PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İslam ülkeleri sekülerleşiyor.


Ahlaksız
20-02-2021, 20:17
Yapılan güncel araştırmalar, İslam'ın baskın olduğu ülkelerde yaşayan insanların dinden uzaklaştığını; laiklik taleplerinin ve gereksinimlerinin de arttığını gösteriyor.

Sosyolog ve siyaset bilimci R. Inglehart, 1981-2020 yılları arasında yüzden fazla ülkede yapılan anketleri incelediği Religious Sudden Decline (Dindarlıktaki Ani Düşüş) adlı kitabında, "bir ülke ne kadar güvenli hale gelirse halkının da o kadar sekülerleştiğini" ifade ediyor. Toplumların sekülerizme yönelmesi İslam ülkelerini de doğal olarak reforma zorluyor. Örneğin İslami yasaların hâlâ katı bir şekilde uygulandığı Birleşik Arap Emirlikleri'nde alkol tüketimine ve evli olmayan çiftlerin birlikte yaşamasına ilişkin yasaklar kaldırıldı. Geçtiğimiz yıl Sudan'da, 30 yıllık diktatör Ömer el Beşir'in halkın isyanı üzerine görevden alınmasının ardından kurulan geçiş hükümeti, din ve devlet işlerini birbirinden ayırarak laik yönetime geçme kararı vermişti. Geçtiğimiz günlerde Mısır Milli Eğitim Bakanlığı, aşırılıkla mücadele etmek amacıyla eğitim müfredatında önemli değişiklikler yaptı ve Arap dili, coğrafya ve tarih dersleri kapsamında öğretilen dinî konuların sadece din derslerinde işleneceğini açıkladı.

Utrecht Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi T. Arab, özellikle Irak, Tunus ve Fas gibi ülkelerdeki ateistlerin sayısında artış olduğunu belirtiyor. Princeton ve Michigan Üniversitelerinin kamuoyu araştırma ağı olan Arap Barometresi kapsamında, Lübnan'da 25 bin kişiye dinî tercihleri sorularak elde edilen veriler, kendisini dindar olarak tanımlayanların oranının 10 yıl içinde %43'e gerilediğini gösteriyor.

İran'da Davranışları Analiz ve Ölçme Grubunun (GAMAAN) Haziran 2020'de 40 bin kişiyle yaptığı araştırma da benzer bir eğilime işaret ediyor. İranlıların %47'si kendini dindar olarak görmediğini, %78'i ise Allah'a inandığını belirtti. "Şii Müslüman" olduğunu ifade edenlerin oranı ise %32. İranlıların %9'u kendini ateist, %6'sı agnostik, %8'i Zerdüşt, %5'i de Sünni Müslüman olarak tanımlarken, %7'si ruhanî akımlara inandığını söylüyor. %22'lik bir kesim ise kendisini bu gruplardan hiçbirine dahil etmiyor.

Türkiye de bu sekülerizm kuşağında yer alıyor. Konya Milli Eğitim Müdürlüğünün "Gençlik ve İnanç" konulu çalıştayı ve Ensar Vakfının çalışmaları sonucunda, imam hatip öğrencilerinin, "Sonra dirileceksek neden ölüyoruz?", "Ya Hristiyan veya ateistler haklıysa?", "Allah kötülüklere neden engel olmaz?", "Kadın ve erkek neden eşit değil?" gibi sorulara İslam'da cevap bulamadığı ve deizme yöneldiği açıklanmıştı. Bunların üzerine Diyanet, "deizm, ateizm, agnostisizm ve yanlış din algılarını" ölçmek için kamuoyu araştırması başlatmış; dergisinde, "Ateizm Tanzimat'tan başlayarak artan bir hızla ülkemiz aydınları arasında yayılmaya başlamış, nerede ise aydın olmanın ayırıcı bir niteliği haline gelmiştir." cümlesine yer vermişti.

Her çeşit inancın veya inançsızlığın teminatı olan sekülerizm, bu bağlamda mutluluğun, özgürlüğün, barışın ve uygarlığın yegâne yoludur. Yüzlerce yıllık acı tecrübelerden sonra İslam ülkelerindeki insanların da bunun yavaş yavaş farkına varmaya başlaması, sevindirici olmakla birlikte kaçınılmazdır.

"Gökyüzünde bir efendimiz bulunduğu sürece yeryüzünde kölelikten kurtulamayız." (Mihail Bakunin)
https://www.ateizmdernegi.org.tr/blog/2021/02/20/islam-ulkeleri-sekulerlesiyor/

Ahlaksız
21-02-2021, 12:06
İslami Toplum Partisi'nin (Komal) 4'üncü Olağan Kongresi gerçekleştirildi. Ali Bapir'in yeniden başkan seçildiği kongrede partinin ismindeki "İslami" sözcüğü kaldırıldı. Parti lideri için kullanılan "Emir" sözcüğü yerine de "Başkan" kullanılmasına karar verildi.

Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Barzani'ye yakınlığıyla bilinen Rudaw'ın haberine göre, Ali Bapir'in liderliğindeki İslami Toplum Partisi (Komal) Kürdistan Bölgesi'nin Süleymaniye kentinde 4'üncü Olağan Kongresi'ni gerçekleştirdi.

Lider Ali Bapir, tek aday olduğu kongrede yeniden başkan seçildi. Kongrede 3'ü kadın olmak üzere 22 Başkanlık Kurulu üyesi seçildi.

Kongrede partinin ismindeki "İslami" sözcüğü kaldırılarak Irak Kürdistan Adalet Toplumu olarak değiştirildi. Ayrıca parti lideri için kullanılan "Emir" sözcüğü yerine de "Başkan" kullanılmasına karar verildi.

Konuyla ilgili Osman Ali, "Uzmanların görüşlerini alarak partinin adını değiştirmeye karar verdik. Ben daha önce camide hocalık yaptım ancak parlamentoya gittiğimde ‘İslami' sözlüğünün parti isminde kullanılması bazı kesimlerce kötü algılanıyor. Bir takım grup bu ismi kötüye kullandılar. Öte yandan çok sayıda insan sırf islami adından dolayı Komal'e katılmak istememiştir. Bu nedenle attığımız bu adımla birkaç amacı hasıl etmeyi düşünüyoruz, ancak İslami temel ve ilkelerimiz olduğu gibi kalacaktır" dedi.

Komal'in 4'üncü kongresinde parti iç tüzüğünün 22 maddesinde değişikliğe gidildi. Siyasi Kurul'un adı Yüksek kurul olarak değiştirildi.
https://odatv4.com/yillarin-islamci-partisi-adindan-islami-cikardi-20022137.html

bilgivehis
21-02-2021, 14:02
Sekülerleşme ilk bakışta iyi gibi görünüyor ama aslında kapitalist islamın yüzünü görüyoruz. Bir yandan islam kuralları zayıflarken diğer yandan küreselleşme güçleniyor. Başka deyişle, din inancının zayıflaması sömürünün daha güçlenmesi yönünde evriliyor. Artık günümüzdeki kapitalist sistemin afyonlaştırma tekniği dinin uyutma özelliğine fazla ihtiyaç duymuyor. Sinema, TV, spor, oyun ortamı, sanat ve sanatçılar dinlerin yaptığını kat be kat fazlasını yapıyor.

Dinine en çok bağlı olan Yahudiler bile artık deforme olmuş durumda. Ateistleşen Yahudiler, ticareti dininden daha önemli gören Sabatayist Yahudiler, İsrail'in dış politikasına karşı olan Yahudiler.
Teknolojik hakimiyet ile her türlü gücü eline geçiren küresel sistemin artık dinlere elbette eskisi kadar ihtiyacı olmayacaktır. Zaten "Bırakınız yapsınlar" projesi buna dayanıyordu, "nasıl olsa gücün ipi elimizde istediğimiz gibi oynatırız" güvencesine dayalıydı.
Bugünkü bu sekülerleşme de bu projenin sonucudur.
Sadece ateist olsaydım bu sekülerleşmeye sevinirdim ama bir olayı komünist bakışla değerlendirdiğimde maalesef durum pek iç açıcı görünmüyor.

Saint-Just
21-02-2021, 16:41
Ortada sekülerleşme falan yok. Aksine Türkiye'de
dahil çoğu yerde dincilik, ırkçılık, milliyetçilik ve sağcılık artıyor.

Çünkü kapitalizm ve emperyalizm dünya genelinde büyük bir kriz yaşıyor. Ne zaman bu krizler yaşansa bunlar egemen sınıfın zorunlu politika ve çıkarları gereği artar ve çoğu zaman bu dönemleri savaşlar izler. Ancak savaş ile de hiçbir şeyi çözemezler çünkü savaşlar çözümden ziyade devrimci durum ve devrim getirir.

Fransız Devrimi, Paris Komünü, 1905 Rus Devrimi, Ekim Devrimi vs.

Bütün büyük devrimler çoğu zaman büyük savaşlar sonrasında olmuştur.

Tabi dileğim insanlığın bu acıları yaşamadan ileriye gitmesi ve kapitalizm denen aşağılık, çürümüş sistemden mümkün olduğunca az kayıpla ve tez zamanda kurtulmasıdır.