PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tane tane bez alıyorum...


Barlas
01-06-2020, 17:49
Bez alırken tane tane alıyorum ama...

İstanbul'un Küçükçekmece ilçesinde erken seçim ile ilgili konuşan ve "Bir maskeyi bile zor alıyoruz. Benim mesela bebeğim var, tane tane bez alıyorum. Bunun ötesi var mı, yok" diyen bir vatandaş, "Erken seçim olursa kime oy verirsiniz" sorusuna; "Seçim olursa oyumu yine AKP'ye veririm. Yaptıklarına bakılırsa dört dörtlük" dedi.

Yurttaş TV'ye konuşan kadın, "Bir maskeyi bile zor alıyoruz. Benim mesela bebeğim var, tane tane bez alıyorum. Çocuğuma ucuz bez arıyorum. Bunun ötesi var mı, yok" dedikten sonra seçim olursa oyunu AKP'ye vereceğini çünkü ülkenin dört dörtlük yönetildiğini söylüyor.

"Ben hiç doğalgazı açmadığım halde 280 lira fatura parası ödemişim. 280 lira bir aileye çok değil mi..." diyen yurttaş "Seçim olursa hangi partiyi desteklersiniz?" sorusuna, "Tabi ki Ak Parti'yi desteklerim. Kesinlikle Ak Parti. Yani insanları sevmeyebilirsin ama yaptıklarına bakınca dört dörtlük. En iyisi bu" yanıtını veriyor.

https://www.gunboyugazetesi.com.tr/sosyal-medya-bu-kadini-konusuyor-bez-alirken-tane-tane-aliyorum-ama-53518h.htm

...

Ne denebilir ki? "Sen eşşek olduktan sonra sırtına semer vuran çok olur" demiş eskiler...

Üzücü taraf, kurunun yanında yaş da yanıyor bu işte.

https://www.gunboyugazetesi.com.tr/d/news/87870.jpg

bilgivehis
01-06-2020, 19:34
Bu ülkenin ezilen ve sömürülen işçi sınıfını bundan daha net anlatan bir örnek bulamazsınız.
İşçi sınıfının namusu, onuru, davası asimile olmuş.
Artık işçi sınıfı yok, celladına aşık kalabalık var.
Baskı, zulüm her zaman karşıtını yaratmıyor, karşıtını mıknatıs gibi kendi içine çekiyor.
Acım, işsizim, perişanım, kendi celladıma oy vereceğim diyor.
Bir şeyleri anlamak için daha ne olsun.
İşte hep bunu anlatmaya çalışıyorum, Marks'ın etki-tepki olayı günümüzde ters yönde ilerliyor, komünistler bir türlü bunu anlamak istemiyorlar.
Bence işçi sınıfından umudu kesin, bir umut varsa kapitalizmin kendi sonunu getirecek hatalar yapması, başka türlü olmayacak gibi.

kartopu
02-06-2020, 09:02
İşte hep bunu anlatmaya çalışıyorum, Marks'ın etki-tepki olayı günümüzde ters yönde ilerliyor, komünistler bir türlü bunu anlamak istemiyorlar.
Bence işçi sınıfından umudu kesin, bir umut varsa kapitalizmin kendi sonunu getirecek hatalar yapması, başka türlü olmayacak gibi.
--------------
SnBilgivehs

Köleler tarih boyunca hep böyle idi İşçi sınıfı da ücretli köle Marks bunları bilmiyormuydu da Komünistlerle işçilerin çıkarı birdir yazdı Manifestoya.

Bu ülke insanlarının özelliği akıllı olmaları değil İşin kurnazlığına kaçmaları TV de görünüyor hangi tv bu yayını yapıyor bu önemli bu yayını kimler izleyecek bu da önemli Bir de şu an iktidar olan partiden beklenti bitmemiş olması önemli.

Biraz da bu toplumu tanımak lazım Bu toplum hep güçten yana olmuş bu da sürü piskolojisi .
Bu toplum un % 60 ı sağ partilere oy veriyor Bak bezi tek tek alıyorum diyor Maska bile zor alıyoruz diyor. Yani yoksul yani yoksul mahallelerinde oturuyor yine de Ak parti diyor çevresinden beklenti içinde belli bir şeyler umuyor bir yerlere mesaj gönderiyor. Özgür değil . Henüz umudunu tam bitirmemiş.

Bence halkın içinde olmak onları anlamak hatta onlara yön vermektir solcuların işi . Bunu söyleyenler i iyi araştır uzaktan yakında AKP ile bir bağlantısı var ve bu bağlantının kopmasından korkuyorlar.

Türkiye de bütün konu din ve devlet ilişkisidir. Onun için çözülmesi gereken konu da budur. Din devletten kopmalı Devlette dinden. Bak o zaman bu gördüklerini görülebilecek mi.

bilgivehis
02-06-2020, 17:20
SnBilgivehs

Köleler tarih boyunca hep böyle idi İşçi sınıfı da ücretli köle Marks bunları bilmiyormuydu da Komünistlerle işçilerin çıkarı birdir yazdı Manifestoya.

Bu ülke insanlarının özelliği akıllı olmaları değil İşin kurnazlığına kaçmaları TV de görünüyor hangi tv bu yayını yapıyor bu önemli bu yayını kimler izleyecek bu da önemli Bir de şu an iktidar olan partiden beklenti bitmemiş olması önemli.

Biraz da bu toplumu tanımak lazım Bu toplum hep güçten yana olmuş bu da sürü piskolojisi .
Bu toplum un % 60 ı sağ partilere oy veriyor Bak bezi tek tek alıyorum diyor Maska bile zor alıyoruz diyor. Yani yoksul yani yoksul mahallelerinde oturuyor yine de Ak parti diyor çevresinden beklenti içinde belli bir şeyler umuyor bir yerlere mesaj gönderiyor. Özgür değil . Henüz umudunu tam bitirmemiş.

Bence halkın içinde olmak onları anlamak hatta onlara yön vermektir solcuların işi . Bunu söyleyenler i iyi araştır uzaktan yakında AKP ile bir bağlantısı var ve bu bağlantının kopmasından korkuyorlar.

Türkiye de bütün konu din ve devlet ilişkisidir. Onun için çözülmesi gereken konu da budur. Din devletten kopmalı Devlette dinden. Bak o zaman bu gördüklerini görülebilecek mi.

Sayın kartopu, kendim de işçi sınıfına aitim, dediklerini biliyor ve içinde yaşıyorum.
İşte bu nedenle etki-tepki ters yürüyor diyorum.
Daha ileri olan Cumhuriyet yerine dinci-diktatör sistemi geliyor, acım-perişanım-işsizim diyenler kendi cellatına kuyruk sallıyor, 70'lerin sonuna kadar süren devrimci mücadelenin yerini ırkçılık-dincilik-liboşluk alıyor, kazanılmış sendikal-sosyal haklar artık yok.
İşte etki-tepki olayı tersine yürüyor, bundan daha net kanıt olur mu?
O yüzden diyorum, işçi sınıfıyla bu iş olmaz, ya süreç içinde kapitalizm kendini eritecek ya da işçi sınıfına ihtiyacı kalmayarak işçi sınıfı eriyecek.

Turdur
02-06-2020, 19:17
İşte etki-tepki olayı tersine yürüyor, bundan daha net kanıt olur mu?
O yüzden diyorum, işçi sınıfıyla bu iş olmaz, ya süreç içinde kapitalizm kendini eritecek ya da işçi sınıfına ihtiyacı kalmayarak işçi sınıfı eriyecek.

bilgivehis; Yoğunlaşan makineleşme ve yapay zeka teknolojisinden sonra işçi sınıfına ne kadar ihtiyaç kalmıştır ki? İşçi ihtiyacı azalıyorken işçi sınıfı nasıl bir sınıf olarak kalabilir?

bilgivehis
02-06-2020, 23:11
bilgivehis; Yoğunlaşan makineleşme ve yapay zeka teknolojisinden sonra işçi sınıfına ne kadar ihtiyaç kalmıştır ki? İşçi ihtiyacı azalıyorken işçi sınıfı nasıl bir sınıf olarak kalabilir?

Zaten durum oraya gidiyor, biz işçi sınıfı devrim yapalım dedikçe işçi sınıfı yok olmaya doğru gidiyor.
Galiba işçi sınıfı bundan sonra devrimden ziyade var olma savaşı verecek gibi görünüyor, tabi verirlerse...
Bu başlıktaki açım, işsizim, perişanım, AKP'ye oy vereceğim diyen kafa işçi sınıfının en az yüzde doksanını kapsıyor.
Bundan elli yıl önce işçi sınıfının bu kadar geri zekalı olduğunu bilseydim yine devrimci olurdum ama sadece kendim için yapardım.
Hayatımı boşa harcadım, kendi ailemi dahi devrimcilik uğruna feda ettim, demek ben de geri zekalıymışım.

Turdur
03-06-2020, 00:00
Hayatımı boşa harcadım, kendi ailemi dahi devrimcilik uğruna feda ettim, demek ben de geri zekalıymışım.


Her ihtimali de yaşamış olsaydın gene benzer bir şeyler söyleyecektin.
-
'Ne yaparsan yap daima pişman öleceksin. Belki yaptıklarından belki de yapmadıklarından.'
Dostoyevski

kartopu
03-06-2020, 09:31
Sayın kartopu, kendim de işçi sınıfına aitim, dediklerini biliyor ve içinde yaşıyorum.

İşte etki-tepki olayı tersine yürüyor, bundan daha net kanıt olur mu?
O yüzden diyorum, işçi sınıfıyla bu iş olmaz, ya süreç içinde kapitalizm kendini eritecek ya da işçi sınıfına ihtiyacı kalmayarak işçi sınıfı eriyecek.

Sn bilgivehis.
Video yu tekrar izlediğim de bir şeyi fark ettim 2 kere AK parti diyor ama arada kimsenin dikkatini çekmediği bir söz var Şöyle diyor -Biri bana gelsin daha iyisi var mı söylesin- Bu benim anladığım kadarı ile bilgiye öğrenmeye açık ama bunu kendi gayreti ile aramıyor.

Bu bayan sanırım yaşı 30 yaş cıvarı yani hayatının 18 yılı AKP li günlerle geçmiş bu yaşadığı günlerde krizi yeni tanımış. Sözlerinden ben bunu anlıyorum. Çünkü ev aldık taksit ödüyoruz diyor.Hatta ödeyemediği taksitin faizinden söz ediyor.

Ben hayatımın tam 30 yılını işçi olarak yaşadım İşçileri tanırım sürü anlayışı içindedir ve hep iyi çoban (kurtarıcı) beklerler. Ben bu bayanda onu hissettim.

Bence toplumu ona öfkelenmeden tanımak gerekiyor.

*Bu işçi sınıfına ihtiyaç kalmayacak sözü altı doldurulması gereken sözdür.* İşçi sınıfı dendiğinde mülksüzlerin (üretim araçları açısından)hepsi bu sınıfın içine girer.

kartopu
03-06-2020, 09:47
bilgivehis; Yoğunlaşan makineleşme ve yapay zeka teknolojisinden sonra işçi sınıfına ne kadar ihtiyaç kalmıştır ki? İşçi ihtiyacı azalıyorken işçi sınıfı nasıl bir sınıf olarak kalabilir?

Son günlerde solcular eski devrimciler hep bu gelecekle uğraşıyor. Robot la üretim yapay zeka.

Sanki bunlar mülk değil de bütün topluma sunulmuş sosyal yaşam. Bu konuda bu mülkün sahiplerinden çıkan sesler kimsenin dikkatini çekmiyor. Bu dünyaya 350 *500 milyon insan yeter.Diyorlar.

İşte yoğunlaşmış teknolojinin insanın başına açacakları. Kimse bu teknolojinin arka yüzü ile uğraşmıyor.
İşte bu 350-500 milyon insan efendi gerisi köle İnsan (insan diyorum çünkü köle insan bile değil) efendi kölesini ne yapar orta çağa bir baksınlar.

Bence işçi sınıfından vaz geçmek kendinden vaz geçmektir .Evet bu solcularda bir beklenti var Kapitalistler teknoloji ile üretecek ve bütün toplumuma bu üretilenleri bedelsiz dağıtacak.
İşte eski devrimci şimdiki zamanın gereksizleri buna denir. Kedi düşünce biçimlerini tartmıyor İşçi sınıfının ne olduğu ile uğraşıyorlar. ABD ye bakın işçi sınıfını görün Bundan sonra yani krizlerin burhana dönüştüğü zamanda bütün dünyada bu fotoğrafları göreceksiniz.

Şüpheci Dinsiz
03-06-2020, 14:37
Teknolojiyi, makineyi, yazılımı, yapay zekayı, robotu,
parçaları, yedek parçaları, hammaddeyi,
montajını, testini, kullanımını, bakımını,
patronlar mı yapıyor?

kartopu
03-06-2020, 16:03
Teknolojiyi, makineyi, yazılımı, yapay zekayı, robotu,
parçaları, yedek parçaları, hammaddeyi,
montajını, testini, kullanımını, bakımını,
patronlar mı yapıyor?

Evet kim yapıyor. Hadi onu da robotlar yaptı var sayalım

İnsan ne olacak. Dünyada ne kadar köpek var ve kaç tanesine sahiplenildi ya kaplumbağa Yılan mesela Aslandan Kaplanda söz etmiyorum .İnsan 7,5 milyar olduğu söyleniyor bir çok canlıdan fazla nüfus a sahip.
Kapitalizm plan mı yapacak insan nüfusunu azaltmak için bence en kolayına kaçar katleder.

Konu bu zamanda işçi sınıfı nasıl yapılanma üretimde ki yeri eğitim ve sosyal durumu tartışılmalı 1917 deki veya 1871 deki işçi sınıfı yok Şimdi işçi Doktor Mühendis ekonomist sanatçı ve buna benzer meslek sahibi ve eğitimli.

bilgivehis
03-06-2020, 18:59
Teknolojiyi, makineyi, yazılımı, yapay zekayı, robotu,
parçaları, yedek parçaları, hammaddeyi,
montajını, testini, kullanımını, bakımını,
patronlar mı yapıyor?

Yapanlar patronlara köle olmayı seçiyorsa bu gerçek ama bir şey ifade etmiyor.

Mühendisler, doktorlar, mimarlar, esnaflar, memurlar, serbest ticaret yapanlar ve hatta köylülerin büyük kısmı sistemden memnun olmazsa dahi uzlaşır.
Sosyal demokrasi bunun için icat edildi, sistemden memnun olmayanların uzlaşı sistemidir.
İşçi desen işte başlıktaki ne ise işçi de odur, "açım-işsizim, perişanım, oyum celladıma" diyen bir sınıf.
İşçi sınıfının örgütlü olma imkanı varken, bütün haklarını alma imkanı varken ve bu bizzat yaşama geçtiği kanıtlanmışken hepsini elinin tersiyle itiyor.
Bizler işçi sınıfının uykuda olduğunu düşünerek onları uyarmakla bir şeylerin değişeceğini zanettik.
Oysa işçi sınıfı tarafından asıl uyutulan, satılan bizlerdik.
Sovyetlerde bir ara ekonomi kötü gitti diye sosyalizmi yıkan yine işçi sınıfıydı.

Bizler bir şeyin daha farkında değiliz.
İşçi sınıfının evrimle bütünleşen ezilme-sömürülme süreci olduğunun farkına varmadık.
Ezilip sömürülüyorsa o halde devrim yapar yanılgısına düştük.
Oysa işçi sınıfı ezilip sömürüldüğünde değil, teorik olarak bu süreci tamamladığında devrim yapar.
Yani demek istediğim daha açıkça şudur.
Kapitalizm halkı uyutuyor mu, evet uyutuyor.
Uyandığında devrim yapar mı, evet yapar.
Ancak isterse elli defa devrim yapsın, hepsi geçicidir, çünkü bahsettiğim sürecin tamamlanması gerekiyor.
Zaten Marks'ın kendisi de bunu söylemiş, "devrim engebelidir, inişli-çıkışlıdır" demiş.
Bizler bu sözün tahlilini doğru yapamadık, ilk devrime giden süreç olarak algıladık.
Oysa ilk devrim değil, son devrime kadar geçen süreç olarak tahlil etmeliydik.
Bu anlamda Sovyetlerin yıkılmasını geçici bir devrim süreci olarak değerlendirmek durumundayız.
Teorik olarak devrim olan-olmayan bütün ülkeler daha nice devrimlere gebedir.
Bu kadar uzun, inişli-çıkışlı olması da bahsettiğim gibi işçi sınıfının sömürülme sürecini yaşamak zorunda olmasındandır.
Dolayısıyla bu süreç içerisinde işçi sınıfı her telde oynayacaktır, kimi zaman devrim yapacaktır, kimi zaman devrimi satacaktır.
Defalarca tekrarlanan Fransız devriminden, Sovyetlere varana kadar devrim sürecinin böyle yürüdüğü bizlere bir kanıttır.

Turdur
03-06-2020, 20:29
Teknolojiyi, makineyi, yazılımı, yapay zekayı, robotu,
parçaları, yedek parçaları, hammaddeyi,
montajını, testini, kullanımını, bakımını,
patronlar mı yapıyor?

Bunların hepsini işçiler yapıyor, peki o zaman neden devrim olmuyor?
Buna cevap aramanız lazım. Bugün bir Alman, İngiliz, Rus işçisi neden illegal işlere bulaşsın, neden devrim için eline silah alsın? Bunlara cevap ararsanız bence neden olmadığının cevabını bulursunuz.

antkanser
03-06-2020, 21:48
Teknolojiyi, makineyi, yazılımı, yapay zekayı, robotu,
parçaları, yedek parçaları, hammaddeyi,
montajını, testini, kullanımını, bakımını,
patronlar mı yapıyor?


işte zaten bütün meselede burada yatıyor, bunları, "işçi sınıfı" tanımı içinde ayrıştırma ile , yani bizi bölme ile gerçekleştiriyorlar. markologlar da buna hizmet ediyorlar, markologlar ağacı kesen baltanın sapıdır.

komünist manifesto ile ilgili ilhan kesici nin bir konuşmasına denk geldim, aynen şöyle diyordu. bütün dünyanın işçileri birleşin diye çevirmişler. bu çeviri yanlış.

ya ne imiş man kelimesi insan olarak çevrilecek bir kelime bunu çalışan adam olarak işçi olarak çevirmişler halbuki çalışan insan demek diyordu. bence ya literatüre hakim olmadığından yada konumu itibarı ile emeği ile geçinen insanlar demedi diyemedi.

esnaf , işçi, garson, ekmek çalan hırsız dahil çulsuzlardan , yani emeğinden başka geçim kaynağı olmayan , emek harcamadan yaşama şansına sahip olmayan ezilenlerden bahsediyor. ve bunlar teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin. değişmeyecek olan çelişkidir. artı değer de tam da burada sırıtır. ama bunu düzgünce anlatabilmek de mesele.

teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin biz düzeni değiştirmedikçe açlık yoksulluk ve en önemlisi onursuzca yaşamaya mahkum edileceğiz.

kartopu
04-06-2020, 08:58
İşçi sınıfından vaz geçmiş devrimciler Bunlar hakikaten devrimci mi Yoksa güce tesilim olmuş insanlar mı. Hadi işçi sınıfından vaz geçtiniz anladık Ya devrimi nasıl yapacaksınız. Bu liberal kafalar var ya! Onlar devrimden de vaz geçtiler de utanıyorlar söylemeye.
Bir çok eski devrimci yeni liberal şunu diyor Teknoloji üretim fazlalığı yaratacak işte o zaman kapitalistler tüketimi sağlamak için bunu yolsullara bedelsiz dağıtacak ya da onlara kaşılıksız para veya dijital kart verecek böylece tüketim de sağlanmış olacak. Bunlar bir de kendilerini marks ist ilan ediyor.

Kapitalde şöyle der bazı kapitalistler sabit sermayeyi büyüterek daha az işçi ile daha çok üretim yapar Bu kapitalistler işçilere daha yüksek ücret vererek işçileri kendi rekabetlerine alet ederler Amaçları daha düşük sermayeleri iflas ettirip onların birikimlerini elinden almaktır.
Yani kapitalist kapitalistle rekabetinde işçiyi kullanıyor Marks anlamayan onu göz ucu ile okuyanlar bu gün işçilerden vaz geçip kapitalistin gölgesine sığınıyorlar.

İşçilerden vaz geçenlere bak işçiyi dinciye faşiste bırakmışlar kendileri kapitalistin eteklerinin altında yaşamak istiyorlar.İşçi sınıfının mücadelesinin en yüksek olduğu dönemler devrimcilerin komünistlerin onların yanında olduğu zamanlardır. Yani işçinin zaferi devrimcinin de zaferi işçinin kaybı devrimcinin de kaybıdır. Bir birlerine mecburdurlar. Tıpkı çocuk olması için kadınla erkeğin çıplak yatması gibi.

Robot yapay zeka işçiyi yok edecekmiş evet edecek ama insan ı da yok edecek. Öyle üretip bedelsiz dağıtmayacak Belki bir müddet yapabilirler ama bir müddet bütün dünyayı tam ele geçirinceye kadar.

İnsanlığın kazanması için devrim şart.

bilgivehis
05-06-2020, 16:35
İşçi sınıfından vaz geçmiş devrimciler

Sayın kartopu, yazdığımı iyi okumamışsın, ya da ben anlatamamışım.

Bakın şu cümle sende bir şey ifade etmedi mi?

İşçi sınıfının evrimle bütünleşen ezilme-sömürülme süreci var.

Bu cümle sence ne anlama geliyor ve nasıl değerlendiriyorsun?

Ardından yine yazmış olduğum şu cümle nedir?

Bir devrim tek başına kurtuluş değildir, işçi sınıfının kurtuluşu sayısız devrimlerle mümkündür.

Sayın kartopu, bir önceki yazımda devrimi bu iki cümle temelinde özetlemeye çalıştım.
Bu iki cümleyi kafadan atmadım, yaşam denen olgu devrimi bana böyle gösteriyor.
Üstelik bunun Marks ile çelişen bir tarafı yoktur.
Sorun, bizlerin Marks'ı doğru tahlil edememizden kaynaklanıyor.
"Devrim uzun solukludur, engebeli, inişli-çıkışlıdır".
Marksın bu sözünü bizler bugüne kadar ilk devrime giden süreç olarak algıladık.
Oysa yaşam göstermiştir ki, kurtuluş devrimde değil, devrimlerdedir.
Neden tek devrimle nihai kurtuluş olmuyor?
Çünkü bunu başta belirttiğim gibi devrimler işçi sınıfının ezilme-sömürülme süreciyle paralel yürür.
Bu süreç nedir?
H. Sapiens türünün ilkelliği, bireyselciliği, fırsatçılığı atlatma ve toplumsalcı, paylaşımcı anlayışa kavuşma sürecidir.
Devrim tek başına bu süreci sonlandıramaz, bu süreç yaşanması gerekiyor, yaşanırken de bir çok devrimler yaşanacaktır.
Bu süreci belirleyecek olan devrim değil, aksine devrimi belirleyecek olan bu süreçtir.
Eğer Marks'ı ve süreci doğru okursak, Marks ile çelişmediği ve işçi sınıfından kopmayla alakası olmadığı anlaşılır.
Bu yüzden "açım, işsizim, perişanım, oyum celladıma" diyen işçi sınıfını insan türüne varana kadar çok geniş tahlil etmek gerekiyor.
Salt kapitalizme bağlamak veya günlük olarak değerlendirmek bizleri yanıltır.

bilgivehis
06-06-2020, 04:27
Bir önceki yazıma ek olarak şunu da belirtmemde fayda var.

İşçi sınıfı kendi yaptığı devrime de zaman zaman isyan edecek, var olanı yıkacak yenisini yapacaktır.

Çünkü devrim olunca bütün sorunlar bitmiyor, başka sorunlar başlıyor.
Komünizmi hedefleyen Çin'in daha sosyalist olamadan sosyal kapitalizme dönüşmesinin arkasındaki neden de bundandır, kendi içinde ve dünya ile entegre olma sorunudur.
Kendine yeten ülke olsan dahi devrimi dünyadan ve dünyaya hakim sistemden tam olarak bağımsız sürdüremezsin, ambargo işte bunun için etkili oluyor.
Kısaca Marks'ın "devrim uzun solukludur" sözü bir tek devrimle sınırlı değil, birden çok devrimler içeriyor.
Bir başka örnek, Lenin ne diyor, "İnsanları sınıflandıran iyi-kötü olması değil, çevre ve fırsattır" diyor.
Yani işçi sınıfının devrimci bir üyesi çevre ve fırsat uygun olduğunda saf değiştirebilir diyor.
Ne gariptir ki, Lenin'in bu sözü yine kendi ülkesinde doğrulandı, Stalin sonrası süreçte işçi sınıfı üyelerinden potansiyel kapitalistler oluştu.
Bu iki devrim ustası olayları ve süreci doğru tespit etmişler.
Sorun bizde, ilk devrimi son devrim zanetmemizdir.

kartopu
06-06-2020, 07:53
bilgivehis Bu yüzden "açım, işsizim, perişanım, oyum celladıma" diyen işçi sınıfını insan türüne varana kadar çok geniş tahlil etmek gerekiyor.
Salt kapitalizme bağlamak veya günlük olarak değerlendirmek bizleri yanıltır.

Sn Bilgivehis seni kast etmemiştim sen neden üstüne alındın Liberal demişim işçi sınıfından vaz geçenler demişim

Teknoloji üretim fazlalığı yaratacak işte o zaman kapitalistler tüketimi sağlamak için bunu yoksullara bedelsiz dağıtacak ya da onlara kaşılıksız para veya dijital kart verecek böylece tüketim de sağlanmış olacak. Bunlar bir de kendilerini marks ist ilan ediyor.

Bir de bunu demişim.

Bak bu yukarıda alıntıladığım yazı sana ait. İşçi sınıfını tahlil etmekten söz ediyorsun. Ben sana bir şey hatırlatayım 1975 -1980 arası tarihi O zaman işçi sınıfı nasıl dı yani tahlil nasıldı. Kim işçi sınıfını terk etti o zamanlarda devrimci durum tahlilleri yapılıyordu işçi sınıfına devrim vaad ediliyordu.
Bu gün işçi sınıfına hesap soruluyor neymiş oyum celladıma mış.
Evet bu gün işçi sınıfının yanında celladı var. Birde işin bu yanını düşün. O celladı da devrimle yolunu ayırmış solcularla iş birliği sonucu getirildi.
Bu günde yine aynı bu yeşile boyadığım yazı da söz ettiklerim Kapitalistten adalet ve ve ekmek dilenenler İşçi sınıfını suçlamasın. İşçi sınıfı kimi yanında görürse onunla birlikte yürür.

Evet tek kapitalizm e bağlamıyoruz, Kölelerin köleliklerini kabul ettiğini hatırlarken bir de tarihteki köle isyanlarını da hatırlamak gerekmiyor mu.
Ben sana köle Spartakus un bu gün bile devrimcilere şiar olmuş sözünü hartırlatayım (roma devleti ile girdiği savaşta) Eğer ölürsek esaretten kurtuluruz, kazanırsak özgürlüğümüzü alacağız. Bu söz Marks ın kitapların da da geçer.
İşte buda köle celladına teslim olmayan köle.

Bu gün ABD yi ters getirenler dün Fransayı ters getirmişti kim bunlar yoksa kapitalist çocukları canı sıkıldı da biraz oyun mu oynayalım dediler.
Dünyada sınıflar var oldukça alt ve üst sınıf olacak.Uzlaşmaz çelişki de olacak.Bu gün adı Proleterya yarın Prekarya dün de köle, topraksız köyü idi..

BİR DEVRİM YAPALIM da GERİSİNİ SONRA DÜŞÜNÜRÜZ. önümüzde insanlığın yaptığı bir sürü yanlışlar var elbette bunlar bize ders olacak.