Orijinalini görmek için tıklayınız : seçimler
commandante
14-06-2007, 19:39
türkiye seçime giderken t.d. sitesindede bir anket yapmak gerekir diye düşündüm
elbette chp her ne kadar genel başkanımızın duruşunu pek beğenmesem de şu bir gerçek: "o olmasaydı gül cumhurbaşkanlığı koltuğunda kahvesini yudumluyor olacaktı."
ve *ip - ödp - emep - shp - tkp gibi partilerin tamamının da chp bünyesine katılması gerektiğini ya da bunlara hiç oy verilmeyip tamamının chpye verilmesi gerektiğini düşünüyorum. neden çünkü sağı ancak bu şekilde devirebiliriz türkiyede sol bitik durumda değil sol parçalanmış durumda
coM abim.bis aKEPeye oy atces.Bu sitedede "ben ve com" a oy vercem :D
*-*-
neden dersen ?*babam diyo:Baykal dansös gimi bi oyana bi buyana kıvıttırıyomuşeskiden bari..Bide bu melmekette bu ordu olduktan sona.Allaın izniylen hiçbi zaman gericilik iktidara gelmes.Ordumus hamdossun ATATÜRKçü vee moden.kendi içindede dini var.Bek..bu adamlar geldibaridolar-molar hep aynı duruyo.Eskiden Ecevit öskürdü..dolar yükseldi..öleden sona isal oldu..dolar fırladı..hücuuuuUUuummm dolar kapmaa..beleoluyodun..Şinik ökomisalamm.maşşala maşşala.
cml.
commandante
14-06-2007, 20:51
gerçekten çok merakediyorum TURAN DURSUN SİTESİNDE seçimi kim kazanacak
cemal kardeşim babana de ki:
"erdooğan şehide kelle dedi askere ya şehit ol ya gazi dedi baba erdoğan köylüyü huzurundan kovdu hem de ananı al git artist terbiyesiz diye bağırarak maliye bakanı kendini kurtarmak için 3 yasa çıkardı önümüze geleni satarız kardeşim dedi baba vatanı sattılar erdoğan kendi çocuklarını ameraikada burslu okutuyo ve 30una merdiven dayamış daha askere gitmemiş adam gkry ni tanıyacak yakında üslerini açtı amerikaya en modern üslerimizi sattı baba akepeye oy verme"
TKP'nin CHP ile birlesmesi ile, Akparti ile birlesmesi arasinda bir fark gormuyorum. Biri olabilirse digeride mumkundur.
Bu arada benim oyum TKP'ye gitti, lakin butun solun birlesebilecegi parti, IP'dir benim gozumde.
katılmıyorum respendial abi
http://img239.imageshack.us/img239/5914/adsztp6.jpg
ben ödp nin kazanmasını isterdim ancak oyum chp ye gidecek
-
* * sevgili cemal bu seçim güzel bir seçim, ama ben ve comm sana şu an bir hedef gösteremiyor ve bagımsızları destekliyor.
* * *her zaman ezilen ve mazlumdan tarafız. Bu seçimde digerlerinde oldugu gibi engellenenler aslında mazlum. Çünkü engellenenlerin, baraj olarak, engellenmesinin tek nedeni emekten yana olmaları. Demokraside çözüm tükenmiyor. Engellenenler parti olarak olmasa bile bagımsız olarak bu barajları aşabilecekler.
* * * Bagımsızları engellemek içinde taktik geliştirdiler, birleşik oy pusulasına iliştirerek okuma yazma bilmeyen vatandaşın yanılmasını istediler. Ama bunlar son çırpınışlardır, ben ve comm en az 25 milletvekili ile bu dönem parlemetodayız. Sonuç ne mi olur, belki ip, belki cezaevi, belki ölüm. Ama bu bedel ödenecek. Demokrasiyi kimse kimseye vermiyor. Hak degirmende oluyor, bizler ise hakkımız söke söke alıyoruz.
* * * *ankette bagımsızlar da olmalıydı. Ben bagımsızlar olarak dtp yi seçiyorum.
* * *saygılarımla
dtp vatan hainlerini desteklemiyor mu dilaver ve ben yanlış anlamadıysam (yani bi ironi yoksa mesajınızda) siz de dtp yi mi destekleyeceksiniz
emekçilerin vatanı olmaz hrant. emek enternasyonaldir. Dtp siyasi bir partidir ve dediginiz gibi olsa kapatılırdı. Ben seçime sokulmayanları destekliyorum, demokrasi adına destekliyorum.
* * Benim vatanım var, yurtseverim , ama daha da öncesi enternasyonalistim. Enternasyonalist olmam insan olmamdan kaynaklanıyor, sonra ikinci kimlige geliyorum Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım, burada yurtsever kimligim ortaya çıkıyor. Bu kimlikle ben Dtp yi destekliyorum çünkü pkk ye eşit görmüyorum. Devlet de görmüyor ki kapatmıyor, ama görenler var. Görenler kandan ticaret umanlar, kan üzerine siyaset yapanlar. (sizi tenzih ediyorum )
* * Dikkat ederseniz bu iki kimliktede Türklük yok, Kürtlük de yok. Bunlar sonradan geliyor, gelirse
Ben böyle düşünüyorum. Düzen partilerinden hiçbirine oy verip te tekrar düzülmeye oy vermek istemiyorum. Adam gibi adamlara vermek istiyorum. Ufuk, Levent, Baskın bu tür insanlardandır. Beni onların temsil etmesini istiyorum.
* * Şayet tüm bu insanlar ve partiler yasalsa ben de bölücülük yapmıyorum, demokratik tercihimi kulanıyorum.
* * Bana göre tek kıstas vardır. Ya emek ya sermaye. Ben emekten yana en yakın olan insanlarla beraber olmak istiyorum.
* * * saygılarımla
DTP milletvekilleri *%10 baraj nedeniyle, secime 245 bagimsiz aday adayi ile giriyor.
yaw DiLaver amcam.ben bu siyaset işine hiç annamıyom.biri ak diyo..öbiri afedersin *bok-diyo..
yanı bu siyesette *-akıl yokmu*?Bu siyaset fener*gassaray tutar gimimi-tutulur.?
bak sen neler yazıyon.HIrat kardeşimis-bunnar vatan hayini-diyo.
Abim bu inanış konusu vede siyaset konusu akılı baştan alıyo abim.Ben cail aklımlan buna karar verdim.Biri at diyo-*obiri ot diyo..obiri çanakkale boazı diyo.. :roll: zor bu işler dİLaver amcam be..Sonuçta ne hayırlısa Allah ona nasip etsin abim.ne diyem.. :?
"Ben ve Com" iyi issannar .ben ona kessin biliyom..cml.
InVitatio
15-06-2007, 01:05
sevgili dilaver
ha hasan ha kel hasan derler anadoluda
o yüzden ha mhp ha dtp
ikiside kendi gücünü varlik nedenini bir etnik den aliyor
ikiside kendi etnik kökeninden gelen insanlar icin talepleri var
ikiside var olan sorunlara "sinifsal" degil "milli" bir göz ile bakiyor
mhp nin dokuz isigi varsa
dtp nin de "baskan aposu" var
abim dostum forumdasim senin gibi akilli insanlar ne arar bu dtp de mhp de ?
etme eyleme...
Not : SHP secime girmemek ile CHP yi destekledigini acikladi...o yüzden anket cevap seceneklerinde yeniden bir düzenleme olursa daha saglikli bir secim sonucu elde edilebilinir diye düsünüyorum
Ic Anadoluda bir agirligi olan MHP ise hic listede yok ?!
Ama Besim Tibukun LDP unutulmamis ;)
Levent Tüzelin kendine sol EMEP ise "Digerler" olmasi gerekirken, var olmayan bir "birliktelik" icinde sunulmus...
Ben de ÖDP'ye oy verdim.
Edit: CHP'yi sol bir parti değil milliyetçi bir parti olarak görüyorum artık. Demokrasiyi savunmuyor bir kere. Tamamen solculuktan çıkmıştır. Türkiye'de gerçek anlamda demokrasiyi savunan, Avrupa'daki sosyalist yada sosyal demokrat partiler gibi bir parti kurulmasını isterdim. Böyle geniş bir parti kurulursa onu desteklerim. Şimdilik ÖDP diyorum.
sevgili cemal
* * siyaset yerden bitmiyor, siyasetin de kaynaklandıgı yerler var. Siyaset nereden baktıgına göre degişiyor ve belirleniyor. Siyaset devlet kurumu ile gelişiyor, devlet kurumu da sınıflarla. Siyaset yüzde yüz çıkarlarla baglantılı olan bir şey yani ekonomiden bagımsız degil.
* * Farzedelim ki bir tarlan var, birileri de oraan yol geçirmek istiyor, ve senin tarlanı kamulaştırmak istiyor, böylece yol geçen güzergaha benzin istasyonları yapacak ve para kazanacak.Ama sen de tarlanın sahibisin fabrikaya satarsan daha çok para kazanacaksın. Al sana siyaset ,al sana rakip partiler. Sonuçta hepsi döner dolaşır mülkiyete ve mülkiyet ilişkilerine varır.
* * Bana karşı çıkan dostlar benden daha demokrat ama bir de şu Türk fobisinden kurtulup insanım demeye başlasalar daha iyi anlaşacagız. Tahminim bunu da başaracagız, önyargısız olmayı ve nesnel düşünebilmeyi.
* * *Bir tek şeyini düzeltmek istiyorum ben ve comm un insan olmanın dışında iyi ya da kötü olarak nitelenmeye ihtiyaçları yoktur. İnsan olabilmek ve insan oldukları için takdir edilebilmek onlar için yeterince bir onurdur. Bekledikleri de bundan kelli fazla bir şey degildir. İyi ya da kötü insan olmak onları bozar. İnsan olmak yeterlidir.
* * * saygılarımla
InVitatio
15-06-2007, 01:17
sevgili dilaver
insan olmanin sartlarindan biriside Apo yu yaptiklarindan dolayi kinamak dan gecer...
DTP bu adamdan baglarini koparmadikca Tüm türkiyeli insanlar icin var olan sorunlar icin
öneriler sunamadikca , kürd milliyetcisi bir partiden öteye gidemez
ve senin o güzel niyetlerin de güme gitmis olur....
ben kimsenin milliyetci olmasina karsi degilim !
ama enternasyonlizim ve sol jargon kullanilarak kürd ulusal hareketin uzantisi olan
bir siyasi örgütlenmeyi desteklemek demokrasi adina fazla tutarli bir yaklasim degil....
invitatio
* *sen ne diyorsun, Apo şu gün için bir devlet görevlisidir. Devletin elinde bir adamı kınamaktan bahsediyoruz. Hapisteki bir adamın direktifinden bahsediyoruz. İşte demagoji budur. TC nin hapishanelerine adım atan her kişi bilir ki TC nin izini olmadan bu hapishaneler *kuş girmez, kuş çıkmaz. Gerisi Laf ı güzaftır.
* *Ve benim garip halkım da hala bu teraneler üzerinden siyaset yapmaya çalışır.
InVitatio
15-06-2007, 02:04
Dilaver dostum
neden bu DTP bu adama terörist demez ?
yani onlari engelleyen nedir ?
neden bu bekaa vadisinde göbek büyütüp burun karistirarak
ölüm emirleri *veren zati muhterem ile baglari koparmazlar ?
beni asil üzen senin bu DTP yi sosyalizim ve demokrasi adina savunman...
sosyalist insanlar "milli" temeller üzerine degil "sinifsal" temeller üzerine cözüm önerileri sunarlar...
bugün DTP'de AB ve ABD nin türkiye uzantisi olmaktan kendi ali koyamamistir....
adamlarin ellerinde iplere bagli olan kaderlerini neden görmemezlikten geliyorsun....
DTP türkiyeli insanlarin mi partisidir ki türkiyeli insanlar onlara oy versin...
bugün balkan göcmeni olan türkiyeli vatandaslar hangi mantik ile DTPye oy versinler ?
Türkiyede siyasetci mi yokda bu feodal toplumun insanlarindan demokrasi dersi alacak kadar
caresiz olduk....
ahuramazda
16-06-2007, 19:35
Arkadaşlar pardon... dünkü yazılar yok mu olmuş...
yazdıklarımı göremiyorum.
sabah giremiyordum siteye ondan m yoksa...
ayrıca site herhangi bir problem yaşadığında bilgi alabilmek için bia mail reca etsem sizlerden yardımcı olur ve yanıtlarsanız sevineceğim...
Tekrar tartisicaz *:twisted:
"ölüm emirleri *veren zati muhterem ile baglari koparmazlar ?"
Bu ifade sayindan daha kotu ya, zat-i muhterem, mu- hatir -em zat, yani hatirli kisi. *:)
faili_mechul
18-06-2007, 06:36
elbette chp her ne kadar genel başkanımızın duruşunu pek beğenmesem de şu bir gerçek: "o olmasaydı gül cumhurbaşkanlığı koltuğunda kahvesini yudumluyor olacaktı."
ve *ip - ödp - emep - shp - tkp gibi partilerin tamamının da chp bünyesine katılması gerektiğini ya da bunlara hiç oy verilmeyip tamamının chpye verilmesi gerektiğini düşünüyorum. neden çünkü sağı ancak bu şekilde devirebiliriz türkiyede sol bitik durumda değil sol parçalanmış durumda
hohohoho sen bir tek sağcı partiyi devirmek için bu kadar adamı topluyorsun *gelde gülme :) :)
Bu secimlerde ben yine CHP ye oy verecegim her zamanki gibi aslında, benimde pek CHP ye oy vermek icime sınmıyor ancak bugun gelınen noktada sol oyların butununun burda toplanması gerektıgını dusunuyorum.Eger sıradısı bır secım olmasaydı (sozde demokratık bir secım yapıyoruz) DTP yi dusunebılırdım.
Arkadaslar,
TKP'nin oylari son lamer vakasindan sonra artmis :)
DTP konusunda cok tartistik, kriter su olmalidir; Misak-i Milli esaslarina sadik kalinacak mi, yoksa DTP'nin Misak-i Milli'ciligi, AKP'nin demokratligi gibi mi?
CHP'ye gelince, AKP'den kurtulmak icin oylarin, CHP gibi bir duzen partisine verilerek heba edilecek olmasi cok aci. Bu arada CHP'nin yapilan mitinglere katkisini gormezden gelmek mumkun degil. Bu bize sunu gosteriyor, Turkiye'ye daha fazla sol lazim. Turkiye'nin sosyal evriminde, Kenan Pasa etkeni hala mevcud.
Misaki Milli'ye sadık kaldığında istediği haklar verilecekmi? Şimdiye kadar sadık kaldı acaba haklar verildimi?
ahuramazda
19-06-2007, 19:58
birileri yanıt versin yazılar gene mi silindi. paranoya oldum yaw....
InVitatio
19-06-2007, 20:04
evet görülen o ki bazi yazilar
ve benim gördügüm kadari ile bir tüm baslik gittmis
yavas yavas can sigmaya basliyor....
dilaver abinin
bana özelden attigi iki mesaj tekrar posta kutuma gelmis
garip seyler oluyor...
bunun arkasinda da muhakkak bir TÜRK derin devleti olmali :)
ahuramazda
19-06-2007, 20:27
etrafı cinler bastı...
dilaver hergün bana mesaj atıyor... amacın beni korkutmaksa kork mu yo rum...
dabbe mi geliyor...yoksa 338 mi geliyor....
ses verin seesime dağlaaar
InVitatio
19-06-2007, 20:39
yok sistem bozuk galiba
dilaver abinin önceki attigi iki mesaj bugün tipkisinin aynisi tekrar gelmis
bugün astigimiz yazilarin bir kismi gitmis
birde tüm baslik gittigi anlasiliyor
dedigim gibi ya Allahin bir isi
yada darwinist bir olgu ile karsi karsiyayiz....
hay dilaver kadar başınıza taş düşsün emi. *:lol:
* *Bu aralar pek çok yerde ismimin anılmasından bıktım, ismimden nefret eder hale geldim yahu. *:cry:
* * posta kutularınıza bakmazsanız böyle olur. Sistemin mesaj uyarı sisteminde de hata var zannedersem. Uyarı yapmıyor.
* * Benim bir alışkanlıgım var, uyarı gelmese de mesaj kutumu kontrol ediyorum. O mesajlar bir kaç gün evvelinden cevaben yazılmışlar. Ya bakmamışsınız, ya da sistem tıkanmış göndermemiş. Her 24 saatte geri gittigimizde mesajlar eskiden yazıldıgından tekrardan gidiyor.
* * *Yoksa sizleri bu kadar seviyor degilim. *:lol:
* * *Dabbetül arz olmaya da niyetim yok. Frodo bu işe soyunabilir bak. *:lol:
* * *saygılarımla
Ben de bir seçim tahminiyle katkıda bulunayım.
23 Temmuz da ne oranda haklı çıktığımı anlarız.
*AKP : % 30
*CHP : % 20
*MHP ve DP de barajı geçerler !
Dtp mecilise girerse doğuda solan binlerce gül yeniden yeşerecek ..
Acılar bir nebze olsa bile dinecek ...
Belediyeleri için yapmış oldukları başarılı işlerin benzerlerini devletimiz için yapacak ...
ve ülkemiz kazanacak halkların *kardeşliği kazanmış olacak...
ahuramazda
20-06-2007, 18:14
Düşsün o taş...kabulumdur, *insana böyle güzel anlamlar yükleyen bütün taşlar adı önemli değil düşsün.
DTP meclise girerse bence de renkler değişecektir. Türkiye kanımca daha farklı ve güzel olmaya doğru gidecektir. En azından artık kimse bizi meclise sokmuyor demeyecek...
Daha da güzeli tam anlamına kavuşscsk türkiye...bütün milletler mecliste olacak neredeyse...
saygılar
Millet kavrami tektir, karsiligina ulus da diyebiliriz. Anadolunun degisik halklarinin temsilcileri desek daha dogru olacak bana kalirsa. Her kesimden temsilci bulunmasi, BMM sini bence zenginlestirir, ayriliklar ortaya dokulup medenice tartisilirsa, sonuc milletimizin lehine donusebilir. Tabi bunun aksi de olabilir; kavga patirti yuzunden isler cikmaza girip devlet yurumez hale gelebilir. Bizleri temsil edeblerin ozenle secilmesine baglidir basarinin sirri. Partizanlik ve egoistlik yapmadan, akla en uygunlarin secimi, ulkemizi ileriya goturebilecek tek yoldur kanaatindeyim.
Turkleri temsil eden bir milletvekili de olsa tam olur. Eger var ise bu kimdir bilmek isterim. Kurtler meclise girmekte bugune kadar turklerden cok daha basarili oldular.
Bizim sitede ne kadar çok DTP'li varmış yahu. Biz bir Dilaver'le Tewderi'yi biliyorduk. Demek ki sessiz bir kesim var. İlginç..
Sevgili respendial, bilmem farkinda misin kurt'en turk'ten diyerek ayirim yaptigini. Hani Turkiye'de yasayanlara Turk deniyordu? Ben hic degilse degisik yorelerde yasayan halk topluluklarini temsil etmekten bahsettim. Biz istesek de istemesek de malesef du dusunce sekli cogumuzda hakim, hem kendilerini Turk diye benimsesinler isteriz, hem de onlara hitabederken turk olduklarini aninda unutuveririz.
Sevgili vartor,
"Sevgili *respendial, *bilmem *farkinda *misin *kurt'en *turk'ten *diyerek *ayirim *yaptigini."
Benim sozlerim DTP'nin kurtleri temsil etmesi gerektigi seklindeki bir iddiaya binaen soylenmistir. Yani ayrimcilik onermenin ta kendisinde mevcut, ben buna dikkat cekmek istiyorum. Oy, sadaka degildir, bir vazifedir.
Burada bunlari daha once tartistik ve iki kere silindi. Eger o yazilar olsaydi daha kolay baglanti kurardin belki.
ahuramazda
20-06-2007, 22:48
Aslında "ilginç" olması ilginç. Türkiye'de yaşıyorsak...ve bu türkiye'de bir çok millet varsa, burada da bir dolu üye vrsa bunlardan bazıları dtp li olabilir.
sessiz kalmaları ise şuna bağlanabilir:
dtp bahsedilince hemen karşılarına "dtp=pkk" gibi matematiksel * *:D * formüller dayatılıyor... ya da apo-pkk ikilemi çıkarılıyor...
Tabi ki bunlar çıkarılıyor diye kendini gizlemek doğru değil. ama sanıyorum bunlardan kaynaklı bir çekingenlik olabilir.
benim dtp yi desteklediğimin bilinmemesi, belki de yeni üye olduğum içindir. ya da gözden
kaçmıştır.
hadi arkadaşlar mahir...hüseyin...ulaş.... :D *:D *:D *:lol:
hehehe :lol: *:lol:
evet ne diyorduk...
Hertişt ji bo azadi...
InVitatio
21-06-2007, 04:11
DTP meclise girerse
bir kürd fasit partisi meclise girmis olacak
türkiyeli insanlarin toplumsal sorunlarina hep kendi milli gözü ile bakan
feodal insanlar girmis olacak.
insan haklari insan haklari deyip , ölüm emirleri veren apo gavadina
özgürlük isteyen insanlar meclise girmis *olacak...
DTP meclise girerse PKK meclise girmesine gerek kalmayacak...
DTP mesruriyetini türkiyeli secmenlerden degil
tüm türkiyeli insanlardan degil
Irmali'daki "Baskandan" alacak...
ve bunlari yaparken hep sol * gösterip Sag vuracak...
Mahirlere Hüseyinlere Ulaslara kurban olun !!!!!
Kanada'nin en buyuk 4 partisinden bir, fransiz asilli Quebec'lileri Kanada'dan ayirma partisi. Su anda muhafazakarlar baskanliginda azinlik hukumetine destek oluyorlar. Muhafazakarlar ise cogunligu sagci Ingilizlerin olusturdugu bir parti. Kavga dogus olmadan simdilik gelecek secimlere kadar da yuruteceklere benziyor. Evet yanlis duymadiniz, acendasi resmen fransizlari kanada'dan ayirmak olan bir parti ,54 uyesi ile is basinda. Peki ne degisiklik oldu diye soracak olursaniz, ortalikta oyle goze batacak bir farklilik yok. Bush'un yalakasi yeni basbakanimiz, Afganistanda ABD guclerinin yerine, Kanadali askerlerin olmesi icin, taleban'in saldirilarinin bol oldugu Kandahar bolgesine yollamasindan gayri.
* * * Iki senede iki olu veren, Kanada'nin askeri gucleri, bu bolgeye gecerek son 6 ayda 60 olu verdi.
Ama secimlerde hesabi sorulacak tabi bunlarin.
* * * Demokrasi iste boyle olur, memleketimizde asilacak nitelendirilen adamlar, halkin oyuyla is basina getirilebiliyor. Sizce hangisi dogru dersiniz?
hadi arkadaşlar mahir...hüseyin...ulaş.... :D *:D *:D *:lol:
hehehe :lol: *:lol:
evet ne diyorduk...
Hertişt ji bo azadi...
hahooooo *:lol: *:lol: *:lol: *:lol:
Hertişt ji bo azadi...
İntivito ,
Bu ne şidet bu ne celal.....
Yazacak çok şeyim var ama ne bunları anlayabilecek kadar tarihi bilgin ,nede yorumlaya bilecek kadar insan sevgin var... ne yapalım sen böyle ırkçı söylemlere devam et hani bir laf vardır duası kabul olsa.....
invitatio
* *defalarca sordugumu hatırlıyorum, bir daha sorayım.
* * İmralı sakini onca askerin, korumanın, devlet görevlisinin arasından çıkıp ta nasıl saga sola talimat veriyor. Daha dogrusu ona kim yardım ediyor. Özgürlügükten yoksun bir kişinin saga sola direktif verebilmesi için birilerinin, onu kollamak, korumak ve hpiste tutmakla görevli birilerinin ona yardım etmesi gerekiyor. Bu yardımcıların da devlet içerisinden olması gerekiyor. Kim bunlar ve neden engel olunamıyor.
* * * Herhalde onun adına demeç veren avukatların, devletin askerinin, adalet ve tevkif evleri görevlilerinin üstünde oldugunu iddia etmiyorsun. Kim ona yardım ediyor bunu açıklayabilirmisin. Yoksa bu son derece demagojik bir söylem oluyor.
* * * *saygılarımla
InVitatio
21-06-2007, 12:23
Sevgili Tewderi
apo benim saygimi kazanacak ne yapmis ?
apo benim gözümde insan degil....ne yapmis insanlik icin ???
ve sen kim oluyorsun da apo ya ve apoya sahip cikan dtp ye terörist diyemiyorsun da
bana fasit damgasi vuruyorsun ?
demokrat ve sosyalist olmanin yegane sarti apo'ya ve onun "yasal" adamlarina sahip
cikmak mi ?
Sizler benim ne kadar fasit oldugumu degil
sizlerin ne kadar bir kürd milliyetcisi oldugunu tekrar bir gözden gecirin....
ahuramazda
21-06-2007, 12:36
Sanırım şimdiye değin en hararetli tartışmalardan biri oldu seçim konusu. burada da ideolojinin kendisini görüyoruz. Din ve ideoloji....insan kırımlarından sorumlu olan daha doğrusu sorumlu kılınan iki kavram. Bu tahammülsüzlüğün açıklaması yoktur. Bu şiddet T.D. de sadece yazılarla dile getiriliyor... bunun dış yansımasını düşünmek ister misiniz. Eminim
"bir kürd fasit partisi meclise girmis olacak" invita... derken kürdfaşist sözcüğünden haz alıyorsunuz...
"türkiyeli insanlarin toplumsal sorunlarina hep kendi milli gözü ile bakan
feodal insanlar girmis olacak." ? *Şimdiki vekiller kimin gözleriyle(!) bakıyorlar...
Küfrünüzdeki hırsınızın çözümlemesini yapın bence invita...niye bu kadar hırs, niye bu denli şiddet...bunu küfürle değil, celallenmeden daha farklı sunumlarla da yapabilirsiniz.
İmralı daki "başkandan" alacak...diyorsunuz ya...diyelim ki öyle...
Dilaver'in dediği gibi; İmralı'ya rağmen, genelkurmay'a rağmen bunu yapabiliyorsa, bugünkünden farklı bir biçimde yönettirmezler.
Mahir Hüseyin Ulaş'la ilgili alaysılamanızla ilgili olarak... lütfen onları kavrayıp öyle yazalım.
HarunKAHYA
21-06-2007, 13:17
Bende oyumu verdim.. İPimi sağlama bağladım.. :lol:
Timir'u seviyorum..Cins adam..Aksaklığıda ona renk katıyor...
Muhakkak burada onu beğenmeyen tenkit eden,dönek diyen çoktur ama..olsun.
Kahya Yahya.. :wink:
ahuramazda
21-06-2007, 13:36
İnvitatio, Kullandığınız imza Seyid Rıza'ya ait...ve bu sözü Kime karşı, niçin sözylediğini biliyor musunuz?...
Ayrıca Seyid Rıza'yı bir inceleyin bence.
Sosyalizm Ansiklopedisi
Cilt 6
dtp nin ve yandaşlarının geçmişi belliken böyle bir partinin türkiye hizmet edeceğini düşünmek komik bence.onların neye hizmet edeceğini geçmite neye hizmet ettiğine bakarak gayet iyi anlayabilirsiniz.
zaten bu partinin durumunu tartışmaya bile gerek yok türkiye gibi milliyetçiliğinden ödün vermeyen hatta bunu abartan insanların elini salladığında eline çarptığı bi ülkede bu duruma müsaade etmesi de pek söz konusu olamaz diil mi ama?
İnvitatio, Kullandığınız imza Seyid Rıza'ya ait...ve bu sözü Kime karşı, niçin sözylediğini biliyor musunuz?...
Ayrıca Seyid Rıza'yı bir inceleyin bence.
Sosyalizm Ansiklopedisi
Cilt 6
Asıl önemli olan o sözün Seyit Rıza'ya verilen hangi sözün tutulmadığı *ve kimin tutmadığıdır?
teotihuacan
21-06-2007, 15:32
DTP nin adaylarını tanımıyorum, bunlar aşiret adamları mıdır? yoksa halk adamları mıdır?
eğer halkın arasından geliyorlarsa meclise onlar da gelsinler. bence sakıncası yok. yok aşiretten iseler, gelmesinler zaten yeteri kadar var.
Doğunun tüm problemlerinin arkasında şu aşiret düzeninin yıkılamayışı var...
aşiret yada halk fark etmez bence hepsinin amacı aynı çünkü.türkiyeye geçmişte zararı dokunmuş insanlardan ne bekliyorsunuz? * bi anda türkiyeyi sevmelerini kardeş gibi görmelerini mi :) güldürmeyin insanı
dtp meclise girince kürt sorununun çözümünde önemli gelişmeler olacağına inanıyorum.
sesimiz baskın olsun!
meclise ufuk gerek!
ahuramazda
21-06-2007, 17:57
Ödp, istanbul 1., 2, 3 bölgeleri ile güneydoğu dışında aday çıkarıyor..
İstanbul 1. Bölge: Ufuk Uras, 2. Bölge: Baskın Oran, 3. Bölge Sabahat
Emep Ortak aday çıkmayan yerlerde aday gösterdi.... SDP katılmıyor...
SHP merkez chp ye, kimi bölgelerde dtp *ile ortak adayları çıkarıyorlar.
DTP nin adaylarından bazıları...
Konya: Ayhan Bilgen
Hatay: Berkat Kar,
Denizli: Nebi Ebci
Antalya: Kubilay Döşeyen
Sakarya: Ali Yüksel
Muğla: Ahmet Beler
Bursa: Hüseyin Armağan
Ankara: Metin Bakkalcı
Eskişehir: Hamza Abay
isteyen bunlarla ilgili bilgi edinebilir...
faşist mhp'nin oylarıda aşırı bir artış göstermekte. lakin hiç endişelenmiyorum. çünkü bir sonraki mecliste bir çok sosyalist, demokrat milletvekili olacak.
acı sonlarda yaşanabilir. çünkü mhp sözünün yetmediği yere kurşun sıkmayı adet edinmiş bir parti. bu açıdan dtp, ödp, emep vb. partileri cesaretlerinden dolayı kutluyorum.
dtp meclise girince kürt sorununun çözümünde önemli gelişmeler olacağına inanıyorum.
sesimiz baskın olsun!
meclise ufuk gerek!
çok garip daha biraz önce mhp hakkında yazını okudum bu durumda dtp ye de aynı pencereden bakman gerekirdi.her ne kadar zıt olasalarda *iki parti de aynı yoldadır ikiside tenkit ettiğin o duygulardan beslenir ve bu da ülkeye zarar getirir fakat sen bi tarafı faşist olmakla suçlayıp diğer tarafın çözüm bulacağını düşünosan sana önerim olayları subjektif bakmamandır
InVitatio
22-06-2007, 02:29
evet pkk nin uzatmasi olan DTP'li forumdaslarim
benim imza bölümündeki Seyid Riza'ya ayit sözü takbiki kime karsi neden demis biliyorum
bu konuda hic süpheniz olmasin...
ben siz kürd milliyetcileri tarafindan apocu olmadigim icin
dtp gibi apoya özgürlük degil , idam cezasi istedigim icin fasit ilan edildim !
sizler ise , bu bekaa vadisinde burun karistirip göbek kasiyarak ölüm emirleri veren
öküz icin özgürlük isteyen dtp'ye demokrasi ve insan haklari adina sahip cikitigniz icin kürd fasisti ilan edildiniz...
Toplumun var olan sorunlarina hep bir milli göz ile bakip degerlendiren insanlar
sinifsal yerine milli eksenlilige indirgeyip ona göre cözüm sunan insanlar
soyaslist olamayacaklari gibi "kismi" demokratlardir....
türkiyede iki parti vardir milli ekensli var olan sorunlari cözmek isteyen
birisi MHP bir digeri ise DTP
arkadaslar
kimse kürdlerin demokratik haklarinin onlara taninmasina karsi degil bu demokrasinin asil geregi
olandir !
ama kimsede ondan bundan beslenen *bir siyasi gavadi savunmasi gerekmiyor
demokrasi adina...
DTP cumhuriyet mitinglerinde nerde idi ?
DTP kendi topraginda bir mayina basarak ölen veya yaralanan Er'ler icin hangi tür
dayanismaya girmistir ?
DTP en cok sehid veren orta andoluya gidip oradaki insanlarin acisini paylasmayi hic
düsünmüsmdür ?
PKK'nin gönüllügü usakligini yapan DTPlileri bu halk nasil sahipleniyor ? eger bunu ögrenmek istiyorlarsa buyursunlar ankaraya...konya'ya...yozgada...sivasa...kayseriye ...anlatsinlar oradaki halka
Apo neden daha uygun daha özgür olmasi gerektigini....
bakalim tepkiler hangi yönde olacak....
DTPliler degilmidir PKKli teröristleri devletin bu emekci halkin paralari ile yapilan hastanelerde
tedavi ettirmek isteyen...
DTP herkese insanca yasam derken, kendi feodal toplumu icindeki "kizlarin tercih" haklarini
kullanilmasi hakkinda ne düsünmektedir, bugüne kadar ne yapmistir ?
DTP meclise girdikten sonra , kimi temislen orada olacaktir ?
Türkiyeli tüm insanlar i mi yoksa , Irmali'daki pustu mu *?
DTP nin türkiyenin var olan diger sorunlari hakkinda ne düsünmektedir ?
DTP ilimi bir PKKizmi uygulamakta , uygulamak istemekte...
bunu yaparkende gecmiste "hangi durusu" sergiledi ise "yarin"de ayni durusu sergileyeceginden hic süphem yok...
DTP PKKya daha henüz terörist bile diyemiyor !
DTP PKK ile baglarini koparmadikca bence türkiye siyasetinde ne yasal nede yasa disi olarak
yeri yok ! yasaklanmali , en agir yaptirimalar uygulanmali....
Demokrasiyi ve Insan Haklarini yok sayan bir siyasi görüs kendini serbestce ifade edememeli !
DTP nin adaylarından bazıları...
Konya: Ayhan Bilgen
Hatay: Berkat Kar,
Denizli: Nebi Ebci
Antalya: Kubilay Döşeyen
Sakarya: Ali Yüksel
Muğla: Ahmet Beler
Bursa: Hüseyin Armağan
Ankara: Metin Bakkalcı
Eskişehir: Hamza Abay
isteyen bunlarla ilgili bilgi edinebilir...
Dtp bu seçimde her nekadar doğru kararlar aldıysada özelikle Elazığ *ve Ağrı da doğru kararlar aldığını söyleyemem ...
Hakari'de miletviki adayı yapması gerekeni getirip Ağrı'da yapmış.
Ve Tünceli de yapması gereken mazlum doğanın ablasını Elazığda yapmış . *:cry:
http://img402.imageshack.us/img402/7158/att00020br7.jpg
ozgur_beyin
22-06-2007, 11:53
Üzülerek söylüyorum ki , benim oy vereceğim parti yok. Genel duruma bakıp oyumun ziyan! olmaması
için, kararımı son güne bırakacağım
Özgür Dostumuz hislerimize tercüman olmuş.
Ben biraz daha kendi tereddütlerim açısından açayım.
Bu 4 yıllık dönemde iş adamı olarak talep daralmasından çok rahatsızlık çektik.
Son 1 senedir sistem rayına oturmaya başladı.İş hayatımızda bir canlanma var.
Arada,ihracat yapmak suretiyle katmerli kaymaklı para kazanıp da
etli,pirzolalı *ekmekli yemeğe düşünce ağlaşanların döviz spekülatörleri ile birlikte giriştikleri manipülasyonların yarattığı 3-5 günlük dalgalanmalar hariç, genel vaziyet iyi.
Talep açıldığında dalgalanma olmazsa,ki temenni ve beklentilerimiz bu yönde,çektiğimiz sıkıntılardan hep beraber kurtulacağız.
Halk da bunu hissedecek.Çarşı pazarda enflasyonun düştüğünü,paranın değerlendirdiğini görecek.
Mevcut iktidardan sıkıntım,
dini söylemler ve icraat konusunda gereksiz tartışmalara girip, ortalığı germeleri.
Yoksa bu memlekette,
bu güzel ATATÜRKCÜ Ordumuz olduktan sonra,
yobazlığın *fazla etkin olacağına ihtimal vermiyorum.
Yalnız yobazlık/gericilik korkusu ile de
halkın binlerce yıllık sade inanç ve şekli özelliklerine
çok fazla müdahaleyi de doğru bulmuyorum
CHP yi hiç düşünmüyorum.
Sn.Baykal başta olduktan sonra,
bu partiden ne sap olur ne saman olur.
Boyuna,ıkına sıkına,
"ağğğğ..ığğğğ... *ğıııığğ"v.b. nezakete, konuşma adabına uymayan acaip sesler arasında,
fikir kırıntıları halka sunulur.
Fanatikleri de alkışlar durur.
Türk siyasetinin en büyük talihsizliği ;
CHP gibi köklü ve çok gerekli bir sol partinin
acemi ellerde heder olmasıdır.
Solun en büyük talihsizliği,
fazla hizipci ve çok doğurgan( ! ) olmasıdır.
Bir de hepsi çok bilen insanlar topluluğunun bir yerlere varması mümkün olmuyor.
Kuvvetli ve aklı başında lidere sahip bir sol;
iktidar alternatifi olduğu gün,
rejim korkularımız ortadan kalkacaktır.
Kime oy verelim sevgili Özgür?
halen dtp ye bu denli sert yaklaşmanızı anlayamıyorum 21 senedir silah kullandık ne oldu? pkk yok oldu mu hayır diplomasinin de denenmesi gerekmez mi sizce
InVitatio
22-06-2007, 16:38
sevgili Hrant
sen bu diplomasi zirvaliklarini git bir sehid cenazesinde anlat bakalim halkin tepkisi nasil olacak...
diplomatik iliskiler halki tarafindan mesuriyet kazanilmis kisiler arasinda yapilir,
hic bir akli basinda bir devlet , devlet icindeki kurum gidip kendi varligini tehdit eden
eline silah alip isyan baslatan birileri ile adam yerine koyup, karsisina alip muhatab bilip
konusmaz...
Buradaki yapilan tek yanlis ise, demokrasi ve insan haklari adina yapilan DTPci savunma,
bu DTP PKK ile gönül baglarini koparabilmis mi ?
asil soru bu...
Birde "bakin PKK iyi niyet eseri silah kes ilan etti" deyip DTP vari jargon kullanmak cidden siyasi manda gülünc bir durum...
Bu PKK kim ki ates kes ilan ediyor, Genevre savas hukuku'unda var mi böyle terörist gruplarin ates kes ilan etmesine devletin uymasi gerektigini ?
birakin bu PKK askini
bu PKKyi gürüh önce türk solu icine milliyetciligi soktu sonra simdi demokrasi adina
insan düsmani olan gavadin özgürlügünü istemekte...
Eger kan aktmasin , akan kanlar derhal durulmali deniliyorsa
bunu bi zahmet DTP PKKya söylesin.
hepsi kayitsiz sartiz silahlari biraksin, teslim olsunlar
liderleri gibi hakim önünde hüngür hüngür aglayip davlarindan vaz gecsinler...
DTP giden her oy PKKya gitmis oluyor...
DTP ile PKK hem ayni jargonu kullanmakta hemde ayni ( tek bir) kitleye hitap etmekte..
Türkiyeli insanlarin tek sorunu "ne olacak bu kürdlerin" durumu degildir..
Türkiyeli insanlarin ortak sorunu demokrasi ve insan haklarini sorunudur...
Peki Kürd vatandaslarin özel ayri bir temsilcisi olmayacakmidir ?
tabiki olacaktir !
ama baglarini PKK ile koparmis, milli kimligini diger türkiyedeki mevcut olan milli kimlikler ile
ahenk icinde yasatmasini bilen, türkiyeli tüm insanlarin toplumsal tüm sorunlarina duyarli bir
temsilcisi olmali...
Türkiye Topraklarin'da Kürd Fasizimine yer olmadigi PKKci DTPlilere hissettirmeli...
"""""""""""""""""""""""sevgili *Hrant *
sen *bu *diplomasi *zirvaliklarini *git *bir *sehid *cenazesinde *anlat *bakalim *halkin *tepkisi *nasil *olacak... """"""""""""""""""""""
Halkın anlamayacağını, DTP desem bile üzerime çullanacaklarını siz benden daha iyi biliyorsunuz. Türk halkına tarhi boyunca ne anlatabildik ki bunu anlatalım?
"""""""""""""" diplomatik *iliskiler *halki *tarafindan *mesuriyet *kazanilmis *kisiler *arasinda *yapilir,
hic *bir *akli *basinda *bir *devlet *, *devlet *icindeki *kurum *gidip *kendi *varligini *tehdit *eden
eline *silah *alip *isyan *baslatan *birileri *ile *adam *yerine *koyup, *karsisina *alip *muhatab *bilip
konusmaz... """"""""""""""""
Dağ başında üç beş adam öldürmekle devleti bölemeyeceklerini onlar da biliyor InVitatio. Amaçları seslerini KÖTÜ DE OLSA bir şekilde duyurmak. Türkiye'nin varlığını tehdit eden 1500 kişi mi? Eğer 1500 kişi tarafından varlığı tehdit ediliyorsa zaten hiç olmasın bu ülke daha iyi!
""""""""""""""""
Buradaki *yapilan *tek *yanlis *ise, *demokrasi *ve *insan *haklari *adina *yapilan *DTPci *savunma,
bu *DTP *PKK *ile *gönül *baglarini *koparabilmis *mi *?
asil *soru *bu...
Birde *"bakin *PKK *iyi *niyet *eseri *silah *kes *ilan *etti" *deyip *DTP *vari *jargon *kullanmak *cidden *siyasi *manda *gülünc *bir *durum...
Bu *PKK *kim *ki *ates *kes *ilan *ediyor, *Genevre *savas *hukuku'unda *var *mi *böyle *terörist *gruplarin *ates *kes *ilan *etmesine *devletin *uymasi *gerektigini *?
birakin *bu *PKK *askini
bu *PKKyi *gürüh *önce *türk *solu *icine *milliyetciligi *soktu *sonra *simdi *demokrasi *adina *
insan *düsmani *olan *gavadin *özgürlügünü *istemekte... """""""""""""""""
İşte en büyük hata da burda! PKK kim mi? binlerce askerimizi alan bir terör örgütü... 21 senedir baş edemediğimiz bir birlik... Biraz düşünerek hareket etseydik bunlar başımıza gelmezdi! Kim o da ateşkes ilan ediyor dan daha saçma bir düşnce olabilir mi? Adam bitsin bu kavga diyor, bizse sen kimsin senle konuşmam DEVAM ANASINI SATİM DEVAM!! diyoruz!!! PKK aşkı diye bahsetmeniz de AYIP!
Atatürk ne yaptı? Hilafeti meclise devretti. Ve daha sonra kaldırdı. DTP'nin de böyle bir politika izlemesi muhtemel değil mi? Kürt halkının tamamının desteğini alıp, ılımlı bir politika izlemek. Önyargılarınızdan kurtulun...
*
"""""""""""""""Eger *kan *aktmasin *, *akan *kanlar *derhal *durulmali *deniliyorsa *
bunu *bi *zahmet *DTP *PKKya *söylesin.
hepsi *kayitsiz *sartiz *silahlari *biraksin, *teslim *olsunlar
liderleri *gibi *hakim *önünde *hüngür *hüngür *aglayip *davlarindan *vaz *gecsinler..."""""""""""""""""
İnsanlar bunu kurtuluş mücadelesi olarak görüyor, bu işi bu kadar baside almayın! Ancak diplomasiyle çözülebilir.
*
""""""""""""""""" DTP *giden *her *oy *PKKya *gitmis *oluyor...
DTP *ile *PKK *hem *ayni *jargonu *kullanmakta *hemde *ayni *( *tek *bir) *kitleye *hitap *etmekte..
Türkiyeli *insanlarin *tek *sorunu *"ne *olacak *bu *kürdlerin" *durumu *degildir..
Türkiyeli *insanlarin *ortak *sorunu *demokrasi *ve *insan *haklarini *sorunudur...
Peki *Kürd *vatandaslarin *özel *ayri *bir *temsilcisi *olmayacakmidir *?
tabiki *olacaktir *! *
ama *baglarini *PKK *ile *koparmis, *milli *kimligini *diger *türkiyedeki *mevcut *olan *milli *kimlikler *ile
ahenk *icinde *yasatmasini *bilen, *türkiyeli *tüm *insanlarin *toplumsal *tüm *sorunlarina *duyarli *bir *
temsilcisi *olmali... """""""""""""""""""""
Ne olacak bu kürdün hali benim bir sorunumdur! Hem de çok önemli bir sorunum! Hem türke hem kürde hem geleceğimize vurulan darbe bu sorun! Dedim ya daha önce çocuklarımız utanacak belki bizden! Bu yüzden bir an önce adam gibi çözmüe ulaşması lazım. DTP olayını daha önce belirtmiştim.
"""""""""""""""" Türkiye *Topraklarin'da *Kürd *Fasizimine *yer *olmadigi *PKKci *DTPlilere *hissettirmeli...""""""""""""""""""""
Aşırı önyargılı ve sert konuşuyorsunuz...
Saygılar...
Bunu yeni bi başlık olarak açsanız daha iyi olmaz mıydı? DTP tartışmasını bölmüş oldu.
InVitatio
22-06-2007, 17:40
Sevgili Hrant
Tüm iyi niyetine ragmen kürd fasizimine hizmet etmektesin,
bugün DTP=PKK yi ben degil, DTP bugüne kardarki siyasi durusu göstermekte.
PKK ise bir terör örgütüdür, milli unsurlari kendi icinde barindirir, vatan, toprak, bayrak
sevdasi ile kendi icindeki üyeler arasinda birlik saglayarak, Türkiye devletine hizmet eden
tüm memurlarin üzerine salmaktadir.
PKK devletin muhatabi olamaz ! olmamali...
PKKyi savunan insanlarda olamaz , olmamali...
Bugüne kadar PKK cok kez sözüm ona ates kes ilan etti , depolarina silah doldurduktan sonra
tekrar salidirya gecti...
Türkiyeli insanlarin demokratik sorunlarini bahane ederek,
hic bir sekilde mesruriyeti olmayan insan yigini ile devlet hangi gerekce ile ayni masaya otursun ?
Eger akan kanin durulmasi isteniyorsa
PKK silahlari birakmali , ve teslim olmali
bunu organize eden de DTP olabilir, DTP türkiye halklarini PKKya karsi daha yumusatmasini birakip
PKKyi silah birakmaya zorlamalidir.
21 senedir bas edemedigmiz degil, sevgili hrant
21 sendir onun bunun kocaginda oturup silah yardimi logistik yardimi alan bir örgüt
21 senedir "aman bunlarin üzerine fazla gitmeyin" diye baski yapan "türkiye dostlari"
yüzünden bu terör olgusu halen mevcut.
Ayip olan benim tavrim ve söylediklarim degil
ayip olan hala bu PKKyi savnuma ihtiyaci duyulmasi...
bak dostum siyasi arenada öyle "basi bos" diplmatik iliskiler olmaz,
bak bugün El Fetih Hamas ile bile bir diplomatik sohbetleri yok
keza secilmis iran cumhurbaskani ile emperialst amerikanci baskan arasinda da dipolmatik bir iliski yok
ama simdi devletin isi gücü yok, neyüdüg belirsiz bir gavatlar toplulugunu kendine es deger bilip
muhtap alacak ? neye dayanarak, ben su 1500 kisi ile bas edemedim diye mi ?
Bugün bu secimlerde kürdlerin kendileri icinde cok büyük bir önem tasimakta
ya PKK DTPli vekiller ile siyasallastirilacak, kabul ettirilecek
ve devletin parlamentosunda teröirstlerde oturuyor olacak
yada kürdler demokrasi adina oy kullanip türkiyeli olduklarini beyan edecekler...
Verın seva werın seva werın seva,,hahooo.......
Dtp te meclise werın sewa:)
InVitatio
22-06-2007, 17:46
Sevgili tewderi ne kadar merakli imisin
bu PKK bozuntularini mecliste görmeye...
yada kürdler demokrasi adina oy kullanip türkiyeli olduklarini beyan edecekler...
* *invitatio bu ibareyi içeren iletinde tartışılması gereken çok şey var ama işin boyutunu seçimlerden çıkarıp Kürt meselesine yogunlaştıracagından şimdilik girmek istemiyorum. Ama Türkiyeli oldugunu beyan etmek ne anlama geliyor bunu açarmısın.
* * Kürtler zaten farklı bir şey söylemiyorlar, Türkiyeli Kürt olduklarını söylüyorlar. Meselenin püf noktası da bu zaten. Sence ne demeliler. Türk degil de Türkiyeli kavramını kullanmış olman şayet dil sürçmesi degilse bir üst kimligi kabul ettigini gösteriyor. O halde parlementoda Kürt ve Türk *milletvekilleri olabilecek demek ki.
* * * Ben mi yanlış anladım yoksa.
* * * *saygılarımla
ozgrdsnce
22-06-2007, 18:11
CHP
InVitatio
22-06-2007, 18:20
Sevgili Dilaver
bu konuyu en gec pazartesi toparlayici bir ileti ile kendi adima baglamak istiyorum...
hem iletiyi buraya asar hemde sana , hemde pan kürdist neo pkkci arkadaslara da özel mesaj yolu ile yollarim...
Sevgili tewderi ve diger uyelerin, hepimiz Turkiye'liyiz, Misak-i Milli sinirlari gibi serzenislerini ciddiye almiyorum. DTP PKK'nin kendisidir, bunu anlamak icin soylemlerine bakmaya gerek yok, aday adaylara bakmak yeterli. Bircogu, olen PKK teroristlerinin yakinlari, orgutle iliskide bulunmus insanlar.
Sevgili tewderi'nin bahsettigi, Elazig'dan aday, Mazlum Dogan'in ablasiymis. Kimmis Mazlum Dogan? 1976'da PKK'yi kuranlardan biri, cezaevinde haksizliga ugradigi icin kendini yakarak intahar etmis bir terorist. Yontemin assagiligina bakarmisiniz, kendini yakmis. Ne kadar insanlik disi, ilkel bir yontem. Simdi bu adamin ablasi, Turkiye'nin meclisinde ne yapacak, uzum mu yiyecek, bagci mi dovecek.
PKK'yi DTP'den ayri tutma cabasi, bostur. Bunu da, gercekten DTP'yi anlayip destekleyen biri bilmeli, bilmiyorsa saftir. Bu adamlar meclise neden girecekler? Spekulatif eylemler icin, kamuoyu olusturmak icin, intahar teroristlerinin kendini patlatmasi gibi, siyasi arenada kendilerini patlatip kurt halkini mazlum durumuna dusurmeye calisacaklar. PKK'ya yeni militanlar ve sempatizanlar yaratmak icin. Bizim vergimizle maas alacak adam, hepimize hizmet etmelidir.
özgürdüşünce az ve öz konuştu tam ve doğru konuştu:
"CHP" :)
mecliste kürt yada türk yada başka ırktan ama türkiyeye hizmet etcek TÜRKİYELİ herkesi görmeye isterim fakat geçmişi kara lekeli olan insanlar ,pkkyle gönül bağıyla bağlı olmayı bırak sempatiyle bakanlar bile bu ülkede kan dökülmesine sebep oldukları için yada olanları destekledikleri için TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNE *giremez
eğer olurda girerse kanı dökülen şehtilere yazık o meclisin kurulması için ayne cephede düşmana karşı savaşmış kürt yada türk dedelerimizin kanlarına yazık,babasız kalan çocuklara yazık hayat arkadaşını kaybetmiş eşlere oğullarını kaybetmiş analara yazık,yazık çünkü onlar bu ülke için çalıştılar ya pkk ya dtp?????
çok garip daha biraz önce mhp hakkında yazını okudum bu durumda dtp ye de aynı pencereden bakman gerekirdi.her ne kadar zıt olasalarda *iki parti de aynı yoldadır ikiside tenkit ettiğin o duygulardan beslenir ve bu da ülkeye zarar getirir fakat sen bi tarafı faşist olmakla suçlayıp diğer tarafın çözüm bulacağını düşünosan sana önerim olayları subjektif bakmamandır
-bak dostum. hiç bir dtp'li "ne mutlu kürdüm diyene" demiyen bizden değildir, dememiştir.
-hiç bir dtp'li üniversite öğrencilerinin üzerine ateş açmamıştır.
-hiç bir dtp'li önderleri adına kimseye tecavüz etmemiştir.
-dtp'nin uzantısı olduğunu söylediğiniz malum örgütünde sivillere karşı bir eylemi yoktur.
işte bu yüzden dtp faşist değil, mhp faşisttir.
"dtp'nin uzantısı olduğunu söylediğiniz malum örgütünde sivillere karşı bir eylemi yoktur"
Emin misin enkidu ?
çok pardon tatlım yaaa.ben dtp nin günahını aldım öleyse.onlar apoyu desteklemiodu diilmi? hani şu milyonlarca türk insanının kanının akmasına sebep olan apo diilmi o ? ah pardon tatlım karıştırmışım faşist diilllermiş *:lol:
Özgür düşünce CHP demiş ama yukardaki ankette hiç değişiklik yok. Bir de ankete ilgi gösterseydi bari. *:D
DTP=PKK düşüncesi yanlıştır. Aynı yada benzer hedeflere sahip partiler olabilir. Kürtlerin ihlal edilmiş hakları olduğunu söyleyerek, bunları almak için birisi terör eylemleri yapmayı metot olarak benimsemiş, birisi ise parlamenter mücadele yolunu. DTP içinde PKK'nın düşüncesine tamamen destek verenler olduğu kadar ona karşı çıkanlar da var. Avrupa ülkelerinde de böyle partiler oluyor. Eğer bir parti parlamenter yolları benimsemişse onun meclise girmesini engelleyemezsiniz. Eğer yasalara aykırı bir programı ya da eylemleri varsa cezalandırısınız. Demokrasilerde yöntem budur. PKK'ya karşı çıktığınızı açıklayın diye bir zorlama yapılamaz. Doğaldır ki PKK yanlısı olanların da oyunu almak isterler.
DTP'nin milliyetçiliği hakları elinden alınmış bir millet oldukları için Türk milliyetçilerininkiyle aynı değerlendirilemez. Türk milliyetçisi "Türk'ten başka millet yoktur", "Türkiye Türklerindir" derken Kürt milliyetçisi "Kürtlerin de bir millet olduğunu kabul edin", "Kürtlerin de milli haklarını tanıyın" demek zorunda kalıyor. Arada farktan öte adeta bir uçurum var.
PKK'nın kullandığı yönetmlere gelince belki bir iki tane üstüne kalan ve kendi yapmadığı eylem olabilir ama sivil ve savunmasız insanlara karşı yaptığı birçok eylemini biliyorum. Hatta korucuların evlerini içinde kadın ve çocuklar varken taradılar, bombaladılar. PKK mayına karşı Ottawa sözleşmesine imza atan örgütlerden biridir. Ama bakıyoruz sürekli mayınlı eylemler yapıyor. Bu yöntemler kirli yöntemlerdir. Böyle ulusal savaş yapılmaz. Yapılırsa da destek alınmaz.
bahane1: Aynı yada benzer hedeflere sahip partiler olabilir.
bahane2: DTP içinde PKK'nın düşüncesine tamamen destek verenler olduğu kadar ona karşı çıkanlar da var.
bahane3: Avrupa ülkelerinde de böyle partiler oluyor.
Sec begen al secmen, derya kuzusu bunlar. Olmadi birtane de benden;
Hic adi Ahmet Turk olan bir adam, kurtculuk yapar mi(!)
Bu tartışma kayıkçı kavgasına dönmek üzere. Bazı sorulara net cevap vermek gerekiyor :
* * 1- Kürt ulusunun ayrı bir ulus oldugunu kabul ediyor muyuz.
* * 2- Şayet kabul ediyorsak bu ulusun kendi kültürel özelliklerini, ulus olma bilincini serbestçe geliştirmesine taraftarmıyız.
* * *3- Şayet taraftar isek , ne tür bir degişiklik yaparak Kürt olgusunu demokratik bir temele oturtarak iki ulusun ve Anadolu cografyasındaki tüm milliyetlerin hiç bir etnik baskı hissetmeden yaşayabilmesini nasıl saglayacagız.
* * * Sorular bunlardır, Kürt meselesi de bu eksen üzerinde devam ederse verimli olabilir, ama olguları kişileştirirsek çözüm almak imkansızlaşır.
* * * *Bilinçli olarak saptırıldıgını düşünüyorum. Mesele özellikle devlet tarafından Pkk -Türkiye Cuhuriyeti eksenine getiriliyor ve bu minvalde de tüm Türklerin gerici, şoven duygularına hitap ediliyor. Kürt meselesi Pkk ile başlamadı, onunlada bitmeyecek. Pkk bir sonuçtur. Aponun derisini de yüzseniz, pkk yı toptan gaz odasına koyup imha da etseniz, sorunu çözemezsiniz. Yeni Pkk lar yeni Apo lar dogar.
* * * * İlk Apo 1800 lü yıllarda isyan eden Babanzade Abdurrahman Paşa dır. *Bedirhan Bey 1842 deki Apo dur. Üstelik bagımsızlıgını da ilan etmiştir. 1878 de Apo nun adı Şeyh Ubeydullah' tır. *Bu Apo ilk milli temeldeki Kürt hareketini örgütlemiştir. Şeyh Sait, Seyit Rıza vs vs muhtelif dönemlerdeki Apo lardır.
* * * * 68 li yıllarda ve sonrasında Türkiyedeki tüm hareketlede oldugu gibi Kürt hareketine de sınıfsal bilinç girer. 12 Eylül ün zulmünün dayatmasıyla 29. Kürt isyanı patlak verir, bunun önderi de şimdiki Apo. Yalnız bu isyanın bir özelligi var. Şimdiye kadarki isyanlar Aşiret- maraba temelinde gelişiyordu. Bu hareket ilk defa sınıfsal temelde gelişmeye başladı ve yoksul köylülük ile ittifak temelinde gelişti. Her biri milli nitelikte idi ama 23 senedir Pkk nın yok edilemeyişinin sebebini de burada aramak gerekiyor.
* * * * * Son Apo muz şu an devletin elinde ve güdümünde. Her hangi bir şekilde bu hareketi şu andaki duruma müdahele etme şansı ve olanagı yok, tamamen izole edilmiş durumdadır ve kim bunun aksini iddia ediyorsa ve Aponun bu hareketi hala yönettigini iddia ediyorsa bizzat TSK nın kendisine karşı savaştıgını iddia ediyor demektir ve anlamsızdır. Demk ki herhangi bir biçimde Apo ya küfretmek ya da yaşasın demek ile sorunun çözümü arasında en ufak bir baglantı bile yoktur.
* * * * * Apo, Dtp, Pkk bir ortak yönleri var o da her birinin Kürt olmaları. Bu milli bir duruş. Aynı duruşu bu sitede ya da Türkiyede Türklerin sosyalist oldugunu iddia ederken Mhp ile aynı safta durmalarında da görüyoruz. *Bu da milli bir duruş. Daha dogrusu her ikisi de milliyetçi duruşlar. Öz farketmiyor. O halde Kürtlerin Kürt olmalarından mütevellit birbirlerine sempati ile yaklaşmaları son derece normal. Bu bizim Kerkük Türklerine yaklaşmamaıza benziyor.
* * * * * *Bu Kürtlerin tamamı da aynı şeyi istiyor. Kürtlerin Ulusal hakları. Ama içlerinden bir kısmı silahlı mücadeleyi secmiş, bir diger kısmı ise barışçıl mücadeleyi. Burada her birini aynı kefeye koyarsanız eger bu Kürt halkını toptan imha etmekten başka çıkar yol yok demektir. Ve bu savaş da durmaz, bu ülkede bu anlayışla bölünmeye dogru gider. Bölünmeyi engellemenin yolu Kürtleri toptan imha etmek degildir, onlarla birleşmekten geçer. Bu da Kürt kimliginin tanınmasına baglıdır.
* * * * * * Kürtleri topyekun imha etmek ise artık bir hayaldir ve bu geçmişte Osmanlı döneminde Ermenilere karşı denenmiş ama başarılı olmamıştır, ya da karşılaştıgımız siyasi sonuçları ortadadır.
* * * * * * Burada bir souya daha cevap vermek gerekiyor. Kanı nasıl durduracagız. Hiç halk hareketlerinde kanın kan ile durduruldugu ve kesin çözüm alındıgı bir örnek var mıdır.
* * * * * * saygılarımla
Bu konu önceden silinen 50yle birlikte yaklaşık 120 mesajdır halen yerinde sayıyor. Birilerinin halen önyargılı olduğunu seziyorum(olumlu ya da olumsuz).
enkidu sen de Türkiye'nin gerçeklerini saklamaya çalışma istersen. Sivillere karşı eylemi yoktur mu? Daha geçen günkü patlamanın yaraları sarılmadı. Ayrıca askere yapılan saldırı normal mi kardeşim? PKK'yı savunmaya kalkma burda. Asker de ya bir gün önce sivildi ya bir gün sonra sivil olacaktı senin mantığınla bile baksak...
"Kürt meselesi Pkk ile başlamadı, onunlada bitmeyecek. Pkk bir sonuçtur."
PKK meselenin bir kismidir, diger kisminida fasist devlet olusturuyor. DTP'ye gelince PKK'dan ayirmak imkansiz. Sucsuz olan tek taraf, propagandalara alet olan, olen, soyulan halk tarafi. O zaman cozumu getirecek partinin halkci olmasi gerekir, kurtcu degil. Kurt meselesi ise bu ulkenin demokrasi eksikliginin bir parcasidir, tamami degildir, diger sorunlara nazaran bir onceligi yoktur. DTP'ye oy vermek, cevreci partiye oy vermek gibi birsey oluyor bu durumda.
"2- Şayet kabul ediyorsak bu ulusun kendi kültürel özelliklerini, ulus olma bilincini serbestçe geliştirmesine taraftarmıyız."
Bu eger kurtcenin resmi dil haline gelmesi ise, hayir. Ben federallesmeye giden her yola karsiyim. Eger demokrasi ve hukuk bu ulkede islevini yeniden kazanirsa, kimsenin kimligi ile ilgili bir sorunu kalmayacaktir. Ben DTP'yi bu halkci cozumun hicbir yerinde goremiyorum. Kalelerde yasayan feodal bir asiret agasini ise demokratik bir toplumun hicbir yerine yakistirmiyorum.
Bu arada benim oyum TKP'ye gitti, lakin butun solun birlesebilecegi parti, IP'dir benim gozumde.
* * * respendial bu senin yazdıgın ilk iletin ve oyunu TKP ye vermişsin, diger kaybolan iletiler şu an aklımda degil. Ancak fikrinde bir degişiklik yok herhalde. Kürt meselesininçözümünü Tkp nin gerçekleştirecegini düşündügün anlaşılıyor. Fakat İP de birleşmeyle bu sorunu nasıl çözebilecegini anlamış degilim. Tkp konusuna bir itirazım yok. Ancak şu bir aşikar kı Tkp nin alacagı oyların hiç bir tanesinin bir işe yarayabilecegini görmek için kahin olmak gerekmiyor. Bak Tkp ne diyor :
Kürtler adına konuştuğunu söyleyen ve Kürtlerden destek alan siyasi parti ve kişilerin varlık hakkına saygı gösterilmelidir.Bunu savunarak her türlü Kürt siyasetini savunmuş olmuyoruz.Sadece buradaki yasaklamalar ve zorbalıklar engellendiğinde Kürtlerin de kendi içlerinde daha sağlıklı bir politizasyon yaşayacağını öngörüyoruz.
http://www.tkp.org.tr/secim2007/pdfler/TurklerveKurtler.pdf
* * *Bu onların seçim bildirgelerinden alınmış bir paragraf. İsmime Komünist sözcügü ekledigine göre tek tek Tkp lilerin benim düşündügüm gibi düşüneceklerine eminim. Çünkü bir komünistin önce gelen görevlerinden biri UKKTH nı kayıtsız şartsız tanımak ve bu hakkın devlet kurma ile de sonuçlanabilecegini kabul etmekten geçer. Yani bir komünist Kürt ulusu için kararı ancak Kürtlerin kendisinin verecegini kayıtsız şartsız savunur, ancak burjuva ulusal önderlikte gelişen ulusal hareketlerinin de yeni bir sömürü diktatötlügü ile sonuçlanmaktan başka bir işe yaramayacagı noktasından hareketle bu tayinin Kürt emekçilerinin kendi iradesi olmasını öngörür.
* * * *Tkp bagımsız bir siyasi akım olarak da seçimlere katılacagına göre kendisine oy istemesi dogrudur ama bu seçim siyaseti Türkiyenin şu anki koşullarında ne derece dogrudur o apayrı bir konudur. Egemenlerin *seçim barajının esas işlevi Emekçilerin temsicisi olan komünist hareketlerin parlamentoya girmesini engellemekti, bunun içine Kürt siyaseti de giriyordu. Kürt ulusal hareketinin varlıgı ve gücü daha sonra bu yasaga dahil edildi. Tüm sosyalist akımlar için dogru tavır demokratik bir cephe altınde bagımsız adayları destekleyerek bu baraj anlayışın fiilen işlemez hale getirmek için meclise girmek ve burada cepheleşmekti. Kısmen oldu, kısmen olmadı.
* * * * Şimdi bu söylediklerimden sonra Tkp ye oy vermekten vazgeçme sakın. *:lol: . Tkp de yakın oldugum partilerden biri. İP yi savundugun görüşün için kusura bakma laf söylemeye bilr gerek duymuyorum. Kendinle çelişiyorsun. Hiç bir devrimci İP nin yanından degil uzagından bile geçmez.
Kalelerde yasayan feodal bir asiret agasini ise demokratik bir toplumun hicbir yerine yakistirmiyorum.
* * * * Ahmet Türk ile Sedat Bucak ikisi de Kürt, ama biri Türklükle özdeşleşmiş, Türküm diyor ya da diyordu, bunun nedeni ise sadece aldıgı rant ve kar. O kadar ki bu kar ugruna derin devlet ile de birleşmiş ve her türlü yasadışı icraatın da içinde. Yıllardır bu insanlar Bucak ı meclise gönderdiler, aşiret bu sene de onu ya da oglunu vs meclise gönderebilir, ya da işaret ettigi birini. sorun degişmiyor o bölgede her zaman aşiret temsil edildi mecliste, emekçiler degil. Bu Türkiyenin her tarafı için böyle.Çünkü vekil olmanın asgari bedeli 250.000 Ytl, ufak bir sermaye yani.Bunu emekçilerin de aydınların da verebilmesi mümkün degil. Çok idealist şartlar dışında. Ya da Orhan Pamuk gibi milyoner aydınlar dışında.
* * * * * O halde Garp cephesinde bir şey degişmiyor sevgili respendial. Ama bu sefer bir ulus kendi siyasi tercihini yapıyor. Buna saygı duymak gerekiyor. Kürt hareketi, sınıfsal temelden yoksun oldugu için, ulusal temelde geliştigi için bunun önünde de Kürt milli unsurlarının yer alması kaçınılmaz. Kaldı ki bir Kürt işçi sınıfından da bahsedebilmek biraz zor.
* * * *
Eger demokrasi ve hukuk bu ulkede islevini yeniden kazanirsa, kimsenin kimligi ile ilgili bir sorunu kalmayacaktir * * * * *
* * * Bu nasıl olacaktır bunu anlatabilirmisin. Kimligi ile sorun olmamak ana dilinin resmi olması tanınabilmesi demek. Biliyormusun Şeyh Sait isyanından sonra bu ülkede Kürtçe konuşanlardan beş kuruş ceza alındı. Halan yürülüktedir sanırım, kaldırıldı mı bilmiyorum. Ama 2310 sayılı iskan kanunu ile 1934 senesinde bu ülkede ana dili Türkçe olmayanlar mecburi iskana tabii tutuldu.
* * * *Aslında hep bilimden bahsediyoruz ama Kürt sorununda asla bilimsel olamıyoruz. Bu sorunda bilimsel bakış açısı her türlü önyargıdan, dinsel, ırki, cografi, milli hislerden arınıp bir Kürt olarak bakabilmekten geçiyor. Bir an Kürt oldugunu ve Hakkaride dünyada geldigini hayal et. Ana dilin Kürtçe ve bu yüzden bu kanun uyarınca ailecek Keşana sürgüne gönderiliyorsunuz. Nedeni Kürtçe konuşman. Bir an Kürt olarak dünyaya geldiginidüşün. Ama Sedat Bucak ın oglu olarak degil. *Bir maraba çocugu olarak.
* * * * *Bu ulus çok acılar çekti dostum, şimdi yaraları sarmanın zamanıdır.
* * * * *saygılarımla
"Fakat İP de birleşmeyle bu sorunu nasıl çözebilecegini anlamış degilim."
IP konusuna aciklik getireyim. IP'ye ideolojik bir sempatim oldugundan bahsetmiyorum, AKP'ye karsi cozum olarak CHP'yi gorenlere alternatif olarak IP'yi one suruyorum. Sebebide CHP'nin AKP'den farkli olmamasi. IP solda ivme yaratan, sagdan secmen kapan, cigirtkan bir parti. IP o ifadede, kurt meselesine bir cozum olarak soylenmedi. Zaten kurt meselesinin nazarimda oncelikli bir konu olmadigini da soylemistim.
UKKTH *ile herhangi bir sorunum yok, sadece yontemleri ve kisileri elestiriyorum. Gerek pratikten kopuk utopik solcu olmamam, gerek konunun hassasiyetini ve uluslararasi iliskilerle baglantisini bildigim icin, hala *DTP'nin, kurt meselesine cozum getirmeyecegini dusunuyorum. PKK baskisi ile oy toplatmak nasil bir kaderin tayini oluyor?
Soru: "Bu nasıl olacaktır bunu anlatabilirmisin. Kimligi ile sorun olmamak ana dilinin resmi olması tanınabilmesi demek."
Cevap: "Kürtlerin de kendi içlerinde daha sağlıklı bir politizasyon"
Nuh deyip peygamber demiyorsun arkadas. Yara sarmaya yillardir haziriz, ama firsat mi veriyorlar?
Nuh deyip peygamber demiyorsun arkadas. Yara sarmaya yillardir haziriz, ama firsat mi veriyorlar
:lol: *:lol: *:lol:
ahuramazda
23-06-2007, 14:12
İNVİTATİO...
Bugün bu secimlerde kürdlerin kendileri icinde cok büyük bir önem tasimakta
ya PKK DTPli vekiller ile siyasallastirilacak, kabul ettirilecek
ve devletin parlamentosunda teröirstlerde oturuyor olacak
yada kürdler demokrasi adina oy kullanip türkiyeli olduklarini beyan edecekler...
EUNİKE...
..............mecliste kürt yada türk yada başka ırktan ama türkiyeye hizmet etcek TÜRKİYELİ herkesi görmeye isterim fakat geçmişi kara lekeli olan insanlar ,pkkyle gönül bağıyla bağlı olmayı bırak sempatiyle bakanlar bile bu ülkede kan dökülmesine sebep oldukları için yada olanları destekledikleri için TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNE *giremez ............
Kimler oturuyor bi bakalım...
500 DEN BİRAZ FAZLA ÇALIŞANI OLAN VE BU ÇALIŞANLARIN
ŞİMDİ OKUYACAĞINIZ SUÇLARI İŞLEDİĞİ *BİR KURUM *DÜŞÜNÜN!
???
* *3 * KİŞİ TECAVÜZDEN YATMIŞ
* 14 *KİŞİ UYUŞTURUCU SUÇLARINDAN TUTUKLANMIŞ
* *8 * KİŞİ MAĞAZADA HIRSIZLIK YAPTIĞI İÇİN TUTUKLANMIŞ
* 84 *KİŞİ GEÇEN YIL İÇİNDE SARHOŞ ARAÇ KULLANMAKTAN TUTUKLANDI
* 29 *KİŞİ EŞİNE KARŞI ŞİDDET KULLANMAKTANSUÇLANMIŞ
* *7 * KİŞİ SAHTEKARLIKTAN TUTKLANMIŞ
* 19 *KİŞİ KARŞILIKSIZ ÇEK YAZMAKTAN TUTUKLANMIŞ
* 71 *KİŞİ KÖTÜ KREDİ GEÇMİŞİ NEDENİYLE KREDİ KARTI OLAMIYOR
* 117KİŞİ EN AZ İKİ İŞİNDE NEDENİ BİLİNMEYEN BİÇİMDE İFLAS ETMİŞ
* 21 *KİŞİ HALEN BİR DAVADA SANIK OLARAK BULUNUYOR.
Başka bi boyut... TBMM nin hli budur...ve genelde de böyledir...
ii de tatlım biz bu suçları işleyenlere girsinler demiyoruz ki.o apayrı bi konu zaten sana herkes hak verir bu konuda.fakat burda tartıştığımız konu yıllardır askerlerimizin kanını dökön çocuklarını babasız bırakan bebek katilleri ve onu destekleyen insanlar.benim giremez dediklerim bunlar.
ayrıca sarhoş araç kullanmakla yüzlerce genç askerin canını almak aynı şey mi allah aşkına *:?:
aslında parlementonun en temel özelliklerinden bir tanesi içine ancak varlıklı sınıflardan insanların girebilmesidir. Mlletvekili olabilmek için en az harcanacak meblag 150.000 Ytl, ortalaması 250.000 Ytl, 500.000 *Ytl ve daha fazlasını da harcayabilmek mümkün. Şimdi Türkiye şartlarında bu meblaglar ufak ile orta boyda bir ticarethane kurabilmek için yeterli olan meblaglar. Bu paralarla ticaret yapıp sermayeyi arttırabilme imkanınız var.
* * Demek ki bu paraları milletvekili olabilmek için harcayabilecek kişilerin hayatlarını idame ettirebilmek için bu miktarların haricinde de varlıkları olması gerekiyor. Böyle paraları bir mülk alabilmek ya da yatırım yapmak veya iş kurup sermayesini genişletmek için kullanan bir adayın genellikle vekilligi bir kazanç kapısı olarak gördügünü söylemek yanlış olmaz diye düşünüyorum.
* * Sayılı nadir örneklerin dışında kimsenin başkası için tüm varını yogunu riske atacagını zannetmiyorum. Demekki vekil olmak isteyen kişi şimdiye kadarki kazancının da üzerinde rant sahibi olmayı düşünen kişi dir. Partilerin seçim harcamalarını adaylara yükledigi örgütler için bu kaçınılmaz bir biçimde böyle gelişmek zorundadır. Vekil olduktan sonra kişi harcadıgını geri almak isteyecektir.
* * *Bu olgu iki şeyi gösteriyor. Mecliste esas olarak varlıklı sınıfların ve onların temsil edilebilmesi mümkündür ve yaygın olan da budur. İkinci olarak bir sermaye koyan vekil bunun öncelikle getirisine bakacaktır. Ana amaç kar digerleri talidir.
* * *Vekil maaşlarının yüksek oldugunu bu yatırımı karşılayabilecegini söyleyebilirsiniz, ama gene de yatırılan para oranında kazancın maaş dışı alanlarda aranacagını düşünüyorum.
* * * saygılarımla
Siteye bakıyorum. TD sitesi.
Yani dinlerden özgürlüklerin adresi.
Oylara bakıyorum.
Tamı tamına 6 oy, yelpazenin sağ cenahında.
Toplam oy sayısı 33.
Yani
%18 oy sağda!!!
Enteresan geldi, tüm yazarları bir tarayım dedim.
Sn. Cemal ve bir de ben 8O *göbeğini kaşıyan adamın partisine oy vermişiz!
Eeeeeeeeeeee; geriye kalan 4 oyu kim attı beyler.
Sn. Cemal aramızda gizli taraftarlar var, haberin olsun
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın.
ahuramazda
23-06-2007, 17:14
DTP...
Kürtlerin kendini temsil ettiklerini düşündükleri insanların meclise girmesi gerekiyor.
Halkların kardeşliğine güvenmesem de, inanıyorum. Halklar kardeştir.
Siteye bakıyorum. TD sitesi.
Yani dinlerden özgürlüklerin adresi.
* * *sn mhmmd
* * *artık tabulardan özgürlük sitesi olmaya dogru gidiyoruz. Bu başlık altında kaybolan 60-70 iletiyle birlikte her şeyi tartıştık ve kesinlikle saygı çerçevesini aşan söylemlere yer vermedik. Acaba anket dagılımındaki genel siyasi egilimle alaklalı mıdır degil midir diye düşünmüyor da degilim. Bunun ne derecede etkisi var net degerlendiremiyorum. Son derece kızan bir iki arkadaşımız da kendini frenledi ve normal tepkinin dışına çıkmadı.
* * * Burada bir ideal TC portresi çizmiş bulunuyoruz. Türkiyedeki insanlar ve egilimler bizim tarz bir tartışma platformunda birleşebilmiş olsa inanın herşeyin anahtarını ellerine alma kabiliyetine sahip olacaklar. Her şeyden evvel diyalog ve katılım. Bu anlayışla çözülmeyecek sorun olmaz. Bir de bizden farklı düşünen insanların varlıgına alışabilmiş olmamız önemli.
* * * Sizin verdiginiz % 18 rakamı % 75 olsaydı nasıl bir tartışma adabı süregelirdi acaba bir öngörünüz var mı.
* * * *saygılaımla
hrant arkadaş bende bu nicki görünce seni olayların temeline inen birisi sanmıştım. sen galiba yasin azdırdı, ogün'de vurdu diye düşünüyorsundur.
geçenlerde yapılan eylem ilk olarak tkib'e yüklenmek istendi ama devrimci harekete bu suçu atamıyacaklarını anladılar. daha sonra ki günah keçisi tıpkı başbağlar'da olduğu gibi pkk olarak belirlendi. silahlı kanat olan hpg bunu hemen reddetti. yapsalardı reddetmezlerdi. biraz objektif olup pekeke tarihini incelersen bunu anlarsın.
pkk 5 kişiyle yola çıkıp 7000 kişiyle yola devam ediyorsa bunun bir nedeni vardır. abd oraya kendi elleriyle koyduğu apo'yu tekrar türk devleti'ne teslim ediyorsa, abd'nin çıkarlarına ters gelen bir şeyler vardır. ana muhalefet lideri büyükanıt k. ırak'a girmeye yer ararken, bu saldırının o zamanlarda olmasında bir neden vardır. güven akkuş'a pasaport veren kişinin sedat peker'e pasaport veren kişi olmasının bir tesadüf olmadığını anlıyacak kafa da sende vardır.
ayrıca türk devleti güven akkuş'un hpg ile somut bir bağlantısını ortaya çıkaramadı. eğer sen ortaya çıkardıysan hrant kardeş söyle türkiye aydınlansın
biraz kötü bir örnek olacak afedersin; eğer yüzeyde kefal geziyorsa, suyun dibinde b.k var demektir. b.ku temizlersen ortalıkta kefal kalmaz.
Sn. dilaver,
Değerli hocam, hiç merak buyurmayın toplumun tamamına baksanız sizin verdiğiniz orana yakın rakamlar bulabiliriz.
Böyle mi olmalıydı?
Bence hayır.
Ama böyle.
Bu konuda köprünün bu tarafının yetersizliği kadar, köprünün karşı tarafının da beceriksizliği söz konusu.
Bir parti düşünün ki; Sosyalist temeller ekseninde kurulmasına rağen, uluslararası arenada faşist damgası ile sosyalist birlikten atılma imzası toplanıyor. Daha da ileri gidip, seçimleri bile beklemeden en faşistiyle bile hükümet kurarım diyor.
Bir parti düşünün ki; Cumhuriyetçiyim diye yola çıkıp, cumhurdan bi haber sadece başkanın peşine düşüyor.
Bir parti düşünün ki; Milliyetçiyiz diyerek programında belirttiği ilkeye rağmen, milletinin yaşadığı coğrafyada, yetmiş küsur ilden ancak ve ancak 6, 7 ilde başarılı olabiliyor.
Bir parti düşünün ki; Halkçılık prensibine dayanarak oluşturmuş olduğu tüzüğüne rağmen, halktan kopmuş ve halkın oyuna güvenemeyen siyasetler peşinde koşuyor.
Bir parti düşünün ki; Devletçilik ilkesini devletcik olarak algılıyor.
Bir parti düşünün ki; Laiklik prensibine köküne kadar sahip çıktığını söylerken, Alevi vatandaşların tüm toplantılarına harfiyen katılır, sünnilere düşman gözüyle bakar.
Bir parti düşünün ki; İnkılapçıyız sözünü söylerken, tarihin sayfalarından bir tanesini bile çevirmeye cesaret edemez de statikoculuğun kalesi sayılır.
.
.
.
Diğerleri mi?
Köprünün bu tarafındakiler mi?
Daha az günahkar olduklarını söyleyebilecek durumunda değilim.
Varın onların günahını da siz sayın...
Ama tüm bunlara rağmen ülkemizin, halkımızın, devletimizin, durumumuzun kıymeti de az değildir. Hele hele günümüz ortadoğuya ve doğu komşularımızı görünce.
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın
InVitatio
24-06-2007, 12:35
Bir Parti düsünelim ki Demokrasi ve Insan Haklari adina
Terörist PKKnin temsilcilgini yapiyor.ona siyasi yataklik ile hizmet etmekle mesgul.
bir parti düşünün çorum'dan sivasa, maraştan bahçelievler'e kadar altında onun imzası var. ve bu parti devlet tarafından destekleniyor.
ahuramazda
24-06-2007, 15:20
BİN UMUT ADAYLARI NE DÜŞÜNÜYOR?
Toplumun, tüm unsurlarıyla müzakerelere katılarak çözüm yolları geliştirebileceği özgürlükçü ve barışçıl bir siyasal iklimin oluşturulması için çaba harcayacaklarını ifade eden ‘Bin Umut’ adayları, parlamentoda başta Kürt sorununun çözümü, kalıcı barışın sağlanması, demokrasi ve insan hakları için mücadele edecekleri taahhüdünde bulundu.
PARLAMENTOYA GİRMEMİZ ULUSAL MESELE’
“Bin Umut Adayları, Gönlü Gerçek Demokrasiden Yana Olan Herkesin Adaylarıdır” başlıklı bildiride, mevcut sorunların diyalog yoluyla çözüleceğine işaret edilerek, bunun için parlamentoda “Savaşın değil barışın dilini konuşacak” temsilcilere ihtiyaç duyulduğuna vurgu yapıldı. Türkiye demokrasisinin yetersizliğine işaret edilen bildirgede, Kürt halkının iradesinin parlamentoda temsil edilmemesi için sistemin uzun yıllardır çeşitli yöntemler denediği hatırlatılarak, parlamentoda temsil hakkının elde edilmesiyle birlikte ‘Bin Umut’ temsilcilerinin demokrasiden yana olan herkesin sesi olacağı vaat edildi.
‘PARLAMENTO GRUBUNA İHTİYAÇ VAR’
Bildirgede, anti-demokratik sistemin değiştirilmesi için halkın temsilcilerinin parlamentoda grup oluşturması amacıyla seçimlere bağımsız adaylarla girildiğine vurgu yapılarak, şöyle denildi: “Resmi yapı ve politikalara karşı sivil politikalar oluşturup kendi seçeneklerimizi yaratacak, haksızlığa karşı adaleti savunacak, dayatmanın önüne uzlaşmayı getirecek, etnik, dinsel, cinsel aynılaştırmaya karşı farklılıklarımıza sahip çıktığımızı duyuracak, artık yalnızca susmak, eleştirmek ya da seyirci olmak istemediğimizi, karar alma süreçlerine katılmak istediğimizi belirtecek, utanmadan, korkmadan yaşayacağımız bir ülke istediğimizi bıkmadan usanmadan yeniden ilan edecek ve taleplerimizin takipçisi olacak bir parlamento grubuna ihtiyacımız var.”
Son dönemlerde askerin siyaset üzerinde etkinliğini arttırma girişimlerinin eleştirildiği bildirgede, sınır ötesi operasyon konusundaki çabaların da Türkiye açısından büyük felaketler yaratacağı uyarısında bulunuldu.
‘TEMSİLCİLER MEŞRU VE GERÇEK MUHATAPTIR’
Bildirgede, Bin Umut temsilcilerinin, yüksek seçim barajının kaldırılarak demokratik temsiliyetin önünün açılması, yeni bir Anayasa’nın hazırlanması, siyasi af ve Demokratik Katılım Yasası’nın çıkarılması, Siyasi Partiler Yasası’nın değiştirilmesi, barışçıl ve özgürlükçü bir siyasal iklimin oluşturulması, faili meçhullerin aydınlatılması, koruculuğun kaldırılması, zorunlu göçün yarattığı tahribatların ortadan kaldırılması, bölgenin mayınlardan temizlenmesi, bölgede yoksullukla mücadele ve pozitif ayrımcılığı esas alan bir kalkınma planı çıkarılması için ve kamuda ve toplum içerisinde Kürtçe’ye ve kadınlara yönelik engellerin ortadan kaldırılması için mücadele edecekleri belirtilerek, “Kürtlerin siyasal temsilcileri ve partileri, barışın ve demokrasinin tesisi sürecinde her düzeyde meşru ve gerçek muhataplar olarak kabul görmelidir” denildi.
BİLDİRGEDEN:
“Ülkemizde, demokrasiye, toplumsal barışa, eşitliğe, hukuka ve adalete en çok ihtiyaç duyduğumuz bu tarihi dönemde; hayatın her alanında kutuplaştırıcı, çatışmacı eğilimlerin yaygınlaştığını görüyoruz.
Anayasanın belirlediği ‘temsilde adalet, yönetimde istikrar ilkesi’nin yüksek seçim barajı nedeniyle yıllardır ihlal edilmesinin bir sonucu olarak; ülkemiz derin bir siyasi krizle karşı karşıyadır.
Daha şeffaf, daha katılımcı bir demokrasiye doğru yükselen talepler, statükoyu korumak ve iktidarını paylaşmak istemeyen kesimlerde bir direnç yaratmakta, konjonktürel bazı gelişmeler zaman zaman bu direnci besleyerek statükodan yana bir taraftar kitlesinin oluşmasına yol açmaktadır. Laik, anti laik çatışması, cumhuriyetin değerlerini korumak söylemiyle beslenmekte ve bu temelde toplumsal bir yarılmanın hazırlıkları hızla tamamlanmaktadır
NedimYilmaz
24-06-2007, 20:42
elbette chp her ne kadar genel başkanımızın duruşunu pek beğenmesem de şu bir gerçek: "o olmasaydı gül cumhurbaşkanlığı koltuğunda kahvesini yudumluyor olacaktı."
ve *ip - ödp - emep - shp - tkp gibi partilerin tamamının da chp bünyesine katılması gerektiğini ya da bunlara hiç oy verilmeyip tamamının chpye verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
CHP ve TKP mi ?
Sayın Hrant, siz ne dediğinizin farkında mısınız?
Diğer yumuşak sol partilere söylemleriniz belki geçerli olabilir fakat, TKP ile CHP hiç bir zaman buluşamayacak iki partidir, çünkü biri devrimci soldur, diğeri sosyal demokrasi dir..
HarunKAHYA
24-06-2007, 21:32
Ben oy * vermek istedim..başaramadım... sandıklar kaçırıldımı?..:lol:
Verebilseydim İP e serecektim unumu..pardon vercektim oyumu.. :D
"bildiride, mevcut sorunların diyalog yoluyla çözüleceğine işaret edilerek, "
Adamlar nutukcu turk siyasetinde bir cigir acmislar, tebrik ederim (!). Yine ayni hikayeler, biz kurtuz, baska millete benzemeyiz, cokuz, gucluyuz tavirlari ve tabiri caizse posta koymalar. Sen git marabalarini falakaya yatir Ahmet Turk. Bu arada ben DTP karsiti propaganda yaptikca DTP'nin oylari yukseliyor ne hikmetse.
InVitatio
25-06-2007, 00:13
respendial
bu pkk uzatmlari alisik disaridan secmen getirmek gibi metodlar ile
son derece demokratik davranis sergilemeye....
adamlar irak'ta oradan buradan kendi irkindan birilerini topluyor
ve türkmen yerlesim birimlerinin gen yapisini kendi lehlerine ceviyor
ve bu yerlesim birimlerin statüsü icin sözüm ona halk oylamasi yapmak istiyor...
bir forum'da mi bu yöntemleri yapmyacaklar ?!
sanki duyanda sanacak ki türkiye demokrasinin gelecegi bu üc bes apo uzatmasi
adamlara bagli....
yazik cok yazik...
Sevgili InVitatio,
bu partiye gercekten itimadim yok, bunu acikca belirttim. DTP'ye baris ve cozum getirecek parti gozuyle bakmak herkesin hakkidir, buradaki arkadaslarinda bu samimiyetle DTP'yi destekledigine inaniyorum. Bu sebeple "bu pkk uzatmlari" tarzi soylemlere destek vererek bu arkadaslari incitmek istemem. Demokrasi renkler ve fikirler cumbusudur, evrensel dogrular resmi gecidi degil.
Sevgili dilaver sunu belirteyim, TKP'nin icinde benim gibi DTP milletvekillerini onaylamayanlar da var.
InVitatio
25-06-2007, 17:52
sevgili respendial
bunlarin pkk uzatmasi oldugnu ben degil
kendi duruslari ile kendileri bizlere göstermekte !
bu onlar icin bir iftira degil yer yer övünc kaynagidir !
cünkü onlar icin pkk bir halk hareketi onlar icin dagdaki
halk düsmani bozuntular bir halkin cesur yürekli kahraman fedakar cocuklari
onlar icin türkiye halki , bu devlet icin calisan memurlar
ve tsk mensubu insanlar sadece bir düsman !
pkk karsiti olmayi demokrasi ve insanca bir gelecek adina yapmanin
sartlarindan birisidir
sevgili respendial
* * olaganüstü zor bir dönem yaşıyoruz. Her gün şehit cenazelerinin bir biri arkasına kaldırıldıgı bir ülkede , tüm bunlara ragmen evrensel bir duruş sergiliyebilmek çok zor.
* * *Ancak en tehlikeli olan şey nesne ve olgulara oldugundan farklı bir anlam biçmekte ortaya çıkıyor. Komünist oldugunu söyleyebilen bir insan olguları degerlendirirken tek bir yerden bakmalıdır. Orası da emek tir. Emegin haricindeki bir bakış açısı rasyonel olmadıgı gibi objektif olarak sermayeden taraftır.
* * * *Türkiye de yaşananları degerlendirirken Türk ya da Kürt kimliklerimizi kaldırıp atamazsak, insan kimligine bürünemezsek yaptıgımız tahliller de bu kimliklerimizin etkisinde kalmaya mahkumdur . Bu da bizi bilim dışına iter. Birleşmeye degil bölünmeye iter.
* * * * *Ben bu haksız savaşta herhangi bir tarafta durmuyorum, taraf oldugum takdirde ister istemez tarafgir oldugum kesimin bakış açısı benim tüm görüşlerimi etkileyecektir. O zaman da bilimsel duruştan bahsedemeyiz.
* * * * * Türkiye İşçi sınıfının çıkarları nerededir, sınıfın önündeki en temel mesele nedir, sınıf demoktratik temelde mücadele ederek nihai hedeflerine nasıl varabilir. Ben buradayım. Ve buradan bakmak durumundayım. Sınıfın ittifakları kimdir, dostı kimdir, düşmanı kimdir bunlardır benim temel meselem. Bu sınıfın konumunu benimseyince de milliyetin, cinsiyetin, imanın pek de bir önemi olmuyor.
* * * * * *saygılarımla
InVitatio
25-06-2007, 18:18
sevgili dilaver abim
sanki türkiyede milli bir burjuvasi varmis gibi iletilerini isci sinfi eksenli yaziyorsun
türkiye henüz tam anlamiyla sanayilesmis bile degildir
türkiye bize burjuva diye yutturulmak istenen ise global sermayenin taseronlugunu yapan
bir kac is adamidir.
senin savundugun ve benimde genel cizgileri ile dogru buldugum fikirlerin
daha belirgin anlasilmasi icin , önce milli bir sanayi olacak, bu milli sanayi "tavan" yapacak
sömürü düzeni en üst düzeye cikacak ve bu sonuctan yola cikarak isci sinifi kendisini
sinif olarak toplum icinde agirligini koyacak....
ama türkiye bugün bundan cok uzakta oldugu gibi
hergün emekci halkin cocuklari bir pkk mayini ötesinde bir pkk kursunu ile can vermekte
simdi terörün oldugu bir ortamda , hayatimizin icinde oldugu bir ortamda
teorik laf kalabaligi yapmanin fazla ise yarayacagini düsünmüyorum
bu emekci halkin bir düsmani vardir o da sermaye'den cok bu irka dayali kendini ifade etme bicimdir
bu düsmanin icerideki destekcileri ise bellidir
bu halki terör örgütünün savundugu fikirlere daha yumusutarak kabul ettirmenin bicimidir
senin gibi akilli insanlarin
bu terörist bozuntularin bu stratejisini görmemesi beni cidden üzüyor...
bunlar senin o ulvi degerlerine layik degiller,
kendi iclerinde hic bir zaman demokratik bir durus sergileyememislerdir
sosyalist ise hic olamamislardir
cünkü kendi cikar iliskilerine ters
abim bu pkk bile bu son derce yobaz gürühun baskilarina dayanamayarak
besinci kongresinden sonra orak cekici kendi bez parcasindan almak zorunda kaldi
sen ve senin gibileri ise bu gavatlari bize demokrasinin son kalesi diye lanse etmen cidden
beni düsündürüyor...
ahuramazda
25-06-2007, 19:40
Hala kürt-türk meselesi... Siz kabul etseniz de etmeseniz de bu ülkede 20 yıllık bir terör sorunu değil, 80 yıllık bir kürt sorunu var... bunu ben demiyorum. türkiye tarihi koyuyor önüme.
o denli insancılsa nız...o denli kürdü kabullendiyseniz PKKyi nasıl niteliyorsanız niteleyin.. terörist, halk düşmanı, ya da ulusal kurtuluşçu hareket... burasıyla ilgilenmiyorum.
ama dtp yasal. meclise girmek için oluşturduğu bir teori var. diğer yasal partilerin söyledikleri de yapacaklarıyla çelişecek...hatta daha kötü uygulamalar bile yapabilir. DTP ne yapabilir en fazla...Ülkeyi mi bölecek, katliam mı uygulayacak...türklere nefes almayı mı engelleyecek..
"PKK uzantısı" "bozuntular" *falan bence içteki tepkinin belki de kinin, yumuşatılmış bir jargona indirgenmesidir. Yazarken kullanılan bu jargon biçeminin, yaşamda pratikte nasıl bir uygulama içinde olduğunu merak ediyorum.
Atatürk, Atatürk diyorsunuz ama onun o dönemde henüz kurulma aşamasında ki zorluklar karşısında gösterdiği cesaret kadar cesaretli olamıyorsunuz.
Ve anlaşılan şu ki SEÇİM başlığı öyle oy ver bitsin bir şey değildi. Seçim siyasi bir olaydı...tabi ki seçimin konuları ve mecraı da siyasi olacaktı. ama jargon ya da terimlerimiz siyasi olacak mıydı...bence olmalıydı...
Saygılarımla.
Ve aslında insanları kullandığı argümanlar ele verir... yani argümanın kadar düzeylisindir...
InVitatio
25-06-2007, 19:51
sevgili ahurmazda
sizler cumhuriyet mitinglerinde nerde idiniz ?
hangi kürd yerlesim biriminde ellerinze bu ülkenin bayragini alip
sokaklara döküldünüz ?
sizler demokrasi adina pkkyi savunmaniz sizlerin asil niyetini gösterir
sizler icinizde bu teröristleri sindirabilirsiniz
ama sunu bilinki demokrat insanlardan böyle seyler beklemeyin
Tartışma kitlenmiş. Aynı şeyleri okumaktan bıktım artık. Hayır, yeni birşey söylense birşey demeyecek zevkle okuyacağım. Herkesin ne düşündüğü anlaşıldı. Elli defa tekrarlayınca daha mı çok kabul edilecek sanılıyor.
Tartışma başlığı seçimlerdi. Biraz da seçime gelinse bari.
ahuramazda
26-06-2007, 00:54
A partisine oy vereceğim çünkü........................
J partisine oy vereceğim çünkü.....................
diye başlandığında buna anlam veremeyen olunca refleks olarak bu kez niye yadırgadığını anlamaya çalışıyorsun...ya da sinirlerine hakim olamayıp sen ona oy verirsin.... gibi bir tartışmanın içine girdin mi doğal olarak ulaşacağı sonuç budur bu tartışmanın.
çünkü kimse chp ye nasıl oy verirsin diye sormuyor, ya da soramıyor, çün kü sorulacak birşey yok...
yukarıda da belirttim. konu seçimse mesele siyasi dir... mesle siyasi olunca durum başka bir hal alıyor.
elbette gönül isterdi ki vatan haini, faşist, ırkçı, milliyetçi tanımlamalrı dışında demokrasi tartışılsın. ama yara o denli büyük ki...gerçekten büyük...başka ya da yeni birşeyler söylemek çok güç.
Sevgili Dilaver o kadar güzel ifade ediyor ki bunları...ama onun ifade edişleri bile tahammül sınırına değiyor insanlarımız için.
istemez miydik seçim tartışmasının bir bölümü olan kim kazanacak, niye kazanacak, nasıl kazanacak'ı tartışmayı... istemez miydik kim kaybedecek, niye, ne yaptığı için i tartışmayı...ama gel gör ki daha baştan seçim çifte standartlarla başlamış oluyor.... daha baştan bazı partiler yok sayılarak haksız bir durum yaratılıyor...
elbette ta baştan tam türkiye politikalarına uygun bir seçim politikası ortaya konursa...ki biz de o toplumun bireyleriyiz...ne kadar kendimizi arındırsak ta bu politikanın yeteiştirdiği bireyler olrak çok aykırı düşünmek biraz zor. zoru başarmak güzel... ama kanımca burdaki tartışma da çok abes ya da aykırı durmadı. iyiydi yine.
Parti olarak kazananlar olacak....ama kaybeden kesin: Anadolu halkları...
Ben bu zamanda böyle inanır böyle söylerim..
saygılar...
InVitatio
26-06-2007, 02:06
sevgili ahuramazda
eger demokrat bir insansan bu teröristleri savunmani anlamis degilim...
bu sütü bozuk pkk'liarin *onlari sineye gurur la cekebilen dtplilerin
demokratligi türkiye emekci halki'nin er'lerine silah sigmaktan mi geciyor ?
bu dtpyi savunmanin ne demokrasi ile nede insan haklari ile alakasi var
bu dtpci siyaseti savunmanin bu halka küfür etmek anlimina gelmekten baska bir aciklamasi yok!
sevgili sargon
sende mi bu yobaz gürüh unsuru dtplileri demokrasi adina savunulmasi gerektigine inaniyorsun ?
burada herseye karsi gelmek serbest de , bir tek turan dursun, ilhan arsel ve dtpye karsi gelmek mi
suc ?
sevgili invitatio
burada herseye karsi gelmek serbest de , bir tek turan dursun, ilhan arsel ve dtpye karsi gelmek mi suc ? * *
* * burada böyle bir suç oldugunu zannetmiyorum, asla da olmadı. Tartuşıyoruz ve tartışma adabını da bilmek zorundayız. Ne kimse benim dediklerimi kabul etmek zorunda ne de seninkini, fikirlerimizi söyledik ve bu fikirler faydalı olabildiyse ne mutlu, bir adım atabilmişiz demektir. Ama kendin gibi düşünmeyeni, olguları senden farklı degerlendirenleri biraz daha müsamaha ve toleransla degerlendirebilmelisin.
* * Bu sitede zannedersem Kültigin hem Turan Dursun 'u hem de İlhan Arsel ' i eleştirdi, yakın bir zamanda, kimse de onu susturmaya çalışmadı. Bu sitede İslami söylemi tartışan her Müslüman şu veya bu biçimde TD yi Ve Arsel i eleştirmek ya da görüşlerine karşı çıkmak zorundadır. Şimdiye kadar uygun uslupla giden hiç bir tartışmada kısıtlanmadı.
* * *Daha evvelce de belirttigim gibi tartışma kayıkçı kavgasına dönmek üzere. Bunun da ne yazanlara ne de izleyenlere hiç bir faydası yok.
* * * O halde şunu sorgulamak istiyorum. Bu sefer Pkk baglamında alalım. Pkk nın ateşkes ilan etmesi ne anlama geliyor. Bu önemli bir olgu. Önemi şuradan kaynaklanıyor. Ne amaçlanmaktadır burada. Belli ki bu bir siyasi taktiktir. Acaba bu taktik Akp ye mi bir destektir, Dtp ye mi bir destektir, yoksa her ikisine de mi destektir.
* * * * Seçimler bazında ele alındıgında Pkk nin bagımsız adayları destekledigi, dtp yi destekledigi açıktır. Bu konuda tartışılacak bir şey oldugunu zannetmiyorum. Ama bir de işin Akp boyutu var.Her ne kadar dtp Akp ye verilen Kürt oylarının önemli bir miktarını alacaksa da şehit cenazelerinin hükümeti ve Akp yi ciddi bir biçimde gerilettigi de bir gerçek. Akp ise Kürt sorununun çözümünde diger ulusal kanatlardan daha farklı düşünen bir parti. belki ümmet olgusunu çözüm olarak gören anlayışlara da sahip. Ama bir ateşkesin Akp nin cenazeler dolayısıyla topladıgı tepkiyi de durduracagı kesin gibi gözüküyor.
* * * * *Pkk bu taktigini geliştirirken acaba akp ye destek olacagını da hesap etmiş midir, ya da bu taktigin böyle bir amacı olabilir mi. Çünkü ateşkes gerekçesi seçimlerin demokratik bir ortamda yapılması olarak gösterilmişti. ( Yanlış hatırlamıyorsam )
* * * * *Şayet tartışacaksak her türden fuzuli söylemleri bırakmak zorundayız. Apo gavaddır, sen hainsin , falanca faşsittir gibi lafların bize hiç bir katksı oldugunu zannetmiyorum. Apo gavaddır iyi tamam da ne ögretti bize bu, ya da ne kadar ilerletti, bilgi dagarcıgımıza ne kattı.
* * * * * Bilimsel düşünme yönteminin her türlü milliyetçi, etnik, siyasal, cinsel, dini, duygusal tarafgirliklerden arınmış olması gerekiyor. Pkk ye küfür etmek ise şu anda uyguladıgı taktigin ne anlama geldigini anlamamıza yetmiyor. Olgular üzerinde durup bunların siyasi açılımlarını görebilmek ve uzun vadeli üzerimizdeki yansımalarını hesaplayabilmek hepimiz için son derece faydalı olabilir diye düşünüyorum.
* * * * *saygılarımla
InVitatio
26-06-2007, 03:27
sevgili dilaver
pkk da akp de amerikan emperializmine kendini gönülden adamis insan yiginlari
bugün pkk nin ates kes ilan etme gibi bir gülünc durumu ile karsi karsiyayiz
ates kes *genevre savas hukukunda iki yasal ordu arasinda olur
pkk kim oluyor da kendince ates kes ilan ediyor ?
simdi bin ladin ates kes ilan etti diye amerika stratejisinden vaz mi gececek :)?
ne mantik ama ;)
bugün bu terörist bozuntulari kimse muhatap kabul etmiyor ve etmemesi lazim
pkk nin yapacagi sözüm ona bir iyilik varsa
silahlari kayitsiz sartsiz birakip teslim olmalaridir
yoksa hic bir mesruyiet olmayan bir kabile ordusu ile , mesruriyetini türkiye halkindan alan
bir ordu ile es degerde olamaz !
pkk kendince ates kes ilan etmesi
kendi siyasi stratejisinden baska birsey degildir
amerikanin uzun vaadeli cikarlari icin akp hükümet kalmalidir
ve pkk zaman icinde dtp icinde erimelidir
strateji budur
bunu sineye cekecek kac demokrat var ?
peki amerika pkkyi ne yapsin degilmi ?
amerika pkkyi aslinda bize karsi degil , irana karsi kullanmak istiyor
pkk tüm tarihi boyunca "siyasi-piclikten" öte gidememistir
kendi profilini cizememsitir
hep birilerin kucaginda oturarak kendi kaderini belirlemek istemistir
ama nasil ki amerika saddami bir gece yarisi operasyonu ile devirdi
ve bundan önce irandaki sahin *devrilmesine "karsimadi"
pkkyi da kendi kaderine birakmasi ( türkiye ye teslim etmesi) sadece gün meselesidir
nasil ki apo ecevite hediye edildi ise
günün birinde de pkk kendisi teslim edilcektir
ordu icindeki tüm olumsuzluklara ragmen bu ordu türkiyenin ordusudur
bu ordunun pkkya karsi istikrarli tavri desteklenmelidir
kendi varligini tehdit eden bir terörist olusumu bu halk sineye mi ceksin ?
cok kez söyledim bir kez daha söyleyim
dilaver bunlar senin o bahsettigin ulvi degerlerden bi haber
feodal yasam tarzinin en uc temsilcilerini basimiza demokrasi sehidi ilan etmedigin kaldi
invitatio
* *ya beni anlamadın ya da yazdıklarımı okumadın. Net bir soru sordum. Cenevre hukuku şu an bizi ilgilendirmiyor. Seçimler bazında bir olguyu ele alıp bu olgunun Türkiye deki seçimler üzerinde ne gibi etkisi olabilir onu tartışmaya çalışıyorum. Konu başlıgının içinde kalmaya çalışıyorum.
* * dtp yi yeteri kadar degerlendirdik. Bunların ne olup olmadıgını, gelmişini, geçmişini Güney Kürdistan oluşumunun getireceklerini ve bölgedeki tüm güçlerle ilişkisini gerekirse ayrı bir başlık altında tartışırız.
* * *Ama bir olgu var, tek taraflı ateşkes. Uygun ya da degil, terör ya da kurtuluş, faşist ya da sosyalist bu başlıkta umurumda degil şu an. Bunun Akp ye etkisi olur mu. Bu sorunun cevabını arıyorum.
* * * Senin yöntemini uyguladım. Kahrolsun Pkk dedim, şerfsiz Apo dedim. Tewderi vatan hainidir dedim. Ama baktım ki çözüm bulamadım. Soru yerli yerinde ve cevaplanmamış olarak duruyor.
Şimdi sence ben bu soruya cevap aramaktan vaz mı geçmeliyim. Yoksa inandıgım bilim adına bunun dogru cevaplarını sorgulamaya devam mı etmeliyim.
* * * *Hem bak Sargon da müdahil olmuş konuya. Onlar DK üyesi çok tehlikeli olur bunlar. *:cry: Maazallah bir de Frodo duyarsa solugu bu sefer nerede alırız bilemem. *:lol:
*
* * * *saygılarımla
cemal başkan neredesin bunlar beni yiyip bitirdi, ömrümden gün bitti.
sevgili dilaver
pkk da akp de amerikan emperializmine kendini gönülden adamis insan yiginlari
bugün pkk nin ates kes ilan etme gibi bir gülünc durumu ile karsi karsiyayiz
ates kes *genevre savas hukukunda iki yasal ordu arasinda olur
pkk kim oluyor da kendince ates kes ilan ediyor ?
ınvıtatıo arkadaş. peki eta bir ordu mu?
ispanya hükümeti ile eta'nın görüşmesine ev sahipliği yapan bir ülke; kendi kanlı çatışmalarında neden uzlaşamaya gitmesin?
evet pkk artık abd'nin sağlam bir uşağıdır. bu olayı tersine döndürecek insanı ise abd hemen türk devleti'ne teslim etti. bağımsız kürdistan israil'e hizmet eder sözü kimin acaba. bunu öğrenmelisin.
sevgili dostlar,
seçimlerin sonucu hakkında türkiyede yaşayan kürtlerin *farklı,islami görüşün farklı,yada diğer grupların farklı beklentileri mi var?her bir grup kendi çıkar ve görüşleri doğrultusunda elde edeceği ayrıcalıklar için mi savaşıyor.yoksa hepsi birlikte türkiyenin aydınlık geleceği için mi kafa yoruyor.türkiyede demokrasi gerçek anlamıyla yaşasa hala bu gruplardan ses yükselecek mi ?hala biz mi diyecekler ?amaç demokrasiyi rayına koymak mı yoksa rayından çıkarmak mı ?
istenen tüm türkiye için demokratik bir ortam mı yoksa bir kısım için ayrıcalıklı haklar mı?
azınlıklar türk asıllı birinden daha mı farklı konumdalar. elde edemedikleri bir hakları mı var. bu vatanın kötü idaresinden doğan sonuçları hep birlikte yaşamıyormuyuz.sonuçlarına birlikte katlanmıyormuyuz.yoksa onlar kendileri için yeni bir vatan mı arıyorlar.anlayamadım.anlayamıyorum.
kürt asıllı vatandaşlarımızla uzun yıllar yaşama şansına sahip olmuş biriyim.mertlikleri,yiğitlikleri ve misafirperverlikleri nedeniyle özel bir hayranlığım ve sempatim de var.o bölgede geçirdiğim yıllar herhalde geriye dönüp baktığımda hatırladığım en sıcak anılarım arasında.yaz tatilimi batman ve diyarbakırda geçirmeyi çok istememe rağmen ne yazık ki bir türlü fırsatım olmadı.malabadi köprüsü hala burnumun direğini sızlatır.ayrılmadan önceki son resmim orada çekildi.doğuya her gidişim de sevinç ve coşku yaşadım.silvanda yediğim ciğer kebabının tadı hala damağımda.ona o tadı veren içten ikramı ve paylaşımı idi.hayatımda hiç bir yerde sen misafirsin bacım senden taksi parası almam diyen bir taksi şöförünede rastlamadım bir daha.siirt petrolün kürt kaptanları bana varan da bulamayacağım konforu yaşatmıştır,her gidişimde.gelirken bir parçam da orada kaldı.döndükten sonra en sevdiğim türküler doğu türküleri oldu.
ne oldu dostlar ne değişti,bir daha oralara gidersem beni yine kucaklamayacakmısınız.siz kürt ben türk mü oldum.siirt de veysel karanide birlikte tüylerimiz diken diken dua etmiyecek miyiz.dualarımız artık farklı mı ?diyarbakırda şehmuz pastanesinde burma kadayıf yerken misafirim diye şerbetini torpilli koymayacakmısınız.ben izmir de yerli turistim orada kazık yerim ama diyarbakırda misafirdim,beni bağrınıza basmıştınız.sizleri özledim diyarbakırı özledim,cane cane işte meydane iyigünün dostu nerdesin hane olmadı değilmi.bizler iyigünde de,kötü günde de bu vatanın evladıyız,öyle değil mi ?.
keyfatta hoşe?.vallah da hoşe billahda hoşe.kırmançi nizanim ama bu kadarı hala hatırım da.''başım gözüm üstüne'' hayatımda bundan daha dostça ve sıcak bir deyiş duymadım.oradan ağlıyarak geldim,umarım bir daha yolum düşerse bu seferde ne olmuş bu canlara düşman mıyız şimdi diye ağlamam.
sevgili sargon
sende mi bu yobaz gürüh unsuru dtplileri demokrasi adina savunulmasi gerektigine inaniyorsun ?
burada herseye karsi gelmek serbest de , bir tek turan dursun, ilhan arsel ve dtpye karsi gelmek mi
suc ?
Bu ne biçim konuşma İnvitatio, anladığım kadarıyla yaşın çok genç değil. Bu yaştan sonra sana diyalog nasıl oluru, yazı nasıl yazılırı mı öğreteceğiz. Önce soruları doğru sor ki düzgün cevap alasın.
Yobaz bir düşünce yada inanca aşırı bağlı olupo, diğerlerine baskı yaparak inancını yada düşüncesini kabul ettirmeye çalışan kimsedir. Türkiye'de bu anlamda yobazdan geçilmez. Herkes kendi inancını yada düşüncesini baskıyla diğerlerine kabul ettirmeye çalışır. Yoksa sen Allah'a inanmıyor musun? Haşa, olur mu öyle şey. Yoksa sen bölücü müsün? Haşa olur mu öyle şey. Nedir bunlar? Herkes düşüncesini adam gibi açıklayıp, diğerinin yanlışını ortaya koyabilir. Ama bir yobaz bu yolu tercih etmez. Korkutmaya, hakaret etmeye, tehdite vb. girer hemen. Sen de bu başlıkta düşünceni ifade ettin. Ama düşüncenin doğru olduğuna o kadar inanmışsın ki diğerlerinin de bunu kabul etmekten başka şansları yok. Ya sana biat edecekler yada hakaretlerine maruz kalacaklar. Aynı şeyleri tekrar tekrar yazmaktan bıkmadın.
DTP hakkında düşüncemi daha önceki sayfalarda yazmıştım. DTP'nin meclise girmesini ve bu anlayıştaki Kürtleri temsil etmesini istiyorum. Türkiye'de ciddi bir Kürt sorunu vardır ve bu sorunun çözüm yolu DTP'nin parlamenter sistemin içinde yeralmasından geçer. Elbette bu yeterli değil ama başlangıçtır. Kürtlerin ulusal haklarına sahip olması ancak Türkiye'de gerçek bir demokrasinin inşasıyla mümkün olur. Kürt sorunu senin yukarda savunduğun düşüncelerden dolayı katmerleşti ve çözümsüz hale geldi. Yıllarca Kürtlerin varlığı bile reddedildi, gizli yada açık şekilde aşağılandı, horlandı. Dilleri yasak edildi, türküleri türkçeye çevrildi, halkı asimile edilmeye çalışıldı. Eğer bunlar olmasaydı Kürt sorunu diye bir sorun olmazdı bugün. Sorunu yaratan zihniyetin bir de çıkıp yok böyle bir sorun demesi hangi sözcükle açıklanır ki. Hala bazı utanmazlar kalkıp Kürt sorunu diye bir sorun yoktur diyebiliyorlar. İnsan biraz utanır. Bari biraz çekilin de çözüm üretilebilsin.
InVitatio
26-06-2007, 20:12
Demokrasi adina bu Insanlik düsmani PKK uzatmalari basimiza adam ettiniz ya
helal size :)
mhp meclise giriyorda dtp niye girmesin?
sanki mhp'nin yaptığı katliamlardan haberiniz yok!!! eğer yoksa şanlı mhp tarihi başlığında ki yazıyı baştan sona okuyun.
InVitatio
26-06-2007, 20:38
enkidu
demek dtp = mhp :)
yani bunlarin es degerde siyaset yaptiklarini görebilmem güzel...tebrik ederim
mhp varsa dtp de olmali cünkü onlar da kürd milliyetciligi yapmalari lazim
tek milliyetcilik olmaz degilmi mecliste :)
milliyetcilik'de de cok sesli olmak lazim ;-)
Benimsemediklerim dahil her türlü düşüncenin meclis çatısı içinde,
Toplumda niceliksel özellekleri kadarı ile,
Ama kesinlikle yüksek niteliksel özellikleri ile olmaları şarttır.
Kürt, Türk, Çerkez, Laz, .... milliyetçileri, her türlü doğma şeriatçıları, demokratlar, sosyalist ve komünistler, inançsızlar, uçlar, ortalar, liberaller v.s.
Ama konu bence kimin olması gerekliliğinden öte nasıl olması gerektiğidir.
Nitekim bu günki Meclis aritmetiği sakıncalıdır. Oy verdiğim parti, tek başına 400 millet vekili çıkarsa çok daha sakıncalı bir durum arz edecektir.
Hayır bu böyle olmamalı.
İki turlu, ön seçimlerle, yörelerinden çıkan milletin gerçek vekillerinin bulunduğu yer olmalı meclis.
Parti başkanlarının kurtarıcı, karizmatik, tek adamlığı değil iyi birer koordinatör olacağı bir yer olmalı parti.
Oyunu aldığı yörenin tüm hizmetine canla başla katılan, kendi fikirlerini partinin fikirlerinden üstün tutan, değerli ve destekli insanlardan oluşmalı vekiller.
.
.
Hayal kurmadığımı düşünmek istiyorum.
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın
"mhp meclise giriyorda dtp niye girmesin?"
yerinde bir soru sevgili enkidu. Tartisma gercektende ayni soylemlerin tekrarina donustu. Bu celiskinin varolmasinin sebebi nedir? Turk siyasetinin islevsiz olusu ve yerli kodamanlar tasaronlugu ile uluslararasi sermayeye peskes cekildigi asikar. Turkiyenin butun oylari ayni partiye gidiyor, demokratik hup hup partisine. Nutuk ve dramaya dayali, teoriden yoksun, ortayolcu parti. Bir partide olmasi gereken en onemli sey bir tavirdir, ama bizim siyasetimizde butun partilerin ortak bir tavri var.
"Biz Laik'iz demokratiz, e tabi halkimizin yuzde 99'u musluman Islam'a saygiliyiz, milletimiz cok serefli ustun bir millettir, ulkemizin bu zor gunleri asip aydinlik bir gelecege tasimak icin elimizden geleni yapacagiz."
Bunun disinda en ufak bir tavir tasiyan partiler barajin altinda kaliyor yada cok komik sayida meclise istirak ediyorlar. Bu aci bir tablo, bizim elimize verilen bagimsizlik ve demokrasi nimetinden faydalanamadigimizi, okuzumuz oldugu halde sabani kendi cektigimiz anlamina gelir. Yapilan siyaset renklerini kaybetmis, sevgili dilaver'in degindigi gibi, bir yatirim halini almisken, ha kuzum al kuzum hep nabza gore serbet vermek. Simdi sormak istiyorum;
DTP'liler olmayan meclise girip islemeyen siyasete istirak edicekler. Bunun olmayacagini onlarda biliyorlardir, yani amac uzum mu yemek mi, yoksa bagci dovmek mi ben de bilmiyorum. Bugunun siyasi arenasinda *DTP'nin yapacagi sey spekulatif eylemlerden oteye gidemez, onlar bunun yine bilincinde olmalilar. Bu ulkenin siyaseti mecliste baslayip mecliste bitmez, yatlarda devam eder, Susurlukta devam eder, vs vs vs bunlari ben anlatmayayim uzun uzun. Eli yuzu duzgun adami derin devletin neresine koyacaksiniz? Ahmet Turk de eli yuzu duzgun olsaydi bu ise talip olmazdi zaten. Yani onunda guvendigi seyler var, bir mazlum siyasetinin pesinde degiller. Benim tek korktugum taraf, DTP meclise girdikten sonra kurtler ve turkler arasindaki hosgorunun zedelenmesi.
teotihuacan
27-06-2007, 16:46
E bari ben de şunu asayım :)
Ben Anadolu İnsanı Hasso
Anadolu benim on bin yıllık vatanım
Besinim, suyum, oksijenim, yaşam bağım
Sevincim, acım, ayrılığım, yavuklum, karım
Anam, atam, çocuğum, dünüm, yarınım
Ben bir Kürt’üm, Anadolu’yum ben
Anadolu benim on bin yıllık sevdalım.
Kan emiciler, ayrılıkçılar, afyon tüccarları
Pis çıkarları için kullanırlar ırkçılığı
Çekip ayırmak isterler beni Anadolu’mdan
Binlerce yıllık yol arkadaşlarımdan
Tarihi, coğrafyayı, kültürü paylaştıklarımdan
Binlerce yıllık karındaşlarım, Anadoludaşlarımdan.
Mahkum etmek ister beni yokluğa
Dağlık ve dar bir coğrafyada yalnızlığa
Antalya yabancı ülke toprağı olacaksa
İstanbul’u ve İzmir’i görmeyeceksem bir daha
Yolculuk bana on bin yıllık yurdumda
Başvurmak olacaksa vizeye, pasaporta
Böyle bir kötülük yapılabilir mi hiç
Kürtlük adına, Kürt insanına?
Başımız göğe mi değecek bağımsız olunca?
Ve bağımsızlık, bağlayabilecek mi beni mutluluğa?
Oyuncağı olmayacak mıyız güçlü bir devletin
Olmayacak mıyız, bağımsız bağımlı bir kukla veya maşa?
Yetmedi mi üç yüz sene kullanıldığımız
Bağımsız Osmanlı’da Avrupa’ya
Son elli yıldaki hizmetlerimiz Amerika’ya?
Tam da toparlanmışken Cumhuriyet
Tutunup Avrupa’ya, kalkmışken ayağa
Ne gerek vardır yeniden kuklalığa, kuyrukluğa?
Ortadoğu’nun ortasında bir dağlar coğrafyasında
Yalnız, ulaşımsız, belirsiz bir bağımsızlığa
Yazık değil mi yeniden yüzyılların kaybına?
Hepimiz aynı karından doğma
Çeşit çeşit insanız biz Anadolu’da
Anadolu grubu pozitif kan akar damarlarımızda.
Akıtsalar kanımı, baksalar genlerime
Kürt geni mi baskın çıkar, Türk geni mi acaba?
Urartu, Hitit, Ermeni, Arap, Grek mi yoksa?
Baksalar Türk milliyetçisinin de kanına
Ve Kürt geni baskın çıkarsa hiç şaşırma.
Bir zincirin halkalarıyız biz Anadolu’da
Leleklerden, Truva’dan Piside, Hatti’den Hitit’e
Frikya’dan Lidya’ya, Bitinya’dan Bergama’ya
Likya’dan Kilikya’ya, Urartu’dan Asur’a
Perslerden İskender’e, Roma’dan Bizans’a
Her halkadan bir parçadır insan Anadolu’da
Selçukludan Osmanlı’ya ve Milenyuma.
Kapılarını hiç kapatmamışken Anadolu
Tarih boyunca hiçbir dine, hiçbir tanrıya
Hiç bir kavme, hiçbir kültüre ve hiçbir insana
Sarılırken Marduk’tan, Zeus’a, Ahuramazda’ya
Kucak açmışken Musa’ya, İsa’ya, İslam’a
Herkesi kucaklarken Anadolu,
Kendi ellerimle mi kapatacağım kapıyı
Bir tek ben mi kalacağım dışarıda?
Üstelik Devlet de tanımışken kimliğimi, haklarımı
Yıllar yılı çile çektikten sonra
Bütünleşirken Avrupa’yla, yakalarken çağı
Ayrılmanın, yalnız kalmanın zamanı mı?
Akıl alır mı, yeniden feodaliteye teslim olmayı
Ayrılıkçıların gözünü doyuramadı, kandırmadı mı
Az mı geldi, otuz bin Anadolu gencinin kanı?
Çıkarının savaşçısı, çirkin politikacı
Var mı Kürt’ün bir Türk’le, Laz’la, Arap’la kavgası
Tam da geride kalmışken o kötü günler
Devletin kültürümü yasakladığı
Bir avuç kafatasçının suyu bulandırdığı
On bin yıllık kardeşliği bozmanın sırası mı?
Tam da biterken dayatmacı, despot devlet anlayışı.
Bağımsız olunca değecek mi göğe başım?
Ya da niçin ve kimin için bağımsız olacağım?
Tam da çağı yakalarken, Avrupa’ya atarken adım
Feodal beylere yeniden köle mi olacağım?
Yetmedi mi üçüncü dünya siyasetçisinden çektiklerim
Yoksa Amerika’ya bölgede yeni bir maşa mı lazım?
İşte Barzani, daha yakalamadan devleti
Yönetiyor milyar dolarları aşan bir serveti
Ve tek celsede otuz yıla mahkum ediyor kendini eleştireni
Bağımsızlık yeniden yaşamak için mi rejim mahkemelerini
Yoksa Barzani daha çok kazansın diye mi?
Yeniden yaşamak için mi Meşrutiyetleri, yüzyıl önceyi
Acaba yüzyıl sonra, tekrar bugünlere gelinebilir mi?
Kaygan bir zemin gibidir, bir boşluk gibidir zaman
Ne malum, daha da geriye gitmeyeceğimiz İran’dan?
Ve kazancım ne olacak benim bağımsızlıktan?
Ne farkı olacak Barzani’nin, Talabani’nin Ortadoğu’da
Saddam’dan, Esad’dan, Şah’tan ve Kral Faht’tan
Şarkta kim vazgeçmiş ki halkını soymaktan
Geçmişi yeniden yaşamak için mi vazgeçeceğim Garp’tan?
Oysa günümüzde tüm devletler
Çıkarlarıyla birbirine bağlandı
Dünya global bir köy oldu
Ve oldu kapitalizmin açık pazarı
Dünya’da bağımsız devlet mi kaldı?
Yapılacaksa eğer bağımsızlık için bir mücadele
Bu, dünyanın ve tüm insanlığın bağımsızlığı olmalı.
18.09.2005 Çıralı
'Dünya Yaşanası Bir Yer Değil' den
Nazmi Öner
AYAZKIZI
27-06-2007, 17:28
ve böylece oylarınızı kendi ellerinizle vede mühürlerinizle çöpe atıyorsunuz..gençler zaman particilik zamanı değildir..sağduyu zamanıdır..vatanı parsel parsel sattılar...askerimizi gösden düşürmek için ellerinden geleni yaptılar...ve sizler halen daha şu parti bu parti diye tartışıyorsunuz...murat karayalçın bile oyların bölünmemesi için seçime katılmıyor..çünkü biliyor yüzde onluk barajı geçemeyeceğini..ve ona verilen oyların yazık olacağını...bazı gençlere soruyorum..kime oy vereceksin? genç parti diyor..çocuklar gerçekten görmüyormusunuz oylarınızın ne kadar önemli olduğunu...erdoğanın satmaya fırsat bulamadığını cem satar. bizler yaşadığımız kadar yaşadık, işte geldik gidiyoruz şen olasın halep şehri dediğimizde hayatı boyunca siyaset yaptığı halde partisini iktidara getirememiş olan doğu perinçek ile,pkk nın yasal takipçisi ile ve diğerleri ile siz güle oynaya uğraşırsınız..hepinize saygılar
AYAZKIZI
27-06-2007, 17:33
teşekkürler teotihuacan
teotihuacan
27-06-2007, 17:57
hoşgeldin ayazkızı aramıza ;)
Icten bir seslenis, ne yazik ki duyan cok az. Bolucu zihniyete, kafatascilarina ne ifade eder bilemem ama beni duygulandirdi. Sagol teotihuacan.
DTP meclise girdikten sonra kurtler ve turkler arasindaki hosgorunun zedelenmesi.
dtp hiç bir zaman böyle bir politika gütmedi respendial.
InVitatio
28-06-2007, 12:34
DTP PKKci bir politika izledi hep
hep ve tek PKKci politika izledi
ahuramazda
28-06-2007, 12:53
"Oylarımız israf olacak", "çöpe gidecek" ne demek? Ben bunu bir türlü anlamıyorum. Oylarımız israf olmasın diye kötünün iyisine gidecek oyu kullanmanın doğru olmadığını düşünüyorum.
"“Görüyorsunuz, bu seçimlerde de bazı bağımsızlar çıkıyor ortaya. Değişik, değişik şeyler söylüyorlar. Bakınız, bir şeyi hatırlatayım: Bağımsız olarak parlamentoya milletvekili gelse sana ne yapacak, ne getirecek, yapabileceği bir şey var mı? Lütfen, millet olarak oyumuzu israf etmeyelim."
işte tayyib in konuşması.
ve tabloya bakın:[/b] [b]Eski CHP'li Ertuğrul Günay AK Parti'den, eski DYP'li İlhan Kesici ise CHP'den liste başı adayı olacak.
Bu arada CHP lideri Deniz Baykal ile Süleyman Demirel arasındaki görüşme, siyaset cephesinde hareketliliğe yol açtı. Siyaset kulislerine göre, Demirel, AK Parti iktidarına karşı tüm güçleri CHP çevresinde buluşturmaya çalışıyor. CHP ise buna karşılık Demirel'in siyasette yeniden 'etkin' günlerine kavuşması için destek olacak. CHP lideri Baykal, eski cumhurbaşkanının siyasete geri dönmesine yeşil ışık yakıyor. İki ismin yaptığı görüşmelerin de bu çerçevede bir 'pazarlık' olabileceği ileri sürülüyor. İddialara göre, Demirel'in CHP destekli dönüşü 'milletvekilliği' değil 'cumhurbaşkanlığı' şeklinde olacak.
kimin eli kimin cebinde....
Miilet meclisi bir de *bağımsız adaylardan oluşsun... oyların israflığı yetki alamıyor diye değildir....şimdiye değin partiyle-örgütle yaşadığımız iktidar şablonunun dışına çıkmak gerek.
oyum israf olacakmış, olsun...çöpe gidecekmiş...gitsin...
Bana göre boykot bile israf değildir...kullanmamak bile israf değildir. ama bugüne dek iktidara bi biçimde gelmiş (mecliste söz sahibi olmuş herkesin) artık yoksayılması gerek...
Dtp'nin şu anki duruşu gerçektende mükemel ,iki yılı aşkındır hep *iki halkın arasında ekilen nifak tohumlarını tek tek bulup ayıkladı ,ama birileri ; hala ısrarla aslında bu kini nefreti dtp'nin halkın arasına yaydığnı idia etmekte ....
"dtp hiç bir zaman böyle bir politika gütmedi respendial."
"Allah herseyi bilir!"
Bu iki farkli ifadenin sahibi iki farkli iki kisiye sunu sormak istiyorum, ben bunu anlamadim, nasil?
Sevgili ahuramazda cok dogru bir noktaya temas etmis, oyun ziyan olmasi gibi birsey olmaz. Aslinda durum bu noktaya gercekten gelebilir, yani afedersiniz akapeden g*tu kurtarmak icin butun solcularin, CHP kadar liberal bir sol partiye oy vermeleri gerekebilir, ve tehlikeyi onlemek icin verilmelidir de.
Sevgili ahuramazda'nin atladigi konu, asil uzucu olan isin bu raddeye getirilmesi. Yani solcularin memleketi kurtarmak adina, saga en yakin sol partiye oy verme mecburiyetinde kalmalari. Kotunun iyisine oy vermekten bahsedilmis, eger sadece kotunun iyisi ile kotunun kotusu arasinda bir secim yapmak zorunda birakilirsak evet olabilir. Sonucta oy verdigin parti gelip seni temsil etmiyor, cogunlugun dedigi oluyor. Secimin sonucunu soyle dusun, kimin iktidara gelmesini istiyorum, CHP mi, AKP mi. Bunlar uzucu durumlar, is bu raddeye gelmeden once, ulkemizin aydin kesimi harekete gecseydi boyle olmazdi belki.
ahuramazda
28-06-2007, 14:15
Bana göre boykot bile israf değildir...kullanmamak bile israf değildir. ama bugüne dek iktidara bi biçimde gelmiş (mecliste söz sahibi olmuş herkesin) artık yoksayılması gerek... BUNA CHP DAHİLDİR... iktidar olmuş partiler şunlardan oluşmaktadır.
AKP
DYP
MHP
CHP
ANAP
DP
Bunların reddi istenmelidir... akp başa geçmesin diye chp ye oy vermenin tutarlı bir davranış olduğuna katılmıyorum.
Patron daha acımasız diye, kahyasından kırbaç yemeyi reddediyorum. * * *(ava)
chp ile akp arasında fark olmadığını hala çözemediniz ve ısrarla dtp'nin ırkcı olduğundan dem vuruyorsunuz.
eğer katil olan bir parti arıyorsanız dtp'den önce mhp gelir.
Patron daha acımasız diye, kahyasından kırbaç yemeyi reddediyorum.. *ahuramazda *tartışmayı bağlıyacak en yerınde *sözdü bu
teotihuacan
28-06-2007, 15:06
enkidu,
chp ile akp'nin farkı vardır. hem de bizim gibi dinsiz imansızlar için bir hayli farkı vardır. meseleye bir de bu açıdan bakalım! yoksa zaten hepsi düzen partisi...
dediğin gibi mhp de katil bir partidir, amerikan taşeronudur. şimdi bu bağlamda ben de dtp ile mhp arasında bir fark göremiyorum desem yanlış söylemiş olur muyum?
"eğer *katil *olan *bir *parti *arıyorsanız *dtp'den *önce *mhp *gelir."
katil arayan yok, duzen partilerinin hepsi bir sekilde katillikle alakali olmustur. MHP olsun AKP olsun. *Siyaset yapilmayan bir ulkedeyiz, monarsi hakim ama bu monarsi bide halkin rizasi ile tekrar tekrar geliyor. Bence bos veya dolu, her oy, ziyandir. Hepsi demokrat lup lup partisine gider. Bu CHP'dir MHP'dir farketmez. Simdi elimizde iki secenek var, CHP iktidari ve AKP iktidari, biz de bu ikisi arasinda secimimizi yapmak zorunda birakildik. Boykot etsek de, oy versek de, hayatimizda etkisi olacak bu sonuc degismeyecek. Bu durumda sizce de her oy ziyan degil mi sevgili ahuramazda? Sampiyonluk icin averaj hesabi gibi oy verilmemesi gerektigini ben de belirtmistim bu baslikta, bu olmasi gereken. Ama olmasi gerekenleri, imkanlar suzgecinden gecirerek dusunmek daha faydali olacaktir inancindayim.
teotihuacan
28-06-2007, 16:14
İşte bu yüzden dtp'nin desteklediği bağımsız adaylar benim oyumu alamazlar.
yazık, hakikaten çok yazık...
Hakkari'de kahreden sloganlar 28 Haziran 2007
Saygı ÖZTÜRK
Tunceli kırsalında öldürülen PKK'lının Hakkari'deki cenaze töreninde "Kahrolsun Türkiye Cumhuriyeti" diye slogan atıldı. Şehit saydıkları terörist için "Şehitler ölmez, Kürdistan bölünmez" sloganları atıldı.
Tunceli'de güvenlik güçleriyle girişilen çatışmada öldürülen "Kölemerik" kod adlı PKK'lı terörist Günay Taş'ın Hakkari'deki cenaze töreninde "Kahrolsun Türkiye Cumhuriyeti" diye bağrıldı. Şehit saydıkları terörist için "Şehitler ölmez, Kürdistan bölünmez" sloganları *atıldı.
DTP Hakkari il teşkilatının desteğiyle gerçekleştirilen cenaze törenine katılanlardan yaklaşık 200 kişilik grup cenazenin Gazi Camii'ne getirişili sırasında sloganlar attı.
PKK'nın başı Abdullah Öcalan ve PKK lehine atılan sloganlardan sonra "Hakkarili şehidine sahip çık", "Kürdistan bölünmez", "Kahrolsun Türkiye Cumhuriyeti" diye sloğan attı.
Slogan atan gruba karşı polis, herhangi bir müdahalede bulunmadı.
ahuramazda
28-06-2007, 16:23
"Ama olmasi gerekenleri, imkanlar suzgecinden gecirerek dusunmek daha faydali olacaktir inancindayim." Respendial..
Sevgili Res (bu arada güzel bir kısaltmaymış..Res) Anlatmaya çalıştığım şey zorunda bırakıldığımız bu durumu kabul etmemektir.
Şöyle bir mantık yürütebiliriz mesela... Sistem bizi iki üç partiye zorunlu bıraktı. kim bunlar belli. peki kimler kazanacak. bunlar belli mi.. aşağı yukarı. Yani işin aslı sistem için hangisinin geleceği önemli değil. Herhalukarda ehlileştirilmiştir bunlar. Sistem ne yapmakta; iki seçim koymakta karşımıza.... ve biz birini seçmek zorundayız...mı? hayır. böyle olursa şu veya bu şekilde sistemin istediğini kabul etmiş olacağız ki....mutlu sona ulaşan sistem olacak.
Kanımca bizim burda sorumlu olduğumuz nokta, sistemin önümüze koyduğu şıklardan "kötünün iyisi"ni seçmek değil. Reddediş olmalıdır. Hatta sistemin topyekün saldırdığı, dışta tutmak için çaba harcadığı ufuk uraslar, Leven tüzeller...kısacası bin umut adaylarına destek verilmelidir.
"oylar ziyan olacak" evet olabilir. zaten herkes böyle düşündüğü için yıllardır, bunlardan kolumuzu kurtaramadık. değişim yapabilecek (olumlu ya da olumsuz) diğerlerine de şans tanımıyorlar.
O halde sistemin dışarıda bıraktığı... bizim için farklı olmlıdır.
bizler için kötünün iyisi tercihini buradan yapalım. ne dersiniz...
"Parlamento burjuvazinin ahırıdır der "Lenin. Bunun anlamı, burjuva iktidarı altında parlamentoda hiç bir şeyin halledilemeyecegi, karar ve idarenin parlamento dışında oluşturulugu ve parlamentonun göstermelik bir aygıt oldugudur. Komünistler ise var olan düzeni yadsırlar ve var olan hiç bir burjuva yasasına kendilerini tabii hissetmezler. Devrim her şeyden evvel varolan siyasi erkin şiddet yoluyla el degiştirmesidir. Komünistler ise eylemlerinin önüne siyasi iktidarı almak seçenegini koyarak tüm taktiklerini bu stratejiye tabii kılarlar. Onlar için hiç bir biçimde burjuvazinin çizdigi sınırlarda kalmak diye bir ikilem olamaz. Onların tek hedefi emegin iktidarı ve işçi sınıfının diger sınıflar ile ittifakı temelinde taktikler oluşturmaktır.
* *Dolayısıyla işçi sınıfı baştan olarak Chp- Akp ikilemini reddeder ve bunun kitleleri oyalamak için, sınıf mücadelesini pasifize edebilmek için bir taktik oldugunu gösterir. Onun için varolan düzen partilerinin hiç birinin öz itibarıyla birbirlerinden farkı yoktur.
* * *O halde varolan koşullar altında bir işçi sınıfı hareketi ne yapmalıdır. Solun bu derece dagınık, pasifize ve kemalizm kuyrukçulugu içinde oldugu şartlarda ve sınıfın bu derece örgütsüz oldugu şartlarda sınıf hareketinin önünde varolan burjuva partilerini desteklemek diye bir seçenek olamaz. Kendi varlık nedeni ile çelişir çünkü. Sınıf hareketi taktikleriyle kendi farklılıgını ve bagımsız stratejisini ortaya koymalıdır.
* * * % 10 barajının temel amacı zaten sınıfın temsilcilerinin parlamento içinde yer almalarına izin vermemektir. Sınıf hareketi oldugunu iddia eden parti seçimlere bagımsız olarak girse de bu barajı aşamayacagı açıktır. O halde bagımsız olarak seçimlere girmek toplanan oyların çöpe atılması sonucunu getirecek ve varolan düzen partilerine yarayacaktır. O halde bagımsız seçime girmenin de sınıfa bir yararı olmayacaktır.
* * * * Komünist taktik açısından boykot içi boş bir taktik degildir. Sınıf hareketi boykot taktigi uyguladıgı zaman bunu tüm toplum ögrenir, yani boykot kuru kuruya bir eylem degildir. Boykot ses getirici bir eylemdir. Boykot taktigi uygulayan sınıf seçimleri de engeller. Engellemeye çalışır, seçim sandıklarına el koyar vs, vs. Demek ki bu güce sahip olmayan bir parti boykot taktigini de uygulamaz.
* * * * Somut durumda her zaman için sınıf hareketinin parlamentodan yararlanma aracı bizatihi parlamentonun teşhirini, parlamento içinden yapabilmektir. Sınıf hareketinin parlamentoya katılma amacı budur. Şu anda fiilen parlamentoda temsili engellenen sınıfın elinde bu engellemeyi pratik olarak imkansız kılabilecek ve işlemeyecek hale getirecek tek yöntem bagımsız adaylardır. Bagımsız olarak meclise girebilme potansiyeli bugün için gözükmektedir. O halde bu seçenek sonuna kadar zorlanmalı ve mecliste yer alan demokrat insanların seçim sonrasında demokratik cephesi oluşturulmalıdır.
* * * * * Bagımsız adayların desteklenmesi ile; birincisi baraj meselesi fiilen işlemez hale getirilecektir, ikincisi kemalizm kuyrukçulugundan kurtulunacaktır, üçüncüsü demokratik bir cephe kurabilme imkanı yaratılacaktır.
* * * * * *Bu yazı anket sonuçlarının % 83 sol ve sosyalist bir sonuç gösterdigi için ve bu birleşimin % 56 sı sosyalist oldugu için yazılmıştır.
* * * * * *saygılarımla
Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.” (Madde 66)
Bunun anlamı asimilasyon değildir,paylaşılan ortak bir kimliğin ifadesidir.birleşme ve bütünleşmedir.amerikan vatandaşlığına geçen bir türk,artık türk asıllı Amerikalıdır.türk vatandaşı olan bir Fransız da artık Fransız asıllı türktür.yaşadığı ülkeyle bütünleşmek durumundadır.bütünleşme ırk temelinde değil,yaşanan vatan temelindedir.
“Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı ‘İstiklal Marşı’dır. Başkenti Ankara’dır.” (Değiştirilemez Madde 3)
ortak devletin ve ortak milletin varlığı, egemenliği, bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğüne karşı her türlü güç devletimiz için tehdittir. Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin taşıdığı kimlik ortak vatandaşlık kimliğidir.bu doğal ve olması gerekendir.bu etnik kökenin inkarı değildir.bu vatanı bütün olarak kabul edip,bütünün sürekliliğini korumak ve savunmak anlamındadır.düne *kadar herkesin çok doğal karşıladığı bu gerçekleri sorgulamak bölücülüktü. bugün ise türk devletinin bütünlüğünü savunmak kumandalı düzenin siyaset anlayışıyla faşist ırkçılık olarak tanımlanıyor.
Türkiyenin sorunları her vatandaşın ortak sorunudur.Türkiyenin ekonomik sorunları vardır.altyapı sorunları vardır.eğitim sorunları vardır.fakat türkiyenin kürt sorunu yoktur.eğer olaya sorun diye bakarsak aslında var olan yada suni bir şekilde dış güçler tarafından kaşınarak sorun haline getirilen bu durum Kürtlerin değil vatan bütünlüğünü tehdit eden bir unsur olarak Türkiye cumhuriyetinin sorunudur.bu sorunu çözmek için çaba sarfetmek etnik kökeni ne olursa olsun her vatandaşın görevi ve sorumluluğudur.öyle olmalıdır. Aslında kaşınarak oluşturulan tüm krizler gerçek sorunlarımızı çözümsüz bırakmak amaçlıdır.
“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” (Madde 5)
Türkiye bir bütündür.milletvekilleri bu bütünün temsilcileridir.herhangi bir *etnik azınlık grubundan olabilirler.ama bu ülkenin vatandaşı olarak ortak kimliği paylaşmaktadırlar. öyle olmalıdır.korunan ve temsil edilen hak tüm bu ülke *vatandaşının hakkıdır.çünkü türkiye cumhuriyeti bir bütündür.
.bütünün bir parçasına ait olduğunu düşünmek ve sadece bu parçayı temsil etmeye niyetlenmek ,bütünü bölmeye çalışmanın ilk adımıdır.milletvekillerinin görevleri (kutsal görevlerinin sorumluluğunu taşıdıklarını düşünmek isterdim)Türkiye cumhuriyeti vatandaşını temsil etmek onun haklarını korumaktır.herhangi bir etnik azınlığın mensubu mecliste ait olduğu etnik azınlığın temsilcisi olarak bulunamaz.çünkü kendiside bu bütünün bir parçasıdır,bütünden ayrı değildir.temsil ettiği ortak paylaştığımız millet kimliğidir.
milliyetçiliği faşistlik olarak tanımlayıp sonra da başka etnik azınlıkların milliyetçiliğini yapmak anayasal bir suçtur.milliyetçilik bölücü bir terör akımı değildir,vatan bütünlüğünün temelidir.
Bir sonraki seçimlerde arabı,çerkezi,rumu,gürcüyü,aleviyi,sünniyi ayrı ayrı mı temsil edilirken göreceğiz.sonrası… ???
Yazdıklarım bana göre olması gerekenler.Tüm bu yukardakileri yazarken içimde kin ve nefret duygusu barındırmıyorum,bir arada yaşadığımız tüm etnik gruplara sevgi duyuyorum.hepimizin bir aradaki varlığını zenginlik kabul ediyorum.
ahuramazda
28-06-2007, 22:48
Bunun seçimlerle bir ilgisi yok. tartışmayı başka mecralara çekmenin anlamı yok. gereksiz bir yazı. tamamı aşağıdadır. *66 nın
MADDE 66 . – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. (Son cümle mülga: 3.10.2001-4709/23 md.)
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
Sevgili ahuramazda,
nickim ile ilgili latifen icin tesekkurler ama korkarim bu mutesekkir halimin elestirilerimi hafiflemeyecek.
"Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür."
Turkturde nedir, Fransa'ya vizesiz mi gidebilir? Yari yariya daha az mi vergi oder? Turkluk ulusal bir kimlik degil, kurtluk ulusal bir kimlik. Turkiye Cumhuriyeti bizim bayragimiz onurumuz degil, bahcedeki ciceklerimiz, kardesimiz, ak akcemiz, karagunumuz, kisacasi kendis sahsi *menfaatlerimizdir. Ingiltere buyukelciliginde gordugumuz muameledir, bir turk lirasinin kac dolara esit oldugudur. Kurtculer milli bir kimlige sahip olduklari icin, bunu sadece gunluk hayatlari ile mesgul olan halka bir uniforma gibi giydirip karsilarina aliyorlar. Milliyeti belli olmayan, turk dedigimiz (laz ve kurt olmadiklari icin) halk hedef gosteriliyor. Tekrar soyluyorum, ne turkler 5 cayini yudumlayan ingilizlerdir, ne kurtler Misisipi nehrinde turk efendileri icin pamuk toplayan zenci kolelerdir. Turk ve kurt halklarin iliskisine baktigim zaman, kurtcu ulusalci bir harekete gerek gormuyorum. Inanin kurtcu ulusalci bir harekete gerek olsaydi, kurt olmadigim halde, gerek oldugunu samimiyetle soylerdim.
Kurtlerin bugun yapisi eskiye nazaran cok degisti. Eskiden sosyalist bir cizgiye sahip olduklari icin, Turkiye'de solcular arasinda kurtculere karsi bi sempati sozkonusu idi. Kurt gencleri cok okuyan, acik fikirli, demokrat insanlardi. Sevgili dilaver'in dedigi gibi ezilen bir sinifin temsilcileriydiler. Tipki cingeneler, tinerci cocuklar, escinseller, isciler gibi toplumun haksizliga ugrayan bir sinifini temsil ediyorlardi. Sevgili ikikereiki'nin ifade ettigi gibi, toplumun ismi "turkler" idi, yani turkler dedigimiz sey, tabiri caizse sigindigimiz ortak semsiyenin adiydi. Ne turk, ne turkluk, ne de Turkye Cumhuriyeti kelimesi, seytan ayetleri degildi. Bugun baktigimiz zaman, silahlardan ve vurus gucunden bahseden, turkleri ve kurtleri bizler sizler diye ayiran, yok Med Imparatorlugunu kurmusuz diye ovunen haytalari gorur oldum hep. Eskiden en cahil kurt bile emperyalist kelimesinin ne oldugunu bilirdi, simdi butun kurtler ABD'ye dua eder oldu. Bagimsizliktan bahseden kurtler bile, ne isci sinifinin iktidarindan, ne emperyalist guruhlarin eylemlerinden ne de insan haklarindan dem vurur oldu. Varsa yoksa yok biz Med'liyiz, baskasina benzemeyiz, biz arian irkindan gelmisiz. Bu sebeplerle PKK'yi mazlumu savunanlar listesinden cikardim. Dogal olarakta, ozellikle kurt meselesi icin kollari sivayan bir partinin, nazarimda oncelikle PKK karsiti olmasi gerekir.
Sevgili dilaver,
tek yol devrim diyorsun sanirim?
InVitatio
29-06-2007, 03:35
ozellikle kurt meselesi icin kollari sivayan bir partinin, nazarimda oncelikle PKK karsiti olmasi gerekir.
[i]
sevgili respendial bu yukarida yazdigin satir bahsettigin insanlar icin "inkar ve küfür'dür"
onlarin derdi birak anti-PKKci olmayi onlar gönüllü olarak bu toplumun PKK sözcülügünü yapmaktalar.
PKK tavsiye etme cabalari yerine, türkiye toplumu icine kendi terörlerini kök sallamak cabasindalar.
Demokrasi ve Insan Haklarindan bi haber bir olusumu , Demokrasi ve Insan Haklari adina savuanlari da ben tek burada gördüm, okudum....
Dilaver abim'de bir ütopya pesinde....güzel bir ugras ama ütopya....
tek yol devrim devrim'de
devrim nasil olmali zurnanin zurt dedigi yer iste bu soru...
simdi reel sosyalizme bakarak dilaver abinin yazilarini elestirsek
"onlar sosyalizim degildi" deyip icin isinden cikacak
sonra biz soracagiz "eee nerde ya senin istedigin sosyalizim? nerde yasaniyor?!"
sonra muhtemelen kendisi söyle bir cevap verecek
"simdiye kadar hic yasanamdi, ama birgün mutlaka :)"
sonucta sosyalizim felsefeside toplumu güzel bir analiz etmekten ileriye gidememistir
toplumlara, önce iktisadi devletlestiren sonra düsünceleri devletlestiren sosyalizm mi lazim
yoksa bireylerin kislik haklarini koruyan, sermaye
ye dayali olmayan bir sosyal adelet *sistemi mi ? *iste sorulmasi gereken soru bu...
hep kendi kendime sormusumdur
reel sosyalist ülkelerde neden özgürce dolasim hakki (devleti sosyalist terk etmek hakki) yok ?
varmi bunun demokrasi , insan haklari ve mantik icinde bir cevabi ?
sevgili dostlar
* *yukarıdaki iletiyi şunun için yazdım. Baktım ki ankete cevap verenlerin % 82 si sol görüşten yana. % 56 sı ise sosyalizmden yana diye beyan etmiş. Chp ye oy verenler içinde de sosyalizmden bahsedildigine eminim. Yazılan iletilerin ışıgında baktıgımda 12 Eylül darbesinin sosyalizmi ve onun perspektiflerini kemalizmin peşine taktıgını tespit ediyorum. Sosyalizm içi boş, kof, reformist bir hareket degildir. Olmayacaktır da. Bunun için de bana göre sosyalist olan taktikleri yazdım.
* * Ama gerek bu konuda , gerekse Kürt meselesinde yogunlaşarak tartışma başlıgının eksenini kaçırıyoruz. Dolayısıyla tek yol devrim midir, sosyalizm ütopik midir bunların tartışmasına girmek istemiyorum. Yoksa işin içinden çıkamayız. İkikere ikinin yazdıklarına da cevap vermeyi erteliyorum.
* * *Respendialı sakinleştirdik. *:lol: . İnvitatio yu da sakinleştirebilirsek belki başka bir başlıkta Kürt meselesini ayrıntılarıyla tartışabiliriz. *:D * Ama dedigim gibi mesele hangi pencereden baktıgınız ile ilintili bir olaydır.
* * *Konuyu dagıtmamak açısından biraz da seçim sonrası muhtemel senaryo ve olguları tartışalım isterseniz. Gerçi kısa bir zaman içerisinde herhalde ortalık seçim anketlerinden geçilmeyecek. Ama görünen o ki Akp, Chp, Mhp kesin, Dp ise biraz muallakta olan bir parti meclise girebilmek için. Bir de kesin olan şu var, 25- 30 a yakın bagımsız meclise girecek. Bunların biri de Mesut Yılmaz olacak. Böyle bir aritmetikte güç dengeleri ve çelişkiler nasıl oluşacak.
* * *Toplumda yer alan sınıf ve grupların buna tepkisi nasıl olacak.
* * * saygılarımla
InVitatio
29-06-2007, 04:34
Secim Sonuclari tahminleri
1.Parti AKP
2.CHP
3.DP
4.MHP
5.GP
Bagimsizlar'dan büyük cogunlugu DTPli Kürd fasitler ile
Emek'den yana olan bir kac "burjuva-sol"
ve Mesut Yilmaz....
Hükümet Kurma Görevi CHP'ye verilcek ve CHP-DP ile koalisyon kuracak...
burada ilhan kesici ve yasar okuyan agirligi hissettirilecek
AKP mazlum muhalifleri oynayacak
Mesut Yilmaz ise bu meclisin yeni cumhurbaskani adaylarindan birisi olacak
bir digeri ise Abdullah Gül
Bence Mesut Yilmaz secilcek....
DTP grup kurabilecek milletvekili sayisina ya kil payi kayip edecek (buradaki siyasi oyunlara dikkat)
veya grup kurabilme sayisi yeterli olsa bile, oradan buradan getirlen raporlar ve gerekceler nedeni ile(burada DTPli MV'lerin gönüllü PKK hizmetcilgi belgeleri topluma sunulacak, veya MV yemini icin kürsüde "garip renkler" icinde baslik , fulluar mullar baglandigi icin, *senin gözün üstüne kas var misali bir gerekce ile *bir kac DTPlilerin Milletvekillikleri ilk günde düsürülecek...
arkadaslar
bu yukaridaki yazdiklarim benim gönlümden gecenler degil ! sadece bir tahmin
DTPlilerin PKK ile gönül baglarini koparmadikca Meclise girmelerine karsiyim !
Ama bu uzatmalarin secilmesine izin veren YSK , secildikten sonra'da ortaligi karistirmak
istemesine , tabiri caizse "ayak" oyunlarina da karsiyim !
ya elinden geleni yapip sectirmeyeceksin
veya secildikten sonra kendi güvenirligine gölge düsürmeyeceksin....
Bagimsizlar'dan büyük cogunlugu DTPli Kürd fasitler ile
Emek'den yana olan bir kac "burjuva-sol"
ve Mesut Yilmaz....
ufuk uras, baskın oran vb. adaylar burjuva sol ise chp nedir sana göre merak ederim?
ahuramazda
29-06-2007, 19:59
Bagimsizlar'dan büyük cogunlugu DTPli Kürd fasitler ile
Emek'den yana olan bir kac "burjuva-sol"
ve Mesut Yilmaz.... " İnvitatio
söyleyecek hiçbir sözüm yok...
AKP, CHP, MHP, ve diğer sistem partileri ne düşünüyorsa siz de aynısını düşünüyorsunuz.
Baskın Oran Ezber bozmaktan bahsediyordu ya... evet bu ezberler bozulmalı. Bu tarz bir bozuk jargon neyi nereye kadar düşünebildiğinizle ilgilidir. *"Bin Umut Adayları"na Faşist demek Çağdaş-demokrat bir insanın sözcüğü olamaz.
Sosyalist bir insan olmaya çalışıyorum. Sosyalist olmam "Bin Umut Adayları"nı desteklememi öngörmekte.
Bin Umut Adayları, öncelikle Türkiyenin 80 yıllık ezberini bozmayı hdefliyor. (Baskın Oran'ın nitelemesi, ancak bin umut adayları da bunu yapmak istediklerini ifade etmekte.) Bu benim için önemli. İki sorun birlikte ele alınmalı diyen bin umut adayları Hem kimlik sorunu, hem ekonomik sorunu çözmek için meclise girmek istediklerini belirttiler.
İlginç bir durum oluyor bu tarz ifade edilince, özellikle önyargılı insanlar hemen bu noktada saldırıya geçmekte.
Diyarbakır belediye başkanının yaptığı davranışı (broşürleri dört dilde bastırdığı için görevden alındı) örnek olarak veren Baskın Oran'a Hem Kamer Genç, Hem de Muhsin Yazıcıoğlu "Ne demek istiyorsunuz, Türkiyenin Resmi dili Türkçe dir." Sanki Türkiye'nin resmi diliyle ilgili bir itiraz olmuş gibi.
Oysa sorun gerçekten hem ekonomik, hem sosyal. Ama sosyal olarak iyileştirmeler yapılırsa bu iş çözülür, ya da kimlik sorunu halloldu mu bu iş çözülür mantığı değil bu. yanlış bir önerme olur bu.
Türkiye de değişen çok şey yok...1930 larda Kürtçe konuştuğu için vatandaştan 5 kuruş ceza alan yasa bu gün de bir farklılık kaydetmiş değil.
"Hak-Par’ın kongresinde Kürtçe konuşan 13 kişiye 4 yıl hapis verildi. Cezalar, “yeniden Kürtçe konuşacaklar” diye ertelenmedi
Hak-Par’ın 1’inci Olağan Genel Kurulu’nda Kürtçe konuşan parti yöneticilerine, toplam 4 yıl hapis cezası ile 30 bin YTL para cezası verildi. "
Bunlar sorun değil mi...sorun ama salt bu sorun Türkiye'nin iyileşmesine yetmez. Türkiyenin kendi öz kaynakları sorunu da, İşçi sorunu da çözülmeli.
Bu ülkede 12 Eylül gibi bir sendrom var...ve bu sendrom. Halen devam etmektedir. 78 liler bununla ilgili birşeyler yapmaya çalışıyorlar. yapabilirler mi yapamazlar mı bilinmez, ama her koldan sisteme yüklenldiğinde ortaya çıkan şeyin halihazırda bulunduğumuz yerden daha iyi olacağı aşikardır. Ve ülkenin ciddi anlamda iyileştirilebilmesi (iyileştirilmesi diyorum, çünkü gerçekten devrim, çok uzak bir sarı pencere gibi duruyor), Sosyalist düşüncenin baskısıyla olabilir ancak. Bunu dışındaki tüm süreç determinist bir yaklaşım olacaktır. Türkiyenin kendiliğinden, ya da halkla bir devrim süreci yaşaması beklenez.
Bin umut adayları, bu seçimlerde geçmişe oranla daha yüksek bir potansiyelle geliyorlar gibi.
Sonuçlar İnvitatio nun çizdiği tablo yaklaşık görünüyor. Görünürde de CHP-AKP arasında...parti olarak..
Ama Bin umut adayları (DTP'li Kürt Faşistler!) ciddi bir oy alacak gibi. O zaman en ılımlıların bile Muhsin Yazıcıoğlulaşması şaşırtmaz beni...
Saygılarımla.
spartacus
29-06-2007, 22:49
Okuduğum yazıların çoğu sırf soyut siyaset, ama öyle cidden insanlığın ve yaşamın sorunlarını çözme üzerine değil, basbaya piyasada süregiden, vitrin nutuklarından demlenmiş, senin baban benim babam deminde sürüp giden edilgen tartışmalar. Oynatalım Uğurcuğum...
Peki soruyorum Hangi partinin Programını inceledik? Parti demek Hacı, Ali ve Veliden oluşan 3-5 tane karizmatik ve sallamatik kelle demek değildir. Önce bulunduğunuz toplumsal koşulları bir analiz etmemiz gerekmiyor mu? Biz kendimizi yönetmek istiyoruz diyelim, peki taleplerimiz nelerdir, biz neyiz, kimiz, ihtiyaçlarımız neler, nasıl yaşıyoruz ama nasıl yaşamalıyız, salla başı at oyunu, güt koyunu diye nereye kadar gideceğiz, kendimizi bir tahlil ettik mi? Suni talepler mi? Karizmatik liderlerin güzel kaşları, yeşil milyonları, süper Jeepleri, süper villaları, pohpohlanmış sloganik püfürmeleri mi, ne kadar cezb olduk o kadar mı kafa sallayacağız!
Lafın özü, Politika soyut değil somut olgular üzerinden yürütülür ve eğer insanlar bir seçim yapmak durumunda ise kara kaşı kara gözü, oyun ve koyun, renk, ırk, kaş, göz edebiyatını bir kalem çizip somuta inmek zorunda. SOMUT sadece somut adına, Partileri birer Aidiyet(Millet, Din, Mezhep, Irk, Vatan, Millet, Sakarya, Takım, Soy, Aile, Akraba ve aralarındaki yapay savaş) bayrağı görüp ucuz politikalar ardına takılmaktansa soru şu; bu gün somut olarak hangi analizler yapılmıştır ve bu Partiler bu analizlerini, ve sorunları ve tespit ettiğimiz somut sorunlarımızı çözmek için nasıl bir stratejiye(program) ve ne gibi yol ve yönteme sahiptirler?
Demokrasi ismi anılan bir çok partinin Kumbarasıdır, Din ismini andığınız kimi Partilerin Kumbarasıdır Millet, Irk, mezhep fasa ve fisolar ismini burada andığımız bir çok partinin değişmez Kumbarasıdır. Çıkarları doğrultusunda kumbaradan bozup bozup *kullanırlar. Bunlar yaşam karşısında soyut şeylerdir, politika ise soyut değil somut gerçekler üzerinden yapılır, elimizle, dilimizle, aşımızla, günümüzle, gecemizle, etimizle, dişimizle, işimizle, okulumuzla, yolumuzla, geleceğimizle, geçmişimizle, etimizle, kemiğimizle somut!
Hamasi soyut, yapay, insanı insana öteleyen, insanı bin bir yol ve yöntemle birbirine düşman kılıp buralardan nemalanan nutuklar bir yana, öznesi insan olana....
InVitatio
30-06-2007, 01:03
sevgili ahuramazda
sevgili forumdaslarim,
sen git bu bin umut zirvaliklarini sehid cenazelerinde anlat....
bakalim ugrunda siyasi cözümler sunmak istedigin halk sana nasil tepki verecek
türkiyedeki bireylerin "kürdce" sorunu yok, *bu sorun devletin anti demokratik yasalari ile alakali
türkiyedeki bireylerin terör sorunu var, türkiyedeki bireylerin bu terörün bugün kendini bilmez
iki kabile reisi tarafindan "korundugu" gercegi var.
Demokrasi ve sosyalizimden dem vuranlarin türkiye halklarinin sorunlarini sadece kendi kimlikleri etrafinda indirgemesidir asil sorun olan.
bugün önümüze durup durup servis edilen "kürd sorunu" sadece türkiyenin diger demokrasi sorunlarindan birisidir.
Kaldiki buradaki insanlarin adil bir sekilde refah düzeylerini yükseltilmesi
bu insanlara sosyal adelet sistemi olan bir devlet icin cabalanmasi gerektigini
kürdlerin tüm demokratik haklari talebi icin, daga cikip, sehir merkezlerine inip
bu terör estirilemesine gerek olmadigini anlatmakdir...
DTPli lerin tek bir yapacagi iyilik varsa Türkiyeli Insanlar icin , Dagdaki Irkdaslarina
silahlari kayitsiz sartsiz birakmalari ve teslim olmalari icin caba harcamak dir.
gerisi siyasi-yesillikten öte degildir.
Bu topraklar üzerlerinde yasayan insanlarin, henüz kendilerini feodal yasam tarzindan,
din olgusunun henüz yobazi yorumundan kurtulamamis insanlar tarafindan, töre cinayeti diye insan katilamlari gerekli bulan, ata erkil iliskisinin en belirgin sekilde yasandigi inasnlar tarafindan
demokrasi, insan haklari ve sosyalizim dersi alacak tarafi yoktur ! !
DTP sadece ve sadece bir yörenin partisidir
bir yörenin insanlarin sorunlarina hitap eden bir partidir
Bugün Balkan göcemi olan vatandaslar DTP gibi bir partiyi ne diye sahip ciksin?
Demokrasi adina mi ? Bu ne bicim Demokrasi mantigi , PKK ile gönül baglarini koparamayan
bir demokrasi mantigi mi olur ?
Ama Demokrasinin bir diger ve bence asil sorunu ise secim sonraki tablo olacaktir.
AKP bence birinci parti olmasina ragmen ( ama hükümet kurabilmek icin yeterli sayiya erisemedigi icin)
Hükümet Kurma yetkisi 2.Partiye verilcek, ve 2Partinin tek koalisyon secenegi ise CHP-DP koalisyonu.
Bence bugün Mesut Yilmaz'i sececek olan Rizeliler, bir Cumhurbaskani adayi secmis olacak.
DP bence Mesut Yilmazi önercek, Mesut Yilmazi Köske yollanirken, Anap'dan geriye ne kaldi ise onlar ile "su birlik davasi" saglancak, ve böylece Anap kadrolari "yerlestirilmis" olacak...
Burada diger sorun ise muhtemelen secilcek olan Burja Sol'cularin durusu...
Son siralarda muhtemelen her oturuma katilacak olan bu sahsiyetler
Meclis Baskanin "vicdanina" kalmis bir gercek ile ara sira söz hakki isteyip alacaklar,
burada Dilaver abi gibi güzel sözler ile nutuk vari , baska bir dünya'nin mümkün olabilecegini anlatip, kendi ütopyalarini *kayitlara gecircekler, bir kac Devrimci Konserde konusmaci olarak gidecekler, baska birsey yap(a)mayacaklar gibi geliyor bana......
Buradaki ilginc olan bir durumda su Baskin Hocanin "Ezberi bozma meselesi"....
Aslinda Liberal Kapitalist sistem günün sartlarina kendini yeniden konumlundurmasi acisindan daha basarili, burada bir ezber var ise, buda bugünün solcularin hala Lenin'in , Marx'in ve gecen yüzyilin genel jargonu ile cözüm önerileri sunmak istemeleri...
Burada "muhafazakar" olan Kapitalist sistem degil....ille'de Marx'in Manifestosu diyen Devrimci Solcularin kendisidir...
Su hayata herseyin bir evrim icinde gelismekte oldugunu kabul edenlerin, Devrimci Sosyalist mantigi hic bir evrimsel gecis dönemi gecirmemekte, böyle olmasi icin bin türlü enerji harcanmakta...
Ezber olan bu'dur...
ben her ne kadar chp li de olsam onu çok bozulduğunu macından çıkıp çok laf az iş politikası güttüğünü düşünüyorum
InVitatio
30-06-2007, 07:01
Sosyalist Enternasyonal'de Baykal-Talabani gerilimi *
İsviçre'de yapılan Sosyalist Enternasyonal toplantısı, CHP lideri Deniz Baykal ile Irak Devlet Başkanı Celal Talabani arasında karşılıklı protestoya sahne oldu.
Kuruluşun genel başkan yardımcısı olan Baykal, konuşma sırası Talabani'ye gelince protesto amacıyla kürsüdeki yerini bırakarak salondaki CHP sıralarına geçti. Talabani'yi ve ardından kürsüye gelen Mesud Barzani'yi, salondaki bölümden dinledi. Konuşmalar bitince de başkanlık divanındaki yerine geri döndü. Buna sinirlenen Talabani ise daha sert bir tepki verdi. Söz sırası Baykal'a gelince ayağa kalkan Talabani, salonu terk etti. Gazeteciler de röportaj için ayağa kalkınca kısa süreli kargaşa yaşandı. Talabani, basın mensuplarıyla sohbet ederek salondan yavaş yavaş çıktı. Barzani ve toplantıya gözlemci olarak katılan DTP üyeleri de Baykal konuşurken salondan ayrıldı.
Haberin Devami : http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=557935
İkisi de salondan kaçtı!
*
Sosyalist Enternasyonal konsey toplantısında Baykal kürsüye çıkınca, Barzani ile Talabani salonu terketti!
29 Haziran 2007 Cuma
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Irak’ın kuzeyindeki Mesut Barzani yönetiminin terör örgütlerine verdiği desteği anımsatarak, "Hiçbir hükümet toprakları üzerinde teröre müsamaha göstermez. Bunun tek istisnası Kuzey Irak’tır" dedi.
* * *Sosyalist Enternasyonal konsey toplantısının bugünkü oturumunda konuşan Baykal, Irak’ın kuzeyinde 3 bin 500 kadar PKK’lı teröristin bulunduğuna işaret ederek, "Bu teröristler burada eğitilmekte ve Türkiye’ye saldırılara hazırlanmaktadır. Irak’taki hiçbir güvenlik gücü, bu terörist saldırıları durdurmak, etkisiz hale getirmek veya bertaraf etmek sorumluluğunu almamaktadır" diye konuştu.
* * *Baykal, Irak hükümetinin toprakları üzerindeki terörist örgütlerle mücadele etmek ve komşu ülkelere saldırıları önlemekle yükümlü olduğuna işaret etti ve bu konuda BM Güvenlik Konseyinde alınan 1373 ve 1514 sayılı kararların içeriğini anımsattı.
* * *"Irak hükümeti de, BM kararları uyarınca, Irak’taki herhangi bir terörist grubun sınırı geçerek komşu ülkelere saldırılarını önleyecek şekilde sınırlarının güvenliğini sağlamakla yükümlüdür" diyen Baykal, "Irak anayasasının da Irak hükümetinin toprakları üzerindeki terör örgütleriyle mücadele yükümlülüğüne değindiğine" dikkati çekti.
* * *Baykal, Irak hükümetinin uluslararası ve iç hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu durumun sadece Irak hükümetinin güvenlik güçlerinin yetersizliğiyle izah edilemeyeceğini söyledi.
* * *Konuşmasında Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ve kuzeydeki yerel yönetimin lideri Mesut Barzani’yi isim vermeden eleştiren Baykal, "Bizim izlenimimiz Irak hükümetinin PKK gibi terörist örgütleri meşrulaştırma niyetine sahip olduğu ve bu örgütleri Irak’ın komşularını tehdit eden terör örgütü olarak görmediği yolundadır" dedi.
* * *Irak’ta terör ve şiddet eylemlerinin her geçen gün tırmandığına işaret eden Baykal, Irak’taki gelişmelere ilişkin sözlerini söyle sürdürdü:
* * *"Irak’ta iç savaş tehlikesi artık bir gerçek halini aldı. İç güvenlik, demokratikleşme, ekonomik kalkınma beklentileri ortadan kaybolmuştur.
* * *Irak’ta yaşayan herkesin can güvenliğini tehdit eden yaygın şiddet eylemleri görülmektedir. Sadece yabancı işgale tepkiyle açıklanamayacak olan bu büyük insani felaketin sebepleri üzerinde ciddi şekilde düşünmeliyiz." Koalisyon güçleri tarafından doğrudan kabul ettirilen hükümet modelinin de Irak halkı için gerekli güvenlik koşullarını yaratamadığını ifade eden Baykal, "Ancak bu üzüntü verici durum, Irak’ın komşu bir ülkeye terör ihraç eden bir ülke haline gelmesini haklı gösteremez" dedi.
* * *Baykal, konuşmasında, "Bağdat’ın caddelerinde güvenlik olmamasının, Irak’ın başka yerlerinde de terörle mücadelede sergilenen başarısızlığı haklı gösteremeyeceğine" işaret ederek, "Bu başarısızlık sadece geçen ay Türkiye’de 50 kişinin hayatını yitirmesine neden olmuştur" diye konuştu.
* *
* * "IRAK’IN KUZEYİ PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ÜSSÜ HALİNE GELDİ"
* * *Konuşmasında Irak’taki güvenlik boşluğunu örneklerle anlatan Baykal, "Irak’ta nispeten istikrarlı bir bölge sayılan kuzeyin, Türkiye’ye teröristler, silahlar ve patlayıcı maddeler gönderen ve çok sayıda sivilin ve güvenlik görevlisinin ölmesine neden olan PKK terör örgütünün bir merkezi ve üssü haline geldiğini" kaydetti.
* * *Baykal, "Irak’ta konuşlanmış teröristler tarafından yapılan Ankara’daki intihar saldırısında sekiz vatandaşımız hayatını kaybetmiş ve çok sayıda vatandaşımız yaralanmıştır" diyen Baykal, sözlerini, "Kuzey Irak’ta ortaya çıkan durumun muhtemelen dünyada bir başka örneği yoktur" diye sürdürdü.
* * *"Gerçekte terör grupların bulunduğu ülkelerde bu teröristlerle mücadele eden bir güvenlik gücünün de var olduğunu" belirten Baykal, "Hiçbir hükümet toprakları üzerinde teröre müsamaha göstermez. Bunun tek istisnası Kuzey Irak’tır" diye konuştu.
* * *Baykal, Suriye’nin de bir dönem terör örgütlerine destek verdiğini anımsatarak, Türkiye’nin 1998 yılındaki kararlı tavrı üzerine teröre verilen bu desteğin kesildiğini ve Türkiye’nin terörist saldırılara karşı uzun süre nefes aldığını söyledi.
* * *CHP lideri Baykal’ın konuşmasında Suriye’deki gelişmeleri örnek göstermesi, "Talabani ve Barzani’ye uyarı" olarak değerlendirildi.
* * *Bu arada, Talabani ve Barzani’nin peş peşe yaptıkları konuşmaları dinleyen Baykal’ın sırası geldiğinde konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı sırada önce Talabani, ardından Barzani’nin salonu terk etmesine salondakiler tepki gösterdi.
http://www.habera.com/default.asp?page=haber&id=36552
Bu DTPli Sütü Bozuklarin Gemilerinin hangi liman'a bagli oldugu artik iyice görülmeye baslaniyor.
Ve hala bunlari bizlere Türkiyenin Umudu diye sunulmasi bizleri aptal yerine koymaktan baska birsey degildir.
Bu insanlik düsmanlarinin *bir diger sosyalist enternasyonal'in süleymaniye toplantisinda kosa kosa gidip anlattiklari tek bir görüs vardi, o da bekaa-vadisi alfa ayisi apo icin özgürlük istemeleri....
spartacus
30-06-2007, 10:38
Sevgili İnVitatio, Yazdıklarını okudukca, içinde yaşadığımız dünyadan, sistemlerden, politikadan uzak olduğunu görüyorum, düşüncelerimi, fikirlerimi seninle yapacağım bir tartışmayı bu forumun sayfaları alacağına keza tarafıncada dinlenebileceğime, helede anlaşılacağıma inanmıyorum. Çünkü önsel kapalılığa sahip olarak gidiyorsun, daha en başında karşındaki insanı saf dışı etme noktalarından gidiyorsun. Benim şahsen iğrendiğim, en nefret ettiğim politik tarzdır bu ama gel görki bu gün politikalara *hakimolan tarzda bu. Ben Ezop dili ile yazıyorum, neden o kadar çok soyut, yapay ayrımlar oluşturulmuş ve kurgulanmış ki ne deseniz birisinin çıkarına dokunuyor, gerçeği söylemek dahi vatan haini olmak için en yeterli nedendir......
Bakış açınıza baktığımda gözümde Irak'daki mezhep savaşları canlanıyor, perdeyi araladığımda ise bu savaşların altından belirli bir kutsal elitin fütursuz zenginliği ve egemenliği ile karşılaşıyorum, politika ise buna göre ve gerekçeler ise yine bu merkezi çıkarlar ekseninde işleniyor.. Öznede tüm bir toplumun yada insanlığın yerleşik yaşamları, sorunları üzerinden değerlenmiş, çözüm üretme noktasında üretilmiş politikalar değil, taraflar ve taraftarlar ekseninde soyut argümanlar ve ayrılıklar üzerinden şekillenmiş güdü üzerine kurulu, kolay politikalar var. Bakın, Irak'da sırf yetersiz gıdadan ölen çocuk sayısı Yüzbinleri buluyor, Sırf ABD nin uyguladığı ambargoda, bebek Mamasının dahi Gıda sayıldığı için ölen binlerce çocuk olduğu halde, Şeyhler de zerre kadar bir sarsılma yaşanmıyor, bir kez olsun bu Politikacıların gündemine girmiyor bu sorun, bu sorun hiç bir zaman bu kişilerin kullandıkları aidiyetlikler(mezhep) etrafında soyut argümanlarla sürüleştirdiği insan seli için bir anlam ifade edemiyor. Neden? Çünkü onlar bütünlüklerini ve hakimiyet alanlarını soyut, yapay ayrımlar, biz ve öteki düşmanlığı üzerinden sağlıyorlar. Bunun politika ile, insanlık ilede, birlikte yaşamak ve sorunları çözmek, daha insani ve daha yaşanabilir bir dünyada yaşamak ile uzak yada yakından bir alakası yoktur. Alakası yoktur ama gel görki Politika Somut Olugular üzerinden yürütülebilir, soyut, afaki gündemler ve soyut ve belirli kesimlerin kendi bireysel çıkarları etrafında, kullanım değeri olan ama politika denemeyecek bir düzlemde yürütülemez. Buna politika değilde bir kandırmaca sistematiği diyebiliriz, iyi bir tabirle demagoji bile desek bu hafif kalır. Bir özne kimler yada hangi kişiler elinde kullanılıyor olmasına göre kılık değiştirmez. Yani Irak'da yaşanan mezhep kavgaları Irak olunca başka, aynı minval ve özden beslenen fakat gerekçeleri farklı olan Türkiye olunca başka, Filistin olunca başka, İran olunca başka olmaz.
Verili koşullarda insani düşündüğümüz anda 2 adet kayaya çarparız. Bu 2 adet kaya poltikalarını belirli aidiyetliklerden nemalanma üzerine kolkay kuranlara toslarız, birisi derki bak karşı tarafın yanında işte onlar şu ve bu, öbürüde derki karşı tarafın yanında bakın onlar bu ve şu! BANANE! Şahsen benim insani düşüncelerim ve merkezine insanı koyduğum düşüncelerimin kriter noktası ne sen, ne o, ne şu nede bu değildir. (Bu konuda bu dayatmaları gördükçe sinirlerim geriliyor) Türkiyede yaşanan milyonlarca sorunun kökeninde insan kanı sudan ucuz politikaları vardır ve yazık ki merkezi otoriteler bu insan kanı sudan ucuz politikasından beslenmektedir. Okuduğumuz ve okuduğunuz tek bir Amentü var ama sorun şuki yazarı bilmiyoruz, nedne yazıldığınıda, içeriği bilmiyoruz, insan iradesinden BAĞIMSIZ aidiyetlikler üzerinden sürdürülen soyut, kolay, sorumsuz, ucuz politikalara argüman olmaktan öte bir köye varamıyorsunuz. Tek suçumuz anne ve babalarımızı seçemiyor olmak. Bu zengin yada fakir bundada öyle... İrademiz dışındaki etmenlerin politikası üzerine kurulu soyut saçmalıklar.....
Kapitalizme gelince, Feodalite meşru tabanını ümmet üzerinde sağlar, aslen insani vasıflar göz önüne alındığında gayrı meşru olan bir sistemin meşru temeli ümmet olgusu üzerine oturtularak ve buradan politikalar icra edilerek ayakları üzerine dikilir. Kapitalizmde ise bu millet olgusudur, siyasi bir karaktere oturtularak, gayrı meşru sistemin gayrı meşru sürekliliği bu temel üzerine oturtulur ve meşru bir zemin elde eder. En sevdiğim örneğim Cumhuriyet dönemi ağaların toprak reformu ile kaybedecekleri cennet karşısında Din'inde elden gidiyor olmasıdır, kim kimin meşruiyeti ve referansıdır birde buna bakmak lazım. Daha önce yazdım ama bir daha dile getireyim, dediklerimin anlaşılması namına.
Yapay olgular üzerinden politika üretilemez, politika somut sorunlar ve onlara çözüm noktasında, programatik bir düzlemde ancak ele alınabilir. kara kaş, kara göz, aidiyetlikler üzerinden sürdürülemez. Bu temel önemde değildir, genel bir sorun olarak ele alınabilir. Nasıl ki feodal sistemde ümmet olgusu siyasi bir karakter taşımaktadır o halde belirli bir ümmet egemenliğine dayalı, hüküm süren bir avuç elitin en büyük korkusu sınırları dahilinde başka ümmetlerin varlığıdır, çünkü iktidar olmanın temel anahtarı bu ümmet olgusunda yatar. HERŞEYDEN evvel kendisi buna dayanmaktadır ki, diğerleride ümmete dayanarak bir iktidar oluşumuna gidebilirler. İşte temel sorun budur. (Osmanlı'da alevi katliamları, özü budur, ama tersi iran'da o dönem Sünni katliamları yine budur, sorun mezhepsel, din vs değil politiktir, Bu günde Türkiyede özde Millet yada mezhep sorunu yoktur , bu şekilde işlenmesi yapay bir yanılgıdır, temel sorun politiktir) Bu sorunun temel çözümü ise meşru insani ilişkiler ve meşru bir toplumsal birliktelikle, hiç bir aidiyetin kullanılmadığı ve temeli insan öznesinin oluşturduğu bir üst bilince erişmekle mümkündür. Somut budur. Aksi A olmak A ya bağlı olan elit bir kesimin sömürüye dayalı iktidarının meşru zemini ise, bir başka B de bu çıkarları ekseninde B'leri kullanmaya dönecektir(Irak örneğini bu nedenle başa koydum) Çünkü verili koşullarda toplumsal düzende temel çarpık bir ilişki vardır, buda A ada B yada C olmanın belirli bir elitin sömürüsü ve güdüsünde iktidar olmaya yeteiyor olmasıdır. Bunun insani açıdan meşru görülmesidir. Bu durumda A ne kadar meşru ise B de o kadar meşruiyet hakkını savunur. Eğer B yanlış ise B'nin yanlışının gıdası A'dan(egemn olan olsun) gelmektedir. Bu anlaşılması zor bir şey değildir, millet olarak değil, bir ailede 3-5 kardeşin miras paylaşımını dahi gözlerinizin önüne getirdiğinizde çözmemiz hiç zor olmayacak.
Bize oy verin yoksa hiç biriniz ibadetinizi yapamayacaksınız! (insanlar ölüyormuş ne gam)
Bize oy verin bizim peşimizden gelin, liderliğimize biat edin yoksa İran olacaksınız!(İyide siz kimsiniz?)
Biz ve onlar, biz iyiyiz onlar kötü, aman bize gelin(aynen)
Onlar tukaka, aman ha yanılıp onlara oy moy vermen, biz daha iyisini biliriz(somut tek bir sorun bulduk mu?)
Asgari Ücret bir ev kirası.
Millet vekili maaşı, 15 adet işçinin alınterine bedel.
İşte size somut bir örnek, hadi somut politikanızı üretiveriniz.
İnsanlardan alınan vergilerin nedeni - > Barınak, Gıda, Sağlık, Eğitim(hiç biriside yoktur, hakdır ama hakkını bilen yoktur, hakdır ama alanda yoktur alabilende, bunu dillendirende hemen vatan haini oluverir ümüğüne çökülür, çıkarlara ters düşer bu kadar basit, şeyh edebiyatı, din elden gidiyor edebiyatı)
Buyrun size somut bir kaç örnek!
Ve düşünelim hangimiz bir kez olsun OY kullanmadan önce Partilerin programlarını okudu? Vizyonu nedir buna bir baktı? Hangimiz önyargısal güdülerden sıyrılıp toplumsal gerçekler ve sorunlarımıza eğildi de baktı? Peki ya politikalarının programları ile bir alakası varmı yoksa elit zengin sömürgen tabakanın lider sultaları mı? Meşruluklarını din, iman, vatan, millet, terörist, şeriatçı vs gibi söylemlerle sağlıyor olmasınlar, bu onlara hazır bir kitle sağlıyo olmasın? Bu bir OYUN olmasın?????
Oynatalım Uğurcuğum.
Seçime giren her parti iktidara aday.bu ülkenin belli bir süre için yönetimine aday.kabineyi oluşturacağı bakanların isimleri ?,belirsiz.her bakanlıkta uygulamayı düşündüğü program ?, yuvarlak kelimelerle tariflenmiş.partilerin milletvekili aday isimleriyle beraber kabinesini ve programını önceden açıklamaları ve milletin oyuna seçim zamanı sunmaları gerekir.çünkü sonrasında ticaretten iyi anlar zaten kendisi asker arkadaşımdı diyerek maliyenin başına unlu mamuller imalatçısını yada milli eğitim bakanlığına eski hocadır,hem de hacıdır,güvenilir arkadaşımızdır diyerek bir başkasını getirmek,önceden hesaplanmış ahbap çavuş alışverişidir.sen beni şimdi gör,bende seni çıkışta görürüm tarzı çıkar ilişkilerini önlemek adına seçmen bakanını seçimden önce tanımalı,her bakanlığın programını ana hatlarıyla bilmeli,her partinin milletvekili sıralaması parti tarafından değil seçimde seçmenin oyuyla ve tercihiyle *belirlenmelidir.ama türkiyenin siyasi partilerinin çıkarları belirsizlikte yatmaktadır.
Farklı partilerin,farklı siyasi görüşleri olabilir,normaldir.bu farklılıklar,demokrasinin farklı yorumları olarak kalmalıdır. hangi parti kendi yorumuyla neyi nasıl değiştireceğini önceden açık ve net açıklamalıdır. vaad edilen hedef ve ulaşılan hedef görülebilir ve hesabı sorulabilir olmalıdır.hele bir iktidara gelelim,o zaman biliriz yapacağımızı zihniyetinin yada ne yapacağını bilemeyip durumu rüzgara göre ayarlayacak olan zihniyetin seçim öncesi tutumu sadece yuvarlanmış vaadlerle sınırlıdır,öncekinin seçim sonrası için planları saklı ve öncesinde yanıltıcı iken,ikincisi seçim sonrası esecek rant rüzgarına göre program oluşturacaktır. Seçim sonrası esen rüzgar çıkar ilişkileriyle hareket bulacaktır.
iktidara gelmek sistemi değiştirme dayatmaları için ele geçirilmiş bulunmaz fırsat değildir.gizli niyetlerin sinsi yayılımı için bir karagöz perdesi de değildir.
Ama siyasetin iktidar olunduğunda çamurlaştırılabilmesi için öncesinde yaldızlı sözlere ve belirsiz yuvarlak vaatlere gereksinimi var.
ahuramazda
30-06-2007, 12:02
Sayın İnvitatio, lütfen size yanıt verdiğimi düşünmeyin. Bu ikili atışma tarafımca kesilmiştir.
Siyaset biliminde iki durum var: Muhalefeti sisteme sokmak, muhalefeti sistem dışına itmek. Birinci durumda giren senin mevcut düzeninde reformlar ister, ikinci durumda itilen sistemi yıkmaya soyunur. Yani, lafı dolandırmayayım, dağa çıkar. Sen de gider indirmek için operasyon yaparsın, her operasyondan sonra da “Bu sonuncusu” diye ilan edersin. Olmayınca, “Dağa çıkanın kökü kazınıncaya kadar” dersin. Yani, mevzu vatansa, gerisi teferruat. Mesela, kendi Kürtlerini yabancılaştırmak teferruat. İç savaş olasılığı teferruat.
Neler olur?
* Seçim, Cumhuriyet meydanlarını dolduran milyonlarca insanın beklentileri yönünde gelişmezse Türkiye'de bir askeri darbe olasılığı artar mı?
* Türkiye Demokrat ve Laik kesimin beklediği sonuçların alınamama<sı durumunda başka araçlar devreye girer mi... ve bu askeri oligarşik bir çözüm arayışı olabilir mi?
* Seçim Milyonların istediği sonucu verdiğinde, siyasal yönetimin askeri bürokrasiye bağlanma olasılığı var mıdır...
* Her halukarda sınır ötesi bir operasyon gözüküyor. Seçim sonrası yürürlüğe tam anlamıyla gircek olan polis yasası türkiye'de olağanüstü birşeylerin olacağını vutguluyor...neye karşı...beklentilerin gerçekleşmemesine karşı.
1974 Kibris sonrasinda Yunanistan’da,
1982 Falkland sonrasinda Arjantin’de neler oldu...
Sevgili spartacus,
"Bu günde Türkiyede özde Millet yada mezhep sorunu yoktur , bu şekilde işlenmesi yapay bir yanılgıdır, temel sorun politiktir) Bu sorunun temel çözümü ise meşru insani ilişkiler ve meşru bir toplumsal birliktelikle, hiç bir aidiyetin kullanılmadığı ve temeli insan öznesinin oluşturduğu bir üst bilince erişmekle mümkündür."
Cok haklisin, bu konuda hemfikir olmamiza sevindim.
"Ve düşünelim hangimiz bir kez olsun OY kullanmadan önce Partilerin programlarını okudu? Vizyonu nedir buna bir baktı? Hangimiz önyargısal güdülerden sıyrılıp toplumsal gerçekler ve sorunlarımıza eğildi de baktı?"
TKP ve ODP-EMEP-SHP'e bilincli oy verenlerin hepsi bu dedigini yapmistir.
Sevgili ahuramazda,
"Sayın İnvitatio, lütfen size yanıt verdiğimi düşünmeyin. Bu ikili atışma tarafımca kesilmiştir."
Burada bir fikir belirtilmisse, herkesin her sekilde, ozgurcefikir yurutme hakki vardir. Bir konuyu *yukarida belirttigin gibi protesto etmek dogru olmaz. Hicbirsey yazmassin olur biter, konu ikili polemige donunce, ben de oyle yaptim dikkat edersen. Sevgili dilaver'in tabir ettigi gibi, sakinlestim.
sosyalist enternasyonal, sosyalizmden uzak olduğunu her toplantısında açık açık göstermekte. sosyalist enternasyonal'de iki tane aşiret ağasının ne işi var? bu kurumda; ülkesinde öldürülen aydını savunacağına, onun arkasından atılan sloganı eleştiren baykal'ın ne işi var? bu kurum ne kadar sosyalisttir, sorgulamak gerekir.
ahuramazda
30-06-2007, 14:00
Bugüne değin yapılan bütün seçimlerde çok somut vaatler *ifade edildi. Burada sorun vaatlerin somutluğu değil, yerine getirilemiyor olmasıdır. İşin garip tarafı her parti o kadar somut çözümler ve vaatlerde bulunuyor ki... ancak onca somut vaat içinde kaçının gerçekleşebileceği koşullara paraleldir.
işte somut vaatlerden örnekler:
chp:
ÇİFTÇİYE MAZOTTAN ÖTV ALINMAYACAK
Tarıma destek, bugünkünün iki katına çıkarılacak. Her yıl çiftçiye, tarım ve hayvancılığa GSMH’nin yüzde 2’si oranında, tarımsal destek sağlanacak. Çiftçinin kullandığı elektrik ucuzlatılacak. Mazottan ÖTV alınmayacak. Fındık Borsası kurulacak.
İŞSİZLİK 5 YIL İÇİNDE YARIYA İNDİRİLECEK
3 yıl içinde eğitilmiş 150 bin işsiz gencin, çalışırken, iş başında meslek ve iş becerisi kazanması eğitim alması hedeflenecek. En az 10 gencin ortak olarak bilişim, bilgi ve diğer ileri teknoloji alanlarında geliştirecekleri projeler, asgari yüzde 20 özkaynak koşuluyla desteklenecek. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da boşaltılan köylere, dönüş projesine hız verilecek. Sigortasız ve işsiz yoksul ailelere Vatandaşlık Hakkı ödemesi yapılacak.
ZİRAAT SATILMAYACAK
Bütçe disiplinine bağlı kalınacak. Ziraat Bankası özelleştirilmeyecek. Mali Piyasalar Kurumu oluşturulacak. Halk Bankası, esnaf ve KOBİ’lerin ulusal ihtisas bankasına dönüştürülecek.
Sosyal güvenlik sistemi konusunda geçen dönem hükümet tarafından TBMM’ye getirilen tasarının kabul edilemez olduğunu, tasarıda emekli olmak için 9 bin iş günü çalışmanın öngörüldüğünü ifade eden Baykal, ancak kendilerinin 7 bin iş gününü esas alan bir anlayışı benimsediklerini belirtti. Bütün vatandaşların sağlık hizmetinden faydalanmalarını sağlayacaklarını anlatan Baykal, “Herkes nüfus kağıdını göstererek sağlık hizmeti alabilecek” dedi.
Akp:
Polis asli görevine dönerek sürücü belgesi, ruhsat ve pasaport verme gibi işlemlerle de zaman kaybetmeyecek. İmamlara 4 yıllık fakülte şartı getirilmesini öngörmekte.
ENERJİDE ALT YAPI GÜÇLENDİRELECEK
Elektrik üretim ve dağıtımın özelleştirilmesi bağlamında hukuki düzenlemeler yapılacak. Şahdeniz gazının Türkiye'ye getirilmesini hedefleyen Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hattı çok yakında devreye alınacak. Türkiye-Bulgaristan-Romanya-Macaristan-Avusturya doğal gaz boru hattı projesi gerçekleşmesi için çabalar sürdürülecek. Avrupa elektrik sistemine entegrasyona ilişkin çalışmalar tamamlanacak. Türkiye-Yunanistan arasında yılda 12 Milyar metreküp kapasiteli doğalgaz boru hattı devreye alınacak
başka da somut vaat bulamadım...ama sorun değil..
BUrada anlatmak ietediğim siyaset ya da politika denen şeyin en önemli özelliğinin soyut yönergeler üzerinden hareket etmesidir. Problemin somut veya soyuttan çok, gerçekleştirilebilme ortamının oranına bakmak olduğunu düşünüyorum. *
Sevgili Spartacus demiş ki;
İşte temel sorun budur. (Osmanlı'da alevi katliamları, özü budur, ama tersi iran'da o dönem Sünni katliamları yine budur, sorun mezhepsel, din vs değil politiktir, Bu günde Türkiyede özde Millet yada mezhep sorunu yoktur , bu şekilde işlenmesi yapay bir yanılgıdır, temel sorun politiktir) Bu sorunun temel çözümü ise meşru insani ilişkiler ve meşru bir toplumsal birliktelikle, hiç bir aidiyetin kullanılmadığı ve temeli insan öznesinin oluşturduğu bir üst bilince erişmekle mümkündür.
Somut bu değildir...somutluk bunun nasıl gerçekleştirileceğidir. Yıllardır, Sosyalist kesim dahil, herkes türkiyedeki bu mozaiği nasıl bir arada düşmanlaştırmadan yaşatırız sorunu üzerinde durmuş, ama genel bir çözüm bulunamamıştır. Niye çözüm bulunamadığına ilişkin yanıtlar kolaylıkla bulunabilir...ama *bunun çözümgücü olabilmek, buna güç yetirmek sorunun odak noktasını oluşturuyor.
Kanımca halklara bırakılsa, hiçbirirnin bir diğerine düşman olabileceğini düşünmüyorum. ikide bir "halkın arasına git halk sana ne diyecek, çık da derdini anlat.....vb. " gibi cümleler kuran insanlarımız bu olgunun nasıl buraya geldiğini görmek istememektedirler. Cenazeler ezel-ebed şeyler değildi...bu bizim yakın tarih,imizde olan şeyler ve çok netlikle söylenebilir ki kapitalizm ve iktidarların rant sorunudur bu. ayrıca ayrıntılandırmaya gerek duymuyorum.
InVitatio
30-06-2007, 15:24
Degerli Forumdaslarim
Degerli Spartakus
o kadar yazmissinz ama bu PKKli uzatamlarinin türkiye toplumuna ne tür bir kazanim sagladikalrini
yazmaya unutmussunuz.
hele hele bu DTP bozuntularinin bizlere ne tür bir kazanc olabilecigi fikrini yazmayi da unutmusun bu laf kalabaligi icerisinde.
Benim takip edebildigim kadari ile, bu zati muhtremlerin yönetigi belediyeler, "ankarayi" saf disi birakarak kendi siyasi varligini mesrulastirmak istemekte.
Dag'da bu Devletin Askerleri ile catisirken yaralan PKKlilara hem bireysel olarak yataklik etmekteler
hemde Belediyenin imkanlarini kullanarak , Güvenlik Güclerine teslim etmek yerine, saglik bakimlari, tedavilerini saglamaktalar.
Bunlarin tek bir siyasi misyonu var, bunlar icin varsa yoksa "seroke apo" nun özgürlügü.
Türkiyeli insanlara daha fazla Demokrasi , daha fazla Insan Haklari isterken, bu zati muhtremlerin demokrasi ve insan haklarindan anladigi tek sey Apo'nun demokratik haklari , onun özgürlügü.
Terörün oldugu yerde, demokrasi tam anlami ile isleyemez.
Burada laf kalabaligi yapmaya gerek yok,
DTP ne türkiye siyasetine nede genel manada demokrasiye hic bir kazanimi olmamistir cünkü kendileri demokratik yasam kültürünü benimsediklerini söylenemez.
Türkiyeli insanlarin kaderi, siyasi statüleri.. iki asiret reisi ile bir kac apo'cu uzatmalarin hayal gücleri ile sinirli kalmamali...
spartacus
30-06-2007, 16:32
Sevgili Ahuramazda, Soyut ile Somut için nasıl bir tahliliniz var bilmiyorum ama ifadeleriniz benim somut ve soyut tahlilime tamamen zıt, bu sebeble bir kaç şeyi açıklayayım. Şu anda vaktim yok, ayak üstü yazıyorum, vakitli bir zamanda daha anlamlı açıklarım ne demek istediğimi..
Politika soyut veriler üzerinden değil aksine somut veriler üzerinde hayat bulur, çözümün temel kaynağı ise yine sorunun en temel kaynağında aranır, bunun için soyuta değil somuta inilmesi gerekir. Politika bu gün bizlerin yaşadığı gibi, bir arena ve vitrin kavgası, insanları kandırma ve kıvırma sanatı değildir, politika köken itibariyle sorunların çözümü sanatıdır. Gerçek daima somuttur sözünden yola çıkarsak sorunlarda daima somutturlar ancak ifade edilişleri ve üzerinde yapılan çalışmalar yol ve yöntemler soyut olabilir, buradaki soyutluk nesnel anlama göredir. Öznel somutluk ile öznel soyutluk nesnel somut ve soyuttan çok daha farklı ele alınabilir. Ayranı yok içmeye tahtiravalli ile gidiyor sıçmaya lafında, ayranının olmayışı somut bir durumu tahlil ederken, böylesi somut bir durumda soyut hareket edişin tasvirinide tahtirevalli ile gitmek kelimesi tamamlar. Oysa ayranı yokken içmeye tahtirevalli ile gitmese yerine somut koşullarına uygun davranış sergilese bu davranışda somut adlandırılır, diğeri ise malesef soyut...
Bir örnek vereyim, Irak'da Gıda Ambargosu nedeniyle ölen yüzbinlerce çocuk sorunu somuttur. Kaynağı somuta dayalıdır ve sonuç somut olarak işler. Orada ise A yada B mezhebinin uhreviyatına güdülenmek ve sorunu ve politikayı A yada B mezhebinin çıkarları temelinde şovenistce işlemek bu toplumlar için soyuttur. Bir yığın yapay argümanlar ve somut kökeni olmayan süslü söylemlerle politika yapılamaz. Bilmem bu örnekle ne demek istediğimi ifade edebildim mi? Kimin ne kadar etkin ve çözümde olduğunu hangi aidiyetliğe ne kadar bağlı olduğu belirlemez, AKP bunun için en iyi örnektir en kötü belediye başkanı dahi villarını daha dünden tamamlamıştır....
"Sevgili Spartacus demiş ki;
İşte temel sorun budur. (Osmanlı'da alevi katliamları, özü budur, ama tersi iran'da o dönem Sünni katliamları yine budur, sorun mezhepsel, din vs değil politiktir, Bu günde Türkiyede özde Millet yada mezhep sorunu yoktur , bu şekilde işlenmesi yapay bir yanılgıdır, temel sorun politiktir) Bu sorunun temel çözümü ise meşru insani ilişkiler ve meşru bir toplumsal birliktelikle, hiç bir aidiyetin kullanılmadığı ve temeli insan öznesinin oluşturduğu bir üst bilince erişmekle mümkündür."
Somut bu değildir...somutluk bunun nasıl gerçekleştirileceğidir.(Ahuramazda)
Aksine somut budur ve bunun somut tahlili yapıldığı noktada nasıl gerçekleştirileceği sorunsalı SOMUT bir hal alır(POLİTİKA ise işte tamda burada devreye girer, nasıl gerçekleştirileceği yönünde ama önce neyi gerçekleştirmek sorusunu sormak için somut verileri almak gerekir ki işte Politkayıda somut temel üzerinde yürütecek olanda budur ve politikalar verili koşulların analizleri üzerine oluşturulmuş programlar temelinde sürdürülebilir, sağcılık, solculuk, alicilik, ömercilik, cilik, cılık, culuk, ezan, kitap, bayrak, millet, sakarya vs olarak yada karizmatik liderin gece açık kalmış kıçına göre yerinden kalkıp sallaması ile değil..... İşte bu soyut olmaktır).
Osmanlı döneminde sömürücü egemen ve dolayısıyla politikayıda kendi hakimiyetinde gören padişaha "alevileri" öldürdü, padişahım çok yaşa, diğer tarafta öbürü ise "sünnileri öldürdü" kralım sen çok yaşa diye bağırmaya devam mı edeceğiz? Peki niye derken temel somut özneye inmeyecekmiyiz, padişahın altın tasa sıçmasını sağlayan benim üzerimde kullandığı ümmetçiliği değil mi? Onun gayrı meşru iktidarının temelinde benim politikleştirilmiş aidiyetliklerim yatmıyor mu? Ağa ile maraba aynı ümmetten değillermiydi? O halde ağanın sömürü sınırını işte bu ümmet belirliyordu, onun bireysel çıkarlarının meşru garantiside yine bu oluyordu ve Feodal Kanun; Esas olan Herhangi bir A ümmetine dayalı bir devlet örgütlenmesidir, derken, padişahın ve üst sömürgen kesimin sömürü-hakimiyet sınırlarınıda bu ümmet ve ciliği belirliyordu, kendilerine olan bağlılığıda bu sağlıyordu. Ama malesef bu sınırlar dahilinde kalan başka ümmetlerin varlığı ise kim olduklarından bağımsız ve önemsiz olarak, yukarıdaki feodal kanunun ona verdiği en temel hakkı kullanma yani devlet örgütlenmesine gitme hakkı, potansiyeli veriyordu ki bu egemen olanlar açısından politik bir tehdit unsuru oluşturuyor ve çıkarları ile çatışıyordu. Kısaca gayrımeşru görülen ne varsa aslında diğerinden farklı bir şey değildi, demek ki hiç biriside insan öznesi açısından meşru değillerdi ve bizim somut çıkış noktamız insan olmadığı sürece kavrama şansınada sahip olamayacağız. A ya dayalı iktidar kurmak ne kadar Meşru idiyse, sınırlar dahilindeki B'nin potansiyel olarak oluşturduğu tehdit o kadar meşrudur, bu ne kadar suç ise diğeride o kadar suçtur ve ikincinin ortaya çıkış sebebi *birincidedir, o halde çözüm ne A nede B ye değil insana dayanabilmektir ve belirli elit kesimlerin çıkarlarının temel direği olmamaktır her şeyden evvel bunu görebilmektir, işte buda somut gerçektir. (Konuya bakıyorum neredeyse çoğunluğu bu paragraftan öte geçmedi ama geçmeliydi.)
Arkadaşlar biraz uzun ama güzel buldugum bir yazıyı buraya almak istedim. Affınıza sıgınarak :
--------------
* * *22 Temmuz’da AKP’nin ya da CHP’nin veya CHP-MHP koalisyonunun mu iktidara geleceğini sanıyorsunuz? Türkiye’nin çok daha etkili “üst-parti”leri var; hiç bırakırlar mı? Örneğin: United States of America Partisi (USAP), European Union Partisi (EUP), Küresel Sermaye Partisi (KSP), Türkiye Sanayici ve İş Adamları Partisi (TÜSİAP), Genel Kurmay Partisi (GKP), Tarikatlar Partisi (TP)…
* * *Şaka değil, çıplak bir gerçek bu. Gelinen noktada Türkiye parlamentarizminin yalın bir gerçeği. Varolan sistemde, yukarıdaki “üst-parti”lerden (mümkün olduğunca çoğundan) icazet almayan bir parti kesinlikle iktidar olamaz, iktidarda yer alamaz, hatta Meclis’e giremez.
Meclis’e girmek ve hükümet kurmak isteyen partiler, bu üst-partilerin icazeti peşinde koşarlar; bu amaçla kendilerini beğendirmeye çalışırlar. Yüzde 10 barajının yakınlarında ve üzerinde yapılan siyaset tamamıyla bir “görücüye çıkma” siyasetidir.
* * *Güzellik yarışması
Türkiye’deki parlamento seçimleri “güzellik yarışması”na benzer. “Güzeller” (yani düzen partileri) allanıp pullanıp jürinin karşısına geçerler. Üst-partilerden oluşan jüri, güzelleri tek tek yoklar ve talimatlar verir: “Sen biraz da sol bacağını aç”, “Sen de sağ omzunu göster” gibi. Talimatlar hemen yerine getirilir. Bir bakarsınız, bazı “solcu”lar sağ partilere, bazı sağcılar da “sol” partilere gidivermiş. Jüri yön verir: “Güzelim, sen biraz sağdan merkeze doğru kayıver”, “Sen de soldan merkeze yaklaş”… Tabii kastedilen merkez Türkiye’nin merkezi değildir; söz konusu üst-partilerin bileşkesine bu ad verilir. Yani jüri güzellere “bana yaklaş” demektedir. Güzeller arasındaki yarışma, bu talimatları kimin en başarılı biçimde uygulayacağı yarışmasıdır.
* * *Güzeller bu tür balans ayarlarıyla kıvama getirildikten sonra jüri karar vermek için kendi arasında tartışmaya çekilir: “Bir dönem daha Ilımlı İslam’la mı gitsek, laiklik ambalajını mı kullanmaya başlasak?”, “Demokrasi imajı mı daha çok iş yapar, yoksa milliyetçilik imajı mı?”… En az Armağan Bey ile Bülent Hanım arasındaki tartışma kadar sert bir tartışmadır bu. Şantajları, tehditleri, eski defterleri, komploları, suikastları, bombaları, cinayetleri, ekonomik krizleri, cenaze törenlerini, muhtıraları, mitingleri içeren bir tartışma. Aşağı-partiler “görücüye çıkma” siyaseti yaparken, üst-partiler de böyle siyaset yapar.
* * *Sonunda karar verilir, dereceye giren güzeller açıklanır. Açıklama yönteminin adı “seçim”dir. Bu da TV yarışmalarına benzer; izleyicilerin cep telefonu mesajıyla beğendiği adaya destek vermesi gibi… Seçilen güzel, kendisini aslında kimin seçtiğini bilir ve ona hizmette kusur etmemeye çalışır. Kusur ederse başına gelecekleri de bilir. Ceza “deliğe süpürülmek”tir.
* * *İllegal güçlerin kitle örgütleri
* * *Üst-partiler kelimenin tam anlamıyla “sınıf partisi”dirler; “öncü parti”dirler. Kesinlikle parlamentarist değildirler; “devrimci” örgütlerdir, gerektiğinde “silahlı mücadele” yoluna başvurmakta bir an bile tereddüt etmezler. Legal olanaklardan sonuna kadar yararlanmalarına karşın illegal partilerdir.
Aşağı-partiler ise bu üst-partilerin legal olanaklarıdır; bir nevi kitle örgütü işlevi görürler. Aslında bir bütün olarak parlamentoyu (ve parlamenter sistemi) bu üst-partilerin legal olanakları ve ortak kitle örgütleri olarak tanımlamak pek de yanlış olmaz, hele günümüzde hiç olmaz. *
* * *Halkın en az belirleyici olduğu dönem: Seçimler
* * *Peki, halk bu tablonun neresindedir? Sistem hâlâ bir “kitle örgütü” ihtiyacı duyduğuna göre, halk önemlidir. Aslında bütün dava, halkın gözünü boyamak ve susturmak davasıdır. Parlamento ve seçimler, halkı susturmanın mekanizmalarıdır. Susturmanın en güzel yolu, ağzını zorla kapatmak değil, konuşturuyormuş gibi yapıp susturmaktır; seçimler bu işlevi görür. Seçim dönemlerinde halk nihayet belirleyici olduğunu sanır; aslında tam tersidir, halkın en az belirleyici olduğu dönemler seçim dönemleridir.
* * *Örneğin halk, bir ay önceki cumhuriyet mitinglerinde mi daha belirleyiciydi, yoksa 22 Temmuz’da mı? 22 Temmuz, cumhuriyet mitinglerinde meydanları doldurup taleplerini haykıran halkın susturulduğu andır. “Artık sus ve oyunu at”. “Kime?”. “Tabii ki kazanabilecek olanlara, yani benim tespit ettiğim güzellere”.
* * *Bu noktadaki balans ayarı “oyları bölmeyelim” sloganıyla yapılır. Yüzde 10 barajına dayanarak yaratılan bir yönlendirmedir bu. Türkiye’deki parlamenter sistemin ne kadar çürüdüğünün ve önemsizleştirildiğinin de bir göstergesidir aynı zamanda. Ölüm gösterilerek sıtmaya razı edilmektedir kitleler.
* * *Kısacası, bir partinin seçimleri kazanabilmesi için iki noktada üstün yetenek göstermesi gerekir: Birincisi, gerçek iktidar odaklarıyla (yani üst-partilerle, yani jüriyle) uyumlu olma yeteneği. İkincisi de, halkı kandırma yeteneği. Seçimlerde partilerin bu yetenekleri sınanır; yarış bu noktadadır. İlkinde fazla bir sorun çıkmaz. Güzeller zaten “podyum”a çıkmayı kabullenmişler ve hem ruhlarını hem de bedenlerini jüriye teslim etmişlerdir. Esas yarış ikinci yetenek alanı konusunda yaşanır. Çünkü aşağı-partiler, üst-partileri halkı zaptedebilecekleri noktasında ikna etmelidirler; başarılı bir “kitle örgütü” olduklarını göstermelidirler. Örneğin önceki seçimlerde CHP halkı kandıramamış ve kaybetmiş, AKP ise halkı kandırabilmiş ve kazanmıştır. Bakalım önümüzdeki seçimlerde ne olacak, kim daha iyi kandıracak?
* * *“Bağımsız ve laik Türkiye”ymiş…
* * *İşte Türkiye’deki parlamenter sistem özetle böyle işler. Buna inanmak istemeyenler için birkaç örnek verelim. Son ayların en revaçta sloganlarından biri “Ne ABD Ne AB Bağımsız Türkiye”dir. Cumhuriyet mitinglerinde milyonlar tarafından benimsenmiş ve atılmıştır. Bu sloganın hakkını veren bir parti -bırakın iktidar olmayı- Meclis’e girebilir mi? USAP’ın, EUP’un, KSP’nin, TÜSİAP’ın bulunduğu “Jüri”nin önüne çıkabilir mi? Örneğin mitinglerden rüzgâr alan CHP bu sloganı savunabilir mi?
* * *Türkiye emperyalizme bağımlı bir ülke. Emperyalizm sadece, ülkeyi askeri olarak işgal etmeye veya bölmeye çalışan bir dış güç değil. İliklerimize kadar girmiş bir iç olgu. Türkiye kapitalizmi çok çeşitli mekanizmalarla (IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası finans kuruluşları ve çeşitli anlaşmalar yoluyla) küresel sermaye tarafından kontrol edilen bağımlı bir kapitalizm. Türkiye büyük burjuvazisi ulusal niteliğini çoktan yitirmiş, hatta giderek bağımsız üretici özelliklerini de kaybeden taşeron bir burjuvazi. Bu süreç çok önceden başlamıştı ama, özellikle 1990’ların sonundan itibaren (küreselleşme ile birlikte) büyük bir ivme kazandı. Son 10 yılda yapılan özelleştirmelerle, (enerji, haberleşme, bankacılık gibi) son derece stratejik sektörlerdeki kamu kuruluşları da küresel sermayenin eline geçti. Türkiye NATO’ya üye bir ülke. Başta ABD olmak üzere emperyalist ülkelerle yapılmış onlarca ikili anlaşma mevcut. Topraklarımızda Amerikan askeri üsleri var. Bir şekilde AB’den ve uluslararası kuruluşlardan fonlanmayan bir kurum kalmamış gibi. Kısacası Türkiye her alanda ve binbir bağla emperyalist sisteme bağlanmış durumda ve kontrol altında.
* * *“Ne ABD Ne AB Bağımsız Türkiye” sloganı eğer yürekten atılıyorsa ortaya bir “Bağımsızlık Programı” konmalıdır. Kuzey Irak’ta Barzani’ye, Kıbrıs’ta Rumlara efelenmek yetmez. Mersin’de koskoca İncirlik Üssü dururken, F16’lar sınırımızı 3 dakika ihlal etti diye yaygara koparmak da sadece komik kaçar. “Bağımsız Türkiye” isteniyorsa, emperyalistlerle yapılan bütün teslimiyet anlaşmalarının iptalini, özelleştirilen kamu kurumlarının yeniden kamulaştırılmasını, yabancı sermayenin sınırlandırılmasını, dış borçların ödenmemesini, topraklarımızdaki Amerikan üslerinin kapatılmasını, NATO’dan çıkılmasını, emperyalizmin ideolojik ve kültürel hegemonyasına karşı bir mücadele açılmasını vb. içeren bir Program ortaya konmalıdır. Kaldı ki bunlar bağımsız ve başı dik bir ülke olma yolunda henüz ilk adımlardır.
* * *Peki, bu programı savunan bir parti finale kalıp “podyum”da kendine yer bulabilir mi? Bu asgari programı savunmadan “Bağımsız Türkiye” sloganının hakkı verilebilir mi?
* * *Aynı olgu “laiklik” için de geçerlidir. Mitinglerin en önde gelen sloganıydı “Türkiye laiktir, laik kalacak”. Peki, “laiklik” nedir? Laiklik, eşi türbanlı bir kişinin cumhurbaşkanı olmaması mıdır? Üniversiteli kızların türban yerine peruk takarak mı okula girmesidir? Laikliği bunlarla sınırlamak, demokratik devrim ile olmazsa olmaz bağını koparmak, laikliğin aşınmasının da yolunu açmaz mı?
Laiklik kavramı, feodal sınıflara karşı halk sınıflarının demokratik devrim mücadelesi içinde doğdu. Din ile dünya işlerinin birbirinden ayrılması demekti. Gericileşen burjuvazi bu tanımı “din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması” olarak değiştirdi. Laikliği devlet katına hapsetti. Devlet laik olacaktı, ama halka din lazımdı! Başka türlü yoksul halkı nasıl dizginleyecekler; sömürüye baş kaldırmasını nasıl engelleyecekler, kaderine razı olmasını nasıl sağlayacaklardı? Bunu ancak din ile yapabilirlerdi. Sadece cumhurbaşkanımız mı gerici olmamalıdır? Halkın her türden dinsel gericiliğin kıskacı içinde kalması neden umurunuzda değil, hatta işinize geliyor?
* * *Bu anlayış ile Türkiye’nin laik kalması olanaksızdır. Tabanı dinci gericiliğe mahkûm edersen, o taban gün gelir, başbakanlığı da talep eder cumhurbaşkanlığını da. Günümüzün çürümüş burjuvazisinin laiklik tanımı, laikliğin altını oymakla eş anlamlıdır. Sen sömürünü devam ettirebilmek için halkı ortaçağ karanlığına mahkûm et, sonra da bu ortaçağ devleti talep ettiğinde yaygara kopar; bu bir aldatmacadır.
* * *Türkiye laik kalacaksa, dahası bilimsel düşünceyi içselleştirmiş, aydınlanmış, modern bir toplum olacaksa, bu ancak, bütün ortaçağ kalıntılarının tasfiyesiyle, aşağıdan yukarı köklü bir Aydınlanma atılımıyla olanaklıdır. Bu programı savunmadan “Laik Türkiye” sloganının hakkı verilebilir mi? Peki ama, bu programı savunarak “podyum”a çıkılabilir mi?
* * *Bu iki örneği, seçimlerin nasıl bir göz boyama ve halkı kandırma mekanizmasından ibaret olduğunu göstermek için verdik. Bağımsızlığı Kuzey Irak’taki bir aşiret reisine diklenmek, laikliği de eşi türbanlı bir cumhurbaşkanı seçtirmemek ile sınırladığınızda, üst-partiler adına halkı kandırmış ve oyalamış oluyorsunuz. İşte seçimler ve parlamento bu iş için vardır.
* * *Parlamento artık ne kadar önemli?
* * *Yukarıda özetlediğimiz kokuşmuşluk sadece Türkiye’ye özgü bir olgu değil. Çağımızda, tüm dünyada durum üç aşağı beş yukarı böyledir. Küreselleşme öncesi çağda ulusal parlamentolar daha önemliydi. Tabii yine emekçi sınıfların gerçek temsilcilerine kapalıydı ama, en azından, hakim sınıflar arasındaki çatışma ve uzlaşmaların esas arenası parlamentoydu. Bu özelliği parlamentoyu yönetici sınıflar açısından “işlevli” ve “gerçek” bir kurum yapıyordu.
* * *Parlamentolar artık bir sirktir. Sanal bir kurum, bir “imaj-kurum”dur. Tek bir işlevi kalmıştır: Esas kararların alındığı, gerçek mücadelenin verildiği “illegal” arenayı perdeleme ve halkın taleplerini ve özlemlerini havuzlama işlevi.
* * *Parlamentolar artık bir üretim ve yönetim yeri değildir. İktidarsızdır. Can alıcı sorunlar başka yerlerde tartışılır, hesaplar başka yerlerde görülür, kararlar başka yerlerde alınır ve parlamentoya dayatılır. Parlamento sadece “…mış gibi” yapar. Parlamento o kadar güçsüzdür ki, onu hizaya getirmek için artık darbe yapmaya bile gerek yoktur. Amerikan Büyükelçisinin “nazik” bir açıklaması veya bir editörün yazısı veya bir internet sitesi bildirisi bu iş için yeterlidir.
* * *Gerçek “parti”lerden gelen bu tür uyarıları, parlamento hemen algılar ve kendisine çekidüzen verir. *Bazıları bu durumu “hükümetin zayıflığı”yla açıklar, kendileri hükümet ederlerse durumun değişeceğini söylerler. Oysa, söylediklerinde samimi iseler zaten hükümete gelemezler; samimi değillerse zaten hep böyle gelirler (getirilirler)! Bu durum tamamen, küreselleşme çağında parlamentoların (genel anlamda burjuva demokrasilerinin, daha genel anlamda kapitalist sistemin) geçirdiği niteliksel dönüşümle ilgilidir.
* * Küresel kapitalizm, “sanal”ın “gerçek” üzerindeki diktasıdır. Sermayenin, insanlığın gerçek ihtiyaçlarından, üretimden, işten, emekten ve vatandan tamamen uzaklaşmış kesimlerinin hakimiyeti vardır bugün. Sistemin hakimleri, artık yediren, içiren, giydiren, ısıtan, eğiten, sağaltan vb. kapitalistler değil. Küresel kapitalistler çok daha “üst düzey” işlerle uğraşıyorlar; gerçek üretimden koptular. Her anlamda (üretim, vatan, ahlak vb) iplerini kopardılar, kabuk haline geldiler. Sistemin söz konusu katlarında işler “ikna” ile değil “çıplak zor” ile, “ilkeler” ile değil fütursuz bir “ilkesizlik”le, hiçbir etik kural tanımadan, aşırı bir pragmatizmle, dengeleri gözeterek değil gücü gücü yetene anlayışıyla, hiçbir kesime hesap verme zorunluluğu duymadan, yalanla, engel tanımadan, azami hızla, kısacası orman kanunlarıyla yürümektedir.
* * *Küresel kapitalizmi tanımlamak istersek şunları söyleyebiliriz:
- Sanal kapitalizm
- İpini koparmış kapitalizm
- Mafyatik kapitalizm
- Feodal kapitalizm
- Emekten özgürleşme peşindeki sermaye…
* * *Böyle bir kapitalizmin, çeşitli sermaye kesimleri arasındaki dengeleri kuracak, emek ile sermaye arasındaki ilişkileri düzenleyecek bir kuruma (yani burjuva demokrasisi çerçevesinde gerçek bir parlamentoya) ihtiyacı yoktur. Böyle işlevli parlamentolar küresel sermaye için engel teşkil ederler, zaman kaybı anlamına gelirler. Sistem illegalleştikçe, legal kurumlar işlevsizleşmektedir. Bu nedenle gerek sistemin metropollerindeki gerekse bağımlı ülkelerdeki ulusal parlamentolar birer “sirk”e dönüşmüşlerdir. Halkı eğlendirir gibi yapıp gözünü bağlayan “sirk”ler…
* * Parlamentolar “sirk”e dönüşürken, partiler de birer “reklam ajansı”na dönüşmüştür. Klasik anlamda “örgüt” olma nitelikleri kaybolmuştur. Eskiden partiler toplumun derinliklerine doğru örgütlenirler, bu durum halkın en azından yerel çapta siyaset yapma veya siyaseti etkileme olanakları elde etmesine yol açardı. Şimdi artık tamamen bir şirket mantığıyla kuruluyorlar ve yönetiliyorlar. Ülkemizden örnek verelim: Köklü bir partiden ayrılan ekip yeni bir parti kurup birkaç yıl içinde yüzde 35 oyla iktidara gelebiliyor. Kucağına Kenya’dan kondurulan hediyeyle bir anda patlama yapıp iktidara gelen partiler, dört yıl sonra silinebiliyor. Bir holding sahibi çıkıp şirket çalışanlarından oluşan partisiyle bir anda barajı zorlayabiliyor. Herkes her partiye üye olabiliyor, parti parti gezebiliyor. Partiler aday yapmak için “star” peşinde koşuyor… Köklü örgütlerden oluşan bir partiler sisteminde böyle absürd dalgalanmalar gerçekleşebilir mi? Demek ki örgüt değiller.
Kısacası küresel kapitalizm, burjuva demokrasisinin ve parlamentarizmin sonudur. Küresel sermayenin elinde çok daha etkin araçlar var: Profesyonel ordular, uluslararası mafya örgütleri, terör örgütleri, kitle iletişim araçları, sivil toplum kuruluşları (STK’lar), postmodern tarikatlar, vb… Bu araçlarla ülkeleri işgal edebiliyor ve parçalayabiliyorlar, yapay devletler kurabiliyorlar, iç karışıklıklar çıkarabiliyorlar, istediklerini parlatıp istediklerini silebiliyorlar, maymunlaştırılmış kitleleri yönlendirebiliyorlar. 15-20 yıl önce STK’lar ilk uç verdiğinde, bunları solu oyalayan “oyun bahçeleri” olarak tanımlamıştık; şimdi bu STK’lar efendileri adına renkli devrimler yapıp devlet yıkabiliyorlar!
* * *Küresel kapitalizmin imajı güçlü; ama gerçeği?
* * *İşte emek güçleri artık böyle bir kapitalizmle karşı karşıyadır. Sermaye değiştiğine göre, emeğin stratejisi de değişmeli. Bu çok geniş bir konu, ince ince tartışılmalı ve en önemlisi pratikten ışık alınmalı; ama yine de bazı ipuçları üzerinden fikir yürütebiliriz.
* * *Küresel kapitalizm çok mu güçlüdür? İmajına bakarsanız öyle. Ama gerçeğine bakarsanız, tarihin gördüğü en güçsüz kapitalizm diyebiliriz. Birkaç nedenle:
* * *Birincisi, köksüz, altı boş, insanlığın temel taleplerinden ve ihtiyaçlarından tamamen kopmuş durumda. Yok olup gittiğinde insanlık hiçbir şey kaybetmeyecek. 19. yüzyıl kapitalizmini yıkamazdınız. Eğer bir şey olup da yıkılsaydı (örneğin 1800’lerin başında Avrupa yıkıcı doğal felaketlere uğrasaydı), insanlığın sanayi devrimlerini, bilimsel-teknolojik devrimi, Aydınlanmayı vb kaybetme riski de vardı. Küresel kapitalizm yıkılırsa ise, sadece nükleer silahları, terörü, işgalleri, mafyayı, uyuşturucuyu, fuhuşu, küresel sermaye dolaşımını, reklamları vb. kaybedeceğiz. Bunlar birer insan ihtiyacı mı? Gerçek ihtiyaçlardan ve emekten bu kadar kopmuş ve sanallaşmış bir sistem, ömrünün sonuna gelmiş demektir. Sermaye ne yaparsa yapsın emekten kopamaz, çünkü kaynağı emektir; sermaye yoğunlaştırılmış ve el konmuş emektir. “Emeksiz sermaye” sadece bir “kara ütopya”dır. Dolayısıyla emekten kopulduğu oranda tükeniş ve çöküş yakınlaştı demektir.
İkincisi, çözücü ve yapıcı değil, bu yeteneklerini kaybetmiş. Kriz çıkarıyor, ama bu krizi çözemiyor; sadece krizi yönetme yeteneği var. Bunun en tipik örneklerinden biri Irak. Sadece yıktılar ve yağmaladılar, yerine hiçbir şey koyamadılar. Bugün Irak’ta yaptıkları, krizi yönetmeye çalışmaktan ibaret. Daha global bir örnek de ekolojik kriz. Küresel kapitalizm bu yeteneksizliğiyle “güvenlik” ihtiyacıyla da çelişiyor. İnsanlığın iki temel ihtiyacı vardır: Eşitlik/özgürlük ve güvenlik. Güvenliği uğruna özgürlüğünden de vazgeçebilir; zaten bütün sömürücü sistemler varlıklarını böyle sürdürürler. Ama güvenliği de sağlayamayan bir sömürücü sistemin sonu gelmiş demektir.
Üçüncüsü, kaotik ve kararsız bir yapısı var. Maceracı. Nedensellikten ve nesnellikten kopma eğiliminde. Sürekli hassas dengeleri gözetmek zorunda (kriz yönetimi). Sınır tanımayan bir liberalizmin aşırı anarşik yapısının niteliğidir bu. Küresel çapta, ama köksüz. Alabildiğine geniş, ama derin değil. Temeli olmayan bir gökdelen gibi. On parmağında on marifet varmış gibi gözüküyor ama, aslında on parmağının altında on pire var!
* * *İşte küresel kapitalizmin bu ve benzeri zayıf noktalarına yönelen bir emek stratejisi geliştirilebilir. Biz küresel kapitalizmin imajını gerçekmiş gibi algılıyoruz ve “ne yapabiliriz ki?” diyoruz. Cumhuriyet mitinglerine ilişkin yazım, bazı devrimci arkadaşlar tarafından “aşırı iyimserlikle” ve “hayal kurmakla” eleştirildi. Onlar cumhuriyet mitinglerinde sistemin muazzam gücünü gördüler. Sistemin krizi yönetme yeteneği karşısında secdeye geldiler. Ama krizi çözme yeteneğinden yoksun olduğunu göremediler. Onlara göre, sistem o kadar güçlüdür ki, milyonlarca insanı kendi hedefleri doğrultusunda toplayabilmiş ve bir sürüye dönüştürebilmiştir. Bence yanılıyorlar. Sistem o kadar güçsüzdür ki (kriz o kadar derindir ki), mezar kazıcılarına başvurmak zorunda kalmıştır. Devrimcilerin müdahale etmeyeceğinden emin olmasaydı, kesinlikle böyle bir girişime cesaret edemezdi!
* * *Sistemin gücü, imajının gücünde. İmajın imaj olduğunu gösterebilecek ve gerçeği gündeme sokabilecek bir odak ve bir strateji gerek.
* * *Dönelim 22 Temmuz’a
* * 22 Temmuz’la başlamıştık, yine oraya dönelim. Kime oy vereceğiz? Jüri’nin önerdiği güzellerden birine mi? Ordu gelmesin diye AKP’ye mi? AKP gelmesin diye CHP’ye mi? Rehin alınmış “bağımsız” başkanlara mı?
* * *Ne demiş ozan: “Ben güzele güzel demem, güzel benim olmayınca”…
Ender Helvacıoğlu
TKP ve ODP-EMEP-SHP'e bilincli oy verenlerin hepsi bu dedigini yapmistir.
komünistlere karısını paylaşanlar diyen adama bak. kafasına saksı düştü galiba.
:roll: *:roll: *:roll: *:roll: *:roll: *:roll: *:roll: *:roll:
Sevgili enkidu,
"TKP ve ODP-EMEP-SHP'e bilincli oy verenlerin hepsi bu dedigini yapmistir."
bu sozu ben soyledim, bu partilerin hicbirinin tuzugunde komunistlere karisini paylasan adam denecegini sanmiyorum. Bence senin kafana saksi dusmus.
Yapılacak seçimler sonunda kimlerin ne oranda oy alacakları tam olmasa da sanki üç aşağı beş yukarı belli gibi. AKP birinci CHP ikinci parti olacak gibi görünüyor. MHP'nin de meclise girmesi büyük ihtimalle mümkün. Eğer DP ve GP brajı geçemez ve bağımsızlar da 30 civarında milletvekili çıkarırsa ortaya nasıl bir tablo çıkacağını merak ediyorum.
Güvenoyu almak için gerekli sayı 276. Hata biraz daha fazla milletvekili ile kurulacak bir hükümet yeğlenir. Koalisyon için en yakın iki parti CHP ile MHP. Peki bu iki partinin milletvekili sayısı 276'yı bulmazsa ne olur. Diyelim AKP de tek başına yetişemedi. AKP ne CHP ile ne de MHP ile koalisyon yapabilecek gibi görünüyor. Bu durumda AKP ile DTP koalisyon yapabilir mi? Böyle bir koalisyon Türkiye'de nasıl bir etki yapar.
Şimdiye kadar DTP'nin hükümete gelebileceği hiç aklımın ucuna bile gelmezdi. Ama sanki bu çok uzak bir olasılık gibi görünmemeye başladı bana. Böyle bir durumda tepkiniz nasıl olur? Hem AKP ve DTP'li hem de bu iki partiye karşı olanların düşüncelerini merak ediyorum doğrusu.
Buyrun biraz beyim cimnastiği yapalım.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=91108
InVitatio
02-07-2007, 23:30
Ha AKP Ha DTP
ikisinde gemisinin limani Amerikan Emperializmi
AKP sayet DTP ile koalisyona girerse, benim DTP ile iligili yazdiklarimin hepsi hakli cikar.
InVitatio
03-07-2007, 01:42
Biraz da Siyasi Partileri taniyalim mi ?
buyurun meraklisi forumdaslara
Siyasi Partiler
Adalet ve Kalkinma Partisi (AKP)
www.akparti.org.tr/
Cuhuriyet Halk Partisi ( CHP )
www.chp.org.tr/index.php?module=news&sid=97844bda372cd0ed4afd24fd9e5259ef
Dogru Yol Partisi ( DYP )
www.dyp.org.tr/
Anavatan Partisi ( ANAP )
www.anap.org.tr/
Milliyetci Hareket Partisi ( MHP )
www.mhp.org.tr/
Demokratik Sol Parti ( DSP )
www.dsp.org.tr/MEP/
Saadet Partisi ( SP )
www.saadet.org.tr/
Büyük Birlik Partisi ( BBP )
www.devletim.com/git.asp?link=2350
Sosyaldemokrat Halk Partisi ( SHP )
www.devletim.com/git.asp?link=2368
Genc Parti ( GP )
www.gencparti.com/
Halkin Yükselis Partisi ( HYP )
www.hyp.org.tr/
Bagimsiz Türkiye Partisi
www.btp.org.tr/
Özgürlük ve Dayanisma Partisi ( ÖDP )
www.odp.org.tr/
Türkiye Komünist Partisi ( TKP )
www.tkp.org.tr/
Isci Partisi ( IP )
www.ip.org.tr/
Emek Partisi ( EMEP )
www.emep.org/index.php
Liberal Demokrat Parti
www.ldp.org.tr/
Genc Parti siteyi reklamlarla ve sponsorlarla doldurmus. Baska birsey de beklenmezdi GP'den.
InVitatio
03-07-2007, 02:10
belki yeni domainleri vardir
demek bendeki kayitli olan güncel olmaya bilir ?!
http://www.gencturkgucu.org/
Iste adres burada. Bu zat-i muhterem, Turkiye'nin basindaki en buyuk belalardan biri. Ahlaksizlarin ahlaksizi, utanmazlarin utanmazidir bu Uzan ailesi. Aldiklari hicbir ihaleyi namus ve serefi ile yerine getirmemistir. Hangi yuzle secime katiliyor? tabiki Uzan olmanin verdigi bir yuzsuzlukle. Simdi daha bir doyasiya emmek istiyor ulkemizin iligini.
http://www.gencturkgucu.org/
Yeni siteleri burada. Bu arada mitinglerden sonra, hemen hemen her parti, Ataturk'u kullanir olmus grafiklerinde. BBP Muhsin yazicioglu bile. Bir ulkede secim bu kadar mesir macunu taksimi'ne donebilir.
hiramusta
03-07-2007, 10:06
Merak etme Respendial.Tmsf başkanı ve M.Esed'in değerli çalışması olan Kur'an Mesajı adlı meal-tefsirini dilimize kazandıran değerli insan Ahmet Ertürk bey heran Uzan ailesinin tepesindedir.Onların bu ülkenin alınterinden çaldıklarını tek tek geri almaktadır.Bak bu haber oldukça taze.
http://www.haber10.com/haber/80878/
commandante
03-07-2007, 13:22
sitemizde liberal geçinen onca insan varken hala liberal olarak görülen hiçbirinin hiç oy almadığı görünüyor neden acaba liberal dostlarımız oy mu vermiyorlar yoksa onlardan daha liberal olan chp saflarında mı bulunuyorlar
hiramusta
03-07-2007, 13:46
Kendi adıma cevaplayacak olursam,...kimseye oy vermiş değilim.
Kimler liberal geciniyor acaba? Ben anlamadim. Sitede bir tek kisinin liberal oldugunu dusunuyorum, o konuda da tam emin degilim.
Burada ilk oy kulanan sanırım benim ve oyum her zaman ki gibi yine DTP ve yaşadığım sürecede oyumu yine DTP vereceğim hadi farz edin dtp kapandı ve artık Dtp'nin bir devamı olan hiç bir parti kurulmadı o zaman oyunu kime vereceksin diye sorarsanız ,işte o zaman oy pusulasına DTP YAZAR YİNE OYUMU KULANIRIM :)
Yaşasın DTP :)
InVitatio
03-07-2007, 16:58
Ne yazik ki türkiye'de liberalizim = amerikan emperializmi olarak biliniyor
ama bugün hür düsünceyi bir demokrasinin olmaz sa olmazi diye nitelendiren
liberaller olmustur.
ben idaa ediyorum bugün türkiyde yasayan kürdlerin tüm kisilik haklari ve demokrasi haklarini
tam anlamiyla kullanamama sorunu ciddi bir liberal politika ile bile cözülebilinir.
Kürdlere daha fazla demokrasi istiyoruz diye ne pkk vari bir kürd milliyetcisi *olmaya gerek var nede
marjinal komunist.
Sosyalizim bir ulusun pesine takilip o ulus ekseninde yapilan siyaset degildir,
o tür sosyalizme Nasyonal sosyalizim denirki bunun tarihde cok aci örnekleri vardir.
Sosyalist bir felsefe yapisi ilk önce var olani dayanisma icinde paylasmaktan gecer,
paylasarak cogaltmakdan gecer.
Bugün ben Kürdlerin / Laz'larin / Cerkezlerin kendi dillerinde egitim istiyorum diye sosyalist olunmaz !
nevar tewderi.. benim partimde CHP dir.. benim çok emeğim geçti seçim brosunda.. şuan bile tüm bacaklarım ağırıyooo :) :) ama değecek diye düşünüyorum...
ben atatürk'ün devrimcisiyim..
commandante
03-07-2007, 19:56
sevgili invitatio ilk defa galiba seninle aynı fikirdeyiz
"Sosyalizim bir ulusun pesine takilip o ulus ekseninde yapilan siyaset degildir, " o yüzden etnik milliyetçilik üzerine kurulamaz sosyalist düşünce .
nevar tewderi.. benim partimde CHP dir.. benim çok emeğim geçti seçim brosunda.. şuan bile *bacaklarım ağırıyooo :) :) ama değecek diye düşünüyorum...
ben atatürk'ün devrimcisiyim..
InVitatio
04-07-2007, 03:31
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek:
Talabani’den Tayyip ailesine sınırötesi harekâtı önleme rüşveti
*
* 350 dönümlük arazi üzerinde kurulacak Kürdistan Yurtseverler Birliği Karargâhı ve Müzesi inşaatının ihalesi, Mart 2007’de Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın genel müdürlüğünü yaptığı Çalık Holding’e verildi.
* Böylece Tayyip Erdoğan, ABD’nin Kuzey Irak’taki Kukla Devlet planına damadı üzerinden şahsi çıkar sağlanarak da bağlandı. Bilindiği gibi, Tayyip Erdoğan, daha önce ABD hükümeti tarafından Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) Eşbaşkanlığına atanarak bu planın hizmetine koşulmuştu.
* Sınırötesi harekât, bilindiği gibi Genelkurmay Başkanımız Org. Yaşar Büyükanıt tarafından 12 Nisan’dan beri gündeme getirilmektedir. Ancak Erdoğan her seferinde önleme görevini yerine getirmiştir.
* Hatta Tayyip Erdoğan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı psikolojik harekât görevi yürütmektedir. 12 Haziran’da sınırötesi harekat için “Türkiye’deki 5 bin teröristle mücadele bitti mi ki, Kuzey Irak’taki 500 kişiyle uğraşma safahatine gidilecek” demişti. Bu sözden iki ay önce damat Berat Albayrak, Talabani’nin karargahının ve sarayının inşaatı işini üstlendi.
* Erdoğan ailesine bu ihale, Kuzey Irak’taki Kukla Devleti koruması ve Irak’ı bölme harekatına hizmet etmesi için verildi.
* İşin bağlanma süreci şöyle gelişti:
- Çalık Holding’in Genel Müdürü Berat Albayrak, Şeyh Makdum’un aracısı ile Mart 2007’de İstanbul’da görüştü ve işi aldı.
- Çalık Holding heyeti, 4-9 Nisan 2007 tarihleri arasında Süleymaniye’de Talabani’nin Nokan Şirketler Grubu ile görüştü. Böylece 350 dönümlük arazi üzerinde kurulacak Talabani’nin Kürdistan Yurtseverler Birliği Karargâhı ve Müzesi işini, Tayyip Erdoğan’ın Damadı Berat Albayrak’ın genel müdürlüğünü yaptığı Çalık Holding üstlendi.
- İşi kotaran Dubai’nin ünlü şeyhi Makdum, Tayyip Erdoğan ile sıkı fıkı ilişki içinde.
ŞEYH MAKDUM’UN CEO’SU İLE İSTANBUL GÖRÜŞMESİ
Şeyh Makdum’un yatırım CEO’su Mübarek Fahad, Mart 2007 başında Ahmet Çalık ve Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak ile İstanbul’da görüştü. Öneri şuydu: “Kuzey Irak’ta büyük inşaat ve yatırım işleri var. Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve Kürdistan Başbakanı Neçirvan Barzani ile müzakere edildi. Siyasal nedenlerle Tayyip Erdoğan’ın damadının yönetimindeki Çalık Holding tercih ediliyor. En somut iş 350 dönüm üzerinde inşa edilecek Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin Merkez Karargâhı ve Müzesi. Para hazır. Bu iş sizin. Benim payıma düşen para 20 milyon dolar. İhalenin toplam tutarını siz yazın.”
Ahmet Çalık, Tayyip Erdoğan hükümetinin Kürdistan ile ilişkileri ekonomik temelde pekiştirmekten yana olduğunu, böylece Kürdistan’ın istikrar kazanacağını belirtti ve işi üstlendi.
Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak, Çalık Holding’e 8 ay önce genel müdür oldu. Daha önce bu koltukta Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak oturuyordu.
İKİNCİ BULUŞMA SÜLEYMANİYE’DE
Bu teklifin ardından Çalık Holding İnşaat Grubu’ndan bir heyet Kuzey Irak’a gitti. Levent Tuna ve İbrahim Balkan’dan oluşan heyet 4 Nisan 2007’de İstanbul’dan Tahran Tower havayolları ile Erbil’e giriş yaptılar. Ayrılış tarihleri ise 9 Nisan. Aradaki beş gün boyunca KYB karargahının inşaatıyla ilgili görüşmeler yaptılar.
Levent Tuna Çalık İnşaat Grubu’nda mühendis. İbrahim Balkan Çalık Holding’in Kuzey Irak Temsilcisi.
Çalık Holding Heyeti, Erbil-Koya yolu üzerinden Süleymaniye’ye geldi. Süleymaniye’de Talabani’nin denetimindeki Nokan Group of Companies ile görüştüler. Nokan Şirketler Grubu, hemen hemen her sektörde faaliyet yürütüyor. Nokan Şirketler Grubu, Irak’ın en büyük şirketleri arasında sayılıyor. Çalık heyeti, Nokan Grubu’nun Ticari Projelerden Sorumlu Mühendislik Grup Başkanı Bahroz Muhammed Salih Goşani ile ve Teknik Grup şefi Ercüment Sıddık ile buluştular. Ercüment Sıddık, daha önce Süleymaniye Üniversitesi Rektör Yardımcılığı ve Mühendislik Fakültesi Dekanlığını yapmış, çok iyi Almanca ve İngilizce konuşan bir yetkilisi.
PROJENİN ADI: PUK HEADQUARTER
Görüşmede ele alınan öncelikli konu Talabani’nin karargâhının inşaatı. Resmi adı “PUK Headquarter and Museum Complex” olan proje Kuzey Irak’taki en itibarlı proje. Süleymaniye çevre yolu üzerinde 350 dönüm arazi üzerine yapılacak. Toplam inşaat alanı 78 dönüm. Projenin tasarımı bir Alman firması tarafından yapıldı. Firmanın tasarımı ve karargah binası maketinin fotoğrafını basın açıklamamızın ekinde veriyoruz.
PROJE DUBAİ’DE OLUŞTURULDU
Mekanizma şöyle çalışıyor. Ahmet Çalık’ın Dubai’de GAP Dubai FTZ Co. şirketi var. Çalık’ın uluslararası operasyonları bu şirket üzerinden yürütülüyor. Bu faaliyetin Holding’deki sorumluları: Çalık Holding’in İnşaat Grubu Başkanı Ender Hıdıroğlu, Holding’in Mali İşlerden Sorumlu Yönetim kurulu Üyesi Ertuğrul Gürler, Çalık Holding Taahhüt Yurtdışı Direktörü Sadun Coşkuntürk, GAP Dubai FTZ Müdürü Kerim Genç. Bu heyet, Makdum’un Sama Dubai şirketiyle içli dışlı. Proje, Dubai’de oluşturuluyor.
Çalık Holding, Kuzey Irak’taki işi yapmak için, Türkmenistan’da boşa çıkan inşaat makinelerini Kuzey Irak’a kaydıracak ve yakında Talabani’nin karargâhının inşaatı başlayacak.
BERAT ALBAYRAK’IN ROLÜ
Parasal yönden zor durumda olduğu uzmanlar tarafından belirtilen Çalık Holding’e, Tayyip Erdoğan hükümeti döneminde “yürü ya kulum” dendi.
Çalık Holding, Türkiye’nin enerji koridoru olduğuna kanıt olarak gösterilen Samsun-Ceyhan boru hattını ihalesiz olarak aldı.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun ilk özel rafineri kurma ruhsatını almak da Çalık’a nasip oldu. Çalık-Indian ortaklığının kuracağı rafineri Ceyhan’da, yıllık 10 milyon ton petrol işleme kapasitesine sahip olacak.
SINIRÖTESİ HAREKATI ÖNLEME RÜŞVETİ
Talabani’nin karargah inşaatı, bir başlangıç. Bu büyük iş, Tayyip Erdoğanlara Kuzey Irak’a sınırötesi harekatın engellemesi için verildi. Nitekim iş alındıktan iki ay sonra, 12 Haziran’da Tayyip Erdoğan sınırötesi harekat için “Türkiye’deki 5 bin teröristle mücadele bitti mi ki, Kuzey Irak’taki 500 kişiyle uğraşma safahatine gidilecek” açıklamasında bulunmuştur. Sınırötesi harekat Genelkurmay Başkanımız Org. Yaşar Büyükanıt tarafından 12 Nisan’dan beri gündeme getirilmektedir. Ancak Erdoğan her seferinde harekatı önleme hatta Türk Ordusu’na karşı psikolojik harekat görevi yapmıştır.
Bu görevin Tayyip Erdoğanlar tarafından damadı üzerinden şahsi çıkar karşılığı üstlenildiği artık apaçık ortaya çıkmıştır.
KUKLA DEVLETİ KORUMA RÜŞVETİ
Tayyip Erdoğan, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde “Eşbaşkan” olduğunu defalarca itiraf etmiştir. ABD’nin Kuzey Irak’ta kurduğu Kukla Devlet, BOP’un en kritik hamlesidir. Tayyip Erdoğan, bu projenin eşbaşkanlığını üstlenmişti. Şimdi de ailesine çıkar sağlanarak Kuzey Irak’taki Kukla Devlet’e bağlanmıştır.
MECLİS TOPLANMALI
Irak’ın kuzeyindeki Kukla Devlet’in Türkiye’ye yönelik terörün üssü olduğunu, Türk Ordusunun komutanları sık sık açıklamaktadırlar. Oysa Başbakan koltuğunda oturan Tayyip Erdoğan, hem BOP eşbaşkanlığına atanarak hem de çıkar sağlanarak terör üssüne bağlanmıştır. Bu durumda TBMM hemen toplanmalı ve Tayyip Erdoğan hakkında gensoru açılmalıdır.
Ek - Tayyip Erdoğan’ın Eşbaşkanlık İtirafları
Tayyip Erdoğan, Haziran 2005 ve 2 Ekim 2006’da ABD Başkanı Bush’un kapısında girerken ve çıkarken, Büyük Ortadoğu Projesi’nde görev üstlyenmeye hazır olduğunu söyledi. Bu açıklamayı yapması kendisinden istendi. Bunun dışında Tayyip Erdoğan’ın Büyük Ortadoğu Projesi itiraflarından bizim saptadıklarımız şunlardır:
- “ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi içinde Diyarbakır’ı merkez yapacağız.” (Kanal D, Teke Tek Programı, 15 Şubat 2004)
- “Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika projesindeki rolümüz bize özellikle Ortadoğu’da önemli görevler yüklemektedir.” (21 Şubat 2006 tarihli AKP Grup konuşması)
- “BOP’un eşbaşkanıyım.” (AKP İstanbul Bayrampaşa İlçe Kongresi, 4 Mart 2006.)
- “Eşbaşkanlık görevini, kabul ettik.” (30 Mayıs 2006 tarihli AKP Grup konuşması)
- “Daha önce Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika girişimi içerisinde zaten yer almıştık. Burada gerek barış, gerek huzur, gerek insan hakları, hukukun üstünlüğü, ileri demokrasi için bir eşbaşkanlık görevi üstlenmiştik.” (27 Temmuz 2006 CNN Larry King Show- İstanbul’dan canlı)
Basın Toplantısında Gösterilen Yansılar
1. İhale edilen karargahın maketi
2. Teknik proje kapak sayfası
3. Proje üst görünüm
4. Proje teknik ayrıntılar
5. Proje değişik açılardan görünümler
6. BOP haritası-İnşaat rüşveti işte bu haritanın uygulanması için verildi
7. Tayyip Erdoğan’ın Talabani samimiyeti (birlikte fotoğrafları)
8. Tayyip Erdoğan ve Şeyh El Maktum (Dörtlü grupta Tayyip Erdoğan’ın sağında Maktum)
http://www.ip.org.tr/lib/pages/detay.asp?goster=haberdetay&idhaber=719
yeri gelmişken tekrar belirteyim : ben işçi partisine olumlu yönde bakıyorum.. en azından samimi insanlar. fakat ben kesinlikle CHP nin yarar sağlayacağını ( toplum için ) düşünüyorum. ne zaman CHP desem aklıma CUMHURİYET !! .. HALK .. geliyor. onun taşıdığı anlam üzerinde yoğunlaşıyorum . ayrıca yine inanıyorum ki Cumhuriyet halk partisi kazanırsa KARANLIK ZİHNİYET *o gün ( seçim günü ) sandığa gömülücektir.
he bu arada bir haberde vereyim .. dün yalovada mitingimizide yaptık çok coşkuluydu ..ben bizzat sahne korumalığında görev aldım ve bundan onur duydum.
sizlerle siyasi görüşümü paylaşmak istedim ..
sevgiler saygılar...
habilis
commandante
08-07-2007, 00:38
güncelleme
yahu commandante
* * *hazır invitatio dtp yi unutmuşken niye gene aklına getirtiyorsun *:lol:
* * * saygılarımla
Bir ÖDP üyesiyim. Oyumu ÖDP'ye vereceğim tabi.
İstanbul'da oturan arkadaşlarımız Ufuk Uras ve Baskın Oran'ı destekleyiniz diye de rica edeceğim.
Türkiye'nin düzen soluna değil gerçek sola ihtiyacı var.
Solun ortaya çıktığı 18.yüzyılda ilk sloganı şuydu: "Eşitlik,Özgürlük,Kardeşlik"
Bu 3 madde sol düşüncenin temelidir. Bunlara sahip olmadan solcu olunmaz.
Bugün CHP-DSP gibi sağcı partiler kesinlikle bu üç ilkenin de karşısında en büyük düşman konumundalar. Bütün fikirsel öğretileri çökmüş tümüyle öfke ve kan siyaseti peşindeler.
22 Temmuz seçimlerinde Türkiye'nin umudu bağımsızlar ve dürüst ilkeli sol partilerdir. ÖDP-EMEP-SDP ve DTP'dir.
Tüm dostlara selam olsun, bu arada ilk mesajımı da böylesi önemli bir başlığa atmaktan kıvanç duyuyorum görünce dayanamadım :)
aramıza hoş geldiniz devgencodtu
* * verimli katılımlar dilerim.
* * saygılarımla
InVitatio
08-07-2007, 05:45
Baskin Oran'nin solculugu bence cok kuskulu
Baskin Oran farkli bir demokrat uslup kullaniyor
ama solcu olup olmadigi cidden tartisilir.....
DTPyi de sol parti diye siraladin ya....helal sana :)
yani bilmesek bu PKK uzatmalarinin sol degerler ile uzaktan yakindan ilgisi olmadigini
kayitsiz sartsiz kabul edecektik okuduklarimizi....
Bugün en cok töre cinayetleri Türkiyemizin hangi yöresinde oluyor
ve o yörel(er)de hangi siyasi kültür agirlikta ?! .
Ben de bağımsız sosyalist adayları destekliyorum. Bakın Oran ve Ufuk Uras'ın gibi 4-5 kişinin meclise girmesi TİP'in 60'larda meclise 15 milletvekili sokması gibi bir olay olacaktır. Bence bu olanaksız birşey de değil. Sanırım seçim bölgesinden 50.000 civarında bir oy ile bu mümkün. Eğer demokrat, sosyalist, hümanist, farklı ve aydınlık seslerin mecliste olmasını isteyen insanlar desteklerse bu iki isim meclise girebilir.
Bence tek olumsuz nokta Levent Tüzel'le Ufuk Uras'ın aynı seçim bölgesinden aday olmaları. Aynı bölgeden iki bağımsız adayın çıkması bana oldukça zor gibi geliyor, bu yüzden oyları bölme anlamı taşıyacaktır. Bu yüzden tercihimi Ufuk Uras'tan yana yapıyorum.
Baskın oran için:
http://www.baskinoran.net/public/default.aspx
Ufuk Uras için:
http://www.ufukuras.net/public/home.aspx
Türkiye'nin çok kimlikli bir yer olduğu bir gerçekliktir. Bir ulus dayatması bu ülkeyi bölünmeye götürmektedir. Böyle bir hal ve vaziyette yıllardır söz bekleyen bir Kürt halkı var.
Bu insanlar asimile edilmeye, kimlikleri yok sayılmaya çalışıldı. Günümüzde diyaloga dayanmayan her türlü çözüm bu ülkenin zararına olmaktadır. Kürt halkının sorunlarını ifade edebilmesi ve adalet araması için ya insanlar konuşacak, ya da silahlar konuşacak. Diyalektik her zaman bunu getirmiştir. İnsanlar sustuğu ya da susturulduğu zaman silahlar konuşur.
Biz silahlar sussun insanlar konuşsun çağrımızı her zaman dile getiriyoruz. PKK'nın sona ermesi ancak DTP'nin yani Kürtlerin demokratikçe temsil edildiği bir koşulda mümkün olabilir. Feodal yapıların Güneydoğu'da çok olduğu gerçeklik. Ancak felsefede doğru bir önermeden yanlış bir önermeye gitmeye SAFSATA denir. Doğru önerme, Güneydoğu'da töre cinayetinin çok olduğu, bir diğer doğru ise DTP'nin bu yapılanmaları desteklemediği. Ancak herşeyi idealize ederken kendine de bir bakman gerekir. Provokatör bir Nazi oluşumunda yer aldığını tahmin ediyorum, bu nedenle bu başlığın seyri bozulmasın diye fazla da polemik yaratmak istemiyorum.
DTP'de bütün siyasi yapılarda olduğu gibi farklı fikirler barındıran bir yapı. Ancak, bu fikirler değil partinin genel politikası esastır. DTP'yi zamanı geldiğinde teorik ve pratik olarak biz de eleştiririz. Ancak Türkiye diyalogun kesildiği, onun yerine linç kültürünün egemen hale geldiği bir ülke olmaya aday. Böyle bir ortamda linç edilmeye çalışılan insanları kollamak "Eşitlik,Özgürlük,Kardeşlik" temelinde sıralanan solculara,demokratlara ve insan hakları savunucularına düşen bir görevdir.
DTP içerisinde solcu olmayan birçok kişi olduğu bilinmekte. Ancak DTP'nin diyaloga ve temsile dahil olması acil bir gerekliliktir, demokrasinin icabıdır.
Demokratik olarak fikirlerin ifade edildiği, kimliklerin kabul edildiği, karşılıklı saygı ve hoşgörünün, adil dağıtımın ve eşit paylaşımın kurulduğu bir ülkede bölünme de olmaz savaş da olmaz. Ancak partilerin ve kitlelerin susturulduğu, söz hakkının yok edildiği bir ülke faşizme gider, linç kültürü gelişir ve herşeyi silahlar çözmeye başlar. Bu nedenle DTP solcu ve demokratlar tarafından kabul edilmeli, böylece PKK'nın sona ermesi sağlanmalıdır.
Siz nasyonel sosyalistlerin ise farklı öncelikleri olduğunu göz önüne alıyorum bu nedenle tartışmaya lüzum dahi yok sanırım.
Ne güzel söyledi Yaşar Kemal:
"Ya gerçek demokrasi, ya hiç"
Son olarak, Baskın Oran'ın solcu olduğu tartışılmaz, kendisi eşit,özgür ve kardeşçe yaşamın sözcüsüdür. Emeğin,çalışanın,öğrencinin,ezilenin ve dışlananın aydın, bilinçli ve sorgulayıcı sesidir. Sorgulamayı temel alan böyle bir sitede, yılların ezberlerini bozmayı akılcılıkla temel alan Baskın Hoca'yı çoğu kimsenin seveceğini tahmin ediyorum.
Bir insanın her fikrine katılmayabilirsiniz, ancak solculuğun temel kıstası Perinçsiz gibi olmamaktır desem yeterli bir açıklama ortaya koymuş oluyorum sanırım.
www.baskinoran.net
www.ufukuras.net
www.odp.org.tr
Baskin Oran'nin solculugu bence cok kuskulu
Baskin Oran farkli bir demokrat uslup kullaniyor
ama solcu olup olmadigi cidden tartisilir.....
DTPyi de sol parti diye siraladin ya....helal sana :)
yani bilmesek bu PKK uzatmalarinin sol degerler ile uzaktan yakindan ilgisi olmadigini
kayitsiz sartsiz kabul edecektik okuduklarimizi....
Bugün en cok töre cinayetleri Türkiyemizin hangi yöresinde oluyor
ve o yörel(er)de hangi siyasi kültür agirlikta ?! .
Ben de bağımsız sosyalist adayları destekliyorum. Bakın Oran ve Ufuk Uras'ın gibi 4-5 kişinin meclise girmesi TİP'in 60'larda meclise 15 milletvekili sokması gibi bir olay olacaktır. Bence bu olanaksız birşey de değil. Sanırım seçim bölgesinden 50.000 civarında bir oy ile bu mümkün. Eğer demokrat, sosyalist, hümanist, farklı ve aydınlık seslerin mecliste olmasını isteyen insanlar desteklerse bu iki isim meclise girebilir.
Bence tek olumsuz nokta Levent Tüzel'le Ufuk Uras'ın aynı seçim bölgesinden aday olmaları. Aynı bölgeden iki bağımsız adayın çıkması bana oldukça zor gibi geliyor, bu yüzden oyları bölme anlamı taşıyacaktır. Bu yüzden tercihimi Ufuk Uras'tan yana yapıyorum.
Baskın oran için:
http://www.baskinoran.net/public/default.aspx
Ufuk Uras için:
http://www.ufukuras.net/public/home.aspx
Sevgili dostum yanlışın var Ufuk Uras İstanbul 1.Bölge Sol adayıdır.
Levent Tüzel ise İzmir 1.Bölge'de bildiğim kadarıyla.
Bu nedenle bir bölünme söz konusu değil.
Saygılarımla.
SanliTurk
08-07-2007, 16:25
En büyük oy çoğunluğu olan paretilerden biri mhp şıklar arsında yoktur.
SanliTurk
08-07-2007, 16:26
Ezanımız dinmesin diyorsanız MHP
Bayrağımız inmesin diyorsanız MHP
Tam bağımsız Türkiye, Atatürk'ten hediye,
Bu kölelik ne diye diyorsanız MHP
Üstümüze gün doğsun, karanlıklar son bulsun
Vatanımız sağ olsun diyorsanız MHP
Gitsin vatan satanlar gitsin vatan satanlar, yetim hakkı yutanlar
Gelsin hakkı tutanlar diyorsanız MHP
Devletimiz, yurdumuz, milletimiz, ordumuz
Kardeşliktir yolumuz diyorsanız MHP
Üstümüze gün doğsun, karanlıklar son bulsun
Vatanımız sağ olsun diyorsanız MHP
Peygamberi, dini bir, kıblesi bir, yönü bir
Alevi ile Sünni bir diyorsanız MHP
Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i, Boşnak, Zaza, Azeri,
Hepsi de Türk milleti diyorsanız MHP
Üstümüze gün doğsun, karanlıklar son bulsun
Vatanımız sağ olsun diyorsanız MHP.
Haklısın devgencodtu, ben yanılmışım. Nedense hep aynı bölgeden adaylar diye anlamışım. Böyle olmasına sevindim.
Baskın Oran'ın kendisini anlattığı klibi herkesin seyretmesini isterdim. İşte adaylarımızdan birini tanıyalım.
http://www.youtube.com/watch?v=NsXxR0T6m_Q&mode=related&search=
InVitatio
09-07-2007, 03:15
Degerli DevGencOdtu
sizler Insanlik Düsmani , bu toplumun yapisina dinamit yerlestirmeyi savunma ve gurur sayan, tsk icerisindeki bu anadolu emekci *halkinin cocuklari olan er'leri , düsman ilan edip hayatlarina kast eden Pkkyi ve onlarin gönüllü uzatmalarini demokrasi'nin vazgecilmezlerinden sayabilirsiniz, bu da sizin demokrasiden ne anladignizin gösterir, ama hic bir akli basinda demokrat insan, bu gibi siyaset modelini demokrasi adina savunmadigi gibi, demokrasiyi bu gibi "tip"lerden korumak icin ellerinden geleni kararli bir sekilde uygularlar....
Bu gönüllü Pkk'nin siyasetini sahiplenen DTPlilerin bu halk icin yapacagi tek bir hayirli is var
PKK nin silahlarini birakip devlete teslim olmalarini saglamak.
Kendi secim bölgelerinde , töre cinayetlerine karsi bir durus sergilemekten aciz olan bir topluluk
türkiyeli tüm insanlar icin nasil bir demokratik durus sergileyecekleri ise cevabini arayan baska bir soru...
lütfen benim hakkinda yorum yazarken
iki düsünün bir yaz'in
ben bu insanlikdan bozma PKK'lilari savuncak kadar ne demokratligimi kayip ettim
nede bugüne kadar siyasi dursumu degistirdim.
Provokatör bir Nazi oluşumunda yer aldığını tahmin ediyorum, yazmissiniz....
ne kolay mis nazi olmak. PKKya ve onun gönüllü destekcilerine karsi olmak yetiyormus :)
DTP demokrasinin olmaz sa olmazi sayan birisi tarafindan da ancak böyle amatörce bir tahmin cikabilirdi...beni yanlitmadigniz icin sizi tebrik ederim....
Bakalim Baskin Oran su anki Hükümet icin hangi "sol" nagmeleri döktürmüs :)
Son derece olumlu...Demokrasi örnegi verdiler.
Cok takdir ettim. O kadar ki, su anda secim olsa AKP'ye oy verebilirim" dedim.
Agzimden kacmadi....O anki samimi düsüncemdi.
Baskin Oran
http://istanbul.indymedia.org/print.php?id=191690
http://www.turksolu.org/114/kahramanoglu114.htm
Siz nasyonel sosyalistlerin ise farklı öncelikleri olduğunu göz önüne alıyorum bu nedenle tartışmaya lüzum dahi yok sanırım.
eger ben nasyonal sosyalistsem o zaman sizlerde benim gözümde PKK uzatmalarisiniz....
Soyle Putin gibi bi adam gelse ne guzel olur. Cok takdir ediyorum Putin'i.
InVitatio
09-07-2007, 04:14
sevgili respendial
putin "oyunu" kurallarina göre oynuyor, putin'in rusyasi yabanci sermaye ile sömürülürken
ruslar iyidi ;) simdi devletin yer alti zenginliklerini ona buna pes kes cekmiyor diye, artik
kötü adam olarak lanse ediliyor bati avrupada....
InVitatio
09-07-2007, 04:28
TKP Genel Başkanı Aydemir Güler: Kürt sorunu emek sorunudur
8 Temmuz 2007, Pazar
Türkiye Komünist Partisi Genel Başkanı Aydemir Güler, seçim çalışmaları için gittiği Antalya’da bir basın toplantısı düzenledi. Güler, Kürt sorunu ile ilgili yöneltilen bir soruya yanıt olarak “Kürt sorunu emek sorunudur. Emperyalizme uşaklığa son verilmedikçe çözülemez” dedi.
Çağdaş Gazeteciler Derneği Akdeniz Şubesi’nde yapılan toplantıda, Yurtsever Cephe üyeleri ve TKP Antalya milletvekili adayları ile birlikte gazetecilerin sorularını yanıtlayan TKP Genel Başkanı Güler, 22 Temmuz’da yapılacak seçimlere ilişkin görüşlerini açıkladı. Düzen partilerinin vaat yarışına girdiğini ifade eden Güler, “Vaatlerle dolu bir seçim ortamına girdik. Mazotun fiyatını en son 80 kuruşa kadar düşürdüler. Birçoğu Kürt sorunu üzerinden siyaset yapmaya devam ediyor. İdam cezası yeniden gündeme getiriliyor. Asgari ücrete 16 YTL zam yapıldı. Bize soruyorlar, iktidara gelirseniz ne yapacaksınız diye. Eğer TKP bu seçimlerden güçlenerek çıkarsa, halkla bu şekilde dalga geçilmeyecek” diye konuştu.
Halkın yüzde 90’ının ABD’ye karşı olduğunun ifade edildiğini hatırlatan Güler, “Seçimi kazanmasına kesin gözüyle bakılan partilerin hepsi, ‘Biz Batı olmadan yapamayız’ diyorlar. TKP bu seçimlerden güçlü çıkarsa, ülkenin Batı tarafından itilip kakılmasına izin vermeyecek. Adana İncirlik’teki ABD üssünün kullanım süresi uzatıldı. TKP, İncirlik üssünün kullanımına karşı duvar oluşturacaktır” dedi.
Yeni tezkereler, yeni krizler
Bir gazetecinin, “Seçimlerden sonra neler olacak” sorusu üzerine Güler şu yanıtı verdi: “Seçimlere siyasi krizle girdik. Seçimin bu krize çare olacağı söylenemez. Ortadoğu’nun durumu ortada. ABD, yeni talepler için Türkiye’deki seçimi bekliyor. Adım adım Ortadoğu’daki bataklığa çekiliyor Türkiye. Seçimlerden sonra yeni tezkerelere hazırlanıyoruz. Türkiye’nin oraya buraya asker göndermesi seçimden sonra tekrar gündeme gelecek. Spekülatör Soros, Türkiye’nin en önemli ihraç malının asker olduğunu söylüyor. Ortadoğu’da durum içler acısı. Filistin bölünmeye hazır bir hale getirildi. Şimdilerde ‘Buraya Türk askeri lazım’ gibi laflar ediliyor. Son tezkerede TKP ve Yurtsever Cephe, TBMM’nin kapısına dayandı. Bu ülkenin evlatlarının, emperyalistler için ölmeye veya öldürmeye gönderilmesine karşıyız. İşte biz seçim çalışmalarında bunları anlatıyoruz. Diğer partilerin saçma sapan vaatlerinin yanında daha anlamlı, daha gerçekçi değil mi? Halk soruyor; acaba bütün bunlar başarılabilir mi, mümkün olabilir mi? Bunun yolu, halkın bu emperyalist kuşatmaya karşı direnmesi ve örgütlenmesinden geçiyor.
AKP döneminde tarım ve sanayinin tasfiyesine tanık olduk. AKP iktidarında Türkiye daha fazla dışa bağımlı hale geldi. Ülke, yüzde 70’i yabancı sermayeye ait olan İstanbul Borsası’nın ellerinde. Seçimden sonra sular dinmeyecek. Yeni krizler bekleniyor”.
"Kürt sorunu, emek sorunudur"
TKP Genel Başkanı Aydemir Güler, Kürt sorunu ile ilgili TKP’nin söyleminin ne olduğu yönündeki soruyu da şöyle yanıtladı: “Kürt sorunu deyince herkesin aklına terör geliyor. Kürt sorunu derken lafa terörle başlayanlar, daha en başta ‘ben bu sorunu çözmeyeceğim’ demiş oluyor. Kürt sorunu derken hemen akıllara sınır ötesi operasyon geliyor. Oysa sınır ötesi bir operasyon sorunu çözmez. Daha çok Türkiye’nin bölünmesine neden olur. Sınır ötesi dediğiniz yer ABD’nin işgal bölgesidir. Böylesi bir operasyon, ABD’nin komutası altına girmek demektir.
1980’lerden bu yana doğdukları yerleri terk eden, köyleri yakılan, ürünü ellerinden alınan 3.5 milyon insan var. Kürt sorunu budur. İşsiz nüfusun büyük bölümünü Kürt kökenliler oluşturuyor. Kürt sorunu budur. Silahla, operasyonla çözülmez. Farklı etnik kökenlerden oluşan insanların, emek ekseninde birleşmeleri, eşitliği ve adaleti birlikte sağlamaları gerekiyor.
Kürt sorunu, emek sorunudur. Uluslararası sermayeye teslim olan bir ekonominin, farklı etnik kökenlere bıraktığı miras budur. Emperyalizme uşaklığa son verilmedikçe, sermaye tekellerine teslimiyetten geri dönülmedikçe sona ermeyecektir."
"Özelleştirmeler iptal edilmeli"
Özelleştirmeler konusuna da değinen Güler, “Halkın yüzde 90’ı anti-Amerikancı. Bu kesimin aynı zamanda özelleştirmelere de karşı olduğunu tahmin ediyoruz. Fabrikalar, kurumlar... Kimin malını kime satıyorlar? Sattıkları şeyin kaynağı, halktan alınan vergilerdir. TKP’nin söylemi çok açık; özelleştirmelerin tamamı gayri meşrudur, iptal edilmelidir” dedi.
Yurtseverliğin tanımı
Güler, bir gazetecinin "Milliyetçilikle yurtseverlik birbirine yakın anlayışlar olarak görülüyor. Bu doğru mu" sorusu üzerine şunları söyledi: "Milliyetçilik, dünyanın her yerinde bölücü bir ideolojidir. Bir bölünmenin iki yakasında da milliyetçilik vardır. Türkiye’deki bölünmenin büyük tarafı olan Türk milliyetçiliği; eşitsizliği, düşmanlığı, şiddeti yani bölünmeyi pekiştiriyor. İki yakanın bir araya gelmemesinin en büyük nedenidir milliyetçilik. Yurtseverlik ise milliyetlerin üzerinde bir yaklaşımdır. Hangi etnik kökenden olursa olsun eşitlik temelinde barışı savunur."
"Barzanicilik solculuk değildir"
DTP, EMEP, SDP ve ÖDP’nin desteklediği bağımsız adaylarla ilgili görüşünün sorulması üzerine Aydemir Güler, şöyle konuştu: “Sol partilerin desteklediği bağımsız adaylar konusunda bir tutarsızlık, bir karışıklık var. Farklı söylemler, farklı programlar çerçevesinde siyaset yapan partiler, ortak bir bağımsız aday üzerinde nasıl uzlaşabilir?
Sol bir dünya görüşüdür. Programdır, ilkelerdir. Bunlar varsa solcusundur. Yoksa değilsindir. Bu ilkeleri, programı bu seçimlerde sadece TKP temsil ediyor. Solun evrensel değerlerini benimsiyor.
DTP, Kürt halkı üzerinden siyaset yapmayı ilke edinmiş bir parti. Bize göre bu bir haktır. DTP’nin önüne her zaman engeller konmuştur. Bu engellerden biri olan yüzde 10 barajını aşabilmek için bağımsız adaylar üzerinden seçime girmeleri de onların hakkıdır. Bu seçimde bunu başarabilirler. Ama bu çalışmaların içeriği sol mudur? Biz böyle bir şey göremiyoruz. Barzanicilikle solculuk olmaz. İşçi sınıfının geleceğini, ağalarla, şeyhlerle birlikte görmek solculuk değildir."
Basın toplantısının ardından bazı kıraathanelerde ve Demirgül Mahallesi’nde Aydemir Güler’in katıldığı toplantılar düzenlendi. Halk ile sohbetler edildi.
http://www.tkp.org.tr/secim2007/index.php?yazino=107
Sevgili InVitatio,
gel senide yazdiralim TKP'ye, birak liboslugu ;)
Madem böyle bayağı bir yöntemle tartışacağız, hadi o zaman kelime kelime kırpıp birbirimizin cümlelerine cevap verelim invitatio..
Başlayayım:
"tsk icerisindeki bu anadolu emekci *halkinin cocuklari olan er'leri , düsman ilan edip hayatlarina kast eden "
DTP bir demokratik platformdur ve önemli bir kitleye hitap etmektedir. Daha önce de ifade ettiğim gibi içinde Barzaniciler olduğu gibi, sosyalist ve emek eksenli tavır takınanlar da mevcuttur. Ve bu iç gruplar birbiriyle baya bir çekişmektedir. Bu partiyi tümüyle terörist görmek bu partiye umut bağlayan 7 milyon insanı terörist yapmaktır invitatio. Hadi sen diğerlerini insan olarak görmüyor olabilirsin , ki bu son derece şoven bir tavırdır, bir fikre ya da zikre karşı olabilirsin ancak onu insan olarak görmemek, yani katli vacip olarak görmek, tam da neo-faşist bir olgu olarak karşımıza çıkıyor. Keza bu noktada bir ülkücüden ya da dinciden hiçbir farkın kalmıyor keza onlar da seni insan olarak görüp değer vermiyorlar. Bu noktada herkesin birbirini insan olarak görmediği bir düzlemde gücü yeten birbirini kesecek, ne kadar demokrat bir tavır.DTP sol bir ifade kullanmıyor olabilir ancak eleştirilerimiz faşistlerinkiyle aynılaşmadan onları eleştirmeli ve insan oldukları, konuşma hakları oldukları gerçeğini gözardı etmememiz gerekir.
"sizler Insanlik Düsmani , bu toplumun yapisina dinamit yerlestirmeyi savunma ve gurur sayan"
Sanırım satır aralarını okumayı başarabiliyorum. Bu toplumun yapısı ve dinamit nedir invitatio? Sen kendini sosyalist-devrimci olarak adlandırarak, aslında kendinin de "toplumun yapısına dinamit yerleştirme" içinde olduğunun farkında mısın? Hadi toplumun yapısına özüne dönelim öyleyse, hatta TİTRE VE KENDİNE DÖN yapalım şimdi.
*Evet, görebiliyorum, hemen sağ yanımda Kürşad, az ilerimde Metehan ulu kağanımız bana bakıyor. Akşam ait var BalagaBugun beğim yaptıracak bu akşam ayini yüce şaman*
Yok olmadı değil mi?
Bu toplum yanlış yapılandıysa bunu düzeltmek biz sosyalistlerin işidir. Türkiye'deki toplum yapısını bu coğrafya taşımakta güçlük çekmektedir. Keza ulus devletleşme döneminde oluşan bu yapılanmalar günün ihtiyaçlarını karşılamamaktadır. Kürtlerin talepleri var ve evet bu "toplum yapısı" dediğimiz kalıpların dışında. Ancak bu bir gereklilik çünkü bizim birarada yaşamaya ihtiyacımız var. Eşcinseller, homoseksüeller de toplum yapısına aykırı ancak onların da "insan" olarak kabul edilmesi ve özyönetim ve insan hakları kapsamında yetki ve karar mekanizmalarına dahil edilmeleri gerekiyor. Aleviler de "toplum yapısı"na aykırı biliyorsun biz osmanlı'nın torunlarıyız(!). Ancak, onların da temsil edilmeleri ve konuşabilmeleri gerekliliktir.
"PKKya ve onun gönüllü destekcilerine karsi olmak yetiyormus :)
DTP demokrasinin olmaz sa olmazi sayan birisi tarafindan da ancak böyle amatörce bir tahmin cikabilirdi...beni yanlitmadigniz icin sizi tebrik ederim.... "
Sorarlar, peki sen beni ne kadar tanıyorsun da amatörlüğüme veriştirdin. Sen de beni hiç yanıltmadın görüşlerinin bir nebze olgunlaşması gerekir. Biz PKK'dan önce de var olan bir siyasettik, Türkiye'de en kitlesel sol merkezde durduk. Bunu düşüncelerimizin tutarlılığı ve gündelik gerçekliği sağlamıştır. Beni PKK'nın uzantısı olarak görmen keza şoven duygularıın yine açığa vurumudur, henüz benimle ilgili bildiğin tek şey sol görüşlü olmam keza.
Ben PKK'ya karşı mücadeleyi eşekler gibi birbirini kovalamak şeklinde görecek kadar bu toplumun yapısına uygun değilim. Şunu tekrar ifade ediyorum, Kürt'lerin şarkı söyleme, dillerini konuşma, maddi olanaklardan yararlanma, okuma, yaşama ve barınma hakkı olduğu gibi temsil edilme hakkı da vardır. Ancak buna izin verilmeyerek iki taraflı bir nefret ve düşmanlığın yolu açılmaktadır. Kürt halkının demokrasiye umudunu yitirmesini istemiyoruz. Bu insanlar kızgınlıklarını, isteklerini ifade edebilmeliler. Konuşmaktan kimseye bir zarar gelmez invitatio. Ama konuşmamaktan gelir.
Eğer bu gündemi yaratamazsak önümüzdeki uzun yıllar ülkemizi yine kan, iç savaş, acı ve öfke dolduracak. Eğer çok aciliyetle Kürt sorununu çözemez ve onları bu ülke sorunlarına, bu ülke yaşantısına dahil edemez, yaraları ve düşmanlıkları kapatamazsak ülke etnik bir ikileşmenin içine girecek. Sen de takdir edersin ki etnik çatışmanın ve kaosun olduğu bir ülkede sınıf ve emek siyaseti yapmak mümkün değildir. *Eğer bugün Kürtlerle,Alevilerle,eşçinsellerle ve diğer bütün gruplarla barışabilir, birarada yaşamayı ve hoşgörü göstermeyi başarabilirsek o zaman gerçek anlamda insanların farklı kimlikleri ve aidiyetleri değil egemen sınıfı hedef aldığı bir düzlem yaratılabilir.
Baskın Oran konusuna ise girmeye ne lüzum ne de enerjim vardır.
Kaynak olarak belirttiğin sitenin türksolu olması da yine beni hiç şaşırtmadı. Öylesi bir yazıya cevap veremem, eğer o konuda bir fikir ihtiyacı olursa türksolu "Ordu Göreve" desin yeter.Ulu Manitu onları duyacaktır.
Gökçe Fırat'a selamlarımla.
ÖDP Parti Programı'ndan
Bir arada yaşama kültürü
Türkiye‘de de milliyetçi-ırkçı hareketler tıpkı Avrupa‘daki izdüşümleri gibi ekonomik adaletsizliklerin yarattığı toplumsal gerilimlerden kültür temelli bir çatışma için yararlanma gayretindeler. Bu bağlamda Kürt sorunu, Ermeni tehciri trajedisi, Kıbrıs ve azınlık haklarının demokratik bir zeminde tartışılmasını, özgürlükçü, hoşgörülü bir yaklaşımla önyargıların aşılmasını engellemeye çalışıyorlar. Milliyetçilik burada ‘öteki‘leştirdiği kesimleri toplumdan tecrit etme, kendi siyasi eylemlerini ‘sıradan vatandaş‘ tepkisi olarak sunmadaki tecrübesini harekete geçiriyor. ‘Kızıl Elma‘ olarak adlandırılan zihniyetin ‘sol‘ olma iddiasındaki bileşenleri kadar, bazı sol eğilimli çevrelerin içinde yer aldığı ‘yurtseverlik‘ kampanyaları da niyetlerin ötesinde milliyetçiliği besliyor.
Demokratik haklar ve özgürlükler mücadelesini, neo liberal saldırının yarattığı tahribata karşı sosyal haklar mücadelesiyle birleştirmek için gayret sarf edilmelidir. Milliyetçi-ırkçı-mezhepçi provokasyonlara karşı her zaman en geniş güçleri seferber etme ve bu çerçevede toplumsal meşruiyeti bulunan eylemlerden ayrılmama anlayışı izlenmelidir.
Kürt sorununda ‘gönüllü yurttaşlık‘ temelinde bir arada yaşamak hem uygulanma, hem de halkın sorunlarına çözüm üretme potansiyeliyle en uygun çözüm olarak ortaya çıkıyor. Demokratik kültürün en zayıf halkasını Kürt sorununun oluşturduğu bilinciyle, çözümün Türkiye‘nin demokratikleşmesinin önünü açacağı akıldan çıkarılmamalıdır. Kürt kökenli yurttaşların demokratik, siyasal, kültürel haklarını kullanabilmeleri tartışma konusu bile yapılmamalı, toplumsal yaşamın doğal bir unsuru haline gelmelidir. Genel siyasi af dâhil, devletin sorunun demokratik çözümünde kararlılık göstermesi, bölge halkının eşit yurttaşlar olarak sosyal hizmetlerden, istihdam ve yatırım olanaklarından yararlanmasının sağlanması çözümün önünü açacaktır. Bir arada yaşama kültürünün sağlamlaşması, bölgesel eşitsizliklerin kamu eliyle giderilmesi için kararlı bir ‘bölgesel kalkınma planı‘ uygulanmasına; insanların kendi yaşamları ile ilgili kararları kendilerinin alabilmesinin önünü açan yerinden yönetim ilkesinin yaşam bulmasına da bağlıdır.
Hem özgürlük hem eşitlik
Özgürlükçü sosyalist anlayış, eşitlikle özgürlüğün solun iki temel değeri olduğu ve birbirlerini besleyip, güçlendireceği on kabulünden yola çıkar. Hem demokratik, hem sosyal hakların özgürce kullanılabileceği, insanca yaşamın bir gerçek haline geldiği Türkiye‘yi kurmayı amaçlar. Bir iş sahibi olmanın, emeğinin karşılığını alabilmenin, temel sosyal hizmetlerden eşit, parasız, nitelikli biçimde yararlanmanın özgür bir yurttaş olmanın getirdiği evrensel haklar olduğu ve kamunun sorumluluğu altında bulunduğu bilincini yerleştirmeye çalışır. Bunun insanların yaşam tarzlarına, inançlarına, bireysel tercihlerine müdahale hakkını kimseye vermediğine inanır. Bu anlamda bireysel hak ve özgürlüklerin, her türlü sömürü, ezilme, ayrımcılık ve dışlanmaya tepki olarak yükselen kimlik taleplerinin karşılanmasını özgürlükçü bir toplumun gereği sayar. Her insanın ‘çok kültürlü, çok kimlikli‘ Türkiye gerçeğinde anadilini konuşabilmesi, kendi kimlik ve kültürünü, cinsel eğilimini özgürce yaşayabilmesi talebine sahip çıkar.
Özgürlükçü laiklik anlayışıyla, her insanın inanma ve inanmama özgürlüğünü; devletin tüm din, inanç ve mezheplere eşit mesafede bulunmasını, bu anlamda kamu kaynaklarından özel teşvikte bulunmamasını; kısaca devlet işleri ile din işlerinin birbirinden ayrı tutulmasını savunur.
Buna karşın hayatın politik ve sosyal mücadele yerine, bütünlüklü bir anlayıştan yoksun, kimlik politikaları etrafında örülmesinin yanlışlığına dikkat çeker. Bu bağlamda çalışma ve yaşam alanlarının iç içe geçmişliği, bir bireyin birden fazla kimliği taşıması nedeniyle, farklı mücadele zeminlerinin ortaklaştırılmasının önemini vurgular.
ÖDP, kapitalist küreselleşmeye entegrasyon sürecinde neo-liberal politikalardan yaşamı ve çıkarı olumsuz etkilenen, pusulasız kaldığı için umutsuzluğa sürüklenen ve/veya milliyetçi, tepkici, şeriatçı konumlara savrulan emekçi ve yoksul kesimlerin taleplerine soldan bir yanıt üretme, onlarla bu talepleri siyasallaştırarak buluşma misyonunu üstleniyor. Siyasetin temsil ve meşruiyet krizine karşı, siyasetin toplumsallaşması, insanların gündelik yaşamına nüfuz etmesi ile aşağıdan yukarıya siyasetin geri dönüşünü, umudun yeşermesini örgütlemeye çalışıyor. Kendini, özgürlükçü sosyalizm hedefiyle, toplumsal muhalefeti aşağıdan yukarıya inşa etmek, toplumsal hareketlerin yaratılmasına etkin bir biçimde katkıda bulunmak çabasıyla tanımlıyor. Asli sorumluğu kendi ülkesindeki eşitsiz ve adaletsiz düzeni değiştirmek, kendi halkının dert ve taleplerine çözüm bulmak olan yerel ve ulusal mücadelelerin ufkunun tüm yeryüzüne uzanabilecek genişlikte olması gerektiğine, dolayısıyla kapitalist küreselleşmeye karşı direnişin enternasyonalist bir dayanışmadan geçtiğine inanıyor.
ŞOVENİZME, AYRIMCILIĞA, CİNSİYETÇİLİĞE VE FAŞİZME SON!
Irkçı milliyetçilik Türkiye‘nin çok kimlikli ve çok kültürlü toplumsal yapısını sürekli gerilim halinde tutuyor, kimlikler ve kültürler arasında yabancılaşmayı, şiddeti ve çatışmayı körüklüyor.
Tüm eğitim kurumlarında müfredattaki şoven, ırkçı ve cinsiyetçi anlayışlar ayıklanmalı; Türkiye‘nin tarihi ve toplumsal yapısı konusunda ırkçılığa ve erkek egemenliğine dayalı öğretime son verilmelidir. Çocuklara, savaş yerine barış; ırkçılık yerine hoşgörü ve farklı kimliklerin eşitliği anlatılmalıdır.
Türkiye‘de yaşayan dillerin ve kültürlerin gelişiminin önündeki engeller kaldırılmalıdır.
Devlet aygıtındaki ırkçı ve faşist faaliyetleriyle bilinen kişiler yetkili makamlardan uzaklaştırılmalıdır.
Farklı cinsel eğilimler üzerindeki her türlü baskıya karşı durulmalıdır.
İnsanlar arası ilişkilerde ve sorunların çözümünde şiddetin bir araç olarak kullanılmasına karşı çıkılmalı, şiddet kültürünü yaratan ve geliştiren koşulların ortadan kaldırılması için mücadele edilmelidir.
Türkiye toplumunda her yurttaş, kendisini güven içinde hissetmeli, diğer kültürler ve kimlikler tarafından baskı altına alınmamalıdır. Dinsel azınlıklara mensup yurttaşlarımıza yönelik ırkçı duyguların körüklenmesine karşı çıkılmalı, farklı kültür ve dini inanç taşıyan insanlarla bir arada yaşama kültürü geliştirilmelidir.
Yüzleşmediğimiz bir tarihin, önyargıların, düşmanlıkların devam etmesi için uygun ortam yarattığı bilinciyle, Ermeni tehciri ve trajik sonuçları dâhil tarihimize ait her konu, yasaklardan uzak, tartışmaya açılmalıdır.
Azınlıklar ve kurumları, eşit muamele görmeli, yasalar karşısında ayrımcılığa uğramamalıdır. Ana dillerinde eğitim yapmalarına, dini ve sosyal kurumlarını işletmelerine ve mülkleri üzerinde tasarrufta bulunmalarına yönelik zorluk çıkarılmamalıdır.
Son ve kısa bir alıntı:
Farklı söylemler, farklı programlar çerçevesinde siyaset yapan partiler, ortak bir bağımsız aday üzerinde nasıl uzlaşabilir?
Aydemir Güler, biz buna devrimci dayanışma diyoruz. Biz 150 yıllık birikimin bize kazandırdıkları ile besleniyoruz. İsmimizin Özgürlük ve Dayanışma olmasının sebebi budur. Biz solun dayanışmaya ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Biz kibirli bir siyaset değil çözümcü siyaset peşindeyiz. Mesela eylemlerde her zaman tüm solu kucaklayacak bir tertip oluşturmak hedefindeyiz, 1 mayısları bölmek size hastır, biz ise solun tüm renkleri ve fraksiyonlarıyla bir araya gelip sorunları çözebileceği kanaatindeyiz.
Bu nedenle gün gelir anarşistlerle dayanışma yaparız, gün gelir EMEP ile. Bunu anlamamanız sizin "öncü işçi sınıfının muzaffer muhteşem inanılmaz" partisi olmanızdan kaynaklanıyor olabilir. Ancak somut gerçeklik şu ki, toplasanız 300 tane işçi yoktur partinizde.
Neyse kızmadan terkedeyim ben, iyi sabahlar, hoşçakalınız.
InVitatio
09-07-2007, 20:09
Gönüllü PKKli Uzatmalardan nagmeler
http://www.youtube.com/watch?v=E09XytHncEE&mode=related&search=
Salon'daki gavatlar "biji seroke apo" bagrip duruyor Ahmet Türk "biz size layik olani yapacagiz diyor"
http://www.youtube.com/watch?v=AjftaBY3cdA&mode=related&search=
Bunlarin göz yaslarina bakilmamaksizin bir son vermek icin ne gerekiyorsa yapilmali !
Terör sorunu siyaset ile , terörist sorunu ise silahla cözülür !
http://www.youtube.com/watch?v=8w_ooxQTaWk&mode=related&search=
sn invitatio
bu kötülediğiniz insanlar ile sizin düşünce yapınız aynı, onlarda vurup kırmaktan bahsediyor
sizde, ne farkınız var onlardan
InVitatio
09-07-2007, 20:54
Sevgili Gandalf
sorun ben veye benim kisiligim degil
sorun bu gavatlarin demokrasinin vaz gecilmezse vazgecilmez sayilmasi....
o da yetmez mi gibi, birde basimiza "solcu" kesildiler....
yani demokrasinin ve solun üc asaga bes yukari ne oldugunu bilmesek
demokrasinin ve sosyalizimin besigi DTPlilerin oldugu yer sanacagiz....
peki neden taktim ben bu DTPye ?
cünkü DTP gönül baglarini hala PKk ile koparmis degil
öyle olmadigi gibi PKK gönüllü siyasi ayagi....
Peki PKK ne ?
PKK konjektüre göre siyasi deger yargilarini ayarlayan
Türk ve Türkiye ile ilgi ne varsa düsman olarak degerlendirip
ona göre tavir alan bir kisliksizlerin örgütlendigi bir topluluk....
Bu secimler her yönü ile önemli, hic bir (demokratik)sistem kendini tehdit eden
bir olusuma izin vermeyecegi gibi, bu tür olusumlari devletin tüm imkanlarini kullanarak
önlemektir.
Bu konuda laf kalabalgina fazla gerek yok, bir durus sergilemenin en iyi zamani...
sn invitatio
öncelikle bu ülkede terör kimlerin işine yarıyor ona bakmak lazım, bu ülke neden fakir
kalıyor ona bakmak lazım, bu ülkede bütçenin yarısına yakın kısmı hangi kuruma gidiyor
ona bakmak lazım.
dikkat edin hep belli bir kesim medya'nın ağzı ile konuşuyor ülke, medya nasıl istiyorsa
ülke öyle konuşuyor, öyle tavır alıyor, tabi sizde buna dahilsiniz, hep önyargılısınız.
hep kalleş pkk cıss yapıp kaçıyor, asmalı kesmeli yok etmeli, hepsini yakmalı !
peki hiç düşündünüzmü dünyanın en güçlü ordusu diye senelerce pohpohladılar bizi nerdeyse 25 yıl
olacak o güçlü ordu 1000 kişiyi dağdan indiremedi, neden acaba ?
toplam askeri harcamalar hakkında hiç bilginiz varmı, hiç merak ettinizmi
bir subayın yaşam standardı hakkında bilginiz varmı, unutmayın bu paralar sizin
cebinizden çıkıyor, hiç merak etmedinizmi
bir yılda terör için normal bütçenin dışında ne kadar ek bütçe istenir, hiç merak ettinizmi
papucumun peşmergesi, abd uşakları diye alay ediyorsunuz ya, evet katılırım onlar abd
işbirlikçisi, peki bu üledeki tüm askeri darbelerin abd eliyle abd izniyle yapıldığını biliyormuydunuz.
şöyle bir düşünün bu gün ülkede terör biterse ilk konuşulan şey biz neden fakiriz olacak,
bütçeler açıklanacak, kime ne kadar para gidiyor ortaya çıkacak, ve sorgulanacak bu kurum
veya şu kurum bu kadar parayı ne yapıyor diye.
bence biraz bu konularda kafa yorun, biz neden fakiriz, neden fakir kalmışız, neden bu kadar
çok darbe olmuş, kürt meselesinin cevabı bu sorunun içinde
-- BİZ NEDEN FAKİR BİR ÜLKEYİZ --
InVitatio
12-07-2007, 16:17
Tayyip Erdoğan'ın damadı bu kez de Kuzey Irak'taki petrol işine talip oldu.
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek:
Terörü besleyenler, damadı da besliyorlar
*
Genel Müdürlüğünü Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın yaptığı Çalık Holding’in bir marifeti daha… Erdoğan’ın damadı, Talabani’nin karargahı işini aldığı gibi bu kez de Kuzey Irak’taki petrol işine talip oldu.
Görüşmeler Amerikan Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Matt Bryza gözetiminde Enerji Bakanı Hilmi Güler, TPAO ile BOTAŞ yetkilileri ve Barzani’nin temsilcileri arasında 9 Mart ve 8 Mayıs’ta İstanbul’da yapıldı.
TPAO ve Shell Irak’ta doğalgazı birlikte çıkaracak. Çıkan gaz Kerkük’ten boru hattıyla Ceyhan’daki terminale ulaştırılacak. Shell, boru hattı yapımında Damat Bey’in Çalık Enerji şirketi ile ortaklığa gidecek.
Shell ile anlaşmayı imzalayan TPAO Genel Müdürü Osman Saim Dinç ise ne tesadüftür ki, 30 Mayıs’ta görevinden istifa ederek Çalık Enerji’ye geçti.
Tayyip Erdoğan’a soruyoruz:
1. Damadınızın şirketi, Talabani karargahının inşaat işini ne karşılığında aldı?
2. Çalık Enerji, Shell’le ortaklık fırsatını ne karşılığında buldu?
3. Türk Silahlı Kuvvetleri defalarca sınırötesi operasyonu gündeme getirdiği halde her seferinde önlemek için elinizden geleni yaptınız. Son Bakanlar Kurulu toplantısında da gündeme almadınız. Son olarak da “Terörle yaşamaya alışalım” diye açıklama yaptınız. Bu tavrınızın damadınızın aldığı ihalelerle bir ilişkisi var mıdır?
4. 2007’nin son aylarında Kerkük’te referandum var. Bu referandumda kimin tarafındasınız? Türkiye ve Türkmenlerin mi yoksa Büyük Ortadoğu Projesi’nin Eşbaşkanlığını yürüttüğünüz ABD’nin ve damadınıza çıkar sağlayan Talabani ve Barzani’nin mi?
Tayyip Erdoğan’ın Yüce Divan Dosyası iyice büyümüştür. “Tayyip Erdoğan’ın Yüce Divan Dosyası” kitabına Barzani ve Talabani’yle ortak iş yapma eylemleri de eklenmiş bulunuyor.
Milletimizi uyarıyoruz. ABD, Kerkük referandumuyla aynı zamanda Türkiye’de iç savaş kışkırtıcılığını da devreye sokacaktır. Büyük teröristin niyeti Türkiye’yi kaosa sokmaktır.
Ancak İşçi Partisi Meclis’e girince ABD’nin bütün bu planları bozulacaktır.
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek 11 Temmuz 2007 Çarşamba günü Partisinin İstanbul İl Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenleyerek Barzani-Talabani-Tayyip Erdoğan arasındaki gizli ortaklığı açıkladı. Perinçek özetle şunları söyledi:
BARZANİ - TALABANİ - ERDOĞAN ORTAKLIĞI
Kukla Devlet’in Başkanı Mesud Barzani ile Tayyip Erdoğan Kerkük’ün yeraltı zenginlikleri konusunda işbirliğine gidiyor. Bu konudaki görüşmeler Amerikan Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Matt Bryza gözetiminde Enerji Bakanı Hilmi Güler, Türkiye Petrolleri Anonim ortaklığı, BOTAŞ yetkilileri ve Kürt gruplar arasında 9 Mart ve 8 Mayıs’ta İstanbul’da yapıldı. Türk yetkililere göre, Irak’ın kuzeyinde ve Kerkük bölgesinde gaz çıkarılmasıyla ilgilenen Shell, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı ile anlaştı. Esas işi kotaran ise, Tayyip Erdoğan’ın damadının Çalık Holding’i. Shell'in Irak'tan sorumlu Başkanı Ian Bromilow 13 Nisan’da Times gazetesine yaptığı açıklamada "Görüşmelerimiz var; ancak bu görüşmelerin içeriği gerçekten çok gizli” demişti.
TPAO’DAN ÇALIK’A TRANSFER
TPAO ve Shell Irak’ta doğalgazı birlikte çıkaracak. Çıkan gaz Kerkük’ten boru hattıyla Ceyhan’daki terminale ulaştırılacak. Shell boru hattı yapımında Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın genel müdürlüğünü yaptığı Çalık Enerji ile ortaklığa gidecek. Shell ile anlaşmayı imzalayan TPAO Genel Müdürü Osman Saim Dinç ise ne tesadüftür ki, 30 Mayıs’ta görevinden istifa ederek Çalık Enerji’ye geçti.
İÇİ BOŞALTILMIŞ ŞİRKET
İşin boyutları Çalık grubunun yer almasına olanak tanıyacak oranın çok üzerinde. Çalık içi boşaltılmış bir şirket. Başbakan’a yakınlığı ile iş almak istiyor. Yaklaşık üç ay önce Çalık Enerji Müdürü istifa etti. Yardımcısı Aziz Karaman’la birlikte. Gerekçeleri şirkette kendilerine danışılmadan işler yapıldığı ve şirketin içinin boşaltıldığı idi. Osman Saim Dinç, bu istifalardan sonra geldi.
TÜRKİYE - IRAK - ABD ENERJİ ÇALIŞMA GRUBU
Irak doğalgazı konusunda Shell bütün Irak’ın saha araştırmasını yapıyor. Irak Meclisi’ne sunulan Petrol Yasası’nın çıkmasını bekliyorlar.
Türkiye-Irak-ABD Enerji Çalışma Grubu adeta Çalık grubu için çalıştırılıyor. Çalışma Grubu’nda en önemli gündem Irak doğalgazı.
Shell ve TPAO Petrol Yasası’nın çıkmasıyla Irak’ta ortak gaz işine başlayacak. Shell Irak’a kule getirmesinin maliyetli olması nedeniyle TPAO’nun imkanlarından yararlanacak. Batman’daki depoda bulunan kule ve TPAO’nun diğer gereçleri kullanılacak.
BRYZA-ÇALIK YAKINLIĞI
ABD Dışişleri Bakanlığı Enerji’den sorumlu Müsteşar Yardımcısı Matt Bryza, 9 Mart’ta İstanbul’da yapılan 6. Enerji Arenası sırasında yaptığı açıklamada, “Irak’ta çıkacak gaz, Türkiye ile stratejik ortaklığımızı pekiştirecektir. Türk, Irak ve ABD yetkilileri olarak Irak doğalgazını Kuzey Irak’tan geçirip Türkiye’den Avrupa’ya ulaştıracak proje hakkında görüşeceğiz” demişti.
İşin ilginç tarafı, Matt Bryza ile Çalık arasındaki yakınlığın boyutları. Matt Byrza, 1 Temmuz Pazar günü İstanbul'da Ahmet Çalık ve ekibiyle görüştü.
İSRAİL HATTINDA DA ÇALIK VAR
Çalık, Karadeniz-Kızıldeniz hattı olarak bilinen ve Ceyhan’dan İsrail’e uzatılacak boru hattının da aktif katılımcılarından. Samsun-Ceyhan arasındaki hattın yapımını Çalık Holding yürütüyor. Bu hat Ceyhan’dan İsrail’e uzatılacak. Bu konudaki anlaşma 13 Aralık 2006’da İsrail’de Hilmi Güler ile İsrail Altyapı Bakanı Benyamin Ben Eliezer arasında imzalandı.
Erdoğan, 25 Haziran’da İstanbul’da yapılan KEİ zirvesinde Rusya’nın enerji işbirliği teklifine karşı İsrail hattının desteklenmesi şartını gündeme getirmişti.
Bir hafta önce, 3 Temmuz’da kamuoyuna Erdoğan’ın damadının Talabani karargahı işini nasıl aldığını açıklamıştık.
InVitatio
12-07-2007, 16:19
Baraj puttur! Putları kır, Türkiye’yi kurtar!
*
Büyük Türk Milleti! Seni puta tapmaya zorluyorlar.
Putlara tapma, putları kır, İşçi Partisi’ne yetki ver!
Değerli Yurttaş!
20 yıldır söylüyoruz: Terörün arkasında ABD var, AB var, NATO var. ABD, Müslüman milletlerin yaşadığı 24 ülkeyi parçalamak için Haçlı seferini başlatmıştır. Terörün arkasında ABD’nin bulunduğunu, artık komutanlarımız da vurguluyorlar.
Hal böyleyken,
. AKP lideri Tayyip Erdoğan, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanı olduğunu ilan ediyor.
. MHP, Seçim Beyannamesi’nde “ABD ile stratejik ortaklığı ben kurarım” diyor.
. CHP lideri Baykal, ABD ve AB’ye bağlılık mesajları veriyor.
Millet, meydanlarda “Ne ABD ne AB, tam bağımsız Türkiye” dedi.
Bu partiler ise, “Hem ABD, hem AB” diye tutturmuş gidiyorlar.
Hepsi iktidar oldu. Hepsi denendi. 20 yılın çaresizleri, Türkiye’yi uçurumlara sürüklediler. İlle de ABD’ye bağlanmış olan bu partileri seçersen, verdiğin oy, sana mayın olarak, cenaze olarak geri dönecektir.
AKP, artık iktidar olamaz, milleti de, orduyu da karşısına aldı.
ABD ve AB, Tayip Erdoğan’ın yerine CHP-MHP koalisyonunu tezgahlıyor. Bush yönetimi, sahte İslamcıları hükümet koltuklarına oturtup, Müslüman dünyasına saldırmıştı. Şimdi de sahte laikleri ve sahte milliyetçileri iktidara getirip, Türkiye’yi bölme planını onlara uygulatacak.
Değerli Yurttaş,
Türkiye’yi ABD’nin yeni tuzağına sürüklüyorlar!
Görmüyor musun, meydanlarda “satılmış medya” dediğin Amerikancı basın, hep birlikte Türkiye’nin başına şimdi de CHP-MHP çuvalını geçiriyor!
AKP’yi de iktidara böyle getirmemişler miydi?
Ey Milletim,
Seni o zaman da uyardım, şimdi yine uyarıyorum.
Amerikan işbirlikçisine, Fethullahçısına, bölücüsüne, hepsine Meclis’te koltuklar ayarlanmıştır.
İşçi Partisi Meclis’e girince bu planı bozacaktır.
Bu nedenle sistem, İşçi Partisi’ni Meclis’e sokmamak için ne yapacağını şaşırmış durumda. Düzmece anketler yayınlıyorlar. Amaçları Türkiye’nin kurtuluşunu barajda boğmak!
“Oyun boşa gider” aldatmacasıyla, seni Amerikancı sistemin hizmetindeki partilerin kucağına itiyorlar. 20 yıldır seni senin oylarınla vurdular.
Sandığın başındaki soru şudur:
“Ne ABD ne AB, tam bağımsız Türkiye” sevdasıyla İşçi Partisi’ni mi seçeceksin, yoksa baraja mı tapacaksın!
Baraj, Türkiye’nin önüne kurulmuştur. Oysa, gönlünde İşçi Partisi olanların oranı yüzde 20’leri aşmıştır. Vicdanındaki doğruyu seçersen, İşçi Partisi barajı iki kez geçecektir.
ABD planını boşa çıkarmazsak, bedeli ağır olur.
Yarın çok geç olur! 22 Temmuz’da Baraj Putunu kır!
İşçi Partisi’ne yetki ver, ABD’ye pes ettirelim, terörün kökünü kazıyalım.
Karnı tok, sırtı pek, başı dik Türkiye’yi kuralım!
Karanlıklarda yolumuzu kaybettiğimiz zaman, bize yol gösteren Çoban Yıldızı’dır.
Evet mührünü oy pusulasının dördüncü sırasındaki Çoban Yıldızı’na basalım!
Doğu Perinçek
İşçi Partisi Genel Başkanı
hiramusta
13-07-2007, 09:57
Eğer oy verseydim Adalet ve Kalkınma Partisine oy verirdim.Neden mi?İşte cevabı:
http://www.akicraatlar.com/turkce/
Lütfen sayfanın üstkısmındaki başlıklara tıklayarak,sayfanın ortasında açılan maddelerdeki ayrıntılara tek tek bakınız.
TKP'nin CHP ile birlesmesi ile, Akparti ile birlesmesi arasinda bir fark gormuyorum. Biri olabilirse digeride mumkundur.
Bu arada benim oyum TKP'ye gitti, lakin butun solun birlesebilecegi parti, IP'dir benim gozumde.
Böyle bir anketin açılması aslında sadece gelenek haline gelmiş alışkanlıkların sürdürülmesinden başka bir şey değil. Ancak bende respendial kardeşim gibi ip nin bu ülkenin gerçek savunucularından biri olduğunu hissediyorum. Ve de oyum ip ye olacak. Umarım bu ülkenin gerçek savunucuları bu ülkenin idare edilmesinde yetkiyi ellerine geçirirler. Yoksa bu AKP belası başımıza daha çok olaylar getirecek. Biraz zor ama umut işte.. Fukaraların ekmeği...Saygılar...
kompLeks
13-07-2007, 20:38
Eğer oy verseydim Adalet ve Kalkınma Partisine oy verirdim.Neden mi?İşte cevabı:
http://www.akicraatlar.com/turkce/
Lütfen sayfanın üstkısmındaki başlıklara tıklayarak,sayfanın ortasında açılan maddelerdeki ayrıntılara tek tek bakınız.
* * * *hepsini okudum bi sürü saçmalık var...bunlara inanıpta oy verecem diyorsan hiç verme derim...atama ile ilgili söyledikleri yanlış...atamalar tamamen adaletsiz...güya adalet partisi...sağlık alanındakiler de popilizmden ibaret...bu aile hekimliği ile çatışan bir uygulama...akp seçimden sonra tekrar gelirse herşey sevkli olacak; olmak zorunda olacak...gelelim eflasyona 23oo dönüm arazin varsa ve hepsini satarsan bu sana 2o yıl yeter;2o yıl kimseye muhtaç olmazsın...peki yirmi yıl sonra...telekom satıldı, petkim satıldı (hemde seçime çok yakın bi zamanda alelacele) vs...bunlar geçici zenginlik...hiç bir parti vaat edipte yapamadıklarını açıklamaz...açıkladıklarıda abartılı rakamlardır...bukadar milletvekiliyle başka bir parti iktidar olsaydı aynı şeyleri onlarda yapabilirdi...yaptıkları şeyler bir hüner gerektirmiyor...yaptıkları tek şey olan biten herşeyi satmak...üretim yok bişe yok çiftçi ölmüş...
* * * * *sol parçalanmamış olsa ve bütün oylar tek bir partiye gitse eminim ki bundan daha güzel şeyler yapılabilirdi...önemli olan siyasetçilerin ne vaat ettikleri değil vaatlerini nasıl gerçekleştireceği...
* * * * -mazot 1 YTL olur mu? satacak bişe kaldıysa ve onlarıda satarlarsa olur...
* * * * -öss kalkar mı? atıyorum şuan 8o üniversite varsa ve bunu 4oo üniversiteye çıkarırsanız ve bunuda iktidar olduğunuz dönemde yapabilirseniz kalkar...tabi herkes okuyup napacak oda ayrı bi konu vasıflı işsiz sayısı 5 katına çıkacak hepsi bu...
* * * * -işsizlik ortadan kalkar mı? tüpraşı, petkimi, telekomu vs... satmak yerine bunları çoğaltırsan, çitfçinin üretmesine izin verirsen, yeni fabrikalar açarsan, kendin üretebildiğin şeyleri dışardan almaktan vazgeçersen,yeraltı kaynaklarını (mesela bor'u) işleyebilirsen ve ihraç edebilirsen işsizlik ortadan kalkar...
* * * * * bu vaatler saymakla bitmez...herkes vaat eder...keşke bunların bir yaptırımı olabilse yani yapmadıklarında suç teşkil etse... * * * *
* * * * *TÜRKİYE kendi kendine yetebilecek belkide tek ülkedir...bu topraklarda yaşayan herkes türkiyelidir...ülkemizin değerini bilelim ve ona sahip çıkalım...boş vaatlere kanmayalım ve hesap soralım
EN İYİSİ CHP *- CUMHURİYET HALK PARTİSİ ..
aydınlık gelecek için chp olmalıdır ..
cumhuriyet halk partisinin bayrağına bakın bi ne var ; 6 * OK ..
bu ne demektir !! ?
ATATÜRK 'ÜN İLKELERİ ... DEVRİMLERİ ...
http://www.stargundem.com/files/chp.jpg
diyorlar bana .. "oyunu AKP ye ver !! "
akp nin kurucusu kim ?
-RECEP TAYYİP ERDOĞAN
cumhuriyet halk partisinin kurucusu kim ?
-MUSTAFA KEMAL ATATÜRK !
fark var bidefa ..
tabi bu olayın çok değişik bi boyutu. daha günceli akp nin yolsuzlukları vedahası ..
( bu konuda sodomonun yazısını : http://turandursun.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=6054
http://turandursun.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=6056 önerebilirim )
EN İYİSİ CHP !
* * * saygılarımla
boşuna yorulmayın akp nin yaptırdıgı anketlere göre bile genç parti 4, numarada mecliste
herkese şimdiden hayırlı olsun...
hebelehübü sonumuzu hayır etsin...
atatürk den sonra mavi gözlü bir dev geliyor...
gözleri ufka bakan...
ezilenlerin sesi....
kim kim kim.....
kim olacak cem cem cem...
Sevgili devgencodtu,
Gelmissiniz burada, ODP propagandasi, TK¨P'yi elestirmeler felan, ayiptir soylemesi *r*spuya s*k*s ogretme sureci icerisinde oldugunuz kanisindayim. Yazilarinizi satir satir elestirmekte mumkun ama kisaca bir mesaj verelim gecelim.
ODP'nin tum guruhlarla dayanisabilmesinin sebebi idealist olmamasi ve davayi ciddiye almamasindan kaynaklaniyor. Cunku ODP ve benzeri partiler kendi solculuklari icin yasar, halkla ilgileri yoktur. Onlar kendi bakis acilarinin ve yaklasim acilarinin ne kadar solcu ve marjinal oldugu ile ilgilidirler. Sizin yapinizdaki Iran solcularida, anti-emperyalizm gibi bahanelerle seriat devrimine yol acmamislar miydi? Sonra butun partiler arasinda, AKP'ye destek olarak RTE, GUL gibi ogeleri mazlum durumuna sokup imza toplayan basta Mungan "buyuk solcusu marjinali cok degisik bakabileni hazretleri" ve ODP degil miydi? Ben bu tip partilere soyle bakiyorum, hani vardi ya sanat sanat icin mi diye, "Solculuk solcular icin mi, yoksa solculuk toplum icin mi", ODP'nin ayirdina varmasi gereken konu budur. Gelmis uzun uzun bize ODP'yi anlatmissiniz, biz bilmiyor muyuz ODP'yi? TKP gibi gecmisi ve cizgisi olan bir partiyi elestirmek ODP'nin haddine mi?
Sevgili habilis,
"akp nin kurucusu kim ?
-RECEP TAYYİP ERDOĞAN
cumhuriyet halk partisinin kurucusu kim ?
-MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ! "
bayraklari felan asmissiniz, dugun var sanirim. Bu CHP'nin artik siginacak baska seyi kalmadi degil mi? Gercektende AKP'den tek farki kurucusunun K. Ataturk olmasi. Buradaki cogu insanin kotunun iyisi olarak secmek zorunda kaldigi bir partiden bahsediyoruz. CHP, Ataturk tarafindan kuruldugundan baska birseyle ovunemez duruma dustu, yazik.
Hizbullah bölgedeki dini yapıyı zedeledi, PKK'ya zemin hazırladı *
Diyarbakır'da 1992-1994 yılları arasında çoğunluğu terör örgütü PKK sempatizanı olduğu gerekçesiyle 23 kişinin öldürülmesi, 22 kişinin de yaralanması eylemlerini gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan ve 10'u müebbet hapis cezasına çarptırılan terör örgütü Hizbullah üyesi 11 sanıkla ilgili gerekçeli karar açıklandı.
''HİZBULLAH'IN EYLEMLERİ PKK'YA YARADI''-
Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesince hazırlanan 507 sayfalık gerekçeli kararda, terör örgütü Hizbullah'ın her ne kadar terör örgütü PKK'nın bölgedeki eylemlerine karşı kurulmuş ve birçok örgüt sempatizanı ve militanını ördürmüşse de bu örgütün faaliyetlerinin en sonunda yine terör örgütü PKK'ya yaradığı belirtildi.
Kararda, şöyle denildi:
''Terör örgütü Hizbullah, bu bölgedeki geleneksel ve devletle barışık dini yapıyı zedeleyerek kendine taban bulmak isterken, terör örgütü PKK'nın ideolojik taban kazanmasına hizmet etmiştir. Hizbullahi terminolojide cihat kavramı, belli bir güce erişildikten sonra, içinde bulunulan otoriteye karşı silahlı bir başkaldırı olarak değerlendirilmektedir. Bu, anlamı itibarı ile de terörizmin her çeşidinde olduğu gibi kendi görüşü doğrultusunda faaliyet gösterdiği alanda şiddet eylemlerinde bulunmaktır ki bu yönüyle kullandığı din olgusu haricinde klasik terör örgütlerinden farkı bulunmamaktadır.''
-HİZBULLAH'IN İLİM VE MENZİL GRUPLARI-
Kararda, terör örgütü Hizbullah'ı oluşturan ''İlim'' ve ''Menzil'' gruplarının amacının, Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde şer'i hükümlerle yönetilen bir ''İslam devleti'' kurmak olduğu belirtildi.
Kararda, terör örgütünün, mensuplarına verdiği talimatlarda, Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetim biçiminin İslamiyete uygun olmadığı, Türkiye'ye ancak Hizbullah örgütünün, İslami esaslara dayanan İran modeli bir rejim getirebileceğini vurguladığı kaydedildi.
-PKK'YA YÖNELİK EYLEMLER-
İstanbul-Beykoz'da 17 Ocak 2000 günü güvenlik güçlerince gerçekleştirilen operasyonda ölü olarak ele geçirilen Hüseyin Velioğlu'nun, terör örgütü Hizbullah'ta inisiyatifi ele almak için terör örgütü PKK'ya yönelik silahlı eylemlere giriştiği belirtilen kararda, ''Velioğlu önderliğindeki İlim grubu, özellikle bölgede halka yönelik şiddet eylemlerini yaygınlaştıran terör örgütü PKK'yı hedef almak suretiyle, bu örgüt mensuplarına yönelik gerçekleştirecekleri eylemlerle aynı zamanda bölge insanını yanlarına çekip, bu insanlardan destek almayı ve tabanını genişletmeyi hesap etmiştir'' denildi.
Kararda, İlim grubunun faaliyetlerine karşı olan Menzil grubunun ise terör örgütü PKK'nın eylemlerinin, Hizbullah'a katılımı kolaylaştırıcı bir etken olduğunu, kendilerinden daha güçlü ve silahlı olan PKK'ya yönelik olarak eylemlere girişilmesinin, örgütlerine büyük darbe vuracağı gibi nedenlerle silahlı mücadeleye geçilemeyeceği fikrini savunduğu belirtildi.
-KARAR-
Mahkeme heyeti, TCK'nın ''Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek'' suçunu kapsayan 309. maddesi hükümleri uyarınca, sanıklar İhsan Baran, Naşit Tutar, Murat Salur, Asıf Güneş, Hasan Süsli, İdris Şimşek, Mehmet Çiğdem, Mesut Tunce, Hüsamettin Çiçek ve Mehmet Halil Taş'ın, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar vermişti.
Sanıkların yargılama esnasında duruşmalardaki iyi hallerini dikkate alan mahkeme, indirim yaparak cezayı müebbete dönüştürmüştü.
Mahkeme heyeti ayrıca, Topluma Kazandırma Yasası'ndan yararlanmak için başvuruda bulunan sanıklar Mehmet Halil Taş ve Hüsamettin Çiçek'in başvurusunu, terör örgütünün dağılmasına veya meydana çıkartılmasına ya da örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olacak mahiyette bilgi ve belge vermedikleri gerekçesiyle reddetmişti.
Mahkeme, ''Terör örgütü Hizbullah üyesi olmak'' suçundan yargılanan sanık Metin Kılıç'ın da atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin, hukuki ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatına karar vermişti.
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=563826
Dandirik dandirik yorum yapan kardeşlerimden birisi Hizbullah pkkdır demişti:)
respendialcım nasıl olurda gerçekleri görmezsi görmek istemezsin !!
CHP nin kazanması demek CUMHURİYETİN kazanması demektir HALKın kazanması demektir!!
başta dinci yada fanatik bi kominist olacağına CHP olsun daha iyidir . cumhuriyet halk partisi halkın kalkınması ,özgürleşmesi, bilimselliğe yaklaşması ( okullarda ) ,demokrasinin korunması demektir !!
CHP kazanacak *HALK *kazanacak ! CUMHURİYET KAZANACAK !!
birgün kiliseye gitmiştim kilisenin papazı bana oyunu AKP ye vereceğini söledi. bende şaşırdım sordum niye AKP diye ? oda şu cevbı verdi :
- akp bize kolaylık sağlıyo.. onun sayesinde kilieler açacağız ..
evet o kendi menfaatini düşünüyo belli.. Ama deokrasi bu değildir.
akp kuran kursları açıyo,camilerin yapımına destek veriyo, gece vakitlerinde küçük minnacık çocukları topluyo ilahiler okutuyo,, anadolo imam hatip liseleri açtırıp insanların zihinlerini dinle yıkıyo vsvs..
CHP DE AYNISINI YAPACAKMI ???
CEAP TABİKİ :HAYIR !!
devam edelim papazın dediğine *
-chp bize saldırıyo.. hem hıristiyan ianncını hemde islam inancını zayıflatıyo.islamı kısıtlaması bizce İYİ BİŞEDİR.. *chp gelirse ben inanıyorumki okullarda din eğitimide azalır bizim kiliselerin sayılarıda.. zira deniz baykal kiliselere saldıran biridir!
diye idiyor..
ben bu yukarıda din konusunu ele aldım .. yani anımı anlatarak din konusunda durdum.
benim şahsi fikrimce CHP İKTİDARINDA *okullarda eğitim kalitesi artacaktır. din insanların inanç d,ünyalarında kalacaktır.
CUMHURİYET HALK PARTİSİ HAKIN DEMOKRASİNİN CUMHURİYETİN KAZANMASI DEMEKTİR.
AYDIN LAİK BİR GELECEĞİN ADIMIDIR RESPENDİAL !!! *
bizler ATATRKü devrimcileriyiz !! *
* * saygılarımla
InVitatio
15-07-2007, 04:06
Zaten Recep Tayyip Erdoğan 7 Mart 2002 tarihinde Talabani kendisini AKP Genel Merkezi'nde ziyaret ettiğinde, ona medyanın önünde "Irak ve Kürdistan'dan gelen bilgiler bizi memnun etmektedir" sözünü kullanmıştır.
Barzani ve Talabani biliyorsunuz Bush'un Irak'ta finoluğunu yapıyor ve arkalarına aldıkları bu destek yüzünden sürekli Türkiye'yi ve Türk Ordusu'nu tehdit ediyorlar ve AKP iktidarı tarafından da sürekli iltifat görüyorlar…
AKP'lilere göre Barzani "kardeşleri" Talabani "dostları" şeklindedir.
"Kuzey Irak, Türk ordusuna mezar olur." Diyen Barzani biliyorsunuz seçimlerde AKP'nin kazanmasını isteyerek destek vermişti…
Türk Ordusunu tehdit edecek kadar haysiyetsiz olan Barzani, Fransız Le Monde gazetesinde yayımlanan bir söyleşide "Türkiye'de seçimlerden sonra, seçimleri kim kazanırsa kazansın, Ankara ile diyalogun daha zor olacağını düşünüyor musunuz?" sorusuna "Eğer aşırı güçler ve milliyetçiler iktidara gelirse diyalog ihtimali kalacağını sanmıyorum. Eğer şu an iktidarda olan AK Parti seçimleri kazanırsa, diyaloga daha açık olacağı düşüncesindeyim" diye cevap vermişti.
Recep Tayyip Erdoğan'ın "kardeşim" dediği Barzani açık bir şekilde AKP iktidarını desteklemektedir.
Barzani'nin en büyük şansı da Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi'nde "eşbaşkanlık" görevini yapıyor olmasıdır. Türkiye'nin başında hem "Kürdistan'dan gelen bilgiler bizi memnun etmektedir" diyen, hem BOP'un "Eşbaşkanlığını" yapan birisi olunca Barzani kadar keyifli ve rahatlık içinde olan kimse yoktur herhalde…
Recep Tayyip Erdoğan, PKK'nın partisi olma görevini üstlenen DTP ile koalisyon kuracağına dair ışıklar yaktığı halde, miting meydanlarında "MHP, CHP'nin yavrusu" gibi açıklamalarla, CHP ve MHP'den koalisyon yapma gibi bir söz duyulmadığı halde sürekli bu yönde vurgular yaparak, cahil ve aptal kandırma peşindedir.
MHP'ye verilecek her oyun CHP'ye gideceğini söyleyerek, o basit ve sığ siyaset anlayışı ile oy avcılığı yapan Recep Tayyip Erdoğan, aslında böyle davranarak kendinin sorgulanmasını ve maskesinin düşmesini sağlamaktadır.
Şimdi MHP'liler ve CHP'liler çıkıpta dese ki, AKP'ye verilen her oy DTP'ye, PKK'ya, Barzani'ye, Talabani'ye, Bush'a verilmiş olur derse, bir tane AKP'li çıkıpta bunun aksini iddia edebilir mi? Edemezler çünkü gerçek budur…
AKP'liler küçükken çok büyük bir ateşli hastalık mı geçirdiler bilinmez bu durum karakterlerini çok bozduğu bir tıbbi gerçektir.
Bol iftira atıyorlar, bol yalan söylüyorlar… Bir saniye önce söylediklerini, bir saniye sonra inkâr edecek kadar bir yalan söyleme ve kıvırtma kabiliyetleri vardır.
Barzani'ye "kardeşim" diyorlar, iktidarları döneminde devletin kurumlarında ağırlıyorlar sonra çıkıp "kabile reisi ile ne görüşeceğim" diyebiliyorlar…
Görüştükleri vakit kabile reisi olduklarını idrak edemeyecek kadar, gözlerini BOP projesi kaplamıştır.
Barzani ve AKP dostluğunu bozacak hiçbir güç görünmemektedir. O dostluk, Türkiye'nin bölünmesi pahasına bozulmaz… Birbirlerine BOP projesinden ve mideden bağlıdırlar.
O yüzden AKP'ye verilecek her oyun Barzani'ye gitmesi kadar doğal bir durum yoktur.
22 Temmuz'daki Barzani-AKP ittifakı dağıtılmalıdır. Aksi halde Türkiye'nin Doğu'sunu da Kürdistan içinde gören Barzani bu hedefine ulaşmak için her türlü kolaylığı yaşayacaktır.
Türk milletinin hiçbir ferdi AKP'ye oy vererek Kürdistan'ın kurulmasına destek olmamalıdır. AKP'ye verilecek her oy, Barzani'ye verilecektir.
Hangi Türk evladı, bölücübaşına "SAYIN ÖCALAN" diyen, "Kürdistan'dan gelen bilgiler bizi memnun ediyor" diyen Recep Tayyip Erdoğan'a oy verir. Ona verilecek oyun "kardeşi" Barzani'ye gideceğini bilmez mi?
AKP'ye oy verirken nereye gideceğini herkes bilsin, bilmeyenlere de anlatsın
Yildiray Cicek
Sevgili devgencodtu,
Gelmissiniz burada, ODP propagandasi, TK¨P'yi elestirmeler felan, ayiptir soylemesi *r*spuya s*k*s ogretme sureci icerisinde oldugunuz kanisindayim. Yazilarinizi satir satir elestirmekte mumkun ama kisaca bir mesaj verelim gecelim.
Vallahi benzetmeyi siz yapmışsınız ben daha ne diyeyim. Herkesin kendisini ifade özgürlüğü var, siz de bu şekilde ifade etmişsiniz ama ben isterseniz biraz öğreteyim o dediğinizden.
ODP'nin tum guruhlarla dayanisabilmesinin sebebi idealist olmamasi ve davayi ciddiye almamasindan kaynaklaniyor. Cunku ODP ve benzeri partiler kendi solculuklari icin yasar, halkla ilgileri yoktur. Onlar kendi bakis acilarinin ve yaklasim acilarinin ne kadar solcu ve marjinal oldugu ile ilgilidirler. Sizin yapinizdaki Iran solcularida, anti-emperyalizm gibi bahanelerle seriat devrimine yol acmamislar miydi? Sonra butun partiler arasinda, AKP'ye destek olarak RTE, GUL gibi ogeleri mazlum durumuna sokup imza toplayan basta Mungan "buyuk solcusu marjinali cok degisik bakabileni hazretleri" ve ODP degil miydi? Ben bu tip partilere soyle bakiyorum, hani vardi ya sanat sanat icin mi diye, "Solculuk solcular icin mi, yoksa solculuk toplum icin mi", ODP'nin ayirdina varmasi gereken konu budur. Gelmis uzun uzun bize ODP'yi anlatmissiniz, biz bilmiyor muyuz ODP'yi? TKP gibi gecmisi ve cizgisi olan bir partiyi elestirmek ODP'nin haddine mi?
Bence partizan olmuşsun ama neye partizan olduğun konusunda hiçbir fikrin yok. "Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz." , K.Marx'ın en önemli laflarından biridir.
ÖDP Türkiye'de taşrada en güçlü sol örgüt konumundadır. Genel olarak hayatları boyunca Taksim,Kızılay vb. yerlerden çıkmamış siyasetle ilgilenen bazı kimseler, hele ki sansürcü ve baskıcı bir partiye gidiyorsa sizin gibi, böyle gerçeklikten uzak alemlerde yaşamaya başlayabilirler. ÖDP, özellikle Karadeniz, Ege bölgelerinde çok güçlüdür. 3 tane belediyesi vardır elinde ve oralarda çok önemli işler olmaktadır uzunca süredir. Bunu tartışmaya lüzum görmüyorum, herşey ortada, gündelik hayata giren, kamuoyunda yer tutan, eylemleri, söylemleri ses getiren sol siyasetin yeridir ÖDP. Mesela "Çetelere karşı 1 dakika karanlık" eylemi, "Fındığımıza sahip çıkıyoruz" eylemi, "Birarada Yaşamı Savunalım" kampanyası vs onlarca sayabilirim son 10 yılda ülke gündemine damga vuran eylem. Geçtim bu konuyu siz tuhaf yanılsamalarınıza devam ediniz. Ama bir gün yoldan geçen köylüye işçiye böyle ÖDP kini kusarsanız dikkat edin ÖDP'li olma ihtimali çok yüksektir ;)
Öyle ya, seçim kampanyanızı bağımsız adayları karalama olarak başlattınız, sonra Ufuk Uras TV'lere çıkınca "Burjuva destekli" yaptınız demediğinizi bırakmadınız. Dikkatimi çekiyor da 1 haftadır Aydemir Güler TV TV geziyor.
Şu geçmiş meselesi asıl işin komik tarafı. Sahi, siz yoksa TKP'yi eski TKP ile ilişkilendirdiniz mi? Bilmiyorsanız size partinizi öğreteyim. Eski TKP geleneği illegal bir yapılanmaydı ve asla parti olmadı. Bu gelenek içinden bir tane bile günümüz TKPlisi çıkmamıştır. Bir kısmı Tüm-İGD bir kısmı ise Ürün,Odak gibi oluşumlara katılmışlardır. Ve bunlar seçimlerde bağımsız adayları ve ÖDP'yi destekliyorlar.
Sizin TKP ise 6 Kasım 1992'de kurulmuş olan Sosyalist İktidar Partisi(SİP)'in isim değiştirmiş halidir. 2001'de ise TKP ismini (ç)almıştır. Daha da eski düşünürsek TİP'te 1978 yılında kopan ve önemsiz bir grup görünümündeki bir grup, 1986 yılında bir dergi çıkarmaya başlamıştır vs. Neyse efendim,
ÖDP ise kuruluşunda *Devrimci Yol, Kurtuluş,Ekmek ve Gül, TKP, TİP, TSİP , bağımsızlar, eski Partizan'cılar vs. bulunan bir partidir. Kökü Dev-Genç, hatta FKF ve Dev-Güç'e dayanır. 1960'lara dayanır yani. Bak bu yukarıda yazdığım örgütleri bir araştır Türkiye'de sol tarihin mihenk taşlarıdır bunlar. Şu anda parti içinde Dev-Yolcular çoktur mesela. Kimdir Dev-Yol? Konan Evren'i "biz gelmesek 2-3 aya yıldız yumruk gelecekti bu meclisin başına" dedirtenlerdir. 6.5 milyon tahmini sempatizanı, 2 milyon üyesi 200bin militanı olan bir örgüt. Bizim ilkesiz olduğumuzu söyleyecek kadar zor durumdasınız demek ki. Bizim ilkemiz solun temel değerleri ve bağnazlıktan kurtulmuş özgür düşünce anlayışıdır. Bu anlayışla gündelik sorunlara dair siyasetler üretiriz ve öyle yaşarız. Bazıları ise bunları yapamadığı için bunu yapanların sırtına tutunarak yaşamaya girişir. Mesele budur.
Ha bu arada, AKP'ye destek olma konusu ise sığlığın doruğudur. Tamamıyle manipüle edilmiş bir zihnin haykırışıdır. İstersen seni Tayyip Erdoğan'a yumurta attığı için günlerce nezarette dayak yiyen arkadaşlarla tanıştıralım. Ya da basketbol maçında sahaya inip AKP'yi protesto eden ÖDPli gençlerle vs. Biz düzen solcuları gibi son dakikada oy uğruna AKP düşmanı kesilmedik, ilk günden beri AKP'nin peşindeyiz. Genel Merkez 5 yılda AKP'ye, takıyyecilere ve işbirlikçilere binlerce dava açtı, keza birlikte mücadele ettiğimiz KESK TMMOB yıllardır AKP ile mücadele içerisinde.
Ancak militarizmin AKP bahanesiyle başımıza ördüğü ırkçı milliyetçiliğe şovenizme ve gericiliğe karşı direniş sol olmanın şartlarındandır. Darbelere ve muhtıralara HAYIR demek iktidarı savunmak değil demokrasiyi ve insan haklarını savunmaktır.
Bu ülkenin en tutarlı politikasını üreten parti ÖDP'dir, yıllardır çizgisi hep özgürlükçü,eşitlikçi bir sosyalizm çizgisi olmuştur. Hiç kimsenin karşısında da kırıtmadan açıkça sorunları dillendirmiştir, en azılı katilin faşistin karşısında Kürt sorununu çekinmeden ifade ederiz, tüm Türkiye bizi izlerken Ermeni'leri faşistlere karşı koruruz, Alevilerin haklarını cami önünde bile söyleriz. ABD'li subaya Türk halkının öfkesini dile de getiririz.
Bu konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum hiç tarzım(ız) değildir size de seçimde başarılar kalın sağlıcakla.
ÖDP MİLLETVEKİLİ ADAYLARI
Yüksek Seçim Kuruluna verilen ÖDP Milletvekiliği aday tam listesi aşağıdadır.
Özgür ve Demokratik Bir Türkiye İçin Eşitlikçi Özgürlükçü Bir Sol Seçenek İçin KORKULARA DEĞİL, UMUDA OY VER! İNANDIĞIN PARTİYE OY VER!
İstanbul 1. Bölgede Mehmet Ufuk Uras
2.Bölgede Baskın Oran
www.odp.org.tr
http://img293.imageshack.us/img293/8899/991144023yj8.jpg
ADANA 1 TÜLAY * BİLGİLİ İŞÇİ
ADANA 2 FİLİZ UMAY İŞÇİ
ADANA 3 KENAN ASLANTAŞ İŞÇİ
ADANA 4 ŞENOL AKIN İŞÇİ
ADANA 5 SEVDA SÖYLEYEN İŞÇİ
ADANA 6 YAKUP KANGIRTAY MALİ MÜŞAVİR
ADANA 7 RIZA AYDIN EMEKLİ
ADANA 8 NECATİ İPEK ELEKTRİK MÜHENDİSİ
ADANA 9 EMİNE ULU EV KADINI
ADANA 10 HAYRİ AKGÜN İŞÇİ
ADANA 11 BELKIS NESRİN KAYALAR SERBEST
ADANA 12 HAYDAR YILMAZ SERBEST
ADANA 13 YAKUP KURTTAŞ EMEKLİ
ADANA 14 ALİ ASKER ZORLUSOY EMEKLİ
AFYON 1 AHMET YAKUT ÇİFTÇİ
AFYON 2 DOĞAN TAŞKIRAN MUHASEBECİ
AFYON 3 FUAT DERE GAZETECİ
AFYON 4 MEHMET DEMİREL ÇİFTÇİ
AFYON 5 İBRAHİM YILMAZ ÇİFTÇİ
AFYON 6 TEVFİK KEMALİ ÜÇBAŞ SİGORTACI
AFYON 7 KADİR AKCELEP EMEKLİ
AMASYA 1 GÜLTEN TATAR İŞÇİ
AMASYA 2 NURŞEN ALTUNKAYNAK EV KADINI
AMASYA 3 RECEP RAFET SEYREKOĞLU SERBEST
ANKARA 1. BÖLGE 1 ALİ RIZA CİHAN EMEKLİ
ANKARA 1. BÖLGE 2 HASAN TATAR AVUKAT
ANKARA 1. BÖLGE 3 MEHDİ BEKTAŞ AVUKAT
ANKARA 1. BÖLGE 4 SABIR GÖKTAŞ EV KADINI
ANKARA 1. BÖLGE 5 MEHMET ACER SERBEST
ANKARA 1. BÖLGE 6 NEZAHAT AĞTAŞ MUHASEBECİ
ANKARA 1. BÖLGE 7 ALİ SARIKAYA EMEKLİ
ANKARA 1. BÖLGE 8 SEVİM ÇAMLI EMEKLİ
ANKARA 1. BÖLGE 9 İNÖNÜ ALPAT İŞÇİ
ANKARA 1. BÖLGE 10 KEMAL COŞKUN EMEKLİ
ANKARA 1. BÖLGE 11 DÖNE GÜNAY KAHRAMAN İŞÇİ
ANKARA 1. BÖLGE 12 NURCAN TURAN ŞEHİR PLANCISI
ANKARA 1. BÖLGE 13 MUSTAFA YALÇIN SERBEST
ANKARA 1. BÖLGE 14 İSMAİL ALTUN ALTUN EMEKLİ
ANKARA 1. BÖLGE 15 AYŞEN HADİMİOĞLU MÜHENDİS
ANKARA 2. BÖLGE 1 ALİ METİN EMEKLİ
ANKARA 2. BÖLGE 2 MEHMET AYAZ İŞÇİ
ANKARA 2. BÖLGE 3 NURİYE ÖZTÜRK EMEKLİ
ANKARA 2. BÖLGE 4 VİLDAN AKBAŞ İKTİSATÇI
ANKARA 2. BÖLGE 5 GÜLMİNAZ TOPAKLI EV KADINI
ANKARA 2. BÖLGE 6 HATİCE CAN EMEKLİ
ANKARA 2. BÖLGE 7 HÜSEYİN DEMİRTAŞ TEKNİKER
ANKARA 2. BÖLGE 8 ZEYNEP ORTAKÇI EV KADINI
ANKARA 2. BÖLGE 9 SADIK ŞAHİN EMEKLİ
ANKARA 2. BÖLGE 10 RECEP ELMAS EMEKLİ
ANKARA 2. BÖLGE 11 ENGİN UÇMA İŞÇİ
ANKARA 2. BÖLGE 12 UFUK BALCI SERBEST
ANKARA 2. BÖLGE 13 İBRAHİM KÜRTÜL SERBEST
ANKARA 2. BÖLGE 14 YETER ŞAHİN SOSYOLOG
ANTALYA 1 MÜNİP ERMİŞ AVUKAT
ANTALYA 2 YAKUP SÖNMEZ DEMİRCİ
ANTALYA 3 KAMİLE YILMAZ EMEKLİ
ANTALYA 4 NUSRET GÜRGÖZ AVUKAT
ANTALYA 5 YAZGÜLÜ YILDIRIM MUHASEBECİ
ANTALYA 6 SAMİ YÜKSEL EMEKLİ
ANTALYA 7 SEMRA TOKAÇ KUAFÖR
ANTALYA 8 MEHMET TARAKÇI EMEKLİ
ANTALYA 9 MEHMET ŞAHİNKAYA SERBEST
ANTALYA 10 AYSEL AYDIN MUHASEBECİ
ANTALYA 11 NİYAZİ BÜYÜKSÜTÇÜ EMEKLİ
ANTALYA 12 ALİ ANLIAK ESNAF
ANTALYA 13 MAHİR GÜVEN BİLGİSAYAR İŞLETMENİ
ARTVİN 1 YALÇIN KAPTAN EMEKLİ ÖĞRETMEN
ARTVİN 2 NUROL ÇONTAY
EMEKLİ ÖĞRETMEN
AYDIN 1 SEVCAN NALINCI EMEKLİ
AYDIN 2 İSMİNAZ PINARBAŞI EV KADINI
AYDIN 3 OYA KATKICI EMEKLİ
AYDIN 4 NEZİHA AKÇAM EMEKLİ
AYDIN 5 FADİME SARITAŞ İŞÇİ
AYDIN 6 OSMAN GÜNEY EMEKLİ
AYDIN 7 GÜLLÜZAR PINARBAŞI EV KADINI
AYDIN 8 CEVAT KARADAYI EMEKLİ
BALIKESİR 1 RAMAZAN ÇELİKER EMEKLİ
BALIKESİR 2 GÜLERMAN TÜTÜNOĞLU EMEKLİ
BALIKESİR 3 SADIK YALÇIN GÜR EMEKLİ
BALIKESİR 4 ALİ
SÜRÜCÜ
EMEKLİ
BALIKESİR 5 HASAN KULAKSIZ
ESNAF
BALIKESİR 6 HÜLYA KARAYILAN EV KADINI
BALIKESİR 7 NİHAT SELÇUK SERBEST
BALIKESİR 8 HASAN ZEKİ
BULUNMAZ
EMEKLİ ÖĞRETMEN
BİLECİK 1 LEMAN NİLGÜN AKLAR EMEKLİ MEMUR
BİLECİK 2 MEVLÜT ÇOBAN SERBEST
BOLU 1 MEHMET CANTÜRK EMEKLİ
BOLU 2 HÜLYA YILMAZ EV KADINI
BOLU 3 RAMADAN ÇETİN KARAKOÇ İŞÇİ
BURDUR 1 GÜLÜMSER KOCABIYIK EV KADINI
BURDUR 2 AYSUN TENEKECİ EV KADINI
BURDUR 3 NURAY AK EV KADINI
BURSA 1 FERRUH YILMAZ REKLAMCI
BURSA 2 ABDÜLKADİR KARAKAYA YÖNETİCİ
BURSA 3 SEYHAN YİĞİT MUHASEBECİ
BURSA 4 SEVGİYE ÖZMEN HEMŞİRE
BURSA 5 FERİDE AY EV KADINI
BURSA 6 AHMET OKUMUŞ EMLAK DANIŞMANI
BURSA 7 NURSEN SUBAŞI EV KADINI
BURSA 8 ÖZLEM SARI SEKRETER
BURSA 9 CEVDET İRKETİ EMEKLİ ÖĞRETMEN
BURSA 10 CENGİZ YÜCEL İŞÇİ
BURSA 11 RECEP YALNIZCA MAKİNE TEKNİSYENİ
BURSA 12 SADIK
ÇELİK İŞÇİ
BURSA 13 HÜSEYİN YILDIZ
EMEKLİ ÖĞRETMEN
BURSA 14 YUSUF ERSOY SİGORTACI
BURSA 15 NİLGÜN
YILDIRIM
EMEKLİ ÖĞRETMEN
BURSA 16 ZEKERİYA ATICI İŞÇİ
ÇANAKALLE 1 MUSTAFA BİLGİÇ EMEKLİ
ÇANAKALLE 2 MEHMET TÜRKOĞLU EMEKLİ
ÇANAKALLE 3 HALİL İBRAHİM DİRİK İŞÇİ
ÇANAKALLE 4 AHMET KANBUR EMEKLİ
ÇANKIRI 1 YAŞAR MERAL ÇAKICI GÜMRÜK MÜŞAVİRİ
ÇANKIRI 2 NEVİN LİMANLAR EMEKLİ İŞÇİ
ÇANKIRI 3 NEJDET GÖĞÜSDERE AVUKAT
ÇORUM 1 NİHAT AHISKALIOĞLU AVUKAT
ÇORUM 2 NİMET YÜCEL EMEKLİ
ÇORUM 3 GÜLSEREN KİLİS SERBEST
ÇORUM 4 SEVİM ARÇOK EV KADINI
ÇORUM 5 İRFAN SARMAŞIK ESNAF
DENİZLİ 1 PERİHAN ÜGE AVUKAT
DENİZLİ 2 ELİF TATAR EV KADINI
DENİZLİ 3 AYŞE SÜZÜK EV KADINI
DENİZLİ 4 AYŞE KİRAZ EV KADINI
DENİZLİ 5 NURAY KOCAMAN ESNAF
DENİZLİ 6 SEMRA KARAĞÜNDÜZ ESNAF
DENİZLİ 7 SEVİLAY AVCI MUHASEBECİ
DİYARBAKIR 1 MUSTAFA SITKI ÇİĞDEM MÜHENDİS
DİYARBAKIR 2 ZAKİRE FÜSUN SARSILMAZ EMEKLİ ÖĞRETMEN
DİYARBAKIR 3 MEHMET ALİ ULUSOY SERBEST
DİYARBAKIR 4 YALÇIN KÖSE İŞÇİ
DİYARBAKIR 5 MEHMET TİRGİL MÜHENDİS
DİYARBAKIR 6 ÖZGÜR KARABAT SERBEST
DİYARBAKIR 7 NAVRUZ ÖZSAYGI EV KADINI
DİYARBAKIR 8 SELÇUK SAMUR SERBEST
DİYARBAKIR 9 ZAFER ÇIĞIRIR EMEKLİ ÖĞRETMEN
DİYARBAKIR 10 VAHAP KUZU AVUKAT
EDİRNE 1 NEVZAT UĞUR EMEKLİ
EDİRNE 2 İLHAN BALKAN SERBEST MUHASEBECİ
EDİRNE 3 RAMİZ ÜLKER EMEKLİ
EDİRNE 4 EROL MERİÇ EMEKLİ
ELAZIĞ 1 HAYDAR İLKER MÜHENDİS
ELAZIĞ 2 MERİ ÖZCAN MUHASEBECİ
ELAZIĞ 3 EMİN GÜRTAN UYSAL MÜHENDİS
ELAZIĞ 4 ALİ GÖLPUNAR ESNAF
ELAZIĞ 5 UFUK PONPE SERBEST
ERZİNCAN 1 NECLA KARATAĞ EV KADINI
ERZİNCAN 2 FERDA BULUT ESNAF
ERZİNCAN 3 ALİ ERGÖLEN SERBEST
ESKİŞEHİR 1 MUAMMER CİVELEK SOSYOLOG
ESKİŞEHİR 2 MEHMET KAÇMAZ ÖĞRETMEN
ESKİŞEHİR 3 ABDİLKADİR TARAZAN İŞÇİ
ESKİŞEHİR 4 BORA ÇİNKAYALAR İŞÇİ
ESKİŞEHİR 5 ALİ DURGUN SERBEST
ESKİŞEHİR 6 NİYAZİ AKDENİZ SERBEST
GAZİANTEP 1 ZEYNEP ÇALIŞKAN EMEKLİ ÖĞRETMEN
GAZİANTEP 2 MEHMET KÖROĞLU BAHÇE BİTKİLERİ UZMANI
GAZİANTEP 3 SEMİHA ÇATALTEPE EMEKLİ ÖĞRETMEN
GAZİANTEP 4 ADNAN ALTUN
İŞÇİ
GAZİANTEP 5 ABDÜLKADİR ÖZKARA ESNAF
GAZİANTEP 6 İLYAS KURTULUŞ TERZİ
GAZİANTEP 7 SIDIKA ÇALĞAN EMEKLİ
GAZİANTEP 8 GÜLSEREN YALAZA EMEKLİ
GAZİANTEP 9 MEHMET KILIÇ EMEKLİ ÖĞRETMEN
GAZİANTEP 10 MUZAFFER YAMANER EMEKLİ ÖĞRETMEN
GİRESUN 1 HAVA TURAN EV KADINI
GİRESUN 2 MUSTAFA DİNÇER UÇAR EMEKLİ
GİRESUN 3 BİRGÜL KARACA EMEKLİ
GİRESUN 4 ERCAN DEMİR İŞÇİ
GİRESUN 5 HASAN ŞAHİN EMEKLİ
GÜMÜŞHANE 1 ÖZLEM
AKBAŞ İŞÇİ
GÜMÜŞHANE 2 HALİL İBRAHİM NİZAM İKTİSATÇI
HATAY 1 ABDULKERİM
DÖNMEZ
İKTİSATÇI
HATAY 2 MEHMET SAKALLI İKTİSATÇI
HATAY 3 ERDAL DEMİR TEKNİKER
HATAY 4 GAZİ BEYAZ İKTİSATÇI
HATAY 5 MUBAREK BERKYÜREK GAZETECİ
HATAY 6 OLGUN YURT MÜHENDİS
HATAY 7 ŞÜKRÜ ZEKİ DEMİREL EMEKLİ
HATAY 8 MEHMET YANAR EMEKLİ ÖĞRETMEN
HATAY 9 YUSUF YILMAZ EMEKLİ
HATAY 10 SADETTİN YÜCEL İŞÇİ
ISPARTA 1 BERZİYA HACIMURATOĞLU EMEKLİ ÖĞRETMEN
ISPARTA 2 BEKTAŞ ÇAĞLAR SERBEST
ISPARTA 3 MELİKE DEMİR SERBEST
ISPARTA 4 ŞAHAP YILDIRIM SERBEST
ISPARTA 5 BURHAN OTO EMEKLİ
MERSİN 1 ABDURRAHMAN YILDIZ MUHASEBECİ
MERSİN 2 SÜHEYLA ALTUNDAĞ EMEKLİ
MERSİN 3 AHMET ALİ KALKAN SERBEST
MERSİN 4 SİBEL SÖNMEZ SERBEST
MERSİN 5 FATMA AY SERBEST
MERSİN 6 RECEP DOĞAN TAMAY SİGORTACI
MERSİN 7 SÜLEYMAN KARAAĞAÇLI İŞÇİ
MERSİN 8 HÜSNÜYE ERBAY SERBEST
MERSİN 9 ÜLKÜ TUNGA EV KADIN
MERSİN 10 ALİ TOPKIRAN SİGORTACI
MERSİN 11 ALİ AY SERBEST
MERSİN 12 HANİFİ ALBAYRAK E.ÖĞRETMEN
İZMİR 1. BÖLGE 1 HAKKI KARADENİZ EMEKLİ ÖĞRETMEN
İZMİR 1. BÖLGE 2 EMİNE ARZU KASAP İLETİŞİMCİ
İZMİR 1. BÖLGE 3 BADEGÜL GÜLER EMEKLİ HEMŞİRE
İZMİR 1. BÖLGE 4 GÜNER ELİÇİN MÜHENDİS
İZMİR 1. BÖLGE 5 İPEK ŞAMGAN SERBEST
İZMİR 1. BÖLGE 6 AHMET SAMGAN ŞOFÖR
İZMİR 1. BÖLGE 7 TAYYAR BEYGO EMEKLİ ÖĞRETMEN
İZMİR 1. BÖLGE 8 NURAY ADALET ÇİNAR GAZETECİ
İZMİR 1. BÖLGE 9 HATİCE BEKTAŞ EMEKLİ ÖĞRETMEN
İZMİR 1. BÖLGE 10 TURHAN TUNA EMEKLİ İŞÇİ
İZMİR 1. BÖLGE 11 HARUN CİCİ BERBER
İZMİR 1. BÖLGE 12 TÜLAY CENGİZ GAZETECİ
İZMİR 2. BÖLGE 1 GÜLERMAN GÜLTEPE EMEKLİ
İZMİR 2. BÖLGE 2 KAZIM CEYLAN EMEKLİ ÖĞRETMEN
İZMİR 2. BÖLGE 3 İNCİ AKDENİZ EMEKLİ ÖĞRETMEN
İZMİR 2. BÖLGE 4 MURAT MUHTAR İŞÇİ
İZMİR 2. BÖLGE 5 İÇİM UZUN EMEKLİ ÖĞRETMEN
İZMİR 2. BÖLGE 6 EROL ÇIRAK MUHASEBECİ
İZMİR 2. BÖLGE 7 REFİYE FUNDA MUTAF ZİRAAT MÜHENDİSİ
İZMİR 2. BÖLGE 8 İBRAHİM DİNÇER EMEKLİ ÖĞRETMEN
İZMİR 2. BÖLGE 9 FATMA YALÇINKAYA EMEKLİ
İZMİR 2. BÖLGE 10 MESUT BAŞOL AVUKAT
İZMİR 2. BÖLGE 11 HATİCE MORKAYA DİŞ HEKİMİ
İZMİR 2. BÖLGE 12 SUAT ÇELEBİ AVUKAT
KARS 1 MELİKŞAH YEKE SERBEST
KARS 2 İSMAİL AKÇORA SERBEST
KARS 3 HASAN SEÇKİN SERBEST
KASTAMONU 1 ABDULLAH KAHRAMAN EMEKLİ
KASTAMONU 2 DİCLE NARİN EMEKLİ
KASTAMONU 3 AYDIN DORUK REKLAMCI
KASTAMONU 4 NİHAT UÇUKOĞLU İKTİSATÇI
KAYSERİ 1 DERYA İLKER MÜHENDİS
KAYSERİ 2 SONER ERDEN EMEKLİ ÖĞRETMEN
KAYSERİ 3 İSMAİL RÜŞTÜ EMECAN İKTİSATÇI
KAYSERİ 4 HACI ALİ YİĞİT MÜHENDİS
KAYSERİ 5 DÜZGÜN KARABULUT TEKNİSYEN
KAYSERİ 6 YUSUF AYDIN EMEKLİ
KAYSERİ 7 İSMAİL YALÇIN İŞÇİ
KAYSERİ 8 HASAN KIVIRCIK MİMAR
KIRKLARELİ 1 SEVİM AKSU EMEKLİ
KIRKLARELİ 2 NEBİ TÜRKGELDİ EMEKLİ
KIRKLARELİ 3 ADİL HAMARAT TURİZİMCİ
KIRŞEHİR 1 GÜLÜZAR BOZ EMEKLİ
KIRŞEHİR 2 SEMİNE ŞEKERTÜRK EV KADINI
KIRŞEHİR 3 ŞAKİR ŞENOL EMEKLİ
KOCAELİ 1 ERDOĞAN DİLBER EMEKLİ
KOCAELİ 2 SAVAŞ YILMAZ EMEKLİ
KOCAELİ 3 FATMA DANYILDIZ EV KADINI
KOCAELİ 4 ŞENAY KINA SERBEST
KOCAELİ 5 YETER KARADENİZ İŞÇİ
KOCAELİ 6 CEMİLE ÇAKMAK EV KADINI
KOCAELİ 7 AHMET YAĞCIOĞLU EMEKLİ
KOCAELİ 8 MEVLÜT ÇİFTÇİ EMEKLİ
KOCAELİ 9 DURSUN SEVİM EMEKLİ
KONYA 1 MEHMET METİN MERDAN ÖĞRETMEN
KONYA 2 AHMET KARAGÖZ FOTOĞRAFÇI
KONYA 3 HATİME KEŞ SERBEST
KONYA 4 MUSTAFA BOZTAŞ ÇİFTÇİ
KONYA 5 ZEYNEP YILDIRIM SERBEST
KONYA 6 NERİMAN ATALAY SERBEST
KONYA 7 NERMİN ÇİMEN
ESNAF
KONYA 8 BEDRİYE BEDİR ATİK EV KADINI
KONYA 9 SUNA ALAÇAM SERBEST
KONYA 10 BASRİ AKÇELİK EMEKLİ
KONYA 11 ULAŞ SUNATA SOSYOLOG
KONYA 12 VASFİ YÜKSEL EMEKLİ
KONYA 13 ALİ ŞANA EMEKLİ
KONYA 14 CUMA KARAOĞLU SERBEST
KONYA 15 DURAN GÖKTAŞ SERBEST
KONYA 16 HALİL KAPLAN ÖĞRETMEN
KÜTAHYA 1 FATMA ERGÜN EMEKLİ
KÜTAHYA 2 AYŞE MÜNEVVER YEŞİL KİMYA MÜHENDİSİ
KÜTAHYA 3 NAZMİ GÖKÇELİ MUHASEBECİ
KÜTAHYA 4 KAZIM YAMAN ÇİFTÇİ
KÜTAHYA 5 HÜSEYİN ÇALIŞKAN İŞÇİ
KÜTAHYA 6 MEHMET ALİ ŞAHİN EMEKLİ
MALATYA 1 ALİ AMANAT ESNAF
MALATYA 2 HÜSEYİN ADIGÜZEL E. ÖĞRETMEN
MALATYA 3 LATİFE ULUTAŞ EV KADINI
MALATYA 4 HÜSEYİN KARAKOÇ E. ÖĞRETMEN
MALATYA 5 FÜGEN AYGÖRMEZ E. ÖĞRETMEN
MALATYA 6 HİKMET KARAKAYA EMEKLİ
MALATYA 7 YETER KAYA EV KADINI
MANİSA 1 LATİF TURAN EMEKLİ
MANİSA 2 CUMA ALİ
DAŞDEMİR EMEKLİ ÖĞRETMEN
MANİSA 3 EMİNE ERGÜL EV KADINI
MANİSA 4 HATİCE SÖNMEZ İŞÇİ
MANİSA 5 METİN GACAR İŞÇİ
MANİSA 6 SERDAR SERTBULUT SERBEST
MANİSA 7 NİHAT DELEN EMEKLİ
MANİSA 8 ŞERİFE ÖZDEMİR EV KADINI
MANİSA 9 MURAT ÇAKIR TEKNİKER
MANİSA 10 HASAN ŞÜKRÜ ULUCAN SERBEST
K.MARAŞ 1 MUHİTTİN SÜMBÜL SÜMBÜL SERBEST
K.MARAŞ 2 HASAN GÜRSES GÜRSES DİŞ HEKİMİ
K.MARAŞ 3 MEHMET LÜTFİ YALÇINKAYA SERBEST
K.MARAŞ 4 ALİ GÜMÜŞ SERBEST
K.MARAŞ 5 KADRİYE NEVAY SAMER ŞEHİR PLANCISI
K.MARAŞ 6 NİZAMETTİN AKTEPE EMEKLİ
K.MARAŞ 7 ATIF AYDIN EMEKLİ
K.MARAŞ 8 HÜSEYİN YILDIRIM SERBEST
MUĞLA 1 İSMET KUŞKONMAZ AVUKAT
MUĞLA 2 EMİNE MİNE YURTKORUYAN EV KADINI
MUĞLA 3 NİHAT BARAN EMEKLİ ÖĞRETMEN
MUĞLA 4 ELİFE EMEKLİ
MUĞLA 5 RAŞİT KAVAKLI EMEKLİ ÖĞRETMEN
MUĞLA 6 İSA ÖZKAYA SERBEST
NEVŞEHİR 1 AHMET METE PAK İŞLETMECİ
NEVŞEHİR 2 BİROL ODA EMEKLİ ÖĞRETMEN
NEVŞEHİR 3 İSMAİL AYGÜN İŞLETMECİ
NİĞDE 1 SABRİ FERHAT DAĞOĞLU JEOLOJİ MÜHENDİSİ
NİĞDE 2 ÖNSEL AL EMEKLİ ÖĞRETMEN
NİĞDE 3 ARİF ŞEKER İŞÇİ
ORDU 1 HÜSEYİN UYGUN EMEKLİ
ORDU 2 RASUL ŞAHİN EMEKLİ
ORDU 3 AHMET YAŞAR SÖNMEZ EMEKLİ
ORDU 4 FATMA KILIÇ EV KADINI
ORDU 5 ŞENAY YEŞİLYURT EMEKLİ
ORDU 6 ŞULE YAŞAR EV KADINI
ORDU 7 SÜLEYMAN COŞKUN ÇİFTÇİ
RİZE 1 SEMİHA DULKADİROĞLU
EV KADINI
RİZE 2 NURDOĞAN DEMİR EMEKLİ MEMUR
RİZE 3 İBRAHİM KARACA EMEKLİ İŞÇİ
SAKARYA 1 YUSUF HALİL EMEKLİ
SAKARYA 2 FİLİZ AKOVA EV KADINI
SAKARYA 3 FİKRİ DEDE EMEKLİ
SAKARYA 4 AHMET YILDIZ EMEKLİ
SAKARYA 5 MUSTAFA BALCIOĞLU EMEKLİ
SAKARYA 6 MUAMMER ÜSTÜNDAĞ EMEKLİ
SAMSUN 1 MEHMET ALİ YAZICI AVUKAT
SAMSUN 2 NAHİDE ALĞAN EMEKLİ
SAMSUN 3 SÜLEYMAN BAYRAK EMEKLİ
SAMSUN 4 MEHMET ALİ CANİKLİ MALİ MÜŞAVİR
SAMSUN 5 ERDAL YÜKSEL EMEKLİ
SAMSUN 6 NİLGÜN YILDIRIM SERBEST
SAMSUN 7 CEMİL KARADAĞ EMEKLİ
SAMSUN 8 ATAMAN YILMAZ EMEKLİ
SAMSUN 9 TURHAN YILMAZ ÇİFTÇİ
SİİRT 1 CEM ÇOBANLI MÜTERCİM TERCÜMAN
SİİRT 2 ALİ İHSAN GÖRMEZ EMEKLİ ÖĞRETMEN
SİİRT 3 YUSUF PEKER SERBEST
SİNOP 1 MAHMUT ÖZTABUR ÖĞRETMEN
SİNOP 2 ALPARSLAN ARAL
YÖNETİCİ
SİNOP 3 CEM KÜKEY ELEKTRİK MÜHENDİSİ
SİVAS 1 ÜMİDE AYSU SERBEST
SİVAS 2 METİN KILIÇ SERBEST
SİVAS 3 ALİ HÜSEYİN YILDIZ EMEKLİ ÖĞRETMEN
SİVAS 4 HASAN ÇAYLI SERBEST
SİVAS 5 ATİLLA ŞAYİR SERBEST
SİVAS 6 EMİNE DİLEK DAĞDEVİREN İNŞAAT MÜHENDİSİ
TEKİRDAĞ 1 MEHMET KAYMAK EMEKLİ
TEKİRDAĞ 2 SERPİL BAYAR SERBEST
TEKİRDAĞ 3 FATMA YAMANER EMEKLİ
TEKİRDAĞ 4 SEFER YURT MUHASEBECİ
TEKİRDAĞ 5 ŞENAY BEYTAŞ ÇİFTÇİ
TOKAT 1 DOĞAN KOÇ EMEKLİ
TOKAT 2 TURAN BOZKURT EMEKLİ
TOKAT 3 ERARSLAN ÇELİK ÇİFTÇİ
TOKAT 4 MÜKERREM ÇINAR EMEKLİ
TOKAT 5 BEDİR BOZKURT EV KADINI
TOKAT 6 FİDAN ÖZTÜRK EV KADINI
TOKAT 7 AZİZ ÇAKI ÇİFTÇİ
TRABZON 1 İSMET AR AR ESNAF
TRABZON 2 NİMET YURDAARMAĞAN EMEKLİ
TRABZON 3 İHSAN ERCELEP İŞÇİ
TRABZON 4 BÜNYAMİN ÖZYILMAZ İŞÇİ
TRABZON 5 TAHSİN CİVELEK İŞÇİ
TRABZON 6 ARTAN HASANÇEBİ AVUKAT
TRABZON 7 MUSTAFA ERTÜRK EMEKLİ
TRABZON 8 NAZIM ÖZKAN SERBEST
TUNCELİ 1 HÜSEYİN ŞAHİN EMEKLİ
TUNCELİ 2 NİZAMETTİN AYDIN İŞÇİ
UŞAK 1 MAHMUT ULUDAĞ SİGORTACI
UŞAK 2 MAHMUT KARAKAYA TEKSTİLCİ
UŞAK 3 CİHAN ARAS ÇİFTÇİ
YOZGAT 1 VEYSEL ŞİMŞEK EMEKLİ ÖĞRETMEN
YOZGAT 2 DİLŞAT DİRİCAN EV KADINI
YOZGAT 3 HÜROL TANRIVERDİ ÇİFTÇİ
YOZGAT 4 ELİFE GÖKÇE EMEKLİ
YOZGAT 5 HASAN YAĞIZ İŞÇİ
YOZGAT 6 YUSUF ERSOY EMEKLİ ÖĞRETMEN
ZONGULDAK 1 İSMAİL ERGİN KALAYCI İNŞAAT MÜHENDİSİ
ZONGULDAK 2 NAFİYE TOPALOĞLU KAMU YÖNETİMİ
ZONGULDAK 3 MUSTAFA AKGÜN AVUKAT
ZONGULDAK 4 DÖNDÜ ALTAY EV KADINI
ZONGULDAK 5 GÜRSEL ALBAYRAK İŞÇİ
AKSARAY 1 IŞIL UYAR EMEKLİ
AKSARAY 2 HAZIM ALTAN ÇİFTÇİ
AKSARAY 3 DOĞAN KOYUNCU ŞOFÖR
AKSARAY 4 ÖMER LÜTFİ DOKUZOĞLU DOKTOR
BAYBURT 1 ERDOĞAN ÖZOĞUL SERBEST
BAYBURT 2 İSMAİL ÇOLAK EMEKLİ MEMUR
KARAMAN 1 ABDULLATİF TAYFUR KÖSE İŞÇİ
KARAMAN 2 DURDU ÖZER EV KADINI
KARAMAN 3 AHMET TANJU KUYTAN ÇİÇEKÇİ
KIRIKKALE 1 HAYDAR YANIKTEPE EMEKLİ
KIRIKKALE 2 AYŞE ŞİMŞEK ŞİMŞEK İŞÇİ
KIRIKKALE 3 MUSTAFA AYKUL SERBEST
KIRIKKALE 4 İBRAHİM GEZER TEKNİSYEN
ARDAHAN 1 ALİ ASKER ALKAN AVUKAT
ARDAHAN 2 BAYRAM YETER SERBEST
BARTIN 1 MELAHAT ŞENTÜRK ÖĞRETMEN
BARTIN 2 ORHAN İNCEREİS İNCEREİS EMEKLİ MEMUR
IĞDIR 1 MAKBULE EFE EV KADINI
IĞDIR 2 MEHMET ALİ BİLGİLİ SERBEST
YALOVA 1 NERMİN KAHRAMAN EMEKLİ
YALOVA 2 SEDAT SAVAŞ İKTİSATÇI
KARABÜK 1 ALİ YILDIZ TEKNİKER
KARABÜK 2 EŞREF YALÇIN SERBEST
KARABÜK 3 MUSTAFA KETENCİ EMEKLİ
KİLİS 1 AHMET KAYLAN İŞÇİ
KİLİS 2 HIZIR TOPAL EMEKLİ
OSMANİYE 1 RÜSTEM KARAKUŞ EĞİTİMCİ
OSMANİYE 2 BÜLENT ÖNGÜN AVUKAT
OSMANİYE 3 MEHMET TEVFİK ERTURAN İNŞAAT MÜHENDİSİ
OSMANİYE 4 KENAN ÖZKAN SERBEST
DÜZCE 1 AYDIN ŞENGÜL EMEKLİ ÖĞRETMEN
DÜZCE 2 EBRU GÜMÜŞ EV KADINI
DÜZCE 3 GÜLÜMSER ERTEM EV KADINI
InVitatio
15-07-2007, 04:35
yaw ödp'yi kim takar
bol bol kendine janjanli laf ile reel siyaset yürümez, ufugun karni tok, agzi iyi laf yapiyor o kadar
bugün tkp elestiren arkadaslar, ödp yi savunurken, ikisinde sonucta anti demokrati bir anayasa genel cizgileri icerisinde siyaset ettiklerinden bi haber olmali.
ÖDP sol burjuvalik'tan baska birsey yaptigi yok.....
Türkiye'de en önemli eksiklik ise dogru dürüst sosyal demokrat ve sosyalist demokratlarin olmayisi, böyle olunca ödp gibi partilerde oradan buradan siyasetten otlaniyor.
ÖDP alevilerin feodal ata erkil dini inanclarini da mi savunyor yoksa alevilerin toplum olarak magduriyetlerinden dolayi onlar ile bir dayanisma icerisine girmistir ?
eger bugün erbakan hanifleri savunup onlarin demokratik haklarini talep ediyor diye *kötü de
ufugun alevilerin "din anlayisini cami önünde savunurken" iyi mi?
ne bicim mantik bu ?
Bugün Sol magdur toplum icerisinde var olan adaletsizlikten dolayi magdur olanlar ile dayanisma icerisindedir ve böyle olmaldir, o yüzden dir ki sol genel anlami ile orta dogu'da müslümanlar ile bir dayanisma icerisindedir, bu dayanisma müslümanlarin din'lerinden dolayi degil, magdur olduklarindan dolayidir.
Oylarinizi kendine devrimci ufak uras'a vereceginize gidin görünürdeki akli basinda tek sol olan TKPye verin, hic olmazsa siyasi durusunuz belli olsun.....
Cevap vermeye lüzum görmüyorum senin kadar lümpen birine.
Siz de oylarınızı milliyetçi/ırkçı CHP ve İP'e vereceğinize gidin görünürdeki en iddialı katliamcı linççi parti olan MHP'ye verin, hiç olmazsa duruşunuz belli olsun..
Hem oyları bölmemiş olursunuz nasıl olsa birleşeceksiniz eninde sonunda.
JİNEPS Gazetesi: Bağımsız Sol Adayları destekleyelim
"Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük ve Birlik" logosuyla yayın yapan, Türkiye’deki Çerkeslerin JINEPS gazetesi, 12 Temmuz Perşembe akşamı, İstanbul Makine Müh. Odasında bağımsız adaylar Ufuk Uras ve Baskın Oran ile bir buluşma gerçekleştirdi.
İstanbul’daki Çerkes topluluğunun dernek yöneticilerinin de katıldığı toplantı yoğun bir katılımla yapıldı. Toplantıda Ufuk Uras konuşmasından sonra sorulan soruları yanıtladı. JINEPS gazetesi temsilcileri, İstanbul’daki Çerkes'leri bağımsız sol adayları oylarıyla desteklemeye, kampanyalarına aktif olarak katılmaya çağırdı.
Toplantıda dağıtılan JINEPS gazetesinin son sayısının manşeti şöyle:
"Bu kez seçimlerde sol duyu var!"
JINEPS gazetesi yayın kurulu tarafından hazırlanıp toplantıda dağıtılan bildiride ise şöyle deniliyor:
"Diasporada yaşayan tüm kişi ve kurumlara 12 Temmuz'da BİRLİK çağrısı yapıyoruz. Çerkezlerin bağımsız adaylarla buluşması etkinliğinin ev sahibi Çerkes halkıdır. Yılların emektarı kişi ve kurumlarımızdır, Çerkes dostlarıdır. Tüm kurum temsilcilerimiz, bağımsız bireyler gelin taleplerimizi 12 Temmuz'da ve her yerde birlikte seslendirelim.
Oylarımızı vermeden önce, varlığımızı ve sorunlarımızı ilk kez kamuoyu önünde yüksek sesle dillendiren adaylara sorularımızı soralım, taleplerimizi iletelim, söz alalım. Bulunduğumuz her yerde Çerkes kimliğini tanıyan adayları destekleyelim. .."
Toplantıda Kafkas Dernekleri Federasyonu temsilcileri de vardi.
www.ufukuras.net
www.baskinoran.net
http://ufukuras.net/UserFiles/Image/Banner7.gifhttp://ufukuras.net/UserFiles/Image/Banner8.gifhttp://ufukuras.net/UserFiles/Image/Banner9.gif
InVitatio
15-07-2007, 05:27
Lümpenler "sevsin" seni
http://ufukuras.net/UserFiles/Image/Banner7.gifhttp://ufukuras.net/UserFiles/Image/Banner8.gifhttp://ufukuras.net/UserFiles/Image/Banner9.gif
bu ne ya propaganda almış başını gidiyo aman ülke elden gitmesinde...
bu anlayış kanımca bizi bir arada tutamaz...
yanlış şeyler bunlar arkadaşlar bolşeviklik mi kaldı artık *:lol: *tarih oldu onlar tozlu sayfalarda
bırakın artık bunları silkinin ve kendinize gelin hayal aleminde yaşamayın...
SAYGILAR
bolşeviklik mi kaldı artık *
* * *biri bir şey mi dedi *:lol:
* * *dostlar işi biraz daha sloganlardan ve basitlikten arındırıp fikirsel düzeye getirsek diyorum. Bu tarz söylemlerin ve ekilen nefret tohumlarının hiç birimize faydası olmuyor. Bu başlık deşarj olma fonksiyonu gütmüyordu ilk başladıgında ama şimdi o tarafa dogru meyil göstermekte.
* * * Bu başlıgın ekseninin seçim olması gerekiyor ama dönüp dolaşılıp iş dtp ye ve Kürtlere getiriliyor, halbuki sırf Kürt meselesi bu başlıktan ayrılsıın ve seçimler konuşulsun diye yeni bir başlık açtım ve o başlıga da bolca malzeme koydum. Ama görüyorum ki sadece tartışmayı sıg slogan ve tatmin düzeyine hapsedebilmek için hala aynı teranelere burada devam ediyoruz.
* * * Demokrasi adına MHP nin bu ülkede aklı başında insanlar tarafından savunulabilecegini kırk yıl düşünsem aklıma getiremezdim. Dtp liler şayet suç işliyorlarsa demokratik bir anlayış onların cezalandırılmasını ister ama böyle bir olgu olmadıgına göre o insanları kendimizden ayırmak niye. Bence esas bölücülük bu. Bu ülke iki ana ulustan müteşekkilse ve Türkler kalabalık olan tarafsa , sayısı az olan kesimin haklarını en çok onların savunması gerekiyor.
* * * Bu başlıktada digerlerinde de ne kadar çok seviyoruz birbirimize faşist demeyi , herhalde bu kelimenin anlamını bilmiyoruz ya da çok basit bir şey gibi algılıyoruz. Havada uçuşuyor faşist söylemleri. Irkçı ve faşist olmak bu sitede ciddi bir suç teşkil eder dostlar ve aramızda barınmalarını kabul edemeyiz. Böyle bir iddianız varsa bunu derhal kanıtlayarak DK ya bildirmeniz icap eder ya da kullandıgınız kelimenin anlamını bilerek kullanın. Ve umarım günün birinde kesinlikle falistlerle yolunuz çakışmasın. Yoksa kelimenin anlamını pratik olarak ögrenmek size son derece pahallıya mal olabilir.
* * * Chp nin ABD ye karşı oldugunu iddia edenler Chp programından Abd üslerinin kapatılması ile ilgili verileri ortaya koymalılar ya da somut olarak ABD ile mücadelede ne gibi yöntemler önerdiklerini söylemeliler. Amerikayı sınırdışı edip, üslere ve tesislere el koyup tüm ikili anlaşmaları yırtabilecek mi bu babayigitler. O halde neyin bagımsızlıgından bahsediyorsunuz. Al birine vur ötekini. Hiç farkı yok birbirlerinden.
* * * *Akp- Chp çekişmesinin, laiklik- şeriat çatışmasının bir göz boyamadan ibaret oldugunu göremiyormusunuz. Türk- Kürt çatışması yaratmaya çalışanların , kandan nemalananların bu ülkenin özgürlügü ve demokrasisi önünde en büyük engel oldugunu göremiyor musunuz. Bu zihniyetin egemenliginin temelinin ötekiler yartmak oldugunu göremiyormusunuz. Diyelim ki bütün Kürtleri kestik ve hepsini imha ettik; sanıyormusunuz ki ötekiler bitecek. bu sefer sıra eşcinsellere gelecek, misyonerlere gelecek, ateistlere gelecek. Hıristiyan inançlı diye adam kesen bir zihniyeti engellemenin tek yolu öteki ayrımı yapmamaktan geçiyor. Öteki ayrımı yapmak bölünmektir, başka da bölücüye gerek yoktur.
* * * * Olguları kişiselleştirmeden , polemik konusu yapmadan, kişilige sataşma olarak algılamadan, en dogrusunu ben bilirimcilige düşmeden tartışma adabını ögrenemezsek başkalarına verebilecek hiç bir şeyimiz de olamaz.
* * * *
* * * * saygılarımla
"Bence partizan olmuşsun ama neye partizan olduğun konusunda hiçbir fikrin yok."
"Genel olarak hayatları boyunca Taksim,Kızılay vb. yerlerden çıkmamış siyasetle ilgilenen bazı kimseler,"
Benim hakkimda ne kadar cok fikre sahipsiniz, ben o kadar anlattiginizdan sizin kisiliginizle ilgili herhangi bir fikre sahip olamadim. Bunun en buyuk sebebide, kisiliginizin, taksimden ne kadar uzaklastiginizin beni hic ilgilendirmemesi. Munazara fikirler seviyesinden sahislar seviyesine inince hicbir ilgi cekici yonu kalmiyor.
"Cevap vermeye lüzum görmüyorum senin kadar lümpen birine."
Sonra birden ODP halkci parti oluyor ve su yumurtlaniyor,
"Ama bir gün yoldan geçen köylüye işçiye böyle ÖDP kini kusarsanız dikkat edin ÖDP'li olma ihtimali çok yüksektir"
Nabza gore serbet vermek ODP'nin politikasidir, ben neyse onu soylerim. Kin kusmak gibi bir derdim yok, zaten ben ODP'nin onemsizligini assagilamak icin vurgulamadim, dusuncem oldugu icin vurguladim. Ama asil sorum su, peki bu isci ve koylu lumpen degil miydi, ne bileyim "yahu ODP *pnelerin partisi(escinsellere olan destegine binaen) ben girata viririm" demedi mi? Ona demediniz mi peki, behey lumpen ben sana cevap vermem. Iste sana secmen, InVitatio, bu adam parti baskani degil, bir secmen.
Merakinizi gidermek icin soyleyeyim, ben secime giren TKP ile diger TKP'nin farkini biliyorum. Sizin eski(!) TKP'yi ne kadar bildiginizi su sozler ortaya koyuyor;
"Eski TKP geleneği illegal bir yapılanmaydı ve asla parti olmadı."
Size Panter Emeller diyorum, siz TEMA vakfisiniz diyorum, sizin dayanismaniz acizliktir diyorum, bana su kadar belediyemiz var, soyle secmenimiz var diyorsunuz, aferim diyorum ama ben de secmenim, banane sizin oylarinizdan belediyenizden. Boyle seylerin etkisinde kalip oy vereceksek AKP'ye verelim, en cok belediye onlarin, en guclu teskilat onlar, yoldan gecen bir koylunun ODP'li olma ihtimali varsa on kati fazla AKP'li olma ihtimali var, bu durumda siz dikkat mi ediyorsunuz?. Kimsenin uzun uzun okumayacagi bir liste, burayi ucuz download forumlarina ceviren renkli renkli afisler, bedava parti propagandalari. Fikir nerede efendi?
Bu basliga geldiginizden itibaren tek tarafli bir propaganda cabasi icerisindesiniz, ODP tebligciligi yapiyorsunuz. Derdiniz uzum yemek degil bagci dovmek. Bu forum kayikci kavgalarinin yapildigi bir forum degildir, bilgi-fikir alisverisi yapilan bir forumdur. Sadece bu baslikta aktif olmaniz bana burada sadece propaganda icin geldiginizi ve secimlerden sonra birdaha cemalinizi goremeyecegimizi dusunduruyor. Eger niyet buysa, bu siteye yeterince tebligci geliyor, yani patron yok sonra gel. Yok diger uyeleri (lumpen ve fasist suclamalari) sirf sizin gibi dusunmuyorlar diye assagilamaktan vazgecicem ve sadece bilgi-fikir paylasicam diyorsaniz, dinlerden ve TABU'lardan ozgur Turan Dursun sitesine hosgeldiniz.
Sevgili habilis,
"respendialcım nasıl olurda gerçekleri görmezsi görmek istemezsin !!"
bu dediklerinin gercek olmasi en buyuk temennim. Gorunuse gore CHP, AKP'den kurtulus misyonunda onemli rol oynayacak.
"Bence partizan olmuşsun ama neye partizan olduğun konusunda hiçbir fikrin yok."
"Genel olarak hayatları boyunca Taksim,Kızılay vb. yerlerden çıkmamış siyasetle ilgilenen bazı kimseler,"
Benim hakkimda ne kadar cok fikre sahipsiniz, ben o kadar anlattiginizdan sizin kisiliginizle ilgili herhangi bir fikre sahip olamadim. Bunun en buyuk sebebide, kisiliginizin, taksimden ne kadar uzaklastiginizin beni hic ilgilendirmemesi. Munazara fikirler seviyesinden sahislar seviyesine inince hicbir ilgi cekici yonu kalmiyor.
Gerçekten gülünesi şu yazdıklarınız. Uzun bir yazının tümünün tuhaf olması, kelime kırpmalarıyla bezenmiş harika bir laf salatası olarak vücut bulmuş.
Ben size şahsi bir yargıda bulunmadım o Taksim Kızılay cümlesine bakarsanız "genel olarak ve bazı kimseler" yazıyor ki bu TKP'nin neredeyse 75-80%ini oluşturan üniversite gençliğinin tavrına bir gönderme idi. Bunu üstünüze alınarak yazıya başlamışsınız, sizin tercihiniz.
"Cevap vermeye lüzum görmüyorum senin kadar lümpen birine."
Sonra birden ODP halkci parti oluyor ve su yumurtlaniyor,
"Ama bir gün yoldan geçen köylüye işçiye böyle ÖDP kini kusarsanız dikkat edin ÖDP'li olma ihtimali çok yüksektir"
İşte diyalektikten uzak, dahası oportunizm bezeli bir laf sokma yarışını altta kalmış tarafı olarak bir çıkış umudu diyebileceğim bir cümle. Sen eğer bu başlıktaki diğer yazıları okusaydın o kişiyi neden "lümpen" olarak tanımladığımı belki anlayabilirdin, algındaki seçicilik seni İP'lilerle aynı çizgiye itmezdi. Bizleri ısrarla "terörist" yapma çabasındaki bir faşist, parti arkadaşları dün Tuzluçayır'da ESP'li bir kızın eteğini indirip taciz eden tecavüzcüleri arkasına almış ve fikirsizce karalama derdine düşmüşse bunu kendisiyle tartışmaya lüzum yoktur. Çünkü Mahir Çayan'ın dediği gibi, Faşizme karşı sözle mücadele etmek mümkün değildir.
Bir köylü bilgisiz olabilir, ancak "de sigtir terörist" ağzıyla adi genellemeler yapan, solun tüm değerleriyle uzak yakın ilgisi olmayan bir köylüyle konuşmak yerine daha demokrat köylüler bulmak tercihimdir. Hele ki bu köylü aslında bir yavuz hırsızsa ve niyetinin iyi olmadığından eminsem, kusuruma bakma. İP ile aynı çizgide TKP'de olduğunu söylüyorsan sende bir sorun vardır. Son dönemlerde TKP'de bir miktar değişim gözlenmekle birlikte İP'e hala sonuna kadar karşılar sanırım burada yine aynı noktaya geldik, sen partinden haberdar değilsin ya da sadece bir sempatizansın, buralarda parti adına fikir beyanındasın.
Nabza gore serbet vermek ODP'nin politikasidir, ben neyse onu soylerim. Kin kusmak gibi bir derdim yok, zaten ben ODP'nin onemsizligini assagilamak icin vurgulamadim, dusuncem oldugu icin vurguladim. Ama asil sorum su, peki bu isci ve koylu lumpen degil miydi, ne bileyim "yahu ODP *pnelerin partisi(escinsellere olan destegine binaen) ben girata viririm" demedi mi? Ona demediniz mi peki, behey lumpen ben sana cevap vermem. Iste sana secmen, InVitatio, bu adam parti baskani degil, bir secmen.
Nasıl istersen öyle anla, "ÖDP *pnelerin partisi" diyen biri olursa bize kafasını kırar o "*pneleri" de sırtına bindirir gezdiririz. Şimdiye kadar halktan kimse de böyle birşey demedi demeyecektir.
Merakinizi gidermek icin soyleyeyim, ben secime giren TKP ile diger TKP'nin farkini biliyorum. Sizin eski(!) TKP'yi ne kadar bildiginizi su sozler ortaya koyuyor;
"Eski TKP geleneği illegal bir yapılanmaydı ve asla parti olmadı."
Evet şimdi sizin eski TKP'yi ne kadar bildiğinizi öğrenelim. O cümlemde ne yanlış olduğunu buyrun söyleyin de sizin bilgi seviyenizi görelim. Yoksa sen gerçek TKP'yi(eski demiyorum), yasal bir parti mi sanıyordun? *:lol:
Size Panter Emeller diyorum, siz TEMA vakfisiniz diyorum, sizin dayanismaniz acizliktir diyorum, bana su kadar belediyemiz var, soyle secmenimiz var diyorsunuz, aferim diyorum ama ben de secmenim, banane sizin oylarinizdan belediyenizden. Boyle seylerin etkisinde kalip oy vereceksek AKP'ye verelim, en cok belediye onlarin, en guclu teskilat onlar, yoldan gecen bir koylunun ODP'li olma ihtimali varsa on kati fazla AKP'li olma ihtimali var, bu durumda siz dikkat mi ediyorsunuz?. Kimsenin uzun uzun okumayacagi bir liste, burayi ucuz download forumlarina ceviren renkli renkli afisler, bedava parti propagandalari. Fikir nerede efendi?
Bunları git böylece TKP parti merkezindekilere söyle destek görürsen gelip bize "Panter Emel" yakıştırmasını iletiniz.
Sen ÖDP'yi "toplumdan kopuk", "kendine solcu" "TKP'yi eleştirmek haddine değil" diye yargıladığın için verdim o cevabı. Bozulunca şimdi de "banane sizin gücünüzden" diye kıvırdın bakıyorum. Eğer bir partiyi küçümseyeceksen, fikir sahibi olmadan önce bilgi sahibi olacaksın.
Bu basliga geldiginizden itibaren tek tarafli bir propaganda cabasi icerisindesiniz, ODP tebligciligi yapiyorsunuz. Derdiniz uzum yemek degil bagci dovmek. Bu forum kayikci kavgalarinin yapildigi bir forum degildir, bilgi-fikir alisverisi yapilan bir forumdur. Sadece bu baslikta aktif olmaniz bana burada sadece propaganda icin geldiginizi ve secimlerden sonra birdaha cemalinizi goremeyecegimizi dusunduruyor. Eger niyet buysa, bu siteye yeterince tebligci geliyor, yani patron yok sonra gel. Yok diger uyeleri (lumpen ve fasist suclamalari) sirf sizin gibi dusunmuyorlar diye assagilamaktan vazgecicem ve sadece bilgi-fikir paylasicam diyorsaniz, dinlerden ve TABU'lardan ozgur Turan Dursun sitesine hosgeldiniz.
Bu başlık SEÇİM başlığı ve ben de seçim dökümanlarımı paylaştım. Bunu yapmadan önce düşündüm, ve bilinçli olarak yaptım, kompleksinizi kusacağınızı bildiğim için. Zavallı çifte standardınızı gözler önüne serip, TABUCU zihninizi teşhir etmek için yaptım. Sayfalar dolusu İP metinleri kopyala/yapıştır yapılmış benden önce, CHP'liler resimler koymuş vs. Bu sizde hiç rahatsızlık uyandırmamış. Üstelik İP zırvalıklarının çoğu seçimlerle ilgili metinler de değil, ona buna karalamalar. Eğer istiyorsanız "DTP'yi karalama" başlığı açıp tartışınız. ,
Kimsenin okumayacağı o liste milletvekili aday listemizdir, ÖDP'ye oy verecek dostlarımız o listedeki isimlere mühür basacaklar, seçimlerle birebir ilgilidir.
Bu başlıkta tartışmayı çıkaran kim diye ararsan, DTP'ye, bağımsızlara ve ÖDP'ye kendince laf sokmaya çalışan yandaşlarınızdır. Önceki sayfalara bir bakacak olursan göreceksin. Kayıkçı kavgası ise siz statükocu ulusalcılar ile neoliberal AKP'nin yaptığıdır, oysa ki aynı yolun yolcususunuz. Biz bu kayıkçı kavgasını bozma iddiasındayız.
Benim seçimlerden sonra burada olup olmayağımla ilgili kehanetlerinizi "Seçim medyumluğu" diye bir başlık açıp ele alabilirsiniz.
Ayrıca bütün yaptığınız benzetmelerin "rspuya skis ogretmek" "*pnelerin partisi" gibi bel altı olması da sizin seviyesiz bir kişi olduğunuzu düşünmem için yeterli sebeptir. Sizin lügatınızda küfürsüz benzetme yok mu, yoksa ucuz provokatörlük peşinde misiniz?
Bakıyorum siz kendinizi "turandursun.com"'un "gişesi" olarak kabul ediyorsunuz. Benim "seçimler" başlığında, herkesin yaptığı gibi propaganda yapmam için sizden icazet almam mı gerekiyor. Siz bu sitenin ne yöneticisi ne de moderatörüsünüz. Beni siteye kabul etmek ya da etmemek noktasında sormak isterim, SİZ KİMSİNİZ?
dip not: TKP aktif üyesi misiniz, parti ile ilişkiniz nedir açıklamanızı istiyorum, keza ben sizin sadece o partinin adını kullanan, ilgisiz bir kişi olduğunuzu düşünüyorum.
hiramusta
16-07-2007, 10:16
Eğer oy verseydim Adalet ve Kalkınma Partisine oy verirdim.Neden mi?İşte cevabı:
http://www.akicraatlar.com/turkce/
Lütfen sayfanın üstkısmındaki başlıklara tıklayarak,sayfanın ortasında açılan maddelerdeki ayrıntılara tek tek bakınız.
* * * *hepsini okudum bi sürü saçmalık var...bunlara inanıpta oy verecem diyorsan hiç verme derim...atama ile ilgili söyledikleri yanlış...atamalar tamamen adaletsiz...güya adalet partisi...sağlık alanındakiler de popilizmden ibaret...bu aile hekimliği ile çatışan bir uygulama...akp seçimden sonra tekrar gelirse herşey sevkli olacak; olmak zorunda olacak...gelelim eflasyona 23oo dönüm arazin varsa ve hepsini satarsan bu sana 2o yıl yeter;2o yıl kimseye muhtaç olmazsın...peki yirmi yıl sonra...telekom satıldı, petkim satıldı (hemde seçime çok yakın bi zamanda alelacele) vs...bunlar geçici zenginlik...hiç bir parti vaat edipte yapamadıklarını açıklamaz...açıkladıklarıda abartılı rakamlardır...bukadar milletvekiliyle başka bir parti iktidar olsaydı aynı şeyleri onlarda yapabilirdi...yaptıkları şeyler bir hüner gerektirmiyor...yaptıkları tek şey olan biten herşeyi satmak...üretim yok bişe yok çiftçi ölmüş...
* * * * *sol parçalanmamış olsa ve bütün oylar tek bir partiye gitse eminim ki bundan daha güzel şeyler yapılabilirdi...önemli olan siyasetçilerin ne vaat ettikleri değil vaatlerini nasıl gerçekleştireceği...
* * * * -mazot 1 YTL olur mu? satacak bişe kaldıysa ve onlarıda satarlarsa olur...
* * * * -öss kalkar mı? atıyorum şuan 8o üniversite varsa ve bunu 4oo üniversiteye çıkarırsanız ve bunuda iktidar olduğunuz dönemde yapabilirseniz kalkar...tabi herkes okuyup napacak oda ayrı bi konu vasıflı işsiz sayısı 5 katına çıkacak hepsi bu...
* * * * -işsizlik ortadan kalkar mı? tüpraşı, petkimi, telekomu vs... satmak yerine bunları çoğaltırsan, çitfçinin üretmesine izin verirsen, yeni fabrikalar açarsan, kendin üretebildiğin şeyleri dışardan almaktan vazgeçersen,yeraltı kaynaklarını (mesela bor'u) işleyebilirsen ve ihraç edebilirsen işsizlik ortadan kalkar...
* * * * * bu vaatler saymakla bitmez...herkes vaat eder...keşke bunların bir yaptırımı olabilse yani yapmadıklarında suç teşkil etse... * * * *
* * * * *TÜRKİYE kendi kendine yetebilecek belkide tek ülkedir...bu topraklarda yaşayan herkes türkiyelidir...ülkemizin değerini bilelim ve ona sahip çıkalım...boş vaatlere kanmayalım ve hesap soralım
Sen olayı çözmüşsün arkadaş.Buralarda harcanıyorsun valla. :) Senin şimdi parti kurup ,iktidara kanat açıp, milli geliri 150 milyar dolardan özelleştirmelerden elde edilen 15-20 milyar dolarla 400 milyar dolara uçurman lazım.Hade bakem iş başına. :)
Tüm bu tartışılanlardan sonra M.Ali Birand ın okunması gereken bir yazısı diye düşünüyorum.
* * * http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6904892.asp
* * * saygılarımla
InVitatio
17-07-2007, 23:32
22 TEMMUZ’DA YANLIŞTAN UZAK DURALIM
17 Temmuz 2007, Salı
Türkiye Komünist Partisi seçimlere 5 gün kala bir bildiri yayınlayarak, seçim sürecini değerlendirdi ve herkesi TKP için oy kullanmaya çağırdı.
1. “AKP’YE OY VERİRSEM DARBE OLUR”
Kimi çevreler AKP’nin yeniden birinci parti olması durumunda Türkiye’de askeri darbe olacağı söylentisini yayıyor. Bu nedenle CHP ya da MHP’ye oy verilmesi gerektiğini fısıldayan bu çevrelerin yaptığına düpedüz şantaj denir. Elbette AKP’ye oy verilmemeli ama bu şantaja boyun eğerek değil, AKP Türkiye’yi uçurumun kenarına getirdiği için…
2. “CHP’Yİ DESTEKLEYELİM OYLAR BÖLÜNMESİN”
40 yıldır hemen her seçimde “oylar bölünmesin” deniyor. Peki hangi oylardan söz ediliyor? Sol oylar! CHP’nin solla bir ilgisi var mı? Yok! O halde CHP’nin desteklenmesi neden gerekli? AKP’den kurtulmak için! Oysa Türkiye’yi bu hale “denize düşen yılana sarılır” zihniyeti getirmedi mi? Neden AKP’nin alternatifi onunla birçok konuda aynı şeyleri savunan CHP olsun? Gerçek tam tersidir, CHP’ye sol adına verilen her oy solun gücünü bölmekten başka bir anlam taşımayacaktır.
3. “AKP’Yİ DESTEKLEYELİM DARBE OLMASIN”
AKP’nin Türkiye’de demokrasinin güvencesi olduğu, askerin siyasete müdahalesini engellediği söyleniyor. Oysa AKP, en temel özgürlüklere dahi tahammül gösteremeyen bir partidir. Kuralsızlık, hukuku hiçe sayma, işçi sınıfına karşı faşizan baskılar ve ortaçağ karanlığına duyulan özlem AKP hükümetinin beş yılına damga vurmuştur. Zaten askeri darbeleri engellemenin tek yolu, geniş halk yığınlarının örgütlenmesidir.
4. “CEM UZAN HİÇ DEĞİLSE ABD’Yİ DOLANDIRDI”
Genç Parti’nin lideri Cem Uzan halkımız tarafından iyi tanınıyor. Herkes Türkiye’nin en zengin patronlarından olan bu şahsiyetin servetini nasıl büyüttüğünü, yargı tarafından neyle suçlandığını biliyor. Buna karşın “ama o Amerika’yı da dolandırdı, helal olsun adama” diyenler de var. Amerikan emperyalizmiyle hesaplaşma dolandırıcılara kaldıysa vay halimize!
5. “TKP BARAJIN ALTINDA KALACAK”
Türkiye Komünist Partisi, 22 Temmuz seçimlerinde barajın altında kalacak. Dünyanın hiçbir yerinde uygulanmayan yüzde on barajının ülkemizde hâlâ yürürlükte olmasının nedenlerinden birisi de zaten insanların emekten yana partilere oy vermesinin önüne geçmek. Bu sayede halkımız benimsemediği partilere oy vermeye zorlanıyor, kötünün iyisini seçmek durumunda bırakılıyor. Bu oyun bozulmalıdır. TKP’nin barajın altında kalması, TKP’ye verilen oyların boşa gitmesi anlamına gelmeyecektir. Güçlenen bir TKP, Türkiye’nin siyasal dengelerini değiştirecek, iktidarların halk düşmanı politikalar uygulamasını zorlaştıracak ve en önemlisi çaresiz bir topluma umut aşılayacaktır.
6. “TKP DE BAĞIMSIZ ADAY ÇIKARSAYDI”
TKP bir siyasi partidir. Programı vardır, ilkeleri vardır. Bunları bir kenara koyarak kişiler üzerinden, siyaset yapmak TKP’nin siyasal kültür ve ahlakına uymamaktadır. Her ne pahasına olursa olsun Meclis’e girmek TKP’nin temel amacı asla olamaz. TKP, kimi pazarlıklara değil kendisine ve emekçi halkımıza güvenmektedir. Bu nedenle bir parti olarak elde ettiği kazanımları “milletvekili pazarlıkları”na kurban etme yoluna gitmemiştir.
OYLARI TKP’DE BİRLEŞTİRMENİN TAM ZAMANIDIR
1. TERÖR ÖRGÜTÜ NATO’DAN ÇIKILACAK
2. EMPERYALİST AVRUPA BİRLİĞİ’NE ADAY ÜYELİK BAŞVURUSU GERİ ÇEKİLECEK
3. AMERİKAN ÜSLERİNE EL KONACAK
4. İSRAİLLE YAPILAN GİZLİ ANLAŞMALAR YIRTILIP ATILACAK
5. IMF KAPI DIŞARI EDİLECEK
6. 208 MİLYAR DOLAR DIŞ BORÇ “ŞİMDİYE KADAR FAZLASINI VERDİK” DENEREK ÖDENMEYECEK
TÜRKİYE BAĞIMSIZ BİR ÜLKE OLACAK
1. ÖZELLEŞTİRİLEREK YAĞMALANAN BÜTÜN FABRİKA VE İŞLETMELER DEVLETLEŞTİRİLECEK
2. EĞİTİM ve SAĞLIK HİZMETLERİ HERKES İÇİN EŞİT ve PARASIZ OLACAK
3. İŞSİZLİK TAMAMEN ORTADAN KALDIRILACAK
4. HERKESİN İNSANCA YAŞAYACAĞI BİR KONUTU OLACAK, ISINMA VE AYDINLATMA BEDELSİZ OLACAK
5. TARIMI ÇÖKERTEN DIŞA BAĞIMLI POLİTİKALAR TERK EDİLECEK, KÖYLÜ ÖRGÜTLENEREK YOKSULLUKTAN KURTARILACAK
6. TÜRKLERLE KÜRTLERİN ARASINI AÇAN EMPERYALİSTLERİN OYUNU BOZULACAK, KARDEŞÇE ve BİRLİK İÇİNDE YAŞANACAK
7. İNSANIN İNSANI SÖMÜRMESİNE DAYALI EKONOMİK SİSTEM TASFİYE EDİLECEK, TOPLUMUN ORTAK ÇIKARLARINI GÖZETEN, YOKSULLUĞU ALT ETMİŞ, GELİŞKİN BİR EKONOMİK YAPI EGEMEN KILINACAK
EŞİTLİKÇİ, ADİL BİR DÜZEN KURULACAK
http://www.tkp.org.tr/secim2007/index.php?yazino=153
InVitatio
17-07-2007, 23:47
Kemal Okuyan TKP Genel Sekreteri
'Sol oylar sol olmayan partilere gidiyor'
http://www.tkp.org.tr/secim2007/videolar-haberturk1.htm
http://www.tkp.org.tr/secim2007/videolar-haberturk2.htm
Siz de oylarınızı milliyetçi/ırkçı CHP ve İP'e vereceğinize gidin görünürdeki en iddialı katliamcı linççi parti olan MHP'ye verin, hiç olmazsa duruşunuz belli olsun..
Hem oyları bölmemiş olursunuz nasıl olsa birleşeceksiniz eninde sonunda.
sen ne diyon be kardeşim !!! nekadar kıt görüşlüsün böyle !! CHP ırkçı katliamcımı ?? yani gizliden.. ama biz gidelim açıktan açıktan ırkçılık milliyetçilik faşistlik yapan mhp ye verelim öylemi !! sana göre CHP bu saydığım semtomları taşıyan MHP ile aynı öylemi ??
sen bunu CHP için söyleyemezin !! senin böyle bir hakkın yok !! CUMHURİYET HALK PARTİSİ DEMEK CUMHURİYET DEMEK HALK DEMEK DEMOKRASİ DEMEK !! KEMALİZM DEMEKTİR !!
ÖDP neymiş !! birmi tutuyosun ÖDP yi !! ne zamandan beri var bu parti ?? neyi yapmış neyi başarmış !?
chp kazanacak halk kazanacak CUMHURİYET KAZANACAK !! işte o kadar !! komünizm zırvalıkları yeşillliktir !!
sizin için yapacak hiç bir şey yoktur !! :)
http://img.mynet.com/ha2/baykal_basintop.jpg
InVitatio
18-07-2007, 00:42
sevgili habilis
chp ne yazik ki ciddi manada sosyal demokrat bir durus sergileyemiyor !
yani chp icinde olan sosyal demokratlarin hic birisi bugün parti yönetime ortak degil
lütfen öncelikle Deniz Baykalin durusunu da sorgulayin ....
Türkiyenin en büyük eksikligi zaten dogru dürüst bir sosyal demokrat partisinin türk siyasetinde yoklulugudur.....
Keske Ertugrul Günay gibi insanlar AKP gitmek zorunda kalmasa idi
InVitatio canım arkadaşım !! BEN CHP YE SONUNA KADAR İNANIYORUM !!!
DENİZ BAYKALADA !! BEN CUMHURİYETE İNANIYORUM HALKIN DEMOKRATİKLEŞECEĞİNEDE ..İNANIYORUM SONUNA KADAR İNANIYORUM ..
chp kazanacak HALK kazanacak- CHPkazanacak *CUMHU7RİYET kazanacak !
*
sevgilerimle
Son yazılarınız. Yarın seçim yasaklarını başlatıyorum haberiniz olsun *:lol: *:lol: *:lol:
InVitatio
18-07-2007, 00:50
frodom etme eyleme
ya bizim anket ne durumda ?
%10 barajini kimler asiyor ?
ve buradaki hükümet kurma yetkisi kime verilcek
DTPliler grup sayisi olusturabilecek mi ?!
hiramusta
18-07-2007, 09:30
:D *:D *:D *:D Chp gümbür gümbür iktidara geliyor ama T.C de değil.Turan Dursun sitesinde,o da koalisyonla. *:D *:D *:D *:D
Siyaseti sevmediğimi bilirsiniz ama espirileri ki Cem Yılmaz tadında hem güldüren hem düşündürenleri inanılmaz severim.
İlahi Hiramusta sen çok,hem sıhhatli ve hem de sevdiklerinle birlikte mutlu yaşa emi *:lol: *:lol: *:lol:
hiramusta
18-07-2007, 09:51
E abi e :) :)
ahuramazda
18-07-2007, 12:28
TURAN DURSUN SİTESİNDE 0YLARIN % 36 SINI ALAN *chp budur....
CHP İstanbul 3. Bölge milletvekili aday adayı Yavuz Akgün, Cumhuriyet Gazetesi'ne bir ilan vererek CHP'ye ve MHP'ye oy istedi. MHP lideri Devlet Bahçeli de Cumhuriyet gazetesine sahip çıktı.
Yavuz Akgün, "Kendisini CHP'ye yakın hissedenler CHP'de, CHP'ye uzak görenler ise MHP'de buluşsun" yazılı bir ilan verdi. İlanda CHP eşittir MHP yazısı dikkat çekti.
Cumhuriyet Gazetesi ile MHP arasındaki yakınlaşma, MHP'nin jestiyle sürdü. Parti, önceki gün Cumhuriyet Başyazarı ve Yayın Kurulu Başkanı İlhan Selçuk'un, gazetenin 2. sayfasında yer alan yazısının altına, yarım sayfa renkli ilan verdi. İlhan Selçuk, bir yazısında, MHP'nin bu seçimde "dincilere karşı çıkarak, aslına döndüğünü" yazmıştı.
Önceki gün, İlhan Selçuk'un yazısını okumak için Cumhuriyet Gazetesi'nin sayfalarını çeviren okurlar, Selçuk'un yazısının hemen altında, yarım sayfa olarak yer alan MHP'nin reklamıyla karşılaştı. MHP yönetimi, Selçuk'un övgülerine, gazeteye yarım sayfa, üstelik de İlhan Selçuk'un yazısıyla aynı sayfaya, 22 Temmuz seçimleriyle ilgili yürüttüğü kampanya için reklam vererek jest yaptı.
Görüyorum ki düzeyli arkadaşlarımız bile iğnenin ucu kendisine dokununca bağırmadan, kötü sözler söylemeden duramıyor. Elbette türkiye de siyaset ya da politika denilince, akla cezaevi, sürgün, infaz ve dışlama geliyorsa, burada da bu tarz şeylerin olması doğal....demek istemiyorum.
habilis i hiç bu denli sert görmemiştim...çileden çıktı arkadaşımız...
İnvitatio ya birşey söylemek gerektiğini düşünmüyorum...o kendi kürt takıntılarıyla yaşamaya deavm etsin. Anti Kürt mücadelende başarılar...
kısa bir aradan sonra bu tarz bir giriş yapmamı mazur görmenizi diliyorum.
Şu çok açık ki Siyaset ve Politika, Türkiye de de emekleme döneminde henüz. Felsefe ve Traih bilgisi olmadan siyaset yapılamayacağına inanıyorum. Bu aynı zamanda Türkiyedeki siyasi partilerin de tarihini bilmeyi gerektirir, ve de liderlerin peşine düştükleri argümanların kendi yaşamlarıyla ne kadar çakıştığıyla ilgili bilmeyi de.
tartışmalar daha çok sertlik, kötü jargon ve saldırı temelinde gelişmekte. Oysa gönül isterdi ki, bu sitede DİLAVER tadında bir tartışma yaşansaydı. Doğrusu yanlışı bir tarafa, ama o tarz, uslup buradaki insanlara yakışacak bir şeydi.
Şunu da eklemekten alamıyorum kendimi...Türkiye'de yasal olarak belli bir geçmişe sahip bütün partiler sistem güdücüsüdürler.
InVitatio
18-07-2007, 12:36
nvitatio ya birşey söylemek gerektiğini düşünmüyorum...o kendi kürt takıntılarıyla yaşamaya deavm etsin. Anti Kürt mücadelende başarılar...
agzini topla...ben DTPliler gibi ilkel miyim , irk temeli siyaset güdecek.....
Miting Meydanlarinda Millete savas ilan etmis Apo'ya sahip cikanlarin Milletin Meclisinde yeri olmamali !
Hiramusta'nin dedigi gibi oldu gercekten. CHP 55 oydan 20'sini alarak tek basina iktidara gelemedi. AKP'nin zaten hic sansi yoktu. ODP-EMEP-SHP-TKP oylarini birlikte sayarsak 15, bunlara DTP'yi de eklersek 22. Toplami CHP'yi gecse de boyle bir koalisyon da yuzde elliden yani 23'den bir eksik oldu.
Listede MHP eksik oldugu icin sayamiyoruz. Ama CHP-IP toplami 24 ile yuzde 50'yi ucu ucuna geciyor. Bakalim Cem gorevi kime verecek once. *:D *:D *:D
http://img174.imageshack.us/img174/1161/tankyt8.jpg (http://imageshack.us)
Şimdi bu tank eğitim alanına giderken bu başlığın içinden tesadüfen geçmiştir.
Tamam, tamam. Secim yasaklari bitene kadar kapali kalsin, ne yapalim. Artik konusmuyoruz.
InVitatio
18-07-2007, 17:38
Arkadaslar sizlere belki konu ile alakali degil ama benim simdi gödügüm bir resimin linki vereyim
Resimdeki görüntü ile Resim altindaki yazi bir birini hic tutmuyor
Resimde "onbinlerce" DP/Anavatanli bir Halk Toplulugu görülüyor
Altindaki yazi ise
"Fast eine Million Menschen kamen zu Erdogans Kundgebungen"
<<<Yaklasik bir milion Insan Erdoganin Mitinglerine katildi">>>>
ya cidden bu secimlerdeki Medyanin görevi ne ?
bu bahsi gecen Medya Almanya'nin "en en en en en güvenlir Gazetelerinden birisi"
yani Almanyada en ciddiye alinan Gazete de diyebiliriz
böyle bir ciddi gazetenin böyle bir hata yapmasi normal mi ?
yoksa bu isde cidden bir kasit mi var ?
fotoğraf (http://www.faz.net/s/RubFC06D389EE76479E9E76425072B196C3/Doc~E75B7CA98AE7F4AB3B9518DF4CFFBEF81~ATpl~Ecommon ~SMed.html#55390BF7E2134A9CA62517B72AD2BB84)
tank resminden sonra Chp oyları artmış görünüyor *:lol:
* * saygılarımla
Bakalim *Cem *gorevi *kime *verecek *once. ...
hop*hooooopp sAlgon abim..şAmpiyon belli abim..üçbeş oy aldınıs deyi şaşırmayın.. 8O ..
göRevin kime verilcei belli demi... :lol:
hadihepinise geçmiş olsun..SizLeride unutmıycaaz tabi.Hepinisin başkanı olduk galik.. :D
cml.
hiramusta espiri kabiliyetin çok yüksek :) :D