Stalin hakkında 6 . soruyu ben sorayım Nazım Hikmet bu şiiri neden yazdı Ama Stalin döneminde yayınlayamadı Nazım Hikmet ANTİ KOMÜNİST ANTİ SOVYETİK Mİ idi.?
Nazım ın Stalin için yazdığı şiir.
"Taştandı, tunçtandı, kağıttandı
İki santimden iki metreye kadar…
Taştan, tunçtan. Alçıdan ve kağıttan
Çizmeleri dibindeydik!
Şehrin bütün meydanlarında!
Parklarda, ağaçların üstündeydi.
Taştan, tunçtan ve kağıttan bıyıkları
Lokantalarda içindeydi çorbalarımızınn.
Taştan , tunçtan, alçıdan ve kağıttan gözleri önündeydik
Yok oldu bir sabah!
Yok oldu çizmesi meydanlardan
Gölgesi ağaçların üstünden.
Çorbalarımızdan bıyığı
Odalarımızdan gözleri…
Ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce
Taşın ,tuncun, alçının ve kağıdın!"
Nazım Hikmet
1952 yazılan bu şiir ancak 1958 de yayınlanabildi
antkanser
30-04-2020, 14:55
Stalin hakkında 6 . soruyu ben sorayım Nazım Hikmet bu şiiri neden yazdı Ama Stalin döneminde yayınlayamadı Nazım Hikmet ANTİ KOMÜNİST ANTİ SOVYETİK Mİ idi.?
Nazım ın Stalin için yazdığı şiir.
"Taştandı, tunçtandı, kağıttandı
İki santimden iki metreye kadar…
Taştan, tunçtan. Alçıdan ve kağıttan
Çizmeleri dibindeydik!
Şehrin bütün meydanlarında!
Parklarda, ağaçların üstündeydi.
Taştan, tunçtan ve kağıttan bıyıkları
Lokantalarda içindeydi çorbalarımızınn.
Taştan , tunçtan, alçıdan ve kağıttan gözleri önündeydik
Yok oldu bir sabah!
Yok oldu çizmesi meydanlardan
Gölgesi ağaçların üstünden.
Çorbalarımızdan bıyığı
Odalarımızdan gözleri…
Ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce
Taşın ,tuncun, alçının ve kağıdın!"
Nazım Hikmet
1952 yazılan bu şiir ancak 1958 de yayınlanabildi
NAZIM HİKMET ?MUHTEŞEM ÜSTÜ MUHTEŞEM BİR ŞAİRDİ!?
Anasayfa Yazarlar NAZIM HİKMET ?MUHTEŞEM ÜSTÜ MUHTEŞEM BİR ŞAİRDİ!?
NAZIM HİKMET ?MUHTEŞEM ÜSTÜ MUHTEŞEM BİR ŞAİRDİ!? - Yavuz Bülent BakilerYavuz Bülent Bakiler
Eklenme Tarihi: 07.05.2017 09:12:52 - Güncellenme Tarihi: 30.04.2020 14:50:53
Ahmet Hakan, 21 Mart2017 tarihli Hürriyet gazetesindeki sütununda yazdı: ? Nazım, büyük, çok büyük bir şairdir!? dedi.
Kanaatini de şöyle açıkladı: ?Sezen Aksu, bir şarkısında: Geberiyorum aşkından!? diyormuş. Geberiyorum kelimesini, Nazım Hikmet, Sezen?den yıllarca önce yazdığı ?Günler? adlı şiirinde kullanmış. İşte bunun için Ahmet Hkan?a göre, Nazım Hikmet büyük,çok büyük bir şair imiş.
Yazıyı okuduğum zaman , doğrusu çok şaşırdım. Nazım?ın Günler isimli şiiri , güzel bir şiir olabilir. Öyle bir şiirde Nazım Hikmet?in ?Geberiyorum? kelimesini kullanması, O?nun çok büyük bir şair olduğuna katiyyen gerekçe olamaz. Ama böyle iddialar, bir takım kimselerin kafasında, Nazım?ı ?büyük, çok büyük bir şair? seviyesine yükseltebilir, yükselmektedir.
Nazım Hikmet?in şiir ve nesir kitaplarının basılması ve satılması yasak olduğu yıllarda, ben onların hepsini Bulgaristan?dan getirttim. Şiir kitaplarını, romanlarını ve tiyatrolarını, büyük bir dikkatle okudum. Nazım Hikmet?in türkçesi, benim Türkçem?dir. Yani dilinde uyduruk-kaydırık, ruhsuz-köksüz, selli-sallı çirkinlikler ? soysuzluklar yoktur. Onun Türkçesine on üzerinden on verebilirim. Ama Nazım Hikmet, birtakım kimselerin iddia ettikleri gibi, çok büyük bir şair değildir. Onun büyüklüğü, hem de çok büyüklüğü, müthiş bir komünist olmasındadır.Lenin ve Stalin de dahil, hiçbir Kominist, onun ölçüleri içerisinde Komünist Sisteme ve Sosyet Rusya?ya, aşk derecesinde bağlı olarak yaşamadılar.
Ataol Behramoğlu?yla birlikte katıldığımı bir tv programında kanatimi, yüzbinlerin karşısında ifade ettim. Dedim ki: Nazım Hikmet, çok kötü bir insan , çok kötü bir vatandaş, çok kötü bir koca, çok kötü bir baba, ama çok büyük , çok müthiş, çok muhteşem bir komünisttir. Onun diğer özellikleri bir tarafa, çok mükemmel, noksansız, çok müthiş bir komünist olduğunu, kısaca şöyle özetleyebilirim:
1950 yılında, Türkiye?den kaçarak, Sovyet Rusya?ya sığındığında Moskova Hvaalanında Tass Ajans?na şöyle demişti:
?O kadar bahtiyarım ki! Bütün hayatımı, aşkımı, idealimi? bu muazzam şehre borçluyum. Ben, Sovyetler Birliği?nin çocuğuyum. 24 yıl sonra, bu büyük şehre gelirken, tekrar kendi vatanıma dönmüş oluyorum?
? Stalin, benim için çok önemlidir. Gözlerimin ışığıdır. Fikirlerimin kaynağıdır. Beni Stalin yarattı. Moskova?da, Onun büyük ismini taşıyan üniversitede okudum. Herşeyimi O?na borçluyum. O, yalnız bütün dünyanın en büyük adamı değil, şahsen, bana da aydınlık veren en büyük kaynaktır!?
Stalin, 1953 yılında öldüğü zaman, Nazım Hikmet, Budapeşte radyosundan ağlaya ağlaya şu muhteşem(!) şiirini okudu:
?Önce kim kime metin ol kardeşim diyecek?
Önce kim kime baş sağlığı dileyecek?
Hepimizindi o!
Hepimizindir!
Yoldaşlarım! Acınızı duyuyorum
Sizin duyduğunuz gibi.
Aynı şiddetle kardeşlerim
Hüngür hüngür, ağlamak geliyoriçimden
Tutuyorum kendimi!
Aynı metanetle.
Seviyorum O?nu! Marks?ı, Engels?i, Lenin?i sevdiğim gibi.
Aynı muhabbetle! Aynı hürmetle!?
1950 yılında, Kuzey Kore ile Güney Kore arasında çıkan savaşa biz de 5.000 kişilik bir kuvvetle katıldık ve Komünist Kuzey Kore?ye karşı çarpışan Güney Kore birliklerinin yanında yer aldık. Nazım Hikmet?in yazdığı muhteşem bir şiiri, Kuzey Kore uçakları, Mehmetçiklerimizin bulundukları, siperlere atarak, onlara ne yapmaları gerektiğini hatırlattı.
Nazım Hikmet diyordu ki;
?Kore?ye kar yağıyor!
Dinecek!
Ya def olup gideceksiniz
Ya, denize dökecekler sizi.
Ne halt edeyim deme Ahmet!
Teslim ol hemen!
Köyünü,
Memleketini seviyorsan şu kadarcık:
Teslim ol!
Teslim ol ananın başı için
Teslim ol Türk halkı adına
Ahmet kardeşim
Kardeşlerine teslim ol!?
Mehmetçik, Nazım Hikmet?in tavsiyelerine uyarak, Komünist Kuzey Kore kuvvetlerine teslim olsaydı, o teslimiyetin, milletimize, ordumuza, tarihimize nasıl büyük bir şeref (!) kaandıracağını Nazım Hikmet , göğsünü gererek yazacaktı.
Stalin 1953 yılında öldü. Sovyetler Birliği2nin başına Kuruşçef geçtiğinde Rusya?daki yazarlara, fikir ve sanat adamlarına emir verdi. Dedi ki: ?Stalin, tarihin kaydettiği ender, canavar ruhlu idarecilerden biridir. Onun zulmü altında, yüzbinlerce, milyonlarca insanımız çok büyükacılar çekti. Rusya?da, yeni bir devir başlatıyorum. Stalin ?in o kanlı zulmünü yazınız!?
Nazım Hikmet, müthiş, mükemmel,muhteşem? bir komünistidi. Bütün varlığı ile Moskova?ya milyon kere, milyar kere bağlıydı. Kuruşçev?in yeni emrine uymakta gecikmedi ve 1950 yılında ,Moskova Havaalanında Tas Ajans?ı vasıtasıyla , bütün dünyaya karşı haykırarak söylediklerini, elinin tersiyle bir tarafa iterek şu muhteşem mısraları yazdı. Nazım Hikmet, Ahmet Hakan?ın da belirttiği gibi büyük şairdi. Yeni şiirinde diyordu ki,
?Taştandı, tunçtandı, kağıttandı
İki santimden iki metreye kadar?
Taştan, tunçtan. Alçıdan ve kağıttan
Çizmeleri dibindeydik!
Şehrin bütün meydanlarında!
Parklarda, ağaçların üstündeydi.
Taştan, tunçtan ve kağıttan bıyıkları
Lokantalarda içindeydi çorbalarımızınn.
Taştan , tunçtan, alçıdan ve kağıttan gözleri önündeydik
Yok oldu bir sabah!
Yok oldu çizmesi meydanlardan
Gölgesi ağaçların üstünden.
Çorbalarımızdan bıyığı
Odalarımızdan gözleri?
Ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce
Taşın ,tuncun, alçının ve kağıdın!?
Şimdi çok tabii olarak soracaksınız: 1950 yılından, Kuruşçef?in, Sovyetler Birliği?nde başkan olduğu 1958 yılına kadar, Stalin yoldaşın: ?Taştan, tunçtan, alçıdan ve kağıttan bıyıkları? Sovyet Rusya?da Nazım Hikmet?in ve bütün yoldaşların çorbaların içinde değil miydi? Ve bütün Sovyetler?in üstünde , Stalin?in binlerce ton taşın, tuncun, alçının ve kağıdın baskısı , ağırlığı yok muydu??
Elbette o baskı , o ağırlık vardı.. Ama, Nazım ve Nazım gibilere Stalin yoldaşın kötülenmesi için bir emir verilmemişti. O emri alır almaz , yerine getirenlerin başında Nazım Hikmet vardı. En küçük bir tereddütle düşmeden inanıyorum: Eğer Nazım Hikmet ölmeseydi ve eğer Sovyet Rusya?da iktidar olanlar, yeniden bir Stalin devri başlatsalardı Nazım Hikmet, yeniden söze; ?Beni Stalin yarattı! Stalin gözlerimin ışığıdır! Fikirlerimin kaynağıdır! Her şeyimi O?na borçluyum. O yalnız bütün dünyanın en büyük adamı değil, şahsen bana da aydınlık veren en büyük kaynaktır?? diyerek yazacak ve konuşacaktı.
Çünkü Nazım Hikmet, müthiş bir komünist idi. Moskova?ya kırk yerinden aşk derecesine bağlı bir yoldaştı.
Rusya, bizim tarihimizin, dilimizin, dinimizin, vatanımızın en büyük düşmanlarından biridir. Nazım Hikmet?in yaşadığı yıllarda, Kızılordu bizim topraklarımıza saldırsa ve yüzbinlerce insanımızı şehit etse , katiyyen tenkid etmezdi. Çünnkü o, müthiş bir komünist idi. Bliyorum; bu düşüncemi tenkid edenler olacaktır. Ben , samimiyetle inandıklarımı yazıyorum. Azerbaycan?a on defa gittim. Orada ilim-fikir adamlarımızdan müteaddit defalar dinledim.
Rusya , 1917 rejiminden önce ve sonra , Azerbaycan?da 138.000 soydaşımızı katletti.
Stalin, Kırım?dan en az yüz bin Türk?ü, Ahıska?dan kopararak , yerlerinden, yurlarından etti.
Moskova, Türkistan?ın ilim ,fikir, sanat, siyaset öncülerini yıllarca Sibirye cehenneminde yok etti. Soydaşlarımızı bizim kültür köklerimizden kopararak, kendisine benzetmek istedi.
Nazım Hikmet, Kızıl Ordu?nun ve Moskova yönetiminin bu barbar, bu kanlu siyaseti, davranışı karşısında bir tek mısra , bir tek cümle yazdı mı? Yazabildi mi? Yazmadı , yazamadı. Çünkü o, müthiş üstü müthiş bir Komünist idi. Çok büyük bir şairdi. Kalemini: ?Çikolata yiyemeyen japon çocukları için kullandı.?
Nazım Hikmet, gerçekten çok büyük bir şairdi. Büyüklüğü, kayıtsız-şartsız, komünist rejime, Moskova?nın emirlerine, kayıtsız-şartsız bağlı olmasından doğuyordu. Bir de ?geberiyorum? kelimesini kullanmasından!
https://enpolitik.com/kose-yazisi/1119/nazim-hikmet-muhtesem-ustu-muhtesem-bir-sairdi
stalin turnusoldur.
antkanser
01-05-2020, 12:08
ilk olarak şunu söyleyeyim:
anarşizm bana göre ; kızıl liberalizm dir. yani kuralsız kanunsuz sosyal bir yaşam mümkün değildir. bu kurallar ve kanunlar bunu öneren için bile bazen tatsız olabiliyor.olur. bunlardan sıyrılmak ise devrim ile bile olmaz ancak evrimsel süreç de mümkündür.
bir önceki yazımda bir başka başlık da neden herkes vurulan çocuğu suçluyor demiştim. benzetmemi ne alaka diyerek yorumladın. açıklayayım; (ancak ben bir teorisyen değilim düzgün cümleler kuramam kurmak gibi de bir derdim olmaz , bunu göz ardı etme)
adı nazım , lenin, marx ,mao yada blanqui benim için genel de aynı şeyi ifade eder önce saygıyı, ancak bu liderlerin hiç birinin her kelimesi her düşüncesi ayet değildir.
ben stalin için düşüncelerimi nazım hikmetin ona düzdüğü methiyeden almadığım için yine nazımın onun için yapmış olduyu karalamaya göre de değiştirmem. yani rüzgara göre hareket eden insanlar bu gün vurulan suriyeli çocuğu savunuyorlar sa rüzgar çocuktan yana esmediği içindir. aynı çocuk gezi olaylarında da vurulsaydı bu seferde kızıl komünist köpek diyerek aşalanacak tı aynı çocuk cuma hutbesi okurken vurulsa idi bu seferde onu suçlayan savunmaya geçeceklerdi.
stalin 1953 de ölmüş şiir 1952 de yazılmış tarihsel doğruluğu yada nazımın bu şiiri hangi şartlar altında yazdığını bilememek bi kenara aynı adamın 1952 ye neden yazmadığı beni daha çok düşündürür. ve öldüğünde yazdığı şiiri de eklediğim yazıda olmasına rağmen nazım da böyle diyor o zaman böyledir demek doğru değil.
şiir aşağıda :
Önce kim kime metin ol kardeşim diyecek?
Önce kim kime baş sağlığı dileyecek?
Hepimizindi o!
Hepimizindir!
Yoldaşlarım! Acınızı duyuyorum
Sizin duyduğunuz gibi.
Aynı şiddetle kardeşlerim
Hüngür hüngür, ağlamak geliyor içimden
Tutuyorum kendimi!
Aynı metanetle.
Seviyorum O?nu! Marks?ı, Engels?i, Lenin?i sevdiğim gibi.
Aynı muhabbetle! Aynı hürmetle!
yine ,
1950 yılında, Türkiye'den kaçarak, Sovyet Rusya'ya sığındığında Moskova Hava alanında Tass Ajansına şöyle demişti:
O kadar bahtiyarım ki! Bütün hayatımı, aşkımı, idealimi? bu muazzam şehre borçluyum. Ben, Sovyetler Birliği?nin çocuğuyum. 24 yıl sonra, bu büyük şehre gelirken, tekrar kendi vatanıma dönmüş oluyorum?
Stalin, benim için çok önemlidir. Gözlerimin ışığıdır. Fikirlerimin kaynağıdır. Beni Stalin yarattı. Moskova da, Onun büyük ismini taşıyan üniversitede okudum. Herşeyimi Ona borçluyum. O, yalnız bütün dünyanın en büyük adamı değil, şahsen, bana da aydınlık veren en büyük kaynaktır!?
devrim yapıldığında kimin yaptığı da bir kenara anarşistler yada komünistler fark etmez kurmak istedikleri düzen aynı olduğu için fark etmez diyorum (tartışmalı kısımları bir kenara) devrim olunca insanlar şakkadanak değişmeyecek. sistemde şakkadanak değişmeyecek. değişemez değiştiremezsin.
ve hatta değiştimeye çabalayacaksınya işte o zamanda bir çok insanın canı yanacak
bir çok insan memnun olacağı gibi bir çogu da hoşnutsuzluk gösterecek.
değişim kolaymı sanıyorsunuz. evrim deyinde herşeyi halletmişmi oluyoruz.
insanlarda daha önceden var olan kuyruk lak diye birden biremi düştü. aa biz insanların işine yaramıyoruz diyerek mi çekildi.
hayır milyonlarca yılda değişti düştü kuyruk sokumu olarak kaldı.
şimdi belki anlatabilmişimdir.
Saint-Just
14-01-2021, 00:46
Bu başlıkta yalan yanlış şeyler yazılmış. Birkaçını düzelteyim;
İlk olarak Nazım Hikmet ile ilgili (hem de sosyalist olduğunu söyleyen birinden) Ahmet Hakan gibi birinden yazı alıntılanması çok tuhaf ve hakaretvari geldi bana. Yazıda önce böyle diyordu sonra böyle diyor temalı bir yığın zırvalık yazılmış ancak nazım'ın hayatı, düşünceleri ve yazdığı koşullar es geçilip cımbızlama şeyler söylenmiş.
Bir zatın mal bulmuş mağribi gibi alıntıladığı ilgili Stalin şiiri destalinizasyon yani Stalin'i karalama ve itibarsızlaştırma döneminde yazıldı. Nazım'ın üzerinde bunun etkisi olmakla birlikte Nazım daha çok kişi kültünden veya kişiye tapınmaktan hazzetmediği ve bunu eleştirmek için böyle bir şiir kaleme almıştır. Çünkü önceden "Stalin yoldaşa büyük saygım var. Ancak onu güneşe benzetmelerine katlanamıyorum." gibi şeyler söylemiştir ki bu şiirinde haklılığı yoktur. Çünkü bu en başta Stalin ve onun hakkında yazan kapitalist batı yazarları bile reddetmiştir.
https://www.marxists.org/turkce/bland/kisiyetapinma.htm
İkinci olarak Nazım her gittiği yerde her zaman ben Türkiye'nin şairiyim demiştir. Her zaman dönüştürmeye çalıştığı ve bir takım it köpek zevat tarafından kaçmaya zorlandığı memleketini severek özleyerek, bunu sık sık dile getirerek yaşamıştır. Türkiye'de bulunduğu dönemler dahil Stalin'e özel şiirler yazmışti ve sevgisini belirtmiştir. Bugün liberaller tarafından "romantik şair" falan diye politik yönü bir şekilde gizlemeye çalışılsa da, Nazım Hikmet bir komünistti ve bir Türkiye Komünist Partisi üyesiydi.
Ps: Son olarak Marx'ın hiç bir kızı bir anarşistle falan evlenmemiştir ve "Genç Marx-Yaşlı Marx" ayrımı burjuva toplum bilimcilerin uydurduğu bir palavradan ibarettir. Bu tür şeyler söyleyenlere daha fazla kitap okumasını ve internetteki bilgi kirliliğinden uzak durmasını tavsiye ederim.
https://www.google.com/amp/s/tr.sputniknews.com/amp/kultur/201803051032497604-nazim-hikmet-stalin-siir/
https://haber.sol.org.tr/toplum/iste-nazimin-sansurlenen-stalin-siiri-5-mart-1953-230424
H1LJ11dZmtg