PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Carnivore'luk ve Zero Carb (Sebze ve Bitki Yoksunu) Beslenme


"ictenlik"
13-10-2020, 01:39
Arkadaşlar herkese merhabalar

Uzun bir süredir yoktum. Bir süredir carnivore'luğu inceliyorum. Ortayaş, bitmeyen geçmeyen kimi metabolik kimi mental ve zihinsel bilişsel (psikiyatrik) adı alan yakınmalar, berbat bir sağlıkla uzun süredir boğuşuyorum. Tabiri caizse artık kendimi toparlayamıyor ve yaşama katılamıyorum, hastaneleri oldum olası sevmedim, son yıllarda daha çok. En son bunu buldum.
Ne düşünüyorsunuz? Bilginiz var mı öncelikle.
Hiç bir bilimsel tartışmaya girmek istemiyorum çünkü lüteratür omnivore literatürü ve carnivore'luğu yorumlamaya ne yeterli ne de etkili ve bunun yani zero carb ve carnivore'luğun üzerine yazılmış doğru düzgün bir şey yok gibi.
Bu beslenmeyle 5-10 yıl sorunsuz sağlıklı yaşayan insanlar bildiriliyor, çoçuklar bildiriliyor, daha ilginci sağlık sorunları nedeniyle bu diyete geçiyorlar ve sağlık sorunlarından çok hızlıca kurtuluyorlar. Reddit forumlarnda geniş bir carnivore'luk içeriği ve bölümü ve ağı var ve orada yazanlar kişilere zorla yazdırılmadıysa adeta sağlık, kurtuluş, yeniden doğuş ve dünyaya geliş öyküleri yıldızlara bulutlara uçuyorlar, karanlık sisler dağılıyor, zihinler açılıyor, yaşamlar değişiyor, belki anlıktı ama ifadeler olağanüstü. İnanılmaz..
Amerika da bir kaç grup var ve öncülüğünü genellikle doktorlar yapıyor ya da onlar başı çekiyor. Risklerini (varsa yoksa da) tartışmak istemiyorum, bilgi vermek istedim çünkü bu bilgini yayılımını destekliyorum ama yine de tabi ki diyeceği olan varsa desin. Bana makul gözüktü. Bunu kendime yardım edebilme yolu olarakta artık görüyorum çünkü tıbbi protokol ve insan hakkı olarak dayatmaya ve istemeye kadar güvenli bir yol haritasını savunacağım. Bana artık öyle geliyor ki sebzeler ve diğer faktörler ki (en önemlisi yanlış sağlık uygulamaları) bizi hasta ediyormuş ki bu beslenme oldukça geri döndürebiliyor gibi. İlerleyen gönderilerim de linkler ve alıntılar sunabilirim. İkinci gönderime kabaca bilgi edindiğim bir kaç linki ekliyor olacağım ve nasılsınız ne var ne yok ne alemlerdesiniz? Kim var kim yok?
Beni en üzen bu bana size diğerlerimize farketmez yardım edebilecekken ya da ben ona inanmışken ya da bir fırsat sunmam tıbbi (sosyal insan haksal) bence gereklilikken ete ulaşamama. Niye diyebilirsiniz? Ekonomik sosyal tıbbi zor durum ve bağımlılık. Belki aşabilirim üç gün iyi hissetsem üst üste. Üçüncü dünyadayız. Topluma savunamam aileme dahil. Bana öyle geliyor. Sosyal medya da biraz zorladım ve buraya da bir uğramak istedim. Kafam biraz dağınık bilmiyorum nasıl yazıyorum kusura bakmayın....
Lütfen araştırmaksızın olumsuz geri bildirimde bulunmayın.

Sorular varsa alabilirim...

"ictenlik"
13-10-2020, 01:45
Kabaca Bilgi Alınabilecek Kaynaklar

meatrx (https://meatrx.com) - Shawn Baker Twitter (twitter.com/SBakerMD) -Shawn Baker (https://shawn-baker.com)
carnivoremd (https://carnivoremd.com) - Paul Saladino Twitter (https://twitter.com/CarnivoreMD)
Primal Edge Health (https://www.primaledgehealth.com) - Youtube (https://www.youtube.com/user/PrimalEdgeHealth) - Facebook (https://www.facebook.com/PrimalEdgeHealth/)
zerocarbzen (https://zerocarbzen.com)
Empiri.ca Amber O'Haern Blog (http://www.empiri.ca/p/eat-meat-not-too-little-mostly-fat.html)

"ictenlik"
13-10-2020, 02:07
Neden bu yolu istiyor seçiyorsun ve tıbbi protokol olarak görüyorsun diyebilirsiniz ya da bunun tıbbi zorunluluk oluşunu neden öngörüyorsun?

Psikiyatrik sorun deneyimlediğini düşünen insanların hikayeleri ve acılarına kulak verin ve dinleyin yani nasıl anlatacağımı bilmiyorum.. Zor durumdayız. Basitçe...

7 yıldır kendi psikiyatri hastalığım Bipolar tanım üzerine araştırma yapıyorum en son FMT (Fekal Mikrobiyata Nakli) ile iyileşmiş hasta bile buldum. 33 yıllık ilk kez iyi hissetme. Carnivore diyet için şunu diyeni duydum. İlaçlar terapiler herşeyi denedim hiçbir şey bu diyetin etkisini yakınına bile yaklaşamaz. Carnivore ve Keto diyetlerle remisyon yakalayan onlarca tanığa eriştik, ilaçlar işe yaramıyor ,hastalar haklı ,ilaçlar çok az işe yarıyor, bunu çoğu görmezden gelir.
Psikiyatriyi bırakın herşey iyileşiyor. Aklınıza gelebilecek tüm metabolik sorunlar neredeyse bilinen tüm kronik hastalık ve sistemik inflamasyonlar diyeceğim. Hem de çok hızlıca. Tıp mesleğine meydan okuduğunu söyleyebiliriz daha fazlası da söylemeyeceğim.

Özellikle ilk 3 yaş antibiyotik penisilin ve benzer başka kullanımların ağır metabolik hasar, başta mikrobiyata mikrobiyom gelişimi kusuru, kan beyin bariyeri hasarı gibi neredeyse kalıcı ve ömür boyu hasarlarla sonuçlanabileceğine dair araştırmalara eriştik (ki bunlar eli yüzü düzgün bile değil çektiğimizi, nerede hata yapıldığını açıklamaz) yani bizim durumuzda FMT ya da carnivore vb. diyetten başkası süreci geri çeviremiyor gibi ve inanın çok zor durumdayız. Buraya özel bir yardım istemeye tabi ki gelmedim, genel toplumsal duyarlılık adımları ve bilgilendirme için bunu yazıyorum.

1,5 yaşında penislin kullandırıldım ve bu tekrarladı bitmeyen enfeksiyonlar ve antibiyotikler ve kimse bize probiyotik diye bir şeyden bahsetmedi ve bahsedilebilecek ama bahsedilmemiş binlerce şey bulduk. (Bana lütfen mevut konjonktür de geçerli tıp uygulamalarını savunmayın, haklıysanız da. Genelenmiyor. kızgın ve haklı olan ben gibi gözüküyorum.)

Kendim gibi çok insana eriştim hepsi hasta, hepsi bana benziyor karanlıkta hissediyorlar vs. Crohn's tan carnviore'la tam iyileşmiş hasta buluyorum ve Crohn's lu bir insanla yazışıp örnekliyorum, "et bana/bize hayal" diyor. Bu durumu yaşamak istemezsiniz, kimse istemez. Tanık olunmak istenen bir durum değil.
Emsal yaşıtlarımıza, sağlıklı bireye göre cehennem yaşamışız ki belki hala öyle bugün anladık, net anladık. Hep yetişmeye çalışarak. Sosyal zorluklar dahil ve diğerleri.

Ben şu an ekran görüntüsü alabilseydim yazdığım kelimelerde şu an yerinde olmayan ve yanlış yerde olan harfler görürdük bunu okuyup tekrar düzenliyorum. 7-8 senedir böyle .Göz ucuyla saydım 40-50 kelimem yanlış.. 3 kez 4 kez bazen okuyorum nadiren iyi kafa hali yakalıyorum o da oluyor ama anlamıyorum neden nasıl bunlar oluyor.

Tamamen benim yanılgım olabilir bu fikre fazla kapılmış ve kendimi kaptırmış olabilirim ama psikiyatrik zorluk denen süreç (bence bir yönüyle metabolik hatta büyük oranda belki de öyle) biliniyor olsaydı yani özdeşim empati anlamında yine kendim empati yaparak söylüyorum hak verilir ve bir duyarlılık sunulurdu eminim. Bunu neredeyse kimyasal sakatlanma görüyoruz. Pek çok psikiyatrik tanı %40 ve 80 arası engel sebebidir. Bu gerçek bir engellilik statüsüdür.
İzninizle Shawn Baker'ın hikayesiyle devam etmek istiyorum. Her neyse kafam dağınık, kusura bakmayın.

"ictenlik"
13-10-2020, 02:40
Shawn Baker'a geçmeden

Neyim var?

Tanı konulmamış olası ya da benim şüphelendiğim sağlık sorunları

Bozuk biyatayı bir kenara bırakalım çocukluktan beri

Tanı konulmamış bağırsak inflamasyonları (IBS Ülseratif Kolit ya da diğer)
Tanı konulmamış safra karaciğer sorunları muhtemelen safra -safra kanalı tıkalı
Tanı konulmamış Böbrek sorunları
Tanı konulmamış Prostat prostatit sorunları infeksiyonları
Tanı konulmamış Muhtemel AS (Ankizolan Spondilit Gelişimi)
Tanı konulmamış Diyabet
Tanı konulmuş fıtıklar
Tanı konulmuş Bipolar
Tanı konulmuş geçmiş tansiyon öyküsü
Tanı konulmamış göğüs nefes darlıkları vb akciğer sorunları
Yarı tanılı yarı tanısız kalp kardiyak sorunlar, ritim çarpıntı vb.
Berbat duygu durum -ruh hali, ağrı yorgunluk, ufak titremler kasılmalar vs geniş...
Geçmiş atlatılmış egzama maya vb sorunları

...
İlk aklıma gelenler bunlar, doktora git diyebilirsiniz. Benim yerimde olsanız gitmezdiniz o öykü çok uzun.

Bugüne kadar fayda görmediğimi zarar gördüğümü düşünenlerdenim. Penisilin, Statin ve başka başka öyküler var maniye sebep olan muhtemelen hayatımı karatmış Prozac ki hiç Psikiyatri ziyaret etmeden ağaçtan düşemeden yazılmış
Kortizonlu ilaç ya da antibiyotik kullanımı ağrı kesici hiç bir şey istemiyorum, doğal bir molekül bileşik olmayan hiçbir şeyi artık vücuduma sokmam istemiyorum, bunların bir tıbbi kullanımını tanımıyor sömürü ticari kaygı olarak görüyorum. Kendimi iyileştirebilirim. Bunu biliyorum...

"ictenlik"
13-10-2020, 02:51
Shawn Baker günde 4 kilo et yiyen adam ki bunu 2016-2017 den beri yapıyormuş...

https://i0.wp.com/adapnation.io/wp-content/uploads/2019/02/66-The-Carnivore-Diet-Broadening-the-Discussion-with-Dr.-Shawn-Baker.jpg?fit=1600%2C900&ssl=1

Shawn Baker bir genel cerrahi uzmanı ve osteopati doktoru.
Kendi sağlık sorunları üzerine araştırma yapıp tam et yemeye başlıyor ve sonuçta çok yüksek bir enerji ve motivasyon sağlıyor ve bunun çalıştığı hastaneye gelen yamulmuş insanlara da kesin faydası olabileceğini düşünüp bu fikri onlara açıyor.
Hastalara şunu söylüyor.
Sadece bolca biftek ye ve buna devam et adamım iyi olacaksın ve kendine geleceksin ameliyat olmana gerek yok. (Bu görselli düşünün. Olan aynen bu. Geçekten ve gerçekten hiç bir abartı yok.)
Çalıştığı hastane bu insanları yatırıp ameliyat etmesini beklerken.
Ne mi Oluyor?
Bazı hastalar bile onunla kavga bile etmiş ve sonra lisansı elinden alınıp mesleğine son verilmiş çalıştığı hastane onu işten çıkarmış.

Kaynaklar
https://www.outsideonline.com/2382501/shawn-baker-carnivore-diet-test
https://www.biohackerslab.com/ep19-dr-shawn-baker/#:~:text=With%20low-carb%20and%20keto,pounds%20a%20meat%20per%20meal.
https://www.theguardian.com/lifeandstyle/2018/may/11/the-carnivore-diet-all-meat-health-benefits-dangers

"ictenlik"
13-10-2020, 03:02
Shawn Baker, Paul Saladino, Georgia Ede doktorum olursa gideyim.
Hekim seçme hakkım var değil mi?
Bu bilgi ve eylem seçme hakkımı temsil ediyor mu? Bunu doktor mu seçiyor?
Emin olun bana tek bu müdahaleyi yani et yemeyi önerecek doktorlar var. Alman doktor anne buldum çocuğu saf etçil (otsuz) ve çocuğun çiğ et ve sade (ghee) tereyağından oluşan menüsüne bakın.

Peki SGK ya da devletim ben çalışamaz, iş göremez durumdayken sağlık masraflarımı ve beni iyi edecek hukuki insani (anayasal) hakkım olan olan tedavi protokolünü ve ilacı ödemiyor. Et benim ilacım. Gerçek bilimsel anlamda sadece yazılı veriyle dolu değil ama gerçek. Araştırmaları maksini söylemiyor ve ilaçlar berbat. Mikhaila Peterson'un hikayesine bakın. Babasının Rivotril den kurtulamama hikayesini ayrıca araştırın Amerikadan Rusya ya taşındılar bunun için.
Binlerce dolarlık yurtdışı ilaç ve hiç bir tıbbi biyolojik müdahale istemiyorum.
Doktorlara saygım var. Bakın. Sevgim var. Hipokrat yeminli doktorlar bunu bize önerdi bana da. Tıp bilimine de saygım var onlarında eminim vardır.

Paul saygılar ve Shawn sevgiler ve Georgia sana da saygı ve sevgiler bu mesleği hakkıyla yapmaya devam edin lütfen.
Doktoruma güvenim tam, doktorlarıma
Onlar önerdi...

Eric Westman sevgiler
Nick Norowitz sevgiler
Chris Palmer saygılar

Bunlar öneriyor...

Özcan Yücel e de gitsem ilaç vermiyor diyet yazıyor...
Mustafa Atasoy'a gitsem AS için diyet ve takviye yazacak. Humira yazmaz..

Peki neden yapmıyorum? Neden yarın et yemeye başlamıyorum?
Günde 2-3 kilo et yemem gerekiyor ve bu yaklaşık 200 TL diyelim.
Toplumsal olarak yalıtılmış bireyler değiliz. ailem deli kaçık muamaelesi yapıyor resmen sıkıştım
Yarı kendine bakamaz halde yarı aile denetimindeyim sorun bu, ailemle bunları tartışamıyor ve süreci tek başıma aşamıyor, savunamıyor yürütemiyorum. O noktaya gelecek sağlık ve gücü toparlayamadım.
İşim yok, bitmiş evliliğimden kalan mallar var satılacak ama hem zaman hem onu bile yürütemiyorum ve bir sürü karmaşa da dahil satış zorluğu kavgalı nizalı ayrılık karşı tarafın sürüncemesi olacak zorluğu çatışacak savaşacak gücüm denetimim yok..
Ailem iş kur burada bir şey yap diye buyuruyor sabah yataktan zor kalkıyorum ben her yer ağrı..
Malı bile becersem satsam ve tutsam 2 kilo et yesem beni tımarhaneye mi kapatırlar ne olur bilmiyorum yani özgür değilim iş olmadan bulmadan burdan taşınamam felan uzun cendere..
Annem ekmek yemiyorum diye ortalığı birbirine katıyor ekmek yersem o gece uyuyamıyor nefes alamıyorum annemle bunu tartıştım yüz kere bir doktor beni onaylamalı mevcut statüko yapmıyor..

"ictenlik"
13-10-2020, 17:19
Arkadaşlar sonuca geleyim

Benim sizden ya da herkesten aslından tüm toplumdan istediğim beklediğim fayda ve destek şu

Genç ve çocuk yaşlarda çoğu (çözülmemiş tanımlanamayan) modern bilimin yeni eğilmeye ve keşfetmeye başladığı fizyolojik biyolojik anomali ve yakınmalara dayanan kimi sorunları olan yine belki sınırlı travma ve psikotik öyküsü de olan sosyal yaşama yeterince katılamamış yada az katılmış bu anlamda zorlanmış arkadaşlar ve insanlar var. Çoğu psikoloji adı altında muhtemelen biyolojik yeterisizlikler de dahil nedeniyle sosyal hayata karşı küsüyor ve içe eve kapanıyor. Bunlar değişik adlar alıyor. 20 li 30'lu yaşlarda olup karşı cinsle temas edemeyen bireyler var. İş bulmayı çalışmayı sosyal bir ortama girmeyi bile kabus gibi algılıyorlar çünkü kendilerini yetersiz hissediyorlar. Bu öykülerin çoğu inanın tamamıyla psikiyatrik ve psikolojik değil. Çoğu da genç ergen yaşlarda psikolojik yakınma adı alsa da daha ortayaşı bulmadan bir sürü metabolik hastalıkla ayrıca tanışıyor. Eve kapanıyor kilo alıyor psikiyatri ilaçları başlıyor. Son 2-3 yılım da bir çok sosyal medya psikiyatri/psikoloji grubunda bulundum ve doğal gözlem yaptım. Onlarca insanla konuştuk öykülerini dinlediğimiz de benzer şeyler buluyoruz. Örneğin majör depresyon varsa neredeyse yarısı diyabet olmak üzere insülin direnci (hiper yani yüksek insülin) kavramının ne olduğunu bilmiyor. Tek başına insülin direncini normalleştirmek majör depresyon da çoğu zaman işe yarayabilir . Örneğin benim Bipolar tanım var. Bilimsel makalelere göre Bipolarların yüzde 52 sin de insülin direnci bulunur. Bilimsel makalelere göre Bipolar olan birinin diyabet riski normal bir birey e göre en az 3 kat fazla ve atmıştır. Bu bilgiyi bilmiyorlar .
Benzer sorunlarını FMT ve diyet gibi çözümlerle aşmış insanlar gördük. Bu size ilk bakışta uçuk tuhaf gözükebilir. Sadece etçil ya da iyi optimize edilmiş bir Keto diyete yönelerek bu insanların tamamı olmasa bile çok çok büyük bölümüne yardım edilebileceğine inanıyorum. bunun örnekleri çok fazla bu anlamda ben gördüm-duydum ve sorgusu sorusu olan varsa alabilir örnekler, açılımlar sunmamı isteyen olursa gerekli kaynakları iletebilirim.

Türkiye zor bir ülke. Sosyal olarak zor, ekonomik ve toplumsal bağımsızlık el de etmek çok zor ve bu yüzden toplumsal destek aramaya karar verdim.
Bu aşama da bir fon vakıf ve dernek oluşturarak bu tip insanları birleştirerek toplumdan da yardım görerek gerekirse ilgili kamu ve sivil toplum kuruluşlarına ulaşarak mümkünse bağış ve finansman sağlanarak bir bir birlikte yaşam alanı ve çalışma alanı doğa ile içiçe bir şeyler olabilir mi diye düşündüm. Aklı başında insanlara ve her türden desteğe ihtiyacımız var. Carnivore zor bir alan olduğu için konu başlangıçta keto olarak lanse edilecek ya da diyetin kendi lanse edilmeksizin öz bakımı düşmüş psikiyatri hastalarını hayata kazandırma ve bir arada sosyalleştirme ve çalışmalarını sağlayan bir girişim olarak lanse edilecek . Muhtemelen köy tarım ve hayvancılık gibi bir şey ortak faaliyet yapılması gerekecek çünkü bu kişilere onları iyi etmek için 1-2 kilo et yedirmeyi düşünüyorum. 2-3 yıl bu kampı yaşayan kurtulacak özgürleşecektir buna inanıyorum . Bu yorumu sağlayacak yeterli doneye ben ulaştım. Gerekli hasta ve kişiler iben toplayabilirim ama bunun dışında hiç bir toplumsal etkinliğe benim yeterli gücüm yok ama gerekirse ilgi ve destek bulamazsam onu da ben denemeyi umuyorum...

"ictenlik"
13-10-2020, 18:01
Arkadaşlar carnivore ve keto beslenme ile mental sağlık ilişkisini (psikiyatrik bozukluk ilişkisini de) lütfen araştırın dediklerime eminim büyük oranda hak verecekseniz ve bu araştırmayı lütfen bilimsel diyeceğimiz kaynaklardan yapmayın henüz yeterli değiller.
Özgür açık alanlar, bağımsız platformlar veri dolu ve özellikle reddit forumunda bu anlam da görüşülmüş yüzlerce hatta daha fazla başlık var, bir çok sosyal medya dayanışması ve grup, bir çokta blog alanı var. Bunun dışında ilgili doktor ve hasta dayanışma çemberleri var. Twitter da bile ilgili üç beş kişiyi takip yaparak zaman içinde süreci ve dediklerimi gözlemleyebilirsiniz.

Daha bugün Primal Edge Health facebook grubuna depresyon ve Bipolar sorunu olan bir arkadaş yazmış ne kadar zamanda fayda göreceğim ya da görürüm. Ona yaklaşık 3 ay içinde fayda görürsün diyorlar ve eşi ya da kız arkadaşıyla bu diyeti yapmak istiyor. Tartışmanın başını kaçırdım tersini söyleyen bir takipçi için (sanırım gruptan çıkarmışlar) o gerizekalıya aldırma diyorlardı her ne yazdıysa.... Yani durum bu ve bunu deneyenler bunda hemfikir.. yanılmıyoruz. Bu fikirleri sosyal medya gruplarında istediğim ölçütte sunamadım ya da kişiler o kadar çaresiz ki verilen yardımı alamıyor. Annem et alamaz diyor 3 yıldır eve kapalı.

Üniversite bırakmış arkadaşlar var. İşini biraz çalışıp sürdürememiş çok kişi var. yani bunlar biraz destek görürse sosyal yaşama katılabilecek ya da çalışabilecek haldeler. Biz Avrupa da Amerika da yaşamıyoruz. Orada sebze beslenmesine yakın bir maliyetle bu yapılabiliyor. Biz de ne yazık ki mümkün değil. Lanse edemiyoruz sinir bozucu oluyor. Daha fazla çaresizlik dayatmak gibi.

Dediğim gibi bir toplumsal fon, toplumsal dayanışma vakfı -derneği vb. adında ve görünümünde bir sosyal girişimle, sosyal destekle, sosyal sorumluluk projesi adı ve görünümünde gerekli altyapı ve bilgiyi oluşturup sürece başlamak istiyoruz.
Burada gönüllü arkadaşlar hem sağlam arkadaşlara ihtiyacımız var yani kendine sağlıklı diyenler ve olanlar, onların desteğine ve hatta ilgisine-yönetimine ihtiyaç duyuyoruz. Bir web sitesi ve içerik oluşturulması gerekecek, banka hesapları gerekecek. Üye kabulü için tüzük yönetim kurulu ve diğer süreçler. Tanıtım gerekecek, kamu kurumlarıyla destek için yazışma gerekebilir, uluslararası fonlama ve bağımsız fonlamalar araştırılabilir, alternatif bazı fikirlerimiz var. Sonuç olarak kendin pişir kendin çalış ve ye anlamında organik hayvancılık temelli doğa yaşamı sosyal yaşam atılımı ve projesi. Kişilerin sosyalleşmesini de sağlayacak. Bireye özgü ve özel basit barakalar yeterli. Çok yüksek bir fonlamaya asla gerek yok. Bir kez başlarsa kendini fonalyıp karşılayabilir üste kazanabilir ve hatta geri ödeyebilir olacak. Bu yüzden toplumsal kredi bağış gibi bir anlayışta düşünüyoruz.
Arazi gerekiyor ya da açık yakın mera. Devletin hayvancılık destekleri takip edilebilir ancak girişimi lanse etmeliyiz .
Yani sosyal mental ve psikiyatrik engelliler (bize göre aslında biyolojikte temeli var) (tanı konulmamış bile olsa, raporu olmasa bile) özbakımı düşük sosyal hayattan geri çekilmiş ve kopan aciz durumda hisseden çok karanlıkta hisseden bireyler var tam onlara ulaşacağız. Biraz itkiyle ve destekle çalışabilecek-toparlanabilecek halde olanlara yöneleceğiz. Bunu basit bir insan sevgisi olarak görün.

Bir insanın arkadaşlar 26 yaşımdayım daha bir kadının eli elime deymedi ve bu beni çok üzüyor/eziyor deyişine/yazışına tanık olmak ister misiniz.? Sanırım yetişkin ve çocuk sahibi olanlarımız vardır. Ona şunu diyorlar. Alfa ol, büyü iş ve gelir sahibi ol adamım, kadınlara aldırma adamım. Ol yap et. Emir cümleleri.
Kişi her gün intihar yakınmasıyla bir grupta. Yukarıdakini yazabilene kadar 10 intihar gönderisi ve başka başka gönderiler var. Nietzsche görseli ve ilgili bir rumuz taşıyor ciddi filozofik düşünsel birikim ve üretim kapasitesi de aslında var ve çok iyi bir okulu başaramamış. Depresyon ve kötü yetersiz hissetme ezginlik nedeniyle okulu bırakıp eve dönüş. 3.üniversite 5. sınavına hazırlananlar var. 10 tane psikiyatrik yakınması olanlar var bir sürü de biyolojik. Bunun gibi onlarca ve tonlarca örnek. Ne aile ne çevre çözmüyor... Hepimiz yarı yarıya bir yerlerde sürünüyoruz bunun da biraz farkındayız. Bu dediğimi fırsata bile çevirebiliriz. Anlatabilirim..

Eğer psikiyatri gruplarında bulunsaydınız insan evlat edinmeyi düşünürdünüz. Buna ergen genç vs bireyler dahil. Kendi sorununuza asla sıra gelmez.
Sorun çözmek isterdiniz ama ortak olmak ve katılımcı olmak. Buna emin olun.

"ictenlik"
13-10-2020, 18:21
Arkadaşlar kendimi de herkesi carnivore besleyebilecek yeterli bilgi birikimim var şüphe edilmesin. Yukarıdaki kaynakları gözden geçirin ve kontrol edin "zerocarbzen" de ki röportajları okuyun gerisini keşfedebiliriz

Adam şunu diyor tanık olun. "Son bitkisel toksini de hayatımda çıkardım."
reddit forumlarında okunacaklara kimse sanırım tepkisiz kalamaz, B12 si yerlere düşmüş ileri veganlar hariç, onları saymıyorum.

Arkadaşlar doktor ve hekim desteğini önemsiyoruz. Bilginin yaygınlaşmasının tıpkı Amerika da ki gibi Türk Carnivore hekimler geliştirebileceğine eminiz. Onlar bize öncülük edecektir bu anlamda bilgi gelişimini ve yayımını önemsiyorum. Keto adında dikkat çekmeyebiliriz herkes ne bu keto der bunu biliyoruz ve keto böbrekleri felan yorar deriz olur

30 - 40 binlik Türk Keto gruplarda bulundum gün de sadece 15 gram carb yiyen ve sağlık öyküsü anlatan ilaçlar bırakan öyküsünü açan pek çok hekim arkadaşta var..

Özellikle başta kendi sağlık yakınmaları nedeniyle bu diyete ilgi duyan denemiş deneyecek hekim arkadaşlar onlara çok ihtiyacımız var. Bize rehberlik yapmaları gerekiyor, toplumla araya set çekme anlamında ,yanlış anlaşılmama anlamında. Aynı şeye inanıyorsak zaten aynı şeye inanıyor oluruz.

Şüpheci Dinsiz
13-10-2020, 19:53
Sevgili "içtenlik",

Yalnızca et yiyerek hayatta kalabiliriz ve yaşarız, bu doğru, yalnızca bitki yiyerek de hayatta kalabiliriz ve yaşarız, bu doğru, hem et hem bitki yiyerek de hayatta kalabiliriz ve yaşarız, bu da doğru.

Biyolojik altyapımız için ince ve kalın barsaklardaki faydalı bakteri çeşitliliğinin sürekliliği çok önemliymiş bir çok bilim insanına göre. Herhalde çiğ (pişirmeden) yemek daha faydalıdır bu durumda. Çünkü pişirince faydalı bakteriler ölür. Eğer çiğ yemek biyolojik altyapımıza daha uygunsa, pişirmeden yememiz mümkün olmayan şeyleri yemememiz gerekir sonucu çıkıyor.

Örneğin; buğday, arpa, yulaf, nohut, kuru fasulye, mercimek gibi karbonhidratlı besinleri pişirmeden yiyemiyoruz. Ne diş yapımız, ne sindirim sistemimiz bunları öğütecek yapıda değil. İşkembemiz de yok ki kusup tekrar tekrar çiğneyelim. Taşlığımız da yok ki taş yutup ezelim. Pişirip yiyince karnımız doyuyor ama pişirsek bile yakın ve uzun vadede epey zarar görüyoruz.

Siz ne düşünüyorsunuz?

--/--

Bu arada, carnivore muhabbeti palavradır bana göre.

Yıldıztozu
13-10-2020, 21:09
Sağlıklı ve uzun ömürlü insanların genelde sebze ağırlıklı beslendikleri ve az et tükettikleri biliniyor.
Et yemenin zararları faydasından fazladır muhtemelen.

"ictenlik"
14-10-2020, 00:46
Sağlıklı ve uzun ömürlü insanların genelde sebze ağırlıklı beslendikleri ve az et tükettikleri biliniyor.
Et yemenin zararları faydasından fazladır muhtemelen.

yine varsayımlarla konuştunuz

"ictenlik"
14-10-2020, 00:47
KANSER TEŞHİSİ KONULDUKTAN 16 AY SONRA ETOBUR DİYETİYLE BÜYÜYEN ALMAN KURDU

2019 Mayıs'ında sevgili Alman Çobanıma kolon kanseri teşhisi kondu, sadece 6 yaşındaydı. Veteriner, ameliyat, kemoterapi ve radyasyonla bile iyileştirilemeyeceğini söyledi. Tüm bunlarla 12 ay yaşayabilirdi, onlarsız 2-5 aya bakıyordum.

Isı kırıldı, onu iyileştiremeyecekleri için bu tür şeylere girmemeye karar verdim. Son aylarını elimden gelenin en iyisini yapmaya karar verdim ve yanlışlıkla onu etobur diyetine soktum. Yaşamak için sadece birkaç ayı olsaydı, onu biftek, hamburger, tavuk ve domuz etiyle şımartacağımı düşündüm. Ve ara sıra peynirle yediği tek şey bu.

Şimdi 16 aydır hala gelişiyor. O harika, bilmeseydin hasta olduğunu bile anlayamazdın. Üç ayda bir onu veterinere götürüyorum ve onlar

1) hala bizimle olduğuna inanamıyorum ve;

2) Onlara ne yediğini söylediğimde, diyetinin ona yeterince besin vermediğini söyleyerek onu tekrar kuru köpek mamasına koymamı istiyorlar?

O kadar çılgınca ki, tahminlerini çoktan yaşadı, bunu neden yapayım? Çok çılgın!! Ve iyi bir veteriner olduklarını hissediyorum? Çok kafa karıştırıcı? Onun başarısını gördükten sonra dayanışma içinde ona katılmaya karar verdim ve kendi yolculuğuma başladım ve hiç bu kadar iyi hissetmedim. Size kendi başarı hikayemle yakında tekrar yazmayı umuyorum.

https://meatrx.com/category/success-stories/cancer/

"ictenlik"
14-10-2020, 00:48
Böyle bir vaka çalışmasına taraftır:

2016 yılında, yumuşak damakta malign miyoepitelyal tümörü olan 60 yaşındaki bir hastanın bir vaka çalışması yayınlandı. Hasta geleneksel kemoterapi ve radyasyon tedavisini reddetti. Bunun yerine, hasta Aralık 2014'te paleolitik-ketojenik (paleo / keto) diyete başladı. İlk altı ay boyunca, hasta katı bir et ve sadece yağlı diyet (Etçil Diyet) uyguladı . Temmuz 2015'ten itibaren haftada iki defadan az az miktarda sebze yemesine izin verildi. Şaşırtıcı bir şekilde, görüntüleme takibi ile kanıtlandığı üzere kanser ilerlemesi durduruldu. 20 ay sonra ve vaka raporunun sonunda, hastanın başlangıçta teşhis edilen kanserden hiçbir semptomu veya yan etkisi yoktu .

Tanı ve diyet değişikliğinden iki yıl sonra kanseri remisyonda olan başka bir kanser hastası Andrew hakkında konuşuyor (protokolü ve sonuçları halen Avustralya'daki bir hastane tarafından inceleniyor).

Ayrıntılar ve referanslar için yazının tamamını okuyun

https://www.reddit.com/r/ScientificNutrition/comments/ekz0db/dr_al_danenberg_cancer_carnivore_diet_my/

Aynı diyetle belli bir süre insülinsiz gitmiş Tip 1 diyabetliler var yayınlanmış

"ictenlik"
14-10-2020, 00:50
benim yazdığım bir şeye aldırmayacaksınız değil mi bu sizde genel bir hatalık olmalı_?

"ictenlik"
14-10-2020, 00:50
neden?

"ictenlik"
14-10-2020, 00:52
Sevgili "içtenlik",

Yalnızca et yiyerek hayatta kalabiliriz ve yaşarız, bu doğru, yalnızca bitki yiyerek de hayatta kalabiliriz ve yaşarız, bu doğru, hem et hem bitki yiyerek de hayatta kalabiliriz ve yaşarız, bu da doğru.

Biyolojik altyapımız için ince ve kalın barsaklardaki faydalı bakteri çeşitliliğinin sürekliliği çok önemliymiş bir çok bilim insanına göre. Herhalde çiğ (pişirmeden) yemek daha faydalıdır bu durumda. Çünkü pişirince faydalı bakteriler ölür. Eğer çiğ yemek biyolojik altyapımıza daha uygunsa, pişirmeden yememiz mümkün olmayan şeyleri yemememiz gerekir sonucu çıkıyor.

Örneğin; buğday, arpa, yulaf, nohut, kuru fasulye, mercimek gibi karbonhidratlı besinleri pişirmeden yiyemiyoruz. Ne diş yapımız, ne sindirim sistemimiz bunları öğütecek yapıda değil. İşkembemiz de yok ki kusup tekrar tekrar çiğneyelim. Taşlığımız da yok ki taş yutup ezelim. Pişirip yiyince karnımız doyuyor ama pişirsek bile yakın ve uzun vadede epey zarar görüyoruz.

Siz ne düşünüyorsunuz?

--/--

Bu arada, carnivore muhabbeti palavradır bana göre.

sana kişisel saygım-sevgim sempatim vardı yaa sen de boşmuşsun güle güle abi kalın siz böyle sağlıcakla takılın

"ictenlik"
14-10-2020, 00:55
dil bilmiyorum ve burda çoğu arkadaş dil biliyor niye böylesiniz yaa bunu size kim yaptı?
zahmet edip 3 dakka abi carnivore forum reddit
insaf

"ictenlik"
14-10-2020, 00:56
yazacağım vardı yazmıyorum güle güle esen kalın

"ictenlik"
14-10-2020, 00:58
bu benim kaderim. biri öyle demişti. kendinizi çok akıllı biliyor sanıyorsunuz
bi bok bilmiyorsunuz çocuğum hoşçakalın esen kalın.
size ulaşmaya çok uğraştık
güle güle

"ictenlik"
14-10-2020, 00:59
beğemediklerinizi son yorumlarımı eleyip gönderimi yaşatırsanız sevinirim esen kalın

Şüpheci Dinsiz
14-10-2020, 17:46
sana kişisel saygım-sevgim sempatim vardı yaa sen de boşmuşsun güle güle abi kalın siz böyle sağlıcakla takılın

Umarım hayatın senin istediğin şekilde değil, senin lehinde gelişir.

Yıldıztozu
14-10-2020, 22:58
yine varsayımlarla konuştunuz

kırmızı et tüketiminin kolesterol, kanser ve kalp hastalıkları riskini önemli ölçüde artırdığı bilimsel bir gerçeklik.
hele işlenmiş etler who'nun resmi kanser listesinde.

ayrıca uzun ömürlü insanların bulunduğu ülkelere bakıldığında beslenme tarzlarının akdeniz mutfağı, zeytinyağı, sebzeler, lifli gıdalar olduğu her seferinde görülüyor.
sadece balık sağlıklı bir et sayılabilir.

"ictenlik"
23-10-2020, 00:22
Yanılıyorsunuz...

https://justmeat.co

Burayı ve sunulan kanıtları inceleyen her aklı başında yetişkin bu gerçeği er geç görecek zamanla.
Çocuklarınıza et yedirin iyi olacaklar. Et yağsız yenmez...

ALDATILDIK. BEN DAHİL...

SEVGİLER SAYGILAR


---!!

ETÇİLLİK ÜZERİNE SERBEST SÖYLEM VE GÖZLEMLER -SONUÇ ANALİZİ

Hepsini okumak istemeyenler için. Kapitalizm bitmiştir. Yakında çökecek. Hazır olun.

* Tıpkı veganların sadece bitki yemesi gibi sade et yeme olan etoburluk ne yazık ki bilinmiyor, hiç duyulmamış ve yüzden başta oldukça yargılanıyor.

* Bu bilgiyi insanlara tanıtmakta bile zorlanıyorsun.

* Sıfır karbonhidratla insanların yaşamayacağı algısı oluşturulmuş ve bu bilim sanılıyor. Bu mümkün olduğu halde tersi bilim diye diye dayatılıyor o halde demek ki bu bilgi öncelikle mevcut bilimi kontrol eden yöneten merkezleri tehdit ediyor.

* Etçil diyeti insanlar çoğunlukla geçmeyen sağlık sorunları nedeniyle keşfediyor ve deniyor.

* Etçil diyete en çok geçiş öncelikle zaten bol yağ ve et tüketilen düşük sebze tüketilen keto diyetinden daha sonra kötü metabolik sağlık nedeniyle direkt veganlıktan oluyor.

* Etçil diyet bir tercih ya da seçimden ziyade sağlık arayışını temsil ediyor diyebiliriz. Etçile yönelen kişiler, çayı, kahveyi, tüm şekerleri, çoğumuzun hayatın rengi dediğimiz şeyleri geride bırakıyor.

* Ağır nörolojik fizyolojik hasar sebebi olan ve buna rağmen her sağlık sorununu çözeceği algısı oluşturulmuş olan mevcut komplo veganlığın aksine etçil deneyen kişilerin neredeyse tüm sağlık sorunları metabolik ya da zihinsel sorunlar dahil ya çok hızlıca iyileşiyor ya da kişi eskisinden çok daha konforlu hissediyorlar. O halde insan en sağlık diyet kesin olarak budur. Tüm insan popülasyonuna özellikle geçmiş genetik sebze tüketimiyle oluşan genetik hasar nedeniyle genellenemez ancak yine de bilgi güvenliği sorgulanmalıdır.

* Etçil Tip 1 diyabet yönetiminde başarılıdır.

* Veganlar açıkça kurban mağdur durumuna düşürülmüş kişilerdir bunlara acil yardım edilmelidir. Sağlık yönergeleri ve yasal düzenlemelerle bu duruma olabildiğine müdahale edilmelidir. Bu aklı başında bir seçim olamaz. En azından 18 yaş çocuklara dayatımı kesin olarak sınırlanmalıdır. Veganlığa göz yumanlar suç işliyor.

* Etçillik bilgisi doktorların bile gözleminden kaçırılmış ve adeta saklanmış durumda ne yazık ki bunun gerçek olabileceğini onlar bile hayal edemezler ve bilmiyorlar. Muhtemelen bu bilgiye ilk saldıran onlar olacaktır.

* O halde sonuç olarak şunu diyebiliriz.

* Etçillik mevcut tüm otoriteler için tehdittir o halde bu bilgiyi yaymak zor olacak.

* Etçillik başta doktorlar ve ticari sağlık kuruluşlarının iflası butlanı ve yokluğu demektir.

* Etçilliğin öneminin anlaşılması tarımın bitişi ve terki demektir.

* Etçilliğin anlaşılması tüm otoritelerin mevcut üretim düzeninin tamamen terki ve çözünüşü demektir o halde bu er geç olacaktır çünkü etçillik üstel hızla yayılmaktadır.

* O halde etçillik açık yoldan dağıtılamayacaktır. Tıbbi protokol olan PKD diyeti (Paleolitik Ketojenik Diyet) gibi adlarla ve doktor tavsiyesi ve sağlık arayışı olarak lanse edilmek zorundadır.
Bu bilgi her türden açık alanda saldırı görecektir kendi gruplarını oluşturmalıdır.

* 4 üniversite bitirmiş birine bile etçilliği aanltamayabilirsiniz. Tıpkı dindar inançsız tartışması gibi çok katı bir tutumla bloke olacak tersi bilgi almayacaktır. Sorgulaması zaman alabilir. Mevcut engel...

* En iyi yol diyetin tıbbi başarısının sağlık kuruluşlarına hükümetlere vb. ne eriştirilmesi ve sağlık hakkı, insan hakkı, yaşam hakkı kapsamında yaygınlaşmasını ve diyeti duymayan bilgi edinmesini bilinçlenmesini sağlamaktır.

Analiz nettir. Hata payı yok. Kuşku payı yok. Sadece zaman belirsiz. Onyıllar ya da daha uzun ama Kapital sürdüremez. Savaş bitmiştir. Gerçek ele geçirilmiş ve aydınlanmıştır. Mevcut gruplar onu koruyacak ve ilelebet yayacak.

Etçillik uyanış ışık aydınlanma ve ....bir fazlası çağrısıdır

Etçillik insnalığın şafağı ve kurtuluşu olabilir.

"ictenlik"
23-10-2020, 00:57
kırmızı et tüketiminin kolesterol, kanser ve kalp hastalıkları riskini önemli ölçüde artırdığı bilimsel bir gerçeklik.
hele işlenmiş etler who'nun resmi kanser listesinde.

ayrıca uzun ömürlü insanların bulunduğu ülkelere bakıldığında beslenme tarzlarının akdeniz mutfağı, zeytinyağı, sebzeler, lifli gıdalar olduğu her seferinde görülüyor.
sadece balık sağlıklı bir et sayılabilir.

Hepsi yalan

"ictenlik"
23-10-2020, 01:02
Bilimsel kanıtlar var örtbas ediyorlar hepsi düzmece
Neye isterseniz inanın ama din millet falan savunmuyom bu grupta yazdım ben buna bir bakın kendi sağlığınız için bakın
Sadece araştırın
Tarafsız
Zaman ayırın
Tek dostluk ricası

"ictenlik"
24-10-2020, 22:31
Kolesterol Polisi !

https://i.ibb.co/vxS7TdV/doug-n.jpg

Gönderi yorum bu linkten alınarak sağlanmış olup herhangi bir değişikliğe uğratılmamıştır.
https://www.facebook.com/groups/zerocarbcarnivoreuk/permalink/2842664429323844/

"ictenlik"
24-10-2020, 22:33
https://i.ibb.co/k1x5y5D/Joey-n.jpg

Gönderi bu linkten sağlamış olup kişinin orjinal yorumudur bir değişikliğe uğratılmamıştır
www.facebook.com/groups/donteatthatblog/permalink/2395574290746641

"ictenlik"
10-11-2020, 22:25
Dinden, felsefeden yüce bir gerçek ve çelişki buldum. Et gerçeği ve ot itaati

Ne deneceğini bilmiyorum. Burada bir yazı çevirdim (google la)

"Sorun, (modern batı kurumlarının) daha bitki temelli bir diyet çağrısı değil. Sorun şu ki, Batılı kurumlar tüm küresel nüfus adına konuşuyor. "

https://psikoutopya.blogspot.com/2020/11/modern-batya-kars-kulturunu-savunmak.html

Eat Lancet Dosyası. Burada bir yazı daha çevirdim. (google la)

https://psikoutopya.blogspot.com/2020/11/tbbn-en-prestijli-dergisi-saylan-lancet.html

Burada Angel Keys dosyasını çevirdim. (google). Onu daha okunur hale umarım getiririm.
https://psikoutopya.blogspot.com/2020/11/et-konusunda-kitlelerin-beyni-nasl-ykand.html

Şu hesapları izliyorum ....

https://twitter.com/DietHeartNews
https://twitter.com/fleroy1974
https://twitter.com/Travis_Statham
https://twitter.com/KetoAurelius
https://twitter.com/nutritionwjudy
https://twitter.com/KetoCarnivore
https://twitter.com/nicknorwitz
https://twitter.com/DoctorTro

Dünya boktan bi yer....

"ictenlik"
15-12-2021, 15:33
Arkadaşlar 4. gönderide (yorum post) yazdığım sorunların %90 omurgayla ilgili olduğunu keşfettim

Size de tavsiyem;

Arkadaşlar; Fizik Test

Yüzüstü uzanın ve topuklarınızı her iki ayak içinde kalçaya değdirmeye çalışın.
Bunu yapıp yapamadığınıza bakın.
Ayakta durun ve boynunuzu hafif esneterek rahat bir şekilde sağ sol (döndürme ve yana yatırma) ve öne arkaya esnetin. Boynun esneme yeteneği yaklaşık 45 derece ..
Bu hareketleri tam yapıp yapamadığınıza ağrı acı kasılma ya da hareket kısıtlılığı olup olmadığına mutlaka bakın
Eğer bu denilenleri yapamıyorsanız mutlaka bir uzmana (kyropratik, manuel terapist ve diğer profesyonel masajcı) ya da masöre gidin ya da kendiniz bir kaç ay sürekli ve düzenli postür egzersizleri yaparak omurgayı gevşetin ve bu denen hareket kabiliyetini alın. Geri geliyor emin olun.
Sadece şu denilen vücutta kırk tane başka soruna yolaçabilirmiş. Bunu 40 sene sonra bugün öğrendim..
Bunu önemseyin...

Arkadaşlar MS benzeri semptomu olan, yürüyüş bozukluğu olan, nörolojik ağrı yangı sinir sıkışması uyuşması olan bunların hepsi omurgayla ilgili ve hareket kabiliyeti tüm bunlar geri alınabiliyor. Cerrahhiye aldırmayın cerrahiden uzak durun bi bok bilmiyorlar ..(en azından son ana kadar.. )

Omurga 30 küsür omur bir esnemeli ve aynı hareketi yapmalı hiç bir yeri tutuk sıkışmış olmamalı. Kalça üzerine doğru yapılanmalı. Aksi taktirde ne oluyor. Prostat oluyor, hemoroit oluyor, nefes darlığı oluyor ,akciğer daralıyor diyafram sıkışıyor. Omurga 30 omur bir oynamalı tıpkı yılan gibi esnek .Bu size gücünüzü veri verecek, tüm sinir sistemi toparlanabilir... Omurganın sağlı sollu boydan boya uzayan kasına boylu boyunca eliniz yetiştiğince aşağıdan yukarı masaj yapın/yaptırın, acıyan uyuşan yerler varsa iyice bastırın gevşetin/çözün, tutuk omur kasılı kas bırakmayın, gücünüz geri gelecek sinir sisteminiz yapılandıracak...
Nöroloji felan bi bok bilgi vermiyorlar hepsi bok çuvalları

İnsan postürü omurga sağlığın temelidir. Bütün sinir akışı burdan... Bağırsak kuramları psikoloji kuramları hepsini kaldırın çöpe atın bi adamın önce omurgasına bakın düzeltin

Dahiliye muayenesi omurgada başlamalı ve postür sorunlarını çözerek, postürel kasları güçlendirerek çoğu sorun sorunların yarısı tek başına çözülebilir.

Omurga da en ufak hareket kısıtlılığı noksanlığı varsa kendinize hiç bir başka sağlık sorunu uydurmayın önce bunu çözün

"ictenlik"
17-12-2021, 12:38
Sağlık sistemi ,Merkezi Sinir sistemi ve bunun gibi şeyler

Arkadaşlar evde kendi kendime geçtiğimiz haftalarda bir süreç yaşadım. Aşağıda yaşadıklarım gerçektir.

(Muhtemelen geçmiş kazalarımda) omurgam ya belli omurlarda takılıp oradan esneklik yeteneğini kaybetmiş ki bu mümkün mü bilmiyorum ya da sorun bu değilse kendini uygun olmayan bir pozisyonda eşitleyerek/tutarak çevre dokuları/kasları çok fazla kasmış tutmuş vs bir şeyler olmuş. Ben kendimi, fıtığımı, belimi iyi edeceğim güçlendireceğim diye çabalarken sanırım bu tutuk yerler (artık kassa kas omursa omur bilmiyorum) çözülüyor. Omurun çapraz esnemelerini sırtımda hissettim. Omurgamın içinde kıvrıldığını hissettim. Omurga esnekliğini geri almaya çalışıyor. Bu hareket esnekliği omurgamda vardı ve omurgam yapabiliyorduysa daha önce hiç farkında değildim. Ney ney bilmiyorum şu an. Günlerdir bunu anlamaya çalışıyorum..

Bilinçli olarak hayatımda ilk defa merkezi sinir isteminin tüm kasları kullanarak omurgayı vakumladığına çektiğine omurları sıkıştırdığına tanık oldum, bunu hissettim. Omurgayı beli korumak için karnı vakum gibi çektiğini gördüm. Korktum ,bir kez acillik oldum derdimi anlatamadım. Dün annemle psikiyatri kavgası yapıyorduk derdimi anlatamadım.

Her neyse dün ve gece yaşadıklarım.

Omurgamı ayakta kendimi dengede tutamıyorum ya da kalkınca sırttan aşağı kaskatı olup korkup yatağa dönüyorum çünkü karın içi daha önce bilmediğim kadar sıkışıp vakumlanıyor yani nefes alamayacağım sanıyorum. Her neyse böylece sırtüstü uzandım çünkü yan felan yatsam ne rahat edebiliyorum ne de omurgam rahat edebiliyormuş gibi hissediyorum, en güvenli pozisyon sırtüstüdür diye öyle yatıyorum. Omurgayı dümdüz uzatıp sabitleyip yatıyorum .

Gece bu şekilde uzandım. Anladığım kadarıyla. Merkezi sinir sistemi tüm kasları gevşetti/gevşetiyor, omurgayı salıyor, tüm omurlar yatağa zemine değecek şekilde. Ben hiç bir şey yapmıyorum. Kalçayı oynatıyor, bacak eklemlerini hareket ettiriyor .Bir şekilde bunları hareket yeteneğini sınıyor ve en uygun düzende eşitlemeye çalışıyor ve bir süre sonra omurgayı tekrar kasarak sana geri veriyor. Bacak kaslarım -bu istemsizdir -bacak kemiğimi alıp kalçadan aşağı çekip geri getiriyor, kalçaya belli hareketler yaptırıyor. Bu tam bir gevşeme sinir sistemini rahat bırakma halinde olan bir şey mi bilmiyorum, belki de uykudaki tamir süreci gibi olabilir. Abartmayayım bana kalsa merkezi sinir sistemi serbest bırakılsın çıkmış eklemi yerine takar.

Sinir sistemim omurgayı sıktığında yataktan kalkıyorum sinir sistemi omurgayı dengeye alıyor. Omuzları sırtı salarsan rot balans yapar gibi hizalıyor ..

Gece vücudumun bir çok yerinde sinir sisteminin akışını hissettim. Bu muhtemelen daha önce az uyarılan hissiz bölgeler mi bilmiyorum .Boynum artık sağa sola çevirirken neredeyse arkayı görüyor. Hafif öne eğilen takılan sırt bölgesindeki omurlar gevşedikçe yeni bir nefes alma biçimi.

Gece yarısı insan biyolojisinde olanlar inanılmaz. Bunu uykuya çok yakın bir gevşeme ve tam bir hareketsizlik halinde ben görmüş oldum ya da görmüş ve hissetmiş oldum

Her neyse merkezi sinir sistemim her ne yaptıysa bugün iyiyim kalkabiliyorum yürüyebiliyorum
Yani ne denmesi gerektiğini bilmiyorum dün ölüyordum

Oto-immuni biliyoruz ama sinir sistemi inanılmaz bir şey..

Her neyse benim asıl söylemek istediğim sağlık sistemi.

Ben bu haldeyim ve kimse hiç bir şey yapmıyor doktora git. Önerdikleri cerrahi. Bu sorunun çözümüyle ilgisi yok .Defalarca kez doktora gidildi. Bana iki gün önce acilde -bana değil kardeşime (çünkü ben onlara göre panik atağım) doktor diyor ki beyin cerrahiye randevu al götür

Her neyse vücudumun sinir sistemimin kendini geri aldığını ya da alacağını düşünüyorum, öyle umuyor ve hissediyorum

Alt tarafım oldu sapasağlam hafif üstte (sırt ve boyun) bir iki omurda az daha sorun var gibi bakalım ne olacak_

Oturduğum yerden boynumu çevirerek yanlara arkaya 180 derece tam görüş . 360 dereceyi boynumu çevirerek görüyorum

Mesela nefes/solunum şikayeti olanlar özellikle kaburgaya bağlı omurlar ve sırtta otururken öne eğilen bölge omurlar bunların hareket açıklığını esnekliğini kontrol etsin ve dik tutsun, kaburganın olduğu omurları
Omurgaya kendi orjinal kıvrımını vererek bir nefes alında bakın

Sağ kalça sol kalçada süspansion oluştu ya da geri geldi daha önce vardıysa ben hiç bir tarihte bilmiyorum düşme travmalarıyla kaybedilmiş olmalı..
Bunu sana sağlık sistemi vermiyor bakmıyor

Omurlar yüzünden öksüremiyormuşuz bile

Nefesim 1,5 katına çıktı bir bir kaç gecede, geceler içinde oldu, öleceğim nefes alamayacağım sanarken oldu

Anladığım kadarıyla;
Ben omurga içi ve çevresi uygun hareket açıklığı ve sinir gevşemesi kas gevşemesini sağladıktan (ve emin değilim ama sanırım yeterli kardiyak performansa erişince) vücut bir yarayı onarır gibi omurganın bütün eklemlerini kalçayı aldı hizaladı çekti çevirdi yaptı bana geri verdi. Bunlar gözümün önünde oldu ben sadece içgüdülerime güvendim bedenime inandım. Bu benim durumumda öyle olabilir ve kardiyak performans ifadesini ekledim çünkü defalarca göğüs sıkıntısı darlanma yaşadım sakin kalma zor güç ve efor gerektiriyor. Bir de öyle anlıyorum ki omurga çevresindeki sinirler bu işle bağlantılı ve oradaki sorunlar nedeniyle ben nefes alabilsem bile yeterli alamadığım gibi bir his vardı

İki popo/kalça kasımı eşzamanlı çocuk gibi sıkıyorum arka bacak kaslarını hissediyor kullanıyor sıkıyorum. bunlar benim için yepyeni. Ayak bilekleri hakeza .. Bunları ne zaman kaybettiğimi unutmuşum o kadar geçmiş .10 yıl 20 yıl belki daha fazla bilmiyorum. Omurga hasarı en ufak olan bi insana ilk sağlık müdahalesi burdan. Sinir sistemi omurga çevresinde akıyor ve çevre kaslar dokular sıkışıyor ve organların hareket kabiliyetine kadar etkiliyormuş çözülüyor geri alıyorum ve görüyorum. Hissedemediğim kas ve dokular ortaya çıkıyor. Hemoroiti prostatı omurgada arayın ...

"ictenlik"
17-12-2021, 14:03
Ek olarak;

Bütün omurların esnek hareket kabiliyeti omurga fleksibilitesi sağlığın temeli gibi gözüküyor

Merkezi sinir sistemi

"ictenlik"
18-12-2021, 15:18
Arkadaşlar geçtiğimiz hafta muhtemelen ve sanıyorum ki narkolepsi ya da Bipolar türünden bir sağlık sorunu nedeniyle yani sirkadyen çevrimin (melatonin serotonin döngüsünün) uyumsuzluğu nedeniyle vücudumun uyku uyanıklığı karıştırması ve uyuyor olmam gereken bir durumda uyanık olmam ya da uyanıkken biyolojik sistemin beni uyuyor algılaması gibi bir durum ya da sorun yaşadığımı düşünüyorum

Yani merkezi sinir isteminin gece onarım bakım programı gibi bir şeye sanırım uyanık tanık oldum. Bunu ancak şimdi farkedebildim 3 gündür panik içindeyim

Arkadaşlar merkezi sinir sisteminin bir bakım programı var

Ben de şu oldu

Çoğu merkezi sinir sistemi kendi tepkileriyle kasları kitleyerek bunları yapıyor ve sen sadece izliyorsun .vücudu belli pozisyonlara alıyor ve kas hareketlerini kısıtlıyor öylece kilitliyor .

Gördüğüm kadarıyla

Önce

Vücudu sırtüstü pozisyona alıyor ve kalçadan itibaren göğüs kaburga boşluğuna kadar olan belli omurları kalçayı sabit tutarak sırtla geri sürünerek açıyor ve gevşetiyor
Bu arada bacak eklemini de gevşetiyor. Ayaktan bacak eklemine kadar tüm hareket yeteneği sinir akışını sınıyor ve eğer benim gibi kasıksan yani fıtık nedeniyle bacaklar kasılmışsa saatlerce otomatik kasılmalarla kasları gevşetiyor ve hareket yeteneğini artırıyor geri almaya çabalıyor

Daha sonra kalça bel karın bölgesi için buna benzer bir süreç yürütüyor.

Daha sonra omurları tekrar kasıp kitleyerek vücudu sağa çeviriyor ve ayakları tam karna çekerek seni bu pozisyonda kilitleyerek yere 90 derece hizalıyor. Eğer bacak eklemi hareket açıklığı uygun değil fıtık varsa eğer omuz eklemi sıkışıksa bu pozisyonu alamıyorsun

Daha sonra vücudu yüzüstü çeviriyor, eller önde yerde alın yerde ve kaburgaların bulunduğu omurların esnekliği sınanıyor ve onlar biraz gevşetiliyor omuzu ve boynu ileri iterek ve çekerek merkezi sinir sistemi omur aralıklarını açıyor boynun hareket yeteneğini sınıyor sorun varsa düzletmeye çalışıyor.

Bundan sonra diğer yana yani öncekine sağ dedik bu sefer sol yana vücudu omurga yere 90 derece açı yapacak şekilde kilitliyor, bu işlemleri sürdürüyor.

Şöyle anlıyorum. omurlar gevşediğinde o omurda çıkan sinir ağının bağlı olduğu bir bölge alan var oranın tüm yenilenmesi ya da buna benzer bir şey. Mesela bu işlem kalçada başlıyor ve boyna kadar geliyor. Boyna geldiğinde yüz kaslarını geriyor. Kaburga omurlarında akciğerlerin oralara sıcaklık ve sinir iletimleri gidiyor, değişiyor.

Arkadaşlar sağlık için eklem hareketleri önemli.. Bende bu bir kaç saat sürüyorken tam sağlıklı birinde bir kaç dakika olabilir bilmiyorum

Ama diyeceğim şu bacak eklemi omuz eklemi ve omurga hareket yeteneği sağlığın temeli olabilir

"ictenlik"
18-12-2021, 23:21
Nefes darlığında nefes tutun güvenli bilgi test edilmiş bilgi

Ben test ettim

Şüpheci Dinsiz
20-12-2021, 13:27
Konu, bilim başlığından 'konu dışı' başlığına taşındı.

"ictenlik"
08-01-2022, 09:45
Konu, bilim başlığından 'konu dışı' başlığına taşındı.

Bunu sevmedim ama bununla boğuşacak değilim; en azından şu aşama da
ama genel bir bilgi almayı tavsiye ederim
Bu bir tıp kliniği ve ensitüsü
https://www.paleomedicina.com/en

Yeterli saygınlığı görmeseler de 3-5 makaleleri mevcut
Herşeyi bir kenara bırakalım diyabette başarısı açık

Konumun darmadağın olduğunu düzgün yazamadığımı ben de biliyorum, bunun farkındayım
Ben de isterdim mesajlarımda düzenle butonu aktif olsun ve temizlik yapayım

Etçil diyette üçüncü haftam bitti ve insülinden kurtuldum...

https://twitter.com/G_Rodriguez_Art/status/1479641795369881601

"ictenlik"
08-01-2022, 13:15
İyi ya da kötü buna Harvard çalışması deniyor

"Etobur Diyet" Tüketen 2029 Yetişkinlerde Davranışsal Özellikler ve Kendilerinin Bildirdiği Sağlık Durumu

ÖZ

Arka plan

Hayvansal gıdalara dayalı ve bitkisel gıdaların çoğunu veya tamamını dışlayan "etobur diyeti" son zamanlarda popülerliğin ilgisini çekmiştir. Bununla birlikte, bu diyetin sağlık üzerindeki etkileri ve tolere edilebilirliği hakkında çok az şey bilinmektedir ve besin eksiklikleri ve kardiyovasküler hastalık riskine ilişkin endişeler gündeme gelmiştir.

Hedefler

Büyük bir etobur diyet tüketicisi grubunun beslenme uygulamaları ve sağlık durumu hakkında tanımlayıcı veriler elde ettik.

Yöntemler

30 Mart-24 Haziran 2020 tarihleri ​​arasında, 6 aydan fazla etobur bir diyet tükettiğini tespit eden yetişkinler arasında bir sosyal medya anketi yapıldı. Anket soruları sorgulanan motivasyon, diyet alım modelleri, beslenme yetersizlikleri veya diğer olumsuz etkileri düşündüren semptomlar, memnuniyet, önceki ve mevcut sağlık koşulları, antropometrik ve laboratuvar verileri.

Sonuçlar

Toplam 2029 katılımcı (ortanca yaş: 44 yıl, %67 erkek), öncelikle sağlık nedenleriyle (%93) motive olarak 14 ay boyunca etobur bir diyet (IQR: 9-20 ay) tükettiğini bildirdi. Kırmızı et tüketimi %85 oranında günlük veya daha sık olarak bildirilmiştir. %10'un altında, sebze, meyve veya tahılları aylıktan daha sık tükettiğini ve %37'si vitamin takviyesi kullanımını reddettiğini bildirdi. Olumsuz semptomların prevalansı düşüktü (<%1 ila %5,5). Semptomlar gastrointestinal (%3.1–5.5), kas (%0.3–4.0) ve dermatolojik (%0.1–1.9) idi. Katılımcılar yüksek memnuniyet seviyeleri ve iyileştirmeler genel sağlık (% 95) ve iyi olması (% 66 -91%) olarak, çeşitli tıbbi durumların (% 48 -98%) ve medyan [DBA] BMI bildirilmiştir (kg / m 2) (27,2 [23,5–31,9]'dan 24,3 [22.1–27,0]'ye). Mevcut lipidleri bildiren bir alt grup arasında, LDL-kolesterol belirgin şekilde yükselmiş (172 mg/dL), buna karşın HDL-kolesterol (68 mg/dL) ve trigliseritler (68 mg/dL) optimaldi. Diyabetli katılımcılar, medyan [IQR] VKİ'de (4,3 [1.4-7.2]), glikozlu hemoglobinde (%0.4 [%0-%1.7]) ve diyabet ilacı kullanımında (%84-100) azalma dahil olmak üzere faydalar bildirdiler.

Sonuç

Yaygın beklentilerin aksine, etobur bir diyet tüketen yetişkinler çok az yan etki yaşadılar ve bunun yerine sağlık yararları ve yüksek memnuniyet bildirdiler. Kardiyovasküler hastalık risk faktörleri değişken şekilde etkilenmiştir. Bu bulguların genelleştirilebilirliği ve bu beslenme düzeninin uzun vadeli etkileri daha fazla çalışma gerektirmektedir.

https://academic.oup.com/cdn/article/5/12/nzab133/6415894?

"ictenlik"
29-01-2022, 10:40
Eğlenceli gerçek, yediğim son sebze 2016'da Fransa'yı ziyaret ederken Brüksel lahanasıydı.

https://twitter.com/SBakerMD/status/1487329110900633605

"ictenlik"
18-02-2022, 20:33
Yüzlerce Vegan diyet videosu yayınlayan Ted Talk, Mikhaila Peterson'ın ağustos ayında yaptığı "Etobur Aslan Diyeti" konuşması videosunu topluluk standartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle yayınlamayı reddetti.

Bilim işte bu yüzden çöplüktür

Bu konuşmanın tüm amacı, tıp camiasının bunu ciddiye almasını sağlamaktı.

Mihail Peterson



kedi Jones

Ayakta alkışlandınız. Görünüşe göre topluluk tüm kalbiyle onaylamış.

asla Ong

Sondaki ayakta alkış her şeyi anlatıyor.

Heidi Martin

Tıp camiasıyla konuşmanızı ciddiye almayacaklarını bilecek kadar iletişim kurdum

0ka9WBEijhk

"ictenlik"
22-10-2022, 11:13
Matematiğin yan ürünü olarak istatistik dediğimiz bir bilgi sistemi var

Bugünkü modern insanın yaklaşık %10'u diyabettir ve bu her gün ya da sürekli artar
Diyabet eğrisi yukarı eğrilir. Bunun kesilerek duraksadığı ve sonra tekrar yükseldiği noktalar bulamayız, bu süreklidir
Yani, matematiksel çıkarımlarla insanlığın %100 ünün diyabet olacağı bir tarih aralığı hesaplayabiliriz. Bu hesaplama oldukça tutarlı ve gerçek olacak.
Bu mevcut insan türünün yokolması demektir
Bu mutlak olarak bir şeyi yanlış yapıyoruz ve şu an yaptığımız bir şeyleri -radikal biçimde ele almaz ve değiştiremezsek ya da doğa radikal biçimde araya girerek bir şeyleri değiştirmezse bu olacak demektir
Başka bir bilime bilince ve bilgi sistemine gerek yok

"ictenlik"
08-11-2022, 17:54
Bu adam (bu doktor) neden et hakkında bildiği düşündüğü şeyleri açık açıklarsa ya da halka açık tartışırsa tıbbi lisansının zarar göreceğini ve (engizisyonun hedefi olarak) mesleki saldırıya uğrayıp mesleki imajının kariyerinin incitileceğini/küçültüleceğini düşünüyor. Bunları bir yerinden mi çıkardı?

Bunları uyduruyor mu?
Bilim. (Denilen örgütlü otoriter bir güç var ,yapı var, bunu yaparsa ona saldıracak, ceza kesecek bunu biliyor)

Bunu yaparsa big food ve big pharma ve onun fonladığı herkes (akademi ve bürokrasi içindeki big ajan) ona saldıracak. Yalnızsa ve hazırlılıklı değilse mobbing
Şimdi yeni biliminiz yeni basın gibi. İktidarın para ve gücün kontrol ettiği onun işine gelen şeyleri basan şey oldu.
Diğerleri rahat ve konfor karşılığında ya susar ya da ekmek yediği ele (işverenine) ihanet etmeyerek saldırır.

https://twitter.com/pran_dr/status/1587711342563438593

"ictenlik"
16-01-2025, 12:48
https://x.com/drozcanyucel/status/1879779646230716753

"ictenlik"
17-01-2025, 12:33
İlginç bir biliminiz var. Ben bu gönderiyi 2020 yılında açmışım.
Sanırım o yıllarda (hem zihinsel hem metabolik sağlık faydaları için) tıbbi keto diyeti üzerine biraz dururken buna (yani carnoviore a) denk geldik.
Yani tam etçil diyet ve pkd diyeti gibi şeyler.
Ben o zamanlar insan için bunun mümkün olduğunu ve böyle yiyen insanlar olduğunu bile bilmezdim.
Bugün o günlerde takibe aldığım bir sosyal medya hesabı etçil de 9. yılını kutluyor. Bu kişi kesinlikle bir tıp doktoru

İlginç bir biliminiz var.

İlginç bir biliminiz var çünkü insanlar yukarıdaki twitter gönderisinin altında gut yazıyor, put yazıyor.
Öyle yiyenlere de hiç bir şey de olmuyor

Yani bu insanlar ( gut put diyenler) piyasadaki bilgiye güvenerek hiç bir şey bilmeden kendini aptal yerine koydu çünkü öyle yiyene ne gut olacak ne kalp sorunu

"ictenlik"
19-06-2025, 15:06
Bu kadın hakkında çok fazla atılıp tutuluyor

Bu ortalama bir veganın ortalama hazin sonu

İnsan omnivore'dur ve herhangi omnivore gibi dengeli hayvansal çeşitleme yemelidir. (ki burada hayvansal çeşitleme çok geniş. Kurtlar, kuşlar, böcekler, yumurtalar, larvalar, kara su organizma çeşitlemesi)

Onun düşünememesi normal

https://x.com/s_altunoglu/status/1935652464344080820

"ictenlik"
07-07-2025, 17:22
Bu BBC belgeseli (ve sanırım bir kaç modern uzman da) insanların uzun sağlıklı bir ömür sürdüğünü düşündükleri için Bolivya da bir amazon topluluğunu inceliyor.
70 li 80 li yaşlarda kendi işlerini gören insanlara ve kalp damar sağlığına odaklanmış görünüyorlar.
Topluluğun beslenmesini önemli bir bölümünü karbonhidratların oluşturduğu ve pirinç gibi besinler tükettiklerini eklemişler.
İşin aslı bu ormanlarda yaşayan bir çok avcı toplayıcı topluluk en az onlar kadar sağlıklı hatta onlardan bile sağlıklı yaşlanıyor olmalı ve özel olarak onlar seçilmiş görünüyor. Bunun muhtemel nedeni muhtemelen pirinç gibi ek tarımla uğraşmaları ve bir avcı toplayıcıdan daha az et daha fazla karbonhidrat tüketmeleri olmalı.
Muhtemel avcı toplayıcının kalp damar sağlığı onlardan daha iyi olmalı ama bunun üzerinde durmazlardı. Uygarın bilim ve bilinci öyle işliyor..

Diğer yandan uygar toplumun rafine yağı, kirleticileri ve toksinleri olmadan bu kadar sağlıklı olmaları da gayet normal ve özel bir durum değil

TvJsXwi1Fno

"ictenlik"
07-07-2025, 21:11
Bu BBC belgeseli (ve sanırım bir kaç modern uzman da) insanların uzun sağlıklı bir ömür sürdüğünü düşündükleri için Bolivya da bir amazon topluluğunu inceliyor.
Topluluğun beslenmesini önemli bir bölümünü karbonhidratların oluşturduğu ve pirinç gibi besinler tükettiklerini eklemişler.
İşin aslı bu ormanlarda yaşayan bir çok avcı toplayıcı topluluk en az onlar kadar sağlıklı hatta onlardan bile sağlıklı yaşlanıyor olmalı ve özel olarak onlar seçilmiş görünüyor. Bunun muhtemel nedeni muhtemelen pirinç gibi ek tarımla uğraşmaları ve bir avcı toplayıcıdan daha az et daha fazla karbonhidrat tüketmeleri olmalı.
Muhtemel avcı toplayıcının kalp damar sağlığı onlardan daha iyi olmalı ama bunun üzerinde durmazlardı.


Dünyada hala nadir de olsa varolan son avcı toplayıcı topluluklarının pek çoğunun kimlikleri ya da vatandaşlıkları yoktur. Yaşadıkları ülkelerle vatandaşlık bağları bile bulunmaz, kayıtdışı varolurlar.
Doğal olarak doğum tarihleri hiç kaydedilmemiştir.
Takvimleri, yıl ve yaş sayımları da yoktur.

"ictenlik"
21-10-2025, 15:22
Kırmızı ete karşı yapılan propagandanın karşısında tamamen köle bilinci ve köle buyruğu (müslümana domuz yasağı gibi) bir şey var ve en ufak bilim yoktur.
Bu daha ziyade şuna benzer. Vegan kültürün ete saldırması, gelenekselliğin/doğanın vahşet algılanması vb
İş bu konuya gelince bilim adı verilenin ayetleri de kutsal kitap ayetlerine benzer

en ufak bilim yoktur.
Hiç şüpheniz olmasın. Epsitemoljik zırvalamaları saniyeler içinde gösterilip açıklanabilir ve açıktır da. Gün gibi.
Tartışılamıyor çünkü muhataplar müminun

"ictenlik"
02-11-2025, 20:23
Üşümezsoy'un twitter gönderisinin atında herkes olası kolesterolden sözediyor.

Şimdi yumurta ya da et ya da et yağı "kolesterol" yapmaz, hiç bir miktarı yapmaz.

Bir kere kolesterol nedir ki? ama bu yazılanı söyleyen kim? sen de kimsin? necisin? bunu nereden biliyorsun ve çıkardın? deneceği ya da itiraz edileceği için

Yapmaz. Gerçekten de yapmaz.

Hiç bir nitelikli bilimsel çalışma da bunu gösteremez ve ya da aslında göstermemiştir.

Hangi durumda yumurtalar ve et ya da yağlı et kolesterol yapar ve yapmaz_?

Et ve yumurtalar; et ve yumurtalar haricinde gıda alımı yapılmadığında uzun orta vadede kolesterole neden olmayacaktı ve ya da bu beslenme düzenine ilk geçildiği süreçte geçici/dönemsel yükselme olacaktı.

Et ya da yumurtaların kolesterol yaptığı -gözlenmemiştir- ve yapabileceğini söyleyen sözde bilimsel çalışmalar hatalıdır. Bu sözde çalışmaların hepsinde et ve yumurtalar haricinde rafine tohum yağları, şekerler, tahıllar, süt ürünleri ve diğer bitkiler gibi ek gıda tüketimleri de mevcuttur ve aslında bu durumda kolesterole hangi besinin neden olduğu tutarlı olarak ayrıştırılmamıştır.

Et ya da yumurtalar hakkında atıp tutan iç bir çalışmada et ya da yumurtalar tek başına besin değildi ve tek başına test edilmediler. Değer ek gıdalar baştan masum -kolesterole neden olmayanlar- kabul edildi.

'Epistemelojik bir bug'

https://i.ibb.co/LzmyBdzj/88yo.png (https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJM199103283241306)

https://i.ibb.co/VpBr8PMY/ciddyo.png (https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/0007122675901277)

https://x.com/bosunatiklama/status/1984884935547629973

"ictenlik"
03-11-2025, 19:11
Üşümezsoy'un twitter gönderisinin atında herkes olası kolesterolden sözediyor.

Şimdi yumurta ya da et ya da et yağı "kolesterol" yapmaz, hiç bir miktarı yapmaz.

'Epistemelojik bir bug'

İnsanın et bilgisi ve bilimi en az dinleri kadar zırva ve gerici/geride

İnsan bir omnivoredur. Tüm omnivorelar et yer ve tüm omnivorelar hayvan yağı yer. Bunu herhangi sınırlamaya sahip olmadan yaparlar.

Hiç bir omnivore etin ve hayvan yağının herhangi miktarının zararı olacağı, tüketilemeyeceği ya da kolesterol yapacağı gibi bir bilgi, bilinç ve içgörü ve güdüye sahip değildir çünkü bu doğaya aykırı.

Bir domuz ya da ayı'yı ele alalım. Bu hayvanlar yırtıcı ve avcı değil oysa kolay lokma bulduğunda örneğin ölmüş bir hayvan bulduğunda onu tüketecektir ve onun vücut yağlarını da tüketecektir. Bunu bir sınırlama olmadan yapacaktır.
İkincisi ayılar somonların göç sezonunda tıka basa somon yer. Somon yağlı bir balıktır ve yağ doludur. Somon bir hayvandır ve somon yağı hayvan yağı olarak bir hayvansal yağdır. İnsanın, hayvan yağının kolesterol yapacağını bildiren bilimi, somon yağını kolesterolden ari tutmuştur. Aynı bilim kuzu ve sığır yağının kolesterol yapacağını söyler. Oysa bunların tüm hepsi de bir hayvanın vücut yağlarıdır ve benzer yağ asitleri ya da paketleridir. Aynıdır.

Hiç bir aklı başında insan; -insandışında diğer- bir omnivore'un -ve bu örnekte domuz ya da ayının- et ya da hayvan doku yağı tüketimini ayıplamaz ve kolesterol ya da zararla ilişkilendirmezdi.
Hayvanların doku yağları bağırsaktan emilerek kendi vücut yağımız gibi metabolize edilmektedir. Ayrıca bir sindirim ve işlemden geçmezler. Bu en temel bilgidir. Sadece bu bilgi ışığında kolesterol anlatısı kolayca dışlanabilirdi . Yani eğer epistemelojiye sırt çevirmeyeceksek çünkü diğer durumda aynı çıkarım bizi kendi vücut yağımızın metabolize edilmesinin de kolesterol toksisitesine neden olabileceği sonucuna götürürdü.

Bilim kolaylıkla manipüle edilebilir. Örneğin etin ve yağının kolesterol yapacağı ya da insülin direncini tetikleyeceğini öne sürmek ve bu sonucu istiyoruz. Bunu yapabilirdik, basitçe. Pakete bir galon rafine yağ ekleyin. Pişecek etleri güzelce rafine yağa bulayın, pişirme işleminde yüzeydeki yağı ustaca yakın ve alın size gösterilebilir kolesterol ve insülin direnci..

İnsan bilgisi ve bilinci hiç bir çağda bu içinde bulunduğumuz çağ kadar geri değildir. Bu içinde bulunulan çağ insanın en bilgisiz ve en gerilemiş çağıdır. İnsan yemeğinin ne olduğunu bile çözemeyecek hale gelmiş ya da getirilmiştir.

"ictenlik"
04-11-2025, 21:59
yumurta ya da et ya da et yağı "kolesterol" yapmaz, hiç bir miktarı yapmaz.
'Epistemelojik bir bug'




İnsan bir omnivoredur. Tüm omnivorelar et yer ve tüm omnivorelar hayvan yağı yer. Bunu herhangi sınırlamaya sahip olmadan yaparlar.

Hiç bir aklı başında insan; -insandışında diğer- bir omnivore'un -ve bu örnekte domuz ya da ayının- et ya da hayvan doku yağı tüketimini ayıplamaz ve kolesterol ya da zararla ilişkilendirmezdi.



Hiç bir canlı; tüketebildiği primal gıdası olan bir besin maddesi için mide ve işkembesinin hacminden başka tüketim sınırı ve sınırlamasına sahip değil (ve ya da içgörü ve içgüdüsünden)

Bundan öte ya da başka bilime gerek yok

Bir gıdanın toksik oluşunu tartışmak ya da herhangi ölçünün toksikliği iddiası zaten o içeriğin gıdamız olmadığı ve toksik olduğunu tartışmak, iyi bakın

"x" miktarı toksik olan şeyin "y" miktarı da toksiktir

Gıdamızın ne olduğunu bilmediğimizi tartışıyor olurduk

O bilim değil (daha ziyade vegan saldırısı ya da omnivoreoluğa dönük veganlık saldırısı. subjektivite)

Epistemelojik bir bug

Kolesterol yapmazdan ziyade kolesterol karmaşık bir konu, insan belirlemesi ya da uzayan..

"ictenlik"
04-11-2025, 22:33
Diğer bilişsel bilgisel bug'lar

Pek çok vegan iyi eğitimlidir. İyi bir bilim eğitimi almışlardır. Veganlık dışında güncel bilimle geçinemeyeceği eminim çok az şey bulabilirdik. Pek çoğu 'yılmaz' bilim savunucularıdır. Genel olarak bilimi sever, tasdik ve takdis ederler. Veganlar orta sınıfça çoğu zaman saygı görür ve onaylanırlardı. Vegan oluşları da ayrıca onaylanır ya da saygı, destek ve onay görürdü. Peki! oysa bilime göre omnivore'duk.

* Hiç bir vegan, vegan olduğu ve veganlık savunduğu için bilim ya da gözleme aykırılık iddiasıyla dışlanma ya da saldırı görmez

* Hiç bir vegan, bilimi ötelediği ya da dışladığı için karşıbilimcilik, anticilik, komploculuk gibi etiketlerle etiketlenmez ya da itham edilmez.

* Veganlık; bilim, etik, akıl ya da gözlem dışı olduğu halde örneğin "düz dünyacılık "gibi ele alınmazdı

İşin aslı veganlık, kişinin kendini ve bedenini açık istismarıdır ve ayrıca çoğu zaman çocuk istismarı ve hayvan istismarı ile sonuçlanır. Bu kişiler çoğu zaman çocukları ve etobur hayvanlarını bile vegan beslemeyi denerler. Bunu yapanların bazıları size lisanüstü eğitimlerini, bildiği yabancı dilleri ve olduğu ya da olduğunu düşündüğü diğer şeyleri de sıralayabilirdi.

Vegansanız işler şöyle yürüyor
Sigara içip kendi sigara içmesini onaylamayan bir kişi sigara bırakmış bir kişiye saygı sunuyor.
Eti bırakmış kişiye etik değerleri takip eden ve ulvi feragatler gösteren modern bir keşiş gibi davranırdık (orta sınıflar adına)

Etobursanız işler şöyle yürüyor
Solculuk ve modernite veganlıktır, şiddet yanlısı -gerici, masama oturma seninle arkadaş olmuyorum , defol

Etobura ilk söylenen şey
Kendine zarar vereceksin! bu saçmalık ... zırva... ama bilim?!

Vegana hiç söylen-e-meyen şey
Kendine zarar vereceksin! .. ama bilim ?!

Bir vegan size tıpkı bir düz dünyacının dünyanın nasıl olupta düz olduğunu açıklaması gibi nasıl olupta atalarımızın hiç et yemediği ve etle değil de otla beslendiğini açıklayabilir

Bir vegan gözünden çoğunuz yanılanlar, bilmeyenler, görmezden gelenler, duyarsızlar ya da etik yolu takip etmeyen (seleksiyona uğraması ve dönüşmesi beklenen) vahşilerdiniz

Bir veganı yargılamazdınız, veganlık pek yargılanmıyor. Veganlığa gelince medeniyiz ve anlayışlıyız

"ictenlik"
08-11-2025, 15:28
Etobur ve eliminasyonlu temiz keto bu hastalıkları süpürüyor. İnsanlar bunu bilmiyor dahası bunun böyle olduğu uve bunu bilmediklerini onlara açamazsın.. İnsanlarla bunu tartışamazsın. İnsanlara bu bilgiyi aktaramazsın. Sonuçta sadece bunu diyenle kavga eder, retle uğraşır ve diyenle boğuşup dururlardı.
Bunu bilmene rağmen yardımın olamaz.
Bunu biliyor ol işin gücün gelirin olmasın sağlık sistemi aile ve toplumdan destek göremezsin

https://x.com/nurdoganjourno/status/1986855110207807534

"ictenlik"
08-11-2025, 17:31
Bir Çeşit Paralel Evren

Onbinlerce üyeli etobur ve keto yeme grupları bulunabilir. Sosyal medya ve forumlar. 100 bin üyeyi aşan topluluklar mevcuttur. Üyelerin tümü bu yaşam tarzını benimsememiş olabilirdi ancak büyüklüğü açıklamak için örnekliyorum. Bu kişilerin pek çoğu tıp sistemi dışında kalarak kendini iyileştiren ya da bağımsız sağlık arayan kişilerdir. Neredeyse hepsinin; ilerlermiş, artmış, sağlık, efor, zindelik, hastalık iyileştirme vb öyküleri halka açıktır. Uygar buna kayıtsızdır.

Bu öyle bir örnektir ki, batı orada moderniteyi deneyimlerken ortadoğu da şeri yaşam gibi. Burada ortadoğulu gibi görünense uygarın ta kendisi.
Bu öyle bir örnektir ki; despot bir yönetim ,hakim ideoloji ve klik ya da resmi bilgi sisteminin senin hayrına olan bir şeyi senden gizlediği , sunmadığı, kullandırmaıdğı ya da yasakladığı için gizli tüketmeye ve yeraltından/el altından erişmeye benzer

Tıp buradan bakınca bir tarikate benziyor..

İnsanın tıp bilgisi din ya da tarikat benzeridir, bilimle neredeyse bir bağlantısı bulunamaz

Tıp insanları daha ziyade kendi çıkarlarını koruyan zanaatçılar. Bu bir meslek loncası. Kuyumculuk, avukatlık benzeri düşünülebilir.

"ictenlik"
08-11-2025, 22:39
Eğer hekim desteği gerektirmeyen tedaviler olsaydı ya da eğer hastalanmamanın yolları bilinseydi?

Elbette ki bu hekimlik mesleğini gereksiz kılardı. Ayrıca sağlık sektörü deneni neredeyse tümüyle yokedecekti.
Bu çok basit iki cümleden anlayabilirdik ki hekimlik ve sektör kendini varetmek için hastalıkları ve tedavilerini varetmeli hatta daha komplike hale getirmeliydi. Bunun aksi kendi mesleğini, uzmanlığını, kazanç ve sosyal statüyü de yoketmek olurdu.

Bir hekimin ya da araştırmacının bir hastalığın kesin tedavisini bulması sanrım imamın tanrının yokluğunu bulması ve iletip bildirmesi gibi olacaktı.

İşin aslı bir doktor dini bilgiyle donatılmış imama benzer.

Ortalama bir gözlemci herhangi bir etobur/carnivore ya da ketovore yeme grubuna ulaşarak onlarca değişik kronik hastalıktan kurtulmuş ya da hastalık yükünü hafifletmiş yüzlerce hatta binlerce insan öyküsüne kolayca erişebilirdi
Bu toplumsal gözlem alanındadır. Akdemiler ya da çalışmacılar bunun işe yarayıp yaramadığını kolaylıkla test edebilirdi. Çoğunun bundan haberi ve bilgisi bile yok.
Saldıramayacağı yada saldırsa da yenemeyeceği güç ve büyüklükte bir olgu (kutudaki ejderha) olduğu için pek çoğu da asla duymak istemeyecekti.

Etobur bir tabudur. Örneğin veganlığa tanınan ayrıcalıklara henüz sahip değil

Sosyal alanda etobur ketovore'nin tersine çevirmediği oto-immun ve ya da kronik sorun-hastalık tanıklığı yok gibidir. Bunlar bir birkaç istisna değildir. Binlercesidir.

Bu yeme şekliyle örneğin parkinsonizmden kurtulmuş ve artık ağırlık kaldıran nineler bulabilirsiniz oysa diğer tarafta sayısız insan bu nedenle acı çekiyor ve bu yeme şeklinin bilgisine bile sahip değiller. Diğer bir insanı iyileştirdiğinin bilgisine de sahip değiller.
Bu bilginin erişim sınırlarının nedeni ise sağlık sektörü denenin ta kendisi olacaktı.

İnternet ve sosyal medyanın ve onların iletişim olanaklarının iyi örgütlediği şeylerden biri de carnviore ve ketovore yeme grupları ve iletişim ağlarıdır. İnternet onların hem birbirini bulması hem de yayılmasını sağlıyor. Her zaman büyürler.
Etobur ve ketovore topluluklarında tıbbınızın 1600 model araç ya da eski bir din gibi ele alındığını görebilirsiniz

"ictenlik"
12-11-2025, 14:48
Kutsal Bilim, Beslenme ve Sağlık Bilgileri (/ve ya da Tıp Dini)

Bugün evde hamsi soğan vardı. Masaya oturdum ve annem bir parça ekmek almamı önerdi. Ekmeğe gerek olmadığını söyledim ve annem bana "bütün dünyanın ekmekle doyduğunu" söyledi. Anneme dönüp "milyonlarca yıldır tüm dünya ekmekle doymuyor, sadece son onbinyıllar" dedim ama tamamen sağır bir tepkime/etkileşim yaşandı. Bu tekrar eden bir sendrom.

İnsanlar olarak milyonlarca yıldır varolduğumuzu kabul ediyoruz. Ateşten önce, tarımdan önce, yerleşik hayattan önce gibi bir terminolojmiz var. Ortalama herhangi bilgi kaynağı insanın çiğ tahıl ya da un tüketemeyeceğini -bunu pişirme olmadan sindiremeyeceğini- çok açık kabul ederdi. Aynı yolla tahılın evrimsel atalarımızın primal besini olamayacağını çok rahatlıkla varsayabilirdik. Yine de bilimimizde tahıl insanın baş yiyeceği olarak konumlandı. İnternette diyabet için beslenme önerileri arasaydık sıralanmış hastane sitelerinin hep bir ağızdan "tahıl tahıl tahıl" diye bağırdığını çok açık görebilirdik.

İşin açıkçası bu hiç bilime benzemiyor. Bu daha ziyade bir dine benziyor.

Yetişkin İnsanın Hayvan Sütü Tüketimi Üzerine

Doğada bunun ne bir örneği ne de benzeri vardır. İnek sütü tüketiyoruz. İnternette kaba bir araştırma yaparsak inek sütünün inek yavruları için ve inek yavrularına uygun olacak biçimde büyüme hormonları, enzimler, streoidler ve diğer hormonlar vb ler barındırdığını görebilirdik. Yine kaba bir araştırma da anne sütlerinde yavrunun cinsiyetine göre bile içerik farklılıkları olduğunu da bulabilirdik.
Sütteki içerik ve örneğin sığır büyüme hormonlarının insan tüketimi için güvenli olup olmadığı üzerine bir sorgulama yapsaydık sadece "evet evet güvenli" yanıtı alabilirdik

Tüm bunlar imam, papaz ve rahiplerin bildiri, ayet ya da vaazları kalitesinde görünüyor ancak o kadar bilim olabilirdi.
Sağlık dini, tıp dini vb. denmeli. Bunlara bilim bilgi değil de tıp ayetleri denmesi uygundur.

"ictenlik"
16-11-2025, 22:36
(Aşağıdaki twitter gönderisi ve alıntı makaleye vurgu tutarak)

Mayalanma, fermentasyon, çürümeler, ekşimeler vb olmaksızın bu tip (tahıl vb) içeriklerin çok azını sindirebilir ya da onlardan çok az besin emebilirdik ve bu kutsal gerçeği bize kimse açıklamadı. Sadece ve sadece köşelerde kıyılarda tutulan kaynakları karıştırırsanız bu tip bilgileri edinebilirdiniz.

Tıp ve beslenme bilgisi toplumsal bir kural/düzen dizgesinin uzantısı gibi işlev gösteriyor
Biyopolitik

Aşağıda aynı veri ve paragrafta hem 'antibesin' diyor hem de 'besleyici' dedi. Antibesin dediği fitotoksin

Siyah alanları bölünmüş koparmayı/cımbızlamayı yeğlerim, herşeyi ele veriyor /ve açtı

Toksik toksiktir, hassas birey diye bir şey yoktur. Bunlar alenen çarpıtılmış ifadeler.
Hiç bir hayvan ve hiç bir canlı türü için gıdası olan içerikler türün bireylerinin hassasiyeti gibi bir kavramsallaştırma ile ele alınmazdı.
Pişirme denkleme sonradan eklendi. Bakış bozuk, kavramsal yapılandırma kusurlu

Tıp ve beslenme bilgisi;
Tüm epistemelojik ve yapısal kurgusu ağır kusurlu

Omnivore vegan değildir
Vegan tahakküm, yanlış bilgi yapılanması ve örgütlenmesi, bu bütünüyle hatalı

Veganlık gibi bir dinin haklı kılınması amacıyla ve gözünden yazılmış ayet ve surelere bakıyorsunuz

İnsan ya da omnivore tüketime uygun sınırlı bitkisel içeriği şöyle algılıyorum. Taze, genç yeni sürgün ve filizler ve körpe uç yapraklar, nişasta ve karbonhidrat içeren kök yumru ve gövdeler (gerektiğinde işlemden geçmek üzere ,nişasta ayrıştırma gibi)
Çiğ yenemiyorsa besin zincirinin parçası değil ve toksik

Bu kadar basit

Bitkisel gıdaların sindirilebilirliğini artırmak için gıda fermantasyonu – tarım toplumlarında vazgeçilmez bir ex situ sindirim adımı mı?

https://doi.org/10.1016/j.cofs.2020.04.002

Bitkisel gıdaların fermantasyonu, tahıllarda ve baklagillerde doğal olarak bulunan ve antinutritif (antibesin/antibesleyici) özelliklere sahip bileşikleri, siyanogenik glikozitler, vicine ve convicine, fitat, fenolik bileşikler, bağışıklık reaktif proteinler ve fermente olabilen oligosakkaritler, disakkaritler, monosakkaritler ve polioller (FODMAP'ler) dahil olmak üzere detoksifiye eder ve ortadan kaldırır.

Günümüz gıda üretimi, besleyici bitkisel gıdaların üretimi için alternatif süreçlerle bitkisel gıdaların fermantasyonunun yerini kısmen almıştır. Bu iletişim, gıda fermantasyonları yoluyla bitkilerdeki zararlı bileşenlerin dönüştürülmesinin günümüz gıda üretiminde hala geçerli olup olmadığı veya daha açık bir ifadeyle, gıda fermantasyonlarının tarım toplumları için ex situ sindirim aşamasında gerekli olup olmadığı sorusunu ele almaktadır.

Tahıllar ve baklagil tohumlarındaki zararlı bileşikler, irritabl bağırsak sendromuna, çölyak olmayan buğday intoleransına ve gıda alerjilerine katkıda bulunur. Gıda fermantasyonları, hassas bireylerin bitkisel gıdalara toleransını artırmak için etkili bir birim işlem sağlar. Ayrıca, ek sağlık yararları sağlayabilecek canlı ve aktif mikroorganizmaların kaynağıdırlar.


https://x.com/DDPowerDD/status/1990127978223722668

"ictenlik"
17-11-2025, 16:01
Kutsal Tıp Diniyle Kısa Kısa -* -google a soru yanıtlar

SORU: 'vücut geliştirme' steroid zararlı mı?

YANITLAR

Vücut geliştirme için kullanılan steroidler, genellikle sağlık açısından güvenli değildir. Karaciğer ve kalp hasarı, hormon dengesizlikleri ve psikolojik sorunlar gibi ciddi yan etkilere yol açabilir.

Steroid Nedir? Steroid Ne İşe Yarar? - Medical Park

Steroid hormonları bozar mı?

Steroidler, vücudun doğal hormon üretimini etkileyerek hormonal dengeyi bozabilir.

Steroid Nedir? Steroid Yan Etkileri Nelerdir? - Grup Florence Nightingale

SORU2: süt steroidler güvenli mi?

Süt Gıdalarındaki Hormonlar ve Halk Sağlığına Etkileri - Anlatı İncelemesi Makalesi

Soyut
Arka plan:

Süt ve süt ürünlerinde hormonların varlığı onlarca yıl önce tartışılmıştı ancak sütte hastalıklar ve hamilelik teşhisi için biyobelirteç olarak hormonların bulunmasıyla ilgili daha fazla endişe vardı. Ayrıca insan ve hayvan sütündeki hormonların, bebeklerin büyümesi ve bağışıklığı için gerekli olduğunu gösteren çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Son birkaç yılda, süt ürünlerindeki hormonların başka bir özelliğinin, bazı östrojenlerin ve insülin benzeri büyüme faktörü-1'in meme, prostat ve endometriyal tümörlerin başlatılması ve tetiklenmesindeki rolü de dahil olmak üzere insan sağlığı üzerindeki olası etkisi olduğunu gösteren artan sayıda kanıt bulunmaktadır.

https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4524299/


"Anabolik Steroidler, Tüm Organ Sistemlerine Zarar Verir"

Yeşilay

1 Ara 2024 — Anabolik steroid kullanımı bazı kalp hastalıkları, yüksek kan basıncı ve felç riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiştir.


Et veya süt gibi gıdalardaki hormon ve anabolik steroid kalıntıları tüketiciler için potansiyel sağlık riski oluşturmaktadır.

Hormonların ve anaboliklerin doğası ve kullanımı

Hormonlar kan dolaşımı yoluyla hedef organlara taşınan endojen biyokimyasal habercilerdir. Hayvancılıkta ortalama kilo alımını ve et/yağ oranını iyileştirmek amacıyla doğal seks hormonlarının yanı sıra sentetik steroidler ve beta-agonistler de kullanılmaktadır.

Androjenler

Androjenler, androjen reseptörlerine bağlanarak erkek özelliklerinin gelişimini ve korunmasını uyaran veya kontrol eden doğal veya sentetik steroid hormonlardır.

östrojenler

Östrojenler birçok üreme sürecini düzenleyen birincil kadın seks hormonlarıdır. Sentetik olarak üretilebilir ve ilaç olarak kullanılabilirler; kalıntılar potansiyel olarak et ve sütte kalabilir.

https://food.r-biopharm.com/analytes/residues/hormones-and-anabolics/

SORU3: Süt östrojen içerir mi?



Östrojen İçeren Sütün Etkileri

NIH araştırmasına göre, geleneksel süt, emziren inekler tarafından üretildiği için, esas olarak östron ve östradiol formunda olmak üzere doğal östrojenler içerir. Bu hormonların seviyesi, modern süt çiftçiliğinde yaygın olan gebe ineklerin sütünde daha

Sütteki Hormonlar Güvenli mi? I US Dairy

Peki süt zararlı mı?
Hayır, asla

Sütteki hormonlar zararlı mı?
Hayır, asla

Hayvan haklarından sözediyorsunuz peki ineklerin sütünü çalmak, onları sürekli sağım yoluyla süt salgılamaya zorlamak etik mi?
Burada etik bir sorun yok, hayvan hakları çiğnenmedi, sevgi verdik, kes sesini



Başka sözüm yok, söz savunmanın

"ictenlik"
18-11-2025, 17:28
Tıp!

Böyle bir oyun var adı tıp ve tıp deyince susuyorsunuz

İnsanlar duymuyorlar (kulakları duymuyor) doktorlara gidiyorlar sonra bir video izleyip ya da arkadaşları bir video gönderip masaj/manipülasyon yapan fizyoterapiste gidiyor ve kulakları açılıyor ama seni doktorun göndermedi, böyle bir şeyi bildirmedi vs vs vs

Çoğu kendi tanık olana kadar inanamıyor

Doktorlar çare yok diyor
https://www.youtube.com/shorts/bmP2Q51xwHc

tıp

https://www.youtube.com/@erenmehmetbozoglu/shorts

"ictenlik"
21-11-2025, 22:36
Bu adam profesör

Diyabeti azaltmak için 4 madde sayıyor. Bir tanesi tahıl ve bakliyatlar. Tahıllar karbonhidrat bombalarıdır ve başındaki "tam" ifadesi toksik tahıl zarflarını/çeperlerini içerir ama asıl sorun bu bile değil.

Listede 1 numarada "rafine yağlar" bulunmalıydı. İnsülin tepkisi uyardığını sağır sultan biliyor. Bu yağ polimerizasyondan geçiyor ve plastik benzeri sindirilemez bir yapı kazanır.

Gerçek diyabet faili

Diyabetin baş aktörü rafine yağ, hidrojenize yağ, trans yağ vb dir ve kimin ne dediği tartıştığı umurumuzda değil

Tıp kesin olarak bir din ya da tarikattır

Sırasıyla şunları kaldırın ve diyabet kalmayacak
- Rafine yağ
- Süt ürünleri
- Tahıl ve bakliyatlar

Bu test edilebilir açık ve yukarıda önerilerden kat kat güvenli, test etmesi bedava

Yani sırasıyla/sırayla onun değini test edin ve benim dediğimi test edin ve istediğiniz bilim ve istediğiniz kadar kişiyle test edin ...

https://x.com/DrGunerSonmez/status/1991861361287332301

"ictenlik"
22-11-2025, 04:16
Tıp Din mi Tarikat mı Bilim mi?
Profesor Guney Üzerinden Açıklanması 2/Genişletme

Tip 2 diyabet riskini büyük oranda düşüren 4 temel adım:

1. Vücut ağırlığını %5–10 azaltmak
2. Haftada en az 150 dakika orta tempolu yürüyüş/egzersiz
3. Şekerli içecek ve ultra-işlenmiş gıdaları çok azaltmak
4. Lifli gıdaları (sebze, tam tahıl, baklagil) artırmak.

Profesor Guney

Yukarıda 4 madde sayılıyor. Belirli türden gıda/yemek sayıldığı halde hayvansal temel gıda (et, et yağı, yumurta) gıda hiç bir vurgu almadı ve almıyor. Genel olarakta almaz. google aramaları yoluyla görebilirsiniz.

Bir diyabetliye beslenme tavsiyesi verdiğinizde basitçe kan şekerini ve insülin seviyelerini artırmayan/uyarmayan/değiştirmeyen hayvansal yağ ve yumurta önerebilirdiniz. Yani 4'lü bir madde koyarak özetleyecekseniz kesin olarak başı çekerdi

Et bir tabudur. Zaten biliniyor sayılması ve anılması gerekmeyense bitki besini de zaten bilinen sayılması gerekmeyen olmalıydı

4 maddesi vegana veganlığı tanımlıyor gibi ya da öyle değilse de omnivore'a omnivoredan veganlığa geçişi açıklıyor gibi

Bir diyabetliye ya da herhangi insana beslenme ve diyet tavsiyesi veriyorsak o halde şunu diyelim
- İnsan diyeti yap, omnivore gibi beslen, nokta.
Açalım
a- Omnivore hayvansal çeşitleme tüket (her türden hayvan ve yenilebilir tüm hayvan dokuları, yumurtalar vb)
b- Omnivore bitki gıdaları tüket (meyveler yemişler, toksik olmayan bitki kök gövde yaprak ve tohum meyveleri)

Tahıl ve bakliyat lif midir ve tahıl bakliyat tüketimini artırmayı lifi artırmak olarak açıklamak doğru mudur?
Tahıl ve bakliyat sebze tohumlarıdır ve bunlar karbonhidrat/enerji depolarıdır.

Lifleri sindiremeyiz bile ve lif önermenin mantığı şudur. Bağırsakta şekerin emilimini zamana yaymak ancak sözkonusu olan tahılsa?

Bir diyabetliyken tam tahıl ve bakliyat yersen ne olurdu ya da tam tahıl ve baklagil tüketerek kan şekeri ve insülin seviyelerini artırmamak ve diyaebti yönetmek mümkün mü?
Tabi ki değil. Reçeteli ilaçlar olmadan hayır.
Bu temelde bir bilimse neden bu kadar karmaşık. Çok basitçe tahıl ve bakliyatlar bir diyabetlinin kan şekeri ve insülin seviyelerini yönetilemez kılar ve artırır.

Hiç lif tüketmeyerek bile diyabeti yönetebilirsiniz
Sıfır lifle diyabet yönetebilirsiniz. Sadece et ve hayvansal yağ yiyerek diyabeti yönetirdiniz

Tam tahıl ve bakliyatı artırarak kilo vermekten sözediyor doğru mu?
Bunun az olan miktarı ya da diyabetlinin daha nöceki mevcut tüketim miktarı neydi ki?

Vücut ağırlığını %5/10 azaltmak diyor doğru mu?
Vücut ağırlığım %50 fazlaysa bu oran (%5-10) yeterli olacak mı?


Peki ya vücut ağırlığım normal ve diyabetliysem?
Peki ya zaten bolca tahıl bakliyat yerken ve yukarıda sayanları zaten yapıyorken diyabetliysem ve diyabet olmuşsam?
Kan şekeri ilacını al muayeneleri ihmal etme

Eğer doktorlar iyileşmenin sırlarını taşısaydı yani bunun tam doğru ve tam uygun bilgisini sunup sağlasaydı diyabetli bakımı ay da orda hekimlik hizmeti diye bir şeye gerek olacak mıydı?

https://x.com/DrGunerSonmez/status/1991868442283311268

Bu adam profesör

Diyabeti azaltmak için 4 madde sayıyor. Bir tanesi tahıl ve bakliyatlar. Tahıllar karbonhidrat bombalarıdır ve başındaki "tam" ifadesi toksik tahıl zarflarını/çeperlerini içerir ama asıl sorun bu bile değil.

Listede 1 numarada "rafine yağlar" bulunmalıydı. İnsülin tepkisi uyardığını sağır sultan biliyor. Bu yağ polimerizasyondan geçiyor ve plastik benzeri sindirilemez bir yapı kazanır.

Gerçek diyabet faili

Diyabetin baş aktörü rafine yağ, hidrojenize yağ, trans yağ vb dir ve kimin ne dediği tartıştığı umurumuzda değil

Tıp kesin olarak bir din ya da tarikattır

Sırasıyla şunları kaldırın ve diyabet kalmayacak
- Rafine yağ
- Süt ürünleri
- Tahıl ve bakliyatlar

Bu test edilebilir açık ve yukarıda önerilerden kat kat güvenli, test etmesi bedava

Yani sırasıyla/sırayla onun değini test edin ve benim dediğimi test edin ve istediğiniz bilim ve istediğiniz kadar kişiyle test edin ...

https://x.com/DrGunerSonmez/status/1991861361287332301

"ictenlik"
22-11-2025, 10:31
Tıp Din mi Tarikat mı Bilim mi? 2
Profesor Guney Üzerinden Açıklanması 3/Genişletme

Tip 2 diyabet riskini büyük oranda düşüren 4 temel adım:

1. Vücut ağırlığını %5–10 azaltmak
2. Haftada en az 150 dakika orta tempolu yürüyüş/egzersiz
3. Şekerli içecek ve ultra-işlenmiş gıdaları çok azaltmak
4. Lifli gıdaları (sebze, tam tahıl, baklagil) artırmak.

Profesor Guney

Ex eşin babannesi 92 yaşındaydı (diyabetik) ve destek olmadan yürüyemiyordu, fazladan vücut ağırlığı olduğunu sanmıyorum, ultra işlenmiş gıda içecek gıda diye bir şey?

Onun komşusu 55-60 yaş aralığı kadındı.(diyabetik) Kadın zaten diyabet teşhis edildiğinde kupkuru zıpçık gibiydi. Yaşam boyu kilo görmedi. İşi gücü tarlada çalışmak, ekip dikmek ve eşi öldüğü için köydeki evinin neredeyse tüm işlerini o görüyordu.

Şu an ki komşum, (diyabetik) o da köyde yaşıyor. Lifli gıda tahıl bakliyat sebze tüketimi zaten buralarda başı çeker ve buralarda işlenmiş gıda? şekerli içecek?

Sayılan 3 örnekte tam olarak sayılan 4 maddeyi yerine getirirken (getirdikleri için) diyabet oldular

...

Nasıl gördüğünüzü bilemem. En yakın tanık olduğum diyabetlerden yola çıkarak bakıyorum ve yukarıdaki profesorik tavsiye zinciri imamların vaazları ayarında kuru gürültü


Tıp Din mi Tarikat mı Bilim mi?
Profesor Guney Üzerinden Açıklanması 2/Genişletme

Yukarıda 4 madde sayılıyor. Belirli türden gıda/yemek sayıldığı halde hayvansal temel gıda (et, et yağı, yumurta) gıda hiç bir vurgu almadı ve almıyor. Genel olarakta almaz. google aramaları yoluyla görebilirsiniz.

Bir diyabetliye beslenme tavsiyesi verdiğinizde basitçe kan şekerini ve insülin seviyelerini artırmayan/uyarmayan/değiştirmeyen hayvansal yağ ve yumurta önerebilirdiniz. Yani 4'lü bir madde koyarak özetleyecekseniz kesin olarak başı çekerdi

Et bir tabudur. Zaten biliniyor sayılması ve anılması gerekmeyense bitki besini de zaten bilinen sayılması gerekmeyen olmalıydı

4 maddesi vegana veganlığı tanımlıyor gibi ya da öyle değilse de omnivore'a omnivoredan veganlığa geçişi açıklıyor gibi

Bir diyabetliye ya da herhangi insana beslenme ve diyet tavsiyesi veriyorsak o halde şunu diyelim
- İnsan diyeti yap, omnivore gibi beslen, nokta.
Açalım
a- Omnivore hayvansal çeşitleme tüket (her türden hayvan ve yenilebilir tüm hayvan dokuları, yumurtalar vb)
b- Omnivore bitki gıdaları tüket (meyveler yemişler, toksik olmayan bitki kök gövde yaprak ve tohum meyveleri)

Tahıl ve bakliyat lif midir ve tahıl bakliyat tüketimini artırmayı lifi artırmak olarak açıklamak doğru mudur?
Tahıl ve bakliyat sebze tohumlarıdır ve bunlar karbonhidrat/enerji depolarıdır.

Lifleri sindiremeyiz bile ve lif önermenin mantığı şudur. Bağırsakta şekerin emilimini zamana yaymak ancak sözkonusu olan tahılsa?

Bir diyabetliyken tam tahıl ve bakliyat yersen ne olurdu ya da tam tahıl ve baklagil tüketerek kan şekeri ve insülin seviyelerini artırmamak ve diyaebti yönetmek mümkün mü?
Tabi ki değil. Reçeteli ilaçlar olmadan hayır.
Bu temelde bir bilimse neden bu kadar karmaşık. Çok basitçe tahıl ve bakliyatlar bir diyabetlinin kan şekeri ve insülin seviyelerini yönetilemez kılar ve artırır.

Hiç lif tüketmeyerek bile diyabeti yönetebilirsiniz
Sıfır lifle diyabet yönetebilirsiniz. Sadece et ve hayvansal yağ yiyerek diyabeti yönetirdiniz

Tam tahıl ve bakliyatı artırarak kilo vermekten sözediyor doğru mu?
Bunun az olan miktarı ya da diyabetlinin daha nöceki mevcut tüketim miktarı neydi ki?

Vücut ağırlığını %5/10 azaltmak diyor doğru mu?
Vücut ağırlığım %50 fazlaysa bu oran (%5-10) yeterli olacak mı?


Peki ya vücut ağırlığım normal ve diyabetliysem?
Peki ya zaten bolca tahıl bakliyat yerken ve yukarıda sayanları zaten yapıyorken diyabetliysem ve diyabet olmuşsam?
Kan şekeri ilacını al muayeneleri ihmal etme

Eğer doktorlar iyileşmenin sırlarını taşısaydı yani bunun tam doğru ve tam uygun bilgisini sunup sağlasaydı diyabetli bakımı ay da orda hekimlik hizmeti diye bir şeye gerek olacak mıydı?

https://x.com/DrGunerSonmez/status/1991868442283311268

"ictenlik"
27-11-2025, 11:12
Bu size tuhaf geliyorsa yeniden bakın
Sütün tartışılması
Aşağıdaki yorumları okuyun

Süt bir besin değildir. Yani bir türün kendi bebeğini beslemesi -bebeklik çağı beslemesi- dışında doğada ayrıca besinin konusu değildir


https://x.com/kalender00037/status/1993646570450153696

"ictenlik"
19-01-2026, 21:58
İnsan bunun aynısını (mısıra yaptığını) denetlediği (evcil dediği) hayvanlara ve kendi türüne de yapar

Yazı, mısırın geleceğini açıklarken insanın geleceğini de ortaya koyuyor

Bunu görebilmek 40+ sene zaman aldı. Diğerleriyle etkileşildiğinde hala sınırlı paylaşabilme.

Epistemeloji konusunda dürüst biriyseniz bunu düşünün.

İnsanın ilerleme demeyi seçtiği doğa ya da doğal evrim karşısında bir ilerleme değil!

.
Mısır, var olmak isteyen bir bitki gibi davranmaz.

Taneleri dağılmaz.
Koçanı parçalanmaz.
Hiçbir özelliği kendi başına hayatta kalmaya çalışmaz.
Müdahale etmezseniz, başarısız olur.

Atası olan teosinte ise tam tersi içgüdülere sahiptir. Sert kabukları vardır. Tohumları etrafa saçılır. Verimi düşüktür. İnsanların ilgisini çekecek belirgin bir özelliği yoktur. Hiçbir özelliği "geleceğin temel gıda maddesi" olacağını düşündürtmez.

Birinin mısırı keşfettiği akıllıca bir an yoktur. Bunun yerine, daha yavaş ve daha garip bir süreç yaşanır.

İnsanlar yine de onu ekmeye devam ediyor.
Verimli olduğu için değil.
Üretken olduğu için değil.
Ama birisi hangi tohumların önemli olduğuna karar vermeye devam ettiği için.

Nesiller boyunca, sonra yüzyıllar boyunca, sonra bin yıllar boyunca, seçilim bitkiyi doğanın asla seçmeyeceği bir yöne itiyor. Daha büyük koçanlar. Daha yumuşak taneler. Parçalanmayı reddeden bir yapı.

Sonunda bitki biyolojik bir sınırı aşıyor.
Bağımlı hale geliyor.

Mısır, insan eli olmadan çekirdekleri ayırmadan, sıraları aralıklandırmadan, tohum stoğunu korumadan çoğalamaz. Vahşi bir geleceği yoktur.

En eski fiziksel izler Tehuacán Vadisi gibi yerlerde küçük, düzensiz koçanlar halinde ortaya çıkıyor. Etkileyici değiller. İlerlemeyi değil sabrı kaydederler. Mısır yayıldığında temiz bir şekilde yayılmaz. Kırılır. Parçalanır.

Kuzey enlemleri için kısa sezon çeşitleri.
Kuraklığa dayanıklı türler.
Taşkın yatağı türleri.
Yayla türleri. Yüksek rakımlı türler.

Her biri tohum şeklinde kodlanmış yerel bir çözümdür. İklim, toprak kimyası, don riski, yağış zamanlaması biyolojik olarak hatırlanır. Yazı yok. Diyagram yok. Sadece ekim ve yanlış yaptığınızda kayıp.

Her hasat bir geri bildirimdir.
Her başarısızlık öğreticidir.
Bu yüzden mısır, toplumları sadece beslemekle kalmaz, yeniden düzenler.

Onu hafife alamazsınız. Depolamanız gerekir. Korumanız gerekir. Zamanlamanız gerekir. İşgücünü koordine etmeniz gerekir. Zamanlamayı kaçırırsanız, tüm sistem çöker.

Bazı yerli geleneklere göre insanlar mısırdan türemiştir. Bu, ilişkinin ne kadar gerçek olduğunu fark edene kadar şiirsel gelebilir.

Bilgiyi unutursanız bitki ölür.
Onu hayatta tutarsanız, kışları, kuraklıkları, nüfus artışını atlatmanızı sağlar.

Mısır, Amerika kıtasındaki insanların uzun vadeli bir yükümlülüğü kabul ettiklerinin ve dünyalarını bu yükümlülüğü yerine getirmeye dayalı olarak inşa ettiklerinin kanıtıdır.

https://x.com/MoundLore/status/2009963532964462643

"ictenlik"
20-01-2026, 16:00
Kırmızı et yememekle övünüyor

Yediği içtiği
Kemik tozu
Kemik suyu
Yumurta beyazı

Eti öbürleri kemiği bu yiyor

Nasıl bir bilim insanı etten sakındırıp kemiğe yöneltir?
ya da nasıl bir din?

Kemik serbest et yasak

Kemiğin suyu yenebilir ama etin suyu yenemez
Bir hayvanın toz haline getirilmiş kemik dokusu yenebilir ama kas dokusu yenemez

Bunun dinden farkı nedir?

Kırmızı et yasağının domuz yasağından farkı nedir?

Sigara tütün yasağının dinden farkı nedir?

https://www.youtube.com/watch?v=cq45dId9nuQ

"ictenlik"
04-02-2026, 15:15
Bildiğiniz gibi "gemik suyu" vejeteryan

https://x.com/yemekteroru_/status/2018952282042191982

"ictenlik"
08-02-2026, 13:13
Siz hiç omnivore ya da carnivore olduğu için bir veganın bitkilerini onun yeri toprak doğa diyip doğaya döken birini duydunuz mu ya da bir veganın bitki yemesini engellemekle uğraşan, buna tepki veren bir omnivore ya da carnivore gördünüz mü?

https://x.com/asayisberkemal0/status/2020416876128432422