Orijinalini görmek için tıklayınız : Mürted Hava Meydanı
Ahlaksız
12-07-2019, 21:58
S-400'ün parçalarının geldiği Mürted Hava Meydanı dikkat çekti. FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde, S-400'ler, darbe girişiminin başladığı yere getirildi. Mürted Hava Meydanı'nın adı 15 Temmuz'dan sonra konulmuştu. Üssün eski adı Akıncılar Hava Meydanı'ydı. Akıncılar, 15 Temmuz darbe girişiminin kritik noktalarından biriydi.
15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin simgesi olan hava meydanına, Rusya'dan alınan S-400'lerin indirilmesi, "15 Temmuz mesajı" olarak yorumlandı.
https://odatv.com/ve-geldi-12071946.html
Haberde takıldığım nokta MÜRTET..Mürtet denilen şey,İslam dininden çıkan kişiyi tanımlamak için söylenir..Bu kişiler,İslam fıkhına göre öldürülür..!
Havaalanının adını mürtet koymalarında ne var?Havaalanının ismini mürtet koyan irade,15 temmuza kadar bu kişilerle aynı safta yer aldıklarını itiraf etmiş olmaktalar..Madem öyle,bu mürtetlerle 15 temmuza kadar beraber olan iradeye neden dokunulmuyor?
İnanılmaz komik bir şey bu:D
Resmen itiraf etmişler:D
Çok güzel bir tesbit yapmışım. Arkadaşım Ahlaksız.
Ben akşamdan beri düşünüyorum Bu Mürted ne diye. Daha önce bu hava alanının isminin değiştiğini ve Mürted isminin konduğunu duymamıştım.
S 400 + Mürted = 15 temmus. Vay be bir tarih bu kadar güzel planlanır. Acaba kime mesaj verilmek isteniyor ABD ye mi Türkiye halklarına mı, AKP ve Erdoğan muhaliflerine mi. Hani şu bulunamayan FETO nun siyasi ayağına mı.
Din (siyasetçilerin dini) işte böyle bir şey İnsanın (egemenin) insanı (toplumu ) nasıl yönetmek istediği.
ForumKirpisi
13-07-2019, 12:12
Üssün adına dair
Üs adını kurulu olduğu ovadan alır. Ovaya ise adını, 1402 Osmanlı ile Timur’un orduları arasında gerçekleşen Ankara Savaşı'ndan alır. Savaş'ta Osmanlı ordusunda yer alan (Kara Tatarlar ve bazı Anadolu beyleri'ne ait) kuvvetler taraf değiştirmiş, Osmanlı ordusu yenilmiş ve padişah Yıldırım Beyazıd esir düşmüştü.
Savaş'tan sonra ovaya, Müslümanlığı bırakıp başka bir dine geçmiş olan anlamına gelen Mürted olarak anılmıştır.
Üsse verilen Mürted ismi, 1995 yılında, bölge halkının talebi üzerine (1968 yılında 4. Ana Jet üs komutanlığında görevli iken, T-33 uçağı ile görev uçuşu sırasında, uçağının düşmesi sonucu şehit olan) Hv. Plt. Kur. Albay Erol Akıncı'nın anısına, onun adını alarak, Akıncı olarak değiştirildi.[17] 2016 yılından itibaren ismi tekrar değiştirilerek eskiden kullanılan ismine dönüldü.[18]
Mürted üssü zaten ABD ile bağını hiç koparmamış ki.
RTE yönetimi, şehir içinden taşınacak vs. vs. dediği tüm birlikleri imha etmiştir.
Askeri birliklerde taşınma diye bir olay yoktur. Eğer taşınma olacaksa yeni konum stratejik olarak
tespit edilir, oraya intikal edilir. Fakat RTE yönetimi mevcut birlikleri, daha stratejik olmayan birliklere
yedirdi. Komutanların da rütbesini indirdi.
Bu birlikler bazen çok tarihi yerlerde bulunur. Bazı hava meydanları Osmanlı hava tarihinden beri aynı yerdedir.
Kara birlikleri de tarihi noktalarda bulunur.
Buradaki filolar,
Öncel, Ceylan ve Kurt
Türkiye'nin sembol filolarıydı. Maket yapanlar bilir. Yerli versiyon F16 maketi yaparken içinden çıkan decaller
yani üstüne iliştirilecek detaylar Ceylan Kurt veya Öncele ait olur.
Yunanistandaki aşırılar vs bunu fırsat olarak görüyor.
Şimdi orda sadece TAI faaliyet gösteriyor. TAI'deki cemaatçiler ne oldu acaba. Çünkü TAI oraya yanaştığında zaten içerde bozulma maksimuma çıktıydı. Özal döneminde cemaat akıllı çocuklarımızı TAI'ye sokalım, kurduralım sonra onları da orduya yanaştıralım mantığıyla hareket etmiş.
Wikipedia'dan
Mürted, 1950'de ABD'ye tahsis edilmiş hava alanı ve askeri tesislerden biridir. 1965'te, ABD 7393. Mühimmat Destek Filosu, Mürted 4. Ana Jet Üssü'ne yerleşmiştir, 7232. Mühimmat Bakım Grubu'nun 33. Kolu adı ile (7232. Mühimmat Bakım Grubu, 1964-67 arasında Avrupa'daki nükleer bombaların bakımından sorumluydu[10]). 1 Şubat 1968'de bu birim, 7250. Destek Grubu 8. Kolu olarak yeniden adlandırılmıştır. 1 Temmuz 1972'de 7393. Mühimmat Destek Filosu (Munitions Support Squadron) MUNSS 7393 adını almıştır. Üs, Ankara'dan lojistik destek almakta ve bir yarbay komutasındaydı. Mürted Üssü, ABD Lojistik Grubu TUSLOG (The United States Logistics Group) 'a bağlı bir birimdi.[11] 2004'te tüm MUNSS birimlerinin numaralandırmasının dört haneliden üç haneli sayılara geçmesi nedeniyle bazı kaynaklarda Mürted Üssü'ndeki Amerikan birliğine MUNSS 739 olarak da değinilmektedir.[12]
ABD yönetimi, Temmuz 1986'da, Mürted Hava Üssü dahil, Avrupa ve Uzak Doğu'da 20 hava üssünde nükleer mühimmatlı uçakların kalkışa hazır beklediğini açıkladı. Bu üslerde kurulacak olan Silah Depo Güvenlik Sistemi (Weapon Storage and Security System veya WS3) sayesinde bombalanmaya dayanıklı sığınaklar içinde, bombaları taşıyacak uçakların hemen altında, zemin altındaki özel depolarda nükleer bombalar saklanacaktı. Bombaların uçaklarla beraber depolanması, hem saldırıya dayanıklılığı hem de hazırolma yeteneğini artıracaktı. Oysa daha evvelden, nükleer silahlar uçaklardan ayrı bir mekanda, iglu şekilli zırhlı bir yapıda saklanmaktaydı. 1997'de altı adet dayanıklı sığınağın inşaatı tamamlandı.[13]
1995'te soğuk savaşın sona ermesinden dolayı ABD'nin Avrupa Hava Kuvvetleri Komutanlığı bazı askeri üslerin kapanacağını açıkladı. 1996'da, Akıncı Üssü'ndeki 7393. MUNSS ve Balıkesir'deki 7391. MUNSS birimleri sona erdirildi, üsler Türk Hava Kuvvetleri'ne devredildi.[13] Akıncı Üssü'nde depolanan 20 adet nükleer bomba, İncirlik'teki Amerikan üssüne taşınmıştır. Ancak nükleer silahların depolandığı, saldırıya dayanıklı 6 sığınak ihtiyaç hali için Türk Silahlı Kuvvetleri'nin emanetindedir. Bu altı depoda, toplam 24 B61 bomba depolanma kapasitesi vardır. Bunların gerektiğinde Türk F-16 uçakları tarafından hedeflerine ulaştırılması planlanmıştır.[12] Nato 4. Kanat Birliği'ne bağlı olan Mürted/Akıncı'daki nükleer tesislerin bakımından (İncirlik tesislerine de bakan) ABD 39. Lojistik Grubu sorumludur. 39. Lojistik Grubu, ABD 39, Hava Üssü Kanadı'na bağlıdır.[14] 39. Kanat, aktive edilmesi halinde, NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanlığı için nükleer silah yüklü bir Çabuk Tepki Uyarısı (İng. Quick Reaction Alert) gücünü hazır bulundurmakla görevlendirilmiştir.[15] İncirlik'te bulunan 90 adet B61 tipi nükleer bombadan 50'sinin ABD 39. Filosu'ndaki F-16C/D'ler tarafından taşınması, kalan 40 adedinin ise Akıncı ve Balıkesir'deki Türk F-16'lar tarafından taşınması öngörülmüştür.[16]
O da ne ki! Ben sana daha ilginç bir haber vereyim.
Hemen tarih bilgilerimizi sorgulayalım: Aşağıdaki kapakta geçen 1919 tarihinde ne oldu acaba?
https://gazetemanset.blob.core.windows.net/resim/egazete/2019/07/14/dirilispostasi/af9cbfc3-5445-4ac7-a42d-800cfb67a1ee.jpg
Onlara göre 1919'da ihanet edilmiş. Peki, biz de o zaman şu tarihlerde kimlerin bize ihanet ettiklerini soralım onlara: 29 Ekim 1914, 30 Ekim 1918, 10 Ağustos 1920.
Kolay kolay film beğenmem ama sırf tarihimizi anlatıkları için şu film beni düşündürür:
https://www.youtube.com/watch?v=phDAuIp6kgA
Yandım Ali ya da Tahtacızade oğlu Ali, Yavuz zırhlısında ne yapıyordu acaba? Peki Son Osmanlı kimdi?
El cevap: İstanbul'un işgal altındaki karanlık yıllarında, 7 düvel üzerimize çullandığı anda 2 farklı insanın yollarının kesişmesiyle bir kurtuluş ümidi doğar. Biri, İstanbul Boğazı'na demirlemiş düşman ordularını görünce "Geldikleri gibi giderler" diyen büyük komutan Mustafa Kemal Paşa, diğeri ise, evli sevgilisini kaçırıp Viyana'ya gitme planları yapan, donanmadan yeni terhis olmuş Yandım Ali'dir. Bu 2 farklı insanın yolları bir gün kesiştiğinde, Yandım Ali için hayat, planladığından çok daha farklı bir yönde akmaya başlayacaktır. Artık memleketin kurtuluşundan ümidini kesmiş bir külhanbeyi değil, kurtuluş için mücadele eden bir savaşçı olmuştur. Bu nedenle, filmde oynayanların hepsi Son Osmanlı'yı temsil ederler.
Eee, bunlar Son Osmanlı ise yukarıdaki paçavraya 1919 yazanlar kim o zaman? İnsan utanır be! Bilmiyorsan sorar öğrenirsin. Ama bunlardaki hesap başka. FETÖ'yü büyütüp besleyen ve başımıza bela edenler, bunlar ve bunlar gibilerdir.
Devam edelim. İkinci sırada 1909 yazıyor. Peki bu tarihte ne olmuştu? 31 Mart 1909'da Mahmut Şevket Paşa komutanlığında İstanbul'daki gerici isyan bastırıldı.
Türkiye de yaşayan halk bu tarihi ne kadar hatırlar Tarih bazen yazılır ama unutulan tarihlerde var.
Talat Aydemir, emekli olduktan sonra da darbe planları yapmayı sürdürdü. 22 Şubat 1962’deki ilk darbe girişiminden tam 14 ay sonra 20 Mayıs 1963’te Harp Okulu ve Zırhlı Eğitim Tank Taburu’nun desteğini arkasına alarak yeni bir darbe girişimi başlattı. Talat Aydemir’in bu yeni darbe girişimi ilkine göre ordu içinden çok daha az destek bulmuştu.
Bu tarih hatırlanamıyor Ama bunun bir öncesi tarih 27 mayıs 1960 hiç unutulmuyor. 15 Temmus da unutulacak çünkü insan mantığı bu darbe girişiminin sebeplerin kabul etmiyor Bu darbe girişimi kime karşı yapıldı niçin yapıldı amaçlanan neydi anlaşılamamıştır. 15 temmus arkasından 20 Temmusta iktidar kendini güçlendirecek kararlar alıyor Darbe girişiminin nedenleri anlaşılsın diye parlenetoda bazı yetkililerin bilgi vermesi engelleniyor.
Öyle anlaşılıyor ki bu girişim iktidarı elinde tutanların elini güçlendirecek bir tertip olmuş .
İşte akla mantığa sığmayan bu darbe girişimi de Aynı akla mantığa sığmayan 20 Mayıs 1963 darbe girişimi gibi unutulacak akıllarda sadece bu girişimden faydalanan iktidar çevrelerinin demokrasi yi, hukuk u, liyakat ı nasıl gasp ettikleri kalacaktır.
Tarih bir gün yazacak unutulanları da unutulmayanları da.
O da ne ki! Ben sana daha ilginç bir haber vereyim.
Hemen tarih bilgilerimizi sorgulayalım: Aşağıdaki kapakta geçen 1919 tarihinde ne oldu acaba?
https://gazetemanset.blob.core.windows.net/resim/egazete/2019/07/14/dirilispostasi/af9cbfc3-5445-4ac7-a42d-800cfb67a1ee.jpg
Onlara göre 1919'da ihanet edilmiş. Peki, biz de o zaman şu tarihlerde kimlerin bize ihanet ettiklerini soralım onlara: 29 Ekim 1914, 30 Ekim 1918, 10 Ağustos 1920.
Kolay kolay film beğenmem ama sırf tarihimizi anlatıkları için şu film beni düşündürür:
https://www.youtube.com/watch?v=phDAuIp6kgA
Yandım Ali ya da Tahtacızade oğlu Ali, Yavuz zırhlısında ne yapıyordu acaba? Peki Son Osmanlı kimdi?
El cevap: İstanbul'un işgal altındaki karanlık yıllarında, 7 düvel üzerimize çullandığı anda 2 farklı insanın yollarının kesişmesiyle bir kurtuluş ümidi doğar. Biri, İstanbul Boğazı'na demirlemiş düşman ordularını görünce "Geldikleri gibi giderler" diyen büyük komutan Mustafa Kemal Paşa, diğeri ise, evli sevgilisini kaçırıp Viyana'ya gitme planları yapan, donanmadan yeni terhis olmuş Yandım Ali'dir. Bu 2 farklı insanın yolları bir gün kesiştiğinde, Yandım Ali için hayat, planladığından çok daha farklı bir yönde akmaya başlayacaktır. Artık memleketin kurtuluşundan ümidini kesmiş bir külhanbeyi değil, kurtuluş için mücadele eden bir savaşçı olmuştur. Bu nedenle, filmde oynayanların hepsi Son Osmanlı'yı temsil ederler.
Eee, bunlar Son Osmanlı ise yukarıdaki paçavraya 1919 yazanlar kim o zaman? İnsan utanır be! Bilmiyorsan sorar öğrenirsin. Ama bunlardaki hesap başka. FETÖ'yü büyütüp besleyen ve başımıza bela edenler, bunlar ve bunlar gibilerdir.
Devam edelim. İkinci sırada 1909 yazıyor. Peki bu tarihte ne olmuştu? 31 Mart 1909'da Mahmut Şevket Paşa komutanlığında İstanbul'daki gerici isyan bastırıldı.
Şu görüntüyü televizyonda canlı canlı görünce şok olmuştum. Aşağıdaki videoyu tam 33:00'te durdurun, ne görüyorsunuz?
https://www.youtube.com/watch?v=tl0IZJ2vYbk
Herhalde aklımızla dalga geçiyorlar. Ama yemeyiz!!!