Orijinalini görmek için tıklayınız : MEVLANANIN TÜRK DÜSMANLIGI YANASMA KÜLTÜRÜ
tolonbey
09-05-2020, 14:46
iste böyleee,
MEVLANANIN TÜRK DÜSMANLIGI YANASMA KÜLTÜRÜ Oluşturan: tolonbey (https://www.ateistforum.org/index.php?/profile/621-tolonbey/), Şimdi in ATEİSTCAFE (https://www.ateistforum.org/index.php?/forum/15-ateistcafe/)
tolonbey (https://www.ateistforum.org/index.php?/profile/621-tolonbey/)
Türkler, İsa'dan en az 2000 yıl önce Anadolu'da yaşamaktaydılar.
-
Türklerin Anadolu'ya yerleşmesi 1071'deki Malazgirt Savaşı'ndan sonra hızlandı. Selçuklu komutanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah Anadolu'daki fetihleri batıya yayarak 1075'te İznik'i Bizans'tan aldı ve burayı başkent yaparak bağımsızlığını ilan etti.
Böylece Anadolu Selçuklu Devleti kuruldu.
-
İlhanlıların son Anadolu sultanını tahttan indirdikleri 1308'e kadar varlığını sürdürdü.
Selçuklu döneminin iki büyük tarihçisinden biri olan Aksaraylı Kerimeddin Mahmud, Türkler hakkında şunları yazmıştır: (10)
"HUNHAR TÜRKLER KÖPEKLER VE KURT GİBİDİRLER.
ELLERİNE FIRSAT GEÇERSE YAĞMAYI GANİMET BİLİRLER FAKAT DÜŞMAN KUVVETLERİ GELİRSE KAÇARLAR."
-
Selçuklu döneminde en öne çıkan isimlerin başında hiç kuşkusuz Mevlana gelmektedir.
Mevlana Celaleddin-i Rumi (1297 Beth-1273 Konya), İslam ve batı dünyasında tanınmış, şair ve düşünce adamıdır.
Bugün Afganistan'da bulunan Beth kentinde doğmuş, Konya'da ölmüştür(gebermistir).
Mevlana'nın etnik kökeni ise tartışmalıdır.
Farsdir, Tacik veya Türk olduğu yönünde görüşler vardır.
-
Mevlana, başta en ünlü yapıtı Mesnevi olmak üzere tüm kitaplarını Farsça yazmıştır.
Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat'ın davet ettiği babasıyla Konya'ya geldiğinde Mevlana, 21 yaşındadır.
Tebriz'li Şems, Mevlana'nın hocasıdır(yatak arkadasidir).
Mevlana, Türk düşmanıdır.
Mevlana, Oğuz Türklerine,
Türkmenlere,
Ahilere ve Alevilere( AZILI)düşmandır.
Mevlana'da
Türk;
kaba,
çirkin,
bayağı,
bir varlıktır(Aslinda bu dedikleri KENDiSiiDir).
-
Mevlana'ya göre Oğuz Türkleri
‘KİNDAR,
KAN DÖKÜCÜ,
İŞKENCEYİ SEVEN' insanlardır.
-
İŞTE, ÜNLÜ MESNEVİ'DEN BİR ALINTI: (11)
-Kan dökücü Oğuz Türkleri geldiler,
yağma etmek için ansızın bir köye saldırdılar.
-O köyün ileri gelenlerinden iki kişi buldular, onlardan birisini öldürmek istediler.
-Başını kesmek için ellerini bağladılar.
O zavallı adam can korkusu ile"Ey padişahlar, ey yüce kişiler!" diye yalvarmaya başladı.
-"Ne yapıyorsunuz?
-
Beni neden öldürmek istiyorsunuz?
Niçin benim kanıma susadınız?
-Benim öldürülmemde ne hikmet var?
Beni öldürmekteki maksatınız nedir?
Görüyorsunuz ki ben zengin değilim, çıplak yoksul bir kişiyim."
-Oğuzlardan biri; "Şu arkadaşın korksunda, varını yoğunu çıkarsın diye seni öldüreceğiz." dedi.
-O zavallı adam dedi ki: "Korkutmak istediğiniz arkdaşım benden daha yoksuldur." Oğuz; "O öyle görünüyor ama onun altını vardır."dedi.
-
MEVLANA'NIN MESNEVİ'SİNDEN TÜRK DÜŞMANLIĞI İŞLEYEN İKİ ALINTI DAHA YAPALIM:
-
-"O kıtlık babası Oğuz oğlu Uc…"(12)
-"Ey ecel, ey köyü yağmalayan Türk…"(13)
-Mevlana'da Türk, güçlü kuvvetlidir ama akılsız ve kan dökücüdür.
(14) Mesnevi'de padişahların ve beylerin övüldüğüne sık sık rastlarız ama yoksullarla ilgilenildiği hemen hiç görülmez.
-
-Türk karşıtı Mevlana'yı biraz daha yakından tanıyalım:(15)
-Mesnevi, o devrin magazin haber bülteni değerindeydi.
-Mevlana birileri ile mücadele etmek ve zafere ulaşmak için Mesnevi'yi kaleme almıştır. Doğrudan kendisi Mesnevi'nin yazılış amacını böyle saptamaktadır.
-
-MEVLANA KARŞITLARI ARASINDA ŞUNLAR BULUNMAKTADIR:
Ahi Evren,
Ahi Ahmed
ve Ahiler,
Hacı Bektaş,
Baba İlyas
ve Türkmen ileri gelenleri… (Ahiler ve Aleviler öz Türk'türler.)
-
-Mevlana ağza alınmayacak küfürlü sözler kullanmaktan çekinmediği gibi bazı iftira ve suçlamalarda bulunmuş, çirkin sözler söylemiştir.(mevlana PEERS atesperestlerinden AHLAKSIZLIKTA en önde gelenidir.
-Mevlevi çevreler ile Ahi ve Türkmen çevreler arasındaki mücadele ve sürtüşmeler asırlarca devam etmiştir.
-
-Mevlana, çocuğu olmayan Ahi Evren'nin bu durumuyla alay ederek onun hadım ve eşcinsel olduğu imasında bulunan sözler söylermistir (SAPIK.)
-Mevlana ünlü kitabı Mesnevi'de anlattığı bir hikaye, eşcinsel olduğunu belirttiği Cuha'nın bir delikanlıya Mevlana'ya göre çirkin bir ilişkide bulunma teklifini söz konusu etmektedir. Yine başka bir hikayede bu Cuha'nın kadın elbisesi giyerek kadınlar meclisinde Mevlana'ya göre edep dışı bir davranışını anlatmaktdır.
-
(Mevlana SAPIGI aslinda kendisini anlatmakta KARISINI Semse veren bir GAVATTIR,bu göttle örnek insanlara iftira etmektedir GAVAT)
-
Burada Mevlana böyle bir tabloyu ayrıntılarıyla anlatarak, Türkmen çevrelerin kadın ve erkek bir arada dini sohbet meclislerinde bulunmaları adet ve töreleri ile alay eder( SEREFSIZ). Mavlana, kadınlarla erkeklerin bir arada bulunup sohbet etmelerine, eğlenmelerine karşıdır(cünkü bu sapik kendisine sahip degildir.Herkeside kendisii gibi görmektedir MOGOL AJANI).
-
-Ahi Evren'nin karısı, Fatma Bacı'dır.
Ahi Evren'nin ölümünden sonra kimsesiz kalan Fatma Bacı,
Hacı Bektaş'a sığınmış,
Hacı Bektaş'ta onu kendisine bacı edinerek himayesine almıştır.
Mevlana, Hacı Bektaş'a "BACISI KAHPE" derken Fatma Bacı'yı kastetmektedir.(kahpe kendi karisi,gavatta kendisidir.KKendi eliyle götürüp vermistir,NiKAHLI karisiniki SEMSE konyadan ayrillmasin deye)
-
-Yine Mesnevi'deki bir hikayede Mevlana, Ahi Evren'in iri vücutlu köse diye tarif etmekte ve bir delikanlıya sarkıntılık yaptığını anlatmaktadır(bu deyyus herkesi kendisi gibi SAPIK saniyor). Delikanlı bu iri adamdan uzaklaşmak isterken "BENDEN KORMA EY DELİKANLI. BEN EŞCİNSEL BİRİYİM. BU İLİŞKİDE SEN ÜSTTE KALACAKSIN BANA DEVEYE BİNER GİBİ BİNECEKSİN, DİLEDİĞİN GİBİ SÜRECEKSİN." dediğini naklederek(rezil adam anlattiklarinin tümü kendinin yaptiklaridir.)
-
onun homoseksüel ilişkide edilgen konumunda olduğunu yazarak, (Mevlana kendi değer ölçülerine göre) çok onur kırıcı bir biçimde ona iftira etmektedir. Mevlana, diğer bazı hikayelerde de Ahi Evren'i eşcinsel, iri cüsseli, ekşi suratlı çirkef gibi sıfatlarla anmaktadır. (Ahi Evren, Oğuz Türk'üdür, yani öz Türk'tür.)
-
-1243 yılında, Ahiler ve Türkmenler, yağmacı ve işgalci bir güç olan ‘Moğol Emperyalizmi'ne karşı savaşırlarken Mevlana ve çevresi Moğollarla çok iyi ilişkiler kurarlar ve Moğol iktidarının meşrutiyetini vurgulamaya çalışırlar. Mevlana ve yandaşları, güç kimdeyse, yani iktidar kimdeyse ondan yanadırlar.
-
-İslam dünyasında çok eskiden beri akılcılar (Rasyonalistler) ile sezgiciler (İçe Doğuşcu) birbirleriyle mücadele halindeydiler. AKILCILAR; gerçek bilgiyi elde etmek için aklın ve mantığın ölçü olduğunu savunmuşlar hatta aklı, imana varmanın ve Allah'ı bulmanın vasıtası olarak görmüşlerdir.
Bilim adamları,
yazarlar
ve filozoflar bu görüşün temsilcileridir.
-
SEZGİCİLER İSE, gerçek bilginin içe doğuş ile elde edilebileceğini, içe doğuş ile Allah'a varılabileceğini, iman edilebileceğini tezini savunurlar. İşte Mevlana bu ikinci düşünce tarzının öncülerindendir. Yani Mevlana, aklın öncülüğünü kabul etmez.(Mevlana SAPIGI su ayati bilmiyormu?AKLINI KULLANMAYANLARIN BASINA PiSLiK YAGDIRIRIM DiiYOR ALLAAH)Bilmesine bilirdeHalktan insanlari kandirmak icin her herzeyi yemekte kendini hakli görüyor bu ATTESPEREST.
-
-Mevlana'nın Mesnevi'sinde akılcılığı yeren birçok hikaye bulunmaktadır.Mevlanaya göre AKIL BOKTUR)
-
-Şunu da hatırlatmakta yarar vardır.
Mevleviliğin Selçuklular zamanından beri Anadolu'da fikir üstünlüğü sağlaması, akılcılığın büyük ölçüde zayıflamasına ve hatta silinmesine neden olmuştur.
Bu durum, Mevlana'nın Anadolu'nun fikir tarihindeki yerinin ve etkisinin ne kadar( ZARARLI) olduğunu göstermektedir.
-
-Mevlana, ‘kadın karşıtı' bir görüşe sahiptir.
Onun bu yönü üzerinde hiç durulmamış veya fark edilmemiştir.
Bu görüş ona hocası Tebriz'li Şems'ten gelmektedir.
Çünkü Şems, çok daha aşırı bir kadın karşıtıdır.
-
Ahmed Eflaki'nin anlattığına göre, bir gün Şems namuslu bir hanımı övdü ve sonra şöyle dedi: "BU İYİ MEZİYETLERİNE RAĞMEN BİR ARŞTAN DAHA YÜKSEK MAKAM VERİLSE, O BU MAKAMDA İKEN YERDE KALKMIŞ BİR ALET (erkeğin cinsel organı-YD)yani SiK GÖRESE ,DELİ GİBİ O ALETİN ÜZERİNE ATLAR. ÇÜNKÜ KADININ MEZHEBİNDE ONDAN DAHA YÜKSEK BİR MAKAM YOKTUR.
-
"(burdada SEMS tamda kendini anlatmakta,Mevlananinki yyetmemeye baslayinca Samda kendine azgin bir gec bulduruyor 24 yaslarinda Mevlanadan habarsdiz SAMA gaciyor,orda bu gencle yasamaya basliiyor.KUDURAN mevlana her tarafi arattiriyor ama bulamiyor ve sevgilisi icin ETME siirini yaziyor.Ve bir müddet sonnrada SEMS bulunuyor.Mevlana neden kactigini bildiginden ETME adli siiri yazmisti.)
-
Mevlana, Mesnevi'de kadınları konu alan onlarca hikaye anlatmış ve bütün hikayelerde kadınları değersiz gösterip
alay etmiş,
hor görüp
hakaretler yağdırmıştır(SAPIKOGLU SAPIK).
Kadının doğasında aşağı ve kötü eğilimleri şairane ve abartılı bir üslupla anlatmaya çalışmıştır(sahtekar iftiraci).
-
-Mevlana'nın ölümünden sonra da Mevleviler Moğollarla iyi ilişkiler içinde olmuşlar, Türkmen ve Ahi çevrelere karşı düşmanca tutumlarını sürdürmüşlerdir.
-
-Osmanlı Devleti, İstanbul'un fethinden sonra çok uluslu bir devlet haline gelince giderek Türkmenlerin denetiminden ve Türkmen topluluklarının hakimiyetinden çıkmıştır.
-
Türk olmayan etnik gruplardan olan kişiler devletin yüksek kademelerinde yer almaya başlamışlardır.
-
-Osmanlı Devleti çok uluslu bir devlet haline dönüşünce XV. Yüzyıl sonlarında Mevlevilik de Osmanlı Devleti'nin yapısı içinde yer almaya başladı.
II. Beyazıt zamanında İstanbul'da ve taşrada Mevlevihaneleri açılmaya başlandı.
Devletin Mevlevihaneleri açması Türkmen ve Ahi çevrelerce hoş karşılanmamıştır.
Selçuklular zamanından beri devam eden, Mevlevilerin Ahi ve Türkmenlere karşı savaşımı yeniden baş göstermiş ve kızışmıştır.
-
-MEVLANA'NIN VE DOLAYISIYLA MEVLEVİLERİN TEMEL AHLAK KURALI, DEVLETİN VE YÖNETİMİN BAŞINDA OLANLARA KAYITSIZ ŞARTSIZ BOYUN EĞMEKTİR.
Yani güçlü olana, iktidarı elinde tutana biat kültürü, Mevlana'nın ve Mevlevilerin temel dünya görüşüdür. Osmanlılar, Mevlevilerin bu görüş ve tutumlarının, yani güçlüye boyun eğme duygusu, biat etme ahlakının yaralı olacağını düşünmüşlerdir. Bu yolla "KUL İLE HALK" yaratmaya çalışmıştır.
-
Şeyh Sadi bu ahlaki kural ve düşünceyi şöyle ifade etmektedir:
-"Sen, ben miskini gözettikten beri eserlerim güneşten daha çok ün kazanmıştır. Pek çok kusurlarım bulunmasına rağmen sultanın beğenip kabul ettiği kusurlar sanat ve hüner hükmündedir."
-
-Şeyh Sadi'nin ‘Gülistan'ının Osmanlı tarihi boyunca en çok okutulan ve okunan eser olması da bu görüşünü dayatmış bir eser olmasındandır.
-
-İşte Mevlana'nın Mesnevi'de ve diğer eserlerinde öngördüğü ahlak anlayışı budur.
-
Mesnevi'de Emir Ayas'a verdiği öğütte bu ahlak kuralını uzun uzun dile getirmekte ve Emir Ayas'ı buna uymamakla suçlamaktadır.
Buna göre
doğru ve yanlış,
iyi ve kötü,
güzel ve çirkin siyasi otoritenin belirlemesine göredir.
-
Allah gücü ve kudreti kime vermişse,
hakkı ve adaleti belirleme yetkisi de onundur.
-
Mevlana'nın torunu Ulu Arif Çelebi, kendisine niçin Müslümanları (Karamanoğullarını) bırakıp Moğollara destek verdiğini soranlara: "GÜNÜMÜZDE ALLAH GÜCÜ VE KUDRETİ MOĞOLLARA VERMİŞTİR. BİZ MEVLEVİLER ONLARA İTAAT ETMEYİ KENDİMİZ İÇİN ZORUNLU GÖRÜRÜZ."demiştir(Dedesi gibi vatan haini olan bu yedigi tasa sican pers atesperesti.O zaman dünyanin en güclüsü amarika herkes gidip amarikanin götünümü yalamasi gerekir?)
-
XV. Yüzyıl ortalarından itibaren Cihan Devleti kurma yoluna girmiş bulunan Osmanlı Devleti'nin üst düzey yetkilileri bu düşüncenin, bu anlayışın Devlet'in hayrına olacağını düşünmüşler ve bütün vilayetlerde ‘Mevlevi Evleri' açarak bu görüşün ve ahlak anlayışının yaygınlaşması çalışmışlarıdır. Yüksek devlet memurluklarına da Mevlevi ocaklarına bu ruh ve ahlak anlayışı ile donanmış Mevleviler tayin edilmeye başlanmıştır.
-
Mevlana'nın sahip olduğu ve yaydığı, ‘KİM OLURSA OLSUN İKTİDARI ELİNDE BULUNDURANA BİAT ETME AHLAKI', üzerinde çok dikkatli düşünülmesi gereken bir kültürdür.
-
Türk Milletine Suikast düzenleyenlerin içimizdeki işbirlikçilerin büyük bir çoğunluğu bu kültürden gelmektedirler,
yani sadece ve sadece ‘GÜCÜ ELİNDE TUTANA BİAT EDENLER'dir.
GÜNÜMÜZDEN BİR ÖRNEK VEREREK BUNU VURGULAMAK İSTİYORUM:
12 yılı aşkındır Amerika Birleşik Devletleri'ne gönüllü olarak sığınmış bulunan Fethullah Gülen, henüz Türkiye'de iken bakın ne diyordu: (16)
-
"Amerika şu anda bütün konum ve gücüyle bütün dünyaya kumanda edebilir.
Amerika hala bu dünya gemisinin dümeninde oturan milletin adıdır.
Bütün dünyada yapılacak işler buradan idare edilebilir ve hatta denilerbilir ki, şöyle veya böyle Amerikalılarla dostça geçinmeden destek almak değil, dostça geçinmeden Amerikalılar istemezlerse kimseye dünyanın değişik yerlerinde hiçbir iş yaptırmazlar."
-
Fethullah Gülen, dünyanın en güçlüsü gördüğü Amerika'ya biat ediyor,
Amerika'ya itaat etmeyi zorunlu görüyor ve gösteriyordu.
Biliyorsunuz, ‘Hoca Efendi' unvanlı Fethullah Gülen, çok sayıda dindar müslümanın ‘lideri'dir.
-
Peki, nasıl oluyorda dindar Müslüman Hoca Efendi, Hristiyan Amerikalılara biat ediyor?
FETHULLAH GÜLEN, MEVLANA AHLAKINI SÜRDÜRÜYORDU:
Güçlüden ve zenginden yana olma, güçlüye ve zengine biat etme… BİAT KÜLTÜRÜNE SAHİP KİŞİLER İÇİN; GÜÇLÜNÜN DİNİ, İNANCI, MİLLİYETİ HİÇ ÖNEMLİ DEĞİLDİR!
Tek önemli olan iktidardır,
güç yani iktidar kimdeyse onun önünde eğilinir!
-
DİPÇE:
10- Çetin Yetkin, "Türk Direniş ve Devrimleri", Otopsi Yayınları, sayfa: 18-19
11- Şefik Can, Mevlana – Konularına Göre Açıklamalı MESNEVİ Tercümesi" Ötüken, 1997, İstanbul, Cilt 2 sayfa: 485, Beyit No: 3045-3054
12- Mesnevi, Cilt V, sayfa 11
13- Mesnevi, Cilt V, sayfa 84
14- Cemil Yener, "Şeyh Bedrettin VARİDAT", Milenyum Yayınları, Elif Kitabevi, 1970, İstanbul, sayfa: 26-28
15- Prof. Dr. Mikail Bayram, "Sosyal ve Siyasi Boyutlarıyla Ahi Evren- Mevlana Mücadelesi", NKM, 3, Baskı, Konya, Mart 2012, sayfa: 103-263
16- Yılmaz Dikbaş, "Gönüllü Devşirmeler", Toplumsal Dönüşüm Yayınları, İstanbul, Eylül 2002, sayfa: 36-37
https://i0.wp.com/www.turkishnews.com/tr/content/wp-content/uploads/2014/04/10001202_589207027836359_257472870_o.jpg?resize=47 4%2C474&ssl=1 (https://i0.wp.com/www.turkishnews.com/tr/content/wp-content/uploads/2014/04/10001202_589207027836359_257472870_o.jpg?ssl=1)
Türk Milletine Suikast /Yılmaz DİKBAŞ
<li class="ipsToolList_primaryAction">
<li class="ipsResponsive_hidePhone">
tolonbey
23-06-2020, 15:25
iste böyleee,
Mevlana öyle ZEHiRLEMiSKi milleti,MEVLANA icin kendi kitaplarinda kendisi icin yazdigi yazilara bile kimse inanamiyor.Sapik benim kitaplararim kuran gibi tanri kelamidir diyor ama kitaplarini bile okuyan yok.Cünkü Mevlanayi millet Aynan AAllahin vekili gibi görüyorlar.Adam nikahli karisini SEMSE veriyor ASKI kullansin deye..Böyle adam sevilmezmiGötü bile yalanir.Sevilmesini bos var.Mevlana Mogollara Selcukluyu yiktiran enbüyük ATESPEREST dinli PERSLiDir.Ama FELLAHLASMISLAR düsmanlarina asik olmaya bayilirlar.Sonundada analarinin seyinide görürler.Bizim beyinsiz .Selcukluyada Mevlana gösterdi analarinin seyini.Ama olsun mevlananin KAZIGINI yemek kadfar büyük mükafat varmiki?
<dedeniz
ereninthenature
23-06-2020, 16:27
Dede ne guzel siirleri var ama. Sanatciligina da mi saygi duymuyorsunuz.
Vurun, kirin, oldurun mu demis Muhammed gibi. Kendi capinda reform yapmis adam Islam'a. Sinsice, kurnazca tamam ama yapilmasi gerekeni yapmis bir dahidir kendisi.
Mevlana olmasa da yikarlardi Selcukluyu Mogollar. Onlerinde kim durabildi ki? Cin, Rusya, Hindistan, Avrupa diz coktu. Selcuklu kim? Tabiki ezilekceklerdi Mogollarin atlarinin altinda. Temucin'e kafa tutmak, onunla savasmak, karsisina gecmek; yikilis, cokus, katliam demektir. Bunu ongoremeyen liderler askerlerinin ve halkinin canina kiymistir. Cengiz geldi mi? Teslim ol.
ereninthenature
23-06-2020, 16:40
Daha bak dede. Mogollar olmasaydi simdikinin 5-10 kati daha fazla Arap olurdu dunyada. O senin cakma turklerin gibi Islam'a zerre deger vermemistir kendisi. Uzerine soylarini kurutana kadar oldurmustur. Bu Islam'a karsi verilebilecek en iyi cevaptir. Misal Temucin'in torunu Hulagu Han Bagdat'a gelir sehri teslim etmelerini soyler. Teslim olmazlar hatta vaktin halifesi: "Eger bize zarar verirsen Allah seni cezalandirir" der. Hulagu de 200-300k musloyu etkisiz hale getirip Halife'yi atlarinin altinda ezdirir. Sonra takkesini alir gider.
Rumi'de Islam'a reform yapmis bir kripto arap dusmanidir. Sufizm'i op basina koy. Feto var, ISID'li cihatcilar var, boko haram var....
tolonbey
30-08-2020, 17:47
işte böyleee,
Evet ,Mogollar soylarını ve inançlarını bizlerden daha iyi korumalarını bilmişlerdir.
Dedeniz
tolonbey
23-09-2020, 11:15
İşte böyleee,
tolonbey
Advanced Member
tolonbey
Normal Üye
0
8.480 ileti
Gender:Male
Mesajı raporla
23 saat önce gönderildi
İşte böyleee,
DÜŞMANIMIZ Mevlana DEYYUSUNU iyi tanıyalımda kanmayalım bu O............. NA.Kendisi, yazılarını konuşmalarını beyenmeyenlere hep O................çocugu demiştir.O nedenle bizde bu sözleri kendisine geri gönderiyoruz.
EEvetttt,yedigi TABAĞA SIÇAN bu HAİNİ gelin biraz daha tanıyalım.
Mevlana öğrencisine "Anası ******" diye küfür etmiş! - YouTube
www.youtube.com › watch
1 Oca 2018 - Copy link. Info. Shopping. Tap to unmute. If playback doesn't begin shortly, try restarting your device. Your browser does not currently recognize ...
Eksik: yazılarını beyenlere
ALLAH'LA "YATAKTA SEVİŞEN" ŞEMS!... - Prof.Dr.Yaşar Nuri ...
de-de.facebook.com › posts › allahla-yatakta-sevişen-şem...
16 Ocak'ta, "Mevlâna'nın Müridi Nurettin, Nasrettin Hoca'yı Neden Öldürdü.. ... (daha 'çok şeyi' yazmamış olsa da) anlaşılır-derli toplu yazmış, teşekkür ederiz" dedi. ... Yani "****** Çocuğu" olan, "Mesnevi, Kur'an gibi Allah'tan vahyedilmiş bir ...
Eksik: yazılarını beyenlere
Emin Çölaşan: Müslümanlıkta böyle sövmek var mı? - Hürriyet
www.hurriyet.com.tr › emin-colasan-muslumanlikta-bo...
12 Eki 1999 - Önce gazeteciden ''****** çocuğu'' diye söz ediyor ve yazısını ... Denize doğru akıyor o bok' dediler. Ağzından ... Emin ÇÖLAŞANTüm yazıları.
Eksik: Mevlana beyenlere
tolonbey
23-09-2020, 16:42
İşte böyleee,
Düşmanlarına SEVDALANANLAR bakın AHLAKSIZ MEVLANA ve ŞEMS İÇİN neler yazmışlar ve neler yapmışlar.
BUYURUN:
Hz. Mevlana'nın 746. Vuslat Yıl Dönümü proğramları ile ilgili bilgilendirme toplantısı yapıldı.
HABERLER29.11.2019 361
Hz. Mevlana'nın 746. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri ile ilgili bilgilendirme toplantısı yapıldı. Tantavi Kültür ve Sanat Merkezindeki toplantıda konuşan Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak, Bu yıl anma törenleri toplam bin 338 program icra edileceğini belirterek, "Tiyatrolar, müzik dinletileri, paneller, konferanslar gibi Hazreti Mevlana'nın her zaman ruhlarımızda canlı kalması, onun bize bıraktığı mirastan en iyi şekilde istifa edebilmemiz ve ülkemizde de dünyada da hakkıyla anlaşılabilmesi için çok güzel programlar icra edeceğiz." dedi.
Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak, "İlimize inanılmaz derecede katkısı olan manevi havasını her nefes aldığımızda hissettiğimiz Hazreti Mevlanayı çok daha onun manevi şahsiyetine uygun kutlamak üzere icra komiteleri oluşturularak her yıl daha iyi götürülmeye çalışılıyor. Bu yılki temamız bildiğiniz üzere vefa üzerine, vefa dediğimiz zaman en başta bir kere oradan Allah'a karşı, Peygamber Efendimize karşı vefadan başlıyor" şeklinde konuştu.
Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, "Etkinliklerde yine dünyanın farklı ülkelerinden ve ülkemizin farklı şehirlerinden on binlerce misafiri ağırlayacağız. Bu süreçte Hazreti Mevlana ile birlikte şehrimiz de gündem olacak. Her sene olduğu gibi bu yıl da yine Hazreti Mevlana'ya ve şehrimize yakışır bir etkinlik düzenlemek üzere başta Valimiz, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüz, Büyükşehir Belediyemiz, Selçuklu, Karatay ve Meram belediyelerimiz, üniversitelerimiz olmak üzere çok titiz bir çalışma yürütüldü.
Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Törenlerimizin bu yılki teması 'Vefa Vakti.' Vefa en çok bu ümmete, bu millete ve bu şehre yakışıyor. Etkinlikler boyunca şehre gelecek herkese Hazreti Mevlana'nın misafirleri olarak görüyoruz. Onları Konya'ya yakışır bir şekilde ağırlayacağız. Her yıl törenlerimize katılarak törenlerimizin bir dünya markası olmasını sağlayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ediyor, inşallah bu yıl da kendisini törenlerimize teşrif etmesini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
-
İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdüssettar Yarar da, anma törenlerinde bu yıl "Vefa Vakti" ana başlığı altında çeşitli etkinliklerden oluşan bir hafta hazırlandığını ifade ederek, "Hazreti Mevlana'nın 746. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri tertip komitesi tarafından oluşturulan İcra Kurulu'nun yapmış olduğu ön çalışmaların ardından önerilen ‘Vefa Vakti' ana teması, Hazreti Mevlana Törenleri Tertip Komitesi tarafından kabul edilmiştir. Temanın alt açılımında ise Hazreti Mevlana'nın ‘Sevgide çekilen cefada binlerce vefa var.' sözü yer almaktadır.
-
Uluslararası Hazreti Mevlana'yı Anma Törenlerinin 82'ncisinde, sahne ve salonlarda gerçekleştirilecek olan programlar 24 ana başlıktan oluşacak. Faaliyetlerde 15 sema, 15 mesnevi dersleri, 55 atölye çalışmaları, 2 sempozyum, 1 panel, 3 söyleşi, 50 türbe önü buluşmaları, 24 stantlar/Sanat Ocağı Mevlevihane, 1 Nevbe merasimi, 33 gezi/Konya şehir turu, 5 musiki ile sema anlatımı, 15 Türk Tasavvuf müziği konseri, 15 Mesnevi sohbetleri, 11 sergi, 2 Gülbang Duası, 7 konferans, 1 ödül töreni, 3 imza günü, 1 tekke pilavı ikramı, 16 Meşk, 1063 tiyatroyla birlikte toplam 1338 program gerçekleştirilecek" diye konuştu.
Hazret-i Mevlâna'yı Anma Törenleri (Şeb-i Arûs); modern etkinlik biçimleriyle ilk defa 1937 yılında Konya'da, önce türbe ziyareti, konferans, dinleti gibi etkinliklerle başlamıştır. Zamanla sahne-salon programları ile çeşitlenen Anma Törenlerinin bu yıl (1937 yılı temel alınırsa) modern etkinlik biçimleriyle 82. yılı olacaktır.
Konferanslardan atölye çalışmalarına kadar Hazret-i Mevlâna'yı Anma Törenleri'nin 82 yıl içinde gelişmesinde, yükselmesinde milli ve beynelmilel bir hüviyet kazanmasında emeği bulunan vefat etmiş veya berhayat herkesi minnet, şükran ve rahmetle anıyor; bu yoldaki hizmetlerinin madden ve mânen hayra vesile olmasını temenni ediyorum.
Mevlâna'yı Anma Törenleri 1960-1989 yılları arasında Konya Kültür ve Turizm Derneği öncülüğünde düzenlenirken, 1989 tarihinden itibaren Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü etkinliklerde öncü kurum olarak öne çıkmıştır. 1992'den itibaren Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü organizasyonu ile Büyükşehir Belediyesi ve Selçuk Üniversitesi arasında yapılan protokolle etkinliklerin şehirdeki üst kurumlar ve kuruluşlarca programlarının ortak ve koordineli biçimde yapılmasına özen gösterilmiştir.
746. Vuslat Yıldönümü Anma Etkinlikleri 'ne; Konya Büyükşehir Belediyesi, Selçuk Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, Karatay Belediyesi, Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu, Konya Devlet Tiyatrosu, Uluslararası Mevlâna Vakfı, İrfan Medeniyeti Araştırma Merkezi, KOTEV' e hazırladıkları programlar ile zenginleştirmişlerdir
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak 05-06 Mayıs ve 1 Ağustos 2017 tarihinde; modern dünyanın ve Türkiye Cumhuriyeti'nin en köklü etkinliklerinden birisi olan Hazret-i Mevlâna'yı Anma Törenlerini yeniden düşünmek, insana ve şehre katkısını artırmak, Hazret-i Mevlâna'nın ve Mevleviliğin daha doğru anlaşılmasına hizmet etmek arayışları çerçevesinde istişare toplantıları yapılmıştı. Yaklaşık 150 akademisyen, bilim adamı, sanatçı ve iletişim uzmanlarının katılımı ile gerçekleştirilen bu toplantıların esas gayesi;
Modern dünyanın ve Türkiye Cumhuriyeti'nin en köklü etkinliklerinden birisi olan Hazret-i Mevlâna'yı Anma – Törenlerini yeniden düşünmek;
– İnsana ve şehre katkısını artırmak,
– Hazret-i Mevlâna'nın ve Mevleviliğin daha doğru anlaşılmasına hizmet etmek,
– Etkinliklerin daha kaliteli ve daha cazip hale getirilmesi ile kültürel yozlaşmaya karşı yerli, millî ve mânevî değerlerimizi koruyarak geliştirmektir. Yapılan bu istişare toplantılarında;
– Mevlevîlik Geleneği, Kültür-Sanat Etkinlikleri,
-Turizm-Tanıtım,
-Basın-Yayın ve Enformasyon açısından Mevlâna'yı Anma Törenleri'nin geniş çaplı değerlendirmeleri yapılmıştı…
MEVLÂNA TÖRENLERİ'NİN 82. YILI
Önceki yıllarda; "Birlik Vakti" (2016), "Kardeşlik Vakti" (2017), "Selâm Vakti" (2018) temaları Mevlâna'nın sözleri ve fikirleri ile işlenmiş, bu yıl ise yine O'nun eserlerinde özellikli bir yer tutan "Vefâ" sözcüğünün anlam evrenine uygun olarak "VEFÂ VAKTİ" ana başlığı altında çeşitli etkinliklerden oluşan bir hafta hazırlanmıştır.
Hazret-i Mevlâna'nın 746. Vuslat Yıldönümü Uluslararası anma törenleri tertip komitesi tarafından oluşturulan İcra Kurulu, muntazam olarak yaptıkları toplantılarını büyük bir titizlik ve istişareler ile sürdürmektedir. İcra Kurulu'nun yapmış olduğu ön çalışmaların ardından önerilen "VEFA VAKTİ" ana tema'sı, Mevlâna Törenleri tertip Komitesi tarafından kabul edilmiştir. Tema'nın alt açılımında ise Hazret-i Mevlâna'nın" Sevgide çekilen cefâda binlerce vefâ var." sözü yer almaktadır.
Vefa İslam'ın insanlığa armağan ettiği en değerli kavramlardandır. Hazret-i Mevlâna'nın dilinde vefa; öncelikli olarak kulluğun nişanesidir ve iman etmek, kulluk yapmak Hakk'a vefanın gereğidir. Çünkü Allah bizi kendi zatına ve esmasına vefası hürmetine var etmiştir. Yine Mevlâna'ya göre vefa idraki, bizi ölüm karşısında acziyetten ve daha başka türlü dengesizliklerden koruyan bir ahlaktır. Çünkü Kur'an'ın ifadesiyle de ölmek ve ölüm karşısında sükûnet sahibi olmak, kulun Allah'a vefasındandır.
Mevlâna'nın düşünce dünyasında vefa, aynı zamanda insanların arasındaki birlik ve dirliğin olmazsa olmaz şartıdır. İyiliklerin karşılıksız bırakılmaması kadar iyilikte ve dostlukta yarışmak da Hazret-i Mevlâna'ya göre vefa ile olur.
Hazret-i Mevlâna, ahde vefa üzerinde de sıklıkla durur ve en büyük ve mutlak olana verilen sözden başlayarak er olana, gerçek insan yaraşanın; ahitlere, verilen sözlere vefa göstermek olduğunu söyler.
Ömrünü, Hazret-i Hakk'ın ve Resul-i Ekrem'in muhabbetinin vefasına sarf ederek geçiren Hazret-i Mevlâna, manevi bir yücelikten, aile efradından herhangi birine duyulan sevgiye kadar, sevgi uğrunda çekilen cefanın aslında vefa olduğunu söyler. O'nda bir annenin şefkati, bir babanın samimiyeti, bir çocuğun muhabbeti vefa ile dile gelir. "Sevgide çekilen cefada binlerce vefa vardır" sözü, bir sevgi uğrunda geçen bir ömrün katlandığı cefaların vefadan sayılması gerektiğini de ifade eder.
"Kendi toprağına vefa tohumunu ek" buyurun Hazret-i Mevlâna'yı Vuslatının 746. Yılında anmamız, anlamaya çalışmamız, işte bu toprakları; yaşayışı ve fikirleriyle bereketlendiren bu zata duyduğumuz muhabbetimizden, vefamızdan kaynaklanmaktadır.
Konya Valisi Sayın Cüneyit Orhan TOPRAK başkanlığında teşekkül ettirilen Anma Törenleri Tertip Komitesi'nin aldığı kararlara uygun olarak Mevlevî Âyin-i Şerîfi, Sergiler, Bilimsel Toplantılar, Atölye Çalışmaları, Dinletiler, Ödül Törenleri, Tiyatrolar, Mevlâna Filmleri Gösterimleri, İmza Günleri ve Türbe Önü Buluşmaları/Tecrübe Paylaşımları başlıklarıyla, bütün etkinliklere elinizdeki program kitapçığında yer verilmiştir.
Hazret-i Mevlâna'nın 746. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenlerinin ilk gün (07 Aralık 2019 Cumartesi) açılış programı aşağıdaki planlama üzere icra olunacaktır.
746. VUSLAT YILDÖNÜMÜ ULUSLARARASI ANMA TÖRENLERİ PROGRAMLARI
A) GÜNDÜZ PROGRAMLARI
1- ŞEMS-İ TEBRİZÎ TÜRBESİ ZİYARETİ
Tarih: 07 Aralık 2019 Saat: 13.30 Yer: Şems-i Tebrizî Türbesi
2- VEFÂ VAKTİ YÜRÜYÜŞÜ
Tarih: 07 Aralık 2019 Saat: 14.00 Yer: Vilayet Önünden Mevlâna Müzesi'ne
3- NEVBE MERASİMİ
Tarih: 07 Aralık 2019 Saat: 14.30 Yer: Mevlâna Meydanı
Kadim gelenekte olduğu gibi Şems-i Tebrizi'nin Türbesi'nin ziyaretinin ardından, semazen ve mutrip heyetinin de iştirak edeceği bir kortej ile Mûsıkî eşliğinde Vilayet önünden Mevlâna Meydanı'na gerçekleştirilecek yürüyüş; Mevlâna Meydanında «NEVBE» Merasimi ile son bulacaktır.
4- TEKKE PİLAVI İKRAMI
Tarih: 07 Aralık 2019 Saat: 15.00 Yer: Mevlâna Meydanı
Bir Osmanlı geleneği olan Nevbe; bazı özel törenlerin yanı sıra, Anadolu İslâm Tasavvufunun büyüklerinin önemli günlerinde onların yâdı için, belirli ritim sazlarının ve seslerin iştirakiyle yürürken veya oturulduğunda icra edilen özel bir törendir. Mevlâna Meydanındaki «Nevbe» Merasiminin 20 dakikalık Tasavvuf Müziği icrasının ardından Hazret-i Mevlâna türbesinin ziyareti, Gülbank Duası'nın okunması ve Mevlâna Meydanında «Tekke Pilavı» ikramı yapılacaktır.
5- TÜRBE ZİYARETİ VE GÜLBÂNK DUASI
Tarih: 07 Aralık 2019 Saat: 15.30 Yer: Mevlâna Meydanı
6- SERGİ, SANAT OCAĞI MEVLEVÎHANE VE ATÖLYE ÇALIŞMALARININ TOPLU AÇILIŞLARI
Tarih: 07 Aralık 2019 / Saat: 16.00 / Yer: Mevlâna Kültür Merkezi Fuaye Alanı
B) AKŞAM PROGRAMLARI
Hazret-i Mevlâna'nın 745. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma (Şeb-i Arûs) Törenlerinin akşam ki programları aşağıdaki başlıklar altında gerçekleştirilecektir.
1- KUR'ÂN-I KERİM TİLAVETİ
Konya'daki merkez Asitane'ye bağlı ülke içindeki ve dışındaki Mevlevihaneleri hatırlatmak, o Mevlevihanelere dikkat çekmek ve tarihte o Mevlevihanelerden yetişmiş kimselerin ruhaniyetlerine armağan olmak üzere akşam yapılacak Mevlevi Mukabelesi Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayacaktır.
2- TÜRK TASAVVUF MÜZİĞİ KONSERİ / Solist: Ahmet ÖZHAN
Tarih: 07 Aralık 2019 Saat: 20.10 Yer: Mevlâna Kültür Merkezi Semâ Salonu
2- MESNEVÎ SOHBETLERİ / Ömer Tuğrul İNANÇER
Tarih : 07 Aralık 2019 Saat : 20.50 Yer: Mevlâna Kültür Merkezi Semâ Salonu
3- SEMÂ (ÂYİN-İ ŞERİF) PROGRAMI
Tarih : 07 Aralık 2019 Saat : 21.00 Yer: Mevlâna Kültür Merkezi Semâ Salonu
2019 YILI ŞEB- İ ARÛS PROGRAMLARI'NIN GENEL BİR ANALİZİ
Uluslararası Hazret-i Mevlâna'yı anma törenlerinin 82. yılında, sahne ve salonlarda gerçekleştirilecek olan programlar 24 ana başlıktan oluşmaktadır. 746. Vuslat Yıldönümü faaliyetleri kapsamında icrâ olunacak programlar 1.079 ayrı yerde gerçekleştirilecektir.
ŞEMS-İ TEBRİZÎ TÜRBESİ ZİYARETİ "VEFÂ VAKTİ" YÜRÜYÜŞÜ
NEVBE MERASİMİ TEKKE PİLAVI
TÜRBE ZİYARETİ VE GÜLBÂNG DUASI TÜRBE ÖNÜ BULUŞMALARI
SEMÂ (ÂYİN-İ ŞERİF) PROGRAMLARI TÜRK TASAVVUF MÜZİĞİ KONSERLERİ
MESNEVÎ DERSLERİ MÛSIKİ İLE SEMÂ ANLATIMI
KONFERANSLAR SEMPOZYUMLAR
SANAT OCAĞI MEVLEVÎHANE / STANTLAR PANEL
SELSEBİL TASAVVUF MÜZİĞİ KONSERLERİ ÖDÜL TÖRENİ
TİYATROLAR ATÖLYE ÇALIŞMALARI
SÖYLEŞİLER SERGİLER
MEŞK /GELENEKSEL TEKKE MUSIKİSİNDEN ÖRNEKLER İMZA GÜNÜ
MESNEVİ SOHBETLERİ GEZİ / KONYA ŞEHİR TURU
ŞEB-İ ARÛS PROGRAMLARI İCMÂLİ
746. Vuslat Yıldönümü faaliyetleri kapsamında toplam 1.338 program gerçekleştirilecektir.
– 15 Semâ (Mukabele-i Şerif) – 15 Türk Tasavvuf Müziği Konseri
– 15 Mesnevî Dersleri – 15 Mesnevî Sohbetleri
– 55 Atölye Çalışmaları – 11 Sergi
– 2 Sempozyum – 2 Gülbang Duası
– 1 Panel – 7 Konferans
– 3 Söyleşi – 1 Ödül Töreni
– 50 Türbe Önü Buluşmaları – 3 İmza Günü
– 24 Stantlar/Sanat Ocağı Mevlevîhâne
– 1 Nevbe Merasimi – 1063 Tiyatro
– 33 Gezi/ Konya Şehir Turu – 16 Meşk /Geleneksel Tekke Musikisinden Örnekler
– 5 Mûsıki İle Semâ Anlatımı – 1 Tekke Pilavı İkramı
ŞEB-İ ARÛS PROGRAMLARININ KURUMLARA GÖRE DAĞILIMI
I) İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANAN PROGRAMLAR
1- ŞEMS-İ TEBRİZÎ TÜRBESİ ZİYARETİ
Tarih: 07Aralık 2019 Yer: Şems-i Tebrizî Türbesi
2- VEFÂ VAKTİ YÜRÜYÜŞÜ
Tarih: 07 Aralık 2019 Yer: Vilayet Önünden Mevlâna Müzesi'ne
3- NEVBE MERASİMİ
Tarih: 07 Aralık 2019 Yer: Mevlâna Meydanı
4- TÜRBE ZİYARETİ VE GÜLBANK DUASI
Tarih: 07 Aralık 2019 Yer: Mevlâna Meydanı
5- SEMÂ (ÂYİN-İ ŞERİF) PROGRAMI
Tarih: 07 17 Aralık 2019 Yer: Mevlâna Kültür Merkezi Semâ Salonu
746. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri boyunca 11'i gece, 4'ü gündüz olmak üzere toplam 15 Semâ Programı icrâ edilecektir. Semâ Programları MKM Sema Salonunda gerçekleştirilecektir. 07-16 Aralık 2019 tarihleri arasında ki Semâ programları; gündüz saat 15.00'de, gece saat 21.00'de, 17 Aralık 2019 Salı (Şeb-i Arûs) saat 14.00 ve 20.00'da başlayacaktır.
6- TÜRK TASAVVUF MÜZİĞİ KONSERİ (Devlet Sanatçısı Solist Ahmet ÖZHAN)
Tarih : 07-16 Aralık 2019 Saat : 20.10
Tarih : 08.14.15.17 Aralık 2019 Saat : 14.10
Tarih : 17 Aralık 2019 Saat : 13.10 – 19.10
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Semâ Salonu
7- MESNEVÎ SOHBETLERİ (Ömer Tuğrul İNANÇER)
Tarih : 07 – 16 Aralık 2019 Saat : 20.50
Tarih : 08,14,15,17 Aralık 2019 Saat : 14.50
Tarih : 17 Aralık 2019 Saat : 13.50, 19.50
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Semâ Salonu
Hazret-i Mevlâna'nın bütün dünyasını kuşatan temel kavramlardan biri olarak değerlendirilen Vefâ kavramı başta olmak üzere bu yılki Mesnevi Sohbetlerinde, İslam ahlakının temel faziletleri ve erdemleri Mevlâna'nın Mesnevî adlı eserinden işlenecektir. «Sevgide çekilen cefada binlerce vefâ var" sözünü temel alarak, bu sohbetlerde yine Mesnevi'deki ilgili başlıklara yer verilecek, Mevlâna'nın düşünce ve duygu dünyası söz konusu ana fikir etrafında paylaşılacaktır.
8-TÜRBE ÖNÜ BULUŞMALARI / MÛSİKÎ FASLI – SOHBET – MUHABBET
Tarih : 08-17 Aralık 2019
Saat : 12.00 – 12.30 / Mevlâna'dan Çocuklara
13.30 – 14.15 / Mûsikî Arası
14.00 – 14.30 / Mevlâna'dan Çocuklara
14.30 – 15.30 / Sohbet
16.00 – 17.00 / Sohbet
Yer : Mevlâna Türbesi Önü Sohbet Çadırı
9 – SELEBİL TASAVVUF MÜZİĞİ KONSERLERİ
Tarih : 09-16 Aralık 2019
09 Aralık 2018 / Pazartesi Vefa Mevlidi
10 Aralık 2018 / Salı Uluslararası Mevlâna Vakfı Korosu – Della Milles
11 Aralık 2018 / Çarşamba Hasan Genç-Zeynel Genç
12 Aralık 2018/ Perşembe Fatih Koca
13 Aralık 2018 / Cuma Uluslararası Mevlâna Vakfı Korosu / Ahde Vefa
14 Aralık 2018/ Cumartesi Ubeydullah Sezikli
15 Aralık 2018/ Pazar Ahmet Hakkı Turabi
16 Aralık 2018 / Pazartesi Ömer Faruk BELVİRANLI
Saat : 14.00
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu
10- SERGİLER
1- "BİNBİR GÜN" (Mevlevîlik'te 18 Hizmet)
2- MEVLÂNA'NIN KONYASI
3- ULUSLARARASI DÜNYA İNANÇLARI FOTOĞRAF YARIŞMASI – IIIX
4- KÂĞIT RÖLYEF SERGİSİ / "Kocaman Yüreklere Küçücük Dokunuşlar"(Saliha KARABULUT)
Tarih : 07-17 Aralık 2019 Saat: 11.00 – 22.00
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Fuaye Alanı
11- SANAT OCAĞI MEVLEVÎHANE (ATÖLYE ÇALIŞMASI)
SANATÇILAR ve SUNUMLARI
a- HÜSN-İ HAT SANATI / Hüseyin ÖKSÜZ)
b- CAM ÜFLEME / Erdem KERTİŞCİ)
c- HÜSN-İ HAT SANATI / S. Ahmet TEPELER)
d- MUMCU / İbrahim KOLCU
e- UD YAPIMI / Fatih ÇİNİOĞLU
f- NEY YAPIMI / Ali EROL
g- EBRU YAPIMI / Betül KOYUNCU
h-KAVAFİYE – Mestçi / Muammer CAN
ı- KEÇE YAPIMI / Celaleddin BERBEROĞLU
i- ÇİNİ YAPIMI / Gülsün AYDOĞDU
j- TELKÂRİ YAPIMI / İbrahim ACABEY
k- TESBİH YAPIMI / Fethi BARUT
l- EL SANATLARI -Boyama, Nakış, Deri / KONYA OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ
m- TEZHİB YAPIMI / Zeliha YILDIZ
n- KAŞIK YAPIMI / Mustafa Sami ONAY
o- İPEK DOKUMA / Ali BÜYÜKKAŞIK
ö- KOKUCU / Sefa YAMAN
p- MEVLEVÎ TATLICISI / Atiye LAÇİN
r- METAL HAT / Rahim KÖSEOĞLU
s- KİLİMCİ / Asım BÜYÜKKAPLAN
ş- SARAÇ / Meryem YILMAZ
Tarih : 07 -17 Aralık 2019 Saat: 11.00 – 22.00
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Fuaye Alanı
12 – ÖDÜL TÖRENİ / XIII. ULUSLARARASI DÜNYA İNANÇLARI FOTOĞRAF YARIŞMASI
Tarih : 12 Aralık 2019 Saat: 10.00
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu
MÜDÜRLÜĞÜMÜZÜN ORTAKLAŞA HAZIRLADIĞI PROGRAMLAR
1- SEMÂ (ÂYİN-İ ŞERİF) PROGRAMI
Tarih: 07 17 Aralık 2019
Yer: Mevlâna Kültür Merkezi Semâ Salonu
Düzenleyenler : İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu
Mevlâna'nın 746. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu, Genel Sanat Yönetmeni Yusuf KAYYA idaresinde, Râkım ELKUTLU'nun, Karcığar Mevlevî Âyin-i Şerifini icra edeceklerdir.
Ayrıca; 9 Aralık 2019 Pazartesi günü Alâeddin Yavaşça'nın Segâh Âyin-i Şerîfi icra edilerek, kendisine/eşine Vefâ Ödülü takdim edilecektir.
2- EBRU ÜZERİNE RESİM İLE MESNEVİ HİKÂYELERİ / Hikmet BARUTÇUGİL
Tarih : 07-17 Aralık 2019 Saat : 11.00 – 22.00
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Fuaye Alanı
Düzenleyenler : İl Kültür Ve Turizm Müdürlüğü, Uluslararası Mevlâna Vakfı
3- AÇIK MEDENİYET SÖYLEŞİLERİ / "MEVLÂNA ve MEVLEVÎLİK"
Tarih : 12 Aralık 2019 Saat : 16.00
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu
Düzenleyenler: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü – İbn-i Haldun Üniversitesi
II) KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TARAFINDAN HAZIRLANAN PROGRAMLAR
1- TEKKE PİLAVI İKRAMI
Tarih : 07 Aralık 2019 Saat: 15.00
Yer : Mevlâna Meydanı
2- MESNEVİ DERSLERİ
Türkçe: Yakup ŞAFAK, Faik ÖZDENGÜL
Tarih : 07-16 Aralık 2018 Saat: 19.00
İngilizce: Mücahit Sami KÜÇÜKTIĞLI
Tarih : 07-16 Aralık 2018 Saat: 19.40
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu
3- "ÇAT KAPI" (Medeniyet Okulu Sınıf Tiyatroları)
Tarih : 09-13, 16-17 Aralık 2019 Saat: 11.00 – 17.00
Yer : Konya'daki İlköğretim 4. ve 5. Sınıflar (1050)
4- GEZİ : KONYA ŞEHİR TURU
Tarih : 7 -17 Aralık 2019 Saat: 11.00, 14.00, 16.00
Yer : Mevlâna Meydanı
III) KARATAY BELEDİYESİ TARAFINDAN HAZIRLANAN PROGRAMLAR
SERGİ / MİNYATÜRLER İLE DÜNYA MEVLEVİHANELERİ (Ülker ERKE)
Tarih : 7 -17 Aralık 2019 Saat: 11.00 – 17.00
Yer : Panorama Müzesi
IV) SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TARAFINDAN HAZIRLANAN PROGRAMLAR
1- SÖYLEŞİ / GÖNLÜMÜZDEKİ MEVLÂNA –X (Mesnevî-Hazret-i Mevlâna ve Vefâ)
Tarih : 09 Aralık 2019 Saat: 13.30
Yer : SÜ Alâeddin Keykubat Yerleşkesi SDKM Malazgirt Salonu
2- SEMPOZYUM / HAZRET-İ MEVLÂNA ve MEDENİYETLERDE VEFÂ
Tarih : 10-11 Aralık 2019 Saat: 10.00
Yer : SÜ Mevlâna Araştırmaları Enstitüsü
3- TİYATRO / "KENDİ"
Tarih : 08-16 Aralık 2019 Saat: 20.00
Yer : SÜ Dilek Sabancı Devlet Konservatuvarı
4- KONFERANS / MEVLÂNA VE MEVLEVÎLİK (Hüsnü Gürcan TÜRKOĞLU)
Tarih : 12 Aralık 2019 Saat: 14.00
Yer : SÜ İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi
5- KONFERANS / GENÇ GÖNÜLLERDE MEVLÂNA (Av. Leyla Betül KÜÇÜK)
Tarih : 13 Aralık 2019 Saat: 10.00
Yer : Bosna Hersek Anadolu İmam-Hatip Lisesi / Selçuklu
6- KONFERANS / GENÇ GÖNÜLLERDE MEVLÂNA ( Dr. Bahaüddin Taha HİDAYETOĞLU)
Tarih : 16 Aralık 2019 Saat: 10.00
Yer : Mehmet Halil İbrahim Hekimoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
V) NECMEDDİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİTARAFINDAN HAZIRLANAN PROGRAMLAR
1- SERGİ / SANATTA HOŞGÖRÜ
Tarih : 10-20 Aralık 2017 Saat: 11.00 – 17.00
Yer : MEDAŞ Sanat Galerisi
2- KONFERANS / HAZRET-İ MEVLÂNA DÜŞÜNCESİNDE ERDEM (Prof. Dr. Naim ŞAHİN)
Tarih :10 Aralık 2019 Saat: 14.00
Yer : Sosyal Bilimler Lisesi Konferans Salonu
3- KONFERANS / HAZRET-İ MEVLÂNA'DA İNSAN VE VEFÂ (Dr. Öğr. Üyesi Ali ÇOBAN)
Tarih : 11 Aralık 2019 Saat: 14.00
Yer : Mahmut Sami Ramazanoğlu Anadolu İ.H.L
4- KONFERANS / HAZRET-İ MEVLÂNA'DA VEFÂ (Prof. Dr. Ali TEMİZEL)
Tarih :13 Aralık 2019 Saat : 14.00
Yer : Selçuklu Anadolu Lisesi
VI) KONYA TEKNİK ÜNİVERSİTESİ TARAFINDAN HAZIRLANAN PROGRAMLAR
1- SÖYLEŞİ / MEVLÂNA VE BİZ(Prof. Dr. Ahmet ALKAN)
Tarih : 10 Aralık 2017 Saat : 14.00
Yer : Mimarlık ve Tasarım Fakültesi
2-KONFERANS / MEVLÂNA'NIN GÜNÜMÜZ GENÇLERİNE MESAJLARI (Doç. Dr. Betül GÜRER)
Tarih : 10 Aralık 2019 Saat : 14.00
Yer : Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi
3- SERGİ / HAZRET-İ MEVLÂNA'NIN HAYATI
Tarih : 10-17 Aralık 2019 Saat : 11.00 – 17.00
Yer : Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu
VII) KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİTARAFINDAN HAZIRLANAN PROGRAMLAR
1- RESİM SERGİSİ / MEVLÂNAYA SAYGI
Tarih : 07-17 Aralık 2019 Saat : 11.00 -17.00
Yer :B Blok Fuaye Alanı
2- SEMPOZYUM / MEVLÂNA'NIN DÜŞÜNCESİNDE BEŞERİ MÜNASEBETLER
Tarih :11 Aralık 2019 Saat : 09.00
Yer : C Blok Konferans Salonu
VIII) KONYA TÜRK TASAVVUF MÜZİĞİ TOPLULUĞU
SEMÂ (ÂYİN-İ ŞERİF) PROGRAMI
Tarih: 07 17 Aralık 2019
Yer: Mevlâna Kültür Merkezi Semâ Salonu
Düzenleyenler : İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu
IX) KONYA DEVLET TİYATROSU TARAFINDAN HAZIRLANAN PROGRAMLAR
TİYATRO / «UYAN»
Tarih : 12-14 Aralık 2019 Saat : 20:00
Yer : Konya Devlet Tiyatrosu Salonu
Tarih : 5 Aralık 2019 Saat : 20:00
Yer : Selçuklu Kongre Merkezi
X) ULUSLARARASI MEVLÂNA VAKFI TARAFINDAN HAZIRLANAN PROGRAMLAR
1- EBRU ÜZERİNE RESİM İLE MESNEVİ HİKÂYELERİ (Hikmet BARUTÇUGİL)
Tarih : 07-17 Aralık 2019 Saat : 11.00 – 22.00
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Fuaye Alanı
Düzenleyenler : Uluslararası Mevlâna Vakfı, İl Kültür Ve Turizm Müdürlüğü
2- SELSEBİL TASAVVUF MÜZİĞİ KONSERİ / Uluslararası Mevlâna Vakfı Korosu (Della MİLLES)
Tarih : 10 Aralık 2019 Saat : 14.00
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu
3- İMZA GÜNÜ (Esin Çelebi BAYRU)
Tarih : 10 ARALIK 2019 Saat : 15.30
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu Fuaye Alanı
4- PANEL / MEVLÂNA ve MEVLEVÎLİK YOLUNDA VEFÂ (Prof. Dr. Kenan GÜRSOY, Ömer Tuğrul İNANÇER)
Tarih : 11 ARALIK 2019 Saat : 10.00
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu
Düzenleyen : Uluslararası Mevlâna Vakfı
5- İMZA GÜNÜ /Prof. Dr. Kenan GÜRSOY
Tarih : 11 ARALIK 2019 Saat : 15.30
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu Fuaye Alanı
6- SELSEBİLTASAVVUF MÜZİĞİ KONSERİ / Uluslararası Mevlâna Vakfı Korosu (Ahde Vefâ)
Tarih : 13 ARALIK 2019 Saat : 14.00
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu
7- İMZA GÜNÜ / Esin Çelebi BAYRU
Tarih : 13 ARALIK 2019 Saat : 15.30
Yer : Mevlâna Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu Fuaye Alanı
XI) İRFAN MEDENİYETİ ARAŞTIRMA VE KÜLTÜR MERKEZİ TARAFINDAN HAZIRLANAN PROGRAMLAR
1- ATÖLYE ÇALIŞMALARI /GELENEKSEL SANATLAR (Tezhib, Ebru, Cild, Keçe)
Tarih : 07-17 Aralık 2019 Saat : 12.00–19.00
Yer : İrfan Medeniyeti Araştırma Ve Kültür Merkezi
2- İRFAN MEDENİYETİNDE TEZYİNİ SANATLAR
Tarih : 07-17 Aralık 2019 Saat : 11.00 – 19.00
Yer : İrfan Medeniyeti Araştırma Ve Kültür Merkezi
3- MEŞK: (Geleneksel Tekke Musikisinden Örnekler)
Tarih : 07-12 Aralık 2019 Saat : 18.00
Tarih : 08-12 Aralık 2019 Saat : 16.30
Tarih : 13-17 Aralık 2019 Saat : 13.30
Yer : İrfan Medeniyeti Araştırma Ve Kültür Merkezi
4- MÛSIKÎ İLE SEMÂ ANLATIMI
Tarih : 13-17 Aralık 2019 Saat : 18.00
Yer : İrfan Medeniyeti Araştırma Ve Kültür Merkezi
ORGANİZASYON, TANITIM ve MEDYA ÇALIŞMALARI
1) Etkinlikler süresince yaklaşık 50.000 kişi tarafından Semâ Törenlerinin izlenilmesi beklenmektedir. Tüm katılımcıların davetiye veya bilet talepleri Müdürlüğümüz tarafından E-Bilet Sistemi (online olarak) gerçekleştirilmektedir.
2) Bilet fiyatları; 17 Aralık 201 gece programı için 60 TL, diğer gece ve gündüz programları için 40 TL olarak uygulanmaya başlanılmıştır.
3– Programların tanıtımı çerçevesinde, ‘VEFA VAKTİ ' ana temasının anlatıldığı tanıtım filminin prodüksiyonu tamamlanmıştır. Tanıtım filminin ‘Kamu Spotu' kapsamında yerel ve bazı ulusal kanallarda yayınlanması hususunda gerekli girişimler yapılmış, RTÜK'ten Kamu Spotu olarak yayınlanması için karar çıkartılmıştır.
4– Şeb-i Arûs Törenlerinin şehir içinde ve dışında tanıtımı hususunda, fiziki tanıtım faaliyetleri için daha çok billboard, megalight, clp gibi kent mobilyalarında görseller, şehir dışında ve uluslararası tanıtım faaliyetlerinde sosyal medya başta olmak üzere dijital ortamda değerlendirilecek materyaller hazırlanmıştır.
5- Bu yıl Törenler için hazırlanan "VEFÂ VAKTİ" Mottosu ile alt açılımını ifade eden, Hazret-i Mevlâna'nın" Sevgide çekilen cefâda binlerce vefâ var." sözünün yer aldığı afiş çalışmaları rengi, yazı karakteri ve tasarımı ile etkinliklerin temel materyalidir. Ayrıca 2016 yılında Konya adına tescil ettirdiğimiz "ŞEB-İ ARÛS" logosu bütün törenler ile ilgili gerçek ve sanal çalışmalarımızda yer almaktadır. Bu şehrin bir bütünlük, birlik ve dirlik içinde Hazret-i Mevlana'yı andığının ve anlamaya çalıştığının resmi olarak, ilgili kurumların ve konu ile ilgili kişilerin öncelikle logo'ya ve afiş çalışmasına kendi logolarını ekleyerek yer vermelerini önemsiyoruz. Bugünden yaklaşık 20 gün önce ilgili kurumlara ve kişilere "Şeb-i Arûs" Logosu ve "Vefa Vakti" görsel tasarım çalışmalarını gönderdik. Bu konuda gösterilecek olan hassasiyete teşekkür ederiz.
6) Törenlerin ulusal ve uluslararası tanınırlığını artırmak için 17 Aralık 2019 günü TRT-1 tarafından canlı yayınlanacaktır.
7- Şehrin ana kavşak noktaları başta olmak üzere, Alâeddin Caddesi'nden itibaren MKM'ne kadar olan güzergâh üzerinde, Hazret-i Mevlâna'nın sözlerinden oluşan (Türkçe, İngilizce ve Farsça) görseller ile farkındalık oluşturulmaya çalışılacaktır.
8- Günümüzde sosyal medyanın etki ve yönlendirme gücü dikkate alınarak son yıllarda yaptığımız gibi bu yılda çalışmalarımızı daha büyük kitlelere ulaştırmayı amaçlamaktayız. Şeb-i Arûs Törenleri ile ilgili gelişmeler aşağıdaki sosyal medya adreslerinden takip edilebilir.
konyakultur.gov.tr sebiarus.com.tr sebiarus.gov.tr # vefavakti
9- Yine etkinlikler kapsamında; Billboard, CLP gibi görsel tanıtımların yanında 3 ayrı dilde afiş hazırlanmış, İstanbul ve Ankara (Atatürk, Sabiha Gökçen ve Esenboğa) Hava Alanlarında 5 ayrı noktada Şeb-i Arûs Törenlerinin reklam ve tanıtımının yapılması için gerekli girişimler tamamlanmıştır.
10- Şehrimize törenler vesilesiyle gelmek isteyen misafirlerin ulaşım imkânlarını arttırmak ve kolaylaştırmaya yönelik olarak, TCDD Genel Müdürlüğü ile görüşmeler yapılarak YHT sefer sayılarının artırılması talep edilmiştir.
11- Şeb-i Arûs günlerinde şehrimize yurt içinden ve yurt dışından pek çok misafir gelmektedir. Ziyaretçilerin şehir içerisindeki gezilecek mekânlara daha rahat ulaşabilmelerini temin maksadıyla, (Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı ve S. Ü. Turizm Fak. ile işbirliği yapılarak) şehir merkezinde 25 ayrı yerde mobil danışmanlık (BANA SOR) hizmetlerini sürdürülecektir.
Bu yıl 82.si yapılacak Hazret-i Mevlâna'yı Anma Törenlerinin bugüne ulaşmasında, resmi ve özel kurumlar ile Mevlâna sevgilisi canların hizmetleri yanında, ülkemizi ve dünyayı gerek Hazret-i Mevlâna ve gerekse Mevlevilik ile ilgili hususlar ve özellikle törenler hakkında doğru ve zamanında enforme eden yazılı ve görsel basınımıza teşekkür ederim. Onların, zaman, mekân ve imkânı aşarak sürdürdüğü gayretler olmasa Mevlâna'yı Anma Törenleri bugünkü medyatik etkiye ulaşamazdı. Her bir çalışmamızda yanı başımızda bizimle beraber bulunan yerel basınımıza ise özellikle teşekkür eder, çalışmalarının bereketli olmasını niyaz ederim.
Hazret-i Mevlâna'nın 746. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri'nin hazırlanmasında maddî ve mânevî desteklerini esirgemeyen:
– Kültür ve Turizm Bakanımız Sn. Mehmet Nuri Ersoy'a
-Valimiz Sn. Cüneyit Orhan TOPRAK'a
– Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sn. Uğur İbrahim ALTAY'a,
– Selçuk, Necmettin Erbakan, KTO Karatay ve Konya Teknik Üniversitelerimizin çok kıymetli Rektörlerine,
– Meram, Karatay ve Selçuklu Belediye Başkanlarımıza,
– Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğunun yönetici ve sanatçılarına,
– İstanbul Tarîhi Türk Müziği Topluluğu'na
– Uluslararası Mevlâna Vakfı'nın değerli yöneticilerine,
– İrfan Medeniyeti Araştırma Merkezi ile birlikte KOTEV'e şükranlarımızı sunarım.
746. Vuslat Yıldönümü Anma Etkinliklerinin tüm katılımcı kuruluş ve şahıslara hayırlar getirmesi temennisiyle, İslâm'ın ve insanlığın aydınlık yüzü Hazret-i Mevlâna'nın, neyi temsil ettiğinin farkına varmamızı diliyor, Cenab-ı Hakk'tan bizi zatına, Rasulüne, Hazret-i Mevlâna başta olmak üzere tüm hak dostlarına, bu törenlere kadim günlerden bu yana hizmeti ve himmeti geçenlere muhabbetten ve vefadan ayırmaması niyazı ile Vefa Vakti'nden hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlarım. .
Sevgili okurlar:Eski diyanet hocalarından iki pırofesör şöyle bir yazı yazmışlardı.Müslümanlar ikiye ayrılır.
AKILCILAR
NAKILCILAR deye.
AKILCILAR oran bakımından çok küçük bir gurubu oluştururlar.Bunlar önlerine ne gelirse gelsin bunu AKILL TTRREAZISINDA tartarlar ve AKLIN dedıgını yaparlar.Zaten kurandada bir ayatta TANRI diyorki AKLINI KULLANMAYANLARIN BAŞINA PİSLİK YAĞDIRIRIM.
Tolonbey:Doğru demiş TANRI.Müslümanların başına yağan pislik TANRININ dedigi bu pisliktir.
NAKILCILAR:Bunlar müslümanların %o de 999, 9 unu oluştururlar.Bunlarda AKIL geçerli degil FELLAHIN sözleri geçerlidir.
Alın sıze FELLAHIN dine koyduğu kurala bakın.DİN AKIL İŞİ DEGİL , NAKIŞ iŞİDİR.Yani dinde AKILA yer yoktur.
Dünyada 14 milyon YAHUDİ vardır.Bu YAHUDİLER 37 bilim adamı çıkarmıştır.Dünyadaysa nereyse 2 milyar müslüman vardır.Bunlarda 2 iki adet bilim adamı çıkarmıştır.
Türkiye TANKLARINI İsrailde modernize ettiriyordu.isreil devleti kurulalı daha 100 yıl olmadı.İsreil 8 milyon ortadogudaki müslümanlarsa 530 milyon.Bu 8 milyonluk isreil 530 milyonluk ortadoğu müslümanların her dafasında AAĞZINI BURNUNU kırıyor.Neden biliyormusunun?USLARINI(akıllarını)kullandıklarınd an.
Şimdi USUMUZ başımızda olsa Bu MEVLANA vede ŞEMS denen HAİNLERİ vede AHLAKSIZLARa bukadar RAĞBET gösterirmiyiz.
Dedeniz
Otoriter Kemalist
18-11-2020, 22:17
Mevlâna demeyin şu herife. Romalı Celalettin deyin. Kendisi Türklerden nefret eden Moğol ajanı itin biriydi.
Şüpheci Dinsiz
18-12-2020, 12:53
Mevlana hakkında bir tweet dizisi.
Bu konuda ayrıntılı kaynak olarak şu kitaplar tavsiye edilimiş:
AHİ EVRAN VE MEVLANA CELALETTİN MÜCADELESİ
Fahrettin Öztoprak
Sosyal ve Siyasi Boyutlarıyla AHİ EVREN-MEVLAN'A MÜCADELESİ
Prof.Dr. Mikail Bayram
https://twitter.com/tsumut71/status/1339639933661790208
tolonbey
18-12-2020, 17:40
İşte böyleee,
Sevgili ateistforum devamlıları.
Bu FELLAH marazı bizlerii o hala geetirmişki bir ŞEYH desekii benim sizi becermeme müsade edersenız öte dünyada Allah sizi cennete koyacaktır.Hiç tereddüt etmeden adamın önüne yatar çoğumuz.
Düşünün artık bu arap rezaletini..
Bu REZİLLER birde dünyanın yedinci harıkasını yapan FİRAVUNLARA utanmadan birde bok atıyorlar.Kiii bu piramitlerin sırlarından bazılarına bugünkü bilim adamları bie AKIL erdiremiyorlar.
Bu arap afyonu biz TÜRKLERİ TÜRKLÜGÜMÜZDEN bile çıkatmışlardır çoğunlukla.Bu 4 dinide uyduran bu bölgenin yamuklarıdır.
Aman bunlara inananlar TANRı TANIMAZLARDIR.
Tanrı insanlara kitap degil AKIL vermiştir.
Dedeniz
--/--
Üslubunuza dikkat ediniz.
TuranDursun.com moderasyonu
tolonbey
18-12-2020, 17:58
İşte böyleee,
Muhammed'in Öğretmenleri
4 Nisan 2011 Pazartesi, 09:35 itibariyle Kamil At tarafından eklendi.
Konuya İlişkin Kur'an Ne Diyor?
"And olsun ki biz,onların:'Ona(Muhammed'e) bir insan öğretiyor kesinlikle' dediklerini biliyoruz.Savlarını dayandırdıkları kimsenin dili yabancıdır.Buysa(Kur'an),apaçık bir Arapça'dır."(Nahl suresi,103.ayet)
Yukarıdaki ayette,Muhammed'e öğreticilik ettiği söylenen kimsenin,"Arap olmadığı,yabancı olduğu" belirtiliyor.
-Yunan'lı Bel'am,Yaiş…
Kimilerine göre,Muhammed'in öğretmeni,bir Yunanlı köleydi.Bel'am adında bir köle.
İbn Abbas anlatıyor:
"Peygamber,Mekke'de köle olan birine öğretimde bulunuyordu.Yabancıydı.Adı da Bel'am'dı.Peygamber'in yanına girişinde ve çıkışında putataparlar görüyorlardı.'Muhammed'e (her şeyi) öğreten Bel'am'dır…'diye konuştular.(Taberi,Camiü'l Beyan,14/119.)
Ya da Yaiş'ti üzerinde durulan köle.Bel'am için söylenen,Yaiş için de söyleniyordu:"Yaiş,Muhammed'e öğretmenlik yapıyor." deniyordu.
Ya da Muhammed'e öğreticilik eden köle,Cebr'di.
-Ya da Yemenli Cebr,Yessar,Addas.
"Hadrami'lerin iki genç köleleri vardı.Yemen halkından olan bu iki köleden birinin adı Yessar,öbürünün adı Cebr'di." diye aktarılır.Bu kölelerin sahiplerinin tanıklığı şöyle:
"Bizim iki genç kölemiz vardı.Kendi dilleriyle kitaplarını okurlardı.Peygamber de bunlara uğrar,durup bunları dinlerdi.İşte bunun için putataparlar, ‘Muhammed bunlardan öğreniyor…' dediler.(Taberi,14/119)
F.Razi'nin yer verdiği aktarmada,bunların yanında bir üçüncü köle daha var:Huvaytıb'ın kölesi Addas.(F.Razi,tefsir,24/50)
Görülüyor ki,ister Yunanlı,ister Yemenli olsunlar kölelerin Muhammed'le ilişkilerine bakışlar değişik açılardan.
Müslümanlardan kimine göre,Muhammed'le köleler arasında bir öğretme ve öğrenme ilişkisi vardı,ama öğreten Muhammed'di,öğrenense köleler.İnanmayanlara göreyse bunun tersi gerçekti.Yani öğreten kölelerdi.Muhammed'se öğreniyordu bunlardan.
Müslümanlardan kimine göre de,aradaki ilişki,okuma ve dinleme ilişkisini geçmiyordu.Köleler,kutsal kitaplarını kendi dillerinden okuyorlar;peygamber de dinliyordu yalnızca.
Müslümanların bu savları karşısında şu soru yanıtsız kalıyor:
Dillerini bilmiyorduysa,Muhammed'in bu kölelerin yanında sürekli işi neydi?Ve kendi dilleriyle okuduklarını Muhammed'in dinlemesinin ne yararı oluyordu?
Kimileri de,Nahl suresi'nin 103.ayetinde sözü edilen yabancının,İranlı Selman olduğu görüşünde.
Sonradan Müslüman kimliğiyle ortaya çıkan ve Müslümanlar arasında büyük ün kazanan Selman'ın,Muhammed'le son derece sıkı bir ilişki ve işbirliği içinde bulunduğu herkesçe biliniyor.Müslüman olması,Selman'a çok şey sağlamıştır.En başta,özgürlüğü,yani kölelikten kurtulmayı.Sonra da ünü,saygınlığı ve maddi,manevi çıkarları…
-Ya da sözü edilen yabancı,önce Müslüman olup sonra İslam'ı bırakan bir "vahiy katibi"dir.
Vahiy Katibinin başına gelenler:
Adam önce Müslüman olmuştur.Selman gibi o da Muhammed'le işbirliği içindedir.Ama sonra ne olursa olur;bırakır İslam'ı.Ve bir açıklama yapar:
"Muhammed'e ben öğretiyordum.Ve benim öğrettiklerim Kur'an'a vahiy diye yazılıyordu…"
Sonra adam öldü ya da öldürüldü.Ölüsüne gelince,bir türlü,gömüldüğü yerde kalmıyordu:
Muhammed'in adamları şunu yayıyordu:
-"Bu olay,Tanrı'nın gazabının bir yansımasıdır.Adam Tanrı'yı çok öfkelendirdi.Şimdi durum ortada.Gömülüyor,toprak da kabul etmiyor,edemiyor,Tanrı'dan korkuyor.Onun için de kafiri,mezarının dışına fırlatıyor.İbret almak gerek…"
Gerçekten de sabah adam mezarına gömülüyordu,ama bir gün sonra,ertesi sabah bakılıyordu ki adam mezarın dışında.Birkaç kez olmuştu bu.
Malik Oğlu Enes,çok sonraları şöyle anlatacaktır olayı:
"Bir adam vardı.Neccaroğulları'ndan. Hıristiyandı;Müslüman olmuştu.Bakara ve al-i İmran Surelerini okumuştu.Peygamber'e de vahiy yazıyordu.Sonra yeniden Hıristiyan oldu ve kaçıp Hıristiyanlara katıldı.'Ben ne öğretip kendisi için yazdımsa,Muhammed yalnızca onu bilir,başka bir şey bilmez' demeye başladı…(Buhari,e's Sahih,Kitabu'l-Menakıb/25,c.4,s.181-182;Tecrid,hadis no.1477)
Enes'in anlattığına göre,Tanrı adama öfkelenmiş,boynunun kopararak öldürmüş.Hıristiyanlar gömmüşler adamı.Ama sabah bakmışlar ölüsü ortada.Ve kefensiz.Hıristiyanlar,"Muhammed ve adamları kefenini soymuş,kendisini de işte böyle ortada bırakmışlar…" diye konuşmuşlar.Adamı bir daha gömmüşler.Bu kez biraz daha derinde.Ertesi gün sabah yine aynı durum.Sonra aynı konuşmalar.Sonra yeniden ve daha derince gömme.Sonra aynı durum ve aynı yorumlar.Bakmışlar ki,bu böyle sürüp gidecek.Adamı gömmekten vazgeçmişler.
Ayetteki Cevap
-"Muhammed'e öğreten Tanrı değil,insandır…" diyenlere,ayette verilen cevap ne ölçüde doyurucu?
Cevap,verilen ayetin anlamında da görüleceği gibi şöyle:
-Muhammed'e öğrettiği söylenen kişi,Arap değildir,yabancı biridir.
-Kur'an'sa apaçık bir Arapçadır.
-Öyleyse Muhammed'e,sözü edilen kimse öğretmiş olamaz.
Oysa Arapçayı bilen yabancı biri de Muhammed'e eskilerin söylencesinden,Tevrattan,İncilden,başka kutsal metinlerden bir takım bilgiler verebilirdi.İleri sürülen de bu.Muhammed,aldığı bilgileri,Arapça kalıplara döküp kendi üslubu içinde sunmuş olamaz mıydı?Kaldı ki apaçık Arapça diye nitelenen Kur'an'da,Yunanca,Süryanice,İbranice,Koptça… gibi dillerden bir çok sözcük bulunduğunu,Müslüman incelemeciler bile örnekleriyle yazıyor.(Süyuti,el-İtkan fi Ulumü'l-Kur'an,1/178-185-Arapça,Mısır,1978)
Kur'an'da bu denli değişik yabancı sözcüklerin bulunması da,Muhammed'e yabancının(ya da yabancıların) bilgi verdiği,öğrettiği yolundaki savı desteklemez mi?
Muhammed'e bir yabancının ya da yabancıların yanında,bir ya da birkaç Arap da öğretmiş olabilir.
İslam için çok önemli bir kaynak "Müseylime"
Müseylime,Müslimcik demektir.Müslümanlar,onu küçümsemek için böyle demişler,ayrıca da Kezzab,yani çok yalancı demeyi uygun görmüşlerdir.Müslümanların bir sövgüsüdür bu.Anlaşılıyor ki onun kendi adı Müslimdi.
Müslümanlarca sövülen,aşağılanan bu kişiye Rahman,Yemame Rahmanı(Yemameli Rahman) da deniyordu.Yani adam aslında böyle ünlüydü.Bu da çok ilginç.
Bir başka ilginç olan da,Mekkelilerin Muhammed'e söyledikleri şu sözler:
-"Bize ulaşan bilgiye göre,sana öğreten(Tanrı değil),Yemame'deki şu adamdır.Rahman denen adam,Tanrı'ya ant içerek söyleriz ki biz,Rahman'a inanmayız."(İbn İshak,Siyer,s.180,fıkra:254)
Yemame Rahmanı,Muhammed'in yararlandığı kaynaklardan yalnızca biri olabilir.
Adları geçenler ve daha bşakaları tek tek de,tümü birden de Muhammed'in öğretmenleri olabilir.Furkan Suresi,4.ayette,Muhammed'in öğretmenlerinden "kavm",yani bir topluluk diye söz edilmiştir.Bu ve bunu izleyen iki ayetin anlamı şöyle:
-"İnkar edenler,'Bu Kur'an,Muhammed'in uydurmasıdır.Ona başka bir topluluk yardım etmiştir.'diyerek haksız ve asılsız bir söz uydurdular.'Kur'an,öncekilerin masallarıdır.Başkalarına yazdırılıp,sabah akşam ona okunmaktadır.'dediler.Ey Muhammed!De ki:'Onu göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir.Şüphesiz O,bağışlayandır,merhamet edendir."(Furkan Suresi,ayet 4-6)
Bu ayete göre,Kur'an'ın uydurma olduğunu söyleyenler şunları da söylüyorlar:
-Muhammed'e bir topluluk yardımcı oluyor.-Muhammed,Kur'an ayetlerini başkalarından alıp yazdırıyor.
-Muhammed'e sabah akşam okunuyor.
-Ayetler,eskilerin masallarından oluşuyor.
Buna karşılık Tanrı'nın Kur'an'da cevabı şudur:"Yalan ve haksızca iddia.Kur'an ayetlerini Tanrı indirmiştir.O,göklerin ve yerin gizlerini bilir…"
Hars Oğlu Nadr,Muhammed'in kendisini Tanrının elçisi,yani Tanrıyla insanlar arasında yer almış,Tanrının bildirilerini insanlara iletme görevini üstlenmiş biri olarak tanıtmaya yöneldiğinde ve Kur'an ayetlerini sunması karşısında Mekkelileri uyarma yoluna gitmişti.Ve şöyle demişti:
-"Sakın inanmayın bu adama.'Tanrıdandır' diye ileri sürdüklerinin tümü,eskilerin masallarıdır.Ben size onunkilerden çok daha güzellerini söyleyebilirim…"İran krallarına,İranlı masal kahramanlarına ait söylencelerden örnekler aktarabileceğini söylüyor,anlatıp duruyordu Nadr.(Taberi,Camiü'l-Beyan,18/137-138)
Nadr haklı mıydı,"eskilerin masallarından" var mıydı Kur'an'da?
Bilindiği gibi Kur'an'da kıssa denen bir çok öykü var.Birçoğu;başta Tevrat,Yahudi kaynaklarında,kimileri de İncil'lerde yer alır.İncelendiğinde görülür ki,bunların bir kesimi,Tevrattan da çok önceki çağların söylencelerinde aynen var.Örneğin Nuh Tufanına ilişkin öykü,Gılgamış Destanı'nda hemen hemen aynıdır.Daha başka İncil'den ve Tevrat'tan alınma bir çok öykü örnek verilebilir….
Mekke'de,Medine'de ve çevrelerinde çeşitli din ve inançların inanırları vardı.:Çeşitli toplumların söylencelerini,kutsal metinlerini bilenler de az değildi.Muhammed'in özgürlüklerini söz verdiği ve işbirliği yoluna gittiği kölelerden de bu nitelikte olanlar bulunduğu biliniyor.Daha önce adlarına yer verilenler,Bel'am,Yaiş,Yessar,Addas,Cebr,İranlı Selman…da bunlardan.
Bunların ya da başkalarının,Kur'an'ın oluşması için Muhammed'e yardım etmiş,öğretmenlik etmiş olmalarını düşünmek akla uzak değil.Aklın ve mantığın kabul edemeyeceği şey,Tanrının insanlara gökten mesaj göndermesi ve bunun için şu ya da bu insanı aracı olarak seçmesidir.Bunu insan aklı değil,ancak akılla ilgisi olmayan iman kabul eder.
Turan Dursun
tolonbey
18-12-2020, 19:10
İşte böyleee,
Tanrının kitabında böyle birşey olabilirmi?
İlk müslüman kim?
1-Enam/163: "O'nun hiçbir ortağı yoktur; böyle emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim."
Yukarıdaki ayet, Hz. Muhammed'in ilk müslüman olduğunu belirtir ama hükümsüzdür.
-
Alttaki ayetle bu hüküm değiştirilmiş, Tanrı Allah ilk Müslümanın Musa olduğunu hatırlamış!
-
Araf/143: "Sen sübhansın", "tevbe ettim, sana döndüm ve ben müminlerin ilkiyim," dedi.
Yukarıdaki ayet de Musa'nın ilk müslüman olduğunu belirten ayettir ve o da hükümsüzdür.
-
Her iki ayeti de hükümsüz kılan ayet:
Ali İmran/67: "İbrahim,
ne Yahudi,
ne de Hristiyandı.
Fakat o,
Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslümandı, müşriklerden de değildi."
-
İbrahim, Muhammed'den de, Musa'dan da önce yaşadığına göre müslümanlığı onlardan öncedir.
Adem,
İdris,
Nuh gibi İbrahim'den önce yaşamış olan peygamberlerin Müslümanlık sırasının ise hesaba katılmadığını görüyoruz.
Halbuku hem MUSA hemde İbrahim müslüman degil YAHUDİ peygamberiydiler.
İlk müslüman,müslümanlığı ilk çıkaran Muhammettir.
Ama bu kitabın yazarı 11 degil
iki degil
üç degil
Dört degil
Beş degil
Tam altı kişidir.
Sonra saklasınlar deye 7 kişiye kuranın yaprakları taksim edilip verilmiştir.
bunlardan biti verilen parçaları yakkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkmıştır.
Peki o diger kişiler bu yapraklara uydurup birşeyler yazmadıklarına kim garanti verecektir
Bir arap din adamı şöyle demiştir.
Kuranın hepisi budur demeyın.
Elimizde olan bunlardır deyin.
Bu kuranın yapraklarında bir kaç sayfayıda KEÇİ yemişti.
Öteki keçilerinse nigadar sayfa yedikleriyse belli degil.
Dedeniz
tolonbey
10-01-2021, 22:30
iste böyleee,
Mevlana,iranli bir atesperesttir.
dedeniz