türeyen AKP'liler gibi :)
Şüpheci Dinsiz
01-05-2019, 16:18
Carlos Latuff'un konu hakkındaki karikatürleri.
https://www.brasil247.com/get_img?ImageWidth=1000&ImageId=628792
Yaratıklar
"Darbe"
--/--
https://pbs.twimg.com/media/D0BBv9GWsAMW-SI?format=jpg&name=small
Petrole olan susuzluğum hala geçmedi.
--/--
https://pbs.twimg.com/media/D5cqXPtWwAUAeI3.jpg:large
"Darbe"
Leonardo
01-05-2019, 16:55
- Son resim biraz büyük olmuş.
Buna bende inanabilirim. Olabilir.
Da Maduro'nun yine de gitmesi lazım. Bunu söyleyenler eski Chavez'ciler.
Venevüella Chavez'den önce Güney Amerikanın en zengin ülkelerinden biriydi. Tek sorunu gelir dağılımı eşitsizliği + devletteki yozlaşma idi. Chavez bunları ama öyle ama böyle düzeltmeye çalışmıştır.
O yüzden ilk karikatürü Putin'İn ağzından çıkan Maduro. Putin'İn ağzından çıkan Mevlüt Çavuşoğlu olarak da resmedebiliriz.
Rusya'nın bu tür ülkelerde ABD ile inatlaşmasının (mesela Suriye'de) o ülkelerin halklarına bir şey kazandırdığını ben zannetmiyorum.
+ dediğim gibi, Guaido anayasal düzene dönüş ve adil seçim talep eden (ve birçok ülkenin tanıdığı) bir geçici başkandır.
+ AKP birine destek veriyorsa, bilin ki o adam yanlıştır. :)
Şüpheci Dinsiz
01-05-2019, 16:58
Leonardo,
Bir sürü akbabanın ganimetten pay almak için Venezüela'nın üzerinde dolaştığı doğrudur. Ne var ki, aşağıda Venezüela'yı yıkmaya çalışan asıl sırtlanlar bizzat ABD ve Guaido-Lopez gibi kompradorlardır(işbirlikçiler).
--/--
Darbe girişimi başladığında şu çaresizliği iliklerime kadar yaşadım. Türkiye'de Venezüela'dan tarafsız haber verebilecek bir kaynak yok.
1- Türkiye basını İspanyolca bilmiyor.
2- Türkiye basını Venezüela'nın basınını tanımıyor, hangisi tarafsızdır, bilmiyor.
3- Türkiye basınında darbe karşıtı olan kesim de ne haber vereceğini bilemedi, apıştı kaldı. Sonra gerçek kaynağı belirsiz muhalif haberleri vermeye kalktılar.
4- Tüm Dünyada basın, emperyalist-kapitalist güçlerin eline geçmiş. Hepsi Guaido'yu parlatıyordu. Rus Sputnik'in verdiği haberler bile bu basından alıntıydı.
Dünya halkları açısından tam bir çaresizlik anlayacağın. Gerçekten ne olduğunu bilemiyorsun, sana gösterilen şeye inanmak zorunda bırakılıyorsun.
Ben acaba bunu kırabilir miyim diye Twitter'da Venezüela-Caracas'tan yayın yapan yerel-ulusal TV'leri takip ettim. Tweet'ler İspanyolcaydı, ancak (Twitter'ın müthiş bir özelliği) İngilizceye çevirme imkanı vardı. Bir süre takip edince kim ABD yanlısı, kim değil, kim tarafsız ortaya çıktı. Tarafsız olduğunu düşündüğüm kanaldan alıntı yaparak buraya aktardım.
--/--
Yani sendeki bu koşulsuz ABD seviciliğini anlıyorum. Sana gösterilen şeye sorgulamadan inanıyorsun, adalet-hak-hukuk meselelerine kafanı pek yormuyorsun, büyük ihtimalle işlerin de tıkırındadır.
Zeus daha çok versin ama, ezenlerden yana saf tuttuysan ezilenler hakkında konuşma.
Hak-hukuk meselelerine o kadar uzaksın ki, ABD'nin Afganistan'a-Irak'a-Suriye'ye demokrasi getirdiğini iddia etmiştin, şimdi de Venezüela'ya getireceğine inan(dırıl)mışsın ve ciddi ciddi bunu savunuyorsun.
Dediğim gibi, senin gibileri görünce şaşırmıyorum. Nasıl imal edildiğini biliyorum.
ilahimasal
01-05-2019, 17:30
Türkiye de , seçim oldu ve sonuçları halen belirsiz , bitmedi üzerine K.Kılıçtarogluna linç girişimi oldu.
Bu durumda venezuela halkını bir kenara koyarsak , maduro hz ve medyası Türkiye deki seçim ve linç için ne dedi ? Diye sormak en doğal hakkımız.
Elbetteki maduro hzleri Türkiye deki durumdan haberdar , kendisi ve medyası bürokratı , askeri de aynı şekilde .
Burada yaşanan duruma dair bir tek kelime edeneyen maduro hzleri , durumundan kaynaklı Türkiye deki altın ticarerindeki
kankileri sebebi ile mi ses çıkaramadı. Biz mi duymadık.
Duyamadığımıza göre hz de baskı ve adaletsizliği benimsiyor.
umuyorum ki maduroyu haşat ederler. Maduro hz leri çok da seyimde.
Aynı durum burada kutlanması gereken halk basarısına ses etmeyen ruscuk putin içinde gecerli.
evet abd yi sevmiyorum ama bunların ikisininde ....... koysun .
Bu işler böyle. Ne koyarsan onu alırsın.
Geber maduri
Geber putuni
Sieeee
Leonardo
01-05-2019, 18:10
Leonardo,
Bir sürü akbabanın ganimetten pay almak için Venezüela'nın üzerinde dolaştığı doğrudur. Ne var ki, aşağıda Venezüela'yı yıkmaya çalışan asıl sırtlanlar bizzat ABD ve Guaido-Lopez gibi kompradorlardır(işbirlikçiler).
--/--
Darbe girişimi başladığında şu çaresizliği iliklerime kadar yaşadım. Türkiye'de Venezüela'dan tarafsız haber verebilecek bir kaynak yok.
1- Türkiye basını İspanyolca bilmiyor.
2- Türkiye basını Venezüela'nın basınını tanımıyor, hangisi tarafsızdır, bilmiyor.
3- Türkiye basınında darbe karşıtı olan kesim de ne haber vereceğini bilemedi, apıştı kaldı. Sonra gerçek kaynağı belirsiz muhalif haberleri vermeye kalktılar.
4- Tüm Dünyada basın, emperyalist-kapitalist güçlerin eline geçmiş. Hepsi Guaido'yu parlatıyordu. Rus Sputnik'in verdiği haberler bile bu basından alıntıydı.
Dünya halkları açısından tam bir çaresizlik anlayacağın. Gerçekten ne olduğunu bilemiyorsun, sana gösterilen şeye inanmak zorunda bırakılıyorsun.
Ben acaba bunu kırabilir miyim diye Twitter'da Venezüela-Caracas'tan yayın yapan yerel-ulusal TV'leri takip ettim. Tweet'ler İspanyolcaydı, ancak (Twitter'ın müthiş bir özelliği) İngilizceye çevirme imkanı vardı. Bir süre takip edince kim ABD yanlısı, kim değil, kim tarafsız ortaya çıktı. Tarafsız olduğunu düşündüğüm kanaldan alıntı yaparak buraya aktardım.
--/--
Yani sendeki bu koşulsuz ABD seviciliğini anlıyorum. Sana gösterilen şeye sorgulamadan inanıyorsun, adalet-hak-hukuk meselelerine kafanı pek yormuyorsun, büyük ihtimalle işlerin de tıkırındadır.
Zeus daha çok versin ama, ezenlerden yana saf tuttuysan ezilenler hakkında konuşma.
Hak-hukuk meselelerine o kadar uzaksın ki, ABD'nin Afganistan'a-Irak'a-Suriye'ye demokrasi getirdiğini iddia etmiştin, şimdi de Venezüela'ya getireceğine inan(dırıl)mışsın ve ciddi ciddi bunu savunuyorsun.
Dediğim gibi, senin gibileri görünce şaşırmıyorum. Nasıl imal edildiğini biliyorum.
- Benim hakkımda öyle düşünmemelisin. Kendimi resmen Adnan Menderes gibi hissetim. İşlerin tıkırında filan :) :)
"Türkiye'yi küçük Amerika yapacağız / Venezüella'yı da küçük Amerika yapacağız" :) :) :)
- Bu bir seçim meselesi tabi. Sizler Batı medyasına inanmıyorsunuz. Kendi doğru bulduğunuz haber kaynaklarını tercih ediyorsunuz. Tamam. buna saygı duyuyorum.
Ben marka düşkünüyümdür. Türkiye'de değil, ama yurt dışında, isim yapmış haber kaynaklarına genellikle inanırım. BU da benim seçimim.
Ama sokak kavgası gibi düşünelim. Hasan, ali, Mehmet bir tarafta. Cemal, Hakan, Furkan diğer tarafta.
Hasan, Ali, Mehmet'i sevmiyorsunuz. Tamam.
Ama Cemal, Hakan, Furkan'ın nasıl birer O.Ç. olduğunu birinci elden biliyorsunuz.
Onun için ben direkt birinci gruba katılıyorum :)
Bir de böyle bakabiliriz.
Sizin dediğiniz gibiyse. Niye AKP + İran + Putin + Çin + K.Kore + Küba bunları destekliyor? Niye mesela Polonya bunları desteklemiyor. Niye Avrupa'Nın hepsi Guaido'yu destekliyor?
Biraz da böyle bakabilirsiniz.
Büyük polemiğe de girmek istemiyorum. Benim için AKP Guaido'yu desteklese, hemen şimdi "Bu maduro'nun haklı olduğu noktalar yok mu?" diye düşünmeye başlarım.
Bu da benim zihnimin işleyiş biçimi :)
karakedi
01-05-2019, 18:27
+ dediğim gibi, Guaido anayasal düzene dönüş ve adil seçim talep eden (ve birçok ülkenin tanıdığı) bir geçici başkandır.
+ AKP birine destek veriyorsa, bilin ki o adam yanlıştır. :)
Burada yanlisin var. Guaido yu sadece gerici olarak tanimlayamayiz. Guaido chavez zamaninda geriletilmeye baslanan sermaye sinifi ve orta siniflari temsil ediyor. Chavez ekolu de yoksullari temsil ettigi icin tutunabildi. Maduro da chavez kadar olmasa da, o da yoksullara dayaniyor. Chavez in dahi sagina dusen, populist bir politikaci. Amerikanin ambargo ve darbe denemelerine ragmen, Maduro nun nasil ouyor da halen gitmedigine aklin ermiyorsa, bundan hemen ulkeyi tek adamcilikla, diktayla, anayasaustu bir anlayosla yonettigi gelmesin. Yoksa venezuela gercegini anlayamazsin. Bir cogumiz dahi takip etmekte zorlaniyoruz.
Fakat bu bolivarcilarin bizdeki erdogan gibi bir sey oldugunu zannetme. Begenelim yada begenmeyelim bunlarin arkadasinda (derecesi tartisilmakla beraber) bilincli bir halk destegi var. Yoksa mumkun degil ayakta duramazlardi. Kaddafi gibi seyler yasanirdi. Suraya gelecegim, demissin ya Guaido anayasal duzene donusu isteyen bir lider diye. Venezuela zaten su anda da bir anayasaya gore yonetiliyor. Maduro kafasina gore taslari harekek ettirmiyor. Hatta venezuelayi yakindan takip eden dunya komunist hareketinin bu konudaki elestirisi, Maduro nun bu isleri agirdan aldigi, anayasaya cok bagli kaldigi, devrimin yumrugunu masaya vurmasi gerektigi yonunde.
Ancak sunu soyleyebiliriz. Guaido gelirse halkci anayasa geriletilir, sermaye sinifinin cikarlarini koruyacak sekilde revizyona ugrar. Hatta uzunca sure Maduro, Guaido nun haksiz oldugunu tamamen anayasal gerekcelerle aciklamaya calisti. Hata da buradaydi zaten. Boyle yapmadigi icin Guaido nun sesi yukseldi. Mevcut anayasaya cok bagli kaldi. Biz de ssniyoruz ki Maduro anayasaya karsi geliyor, tek adam diktasi yaptigi icin bu hale geldi, guaido guclendi. Halbuki tam tersi.
AKP nin destek verdigi adam yanlistir... seysinin tabii haklilik payi var. Fakat bilincli insanlar olarak bizim kriterimiz bu olamaz. AKP nin ilkeli ve belli programa dayali bir dis politikasisi yok. O gun cikarlari kimle kesisiyorsa. Bugunlerde amerika ile inatlasiyor. Peki biz bu tutumu ile.Erdogan in s400 krizinden onceki trumpla civik iliskisi ile kiyaslarsak, bugun daha dogru, ilkeli, daha bagimsizlikci oldugunu soyleyebilir miyiz? Bu adamin dogru dedigine guvenilemeyecegi gibi, yanlis dedigine dahi guvenilemez. Bu adam ancak teshir edilir, referans kabul edilemez.
Maduro da iste dunya emperyalist duzeninde catlak yaratmaya calisiyor. Napsin. Bu cizgi onun ayni zamanda ic politikasinda ne kadar ilkeli, devrimci oldugunu da gosterir. Bolivarciligi bile sorugulanabilir.
Sikinti su ki. Venezuela komunist partisi ve bir adam.var gerilla hareketi adini unuttum simdi. Bu partilerin venezuela toplumunda gucu maduro dan zayif. Onlar guclenirse ulke adam olur. Yoksa surunurler.
Sunu da soyleyeyim. Eger VKP guclenmeden Maduro yenilirse ulke yine batar. Guaido ve Amerika kazanir. O yuzden maduro ya yuklenmenin bir dozu olmali. Amerikaya karsi koyabilecek gercekci bir cozum uretmeden adama yuklenmek de tehlikeli.
ilahimasal
01-05-2019, 19:31
Çelişkiye bak !
Sosyalist ! maduro kendisini destekleyen Türkiye deki halklara zillet illet terörist diyenlerin desteğini alıyor. Bu durumdan da rahatsız değil.
Maduro ya sormak lazım , chavez den hoşlanmayanlar bu gün senden neden hoşlanıyor ? Öyle ki görselinde çekiç orak yıldız olan herkese kudurmuş it gibi saldıranlar sana KİŞİSEL olarak neden destek veriyor? ALTIN !!!!!!
Sanki Türkiye deki sosyaslist insanlar çok rahat keyfi yerindemiki kendi dertlerini bırakıp senin için yırtınsınlar.
Tabiki yırtınalımda az da sen yırtın. Kaç aydır buradan o kadar büyük destek aldıki [ sağdan ( altın) - soldan ( karşıliksız) ] yinede Burada halk birliginin aldıgı destege bilelim diye dahi bir kutlama açıklaması yapmadı.
Şimdi ise gebermek üzere. Bu gün olmazssa yarın gebertilir.
abd bu gün irana , rusya ya , suriye ye , çine bombaları dahi yagdırsa , tv den cekirdek çitleyerek izlemek isterim . Çokta keyifli olur.
Ab , abd neyse iran rusya suriyede o derece alçak şerefsiz yapılarmış bunu anladık.
Nedir bu alçaklara kol kanat germe davası
Haaa pozisyonlarını değiştirip insan olurlar bizde ona göre yazarız.
ilahimasal
01-05-2019, 20:03
Ayrıca
Bahçelinin destekledigi birisi nasıl desteklenebilir ? Destekeklenemez.
Bahçeli ne demiş !
Ayrıca Venezuela’daki darbe teşebbüsünü çok güçlü şekilde kınıyor, halkın iradesine silah doğrultuların hak ettikleri cezayı bulmalarını içtenlikle bekliyor, umut ediyorum.
Geleceğin insanlık çınarı darbecilerin değil, demokrasi sevdalılarının elinde büyüyecek ve kökleşecektir.
Bugünler herkes için bir ahlak imtihanı, her ülke için bir samimiyet testidir.
Leonardo
01-05-2019, 20:42
Rusya denen yapı bence bir mafyanın devleti kontrol etme yapısıdır. Hatta mafya'nın kendi devletini kurduğu bir yapıdır.
Ben Rus olsaydım Yeltsin'i özlerdim (ki özlüyorlar).
Putin'in başarısı da olmadı demiyorum. Ama bütün tek adam rejimleri gibi ilerliyor, ilerliyor, ilerliyor ve... kalıyor.
Hani bir yere kadar Rusya'Nın çıkarlarını korumak için çılgınca hareket etti desek de, Ben Suriye'de yaşananları halen kınıyorum.
Şöyle: "O petrol emperyalistlerin hakkıdır, hepsini Amerika yemeli" filan demedim. Da bizim 1 damla petrolümüz yok. Halimiz de Suriyeliden daha iyi. Brezilya'nın da petrolü var mı bilmiyorum. da Ortalama Brezilyalının hali Venezüellalınınkinden daha iyi.
Yani suçla, suçla nereye kadar?
Büyük güçlerin bir petrol oyunu muhakkak vardır. ben siyaset bilimci değilim. İddia etmeyeceğim.
Hatta petrolün sahibine faydadan çok zarar sağlamasının sebebi de muhtemelen budur.
Benim kızdığım şu:
Rusya Amerika'ya kafa tutacaksa tek başına tutsun. Ama Venezüella halkını, Suriye halkını, hatta Türkiye ve İran halkını öne sürmesini ben dürüst bir siyaset anlayışı olarak anlamıyorum. Sabahtan akşama kadar sputnik okusanız da bu konuda haksızsınız. Adam resmen dünyayı karıştırıyor ve sürekli suçluyor "sen emperyalistsin" diye. Kendisi ne peki?
Ben bu Rusya dostluk duygusunu o kadar paylaşmıyorum (hiç bir emperyalizmi kabul etmiyorum, bunu da kabul etmiyorum)
Yazılarımda dediğim gibi, uluslar arası düzeyde daha az yayılmacı, daha çok işbirlikçi yaklaşımlara inanıyorum.
Ayrıca Trump denen kişiyi Deutche Bank aracılığıyla, facebook trolleri kullanarak seçtiren de Ruslar. Takip ediyor musunuz? ben ediyorum. :)
spartacus
01-05-2019, 21:17
Şu hale bak.
Sanki takım kavgası.
Maduro neden gitsin de, yerine haramiler gelsin?
Maduro gitse dai, kendi içerisinde kongreyle gitmeli, ABD gibi, sermaye mafyasının seçtiği birisi olmamalı.
Maduro değil, şu halde isterse koltukta bir ağaç kütüğü olsun, ABD desteklenemez. Mesele takım meselesi değil, kimlerin neyi temil ettiği meselesi.
Aynı tür darbeler Chavez'e de yapıldı, yapılmadı mı? Başarıya ulaşabildi mi hayır ama uluslararası mafya birliği sermaye ve kaitalistler, ambargolar uygularsa bu daha başarılı istikrarsızlıklara kapı aralar.
İnsan gibi bir alternatif sundunuz da, buna sebep mi söylüyorsunuz?
Hayır.
Siz ne saçmalıyorsunuz?
Birisi demişki Erdoğan birisine destek verirse o adam yanlıştır.
Safsatanın dibi. sanki Erdoğan'ın keyfine bakıyor. Üstelik gerçeklerini bilmediğiniz bir ülkeden söz ediyorsunuz.
Kim gidecek, kim gelecek?
Sizler bu ülkelerin daha düne kadar nasıl yönetildiğini, ne olduğunu, esasında geçmişinin köle toplumu olduğunu ve bu köle toplumun artık bir noktadan sonra yeter diyerek devirdiği bir sermaye diktatörlüğü vardı.
Bizler yani halk, sermayedarlar kadar bilmeyiz katakülleyi, siyaseti, parayla satın alınmış teknik kadarolarımız da yoktur, onalr kadar da bilmeyiz bu işleri... Kısaca tecrübesizdir, ne yapmaları ve nasıl yapmalarına dair hazır reçeleri yoktur, ama sermayedar baronalrın reçetesihazırdır. Kapitalist öynetim hazır reçete sunar, yani neyi nasıl yapacağınızı, kimi nasıl sömüreceğinizi, önceden bilebilirsiniz, sistem de hazırdır, geriye sadece teknik kodroları yerleştirme işi kalır.
Bu feodalited e böyle değil miydi, basit di, köle toplum ile efendi, egemen çakalların yönetim biçimi aynı olmuyor.
kapitalizm de de, feodalitede yönetim güce ama servet veya sermaye gücüne dayanır. Örneğin birisi kraldır, grisi ona tabidir, o sarayında atamaalrı yapar olur biter, peki ya tem tersi olacaksa ne olacak? yani milyonlarca köle diyelim ki bu iktidarı devirdi, şimdi ne yapacak? var mı hazır bir reçete yok. esksini kullanabilir mi? hayır. Ne yazapacak? her ne yapacaksa, pratikle, teatiyle, hatalarıyl, tebrübeyle, yaşayarak öğrenecek ve yapacak - tabi çakallar engel olmaz sa ki, bu gün ABD, AB gibi, sömürgeci baron oluşumların bu tür deneyimlere fırsat vereceği düşünülmemli!- değil mi?
basit yazıyorum, bazılarının yaptığı yumurta tokuşturma kafası, düzeyi bize göre değil. Kaldı ki bu yumurta tokuşturanlar acaba hangi yumurtayı emsil ediyorlar bir de bunu sorgulamaları gerekir.
Diktatörlük deyimine gelince, kimin diktatör olduğunu illa kapitalist tarz aldatmaca ve asla demokrasi olmayan kraliyet mantığı belirlemiyor. Kapitalizmde hükümet tipik feodal kraliyet mantığına dayanır, tek farkla, feodalitede kral miras yoluyla gelirdi, kapitlaizm ise miras yerine bildiğimiz yöntemler kulllanılır ve güce dayanır. yani mirası kaldırmış olmak, işlevini kaldırmış olmak anlamına gelmedi. Bu gün vekil adayalrı dahi adaylıkalrını parayla ortaya koyup çalışmalarını parayla yapıyor, bizlerin hayatında bir arada görmediği. kaldı ki delege sistemi yok = demokrasi yok demektir.
Her kapitalist iktidar diktatörlüktür, kaldı ki ortada en temelde bir gerçek vardır ki, sınıf diktakötürlüğü, sermaye diktatörlüğü.
Bakınız bugün Türkiye'de KIDEM TAZMİTANI hakkı yok edilmek isteniyor. talepler kime ait? Patronlara, zararlı çıkacak olan kim, toplumun çoğunluğu. ya azınlık, fayda sağlayacak. Kim zarar görecek, kim görmeyecek?
Hükümet ne yapıyor? Kimin yanında?
Deme ki kapitalizm'de basit göstergeler var, önce bunu çözmeniz gerekir.
Madura gidince kim gelecek, kim yararlı, kim zararlı çıkacak? Demokrasi ve insanlık, dünya halk düşmanı ABD neden bu kadar çok istiyor?
Trump diktatör değil mi? En alası. Putin en alası. Merkel en alası! ne oldukları cinsi, kaşı, gözü önemli değil, önemli olan oraya nasıl geldikleridir. Halkın seçip belirlediği delegeler mi? hayır. bitmiştir, orada demokrasi olmaz.
VENEZUELA'da hiç kimse bu kapitalistlerin zerre umrunda değil, toplumun yarısı ölse dahi, eğer bu onlara oradaki petrolü ve getirilerini sağlayacaksa ellerini ovuştururlar. Özde, meseleler basit...
ortadoğu'da aynı stratejileri, taktikleri oynadılar ve ne yazık ki bir çoklarımız, destek verdi, hala da veren var.
Sermaye ve çıakr siyasetini anlamak bu kadar zor mu? değil çok basit, en bilinçsiz insanların çıakrları üzre nasıl davrandıkalrına baksanız dahi, en tepede olanın komplike örgütlülüğünü anlamak namına 10 adım atmış olursunuz.
öreğin, Leonardo Venezuela seni neden bu kadar ilgiliendiriyor da, Somali ilgilendirmiyor? Hiç düşündün mü? Chavez öncesi ekonomi daha kötüydü, nedense hiç biriniz için dert değildi. siz anlamıyorsunuz, kapitalist sistemlerde ekonomik göstergeler sermayeye yani zengine göre yapılır. Gelir dağılımı dahil edilmez, toplam sermaye üzerinden bir dolu zırvalık dizerler.
Ha ben Venezuela'da olanı biteni eleştirmiyor muyum? Eleştiriyorum, ama sap ile samanı karıştırmadan.
Senden bol bol, Somali, Afganistan kısaca başta ABD tarafından, diktatörlük lafazanlığıyla sizler gibileri kandırıp, talan edilmiş ülkeler adına mesajlar bekliyorum.
Halbuki diktatr dediğinzde anlamını olması gerektiği gibi kavramalısınız, kaldı ki genel ve siyaset bakımından kişiler diktatör olmazlar, diktatörlüğe kondurulurlar, evirilirler ve bu gökten inmez, belirli çıkarları olan bir azınlığın çıkarları söz konusu olduğunda, geçiş, pratik oligarşiye ve diktatörlüğe dönüşür. örnek mi, basit Türkiye, ABD(!), dünya kapitalist ülkeleri...
Bazı koşullar da ise -ki kapitalist sisteme uymayan- temsil, çoğunluğun(çoğunluk sınıfın) çıkarları üzredir, bu durumda bu da geçiş çoğunluğun diktatörlüğü olur.
Siz diktarörlük denince, sert birisinin etrafa bağırıp çağırmasını veya bir grubun sürekli birisini seçmesini, tercih etmesini sanıyorsunuz, yanılıyorsunuz, gayet yumuşak, gülümseyerek, etrafa gülücük dağıtarak da yapılabilir.
"Rusya denen yapı bence bir mafyanın devleti kontrol etme yapısıdır. Hatta mafya'nın kendi devletini kurduğu bir yapıdır." Leonardo.
Aynen haklısın, Almanya, ABD, İsrail, İngiltere, Fransa da farklı değil, bunlarda mafyanın kendi devetini kurduğu yapılar. zaten kapitalizmde devlet dersen başka türlüsü olmuyor.
Ama sen tutarlı değilsin, yandaş medya tarafından şartlanmışsın, ABD ye tapıyor, Rusyadan nefret ediyorsun sorunun psikolojik. ABD tarafından sömürülen ülkelere bak! Örneğin ABD kendi ülkesini de, petrolü, uranyumu bol ülkeleri CIA vb üzerinden mafya yöntemleriyle yönetiyor, petrol nerede mafya devletler orada, akbaba gibi.
ilahimasal
01-05-2019, 21:53
Bakınız bugün Türkiye'de KIDEM TAZMİTANI hakkı yok edilmek isteniyor. talepler kime ait? Patronlara, zararlı çıkacak olan kim, toplumun çoğunluğu. ya azınlık, fayda sağlayacak. Kim zarar görecek, kim görmeyecek?
.
Peki spartaküs maduro ve tayfası Türkiye de kıdem tazminatına çökenlere neden YANIMIZDA OLDUGUNUZ IÇIN TEŞSEKUR EDERIZ diyor. Bu kadar mı donanımsız bunlar .
Hadi halkı Türkiye de olanları bilmiyor yada ilgisiz diyelim. Aynı şey hz maduro ve tayfası içinde gecerlimi.
Darbe girişimi olana dek orda olan biten ne varsa biz halk olarak ne oluyorsa burda yada başka yerde yazıp çizmedik mi?
Durum böyleyken Türkiye de olan biten son olaylarla ilgili maduro ve tayfasından bir tek mesaj var mı ? YOK. Kendilerine Türkiyeden destek verenlere TEŞEKKUR edecek kadarda ilgililer.
Teşekkur ettikleri kişilerde sosyalizme kökten düşman olanlar olduğunu bilmiyor mu ?
Chavezle yada başka birileri ile bu maduro denen cibiliyetsiz kıyaslanmamalı.
Maduro efendinin derdi dert ancak burdakiler ağaç kovugundan çıktı gibi davranılamaz.
Bırakın abd şunu bu talan etsinde venezuela halkı Dünyada kendilerinin derdi ile dertlenen ve dertlenenlerin canına ot tıkayanların maduro denen zibile destek veren aslı abd gemilerine secde edenler olduğunu ögrensinler.
Yoksa başka türlü ögrenemezler.
Bahçeli bile tepki koyuyor. İgrenç bir durum midem bulandı.
karakedi
01-05-2019, 22:39
Bırakın abd şunu bu talan etsinde venezuela halkı Dünyada kendilerinin derdi ile dertlenen ve dertlenenlerin canına ot tıkayanların maduro denen zibile destek veren aslı abd gemilerine secde edenler olduğunu ögrensinler.
Yoksa başka türlü ögrenemezler.
Bahçeli bile tepki koyuyor. İgrenç bir durum midem bulandı.
Türkü ama böyle düşünürsen olaya duygusal yaklaşmış olursun. ne bileyim, en basit bir sınıf analizine dahi gerek yok. sadece dünya yakın tarihine bakmamız bile yanıldığını gösterir.
misal. saddam zamanında ırak halkının durumu daha kötüydü. orada da venezüela'daki gibi petrol var üstelik. libya öyleydi. bu ülkelerde aşırı petrol gelirinden kaynaklı bir arap sosyalizmi lafı ediliyor biliyorsun, aslında sosyalizm olduğu falan yok. peki bu ülkelere amerika girdi, bu ülkelerin halkı asıl tehlikenin amerikan emperyalizmi olduğunu anladı mı?
amerika girip gerisini halkın kendi iradesine bırakmıyor ki halk kendi kendini yönetsin. bütün tarih kitaplarında, köşe yazılarında, siyasi makalelerde yazıyor. amerika geldi. askeri olarak ülkeye girdi. mevcut yönetimi devirip, kendini destekleyen yönetimi iktidara getirdi. o ülkelerin basın, eğitim, kültürel faaliyetleri komple dönüşümden geçirildi ve insanlar işbirlikçi bir düzene aşina edildi. şimdi ırak halkı 15 yıldır belini doğrultamadı. libya halkı sürünüyor, şu an birbirlerini öldürmekle meşguller. suriyeyi karıştırdılar biliyorsun.
yani amerikanın girip de, halkın bilinçlendiği bir ülke bırak bütün felsefik, ideolojik tartışmaları; tarihte bile böyle bir örnek yok. tam tersine tam zıttı örnekler var.
amerika tabii ki venezüelaya girmesin, neden girsin. böyle bir gelişme tüm güney amerika halkları için çok tehlikeli olur. küba dahi daha çok kuşatılmış olur.
türkiyedeki sol hareket bile bundan zarar görür.
türkiyedeki sol hareket demişken... bence maduro'yu bizim yönetimle işbirliği yaptığı için eleştirmenin yanı sıra ve belki öncelikle, neden bu yönetimi halen deviremediğimiz; en azından daha sosyal demokrat, bağımsızlıkçı, emekten yana bir politik hareketi kuramadığımız konusunda kendimizi eleştirmemiz gerekir.
inan, bu ikincisinin, venezüela halkına, maduro'nun gidip amerikanın girmesinden çok daha faydası dokunur.
ABD denemeyi yaptı ve olumlu buldu ki operasyon sinyalleri veriyor. Yâni şu an Venezuela'da ki Maduro karşıtlarının gücünü iyi görüyor. Askeri eksikliği kendisi kapatacak.
ABD gelirse yine bir vahşet olabilir, belki de içeride ki yönetim gücü işi kolay geçiştirebilir. Maduro salt ABD karşıtlığı ile halkı perişan etti. Dünyanın en anlamsız en sığ siyaseti budur. Dünyanın ve dünyada ki ekonomik dinamiklerin karşısına geçmek. Maduro bu saatten sonra elden çıkardığı altınların hesabını verecek gibi.
ilahimasal
02-05-2019, 07:24
Türkü ama böyle düşünürsen olaya duygusal yaklaşmış olursun..
Duygusal !! Bu adama sosyalist diyerek destek verenler duygusal davranır.
Maduro Sosyalist falanda değil.
Daha dün bahçeli gibi birisi tarafından destek alan birisi
Daha dün maduro ve tayfasının akapa zihniyetinin desteği için ışıktan daha hızlı teşekur mesajları verdiler.
Türkiye de olanlara ne Rus şerefsizlerden ne iranlı şerefsizlerden , ne suriyeli şerefsizlerden nede venezuela lı şerefsizlerden ses yok.
Kubadan da yok , çinden de yok ,filistinliler için atarlanan koreden de yok.
Şu anda abd nin maduroya çökmesini bekliyorum. Çok eğlenceli olucak . Maduronun burdaki gestapoları kutladıgı gibi bende abd yi kutluycam.
Bunların alayı sosyalist falanda değil digerleri gibi mafyyatik yapılar.
Venezuela halki dogal sekilde UKTH hakkini ( bu hak komunizme iliskin degil dogal bir haktir.)kullaniyor. Garip olan bir durum yok. Bolivarci kokenden gelen halk umarim basarili sekilde devam eder.
ilahimasal
02-05-2019, 09:22
Venezuela halki dogal sekilde UKTH hakkini ( bu hak komunizme iliskin degil dogal bir haktir.)kullaniyor. Garip olan bir durum yok. Bolivarci kokenden gelen halk umarim basarili sekilde devam eder.
Maduro gibi , erdogan putin hayranlarının elinde sürüne sürünemi ?
karakedi
02-05-2019, 10:11
Turku. Iyi tamam o zaman. Devlet Bahceli sirf olumlu dstsek verdi diye amerika venezuela ya girsin, fethetsin ne diyim. Guaido veya ona benzer Bahceli nin destek vermeyecegi bir lider koyarlarsa biz solcular icin daha iyi bir gelisme olur.
Erdogan da kuba hakkinda 8 sene once olumlu fikirler beyan etmisti sanki. Oyle hatirliyorum. Amerika oraya da girsin.
Maduro salt ABD karşıtlığı ile halkı perişan etti. Dünyanın en anlamsız en sığ siyaseti budur. Dünyanın ve dünyada ki ekonomik dinamiklerin karşısına geçmek.
faşist ülkücü seni. nereden dünya dinamiği oluyormuş. amerika ambargo uygulayınca ekonomik dinamik mi oluyor?
amerika ırak'a da dünya dinamiği diye girdi. IŞID ankarada insanları bombalayıp öldürse, sahte gözyaşı dökersin. ama IŞID gibi dinamikleri yaratan amerikayı işte dünya dinamiği ekonomik gerekçeler falan diyerek översin.
sana mı kaldı venezüela halkının kaderini belirlemek. sen kendi ülkene bak. inşallah bir ekonomik dinamik gelir de sizin gibi faşistleri temizlerse bu ülke rahatlar.
Moderasyon Notu:
Üslubunuza dikkat ediniz.
TuranDursun.com moderasyonu
ForumKirpisi
02-05-2019, 10:46
Madaraynan AKP ilişkisi sadece Rusyaya yakınlaşma yüzünden.
Rusya öyle işlere kadir ki venezuelada türkiye reklamı da yapar. Öyle uzanıyo putinka.
Putinin yanındaki danışmanı Putini tanıyanlar ise asla İslamcılarla gerçekten bir pakt yapmayacağını
Türkiye BRICS veya özel bişey yapacaksa da Erdoğanla olmayacağını söylüyodu. Yani Putin asla Erdoğana güvenmez.
Putin Türkiyeyi elde edip Erdoğanı devirir. Erdoğan bunu biliyo o yüzden hiç bi tarafa gitmiyor.
Putin Erdoğanın TRnin dinamo halkı tarafından da sevilmediğini biliyor. İş yapan çalışan halk reisi sevmiyor.
Trampette şimdi Temmuz başı gelip son uyarısını yapcak. Ama Trump kendisi hariç idaresi Hristiyancı Yahudi olduğundan
Evanjelist olduğundan asla TRyi NATO asli üyesi kabul etmez. NATOnun dış çemberine hizmetçi seviyesine atar.
TR Natodan çıksın söylemi, Trumpın ABD adaylığıyla başladı. Evanjelist Hristiyancı Yahudici bu gerizekalıların Dünya bilgisi ABDden
öte geçmiyor. Yol kesip bayrakla meşale yakan gurbetçi düğün konvoycularına TR siyasetini bırakmak gibi bişey bu.
Aynı AB ile özel ortaklık diyenler gibi. Üye değil hizmetçi arıyolar.
ForumKirpisi
02-05-2019, 11:22
Halk açısından baksan çok garip. Aslında Maduroyu devirseler(deviremezler bence), halk biraz zengin edilecek.
Şöyle bi 5 sene?
Medya ve ABD Venezuela aslında ne kadar muhteşem ötesi bi yermiş ya dicekler, turizm patlıcak. Yabancı şirketler gidecek.
ABD Venezuela arası ticaret anlaşmaları olur.
Ama önce Venezuela karına yapılır bu anlaşmalar, gizli maddelerle de ABD tarafında değiştirme hakkı verilir.
Venezuela bu sistemden çıkamayacak hale gelir.
Halk dicek ki şimdiye kadar malmışız. Keşke Amerikancı olsaymışız.
Sonra da içlerine sağcı dinci ırkçılar gelir. Sapasağlam. Diğerlerini de öldürüp maden çukurlarına gömerler. Üstüne
kakao ve kahve ağacı ekerler. Çükületa yiyenler o çikolataları yer işte.
Bu filmi Türkiye yaşadı galiba.
Ama ABD operasyonda kuru sıkıyor çok ya :D. Maduro ülkeden kaçsın diye bakıyolar. ABDde artık ne WW2 ne Vietnam tecrübeli askerler var. Iraktakiler delirdi diye emekli oldu ötekileri filmlerde oynatıyolar sirk maymunu. Venezuela Arap değil Maduro kaçar mı bilmem.
Eğer ABD çok sıkarsa nükleer Rus ve Çin denizaltılarıyla karşılaşçak.
Trump çok komik birisi ya Süleyman Soyluya çok benzetiyom ben. Kendimi ABD'ye karşı zor tutuyorum :D
Valla Venezuelanın fonlanması lazım. Durumu düzelsin. Türkiye falan turist göndersin. Çok hoş bi yer diyolar.
Al sana pazar kapitalistlerde sever.
Tek başına kalıyor. Etrafı da sarılı orda uyduruk kaydırık.
ForumKirpisi
02-05-2019, 12:12
sayın türkü dedem, maduro türkiyedeki siyaset hakkında hiç bişey bilmiyor ki.
sen maduroyu ne sanıyon julian assange mı? maduro, erbakanın solcusu gibi olabilir.
dünyadan pek haberi olmayan birisi olsa daha güzel plan yapardı değil mi?
maduro zeka üstüne zeka birisi değil, ülkesinin çoğunu yönetemiyor zaten. ülkesindeki belli iç ve
offshore çok uluslu güçler mesela İsviçre vatandaşı Çinliler destekliyor. Denizaltıyla petrol taşıyolar, bavulla altın.
Elmas.
insanlar burda maduroyu savunmuyor ki. blitzi bilmem o sövüyo zaten, biz sövsek 2 hafta ban.
yaşım 62 dicem artık.
hayatta bazen kendine göre iyisini seçmek gerekiyor.
maduroyu akpartiye yeğlerim. ama ne venezuelalılar bunu takar ne başkası. ben orda yaşamıyom ama dünyadaki amerikancı
zihniyetin kırılması moral bozması ve çözülmesi için abdnin deniz aşırı güçlerinin her cephede kaybetmesi gerekiyor.
bekoyu aristona yeğlerim.
adana kebabı hamburgere yeğlerim.
braeburn elmasını bozkır üzümüne yeğlerim.
gemlik zeytini ispanyola yeğlerim.
atatürkü vahdettine yeğlerim.
akgyi snoopye yeğlerim.
haagen dazs dondurmasını magnuma yeğlerim.
spartacus
02-05-2019, 17:30
Peki spartaküs maduro ve tayfası Türkiye de kıdem tazminatına çökenlere neden YANIMIZDA OLDUGUNUZ IÇIN TEŞSEKUR EDERIZ diyor. Bu kadar mı donanımsız bunlar .
Türkü, Bahçeli ekmek yiyor, su içiyormuş yeme.
Şu başlığa şu ana kadar ne yazdın? Hiç?
Elbette diplomasi gereği öyle olmak zorunda, Maduro değil kim olursa olsun o durumda, olabildiğince düşman sayısını azaltmak ve ambargoları da kırmak için çalışmalı, bu bir savaş, karşı tarafın eli ne kadar zayıflar, berikinin işine gelir. Maduro değil meselemiz, Chavez'den sonrası zaten iç açıcı değil, bu ekonomiyle ilgili değil, ideolojik olarak söylüyorum, hedef, strateji bakımından.
Venezuela'yı ekonomik olarak düşürmek zor değildi. Birincisi petrol ihraç ediyor, ikincisi iyi kötü sanayi zaten zenginlerin elinde. Düne kadar halkı açlıktan kıvırlan, milyonların aç-susuz olduğu ve insan dahi sayılmadığı o ülkeye karşı ne söylemişler?
Yıllarca diyorum, yıllarca o halk açlıktan kıvranıyor zenginler ise olabilidiğince lüks yaşıyordu. Zengini çok fazla olan bir ülkedir. Türkiye vb gibi düşünmeyin, Amerika kıtasının gasp ve talanından bu yana, 400 yıllık yağma zenginleri var orada, toplumun yandaşlarıyla birlikte, 3 de 1'i denebilir.
Peki neden o zamanlar bu neo-liberaller, Venezuela'daki kötü yaşam koşullarına dair bir şey söylemiyordu? Örnek vereyim, işte yazıyor, Leonardo, o düzen sürüyor olsaydı, Leonardo bir kez olsun Venezuela'da hayat koşulların zorluğundan söz eder miydi(o zaman toplum 2/3 ü bugünden daha kötü koşllar altında idi, insan dahi sayılmyorlardı)? Etmezdi, etmiyor da. emperyalistler Venezuela'da şu anki yoksulluğun asli sebelerinden birisidir , ABD vb. Hani milyonlar umrundaydı? İlacı dahi ambargo altına alan bu ülkelerin insan hayatı umrunda olabilir mi? Aklınızı mı yitirdiniz?
Aynı ABD ve yandaşları Irak'a ambargo uygulamadı mı? 2.000.000 küsür, çoğu çocuk, bebek, anne öldü, çünkü o ilaçlar genelde doğum, yeni doğan bebekler ve çocuklar içindi. hatta mamayı dahi engellediler, bildiğiniz bebe maması! Ambargo deyip geçmeyin, bir ülke ambargoyu delemezse, milyonlarca insan ölebilir, milyonlarcası da hastalıktan ölebilir ve kesin sayı dahi söylemek imkansız hale gelir, kaldı ki ekonominin durumu(!). Venezuela dışa bağımlı bir ülke idi, bundan kurtulamadan ambargo gelirse etkili olur ve bakınız Venezuela zenginleri eski cennetleri, çıkarları için insanlarının ölmesi için dahi çalışıyor. Diyelim ki, 5.000.000 insan ölecek, bunlar bu sayede eski sömürü, kölelik sistemlerine ve sırf kendinlerine has milyarlık cennet hayatlarına dönecekler, hemen destek verirler(*)! Madem ABD ve şu köpekleri için insan hayatı çok önemli, onca insanın ölmesi için ambargo uygular mı? Akıllı olun biraz, biraz mantıklı ve biraz da insan. Putin yukarı, Putin aşağı diyenlere bakın. Trump demez, Merkel demez, Theresa May, Macron vs demez, halbuki bunlar milyonlarca insanın yoksulluğundan, sömürülmesinden, katlinden sorumludur(direk değil elbette, aslında bunlar yönetmiyor, bunlar temsilci, dünyayı büyük sermaye, asıl mafya yönetiyor) ve hala devam ediyorlar. Emperyal-sermaye=mafya yönetimidir, gerçek mefya yönetimidir, sokak mafyaları bunların karikatürü, küçük çaplı sermaye örgütlenmeleri
Oysa Somali diyorum yıllardır bakınız hiç birisi girip yazmaz bile, üstelik kapitlalist ülke olmasına rağmen, her zaman yaptıkları safsatayı yapmazlar(kapitalizm=somali demezler, derdirtemezsiniz). Ama ne zaman Somali'de bir halk hareketi çıkar da, mevcut işbirlikçi iktidarı indiririr, kastlaşması tasfiye etmeye çalışır, ölümleri engellemeye çalışır ve petrolü kamulaştırır, köleliği ortadan kaldırmaya çalışır, o zaman görürsünüz, nasılda ABD dostu, Somali düşmanı olurlar.
O durumda dünya baronları, içeriden, dışarıdan saldırıya geçer, bu tür halk hareketleri direnebildiği ölçüde direnir, gittiği yere kadar direnmeli, yoksa tekrar milyonlarca inan eski cehennemine, bunların azınlığı ise o köleleştirdiklerinin başına efendi olarak, cennetine dönerler.
Şu videoyu neden izlemiyorsunuz? Nasıl bir savaş var? O savaş hala sürüyor. Bir taraf yalancı sahtekar, haksız, alçak, alçak olmayanların zaferi çok zor olur, çünkü karşılarında dürüst olmayan ve binbir kılığa giren şeytani bir güç vardır. O güç o ülkeyi yönetiyordu, şimdi tekrar yönetmek, sömürmek istiyor.
LnlJrRlOXfM
Safsata demeye dahi insanın dilim varmıyor, safsatanın dahi bir mantığı olur.
Maduro dünya emperyalistleri tarafından indirilmek istenen ve aylardır operasyonlara, darbelere maruz kalan birisi.
Sen bazı Amerikancı neoların paropagandalarına aldanma. Doğru söyledikeri bir an dahi bulunmaz, bulursanız da yanlışlıkla doğru söylemişlerdir.
Oraya ABD diktatörlüğü-işgali geleceğine, koltuğa taş koysanız daha iyidir.
Mesele Maduro değil. Bolivarcı hareketin çökertilmesi.
Oralar 200 yıl önce tam bir köle ülkeleridir. Kaç yüyıl sürdü, yerliler katledildi, köleleşitirldi. yetmedi, kıta dışından kölelerde taşındı.
yani bildiğin eli kırbaçlı efendi-köle ülkesidir orası.
Küba'da öyleydi!
Bugün halk dediğimiz yani halkın çoğunluğu, Chavez öncesi nasıl yaşıyordu bilir misin?
Tüm komşuları gibi, orası da zengini bol memelekettir. Zengini neden boşdur ve sayısa milyonları bulur? Çünkü zenginleri yerli değildir, Amerika kıtasının kızılderilileri de katlederek istila edilmesi sürecinde gasplara dayanır.
Batılılar o dönemler, İspanyollar, Portekiz, İngilizler vb koca bir kıtayı ganimet ediyor. Yani şöyle düşün, kocaman bir kıtaya çıkıyorsunuz, elinizde silahlar, adım attığını her yerde yerlileri katlediyorsunuz, uçsuz bucaksız toprağı az sayıda insanlar aralarında paylaşıyor. Kalan yerliler ise köle yapılıyor. Tarım, hayvancılık, altın madenciliği alıp başını gidiyor ve bu sayede hatrı sayılır -dengesiz- biçimde zengiler toplumu oluşuyor. Örneğin o dönem Avrupa'da zengin fakir oranı yüzde 95 ise(%95 yoksul), Amerika kıtasında bu oran bir dönem her 10 kişiden 8'i zengin biçiminde, yerlile rise zaten insan sayılmıyor.
Neyse Bolivarcı hareket bir özgürlük mücadelesi başlatıyor ve amaç birleşik Güney Amerika. yani ne kadar sömürge varsa, sömürgenleri kovmak ve köleleri özgürleştirmek.
ABD, İngiltere vb baronları(asıl iktidarda olanlar), bu sebeple salt sömürge olarak ellerinden kayıp gitmesi değil, sömürülen ülkelere örnek ve yol göstermesi, vahşi emperyalistlere karşı birleşme teorileri ve politikaları ve tarihte başarılar elde etmesinden dolayı da NEFRET taşırlar.
Venezeula'da şehirler 2 kısımdan oluşuyor. Emperyalistler Bolivarcıları yendiğinde tekrar eskisine dönüldü. Bir taraf zenginlerin diğer taraf ise fakirlerin yaşadığı mahallerlerden oluşur. Fakirler köle ya da aşağı olarak görülür. Zengin sayısı ise çok fazladır. Salt sermaye gücü değil, sayıca da güçlüdürler.
Örneğin Chavez başkan iken dahi, mevcut televizyon ve gazetelerin %99 u hala sömürgeci zenginlerin elindedir ve tonlarca yalan yayın, haber servis ederler ve bu haberleri emperyalistlerin kapitalistlerin medya organları dünyaya yayar. Şimdi de durum pek farklı değil.
Chavez'de dahil YASALARA uyarak dönüşüm gerçekleştirmek istediler. Açıkca yalan ve karşı olmalarına rağmen o TV ler ve gazetelere dokunulmadı. Bu bir hataydı, eski yasa tamamen yürürlükten kaldırılmalı ve işçi-emekçi, halk konseyleri kurulmalı ve seçimlere bir bütün halinde halk, delegelerini seçerek gitmeliydi. Tabi o koşullarda neyin başarılı olup, olunmayacağı da ayrı bir mesele. Bazı koşullar vardır ki, hedeflendiği halde bazı projelere sıra gelmez.
Venezuela bir sanayi ülkesi değil, zaten emepryalistlerce sömürülen ülkeler sanayi ülkesi olmaz(dikkat ederseniz). Bazı bir kaç işletmelerde ortalık söz konusu olur, ama yerli kapitalistler orada işbirlikçi pozisyonundadır, o işletmeler ise geçmişte muhtaç oldukları ucuz işgücü içindi, şimdi ise robot teknolojsindeki gelişmelerle bu tür işletmeler de azalmaktadır.
Hasılı
Neye destek olduğunu irdelemeden, bilmeden yazıp çiziyorsun da, ne tür bir köleliğin yandaşı olduğunun farkında değilsin. farkına varacağa benzemiyorsun zira, kıstaslarına bak, saçmalık.
Maduro değil, Venezuela kazanmalı, bu ABD'nin kaybetmesiyle de mümkün. Çünkü oradaki hareket salt Venezuealayı kapsamıyor, bir bütün halinde Latin Amerikaya örnek oluyor ve başarırlarsa, diğer sömürge ülkelere de yayılırsa, ABD arka bahçesindeki kölelerinden olacak, bu kadar basit dğeil, çok şeyden olacaklar(sermayedarlar çıakrına bakar, emperyalistlerin ve yandaşlarının, yavşayanların insan hayatı umrunda değildir)... bakın AKP belediyeleri neler yapmış, hangisi hak demiş, hukuk demiş, kul hakkı demiş? Demiş mi? demez!
Bizler, Venezuela halkının özgürlük ve emperyalizme karşı mücadelesinden yanayız, şu hataları var bu hataları var, olacak, fiziğin kanunları! hangimiz geçmişteki hatalarımızı düzeltmek için geri dönmek istemez ki, ama şu, tecrübe edindikten sonra öğreniyoruz... Emperyalistler 500 yıllık kurumsallaşmış tecrübeye sahip, bu tür sömrge ülkeler ise, kısıtlı ve tamamlanmamış ve tecrübesiz, hazırlıksızdır, yerleşik tecrübebeleri de yok ve dünya mafya birliği(istisnalar hariç kapitalist ülkeler) karşılarında..
Leonardo
02-05-2019, 18:01
Benim yine bir önceki mesajım silindi.
Takılınca mesajlarım gidiyor.
Bugün Demokrat Parti üyesi İlhan Omar da benzer açıklamalar yapmış.
ABD'nin aşırı saldırgan bir ambargo politikası (özellikle petrol ambargosu) uygulayıp Venezüella'da işlerin kötüye gitmesine sebep olduğunu söylüyor.
Haklı da büyük olasılıkla.
Ben yine de silinen mesajımda başka bir şeyden söz etmiştim. O da şu. Sen demokrasi konusunu bir çok yerde gereksiz sayıyorsun.
gerçekte İran'da, Türkiye'de, Mısır'da, Hatta Sudi Arabistan'da bile, geçtiğimiz YY'da çok ciddi "batılılaşma", "modernleşme", kısacası ilkellikten çıkma çabaları olmuştur. Bu ülkelerin çoğunda da bu çabalar hızla susturulmuştur. Yani bölge insanı geçmişte kalsın isteniyor. 5 karılı, çarşaflı, pis insanlar olsunlar diye uğraşılıyor.
O yüzden Petrol ile ilgili konuları hemen görüyorsunuz. Ama benim bu dediğim daha önemlidir. Bana göre sebep de budur. 10 yıl ara ile 3 askeri darbe, + menderes + Tayyip ben bunların arkasında emperyalizm arıyorum.
Juan Guaido'ya inanan inanır, inanmayan inanmaz. Adam zaten "Anayasayı geri getireceğim, seçim düzenleyeceğim, Maduro'da siyasi parti olarak devam edebilir" diyor. Yani liderlik iddiası yok.
Trump'un ne dediği umrumda değil. seçimlerde gidecek zaten tekrar seçilmesi imkansız gibi bir şey.
Somali de şöyle: Emperyalizm. Sadece kaynaklara değil, insanların kendisine de çökmüşler.
K.Marx'In bu konuda yazıları var. Ama sana şunu söyleyeyim. Roma imparatorluğun ekonomisi de neredeyse tamamen köle gücüne dayalı idi. (Eski Mısır için aynı şeyi söylerler. Eski Mısırda HUkuk üstünlüğü ilkesi vardı, kadın hakları vardı, modern tıbba benzer tıp vardı, ilerde konu açılırsa anlatırım).
Serflik de onun gibi. insanlığın geçtiği evreler vardır. Sen de Hep batı'ua saldırıyorsun. Ama Çin'in ekonomik emperyalizm plalarını bilmiyormuş gibi davranıorsun. Satın aldığın şeylerin %75'i çin kaynaklı (dikkat edersen). Kendin üretmiyorsun. Kendi gancin orada burada iş diye geziyor. Ama Çin'de üretilmiş cipler de kapış - kapış gidiyor.
Neyse.
Ayrılıklar kadar biraz da ortak noktalara dikkat edelim.
Ben "evet" İnsan hakları ve demokrasi konusuna önem veriyorum.
Dünyada ekonomik dengeler olması gerektiğini, sınıflar arasında belli bir adalet olması gerektiğini ondan sonra söylüyorum. Bana bu yüzden saldırıp durmayın çünkü öyle düşünüyorum.
Maduro'ya da şu anda en başta Chavezciler karşı çıkıyor.
Ne kadarı Amerikan ambargosu ne kadarı adamın kendi beceriksizliği bilmiyoruz. Ama ülkenin durumu kötü. Kalırsa durumu düzeltebilecek mi?
- Hiç sanmıyorum. Bence kısa yoldan çekilip gücü halka devretmesi daha mantıklı.
ForumKirpisi
02-05-2019, 18:17
Brezilyanın ağzına sıçtılar.
Solcu kadın geldi. Her şeyi düzeltecem dedi. ABDnin el koyduğu petrol ve madeni millileştirdi veya Çin'e pasladı.
ABD öyle bi oyun oynadı ki onun üstüne.
Brezilyaya turist gitmedi turist. Anası bellendi. Obama önceki lideri övüyodu elimizdesiniz diyodu. Önceki lider döneminde
kadından önce yani her şey muhteşemleşti deniyodu. Bi AKP bi Brezilya yıldız oldu. Sonra AKP bizi övmüyo diye gönül koydu Obamaya.
Çünkü ikinci kutup Çin. Sonra karıyı rezil ettiler erkek olsa pornosu çıkardı kadın diye onu yapamadılar ama banka hesapları
açıp içine para koydular. Karı kendi haberi olmayan banka hesaplarından falan zimmetine geçirmiş diye devrildi hemen.
Brezilyaya da aşırı sağcı geldi o da öyle dedi.
Şimdi kısa dönem kalan kadının arkasından bi sürü iş çevirip solun tüm imajını yerle bir ettiler.
Brezilyadaki yerli halkı o Afrikalı tipler var ya böyle teneke evlerde. Onları temizlicem ülkeden atçam
falan diyor. Uyuşturucu falan var tabi silah ticareti mafya çok tehlikeli gece mece bazı yerler.
Onları temizlicem diyodu. Solcular da temizlesin ya onlar da çok ılık oluyor.
spartacus
02-05-2019, 18:33
Maduro'ya da şu anda en başta Chavezciler karşı çıkıyor.
Öyle olsa orada kalamazdı. Ki bende kalmasını istemezdim, ama bizim bildiklerimizin ne kadarı doğru ki?
Ne kadarı Amerikan ambargosu ne kadarı adamın kendi beceriksizliği bilmiyoruz. Ama ülkenin durumu kötü. Kalırsa durumu düzeltebilecek mi?
- Hiç sanmıyorum. Bence kısa yoldan çekilip gücü halka devretmesi daha mantıklı.
Halka nasıl devredecek?
Stratejik olarak maduro tercihim değil. Taktik olarak ise(seçime kadar), kalması lazım, ABD ve işbirlikçi saldırıları püskürtülmeli, ne zaman başta ABD ve yerli sermaye artık bu yollarla başaramayağını anlar, o zaman düzelme görülebilir. Bunun bilinciyle yükleniyorlar, yani yeni Venezuela kanıksanmasın istiyorlar. Rahat bıraksalar, bir Küba durumuna gelebilse, maden ve tarım zenginliğiyle daha da başarılı olmaları mümkün, Küba gibi diyorum, öyledir demiyorum ama örnek alırlarsa, Küba'da dar boğazdan çıkar bunlarda.
Demokrasi konusunda hassas olmanı anlıyorum, ama ben de hassasım, o kadar ki;
Partilerin seçime girdiği yerde demokrasi olmaz. Demokrasi bir parti yarışı değildir, heleki parası olanın düdüğü çaldığı, yoksul halkın sadece kandırıldığı bir çarka dayalı ise. Kısaca gerçek demokrasiden yanayım.
Bir zamanlar bir işyerinin patronu, sırf vekil olabilmek için 1 seçimde, evet sadece 1 seçim için, 250.000 TL harcamıştı(2 yıllık çalışma). 80.000 seçmenin olduğu ilçede, bir çok ve merkezde 3 katlı Kur'an kursu açmış, bir çok cami imamına para yedirmiş, kimilerinin altına lüks Jeep'ler çekmiş ve bunlar O'nun adına çalışıyordu ve bunu seçimden 2 yıl önce yapmıştı. Sağa sola sözde bağış yapıyor, görünür de kurbanlar kesiyordu. Gel gör ki, çalışanlarına zam yapmadı, zam istediler diye, her hafta perşembe akşamları sohbet diye, 2 imam getirirdi, tam 1 ay o imamlar, çalışanları suçladı. Zam istediler diye. Geriye dönün bakın 1 yıl boyunca patron için ne yaptınız ama o size para vererek helal para götürmenizi sağladı. Peygamberimiz bir hadisi şerifinde şöyle demiş, böyle demiş, nedense hepside efendiyi destekleyip, köleye isyan etmeyi günah sayan sözler... 1 seçim için 500.000 TL harcayan patron, sırf yönetimde olmak için, kendi işçisine zam yapmıyor, verdiği para, çalışanlar bunun işini görebilecek kadar yaşasın diye(bu bile kendi çıkarı için).
Bu arada 200.000 TL, AKP'ye bağış yaptığı söyleniyordu(birinci sıradan yazılmak için, 2. sıradan dahi olsa kesin kazanacaktı, Erdoğan bu kişi geçmişte üşkücü, kafatasçı, bu olmaz demiş, o zamanlar yıl 2013 ve bu bilgiyi o zamanlar, Erdoğan'ın danışmanlarından olan damınşmandan edindim).
Ben aday olsam reklam dahi yapamam-gerçi seçilecek bir parti bulsam, aday yaparlar mı?. Bu mudur demokrasi?
Demokraside esas delege usulüdür. Gerçek bu. Neyse çok yazıp, çizdik, anlayan anlar.
İşte nerede bu başarılır ve partiler kalkar yerine halkın doğal örgütleri, demokraitk kurumları oluşur, ABD gibi bir çok sermayedar da orada demokrasi olmadığı palavrasını yayacaktır, bunu biliyoruz, anlıyoruz. Tabi bunlara aldanan milyonlarca insan da olacak ve bu insanlar ne yazık ki demokrasiyi yaşamayan, ama onlara demokrasiyi çok gören, cehenneme çevirenlerin sözlerine kananlar olacak.
Aslolan toplumsal sözleşmedir, nasıl sağlanacak? İfade ettiğim gibi, temeli esası bu. Kapitalistler demokrasi istemezler çünkü azınlık oldukları için, toplumsal çıkarlar, insanların talepleri ve delegeleri bunlardan yana olmayacak, basit matematik hesabıyla dahi anlaması mümkün.
Benim bildiğim, Venezuela'da bu yıl seçim yapılacağı yönünde.
Bu halde darbelerin arttırılması tesadüf olabilir mi? iyi düşünülmeli. Maduro'nun, daha önceki seçimleri muhalefetin boykot etmesinden oldayı kazandığı iddia ediliyor. Buna inanıyor muyuz? Öyle olsa, boykot ederler mi? madem Muhalefet kazanabiliyor ve madem bu yıl seçim sözkonusu, neden darbeler tezgahlanıyor? Muhalefet darbeler düzenleyebilecek kadar güçlü ama seçime girmiyor öyle mi? İstatistikleri henüz onları egemen kılmıyor, ambargo vb ekonomik durumun iyice çökmesi veya darbelerle indirilmesi beklendi, bekleniyor.
ForumKirpisi
02-05-2019, 19:23
25 dolara çavuş rütbesinde bi bölge güvenliğini sağlayan adamdan bölgeye geçiş hakkı alabiliyosun.
500 dolara rüşvet verip bakanlıktaki birisini alabilirsin.
bu tip ülkelerin problemi rüşvet. rusyada üniversiteden rüşvetle geçenler falan oluyodu. kaldığın dersten.
bulgaristan falan. eski sovyetlerde rüşvet çok etkili. arabayla geç sınırdan sana olmayan masraf çıkarıyolar.
mesela tırcılar bulgaristanın rüşvetini bilir ünlü bi olay. her sene polis baskın yapar maliyeyle tekrar tekrar rüşvet alınır.
bulgaristan ekonomisi türkiyenin tırlarının geçişi üstüne dönüyodu mübarek. bi de türkiyenin internet hatlarının sahipliği üstüne
dönüyor. kira ödüyoz. doğalgaz gibi kirası mübarek.
şerefsiz kafatasçıları var böyle kara bayrak üstüne kafatası resmi var boşuna demiyom. salak bi memleket.
türkiyenin derdi de rüşvet. rüşvet form değiştirdi vakıf dernek adam besliyon. bunlar sülük gibi.
amerikada ver bakam rüşveti o parayı alıp monte ederler bi tarafına. adamın 3 kuruşa ihtiyacı da yok rüşvette almaz.
ya lobiler besliyo bu akparti tarzı aslında ama onlarda para basma yetkisi var basıyolar eksik kısmını şerefsiz piç derin devlet.
götlek millet dünyanın derdi sabun yapsan bimdeki dandik sabunlar gibi olur.
Leonardo
02-05-2019, 19:55
Demokrasi konusu:
- Olayın senin dediğin demagograsi'ye dönme ihtimali her zaman ve her ülkede var. Avusturya'da bile Sebastian Kurz denen Nazi hayranı adamı iktidar ettiler. ABD'de (Twitter ve Facebook kullanılarak) Rusya kendi para yedirdiği adayı Başkan seçtirdi.
Demokrasi son derecede kırılgandır. Bu yüzden ayakları vardır (soruyorsun diye anlatıyorum)
1) Hukuk üstünlüğü. Hukuk bağımsızdır, tarafsızdır, kim olursan ol hukuk herkesten üstündür.
-Türkiye'de bu Osmanlının parlak dönemlerinden sonra bitti. Karikatür gibi, paran varsa cinayetten bile yırtarsın (Chavez öncesi / sonrası Venezüella'da da durum bu).
Ama dikkat edin. Trump şu anda yargılanma aşamasındadır. Tam takip etmiyorum, ama Hukuk onu suçlu bulursa, iddialar kanıtlanırsa, Başkanlık yetkisini kaybetme + hapse girme riski var. Bir de 90'larda Tansu Çillerin yolsuzluklarını hatırlayın. Bu basit bir örnek. Ama konuyu dağıtmayacağım.
2) Basın özgürlüğü / Düşünce özgürlüğü. Bu Televolecinin herkesin özel hayatını taciz etme hakkı değildir. "Yandaş basın" filan diyorsunuz. Mesele o değil ki. Kaç tane yazar / gazeteci öldürüldü ve failleri bulunmadı bile. Kaç gazete kapatıldı. Can Dündar gibi adamlar yurt dışına kaçtı, orada bile can güvenlikleri sınırlı.
Peki halk bilgi alamazsa siyaseti nasıl denetleyecek?
- Denetleyemez. Milli ve dini duygularını kullanır. Biliçsizce oy kullanır.
3) Eğitim. bilinçli, düşünen, tartışan, araştıran yurttaş istiyoruz. Da o konuya girme bile girmeyeceğim
4) Sosyal devlet. Adam aç olmayacak / muhtaç olmayacak. Yurttaş demek, o devleti yönetem unsur demektir.
bu dördüne bak. Uygula. demokrasi olur (diğer başka şeyler de var)
- Uygulama, veya görünüşte uygula, görünüşte demokrasi olur.
Bence daha önemli bir şey yok.
1) Güç halka verilecek. şu lider veya bu parti değil. Halkın elinde olacak. sonra siyaset filan yapacağız.
Da cumhuriyetçi girişim. En azından Türkiye'de, Çanakkale savaşı gibi baştan aşağı emperyalizm ile mücadeledir. Atatürk'ün hayatı ile ilgili ne zaman bir şey görsem ya da okusam bunu hatırlıyorum.
Emperyalist: "bunlar doğuştan tebadır, koyundur, cahildir / Müslümandır, şudur budur, bir bunların zenginlerinde cip satalım, kalan %95 + ülke kaynaklarını çıkarımız için kullanalım. Bunlar bizim davarımızdır / pazarımızdır"
Cumhuriyet: "Hayır" diyor. "Ben üreteceğim, ben yetiştireceğim, ben eğiteceğim, tütün monoppolünü kendime alacağım, bira fabrikası açacağım, kendi mallarımı Avrupa'da satacağım, modern ülke olacağım, kadınlarım bana eşit olaca, güzelce süslenecekler, okuyacaklar, çalışacaklar, filan..." say say bitmez.
1) O dönemin Kürtleri sizce neden Atatürk'e destek oldular
2) Türkiye^tarihi boyunca (şu anda dahil) niye sürekli birileri bu devrimleri tersine çevirmeye çalışıyor?
3) Mısır, ırak, İran vs. gibi ülkelerde niye cumhuriyetçi veya gelişimci çabalar şu diktatör veya şu dinci veya Fransa + İngiltere tarafından bizzat engellendi?
Onun için. Benim önerim: İlk adım daima gücü halka vermektir (verebilmektir)
toplumsal adalet + uluslar arası adalet de önemlidir ama bunlar benim için ikinci maddedir.
Şüpheci Dinsiz
02-05-2019, 20:32
Şuracıkta dursun.
dh8ALM9k94E
Trump (Humangus) diyor ki: "Büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Savaş köpeklerimi tekrar serbest bırakmama neden oldunuz.
-Bakın gönderdiğiniz öncülerden geriye ne kaldı? (Rehineler "Hayır. Sakın onu dinlemeyin, yalan söylüyor" diye bağırıyorlar) Neden, çünkü bencilsiniz!
- Benzin biriktiriyorsunuz ve onu birkaç kişiyle paylaşıyormuşsunuz.
-Şimdi tutsaklarım şöyle diyor: 'Elinizdeki benzini çorak topraklardan çıkartmayı düşünüyormuşsunuz. Bu sabah onları bulmanız için bir araç göndermişsiniz.'
-Elinizde bütün yakıtı taşımak için büyük bir araç yok. Ne kadar acınası bir plan!
-Çevrenize bir bakın! Burası bir Ölüm Vadisi (Venezüella).
-Trump'ı (Humangus) yenmenize imkan yok.
-Çok fazla vahşet yaşandı, çok fazla acı... Buradaki (Venezüella) hiç kimse günahsız değil. Ama size onurlu bir önerim var: 'Burdan (Venezüella) çekip gidin, pompanızı bana verin: Petrolü, benzini ve tüm tesisi,... Ben de hayatınızı bağışlayayım.'
-Hadi çekip gidin. Size çorak topraklardan (Venezüella) serbest geçiş izni veriyorum. Burdan çekip gidin, bu sayede yaşadığınız korku sona ersin!"
https://www.youtube.com/watch?v=i2gVXd7FzhQ
Şu da pompayı Trump'ı vermediğinizde başınıza gelecekleri gösteren bir vahşet sahnesi:
https://www.youtube.com/watch?v=3P4LUt0qcX8
Emperyalist yamyamlarla uğraşmak hiç de kolay değil yani!
ilahimasal
02-05-2019, 21:40
. Türkü, Bahçeli ekmek yiyor, su içiyormuş yeme.
Şu başlığa şu ana kadar ne yazdın? Hiç?
Elbette diplomasi gereği öyle olmak zorunda, Maduro değil kim olursa olsun o durumda, olabildiğince düşman sayısını azaltmak ve ambargoları da kırmak için çalışmalı, bu bir savaş, karşı tarafın eli ne kadar zayıflar, berikinin işine gelir. Maduro değil meselemiz, Chavez'den sonrası zaten iç açıcı değil, bu ekonomiyle ilgili değil, ideolojik olarak söylüyorum, hedef, strateji bakımından
Yemiyorum
İçmiyorum
Venezuela nın fakir halkıda yemiyor içmiyor . Maduru nusretten yiyor içiyor
Bu başlığa ne yazdım ? KimE göre
Maduro diplomasi yapıyormuş ! Kime göre ? Spartaküs E göre .
Diger yazdıkların venezuela halkı na DAIR olduğu için haklısın tartışmam bile. benimle alakalı söylediğini ise kabul etmiyorum.
Sorumada halen cevap verilemediği gibi SİLİNMİŞ bile.
Soru bu sorulabilir.
Maduro ve taifesi Türkiye deki olanlar için ne mesaj verdiler ? Hadi ben kaçırdım göremedim. Siz biliyorsanız yazın bilelim.
Maduro nun durumu için biz burada dertlenirken kendiside bizim durumumuz için dertleniyor mu ?
Sorular hakaret ve sövgü içermedigi için cevaplanabilir. Ha cevabı bilmiyorsanız BOŞ bırakın gitsin.
spartacus
02-05-2019, 21:44
Şuracıkta dursun.
dh8ALM9k94E
Sevgili Leonardo bu video da bazı önemli detaylar var. halkın fikirleriyle ve bizzat dahil olduğu bir katılıma dayalı demokrasi.
" Onun için. Benim önerim: İlk adım daima gücü halka vermektir (verebilmektir) " demektesin, Venezuela ifadenin, pratiğe dökülmüş hali olmaya çalışmış bir ülke(yukdarıdaki videoda zaten aynı söylemi duyacaksın!). burada şunu sormalı, buna karşı çıkanlar kimler, güçlerinin sınırı nereye kadar ve arkalarındaki güçler ne durumda.
Başarılı oldu mu? Olamadı.
Şimdi Maduro'yu fakirleri satın almakla suçluyorlar, çünkü zenginlere göre, eğitim, sağlık, gıda, barınak gibi hizmetler bedava olamaz(sosyalizmde ise bunlar birer haktır, yani parayla ölçülemez, haktır, ücretsiz ifadesi dahi doğru bir tabirdeğil). Bu tür haklar baronlar için, birer satın alma, metadırlar(ticaret malı, alıp, satarlar, ne kadar para o kadar ekmek, sağlık, barınak, eğitim, hukuk, seyahat hakkı) yani ticaret malı olarak görülür. Eğer bir ülkede bunlar hak olarak tanınmışsa, o ülke yıkılmalıdır. (peki kısa dünya tarihine bakın, hangi ülkeler de hak olmuşlar, o ülkelere ne olmuş, uçaklarla bombalanmış. Nerede bir demorkasi-gerçek demokrasi- kurulmaya çalışılmış, başına üşüşmüler, şu video da dahi, ifade ettiğim çıkarlar meslesini görebilirsiniz. kapitalistin, zenginin çıkarı neyse düzeni de odur, öyle olmalıdır, orada yoksulların çıkarı ve hakları olmamalı veya önem arzetmemelidir. eşit olmamlı ve eşit görülmemelidir. Bırakın orayı, Türkiye'ye bakın, açın gazeteleri, toplumun hakları, durumu, çıkarlarına dair ne görebiliyorsunuz-sadece sol medya da görebilrisiniz, o da egemen siyaset ve eğitim, semboller gereği toplumla bütünleşemiyor. Ne diyor videoda zengin kadın, "Chavez komünist", bitti, çünkü komünist demek, sosyalist demek, anarşist demek, bu topluma tam tersi olarak belletilir, bir tür azman, canavar, namussuz, karısını, kızını satan, ateist, şeytana satılmış demektir de demektedir, aklınıza ne kadar kötü sıfat gelirse yükleyin, atış serbest vs, gerçek ise ne söylüyorlarsa tam tersidir, insana ve tüm doğaya, canlılara değer ne varsa komünsit de şekillenir. Bırakın insanı, bir kaptialist o zavallı tilkiler, köpekleri, kürk hayvanları-nı(!) canlı, canlı yüzerken akıllarında sadece satacakları kürk vardır, bir komünist ise, nasıl yapsa da bu zavallıları kurtarsa düşüncesiyle kavrulur ve kapitalizm de insan da ve insana bakış da farklı değildir. Alınıp, satılabildiğin ve ürettiklerini senden alıp, geri sana satabildikleri sürece değerin olur, bu değer de meta(ticaret malı) esasıyladır.Yeri gelmişken Maçoğlunu salt yaptıkları için değil, bu yüzden de önemsiyoruz, geri bilinç içinde, bir anlayış devriminin gerçekleşmesine pratik oluyor, tabuları yıkıyor. yoksa bir belediyeyi almış, almamış bir bağlayıcılığı yok, kısıtlı ve sınırlı bir alandır ayrıca.)
Daha Chavez döneminde okuma-yazma seferberliği var, bakınız kısa sürede kaç kişi okur-yazar yapılmış. kapitalistler toplumun bilinçli olamasını istemezler. Neden? Basit.
Çekirdek kavramının sebebi ise demokrasinin içselleştirilme sürecidir. yani çekirdek, sonra büyüyecek-ti.
Başarılı olmasına kimler engel olmuş?
2 video var bu başlıkta, ikisi de birbirini tamamlıyor.
İkincisinde ilgili yazımda dile getirdiğim bir çok paragafa tanık oluyoruz. Zenginlerin nasıl yaşadığı, toplumun azcık talepkar olmasının sonunda nasıl da darbelerle ezildiğini görüyoruz. ve düşüncelerini de görmektesin!
Yoksulların ise, eğitim, sağlık hizmetlerinden dahi yararlanamadığı(parası varsa -zenginler onları köle yapıp, sağlıkdan yayarlanma hakkını satın alabilecekleri kadar ay bırakırsa- yararlansın), literatürü dahi bir yana bıraksak, görünürdeki çıplak kastlaşma ve yoksulların zenginlerin hizmetçisi, hizmetkarı olmuşluğu açıkca ortatadır. Sürekli dile getirdiğim gibi, kapitalizmi görünürde anlamak için, emperyalist değil kapitalist ülkelere bakmalı, hem de tam da Latin Amerika'ya çünkü, Amerikanın yönetimi altındaki coğrafyalardır, vilayet gibi
Venezuela yıllarca ABD yönetimidir, pratikten de sonuçlar çıkartılmalı. Dün ne idi ki bugün ne olsun, bugün Latin Amerika ülkelerine bakın, nerede hak hukuk, özgürlük, demokrasi? Venezuela başarırsa, bölgede çok şey değişecek, asıl korkuları bu, "onlara göre" altın yumurtlayan tavuklarından olacaklar.
ABD desteklenmemeli, latin Amerikanın şu hali başta ABD ve diğer emperyalist devletlerin eseridir de. Kuzunun, kurda teslimidir. ABD vb emperyalistlerin yalan politikaları ardınca bunlara destek vermek, yalana, talana ortak olmaktır, iddia edildiğinin aksine demokrasi düşmanlığıdır ve fikren kavrayışsızlığı, cehaleti sergiler. Yarın bunlar egemen olsa, o halk, bugünkü -bunca saldırı altında, ambargo vb olmasına rağmen- serbestliği dahi yaşayamaz, emin olabilirsiniz, birazcık toplumsal muhalefet olsun anında evvelde olduğu ve nedense hiç bir batı medyasının ortalığı ayağa kaldırmadığı gibi, halk kilesel olarak darbelerle katlebilebilir. Ama baronlar iktidarı bu süreci yaşadı, tekrar hakim olurlarsa, daha temkinli olacaklardır. aydınlar eskisine oranla daha hızlı hapse atılacak, suikastlere uğratıacak ve haberinz dahi olmayacak çünkü medya yazmayacak. sendikalaşmalar sözkonusu olursa, liderlerine suikastler vs, Chavez öncesine geri dönülecek, tabi daha temkinli, yedire, yedire...
ABD menşeili hakim dünya medyasına inanılmamalı, bu videolarda dahi ne kadar rahat ve adice yalanlar ürettiklerini görebilirsiniz. Bunlar toplu katliamlar yapıp, Maduronun üzerine dahi atabilirler, o düzeyde zor dönemler(ki Chavez döneminde yer, yer yaptılar). kapitalist, emperyalist medyadan uzak durulmalı, %100 yalandır veya doğru haberler dahi manipüle edilerek sunulur...
Türkiyeye bakılmasın, reis ile Maduro arasında ve toplumsal destekler ve yapı bakımından zerre benzerlik yoktur, tam tersidirler. Türkyedeki iktidar, Venezuelanın Chavez öncesi iktidarıdır ve kapitalistler arası çelişkilerin veya ucuz mal almak, ticaret yamak gibi hamleleri üzerinden sonuca varılmamalı. Dürüst olsalar Suriye'de ne işleri var?
faşist ülkücü seni. nereden dünya dinamiği oluyormuş. amerika ambargo uygulayınca ekonomik dinamik mi oluyor?
Senin Çolpan Işın Taner konusunda ki partizan reflekslerle saldırganlığını da okuduk. Çoluk çocuğa bile acımazsınız.
Evet Amerikan ambargosu ekonomik dinamik ve sefalettir. Daha bunu öğrenememişsin. Türkiye'ye Amerikan ambargosu gelsin bak bakalım internet elektrik bulabiliyor musun. Senin kafandaki insanlar asarlar keserler, aç bırakırlar, infaz ederler. Senin kafadan başka bir halt çıkmaz.
Maduro'da senin zihniyet yapın da, bir halt edemeyen bir tip. Hiç bir çözüm üretmiyor, salt Amerikan düşmanlığı üzerinden insanları süründürüyor. Bahçeli ile Erdoğan ile arasından su sızmıyor. Sanırsın gönül ilişkisi. Kara kaşlarına kara gözlerine vurulmuşlar.
ForumKirpisi
02-05-2019, 23:37
Senin Çolpan Işın Taner konusunda ki partizan reflekslerle saldırganlığını da okuduk. Çoluk çocuğa bile acımazsınız.
Evet Amerikan ambargosu ekonomik dinamik ve sefalettir. Daha bunu öğrenememişsin. Türkiye'ye Amerikan ambargosu gelsin bak bakalım internet elektrik bulabiliyor musun. Senin kafandaki insanlar asarlar keserler, aç bırakırlar, infaz ederler. Senin kafadan başka bir halt çıkmaz.
Maduro'da senin zihniyet yapın da, bir halt edemeyen bir tip. Hiç bir çözüm üretmiyor, salt Amerikan düşmanlığı üzerinden insanları süründürüyor. Bahçeli ile Erdoğan ile arasından su sızmıyor. Sanırsın gönül ilişkisi. Kara kaşlarına kara gözlerine vurulmuşlar.
romantik bu solcular hep böyle. mantıklı olacaksın aş iş amerika.
para = amerika. para olmadan aç kalırsın.
bak bizim hükumetlere. bu ülkede chp bi çivi çakmamıştır. anap dyp akp dp bunlar yapmıştır.
yok ambargo falan ben bilmem. 5 paragraf yazı yazdılar hani noldu venezuelada mangır var mı yok. millet fare yiyor be fare. aç herkes. marketler boş. kola cips yok marketlerde.
meyveli yoğurt kalmamış bildiğim kadarıyla. 1 paket mısırdan fazla alamıyon. 1 paket un.
her şey sınırlı.
gideceğim venezuelaya bakın. 1 cami açacağım insanlara hem islamın güzelliklerini hem amerikanın dünya gemisinin kaptanı olduğunu anlatacağım vesselam.
gideceğim venezuelaya bakın. 1 cami açacağım insanlara hem islamın güzelliklerini hem amerikanın dünya gemisinin kaptanı olduğunu anlatacağım vesselam.
Tabi, Maduro bunu da yapacak.
https://www.gercekgundem.com/dunya/54452/venezuelanin-baskentine-cami-yapilacak
https://www.ahaber.com.tr/gundem/2018/12/03/baskan-erdogandan-venezuelada-cami-mujdesi
Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve Venezuela Devlet Başkanı Maduro ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, Venezuela'da bir cami yapılacağını açıkladı..
CARACAS'TA CAMİ YAPACAĞIZ
CAMİ İNŞAATI İÇİN CARACAS'TA YER TALEBİ
Erdoğan, "Caracas'ta bir cami inşaatı için yer talebinde bulundum, kendisi de bunu uygun buldu" dedi.
ForumKirpisi
03-05-2019, 00:56
akpye vereceğimi söylemiştim bu kararımda da haklıymışım.
adı Recep Tayyip Erdoğan veyahut Tenzile Erdoğan camisi olsa. Ya da Karakas Çamlıca Merkez Camii.
Allah'ım o mübarek ezanını o Karakasta bile yankılatacaksın ne büyüksün. O komünist dinsiz memlekette.
o cami orayı aydınlatır. dinsizlikten sokakta onurunu satan başı açık şeytanlara da islamı yayar inşaAllah.
çok beğendim.
Not: Spartacus zaten maduronun böyle kubiklikler yapacağını yazmıştı diye hatırlıyorum. Guaido napar acaba lolipopu verir bence.
Değerlendirmesinde onu da katarak söylemiş. cehaletten değil yani.
İnsanlar 5 yıl paraya doyar(bazı insanlar :D), tabi fakir olan fakir kalacak.
Memurlar, herkes memur olur hükumete hizmet. Zengin olur.
İnşaatçı tipler inşaattan zarar gelmez üretim de yok mis. Residencelara girerler temiz badana kokusu.
Zaten residence var bi sürü onlar artar mantar gibi.
Sonra cepler bi anda boşalır intihar falan işte.
Venezuela bi Türkiye olmayı hak ediyo en azından daha iyisi olmasın.
ForumKirpisi
03-05-2019, 01:06
https://odatv.com/polis-nereye-giderseniz-gidin-dedi-03051955.html
Afganistan'da halk fare bile yiyemiyodu. haşhaş falan yiyodu. şimdi abd ve nato geldi demokrasi de geldi.
talibanı söküp attılar. öyle ki kaçakçılara verecek paraları bile birikiyor artık.
esenyurttada birbirini doğruyolar. abd 20 yılda eğitememiş.
sitem doluyum ya.
spartacus
03-05-2019, 01:58
Yemiyorum
İçmiyorum
Venezuela nın fakir halkıda yemiyor içmiyor . Maduru nusretten yiyor içiyor
Bu başlığa ne yazdım ? KimE göre
Maduro diplomasi yapıyormuş ! Kime göre ? Spartaküs E göre .
Diger yazdıkların venezuela halkı na DAIR olduğu için haklısın tartışmam bile. benimle alakalı söylediğini ise kabul etmiyorum.
Sorumada halen cevap verilemediği gibi SİLİNMİŞ bile.
Soru bu sorulabilir.
Maduro ve taifesi Türkiye deki olanlar için ne mesaj verdiler ? Hadi ben kaçırdım göremedim. Siz biliyorsanız yazın bilelim.
Maduro nun durumu için biz burada dertlenirken kendiside bizim durumumuz için dertleniyor mu ?
Sorular hakaret ve sövgü içermedigi için cevaplanabilir. Ha cevabı bilmiyorsanız BOŞ bırakın gitsin.
Soruna cevap verilmedi mi? Kusura bakma, ortada soru görmüyorum, yazılanları anlayamamışsın. meseleyi Maduro üzerinden provake edenlere sor, olmadı madem öyle Maduro sizin için dertlenmemiş, mendil açıp ağlayın, burada hiç birimiz Maduro değiliz, ya da konsolosluğa gidin, bize sormayın.
Maduroyu eleştirmişliklerim başka, bu konu başka.
Nerede okudun bana göreyi? bana göre değil, nesnel koşullar öyle. bana göresi yok, ortada olana göresi bu(koşullar, strateji ve taktik)... safsataların ciddiye bile alınır türden değil, Maduro Türkiye için illa bir şey söylemek zorunda değil, konumuz o değil " Venezuela'da Akşam Darbesi"...
Chavez seçildiğinde, dünya basını bangır, bangır diktatör diye kötülemeye başlamıştı, nerede halk harami saltanatını devirir, tamamdır, artık orası caniler ülkesidir. kendi toplumlarına öyle bir anlatır ki senin baronlar, aman halk örnek almasın, aman barbar, aman halktan, aman diktatör, aman dinsiz uzar gider. Baronlar medyasının istediği gibi olmaya çalışır, halkları karşısına alırsa, teryağ sürmüş olur... Ki başka ülkelerin iç işlerine karışmama meselesi de var.
Milyonlarca insanın mücadelesiyle elde edilen haklar, sizler gibi düşünenlere (pardon, sınırım düşünemeyen demeliydim) bırakılsa 1 günde heba olur, provaktörlere de gerek kalmaz, ABD ye de. tam bir kullanım-atımlık kemik kafa. Elinizin altında fabrikadan ve bir kalıptan çıkmış milyonlar yok dünya sizlerin yüce narsisist benlerinizle dönmüyor. o toplumlar sistemin bilincini, empozunu aldı, insanları, kişileri, toplumu direk karşınıza alarak bir yere varamazsınız, bu süreç meselesidir, toplumlar bir günde değişmiyor, işteörnek bu kadar basşt bir başlığı dahi provake edebiliyorsunuz, nato kafa, nato mermer, size de empoze edilen bu, düşünmeyin, bilmeyin, siyaset denince de fesattan, hasetten öte derinliğiniz olmasın...
Yazmam gerekeni yazdım, dünyayı Bahçeliyle okuyamazsınız, bırakın şu adamın ipiyle inip, çıkmayı.
Maduro Türkiye'de olanlar için mesaj vermek zorunda değil, konu bu değil, konu hayli işlendi yazıldı, çizildi, mendil mi lazım, nerede ağlarsan ağla, Maduro seni duymuyor, duymak zorunda değil, senin derdinin çözümü de yok...
Somaliden de söz ediyorum, bu demek değil ki, tepesndeki birisini destekliyor veya özelde karşı çıkıyorum, konu kişisel değil, tanımam etmem bile, tanımak zorunda da değilim.
OMURGASIZLIK, çiğlik bilinçsizlikten geliyor olmalı. Bu sizi omurgasız kılabilir, ama bizlerden beklemeyin, bizim düşüncelerimiz adamına göre değil ve adamına göre de belirlenmiyor. Biz neyi deseklediğimizi, neye karşı olduğumuzu(örnenğin kölelik, sömürge) hem gayet iyi biliyor hem de açıkca dile getiriyoruz ve konu da ABD ve darbeleri üzerine, yoksa Maduroyu kendi halkı indirsin, paralı askerler değil... Omurga, onur, dürüstlük, adamına göre kılıktan kılığa değişmemek, biraz olsun bilgi, bilinç sahibi olmayı ve yılan gibi kıvırlmamayı, alışılagelmiş papağan değil, beyin sahibi olmayı tavsiye ederim.
Biz Irak işgaline de karşıydık ve süreç bizi yanıltmadı. Biz işgale, sömürgeye, emperyalist tahakkümlere, mandacılığa karşıydık, milyonlarca insanın katledildiği, ambargolarla öldürüldüğü bir işgale karşı olmak başka, Saddamı destekleyip, desteklememek başka, sizde bunu kavrayacak bilinç dahi yok. Burada hiç birimiz Maduro değiliz, gidin kendisine zırlayın. konuyu Madura üzerinden manipüle ediyor, alışılagelmiş tipik akıl dışı safsatalar, empoze kafasını sürdürerek, ağam-paşam diye yalamaya devam ediyorsunuz. Kısaca ne desem boş, kafalar kolay değişmiyor, ne zaman değişirsiniz, bu kafayla ömrünüz yetmeyebilir -ki sizin sorununuz. Başlığı Maduro üzerinden manipüle etmeyin, diyebileceğiniz 3 narsisist safsata idi zaten söylediniz, konuyla ne uzak ne de yakın alakanız yok, kir üretiyorsunuz(kendilerini biliyorlar)...
Madura madarası, manipüleniz ve safsatalarınız bitti ise, konumuza dönelim -ki küfürlü iletilere giden yazılar gibi, Forum kirlerine de gitmesin.
karakedi
03-05-2019, 02:31
kaddafi çadır kurdu. çadırda erbakanla buluştu. şimdi biz erbakanı sevmiyoruz. (yada Türkü size sormak lazım. belki siz her şeye rağmen seviyorsunuzdur!). kaddafi erbakanla buluştu diye bizim onu şerefsiz dümbelek ilan etmemiz gerekir. pekala o zaman biz kaddafiyi dümbelek ilan ettik.
fakat erbakan bu toplantıya kaddafiye inceden inceye giydirdiği için aslında nasıl oluyor. dümbelek ilan ettiğimiz birini eleştirdiği için aslında biz erbakana da o kadar çok karşı olmuyoruz.
o zaman sırf dümbelek ilan ettiğimiz bir kişiyi ince ince eleştiriyor diye karşı çıkamadığımız biriyle toplantı yapıyor diye, o zaman dümbelek ilan ettiğimiz kişi de artık dümbelek olmaktan çıkıyor.
işte Türkü senin yaptığın siyasi analiz buna benziyor :) laf salatası. sonunda da kendi kendini çürütüyorsun.
///
gelelim gerçekten yaşananlara.
kaddafi şu videoda arap birliğine yaptığı konuşmadan sonra dikkatleri üzerine çekti.
https://www.youtube.com/watch?v=-aezqwvjNKg
bu videoda halk emperyalistler tarafından kışkırtıldı. ve canım kaddafilerini kendi elleriyle parçaladılar.
https://www.youtube.com/watch?v=f_nswWacuzI
bu videoda da tee o zamandan beri devam eden iç savaş rezaleti var. bugünlerde tekrar hortladı biliyorsunuz. ve iç savaştan çıkışın ve merkezi otoritenin ümidi olarak gösterilen Hafter Kaddafi'nin dahi gerisinde. yani Kaddafi lincinden sonra aradan 8 yıl geçmesine rağmen Libya halkı henüz başa bile dönemedi! kaddafi linci ile başlayan noktanın dahi gerisindeler. üstelik başlangıç noktasına dahi ne zaman ulaşabileceklerini kimse bilmiyor. halkın kendisi için çok üzücü bir durum.
https://www.youtube.com/watch?v=yZ_FKgktQnA
burada sanırım bizim gibilerin tek derdi venezüela halkının durumu. ve amerika maduroyu devirirse durumun bundan daha iyi olmayacağı bir gerçek. amerikanın devirdiği şeyin yerine daha iyisini koyduğu tarihin hiçbir örneğinde görülmedi. afganistanda sovyetler birliği sempatisini devirdiler, karşılığında talibanı yarattılar. ırakta saddam sempatisini devirdiler, karşılığında IŞID i yarattılar. libya'da yerel feodal aşiretleri yarattılar, şimdi iç savaşı körükleyen onlar. suriyede esad'ı devirselerdi, bitmeyen halk direnişi için türkiyenin şu an desteklediği terörist grupları yaratacaklardı. IŞID bunlardan biriydi zaten. venezüela'da da yaratırlar. orada da kontrgerilla terör örgütü falan çıkar. siz sanıyorsunuz ki 30 milyon venezüelayı maduro taramalı tüfekle tutuyor.
bunu anlamak için solcu olmaya dahi gerek yok. yarım saat youtubeda amerika, işgal, darbe falan diye aratıp çıkan videoları izlemek, guaido'nun gelmesi halinde venezüela halkının nelere maruz kalacağı hakkında fikir vermeye yeter.
yugoslavya
afghanistan
iraq
libya
suriye
aynı aptallığın tekrar tekrar yaşanmasına gerek yok. yeter bu kaçıncı.
ilahimasal
03-05-2019, 08:50
Soruna cevap verilmedi mi? Kusura bakma, ortada soru görmüyorum, yazılanları anlayamamışsın. .
" Hoplama , zıplama, zırlama, omurgasız, aglak , sen ne bilin ......"
Bu ne spartakus ? Sen böyle biri degilsin sinirlendirdim galiba !
Konu maduro degil , akşam darbesi diyorsun da , öznesi maduro ne yapalım maduro ya ( X ) diyiptemi fikrimizi söyleyelim?
Akşam bir darbe olmuş ! Gelde inan hadi ( X ) ve taifesinin kurgusuysa ? Olamaz mı ? Akıl hocaları onada kurgulatıp oynatmış olamaz mı ? Yada kontrollu darbe !
Bir kaç uniformalı sokaklarda dan dan oynuyor . Adına darbe diyorlar.
Ben hiç halka ses etmedim etmemde ve bunuda belirttim. Belirtmeme ragmen omurgasız demişsin. Ortada bir omurgasız varsa o da , ( X) dir.
Ben bunları burada soramıyorsam , sorupta cevap yerine öfkeli birisinin laflarına maruz kalıyorsam , burası dinlerden özgür ama öfkeli kişiden özgür deildir.
Maduro , pardon ( X ) birilerinin aklı ile halkı ancak magdur eder. Darbe olmuş muş !!!
Olmayan üzerinden konuşmak ta safsatadır.
ilahimasal
03-05-2019, 09:07
işte Türkü senin yaptığın siyasi analiz buna benziyor :) laf salatası. sonunda da kendi kendini çürütüyorsun .
:)
Kaddafi ye Dunya çöktü.
Kaddafi ye çökenlerden biriside maduro nun teşsekkur ettiği reyizdir. Maduro kime kimin çöktüğünü bilmiyor mu ?
Haaa diplomasi !
Açık söylemek gerekirse emperyalizmle gercekten mucadele edenlerden biriside kaddaf dir. Bunuda canı ile ödedi. Türkiyede canı ile ödeyen binlerce insan var hiç biride diplomasi oyunlarına girmedi.
Daha geçen birisini linç ettirecekti emperyalistler.
Emperyalistler kendisine karşı duranları ,oranın halkına linç ettirirler.
Maduro için bu linçlerin bir önemi yok . Onun için önemli olan linçcillerle diplomasi yapmaktır.
Akademik süslü cümlelerle bu konular yazılıp çizilerek anlaşılmaz.
Darbe girişimine karşı Venezuela halkı direnmedi, çağrıya rağmen milyonlarca Venezuela'lı meydanlara çıkmadı. Bizde ki 15 Temmuz Darbe Girişimi gibi olmadı. Maduro'ya sadık kalan komutanlar olayı kurtardı. Halk direnişe geçmedi. Bu da çok ilginç bir detay.
Maduro'ya sadık kalan komutanların bunu ne için yaptığı karışık. Koltuklarına yapışmış olabilirler, suç dosyaları kabarık olabilir, yargılanmama telaşı yaşıyorlardır ve altın ticaretinden nemalanmış olabilirler. Amerikan müdahalesi sonrası yâda muhalefetin hakkını alıp iktidara gelmesi durumunda bu rütbelilere ne olacak? Hapis, işkence?
Maduro diğer emperyallerin desteğini alıp bir başka emperyale direnmeleri için, açlıktan kırılan halkına karşı çağrı yapıyor.
Maduro bir kurtarıcı değil ki, Diriliş Ertuğrul hayranı ama zamanında Türkiye'nin Ermeni Soykırımını tanımış.. Halk Maduro diyetiyle kırılırken kendisi dünyanın en pahalı sayılabilecek restoranlarında bonfile hüpletiyor.
İşin içinde iş dönüyor. Birileri altından payını alınca Maduro gidecek gibi. Ortada yanlış uygulanan bir ekonomik model var. Sosyalizm komünizm söylemleriyle sürekli sosyal yardımlar yapılmış ve bu yardımların kaynağı da petrol. Bu insanların çoğunluğu cahil. İnsanların fakirliğinden güç devşirmek, bizim kendi ülkemizde eleştirdiğimiz bir şey. Ülkede kalkınma sıfır. Bizim ülkemizde olsa iktidarı suçlarız ama Venezuela olunca Amerika'yı ve yandaşlarını.
Geçen yıl Amerikan basınında, Trump'ın Venezuela'ya direk askeri müdahale hakkında bilgi istediği, gelen cevapta "Müdahale mümkün ancak Avrupa'ya anlatamayız" cevabını aldığı iddia edilmişti.
O günden bugüne 60 ülkenin Guaido'yu Cumhurbaşkanı olarak tanımasının Trump açısından önemi büyük.
The Wall Street Journal'in iddiasına göre; Venezuela Savunma Bakanı General Padrino hem muhalefete göz kırpmış hemde olup biteni Ruslara gambazlamış. General Padrino'ya güvenen muhalif kanat açığa düşmüş. Her askeri girişim öncesinde uçağını hazırlatan Maduro'ya bu sefer Ruslar "ayrılma" tavsiyesinde bulunmuş.
Washington Post'un haberine göre, Önerilen konuların başında, Maduro'nun Küba'ya güvenli bir şekilde uçuş yapabilmesi ve üst düzey komutanların ülkeden ayrılmasına izin verilmesi geliyor. Guaido ABD Dışişlerini uyardıktan sonra video yayınlamaya başlıyor ancak hükümet sandığı gibi dağılmıyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı ve General Padrino ikili oynuyorlar. Girişim sonuçsuz kalıyor.
ABD Genelkurmay Başkan Yardımcısı Paul Selva, Ulusal Güvenlik toplantısında, Pentagon'un müdahale istemediğini sert bir şekilde söylemiş. Ancak müdahale planları hazır.
Pentagon, Trump için askeri seçenekler geliştirmiş olsa da, Guaidó'nun ihtiyaç duyacağı bir fikir birliğini tehlikeye atacak hiç bir adımı atmak istemiyor.
Kısacası, ABD Dışişleri ve Pentagon direk askeri müdahale yerine halkın katılımcı olduğu ve katı tutumların getirilmeyeceği bir yöntemle Maduro'yu iktidardan almak istiyor.
Buda demektir ki Maduro üzerine bir daha askeri girişim söz konusu olabilir.
ForumKirpisi
03-05-2019, 12:04
Sizin anlamadığınız bişey var.
Trump kazanırsa biz de ayvayı yiyeceğiz. En azından Ağustos'a kadar devrilmesin.
Bu konu direk Türkiyeyi ilgilendiriyor. Trumpın elini güçlendirir.
ABD başarısız olursa Trump TRye içten içe mahcup gelir. Kuru sıkıyoruz olayına döner.
Trump ve medyası Maduroya serseri,it, köpek, şeytan, soykırımcı falan diyor. Zaten yerli diye
de eziyorlar.
2015'te Tayyip, Doğu'da yüzbinlerce Kürt katletti diyolardı ABD medyasında. Sevmediklerine atıyolar böyle.
Ondan küresel medyanın gazlarına gelmeyin. Bi sürü Amerikan beddua okuyodu barbar Türkler falan fişmekan.
Ukrayna'da da herkes özgürlük eziliyor falan der. Ukrayna içerisinde extremist aşırıcı gruplar militan oldu Rusyaya karşı.
Ülkelerindeki Rusları hemencecik katlettiler. Binlerce Hrant Dink öldürüldü. Kimse takıyor mu? Hayır Ukrayna özgürlük mücadelesi
veriyor. Alevi keser gibi Rus kestiler. Ukraynada bi kaç Maraş bi anda yaptılar.
aklınızın yetmediğine inansam
derdim ki aptaldır anlayamıyor
bilginizin yetmediğine inansam
cahildir bilmiyor derdim
ama değil
sizdeki onursuzluk kansızlık şerefsizlik
o ülkede petrol işçileri bile beyaz azınlıktandı
kompradorlarla işbirliği yaptı
şavez sendika içinde yerli işçi bile bulamadı
yerlilerin işçilik yapabilecek kadar bile yetenekleri yoktu
öyle toplum dışı bırakılmışlardı
chavezin onlar için yapmaya çalıştığı şeyle
bu ülkede kömür verip oy satın almayı aynı şey yapabilecek kadar onurdan uzaklaştınız öyle mi
bu ne kansızlık be
ipe çıkıp kendi sandalyesini tekmeleyen o adamlardan
teslim ol diyene, erleri çekin subaylar gelsin diyen o adamlardan
parmakları boğum boğum kesilirken ser verip sır vermeyen o adamlardan
duvar diplerinde kurşuna dizilirken ölüm mangasına sizin özgürlüğünüz için ölüyoruz diyen o adamlardan
yok değil mi sizde o adamlardan bir damar yok
damarınızı *******
neymiş maduroya kılmış halkla sorunu yokmuş
ulan halk denen kelime yalandır
sınıf gerçeğini örtmek için uydurulmuştur
bonapartistler ve naziler kullanır bu yalanı
bu yalanın üzerine millet yalanı inşa edilir
halk diye bişey yoktur
efendiler ve köleler vardır
emperyalistlerin bi tarafını sıvazlamak için kelimelerle cilveleşmeyin ulan
o kelimeleri siz yediririm ben
10 senedir ne kansızlara bu forumu dar ettim
yönetim beni atsın diye secdelere kapanırsınız
kansızlar sizi
eskilerin dediği gibi
mezhep değil meşrep meselesi bu
sizin meşrebinizi *******
size küfür etsem,
küfüre yazık
size edilen küfür bile değerden düşer
teslimiyetçi kansızlar
o ülkenin yerlilerini eskisi gibi dize getirmek için blackwater 30 milyon talep etmiş
haberiniz oldu mu
gidin onların taşaklarını sıvazlayın
belki size de hisse verirler
coni oğlanları
spartacus
03-05-2019, 13:40
" Hoplama , zıplama, zırlama, omurgasız, aglak , sen ne bilin ......"
Bu ne spartakus ? Sen böyle biri degilsin sinirlendirdim galiba !
Omurgasızlık = bir gerçektir Türkü. Diğerleini ise kendin eklemişsin, ha olursa yine söylerim atlama, zıplama. Maduroyu öne üsürp ABD askeri olmak omurgasızlık değilse nedir?
Konu maduro degil , akşam darbesi diyorsun da , öznesi maduro ne yapalım maduro ya ( X ) diyiptemi fikrimizi söyleyelim?
Seninkisi fikirsizlik, elbette söyleyeceksin, ve elbette bende fikirsizlik olduğunu, safsata olduğunu söyleyeceğim. Sorun nerede?
Kısaca omurgasızlık hala devam ediyor.
Mesele Maduro değil derken ne anladın? Bilinç yok sende, neden alınıyorsun ki? Bildiğin bir şey yok.
Oysa yazıyorum, mesele Maduro değil, ABD ve taifesi, latin Amerika ülkelerinin sömürge ülkeler olması, daha nice detay değinebildiğimiz kadar değiniyoruz? Öznesi Maduro da değil, ABD ve taifesi. Maduro, özelde ele alınacak bir konu, kapitalist-emperyalizm ise bambaşka bir konu.
Örnek de verdim;
Bz Irak'ın işgaline karşıyız derken, sen oturup Saddam yukarıi Saddam aşağı? provakatif kafa.
Oku bakim, ne yazıyor;
Irak'ın işgaline karşıyız.
Bitti.
Yazdıklarımla senin safsafalarının alakası yok, neden kızayım, gerçeği söylemek ne zamandan beridir kızmak oldu?
Mesele kişiler meselesi değil böyle anlayan da elbette cahildir.
Yazıları objektif ve anlamak için oku, başka şeylerden söz ediyoruz.
ForumKirpisi
03-05-2019, 13:48
Irak'ın işgaline karşıyız.
Dünya medyası Saddam'ın soykırımcı olduğunu baya pişirdi. Doğrudur, değildir.
Saddam'ın Iraktaki azınlıklarla şahsi veya politik problemi olmadığına dair bir sürü muhabbeti var. Körfez Savaşında ve sonrasında bölgede bir Peşmerge bir de Türkmen-İslamcı birlikleri var.
Bunlara karşı da savaş veriyor.
Size Roboski ile ilgili bir şey hatırlatayım.
Olay dünya basınında "Hava saldırısı Kürt köylüleri öldürdü" (BBC), "Cenazelerini traktörle taşıdılar" (CBS News), "Hava saldırısı Kürt köylüleri öldürdü" (CNN), "Kaçakçılar militan sanılarak öldürüldü" (Daily Mail), "Türk hava saldırısı Kürtleri Vurdu" (The Wall Street Journal), "Türk Hava Kuvvetleri Kürt köyünü bombaladı, 35 kişiyi öldürdü " (Le Monde), "35 Kürt öldürüldü, ordu PKK'yla karıştırdık dedi" (Libération) başlıklarıyla yer aldı.[20] Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, olayı "felaket" olarak tanımladı ve konunun Avrupa Birliği raporlarında mutlaka yer alacağını söyledi.[21]
BBC, Wall Street Journal ve Le Monde. :D Hangi başlık doğru bilgi vermektedir?
Dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Kasım 2014'te düzenlediği bir basın toplantısında "MİT tarafından gönderilen yazılar ve üst düzey MİT görevlisi tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri telefonla bizzat aranarak, Bahoz Erdal'ın hudut hattını geçmekte olduğu bildirilmiştir. Silahlı Kuvvetler'in yetkilileri, bilginin doğru olup olmadığını defaatle sormasına rağmen, MİT yetkilisi ısrarla bilginin doğruluğunu teyit etmiştir.
bilgivehis
03-05-2019, 14:31
Maduro da diğeri de bir projedir, halk hangisini tutsa yine sömürü ve baskıyı tutacak, herhangi bir şey değişmeyecek.
Maduro da diğeri de bir projedir, halk hangisini tutsa yine sömürü ve baskıyı tutacak, herhangi bir şey değişmeyecek.
bak dostum
tahminim yaşça benden de büyüksün
hele bi de mapus yatmışlığın var
o yüzden sana kıyamam
bak bi de marksistsin
ben anarşistim
ki kendine anarşist diyen bi sürü gerizekalının kafasında şişe kırdım ben,
marksın ne dediğini anlamaktan aciz oldukları için
hala daha maduro diyosunuz
orda emek-sermaye çelişkisi bile
yerli-işgalci çelişkisinin gölgesinde, içeriğinde
nası bi duruşunuz var
nası bi anlayışınız
nası bi bilinciniz var
ben artık sizi harbiden anlamıyorum, anlayamıyorum
tamam bende kafadan sakatlık var
ama bu kadar da değil be kardeşim
sizin ki miyopluk da değil
bırak uzağı görememeyi
sizin ki hipermetropluk
burnunuzun ucunu göremiyorsunuz
kendinize devrimci, komünist marksist derken ar edin biraz
geçmişteki emeklerinize, ödediğiniz bedellerinize saygınız olsun
kendinize saygınız olsun
ne trajedidir bu
bi anarşiste mi düştü
marksiste emperyalizmi, kapitalizmi anlatmak
bunu bizim sizden öğrenmemiz duymamız gerekirdi
halinize bakın
yazık
nasıl savrulmak bu
bilgiden bilinçten devrimci tavırdan ne kadar uzağa savrulduğunuza bi bakın
halk kavramı palavradır
kölelerin maduroyu değil kendi geleceğini savunmasını beklerim ve desteklerim
kaderin cilvesi diyelim
bu gün kölelerin geleceği maduro ile aynı noktada kesişmiş
olabilir
olur bunlar hayatta
o köleler petrol işçisi bile olamayan o formasyona bile sahip olamayanlar
kimi seçecekleri değil
konsey kurup yönetilmeden yaşayacakları günler
abd işgalinden sonra gelmeyecek
garip ama maduro denen kifayetsiz guaido denen iti safdışı bırakırsa
o da belki ancak o zaman bir ihtimal olabilecek
ben evrimci değilim ama
devrim dediğinin moleküler süreçleri böyle evrilerek gider
sonra o birikim devrimi doğurur
paradoksal görünüyorsa, bakınışınız yeterince keskin olmadığındandır
söylediklerimin eksikliğinden değil
ben ne dediğimi biliyorum
iyice hayal kırıklığı oldunuz bende
maduro ve diğerini bir cümlede eşitlemek
tümden bilinç strateji taktik yetersizliğidir
kendinize gelin
Leonardo
03-05-2019, 18:28
Spartakus:
Ben Chavez'i severdim. Ama bir yere kadar. o da oranın devrimcisi. Güney Amerika dediğin yerde bir defa sömürge kültürü var. Bir noktada ayaklanıp İspanyolları kovuyorlar. Ama çoğu Güney-Amerika ülkesinde halk yine de aç / sefil. Sömürge kültürü.
Küba'ya o yüzden bir şey diyemiyorsun çünkü bu sömürge kültürünü yırtmayı başarmış.
Yani oranın jeopolitiği farklı. Siyasal açıdan da, Rusya geçmişte bu bölgede sol hareketleri teşvik etmiş olmasına rağmen. ABD, yeri gelince bunların ürettiği kokaini satın alarak, yeri gelince sol milislere karşı sağ milisler kurarak, gerekince darbeleri / diktatörleri destekleyerek bu "kızıl" güçlere göz açtırmamış.
bende buradan (Türkiye'den) ne görünüyorsa onu söylüyorum.
Maduro kazanınca ne olacak ki?
Benim istediğim anayasal düzene dönülmesi, insani yardımların ülkeye girebilmesi, Komşu ülkelere kaçan Venezüellalıların ülkelerine dönebilmesi ve tabi ki petrol ambargosunun kaldırılması.
Siz petorl konusunda haklı olabilirsiniz. Da şu anda kime ne faydası var?
Bence Suriye olayı gibi Rusya'nın "anti-emperyalist" şov yapması. (Ki Tayyip olsun, İran olsun ne büyük anti-emperyalisttir bunlar yıllardır izliyoruz hep beraber)
Leonardo
03-05-2019, 18:47
Chavez seçildiğinde, dünya basını bangır, bangır diktatör diye kötülemeye başlamıştı, nerede halk harami saltanatını devirir, tamamdır, artık orası caniler ülkesidir. kendi toplumlarına öyle bir anlatır ki senin baronlar, aman halk örnek almasın, aman barbar, aman halktan, aman diktatör, aman dinsiz uzar gider. Baronlar medyasının istediği gibi olmaya çalışır, halkları karşısına alırsa, teryağ sürmüş olur... Ki başka ülkelerin iç işlerine karışmama meselesi de var.
- Abartıyorsun. Dünya'da Chavez'i seven insanlar da vardı. Şimdi de var.
Ama doğru maduro'yu seven pek yok. Mesela insani yardımları ülkeye sokmaması pek normal değil. Chavez de Rusya ile bu kadar yakınlaşmamıştı.
Bir de Chavez öyle büyük devrimci değildi. Yaptığı işleri diktatör olmadan da sürdürebilirdi.
Milyonlarca insanın mücadelesiyle elde edilen haklar, sizler gibi düşünenlere (pardon, sınırım düşünemeyen demeliydim) bırakılsa 1 günde heba olur, provaktörlere de gerek kalmaz, ABD ye de. tam bir kullanım-atımlık kemik kafa. Elinizin altında fabrikadan ve bir kalıptan çıkmış milyonlar yok dünya sizlerin yüce narsisist benlerinizle dönmüyor. o toplumlar sistemin bilincini, empozunu aldı, insanları, kişileri, toplumu direk karşınıza alarak bir yere varamazsınız, bu süreç meselesidir, toplumlar bir günde değişmiyor, işteörnek bu kadar basşt bir başlığı dahi provake edebiliyorsunuz, nato kafa, nato mermer, size de empoze edilen bu, düşünmeyin, bilmeyin, siyaset denince de fesattan, hasetten öte derinliğiniz olmasın...
- Doğru. Ama günümüzde klasik Batı emperyalizminden daha tehlikeli güçler de var. Rusya kendini "dünyanın anti-emperyalisti" olarak tanıtmak istiyor. Ki en son inanacağım şey budur. Rusya şu anda sıcak denizlere inme politikasına dönmüştür.
ABD'ye yeri gelince tabi ki karşı çıkabilirsin. Her şeyin bir usulü var. Rusya'ya dayanaraktan ABD'ye karşı çıkan biri varsa o adam zaten diktatör + uşaklığı kabul etmiştir.
OMURGASIZLIK, çiğlik bilinçsizlikten geliyor olmalı. Bu sizi omurgasız kılabilir, ama bizlerden beklemeyin, bizim düşüncelerimiz adamına göre değil ve adamına göre de belirlenmiyor. Biz neyi deseklediğimizi, neye karşı olduğumuzu(örnenğin kölelik, sömürge) hem gayet iyi biliyor hem de açıkca dile getiriyoruz ve konu da ABD ve darbeleri üzerine, yoksa Maduroyu kendi halkı indirsin, paralı askerler değil... Omurga, onur, dürüstlük, adamına göre kılıktan kılığa değişmemek, biraz olsun bilgi, bilinç sahibi olmayı ve yılan gibi kıvırlmamayı, alışılagelmiş papağan değil, beyin sahibi olmayı tavsiye ederim.
- Guaido'yu dinlediğimde sadece askeri güce dayalı dikta düzeninden çıkıp serbest seçim / anayasal düzene dönmek istediğini ifade ediyordu. Sembolik bi rbaşkan olarak onun bu konudaki samimiyetine de inanıyorum.
Biz Irak işgaline de karşıydık ve süreç bizi yanıltmadı. Biz işgale, sömürgeye, emperyalist tahakkümlere, mandacılığa karşıydık, milyonlarca insanın katledildiği, ambargolarla öldürüldüğü bir işgale karşı olmak başka, Saddamı destekleyip, desteklememek başka, sizde bunu kavrayacak bilinç dahi yok. Burada hiç birimiz Maduro değiliz, gidin kendisine zırlayın. konuyu Madura üzerinden manipüle ediyor, alışılagelmiş tipik akıl dışı safsatalar, empoze kafasını sürdürerek, ağam-paşam diye yalamaya devam ediyorsunuz. Kısaca ne desem boş, kafalar kolay değişmiyor, ne zaman değişirsiniz, bu kafayla ömrünüz yetmeyebilir -ki sizin sorununuz. Başlığı Maduro üzerinden manipüle etmeyin, diyebileceğiniz 3 narsisist
- Bunlar hep olumsuz şeyler. Ama Afganistan'da da Krallık zamanında yani 1950'lerde filan modern ve bağımsız ülke olma çabaları vardı. Sonra 70'lerde cumhuriyet düzenine geçiyorlar. Ülke'yi Ruslar karıştırıyor. Sonra "Komünist yoldaşlara destek için" ülkeye giriyorlar. Sonra iç-savaş, sonra Taliban. Sonra 11 Eylül saldırıları, Amerika ve şimd Afganistan İslam Cumhuriyeti.
Yani tarihsel olarak ele alın. Bu ülkelerin bir geçmişi var. Afganistan'a ilk önce Ruslar müdahale ettiler. Ruslar müdahele etmeselerdi gül gibi yaşayıp gidiyorlardı.
İran'da İslam devrimi olmasa gayet normal medeni bir ülke olacaktı. "Irak'ı anasını bellediler" derseniz bana göre haksızsınız. 1950'lerde Irak da modern bir ülke olmaya çalışan aklı başında bir ülkeymiş. Sonra Saddam güce el koydu. Ülkenin Ebesi bence o zaman...
Suriye + Lübnan dediğin de Fransız'ların eski sömürgesi.
Seni şöyle kızdırabilirim: "Keşke kalsalardı"
- Bunları Osmanlıdan koparmayı / ayırmayı bildiler. O zaman biraz daha kalsalardı.
Yani olaya farklı yerlerden bakıyoruz. Ben hiçbir diktatör düzenini meşru kabul etmiyorum.
+ Biz de öyle olacaktık. Cumhuriyet devrimleri yapılmamış olsa bu duruma çok benzeyen bir durumda olacaktık.
Şimdi "öyle oluyor" demedim. "Öyle olmalı" dedim. O yüzden Guaido "Anayasal süzene geri dönmeliyiz" diyorsa, ben bu adama inanıyorum. Haklı bence. Bir yerden başlamalı :)
Leonardo
03-05-2019, 18:54
Biraz alakasız.
Ama 1970'Lerin sonunda. Kaddafi bir devrimci idi. ABD'ye kafa tutup sözde geleceğin Arap milliyetçiliğinin kurucusu idi. Ben Kaddafi dönemini bilirim. Baba Esat / Saddam filan da böyle liderlerdi. Halklarını ileriye taşıyacaklardı. Peki niye o zaman Osmanlı'nın bıraktığı yerden bir adım ilerleyemediler?
Hatta Cezayir'e bakın. "komünist" güçler Fransızları kovaladı. Şimdi İslamcı güçler başkentte halen çalışan en son barları da kapatmışlar diye duydum.
Yani benim iddiam:
- Yer altı kaynağı o kadar önemli değil.
Mesela halka laikliği anlatabilmişsen o daha önemli.
Libya'da Kaddafi filan ne yapmış?
/Eski düzeni aynen korup tepesine kendi yerleşmiş.
K.Kore'ye bakın: - Aynı şey. Bunlar kendi halkının canına okumanın haricinde bir şey yapmışlar mı?
Bunu iddia etmek bence ciddi siyaset yapmak değildir.
Bizdeki ilke ve ikilaplara bakın. Biz de yeniyiz. 1923 nedir ki?
Biz iyi kötü biraz başarmışız. Bunlar hiç başaramamış. Abdülhamit zamanı gibi yaşıyorlar.
Solcu olarak ben buna karşıyım. Yani Rusya da çekilsin. ABD'de çekilsin. Bi bırakın, adamlar gelişsin bir şekilde. Çok bu hayalciyim? :)
ForumKirpisi
03-05-2019, 19:16
Bi kere Talibanı ABD Sovyetlere karşı çıkarttı.
Sen tam tersini diyon. Taliban Sovyet öldürdü.
Sonra Taliban Sovyet silahlarına kondu. Sonra da NATO öldürdü.
Burayı koyalım bi kenara.
Guadio ilk defa ABDnin sunduğu alternatif bi yönetici.
Bundan önce ABD Arap baharı yaptığı yerlerin hepsinde en çöp siyasetçileri getirdi.
ABD demokrasi zenginlik falan getirmez. Geliştirmez. ABD Irak'a geldi noldu Irakta. Aydınlanma mı?
Noldu kadınlar bikiniyle havuza mı giriyo? Ya elbette giriyo bi modernleşme var ama Saddam döneminden ayrı değil
hatta geri gitti çok ama hala kara çarşaf dolu. Klasik kapitalist bi durum
yaşadılar. Petrolleri açıldı. Ondan gayri de yumurtayı bile ithal ediyolar Türkiyeden.
Gelişecek olan kendinsin.
Toplum kendi kendine gelişmiyo işte efendi köle efendi köle. Efendi olacak böyle kırbacı vurcak arkadan.
Atatürk diye götümüzü yırtıp çıban çıkartmamızın sebebi bu işte sen anlamışsın darısı herkesin başına.
Solcusu sağcısı bu Atatürk denen hoşluğu anlamamış, İslamın kendi kendine lağım kokusu gibi uzaklaştığını
düşünüyolar. Hayır zorla. Seve seve değil. Laiklikine kurban Anti İslamına kurban olduğum.
O bile çok hafif kalmış. İstiklal mahkemelerini bile bu islamcılar manüpile edip
rakiplerini ortadan kaldırmış.
Eğer Türk İslamcı bi sol komünist gelse idi bu güne kadar da kalmaz çoktan ABDnin klasik İslam devleti kuklası olabilirdik.
Tayyibe kadar iyi dayandık hala da dayanıyoz.
Bize sağlam işlediler diğer devletlerden ayrışıyoz.
ilahimasal
03-05-2019, 19:56
Ben Haklı çıkıcam.
Maduro ve Erdoğan arasında ki bir birini güzelleme haberlerini buraya tek tek atmıycam. Gerek yok bilen biliyor.
Yetmez ama evetci altan kardeşlerinden hasan cemaline kadar olan durumun yurt dışı versiyonu maduro oyunu neyle sonuçlanacak hep beraber görecegiz.
Maduro diyor ki
" cesur adam "
Evet cesur adam !!!
https://encrypted-tbn2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSsTTOML7TZK-iB1GbdMeUnNdKpPBR3i9pMjBlqOoEMCjh4pgdUMScrZcb3QQ
ForumKirpisi
03-05-2019, 20:00
abd maduroyu hoplattıktan sonra bizi de hoplatır.
bu durum şeye benziyo, avrupada türkiyenin başına bela olacak hdp girişimlerine benziyor çok.
kendi ayağına sıkıyon.
erdoğanı sevmiyon diye maduroyla beraber olmasına yorganı yakıyon.
stratejik şeyler bunlar.
öteki herif piç herif amerikadan geliyo mavi bantla özgürlük getirmeye.
plastik malafat şeklinde bi özgürlük. silahlar falan abd köpekleri.
madem hani içten destek yok mu hiç askeri bilmemnesi. o maduroyu da halletçem ben.
piç bi herif o da. 2 sini de öldürüp gömebiliriz. ben sniper olcam dediğim gibi siz önden girin.
spartacus
03-05-2019, 20:12
Benim istediğim anayasal düzene dönülmesi, insani yardımların ülkeye girebilmesi, Komşu ülkelere kaçan Venezüellalıların ülkelerine dönebilmesi ve tabi ki petrol ambargosunun kaldırılması.
Anayasal düzene dönülmesi için, öyle bir düzen olması gerekirdi... Basit bir soru soracağım, hepimizin görmekten kaçamayacağı bir gerçek üzre.
İnsanların arasında, gelir dağılımını sağlayamayan ve gelir dağılımı adaletsizliğini aşamayan aksine üreten bir anayasa ne işe yarar? hak-hukuk mudur?
Anayasa, kast sistemini ve Roma Diktatörlüğünü(aslında sınıf diktatörlüğü) ortadan kaldırmak yerine süregiderliğini garantiliyorsa, sirk partilerinin ve sermaye, parası olanın(!) değilde insanların bizzat yerinde ve delegeler usülü yönetime dahil olmasını içermiyorsa, servet ve sermaye sahibi egemen sınıfın, köle sınıflar üzerinde tahakkümünü sağlıyor veya engellemiyorsa, ne işe yarıyor(elbette baronların iktidarını süregider kılacak esaslara dayanıyor), senin tabirinle kime ne faydası var? (kime var?) Neden sormuyorsun?
eskiye dönülmesi diyorsun, o yüzden mi milyonlarca insan sağlık hizmeti dahi alamıyordu? Okuma yazma dahi bilmiyordu? Sizin baronlar, salt köleci sistemlerinden olma kaygısından değil, bu tür sebeplerle de isyan ediyorlar, köleler bilinçlenmemeli.
O yüzden mi bu yoksullar eylem yaptığında, kütür, kütür öldürülüyordu? Zırt, pırt ABD malı darbeler oluyor ve ülke hep baronlarca yönetiliyordu? (Latin Amerika ülkelerine bak, iyi bak, ABD güdümünde ne hallerdeler, baron mafyası. baksana Trump duvar örüyor! neden, demek ki neymiş, göçler varmış. hangi eskisi daha iyiydi? kaçan, göçen yok mu? Dönerse olmayacak mı?)
o yüzden mi ikiyüzlü davranıyorsun-uz? Ne zamandan beri kaçan, göçen umurunda oldu Leonardo? Latin Amerika, yani made in ABD, ABD malı ülkelerde insanlar aç, yoksul, perişan, onlarda imkan bulsa kaçıp, göçüyor, neredesin Leonardo? Rusyayı mı çağıralım o ülkelere de Rusya gidip darbeler hazırlasın, karşı çıkarsın değil mi? bu mudur anladığın çözüm, neden ikiyüzlüsünüz, neden?
O yüzden mi ırkçılık egemendi?
O yüzden mi yerli halk köle ve ikinci sınıf insan görülüyordu?
Değişecek olan ne? Daha da kötüye gidecek! Chavez'in getirmeye çalıştığı rejim yerine eskisi gelirse veya eskisine dönüştürülürse(geri dönüş!) bu ilerleme değil gerilemedir.
Anayasa derken anladığın ne? Chavez'den sonra anayasa yok mu?
Öne sürdüğün gibi anayasası olan ülkeler, yani ABD nin bizzat hakim olduğu ülkeler de hayat iyi mi? Somali de iyi mi? Afganistan da, Libya'da, Irak'da, Latin Amerika ülkelerinde.
Maduro üzerinden gitmek doğru değil, Maduro elbette eleştirilir, elimizdeki veriler ölçeğinde, ama bu konu başka, başından beridir, işgal edilmeye çalışılıyor, biz daha da kötüye götürecek ve ortam hazırlamak için daha da kötüleştiren işgale karşıyız ve venezuela bunu ve berbaeridne gelen sorunları aşarsa, düze çıkma imkanı var.
Ne zaman evvele dair bir eleştirin oldu? Ben göremiyorum sen görüyor musun?
kaldı ki madem kapitalizmde yaşıyorsun, kapitalsit ülkelerin birbiriyle ilişkisi olamaz mı?
Türkiye'de bilmem nerelerde ABD üslerinin ne işi var o halde? Neden karşı çıkmıyorsun? Şov mu yapıyorlar, dertleri şov yapmak mı?
Şov yapılarak mı, dünya kaynaklarının %60'ı, %1 e gidiyor? Senin hak dediğin, hukuk dediğin, yasa dediğin bu mu? Değilse ne?
Venezuela'da o baronlara giden kaynakların, önemli ülkelerinden birisi, petrol, silah, sanayi, ilaç, uyuşturucu tekelleri(made in ABD ve taifesi).... Mesele sizlerin sandığı gibi Ali, Veli, Ayşe tartışması değil.
Öncesinde yasalar var mıydı? Kime yasa?
Chavez seçimle gelmedi mi? Daha geldiği gün, seninle aynı fikirlere sahip dünya baron medyası, daha ilk günden örgütlü yalana başvurmadı mı? Daha ilk günden örgütlü bir saldırı olmadı mı? saldırı, savunma olmayacak mı?
Siz petorl konusunda haklı olabilirsiniz. Da şu anda kime ne faydası var?
Bence Suriye olayı gibi Rusya'nın "anti-emperyalist" şov yapması. (Ki Tayyip olsun, İran olsun ne büyük anti-emperyalisttir bunlar yıllardır izliyoruz hep beraber)
Peki Ne zaman Somali'yi göreceksin, elimizde somut pratik var işte? Libya da var Afganistan var, Irak var Latin Amerka ülkeleri var, Afirka ülkeleri var(bunların çoğu kaynak bakımından zengin ülkeler ama çelişki şu ki dünyanın en yoksul halkları). Mesele birilerine fayda ise, kime faydası? Görmezden geldiğin gerçek nedir sence?
Biz sadece petrol konusunda haklı değiliz-ki haklı olmak gibi bir sorunumuz yok, öyle yaklaşıp bilimsel temelden sapamayız-, mesele de sadece petrol değil. ifadelerimizin tümü de objektiftir ve gerçeği yansıtır. haklı olmanın da önemi yok, önemli olan gerçeği görebilmek, objektif ve dürüst olabilmek, şartlandırılmadan bakabilmek.
Ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek, aslında meselenin özeti bu, kısaca sıtma eden de aynı, ölümü gösteren de aynı
Hasılı biz Maduro namına konuşmuyoruz, gerçekler üzre konuşuyoruz.
Sistemi biliyoruz, ifadelerimiz koşullara göre gözlem, veri, analize dayanıyor ve eaas faktörleri de ortaya koyabiliyoruz ve nasıl böylesine guraba sistemler türettiğini de. Tamamen bilimsel.
Bir soru;
1939 büyük buhranı var, mesela bunun suçlusu İnönü mü? Şimdi Dünya kapitalizmi krize gidiyor, bunun suçlusu Merkel mi?
ForumKirpisi
03-05-2019, 20:32
spartacusta aynı şeyi diyo işte.
Meksika dediğin ülke şu anda iyi gidiyor. Türkiyeden rezaletti. Nası iyi gidiyo
ABDnin köpeği oldu çünkü. Meksika dediğin ülke baştan sonra ABDnin ezdiği hor gördüğü
tipik bir neo liberal ABD sömürgesi. Residencelar lüks oteller oh ne olduk demeler parklar villalar
bahçeler falan dolu Meksikada. Hiç öyle filmlerdeki gibi adam asılan bi yer değil.
4 şeridi çektiler beyinleri sqtler.
o meksikanın köpek abd memuru başkanı nası eğiliyo önünde trumpın.
Ama adam vuruyolar da meksikada.. Trump duvarı köle ettiği Meksikaya yapıyor trumpın duvara temel yaptığı şeylerin
topu da yalan. Kaçan herifler tünel kazıyor. Duvar siyasi simge.
ABDnin zaten paravan duvarı var. Ama mafyalar mancınıkla atıyo. ABD köle yapar duvar çeker iyi güzel.
Sonra daha da köle yapar. Böyle kan emici bi zihniyet bunu güzellemeyin.
Bize yapsınlar Zeytinburnuna Kabil diyolar. 1 milyon herif oldular. Meksika gibisi dahi yok etrafımızda.
En iyi komşumuz Yunanistan anasını satiyim.
Dünyada 3 ABD sömürgesi köle ülke vardır iyi kötü devam eden.
Biri Japonya
İkincisi Güney Kore
Üçüncüsü Tayvan
Ortak özellikleri: Hristiyanlık,Müslümanlık ve Yahudilik yok, Amerikanların anlayamayacağı kadar kompleksler. Oturaklılar. Çalışkanlar.
Leonardo
03-05-2019, 21:00
Anayasal düzene dönülmesi için, öyle bir düzen olması gerekirdi. Üstelik kimin için anasaya, neye dönecekler? halk neye döneceğini biliyor mu?... Venezuela'da hayat daha mı iyiymiş?
Basit bir soru soracağım, hepimizin görmekten kaçamayacağı bir gerçek üzre.
İnsanların arasında, gelir dağılımını sağlayamayan ve gelir dağılımı adaletsizliğini aşamayan aksine üreten bir anayasa ne işe yarar? hak-hukuk mudur?
- O topluma şans tanır en azından. Kendi kararlarını alma şansı olur.
Anayasa, kast sistemini ve Roma Diktatörlüğünü(aslında sınıf diktatörlüğü) ortadan kaldırmak yerine süregiderliğini garantiliyorsa, sirk partilerinin ve sermaye, parası olanın(!) değilde insanların bizzat yerinde ve delegeler usülü yönetime dahil olmasını içermiyorsa, servet ve sermaye sahibi egemen sınıfın, köle sınıflar üzerinde tahakkümünü sağlıyor veya engellemiyorsa, ne işe yarıyor(elbette baronların iktidarını süregider kılacak esaslara dayanıyor), senin tabirinle kime ne faydası var? (kime var?)
Neden sormuyorsun?
- Bu dediklerinde haklı olabilirsin. Ama benim anayasal düzene ihtiyacım var. Anayasal düzen olmadan nasıl Sendika / sol parti kurup, Marksist yayınlar filan basacaksın?
Gözlemimiz aynı gözlem. Ama Çözümü Rusya / Tayyip gibi adamlarda aramak çözüm müdür?
Che Gevara'ya Marksist ülke versen Tayyiple el sıkışırken poz vermezdi.
Hayır orada başka bir şeyler oluyor ve olanların da sosyalizm ile alakası yok.
Che'yi askerler öldürdü. Maduro gücü elinde tutabilmek adına bütün generallerine bakanlık veriyor.
Bence, Evet Chavez iyi bir liderdi. Biraz sert biraz sosyalist idi. Ama panik yapacak bir durum yoktu. Da bu seçimleri kaybettiği için zaten Guaido "ben geçici başkan oldum" filan diyor. Yani iş değil bunlar.
Değişecek olan ne? Daha da kötüye gidecek! Chavez'in getirmeye çalıştığı rejim yerine eskisi gelirse veya eskisine dönüştürülürse(geri dönüş!) bu ilerleme değil gerilemedir ve milyonlarca insan için ise bahtsızlık, cehennem iken bir avuç zengin için cennet-i aladır. Sizlere kalan ise sömürülen sınıflara karşı zebanilik(cehennem bekçiliği).
- Chavez adam gibi seçildi. Sonra petrol gelirlerini halk için kullanmaya başladı. İyi bir liderdi. Ama ölümünden sonra olanlar o kadar da iyi bir lider olmadığını kanıtlıyor (bence)
Anayasa derken anladığın ne? Chavez'den sonra anayasa yok mu?
Öne sürdüğün gibi anayasası olan ülkeler, yani ABD nin bizzat hakim olduğu ülkeler de hayat iyi mi? Somali de iyi mi? Afganistan da, Libya'da, Irak'da, Latin Amerika ülkelerinde.
- Yanlış anlıyorsun. Zaten ABD'nin "demokrasi ve insan haklarını koruma" iddiasını savunmuyorum. Ben bu saydığın ulusların ABD olmadan da var olma hakkına inanıyorum. Başlarınca dinciler olmadan, Diktatör olmadan, başka bir ülke olmadan.
Mesela "BUnlar cahil halk, koy başına diktatörü, Diktatör daha iyiydi" zihniyetine inanmıyorum 1)
2) Tayyip / Putin / İran gibi adamların burada konuştuğumuz bir şeyi önemsediklerine inanmıyorum.
Venezüella satranç tahtası değildir / olmamalıdır diyorum.
Maduro üzerinden gitmek doğru değil, Maduro elbette eleştirilir, elimizdeki veriler ölçeğinde, ama bu konu başka, başından beridir, işgal edilmeye çalışılıyor, biz daha da kötüye götürecek ve ortam hazırlamak için daha da kötüleştiren işgale karşıyız ve venezuela bunu ve berbaeridne gelen sorunları aşarsa, düze çıkma imkanı var.
- Eleştirmiyorum ki. Geçici başkan olarak Guaido seçilsin. Seçim düzenlensin. Maduro adaylığını koysun (%10'dan fazla oy alırsa sen haklısın demektir)
Türkiye'de bilmem nerelerde ABD üslerinin ne işi var o halde? Neden karşı çıkmıyorsun? Şov mu yapıyorlar, dertleri şov yapmak mı?
Şov yapılarak mı, dünya kaynaklarının %60'ı, %1 e gidiyor? Senin hak dediğin, hukuk dediğin, yasa dediğin bu mu? Değilse ne?
- Soğuk savaş dönemini sana anlattım.
Daha da geriye gidelim. İlk Türkçe yazılı eser olan Orhun Abidelerinde "Ben Dizliye diz çöktürdüm, başlıya baş eğdirdim" diye başlar. O zamanın gerçeği bu. Hatta bilinçsiz insanlar bugün için bile bunu savunurlar.
Yani biz sol görüşlü olarak her zaman daha adil bir uluslar arası ilişkiler olsun isteriz. Ama yle oluyor mu?
-Hayır.
O zaman Çin'i de yok edelim. Her şeyi onlar ürettiği için biz üretemiyoruz. Sence çözüm bu mudur?
Sorunun cevabı: Aynı şeyi söylüyoruz. Sen Maduro + Rusya alternatifdir diyorsun.
Ben öyle düşünmüyorum. Rusya kendine alternatif olamamış ki İran / Türkiye vs. gibi ülkelere alternatif olsun.
+ Chavez Ruslarla içli dışlı olmazdı. 20 sene ülke yönetti ama Tayyip ile el sıkışırken resmi yok.
- Amerikan ambargosu çok saldırgan bir tutumdur. O konuda haklısınız. Zaten zor ayakta duran bir ülke idi. Bu şekilde ekonomik ambargo koymaları yine normal değil.
Da orası adamın arka bahçesi. Soğuk savaştan beri bu böyle. Putin "ben buradayım" demek için çomak sokuyor. Venezüella ya da Suriye halkını önemsediği için değil.
Chavez seçimle gelmedi mi? Daha geldiği gün, seninle aynı fikirlere sahip dünya baron medyası, daha ilk günden örgütlü yalana başvurmadı mı? Daha ilk günden örgütlü bir saldırı olmadı mı? saldırı, savunma olmayacak mı?
- Baronlara karşı koymanın tek yolu (benim için)
1) anayasal düzene sahip olmak
2) Anayasal düzen içinde örgütlenmektir.
Ben öyle görüyorum.
Leninist alternatif yoktur demedim. Da Maduro'nun yaptığı şeyin bunla alakalı olduğundan emin değilim (bilmiyorum yani / zannetmiyorum)
Mesajın kalanı
Bazen bazı yazıları hızlı geçmek zorunda kalıyorum. Bu son mesajın tamamını okudum.
Ben Kapitalist düzenin sağlıklı bir düzen olduğunu iddia etmedim. Kapitalizmin içinde barındırdığı ciddi dengesizlikler vardır.
- Sen devrimci Marksist'sin. Bu kadarını anladık.
Da ben işin felsefesini okudum. Yani Cumhuriyet düzeninin basit bir "burjuva devrimi" olduğuna inanmıyorum. + Cumhuriyet düzeninin Emperyalizmi asıl tehdit eden şey olduğuna inanıyorum.
Kimse Kaddafi'yi / Saddam'ı düşürmeye uğraşmıyor. Petrol parasıyla silah alan liderleri herkes çok seviyor. İran ile uğraşanı gördün mü? Kimsenin ipinde değil?
Ama Doğulu bir halk üretim yapmaya başlayınca, medeni adam gibi giyinip medeni adam gibi davranınca, o zaman rahatsız oluyorlar.
Tüketim toplumu geçmişten devraldığı agresif bir siyaseti sürdüren bir toplumdur.
Somali'Yi Afrika'yı görmez olur muyum?
orası eskiden beri "geldi, alacağını aldı, gitti" ülkesidir.
Ama Güney Amerika'ya bak, Nelson Mandela'ya bak. Nijjerya gibi (petrol sayarak) belini doğrultmaya çalışan ülkeler de var.
Benim düşüncem: Kantçı bir düşünce aslında. Mesela bir yerden sonra, Bu kıtaya talan edilecek kıta gözüyle bakılmayacak. Tonlarca gıda yardımı filan gidiyor. gele gele Akdenizde yılda 2 titanik dolusu insan boğuluyor.
Sen biraz aşırı karamsarsın (Bu gayet normal çünkü devrimcisin).
Da benim sosyalistliğim ululararası ilişkileri de kapsıyor. Mesela niye birileri üretsin diğeri sadece tüketsin. Araplar GZ mı? Benim bu tarz okumalarım da oldu. Kadaffi vs. "geleceğin Arabı şöyle, geleceğin arabı böyle" filan diye konuşurdu. Tabi ki lafta kaldı. İcraat olmadı.
Somali vs. de öyle.
Bu tarihsel bir olgu. 1600'Lü yıllardan itibaren Avrupa önce kıyılardan başlayarak, son 19 yy'da Kıtanın en iç kesimlerine kadar sadece ALMAK. için gitti. almak, almak, almak.
Da o zamanın Avrupalısı ne ki?
- Hiçbir şey alamayacaksa kıçı kırık teknelerde niye onun bunun ülkesine gitme riskini göze alsın?
Bir ganimet olması lazım ki adam gitsin.
Şimdi 21 yy'da bunları bilip anlayıp, değiştirme evresine geçmek gerekiyor. Sosyalizm buna vesile olabilir.
+ Dünya düzeni böyle devam edemez. Bu yamuk bir düzendir.
(anlaştık herhalde değil mi?)
- Ama ben anayasal düzene ve bunun devrimci rolüne ve bu dediklerimi yapmada önemli rolü olacağına inanıyorum.
"Baronlar" dediklerin, benim inandığım sistemin zayıf noktalarını arıyorlar, buluyorlar, kullanabilirlerse kullanıyorlar. O yüzden mesela Basın özgürlüğü denen şey var. halkın bilinçli olma zorunluluğu var. TR'deki insan bunu anlayamaz. Fransız kanalında örneğin GDO'larda ilgili TV programları var. Bıraksan GDO'lu ürünleri getirip getirip millete yedirecekler. Basın ifşa ediyor. halk tepki gösteriyor. Hükümet engelliyor. Sağlıklı demokrasi bu.
BU dedilerimi hiç anlamıyor olamazsın.
Da yine de devrimciysen devrimcisin. Ben toplum sözleşmesi dahilinde de çözüm olduğuna inanıyorum.
Maduro sizi ikna etmiş olabilir. Ben ikna olmadım diyorum. Her şeyi bilen biri değilim. Da hugo Chavez gibi bir lider olduğunu düşünmüyorum :)
ilahimasal
03-05-2019, 21:51
Linç soruşturulmasın derken !!!
Maduroya destek veren cesur adamlar portresi .
Üzüm üzüme bakarak kararır.
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/styles/newsimagestyle_615x410/public/oylama.jpg
spartacus
03-05-2019, 23:07
- O topluma şans tanır en azından. Kendi kararlarını alma şansı olur.
Farazi olmadı mı? Şans tanımıyor, imkansız kılıyor.
Venezeula'da toplum o şansı yakaldı, nasıl ?Dediğin anayasayı rafa akldırarak, eğer iddian bu ise haklısın. O anayasa var olmakla, rafa kaldırma şansını vermiş oluyor.
kaldı ki şimdi de bir anayasa var.
- Bu dediklerinde haklı olabilirsin. Ama benim anayasal düzene ihtiyacım var. Anayasal düzen olmadan nasıl Sendika / sol parti kurup, Marksist yayınlar filan basacaksın?
Gözlemimiz aynı gözlem. Ama Çözümü Rusya / Tayyip gibi adamlarda aramak çözüm müdür?
Trump, Guaido'da da aramak çözüm mü? Guaido, zaten Tayyip'den daha gerisini temsil ediyor yani aslında Guaido dediğiniz an çözümü aynen iddia ettiğin yerde aramış oluyorsun. Guaido oraya oturursa, diktatör olacak, gerçek dikatatör... sermaye halka sormaz(soracak mekanizmaları olmaz, olmasını da istemez), halk meclisi vs olmaz, atar ve yapar.
peki Guaido gelirse, Erdoğanla tokalaşmayacak mı? Madem bazılarımız böyle safsata bir bilince sahip, meseleyi de öyle bir şey sanıyor, sonuç? İtiraz ettiği şeyi savunuyorlar.
Sonra Trump da Erdoğanla, Putin'de, Merkel de -dur ki sevişiyor- el sıkıştı, ne olacak şimdi? Neden Merkel'e diktatör demiyorsunuz, neden Merkel'in indirilmesi için propaganda yapmıyorsunuz? Demek ki henüz omurganın anlamını bilmiyorsunuz, savunduğunuzun ne olduğunu da bilmiyorsunuz... ben bunu görüyorum, anlıyorum...
Türkü'yü ise ciddiye bile almak hatadır, tam bir AKP yandaşı kafasına sahip, yandaş medyayla aynı tür cehaletin neferliğine soyunmuş, resim paylaşıp duruyor, kafasına göre eşitliyor vs...
Türkiye, Venezuelayı gerçekten desteklemiyor. ABD sermayesi ve tayfası Venezuela'nın Çin, Rusya, Türkiye, İran, Küba gibi ülkelerle ekonomik işbirliği sağlamasına karşılar. Bu da karşıtlığın sebeplerinden birisi.
Daha önce ifade etmiştim, politika çıkar temellidir, çıkar zemini ise ekonomidir, asıl belirleyici politikalar ise sınıfsaldır, yani aslında 2 temel ekonomi-politiğin yelpazelerinden söz edebiliriz. Ekonomi bizlere aşılandığı gibi, öyle tepede birilerinin finans yönetimi değildir. Öyle sanan insanların da haliyle yorumlama biçimi de eksik, yanlış oluyor. Sanılıyor ki, A gitsin, B gelsin her şey değişir, yok öyle bir evren, öyle bir dünya. Dünyayı konjonktürel ve objektif okumamız gerekir.
Rusya da çıkarının peşinde, Venezuelayı düşündüğü yok. Rusya, Çin göz göre, göre, ekonomik ilişkilerinin sekteye uğratılmasına seyirci kalmaz, anlamadığın en önemli nokta burası. Bu farazi değil, bizzat petrol tröstlerinin açıkca ve zaten Trump'ın, AB'nin (sık, sık) açıkca ilan ettiği kaygılardır. Yine de Rusya ve Çin çekimser duruyor neden? Basit, çünkü bu karşı ülkeler, diğer taraftan, müşterisi konumunda!
Kısaca bir ambargo durumunda iseniz, yalıtılmışsanız, taktiğiniz, ambargoyu yarmaktır kırmaktır ve Çin, Rusya vb ülkeler ambargoyu saymıyorsa, çaresiz(!) bunlar o temelde alternatif olurlar.
21. Yüzılda ambargo uygulamak insan hakları mahkemesinde yargılanması geraken AĞIR bir suçtur. bunu anlayabiliyor musunuz? nerede sevgili AB, hani insan hakları, hani demokrasi diyorlardı, bunlar böyle mi demorkasi getiriyor(evet)... bunları bu kadar vahşileştiren ne? iktidarda olan sınıfa bakılmalı. bu büyük bir suç, çok büyük bir suç, karşısında durmanız gerekirdi, ama nafile işte, kafalar öyle bir empoze uğramış, öyle bir uyuşturulmuş ki, sembollü ve dünyaları bir kaşık suya hapsedilmiş püsküllü dünya, kukla olmamak zor zanaat...
Şu durumda senin ısrarla çelişkili biçimde Rusya karşıtlığın yanlış , çünkü ambargoyu yani büyük bir savaş suçunu delmiş oluyor. sebebi çıkarları fakat, konumlanış bakımından "şu an", diğerlerinin, heleki sevgili AB'nin işlediği savaş suçunun affı yokken, Rusya ve Çin bu suçu işlememiş, işlenmesine engel durumuna geliyor. Rusya da senle aynı şeyi söylüyor (http://www.kubadostluk.org/venezuelanin-sorunlarinin-yikici-dis-mudahaleler-olmadan-cozulecegini-umuyoruz/)
Yoksa eğer ABD ve tayfası, Rusya ve Çin' le ekonomik işbirliğine sahip olmasa, Çin ve Rusya Venezuela ekonomisine finans da sağlar. Ama kimse eşeğini, çürük kazığa bağlamak istemiyor, onlar'da dost değiller, burjuva tabirle "halkın, halktan", esas tabirle "sınıfın, sınıftan" başka dostu yok.
bu bir savaş, bu sadece sömürülen sınıflarla, sömürenin değil, sömürenlerinde kendi arasındaki çimenler üstünde rekabet, savaş olarak açığa çıkar. daha geniş ve konjonktürel çerçeveden bakmalı.
Dünya medyası dediğim %99 egemen medyadır, oralarda okuduklarınızın çoğu yalan.
Bu haberi dahi doğru bilmiyorsunuz, kısaca özetleyim.
"Juan Guaido'ya düğmeye bastık haydi dediler. Ve Guaido, sözde askeri bir hava üssü yakınından mesaj yolluyor(halbuki orada askeri üs yokmuş), ama bilinçli olarak o bölge seçilmiş, izleyen insanlar, Guaido'nun orduyu arkasına aldığı hissi oluştrmak için. taktikler belli ve yalan üzre.
Sonra sanki şehirde ordu ile yürüyormuş gibi, açıklama yaptığı cadde üzerinde kısa mesafe bir grup askerle yürüyor, ordu el koydu izlenimi verip, halkı sokağa salıp kendi aradan sıvışmak istiyor. öyle olmaz, girersin halkın içine mücadele edersin, yasa-dışı(illegal) yaparsın çünkü illegalite demek yasa-tanımamaktır. Bir hareket, yasaları kökten değiştirecekse, eski yasayı tanıyarak değiştirmez, örügütlenemez dahi, imkan ölçeğinde kullanır ama stratejisi yasa-dışıdır(o yasayı aşar)...."
Olan bu, darbe çağrısı ve halkı sokağa, askeri ikitdara çağırıyor. Gerçekleşiyor mu? hayır.
Che Gevara'ya Marksist ülke versen Tayyiple el sıkışırken poz vermezdi.
Maduro, Che değil, olmadığını biliyoruz ama Erdoğanla el sıkıştı diye bir ülkenin neo-faşist bir hükümet, darbeyle düşürülmesi gerekiyorsa, o halde Erdoğan, Trump la da el sıkıştı. Merkel'de Erdoğan ile el sıkışan ve hatta en çok gülücük dağıtan, destekleyen birisi, nereye vardık? Merkel=Maduro demiyorsan sorun sende. ya da, başıdan beridir dediğim türden ikiyüzlü safsatalarla manipülasyon üretilmesinin yanlışı ortada.
Diyorum ya safsata her tarafa çekilebilir, safsata dendiği an durup düşünmeniz lazım :)
Hayır orada başka bir şeyler oluyor ve olanların da sosyalizm ile alakası yok.
Che'yi askerler öldürdü. Maduro gücü elinde tutabilmek adına bütün generallerine bakanlık veriyor.
hangi bakanlıklar yazarsan araştırmamız daha kolay olur. Kaldı ki o coğrafyada tüm hükümetler öyledir, sebebi ise ABD yönetim anlayışıdır, bunu oralarda gelenek haline getiren ABD değil mi?(hatta kendisi de yapar bunu, üstelik işgal savaşları komutanlarından atamaya çalışır vs.) Sizde orada hükümeti devirseniz aynı yolu izlersiniz, çünkü bu geleneği kısa sürede aşmak mümkün değil(gücünüz varsa eski orduyu komple lav eder veya ssüreçle dönüştürrüsünüz, koşulalr belirleyici) ama bu geleneğe rağmen de göz, göre, göre taktik hatası yapılması da beklenmemeli. Guaido'da, başta ABD olmak üzere ordudan destek isteyip durmuyor mu? Geçerli önermelerle gelmelisin, bu tür ifadeler bizim ABD ve emperyalist işgale karşı tavrımızı değiştiremez ki. bu tavırın temeli çok başka, daha geniş, daha esaslı, daha bilimsel, kişilere dayalı değil. Aksine bana bu şekilde gelirsen istismar ve safsata argümanlar üretmiş oluyorsun(!). kaldı ki eğer Guaido orduyu-hadi geçtik-, ABD'yi karıştırmasa, bu noktada seni dinleyebilirdim. Demek ki kendi eleştirinle kendi inançlarına vurdun, kendinle çelişmedin mi?:)
gerisi ise zaten üzerinde durduğumuz konular.
Önce şu sorunu aşalım;
Kim ve neresi olursa olsun, ABD merkezli işgallere karşıyız. Bu doğru anlaşılıyor mu? Irağın işgaline karşıydık, bu saddamla ilgili değil, igal ile ilgili. Savaş ve insanlık suçu ambargoya karşıydık! Bu Saddamla ilgili olabilir mi? Bu kadar düşmeyelim..
Birde fırsat vermek diye bir söz var, Venezuela henüz böyle bir fırsatı tecrübe edemedi, zira izin verilmiyor(bu görülüyor), muhtemel izin vermeyen, izin verirsem, bu toplum bizler ve baronlarsız yaşama fırsatını yakalar, bu bizzat ABD tarafından uyuşturuya kadar bağımlı hale getirilmiş tüm Latin Amerikaya ve oradan dünyaya örnek olabilir kaygısıyla süreğen saldırıyor.
Kısaca Maduro bizi çok da ilgilendirmiyor, bunca yalan propagandanın hakim olduğu dünyada, gerçekleri dahi öğrenmemiz zor hatta bezen yarım yüzyıl sürebiliyor.Çünkü şu koşulda her iki tarafından sözleriyle hareket edemez duruma düşürülüyoruz...
Son olarak taktik diye, çaresizlik anı'ı diye kavramlar vardır. örneğin ambargo yüzünden ilaç alamayan bir ülkeyi düşün, sende başkanısın ve Türkiye sana ilaç satayım demiş, kapitalist, şu bu mesele o değil, ne yaparsın? Kişileri bırak şimdi, saçma sapan kibir ve gururu, kişisel egolarını, diyelim ki bu ilaç olmazsa doğan her çocuktan 1'i hayatını kaybediyor. ne yapardın? ben Erdoğan'ın elini sıkamam ölen ölsün der miydin? ya da ambargoyu kırmak için fırsatlar buluyorsun... Afaki ve farazi yazmayın, bizi etkilemiyor, çünkü bizim düşünlerimizin bir temeli, omurgası var.
Erdoğan ile tokalaşmak vs hşkaye şu durumda, zira AMBARGO ciddi bir suçtur VE karşı çıkmamak da bir yerde bu suça ortak olmaktır. Bırak sistemleri, boşver ideolojileri, gelde şimdi ambargo uygulayanla birlikte hareket edeni kurtuluş olarak sun ve destek olmak adına yırtın dur hadi! Ne yaptınız siz? Siz ne yapıyorsunuz? farkında mısınız? Bu farkındalığınız yokken dahi, benimle yazışıyorsunuz da gerçekten, beyin neyse ne de midem kaldırmıyor.
haydi hep birlikte önce bu büyük insanlık suçlarına karşı çıkalım ve kendi varlığını, ancak böyle büyük suçlar üzre inşaa edenlere de karşı çıkalım. Bir grup, kendi halkına AMBARGO ile, elbirliği ile kıyarken ve kıyanla birlikte olup, bu suç üzre koltuğa oturacaksa, meşruiyeti olamaz, önce kişi vs değil, biz düşünce, görüş olarak buna karşı çıkalım olur mu?
ilahimasal
03-05-2019, 23:59
Türkü'yü ise ciddiye bile almak hatadır, tam bir AKP yandaşı kafasına sahip, yandaş medyayla aynı tür cehaletin neferliğine soyunmuş, resim paylaşıp duruyor, kafasına göre eşitliyor vs. [/COLOR]
Resimde akp nin dibinde ben resim vermediğime göre , akp nin yanında resim veren akp yandaşı olmalı.
Resimde akp nin elini sıkan , sıkmanında ötesinde başka mesajda veriyor. O başparmaklar ne öyle ? Sen bilirsin.!!
Maduro dikkat etmeli ,akp ile her elleri yapışık poz verenler halkı tarafından katlediliyor.
Kaddafininde öyle resimleri vardı . Ve elini sıkan tarafından ablukaya alınıp katlettirildi. Bir başkası ( esad) da paçayı zor kurtardı.
Chavez hayattayken Erdoğana dışarıdan bakıp ah ne güzel adam diyip aldandığı 2011 de , sen bizim tokileri yapsana diyinince , birileri ( tkp ) chawezi uyarmıştı. Şimdide uyarılacak olan maduro diyeceğimde adam atı alıp payitahtı aşmış. Nusrette etin keyfine dalmış.
Ne diyor ozan ? Venezuela lı ekmek bulamazken maduro budu bulur . Ah ciger anam içim yanıyor.
Spartakus iyisin hoşsunda eski kafalısın . Hafızası kötü olanlarla anlatırsın sen onları. Her şey tecrübe ile bilinir. Kitap okumak iyi olsada teoride kalır mühim olan pratik tecrübedir. Yetmez hafızadadır.
Sen beni ciddiye almak gibi kaygıya girme.
Ben senin unuttuklarını tekrar sana hatırlatırım.
Şüpheci Dinsiz
04-05-2019, 00:18
Şimdiki darbe girişiminin öncülü olan olaylar Ocak 2019'da nasıl planlanmış ve nasıl gelişmiş...
evrensel.net (https://www.evrensel.net/haber/372078/guaido-ve-abdnin-venezuela-hamlesi-adim-adim-nasil-planlandi)
Guaido ve ABD'nin Venezuela hamlesi adım adım nasıl planlandı?
"Her şey aralık ayında, Venezuela'nın yeniden birleşen muhalefetinin, ABD'ye Maduro'yu iktidardan indirmek için yeni planlarını anlatmasıyla başladı."
https://www.evrensel.net/upload/dosya/129518.jpg
Venezuela'da Nicolas Maduro yönetimini tanımadığını açıklayarak kendini ‘geçici başkan' ilan eden muhalif siyasetçi Juan Guaido'nun bu hamlesinin ABD yönetimi içinde nasıl karşılık bulduğunu Washigton Post gazetesi yazdı. Josh Rogin imzalı haberde, "üst düzey bir yetkiliye" dayandırılan bilgilere göre müdahale adım adım böyle planlandı:
Her şey aralık ayında, Venezuela'nın Guaido liderliğinde yeniden birleşen muhalefetinin, ABD yetkililerine Maduro'yu iktidardan indirmek için yeni planlarını anlatmasıyla başladı.
Guaido'nın ekibi Trump yönetimine Maduro'nun 10 Ocak'taki yemin töreninde Venezuela Anayasanın 233'üncü maddesini kullanarak Guaido'nun geçisi başkan ilan edileceğini ve seçim çağrısı yapacağını söyledi. Guaido'nun ekibi ABD'den açık destek istedi.
Zaten Maduro'ya karşı yeni yaptırımlar planlamakta olan Trump ekibi hedef değiştirerek muhalefetin resmen tanınmasına odaklandı. Dışişleri Bakanlığının Batı Yarıküreden sorumlu bürosu bu hamleye ABD'li diplomatların güvenliği gerekçesiyle karşı çıktı.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ABD'nin yönettiği Amerikan Devletleri Örgütünün (OEA) Washington'daki toplantısında konuştu ve Venezuela silahlı kuvvetlerine Juan Guaido'yu korumaları çağrısı yaptı.
22 Ocak Salı günü, ulusal güvenlik danışmanı John Bolton dar bir "ulusal güvenlik konseyi" toplantısı örgütledi. Konseyin tüm üyeleri değil sınırlı sayıda üst düzey yetkili; Dışişleri Bakano Pompeo, Hazine Bakanı Steven Mnuchin, Ticaret Bakanı Wilbur Ross, Ekonomik Konsey Direktörü Larry Kudlow, Pentagon temsilcisi John Rood ve Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford katıldı.
Bolton, Pompeo, Mnuchin, Ross ve Kudlow, Trump'la Salı öğleden sonra Oval Ofis'te yaptıkları görüşmede Guaido'nun ‘diplomatik tanınması' önerisini sundular ve Trump kabul etti.
Wall Street Journal gazetesine göre Başkan Yardımcısı Pence, Trump, Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio ve Cumhuriyetçi Mario Diaz-Balart ile ayrı ayrı toplantılarda Venezuela planını istişare etti.
Salı gecesi Pence, Guadio'yu aradı ve ertesi gün planını hayata geçirmesi talimatını verdi, Trump ve ABD'nin kendisini destekleyeceğini söyledi.
Ardından Pence ve Pompeo Venezuela'ya karşı, ABD kuklası Latin hükümetlerden oluşturulan Lima Grubu ve diğer bölgesel müttefiklerle görüştüler.
23 Ocak Çarşamba günü Juan Guaido, hiçbir şekilde halk iradesine dayanmayan bir biçimde, kendini geçici başkan ilan etti. Trump, hemen bu hamleyi onayladı.
‘VENEZUELA ORDUSUNUN TUTUMU BELİRLEYİCİ'
Washington Post'a göre şimdi ise Trump yönetimi "sınırlı diplomatik ve ekonomik araçlara sahip Guaido'ya nasıl yardım edeceğini bulmaya çalışıyor"
Haberde ayrıca, Venezuela'da sürecin nasıl işleyeceğinin Venezuela ordusuna bağlı olduğu belirtilerek, "Başkanlığa siyasi olarak bağlı üstlerinin aksine alt süzey ordu yetkililerinin Maduro için ölmeyi göze almayabilecekleri ve Maduro'nun da bu durumu test etmek istemeyeceği" yorumu yapılıyor.
MADURO'YA MALİ ABLUKA SERTLEŞTİRİLECEK
Habere göre, "Bu arada Mnuchin ve Ross, uluslararası finans kuruluşlarına ve şirketlere ulaşarak Maduro'nun kendi bünyelerindeki Venezuela ulusal varlıklarına ulaşmasına izin vermemelerini istedi. Mnuchin ve Ross, hükümetleri ve şirketleri, her ne kadar son karar henüz verilmemiş olsa da ABD'nin Maduro ve kliğine yönelik yeni ekonomik yaptırımlarının gelebileceği konusunda uyardı"
Trump'ın ulusal güvenlik uzmanı Bolton da Perşembe günkü açıklamasında Maduro yönetiminin "gelir kaynaklarını kesmeye" odaklandıklarını söylemişti.
Washisngton Post haberinde Trump yönetiminin yeni Venezuela politikasının "demokrasi, hukuk, insan hakları ve yolsuzluk"a dayandığı ancak bunun Rusya, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye politikalarıyla çeliştiği vurgusu yapıldı. (DIŞ HABERLER)
aklınızın yetmediğine inansam
derdim ki aptaldır anlayamıyor
bilginizin yetmediğine inansam
cahildir bilmiyor derdim
ama değil
sizdeki onursuzluk kansızlık şerefsizlik
o ülkede petrol işçileri bile beyaz azınlıktandı
kompradorlarla işbirliği yaptı
şavez sendika içinde yerli işçi bile bulamadı
yerlilerin işçilik yapabilecek kadar bile yetenekleri yoktu
öyle toplum dışı bırakılmışlardı
chavezin onlar için yapmaya çalıştığı şeyle
bu ülkede kömür verip oy satın almayı aynı şey yapabilecek kadar onurdan uzaklaştınız öyle mi
bu ne kansızlık be
ipe çıkıp kendi sandalyesini tekmeleyen o adamlardan
teslim ol diyene, erleri çekin subaylar gelsin diyen o adamlardan
parmakları boğum boğum kesilirken ser verip sır vermeyen o adamlardan
duvar diplerinde kurşuna dizilirken ölüm mangasına sizin özgürlüğünüz için ölüyoruz diyen o adamlardan
yok değil mi sizde o adamlardan bir damar yok
damarınızı *******
emperyalistlerin bi tarafını sıvazlamak için kelimelerle cilveleşmeyin ulan
o kelimeleri siz yediririm ben
10 senedir ne kansızlara bu forumu dar ettim
yönetim beni atsın diye secdelere kapanırsınız
kansızlar sizi
Çözüm?
Yok..
Haybeden kahramanlık masalları.
İdam sandalyesine tekme at, son kurşunu yemeden slogan at..
Şüpheci Dinsiz
04-05-2019, 00:58
Çözüm?
Yok..
Haybeden kahramanlık masalları.
İdam sandalyesine tekme at, son kurşunu yemeden slogan at..
Boş teneke,
Birileri sana tecavüz etmek istese, hemen pantolonunu mu indirirsin, yoksa ne olursa olsun direnir misin?
Şimdiye kadarki izlenimim vazelin isteyeceğin şeklinde.
Boş teneke,
Birileri sana tecavüz etmek istese, hemen pantolonunu mu indirirsin, yoksa ne olursa olsun direnir misin?
Şimdiye kadarki izlenimim vazelin isteyeceğin şeklinde.
Bu söylem, Millet İttifakı için terörist diyen sesin eş benzeri oluyor. Amiyane propaganda ve karalamadan öteye geçmeniz imkansız.
Ve hala çözüm sunmadınız insanlara.
Bütün boş tenekeler Venezuela'da. Ekmek tenekesi boş, sağlık tenekesi boş, cüzdan tenekesi boş.
Altın oligarkları için can vermeye Amerikan karşıtlığı adına ikna edilmeye çalışılan bir cahil halk kitlesi.
Bu söylem, Millet İttifakı için terörist diyen sesin eş benzeri oluyor. Amiyane propaganda ve karalamadan öteye geçmeniz imkansız.
Ve hala çözüm sunmadınız insanlara.
Bütün boş tenekeler Venezuela'da. Ekmek tenekesi boş, sağlık tenekesi boş, cüzdan tenekesi boş.
Altın oligarkları için can vermeye Amerikan karşıtlığı adına ikna edilmeye çalışılan bir cahil halk kitlesi.
çözüm çok basit de,
ben oğlancı değilim.
yok o tarz eğilimlerim.
sizin blackwater venezuelaya girme hazırlığında.
biliyosun
onlar hipiler gibi, savaşma seviş kafasında değiller
hem savaşalım hem moral olur sevişelim kafasındalar
sen seviyosun bu conileri ya
BW'nin yan kuruluşu var bi tane bu işlere bakan
sun hizmetini
çözerler senin sorununu
Şüpheci Dinsiz
04-05-2019, 01:57
Ve hala çözüm sunmadınız insanlara.
Bizim çözüm vazelin istemek veya pantolon indirmek değil. Başlamış bir devrim var, epey mesafe alınmış, büyük bir halk kitlesine ulaşmış, konseyler kurulmuş, konseylerin kararıyla ve kararlılığıyla devrimin genişletilerek sürdürülmesini isteriz.
--/--
ABD'nin Venezüela'ya Chavez'den önce yaptığı, şimdi yapmak istediği aynen verdiğim örneğe benziyor. Venezüela'da elit komprador azınlığı başa geçirerek ülkenin yeraltı kaynaklarını sonuna kadar sömürmek istiyor. Yani hem tecavüz etmek istiyor, hem cebindeki parayı çalmak, hem de köle yapmak.
Bu elit azınlık, aynı zamanda geçmişteki sömürgeci-köleci kesimin devamı, sömürülenler ise çok büyük oranda Amerikan yerlileri. Yani sömürülenler o ülkenin gerçek sahipleri.
Bu elit azınlık Chavez'e kadarki dönemde ülkedeki bir çok mekanizmayı ele geçirmişler. Örneğin büyük marketleri, basını, fabrikaları, ulaşım araçlarını, elektrik dağıtım ağını, sendikaları.
ABD bunların ipini oynatınca bunlar genel greve gidebiliyor, gıda-sağlık ürünlerini stoklayabiliyor, karaborsacılık yapabiliyor, mesela günlerce elektriği kesebiliyor, sahip oldukları basın ile olmamış olayları olmuş gibi, olmuş olayları da görmezden gelerek yayın yapabiliyorlar.
--/--
Bak ne diyeceğim,
Hedef şu; insanlara eşit eğitim-sağlık-iş-aş-barınma imkanları sağlayacaksın, yeraltı kaynaklarının gelirlerini eşit dağıtacaksın. Ülkede sömürü düzeni kurulmasına engel olacaksın. Emperyalist sömürüye boyun eğmeyecek tam bağımsız olacaksın, yeraltı kaynaklarının akıbetine kendin karar vereceksin, ülkenin kendi kendine yetecek üretim ağını kuracaksın.
Bu hedefler umurundaysa;
Neden boş teneke gibi kafa şişireceğine kendi çözümünü söylemiyorsun?
çözüm çok basit de,
ben oğlancı değilim.
yok o tarz eğilimlerim.
sizin blackwater venezuelaya girme hazırlığında.
biliyosun
onlar hipiler gibi, savaşma seviş kafasında değiller
hem savaşalım hem moral olur sevişelim kafasındalar
sen seviyosun bu conileri ya
BW'nin yan kuruluşu var bi tane bu işlere bakan
sun hizmetini
çözerler senin sorununu
Maduro Diyeti bize yanlış söylenmiş.
https://ichef.bbci.co.uk/news/660/cpsprodpb/EFE9/production/_103471416_ea212858-6d9b-424b-a1d0-aa11d4074f84.jpg
Ve adam bazı şeylere çok sevinmiş;
Nusret'te 'et ziyafeti çeken' Maduro kendini savundu: Oradaki lakabım 'Sultan Maduro'
Sen çok yaşa Sultanım.
İstanbul'da lakabının "Sultan Maduro" olduğunu söyleyen lider, çok yakında ünlü restoranta yine gideceğini söyledi.
Maduro, "Bakın, yeni bir teknik öğrendim" diyerek Nusret Gökçe'nin tuz dökme hareketini yaptı.
Adam milletle dalga geçiyor.
olum siz ne ayaksınız lan harbiden
şaka mısınız
ne madurosu lan
papağan gibi
bi aldın ağzına bırakamıyosun
kapitalist/emperyalist bi operasyon lan bu
bu tarz bi operasyon nası bi şeydir, nası yürütülür
kimler eliyle yürütülür
harbiden mi fikriniz yok
ciddiyim bak
siz harbiden salak mısınız, yoksa on numara yavşak mısınız
bi kaç gündür bi türlü karar veremedim
Venezuallada olanlar marketlerin boş olması mal bulunamaması üretimin durması Ecevit dönemini hatırlatıyor.Ecevit döneminde de benzer işler olmuştu.Mal bulunamamış raflar boş kalmış karaborsa ortaya çıkmıştı.Daha sonra sağcılar iktidara gelince Allahtan gelen bereket gibi her yer mal dolmuştu.Bunlar sınıf savaşının olağan halleri burjuvazinin savaş taktikleri.Nerede birileri halk için bir şeyler yapmaya kalksa burjuvazi sabotaja başvurur.Bu onun savaş taktiklerindendir.Üretim araçlarından gelen ve sermayeden gelen gücünü kullanır.Bu basit gerçeği Türk solunun biliyor olması gerekir.
Venezulla' da olan sınıf savaşının ilk aşamaları.Sonraki aşamaları daha korkunç olacak tabii proletarya ilk aşamayı (açlıkla terbiyeyi) atlatabilirse.
Bu arada Blakwater Venezulla ile ilgili teklifleri ret ediyor.Gidecek olsalardı Ukrayna' ya giderlerdi.
Bizim çözüm vazelin istemek veya pantolon indirmek değil. Başlamış bir devrim var, epey mesafe alınmış, büyük bir halk kitlesine ulaşmış, konseyler kurulmuş, konseylerin kararıyla ve kararlılığıyla devrimin genişletilerek sürdürülmesini isteriz.
"Büyük halk kitlesine ulaşmış" derken, bu ülke de yapılan seçimlerde seçmenin çoğunluğu sandığa gitmemiş. Bunu Türkiye'ye uyarla. Bu sadece ve sadece AKP yüzünden olabilir, belki bir ihtimal İstanbul için yaşayabiliriz. Ama Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan belli oluyor. Türkiye'de neden hala İstanbul seçimlerinin yenilenmesini konuşuyoruz, biliyoruz ki bunu yapabilecek bir otokrasi mevcut. İstenmeyen belalı bir durum söz konusu. Demokratik değil. İstanbul'un teröristlerin eline düştüğüne inanıyorlar bunu seçmenine empoze etmeye çalışıyorlar.
Biz sandık varken bile yoğun tepkiler içindeyiz. Çoğulculuk yerine çoğunluk kafası yüzünden. Biz Venezuela-Maduro çizgisine gelmedik daha. Umarım gelmeyiz de, Venezuela'da şu an sandık devrilmiş durumda.
Bu iç açıcı değil. Benzer sorunlar AKP iktidarında yaşıyoruz ama daha genel boykota gitmedik.
http://www.diken.com.tr/muhalif-partiler-yasaklandi-venezuelada-yerel-secimin-galibi-maduro/
Bu hedefler umurundaysa;
Neden boş teneke gibi kafa şişireceğine kendi çözümünü söylemiyorsun?
Adil bir seçim. Bunun bozulduğu yerde Amerika bizi tecavüz edecek köle yapacak demek boştur. Zaten Amerika böyle yerleri çok sever, gelir mamasını alır. Onunda bahanesi demokrasidir. Sandığın bozulduğu yerde, siyasi, adli, ekonomik tecavüz zaten başlamıştır. Hatta hak-emek-anti emperyalizm başlığıyla gelen bir adayı bile seçtirmeyi başarsan, gene ortada tecavüz söz konusudur. Kısacası hak-emek-adalet tecavüzü bitmiyor.
Venezuela'da Maduro'nun kadrosunun suç dosyası ne durumda, kendi oligarkları var mı, başka emperyallere ülkenin altınlarını peşkeş çekiyor mu.. Protestolarda öldürülen insanların hesabı sorulabiliyor mu? Türkiye'de sorulabiliyor mu? Bunların hesabı sorulamazsa bu tek adamlığa, otokrasiye tekabül eder. Orada ki muhalif kitleyi hesaba katmadan çözüm elde edilemez. İşte buda bir tecavüz çeşidi. Bu doğanın kanunu gibi, yönetenler tecavüz ediyorlar. Yönetenle yönetilen, ezilenle ezen, emek ile sermaye her zaman ki gibi çelişkiler yumağında. Zaten emekle sermaye uzlaşamaz. Bütün hayat kavgası bunun ekseninde dönüyor.
Büyük ihtimal orada ki muhalif kesim ile Türkiye'de ki muhalif kesim aynı cümlelere muhatap kılınıyordur. Orada Amerikancı, coni sevici Türkiye'de terörist, fetöcü, vatan haini gibi. Orada ki toplum yapısının bizdekinden daha ayrıştığını anlatmaya çalışıyorum, sonuçta Maduro'yu istemeyen kitle bir tarafta baskı altındayken Maduro tarafında ki kitle hem sefalet içinde hemde yarın öbür gün fiilen tecavüz edilmenin eşiğinde. Buradan siyasi zekayla, diplomasiyle, arabulucularla bir çıkış yapılmak zorunda. Uzlaşmaş çelişkiler ve ideolojiler arasında ki gri alanlara girilmez zorunda. Yapılmazsa Amerika üstüne düşecek yapacak, sistem gereği bunu yapması gerekiyor ve Perşembe'de yaklaşıyor. Başarısı suya düşecek bir devrim ön görüle görüle sefalet içinde ki insanlara ya öl yâda sürün deniliyor.
Siyasi zeka sert bir ideoloji ile sabitlenmiş. Maduro çıkış arasa kadrosu onu öldürür mü süründürür mü muamma. Belki bir başka emperyal Rusya ekmeğini yemek için orada ki halka acımıyordur.
Suç bataklığında bir otokrasi oluşmuş ve Venezuela halkı ekseriyetle yaka silker duruma gelmiş. Amerika gibi gücü, dünyada ki ekonomik dinamikleri "ben kendime tecavüz ettirmem" diye yanlış bir benzetmeyle ifade ederseniz fiilen tecavüz edilirsiniz. Maduro bu gerginlik içinde ki tıkanıklığı çözemez, bu şansı sandıkları devirerek kaybetmiştir. Maduro ile yola devam edilemeyeceği gerçeği emek ile sermaye kavgasında köleleşmeyi kabullenmek değildir. Maduro siyaset üretemez bir oligark kadrosu yâda askeri bir suç örgütünce etrafı sarılmıştır.
Devrim başka bahara kalmıştır, önemli olan bu gerçeği kabullenip kabullenmemek. Siz kabullenmiyorsunuz ve burada ki insanların hakkına göz diktiler diyorsunuz. Biz aksini iddia etmedik, seçenek kalmadı dedik.
Şimdi vatandaşa savaşmayı yâda bütün sefalete rağmen direnmeyi öğütlemek akıl işi mi? Kararı siz verin. Bunun sonucu ne olacak? İlla ki kapital ağalarla başımız belada kalacak. Ama intihar çözüm olamıyor.
Zaten hayat dediğimiz, bu çelişkiler ve kavgalar içindeyken geçirdiğimiz bir zaman diliminden ibaret.
Burada bileğimizi büktüler, bu zaman dilimini sonlandırmanın anlamı yok. Can verecekler ve ölümüne direnecekler ortaya dökülsün ama bütün toplumu intihara sürüklemesin. Bu yüzden açılım şart.
kapitalist/emperyalist bi operasyon lan bu
bu tarz bi operasyon nası bi şeydir, nası yürütülür
kimler eliyle yürütülür
harbiden mi fikriniz yok
Aksini iddia eden mi var, ortada Maduro gibi bir etçil var, bu etçil varlık oligarkçı ve otokrat. Kapitalist emperyalist operasyonlar bitmiyor ki, ömrümüz böyle geçiyor zaten. Çözüm toptan yok olmaksa git kafanı duvara vura vura kaybol. Maduro kaybetti, peşine cahil halkı da sürükleyip işkence ettirmesin. Onun ve yandaşlarının suçları da ortaya dökülsün.
Adaleti, sandığı, çoğulculuğu söndürüp tekelleştiren herkes dökülsün.
Şüpheci Dinsiz
04-05-2019, 03:59
"Büyük halk kitlesine ulaşmış" derken, bu ülke de yapılan seçimlerde seçmenin çoğunluğu sandığa gitmemiş. [...]
http://www.diken.com.tr/muhalif-partiler-yasaklandi-venezuelada-yerel-secimin-galibi-maduro/
Verdiğin kaynak (diken) AFP'den (Fransız) alıntı yapmış, bu kaynağa göre seçmenlerin %72,6 'sı seçime katılmamış. Yani katılım oranı %27,4 demiş.
Ülkede 20,7 milyon kayıtlı seçmen bulunurken bunların yalnızca 5,6 milyonu dünkü seçimde oy kullandı. Seçmenlerin yüzde 72,6'sı sandıklara gitmedi. Birçok sandık merkezi boş kaldı. Bazı sanıklarda ise oy verme işlemleri nedeniyle kuyruklar oluştu.
Oysa wiki'de (http://www.wikizero.biz/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2 kvMjAxOF9WZW5lenVlbGFuX3ByZXNpZGVudGlhbF9lbGVjdGlv bg) Results bölümündeki tabloya göre katılım oranı %46,07, katılım sayısı 5,6 milyon değil, yaklaşık 9,4 milyon.
Wiki'nin kaynağı Venezüela devletinin seçim ofisi, bizdeki YSK gibi.
http://www.cne.gov.ve/ResultadosElecciones2018/index.php
Görüldüğü üzere Fransız AFP'nin bir şerefsizliği ve bizdeki bir haber sitesinin Fransız sazanlığı, üstüne senin sazanlığın ortaya çıktı.
Dersen ki, %46 katılım azdır, buyur bunlar da yıllara göre ABD'deki başkanlık seçimi katılım oranları:
http://www.wikizero.biz/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2 kvVm90ZXJfdHVybm91dF9pbl90aGVfVW5pdGVkX1N0YXRlc19w cmVzaWRlbnRpYWxfZWxlY3Rpb25z
Yıl-Seçmen sayısı-Katılım %
2004-219,553,000-55.7%
2008-229,945,000-58.2%
2012-235,248,000-54.9%
2016-250,056,000-55.5%
Şimdi;
Bu oranlara dayanarak Trump herifinin başkanlığını sorgulayan var mı? Yok.
--/--
Yazdıkların içinde dikkate değer şeyler de var.
Ama tüm kuramını;
- Maduro'nun seçilmişliğinin şüpheli olduğu,
- Maduro'nun aptal bir adam olduğu,
- Maduro'nun diktatör olduğu,
- Maduro'nun çaldığı ve yakınlarına da çaldırdığı,
üzerine kurmuşsun.
Bu kuramı oluşturduğun haber kaynakları ise yerel-küresel emperyalist-kapitalist basından ibaret. Gördüğün gibi bu basın cambaza baktırıyor. Konu Maduro değil, konu Venezüela'nın yeraltı kaynakları.
Şimdi;
Buradan çıkaracağın ders nedir?
Önceki mesajını revize et ve tekrar at.
Verdiğin kaynak (diken) AFP'den (Fransız) alıntı yapmış, bu kaynağa göre seçmenlerin %72,6 'sı seçime katılmamış. Yani katılım oranı %27,4 demiş.
Oysa wiki'de (http://www.wikizero.biz/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2 kvMjAxOF9WZW5lenVlbGFuX3ByZXNpZGVudGlhbF9lbGVjdGlv bg) Results bölümündeki tabloya göre katılım oranı %46,07, katılım sayısı 5,6 milyon değil, yaklaşık 9,4 milyon.
Wiki'nin kaynağı Venezüela devletinin seçim ofisi, bizdeki YSK gibi.
http://www.cne.gov.ve/ResultadosElecciones2018/index.php
Görüldüğü üzere Fransız AFP'nin bir şerefsizliği ve bizdeki bir haber sitesinin Fransız sazanlığı, üstüne senin sazanlığın ortaya çıktı.
Dersen ki, %46 katılım azdır, buyur bunlar da yıllara göre ABD'deki başkanlık seçimi katılım oranları:
http://www.wikizero.biz/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2 kvVm90ZXJfdHVybm91dF9pbl90aGVfVW5pdGVkX1N0YXRlc19w cmVzaWRlbnRpYWxfZWxlY3Rpb25z
Yıl-Seçmen sayısı-Katılım %
2004-219,553,000-55.7%
2008-229,945,000-58.2%
2012-235,248,000-54.9%
2016-250,056,000-55.5%
Şimdi;
Bu oranlara dayanarak Trump herifinin başkanlığını sorgulayan var mı? Yok.
ABD seçimleri % 50 altı değil tartışmaya kapalı, boykot yaşanmadı. Venezuela'da sandığa giden herkes Maduro'ya oy atmamış, hepsi Maduro'ya oy atmış olsa bile sayısal olarak yetersiz. % 50 altı her sayı sorunlu, siz kaynağa takılmayın, % 49.9 olsa bile takılmayın..
Ama tüm kuramını;
- Maduro'nun seçilmişliğinin şüpheli olduğu,
- Maduro'nun aptal bir adam olduğu,
- Maduro'nun diktatör olduğu,
- Maduro'nun çaldığı ve yakınlarına da çaldırdığı,
üzerine kurmuşsun.
Bu kuramı oluşturduğun haber kaynakları ise yerel-küresel emperyalist-kapitalist basından ibaret. Gördüğün gibi bu basın cambaza baktırıyor. Konu Maduro değil, konu Venezüela'nın yeraltı kaynakları.
Şimdi;
Buradan çıkaracağın ders nedir?
Önceki mesajını revize et ve tekrar at.
Hayır tek kuram değil, analizimi Maduro üstüne kurdum çünkü başka seçenek yok. Aksi, Türkiye'yi Erdoğan'ı es geçip değerlendirmek gibi olur.
Eğer altın kaçırılıyorsa bu da yeraltı kaynağının Maduro eliyle peşkeş çekildiği anlamına gelir, biz Türkiye'de ki siyasi aktörleri tanıyoruz ki, Erdoğan ile Maduro sadece kuru kuruya el sıkışmıyorlar. "Hayır altın kaçakçılığı" yok diyerek geçebilirsiniz, ben geçmedim bu konuyu. Protestoculara karşı işlenen cinayetlerin ardı ne olacak, Maduro orada yargılanamaz. Dediğim gibi sandık yok adliye yok. Ama oy atandan çok boykota mecbur kalan milyonlar var.
Yeraltı kaynaklarını açacaklar yâda işgal edilecekler. Bundan başka gerçek varsa Maduro buyursun.
Aksini iddia eden mi var, ortada Maduro gibi bir etçil var, bu etçil varlık oligarkçı ve otokrat. Kapitalist emperyalist operasyonlar bitmiyor ki, ömrümüz böyle geçiyor zaten. Çözüm toptan yok olmaksa git kafanı duvara vura vura kaybol. Maduro kaybetti, peşine cahil halkı da sürükleyip işkence ettirmesin. Onun ve yandaşlarının suçları da ortaya dökülsün.
Adaleti, sandığı, çoğulculuğu söndürüp tekelleştiren herkes dökülsün.
lan yavşak
sen ne çeşit bi dansözsün bilmem
derdim de değil
nesin sen vegan mı
yoksa canın kemiksiz et istiyodu da maduro mu kaptı elinden
maduro gidince o halkın işkencesi bitmeyecek
artacak
bunu anlayamadın mı
bu maduro meselesi değil diye
kaç kere söylemek lazım
kaç defada anlıyosun sen
şu an orda seçim olsa
seçimi de gayet açık ara chavezci biri kazansa durum değişmeyecek
tam da bu yüzden zaten bu operasyon
talanı devam ettirmek, kölelerin küçük kazanımlarını geri alabilmek
tüm kıtada bu umudu kökten söküp atmak
operasyonlar zinciri bu
yıllardır sürdü, hala sürüyor
siz şu an pinoşecilik yapıyosunuz farkında değil misiniz
demokrat ayaklarınızı biz yermiyiz lan
ibineler
hamsi kadar beyninizle siz kime kurnazlık yapıyosunuz olum
sizin göt olduğunuz aşikar, ortada
anlıyoruz ve görüyoruz
lan olum
sikik beyninizle, küçük demogojilerinizle
ne yapmaya çalışıyosunuz lan
bu ülkeyle o ülkede durum 180 derece zıt
orda muhalefet dediğin
egemenliğini korumak ve artırmak isteyen kompradorlar
çünkü yıllardır kaynak transferi yapıldı
zenginliklerinin imtiyazlarının gelirlerinin bir kısmı yerlilere aktarıldı
bunun derdindeler
eski güzel günleri istiyolar
komprador ne demek biliyo musun
burdaki iktidarın bir zamanlar muhalefet olduğu günleri hatırlıyor musun
ha işte o
şu ana kadar işgal niyeti
yaptıkları yapacakları belli olan
emperyaliste ve onun sömürgeci kökenli işbirlikçilerine tek kelime etmedin
amma takla attınız lan
veganlık bile yaptınız ya
siktirin gidin lan hadi
zikerim alayınızın kitabını
amk. satılmış ibineleri
Şüpheci Dinsiz
04-05-2019, 04:25
Chavez'e darbe yapıldığı gece,
- Chavez'in ABD helikopterine teslim edildiğini,
- Basının darbecilerin elinde olduğunu,
- Darbeci basının asılsız cinayet haberleri verdiğini,
- Darbenin bastırıldığını anlayan darbecilerin devletin kasasını soyup kaçtığını,
- Kaçan darbecilerin çaldıkları paralarla ABD sahillerinde gününü gün ettiğini,
- Şimdiki muhaliflerin aynı darbecilerin organizasyonu olduğunu,
Biliyor musun?
Spartacus'ün verdiği videoyu izledin mi?
Blitzkrieg; Önerin ne? Ölmek..
Doğa seni yaşamaya zorluyor, hayatta kalacak bir şeyler yapmalısın, uyum sağla yâda yok ol gerçeği.
Sen durum tespiti yapıp duruyorsun ama karşılığını yazamıyorsun.
Senin yaptığın kolaycılık, bunu köpürtüp bir fikir üretmiş olmuyorsun, sadece bazıları yorumların arasında küfür ederken sen tam tersi küfürlerinin arasına yorum katıyorsun.
Maduro'yu yazmadan Venezuela konusunda nasıl yazacağız.
Biz bilmiyoruz mu orada ne yapıldığını. Millet ne yapacak sen onu yaz.
Chavez'e darbe yapıldığı gece,
- Chavez'in ABD helikopterine teslim edildiğini,
- Basının darbecilerin elinde olduğunu,
- Darbeci basının asılsız cinayet haberleri verdiğini,
- Darbenin bastırıldığını anlayan darbecilerin devletin kasasını soyup kaçtığını,
- Kaçan darbecilerin çaldıkları paralarla ABD sahillerinde gününü gün ettiğini,
- Şimdiki muhaliflerin aynı darbecilerin organizasyonu olduğunu,
Biliyor musun?
Spartacus'ün verdiği videoyu izledin mi?
Şüpheci_Dinsiz; Sandığı yerle yeksan ediyorsunuz böylece. Bunun hakkında uzunca yazmama gerek yok.
spartacus
04-05-2019, 05:03
Seçimle ilgili Küba'nın açıklaması vardı, yalana dair. Kapitalist basının iddialarının yalanı da ayrı bir konu, gırla yalan üretiyorlar, salaklar için. ABD nin getirdiği Libya ama gözünüz kör, kulaklarınız tıkalı, medyanız kör, sağır ve dilsiz... :deadhorse:
Bilerek AA dan aktarıyorum ne de olsa Libya konusunda ABD ile ortaktı-nız(ve gerçek rakam bunun 2 katı olabilir)... Biz yine aynı şeyleri yazmıştık, ABD çözüm değil yıkımdır diye...
Açıklamada ayrıca Trablus'taki çatışmalar nedeniyle yaklaşık 50 bin ailenin yerlerinden edildiği aktarıldı. (bakınız insanlar ölüyor, yaralanıyor, yerlerinden oluyor, kaçıyor, buna neden değindim, çünkü ABD darbesini çözüm gören arkadaşlarımızdan birisi de -ki defalardır dile getirdim, madem isnanların kaçması, yoksulluk, göçmesi senin için sorun, neden Libya için yazmıyorsun(bu ikiyüzlülük neden?)? Ve aynı sözde ABD çözümünü neden savunuyorsun, baronlar petrolü milyonlarca insan da ölse, elini ovuşturarak kendilerine bağlamaya bakar, sonrada toplumu öylece çatışmalı bırakır, sürükler ki, o toplum ne okusun ne öğrensin ne de kafasını kaldırabilsin, süreğen istikrarsızlık üretmek ABD başta olmek üzere tüm baronların, tahakküm altına aldığı ülkelerde can alıcı taktiği, kalbidir... sömürüleri garanti halinde böylece sürüp, gitsin, bu mu çözüm-ünüz? Venezuela böyle bir yerdi zaten)
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/libyadaki-catismalarda-olu-sayisi-392ye-yukseldi/1469371
Küba, aynı tür yalanların ve aynı türden milyonlarca AKP(Alıklaştırılmış Kapitalizm Pinokyoları) taraftarının saldırdığı, saldırıların, yarım yüzyıldır sürdüğü ve sürmeye devam ettiği bir ülke. Elbette Venezuela bu haliyle bir Küba olamazdı, ancak olma şansı vardı denebilir. kapitalistler topyekün savaş başlatınca haliyle süreçler de baltalanıyor yapılması gereken dönüşümler yapılamıyor, dokunulması gerekenlere -ileride dkunulacak olunsa da- dokunulamıyor, kapitalist anlayışlar kolay değişmiyor, beceriksiz kişiler varsa kazık çakıyor vb.
hBMvCgUjTMA
Küba'dan sevgilerle... Herkes el, ele, suratlar asık değil, rengerenk insan seli...
Hep beraber söyleyelim, çav bella :grouphug: ABD ve baronlar Venezuelada başarılı olamasın, olamazsa, ABD güdümüdeki neo-faşist, yarı askeri ABD hükümetini nasıl devirdiyse, Maduruyo'da indirme şansı var- bildikleremiz ne kadar gerçek bilmiyoruz, Chavez dönemi hedeflenen geçiş süreci yaşanır mı belli değil. İç savaş var...
u-z2yCgqAtk
Okuduğunuz yalan medayası size buradaki insanları nasıl tanıtıyordu acaba?
Küba'da o isanların işyerleri, mahalle konseyleri var, seçime sermayenin soytarıları, sirk cambazları değil, bu konseyler gidiyor, herkes bulunduğu yerin doğal konsey üyesi. katılma, konuşma, toplanma, delege seçme hakkı var ve elbette fikirleriyle, her kongrede kendileri adına fikir ve öneri, tartışma ve karar alma şansı da hakları da var, en azından temeli var(toplum öğreniyor) Bizlerde olmayan, hiç bir demokrasi düşmanı kapitalsit ülkede olmayan, orada var, gelecekte bir çok ülke de böyle olacak ve asıl diktatör baronlar elbette direnecek. Sorunlar yok mudur, var elbette, ama bu saltıklaştırılıp genellenemez, koşullar ortada ve kimsenin elinde sihirli değnek yok...
Bugün bazılarınızın desteklediğini ve ardına yattığı ABD ve dünya baron birliği, yıllarca bu ülkeye neler yaptı? Alkışlar-ınız eşliğinde yüzlerce suikast mi yapmadı, darbeler mi yapmadı, askeri olarak saldırılar mı düzenlemedi,savaş ve insanlık suçu olarak AMBARGOLAR mı uygulamadı, içine kontgerillalar mı yerleştirmedi, parayla satın almaya mı çalışmadı, bir dolu yalan haber mi yaymadı, ülke çok zor dönemlerden mi geçmedi?. ne yaptı dersek cevaplar uzun olur, kestirmeden sormalı, ne yapmadı? Sürekli tekrar ediyoruz, asıl mesele emperyalizm ve baronlar birliği(tröstler vs), yaan medyası, yalan hükümetleri, sınıf diktatörlüğü, buradan bakıyor, yola çıkıyoruz ve ABD alternatif değil ancak cehennem olur(ki Latin Amerkanın, günümüzden geriye, 200 yıllık ABD baronları vb.lerinin egemenliği geçmişine bir bakın, kölelik mi olmamış, faşizm mi olmamış, binbir kılıkla sürdürülmemiş mi, neler olmamış?)...
http://imagenes.cubasi.cu/7mayo2019.jpg
http://imagenes.cubasi.cu/2mayo2019.jpg
http://imagenes.cubasi.cu/5mayo2019.jpg
http://imagenes.cubasi.cu/9mayo2019.jpg
http://test.cubasi.cu/vicroria1.JPG
http://imagenes.cubasi.cu/1mayo2019.jpg
Bakalım zaman ne gösterecek. İnsanoğlunun tarihsel mücadelesi masumların bedel ödemesi olmamalı.
ForumKirpisi
04-05-2019, 14:18
Size bi cümlede burda olan olayı anlatiyim.
Muhalif T24'ten bir yazar İtalya'ya gidiyor. İtalya'da Türkiye'den geldiğini görenler Erdoğan'ı yerden yere vuruyor. Bu süper muhalif T24 yazarı, yok canım o kadar da değil, yanlış biliyorsunuz derken bunu adeta bir Erdoğan destekçisi ilan ediyorlar. Bu olmuş bir olaydır, gerçektir. Erdoğan'ı yerden yere vurmak değil mesele doğru bilgi. Bizim derdimiz de doğru bilgidir.
özet geçmek, toparlamak gerekirse;
burda kimse maduronun halini hareketini desteklemiyor,
burda kimse guaido'nun halini hareketini desteklemiyor.
ama manüpilasyon sebebiyle bir kısım sanki maduronun kıçına yapışmış gibi gösterilmeye çalışılıyor. bize ne madurodan bilmemneden? malın teki.
anlaşılmayan şey guaido'nun oraya modern çağdaş demokrasi sunacağının zannedilmesi.
maduro daha böyle mangalcı bi tip, guaido'da doğal siyasetçi gibi duruyor.
valla maduro iyi bi şey olsa zaten akıllı hareket eder.
guaido ise beleşçi. bakın bizde olsa RTE o guaido denen herifi tutuklattırıp linç ederdi.
farkı görün. dışarda okuyup, hazırlanıp, paketlenip Made in Pentagon menşeiyle pazarlanmış birisi. Maduro malı nusrete gidiyor Guaido ot mu yiyor?
venezuela süprüntü bir ülke değil, gayet güzel bi yer. fukaralık bol ama şehiri parkı bahçesi bol hoş bir yerdir.
medyanın fare yiyorlar olayı da merceğin kasıtlı olarak deveye yönlendirilmesi.
türkiyeye geldi mi ny times merceği kapadokyadaki turistik deveye yönlendirir. onun gibi.
sen sirkten sirke hayvanat bahçesinde görürsün.
çok sıkıntılar olduğu gerçek ama dediğim gibi Roboski'de köyler bombalandı haberinden daha da ileri gidilmiş. Dünya medyasının çarpıtmalarıyla baş etmeyi öğrenmek gerekiyor.
35 kaçakçının MİT'in kasıtlı yanlış yönlendirilmesi sebebiyle dağda öldürülmesi ile, köyün bombalanması çok çok farklı şeyler. TSK'ya mesafeli olan insanlarda da nefret oluşturup toplumu bölücü etki yapmıştı. TSK mensubu da aynı yerde çay içiyor, nefret eden de aynı yerde çay içiyor. Ülkemizde olan olaylar umrunda olmayan dış piç medya ise nedense bu tip olaylarda dikkat kesilip kasıtlı olarak yanlış servis ediyor. Maksatları da Türkiyede birilerine hak sağlamak değil, grupları birbirine düşürmektir.
Amerikada izlenim, tayyip yönetiminde türkiyede 1 hristiyan olsa boğazlarlar şeklindeydi,
boğazlar mısınız? görün ne kadar yanlış.
Emperyalist medyası Fransası Almanyası ABDsi İngilteresi İtalyası böyledir. Hepsine lanet olsun.
Leonardo
04-05-2019, 19:32
Spartakus
Trump, Guaido'da da aramak çözüm mü? Guaido, zaten Tayyip'den daha gerisini temsil ediyor yani aslında Guaido dediğiniz an çözümü aynen iddia ettiğin yerde aramış oluyorsun. Guaido oraya oturursa, diktatör olacak, gerçek dikatatör... sermaye halka sormaz(soracak mekanizmaları olmaz, olmasını da istemez), halk meclisi vs olmaz, atar ve yapar.
- Guaido / Trump gibiler seçimle geliyor, seçimle gidiyor. Yani kalıcı değiller.
Putin, Tayyip ve Maduro sahte seçimle gelip bir daha gitmiyorlar.
Bu konuda anlaşamayız. :)
peki Guaido gelirse, Erdoğanla tokalaşmayacak mı? Madem bazılarımız böyle safsata bir bilince sahip, meseleyi de öyle bir şey sanıyor, sonuç? İtiraz ettiği şeyi savunuyorlar.
- tayyip ilk iktidara geldiğinde Kastro yaşıyordu. Tokalaştı mı saygıdeğer başbakanımızla?
- Kastro Rusya ile bile mesafeyi (o zamanlar bile) çok aşmadı. Chavez öyle biriydi. diğer tarafa başlık açmışlar. Bende az çok biliyorum.
Da Maduro Rusya'nın kuklası. Tıpkı Esat gibi.
Rusya da eski Rusya değil. Dünyadaki anti-demokratik ülkeleri örgütleyip aynı çatı altında topluyor.
Bir de bu "emperyalizm" konsunu Çin'de çok kullanıyor. "Siz emperyalistsiniz, ben de emperyalistim, bende yemek istiyorum" diyor.
Böyle bir ideoloji var mı?
Ben sosyalist liderlere inanırım. Başarılı oluyorlarsa, peki, anayasal düzenden de vaz geçebilirim. Küba gibi başarılı olsun o zaman. Küba'da da Amerikan ambargosu var. Halkın aç kaldığını hastanede doktor bulamadığını duydun mu?
+ Öyle olsa Putin oraya özel kuvvetlerini filan göndermezdi. Olan da gariban halka oluyor. zengine / generale filan yine bir şey olmuyor.
Sonra Trump da Erdoğanla, Putin'de, Merkel de -dur ki sevişiyor- el sıkıştı, ne olacak şimdi? Neden Merkel'e diktatör demiyorsunuz, neden Merkel'in indirilmesi için propaganda yapmıyorsunuz? Demek ki henüz omurganın anlamını bilmiyorsunuz, savunduğunuzun ne olduğunu da bilmiyorsunuz... ben bunu görüyorum, anlıyorum...
- Bence çok yanlışsınız. Batı dünyasının çok başarılı bulduğum demokratik yolla seçilmiş politikacılarını bunlarla aynı kefeye koyamazsınız.
Kimsenin büyük hayranı değilim. DA Demirel gibi düşünün. O da bir çeşit çalışan, politika çalışanı.
+ Bunları beğenmeye mecbur değilsin. Hiçbiri %95 oy ile seçilmemiş. Putin'i %95 oy ile seçmişler.
Yani toplumsal sözleşme ile dalga geçiyorsunuz. Bence bu ciddiyet değil.
Türkiye, Venezuelayı gerçekten desteklemiyor. ABD sermayesi ve tayfası Venezuela'nın Çin, Rusya, Türkiye, İran, Küba gibi ülkelerle ekonomik işbirliği sağlamasına karşılar. Bu da karşıtlığın sebeplerinden birisi.
- Türkiye'yi F-22 üreten ülkelerden çıkarma aşamasındalar.
Al işte örnek. Yurt-sever biri misin, bilmiyorum. 1 adamın hırsı yüzünden uluslar arası düzeydeki (3 kuruşluk S-300'ler için) çöpe atıyoruz.
Habire niye var? niye var? diyorsun. çünkü bu tarihte 100 kere yaşanmış. Tek adam rejimi ülkeleri batırır. Bunun kapitalizm ile sosyalizm ile alakası yok. Ne güzel anlatmışsın. Küba sosyalizmi de demokraik esaslara dayalı diye. Belki de o yüzden halen ayakta bilemeyiz.
Da şimdi Maduro'ya "evet" dersem, sonraki aşama "Putin'e de evet de", "Saddam da anti-emperyalistti", "ABD'Nin Suriye'de zaten işi yok", "Tayyip Feto'yu engelledi (kendini siper etti)" filan.
Benim dediğim sosyalist olabilirsin. Ama tek adam rejiminin desteklediği sosyaliste ben güvenmiyorum. Chavez'i Maduro'dan farklı kılan da budur. ikisinin hiçbir alakası yok.
Anayasal düzen de bir karikatür değildir. Her şey bittiğinde elinde o kalır.
Misal: Brezilya'da gayet aşırı sağcı bir faşist olan Jair Bolsonaro iktidarda.
ama 1) Güçleri sınırsız değil. Kimseye bakanlık dağıtma yetkisi yok. Rusya ile istediği gibi düşüp kalkamaz. Halkın yarısının ülkeden kaçtığı bir durum olamaz.
2) adam 5 sene sonra istese de istemese de gidecek.
- Sen sınıf eşitsizliğini önemsiyorsun. Tamam önemse. Ama tolumsal sözleşme meselesini hiç araştırmamışsın. Direkt "burjuva devrimi" deyip geçiyorsun. Ama ne mücadeleler verildi kaç tane insan öldü onun bile olabilmesi için. Bir de olayın felsefesini, aydınlanma hareketini, insan hakları beyannamesi vs. bunların felsefesini yapmamışsın.
Yani siyasetçisin ama filozof değilsin. Bir yerden sonra sorun bu.
Daha önce ifade etmiştim, politika çıkar temellidir, çıkar zemini ise ekonomidir, asıl belirleyici politikalar ise sınıfsaldır, yani aslında 2 temel ekonomi-politiğin yelpazelerinden söz edebiliriz. Ekonomi bizlere aşılandığı gibi, öyle tepede birilerinin finans yönetimi değildir. Öyle sanan insanların da haliyle yorumlama biçimi de eksik, yanlış oluyor. Sanılıyor ki, A gitsin, B gelsin her şey değişir, yok öyle bir evren, öyle bir dünya. Dünyayı konjonktürel ve objektif okumamız gerekir.
- işte dün akşam bir Çin komünist partisi üyesi vardı TV'de. Batılı gazetecinin sorularını yanıtlıyor filan. Neyiniz eksik biliyor musunuz?
- Batı tamam emperyalisttir şudur budur.
Ama Batı'Nın Rönesans döneminden beri temsilcisi olduğu değerler var. demokrasi kültürü var. özgürlükler var. yozlaştırılamaz insan hakları vs var.
Çin her şeyi taklit ediyor. Bunu edemiyor. O yüzden mesela bir G.Kore / Japonya, taiwan hatta Hindistan olamıyor. Halen katı bir rejim ile yönetilen tehlike kaynağı bir ülke olmaya devam ediyor. Onca ekonomik başarıya rağmen. Bu yüzden mesela Çin'İn aşırı bir başarısını görmeyi ben istemem (rejim değişikliği olmadıkça).
Yani bunların değeri var.
Sosyal adalet önemlidir. ama bunlar da çok önemlidir.
Maduro ve Putin demokrasi değerlerini temsil eden ve koruyan liderler değiller.
Kısaca bir ambargo durumunda iseniz, yalıtılmışsanız, taktiğiniz, ambargoyu yarmaktır kırmaktır ve Çin, Rusya vb ülkeler ambargoyu saymıyorsa, çaresiz(!) bunlar o temelde alternatif olurlar.
- "Ben komünistim" diyorsan, ki bunlar bunu Chavez zamanında bile demediler. Böyle bir şey yapmazsın. Küba'ya da ambargo yapıldı. Şerefi ile haysiyeti ile dayandılar işte yıllarca. Dayansın o zaman.
21. Yüzılda ambargo uygulamak insan hakları mahkemesinde yargılanması geraken AĞIR bir suçtur. bunu anlayabiliyor musunuz? nerede sevgili AB, hani insan hakları, hani demokrasi diyorlardı, bunlar böyle mi demorkasi getiriyor(evet)... bunları bu kadar vahşileştiren ne? iktidarda olan sınıfa bakılmalı. bu büyük bir suç, çok büyük bir suç, karşısında durmanız gerekirdi, ama nafile işte, kafalar öyle bir empoze uğramış, öyle bir uyuşturulmuş ki, sembollü ve dünyaları bir kaşık suya hapsedilmiş püsküllü dünya, kukla olmamak zor zanaat...
- Bana göre de, nesil değişti. Trump'u da o yüzden seçtiler. Millet bıktı yok Kim yon Ung, Yok Tayyip, yok öteki sarıklı bilmem ne. Böyle siyaset de olmaz böyle lider de olmaz. Olacaksan hiç olmazsa Putin gibi biraz karizmatik filan olman lazım. Ki Ruslar ondan da bıkmış.
Yani bazı ülkelerde, 90'lardan beri ileri gitmeyi bırakıp geriye gitme var.
Bak Sudi Arabistana, cinayet işliyor, kafa kesiyor, sultanlık, ama kadınlara ehliyet hakkı tanıyor. yavaş yavaş "ben de gelişiyorum" diyor.
Peki Türkiye niye geriye gidiyor? İran niye geriye gidiyor?
- Yani insanlar bıktı. Trump da gelir ambargoyu koyar o zaman. Adam Çin ile bile ticaret savaşına girdi.
+ (Çin hariç) bunlar rahat durmuyorlar. Sürekli istiyorlar, talep ediyorlar, ayak diretiyorlar, Dünya siyasetinin canına okuyorlar. Bunlar mesela AB'yi filan bölmeye çalışıyorlar (Bölersek sindiririz hesabı)
/Yani koyar ambargoyu.
+ K.Kore'de açlık var yıllardır. "sebebi ambargo" diyorlar. Alakası yok. Adam olsun o zaman. Ambargo koyulmayacak şekilde davransın.
Sosyalizm adına kendi halkının canına okuma dönemi bitti. Kaddafi, Saddam, Baba Esat hepsi gördük. Bunun geyik muhabetti olduğunu bildikleri için bu halklar taliban'a filan yöneliyorlar.
Yani dışarıdan bakınca da, kendi halkının canına okuyan kimseyi istemiyoruz.
Suriye de öyle. Bana göre Esat + Rusya'nın gitmesi, halka şans tanımaları lazım. Yani dünya siyasetinin ileyişi yanlış. Bir halkın kendi kaderini belirleme hakkı olmazsa, o halktan bir beklentin olabilir mi?
- Olamaz. İşte mülteci olup denizi yüzerek geçmeye kalkar, ya da İslamcı olup kendini patlatır?
- bunlar yaklaşım mı? - Değil bence.
Şu durumda senin ısrarla çelişkili biçimde Rusya karşıtlığın yanlış , çünkü ambargoyu yani büyük bir savaş suçunu delmiş oluyor. sebebi çıkarları fakat, konumlanış bakımından "şu an", diğerlerinin, heleki sevgili AB'nin işlediği savaş suçunun affı yokken, Rusya ve Çin bu suçu işlememiş, işlenmesine engel durumuna geliyor. Rusya da senle aynı şeyi söylüyor
- Bende düşmanlık var biraz da. Yanlış anlaşılmasın tabi ki her ülkenin insanına saygım /sevgim var. Da Afganistan'ı da Ruslar o hale getirdi. Çin bile o kadar her şeye maydonoz olmuyor. Gelsin. Burjuva devrimi olsun ama guaido gelsin bence. Hastanelerde doktor / ilaç yok. Yani ülkenin durumunu bilmediğinizi varsayıyorum.
Yoksa eğer ABD ve tayfası, Rusya ve Çin' le ekonomik işbirliğine sahip olmasa, Çin ve Rusya Venezuela ekonomisine finans da sağlar. Ama kimse eşeğini, çürük kazığa bağlamak istemiyor, onlar'da dost değiller, burjuva tabirle "halkın, halktan", esas tabirle "sınıfın, sınıftan" başka dostu yok.
- ABD ve tayfası dediğin, Rusya ve müttefikleri hariç herkes. Yani gerçekçi bile değilsiniz.
- Bunun sınıf savaşı ile alakası yok. Böyle sınıf mücadelesi de olmaz.
Çin / Rusya (İran ve Türkiye) komünist mi? - Ne alaka yani. Böyle propaganda bile olmaz. 21 yy dezenformasyonu. Propagandanın bile mantıklı bir şey iddia etmesi lazım.
Bu olmaz yani.
Dünya medyası dediğim %99 egemen medyadır, oralarda okuduklarınızın çoğu yalan.
- Bu dediğin propaganda sınıfına giriyor.
Ama Avrupa ülkelerinde en soldan en sağa bir sürü medya seçeneğin var. "Egemen Medya" ne? Bu Türkiye'de var sadece ve Türkiye Basın özgürlüklerinde en alt sıranın 2 üstü filan olan bir ülke.
Yani "egemen medya" ABD'de filan vardır. Kendi halklarını da yönlendirirler. Doğru. Ama orada bile, (elinde internet var) seçici olursan, doğru kaynakları okursan, doğru haber alırsın. Bu konuya bir ara girelim. bence siz her ülkeyi Türkiye gibi zannediyorsunuz. Ki hiç öyle değil.
"Juan Guaido'ya düğmeye bastık haydi dediler. Ve Guaido, sözde askeri bir hava üssü yakınından mesaj yolluyor(halbuki orada askeri üs yokmuş), ama bilinçli olarak o bölge seçilmiş, izleyen insanlar, Guaido'nun orduyu arkasına aldığı hissi oluştrmak için. taktikler belli ve yalan üzre.
Sonra sanki şehirde ordu ile yürüyormuş gibi, açıklama yaptığı cadde üzerinde kısa mesafe bir grup askerle yürüyor, ordu el koydu izlenimi verip, halkı sokağa salıp kendi aradan sıvışmak istiyor. öyle olmaz, girersin halkın içine mücadele edersin, yasa-dışı(illegal) yaparsın çünkü illegalite demek yasa-tanımamaktır. Bir hareket, yasaları kökten değiştirecekse, eski yasayı tanıyarak değiştirmez, örügütlenemez dahi, imkan ölçeğinde kullanır ama stratejisi yasa-dışıdır(o yasayı aşar)...."
- Şu anda (Rusya sağ olsun) bir şey olmayacak gibi. Ama halk zaten çok acı çekmiş. Ben halen böyle iş olmayacağını savunuyorum.
BU kadar yazıyorum. Çünkü anlaşamayacağız :)
ForumKirpisi
04-05-2019, 20:13
S300le F22 ne
S400 le F35 olmasın o?
bi de türkiye gövde parçası üretti seri üretimde devam edecekti üretmese nolcak üretse nolcak kazanç yok orada.
bi de trumpın seçimle geldiğini zannetmek garip, amerikan derin devleti adayı seçiyor, hazırlıyor. ister demokrat partiden ister
cumhuriyetçiden koyuyor ortaya. sonra offshore idaresini de kendi yapıyor zaten.
suriye obama ile başlamadı mı bütün baharlar obamada oldu.
ne trump ne başkası seçimle gelir. seçim denen bi oyun. medyaya hakim olursan seçim sende.
bugün chp medyaya hakim olursa chp iktidar olur.
spartacus
04-05-2019, 22:58
Spartakus
- Guaido / Trump gibiler seçimle geliyor, seçimle gidiyor. Yani kalıcı değiller.
Putin, Tayyip ve Maduro sahte seçimle gelip bir daha gitmiyorlar.
Bu konuda anlaşamayız. :)
Guaido seçimle mi geldi? Öncekilerinki sahte değil mi? Trump'un seçimi sahte değil mi? gelip, gitme meselesi koşullar ve rejimin oturmuşluğuyla da ilgili, yani sermaye , baronlar, köleci egemenlik, kurumsallaşırsa, kişiler gelir, gider ve temsil ederler sadece. Çünkü üst-yapı kurumu orada tüzel kişilik kazanmıştır, aynen ticari markalar gibi, bu sağlanana kadar ğer kişi geniş kitlelerce destekleniyorsa, yine gelir, yine gelir...
kapitalizmde tüm seçimler sahtedir, aldatmacadır, neyle, neyi kıyasladın ki? Hiç.. boş inançların var, Trump dediğinde sahte seçimle oradadır, ve en ala diktatörlüğü temsil eder. Şu an dünyada tek, ama tek demokratik seçime giden ülke var orasıda Küba'dır. 2. ülke de Venezuela olabilirdi.
Tabi ki anlaşamayız, tutarlı davranmıyorsun ya da işine nasıl gelirse.
Tabi ki anlaşamayız çünkü biz azınlığın, çoğunluğu ezdiği rejimlerden, sınıflı-kastlı sistemlerden, insanı esaret altına alan çarktan değil, okulda, evde, işyerinde her nerede olursak olalım, seçebilmekten, sömürülmemekten, kendimizi satmak zorunda kalmadığımız ve bir yanda efendilerin, diğer tarafta kölelerin olmadığı bir dünyadan, karar verip uygulayabilmekten, demokrasiden, emekten, hak ve özgürlükten, bilimden, insan iradesinden yanayız, sen ise önüne çekilen duvara taş taşımaktan yana taraf.
Doğru söylüyorsun, zira nasıl anlaşabiliriz ki, senin demokrasi diye bildiğin, demokrasi değil, demagograsi dediğimiz, biçimde Roma Dikktörlüğünü yansıtan, esas ve usülde demokrasiyi uygulanamaz kılan, oligarşik bir düzenek.
Biz ESAS-KAİDE üzre yazarken sen Merkel'in gözleri güzel aşık oldum, Trump çok babacan, pamuk gibi elleri var, Putin kel o yüzden desteklemem türünde yazıyorsun :)
- tayyip ilk iktidara geldiğinde Kastro yaşıyordu. Tokalaştı mı saygıdeğer başbakanımızla?
- Kastro Rusya ile bile mesafeyi (o zamanlar bile) çok aşmadı. Chavez öyle biriydi. diğer tarafa başlık açmışlar. Bende az çok biliyorum.
Da Maduro Rusya'nın kuklası. Tıpkı Esat gibi.
Bizim ifadelerimizde, anlattıklarımız da, esas da, usülde böyle bir kıstasa yer var mı? Yok. Çarpıtıyorsun, devamlı da söyledm, konuyu ısrarla buraya çekme çabanız, salaklık değilse, artık ne diyebilirim ki yamyamlık.
Diyelim ki bir evrim profesörü(haydi başkanı da olsun), H.Yahya ile veya gelmiş Erdoğanla tokalaşmış, ne oldu, evrim teorisi mi çöktü, artık evrim gerçekliğini mi yitirdi, vaz mı geçtik, hitap namına kullanmıyorum, dilimizdeki karşılığı salaklık. defalarca anlattım, safsatadır dedim, böyle gelmeyin dedim. cevap verdiğim halde aynı soruları soruyorsunuz. OMURGASIZsınız ve sebebi bilinç yok, felsefe, bilim yok, akıl-mantık dumura uğramış(oysa Erdoğanla -ki orada bir temsil durumu var aslında, kişiyle tokalaşmış olmuyorlar- kimler tokalaşmadı ki?)...
Oysa Saddam ve Irak örneği de verdim, biz Irak işgaline de karşıydık, ne oldu sonu? Yoksulluk ve yoksunluk tavan yaptı, milyonlarca insan öldü-yaralandı, ölmeye devam ediyor, yüzlerce suikast. Bizim işgale karşı olmamızın sebebi Saddam olabilir mi? İşgale, ganimet savaşına, ardında bırakacağı ve sürdüreceği milyonlarca kurbana, baronlar yönetimi ve kölelik sistemine, kölelik rejimine karşıyız. biz, konu itibariyle ifade dersek, demokrasiden, özgürlükten yanayız diyoruz, kısacık söz işte, nesini anlamıyorsunuz?
Madem adamın eli, seni gerdi, Merkel'ine bak, o yumuşacık ve pamuk elleriyle, gülücükler saçarak, en çok tokalaşandır...
Senin sorunun büyük, senin derdin iflah olmaz, seni efendiler rahatlıkla oynatır, bir çetele tut, Erdoğan ile tokalaşanlar diye ve alayına saldır, senin sorunun, senin savaşın.
Guaido, Merkel dahi kukla değil mi? Esad en azından işgale direndi, made in ABD El kaideye, IŞİD'e teslim etmemek için direnmiş oldu, bir çok yanlış olabilir, şu ya da bu diyebiliriz, ancak konu işgal ise, duruşu yanlış değildir, işgale dair yazışıyoruz.
NATO bir pakt değil mi? Suriye'de Rusya ile pakt kurabilir ya da dahil olabilir, senin yüzeyselliğinde mesele bu kadar basittir, ne dediğinin fakında değilsin. kapitalizmin dünyası, ittifak kuranda var, paktlara girende var işgalci olanı da var(itilaf devletleri), ittifak olanı da, içbirlikçi olanı da var... Tümü de sisteme uygun, bu bakımdan bir anormallik yok.
Ama ikizyüzlü, yüzeysel "benim babam senin babanı döver", işime nasıl gelirse öyle tutumunda ciddi anomali mevcut.
Maduro diyorsun ve işgali Edoğanla tokalaştı diye destekliyorsun, ne alaka? İşgalin sebebi bumudur ki, belirleyici ölçüt de bu olsun. O anın koşullarına göre bakılır, yanlış mı yapmış, bunun hesabını ABD soracak değil ya, kendi halkı sormalı, lakin bu tür durumları işgali savunma gerekçesi yapmak daha vahim dir soruna işaret eder.
ne zaman konuya getirsem çarpıtıyorsun.
Yazdıkların boş, bilim dışı, akıl-mantık, hak-hukuk dışı ve yazık ki ikiyüzlü, sahtekarca bir tutum sergiliyor. Erdoğanla tokalaşanlar derdine sahipsen, ABD ye de bak, BOP eş başkanlığını veren yere de bak, Merkel'ine de bak, önce kendi anomali ve tutarsızlıklarını çöz ve tutumunda dürüst ol. Hakkaniyet bilmeyen demokrasiden yana olabilir mi? Ciddi sorunların var.
Bu liberal solculara ne oluyor.
Venezuella halkı karar verdi, ABD yürekli darbecilere karşı Maduro nun yanında durdu. Yok halkı fakir yapmış yok üretime yönelmemiş yok halkı yoksullaştırmış size ne sizden akıl isteyen mi var .
İşte karar vermişler Maduro diye. Koskoca ABD ye direnmeyi göze almışlar Maduro demişler. Bu gün seçim olsa yine Maduro diyecekler.
Yok diktatörmüş. Yok Türkiye Çin K. Kore. Rusya ile yakınmış. Bir de o latin ülkelerinin çektiği acıları düşünün köle diye pazarlandığı günleri düşünün Kimse kimsenin tarihini ne yaşadığını bilmez. Belki de köle olmaktan sa fakir olmayı seçmişlerdir. Belki de var olmayı bu şekilde bulmuşlar.
İlla da ABD nin seçeneği mi doğru illa da Demokrasi ABD emperyalistlerinin iki dudağından çıkan mı olmalı. Venezuella halkının kaderini Venezuellalılar belirlesin çünkü o kaderi onlar yaşayacak.
Biz Türkiyeliler olarak ABD nin nasıl bir demokrasi sunduğunu biliriz Darbelerini de. ABD konusunda kimse bize akıl veremez
Bu gün bu ülkede ABD patentli iktidar var ve ABD ondan memnun değilse ABD hep doğru şey yaptığı anlamı taşımaz.
Venezulla da Türkiye halkları da kendi kaderlerini kendileri belirleyecektir.
Bu liberal solculara ne oluyor.
Venezuella halkı karar verdi, ABD yürekli darbecilere karşı Maduro nun yanında durdu. Yok halkı fakir yapmış yok üretime yönelmemiş yok halkı yoksullaştırmış size ne sizden akıl isteyen mi var .
İşte karar vermişler Maduro diye. Koskoca ABD ye direnmeyi göze almışlar Maduro demişler. Bu gün seçim olsa yine Maduro diyecekler.
Yok diktatörmüş. Yok Türkiye Çin K. Kore. Rusya ile yakınmış. Bir de o latin ülkelerinin çektiği acıları düşünün köle diye pazarlandığı günleri düşünün Kimse kimsenin tarihini ne yaşadığını bilmez. Belki de köle olmaktan sa fakir olmayı seçmişlerdir. Belki de var olmayı bu şekilde bulmuşlar.
İlla da ABD nin seçeneği mi doğru illa da Demokrasi ABD emperyalistlerinin iki dudağından çıkan mı olmalı. Venezuella halkının kaderini Venezuellalılar belirlesin çünkü o kaderi onlar yaşayacak.
Biz Türkiyeliler olarak ABD nin nasıl bir demokrasi sunduğunu biliriz Darbelerini de. ABD konusunda kimse bize akıl veremez
Bu gün bu ülkede ABD patentli iktidar var ve ABD ondan memnun değilse ABD hep doğru şey yaptığı anlamı taşımaz.
Venezulla da Türkiye halkları da kendi kaderlerini kendileri belirleyecektir.
Sayın Kartopu, Venüzella parası çöp olmuş, sen hala ne anlatıyorsun:
https://www.youtube.com/watch?v=7iWvHihYPnI
ForumKirpisi
05-05-2019, 22:10
Bizim para da hafiften böyle değil mi?
1 GBP veriyon 8 lira alıyon.
Hak ettiğinin 8 katı.
5 gbpye mcdonaldsda 2li bigmac menu alıyon ki oranın 5 lirası bizim 40 liramız.
yarın öbür gün 10 lira olursa da 10 katı olacak.
şimdi turist gelirse biraz fayda eder. ama eline TL geçen yine döviz alıyor.
ahmak halkın yatırımdan tek anladığı döviz almak.
10 lira olsa yine gidip 10dan döviz alırlar. böyle gerizekalılar.
spartacus
05-05-2019, 23:26
Sayın Kartopu, Venüzella parası çöp olmuş, sen hala ne anlatıyorsun:
Sen ne anlattın?
ABD ve baronlar birliğine, aşırı sağa ve ambargoya karşı, bu güne kadar direnmeleri dahi belkide düşünülmüyordu.
Patatesini dahi dışarıdan alan Türkiye'ye, aynı şantajlarla, katakullelerle, aynı biçimde amborga, darbeler uygulansa, 1 aydan fazla dayanamazdı. Sen daha buğday tohumunu dahi dışarıdan alıyorsun ve aldığın tohumlar kısır...
Ve herkesten önce, sana bunu yapanın kucağına koşarsın..
Bu ABD merkezli sürdürülen kirli bir savaş.
ABD ve tayfasına sonuna kadar direnmeli(ki öyle yapıyorlar, başarılı olamayabilirler, Venezuela halkı denemiş, ama başaramamış olur, toplumsal bilinç de önemli... sonra mı, yine dener, yine denerler, daha iyi denerler, bu bitmez ve bu süreçlerde bilinçlenen işçi sınıfı, köleler, kimin dostu kiminde düşmanının köpeği olduğunu anlarlar, zamanla, deneye, deneye...).
İnsanda akıl olmalı, eğer ABD ve AB sömürgeciliği, sandığınız gibi iyi bir halt olsaydı, ekonomik sorunlar yaşayan bir ülkeye, milyonlara zulmetme adına ambargo uygulamazdı Bu savaş suçudur ve ağır suçu işleyen başta ABD sermayesi ve ortaklarıdır. Ambargo uygulamak, uygulayan kim olursa olsun, suçtur, ağır bir suçtur ve bu suçu işleyenlere destek verilmemelidir
hadi her türlü bilinçten yoksunuz, ambargo uygulayanı, yani milyonları hedef alan saldırıyı desteklemek nasıl bir haysiyetin ürünüdür.
Sizin senaryonuzda, kuzuyu, kurtlar mı kuratıyor?
Tercih yaparken bile azıcık akıl ve mantık. Ambargolar halklara karşı yapılır, insanı önemsemeyen, toplumun ihtiyaçlarının karşılanmaması için çalışan şebekelere güvenilir mi? İnsanı ve insan yaşamını, sağlığını hedef alan, savaşı siviller üzerine bina eden baronları, alternatif diye sunmak nasıl bir aklın ürünü olabilir.
Biraz akıl ve biraz da mantık, bu bile yeterli.
Videoyu unutmuşum;
_3PwAhUehwk
spartacus
06-05-2019, 01:20
Venezuela'da 1 mayıs
https://twitter.com/telesurenglish/status/1123676025894899721
Sayın Kartopu, Venüzella parası çöp olmuş, sen hala ne anlatıyorsun:
Bir ülkenin parasının çöp olması çok önemli değil o halkın onurunun ne olmasa önemli Ben bunu anlatıyorum.
Para dediğin kağıt parçası üzerine konulan sıfırlardır.
Değişim değerini anlatır. Konu Venezuella da bulunan petrollerin dünya rezervlerinin % 17 sini teşkil etmesidir.
Buna el koymak isteyen aç gözlülere direnen halktır.
Eğer fakirlik onursuzluksa zenginlik ondan bin beter onursuzluktur Ben bunu anlatıyorum.
İşte venezuella halkı bu onurunu koruyor korumaya çalışıyor.
ilahimasal
06-05-2019, 08:43
İnsanda akıl olmalı, eğer ABD ve AB sömürgeciliği, sandığınız gibi iyi bir halt olsaydı, ekonomik sorunlar yaşayan bir ülkeye, milyonlara zulmetme adına ambargo uygulamazdı Bu savaş suçudur ve ağır suçu işleyen başta ABD sermayesi ve ortaklarıdır. Ambargo uygulamak, uygulayan kim olursa olsun, suçtur, ağır bir suçtur ve bu suçu işleyenlere destek verilmemelidir
Peki bu yazına bakarak Dunya nın tamamına bu şablonu koyup , Türkiye de ki duruma bakıp mevcut yönetimin yanında mı durmalıyız.
Venezuela ya tam benzemesede durum Türkiye icinde neredeyse aynı , abd nin yaptırımları ve 2 sene evvel ki garip darbe girişimi yapıldı. Neredeyse herkesin hem fikir olduğu konu , ekonomik yaptırımlar ve darbe girişiminin arkasında abd nin oldugu.
Venezuela da sosyalist maduro işaret edilerek halkına ve zenginliklerine çökülmek istenirken.
Türkiye de siyasal islamcılar işaret edilip halka ve zenginliklerine çökülmek isteniyor. Artı olarak Türkiyenin avrasya denilen yere yaklasmasını engellemek.
Bunları göz önüne alınca Türkiye dekilerin yanında nasıl durulacak ?
bilgivehis
06-05-2019, 10:17
Peki bu yazına bakarak Dunya nın tamamına bu şablonu koyup , Türkiye de ki duruma bakıp mevcut yönetimin yanında mı durmalıyız.
İşte hep bunu anlatmaya çalışıyordum ama anlayan kim?
Takım tutar gibi ya siyah olacaksın ya da beyaz, oysa her ikisi de kapitalizmin adamı, kapitalizmin halkı getirmek istediği nokta burasıdır, aliyi de tutsan veliyi de tutsan bir şey değişmiyor, ikisi de aynı merkezin kuklası.
Maduro Venezuella diye bir ülke bırakmadı, halkı yoksulluktan perişan etti, bu defa kapitalizmin yedek adamı meydana çıktı, hepsi bundan ibaret.
Eğer Venezuella halkı devrimci bir halk olsa bu tuzağa düşmez, her ikisine de resti çeker, devrimci bir lider getirirdi ama ne gezer.
Aynısı bu ülkeye olsa devrimci lider getireceklerine herhalde tayyibe sahiplenirler, bunu sağcı-solcu herkes için diyorum.
Baksana bu numarayı yutan bu forumda bazıları Maduro da kapitalizmin bir parçası dediğimde kıyameti kopardılar, bu nasıl devrimcilikse anlamak güç.
Peki bu yazına bakarak Dunya nın tamamına bu şablonu koyup , Türkiye de ki duruma bakıp mevcut yönetimin yanında mı durmalıyız.
Bunları göz önüne alınca Türkiye dekilerin yanında nasıl durulacak ?
Bu soru Sn Spartacus a sorulmuş ama soru beni de ilgilendirdiği için sadece kendimi bağlayacak cevap vereceğim.
Dünyanın hiç bir yerinde genel bir doğru yoktur. Doğru ya bireyseldir ya sınıfsal ya buna yönelik toplumsaldır.
Türkiye ve Venezuella kıyaslaması da tıpkı bu soruya verilecek cevaptır.
Bu ülkede kendi doğal kaynakları kısıtlayan ve topraklarındaki özgürleşmeyi engelleyen davranışlarda Tıpkı Venezuella da olduğu gibi karşı çıkılır. Ayrıca Türkiye devletinin bir staratejisi yok bir o yana bir bu yana göz kırpmak stareteji değildir ABD den F 35 Rusyadan S 400 ya o ya bu veya birini kaybetme .
Halbuki bu konuda net bakış var NATO dan ayrılmak ve bu paktan uzaklaşmak. ama asla demokrasiden ödün vermek değildir.
Bu anlayış tarzı faşizm den Emperyalizmden yana taraf olmak değildir. Yoksulluk doğanın yarattığı bir şey değildir yoksulluk insan icadıdır Venezuella insanlar bu gün yoksulsa bunu bir yaratıcısı vardır ve bu yaratıcılar dünyanın eşkıyalarıdır.
Dünya pazarlarında petrol hala değerlidir bu da Venezuellada çoktur bunu engelleyen bir el var ki o da ABD.
Sn bilgivehis.
Maduro Venezuella diye bir ülke bırakmadı, halkı yoksulluktan perişan etti, bu defa kapitalizmin yedek adamı meydana çıktı, hepsi bundan ibaret.
Bırak bu soruyu Venezuella halkı sorsun ABD değil. Biz de bunu anlatamıyoruz.
Her kes ABD nin adamı ise kavga niçin yapılıyor.
bilgivehis
06-05-2019, 10:55
Her kes ABD nin adamı ise kavga niçin yapılıyor.
Her şey yorgan için kardeşim, Nasrettin kavgacıları ayırmaya gider, yorgan da gider.
21.yüzyılın kapitalizmi artık Nasrettin fıkrasına göre yürütülüyor.
Bırak Venezuella olayını seçimler dahi aynı değil mi, muhalefet ile iktidar, sağcı, ülkücü, solcu hepsi merkeze hizmet etmiyor mu, isimler sadece göstermelik.
Ayrıca Maduro ABD'nin adamı olmasa dahi ne değişir, ABD'de aynı Maduro'nun yaptığnı yapmayacak mı, halkı yoksullukla perişan etmeyecek mi?
Oysa dediğim gibi halk devrimci olsaydı her ikisine de rest çeker bir devrimci lider getiridi, çünkü onlar da bu oyunu yutuyor, zaten ABD'nin istediği de bu değil mi, iki uçurumdan birine razı ettirmek.
Aynısı burada olsa yine birşey değişmeyecek, ya tayyip ya ABD dedirtecekler, oysa ikisi de aynı.
Leonardo
06-05-2019, 13:40
S300le F22 ne
S400 le F35 olmasın o?
bi de türkiye gövde parçası üretti seri üretimde devam edecekti üretmese nolcak üretse nolcak kazanç yok orada.
bi de trumpın seçimle geldiğini zannetmek garip, amerikan derin devleti adayı seçiyor, hazırlıyor. ister demokrat partiden ister
cumhuriyetçiden koyuyor ortaya. sonra offshore idaresini de kendi yapıyor zaten.
suriye obama ile başlamadı mı bütün baharlar obamada oldu.
ne trump ne başkası seçimle gelir. seçim denen bi oyun. medyaya hakim olursan seçim sende.
bugün chp medyaya hakim olursa chp iktidar olur.
- Öyle evet :)
Biz yıkık / gerici / feodal bir ülkeyi aldık gelişmiş / medeni bir ülke yapmak istiyoruz.
S-400'ü Esat da satın alıyor. Onun marifet ile alakası yok. F35'i üreten ülke olmak. Bu prestijdir.
+ Rusya + Çin + İran ittifakında olmanın da avantajlı bir yanı yok. NATO tarihteki en başarılı askeri ittifaklardan bir tanesidir. Sırf buna dahil olabilmek için Kore savaşına filan katıldık zamanında.
+ Mısır ordusunda da var S-400 filan.
Dedim ya biz ülke olmaya çalışıyoruz. Onun bunun oyuncağı olmuş, belirli bir elite çalışan, halkın feodal düzende yaşadığı, bir diktatörün gidip bir diktatörün geldiği ülke olmak istemiyoruz.
Çünkü olmuyor işte.
Arap baharı filan da işe yaramıyor. Dünya affetmiyor. Biri yardım etmek istese diğeri çomak sokuyor sonra yine aynı yerdesin.
Bunu daha tartışırız.
Da DÜnya düzeni artık kaldıramıyor böyle ülkeleri. Sonra oranın halkı da ya denizde göçmen oluyor, ya terörist oluyor, ya sürekli çocuk yapıp işi iyice içinden çıkılmaz hale getiriyor.
Yani bana "liberal" filan diyorlar, benim kast ettiğim o değil. DÜnyanın da gerçekte, bu ülkelerin salt tüketici olmaktan çıkıp, adam gibi ülke olmasına ihtiyacı var. Gerçekte bu "emperyalizm" emperyalistin kendisine daha çok zarar veriyor. Yani uluslar arası düzeyde de bir denge lazım, bunun için (Venezüella da buna dahil) ilk adım, bu halklara kendi kaderini tayin hakkını vermektir.
2)
Medya:
1) seçici olacaksın. Bize okulda öğretirlerdi "şunu okuyun, şunu okumayın", "şuna inanın, şuna inanmayın" diye
2) Medya da biraz seviye sergileyecek. TR'de sansürlenmiş / devlet kontrolünde + tiraj yapmak için her şeyi yazabilecek yapıda bir medya var. Tarafsız / nesnel haber yapma alışkanlığı yok. Bu da yine insnaların eğitim düzeyi ile alakalı.
Medya önemli ayaklardan biridir. O yüzden her zaman tarafsız, nesnel haber yapabilen, özgür, devlet denetiminde olmayan medya + gazeteci / yazar ve diğer basın çalışanlarının öldürülmediği bir ortam istiyoruz.
Düzgün medya olmazsa, - Evet. Aynen dediğin gibi olur.
+ Halkın sisteme / demokrasiye olan güveni iyice azalır (Çünkü bilinç altı düzeyde o da anlar salak yerine konulduğunu, hiç bilmiyor gibi de düşünmeyin)
ABD'de de aynı durum var.
spartacus
06-05-2019, 14:32
https://translate.googleusercontent.com/translate_c?depth=1&rurl=translate.google.com&sl=es&sp=nmt4&tl=tr&u=https://prensapcv.wordpress.com/&xid=17259,15700022,15700186,15700190,15700253,1570 0256,15700259&usg=ALkJrhgFAeQgfZn08dT5b4RWnbWogQqyMw
Buradan dünya yandaş medyasıyla o kadar keskin "tespit ve analizler?" yapıyorsunuz ki, orada olanlar hiç bir şey bilmiyor, bir siz biliyorsunuz...
ABD işgali var mı yk mu? İşgal girişimi var mı yok mu?
Boşverin işgalcilerin uydurduğu gerekçelerle boş lafazanlık(teori denemez) üretmeyi.
Burnunuzun önündeki coğrarfya, dünyayı, dünya sistemini, sınıfları, sömürüyü göremiyorsunuz, bunca kilometre ötedeki ve hiç bir objektif bilginizin olmadığı coğrafyaya atıp, tuatarken, herkesin bildiği ABD ve hempalarının dünya üzerinde döktüü kanı, sömürdüğü canı da göremiyor birde destkli oluyorsunuz.
Maduro Venezuela halkının üstesinden geleceği bir mesele(öyleyse)... AMBARGO VE ABD saldırgablığı, faşizminin de üstesindne gelecek olan yine o halk. 2 Koldan saldırmak bu gerçekleri değiştirmiyor.
Biz Venezuelanın işgali ve petrol, altın şirketleri ve işbirlikçilerine peşkeş çekimlemsine karşıyız.
Birşey bildiğiniz yok
Eski hükümet toplum açlığa karşı meydanlara çıktığında 1 günde 3.000 insanı, bir günde 1.000 insanı öldürdü, şu anki enflasyona ve ambargoya rağmen, halkın %60'ı şu ankinden daha kötü koşullardaydı(Maduronun hala orada kalmasının en önemli sebeplerinden birisi bu). yandaş medya yazmıyordu değil mi?
Leonardo
06-05-2019, 14:37
Spartakus
Biz ESAS-KAİDE üzre yazarken sen Merkel'in gözleri güzel aşık oldum, Trump çok babacan, pamuk gibi elleri var, Putin kel o yüzden desteklemem türünde yazıyorsun
- Trump bir sonraki seçimde (12 ay sonra filan) gidecek ama.
Tayyip / Putin / Maduro gitmiyorlar (ölene kadar iktidarlar)
Madem adamın eli, seni gerdi, Merkel'ine bak, o yumuşacık ve pamuk elleriyle, gülücükler saçarak, en çok tokalaşandır...
Senin sorunun büyük, senin derdin iflah olmaz, seni efendiler rahatlıkla oynatır, bir çetele tut, Erdoğan ile tokalaşanlar diye ve alayına saldır, senin sorunun, senin savaşın.
Merkel seçimle gelmiş demokratik bir liderdir. Görevi bitince de gidecek.
Fidel Castro / Hugo Chavez devrimci kişilikler. Demokrasi şampiyonu olmasalar da saygıyı hak ediyorlar.
Maduro / Esat / Erdoğan / İran / Putin / Çin / K.Kore
Bunlar halkçı olma iddiası olan, demokratik olmayan, sosyalizm ile benzerliği bile olmayan yapılar. Benle ne alakası var?
Guaido, Merkel dahi kukla değil mi? Esad en azından işgale direndi, made in ABD El kaideye, IŞİD'e teslim etmemek için direnmiş oldu, bir çok yanlış olabilir, şu ya da bu diyebiliriz, ancak konu işgal ise, duruşu yanlış değildir, işgale dair yazışıyoruz.
- Bunlar senin yorumların. Ben bütün gücün bir adamda toplanma olayına inanmıyorum. Adam melek bile olsa güç o adamı yozlaştırır.
Ki savunduğunuz kişi de devrimci bir kişi değil. Bunlar hep tutarsızlık. Diktatör olan birini ben mesela Hindistan'a karşı da savunmam. Hindistan bunlara ssavaş açsa ona da "eline sağlık" derim. ben öyle düşünüyorum.
NATO bir pakt değil mi? Suriye'de Rusya ile pakt kurabilir ya da dahil olabilir, senin yüzeyselliğinde mesele bu kadar basittir, ne dediğinin fakında değilsin. kapitalizmin dünyası, ittifak kuranda var, paktlara girende var işgalci olanı da var(itilaf devletleri), ittifak olanı da, içbirlikçi olanı da var... Tümü de sisteme uygun, bu bakımdan bir anormallik yok.
- Ben Türkiye için konuşuyorum. Hükümet, her alanda olduğu gibi, bu konuda da hata yapıyor (tabi bile bile yapılan hataya hata denirse)
Yazdıkların boş, bilim dışı, akıl-mantık, hak-hukuk dışı ve yazık ki ikiyüzlü, sahtekarca bir tutum sergiliyor. Erdoğanla tokalaşanlar derdine sahipsen, ABD ye de bak, BOP eş başkanlığını veren yere de bak, Merkel'ine de bak, önce kendi anomali ve tutarsızlıklarını çöz ve tutumunda dürüst ol. Hakkaniyet bilmeyen demokrasiden yana olabilir mi? Ciddi sorunların var.
- Hayır sen söyle. BU savunduğun kişiler için "bunlar devrimci, Kastro gibi, Che Gevara gibi, Chavez gibi adamlar, onları savun" diyebiliyor musun?
Diyemiyorsun.
"Onlar diktatör ama Amerika onları dövemez" diyorsun. Niye? - Döver tabi. Sendiktatör olursan herkes seni döver. Bana halkına yararlı olabilmiş bir tane diktatör ismi söyle? Var mı tarihte öyle bir şey?
+ Bıktık.
Kartopu
İlla da ABD nin seçeneği mi doğru illa da Demokrasi ABD emperyalistlerinin iki dudağından çıkan mı olmalı. Venezuella halkının kaderini Venezuellalılar belirlesin çünkü o kaderi onlar yaşayacak.
- Evet. Bende öyle düşünüyorum. Maduro da siyasi parti kursun, kurulacak anayasal düzende önemli bir güç olsun o zaman (madem o kadar seveni var?)
Biz Türkiyeliler olarak ABD nin nasıl bir demokrasi sunduğunu biliriz Darbelerini de. ABD konusunda kimse bize akıl veremez
Bu gün bu ülkede ABD patentli iktidar var ve ABD ondan memnun değilse ABD hep doğru şey yaptığı anlamı taşımaz.
Venezulla da Türkiye halkları da kendi kaderlerini kendileri belirleyecektir.
- BU konuyu o kadar bilmiyorum. Tayyibin patenti kimin? Feto / MHP gibi güçlerin patenti kimin bilmiyorum. Ülkeye ciddi zararlar verdiklerine inanıyorum. Bir de Tayyibin asıl "abisi" yine Putin'dir. ABD filan değil. S-400 olayına bakın. TR F22'leri alamayacak / üretemeyecek. Belki NATO'dan çıkacak. Hepsi Putin'in S-400'leri için. BU mantık mı şimdi?
Patent varsa, Moskova bence onun patenti. :)
Sn bilgivehis.
Maduro Venezuella diye bir ülke bırakmadı, halkı yoksulluktan perişan etti, bu defa kapitalizmin yedek adamı meydana çıktı, hepsi bundan ibaret.
Bırak bu soruyu Venezuella halkı sorsun ABD değil. Biz de bunu anlatamıyoruz.
Her kes ABD nin adamı ise kavga niçin yapılıyor.
- Bir şey yaptıkları yok. Zaten yapamaz. Suriye gibi ülkeye Rus askerleri sokulmuş durumda. "Gelirsen 3. dünya savaşı çıkartırım" filan diyor işte.
Guaido kalıcı olarak iktidar olmak istemiyor. Sadece anayasal düzene dönülmesini ve yeni seçim düzenlenmesini istiyor. Maduro'ya da siyaset yapma hakkını tanıyor.
+ Venezüella halkı perişan. Niye Chavez döneminde bu kadar perişanlık yaşanmadı?
Tamam Petrol ambargosu işleri kötüleştirdi. Ama ülke resmen battı. Türkiye gibi. Adam kalamaz. Ama yine de kalıyor.
Bu sosyalizm değil.
ForumKirpisi
06-05-2019, 15:12
Leo sen hep Merkel demokratik diyosun.
Merkel Suudi Arabistana silah sattı. (Suudi Yemen ve İşid'e göndermiyor? El-Kaide? İsrail'e saldırmıyor?)
ABD'nin İsrail kamçısı Hamas, Türkiye kamçısı PKK.
Türkiyeye satmadı.
Gerekçe : Türkiye silahları Kürtler üzerinde kullanacak.
Türkiye demokratik değil.
BAK BAK.. Kürtler = PKK imiş. Almanya olayı çözmüş.
Eee o zaman AB niye PKK'yı terör listesinden çıkarmıyor? Merkel Almanyada PKK güzelleyenlere bile onların terörist olduğu
kesin, o yüzden kesin bu tartışmayı diyordu.
Sonra gidip PKK aslında terörist diyorlar. Sonra kalkıp başka karar alıyorlar.
Bu Türkler = Silahlı Ülkücü İsyancı demek gibi bişey.
Üstelik PKK'da Kürt olmayanlar da var. Zaza, Alevi Türkmen, Arap vs.
ABD oraya gitti Barzani sülalesi Barzanistanı kurdu, PKK ne kadar olumsuz ilkel bi görüntü verdiriyor ise de ABD
Barzanistan'a PKK'yı koruyun görevi verdi. Barzanistan 2 yıla kadar, Türkiyenin sınır ötesi operasyonlarına ses çıkarmıyordu.
Trump geldiğinden beri sahip çıkmaya başladı. PKKnın sözde lider kadrosu da Texas eyaletine gitti. Ordan yılda 2 kere denetlemeye geliyorlardı. PKK SDGye geçti, şimdi iş çıktı geri dönüyor. Dağı taşı bombala istediğin kadar.
Bunların ağa babası ABD'dir. Demokratik falan değil seçimle de gitmez. Merkel'in medyası var. Yerel medyası da güçlü, ulusal medyası
da güçlü.
Tayyip = Merkel
hiç farkı yok. Merkel sade kibarsı.
spartacus
06-05-2019, 16:00
Spartakus
- Trump bir sonraki seçimde (12 ay sonra filan) gidecek ama.
Tayyip / Putin / Maduro gitmiyorlar (ölene kadar iktidarlar)
Platonik aşkın, Merkel gidiyor mu? 2005'den beridir! 2021'de bırakacağını söylüyor, e ölecek yaşa geliyor artık, akıllı bir diktatörlük temsilcisi demek ki, o gider Zırtel gelir
Trump gidince yine bir Trump gelecek(değişen sadece simalar ve bunlar sermayenin çeşitli rekabet kollarının temsilcileri olarak iş yaparlar, aralarında anlaşır veya bazen çatışırlar), dediğim gibi birisinde tüzel kişilik kuruma dair, diğerinde ise kişiye(taaaaki kapitalis üst-yapı hükümet kurumu, tüzel(!) kişilik kazanana kadar).
Eğer kurumun tüzel kişiliğinde koşullar değişim gerektiriyorsa, Franklin D. Roosevelt çıkar ortaya, demi ama. Yeni bir 100 yıllık planlar yapılacaktır ve böylece kurum tekrar tüzel kişilik kazanır, A gelmiş, B gitmiş, gitmemiş önemi yok, politikayı ekonomi ve üzerinde sermaye, egemen sınıflar belirler, bu kişilerde temsilci olarak kılıfına uydurur, emekçiler, modern köleler belirlediği gün o sistem zaten çatırdar ve bu sistemin tüzel kişiliği üzerinde gerçekeleşemz, o tüzel kişilik kazanmış kurum lav edilmeli-çare yok-, yerine kongreler, referandumlar ve konseyler geçmelidir ve elbette bu zor süreçlerden geçecek.
Rusya için rejim henüz oturmuş değil... İkisinde de sistem aynı, sermaye aslında Putin gibileri ister, toplum bilinçlendikçe bu konuda tavizler verir, ama sömürdükleri ülkeler için ise tercihleri nettir, yani esas, gönlünde yatanı orada uygularlar. O toplumlar bilinçli değildir ve bilinçli olmamları için basit aidiyet siyasetleri hakim kılınır, tez haline getirilir, yürürlüğe alınır.. En ideali kleptokratik diktatörlüklerdir(öyle değil mi? bu gerçek değil mi? venezeula da öncesi kleptokratik diktatörlüktü ve halkın büyük çoğunluğu yok sayılırdı)
Sen şekile bakmayacaksın, sisteme bakacaksın. ESAS VE USÜL bu iki kelimenin anlamını öğrenmelisin.
Putin'i, erdoğan'ı var eden de aynı sistem. Türkiye'nin bu halde olmasında en önemli paylardan biris de zaten ABD değil mi?
Merkel seçimle gelmiş demokratik bir liderdir. Görevi bitince de gidecek.
Fidel Castro / Hugo Chavez devrimci kişilikler. Demokrasi şampiyonu olmasalar da saygıyı hak ediyorlar.
Putin'de seçimle geliyor. Sana göre seçim diye bir kaide yok, seçim ise seçim, 40 kerede adaylığını koyar, seçilir veya seçilmez, sana göre seçen halk değil mi, halk itiraz etmiyorsa senin için sorun olmamalı? sana göre kapitalizm demokrasi değil mi? gerçekte ise kapitalizm azınlık bir sınıfın sömürü sistemidir ve asla demokrasi ile bağdaş-a-maz, bağdaşsa kapitalizm olmaz(basit dünya, ayrı, ayrı ülke kaynaklarının %60'ı, nüfuz ölçeğinde %1'e akıyor, adalet, hak hukuk, demokrasiden söz edilemez, bu akadar net). Düşün emekçiler ne ister? Daha yüksek maaş, misal asgari ücret 10.000 TL olsun der, demez mi? Der! Efendim çalışma saatleri 6 saat olsun, seyahat özgürlüğü ister(ücretsiz olunca gerçekleşir!), barınma hakkını ister, ücretsiz sağlık, ücretsiz eğitim, haftalık 2 gün tatil, çocukalr için oyun parkı aileler için yeşil alan, sokak hayvanları için barınak... yani tümü haktır, emeğinin karşılığını.... ister de ister ve bu süreçle politik bir zemin kazanır değil mi?)
Efendim şu kadar kişi seçime katılmış diyorsun(üstelik yandaş medyanın verdiği oranın dahi yalan olduğunu görüyorsun), ama ABD de öyledir, senin demokrasi ilan ettiğin ABD de seçime %50-60 arası katılır! Ne oldu şimdi?
Trump gitmiş, gitmemiş bir önemi yok, sistem nedir bu önemli ve nasıl işliyor...
Maduro / Esat / Erdoğan / İran / Putin / Çin / K.Kore
Bunlar halkçı olma iddiası olan, demokratik olmayan, sosyalizm ile benzerliği bile olmayan yapılar. Benle ne alakası var?
Şu alakası var, ABD işgali ve sömürgeciliğini desteklemek adına bu isimleri öne sürmek safsatadır, alakayı anladın mı? Safsata üretiyor sende akıl-mantık kıyası yapmıyor inanıyorsun(safsataya!). neo liberallerden bilinçlenemezsiniz, akıl sağlığınız için her türlü neo-liberal dejenerasyondan, ahmak aldatan safsatalardan uzak durun. Bu öne sürdüğün biçimler asla esas ve usulü belirlemeyen söylemler, siz esas ve usül de olana bakın(ambargo, suikastlar, askeri saldırı, müdahaleler, bombalar, füzeler, çeteler, mafya,,,, hırsızlar hükümeti, entrikalar ve sermayenin, küçük bir azınlığın doymak bilmez işahı ve dünyanın durumu). Senin bu safsata bağlamın, başka bir konu!
Bir daha yazıyorum hala aynı şeyleri tekrar ediyorsun, BİZ IRAK'IN İŞGALİNE DE, mafyalaştırılmış ve genelde tarikatlarin, toplumsal kastlaşmanın bizzat ABD stratejisi olarak örgütlendirilip, rejimin tamamen demokrasi ve toplum karşıtı bir omurgaya oturtulduğu, toplumun tamamen demokrasi karşıtı ve dışı örgütlenmesine KARŞIYDIK!(ne anladın? hiç!) Irak'ta Saddam varken komünistler ne diyordu ki? Saddamı'mı destekliyordu, hayır, ne için çalışıyorlardı, o mekanizmayı yıkmak için! Biz yanılmadık, yanılmayacaktık çünkü TEORİ bilim ve PRATİKLE SINANMIŞTI, obejektif temele sahiptik ve safsatalarla aldatılamıyorduk, yandaş medya bizi kukla edemiyordu, edemez de, çünkü bilinçliyiz ve omurgalıyız, adamına göre takla atmıyoruz
- Bunlar senin yorumların. Ben bütün gücün bir adamda toplanma olayına inanmıyorum. Adam melek bile olsa güç o adamı yozlaştırır.
SERMAYE NE YAPAR PAŞAM? Güç denince neden illa üst-yapı kurumundaki koltuk anlıyorsun ki? Trump zaten güç sahibi, otelleriyle, kumarhaneleriyle, milyarder birisi, bir kral(!), Putin de öyle, Erdoğan'da öyle ve bunların esas motor gücü olan ve aslında asıl yöneten sermaye de güç değil mi? Kaldı ki ne demiştim? Dikaktör olmaz, diktatörlük olur, diktatörlüğün temeli neresidir, yani esas güç nerededir, sınıflar, üretim ilişkileri, sermaye, anlamadın gitti...
Ki savunduğunuz kişi de devrimci bir kişi değil. Bunlar hep tutarsızlık. Diktatör olan birini ben mesela Hindistan'a karşı da savunmam. Hindistan bunlara ssavaş açsa ona da "eline sağlık" derim. ben öyle düşünüyorum.
Dedim ya omurgasızsın, oysa savaş açan da diktatörlük, üstelik İngiliz sömürgesi, yani kuzu, kuzuyu boğazlarken senin kurtlar yalanıyor, ya koyunalr ne yapıyor? aferin sana!...
- Hayır sen söyle. BU savunduğun kişiler için "bunlar devrimci, Kastro gibi, Che Gevara gibi, Chavez gibi adamlar, onları savun" diyebiliyor musun?
Şu başlıkta hiç kimseyi savunmadım, nereden uyduruyorsun, bu 10. tekrarım.
Gerisi yine boş... Bakalım kaç mesaj sonra çarptımalarından vazgeçeceksin.
Kişi savunmadım, savunuyorum, bu konuya kişileri dahil ederek manipüle eden sizsiniz, bunun üzerinden ABD yamyamlığının savunusunu yapıyorsunuz, aklınız sıra, kişiler üzerinden manipülasyondan vazgeç, sana zararı var...
Dünyayı yöneten sermayenin neler yapabildiğine değineyim, ihale almak için dahi birbirlerinin çocuklarını kaçırmakla, alt zeminde kilit isimleri vurmakla, şantajla, gazetecilere kadar alavere, dalaverelerle, devletin kilit noktalarında adamlarıyla, birbirinin ayaklarını kaydırmakla, entrikalarla uğraşan kafadır, işi budur ve sistem gereği buna mecbur hale gelir. bak facebook dahi insanlaın özel bilgilerini satabilyor, ama dilediği firmaya dilediğine ise satmıyor, bu bir savaş, sermaye savaş alanıdır, her alanda ve her türlü konuda... bırak IŞİD, El kaide Taliban gibit paravan örgütler kurmalarını, istihbarat örgütleriyle bir dolu suikastler düzenlemelerini, ülkelerdeki milyonların kanıyla, istikrarsızlığıyla, mutlu olmayı, mühendisleri, habercileri vb katletmelerini... Bunu yapanlarla ve orada Dünya petrol rezervinin %15'ne ve altın yataklarına sahip bir ülkeyi yağmalamak dururken, yağmalarlarken, Maduro'yu mu kıyaslıyorsun, kıyasla! Konu namına salaklık...
Ne dedim kişi ismi vermedim, ne dedim üretim ilişkileri, ne dedim üretim tarzı, ne dedim sermaye ve sermaye diktatörlüğü, ne dedim emek, ne dedim sömürgecilik ve işgal, ne dedim entrikalar, ne dedim demagograsi, ne dedim yalan-dolan ne dedim kölelik ve ne dedim KÖPEKLİK...
Özeti burada, bırak artık kendi manipülasyonunda boğulmayı, kimi kandıracaksın?
hepsini geçtim, bir daha yazıyorum;
AMBARGO ağır BİR SUÇTUR, BU SUÇU İŞLEYEN ne insan canı, ne herhangi bir canlı, ne doğa ne hak ne hukuk, özgürlük ne de demokrasi tanımaz!
Siz anlıyorsun mu, torpaaağamm. Bu stratejiyi ve GANİMET, GASP, YAĞMA, TALAN, savaş, çökme, işgal stratejisini savunan her kim olursa olsun, haysiyetsizin tekidir. Onurlu ol, omurgalı ol, dürüst ol, haysiyetini koru, konuyu da belirttiğim şekilde manipüle etmekten vazgeç-in, banane senin özel hayatından, aşklarından...
Arkadaslar, siz niye Amerika ve Rusya arasinda gidip geliyorsunuz surekli, idealizme mi battiniz yine?
Turkiye'de ilac kalmamis (eger dogruysa) haberiniz var mi, sizi ilgilendiriyor mu Venezuela kadar?
https://www.birgun.net/haber-detay/kriz-nedeniyle-ilac-alamayan-universite-hastanesi-ameliyatlari-iptal-etti.html
Başlık bu sayın Neva
Venezuela'da Akşam Darbesi
Konuda bu
Mayıs gelmeden Venezuela'da muhalefet lideri ABD vatandaşı Juan Guaido küçük bir askeri birlikle darbe yapmaya çalışıyormuş. Bakalım ne olacak
Ayrıca dünya çok küçüldü akşamdan oluşan bir haber sabaha kalmadan duyuluyor. Elbette Türkiye de ki ilaç sıkıntısı bizi daha fazla ilgilendirecek.
Biz de Venezuella gibi olma endişesi taşıyoruz başak bir şey yok.
ForumKirpisi
06-05-2019, 18:32
Türkiye için Çin ve İran'ın sürüklendiği bi duruma sürüklenmeye yarım adım kaldı.
Bu sefer sadece çelik'e %50 vergi değil, direk ürün almamak, NATO üyelerine de aldırmamak üzerine
giderler.
Durum çok fena hissettirmiyolar. NATO'da Türkiye cephesi yok artık. NATO ve AB'de tarafımızı savunan kesimleri
reis tek tek tasfiye etti. Kendi kalitesiz Arap kadrolarını koydu. OECD'de de yok.
Adı sanı yedi seceresi Hümeysa Hümeyra bilmemne olan, binbir ceddi sıkmabaş her selamda kurandan 1 ayet okuyan
heriflerden nası bi BATI stratejisi beklersin?
Bence venezuelada olan olaylar bizi tamamen ilgilendiriyor. hatta 1 sene önce olsa daha az ilgilendirirdi.
Abd başarılı olursa zaten ekside olduğumuz uluslararası ilişkilerde dibi deleceğiz.
Gerizekalı Çin de bi şeyler yapmalı. Çin tamamen bir sülük gibi dünyadan çekip hiç bişey vermiyor.
Uyduruk parmak arası terlik ve tek kullanımlık şemsiye hariç.
Çin el atsın Venezuya.
ABD Küreselleşme dedi, ama bu küreselleşme tek kutuplu dünyaya evrildi. ABD yesin bir iki sağ kol belirlesin
geri kalan herkes sömürülsün. Bu düzen artık gitmez. Alayına isyan.
Leonardo
06-05-2019, 21:27
Spartakus:
Platonik aşkın, Merkel gidiyor mu? 2005'den beridir! 2021'de bırakacağını söylüyor, e ölecek yaşa geliyor artık, akıllı bir diktatörlük temsilcisi demek ki, o gider Zırtel gelir
Trump gidince yine bir Trump gelecek(değişen sadece simalar ve bunlar sermayenin çeşitli rekabet kollarının temsilcileri olarak iş yaparlar, aralarında anlaşır veya bazen çatışırlar), dediğim gibi birisinde tüzel kişilik kuruma dair, diğerinde ise kişiye(taaaaki kapitalis üst-yapı hükümet kurumu, tüzel(!) kişilik kazanana kadar).
- Herkesin görüşü kendine. De 2 Milyon Suriyeliyi soru sormadan ülkesine aldı. Putin kendi muhteşem ülkesine 10 kişi bile almadı (Kaldı ki sözde müttefiki Suriye'nin)
- Dış siyaseti hiç takip etmiyorsunuz. Obama ile Trump'un ortak noktası yok. Hatta George W. Bush ile Donald Trump'un bile ortak noktası yok. Her demokraside 50 / 100 senede bir böyle kazalar olabilir. Da ben bu kinayeyi anlıyor musunuz ondan da emin olmamaya başladım. :) :)
Eğer kurumun tüzel kişiliğinde koşullar değişim gerektiriyorsa, Franklin D. Roosevelt çıkar ortaya, demi ama. Yeni bir 100 yıllık planlar yapılacaktır ve böylece kurum tekrar tüzel kişilik kazanır, A gelmiş, B gitmiş, gitmemiş önemi yok, politikayı ekonomi ve üzerinde sermaye, egemen sınıflar belirler, bu kişilerde temsilci olarak kılıfına uydurur, emekçiler, modern köleler belirlediği gün o sistem zaten çatırdar ve bu sistemin tüzel kişiliği üzerinde gerçekeleşemz, o tüzel kişilik kazanmış kurum lav edilmeli-çare yok-, yerine kongreler, referandumlar ve konseyler geçmelidir ve elbette bu zor süreçlerden geçecek.
- Evet doğru. Kuralları her şeyi onlar belirliyorlar. Ama sistem birçok alanda halka da sesini yükseltme, itirazını dile getirme fırsatı tanıyor. Bu durum her ülkenin demokrasi kültürüne göre değişiyor. Kıta avrupasında toplu ayaklanmalar bu görevi görüyor. ABD'de mesela 90'Larında sonunda sigara tekelleri mahkemeye verildi. Hepsi adam başı ciddi ceza ödemek zorunda kaldı filan.
Yani dışarıyı bilmeyen biri olarak, sürekli Türkiye'Yi anlatıyorsun. Doğru ama Batı'Ya doğru gittikçe daha göreceli hale geliyor o söylediklerin.
Mesela Almanya'da kapatıp müze yaptıkları kömür madeni bile var. "Benim insanım riskli ortamda çalışamaz" demiş. Türkiye'den benzer bir örnek verebilir misin? - demek ki fark var.
Rusya için rejim henüz oturmuş değil... İkisinde de sistem aynı, sermaye aslında Putin gibileri ister, toplum bilinçlendikçe bu konuda tavizler verir, ama sömürdükleri ülkeler için ise tercihleri nettir, yani esas, gönlünde yatanı orada uygularlar. O toplumlar bilinçli değildir ve bilinçli olmamları için basit aidiyet siyasetleri hakim kılınır, tez haline getirilir, yürürlüğe alınır.. En ideali kleptokratik diktatörlüklerdir(öyle değil mi? bu gerçek değil mi? venezeula da öncesi kleptokratik diktatörlüktü ve halkın büyük çoğunluğu yok sayılırdı)
- İşte doğru. Cumhuriyet düzeninin önemli yönlerinden biri budur. "Toplumun merkezi sermayedir" (Türkiye) diyemezsin. "Toplumun merkezi askerdir" diyemezsin (Venezüella). "Toplumun merzi mafyadır" diyemezsin (Rusya).
Toplumun, eğitimin, medyanın, siyasetin, her şeyin merkezi bireydir.
BUrada adamı arabanla ezip "aramızda halledelim mi?" diyebilirsin. Yurt dışında bir bisikletçiye hafifçe çarpsan çok ciddi ceza alırsın.
Sen sordukça ben anlatacağım.
1) Hukuk var mesela. Kim olursan ol. Milyoner de olsan hukukun altındasın.
yolsuzluk / rüşvet olmuyor demedim. Olunca adamlar ceza alıyor. onu dedim. Türkiye / Rusya / İran'da yapıyorsun. Ceza almıyorsun.
Özetle anlatmak istediğim. Devlet aygıtı olarak cumhuriyet düzeni diğer sistemlerden üstündür.
Maoist yaklaşım hariç. Bir de belki Küba hariç. Ama bunun dışında bu dediğim hep geçerli.
Putin'de seçimle geliyor. Sana göre seçim diye bir kaide yok, seçim ise seçim, 40 kerede adaylığını koyar, seçilir veya seçilmez, sana göre seçen halk değil mi, halk itiraz etmiyorsa senin için sorun olmamalı? sana göre kapitalizm demokrasi değil mi? gerçekte ise kapitalizm azınlık bir sınıfın sömürü sistemidir ve asla demokrasi ile bağdaş-a-maz, bağdaşsa kapitalizm olmaz(basit dünya, ayrı, ayrı ülke kaynaklarının %60'ı, nüfuz ölçeğinde %1'e akıyor, adalet, hak hukuk, demokrasiden söz edilemez, bu akadar net). Düşün emekçiler ne ister? Daha yüksek maaş, misal asgari ücret 10.000 TL olsun der, demez mi? Der! Efendim çalışma saatleri 6 saat olsun, seyahat özgürlüğü ister(ücretsiz olunca gerçekleşir!), barınma hakkını ister, ücretsiz sağlık, ücretsiz eğitim, haftalık 2 gün tatil, çocukalr için oyun parkı aileler için yeşil alan, sokak hayvanları için barınak... yani tümü haktır, emeğinin karşılığını.... ister de ister ve bu süreçle politik bir zemin kazanır değil mi?)
- Tamam işte. Dünyada asgari ücretin yüksek olduğu ülkeler hangileri? (buna hangi sistem olanak sağlıyor?) Köleliğin devam ettiği, açlıkların yaşandığı, insanların fırsatını bulur bulmaz kaçtıkları (dünyanın önde giden) ülkeleri hangileri?
Sosyalizm tartışmalı bir konu. Kastro + Che Küba'da bir şeyler başarmış. Ama onların başardığı şeyi Stalin Avrupa'da başaramamış (ya da geçici olarak başarmış).
Şimdi "Maduro Chavez'İn mirasçısıdır" deniyor. Belki öyledir. Ama kastro bakanlıkları generallere dağıtmamıştı. Yani ben Venezüellalılar karar versin diyorum. Senin dediğin gibiyse Maduro yine seçilir. Anayasal düzenden korkması normal değil.
Efendim şu kadar kişi seçime katılmış diyorsun(üstelik yandaş medyanın verdiği oranın dahi yalan olduğunu görüyorsun), ama ABD de öyledir, senin demokrasi ilan ettiğin ABD de seçime %50-60 arası katılır! Ne oldu şimdi?
Trump gitmiş, gitmemiş bir önemi yok, sistem nedir bu önemli ve nasıl işliyor...
- Çeşitli ülkelerin çeşitli demokrasi kültürleri var. Amerika da bir sürü başka aşırılık da var. Da Rusya ile aynı kefeye koyamazsın. Aynı şey değil.
Şu alakası var, ABD işgali ve sömürgeciliğini desteklemek adına bu isimleri öne sürmek safsatadır, alakayı anladın mı? Safsata üretiyor sende akıl-mantık kıyası yapmıyor inanıyorsun(safsataya!). neo liberallerden bilinçlenemezsiniz, akıl sağlığınız için her türlü neo-liberal dejenerasyondan, ahmak aldatan safsatalardan uzak durun. Bu öne sürdüğün biçimler asla esas ve usulü belirlemeyen söylemler, siz esas ve usül de olana bakın(ambargo, suikastlar, askeri saldırı, müdahaleler, bombalar, füzeler, çeteler, mafya,,,, hırsızlar hükümeti, entrikalar ve sermayenin, küçük bir azınlığın doymak bilmez işahı ve dünyanın durumu). Senin bu safsata bağlamın, başka bir konu!
- İşte tersten bakıyorsun. Emperyalizm / güç artık "şurada iki ada, şuradan kömür/petrol gelsin, şundan demir gelsin" meselesinden çıkmıştır.
Kim ne satıyor? Kim üretiyor? Kim yiyor? Kim çalışıyor* Kim kazanıyor? Kim satın alıyor? Kim satıyor?
Üreten zenginleşiyor. Üretemeyenin sadece olgarşisi zenginleşiyor. Üreten sanat / edebiyat / demokrasi alanında da üretiyor. Üretemeyen siyasal islam ya da diğer mistik şeylere kayıyor (maalesef bu mistisizm sosyalizm temelli de olabilir).
Petrol kimin işine yaramış? Alamayınca, basıyo tokatı öyle alıyor. (Irakta Suriye'de gördünüz. Evet Venezüella da öyle).
Yani tek çözüm gücü halka vermek ve üreten ülke olmak. Venezüella bunu anlamış mı? Anlamamış. Petrol oligarşiye gitmiş, Türkiye gibi ülkeymiş.
Benim dediğim. Madem o kadar para giriyor niye okul / üniversite / demokrasi filan kurmuyorlar.
Şu yüzden soruyorum:
- Brezilya'da bile bu var. Demokrasi'yi yavaş yavaş oturtuyorlar. Ve, Meksika gibi. Yavaş yavaş ürün ihracatı yapıyorlar.
Bizde mesela "devrim arabaları" diye bir araba üretilmiş (1960'larda) seri üretime geçilmemiş. her taraf böyle örneklerle dolu.
Yani cumhuriyet de düzeni sarsan, devrimci bir düzen olabilir. Hatta öyledir. Ama büyük güçler bir yere gelmeden önce, önce bu zemin hazırlanıyor. Yani medeniyet bitmiş, ülkenin başında bir Saddam, Bir Esat veya bir Ayetullah olmuş oluyor.
Sen Rusya mı? Amerika mı? kavgası yapıyorsun?
- Ne farkeder ki? Hani bir arkadaşım "...miş ...tün davası olmaz" derdi. Onun gibi :)
Ne fark eder?
Bir daha yazıyorum hala aynı şeyleri tekrar ediyorsun, BİZ IRAK'IN İŞGALİNE DE, mafyalaştırılmış ve genelde tarikatlarin, toplumsal kastlaşmanın bizzat ABD stratejisi olarak örgütlendirilip, rejimin tamamen demokrasi ve toplum karşıtı bir omurgaya oturtulduğu, toplumun tamamen demokrasi karşıtı ve dışı örgütlenmesine KARŞIYDIK!(ne anladın? hiç!) Irak'ta Saddam varken komünistler ne diyordu ki? Saddamı'mı destekliyordu, hayır, ne için çalışıyorlardı, o mekanizmayı yıkmak için! Biz yanılmadık, yanılmayacaktık çünkü TEORİ bilim ve PRATİKLE SINANMIŞTI, obejektif temele sahiptik ve safsatalarla aldatılamıyorduk, yandaş medya bizi kukla edemiyordu, edemez de, çünkü bilinçliyiz ve omurgalıyız, adamına göre takla atmıyoruz
- evet ama dünya toz pembe değil. Sen Muhaberat'ın nasıl işlediğini hiç biliyor musun? Ben Mısır'a gittiğimde adam yanıma yaklaşıyor. Muhabet ediyor filan (kim bu çakal filan hesabı).
Adamı sokaktan alıyorlar. Sonra ertesi gün de görebilirsin. 5-10 sene sonra görebilirsin. Görmeyedebilirsin. halk da bunun böyle olduğunu biliyor. Gidip sormaz bile "benim arkadaşım nerede? Kardeşim nerede?" diye. Öyle çünkü.
- Yani yıktıysa yıktı. Saddama mı üzülüyorsunuz? Ruslar yıksaydı o zaman? :)
SERMAYE NE YAPAR PAŞAM? Güç denince neden illa üst-yapı kurumundaki koltuk anlıyorsun ki? Trump zaten güç sahibi, otelleriyle, kumarhaneleriyle, milyarder birisi, bir kral(!), Putin de öyle, Erdoğan'da öyle ve bunların esas motor gücü olan ve aslında asıl yöneten sermaye de güç değil mi? Kaldı ki ne demiştim? Dikaktör olmaz, diktatörlük olur, diktatörlüğün temeli neresidir, yani esas güç nerededir, sınıflar, üretim ilişkileri, sermaye, anlamadın gitti...
- Sermaye de öyle. Köy enstitüleri niye kapatıldı? O kadar savaştan çıkılmış ama toprak ağaları kendi menfaati hariç bir şey düşünmüş mü? "komünist yuvası" denmiş ve kapatılmış. Ki ne büyük idealizm ile, ne büyük emekle kurulmuş. Güç böyle bir şey. Parasal güç de aynı. Güç yozlaştırır.
Ama cumhuriyet düzeninde kavgalar edildi. mesela günlük 8 sat çalışma olayı 20 yy'ın başlarında oldu diye biliyorum. Ondan önce çocuk işçi için bile "ben çalıştırmasam rakip şirket çalıştırır" filan denilirmiş.
K.Marks'ı buna karşı çıkan bir düşünür olarak anlamalıyız. Ki o dönemin kapitalizmi de öyle öyle biltmiştir. Misal çocuk işçiliği. Bıraksan 10 yaşında çocuğu madene bile sokarlar. Kontrol edersen, O zaman toplum yavaş yavaş ilerler.
Tooplumun merkezi sermaye değildir. Merkez o ülkenin bireyidir. Cumhuriyet mülkiyeti kaldırmaz ima ettiğin oysa. Ama "sermaye düzeni" olarak düşünmek yanlış. Sermaye düzeni ise, o oligarşidir. TR oligarşi idi, saltana doğru gidiyor.
AYnı şey değil.
- Maduro konusunda o kadar ileri gitmem. Ama Suriye ve Irağı sömürge yapsalar ondan iyidir.
Dünyayı yöneten sermayenin neler yapabildiğine değineyim, ihale almak için dahi birbirlerinin çocuklarını kaçırmakla, alt zeminde kilit isimleri vurmakla, şantajla, gazetecilere kadar alavere, dalaverelerle, devletin kilit noktalarında adamlarıyla, birbirinin ayaklarını kaydırmakla, entrikalarla uğraşan kafadır, işi budur ve sistem gereği buna mecbur hale gelir. bak facebook dahi insanlaın özel bilgilerini satabilyor, ama dilediği firmaya dilediğine ise satmıyor, bu bir savaş, sermaye savaş alanıdır, her alanda ve her türlü konuda... bırak IŞİD, El kaide Taliban gibit paravan örgütler kurmalarını, istihbarat örgütleriyle bir dolu suikastler düzenlemelerini, ülkelerdeki milyonların kanıyla, istikrarsızlığıyla, mutlu olmayı, mühendisleri, habercileri vb katletmelerini... Bunu yapanlarla ve orada Dünya petrol rezervinin %15'ne ve altın yataklarına sahip bir ülkeyi yağmalamak dururken, yağmalarlarken, Maduro'yu mu kıyaslıyorsun, kıyasla! Konu namına salaklık...
- Doğru olabilir. Öyle de olsa anayasal düzene dönmek herkes açısından daha iyi olacakmış gibi görünüyor.
O petrol denen şeyi bi tek Sudi Arabistan'a yediriyorlar. O da işte Ralli düzenleyip, gökdelen inşa edip, Alman silahları filan alıyor.
Yani ben halk açısından bakıyorum.
+ o Petrol denen şeyin her türlü bitmesi gerekiyor.
Ne dedim kişi ismi vermedim, ne dedim üretim ilişkileri, ne dedim üretim tarzı, ne dedim sermaye ve sermaye diktatörlüğü, ne dedim emek, ne dedim sömürgecilik ve işgal, ne dedim entrikalar, ne dedim demagograsi, ne dedim yalan-dolan ne dedim kölelik ve ne dedim KÖPEKLİK...
Özeti burada, bırak artık kendi manipülasyonunda boğulmayı, kimi kandıracaksın?
- İşte tam bir Leninist gibi konuşuyorsun. Batının şu anda demokratik kazanımları vardır ve bunlar önemlidir. Leninist lternatifi uygulayabilen tek ülke Küba'dır. Çin'in maoist düzeni bir baskı düzenidir ve liberal ekonomiye dayanır (sermaye düzenidir).
En halkçı sistem yine cumhuriyet düzenidir. Çünkü bireye yozlaştırılamaz haklar tanır. özgürlükler sunar ve siyasal mücadele imkanı verir.
Mesela Yazı yazarsın. Öldürülmezsin. Demokrasi bunu sağlıyor. Putin / Erdoğan / Maduro bunu sağlayabiliyor mu?
- Ben mesela düşüncelerimi yazacağım. Ama hapis yok. Öldürülmek yok. Faili meçhul yok. Medya tarafından karalanıp "vatan haini suçlaması yok".
BU önemli bir aşama değil midir?
hepsini geçtim, bir daha yazıyorum;
AMBARGO ağır BİR SUÇTUR, BU SUÇU İŞLEYEN ne insan canı, ne herhangi bir canlı, ne doğa ne hak ne hukuk, özgürlük ne de demokrasi tanımaz!
Siz anlıyorsun mu, torpaaağamm. Bu stratejiyi ve GANİMET, GASP, YAĞMA, TALAN, savaş, çökme, işgal stratejisini savunan her kim olursa olsun, haysiyetsizin tekidir. Onurlu ol, omurgalı ol, dürüst ol, haysiyetini koru, konuyu da belirttiğim şekilde manipüle etmekten vazgeç-in, banane senin özel hayatından, aşklarından...
- DOğru. Bende karşıyım. Ama dünya gül bahçesi değil. O da kendini öyle savunuyor işte Putin'e karşı. Adamın arka bahçesi (siyaset böyle bir şey)
- Yani düşüncemi belirtiyorum. Tabi herkesin bilgisi / düşüncesi sınırlı Benimki de öyle. Anladığım kadarını tartışıyorum.
Venezuela’da kalkışmaya katılan milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırılacak
Venezuela’da 30 Nisan’da başarısızlıkla sonuçlanan askeri ve sivil kalkışmaya katılan muhalif Ulusal Meclis milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılacak.
https://www.sozcu.com.tr/2019/dunya/venezuelada-kalkismaya-katilan-milletvekillerinin-dokunulmazligi-kaldirilacak-4689314/
spartacus
07-05-2019, 01:04
- Dış siyaseti hiç takip etmiyorsunuz. Obama ile Trump'un ortak noktası yok. Hatta George W. Bush ile Donald Trump'un bile ortak noktası yok. Her demokraside 50 / 100 senede bir böyle kazalar olabilir. Da ben bu kinayeyi anlıyor musunuz ondan da emin olmamaya başladım. :) :)
Gülüyor musun sevgili Leonardo, kargalar da gülüyor. hepsinin ortak noktası(zemini!) aynı(sen hala kaş-göz rengi havasındasın), aynı zeminde, tüzel kişiliğe sahip kurumda temsilcilik yaptılar, tabi ki güncel politikalar farklı olur, yüzleri, tipleri, elbiseleri.. esas, usülde bu fark teşkil eder mi? etmez. ikisi de kral ya da kralların adamı, güç'ün temsilcileri, ikisi de demokratik olmayan yollarla başkan seçildi ve baronlar ve kodomanlar adına yönetti(!). ikisinin de senatosu, sermayenin böyük adamları veya hizmetlilerinden oluştu. ikiside emekçi ve halk düşmanı... Ha birde bay Bush'un Usame Bin Ladinle ailesi namına petrol için anlaştığı belge vardı... Onlar yeşil dolarlarını aldı, Afganistan, Irak, Libya.... Latin Amerika, Afrika, bir bütün halinde Dünya, kana battı... alkışlarla yaşıyorsun oh, oh...
- Evet doğru. Kuralları her şeyi onlar belirliyorlar. Ama sistem birçok alanda halka da sesini yükseltme, itirazını dile getirme fırsatı tanıyor.
Sarı Yeleklilere olduğu gibi mi? Sesini yükseltmek ne demek, ne kadar muğlak bir söz, bağırarak şarkı söylemekten mi bahsediyorsun? O zaman Maduro döneminde Venezeula, Chavez öncesine göre, tarihinin en rahat sesin yükseltildiği, en demokratik dönem oldu! Olmadı mı? Chavez öncesini gerçeklerden öğren de dudağın uçuklasın, binlerce insanın öldürüldüğü o ses çıkarttırmama günlerini!... Şimdi bile bak venezeula halkına karşı proganada yapıyorsun burada, sen dahi ses çıakrtmamak için çalışyorsunAh senin şu safsata kıyasların her şeye kadir. Her söylediğin sözle kendini yalanlıyorsun. Sermaye ile emeğin çatışmasını dahi anlayamıyorsun.
ABD'de sesini yükselt, ama öyle basın açıklaması gibi cılız ve boş-beleş konular değil, bir yükselt görürsün sesini yükseltmeyi... cadı avının en çok yapıldığı yerlerden birisidir, hele o savaş dönemleri, savaşa hayır diyenin üzerinden çizmelerle geçtiler, hepsini hain ilan ettiler kimisini suikastlerde kimilerini gaz odasında katlettiler. Sıkıysa CIA nın dünya uyuşturucu ticaretini nasıl yönettiğini, petrol ve silah tröstlerinin nasıl zalimlikler ve zulümler yapıtğını açıklayan birisi çıksın orada dahi görürsün ses yükseltmeyi. Savaşa hayır demenin (savaşlarda %1 çıkarı için, kalanın da kandırılmış kitleler olarak bunlara asker olduğu) dahi suç olduğu ülkedir. Dünya suç şebekesi(tröstlerin) temsilcisidir.
Endonezyayı bilir misin? 3.000.000 Sosyalist ve sosyal demokratın, senin fırsat sağlayan ABD demokrasinde, siyasi olarak yok edildiklerini, siyasi soykırımı? Halk sesini yükseltmişti paşam!(sana neden paşam demeye başladım düşün)... Peki bilir misin kimlerin öldürüleceği listesinin CIA tarafından belirlendiğini? Sen hiç Şili diye bir yer duydun mu? Made in ABD Batista dönemini bili misin? Helikopterlerden çuvallara konup, elleri bağlı denize dökülen lise, üniversite öğrencilerini, topluca statyumlara doldurulup, dayak atılan halkların ülkesini? Başında ABD ve Lopez gibilerin olduğunu?, sen bilemezsin, o halk unutmaz, Latin Amerika halkı ABD'nin ne olduğunu biliyor... İşine gelmez ne bileceksin, şu anda Venezuela için yeni bir made in ABD Batista politikasının peşindesin. Seçilen kişi de sandığını gibi Guadio değil, o figüran olarak kullanılıyor, asıl kişi faşist Lopez'dir. Her daim dile getirdim, sermayenin arzu ettiği en ideal yönetim biçimidir faşizm, senin şu an desteklediğin.
neden Trump'ın duvarına sesin çıkmıyor? Madem ABD egemenliğinde olan ülkelerde göç yok, yoksulluk yok, sömürü yok, kölelik yok, her şey güllük gülistanlık(bunlar senin iddiaların), o duvar örme işi ne iş? Suriye diyorsun IŞİD'i paravan olarak örgütleyen de ABD, lojistik sağlayan da.. kaç cambazı 1 ipte oynatmaya çalışıyorsun, gözün, başın ayrı oynuyor?
Latin Amerikanın en önemli kurtuluş sorunlarından birisi ABD nin bölgeden def edilmesidir, bu olsun bak o zaman gör demokrasiyi, demoratikleşme yolunda bilinçlenmeyi.. elbette kolay olmaz, 3-5 yıllarda da olmaz, ama def edilsin süreçle olur. ABD yılllarca savaşır, saldırır, her pisliği yapar, seinin gibi liberal düşüncede olanlar böyle iken, gerici zihniyette olanlardan da bir ordu kurar. ama bu bir kez başarılsın ve halk boyun eğmesin, o zaman anlarsın, ak ile karayı. Kafa basmıyor ki, illa olmasını bekleyeceğiz(onca olmuşa rağmen!), okumaz, bakmaz, tarih bilmez, dürüstçe kıyas yapamaz, objektif olamaz-san neye yarar..
Bugün made in ABD oduktan sonra, kafası yerden kalkmayan Türkiyeden şikayet ediyorsun, bu hale getiren politikaları da savunuyorsun, sonra da sanki hakkın varmış gibi sitem ediyorsun? Daha bu ülkenin tarihini bilmiyorsun, ama kıta ötesine dair konuşuyorsun.
Bak bir tane daha Merkel, Putin konusu, ikisi de sana göre diktatör. Uzun süre başkan olmak, madem diktatörlük, şansölye Merkel ne oldu=diktatör. Kör iddilarında akıl mantık var mı? Kaç kere daha tekrar edilecek, safsataları bırak, safstalar her yöne çekilebilir, bilim dışı, özü ahmaklıktır. batıyorsun, azıcık düşün, mantık kullan çok mu zor?
Boş konuşuyorsun, kapitalizm fırsat mı tanıyor nasıl? Demagograsiyle mi? 4-5 yılda bir sirk oyunuyla mı? Dünya kaynaklarının %60'ını, dünya nüfusunun %1'ine akıtarak mı, bu fırsat mı, bu hukukun olduğu bir yerde mümkün mü? Fırsattan anladığın nedir? Eşitliğin, adaletin, hukukun olmadığı yerde fırsat mı olur, demokrasi mi olur?
hadi seninle 100 metre yarışı yapalım, ben 99. metrede başlayacağın, sen 0 metreden, ama ikimize de fırsat tanınacak, ikimiz içinde start düdüğü aynı anda ötecek.. Hiç bir ilerleme kayedemiyorsun, koşul nedir öğrenemedin, eşitlik, hak, hukuk, adalet, özgürlük kavramlarına dair hiç bir fikrin yok. Sanıyorsun ki hukuk demek, düdük ötmeden koşulmaması-kapitalizmin demokrasisi de, hukuku da bu biçimde.. Bu örneği anladın mı? Şaşırdık mı? hayır.
"1) Hukuk var mesela. Kim olursan ol. Milyoner de olsan hukukun altındasın."
demişsin de, kargalar hala gülüyor... Hukukun ne olduğunu bilmemek senin suçun değil, ama ısrarla öğrenmemek...
AMBARGOyu destekliyorsun, yağmayı, talanı, insanların kastlaştırılmasını ve sen bunu 21. yüzyılda savunuyorsun, bunu aşmak için çaba sarfeden toplumları gördün mü, başaramasınlar diye, vahşi saldırıyı destekliyorsun... bir çoğunu izah ettim, uzatmayacağım, kleptokratik faşizmi, sermaye diktatörlüğünü destekliyorsun, iki yüzlüsün ama aldırmıyorsun.
O Venezuela'da şu senin herkesin kendini ifade etme fırsatını bulduğunu iddia ettiğin ülkede, Chavez öncesi kaç kez üst, üste, tam da senin SESİNİ yükseltme dediğin eylemlerde, birkaç günde binlerle insan öldürüldü, ama faşist Lopez gelsin de gerisi senin için önemli değil! Anladığın hukuk bu. Şimdi o halk iyi-kötü bunları tepeden kovdu, onlar öyle baronlardı ki, öyle muktedirlerdi ki.. Ve hala bir çok şeye muktedirler... halk, ettiği, bildiğince (senin de söylediğin gibi ANLADIĞI, BİLDİĞİ KADARINCA!), onlarsız(conilersiz, çomarlarsız, baronlarsız!) bir alternatif için çalışıyor, çatışıyor , bir şey bilmese dahi coni iktiadının zulmünü biliyor ve coniler hiç bir yolla yıkamadıkları halkı, ambargolarla, aç, susuz bırakarak yıkma yoluna gitti. açlıkla terbiye ediyorlar, terbiye, ne kadar da çağdışı, insana verdikleri değer bu, hayvan terbiyesi, destekliyorsun! Halk denedi ve hala direniyor, kayıplarıyla, kazanımlarıyla, tarafı ve karşıtlarıyla... Fırsat demiştin, NEDEN FIRSAT VERMİYOSUN, neden rahat vermiyosun? Faşist mi, çakal soyumu, nasıl bir ikiyüzlülük bu? Birde demokrasiden, fırsattan yanayım diyorsun! pes değil artık yuh, rot-balansın bozulmuş, bu kadarı deve de bile yok... Çık ABD'nin karşısına FIRSAT VER diye haykır. bak biz bunu yapıyoruz, neden tersini yapıyorsun, nasıl bu kadar ikiyüzlü olabiliyorsun? artık, tependeki kargalar, gülmekten altına kaçırıyor... sen fırsata, demokrasiye, insana karşısın, halk düşmanısın, fitil oradan ateşleniyor. Anlıyorsun, anlıyorsun, bal gibi anlıyorsun...
Sonra Putin ve Suriyeden söz etmişsin, Avrupa sığınmacı aldı mı peki? Yine ne oldu safsata kıstasına? Suriye'deki savaşın esas sebebi ne? ABD Ve İngiliz petrol tröstleri!
Latin Amerikadan göç ediliyor, hangisini görüyorsun, Venezeula derken bile ikiyüzlüsün... Trump duvar örüyor!
Yine kendi safsatanla boğuldun, vakit israfı oluyor ve aslında konuyu da bilerek manipüle ediyorsun, gerçekten bilerek yapıyorsun! Niyetin üzüm yemek değil...
- DOğru. Bende karşıyım. Ama dünya gül bahçesi değil. O da kendini öyle savunuyor işte Putin'e karşı. Adamın arka bahçesi (siyaset böyle bir şey)
- Yani düşüncemi belirtiyorum. Tabi herkesin bilgisi / düşüncesi sınırlı Benimki de öyle. Anladığım kadarını tartışıyorum.
Anladığın bir şey var mı? safsata ile anlamak mümkün mü? Buyur yine kısaca safsatanın nereye gidebildiğini gör, hayatımda bir konuda bu kadar çok safsata üretene denk gelmemiştim, en azından örneklerle anlatınca anlıyorlardı...
Dünya gül bahçesi değilse, sanane Venezuela'dan? Dünya gül bahesi değil "de" ve geç, ne işin var bu konuyu provake ediyorsun? konuyu daha fazla trolleme... Artık maval okuma... İkisinden birisni seç... :baby:, :confused:
Leonardo
07-05-2019, 18:22
Spartakus
Endonezyayı bilir misin? 3.000.000 Sosyalist ve sosyal demokratın, senin fırsat sağlayan ABD demokrasinde, siyasi olarak yok edildiklerini, siyasi soykırımı? Halk sesini yükseltmişti paşam!(sana neden paşam demeye başladım düşün)... Peki bilir misin kimlerin öldürüleceği listesinin CIA tarafından belirlendiğini? Sen hiç Şili diye bir yer duydun mu? Made in ABD Batista dönemini bili misin? Helikopterlerden çuvallara konup, elleri bağlı denize dökülen lise, üniversite öğrencilerini, topluca statyumlara doldurulup, dayak atılan halkların ülkesini? Başında ABD ve Lopez gibilerin olduğunu?, sen bilemezsin, o halk unutmaz, Latin Amerika halkı ABD'nin ne olduğunu biliyor... İşine gelmez ne bileceksin, şu anda Venezuela için yeni bir made in ABD Batista politikasının peşindesin. Seçilen kişi de sandığını gibi Guadio değil, o figüran olarak kullanılıyor, asıl kişi faşist Lopez'dir. Her daim dile getirdim, sermayenin arzu ettiği en ideal yönetim biçimidir faşizm, senin şu an desteklediğin.
- Son kısım hariç bunları biliyoruz tabi ki.
Bunları bildiğim için ben "tutunabileceğim ne?" diye düşünmeye başladım. Tüm bu örnekleri vermene gerek yok. Türkiye'ye bak. Atatürk inkılapları bile çok geldi adamlara. 70'lerde çoluk-çocuk birbirini kırdı. Aynı şey daha az düzeyde Avrupa'da da yaşandı.
BU tür şeyleri yazan kişi benim. Bu ABD'nin soğuk savaş politikası bu anlattığın. Tıpkı şimdiki Venezüella'ya karşı konan ambargolar gibi. O dönemde (1950'lerde) siyah-beyaz montajlar filan olurdu. "Komünizm şöyle, Komünizm böyle" filan diye. Onlar da az sallanmadılar. Hatta bizim gibiler. "Komünizm / sosyalizm" ortalama ABD'liyi halen korkutur.
Şu anda sen çarpıtıyorsun. Cumhuriyet sisteminde hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü filan gibi unsurlar var. Bunlar olunca, şartlar olgunlaşınca Martin Luther King gibi biri çıkıp, "Beyazların yediği yerde ben de yemek yerim" diyebiliyor. Ne büyük ilkellik değil mi? Ben bu örneği ABD'lileri kötülemek için söylemiyorum. Cumhuriyet sisteminin gücünü gösteriyorum.
"Sarı-yelekliler" demişsin. Evet. Halen bütün istediklerini alamadılar. Ama hareketten sonra asgari ücret yükseltildi. Bazı kamu politikaları güçlendirildi. Bazı vergiler (benzin vergisi gibi) iptal edildi. Zenginlerden alınan vergiler tekrar artırılacak (diye biliyorum).
Öyle: Merkel de bir koalisyon başkanı. Aldığı oy %30 filan. Zaten %50 oy alan biri varsa, ben hemen anlarım onun ne olduğunu. Türk halkı anlamıyor. Batılı biri hemen anlar. Türk olunca anlamıyor. Neden?
neden Trump'ın duvarına sesin çıkmıyor? Madem ABD egemenliğinde olan ülkelerde göç yok, yoksulluk yok, sömürü yok, kölelik yok, her şey güllük gülistanlık(bunlar senin iddiaların), o duvar örme işi ne iş? Suriye diyorsun IŞİD'i paravan olarak örgütleyen de ABD, lojistik sağlayan da.. kaç cambazı 1 ipte oynatmaya çalışıyorsun, gözün, başın ayrı oynuyor?
- ABD'nin Afrika ülkelerinde bile eli var. Bir yamyam caniyi diğerine tercih edip ona silah ve para yardımı yapabiliyor örneğin. Oradaki milliyetçi kesim benim bu saydığım hak ve özgürlükler için "Hiçbiri beleşe gelmiyor" derler ve bu doğru.
Onaylıyorum / alkışlıyorum gibi de anlaşılmasın. Tabi ki eleştirdiğim bir şey. Da Rusların "Ben buna karşı çıkıyorum / ben sesimi çıkartabiliyorum" olayına inanmıyorum.
Ses çıkartırsın şöyle:
AB gibi olursun. İran konusunda "Yapma patron, o kadar anlaştık adamlar, bu yaptığın ayıp olmuyor mu?" filan dersin. (Ki diyorlar).
Yani "ABD ve arkadaşları" yok. Ama Rusya abuk sabuk hareketler yaptığında tabi ki beraber itiraz edecekler. Uluslar arası siyaset böyle bir şey.
Latin Amerikanın en önemli kurtuluş sorunlarından birisi ABD nin bölgeden def edilmesidir, bu olsun bak o zaman gör demokrasiyi, demoratikleşme yolunda bilinçlenmeyi.. elbette kolay olmaz, 3-5 yıllarda da olmaz, ama def edilsin süreçle olur. ABD yılllarca savaşır, saldırır, her pisliği yapar, seinin gibi liberal düşüncede olanlar böyle iken, gerici zihniyette olanlardan da bir ordu kurar. ama bu bir kez başarılsın ve halk boyun eğmesin, o zaman anlarsın, ak ile karayı. Kafa basmıyor ki, illa olmasını bekleyeceğiz(onca olmuşa rağmen!), okumaz, bakmaz, tarih bilmez, dürüstçe kıyas yapamaz, objektif olamaz-san neye yarar..
- Evet Gringolar (öyle derler), Kilise ve uyuşturucu (Mafya, paramiliter gruplar filan dahil)
Bob Marley'in şarkısındaki gibi "so much trouble in the World"
Bunlara katılıyorum.
Bugün made in ABD oduktan sonra, kafası yerden kalkmayan Türkiyeden şikayet ediyorsun, bu hale getiren politikaları da savunuyorsun, sonra da sanki hakkın varmış gibi sitem ediyorsun? Daha bu ülkenin tarihini bilmiyorsun, ama kıta ötesine dair konuşuyorsun.
- İşte hiç anlamamışsın. Ben Atatürk'ün / İnönü'nün çabalarının bile ABD'den çok Menderes gibi toprak ağaları tarafından engellenişini anlattım. Bu ülkede büyük atılımlar yapıldı. Ama çok daha fazlası da yapılabilirdi. Türkiye bir İspanya düzeyin gelebilirdi. Ama gelemedi. Geldirtmediler. Bu söylediğim yalan da değil.
Bak bir tane daha Merkel, Putin konusu, ikisi de sana göre diktatör. Uzun süre başkan olmak, madem diktatörlük, şansölye Merkel ne oldu=diktatör. Kör iddilarında akıl mantık var mı? Kaç kere daha tekrar edilecek, safsataları bırak, safstalar her yöne çekilebilir, bilim dışı, özü ahmaklıktır. batıyorsun, azıcık düşün, mantık kullan çok mu zor?
- Ben başarılı siyaset-insanlarının bu tür kişilerle kıyaslanmasını doğru bulmuyorum. Putin bir çeşit "başarılı diktatör" da ben "başarılı diktatör" olayına hiç inanmıyorum.
Boş konuşuyorsun, kapitalizm fırsat mı tanıyor nasıl? Demagograsiyle mi? 4-5 yılda bir sirk oyunuyla mı? Dünya kaynaklarının %60'ını, dünya nüfusunun %1'ine akıtarak mı, bu fırsat mı, bu hukukun olduğu bir yerde mümkün mü? Fırsattan anladığın nedir? Eşitliğin, adaletin, hukukun olmadığı yerde fırsat mı olur, demokrasi mi olur?
- Gelinen noktada elimizde o var. Ama ben cumhuriyet sisteminin sosyalist politikalarla daha da geliştirilemeyeceğini söylemedim.
hadi seninle 100 metre yarışı yapalım, ben 99. metrede başlayacağın, sen 0 metreden, ama ikimize de fırsat tanınacak, ikimiz içinde start düdüğü aynı anda ötecek.. Hiç bir ilerleme kayedemiyorsun, koşul nedir öğrenemedin, eşitlik, hak, hukuk, adalet, özgürlük kavramlarına dair hiç bir fikrin yok. Sanıyorsun ki hukuk demek, düdük ötmeden koşulmaması-kapitalizmin demokrasisi de, hukuku da bu biçimde.. Bu örneği anladın mı? Şaşırdık mı? hayır.
- İşte geyik muhabetti yapıyorsun. ABD olsa haklısın. Avrupa ülkelerinde, hepsinde zorunlu, birleşik parasız eğitim sistemi var. Düşük bir harç ödeyerek hem okuyup hem çalışabiliyorsun. Özel okul 1-2 yerde var o da göstermelik. Yani fırsat eşitliği var.
Bir de bize bak. anaokulundan itibaren pamuk eller cebe. ABD'de Noam Chomsky zamanında (1940'larda filan) okul parasızmış. Şimdi uçak satın alacağın paraya üniversite var. ve eskiden ABD'liler banka kredisiyle filan okuyabiliyorlardı (Okul 3000-4000 dolar idi). 1990'larda. Şimdi kredi alıp okuyan adam pişman oluyor (20 sene banka kredisi okumak zorunda kalıyor).
Yani bazı olumsuzlukları anlatıyorsun. bende haklı olduğunu 100 kere söylüyorum. Ama dikkat etmediğin şey: - Oranın halkını da eziyorlar. Mesela adam çevreyi kirletiyor. Milleti kanser ediyor. Sonra pahalı avukat tutarak kurtulmaya çalışıyor. ama Batı'nın en "light" demokrasisi olan ABD'de bile bu yeterli olmuyor. Çoğu zaman paçayı sıyıramıyorlar. YAnı şey Meksika'da olsa. Hakimin oluna spor araba hediye etti mi bitti.
Ben de diyorum ki: - emeperyalizm filan anladık. Ama HUkuk üstünlüğü, ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, birleşik ve parasız eğitim gibi şeyleri sağlayan ülkelerin refah düzeyi ve yaşam kalitesi açısından üste çıkmaları tesadüf mü? Ya da Çin'in iddia ettiği gibi "emperyalizm sayesinde mi öyle oluyor?" - Hiç zannetmiyorum. Tarihsel olarak, mesela hukuk düzeyinde kim ileriyse her zaman bunlar büyük güç olmuştur. Eski tarihte bile bu böyle. Tartışabilirim.
"1) Hukuk var mesela. Kim olursan ol. Milyoner de olsan hukukun altındasın."
demişsin de, kargalar hala gülüyor... Hukukun ne olduğunu bilmemek senin suçun değil, ama ısrarla öğrenmemek...
- Anlat o zaman.
Yıl MÖ 1200 filan. Ramses'i duymuşsundur. Cristian Jacq'In kitabı vardır mesela. Dönemin en büyük krallarından. Adam Tanrı-kral. Ama Maat yasasının altında. O dönemin Mısırında herkes Maat yasasının altında. O dönemde Hititler de büyük medeniyet. Onların da çok sağlam yasaları var. MÖ 1500'lerde Asurlulardan beri böyle. Yasa olayı çoktan icat edilmiş. Ama hukuk devleti olayı, işte Mısırlılarda var. Biz 2020 yılında daha o noktaya gelememişiz mesela.
Ne oluyor o zaman? ortalık ciple gezen dalavereci, çakal, dolandırıcı, sahte Müslüman, sahte demokrat doluyor, rant ile zenginleşiyorlar, ülkenin dış borcu artıyor, ülke gelişmiyor filan.
1 örnek bu dediğim: Hukuk devleti var mı yok mu?
Bu petrolden daha değerli. Petrol demek ülkeye havadan para gelmesi demek. Bununla gelişen ülke var mı? - Yok.
Ama Hukuk devleti oldun mu, DÜnya petrol rezervinin %10'undan daha değerli. Beğenmediğin Amerika'da var bu.
AMBARGOyu destekliyorsun, yağmayı, talanı, insanların kastlaştırılmasını ve sen bunu 21. yüzyılda savunuyorsun, bunu aşmak için çaba sarfeden toplumları gördün mü, başaramasınlar diye, vahşi saldırıyı destekliyorsun... bir çoğunu izah ettim, uzatmayacağım, kleptokratik faşizmi, sermaye diktatörlüğünü destekliyorsun, iki yüzlüsün ama aldırmıyorsun.
- Desteklemiyorum.
Ben şuna inanıyorum: Takip ediyor musun onu da bilmiyorum da. İnsanlığın bir kısmı bana göre doğru yolda ilerliyor. Diğer kısmı olduğu yerde sayıyor. Sonra gemilerle Akdenizi geçmeye filan çalışıp geberip gidiyorlar.
"Duvardan yana mısın?" demişsin. DÜnya nüfusu deli gibi artmaya devam ediyor. Senin anlattığın sömürgecilik olayı vardır gerçektir. Da işte ben bunun devam etmesini savunabilen insan değilim. Bu türden yapıların 21 yy'da tamamen bitmesi gerekecek.
Sebep: Dünya'da 20 saate ulaşamayacağın yer yoktur (Antartika filan hariç). Yani Afrika'da / Cezayirde adam aç kalınca, mülteci olup gelebilir, terörist olup kandini patlatabilir, Putin olup Nükleer savaş başlatabilir, Ya Tayyip olup ülkeye musallat olabilir.
Ondan sonra İngilizler AB'den çıkmak istiyor. Çin AB'yi parçalamak istiyor, "Küreselleşme" dediğin şey (20 sene önce öyleydi) Duvar örme politikaları, ticaret savaşları, ekolojik krizler, bölgesel insani krizlere filan dönüşüyor.
Yani "emperyalizm" bir işe yapamıyor.
[B][/Mesajın kalanıB]
- Herkesin bir bakış açısı var. Kendi bakış açımı anlatmaya çalıştım o kadar.
spartacus
08-05-2019, 01:54
Şu anda sen çarpıtıyorsun. Cumhuriyet sisteminde hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü filan gibi unsurlar var. Bunlar olunca, şartlar olgunlaşınca Martin Luther King gibi biri çıkıp, "Beyazların yediği yerde ben de yemek yerim" diyebiliyor. Ne büyük ilkellik değil mi? Ben bu örneği ABD'lileri kötülemek için söylemiyorum. Cumhuriyet sisteminin gücünü gösteriyorum.
Örneğinden yola çıkarsak, zaten, Venezuela'da yapılmak istenen cumhuriyet meselesi olarak ele aldığın konudur, manda ve himaye meselesi de dahil. Eğer Cumhuriyet döneminde ağalar iç savaşta güçlü olsaydı-çeşitli ayaklanmalar çıkartmadılar mı? şu an senin yaptığın gibi itilaf devletlerinin yanında saf tutum cemiyetler kurmadılar mı?-, ABD devreye girip ağaları desteklediğinde, sen kimi desteklerdin ABD ve ağaları. TÜM DÜNYA ağaları ve iç savaşı DESTEKLESE, ambargo uygulasa, ticari kanalları tıkasa, askeri darbeler, şantajlar yapsa, işgal senayoları hazırlasa NE OLURDU?. şu an ne yapıyorsun? ABD ve dünya kapitalizmi güçlü olduğu için, Venezeulanın başarmaması için çalışıyorlar,sen ise tarafını conilerle birlikte olmaktan yana seçmiş durumdasın? Pozisyonunu idrak edebiliyor musun? ABD kaybetsin bu başarılsın, gör bakalım. İşine gelmeyince koşullardan, zorluklardan söz edersin, ama pozisyonun Venezeula ve Latin Amerika ülkelerinin bağımsız bir hukuka, demorkasiye ve bağımsızlığa sahip olmasına karşı...
Sen aynı yanlışı Libya, Suriye, Irak, Afganistan içinde yaptın, ne sözde lakiklik kaldı ne de sözde hukuk... Oysa cumhuriyet dediğinin de bir kuruluş süreci vardır, zamana gereksinimi vardır...
Basın özgürlüğünü sağlayacak koşul ne? Kaç gazeteci var içeride? lafla olmaz, gazete dediğin an sermayenin elinde ise ve yönetimi çalışanların içinden kendi seçtikleri kurumda değilde, para için veya ülke genelinde kendi anlayışı, çıkarını hakim kılmak, kitleleri manipüle etmek için kullanan bir patrona ait ise, bağımsız olamaz(understand me?) var mı hukukta buna dair bir yasa? Yok!...
Verdiğim örneği bir daha veriyorum, hala anlamıyorsun ve çarpıtıyorsun :)
Senle 100 metre yarışına katılacağız ve ben 99. metreden başlayacağım, ama ikimiz içinde start düdüğü aynı anda ötecek!.. Senin mantığın böyle işliyor, biçime dayalı, safsata ve indirgeme...
Hukuk diye bildiğin ve öne sürdüğün der ki; "Her iki yarışmacı da start düdüğüyle başlayacaktır, eşittir" vs. Sorun nerede? esas ve usül diyorum, koşullardan bağımsız, öznelci hukuk, hukuk olmaz, guguk olur. Hukuk nedir bilmiyorsun, saltık maddelerden ibaret sanıyorsun, rot, balans ayarı, idealist indirgeme, saltıklaştırma ve yalıtma safsataları ile kaçmış.
Sonrada çıkıp kapitalizmin hukuk, eşitlik, adelet üzre olduğunu ve sermaye bazlı oligarşik egemenliğin, para gibi unsurların asıl koşulları belirlediği rejimlerin, eşitlik, hukuk taşıdığı ve demokratik olduğunu iddia edebiliyorsun ve gerçek demokrasiye, yani konsey örgütlenmesine ise karşı çıkıyorsun. Seni etkisi altına alan neo-liberaller anti-demokratiktir, sermaye egemenliğinin sarsılması kadar demokrasiden de nefret eder ve korkarlar, eşitlik, özgürlük anlayışları "bana özgürlük" esaslıdır ve paraya bağlar, parası olana var-yok noktasına gelir. göremiyorsun, o sebeple nerede bir gerçek demokrasi pratiğe geçmeye kalksa ezmeye çalışırlar. Mesele salt petrol değil...
100 metre yarışında önemli olan sadece start düdüğü müdür? ideliast indirgeme ve saltıklaştırma-yalıtım yöntemiyle kendi, kendini çürütmeye devam edersin. Biraz düşün, okuduklarına karşı gard almak yerine anlamaya çalış, açını genişlet.
Neo-liberal safsatalar diyorum, düşünmeden inanmışsın. Örneğin eşitlik, sanıyorsun ki, öznel ve biçimle ilgili. örneğin neo-liberaller seni biçimle aldatır. Yukarıdaki örneği biçimsel olarak ele alalım ve kavramı çarpıtalım mı? haydi yapalım, senin sürekli yaptığını örnek üzre yapalım.
Eşitlik sorunu var dediğim de, hayır yok diyebiliyorsun, yukarıda örnekte eşitliği start düdüğüne indirgiyorsun, böylece sana göre bu, lafızda eşitlik oluyor, hukuk oluyor. hak ve hukuk, eşitlik, demokrasi start'ın 0 metrede başlamasını ve AYRICALIKSIZLIĞI gerektirmez mi? Hukukun en önemli kriteri de ayrıcalıksızlığı sağlamasıdır. örneğin parası olan tam donanımlı bir okula giderken, olmayanın gidememesi => hukuksuzluktur, haksızlıktır, eitlik değildir, eşğitliğe mani olan ne ise hukuk o temelde ele alınır. Tamam mı? :)
örneğin dünya kaynaklarının %60 ını, 71.000.000 pay ederken, %40'ını 7.100.000.000 paylaşıyor, ne anladın bundan? hak ve hukukun kalbi burada atar.
Bana, saftaya üreterek cevap yazma ve okuudğuna da iyi bak, alaksız biçimde dönme.
"Sarı-yelekliler" demişsin. Evet. Halen bütün istediklerini alamadılar.
bak yine çarpıttın sorun istediklerini alıp, alamamaları değil, sen demokrasiyi ses yükseltmek olduğuna indirgedin, oysa sarı yelekliler, gazla, jopla karşılandı! demokrasi olsa zaten o şekilde karşılanmaz ve o biçimde talep etmezlerdi, karar mekanizmasının parçası olurlardı(?), sorun eşitlik, demokrasi ise, iddia ettiğin gibi sesini yükseltmek demokrasinin kıstası olmuyor! ok? Sen orada yaptığın safsatayı anladın mı?
Safsalar her yöne çekilebilir(10 kez söyledim ve senin sasafa iddialarını ele alarak bunu gösterdim), buyur iddianı kendin çürütmektesin. Venezuela'da demokarasi yok iddiasını öne sürüyorsun, halbuki orada sesini yükseltenler mevcut, o kadar ki, sokakları aleve dahi veriyorlar ve o ülke ABD veya bir Fransa olsaydı, çok daha vahim sonuçlara varırdı. Ha asgari ücretin yükselmesi mi, Venezeula'da da sesler yükselince asgari ücret yükseltildi. tamam mı, sözde bir iddian daha, yani Venezeula da demokrasi olmadığı iddian da kendi safsata gerekçenle çöktü. Ayrıca Maduro'da seçimle geldi..
kaç kere söyledim objektif ol, safsata üretme, sermaye-emek çaelişkisini gözet ve anla, efendi-köle çatışmasını, çıkarların çatışmasını ve böylece siyaseti anla, kimin yanında saf tuttuğuna bir bak...
Öyle: Merkel de bir koalisyon başkanı. Aldığı oy %30 filan. Zaten %50 oy alan biri varsa, ben hemen anlarım onun ne olduğunu. Türk halkı anlamıyor. Batılı biri hemen anlar. Türk olunca anlamıyor. Neden?
Yine alakasız bir yöne çektin. Sen iddia ettin ki, başkanlık koltuğunda uzun süre kalmak=diktatörlüktür dedin. tabi, Putin antipatinle... Merkel'e ise diktatör demiyorsun(ikiyüzlüsün, omurgasızsın!). Halbuki ikisi de senin demokrasi diye iddia ettiğin, demagogratik seçimle geldi. İkisi de oy aldı. İkisi de aday oldu. İkisi de seçildi... O halde demek ki Merkel'de bir diktatör, şansölye ilan edilecek kadar!
Da Rusların "Ben buna karşı çıkıyorum / ben sesimi çıkartabiliyorum" olayına inanmıyorum.
bak Rusya ve Çin'in sermaye yayılımı politikası "KAZAN, KAZAN" ESASLI, ABD'nin ki ise hala 200 yıllık kritere dayanıyor, "BEN KAZANACAĞIM, BENİM MALIM" esas ve uslüne dayanıyor. örneğin Çin, Rusya karşılıklı yatırım yaparak ortaklıklar kurarak ve karşılıklı ticarete dayalı strateji izliyor, ABD ise hala yamyam stratejiye sahip ve diretiyor, dünyanın jandarması olmasını da itici güç olarak kullanıyor,. Rusya, Çin ticaret yapacağı ülkelerin istikrarından yana çünkü stratejileri bunu gerektiyor, tüketim esaslı, ABD'nin ki ise, bütün kaynaklar ve toplum benim malım, istikrarsızlaştırarak ve çete örgütlenmeleri kurarak(hükümet yaparak, işbirlikçilik vs) kendisine mahkum etme strateji uyguluyor. feodal dönemdeki ağaların, toplumun gık diyememesi ve kirli işlerini yürütmesi için dağda çete beslemesini düşün ve köleler bir araya gelemesin diye ürettiği kastlaşmaları, kan davalarını, isnat ve yalancı şahitliği, istikrasızlaştırıp birbiriyle uğraştırmasını düşün...
Herkesin bir bakış açısı var. Kendi bakış açımı anlatmaya çalıştım o kadar.
Herkesin bakış açısının bir anlamı yok... Herkesin bakıç açısı olabilir, ama gerçekler herkese göre değişmiyor(öyle sanıp aldanmaları da safsata), gerçek ortadadır ve adamına göre değişmez, beni objektif, nesnel koşullar ve gerçek ilgilendirir, adamına bakış açısı, kişiye göreli gibi duruşa sahip değilim, gerçeği görebilecek bakış açsı var mı bunuda böylece elde edebilirim. konular kişisel veya öznel değil(renkler ve zevkler meselesi değil).
Olabildiğince, burayı takip etmek gerekir.
https://translate.google.com/translate?sl=es&tl=tr&u=https%3A%2F%2Fprensapcv.wordpress.com%2F
Leonardo
08-05-2019, 15:25
Örneğinden yola çıkarsak, zaten, Venezuela'da yapılmak istenen cumhuriyet meselesi olarak ele aldığın konudur, manda ve himaye meselesi de dahil. Eğer Cumhuriyet döneminde ağalar iç savaşta güçlü olsaydı-çeşitli ayaklanmalar çıkartmadılar mı? şu an senin yaptığın gibi itilaf devletlerinin yanında saf tutum cemiyetler kurmadılar mı?-, ABD devreye girip ağaları desteklediğinde, sen kimi desteklerdin ABD ve ağaları. TÜM DÜNYA ağaları ve iç savaşı DESTEKLESE, ambargo uygulasa, ticari kanalları tıkasa, askeri darbeler, şantajlar yapsa, işgal senayoları hazırlasa NE OLURDU?. şu an ne yapıyorsun? ABD ve dünya kapitalizmi güçlü olduğu için, Venezeulanın başarmaması için çalışıyorlar,sen ise tarafını conilerle birlikte olmaktan yana seçmiş durumdasın? Pozisyonunu idrak edebiliyor musun? ABD kaybetsin bu başarılsın, gör bakalım. İşine gelmeyince koşullardan, zorluklardan söz edersin, ama pozisyonun Venezeula ve Latin Amerika ülkelerinin bağımsız bir hukuka, demorkasiye ve bağımsızlığa sahip olmasına karşı...
Sen aynı yanlışı Libya, Suriye, Irak, Afganistan içinde yaptın, ne sözde lakiklik kaldı ne de sözde hukuk... Oysa cumhuriyet dediğinin de bir kuruluş süreci vardır, zamana gereksinimi vardır...
- İşte Hayır.
+ O dönemde Sovyetler Birliği vardı (Putin ile kesinlikle aynı şey değil). Ve bizimkiler hem onlardan yardım almışlar. Ama bunu çaktırmadan yapmışlar ve asla Sovyetlere bağımlı hale gelmemişler.
TÜM DÜNYA ağaları ve iç savaşı DESTEKLESE, ambargo uygulasa, ticari kanalları tıkasa, askeri darbeler, şantajlar yapsa, işgal senayoları hazırlasa NE OLURDU?.
- Zaten öyle oldu. Ilımlı İslam'ı destekleyen de ABD'dir. Onlar da öyle salak. Afganistan'da da aynı şey. Talibanı şişirip göklere çıkartan da onlar.
O yüzden haysiyetli olacaksın. Kimseyle (ABD / Avrupa dahil) aşırı içli-dışlı olmayacaksın. Menderes filan bunu anlamadı ve o yüzden de asıldı. CHP'nin politikaları, Toprak ağalarına aşırı solcu göründü. Tek dertleri de kendi çıkarları idi.
/Venezüella konusunda anlaşamayız. Senin basının "Komünizmi yıkıyorlar" diye bağırıyor. Benim basınım ülkenin ekonomik açmazlarına filan odaklanıp İran ile, Türkiye ile olan benzerliği vurguluyor. Halkın yarısı kaçmış. Stalin zamanında bile böyle bir şey yaşanmadı.
Bence bu sosyalizm olamaz.
Basın özgürlüğünü sağlayacak koşul ne? Kaç gazeteci var içeride? lafla olmaz, gazete dediğin an sermayenin elinde ise ve yönetimi çalışanların içinden kendi seçtikleri kurumda değilde, para için veya ülke genelinde kendi anlayışı, çıkarını hakim kılmak, kitleleri manipüle etmek için kullanan bir patrona ait ise, bağımsız olamaz(understand me?) var mı hukukta buna dair bir yasa? Yok!...
-Evet. ABD'de hapse atılış kaç gazeteci var? Öldürülen kaç gazeteci var? Sorusuz sualsiz gözaltına alınan kaç edebiyatçı Şair var?
Hatta bana 1 tane Batılı Can Dündar örneği var? Söyle yani "Bu adam masonlukla / fetoculukla suçlanmıştır, halkın gözünde haysiyeti kirletilmitir, başka ülkeye kaçmak zorunda kalmıştır" diyebileceğin biri var mı?
/Alakası yok. Her şeye ideolojik yaklaşıyorsun.
Verdiğim örneği bir daha veriyorum, hala anlamıyorsun ve çarpıtıyorsun
Senle 100 metre yarışına katılacağız ve ben 99. metreden başlayacağım, ama ikimiz içinde start düdüğü aynı anda ötecek!.. Senin mantığın böyle işliyor, biçime dayalı, safsata ve indirgeme...
- Hayır geçmişte benim de "bu sistemin içi boş, temelden ele almalısın" dediğim günler oldu. O yüzden öyle düşünen kişilere saygım var. Ama şimdiki aşamada, daha doğrusu Türkiye'Nin geldiği hali gördükten sonra "Demek ki bir değeri varmış" demeye başladım.
Putin'in dünyayı karıştırmasını kaygı ile izliyorum. + Suriye'ye müdahele etmemesini, orada da Irak benzeri bir yapı oluşsaydı hoşuma giderdi.
Bunun sebebini de anlattım. 80'li yıllarda ortalık faşist dikatatör, solcu diktatör, Baas rejimi, Dini rejim filan kaynıyordu. Şimdi Sudi Arabistan'da bile oynamalar var. Yani küresel sistem bu tür soytarılıkları taşıyamıyor.
"Demokrasi getirecek", "Kürtlere ülke verecek" demedim.
Da eskilerde bir laf vardır: "Fakirin durumu kötüleşemez. Fakirin zaten hiçbir şeyi yok. O yüzden durumu sadece düzelebilir" derler.
Orta doğu zaten böyle bir yer. Yani Suriye halkına ne yapabilirsin ki? "Petrol" diyorsunuz. Ama bana Petrol'den fayda sağlamış bir tane Arap göster.
Hukuk diye bildiğin ve öne sürdüğün der ki; "Her iki yarışmacı da start düdüğüyle başlayacaktır, eşittir" vs. Sorun nerede? esas ve usül diyorum, koşullardan bağımsız, öznelci hukuk, hukuk olmaz, guguk olur. Hukuk nedir bilmiyorsun, saltık maddelerden ibaret sanıyorsun, rot, balans ayarı, idealist indirgeme, saltıklaştırma ve yalıtma safsataları ile kaçmış.
- Batı demokrasilerin dayalı olduğu ve esnemez kabul edilen bazı değerleri vardır. Bunları biraz araştır derim.
Sonrada çıkıp kapitalizmin hukuk, eşitlik, adelet üzre olduğunu ve sermaye bazlı oligarşik egemenliğin, para gibi unsurların asıl koşulları belirlediği rejimlerin, eşitlik, hukuk taşıdığı ve demokratik olduğunu iddia edebiliyorsun ve gerçek demokrasiye, yani konsey örgütlenmesine ise karşı çıkıyorsun. Seni etkisi altına alan neo-liberaller anti-demokratiktir, sermaye egemenliğinin sarsılması kadar demokrasiden de nefret eder ve korkarlar, eşitlik, özgürlük anlayışları "bana özgürlük" esaslıdır ve paraya bağlar, parası olana var-yok noktasına gelir. göremiyorsun, o sebeple nerede bir gerçek demokrasi pratiğe geçmeye kalksa ezmeye çalışırlar. Mesele salt petrol değil...
- Sosyalist alternatife inanıyorum. Küba'daki gibi halkına eziyet etmeden kurup da işletebiliyorsan "ben varım" dedim.
Ama Batı demokrasisinin içi boş değil. Kapitalizm ayrı / cumhuriyet sistemi aynı. Tabi ki piyasa ekonomisinden yakın zamanda çıkılacağına inanmıyorum. Ama vahşi kapitalizmin artık gelişmiş ülkelerde bittiğini sana örneklerle anlattım. Hatta sol partilerin / örgütlerin bu süreçteki rolünü de sana hatırlattım.
Venezüella bir defa petrol zengini. Niye ABD ile inatlaşsın? Bunu yapmak Venezüellalının yararına mı? Rusya'nın yararına mı? (Rusya'nın bile yararına değil. Putin denen diktatörün saçma sapan işleri bana göre)
Eşitlik sorunu var dediğim de, hayır yok diyebiliyorsun, yukarıda örnekte eşitliği start düdüğüne indirgiyorsun, böylece sana göre bu, lafızda eşitlik oluyor, hukuk oluyor. hak ve hukuk, eşitlik, demokrasi start'ın 0 metrede başlamasını ve AYRICALIKSIZLIĞI gerektirmez mi? Hukukun en önemli kriteri de ayrıcalıksızlığı sağlamasıdır. örneğin parası olan tam donanımlı bir okula giderken, olmayanın gidememesi => hukuksuzluktur, haksızlıktır, eitlik değildir, eşğitliğe mani olan ne ise hukuk o temelde ele alınır. Tamam mı?
- Tam anlamıyorum. Çoğu Avrupa ülkesinde parasız eğitim olanakları var. Bunlar "her şeydir" demedim. Ama eskiden Türkiye'de de öyleydi. Fakir doğup iyi bir üniversite diploması alabiliyordun. Sosyalist ülkelerde de bu böyleydi. Sosyalist ülkelerde bu zihniyet sonuna kadar gelişmişti. Halka her türlü kültür, opera, tiyatro, bale olanakları sunuluyordu.
Doktor beleş vs.
Maduro değil. Ama Chavez'İn böyle şeyler yapmaya çalıştığını biliyorum. o da konuşurdu "Yanki şöyle, yanki böyle" diye. Ama ben birincisinin samimiyetine inandım. İkincinin samimiyetine inanmadım. Kişisel görüşüm. :)
örneğin dünya kaynaklarının %60 ını, 71.000.000 pay ederken, %40'ını 7.100.000.000 paylaşıyor, ne anladın bundan? hak ve hukukun kalbi burada atar.
- Şunu anladım. Sen sağ bacağını çok seviyorsun. ilerlemek de istiyorsun. Ama sol bacağım çamura saplanmış. Peki sen ilerleyebilir misin?
Cinsiyet konusu da öyle. Uluslar arası gelir dağılımı meselesi de öyle. Bugünün dünyası bu tür dengesizlikleri taşıyamayacağı noktaya doğru gidiyor.
Eskiden zenciyi zincirleyip çalıştırıyordun. Eski dünyada öyleydi. Şimdi, Avrupalılar (ben takip ediyorum) "Ne yapalım da bu adamlar Akdeniz'i geçmeye çalışmasınlar?" meselesini konuşuyorlar (Takip edin, çok ciddi paralar yatıracaklar).
Yani TR'de hiçbir şeyden haberimiz olmuyor. Ama dünyada Feto - Apo harici şeyler de oluyor.
Medya diyorsun. Al sana medya. Sermaye medyası tabi. (belli bir sermaye ile kuruyorsun) ama adam işini düzgün yapıyor + işini düzgün yapınca öldürülüp hapislerde çürütülmüyor.
Sol görüşlü biri bence bunları atlamamalı. Çünkü MHP / AKP kesimi bunları atlayıp "yerim öyle demokrasiyi" filan der. Çin / Putin, böyle laflar eder.
Sen Ne yaptın?
- Basın ve ifade özgürlüğü diyorum "İstemem" diyorsun. Ben nasıl bilgi edineceğim o zaman? Küba bu nasıl yapılıyor? Bunu da açıkla o zaman. :) :)
bak yine çarpıttın sorun istediklerini alıp, alamamaları değil, sen demokrasiyi ses yükseltmek olduğuna indirgedin, oysa sarı yelekliler, gazla, jopla karşılandı! demokrasi olsa zaten o şekilde karşılanmaz ve o biçimde talep etmezlerdi, karar mekanizmasının parçası olurlardı(?), sorun eşitlik, demokrasi ise, iddia ettiğin gibi sesini yükseltmek demokrasinin kıstası olmuyor! ok? Sen orada yaptığın safsatayı anladın mı?
- Demokrasi mesela Sovyet rejimi gibi herşeyin peşin peşin verildiği bir düzen değildir. Her konuda gözünü açıp sürekli mücadele içinde olmalısın. Sarı-yelekliler ilk değil sonuncu hiç değil. Sistem öyle işliyor.
Safsalar her yöne çekilebilir(10 kez söyledim ve senin sasafa iddialarını ele alarak bunu gösterdim), buyur iddianı kendin çürütmektesin. Venezuela'da demokarasi yok iddiasını öne sürüyorsun, halbuki orada sesini yükseltenler mevcut, o kadar ki, sokakları aleve dahi veriyorlar ve o ülke ABD veya bir Fransa olsaydı, çok daha vahim sonuçlara varırdı. Ha asgari ücretin yükselmesi mi, Venezeula'da da sesler yükselince asgari ücret yükseltildi. tamam mı, sözde bir iddian daha, yani Venezeula da demokrasi olmadığı iddian da kendi safsata gerekçenle çöktü. Ayrıca Maduro'da seçimle geldi..
kaç kere söyledim objektif ol, safsata üretme, sermaye-emek çaelişkisini gözet ve anla, efendi-köle çatışmasını, çıkarların çatışmasını ve böylece siyaseti anla, kimin yanında saf tuttuğuna bir bak...
- Maduro 2016 seçimini kaybetti. Herkes bunu böyle biliyor. İsanbul belediye seçimi gibi seçim sonuçlarını tanımadığını filan ilan etti.
Yani savunulamayacak adamı savunuyorsun. O yüzden özgür basına laf etmemelisin. Yanlı / tarafsız olmayan basın seni bir yere kadar bilgilendirebiliyor. Bilgiden çok ideoloji aşılıyor.
Yine alakasız bir yöne çektin. Sen iddia ettin ki, başkanlık koltuğunda uzun süre kalmak=diktatörlüktür dedin. tabi, Putin antipatinle... Merkel'e ise diktatör demiyorsun(ikiyüzlüsün, omurgasızsın!). Halbuki ikisi de senin demokrasi diye iddia ettiğin, demagogratik seçimle geldi. İkisi de oy aldı. İkisi de aday oldu. İkisi de seçildi... O halde demek ki Merkel'de bir diktatör, şansölye ilan edilecek kadar!
- Dünyayı takip etmiyorsan bir şey yapamam ki. Merkel %30 civari normal oy almış bir lider SPD bir de Yeşillerdi sanırım. Koalisyon kurdu. Bir daha seçimlere katılmayacağını da açıkladı.
Putin'in oy oranı %95 filan.
Yani neden bahsediyorsun? :)
bak Rusya ve Çin'in sermaye yayılımı politikası "KAZAN, KAZAN" ESASLI, ABD'nin ki ise hala 200 yıllık kritere dayanıyor, "BEN KAZANACAĞIM, BENİM MALIM" esas ve uslüne dayanıyor. örneğin Çin, Rusya karşılıklı yatırım yaparak ortaklıklar kurarak ve karşılıklı ticarete dayalı strateji izliyor, ABD ise hala yamyam stratejiye sahip ve diretiyor, dünyanın jandarması olmasını da itici güç olarak kullanıyor,. Rusya, Çin ticaret yapacağı ülkelerin istikrarından yana çünkü stratejileri bunu gerektiyor, tüketim esaslı, ABD'nin ki ise, bütün kaynaklar ve toplum benim malım, istikrarsızlaştırarak ve çete örgütlenmeleri kurarak(hükümet yaparak, işbirlikçilik vs) kendisine mahkum etme strateji uyguluyor. feodal dönemdeki ağaların, toplumun gık diyememesi ve kirli işlerini yürütmesi için dağda çete beslemesini düşün ve köleler bir araya gelemesin diye ürettiği kastlaşmaları, kan davalarını, isnat ve yalancı şahitliği, istikrasızlaştırıp birbiriyle uğraştırmasını düşün...
- Bunu ileride konuşuruz. Tamamen haksız değilsin. Ama abartıyorsun. Çünkü Çin'de şu anda açgöz gibi Afrika petrolü, madeni, hammaddesi peşinde. + Çin de fakir ülkelere kredi filan verip onları borç batağına sokma stratejisi izliyor.
Orada da Ben Mao'nun kültür devrimini filan anlamıştım (ki 50 milyon kişi filan katledildi) Da Çin'in bugünkü birçok ticari politikalarnı aşırı saldırgan ve Trump'un buna gösterdiği tepkiyi haklı buluyorum.
Rusya konusunda da Yeltsin alkolikti, o dönemde mafya iyice kontrolden çıktı filan. Bu açıdan Putin'in ülkeyi demokratik bir ülke haline getirmeden önceki adam olabileceğine inanıyorum. Ama bir yere kadar. Ukrayna dahil, yaptığı çoğu şeyi onaylamıyorum.
Dediğim gibi. Benim MHP'li/AKP'li bir tanıdığım var. Avrupa + ABD'den ırkçılık düzeyinde nefret ediyor. Çin + Rusya'ya tapıyor. Sen Sol görüşlüsün. O yüzden okuduğun kaynaklara biraz dikkat et derim. Bence TR'de "sol" basının yarısı da Rusya güdümlü.
Şu yanlışın var. Kitap okumamış olman gerekir. ya da insan hakları beyannamesini hiç okumamış olman gerekir. Hepsi safsata senin için. Ciddi olarak yanlış yerdesin ya da bilerek yapıyorsun. Basın özgürlüğü olmadan nasıl olacak?
- Olanaksız bir yerdesin.
[B][/Son kısımB]
- Explorer açmıyor. Direkt İspanyolca olanı gönder. resimlerden filan biraz anlarım :)
ForumKirpisi
08-05-2019, 15:32
Sayın Leonardo, petrolden para kazanan Arabiler çocuklarını okumaya yurtdışına gönderiyor.
Bir sürü var bunlardan. Onbinlerce kişi kazanıyor.
O parayla şimdi dışarı yatırım yapıyolar.
Limon suyuna batırılmış havuçla şemsiyeli hafif alkollü kokteyl içiyolar.
18 yaşında çocukları da yanlarında içiyo falan.
sonra gel gelelim sen buna İslam de. :D komik de mi
suudi arabistan hactan 80-90 milyon turist ağırlıyo süper. geri kalan kazancı da
petrol. terör, haraç falan.
anneme dedim anne bi kabe de biz yapalım oteli falan olur. biz kazanırız.
çok şakacısın diyo.
ForumKirpisi
08-05-2019, 15:40
leonardo hacı sen çok garipsin ya.
abd ile abden nefret etme ne ya. ahahah
bi yunan bana nefret ediyom dedi dedim neden bayrağın kırmızı tonundan diyo.
dalga geçiyom diyo nefret etmek ne demektir diyo. herif trollüyor nefret olayını resmen.
bu sizin akpli mhpli ne diyor:
brükselde binasının betonundan nefret ediyor, parlamentonun kirişine lanet olsun.
veya kapitalist olsa mesela:
rusyada omnskda bakkaliye işleten igora bela okuyor allah kahretsin sizi falan. senin sattığın ekmeği...
bu beyinsizler komik de mi. adam mhp akp li imiş zaten.
çinden nefret etmek nedir mesela kahrolsun hong kong ahahh. belediyesinin atık su tesisine sövüyor.
ya bu nefretçiler çok komik. nefret etmek ne ya.
spartacus
08-05-2019, 17:57
- İşte Hayır.
+ O dönemde Sovyetler Birliği vardı (Putin ile kesinlikle aynı şey değil). Ve bizimkiler hem onlardan yardım almışlar. Ama bunu çaktırmadan yapmışlar ve asla Sovyetlere bağımlı hale gelmemişler.
Gördün mü yine çarpıttın. Sanki konuda ben birilerinden yardımdan söz etmişim gibi, bir daha okusana o paragrafı, sen bir şeyler mi çekiyorsun?
Cumhuriyeti örnek veren sendin bende sana ağaların isyanından söz etmiştim, şimdi olsa tarafın hangisi olurdu? Ağalar. ne alakası var Sovyetlerden yardımla? Kurtuluş savaşına karşıt cemiyetler İngiliz desteğine sahipti(yani şimdi olsa sen İngiltere destekçisi olacaktın), sen elbette mandacılık taraftarı ve emperyalistlerle birlikte olurdun ve Atatürk derdin tek adam, efendim seçimler yok vs(sanki kurumlar var da, pat diye olacakmış gibi)... Güncel somut örneği, Venezuela işte. Çarpıtmak da güçlü bir zeka ister, bari yapma, beceremiyorsun.
Bakınız savaşlarda ittifak ve itilaf devletleri olur, sorun bu noktaya kadar gelmişse, saçma sapan kişi analizleri yapmanın anlamı yok. Rusya, Çin çıkarı ne olursa olsun Venezuela'daki varlığıyla Irak'ta ABD'nin halk düşmanlığı ve demokrasi, özgürlük, insanlık düşmanlığıyla milyonlarca insanı öldürmesi ve ardında tarikat savaşları bırakması, düzinelerce hakime de suikastleri örgütlemesi gibi durum yaşanmasına, milyonlarca insanın ölmesine de şimdilik engel olmuş oldu. Ve elbette ticari ilişki dışında hiç bir varlığı da kabul etmiyoruz, bu başka bir şey, objektif analiz-tahlil, hal-durum başka.
/Venezüella konusunda anlaşamayız.
Elbette anlaşamayız, zira coni tarafısın. Şu ana kadar ki yazdıklarımla alakalı tek bir cümle kuramıyorsun, sürekli çarpıtıyorsun.
-Evet. ABD'de hapse atılış kaç gazeteci var? Öldürülen kaç gazeteci var? Sorusuz sualsiz gözaltına alınan kaç edebiyatçı Şair var?
ABD suikast yapar, olmadı gazetecileri korkunç bir karalama politasıyla itibarsızlaştırır yöntem budur ve Dünya genelinde uygular(!). resmi kayıt alıp neden sözde karizmasını çizsin?. CIA sürekli devrededir ve ABD'de gazeteciler suya, sabuna pek dokun-a-maz. Dokundukları zamanlar, CIA tarafından öldürülmüşlerdi, gaz odalarında idam edilenler vardı...
Sadece ABD'de değil tüm dünya da CIA bir çok suikasti veya şantajı tezgahlar, bizler aptal milyonlarız sadece, süslü masallara inandırılırız.
Bana şimdi bir dolu belge döktürme buraya, örneğin CIA ve uyuşturucu ticareti üzerine yazanlara ne oluyor bakabilirsin. Filmi dahi yapılan gazeteceş var sonunda intihar ettirilen veya intihar süsü verilen.
kaldı ki yine çarpıttın bir daha yazıyorum;
Sermayenin elinde(dünya medyası! bu şekilde, istisnalar çok az ve sen o istisnaları olabilidğince gerçekleri dile getirdikleri için okumuyorsun, ciddiye almıyorsun zaten) ve patronu kar-para hırsı olan bir basın, bağımsız ve özgür olabilir mi? Olamaz Sermaye kendi ayağına sıkar mı? Aksine dünya medyası, milyarları manipüle etmek, bilinçlenmesini engellemek, yönlendirmek, güdülemek, aldatmak üzre işlev görüyor. Sarayın araçları, saraya karşı çıkmak ve gerçekleri topluma aktarmakla mı yoksa saray egemenliğini sürdürmekle mi işlev kazanır?. Ben nelerden söz ettim sen ne diyorsun. Yazdıkalrıma baksana, ne anlatmışım, basın özgürlü dendi mi, içeride kaç gazeteci var kafasıdnasın, bu da ağababalarının sana öğrettiği küçük br parça ama sen safsata ile geneleldin. Basın özgürlüğünün tek ve asli göstergesi bu değildir, örneğin özerkliktir, özgür olması ve kimsenin hesabına çalışmamasıdır vs. bir dolu kriteri var!
ABD silah, petrol sanayi hangisi olursa, çıkarları namına mühendisleri dahi katlediyor(en bariz örnek Türkiye'dir)
Sen kaba bir faşist(neo) ABD yandaşısın, demokrasi, hak ve özgürlük düşmanısın(nasıl bu hale geldiğini yazılarımda güzelce izah ettim ama okumak yerine dalga geçip, çarpıtmayı seçtin) literatürde buna, yavşamaktan mütevellit yavşaklık deniyor, ama hakaret sanıyorsun.
Türkiye'de de gazeteciler bir çok şeyi söyleyemiyor değil mi? Söylemeyince ne oluyor? hapse gitmiyorlar, bu bir nesil, egemen siyasetin kurumsallaşma meselesi, AKP şu haliyle 20 yıl daha gitsin, içeride gazeteci olmaz, çünkü kimse içeri girecek ifadeler kullanmaz olur, anlıyorsunuz mu sen torpağam?.
/Alakası yok. Her şeye ideolojik yaklaşıyorsun.
Konu ideolojik, kumda oyun değil ki?
Yazdıkların ya tamamen çarpıtma ya da indirgeme ve saltıklaştırma safsataları, gerisi boş. Sen yazdıklarımı 3-5 kez okumalısın -ki belki demek istediklerimi yorumlamadan önce anlama imkanı doğar.
Daha muhatabının söylediği şeylere dair yazmış olduğun 1 tane yazına rastlayamadım. sürekli çarpıtıyorsun, safsata üretiyorsun, insan neo-faşizmi savunmak için ancak bu kadar yandaşlaşabilirdi, tad vermiyor.
- Explorer açmıyor. Direkt İspanyolca olanı gönder. resimlerden filan biraz anlarım :)
Bir şey anlamazsın, zira zaten belli sadece resimlere bakıyorsun, yazmak yerine sana resimlerle cevap vermeliymişim, bende Ubıhça yazıyorum da o yüzden anlamıyorsun sanıyordum...
https://prensapcv.wordpress.com/
Tavsiyem, Firefox veya Chrome kullanman. Hatta Opera'da kullan ve giremediğin sitelerde VPN'i aç.
ForumKirpisi
08-05-2019, 18:40
Jullian Assange'ı pornostar yapmadıkları kaldı. Bunu da İngiltere'de yapıyolar Türkiye'de değil.
İsveçte falan adamı suçladılar.
Çok komik değil mi ya. Şimdi İsveç Dünyanın demokrasisi falan derler.
Leonardo
08-05-2019, 19:56
Sayın Leonardo, petrolden para kazanan Arabiler çocuklarını okumaya yurtdışına gönderiyor.
Bir sürü var bunlardan. Onbinlerce kişi kazanıyor.
O parayla şimdi dışarı yatırım yapıyolar.
Limon suyuna batırılmış havuçla şemsiyeli hafif alkollü kokteyl içiyolar.
18 yaşında çocukları da yanlarında içiyo falan.
sonra gel gelelim sen buna İslam de. :D komik de mi
suudi arabistan hactan 80-90 milyon turist ağırlıyo süper. geri kalan kazancı da
petrol. terör, haraç falan.
anneme dedim anne bi kabe de biz yapalım oteli falan olur. biz kazanırız.
çok şakacısın diyo.
- Evet bir sürü şeye para harcıyorlar. Spartakus ile biraz abartılı konuştum. Ama sadeec Arap yarım adasına bu dediğin. İran'ın da petrol zengini sosyetesi var. Ama bu paralar molla + soylulara, aşiret reislerine yarıyor. Zaten çölün ortasında fabrika kuracak halleri de yok. :)
Benim üzüldüğüm orta-doğu + Mısırdan Fas'a kadar olan bölge. Bir tek Fas gelişiyor (turizm filan), Bir de Tunus'ta bir şeyler oluyor (o da küçücük ülke).
Orta doğuda Kürdistan'a karşı çıkmamın sebebi de o. Kurunca ne olacak ki? Yani Kürdistan kurulsun ama bu petrol savaşları / din savaşları bitince kurulsun. Şu anda o medeniyet düzeyine erişmedik.
Gördün mü yine çarpıttın. Sanki konuda ben birilerinden yardımdan söz etmişim gibi, bir daha okusana o paragrafı, sen bir şeyler mi çekiyorsun?
Cumhuriyeti örnek veren sendin bende sana ağaların isyanından söz etmiştim, şimdi olsa tarafın hangisi olurdu? Ağalar. ne alakası var Sovyetlerden yardımla? Kurtuluş savaşına karşıt cemiyetler İngiliz desteğine sahipti(yani şimdi olsa sen İngiltere destekçisi olacaktın), sen elbette mandacılık taraftarı ve emperyalistlerle birlikte olurdun ve Atatürk derdin tek adam, efendim seçimler yok vs(sanki kurumlar var da, pat diye olacakmış gibi)... Güncel somut örneği, Venezuela işte. Çarpıtmak da güçlü bir zeka ister, bari yapma, beceremiyorsun.
[QUOTE]
- Evet Emperyalizm vardır. Buna kafa tutmanın yolu bana göre medeni ülke olmaktan geçer.
Atatürk ile Maduro'yu kıyaslayamazsın. İnkilap tarihi dersinde uyumuş olman lazım.
[QUOTE]Jullian Assange'ı pornostar yapmadıkları kaldı. Bunu da İngiltere'de yapıyolar Türkiye'de değil.
İsveçte falan adamı suçladılar.
Çok komik değil mi ya. Şimdi İsveç Dünyanın demokrasisi falan derler.
- Wiki-Leaks o dediğin. Yani CIA'in, Büyük şirketlerin yönetim kadrosunun, Devlet kurumlarının bilgilerinin İfşa edildiği yer.
Ben bunu Rusya'da sanıyordum. Bir de Rusya'ya kaçmış eski CIA görevlisi var böyle (İnternete kimsenin anonim olmadığını, herkesin CIA tarafından fişlendiğini belgeleyen adam). :)
spartacus
08-05-2019, 22:32
Atatürk ile Maduro'yu kıyaslayamazsın. İnkilap tarihi dersinde uyumuş olman lazım.
:) Sayın coni, işte yine anlama sorununa ve yine çarpıtmana bak, orada kişilere dair kıyas mı var? Atatürk şimdi Venezuelada olsa konumun değişecek mi? Kuşatan ABD, direnen Venezuela, tarafın ne? ABD kölecilği... anti-emperyalist misin hayır, tam tersi, emperyalizmin en vahşi hegomanya sistemini destekliyorsun, şu halde, örneğine bakarak, Mustafa Kemal'i ağzına alman bile sana yakışmıyor demeliydim... halbuki, yağmalanması için gerekçe saydığın yoksulluk, bu ülkenin TC(C harfi süs), ilk 50 yılı aşırı, kalan yılları yoksullukla geçmiştir!
İnkılap tarhini boşverde(ona dair de hiç bir fikrin olmadığını ispat ettin), beyin gelişiminin arızalı veya durma veya sosyal gelişim süreci tökezlenmiş olabilir mi?
Ne alakası var kişileri kıyasla, Cumhuriyet diye örnek veren sendin. sonuç itibariyle gördüğün gibi kendi örneklerin, saftaların seni sürekli yanlışladı...
Bir kez daha diyorum yazdıklarımla alakalı yazamayacaksan, yazma, mecbur değilsin ki.
Mesele kıyas ise kıyas alman gereken, ağalar ve İngilizerden yana, mandacı olmandır şimdi ise ABD merkezli manda-cı-sın
Beklentimiz Venezuela'nın, Afganistan, Somali, Libya, Irak, diğer Latin Amerika kurbanları, elmas zengini Afrika, petrol zengini Ortadoğu, ama buna rağmen yoksul, köle ve milyonlarca insanın canına, hayatına mal olamuş kan, revan içinde kalan ülkeler gibi, tekrar ABD ve dünya baron çetesinin eline düşmemesi ve rejimin tekrar mafya, neo-liberal=>yeni-faşist efendi, sömürgeci-azınlık diktatörlüğü haline getirilememesi, senin gibi neo-faşistleri de sevindirecek biçimde yenilmemesi...
Ayrıca not: Lopez aşırı sağcı bir faşisttir.
ForumKirpisi
08-05-2019, 22:53
hacı adam diyo ki kemalettin olsa sen osmanlı mandatory hükumeti + commonwealth temsilcisinden yana olurdun.
atatürkü o dönem görenler de anadoluda kalkışma yapmaya çalışan bi parazit eski asker olarak görüyolardı.
tbmm, koskoca ingiliz imparatorluğunun anadoluya getireceği refahı engellemeye çalışıyor falan mı derdin bilmem.
Leonardo
09-05-2019, 14:24
Sayın Leonardo, petrolden para kazanan Arabiler çocuklarını okumaya yurtdışına gönderiyor.
Bir sürü var bunlardan. Onbinlerce kişi kazanıyor.
O parayla şimdi dışarı yatırım yapıyolar.
Limon suyuna batırılmış havuçla şemsiyeli hafif alkollü kokteyl içiyolar.
18 yaşında çocukları da yanlarında içiyo falan.
sonra gel gelelim sen buna İslam de. komik de mi
suudi arabistan hactan 80-90 milyon turist ağırlıyo süper. geri kalan kazancı da
petrol. terör, haraç falan.
anneme dedim anne bi kabe de biz yapalım oteli falan olur. biz kazanırız.
çok şakacısın diyo.
- Sıradan arabın geliştiğine ben inanmıyorum. Çölün ortasında fabrika kurmalarını beklemiyorum tabi ama, O kadar parayı izlandaya versen şimdi Mars'a gitmişlerdi.
Jullian Assange'ı pornostar yapmadıkları kaldı. Bunu da İngiltere'de yapıyolar Türkiye'de değil.
İsveçte falan adamı suçladılar.
Çok komik değil mi ya. Şimdi İsveç Dünyanın demokrasisi falan derler.
Bir önceki mesajımda şu adamdan söz ediyordum:
http://i.dailymail.co.uk/i/pix/2013/06/10/article-2338534-1A3B33D0000005DC-511_306x423.jpg
- Edward Snowden. Fİlmi de yapıldı.
CIA'in bütük akıllı telefon / bilgisayar vs gibi her türlü aygıta girip herkesin özel hayatını ihlal ettiğini kanıtlayıp Wikileaks'e sızdırdı. Sonra da Rusya'ya kaçtı.
Gördün mü yine çarpıttın. Sanki konuda ben birilerinden yardımdan söz etmişim gibi, bir daha okusana o paragrafı, sen bir şeyler mi çekiyorsun?
Cumhuriyeti örnek veren sendin bende sana ağaların isyanından söz etmiştim, şimdi olsa tarafın hangisi olurdu? Ağalar. ne alakası var Sovyetlerden yardımla? Kurtuluş savaşına karşıt cemiyetler İngiliz desteğine sahipti(yani şimdi olsa sen İngiltere destekçisi olacaktın), sen elbette mandacılık taraftarı ve emperyalistlerle birlikte olurdun ve Atatürk derdin tek adam, efendim seçimler yok vs(sanki kurumlar var da, pat diye olacakmış gibi)... Güncel somut örneği, Venezuela işte. Çarpıtmak da güçlü bir zeka ister, bari yapma, beceremiyorsun.
Atatürk, İnönü ve arkadaşlarını öyle herkesle mukayese edemezsin. Benzetebileceğin kişiler de belki Winston Churchill, Nelson Mandela veya Mahatma Gandhi'dir.
BUnlar hem çok kabiliyetli hem de iyi niyetli kişiler. Sayıları epeyce azdır.
Elbette anlaşamayız, zira coni tarafısın. Şu ana kadar ki yazdıklarımla alakalı tek bir cümle kuramıyorsun, sürekli çarpıtıyorsun.
Önerdiğim şeyi anlamıyorsun. Kolombiya'da sosyalist FARC gerillaları ile de aynı şey yapıldı. Meksika'da Chiapas Gerillaları ile aynı şey yapıldı. Kimse seni yok etmeye çalışmıyor. "Seni afettim. Buyur gel siyasi parti kur. Siyaset yap" deniyor.
Guaido geçici başkan olacak, seçimler düzenlenecek, Maduro da isterse siyasi parti kurabilir ve ülke siyasetine katılabilir.
Kaçan Venezüellalılar da ülkelerine dönebilecek. Gıda maddesi / ilaç / doktorsuzluk derdi filan da bitecek.
Hiç bir alakası yok kıyasladığın şeyle.
ABD suikast yapar, olmadı gazetecileri korkunç bir karalama politasıyla itibarsızlaştırır yöntem budur ve Dünya genelinde uygular(!). resmi kayıt alıp neden sözde karizmasını çizsin?. CIA sürekli devrededir ve ABD'de gazeteciler suya, sabuna pek dokun-a-maz. Dokundukları zamanlar, CIA tarafından öldürülmüşlerdi, gaz odalarında idam edilenler vardı...
- Örnek?
Sadece ABD'de değil tüm dünya da CIA bir çok suikasti veya şantajı tezgahlar, bizler aptal milyonlarız sadece, süslü masallara inandırılırız.
Bana şimdi bir dolu belge döktürme buraya, örneğin CIA ve uyuşturucu ticareti üzerine yazanlara ne oluyor bakabilirsin. Filmi dahi yapılan gazeteceş var sonunda intihar ettirilen veya intihar süsü verilen.
- Gazeteci olarak mı?
Sermayenin elinde(dünya medyası! bu şekilde, istisnalar çok az ve sen o istisnaları olabilidğince gerçekleri dile getirdikleri için okumuyorsun, ciddiye almıyorsun zaten) ve patronu kar-para hırsı olan bir basın, bağımsız ve özgür olabilir mi? Olamaz Sermaye kendi ayağına sıkar mı? Aksine dünya medyası, milyarları manipüle etmek, bilinçlenmesini engellemek, yönlendirmek, güdülemek, aldatmak üzre işlev görüyor. Sarayın araçları, saraya karşı çıkmak ve gerçekleri topluma aktarmakla mı yoksa saray egemenliğini sürdürmekle mi işlev kazanır?. Ben nelerden söz ettim sen ne diyorsun. Yazdıkalrıma baksana, ne anlatmışım, basın özgürlü dendi mi, içeride kaç gazeteci var kafasıdnasın, bu da ağababalarının sana öğrettiği küçük br parça ama sen safsata ile geneleldin. Basın özgürlüğünün tek ve asli göstergesi bu değildir, örneğin özerkliktir, özgür olması ve kimsenin hesabına çalışmamasıdır vs. bir dolu kriteri var!
- Bu konuyu abartıyorsun. Daha doğrusu yanlış algılıyorsun. Noam Chomsky'Nin bu konuda yazıları var. ABD'de halk oldukça cahil ve saftır. O yüzden yıllardır hükümetin bir takım "yönlendirme" poitikları olmuştur. Sermaye + Hükümet gibi de düşünebilirsin. Böyle araştırmalar mevcut. Örneğin kadınlara (kendi kadınlarına) bazı ideal vücut ölçüleri dayatıp bir sürü mal, spor aleti, estetik cerahi filan satıyorlar.
Eski ABD dizilerinde Siyahlarla evlenen beyaz insanları pek göremezsin mesela. Çeşitli sürtüşmelerde bazı algı operasyonları filan yapılmıştır.
Ama bizdeki gibi Hırant Dinkleri öldürmezler. Veya Aslı Erdoğan gibi bir edebiyat yazarını 1 hafta süreyle kötü koşullarda gözaltına atmazlar, veya CAn Dündar gibi (Yaptığı filmi de seviyorum kendisini de seviyorum) yurt dışına kaçmaya mecbur olmazsın.
Dediğim gibi. Aşırı ideolojik takılıyorsun. Zihnini serbest bırakmıyorsun. Olasılıklara açık değilsin.
ABD silah, petrol sanayi hangisi olursa, çıkarları namına mühendisleri dahi katlediyor(en bariz örnek Türkiye'dir)
- Yine anlamadım.
Bir şey anlamazsın, zira zaten belli sadece resimlere bakıyorsun, yazmak yerine sana resimlerle cevap vermeliymişim, bende Ubıhça yazıyorum da o yüzden anlamıyorsun sanıyordum...
- Yo Romans dillerini biraz çakıyorum :)
Eğlenceli biraz diğerleri de baksın :)
Sayın coni, işte yine anlama sorununa ve yine çarpıtmana bak, orada kişilere dair kıyas mı var? Atatürk şimdi Venezuelada olsa konumun değişecek mi? Kuşatan ABD, direnen Venezuela, tarafın ne? ABD kölecilği... anti-emperyalist misin hayır, tam tersi, emperyalizmin en vahşi hegomanya sistemini destekliyorsun, şu halde, örneğine bakarak, Mustafa Kemal'i ağzına alman bile sana yakışmıyor demeliydim... halbuki, yağmalanması için gerekçe saydığın yoksulluk, bu ülkenin TC(C harfi süs), ilk 50 yılı aşırı, kalan yılları yoksullukla geçmiştir!
- Benim konumum şu:
kendin adam olacaksın (Atatürk ve İnönü'nün yapmak istedikleri gibi). Sosyalizm de ir çeşit dindir. Koyu dindarlıkla / batıl inançla tekne yürütemezsin.
İlk olarak sistemi nasıl savunduğumu, niye savunduğumu anlamıyorsun.
Sana iki kitap önerdim:
- JJ Rousseau - Toplum sözleşmesi
- T Jefferson - Devlet ve özgürlük.
Leninist olabilirsin. Ama vaktin de var görebildiğim kadarıyla. Bunları bir okumaya çalış derim.
Senin Leninist demokrasi anlayışını. Konsey / Sovyet temmeli anlayışını ben dinledim. Sen de bu dediklerimi okuyup iki sistem arasında kıyaslama yapabilirsin. (Hangisi iyi sonra karar ver)
2) Sovyetler birliğinde sanat / tiyatro / eğitim / sağlık gibi konulara çok önem verilirdi. Atatürk de bunlara çok önem verirdi. Bu diğer bir nokta.
3) Mesela Kaddafi "sosyalist" bir liderdi. BAAS partiler sözde sosyalist idiler. Ne oldu şimdi onların halkı? - Bizim 100 sene önceki halimiz gibi. AKP'nin bizi o hale getirmek istediği gibi.
- Konumum değişecek mi?
- Evet değişecek. MAduro'nun samimiyetine inansam değişecek. Bu devirde yapamayacağın şeyler yapıyor. Tayyip gibi seçim sonuçlarını tanımıyor. Gönderilen insani yardımı ülkeye sokmuyor. Ruslarla / Tayyiple düşüp kalkıyor. Ben inanmıyorum. Sen inanıyorsan inan. :)
hacı adam diyo ki kemalettin olsa sen osmanlı mandatory hükumeti + commonwealth temsilcisinden yana olurdun.
atatürkü o dönem görenler de anadoluda kalkışma yapmaya çalışan bi parazit eski asker olarak görüyolardı.
tbmm, koskoca ingiliz imparatorluğunun anadoluya getireceği refahı engellemeye çalışıyor falan mı derdin bilmem.
- Bana göre şöyle bir şey de var:
Emperyalistler boş buldukları enseyi doldururlar. Sen adam olup, adam gibi ülke kurup, adam gibi siyaset filan yaparsan zaten sana musallat olmazlar. .
Leonardo
09-05-2019, 14:30
Birbirimizin bakış açısını öğrendiysek bitirebiliriz :)
ForumKirpisi
09-05-2019, 14:37
@leonardo,
hrant dinkleri öldürmezler mi?
hem abd hem ab bugüne adam kıya kıya geldi. onların öldürdüğü ölüm sayılmıyor ki.
asalanın öldürdüğünü iddia ettiklerini asala ve ermeni lobisi öldürmedi desem inanır mısın?
1970ler türkiye karapropagandasının tarihidir abdde. her yönüyle medyası katliamı siyaseti.
Çünkü ABD etkisini kaybetmiştir. ABDnin zayıfladığı topraklarda ABDde senin Los Angeles büyükelçini korumaz.
doğruyla yanlışı karıyorsun, iyi niyetli yazıyon ben senin ne demek istediğini anladım, guiado yolundan abdci bile olsa
demokrasiye çıkar demek istiyorsun ama ABD bi yeri demokrasiye çıkartmaz.
şimdiye kadar bunu en çok yaşıyan yer latin amerika, hiç biri demokrasiye çıkamadı henüz.
japonya ve güney kore kültürel farktan dolayı çıkabildi. oralara eli uzamadı abdnin pek. ama orada bile abd köpekleri var.
spartacus
09-05-2019, 18:34
Atatürk, İnönü ve arkadaşlarını öyle herkesle mukayese edemezsin. Benzetebileceğin kişiler de belki Winston Churchill, Nelson Mandela veya Mahatma Gandhi'dir.
BUnlar hem çok kabiliyetli hem de iyi niyetli kişiler. Sayıları epeyce azdır.
Hala aynı çarpıtma, tartışma tarzın bile aslında alavereciliğinin farkında olduğunu gösteriyor, bilerek yalan söylüyorsun. Kişilere dair tek bir kıyasım mı var? diye soruyorum, okusana, gerçek yüzünü ele veriyor. Ben bu tür olgu ve olaylarda kişiler üzerine konuşmanın anlamsız olduğunu, bunu yapmak konuyu provake, manipüle etmek olduğunu defalarca söyledim. Kişileri kıyas yapan da, kişiler üzerinden safsata yapan da, konuyu kişiler üzerinden provake eden de sensin.
Bir daha izah edeyim, cumhuriyeti öne süren sensin, bende sana dedim ki, o dönemde yaşasaydın sen Cumhuriyetçilere karşı olurdun, şimdi de yaptığın gibi. Oku bir daha... İngiliz taraftarı olurdun, şimdi yaşıyorsun, şimdi taraftarısın. AMBARGO gibi insanlık suçunu-ki soykırımla benzerdir- ve bu suçukişisel çıkarları için uygulayanları, milyonalrca insanı özellikle açlığa, ilaçsızlığa vb sürükleyeni ve dönüp bunun başarıldığı koşullardaki olumsuz etkilerini de tersinden propaganda edeni savunuyorsun! Senle yazışmak, bir yerden sonra mide bulandırıcı, insan bir kalem de bile olsa dürüst olmaz mı?
Venezuelanın ekonomisinin kötüye gitmesi için çalışanın asker trenine binilir mi Leonardo? Baştan yanlışsın. O kadar çok şey yazdım, anlattım ki, hala kişiler safsatasındasın...
Önerdiğim şeyi anlamıyorsun. Kolombiya'da sosyalist FARC gerillaları ile de aynı şey yapıldı. Meksika'da Chiapas Gerillaları ile aynı şey yapıldı. Kimse seni yok etmeye çalışmıyor. "Seni afettim. Buyur gel siyasi parti kur. Siyaset yap" deniyor.
Cumhuriyet lafazanlığın bitti, şimdi konu buraya mı geldi? Venezuela'da sorun, öncelikle böyle bir sorun mu? Chavez bir FARC'mı? Yoksa oradaki halk mı buna karar vermişti, halkın iradesine karşı çıkan kim?(örneğin sen!).. Mesele milli olarak tanınma meselesi mi? Emperyalist yağma, kaptilalist talan, neo-faşist iktidar, hakimiyet, hegomanya, sömürü meselesi miydi? çarpıtma..
defalarca yazdım, sözde çok partili, çiğ köfte meclis anlayışı demokrasi değil, Roma diktatörlüğü ekolüdür. DEMOKRASİ KATILIM esaslıdır. Arzu eden önceki yazılarımda bulabilir, DEMORKASİNİN OLMAZ İSE OLMAZI "KONSEY ÖRGÜTLENMESİ". örneğin barınak, gıda, sağlık diyelim, insan hakkı mıdır? Sen tutup parası olana haktır dersen ne yapmış olursun? Demagograsinde öyle, hukukunda öyle, olgu temelinden bakmayı öğren, ideoloji sonraki iş.
Guaido geçici başkan olacak, seçimler düzenlenecek, Maduro da isterse siyasi parti kurabilir ve ülke siyasetine katılabilir.Guaido gayr-ı meşru bir ihanetçi, Trump'un elini öpüyor, baş mafya Trump tarafından finanse ediliyor ve askeri darbe istiyor, işgal istiyor, ambargo istiyor, ülkenin parasını çalıyor, çalanlara destek veriyor... Maduro Erdoğanla tokalaştı diye ferman yazan sen, Guaido ve çok daha kötüsü, gayr-ı meşru ilişki ve ihanete gelince destek veriyorsun, nasıl bir adiliktir bu? kendi sözde kriterine dahi uymuyorsun -ki sana daha ne denmeli? Dürüst olmalısın, Maduroyu desteklemiyorsan, Guaido'u hiç destekleyemezsin, desteklemek için kendi kriterlerine karşı adi olman gerekir.. Maduro Erdoğanla, Putinle el sıkışabilir, bu gayet normaldir, konumu gereği de, ticari ilişkileri de bu yaşanabilir, gıdaya, ilaca, ürüne, silaha vb ihtiyacı olur, almaya da, satmaya da...
Venezuelada partili sistemin varlığı yanlıştır! Chavez süreci başlatmıştı, demokrasi sürecini, yani KONSEY esaslı, katılıma dayalı demokrasi süreciydi. Mafya babası baronlarının en çok kaygılandığı şeylerden birisi de, kedi diktatörlüklerini sağlayan demagograsinin kaldırıp atılması kaygısıydı, zira Venezuela bunu başarırsa, tüm dünya halklarına örnek olabilirdi, Küba kadar da fakir bir coğrafyaya sahip değildi ve Küba ile işbirliği yapmaktaydı, dünya işçi sınıfına, emekçilere, ezilenlere, demagograsi adı altında kandırılan, diktatörlükle yönetilen milyarlara büyük bir alternatif, büyük bir örnek olabilirdi! Bu baronlar için endişe verici! Mafya ve çıkarlarına göre düşün, bir mahallede toplumun bilinçlenmesi, örgütlenmesi ve örgütlü karşı koyması mafyanın çıkarına olur mu? Olmaz, ideolojiden söz etmiyorum, gerçeklerden söz ediyorum. Venezuela da en önemli yanlış-ki süreç tamamlanamadı-, partili sistemi sürdürme yanlışı olur.
Bu konseylerde amaç meclise koltuk sağlamak değildir, yerinde yönetimdir ve bu konseyler örneğin, işyerlerinde -ki tüm konseylerin çalışma mantığı aynıdır- sorun ve sorumlulukları yine kendileri belirler, yani patron ve salt kişiye özel, ayrıcalıklı bir kavram, kişi yoktur. konsey toplanır ve sorunları ortaya serip, çözüm yollarını tartışıp karara varır. karar maddeleri seçilen delegelere verilir ve sorunları aşmaları için organizasyonu sağlamlakla görevlendirilir, yetkilendirilir, ve hesap alır-verir, tabandan, tavana organlar oluşur ve en üst organ kongredir. yani sandığın gibi demagograsi değil, gerçek demokrasi. işinde, okulda, yerelde, idarecileri yine o konseyin seçtiği ve geri alabildiği biçim, demokrasidir. Bizlerin hayatı aslında nerede geçer? İşyeri, iş alanları, mahalleler... işyerimde, sütelik hiç bir seçimle orada olmayan patron varsa, ben demokrasiyle değil otokrasiyle yönetiliyorum demektir. patron varsa demokrasi yoktur, beni işten atmakla tehdit edebiliyorsa, şantajla korkuyla yönetiyorsa, biat istiyorsa ve mobbinge dönüşüyorsa, o'nun alacağı ücreti ben belirleyemiyorsam, dahil olamıyorsam... O'nu ben seçmiyorsam... doğru değil mi? işyeri, yereller de konsey yoksa, öyleyse hayatımızda demokrasi yoktur
İdeolojik bir söylem değil bu, OLGUDUR, GERÇEKTİR... bu senin için BİLGİDİR, alman gereken veridir, edinmen gereken veridir, kölelikte diretesin diye değil, bir şeyler edinesin diye ifade ediliyor. demokrasi kapitalizmle bağdaşmaz, tahteravalli gibidir, birisi inerse diğeri çıkar, buluşamazlar...
Parası olana sağlık, parası olana eğitim, parası olana barınak, parası olana hukuk, parası olana enerji, parası çok olana siyaset... Olmayan ne yapacak? kandırılacak, grafikte de görüldüğü gibi. Oysa tümü de haktır ve bu hakkı canlılar, hayata geldikleri an kazanırlar, bırak demokrasi, hukuku, ellerinden almak ve kişisel çıkar sağlamak, heleki istismarla, tecavüz, gasptır ki bunlar suçtur. doğa iradi olarak kimseye özel hak tanımaz veya sınırlamaz... Anlama beceriniz var mı?
Mesela Paran yoksa hukuk bile yok, o kadar ayaklar altına düşmüştür ki, örneğin para cezaları tam bir gudubettir. paran yoksa, yatarsın, olan serbest kalır, seçimleri de böyle. hak mı bu, hukuk mu, adalet mi şimdi?. Bunu sorgulayamazsan, gerçeği ideolojik sanırsan, o beyini taşımanın, bilimden, hukuktan, demokrasiden söz etmenin anlamı ne? Bir beyincik yeter sana, bir beyinciğin yeter baronlara...
Kaçan Venezüellalılar da ülkelerine dönebilecek. Gıda maddesi / ilaç / doktorsuzluk derdi filan da bitecek.
Hiç bir alakası yok kıyasladığın şeyle.
Nasıl bitecek paşam, Chavezden önce bitmiş miydi? Latin Amerika Küba hariç, ABD hegomanyası altında, oralarda bitmiş mi? Trump duvar örüyor! Boş yazıyorsun.. 1 avuç ayrıcalıklı nüfus ve sistem, dünyanın iliğini emiyor ve nerede iliğin sahibi artık yeter diyor başına çökülüyor... Gerçek bu... Demokrasi, insan hak ve özgürlükleri konusunda dürüst olan ABD merkezli baron-mafya ideolojisi tarafında yer almaz ve kılıfları görür. Bu sistemde mafya yönetimini sağlamak zor değil, tıkır, tıkır gelir, zor olan onu yıkmak.
ne oldu Afganistan, Meksika, Irak, Şili, Etiyopya, Somali... kısaca tüm ABD hegomanyasına boyun eğmiş ülkelerde? Afrika ne durumda? Biraz olsun olgulara bak, Dünya 1 avuç süslü insandan ibaret değil.
Dediğim gibi. Aşırı ideolojik takılıyorsun. Zihnini serbest bırakmıyorsun. Olasılıklara açık değilsin.
kuru ABD propagandası ve provakatif biçimde konuyu dağıtmak dışında, bir şey dediğin yok, bir şey bildiğinde yok. Olasılık mı diyorsun o halde Venezuelaya fırsat vereceksin, burnunu namlularla sokmayacaksın, seni tarif edecek söz bulamıyorum, ne diyorsan kendi, kendini çürütüyorsun, ikiyüzlülüğünü, coni ideolojisi holiganlığı sergiliyorsun.
3) Mesela Kaddafi "sosyalist" bir liderdi. BAAS partiler sözde sosyalist idiler. Ne oldu şimdi onların halkı? - Bizim 100 sene önceki halimiz gibi. AKP'nin bizi o hale getirmek istediği gibi.
Kaddafi sosyalist bir lider değildi. Etkilenmişti, o süreç öyle bir süreç oldu, bunlar yaşanacak geçiş süreçleri olacak, başarılı olacak, olamayacak, denenecek, tecrübe edilecek vs, bir sistemin gelişi, diğerinin değişimi kolay olmaz. Libayı bu hale Kaddafi getirmedi, sen getirdin, Kaddafi dönemi Libya, şu ankiyle kıyas dahi edilemiyor, yalana başvurma! Şimdiki Libya, Somali, Afganistan senin desteklediğin hegomanyanın ürünü, dünyanın şu hali sizin eseriniz!
- Evet değişecek. MAduro'nun samimiyetine inansam değişecek. Bu devirde yapamayacağın şeyler yapıyor. Tayyip gibi seçim sonuçlarını tanımıyor. Gönderilen insani yardımı ülkeye sokmuyor. Ruslarla / Tayyiple düşüp kalkıyor. Ben inanmıyorum. Sen inanıyorsan inan. :)
Maduro bizi ilgilendirmiyor, Maduronun yerinde kim olursa olsun, ABD ve baron egemenliği için farketmeyecek(50 kere daha mı söyleyim, emperyalist hegomanya ve sömürü esasları çok daha kapsamlıdır). emperyalistlerin meselesi Maduro değil, kendi hegomanyasını geri almak, petrol için, altın için, sömürü için ve bunu garantilemek için. Maduro üzerinden yapılan bir provakasyon, yani savaş gerekçeleri üretmek, üstelik o gerekçeleri de kendileri oluşturuyor(ambargo, istikrarsızlaştırma vs) bunu anlamak çok basit..
Emperyalist mafyanın, baronların yöntemi basit, bir eviniz var ve birde verimli bir bahçesi, ABD bombayalıp yıkar, sonrada sizi evi yıkmakla suçlar ve bahçeyi de, arsayı da sizden çalar, üzerine konar, kuklasını diker, kısaca GASP eder, gerkçeleri de üretir...
Emperyalistler boş buldukları enseyi doldururlar. Sen adam olup, adam gibi ülke kurup, adam gibi siyaset filan yaparsan zaten sana musallat olmazlar. .
Emeryalistler ne için, ne adına musallat olurlar? "Cahil ile etme sohbet her sözü bir baş incitir" dedikleri bu olsa gerek.
Şimdi Irak hükümeti, Irak halkının talebiyle petrolü kamulaştırsa ne olur(Tüm emperyalistler savaş ilan eder)? Adam gibi değil de eşek gibi mi yönetmiş olur? toplum hak ve hukukunu bilirse, ister ve alırsa, sömürüye son vermeye çalışırsa eşek mi olur? Madem ülke Iraklıların, petrol de Irağın değil mi? hangisi doğru? ideolojiyi bırak, önce hak, hukuk ve akıl-mantığınla bakmayı öğrenmelisin.
Emperyalistler kişiye bakmaz, dertleri de kişiler değildir, sömürüdür, köleliktir, hegomanyadır. Mafyalardan örnek veriyorsun, onlar emperyalist baronların çömezidirler, tam anlamıyla mafya olabilmek için emperyalist olmayı başarmaları gerekir - ki başaranı da var, örmeğin, uyuşturucu, kumar, silah mafyası dünya yönetiminde büyük bir paya sahip. o kadar söylüyorum...
Birbirimizin bakış açısını öğrendiysek bitirebiliriz :)
maalesef öğrenemedim, bir bakış açın olsa şansım vardı. ne dediğini bilmiyorsun, bakamıyorsun...
Bundan sonra seni ciddiye almayacağım, almam gereken bir söylemin yok, olanlara da ciddiye aldığım için değil bariz yanlış ve safsata, coni propagandası oldukları için cevap verme gereği duydum, farklı bir şey söylemediğine göre tümüne de yanıt verdim. öyle safsatalar üretmiştin ki, hepsinde kendi kazdığın çukura düştün. öyle ki uzun süre başkan kalmayı diktatörlük gerekçesi saydın, böylece Merkel'de diktatör oluverdi(her halükarda diktatör de, senin anladığın biçimde de öyle oldu), seçimle başa gelmemek diktatörlüktür dedin, Putin de seçimle gelmişti, Maduro'da... bir daha söylüyorum safsatadan uzak dur, olgulara, olaylara, haberlere, konular kişiler değilse, kişiler üzerinden safsata üretmekten vazgeç. nereden duyarsan duy, önce sorgula akıl-mantık ölçeğiyle irdele, beyinciği aş, beyine doğru ilerle...
spartacus
09-05-2019, 19:54
Tüm safsata iddiaları tek, tek ele alacağım, kısa kısa ve sırayla olacaklar.
1.) Maduro Erdoğan ile tokalaştı, bu yüzden ben Guaido, Lopez ve ABD hegomanyasını destekliyorum iddiası.
Bu en kaba safsatadır. Konu darbe girişimi ile ilgili iken, Maduro, Putinle görüştü, Erdoğanla tokalaştı söylemleri, konuyu provake etmek, trollemek namına kullanıldı. ABD güdümlü coni-mafya yöntemli kuru-kafası böyle işliyor, alavere-dalavere. Aslında son darbeyi Guaido yapmadı, ABD tarafından bu girişimiyle de harcanmış oldu. dikkat ederseniz Lopez ev hapisinden kaçırıldı ve orada devreye girdi. Kısaca Guaido vitrin malzemesi olarak kullanılıyor. hafıza tazelemek namına aşağıdaki linke bakılabilir, Lopez'in ne zamandan beridir aktif olduğu da görülebilir..
https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2019/05/05/venezuela-darbe-girisiminin-kazanani-kim/
gelelim tokalaşma konusuna;
Ambargo halinde bir ülkenin (heleki o ülke evvelinde tamamen emperyalist bir pazar ve sömürge haline gelmişse, tamamen dışa bağımlı halde ise) en önemli hamlelerinden birisi de ambargoyu yarmak olur, o düzeye varır ki suya düşen yılana sarılır misali, zira ambargo en kirli ve en adi savaştır. Çünkü eğer ambargo %100 başarılı olursa milyonlarca insan etkilenecek, hatta ülkenin bilhassa hayati stoğu uzun süre direnmeye yetmeyecek ve buna bağlı ölümler söz konusu olacaksa.(örneğin Irak ambargosu, 2 milyon üzeri insanın ölümüne ve fazlasının da yaralanmasına yol açtı, ki çoğunluğu bebek ve çocuklar oluşturur, örneğin mama, difteri, boğmaca, kızamık, zatürre vb gibi aşı ve tedavisi ilaca bağlı hastalıklar. Hiç birkapitalist-emperyalist tekel ve temsilcileri bu suçtan dolayı sorumlu tutulmadı ve yargılanmadı, hak yok, hukuk yok, gerçekler hasıraltında).
Ambargo ise Rusya, Çin, İran, Türkiye(gerçekten mi? tartışmalı, tam bir akbababa mantığı işletilmiş olabilir!) tarafından kabul edilmemiş görünüyor(Küba ise gönülden karşı, işin ticaretinden değil). Bu durumda, bu ülklerle karşılıklı ticari ilişki kurulmasında anormal bir durum olabilir mi? Bu ideolojik birlikteliğe mi, yoksa hayati önemde ticari ilişkiye mi dayandırılmalı? Koşullar, olağanüstü koşullar dolayısıyla neye yorumlanırsa, yorumlansın, ambargonun etkileri kırılmalı, bertaraf edilmelidir. İşin normal koşullardaki muhasebesi ise ayrı ele alınır.
Şimdi gelelim asıl meseleye;
Maduro, Erdoğan ile tokalaştı diye, Chavez de, Maduro'da seçimle gelmesine rağmen, Venezuela yıkılsın diyenler, Guaido resmen ihanet edip, Trump'un elini öperken, darbeleri isteyip, örgütlerken ve ambargoyu da resmen desteklerken(kendi halkına karşı ölüm fermanı!), Lopez öteden beridir darbeci ve seçimle ve hakkıyla gelen(!) Chavez zamanında dahi ABD mafyasının ve darbelerin 1 numaralı aktörü iken, Trump'ın değil elini sıkmak veya öpmek, resmen yalarken, tam bir kuklası halinde yoksul düşmanı olarak iş görürken, ambargoyu yani kendi halkının ölüm fermanını imzalarken, nasıl oluyor da, Maduro, Erdoğanla tokalaştı diye öne sürenler, bu kişileri ve ABD hegomanyasını,ambargoyu destekliyorlar?
Lopez, Chavez seçildikten sonra, ABD ve işbirlikçilerin güdümünde darbe hazırlayan kişilerden ve sokaklarda halkın iradesini tanımadığını açıkca ilan edip, baronlarla birlikte darbe örgütleyen birisidir. üstelik Chavez, o dönemin yasalarıyla gelmişti! Dikkat ederseniz, halkın iradesini tanımayan ABD ve Lopezdir ve Lopez'in arkasında ise ABD var. ABD hegomanyasından yana olanların bu konuda öne sürdüğü bu safsatalar hem geçersiz hem de gerçekten adice değil mi?
Lopez'i birine benzetecekseniz, bu Türkiye'de aşırı sağ, faşist bir partinin başındaki birisi olabilir, emperyalistlerin 3. dünya ülkeleri namına tercihi, sağ ve kleptokratik hükümetlerdir, sözde dahi olsa sol hükümet olsun uzun süre yaşatmazlar ve bu gücü toplumların bilinçsizliğinden alırlar...
Elimden geldiğince kısa olması için çalıştım, şuraya, bu konuya, şu detaya girmemiş olabilirim, anlaşılması gereken mesajı elimden geldiğince basitçe dile getirdim ve ayrıca artık şart olduğu için, Lopezci ve ABD hegomanyasından yana, demokrasi ve hak, özgürlük, emek düşmanı, bağımsızlığı değil, bağımlılığı savunanların, boş ve tümden safsata iddilarından sadece 1 tanesinde dahi, acı ikiyüzlülüğü gözler önüne sermeye çalıştım.
ForumKirpisi
09-05-2019, 19:59
lopeze bu kadar giydirmene bi temel var mı?
partileri kendisini merkez sol, merkez en ileri merkez sağ tanımlıyor.
kendisine faşist diyen maduro tarafı genelde. italya hükumeti gibi bu faşizmse biz faşistiz
falan diye tanımlamıyor.
LGBT üyeleri falan varmış partide.
daha önce söylediği aşırı bi şey buldun mu?
spartacus
10-05-2019, 02:05
Mor renk kullanıyorsam, mor renk kullandığım her ifade, morar-t-ma anlamındadır. Lopez talebinin, tekrar seçimlere gidilmesi, ama "serbest seçimlere" gidilmesi olarak açıklıyor değil mi? Oysa Chavez, kastettiği serbest(!) seçim ile seçilmişti. peki Lopez o zamanlar, daha ilk günden ne yapmaya başladı? Chavez'e karşı suikast ve darbelerin kilit isimlerinden birisi oldu.
Serbest seçim dediği seçimle gelen Chavez'e karşı askeri, ABD destekli provakasyonları, suikastlerin örgültenmesinde rol oynayan kişilerdendi. Örneğin konuda Chavez'in düşürüldüğü darbeye dair video paylaştım. Darbenin nasıl örgütlendiği ve bu muhaliflerin ve onalra ait gazetelerin(ki tümü de sermayeye bağlı ve baron medyası) nasılda yalanlar ürettiği, provakasyonlar ürettiği ortada değil mi? Şimdi aynı medya zaten aynı işi yapıyor, Chavez olmuş, Maduro olmuş bunların derdi başka, emperyalistlerin derdi başka... Böyle bir muhalefeti, medyayı insan olan destekleyebilir mi? izledin mi o videoları? Sözde muhalefet desteklenebilir mi? içler acısı, iğrenç ötesi, siyaseti öylesine yalan üzerine kurulu, toplumsal hiç bir hak ve hürriyet için mücadele etmiyorlar, tek derleri han-ı yağma, tek sorunları han-ı yağmayı, harami saltanatını kaybetme telaşı. güvenilebilir mi? desteklenebilir mi? Aklımızı yitirmediysek...
Chavez geniş halk desteğine de sahipti, fiili olarakta arkasında geniş halk kitlesi vardı, Lopez bunu bldiği halde ve buna rağmen, üstelik Chavez aşırı sağ olmamasına, gerici olmamasına ve bağımsızlıktan, ilericilikten yana olmasına rağmen, ABD hegomanyasını kabul etmemesine rağmen, Lopez tarafından hedef tahtası haline getirilmişti-.çelişki değil mi?- ve suikast, askeri darbe gibi bir çok silahlı eylemin kilit adamalrındandı(halk düşmanı), ne demeliyim şimdi? hala sürdürüyor, üstelik kendisini de açıkca satmış durumda. Sözde popülizmi(halkçı) ise postallar altında, bu nasıl popülist, bu nasıl halkçı, bu nasıl demokrat olabilir ki, bütün kriterleri ayakları altında? geriye faşizmden başka ne kaldı?...
Demek ki bu kişi, kişisel ad-hominem ve istikrasızlaştırıcı karalama politikası dışında ve ABD hegomanya, mandacılığı, halk düşmanlığı(ki ambargoya karşı çıkmadı!) dışında hiç bir şey vaad etmiyor, serbest seçimde vaad etmiyor çünkü serbest seçimde eğer sol kazanırsa, nazi SA birliği gibi davranıyor(öyle değil mi?, halbuki sözde demokrat kılığa girmiş "3.yolu" için Chavez'in düşmanı değil dostu olmalıydı, kimi kandırabildi?... ref:fabian sosyalizmi).
Yani Chavez sonrası savruluşu üzerine ifade ediyorum ve bu ifade benim açımdan da üzücü, ama ne yazık ki savurulma ve pratik bu yönde... Örneğin Blair, Irak konusunda nasıl bir tutum almıştı? Milyonlarca insanın kanı ellerinde olan bir yapı sol veya sosyal demokrat olamaz, halkı ambargoyla mahkum edip katlettiler, bombalarla patlattılar, sermayenin çıkarına hizmet namına hiç bir insanlık-dışı faaliyetten geri durmadılar, ambargo uyguladılar(bu insanlık suçudur ve buna onay veren faşist değilse nedir?). İsmi İşçi Partisi olmuş önemli değil, örneğin faşist Perinçeğinde kurduğu partinin adı "İşçi Partisi" idi, ulusal sosyalist parti de denebilir, ama bizim bildiğimiz sol ve sosyalizmle karıştırılmamalı veya bu ifadeler truva atı, manipülatif olarak görülmelidir. Hitler'de, Mussolini'de(Third way! ve adında sosyal lafzı geçen kukla İtalya Devleti), Blair'de aynı temellere sarılıyor, Lopez'de...
tarih gösteriyor ki -ki ideolojik temelleri dahi yoktur, biçim üzre politika üretirler- vardıkları nokta ortak, yani faşizm halini almıştır. Lopez'in ayrıcalığı yok, ayrıcalığı olmadığını pratiğiyle sergiliyor..
Popular lafzı aldatmasın, nazizmde popülisttir(halkçı siyaseti kullanır, başka türlü nasıl güç toplayacak, emre amade mankurtlar yetiştirecekti ki, taktik platform olarak kullanır, gönülden değil), bu taaaki, baron iktdarı kurana kadar böyledir...
Mussolini'nin "3.yolunu, The Third Way" bilmeyenler, daha dolaylı ilişkiyle de dejenere edilmiş-kullanılmış fabian sosyalizminin, faşizme evrilmiş halini bilmeyenler, Mussoliniye rağmen, Blair'in 3. yolunu yeni bir şey sanıyorlar(Lopez de Third Way'cidir). Sözde egemen sınıfla sömürülen sınıfın senteziyle ilgili bir temele sahiptir ki, bu süreç sözde evrimi içerse de geçiş süreci faşizm olarak açığa çıkıyor, toplumsal muhalefet yükseldiği zamanlarda etkin aldatma rolüne sahip. Bu tarihte denenmiş -ki ideolojik temel olmasada sözde söylemlerin dahi varacağı noktanın faşizm olacağı açıktır ve süreci, deneyimi faşizme dönüşmüştür, özünde taktik bir aldatmacadır ve toplumsal muhalefetler yükseldiğinde, savaş ve kriz zamanlarında(olumsuz koşulları üzerinden) prim yaparlar. Çünkü ideolojik bir temeli yoktur, biçime dairdir ve bu sayede devlet egemen sınıfın elinde, demir yumruk haline gelen bir yapıya dönüşür, devetçilik, sözde sentezin gereği gibi faşizm namına meşru kimlik kazanır... Faşizm ideoloji değil bir biçimdir, yönetim biçimidir, ideolojiyi temsil etmez ama ideoloji taafından kullannılan bir biçim(yönetim biçimi, araç), yöntemdir. uzun hikaye...
Defalarca dile getirdim, ABD hegomanyasından, aleni ambargodan, aleni kleptokratik ilişkilerden, fonlanmadan, baron iktdarından yana olmanın, pratikde faşizmden başka bir ifadesi yok, zira böyle bir iktidarın faşizmden başka bir çaresi yok. dikkat edin emperyalist sömürge ülkelerin yönetimlerine -darbeler, suikastlar, kukla iktidarlar, hırsız hükümetler, açık, kapalı faşizm, hükümetlerin özellikle sağ ve gerici karakerleri vs...
Şöyle ifade edeyim, anlaşılması namına, Türkiye'de hükümet, baronlar hükümeti, kukla ve kleptokrattır ve doğası gereği de, gün geçtikçe baskıyı arttırmak zorunda kalır, çünkü kleptokrasilerde elit bir tabakanın gün geçtikçe kaynak yağmasındaki artış gözlerden uzak tutulamaz hale gelir... Bununla doğru orantılı olarak faka basan veya basma telaşı yaşayan ve toplumun farkındılağı sağlanırsa, bilinçlenirse çözüleceği endişesiyle gittikçe daha da baskıcı ve propagandacı, kamlşatırıcı, düşmanlar üreten hal alır ve bu dönüşüm kısa sürede faşizm mertebesine varır. Faşizm sanıldığı gibi ideoloji değil, bir biçimdir ve tanılacıy olarak saltık kriterlere sahip değildir, yani illa ırkçı olması gerekmez, faşizm sermaye iktidarının, zorda kaldığı her dönemde çıplak biçimini temsil eder. kitlesel güce muhtaçtır ve millet, din, mezhep aidiyetinn siyasallaştırılması ve istismarı üzerinden de güç sağlanabilir, yeterki seçilen aidiyet geniş kitle desteği sağlayacak nüfuza sahip olsun... Türkiye'de Cjavez gibi birisi gelse, bu hükümeti devirse, ne olurdu, Venezuelaya ne yapılıyorsa o?
Son olarak, ABD kazanırsa, hatta kazanmasa dahi ivme kazandırmak için, Lopez'i uzun süre yaşatmayabilir(bu ifadem de bir yere not düşülsün). Mafya ile(dünya emperyalist tekelleri) bir kez işbirliğe girseniz, artık tehlikeli sulara inmişsiniz demektir. Olabilirlik açısından değerlendiriyorum, zira en zor koşulda, kendine ihanet edeni, işine yaramaz olduğu an fazla yaşatmazlar, hiç bir mafya çıkarı kalmadığı an köpeğini affetmez ve mafya yenilgiyi kabul etmez(!). Salt bu da değil, Lopez'e kadar nice katmerli baron var Venezuelada, onların yolunu tıkarsa, saf dışı bırakılabilir ve saf dışı bırakanlar suçu Chavez yanlılarına atıp, yada basit CIA operasyonuyla suçu bu hale getirip, pravan veya provakatif biçimde örgütleyerek(örneğin Chavezci birisine dostmuş gibi yakaşıp bu yönde güdüleyerek veya yüklü para teklif ederek de öyle gösterilerek) kolayca sıyrılablirler, bir taşla 2 kuş vururlar... neyse, soruyorsun açıklaması basit olmuyor, yoruluyorum, ama genelde okumuyorsunuz. Libyaya bakın henüz taze bir örnek, dün kullandıklarını şimdi öldürüyorlar ve binbir şantaj ile Libya petrolünü teslim alıyorlar, salt petrol değil, ama önemli bir örnek - Libya hükümeti petrolü ABD petrol devlerine devretmeyi kabul etme daha doğrusu sözde meşru bir zemin sağlama aşamasında, sorunsuz geçiş sağlanırsa, sular bir süre sonra, bir süreliğine durulabilir ve cahil olan, olmayanhalk, dün Kaddafi liderliğinde elde ettiği, barınak, iş, aş, sağlık gibi ücretsiz haklarını kaybederek, yoksulluğun katmerlisine adım atabilir-atacaktır da, ne demokrasi vardır artık nede insan hak ve özgürlükleri, parası olan düdüğü çalacak, olmayan düdüğü çalanın dinleyeni(kaval gibi) olacak, yani sömürüsü, etinden, sütünden, emeğinden yararlanılan ve kavalla aldatılan. La fontaineden masallar...
beni yorma, üzerine kitap yazılacak sorular soruyor veya söz ediyor laflayıp geçiyorsunuz, zaten okumuyorsunuz :)
spartacus
10-05-2019, 06:28
Yıkarıdaki yazımda dile getrdiğim bazı detaylar için, özellikle emperyalizmin ülkeri nasıl sömürgeleştirdiği, sömürge ülkelerde neler yaptığı ve faşist hükümetleri nasıl örgütlediği üzerine, basit anahtar kelimeler. belge ya da kaynak olarak sunmuyorum, cümlelerde geçen anahtar kelimelerin araştırılması ve şimdi Venezeula'da darbeler eliyle yapılmak istenenin ne olduğuna, Venezuelanın ve daha en başında Chavezin nelere karşı direndiğine dair veri elde edilmesi namına sunuyorum.
https://www.gzt.com/mzt/sulandirilmis-gercekler-ve-cia-narcos-2798805
ilahimasal
10-05-2019, 10:13
Venezuela daki
Darbe girişimi bitti HZ MADURO RAP Show bile yaptı
https://youtu.be/W1pji81ftbE
Leonardo
10-05-2019, 17:05
Guaido gayr-ı meşru bir ihanetçi, Trump'un elini öpüyor, baş mafya Trump tarafından finanse ediliyor ve askeri darbe istiyor, işgal istiyor, ambargo istiyor, ülkenin parasını çalıyor, çalanlara destek veriyor... Maduro Erdoğanla tokalaştı diye ferman yazan sen, Guaido ve çok daha kötüsü, gayr-ı meşru ilişki ve ihanete gelince destek veriyorsun, nasıl bir adiliktir bu? kendi sözde kriterine dahi uymuyorsun -ki sana daha ne denmeli? Dürüst olmalısın, Maduroyu desteklemiyorsan, Guaido'u hiç destekleyemezsin, desteklemek için kendi kriterlerine karşı adi olman gerekir.. Maduro Erdoğanla, Putinle el sıkışabilir, bu gayet normaldir, konumu gereği de, ticari ilişkileri de bu yaşanabilir, gıdaya, ilaca, ürüne, silaha vb ihtiyacı olur, almaya da, satmaya da...
- Trump en fazla Twitter mesajı filan atmıştır. Şu konu kapsamında ne dediğini bile umursamıyorum.
Ama Madurp 2016 seçim sonuçlarını kabul etmemiştir. BU nedenle ABD dışında da bir sürü ülke onu tnaımıyor. Şu anda Rusya ve arkadaşları tanıyor sadece.
Sosyalizm'den gidip beni cumhuriyet karşıtı bile ilan etmişsin. Bence ciddiyet değil bu yaptığın.
Venezuelada partili sistemin varlığı yanlıştır! Chavez süreci başlatmıştı, demokrasi sürecini, yani KONSEY esaslı, katılıma dayalı demokrasi süreciydi. Mafya babası baronlarının en çok kaygılandığı şeylerden birisi de, kedi diktatörlüklerini sağlayan demagograsinin kaldırıp atılması kaygısıydı, zira Venezuela bunu başarırsa, tüm dünya halklarına örnek olabilirdi, Küba kadar da fakir bir coğrafyaya sahip değildi ve Küba ile işbirliği yapmaktaydı, dünya işçi sınıfına, emekçilere, ezilenlere, demagograsi adı altında kandırılan, diktatörlükle yönetilen milyarlara büyük bir alternatif, büyük bir örnek olabilirdi! Bu baronlar için endişe verici! Mafya ve çıkarlarına göre düşün, bir mahallede toplumun bilinçlenmesi, örgütlenmesi ve örgütlü karşı koyması mafyanın çıkarına olur mu? Olmaz, ideolojiden söz etmiyorum, gerçeklerden söz ediyorum. Venezuela da en önemli yanlış-ki süreç tamamlanamadı-, partili sistemi sürdürme yanlışı olur.
- Öyleyse halkın yarısı niye yurt dışına kaçtı? Chavez zamanında böyle miydi?
Venezüella'da, İran ve Türkiye (ve Rusya gibi) yönetim sorunu var. Generaller ekonomiden filan anlamıyorlar, zaten bozuk olan ekonominin iyice içine ediyorlar. Halk da adamların gitmeyeceğini biliyor, mecbur kalıp komşu ükelere filan kaçıyor.
Suriye'deki durumun tekrarı.
Bu konseylerde amaç meclise koltuk sağlamak değildir, yerinde yönetimdir ve bu konseyler örneğin, işyerlerinde -ki tüm konseylerin çalışma mantığı aynıdır- sorun ve sorumlulukları yine kendileri belirler, yani patron ve salt kişiye özel, ayrıcalıklı bir kavram, kişi yoktur. konsey toplanır ve sorunları ortaya serip, çözüm yollarını tartışıp karara varır. karar maddeleri seçilen delegelere verilir ve sorunları aşmaları için organizasyonu sağlamlakla görevlendirilir, yetkilendirilir, ve hesap alır-verir, tabandan, tavana organlar oluşur ve en üst organ kongredir. yani sandığın gibi demagograsi değil, gerçek demokrasi. işinde, okulda, yerelde, idarecileri yine o konseyin seçtiği ve geri alabildiği biçim, demokrasidir. Bizlerin hayatı aslında nerede geçer? İşyeri, iş alanları, mahalleler... işyerimde, sütelik hiç bir seçimle orada olmayan patron varsa, ben demokrasiyle değil otokrasiyle yönetiliyorum demektir. patron varsa demokrasi yoktur, beni işten atmakla tehdit edebiliyorsa, şantajla korkuyla yönetiyorsa, biat istiyorsa ve mobbinge dönüşüyorsa, o'nun alacağı ücreti ben belirleyemiyorsam, dahil olamıyorsam... O'nu ben seçmiyorsam... doğru değil mi? işyeri, yereller de konsey yoksa, öyleyse hayatımızda demokrasi yoktur
- Dediğin gibi olsa halk konsey aracılığıyla Maduro ve Generalleri görevden alırdı. Başarısız liderleri niye görevden alamıyorlar o zaman? Niye ülkede Maduro ne derse o oluyor?
Küba gibi de değil şu anki durum. Putin oraya girdi, sözde Amerika'ya şov yapıyor bence.
ne oldu Afganistan, Meksika, Irak, Şili, Etiyopya, Somali... kısaca tüm ABD hegomanyasına boyun eğmiş ülkelerde? Afrika ne durumda? Biraz olsun olgulara bak, Dünya 1 avuç süslü insandan ibaret değil.
- Meksika gelişen ciddi ihracat filan yapabilen bir ülke. Şili de öyle. Etyopya asla sömürge olmamış bir ülkedir (hiç olmamış) yine de çok fakir. Afrika konusunun ele alınmasını savunan bir sürü insan var. Çünkü Avrupa gittikçe buna mecbur kalıyor.
- Afganistan ve Irak bence iyi oldu. Yeter ki hepten bırakıp ortalığı daeş, Rusya, İran gibi oyunculara bırakmasınlar.
- Somali öyle olmaz. Eskiden beri ülkeye sürekli yardım gidiyor. Ama bütün güç bir takım derebeylerinin elinde. Tekrar sömürgeleştirseler şimdiki durumdan iyidir.
kuru ABD propagandası ve provakatif biçimde konuyu dağıtmak dışında, bir şey dediğin yok, bir şey bildiğinde yok. Olasılık mı diyorsun o halde Venezuelaya fırsat vereceksin, burnunu namlularla sokmayacaksın, seni tarif edecek söz bulamıyorum, ne diyorsan kendi, kendini çürütüyorsun, ikiyüzlülüğünü, coni ideolojisi holiganlığı sergiliyorsun.
- Olur. verelim bakalım. Maduro iktidar olduğu sürece ne değişecek? Halk daha da yurt dışına kaçacak filan. Senin sosyalizm anlayışın buysa bir şey diyemem. :)
Kaddafi sosyalist bir lider değildi. Etkilenmişti, o süreç öyle bir süreç oldu, bunlar yaşanacak geçiş süreçleri olacak, başarılı olacak, olamayacak, denenecek, tecrübe edilecek vs, bir sistemin gelişi, diğerinin değişimi kolay olmaz. Libayı bu hale Kaddafi getirmedi, sen getirdin, Kaddafi dönemi Libya, şu ankiyle kıyas dahi edilemiyor, yalana başvurma! Şimdiki Libya, Somali, Afganistan senin desteklediğin hegomanyanın ürünü, dünyanın şu hali sizin eseriniz!
- İşte bilmiyorsun da. Kaddafi senin Madurondan daha sosyalistti ve Fidel Kastro gibi belli oranda başarı da elde edebiliyordu. Senin adamın bakanlıkları generallere dağıtıyor (K.Marks'ın hangi kitabında okumuş onu da bilmiyorum)
Libya'da mesela gayrimenkul yoktu. Herkes istediği evde oturuyordu + bedava gıda dağıtımı sayesinde kimsenin paraya bile ihtiyacı yoktu.
Tarih bilgin de yok.
Emeryalistler ne için, ne adına musallat olurlar? "Cahil ile etme sohbet her sözü bir baş incitir" dedikleri bu olsa gerek.
Şimdi Irak hükümeti, Irak halkının talebiyle petrolü kamulaştırsa ne olur(Tüm emperyalistler savaş ilan eder)? Adam gibi değil de eşek gibi mi yönetmiş olur? toplum hak ve hukukunu bilirse, ister ve alırsa, sömürüye son vermeye çalışırsa eşek mi olur? Madem ülke Iraklıların, petrol de Irağın değil mi? hangisi doğru? ideolojiyi bırak, önce hak, hukuk ve akıl-mantığınla bakmayı öğrenmelisin.
Emperyalistler kişiye bakmaz, dertleri de kişiler değildir, sömürüdür, köleliktir, hegomanyadır. Mafyalardan örnek veriyorsun, onlar emperyalist baronların çömezidirler, tam anlamıyla mafya olabilmek için emperyalist olmayı başarmaları gerekir - ki başaranı da var, örmeğin, uyuşturucu, kumar, silah mafyası dünya yönetiminde büyük bir paya sahip. o kadar söylüyorum...
- Rusya yanlısı olduğu anlaşılır o zaman.
İnsanı dinlemiyorsun da. Ben oturmuş hukuk sisteminden, yargı bağımsızlığından, sanatsal üretimden, işlevsel sağlık sisteminden, kuvvet ayrılığından, ücretsiz ve birleşi eğitiminden filan söz ettikçe konuyu petrole getiriyorsun.
Bende diyorum ki, önce adam gibi ülke olacaksın. Medeni olacaksın. gelişeceksin. Ülkedeki insanların bireyselliğine saygı göstereceksin. Gazeteciye / edebiyatçıya saygı göstereceksin. Halkını seveceksin. Ülke ülkenin halkı için çalışacak.
Tek anladığın mafya / petrol / Uyuşturucu baronu.
E Putin orda o zaman. Ne diyebilirim ki?
Saydığım şeylere inanmıyorsan bir şey yapamam. Putin'le hepinize kolay gelsin :)
Bundan sonra seni ciddiye almayacağım, almam gereken bir söylemin yok, olanlara da ciddiye aldığım için değil bariz yanlış ve safsata, coni propagandası oldukları için cevap verme gereği duydum, farklı bir şey söylemediğine göre tümüne de yanıt verdim. öyle safsatalar üretmiştin ki, hepsinde kendi kazdığın çukura düştün. öyle ki uzun süre başkan kalmayı diktatörlük gerekçesi saydın, böylece Merkel'de diktatör oluverdi(her halükarda diktatör de, senin anladığın biçimde de öyle oldu), seçimle başa gelmemek diktatörlüktür dedin, Putin de seçimle gelmişti, Maduro'da... bir daha söylüyorum safsatadan uzak dur, olgulara, olaylara, haberlere, konular kişiler değilse, kişiler üzerinden safsata üretmekten vazgeç. nereden duyarsan duy, önce sorgula akıl-mantık ölçeğiyle irdele, beyinciği aş, beyine doğru ilerle...
- Söylediğin hiçbir şey ayakta durmuyor. Kapitalist güçlere karşısın. Ama diktatörün önde gideninin yanındasın. Serbest piyasaya da karşısın. Ama hala kömür / petrol derdindesin.
Ben de hatırlatıyorum. Sovyetler birliğinde bile mesela işçilerin gidebileceği tiyatrolar, operalar filan olurdu. Herkes parasız okuyabiliyordu. Elektrik su parası ödenmiyordu. Haftalık çalışma süresi 35 saatin altındaydı.
Bir de Venezüella'ya bak. Elinde sadece mızmızlanma kartı var. "Amerika bizi dövdü, Trump bizi ambargoladı" filan.
Bu ciddiyet değil bu söylediklerin. Konudan da uzaklaşıyoruz.
Şimdi gelelim asıl meseleye;
Maduro, Erdoğan ile tokalaştı diye, Chavez de, Maduro'da seçimle gelmesine rağmen, Venezuela yıkılsın diyenler, Guaido resmen ihanet edip, Trump'un elini öperken, darbeleri isteyip, örgütlerken ve ambargoyu da resmen desteklerken(kendi halkına karşı ölüm fermanı!), Lopez öteden beridir darbeci ve seçimle ve hakkıyla gelen(!) Chavez zamanında dahi ABD mafyasının ve darbelerin 1 numaralı aktörü iken, Trump'ın değil elini sıkmak veya öpmek, resmen yalarken, tam bir kuklası halinde yoksul düşmanı olarak iş görürken, ambargoyu yani kendi halkının ölüm fermanını imzalarken, nasıl oluyor da, Maduro, Erdoğanla tokalaştı diye öne sürenler, bu kişileri ve ABD hegomanyasını,ambargoyu destekliyorlar?
- Bunlar kuruntu derecesinde iddialar.
Üklkede serbest seçim olayına inanmıyorsun. Ona bir şey yapamam.
Elimden geldiğince kısa olması için çalıştım, şuraya, bu konuya, şu detaya girmemiş olabilirim, anlaşılması gereken mesajı elimden geldiğince basitçe dile getirdim ve ayrıca artık şart olduğu için, Lopezci ve ABD hegomanyasından yana, demokrasi ve hak, özgürlük, emek düşmanı, bağımsızlığı değil, bağımlılığı savunanların, boş ve tümden safsata iddilarından sadece 1 tanesinde dahi, acı ikiyüzlülüğü gözler önüne sermeye çalıştım.
- Tamam. Paniğe gerek yok. Putin denen adam olduğu sürece Maduro'Ya da kimse bir şey yapamayacak.
Ama konsey - monsey diyorsun. Öyle bir şey de olmayacak. Halkın durumu da iyileşmeyecek. Guaido gibi adamlar yine (bizdeki K.Oğlu gibi) çalışacaklar. Ama halkın durumu iyileşmeyecek. Küba gibi de olmayacak.
Geyik muhabetti hepsi. 10 Mayıs 2020 için randevulaşalım. Ben iddia ediyorum. Ülke daha da beter olacak. Hatta tartışacağımız bir şey de olmayacak.
Çoğu şeyi bilmeden konuşuyorsunuz. Hele normal politikacıları eleştirmeniz de saçma sapan. Demek ki elinizdeki basın öyle. "Herkes haksız ama Putin haklı" noktasındasınız. (Benim düşündüğümün tan tersi)
Bence geyik muhabbetti yapıyoruz.
beni yorma, üzerine kitap yazılacak sorular soruyor veya söz ediyor laflayıp geçiyorsunuz, zaten okumuyorsunuz
- Yoruluyoruz biraz da :)
Son Mesaj
- Dünyada sömürülen ülkenin profili bellidir.
Benim yukarıda yazdığım şeylerin olduğu ülke artık sömürge olmayan ya da sömürge olma durumundan kurtulma yolunda olan ülkedir.
Benim bu demokratik iddialarıma inanmadığını biliyorum. Ama gerçek bu. Misal İspanya faşizm ile yönetilen fakir sayılacak bir ülkeydi. Avrupa'Nın güneyi zamanla zenginleşti. Bu dahaçok AB'ye girip demokratik organlara sahip olduktan sonra oldu.
Türkiye + İran diğer bazı örnekler. TR'de AKP'ye kadar, İranda İslam devrimine kadar ciddi ilerlemeler oluyordu.
Her şeyi sömürü sistemine ve kapitalizme indirgiyorsun.
DA mesela K.Kore sömürge dışında bir şey olamaz ki. İktidar + iktidarın çevresi yaşar. Halk açlıktan ölüyor şu anda.
Yani kimseyi sev demiyorum. Ama ilk adım belli bir medeniyet düzeyine ulaşmaktır.
Mesela Balkanlardaki komşularımıza / Gürcistana filan bak. Rusya'ya sırtını dönüp Avrupa değerlerini kabul eden ülkeler paçayı kurtarıyor.
Afrika'da da durumu iyiye giden ülkeler belli bir demokrasi kültürüne geçmeye çalışan ülkeler.
G. Amerika'da öyle.
Sen Kapitalizm düşmanısın. Ama Kapitalizm bir üretim düzenidir. Petrol satıp, AKP rantçısı olup range Rover alan ülke altta kalır.
Mesela Hacı-bekir lokumunu bilir misin?
TC'nin ilk ihraç mallarından biri. Avrupalıların o zamanlar çok beğendiği bir üründü.
Ben mesela Çin gibi agresif bir ihracat politikasına geçmeye de inanmıyorum. Kendi kapasiten kadar, mesela inşaat ürünleri filan satabilirsin. Yani bir şey üretip / satmak durumundasın ve bir dengeye ulaşacaksın.
Yani -Evet kapitalizmin yine de olumsuz yanları olacak. Ama gücü halka vermişsin bir kere. Halk tüm bu olumsuzlukları görüp düzeltecek.
Sen benim bu anlattığımın tam tersini anlatıp "Demokrasi budur, Putin / Çin / İran haklıdır" diyorsun.
Tamam. Buyur Venezüella o zaman. 10 Mart 2020'de burada buluşuyoruz (eğer hayatta olursak).
Türkiye gibi olacak. Yani hiçbir şey olmayacak. Halk acı çekiyor olacak senin adamın da koltuğunu bırakmayacak (Putin / Tayyip / İran da adama sevgi mesajları gönderecek)
Bir defa adamlarının altınının bizde ne işi var?
Şüpheci Dinsiz
10-05-2019, 20:09
ABD gücünden o kadar emin ki, o kadar kibirli ki, o kadar da açık sözlü ki, Latin Amerika'daki diğer darbelerini-katliamlarını örnek gösterebiliyor.
Korkut Boratav hoca yazmış.
sol.org.tr (http://haber.sol.org.tr/yazarlar/korkut-boratav/venezuela-darbesi-262683)
Venezuela Darbesi
Nisan sonunda ABD'nin Venezuela'da tezgâhladığı darbe, "gülünçlü opera" özellikleri taşıdı. Olaylar, soL Portal'da, Türkiye basınında haberleştirildi. Tekrarlamak gereksiz. Birkaç hatırlatma, vurgulama ile yetinelim:
Öyle anlaşılıyor ki darbeciler, "katılıyoruz" sözü verenlerin tuzağına düşmüştür. Elebaşlarından biri, (Leopoldo Lopez) önce Şili, sonra İspanya büyükelçiliğin sığındı. Diğeri ("düzmece Başkan" Juan Guaido) arada bir tweet atıyor; ciddiye alınmıyor. Maduro, galiba, bu şahsı derdest ederek "mazlum yaratmak" istemiyor.
Sokak gösterileri de kan dökülmeden söndü gitti. Trump yönetimi, silahlı müdahale için kullanılabilecek ek bir vesileden daha yoksun kaldı.
ABD devlet aygıtında Venezuela konusunda görüş birliği yok. Bugünkü ortamda Kongre'nin Amerikan askerlerinin silahlı müdahalesine onay vereceği şüphelidir. Altı yıl önce, "Suriye'de rejim güçlerinin kimyasal silah kullandığı" iddialarına rağmen Kongre'den destek alamayacağını anlayan Obama, silahlı müdahale seçeneğinden vazgeçmiş; Birleşmiş Milletler (BM) denetimine rıza göstermişti.
Savaş karşıtı emekli subaylar
Pentagon'da iki karşıt akımın varlığından söz ediliyor: Venezuela'ya bu koşullarda silahlı müdahaleye karşı olanlar ve savaş tutkunları…
Vietnam yenilgisi, Amerika'da "barışçı emekli askerler" çevresinin oluşmasına katkı yaptı. Meslek hayatları sırasında emperyalist saldırganlığa ilişkin gözlemleri yüzünden; bazen de katkılarının kefaretini ödemek için savaşlara karşı çıkan eski askerler… ABD yönetiminin benzer "sapkınlıkları" karşısında, ortak veya bireysel tepkilerini kamuoyuna aktarırlar.
Bunlardan birisi, emekli albay Larry Wilkerson'dur. Bu zat, Irak savaşı arifesinde Dışişleri Bakanı Colin Powell'in özel kalem müdürlüğünü yapmıştır. Patronu Powell'in, Irak savaşının vesilelerinden biri olan "Saddam'ın kitle imha silahları" iddialarını BM Genel Kurulu'nda Şubat 2003'te savunduğunu hatırlatayım. Larry Wilkerson görevden ayrıldıktan sonra, Powell'in konuşmasında kullanılan belge ve fotoğrafların düzmece olduğunu; kendisinin de bu sorumluluğa katıldığını açıklamıştı. (Daha sonra Powell de, bu konuda CIA tarafından aldatıldığını itiraf edecek; Amerikan kamuoyundan özür dileyecektir.)
Böylece "savaş karşıtı emekli subaylar" saflarına katılmış olan Wilkerson, 2 Mayıs 2019 tarihli Consortium News'ta Venezuela'daki son darbe girişimini eleştiren bir yazı yayımladı.
Genişçe bir aktarma yapmayı yararlı gördüm.
Wilkerson "savaş lobisi"ni suçluyor
"Amerikan yönetiminin 2002'de Venezuela'da Başkan Chavez'i devirme girişimini bildiğim için Trump'ın kalkıştığı benzer eylem beni şaşırtmadı. Özellikle de Elliott Abrams, hele hele John Bolton gibi Latin Amerika sağcılığının aşırı destekçileri Beyaz Saray bordrosuna katıldıktan sonra…"
"Beni şaşırtan, Trump'a vaat ettikleri ‘yumuşak darbe'yi gerçekleştirmede CIA'nın beceriksizliği oldu. 48 saat içinde hem bu beceriksizlik, hem de Trump'ı Venezuela konusunda kışkırtan çetenin sefaleti ortaya çıktı. Kimdir bu çete: Küba takıntılı Florida senatörü Marco Rubio, eski Florida valisi palavracı Rick Scott, affa uğramış mücrim Abrams, beceriksiz mıymıntı Juan Guaido ve destekçisi Leopoldo Lopez."
"Bu derecede beceriksiz bir takım nasıl olup da bir araya getirildi? Üstelik, bu takım, savaş-kuduzu itleri neredeyse salıverecekti. Başarsalardı, birinci sınıf bir felakete de yol açacaklardı. Aynen 1992'de Somali'de, 2003'te Irak'ta, 2011'de Libya'da, 2012'de Suriye'de, bugün ve dün Afganistan'da olduğu gibi…"
Wilkerson, "savaş-kuduzu itler" ifadesi ile, Pentagon'un savaş tutkunu kanadını kastediyor. Ve düşünüyor ki, bu güruh serbest bırakılırsa ABD, Somali'den Suriye'ye kadar uzanan örnekleri andıran bir başka "birinci sınıf felakete" saplanıp kalacaktır.
Askerî müdahale niçin başarısız olacak?
Pentagon'un rakipsiz silah gücü niçin "birinci sınıf bir felaket" ile sonuçlansın? Wilkerson, "benzer felaket örnekleri"ni sıralamakla yetinmiyor. Bir başka neden, Venezuela ordusu ile ilgilidir.
"Venezuela'lı askerleri tanırım. Bir bölümünü ben eğittim. Onlar, Honduras ordusu gibi geçit töreni askerleri değildir. Venezuela silahlı kuvvetleri yeterince profesyoneldir; ülkelerinin demokrasiye tarihsel bağlılığının farkındadır; görevlerini hakkıyla ifa eder. Venezuela'nın, ABD paraşütçülerinin bir gece girip, birkaç bin kişiyi öldürüp, uyuşturucu kaçakçısı başkanı derdest edip çıkabileceği Panama gibi bir ülke olmamasından gurur duyar."
(Burada kastedilen "başkan", uzun süre CIA bordrosundan beslenen; ABD'nin Orta Amerika'daki kirli, kanlı eylemlerinin işbirlikçisi olan; sonunda kontrolden çıkan Panama diktatörü Manuel Noriega'dır. Aralık 1989'da 27.000 ABD askeri Panama'ya girmiş; on günde üç bin civarında Panamalı öldürülmüş; Noriega yakalanmış; ABD'ye götürülmüş; hapse atılmıştı.)
Wilkerson devam ediyor:
"ABD Venezuela'ya girerse bu askerlerin çoğu dağa çıkacaktır. Buralar, girilmesi güç, tropik ormanlardır. Dağa çıkanlar, Gringo'lar gidinceye, yani sonuna kadar onları taciz edecek; öldürecek; zaman zaman esir alacaklar. Kuzey Vietnam'lılar ve Taliban bu işi nasıl yaptıysa, Venezuela'lılar da aynısını yapacak."
"Böyle bir savaşı, Mars'tan ve hiç ilgim olmadan seyrediyor olsaydım, ‘Trump çetesi, ahmaklığının hak ettiği cezayı buluyor' diye sevinirdim. Çete batağa saplandıkça seslenirdim: ‘Kolaysa şimdi seçim kazan Bay TV-programcısı…'".
"Fakat Venezuela'da dökülecek kanın, askerî, sivil kayıpların, yaralı ve ölü Amerikalı askerlerin artması, benim gibi eski bir askere sadece mutsuzluk getirecektir."
"Trump'çu güruh, devam ediniz. Bu devlet gemisini batırmanıza az kaldı…"
Ekonomik çöküntü gündemdedir
Trump çetesi, Pentagon'daki "savaş-kuduzu itleri" salıvermeyi başaramazsa, Venezuela rejimine karşı ekonomik savaşı daha da ağırlaştıracaktır. Petrol ihracatını sıfıra yaklaştıracak bir ambargo, sonuçları bakımından askerî müdahaleden daha yıkıcı olabilir.
Obama döneminde başlatılan ekonomik yaptırımları, BM İnsan Hakları Konseyi'nin bir raportörü (Alfred De Zaya), "insanlığa karşı suçlar" olarak suçlamış; Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni göreve çağırmıştı.
Trump'ın ek yaptırımları, Venezuela halkını çok daha ağır koşullara mahkûm etti. Maduro iktidarının, ekonomik çöküntü nedeniyle son bulma olasılığı güçlenmektedir.
Suçlu, sadece "Trump çetesi" değildir. Maduro'yu başkanlığa getiren 2018 seçimlerinin "anti-demokratik ve gayri-meşru olduğu" iddiasına katılan tüm Batı bloku ve yardakçıları suç ortağıdır.
Tekrar hatırlatalım: 2018 Başkanlık seçimleri tüm partilere açık tutuldu. Bugünkü darbecileri içeren muhalifler anlaşmazlığa düştü; aday gösteremedi; boykota gitti. Seçimlere üç aday katıldı. Yüzde 46 katılım gerçekleşti. Başkanlığı, Maduro yüzde 68'lik oyla kazandı. Geride kalan oylar iki muhalif aday (Falcon ve Bertucci) arasında paylaşıldı.
Bu seçimi "anti-demokratik, gayri-meşru" olarak lekeleyen emperyalist blok ve yardakçıları, hiç yoktan "imal edilen" Juan Guadio'yu "meşru Başkan" kabul etmektedir.
Bu sefillik, emperyalizmin çürümüşlüğünü, bir "sistem olma" özelliğini tamamen yitirdiğini bir kez daha göstermektedir. Her kazanımı, çürümeyi yoğunlaştırmakta; geri dönülemez eşiğe yaklaştırmaktadır.
Şüpheci Dinsiz
10-05-2019, 20:35
Bu haberi Guaido itinin demokrasi getireceğine inanan arkadaşların okuması gerek.
sol.org.tr (http://haber.sol.org.tr/dunya/juan-guaido-abd-askeri-mudahale-onerirse-desteklerim-262685)
Juan Guaido: ABD askeri müdahale önerirse desteklerim
İtalyan basınına konuşan Juan Guaido, ABD tarafından Venezuela'ya yapılacak olası askeri müdahaleye destek vereceğini söyledi.
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/styles/newsimagestyle_615x410/public/292705e031514a6fa958463cd5f3886d_18.jpg
soL - Dış HaberlerCuma, 10 Mayıs 2019 10:06
Venezuela'da darbe girişiminde bulunan Juan Guaido, İtalyan gazetesi La Stampa'ya konuştu.
ABD askeri müdahalesine destek veren Guaido, askeri müdahalenin ülkedeki siyasi durumun idaresine yardımcı olacağını iddia etti.
"ABD askeri müdahale önerirse bunu muhtemelen kabul ederim" diyen Guaido, Venezuela ordusuna da hükümete karşı darbe çağrısında bulunmuştu.
BOLTON ASKERİ MÜDAHALEYİ DESTEKLİYOR
Washington Post'un haberine göre ABD Başkanı Donald Trump'a yakın isimlerden ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Venezuela'ya karşı askeri seçenekte ısrar ediyor.
Habere göre Bolton, Pentagon'dan askeri müdahaleye karşı olan isimlerle bu sebeple tartışıyor.
Trump'ın da Bolton'ın önerisine sıcak bakmadığı ve "savaş istemediği" öne sürülüyor.
Trump'a "askeri seçenek" konusunda ısrar eden isimler arasında Blackwater kurucusu Erik Prince de bulunuyor.
Prince, Latin Amerikalılardan oluşan 5 bin kişilik bir birlik kurulmasını ve bunun Venezuela'da "dinamik bir durum" yaratmasını savunuyor.
Guaido'nun askeri seçeneğe yeşil ışık yakmasının ardından ABD'nin alacağı tutum merak ediliyor.
ForumKirpisi
10-05-2019, 21:13
Bu haberi Guaido itinin demokrasi getireceğine inanan arkadaşların okuması gerek.
sol.org.tr (http://haber.sol.org.tr/dunya/juan-guaido-abd-askeri-mudahale-onerirse-desteklerim-262685)
Amerika İspanya'da yenilgi aldı. Sosyal Demokrat parti geldi. İspanya Guaido'yu desteklemiyor. Maduroyu'da desteklemiyor. AB ile beraberiz ama darbeyi desteklemiyoruz dedilerdi. Zaten ABye karşıt iş yaparlarsa olay katalanlara gider.
İtalya ise ülkenin fakir daha çok arap-sicilya(al capone) kökenli yerlerinden aldığı destekle aşırı sağcıları getirdi. Şimdi İtalya, Amerika'nın üssü. Hep üssüydü aslında. Ama hiç bu kadar güçlenmediydi. Gladyonun zirvesi. Aşırı sağcılar dönüp biz herkesi kucaklarız haline geldi. "her şey italya için" halinde şimdi guaidonun sponsoru bunlar.
Ülkeyi geliştirdikleri falan da yok. Battı gitti.
Ondan dolayı Trump uzak operasyonlara para harcamak istemiyor. Eski ABD bitti artık uzaklara eli kolu uzamıyor. Ama korku imparatorluğu ile hala ülke batırma gücü var. İran boğazı kapasa da savaş açamaz. Ayrıca İsrail'in İranla başa çıkabileceğini de düşünmüyorum.
AB'de ABD'nin eli kolu olmasa ABD hiç bişey. Elimizde bi Almanya, İtalya bi de Hollanda problemi var Amerikanın uzantısı olarak.
spartacus
11-05-2019, 03:15
- Trump en fazla Twitter mesajı filan atmıştır. Şu konu kapsamında ne dediğini bile umursamıyorum.
Hıhı, yandaş. lafa bak, bildiği, ettiğine bak, mafya babaları başka ne yapabilir ki :)
Sen Kapitalizm düşmanısın. Ama Kapitalizm bir üretim düzenidir. Petrol satıp, AKP rantçısı olup range Rover alan ülke altta kalır.
Hıhı, kapitalizm sömürü değilde(sanki ürettirmeden sömürcekmiş gibi) üretim düzeni evet başka ne denebilir ki, eksiği yok fazlası çok... gül gibi... BP'nin, Texaco vs. vs. vb. patronları ve patron çiftlikleri(Onlar açısında çiftlik, ülke diyoruz adına) murat124'e biniyormuş. Nasıl bir yandaşlık ise, beyin yok, gözü yok kulağı yok, eli yok, ayağı yok, bir kıçı var işte.
Hıhı, derdim yok, gerçekler yok, özel tutulmuş AKP düşmanıyım da, örneğin AKP'nin eleştirilmesi ancak düşmanlıkla mümkün, yoksa nasıl olurda eleştirilebilir ki?... Ya düşmansınıdır ya hain ya Fetöcü, konumun(yavşamak) itibariyle böyle görmen, göstermeye çalışman normal... dediğim gibi bir kıçın kalmış, oradan anlıyorsun...
Yazdığım tek bir paragraf dahi düşmanlıkla ilgili değil...
Kapitalizme de neler yok? (en basit maddelerle)
Özgürlük yok (paran kadarsın)
Eşitlik yok
Adalet yok
Hak yok
Hukuk yok(paran varsa)
...
Neler var?
Sömürü var. Mafya yönetimi hakim, kaçarı yok otokratik(işyeri örneği ile izah etmiştim, her kapitalist kurumda, egemen lan oktokrasidir, üstelik belirleyici olarak monarşik otokrasi, mrias esaslı)
Kölelik var
Otokrasi hakim(her yerde, her alanda), gerçek olan bu.
parası olana var olmayana yok, parası olan az, olamayan çok(milyar, milyar köleler)
Yalan var, dolandırma var
Gasp, yağma hırsızlık-> temel direği
...
Salak mısın? Kör bir yandaş mı? belki, öyleyse bu sevindirici.
kapitalizmden yana çıkarın mı var, öyle gibi, öyleyse tutarlısın, yalan, düzenbazlık, sahtekarlık soytarılık en normal davranışınmış. Bir sahtekar düzenbaz mı? öyle gibi, bu üzücü, lakin senin adına.
Senle yazışmak ve seni okumak zaman israfı demiştim. Trump en fazla twit atarmış :biggrin1:
Gölge etme başka ihsan istemez.
-------------------------------------------------------------------
Servet sistemlerinin tipik özelliklerinden birisi yağma ekonomisiydi. kapitalizm sayesinde sermaye sistemlerinin de temelininin yağma ekonomi ve esasının efendi-köle sistemi olduğunu gördük. Paşamız hiç değişmemişti, sadece yöntemi değişmişti, kırbacın yerini mecbur bırakmak, al sana bunları veriyorum yerine, al sana onları alacak kadar para ve mücadeleyle elde ettiğin biraz daha serbestlik veriyorum almıştı.
Dünya kaynaklarının %60'ı, dünya nüfusunun %1'ine akıyor ve ihtiyaçlarının milyonlarca katına sahipler, Venezuela da yaşayanan savaş işte o %1'in kaynakları sömürme savaşıdır, kaybetmemek namına her türlü yolu denedikleri kirli bir savaştır. Çok ama çok yalın gerçekler(defalarca anlatıldı). Dünyaya geldiyseniz %1 ihtimalle sömürücü sınıfın çocuğu, %99 ihtimalle köle sınıfının... Egemen sermaye sınıfından ya da orta sınıftan birisi iseniz(ki önemli sütunlardan), hükümetler, medya, hukuk da dahil, eğitim, sağlık, tüm insanlar her şey ve elbette sistem size çalışıyor(basit anahtar kelime) ve herkes size çalışıyor, sonuç itibariyle, sistemin TÜM KURUMLARI size çalışıyor, özel bir şey yapmanıza gerek yok. köleler açısından ise, sistem bu çarkı sağlıyor ve çeviriyor, mecbur bırakılıyorsunuz.
örneğin binlerce yıl sürmüş, köleci feodal sistemleri düşünün, açıkca kölesinizdir ama bunu sistem var olduğu sürece değiştiremiyorsunuz,, yöneten hep efendiler oluyor. Uzun şeyler yazılabilir, ama örnek olarak dünyaya geldiğinizde köle olarak doğmuşsanız zaten varlığınız onlara hizmet içindir. Tanrı insanı hizmet-kulluk için yarattı sözünün özüdür. efendi(rab) olan=tanrıdır, köle ise kul. mülkün sahibi de efendidir, o mülkde hizmet edecek olanda kuldur-köledir, her şey sistemin yapay düzeneğiyle örgütleniyor Öyleyse her kademede, her kurum onlarındır ve onlara çalışır, siz bile. Her sömürü sisteminin temeli basittir, lakin hizmetçi olduğumuz için biz bu basit gerçeği kolay, kolay göremeyiz, görsek dahi anlatma şansımız, etki alanımız çok düşüktür ve yine bizler egemen sınıfa çalışan askerlerizdir de, kendimiz kendimize karşıyızdır çünkü daha doğduğumuz gün, %99 ihtimalle, %1'e(efendiye) hizmet için doğmuşuzdur(bu kader değildir, olasılıktır), öyleyse bu olasılığın koşulunu değiştirdiğimizde değiştirebiliriz. Hizmet ederiz, ölmeyip, onlara hizmet edebilmemiz için minik bir pay verir, hizmet alanımız ise en basit biçimiyle 3 e ayrılır, 1 direk köle, 2 %1'i korumak ve egemenliğini uygulatmak için asker, bürokrat, 3 ruhban sınıfı(bize yaşadığımızn kader ve tanrının düzeni olduğunu, asla değiştiremeyeciğimizi, eleştirmemizin isyan ve günah olduğunu anlatır, kanıksatır ve saplantı düzeyine değin inandırır)...
Düşünün, Spartacus köle iken köleler ayaklandı ve yenildi, neden? Çünkü ona karşı savaşan askerlerde köleydi, onlarda efendiye hizmet ediyorlardı. Üzerinde düşünüp neden ve nasıl olur sorusunu sormalısınız.
neyse şu konuda dahi demokrasi, hak, hukuk, adalet konusunda neden kapitalizmde gerçekleşmelerinin mümkün olmadığına en tabi biçimde, hiç bir ideolojik kelime içermeksizin, basit ama çıplak gerçeği ile dile getirdim. ne yapmalı? Nasıl yapmalı? Efendi ve köle üreten düzenekleri değiştieceğinizi umuyorsanız yanılırsınız, düzenin, düzeneğini değişiremezsiniz, çünkü o düzenekler, efendi-köle üretimi temelinde işlevlidir, sistemin çarkını tümüyle, söküp antmalı. Elbette biçimde, davranışlarda(!) değişiklikler mümkün, bunun içinde mücadele edilmeli, ama üzerine yatamayız. örneğin kırbaçlanan kölenin, artık kırbaç istememesi de bir mücadeledir, ahır yerine bir evde kalayım demesi de haktır, ama efendi-köleyi üreten temeller sökülüp, atılmadıkça, köleliliği bitiremeyiz. Her koşulda hak ve hukuk, eşitlik, adalet ve özgürlük için mücadele ederiz, bu doğru, lakin gerçek kazanım, kölelik sistemini ortadan kaldırdığımızda mümkün olabilir.
Venezuela'mı? İşte sorun da bu, köleler, demokrasi, eşitlik, adalet, özgürlük, sömürgeye karşı ayaklanmış, başarabilir mi süreç gösterecek... Her şey olduğu ve olması gerektiği gibi, köle, köleğinin farkına varır, efendi dehşete düşer, saldırır, aldatır ve karşısına yine, kullanılan ve kandırılan köleler çıkartılır. Spartacus gibi, ama yenildi, lakin denedi, köleler yılmayacak, çünkü sistem köleliği ürettikçe, kölelerde daima özgürlüğü isteyecek, yine deneyecek, yine deneyecek, hiç vazgeçmeyecek ve her koşulda efendinin galip olması mümkün değil, efendi ve kölelik kader değil... Köle, kölenin karşısına çıkartılamadığı zaman ne olur?
"Ağaç demiş ki baltaya, sen beni kesemezdin ama, ne yapayım ki sapın benden
bak şu ağacın bilincine sen"
Biz yapay düzeneği değiştirmek istiyoruz, efendi ve köleliği ortadan kaldırmak istiyoruz, bunu oluşturan koşulu da. kimse bizim özel olarak düşmanımız değil, biz dost/düşman edebiyatı yapmıyoruz, dost/düşman söyleminin ideolojisi olmaz, buradan ideoloji çıkmaz, din çıkar ve elbette düşmanı, dostu da biliyoruz, lkin bizim meselemiz bizi birbirimize düşman eden koşulların aldatıcı siyaseti değil, değiştirmekbizim işimiz bilimsel, nesnel koşullar temelinde ve köleliği sağlayan düzenekleri ortadan kaldırmak. bizim komple bu çarkı söküp, atmamız gerekiyor. Amacımız yanıltıcı biçimde, bizi kandırdıkları gibi, gerçeği görmememiz için meseleyi kişilere yıkanlara kanmak, kişilerle uğraşmak değil, esası, sistemi görmek.
GERÇEK Mİ? GERÇEK BU, ne ideoloji ne de herhangi bir keyfiyet, çıplak gerçek bu, OLGU bu, hipotez bu...
Her koyun, kendi bacağından asılır(kasabın çengeline). Herkes çıkarı için siyaset yapar, bizim çıkarımız ne? Venezuela halkı kendi adına ilk adımını attı, yeterli donanıma, bilince sahip mi, başarabiliecek mi, olmayabilir, sonuç itibariyle denedi. efendi mi, köle mi, hangi taraf? seçim sizin, lakırtı ve lafazanlığın, konuyu manipüle etmenin, safsatanın yararı ve anlamı yok.
spartacus
11-05-2019, 03:31
ABD gücünden o kadar emin ki, o kadar kibirli ki, o kadar da açık sözlü ki, Latin Amerika'daki diğer darbelerini-katliamlarını örnek gösterebiliyor.
Korkut Boratav hoca yazmış.
sol.org.tr (http://haber.sol.org.tr/yazarlar/korkut-boratav/venezuela-darbesi-262683)
emekli albay Larry Wilkerson, şu başlıkta, konu ettiği başlığıyla(ABD'nin tutumu açsından), söylediğim şeyleri, sıra ve ifade açısından denk gelecek biçimde söylemiş... Somali, Libya, Irak, Afganistan ha unutmadan Panama demiş, taa Vietnam'a kadargitmiş. Şili, Nikaragua, Kolombiya... liste uzayıp gidiyor.
Trump için ise, "çete" demiş, bak bu da uyuşuyor. Önü-sonu otokratik sistemler, otokratik kurumlar, sermayenin sistem gereği kaçarı yok mafyalaşması da, konumuzda, neredeyse tüm detaylarıyla ve koşulları, nasıl, niçinleri, sebepleriyle kısaca işledik..
Gerçek ortada, yorumu ne kadar değişebilir ki.
bilgivehis
11-05-2019, 03:47
ABD gücünden o kadar emin ki, o kadar kibirli ki, o kadar da açık sözlü ki, Latin Amerika'daki diğer darbelerini-katliamlarını örnek gösterebiliyor.
Korkut Boratav hoca yazmış.
sol.org.tr (http://haber.sol.org.tr/yazarlar/korkut-boratav/venezuela-darbesi-262683)
Nasıl olsa sen darbe yaptın, katliam yaptın diyen yok, hatta son yüz yıl içinde yaptıkları bütün katliamları belgeleriyle anlatsalar yine tepki veren olmayacak.
Çünkü kimisi bananeci, kimisi de ortağı, rakip yok...
Leonardo
11-05-2019, 16:42
Tartışmıorum.
DA benim PKK'Lı arkadaşım oldu. O bile Afganistan için "Amerika oradaki pislik düzeni yıksın" filan derdi.
Şimdi şüphelenmedim desem yalan olur.
Sizin mantığınıza göre AKP'de Amerika'ya kafa tutuyor. Rusya'dan S-300 alıyor filan. İyi bir şey mi o zaman?
/Bir de bana ideoloji sıralama. Bizde kitap okuyoruz.
Marksist ideoloji sıralıyorsun. Sonra kendi halkına eziyet eden, generallere bakanlık dağıtan, Rusya'nın Tayyibin müttefiki olmuş birini savunuyorsun.
Sen gerçek hayatında sol görüşlü müsün? Kendini solcu olarak tanımlıyor musun?
ForumKirpisi
11-05-2019, 18:47
sayın leonardo burda spartacusun ben dünyada var olan birisini övdüğünü veya ona tutunduğunu söylediğini okumadım ki. sen nası okuyosun? okumuyon mu?
o kadar okudum okudum tekrar çevirdim döndüre döndüre açtım (nihat genç değimiyle)
hiç putin, maduro falan övdüğünü görmedim.
spartacus bi cümlede, benimde %100 katıldığım üzere amerikanın kendine sömürge aradığını söylüyor. tek çıkan şey bu.
venezuela bugün abdye yanaşsa abd venezuelaya fonda sağlamayacak. sadece daha önce yapması gereken ambargolarını kaldıracak, vize kolaylığı sağlayacak. engellenen tanıtım faaliyetlerini yürütecek ve siyasi işbirliği mesajı verecek.
trump dönemi artık abd eskisi gibi para saçmıyor para basmıyor bitti o günler. önümüzde
çin+hindistan koalisyonu var. çin ve hindistan beraber anlaşırlarsa dolardan öte bir rezerv para ilan ederler. önümüzdeki 5 yılda trump buna engel olmaya çalışıyor. trump o kadar mal değil bazı şeyleri biliyor.
--------------
ben yüz bin milyon pkklı arasına girdim sen nası arkadaş ediniyon? pkk destekçilerinin ülkücü hareket + akpli çomarlar karışımı bi kitlesi var. hani konuşmak başka arkadaş edinmek başka. bi ara redhack vardı, bisikletimi çaldılar ateist oldum söylemiyle sonra oralara kaydılar bitti zaten. MIRClerinde çok gezdik komünizm ne bilmezken che guevara hayranı falan sanıyodum kendimi.
ya zaten erken islam-kürt hareketinde (kürt-islam değil çünkü islam çatısında diğer azınlıkları türkmenleri falan da birleştiriyor şeriatçi olanları) , ermenilerle ingilizlerden medet umuyolar sonra 2ye bölünüyor kendimiz yapalım tarzı. olmuyor işte.
isyanlar hiç bi zaman salt kürdistan amacıyla çıkmamıştır. islami kürdistan amacıyla çıkmıştır.
bu topraklarda genelde hep islam veya ortodoks hristiyanlık bölme amacıyla kullanılmış.
ermenilerde büyük ermenistandan öte özellikle kutsallarınızı elde edin tarzı bi anlayış var.
islamda da fraksiyonlar kiliseler bölüyor.
bizansta da ermeni kilisesiyle rum kilisesi falan. ohowyeah
onların bugüne kalanları.
spartacus
11-05-2019, 22:38
Tartışmıorum.
DA benim PKK'Lı arkadaşım oldu. O bile Afganistan için "Amerika oradaki pislik düzeni yıksın" filan derdi.
Şimdi şüphelenmedim desem yalan olur.
Sizin mantığınıza göre AKP'de Amerika'ya kafa tutuyor. Rusya'dan S-300 alıyor filan. İyi bir şey mi o zaman?
/Bir de bana ideoloji sıralama. Bizde kitap okuyoruz.
Marksist ideoloji sıralıyorsun. Sonra kendi halkına eziyet eden, generallere bakanlık dağıtan, Rusya'nın Tayyibin müttefiki olmuş birini savunuyorsun.
Sen gerçek hayatında sol görüşlü müsün? Kendini solcu olarak tanımlıyor musun?
Aha yine cahil-cühela kişinin biri şöyle demişti safsatası. Onların içinde bilinçli birisini bulmak, sahilde boncuk aramak gibi ve yine çıkarlarınca laf etmiş, öyle ya ah şu ABD Türkiyeyide yıksa bunlarada kukla bir devlet verse.. siyasete bakarken çıkara bakarım, başka türlü doğru teşhis koyamam, çıkar-siyaset ilişkisine de değinmiştim, heleki sen(acemi ip cambazı) konuya girince, ne ile karşılaşacağımı bildiğim için, önceden açıkalamalarını yaptım. Bu cahil bile sözde çıkarına göre düşünürken, emperyalist ve muktedir kapitalist baronlar çıkarına göre düşünmeyecek mi?. Afganistan'ın ise, zaten ABD rejimi olduğundan haberi bile yok ki, bu da ayrı bir dert. neyse konu bu değil, o, O'nun yanlışı.
S-300 mü alıyor, neden "iyi bir şey mi?" diye sordun? ne kadar da ikiyüzlüsün... şimdi bana 3 paragraf fazladan yazdıracaksın, olay nedir bunu kısaca anlatmak zorundayım, imzama bakabilirsin...
Türkiye ABD'ye Patriot için 2 sene önce, daha öncesinde de başvuruyor, ABD ciddiye bile almıyor. Hayır diyor! Uçak almak istiyor, sana bu uçağı satmam, alacaksan 20 yıl önceki teknoloji uçağımı 3 kat fiyatına alırsın diyor. Rusya ise aynı özellikte araçları, ABD'nin yarı fiyatına(gerçek fiyatına) satıyor ve karşılığında yaptırım uygulamadığı gibi alt-yapıda ortaklığı da kabul ediyor ve bir dolu saçma şart koşmuyor. Rusyanın güzelliği mi hayır böyle bakmak hata, rekabet, piyasa, ticaret, rekabet anlayışındaki fark.. A marketinin, B marketinden daha ucuz satarak veya çok daha cazip yolları kullanarak müşteri çekmesi gibi Diyorum ya, kıçıyla düşünmek iyi bir şey mi diye sormam gerekiyor. ben ne yazdım sen ne anlamışsın.
S-400 meselesi üzerinden, ABD nin, patirot satmayacağım demesi, ardından da şantaj uygulaması nedir diye soruyorum, nerede serbest piyasa ekonomisi, nerede mafya emperyalizmin o sahte demokrasi seviciliği, yalanda olsa hakkı, hukuku nerede diyorum... anladığına bak, savunmak için ürettiğin AKP li kafasına bak! FETÖ deyip çıktın resmen. köle zihniyetini yutturacaksın, yer miyiz? Bir gün olsun başarılı olabildin mi? hayır.
Bu kadarcık basit ifadeyi dahi anlamadığın gibi, ürettiğin kanıya bak!
ABD hem satmadığı, hem de böylece ülkenin alternatiflere yönelimine sebep olmasına rağmen, vay sen benden almadın diye şantaj uyguladığı halde, köpeği oluyorsun, ama bir ülke madem alamıyorum, şuradan alayım dediği zaman, bu ülkenin yaptığı iyi bir şey mi diye soruyorsun! ABD de çıkıp, tamam ben sana ambargo uygulayım da gör diye masayı açıyor sen yine köpekliğe devam ediyorsun, kimin yaptığı iyi bir şey değil? Beyin, göz, kulak yok bir kıçın kalmış işte. nerede yetiştin? Su kabağı tarlasında mı? (su kabaklarının içi boş olur genelde ve sürahi vb gibi kullanılabilir)
sana bir şey söyleyim, marketler en çok alınan ürünü nereye koyar? marketin en uzağına, neden? bunda dahi çıkara dayalı bir strateji vardır, siyaset vardır, çünkü kişilerin çoğu oraya gidecektir, giderken de bir dolu ürün görecek ve satış oranı artacaktır, öncelikli ürünü marketin girişine koymakla, en uzağa koymanın getirdiği satış oranı farkını bir değil bin kez de deneseniz, görebilirsiniz :)
Rusya satarsa kötü, ABD satarsa iyi kafası, bilinçli olabilir mi, bu nasıl bir beyinsizlik böyle, bu nasıl bir ikiyüzlülük bu nasıl bir tutarsızlık, bu nasıl bir yavşaklık?
cevap veremiyorsun, çamura yatırıyorsun. İdeoloji sıralamıyorum, sen yapıyorsun, yaparak konuyu provake ettin. AKP liler gibi Akit sloganı tarzında sözler sarfediyorsun, kör kapitalist ideolojiyi, slogan gibi söyleyip geçiyorsun, kendin çalıyorsun, senden başka kimse oynamıyor. Rezil oluyorsun.
Kitap mı okuyorsun? Sanmıyorum, bir şey bildiğin yok... Böyle okuma, kavramları yanlış biliyorsun, kavramları doğru bilmediğin sürece okuduklarını da anlamıyorsun ya da her safsataya inanıyorsun. Öyle ya, şartandırıldıkların uğruna gerçeği nasıl örtebilirsin ki?
Önünde 3 elma duruyor, 2 tanesi çürük diyorum, gözleme açık-olgu. vay sen ideoloji, yok bilmem nesinde, saçın kara da, kaşın var da, sarı çizmeli mehmet ağa şöyle demişti de, elmanın bir tanesinin sapı diğerinden uzun o zaman çürük diyemeyiz de(hönk, şunun sapı, bunun çöpü), marksist ideoloji bu,yoksa elmalar çürük olamaz ki vs :)
Cevap veremiyorsun, sürekli çarpıtmayı seçiyorsun, ad-hominemi, safsatayı.. çünkü OLGULAR ortaya seriliyor... itiraf edemiyorsun, çamura yatmak zorunda kalıyorsun. Evrim karşıtları gibi davranıyorsun, evrim OLGUSU(vah ki ne vah) ideolojiktir, Darwinizmdir, yok marksimdir, yok materyalizm şudur, budur. diyorum ya ayık iken oku. Bir kez kendine şunu söyle, ya gerçek bu ise?
Gerçeğe nereye kadar direneceksin?
öyle ki sevgili Şüpheci Dinsiz, bir link paylaştı, o kişi ise emperyalist savaşın içinde bir albay, ilgili paragraflarda söylediklerimizi resmen tekrar ediyor, çete Trump dahi diyor, Somali, Afganistan, Panama gerçeğinden söz ediyor(söz ettiğimiz gibi), bildiğinin çoğunu da söyle-ye-miyordur... dediğim gibi, başka gerçek yok, farkı yaratan gerçek değil, göze, kulağa, beyine sahip olmakla bundan mahrum olup, salt kıçıyla bakmak.
Faşist-neo-liberalsin, sen daha ne olduğunu bilmiyorsun, başkasına elbise biçmeye kalkıyorsun. faşizmi de bilmiyorsun, anlamıyorsun, sermayenin işleyişi de, yönelimi de, faşizmdir zaten, bu bir seçim durumu değil, bir yapı meselesi(yani iradi olarak söylemiyorum, ideolojiyle de alakası yok, gerçeği bu, olgusu bu, yapısı bu) Türkiye ve yandaşlara bak, yapıya dahil oldukları an, nasıl da sömürdüler, yağmaladılar ve nasıl da faşist yapıya eriştiler, sermayenin yapısıyla bir oldular... konu dünyanın yağmalanması olduğunda yapı değişmiyor, çıkarlar ve stratejiler ise net, kişiye görelik, yok ideolojik lafızları anlam taşımıyor, gerçeği perdeleyemiyor, yapııs, ileyişi bu ve kaç kere de demokrasi namına işyeri örneği verdim. Monarşi temelli otokrasi, gerçek değil mi, ne alakası var ideolojiyle, gerçek bu yahu...
senden istediğim bir şey oldu mu? benle sidik yarışına girmeyi bırak, öyle bir derdim hiç olmadı, tek başınasın bu yarışta, ama rüzgara karşı işiyorsun, suratına saçılıyor... Evet, muhataplarının ifadelerini ve konuyu çarpıtma, provake etme yeter. önyargıyı bırak, bir kez olsun objektşf aklaşıp okumayı dene. belki o zaman "her şey daha güzel olacak" :)
ForumKirpisi
12-05-2019, 00:54
leonardonun düşünce tarzı bana göre de neo-liberallere uyuyor.
ılımlı amerikancı, faşist idarelere uygun koşullarda ılımlı bakan, adaleti geri planda tutan, her şeyden önce
kısa vadede aş iş ekmek odaklı, ilerlemecilik ve bağımsızlık daha arka planda, boyun eğme tarzında. amerikanın civcivleri gibi.
Leonardo
12-05-2019, 16:23
sayın leonardo burda spartacusun ben dünyada var olan birisini övdüğünü veya ona tutunduğunu söylediğini okumadım ki. sen nası okuyosun? okumuyon mu?
o kadar okudum okudum tekrar çevirdim döndüre döndüre açtım (nihat genç değimiyle)
hiç putin, maduro falan övdüğünü görmedim.
spartacus bi cümlede, benimde %100 katıldığım üzere amerikanın kendine sömürge aradığını söylüyor. tek çıkan şey bu.
venezuela bugün abdye yanaşsa abd venezuelaya fonda sağlamayacak. sadece daha önce yapması gereken ambargolarını kaldıracak, vize kolaylığı sağlayacak. engellenen tanıtım faaliyetlerini yürütecek ve siyasi işbirliği mesajı verecek.
trump dönemi artık abd eskisi gibi para saçmıyor para basmıyor bitti o günler. önümüzde
çin+hindistan koalisyonu var. çin ve hindistan beraber anlaşırlarsa dolardan öte bir rezerv para ilan ederler. önümüzdeki 5 yılda trump buna engel olmaya çalışıyor. trump o kadar mal değil bazı şeyleri biliyor.
--------------
ben yüz bin milyon pkklı arasına girdim sen nası arkadaş ediniyon? pkk destekçilerinin ülkücü hareket + akpli çomarlar karışımı bi kitlesi var. hani konuşmak başka arkadaş edinmek başka. bi ara redhack vardı, bisikletimi çaldılar ateist oldum söylemiyle sonra oralara kaydılar bitti zaten. MIRClerinde çok gezdik komünizm ne bilmezken che guevara hayranı falan sanıyodum kendimi.
ya zaten erken islam-kürt hareketinde (kürt-islam değil çünkü islam çatısında diğer azınlıkları türkmenleri falan da birleştiriyor şeriatçi olanları) , ermenilerle ingilizlerden medet umuyolar sonra 2ye bölünüyor kendimiz yapalım tarzı. olmuyor işte.
isyanlar hiç bi zaman salt kürdistan amacıyla çıkmamıştır. islami kürdistan amacıyla çıkmıştır.
bu topraklarda genelde hep islam veya ortodoks hristiyanlık bölme amacıyla kullanılmış.
ermenilerde büyük ermenistandan öte özellikle kutsallarınızı elde edin tarzı bi anlayış var.
islamda da fraksiyonlar kiliseler bölüyor.
bizansta da ermeni kilisesiyle rum kilisesi falan. ohowyeah
onların bugüne kalanları.
MIRC filan değil benim dediğim. MIRC'de kimin ne olduğunu nereden biliyorsun?
Gerçke hayatta tanıdığım solcular "Şu anki demokrasi değerlidir, bizim demokrasi anlayışımız ondan iyidir" derler.
Spartakus onu demiyor ki. Spartakus "Demokrasi yoktur, Maduro haklıdır, Çin / Rusya / İran haklıdır" diyor. bende şüpheleniyorum.
Leonardo
12-05-2019, 17:07
Aha yine cahil-cühela kişinin biri şöyle demişti safsatası. Onların içinde bilinçli birisini bulmak, sahilde boncuk aramak gibi ve yine çıkarlarınca laf etmiş, öyle ya ah şu ABD Türkiyeyide yıksa bunlarada kukla bir devlet verse.. siyasete bakarken çıkara bakarım, başka türlü doğru teşhis koyamam, çıkar-siyaset ilişkisine de değinmiştim, heleki sen(acemi ip cambazı) konuya girince, ne ile karşılaşacağımı bildiğim için, önceden açıkalamalarını yaptım. Bu cahil bile sözde çıkarına göre düşünürken, emperyalist ve muktedir kapitalist baronlar çıkarına göre düşünmeyecek mi?. Afganistan'ın ise, zaten ABD rejimi olduğundan haberi bile yok ki, bu da ayrı bir dert. neyse konu bu değil, o, O'nun yanlışı.
- Yani solcusun ama Kürdistan istemiyorsun :)
Türkiye ABD'ye Patriot için 2 sene önce, daha öncesinde de başvuruyor, ABD ciddiye bile almıyor. Hayır diyor! Uçak almak istiyor, sana bu uçağı satmam, alacaksan 20 yıl önceki teknoloji uçağımı 3 kat fiyatına alırsın diyor. Rusya ise aynı özellikte araçları, ABD'nin yarı fiyatına(gerçek fiyatına) satıyor ve karşılığında yaptırım uygulamadığı gibi alt-yapıda ortaklığı da kabul ediyor ve bir dolu saçma şart koşmuyor. Rusyanın güzelliği mi hayır böyle bakmak hata, rekabet, piyasa, ticaret, rekabet anlayışındaki fark.. A marketinin, B marketinden daha ucuz satarak veya çok daha cazip yolları kullanarak müşteri çekmesi gibi Diyorum ya, kıçıyla düşünmek iyi bir şey mi diye sormam gerekiyor. ben ne yazdım sen ne anlamışsın.
- Patriot'U verir ABD niye vermesin.
+ adam son teknoloji F-22 veriyor sen ne diyorsun?
S-400 meselesi üzerinden, ABD nin, patirot satmayacağım demesi, ardından da şantaj uygulaması nedir diye soruyorum, nerede serbest piyasa ekonomisi, nerede mafya emperyalizmin o sahte demokrasi seviciliği, yalanda olsa hakkı, hukuku nerede diyorum... anladığına bak, savunmak için ürettiğin AKP li kafasına bak! FETÖ deyip çıktın resmen. köle zihniyetini yutturacaksın, yer miyiz? Bir gün olsun başarılı olabildin mi? hayır.
- Bir şey için çok uğraşıyor gibi bir halin var ama ne olduğunu ben de anlamadım.
Şimdi Adam Amerika. Sen Türkiye'sin. Onlar aya gittiler mesela. Sen daha uydu üretim yörüngeye yerleştirdin mi? Yerleştirmedin. Yani o büyük, sen küçüksün. NATO'da yer alacaksan tabi ki sen onun sözünü dinleyeceksin (tersi değil)
Feto olayına inanmıyorum. Ben lise çağımdan beri elime Türkçe gazete bile almıyorum. Feto = Koca-ayak veya 51. Bölge benim için. Yok yani bizde :)
ABD hem satmadığı, hem de böylece ülkenin alternatiflere yönelimine sebep olmasına rağmen, vay sen benden almadın diye şantaj uyguladığı halde, köpeği oluyorsun, ama bir ülke madem alamıyorum, şuradan alayım dediği zaman, bu ülkenin yaptığı iyi bir şey mi diye soruyorsun! ABD de çıkıp, tamam ben sana ambargo uygulayım da gör diye masayı açıyor sen yine köpekliğe devam ediyorsun, kimin yaptığı iyi bir şey değil? Beyin, göz, kulak yok bir kıçın kalmış işte. nerede yetiştin? Su kabağı tarlasında mı? (su kabaklarının içi boş olur genelde ve sürahi vb gibi kullanılabilir)
Yani AKP iyi yapıyor? Haklı o zaman. NATO'dan da çıkıyoruz. Rusya'nın uydusu oluyoruz. Demokrasiye de gerek yok. Hukuk devleti zaten bize bir gömlek fazla. İran gibi takılalım mı? İran iyi mi?
Rusya satarsa kötü, ABD satarsa iyi kafası, bilinçli olabilir mi, bu nasıl bir beyinsizlik böyle, bu nasıl bir ikiyüzlülük bu nasıl bir tutarsızlık, bu nasıl bir yavşaklık?
- Uyumsuz sadece. TR NATO alt-yapısına sahip. + Suriye'de denendi. S-300'ler bir işe yaramıyor. yarasa bile TR'nin NATO'dan çıkartılmasın değecek bir şey değil.
AKP bu konuda da kendini düşünüyor. "TR dışlanırsa seçmenim artar" derdinde.
Gerçeğe nereye kadar direneceksin?
- Komplekse girmene gerek yok. Ben sol görüşlüyüm. Üniversite mezunuyum, belirli sayıda kitap okumuşluğum da var. Dünyayı da devlet kontrolünde olmayan basından takip ediyorum.
Sana anlatmaya çalıştım. Batı sadece "emperyalizm" değildir. Batı'Nın bazı değerleri vardır. Senin adamın bunlara karşı (bilmiyor daha doğrusu). Onun için desteğe ihtiyacı var. Desteği Putin + İran sağlıyor (yoksa uluslar arası arena da da tamamen yalnız).
O yüzden Maduro konusunda anlaşamayacağımızı söyledim.
Sen anladığım kadarıyla AKP siyasetini de destekliyorsun. Ramazan ayında daha fazla günaha girme bence. konuyu kapatalım işimize bakalım :)
Son kısım
1 Basamağı atlayıp 5'inci basamağa atlayamazsın. Sen "Komünizm daha iyi" demiyorsun. sen demokrasi ve insan hakları gibi değerleri yok sayıyorsun. Yani monarşi olsa, faşizm olsa, AKP olsa aynı şey senin için.
Yani senle soclu muhabetti yapacaksak, önce bu birinci basamağı anlamış olman gerekiyor.
Daha solcu muhabetti yapamadık farkındaysan. İlkokul düzeyi "cumhuriyet nedir?" meselesini anlamıyorsun.
Senin için mesela birinin evine sorgusuz sualsiz girilebilir. içindekiler göz altına alınabilir. Bunlara işkence yapılabilir. Her şey olabilir yani.
O yüzden zannetmiyorum yani. Birbirimize öğretecek bir şeyimiz bence yok.
ForumKirpisi
12-05-2019, 17:28
Sen insanlara ekmek gitsin yeter diye bakıyorsun. Medya sana diyor ki Venezuelada insanlar fare yiyor.
Öyleyse ABD gelirse rahat bırakılırlar diyorsun.
Bi daha da seçimle daha özgür bi ülke olurlar diyorsun. Guaido gelecek, Maduronun pislik çürük idaresini temizleyip
ülke medyasını siyasetini rahat bırakacak. Böyle barış içinde daha gelişmiş geleceğe umutla bakan bi yer olacak.
Guaido gelecek, ülkede ne kadar manyak varsa hepsini siyasete sokup, ambargoların kaldırılıp yüksek faizli kredi imkanlarıyla
ülkeyi her anlamda yüksek borçlandırıp sahte bi refah yaratacak. İnsanlar bu refaha alışıp biz ne olduk lan diyecek allah bu
maduronunda sülalesinin solun belasını versin. Sonra bunlar bi yerlerde trafik kazaları geçirecek falan.
Neticede yeni venezuela ABDnin kıçına girip ABDnin olur verdiği yerlere olur gerisine olmaz diyecek.
ABD Guaido idaresini kontrole edip daha özgür davranışlarda borç musluğunu kısıp cezalandıracak. Ülke her dönem
borçlu boklu bi ülke olarak kalacak. Asla sanayisi de olmayacak. Ancak ABD ürünlerine yedek parça üretilebilir.
Yedek parça ve iç pazara marka basmayı sanayi diye yutturacaklar.
ABDnin gittiği yerler gitmediklerine oranla daha iyi diyorsun.
Çünkü medya sana öyle diyor :D
Neo liberal bakış öyle işte. Çok basit. Neo liberaller hiç bi derin yapıya bakmaz. Cemaatmiş tarikatmiş lobiymiş.
Onlar tarafından düdüklenene kadar liberallik yaparlar. Sonra hapse girince de yalakalıklarına oradan devam ederler.
Sahte bir özgürlük yanlısıdırlar. Çüke sopa ekmeğe mama deme gibi bişey galiba.
Maduro,Rusya,Çin haklıdır diye bi anlam ben çıkaramıyorum mal mıyım ben bilmem.
Maduro,Rusya,Çin ABD'ye karşı direnişinde haklıdır, ama kendileri de fırsat geçtiğinde bunu yaparlar. Bu düzenin ortada buluşması lazım.
Ben bunu anladım.
Bugün ABD tehlikesi olmasa, Maduronun oyu azalacak zaten çürüyecek herif hile bile yapamayacak hale gelecek.
ABD tehlikesi var, Maduro var, Guiado mısır patlağı gibi gelip ortalığı kızıştırıyor. Çünkü derdi karşıt devrim.
Maduro yumuşak inerse Maduroyu hoplatamayacaklar. Olay bu.
ABD hiç bi zaman yumuşak geçiş istemez. O yüzden eski lideri öldürür/asar. Eski sistemi gömer.
Günümüzde demokrasi diye bir şey gerçekten yoktur.
İmamoğlu da demokrasi ürünü değildir.
Elimizde 2-3 kutup var. 2 parti ne aday çıkarırsa.
Medya yönlendirmesi hangi partiyi güzellerse oy oraya gidecek.
Mecbur. Başta sadece muhalefet olsun diye oy vermeye gidiyoduk, şimdi
biraz umut vardır heralde diye gittik. Şimdi sıra İstanbuldakilerde.
Bu asla oy vermeyen ama çok şikayet eden çok düşünceli muhalifler de bi zahmet gidip oy kullanır mı bilemem.
ForumKirpisi
12-05-2019, 17:53
Türkiye F22 almıyor ki F35, ki alamayacaktır. bunun sebebi de s400 değil. yunanistan ve kıbrıs dengeleri
değiştirmemek adına vermeyecekler. yunanistan mirage ve f16 kullanıyor. f16ları da külüstür.
S400 arifesinde Kıbrıs Yunanistan savunma koalisyonu oluşturup ABye gittiler. Savunma garantisi dileniyorlar.
F35te onlar için korku unsuru.
Eğer Türkiyeye karşı şeyleri bilseniz duysanız Türkiyedeki kafadan hasta hariç hiç bi tc vatandaşı ayrı durmaz herkes
birlik olur. tayyip istifa eder gider yerine acil biri gelip mücadeleye başlar. öyle böyle planlar yapmıyor şerefsizler.
kktcyi almak dahil ihtimaller masada. iç siyaseti ısıtıyorlar. kktcde koalisyon dağıldı. kktc içten feth edilmeye çalışılıyor. orada
rumcu siyasetçiler var. amerikancılar var. hatta onları ısıtan da akp.
Yunanistan iç mecrada işgal edileceğiz falan oyununa başladı yine. Çiprasta vurgun yememek için Almanya ve ABDnin
köpeği oldu. Çipras beğenerek başladım ne kadar aşağılık bi hale geldi söyleyemem size. Çünkü Yunanistan bu kadar.
İçindeki kafaların dışarı kaçtığı bir küçük batık borç turizm ülkesi. Bizi hiç şaşırtmıyor. Bi Türkiye çıkamadı çıkmaz.
--
F16 dediğin ne kadar modernize etsen de 60 model kalıyor. dayanabileceği takat belli. manevra kabiliyeti belli.
Kabine sokabileceğin aksesuar belli. Oraya ben tablet ekranımı koyacam bile diyemiyorsun, o zaman ekran yok sığmıyor.
Kask içine görüntü yansıtabilirsin onun da know howu var.
türkiye saabtan teknoloji alıp çok geç kaldı. elinde sierra nevada var dornier var.
İsraile ters gitmese idik belki ordan da gelen teknolojiyle çok canavar bişey çıkardı zaten ortaya.
tfx falan dediler yalan oldu yine. o zaman saaba dorniere niye para akıttın?
sierra nevada zaten tehdit edildi çekildi.
S300 değil S400. yine pek başarılı değil ama hiç yoktan iyidir.
arada vuruyor ya patriot vurdu. patriot s300 kadar da değil.
spartacus
12-05-2019, 18:02
Gerçke hayatta tanıdığım solcular "Şu anki demokrasi değerlidir, bizim demokrasi anlayışımız ondan iyidir" derler.
Spartakus onu demiyor ki. Spartakus "Demokrasi yoktur, Maduro haklıdır, Çin / Rusya / İran haklıdır" diyor. bende şüpheleniyorum.
Bu kadar haksızlık, bu kadar yalan, sahtekarlık, iftira bu kadar insan, hak, hukuk, özgürlük düşmanlığı daha ne diyeyim ki.
Birincisi solcu değilim, ikincisi solcular otokrasiyi, faşizmi, yağmayı, talanı, sömürüyü, demokrasi düşmanlığını, emek düşmanlığını, haksızlığı, hukuksuzluğu, tröstlerin milyon dolarları uğruna milyonlarca insanın katledilmesini, alavereyle, dalavereyle insan hayatlarının çalınmasını, yağmayı, talanı, hortumu, sermaye faşizmini, demokrasi lafının istismarını, bu tür kavramaların hak, hukuk, emek, özgürlük diyen sınıfa, emekçilere, halklara karşı tank, top, bomba olarak kullanılmasını, mafya, baron iktidarlarını, 3-5 tröstün sömürmesi uğruna milyonalrca insanın hayatının cehenneme çevrilmesini, bu maksatla işgali, esasında tamamen mafya yönetimi olan sermaye efemenliğinin, bu mafya taktik ve stratejisini desteklemedi.
ne bekliyorsun bay neo-faşist?
Kapitalizm varsa demokrasi yoktur, demagograsidir dedim, çünkü sen aynen Somali, Irak, Afganistan, Panama, Nikaragua, Meksika, Küba daha sayamayacağımız ülkelerde 3-5 tröstün çarı için, yaptığın müdahaleler, katliamlara kılıf namına kullandığın bir oyuncağa çevirmiştin, sen o kadar vicdansız, o kadar alçaksın ki, Irak'da ambargo yüzünden 2.000.000 bebek çocuki anne hayatını kaybetti dediğimde sevinçten göbek atacak kadar, aynı Ambargonun venezeulaya karşı uygulanmasında, uygulayana arşı tek bir itiraz belirtimi göstermezken, bu ülkenin ambargoyu kırma altenatiflerine de karşı çıkıp(en normal ilişki), yetmedi ambargoyu ve darbeleri destekledin. Bunca ikiyzülü ve art niyetli, demorkasi, halk, insan, emek, demokrasi düşmanı olmana rağmen yine de yazdım ve ifademi ispatladım,iprata dahi gerek yoktu oysa, gerçek olan bu. Oysa konu çakalların saldırdığı, akbabaların kenarda beklediği, bağımsızlık, özgürlük, demokrasi, hak isteyen bir ülkeye karşı darbe girişimiydi, konuyu sözde demokrasiye getiren de sendin. sahte demokrasi lafzı üzerinden milyonlara ölümü, yıkımı, sömürüyü, yokluğu, açlığı, çaresizliği dayatma yolunda yandaşlık propagandası yaptın, senin için demokrasi, nükleer silahı var lafzıyla, 3-5 baronun petrol, elma, altın yataklarına yumulması,
Tam 10 kez, KİŞİLERİ öne sürerek konuyu provake ediyorsun, trollüyorsun yapma dedim, devam ettin
Hiç bir zaman Çin veya İran haklıdır demedim, her zaman söyledim konu bir olaya dayanıyor, darbe ortada ise bir ambargo var, ABD önderliğinde, ambargo savaş ve insnalık suöudur dedim
Konuya bir kez olsun Rusyayı, Çin', İran'ı, Rusyayı da Putini de ben getirmedim, bu sahtekar haksız, hukuksuz, vicdansız, şahinliği ve demorkasi, insan düşmanlığı şahin faşizmine kılıf uydurmak için, safasta olarak getirdi, o zaman ambargo altında olan bir ülkenin ambargoyu kırma stratejisi olacağını bu bağlamda da ülkelerle ticari ve diplomatik ilişki kurabileceğini söyledim ve bu gayet normal değil mi?
ben senden şüphelenmiyorum, seni tanıyorum Leonardo, insnalar görsün, Venezuela da, demokrasi, hak, hukuk, özgürlük isteyenlerin salt mücadele etmesi değil, karşılarında böylesine organize bir yalan, gözü dönmüş bir yandaş, coni takımı da olacak. Trol, yalan, aklımıza gelecek her türlü alavere, dalavere, ayak oyunu, her türlü istismar, her türlü haki hukuk dışı yöntemle, her türlü safsatalarla da uğraşmak zorunda kalacaklar. Somut kanıtı oldun.
Seni tanıyorum Leonardo, seni, taaa Yezid masalından, seni Spartacus'a karşı ölüm fermanı yazarken, seni bruno'yu yakarken, Galileo'yu zindan atarken, seni milyonalrca insanı sırf kişisel çıkarı ve gözü doymaz saplınlığndan, seni demorasi ve özgürlük düşanlığından, seni insan ve emek düşmanlığından, seni 500 yıldır tanyorum, yeni yakın zamanda Kübaya yaptıklarından, Catro'ya 500 ün üzerinde düzenlediği suiakastlerden, seni Nikaragua'dan, Seni panamadan, Seni Iraktan, Seni Libya, Afganistan, seni donanmalrına girip, talantan tecavüze işgal ettiğin bir zamanların Çininden, seni Afrika'da yaptıkalrından ve şimdi ben bu yazıyı yazarken dahi geride bıraktığın eserin olan açlıktan ölen insanlardan, seni Somali'den, seni 50^'nin üzerinde nükleer silah yerleştirdiğin Türkiye'den, seni silah, seni petrol, seni altın, seni kaynak sömürüsünden ve bu uğurda yapmadığını bırakmadığn kıyımalrdan, savaşlardan, seni MAFYA anlayışından, tehditlerinden, şantajlarından, seni demokrasi mümkün olmasın diye her bir şeyi srmaye gücüne dayandırdığın otokrasinden, seni Endonezyada CIA'dan aldığın ölün listesi ile katlettiğin 3.000.000 sosyalist ve solcudan, seni şimdi de venezeula'dan, seni tanımaya 1 kelime yetse de, yaptıkalrını tarif etmeye ve anlatmaya sayfalar yetmiyor.
ben senden şüphelenmiyorum, bir yalancı üçkağıtçı, zalim, vicdansız ve eziksin, eziksn çünkü bu konuda gerçek yüzünü saklama imkanı bulamadın, Amerikan faşizminin sözlüğünü yapamadın, karşında alışık olduğun halde kafasına vur malını, canını al dediğin birilerini bulamadın...
Bu son yalan ve sahtekarlığın, ikiyüzlülüğün ise bu konuda açık, şu alıntı yaptığım iddianda söylediğin tek bir doğru var ise, başlığı geriye doğru okuyan görecek.
ben mi, ben İran'ı da savunurum, Rusyayı da, ABD'yi de, ama ne zaman? İşte bu önemli, ne zaman ki 3-5 dünya mafyası tröst, ellerine ateşli, ateşsiz(medya, algı operasyoncuları trol vs) silah verdiği Leonardo çakal sürüsünü salar, kendi çıkarları uğruna toplumları cehenneme atıp, sırf kendi çıkarları için, milyonları zulüme, ölüme, birbirini katletmeye yönelir ve ne zaman o halk, hak, hukuk, özgürlük, bağımsızlık, özgürlük, emek, sömürye karşı mücadele verir, tarafm bellidir, ülke isimleri benim için anlam ifade etmez, ben o isimleri kullanırken ya toplumu yani işçi ve emekçi sınıfını kastediyorumdur ya da dümya ortalaması %1 olan, çkakrları için yapamayavcakalrı hiç bir şey olmayan ve hakkı varki, tarih ve yaşam, gerçekler önümüzde dünyanın iliğini kurutan sırtlan sınıfı baronları.
seni tanıyorum Leonardo, şüphem yok, benden de şüphen olmasın, ne aynı gemideyiz ne de senle aynı saftayız, senin kitabın yalan, talan, dolan, haksızlık, vicdansızlıkla dolu sen her türlü sahtekarlığı kullanrısın o yüzden tarih gösteriyor ki, buyöntemlerle açtığın kirli savaşlara hep 3-0 önde başladın ama anlamadığın biz bir dünyayız sen ise bir avucun yalağı...
seni tanyorum Leonardo, sen demokrasi demişsen, biz acaba nereye saldıracaklar, acaba kmlerin paraları için kimleri, neleri katledecekler, hakkı hukuku, insan gibi yaşamı, emeği, demokrasiyi nerede hedef aldılar demeye alıştık...
Ve tabi AKİT tarzına da, bu başlıkta çok yalan söyledin, ama yazdıklarımız işte burada, alıntı dahi yapmayacağım zira neredeyse her mesajımda KİŞİLER üzerinden safsata yapmayı bırak dedim ve her defasında benim kişilerle işim olmadığını ve şu konuya kişileri tatıştırarak tollük yaptığını da defalarca söyledim, arzu eden nasıl da sahtekar, yalancı, onursuz ve para etmeyen trollüğünü, çakallıkalrını görür.
ForumKirpisi
12-05-2019, 18:45
ahah spartacus gaza gelmiş şiir yazmış bi de.
cia başkanı leonardo.
Leonardo
12-05-2019, 20:35
- O zaman birbirimizi yanlış anlıyoruz. Biraz coşmadan konuşmayı deneyelim. :)
Bu konunun bence suyu çıktı. Ben biraz yazmayacağım. Diğerleri yanıtlasın.
Şunu hatırlamak gerek: Burada karşılıklı oturmuyoruz. Adamın ismini cismini, yüz ifadesini, ses tonunu, hiçbirini bilmiyoruz. O yüzden yanlış anlaşılma olabiliyor.
Bizim Sol basının Maduro'ya arka çıkması normal. Adam diktatör ama sol-diktatör + "Hugo Çavez'in devamıyım" diyor. Guido'nun "ABD askeri müdahalesini desteklerim" sözü de sizi heyecanlandırıyor olabilir.
Anlaşabileceğimiz şu olabilir:
Bir ülkenin soğuk savaş dönemindeki gibi, bir yandan Rusya, bir yandan ABD tarafından tartaklanmasına karşıyım.
Anayasal düzen hakkındaki tutumumu da yeterince açıkladım. Herkesin görüşü kendine. Anayasal düzen olmadan bir ülkede hiçbir şey olmaz. Maduro Mayıs 2018 seçim sonuçlarını tanımadı. Böyle bir yapısı var. Siz sevin. Ben sevmiyorum :)
spartacus
12-05-2019, 21:03
- Yani solcusun ama Kürdistan istemiyorsun :)
Şimdi sıra benim ne olduğumu tartıştırma safsatana mı geldi. SOLCU DEĞİLİM, defalarca söyledim, ama teori bir yana kaidedir ki, bir solcu, ABD işgal edip, yıksın, kukla devlet kursun, yağmalasın demez ve desteklemez. Sol basını okuyor musun, Venezuela konusunda nasıl düşünüyorlar? Senin gibi çomarların yalanlarını deşifre etmek içinde mesai harcamak zorunda kalıyorlar.
- Patriot'U verir ABD niye vermesin.
+ adam son teknoloji F-22 veriyor sen ne diyorsun?
Neonardo veya Neoslave, senin bilmemen, gerçeği değiştirmiyor, bildiğin bir şey yok, gıdanı AKİT gibi, sermayece konuşlanmış kurumlardan alıyorsun... kaldı ki vermek zorunda da değil, mesele verip vermemesi değil. Diğer konuda da talep sırf F-22 değil(onda da bir dolu zorluk çıkarttılar ve asıl istenilen modeli de vermiyorlar!) F-35 de vardı. Bu talepler 10-20 yıllık ve hem vermedi hem de başka silahları verirken de abuk-subuk şartlar koşuyor, misal uçağın yazılımına, elektronik sistemlerine müdahele edilemez vs, sanane alçak, parasını verdi aldı, ister kullanır, ister üstüne yatar, değil mi ama çomar?!. hiç birisi de NATOya üyelikle alakalı değil, Türkiye NATO'ya üye ise, ABD nasıl oluyor da kafasına göre yaptırım yapabiliyor? hani hak diyordun, hukuk diyordun, demokrasi diyordun? bu yaptığın hilekarlık, soytarılık Neonardo... ABD bu kararı nasıl aldı, hangi demokratik seçimlerle aldı? Kafasına göre üstelik NATO üyesi bir ülkeye yaptırım yapma, ürün satarken absürt yaptırımlar koşma hakkını nereden aldı? Kim verdi, kim tanıdı? hani serbest piyasa ekonomisi vardı? NEDEN HER SÖYLEDİĞİMİ ÇARPITIP ÇARPITIP REZİL EDİYORSUN KENDİNİ? ifadelerimi doğrulamanın öznesi olmak, haz mı veriyor sana?. Kısaca diyorum ki, kandırma kimseyi, kendini de kandırtma, demokrasi demişlerse otokrasidir-demagograsidir ve ne zaman demokrasiden sıkça söz etmeye başlamışlardır, acaba dünyanın neresinde yağma ve katliam yapacaklar diye sormak durumunda kalıyoruz... Serbest piyasa ekonomisi demişlerse bu hak ve hukukun işlevsizleştiği ve sermayenin kendi kuralını koyduğu, faşizan temelde işlemesi, büyüğün, küçüğü özgürce yiyebildiği orman kanunları serbestisi için. işine geldiğinde bunu kullanır, gelmezse tersini yapar, ağaya serbest ve beleş. Oysa demek istemiştim ki, baronların her söylediğine inanmayın, sorgulayın göreceksiniz ki, "la" derken yaptıkları "lo" olabilir. nerede konu sömürge ve tröstlerin çıkar meselesidir, propagandalarından, tüm provaksyonlarına kadar, altında korkunç alçaklık ve çakallıklar hakimdir.
- Bir şey için çok uğraşıyor gibi bir halin var ama ne olduğunu ben de anlamadım.
Anlıyorum seni, işine gelmediği kadar, anlayacak bir beyinden de yoksunsun. Anlamayan insan alıntı yapıp, burayı anlayamadım diye sorar, sen nasıl oluyorsa hem anlamadığını iddia edip hem cevap verip hem de çarpıtabiliyorsun. Çomarlık ve cahillik meziyet olmuş ne diyeyim...
Şimdi Adam Amerika. Sen Türkiye'sin. Onlar aya gittiler mesela. Sen daha uydu üretim yörüngeye yerleştirdin mi? Yerleştirmedin. Yani o büyük, sen küçüksün. NATO'da yer alacaksan tabi ki sen onun sözünü dinleyeceksin (tersi değil)
Saçma sapan safsatalar üretiyorsun yine, ne alakası varsa. Ay'a gitmek başka, bunun üzerinde o Ay'a gitti bizde kölesi olalım anlayışı, çomarlık yapman başka... yani Ay'a gitmesi senin ona çomar olacağın ve ne yaparsa yapsın savunacağın ve askeri olacağın anlamına gelmez.
Üstelik Ay'a gidememenin en önemli sebeplerinden birisi tamda dayattığın kölelik, ABD emperyalizmi , işte bu kadar sakat bir anlayışın var :) Uzağa gitmeye gerek yok, Türkiye ABD güdümüne girmeden önce uçak, traktör vb fabrikası olan bir ülkeydi. Daha geçen yıllarda bir dolu mühendis ABD silah tröstlerinin çıkarları doğrultusunda, teknoloji geliştiremesinler diye CIA tarafından öldürüldü(7 kişiyidi sanırım), sen,nkisi onursuzluk... öldürenleri savunup, öleni suçlu ilan ederken, öldüreni yani hak ve hukuk taımayanı(!) hem haklı hem de hak ve hukukun timsali diye bize propaganda edip, hak ve hukuktan söz edebilecek kadar da alçalmaktasın. üstelik Türkiye uydu yapabildi mi diyorsun, mühendislerinin ödürülmesini ise, onlarda uydu yapmaya girişmeseydi vs diye savunuyorsun, senin zihniyetine...
Peki bay neo-faşsit, Venezuela NATO üyesi mi? Değil, mecbur mu ABD ne derse yapmaya? değil. Rusya Ay'a gitti mi evet. peki bu ABD çomarlığının anlamı ne o halde? Ah ki ah, ne kadar tutarsızsın, ne kadar da haysiyetsiz böyle...
Türkiye bağımsız bir ülke olsaydı, Ay'a da giderdi, ama gitmesini istemezdim, oraya harcanak kaynaklarla yapılacak o kadar çok şey var ki. Ay'a SSCB, ABD, Çin, Rusya vb zaten gitti, emperyalistlere köle olmayan ülkeler bilimde, teknolojide, sağlıkta ileri giderken diğeri hem bağımlı hem geri kaldı, hem yağmalanıyor hem kan ağlıyor, bıraktım kapitalist, emperyalist sömürge ve köleliği...
Bak çarpttın boşu, boşuna yine rezil ettin kendini, oysa o paragrafta neye dair yazdığım açık idi, serbest piyasa ekonomisini sözde savunan bir ülke, tersini yapıyordu, savunmak için çarpıtma yolunu seçtin yine, senin cehaletini ve tavrını tanımlayacak kelime bulamıyorum!.
Senin için mesela birinin evine sorgusuz sualsiz girilebilir. içindekiler göz altına alınabilir. Bunlara işkence yapılabilir. Her şey olabilir yani.
O yüzden zannetmiyorum yani. Birbirimize öğretecek bir şeyimiz bence yok.
Tam tersini söyledim ve savundum ama karşıma sen çıktın. garip mi? metaforun gereği Venezuela bir evdir, Küba'da bir ev, Irak, Somali, Nikaragua, Panama, Libya'da bir evdi. Kim neyi savuyor şimdi üçkağıtçı?
değil eve girmek, bir başkasının evinin içindeki biribirlerine karşı, heleki amaç EVDEKİ EŞYALARI SOYMAK temelinde örgütleyip, kışkırtıp, ardından kışkırtılana bir dolu silah, asker, lojistik desteği, diğerlerine ambargo, ihtiyaçlarını karşılamasına, ÖLDÜRENE KADAR engel çıkartıp, yenilmesini sağlayacak biçimde her türlü onursuz, vicdansız, haksızi hukuksuz yönetmi uygulayıp, bir de evi işgal etmesinin sebebinin efendim orada demokrasi yok ben demokrasi götüreceğim yönlü alçak bir sahte proapagandaya bağlamışsa, elbette haklısın, benim tarafım nettir, bu yağma ve yağmacılara direneceğim!
Ama ya senin tarafın, senin tarafında net, yağmacıya çomarlık. İşte senlinle tartışmamızın özeti bu. Onursuz, hadi yağmacı başardı, evi aldı, kuklasını yerleştirdi ve tüm değerli eşyaları da aldı, sana mı veriyor alçak, işgali, yapma ve talanı savunmak için binbir takla atıyorsun, konuyu da trollüyorsun, baron ve mafyanın bankamatik memuru olabilir misin? Bir CIA ajanı olabilir misin, o kadar ki düşündürüyorsun artık?
Neoslave, benden öğrenecek çok şeyin var, bizim bildiklerimiz ifade ettiğin Ay'a gitmek örneği gibi, buradan Ay'a yol olur, senin bildiğin ise ortada -ki burnunun ucundan öteye gitmiyor, bir kez dürüst ol, madem Ay'a gidene köle olacaksın ve bu sana göre doğru ve bizide bu şekilde inandırmaya çalışıyorsun, konuyu kirletmekten vazgeç ve sus artık, sana yaptırım uygulasam, ağzını, burnunu dağıtsam, neyin var yok yağmalasam, aüzına da çaput tıksam, demek ki sana göre haklıyım, demokratım, özgürlükten yanayım ve sana unları sana demokrasiyi getirmek için yapmışımdır, yine tekrar edeyim ki, bu düşüncelerin ve inançların yanlış ve ben bunalrı yaparsam ne hak ne hukuk ne özgürlük ne de demokrasi kalmaz ortada, öğren bunu artık. işte ev örneğinde dahi senin nerede, benim nerede konumlandığımı öğrendin. Sen yeter ki öğrenmek iste..
spartacus
12-05-2019, 23:14
Kitap okuduğunu söylemiştin değil mi? O halde yazımı 4 bölüme ayırıyorum, 3 günde oku, 5 günde oku, beni ilgilendirmiyor, bu konular üzerine KİTAPLAR yazılabilir, kumda oynacaksan hiç girme. kelime ve harf hatalarımı -ki normal PC başında ve koşullarda değilim- sonradan düzelteceğim zira zaman ve koşullar gereği şimdilik böyle yazıyorum, daha sonra belki bir gün, imkan ve daha önemli konular meşgul etmediğinde, bu yazı ve konuları akademik dille tekrar düzenlemeyi düşünüyorum.
BÖLÜM 1 DEMOKRASİ MESELESİ
- O zaman birbirimizi yanlış anlıyoruz. Biraz coşmadan konuşmayı deneyelim. :)
Bu konunun bence suyu çıktı. Ben biraz yazmayacağım. Diğerleri yanıtlasın.
Seni hiç yanlış anlamadım, nasıl ki kandırılmış bir AKP'liyi yanlış anlamıyorsan ,ama o seni bir türlü anlamıyorsa(!?), ama yanılma hakkımı kullanıp birazcık insafa geldiğini düşüneyim. Amacın zaten konunun suyunu çıkartmaktı, başardığını sanma, suyunu çıakrtayım derken, enine, boyuna yazmamıza sebep oldun...
Bizim Sol basının Maduro'ya arka çıkması normal. Adam diktatör ama sol-diktatör + "Hugo Çavez'in devamıyım" diyor. Guido'nun "ABD askeri müdahalesini desteklerim" sözü de sizi heyecanlandırıyor olabilir.sağcıların, solcuların diye bir kaide yok, ama illa olsun dersen söyleyim, dünyadaki tüm solcu olmayan başkanlarda sağcıların diktatörü o yüzden diktatör demiyorlar. mesela Trump da sağcıların(yani senin) diktatörün olduğu için diktatör diyemiyorsun, neyse akıl-mantık dışı safatalardan kurtulamadın gitti, bilinçli insan böyle, "öyle başa böyle tarak", yani öyle-böyle safsatalara başvurmaz. her yönetim biçimi, bir diktatörlüktür de Leo, gerçek bu... bizler dürüst ve açığız, yalana, dolana ihtiyacımız yok, gerçek aleyhimize de olsa söyleriz... :)
Madem 1 kez olsun konuşmayı deneyeceksin her harfini oku. okumuyor atmasyon üretiyorsun ve evet, diktatörlüğün ne olduğunu da anlatacağım ki haklısın, tüm hükümetler diktatördür, kapitalist olan %1'in, %99 üzerindeki, sol olan se %99'un %1 üzerindeki diktatörlüğüdür. dediğim gibi koyunun aklı başına gelmişse hele, her koyun kendi bacağından asılır, sol, eğer sol ise hangi bacaktan asılacağını bilir, kişi kendisini biliyorsa, o da bilir, bilmiyorsa gider kasabının çengeline de asılır, kasabın bıçağını yalar. ÇIKARLAR demiştim Leo, siyaset ÇIKARLAR üzredir, SANDIĞINIZ gibi podyum oyunu değildir. İnsan da evcilleştirilebilir ve evcilleştirilmiş bir hayvandır, evcilleştiren çıkarını bilir, etinden sütünden, terinden faydalanmak. ama kölenin de bundan kurtulabilecek kadar akıl ve mantığı vardır, o da efendinin yani çobanın ister kavalı ister sopasıyla onca kandırma ve zoralamasına rağmen, çıkarının farkına varır. etinden, sütünden, emeğinden faydalandırmamak ve faydalananı def etmek için.. lakin kolay olmayacak, karşısında örgütlü bir efendi gücü, kavalı, sopası ve kendisine de enjekte edilmiş, kendisine yabancılaşmış ve çıkarlarının farkındalığına varmasına engel olan bir anlayışı, inandırıldığı, kandırıldığı bir çok fetişzmi vardır, o derecedeki insan, alınıp, satılırdı(şimdi de para bu işi sağlıyor, öyle değil mi). örneğin tanrı, efendi(rab, eskiden direk köle sahibini temsil ederdi) seni kulluk için yarattı, bu bir sınav veya sen hizmet için varsın, git kendine, kendini ve emeğini satacak bir efendi ara, doğada bir dolu imkanın varken artık doğa da efendilerindir, git efendilere hizmet et karşılığında ekmeğini kazan(kazan ki ölmeyip tekrar ona hizmet edebilesin) şartlanmışlığı vs.vs.vs. vardır. Bunlar iyi günleriniz hele sermayedarlar tüm işlerini robotlara yaptırmaya başlasınlar o gün geldiğinde hizmetçileri dışında kalan sizleri topluca nasıl yok edeceklerinin de hesabını-planlarını yapacaklar ve o zaman daha iyi anlayacaksınız Nuh'un tufanı hikayesinin temelini, efendiler hizmetçi olarak yarattığı insanlardan kurtulmak istiyordu, fazla sayıda, rahatsız edecek kadar çoğalmışlar ve ihtiyaç fazlası olmalarına rağmen, konuşup kafa patlatıyorlardı ... Köleler, farkındalık ve bilinç, birikerek, çitlerini kırarak, aşarak, çoğalarak, yalanın gücünü yıkarak, aldanmışlığının farkındalığıyla... ve işte o gün tükürecek. köleler, efendi ve köleliği sağlayan akıl-dışı düzeni kaldırarak, kölesine bağımlı hale gelmiş efendiyi de(bu anlamda efendi de özgür değildir), efendisine bağımlı olan köleyi de kurtaracak, özgürleştirecek. öyle bilinçlenmeli ki, hem aşırı çoğalmayı frenlemeli, hem doğayı da bu talancıların elinden kurtarmalı, talanı da önlemeli. Kısaca köle iseniz özgür olamazsınız, ama efendi iseniz de cennet gibi hayatlar yaşanızda kölenize bağımlısınızdır ve herkes psikoljik arızalar, kaygılar ve çeşitli derecelerde cinnetlerle, bir kaşık suya hapismiş gibi yaşar. İniş ve çıkış gibi, bir paranın 2 yüzü gibi... biz özgürlüğü istiyorsak kimse köle olmamalı, ne efendi ne de köle... Bizler salt istemekle, iradelerimizle engel olamayız, yani sınıflar olmasın böylece sınıf çatışması olmasın, herkes eşit, özgür olsun dediğimiz an bunu gerçekleştirecek sihirli bir perimiz yoktur. İlla örneğimiz başka mı olsun, peki, yarın kalktığımda 1 çuval param olsun demekle de olmuyor değil mi?
ŞU SORUMU YANITLA, milyonların, işyeri, mahalle komitelerinin olması(yani o partili bu partili ayrımı olmaksızın herkesin buluşabildiği) ve her komitenin kendi delegesini kendisinin seçtiği, kimin neyi ve hangi sorumluluğu üstleneceğine yine o birimin oylamalarla ve karşılıklı konuşmalarla, söz hakkıyla karar verdiği, böylece tabandan, tavana, yani merkezi örgüte kadar, tüm sorunlarını milyonların, birimlerinde ele alıp, çözüme dair kararlar aldığı, bunların toplamının merkez konseyde, konfederasyonda birleştiği, seçim değil kongre yapıldığı(kongre seçmek değil asında, her türlü sorunlarını ele alıp, karar almak ve kararları oylayıp delege seçmek demek, yani kongre kararları o organın söz, yetki ve karar mekanizmasının en üst organı), böylece merkezileşmiş kararlar eliyle ve DOĞAL DELEGELER, VEKALET ile, bizzat kendi kendini yönetebilme şansını elde ettiği ve kendi biriminin de kendi bölgesinde KARAR MERCİİ, YETKİLİ ORGAN olduğu, vekalet ve sorumluluk verilenlerin görevlerinin onlara kongrece verilmiş sorumluluklar ve yapması gerekenin kongrede karara bağlanan işleri olduğu, birim tarafından arada bir toplanılanarak, değerlendirildiği, gerektiğinde yetki ve sorumluluğunu yerine getiremeyenin değiştirilebildiği...
buralarda öye iddia edildiği gibi kimse kendi absürt ideolojisinin borazanı da olmaz, çünkü sorunalra dairdir, gerçek ve hayata dair ve olması gerektiği gibi o zaman hayata döneceğiz, kapitalistlerin kafalarımıza doldurduğu abuk, subuk subjektif saçmalıklar uğruna birbirimzi yemeyeceğiz zaten anlamı da kalmayacak. Gidin bir mahalleye insanlara mahallenizde ne gibi sorunlar var diye sorun, kimse size abuk, subuk ideolojisinden söz etmez, kaldırım sorunu, park sorunu, yeşil alan sorunu, trafik sorunu, açık logar kapakları sorunu, elektrik faturası, su faturası çok yüksek, kira sorunu vs... çünkü her birim ait olduğu bölgenin sorunlarıyla ilgilidir. örneğin işyerindekilere, işyerinde ne gibi sorunları olduğu, mahalledekilerde, mahallesinde ne gibi sorunları olduğu, mahallenin sorunları, mahallede ne eksik, ne fazla temelindedir.
Bu yazdıklarım mı? İşte DEMOKRASİ BUDUR, neden sürekli ama sürekli he demokrasi istediğini beya edip, hemde demorkaside olmaz ise olmaz temele, zemine karşı çıkıyorsun?
neden deokras meselesinde, alakasızca dejenere edilmiş, çarpıtılmış olan ve otokrasiyi gizlemek adına, neo-liberal yalanları söyleyip druyorsun?
Neden ben demokrasi dediğimde esas ve usülde ve en temelde bu krierlere bakarım, eğer bunun yerine haksız ve adaletsizce, gücü olanın parsayı kaptığı koşulalrda demorkasinin olamayacağını söylediğimde karşı çıkıyorsun?
Neden parası olana hak olmayana zulüm örneklerin savunuyosun?
3milyon dolarım olsun, önümüzdeki seçimde vekil olmazsam yüzüme tükür, giderim AKP üye olurum zaten o kadar param varsa yaşadığım yerde elit olarak tanınmış da olurum, koşarak karşılarlar, en kral yerde oturturlar, hatta medya organalrını kullanır veya kurarım, kendi reklamlarımı da yaparım, giderim göstermelik olsun diye, iftar çadırları açarım, oraya buraya sözde yardım, bağış yaparım, ama fazla değil, ya hiç uğraşmadan ya da 1-2 sene uğşarak vekil olurum...
Bir sonraki bölümde "SOYLU olma kirteri" örneğiyle anlatacağım...
ve sana diyorum ki, kapitalizmde yukarıdaki ifade ettiğimi yani demokrasiyi başar senden daha fazla savunacağım, neden savunmayım işyerimde monarşik baron-patron olmayacak, sorumluları ben seçeceğim, benden fazla ücret alamayacak, işsiz olmayacağım çünkü eğitim parasız olacak, yeteneklerime göre yetişecek ve yeteneklerime göre iş sağlanacak, söz, yetki karar hakkım olacak ve kurumunda yer alabileceğim, mahallemde, işyerimde sorunlarımı kendim ele alabileceğim ve ben memnun kalırsam, SORUMLULUK VERDİĞİMİ 40 YILDA VEKİL TAYİN EDERİM, BU DİKTATÖRLÜK DEĞİL, benim SEÇİMİMDİR, İRADEMDİR, 3.şahıslara bok yemek düşer!
BÖLÜM 2 DİKTATÖR MESELESİ ve DEMOKRASİ ve YETKİ VE GEÇİŞ MESELESİ
Maduro diktatör değil, şu anki süreç ve koşulda bunu ifade edemeyiz, GERÇEK DEMOKRASİYE geçiş süreciydi, baltalandı, yani geçiş olmadı, geçiş yok ki, neye göre diktatr veya değil diyebileyim, kıstas kapitalist otokrasi olamaz ki.. Trump diktatör, Merkel diktatör, Putin diktatör, Chavezden öncekiler diktatör(gerçek diktatör).. AMA SANDIĞIN gibi bunlar kişi olarak değil, kişisel olarak değil temsil olarak diktatördür, despot ile diktatörü karıştırma, kapitalist tanımlar bilinçli çarıtmalara dayanıyor ve despotlar uzun yaşamaz, diktatmrler ise uzun yaşayabilir çünkü onlar diktatörlük tarafından seçilirler, ihtiaca binaendir veya piyondur. bunu anlayabiliyor musun, kişi diktatör olmaz, temsil eder, neyi? Dikaktörlüğü, ona bu yetkiyi veren bir yapı-kurum-zemin vardır. yani diktatörlük kişiye has değildir, kurumsaldır, bu kurum öyle bina vb olmak zorunda değil, sermaye grubu da kurumdur orada, ister doğal iser yapay olsun. bunlara öznel koşul üst-yapı kurumalrı denir örneğin patron sendikaları, patron dernekleri, kulüpler, ticari birlikler, konsorsiyumlar, medya organları... hayli geniş bir zeminde birleşirler. yani nasıl söyleyeyim, bir insan zabıta elbisesi giymişse, o insanın zabıtalığı temsildir, elbise üzerinde ve görev sahasında olduğu sürece zabıta deriz, ama bu temsil ettiğidir, kendisi zabıta değil insandır, ve o[B] kendisini zabıta ilan etmez, ona bu yetki verilir ve kişiyi tanımlamaz. anlayamıyorsan anlattım, ama sor yine anlatırım yeterki çarpıtma, alakasız laf üretme, dallandırma, çorbaya çevirme ki kısa olsun.
defalarca izah ettim, örneğin Castro bir diktatör değildir, yani senin iddia ettiğin gibi değildir, ama elbette Küba'da bir diktatrlüktür(her sınıflı sistem diktörlüktür çünkü bir sınıf, diğerini kısılar, frenler ve engeller, bu kişi bazlı değil anlayış, strateji, ideoloji, istek amaç bazlıdır(SSCB 6. MADDE vardır, arzu eden okusun, bakın neler engelleniyor, fabrikalar, tarlalar, toprak, doğa.... kamunun(halkındır) denir yani hiç kimse kendisine özel olarak bu sahil benim girmek isteyen bana para verecek diyemez, ne oldu? engellendi, yok demokrasi, yok hak, yok özgürlük boşa debelenmesin, o sistem de de azınlığın, çoğunluk üzerindeki tiranlığına geçit yok, özel, keyfen, yapay bir tutum değil, tabiatı bu ve biz saklamıyoruz! Açık ve dürüstüz), Belgelerle ispatı var, Küba'da kapitalsit otokrasi yok ve tamamen lav edilmeye çalışıyor, o sebeple partiler de seçime giremez, girmezler inanmayın emperyalist yandaş basına, "tek parti seçime girdi Castro yine başkan" haberleri yalan. AKİT'e bakın emperyalist medyayı görün,, seçime bir bütün halinde halk(işçi,emekçi, memur) girer ve adayını da KENDİ biriminde(konsey) kendi BELİRLER. CASTRO geçiş süreci bittikten yani konseylere geçildikten bir süre sonra aday olmadığını, istemediğini de ilan ediyor, ancak bağlı olduğu birim, ona bu sorumluluğu veriyor, sen adaysın, delegemizsin diyor, yani demokrasi ise o karara saygı duymak zorunda, o durumda kim vermez ki.
Kapitalizmde demokrasi yok dolayısıyla diktatör tanımı koftur, çok parti olsun, seçim olsun, oysa demokrasinin kriteri de kaidesi bu değil, bu demokrasi değil, OTOKRASİ. bin kere anlattım ve itiraz da edemiyosun, edemezsin de çünkü gerçek bu! Feodalite olsaydın kral olursan yani feodalitenin MİRAS-KAN BAĞI düzeneğini kırarak olabilirsen, amacın demokrasi ise, krallığı ortadan kaldırdığını ilan etmen gerekir ve krallığın süresince de demokrasiye geçme, kraldan olanın kral olması, partilerin seçime girmesi yerine halk konseylerini örgütleme mücadelesi verirsen, demokrasiye doğru yol alırsın, bu geçiş tamamlana kadar da ne yazık ki mecburen bir KRAL olursun, KRAL, hükümet kavramına karşı olsan bile! ANLAMAN ÇOK MU ZOR?
yani demek ki bir ülkede çok parti yoksa demokrasi yok, varsa demokrasi var denemez, demokrasi yok diyebilmemiz için HALKIN SÖZ, YETKİ, KARAR DOĞAL ÖRGÜTLERİNİN olup, OLMAMASI şartı aranır. Esas kaide budur ve bu yok, ama kurulma çabası varsa, GEÇİŞ sürecinde HEDEF, strateji halini almışsa, orada demokrasi sorunludur, çünkü geçiş sürecindedir, ama bunun yerine sermayenin yani daha en başta adaletsiz bir zeminin hakim olduğu biçimde, partiler seçime gidip, podyuma çıkıp, aldıkları afaki oyla veya güçlü olanın sesinin çıkabildiği düzenle, yönetme hakkı elde ediyorlarsa, işte burada demokrasi sorunlu değildir, orada yetkiyi, miras yoluyla, yani monarşiyle alma yerine, bu yöntemlerin (güçlü olanın baskın çıktığı!) kullanıldığı OTOKRASİ hakimdir.
BÖLÜM 3 KAVRAM VE TANIM MESELESİ, E-GÖRELİK, AÇI
Ben mecbur değilim ki senin DENEREJE EDİLMİŞ KAVRAM VE TANILARINI ESAS ALMAYA, ki solcular deyip duruyorsun, solcular ne feodal aristokrasinin ne köleci soyluların ne de kapitalizmde neo-conilerin tanımlarınıngerçek ve doğru olmadığını bilir. Örneğin bir petrol baronuna göre A ülkesindeki petrolü çıkartması ona göre HAKTIR BANA GÖRE İSE HAKSIZLIK. Umarım anlıyorsundur sen öne tarafını seç, köel bilincin kır, aş, bilimsel ve objektif olmaya yol al, dün bildiklerinin, bugün nasılda yanlış olduğunu göreceksin(yeter ki bilinçlenmeyi başar)
Köleci sistemlerde, soylular, kan bağıyla değerlendirilirdi. Örneğin şu ya da bu mecliste olabilmek, karar mekanizmasında olabilmek için, kişinin kanında soylu bir kan olması aranırdı. yani saray eşrafıyla veya sarayın bürokrat sınıfıyla bir biçimde akraba olmalıydı. Diyelim ki, köleci sistem adına demokrasi denen, ama gerçekte içler acısı bir otokrasiye geçmiş olsun, sadece soyluların parti kurup, kimin kral olacağının halka sorulduğu bir rejim olsun, şimdi;
Bu şekilde seçilen otokrat değilse nedir?
Burada KAİDE, ÖLÇÜT, kaç kişinin aday olduğu veya kaç partinin seçime katıldığı esas olabilir mi?
Akıl var mantık var -varsa- bende diyorum ki, kapitalizmde hem halkın karar ve yetki organları yoktur hem de soylularda aranan kan bağının yerini PARASI OLAN ayrıcalığı almıştır, zaten sermayedar olan sistemden memnundur, sistemin çıkarına ters bir girişimde bulunmaz, bulunsa da istisna, yani birey olur ve çoğunluğun gücünü, kurumu aşamaz, yani esas ve usülü belirleyemediği gibi, mecliste sadece 1 oy hakkı olur, hayli ütopik ama değindim. pek olduda parası olmayan halk parti kurdu ve kazandı, ne oluyor o zaman? SOYLULAR YAĞMA, TALAN, YIKIM BİR SAVAŞ BAŞLATIYOR VE EN ÖNDE SEN KOŞUYORSUN LEONARDO, onalr soylualrın partilerinin eğil artık halkın seçime girmesini istiyorlar diye üretmedik yalan, isnat bırakmıyorsun. İlla kişiler mi diyorsun, Chavez gerçekten demokrasi, Trump otokrasiyi temsil ediyor..
BANA KAPİTALİST TANIMLARLA GELME, ANLAMAK İSTİYOSAN KAVRAMALARIMI ÖRĞENMELİSİN, NASIL İÇERİKLENDİRDİĞİMİ BİLMELİSİN ve gördüğün gibi tek bir kavramım yok ki objektif olarak ve tüm gerçekliğiyle açıklamamaış olayım.
BÖLÜM 4, 3 MADDE DE DAHİL KONUYLA İLGİ MESELE ve NE YAPMALI?
MADURO BİR DİKTATÖR değil, henüz böyle bir tespitte bulunabileceğimiz bir zemine VE KRİTERE sahip değil-iz. Yukarıda örnek verdim, kralsın ve krallığı yıkma sürecindesin, o süreç boyunca sen, krallığı yıkana kadar ne olacaksın? KRAL, yıkmak istediğin halde, LENARDO sen krallığı yıkmak sireye karşısın şu pozisyonda yani değil sol, bırak liberal, tam bir neo-faşist pozisyon!
Diktatör lafzı (tüm emperyalist ülkeler dünya üzerinde ve sermaye doğası gereği diktatöri monarşik otokrasi iken) ağzınıza sakız olmuş. beni kişiler değil MİLYONLAR İLGİLENDİRİR, ben evrene bakarım, dünyaya. ha ÖZGÜRLÜK, yağma, talan ve sömürüyü ortadan kaldırmanın ve demorkasiye geçiş süreci, diktatörlükten geçiyorsa, karşısında da olmam, stratejiye bakarım. hedefe bakarım, amaca bakarım ve koşullara. Koşullar bunu zorlamışsa, benim kıstasım kaidelerdir, stratejidir ve hesabını böyle alırım zaten her geçiş süreci özel ve saltıklaştırılamaz koşulalr içerir. Örneğin Hitler yenildikten sonra Alamnya da nazi örgütlerinin, kurumalrının kurulması ve savunusu YASAKLANMADI MI, bu bir naziye göe diktatmrlük değilse nedir? kavramlar sizin oyuncağınız değil, kişi hem diktatmr hem de olabildiğinde deokrat olabilir, bunun belirleyici bir ölçütü ve bir taraf, sınıfı var. örneğin Erdoğan AKP den nemalanan hiç kimse için diktatör değildir... Biriniz çıkıp Merkel nazizme izin vermiyor bu yüzden diktatördür derse, önce diktatör kavramını nasıl içeriklendirdiğini sorarım ve evet o açıdan bakarsanız da yine diktatördür. Kısaca demokrasi varsa diktatrlükte vardır, bu iniş ile çıkış gibidir... önemli olan kime demorkasi, kime diktatörlük olduğunun kavranmasıdır. özgürlük de öyledir, herkese ve her şeyi yapmaya öyle her kafasına eseni dilediğini yapmasına izin verilmez, çünkü bu özgürlüğün tanımına aykırıdır ve yapmaya kalktığı anda da engellenir. örneğin kimse insan öldürme hakkı olduğunu iddia edip sokağa çıkıp önüne geleni tarayamaz, hakkı olduğunu iddia ederse men edilir, yaparsa ceza alır, ona görede kendisini bu haktan mahrum bırakan diktatördün ve bu anlamda evet Maduro'da diktatördür, çünkü dün ülke kaynakalrını kolayca yapmalayan %1 e şimdi özgürce bunu yapma hakkı tanımamakta veya tanınmaması için çalışan organizasyonun bir parçasıdır:)
Demokraisnin tanımı ve işlevi gereği bir diğer YALAN PROPAGANDA DA, diktatörlük sana yutturulduğu gibi SÜREYLE, YILLA ilgili değildir, kişi olarak tam demokratik temelden, hakkıyla 40 yıl kalır, kişi olur tam otokratik biçimde 5 yıl diktatörlüğü temsil eder. Bu tür kıstaslarının tümüde safsatadır Leonardo. örneğin Chavez tim ama tüm halkın dinleyebilmek için mektuğ sistemi ve direk insanalrın bağlanıp ona sorular sorabildiği programalr düzenledi, onalra sordu, onlara cevap vermeye çalıtı ve çekirdek konselerini kurdu, amaç tüm halkın konyes olarak örgütlenmesi ve halka karşı diktatmrlük koşulalrının işlevsiz hale gelmesiydi, Chavez kime göre diktatördü? Açık, halkın sırtına binenlere göre, çünkü Chavez halkın dostu, bunların ise düşmanıydı!
Konuşmamızn daha sakin ve anlamlı olmasını istiyorsan karşındaki kişinin kaide ve kriterlerine ve tanımlarını anlamaya, kavramaktan başla...
Bugün bizler gerçek demokrasi istiyorsak aynı süreci yaşayacağız ve eğer sen gerçekten demokrasiden yanaysan, savunmak ve yılmamak zorundasın. konseyleri savunmak zorundasın ve paranın, aristokrasinin, soyluluğun, bürokrasinin belirleyici olmasına karşı çıkmalısın. Boşver kişileri o diktatmri bu diktatmri biz ancak insnaalrı diktatör kılan zemini değiştirmekle yol alabiliriz, eğer amacımız bu ise.
Maduro hem diktatördür hem de değildir, lakin şu an geçiş sürecinde, hedef halk konseyleri kurulmasıydı, ta ki halka demokrasi, talancıya diktatörlük olan gerçek demokrasi ve hukuktan korkan emperyalistler müdahale edene kadar... Şimdi meselemiz de bu değildir, şu an bizim önümüzde 3 önemli mesele var.
1.) ABD merkezli işgalin bertaraf edilmesi(ilkin, milyonların canı için, milyonalrın birbirini katletmesi için yapılan emoeryalsit planların hayata geçmemesi, aç olan birbirini yer, yesinler birbirlerini anlayışının gerçekleşmemesi için)
2.) kapitalist otokrasinin bir daha geri dönmmemek üzere tasviyesi ve yerine gerçek demokrasinin inşası.
3.) İnsanın insanı sömürgesi ve %1 in bolluk, %99'un ise biçare ve yoksulluk içinde kendisini pazarlayarak(mecburi kölelik) koşulalrında yaşamak zorunda bırakılmaması.
ne yapmalı, o kadar açık ki. Bugün venezuela için tekrar kapitalist otokrasiye geçilmesini tlep etmek, dmeokrasiye olduğu kadar hak özgürlük ve bağımsızlığa da, milyonalrca isnana karşıda kötülüktür. O kısım aşıldı, sıra gerçek demorkasiyi, yani konseyleri kurmakta, biz bundan sonra bunu gözeteceğiz, Maduro kişidir, orada bir ekip var, bir organizasyon ve hedefinde yukarıda ki maddeler var, bundan sonra bu maddeyi gerçekleştirme çabalarına göre değerlendireceğiz. Bizim için Trumpgillerin nasıl bakıp, değerlendirdiği, ne istediği asrtık önemli ve bağlayıcı değildir.
Baslik karismis, simdi yazacaklarimi, bilimsel ve objektif olarak ele alabilecekler okusun.
Turkiye'ye iliskin,
Turkiye, (dikkat cekin akp, chp, mhp,hdp vs. degil) eger sinirlarini korumak amacli, ukth(ideolojik komunizme dahil olan degil karistirmayin) geregi, cikarina nereden geliyorsa alir.
F bilmemkac savas ucagi veriyormus da bilmemneymis de, ulen 50 bin dolar icin, Katar'a askeri kisla paslayanlar, saati 65 bin dolarlik ucagi nasil idame edecegiz diye bir oturup, once ortalama zekanin uzerine ciksinlar. Basit ortaokul, duzeyi matematik de mi bilmiyorsunuz? 50 tane aldigini varsay, oturup carp bunu beceremiyor musunuz? Ne yani misal operasyona uctugunuda, karsidaki dusmana cok ozur dilerim derhal ayrilmam gerekiyor mali butceyi astik mi diyeceksiniz?
Ha ust olcekte zaten abd bunu bildiginden, rusya'ya pasliyor. Dunyaya dair genel konjukturde bunu okuyacak kadar eko politik birikiminiz de yok.
Ataturk , sozlerim bilimle celisirse, bilimi tercih edin de dediydi. Haliyle Ataturk sevmeyenlerin bunu onaylamasi beklenemez.
Sevda Ferdag da gercek bir sanatciydi, buna kimsenin sozu yok, ancak Sevim Tanurek'in olumunu de unutmus degiliz.
Bu arada, annelerinizin, anneler gununu de kutlarim, sevgili eril, bilissel hergeleler.
https://youtu.be/GB4PlRfBhCo
https://youtu.be/VGZ3GGnNSJw
ForumKirpisi
13-05-2019, 02:45
nice post grandpa.
bilgivehis
13-05-2019, 08:48
SOLCU DEĞİLİM, defalarca söyledim,.
Anti kapitalist demek solcu demek değil mi?
Ben seni antikapitalist diye biliyorum.
ilahimasal
13-05-2019, 09:14
spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
"SOLCU DEĞİLİM, defalarca söyledim "
Hakimlerin ne sagında nede solunda oturuyorum demek istemiş bence !
Alem filozof Spartaküs
spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
"SOLCU DEĞİLİM, defalarca söyledim "
Hakimlerin ne sagında nede solunda oturuyorum demek istemiş bence !
Alem filozof Spartaküs
Hayır onu demek istememiş bence
Sn Türkü
Örnek bende anti kapitalist im ama solcu değilim. Belki de Sn Spartacus
Devrimciyim veya Komünist, Sosyalist im demek istemiştir. Niçin insanın kendini Tarif etmesine izin vermiyorsunuz da herkesi bir kalıba sokuyorsunuz.
Dünyada solculuk ve sağcılıktan başka bir tanımlama yok mu.
Bende solcu değilim Komünistim. Solcu ile komünist arasında dağlar kadar fark var.
Anti kapitalist in solcu olmayan çeşidi de var
ilahimasal
13-05-2019, 10:39
Hayır onu demek istememiş bence
Sn Türkü
Örnek bende anti kapitalist im ama solcu değilim. Belki de Sn Spartacus
Devrimciyim veya Komünist, Sosyalist im demek istemiştir. Niçin insanın kendini Tarif etmesine izin vermiyorsunuz da herkesi bir kalıba sokuyorsunuz.
Dünyada solculuk ve sağcılıktan başka bir tanımlama yok mu.
Bende solcu değilim Komünistim. Solcu ile komünist arasında dağlar kadar fark var.
Anti kapitalist in solcu olmayan çeşidi de var
Sagcı - solcu kavramı hakimlerin sağında solunda olarak ortaya çıkmış bir görüş diye biliyorum.
Bu sebepten spartaküs hakimlerin ne sağında nede solunda konumlanmadıgını söylemek istedi diye düşündüm.
Hakim-Hüküm bunlar gücün simgesidir. Bunlar ADALET dediğimiz kavramla alaksı duruma göre degişenler.
Bende hakimlarin sağında solunda olmak istemem ama gel görki mecbur bırakılıyoruz.
Onlar ne derse adaletli olsada olmasada ona uymak zorunda kalıyoruz.
Bak mesela maduro ne diyor ?
Darbecileri cezalandıracağız.
Kim cezalandırır? Hakim olan hüküm eden.
Maduro nun o hakimlerin ne tarafında konumlandıgının bir önemi var mı ?
Leonardo
13-05-2019, 12:48
Sen insanlara ekmek gitsin yeter diye bakıyorsun. Medya sana diyor ki Venezuelada insanlar fare yiyor.
Öyleyse ABD gelirse rahat bırakılırlar diyorsun.
Bi daha da seçimle daha özgür bi ülke olurlar diyorsun. Guaido gelecek, Maduronun pislik çürük idaresini temizleyip
ülke medyasını siyasetini rahat bırakacak. Böyle barış içinde daha gelişmiş geleceğe umutla bakan bi yer olacak.
Guaido gelecek, ülkede ne kadar manyak varsa hepsini siyasete sokup, ambargoların kaldırılıp yüksek faizli kredi imkanlarıyla
ülkeyi her anlamda yüksek borçlandırıp sahte bi refah yaratacak. İnsanlar bu refaha alışıp biz ne olduk lan diyecek allah bu
maduronunda sülalesinin solun belasını versin. Sonra bunlar bi yerlerde trafik kazaları geçirecek falan.
Neticede yeni venezuela ABDnin kıçına girip ABDnin olur verdiği yerlere olur gerisine olmaz diyecek. (...)
- İlk kısım doğru.
Venezüella düzelecek. Brezilya'ya filan kaçanlar ülkelerine dönecek (Ama bunlar safsata, Putin oryı ikinci Küba yapmak istiyor şu anda. Trump'u da seçtirmiş. Zor yani böyle bir şey olması)
Venezüella Güney Amerikanın zengin ülkelerindendi. Ama sömürgecilik kültürü yüzünden halk fakirdi eziliyordu. Şimdi de ona dönüş olabilir. O yüzden, Maduro Siyaset yapmak isterse / ya da onun ayarında sol görüşlü biri olursa, bu da iyi olur.
Güney-Amerika ülkeleri TR'ye benzyor aslında. Halk dindar, kilisenin etkisi büyük, Halk eziliyor filan.
Kolombiya'da da mesela FARC gerillaları silah bırakıp siyasete girdiler. Bu tür şeyler olacak. Rusya "evet" derse o da :)
Leonardo
13-05-2019, 14:40
Türkiye F22 almıyor ki F35, ki alamayacaktır. bunun sebebi de s400 değil. yunanistan ve kıbrıs dengeleri
değiştirmemek adına vermeyecekler. yunanistan mirage ve f16 kullanıyor. f16ları da külüstür.
S400 arifesinde Kıbrıs Yunanistan savunma koalisyonu oluşturup ABye gittiler. Savunma garantisi dileniyorlar.
F35te onlar için korku unsuru.
Eğer Türkiyeye karşı şeyleri bilseniz duysanız Türkiyedeki kafadan hasta hariç hiç bi tc vatandaşı ayrı durmaz herkes
birlik olur. tayyip istifa eder gider yerine acil biri gelip mücadeleye başlar. öyle böyle planlar yapmıyor şerefsizler.
kktcyi almak dahil ihtimaller masada. iç siyaseti ısıtıyorlar. kktcde koalisyon dağıldı. kktc içten feth edilmeye çalışılıyor. orada
rumcu siyasetçiler var. amerikancılar var. hatta onları ısıtan da akp.
Yunanistan iç mecrada işgal edileceğiz falan oyununa başladı yine. Çiprasta vurgun yememek için Almanya ve ABDnin
köpeği oldu. Çipras beğenerek başladım ne kadar aşağılık bi hale geldi söyleyemem size. Çünkü Yunanistan bu kadar.
İçindeki kafaların dışarı kaçtığı bir küçük batık borç turizm ülkesi. Bizi hiç şaşırtmıyor. Bi Türkiye çıkamadı çıkmaz.
--
F16 dediğin ne kadar modernize etsen de 60 model kalıyor. dayanabileceği takat belli. manevra kabiliyeti belli.
Kabine sokabileceğin aksesuar belli. Oraya ben tablet ekranımı koyacam bile diyemiyorsun, o zaman ekran yok sığmıyor.
Kask içine görüntü yansıtabilirsin onun da know howu var.
türkiye saabtan teknoloji alıp çok geç kaldı. elinde sierra nevada var dornier var.
İsraile ters gitmese idik belki ordan da gelen teknolojiyle çok canavar bişey çıkardı zaten ortaya.
tfx falan dediler yalan oldu yine. o zaman saaba dorniere niye para akıttın?
sierra nevada zaten tehdit edildi çekildi.
S300 değil S400. yine pek başarılı değil ama hiç yoktan iyidir.
arada vuruyor ya patriot vurdu. patriot s300 kadar da değil.
- F-22 Raptor değil mi bizim konuştuğumuz?
Çok da yakın takip etmiyorum. Ruslarda Su-57 var galiba en son. Yani yeni silahlanma yarışı. O yüzden dediğin gibi olabilir. Ama asıl sebep bence AKP'dir. Ülkenin demokrasiden uzaklaştığını görünce silah satışını bloke etmiş olabilirler. Bence haklılar.
Yeni nesil avcı uçaklarının eskilere pek şans tanımadığını söyleyenler var. Hatta çin'in elindeki en son çınan J-20'lerin bile bunlarla boy ölçüşemeyeceini okuyorum. Fransız Mirake filanda "eski teknoloji" diyorlar.
Bir yandan iyi de oluyor bence. Bu silahlanma yarışına ben inanmıyorum. F-22 / F-35 alsak 5 sene sonra onun da yenisi çıkacak.
S-400'ler de tamamen etkisiz. İsral Suriye'deki İran güçlerini defalarca vurdu, S-400'ler F-16'ları bile vuramamış (diyorlar).
- Da F-22 / F-35 için ABD'de eğitim alan pilotlarımız bile var. AKP Artistlik yapmaya devam ederse hem bunları Türkiye'ye geri gönderecekler hem de bizi NATO'dan çıkartacaklar.
(Çünkü sözleşme'de var. NATO'nun 1 numaralı düşmanından roket filan aldırtmazlar diye biliyorum)
- Cipra'a karşı silahlanmak yerine, Eski AB odaklı siyasete dönemimiz gerekiyor.
Şu anda Türkiye'nin yalnızlaşması AKP + Rusya'nın işine gelir.
Ben başımızdakilerin ülkeyi bilerek batırmaya çalıştıklarını düşünüyorum. Çünkü Onların İslami projesini gerçekleştirmek için ihtiyaç duydukları şey tam olarak bu zaten. Türkiye yanlızlaşsın. Batı'da uzaklaşsın. Çin / Rusya ligine yakınlaşsın. Halk cahil ve fakir olsun, bir de 2 numaralı İran olup halka din dayatalım derdindeler sadece.
Rusya'ya da sebze / meyve lazım. Doğalgaz + Su-57 karşılığında sebze meyve alacak filan.
saçmalık siyaseti
spartacus
13-05-2019, 18:57
Devam ediyorum, asıl kaynaktayız, olgudayız, doğadayız koşuldayız, asıl temeldeyiz ve bu temelde binanın çatısının rengi, balkonun rengi, parmaklıkların cilası, temelde iken manipülatif olanı ve kişilere göreliği temsil eden, Ahmetin kaşının, Ayşenin saçının rengi anlam taşımıyor ve değinmiyorum bile.;
Sol ve sağ esasında hakim ideolojiye göre, hakim olanın sağında - sağ kol-, hakim olanın solunda -sol- kol çerçevesinde bir konumlanmadır. Bu bugün değil ,bin yıllar öncesinde de bir konumlamadır, kısaca sağ melek, sol şeytan. Bu söylemlerin kapitalizmin dünyasına yüzeysel-biçim temelinde girmesinde önemli rol oynayan meclis'te, sağ ve solun rastgele seçildiğini de düşünmüyorum. Feodal ideoloji gereği de, muhalif olan solu temil eder ve meclis yerleşiminin bu biçimde olması rastlantıya benzemiyor.
Buradaki konumlanma sistemiçi bir konumlanmadır ve sol olmak için illa sistem karşıtı olmak gerekmiyor, olabilir de... Elbette sol değişimi de temsil eder, yeni ve gelmekte olanı, fakat bu evrensel ve temel anlayış ve üretim ilişkileri, üretim tarzı ve sınıflar açısından da şu ya da bu esasıyla saltıklaştırılamaz ve herhangi bir sınıfa idirgenemez. Bizim, yönetimin biçimi ve karakteri açısından 200 yıldır en önemli sorunlarımızdan birisi OTOKRASİ'dir. peki hangi bağlamda söyledim bunu? salt sistem açısından mı? Elbette hayır. Kapitalisti de, çeşitli sosyalisti de, sözde sosyalisti de, bazı komünisti de, bütün açısından(parça değil) otokrasi dışında düşünemiyor.
otokrasinin 10.000 yıllık bir geçmişi var, kalıtsallaşmış ve gelenek haline gelmiş bir yapısı var diyebiliriz ve en önemli sorun ise üretim ve üretim ilişkilerinin yapısı otokratiktir ve bu otokrasi en temel, en kolay yerleşen, hiç bir özel çaba gerektirmeyen biçimde yapısal işlev kazanmış mekanizmaya -ana ve doğum- sahiptir. Dünyada kaç işçi var? Ortalama ve takriben; 5.000.000.000 denebilir. Elbette bu rakamda tarım işçileri, memurlar, çocuk işçiler, kayıt dışı, ataerkil-reis egmen ev kadınları, işsizler ve köleler de mevcut... ILO rakamlarına göre 3,8 milyar istihdam ve çoğunluğu refah seviyesi altında (https://www.ilo.org/ankara/news/WCMS_679784/lang--tr/index.htm),
5.000.000.000 işçi, emekçinin ortalama saat üzerinden, 8 saat baz alırsak, günlük kaç saat eder? 40.000.000.000 Saat. Şimdi bu rakamları paylaşıyorsun, ama amacın ne diye sorulabilir. Açıklayayım.
1.) Şu an dünya da en az 5.000.000.000 kişi monarşik OTOKRASİ altında bu bağlamda dahi siyasi açıdan modern köledirler.
2.) Günlük 40.000.000.000 Saat monarşik otokrasi altında geçer.
Kısaca milyarlar, efendi de, köle de, cinsel ayrımcılık esaslı despot aile reisliği de dahil, otokrasiyle yatıp kalkar ve kanıksanmış, temel ve hakim anlayışı meydana getirir...
Monarşik otokrasi nedir?
Egemenliğin ve elbette mahrum bırakmanın(özel mülkiyet) da miras yoluyla geçtiği otokrasidir(ki ataerki-despot aile reisliği de cins temelli mirastır). Otokrasi nedir? Tüm yetkilerin 1 kişide toplandığı yönetim biçimi. Ya 1 değilde, bir kurul söz konusu ise? o zamanda o kurum oligarşik(bir grubun) Otokrasidir ve kurul başkanı oligarkı temsil eder(Daha önce siymeiştim, kimse ne otokrat ne diktatör olmaz, despot olabilir bu ayrı. işin temelinde yetkilendirilmiş olmak vardır ve tanrısal seçilmişlik dahi söz konusudur. otokratın hakkı ya tanrının seçtiği özel kişi ya da gaspın diğer adı olan özel mülkiyet mirası ve miras hakkı olarak seçilmiş kişi olmasıdır. meşru mudur?).
nereye varacağız?
Biçimsel olana hiç girmeyeceğiz ve artık gereği yok. Şuraya varacağız, kapitalizmde otokratların, oligarkların imkanlarına, para ve sermayenin ve otokrasinin, bütün araçlara sahip olma ve olabilme, satın alabilme imkanı, toplumsal aidiyetleri kullanarak toplumu parçalara ayırıp yapay siyaset üretebilme, kullanabilme yetisi, kendisi için çalışacak bir çok sayıda insan gücü satın alabilme gücüne vs. rağmen, modern kölelerin imkan ve olanakları da ortadadır. 5 Milyar insanın günlük ortalama 10 saati işyeri ve iş, kısaca hizmet yolunda geçer ve kalan zamanda çoğunlukla aidiyet çatışması temelli siyaset batağındadırlar.
Kısaca kapitalizmi geçtik, buradan demokrasi namına bir cacık çıkmıyor, ama elbette bu demek değil ki hakim olan otorkasi de olsa, biçimsel, temsili de olsa, hak, hukuk ve demokrasi mücadelesi verilmeli, en ufak bir seçim hakkı dahi korunmalıdır. şimdi geldiğimiz mesele sözde sosyalist, komünistler açısından ve pratik tecrübelerin sağladığı bilinçle kıyaslanması gereken bir mesele.
Nasıl ki, kapitalizmde işçi hayatının esasını otokrasi altında geçiriyor, bu sayede işçi de otokrasiyi öğreniyor ve hakim kafa anlayışı otokrasi oluyorsa... Bu anormal bir durum mudur? elbette değildir, zira içinde olduğumuz dünya gereği de gayet normaldir. Kısaca her sınıflı toplum, üretim alanında otokrattır ve diktatördür(kişiler bazlı değil sınıf bazlı). peki buraya kadarda sorun yok diyelim. öyleyse nerede?
İşçinin, kapitalistden edindiği otokrasiyi, temel ölçüt haline getiren yaşanmış sosyalist pratikle ve hala sözde bazı komünistlerin, otokrasiyi, sınıfsal değil toplumsal bir karaktermiş gibi ele alıp, yönetim anlayışı ve erkini, yine otokratik biçimde(her ne kadar içinde parti seçimi de olsa bu üyelik ayıracılığı edinenlerin seçiminden öteye gitmez ve amacı, kapsamaı bellidir, parti içidir, kadro esaslıdır vs), sağladığı veya sağlaması gerektiği "inancı" yanlıştır. yani olması gereken partinin seçim ve atamalarıyla bir yönetim değil, aksine toplumun tümünü kapsayan organlarda(konseyler, sınıfın ve demorkasinin en tabi örgütü), toplumun söz, yetki, karar mekanizması ve organlarıyla yapılacak delege ve seçimler esasına dayanmalıdır. Yani üretim ve esas temel açısından bakacaksak, sınıfın, tüm çalışanların yönetimi esastır=demorkasi. bunun sağlanamdığı ve seçimin parti, siyasal-ideolojik kurum bazlı ele alınması doğal oalrak oligarşik otokrasiye dönüşür. 1 İstinamız vardır, o da geçiş süreçleri ve bu geçiş süreçlerinin olabildiğince kısa olması ve ilk ve esas amaçlarından birisi ifade ettiğim biçimde, sınıf demokrasisine geçilmesidir.
Neden sınıf demokrasisi dedim, çünkü sınıflı toplumdur, aslında tüm ekonomi ve siyaset üretim alanında şekillenir, tüm esaslı çıkarlar orada düğümlüdür ve siyasete yön verir, tayin eder ve bugün olduğu gibi işçileri kendisine çalıştırıp, üretim araçlarını gasp etmek isteyecek sınıf da oradadır ve üretenler, buna konsey örgütleriyle izin vermeyecek(ki vermesi de düşünülemez zira konsey üreticinin en doğal örgütü, bizzat kendisiyle bütünleşmiş iradesidir artık), böylece milyarlar adına demokrasi, hak ve özgürlükler platformu iken, aynı haklara sahip olmakla birlikte, sömürücü sınıfın, tekrar sömürme ve kölelik koşullarını sağlamasına imkan verilmeyecektir bu yapısal olarak, azınlık ama sömüren sınıf adına(%1) otokrasi, biçim olarak ise ne yazık ki diktatörlüktür(%99'un, %1 e karşı). Özel bir tercih değildir, nasıl ki rakam verdiğim 5 milyar insanın üretim alanında otokrasi mi, demokrasi mi tercihi yoksa, yani üretim araçları ve sömürge-patronluk iradesinde değilse, koşullar izin vermiyorsa(kişi bazlı istisnalar önem arzetmez), olamıyorsa, yapısı gereğidir. nasıl ki kapitalizmde kölenin sınıf atlama şansı varsa, sosyalizmde de efendinin, çalışma ve tüm diğerleriyle aynı hakları vardır, yani oradaki sınıf atlamanın yapısı da gümüzdekinin tersidir... kısaca birisi %1'in, %99 üzerindeki otokrasisi, %1 için demokrasi, diğeri %99'un, %1 üzerindeki otokrat yönetimi, %99 için demokrasidir.
Venezuela, Küba ile birlikteliğinden muazzam bir tecrübe edinecekti. hedef o ise, bu muazzam bir çıkış, alternatif olacaktı, şimdi ise önceliğimizi, emperyalistlerin insanlık dışı yol ve yöntemlerle saldırıya geçip, süreci ve olacaksa dahi demokrasiye(kapitalist demagograsi, otokrasi değil) geçişi bilinçli olarak baltaladığı süreç haline geldi(Burada Bolivarcılığın ve Maduro kafalıların olumsuz etkisi ise ayrı bir konu, lakin önemli bir birkim ve pratik sağlayacaktı). Bu emperyalist işgal ve baskı, konseylere geçişi engellediği gibi, mevcut sözde geçici hükümeti, otokrasiye mahkum kılacak bir pozisyona da getirdi. Bilinçli halk direnecekse, bu süreçte otokrasiye dokunma şansı kalmayacak vb...
Kısaca otokrasinin de, demokrasininde omurgasını üretim alanı ve üretim ilişkileri belirliyor ve sınıfsal konumlanmayı da sağlıyor...
Bu konular neden önemli?
1.) Toplumsal bilincimiz için önemli. Tüm dünya kapitalizmi, Venezuela'nın kapitalist otokrasiden kurtulma mücadelesine karşı topyekün savaş açıp, %1'in otokrasisini her türlü insanlık dışı yol ve şiddetle ve amaçlanan milyonların ilaç ve gıda sorunuyla kırımı, can meselesi iken, diğer taraftanda olabildiğince örgütlü halkın direbildiği kadar direnmesi ve eski otokrasinin, gasp ve soyguncu sömürge iktidarını tekrar egemen kılma amacı.(bir toplum tümüyle bilinçli olmayabilir, ama bu %1'in otokrasisini de, mevcut şimdi ki otokrasiyleşmeyi de kıramayacağı ve demokrasinin yanlış olduğu anlamına gelmez).
2.) Türkiye'de farklı durumda değil. farkı Latin Amerika toplumu daha yüksek bir farkındalık ve örgütlülüğe sahip(iyi ki sahip yoksa her biri bir Somali olurdu) ve bir kaç yüzyıl direk köle, en az 50 yıldır ABD önderliğindeki dünya %1'i tarafı ve açısından bir gasp alanı, talan bölgesi konumunda. Ve farkınalık edinen toplumsal bilinç ve farkındalığın yok edilmesi için, basın, medya, yayın, ruhban sınıfları, kukla siyasetçiler, sermaye tarafından kolayca satın alınmış veya parayla tutulmuş kişiler, bürokratlar kadar, her türlü suikast, silahlı ve şiddet, her telden mafya, paravan örgütler ve biribiryle çatışmaları vb esaslı ve uyuşturucu(esrar, eroin vb) esaslı bir çok yol ve yönetimi kullanmaktadır.
3.) Türkiyenin gidişatı da, nereye dokunacağını bilmese bile, toplumsal bir kıyım ve karşı bir başkaldırıya açık görünüyor. yani bugün Venezeulada yapılan bunca ayak oyunu ve ambargo yaşanabilir. O kadar etkili olmasa bile bazı kalemlerde yapılabilir, ama örneğin bir gıda ve ilaç sektöründe olursa, hele ilaç sektöründe tamamen dışa bağımlı bir ülke olarak bir çok insanın ölümüyle sonuçlanabilir. venezeuala'da yaşanan ambargo ve bu büyük insanlık suçu, Türkiye'de yapılsa, ve bazı büyük devletler ambargoyu delmezse, milyonlarca, delse bile binlerce insanın ölümüyle sonuçlanabilir heleki hükümet bu ise...
4.) yetersiz bilincimizden, yarın ABD aynı şeyleri yapsa biz kolayca aldatılırız, Erdoğan üzerinden, doğrudan emperyalizme asker oluruz, halbuki yaşadğımız bunca sorunun ele başısı, destek olduğumuz emperyalistlerdir ki, kendimizi yedirmiş oluruz. Bir örnek vereyim, daha önce izah etmiştim, emperyalsitler sağı iktidar yapmak için, ülkede istikrarsızlık üretir, sağ vaadlerde bulunur ve hükümet olunca, kleptokrasiye açılır, ülkeyi yağmalarlar ve bu bir süre farkedilemez, çünkü emperyalistler piyasaya 100 milyar dolar civarında finans sağlamışlardır. Önreğin 10 yıl önce Türkiyedeki yabancı para, 160.000.000.000$, şimdi se bu rakam 45.000.000.000$ ve neredeyse ülke tamamen, tüketici ve tarım ürünlerini dahi ithal eden bir ülke haline getirildi. bu bir plan ve projeydi, sağ kukla parti sayesinde bu planlar tıkır, tıkır işledi, dün %70 olan dışa bağımlılık şimdi %90 düzeyinde ve piyasadan desteğini pat diye çekerek, tamamen avuçlarının içine almış oldular. Kısaca dert 1 tiranlık iken şimdi tüm dünya ile savaşmak zorunda kalınacak ve ABD destekçiliği(sebeb ne olursa olsun), koyunun kasabın bıçağı yalamasından öte geçmeyecektir...
ForumKirpisi
13-05-2019, 19:11
F22 Türkiyeye satılcak mıydı ben bilmiyom ki. F22 hiç bi ülkeye satılmış bi uçak değil.
Bi de eski. F35'e kıyasla silah sistemi içine giriyor, manevra kabiliyeti daha düşük ama süzülme kabiliyeti daha yüksek.
bi de çift motor iyidir.
türkiyenin ihtiyacı düşük yakıt tüketimli yavaş uçaktı. hürkuşu silahlandırıp kullansınlar işte para yok onu kullanamıyolar mı bilmem.
pilotun en iyi kullandığı uçağı kullanması fanteziden daha iyi israilde f16 kullanıyor hala suriyede falan cayır cayır.
türkiye hala suriye üzerinde uçamıyor.
s400 zaten roket gelcek diye koydular benim bildiğim uçaklara bakmeyör, bi de israile sataşmak istemeyebilirlerski.
Sagcı - solcu kavramı hakimlerin sağında solunda olarak ortaya çıkmış bir görüş diye biliyorum.
?
Sağ sol ayrılığı, 1789 yazına, Fransız Ulusal Meclisi üyelerinin anayasa çalışmaları için bir araya gelmelerine kadar geri gider. Delegeler, Kral XVI. Louis’nin yetkilerinin belirlenmesi sırasında derin bir fikir ayrılığına düşerler. Tartışmalar hararetlendiğinde siyasetçilerin fikir ayrılıkları oturma düzenlerine de yansımıştır. Kraliyete karşı olan devrimciler başkanın solunda, muhafazakar, aristokrat ve monarşi destekçileri başkanın sağında oturmaktadır.
Sol sağ kavramı Fransız burjuva devriminden dünyaya kalan mirastır.Bu ülkede de İsmet İnönü kendini ortanın solunda gördüğü için bize de ondan kalan miras.
Bu ülkede yıllarca komünist olmak suç olduğundan devrimcilikse vatan hainliği damgası yediğinden bu kavram gizliliği saklamak için kullanılmıştır. Bu günde CHP kendi içinde bazı unsurları eritmek için kullanmaktadır.
ForumKirpisi
13-05-2019, 19:29
spartacus çok doğru diyor, S&P - Moody's - Fitch diye 3 tane kuruluş var.
Bu kuruluşlar İngilizce şöyle: Essential Guide to How much should i invest as an American citizen
bunu ben uydurdum.
Bir Amerikan vatandaşı olarak yabancı bir ülkeye kaç yatırmalıyımın temel klavuzu
Sitizın bakıyor, SP çürük vermiş, Moodys çürük vermiş öyleyse ABD emeklilik fonları o ülkeye girmiyor.
ABD bankalarının parası o ülkeye paylaştırılmıyor.
Böyle bi düzen kurmuşlar.
Bu 3 kuruluşta tamamen siyasi karar alır. Zaten kararlarının %50'si siyasi temelli diye de yazıyor. ABD'den uzaklaşmakta
ABD'li bir kredi ratingi için olumsuz.
Özellikle Türkiye konu olunca hep siyasi olayların ardından veya öncesinde karar alırlar.
Rusyayla ne baba iş yaptılar be abi ver şunlara AA+ demez kimse.
İtalya'da muhalefet zayıflasın diye rating düşürdüler. Noldu? İtalya'da faşık geldi.
spartacus
13-05-2019, 19:31
NATODAN çıkmak hele şu koşullarda bir kurtuluştur, zira çıkarsak ekonomi çöker denecekse zaten çökmüş durumda ve ülke %90 tam bağımlı hale gelmek üzere, ne kadar erken çıkılır o kadar bu oranı düşürüp üretime yönelebiliriz elbette ciddi sıkıntılar çekilebilir ancak, acsını yaşamaktansa, ameliyat en etkili çözümdür. kaybeden NATO olur ki, bu tür şantajları blöftür, altın yumurtlayan tavuğu kesmek gibi. (Önceki yazımın en sonunda değini mevcut).
Türkiye tam bir ABD üssüdür, askeri bölge gibi, Türkiyede konuşlandırdığı 3-5 düzine nükleer silah dahi var.
Ama bu paşa ABD böylesine üs haline çevirdiği kuklasının toprağındaki patriot füzelerini çekti! yani ülkeyi üssü olarak kullanırken, korunması konusunda sorumluluk almıyor.
Şimdi S-400 sorunun temelde yatan kaynağı görldü mü?
Bilip bilmeden, F22 istedi de pilot eğitimi verdi de, S-400 başarısız da(yüksek isabet oranlı ve çak başarılı, S-300 deçok başarılı) bir anlamı yok, şu an dünya da isabet ve caydırı oranı en yüksek olan füze sistemidir. Eğer bir üstteki satırı anladıysanız.
Patriotları çekme kararlarından sonra Türkiye ABD ye, patriot için istekte bulunuyor, ciddiye dahi almıyorlar.
F22 isteniyor, aslında istenen modeli vermiyorlar, vermedikleri gibi, verelim dedikleri için de, her zaman yaptıkları gibi süründürüyorlar.
F35 isteniyor süründürüyorlar, anlaşılmasına rağmen sonra NATO ülkesi olmasına rağmen, kafalarından vermeme kararları şıakrtıyor veya şantaj yapıyorlar. Üstelik maksadı karşılamıyor, maksadı karşılayan ise Rusyanın ürettiği hayalet uçak(çok yönlü kullanılabilir ve modelleri çok yönlü, yani hem bombardıman hem de avcı uçağı oluyor).
Kısaca çok yönlü bakılmalı, madem NATO ülkesi, kafana göre engeller, şantajlari yaptırımlar nasıl uyguluyorsun?
Sonra NATO'ya üye diye ABD kendi başına yatpırım, şantaj uyuluyorsa demek ki o konular NATO üyeliğiyle ilgili değil, her ülke istediği ürünü, istediği satcıdan alır. mecbur mu senin hem 2 katı fahiş rakamlarla gazladığın ürünü ve kendi uyduna bağlayıp dilediğin gibi izleyebildiğin sistemleri kullanmaya
madem F22'in parasını verip alacak, ister kullanır, isterse özel yolcu uçağı bile yapar, ürünün parasını vermiş mi, kullanım hakkını almış mı? Almış... daha önce açıkladığım gibi, tröst, tekeller ve baronalrın yönettiği bir dünya, tüm sözde hak, hukuk, piyasa ekonomisi lafızları yalan.
asıl sorun NATO aldı altında kabul edilen köleliktir ve o günden sonra Türkiye bütün ivmesini ve ğretkenliğini kaybetti, kademe, kademe kukla ve oyuncağa çevirdiler, her türlü alavere, dalavere, üretim engeli, sahte fiyasa şişirmeleri, sağ ve gericleştirme, toplumu uyuşturma....
Bir başka sorun, ABD ultimatom veriyor ve diyor ki, her NATO ülkesi GSMH'nın %2 oranında SİLAH ALIMLARINI YÜKSELTECEK! yani diyor ki, silah tekelelri için bayılacaksınız, zaten bayılyıorsunuz ama fazla bayılacaksınız, buyrun itiraz edebilin şimdi...
Sonra şartlar koşuyorlar, hiç bir elektronik sistem ve yazılıma müdahaleyi kabul etmiyorlar, resmen işkence ediyorlar vs yani uçaklar direk ABD uydu sistemleriye dahi yönlendirilebilir, takip edilebilir durumda. Dilerse bu uçakları casus olarak dahi kullanabilir... Türkiyenin ise ana kalemlerde üretimine engel olyorlar, bir çok şantaj dışında, mühendislere suikastler dahi düzenliyorlar! Böyle bir çıakrlar dünyası bu.
hayret, nelerden söz eder, nelere değinir(deşsem neler, neler serilir ortaya da neyse), değinmek zorunda kaldım böyle :)
Leonardo
13-05-2019, 19:58
- Beter olum olm. :)
ilahimasal
13-05-2019, 20:08
4.) yetersiz bilincimizden, yarın ABD aynı şeyleri yapsa biz kolayca aldatılrıız, Erdoğan üzerinden, doğrudan emperyalizme asker oluruz.
Erdogan ve dinazor , fosil , osmanlı sempatiği Maduro oradan inse !!!! Venezuela halkı bu kadar mı feraseti bozuk bir yapı ki , adı batasıca abd kuklalarına geçit verecek?
Maduro bilinç ifade etmez . Maduro dan hazzetmemekte bilinçsizlik ifade etmez. Maduro gider cudoro gelir. Venezuelada BAYRAKMIDIR ki bu maduro , venezuela halkı onun yerine biz parçası bulamasın.
Venezuela bolivar dan , chawez den sonra madurodan gayri bir tek konsey oluşturamamışta maduro nun o fosil sempatigi duruşuna mı mahkum kalmıs.
Cezalandıracağım diyor fosil sempatiği sultan delisi , diktatör bozuntusu , ordunun arkasına sığınıp ahkam kesen verimsiz.
Bizde burada bu tehditlere muhattap oluyoruz hacı sultan maduro.
Bak neler diyorum vay vayyy , böyle dediğim için sultan maduroyu sevmediğim için abd sevdalısı bilincsiz omurgasız oluyorum. Sevmiyorum arkadaş arkasına
Silahın gücünü almış , hakimim cezalandırırım diyen , tek adam görüntülü hazretleri.
Bolivar tutmuş güzel , çhawez sürükleyip maduro hazretlerine vermiş ama ortada mucadele edip geregini yapmak yerine chawezin getirdiği yerden daha geriye götürüp bir sultan ve mafya sempatisi ile amaca ulaşacak öyle mi ?
" Ama abd kapitalistler sermaye emperyalizm bırakmıyor ki ha birde siz omurgasızlar!!!!" Dendigini duyuyorum.
Hep bir bahane ve her yeni bahaneye bir kapı aralamak.
Bizde biliyoruz Dünya hakimlerinin ne halt yediğini , olur onlara karşı mafya ve sultanlara bel bağlayalım.
Korkulmasın abd ve gibileri ile karşı karşıya gelinince sıkacak bir şey bulamazssak sokacak bir şeyler bulacağımız , ayaktaysak canlıysak olacak.
Abd ve gibilerin yanında taraf olmak mümkün degil. Olan olsun. Dönmeyiz yolumuzdan.
Maduro gidecek diye venezuela kayıp edecek diyenlerden degilim . Maduro bu kafası ile halka daha çok zarar ve abd ye fırsat verir.
Maduro öyle sultan ve mafyalara sempati duyarak en fazla kaddafi kadar yaşar. Maduro nun verdiği her RESIM onu dahada beter eder.
spartacus
13-05-2019, 23:31
http://www.diken.com.tr/abd-maduroya-yardim-eden-bankalari-cezalandiracak/
Erdogan ve dinazor , fosil , osmanlı sempatiği Maduro oradan inse !!!! Venezuela halkı bu kadar mı feraseti bozuk bir yapı ki , adı batasıca abd kuklalarına geçit verecek?
Evet o kadar ferasetin bozuk ki, ABD savuculuğuna soyundun, osmanlı sempatiği dert ise, ABD sempatiğini nereye kyoacaksın? Kimimizde Sümer, Mısıra sempati duyarız bu çok ayrı bir konu, nesine duyduk nesine duymadık vs... dün Rusya iken şimdi ABD semptaiğine dönüştün,(anlamıyorsun değil mi, şaşırmadım), ferasetin bozuk değil ferasetin yok... Rusyaya kin kusuyorlar, AMBARGOyu deldi, ticari ilişkiye girdi diye, halbuki delmese ne güzel milyonlarca insan kırım, kırım, kırılsa, tepeden bomba yağsa(bakınız burada önemsenen, en büyük savaş suçu olan ambargo ve insan hayatıdır, çarpıtmayın, kapitalist egemen dünyada kimsenin elinde sihirli bir değnek yok). Maduro antipatin ve safsatayı aşamayacak cehaletinden dolayı yapıyorsun, ama konumuz bu değil şu anda. tarifi yok, yok gerçekten, çağdışı bir kan davalısı gibisin..
Ne diplomasi, ne strateji, ne taktik, ne çaresizlik bir şey bildiğiniz yok. örneğin Küba'da herhangi bir ülkenin bayrağını yere atmak, çiğnemek, yakmak yasaktır, neden? Bunu idrak edecek düzeyde değilsin, ama yarın öbür gün, birileri sana "ho, saldır" dedi mi senin için tam bir güdülme gerekçesi oluverir. Öteki çıkar Küba'da Atatürk heykeli var o halde Küba=sıfırdır safsatası yapar sanki Küba demek, bir adet heykel demekmiş gibi, Venezuela demek sırf 1 adet Maduro demekmiş gibi, emperyalistin tek derdi de Maduroymuş gibi, başka hiç bir amaçları yokmuş gibi, hangi ferasetten söz ediyorsun?...
Bana cevap mı vereceksin Türkü
Yazdıklarımla gel, başka türlü benimle muhatap olma çünkü söylemediğim ve açıkca, konu açısından safsata ve manipülasyon dediğim bir biçimde kişileri tartıştırmak üzerinden nasıl bir psikolojik yarılma yaşıyorsan, neyi neye eşliyor ve krize giriyorsan, beni ilgilendirmiyor, konu da bağlamıyor.
Maduro değil, senin en değer verdiğin birisi de olsa ABD ve dünya mafyası bu yağma, talan ve sömürü kaybına karşı işgal girişimi farklı olmayacaktı. mafyanın elinde binbir yol, yöntem var, hiç bir şey bulamazsa sizin de sevdiğiniz birisini veya muhalif öldürüp, suçu o beğendiğin liderin üzerine de atar çıkar, AKP diyorsunuz, AKİT diyorsunuz, bunlar emperyalist baronların taktikleri yanında daha çırak bile sayılmaz, daha babacan görünüp, malı götrmeyi, yedire, yedire işlemeyi öğrenemişler, bodoslama dalıyorlar...
Bu neo-liberaller, Nazılerden de çok şey öğrendiler. örneğin Hitler komünist, sosyalist, sosyal demokrat avına çıkabilmek ve kendisini her şeyin üstünde ilan etmek için, bir ayyaşa meclisi yaktırıp, bunu da öne sürüp, bir dolu gasp elde etmişti. Sizin gibiler için ise bu tür yöntemler bile lüks, maduronun kaşı var desinler bitti, bir kez bile sormazsınız, asıl dertleri ne diye?
yani önce konuyu anlaman gerekir, bu emperyalist işgal, ayrıca Maduroyu güçlendiriyor! Elbirliğiyle halk çökertiliyor işte, bağımszlık isteyen bir halk idi, şimdi kime bağımlı olsam derdine düşürüldü! ama bu konu farklı, git konusunu aç, açtınız da yazmadık mı?
Bu kadar hengameye rağmen, hala daha yıkamadılar demek ki mecali bitmek üzere olsa dahi, orada direnen örgütlü halk sandığınız kadar boş değil... latin Amerika tarihini bilmek gerekir önce...
konuyu provake etmekten ve manipüle etmekten vazgeç artık. tamam belki yeterince bilmiyorsun, belki de ferasetin kavramana yetmiyor, kişisel, psikolojik nöbetlerini, kin ve nefretini(bir kan davalı kafası) bırakıp, öncelikle yazılanları anlamaya çalış, savunulan ne, karşı konan nedir görmeye çalış. Böyle körü körüne... Hiç bir şeyin ölçütü sen olmadığın gibi herhangi bir kişide değil. papağanlık yapacaksan bile kendini dev aynalarında görme, milyonlarca papağan var, safsatayı bırak, olgulara yönel.. olgular ve kişiler salt bir parçası, yönüyle ele alınamaz.
Maduro, şu yada bu, ne olursa olsun hiç bir saçma gerekçe, emperyalistlerin yani defalarca anlattığım mafya tröstlerin, yağma, talan, sömürge namına eylemlerini haklı ve savunulası yapmadığı gibi, karşı konulması gereğini de değiştirmiyor. defalardır izah ediyorum da, bu kadar mı mankurtlaştınız bu kadar mı beyin yetilerinizi kaybettiniz, anlamak bu kadar mı zor gerçekten?
Leonardo
18-05-2019, 21:15
- Spartakus özelden mesaj atınca da taktik olarak çok uzun ve alakasız şeyler yazıyor. Neticede tartışamıyorsun ve tartışmayı o kazanmış gibi görünüyor. (Çünkü kendim de ne dediğini anlamıyorum).
Şimdi sen Karl Markx ya da Proudhon değilsin. Senin mesajlarını yazdırıp, kitapçık yapıp okumuyorum. Vaktim de olmuyor. Tartışma biçiminde kısa argümanlara kısa cevaplar vermelisin. Belli bir uzunluğu aşamazsın.
Şu var.
Çok basit bir şey. 10 sene önce pazarda her şey vardı. Her Şey
+ Süpermarkette de vardı. normal parası olan alabiliyordu.
Bu sizin adamınız Putinle arkadaş olmaya başladığından beri (Suriye olayları çıktığından beri). Sadece ithal meyve tüketir oldum. Süper-Markette artık yok. Pazarda da ithal meyve alıyorum.
Madarin / Portakal / üzüm / Elma / Armut sırayla önce kalitesi bozuluyor. Sonra hiç olmamaya başlıyor.
Sebep: Rusya'ya yapılan yaptırımlar ve TR'nin bu yaptırımları delen ender ülkelerden biri olması.
- Ben bunlara bile ne biçim kızıyorum. Venezüella'lı olup da ilaç / doktor bulamasaydım (Ki o da başladı Türkiye'de), Maduro Süpermen olsa fark etmezdi.
Bak nasıl kısa ve öz yazıyorum.
Şimdi 2 sayfa uzunluğunda, renkli karakterli bir şey gelecek filan.
Da kast ettiğin oysa, Evet, ABD'yi belli ölçüde seviyorum.
Ama şunu da söyleyeyim: Mesela ben yakın zamanda Mustafa Kemali öldürmeye yeltenen İngiliz casus'Un hikayesini okudum. Emperyalizm nedir biliyorum. Aynı casus o dönemde Afgan kralını filan da öldürmüş (Ki o dönemin Afgan kralı öldürülmese bugün Afganistan belki Türkiye gibi bir yer olacaktı). Yani sinsi emperyalist politikalar yoktur da demiyorum.
Ama anti-emperyalist olmanın tek yolu o emperyalistlere çağdaş ve modern bir ülke olduğunu kanıtlamaktır.
Putin gibi ayak diretmek bir işe yaramaz. İyice batarsın. İyice battığınla kalırsın.
Bak kısa ve öz yazıyorum. Sen de düşünerek daha kısa yaz biraz :)
spartacus
19-05-2019, 00:41
ÇAMUR AT İZİ KALSIN.
Üçkağıtçı neo-liberal taklitçisi, şimdi sorunun spartacus'u itibarsızlaştırma çabası haline mi geldi? ÖM dediğin de aynı biçimde, başlıkta ne işi varsa bu çapsız karalamanın. attığın mesaj, açıkca ben sorunluyum diyordu. Kimliğim hakkında özel bilgiler istedin! Mesleğimi, yaşımı, psikolojik bir sorunumun olup olmadığını soruyorsun, sebep, sırf itibarsızlaştırmak, bunlar üzerinden safata üretmek için. Mesleğimi mi merak ettin, marsoloji ve seri katilim, yaşımı mı sordun, 3500, kaşımı, gözümü görüp onlar üzerinden de yargılar üretmek ister misin? Yakından tanışmak?..
Bende bu tür taktik ve yöntemleri neden kullanmaman gerektiğini anlattım, ABD'den 1 gazetecinin gerçek hayatından kısa bir kesitle örnek verdim. Bu gazeteci, CIA'nın uyuşturucu ticareti yapmasını haber yapmıştı. Elbette haberler ve detaylar, konu kısa olamazdı değil mi? Nasıl bu kanıya vardığını, olgu ve belgeleri ortaya koyması ve belgelemesi vs de gerekiyordu. Neo-liberaller ise kısacık bir cevapla yetindiler, bütün dertleri insanları, itibarsızlaştırma safsatalarıyla kandırmak, aklısıra gerçeği örtmek, hasıraltı etmek. Neonardo ya göre, o gazeteci bir eşcinseldi, yaşı geçmiş(hiç de bile), psikolojik sorunları olabilirdi!(aynen böyle yazıyorlardı!).. İşte okumanın kendisine zarar vereceğini sanan Neolordular, 1 satırla CIA'nın uyuşturucu ticareti yapmayacağını böyle anla-t-mış oldu. çünkü isnat ve iftira= Leonardo işbaşındaydı, o gazeteci, eşcinsel veya psikolojik sorunlu birisiydi, yoksa CIA uyuşturucu ticareti yapar mı, emperyalistler ülkeleri yağmalar mıydı? Ya da örneğin ABD+Almanya+Türkiye binlerce tır dolusu silahı IŞİD'e taşımış olabilir miydi? bu gerçek olabilir miydi? Asla, öyleyse suçlu olan gazeteciydi, hem o gazeteci bir Marx veya Proudhon değildi ki, kitap mı yazıyordu sanki?! bir an önce hayatı karartılmalıydı!... 10 yıl sonra ise, CIA'nın yaptıkları ortaya çıktı, ne yazık ki mesele bir kişinin eşcinselliği ifitarası ile ilgili değildi, çarşaf, çarşaf ortadaydı ve o kişi konuyu işlerken bunu ortaya sererek yapmıştı, kısacık olabilir miydi? Gerçek buydu ve çarşaf, çarşaftı, şimdi o insanı eşcinsel değildi diyesavunmanın da anlamı var mı? O çarşaf, çarşaf dolusu içerik-detay elbette konu edilecekti, uzun mu okuma, okumak senin gibilere zararlı.
NE YAPTIĞININ ve bana ÖM yazarak ve ÖM'e cevap yerine burada lafazanlık ederek ne yapmak istediğinin basit izahı, yani yukarıdaki örnek dahi 10 satır civarı tuttu -ki özel mesajında cevabıma dahildi o sebeple de birazcık uzun olmuştu-, kitap yazmak ne alaka ise. Rahatsız oluyorsan iftira ve isnatlar, safsatalar üzerinden yutamaycağın kadar büyük yargılardan, aleni salaklıktan kaçınmalısın. çamur at izi kalsın, bu basittir, zor olan yaptığının izahıdır. Dürüst olduğun gün, önyargılarını da aşma şansın olacak. makale formu, kitap demek değildir, Alo Fatihle oyalanabilirsin, dedikodu yaparlar... Hayat, olay ve gerçekler onların konusu değildir, zira lüks hayatları için, can sıkıcı ve zaman israfı görürler ve ne zaman boylarını aşan bir mesele olur, yalan sloganlar atarlar, o kanılara nasıl vardıkarını ise kimse bilmez
Senin gibi düşünmemi ve sana ayna tutmamı mı istiyorsun? peki, ... tavan yapmış hatrın için.
Venezuela'da darbe yapan diktatör Merkel'dir pamuk gibi elleri vardı oysa. Merkel yeni aldığı lüks otomobil için otopark bulamayınca, Venezuelaya park etmek istemiş, ama park etmek istediği yerin sahibi de buna izin vermeyince aralarında kavga çıkmış. Merkel, daha güçlü olduğu için, gücünü toplamış ve adamın otoparkını işgale kalkışmış, aracının lastiklerini indirmiş, deposuna su katmış vb, ama başarılı olamamış, fakat kapısını yıkmış, girişini araç giremeyecek hale getirmiş, neonardo denen eşcinsel ise, Merkel'in yaptıklarını göreceğine, garajını savunan adama kuduz çakallar gibi saldırmış. Garajının bir kapısı yok, girişi yıkılmış, aracın deposunda su var, ben olsam çok kızardım demiş ve Merkel'in pabuçlarını yalamaya başlamış ve özellikle bokunu atmamasını, yemek istediğini söylemiş. neyseki Neonardo, merkel'in pabucunu yaşamak ve bokunu yemek konusudna başarılı olsa da, iigaş konusunda başarılı olamamış, çünkü eşcinsellermiş(hönk mü, evet hönk) İşte bütün meselen bu kadar basit. hadi böyle yazışalım seninle, buyur ben de darbeyi Merkel'in yaptığını, marketlerde gıda yokluğunun sebebinin de Merkel'in saldırılarından ve neonardonın köpekliğini yapmasından dolayı olduğunu düşünüyorum, çünkü sen ve o bir eşcinsel ve senin de sözde dayanak olarak sunduğun gibi, Erdoğan ile defalarca tokalaştığı elleri sıcacık ve pamuk gibi, öyle bir bakışı vardı ki, sanki ruh ikizini bulmuş gibiydi...
Anlamıyorsan, nasıl, neye cevap yazıyorsun, anlamadığın yeri neden sormuyorsun da, her cevabın katmerlenerek düzeltilmesi için detaya inmesine sebep olacak iftira, isnat, çarpıtmalar da bulunuyorsun? madem anlamıyorsun, ikiyüzlülükle nasıl cevap yazıyorsun, belki anlıyorsun, ama işine gelmiyor, çaprıtarak muhatabını her defasında daha anlaşılır yazmak için detaya zorluyorsun, elinden geldiğince[B] zıvanadan çıkartmaya çalışıyorsun, böylece forumdan uzaklaştırmaları da sağlıyorsun(trol yöntemleri), hiç bir forumda tutunamıştın ve seni trol diye atmışlardı değil mi? Tedavi sürecinde olmayasın? Sorunların mı var? devayı burada arama, anlamadığın yeri ise sormaktan korkma
Çakallığına rağmen gittikçe batıyorsun. trol ve "çamur at, izi kalsın" yöntemlerle, başaramazsın, kişiler üzerine oynamanın, soytarılık ederek dilenmenin, sana bir faydası yok. Sonuç itibariyle, [B]bir tebriği daha hak ettin, bir konuyu da, kişiselleştirip, neo-faşizm seviciliğinle trollemeyi başardın, peki bundan sonra ne olur?
ForumKirpisi
19-05-2019, 00:58
Abi diyorsun ki, Afganistandaki aydınlanmayı emperyalizm bastırdı.
Sonra diyorsun ki Türkiyenin de şu anda olduğu gibi ezik hükumetler çağdaşlaşsın, halklarını da çağdaşlaştırsın.
Peki nasıl?
Senin demek istediğin şu:
Emperyalizmin çağdaşlaştıran kısmını alalım. Emperyallere şirin gözükelim, işbirliği yapalım.
Çağdaşlaşınca zaten ayaklarımız üstünde duracağız.
Spartacusu ben de anlamıyom da senin dediğini de anlayamıyorum.
Bak şimdi sen Türkiyedesin. Sermaye imkanın var helikopter veya küçük yolcu uçağı üreteceksin. Cessna, Piper, Beechcraft gibi...
Motor tedariki buldun. Diamond firmasıyla anlaştın, Avusturyadan motor alacaksın.
Önün çok açık.
Metal torna işlerin lazer kesim falan harika her sistemin kurulu.
İçeriye de GARMIN marka kokpit elemanları koydun. Efsanevi bi uçak oldu. Rakip olacan.
Olabilir misin? Olamazsın.
Önce başına bi mafya dadanır. Hükumet dadanır. Orayı senin anüsüne sokarlar. Açtırmazlar yaptırmazlar.
Bu memlekette ne adamlar çıktı hepsini batırdılar.
Bunu hem Rusyadan hem Amerikadan hem ABden türlü ajan türlü teşkilat seni pişman eder. Evini kurşunlar, hırsızlık yapar.
ForumKirpisi
19-05-2019, 03:01
bu putin de çok tehlikeli. çok akıllıyım olayına çok para boğuyor abye.
ortalığın anasını belleyen birisi de o. bak avusturyayı bile elinde oynatıyor.
putinkaya da güvenmemek lazım. bu diktatörler tek başlarına ortalığı sqerler.
artık kollektif akıl olcak bi kişiyle iş olmaz.
spartacus
19-05-2019, 03:56
Çok basit bir şey. 10 sene önce pazarda her şey vardı. Her Şey
+ Süpermarkette de vardı. normal parası olan alabiliyordu.
Bu sizin adamınız Putinle arkadaş olmaya başladığından beri (Suriye olayları çıktığından beri). Sadece ithal meyve tüketir oldum. Süper-Markette artık yok. Pazarda da ithal meyve alıyorum.
Madarin / Portakal / üzüm / Elma / Armut sırayla önce kalitesi bozuluyor. Sonra hiç olmamaya başlıyor.
Sebep: Rusya'ya yapılan yaptırımlar ve TR'nin bu yaptırımları delen ender ülkelerden biri olması.oysa halk o sebeplerle ayaklanmıştı, aç ve yoksuldu. Normal parası olmayan, ama %1'e milyar dolarlar kazandıran %70 ise, doğru düzgün sağlık hizmeti dahi alamıyordu. Ambargo delinmeseydi de milyon insan ölseydi, tek arzun bu! Asıl sebep kapitalizm, ABD+AB ve temsil ettiği mafya tröstleri, sömürü, soykırım amaçlı AMBARGO diyemiyorsun da, yaptırım ve yaptırımı delmek diyorsun değil mi? Suç olan, ambargo değilde, aşma çabası mıdır? oysa Maduro denen Bolivarcı(bağımsız,mili kapitalist) becereksiz, defalarca ABD ile ticaret kurma talebinde bulunmuştu!. bu senaryo da rolün belli ve bu, kendini uyanık sanan sahtekarlık. Bu kadar basitsin işte.
Her ülke ihtiyaç duyduğu ürünü edinme hakkına sahiptir değil mi? Oysa o ülke, ister Rusyadan alır ister Çin'den, bu suç değil ki? hem SANANE? Ticari ilişkiyi üretip, suç saymak, ikiyüzlü bir adilik değil mi?, hiç bir değerinizin olmadığının ispatıdır bu. Hani serbest piyasa ekonomisi diyordun, hani yalan demokrasi, hak ve hukukun? daha önce sebebiyle anlatmıştım, bir kez daha ispatladın, sermaye hakim ise ne hak ne hukuk, ne özgürlük, ne adalet, ne de demokrasi mümkün olmuyor.
Gerçeklerin dile gelmesi seni dehşete düşürüyor, o yüzden dile getirene karşı abudik-gubidik işler yapıyorsun... SOYKIRIM anlamına gelen AMBARGO uygulayanı ölesiye savunuyorsun, iyi donatılmış bir köpeksin değil mi? metafor olarak köpeklik derken dahi, köpeklere üzülüyorum, kelime bulamıyorum, zira onlar, köpeklik olsun diye yapmıyor ve insan bunu istismar ediyor(kısaca köpek olmayı dahi başaramıyorsun)...
Kızıyormuş, leş kargası, tek beklentin milyonlarca insanın ölmesi, mafya karşısında yenilmesi ve sana malzeme çıkması. sen busun, psikolojik arıza mı arıyordun? İşte arızanı da buldun.... Zaten amacın, bu konuyu, benzer konularda olduğu gibi manipüle edip, trollemekti...
- Ben bunlara bile ne biçim kızıyorum. Venezüella'lı olup da ilaç / doktor bulamasaydım (Ki o da başladı Türkiye'de), Maduro Süpermen olsa fark etmezdi.
İnsanlar da kızıyor ve ayaklanmaya başlıyor, işte bunu bilen mafya babaların AMBARGO uyguluyor. yarı açık nazi kampı ve kukla hükümetleri de o yüzden faşist, mafya esaslı, paranın gücüyle egemen olup yönetiyor.
hadi var mısın insanlık suçu AMBARGOYA HAYIR, ambargocular savaş mahkemesinde yargılansın demeye... Var mısın ilaç, gıda bulunamamasının asıl sebeplerin başında ambargonun geldiğini itiraf etmeye? AMERİKAN MERKEZLİ İŞGAL VE İŞGAL POLİTİKLARI ve yıkıcı sonuçlarına HAYIR DEMEYE, dünya mafyası elini bedenimden ve kaynağımdan çek demeye? var mısın? y.o.k.s.u.n, bu senin bahtsız gerçeğin, yüzkaran.
Sana bir gerçeği daha ifade edeyim, ABD neden bu kadar acele ediyor? Çünkü AMBARGO SONUNDA halk ayaklanacak düzeye gelebilir, ayaklanır, kendi kukla köpeklerini istemeyebilir.
Benden bu tür konu ve ayrıntıları, neden ve nasıllarını, basit olarak anlatmamı istiyorsun, cahil olmasan beni zorlamazdın... daha anlamadıysan 1 çırpıda nasıl anlatayım şimdi?
Bırakın halklar kendi karar versin, ambargo nedir ya?!!!!
Duyarlı insanlar araştırıyor, altından kapitalizm denen, pespaye bir sömürü, vahşi bir barbarlık düzeni çıkıyor. NASIL, NEDEN gibi soruların yanıtı da gerekiyor, ama sana gerek yokmuş, bundan sonra senle daha kısa yazışacağız(yazacak cesaretin kaldıysa).
AMBARGOyu destekleyen adinin, oradaki insanların aç, susuz ve ilaçsız kalmasını önemsediği düşünülebilir mi? sana güvenilebilir mi? sen daha şimdi bile asıl suçlunun ABD+AB+AMBARGO, kapitalist-emeperyalizm olduğu gerçeğini gizlemeye çalıştın. gıdası, İLACI olmasın diye ambargo uyguluyorsun, sonra da gıda ve ilacı yok propagandası YAPIYORSUN. sen nasıl bir şeysin böyle, seni tanımlayacak bir kelime bulamıyorum. lakin en azından burada başarılı olamayacaksın, seni tanıyorum,
Sen canlıların derisini yüzüp satmak için, her şeyin sömürü ve parayla ölçüldüğü bir sistemi savunuyorsun. Canlı, canlı derisini yüzmek için, o canlılara et parçası vermen ne anlam ifade ediyorsa, bize burada kustuğun neo-liberal yalan ve politikalarında aynı anlama geldiğini biliyorum.
seni 3-5 çıkarın ve egemen mafyanın çıkarları, şatafat uğruna
canlı, canlı derilerini yüzdüğün zavallı hayvanların, insanların,
milyonların gözünden tanıyorum.
seni o gözlerden görüyorum ve bir gün hak ettiğini vereceğim. Seni çok iyi tanıyorum
Renkten mi söz etmiştin, kırmızı artık nerenle anlıyorsan orana, mor ise, yanılgının serildiği veya gerçeğin ve gerçek yüzünün açığa çıktığı detaylar içindir. Hak ettiğin cevapları alacaksın(yazacak yüzün kaldıysa), çok kısa olacaklar, bu sana emek harcadığım son cevap( 10-20 cevap yerine ben toplamda çok daha kısa yer tutan, 2-3 cevapla, bağıntılığı ve tutarlı değerlendirmeyi tercih ederim, tecrübe eden açısından daha derli toplu, daha az emek-zaman alır, bilene!)
Şüpheci Dinsiz
19-05-2019, 06:28
Venezüela'da ilaç yok, gıda yok, çünkü emperyalist ülkeler bankadaki altın rezervlerini bloke ediyorlar.
telegraph.co.uk (https://www.telegraph.co.uk/news/2019/05/06/venezuela-accuses-bank-england-blocking-food-medicine-people/)
Venezuela accuses Bank of England of blocking 'food and medicine for the people' by freezing gold deposits
Venezuela on Monday accused the Bank of England of preventing it from feeding its people and funding public healthcare by blocking access to more than £1 billion in gold deposited by the Maduro regime.
Venezüela, 1 milyar sterlin değerindeki altın rezervini donduran İngiltere Bankasını halkın gıda ve sağlık ihtiyaçlarını temin etmeyi engellemekle suçlamış.
Trump'ın emriyle Venezüela'ya ait bloke edilen toplam tutar 5 milyar euro'dan fazlaymış.
ForumKirpisi
19-05-2019, 11:27
Venezüela'da ilaç yok, gıda yok, çünkü emperyalist ülkeler bankadaki altın rezervlerini bloke ediyorlar.
telegraph.co.uk (https://www.telegraph.co.uk/news/2019/05/06/venezuela-accuses-bank-england-blocking-food-medicine-people/)
Venezüela, 1 milyar sterlin değerindeki altın rezervini donduran İngiltere Bankasını halkın gıda ve sağlık ihtiyaçlarını temin etmeyi engellemekle suçlamış.
Trump'ın emriyle Venezüela'ya ait bloke edilen toplam tutar 5 milyar euro'dan fazlaymış.
Eyyyyyy Bank of England sen kimsin ya?
Leonardo
19-05-2019, 17:09
Abi diyorsun ki, Afganistandaki aydınlanmayı emperyalizm bastırdı.
Sonra diyorsun ki Türkiyenin de şu anda olduğu gibi ezik hükumetler çağdaşlaşsın, halklarını da çağdaşlaştırsın.
Peki nasıl?
Senin demek istediğin şu:
Emperyalizmin çağdaşlaştıran kısmını alalım. Emperyallere şirin gözükelim, işbirliği yapalım.
Çağdaşlaşınca zaten ayaklarımız üstünde duracağız.
Spartacusu ben de anlamıyom da senin dediğini de anlayamıyorum.
Bak şimdi sen Türkiyedesin. Sermaye imkanın var helikopter veya küçük yolcu uçağı üreteceksin. Cessna, Piper, Beechcraft gibi...
Motor tedariki buldun. Diamond firmasıyla anlaştın, Avusturyadan motor alacaksın.
Önün çok açık.
Metal torna işlerin lazer kesim falan harika her sistemin kurulu.
İçeriye de GARMIN marka kokpit elemanları koydun. Efsanevi bi uçak oldu. Rakip olacan.
Olabilir misin? Olamazsın.
Önce başına bi mafya dadanır. Hükumet dadanır. Orayı senin anüsüne sokarlar. Açtırmazlar yaptırmazlar.
Bu memlekette ne adamlar çıktı hepsini batırdılar.
Bunu hem Rusyadan hem Amerikadan hem ABden türlü ajan türlü teşkilat seni pişman eder. Evini kurşunlar, hırsızlık yapar.
- Türkiye'de birçok tren kaçırıldı o açıdan. Mesela devrim arabalarını duymuşsunuzdur (onun filmi de var).
Daha evrensel ölçekte bakıyorum. Özellikle Müslüman ülkelerde büyük oyunlar oynandı.
Da bunun bir örneği de Hindistan'dır. Gandhi'dir. (Onun da filmi var).
Emperyalizme tabi ki karşı çıkarsın. Ama emperyalizme hizmet edenler ve emperyalizme hizmet etmeyenler diye kafanda ayırman lazım.
Şeriat + Kapitalizm + Batı düşmanlığından beslenen hükümetin emperyalizme hizmet ettiğini sol görüşlü birinin otomatik olarak anlaması lazım.
Biz Batı'dan nefret etmiyoruz ki. Tam tersine soruyoruz niye onlar ilerlediler biz geri kaldık diye.
AKP'nin Batı düşmanlığı şuna benziyor: Eskiden kara tahtayı Osmanlıda olumsuz karşılarlarmış. (Bildiğin üstüne tebeşir ile yazdığın kara tahta) Ecnebi icadı, kafir icadı filan diye.
Bu da aynı. Mercimek yememiş mercimek sevmez hesabı.
Tabi sevmeyecek onun doğası o. Da o kadar inkılap yapılmış. Bunlar niye başa geçti o zaman? Gazetelerde şeyini sallasan komplo teorisi. Da siyasal İslamcıları kimin iktidara getirdiği ile ilgili komplo teorisi yok. Biraz tuhaf değil mi?
Emperyalizm böyle bir işler. Guaido emperyalist olsa 3-4 senedir iktidardaydı ve %80 oy filan alıyor olurdu (emperyalizm yapınca böyle yapıyor çünkü)
:)
Her ülke ihtiyaç duyduğu ürünü edinme hakkına sahiptir değil mi? Oysa o ülke, ister Rusyadan alır ister Çin'den, bu suç değil ki? hem SANANE? Ticari ilişkiyi üretip, suç saymak, ikiyüzlü bir adilik değil mi?, hiç bir değerinizin olmadığının ispatıdır bu. Hani serbest piyasa ekonomisi diyordun, hani yalan demokrasi, hak ve hukukun? daha önce sebebiyle anlatmıştım, bir kez daha ispatladın, sermaye hakim ise ne hak ne hukuk, ne özgürlük, ne adalet, ne de demokrasi mümkün olmuyor.
- Tamam da insan gibi ithal etsin o zaman. Bize de kalsın. Rusya'ya gene ithal etsin.
Gerçeklerin dile gelmesi seni dehşete düşürüyor, o yüzden dile getirene karşı abudik-gubidik işler yapıyorsun... SOYKIRIM anlamına gelen AMBARGO uygulayanı ölesiye savunuyorsun, iyi donatılmış bir köpeksin değil mi? metafor olarak köpeklik derken dahi, köpeklere üzülüyorum, kelime bulamıyorum, zira onlar, köpeklik olsun diye yapmıyor ve insan bunu istismar ediyor(kısaca köpek olmayı dahi başaramıyorsun)...
- Evet. İnsan olmazsan ya ambargo olur, ya başka bir şey olur. Yıl 10 yıl, 40 yıl kaybedersin. BUnu anlamayan iktidarı artık emperyalistler bile devirmek istiyor. BU gayet normal.
Ben diyorum ki, o hale gelmeden düşüneceksin. O hale geldikten sonra yapılacak bir şey yok. İran'daki İslam devrimini de öyle görüyorum. Şimdi reforma başladılar. Ama 40 seneleri gitti. onu diyorum.
Kızıyormuş, leş kargası, tek beklentin milyonlarca insanın ölmesi, mafya karşısında yenilmesi ve sana malzeme çıkması. sen busun, psikolojik arıza mı arıyordun? İşte arızanı da buldun.... Zaten amacın, bu konuyu, benzer konularda olduğu gibi manipüle edip, trollemekti...
- Ben bu şekilde tartışamam.
- Adam pazarı trollemiş sen daha sanal trol arıyorsun.
Gerisi: Her şeyi bildiğini sanıyorsun. Çöz o zaman. Ala ala. Süpermarkette meyve yok diyorum hala ne anlatıyor.
Leonardo
19-05-2019, 17:32
Şimdi ben o kadar siyasal bir insan değilim. Konuşma tarzın yüzünden ben de heyecan yapıp okunacak mesajı da okumamaya başlıyorum.
- Evet tabi ki varım.
İran / Rusya / K.Kore için yokum.
Ama Venezüella'daki ABD darbesini tabi insancıl bulmuyorum.
BU yeni bir bloklar çarpışmasıdır. Olan da Suriye Halkına, Venezüella halkına oluyor.
Arada bizim de kaynama ihtimalimiz var. Mesela NATO'dan da atılırsak büyük olasılıkla böyle bir şey olabilir.
/Ben sana soru sordum. Çünkü anlamak istiyorum. AKP'nin savunduğu şeyleri savunuyorsun. Farkında bile değilsin. Bende "herkesin görüşü kendine" deyip çıktım.
Bir de emperyalizm tabi ki tehlike. Ama emperyalizmden daha tehlikeli güçler de var. Rusya / İran / Çin ittifakı da böyle bir şey. Suriye'yi ABD mi o hale getirdi? - Ne olurdu Esat defolup gitseydi?
Asker beyinlisiniz.
Da ben onu da tartışmıyorum. Önemli olan belli bir çağdaşlık düzeyini yakalamak ve o hale gelmemektir. Onun için de dünyanın öbür ucuna bakma. Kendi adamına bak. Neleri tahrip ediyor? Neleri bitiriyor? neleri teşvik ediyor? ona bak. Ondan sonra bana emperyalizm'den söz et.
Ağlasanız da bağırsanız da Chavez bu işi beceriyordu. Maduro beceremiyor. Kendi halkını perişan ediyor ve suçu "emperyalistlere" atıyor.
Ben emperyalistlerle savaştım. Biliyorum nedir ne değildir. - Hayır. sen kendin o hale getirdin. Emperyalist filan değil sen o hale getirdin. + önerilen de öyle panik yapılacak bir şey değil. Serbest seçim + anaysa isteniyor.
Seni tanıdıktan sonra iyice inanmaya başladım. sol-popülizm diye bir şey var ve bu sol-popülizm sağ-popülizm ile hemen hemen aynı şey.
spartacus
19-05-2019, 19:13
Neo kısa cevap veremiyorum, alıntılar gereği, zira anlaşılması için ne düşündüğümü anlatmam gerekiyor. 1 günde okumak zorunda değilsin, 3 günde oku ziyanı yok, ama sakince oku, zira başka türlü -özetlemeden(!) izah etme şansım yok, zra bana hangi rengi sevdiğimi sormadın....- Evet tabi ki varım.
İran / Rusya / K.Kore için yokum.
Tutarlı olmaz. Amabargo siyasi bir soykırımdır da, sırf yıkmak uğruna halkı ölüme, açığa, hastalıkalra, acıya sevk etmektir, bunu yapandan insani bir şey beklemen doğru olur mu? saldıran, savunandan daha iyi değil. desteklenmemeli, bu çağda ambargo uygulayanın savunulası hiç bir yanı olmadığı gibi, karşı da çıkılmalı. ABD, emperyalist olmaktan çıksın, kendi yağıyla kavrulmak zorunda kalsın, daha kanı kurumamış ABD önerliğindeki emperyalist işgal, zulüm ve tarifi zor işkenleri taze yaşayan halkı ve bu durumu istimar ederek, krallığını ilan eden Kuzey Koreyi mumla ararsın. zombi senaryoları o zaman orada gerçek olur. Halklar kendi haline bırakılmıyor ve bu bilinçli bir strateji-taktiktir de. ABD nin yoksulluk bandının üzerine çıkışı, Latin Amerika, Afrika vb. cehennemiyle de ilgili, ABD uyuşturucudan dahi milyar dolarlar kaldırıyor...ABD kaynak girdisine göre, toplumsal bölüşümün en kötü olduğu ülkedir aslında.
Asıl kavranması gereken koşullar, bu da kapitalizmin yapısını çözümlemekle mümkün->ne yazık ki...
BU yeni bir bloklar çarpışmasıdır. Olan da Suriye Halkına, Venezüella halkına oluyor.
öyle gibi görünebilir, ama gerçek öyle değil. Şu anki durum bir sonuçtur, ama Latin Amerikanın en büyük sorunu ABD hegomanyası. 200 yıllık geçmişinden bu güne kadar... Suya düşen yılana sarılır misali... Düşüren kim, amaç ne? ABD dünya coğrafyasından, halklarından ne istiyor, neden petrol, elmas, altın sömürüsü uğruna olmadık işler çeviriyor, neden hegomanyası altına aldığı toplumlarda kuklaları ve medyası üzerinden halkları soyuyor, gericileştiriyor, bilinçlenmemeleri için çalışıyor? neden aidiyet siyasetlerini kullanıp, kamplaştırıyor, toplumları birbirine kırdırtıyor? Boyacı küpü değil ki milyonlarca insan bir anda olanı biteni anlasın, bilinçlensin, gerçeği görsün. gören olursa da ümüğüne çöküyor, azcık ileri giden mühendisleri dahi öldürebiliyor. Toplumsal bilinç kısmi çünkü, hem nitelik hem nicelik bakımından zayıf.(Venezuela'da aynı sorun var, yoksa maduro şu haliyle orada kalabilir mi? tab bilinçli halk kesimlerinin de çabası var, arada kaldılar, Maduro devrilse, kukla geçecek ve daha iyi olmayacak. ambargo olmasa, Chavez, Maduro ile yaşamaları, eskisinden daha iyi olurdu, bunu da biliyorlar, somut, objektif olarak biliyor, görüyorlar, kaç yüz yıllık köle edilmiş bir toplumu, bir çırpıda anlayamazsın Leo. bu durum elbette istismar da ediliyor farkındayım, ama bağımlı ve kukla olmaktan iyidir, o koşulda hiç çareleri kalmıyor. Yıllarca acı çekmektense, ameliyat masasına yatmak gibi, toplumlar deneyimlesin, tecrübe kazansın, demokrasi ancak böyle kavranır, ama ADB, şu ya da bu hegomanyası olmamalı(ticari ilişki farklı bir zemin)...
Arada bizim de kaynama ihtimalimiz var. Mesela NATO'dan da atılırsak büyük olasılıkla böyle bir şey olabilir.
NATODAN atmazlar, Türkiye tam bir ABD askeri üssü, ciddi bir hegomanyası var, 50 üzerinde nükleer silahı dahi Türkiyede... Rusya ve Çin'in her türlü ticari ve korunak adımı, ilişkisi konjonktür açsından gayet normal, Putinle de alakası yok. Rusyanın başında Merkel de olsa, Rus sermayesnin çıkarını gözetmek zorunda. ABD etrafına nükleer silahlar yerleştirmiş, yerleştiren hem suçlu, hem güçlü ve bütün kaideleri yıkmış...
Rusya doğalgazını satmasın mı? Böyle bir kural nasıl konabilir? bölgede şu an asıl tehdit ABD ve ABD 200 yıl önceki emperyalist anlayışa, yağma stratejisine sahip, stratejisini değiştirmiyor, tek taraflı ilişki esaslı, yani monolog, ilikçi(iliğine kadar)... ama halklar daha iyi, daha insani koşullarda yaşamak istiyorsa, kapitalizm-emperyalizmden kurtulması gerekir. Bu kısa vadede paradoks gibi, bilinç, nitelik, nicelikle de doğru orantılı ve direniş başarılı olursa uzun vadede kazanca dönüşür. Böyle bir seçenekle bir halk ayaklanması söz konusu olursa ABD o zaman ambargoya yönelir, bu durumda ülke, ambargoyu delmek zorundadır, sebebi ne olursa olsun, ister taktik, ister stratejik, burada önemli olan süreci taktik olarak kavrayıp, aşabilmek ve ihtiyaç kalmadığında hegomanya değil, meseleyi salt ticari ilişki ayarında tutmaktır. demokrasi kültürü de çok ciddi bir sorun, demokrasiyi içselleşirmeyen halk da yenilir, ama tecrübe kazanmak önemlidir. İnsan tecürebileriyle kazanır, halklar ve toplumsal bellek ise yüz-lerce yılık tecürebelere gereksinim duyar. benim ifadelerim teorik, o sebeple, pat diye ve kısa vadeli düşünülemez, kısa vadede yapılması gerekenlere ise zaten değindim. K.Kore halkı emperyalist kuşatmanın acıları ve taze kanı dışında bilinçlenebilse, tepesindeki manda 1 gün olsun orada kalabilir mi? Öyle bir rejim kalır mı? ABD bilinçli olarak da K.Koreyi yanlızlaştırıyor, çok yönlü düşünmek lazım.
/Ben sana soru sordum. Çünkü anlamak istiyorum. AKP'nin savunduğu şeyleri savunuyorsun. Farkında bile değilsin. Bende "herkesin görüşü kendine" deyip çıktım.
Ama bu safsata... AKP asla benim gibi düşünmüyor, düşünemez de, sözde düşünse bile -ki asla aynı değil ve düşünemez- bu benim savunduklarımın yanlış olduğu anlamına gelmez. o fırsattan istifade, düşene bir tekme hesabı, bir de kendisi de ciddi sorunlar yaşıyor, etekleri tutuşmuş durumda, koltuk değneği arıyor. ABDye yıllar boyu verilen sözler, üretimi de bitirdi, tarımı da, ticaret hacmi sağlamazsa, kaynak bulamazsa, kendisini ABD ye ağırdan satamaz, kozlar kullanmazsa çok vahim bir yoksulluk kapıda. Kısaca AKP kendi bekasının peşinde, aklısıra ağırdan satıyor, zira İran, yemen, Suriye derken stratejik önemi artıyor.. ve Türkye'ye güvenmeyin, kuklalar yönetiyor, bugün tokalaştığını yarın arkadan hançerler, kukla ve ipler ABD'nin elinde, ip nerede ABD nin elindedir, iktidarlar ya aşırı sağ ya da gericidir, kolay değil 100 yılık projeler...
ekonomiyi bitirdiler, ülkenin 4 koldan talan ettiler, edilmesini sağladılar, uzun hikaye, onlarda aklı sıra pazar, sıcak para arayışı için de vb... Aslında Chavezle devrilen iktidar, AKP gibi bir iktidardı...
Bir de emperyalizm tabi ki tehlike. Ama emperyalizmden daha tehlikeli güçler de var. Rusya / İran / Çin ittifakı da böyle bir şey. Suriye'yi ABD mi o hale getirdi? - Ne olurdu Esat defolup gitseydi?
Afganistan olurdu, hatta Somali olurdu, zira ABD tarafından finanse edilen ve petrol yataklarına hakimiyet stratejisi açısından paravan yapı El-Kaide idi(dikkat ederseniz pat diye koca bir coğrafyada hakim oldu ve kilit petrol yatakları elindeydi... ABD o zaman destek ve lojistik dışında hiç bir şey yapmadı, bazı hesaplar oyunlarını bozdu(Ruysa, Çin alternatifi gibi). Şu ana kadar tarih, ABD kadar tehlikeli ve yıkımcı bir güç daha tanımadı. dünya sömürü ağının en tepesindeki, başmafyalar orada. defalarca anlattım, kişilere kurumlara has değil, sermayenin yapısı bu, bir kez giren, vampir olup çıkacak... istisnalar ise ancak kişi bazlı kalır ki, belirleyci olmaz, iddiası da yoktur.
Rusya, Çin de emperyalizmi temsil eder, sermaye ve talanın, ülkesi, kişisi, rengi, dili, dini olmuyor. Dünya kaynaklarının %60'ını sömüren %1'in bu durumu ne dinle, ne ülkeyle, ne diliyle, ne rengiyle, ne cinsiyetiyle ilgili değil, tanımazlar bile...Da ben onu da tartışmıyorum. Önemli olan belli bir çağdaşlık düzeyini yakalamak ve o hale gelmemektir. Onun için de dünyanın öbür ucuna bakma. Kendi adamına bak. Neleri tahrip ediyor? Neleri bitiriyor? neleri teşvik ediyor? ona bak. Ondan sonra bana emperyalizm'den söz et.
Neden son 100 yıldır Arabistan'da doğanlar hristiyan değil de müslüman? Farazi konuşmak kolay, sürekli ifade ediyorum koşullar, sihirli değnemiz de yok.. BAE ne zamandır Kukla bir devlet? İngiliz mandacılığı kaç yıl bu ülkere hakim oldu? nerede çağdaşlık? İngiltere ve ABD nin girdiği her yer, ortaçağ haline geliyor, farkında değil misin?
Ağlasanız da bağırsanız da Chavez bu işi beceriyordu. Maduro beceremiyor. Kendi halkını perişan ediyor ve suçu "emperyalistlere" atıyor.
Leonardo, Bolivarcılık desteklediğimiz bir şey değil zaten, esası ulusal bağımsızlık, bu emperyalizme karşı ve eski toplumsal yapı bakımından ileri bir aşamayı temsil eder, ama neye göre? elbette 200 yıllık köleliğe göre, bağımlı olmaya göre, şu anki geleneklere göre, üst-yapısına göre... Venezuela sosyalist falan da değil, böyle bir gayesi de olmadı, Bolivarcılığın bu konuda pek bir fikri yok. İlaç ihtiyacından dolayı Chavez, Küba ile yakınlaşınca, tecrübesinden etkilenmeye ve konseylerin, kooperatif örgütlenmelerinin önemini kavramaya başlamıştı, yaşasaydı belki bir umut vaad edecekti... konu bu değildi ki, yoksa Maduro'yu ne savunuyor ne de destekliyor değiliz, elimde sihirli değnek olsa, alaşağı ederdim. Tarımsal üretimi dahi öngöremedi... Yazayım mı, uzayıp gidecek, ama benim adıma, hiç bir şey sandığın gibi değil, ABD'nin işgalci, hegomanik tutumu ve hezimetlere karşı çıkmam, Maduroyu desteklediğim anlamına gelmiyor. fakat kimsenin elinde de sihirli bir değnek yok. ABD ambargoyla içeride bürokratik ve otokratik bir yapının oluşacağını zaten biliyordu(lades), hedefi ise milyonlara kıymak, istediğini elde edene kadar, ama istediğini elde edemeyebilir de, bu olasıdır ve başka alternatif mümkün -Heleki Küba ile tecrübe paylaşımı yapılabilse, Latin Amerşkanın diğer ülekelerinde sol ciddi bir yüskeliş sağlar, zengin toprakları var ve daha insani, iyi yaşam koşulları mümkün...
Suriye konusunda da ne yazık ki yine objektif bakmıyorsun... Öncelikli mesele petrol, İsrail güdümünü de sağlayacak bir kukla hükümet ve SSCB den miras, Rusya ilişkilerinin getirdiği hoşnutsuzluk. Akdenize açılan yapısı gereği de, strajejik önem vb... Bir çok sebebi var ve daima söyledim, ülkeler bir anda katılıma dayalı olduğu gibi, temsili demokrasiye dahi geçemiyor, feodal üst-yapı, aşiret-tarikat siyaseti, El Kaide gibi gerici unsurlar ve ciddi etkisi bertaraf edilmedikçe de, temsili demokrasi dahi bir oyundan öte gitmez ve ABD dinci rejimi kurulsaydı, Esad mumla aranırdı. ortada işte, Somali, Afganistan, BAE, Arabistan, Kuveyt, Libya, Latin Amerika ülkeleri... Koca, koca monarşileri yıkan güç, buna mı müdahale edemiyor? istemiyor, işine gelen bu, kukla hükümetler ve destek namına anti-laik aşiret, tarikat, din siyaseti. bilimsel, teknolojik gelişimlere ket vurmak, engel olmak, teknolojik ürünleri ise satmak, bu onların çıkarı(!) neden vazgeçsin? maksat ulvi değil ki, yağma sömürü...
Türkiye açısından da basit bir röportaj var burada... (https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2019/05/19/aydin-cubukcu-sisifos-bu-kez-kendini-asiyor/?fbclid=IwAR2SEg_KGTBI-ZkSgqk6yMOezk-vGRC3XoAHGrc3Bcua954YtYde59jfL40)
Leonardo
21-05-2019, 19:45
Tutarlı olmaz. Amabargo siyasi bir soykırımdır da, sırf yıkmak uğruna halkı ölüme, açığa, hastalıkalra, acıya sevk etmektir, bunu yapandan insani bir şey beklemen doğru olur mu? saldıran, savunandan daha iyi değil. desteklenmemeli, bu çağda ambargo uygulayanın savunulası hiç bir yanı olmadığı gibi, karşı da çıkılmalı. ABD, emperyalist olmaktan çıksın, kendi yağıyla kavrulmak zorunda kalsın, daha kanı kurumamış ABD önerliğindeki emperyalist işgal, zulüm ve tarifi zor işkenleri taze yaşayan halkı ve bu durumu istimar ederek, krallığını ilan eden Kuzey Koreyi mumla ararsın. zombi senaryoları o zaman orada gerçek olur. Halklar kendi haline bırakılmıyor ve bu bilinçli bir strateji-taktiktir de. ABD nin yoksulluk bandının üzerine çıkışı, Latin Amerika, Afrika vb. cehennemiyle de ilgili, ABD uyuşturucudan dahi milyar dolarlar kaldırıyor...ABD kaynak girdisine göre, toplumsal bölüşümün en kötü olduğu ülkedir aslında.
Asıl kavranması gereken koşullar, bu da kapitalizmin yapısını çözümlemekle mümkün->ne yazık ki...
- Ben hiçbir zaman ABD'nin ütopya olduğunu söylemedim. Avrupa tarzı demokrasileri ve AB projesini daha mantıklı buluyorum. Kendi görüşüm.
- Peki ne yapsınlar?
Dünya tarihini de bilmiyorsun. 1 ve 2. dünya savaşlarında ABD Avrupa'ya da müdahale etti. Tipik Amerikalı senin söylediğin gibi şeyler söyleyenlere işaret ederek "Demokrasi bedava kazanılmadı" der ve haklı.
Yıl olmuş 2020. Artık Cezayir'de bile reform oluyor. 1 Suriye, 1 İran, 1 Venezüella hala değişime kafa tutmaya çalışıyor.
Bugün Hindistan bile demokrasi ile yönetiliyor. Senin Tayyibini ve ona benzer kişileri kim ne yapsın?
Rusya desteği ile filan tutunabilirler. Da o bile nereye kadar? 1900'lerde değiliz. 21 yy'In ortalarına doğru gidiyoruz. Bunları kim ne yapsın?
İran'ı kim ne yapsın? Kim niye savunsun? Ben niye savunayım? Kendine "sosyalist" diyen hatta "Anti-emperyalist" diyen herkesin peşine takılacam diye bir kural yok.
+ Senin adamın ABD'ye kızıp "bende Ruslarla S-400 üretecem o zaman" diye gözdağı veriyor.
BUnlar saçmalıktır.
Gücün halkta olmasını istiyoruz. Yöneticinin de halka çalışmasını istiyoruz. Anayasal düzene güçler ayrılığına özgür basına inanıyoruz. Bitti. Bu 21 yy. Tanzimat çağı değil. 21 yy.
öyle gibi görünebilir, ama gerçek öyle değil. Şu anki durum bir sonuçtur, ama Latin Amerikanın en büyük sorunu ABD hegomanyası. 200 yıllık geçmişinden bu güne kadar... Suya düşen yılana sarılır misali... Düşüren kim, amaç ne? ABD dünya coğrafyasından, halklarından ne istiyor, neden petrol, elmas, altın sömürüsü uğruna olmadık işler çeviriyor, neden hegomanyası altına aldığı toplumlarda kuklaları ve medyası üzerinden halkları soyuyor, gericileştiriyor, bilinçlenmemeleri için çalışıyor? neden aidiyet siyasetlerini kullanıp, kamplaştırıyor, toplumları birbirine kırdırtıyor? Boyacı küpü değil ki milyonlarca insan bir anda olanı biteni anlasın, bilinçlensin, gerçeği görsün. gören olursa da ümüğüne çöküyor, azcık ileri giden mühendisleri dahi öldürebiliyor. Toplumsal bilinç kısmi çünkü, hem nitelik hem nicelik bakımından zayıf.(Venezuela'da aynı sorun var, yoksa maduro şu haliyle orada kalabilir mi? tab bilinçli halk kesimlerinin de çabası var, arada kaldılar, Maduro devrilse, kukla geçecek ve daha iyi olmayacak. ambargo olmasa, Chavez, Maduro ile yaşamaları, eskisinden daha iyi olurdu, bunu da biliyorlar, somut, objektif olarak biliyor, görüyorlar, kaç yüz yıllık köle edilmiş bir toplumu, bir çırpıda anlayamazsın Leo. bu durum elbette istismar da ediliyor farkındayım, ama bağımlı ve kukla olmaktan iyidir, o koşulda hiç çareleri kalmıyor. Yıllarca acı çekmektense, ameliyat masasına yatmak gibi, toplumlar deneyimlesin, tecrübe kazansın, demokrasi ancak böyle kavranır, ama ADB, şu ya da bu hegomanyası olmamalı(ticari ilişki farklı bir zemin)...
- Bu kısmı abartıyorsunuz. Çağdaş ve bağımsız ülke olmak her zaman daha iyidir. Bunun için de çağdaşlaşman gerek. Güney-Amerika zaten İspanya + Portekiz'in sömürgesiydi. Adaletsizlik / eşitsizlik bugün bile diz boyu tabi ki. Che, Castro, Chavez gibi adamlar bunu değiştirmek istediler.
Bugün de birçok Güney-Amerika ülkesinde sol oluşumlar var. Adam olsunlar, bunlara katılsınlar.
mesela birçok grubun temiz suya erişimi bile yok Güney-Amerika ülkelerinde.
80'Li yıllarda da FARC gibi filan bir sürü gerilla grubu filan oluştu bu yüzden. Da çözüm bu mudur?
Bence değil. Siyaset yapsınlar, iktidar olsunlar, sivil toplum olsunlar, hukuk devleti olsunlar. Mesela konuştuğumuz ülkelerde Pablo Escobar gibi adamlar kendini devlet sanıyor. Adamlar vahşi. Medenileşmemiş bile. O da öyle bir ortam.
Sen mesela bölgeleri tek tek ele almayı da bilmiyorsun. Senin için tek sorum emperyalizm, tek çözüm de devrim. Yaşını, eğitimini, yerini, işini filan o yüzden sordum. :)
NATODAN atmazlar, Türkiye tam bir ABD askeri üssü, ciddi bir hegomanyası var, 50 üzerinde nükleer silahı dahi Türkiyede... Rusya ve Çin'in her türlü ticari ve korunak adımı, ilişkisi konjonktür açsından gayet normal, Putinle de alakası yok. Rusyanın başında Merkel de olsa, Rus sermayesnin çıkarını gözetmek zorunda. ABD etrafına nükleer silahlar yerleştirmiş, yerleştiren hem suçlu, hem güçlü ve bütün kaideleri yıkmış...
Rusya doğalgazını satmasın mı? Böyle bir kural nasıl konabilir? bölgede şu an asıl tehdit ABD ve ABD 200 yıl önceki emperyalist anlayışa, yağma stratejisine sahip, stratejisini değiştirmiyor, tek taraflı ilişki esaslı, yani monolog, ilikçi(iliğine kadar)... ama halklar daha iyi, daha insani koşullarda yaşamak istiyorsa, kapitalizm-emperyalizmden kurtulması gerekir. Bu kısa vadede paradoks gibi, bilinç, nitelik, nicelikle de doğru orantılı ve direniş başarılı olursa uzun vadede kazanca dönüşür. Böyle bir seçenekle bir halk ayaklanması söz konusu olursa ABD o zaman ambargoya yönelir, bu durumda ülke, ambargoyu delmek zorundadır, sebebi ne olursa olsun, ister taktik, ister stratejik, burada önemli olan süreci taktik olarak kavrayıp, aşabilmek ve ihtiyaç kalmadığında hegomanya değil, meseleyi salt ticari ilişki ayarında tutmaktır. demokrasi kültürü de çok ciddi bir sorun, demokrasiyi içselleşirmeyen halk da yenilir, ama tecrübe kazanmak önemlidir. İnsan tecürebileriyle kazanır, halklar ve toplumsal bellek ise yüz-lerce yılık tecürebelere gereksinim duyar. benim ifadelerim teorik, o sebeple, pat diye ve kısa vadeli düşünülemez, kısa vadede yapılması gerekenlere ise zaten değindim. K.Kore halkı emperyalist kuşatmanın acıları ve taze kanı dışında bilinçlenebilse, tepesindeki manda 1 gün olsun orada kalabilir mi? Öyle bir rejim kalır mı? ABD bilinçli olarak da K.Koreyi yanlızlaştırıyor, çok yönlü düşünmek lazım.
-Tamam ama mesela 6. Filo'yu neden kovdular? Kurtuluş savaşı niye yapıldı?
Fransa'da da 1947'de, savaş bittikten hemen sonra, Fransız piyadeleri ülkedeki Amerikan askerlerini üslerinden neredeyse silah zoruyla çıkarmış. Ülkeler arasında böyle çekişmeler var.
Ve - Evet bir ülkede rejim değişebilir ve rejim değişince Demokratik ülkelerin üye olduğu bir ittifaktan çıkartılabilirsin (Tıpkı TR'Nin AB'ye aday adaylığının askıya alınması gibi). Bunlar olabilir. İran'a askeri müdahele yapılması da olanaksız değil. Biz tabi ki olumlu düşünüp "olmaz" diyebiliriz. Ama olabilir. Dediğim gibi, 80'Li yıllarda değiliz.
Nükleer silahları bilmiyorum da, gerekirse 1 günde çekerler. Sen üret hele S-400'leri. Böyle devam et. O zaman görürsün.
Yani kendine çalışan, halkına yalan söyleyen, halka ait olan siyasi iradeyi kendi üzerine alan liderlere dünyanın tahammülü yok.
O zaman söyle bana Güney Amerikada Apartheit niye bitti?
Beyazların ayrı / siyahların ayrı olması daha mantıklı değil mi? Nelson Mandela çıktı. rejimi bitirdi. Halen çok büyük eşitsizlikler var. Ama öyle bir ülkede bile demokrasi var. Niye var o zaman? Apartheit daha iyi değil mi?
Ama bu safsata... AKP asla benim gibi düşünmüyor, düşünemez de, sözde düşünse bile -ki asla aynı değil ve düşünemez- bu benim savunduklarımın yanlış olduğu anlamına gelmez. o fırsattan istifade, düşene bir tekme hesabı, bir de kendisi de ciddi sorunlar yaşıyor, etekleri tutuşmuş durumda, koltuk değneği arıyor. ABDye yıllar boyu verilen sözler, üretimi de bitirdi, tarımı da, ticaret hacmi sağlamazsa, kaynak bulamazsa, kendisini ABD ye ağırdan satamaz, kozlar kullanmazsa çok vahim bir yoksulluk kapıda. Kısaca AKP kendi bekasının peşinde, aklısıra ağırdan satıyor, zira İran, yemen, Suriye derken stratejik önemi artıyor.. ve Türkye'ye güvenmeyin, kuklalar yönetiyor, bugün tokalaştığını yarın arkadan hançerler, kukla ve ipler ABD'nin elinde, ip nerede ABD nin elindedir, iktidarlar ya aşırı sağ ya da gericidir, kolay değil 100 yılık projeler...
ekonomiyi bitirdiler, ülkenin 4 koldan talan ettiler, edilmesini sağladılar, uzun hikaye, onlarda aklı sıra pazar, sıcak para arayışı için de vb... Aslında Chavezle devrilen iktidar, AKP gibi bir iktidardı...
- Böyle olmasını ümit ediyorum. Mantıklı. Ama benim de Venezüellalıdan o kadar farkım yok. Tanıdığım gayet normal insanlar Feto / PKK ayıklaması döneminde Almanya'ya kaçtılar. Çok milliyetçi olup da sınırı geçip Yunanistan'a sığınan ciddi Atatürkçü insanlar var.
+ Putin denen Tarzan'ın Türkiye, Suriye, İran, K.Kore gibi ülkelere ihtiyacı var. Kukla devlet dediğin budur. Ve evet. Hiç güvenmeyin. Suriyelinin başına gelen Türk'Ün başına gelmez diye bir şey yok. Çünkü Zamanında Fransız /Alman bile bunu yaşamış.
- "Ağırdan satacam" "Abdülhamit gibi denge politikası oynıycam" derken adamın bi tarafını ...verirler.
Dediğim gibi. Biz kurtuluş savaşını niye yaptık o zaman? Rusya ve ABD arasında denge politikası olalım diye mi?
Bunları düşünmek lazım :)
Afganistan olurdu, hatta Somali olurdu, zira ABD tarafından finanse edilen ve petrol yataklarına hakimiyet stratejisi açısından paravan yapı El-Kaide idi(dikkat ederseniz pat diye koca bir coğrafyada hakim oldu ve kilit petrol yatakları elindeydi... ABD o zaman destek ve lojistik dışında hiç bir şey yapmadı, bazı hesaplar oyunlarını bozdu(Ruysa, Çin alternatifi gibi). Şu ana kadar tarih, ABD kadar tehlikeli ve yıkımcı bir güç daha tanımadı. dünya sömürü ağının en tepesindeki, başmafyalar orada. defalarca anlattım, kişilere kurumlara has değil, sermayenin yapısı bu, bir kez giren, vampir olup çıkacak... istisnalar ise ancak kişi bazlı kalır ki, belirleyci olmaz, iddiası da yoktur.
Rusya, Çin de emperyalizmi temsil eder, sermaye ve talanın, ülkesi, kişisi, rengi, dili, dini olmuyor. Dünya kaynaklarının %60'ını sömüren %1'in bu durumu ne dinle, ne ülkeyle, ne diliyle, ne rengiyle, ne cinsiyetiyle ilgili değil, tanımazlar bile...
- Bu konuda tek bildiğim, Afganistan'ın da geçmişte ciddi bir batılılaşma çabaları içinde olduğu ve Rus'ların müdahelesi yüzünden ve 40 yıllık savaş yüzünden bunların iç edildiği.
/Bazen rejimler de eskir. Esat rejimi öyle ya da böyle değişecekti. Hatta Savaştan önce Esat'ın kendisi de refor istiyordu (babasının ölümünden sonra ilk iktidar olduğu dönemde).
+ Irak / Afganistan'a niye kızıyordu. Madem ki o ve Rusya o hale getirdi. biraz da düzeltsinler işte.
Neden son 100 yıldır Arabistan'da doğanlar hristiyan değil de müslüman? Farazi konuşmak kolay, sürekli ifade ediyorum koşullar, sihirli değnemiz de yok.. BAE ne zamandır Kukla bir devlet? İngiliz mandacılığı kaç yıl bu ülkere hakim oldu? nerede çağdaşlık? İngiltere ve ABD nin girdiği her yer, ortaçağ haline geliyor, farkında değil misin?
- Biz onlar gibi değiliz. Onlar petrolden önce de inci ticaret / hayvancılık ile geçinen kabilelermiş. HAstane, okul / Kamu binası gibi şeyleri petrolden sonra keşfetmişler. Osmanlı bile tenezzül edip oraların çoğunu almamış diye biliyorum.
Ne bekliyorsun? tarım yapamıyor, sanayi de yapamıyor. Hayvancılık ve ticaret üzerine bir gelişimi var. Bir de bir ölçüde dini gelirler filan var.
Onlar apayrı bir ülke. Da Irak / İran / Suriye desen bunların niye bu halde olduklarını anlamak zor. Siyasi sebepler tabi ki var. Ama niye hiç gelişemediklerini düşünmek lazım. 1950'lerde bunların da niyeti hızla Batılılaşmaktı. Ama olmadı. Senin dediğin "kaynak sömürüsü" + İsrail yüzünden.
+ Kendimizden biliyoruz. 1000 yıllık orta çağın kefenini öyle günde yırtamıyorsun. Türkiye'de devrimler olmasın, yapılmasın diye ne kadar uğraştılar.
beni asıl ilgilendiren budur.
Bir de bunlar eskiden Rusya ile müttefiktiler. Niye modernleşmediler o zaman? Hani Komünizm? Osmanlı ne halde bıraktıysa o durumda kaldılar işte, kalkınamadılar. Emperyalizmin işleyişi böyle.
Leonardo, Bolivarcılık desteklediğimiz bir şey değil zaten, esası ulusal bağımsızlık, bu emperyalizme karşı ve eski toplumsal yapı bakımından ileri bir aşamayı temsil eder, ama neye göre? elbette 200 yıllık köleliğe göre, bağımlı olmaya göre, şu anki geleneklere göre, üst-yapısına göre... Venezuela sosyalist falan da değil, böyle bir gayesi de olmadı, Bolivarcılığın bu konuda pek bir fikri yok. İlaç ihtiyacından dolayı Chavez, Küba ile yakınlaşınca, tecrübesinden etkilenmeye ve konseylerin, kooperatif örgütlenmelerinin önemini kavramaya başlamıştı, yaşasaydı belki bir umut vaad edecekti... konu bu değildi ki, yoksa Maduro'yu ne savunuyor ne de destekliyor değiliz, elimde sihirli değnek olsa, alaşağı ederdim. Tarımsal üretimi dahi öngöremedi... Yazayım mı, uzayıp gidecek, ama benim adıma, hiç bir şey sandığın gibi değil, ABD'nin işgalci, hegomanik tutumu ve hezimetlere karşı çıkmam, Maduroyu desteklediğim anlamına gelmiyor. fakat kimsenin elinde de sihirli bir değnek yok. ABD ambargoyla içeride bürokratik ve otokratik bir yapının oluşacağını zaten biliyordu(lades), hedefi ise milyonlara kıymak, istediğini elde edene kadar, ama istediğini elde edemeyebilir de, bu olasıdır ve başka alternatif mümkün -Heleki Küba ile tecrübe paylaşımı yapılabilse, Latin Amerşkanın diğer ülekelerinde sol ciddi bir yüskeliş sağlar, zengin toprakları var ve daha insani, iyi yaşam koşulları mümkün...
- Yavaş yavaş anlaşıyoruz o zaman :)
Suriye konusunda da ne yazık ki yine objektif bakmıyorsun... Öncelikli mesele petrol, İsrail güdümünü de sağlayacak bir kukla hükümet ve SSCB den miras, Rusya ilişkilerinin getirdiği hoşnutsuzluk. Akdenize açılan yapısı gereği de, strajejik önem vb... Bir çok sebebi var ve daima söyledim, ülkeler bir anda katılıma dayalı olduğu gibi, temsili demokrasiye dahi geçemiyor, feodal üst-yapı, aşiret-tarikat siyaseti, El Kaide gibi gerici unsurlar ve ciddi etkisi bertaraf edilmedikçe de, temsili demokrasi dahi bir oyundan öte gitmez ve ABD dinci rejimi kurulsaydı, Esad mumla aranırdı. ortada işte, Somali, Afganistan, BAE, Arabistan, Kuveyt, Libya, Latin Amerika ülkeleri... Koca, koca monarşileri yıkan güç, buna mı müdahale edemiyor? istemiyor, işine gelen bu, kukla hükümetler ve destek namına anti-laik aşiret, tarikat, din siyaseti. bilimsel, teknolojik gelişimlere ket vurmak, engel olmak, teknolojik ürünleri ise satmak, bu onların çıkarı(!) neden vazgeçsin? maksat ulvi değil ki, yağma sömürü...
- Bugün okudum. Rusya'nın uçak gemisi yok, ama toplam deniz gücü ABD'nin deniz gücünün yarısına eşitmiş. (Sözde krizle boğuşan Sovyet birliği kalıntısı ülke).
Yani ABD tabi ki giremez. Venezüella'ya da giremez. Rusya Bütün Batı'yı askeri gücü ile tehdit etmeye başladı. Ukrayna'nın elinden Kırım'ı göstere göstere aldı. Mesela Gürcistan / Ermenistan / Azerbaycan bölgesi de bir çeşit arka-bahçe onlar için.
- Ben sadece o ülkelerin halkına üzülüyorum. Soğuk savaşta bile bir ülkenin nüfusunun yarısının ülkeden kaçması gibi durumlar olmadı. Bunun anlamı ABD ve Rusya'nın oyun oynama biçimi sertleşti demek. Yani kukla devlet tamam. Peki sen kukla devletinin halkını da mı önemsemiyorsun?
- El-Kaide de aynı şey. Benim dediğim ile alakalı. Mesela Cezayir'de gençlerin yarısı işsiz. Ne yapacak? Göç edecek, terörist olacak ya da siyasal İslamcılara katılacak filan.
Şu anda AB içinde de konuşulan şeyler bunlar. Yeri gelince Afrika ülkelerinin borcu siliniyor, yeri gelince o bölgelere yatırım yapılıp iş sahası açılmaya çalışılıyor.
El-Kaide de emperyalist icadı. Soğuk savaşta Ruslara karşı kullanılan bir araç. Sonra kontrolden çıkıp kendi elinde patlıyor filan.
- Ülke olarak ben bu çekişmelere girmeyen, o işleri Ruslara ve Amerikalılara bırakan, kendisi ekonomik / iktisadi gelişime önem veren ülke istiyorum. Bunlar benim işim değil çünkü. Tabi Venezüella + Suriye'de de bu güçlerin her ikisini de kınıyorum. o başka.
+ Trump yerine Obama olsaydı farklı çözümler olabilirdi diye düşünüyorum.
spartacus
22-05-2019, 04:17
- Ben hiçbir zaman ABD'nin ütopya olduğunu söylemedim. Avrupa tarzı demokrasileri ve AB projesini daha mantıklı buluyorum. Kendi görüşüm.
************ 1 **************
Senin AB tipi demokrasi modeline karşı olduğunu ispatlayacağım;
Avrupa ülkeleri, dünyanın iliğini sömürürken bu demokrasi var mıydı? Neyin eseri? Sınıf mücadelesinin, emekçilerin mücadelesi. AB dünya kaynak sömrüsünden pay alamaz hale gelsin, sermaye o hakları tanımayacak, zaten çatırdamaya başladı bile, bir çok sebebi var ve değinmiştim. AB dahil emperyalist üllkelerin kaynak sömürüsünde azalma ve kaygı, toplumun yaşam standartlarına da yansıyacağının farkındalar, kayıplar hak ve özgürlüklerin kısıtlanması olarak geri dönüyor. Paradoksa girmiş durumdalar ve sosyalizm gibi bir alternatif, yanıbaşlarında duruyor, ya %99, %1 den asıl payını iserse? Bu vb sebeplerle, AB sermayesi ve iktidarıyla, ülkelerin hızla sağa kayması sağlanmaya çalışılıyor, örgütleniyor, el altında lojistik sağlanıyor, medya organaları vb araclığıyla kamplaşmalar üretiliyor, algı oluşturuyor, güç %1'in elinde, iktidardan, medya ve kitle iletişim araçlarına kadar. Sermaye yapısı gereği sağdır zaten.
Örneğin önemli kaygılardan birisi, dünya yağma pastası ve payların değişimi, yeni paydaşların girmesi(Rusya, Çin, Hindistan vb), pasta büyümüyor ama pay sahibi artıyor ve şu an ciddi bir savaş sürüyor ve bunun en önemli ayağını propaganda savaşı alıyor. Ruya ve Çin üzerine nefret poltikası üretiliyor, kendi içlerinde de ayrışmalar söz konusu. Senin ayrıcalıklı Rusya nefretin dahi, bu propagandaların ürünü. tarihiyle, sifatıyla onlarca kat daha acımasız ve kötü bir kişiliği olan ABD'ye sempatinin de sebepleri bu. propaganda savaşlarında piyon durumuna gelmenle ilgili ve sevmeyi beceremiyorsun. Tam bir karmaşa yaşıyorsun, ABD, senin gibiler -neyi savunduğunu bilmeyenler- açısından dahi, sevilecek en son emperyalisttir dahi diyemem, sıralamaya giremez. mesele senin sandığın gibi, ne Putin'in kel olması ne de Trump'un garip saç rengi, gerçek, insan iradesinden bağımsızdır, o zaman olguya, yapıya, sisteme(adı üzerinde sistem) yöneleceksin, işleyen çarka ve nasıl döndüğüne bakacaksın... Gerçek iradeden bağımsızdır, lakin insan etkileşerek bilgi edir, bilinç sahibi olur. Böylece iradi müdahale şansı oluşur. Sistem açısından da irade, toplumsal örgütlülük olarak anlam kazanır ve örgüt, bilincin iradeye dönüşümünü temsil eder - ki bilinç bu yüzden önemli, toplumsal bilinci belirleyen-sağlayan sınıf, sistemi belirler ve kapitalistler açısından da medya ve tüm propaganda, enjeksiyon araçları önemlidir.
Sermaye açısından, daim strateji vardır ki, o da, pastayı pay edenlerin azalmasıdır. Son çare dünya savaşıdır ve masada her zaman durur. süreğen aktif olan dünya savaşı ise, sermayenin rekabet, propaganda, diplomasi ve sürtüşme savaşlarıdır(bu daim-kendiliğinden, masaya koymaya bile gerek yok)...
kısaca durumu, koca bir balinayı(dünya kaynakları ve toplumsal emeği) parçalayan köpekbalıklarına(sermaye baronları, burjuvazi) benzetebiliriz, köpekbalığı arttıkça, payları azalıyor. Sen seçtiğin köpekbalığından(ABD ve hempası AB) ve hem balinayı hem de diğer köpek balıkalrını yutmasından yanasın, ben ise balinadan yanayım. Aramızdaki temel fark bu. Kriz dönemlerinde de buna tanık olmaktayız, AB'nin dünya kaynakları yağmasında edindiği payı azaldıkça hak ve özgürlükleri kırpmaya çalışıyor...
Somali model aldığın AB demokrasinin, çıplak gerçeğiyle, yani aslında emperyalist, kapitalistler için aslolanın sömürmek, yağmalamak, bunun içinde toplumların hak ve özgürlükten, demokrasiden olabildiğince uzak tutulması stratejisinin açıkça deşifre olduğu, o çok sevdiğin sevimli, özgürlük hayranı, demokrat sandığın tonton baronların şirketi, BP tarafından yönetiliyor, yönetildi. aslında BP değil, petrol konsorsiyumları ve bunun içinde bir çok tröst var, dünyayı da sermaye ve gücü yönetiyor. (sana anlatıldığı halde bir türlü kabullenemediğin gerçeklere pratik ve somut kanıt olarak, faka bastılar).
Bakınız bütün iktidar ellerinde, hegomanya, güç, basın, medya, topluma yön verecek araçlar(her kapitalist ülkede %99 kapitalistlerin elindedir), hatta toplum mühendisi, mimarıdırlar ve eserleri ise, halkın cahil bırakılması ve birbirini kırması.. hegomanya sağladıkları her yerde, öyle oldu-oluyor, teoriye uygun, çelişmiyor ve sen ülkelerin bu emperyalistlerce işgal edilmesini savunuyorsun, üstelik de hak ve özgürlük, demokrasi adına! İnsan, bağımsız olmadan demokrasi, özgür olabilir mi? Soracak bilince, duyarlılığa sahip olamıyorsun, sürekli bağımlılığı savunuyorsun.
******** 2 **********
Sosyal haklar, demokrasi, hak ve özgürlükler KAYNAKSIZ olmuyor, lakin sistem de kapitalizm, kaynaklar, egemen olan küçük bir azınlık eliyle sömürülüyor! o zaman kaynak fazlası girdiye ihtiyaç duyuluyor. İşçi, emekçilerin sesi çıkmasın, AB'de dahi olan da ellerinden alınır.
Formülle; kendi yerli kaynaklar, baz olarak 1.000 alınmıştır. Sermaye ile emekçiler arasındaki kaynak dağılımı, yani %60 kaynağın, nüfusun %1'ine, kalanın, nüfusun %99'una, %40 olarak pay edilmesi(günümüz değeri) esas alınmıştır.
Almanya örneğimiz;
kaynak: K
%1 nüfus: S, sermaye
%99 nüfus: H , halk
%60 kaynak(%1 in aldığı): SK (sermaye sınıfının payı)
%40 kaynak(%99 a pay edilen): HK (halkın payı)
83.000.000 = Nüfus, N olarak alındı.
Nüfus oranlarını hesaplayalım;
SERMAYE nüfusu
N * %1 = 830.000 Kişi. medya, siyasi partilerde ki etkinlik, vakıf vb üzerindeki etkisi, belirleyicilik endeksi %99
HALK nüfusu
N*%99 = 82.170.000 Kişi
Yerli kaynak: 1.000 olarak baz alındı.
SK'yı yani sermayedar nüfusunun aldığı payı hesaplayalım;
SK = 1000*0,60(%60) = 600
830.000 Kişi = 600 pay alıyor Ülke kaynağından aldığı pay!(bariz sömürü ve sistem ortada)
Şimdi halkın payını hesap edelim;
HK = 1000*0,40(%40) = 600
82.170.000 = 400 pay alıyor. Ülke kaynağıdan aldığı pay, bariz sömürü ortada.
KAYNAK DURUMU BU.
ŞİMDİ birde emperyalist olması ve sömürüden aldığı paya göre hesap edelim; yani sömürülen ülkelerden alınan pay bazında, buna da 500 diyelim;
SK = 500*0,60(%60) = 300
830.000 Kişi = 300 pay alıyor
HK = 50*0,40(%40) = 200
82.170.000 = 200 pay alıyor.
Sonuç:
Ülke yerli kaynağı+dış sömürü kaynağı
Sermaye sınıfı(830.000 Kişi ): 600+300=900 pay alıyor!
Halk(82.170.000) : 400+200=600pay alıyor
Emperyalsitler için sömürgeler bu yönüyle çok önemli, fakat asıl gaye bu değil, sermayenin yapısı yayılım ve birikim ister. Bu yapısıdır, örneğin en basit iş kolunda ürün sattığınızı düşününün, 1 mahalleden, bir ilçeye, orada il ve illere, imkan varsa ülke dışına açılmak istersiniz değil mi?
Kaynak sömürüsü de, pazar sömürüsü de, kapitalist sistem de aynı mantığa mahkumdur.
Burada hiç bir ideoloji gözetilmiyor, YORUMSUZ. olgu bu, gerçek bu. işçi sınıfı mücadelesi ve sosyalizmin etkinliği söz konusu değilken, halka, emperyalist yağmadan pay bırakmıyorlardı, 12-16 saat çalışma saatleri vb vardı, çünkü kapitalizmde kaynak sermaye sınıfına akar ve iktidar sermayenin elindedir...
Aynı formülü birde sömürülen ülke esaslı yapalım, örneğimiz Chavez öncesi, ya da olası Gaudio Venezuelası olsun
yerli kaynak geliri, 600 olsun. Bunun 200'ü emperyalist yağmaya gitsin; kaldı 400;
Nüfusu 32.000.000 olarak alalım
Yukarıdaki formülü işletirsek sonuç;
Halkın payına kalan;
31.680.000 Kişi, ülke kaynağından payına kalan: 160!
Sermaye sınıfının payına kalan;
320.000 Kişi payına kalan: 240
Yine Venezuela da medya, basın, iktidar etkisi %99 olan sınıfın, yani 320.000 kişinin elindedir.
Şimdi, bu koşullarda, Venezuela'nın bağımsızlığı sağlanmadan, yaşam standartları yükselmeden, emperyalist yağmaya giden kaynaklar kurtarılmadan, AB tipi Demokrasi mümkün olabilir mi? Üstelik AB, emperyalist yağmadan pay alıyor. Venezuela kendi yağıyla yapabilir mi? yapamaz, 1 yolla mümkün, kaynakların %60'ını kendisine akıtan %1 çelişkisini aşarak, yani %1'in olmadığı ve kaynakların topluma pay edilebileceği bir ülke olabilmekle. yani en azından %60 kayıp payın olmaması, miyonlara yeter de artar bile, yeterki bağımsız olsun, ambargo vb olmasın...
Kısaca Leo sen, Emperyalist yağma ve Gaidouyu destekleyip yukarıdaki tabloyu savunduğun için, AB tipi demokrasiden yana değilsin, olmasını istyorsun ama yanlış ata oynuyorsun.
Şu an Venezuela halkına karşı girişilen bu yağma savaşının sebebi, açık, defalarca söyledim yağma, talan ve sağlayıcı KOŞUL, alt ve üst yapıyı oluşturmak. Chavezle birlikte sağlayıcı koşulları sarsıldı. Emerpyalistlerin, özellike ABD'nin esas sorunu, yağmalanabilir bir ülke olması. Sen ise tarafını yağmacıdan ve yağmacının sahte ve beş para etmez sahtekar propagandalarından sağlıyorsun. Sonuç itibariyle ne istediğini bilemiyorum, ama tarafının nereye vardığını biliyorum, oligarşik otokrasi ve emperyalist hegomanya, o koşulalrda demokrasi olabilir mi?...
Akademik dil, literatür kullanmıyorum, sosyalizm, komünizm de demiyorum, sırf iddiaların namına, sadece ama sadece AB TİPİ demokrasinin olması-olabilitesi koşullarına değiniyorum.
******** 3 **********************************************
Gerisi her zaman yaptığın gibi daldan dala atlıyorsun, alakasız ad-hominelerden, sulandırma-bulandırma, daldan dala safsataları havada uçuşuyor, hangi birine cevap vereyim? Sen sadece neo-liberal, basit sahte propagandaları, yüzeysel ve koş sloganlarını söyleyip geçiyorsun, gerçekleri anlatmak bana kalıyor. hülooocuların yaptığı gibi üst-akıl ne demişse lafzen tabi, söyleyip geçiyorsun, amacım incitmek değil, yani onalr bile resi ne demişse söyleyebiliyor, hayatlarında ilk defa duydukları kelimeleri sanki biliyormuş gibi sarfedebiliyorlar, akıllarısıra siyaset yapıyorlar... anlaşmaya başladık diyorsun-halbuki daha en başından söyledim, kişiler beni ilgilendirmiyor ve kendisini özel olarak desteklemiyorum, halkın bağımsızlık mücadelesini destekliyorum-, anlaşamıyoruz, hala anlayabilmeni bekliyorum, belki birazcık olsun anlamaya başladın.
Sırayla gidelim diyorum ne dersin? öyle her satırda daldan dala lafızlar olmasın, tamamen subjektif, tabansız, lakait ve aymaz olamam ve mesnetsiz iddialar, propagandalar üfüremem...Her üfürüğün ve manpülatif propagandların taşıyıcısı olduğunda, yalan, yanlış, çarpıtma, üfürük desem olmuyor, çünkü o zaman da açıklamak zorunda kalıyorum. sırayla gidelim, sıradaki, %1, %99 çelişkisi olsun diyorum, bu bağlamda adalet, hukuk, eşitlik, hak ve özgürlük ve demokrasiyi, toplumsal emekten alınan payı vb konuşuruz. O zaman taraflarımız belli olacak, sen mi demokrasiden yanasın, yoksa ben mi?
Leonardo
22-05-2019, 12:40
Aydın Çubukçu yazısından alıntılar:
Castro’nun güzel bir sözü var: “Biz yenilirsek bir daha deneriz, diktatörler yenildiklerinde bu sonları olur” diyor. Bunu, onlar da biliyor. “Tekçi iktidar” denilen şey, her yönüyle sıkışmış, son sınırına kadar daralmış bir iktidar demektir. Demirel, “demokrasilerde çare tükenmez” demişti. Bu her iktidar için doğrudur. Demokrasi yokluğu, hükmedenlerin de çarelerinin tükendiği anlamına gelir. Demokrasi, bizim için de daha özgür ve barışçı bir dünya için olanaklarımızın artması demektir. Buna karşıt olarak, onların demokrasiden uzaklaştığı her noktada, bizim taleplerimiz ve onları elde etmek için mücadele azmimiz ve gücümüz artıyor.
Biraz önce söylediğim gibi bir çaresizlik çırpınışı, yalnız bizde değil, bütün yoksul ülkelerin, hatta kapitalist metropollerin yönetiminde de görülüyor. Devletlerin iki başlıca yönetme aracından söz edilir: Şiddet ve ideoloji. Bizde bu hem devlet şiddeti, hem de sivil örgütlenmeler aracılığıyla yürütülüyor. Ancak kalabalıkların şiddete yönlendirilebilmeleri için, güçlü ve derin etkileri olan bir ideolojik kampanya gereklidir. Bu ideoloji, bir yandan kitlesel şiddet için gerekli bir ruh hali yaratırken, diğer yandan kalabalıkların yönetene bağlanmasını sağlar. İki temel motifi vardır; din ve milliyetçilik. Her ikisi de özünde şiddeti zorunlu ve meşru kılan inanç biçimleridir. Dolayısıyla böyle bir ideoloji, çaresizlik durumları için çok elverişlidir. Yoksulluk, yalnızca yaşam şartlarının değil düşünce ve inanç dünyasının da karanlıklaşmasına yol açar. Böylece faşizmin kitle gücünü büyük ölçüde en yoksullar, işsizler, umutsuzlar oluşturur. Saldırmaya hazır, ancak hedefleri bakımından tam bir bilinç yoksunluğu içinde bulunan bu kitleler, kolayca kendi temel çıkarlarına karşı harekete geçirilebilirler. Ne var ki, bugün ülkemizde durum bu kadar basit değil. Kamuoyu yoklamalarında, sokakta, pazarda yakınmalarda ve öfkede, ekmek sorununun yakıcı bir biçimde tercihleri etkilediğini görüyoruz. “Ekmek yoksa oy da yok” diyenler çoğalıyor ve sonucu tayin edici bir güç ortaya çıkıyor. Sadakayla yetinme hali ortadan kalkıyor ve bu, dinci ve milliyetçi ideolojinin de gücünü kırıyor.
spartacus
22-05-2019, 14:24
Ha ben Venezuela'da olanı biteni eleştirmiyor muyum? Eleştiriyorum, ama sap ile samanı karıştırmadan.
Odaklandığımız nokta Venezuela'ya karşı emperyalist planlar, projeler, yağma sorunu. Başlık ise, Venzeulayı ABD ye peşkeş çekmek isteyen Guadio ve Lopez'in, ABD direktifleriyle darbe girişimi ve girişimleri. Bu kişiler, Venezuela ve tüm kaynaklar Venezuela halkınındır demedi. Desteklenemezler ve buradan demokrasi ummak saflık olur.
Bir diğer konu da SAFSATA sorunumuz ama hala anlaşılamadı ne yazık ki; Bir şeye karşı çıkmak diğerini benimsemek anlamına gelmiyor.
1.) Yani bizler, ABD'nin başını çektiği emperyalist bloğun saldırılarına ve Venezuela halkının kendi kaderini belirleme hakkını savunuyoruz. Kaynaklarını yağmalama, gasp etme ve hatta çok daha ileri giderek ambargo gibi çağımızın isnanlık suçunu ve darbeleri kulananları değil. Tavrımız, müdahaleci ve yağma stratejilerine karşıdır.
2.) ABD merkezli işgale karşı olmamız, Maduro destekçisi olduğumuz anlamına gelmez. Maduronun hesabı, Venezuela halkınındır! Önce bunu teslim etmemiz gerekir. Öyledeğil mi?
Demek ki 1 noluya karşı çıkacağız, 2 noluyu halka teslim edeceğiz, gözlemleyeceğiz, eleştireceğiz de, ama mümkün mertebe emperyalist propagandalara ve oyunlara düşmemek gerekir! Bu güncel örnek, Türkiye için de önemli, heleki içinde olduğumuz dönemde...
Şu an dünyada hakim bir propaganda savaşı var, bu tür savaşlar, dünya paylaşım savaşlarınının arifesidir, son raddedir, abuk subuk propagandalarla bilinçlerimizi karartmamız gerekir... Öncelikle ABD ve bağlaşıklarının -iç, dış- sicili ve starejileri kabul edilemez, bu açık ve ortada. Safsatalarla bir yere varamayız. AB tipi demokrasinin esas koşulları toplumsal bilinç kadar ekonomik koşullara da bağlı. Yani tek bir koşula bağlı değil ve koşular değiştiğinde, rejimelrin, karakteri, biçimleri de değişebiliyor. kapitalizmde demokrasi demek ip üzerinde yürümek gibi, toplumsal bilinç ve refleks sürekli diri olmak zorunda..
Kaynakları hem iç hem de dış sermaye tarafından sömürülen bir ülkede egemen güç ve siyaset, demokrasiden yana tavır almayacaktır, bu tahteravalli gibidir, birisi düşmeden, diğeri yükselmiyor.
Venezuela gibi, toplumsal direncin ve örgütlülüğünde salt bağımsızlık hele, hele Bolivarcılığın etkisiyle mesele milli bağımsızlığa indirgendiğinde, konjonktür olarak(mevcut dünya sistemi) ülkelerde öncelikli koşul, bağımsızlıktır, bu bizim belirlediğimiz değil, mevcut nesnel koşulların yansıttığı durumdur.
Yaşam standartlarının açlık sınırı veya altında seyreden toplumlar da, demokrasi bir ütopyadır, bu da bir paradokstur. Şöyle ki, temsili demokrasi varsa, yaşam standartları belirli bir oranda refah seviyesinde demektir(elbette kapitalist sisteme ve ülke kaynağıyla da orantılı düşünmeli), ya da tersi, yaşam standartları yükselmişse, temsili demokrasi eh işte... Elbette burada konu ettiğim temsili demokrasi ve zoraki, toplumsal bilinç ve egemenlerin saltanat kaygısıyşa içine yerleşmiş olan sosyal demokrasidir(tümüyle değil ama bazı kalemlerde, bazı temel hak ve özgürlükler zemininde)
Temsili demokrasi demek salt çok partilerin olması demek değildir, bu salt bir görüntü ve biçim olur, belirleyici değildir. Halkın, sınıfın, ne denli örgütlü olduğu, sanatın, kültürün, bilim ve siyasetin hangi temellerde yürüdüğü de önemlidir. Örneğin Türkiye de siyaset din-mezhepçilik ya da milliyetçilik esaslıdır, değil 10, 100 partide olsa bu koşulalrda demokrasiden söz edilemez, aidiyet siyaseti temelli bir tahakküm, hegomanyadan söz edilebilir -ki bunun adı SULTADIR. yani çok parti varsa=demorkasi anlayışı en temel yanılgıdır, esas kriter bu değildir. Sermaye yani paranın gücü ise sınırsızdır, her şey satın alınabilir, hükümet de, oylar da ve basittir, dinciliği esas almışsa, iş artık medyanındır, ve kolayca organize edilir. Medya ise elbette sermayenin elindedir, böylece demokrasi görüntüsü altında sulta iktidarı oluşur...
Öyleyse, biz eğer bir taraf olacaksak, şu koşulda ve ilk etap tarafımız bağımsızlık karşıtı değil, bağımsızlıktan yana tavır koymamız gerekir. Çünkü burada ölçüt ve esas, işbirlikçi, peşkeşçi, rüşvetle iş yapan elitler ve sultasının değil milyonların hayatıdır. Buraya kadar anlaşılmayan bir şey var mı?
Sonra ısrarla belirttim, AB demokrasisi, kaynak sömürüsü gibi avantajlara sahip, yani dünya kaynaklarından akıtılan bir pay var ve sosyal haklar belirli oranda karşılanabiliyor, ekonomik olarak pay ayrılabiliyor ve toplumsal bilinç en önemli faktör ve bu bilincin tarihsel bir kökeni, mücadele tarihi var. Bu olmasa ne olurdu? Şimdiki tablo olmazdı, ifadelerim tarafgirlikle değil, tamamen objektif, bilimsel bir tabana sahip, izah da ettim. Kaldı ki yoksulluk, açlık koşulları önemli etkendir, o koşullarda halk ayaklanmaya başlar, direnmeye, örgütlenmeye, bu ise demokrasinin olmadığına işaret eder hale gelir ve %1 ile %99 arasında çatışma başlar, sermaye sağı ve adiyet syasetini örgütler(Türkiye örneğine bakınız), izah etmiştim.. Demokrasi canlıdır, yaşamla ilgilidir, yaşamsaldır, dışarıdan postacı pakedi gibi, getirilebilir, alınıp, satılabilir bir ürün değildir.
Sıra Maduro'da mı, daha başında ifade ettim, ABD'nin işgal politakısına karşı çıkmam, beceriksiz Maduroyu destekleşdğim anlamına gelmediği gibi, mesele 1 kişi meselesi de değil. Bu tür isnatlar ne yazık ki en kaba safsata olamktan öte gitmiyor ve gidemez de. Şu koşulllarda, objektif-hakkniyetli analiz dahi çok zor, zira bir kuşatma, ambargo, darbe ve suiastler, egemen bir prpaganda enjeksiyonu yaşanıyor, oasıl bilgi verilere çok uzağız. Bolivarcılık, sosyalizmle de sosyal demorkasiyle de ilgili bir tabana sahip değil, esası bağımsızlıktır, çıplak kölelikten kurtuluş, milli bağımsızlık esaslıdır. Çünkü Latin Amerika yüzıllarca beyazların, bildiğiniz tipik ilkel köleliği ile yönetildi, bu insanların dedeleri, nineleri köleydi, bu insanların psikolojisini anlamak gerekiyor ve o pskoloji=sosyalimd emek değil, lafla olmuyor, gösterge gerekir ve henüz o göstergeler ortada yok(Chavez döneminde, kısmı olarak konsey](sovyet) örgütlenmeleri oldu ama yarıda kaldı). Bu insanlar BARON-MAFYA yimetimlerinden kurtulmalı, ha Maduro olabilir mi, olmayabilir, ancak ciddi tecrübe olacaktı, ABD savaş başlatıp çökmeseydi, bu toplumun kendi halinde deneyim kazanması engellenmeseydi(bilinçli engelleniyor, salt kaynak değil demokrasiden de korkuyorlar) lafzı edilen demokrasi namına da kazanımlar, bilinç, tecrübe edinebilecekti. O koşullarda maduro'yu silip atalabilirlerdi, bunu yapacak olan ve yapması gereken, karar verecek olan, oranın halkıydı, halkıdır. daha bağımlı ve kölelik koşullarını örgütleyecek olan ABD ve yandaşları, baronlar ve mafyalar olamaz.
Bir diğer mesele de, -e görelik. örneğin Venezuela'da sosyalizmi, katışımcı demorkasiyi, konsey örgütlenmelerini desteklerim, ama bu yok, fakat aynı zamanda emperyalist hegomanya ve kukla devlet sözkonusu ise, bolivarcılığı savunmasam dahi, bağımsızlık hareketini desteklerim, bu bir tercihtir. örneğin bu gün kent konseyleri, yerel konseyler gibi örgütlenmeleri duymaktayız, kamuya dair, idare-yönetim açısından söz, karar yetkileri olmasa dahi, örgütlenme biçimi olarak bir ilerlemedir. Sovyetler yani konseyler, demokrasinin esası, organlarıdır, gerçek demokrasi ancak bu organlarla mümkün ve hiç bir kuruluş bu organları saf dışı bırakamamalı(yani partiler kendi içinde demokratik aygıtlar olmakla birlikte-tabi kapitalsit partilerde yine güçlü olanın borusu öter-, demokrasinin organları değildir ve asıl seçim konseyler üzerinden olmalıdır, çünkü demorkasinin öz organı, bedeni, vücudu, işlerliği konseylerdir)...
Yeterki ifadelerim safatalarla çarpıtılmasın, bin takla atmak zorunda kalmayalım.
Leonardo
22-05-2019, 20:43
Avrupa ülkeleri, dünyanın iliğini sömürürken bu demokrasi var mıydı? Neyin eseri? Sınıf mücadelesinin, emekçilerin mücadelesi. AB dünya kaynak sömrüsünden pay alamaz hale gelsin, sermaye o hakları tanımayacak, zaten çatırdamaya başladı bile, bir çok sebebi var ve değinmiştim. AB dahil emperyalist üllkelerin kaynak sömürüsünde azalma ve kaygı, toplumun yaşam standartlarına da yansıyacağının farkındalar, kayıplar hak ve özgürlüklerin kısıtlanması olarak geri dönüyor. Paradoksa girmiş durumdalar ve sosyalizm gibi bir alternatif, yanıbaşlarında duruyor, ya %99, %1 den asıl payını iserse? Bu vb sebeplerle, AB sermayesi ve iktidarıyla, ülkelerin hızla sağa kayması sağlanmaya çalışılıyor, örgütleniyor, el altında lojistik sağlanıyor, medya organaları vb araclığıyla kamplaşmalar üretiliyor, algı oluşturuyor, güç %1'in elinde, iktidardan, medya ve kitle iletişim araçlarına kadar. Sermaye yapısı gereği sağdır zaten.
- Doğru olan bazı olguları alıyorsun, sonra bunları çarpıtıyorsun, sonra olmadık sonuçlara varıyorsun.
Türkiye, İran, Afganistan gibi ülkelerde batılılaşma neden var?
Sadece ideolojik bilgin var. Aydınlanma dönemini, cumhuriyet düşüncesinin ardındaki felsefeyi bilmiyorsun. Biraz zaman ayır derim.
Batı = Emperyalizm
Ancak cahil biri bunu söyler.
Örneğin önemli kaygılardan birisi, dünya yağma pastası ve payların değişimi, yeni paydaşların girmesi(Rusya, Çin, Hindistan vb), pasta büyümüyor ama pay sahibi artıyor ve şu an ciddi bir savaş sürüyor ve bunun en önemli ayağını propaganda savaşı alıyor. Ruya ve Çin üzerine nefret poltikası üretiliyor, kendi içlerinde de ayrışmalar söz konusu. Senin ayrıcalıklı Rusya nefretin dahi, bu propagandaların ürünü. tarihiyle, sifatıyla onlarca kat daha acımasız ve kötü bir kişiliği olan ABD'ye sempatinin de sebepleri bu. propaganda savaşlarında piyon durumuna gelmenle ilgili ve sevmeyi beceremiyorsun. Tam bir karmaşa yaşıyorsun, ABD, senin gibiler -neyi savunduğunu bilmeyenler- açısından dahi, sevilecek en son emperyalisttir dahi diyemem, sıralamaya giremez. mesele senin sandığın gibi, ne Putin'in kel olması ne de Trump'un garip saç rengi, gerçek, insan iradesinden bağımsızdır, o zaman olguya, yapıya, sisteme(adı üzerinde sistem) yöneleceksin, işleyen çarka ve nasıl döndüğüne bakacaksın... Gerçek iradeden bağımsızdır, lakin insan etkileşerek bilgi edir, bilinç sahibi olur. Böylece iradi müdahale şansı oluşur. Sistem açısından da irade, toplumsal örgütlülük olarak anlam kazanır ve örgüt, bilincin iradeye dönüşümünü temsil eder - ki bilinç bu yüzden önemli, toplumsal bilinci belirleyen-sağlayan sınıf, sistemi belirler ve kapitalistler açısından da medya ve tüm propaganda, enjeksiyon araçları önemlidir.
- Ve senin TC / Rusya patentli medyan bendeki bağımsız ve özgür basından daha az yönlendirme yapıyor öyle mi? :)
Sermaye açısından, daim strateji vardır ki, o da, pastayı pay edenlerin azalmasıdır. Son çare dünya savaşıdır ve masada her zaman durur. süreğen aktif olan dünya savaşı ise, sermayenin rekabet, propaganda, diplomasi ve sürtüşme savaşlarıdır(bu daim-kendiliğinden, masaya koymaya bile gerek yok)...
- Sadece buna odaklanıyorsun.
Peki İnsan hakları evrensel beyannamesi nedir senin için?
"Yalan" diyorsan, senle yolumuz ayrı. Direkt Putin'in ve popülizmin tarafına geçtin. Yani sol düşünceyi savunuyorsun ama eldeki kazanımları yok sayıyorsun. Bu sağlıklı bir yaklaşım değil.
Her şey komplo teorisi olsaydı, ki değil, Niye Batı başarılı oldu da Sovyetler birliği çöktü?
- Sebep anlamamakta direndiğin bu ufacık nesnedir. Türkiye neden batılılaşmaya çalışıyor? Pekala Osmanlı olarak yolumuza devam edebilirdik. Arabistan'da öyle.
Şu anda İlk öğretimi aldığın kurumlara öfkeliyim. Sana değil. Cumhuriyet = Kapoitalizm sanıyorsun. Koskoca da adamsın. Cumhuriyet ne_? bilmiyorsun. Toplumsal sözleşmeyi bilmeden solcu olabileceğini sanıyorsun. Olamazsın. Önce feodalizm'den çıkman temel felsefi düşünme biçimini bilmen lazım.
Bilmiyorsan zaten AKP'Liden farkın kalmaz. Onu anlatmaya çalışıyorum.
kısaca durumu, koca bir balinayı(dünya kaynakları ve toplumsal emeği) parçalayan köpekbalıklarına(sermaye baronları, burjuvazi) benzetebiliriz, köpekbalığı arttıkça, payları azalıyor. Sen seçtiğin köpekbalığından(ABD ve hempası AB) ve hem balinayı hem de diğer köpek balıkalrını yutmasından yanasın, ben ise balinadan yanayım. Aramızdaki temel fark bu. Kriz dönemlerinde de buna tanık olmaktayız, AB'nin dünya kaynakları yağmasında edindiği payı azaldıkça hak ve özgürlükleri kırpmaya çalışıyor...
- Bazı düşüncelerin hepten (yabancıların dediği gibi) "outdated" yani miyadını doldurmuş.
Dünya kaynaklarını kim sömürüyor biliyor musun?
- bence petrolü olan ülkeler. Hiç bir şey üretmeden ver petrolü al doları. Benim için sömürü budur.
2. DÜnya savaşından sonra sömürge imparatorlukları çöktü. En son 70'lerde protekiz filan direniyordu 1-2 Afrika ülkesini elimde tutacam diye. En son Güney-Afrika da apartheitı kaldırdı. Şu veya bu insanın asgeri güç ile gelip bir ülkenin kaynaklarını alması olayı bitti.
Sana "petrol savaşı" olarak anlatılan, ABD orada kendine daha dostça yaklaşan hükümet kuracak (Sudi Arabistan filan gibi), yine para ile alacağı petrolü ucuza mal edecek. Yoksa, Rusya'nın eline geçerse (şimdi Suriye'de olduğu gibi), Rusya ileride bunu koz olarak kullanıp "adam ol yoksa petrol yok" diyebilecek örneğin.
- Bir defa petrol ekonomisi istemiyoruz artık. Nükleer de istemiyoruz. Yenilenebilir enerji istiyoruz. Çin bile bu yönde yatırım yapıyor. Denize kurulan güneş santralleri filan var artık. Çin Kömür'e de yatırım yapıyor, ama hiç olmazsa yenilenebilir enerji konusunda da adım atıyor. Dünya bu yöne gidiyor artık.
Somali model aldığın AB demokrasinin, çıplak gerçeğiyle, yani aslında emperyalist, kapitalistler için aslolanın sömürmek, yağmalamak, bunun içinde toplumların hak ve özgürlükten, demokrasiden olabildiğince uzak tutulması stratejisinin açıkça deşifre olduğu, o çok sevdiğin sevimli, özgürlük hayranı, demokrat sandığın tonton baronların şirketi, BP tarafından yönetiliyor, yönetildi. aslında BP değil, petrol konsorsiyumları ve bunun içinde bir çok tröst var, dünyayı da sermaye ve gücü yönetiyor. (sana anlatıldığı halde bir türlü kabullenemediğin gerçeklere pratik ve somut kanıt olarak, faka bastılar).
- İşte yavaş yavaş mantıklı hale geliyorsun. ABD'de siyaseti etkileyen lobiler var. BP lobisi de var. Petrol ekonomisini biz bitirmeye çalışıyoruz. Onlar uzatmaya çalışıyor.
Da Rusya'da böyle bir tartışma yok. Demokrasi olmayan ülkelerde kimse bunu tartışmıyor bile. Onun için "önce demokrasi" diyorum.
Demokrasi olmadan petrol lobisi ile nasıl baş edeceksin? elinde aracın olmaz. otomatik olarak BP'Nin dediği olur o zaman. Bazı şeyleri hiç bilmiyorsun.
Bakınız bütün iktidar ellerinde, hegomanya, güç, basın, medya, topluma yön verecek araçlar(her kapitalist ülkede %99 kapitalistlerin elindedir), hatta toplum mühendisi, mimarıdırlar ve eserleri ise, halkın cahil bırakılması ve birbirini kırması.. hegomanya sağladıkları her yerde, öyle oldu-oluyor, teoriye uygun, çelişmiyor ve sen ülkelerin bu emperyalistlerce işgal edilmesini savunuyorsun, üstelik de hak ve özgürlük, demokrasi adına! İnsan, bağımsız olmadan demokrasi, özgür olabilir mi? Soracak bilince, duyarlılığa sahip olamıyorsun, sürekli bağımlılığı savunuyorsun.
- Demokrasinin tersini anlatıyorsun. Rusya + Türkiye'de öyle. Mesela Rusya'da geri dönüşüm bile yapılmıyor. Çöpleri bir yere yığıp orada benzinle yakıyorlar. Ama git AB'ye her şeyi ayırıp da çöpe atıyorsun. kağıt, plastik, metal, elektronik hepsi fabrikaya gidiyor.
Ben tarih ile ilgili eğitim aldım. Sana da ne okuduğunu sordum cevap vermedin. Bu olan şey hegemonya değil. Üretiyorlar, satıyorlar, para kazanıyorlar.
Sen üretmiyorsun (Mig uçakları ve doğalgaz hariç), satın alıyorsun, yine de zengin olmak istiyorsun. Bu da delikanlı bir siyaset anlayışı değil.
Atatürk'ü düşün, tarım reformları, eğitim reformları, bankalar açıldı, fabrikalar açıldı, ürünlerimiz Dünya'da tanıtıldı. Neden sence? O zaman niye Osmanlı olarak devam etmedik. Madem 2 S-400'e bakıyor. S-400'ü o zaman üretirdik. NATO'ya da girmezdik, harf inkılabı da yapmazdık, Fes kanunu filan çıkartırdık. Yani hiçbir şey anlamıyorsun bence :)
Sosyal haklar, demokrasi, hak ve özgürlükler KAYNAKSIZ olmuyor, lakin sistem de kapitalizm, kaynaklar, egemen olan küçük bir azınlık eliyle sömürülüyor! o zaman kaynak fazlası girdiye ihtiyaç duyuluyor. İşçi, emekçilerin sesi çıkmasın, AB'de dahi olan da ellerinden alınır.
- Bence tan tersi. Kaynağı nasıl var edeceksin o zaman. Somali gibi bir ülke olsan?
a) Küba gibi, Mao gibi kalkınırsın (olanaksız demedim)
b) gerçek toplumsal sözleşme gerek.
- bu iş Diktatör eliyle düzeltilmez. Toplumsal sözleşme olayını incele. Güç halka veriliyor. Neden peki? - Devlet halkın olunca halka çalışır mantığı. Tersi değil. toplumsal sözleşme olunca devlet aygıtı iyi işliyor.
Bak Osmanlı'ya. iş yapmak istiyorsan her adımda rüşvet, dolandırıcılık, mafya, kabadayılık gerekiyordu. Yoksa üretemiyordun.
Git K.Kore'ye. Dünyanın en etkisiz devlet aygıtı. Halk aç kalıyor, kaynakların yarısı rüşvete gidiyor. tam bir rezalet.
Bunun dışına çıkabilen tek ideoloji Stalinizm veya Maoizmdir. Ama bu ikisinin de çok gaddar rejimler olduğunu da hatırlatmak gerek. Bir tek Kastro ve Chavez halkı çok fazla ezmeden, mantıklı bir sosyalizm uygulayabilmişler. Onun dışında yok.
Sen Batı'ya gitmemişsin. rüşvet / dolandırıcılık onlarda da var (hiç üzülme). Ama en etkili devlet aygıtı hangisidir? diye sorarsan cevap her zaman toplumsal sözleşmedir. fakirlikte de öyle zenginlikte de öyle.
Kaldı ki, sermayeder olmayan kesim için "zenginlik" yoktur. Sana Gandhi''Nin 1950'lerde Londra'ya geliş deneyimini anlattım (kendi kitabındadır). Adam şoke oluyor. "medeni" olan İngilizlerin kendi içlerinde nasıl bu kadar eşitsizlik olduğunu bir türlü anlayamıyor. Ve bugün de bu böyle. Hatta bayağı sol bir ülke olan İrlanda'da bile, kira fiyatları yüzünden insanlar Dublin'den taşınmak zorunda kalıyor örneğin.
Yani hangi düzeyde eşitlik sağladın ki uluslar arası düzeyde sağlayacaksın?
+ Bu emperyalizm değil. O üretiyor o satıyor. Çin en önde giden emperyalist o zaman. Halkını yok parasına çalıştırıp tüm dünyaya ucuz ürün satıyor.
Yani senin modern iktisata (20 sene öncesini iktisatına) filan da girmen lazım. İyi niyetlisin ama sadece ideolojik kitapların dünyayı açıklasın istiyorsun. Açıklayamaz. :)
Şu an Venezuela halkına karşı girişilen bu yağma savaşının sebebi, açık, defalarca söyledim yağma, talan ve sağlayıcı KOŞUL, alt ve üst yapıyı oluşturmak. Chavezle birlikte sağlayıcı koşulları sarsıldı. Emerpyalistlerin, özellike ABD'nin esas sorunu, yağmalanabilir bir ülke olması. Sen ise tarafını yağmacıdan ve yağmacının sahte ve beş para etmez sahtekar propagandalarından sağlıyorsun. Sonuç itibariyle ne istediğini bilemiyorum, ama tarafının nereye vardığını biliyorum, oligarşik otokrasi ve emperyalist hegomanya, o koşulalrda demokrasi olabilir mi?...
- Yağmayı eski dönemlerde yapan yapmış. ABD'deki Siyahiler bunun yaşayan kanıtı. DÜnyanın çok daha ilkel çok daha acımasız olduğu dönemlerde (ki KçMarks'In dönemi budur) bunlar yaşanmış.
Sömürge imparatorlukları 1950'Lerde çökmüştür. Bugün İngiltere Krallık ailesi sembolik bir kurumdur. Bizdeki eski cumhurbaşkanlığı makamı gibi.
/Sadece şu var: Erken ileri atılmışlar. ve
2) İleride kalmak için gerekeni yapmışlar (bence) Afganistan, İran, Türkiye gibi ülkelerin kendilerine yetişmemesi, pazar olarak kalmaları için de gerekeni yapmışlar.
Şu anda 19 yy sonlarında yaşayan biri ile tartışıyor gibiyim. Komünizmin en büyük sorunu da bu zaten. Ben Komünizm 20 yy'a bile tam geçememiştir.
Bugün mühim olan nedir? - Tabi kaynak mı* orada burada küçük adalar mı? toprak büyüklüğü mü? Üretim mi?
- Hayır: Pazar. Bankadan kredi alıp istediğin şeyi bende üretirim. Almanya'dan kalıbını filan da getirtirim, fabriya'Yı da açarım, istediğin her şeyi 1 ay içinde üretirim. Ama sokaklara düşmemek için, mühim olan şey pazar. Otel mi açacaksın? - Kim gelecek, oteli kim dolduracak? Buna dayalı.
Çin de kendi halkını bedava çalıştırıp bütün fabrikaları kendi ülkesine çekiyor. Bu 21 yy. sen halen "kaynak, maden" filan diyorsun.
Onu da getiririm. Bana alıcı bul istediğin madeni sana Afrika'dan getiririm. Mühim olan kime satacaksın? dünya böyle işliyor.
Akademik dil, literatür kullanmıyorum, sosyalizm, komünizm de demiyorum, sırf iddiaların namına, sadece ama sadece AB TİPİ demokrasinin olması-olabilitesi koşullarına değiniyorum.
- Kullanabilirsin.
Gerisi her zaman yaptığın gibi daldan dala atlıyorsun, alakasız ad-hominelerden, sulandırma-bulandırma, daldan dala safsataları havada uçuşuyor, hangi birine cevap vereyim? Sen sadece neo-liberal, basit sahte propagandaları, yüzeysel ve koş sloganlarını söyleyip geçiyorsun, gerçekleri anlatmak bana kalıyor. hülooocuların yaptığı gibi üst-akıl ne demişse lafzen tabi, söyleyip geçiyorsun, amacım incitmek değil, yani onalr bile resi ne demişse söyleyebiliyor, hayatlarında ilk defa duydukları kelimeleri sanki biliyormuş gibi sarfedebiliyorlar, akıllarısıra siyaset yapıyorlar... anlaşmaya başladık diyorsun-halbuki daha en başından söyledim, kişiler beni ilgilendirmiyor ve kendisini özel olarak desteklemiyorum, halkın bağımsızlık mücadelesini destekliyorum-, anlaşamıyoruz, hala anlayabilmeni bekliyorum, belki birazcık olsun anlamaya başladın.
- Bazı şeyleri anlatamıyorum. Ben sana bugünün düzeni nedir ne değildir onu anlatıyorum.
1) Toplumsal sözleşme olmadan olmaz.
2) Toplumsal sözleşmenin içinde kendimizi nasıl geliştiririz? İnsanlar Akdeniz'de boğulmasın diye ne yapabiliriz? Rusya ve Çin'e karşı ne yapabiliriz, bunu kendimiz yapıyoruz. Başımızda bir Putin'imiz, Tayyibimiz de yok.
O yüzden gruplaşıyoruz. Kimisi Löpenci / Trump'çu olup "Önce benim ülkem" gibi (senin söylediğin şeylere de çok benzeyen) sloganlar atıyorlar. Ama dikkat edersen, şimdilik Avusturya / Hırvatistan hariç, azınlık olarak kalıyorlar.
Ve diğer gruplar var. neo-liberaller (Merkelciler /* MAcroncular) vs var. Bir de çevreciler, sosyalistler, hatta "korsanlar" gibi anarşist yapılaşmalar filan var.
Yani gücü ayırdık. "Patronlar" dediğin de genelde neo-liberalleri desteklerler, çünkü onlar da faşistleri / ırkçıları desteklemezler.
O ırkçılık / popülizm konusuna da ileride girebiliriz. Ama Türkiye gibi değil. Türkiye'de anormal olan %70 filan olmaları (AKP + MHP %70 filan ediyor) + HADEP de popülist bir yapıdır. Yani Avrupa'da %80'in altına inmeyen grubun Türkiye'deki Karşılığı %25 filan. Senelerdir de bu böyle (K. Evren o hale getirdi)
- Yani Sol sağ ile çekişir. senin dediğin sebeplerden dolayı çekişir. ama çekişebilmen için önce sosyalist partin, sivil toplum kuruluşun, basın yayın organın, sendikan, konuşunca sana işkence edilmeyeceği, öldürülmeyeceğin, faili meçhul olmayacağın, yakılmayacağın garantisi filan gerek.
Sen felsefe yapmadan siyaset yapıyorsun. "Felsefe nedir?" diye sorsam "burjuvaların vakit geçirmek için icat ettikleri bir sanat dalıdır" filan diyeceksin.
Diyemezsin. Aşamalar var. Sen o zaman diyorsun ki bir Lenin, ya da bir Stalin gelip bizi kurtaracak. Gücü bana vermezsen, solculuk yapamam ki? Anlıyor musun?
Sırayla gidelim diyorum ne dersin? öyle her satırda daldan dala lafızlar olmasın, tamamen subjektif, tabansız, lakait ve aymaz olamam ve mesnetsiz iddialar, propagandalar üfüremem...Her üfürüğün ve manpülatif propagandların taşıyıcısı olduğunda, yalan, yanlış, çarpıtma, üfürük desem olmuyor, çünkü o zaman da açıklamak zorunda kalıyorum. sırayla gidelim, sıradaki, %1, %99 çelişkisi olsun diyorum, bu bağlamda adalet, hukuk, eşitlik, hak ve özgürlük ve demokrasiyi, toplumsal emekten alınan payı vb konuşuruz. O zaman taraflarımız belli olacak, sen mi demokrasiden yanasın, yoksa ben mi?
- Sovyet tipi demokrasi öyle çok da sağlam bir şey değil. Çin'Li olsaydım, zengin bile olsam, hele ki okumuşsam, Türkiye'ye, Hatta Rusya'ya bile seve seve giderdim.
Yani teoride mantıklı. Ama uygulamada bir tek Küba'da iyi uygulanmış. Ama Havana'da da şu var: orada bir park var. akıllı telefonunla internete girebileceğin tek yer orası. Yani ülkede internet yok.
- "patron" paranoyasını da bırak. Eskinin Rockefeler'leri de artık kalmadı. Bill Gates, Mark Zukerberg, Steve Jobs, ciddi parası olanlar bunlar. Ford bile üretiminin yarısını Çin'de yapıyor. Dünya değişiyor. Normal ülkelerde bir sürü fırlama zengin var (fikirleriyle, girişimciliğiyle zengin olmuş).
Zaten taktik olarak, mesela petrol zenginliğinin bir önemi de yok. Ne oluyor ki? Sudi Kraliyet ailesi yiyor, parasıyla yemenlileri katledip El-Kaideyi İŞİD'i destekliyor (benim dinimden hesbı yapıp) filan, da o ülkelerin hangisinde ne oluyor? Hangisinde halkın yüzü gülüyor?
-mesela Alman eğitim sisteminde yaratıcılık, yeni fikir üretme, girişimcilik teşvik ediliyor. Yani çocuklara "yapın, deneyin, girşimde bulunun, yaratıcı olun" düşüncesi aşılanıyor.
mesela Jeff Besos'a filan bak. 1 tane fikir üretiyor. 20 sene içinde dünyanın en zengin adamı oluyor. Rockefeler filan geçmişte kaldı.
BUnları da biraz anlaman gerekiyor. 20 sene önce bu lafları etsen (ki bir sürü arkadaşım ederdi) normal. Ama şu anda dünyayı pek de takip etmediğini, klasik bir Marksizm yorumuna aşırı bağlandığını düşünüyorum.
/Tabi ki toplumsal mücadeleler var. da o mücadeleyi yapmak için önce dünyayı iyi görmen gerekiyor.
ForumKirpisi
22-05-2019, 20:56
leonardo gezgin çıktı.
bişey dicem batı ne batılılaşma ne
bugün abd, osmanlının bi dönem sistemine benziyosa osmanlı batı devleti miydi
ben bilmiyom gerçekten bu eski dünya denizci ağzını.
ForumKirpisi
22-05-2019, 21:16
Afganistan İran Türkiye ne?
bu 3 ülkeyi nası aynı kafaya koyuyon ben anlamadım.
over-reaction
Bu 3 ülke kafa olarak benzer mi?
Bir de Avrupanın tamamında popülizm var.
Avusturya İtalya Almanya Fransa Hollanda Bulgaristan İsveç Finlandiya İngiltere
karşılıkları çok arttı. Ana muhalefet veya iktidar oldular.
Rusya parasını eksik etmiyor. ABD fikrini. Hatta Rusya öyle güçlü ki, S400 meselesi öncesi bunları Türkiyeye karşı konuşturtmayabiliyor da.
Türkiye'de sade Arapçılık (veya İslam ırkçılığı), bölgesel Kürtçülük bi de ölüp duası okunan ülkücülük var. Bak bugün ne diyor, bizim dedelerimiz olmasa bu trump hesap yapmak için bir sürü tahta kullanacakmış. Dedelerimiz? Müslüman dedelerimiz.
Türkiye'de politika çok salak insanlardan oluştuğundan toplumda çok salak olduğundan politika da sığ.
Reisin popülist olmasına da gerek yok zaten. Reis osursa oy alıyor.
Leonardo
22-05-2019, 21:24
2.) ABD merkezli işgale karşı olmamız, Maduro destekçisi olduğumuz anlamına gelmez. Maduronun hesabı, Venezuela halkınındır! Önce bunu teslim etmemiz gerekir. Öyledeğil mi?
- Evet. Önce kendi halkını koruman lazım.
Şu an dünyada hakim bir propaganda savaşı var, bu tür savaşlar, dünya paylaşım savaşlarınının arifesidir, son raddedir, abuk subuk propagandalarla bilinçlerimizi karartmamız gerekir... Öncelikle ABD ve bağlaşıklarının -iç, dış- sicili ve starejileri kabul edilemez, bu açık ve ortada. Safsatalarla bir yere varamayız. AB tipi demokrasinin esas koşulları toplumsal bilinç kadar ekonomik koşullara da bağlı. Yani tek bir koşula bağlı değil ve koşular değiştiğinde, rejimelrin, karakteri, biçimleri de değişebiliyor. kapitalizmde demokrasi demek ip üzerinde yürümek gibi, toplumsal bilinç ve refleks sürekli diri olmak zorunda..
- Medya okur-yazarlığı denilen bir şey vardır. Evet senin dediğin gibi bir savaş da vardır. Ama eğitimli insan kendini bunlardan kurtarıp doğru habere ulaşabilir.
Kaynakları hem iç hem de dış sermaye tarafından sömürülen bir ülkede egemen güç ve siyaset, demokrasiden yana tavır almayacaktır, bu tahteravalli gibidir, birisi düşmeden, diğeri yükselmiyor.
- Doğru. Ama öyle bir ülkede sermayeden de ne köy olur ne kasaba. Toplumsal sözleşme olmadan bir şeyler üretebilen kaç tane ülke var?
- Ancak doğal kaynakları çıkartıp satabilirler. bu da sürdürülebilir bir kalkınma biçimi, üretime dayalı bir ekonomi değildir. Yani gücü halka vermek zorundasın.
Yaşam standartlarının açlık sınırı veya altında seyreden toplumlar da, demokrasi bir ütopyadır, bu da bir paradokstur. Şöyle ki, temsili demokrasi varsa, yaşam standartları belirli bir oranda refah seviyesinde demektir(elbette kapitalist sisteme ve ülke kaynağıyla da orantılı düşünmeli), ya da tersi, yaşam standartları yükselmişse, temsili demokrasi eh işte... Elbette burada konu ettiğim temsili demokrasi ve zoraki, toplumsal bilinç ve egemenlerin saltanat kaygısıyşa içine yerleşmiş olan sosyal demokrasidir(tümüyle değil ama bazı kalemlerde, bazı temel hak ve özgürlükler zemininde)
- Tam tersini düşünüyorum. Öyle olsaydı K.Kore dünyanın en zengin ülkesiydi. Gücü bir adama veya gruba verdiğinde o grup sadece kendine çalışır. Kleptokrasi oluşur. herkes "pay alma" konusuna odaklanır kimse eğitim ile, ekonomi ile, sağlık ile ilgilenmez. Venezüella, Suriye, Türkiye, İran gibi ülkelerin durumu budur.
Bu dediğimin tek istisnası belki nazizimdir. Çünkü o kadar çok inasn öldürmüşler ki kimseden bir şey çalmalarına gerek kalmamış. Ve aynı sebep Stalinizmdir.
Çin modeli ayrı bir modeldir. Gerçek tek istisna da bence odur.
Gücü halka vermezsen. üretim filan nasıl yapılacak? Hırsızlar filan mı fabrika kuracak?
- Mantıksızlık.
O zaman Tayyip haklı. Biz DÜnya gücüyüz, S-300 üretiyoruz filan o zaman?
Propaganda savaşı olması için devlet denetiminde medya filan lazım. Yani hiçbir alakası yok. Ama buyrun. 20 sene daha yönetsin sizi. alın. Madem seviyorsunuz. Propaganda savaşı yaparız İran'daki gibi. İstiyorsanız bir şey diyemem :)
- İşte öyle bir siyasetin olmayacağını daha Kenan Evren döneminde söylemeye çalıştık. dinletemedik.
Normal siyaset liberaller (sağ) ve sosyalistler (sol) arasındadır. ve bu iki rengin tonları vardır. Aşırı sol ve aşırı sağ sistemin içinde tolere edilen unsurlardır. Yoksa, Hırvatistan ve Avusturya gibi, bunlar sistemi bozarlar. Brexit gibi saçma işin içinden çıkamayacağın şeylere neden olurlar.
O yüzden sermaye genelde neo-liberalleri destekler. Orta sınıf da sol partileri destekler. Öyle yuvarlanıp gidersin.
/Hegemonya filan değil. Atatürk her şeyi güzel kurdu. Ama Mederes'İn başını çektiği toprak sahipleri bütün dengeyi bozdular. Bu bir çeşit kırpılmış demokrasidir. Saçma bir durumdur. Ve çözümünü de kimse bilmemektedir. + 10 senedir net bir tek adam rejimidir. Yani Putinizmin bir varyasyonudur. Çok da uzmanı değilim.
Öyleyse, biz eğer bir taraf olacaksak, şu koşulda ve ilk etap tarafımız bağımsızlık karşıtı değil, bağımsızlıktan yana tavır koymamız gerekir. Çünkü burada ölçüt ve esas, işbirlikçi, peşkeşçi, rüşvetle iş yapan elitler ve sultasının değil milyonların hayatıdır. Buraya kadar anlaşılmayan bir şey var mı?
- Bilmiyorum.
Sonra ısrarla belirttim, AB demokrasisi, kaynak sömürüsü gibi avantajlara sahip, yani dünya kaynaklarından akıtılan bir pay var ve sosyal haklar belirli oranda karşılanabiliyor, ekonomik olarak pay ayrılabiliyor ve toplumsal bilinç en önemli faktör ve bu bilincin tarihsel bir kökeni, mücadele tarihi var. Bu olmasa ne olurdu? Şimdiki tablo olmazdı, ifadelerim tarafgirlikle değil, tamamen objektif, bilimsel bir tabana sahip, izah da ettim. Kaldı ki yoksulluk, açlık koşulları önemli etkendir, o koşullarda halk ayaklanmaya başlar, direnmeye, örgütlenmeye, bu ise demokrasinin olmadığına işaret eder hale gelir ve %1 ile %99 arasında çatışma başlar, sermaye sağı ve adiyet syasetini örgütler(Türkiye örneğine bakınız), izah etmiştim.. Demokrasi canlıdır, yaşamla ilgilidir, yaşamsaldır, dışarıdan postacı pakedi gibi, getirilebilir, alınıp, satılabilir bir ürün değildir.
-Şimdi sulandırdığımı düşünme. Ama yine tekrar ediyorum. Amerika dediğin canavarın da kendi içinde çok sorunu var. Tek tek anlatabilirim. Yani eskiden Bizans ya da Osmanlı bir yere giriyordu. Orayı talan edip kendi halkına toprak dağıtıyordu, kendi gücüne güç katıyordu.
Bu öyle değil. Modern dünyanın çok daha karmaşık sorunları var. Misal: eğitim sistemi. ABD'de paran yoksa ilköğretimi bile alamazsın. Okullarda ders yapılmıyor. Okullar büyük çocuklar için kreş işlevi görüyor ve yıllardır bu dorun büyüyerek devam ediyor.
Çünkü buna karşı çıkacak sendikaları, sol partileri, sivil toplum kuruluşları filan yok.
Yani dünyanın bütün petrolünü karşılıksız olarak Amerikaya da versen, o ülkede 18 yaşına giren herkes kimlik gösterip AR-15, Kalaşnikof, M-16 satın alabilecek ve okula gidip sınıf arkadaşlarını katledebilecek örneğin.
Yani sen bir çeşit küresel devrime inanıyor olmalısın. Ama şu anda öyle bir alternatif yok. Sosyalizm alternatifi tabi ki var. Ama bunu Alman Sosyalist Paritisi filan sağlayacak. FARC gerillaları, Putin ve Maduro sağlamayacak. Bu konuda anlaşmamız gerek.
Sıra Maduro'da mı, daha başında ifade ettim, ABD'nin işgal politakısına karşı çıkmam, beceriksiz Maduroyu destekleşdğim anlamına gelmediği gibi, mesele 1 kişi meselesi de değil. Bu tür isnatlar ne yazık ki en kaba safsata olamktan öte gitmiyor ve gidemez de. Şu koşulllarda, objektif-hakkniyetli analiz dahi çok zor, zira bir kuşatma, ambargo, darbe ve suiastler, egemen bir prpaganda enjeksiyonu yaşanıyor, oasıl bilgi verilere çok uzağız. Bolivarcılık, sosyalizmle de sosyal demorkasiyle de ilgili bir tabana sahip değil, esası bağımsızlıktır, çıplak kölelikten kurtuluş, milli bağımsızlık esaslıdır. Çünkü Latin Amerika yüzıllarca beyazların, bildiğiniz tipik ilkel köleliği ile yönetildi, bu insanların dedeleri, nineleri köleydi, bu insanların psikolojisini anlamak gerekiyor ve o pskoloji=sosyalimd emek değil, lafla olmuyor, gösterge gerekir ve henüz o göstergeler ortada yok(Chavez döneminde, kısmı olarak konsey](sovyet) örgütlenmeleri oldu ama yarıda kaldı). Bu insanlar BARON-MAFYA yimetimlerinden kurtulmalı, ha Maduro olabilir mi, olmayabilir, ancak ciddi tecrübe olacaktı, ABD savaş başlatıp çökmeseydi, bu toplumun kendi halinde deneyim kazanması engellenmeseydi(bilinçli engelleniyor, salt kaynak değil demokrasiden de korkuyorlar) lafzı edilen demokrasi namına da kazanımlar, bilinç, tecrübe edinebilecekti. O koşullarda maduro'yu silip atalabilirlerdi, bunu yapacak olan ve yapması gereken, karar verecek olan, oranın halkıydı, halkıdır. daha bağımlı ve kölelik koşullarını örgütleyecek olan ABD ve yandaşları, baronlar ve mafyalar olamaz.
- Şimdi. Gürcistan + Azeybeycan + Ermenistan'a bakalım. Hatta buna bir de Moğolistan'dan başlayarak, türki devletleri filan da ekleyelim.
Sonuncuları bırak. Da mesela Gürcistan AB'ye girebilir mi sence? Ukrayna Nato'ya girmeye kalktı diye Ruslar neler yapmadılar?
- Orası adamın arka bahçesi. (Türkiye'Nin Arka bahçesi filan yok. dediğim sebeplerle geri kaldığı için, Kıbrıs + Kürdistan'a bile zor izin verdiler).
ABD Gürcistan'da üs kurmaya çalışırsa, Ya da Gürcistan AB' ile yakınlaşırsa ne olur?
Üç kuruşluk Moğolistan mesela. ABD'den de geçtim. Türkler Moskova'ya sormadan Moğolistan'da önemli bir şey yapabilirler mi?
- Yapamazlar.
İsrail bile Önce Putin'e soruyor. "Şam'daki İranlıları vurabilir miyim?" -"Evet vurabilirsin" denirse F-22'ler o zaman kalkıyor.
Şimdi Che + Fidel birer halk devrimcisiydiler. Ki ABD onları bile caydırmaya çalıştı.
Da Puytin'İn şimdi, göstere göstere Venezüella'da iş yapmasını ben açıkçası anlamıyor. ABD'de hükümetin filan da kafası karışık. Trump'un hapse girme ihtimali var. Daha çok ona bağlıyorum.
Yani siyasi bilgim sınırlı. Ama G.Amerika ABD'nin arka bahçesidir. Soğuk savaşta filan da öyle olmuştur.
Netice: Umrumda da değil. Sen hiç mülteci oldun mu? Beni Almanya'ya alsalar olmak isteyeceğim bir şey değil. Ki adamlar kendilerini istemeyen dilini de bilmedikleri Brezilya'ya filan kaçıyorlar orada bazen dövülüyorlar ya da başka türlü kullanılıyorlar filan. Tarihte kendi halkına bunu yapan sosyalist bir lider yok.
"Hepsi yankilerin suçu" denmesi de mantıklı değil.
Bir diğer mesele de, -e görelik. örneğin Venezuela'da sosyalizmi, katışımcı demorkasiyi, konsey örgütlenmelerini desteklerim, ama bu yok, fakat aynı zamanda emperyalist hegomanya ve kukla devlet sözkonusu ise, bolivarcılığı savunmasam dahi, bağımsızlık hareketini desteklerim, bu bir tercihtir. örneğin bu gün kent konseyleri, yerel konseyler gibi örgütlenmeleri duymaktayız, kamuya dair, idare-yönetim açısından söz, karar yetkileri olmasa dahi, örgütlenme biçimi olarak bir ilerlemedir. Sovyetler yani konseyler, demokrasinin esası, organlarıdır, gerçek demokrasi ancak bu organlarla mümkün ve hiç bir kuruluş bu organları saf dışı bırakamamalı(yani partiler kendi içinde demokratik aygıtlar olmakla birlikte-tabi kapitalsit partilerde yine güçlü olanın borusu öter-, demokrasinin organları değildir ve asıl seçim konseyler üzerinden olmalıdır, çünkü demorkasinin öz organı, bedeni, vücudu, işlerliği konseylerdir)...
- Kukla develt asıl Rusya'nın etki alanlarında var. Tamamen Çekilmediği bütün ülkelerde hükümet moskova'Nın ne diyeceğine bakıyor.
ABD hegemonyası sistemi bence farklı. Daha çok parasal güce dayanıyor gibi. Muhtemelen ekonomik yaptırımlardan filan korkuyorlardır. Yani diplomatik bir hegemonya.
Da k.Marks'In sözünü ettiği emperyalizm artık bitti. Onu da bol bol konuşuruz. Da 1960'ların başında, Fransa Vietnam'da yenilince o olay bitti. Yani beyaz adamın gelip de o halkları modern silahları ile sindirmesi olayı, Mao'nun Gerilla savaşı ilkeleri vs. sayesinde bitti.
ABD emperyalizminin işleyişi farklı. silah gücü ile değil. Mesela Trump'un İranın canına okuması gibi düşün. Avrupa o kadar itiraz ediyor "Anlaşma yapıldı, çıkamazsın" filan deniyor. Ve adam sallamıyor.
Bu Trump ile ilgili bir durum. Adam göstere göstere ve tam bir emperyalist gibi davranıyor. Yine o kelimeyi kullanacağım. saygısızlık ediyor. İran halkının temsilcisine saygı göstermiyor. Böylece İran halkını Moskova'nın insafına terk ediyor.
Peki Trump'a karşı silahımız nedir?
1) Amerikan halkı. Adamın tekrar seçilmemesi. Amerikada Daha mantıklı bir başkanın olması
2) Bence Avrupa. gücü güç ile dengelersin. Şu anda Çin + Rusy AB'yi parçalamak istiyor (Putin Löpencilere para yediriyor, biliyor muydun?)
Oysa ki birlik olurlarsa, bir dahaki İran olayında "Biz senin İran yaptırımlarını tanımıyoruz" diyebilirler. Şu anda bunu diyemiyorlar.
3) Ülkelerin bağımsız hareket etmesi. Yani tamam. Venezüella bağımsız olsun. Önce bağımsız olsun. Ama Rusya sayesinde değil. O zaman onlar da başka ülkelerle birleşip "Tamam ama siz de çok abarttınız" diyebilirler.
Şu anda bu mu oluyor?
- Tam tersi. G.Amerikanın tamamı (Küba hariç) Maduro'nun gitmesini istiyor. Ülkede serbest seçimlerin olmasını istiyor.
Yani sapla samanı karıştırmayalım. Ama Trump'un kişiliğiyle de alakalı bence. Adamın ne olduğu ne olmadığı belli değil. Ve "algı operasyonu" diyorsunuz. O da kendi halkını K.Kore ile meşgul edip ellerindeki avuçlarındakini alan, Mesela Obamacare olayını bitiren bir kişilik, + Putin sayesinde seçildi filan.
/Ya salt ideolojik bakma. 70'lerde değiliz. Dağa çıkıp devrim yapacak, faşistlerle vuruşacak halimiz yok. yepyeni bir dünyadayız. biraz da tanımaya çalışın :)
ForumKirpisi
22-05-2019, 21:36
trumpı devirince işler düzelcek mi
yeni düzen 2014'te başladı. obama vardı o zaman.
ForumKirpisi
22-05-2019, 21:52
İngiltere Almanya da falan sol partiler de çok komik ya.
Örneğin Labour'un zamanında Irak savaşına İngiltereyi ne denli katmak istediği falan.
Şimdi sağ partiler onun üzerine başarılı oldu bizi savaşa soktunuz diye halbuki şimdi ABDye yandaş oldular.
SDP ise AKP hükumetini amma desteklemişti ya.
Bunlardan devrim gelir mi ahahah hepsi ABDnin işbirlikçisi
ForumKirpisi
22-05-2019, 22:22
CHP'den, Atatürkçülükten ve ulusalcılıktan ABD, NATO, AB niye korkuyor acaba.
Çok acayip.
Geçen gün bi yazı vardı, bu korkudan dolayı AKP'ye şans verilmişti diye. Niye korkuluyor ki?
Bu yazıyı yazan kaDIN da korkuyordu galiba. Çoktan böyle şeyler görüyoduk, Atatürkçülük tehlikesi falan diye.
Başörtüsü serbest kalsın diye biryerlerini yırttılardı falan. Türkiye İslami çizgide dursun ilginç.
Adige konfederasyonu bu işe bi çözüm bulacaktır.
Osman Kavalayı indirmek de çok acayip ya. Adam silahsız Ermenistanı feth ediyordu. Ajan gibi bi tip namıssız.
şüpheci 1 osman 2.
ForumKirpisi
22-05-2019, 23:16
alman eğitim sisteminde köpekle sınıfları arıyolar, ilkokul çocukları çalı arasında esrar içiyo falan.
finlandiya eğitim sistemi deyip kremalı pasta yaptıkları şey de dünyanın en fos şeyi.
bunlar ne yaparlarsa en güzeli oluyor ahahaühü.
spartacus
23-05-2019, 02:11
- Doğru olan bazı olguları alıyorsun, sonra bunları çarpıtıyorsun, sonra olmadık sonuçlara varıyorsun.
İfaden demokrasinin nasıl kazanıldığı üzerine bir alıntıdan sonra. asıl çarpıtan sensin. peki, argümanın, olguların nedir, neye göre itiraz ediyorsun? Sıradan gidelim demiştim. Kısaca cevap veremediğin ve gerçeği örtemediğin için itibarsızlaştırma yollarına düştün.
Türkiye, İran, Afganistan gibi ülkelerde batılılaşma neden var?
Merkel güzelmiş, genç iken çekiciymiş, o yüzdenmiş. Senin gibi düşünmeye başladım, yine alakasız şeyler söylemeye başladın, H.Yahya olmak ne kolay...
Sadece ideolojik bilgin var. Aydınlanma dönemini, cumhuriyet düşüncesinin ardındaki felsefeyi bilmiyorsun. Biraz zaman ayır derim.
Batı = Emperyalizm
Ancak cahil biri bunu söyler.Batıcılık yapıp konuya getiren sendin. Evet haklısın, ancak cahil birisi söyler, zaten söylemişsin, halbuki batı emperyalizminden söz etmek, yani batı emperyalizmi namına batı demek başka, batının ormanlarından söz ederken batı ormanları demek, batının burjuva devrimleri ve dolayısıyla bilim ve teknoloji, meta üretiminde, feodalizme göre çağdaş ve ileri aşamayı, bilim ve teknolojik ilerlemeyi temsil etmesi, feodaliteye göre ileri ve devrimci olmasından söz ederken başka.
Örneğin ilkel köleci sistemler çağında, bilim batı değil doğudadır, o zaman da doğululaşma durumu var. çünkü köleci sistmeleri aşan feodalite, doğuda doğmuş ve yükselmişti, bu batı veya doğu diye bir yön ayrıcalığı taşımıyor!. Coğrafyaların o dönemler çağdaşlık adına doğuyu esas alması, feodalitenin yükselişi, insanlığın demokrasi ve özgürlüğe ve kölelikten kurtulduğu anlamına gelir mi? gelemez, safsata üretmek meziyet değil. Bu feodalitenin, köleci sistemlerden daha ileri ve insan hayatı için daha sağlıklı ve ileri olduğu anlamına gelir evet, ama bu feodaliteyi mutlak-ilahi bir sistem yapmaz, o köle ile efendi ilişkisini, hiç bir hakka sahip olamayan köle ve esas karakteri savaş-talan ekonomisi olan köleci sistem yerine, bazı hakları olan köle(barınak, giyecek, emeğinden cüzi de olsa pay hakkı), ve üretimin tarım merkezli olmasını, ağa-maraba ilişkisini sağlar, fedoalizmde esas SERVETTİR. feodalite de köle, barınak vb ihtiyaçlarını satın almıyor, ağa tarafından veriliyor(?), servetten ayrılan, ölmesin, kendisine köle olarak hizmet edebilsin diye ayrılan cüzi pay, evcilleştirilmiş kölelik, yani marabanın servetinin sağlayanı kölelerdir aslında, köleden zorla alıp az bir miktrını veriyor, kalanı cukka. Kapitalizmde, üretimin atölye bazlı yani ihtiyaçların salt ekmek değil, tüm ihtiyaçların, metalaşması, yani ticari ürün haline getirildiği atölye üretimi esasına dayanır, ağa-maraba, efendi-köle ilişkisi yerine patron-işçi, efendi-köle ilişkisi sınıfı gelmiştir. kapitalizmde ise esas SERMAYEDİR.
Böylece feodalitenin servetinden, köleye barınak ve bazı hakları sağlaması, kapitalizmde sermayeden sağlanarak, parayla satın almasına dönüşmüştür(öyle değil mi, emeğimizi satıyoruz ve bir miktarını para olarak alıyoruz!). Her ikisinde de aslolan köle emeğinin sömürüsüdür ve her ikisinde de efendiler, sistemin yapısı gereği haşmetpenahtır(sistem gereği kölelerin sahibi, kölelerin sığınmak ve kendisini teslim etmek zorunda bıraklıdğı makamdır). Demek ki atölyeler, toprak üretinin olsa, bu cukkacılar da olmayacakmış(anlaması basit, gerçekleştirmesi zor)... Her çarpıtmanda batıyorsun, aşık atamayacaksan, kulak vermeyi öğren, olmuyorsa boşa mindere çıkma demek durumundayım. Korkunç derecede konunun cahilisin. Köleci sistemde feodalizmi, feodalizmde kapitalizmi, kapitalizmde ise sosyalizmi destekleyeceğim, anlaması zor olmasa gerek.
İdeolojik yaklaşan tek kişi var, sensin, ama işte hüloo tarzı, ne kadar derine inebilir, anlayışına hayranım.
- Ve senin TC / Rusya patentli medyan bendeki bağımsız ve özgür basından daha az yönlendirme yapıyor öyle mi? :)
Kimmiş bu benim Rus medyam, senin BAĞIMSIZ VE ÖZGÜR medyan, AKİT mi, Hürriyet mi, Milliyet mi bağımsız,sermayenin elindeki medya oyuncak değil midir? pino, petrol tröstlerinin, silah tekellerinin, uyuşturucu baronlarının sermayesinin ürünü olan medya, bağımsız olur mu? sermaye kuruluşu ve amacı kar, çalışan emeği sömürmek olan şirketler bağımsız olabilir mi, sevgili padişahım?! Ağayla uşağı hikayesine döner bu! Göz var, akıl var, mantık var, yaşanılan gerçek ve bilinç var, tanıklık var, asıl kaynağımız bu ve sana da nasip olsun.
Evrim karşıtları da senin gibi, onlarda aynı ve biz yine gerçeği söylüyoruz, görmüyor musunuz değişmiş(milyonlarca fosil), değişiyor! Galileo gibi, siz ne derseniz deyin, dünya dönüyor! Ne yapıyorlar? senin gibi, Darwin=Nazizm edebiyatı, "güçlü olanın hayatta kaldığı" ifadesinden seninle aynı mankafa safsatayı basıyor, güçlü ifadesini de fiziki güç sanacak kadar aldatılmış durumdalar(şıp demişsin dibine düşmüşsün, konsey diyorum bir şey anlamıyorsun)... materyalizm, maddiyat, bunlar maddiyatçı(hönk) vs, ama senin sözlerin ideolocikkkk! Çürüt o zaman, rüzgara karşı işeme...
Peki İnsan hakları evrensel beyannamesi nedir senin için?
Milyonları temsilen verilen hak ve özgürlüklerin, başta işçi sınıfı ve kölelerin mücadele ve örgütlü kazanımıdır(öyle değil midir?).
Örneğin Avrupa da 8 saatlik, 6 saatlik(sosyalist saat) çalışma için milyonlarca insan mücade etti, eğer bir hak, zorla ve mücadeleyle elde ediliyorsa bu bir lütuf değil, kazanımdır, bende bundan söz etmiştim, biz kazanmak zorundaysak, sisteme ait değildir, aksine sisteme karşı kazanılıyor demektir, demek ki koşullar önemli. bunu idrak edecek kadar kapasite gösteremedin.
Örneğin 8 mart, 10(!) saatlik işgünü ve kölenin çalışma şartlarının iyileştirilmesi için müdacele eden işçilerin (kapitalistin de senin de vicdanın çıkarına kadar, 16 saat, 14 saat, 12 saat çalıştırmak nedir ya?) kıyımıyla , direnişiyle,mücadelesiyle kazanıldı. dünya emekçi kadınlar günü, bu direnişlerle anlam kazandı, bazı haklarımız varsa, milyonlarca emekçinin savaşı, mücadelesiyle sağlandı, kapitalizm ise direnebildiği kadar direndi ve her fırsatta hak ve özgürlükeri kırpmak için yokluyorlar. kaldı ki sömrüge ülkelerde de hak ve özgürlüklerin olmaması için çalışyorlar, zira ne kadar kölelik, o kadar fazla sermaye, sömürü kazandırıyor bunlara, yani emekçi, dolayısıyla toplumsal haklar ne kadar düşer, patronların kazancı o kadar yükseliyor, sistemin yapısı bu, demorkasi ve kapitalizm tahteravlli gibi, birisi düşmeden, diğeri yükselmiyor ve emperyalist ülkeler, hegomanyalarında, bunu özellikle gözetiyolar, olabildiğince demokrasiden uzak, aidiyet batağına saplanmış toplum yapısını örgütlemeye çalışıyorlar, onlarcası gözümün önünde duruyor işte!... niyetin üzüm yemek değil, normal karşılıyorum zira her kapitalist senin gibi yapar, sorunun psikolojik de. Sömürünün, servet, sermayenin borusunun öttüğü, egemen olduğu koşulda, eşitlik ve adalet olabilir mi? Bunlar olmuyorsa gerçek demokrasi olabilir mi?
Şu Rus medyasından(?) bakabilirsin. (https://onedio.com/haber/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-nasil-ortaya-cikti--265170)
"Yalan" diyorsan, senle yolumuz ayrı. Direkt Putin'in ve popülizmin tarafına geçtin. Yani sol düşünceyi savunuyorsun ama eldeki kazanımları yok sayıyorsun. Bu sağlıklı bir yaklaşım değil.
Hıhı, şu konuda Trump, Merkeli seviyom, Putin şöyle böyle diyen ve bunuda teori sanıp, safsata üreten, cehaletin yetmediği için bana saldırıya çeviren sen değilmişsin gibi. Putin de senin, Bush ailesi de, kumarhaneler, uyuşturucu kralı Trump da, bankacı Macron'da senin, Erdoğan'da senin, kapalı kapılar ardında ölüm fermanlarına imza atan, emekçiye ve dünya halklarına karşı olabildiğince saldıran, sermayenin ve tröstlerin(baronların) temsilcisi ve çıkarlarının savunucusu, Erdoğan'a aşık, kukla Merkel de senin, tüm mafya-baron sisteminin temsilcileri senin.evlat ayrımı yapma Anlatılan senin hikayen...
Ne Putinci olabilirim ne senin gibi Trumpçı, ben sana cevher niteliğinde bir bilgi ve olgu zemini sundum sadece, eşeğe gül vermişler, almış kıçına sürmüş... pasta diyorum, paydaşlardaki artış diyorum, dilimelri ufalıyor diyorum, rekabet diyorum, koşullar diyorum, Rusya, bir Almanya da olsa, başında Merkel'de olsa, pastadan pay almaya başladığı için, bu propaganda ve paylaşım savaşının tarafı olacaktır diyorum. yani kişiler belirlemiyor, cevher niteliğinde bilgi veriyorum sana, kişileri savunmuyorum,olgu sunuyorum, beyincikten yukarıya, beyine ilerlesen, 5 dakika düşünsen ne kaybedersin?...
Her şey komplo teorisi olsaydı, ki değil, Niye Batı başarılı oldu da Sovyetler birliği çöktü?
Daldan dala saptırıyorsun, her ifadeni alsam, her ifaden de rezil olacaksın. Kapitalizm de 1200 lü yıllarda doğmasına ve 1200 lü yıllarda zaferler kazanmasına rağmen, süreç 500 yılı buldu yani feodaliteyi bir günde devirmiş değil! kaybettiği de oldu. Bunlar olacak, emekleye, emekleye, düşe kalka, yürümeyi ve koşmayı öğrenecek, gelişecek, serpilecek, zaman ve birikim-deneyim, organize olabilmek, direnebilmek vs. Gitmekte ve gelmekte olanı görüyoruz...
14 kapitlaist devlet, 1917-1924 yılları arasında SSCB karşısında yenildi. Kurtuluş Savaşında da yenildi, mantık yaşın merak konusu, kapitlalizm daha iyi olduğu için değil, güçlü olduğu için ayakta ve toplumalr da kapitalist toplum yani sistem tarafından bilince ve politize durumdalar, bu sebeple de şimdilik güçlü...
- Sebep anlamamakta direndiğin bu ufacık nesnedir. Türkiye neden batılılaşmaya çalışıyor? Pekala Osmanlı olarak yolumuza devam edebilirdik. Arabistan'da öyle.
Feodalizm döneminde neden doğulaşmaya çalışıldıysa, her sistem, öncekinden daha ileriyi temsil ediyor, çünkü inanlığın birikimi de sözkonusu... Kapitalizm ve haliyle bilim-teknoloji batıdan yükseldi, kaptalizm koşullarında kölelerin ve işçi-emekçilerin, ilk direnişi, hak ve özgürlük kazanımları da batıdan yükseldi. Gelmekte olanı görmemek ve direnmek, yıkımı ve yeni kurulumu getirir. kamyona rağmen at arabasında direten, uzun süre kalıcı olamaz, tarihi, 1.000 yıllık olsa dahi, koşullar değişmiş. Kapitalizm de, hak ve özgürlükler, demokrasi ve sosyalizm karşısında aynı duruma düşmüş bulunuyor. dilediği kadar sahte politkalar üretsin ve dirensin, bir yere kadar.
Senin aklın ermez, ama kapitalizm bir kaç yüzyıl kendi SAF doğasını yaşadı, taa ki, işçi, emekçi ve kölelerin isyanlarına ve bazı hak ve özgürlükleri söke, söke kopartana kadar. Kaynak istiyorsan kaynak vereyim, aama şu çarpıtma işini bırak.
Dilersen şuradan başla; İngiliz, İspanyol sömürgeleri, sömürge bakanlıkları, sömürge muhtarlıkları, Amerika kıtasının işgali ve yerli soykırımları, 18-20 yüzyıl kapitalizmi, kapitalizmin en tabi yapısını temsil eden, 1700-1950 yılları arası, iş ve çalışma koşul ve yasaları hangi sınıfların mücadelesinin ürünü, bu uğurda ne canlar vermişler, mücadeleler kaç yüzyıl sonra birikmiş, yüskelmiş, bilinçlenmenin, irade koymanın, birikimin uzun vadesine bak, ama bakmayacaksın işine gelmiyor... Avrupada sendikal hareketler, hak ve özgürlükler nasıl kazanıldı... zincirli köleler ve kölelikler, kölelerin isyanı ve kazanmasına kadar, kaç yüzyıl sürmüş, kapitalizm ne demektir, hangi koşullarda en verimli sömürü ve güce sahip olurlar... latin Amerika mı? İşte tam da o başta İngiliz, İspanyol ve ABD emperyalizminin zincirli köleleriydi. latin Amrika halkını anlamak da lazım, dedeleri, nineleri, şimdi kendilerine ambargolarla, kukla hükümetlerle zulmedenlerin bağladğı, zincirli ve kırbaçla eğitilen kölelerdi. Bilimsel olarak ortaya koyduğum gibi -bu yüzden argümanlara cevap vermiyor, safsata üretiyorsun-, kapitalizmin, elitler arasındaki rekabet kuralları dışında demokrasisi yoktur, fazlası ancak işçi, emekçilerin, kölelerin mücadelesiyle, söke, söke alması ve kapitalistlerin ödün vermesi, ve ödünle ve ödün politikalrına hak vermesiyle oluyor. Latin Amerika halkı, zincirli köle torunu olmakla, emperyalist kamplaştırmalar, poltikalar ve kukla hükümetler yüzünden o düzeye ve bilince erişemiyor, bir şeylerin farkında çünkü ataları bunalrın elinde köleydi, tepkililer, ama sebeplerine dair bilince etkin biçimde erişemediler, ama erişecekler. O zamana kadar emperyalistler için en kazançlı sömürgeler olmaya ve iştah kabartmaya devam edecek. Kısaca demokrasi dışarıdan paketle gelmiyor, kapitalizme karşı, yerleşik toplumsal bilinç en önemli temel haline geliyor, anlamıyorsun, ama eşek derisi suratına tokat gibi inebildiği zamanlar olur ve ömrün yeterse, istemesen de anlayacaksın. Alim olgularla anlar, cahil musibetle...
Yazdıklarını artık okumayacağım, bir şey yazdığında yok, sırf safsata, laf atma, ki bilerek veya bilmeden dahi olsa konuyu manipüle ediyor, gerçekleri baypass etmeye çalışıyor, aldanıyor ve aldatmaya çalışıyorsun ve trollüyorsun, bağımsızlık ve hak, hukuk düşmanısın, o sebeple seni ve davranışlarını anlıyorum. kaba, saba değindiğim "hangi koşullarda" demokrasi mümkün, emperyalistler neden saldırıyor, sırayla işleyeceğim, sana uydum hata yaptım, ağına düşmüş oldum.
Leonardo
24-05-2019, 23:44
Batıcılık yapıp konuya getiren sendin. Evet haklısın, ancak cahil birisi söyler, zaten söylemişsin, halbuki batı emperyalizminden söz etmek, yani batı emperyalizmi namına batı demek başka, batının ormanlarından söz ederken batı ormanları demek, batının burjuva devrimleri ve dolayısıyla bilim ve teknoloji, meta üretiminde, feodalizme göre çağdaş ve ileri aşamayı, bilim ve teknolojik ilerlemeyi temsil etmesi, feodaliteye göre ileri ve devrimci olmasından söz ederken başka.
Örneğin ilkel köleci sistemler çağında, bilim batı değil doğudadır, o zaman da doğululaşma durumu var. çünkü köleci sistmeleri aşan feodalite, doğuda doğmuş ve yükselmişti, bu batı veya doğu diye bir yön ayrıcalığı taşımıyor!. Coğrafyaların o dönemler çağdaşlık adına doğuyu esas alması, feodalitenin yükselişi, insanlığın demokrasi ve özgürlüğe ve kölelikten kurtulduğu anlamına gelir mi? gelemez, safsata üretmek meziyet değil. Bu feodalitenin, köleci sistemlerden daha ileri ve insan hayatı için daha sağlıklı ve ileri olduğu anlamına gelir evet, ama bu feodaliteyi mutlak-ilahi bir sistem yapmaz, o köle ile efendi ilişkisini, hiç bir hakka sahip olamayan köle ve esas karakteri savaş-talan ekonomisi olan köleci sistem yerine, bazı hakları olan köle(barınak, giyecek, emeğinden cüzi de olsa pay hakkı), ve üretimin tarım merkezli olmasını, ağa-maraba ilişkisini sağlar, fedoalizmde esas SERVETTİR. feodalite de köle, barınak vb ihtiyaçlarını satın almıyor, ağa tarafından veriliyor(?), servetten ayrılan, ölmesin, kendisine köle olarak hizmet edebilsin diye ayrılan cüzi pay, evcilleştirilmiş kölelik, yani marabanın servetinin sağlayanı kölelerdir aslında, köleden zorla alıp az bir miktrını veriyor, kalanı cukka. Kapitalizmde, üretimin atölye bazlı yani ihtiyaçların salt ekmek değil, tüm ihtiyaçların, metalaşması, yani ticari ürün haline getirildiği atölye üretimi esasına dayanır, ağa-maraba, efendi-köle ilişkisi yerine patron-işçi, efendi-köle ilişkisi sınıfı gelmiştir. kapitalizmde ise esas SERMAYEDİR.
Böylece feodalitenin servetinden, köleye barınak ve bazı hakları sağlaması, kapitalizmde sermayeden sağlanarak, parayla satın almasına dönüşmüştür(öyle değil mi, emeğimizi satıyoruz ve bir miktarını para olarak alıyoruz!). Her ikisinde de aslolan köle emeğinin sömürüsüdür ve her ikisinde de efendiler, sistemin yapısı gereği haşmetpenahtır(sistem gereği kölelerin sahibi, kölelerin sığınmak ve kendisini teslim etmek zorunda bıraklıdğı makamdır). Demek ki atölyeler, toprak üretinin olsa, bu cukkacılar da olmayacakmış(anlaması basit, gerçekleştirmesi zor)... Her çarpıtmanda batıyorsun, aşık atamayacaksan, kulak vermeyi öğren, olmuyorsa boşa mindere çıkma demek durumundayım. Korkunç derecede konunun cahilisin. Köleci sistemde feodalizmi, feodalizmde kapitalizmi, kapitalizmde ise sosyalizmi destekleyeceğim, anlaması zor olmasa gerek.
İdeolojik yaklaşan tek kişi var, sensin, ama işte hüloo tarzı, ne kadar derine inebilir, anlayışına hayranım.
Temelde yine öyle tabi. Hatta Türkiye'de hepten öyle. Ama bundan sıyrılabiliyorsun. Böyle bir imkanın var. Güç halkta olunca, Sırayla, Önce günlük 8 saati, sonra paralı tatil dönemlerini, sonra kadınlar için hamilelik iznini, sonra çocuk başına devlet yardımını, sonra işsizlik sigortasını, sonra ten rengine göre ayrım yapılmamasını hepsini sırayla aldılar.
Sana göre: "Millet Batı'ya göç etmek istiyor çünkü Batı dünya kaynaklarını sömürerek zengin oldu"
Bana Göre: "Millet Batı'ya gitmek istiyor çünkü Batı Türkiye'nin 100 sene ilerisinde"
Ve bunlar hiç kolay olmadı. Sen tarih bilmiyorsun. Çalışma süresinin 8 saatle sınırlandırılmasını patronlar güle oynaya kabul etti mi sanıyorsun. Bırakılsaydı Batıda çocuk işçiliği bile devam ediyordu.
Sonra sağlık sistemine bak: Niye Fransa'da devlet ödüyor da Türkiye'de "Devlet senin sağlık masrafını ödemek zorunda mı?" denebiliyor.
Yani Marksist yaklaşımın doğru. Peki fakire fıkaraya güç verirsen ne olur? CUmhuriyet bu demektir. Kral yok, reis yok, halk karar verecek. Ve sermaye tabi ki halkın parçası ve sermayenin elinde dediğin gibi, parasal güç var.
Neler neler oluyor. Zaman ayırmıyorsun ki. ABD'li bir şirket Afyondan ilaç yapıyor. Minüsküs ameliyatı olanlara bu afyon bazlı ilaç veriliyor. Sonra 20-22 yaşında gençler önce bu ilaçların müptelası oluyorlar, paraalrı yetmeyinde eroine dönüyorlar.
Sistem böyle.
Ama. Putinizm'den hiç bir şey diyemezsin. Başındaki kimse o düzeltir. söz hakkın yok. (Biber gazı yediğinle kalırsın)
Cumhuriyet rejiminde ise örgütlenirsin, mücadele edersin, hak /kazanım elde edersin.
Bazı şeyler hiç bilmiyorsun. Öğren diyorum ben de.
Kimmiş bu benim Rus medyam, senin BAĞIMSIZ VE ÖZGÜR medyan, AKİT mi, Hürriyet mi, Milliyet mi bağımsız,sermayenin elindeki medya oyuncak değil midir? pino, petrol tröstlerinin, silah tekellerinin, uyuşturucu baronlarının sermayesinin ürünü olan medya, bağımsız olur mu? sermaye kuruluşu ve amacı kar, çalışan emeği sömürmek olan şirketler bağımsız olabilir mi, sevgili padişahım?! Ağayla uşağı hikayesine döner bu! Göz var, akıl var, mantık var, yaşanılan gerçek ve bilinç var, tanıklık var, asıl kaynağımız bu ve sana da nasip olsun.
İli aşamalı bu:
1) ben eğitimliyim. Daha lise döneminde gerçek haberi soytarılıktan ayırt etmeyi öğrendim. (Gerçek eğitim böyle bir şey)
2) Bir çok bilgi kaynağı var. İnternetten önce bile A gazetesi / B Televizyonu, / C dergisi filan vardı.
Ve: Kimse karışamaz. Sputnik seviyorsan senin için Sputnik iyidir. Aydınlık seviyorsan senin için Aydınlık iyidir. Ama benim seçimime de sen saygı göstereceksin.
Çık piyasaya, kaç tane giyim modeli var. Hepsi giysi. parana imkanına göre para verip alıyorsun. Bu da öyle.
Ama çoğu insan özenmez. "K.mı örtsün yeter" der. Öyle diyorsan o da senin sorunun.
Ben daha çok devlet güdümündeki medyaya inanmadığımı belirttim. Medyanın özgür olmadığı ülke demek devlet güdümünde medya demektir. Türkiye öyle. Araştırma yapıp listeyi daha da uzatabilirsin. TR basın özgürlükleri konusunda 160 küsürüncü sırada, Haiti'nin Angola'Nın gerisinde. Ben bunu anlatıyorum.
Sence bir insanın (yazar/gazeteci/edebiyatçı) ceza korkusu olmadan dilediğini yazabilmesi iyi bir şey değil mi?
- Senin dediğini anlamadım sanma. Da seçerim. Fox New asparagas gelirse Le monde'a geçerim, BU sonuncu aşırı entel gelirse BBC'ye geçerim, BUnlar burjuva gelirse Aydınlık okurum. Seçim bana kalmış. Yeter ki benim sevdiğim yazar sokak ortasında kurşunlanıp sorusuz sualsiz gözaltına alınmasın.
Yani gerçekten mi anlamıyorsun? Bana anlattırmak için mi yapıyorsun?
Evrim karşıtları da senin gibi, onlarda aynı ve biz yine gerçeği söylüyoruz, görmüyor musunuz değişmiş(milyonlarca fosil), değişiyor! Galileo gibi, siz ne derseniz deyin, dünya dönüyor! Ne yapıyorlar? senin gibi, Darwin=Nazizm edebiyatı, "güçlü olanın hayatta kaldığı" ifadesinden seninle aynı mankafa safsatayı basıyor, güçlü ifadesini de fiziki güç sanacak kadar aldatılmış durumdalar(şıp demişsin dibine düşmüşsün, konsey diyorum bir şey anlamıyorsun)... materyalizm, maddiyat, bunlar maddiyatçı(hönk) vs, ama senin sözlerin ideolocikkkk! Çürüt o zaman, rüzgara karşı işeme...
- Onu anlatamıyoruz. Acayip bir örnek verdin ama, Evrim konusunu herkes anlamıyor. Ailede "topraktan yaratıldı" denmişse ve o kişi sonradan bilimsel bir kişilik geliştirmezse o genelde "topraktan yaratıldı" olarak kalır. Bir şey de yapamazsın :)
Milyonları temsilen verilen hak ve özgürlüklerin, başta işçi sınıfı ve kölelerin mücadele ve örgütlü kazanımıdır(öyle değil midir?).
- Değildir. Mantık ve felsefe ile kanıtlanmış, yeryüzündeki he rinsanın sahip oldukları, yozlaştırılamaz haklar vardır. Başlangıç yeri de felsefedir. Aylık gelirin filan değil. Tüm insanların böyle bir hakkı vardır. İnsan olmaktan kaynaklanan haklardır.
Örneğin Avrupa da 8 saatlik, 6 saatlik(sosyalist saat) çalışma için milyonlarca insan mücade etti, eğer bir hak, zorla ve mücadeleyle elde ediliyorsa bu bir lütuf değil, kazanımdır, bende bundan söz etmiştim, biz kazanmak zorundaysak, sisteme ait değildir, aksine sisteme karşı kazanılıyor demektir, demek ki koşullar önemli. bunu idrak edecek kadar kapasite gösteremedin.
- O Başka. İnsan hakları beyannamesi "Tüm insanlar eşittir" gibi genel bir ifade kullanır. Snein verdiğin örnek + 1960'larda farklı ten renginden insanların eşit haklara sahip olabilmeleri mücadele ile olmuştur.
Çok önemli nokta: Eski düzende, 1960'ların ayaklanmaları katliamla bastırılırdı. Modern dünyada, katliamla bastırılamıyor. dinlemek zorunda kalıyorsun. Adam haklı olunca da istediğini vermek zorunda kalıyorsun.
ABD anayasası İnsan hakları beyannamesidir. senin anayasan "insan haklarına saygılı" (ne demekse). İdi ayrıca. Şimdi AKP ne yaptı onu da anlamadım. İran Cumhuriyet olsaydı Anayasanın Kurana dayalı olması filan gerekirdi. Putinizm de öyle. Bunlar örnek değildir. Ben gerçek cumhuriyet olan ülkelerden bahsediyorum.
Mesela Sebep olmadan kimsenin evine giremezsin. Sorusuz sualsiz tutuklayamazsın. Suçluluğu kanıtlanmamışsa, suçlu muamelesi yapamazsın.
Bu konularda kitap edinirdim senin yerine olsam. + TC anayasasını da okuyabilirsin. Çünkü o da hiç fena değil bu dediklerimi anlamak açısından.
Örneğin 8 mart, 10(!) saatlik işgünü ve kölenin çalışma şartlarının iyileştirilmesi için müdacele eden işçilerin (kapitalistin de senin de vicdanın çıkarına kadar, 16 saat, 14 saat, 12 saat çalıştırmak nedir ya?) kıyımıyla , direnişiyle,mücadelesiyle kazanıldı. dünya emekçi kadınlar günü, bu direnişlerle anlam kazandı, bazı haklarımız varsa, milyonlarca emekçinin savaşı, mücadelesiyle sağlandı, kapitalizm ise direnebildiği kadar direndi ve her fırsatta hak ve özgürlükeri kırpmak için yokluyorlar. kaldı ki sömrüge ülkelerde de hak ve özgürlüklerin olmaması için çalışyorlar, zira ne kadar kölelik, o kadar fazla sermaye, sömürü kazandırıyor bunlara, yani emekçi, dolayısıyla toplumsal haklar ne kadar düşer, patronların kazancı o kadar yükseliyor, sistemin yapısı bu, demorkasi ve kapitalizm tahteravlli gibi, birisi düşmeden, diğeri yükselmiyor ve emperyalist ülkeler, hegomanyalarında, bunu özellikle gözetiyolar, olabildiğince demokrasiden uzak, aidiyet batağına saplanmış toplum yapısını örgütlemeye çalışıyorlar, onlarcası gözümün önünde duruyor işte!... niyetin üzüm yemek değil, normal karşılıyorum zira her kapitalist senin gibi yapar, sorunun psikolojik de. Sömürünün, servet, sermayenin borusunun öttüğü, egemen olduğu koşulda, eşitlik ve adalet olabilir mi? Bunlar olmuyorsa gerçek demokrasi olabilir mi?
Şu Rus medyasından(?) bakabilirsin.
- Sipasiba. RUsların Lada arabalarını severim (sağlam derler), Soyuz füzelerini severim. Gazete dergilerini okumam. (siyaset bilimci filan olsam belki anlamak için okurdum)
- Bu dediğin doğru olabilir. Atatürk'ü bile öldürtmeye çalıştılar. Atatürk döneminde Afgan Kralını öldürtüyorlar. Sonra İran batılılaşma yolunda bir ülkeydi. Ne oldu da 40 sene mollaların esaretinde kaldılar. Bunlar hep bilinmeyen şeyler.
Sonra Bolivarcılardan, Peronistler söz etmişsin. Chavezcilik vardır. Ve Hugo Chavez Bir Bolivarcıdır. Bolivarcılık bizdeki demokratik-sosyalizme karşılık gelen gayet de anti-emperyalist ve bağımsızlık yanlısı bir ideolojidir.
Peki ne oluyor da bu olumlu çabalar başarısız oluyor?
- Buna senin bir yanıtın var. Benim de bir yanıtım var.
Benim önerim. BUnun doğru bir yaklaşım biçimi olmadığı. Senin kleptokrasi dediğin şeye yol açtığıdır. Sen eski mesajında "Batı dünyayı sömürdükten sonra birazını kendi fakir halkına veriyor" olarak açıklamışsın. Hiç yok öyle bir şey. Bu da Arabistan'ın petrolü gibi. 3-5 tane sülaleye gider. Halk işte 1. DÜnya savaşı siperlerinde ölür, hastalıktan / tifodan ölür / Fakirlikle baş edemediği için deniz aşırı ülkelere göç eder.
Hiç düşünmüyor musun?
Avustralya'yı biz bulduk diyelim. Gider misin? Kendini aileni, o dönemin deniz araçlarına tıkacaksın, gideceksin, harbi harbi yerleşeceksin. Yapar mısın böyle bir şeyi?
Yani hayır.
Benim önerim. Bolivarcılığı tutmamın sebebi. Halka güç / ekmek / sağlık hizmeti / eğitim verirsen,
Hatta bunla da kalmayıp, Kant'In önerdiği gibi, Uluslar arası düzeyde de vahçi kapitalizmi dinginlersen, kapitalizm yıkılmaz. Ama patron da bundan kazançlı çıkar (sonuna kadar karşı çıkmasına rağmen)
Yani sen patronun kaynağına, parasına, petrolüne göz dikmişsin.
Ben patronun gücünün paylaşılmasını öneriyorum. O şekilde sonuç alacağıma inanıyorum.
Hıhı, şu konuda Trump, Merkeli seviyom, Putin şöyle böyle diyen ve bunuda teori sanıp, safsata üreten, cehaletin yetmediği için bana saldırıya çeviren sen değilmişsin gibi. Putin de senin, Bush ailesi de, kumarhaneler, uyuşturucu kralı Trump da, bankacı Macron'da senin, Erdoğan'da senin, kapalı kapılar ardında ölüm fermanlarına imza atan, emekçiye ve dünya halklarına karşı olabildiğince saldıran, sermayenin ve tröstlerin(baronların) temsilcisi ve çıkarlarının savunucusu, Erdoğan'a aşık, kukla Merkel de senin, tüm mafya-baron sisteminin temsilcileri senin.evlat ayrımı yapma Anlatılan senin hikayen...
Ne Putinci olabilirim ne senin gibi Trumpçı, ben sana cevher niteliğinde bir bilgi ve olgu zemini sundum sadece, eşeğe gül vermişler, almış kıçına sürmüş... pasta diyorum, paydaşlardaki artış diyorum, dilimelri ufalıyor diyorum, rekabet diyorum, koşullar diyorum, Rusya, bir Almanya da olsa, başında Merkel'de olsa, pastadan pay almaya başladığı için, bu propaganda ve paylaşım savaşının tarafı olacaktır diyorum. yani kişiler belirlemiyor, cevher niteliğinde bilgi veriyorum sana, kişileri savunmuyorum,olgu sunuyorum, beyincikten yukarıya, beyine ilerlesen, 5 dakika düşünsen ne kaybedersin?...
- Ben dediklerini inkar etmedim ki. Aynı gözlemi yapıp farklı bir çözüm öneriyorum.
Sana kalsa Hitler de haklı. Kim pastadan pay alacak? - E Ari ırkı alsın. Filan. Yani doğru ama yeterli değil söylediğin.
Daldan dala saptırıyorsun, her ifadeni alsam, her ifaden de rezil olacaksın. Kapitalizm de 1200 lü yıllarda doğmasına ve 1200 lü yıllarda zaferler kazanmasına rağmen, süreç 500 yılı buldu yani feodaliteyi bir günde devirmiş değil! kaybettiği de oldu. Bunlar olacak, emekleye, emekleye, düşe kalka, yürümeyi ve koşmayı öğrenecek, gelişecek, serpilecek, zaman ve birikim-deneyim, organize olabilmek, direnebilmek vs. Gitmekte ve gelmekte olanı görüyoruz...
14 kapitlaist devlet, 1917-1924 yılları arasında SSCB karşısında yenildi. Kurtuluş Savaşında da yenildi, mantık yaşın merak konusu, kapitlalizm daha iyi olduğu için değil, güçlü olduğu için ayakta ve toplumalr da kapitalist toplum yani sistem tarafından bilince ve politize durumdalar, bu sebeple de şimdilik güçlü...
- Ben Modern liberalizmi 19 yy'da Fransız devrimi sonrasında gelişen bir şey olarak görüyorum.
- Leninist girşim hakkında da çok konuşulmuştur. Özellikle Stalin ve Troçki'Nin ayrı düşme meselesi filan vardır. Ama 21 yy'da mesela Bolivarcılar gibi, daha uygulanabilir sosyalizm formları bulmamız gereken bir noktaya geldik. Ben bunu savunuyorum.
3) Kapitalizm kötü. Anladık. Da mesela ROma imparatorluğunun ekonomisinin %100'ü köle gücüne dayanırdı. Yani Kapitalizm öncesi de insanlık melek değildi. Dİnlerden sonra senin dediğin serflik sistemi geldi. Sonra Vahşi Kapitalizm (ülkemizde halen devam eden) Sonra modern kapitalizm. Almanya gibi ülkelerde. Amele olmak yüne zor. Ama koruyucu gözlük olmadan parlayan kaynak aletine bakmıyorsun (Adamı hapse atarlar çünkü)
Bundan sonraki evre sosyalizm, Bolivarcılık , Chavezcilik filandır. Ondan sonra da (teorik olarak) Komünizm / anarşizm evreleri filan vardır.
CUmhuriyet bu saydıklarımın hangisine engel teşkil ediyor? Anayasal düzen olması, Hukuk üstünlüğü ve düşünce özgürlüğü bu dediklerime engel mi?
- Troçki ve Stalin de bu açıdan anlaşmazlığa düştüler ve birincisi ikincisi tarafından Meksika'da öldürüldü. Da bu açık bir tartışmadır. Tartışmak istiyorsan tartışırız.
Feodalizm döneminde neden doğulaşmaya çalışıldıysa, her sistem, öncekinden daha ileriyi temsil ediyor, çünkü inanlığın birikimi de sözkonusu... Kapitalizm ve haliyle bilim-teknoloji batıdan yükseldi, kaptalizm koşullarında kölelerin ve işçi-emekçilerin, ilk direnişi, hak ve özgürlük kazanımları da batıdan yükseldi. Gelmekte olanı görmemek ve direnmek, yıkımı ve yeni kurulumu getirir. kamyona rağmen at arabasında direten, uzun süre kalıcı olamaz, tarihi, 1.000 yıllık olsa dahi, koşullar değişmiş. Kapitalizm de, hak ve özgürlükler, demokrasi ve sosyalizm karşısında aynı duruma düşmüş bulunuyor. dilediği kadar sahte politkalar üretsin ve dirensin, bir yere kadar.
- İşte felsefi temeli bilmiyorsun.
Platon'da "Devlet" adlı kitabında "Aydınlanmış Kral" olayını savunur. Hatta Montequieu Kanuni Sultan Süleymana "Sen Aydınlanmış Kralsın" dediği övgü dolu mektuplar göndermiştir.
Bugünün şartlarında "aydınlanmış kral" olayın ahalen inan kimse yok. Çünkü felseef kendi içinde bunu çökertmiş. "güçler ayrılığı" denen bir şey var.
- Daha kolay değil mi "çok akıllı" birini bulup bütün gücü ona versek olmaz mı?
- Olmaz işte. Olmuyor. Herkesin yararına işleyen sistem istiyor musun? (ekonomi liberal de olabilir sosyalist de olabilir) güçleri ayıracaksın. o onu denetleyecek, bu bunu kontrol edecek, her şey bilinecek, şeffaf olacak, halkın her aşamada söz hakkı olacak.
Siz aşırı basitleştiriyorsunuz. Dİyorum ya asker beyinlisiniz.
Senin aklın ermez, ama kapitalizm bir kaç yüzyıl kendi SAF doğasını yaşadı, taa ki, işçi, emekçi ve kölelerin isyanlarına ve bazı hak ve özgürlükleri söke, söke kopartana kadar. Kaynak istiyorsan kaynak vereyim, aama şu çarpıtma işini bırak.
- Ben ne zaman hakkını almasın dedim? Liberal ekonomiyi savunmak ayrı, cumhuriyet sisteminin mevcut sistemlerin içinde uygulanması en mantıklı sistem olduğunu savunmak farklı.
Yoksa Ya Xi Jinping olacak, ya Putin olacak, Ya da senin reisin gibi biri filan olacak.
CUmhuriyet modern devletlerin yönetim biçimidir. BU kadar. Bitti.
Dilersen şuradan başla; İngiliz, İspanyol sömürgeleri, sömürge bakanlıkları, sömürge muhtarlıkları, Amerika kıtasının işgali ve yerli soykırımları, 18-20 yüzyıl kapitalizmi, kapitalizmin en tabi yapısını temsil eden, 1700-1950 yılları arası, iş ve çalışma koşul ve yasaları hangi sınıfların mücadelesinin ürünü, bu uğurda ne canlar vermişler, mücadeleler kaç yüzyıl sonra birikmiş, yüskelmiş, bilinçlenmenin, irade koymanın, birikimin uzun vadesine bak, ama bakmayacaksın işine gelmiyor... Avrupada sendikal hareketler, hak ve özgürlükler nasıl kazanıldı... zincirli köleler ve kölelikler, kölelerin isyanı ve kazanmasına kadar, kaç yüzyıl sürmüş, kapitalizm ne demektir, hangi koşullarda en verimli sömürü ve güce sahip olurlar... latin Amerika mı? İşte tam da o başta İngiliz, İspanyol ve ABD emperyalizminin zincirli köleleriydi. latin Amrika halkını anlamak da lazım, dedeleri, nineleri, şimdi kendilerine ambargolarla, kukla hükümetlerle zulmedenlerin bağladğı, zincirli ve kırbaçla eğitilen kölelerdi. Bilimsel olarak ortaya koyduğum gibi -bu yüzden argümanlara cevap vermiyor, safsata üretiyorsun-, kapitalizmin, elitler arasındaki rekabet kuralları dışında demokrasisi yoktur, fazlası ancak işçi, emekçilerin, kölelerin mücadelesiyle, söke, söke alması ve kapitalistlerin ödün vermesi, ve ödünle ve ödün politikalrına hak vermesiyle oluyor. Latin Amerika halkı, zincirli köle torunu olmakla, emperyalist kamplaştırmalar, poltikalar ve kukla hükümetler yüzünden o düzeye ve bilince erişemiyor, bir şeylerin farkında çünkü ataları bunalrın elinde köleydi, tepkililer, ama sebeplerine dair bilince etkin biçimde erişemediler, ama erişecekler. O zamana kadar emperyalistler için en kazançlı sömürgeler olmaya ve iştah kabartmaya devam edecek. Kısaca demokrasi dışarıdan paketle gelmiyor, kapitalizme karşı, yerleşik toplumsal bilinç en önemli temel haline geliyor, anlamıyorsun, ama eşek derisi suratına tokat gibi inebildiği zamanlar olur ve ömrün yeterse, istemesen de anlayacaksın. Alim olgularla anlar, cahil musibetle...
- Benim kişisel teorim bu türden saldırgan sistemlerin belirli sınıflara yaradığıdır. Dediğin dönemlerde Fransız / İngiliz Soylu sınıfları büyümüş, serpilmiş, şatolar, devasa saraylar filan yaptırmışlar. BU olay da bana bizdeki Lale devrini hatırlatıyor. Bizdeki Lale Devri de Konstantiniye'Nin ilk dönemlerini hatırlatıyor. İmparatorluğun her yerinde buldukları güzel heykelleri, değerli nesneleri toplayıp toplayıp Bizans'a getirmişler. Ya da ondan önceki kent devletleri de öyle. Çok fazla tarih dersine girmeyeceğim.
Da O kadar insan Ameirka'Ya niye göç etti o zaman? Senin dediğin 3-5 soylu sınıfı zenginleşiyor mesela "Kraliçe Margot" diye 80'lerde bir film vardır (İsabelle Adjani'Nin). İnanılmaz lüks içinde yaşıyorlar. Birirlerinin kuyusunu kazıyorlar (iktidarı / parayı elde tutmak için) halk din savaşından, hastalıktan, açlıktan kırılıyor.
1789'da halk niye ayaklandı (ondan 5-10 sene önce İngiliz halkı niye ayaklandı?)
Sana önerim. Ban saçma sapan birinin ismini vermişsin. Benle konuşurken bu tür kişilere gönderme yapma. Gerçek tarihi oku. Gerçek Tarih: Çin'de neyse Avrupa'da da aynı. Kendi halkını eze eze yapmışlar ve tuhaf ama, o kadar altının / zenginliğin vs. halk açısından epk bir faydası olmamış.
Ve Başlangıç noktası da aydınlanma çağıdır. İlk kez o dönemde "herkes nasıl faydalanır?" diye soruluyor. ve cevaplar gelmeye başlıyor. K. Marks ve Proudhon da cevap üretiyor. Ama Cumhuriyet de önemli bir cevaptır. "CUmhuriyet Kapitalist safsatasıdır" diyorsan asker beyinlisin. Bilmiyorsun ve araştırmıyorsun.
Yazdıklarını artık okumayacağım, bir şey yazdığında yok, sırf safsata, laf atma, ki bilerek veya bilmeden dahi olsa konuyu manipüle ediyor, gerçekleri baypass etmeye çalışıyor, aldanıyor ve aldatmaya çalışıyorsun ve trollüyorsun, bağımsızlık ve hak, hukuk düşmanısın, o sebeple seni ve davranışlarını anlıyorum. kaba, saba değindiğim "hangi koşullarda" demokrasi mümkün, emperyalistler neden saldırıyor, sırayla işleyeceğim, sana uydum hata yaptım, ağına düşmüş oldum.
- Sen bilirsin. Ama ben Cumhuriyete inanıyorum. Cumhuriyete inandıktan sonra zenginliklerin önce uluslar sonra halklar arasında daha iyi pay edilmesi gerektğine inanıyorum.
Sen biraz 70'lerin "Tek yol devrim" kuşağında kalmış gibisin. Anlaşmazlık çıkmasını o yüzden normal kabul ediyorum.
Da bende de sonradan olmuş bir şey. Nasıl olduğunu ben de bilmiyorum. Ama toplumsal sözleşmenin önemine daha çok inanmaya başladığım bir dönem oldu.
Bu anlattığım da mutlak gerçek değil. Benim vardığım sonuçlar. Felsefi olarak da senle tartışıyorum.
Onun dışında bir şey yok :)
ForumKirpisi
25-05-2019, 02:27
valla ab ülkelerinde banka işi yap gör.
türkiye gıda, banka, inşaat gibi konularda çok ilerde.
hele bankada 1 numara. gıdada en iyisine oynar. çeşitlilik kalite falan çok iyi.
sinema gibi konularda da ileriyiz. ama yapan sayısı az.
bi de bi şeyi ürünleştirme konusunda çok ileri.
otelcilikte de çok ileri.
tekstilde fena değil. ama fason atölyeler sayesinde berbat kalite.
böyle paris paris diyenler gidip buruk tatlı acı badem ezmeli kruvasan yiyip
leş gibi kahve içip dönüyolar. bi cacık yok yani.
o kadar zor değil gitmesi.
ben yurtdışında çok markette ne alacağımı bilmediğim zamanlar biliyorum.
çünkü gıdada ürün çeşidi yok. kalitesini sevmiyorum. adamlar yer fıstığını düzgün
kavuramıyor.
ben şekerli şeyleri sevmem pek ama mesela dondurma alıyon kremasındaki şeker oranı
birbirini tutmuyor.
fıstık ezmeli mısır pufu arıyon yok. lanet olsun.
bankada ileri derken heriflerin internet bankacılığı antika. bankaya gidip gidip durduktan sonra napam ben.
ForumKirpisi
25-05-2019, 02:37
sağlık sistemine gelelim. sağlık sistemi batsın diğerlerinin.
yarık kafayla 6 saat sıra bekledikten sonra devlet ödese nolur
uyduruk revell uçağı yaparken maket bıçağıyla parmağımı kestim acilde 1 saat 45 dakka parmağıma pres yaptım beklerken.
ilaç yazdırcam 2 saat bekledim sıra yok.
bizde sağlık sistemi de ilerde.
sıra olmamasına rağmen 2 saat bekliyorsun. özel hastane olayı da yok.
özel klinikler var veya özel klinikten bozma hastaneler var. onlara gidebilirsin sayısı çok az.
dünyada sağlık dedi mi almanya, isviçre, abd kısmen, japonya, güney kore ve türkiye. gerisi nanay
doktora muamele çok kötü bizde. doktorların da canı çok sıkılıyo, kalitesiz doktorlar var tabi ama doktora muamele kötü.
anam hastaları darp etmek durumunda kalıyor mesela ne bileyim ısrarla yanlış ilaç yazıp beni öldüreceksiniz diye şikayet eden mi dersin,
sigaradan kanser olunmaz diyen mi , tehdit falan ediyolar onları bi kaç kere dövdü güvenlik ayırmış.
bıçak çeken, babamı öldürdünüz diyen oluyor falan. bi ara aşiret oluyodu onlar geçti şimdi.
önceleri şikayetlere üzülüyodu sarı zarf geliyodu sonra şikayet edenleri bazen azarlamaya nadiren dövmeye başladı şimdi pembe zarfta geliyor tebrik.
spartacus
25-05-2019, 08:32
Sana göre: "Millet Batı'ya göç etmek istiyor çünkü Batı dünya kaynaklarını sömürerek zengin oldu"
Bana Göre: "Millet Batı'ya gitmek istiyor çünkü Batı Türkiye'nin 100 sene ilerisinde".
Neden geride? İşte çarpıttığın yazılarımda nedenleri işlediğimi göreceksin. Yine çarpıtma-çıkarım, yine biçimcisin, yine anlamsız kıyaslar ve cahil... - ben, Avrupa sömürdüğü için ileride demedim, bu senin YALANIN, indirgemen, kendi sığlığın...
Batıya gidenlerin çoğu da AB "ileri" diye gitmedi, asıl gerekçe iş için gitti, koşullar ne kadar önemli değil mi? Bir koşul vardır iş için, bir koşul vardır kendini ifade edebilmek için, baskıdan kaçmak için. Çarpıtmasan belki birazcık anlayacaksın. AB'de pastadan payı düştükçe, etksini göreceksin, zaten görmüyor muyuz? Almanya'da 5 milyon kişi yeterli gıda alamıyor (https://www.dw.com/tr/almanyada-5-milyon-ki%C5%9Fi-yeterli-g%C4%B1da-alam%C4%B1yor/a-47290199)
2018 de ise bu oran ve sayı yükselmekte. (https://www.dw.com/tr/zengin-almanyada-yoksulluk-%C3%A7ekenler/a-46100602)
Bu link burada dursun, basit olarak olgu ve bilgi, bilimsel ifade ettiğim bazı detaylar için, daha sonra alıntı yapabilirim. Elbette eleştirdiğim yönleri de var, ama madem aynı ekolün bir başka neo H.Yahyamızda materyalizm, bilim ve marksizm alerjisi var,öyle olsun... (https://dergipark.org.tr/download/article-file/226548)
Yine de ifadelerimden, ileri-geriliğin de nedenlerini örğenme, görme şansın var. İleri, geri kelimesi de ayrıca muğlak, e-göresi olmalı. ekonomi-politik dersen de, demokrasi dersen de, hak ve özgürlük dersen de, kapitalist gelişmeyle olduğu kadar bağımsızlıkla da ilgilidir(ki bu çarpıttığın ifadelerimde önemli bir faktör olarak geçmekte).
Yaşadığın doğa, her şeyin birbiriyle ilişki halide olduğu bir dünya, saltık ve kişiye has bir ilişkiden söz edemeyeceğimiz gibi, şu ya da bu konuya dair etkileşimli bir çok faktör olabilir ve olmakta. O yüzden "neye görelik" ve "KOŞUL" önemli ve sen bilerek, ifadelerimi dayank ve koşullarından yalıtarak, koşullara girmekten kaçmak için çarpıtıyorsun. 1 Tane ifaden yoktur ki, bir dayanağa, temele ve koşula danıyorsun olsun, laf söyledi sukabağı...
Türkiye uçak fabrikası olan bir ülkeydi... Ne zaman ABD hegomanyasına ve sömürge haline geldi, bir de ondan sonrasına bakın, işte yakın bir örnek, o zaman çözmen gerekir(ifadelerim açık ve sebeplere, olgulara dayalı). Hegomanyasında kaldığın sürece nasıl ileri gideceksin ki, senin ileri gitmen, hegomanyanın, sermayenin çıkarlarına ters. 10 adım ileri gidersen, askeri, siyasi, medya+sermaye+proje+aidiyet partileri, 1 darbeyle 20 adım geriye atmakta. dediğim gibi, toplum olarak bilinçli ve emperyalizmi, kapitalizmi anlamamız şart, seni asıl rahatsız eden de bu ifadelerim ve gerçeğin farkında olmamız...
1930-40 larda Faşizmin egemen olduğu Avrupa, o dönemlerde, demokrasi namına nereden ileriydi ki? kumdamı oynuyorsun?...
mesele salt hak ve özgürlük mücadelesi ise, -ki senin açından, Türkiye, dünya tarihinin hak ve özgürlük mücadelesinin en yoğun yaşandığı ülkelerden birisi değil miydi? Sömürge ülke, komprador işbirlikçiler, kuklalarla yönetiliyor-du, ABD'nin çözümü dilediği gibi hegomanya kurabileceği bir ülke ve toplum gereksinimi, mühendislik ve projeleler bizzat ABD+AB tarafından planlandı ve yürütüldü, cevap DARBE... Çünkü böylesine sömürge ülkeler, maaliyet gerektiren hakları sağlayabilecek bir ekonomiye ve üretim gücüne sahip değildi(ben ne anlatmıştım ki?) bu sadece Ben bilmiyorum, sömürenler de biliyor.
Neden her cevabınla çarpıtıyorsun, sen nesin, gerçekten kelime bulamıyorum? bir sen alavere yapıyorsun, trol yöntemleri kullanıyorsun. Aaçıkca belirtilmiş ifadeleri dahi çarpıtıyorsun. Buyur, bir kesit alıntı yapayım;
Sonra ısrarla belirttim, AB demokrasisi, kaynak sömürüsü gibi avantajlara sahip, yani dünya kaynaklarından akıtılan bir pay var ve sosyal haklar belirli oranda karşılanabiliyor, ekonomik olarak pay ayrılabiliyor ve toplumsal bilinç en önemli faktör ve bu bilincin tarihsel bir kökeni, mücadele tarihi var. Bu olmasa ne olurdu? .
ne dememi bekliyorsun, diyorum ya, seni tanımlamaya kelime bulamıyorum. Bu kadar basit ve bağımsızlıkla ilgili kısımlara dair, tüm yönleriyle, örneklerle, sebepleriyle, konu dahili, her kalemin detayına girmeden, BİLİMSEL olarak ifade ettim.
Senin cebine 30 TL girse, bu yıllık bütçen olsa, ben bunun yarısını senden alsam, kalanın yarısını da %1 alsa, yılık maaliyeti 10 TL olan bir sosyal hakkı nasıl karşılayacaksın, seni tanımlayacak kelime bulamıyorum.
İleriliğin e-göresi teknolojsi ise, teknoloji ve sermaye sınır tanımaz, anlamadığın gerçek şu, sömürge ülkeler geri KALIYOR-bırakılıyor, böylece diğeri ileri oluyor, sen tersten bakıyorsun. bağımlı olanın temel çıkarı bağımsızlıktır, emperyalistlerden, zaten bu durumun önemli mimarlarından demokrasi bekliyorsun(ki bu kadar cahilsin), buna izin verilmez-boşa bekleme, ama bir koşulu var, söke, söke almak, toplumsal bilinçlenme ve bilinçli örgütlülük, kapitalizm, emperyalizm mutlak değiller, toplumsal direniş ve örgütlü toplumlar hakkından gelir-gelecek, gökten bir kurtarıcı inmeyecek...
Teknoloji mi, Türkiye ne zaman ABD güdümüne girdi, bütün ilerleme sonra erdi -kültür de dahil ve din egemen topluma doğru yeşil kuşak projesi işletildi-, üretmeyeceksin, ben satacağım dendi, bağımlı olacaksın, sınırlarım dışına çıkmayacaksın, dediğim olmazsa ayağını kaydırırım dendi ve gücü einde tutan yerli işbirlikçiler semirtildi... ekonomik olarak bağımlı isen, politik olarak da bağımlı, amadesin demektir. halbuki Almanya faşizm altında boğuluyordu, senin ilericilik anlayışın da bir garabet!
Emperyalist çıkarların, toplum mühendislikleriyle, ekonominin sömürüldüğü bağımlı ülkenin imkanı ile bağımsız olan bir tutulabilir mi Neo? Yoksulluk ile bilinç dahi ters orantılı, bunu da açıkladım, buda ayrı bir paradoks.
AB de dahil, ekonomik grafikler düştükçe, hak ve özgürlüklere saldırılıyor, tıkanıyor, sermayenin şantajları da var, sola karşı, SAĞ politikalar yükseliyor, lojistik sağlanıyor, çeşitli fobiler kullanılıyor, medya tarafından, özellikle öne çıkartılıyor, gündemde tutuluyor vb - çünkü sermaye ve çıkarları, karakteri zorluyor, bu dahi, ekonomik durum ve hak-özgürlükler dengesi-zliği ifadelerim açısından yeterli ve dile getiriyorum. sermayenin yönelimi için özel proje üretmesi dahi gerekmiyor, çıkarları otomatikman yönlendiriyor, plan, proje, siyaset mevcut durumdan, konumdan, üretim ve çıkar ilişkilerinden açığa çıkıyor.
Sen benim kölem olsan -gerçi kölesin ya neyse- benim çıkarım seni çok çalıştırıp az vermek, bilincini benim çıkarlarım temelinde belirlemek, senin çıkarın ise, az çalışıp, hakını almak, ama asıl çıkarın benden kurtulmak olur :boink:
Önce, öğrenmen ve anlaman gereken, sermaye ve demokrasi bağdaşmaz, bu laf değil, ikisinin de karakter ve yapısıyla ilgili ve emek-sermaye çelişkisi, çatışma ve savaşı sermaye var olduğu sürece var, 1970, 2019 diye bir belirteci yok. Ancak birikim, sıçrama, sönme, seyir halindedir ve grafiği çatlatana kadar da devam eder.
Demokrasi, hak ve özgürlük mücadeleri + bağımsızlık mücadelesi, birbirinden ayrı ve bağımsız ele alınamaz. Bu bir tespit ve teşhistir, bağımlı insan özgür olabilir mi? Ülkeler de olamaz.
Gerçekten demokrasi mi istiyorsun, konseyleri, adaleti, bağımsızlığı(özgürlüğün ilk koşulu!) eşitliği, ayrıcalık(parayla sağlalan da dahil) olmamasını(demokrasinin ilk koşulu) istemelisin, oysa aksine engel olmak istiyorsun, kapı kulluğuyla bir yere varamazsın.Neden çarpıtma ve safsatalar için bu kadar çaba sarfediyorsun ki, "özgürlük, eşitlik, adalet, demokrasi istemiyorum" de ve kurtul... Cumhuriyet seviciliğin de bir yalandan ibaret çünkü sevdiğin ne varsa, yağmalanmasına tarafsın
Yazdıklarının gerisini okumadım, dediğim gibi her paragrafın çarpıtma ve öyle basit çarpıtmalar ki, düzeltemesi zor oluyor. Önce bu çarpıtmandan vazgeçmelisin ve düşünmeyi, görmeyi, akıl ve mantıkla sorgulamayı, bu kişi neye göre yazmış demeyi başarmalısın...
ForumKirpisi
25-05-2019, 15:40
ileri geri olmak mesele değil. bi alman yönetici geldi bosch'a müdür olarak, adam diyor ben bu kadar havuzlu ev görmedim almanyada.
biz de bu kadar çeşit yok. bilmemne yok.
Valla çok doğru yazmışsın siperteküs. Biz Türkiye'nin uçak planlarını Polonyalılardan görüyoruz. Adamlarda arşivcilik var.
Nuri Demirağ falan korumuşlar çoğunu ama ne olduğunu bilmiyorlar.
Türkiye'de örnekleri yok edilmiş, nedense sanki Türkiye hiç uçak imal etmemiş gibi bir düşüncedeyiz adamlar
olayın anısını bile silmeyi başarmış.
Türkiye yolcu uçağı üretip, bununla seferler yapmış bir ülke. Bunu da daha ilk darbeyi görmeden yapmış bir ülke. O kadar eski.
Türkiye pek bilinmez ama Naziler Avrupa'ya saldırmadan Messerschmidtlerin imalatını da yapmış bir ülke. Pilotlar fantezi
olsun diye Kayseri'de eğitilmemiş.
Daha bez kanat döneminden bir çok ülkeden daha büyük bir filo.
Sonra utançtan ve dansöz politikadan olayı unutturmuşlar.
Bakın Devrim arabaları filmine. Bu film insan aklıyla dalga geçen bir film. Bu filmi Amerika imal ettirse bu kadar kara propaganda olmaz. Bir arabanın planını yapanların sanki ne yaptığını bilmiyor gibi bir izlenim ediniyorsunuz.
Vagon imalatı arabadan çok daha zordur. Devrim arabaları da benzin koyulmayı unutuldu diye vazgeçilmemiştir.
Ambargo ve ölüm tehditi ile vazgeçilmiştir.
Leonardo
25-05-2019, 19:13
valla ab ülkelerinde banka işi yap gör.
türkiye gıda, banka, inşaat gibi konularda çok ilerde.
hele bankada 1 numara. gıdada en iyisine oynar. çeşitlilik kalite falan çok iyi.
sinema gibi konularda da ileriyiz. ama yapan sayısı az.
bi de bi şeyi ürünleştirme konusunda çok ileri.
otelcilikte de çok ileri.
tekstilde fena değil. ama fason atölyeler sayesinde berbat kalite.
böyle paris paris diyenler gidip buruk tatlı acı badem ezmeli kruvasan yiyip
leş gibi kahve içip dönüyolar. bi cacık yok yani.
o kadar zor değil gitmesi.
ben yurtdışında çok markette ne alacağımı bilmediğim zamanlar biliyorum.
çünkü gıdada ürün çeşidi yok. kalitesini sevmiyorum. adamlar yer fıstığını düzgün
kavuramıyor.
ben şekerli şeyleri sevmem pek ama mesela dondurma alıyon kremasındaki şeker oranı
birbirini tutmuyor.
fıstık ezmeli mısır pufu arıyon yok. lanet olsun.
bankada ileri derken heriflerin internet bankacılığı antika. bankaya gidip gidip durduktan sonra napam ben.
- Hangi ülkeye gittin? Almanya mı? :)
valla ab ülkelerinde banka işi yap gör.
türkiye gıda, banka, inşaat gibi konularda çok ilerde.
hele bankada 1 numara. gıdada en iyisine oynar. çeşitlilik kalite falan çok iyi.
sinema gibi konularda da ileriyiz. ama yapan sayısı az.
bi de bi şeyi ürünleştirme konusunda çok ileri.
otelcilikte de çok ileri.
tekstilde fena değil. ama fason atölyeler sayesinde berbat kalite.
böyle paris paris diyenler gidip buruk tatlı acı badem ezmeli kruvasan yiyip
leş gibi kahve içip dönüyolar. bi cacık yok yani.
o kadar zor değil gitmesi.
ben yurtdışında çok markette ne alacağımı bilmediğim zamanlar biliyorum.
çünkü gıdada ürün çeşidi yok. kalitesini sevmiyorum. adamlar yer fıstığını düzgün
kavuramıyor.
ben şekerli şeyleri sevmem pek ama mesela dondurma alıyon kremasındaki şeker oranı
birbirini tutmuyor.
fıstık ezmeli mısır pufu arıyon yok. lanet olsun.
bankada ileri derken heriflerin internet bankacılığı antika. bankaya gidip gidip durduktan sonra napam ben.
Alıntı ile Cevapla Bu mesajdan Alıntı Hızlı Cevap
#204 Mesajı Moderatöre bildir
Okunmamış Bugün, 02:37
ForumKirpisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ForumKirpisi ForumKirpisi isimli Üye şuanda online konumundadır
Denetimdeki Üye
Üyelik tarihi: 27 Nov 2018
Bulunduğu yer: Şüpheci County
Mesajlar: 1.555
Standart
sağlık sistemine gelelim. sağlık sistemi batsın diğerlerinin.
yarık kafayla 6 saat sıra bekledikten sonra devlet ödese nolur
uyduruk revell uçağı yaparken maket bıçağıyla parmağımı kestim acilde 1 saat 45 dakka parmağıma pres yaptım beklerken.
ilaç yazdırcam 2 saat bekledim sıra yok.
bizde sağlık sistemi de ilerde.
sıra olmamasına rağmen 2 saat bekliyorsun. özel hastane olayı da yok.
özel klinikler var veya özel klinikten bozma hastaneler var. onlara gidebilirsin sayısı çok az.
dünyada sağlık dedi mi almanya, isviçre, abd kısmen, japonya, güney kore ve türkiye. gerisi nanay
doktora muamele çok kötü bizde. doktorların da canı çok sıkılıyo, kalitesiz doktorlar var tabi ama doktora muamele kötü.
anam hastaları darp etmek durumunda kalıyor mesela ne bileyim ısrarla yanlış ilaç yazıp beni öldüreceksiniz diye şikayet eden mi dersin,
sigaradan kanser olunmaz diyen mi , tehdit falan ediyolar onları bi kaç kere dövdü güvenlik ayırmış.
bıçak çeken, babamı öldürdünüz diyen oluyor falan. bi ara aşiret oluyodu onlar geçti şimdi.
önceleri şikayetlere üzülüyodu sarı zarf geliyodu sonra şikayet edenleri bazen azarlamaya nadiren dövmeye başladı şimdi pembe zarfta geliyor tebrik.
- Türkiye'deki sağlık sistemi ve doktorların geneli için "fena değil" derler evet.
Hatta sağlık turizmi bile var. Arap ülkelerinde, Afrika'dan, Hatta ucuz tedavi arayan Avrupalılardan.
Durum çok kötü değil.
Ama sebep ne? Tabi ki toplumsal sözleşme. Kör topal da olsa ülke ilerliyor. Bir Suriye gibi yerinde saymıyor. Spartakus'a da onu anlatmaya çalışıyorum.
- Tek adam eliyle gelişim filan olmaz. Spartakus ile felsefi konulara giremiz gerekecek nasıl olacak ben de bilmiyorum :)
ForumKirpisi
25-05-2019, 19:52
Spartacus olması gerekeni söylüyor biraz romantik, pek takılma. Ama ben hak veriyorum.
Spartacus adalet olayına takıntılı birisi. Onun görüşünde yamyamlar varken bu düzen gitmez.
Olur olmaz ama ben hak veriyorum.
Belki hiç Dünya görmemiş olsam Spartacus'a hak vermezdim. Batıcılık falan yapardım sizin değiminizle.
Almanya, İngiltere - İrlanda, Hollanda ve İtalya için konuşuyom.
İtalya dandini, yani Türkiye'den zihniyet olarak çağ atlamışlar diyemedim, bizim büyükşehirler onlara göre daha iyi.
Fransa günübirlik izlenim edinemedim pek. Ama Paris aşırı karmaşıktı. Evsiz ve göçmen problemi var.
Ciddi çözülmesi gereken bi problem ve çözmüyorlar. Çünkü yasaları var, gelen göçmeni gönderemiyorsun.
[ not: Ama Yunanistan bu göçmen iteleme olayını yapıyor AB yasalarına aykırı olarak. Gelen göçmenleri geri iteliyor.
Türkiye'den Yunanistan ve Bulgaristan'a geçen göçmenin çok daha fazlası Yunanistan'dan ve Bulgaristan'dan
Türkiye'ye geri geliyor. Onları kıstırıp geri yolluyorlar. ]
Diğer ülkeler Almanya, İngiltere ve Hollanda'da zihniyet olarak bi ilerilik var gibi geliyor. Önce albenisi oluyor sonra anlıyosun ki
onların da içlerinde çürükler var.
İrlanda nüfusu Ankara kadar ama iyidir.
Daha İskandinavya nasip olmadı. Onları zaten Avrupadan saymıyoz adı da
Sikandinevia.
Gidiyon zaten 2 hafta kal izlenim ediniyon.
Avrupa'da iş bulmak çok zor. Türkiye'ye göre yaşam standartların daha düşük olur. Daha kötü evde kalırsın vesaire.
Aynı paraya göre. Bir seviye atlaman lazım. Almanya'da bariz iş ararken yabancılara negatif tutum var ve yabancıları sınıflandırıyorlar.
İnsanlar genelde Avrupaya gidip adam olucam falan sanıyor öyle bi dünya yok. Sen kendini adam edersen her yerde edersin. Üstelik
Türkiyede çok iyi işler başarırsan sana dünyada saygı da o ölçüde çok olur. İş yapması zor yerlerden gelip iş başarmışlara büyük saygı var.
Yazılım özelinde Almanyada siz gidin halı yapın tarzı laflar vardı bu gerizekalı kitleden 10 sene önce. Onların ağzına o lafı tıkanlarımız çok. Şimdi morarıyorlar.
Leonardo
25-05-2019, 20:17
Neden geride? İşte çarpıttığın yazılarımda nedenleri işlediğimi göreceksin. Yine çarpıtma-çıkarım, yine biçimcisin, yine anlamsız kıyaslar ve cahil... - ben, Avrupa sömürdüğü için ileride demedim, bu senin YALANIN, indirgemen, kendi sığlığın...
Batıya gidenlerin çoğu da AB "ileri" diye gitmedi, asıl gerekçe iş için gitti, koşullar ne kadar önemli değil mi? Bir koşul vardır iş için, bir koşul vardır kendini ifade edebilmek için, baskıdan kaçmak için. Çarpıtmasan belki birazcık anlayacaksın. AB'de pastadan payı düştükçe, etksini göreceksin, zaten görmüyor muyuz? Almanya'da 5 milyon kişi yeterli gıda alamıyor
2018 de ise bu oran ve sayı yükselmekte.
- Bunlar doğru evet. Benim dediğime geliyor. Her şey çok pahalı. ortalama insanlar harcamalarını filan yazarlar. Bizdeki gibi "rahat" yaşamak. Cip almak, her gün dışarıda yemek filan yok gibi bir şey.
Ve Kirpi'nin dediğini tekrarlayacağım. Oranın da zengin kırosu filan vardır da ben pek görmedim. Hatta hayalimde "varsa onlar da muhtemelen Türktür" diye düşünüyorum. Zengin insan tabi ki var. Ama göstere göstere para yiyen insanları ben tanımadım. :)
- Bilimsel tez eklemişsin. Vakit durumumu biliyorsun. Bir ara bakmaya çalışırım.
Türkiye uçak fabrikası olan bir ülkeydi... Ne zaman ABD hegomanyasına ve sömürge haline geldi, bir de ondan sonrasına bakın, işte yakın bir örnek, o zaman çözmen gerekir(ifadelerim açık ve sebeplere, olgulara dayalı). Hegomanyasında kaldığın sürece nasıl ileri gideceksin ki, senin ileri gitmen, hegomanyanın, sermayenin çıkarlarına ters. 10 adım ileri gidersen, askeri, siyasi, medya+sermaye+proje+aidiyet partileri, 1 darbeyle 20 adım geriye atmakta. dediğim gibi, toplum olarak bilinçli ve emperyalizmi, kapitalizmi anlamamız şart, seni asıl rahatsız eden de bu ifadelerim ve gerçeğin farkında olmamız...
- Buna katılıyorum. Ama Mao niye 50 milyon insanı öldürdü? Eski düzenin savunucuları daima olacaktır. Türkiye'de asıl sorun bence toprak ağaları ve bunların İnönüden sonra fırsat bulup, yeri gelince "komünist yuvası" suçalamaları, yeri gelince ABD ile işbirliği yaparak, 2000'den sonra şeriatçılarla işbirliği yaparak ülkeyi batırmaları.
- Hegomanya konusunda çok karamsarsın. SAna eski Avrupa'nın feodal yapısını anlattım. paylaşılmayan, genele mal edemediğin zenginlik belli bir kesimin zenginliği olarak kalır. Ülkeleri ileri götürmez.
1930-40 larda Faşizmin egemen olduğu Avrupa, o dönemlerde, demokrasi namına nereden ileriydi ki? kumdamı oynuyorsun?...
- O dönem şimdiki gibi bir popülizm patlamasının yaşandığı bir dönemdi. Demokrasi Fransa'da 3 kere bitti. En son da ikinci dünya savaşında bitti. tek tek anlatacağız herhalde. :)
İleriliğin e-göresi teknolojsi ise, teknoloji ve sermaye sınır tanımaz, anlamadığın gerçek şu, sömürge ülkeler geri KALIYOR-bırakılıyor, böylece diğeri ileri oluyor, sen tersten bakıyorsun. bağımlı olanın temel çıkarı bağımsızlıktır, emperyalistlerden, zaten bu durumun önemli mimarlarından demokrasi bekliyorsun(ki bu kadar cahilsin), buna izin verilmez-boşa bekleme, ama bir koşulu var, söke, söke almak, toplumsal bilinçlenme ve bilinçli örgütlülük, kapitalizm, emperyalizm mutlak değiller, toplumsal direniş ve örgütlü toplumlar hakkından gelir-gelecek, gökten bir kurtarıcı inmeyecek...
- Önceki yazdıklarını da okudum. TAnım istiyorsan ben çevreciyim. Küresel ısınma diye bi olay var. Burada detaylı anlatmayacağım. Ama seninki "5çocuk / 10 çocuk" diye konuşurken gezegenin ciddi ciddi bitme ihtimali var. Ve İkinci bir gezegen de yok.
- Evet tersten bakıyorum. Bazı algılar sende hiç yok. Mesela küçükleri dövüp durursan, "büyük" kalırsın, ama büyümezsin. Birazcık şans tanırsan, o küçükler de büyürler ve bu şekilde sen daha büyüyebilirsin.
- Bilmiyorsun bazı şeyleri. Kabul edebilirsin.
Teknoloji mi, Türkiye ne zaman ABD güdümüne girdi, bütün ilerleme sonra erdi -kültür de dahil ve din egemen topluma doğru yeşil kuşak projesi işletildi-, üretmeyeceksin, ben satacağım dendi, bağımlı olacaksın, sınırlarım dışına çıkmayacaksın, dediğim olmazsa ayağını kaydırırım dendi ve gücü einde tutan yerli işbirlikçiler semirtildi... ekonomik olarak bağımlı isen, politik olarak da bağımlı, amadesin demektir. halbuki Almanya faşizm altında boğuluyordu, senin ilericilik anlayışın da bir garabet!
- Ben bu konuda ABD'yi bile artık suçlamıyorum. Hatta toprak ağalarını / sermayeyi bile suçlamıyorum. Bunun bence olacağı vardı. Tıpkı İran gibi.
Çünkü Atatürk / İsmet İnönü gibi adamlar gelmiş. Dediğin gibi 3 tane darbe yapılmış. Anladık. Peki bunlara niye darbe yapılmadı? 20 senedir duruyorlar?
Bu kötü bir durum ama biraz da senin kendi suçun olamaz mı?
Emperyalist çıkarların, toplum mühendislikleriyle, ekonominin sömürüldüğü bağımlı ülkenin imkanı ile bağımsız olan bir tutulabilir mi Neo? Yoksulluk ile bilinç dahi ters orantılı, bunu da açıkladım, buda ayrı bir paradoks.
- Ben sana "emperyalizm yoktur" demedim. Ama her şeyi de emperyalizme bağlayamazsın.
AB de dahil, ekonomik grafikler düştükçe, hak ve özgürlüklere saldırılıyor, tıkanıyor, sermayenin şantajları da var, sola karşı, SAĞ politikalar yükseliyor, lojistik sağlanıyor, çeşitli fobiler kullanılıyor, medya tarafından, özellikle öne çıkartılıyor, gündemde tutuluyor vb - çünkü sermaye ve çıkarları, karakteri zorluyor, bu dahi, ekonomik durum ve hak-özgürlükler dengesi-zliği ifadelerim açısından yeterli ve dile getiriyorum. sermayenin yönelimi için özel proje üretmesi dahi gerekmiyor, çıkarları otomatikman yönlendiriyor, plan, proje, siyaset mevcut durumdan, konumdan, üretim ve çıkar ilişkilerinden açığa çıkıyor.
- Bu dediğini anladım. Türkiye'de öyle düşünülüyor. Ama bu tamamen yanlış.
Avrupa'da savaş sonrası bir 30 sene (1973 krizine kadar) işsizliğin olmadığı "rahat" bir dönem yaşandı. Sonra o gün bugündür, halk açısından, işler sürekli zorlaştı.
Popülistler bundan pay almadı mı? - Aldılar tabi. Da Almanya'daki Fransa'daki neo-nazilerin topluma oranları %15'dir. Bunun üstüne çıkmaz. Başka türlü popülizmler var tabi. Avusturya gibi, Brexit gibi. Hırvatistan gibi. Bunlar bizdeki AKP olayına benzerler. Tek fark: Bizdeki kadar kalabalık değiller.
Sendekiler: Geçmişte kara-gömlerlilerin, Hitlerin SA korumalarının örgütlendiği gibi örgütleniyorlar.
BU konuya gireriz. Yeter ki sakin ol.
Da: Senin hiç mi suçun yok?
Karılar din adına yapmıyor ki. İdeolojik silah olarak ortalıkta çarşafla dolaşıyorlar. Emperyalistin suçu mu? Hatta 90'lardan beri Feto filan başını örten karılara para ödüyor?
- Bunlar ciddiyet midir?
Yani: Maduro'nun yaptığını yapma. delikanlıca çık: BU oldu ve bu benim yüzümden oldu. de artık. :)
Sen benim kölem olsan -gerçi kölesin ya neyse- benim çıkarım seni çok çalıştırıp az vermek, bilincini benim çıkarlarım temelinde belirlemek, senin çıkarın ise, az çalışıp, hakını almak, ama asıl çıkarın benden kurtulmak olur
- Bana edebiyat yapma. Bende de var Manifesto, hem de iki dilde. Bilmiyormuşum gibi davranma. Komünist ideolojiyi bilerek konuşuyorum.
Sadece cumhuriyet kazanımlarının değerini vurguladım. BU ülkede yapılmayan kaldı mı? - Kalmadı. Olmayan şey kaldı mı? - O da kalmadı.
Ama İnönü + Atatürk öyle bir temel atmış ki, bugün bile tam olarak İran'a çeviremediler. Halen orada burada sisteme direniyoruz ve halen adamların S.ir olup gitme olasılığı var.
(Örnek veriyorum) Ben sol ideolojilere Chavezciliğe, Bolivarcılığa karşı çıkmadım. Ben Özellikle bu sonuncusuna inanan biriyim. Sen de araştır. Bolivarcılar demokrasi kurumlarını yıkmadan emperyalizm ve fakirlikle mücadele etmek isterler. Ben de öyleyim. Bir şeyleri açıklayınca da hemen sinirleniyorsun.
Benim tek söylediğim: Cumhuriyet kazanımlarının da değeri vardır. Emperyalizm olsa da bu böyledir. Emperyalizm zaten önce demokratik girişimleri başlamadan boğmaya çalışır. Mesela Mısır'da Nasır'ın planlarını Fransız ve İngilizlerin heba ettikleri gibi. Bunları da asla tam bilmiyoruz çünkü yapılan çoğu şey gizlice yapılıyor.
Mesela Feto denen adamda yıllardır niye bu kadar çok para var? Dincilerde nie çok para var?
- Bilmiyoruz.
İstersen bunları konuşalım. Modern dünyada kimsede başörtüsü takanlara para dağıtacak kadar para yok. Koç'da Sabancı'da bile o kadar yok. Peki bunlarda niye var?
- Onu inceleyelim :)
Önce, öğrenmen ve anlaman gereken, sermaye ve demokrasi bağdaşmaz, bu laf değil, ikisinin de karakter ve yapısıyla ilgili ve emek-sermaye çelişkisi, çatışma ve savaşı sermaye var olduğu sürece var, 1970, 2019 diye bir belirteci yok. Ancak birikim, sıçrama, sönme, seyir halindedir ve grafiği çatlatana kadar da devam eder.
- İşte orada ayrılıyoruz. Ben "burjuva devrimi" hikayesine inanmıyorum. Yukarıda DW haberlerini eklemişsin. DW benim takip ettiğim yayın kuruluşlarından.
Tabi ki sistem önce sermayeye çalışıyor. Bütün sistemler önce sermayeye çalışır. Ama demokrasi sana söz hakkı veriyor. Bütün o olumsuzluklara karşın Almanya'da en ucuz yemek üniversite kantinlerindedir (fakirler gidip bazen orada yerler). + Harç Fransa'da çok az bunlarda hiç yok. Yani Bir özel üniversiteye yılda 10,000 dolar filan ödemiyorsun. Annen baban da ödemiyor. İş bulup çalışan ve aynı zamanda okuyan bir sürü insan var.
"Kazanım" diyorum. Her "kazanım" dediğimde sen "ütopya" olarak anlıyorsun.
Tabi ki değil. + ben sosyalistim. Hepten Komünist değilim.
Bu saydığıma benzer şeyler Sovyetler birliğinde de vardı örneğin. Bunlar tartışılası konular.
Ama Sovyetlerde "insan hakları" diye bir şey yoktu. KGB seni evinden alırdı. Sibirya'ya giderdin, kimsenin haberi de olmazdı. + Stalin'in toprak politikları sırasında da 10 milyon insan filan öldü. Yani o sertlikte bir rejimi kimse istemedi. Ben de istemiyorum. Maduro'yu da istemiyorum. Hatta Çin'İn değişeceğini de ümit ediyorum.
+ Putin dedikleri gibi biriyse, geçişi yapıp demokrasiye şans tanıması gerekiyor. Ki yapmıyor böyle bir şeyi.
Demokrasi, hak ve özgürlük mücadeleri + bağımsızlık mücadelesi, birbirinden ayrı ve bağımsız ele alınamaz. Bu bir tespit ve teşhistir, bağımlı insan özgür olabilir mi? Ülkeler de olamaz.
- Doğru. Ama bir bizdeki "tek adama" bak. Bir Suriye'deki, Venezüalla'daki, Rusya'daki tek adama bak. Aynı şey mi?
Bizdeki sana güç verdi. O gücü senden alıp "ben en iyisini yaparım" diyor. Yapmıyor da. İran'da 40 senedir bekliyoruz bir şey yapacaklar diye.
O da "emperyalist" demiyor da "ABD" diyor. "İsrail" diyor. Ya da "Feto" diyor. Millet pğazardan sebze alamıyor çünkü "feto" engel oluyor. İnanıyor musun sen bunlara? :)
/Ben Önce toplum sözleşmesi diyorum. O kadar. Çünkü o olmadan ne olabilir? Olabilecek bir şey söyle dinleyelim :)
Gerçekten demokrasi mi istiyorsun, konseyleri, adaleti, bağımsızlığı(özgürlüğün ilk koşulu!) eşitliği, ayrıcalık(parayla sağlalan da dahil) olmamasını(demokrasinin ilk koşulu) istemelisin, oysa aksine engel olmak istiyorsun, kapı kulluğuyla bir yere varamazsın.Neden çarpıtma ve safsatalar için bu kadar çaba sarfediyorsun ki, "özgürlük, eşitlik, adalet, demokrasi istemiyorum" de ve kurtul... Cumhuriyet seviciliğin de bir yalandan ibaret çünkü sevdiğin ne varsa, yağmalanmasına tarafsın
Yazdıklarının gerisini okumadım, dediğim gibi her paragrafın çarpıtma ve öyle basit çarpıtmalar ki, düzeltemesi zor oluyor. Önce bu çarpıtmandan vazgeçmelisin ve düşünmeyi, görmeyi, akıl ve mantıkla sorgulamayı, bu kişi neye göre yazmış demeyi başarmalısın...
- Ben bu dediğini anladım. Küba tarzı sosyalist-demokrasi örneğine asla doğrudan saldırmadım. Hep senin saydığın sebeplerden dolayı. BU örnek + maoizm + bir ölçüde troçkizm / leninizm uygulama olasılığı olarak ele alınması gereken konular.
Hatta iklimi bozarsak, gelecekte ülkelerin bu tarz konsey-usulü demokrasiye geçmeleri zorunluluk haline bile gelebilir.
BUna itiraz etmiyorum.
Yine de alternatife açığım. Küba'da bile açığım. Venezüella'da ise MAduro'ya hepten karşıyım. Yani siyaset yapsın. Ama Diktatör olmasına karşıyım.
Küba'da da Havana bir park var. Akıllı telefon ile internete bir tek orada girebiliyorsun. Yani ütopya filan değiller. Ben orada da toplumsal sözleşme olmasının iyi olacağını düşünüyorum.
Yani nüanslar var. Her şey ak ya da kara değil.
benim düşüncem :)
ForumKirpisi
25-05-2019, 21:21
zengin krosu ne ben o kısmı anlamadım? Avrupa'da kro zihniyetli insan dolu var.
Bulgaristanda falan elbet var ama ben OECD, G7 tarzı ülkelerden bahsediyorum.
Mesela zengin olup gidip Afrika'da soyu tükenen hayvan avlayanlar..
Haftasonu egzos öttürerek spor arabasıyla meydana inenler. Şahinlilere bek benzemiyo ama olsun.
Bir tek bu lord tarzı herifler çok kibar, o kocaman şatolarının kenarında küçük bahçelerinde çeri domates
yetiştirirler, yemeklerini kendi yaparlar. Ekonomik olarak çok tutumludurlar. Birikimlerini yemeyip aktarmakla ünlüdürler.
Bu yüzden bu elitçiliği destekler hale geldim. Bu adamlar yani soyluluk, eğitimli bi aile eğitimli bi köken demek. Ne deniyo buna
burjuvazi falan değil bu. Harbi sınıfçılık gibi bir şey. Ama adamlar çok muhteşem. Üstüne yırtık ceket giyip yardım kuruluşlarına giderler.
Ama faşist yürüyüşleri vesaire, o tip insanlardan uzak durman gerekiyor. Genelde ligli isimleri olur bu grupların.
Türkiye bir tane. Bunu ben savunuyorum. 5 sene yurtdışında yaşadım.
Memleketimizin değeri olmasa gelip burda bunu yazmam bile. Ama bu ülke özel.
Yurtdışında zengin Türkiyeden göçen var, genelde kendi şirketlerinin başındalar.
Yoksa seni zengin etmezler, ayrımcılık var. Polis teşkilatındasın diyelim 1 az kıdemli Alman ve
1 çok kıdemli T.C. kökenli yerine az kıdemliyi seçerler. Özellikle kuzey rein vestfalya
spartacus
26-05-2019, 03:20
Buna katılıyorum. Ama Mao niye 50 milyon insanı öldürdü? Eski düzenin savunucuları daima olacaktır. Türkiye'de asıl sorun bence toprak ağaları ve bunların İnönüden sonra fırsat bulup, yeri gelince "komünist yuvası" suçalamaları, yeri gelince ABD ile işbirliği yaparak, 2000'den sonra şeriatçılarla işbirliği yaparak ülkeyi batırmaları.
Mao'nun konuyla alakası yok(ki aynı yöntemle Trump+Merkel+May+Macron her yıl milyonlarca insanı öldürüyor denebiliyor, örneğin verem, aids, kanser, kalp krizleri-yeterli önlem almadıkları için suçlular(!) ve hegomanyaları da dahil, savaş, iç savaş, kıtlık, hastalık, açlıktan, doğal felaketlerden ölümleri eklemen yeterli, bir de 11 yıllık ve 1 adet de kıtlığı, baz alman lazım, neo liberal her dalda cambaz, lakin kendilerine gelince adını dahi anmazlar)... Bu tür tartışma sürekli safsata,olgulara dair yazabildiğin bir şey yok.
- Bilmiyorsun bazı şeyleri. Kabul edebilirsin.
Tüm ifadelerime de katılabilirsin, yeterki her ifademi trollemekten, çarpıtmaktan bir vazgeçesin. Bir yöntem üzre ve konuya dair yazıyorum, sen her paragrafın altı boş, daldan dala atlıyorsun, üstelik yne safsatayla çıkarımlar, hepsi de ayrı, ayrı ele alıncak konular. Söylemlerinin altını doldur, subjektif değil obejektif, bilimsel temelde olgulara ve gözlemlenebilir tabanı olmalı, çeşidi düşür, daldan dala zıplama. Senin gibi yazarsam iş kolay, her cevabımda, ABD emperyalisttir, kapitalizm yağma ve sömürüdür, Almanya açlık ülkesi -bir tane evsizi örnek al, özelden-genele safsatasını çak. Trump, Merkel, Macron vs dünyadaki tüm ölümlerin sorumlusudur, milyonlarca insanı öldürüyor der çıkarım, verem, kanser, doğa afetler, açlık, aklına ne gelirse eklerim üst, üste ve sonrada safsatayı çakarım, bilerek öldürüyorlar(senin sürekli yaptığn gibi), kanıt mı? nesnel kanıta ne gerek var? önlem almıyorlar-hönk!- işte ispatladım demem yeterli. Bu tarz subjektif, safsata, dogma, saçmalık...
OLGU+GÖZLEM+DENEYİM+ANALİZ=TEŞHİS,peki sen ne yapıyorsun? Olgular koşullardan söz edemezsin, çünkü seni yalanlıyorlar, geriye trollük, manipülasyon, safsata, dalga geçmek, çamur atmak, baron aymazlığı kalıyor, hazır neo-faşist-liberal yalanlar ise istemediğin kadar, seç, beğen, al..
Neyi bilmediğimi görmem lazım, saçma sapan, Merkel'i seviyom ben, ABD yi seviyom, suçlamıyom, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa ve bir dolu safsatadan ibaret sahte propagandalarınla görme şansım var mı? EVRİM TEORİSİNE inancı gereği karşı olanlarla tamamen aynı davranışlarla karşılaşıyoruz. en çok kullandığın safsatalar, tipik NEO-LİBERAL yöntemleri ele alalım(detaylıca izah edemem kısaca bazılarına değineceğim).
Fallacy of Amphiboly
"marketlerde yiyecek yok diyorum" diyorsun, bu argümanlarımızın yanlış olduğu ve ABD'nin işgal ve yağma politikalarını, ambargoyu doğru ve geçerli kılar mı? Kılmaz!. Aksine argümanlarımızı baypass, manipüle edeyim derken, faka basmış olyorsun. Marketlerde yiyeceğin kalmaması gerçek olsa da, ambargo ve emperyalist gaspları asli fakötrlerden birisi oldukları ve suçlu(!) oldukları gerçeğini değiştirmez ve karşı olmamız, halkların kendi kaderi ve hak, hukuk'a önem vermemiz ve bu zulmün ve talanın, sömürünün karşısında olmamız gerektiği ifademizi çürütmez.
Fallacy of Accent
Bir kelime veya ifadeye vurgu yaparak farklı bir anlam elde etme veya anlamı kaydırma safsatası.(bir önceki mesajımın giriş bölümünde ve Leonardo'nun tüm sözde cevaplarında mevcut)
A Dicto Simpliciter Ad Dictum Secundum Quid (Özelleştirme ve Genelleştirme)
örnek: Maduro, Rusya ile ile ilişki halinde, Erdoğan ile tokalaştı=AKP. Argümanlara cevap niteliği taşımaz, akılsızca genellemelerdir ve konu açısından cevap niteliği taşıadığı gibi, bir argüman da sunmuyor.
Neonardoyu sokakta gören mafyacı yankesiciler, "dün sevmediğim birisiyle tokalaştığını gördüm" iddiasıyla, cebindekileri almak ve bundan sonra kendilerine çalışması AMACIYLA, suratına okkalı bir kondursalar, kendilerine çalışmaz ise, daha beter edeceklerini söyleseler, teşekkür mü edecek? peki gerekçe ne kadar geçerli? Biz kendisine yapılan bu davranışın çıkar amaçlı şiddet ve şantajara(örneğin ambargo yaptırımalr! vb) başvurmak olduğunu ve demokrasi, hak, hukuka da aykırı ve gasp olduğunu söylüyoruz, kendisi ise, örtbas etmek ve desteklemek(!) adına kılıflar uyduruyor. üstelik sadece kendisine bunu yapan mafyaya ayrıcalık tanyor, başkası yaparsa karşı çıkıyor... nerden baksan tutarsızlık, ahmakça.
Genelden->özelesafsatası
Şiddet yanlıştır, o halde sana saldırana karşı koymamalısın. -
Tersi, Özelden, İstisnadan Genele safsatası;
Şiddete karşı olduğunu söylüyorsun ama kendin de sana saldıranlara karşı kullandın, demek ki şiddet doğrudur.
Fallacy Of Division - Bütün için doğru olanın, bütünün her parçası içinde gerçerli olduğu safsatası.
tersi, parça için geçerli olanın, bütün içinde geçerli olduğu safsatası, sözde-bilimin en çok kullandığı safsata, kuantum cinleri, kuantum koçluk, kuantum...+n
Irrelevant Conclusion (Alakasız Sonuç) safsatası
Argümanla alakası olmayan çıkarımlar safsatası(bir önceki mesajıma bakılabilir), Leonardo'nun tüm sözde cevaplarında mevcut)
Fallacy of Red Herring (Konuyu Saptırma) safsatası Leonardo'nun tüm sözde cevaplarının ana yapısını oluşturuyor)
SONUÇ:Leonardo, ABD merkezli ambargoları, yaptırımları, işgalleri, yağmayı, gaspı salt pratik olarak değil, teorik ve sorumluluk bazlı olarak da savunmakta,bağımsızlık ve özgürlük mücadelesine karşı, seviyorum dediği cumhuriyete de karşıt olduğunu bilmemektedir. Çaresizce konuyu provoke ederek, trolleyerek manipüle etmeye çalışmakta ve alakasız sonuçlar türetmektedir.Ben bu konuda ABD'yi bile artık suçlamıyorum. Hatta toprak ağalarını / sermayeyi bile suçlamıyorum. Bunun bence olacağı vardı. Tıpkı İran gibi.
Emperyalist yandaşlıkta çığır açarak, yeterince gösterdin! Bunu da argüman diye sunuyorsun, iddia makamı savcısı olarak yine hata yapıyorsun! Başkalarını neden suçluyorsun, kendi ifadelerine bari saygın olsun, olacağı varmış desene! Neden bu kadar ikiyüzlüsün, neden safsata ürettin, konuyu trolledin o zaman? Nerden baksan tutarsızlık, ahmakça..
İran farklı bir konu, ABD'nın kirli çarşafları, yeşil kuşakları orada da mevcut, örneğin IŞİD projesini de, lojistiğini de biliyoruz, ama her zaman evdeki hesap, çarşıya uymayabiliyor ya da böylesi işine geliyordu, yağmayı ve gayrı meşruluğunu, meşru kılmak için, terörizm gerekçesi üretmeli veya olanı güçlendirmeliydi... ABD İran'ı, bir Somali, Afganistan olarak görmek istemişti
Karılar din adına yapmıyor ki. İdeolojik silah olarak ortalıkta çarşafla dolaşıyorlar. Emperyalistin suçu mu? Hatta 90'lardan beri Feto filan başını örten karılara para ödüyor?
- Bunlar ciddiyet midir?
Senin o köhne ataerkilliğine, "karı" değil kadın. Bu örneğin de safsata, peki bu akıl, akıl mıdır, bu beyin beyin midir, ciddiyet midir?
Bu da yine ÖZELDEN-GENELE safsatası, Fallacy Of Division saftasası, alakasız örnek üzerinden özelden-genele iddia safsatası... Bu örneğin, emperyalizmin sömürü ve sömürgecilik, yağma-talan-hegomanya ve elbette bağlı strateji ve taktiklerinin, politikalarının olduğu gerçeğini değiştirmiyor ki? FETÖ de bir "yeşil kuşak", ABD projesi ekseninde değil miydi? :)
Yani: Maduro'nun yaptığını yapma. delikanlıca çık: BU oldu ve bu benim yüzümden oldu. de artık. :)
benim düşüncem :)
Evet benim yüzümden oldu, çok fazla suçum var, buralara sığmaz ki, ama lütfen kabul et yüce savcım, süre ve yer kısıtlı o yüzden savunmam özet olacak... Yüzıllardır venezeula'yı da zincirli köle yaptım, kölelerin özgürlük savaşı ve mücadelesinden sonra, işgal yerine(ki çok maliyetliydi!), ekonomi-politik hegomanyam altına aldım, petrolünü, altınını, iliğini sömürdüm, ekmeğini yağmaladım, başına da ceplerine pay tıkıştırdığım, ülkeyi bana peşkeş çekebilecek işbirlikçi haline getirdiğim sermaye ve kuduz köpeklerini diktim. özellerine kadar girdim, nasılsa her şey benim hegomanyamdaydı. Kölelerimden oluşan askerlerimle, medyamla, kitle iletişim araçlarıyla, sattığım silahlara eklediğim basit yazılımlara, binlerce ajanımla her bir deliğe kadar gözlemledim. aidiyet siyasetleriyle toplumları, resmi, gayri resmi ve meşru, gayri meşru araç ve yollarla, yağmaladım, iliğine kadar sömürdüm, birbirine düşürdüm. hali hazırda olan işime yarar kamplaşma varsa güçlendirdim, lojistiğini sağladım, olabilecek en yüksek gasp, yağma stratejisi uyguladım. koşulları lehime dönüştürdüm, çıkarım için liderlik ettim. Güçlüydüm ve çoğunlukla başardım, sonra bir komünizm hayaleti çıktı karşıma, han-ı yağmam devrilmesin diye, kölelerime kulak vermek zorunda kaldım, acayip kinlendim ve nefret ettim, her türlü yolla boğma propagandaları, taktikleri, yaptırımlar uyguladım, ölsünler diye uğraştım, askeri işgal yollarını dahi denedim, ama o zamanlar çoğunda yenildim, güçlüydüm propaganda da kazandım çünkü onursuzca davrandım, gerçekleri saptırdım, karaladım, zaten biliyorsunuz, tarihte de böyledir, üçkağıtçı, hilebaz çoğunlukla kazanır ama mutlak değildir...
İtiraf ediyorum, ben emperyalizmin kendisiyim, bütün suç bende değil evet, kölelerde de, ama onları bu hale zorlayan da benim, mecbur bırakan, şartlandıran da benim, lakin istemsemde taviz vermek zorunda kaldım, bir kaç yüzyıl çıplak ve kutsal efendilik, kölelik hakkım için direndim!, Yönlendiren-yöneten, sömüren benim, çıbanın başı da benim, küçük çıbanların başı da, parayla satın alamazsam, şantaj yapıyorum, en ideal şantaj yolum ekonomik-politik olarak çökertme, AMBARGO vb yaptırımlar.. tam bir insan ve emek, kaynak, doğa düşmanıyım, aşırı israfçıyım da, modern yağmacıyım, talan ve yağmam uğruna herşey bana mübahtır... her yol var bende, ben sermaye egemenliğinin cisimleşmiş haliyim, asıl mesele daha derinde, insan ihtiyaçları, istismar, sömürü, mülkiyetin biçimi, üretim araçları, üretim ilişkilerinde yani ayrıcalıklı bir azınlık dışında(%1) her doğan köle ya da hizmetçi doğuyor, istisna safsataları gerçeği değiştirmiyor... sermaye bende,milyarlarca insanı kandıracak güç de bende, neredeyse her şeyi satabiliyor, satın alabiliyorum, dünya kaynaklarının %60'ı patronlarıma, baronlarıma akıyor, ben ki milyarları kandırabiliyorum, emeklerini cukka edebiliyorum, bedenen değil fikren de köle edebiliyorum, %99 baronlarıma çalıyor, büyük balıktan küçüğüne kadar... ben ki dünyanın sadece %1'ini ve çıkarlarını temsil ediyorum, cisimleşmiş haliyim, savaşım, yağmayım, talanım...
İnsanların çoğu gönüllü askerim haline geliyor, neredeyse tüm kurum ve kuruluşlar benim patronlarımın, onların gücü var, sermaye en büyük güç,, mankurt düzeydekiler hele, beni öyle bir seviyorlar ki, beyin orgazmı yaşıyorlar, gerçi geriye kalan beyin demeliyim, mercimek tanesi kadarı yetiyor onlar için, işlev dışı bırakabiliyorum. Leonardoyu neo-faşizmin başına geçirmeyi çok isterdim, Nazı enformasyon bakanından daha yetenekli olabilir! Ama öyle bön, bön bakmayın, beni bir kişi olarak aramayın, kişi değilim, ben bozuk bir düzenim, bir cisimleşmiş halim, biliyorum ki mutlak değilim, en büyük korkularımdan birisi de, bana cenneti yaşatan cehennem kölelerinin uyanması, uyandırılması. Neyse ki şimdilik, yalan ve aldatmacayla, insanları kendisine yabancılaştrmakla, çeşit, çeşit meta feştizimiyle ve bir çok yol, yöntemin ve sadık, üstelik bedava hizmetkarlarımın, elimde olan kitle ve inanç iletişim organlarıyla(lanet olsun, patronlarım onlara da cici paralarını harcıyor!) gücüyle buna engel olabiliyorum... Suçluyum ama asla çekilmeceğim, dünyayı değil evreni dahi sömürgem yapmak için çalışıyorum, çoğunu ulvi bir amaç gibi gösteriyorum, bu benim karakterim, suçluyum, ama baronlarım suçlarımla sömürebiliyor, heleki kişinin durumunu, kişileri o duruma ben sokmuşken, muhtaç ve çaresiz kılıp, mağdur ederek, sonra da mağduriyetini, çaresizliğini istismar ederek, sığınak olarak kucak açmam(?), onları karşılığında köle etmem suç mu? Bunun isitmar suçu olduğunu da biliyorum, sonuç olarak kapitalistlerin cenneti-sınırlı sayıda kişi-, cehennemin-milyonların- üzerinde yükseliyor, bu benim şeytani gerçeğim ve aydınlardan, gerçek sendikalardan, sosyalistlerden, anarşistlerden, komünistlerden, gerçek sosyal demokrasiden nefret ediyorum. çünkü gerçekliğimi ve sömürgelerimi açık ediyorlar, kölelere özgürlük gibi sakıncalı(!) düşüncelere sahipler, istiyorlar ki %1, %99'u sömüremesin, binbir alavere çeviremesin. elinizi vicdanınıza koyun, bu hak mı, adalet mi, milyonların cehenenmine basarak, cennet hayatı yaşamak suç mu?! neyse ben olanca gücümle icaplarına bakıyorum, en iyi sonuçları da propaganda ve enjeksiyonla, iletişim araçlarını elimde tutan (sermaye) gücümle elde ediyorum, fiili işgallerde ise yenildim ama her iki alanda açtığım yaralar kangrene dönüştü. Yesinler birbirini... özleri ise tamamen safsata, olguya değil, safsatalaştırdığım kurgularla saldırıyorum, fetişizm, umut sömürüs ne ararsan bunalr bile var İnsanların çoğu taktiğimi anlamıyor ve inanıyor, baksanıza Leoya, Mao dedi! Benim tüm bu çıkarlarımın ve uğruna saldırı, gasplarımın, sömürümün sebebini, amacını Maduro sanıyor, Maduroyu 1000 yaşında sanıyor, ben tamamen günahsızım gözünde, sömüren, gasp eden ganimet için saldıranın ben olduğumu görmüyor, görse bile inancından şaşmıyor, bu kadar başarılıyım işte, bu kadar bön hale getirebiliyorum ve beni eylemler bana ait olmasına rağmen asla sorumlu tutmuyorlar da,-yukarıda bir alıntı mevcut! konuyu bulandırma safsatası da otomatik işliyor, kulluk ve kölelik işte. Ama biliyorsunuz, siz tanrılara(efendilere) hizmet için yaratıldınız, sizi uslu çocuklar sizi, suçluyum ve suçumla mutluyum... DELİKANLICA ÇIKTIM VE İTİRAF EDİYORUM (Ama bir gün bu olacak, köleler uyanacak, bir kaç kez yenildiler, ama yenile, yenile kazanmayı öğreniyorsa? işte o zaman yandığımızın resmidir, gerçi yapay zekayı rayına oturtursak belkide bunca köleye ihtiyacımız kalmayacak, mitoljsi de zaten uygun, efendilerin, işe yaramaz, çok fazla sayıda çoğalmış ve maliyet haline gelmiş köleleri kırması, yani tanrı(sizler için tanrı, bizler için, biz) bir Nuh Tufanı verir elbette, hahahahahahohohohoho)...
Olgular değil, kişiler üzerinden safsatalarını defalarca işledik! Dediğim gibi daha ilk paragrafında safsataya denk geliyorum, yeni türden safalar üretmezsen -ki tümüde ortada ve değindim- zaten seninle vakit harcamak istemiyorum, değmiyorsun...
spartacus
26-05-2019, 04:52
Spartacus olması gerekeni söylüyor biraz romantik, pek takılma. Ama ben hak veriyorum.
Spartacus adalet olayına takıntılı birisi. Onun görüşünde yamyamlar varken bu düzen gitmez.
Olur olmaz ama ben hak veriyorum.
:) Konuya demokrasi bilerek dahil edildi, şu bildik kılıf, terörizm kılıfını kullanamıyorlar, geriye yağma ve ganimet savaşı namına, demokrasi, diktatör gerekçe-kılıfı kaldı(tek dertleri petrol, altın, Latin Amerikayı kaybetmemek ve örnek olmaması vb). önceden bilseler terörize ederlerdi, sonradan denediler ama sonuç alınamadı. Örneğin Chavez döneminde kendi kitlesine silah sıktılar (CIA değilse kim yaptı-rdı?), sonrada Chavez'e yüklediler, ama görüntülere yakalandılar.
Örneğin Castro da, bir başka rekorla, 500 üzerinde suikast ile tarihe geçti, bir dolu komplo teorileri, komplolar, karalama propagandaları ambargolar vs... Küba'da ne isteniyor peki? Amaç ne? Öyle terörizm, yok diktatör bunlar en acımasız kılıflar, en temel sahte propagandaları-zira asıl terörizm, diktatörlük ve hegomanyacılık kendilerinde. Örneğin, bırakalım her türlüsünü, yaptırım yapacağına dair tehdit=terör yöntemidir :).
Ambargo= TERÖRDÜR.
hasılı demokrasinin özü, özgürlük, eşitlik, hak ve adalettir, bu platformdur. Demokrasi bu platform üzerinde anlam kazanır, platform nedir biliyorsundur, çökerse üstündeki de çöker(!). örneğin: ayrıcalıklılık neye yol açar? Adaletsizliğe, eşitsizliğe, özgürlüklerin gaspına... adaletsizliğin ve güçlü olanın egemen olduğu, ister soyluluk ile, ister sermaye, isterse bürokratik güçle olsun, orada gerçek bir demokrasiden söz edemeyiz. özünde işleyiş mafya sistemi gibi, hükmü ve gücü elinde tutan, iktidarı da satın-alıyor, ister kan meşruiyeti, ister para, sermaye güc, ister fiziksel-askeri-bürokratik, ilizyonik güç, bunlar sadece hükmün-hükmetmenin yol taşları, hükümet kelimesi dahi bir garabet... mafya yöntemleriyle, işleyiş, taban aynı, ama biçim farklı ve adına temsili demokrasi dediğimiz, ama sermaye ayrıcalığının her dalda egemen olduğu(en önemli sorunlardan birisi) koşullarda partilerin parkurda yarışıp toplumun seyirci olduğu,,,, demokrasi değil, bypasstır, manipülasyondur, biçimseldir. Bu esas ve usül açısından böyle.
örnek mi? vereyim; Sömürüyü ve bağlı eşitsizliği, adaletsizliği, özgürlüğü pratik olarak devre dışı bırakan sermaye faktörünü ortadan kaldırmıyorsun, ama, olumsuz sonuçlarına karşın, sömürülen ve isyan edene, bazı sosyal hakları tanımak zorunda kalıyorsun, bazı hakları tanımazsan nasıl sömüreceksin ki?. Nedir bu? Biçimdir ve adaletsizliğinde pratik kabulüdür, taşıma su ile dönen değirmendir, ama bolca suya(kamusal ekonomiye) gereksinim duyar. ya o ekonomi karşılayacak güçten mahrum kalırsa? Handikaplar, paradokslar ve işte dünya kaynak savaşları, sözde adı sol, sosyal demokrat olanların dahi, savaşa hayır, katılımcı demokrasiye evet demesi gerekirken, savaş çığırtkanlığı yapabiliyor, sermaye neredyese hepsine hakim hale gelmiş, artı sermaye yayıldıkça, emperyalistler dünyayı gasp ve pazar, ucuz işgücü haline getirdikçe girdi ve paylar sağlanıyor, ya sömürge halklar, canları çıksın, amaç iliğine kadar sömürmek,kendi vatandaşalrı dahil ama şimdi bazı haklarla tavizler, sus payı verebiliyorlar... tümünün de bir temeli, mantıklı bir sebebi var. Paragrafın başında, sömürgeyi ortadan kaldırmıyor, olumsuz sonuçlarını bypass etmeye kalkışıyor, yani nedeni değil sonucu esas alıyor(biçimsel farklar!) demiştim. sorunun kaynağı orta yerde dururken sonuçla oynamanın bir bedeli var. Dolayısıyla güçlü bir ekonomi ve kaynak girdisine, haliyle, sömürünün ve sermayenin yayılımı ve getirisi, pay gereksinimini karşılama ihtiyacı var. ya ekonomi çöker, kaynak getirileri sağlanamaz, ekonomi kamusal alanları karşılayamaz hale gelirse ne olacak? Sermaye kendi işçi-emekçisine daha fazla çökecek, haklar kırpılmaya çalışılacak, sağ zihniyet ve kamplaştırıcı aidiyetler güçlendirilecek, sosyal haklar, kamusal maliyetler karşılanamayacak (lades!)
Eline iğne batarsa çıkartırsın, çıkartmak yerine, acıyı hafifleten biçimde açı vermek, nereye kadar? iğneyi çıkartmadığın sürece, çözüm değildir.
Adalet, hak ve özgürlük vb takıntım değil, demokrasinin temeli, gerçeği, ESAS ÖLÇÜTÜMÜZ. İlla her an ve bölgede tamamen aynı olmayacak, biçimde farklar olabilir, ama koşullar aynı ve eğer biz demokrasiden söz ediyorsak, elbette ölçütü temelden ve kavramın tanısından hareketle alacağız. Boşver kişileri, konu belli, aslolan hayattır. (koşullardır) (https://www.siir.gen.tr/siir/n/nazim_hikmet/cankiri_hapisanesinden_mektuplar.htm)
sana bir soru, konumuz kilit ve sürgülü kapı nasıl kitlenir, cevabın nedir? Anahtar, sürgü vs takıntısı mı? :)
spartacus
26-05-2019, 14:29
ilk elden, İspanyol Amerikan Savaşları ve sonuçlarına kabaca göz atılabilir (http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/42/409/4495.pdf)
EMPERYALİZMi kısa, kısa, pasajlar...
Giriş pasajlar.
İlgili alıntı Senatör Albert J. Beveridge'nin bir konuşmasına ait. Şimdinin dünyası ise medyanın ve iletişim ağının gücünden dolayı, neredeyse tamamen kontrol altındadır ve artık eskisi gibi, açık beyanların yerini, kof propagandalar ve aldatmalar, gizli kapaklı ilişkiler, anlaşmalar aldı. Rakiplere gözdağları, 19-20 yüzyılda olduğu gibi direk değil, dolaylı diplomatik dillerle, oraya, buraya sayılı asker gönderip, bayrak dikmekle, askeri tatbikatlarla, komplolarla, şantajlarla, yaptırımlarla, gümrük vergileriyle, dolaylı bir kullanmaya ve kılıf olarak, "din, ırk söyleminden, terörizm, diktatörlük, demokrasi götürmek, nükleer silahı var" gibi alanlar üzerinden istismar edilmeye ve emperyalist yağmanın her türlü biçimi saklanmaya başlandı(esasında temel prensipler ve startejiler hiç değişmedi, değişmesinin de koşulları mevcut değil ,zira belirleyici olan sermaye ve ilişkileri, üretim ilişkileri, kaynak sömürüsü(işgücü de dahil), pazar gereksinimi değişmedi, kapitalizm ve sermaye sistemi sürdüğü sürece de bu temel stratejiler değişemez- kişiler, simalar değişebilir, temsilciler, politika ve taktikler bazen şahin, bazen tilki kılığına girebilir vb, kişiler değil tüzel kişilik belirleyici, bunların altında dahi sermaye sınıfının koşulları, güncel ihtiyaçları yatar.
Sermaye(baron-patron sınıfı) devletini, feodal devlet üzerinden yarattı, konuşlandırdı ve asıl iktidar büyük patronlar siyaset alanında neredeyse hiç görülmedi, kendilerine bağlı temsilcilerle, bürokratik mekanizmalarla, belirttiğim din, tanrı, yüce toplumumuz(!), boş algı operasyonları, kendi çıakrları namına yarattığı çakma ideolojileri, çakma siyaseti topluma benimsetme, medya ağıyla, ticari ilişkiler ve şantajlarla bir çok yolla hegomanya ve sınıf yapısı, emek-sermaye çelişkisi, sömürü, üretim-ilişkleri, mülkiyetin biçimi, sermayenin değişmez(!) karakterinden, yapısından ve sistemin belirleyeni olmasından vd, kısaca sistem değişmedi...
Ana-temel Strateji temelinden kısa pasajlar aktarmayı düşünüyorum. 1. Emperyalst Paylaşım savaşına dair de fikir edinebiliriz.
Artık ABD dış politikasında yeni bir dönem başlıyordu. Bu yeni dönemdeki Amerikan dış siyasetinin ve ekonomisinin yeni yönünü Senatör Albert J. Beveridge'in sözleri şu şekilde özetliyordu: "Daha soylu ve daha erkek insanlardan doğan daha yüksek uygarlıklar karşısında, alçak uyarlıkların ve çürümekte olan ırkların ortadan kalkması Tanrı'nın sınırsız tasarısının bir parçasıdır ...Amerikan fabrikaları Amerikan halkının kullanabileceğinden daha fazlasını yapmaktadırlar, Amerikan toprağı tüketilebildiğinden daha fazlasını çıkarıyor. Tutunabileceğimiz yol, bizim için çizilmiş bir yazgıdır; dünya ticareti bizim olmalıdır, olacaktır. Ve bunu anamızın [İngiltere] örnek olduğu biçimde yapacağız. Bütün yeryüzünde Amerikan ürünlerinin dağıtım noktaları olarak ticaret karakolları kuracak, Okyanus'u ticaret filomuzla kuşatacak ve büyüklüğümüzle orantılı bir donanma oluşturacağız. Ticaret kollarımızın çevresinde bizim bayrağımızı dalgalandıran ve bizimle ticaret yapan, kendi hükümetlerine sahip büyük sömürgeler kurulacak, kurumlarımız ticaretin kanatları altında bayrağımızı izleyecektir." ABD'nin Filipinler'e kadar uzanmasını değerlendiren Senatör Beveridge ise şöyle diyordu: "Filipinler sonuna dek Birleşik Devletler'e ait topraklar olarak kalacaktır. Ve Filipinler'in biraz gerisinde Çin'in sınırsız pazarları yatmaktadır. İkisinden de çekilmeyeceğiz. Takımadalardaki görevimizden vazgeçmeyecek, Doğuda elimize geçen fırsatı kaçırmayacağız."Senatörlerin açıklamaları da gösteriyor ki ABD, emperyalist isteklerini artık saklamıyor, hatta ilan ediyordu.
https://dergipark.org.tr/download/article-file/607167
Ayrıca bknz: Terörün Gizli Efendileri: Dünyayı Armagedona Zorlayanlar... (https://books.google.com.tr/books?id=Ql6LDwAAQBAJ&pg=PA157&lpg=PA157&dq=amerikan+belgeleriyle+amerikan+emperyalizminin+ do%C4%9Fu%C5%9Fu+senat%C3%B6r+albert&source=bl&ots=Eqy-ejT9R2&sig=ACfU3U3FUf_49zVVmeq5BFJiszwPtUMGaQ&hl=tr&sa=X&ved=2ahUKEwivwYeJ9rjiAhWQw4sKHVmlDNoQ6AEwAHoECDEQA Q#v=onepage&q=amerikan%20belgeleriyle%20amerikan%20emperyalizm inin%20do%C4%9Fu%C5%9Fu%20senat%C3%B6r%20albert&f=false)
Yönetim ve devlet olgusu, bize anlatılan masallardaki gibi değildir, hükümetler esasında temsilci-kukla konumundadırlar ve gizli veya açık biçimde, salt ülkeler değil Dünya, büyük patron, baronlar, kısaca sermaye ve mafyası tarafından yönetilmekte ve yönlendirilmektedir. Daha basit formüle edersek, iktidar sermayenin, temsil ise garabet ismiyle hükümetindir, hükümetler gider, gelir, ama iktidar kalıcıdır ve asıl güç, devlet ve araçlar iktidarın elindedir, daha doğrusu devlet, sermaye sınıfı içindir ve daha önce dile getirdiğim gibi siyaset, ekonomiden doğar, ekonomi ise bize analtıldığı gibi salt finans yönetimi ve grafik değildir, her günümüz ekonomiyle geçer, hatta kaç saat uyumamız gerektiğine, ne kadar vaktimiz olduğu konusu dahi ekonomi alanına girer...
Yönlendirmenin çeşitli yol ve yöntemleri var, dolaylı ve dolaysız. Dikkat edilirse - eğer emperyalist temellerin ve stratejilerin - nihai hedeflerin - temellerinin atıldığı dönemlerde, örneğin ABD'de DİN, Hristiyanlık ve Tanrı ifadeleri sıklıkla kullanır, sermaye devlet elindeki tüm araçlarla, hatta ilkokul çağından itibaren dahi, toplumsal motivasyonu(güdülemeyi-güdümü-gütmeyi) sağlar. Böylece elit bir azınlığın, büyük mafyanın, çıkarları, subjektif, sahte bir yabancılaştırmayla, toplumsal niteliğe büründürülür, kısaca toplumlar sömürülür ve aldatılır... detaylar daha sonra.
örneğin FETÖ örgütlenmesinin kökeninde, öncelikle CIA proje ve ekonomi-politik yatırımları, saygın(!) iş adamları ve ordunun yüksek rütbelileri vardır. Strateji bellidir, mesele nasıl uygulanacağı ve toplumun nasıl kandırılacağı, motive edileceğidir ki, bu motivasyon da, yüce, ulu gibi ifadelerin rahatlıkla kullanılacağı, kolay aldatmaca sağlayacağı biçimde, din veya ırk kavramları üzerinden, baronların çıkarları sanki toplum adına ulviymiş gibi gösterilerek, kitlesel taban esaslı sağlanır ve partiler üzerinden de bu taban üzre saçma, sapan subjektif bir sirk gösterisi sağlanır, sermaye, paranın gücü ise temel avantaj sağlar, kısaca bozuk düzendir, sağlam çarkı bulunmaz... her şey kılıfına uygundur. detaylar daha sonra.
Gelecek Referanslardan birisi: Rockshield ailesi...
Not olarak kalsın, temel-teorik açıdan değil, alıntıları, referans baronlar ve firma isimleri açısından başvurulabilir.
J.Coleman: 300'ler Komitesi 'Komplocular Hiyerarşisi' ,
venezeula vb perde arkasının aydınlatılması açısından da, devam edecek...
Leonardo
27-05-2019, 15:27
zengin krosu ne ben o kısmı anlamadım? Avrupa'da kro zihniyetli insan dolu var.
Bulgaristanda falan elbet var ama ben OECD, G7 tarzı ülkelerden bahsediyorum.
Mesela zengin olup gidip Afrika'da soyu tükenen hayvan avlayanlar..
- Aslında haklısın.
Da genel olarak, bizden daha maddiyatçı oldukları için, parayı çok dikkatli kullanırlar. Her şeyi hesap ederler.
Mesela Berber pahalıdır. Öyle kafalarına göre kahve içmezler. O da pahalıdır. dışarda yemek yiyeceklerse, mesela yakınlarda üniversite yemekhanesi varsa, gider orada yerler. O da pahalı. Lokantalar filan güzeldir. Ama oradaki düzen farklı biraz. Yani K.ro gibi davranmak her baba yiğidin harcı değildir. O yüzden Almanya'da filan, daha çok Türk asıllıların böyle şeyler yapıyor olacağını varsayıyorum :)
Ama faşist yürüyüşleri vesaire, o tip insanlardan uzak durman gerekiyor. Genelde ligli isimleri olur bu grupların.
Türkiye bir tane. Bunu ben savunuyorum. 5 sene yurtdışında yaşadım.
Memleketimizin değeri olmasa gelip burda bunu yazmam bile. Ama bu ülke özel.
Yurtdışında zengin Türkiyeden göçen var, genelde kendi şirketlerinin başındalar.
Yoksa seni zengin etmezler, ayrımcılık var. Polis teşkilatındasın diyelim 1 az kıdemli Alman ve
1 çok kıdemli T.C. kökenli yerine az kıdemliyi seçerler. Özellikle kuzey rein vestfalya
"Salafizm karşıtı Holiganlar" filan vardı 2017'lerde :)
- Türkiye'de akıl almaz olaylar olup duruyor. En basiti mesela Uğur Mumcu'nun öldürülmesi, 70'lerde polisin kendi gencini alıp işkence etmesi / tecavüz etmesi filan. Sonra İstanbul gibi kentlerde Mafya sorunu filan var.
Fırsat bulan ve aklı başında olan herkes kendini bu ülkeden kurtarmak istiyor. Sebebi de oranın "daha güzel" olması değil.
Spartakus emperyalizmi halen kömür / petrol / demir madeni sanıyor.
Alakası yok: Ülkenin Başında Refah Partisi / AKP varsa, o zaman emperyalizm vardır. yazarlar düşünürler / gençler öldürülüyorsa, darbeler oluyorsa, diktatörlere halk karşı çıkıp dış güçler bunları yerinde tutuyorsa. O zaman emperyalizm vardır.
KOnu dışı oldu ama. Spartakus'a 2 haftadır bunu anlatamadım.
Giden de bu yüzden gidiyor. Sadece Kürt etnik kökenli olduğu için Almanya'ya gitmek zorunda kalan insan tanıyorum.
- Fırsat olsa bende giderim.
ForumKirpisi
27-05-2019, 15:59
almanya vs gibi ülkelerde lokantaların yarısından fazlasını göçmenler işletiyor.
ingilterede öyle kötü lokanta ve marketler var ki, göçmenlerin işlettiği
zincir olan ve artizan mutfak yerleri kastetmiyorum.
lokanta, market gibi yerler türkiyedeki büyükşehirlerdeki mini marketlerden lokantalardan
çok daha kötü.
hem eski püskü. hem idare bakımından bizim kaliteli lahmacuncular fark atar.
ben girip yemek almadan çıktığım yerleri biliyorum. altı üstü sosisli sandviç alcaktım.
bizim memleket gıda, restoran, markacılık, vizyon çok daha ileride.
frankfurtun göbeğinden bahsetmiyorum biraz aralara gidin uçlara.
bizim lahmacuncular çiğ börekçiler bile ne hal aldı. cilli gibi her şey yepyeni. los angeles
villa mimarisi gibi yapıyorlar. yerlerden ışıklar bitkiler falan.
mesela ingilterede çoğu costcutter çok dandik. Şok marketler Tescolardan iyi.
Hollandada spar çeşit kötü.
Migrosların karşılığı whitrose onlar lüks. Onlar biraz iyi. İkonik yerlerdeki Tescolar iyi oluyor.
Bi de Marks and Spencer lüks oluyor. Bizim marketler kadar şubeleri yok.
Onlarda evler eski olduğundan, dükkanlar falan küçük market alanları restoran alanları sıkışık.
Almanya o konuda biraz avantajlı. 1944-45 dümdüz olduğundan.
Leonardo
28-05-2019, 18:29
Tüm ifadelerime de katılabilirsin, yeterki her ifademi trollemekten, çarpıtmaktan bir vazgeçesin. Bir yöntem üzre ve konuya dair yazıyorum, sen her paragrafın altı boş, daldan dala atlıyorsun, üstelik yne safsatayla çıkarımlar, hepsi de ayrı, ayrı ele alıncak konular. Söylemlerinin altını doldur, subjektif değil obejektif, bilimsel temelde olgulara ve gözlemlenebilir tabanı olmalı, çeşidi düşür, daldan dala zıplama. Senin gibi yazarsam iş kolay, her cevabımda, ABD emperyalisttir, kapitalizm yağma ve sömürüdür, Almanya açlık ülkesi -bir tane evsizi örnek al, özelden-genele safsatasını çak. Trump, Merkel, Macron vs dünyadaki tüm ölümlerin sorumlusudur, milyonlarca insanı öldürüyor der çıkarım, verem, kanser, doğa afetler, açlık, aklına ne gelirse eklerim üst, üste ve sonrada safsatayı çakarım, bilerek öldürüyorlar(senin sürekli yaptığn gibi), kanıt mı? nesnel kanıta ne gerek var? önlem almıyorlar-hönk!- işte ispatladım demem yeterli. Bu tarz subjektif, safsata, dogma, saçmalık...
- Tamamen ideolojik yazıyorsun sonra "zaten solcu değilim" filan diyorsun. Ekranın diğer ucunda da bir insan var. Anlamıyorum ki ne dediğini :)
Neyi bilmediğimi görmem lazım, saçma sapan, Merkel'i seviyom ben, ABD yi seviyom, suçlamıyom, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa ve bir dolu safsatadan ibaret sahte propagandalarınla görme şansım var mı? EVRİM TEORİSİNE inancı gereği karşı olanlarla tamamen aynı davranışlarla karşılaşıyoruz. en çok kullandığın safsatalar, tipik NEO-LİBERAL yöntemleri ele alalım(detaylıca izah edemem kısaca bazılarına değineceğim).
Yöntem / Trolleme yok.
"Küba için düşündüğümü Venezüella için düşünmüyorum" dedim. Yalan mı Söyleyeyim?
İran farklı bir konu, ABD'nın kirli çarşafları, yeşil kuşakları orada da mevcut, örneğin IŞİD projesini de, lojistiğini de biliyoruz, ama her zaman evdeki hesap, çarşıya uymayabiliyor ya da böylesi işine geliyordu, yağmayı ve gayrı meşruluğunu, meşru kılmak için, terörizm gerekçesi üretmeli veya olanı güçlendirmeliydi... ABD İran'ı, bir Somali, Afganistan olarak görmek istemişti
- Seviyeyi bozsan bile tekrar söyleyeceğim: - O hale gelmeden düşüneceksin. İran olmamaya / Taliban olmamaya, Saddam olmamaya çalışacaksın. - Ha oldun mu? O zaman TKP filan da seni kurtaramaz. İlla ki biri gelip seni yıkar. BUnu anlamıyorsan ne yapabilirim?
Senin o köhne ataerkilliğine, "karı" değil kadın. Bu örneğin de safsata, peki bu akıl, akıl mıdır, bu beyin beyin midir, ciddiyet midir?
Bu da yine ÖZELDEN-GENELE safsatası, Fallacy Of Division saftasası, alakasız örnek üzerinden özelden-genele iddia safsatası... Bu örneğin, emperyalizmin sömürü ve sömürgecilik, yağma-talan-hegomanya ve elbette bağlı strateji ve taktiklerinin, politikalarının olduğu gerçeğini değiştirmiyor ki? FETÖ de bir "yeşil kuşak", ABD projesi ekseninde değil miydi?
- Ben Yeşil kuşak filan bilmiyorum. Yeşil kuşağı bilen birini bul onla Feto'yu tartış o zaman. ben bu konulardan anlamıyorum :)
Mesajın kalanı:
- Spartakus Kısa yaz biraz. Çocuk gibi "Ben haklıyım, ne olur bana inan" noktasın ada gelme. Böyle tartışma olmaz.
örnek mi? vereyim; Sömürüyü ve bağlı eşitsizliği, adaletsizliği, özgürlüğü pratik olarak devre dışı bırakan sermaye faktörünü ortadan kaldırmıyorsun, ama, olumsuz sonuçlarına karşın, sömürülen ve isyan edene, bazı sosyal hakları tanımak zorunda kalıyorsun, bazı hakları tanımazsan nasıl sömüreceksin ki?. Nedir bu? Biçimdir ve adaletsizliğinde pratik kabulüdür, taşıma su ile dönen değirmendir, ama bolca suya(kamusal ekonomiye) gereksinim duyar. ya o ekonomi karşılayacak güçten mahrum kalırsa? Handikaplar, paradokslar ve işte dünya kaynak savaşları, sözde adı sol, sosyal demokrat olanların dahi, savaşa hayır, katılımcı demokrasiye evet demesi gerekirken, savaş çığırtkanlığı yapabiliyor, sermaye neredyese hepsine hakim hale gelmiş, artı sermaye yayıldıkça, emperyalistler dünyayı gasp ve pazar, ucuz işgücü haline getirdikçe girdi ve paylar sağlanıyor, ya sömürge halklar, canları çıksın, amaç iliğine kadar sömürmek,kendi vatandaşalrı dahil ama şimdi bazı haklarla tavizler, sus payı verebiliyorlar... tümünün de bir temeli, mantıklı bir sebebi var. Paragrafın başında, sömürgeyi ortadan kaldırmıyor, olumsuz sonuçlarını bypass etmeye kalkışıyor, yani nedeni değil sonucu esas alıyor(biçimsel farklar!) demiştim. sorunun kaynağı orta yerde dururken sonuçla oynamanın bir bedeli var. Dolayısıyla güçlü bir ekonomi ve kaynak girdisine, haliyle, sömürünün ve sermayenin yayılımı ve getirisi, pay gereksinimini karşılama ihtiyacı var. ya ekonomi çöker, kaynak getirileri sağlanamaz, ekonomi kamusal alanları karşılayamaz hale gelirse ne olacak? Sermaye kendi işçi-emekçisine daha fazla çökecek, haklar kırpılmaya çalışılacak, sağ zihniyet ve kamplaştırıcı aidiyetler güçlendirilecek, sosyal haklar, kamusal maliyetler karşılanamayacak (lades!)
- Tamam Tek yol devrim o zaman. diyeceğim de sonra yeşil kuşaktan Harun Yahya'dan filan söz ediyor. Kim olduğunu bile bilmiyorum. Benim beynimi s.meye çalışan bir taliban olmadığını nereden bileyim.
Bir de beni kızdırma. ABD gitti Talibanı yıktı. Ne yapayım üzüleyim mi?
Bir gün AKP'yi de birisi yıkacak. "Vay emperyalistler" mi diyeceğim. Yok Feto yok Harun Yahya. Bunlar ciddi tartışma değil. Kim olduğunu da söylemiyorsun. Ben Harun Yahya okuyan tiplerle konuşmam. Kendi muhatabını bul o zaman. Bak ben de sinirleniyorum !
Eline iğne batarsa çıkartırsın, çıkartmak yerine, acıyı hafifleten biçimde açı vermek, nereye kadar? iğneyi çıkartmadığın sürece, çözüm değildir.
Adalet, hak ve özgürlük vb takıntım değil, demokrasinin temeli, gerçeği, ESAS ÖLÇÜTÜMÜZ. İlla her an ve bölgede tamamen aynı olmayacak, biçimde farklar olabilir, ama koşullar aynı ve eğer biz demokrasiden söz ediyorsak, elbette ölçütü temelden ve kavramın tanısından hareketle alacağız. Boşver kişileri, konu belli, aslolan hayattır. (koşullardır)
sana bir soru, konumuz kilit ve sürgülü kapı nasıl kitlenir, cevabın nedir? Anahtar, sürgü vs takıntısı mı?
- İyi de sen hangi ideolojiden olduğunu bile söylemiyorsun ki. Sol argümanları alıyorsun. Ama 15 dakika sonra belki bana "AKP iyi işler yapıyor, MHP de iyi işler yapıyor, Amerika'ya direniyorlar" filan diyeceksin.
O yüzden sana yaşını, yaşadığın yeri, mesleğini sordum. Cevap vermedim. Benim aklımı bozmaya çalışan işsiz bir AKP'li olmadığını nereden bileceğim?
Sana o kadar güvenmiyorum. Bu kadar da samimi olma. Ya kendini tanıt, ya da daha mesafeli ol benimle. Anladın mı? :)
Diğer mesaj:
Karşında insan olduğunu unutuyorsun. Şİmdi de tarih dersine, komplo teorisi dersine başladın. Okumamı istiyorsan okuyabileceğim şeyleri link olarak paylaş. Konuyla da alakalı olsun. Ben bu şekilde tartışamam. Kusura da bakma !
Leonardo
28-05-2019, 18:31
almanya vs gibi ülkelerde lokantaların yarısından fazlasını göçmenler işletiyor.
ingilterede öyle kötü lokanta ve marketler var ki, göçmenlerin işlettiği
zincir olan ve artizan mutfak yerleri kastetmiyorum.
lokanta, market gibi yerler türkiyedeki büyükşehirlerdeki mini marketlerden lokantalardan
çok daha kötü.
hem eski püskü. hem idare bakımından bizim kaliteli lahmacuncular fark atar.
ben girip yemek almadan çıktığım yerleri biliyorum. altı üstü sosisli sandviç alcaktım.
bizim memleket gıda, restoran, markacılık, vizyon çok daha ileride.
frankfurtun göbeğinden bahsetmiyorum biraz aralara gidin uçlara.
bizim lahmacuncular çiğ börekçiler bile ne hal aldı. cilli gibi her şey yepyeni. los angeles
villa mimarisi gibi yapıyorlar. yerlerden ışıklar bitkiler falan.
mesela ingilterede çoğu costcutter çok dandik. Şok marketler Tescolardan iyi.
Hollandada spar çeşit kötü.
Migrosların karşılığı whitrose onlar lüks. Onlar biraz iyi. İkonik yerlerdeki Tescolar iyi oluyor.
Bi de Marks and Spencer lüks oluyor. Bizim marketler kadar şubeleri yok.
Onlarda evler eski olduğundan, dükkanlar falan küçük market alanları restoran alanları sıkışık.
Almanya o konuda biraz avantajlı. 1944-45 dümdüz olduğundan.
- Büyük oranda aynı bence. Ama onlarda bazı yerlerde biraz kokmuş oluyor. Haklısın :)
spartacus
28-05-2019, 21:53
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/42/409/4495.pdf
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/42/409/4495.pdf
Not;
Venezuela Petrol miktarı (2018): 300,900,000,000 Varil
Suudi Arabistan Petrol miktarı (2018): 266,500,000,000 Varil
Asıl yaygara, paylaşım yaygarası...
Leonardo
01-06-2019, 16:55
- Bu son mesajı düzeltir misiniz?
Her açtığımda PDF indiriyor. Başlığı kapatmak istiyorsan kapat. İnternetim yavaş değil ama bu çok yavaşlatıyor.
2) ABD'nin G. Amerika'ya sürekli müdahele ettiğini ben söyledim zaten. Benim dediğimi bana mı kanıtlıyorsun?
3) Ben Cumhuriyet rejiminin en iyi seçenek olduğuna inanıyorum.
En basit debeplerden biri:
- Aklına gelen bütün savaşları yaz. Sonra bunların içinden bir demokrasinin başka bir demokrasi ile olan 1 tane savaş var mı bak.
Savaşları Şu kral, Bu kraliçe, Şu Diktatör çıkartır veya demokrasiler ile bu diktatörler arasında savaş çıkar.
2 demokrasinin birbirine savaş açma örneği hiç yok.
Senin elinde de sadece Küba ve Çin örneği var. uygulanabilir cumhuriyet dışı rejim olarak.
Ben yapı olarak daima zayıftan yanayım. Adaletten yanayım. Yetişme tarzım öyle.
Benim AKP'nin yaptığı işleri beğendiğimi gördün mü? - Göremezsin.
Peki Venezüella'Nın başındaki AKP'yi savunmadım diye beni bana okuma materyalleri vererek mi cezalandırıyorsun?
/Bence çok yanlış yoldasın. Birde AKP'liysen söyle. Hemen gidiyim. Bana "ben AKP'liyim" de gideyim. :)
Leonardo
01-06-2019, 17:16
+ Geçmiş zamanlarda dünyada en çok övgü alan "Tam da Platon'un tarih ettiği Filozof-Kral" monarşisi denilen rejim de aslında Osmanlı Monarşisiydi. Diğer hepsi, Modern faşizm filan dahil onun yanında solda sıfır kalır. O bile batınca Türk halkı için yeni bir düzene geçilmesi gerektiğini anlamak zor olmadı.
- Neden peki?
- Ben de sana Öneri yapacağım. Thomas Hobbes + Machiavelli okuyabilirsin. Özellikle de ikincisini. Neden?
- O zaman anlarsın: Gücü insanlara zarar vermeyen bir şey yapmanın tek yolu vardır o da o gücü farklı insanlara dağıtmak.
- Neden?
- Çünkü yedirmezler. Sen geldin ülkenin başına çöktün. Senin yerine gelmek isteyen olmayacak mı? - Tekrar kardeş katli, saray entrikaları vs. gibi şeylere döneriz.
Ve tekrar ediyorum: Bunun iki istisnası var:
1) Küba
2) Çin.
- O kadar.
K.Kore'ye bak. Halk aç şu anda. Ambargo yüzünden de değil.
Venezüella'da da asıl sebep Ambargo değil. Öyle rejimlerde (Türkiye'deki gibi) devlet aygıtı işlevselliğini yitiriyor. Rüşvet / adamcılık / kleptokrasi artıyor. Olan da halka oluyor.
- Dİğer aklıma gelen istisna belki Nazizm'dir. Da bunu açıklayacak kadar bilgi bende de yok.
Ama Eski Rusya'da da rüşvetçilik, adamcılık, kleptokrasi almış başını gidiyordu. Hemde o kadar Kızıl-Teröre rağmen.
Yani zamanın var gibi görünüyorsun. Niye zaman ayırıp "Toplumsal sözleşme nedir? Neden vardır? neden icat edilmiştir?" diye sormuyorsun.
Senin Gücün konseylerde olduğu Küba tarzı demokrasi anlayışına bile bir şey demedim. Da sen karşıt düşünceye şans tanımıyorsun.
spartacus
01-06-2019, 21:41
Senin Gücün konseylerde olduğu Küba tarzı demokrasi anlayışına bile bir şey demedim. Da sen karşıt düşünceye şans tanımıyorsun.
Kafa yapın ortada, GÜÇ kelimesiyle başlıyorsun. "Bile" bir şey dememiş, safsatadan başka ne diyebildin ki? Kübadaki, henüz tam anlamıyla geçiş süreci sağlananamış(başarılı olamayabilir de) demokrasinin boku dahi, dünyadaki kapitalistlerin sahte ve düzenbaz demagograsi otokrasisine fark atar. Kılıfların para etmiyor...
Venezeula ABD nin kuklalarına tekrar geçse, bunlar deseki, ABD petrolümü, elverdiği ölçüde her kalem ürünümü kendim işleteceğim dese, emperyalist çıkarları değişecek mi? bu sefer de hükümetdeki kişi bir kaç günde dünya medyasının gözünde hırsız, terör destekçisi, tecavüzcü(bir CIA elemanı çıkartılır bana tecavüz etti dedirtilir biter, medya da onların) vs ilan edilir, zaten özellikle kleptokrasi hakim olur, olmazsa CIA devreye sokulur, malzeme yine çıkartılır, darbe yapılır vs.. emperyalizmi alt etmenin temel yolu toplumsal bilinç ve dolayısıyla örgütlenmekten geçer...
karşıt düşünceye şans mı vermiyorum, dünyayı o otokratik mafya düşüncesi yönetiyor, ne fırsatından söz ediyorsun? yoksa karşıt düşünce derken, yaptığın bariz emperyalist köpeklikten mi bahsediyorsun? Teorik olarak ise, zaten fırsat verilecek bir yanı yok, feodalite de yaşamıyoruz artık...
Venezüella'da da asıl sebep Ambargo değil. Öyle rejimlerde (Türkiye'deki gibi) devlet aygıtı işlevselliğini yitiriyor. Rüşvet / adamcılık / kleptokrasi artıyor. Olan da halka oluyor.
Şu an kısa vade de, en önemli sebep ambargodur, ekonomi ile grafiklerdeki eğrileri ambargo ile doğru orantılı... boşa uygulanmıyor, ambargo faşizmden de beterdir, zira hedefi, sadece yoksullardır. Şu, bu ülke kıyası anlam taşımaz, koşullar önemli, şu ülkede o kadar etkilemez, ama bu ülkede etkiler.
Venezeula bir anda maruz kaldı, devlete ait ticaret kadar, paralara da el kondu ve içerideki baronlar hayli zengin, piyasayla, ürünle oynayabiliyorlar ve en başında söyledim, Venezuela'da en önemli hata, en başından konsey örgütlenmesine geçmemesi(toplumsal örgütlenmeye geçilmemesi) ve bu mafyaların hakim olduğu ana-temel kalem kaynak ve üretim alanlarını kamulaştırmamak, yine de nedir, bir tecrübedir...
Aynı ambargo, şu an Türkiyeye uygulansa, 3-5 ay sürmez, bir dolu insanı öldürür...50 yıllık bağımsız bir ülkeye ambargo kısa vade de bu kadar etki etmez, ancak daha düne kadar tamamen emperyalist hegomanya altında olan ve üretmemiş, ithal tohum, ilaç vb, stoğu yetersiz.... tüketim toplumu haline gelmiş, köle bir ülkede korkunç sonuçlar doğurur. halbuki konunun asıl sebebi, emperyalist yağmadır! neden Venezuelayı etkilemesin? Önce bunu objektif olarak dök ortaya, lafla peynir gemisi yürümüyor, hesap ettin mi ambargo öncesi ilaç, gıda vb stoklarını? İddianın kaynağı nerede? he satırda üfüyosun sadece, kuduz bir köpek gibi...
Türkiye dahi, şu anda tohumu dışarıdan alıyor ve bu iş emperyalist şantajlarla, işbirlikçi siyasetlerle vb yapılıyor. Yani ambargo anında, tarıma dahi yönelsen, elde tohum yok, alınan tohum ise kısır, 1 yıl sonra tohumluk yapılamıyor , çiftiye tohum bile yasak, kapitalist gasp her yerde... kapitalizm bu derecede rezil bir sistem. bir tohumda bunu yapan, petrolde, uyuştucu da, silah, ilaç tekelinde neler yapar, düşünmeye bile gerek yok. sende bunu idrak edecek kapasite bile yok.
Son zırvalığından sonra, seninle muhatap olmadım, harcanacak vakite yazık, yeni şeyler üfürdün... ben bu konuda Venzeula'ya saldırının asıl sebebini anlatmaya devam ediyorum, sadece Venezuela değil, tüm hegomanya altında olan ülkeler aynı sorunla yüzyüze... bu vakit alacak,yani zamanla ancak yazabileceğim ve sen üzerine alınma, o kadar değerli değilsin ve kaşınma.
Karşında insan olduğunu unutuyorsun. Şİmdi de tarih dersine, komplo teorisi dersine başladın. Okumamı istiyorsan okuyabileceğim şeyleri link olarak paylaş. Konuyla da alakalı olsun. Ben bu şekilde tartışamam. Kusura da bakma !
İki cambaz, sürekli bir ipte... Neden yazıyorsun hala, beş para etmez her cevabından farklı olmayan son trollüğüne de yazmamıştım...
Peki Venezüella'Nın başındaki AKP'yi savunmadım diye beni bana okuma materyalleri vererek mi cezalandırıyorsun?
/Bence çok yanlış yoldasın. Birde AKP'liysen söyle. Hemen gidiyim. Bana "ben AKP'liyim" de gideyim. :)
başlığı biraz daha trollersen, trollükten gideceksin... Konu bağlamında, emperyalizme, emperyalist yağmaya, sömürüye, talana ve her türden gasp'a karşı, bağımsızlıktan yana birisiyim, bir şeyci olmam gerekmiyor, bunu her cevabımda tekrar ediyorum, konu benim ne olduğum, neyci olduğumla ilgili değil(trolsün ya senin için önemli), emperyalizmin ne olduğu konusunda düğümlenmiş durumda Esas olan burasıdır. Bence sen, kapı kulluğu trollüğünü, köpekliği dahi beceremediğin için gitmelisin!
Venezuela'ya saldırının asıl sebebi, petrol ve altın kaynakları, epmperyalist hegomanya ve statüko, bu gerçeği, binbir tür adilikle, nereye kadar örtbas edeceksin..
Günümüzde emperyalistlerin içini boşaltıp, demokrasiyi, sermaye sahiplerinin gücüyle, demokrasiyi işlevsizleştimek, toplumsal karakterini bertaraf etmek, salt burjuvazi için demokrasi haline getirmek namına, partiler sirkine çevirmesi, ama buna rağmen de oraya buraya kuduz çakal gbi saldırıken, savaşsız yapamadığı için de, demokrasi diye kılıf üretmesi gibi. özellikle lojistiğini sağladıkları "terörizm" kılıfı da, Nükleer silahı var kılıfının, kamuoyunu 100% yanıltmaya yetmediği için yeni modası... bunlar kılıf sadece... Sınıflı toplumlarda, her demokrasi, otokrasidir. lakin %1 mi %99'a, %99 mu %1'e otokrat olacaktır, bunu yerleşik sistem ve koşullar belirler..
Mervan'ın ganimet uğruna savaşı, Allah yoluna savaş olarak göstermesive milyon insanı böyle kandırıp, asker, köle ederek saldırması gibidir, bu kadar GERÇEK ve ortada olan gaspçılık siyaseti ve bu siyasetin ardındaki baron-mafya çıkarlarını örtbas etmek için yazmak, aşağılık bir dramdır. Gerisi hikayedir(bir daha abuk, subuk trollük ve provakatörlük yapma, konuyu dağıtma, demokrasi başlıkları ayrı başlıklar git oralarda zırvala).
ForumKirpisi
01-06-2019, 23:44
Venezuelaya uygulanan ambargo Türkiyeye uygulansa hepimiz bok yeriz.
Venezueladan beter oluruz. Venezuelanın kırsal kesimi bizden fazla onlar bi şekilde kırsaldaki
akrabalarına ulaşırlar.
Venezuelaya uygulanan ambargo geldiği vakit bu Ülker, Ethem Sancak, Zorlu gibi ılık aşağılık pislikler
(daha ağır küfür edecem ama şüpanski kızıyor), direk kendini para karşılığı fahişelik yapacakları ülkelere atarlar.
İnşaatçı yumuşakların izini bile bulamazsın Gürcistan üzerinden Rusyadaki Moldovadaki 5. kumalarına kaçarlar.
Oralarda bunların paralarını alıp cesetlerini bir kenara atar.
Bir kısmı siyasetçilerle nolur, onlar 15 günlük tuttukları nakit bir yudum döviz birikimlerini de çantayla kaçırdıkları gibi
Yunanistan sahillerine atarlar. Kapitalist aşağılık emperyal zihniyetler bunları bir güzel kucaklarlar.
Venezueladan pek farklı bi hale gelmeyiz.
Venezuelada da böyle oldu. Zenginler kendini dışarı attı. Para dışarı çıktı. Çıkan paralara el kondu.
Devletin altınınına da el kondu. Ülkeye gıda ilaç her şeye ambargo.
Kapitalizmden bahsetmiyoruz, bugün sömürgeci ve adi bir mafya düzeni vardır. ABD derin devleti mafyası vardır.
Bu mafya modernmiş çağdaşmış bunun hiç bi tutulur yönü yok.
Blitzkriegin dediklerini aynen yaparlar.
Afrikada civalarını saldıkları göllerin karşılığını San Fransisco Bayda bol bayraklı kumsalların karşısında yata binerek sürdürürler ama bilmezler Dünyanın altını dinamitlediklerini. beyinsizdirler çünkü.
bi insan ömrü 70-80 sene. bu kadar süre için emanet olduğun dünyada bi üstünlüğün varsa bunu da iyilikle sağlamalısın.
mafyalıkla değil.
ForumKirpisi
01-06-2019, 23:56
Tohum yasaktan ziyade, piyasada sebze-meyve satmak istiyorsan tohumu sertifikalı olmak zorunda.
Yoksa yapabileceğin şeyler, kaçak satmak. Hale veremezsin ama ilçe pazarlarına satabilirsin kaçak olarak.
Sertifikalı tohum pazarına hakim olan yabancı şirketler. Fransız-Japon ortaklı şirketler, Hollanda, İsrail, Amerikan, Alman.
Tohum tuttuğu için öldürülen, evi yakılan, traktörü çalınan, ineği zehirlenen, tarlası habersiz sürülüp kaçırılan, ateşe verilen
çiftçiler var.
Tohum işi Türkiye'de böyledir.
Güneydoğu çiftçilerine falan da baskı var uzak zannetme.
Yerli tohumlarda sertifikalı dolu şirket var ama!
yabancı tohumlardan pahalıdır.
Çünkü yabancı tohum şirketleri arkasını hükumetten alır ve yerli tohum şirketlerini sıkıntıya sokmak için elinden geleni yaparlar.
İstedikleri gibi fiyat kırarlar.
Yerli patates tohumu yaz bakalım kolay bulabilecek misin :D
Tohum arayan bilir. Tohum dert.
ForumKirpisi
02-06-2019, 01:57
yozgatta üretildi diyo tigem üretti diyor, konya şeker üretti diyor, nevşehir üretti diyor.
ben ulaşamadım hiç öyle ulusal pazara çıkmış değil.
2,3 çiftçiye dağıtarak bu işler olmaz.
stokta yok diyolar, bulamadık diyolar vs. vs.
bolu patatesi falan diye satılanların cinsinin ne olduğunu bilmiyorum. güzel oluyor ama.
soğanda valencia falan ekiyorlar, patateste bi süre sonra melody ve agaria ekiyolar en çok.
yıl sonuna doğru geçen her yerimiz melody oldu.
daha cahil çiftliler daha az verimli şeyler ekiyor. pek bilmiyolar.
ne ektiğini bilmeyenler var, 2 farklı tür topluyor. 3 farklı tür.
en felaket şey stoklama. stoklar kışın çok soğuk ve nemli. cücüklenmiş patates satıyolar.
arpa ekme olayı daha felaketmiş. arpada ne ektiğini bilen yok.
yabancı bira şirketleri iyi pazara hakim olmaya devam ediyor.
venezuelada, hindistandan beter kast sistemi vardı.
yüzyılların mirası, tüm g.amerikadaki yerli-yabancı-melez sistemi.
konsey örgütlenmesine geçilemedi bile.
chavez bunu denedi.
yerliler okuma-yazma bile bilmiyordu.
yönetime katılmak nedir hiç bir fikirleri yoktu.
petrol işçisi olacak formasyonda tek yerli işçi yoktu.
bu bölgelerde eğitim seferberliği başlatıldı.
çalışmayan fabrikalarda bi çeşit öz-yönetim uygulamaları denendi.
üstelik de son derece yıkmadan-dökmeden.
o pezevenk elit köpekler yatıp kalkıp chaveze dua etsin.
chavez 2.paris komünü vakasıdır.
çok acımasız olmalıydı
komprador ******e acınmaz
kahpedirler
özgürlük düşmanıdırlar
fırsat oluştuğunda ise yapabilecekleri/yaptıkları hayal gücünüzü aşar
burda emperyal hegomanyadan pay alıp
kendi toplumlarına sus payı dağıtabilen
piramitin üstündekilere güzelleme yapan gerizekalılara
çin-ingiliz afyon savaşı örneği vermiştim.
emperyalist-kapitalist sözde demokrasinin mafyatik iğrenç suratı en baştan beri öyleydi
o suratı makyajlamaya kalkanlara üzücü bi haberim var
ülkemizde vazelin stoğu hızla tükeniyor
zevk alamayacaksınız
bu başlık artık acı verebilir size.
alıştınız hoşunuza gitti
dabıl-penetreyşın yapılacak
tek zenci yetmedi
çif zenci vazelin de yok
biri inceden kanadınızı incitmeden kayıyor habire
ben öyle kaymam
hardkor yapıcam leo-boşları
Leonardo
02-06-2019, 12:23
Kafa yapın ortada, GÜÇ kelimesiyle başlıyorsun. "Bile" bir şey dememiş, safsatadan başka ne diyebildin ki? Kübadaki, henüz tam anlamıyla geçiş süreci sağlananamış(başarılı olamayabilir de) demokrasinin boku dahi, dünyadaki kapitalistlerin sahte ve düzenbaz demagograsi otokrasisine fark atar. Kılıfların para etmiyor...
Venezeula ABD nin kuklalarına tekrar geçse, bunlar deseki, ABD petrolümü, elverdiği ölçüde her kalem ürünümü kendim işleteceğim dese, emperyalist çıkarları değişecek mi? bu sefer de hükümetdeki kişi bir kaç günde dünya medyasının gözünde hırsız, terör destekçisi, tecavüzcü(bir CIA elemanı çıkartılır bana tecavüz etti dedirtilir biter, medya da onların) vs ilan edilir, zaten özellikle kleptokrasi hakim olur, olmazsa CIA devreye sokulur, malzeme yine çıkartılır, darbe yapılır vs.. emperyalizmi alt etmenin temel yolu toplumsal bilinç ve dolayısıyla örgütlenmekten geçer...
karşıt düşünceye şans mı vermiyorum, dünyayı o otokratik mafya düşüncesi yönetiyor, ne fırsatından söz ediyorsun? yoksa karşıt düşünce derken, yaptığın bariz emperyalist köpeklikten mi bahsediyorsun? Teorik olarak ise, zaten fırsat verilecek bir yanı yok, feodalite de
- Bir yere kadar bunlara ben de inanıyorum.
Ama sen demokrasi diye bir şeye inanmıyorsun. Hatta "Demagograsi" diyerek çarpıtıyorsun.
Komşu Bulgaristan'a gidelim. Polis Sorusuz sualsiz evine gelip de seni alıkoyabilir mi? (Evet/Hayır)
Keyfi tutuklama olabilir mi? Mahkeme tarafından suçluluğu kanıtlanmamış insan hapse atılabilir mi? (Evet/Hayır)
Komünizm bittiğinden beri öldrülen, yur dışına kaçan, ismi lekelenen, hukuk dışı yollarla başka türlü olumsuzluklarla karşılaşan yazar / gazeteci var mı? (Evet / Hayır)
- Öyleyse "demagograsi" deyip geçemezsin.
Ben "ABD'nin emperyalist politikaları yok" demedim. Ama sen bunu örnek verip "oplumsal sözleşme yoktur" diyorsun. Ben de hata yaptığını söylüyorum.
Mesela güçler ayrılığı denen bir olay var. Tam da senin dediğin gibi işin demagograsi / kleptokrasi haline gelmemesi için.
Sen bilerek veya bilmeyerek Türkiye'yi anlatıyorsun (o Da son 20 yıldırki halini, belki 80 darbesi sonrasını)
Bu dediklerin Bulgaristan'da öyle değil :)
Şu an kısa vade de, en önemli sebep ambargodur, ekonomi ile grafiklerdeki eğrileri ambargo ile doğru orantılı... boşa uygulanmıyor, ambargo faşizmden de beterdir, zira hedefi, sadece yoksullardır. Şu, bu ülke kıyası anlam taşımaz, koşullar önemli, şu ülkede o kadar etkilemez, ama bu ülkede etkiler.
- Tarım yapsın. Küba / Rusya / İran + Türkiye zaten yardım ediyor.
Ben Petrolü satamadığına bile inanmıyorum. Kimseye satamasa bize satar.
Kaldı ki "sosyalistim" diyor. Unuttunuz mu Che'Nin Şeker Pancarı tartlarında çalışırkenki film görüntülerini?
- Tarım yapsın.
/Ben kendi ülkemde de benzeri olduğu için adamın samimiyetine inanmıyorum. İnanan da inansın. ben inanmıyorum :)
Aynı ambargo, şu an Türkiyeye uygulansa, 3-5 ay sürmez, bir dolu insanı öldürür...50 yıllık bağımsız bir ülkeye ambargo kısa vade de bu kadar etki etmez, ancak daha düne kadar tamamen emperyalist hegomanya altında olan ve üretmemiş, ithal tohum, ilaç vb, stoğu yetersiz.... tüketim toplumu haline gelmiş, köle bir ülkede korkunç sonuçlar doğurur. halbuki konunun asıl sebebi, emperyalist yağmadır! neden Venezuelayı etkilemesin? Önce bunu objektif olarak dök ortaya, lafla peynir gemisi yürümüyor, hesap ettin mi ambargo öncesi ilaç, gıda vb stoklarını? İddianın kaynağı nerede? he satırda üfüyosun sadece, kuduz bir köpek gibi...
Türkiye dahi, şu anda tohumu dışarıdan alıyor ve bu iş emperyalist şantajlarla, işbirlikçi siyasetlerle vb yapılıyor. Yani ambargo anında, tarıma dahi yönelsen, elde tohum yok, alınan tohum ise kısır, 1 yıl sonra tohumluk yapılamıyor , çiftiye tohum bile yasak, kapitalist gasp her yerde... kapitalizm bu derecede rezil bir sistem. bir tohumda bunu yapan, petrolde, uyuştucu da, silah, ilaç tekelinde neler yapar, düşünmeye bile gerek yok. sende bunu idrak edecek kapasite bile yok.
- Benzetme olmamasını tercih ederim. Neticede konuşuyoruz sadece. Ben seni benim gibi düşünmeye zorlamıyorum sen de beni zorlama.
- Ambargo olayını ABD'de de çok eleştiren var.
Bugünün dünyasında çok yıkıcı bir davranış olduğu konusunda haklısın.
Daha küçük çaplı yaptırımlar bile, örneğin Rusya gibi ülkelerde bile sorun oluyor. Bugünün dünyasında mesela kendi insanını tatile gönderememek bile sorun. Okuduğun diğer bir haberde Yunan Çiftçiler Rusya'ya meyve satamamaktan şikayet ediyor.
Türkiye'de şu anda ambargo yok. Ama Meyve bulamayınca sinir olduğumdan (hepsi Rusya'ya gittiği için) ve bazı ilaçların piyasadan kalkmasından memnun olmadığımı söyledim.
İdeal / modern liberalizm bu değildir. Bu şekilde halk da memnun olamaz, Üretici / Burjuva da memnun olamaz.
Kaldı ki evet. Bizim gibi tarım ülkesinde bile, Venezüella'daki olay yaşansa, İran gibi ciddi krizlerle karşılaşırız. Bu da istenilen bir şey değil.
Venezüella'da ambargo nasıl başladı bilmiyorum. Ama Rusya örneğin Kırım'ı işgal edip Ukrayna'dan toprak alınca ambargolar (yaptırımlar) sertleşti.
Demokratik dünya anti-demokratik uygulamaları sevmiyor. BU hep böyleydi. 1. Dünya savaşında bize savaş açıldı. 2. DÜnya savaşında Musolini'ye savaş açıldı. Şimdi de ekonomik ambargo 'ya başvuruluyor. Ve Askeri müdahale de konuşuluyor.
Günümüzde emperyalistlerin içini boşaltıp, demokrasiyi, sermaye sahiplerinin gücüyle, demokrasiyi işlevsizleştimek, toplumsal karakterini bertaraf etmek, salt burjuvazi için demokrasi haline getirmek namına, partiler sirkine çevirmesi, ama buna rağmen de oraya buraya kuduz çakal gbi saldırıken, savaşsız yapamadığı için de, demokrasi diye kılıf üretmesi gibi. özellikle lojistiğini sağladıkları "terörizm" kılıfı da, Nükleer silahı var kılıfının, kamuoyunu 100% yanıltmaya yetmediği için yeni modası... bunlar kılıf sadece... Sınıflı toplumlarda, her demokrasi, otokrasidir. lakin %1 mi %99'a, %99 mu %1'e otokrat olacaktır, bunu yerleşik sistem ve koşullar belirler..
Mervan'ın ganimet uğruna savaşı, Allah yoluna savaş olarak göstermesive milyon insanı böyle kandırıp, asker, köle ederek saldırması gibidir, bu kadar GERÇEK ve ortada olan gaspçılık siyaseti ve bu siyasetin ardındaki baron-mafya çıkarlarını örtbas etmek için yazmak, aşağılık bir dramdır. Gerisi hikayedir(bir daha abuk, subuk trollük ve provakatörlük yapma, konuyu dağıtma, demokrasi başlıkları ayrı başlıklar git oralarda zırvala).
-Olur. Nerede o başlık? Orada tartışalım.
Da ben trol filan değilim. Kendi en büyük korkum da AKP'li Çoluk-Çocuğun eline düşüp 2 saat onlarla tartışıyor olmaz. O yüzden sordum "AKP'li olabilir misin?" diye
- Konuyu uzatmıyorum. Ama sen içinde yaşadığın sistemin sadece komünist tanımlamasını biliyorsun. Sistemin özünü / amacını / güçlü yönlerini araştırmamışsın ve bilmiyorsun.
Bunu dediğim için atacaksan atabilirsin. Bu sıkılacak / öfkelenecek bir şey değil. Ben de öyleydim. O yüzden anlıyorum.
Mesela Medya konusunda %100 haklısın. Sıradan halk geçmişte TV ile 20 sene sonra bugün sosyal medya ile bir o yana bir bu yana çekiliyor. Belirli eğitim düzeyi olmayan, şüpheci olmayan güme gidiyor. Bu Medya'yı da %1 dediğin kesim kontrol ediyor.
/Ama benim yine de, doğru bilgiye erişimim var. Seçici davranıyorum. Devlet güdümlü medyayı okumuyorum. Oluyor sana doğru haber. Ve Kimse gazeteciyi hapse atmayınca, yayın organlarını kapatmayınca, benim bu seçme hakkıma saygı gösterilmiş oluyor filan.
Yani sen de çaba göstermiyorsun.
BKrieg:
venezuelada, hindistandan beter kast sistemi vardı.
yüzyılların mirası, tüm g.amerikadaki yerli-yabancı-melez sistemi.
konsey örgütlenmesine geçilemedi bile.
chavez bunu denedi.
yerliler okuma-yazma bile bilmiyordu.
yönetime katılmak nedir hiç bir fikirleri yoktu.
petrol işçisi olacak formasyonda tek yerli işçi yoktu.
bu bölgelerde eğitim seferberliği başlatıldı.
çalışmayan fabrikalarda bi çeşit öz-yönetim uygulamaları denendi.
üstelik de son derece yıkmadan-dökmeden.
- Lİboş babandır.
/ Evet. Chavez 20 sene boyunca Sosyalist politikalarla halkına yardım etti. Bugün Venevüella'Nın 3/1'i onun hatırına Maduro'yu destekliyor.
Geçmişteki sömürgecilik deneyimi de iyi anlamışsın.
Neyse.
Demokrasi sosyalist olmaya engel değildir. Demokratik rejime sahip olup sosyalist parti kurabilirsin (Chavez gibi)
Ama Halk gitmeni istiyorsa (2017 seçimlerinde bu oldu) o zaman gideceksin. Maduro seçim sonuçlarını tanımadığı ve halkının yarısı yurt dışın akaçtığı için tepki aldı. tersi değil. Ambargo olmasa bile Devletin bakanlıklarını askerlere dağıtan birinden bir şey bekleyemezsin.
Da konuyu bitiredebiliriz. Ben geçmişte Irak / Afganistan olayını da savundum. Suriye olayını da savundum.
Cevap her zaman için "Petrole geldiler / petrole geldiler"
Şunu söyleyebilirim: Petrol ekonomisi de bitmek zorunda. Takip etmiyorsunuz / bilmiyorsunuz. Küresel ısınma denen bir şey var. Gezegenin bitme ihtimali / medeniyetin çökme ihtimali var. Yani 20 seneye kadar petrol ekonomisinden çıkmamız gerekiyor. Bunu başarsak bile gezegen ısınmaya devam edecek.
Yani petrolün kömürün tprağın altında kalması gerektiği döneme Geldik
Neyse.
Bir daha hakaret eden olursa buraya bir daha bir şey yazmayacağım.
spartacus
02-06-2019, 15:41
- Bir yere kadar bunlara ben de inanıyorum.
Ama sen demokrasi diye bir şeye inanmıyorsun. Hatta "Demagograsi" diyerek çarpıtıyorsun.
Çarpıtmıyorum, kendin yapıyorsun; artı hiç bir şeye inanmam, hiç bir şeye!... DEMOKRASİYİ SAVUNAN BENİM, sırf bazı baronların ve ağaların çıkarları uğruna SALDIRAN yandaş, abdtrol SENSİN, o kadar açık ki. sen demokrasinin %3'ünü ben ise %100 ünü savunuyor ve istiyorum ve o %3 de içinde...trollüğü bırak ve konuyu manipüle etmekten de vazgeç.
Ölçütüm belli;
VERİ+OLGU+KOŞUL=YORUM. SEN NEDEN BÖYLE YAZMIYORSUN? Yorumun sonunda kapitalizmle demokrasinin bağdaşmadığı gerçeği gibi asıl engelin sistemin ta kendisi ve işleyişi olduğu gerçeği de çıkıyor. Bir şeye karşı olduğum ve özellikle bir şeyi savunduğum için değil, OLGU bu! BİLİM bu, Galileo "dünya dönüyor" derken, neye dayanıyordu? İlla bir şeye karşı mıydı? Engizisyonda işte senin gibi hödük idi, dine ve tanrıya karşı olmak, suçlama yolunu seçti, lakin ben sana bu hakkı tanımam, o kusmuk saçan ağzına, oraya, buraya kıvıran kıçına tekmelerim(gocunaksan bu tarz çamur atmalardan vazgeçeceksin, Engizisyon bana sökmez)...
Yöntem şu;
GÖZLEM+VERİ+OLGU+KOŞUL=SONUÇ. Bu halde, nasıl neden soruları sorulmakta ve cevap aranmaktadır, olgu ise yoruma açık değildir. yorum, neden, nasıl gibi sorularla anlam kazanan teorik kısımdır, anladın mı? Bu şekilde, bilimsel temelden gidemeyeceksen, daha fazla rezil etme kendini... Sirkinde oynayabilirsin ve hiç bir şey demem sana, irade senin, kendini dilediğin gibi pazarlayabilirsin...
basit bir örnek; 2 milyonum olsa vekil olabilirim Leo, bunu söyleyebiliyorsam, demokrasi yok demektir. 2 milyonum olsa kendi medya organımı kurabilirim, sermayemi 2-3 katlarım, yayılım da gösteririm, yayılmak için, rakiplerimi saf dışı bırakma savaşına da girerim vs. bunu yapabilirim ve çıkarlarım temelinde hareket edebilirim. Çok daha fazla param varsa milyar dolarlar gibi, çok şeyi satın alır ve bir çok şeyi de ben belirleyebilirim...
ifadelerimi deney haline getirelim ister misin? O halde senden milyar değil, 3 milyon dolar istiyorum, verebilecek misin?. Ver de göreyim madem demokrasi var, madem eşitlik var, bende vekil olmak hakkımı, bağımsız-özgür(!) medyamı kurmak, kullanmak istiyorum ve madem sana göre demokrasi hakim, öyleyse bana bu hakkımı kullanma hakkını sağla! Lafla peynir gemisi yürütme...
ben orman istiyorum, anlıyor musun? 3 ağaç dikiyorum kabul, sonuna kadar da o ağacı savunacağım, 6 olsun, 60 olsun diye mücadele edeceğim, ama 3 ağaçla orman olmuyor, bu gerçeği ifade etmemin 3 ağaca karşı olduğum çıkarımını yapan sensin, alçaksın. orman için çalışıyorum, ama karşıma sürekli engeller çıkıyor. ben o engelleri aşmak, bunun içinde KAVRAMAK zorundayım, sen kuduz köpekler gibi bana, edindiğim bilince saldırıyorsun, kavramamı, bilmemi istemiyorsun. çünkü orman senin çıkarlarına ters, meselemiz bu... burada orman demokrasi, engel ise mevcut koşul, yani kapitalizm ve senin gibi paralı, parasız kapı kulu zihniyetlerdir. tabi ki, neden nasıl sorularını soracağım, bundan daha doğru ne olabilir!
BAK KONUYU PROVEKE ETMEK için DEMOKRASİ gibi kavramları istismar eden sensin, konunun ASIL MESLESİ, emperyalist sömürge, yağma ve talan ve bağıntılı bir ASKERİ DARBE!. Bakınız esas meselemiz bu ve bu sorunu 5 dakika izah etsek, anlayamayacak insan çıkmaz, anlamaz, işine gelmez onun sorunu.
10 kere söyledim bir şeye karşı olmam, başka bir şeyi desteklediğim, bir şeyi desteklemem, başka bir şeyi desteklediğim anlamına gelmez. Önce onurlu olacaksın, sonra tutarlı. emperyalist yağmaya karşı isem, buradan ne çıkartmalısın? demek ki emperyalist yağmaya karşı çıkıyorum. SEN TROLLÜK YAPIP, EMPERYALİST YAĞMAYA KARŞI İSEN, AKP'Yİ DESTEKlİYORSUN, DEMOKRASİYİ İSTEMİYORSUN GİBİ alçakca çamur atıyorsun... 10 KERE UYARDIM, SABRIN SINIRINDAN HABERİN VAR MI? Amacın, üzüm yemek değil, bağcı dövmek, ama ne yazık ki kapasiten yetersiz, bağcıdan sopa yiyorsun, REZİL OLUYORSUN...
benden yapmacık, sahte dil falan bekleme, o da senin enjekte edildiğin türde, kendini pazarlama, aldatıma dönük şartlanmışlığın, beklentilerin olur ki, kapitalizmin ve sahteliğin her türlüsü benden uzak olsun. Doğada kelebek de olurum, ayı da, bunu yer, olay, ortam ve konular(koşullar) belirler, yeter ki varlığım kapitalistler ve kapitalizm gibi, başkasının hak ve özgürlüğünü gasp ediyor olmasın.
ABD vb Mafya devletlerinin, "terörizm", "demokrasi", "nükleer silahı "var gibi ifadeleri, -ki üstelik bunları kendileri sağlar, örgütler, lojistik sağlar, yoksa da üretirler!", kamuoyunu yanıltmak, gayr-ı meşru yağma ve soygunlarına kılıf esaslıdır, bu nameler, mide bulandırıcı kusmuklarına sonsuza kadar sabredemem. istismar ediyorsun ki bu da ayrı bir dert ve aslında bir suç...Ama madem demokrasiyle provake ettin ve çok istiyorsun, insan gibi gel, trollüğü, 3-5 kelimeyle üfürerek her satrda daldan dala atlamayı, çamuru bırak(sen çamur üfürüyorsun ben izaha mecbur kalıyorum), o yüzden buyur, sırayla ele alalım.
Sen demokrasiyi bilmiyorsun, tamamen dejenere edilmiş tanımı demokrasi sanıyorsun. defalarca izah ettim, kulak vermeyi dene, kendi cehaletinden dolayı muhaplarına çamur atma hakkın yok ya da muhtapların bu hakkı sana tanımıyor(vazgeç). Ben hayatımda hiç bir zaman demokrasiye, demagograsi demedim, yalan söylyorsun, otokrasinin, demokrasiymiş gibi sunulması, aldatmacasına demagograsi dedim, sen asıl demagograsiye, demokrasi demekle foseptiğin dibini boyladın, hakaret diyorsun da ısrarla yapıyorsun, bu yaptığın adilik, ya gocunma ya da yapma. bunu anlayacak kapasiten varsa, ilk sorumuzla devam edelim...
İlk sorumuz;
Katılım ne demektir?
Cevabını bekliyorum... elbette sonra nasıl sorunusunu da soracağız, neden sorusunu da, HANGİ koşullar da mümkün olabilir, hangi koşullar engel çıkartıyor sorununu da işleyeceğiz, sırayla işleyelim olur mu?
Bir daha hakaret eden olursa buraya bir daha bir şey yazmayacağım.
Konuyu provake etmeyi, manipülasyonu ve trollüğü bırakmayacak ve yaptığını dile getiren kelimelere muhatap olmaya devam edeceksen, isabetli olur...
ForumKirpisi
02-06-2019, 19:30
Sayın Leonardoskovic,
Üfff Bulgaristan'da öyle değil mi? Ahaha ne komik ya.
Hem Bulgaristan hem Yunanistan
muhalif olduğu ve Türk kökenli diye meclisten atılanlar, tehdit edilenler var.
Bulgaristan demokratik bir ülke mi?
6 ayda 1 gümrükler rüşvet operasyonu yiyor.
Bulgaristan nanay bir ülkedir. Yunanistan ve Kıbrısta öyle. Türkiyeden bir adım farkı Türkiyenin başındaki bela yok onlarda.
spartacus
02-06-2019, 23:48
"Her devlet uluslararası ilişkilerinde herhangi bir Devletin ülke bütünlüğü ya da siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanma tehdidinde bulunma ya da güç kullanmaktan ya da Birleşmiş Milletler'in amaçlarıyla ters düşen herhangi bir biçimde davranmaktan kaçınmak yükümlülüğündedir. Böyle bir güç tehdidi ya da güç kullanımı uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Antlaşmasının ihlali anlamına gelir ve hiçbir zaman uluslararası sorunların çözümünde bir araç olarak kullanılmamalıdır. Saldırıdan kaynaklanan bir savaş, uluslararası hukuka göre sorumluluğu olan, barışa karşı işlenmiş bir suçtur. "Bir ülkenin parasına el koymak, petrolü, altın madenleri uğruna hallaç pamuğuna çevirmek, darbeler tertiplemek, desteklemek, bir işbirlikçi, kendi toplumunu ve kaynağını aleni satanları finanse etmek vb suç, ambargo(!) ise korkunç suçtur. ABD gibi AB de, mesele emperyalist talan ve yağma olduğunda gerçek yüzünü ve kanlı ellerini göstermektedir, yamyamdırlar ve suç işlemekten, kan dökmekten veya kansız öldürmekten(ambargo) çekinmiyorlar ve yargılanmıyorlar da... Kimi, kime şikayet edeceğiz, neden şikayet edelim ki? Bilinçlenelim, aldanmayalım, imkan bulduğumuzda eyleme geçelim, emperyalist savaşları ret edelim, tepki verelim ve sırtlanları, kan emicileri, sömürgecileri, harami drakula sarayları, saltanatlarını, gerici ve yağmacı zihniyetlerini lav edelim, nihai anlamda başka yolu yok...
Kapitalizm dünyanın ve doğanın geleceği namına da en önemli tehlike... Sermayenin yapısı, karakteri, yamyamlıkla dahi izah edilemeyecek bir yapıya, karaktere sahip. Süreç, bilhassa robotlar ve yapay zeka eliyle, bunalr insan emeğiyle üretiliyor olsa da, insan emeğine olan gereksimleri de azaltmakta ve yakın gelecekte sermaye, ihtiyaç fazlası olarak gördüğü milyon ve milyarlardan kurtulmanın da stratejisini üretecektir, çünü kapitalizmde her şey sermaye çıkarına anlam taşır ve ticaret malı haline gelir. Gereksinim olmaktan çıkan her türlü kaynak, maliyet halini alır ve insan emeğinin gereksinim olmaktan çıktığı her alanda emek de, kendisini pazarlayacak bir alan bulamaz hale gelir. yani kaptitalizmde hepimizin paraya dönüştürlebilir bir değer, kullanım(!) ölçütü var ve özgür olamayız... Bu konular ancak yazı dizisi olarak ele alınabilir.
Altı çizili kelimeler arama motorlarında referans olarak aranabilir... Kısası emperyalizm ve kapitalist sömürü tüm dünyanın ve milyarlarca insanın, doğa ve hayvanın en temel sorunudur(farkında olamasalar bile), baş belasıdır. Bu öyle bir beladır ki, salt sömürü, yağma, siyasi tercihlerimiz değil, nasıl düşündüğümüzden neye inanmamız gerektiğine kadar belirleyici bir hegomanyadır. salt emek sömürüsü değil, kültür, meta fetişizmi ve her türlü değerin, hak ve adaletin de parayla alınıp satılabildiği, parası olanın düdüğü çalabildiği bir garabettir. Günümüzde 5. kol faaliyetleri, medya ve aldatıcı siyasi politikalar, toplum mühendislikleri üzerinden sürdürülen psikolojik harp, kaynak yağması(iç,dış) askeri savaşlardan da daha etkili birer silaha, araca dönmüş durumdadır ve bunların hiçbirisi komplo teorisi değildir, gerçektir ve gerçeğin komplo teorisine gereksinimi yok.. objektif ve birazcık donanımlı gözlemle kabak gibi ortadadır ve görülebilir.
Sömürü üretim alanları, üretim ilişkileri, emek sömürüsü gibi birde toplumsal emeğin birikimi olarak açığa çıkan gayrisafi hasılalarında sömürüsü biçimindedir(ki kimi zaman yolsuzluk olarak ifade edilir, ama bu tek başına yeterli değildir, bir çok şirketin devlet ihalelerini alması, basit demorkasitk kaidelerin akrşılanamsının paraya endeksli hale getirilmesi, siyasi temsilcileri para ve zenginlik üzerinden belirlemek de, rüşvet olmasa dahi arka planında siyasi ve kurumların istismarı da dahildir)..
Bilinçlenmeli ve gerçeklerin farkına varmalıyız...
ABD öncülüğünde ve esasında petrol, silah, uyuşturucu tekellerinin çıkarları, bu çıkarlarla elde edilen pazar, beraberinde sağlanacak olan kaynak(finans dahil) girdileri, hegomanya ve statüko uğruna vb işlenen savaş ve hukuk suçları, aklıma gelenler;
Nikaragua
Küba
Afganistan
Irak
Libya
Suriye
Somali
Vietnam (ayrıca topraklarının da zehirlenmesi, 1,5 milyon sivil ölüm)
Panama
Granada
Şili
Endonezya
El Salvador
Kolombiya
Venezuela
Daha bir çok ülke var, Somali'nin ise BP tarafından yönetildiği gerçeği, açığa çıkmıştı, peki bu süreç dahilinde, Somali nasıl bir yer? Ya Afganistan nasıl bir yer?Emperyalizmin burnunu sokmadığı ülkeler, daha laiki ağdaş iken, neden emperyalizmin işgal ettiği veya hegomanya kurduğu ülkeler hızla demokrasinin biçimde dahi aldatma haline geldiği ülkere dönümekte, toplumlar cahilleştirilmekte, sürüleştirilmekte, gericileşmektedir?
Basit ve sığ lakin latin Amerika ve emperylist, yağma, sömürü, talan edişen coğrafyaalr hakkında referans olması açısından hızlıca bakılabilir... (https://tr.euronews.com/2019/01/27/abd-nin-latin-amerika-da-darbeler-tarihi-son-hedef-venezuela-mi)
"Hiçbir Devlet, bir başka Devletin rejimini şiddet kullanarak devirmeye yönelik yıkıcı, terörist ya da silahlı etkinlikleri örgütlemeyecek, kışkırtmayacak, teşvik etmeyecek ya da bunlara yardımda bulunmayacak, mali destek sağlamayacak, hoşgörü göstermeyecek veya bir başka Devletin içerisindeki sivil mücadeleye müdahale etmeyecektir"
ABD tarafından örgütlenen, lojistiği sağlanan, bilinen ve bir çırpıda aklıma gelen yapılar, Latin Amerika'da bir çok ülkede örgütlenen Kontrgerilla, Suiakst, provakasyon, propaganda vs timleri, Taliban, El Kaide(Bush dönemi), IŞİD(Guantanamo Kampı), desteklenenlerden birisi Müslüman Kardeşler, FETÖ vb...
BM Kararlarının, veya gerçek demokrasinin pratikte işlev kazanması mümkün mü? Dünya kaynaklarını yağmalamak için bunları yapan sermaye, içeride de farklı değildir, geneli bırakın işyerlerindeki hayata bakın bu bile yeterli... 1970 den bu güne kaç yıl geçti? Yarım yüzyıl...
Her ganimet, yağmacı, işgalci ve darbeci eylemine kılıf bulmak zorundadır.
ABD uzun bir dönem "komünizm" kılıfını kullandı, ürettiği yalan politikası, akıl-mantık dışı asparagas haberleri milyonlarca satırı buldu. sonra sözde "nükleer silahı var" propandasını ve beraberinde elleriyle de desteklediği paravan örgütler üzerinden de "terörizmi", asla gerçekleşmemesi namına çalıştığı "demokrasi", demokrasiyi de, sömürge ülkeler nezdinde elinden geldiğince sadece, ama sadece iktidara sağın geldiği seçimlere, sol gelmişse, raftan masaya konan darbe planlarına indirgeyerek dejenere ettiği haliyle... kılıf olarak kullanmaktadır. Oysa gerçekte demokrasi ve bilhassa toplumsal bilinçlenme ve aidiyetlerin siyasete alet edilmemesi ve laiklik ve hak ve özgürlük, hukuk koşullarının sadece parası olan ayrıcalıklı azınlığa değil, herkese yansıyabileceği hale gelmesi, ancak sermaye egemenliği ve kapitalizm, emperyalizmden kurtulmakla mümkün, bunun birincil yolu bilinçlenmekten geçiyor...
Milyonlarca insanın emeği, ayrıcalıklı azınlıklar tarafından ve düzen eliyle(düzenek) gasp ediliyor, kapitalist hegomanya dünya ölçeğinden silinse -silinmedikçe deneyimler baltalanıyor ve hüsrana uğratılıyor-, milyonların ürettiği zenginlik, kapitalist toplum mühendisliğinin ısrarla oluşturduğu geri bilinç süreçle aşılabilir hale gelecek, nüfus artışı frenlenebilecek, kar hırsıyla aşırı ve dayanıksız mal üretiminin yol açtığı doğa katliamları da minimize edilirken, kaynak ve ihtiyaç dengesi oluşturulabilecek, refah koşullarını sağlamaya imkan verecek, bilinlenme ve aydınlanma, kapitalist empozdan kurtulma, tecrübe, birikim böylece birsüreç meselesidir de...
Hiç bir safsata, sahte gerekçe, CIA vb merkezli, Nazi Enformasyon Bürosu taktikleriyle sürdürülen propaganda savaşı, sahte kılıflar, emperyalist yağma, talan ve sömürüyü savunmamıza sebep olamaz, olmamalı. Leşe üşüşmüş sırtlanlar gibi kemiriyor, kemirmeye çalışıyorlar...
Şüpheci Dinsiz
03-06-2019, 00:29
Leonardo ya trollük yapıyor, ya beyin terk bir kesin inançlı, ya işbirlikçi, ya bilmediğini bile bilmeyen bir zırcahil.
Ben başka açıklama bulamıyorum.
Bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterirken insanın hiç mi haklı olduğu bir şey olmaz?
ForumKirpisi
03-06-2019, 01:11
Anamla konuşuyoz az önce, köylerde yıllarca bize Rusya kötü Amerika dost diye öğrettiler diyor.
Bize gelen süt tozlarını zorla içirtmeye çalışıyorlardı biz aldığımız gibi akar suya döküyoduk diyor.
Şehirlerdekilerin başka şansları olmadığı için içmişler.
Türkiye bu günlere böyle geldi.
Süt kötü, zeytinyağı zararlı, yumurta yemeyin kollestrol öldürür
margarin iyi, süt tozu iyi, cipsler sağlıklı, mamalar vitaminli.
Emperyalizm gıdadan başlar, Türkiyede bi bilim adamının nasıl piç edildiğinin öyküsü:
https://odatv.com/abdyi-karsisina-almisti-02061916.html
Bizim dediğimiz şey şu: Venezuela ABD'ye benzese bile ABD olamayacaktır!
Çünkü Venezuela işaretlenmiştir. Hedef sömürü ülkesidir.
Sömürge çağı oryantalistlerinin işaretlediği aşağı millet gibi, venezueladaki insanlar da sömürülmeye uygundur.
İlkel bir toplumdur.
yani onlar sömürü mafyasına göre aşağı bir ırktır.
ABD mafyasına ve Çin mafyasına karşı mücadele etmeden bir sürü kutuplarla güç dengeleri sağlanmadan bu işler olmaz.
Trump diyor ki ben başkan olduğum sürece Çin süpergüç olamayacak.
Biz istiyoruz ki Çin'de olamasın sende olma.
Tayyip diyor ki bi ABD bi Çin gider gelirim.
Leonardo
03-06-2019, 01:52
Çarpıtmıyorum, kendin yapıyorsun; artı hiç bir şeye inanmam, hiç bir şeye!... DEMOKRASİYİ SAVUNAN BENİM, sırf bazı baronların ve ağaların çıkarları uğruna SALDIRAN yandaş, abdtrol SENSİN, o kadar açık ki. sen demokrasinin %3'ünü ben ise %100 ünü savunuyor ve istiyorum ve o %3 de içinde...trollüğü bırak ve konuyu manipüle etmekten de vazgeç.
Ölçütüm belli;
VERİ+OLGU+KOŞUL=YORUM. SEN NEDEN BÖYLE YAZMIYORSUN? Yorumun sonunda kapitalizmle demokrasinin bağdaşmadığı gerçeği gibi asıl engelin sistemin ta kendisi ve işleyişi olduğu gerçeği de çıkıyor. Bir şeye karşı olduğum ve özellikle bir şeyi savunduğum için değil, OLGU bu! BİLİM bu, Galileo "dünya dönüyor" derken, neye dayanıyordu? İlla bir şeye karşı mıydı? Engizisyonda işte senin gibi hödük idi, dine ve tanrıya karşı olmak, suçlama yolunu seçti, lakin ben sana bu hakkı tanımam, o kusmuk saçan ağzına, oraya, buraya kıvıran kıçına tekmelerim(gocunaksan bu tarz çamur atmalardan vazgeçeceksin, Engizisyon bana sökmez)...
- Tamam da sende aşırı heyecan yapıyorsun. Ben "Dünya düzdür" demedim.
Felsefe yapıyoruz / Siyaset yapıyoruz. Ben de sebeplerini açıklayarak toplumsal kazanımların olduğunu, demokratik kazanımlar diye bir şeyin olduğunu söylüyorum. Sen heyecan yapıp hemen ambargolardan, Emperyalizmden filan söz ediyorsun. Bende sakin sakin açıklıyorum. Diyorum ki "Bak, %3 değil, %100'ün yararına olan kazanımlar vardır, hatta belli düzeyde kapitalizm de böyledir"
-Neden?
- Daha önce yazdıklarımı anlamışsın gibi yapacağım. İşlek kapitalizm bir algdı - verdi düzeyidir. Venezüella halkı / Türkiye halkı asla sadece pazar olmakla yetinemez. Tabi kaynak satmakla da yetinemez. Almayı biliyorsun. Mesela Çin yapımı TV'yi herkes alıyor mu? - Alıyor. Peki Sen Çinliye / Batılıya ne veriyorsun?
- Hiçbir şey vermezsen, o da şu veya bu şekilde başka bir şey alır. Dünya böyle.
ABD tabi kaynak satmıyor. Çin'de büyük oranda tabi kayak satmıyor. Hizmet veya ürün satıyorlar. Sosyalist isen bu dediğimi hemen anlaman gerekir.
Heyecan yapacak bir şey de yok.
basit bir örnek; 2 milyonum olsa vekil olabilirim Leo, bunu söyleyebiliyorsam, demokrasi yok demektir. 2 milyonum olsa kendi medya organımı kurabilirim, sermayemi 2-3 katlarım, yayılım da gösteririm, yayılmak için, rakiplerimi saf dışı bırakma savaşına da girerim vs. bunu yapabilirim ve çıkarlarım temelinde hareket edebilirim. Çok daha fazla param varsa milyar dolarlar gibi, çok şeyi satın alır ve bir çok şeyi de ben belirleyebilirim...
- Eski Fransa'da vardı o dediğin. Melirli sayıda frangı olan (ve devlete ödeyen) / ülke genelinde 10,000 kişi filan, oy kullanabiliyordu. 1900'lere doğru bu kalktı. Kadınlara oy hakkı da bizden sonra verildi diye biliyorum. Yani çok karamsarsınız. Emperyalizmi savunduğumu zannediyorsunuz. ABD'Yi savunduğumu zannediyorsunuz filan.
Anlaşmadığımız nokta şu. Putinizmin coştuğu bir dönemdeyiz. Türkiye'yi ne hale getirdiler. Demokrasi zaten eksikti, iyice kuşa çevirdiler.
O yüzden anlaşma olmaz + siz "demokrasi gereksizdir" dedikçe benim aklıma AKP geliyor. TKP değil. Onu netleştirelim diye sizi tanımak istedim o kadar.
Çünkü ABD karşıtı olan AKP de var. ABD'Yi hiç sevmiyor. ABD ona haksızlık yapıyor (S-300'ler için filan).
Onun için. anlaşamayız diyorum.
ifadelerimi deney haline getirelim ister misin? O halde senden milyar değil, 3 milyon dolar istiyorum, verebilecek misin?. Ver de göreyim madem demokrasi var, madem eşitlik var, bende vekil olmak hakkımı, bağımsız-özgür(!) medyamı kurmak, kullanmak istiyorum ve madem sana göre demokrasi hakim, öyleyse bana bu hakkımı kullanma hakkını sağla! Lafla peynir gemisi yürütme...
- Ben bunu gerçek hayatta da tartıştım. Ama Türkiye'de Mesela Radikal var. İnternet'te yayın yapıyor. Ne kadar paran gider bilmiyorum, Ama internet ortamında dediğini yapabilrsin.
Gerçek hayatta devlet sansürü var + karalama var + yazarlarının öldürülmesi ihtimali var + Hızla siyasileşip bilimsel haber yapamayabilirsin + (en son) para lazım.
Yurt dışında da satış sorunu var. Türkiye'de de var. Satabilmen lazım.
Son olarak: Bu da bir üretim şekli. Yani eğitim almadan öyle bir şeyi sırf parayla yapmak da zor. İşi bilen birilerini bulman + iyi bir kadro filan kurman lazım.
TR'de bu dediklerimi bile takmıyor. Ben çocukken kuponla TV verirlerdi, Şimdid e ne gerekirse onu yazıp köşe olmaya bakıyorlar.
Yani %90 okuyucuda bitiyor. TR'de halk cahil. Biraz daha kültürlü olsaydık, bizde de sağlam gazetecilik artardı.
BUnu illa kötü anlamak gerekmez. ABD'de Haberlerde bir tek İsrail + Yerel haberler vardı. Mesela COP21 iklim konferansını duymuyorlar bile. Halkın eğitimsiz olduğu yerlerde, fast-food gibi düşün. Ekmeğin arasına et koyuyor. Adına da "yemek" diyor. Oluyor sana öğle yemeği :)
ben orman istiyorum, anlıyor musun? 3 ağaç dikiyorum kabul, sonuna kadar da o ağacı savunacağım, 6 olsun, 60 olsun diye mücadele edeceğim, ama 3 ağaçla orman olmuyor, bu gerçeği ifade etmemin 3 ağaca karşı olduğum çıkarımını yapan sensin, alçaksın. orman için çalışıyorum, ama karşıma sürekli engeller çıkıyor. ben o engelleri aşmak, bunun içinde KAVRAMAK zorundayım, sen kuduz köpekler gibi bana, edindiğim bilince saldırıyorsun, kavramamı, bilmemi istemiyorsun. çünkü orman senin çıkarlarına ters, meselemiz bu... burada orman demokrasi, engel ise mevcut koşul, yani kapitalizm ve senin gibi paralı, parasız kapı kulu zihniyetlerdir. tabi ki, neden nasıl sorularını soracağım, bundan daha doğru ne olabilir!
- Buralarda anlaşmak biraz zor. Bak moderatör olmana rağmen yanlış anlayıp bana sözlü saldırıda bulunuyorsun.
Ben Maduro'Yu destekleme bile bir şey demedim. Benim için hava hoş. Venezüella'da Halkın 3/1'i halen MAduro'Yu destekliyor. Sen iktidar olsun istiyorsun. Ben seçim olsun siyasete devam etsin diyorum. senin görüşün - benim görüşüm.
Benim berber dükkanlarında AKP'lileri MHP'Li yapmaya çalışan bir arkadaşım vardı. Aynı hataya düşmeyelim :)
BAK KONUYU PROVEKE ETMEK için DEMOKRASİ gibi kavramları istismar eden sensin, konunun ASIL MESLESİ, emperyalist sömürge, yağma ve talan ve bağıntılı bir ASKERİ DARBE!. Bakınız esas meselemiz bu ve bu sorunu 5 dakika izah etsek, anlayamayacak insan çıkmaz, anlamaz, işine gelmez onun sorunu.
- Ben de sakince diyorum ki: "Abartıyorsunuz. Kapitalizm tanımladığınız kadar karanlık değil. Demokratik kazanımlara şans tanıyın.
- Tamam Emperyalizm var. Yok demedim. Ama emperyalizmi yenmenin yolu ne? Onu soruyorum. İstersen "komünist devrimdir" diyebilirsin.
Ama Toplumsal sözleşme de sömürü karşıtı bir yapılanmadır (Paris komününde o kadar insan niye öldü?)
10 kere söyledim bir şeye karşı olmam, başka bir şeyi desteklediğim, bir şeyi desteklemem, başka bir şeyi desteklediğim anlamına gelmez. Önce onurlu olacaksın, sonra tutarlı. emperyalist yağmaya karşı isem, buradan ne çıkartmalısın? demek ki emperyalist yağmaya karşı çıkıyorum. SEN TROLLÜK YAPIP, EMPERYALİST YAĞMAYA KARŞI İSEN, AKP'Yİ DESTEKlİYORSUN, DEMOKRASİYİ İSTEMİYORSUN GİBİ alçakca çamur atıyorsun... 10 KERE UYARDIM, SABRIN SINIRINDAN HABERİN VAR MI? Amacın, üzüm yemek değil, bağcı dövmek, ama ne yazık ki kapasiten yetersiz, bağcıdan sopa yiyorsun, REZİL OLUYORSUN...
- Tamam sinirlenmeyelim. Beni geçmişte trollediler. Tıpkı seninle konuştuğum gibi 1 ay / 3 ay adamlara yazdım. Sonra site yönetimi dahil hepsinin MHP'Li / AKP'li olduğunu anladım (Sanal ortamda ne kadar anlaşılıyorsa o da).
O yüzden önce tanımaya çalışıyorum. Çok da güzel rol yapıyorlar. Hatta aralarında bayan da olabiliyor. Solcu muhabetti yaptığımı zannederek nine ile teyze ile tartıştığım ortaya çıkıyor filan. Ben Napıyım? :)
benden yapmacık, sahte dil falan bekleme, o da senin enjekte edildiğin türde, kendini pazarlama, aldatıma dönük şartlanmışlığın, beklentilerin olur ki, kapitalizmin ve sahteliğin her türlüsü benden uzak olsun. Doğada kelebek de olurum, ayı da, bunu yer, olay, ortam ve konular(koşullar) belirler, yeter ki varlığım kapitalistler ve kapitalizm gibi, başkasının hak ve özgürlüğünü gasp ediyor olmasın.
- Benim savunduğum: Komünizmin yorumu nasıl yanlış olabiliyorsa, Kapitalizmin birçok yorumu da (bence) yanlıştır.
Yani kapitalizm bir çeşit dünya malına tapma onun için her türlü O.'Luğu yapabilme olarak da yorumlanabilir.
Ama Adam Smith (ki okumadım) bunu söylemiyordu. Liberal teoriyi anlayışımı anlatayım:
- Bu bir mal ve hizmet takası sistemidir. aldın - verdin, o yaptı - sen yaptın ...
dengeli olmalı. Mesela Araba aldın (Peugot marka). Karşılında ne verdin? Mesela diyelim ki Ankara Keçisi verdin. O zaman çarkı tamamlarsın.
Hiç bir şey vermedin mi?
- O zaman işler sarpa sarıyor. O yüzden tabi kaynak sayesinde gelişen ülke sayısı az. Kalıcı kalkınmanın tek yolu sanayileşme ve üretim.
Bu sonuncu söylediğimi onaylamayacak solcu yoktur. DÜnya böyle.
İlk sorumuz;
Katılım ne demektir?
- Ben dürüstçe senin konsey sistemini senden duydum.
"Doğrudan katılım" deyince de aklıma İsviçre modeli filan geliyor.
"Her devlet uluslararası ilişkilerinde herhangi bir Devletin ülke bütünlüğü ya da siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanma tehdidinde bulunma ya da güç kullanmaktan ya da Birleşmiş Milletler'in amaçlarıyla ters düşen herhangi bir biçimde davranmaktan kaçınmak yükümlülüğündedir. Böyle bir güç tehdidi ya da güç kullanımı uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Antlaşmasının ihlali anlamına gelir ve hiçbir zaman uluslararası sorunların çözümünde bir araç olarak kullanılmamalıdır. Saldırıdan kaynaklanan bir savaş, uluslararası hukuka göre sorumluluğu olan, barışa karşı işlenmiş bir suçtur. "
- Tamam. Ben politikacı değilim. İlke olarak haklısın. Ama Saddam'a vurunca da hemen heyecanlandınız. Hiç değilse savaş bitti. Benim çocukluğum Irağın bombalanmasıyla geçti. Şimdi hiç olmazsa üzerilerine bomba yağdırılmıyor. İyi Oldu. Suriye'yi halletseydi de iyi olacaktı.
Bir tek İran'a karşıyım. Çünkü yavaş yavaş akılanıyorlar.
Da dediğin gibiyse Rusya'ya yapılan yaptırıma da karşı çıkmam gerekir.
+ Ne yapsın? Direkt savaş mı açsın / Hepten "bana ne ben karışmam" mı desin?
Dünya normal olsa, BUnu belki BM benzeri bir kuruluş yapardı. Ama BM reel olarak bir şey yapamıyor. Örnek: Bosna.
Kim bitirdi? - ABD.
Avrupa ne yaptı? - Bakıp bakıp kınamakla yetindi.
BUnu istiyorsun?
Tamam. Yaptırım olmasın kınasın o zaman.
Kapitalizm dünyanın ve doğanın geleceği namına da en önemli tehlike... Sermayenin yapısı, karakteri, yamyamlıkla dahi izah edilemeyecek bir yapıya, karaktere sahip. Süreç, bilhassa robotlar ve yapay zeka eliyle, bunalr insan emeğiyle üretiliyor olsa da, insan emeğine olan gereksimleri de azaltmakta ve yakın gelecekte sermaye, ihtiyaç fazlası olarak gördüğü milyon ve milyarlardan kurtulmanın da stratejisini üretecektir, çünü kapitalizmde her şey sermaye çıkarına anlam taşır ve ticaret malı haline gelir. Gereksinim olmaktan çıkan her türlü kaynak, maliyet halini alır ve insan emeğinin gereksinim olmaktan çıktığı her alanda emek de, kendisini pazarlayacak bir alan bulamaz hale gelir. yani kaptitalizmde hepimizin paraya dönüştürlebilir bir değer, kullanım(!) ölçütü var ve özgür olamayız... Bu konular ancak yazı dizisi olarak ele alınabilir.
Altı çizili kelimeler arama motorlarında referans olarak aranabilir... Kısası emperyalizm ve kapitalist sömürü tüm dünyanın ve milyarlarca insanın, doğa ve hayvanın en temel sorunudur(farkında olamasalar bile), baş belasıdır. Bu öyle bir beladır ki, salt sömürü, yağma, siyasi tercihlerimiz değil, nasıl düşündüğümüzden neye inanmamız gerektiğine kadar belirleyici bir hegomanyadır. salt emek sömürüsü değil, kültür, meta fetişizmi ve her türlü değerin, hak ve adaletin de parayla alınıp satılabildiği, parası olanın düdüğü çalabildiği bir garabettir. Günümüzde 5. kol faaliyetleri, medya ve aldatıcı siyasi politikalar, toplum mühendislikleri üzerinden sürdürülen psikolojik harp, kaynak yağması(iç,dış) askeri savaşlardan da daha etkili birer silaha, araca dönmüş durumdadır ve bunların hiçbirisi komplo teorisi değildir, gerçektir ve gerçeğin komplo teorisine gereksinimi yok.. objektif ve birazcık donanımlı gözlemle kabak gibi ortadadır ve görülebilir.
Sömürü üretim alanları, üretim ilişkileri, emek sömürüsü gibi birde toplumsal emeğin birikimi olarak açığa çıkan gayrisafi hasılalarında sömürüsü biçimindedir(ki kimi zaman yolsuzluk olarak ifade edilir, ama bu tek başına yeterli değildir, bir çok şirketin devlet ihalelerini alması, basit demorkasitk kaidelerin akrşılanamsının paraya endeksli hale getirilmesi, siyasi temsilcileri para ve zenginlik üzerinden belirlemek de, rüşvet olmasa dahi arka planında siyasi ve kurumların istismarı da dahildir)..
- Buna ben de katılıyorum.
Ama demokratik araçlar vardır. Toplum sözleşmesi vardır ve kapitalizm'i insancıl yapmak için bunlar olmazsa olmazdır. İran'da da kapitalizm var. Putin de kapitalist.
+ Okumuş olsaydın. Sosyalizm konusu ABD'Nin kurucuları tarafından da tartışılmıştır. Sonuç olarak "Mutluluğun peşinden gidebilme" ilkesi adına bundan vaz geçilmiştir.
Geçen dediğimi Hatırla
•Nikaragua /sandinist
•Küba / sosyalist ama demokrasi değil
•Afganistan / Taliban
•Irak / Saddam
•Libya / Kaddafi
•Suriye / Esat / Baas partisi
•Somali / Bilmiyorum
•Vietnam (ayrıca topraklarının da zehirlenmesi, 1,5 milyon sivil ölüm) / Soğuk savaş ama neticede demokrasi değil
•Panama / Dikta
•Granada (bilmiyorum)
•Şili / Dikta
•Endonezya (Bilmiyorum / Muhtemelen dikta)
•El Salvador (Dikta)
•Kolombiya (Dikta)
•Venezuela (Maduro / Seçimleri tanımadı)
- Ben "bir demokrasinin başka bir demokrasiye savaş ilan ettiği olmuş mu?" diye sordum
Daha bir çok ülke var, Somali'nin ise BP tarafından yönetildiği gerçeği, açığa çıkmıştı, peki bu süreç dahilinde, Somali nasıl bir yer? Ya Afganistan nasıl bir yer?Emperyalizmin burnunu sokmadığı ülkeler, daha laiki ağdaş iken, neden emperyalizmin işgal ettiği veya hegomanya kurduğu ülkeler hızla demokrasinin biçimde dahi aldatma haline geldiği ülkere dönümekte, toplumlar cahilleştirilmekte, sürüleştirilmekte, gericileşmektedir?
Basit ve sığ lakin latin Amerika ve emperylist, yağma, sömürü, talan edişen coğrafyaalr hakkında referans olması açısından hızlıca bakılabilir...
- Bu maalesef doğru. Bir sürü yerde halkın suyu bile yok. İnanılmaz zenginlikler ve inanılmaz fakirlikler var. Ama G. Amerika konuşuyorsak. Gringo'lar (ABD) sorunlardan biri. Kilise diğer bir sorun (Kalen şeytan çıkartmaya filan inanıyorlar / çok cahiller / bizdeki şeriatçılar gibi)
3) toplumların ahlakı bozuk: Yani mafya / hırsızlık / adaletsizlik diz boyu.
Emperyalizm bunu pekiştiriyor ve bu asla değişmesin diye uğraşıyor
(Büyük karakter yaptım bak)
Benim önerim: Bu böyle olmasa bu aslında kapitalizm için iyi olur (açıkladım)
Ama o ülkenin içinde ve dışında senin %3 olarak anlattığın güç odakları var. Bizdeki Köy-enstitülerinin kapatılması olayındaki gibi, güçlerini konuşturuyorlar ve bunu bazen meclisi / cumhuriyeti işlerine geldiği gibi kullanarak yapıyorlar.
Yani aynı şeyi söylüyorum.
Ancak. İyi örnek. ABD demokrasisi de eskiden öyleydi. ABD'yi Al-Caponne filan yönetiyordu. Her yerde adamı vardı. Sonra hukuk devleti güçlendikçe bu durum değişti, ABD o zaman güçlenmeye başladı.
"Hiçbir Devlet, bir başka Devletin rejimini şiddet kullanarak devirmeye yönelik yıkıcı, terörist ya da silahlı etkinlikleri örgütlemeyecek, kışkırtmayacak, teşvik etmeyecek ya da bunlara yardımda bulunmayacak, mali destek sağlamayacak, hoşgörü göstermeyecek veya bir başka Devletin içerisindeki sivil mücadeleye müdahale etmeyecektir"
- Tamam da 2017 seçimini tanımadı. Bu "devletin içindeki sivil mücadele" olmaktan çıktı. :)
ABD tarafından örgütlenen, lojistiği sağlanan, bilinen ve bir çırpıda aklıma gelen yapılar, Latin Amerika'da bir çok ülkede örgütlenen Kontrgerilla, Suiakst, provakasyon, propaganda vs timleri, Taliban, El Kaide(Bush dönemi), IŞİD(Guantanamo Kampı), desteklenenlerden birisi Müslüman Kardeşler, FETÖ vb...
- Bunları bilin evet. Rambo III'de Talibanlar "yaman savaşçılar" onlarak betimlenirdi. 20 sene sonra oldu 1 numaralı düşman.
/ Feto'nun ABD ile alakasını bilemem. Varsa o zaman AKP dahi hepsinin ABD ile bağlantılı olması gerekir. MAntık bunu söylüyor.
BM Kararlarının, veya gerçek demokrasinin pratikte işlev kazanması mümkün mü? Dünya kaynaklarını yağmalamak için bunları yapan sermaye, içeride de farklı değildir, geneli bırakın işyerlerindeki hayata bakın bu bile yeterli... 1970 den bu güne kaç yıl geçti? Yarım yüzyıl...
- Yavaş yavaş oluyor. Olan şey bazen tersine dönüyor. AB olayındaki gibi. + gözünü açmazsan. 1935deki gibi, bir bakarsın hepsi yok olmuş. Demokrasi kırılgan bir yapıdır. Onun için dil döküyorum ve değerini hatırlatıyorum :)
Milyonlarca insanın emeği, ayrıcalıklı azınlıklar tarafından ve düzen eliyle(düzenek) gasp ediliyor, kapitalist hegomanya dünya ölçeğinden silinse -silinmedikçe deneyimler baltalanıyor ve hüsrana uğratılıyor-, milyonların ürettiği zenginlik, kapitalist toplum mühendisliğinin ısrarla oluşturduğu geri bilinç süreçle aşılabilir hale gelecek, nüfus artışı frenlenebilecek, kar hırsıyla aşırı ve dayanıksız mal üretiminin yol açtığı doğa katliamları da minimize edilirken, kaynak ve ihtiyaç dengesi oluşturulabilecek, refah koşullarını sağlamaya imkan verecek, bilinlenme ve aydınlanma, kapitalist empozdan kurtulma, tecrübe, birikim böylece birsüreç meselesidir de...
Hiç bir safsata, sahte gerekçe, CIA vb merkezli, Nazi Enformasyon Bürosu taktikleriyle sürdürülen propaganda savaşı, sahte kılıflar, emperyalist yağma, talan ve sömürüyü savunmamıza sebep olamaz, olmamalı. Leşe üşüşmüş sırtlanlar gibi kemiriyor, kemirmeye çalışıyorlar...
- İşte dünyada artık hepten liberal olan (ekonomik anlamda) fakat bunları ifşa eden insanlar var.
Hegemonya 1. DÜnya savaşı / 2. dünya savaşının desteği. şimdi çok daha geniş bakış açıları var.
Bir sorun da nüfus. Diyorsun ki" şöyle oldu / böyle oldu" Peki Avrupa'lı 2 çocuk bile yapmıyor. Dünyada fakir olan daha çok ürüyor. (Forum-gibi yazmaya başlayacağım)
Üreyip üreyip Batı'ya gelmek istiyorlar. Somali'den, Suriye'den, her yerden.
Sence Dünya'da bozuk bir denge yok mu?
- "Evet" diyorsun, sosyalizm alternatifini anlatıyorsun. Ben de okuyorum. Tamam.
Ben şu anda sadece toplum sözleşmesini değil, Liberal anlayışı da bir ölçüde sanuyorum.
Mesela İnsanların Akdenizde boğulması liberalizm için iyi olabilir mi?
Veya "Kaynak sömürüsü". Ne kazandın?
- Ham maddeyi teknolojin olduğu müddetçe çıkartırsın. Hammadde gereklidir. Ama üretim daha önemli.
"Piramit yapısı" yine vardır. Ben Sabancı ile 1 değilim. Adam gecede 3 saat uyurmuş. Hayatı gezmekle, görüşmekle, çalışmakla geçmiş. Tabi ki o yukarıda ben aşağıdayım.
Ama şimdi gerçek hayattan anlatmayayım. Da kaynak demirine çıplak gözle bakan insan var.
AB'ye bak. her şey kurala bağlanmış. + SÜpermarket işçisinin bile sağlık sigortası var.
Yani sana anlatmaktan vaz geçtiğim: Toplumsal sözleşme bir araçtır. İstemiyor musun? Kullanman için bir araç. Yetmiyor mu? - Başkanlık sitemi yerine seçim barajını düşür. Dini / Milliyetçi siyaset yapmayı yasakla. Halkı eğit (çarşaflı karıları hoca yapmak yerine). İsviçre modelini uygula. Git bölgesel mecliste oylamalara katıl. Ya da "katılmak istiyorum" de.
Tartışma olmaması gerekir. Bu dediğim senin dediğinden farklı. Ama benim dediğim, mecliste sol parti olmasına izin veriyor. Mesela bu olursa ileride belki Türklerin de Sipras gibi solcu bir lideri olabilir.
Yani ben de sol görüşlüyüm. Bu kadar heyecan yapmaya gerek yok.
Leonardo ya trollük yapıyor, ya beyin terk bir kesin inançlı, ya işbirlikçi, ya bilmediğini bile bilmeyen bir zırcahil.
Ben başka açıklama bulamıyorum.
Bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterirken insanın hiç mi haklı olduğu bir şey olmaz?
- Valla ben yaşlanıyorum o zaman. Hem vakit bulamıyorum bulunca da da antipati topluyorum.
Halbuki ben kendi kafamda herkesin anlayacağı / kabul edeceği şeyler yazdığımı zannediyorum. Da ciddi ciddi anlamıyorsunuz galiba (?)
ForumKirpisi
03-06-2019, 02:10
çipras solcu değil ki. abdnin emriyle hapse adam atıp hapisten adam çıkaran bi gariban sadece.
normalde gezi teknelerini bile delik deşik eden yunanistan türkiyeden iskeçeye giden skorsky helikopterlere
niye ateş açmadı?
serbest bırakıp iltica hakkı verdi hepsi şimdi abdde.
ForumKirpisi
03-06-2019, 02:33
Bosna savaşını ABD bitirdi?
Kimse bişey bitirmedi ki, yine silah ver yine vururlar birbirlerini.
Bosnada Sırplar, hala boşnaklara Türk diyerek saldırıyor. Evlerini hala taciz ediyor.
Dönem dönem.
hala şehitlikler cami kalıntıları vs. yakılıyor, yıkılıyor. Daha dün çıktı.
Üstelik:
sırpları ilk olarak komünizme karşı örgütleyen abd değil miydi?
sonra sırplar elinden çıkınca dizginlemek için yavaş yavaş boşnakları, arnavutları ve hırvatları
sırplara karşı silahlandıran abd değil miydi?
natoyu'da ab olarak işin içinden çıkartmayalım tabi. AB işi fiziksel olarak gerçekleştiren çünkü.
ya ben bilmiyom ya leonardoskovic bilmiyor.
Yine Almanya, Bosnadan gelen göçü kucakladı.
Biz de Suriyeden gelen göçü kucakladık.
Biz dezavantajlıyız yine ya..
türkiyeyi atlantiğe taşıyan bi dev proje vardı ya paintte yapmışlar ülkeyi alıp söküp ortadoğu bataklığından çıkarıp yine aynı
enlemde bi yere koymuşlar atlantikte :D
ForumKirpisi
03-06-2019, 02:49
ABD terörizmi falan dizginliyor ya.
ABD acaba İslamcılarla mücadele ediyor mu? Türkiye'den kovulan sınırdışı edilen gözü sürmeli kafası yeşil hint sarığı olan süper şeriatçilerin New York merkezli vakıfları var.
Youtube kanalları falan vardı osmanlı dergahı bilmemne. Hepsi ABDde. Özgür ülke :D
Heriflere kılıç versen kafanı keserler.
Aman voleybolcular kısa tayt gidiyo deyip taytın membaına yerleşirler :D garip hayvanlar
ForumKirpisi
03-06-2019, 02:57
yunanistanın bi erdoğanı var şimdi oyu 60'lara çıktı çok seviniyorum.
abd destekli yeni demokrasi diye bi parti. hakaret olarak muhaliflerine türkçe küfür ediyordu türk diyor onlara falan.
15 temmuzda fırsat kaçırdık falan demişti.
tayyibin de salak versiyonu. oy oranları falan da benziyor. bakalım hayırlısı.
böyle sağsı salak insanların partilerini nerde görse abd destekliyor.
ForumKirpisi
03-06-2019, 03:04
tayyibanlar çok seviyo ya DP.
Bugün şeytan olarak adlandırılan İsmet İnönü, DP'ye geçit verdiğinde
DP 2. döneminde az farkla kazanmasına rağmen CHP'yi kapatmaya çalışmıştı.
Bugün ne biliyoruz İsmet İnönü adlı şeytanın, CHP ile oyları çaldığını vesaire.
Asıl demokrasiyi içine sindiremeyen DP, bugün AKP'nin dedeleri.
spartacus
03-06-2019, 12:59
- Tamam da sende aşırı heyecan yapıyorsun. Ben "Dünya düzdür" demedim.
Felsefe yapıyoruz / Siyaset yapıyoruz. Ben de sebeplerini açıklayarak toplumsal kazanımların olduğunu, demokratik kazanımlar diye bir şeyin olduğunu söylüyorum. Sen heyecan yapıp hemen ambargolardan, Emperyalizmden filan söz ediyorsun. Bende sakin sakin açıklıyorum. Diyorum ki "Bak, %3 değil, %100'ün yararına olan kazanımlar vardır, hatta belli düzeyde kapitalizm de böyledir"
Trollüyorsun, çarpıtıyorsun, anlamıyorsan ANLAMADIĞIN YERİ SOR, kaç kere daha söylemeliyim?
Hiç bir karşı propaganda sloganının, sebebini açıklamadın, sebep yok sende, sadece laf var, monolog oluyor. o yüzden bu kadar rahat her satırda 10 ayrı konuyu boca edebiliyorsun, AKP lilere mikrofon uzatıldığında nasıl davranıyorlarsa, 5 dakikada kitap edecek konuları bir çırpıda, tamamen yanlış, salt önyargısını söylemekle başarıyorlar..Örneğin CHP diyor buraya bir ağaç bile dikmedi, 3 kelime haydi anlat şimdi CHP nin 1950 den beri hükümet olmadığını, buraya dediği beldenin 1980 den sonra kurulduğunu, ona başlıyorsun bu seferde seni dinlemeden alaksız bir başka safsata söylüyor, tek bir tane bile üniversite yapmadı... daldan, dala gezdiriyor-sun. peki bu laflar kime ait? reise, temeli ne, yaşan propaganda, seninkiler kime ait, neo-liberal faşistlere, demokrasi düşmanlarına, temeli ne? yalan propaganda......
SEBEPLERİYLE açıkladığın tek bir ifaden yok. Reis sevdasının yerini sende, emperyalizm, neo-liberal yalan ve sığ propaganda altacısı-sevdası almış, ayna tutuyorum... Felsefe, siyaset yapmıyorsun, sadece saçmalıyorsun.
GÖZLEM+VERİ+OLGU=YORUM, yacaksan bu biçimde yazacaksın ki ben o tür saçma sonuçalra nasıl vardığını görebileyim... felsefe, siyaset de böyle konuşulabilir, biz AKP, yağmacı neo-liberal vb değiliz, o sebeple akıl-mantık, bilim dışı içi bomboş, sığ, süslü ama sahte sözler sarfe edemeyiz. amacımız insanları sömürmek adına, haliyle zaten bilimsel olması imkansız süslü yalanlar uydurmak değil, bu tür,,, siyaset de değildir.
Öğrenmen gereken şu; olgu temelli yazacaksın, olgu temelinde yazan-yorumlayan varsa, boyunu aşıyorsa soracaksın, cevap yazacaksan sende olgu temelinde yazacaksın. Hemen ad-homineme sarılmayacaksın.
Her ifaden safsata yahu... Hiç mi düşünmüyorsun?
"Kaptilazimde belki %3 değil, %100 yararına olan kazanımlar vardır" demeyeceksin, yanş mesele salt bu değil, zaten ifadem de demişim, orman istiyorumi ağaç dikiyorum! herağaç elbette yararına ve bunalr için çalıştığımı söylüyorum. sen çarptıyorsun. %1 bile kazanım %100 yararınadır, fakat mesele, %1 değil, %100 hedefi, yani BİLİNCİ VE İSTEMİ ise, elbette nasıl sorusu ele alınacak bundna doğal ne olabilir? demokrasi nedir, şu an yaşanıyor mu sorusu olduğunda, hayır diyebilmen lazım, %1'e bakıp, evet diyemeyiz, ben sana kalan %99'u ve NEDEN geçerli kılınamadığını anlatıyorum yani demorkasi istiyorsak %100 hedefimiz olmalı ve engelleri açıkca ortaya koyabilmeliyiz, neden karşı çıkıyorsun?.
önce;
Demokrasi, hak, hukuk, adalet, eşitlik, fırsat eşitliği vb nedir?
Bunun cevabını vereceksin, ortaya koyacaksın.
Sonra
mevcut koşullara bakacaksın. Olası Koşulları nedir?
Nasıl gerçekleşebilir?
Diye soracaksın
Sonra değerlendireceksin. ne laflaması, konu demokrasi ise kafe gibi burada dalga-dümen laflama hakkına sahip değilsin, yapamayacaksan bulandırmayacaksın...
sen Maduronun kaşı, Merkel'in güzelliği gibi absürt şeyleri konuşuyorsun, bunların ne demokrasi kavramıyla ne de öne sürdüğün sözde savlarınla ilgisi yok, dayanak değiller, sadece safsata, cehalet.
belkisi yok, bunu defalarca yaptık, o belki gerçekleştiğinde, kaitalizm diye bir şey kalmıyor, defalarca ele aldık, olgularıyla, demokrasi ve kapitalizm bir tahrevalli gibi, birisi inmeden, diğeri yükselmiyor, kör değiliz, mal değiliz, bilimsel bakıyoruz. demokrasi nedir, cevaplandı, olgu yönüyle, hangi koşullarda mümkün bakıldı
Sonuç:BELKİ diyorsun da, nasıl mümkün olabileceği açıkca ortaya serildi,
1.) sermaye ve ayrıcalığı ortadan kaldırılabilirse
2.) özel mülkiyet(gasp) ve getirdiği ayrıcalıklar ortadan kaldırılırsa
3.) Hak, özgürlük, demokrasi, temsil hakkı PARA ile satın alınamazsa ve reklam vb yollarla sirk alanına çevirilerek kuklaya çevrilmezse, HERKES KATILMA HAKKINA SAHİP OLABİLİRSE(fiili olarak!)
4.) PARTİLER YÖNETİME YETKİLİ ORGANLAR DEĞİLDİR, bu başından beridir ifade ediliyor, DEMORKASİ İLE BAĞDAŞMIYOR, heleki sermaye, para ve ayrıcalıklıların gücüyle PARTİCİLİK DEMOKRASİNİN MANİPÜE edilmesi, bir aldatmacadır.
5.) Öyleyse söz yetki, karar organları PARTİLER ÜSTÜ OLMAK ZORUNDADIR bunlarında koşulu konseylerle, ya da ne dersen, kamusal kurumlarla mümkün.
Konseyler hem karar, hemde yetki organlarıdır, demokrasi için olmaz, ise olmaz şarttır.
Demokrasi YARIŞ, REKABET demek değildir, senin bildiğini sandığın demokrasi demokrasi değil, aksine tam da demorkasi karşıtlığının aldatmacasıdır, buna ben demagograsi dedim ama fiiliyatı otokrasidir(sermayenin, paranın, gücün hükümranlığı, demorkasi bu değil).
Fikrilerin, partilerin yarıştığı alan politik PLATFORMDUR, zemini fikri zemindir, demokrasi kisvesi altında, ayrıcalık tanımak dahi demokrasiye aykırıdır. demokrasi, para ve sermaye gücüyle albeniyi kazanının yönetmesi değildir, böyle demokrasi olmaz, bunu anlayamıyorsan kendini sorgulamalısın, bilincini gözden geçirmelisin söz, yetki, karar organı dediğin anda, demokrasi farklı bir zemini temsil eder. yani at yarışıyla, kazanan atın tüm seyirciyi yönetme hakkı kazandığı sistem, demokrasinin karşıtıdır, OTOKRASİYE meşruiyet esasıdır. Bu ifadelerimin nesine, nasıl hangi gerekçeyle, safatalarla troller gibi saldrıyorsun?
Belki diyorsun, o belkin bunları sağlıyorsa buyur anlat, nasıl olacak, o zaman seninle beraber olurum..
Yazışacaksan;
GÖZLEM+VERİ+OLGU=YORUM
Lafazanlıkla, dogmalarla gelme...
spartacus
03-06-2019, 15:16
DALDAN DALA ATLADIĞIN, uyarıldığın halde her satırda ÇAMUR ATMAK amacıyla, konudan ve yazılanlardan alakasız biçimde, detayı sayfalar tutacak konulara atladığın, kişilerin bokunu yediğin TROLLÜĞÜNLE, KONU ETTİĞİN 4 ayrı düzenbazlığına cevaplar...
Umarım, paranoyak değilsindir. Konulara göre yaz, ne yapacaksın muhatabının gizli AKP'li olabilir mi zanları? Konuya odaklan yeterli, gizlisi değil açığı değil, bırak AKP yi, emperyalist baronların en ala reisleri karşıma çıksa, yerle, yeksan ederim, çekinmem... ne olduğumu soruyorsun, komünistim ama ben "ist" eklerini sevmem. Yine de "işaret" açısından materyalist ve komünistim başka ist'im yok. Hiç bir sembolüm, tabum, kutsalım yok, benim tek ölçütüm vardır, ki bu sayede de aptal değilim, gözlem+veri+olgu=yorum, felsefe+bilim+mantık, gerisi hikaye. Aracına tapan, inanan ise sadece ahmaktır... bu sadece siyaset değil, din içinde geçerli, sembolleri, taptıkları aracı tanrıları, kendileri için araçtır esasında ve ahmaktırlar... aslında tüm araca tapma işi, dindir, dinlerin ve sömürgeci, köleci sistemlerin yüzyıllarca bizleri şartlandırdığı, saplantı düzeyinde empoze ettiği, akıl-mantığımızı terk etmemize yol açtığı enjeksiyondan ileri gelmekte. lakin kurtulabiliriz, yeter ki o basit olgu ve akıl-mantık, objektif bakış ve sonuç üzerinden saçma varsayımlar üretmeye değil, kaynaktan sonuca varma yöntemini kavrayalım.
Bırak inancı, "umut" dahi etmem, "umut" nedir tanımam, ya bilirim, öngörebilirim ya da bilmem, umut beklenti benim için hikayedir... örneğin insanlığın evrimsel sürecinde, kapitalizmi alt edeceği yönünde ne umudum ne de beklentim yoktur, öngörebiliyorum ve kahinliğin de, şu ayda bu günde olacak demenin de anlamı yok. buna dair elimde veri yok, olsa öngörebilirim, yine de varsayımlarda bulunabiliyorum, 21. yüzyıl bir dönüm noktası olacak, ya baronlar, kapitalistler insanlığı yok edecek, hizmetçileri dışında kimseyi bırakmayıp, işlerini robotlara yaptıracaklar ya da insanlık, bu korku filmine(kapitalizme) son verecek... sen bunu komplo teorisi vb sanıyorsun, halbuki yaşadığın şu dünya dahi, yani kapitalizm komplo üzerine inşadır zaten...
Hakkımda öğrenmek istediğin başka ne var? ya da ne önemi var? Bu konulara yazarken günlerce düşünmüyorum, önceden konusu olan bir makale de yazmıyorum, yazıyı görüyorum, o an girip yazıyorum, lükse ihtiyacım yok ve sahip de değilim, tartışma ise tartışma diri olmalı.
Bir kitabı okuduğum zaman dahi bu yolu uygularım ve aşağıda çok basit olarak tespit edeceğim yanlışlara da değinebilirim. Kendin gibi ya da herhangi bir resmi idolojinin mankurtu gibi ya da önyargılarında çocuk gibi düşünme, aptal değilim bu iki yöntem (gözlem+veri+olgu=yorum, felsefe+bilim+akıl+mantık) sayesinde...
spartacus
03-06-2019, 15:39
- Tamam Emperyalizm var. Yok demedim. Ama emperyalizmi yenmenin yolu ne? Onu soruyorum. İstersen "komünist devrimdir" diyebilirsin.
Konuda öncelikle, emperyalizmin yağma ve işgallerini savunmaktan vazgeçmelisin, şu ya da bu kılıf, sebep, bu olguyu değiştirmiyor değil mi? Her konu kendi özgülünde ele alınmalı ve safsatadan yani alaksız örnekleme-ilişkilendirme yanlışlarından vazgeçilmeli. Önce bunu kabul etmek gerekir, sonra daldan dala atlamaktansa her konuyu sırayla işlemeliyiz, emperyalist yağmayı savunmak için öyle bir komplekse kaptırıyorsun ki, düzinelerce geçersiz-alakasız ve safsata namına gerekçeyi, gelişi güzel ortaya seriyor muhatabına baskın gelmek, boğmak için alakasız konuları, hiç bir temele dayanmadan sadece laf olarak, boncuk gibi diziyor, öne sürüyor hatta neo-liberal yalan politikalarından kişi isimleri dahi saymaya başlıyorsun, bunların hiç birisi, emperyalizmin ve şu anki pratiği, hegomanya gerçeğini değiştirmiyor yani sömürü ve yağmanın sebebi öne sürdüğün sahte gerekçeler, kılıflar, trollükler değil...
Asıl sen sakin olmalısın, kimse senin peygamberine saldırmıyor, yaşanmış bir olayın sebeplerini irdeliyoruz.
"İstersen "komünist devrimdir" diyebilirsin." Defalarca söyledim, işin bu yönü ideolojik olur ve demek anlam taşımaz, neden, nasıl bu sonuca varılıyor ortaya konmalı, alıştığın tarz neo-liberal, gerzek chat dünyasını terk etmen gerekiyor, laf söylemekle bir yere varamayız. bu tür konularda, insanlara ne yapacağını söylemem, tabela vermem, sadece içinde olunan olguyu, gerçekliği görmeleri namına, görebildiğimce yolu gösteririm, yürüyecek olan O'dur. TOPLUMSAL BİLİNÇ ve gerçeği görmek, olgular zaten d-evrimi ve dolayısıyla bilinç ise gerçekleşme koşulunun en önemli faktörlerinden birisi olarak iradeyi işaret eder. Yani olgudan yola çıkarsan adına komünist demen de şart değil, o ortak noktaya zaten ulaşacaksın demektir, yeter ki objektif ol ve gerçekten çözümü kavramış ol. Örgüt demek ise, nesnel hale dönüşmüş bilinç demektir. Kısaca bilinç edinimi objektif, temsili subjektiftir, ancak örgütlendiğinde, objektif bir bedene dönüşür, özellikle tercih durumu da gerektirmez, olgu temelinde argümanlara ideolociiikkk demek saçmalıktır... Kısaca edinimler tecrübeler, bilinçlenme süreci evrimi(lafla asla engel olamazsın), değişimin niteliğe büründüğü hal ise devrimi temsil eder, bu fiziğin de temelidir, bizler lafla, kişisel irademizle bir şeyleri yok sayamayız.
İşte bu vb sebeple neo-liberalizm olabildiğince evrimsel süreci geriletmek için çalışır, oturup özel olarak masa başında yapması gerekmiyor, defalarca söyledim, ÇIKARLAR, yer çekimi gibi... konumlandırıyor, işin ideolojik, politik kısımları, çıkarlar ve farkındalığından sonra geliyor... Yani efendi ile kölenin çıkarları geçici bir dengede (sistem) ortakmış gibi görülüyor, halbuki böyle bir denge dahi esasında sahtedir, böyle bir denge yoktur, köle, farkındalığa sahip değildir ve denge sanılan şey, efendinin, kölenin sırtına binmiş halidir, burada dengeden söz edilebilir mi?. oysa bu, çıkarının farkında olan(bilinçli) bir tarafın, farkında olmayan(bilinçsiz) bir tarafı oyalamayı ve kandırmayı, kendi çıkarını, onun de çıkarıymış gibi göstermeyi başardığı sürecedir... O halde ne demiştim, çözüm toplumsal bilinçten, farkındalıktan geçiyor!
Sen, bu ve demokrasi bilincinin karşısında mevzilenmiş durumdasın, farkında değilsin muhtemel, bilimsel bakamıyorsun, belki neo-liberal empozu aşamadın.... nasıl olacağını artık anlaman gerekiyor...
Yani kapitalizm bir çeşit dünya malına tapma onun için her türlü O.'Luğu yapabilme olarak da yorumlanabilir.
Böyle yorumlanamaz. Bu saçmalık olur, zira ifade ettiğin bir biçimdir ve bu biçim ise SONUÇTUR! kısa kesiyorum, umarım anlıyorsundur. yani sen kapitalizmin sonucunu, kapitalizm olarak görme yanlışından söz ediyorsun, oysa kısaca söyleyim kapitalizm bir sömürü sistemidir ve olgusu sonuç değil, sebep, yani kaynakta aranır :)
Ama Adam Smith (ki okumadım) bunu söylemiyordu. Liberal teoriyi anlayışımı anlatayım:
- Bu bir mal ve hizmet takası sistemidir. aldın - verdin, o yaptı - sen yaptın ...
dengeli olmalı. Mesela Araba aldın (Peugot marka). Karşılında ne verdin? Mesela diyelim ki Ankara Keçisi verdin. O zaman çarkı tamamlarsın.
Hiç bir şey vermedin mi?
- O zaman işler sarpa sarıyor. O yüzden tabi kaynak sayesinde gelişen ülke sayısı az. Kalıcı kalkınmanın tek yolu sanayileşme ve üretim.
Bu da yanlış, mal ve hizmet takası sistem değildir, mübadeleyi sağlayan BİR ARAÇTIR sadece ve kapitalizmi tanılamadığı gibi gerekli de kılmaz. kapitalizm, sömürü sistemidir, amaç ürünler arasında takası sağlamak değil, takastan önce, ürün ve ihtiyaç üzerinden, insan emeğini sömürmek, özel mülkiyet üzerinden de gaspı, mahrumiyeti ve köleliğe mecburiyeti sağlamak amacına dayanır, bunu anlamayacak ne var? Kısa yazıyorum, ama umarım anlıyorsundur, ARAÇ üzerinden amacı tanımlamak baştan hatadır zaten. Liberaller tam bir 3 sirk maymunudur bu konuda, akıllıdırılar ama bilerek aptalı oynarlar, bir AKP li üst-akılın, AKP yi koruması gibi, bunca faşizme rağmen demokrasiden söz etmesi gibi, ama demokrasiyi de yolunmuş tavuğa çevirmesi, algıda yanıltma ve bilimsel bakışı ortadan kaldırma çabası gibi.
- O zaman işler sarpa sarıyor. O yüzden tabi kaynak sayesinde gelişen ülke sayısı az. Kalıcı kalkınmanın tek yolu sanayileşme ve üretim.
Bu sonuncu söylediğimi onaylamayacak solcu yoktur. DÜnya böyle.
Elbette ama işledik, ne dedik, bunun yolu BAĞIMSIZLIKTAN yani senin yaptığın gibi NAZİZMDEN değil, emperyalist hegomanyayı kırmaktan ve bilinçten GEÇİYOR.
spartacus
03-06-2019, 15:40
Önceki Yazılar (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=41849&page=24)
- Tamam. Ben politikacı değilim. İlke olarak haklısın. Ama Saddam'a vurunca da hemen heyecanlandınız. Hiç değilse savaş bitti. Benim çocukluğum Irağın bombalanmasıyla geçti. Şimdi hiç olmazsa üzerilerine bomba yağdırılmıyor. İyi Oldu. Suriye'yi halletseydi de iyi olacaktı.
Savaş bitti ne demek? yahu saldıran da, bomba yağdıran da emperyalistler, SAVAŞLAR DA ONLARIN SAVAŞI ve Irak'ta savaş bitmedi, hayat dahil, eskisinden çok daha kötü duruma getirildi, kör müsün?... savaşların sebebi de bu sömürge ve pay alma... Bu nasıl bir mantık, nasıl bir şerefsizlik? o bombalarla, ambargoyla milyonlarca insanı katlettiler, sırf, ama sırf 3-5 petrol, silah baronu, 3-5 milyar fazla kazanacak diye, bunun savunulacak nesi var? iyi oldu diyorsun, gel seninle tanışalım, ağzını burnunu düzleyim, varını, yoğunu alayım, baronlar için yaptığın gibi, benimde ayakkabılarımı yala ve iyi oldu, en azından artık ağzımı, burnumu kırmıyorsun de. AKP li troller, aptallıkta eline su dökemez... bana sen tamamen haklısın, ben suçluyum de! işte senin demokrasi, hak, hukuk, özgürlük anlayışın bu, nazizimden miras aldın, neo-liberaller sana bunu aşıladı... Bu yüzden de konuyu trollüyorsun bu yüzden ezileni suçlu, ezeni haklı ilan etmeye çalışyorsun... nasıl bir psikopat düşünceye sahipsin, nasıl bir faşist anlayışın var aklım almıyor.
Bana moderatör vs diyorsun, üyeyim, yazma hakkını üyelikle kazandım, moderatör etiketi yazmaz, insanım ve ben yazarım, hakaret de etmem(!) geç sen hakaret etti ayaklarını. Köpeklik yaparsan köpeklik derim, başka metafor bulamıyorum, gocunacaksan yapma, şahsın beni ilgilendirmiyor ve şahsına karşı hitap etmiyorum...
IRAK konusuna da, daha sonra geleceğiz, sürekli daldan, dala.. bak 2 satır ÇAMUR ATIN, cevabı sayfalar tutuyor,KAYNAK+SEBEP+OLGU temelinde yaz, çamur atmayı bırak!..., hala aynı neo-liberal komplolarla, aldatmacayla trolleyeceksin değil mi? Düpedüz faşizmi de savunuyorsun. SANA IRAK SAVAŞINDAN ÖNCE PETROL KONSORSİYOMUNUN, Irak'ı, aralarında nasıl PAY ettiklerinin HARİTASINI DA VERECEĞİM, HEM DE işgalden-OPERASYONDAN BİR KAÇ YIL ÖNCE. neden bir kaç yıl, toplumsal analiz yaptılar ve aslında saddam'ı değil, petrolü ve bağımsızlığı savunan anlayışı, milyonları katletmeden deviremeyeceklerini anladılar. O zaman Irak, senin dediğini yapmaya kalktı, sanayileşme ve üretim dedi ve senin ölesiye savunduğun MAFYA petrol ve silah baronları tarafından ipi çekildi, toplumu katletmeden de o bağımsızlıkçı anlayışı indiremeyeceklerini anladılar. ne yaptılar peki? sırf ambargo ve bombalarla, milyonlarca bebeği, çocuğu katlettiler, toplumu dize getirdiler, arsız kuduz zincirli bekçi köpeği, buna ve arka planda yatan yağmaya ve gözü doymaz 3-5 baron-vampir kişi, milyar dolarlar daha edinecek diye, milyonlarca insanın kanıyla, ellerini yıkadılar... karşı olmayacaktık da neye karşı olacaktık, senin amacın ne, ne menem bir trolsün böyle, nasıl bir varlıksın sen nasıl bir şeysin böyle, kelime bulamıyorum, köpek diyorum, hayvanlara haksızlık ediyor, üzülüyorum?! kara cahil, neo-nazi-liberal artığı... söylediğin hiç bir söze riayet etmiyorsun, iki yüzlüsün... gerçekten, farkında değil misin, ama gerçek yüzünü, cehaletini, sahtekarlığını yine göreceksin, göreceksin ki biz hiç bir zaman şu ya da bu kişi için ayağa kalkmadık, kimseyi savunmadık, o bir komploya dayalı operasyondu(savaş değildi!) ve amacı milyonlarca insanı öldürmekti ve başardılar da, böylece toplumsal direnci kırarak petrolü, petrol baronları daha çok kazansın diye yağmalamış oldular, sana ne verildi de, havlıyorsun, bir kemik bile alamadın... buna karşı çıkmayan insan olabilir mi, hakaret diyorsun ne diyeyim insan değilsin? bari çarpıtma... hem diyorsun saniyileşme, üretim hemde buna engel olan emperyalist yağmayı, hegomanyayı savunuyorsun, nesin sen, ben bulamıyorum, bir tarifin var mı? SAKİN OLACAKMIŞIM, kim karşısında zincirinden boşlanmış kuduz bir köpek varken sakin olabilir ki? SENİ UYARDIM TROLLÜK YAPMA, DALDAN DALA SAFSATA VE ALAKSIZ ŞEYLERLE SEKME, ÇAMUR yapma, ALTINDA KALIRSIN dedim, hala yapıyorsun, yap, zincirin boş, ağzın salya,sümük, ama ısıramayacaksın, seni belki tedavi edebiliriz ama emin ol, bizi ısıramazsın..
BİR KEZ OLSUN CEVAP VERDİĞİN BİR YAZIYA, o yazıya GÖRE DÖNEMEZ MİSİN? HER CEVABINDA ALAKSIZ bir dolu yeni şeyler, kusmuklar üfürüyorsun, amacın ne, zıvanadan çıkartıp, trollükte murada ermek mi, başaramayacaksın, ilk başta bir yere kadar başardın, zıvandan çıkarttıkların oldu ve onları kaybettik, artık olmayacak...
Demokrasiye olan inanzçsılığını ve engel çıkartma, uygulanamaz kılma çaba ve refleksini, yazacağım demiştim, o daldan dala sektiğin bu yazına son cevap olacak, öncelike bu cevaplarım sindirilsin...
Leonardo
04-06-2019, 12:29
Bayram günü tartışma yapmak yerine şöyle bir paylaşım yapayım şimdilik:
https://youtu.be/TllxxLnzUH8?t=246
Herkese iyi bayramlar :)
spartacus
04-06-2019, 12:48
Paylaşımın dahi üçkağıt, trol=köpeklik... :caked:
Videoyu unutmuşum, mafya işgali ve mafya yönetimi sonrası;
Libya petrolü artık mafyanın, dalgası Hollywood'un, sevinci ise zombileşmiş, beyinsiz mahlukat, kuduz trollerin eğlencesi. Gerisi mi, dinci gericileştirme stratejisi ve ABD hegomanyasının getirisi, yıkım, ölüm, katliam, mafya-tarikat gerçeği. Irak mı, o'da hala ABD nin kimyasal zehiriyle, geride bıraktığı tarikat, şeyh kukla, anti-laik gercileşme staratejisi ve paravanlığıyla ölmeye devam ediyor... Savunduğun 3-5 kapitalist baronun 3-5 milyar daha fazla kazanması uğruna katliam, yıkım, kuduz köpekliği, mafya+taliban seviciliğine ... 3-5 kapitalist baron bir kaç milyar daha fazla kazanacak diye, bu derecede adileşmenin, akılsızlaşmanın ve yazılan hiç bir şeyi ciddiye almamanın, bu derecede körlüğün, her konuyu trolleyip, çarpıtmanın tarifini yapacak bir kelime bulamıyorum. ya da bilinçli bir trol, CIA tarafından satın alınmış bir eleman, bir psikopat ile karşı karşıyayız, ikincisine pek ihtimal vermiyorum -istisna olabilir- zira böyle ucuz kişiliklere, 3 kuruş dahi harcamazlar...
Senin trol olduğundan artık şüphe duymuyorum ve konuları getirdiğin nokta ortada... ve dediğini yap, kusma-yazma(zira başka hiç bir konuda trollük yapamayacaksın, her forumdan kovulmuşsun, muhtemel onlarda geç farkına varmıştır ya da tanısını koyamadığımız bir rahatsızlıkla karşı, karşıyayız)...
yeterince kanıt oluştuğunu düşünüyorum...
fx18J8C9TO4
vS0Sz41-U-M
Bayram günü tartışma yapmak yerine şöyle bir paylaşım yapayım şimdilik:
https://youtu.be/TllxxLnzUH8?t=246
Herkese iyi bayramlar :)
müslüman değiliz lan biz
bizim bayramımız efendi/köle ilişkisi bittiği gün olacak
sana zaten hergün bayram
buldun adamını
tadını çıkartıyosun di mi
adam habire çıkarmadan iki posta kayıyo sana
meğer sen de onun hastasıymışsın
herkesin zevki kendine
bize laf söylemek düşmez
devam et kıvır her pozisyona
o adam her pozisyonda sana kaymaya devam edicek
sen de o göt
onda da o ****** varken
biz de burda porno manyağı oluruz artık
ilahimasal
04-06-2019, 18:47
Bayram günü tartışma yapmak yerine şöyle bir paylaşım yapayım şimdilik:
https://youtu.be/TllxxLnzUH8?t=246
Herkese iyi bayramlar :)
Libenardo iyi bayram dedigin ne ?
Neyin bayramı bu ? Liboş lara özel bir bayram varda bizmi bilmiyoruz.
Liboş bayramı :biggrin1: kaç dolars.
Liboşların aile içi bayramları merak konusu.
spartacus
06-06-2019, 04:01
Zaten, günümüzdeki ABD sürümü « demokrasi », Abraham Lincoln'un formüle ettiği gibi « halkın, halk tarafından, halk için yönetimi » değil ama emperyalizme hizmet eden bir siyasal rejimdir ki bu da ancak « rejim değişikliği » tamamlandığında ölçülebilir.
https://www.voltairenet.org/IMG/pdf/Go_zlerimizin_o_nu_nde_11_Eylu_l_den_Donald_Trump_ a.pdf
sayfa: 108
ortada işte, Somali, Afganistan, BAE, Arabistan, Kuveyt, Libya, Latin Amerika ülkeleri... Koca, koca monarşileri yıkan güç, buna mı müdahale edemiyor? istemiyor, işine gelen bu, kukla hükümetler ve destek namına anti-laik aşiret, tarikat, din siyaseti. bilimsel, teknolojik gelişimlere ket vurmak, engel olmak, teknolojik ürünleri ise satmak, bu onların çıkarı(!) neden vazgeçsin? maksat ulvi değil ki, yağma sömürü..
Defalarca dile getirdim, ABD hegomanyasından, aleni ambargodan, aleni kleptokratik ilişkilerden, fonlanmadan, baron iktdarından yana olmanın, pratikde faşizmden başka bir ifadesi yok, zira böyle bir iktidarın faşizmden başka bir çaresi yok. dikkat edin emperyalist sömürge ülkelerin yönetimlerine -darbeler, suikastlar, kukla iktidarlar, hırsız hükümetler, açık, kapalı faşizm, hükümetlerin özellikle sağ ve gerici karakerleri vs...
ABD tarafından örgütlenen, lojistiği sağlanan, bilinen ve bir çırpıda aklıma gelen yapılar, Latin Amerika'da bir çok ülkede örgütlenen Kontrgerilla, Suiakst, provakasyon, propaganda vs timleri, Taliban, El Kaide(Bush dönemi), IŞİD(Guantanamo Kampı), desteklenenlerden birisi Müslüman Kardeşler, FETÖ vb...
Dolayısıyla 2004 sonunda, Tony Blair, George Bush Jr.'a laik Arap hükümetlerinin devrilmesi ve yerlerine Müslüman Kardeşlerin geçirilmesini içeren bir plan sunar. Başbakan, 1 Ağustos 2006'da, Los Angeles World Affairs Council'de projesinin bir bölümünün sunumunu yapar. Anglosakson stratejisini şu şekilde tanımlar: « Aynı zamanda hem El Kaide'nin dincileri, hem de Saddam Hüseyin'in laikleriyle savaşarak demokrasiyi getireceğimizi sanma hatasına düştük. Aksine, « aşırılık yanlılarıyla » [yani İranlılar, Suriyeli laikler ve Lübnan Hizbullah'ı] karşısında, « ılımlıları » [yani Müslüman Kardeşler] savunmalıyız. »
https://www.voltairenet.org/IMG/pdf/Go_zlerimizin_o_nu_nde_11_Eylu_l_den_Donald_Trump_ a.pdf
sayfa: 108
spartacus
06-06-2019, 05:53
Petrol şirketlerinin Irak savaşı öncesindeki planları ortaya çıktı
http://dosyalar.hurriyet.com.tr/haber_resim_2/%C4%B1rakgrafik2.jpg
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/petrol-sirketlerinin-irak-savasi-oncesindeki-planlari-ortaya-cikti-17583953
İngiltere Irak petrolü için masaya oturmuş!
Irak Savaşı başlamadan aylar önce İngiltere'de petrol pazarlığı... 2002'ye ait toplantı tutanakları, işgalden önce Irak petrolünde pay sahibi olmak isteyen petrol devleriyle İngiliz hükümetinin defalarca masaya oturduğunu ortaya çıkardı.
https://www.cnnturk.com/2011/dunya/04/19/ingiltere.irak.petrolu.icin.masaya.oturmus/613839.0/index.html
bu firmanın %51'ini satın almadan önce şirket,Knox D’Arcy’nin yönetiminde bulunuyordu. D’Arcy,1901 yılında İran’da petrol yatakları bulunduğu haberi üzerine harekete geçti ve 480.000 kilometrekarelik bir alanda 20.000 sterlin nakit ve 20.000 sterlin hisse senedi karşılığı petrol arama faaliyetine başladı. 26 Mayıs 1908’de petrol bulundu ve Burmah Petrol Şirketi ile ortaklık kuran D’Arcy muazzam bir servetin sahibi oldu (Parlar,2003:22-23).1.3.Çokuluslu Petrol Şirketleri’nin Gücü Petrolün önemini anlayan ve bu alanda faaliyete geçen ilk kişiler imparatorlar kadar güçlü, bu kişilerin kurdukları şirketler ise devletler kadar zengin hale gelmişlerdir. Petrol’ün stratejik ve ekonomik değerini kavrayan ve bu doğrultuda kurulan petrol şirketleri dünyanın hâlen sayılı sermaye devleri olarak petrol piyasası-nı ellerinde bulundurmaktadır. Tarihe yön veren ve enerji piyasasını denetim altın-da tutan Çokuluslu petrol şirketlerinin ortaya çıkışlarının birbirleri ile eşit derece-de önemli iki hedefi vardır:
1. İhtiyacı karşılayacak petrol kaynaklarını bulmak ve geliştirmek,
2. Piyasayı garanti altına almak ve haddinden fazla fiyat rekabetinin önüne geçmek için var olan ve potansiyel arzı kontrol etmek.
Güçlü bir organizasyonel yapıya sahip, mücadeleci, cesaretli ve teknolojik donanımı bulunan bu şirketler tarihsel süreçte oynadıkları rolle petrolün ekonomik getirileriyle birlikte etkin bir politik hareket serbestîsi de elde ederek, uluslararası konjoktürde politik ve ekonomik birer aktör haline gelmişlerdir. Bu şirketler içinde payı olan ülkeler içinse “ulusal çıkar†ve “ulusal güvenlik†leri bağlamında önemli bir faaliyet alanı olmuşlardır. Örneğin ABD, Standard Oil’in bir ülkedeki çıkar-larının tehdit altında olması durumunda o ülkeye nota verilmesi gibi politik-diplomatik tepkiler göstermiştir. Bu açıdan baktığımızda şirket ve devlet politikası ve çıkarları eş değer doğrultuda olmuştur. Standart Oil demek ABD demek, ABD demek Standart Oil demektir. Dolayısıyla, bu çok uluslu petrol şirketlerinin salt ekonomik birliktelikler olarak düşünülmemesi gerekmektedir (Emeklier ve Ergül,2010:61-62). [pdfs:33, s:17]
Hatta bazı şirketlerin açıklamalarına göre 2011 yılı kârları şu şekil-dedir: Chevron 26,9 milyar dolar, BP 25,7 milyar dolar ve Royal Dutch/Shell de 30,92 milyar dolar. Bu yüzdenbulundukları devletlerin dış politikalarında çok etkili oldukları gibi, dünya siyasetine de ekonomisine de yön verebilmişlerdir.
BBC Ajansı kaynaklı bilgilere göre, dünya-nın en büyük petrol şirketleri sıralamasında; birinci sırada Exxon-Mobil (sermaye-si 315 milyar dolar), ikinci sırada Royal Dutch-Shell (sermayesi 221 milyar dolar),üçüncü BP-Amaco (sermayesi 209 milyar dolar), dördüncü Total-Fina Elf (serma-yesi 113 milyar dolar), beşinci sırada Chevron-Texaco (90 milyar dolar), altıncı sırada ise ENİ(Ente Nazionale Idrocarburi-45 milyar dolar) bulunmaktadır (Yüce,2013:66-67).
[pdfs:34, s:18]
http://acikerisim.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/4379/448032.pdf?sequence=1
"2. Piyasayı garanti altına almak ve haddinden fazla fiyat rekabetinin önüne geçmek için var olan ve potansiyel arzı kontrol etmek. " petrol medyasının iddiasıyla ilgili;
Yukarıda paylaştığım resimde ise(sağdan 2. grafik), durum tam tersidir, Irak işgalinden sonra petrol fiyatlarının tavan yaptığı, en az ikiye katladığı görülebilir.
Yine de gözleri doymaz, zira sermayenin karakteri, en az maaliyetle, en yüksek sömürü vb ve elbette milyonlarca insanın hayatı önem taşımaz, sermaye yayılımı ve birikimi hegomanya, büyük mafya hakimiyetleri olabildiğince düşük maaliyetlerle sağlansın da, nasıl sağanırsa sağlansın...
neyse kaynaklar incelenebilir, tabi Venezuela'nın Dünya petrol rezervinin en yüksek olduğu ülke olduğu da unutulmadan. Bundan sonra konunun, demokrasi, terörizm, laksızca kişileri öne sürüp, şunun kaşı, bunun gözü gibi parovake edileceğini düşünmüyorum...
Kapitalizm demokrasi tanımaz(sermaye organizasyonları hariç, bu alandaki demokrasileri de, rekabete dayalıdır), emperyalizm ise, hakim olduğu ve sömürdüğü topraklarda, demokrasi ve laiklik karşıtıdır ve hegomanya, toplum mühendisliğini dinsel vb gericilik ve ayrışmalar üzerinde, yani otokrasiyi meşru kılacak zeminlerde yürütmeye çalışır. demokratik ve laik, bağımsız, bilinçli toplumlar, emperyalistler için tehlikeli ve kaygı verici, sömürü ve çıkarlarına ters olarak görülür(ki doğrudur, laik, demokratik, bilinçli toplumlar, kolayına sömürülemez ve hegomanya kukla hükmetleri bu kadar kolay belirleyemez. adiyet siyaseti yoksa toplumun olurunu almak için sosyal politikalar da söz konusu olacaktır ki, sosyal güvencelerin sağlanması için, ülke kaynaklarının olabildiğince ülkede kalması ve salt tüketim değil üretim toplumu olmayı da zorlayacaktır ki, emperyalist, kapitalistler açısından bu kaygı verici olur - venezuelaya karşı saldırganlık ve öfkenin asıl sebbei bu vb temellerdedir -ki sorun salt petrolle de kalmıyor, hegomanyanın reddi, eğitim seferberlikleri, sosyal projeler vb emperyalistlerin ve besili yandaşların uykularını kaçırıyor). özügrlük için ilk koşul iradi bağımzılık değil midir? Bunun tplumsal karakteri de farkı olmuyor, bağımsızlık olamdan demokrasi ve özgürlük mğmkğn değil.
Kapitalizmde ise, sermaye gücüne dayalı particlik üzerine oynanan sirk egemenliği, demokrasiyle bağdaşmaz, demokrasi=particiler sirkidir tanımı bir aldatmacadır(elbette platformun imkanalrından yararlanan istisna yapılar da mevcut). Demokrasi savaş, rekabet üzerinden hükmetme hakkı demek değildir, hele ki ortamı ve çatışmanın, rekabetin koşulları ve taraflarını semaye gücünün belirlediği sistemde, bir bütün halinde demokrasi ve toplumsal ilerleme ütopyadır. Ancak toplumsal bilinç ve muhalefetler, demokrasi, yani yetki organı olamasalar da, örgütlenme hakkının kazanılmasıyla, çeşitli örgütler eliyle tepki verme şansı, belirli bir görüşü varlık biçimi olarak(toplumsal yetki-organ değil) yakalayabilirler, fakat demokrasiyi hakim kılamaz, belirleyemezler. Çünkü toplumsal anlamda yetkili organ olarak kabul edilmedikleri gibi, kararları yönetim namına belirleyici değildir. Yani bu tür örgütler karar alıp, yetki kullanamazlar, ancak fikren ve sokak eylemleriyle baskı yapabilirler ki, bu tür toplumsal örgütlerin baskısı, sermaye baskısı ve egemenliğinin yanında devede kulak kalır ve genelde ciddiye alınmazlar ve demokratik hak ve talepler teröristlik, vatan hainliği olarak da ayrıca mahkum edilir ve hak aramak, kaitalist medya ve politkalarla teröre eşdeğermiş gibi gösterilir veya karalanır... Bu konuda İskandinav Sosyalizminin kazanımları ise, önemli detaylar sunar(İsveç, Danimarka vb iskandinav ülkeleri), ah o toplumsal bilinç geriletilebilse, sermaye eski malikanesine geri dönecek -ki şimdiki de verebildiği oranda sus paylarıyla, şimdilik halinden memnun, ancak Dünya kapitalizmi gibi, Avrupa kapitalizmi açısından da felaket çanları çalmaya başladı ve kaoitalizm krizi aşamazsa, krizden çıkmanın son ama en etkili yolu savaşlar kapıda demektir...
Başta ABD önderliğinde petrol, silah, ilaç şirketleri, uluslararası konsorsiyumlar çıkarları doğrultusunda politikalar üretmekte, hakim kılmakta ve çıkarlarının gerektirdiği hal ve durumlarda dünyanın çeşitli ülkelerini yağmalamakta, sömürmekte, ekonomilerini çökertmekte ve sömürdüklerinden kredi vererek tekrar sömürebilme imkanı sağlamakta, çökertmekte ve bağımlı kılmakta, hegomanya kurmakta(demokrasi öldü, doğmamamıştı), elde etmek için için, basit kılıflar, çarpık safsatalar uydurmakta, kılıflar üretmek namına çeşitli provakasyonları, paravan zeminleri, askeri, siyasi, para ve sermaye gücünü, toplum mühendislikleri kullanmaktadırlar.
Sonuç: Bu konu, Venezuela'da demokrasi olmadığı kılıfıyla ve o sebeple ABD nin saldırdığı biçimiyle manipüle edilemez, edilmemeli, gerçek ortada ve açıktır. emperyalistler tarafından işgal edilen ya da hegomanya altına alınan ülkeler 200 yıldır kan gölüdür ve üstelik toplumlar özellikle 100 yıl geride bırakılmış veya toplum mühendislikleriyle geriye itilmiştir.. Eğer otokrasi, diktatörlük aranacaksa, emperyalist ülkelere ve hakimiyet kurdukları ülkelere bakılmalı, dolaylı ve dolaysız asıl sebepler orada görüleciktir.
Bu yağma, anti-laik, anti-demokratik sömürge stratejisi ve egemeliğine karşı çıkmamızı, demokrasiye karşı çıkmak gibi göstermek, çarpıtmak, manipüle etmek, açıkca 21. yüzyılda dahi hala gaspı, ganimet savaşlarını, işgal ve ilhak, tevazücü, ambargoyu savunmak namına bu tür sahtekarlıklara, muhatabın söylediklerine bir kez olsun bakmadan, karalamaya başvurmak, kelimelerle ifade edilemeyecek düzeyde bayalıktır, bir çeşit sansür, susturma yöntemlerine yönelmektir ki, tavsip edilemez.
Bunun dışında elbette hepimiz görüşümüzü ifade etme hakkına sahibiz, ancak yukarıda dile getirdiğim gibi masum olmayan, art niyetli davranışlar, dolaylı, dolaysız susturma, sansür, çapsızlaştırma, trol vb yöntemler, heleki karlamalar, çarpıtmalar defalarca düzeltilmesine rağmen ısrarla sürdürmek hoş olmuyor.
spartacus
07-06-2019, 22:16
ABD’den Venezuela’ya yeni yasak
https://www.evrensel.net/haber/380841/abdden-venezuelaya-yeni-yasak
ABD Hazine Bakanlığı, Venezuela'nın petrol seyreltici maddeler ithal ve ihraç etmesini yasaklama kararı aldı. Petrol seyreltici maddelerin petrol ithalat ve ihracatından önemli rol oynadığını belirten bakanlıktan yapılan açıklamada, “Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC), Venezuela'ya ilişkin Genel Lisans 7A, Genel Lisans 8 ve Genel Lisans 13'te Venezuela'ya / Venezuela'dan doğrudan veya dolaylı petrol seyreltici maddeler ithalatını/ihracatını kısıtlayacak şekilde değişiklik yapmıştır†denildi
spartacus
22-06-2019, 23:10
ASLA PES ETMEYECEĞİZ.. Fransa...
ZVQ6hW0nj1E
Denis Mukwege, Nobel Barış Ödülü konuşmasında dünyanın dikkatini Kongo'daki sömürüye çekiyor.
UXFQe41rwdU
Sonuç... Venezuela, Kongo tüm benzer sömürge ülkeler, farklı değillerdi. Sömürgeci baronlar ve onların işbirlikçi baronları, zurnacısı, sözde demokratlar(! oligarşi,monarşik, otokratik sermaye egemenliği, sermayenin gücüyle elde edilen ne varsa) ve sözde demokrasileri trampet, paranın gücüyle sahip oldukları partileri, hükümetler, medya organları davulcuları, neo-liberal, bazı liberaller ezberletilmiş korosu, sol görünüp sağ çakanlar vs boşuna feryad, figan etmiyor. yandaş manipülasyonlar, yandaş yalanlar, komplo teorileri, akıl dışı, ikiyüzlü çığırtkanlıkları vs boşuna saçılmıyor.
3-5 baron, 3-5 emperyalist yağma, bir kaç konsorsiyum, sömürerek, yağmalayarak milyarlar ve hakimiyet, güç kazansın diye yırtınıyorlar. İnsanlar yoksulluk içind eiken, egemen baronlar milyar dolarlarla oynuyor, bunun sebepleri, nedenleri irdelenmeyecek mi? (200-300 yıldır irdelenemedi mi? Sorunun kaynağı hala görülemedi mi? masal anlatıyorlar)
Yalan, dolan, entrika, alavere, dalavere egemenlği o kadar güçlü ki, basit gerçek ortada iken, baronların ve egemen zihniyetlerinin ağına düşmüş insanlar, gerçeği kabullenemediği gibi, pozisyonlarını da hem terketmiyor, hem de baron-mafya egemenliğini savunmak için sahte, kör sloganlarla çırpınabiliyorlar, yandaşlık edebiliyorlar.
Kongoya dair buzdağının görünen yüzü, işte video orada, asıl sorun ve sebepler belli değil mi? Neden aynı sözde demokrasici, otokrasi sevicisi borazancılar, konu Kongo, Afganistan, BAE, Arabistan, Latin Amerika, Nikaragua vs - düzinelerce ülke- olduğunda, hatta kendi yönetimlerinde çetelerin birbirini boğazladığı ortamlarda "böyle daha çok kazanıyoruz" gerçeğinin sırıttığı yerlerde ya da işlerine gelmediği sürece demokrasi sevicisi kesilmiyorlar? Her bakımdan ister iç, ister dış olsun, sermayeye dayalı otokrasilerinin tadını çıkartıyorlar? Demokrasinin, hak, hukukun en temel belirleyeni bağımsızlık değil mi? Bağımsız olmadan özgür olunabilir mi? Gerçek bir hak, hukuk olabilir mi? Özgür olmadan demokrasi olabilir mi? bütün sorunu, şu ya da bu kişiye yıkarak, o kişileri de devirerek ülkeleri yağmalama stratejisinin, haramiliğin, demokrasi, özgürlük, eşitlik, adalet, hak, hukuk ile alakası kurulabilir mi?
Emperyalist tanımı feodaliteden miras alındı ve boşuna değildi. Çünkü feodalizm, sözde yerleşkeleri, halkı vb yine başka feodal ya da haydutardan, dönüp, dolaşıp kendilerinden korumak adına fethediyor, ganimet haline dönüşüyor, derebeylere, ağalara bağlıyor ve 2 başlı olarak sömürüyordu... Onca ganimet savaşı dahi, bir kaç provakasyona, sözde korumak adına vb dayandırılarak, gizlenmedi mi? Şimdikiler ne diyor? Sizi koruyacağız, özgürlük, demokrasi getireceğiz, tercümesi ise, sizi köle yapacağız, sürüm, sürüm süründüreceğiz, sizi aldatacağız, sizi ayrıştıracağız, çünkü sizin, demokrasi ve özgürlüğe ihtiyacınız var. Elbette sistemim(kapitalizm) ve sayemde de, bu ihtiyacınız hiç bir zaman bitmeyecek. Tabi ilgili ülkelerin emekçileri duruma el koyamadığı, bağımsızlık ve özgürlüğü kazanamadığı, sömürgenlere yenilgiyi tattırmadığı sürece....
Şüpheci Dinsiz
07-01-2021, 14:40
AB, Guaido'yu 'Venezuela devlet başkanı' olarak tanımayı bıraktı
https://twitter.com/BirGun_Gazetesi/status/1347129350332837888
birgun.net (https://www.birgun.net/haber/ab-guaido-yu-mesru-devlet-baskani-olarak-tanimayi-birakti-329485)
AB, Guaido'yu 'meşru devlet başkanı' olarak tanımayı bıraktı
Avrupa Birliği (AB) artık Venezuela'da Juan Guaido'yu ülkenin 'meşru devlet başkanı' olarak kabul etmiyor.
euronews'te yer alan habere (https://tr.euronews.com/2021/01/07/ab-art-k-venezuela-da-muhalif-lider-guaido-yu-mesru-devlet-baskan-olarak-tan-m-yor?utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+euronews%2Ftr%2Fhome+%28euron ews+-+home+-+tr%29) göre birlik tarafından yapılan açıklamada, Venezuela'da muhaliflerin elinde bulunan Ulusal Meclis Başkanlığının el değiştirmesi sonrasında Guaido'nun yasal olarak geçici devlet başkanı olarak tanınmasının mümkün olmayacağı belirtildi.
Venezuela'da muhaliflerin kontrolünde bulunan Ulusal Meclis başkanlığı geçen ay yapılan seçimin ardından el değiştirmiş, Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Jorge Rodriguez de Juan Guaido'nun yerine meclis başkanı olmuştu.
Öte yandan iki diplomat, Guaido'nun, AB için Venezuela'daki en önemli demokrasi yanlısı figürlerden biri olmaya devam ettiğini söyledi.
Ancak elçiler, 27 AB hükümetinin, Guaido'nun kendi ilan ettiği geçici başkanlık rolünün, Maduro'nun seçimle Ulusal Meclis'in kontrolünü ele geçirmesinin ardından kurumsal bir dayanağı olmadığına karar verdiklerini belirtti.
ABD ise Guaido'yu geçici devlet başkanı olarak tanımayı sürdürüyor.
Venezuela'da 6 Aralık'ta muhaliflerin çoğunluğunun boykot ettiği seçimleri iktidar partisi liderliğindeki Büyük Vatansever Kutup (Gran Polo Patriotico) oyların yüzde 68,43'ünü alarak Ulusal Meclisteki 277 sandalyeden 177'sini kazanmıştı.