PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Manyetik alan maddemidir ?


ilahimasal
20-06-2019, 23:29
manyetik alanın madde olduğunu anlayabildin mi
anlatsana
yoksa hala madde olmadığı düşüncesinde misin

Manyetik alan madde değildir. Adı üzerinde ALANDIR.
Nedir o alanın adı ve niteliği ? Enerji
Enerji alanı = manyetik ALAN diyorum.

Manyetik alan madde olsaydı madde derdik. Derlerdi. Madde ye ait özellikler neyse o .


Bizim Zühtü bli ne diyor?
Manyetik alan maddedir diyor.

Tamam ben bilmiyor olabilirim , manyetik alan maddedir belkide

Hayti zühtü bli , bize manyetik alanın madde oldugunu o engin bilgi ve birikiminle kanıtları ile birlikte anlat ve ikna et.

Uyanmışken Geh bli bli haydi .

Konuyu savsaklamada.

Khaos
20-06-2019, 23:49
evladım

sana ben ne dedim
burası bilmemne partisi bilmemnere ilçe teşkilatı değil dedim değil mi

gidip gugıl amcandan 5 dakikada
alan enerji falan filana bakmakla kalkamazsın bu konunun altından

ben senin gibileri çözeli çok oldu çok

şimdi sen bilmemnere ilçe teşkilatında;
alevi takılırsın, kafadan muhalif geleneğin mirasına sahip çıkıp
ilk golü çakarsın 1-0
ateist takılırsın
orda bile sonuçta radikal bi duruş
etti 2-0
ortanın solunun bi tık solunda takılırsın
bi gol daa 3-0

sen kendine yaptığın imajlarla 3-0 önde başlamayı seven zavallı nevrotiğim

burda seni sikerler
sen burda kafadan 3-0 mağlup başladığının farkında değil misin!

senin küçük beynin yeterli mi
bana dalaşmaya
kapı zağarı değil misin sen
türkübar oğlanı

sevinme lan hemen

proveke ettim, yemi yuttu, bu birazdan kendini yasaklatır diye ellerini ovuşturma yahudi gibi
keyfim gelince ben sana hakkettiğin küfrü yaparım
sonucuna da katlanırım

orda şikayet butonu var
elin oralara çok gidiyo di mi

oğlan

hadi bu mesajı da şikayet et, editlesinler

sen kimsin lan
seni muhatap alıp maddenin neliğini tartışacakmışım
senin altyapın müsait değil

siktir git şimdi lan
yavşak

ilahimasal
20-06-2019, 23:57
Zühtü yine kayışı koparttı.

Khaos
21-06-2019, 00:04
Zühtü yine kayışı koparttı.

emin misin!
kayışı kopardım mı
zaten hep kopuk da olabilir
hep ne dedim
psikotikler sevmez nevrotikleri
kayış bende zaten kopuk

sen materyalist misin
teo tabanında galiba ateist takılıyosun
gerçi net bi adam olmadığın için bilemem tabi

da felsefe tabanında
materyalist misin idealist mi
şayet (şart cümleciği) materyalist isen
bi madde tanımını yap bakalım

sen hele tanım yapmayı önce bi becer
zaten soru zannettiğin basit yanılsaman kendiliğinden
çözülmüş olur
nedir madde

anladın mı yavşak
sana bu kadar ustalık fazla bile
ne demiştim unutma

ben yavşaklara ustalık yapmam

ilahimasal
21-06-2019, 00:16
Zühtü
Ne yapıyım senin ne olduğunu
Ne yapacan benim ne oldugumu

Lafı sen atmışsın , alıntı yapıp konu başlığı yapıp cevap verdik ve kayışı kopuk yeni uyanmıs zühtüye geh bli bli manyetik alan nasıl madde oluyormuşu döndürüp sorduk.

Bilmiyorsan bilmiyorum de zühtü. Ne kıvırıp duruyorsun.

Kendini ifade etme ezikliğini bırakta cevap ver. İddia sahibi sensin. Manyetik alan madde dir dedin. Eeeee zühtü.....

ForumKirpisi
21-06-2019, 00:22
bılıskırak bu kadar yazıyon Türküyü aşağılıcam/cevap vercem derken kendini yerin en dibine gömüyon ya

dışardan hiç tasvip etmiyoz. birisi ne maddeyi ne enerjiyi bilmek zorunda değil isterse yazar eder falan forum bura.
Öğretmenin yolu bu mu.

çifteli dalaş maksat öğretme falan da değil tartışma da değil 2 şahsın nickleri üzerinden kimin pipisi büyük savaşı.

ben de foton konusunda falan çok takılıyorum. dalgalar konusunda vesaire. çok eksiklerim var çok kararsızım bilim de noktayı
koymuş değil. bilmek zorunda da değilim. bilsem iyi olur gerçi belki. ölünce sorgu melekleri sorar.

bak tayyoya enerjiyi maddeyi değil pipisini bile bilmiyor. ama her şey onda.

insanlardan nefret ediyom diyon ya da onlar benden ama nefret etmene sebep olan hareketleri kendin yapıyon.
(galiba böyle bişey diyodun tam bilmiyom)

neyse ya. yazı okuyalım diyoz "yavşak salak bilmemne" gibi zamanında meslek liseli şimdi imam hatip seviyesi şeyler görüyorum gidem en iyisi su içem sonra helaya.

aklen falan iyi bi seviyedesin ama hormonların ölmüş ya ego agresyon. biraz sakinleştirici ot iç tabi kaynatarak. ben ıhlamur falan içiyom.
hacı emmi bi de başkasını egoist olmakla falan suçluyon boğazım acıyor ya gülemedim.

ölene kadar sakinleştirici otlarla idare edebiliriz belki. Çay da içebiliriz.

insanın kendisini ne seviyede gördüğü değil başkasının onu nası gördüğü önemli diyolardı.
bence hiç biri önemli de değil gerçi.

ForumKirpisi
21-06-2019, 00:33
size bi atmasyon yapam mı

enerji denilen şey maddenin boşlukla yer değiştirmesi olduğu kadar
manyetik alan maddenin boşlukla yer değiştirmesidir bence.

boşluk ise etrafımızda yok boşluk uzayda var. etrafımızdaki şeyler uzay boşluğuna kadar birbirini iterek yer açıyor.

evrende boşluk var ama mesela kolumuzu boşlukta savurduğumuzda gazları iterek boşlukla maddeyi yer değiştirmiş oluyoruz.

evrende hiç boşluk olmasa hareket edemezdik sanırsam. ama etrafımızda boşluk yok.

kolumuzun çevresinde boşluk yok hep gazlar var.

havanın içerisinde gazlar var gazlardan ötesi boşluk mu

hareket ettiğimizde zincirleme olarak gezegen sınırına kadar bir şey zincirleme itme yapıyor.

boşluğun niteliği ne acaba boşluk madde mi

gazlar boşlukta sert bi çepere kadar genişliyo diyolar.

dünyaya güneşten ve diğer yıldızlardan gelen enerjiyi kullanılır hale getirerek uzay boşluğuna doğru itebileceğimiz bi alan oluşturabilir miyiz aceba

atmosferi genişletmek mesela.

güneşten gelen enerjiyi dünyada gazlara çevirip

hemen hemen tüm elementler yıldızlardan gelmiş diyorlar.

Khaos
21-06-2019, 01:11
lan kirpi

lan sen karışma
git patateslerinle uğraş
kalan aklın da zayi olmasın

şu an lag ve ping yok
uçuş yapıyorum
sizin gibi zavallılara öğretmenlik yapmak benim işim değil
gevezelik yapanlara ayar veririm hepsi bu

burda öğretmenler var

madde neymiş,
süreklilik neymiş, süreç neymiş
maddi ilişkilerin ürettiği ve bizim de soyutlayıp içerik verdiğimiz
dışımızdaki maddi dünyaya ait niteliklerin zihnimize yansımalarının tümünün
maddeye ait dolayısıyla madde tanımına ait olduğunu
onlar öğretir

defalarca öğrettiler
öğrenebildi mi
hayır
potansiyel var mı
hayır

sende var mı
hayır
sizi üstüste koyarım
araya karbon kağıdı koymam
üstten vururum alttaki nüshaya da çıkar

şimdi uçuş zamanı kaybol

ForumKirpisi
21-06-2019, 01:33
haklısın felaket akıllısın süpersin sen ya. olgun bilgili deneyimli tecrübeli her şeyi bilen ve hakim çözmüş.
sana karşı gizemli hayranlık hisleri duyuyorum. müthişsin.

bize de öğretmezsin ne Türküye ne başkasına ne bana. Ne vazife ya. Sen daha üstün bi kişiye öğretirsin o da kendine.

bi bilgi kültür kara kutusu gibisin. gizemlisin de.

savaş görmüş bilgi görmüş iş deneyim her şey görmüşsün :D

işin garibi ben de görüyorum... dün gece sıcak oldu camı tam açtım mesela o esnadan önce görüyodum.

sitede seni niye tutuyolar onu çözemedim iki dakka girdiğimiz bi şu site var.

tadımız kaçıyor. td forum garip insan yeri olabilir de kasıtlı tad kaçıran yaşlı velet yeri olmasın.

sana yazmıyom adminiskiye.

Khaos
21-06-2019, 06:00
ne oldu lan hayırdır

siz aşk falan mı yaşamaya başladınız

adminlere oynama olum
varsa düşüncen ortaya koy

yap bi madde tanımı

eline alabildiğin şey di mi
aşkının da madde tanımı o
ortak noktanız bu yani

elinize almak dokunmak istiyosunuz

yoksa madde olmuyo
ee siz de haklısınız bi yerde

kendosertadam
21-06-2019, 07:17
Kabe dünya üzerinde ki en güçlü manyetik alanlarından biri,her sene yapılan "Hac" ve "Tavaf" bu etkiyi güçlendiriyor olabilir...manyetik alan - ve + olarak vardır (itiş ve çekim gücü : madde /+/- )
Mıknatıs en güçlü manyetik enerjiye sahip bildiğim kadarıyla.manyetik etkisinde siyah olmasının avantajı var mı bilemiyorum...denilen o ki mıknatısı uzerinizde surekli taşırsanız bedeninizin manyetik alanınında karmaşaya yol açarsınız...bu elektrikle çalışan organlarınızın çalışma düzeninin bozulması demek.bu yüzden mıknatısı 1 saatten fazla üzerinizde bulundurmamalısınız. ...mıknatıs maddedir ,manyetik çekim/ itim gücü enerjidir.enerji ise madde değildir.fakat kaynağı maddedir.manyetik alan maddeye tesir eder,madde de manyetik alana.

Kabe' nin manyetik alanı olabileceğini,Kabe ye secde edildiğinde,secde edenin enerjisini toplayabileceğine inanıyorum...bu ruhen ve bedenen olumsuz etki demek...belkide bu yüzden Hinduizm de yatarken baş kısmın KUZEY de olması önerilir.(Musevi,Hristiyan,Hindu "doğu" ya "secde" eder.secde edecekseniz doğuya secde edin.salt ibadet için değil rahatlamak,huzur için de secde edilebilir.ateistlerinde huzura ihtiyacı vardır.fakat islam "güneş"e secdeyi yasaklar.Ay' a secde ettirir. güneş doğunca sabah namazı vakti biter. Allah Ay Tanrısını ,Ay yılan,kadını sembolize eder .Güneş Ayı etkisizleştirir.doğuya secde belkide Güneş enerjisinden faydalanmamız için gerekli.dünyanın en büyük mıknatıs olduğu,bedenimizin de manyetik alanı olduğu düşünüldüğünde,hepsinden büyük manyetik alana /enerjiye sahip Güneş e doğru secde etmemiz ruh ve beden sağlığı için gerekli olabilir.belki bu yüzden İsa güneşi,İskariot Ayı sembolize eder.gece olur İskariot çıkar,İsa' yı ele verir,Ayın Güneşi ele verdiği gibi ,İsa sabah dirilir hayat kaynağı olur,ayın ışığını etkisizleştirir,sabah doğan Güneş gibi ) ..
Doğuya secde /uyurken başın Kuzeyde olması belki çakralarınızı açmak,enerji seviyenizin artması,sağlığınız için gerekli..
bize öğretilen ayaklarımızın Kıbleye gelmemesiydi...bu bir öğüt/ olsa olsa iblisin öğüdü olabilir...
Tavaf ve Secde /namaz Kabe nin enerjisini yukseltiyor olabilir...bu daha fazla çekim gücü demek...zaten tavafta fiziksel olarak gözle görülür "girdap" ın başka açıklaması olamaz...herşeyi içine çeken girdap/ manyetik alan...manyetik alan görünmezdir ama görüldüğü üzere oluşması hareketi gerektirir .hareketde maddeyi.atomlar hareket halindedir ve maddenin yapı taşlarıdır.

ilahimasal
21-06-2019, 18:01
Zühtü uyuyormusun ?

Zühtü manyetik alan maddenin bir özelligi degildir diyen olmadı. Kendin calıp kendin tepiniyorsun.

Manyetik alan maddenin kendisi degildir dedim . Maddenin ortaya çıkardıgı bir enerji alanıdır . Bu alan olmasa HAREKET olmazdı. Madde hareket etmedigi sürece degişimde olmaz. Maddenin hareket edebilmesi için oluşturdugu bu alan olmasa sürtünme olur ve aşırı sıcaklık akabinde sürtünmeden dolayı aşınma olur. ( belkide aşınmada olmaz kilitlenir )
Isı dedim ya , ısıda madde degildir maddenin ortaya cıkardığı özelligidir.
Işık gibi , ses gibi .....

Bunlar benim kendi çıkarımlarım. Benim çıkarımlarım yanlışlanabilir. Senin dayatman ise yanlışlanamaz durum kesinlikle budur diyorsun. İnanç oluyor tabu oluyor degişmez kanun oluyor.

Bir transformatör düşün , mıknatıs tarzında
https://store.donanimhaber.com/83/0c/06/830c065acd9aa84f394a1e199f422e41.jpg

Nüveye sarılı bobine uygulanan elektirik akımı nüvede bir manyetik alan oluşturup karşısındaki paleti kendine ceker ve hareket ettirir.manyetik alan degiştikce hareket tekrarlar.

Zühtü
O nüve ve karşısındaki alan olmasa hareket nasıl olucaktı. Bu durum katılar için neyse sıvı ve gazlar içinde aynısıdır.
Katıdaki hareket böyle iken
Sıvı gaz da kendi icinde bir ALAN olmadıgı sürece hareket edemez. Bu alana sen madde dedigin sürece zühtüsün.
Maddeye ait bir alan dedigin sürece sorun yok.

Zühtü
Bu işlere ideolojik baktıgın sürece sen ancak bir zühtü olarak kalacaksın. Biraz gelistir kendini , foruma odun gelmişin odun devam ediyorsun.

Sürekli ben diyorsun zühtü.
Sana usta demistim ya ! Alıyorum onu geri sen zühtüsün. Ögrendigin bir kac kelimeden başka ezberin yok. Dön yazdıklarına bak.

spartacus
21-06-2019, 19:25
Kendo, enerji, bir maddenin, bir sistemin, iş kapasitesidir. Saçma sapan inançlar geliştirmemenin en önemli anahtarlarından birisi de kavramları, soyutlamaları doğru kavramaktır. internet üzerinden sözde-bilim+popüler bilim alanları ve kirleriyle eylemlerinizi(düşünmek bir eylemdir) heba etmeyin.

Bir kişinin neye inandığı, nesnel açıdan hiç bir anlam ifade etmez ve inanç 2 yönlü ele alınabilir. Birisi verili an ve koşuldaki zanlardır, bunun en önemli sebebi, duyu organlarından alınan etkilerin, verilerin yeterli olmamasıyla ilgilidir. Veri yetersiz ise bir yargıya varmaktan kaçınılmalı. Diğeri ise, beklentilere dair inançlardır. Bir başkası ise şartlandırılmışlıktır ki, bu inanç değildir.

Aldanmak için inannmak gerekir, inanmak için ise bilgi eksikliği. İnsan beklentilerinden dolayı, zaafa düşer. Hem kendi namına hem de başkalarına karşı zaaf istismar halini alır, o düzeye varır ki, bilerek, kendini aldatır. Polyannanın bir bacağını kesmişler, neyse ki, o hala mutluymuş, zira diğer bacağı hala yerindeymiş... Kendinizi duymak istediklerinize, beklentilerinize, zaaflarınıza şartlandrmayın ve şartlandıranlardan uzak durmalı

Kişisel olarak sorun teşkil etmeyebilir, kişi şu ya da buna inanmak-aldanmak ister, "o da beni seviyor, gelecek yıl işlerim iyi olacak, şu şöyle olacak, bu böyle olacak, sihirli bir el bana dokunacak, beni ihya edecek,şu kişi şöyledir, bu öyledir" vb. Tabi olumlu da olsa, olumsuz da olsa kuruntulara, şartlanılmışlık ise paranoyaya vb dönüşür...

Kişiler kendi inanmış-aldanmışlıklarını yaymak isterler, burada öncelikli sebep, onay görme-alma, kendini ispat gibi faktörler. Bir başka sebeplerden birisi ise kişisel menfaat vb... İnternet vb yayın araçları, bugün en kolay yoldur. Burada dikkat edilmesi gereken; herhangi bir konuda yayıncının ifadeleri, objektif bir dayanağa, veriye, temele, fiziğe, sizinde gözlemleyebilmenize olanak sağlıyor, dayanıyor mu? Düşünceye dayalı ise akıl-mantığa uyuyor mu? safsatadan uzak mı?

Örneğin bazı rahatsızlıklarda, kişinin durumunu ölçmek için mantık, safsata sorular kullanılır. "Bazı insanlar sağırdır, o halde bütün sağırlar insandır" Doğru mu? yanlış mı? vb. Sağlıklı düşünememek salt rahatsızlık değil, düşünsel eylemin, olgu ve duyulardan yalıtılmasıyla ilgili arızaları da kapsar. Bunlar bariz safsatalar olarak ortaya çıkar. Alakasız ilişki, örnekleme safsatası en temel ve basit olanlardan birisidir.

https://www.google.com/search?client=firefox-b-d&biw=1366&bih=642&tbm=isch&sa=1&ei=jPkMXZvtOYvvgAaXqaaYBQ&q=neodyum&oq=neody&gs_l=img.3.1.0i67j0l9.5358.7819..10885...1.0..0.37 4.1216.0j4j1j1......0....1..gws-wiz-img.......35i39.BU9vNw9et3I

metafiziğin tanımı, esasında fizik ve gerçekliğe göre soyutlanan bir kavram. Gerçek olmayan, fizik dışı.... zihinsel alan. Elbette zihinsel alanı kıstas almak yanlış idi, zira zihinde tamamen fizikseldir. Burada ölçüt zihnin kendisi değil, türetim ya da üfürükleri olmalıydı. Kısaca metafiziği, üfürük olarak tanımlamak daha anlamlı, metafizik, anlamsız, karşılığı olmayan bir kelime, yerine "üfürük" kullanılmalı.

kabenin örtüsünün rengi siyahtır. Dilerseniz mor örtü de kullanabilirsiniz. kabe'nin sırf kendisine has bir manyetik alanı yoktur..

manyetik alan şahsına münhasır enerji değildir, bu bağlamda enerji, en azından iki maddenin ilişkisiyle açığa çıkan tepkimeyle ilgili ele alınabilir. Enerji dediğimiz ise işte bu tepkimenin kapasitesidir. Öyleyse iş nedir, iş ise bu iki maddenin etkimesiyle çevre ve kendileri de dahil, meydana getirebildiği hareket-değişim, tepkimelerle ilgilidir. Bu tepkime, başka yeni tepkimelere de yol açar...

1 Kilo barut ile 1 gram barut arasındaki, etki farkını belirleyen nedir? Peki buradaki enerji kavramı neye dardir? Başka gereksinimlerimiz nedir? Başka hiç bir madde ile ilişki kurulamaz ise, buradan açığa iş çıkacak mı? Örneğin oksitlenme, heleki ani ve hızlı bir oksitlenme barut üzerinde nasıl bir etki oluşturur? Enerji dediğiniz, barutun, diğer maddelerle olan etkileşiminden bağımsız mıdır? Enerji dediğimiz, tepkimeye giren bautun, çevre üzrinde oluşturacağı etkinin, kapasitesiyle ilgilidir, enerji demek, kerameti kendinden menkul bir varlık değil, kapasitedir, neyin kapasitesidir? İş-eylemin.

Burada enerji, yani etkinin binbir çeşidinden söz edebiliriz, bu bağlamda da enerji yani iş kapasitesi de, çeşitlenir. Esasında manyetik alan bir enerji değildir, oradaki enerji, ilgili maddenin etki-tepki kapasitesi anlamındadır bu bağlamda, ifade edebilmek namına enerji olarak tanımlanır ve manyetik enerji olarak ifade edilir. fakat burada sözü edilen, 3 kilo barut, 2 litre su, 184 m³/s (debi), 9 bar basınç, 200km hız vb gibi, İŞ KAPASİTESİ namınadır, bu bağlamda da enerji, maddenin ölçülebilir(tepkime, etkime) İŞ olarak, kapsite ve birimine dairdir.

Kısaca enerji, kilo, varlık, metre, litre gibi kerameti kendinden menkul varlıklar söz konusu değildir, bunlar varlık biçimi değil, nesnelerin şu ya da bu nicelikleriyle ilgilidir, ok?

Ve düşündüğünüz biçimde, nesne bazlı olarak, madde enerjiye, enerji de maddeye dönüşmez. Madde=enerji, enerji=madde değildir, bu ifadeler, konuya az-çok vakıf insanların anlayabileceği türden, kelimelerin kifayetsiz kaldığı koşullarda mecburen başvurulan ifadelerdir, konuya vakıf olmayan insanların anlamasının pek de mümkün olamdığı ve yanlış anlayıp, olmadık yargılar ürettiği cümlelerdir. Ve burada, bu ifade de enerji, genel olarak kullanılır, çünkü madde hareketlidir, daim iş halindedir, dolayısıyla daim iş potansiyeli, kapasitesine->enerjiye sahiptir denir. Yeter ki kelimelerin, kavramların tanımı doğru bilinsin, abuk-subuk yanlış sonuçlar üretilmeyecektir. Enerji diye bir "şey" yok, aynen kilogram, litre gibi bir "şey"in olmaması gibi, bunlar şu ya da bu biçimde, maddenin, şu ya da bu yöndeki, etki, ebad, yoğunluk, hareket vb gibi niceliklerin, maddelerin birbiriyle olan ilişkisinden açığa çıkan iş vb, bilinen bir değerle, yani referans alınan maddelerle, kıyaslanarak elde edilen ölçüsüdür...

Su'yun kaldırma kuvveti neye göredir? Örneğin suya bırakılan 1 kilogram demir çubuk ile, 1 kilogram odun, nasıl bir sonuç verdi? Ölçümlerimizin temelinde refrans alınan, kıyas nesneleri ve nesnelerin birbiriyle olan etkileşimi, yoğunluk, sürtünme, tepkime oranları vb vardır. Ve tümünün de asli belirleyeni maddedir, tüm ölçümlerimiz, maddenin özellikleri vb maddeye bağlıdır, madde ise bunlara bağlı değildir, temel, esas olan maddedir, nicelikelerimiz ise maddenin hal ve durumu, form ve yapısı, birbirleriyle olan ilişkilerden açığa çıkan iş, tepkimeler, potansiyel, kapasite vs ile ilgilidir. Bu bağlamda üfürükten, maddeye dayalı soyutlamalarımızla, maddeyi yok etmeye ve abuk-subuk biçimde, üfürük(metafizik) akıl-mantık dışı lafızlar üretmemeye çalışmak sağlıklıdır. Gül, size göre güzel olduğu, siz beğendiğiniz için var olmuyor, var olduğu için siz soyutluyorsunuz. Ki elbette güzellik bir özellik de değildir(ki bu da ayrı bir konu). Biz bir maddenin iş kapasitesini ölçtüğümüz için(enerji) madde var olmuyor, madde var olduğu için biz bu kaapsiteden söz edebiliyoruz. Kısaca nesnel olarak her "şey" maddedir, diğer öznel değerler, şeylerse maddeye, şu ya da bu biçimine, şu ya da bu özelliklerine, şu ya da bu nicelikere, şu ya da bu ilişkilerine, etkileşimlerine dairdir.

ilahimasal
21-06-2019, 21:30
Spartaküs

Zamanda maddedir o zaman. Eğilip bükülebiliyor. ( iş kapasitesi) eylemsizlik zaman içinde geçerli.

Zaman yok diyordum ama egilip büküldüğüne , madde gibi davrandığına göre zaman var.(mı) Hatta aynı şeyler mekan içinde gecerli.

Madde ne ?

spartacus
21-06-2019, 22:40
Spartaküs

Zamanda maddedir o zaman. Eğilip bükülebiliyor. ( iş kapasitesi) eylemsizlik zaman içinde geçerli.

Zaman yok diyordum ama egilip büküldüğüne , madde gibi davrandığına göre zaman var.(mı) Hatta aynı şeyler mekan içinde gecerli.

Madde ne ?
:) Anlamadığın yeri sor, ya da bir daha oku... Yanlış anlamışsın, gerçekten elimden geldiğince, sırf yanlış anlaşılmasın diye, gündelik konuşma dilini kullanıyorum, yine de yanlış anlaşılıyor...
Oysa 2 satır aşağıdaki mor ifade yeterli.
Zaman diye bir "şey(cisim!)" yok. Zaman maddenin hareketine dair. Enerji de maddenin, iş kapasitesine dair. Enerji diye de bir "şey(cisim)" yok.

Şey derken ne anladığınız da önemli. Cisim bir şey'dir, ancak atıyorum enerji, zaman, hız bir "şey" değildir, anlıyorsundur umarım... Bu vb kavramlar maddenin hareketi, değişimi, birbiriyle ilişkisi, birbirlerine olan etkileşimleri vb üzerinden soyutlanan kavramlar... Bu bağlamda biz bunların esasını madde, yansımasını ise maddi, fiziki olarak ifade ederiz.

Maddeyi, kendisine bağlı soyutlamlarla izah edemezsiniz. Madde nedir, şey olabilen ne ise madde odur. proton bir madde midir? Proton bir şey midir? O halde, proton da maddedir. Bilim nazarında madde tanımı, yapı temelli sistematik bir tanımdır, maddenin ne olduğunun tanımı değildir, siz madde nedir deyip, bilimin yapısal tanımını baz alırsanız elbette yanılırsınız, sorduğunuz soru kadar, verdiğiniz yanıttan da haberiniz yok demektir!

Cisim, şey olan ne varsa maddedir, oukey?

Ses bir madde midir? Maddi midir? ses diye bir "şey" yok, ancak maddi ortamda birbiriyle ilişki halinde olan maddelerin açığa çıkarttığı etkileşimler söz konusu. Böylece, maddeler birbirine kuvvet uygulamış veya iletmiş olurlar. maddi ortamda basınç farkları meydana gelir, etkileşimler çepe çevre yayılır(ses dalgası dediğimiz soyutlama da bununla ilgili), kulak zarınız, ortamda açığa çıkan basınç farkından dolayı titreşir... Yayılımda yine etkiye, kuvevte dair anlam kazanır, dikine dizilmiş okey taşları gibi, birini diğerinin üzerine iterseniz, üzerine devrilir, etki eder, zincirleme-dalga gibi ilerler...

Bizim bu vb kavramlarımıza dair temel "madde", olgu ise "ETKİ, ilişki"dir.

Bir şey'in ne olduğu ayrı, temel-dayanak olarak ele alınması ayrıdır. Örneğin ses madde midir(maddenin kendisi midir?)? Yoksa maddi midir? Bir cisim, ortamda hareket ettiği an, o ortamda etkileşime yol açar veya verili ortamdaki etkiyi değiştir, böylece şeyler arasında etki-tepki durumu doğar, bu etkileşim, kulak zarınıza etki edecek düzeyde olursa buna biz ses deriz.... yani öyle kerameti kendinden menkul ortada dolaşan ses diye birisi yoktur, ama ortada dolaşan madde diye birisi vardır ve ses=madde denemez veya ses olmasaydı madde olamazdı, madde yoktu, ses vardı, ses maddeden bağımsızdır vs denemez, oukey?

Enerji madde değildir, ancak o da maddidir, nasıl soyutladığımız ve tanımaldığımız bellidir, bir madde veya maddi sistemin(ilişkilerde dahil) iş kapasitesine enerji denir.

Peki ses enerjisi olabilir mi? Elbette olabilir çünkü bizim duyuladığımız ne varsa, temelde maddelerin ilişkisi söz konusu bu ilişkilerden çok çeşitli sonuçlar açığa çıkar. Bunlardan birisi de enerji, yani iş kapasitesidir. peki potansiyel nedir?

Ne zaman biz bir biçimde sesden faydalanırsak, yani bir iş yaparsak buna ses enerjisi deriz, ne zaman ısıdan faydalanırsak, ısı enerjisi deriz, ne zaman ışıktan faydalanırsak, bir çok ışık enerjisi tarif ederiz, oysa esasında her etkileşim bir enerjidir(yani kapasite taşır), enerji etkileşimin kendisi değil, cisimlerin birbirine etkime kapasitesine dair bir kavramdır :)

Ne yazık ki yazdıklarımı binde 1 anlıyorsunuz, onu da yanlış anlıyorsunuz. Ki yazımda belirtmiştim, bilimsel metinleri okumaya vakıf olamadığımız sürece, sap ile saman her bir şey birbirine karışır, abuk-subuk yargılar oluşturabilirsiniz.

öznel olarak ifade edilen "şey" ile nesnel olarak ifade edilen "şey" aynı kavramlar değildir.

Örneğin HIZ nedir?
Enerji bir maddenin, maddelerden oluşan bir ortam, sisemin vb iş kapasitesime denir. İş nedir? Herhangi bir cisimin başka veya diğer cisimler üzerinde etki ederek meydana getirebildiği değişim veya değişikliktir(illa cisim değil ortam değişkenliği de işe dahildir). Buradan sarmala gireriz, o halde kuvvet nedir? Bir cisime hareket kazandıran etkidir.

Umarım anlayabiliyorsundur -da keşke yargılar üretip, yargıcı ve yanlış sorular sormadan önce yazdıklarımı anlamak için soru sorsanız...

Kerameti kendinden menkul tek şey maddedir, gerisi, bunun dışında şeyleştirilen(maddeymiş gibi yanıltan) ne varsa hikayedir.

Madde esasında tanımlanabilir de değildir, olabildiğince tanımlarız, ancak dediğim gibi, şey olan ne varsa maddedir, şey ise kendi şahsında tanımsız olandır, biz tanımları, şey'lerin(maddenin) biriyle olan etkileşimiyle elde ederiz. Görmek işide bir etki-tepki işidir, maddeler etkileşir, duymak işide, koklamak işi de, tad alma, dokunmak ne varsa tümüde etki temellidir ve bunlar FİİLDİR(iştir, iş sayesindedir, eylem temeline dayanır, o eylemde etki temeline). Bu bağlamda biz her hürlü tanıya, kavramlaştırmaya böyle varırız, enerji de işte tamda orada, bir maddenin, etki edebilme kapasitesiyle ilgilidir, bu geneldir, ama siz şu ya da buna ne kadar etki edebilmesi vb üzerine ayrıştırabilirsiniz, ilişkiler kurabilrisiniz(suya, tuz katabilirsiniz). Bunun dışında ise iş, yani temelde olan ETKİ, maddeler açısından potansiyeldir ve bu potansiyelin ortamı, koşulu, şeylerin, birbiriyle olan ilişkisiyle ilgilidir.

ifadelerimi anlamak için, öncelikle E-DAİR kavramını anlamanız, çarpıtmadan bakabilmeniz, diyalektiği bilmeniz gerekiyor(işte üst paragrafta örnekledim, enerjyi tanımladık, nereye vardık? İş'e. İşi tanımlamak için ne lazımdı? Kuvvet. Kuvveti tanımlayabilmek için ne lazımdı? ETKİ, sonuç itibariyle temelde olan neymiş? Madde, soyutlayabilmemiz, yani görebilmemiz, duyabilmemez vb, kavramlaşrırabilmemiz için lazım olan yine neymiş etkiymiş? Birisi temelmiş, diğeri kaynak.
O halde, etki-tepki sağlandığında, kuvvet bir cisimin, bir başka cisime etkisiymiş, bu etki değişime yol açabiliyorsa ona da iş denirmiş. Bir cismin iş kapasitesi de neymiş enerjiymiş.

Eğer konu şey nedir, madde nedir olacaksa, elbette enerji, hız, ağırlık, güzellik, çirkinlik, zaman kendileri(?) madde(şey) değildir, kısaca kerameti kendinden menkul, şahsına münhasırlık alamazlar. Ama eğer konu maddi, fiziki temel ve KAVRAM bağlamında olacaksa, bunlarda bir şeydir, lakin ne değilelrdir, kerameti kendinden menkuli kendinde olan şey değillerdir, bir kendilikleri yoktur, bunalr maddenin, şu ya da bu etkileşim, iletişiminden açığa çıkan etkiler, tepkiler, nicelikelr, özellikler vb esasıyladır.

Gökten 3 elma düşmemiş...

ilahimasal
21-06-2019, 23:00
Isı dedim ya , ısıda madde degildir maddenin ortaya cıkardığı özelligidir.
Işık gibi , ses gibi

Bunları bende söylemişim zaten filozofumuz spartaküs.

Manyetik alan maddedir demek yerine bilinen her ne oluyorsa maddeden kaynaklanıyor demek daha doğru olur. tabiki bence. Siz manyetik alana madde diyebilirsiniz. Ben diyemiyorum.

Türkü öksürünce ağzından sacılanlar Türkü olmuyorsa , maddede manyetik alan oluşturunca , manyetik alanda madde olmuyor.

spartacus
21-06-2019, 23:53
Bunları bende söylemişim zaten
O halde itirazın ne için? Hala aşağıdaki gibi tersinden itiraz ediyorsun, ben ne dediysem, sen tam tersini anlamışsın, okumadın ya da anlayamadın...
Manyetik alan maddedir demek yerine bilinen her ne oluyorsa maddeden kaynaklanıyor demek daha doğru olur. tabiki bence. Siz manyetik alana madde diyebilirsiniz. Ben diyemiyorum.
Dalga mı geçiyorsun? Okumadan mı yazıyorsun? Ne dememi bekliyorsun, ben zaten enerji=madde değildir, manyetik=madde demek değildir diye yazıp, nedenlerini açıklıyorum.
Kendo, enerji, bir maddenin, bir sistemin, iş kapasitesidir.

manyetik alan şahsına münhasır enerji değildir, bu bağlamda enerji, en azından iki maddenin ilişkisiyle açığa çıkan tepkimeyle ilgili ele alınabilir. Enerji dediğimiz ise işte bu tepkimenin kapasitesidir. Öyleyse iş nedir, iş ise bu iki maddenin etkimesiyle çevre ve kendileri de dahil, meydana getirebildiği hareket-değişim, tepkimelerle ilgilidir. Bu tepkime, başka yeni tepkimelere de yol açar...

Kısaca enerji, kilo, varlık, metre, litre gibi kerameti kendinden menkul varlıklar söz konusu değildir, bunlar varlık biçimi değil, nesnelerin şu ya da bu nicelikleriyle ilgilidir, ok?

Ve düşündüğünüz biçimde, nesne bazlı olarak, madde enerjiye, enerji de maddeye dönüşmez. Madde=enerji, enerji=madde değildir, bu ifadeler, konuya az-çok vakıf insanların anlayabileceği türden, kelimelerin kifayetsiz kaldığı koşullarda mecburen başvurulan ifadelerdir, konuya vakıf olmayan insanların anlamasının pek de mümkün olamdığı ve yanlış anlayıp, olmadık yargılar ürettiği cümlelerdir.
Manyetik alan maddedir demek yerine bilinen her ne oluyorsa maddeden kaynaklanıyor demek daha doğru olur. tabiki bence.
Anlamadığın yer varsa sor, tamamen tersine yargılar üretmeden önce oku, anlamaya çalış, bak ben ne demişim, hemen yukarıda alıntılar mevcut...

ilahimasal
22-06-2019, 00:02
Madde=enerji, enerji=madde değildir

Tamam spartaküs okurken dikkat etmemişim ifadene.

Manyetik alan madde degildir demişsin. Siz demek yerine bazıları demem gerekirdi . Özür.

spartacus
22-06-2019, 00:46
Tamam spartaküs okurken dikkat etmemişim ifadene.

Manyetik alan madde degildir demişsin. Siz demek yerine bazıları demem gerekirdi . Özür.
Yeter ki yanlış anlaşılmalar olmasın...

Burada bakış açısı da önemli, genel olarak bakacaksak, yani şu ya da bu diye ayırmaksızın, evren de bir bütün olarak maddedir, buna manyetik alan da dahil.

Okyanusun tanımına bakarsak nedir? Ama biz bir bütün olarak, kapsayıcı açıdan bakacaksak, okyanusa dalgalar, balıklar vs de dahildir.

Buraya kadar sorun yok

Ama birisi çıkar da, "dalga=okyanus demektir, okyanusu var eden dalgadır vs" demeye getirirse, yani mesele kavramlar ve kavramların tanısı olduğunda, bu tür hatalar yaparsa o zaman iş değişir, çünkü açı değişmiştir.

Birinci açıdan bakarsak, enerji, hareket şu ya da bu maddeden ayrı, bağımsız değildir, bu geniş açıdır ve o kapsamda, aynen okyanusun dalgaları, balıkları da kapsaması-içermesi gibi, madde de kapsayıcı olur. Burada amaç okyanusun, maddedin ne olduğunun tanımı değil, kapsayıcılığına, içerdiğine dairdir... (-e görelik)

Kısaca kapsam önemli. Ama kapsamımız dalga nedir olacaksa, işte o zaman biz, dalga=okyanus anlayışına itiraz etmek zorundayız, dalga=okyanus değil ve dalga, okyanus, rüzgar vs den de bağımsız değildir demek durumundayız...

Kısaca maddenin kapsayıcı olarak alındığı durumda, evren bir bütün olarak maddedir ve o bütüne enerji, hareket, etkileşim(böylece kuvetler vs) vb tümü de dahildir, maddeden ayrı düşünülemezler, aynen okyanusun içerdiğine bakarken, balıkları da dahil düşündüğümüz gibi...

En önemli meselelerimizden birisi de, "-e görelik", farkında olamamızdır, o sebeple insanların çoğu, okuduklarını doğru anlayamıyor.. Bu gün insanalrın çoğu ve hatta bilim alanında dahi bir dolu kir mevcut, ne kapsam biliyorlar, ne "e görelikten" haberleri var, ne de kavramları doğru bilmekte ve kullanmaktadırlar... O düzeye vardırıyorlar ki, bir dolu alakasız kavramı, boca edip, indirgeyip abuk-subuk yargılar üretiyorlar, öyle ki, madde yoktu, enerji vardı, enerji maddeyi yarattı dahi diyebiliyorlar... Oysa enerji neydi? Madde-lerin- iş kapasitesiydi, oysa o kapasite maddeye ait ve maddeden ayrı-bağımsız düşünülemez..

Yıldıztozu
23-06-2019, 22:30
bu başlıktaki yorumların hepsini okuyacağım birara.

manyetik alan madde midir sorusundan önce madde nedir sorulmalı ve cevaplanmalı.
madde tanımına göre manyetik alanın madde olup olmadığına karar verebilirsin.

benim madde tanımım evrenin tüm yapısını, özelliklerini, işleyişini kapsar.

ilahimasal
24-06-2019, 00:24
Madde nedir den önce
Madde ne degildir diye sormak gerekir.

Benim ne demek istediğimi bazı zühtüler daha iyi anlasın diye manyetik alanı geçiyorum ve

Gölge maddemidir diye soruyorum.

Gölge maddenin ve madde olmayan ışığın ortaya çıkardıgı bir sonuç .

Işiktaki parçacıklar ise maddemidir? Işık hızında iken kütlesi sıfır deniliyor. Duragan iken kütlesi var deniyor. ( dalga ve parçacık olduguna dair nobele konu olmuş )

İsık hareket halinde olmasa maddeye carpıp gölgeyi oluşturamaz .
Gölge Madde made ilişkisinden ortaya çıkmıyor.
Gölge madde ve -madde olmayandan - ortaya çıkıyor....

Madde ne değildir ?

spartacus
24-06-2019, 03:25
Madde nedir den önce
Madde ne degildir diye sormak gerekir.

Benim ne demek istediğimi bazı zühtüler daha iyi anlasın diye manyetik alanı geçiyorum ve

Gölge maddemidir diye soruyorum.

Gölge maddenin ve madde olmayan ışığın ortaya çıkardıgı bir sonuç .

Işiktaki parçacıklar ise maddemidir? Işık hızında iken kütlesi sıfır deniliyor. Duragan iken kütlesi var deniyor. ( dalga ve parçacık olduguna dair nobele konu olmuş )

İsık hareket halinde olmasa maddeye carpıp gölgeyi oluşturamaz .
Gölge Madde made ilişkisinden ortaya çıkmıyor.
Gölge madde ve -madde olmayandan - ortaya çıkıyor....

Madde ne değildir ?
Madde, etki-tepki oluşturan, iş, değişim meydana getirebilen şeydir. Bu bağlamda, elma, maddedir, o halde madde de elmadır demek doğru değildir. Konu açısından, madde, manyetik alan demek değildir, ancak manyetik alan da madde bütünlüğünün dahilindedir.. Gölge metaforunu kullanacaksak, aydınlık-karanlık baz alınabilir, ancak ışık farklı bir olgu.

Madde'yi kütle esaslı tanımlama işini doğru bulmuyorum... Maddelerin şu ya da bu alanları, ortamları stabil değildir. Maddi ilişkiler, etkileşimler, harekete bağlı değişimler (iş), örneğin manyetik alan açısından da değişime yol açar. Biz buna genel ifade olarak "etki alanı" diyelim. Böylece madde, alanı, yani ortamıyla da bir bütündür...

Kütle dendiğinde, biz ele, avuca gelirlik gibi bir şey anlıyoruz, oysa, kütle de; etki-tepki esaslı, kuvvet esaslı da düşünülebilir -ki ilişki, hareketle de ilintili. Kısaca "İŞ" ile ilgili. Enerji ise iş kapasitesiyle ilgili. En kabasından-maddelerin birbirleriyle-, moleküler yapısına, oradan parçacık dokusuna kadar etkileşimler, reaksiyonlar, temel parçacık düzeyindeki etkileşimler de dahil, değişime(iş'e) yol açar. Bu bağlamda biz hareketi de, maddeden bağımsız düşünemeyiz.

Bir cisimin hareketi arttıkça kütlesi de değişir, zira kütle hareket bazlı tanımlanabilir. Hareket değişime yol açtığı anda ise iş gerçekleşiyor demektir. Demek ki, bir cismin kütlesini, kapasite bazında düşündüğümüzde, enerji(iş kapasitesi) olarak da düşünebiliriz,bu halde enerjide maddeden baımsız düşünülemez, öyleyse iş yapabilen her şey maddedir de denebilir(illa kütle ifadesini doğru bulmuyorum).

Kısaca -ki bence- etki-tepki oluşturan her şey maddedir. Örneğin, fotonlar kütlesizdir denir, ancak fiili, iş temelinde kütlesiz foton olmaz. Eğer fotondan söz ederken, enerjiden de söz ediyorsak demek ki bu parçacığın bir iş, etk-tepki, böylece kuvvet kapasitesi var demektir.
Burada "e görelik" doğru kavranırsa, izah açısından, madde, enerjiyle de tanımlanabilir, madde, enerjidir de denebilir, ama "e görelik" ve tanıma sadık kalarak. Enerji neydi iş kapasitesi, o halde iş kapasitesine sahip her şey maddedir ve burada "ilişki" anlam kazanır.

İfadeler açısından diyalektik ve temelinde yatan şu kavramlar esas alınmalıdır. Hareket, ilişki, değişim. Buradan da hareketsiz madde düşünülemez diyebiliriz, zira madde tanımımız "etki-tepki oluşturan her şey maddedir" idi, burada ilişki, hareket anlam taşır ki, açığa bir iş, birbirini etkileyebilme durumu çıksın. hiç bir ilişkiye sahip olmasa da, her parçacık potansiyel olarak iş kapasitesine, yani enerjiye sahiptir...

Fotonlar açısından kütlesiz diyebilmemiz mümkün olmasa da(zira hareket halinde), durağan durumu varsayımı esas alındığında, neredeyse tamamen sıfır diyebileceğimiz kütlesinin, ciddiye alınamaz değeri olmasına rağmen, hareketi sayesinde(ışık hızı) kütlesinin artık baz alınabilir hale geldiğini düşünüyorum -zira o hız sayesinde kütlesi katlanarak artmıştır(diyelim ki durağan halde kütlesi, 0,00000(1000 daha sıfır koyalım)1 ölçülebilir veya baz alınır mı? Fotonlar, sözde kütlesi yok iken, hareket sayesinde kütle edinebiliyor(!). tabi kütlesiz dahi olsa, bir parçacık, herhangi bir cisime etki edebiliyorsa, madde olarak görülmelidir diye düşünüyorum... Işık hızına ulaşan bir cismin sonsuz kütleye sahip olacağı ifadesi de buradan gelir, çünkü harekete bağlı olarak hız arttıkça, kütle de artar, tabi her ne kadar sonsuz kütleye katılmasam da, ciddiye alınır değerde kütleli bir cisim, o hıza çıkarsa, kütlesi, öylesine katlanarak artar ki, sonsuz dense yeridir...

örneğin ışık, su içerisinden geçerken hız kaybeder. Demek ki ışık, etkileşime girebilmektedir, lakin burada ışık kavramı, madde mi değil mi esasıyla oluştulmuş bir kavram değildir. dolayısıyla ışık, maddenin, şu ya da bu etkisi, özelliğine, iş'ine vb bağlı bir ifadedir, aynen ısı gibi soyutlanmış kavramdır. ısı=madde değildir ancak, muhtevası maddedir, yani ısı dediğimiz ve yayılımı her neyse, madde oradadır.

Kısaca maddeden ayrı, bağımsız düşünelemeyecek ne varsa, aslında MADDE kavramının bütününe dairdir. manyetik alan=madde değildir, ama manyetik alan da o maddeye dahildir. Bunu yeryüzü ve atmosfer gibi düşünebilirsiniz.

Madde genel bir tanımdır, atomlardan oluşan, kütlesi olan şeyler maddedir vb gibi indirgeme veya ayrıştırma, geçerli -kapsayıcı- bir tanım değil. Örneğin atomun temel parçacıklarından birisi olan proton da maddedir. Kaldı ki parçacıklar o kadar küçük olabilir ki, belkide boşluk dediğimiz alanlar, bu tür, ancak henüz göremediğimiz derecede küçük parçacıklarla doludur(okyanusun içi gibi) -ki böylece uzayın dokusu ifadesi de anlam kazanabilir(böylece boşluk ifadesi de mikro temelde bir anlam ifade etmez ve etki-tepki sathı bu anlamda maddi bir ortam eliyle anlam kazanır), bu bize aralarında sanki hiç bir madde yokmuş gibi görülen boşuk dahilinde, parçacıkalrın birbirine nasıl etkinin de cevabını verebilir...

Işık dediğimiz, maddenin, şu ya da bu tepkime, reaksiyonlarına bağlı oluşumlardır ve saçılan parçacıklar da böylece kendi etki alanına sahip olur, bu saçılan parçacıklar, saçan cisimin, kütle kaybına yol açar, madde miktarı düşmüş olur, eğer saçılan parçacıklar, tamamen kütlesiz ise, kütle, madde miktarı kaybından nasıl söz edeiliyoruz?. o parçacıklar, gözümüze etkidiğinde biz görür ve tanım yaparız, ışık deriz. reaksiyonlar, tepkimeler, farklı şiddet ve frekansları sağlar vs. İleri düzey ses dalgalarıyla ya da ısıyla(termal) çalışan bir göze sahip olsaydık cisimleri yine de görürdük ve böylece aydınlık-karanlık kavramları da anlamını kaybedebilirdi...

Aydınlık-karanlık kavramıyla ışık karıştırılmamalı. Işık kavram olarak değil, tespit edilebilir bir şey esasına dayalı ele alınmalı. Işığın tanımı başka, madde mi değil mi kıyası başkadır. eğer mesele bu kıyas olacaksa, maddedir, aynen bu bağlamda düşündüğümüzde, elmanın da madde olması gibi. Fakat bariz yapılan hata şudur, elma da madde ise, demek ki madde demek, madde=elmadır doğru yaklaşım değildir, zira birisi elmanın muhteva olarak madde olduğu söylemi iken, diğeri, maddeyi elmaya indirgemektir ki, sap ile saman karışmış olur. bundan sonra madde elmadır, ama armut madde değildir gibi geçersiz çılarımlar, madde yoktu, enerji, maddeyi var etti gibi hatalarla, sonsuza kadar tartışılabilir. Madde enerjiden, enerji de maddeden bağımsız, ayrı düşünülemez, ancak bu tanımlarının da aynı olduğu anlamına gelmez...

ForumKirpisi
25-06-2019, 16:33
sen şeyi söyle boşluk nedir. boşluk madde midir
gaz, partikül olmayan boşluk.

geri kalan her şeye madde diyonuz ya.

enerji maddenin durumundan ortaya çıkeyör, maddenin yan ürünü sonucu.
ışık öyle. pekim kimyasalların ortaya çıkardığı sinirsel hissiyat nedir ya

acımak duygusu nedir mesela madde midir enerji midir

ilginçski.

ForumKirpisi
25-06-2019, 16:35
gölge madde olur mu sayın hacınkova.

maddenin ortaya çıkardığı bi durum sadece.

hacımskisi yok, atom altı parçacikkisi yok.

hissiyatta maddenin ortaya çıkardığı bi durum ya. enerji gibi olabilirski.

spartacus
25-06-2019, 19:12
sen şeyi söyle boşluk nedir. boşluk madde midir
gaz, partikül olmayan boşluk.

geri kalan her şeye madde diyonuz ya.

enerji maddenin durumundan ortaya çıkeyör, maddenin yan ürünü sonucu.
ışık öyle. pekim kimyasalların ortaya çıkardığı sinirsel hissiyat nedir ya

acımak duygusu nedir mesela madde midir enerji midir

ilginçski.
Enerjinin ne olduğunu sanırım hala anlamamışsın. Enerji, bir cisimin, sistemin(maddelere ve birbirile ilişkisine dayalı), İŞ kapasitesidir.
Enerji Nedir?
"İş kapasitesi" neye ait bir kapasite, maddenin, kuvvetine bağlı bir ifade. (in eki aidiyet olarak düşünümeli, ney-in kapasitesi, madde-nin iş kapasitesi, iş nedir?

İş Nedir?
Bir maddenin, herhang bir maddeye uyguladığı kuvvet(etki-tepki) sonucunda ortaya çıkan değişimdir, bu ister fiziksel(formca) isterse kimsaysal olsun.

İş'in Kapasitesi nedir?
Enerjidir, biz bu kapasiteye enerji diyoruz. Bunu ölçmeye çalışıyoruz. O halde her parçacık hem durağan hem de, hareket halinde değişken kapasiteye de sahiptir.

Biz nasıl ki, ısı diyorsak, enerji de maddenin iş kapasitesidir(bir "-e göreliği" vardır), bu sebeple enerjiden söz ediyoruz. Konu maddenin herhangi bir iş'ine, şu ya da bu işi gerçekleştirme potansiyeli, kuvveti vs dair ise, elbette enerjiden söz ederiz, kapasite önem arzeder.

acımak duygusu nedir mesela madde midir enerji midir
Reaksiyondur(etki-tepki), fiziksel ve kimyasal etkileşimler, tepkimelerden soyutlanır.
Tepkime ise İŞ anıdır, ve değişim gerçekleşirse, iş de gerçekleşmiş olur. O halde, sormak ve kıyas yapmak durumunda kalırız, şu ya da bu parçanın, cisismin, iş kapasitesi(enerjisi) nedir?

Acımak madde değildir, ama bu hissiyatın oluşumu ve zemini maddidir ve iş'tir, yani alınan-verilen etki-tepkiler, kimsayal değişimlere, böylece "iş" durumuna yol açar. İşte o an, iş gerçekleşiyor demektir, dolaysıyla gerçekleşen iş'in de bir kapasitesi vardır, bu kapasite etki-tepki durumuna göre de değişir, böylece az acır, çok acır...
Acımak madde değildir, maddelerin etkileşimin, tepkimenin kısaca reaksiyonun oluşturduğu değişimin(bu değişim durumuna iş diyoruz) yorumudur.

Bir cümlede kelimeler doğru kullanılsa dahi yanlış anlaşılabiliyor.

Üşüdüğünüzde enerjiye(ısı) gereksinim duyarsınız, bu aslında uzun yoldan şu demektir; maddeyim, organizmam, bileşenlerim, moleküllerim, en küçük parçalar, iş temelinde hareket kazanıyor, çalışıyor vs, o halde iş'i sağlayacak kapasiteye gereksinimim var, aldığım her türlü kimsayal, kimyasal reaksiyonlara yol açar(ısı vb açığa çıkar, bu ısı sayesinde de diğer ihtiyaç işlerin gerçekleşmesine ortam sağlar, elektronlar alınır, verilir, bu sayede kimyasal tepkimeler gerçekleşir vs), alınan madde, bu rekaksiyonlar sonucu değişir(iş gerçekleşir), ihtiyaç duyduğum kimyasal değişimleri de sağlar, böylece ilgili maddelerde iş gerçekleşitğinde, kimyasal yapıları da bozulur, bu sebeple, yine iş yapabilecek maddelere geresinimim var, bu iş gerçekleştiğinde, kapasitesi tükenir, çünkü kimyasal yapıları değişir, birleşir, ayrışırlar ve artık beklenen iş kapasitesi(enerjisi) namına bir şey kalmamıştır.

Bu kadar uzun ifade yerine biz enerji deriz, böylece, "enerjiye gereksinim, enerji" diyerek, 1-3 kelimeyle ifade ederiz. Yoksa konu "enerji nedir" değilken, her cümlemizde yukarıdaki gibi açıklama yapamayız...

A elementini, B elementine dönüşmesi nedir? İş'tir, o halde, A'nın, B'yi değiştirmesi, enerji(iş kapasitesi) sayesindedir, ama insanlar bunu hep yanlış anlıyor, demek ki diyor, şu, "maddenin oluşması için enerji gerekir, o halde önce enerji vardı" vs yanlıştır. Kavramları bilmemekten gelir, elbette her oluşumun temeli enerjidir, enerjinin temeli de her bir parçanın taşıdığı kapasitedir(iş kapasitesi), kısaca madde oluşmaz, form-yapılar(örn:moleküler yapı) değişir(buna da oluşmak deriz) :)

ForumKirpisi
25-06-2019, 19:55
ben çok basitleştirdim aslında. sonuçta enerji maddeyle alakalı bişeydir.

İşten -> iş kapasitesine giderken işi yapan madde oluyor.

her şey maddeyle alakalı değil mi

maddenin durumu mu demiştik biz buna gavuristanda tam hatırlayamadım şimdi

Khaos
04-07-2019, 21:31
yaptığım derin ilmi araştırmalar neticesinde
allahın yerin ve göğün nuru olması gerçeğini de nazar-ı dikkate aldığımda
manyetik alanın madde değil mana olduğuna kanaat getirdim.

"ictenlik"
05-07-2019, 11:58
çekim ve serbest çekim dalgaları

ilahimasal
05-07-2019, 12:45
manyetik alanın madde olduğunu anlayabildin mi
anlatsana
yoksa hala madde olmadığı düşüncesinde misin göster





burda seni sikerler
sen burda kafadan 3-0 mağlup başladığının farkında değil misin!

senin küçük beynin yeterli mi
bana dalaşmaya
kapı zağarı değil misin sen
türkübar oğlanı




SONUÇ
Her şeyin değisim dönüsüm içinde oldugunu bir kez daha altta görüyoruz.




yaptığım derin ilmi araştırmalar neticesinde
allahın yerin ve göğün nuru olması gerçeğini de nazar-ı dikkate aldığımda
manyetik alanın madde değil mana olduğuna kanaat getirdim.

ForumKirpisi
05-07-2019, 18:38
manyetik alan kat'i suredle manadır. madde değildir.

buna madde diyen de maddenin sonucu diyen de materyalisttir, dinsizdir. Allah'ın bunca yarattığını görmezden geliyordur.
Kafirdir, kalb gözü kapanmışdır.

materyalizm, kafirin düştüğü batağın en dibidir. Allah yok demek, melek yok demek, Kur'an nuru yok demek de İslam'ı, Peygamber-i Arab'ın nurunu yok saymak idir.

Enketum
06-07-2019, 05:40
Enerjinin ne olduğunu sanırım hala anlamamışsın. Enerji, bir cisimin, sistemin(maddelere ve birbirile ilişkisine dayalı), İŞ kapasitesidir.
Enerji Nedir?
"İş kapasitesi" neye ait bir kapasite, maddenin, kuvvetine bağlı bir ifade. (in eki aidiyet olarak düşünümeli, ney-in kapasitesi, madde-nin iş kapasitesi, iş nedir?

İş Nedir?
Bir maddenin, herhang bir maddeye uyguladığı kuvvet(etki-tepki) sonucunda ortaya çıkan değişimdir, bu ister fiziksel(formca) isterse kimsaysal olsun.

İş'in Kapasitesi nedir?
Enerjidir, biz bu kapasiteye enerji diyoruz. Bunu ölçmeye çalışıyoruz. O halde her parçacık hem durağan hem de, hareket halinde değişken kapasiteye de sahiptir.

Biz nasıl ki, ısı diyorsak, enerji de maddenin iş kapasitesidir(bir "-e göreliği" vardır), bu sebeple enerjiden söz ediyoruz. Konu maddenin herhangi bir iş'ine, şu ya da bu işi gerçekleştirme potansiyeli, kuvveti vs dair ise, elbette enerjiden söz ederiz, kapasite önem arzeder.

acımak duygusu nedir mesela madde midir enerji midir
Reaksiyondur(etki-tepki), fiziksel ve kimyasal etkileşimler, tepkimelerden soyutlanır.
Tepkime ise İŞ anıdır, ve değişim gerçekleşirse, iş de gerçekleşmiş olur. O halde, sormak ve kıyas yapmak durumunda kalırız, şu ya da bu parçanın, cisismin, iş kapasitesi(enerjisi) nedir?

Acımak madde değildir, ama bu hissiyatın oluşumu ve zemini maddidir ve iş'tir, yani alınan-verilen etki-tepkiler, kimsayal değişimlere, böylece "iş" durumuna yol açar. İşte o an, iş gerçekleşiyor demektir, dolaysıyla gerçekleşen iş'in de bir kapasitesi vardır, bu kapasite etki-tepki durumuna göre de değişir, böylece az acır, çok acır...
Acımak madde değildir, maddelerin etkileşimin, tepkimenin kısaca reaksiyonun oluşturduğu değişimin(bu değişim durumuna iş diyoruz) yorumudur.

Bir cümlede kelimeler doğru kullanılsa dahi yanlış anlaşılabiliyor.

Üşüdüğünüzde enerjiye(ısı) gereksinim duyarsınız, bu aslında uzun yoldan şu demektir; maddeyim, organizmam, bileşenlerim, moleküllerim, en küçük parçalar, iş temelinde hareket kazanıyor, çalışıyor vs, o halde iş'i sağlayacak kapasiteye gereksinimim var, aldığım her türlü kimsayal, kimyasal reaksiyonlara yol açar(ısı vb açığa çıkar, bu ısı sayesinde de diğer ihtiyaç işlerin gerçekleşmesine ortam sağlar, elektronlar alınır, verilir, bu sayede kimyasal tepkimeler gerçekleşir vs), alınan madde, bu rekaksiyonlar sonucu değişir(iş gerçekleşir), ihtiyaç duyduğum kimyasal değişimleri de sağlar, böylece ilgili maddelerde iş gerçekleşitğinde, kimyasal yapıları da bozulur, bu sebeple, yine iş yapabilecek maddelere geresinimim var, bu iş gerçekleştiğinde, kapasitesi tükenir, çünkü kimyasal yapıları değişir, birleşir, ayrışırlar ve artık beklenen iş kapasitesi(enerjisi) namına bir şey kalmamıştır.

Bu kadar uzun ifade yerine biz enerji deriz, böylece, "enerjiye gereksinim, enerji" diyerek, 1-3 kelimeyle ifade ederiz. Yoksa konu "enerji nedir" değilken, her cümlemizde yukarıdaki gibi açıklama yapamayız...

A elementini, B elementine dönüşmesi nedir? İş'tir, o halde, A'nın, B'yi değiştirmesi, enerji(iş kapasitesi) sayesindedir, ama insanlar bunu hep yanlış anlıyor, demek ki diyor, şu, "maddenin oluşması için enerji gerekir, o halde önce enerji vardı" vs yanlıştır. Kavramları bilmemekten gelir, elbette her oluşumun temeli enerjidir, enerjinin temeli de her bir parçanın taşıdığı kapasitedir(iş kapasitesi), kısaca madde oluşmaz, form-yapılar(örn:moleküler yapı) değişir(buna da oluşmak deriz) :)

Sn. Spartacus, ne denilebilir ki: hepsi bir yana sabriniza hayranim. Anlamadigini anlayamayan birine nasil anlayabilecegini yaziyor ve tekrar yaziyorsunuz. Anlamayana yazmadiginizin farkinda olsam da, paylastiginiz nimetten cok memnunum. Elinizi sikmak isterdim...

kendosertadam
11-07-2019, 10:18
"...belkide bu yüzden Hinduizm de yatarken baş kısmın KUZEY de olması önerilir."

ÖNERİLMEZ !!!
www.haribhakt.com sitesinde ki bir uyarıyı yanlış anlamışım.yatarken başınız "KUZEY " de OLMAMALI !.dünya büyük bir mıknatıstır.başınız kuzeyde olacak şekilde uyursanız,demir beyinde birikir,böylece başağrısı,alzaymır,beyin dejeneresyonu,parkinson gibi rahatsızlıklara yakalanabilirsiniz.
Aylarca başım kuzeyde yattım.son haftalar şiddetli başağrısı yaşamaya başlamıştım.beynimde basınç hissi,vücut ısısında artma,ellerim ve ayaklarımda şişme oldu.dün farkettim ki uyarıyı yanlış anlamışım.
Bazen bilmişlik tasladığım oluyor.herkesten özür diliyorum.

Kabe kuzeyinde olanlar günah diye ayaklarını kuzeye uzatmayabilirler ...bu insanların sağlığı ciddi tehdit altında olabilir.

Şüpheci Dinsiz
11-07-2019, 11:04
"...belkide bu yüzden Hinduizm de yatarken baş kısmın KUZEY de olması önerilir."

ÖNERİLMEZ !!!
www.haribhakt.com sitesinde ki bir uyarıyı yanlış anlamışım.yatarken başınız "KUZEY " de OLMAMALI !.dünya büyük bir mıknatıstır.başınız kuzeyde olacak şekilde uyursanız,demir beyinde birikir,böylece başağrısı,alzaymır,beyin dejeneresyonu,parkinson gibi rahatsızlıklara yakalanabilirsiniz.
Aylarca başım kuzeyde yattım.son haftalar şiddetli başağrısı yaşamaya başlamıştım.beynimde basınç hissi,vücut ısısında artma,ellerim ve ayaklarımda şişme oldu.dün farkettim ki uyarıyı yanlış anlamışım.
Bazen bilmişlik tasladığım oluyor.herkesten özür diliyorum.

Kabe kuzeyinde olanlar günah diye ayaklarını kuzeye uzatmayabilirler ...bu insanların sağlığı ciddi tehdit altında olabilir.

Abisi, böyle üfürüklerle-sanrılarla kendini de başka insanları da meşgul etme.

Khaos
13-07-2019, 20:30
manda yuva yapmış söğüt dalına
bizim forumun türküsünün kalibresi bunu aşamadı

benim gelinen noktamı tespit ettiğini zannnediyor

gerizekalı
o senin noktan

o iletiyi kirpi iyi anlamış
ama sen anlamamışsın
anlayamayacaksın

gerzek geldin gerzek gideceksin

ilahimasal
13-07-2019, 21:50
Bunu sen yazmadın mı özürlü.


yaptığım derin ilmi araştırmalar neticesinde
allahın yerin ve göğün nuru olması gerçeğini de nazar-ı dikkate aldığımda
manyetik alanın madde değil mana olduğuna kanaat getirdim

Bir anda olsa ( beynine giden oksijen seviyesi artınca) böyle şeyler yazabiliyorlar.
Tamam tamam üzülme mana alemine dalmış derviş oldun demedik. Olur böyle şeyler.

Hani eski arabalar vitesten atar ya ! Boşa çıkar , Hah seninkide ona benzer bir durum. Kayışın kopuyor arada onuda idare ediyoruz .

Manyetik alan vb durumların maddenin ortaya çıkardıgı dedik bitti.
Sen dogada biraz fazla temiz hava alınca devrelerin karışıyor .
Derviş oluyorsun.
Kayışı koparıyorsun. Kopsun bise olmaz. Sana bişe olmasın.

"ictenlik"
13-07-2019, 22:31
anti-çekim ~ dalgaları ...

Khaos
14-07-2019, 15:45
Bunu sen yazmadın mı özürlü.





elbetteki ben yazdım
senin düşüncene ayna tuttum

beni şaşırtıyorsun

anlayışsızlığın da bi sınırı var
sen tam idiot çıktın

manyetik alanın neden madde kavramında içkin olduğunu
sana sadece 10 cümlede anlatırdım
ama kendi çabanla bulacaksın

anladın mı çekirge

anladığın gün,
sana hakaret etmeyi bırakıp muhbbet moduna geçerim
anlamadığın sürece aptal yerine konulacaksın

git spartükese
kır dizlerini
usta bana bu işi öğret de
sana öğretir

dervişmiş
gerzek herif
o ileti senin idealizminle dalga geçiyor

o tarz bi idealizmle benim gibi bi adamın bu saatten sonra hiç işi olur mu
kirpi anladı, sen anlamadın
aslında anladın elbette ki
ama nevrozlarını aşıp adam olamıyorsun

olacaksın

acı da aşk da mannyetik alanda maddedir
şu evrende ne varsa maddedir, maddidir, madde kavramına dahildir

hadi çekirge
yakala
yakaladığında mezun olacaksın

ilahimasal
14-07-2019, 18:57
Nerede durduğunu bilemeyen
Gel git aklı olan
Kararsız
Tutarsız
Fırıldak tiplerin duruma göre yazabilecegi bir yazı tipi altta.


yaptığım derin ilmi araştırmalar neticesinde
allahın yerin ve göğün nuru olması gerçeğini de nazar-ı dikkate aldığımda
manyetik alanın madde değil mana olduğuna kanaat getirdim


Özürün kabahatinden büyük . Özürlü
Yazdın bari sahip çık. Yok öyle demedimde , yok böyle dedimde , ayna tuttumda cart da curt da ... külahıma anlat derviş bli

ForumKirpisi
14-07-2019, 20:14
Kişi uzman olup olmadığı her konuda kendini konunun uzmanı, her şeyin sırrını diğerlerinden daha da çözmüş gibi hisseder.
Kendine narsist bir şekilde özgüven duymaz. Tam aksi güven eksiği duyabilir.

Laf ustalıklarıyla karşısındakini gizli mesajlarla yermeye çalışır hatta över gibi yerdiği olur.

Megalomani, büyüklük hezeyanı ya da büyüklük kuruntusu, kişinin kendisine gerçekle uyuşmayan üstün nitelikler yakıştırmasıdır. Derin bir ruhsal sorunun belirtisidir. Megalomani, kendi başına bir hastalık değilse de oldukça şaşırtıcı bir psikolojik durumdur. Büyüklük hezeyanları kişinin, yetenekleri, nitelikleri ve yaşantısı hakkındaki mantıksız inançlara dayanır. Megalomani, kendini önemseme duygusunun gerçekliğe dayanıp abartılı bir biçim alan, aşırı bir özgüven değildir.

Kişi gerçekten belli konularda diğerlerinden daha üstün veya en azından aynı seviyede olabilir. Ama megalomani hemen hemen her konuda kişinin kendini daha üst konumlandırması oluyor.

"Sen benim kalibremde değilsin."

Lisede megalomani yaşıyordum ben de çünkü etrafımdaki yaşıtlarımla aynı frekansta değildim. Çok gündelik ve çok yüzeysel konularla ilgileniyorlardı, hobileri yoktu, uzman oldukları alan yoktu. Bilgi dağarcıkları çok dardı vs.

Genelde megalomani yakın çevrenin uzun süre çok kötü olmasından kişinin kendini içten içe yüceltmesi sonucu hipokampüsün bozulmasına da sebep olabilir. Örneğin, askeriyede komutanlar çok kapar.
Hipokampüs, beyindeki yeni yapılanmaları ayarlayan bir bölüm. Bu bölüm stresle küçülüyor.
Yatkınlık önemli.

Bizim sülale kurmay albay general zart zurt. Birisi hariç hepsinde bir yamukluk var. Askeriyede rütbe ve görevlendirme olayı da megalomaniyi tetikliyor.

Khaos
14-07-2019, 20:42
olum

bu kadar küçülmeyin
karaktersizliğiniz
forum taktikleriniz
yavşaklığınız
çok açık

laf kalabalığınızı burda yemezler
kaç kez dedim akıllanmadınız

kırk kişiyiz, hepimiz birbirimizi tanırız


''yaptığım derin ilmi araştırmalar neticesinde
allahın yerin ve göğün nuru olması gerçeğini de nazar-ı dikkate aldığımda
manyetik alanın madde değil mana olduğuna kanaat getirdim''

şu üstteki cümlelerin seninle geçilen taşşak olduğunu anlatmak zorunda kalmam bile
yavşak olduğunuzu gösterir
anlamayacak kadar aptalsanız zaten size ancak acırım
anladığınızı biliyorum herkes biliyor

komik olan ise; lafazanlığınızın zavallılığı
dinciler bile sizden iyi lafazanlık yapıyor

ikinizi toplar araya karbon kağıdı koymam demiştim
yaparım bunu

sorun zayıf akıllı olmanız değil
onu defalarca ortaya koydunuz

sorun yavşaklığınız
düşünce dürüstlüğünüz yok
cesaretiniz ise hayranlık verici
benle dalaşmak sizi aşar

laf dinleyin

spartakus siz anlayabilin diye bilale anlatır gibi sabırla anlatıyor
bişeyler öğrenin
yavşaklıktan da vazgeçin

o zaman muhatab kabul edileceksiniz

ForumKirpisi
14-07-2019, 20:55
bil idzu küreyik amicey, sitede bilinmeyen şahsiyetler üzerine nicklerden giden kavga çok saçma değil mi
bi cümle yazmaya değmez ki

üstelik zaten çok çatışma var, bi de kalkıp aşağı yukarı eninde sonunda aynı görüşte buluşacak 2 insanın şapması bence
kömik

Khaos
14-07-2019, 21:06
bil idzu küreyik amicey, sitede bilinmeyen şahsiyetler üzerine nicklerden giden kavga çok saçma değil mi
bi cümle yazmaya değmez ki

üstelik zaten çok çatışma var, bi de kalkıp aşağı yukarı eninde sonunda aynı görüşte buluşacak 2 insanın şapması bence
kömik

sen hangi ara adam oldun da akıl da vermeye başladın
yalakası olduğun vatandaşın çapına bi bak

''yaptığım derin ilmi araştırmalar neticesinde
allahın yerin ve göğün nuru olması gerçeğini de nazar-ı dikkate aldığımda
manyetik alanın madde değil mana olduğuna kanaat getirdim''

bu iletide kimle dalga geçmiş olacağımı ona sormuyorum
onun ne mal olduğu ortada
sana soruyorum
sen ne anladın bu iletiden söyle bakayım
söyle de senin dürüstlüğünü görelim

ilahimasal
14-07-2019, 21:23
Senin bilgin falan yok. Ezber ve kulaktan duyma cümleler kurup kendini bir yerlere oturtmaya çalışıyorsun. Açık verdiğin direk yüzüne vurulunca " kendince hakaretler " ederek hedef saptırıyorsun. Baktın " kendince hakaretlerinle " açığını bulanı susturamazsan KÜFÜR ediyorsun.

Özürlü diyorum bak sana. Sen òzürlüsün , bu sebepten " kendince hakaretlerini " ciddiye alıp karşılık vermiyorum. Özürlü birisinin hakaretlerini , kendi açığı fark edilen birisinin özürlü savunması olarak görüyorum.

Sen bu tip konulara giripte fikir beyan etme , bu konular senin ezberciliğinle konuşulacak seyler degil. Ezberini terk et diyecegimde ÖZÜRÜN var . Yapacak bir şey YOK.


Bilinen tüm evrende olan her ne oluyorsa maddeden ve bu maddenin ortaya çıkardığı degişim dönüsümden oldugu ile alakalı durumu bilen biliyor itiraz da etmiyor ki !

Sadece senin özürlü halinden dolayı manyetik alan maddedir söylemindeki itirazın haricinde bir tek fikrin , anlatımın YOK.
NEDEN ?
Özürlü ezberci bir cahilsinde ONDAN.
Birilerinin sana sen iyi biliyorsun demesi GAZINA gelme. Boş tenekesin.


Evren deki her şey maddeden sebep oluş içinde
Sevgide maddeden
Manyetik alanda maddeden ortaya çıkar
ANCAK
Ortaya çıkan şeylere madde demiyoruz. Onlara isimler veriyoruz.

Sen halen sevgiye madde diyecek kadar , manyetil alana madde diyecek kadar özürlü birisin.

Sen öksürdügünde ağzından saçılanlar SEN degilsin Özürlü bli.
Agzından saçılanlar sen olsaydın ortalık ÖZÜRLÜDEN geçilmezdi.

Konuya dair birilerinin niklerini kullanarak kendine savunma stratejisi yapman senin ACIZ olduğunuda gösteriyor.

Benim demediğimi bana ANLAMIYORSUN! BILMIYORSUN gibi cümleler kurupta kendini rezil etme.


Manyetik ALAN madde degil DİR.

Khaos
14-07-2019, 21:40
türkücüüm

bırak bu ucuz taktikleri
beni de seni de bilen biliyor

sen fizikteki kütle ile materyalist felsefedeki madde kavramlarının içeriklerini ayırt edebildiğinde
tükürdüğünü yalarsın

madde değil diyebilmek için önce madde tanımı yapman gerekli

hadi denesene
yap bi tanım
tanım yapmaktan bile acizsin

ForumKirpisi
14-07-2019, 21:56
trollemişin dalga geçmişsin işte.

türküde alıp saldırmak için ona tutunmuş.

ben de aradan giriyom heyecan olsun diye. tam böyle mahalle arası klima motoru çok ses yaptı
kavgası gibi bişey. yaşınız başınız kaç 18 değilsiniz ya

"türkübar oğlanı" lafını çok beğendim hep hatırlıyorum. bundan sonra birine kızacaksam bunu kullancam.

ilahimasal
14-07-2019, 21:56
( bilim ) deney yöntemi ile NASIL denilerek ortaya konulan tanım gecerli olanıdır. Başka bir yol özürlü kişiler ve özürlü sonuçlar ortaya çıkarır.

Maddenin ne olduğu ikisi içinde aynıdır. Değil diyorsa !!!???

Khaos
14-07-2019, 22:05
( bilim ) deney yöntemi ile NASIL denilerek ortaya konulan tanım gecerli olanıdır. Başka bir yol özürlü kişiler ve özürlü sonuçlar ortaya çıkarır.

Maddenin ne olduğu ikisi içinde aynıdır. Değil diyorsa !!!???

bak güzelim
tam bir salak olduğunu yeniden ortaya koyalım

bilgin yok falan filan diye bi ajitasyon cümlesi kuracaksın
ben de bunu yiyicem
senin gibi bi acize bilgi ispatlama tribine giricem
sonra buraya tumturaklı şeyler yazıcam
gerçekten de bunu mu bekliyosun. salak mısın lan sen

lan yavşak
ben yavşaklarla bilgi paylaşmam, onları muhatap almam
onlara sadece hakaret ederim demedim mi

bunun neresi anlaşılmıyor oğlum
çok basit bi ifade lan bu

atomlar birbirine değmiyor arada bir angstromluk ''boşluk'' var di mi

ForumKirpisi
14-07-2019, 22:12
bak güzelim
tam bir salak olduğunu yeniden ortaya koyalım

bilgin yok falan filan diye bi ajitasyon cümlesi kuracaksın
ben de bunu yiyicem
senin gibi bi acize bilgi ispatlama tribine giricem
sonra buraya tumturaklı şeyler yazıcam
gerçekten de bunu mu bekliyosun. salak mısın lan sen

lan yavşak
ben yavşaklarla bilgi paylaşmam, onları muhatap almam
onlara sadece hakaret ederim demedim mi

bunun neresi anlaşılmıyor oğlum
çok basit bi ifade lan bu

atomlar birbirine değmiyor arada bir angstromluk ''boşluk'' var di mi

o boşluk manadır bence. Allah'ın nurudur. Angstrom yalandır zaten hristiyandır.

ilahimasal
14-07-2019, 22:20
Özürlü olmanın sebeplerinden birsi madde bağımlısı olman galiba ! Maddeyi çok kaçırınca kendine hakim olamıyorsun.

Sövmek kolay akıl hastası. Madde kullanmadanda sövülebilir.

Yırtınsanda senin gibi bir özürlüye hakaret etmiycem.

Ha bu arada
Bu konulara yazarsam foyam ortaya cıkar diyemi cevap veremiyorsun?

Doktora görün.

ForumKirpisi
14-07-2019, 22:30
madde kullanmayan kimse yok ki. hepimiz kullanıyoruz.
mesela havuç yiyorsun.

Khaos
14-07-2019, 22:35
Özürlü olmanın sebeplerinden birsi madde bağımlısı olman galiba ! Maddeyi çok kaçırınca kendine hakim olamıyorsun.

Sövmek kolay akıl hastası. Madde kullanmadanda sövülebilir.

Yırtınsanda senin gibi bir özürlüye hakaret etmiycem.

Ha bu arada
Bu konulara yazarsam foyam ortaya cıkar diyemi cevap veremiyorsun?

Doktora görün.

metodoloji zavallısının çaresizliği,
son çırpınışı

bu konulara çok yazdım
foyam olsa çoktan ortaya zaten çıkardı

montaigne ;
dile değer kazandıran düşünürün yazılarıdır
yenilik getirmez, dilin imkanlarını çoğaltır demiş.

bi adam kendine materyalist diyorsa,
ilk önce materia kavramınınn imkanlarını çoğaltır.

ne demişim ben
materia, ''tüm nitelikleriyle bir bütün halinde evrenin kendisidir''
kavramı bu şekilde içeriklendirdikten sonra materyalizme atıf yapmışım di mi

sen ne zaman bi kavrama kendi içeriğini verebildin
ne zaman kavramın imkanlarını çoğaltma ihtiyacı hissettin

yok öyle bişe di mi
sen daha materyalist felsefenin muhteşemliğini, keyfini yaşamamış
sıradan bi forum yazarısın

asıl sorun ise yavşak olman
bu forumun arşivinde güzel şeyler var
vakit ayır
düşün
emek ver, kavramların imkanlarını felsefene göre geliştir
nevrozlarından kurtul
yavşaklığı bırak

o zaman beraber oturup cigaramızı içeriz muhabbet ederiz

anladın mı çekirge

ilahimasal
14-07-2019, 23:08
Hah şöyle yola gel
Az da olsa üzerinde pürüzler kalıyor. Onlarıda almak lazım
Ancak ayarın bozuk.

Kayıs koparıyorsun.
Güven vermiyorsun.


Bilinen evrendeki bilinen herşey birbirinden bağımsız degildir. ( bu senin kavrama verdigin bir içerik degil) bir yerlerde duyup kendince onaylayıp burada dillendirdigin kulaktan duyma bir cümle.

Evrende olan her seyin birbirinden bağımsız olduğunu söyleyen oldumuda ! Böyle bir cümle kurdun? Biraz düşünen herkes bunu kavrar zaten. Geç bu kopya cümleleri.

Manyetik alanın madde oldugu iddiana cevap VEREMEYIP ordan burdan arakladıgın şeyleri yazma.

Manyetik alan madde degildir.

Yavşak ne demek ? Özürlü.

Khaos
15-07-2019, 00:00
önce yavşak ne demek onu açıklayayım

düşünce üretmek için emek vermeyen
o düşüncenin hayattaki somut karşılığı için bedel ödemek gerektiğinde
ilk fırsatta ilkelerinden vazgeçecek
kendine konum edinip nevrozlarını tatmin için forumlara takılan
türkübaroğlanı demek

yola mı geleyim

hala mı anlamıyorsun gerçekten de
şaka mısın sen

önce yavşaklıktan ve nevrozlardan da kurtulacaksın
sonra manyetik alanın neden madde olduğunu kendin çözümleyeceksin
ancak o zaman benimle muhatap olma hakkın olacak

sen küfür yemekten mi hoşlanıyorsun
sorun değil

senin gibi yavşaklarla düşünce paylaşmam
sadece hakaret ederim

bu cümleyi, sen anlayana kadar gerekirse bin kez daha yazarım
ama sen bir kez olsun madde kavramını kendi içeriğinle yazamazsın

sıçtığın bok haliçe gitmedi lan,
forumda ne geçmişin var, ne gördün , neyin mücadelesini verdin
kulaktan duyma yazan bi adam olsaydım burda çoktan deşifre olurdum

manyetik alanın madde olduğuna cevap verdiğimde sen bu forumda yazar değildin
madde ''tüm nitelikleriyle bir bütün halinde evrendir'' dediğimde
manyetik alanın madde olduğunu nasıl gösterdiğimi göremeyen bi gerzeğe ben de bilale anlatır gibi mi anlatayım

gerzek ol önemli değil
anlatırım, bilale anlatır gibi anlatırım
ama sen yavşaksın
sorun o
o yüzden idealizmin bok çukurunda debelen

çekirge

ForumKirpisi
15-07-2019, 00:12
Türkübaroğlanı tarihe geçti bu kelime.

ilahimasal
15-07-2019, 01:01
madde ''tüm nitelikleriyle bir bütün halinde evrendir'' dediğimde

Özürlü

sen bu cümleyi ettim dediginde , maddesel varlıgını gercekligini red eden nihilist mahlası ilemi geziyordun bu forumda !

Yada
Dagda kuzu otlatırken dincilerin eşlerine hallenme konusunda seni durduran seyin devrimci AHLAKIN oldugunu NİHİLİST tapınmanlamı ögrendin?

Sana özürlü , akıl hastası , çelişki yumagı , kopyacı , boş teneke diye boşuna demedik.

Maddesel varlığın gercekliğini dahi yok sayan birisinin( nihilistin ) , " madde ''tüm nitelikleriyle bir bütün halinde evrendir'' dediğinde akıl hastası bir özürlü oldugu çıkar ortaya.

Sen önce ne olduguna karar ver ilkesiz özürlü.

Hem sen ne zaman evren dedigini gezipte ontolojik sonuclar alıp , deneyimleyip , şüpheye düşmeden evrenle ilgili bu fikri yazdın? NIHILIST mahlası ile burada yazarken mi?

Yine özürün kabahatinden büyük?

spartacus
15-07-2019, 03:30
Sevgili arkadaşlar bu şekilde, kişisel atışmalar, ezip-geçme yaklaşımı anam taşımıyor.

Kavramların tanımı kadar, tanılayan da önemli. Bu konuyla ilgili ele alırsak;

Tekil,tikel, tümel.

Bu kelimelerin anlamı, İdealizme göre farklı, Materyalizme göre farklıdır. Neden? Çünkü farklı anlayışlar, kavramları farklı tanımlar, bunun sebebi farklılık olsun amacıyla değil, ideolojik, açı, temel farkıyla ilgilidir. Örneğin idealizmde Tümel, "insan zihninin soyutlaması" olarak görülür. Neden? Çünkü idelaizme göre bizim "nesnel gerçek" dediğimiz, zihinseldir, yani yansımaları nasıl olursa olsun, izahı nasıl olursa olsun, son kertede olduğu kadar temelde de metafiziktir. Kısaca idealizme göre, gördüğümüz, algıladığımız ne varsa(fizik, uzay, madde, mekan vb) "zihnimizin, düşüncelerimizin tezahürüdür(ortaya çıkması, belirmesi)".

Antikçağ materyalistleri ise, tümel'i, her şeyin temeli(!) olarak ifade ediyorlardı. O zamanlar örneğin, toprak, hava, su, atom olarak düşünülüyordu. Ancak ateş, hava, su, toprak bu bağlamda dorğu bir temeli, zemini işaret etmiyordu. Yani her eşyin temeli konusunda doğru ifade "madde" olmalıydı.

İşte bir kavramın, 2 ayrı felsefe ve dünya görüşüne göre nasıl da farklı tanımlandığı, içeriklendirildiğine dair basit bir örnek vermiş oldum.

Bu halde her şeyin temeli madde ise, tümel'de, her şey maddedir.

Tekil ve tikel açısından ise, ifade "her şeyi kapsıyorsa" tümel değil, şu ya da bu şeyleri kapsıyorsa(belirli bir grubu vb) tikel, şu ya da bir şey'i kapsiyorsa tekildir.

Manyetik alan madde mi, değil mi sorusu, tümel bir soru değildir. Bu bağlamda, eğer tümel olarak yaklaşacaksak, bu soru yerinde bir soru olmayacaktır. yani manyetik alan'da maddenin bütünlüğüne dahildir. Aynen dünya atmosferinin, dağlar ve denizlerin, canlı cansız dahili hiç bir şey'in dünyadan ayrı ele alınamayacağı gibi (metafor).

Bu halde madde, manyetik alanıyla da bir bütündür... Eğer biz, bütünden ziyade parçalara yönelmişsek, bu bağlamda, madde veya maddi demek durumunda kalırız.

Eğer biz, şu ya da bu formlar şu yada bu gruplar vb olarak grup esaslı parçalara inmişsek, bu tikeldir. Örneğin bir bütün halinde insan diyorsak bu tümeldir. Ama şu topluluk, şu grup, bu aile, şu ya da bu kesim vb diyeorsak bu tikeldir, şu ya da bu kişiden söz ediyorsak bu da tekildir.

Hasılı, bir konuya yaklaşırken, açı, tümel mi, tikel mi, tekil mi, buna dikkat etmemiz gerekir. Bu yanlış değil de doğru anlamamızı sağlayan önemli bir faktördür...

Parçadan bütüne, bütünden parçaya ulaşmak, ancak parça ve bütün arasındaki bağıntıyı bozmadan yapılabildiği ölçüde anlam kazanır. yani örneğin bir tabloya bakarken, tablonun şu ya da bu parçasıyla, bütüne dair önermelerde bulunmak idealist bir hatadır. Yine de bütün, parçalardan meydana gelmektedir, ancak herhangi bir parçanın, dier parçalardan ayrı, bağımsız, yalıtık gzlemiyle yapılacak her türlü genelleme sakak olacaktır. İdealist bakış açısı ise, bütünü, salt parça üzerinden tanılamaya, parçayı bütünden yalıtmaya ayrımaya dayalı yöntemlere sahip olduğı için, idealist soyutlama da, yanlış olacaktır.

Tümelde manyetik alan maddeden ayrı, bağımsız değildir, bu açıda madde, manyetik alanıyla vb her türlü açığa çıkan özellik, nitelik vbliyle bir bütündür. Girişte dile getirdiğim kaba metafor gibi, dünya atmosferiyle, denizi, dağı, ormanı, ağacı, canlı cansız ne varsa, bütündür.

Ama biz dünyanın herhangi bir parçasını ele alıp, dünya ile kıyas yaparsak bu kıyas mantığı doğru değildir, doğru olan, ele aldığımız parçanın yapısı, formuna dair yaklaşımdır ve bu parça benzer hatta türdeş diğer parçalarla kıyaslanırsa anlamlı olur.

Örneğin bir elma ile bir başka elma, armut meyve olarak kıyaslanabilir, ama açı, gezegen olduğunda, zaten dünya dahili bir elma ile, dünyayı, karşı-karşıya koyarak kıyaslamak anlamsızdır. Hatta bir elma ile bir insan'da, hatta bir kaya da kıyaslanabilir, ancak burada "neye göre" kıyas yaptığımız önemli ve belirleycidir.

peki bir elma ile dünya kıyaslanamaz mı? Eğer burada kastedilen tümel anlamda dünya ise anlamsızdır, ama dünyanın şekli ile elmanın şekli kıyaslanacaksa bu anlamlı olur.Çünkü burada kıyasalanan en elma ne de dünya değil, şekildir.

Demek ki "-e görelik" bu kadar önemli, demek ki "-e görelik" anlamak namına bu kadar da belirleyiciymiş... Bakış açısı, taban, bağlam ve "-e görelik", o kadar önemlidir ki, bir açıda tümel olan, başka bir açıdan yaklaştığımızda tikel olur. Örneğin tüm canlılar açısından bakarsak memeliler, tikeldir, ama memeliler açısından bakıyorsak tümeldir.

Önceki yazılarımda da dile getirmiştim;

Bilimin madde tanımı, maddeyi değil, maddenin yapısına dair bir tanımdır -ki bu madde nedir sorusunun yanıtı olmayacağı gibi, daha çok maddenin yapısıyla ilgilidir. Öyleyse bir şeyin yapısının tanımı, aslında o şeyin tanımı anlamına gelmemektedir. Örneğin bir insanın kimyasal veya biçimsel tanımı, insanın tanımı olmadığı gibi -bir parçası olabilir, ancak tanımı olmaz, bu açıda iken tanım bütüne(insan nedir?) dairdir ve hiç bir parça yalıtılamaz. Ama parçalar bütünün tanısı namına dayanak haline gelir, lakin parçalar, birbirinden ayrı, yalıtık ve ilişkisel, organik(örgütlü) bağından tamamen kopuk olduğu biçimde ele alınıp, yapısal olarak tanımlanıyorsa, bu bütünün tanımını sağlamayacağı gibi, soyutlama açısından da yanlış bir yol olur(özelden, genele hatası). örnek vermek gerekirse, memelileri tanımlarken, meme faktörü önem arzeder, burada memeliler tümeldir, ama biz memesi olan her şey insandır dersek, salt bir parçadan, bütünü tanımlamaya kalkar( idealist indirgeme),tümel sonuçlar çıkartmaya çalışırsak yanlış olur.

Öyleyse, tümel açıda, manyetik alan madde midir diye sormak, "kaş ve göz insan mıdır?" diye sormak gibi bir hal alır. Madde, manyetik alanıyla da bir bütündür. manyetik alan madde midir, anlam taşımıyor, ama tikel açısından anlam taşır, zira manyetik alan etki, kuvvet bakımından ayrıca tanımlanabilmektedir. Bu açıda ise maddi diyebiliriz, madde de diyebiliriz(zira burada eğer duyu ve gözlem araçlarımızın etkileşimi henüz mümkün olmayan düzeyde parçacıklar ve etkisi sözkonusu ise, o her bir parça da madde olur), ancak maddi olan ne varsa, maddenin bütünlüğünde ve maddeye bağlı anlam kazanır, maddeden bağımsız bir varlık gösteremez.
Maddenin tanımını, daha genel bir çerçevede, etki-tepki tabanında da ele almak gerektiğini söylemiştim. Örneğin fotonlar madde midir, evet maddedir, bu, maddenin tümel(her şey maddedir) ifadesi nazarında, tikel bir ifadedir.

Örneğin bir evin penceresi ev midir? Yine de biz pencereyi tanımlayabiliyoruz, ancak bu tanımlayabildiğimiz parçaların birleşimi, bütünü oluşturur, temsil eder->ev... Peki ev de madde midir, maddedir, ama bu ev'in tanımı açsından bir ifade değildir, bu bağlamda evren de madde midir? Maddedir, bu ne evrenin, ne de maddenin ne olduğuyla ilgili bir ifade değil, tümel, kapsam esaslı bir ifadedir. Burada bakış açımız, yani taban da beliryecii ve önemlidir materyalist yaklaşım bilimsel yaklaşımdır, idealist indirgeme ise, bilimden evvel mantık dışıdır.

Khaos
16-07-2019, 16:38
Özürlü

sen bu cümleyi ettim dediginde , maddesel varlıgını gercekligini red eden nihilist mahlası ilemi geziyordun bu forumda !

Yada
Dagda kuzu otlatırken dincilerin eşlerine hallenme konusunda seni durduran seyin devrimci AHLAKIN oldugunu NİHİLİST tapınmanlamı ögrendin?

Sana özürlü , akıl hastası , çelişki yumagı , kopyacı , boş teneke diye boşuna demedik.

Maddesel varlığın gercekliğini dahi yok sayan birisinin( nihilistin ) , " madde ''tüm nitelikleriyle bir bütün halinde evrendir'' dediğinde akıl hastası bir özürlü oldugu çıkar ortaya.

Sen önce ne olduguna karar ver ilkesiz özürlü.

Hem sen ne zaman evren dedigini gezipte ontolojik sonuclar alıp , deneyimleyip , şüpheye düşmeden evrenle ilgili bu fikri yazdın? NIHILIST mahlası ile burada yazarken mi?

Yine özürün kabahatinden büyük?

cahil cesaretinin dramatik örneği
düşünce zavallısı acuze

zekam, formasyonum mental bütünlüğüm
senin analiz gücnü fazlasıyla aşar

daha karşındaki adamın materia kavramına verdiği içeriği dahi çözümlemekten acizken
bir de nihilist felsefe gibi senin çapını aşacak çeperini sikip dağıtacak bi konuda abuk sabuk lafazanlıklar edecek kadar gözün karardığına göre
nevrozların tavan yaptı galiba

siktir git önce haddini öğren
sen kimsin ki
senle materyalizm ya da nihilizm konuşayım

küfür yemeye doyamadın mzoşist karakter yoksunu
sorun değil
yavşak olduğunu sen deşifre ben de tespit edeceğiz

ağzına biber sürerim senin
hangi nihilizmmiş o maddesel varlığın gerçekliğini inkar eden
aptallığın sana kızmamı bile engelliyor
acınası bi adamsın

niteliklerini ve yaşadığı hayatı aklının alamayacağı bi adama mı akıl vermeye kalkıyorsun

sen biraz akıllı olsan
seni yavşak olmana rağmen muhatap alıp hala sana bişeyler öğreten ustalarını iyi okur anlamaya çalışırdın

ama bunu da beceremezsin
nevrotik karaktersizler bunu dahi beceremez
değil ki düşünce üretebilsinler

burası senin kalibreni aşar,masturbasyon için yanlış yer seçmişsin

ustan bilale anlatır gibi anlatmış yine
kendi tanımını dahi eklemeden benim tanımıma açıklık getirmiş
anladın mı, anlayan adamın tarzı nasılmış
bişeyler öğren ondan

benden ise sadece zaten bildiğin şeyi duyacaksın
yavşak olduğunu

ForumKirpisi
16-07-2019, 17:58
zekam, formasyonum mental bütünlüğüm
senin analiz gücnü fazlasıyla aşar


sayın blitzkrieg, türkünün formasyonu mental bütünlüğü, kullandığı potansiyeli sizin kat kat üstünüzdedir. lütfen türkünün bize kattıkları üzerine dezenformasyon yapmayınız.

kendinizi yüceltme çabanız yersizdir, hepimiz türkünün üstünlüğünü gördük.
benim size yine sizden kat kat üstün yüce bir şahsiyet olarak tavsiyem doktora gitmeniz ve yakan konulardan vazgeçmeniz yani herkes uzman olmak zorunda değil.

siteyi takip ederek bizlerden bir şeyler öğrenebileceğinizi düşünüyorum lakin şöyle ki her insanın kapasitesi her şeyi alamıyor.

ilahimasal
16-07-2019, 22:32
Özürlü yine kayışı kopartmış.
Zincir tak. Çabuk deforme olmaz. Uzun gider.

Özürlü
birilerinin yazdıgı onların fikirleridir. Doğrudur yanlıstır. Varsa kendi fikrin onu yaz.Başkalarının fikirlerini onayla ama dayatma. Sahipte çıkma
Fikrin Yoksa sus.
İnsan içine çık..

Özürlü
sende gercekten bilgide yok fikirde.Boş teneke demişmiydim?

"Kimi insanlar uzaktan bakınca kusursuz, tanımaya başlayınca çok lüzumsuz" DERLER

ha bu arada " Türkübar oglanı " ne ?

Manyetik alan madde degildir.

ForumKirpisi
16-07-2019, 23:10
madde eski bi terim ondan olay karışıyor.

maddenin yapısı bilinmeden önce konmuş ismi.

adamlar atomun manyetik şeysi olduğunu bilmeyömüş ki.

maddenin sonucu etkilere de madde dememek lazım o zaman her şeyi tek bişeye
indirgemiş olursun

ForumKirpisi
16-07-2019, 23:25
karşıt madde de olayın içine gelirse hepiniz sıçtınız

karşıt nötrinolar falan var bi de

madde hem maddedir hem değildir deriz ortalık karışır.

spartacus
17-07-2019, 00:30
madde eski bi terim ondan olay karışıyor.

maddenin yapısı bilinmeden önce konmuş ismi.

adamlar atomun manyetik şeysi olduğunu bilmeyömüş ki.

maddenin sonucu etkilere de madde dememek lazım o zaman her şeyi tek bişeye
indirgemiş olursun
Maddenin "sonucu etkilere -etkinin kendisine" madde denmiyor zaten, bunu söyleyen sensin, yanlış anladığın için, tanım gereği, orada algılayan, soyutlayan sen olacağın için, soyutlamanın sağlayanı da etki-tepki olacağı için, haliyle oradaki etkime, tanım açısından yok sayılamaz...

Tümel çerçevede tanımı, herhangi bir özneye, herhangi bir şey'e, indirgememek gerekir. Her tepkime-etkileşim- fiildir, dolayısıyla failin tanımında fiil de esas alınmalıdır... Tepkime madde değildir, tepkiyen maddedir, etkiyen-tepkiyen kuvvettir... tepkime madde midir, değil midir sorusu geçerli bir kıyas, soru değildir, safsatadır. Tepkime maddedir demek gibi, madde değildir demek de, o düzeyde yanlış bir cevap olur.

Maddenin salt yapısı, maddenin ne olduğunu tanımlamaz ve siz maddeyi atomu olan bir yapı olarak indirgeyemezsiniz, tümel tanım indirgenemez, atom ise mikro alandır... Eskiden diyorsun, sonraki de atoma indirgemek oldu, proton da madde değil mi?

Örneğin madde tanımında kütle de kullanılır. Peki kütle nedir? Madde miktarıdır, peki "kütlesi olan" nedir? Aha yine maddedir.

İndirgemek ifadesini yanlış kullanıyorsun, tersinden kullanıyorsun. Her şey'in madde olması ifadesi indirgemek değil, geneldir.

Madde, manyetik vb alanıyla bir bütündür, bu ifade anlaşıldı mı?

Manyetik alan madde midir? sorusu geçerli bir soru değil(ellerim=insan mıdır demek gibi), safsatadır, bu tür sorular idealist çıkmazlardan, dar görüşlülükten, subjektif inançlardan, metafizik temel arayışından, idealist yanlışlardan dolayı soruluyor(soyutlanmış kavramlar açısından değini ise çok farklı izah, açıklamalar namına kullanılır, karıştırılmamalı). Manyetik alan madde değilse, eğer bilgi de manyetik alan vasıtasıyla yayılabiliyorsa, demek ki aslında madde yok, gerçek olan madde değil zihindir veya manyetik alan bizzat kerameti kendinden menkul, maddeden ayrı, bağımsız ve maddeye karşı kefeye konabilir, ayrı olarak kıstaslanabilir olandır, kısaca bilincin ta kendisidir vb gibi şartlanmalara, safsata yoluyla dayanak üretmek namına bir zorlamadır? Yanlış sorudur...
karşıt madde de olayın içine gelirse hepiniz sıçtınız

karşıt nötrinolar falan var bi de

madde hem maddedir hem değildir deriz ortalık karışır.
Ortalık karışmaz, karıştırdığını sanan da cehaletini ortaya koyar. Saçma-sapan kıyaslar, sorular namına çorbaya çevirmek can simidi olamaz. "karşıt madde" de desen "maddedir", öyle bir şey varsa, zaten şu an gördüğün madde de = karşıt maddedir, ikisi de birbirne karşıt maddedir, ah akıl-mantık, ah azıcık bilinçli kıyas yapabilmek...

ForumKirpisi
17-07-2019, 01:32
Yok ben manyetik mana maddedir demiyom zaten diyen olabilir. Madde içinde karşıt madde derken madde olmayan bir karşıtı nasıl yok sayabiliriz KKTC gibi.
Elimizde kalem.derken kaleme nasıl madde diyebiliriz komple. Belki ürün desek

ForumKirpisi
17-07-2019, 01:34
Bu materia falan şapılsa tekrar ne gibi değişiklikler olur aceba felsefi kısmı bok götüreyör.

spartacus
17-07-2019, 03:21
Yok ben manyetik mana maddedir demiyom zaten diyen olabilir. Madde içinde karşıt madde derken madde olmayan bir karşıtı nasıl yok sayabiliriz KKTC gibi.
Elimizde kalem.derken kaleme nasıl madde diyebiliriz komple. Belki ürün desek
Gereksiz saptırma yapıyorsun. Madde-muhteva, kalemi ve ilgili, form-yapıyı tanımlamana engel değil, ürün, form-yapı farklı, muhteva farklı bir konu.

Elbette kalem bir üründür, ama örneğin ürün nedir, ne değildir gibi bir tartışmada, ürün demeyelim de, kalem diyelim diye saptırıyorsun. ürün genel bir ifadedir, kapsam-kaynak esasıyla tümel, kalem ise bu açıda tikeldir, zira masa da üründür, kalem de üründür, silgi, kalem açacağı vs de üründür(bunların tümü de üründür(tümel)). neymiş ürün. Bu bağlamda, açıda, şu ya da bu cisim, şu ya da bu form-yapı nedir? Maddedir, yerine ürün kelimesi kullanılamaz, çünkü her şey ürün değildir ve her ürünün bir hammaddesi, kaynağı vardır, peki o hammadde, kaynak nedir, daga geniş kapsam açısından mutevası nedir?. Nasıl ki "genel olarak, tümünü kapsayan ifade olarak, ürün yerine kalem diyelim" dersen, saçmalamış olursun, madde yerine de ürün diyelim demekle de aynı safsatayı yapmış olursun. "Balık demeyelim, hamsi diyelim" demek gibi bir şey yapıyorsun, peki yunus da hamsi midir? Daha bu kadar basit kapsam meselelerini aşamamışken, saptırdığın alakasız zeminlerde yazışmanın anlamı yok, bu biçimde anlama şansın da yok.

ForumKirpisi
17-07-2019, 16:25
Gereksiz saptırma yapıyorsun. Madde-muhteva, kalemi ve ilgili, form-yapıyı tanımlamana engel değil, ürün, form-yapı farklı, muhteva farklı bir konu.

Elbette kalem bir üründür, ama örneğin ürün nedir, ne değildir gibi bir tartışmada, ürün demeyelim de, kalem diyelim diye saptırıyorsun. ürün genel bir ifadedir, kapsam-kaynak esasıyla tümel, kalem ise bu açıda tikeldir, zira masa da üründür, kalem de üründür, silgi, kalem açacağı vs de üründür(bunların tümü de üründür(tümel)). neymiş ürün. Bu bağlamda, açıda, şu ya da bu cisim, şu ya da bu form-yapı nedir? Maddedir, yerine ürün kelimesi kullanılamaz, çünkü her şey ürün değildir ve her ürünün bir hammaddesi, kaynağı vardır, peki o hammadde, kaynak nedir, daga geniş kapsam açısından mutevası nedir?. Nasıl ki "genel olarak, tümünü kapsayan ifade olarak, ürün yerine kalem diyelim" dersen, saçmalamış olursun, madde yerine de ürün diyelim demekle de aynı safsatayı yapmış olursun. "Balık demeyelim, hamsi diyelim" demek gibi bir şey yapıyorsun, peki yunus da hamsi midir? Daha bu kadar basit kapsam meselelerini aşamamışken, saptırdığın alakasız zeminlerde yazışmanın anlamı yok, bu biçimde anlama şansın da yok.

balıktaki omega 3 yağ asitleri balık mıdır? omega 3 yağ asiti midir?

karpuzdaki fruktoz karpuz mudur fruktoz mudur?

ForumKirpisi
17-07-2019, 18:02
o zaman madde yerine, başka bi laf bulmak lazım.

çünkü madde diyorsun maddede karşıtı ve yan sonuçları var(manyetik alan , boşluklar vs.).

maddenin yapısına ait desek atom diyoruz atoma da madde diyoruz.

atomunda elektron proton nötrinosu onlara da ayrı ayrı madde derken yan sonuçları var.
atomun yapısındaki şeylerde de boşluklar ve manyetik alan var.

bunları bi güzel ayarlayıp hepsine bi seviyeli isim koymak lazım.

spartacus
18-07-2019, 00:22
bunları bi güzel ayarlayıp hepsine bi seviyeli isim koymak lazım.
İşte konmuş = MADDE.

:)

Yanlış olan oradan, buradan, alakasızca, TÜMEL bir ifade, tanımı, idealist sebeplerle parça, pünçük eğip, bükmektir. Madde kelimesinde bir sorun yok, sorun bir türlü madde kavramının tümel esasa dayalı olduğu ve herhangi bir biçime vb indirgenemeyeceğini anlamamaktır.

Madde kavramının, şu ya da bu şeye özel bir tanımı da yoktur. Maddeyi salt herhangi bir şey'e indirgemek hatadır, çünkü madde dediğimizde biz tümel, muhteva olarak kullanıyoruz, tekil maksatla kullanmıyoruz. Elma da maddedir, taş, toprak,duman, buhar, su vs de. Burada madde kelimesi genel, şey'ler ise kapsam dahili-aidiyet esaslı kullanıldı.

"Forumkirpisi de insandır" dersek, burada insan ifadesi tümeldir, tekil olarak sırf seni, diğerlerinden ayrı temsil etmek, tanımlamak amacıyla kullanılmıyor, senin de insan'a dahil olduğun anlamıyla kullanılıyor.

O zaman biz genel-kapsam olarak insan ifadesini kullanmayalım, yeni bir kelime bulalım:confused: ee buldun, dedin ki, "Renden", bu sefer "Forumkirpisi de renden, o zaman renden kelimesini de değiştirelim" demek komik bir kelime oyunu olmadı mı? kelime oyunlarıyla düşünmek, düşünememektir...

kalem nedir? Yazmak, çizmek için kullanılan bir yazı aracıdır.

yukarıdaki ifade kalemin tanımıyla ilgilidir. kalemin de madde olduğu ifadesi ise kalemin tanımı amacıyla kullanılmıyor.

manyetik alan da, maddenin bütünüyle ilgilidir, defalardır örnekliyorum, nasıl ki atmosfer, Dünyadan ayrı, bağımsız değilse, Dünya atmosferi de kapsayan bir bütün ise ve nasıl ki, "atmosfer de Dünya mıdır?" sorusu anlamsız ise, "manyetk alan madde midir?" sorusu da anlamsızdır, çünkü o manyetik alan da, zaten maddeye ait. Ama "atmosfer nedir" vb soruları ise anlamlıdır... Bir "odanın tavanı da oda mıdır" diye sormak anlamsızdır, ama "oda nedir", "tavan nedir" diye sormak anlamlıdır, kapsam bakımından bakacaksak o zaman tavanda odanın bir parçası veya dahilidir...

Buradan binbir türlü hevesle, idealistler, metafiziğe kapı aralamak amacıyla da bu tür sorular sorup, ayrıştırıp, kafa karışıklığı, kavram kargaşası üretiyorlar...

Örneğin;
"Manyetik alan hareket eden elektrik yükleri tarafından, zamanla değişen elektrik alanlardan veya temel parçacıklar tarafından içsel olarak üretilir. Manyetik alan vektörel bir büyüklüktür. Yani herhangi bir noktada yönü ve şiddeti ile tanımlanır. Manyetik alan en genel şekilde hareket eden elektrik yüküne etki eden Lorentz kuvveti ile tanımlanır. Manyetik alan, elektrik alanı, akım ve onları yaratan yükler arasındaki bağlantı Maxwell denklemleri ile açıklanır. Özel görelilik kuramı'nda elektrik ve manyetik alan bir [B]nesnenin birbiriyle alakalı iki özelliğidir. Kuantum fiziğinde ise elektromanyetik etkileşimler foton değişimi sonucunda oluşur. Manyetik alanın birçok kullanımı vardır. Dünya kendi manyetik alanını üretir ve bu manyetik alan pusulanın temel çalışma prensibini oluşturur."

https://tr.wikipedia.org/wiki/Manyetik_alan

Buradaki şu ifadeye göre;
Özel görelilik kuramı'nda elektrik ve manyetik alan bir nesnenin birbiriyle alakalı iki özelliğidir.

Şimdi buradan yola çıkarak, "özellik de, nesne midir?" diye sormak abestir. Ve böyle abes sorular sorukuyor diye de, yeni kelimeler icat etmenin yeri ve gereği yok. Tamam?

ForumKirpisi
18-07-2019, 00:33
rendel mi renden mi

olabilir aslında. 1-2-3 diye de seviye koy.

ben tümelciliğe karşıyım tek tipçilik önyargı falan hep kaynağı bu tümelcilik. kahrolsun tümelcilik.

ben spagettiye makarna denmesine de karşıyım. japon olana soba deniyor (sopa), kore olana noodle (nodul)
ikisi de türkçeye geçmiş köy ağzına bile.

sonra mesela bi sürü kesme tipi var.

makarna diyen de karaktersizdir. herkes burgu mu fiyonk mu ona göre söylemelidir.

bence insan olayı ile madde olayı farklı.

organımız insan değildir insan organıdır, 2 ayak 2 kol 2 göz bilmenne insan diyoruz.
ama mesela beynin bi parçasına insan demiyoruz, insan beyni diyoruz.

ondan dolayı maddeninde bi parçasına maddenin parçası dememiz lazım.
ona da spartakus denebilir.

spartacus
18-07-2019, 00:57
olabilir aslında. 1-2-3 diye de seviye koy.

ben tümelciliğe karşıyım tek tipçilik önyargı falan hep kaynağı bu tümelcilik. kahrolsun tümelcilik.
Ne olduğunu bilmediğin, ne anlama geldiğini, hangi maksatla kullanıldığını bilmediğin kavramlara karşı olmaktan bahsediyorsun. TEKÇİLİK, yaptığın bu, yani asıl karşı olman gerekeni savunuyorsun, her şeyin belirleyeni sen misin?. TÜMEL, çok çeşitli parçaları, BİLEŞENLERİ kapsar, ÖZEL ayrımlarla ilgilenmez. Daha önce tümel, tikel, tekil ne demektir, neye göredirler, kapsamları nedir dile getirmiştim.
ben spagettiye makarna denmesine de karşıyım. japon olana soba deniyor (sopa), kore olana noodle (nodul)
ikisi de türkçeye geçmiş köy ağzına bile.

sonra mesela bi sürü kesme tipi var.

makarna diyen de karaktersizdir. herkes burgu mu fiyonk mu ona göre söylemelidir.
Konuları böyle işlenemez hale getirip, kendi benciliğine getirme çabasından vazgeçmelisin. Gırgır, şamata yapacaksan, yapabileceğini düşündüğün kafe konuları varsa vaktini oralarda değerlendir.

senin neye karşı olup olmadığın, olguları bağlamaz... Sen dünyanın dönmesine de karşıyım diyebilirsin, bu konular senin neyi sevip, sevmediğin, neye karşı olup olmadığınla ilgili konular değil.

Konuları raydan çıkartıp, anlamsız, abuk-subuk biçimde dağıtıyor, tamamen alakasız oyunlar oynuyor, sonra da, neden denetime alındım, neden yazılarım onaydan geçmek zorunda diyorsun...

ForumKirpisi
18-07-2019, 01:24
Dediğin bişeye karşı demiyom da ben böyle karıştırarak bi şeyler çıkarırım bence. Sum ve tum Summary tummary sümeri falan çıkardım. Tümel kelimesine baksak. As sum of biseyi adlandirma cokta farketmez.

Yıldıztozu
18-07-2019, 19:51
tanımlama ve sınıflandırma sorunu.

virüs canlı mıdır?
canlılığın tanımına bağlı.

plüton gezegen midir?
gezegenin tanımına bağlı.

tavuk kuş mudur?
kuşun tanımına bağlı.

tanımlamaları biz insanlar keyfi olarak yapıyoruz.
canlılığı istediğimiz gibi tanımlayarak virüsü canlı sınıfına da cansız sınıfına da koymakta özgürüz. İkisi de yanlış olmaz.

ben kendimi madde olarak tanımlıyorum.
algıladığım şeyler maddeyle(benle) etkileşime geçtikleri için onları da madde olarak tanımlıyorum.
manyetik alanı algılıyorum o halde manyetik alan maddedir.

ForumKirpisi
18-07-2019, 21:01
spartacusu orda yendim di mi

madde dendiğinde daha hacimli şeylerin içi bilinmiyor, madde diyon geçiyon.
sonra diyorsun ki e bu maddeyi parçaladık, bunun yapıtaşları da madde.
yapıtaşlarının içinde madde olmayan şeyler de var ama
katının içinde molekülü atomu atom altı parçacıkları
daha sonra da bu parçacıklara eklenenler kaşıtları derken olay cümbüşe dönmüş.

hepsine tümelden madde diyelim olsun bitsin derken bu insan beyninin basitleştirme stereotyping
anlayışından geliyor.

bunu bize üni'de misafir bi adam insan beyninin yük almamak için işleri basitleştirmesi şeklinde değinmişti.
mesela müslüman ülke tanımı gibi..
toplum müslüman olayını geçmiş artık ülkenin toprağını suyunu bile dinleştiriyor. hadi diyelim toplum müslüman müslüman olmayan kurallarına uymayanlar ne olacak?

bilimsel bi kısmı yokta beynin zımbırtıları tanımlamada tembelliğe kaçmasına önemli.

spartacus
18-07-2019, 21:08
tanımlamaları biz insanlar keyfi olarak yapıyoruz.
canlılığı istediğimiz gibi tanımlayarak virüsü canlı sınıfına da cansız sınıfına da koymakta özgürüz. İkisi de yanlış olmaz.
İdealist tanım ile materyalist tanım arasındaki farkı görmek gerekir.
Materyalist tanımlarda keyfilik olmaz, olursa saçma, safsata olur.

Materyalist tanımda esas olan soyutlamadır. yani keyfiyeten değil, belirleyici olan somuttur, somut, nesnel ilişkiler, nesnel etkileşim(etki-tepki) ve yorum esastır bu da zaten soyutlamaya varır.

Örneğin materyalizmde canlı "organize olmuş maddedir". Bu ifade canlı kavramının, yapısıyla ilgili bir tanımdır. Yani örgütlü davranabilen, örgütlü olarak etki-tepki oluşturabilen her yapı canlıdır, virüs de canlıdır.

keyfiyetimizden dolayı değil, organize hareket geliştirebildiğinden dolayı...

Denebilir ki ama organize ayrımını koymak keyfidir, hayır, o da şeylerin yapısıyla, özellik, nitelikleriyle ilgilidir, yani keyfiyetimiz değil, şey'in örgütlü olan, olmayan yapısı esastır ve bu gözleme dayanır-keyfiyete değil. İradelerimizden bağımsız ne varsa, orada hareket, ilişki, oluşumlar, ancak iradeden bağımsız ele alınabildiğinde anlamlı olur.

İdealist tanımalra ise hiç girmeyeceğim, zira şu konuda dahi cevap veren bazı arkadaşlarımızın sığ idealist yöntemle nasıl da saçmaladıkları, meseleleri BEN ile kelime oyunlarına indirgedikleri ortada.

benim keyfim istediği için yer çekimine maruz kalmıyorum, edindiğim bu etki ve verdiğim tepki, benim zihinsel, inançsal vb iradi bir keyfiyetimle olmuyor. Dolayısıyla yer çekimini tanımalrken biz keyfimize göre davranamayız, bu bilim dışı olur, gerçek dışı olur, idealist olur, lafazanlık felsefesi olur...
ben kendimi madde olarak tanımlıyorum.
algıladığım şeyler maddeyle(benle) etkileşime geçtikleri için onları da madde olarak tanımlıyorum.
manyetik alanı algılıyorum o halde manyetik alan maddedir.
Tanımlama da "etki-tepki" de esas alınmalıdır(önceki mesajlarım da özellikle dile getirdim, çünkü bizlerin algısı, yorumunun temelinde etki-tepki yatıyor, madde tanımını, görece değişken form-yapı esaslı tanıma indirgemek, zaten kendi içinde çelişir, buradan genel bir kapsam, ifade, tanım çıkmıyor.

ForumKirpisi
18-07-2019, 21:18
türkçe wikideki madde tanımına bakıyom ben.

hacmi kütlesi olan tanecikli yapı diyor.

elektriksel sinir impulsları da insanı oluşturan bişey, insan kendine nası madde dicek

Yıldıztozu
18-07-2019, 21:48
Yani örgütlü davranabilen, örgütlü olarak etki-tepki oluşturabilen her yapı canlıdır, virüs de canlıdır.


Canlılığın tanımı öznel ama. İnsan kendi biyolojik yapısını referans alarak canlılığı tanımlamış.
Başka bir gezegende bulunan uzaylılara göre canlılık anlayışı tamamen farklı olabilir. Onların canlılık tanımına göre virüsler cansız sayılabilir.

bu gözleme dayanır-keyfiyete değil.

gözlemler keyfi değil elbette ama onları sınıflandırmak ve tanımlamak insana bağlı.

örneğin dünyayı 7 kıtaya ayırmışız. Yapılan bu sınıflandırma ve tanımlama insanın ürettiği öznel bir şey.

Ben şu an istesem dünyayı 15 kıtaya ayırabilirim. Kıta tanımı insana ait çünkü.
Yeni bir kıta tanımı ve sınıflandırma metodunu kolayca üretebilirim.

ForumKirpisi
18-07-2019, 22:05
ben de onu diyom stardust.

cia diyor ortadoğu, kimi diyor eu, kimi diyor anatolia. kimi diyor asia kimi diyor western asia
kimi diyor near east

bunun gibi.

spartacus
18-07-2019, 23:45
Canlılığın tanımı öznel ama. İnsan kendi biyolojik yapısını referans alarak canlılığı tanımlamış.
Başka bir gezegende bulunan uzaylılara göre canlılık anlayışı tamamen farklı olabilir. Onların canlılık tanımına göre virüsler cansız sayılabilir.
Fakat bu keyfi biçimde dilediğimiz yere çekerek tanımladığımız anlamına gelmez. Soyutlayan öznedir, ancak doğru olan, somutu işaret etmesidir yani, orada soyutlanan öznel değil, nesneldir. Öznelcilik ciddi bir yanılgı, sapmadır ve aslında sorun da tam da soyutlama açısında ortaya çıkar.

"Bir nesnenin herhangi bir özelliğini diğerlerinden ayırarak tek başına ele alan ansal işlem felsefede soyutlama olarak adlandırılır. Bir bilgi yöntemi olarak, soyutlamayı insan zihni yapar. Ancak diyalektik soyutlama anlayışı ile idealist soyutlama anlayışı birbirine tamamen zıtlık gösterir. "

"Felsefenin bütün yanlış sonuçları, bu aracı amaçlaştırmaktan doğmuştur. İnsanın karnını doyuran, ekmek düşüncesi değil, ekmeğin kendisidir. Ekmek düşüncesini nasıl ekmek yerine koyamazsak, özdekten soyutlanan öz düşüncesini de özdeğin yerine koyamayız."
https://tr.wikipedia.org/wiki/Soyutlama

Kısaca, soyutlayanın özne olması, soyutlananın da keyfi olduğu anlamına gelmez, yani soyutlanan insan iradesinin keyfine göre biçim almaz. Zaten eğer keyfilik esas temeli oluştursaydı bilimden de söz edemezdik.

Burada, yani madde kosunda, canlı konusunda soyutlama, tanım basittir, çünkü genel bir ifadeden söz etmekteyiz, zaten soyutlamak, basitleştirmektir de ama bu soyutlanan şeyin bayağışlatırılması değil, insan kavrayışını sağlamak açısından kolaylaştırmak içindir -ki genel olan geleni ifade eden, kapsayan kavramlar basit olur.

NEYE GÖRE, bu önemli, kişiye göre ise, konuştuğumuz konuda yeri yok. Ama birisi elma sever, öteki şu takımı tutar vb, işte bu özneldir, ama atıyorum deprem nedir, nasıl oluşur gibi bir ifade, teori, bu zeminde oluşmaz, ele alınamaz, kıstaslar kişilere görelik olmaz.

Herhangi bir uzaylının canlılığı nasıl tanıdığı bizi ilgilendirmiyor, kaldı ki elimizde böyle bir veri yok, kaldı ki biz bu tür tanımlarda bir neye göreliğe, yani kişilere, dünyalı, uzaylıya göre-has değil, gözleme dayalı veriye göre hareket ediyoruz, yani doğrulayıcı ölçüt bizim keyfimiz değil, iradelerimizden bağımsız nesnel bir taban, etkileşim, tepkime tabanı da var..

gözlemler keyfi değil elbette ama onları sınıflandırmak ve tanımlamak insana bağlı.

İşte burada sorun var, biz böyle ifade edersek bilimsel tabandan da uzaklaşırız, çünkü soyutlamalarımız ve tanımlarımız salt insana bağlı değil, aslında tamda soyutanan şey'in kendisine, özellik, nitelikelerine de bağlı ve temel de esas olan budur.

örneğin dünyayı 7 kıtaya ayırmışız. Yapılan bu sınıflandırma ve tanımlama insanın ürettiği öznel bir şey.
tamam da, bu verdiğin örnek varsayıma dayalı sınırlamadır, dünya da nesnel olarak böylesi sınırlar mevcut mu? Değil, ama bir yağmur olgusu insanın türettiği bir şey değildir. Ölçme ve dilimleme işi, yani insan iradesine bağlı olanla, olmayan -OLGU- zemini, soyutlama birbirbirine karıştırılmamalı..
Ben şu an istesem dünyayı 15 kıtaya ayırabilirim. Kıta tanımı insana ait çünkü.
Yeni bir kıta tanımı ve sınıflandırma metodunu kolayca üretebilirim.
Ayrımın sanaldır, isteren 500 kıta varsay, ama sen şu an istesen, dünyayi küp biç,mine çeviremezsin değil mi? Görece ve rölatif kavramlar, öznel, olgu esaslı kavramlar ise nesnel zeminde ele alınır ve nesnel zeminde keyfilik anlam taşımaz, ama kişi cahildir, düşünemiyordur, kavamlara, "- göreliğe" dair hiç bir fikri yoktur, bağnazdır, lafazanlık anlayışına sahiptir, nesnel ile özneli, neye göreliği kavramamıştır, her türlü sallar, atar... ancak olgu zemininde bunlara yer yoktur ve lafzı dahi arızadır, ahmakçadır ve ölçüt de alınamazlar. örneğin bir insan "bana göre evrim diye bir şey yoktur" derse, siz evrim olgusunu tanımlarken, "Ahmete göre evrim yokmuş",o halde demek ki bu bir dayanaktır, evrimdiye bir şey yoktur, tanımlamak da anlamsızdır dememelisiniz. Evrim olgusu ve tüm olgular kişilerin keyfiyetinin dayanak edilebileceği bir zemin değildir. Demek ki evrim olgusunun da tanımında kişilerin keyfi kuruntuları(delusion) kaynak, dayanak, belirleyici ölçüt olarak ele alınamaz.

Verdiğin örnek ise ne yazık ki konu açısından doğru-geçerli(true) bir örnek değil... zaten nesnel olarak var olmayan bir ayrımdan söz ediyorsun, yine de nesnel olan bir şey üzerinden sınır tayin ediyorsun. sonra da diyorsun ki, bak bu nesnel değil, demek ki öznel o halde her tanım özneldir demek doğru değil. Alakalı örnek olmuyor.

kelimeleri söyleyen de, üreten de insan değil mi, o halde her ifade özneldir demek de doğru değildir, kelimeler araçtır(amaç değildir), oysa algıladığın da, duyumun da esasında nesneldir, kelimeler ise birer araçtır. Yukarıda alıntıladığım soyutlama yanlışında, soyutlamayı araç değil de amaç olarak gören idealist anlayışın yanlışı gibi.

Parmak Ay'ı gösterdiğinde parmağa değil Ay'a bakmalı, parmak orada, o anda bir araçtır. "Ay'ı parmak gösteriyor o halde demek ki Ay'da parmağındır" demek ne kadar yanlış ise; cümlelerdeki anlamları, cümlenin, kelimenin işaret ettiği şeyi de öznel, sanal görmek o kadar yanlıştır. Tanımlar da aranması gereken tamda o özneden bağımsız olan nesnel zemin olmalı.
Ve her kelime amaç değil, araç olarak görülmeli. örneğin masamın züerinde kalem var şu an. Ben kalem kelimesini burada araç olarak kullanıyorum, orada kalem kelimesi öznel olabilir, ancak işaret ettiği nesneldir. Ve kalem kelimesinin de bir yük vardır, işte o kelimenin tanımı da bizzat nesnel olan kaleme, ne işe yaradığına, ne olduğuna göre yapılır(-e görelik), bu bağlamda sürekli tekrar ettiğim gibi, bir konu hakkında, bir tanım hakkında konuşacaksak, "e görelik" çok öneml, esasında teorik zeminde, anlayış zemininde de belirleycidir...

Yoksa ben bir cümle kurduğumda okuyucu kapasiteden yoksun ise, cümle ve kelimelerin neye göre kullanıldığını göremiyor veya -e göreliği bilmiyorsa, 2 yol vardır, ya o kişiye saçmalama hakkı verip, çarptıttığı her cümle ve kelimenizi tekrar anlatarak düzeltmek(çünkü çarpıtmıştı) -k kamuya aık ortamda yaşanmışsa bu yol, ya da hadi oradan, saçmalıklarınla harcanacak zamana yazık deyip kendi haline bırakmak... kelimelere değil, cümle anlamları ve bağlamlarına, işaret edilen ve işaret edilenden elde edilen veriye odaklannalı, esas almalı..

ForumKirpisi
19-07-2019, 00:16
***Yani örgütlü davranabilen, örgütlü olarak etki-tepki oluşturabilen her yapı canlıdır, virüs de canlıdır.***

Virüsler canlıdır çok büyük iddia.
Virüsler tek başlarına hiç bir şey yapamıyorlar. Bir canlıyla buluşması lazım.

Yani metabolizması yok. Enerji üretemiyor, kullanamıyor vs.

Sanki canlı bir hücrenin kayıp kısmı gibi ama yüksek dayanım kazanmış. Evrimleşmesi yine insan üzerinden. Çok garip.

spartacus
19-07-2019, 01:08
***Yani örgütlü davranabilen, örgütlü olarak etki-tepki oluşturabilen her yapı canlıdır, virüs de canlıdır.***

Virüsler canlıdır çok büyük iddia.
Virüsler tek başlarına hiç bir şey yapamıyorlar. Bir canlıyla buluşması lazım.

Yani metabolizması yok. Enerji üretemiyor, kullanamıyor vs.

Sanki canlı bir hücrenin kayıp kısmı gibi ama yüksek dayanım kazanmış. Evrimleşmesi yine insan üzerinden. Çok garip.
Salt yapıya göre -GENEL- tanım, tek başına geçerli değildir. Konularda metafor olarak kullanılan her kelime ya da kavramı, bu konu başlığında tartıştırmak aslında, metafor olarak kullanılan örneği de anlamamış olmaktan kaynaklıdır.

Ben "canlı" kelimesini, genel bir kelimeye örnek olması bakımından vermiştim, her metaforda metafora konu edilen kelimeler alınıp, o halde canlı nedir, sürüngen nedir gibi tartışacaksak, bu bu tür tartışmayı yapanın, konu ve ifadeler hakkında hiç bir şey anlamadığı anlamına da gelir. Bu kelimeler, canlı nedir, ne değildir maksadıyla kullanılmadı, bu kelimeler, kavramların kapsayıcılığı açısından, örnek olarak verildi. Yani canlı kavramını kullandığımızda nasıl ki her türlü canlıyı kapsıyorsa anlamında...

Cümleleri bir bütün olarak ele almamak, cümleler içinden kelimeleri cımbızlayıp, binbir türlü çarpıtma, inbir türlü ilgisiz, alagasız biçimde kelime oyunları yapmak, anlamamaktan başka bir işe yaramadığı gibi, kişiyi düşünme eyleminden de, ilgili konuya dair yorum yapabilme yetisinden de alıkoyar.

Canlı ile cansız arasındaki ayrımı salt spesifik yapı esaslı tanımlar, genel tanımı belirlemeye yeterli değildir.

Biz zamanlar daha dar açıdan bakıldığı için, tanımlar ve genellemeler de elbette o dar açıya göreydi. Oysa "canlı, cansız" kelimeleri, çok ama çok geniş bir kapsama sahip ifadelerdir. örneğin "sürüngenler" kelimesi ve tanımı belirli bir spesifik ayrımlara, farklara dayanırken, canlı ile cansızın ayrımı dar değil, daha geniş ve kapsayıcıdır dolayısıyla spesifik detaylar daralrıken, genel faraçsından referans alınanlar alanı da daralır. Canlılar derken, canlı cansız davranışlar, yapılar gibi bir genel ayrım esas alınırken, örneğin sürüngenler, arılar, karıncalar, insanlar derken daha fazla fark, spesifik detay ve böylece daralan bir açıya da gereksinim vardır.

Bugün canlı-cansız ayrımı meselesi dahi eskisi gibi spesfik detaylarla yapılamıyor, çünkü tek başına yeterli olmadığı gibi tekbaşına ayrım da oluşturmuyor. Bu tür genel ayrımlarda, ayrımın dayanağı spesifik(özel detaylar) değil, genel ve işlevsel, yapısal farklılıklardır.

Bir maddeye canlı demek için illa hücresi olmalı, hücreler bönülenerek çoğalmalı vb gibi kıstaslar artık geçerli değil, çünkü genel-kapsayıcı ifadeye rağmen, açı darlaştırılmaktadır, birkaç şu ya da buna has özelliğe, niteliğe indirgenmektedir. Br zamanlar evrenin samanyolundan ibaret olarak görülmesi gibi..

Kısaca canlı, organize davranış-direnç geliştirebilen her türlü biyolojik form-yapı denebilir, bu tanım şu ya da bu türe, şu ya da bu çeşide dair-has bir sınıflandırma değil.

Canlılık, cansız dediğimiz maddeler ve ilişkilerden tepkimelerden vb meydana gelmekte ve esasında canlı dediğimiz ne varsa, muhtevası cansızdır.(örneğin insan vücudundaki su). Öyleyse burada her şeyden önce, maddenin ve çeşitli madde, elementlerin, organize yani örgütlü birlikteliğinden söz etmek durumundayız. Zaten organik demek, örgütlü demektir, örgütlülük ise burada yapısal zemini temsil eder. Belirli ortam, koşullar, çok çeşitli tepkimeleri de sağlar, böylece esasında alınan-verilen, girdi, çıktı maddeler ve bunlar arasındaki ilişki, alış, verişler, bileşimler, ayrılmalar, tepkimeler, kimyasal değişimlerinde oluşumunu sağlamaktadır(örneğin oksijen, hidrojen, çok çeşitli elementlerin alınması atılması, bunların örgütlü bir yapıyla taşınması, atılması, tepkimelerin sağlanması vb, işte canlılık tam da buradan temellenir, yani o örgütlü yapıdan, tam da canlılığın tanıyalanı, burasıdır. Elbette böylece ilk örgütlü yapılar, basit yapılar olmakta, örgütlülüğün basitten, daha örgütlü yapılara geçişi ise evrimledir...

Neden organik ifadesini kullanıyoruz? Neden organizma diyoruz? Organik demek örgütlü demektir, yani biz organik dediğimizde aslen kast ettiğimiz, o her ne ise örgütlü bir yapıya sahip olduğu anlamına gelir. Peki neye göre örgütlü, salt form ve dizilişe göre mi? Hayır birbirinden çok farklı maddelerin, elementlerin, bir bütünde, sistemde bir araya gelmesiyle, böylece bütünde çok çeşitli fonksiyonların, ilişkilerin(!) de açığa çıkmasıyla örgütlü(organik).

Abiyogenez alanından da bakmak gerekir.

Alibey
19-07-2019, 04:02
Forum kirpisinden alıntı :
Bence forum kirpisi ve vikipedi doğru söylüyorlar. Maddenin bir ağılığı vardır kütlesi vardır ölçülür.
" "Manyetik alan hareket eden elektrik yükleri tarafından, zamanla değişen elektrik alanlardan veya temel parçacıklar tarafından içsel olarak üretilir. Manyetik alan vektörel bir büyüklüktür. Yani herhangi bir noktada yönü ve şiddeti ile tanımlanır. Manyetik alan en genel şekilde hareket eden elektrik yüküne etki eden Lorentz kuvveti ile tanımlanır. Manyetik alan, elektrik alanı, akım ve onları yaratan yükler arasındaki bağlantı Maxwell denklemleri ile açıklanır. Özel görelilik kuramı'nda elektrik ve manyetik alan bir [B]nesnenin birbiriyle alakalı iki özelliğidir. Kuantum fiziğinde ise elektromanyetik etkileşimler foton değişimi sonucunda oluşur. Manyetik alanın birçok kullanımı vardır. Dünya kendi manyetik alanını üretir ve bu manyetik alan pusulanın temel çalışma prensibini oluşturur."

Mağnatizma ise madde içinde dolaşan elektronların etkisidir. Bir self tel bobin içinden geçen akım (elektronlar ) mağnetik çekim gücü yaratırlar. Atom , molekül bir bir maddedir ağırlığı vardır. Proton elektron ve nötrondan oluşurlar.
Dolaşımın özelliklerine göre döner alan oluşur. Motorlar bu şekilde çalışırlar. Dolaşan akımlar arasında faz farkları oluşur. Biraz bu işler mesliki işleridir. Ben elektrik mühendisiyim.

· Manyetik alan kuvvet çizgileri asla birbirlerini kesmezler. Manyetik alan vektörel bir büyüklük olup, harfi ile gösterilir. Birimi [Weber/m2]'dir. Aynı cins kutuplar birbirlerini iterken, zıt cinsler birbirini çekerler.
Maddenin birimi kütledir. Miktarı içindeki proton elektron ve nötrondan oluşur.
Alıntı:
Atomun kütlesini nötron ve proton oluşturmaktadır. Elektronun kütlesi ise önemsenmeyecek kadar azdır. Hatta protonun kütlesi elektronun kütlesinin yaklaşık 1836 katıdır. Kütle ile alakalı durum böyleyken hacimde durum tam tersidir ve atomun hacmini elektron oluşturmaktadır. Bir benzetme yapacak olursak atom bir stat ise çekirdek bu stattaki sadece bir bilyedir.Buradan da elektronun hacimdeki rolünü anlayabiliriz.Yukarıda da söylediğimiz gibi elektronlar belirli yörüngelerde bulunurlar.Bu yörüngeler çekirdeğin etrafında küresel yapıdadırlar. Bir atomun tek yörüngesi olabileceği gibi birden çok sayıda yörüngesi de olabilir. Bu durum atomun bulundurduğu elektron sayısına göre değişir.katmanlara göre elektron sayısını şöyle sıralayabiliriz.

Yıldıztozu
19-07-2019, 17:52
Kısaca, soyutlayanın özne olması, soyutlananın da keyfi olduğu anlamına gelmez, yani soyutlanan insan iradesinin keyfine göre biçim almaz. Zaten eğer keyfilik esas temeli oluştursaydı bilimden de söz edemezdik.


evet söylediklerine katılıyorum spartacus.
tabiki soyutlanan şeylerin özellikleri nesneldir, keyfi değildir.
benim söylemeye çalıştığım dilin öznelliği, kelimelerin öznel yapıları vs.

elma dediğimde herkesin zihninde farklı şeyler oluşur.
bu öznellik nesnelere ait değil, iletişimsel/dilsel bir sorun.

başlıkta tartışılan madde kelimesi de okuyanların zihninde farklı şekillerde soyutlanıyor olabilir.
belki maddeyi katı şeyler olarak ya da çıplak gözle görülen şeyler olarak zihninde soyutluyordur.
dolayısıyla manyetik alana madde değil demesinin sebebi tanımsal eksiklikle ilgilidir.

kalem kelimesi öznel olabilir, ancak işaret ettiği nesneldir.

evet ben de öznel derken tam olarak bunu kastediyorum.
dilin öznelliği ve dolayısıyla dilde bulunan tanımların öznelliği.

Verdiğin örnek ise ne yazık ki konu açısından doğru-geçerli(true) bir örnek değil... zaten nesnel olarak var olmayan bir ayrımdan söz ediyorsun

aslında nesnel verilerden gelen bir ayrımdan söz etmiştim.
kıta kelimesi da kalem kelimesi gibi nesnel verilerden soyutlanıyor neticede.

kıta tanımı:"büyük, sürekliliği olan, diğer kara parçalarından ayrılmış (mümkünse suyla) kara parçaları"dır.

kara parçaları ve ilişkileri nesnel veri.
burada vurgulamak istediğim şu; kara parçaları nesnel olsa bile bu tanımın sınırlarını çizmek öznel.
bu tanımı genişleterek veya daraltarak kıta sayısını artırıp azaltabiliriz.
üstelik yine nesnel verilere dayalı olur.

spartacus
19-07-2019, 21:42
kara parçaları ve ilişkileri nesnel veri.
burada vurgulamak istediğim şu; kara parçaları nesnel olsa bile bu tanımın sınırlarını çizmek öznel.
bu tanımı genişleterek veya daraltarak kıta sayısını artırıp azaltabiliriz.
üstelik yine nesnel verilere dayalı olur.
Evet, ancak insan iradesinden bağımsız nesnel varlık temelli soyutlamalarla, insan iradesi, tasarısına dayalı, iradi müdahaleye göre oluşan, değişen şeyler, aynı kategoriye girmez.

Örneğin kıtaları neye göre belirliyoruz? Eğer nesnel bir ayrım söz konusu değilse, kıta ifadesi nesnel değil özneldir, daha doğrusu bir yerde de siyasidir(esasında bu kelime "büyük ada" olarak esas alınmalıydı, alınırdı, ancak geçmiş dönemlerde insan, siyasi, kültürel, politik hakimiyet alanlarını baz almaya başladığı için, bu artık objektif değil, subjektif ayrıma dönüşmüş, nesnellikten çıkmış. Dolayısıyla bu tür subjektif ve nesnel belirleyenlerin önem arzetmekten çıktığı tanımlar, v salt insan iradesi, keyfine göre sınırların tayin edildiği bazı göreceli kavramlar öne sürülerek, soyutlama hiçe sayılmamalıdır. Soyutlayanın özne olması, soyutlananın nesnel oldpu gerçeğini değiştirmez)

Ama örneğin ada kelimesi ve tanımı tarifi, nesnel verilere dayanma esası taşır. Kişilere göre değil, buradaki tanım, nesnel veriye(!) göredir. Deniz ve kara, nesnel olarak birbirinden farklı form-yapıya, biçime ve bu biçime dayalı sınır da yine ikisinin arasındaki form ve yapı farkına göredir. Kişilere görelik burada ne bir kıstastır, ne de belirleyici ölçüttür(değil mi?). Eğer biz birbirimzile sağlıklı biçimde anlaşacak ve bilgi tabanını esas alıp, önemseyeceksek, olgulara dayalı soyutlamaları, kişilere görelik safsatasına dönüştürmemiz gerekir, çünkü kişilere ve kişilerin krugui kuruntu-delusion göre değil, duyuma, algıya, yani gerçekten de bilgiye dayalı, göredirler).

Olgu zemini ve gerçekten de neye görelik esastır, önemlidir. Kimin ne dediği değil, neye göre ifade edildiği önemli olmalıdır. Eğer mesele renkler ve zevkler vb salt şu ya da bu kişiye has, özel farklar, keyfiyeti değilse, kime görelik hiç bir anlam ifade etmez, bilim dışı da olur, ciddiye alınamayacağı gibi, "kişilere göre değişir, kişiler isterse envai türden tanımlar, görür" ifadesi birer safsatadan ibaret hale gelir.

Alibey
21-07-2019, 21:58
Cinler var, şeytan var, allah var, huriler var, cennet var, cehennem var. Öyleyse mağnetizma manyetik alan da da ağırlığı olmayan olmayana ergi metodu ile maddedir. Mağnetin kupları ile çekim yada itme olmaz bunları 3 harfliler yapar. Mağnetizma çekim yada itme gücü değildir şeytan ve cin işidir.

Khaos
25-07-2019, 17:27
yazayım mı ki bilemedim şimdi bak...

gugıl amcasında arama yapıp gorgiascı zırvalar üzerinden nihlizm üzerine ahkam kesen bi yavşağımız vardı.
bi de yalakası türemiş.
ÖM'de kucak kucak gezip eğlence arayan bi nevrotik.

babanın emekli maaşıyla göt büyütme,
göt büyürken beyin küçülür dedik anlamamış.

biz kırk kişiyiz hepimiz birbirimizi biliriz dedik anlaşılmamış.
düşünür kavramın olanaklarını genişletir dedik anlaşılmadı

salak ile avanak diyesim vardı, ama yeterince nitelemiyor.
size yavşak ile kaltak desem
evet güzel oldu

ulan yavşak ile kaltak

ben size madde tanımı yaptım mı
yaptım

arsızca çalıntı dediniz
tanıma ilişemediniz,
anladınız; kalkarsa indiremeyeceksiniz

erkeğin ibinesi ile kadının orosbusuna lafım yok
ama erkeğin orosbusuna tahammül etmem

haddinizi bilin
önce soyutlama nedir onu bi öğrenin

türkübaroğlanı ile kaltağı türkübarkonsomatrisi
burda hala daha sizi adam yerine koyup muhatap alan bişeyler öğreten
gerçi bu arada belinizi incitmeden yumuşak yumuşak sikenlere benzemem ben
sert zikerim hardcore severim

siktirin gidin ilkokul düzeyinde dilbilgisi öğrenin
felsefe sizin neyinize

hala anlamadınız

size madde tanımlandı
manyetik alanın da neden o tanımda içkin olduğu gösterildi
ama yaralı köpek gibi nevrozlarınızı yalayıp duruyorsunuz

ulan burası sizin eğleneceğiniz yer değil
sizinle eğlenilecek yer
masaya çıkarılır kıvırdıkça götünüze şaplak atılır para yapıştırılırsınız

adınızı değiştirip sizi kendime karı yaparım
üstüste koyar zikerim
şımarmayın haddinizi aşmayın

küçük beyinli erkek orosbuları

ForumKirpisi
25-07-2019, 17:38
sayın blitz, benim şahsi görüşüm, türkü ne dediyse haklıdır.

bilmemek sorun değil öğrenmemek sorundur. biz yine de görmezden geliyoruz seni.

Khaos
25-07-2019, 17:44
sayın blitz, benim şahsi görüşüm, türkü ne dediyse haklıdır.

bilmemek sorun değil öğrenmemek sorundur. biz yine de görmezden geliyoruz seni.

len kocagötlü erkek orosbusu

ne olur denetimimi kaldır diye yalvardığın adamı mı görmezden geliyosun

küçük aklınla ajitasyonlar yapmaya devam edersen başına gelecekleri görebilecek kadar bile aklın yokken mi
bilmek ve öğrenmek üzerine konuşuyorsun

ben de diyorum ki
önce soyutlamanın ne olduğunu öğren

sonra mı

yine orosbu muamelesi göreceksin
sen ve senin gibileri cehaleti yüzünden değil
karaktersizliğinden dolayı sevmedim ben

ForumKirpisi
25-07-2019, 17:47
ne olur kaldır demedim ki, sen niye denetimdesin falan demiştin ya. sonra bi yaz demiş olabilirim hatırlamıyom.
admin zaten onaylıyor mesajları kaldırsa ne olacak kaldırmasa ne olacak.

neyse orasını geçtim de.

şaka yapıyorum ben başından beri, dediğin tanımlar vs doğrudur. senin hangi açıdan
baktığını anlamayacak kadar kıt değilim merak etme.
dediklerin doğrudur haklısın.

ben türküyü desteklemiyorum ki sadece sana takılıyorum.

siteyi magazin ekranına çeviriyosun mübarek.

panik atak mı geçiriyon anlamadım hiç toleransın tahammülün kalmamış bu da major depresyonda oluyor.
ben de öyleyim zaten.

ForumKirpisi
25-07-2019, 17:50
sinirden kudurmaktan anlatmak istediğin şeyi anlatamaz duruma geliyorsun.

onun harici ben senin bi şeyine karşı çıkmıyorum. bana laf atma. ben sana karşı durmuyom.

zaten bi cacık anlamıyon bilmiyon yok emekli parası yok göt büyütme yok öm ile konsomatrislik falan.

Khaos
25-07-2019, 17:54
sana idiot ya da embesil diyebilmek isterdim
ama onlar eğitilebiliyor yada öğretilebiliyor

gerzek,
ona buna takılana kadar bi kavramın olanağını geliştirmeyi dene

yapamazsın

bırak yeni kavram üretmeyi, varolan kavramın içeriğini dahi geliştiremezsin

yazdığı her başlığı magazine çevirmeye kalkan sensin

kes sesini otur oku bişeyler düşün öğren
ya da siktir git

ben panik atak geçirmem
depresyonda da değilim

götünüz sıkışınca meseleyi ya ota ya psikiyatriye getiriyorsunuz


normal dağılım eğrilerini bilir misin sen
normalin nevrotik olduğu bi çağda
benim gibi psikotiğe ayar vermek senin gibi egosu yaralı bi zavallı nevrotiğe mi kaldı

senin topun küçükken inşaata mı kaçtı
yoksa fetoşun okullarında mı değdirdiler sana

ForumKirpisi
25-07-2019, 18:04
sakinken siteye gir bence dicem yine veletten bilmemneden öğrencek değilim dicen.
zorbalık yapıyon kuduruyon.

kimse bişey bilmek zorunda değil.

ben diyorum ki haklısın hala lagaluga yapıyorsun. kaynaklar açık seçik zaten. anlayan anlar anlamayan anlamaz.

ağzında da bakla ıslanmıyo kripto fetöcü olduğumu ortaya çıkardın. mahalle karısı gibi. gülen hurması yicem.

papatya çayı falan iç iyi oluyor.

Khaos
25-07-2019, 18:50
papatya çayını sen iç

ben sek votka attım
üstüne üçlü sardım
cila olarak da biralanıyorum

gel misafirim ol

korkma lan ben adam olan adama bişe yapmam

bi daha ajitasyon deneme
türkübaroğlanı kim lan
türkübar konsomatrisi olma
adam ol

çözemediniz şu forumu

ForumKirpisi
25-07-2019, 19:28
ben de ot kullanıyom, aynı safa ile papatya, adaçayı falan vurdum 3'lü demliyorum.
cila olarak ta üstüne limonlu çay içiyom.

ilahimasal
24-11-2019, 22:16
Elektronlar birbirini itekliyor ve arada ölçülebilen bir alan oluşuyor
Ya peki

Bu elektronlar cevresinde döndüğü ve zıt yüklü ( protonun) oldugu cekirdege dogruda gitmiyorlar. Zıt yük bunlar birbirlerini çekmesi lazım , aralarında boşluk olmaması gerekir! Elektronların protonlara YAPIŞMASI gerekir. Elektronların çekirdeğe gòmülmesi lazım. ( tamam enerjinin korunumu , fizik yasaları falan filan )

Hah ordada bir boşluk var !!!!
Protonda elektronla öpüşemiyor :(

Yıldıztozu
08-10-2020, 17:34
Materyalistler madde tanımını yapmaktan acizler. Bu tanımı yapmaktan kaçınıyorlar çünkü tanımlarının çelişki yaratacağını biliyorlar.
Bir kaçış olarak da ''evrendeki her şey maddedir'' gibi zırvalar üretiyorlar.
Evrendeki her şey evrendir, onun adı evren. Madde değil.
Aynı mantıkla bir idealist de 'evrendeki her şey ideadır'' diyebilir. Materyalist tanımdan farkı kalmaz.

Madde tanımını materyalistler yapamaz (yapamıyorlar), fizik veya kimya bilimi yapar. O tanıma göre de manyetik alan madde değildir. Çok net.

Materyalizm vs idealizm.
Al birini vur ötekine. İkisi de öznelliğe dayalı.
İdealizm zihnin öznelliğine, materyalizm duyuların öznelliğine dayalı.
İkisi de yanlışlanabilir tanımlar yapmaktan korkan ve artık raflara kaldırılması gereken çöpler.

spartacus
09-10-2020, 01:26
Defalarca tanımladık.

Spesifik tanım -> form-yapı içindir.
Madde ise, form-yapının muhtevasıdır. materyal demek, ana-kaynak demek.

Fotonlarla görüyorsanız, fotondan daha alt form-yapılar mevcut ise yok, boş vs diyebilirsiniz, ancak bu sizin sorunuz...

Madde bölünemez en küçük yapı taşıdır(temel parçacık), tanımın bundan daha fazlası olmaz. Bilim maddeyi tanımlayamadı, 19. yüzyıldan kalma tanımla, gözlemlediği ve parçalayamadığını sandığı en hüçük parçaya atom dedi, ona da madde dedi. Eğer o zaman atomdan daha küçük parçacıkları gözlemleseydi ona madde derdi.

Diğer mesele de katı, sıvı gibi söylemlerin öne sürülmesi, oysa katı, sıvı gibi haller, moleküler yapıya göredir. Atomlar, moleküller arasındaki bağ sıkı ise katı, komşu ise sıvı, gevşek ise gaz, zayıf ise plazma... Yoksa su'yu meydana getiren herhangi bir oksijen veya hidrojen atomunu, yapıdan söküp, tek bir parçacığa sıvı demiyoruz.

İnsanlar bir garip, itiraz ediyorlar, ama gerekçeler alakasız.
Madde sıvı, katı, gaz, plazma değildir, bu tanımlar üst-yapılar için geçerli ve sonuç olarak yapı maddi olduğu için, hal olarak ifade edilebilir. Örneğin bu yapıların altında ise daha alt-yapı olarak atomlar var.

Demek ki bizim katı, sıvı, gaz dediğimiz, herhangi bir parçacık değil, bu parçacıklardan meydana gelen ve bu parçacıklar arasındaki bağ, ilişki durumuna göre de hal sergileyen yapılar için.

Örneğin bir protonu, protonu meydana getiren parçalar ve moleküler yapı ve bağ dokusundan ve bu yapının da farklı hallerinden söz edemiyorsak, sıvı, katı, gaz olarak düşünemeyiz.

Manyetik alanı(nesneler arasındaki ilişkiyi - ki muhtemel bağ açısından, temel parçacıklar sözkonusu), enerjiyi(cismin, bir sistemin iş kapasitesi), maddeden ayrı, bağımsız düşünemeyiz.

ilahimasal
09-10-2020, 13:53
Khaos un kulakları çınlasın(nasıl çınlayacaksa !

Bu başlığı açarken onu biraz konuşturmak için açmıştım ama ters tepince olmadı ,olmadığıda iyi oldu çünkü kurcalayınca su soyutlama denilene ulaştım ,anlamaya çalıştım ,anladımda sayılır.

Bu tip kavramlara buradan bakılınca bir çok şey fizikten kimyadan çok anlamasanızda size cevabı veriyor.

Manyetik alan maddemidir derken. Spartaküs ün dediği Şunu iyice kavramadan başlığı açtım.
Nedir o?
Tabiki etkileşim

Manyetik alan etkileşebiliyormu?
Evet
E o zaman
Işık,ses de etkilesebiliyor.
Madde dediğimiz neydi ? Etkileşime giren HER SEY.
Evrendeki etkileşimin tamamı evrenin kendisini oluşturuyor diyebiliriz. Yani evren madde dediğimizin ta kendisi.

Madde dediğimiz bir yüzyıl önceki ve ondan binlerce yıl önceki tanımıyla kalsa maddenin etkileşimin den ortaya çıkanları evrenin hangi boşluğunda değerlendirecektir?
Tabiki değerlendiremeyerek ve hemen soyutlama denilen. Bazen iyi bazen illet olan bu yolla idealizme bilmeden de olsa hizmet edecektik.

Madde sadece etkileşimleri ile anlaşılır bilinir ve konuşulabilir.
Düşünce bile maddenin etkileşimi ile oluşabilir. Başkada bir seçenegi yoktur.
Madde temeli olmadan düşünemezsiniz . Hal böyle iken nasıl olurda maddenin etkileşiminden ortaya çıkan düşünceyi maddeyi yok saymak için kullanabilirsiniz.
Yanisi. O düşünceniz de maddedir.

İdealizm denen safsata düşünce bile maddesiz OLAMAZ. olanaksızdır.
İşte o maddeye bağlı mecbur olan düşünceniz. Bolca soyut üretir. Bak sen ki o soyutunuzda maddeye mahkum.

Bu kadar uzatıyorum çünkü madde olmadan , maddenin kendi arasındaki etkileşimi olmadan hiç bir şey var olamaz.

Hulâsa. Maddenin etkileşiminden ortaya çıkan MANYETİK alan maddedir diyebiliriz.

Madde derken elle tutulur. Gözle görülür derkenki tanımının yanına etkileşimini eklemeden tanım yapılmamalı.
İtiraf ediyorum.
Başlığın sorusu bile yanlış.saçma

Yıldıztozu
09-10-2020, 17:12
Spesifik tanım -> form-yapı içindir.
Madde ise, form-yapının muhtevasıdır. materyal demek, ana-kaynak demek.

Bu tanım bana belirsiz görünüyor, sebebi de ''madde olmayan nedir?'' sorusuna cevap verememesi.
Materyalizme göre bir şey ne olursa madde olarak sayılamazdı? Neyi keşfedersek materyalizmi yanlışlamış oluruz?

Madde tanımını o kadar ucu açık bırakıyorsunuz ki ruhları, cinleri bile dışlamayacak bir tanım oluyor.
Yarın cinler keşfedilse materyalizm onu da madde tanımının içine dahil edecek hemen.

Bilim maddeyi tanımlayamadı, 19. yüzyıldan kalma tanımla..
Tanım bir kere yapıldı mı artık değiştirilip güncellenmemeli. Bilim 19. yüzyılda tanımlamış ve bu tanıma uymayan şeylerle karşılaşınca onlara ''madde değildir'' demiş. Yani dürüst yaklaşmış.

Yoksa tanımını güncelleyip dursaydı islamcıların ayetleri güncelleyip durması gibi bir şey olurdu.

2 bin yıl önceki materyalizm tanımlarıyla şimdiki materyalizm tanımları aynı kaldı mı peki?
Eğer tanımlar değişip durduysa bu ikiyüzlü bir yaklaşımdır. Her güncel olayı kendine uydurmaya çalışmaktır.

spartacus
10-10-2020, 02:05
Bu tanım bana belirsiz görünüyor, sebebi de ''madde olmayan nedir?'' sorusuna cevap verememesi.
Materyalizme göre bir şey ne olursa madde olarak sayılamazdı? Neyi keşfedersek materyalizmi yanlışlamış oluruz?
Popper sorusu -da ilgili ifade teori değil, süreç belirten bir ifade değil :) Popper kendisini yanlış anladığı haliyle, ret ettiği(aynı mantıkla) evrim olgusu içinde aynı hatayı yapmıştı. Ne olsaydı evrim olmazdı, aksini göstermeniz(?) lazım vs, ama oluyor işte, zira olgu açısından bu tür sorular mantıksızdır, bu tür sorular, Popper'a göre, bilim ile inancı ayırt etmek için sorulacaktı -ki hatlar karıştı.

Her "şey(!)", maddelerden meydana geldiği için de, muhtevasından hareketle maddedirler de, bazı durumlar içinde maddi ifadesini kullanırız. Örneğin enerji tanımımız, maddidir, manyetik alan maddidir, bu tanımlar madde ve maddi ilişkilere bağlıdır.

Örneğin Su, kimyasal yapı formülü olarak, H2O, ama biz ona 2 hidrojen bir oksijen demiyoruz, çünkü çok sayıda atomdan meydana gelen bir form, notralleşmeye dayalı, moleküler bir yapı var, biz bu form-yapıya "su" diyoruz, bu yapı çözülürse, form-yapı'da çözülür. Madde tanımını da yapı-taşı olarak, bu biçimde düşünüyoruz, tüm tanımlarımıza(form-yapılar için) temel olan muhteva.

Suyu parçalarız, atomlara, atomları parçalar temel parçacıklara ulaşabiliriz. Ancak bir noktadan sonra ayrışan parçalar görünmez hale gelebilir, çünkü gözlemlenebilir büyüklüğün altına inmiş olabilirler(çünkü gözlem nesneleriyle etkileşemeyecek düzeye kadar ufalmış olabilirler, kaldı ki cisimlerin parçalandığını da biliyoruz... Ama çıkıp, günümüz popüler idealistlerinin başı çektiği propagandayla, "yok oldu" demeyi seçiyorsak, bu bilimsel bir yaklaşım değil -zira gözlem nesnelerimizin yetersisz kaldığının farkındayız).

Ki bu "olmayan nedir" sorusu, iddia, teoriler, fikirlerin bilim mi, inanç mı olup, olmadığı açısından bir kıstas(nesnel dayanağı esas almayan kıstasları geçerli bulmuyorum). Enerji olmayan nedir? Manyetik alan olmayan nedir? dışında kalan her şeydir denebilir, o halde enerji tanımı bilim dışıdır demek mantıklı bir yaklaşım değil, dayanakları esas almayan, bir çeşit lafız ve bu cevap enerjinin ne olup, olmadığı konsunda bize bilgi de vermez.

Bilimde doğrulamak-yanlışlamak, ayrı, bağımsız olmadığı gibi(duruma göre içkindirler), lafzen veya sunuma değil, olgu, tespit, fiili çalışmaya, gözlem, deney, veri ve sınamaya dayalıdır, olgular değil, olguya dair bilgilerimizi, yine olgudan hareketle doğrulayabilir veya yanlışlayabiliriz, olguyu yanlışlamaya kalkmak saptırmaktır. Bilim doğrulayarak ilerler, yanlış olanın, yanlışlığı dahi doğrulanmaya gereksinim duyar.

Örneğin bilim dünyanın döndüğünü söylüyor, bu bir olgudur. Çıkıp, yanlış yerde kullanılan yanlışlanabilirlik ilkesiyle, bu ifade bilimsel değildir, çünkü, ne olsaydı dönmüyor olurdu bunu veya aksi durumu açıkca belirtmiyor denebilir. Cevap, dönmüyor olsaydı, dönmüyor olurdu denirse, bilimsel mi olacak, yani bilimin ölçütü lafız mıdır, tekerleme midir, totoloji midir? Materyalizm, dünyaya bakılması gerektiğini söyler, döndüğü tespit edilirse, doğrulanır, aksi gözlemlenirse de "döndüğü" argümanı yanlışlanır, ilgili ifade bilimseldir çünkü Dünya nesneldir ve gözlemlenebilir!

Materyalizmde, bilgi de mutlak değildir, materyalizme göre bilgi ve süreçleri nesneldir ve bir şeye, olguya, ilişkilere dairdir ve bunlarda değişim olursa, bilgisi de değişir, örneğin dünya tersi yönde dönmeye başlarsa, doğu, batı bilgimizi değiştiririz, ama materyalist kaide olarak dünyayı gözlemlememiz ve esas almamız gerektiği esası değişmez(nesnel zemin), "madde, madden", maddi-fizik/ruhani-metafiizk ayrımının temelindedir..Materyalizme, bilime, dinsel bir mantıkla yaklaşamayız.

Madde tanımını o kadar ucu açık bırakıyorsunuz ki ruhları, cinleri bile dışlamayacak bir tanım oluyor.
Yarın cinler keşfedilse materyalizm onu da madde tanımının içine dahil edecek hemen.

Ruhlar, cinler mi, üstelik keşfedilse mi?(Genişletme safsatası) "En küçük yapı taşı" ifadesinin neresinin ucu açık? Cisimlerin(cin değil cisim) muhtevası ifadesi, cinleri ya da perileri, ne dışlama, ne de dışlamama gibi bir durumun muhtabı değildir.. Her fırsatta, safsatalara sarılmamak gerekir. (https://www.google.com/search?client=firefox-b-d&sxsrf=ALeKk02h9l9Vl38AdKoCKM4auRQ30M9W8A%3A1602277 268860&ei=lM-AX8qJNK2ejLsP-6u-cA&q=geni%C5%9Flet+safsatas%C4%B1&oq=geni%C5%9Flet+safsatas%C4%B1&gs_lcp=CgZwc3ktYWIQAzIFCCEQoAE6BAgAEEc6BAgAEEM6CAg AELEDEIMBOgUIABCxAzoFCC4QsQM6BAgjECc6AggAOggILhCxA xCDAToCCC46BAgAEB46BggAEAUQHjoGCAAQFhAeOggIABAWEAo QHjoHCCEQChCgAVCo7d8BWLeE4AFgwIbgAWgAcAN4AIAB2AGIA doXkgEGMC4xNi4ymAEAoAEBqgEHZ3dzLXdpesgBCMABAQ&sclient=psy-ab&ved=0ahUKEwjKo8T7s6jsAhUtD2MBHfuVDw4Q4dUDCAw&uact=5)
Bütün inekler hayvandır(Spartacus), karabaş da hayvandır, o halde karabaş inektir(Yıldıztozu). (Cisimlerin temel yapı-taşı maddedir(Spartacus), "madde tanımını o kadar ucu açık bırakıyorsunuz ki ruhları, cinleri bile dışlamayacak bir tanım oluyor.."(Yıldıztozu)). Oysa ruh, cin uyduranlar da, yokluktan uydurup, varlığa çıkartamama kaygısıyla, maddi bir yapı kullanmaya çalışmışlar, insanı çamurdan, cinleri ateşten, ruhu da kendi varlığından üfler vs...

Örneğin "su" nedir? diye sorsam, içilebilir, akışkan, ışığı geçiren-hafifçe emen-, 2 hidrojen 1 oksijen atomundan oluşan, yoğunluğu bilmem kaç kg bölü metre küp vs bir sürü özellik, faktör söylenebilir. kimisi insana göre, kimisi biçimi, moleküler yapısına göre, kimisi de kimyasına göredir.

Dikkat edilirse, özellikler üzerinden çeşitli faktörlere dayalı olarak tanımlıyoruz(sınırlıyoruz!). Cisimlerin tanımında kaynağımız, dayanağımız form-yapılar, madde ise böyesine bir form-yapı olarak düşünülemez. Su örneğimizde olduğu gibi, bir oksijen atomunu sıvı, katı, gaz gibi düşünemeyiz, çünkü bu tür faktörler, daha üst seviyedeki moleküler-form-yapılar için anlam kazanıyor, daha alt zeminde bu tür kıstaslar anlam taşımaz, neye benzediğine dair ön-yargılar oluşturamayız.Tanım bir kere yapıldı mı artık değiştirilip güncellenmemeli. Bilim 19. yüzyılda tanımlamış ve bu tanıma uymayan şeylerle karşılaşınca onlara ''madde değildir'' demiş. Yani dürüst yaklaşmış.
Materyalizm açısından bu tanım değişmedi -ki bu tanım spesifik açıdan olandır, temel de ise, var-her "şey" madde, maddi ilişkilerden soyutladığımız ne varsa maddidir, hatta form-yapılar dahi maddi ilişkilerle anlam kazanır, bizlerde maddi ilişki, etki-tepki ağıyla, bilgi edinir, soyutlar, adlandırır, tanımlarız. Sadece bilim, tanımın aslına(antik) -bölünemez yapı-taşı- uymak isterken, bir döneme damgasını vuran idealist kategorilendirme, yalıtma, ayırma ve parçalama, indirgeme anlayışının da etkisiyle, atomu öyle tanımladı -ki bu tanım zaten çelişkiliydi, atom tek bir parçadan oluşmuyor. İdealist indirgemelerden kurtulmamız gerekiyor, örneğin bir form-yapıyı anlamlı kılan, maddi ilişkilerdir-ağdır-, bu ilişki, etkileşim sayesinde biçimler, yapılar farklı anlamlar kazanır. Yalıtarak bir yere varamayız..

O bilimin karşılaştığı ve maddeden bağımsız "şey"'ler nedir? En azından bir tane "şey'i" söylemelisin. Umarım enerji, manyetik alan, kuvvet vs demezsin, bu maddeyi tanımlama açısından, tam bir saptırma olur. Kaldı ki, bu eşyler nesnel mi? Metafizik değillerse, materyalizm çökmüş olmaz...

Siz gördüğünüz form-yapı, cisimlerin görünümünden yola çıkarak, elle tutulur, katı benzer bir cisim arıyorsunuz, oysa tanım herhangi bir form-yapı, cisime dair değil. Madde demek, esasında "ana-kaynak" demektir. İfadelerim açık olmasına rağmen neden sürekli "KARŞIT OLARAK" bir çeşit şey, cisim, etki, tepkilere dayalı soyutlamaları kullanılıyorsun? İfadem açık ve net...
2 bin yıl önceki materyalizm tanımlarıyla şimdiki materyalizm tanımları aynı kaldı mı peki?
Eğer tanımlar değişip durduysa bu ikiyüzlü bir yaklaşımdır. Her güncel olayı kendine uydurmaya çalışmaktır.
Madde konusunda tanım aynı.. Tanımlar değişebilir(üst paragraflarda bilgi açısından dile getirdim), temel kaideler, esaslar önemlidir. Tanımlar şeylere göredir, bilgi de şeylere göredir, dairdir, dolayısıyla tanımlarımız gelişebilir, değişebilir, düzeltilebilir. Örneğin bilginin nesnelliği değişmez iken, yıldızlar açısından yapılan tanım değişebilir, gelişebilir.

Bu ifadelerinle de, ilk paragrafınla kökten çeliştin...