PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Davutoğlu: Bugün susma vakti değildir, yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç var


Ahlaksız
30-06-2019, 21:40
58

Yeni bir parti kuracağı konuşulan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Elazığ'da yaptığı konuşmada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) politikalarını eleştirdi.
Davutoğlu, "Bugün susma vakti değildir. Kapılar ardında konuştuğumuz gerçekleri kapı önlerinde susma vakti değildir. Ne yanlışlar yaptık ki bugün bu noktadayız? Yoksa şu veya bu kişinin bir partiden ayrılmasıyla o parti bölünmez. Tabanda büyük kitleler kopmaya başladıysa insanları neyle tehdit ederseniz edin o çözülüşü durduramazsınız" dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde AKP adayı Binali Yıldırım'ın yaklaşık 800 bin oy farkla rakibi CHPli Ekrem İmamoğlu'na kaybetmesine de değinen Davutoğlu, "Bunun sorumlusu eylemde, söylemde, ahlakta siyasi ayakta ciddi savrulmalara sebep olanlardır" diye konuştu.
'Devlet işleriyle aile yapısı ayrılmalıdır'
Ülke genelinde 'Gönül Köprüsü Platformu'nun farklı etkinliklerinde konuşmalar yapan Davutoğlu, platformun Pazar günü Elazığ'da düzenlediği toplantıda ekonomiyi de şu sözlerle eleştirdi:
"Ülkemiz çok yoğun bir ekonomik krizin içinde ciddi bir mücadele veriyor. Ekonomik sıkıntılarla karşılaşıyoruz 2008'de olduğu gibi. Ekonominin başında ekonomiden anlayan insanlar var, vizyon vardı. Fark şu, bugün koyduğunuz kuralın yarın değişmeyeceğini göreceksiniz, israfa yol açmayacaksınız, şeffaf olacaksınız, ekonomiyi üstlenen kişilerin herkesle konuşan açık bir anlayışla davranması lazım. Yukarıdan bakan bir ekonomi anlayışıyla bu ekonominin içinden çıkamayız."
Davutoğlu, cumhurbaşkanlığına geçiş sisteminin de 'çarpık' olduğunu söyledi ve "Cumhurbaşkanlığı makamı ile genel başkanlık makamının değişmesi AK Parti'nin kurumsallaşmasına zarar vermiştir. Devlet işleriyle aile yapısı kesinlikle ayrılmalıdır. Birinci dereceden akraba olmamalıdır" dedi.
'Partiler tavanda bölünmez'
Eski Başbakan Davutoğlu, 31 Mart seçimlerinde AKP ile MHP'nin oluşturduğu Cumhur İttifakı'nın seçimleri 'beka meselesi' olarak görmesine ve sonrasında PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilgili yaşanan gelişmelere de değinip 'siyaset anlayışının değişmesi gerektiğini" şu sözlerle dile getirdi:
"Bir seçimde beka kaygısından bahsedip bu şekilde düşünmeyen herkesi terörist olarak itham ettikten sonra diğer seçimde İmralı'ya başvurmak milletin vicdanından ko****ur. Bu kopuşu çözmedikçe herhangi bir toparlanma olamaz. Yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç var."
"Bakınız partiler ve siyasi hareketler tavanda bölünmez. Tavanda bölünmüşse ciddi bir sıkıntı değildir. Bizim hareketimizde de iki kez bölünme oldu ama eğer tabanda bir kayma varsa işte tehlikeli olan odur. Yüzde 15'lik kitle bir başka yere doğru gitmişse kimse bunu engelleyemez. 1 Kasım 2015'te biz Türkiye'de yüzde 49,5 oy aldık. Şimdi cumhur ittifakı olarak yüzde 44 oy aldılar. Yüzde 8 ile 10 oy oranında MHP'ninse AKP'nin oy oranı yüzde 34'lere çekilmiştir. Sorulması gereken soru ne yanlışlar yaptık ki parti bu banda geriledi ve bir kopuş yaşandı?"
'Adalete ihtiyaç var'
Ahmet Davutoğlu, Türkiye'de adaletin son dönemde 'örselendiğini ve çifte standartlı bir tablo sergilendiğini' söyledi.
Davutoğlu'nun adalete ilişkin sözleri şöyle:
"İnsanlar eğer hukuk sistemine güveni kaybetmişlerse adalet terazisinin doğru ölçüp, ölçemeyeceği düşüncesine kapılmışlarsa oradan çıkış çok zordur. Adalet terazisi ölçer, adalet terazisi ölçülmez.
"Kim bu ülkede adalet duygusunu zayıflatırsa, kim sabah salıverilen birinin akşam yeniden tutuklandığı, gece yarısı tekrar salıverildiği gibi uygulamalar görürse, kim FETÖ suçlamalarıyla sıradan bir memurun dayısının oğlunun, amcasının oğlunun tutuklandığı bir ülkede, FETÖ darbesinin baş sorumlusu olanların kardeşlerinin akrabalarının en yüksek makamları işgal ettiği görünürse orada adalete güven kalmaz.
"Şu veya bu veya bu siyasi partinin mensubu olabiliriz, eğer bir anket yapıldığında şu partiye güvenim kalmadı denilirse telaşlanmamak lazım, bu parti yanlışını düzeltirse o parti güven kazanabilir. Veya şu sivil toplum kuruluşuna güvenim azaldı denilirse de düzeltilebilir. Tek şey vardır ki düzeltilmesi mümkün olmayan, adalete güvenim kalmadı dediğinizde insanları o ülkeye bağlı kılamazsınız."
https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-48816565
Davutoğlu sert bir şekilde partisini,reisi eleştirmiş ama sonuç ne?
Davutoğlu'nun veya bir başkasının parti kurması,bu ülkede bir şeyi değiştirir mi?Mümkün değil..
Dualarla yeni partiyi kurup,miting meydanlarında kuran okumayacak mısınız?!Hepiniz aynı değil misiniz?!

Türkiye'de siyasilerin halka açık alanlarda Allah/Muhammed demeleri,dua/kuran okumaları,cenaze namazına katılmaları ..vb yasaklanmalı..Derhal..Siyasiler dinlerini/inançlarını/inançsızlıklarını evlerinde yaşamalı..Türkiye derhal,her anlamda laik bir ülke olmalı ki,kimin ne olduğu,ne durumda olduğu,insanlara neler verebileceği ortaya çıksın..
Bu yapılmadığı takdirde,Allaaaaah diyen,koltuğa oturmaya devam edecek..

kendosertadam
01-07-2019, 00:56
550 çeşit yemek çıktığını bilseydim bende parti kurardım.

Muhafazakarlar 550 çeşit yemeği protesto ettiler :
" israf haramdır ! Bize 10 çeşit yemek yeter ! "

kartopu
01-07-2019, 11:22
10 bile fazla 3 en ideali Çorba, herhangi bir yemek ve tatlı. Gerisi israf Peygamber nerede görmüş 10 çeşit yemeği.

kendosertadam
01-07-2019, 11:26
10 bile fazla 3 en ideali Çorba, herhangi bir yemek ve tatlı. Gerisi israf Peygamber nerede görmüş 10 çeşit yemeği.

kuru sıkı dindar alımı başlamış.bana nerden bulabiliriz diyorlar.

Ahlaksız
01-07-2019, 12:01
550 çeşit yemek çıktığını bilseydim bende parti kurardım.

Muhafazakarlar 550 çeşit yemeği protesto ettiler :
" israf haramdır ! Bize 10 çeşit yemek yeter ! "
Dinle alakası olmayanlar,dindar zannediliyor..
Bir Müslümanın herhangi bir şeyi israf etmesi mümkün değildir..Bu zaman da olabilir,su da..
İsraf denilen şey,büyük günah..Affedilecek bir şey değil aslında ama bugün kimse umursamıyor bunu..Geçmişte içki içenleri veya büyük günah işleyenleri kafirlikle suçlayan(hatta öldüren) bu dinin mensuplarının torunları,bugün israf etme yarışması yapıyorlar adeta..Kim daha çok israf ederse,onu destekliyorlar..

kartopu
01-07-2019, 12:05
Dindar neymiş bir ülkeyi yönetmek için sınava din mi sokmak gerekiyor. Al birini vur ötekine. Bir ülkenin geri kalmışlığının ölçüsü dini her alanda pazarlamaktır. Din kişi ile Allah arasındaki bağdır başka kimseyi ilgilendirmez. Kimse de bu işin kantarı değil.
Bir ülkede hukuku kanunlar sağlar Adalet yönetime gelenlerin kimsenin hakkını yememesidir ve her kesin yargılanır olmasıdır. Mahkemelerin karşısında işçi ile devletin en tepesindekinin eşit olmasıdır. Yargıdan kaçan veya korunan herkes suç işlemeye elverişlidir.

Bir devlet Hukuk Liyakat ve Demokrasi ile yönetilir. Bunlar yokta yerine Din İmam Şeh olduğunda ilerleme mümkün değildir.
Bu durum dini de zayıflatır ve güven kaybeder.

Bence dini siyaset ve Ticaretten uzak tutmak gerekir. Çünkü bunlar birbirine zarar veriyor.

Allah pazarlanacak nesne değildir Buna en çok dindarlar karşı çıkması gerekir eğer bu ülkede varsalar.

Ahlaksız
27-08-2019, 19:32
Davutoğlu'nun son konuşması çok fena;
https://www.msn.com/tr-tr/video/haber/ahmet-davutoğlunun-terör-sözlerine-hilal-kaplandan-konuşmazsan-adam-değilsin-yanıtı-geldi/vi-AAGp3MY?ocid=spartanntp

Ahlaksız
17-09-2019, 17:52
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun üç eski milletvekili ile istifa etmesinden sonra AKP’de istifalar hızla gelmeye başladı. Sosyal medya hesabından ‘siyasi parti üyeliğiniz sonlandırılmıştır’ belgesi paylaşan isimlerden eski belediye başkanı Emin Özden, “Allah bir daha 1994’te oğluma ismini verecek kadar politik bir faniyi şaşırtıp sevdirmesin. Yanılmışız rabbim affetsin” notunu paylaştı.
AKP'nin ihraç istemiyle disipline sevk etmesinden sonra Ahmet Davutoğlu ile birlikte Selçuk Özdağ, Ayhan Sefer Üstün ve Abdullah Başçı istifa etti. Bu dört istifadan sonra eski vekiller de Davutoğlu'na destek vererek ayrıldı. Feramuz Üstün (Gümüşhane), İbrahim Turhan (İzmir), Cemalettin Kani Torun (Bursa) Ömer Ünal (Konya) ve Cesim Gökçe (Ağrı) istifalarını açıkladılar.
Bu sayının önümüzdeki günlerde artması bekleniyor. Şanlıurfa parti kurucusu Abdullah Yeşil, "Kurucu üyesi ve milletvekili adayı olarak AK Parti'nin kuruluş felsefesinden ayrılması, Doğu Perinçek ve Devlet Bahçeli'yi refik olarak seçmesinden dolayı bugün itibariyle istifa ettim" derken; eski Adıyaman il başkanı Abdurrahman Dimez de istifasını, "2007-20012 arası belediye meclis üyeliği, 2012-2014 merkez ilçe başkanlığı, 2016-2017 il başkanlığı yaptığım AK Partiden istifa ettim" sözleriyle duyurdu.
E-devlet üzerinden istifasını yapan yöneticilerden bazıları şöyle:
Aydın Altaç (Diyarbakır eski il başkanı), Seyfettin Bilen (Adıyaman eski il başkanı), Namık Ergün (Muş eski il başkanı), Ahmed Akçay (Tekirdağ eski il başkanı), Diyadin Uçar (Batman eski il başkanı), Kemal Atmaca (Ağrı eski il başkanı), Dalyan Karadaş (Diyarbakır Büyükşehir adayı), Cihan Öztunç (İstanbul eski il başkan yardımcısı), Enver Sedat Çakıroğlu (Ümraniye eski ilçe başkanı).
https://www.msn.com/tr-tr/haber/gundem/davutoğlundan-sonra-akpde-art-arda-istifalar-yanılmışız-rabbim-affetsin/ar-AAHptIe?ocid=spartanntp
Yanılmışız,kandırılmışız deyip kurtulacaklar..
Hesap sorma yok,hesap verme yok..

kartopu
18-09-2019, 09:30
Böyle durumlarda Türkiyede ne gibi değişimler olmuş bakmak gerekir.

Benim bildiğim türkiye de hep sağ liberal bir seçenek gündeme gelmiştir bu 1950 den bu yana hep böyle oldu sadece 1974 ve 1980 de farklı bir şeyler oldu seçenek sol olarak değişti onun önü de 1980 de kesildi taşlar yeniden yerine oturtuldu.

Davutoğlu seçenek olabilir mi bilmiyorum ama tarih bana olmaz diyor sessiz sedasız başka bir şey hazırlanıyor olabilir. Ama AKP ve Erdoğan la yola devam edilemeyeceği anlaşılmış gibi geliyor bana.

Hele şu son zirve toplantısı Türkiye Rusya ve İran bu toplantı bile bir sonun başlangıcı. Bana 1950 yi hatırlatıyor Menderes in Celal Bayar ın itirazına rahmen Rusyaya gidip anlaşma girişim yapması sonu hüsranla biten bir darbe .

Böyle bir ordu darbe mi yapar demeyin o zamanda Menders e hayran olan bir Genel Kurmay Başkanı vardı. Hala fetonun siyasi ayağının ne olduğu ortaya çıkmayan bir ülkede yaşamaktayız unutmayalım. Ve bu fetonun başlangıç tarihininde 1965 olduğunu da.