Orijinalini görmek için tıklayınız : Kendi içinizde çelişkileriniz var mı?
Benim var...
Örneğin kediyi, köpeği, atı, eşşeği, kirpiyi, yunusu, samuru, foku, papağanı vs... çok seviyorum: Hele de yavrularını daha başka bir seviyorum... Ama gel gör ki kuzuyu, danayı, balığı, tavuğu, hindiyi de afiyetle mideye indiren bir insanım.
Yahut ikinci bir örnek; Ateistim ama Türkçülüğü savunuyorum. Ateist dünya görüşünde ırklara yer yok.
Sizin de böyle çelişkileriniz var mı, bahsetmek ister misiniz?
https://pbs.twimg.com/media/EvLLxf0XUAEwVq6?format=png&name=small
Yıldıztozu
28-02-2021, 15:28
Ama gel gör ki kuzuyu, danayı, balığı, tavuğu, hindiyi de afiyetle mideye indiren bir insanım.
Yediğimiz şey kuzu ya da tavuk değil aslında.
Yediğimiz şey pirzola, bonfile, but vs.
Aralarında sadece dilsel değil, anlamsal olarak da bir fark var.
Kuzu ya da tavuğu biz tüketmek için çiftliklerde üretiyoruz.
Dolayısıyla kuzunun hayatını elinden almış olmuyoruz, onu hayata biz getirmiştik zaten.
Kuzuya verdiğimiz hayat borcunu kuzu bize geri iade ediyor.
Et yemek her ne kadar elit restoranlarda lüks sunumlarla verilse de tavır olarak ilkel görünüyor.
Yapay et teknolojisi yolda geliyor. Gerçek et yemek tarihe karışacak muhtemelen.
Bill Gates de yapay et teknolojisine yatırım yapmış durumda.
Netflix varsa explained serisinde yapay et bölümü izlenebilir.
Ateizm Tanrı ile ilgili bir kavramdır milletini/töreni/örfünü/atalarının mirasını sevip sevmemekle bir ilgisi yok. Bence bu konuda çelişki içinde değilsin.
Kuzu ya da tavuğu biz tüketmek için çiftliklerde üretiyoruz.
Dolayısıyla kuzunun hayatını elinden almış olmuyoruz...
Almış oluyoruz bence sn. Yıldıztozu. Artı, katliam yapıyoruz resmen: Mesela ben küçük bir çocukken, babamın babası dedem (aşırı dindardı); her Kurban bayramında mutlaka iki koç/koyun keserdi. Beni de zorla o ritüeli seyretmeye götürürlerdi. Bıçak koyunun boğazını kesmeye başladığı andan itibarenki hayvanın çırpınışını, inleyişini, aradan belki 40 sene geçmiş, halâ unutamıyorum, belleğime kazınmış, dün gibi.
Saint-Just
28-02-2021, 16:37
Çelişki yaşadığını düşünmüyorum.
İnsan hepçil bir türdür ve yaşayabilmek için başka canlıları tüketmek zorundadır. Bu doğanın bir kanunu. Ayrıca evrimimizde, beynimizin gelişmesinin önemli etkenlerinden biri de et yemeye başlamamızdır.
Kediyi, Köpeği, yavrularını vs. belli hayvan türlerini sevebilirsin. Bende çok severim mesela. Bu evrimsel olarak onları kendimize yakın veya yararlı bulmamızdan kaynaklanıyor bence.
Aslında ben kuzuyu da çok sevimli bulurum, ama yiyorum da 😊 Diyetimizde bu hayvanlar mevcut.
Tek yapabileceğimiz gereksiz yere eziyet etmemek (zira hayvan hakları diye bir şey de vardır ve belli sınırlarla korunurlar) ve diyetimizde olanlar için hızlı, olabildiğince acısız bir ölüm vermek. Bunun dışında yapacak bir şey yok.
Bazıları köpeği seviyorsun da niye fareyi, sineği sevmiyorsun, öldürüyorsun diye saçmalıyor ama bu hayvanlar hastalık taşıyıcı vektörlerdir. O yüzden onları kovmak, öldürmek zorunda kalırız veya iğrenç buluruz. Bu evrimsel olarak bizde hayatta kalmamız için gelişmiştir.
Bu ve diğer soruların için şunlar faydalı olabilir;
https://www.google.com/amp/s/evrimagaci.org/insan-turu-otcul-veya-etcil-degildir-hepcil-bir-turdur-783/amp
uV8ELH0C0wc
dIAZE7vfU2A
0SH4xVMzBjQ
Çocuklarıma, "Aman yavrum; sakın sigara içmeyin. Kolaylıkla bağımlısı olursunuz ve bu, hayatınızda yaptığınız büyük hatalardan biri olur" diye öğüt verirken, kendimin günde 1.5 paket sigara içmem... Çelişkiler çok. :)
Yıldıztozu
28-02-2021, 18:04
İnsan hepçil bir türdür ve yaşayabilmek için başka canlıları tüketmek zorundadır. Bu doğanın bir kanunu.
komünist birinin bunu söylemesi savunduğu görüşle tutarsızlık yaratır.
güçlü konumda olan insan türünün, güçsüz konumda olan kuzu türünü kullanması ve yemesi bariz bir şekilde sömürü örneğidir.
üst sınıfın alt sınıfı sömürmesi.
komünist birisi et yiyemez.
Küba'da fakirlere bedava et dağıtıldığını duyduğumda gülmüştüm.
bilgivehis
28-02-2021, 18:46
komünist birinin bunu söylemesi savunduğu görüşle tutarsızlık yaratır.
güçlü konumda olan insan türünün, güçsüz konumda olan kuzu türünü kullanması ve yemesi bariz bir şekilde sömürü örneğidir.
üst sınıfın alt sınıfı sömürmesi.
komünist birisi et yiyemez.
Küba'da fakirlere bedava et dağıtıldığını duyduğumda gülmüştüm.
Komünist yolda yürümemeli, yolu eziyor ve deforme olmasına neden oluyor, bu bir sömürüdür.
Komünist giyinmemeli, işçilerin emeğiyle-kanıyla-canıyla üretilmiş giysileri giyerek işçilerin daha çok sömürülmesine neden oluyor.
Komünist yemek yememeli, yemek için yapılan her şey işçilerin emeğiyle oluyor, o ürünleri parayla almış olsa dahi işçilerin sömürülmesinde aktif rol oynuyor.
Komünist kedi-köpek beslememeli, kendini teselli etmek için onların masumiyetini kullanıyor.
Senin mantığınla ancak bu kadar bulabildim, o üst sınıf beyninle sen herhalde daha iyilerini bulursun. Bulduğunda buraya ekle, gülmeye ihtiyacım var.
bilgivehis
28-02-2021, 18:58
Çocuklarıma, "Aman yavrum; sakın sigara içmeyin. Kolaylıkla bağımlısı olursunuz ve bu, hayatınızda yaptığınız büyük hatalardan biri olur" diye öğüt verirken, kendimin günde 1.5 paket sigara içmem... Çelişkiler çok. :)
Bu bir çelişki değil, "ben bu tuzağa düştüm, siz düşmeyin" demenin neresi çelişki. Bir bataklığa düştüğünde çocuklara siz de düşün diyecek halin yok herhalde.
Ha, buna bir kara mizah diyebiliriz ki, mizah da yaşamın bir parçasıdır. Nasrettin hoca ekolunu oluşturan da bunun gibi yaşamın ayrıntılarıdır.
Örneğin benim hem komünist hem Atatürkçü olmam da kimine göre mizahi, kimine çelişki, kimine göre de komünistlikle bağdaştırılmayan bir durumdur ama bana göre komünistlerin ciddiye alması gereken bir konudur.
Saint-Just
28-02-2021, 23:09
komünist birinin bunu söylemesi savunduğu görüşle tutarsızlık yaratır.
güçlü konumda olan insan türünün, güçsüz konumda olan kuzu türünü kullanması ve yemesi bariz bir şekilde sömürü örneğidir.
üst sınıfın alt sınıfı sömürmesi.
komünist birisi et yiyemez.
Küba'da fakirlere bedava et dağıtıldığını duyduğumda gülmüştüm.
Stardust, Her başlık altında lafı komünizm'e getirmen başarılı bir troll olduğunu göstermesinin yanı sıra kullandığın cümleler bir süper zeka örneği olduğunu da gösteriyor canım.
Canlıların beslenmesini "sömürü" olarak nitelemen de buna örnek mesela.
Salaklıklarına açıklama yapmaya hem üşeniyorum hem de başlığın konusu değil.
Kimin güçlü, kimin güçsüz olduğunu zamanla göreceksin nasılsa.
Saint-Just
28-02-2021, 23:12
Şunları da ekleyim dedim 😊
5OWOQF3dWi0
KLimM0L0tA0
R0aK-_d8ZL0
Yıldıztozu
01-03-2021, 09:08
Canlıların beslenmesini "sömürü" olarak nitelemen de buna örnek mesela.
https://kelimeler.gen.tr/somuru-nedir-ne-demek-280638
gördüğün gibi sömürünün sadece marksist bir anlamın yok.
güçlünün güçsüze ait kaynakları kendi çıkarları için kullanması sömürü olarak tanımlanır.
bir insanın (güçlünün) bir ineğin etini (kaynağını) yemesi (çıkarı için kullanması) net sömürüdür ve bu tartışmaya açık bir konu değil.
ben et yerim ve bu kapitalist felsefemle uyumlu bir davranıştır.
insanların et yemesini de doğayla uyumlu bir davranış olarak değerlendiririm.
ama siz yerseniz ikiyüzlü olduğunuzu gösterir.
ilahimasal
01-03-2021, 10:51
Ona katletmek denir gerizekalı porno izleyicisi.
Sömürünün ne oldugunu ögren önce
Mesela bir canlının ürettiğini esaret altında alıyorsan buna sömürü denir.
Bir canlıdan ürettiğini gizlice alıyorsan buna hırsızlık denir.
Senin kapitalist olacak bir kapasiten bile yok. Becerecegin bir is degil.
Dedigim gibi ancak izlersin.
Senden piyasada bolca var. Bir toplumda oturup sohbet edebilecek bir tip degilsin. O sohbette şu yazdıklarını konusacak olursan gülerler sana .
Eminimki bir masa etrafında dahi sohbet edecek cesaretin ve sosyalliğin yoktur.
Parası olupta insanlarla konusamayan donuk çekingen olan o kadar çok sana benzeyen tip varki. Yobaz diyoruz onlara.
Kıpkırmızı kesiliyorlar.
Bunlar öyle bir tip ki , paralarını harcamayı dahi bilmiyorlar.
Ortamda donup kalıyorlar.
Sosyal yaşam forum degil evladım.
Azcık insan içine çık. Çok açık veriyorsun.
Yemeyi bilmiyorsan ögretiriz . Başklarının yaptığını izleyip tatmin olan sanal kapitalist çocuk.
Seninle sosyal bir ortamda karşılaşsam emin ol çok eglenirdim seninle.
Yıldıztozu
01-03-2021, 13:20
Ona katletmek denir gerizekalı porno izleyicisi.
senin sorunun ne? herkese böyle mesajlar yazıp duruyorsun.
geçen saint'e de yapmıştın.
foruma kattığın faydalı bir bilgin, paylaşımın yok.
kaliteli bir yorumun yok.
kimse senin yorumları okuyup ilgilenmiyor.
bu eksikliğini telafi etmek için hakaret yolunu seçmişsin belli ki.
ilahimasal
01-03-2021, 14:46
Faydam Var yok sanane
Kendini ölçü aletimi sanıyorsun.
Ayrıca avukatlık yapma. Herkes kendini savunur.
Bu forumda degerlendirme butonu yok zevzek.
Hırsızlığın
Katilligin
Sömürünün
Yalnızlığın açıklamasını sana anlattım faydalan.
Yaşamındaki çelişkilerin ip uçları onlar.
Seçkin çocuk.
spartacus
01-03-2021, 16:27
komünist birinin bunu söylemesi savunduğu görüşle tutarsızlık yaratır.
güçlü konumda olan insan türünün, güçsüz konumda olan kuzu türünü kullanması ve yemesi bariz bir şekilde sömürü örneğidir.
üst sınıfın alt sınıfı sömürmesi.
komünist birisi et yiyemez.
Küba'da fakirlere bedava et dağıtıldığını duyduğumda gülmüştüm.
Saçma... Sömürü, kaynak sömürüsüdür ancak kaynağın da bir aitliği olması gerekir, örneğin emek insana ait ise, kaynak haline gelir, bu halde emek sömürüsü anlam kazanır. Bir insanın emeğinin, başkalarınca kendi menfat ve çıkarları temelinde kullanılması sömürüdür, bunu sağlayan koşullar ortadan kalkınca bu sömürü de ortadan kalkar.
Kapitalizmde sınırlar ve özel mülkiyet olduğu için(aslında sarf malzemeleri-ürün-ihtiyaç özel mülk-iyete girmez), çeşitli sınırlar dahilindeki kaynakların, iç-dış sınırlar dahilindekilerin, kendi-özel- çıkar ve menfaatleri için kullanmaları da sömürüdür. (sınırlar kalkarsa -yani koşullar değişirse- bu sömürü ortadan kalkar, sınırlar dahilindeki kaynaklar yer altı ve yer üstü kaynaklardır, kafa, kol emeği yani iş-gücü de kaynaklara dahildir)
Bir diğer biçmi de, çeşitli istismarlara dayalı olan sömürüdür, bu sömürüye, duygu, düşünce, inanç gibi ürün kalitesi bazında(aldatmaya yönelik, insanın kandıralabilirliğinin istismarı) sömürü de dahildir.
İnsanın, zaruri ihtiyaçlarını karşılaması için doğadan yararlanması zaruri-kendiliğinden(doğaldır), insanın ihtiyaçlarını karşılamak, doğadan yararlanabilmesi için gösterebildiği eylem ve faaaliyetleri, yine bir başka insanın, kendi çıkarı namına kullanması sömürüdür(faydadan, fayda sağlamak). Ahmet toprağı işleyebiliyor, Ayşe çeşitli ürünleri işleyip, insanın kullanımına uygun hale getiriyor(ürün), onlar insandır, Mehmet'de bir insandır, ama o Ahmet'in ve Ayşe'nin ürettiklerinden faydalanıyor, haklarını gasp ediyor, Mehmet bir sömürgendir.
Kuzu ya da tavuğu biz tüketmek için çiftliklerde üretiyoruz.
Dolayısıyla kuzunun hayatını elinden almış olmuyoruz, onu hayata biz getirmiştik zaten.
Kuzuya verdiğimiz hayat borcunu kuzu bize geri iade ediyor.
Siz koşulları kendi lehinize kullanıp, organize ediyor ve avlamış oluyorsunuz(çoğalmalarını, elde tutulmalarını, besiye çekilmelerini sağlamak böylece daha fazla sayıda avlamak ve daha fazla verim elde etmek). Kuzu ise size herhangi borç ödemiyor, borcu da yoktur, kuzuya mı sordun? O da "sana borcum var, gel ödeyim" mi dedi? Dünyaya gelmesine aracı olmak demek, dünyaya gelenin size borcu olduğu anlamına gelmez, kaldı ki, hiç gelmeyenin, hiç gelmemek gibi bir derdi olmayacaktır, şahsına münhasır konuşma şansımız yoktur, ancak olanın, hiç olmamışlığı konu edilebilir. Birisinin borcu olması için bunu iradesiyle gerçekleştirmiş olması gerekir(borç-un, borç-um -iyelik ekleridir), dünyaya gelmeyenin iradesi olmayacağına göre, borcu da yoktur, dünyaya gelenin ise, gelmeden önce iradesi olmadığı için borçlu olma durumu da yoktur, hele ki bu koyun ise. Sonra daha iyi verim, gelir getirsin diye beslemek, kuzuyu beslemekle aynı anlama gelmez, kuzunun beslenmesini, kendi çıkarın için kullanıyorsun, kendini besliyorsun(aslında)... Saçma-sapan çıkarımlar için, saçmalamaya gerek yok... Gerçeği eğip, bükmeye de gerek yok, sonuç olarak kuzuları çoğaltıyor elde tutuyor ve verimli bir biçimde faydalanıyorsun, bu kadar basit ve bu durumun kapitalizm, komünizmle ilgisi yok, kaptalizme olan ilgisi, bu işleri insanlara yaptırıp, emeklerini kullanmakla ilgili olur, bu işten kar etmek için, emeğin tam karşılığının verilmemiş olması gerekir. Bir diğer kapitalist yönü ise sağlıksız ürünler ve pazarlanmasıdır.
Komünizm yok edin insanın insana kulluğunu, sömürüsünü der. Kar hırsıyla üretimi ve bu bağlamda pazarlama, taleplendirme koşullarını ortadan kaldırdığı için doğayı korumuş olur, israfın da önüne geçilmiş olur, bunlar sonuçtur, amaç sömürüyü otadan kaldırmaktır(insanın doğadan yararlanmasını engellemek değil, doğadan yararlanan insandan, özel fayda-yararlanılmasını ortadan kaldırmaktır, bu sağlandığında bir çok frklı sonuçlarda kendiliğinden açığa çıkar, örneğin doğanın korunumu artar vb.).
bir insanın (güçlünün) bir ineğin etini (kaynağını) yemesi (çıkarı için kullanması) net sömürüdür ve bu tartışmaya açık bir konu değil.
ben et yerim ve bu kapitalist felsefemle uyumlu bir davranıştır.
insanların et yemesini de doğayla uyumlu bir davranış olarak değerlendiririm.
ama siz yerseniz ikiyüzlü olduğunuzu gösterir.
Yanlış ve saçma... Yukarıda ifade ettim, insanın doğadan yararlanması doğaldır, burada sözü edilen mesele, insanın kendisi için edindiği yararın, bir başkası tarafından çeşitli koşul, yöntemlerle, çeşitli oranlarla alıkonmasıdır. Kısaca başkasının(insan) emeğine çökülmesidir. İnsan doğadan yararlanamasaydı, zaten yarardan -faydadan- fayda sağlamak söz konusu olmazdı. Kısaca insan ile kene hesabı, biz insanların doğadan faydalanmasına karşı değiliz, doğadan faydalanan insanın, kaynaklarının gaspına karşıyız.
Yıldıztozu
01-03-2021, 18:40
insanın kendisi için edindiği yararın, bir başkası tarafından çeşitli koşul, yöntemlerle, çeşitli oranlarla alıkonmasıdır.
sömürüyü insanla sınırlamamız için bir sebep yok.
aynı cümleni insan yerine inek koyarak da yazsak geçerli olur.
''ineğin yavruları için edindiği sütün bir başkası tarafından kahvesine tat katması için alıkonması sömürüdür''
insanın doğadan yararlanması doğaldır
bu cümleden insanın insandan yararlanması doğaldır anlamı da çıkar, zira insan da doğanın bir parçası.
zaten sömürü doğaldır diye bu yüzden diyoruz.
spartacus
01-03-2021, 19:49
sömürüyü insanla sınırlamamız için bir sebep yok.
aynı cümleni insan yerine inek koyarak da yazsak geçerli olur.
''ineğin yavruları için edindiği sütün bir başkası tarafından kahvesine tat katması için alıkonması sömürüdür''
bu cümleden insanın insandan yararlanması doğaldır anlamı da çıkar, zira insan da doğanın bir parçası.
zaten sömürü doğaldır diye bu yüzden diyoruz.
İnsan inek değildir, örneğin aslanın sütünü sağmayı bir dene. İnek durumun farkında değildir, bilincinde değildir, farkındalık edinemiyodur, farkı anlıyor musun? Yani sömürüye karşı çıkmak da doğaldır :)
İnsanın, insanı sömürmesi için, sistem kurması, ALDATMASI, MECBUR BIRAKMASI gerekir.
Çalmak, alıkoymak, avlamak, gasp etmek, sömürmekle aynı anlama gelmez, sömürü daha üst bir kavramdır ve temelinde deminki ifade ettiğim kavramlar yatar.
Yani her alıkoymak, avlamak, çalmak sömürü demek değildir, bunlar tek başına da yeterli değildir, sömürüyü, ASALAĞIN faydalanması üzerinden-şeklinde- düşünmen gerekir...
İnsan, doğada bir canlıdır, gıda gereksinimini emeğiyle edinir. Bu doğaldır. Biz ne diyoruz? Emek sömürüsü, emeğin sömürüsünden söz ediyoruz...
Kenenin kan emmesi doğaldır, insanın doğadan faydalanması doğaldır, insanın, insanın kenesi olmasıdır bahse konu olan mesele, emeğin kenesi olmak. Yoksa kimse sana ineğe kene olmana dair bir söz söylemedi, sanki öyle söyleniyormuş gibi yapıp, çarpıtan sonra da kendi çarpıtmana cevap veren yine kendinsin, sen oynuyorsun, biz izliyoruz.
Kısaca insanın durumu, FARKINDALIK edinene ve kendisini mecbur kılan koşulları kavraması ve değiştirmesine kadardır ve senin FARKINDALIK OLUŞTURANA, kes sesini, konuşma, öyle düşünme, SÖMÜRÜYE KARŞI ÇIKAMAZSIN vs deme durumun da, hakkın da yoktur, kendini kandırırsın. Ne demek istediğimi aslanı sağmayı denersen anlarsın(karşı çıkışı doğal!!!), işte insan da asalaklarına, aslanın yaptığını yapacak, temel sorunu farkındalık, bilinç sorunudur, kavradın mı?
Yıldıztozu
01-03-2021, 23:37
Biz ne diyoruz? Emek sömürüsü, emeğin sömürüsünden söz ediyoruz...
sömürü kavramına emeği ekleyen sizlersiniz, öyle bir zorunluluk olmamasına rağmen.
şimdi ben gözümü kulağımı emek sarfetmeden edindim diye gözümün alıkonması sömürü olmayacak mı? olacak elbette.
inek kendi sütünü emeksiz bedavaya elde etti diye onu alıkoymak da aynı şekilde.
argümanların geçersiz malesef.
dediğim gibi sömürü sadece insan üzerinden ya da emek üzerinden değerlendirilemez.
spartacus
02-03-2021, 05:15
sömürü kavramına emeği ekleyen sizlersiniz, öyle bir zorunluluk olmamasına rağmen.
şimdi ben gözümü kulağımı emek sarfetmeden edindim diye gözümün alıkonması sömürü olmayacak mı? olacak elbette.
inek kendi sütünü emeksiz bedavaya elde etti diye onu alıkoymak da aynı şekilde.
argümanların geçersiz malesef.
dediğim gibi sömürü sadece insan üzerinden ya da emek üzerinden değerlendirilemez.
Okumuyorsun herhalde, bizi ilgilendiren kısmı o, kısaca ekonomik temel...
Kendi verdiğin linki okudun mu?
https://kelimeler.gen.tr/somuru-nedir-ne-demek-280638
Yasal veya uygun olmayan bir biçimde bir ülke, kişi veya kaynak üzerinden aynî veya parasal çıkar elde etme. 2. Marksist kuramda, üretim araçları sahiplerinin emeğin yarattığı değere el koyması
https://tr.wiktionary.org/wiki/s%C3%B6m%C3%BCrmek
1 ve 3 numaralı olan, dil ile ilgilidir, belirttiği örnekten soyutlanmıştır.
[2] Bir kimseden veya bir şeyden haksız ve sürekli çıkarlar sağlamak
[4] Üretim araçları sahipleri, başkalarının emeğine ve onların yarattıkları değerlere el koymak
Bu ifadeler(2,4) ekonomik alanla ilgili, oysa çeşitli ifadelerle de kullanılabilir, duygu sömürüsü gibi, yani biz sömürüden söz ederken, konu bazlı olarak, ekonomik olana dair, emek sömürüsünden söz ediyoruz. İnsan, insanı nasıl sömrüyor sorusuna verilen yanıt...
Çalmak, alıkoymak, gasp etmek bu eylemler sömürü demek değildir, ama bu eylemler olmadan sömürü olmuyor. Sömürü olmadan ise o eylemler olur, yani sömürü daha üst kavramdır ve kaynaklardan fayda edinmek temeli içermelidir, tek kalemde kaynağı veya kaynağı üreteni tümüyle almak demek değildir, ancak, sömürme eyleminin sonu da, sonunda(süreçle) kaynağı tamamen yok edebilir, lakin sömürmek fiili süreç gerektirir, kaynağı tamamen tüketse dahi, bu tüketiş, süreçle, parça-parça olmalıdır...
Akan sudan, sürekli belirli oranda almak gibi, kaynak her ne ise ondan süreç dahili pay almak gibi.
Meselenin özüne gelelim, ne demiştim;
Kenenin kan emmesi doğaldır, insanın doğadan faydalanması doğaldır, insanın, insanın kenesi olmasıdır bahse konu olan mesele, emeğin kenesi olmak. Yoksa kimse sana ineğe kene olmana dair bir söz söylemedi, sanki öyle söyleniyormuş gibi yapıp, çarpıtan sonra da kendi çarpıtmana cevap veren yine kendinsin, sen oynuyorsun, biz izliyoruz.
Sana göre çalmak, alıkoymak=sömürü demekse, sen ineği alıkoyabilirsin, kimse sana doğadan faydalanma demedi! Bunu sen iddia ettin, kendi iddiana, kendin, saçma cevaplar verdin, oysa biz öyle bir şey söylemedik... Meseleyi anladıysan gerisi bizi bağlamıyor, sömürüye ne dersen de, o senin sorunun.
Singularity
06-03-2021, 15:32
Benim en büyük çelişkim, acaba Tanrı mı simülasyoncuları yarattı, yoksa simülasyoncular mı Tanrıyı yarattı sorusudur. Bazen bunun döngüsel olduğunu düşünüyorum. Yani Tanrı simülasyoncuları yarattı, onlar bir simülasyon hazırlıyor ve içinde Tanrı oluyor, o Tanrı simülasyonun içinde simülasyoncular yaratıyor... böyle sürüp gidiyor. Yine de bu döngünün bir başı olmalı. Ayrıca bizim dünyayı hazırlayan simülasyoncuların neden buraya bir Tanrı koymadığı, Tanrı konusunu sadece reklamla geçiştirdiği bu konuda kafamı karıştıran ayrı bir çelişkidir. Bu çelişkinin gelişmiş hali, şu an dünyayı simülasyoncular yarattığı halde, Tanrıya gerek olmaksızın içinde bir çok simülasyoncunun daha var olmasıdır. Bu da kendi kendine bir simülasyon döngüsü yaratıyor.
Siz bu soruyu, "hepsini insan yarattı" şeklinde yanıtlayabilirsiniz. Ona saygı duyarım. Fakat, ben insanın hep var olduğuna inandığım için bu muhabbetin dışında tutuyorum.
"ictenlik"
06-03-2021, 19:38
Benim en büyük çelişkim, acaba Tanrı mı simülasyoncuları yarattı, yoksa simülasyoncular mı Tanrıyı yarattı sorusudur. .
Subjektivite/tekillik görece.. non-dualism incele...
Benim en büyük çelişkim, acaba Tanrı mı simülasyoncuları yarattı, yoksa simülasyoncular mı Tanrıyı yarattı sorusudur. Bazen bunun döngüsel olduğunu düşünüyorum. Yani Tanrı simülasyoncuları yarattı, onlar bir simülasyon hazırlıyor ve içinde Tanrı oluyor, o Tanrı simülasyonun içinde simülasyoncular yaratıyor... böyle sürüp gidiyor. Yine de bu döngünün bir başı olmalı. Ayrıca bizim dünyayı hazırlayan simülasyoncuların neden buraya bir Tanrı koymadığı, Tanrı konusunu sadece reklamla geçiştirdiği bu konuda kafamı karıştıran ayrı bir çelişkidir. Bu çelişkinin gelişmiş hali, şu an dünyayı simülasyoncular yarattığı halde, Tanrıya gerek olmaksızın içinde bir çok simülasyoncunun daha var olmasıdır. Bu da kendi kendine bir simülasyon döngüsü yaratıyor.
Siz bu soruyu, "hepsini insan yarattı" şeklinde yanıtlayabilirsiniz. Ona saygı duyarım. Fakat, ben insanın hep var olduğuna inandığım için bu muhabbetin dışında tutuyorum.
Varolan her şey -bir- -bir ölçü de- -az ya da çok- simulasyoncu; sadece bazıları daha fazla simulasyoncu ya da simulasyoncunun başka biçimi ama sonsuz simulasyoncu... Her zaman.. Zaman yok...
Girift bir simulasyoncu ağı ve birleşik alanlar ve paradigma boyutlarla örtüşüyor/çarpışıyor. İçiçe geçiyor diyelim daha doğru
Yıldıztozu
06-03-2021, 19:54
bence Levh zeki biri.
yaratıcılık iyi.
edebiyat da iyi.
Ooffff offf
Ne kafalar ne kafalar
Bu eski bi hikaye ne zekisi
Bu alıntı
Bu hiç bişey değil
Bu dip
Bi de dibin dibi var
Orda bütün masallar bitip gerçekle yüzleşiyorsun
Herşey maddenin nitelikleri
Herşey tam da göründüğü gibi
Bu arkadaş "halüsiyasnon" kafası yaşıyor
Biliyorum bu kafayı
Bi boka benzemez
Marihuana için olum
Kafanız mis gibi olur
Dark city
https://www.imdb.com/title/tt0118929/
Ne yapsın adamlar marihuana pahalı aynı zamanda yasadışı onlarda böyle kafayı buluyorlar.
Gafa ne kadar güzel miss gibi simülasyon ohhh
"ictenlik"
07-03-2021, 19:18
Marihuana için olum
Kafanız mis gibi olur
Dark city
https://www.imdb.com/title/tt0118929/
vardı da biz mi içmedik?!
Singularity
08-03-2021, 16:30
Şeytan diyor ki marihuanayı kaçtan veriyonuz diye sor, şüphe üzerine marihuana pazarlamaktan attır içeri. Neyse ki ben simülasyonun geri kalan subliminal mesajları gibi şeytanı da dinlemiyorum.
bence Levh zeki biri.
yaratıcılık iyi.
edebiyat da iyi.
Ha teşekkür ederim. Hakaret dinlemekten gına gelmişti.
Subjektivite/tekillik görece.. non-dualism incele...
Girift bir simulasyoncu ağı ve birleşik alanlar ve paradigma boyutlarla örtüşüyor/çarpışıyor. İçiçe geçiyor diyelim daha doğru
Ben de nihayetinde girift bir non-lineer sürekli bir ikili yapının döngüsellik kazandığını düşünüyorum. Fakat bu modelde örneğin bir alt evrenin Tanrısı bir üst evrenin Tanrısıyla, veya bir alt evrendeki simülasyoncu bir üst evrenin simülasyoncusuna ulaşırsa ne olur sorunsalı var.
Yani şöyle, diyelim ki bir simülasyon yaratmış olalım. Bunu sen şimdi yaratmış ol örneğin. Ve bu simülasyonun içinde bir Tanrı kodu yaz. İstediği her şeyi yapabiliyor, ol diyor oluyor, öl diyor ölüyor filan. Böyle uçuk, gerçek dışı, fantastik birisi. Sen yazdın oldu sonuçta. Şimdi bu yazdığın kodlara sahip Tanrı, bir üst evrenin Tanrısına ulaşabilir mi? Ya da bir üst evrenin simülasyoncusuna ulaşıp, hatta seni beni kodlayan simülasyoncuya ulaşıp, onu etki altına alarak "tırnak içinde vahyederek" seni onun bir üst boyutta Tanrısının yerine geçirebilir mi. Biliyorum saçma gibi ama neden olmasın? Sonuçta eğer sonsuz ve başka bir sonsuz çarpışırsa, sonuç belirsizdir, diğeri ne kadar büyük olursa olsun. Ben de mikro boyutta bir sonsuzluk tanımladım. Teoride bu tanımlanan sonsuzluk mikro düzeyde bile olsa her türlü sonsuzlukla, dolayısıyla simülasyonla ve Tanrıyla çarpışabilir ve baş edebilir olabilir. Bunun kodu yazılabilir bence. Simülasyon kahretsin niye bilgisayar okumadım sanki, tüh be.
ilahimasal
08-03-2021, 17:01
Levh
Simulasyon teorinin enerji kaynağı ne ?
Bir üst simulasyonunun bir üst simulasyonunun bir üst simulasyonu ........diye gider bu teorin.
Enerjisini nereden alıyor? Bellimi.
Sonsuz sınırsız olamaz galiba.
Teorin ve enerji kaynağın celişki oluşturuyor
Simülasyon nesnesi tehdit savurmuş
Sana beleş oğlum
Yeter ki dönemeyeceğin kadar dibe batmanı engellesin
Sen bu gidişle kendini içeri attıracaksın
Şizo
Kendine yardım et
Salma bu kadar
Singularity
09-03-2021, 09:46
Levh
Simulasyon teorinin enerji kaynağı ne ?
Bir üst simulasyonunun bir üst simulasyonunun bir üst simulasyonu ........diye gider bu teorin.
Enerjisini nereden alıyor? Bellimi.
Sonsuz sınırsız olamaz galiba.
Teorin ve enerji kaynağın celişki oluşturuyor
İnsana bağlanıyor. İnsan hep vardı, simülasyonun içinde veya dışında. Bu simülasyonu yapanlar da insan, tıpkı bizim gibi. Tek farkları, Tanrıcılık oynuyorlar. Arada baskın türün farklı canlılar olduğu simülasyonlar da olabilir ama genel manada insan ağırlıklı simülasyonlar ağırlıktadır, tıpkı dünyada oynanan oyunların geneli gibi. Bazı insanlar simülasyonu yaratırken bazıları içine girip eğleniyor, bizim gibi. İşte bak ben bunun farkındayım ve buna itiraz ediyorum. Burada eğleniyor olmamız lazımdı ama burada eğlenmiyoruz çünkü burada adalet sıfırın altında, çünkü buraya Tanrı koymayı unutmuşlar. Ya da eziğin birisi benden ya da bizden intikam alma derdinde, kasten Tanrı koymamışlar. En azından simülasyonu yaratanların birisi bu durumu dengelemek için Tanrıcılık oynayabilirdi, yok ama onların işi gücü şeytancılık oynamak. Benim genel manada itirazım buna.
İnsan ezelde vardı, ebediyyen de var olacaktır. Simülasyonmuş, Tanrıymış filan bunların hepsi gelip geçici kurgusal şeyler. Burada yaşadığımız her deneyim daha güzel ve daha gerçekçi simülasyonlar yaratabilmek için yapılan hataların görülmesini sağlıyor. Tabi bu arada eğlenebilsek iyi olacaktı ama malesef, dediğim gibi simülasyonun başındakiler ezik ve ergen olunca, bastırılmış eziklik duygularının yansıması olarak buradaki insanlara eziyet ederek, başları ayak ederek, ayakları baş ederek, olayların en iğrenç, en saçma şekilde gerçekleşmesini sağlayıp kenardan pişmiş kelle gibi sırıtıyorlar. Yani onlar bu tarz simülasyonların mantıken hatalarını görmek adına simülasyonu test etmek yerine adeta benim sinirlerimi test ediyorlar. Buranın kurgusunun bu olduğunu zannetmiyorum. Şimdi onların bu tavırları hakkında gerçek düşüncemi sansürsüz söylerdim ama birilerinin inancını şey etmek istemiyorum. Bir de, son dönemde bazı eleştiri ve önerilerimden sonra hafif de olsa biraz tavırları değişti gibi, bu ortamı da olumsuz yönde bozmak istemiyorum. Onlar kötüleşirse ben de kötüleşirim. Kısasa kısas, yapacak bir şey yok. Keşke her şey çok güzel olsaydı ama maalesef onlar güzel olamıyorlar. Tıpkı her şeyin çok güzel olacağının da koca bir yalan olması gibi. Orada ben olsaydım öyle mi olurdu, yok. Neyse. Önce boş hayale kaptırıyor sonra da pis pis sırıtıyor, beni gıcık etmenin derdinde. Böyle hayat mı kurgusu olur. Tam bir çelişki.
Tanrıysan Tanrı gibi davran, şeytansan şeytan gibi davran, simülasyonun başındaki sorumluluk sahibi biriysen de bu sorumluluk bilincinde hareket et. Hiç biri yok. Tam bir çelişki. Şöyle adam gibi, her sözünü tutan, mert, dürüst, namuslu, ahlaklı bir simülasyoncumuz olamadı malesef. Sonra da efendim, dürüst ol, yalan söyleme, adam öldürmeymiş. Sen dürüst ol, sen ahlaklı ol, sen adam öldürme. Bana söylediğin şeyi kendin yap. Yanlışım var mı? Ben tutarlıyım bakın.
Bak evladım
Psikoz zengin hastalığıdır.
Yatarsın güzel bi kliniğe
Götünde bi tayt, kafada huni, elini ceketine sokar
Önceki hayatında Bonapart olduğunu sayıklarsın
İstersen altına sıç yine sorun olmaz
Akıllı olup başkalarının kahrını çekeceğine
Şizo olursun senin kahrınıçekerler
Kliniğe yatamayan düzdünyacılar buraya geliyo
Zaten dünya olmuş açık hava tımarhanesi
Seni mi eğlendircez lan burda tırrık
Fukara adamın psikoz hakkı yoktur
Aklını koruyacak
Neymiş simülasyonda adalet yokmuş
Çünkü tanrı yokmuş
Tanrıya sokayım sana bişe olmasın
Kafayı bu tip şeylerle bulmaya çalışma
Sonun tinerciye bağlar
Burda anlattığın şeyleri
Evde iş yerinde ailene arkadaşlarına anlatma
Seni sevenleri üzersin sadece
Sana şok tedavi yapıyoruz niye kızıyosun
İlacını da önerdik
Kendine iyilik yap
Saint-Just
09-03-2021, 15:14
Açıkçası bana kalırsa da bu deli saçması şeylerin forumda olmaması gerekir. Çünkü özgür bir tartışma ortamı sunulsa da nasıl ki örneğin ırkçılığı ya da faşizm'i vs savunan iletiler forumda yer alamıyorsa, bir yandan da aydınlanma gibi bir misyonu üstlenmiş bir forumda da bunlar olmamalı.
Lütfen yanlış anlamayın elbette burası bir akademik ortam falan olması iddiası taşımıyor. Kimseyi de hedef göstermek istemiyorum. Ancak ciddi ciddi dünya nın düz mü yoksa yuvarlak mı olduğu gibi tartışma konusu neyin nesidir?
Yok antarktika aslında yok, yok hepimiz benim kafamın içindesiniz türü komplo teorisi bile diyemiyiceğim ki çoğu da yabancı sitelerden araklama zırvalıklara ciddi ciddi yazıp tartışmak hakikaten bu şahsı eğlendirmekten ve foruma da zarar vermekten başka şeye yaramaz. Hatta belki ona bile verebilir. Ya troll (umuyorum) ya da ciddi bir ruhsal hastalık geçiriyor çünkü.
Ps: Bende kesinlikle bir aşağılama amacıyla da söylemiyorum. Psikiyatrik hastalıkların utanılacak bir yanı da yoktur. Bende çoçukluğumdan beri var olan anksiyete/okb tedavisi görüyorum örneğin.
Görüşmek üzere.
bilgivehis
09-03-2021, 19:49
Açıkçası bana kalırsa da bu deli saçması şeylerin forumda olmaması gerekir.
Bırak olsunlar, biz de onlardan eğleniyoruz. Hatta bizim eğlencemiz daha keyifli, çünkü bizim onlardan eğlendiğimizin farkında bile değiller. Zira bizler ciddi cevap verirken eğleniyoruz, onlarda bu karakter olmadığı için asıl eğlenen biz oluyoruz.
Ben eğlenmiyorum.
Kapitalist-emperyalizm zaman ve mekan olarak sonuna geldi.
Mekan olarak; tüm dünyada egemen. Gideceği yeni coğrafya yok.
Zaman olarak; değer teorisi artık müdahalesiz işleyemiyor. Üretici güçleri geliştiremiyor.
Ponzi sistem tüketim kredileri üzerinden artık bugünü değil yaşanmamış geleceği yağmalıyor.
Borç balonu üzerinden değer üretiyor.
Pandemi, kapitalizmin mali krizini ve çöküşünü başka dertlerin arkasına gizledi.
Düşük yoğunluklu 3.dünya savaşı, kaynak israfı artık sınırına ulaştı.
Sahte ideolojilerin koşullayıcılığı sistemi sürdürülebilir kılamıyor.
Bu ezenle ezilenin savaşı
Savaş bu ve sonuna kadar gerçek
Eski ya da yeni dinsel mistik zırvalara geçit yok.
Matrikçiler sözde nihilistler dinciler simülasyoncular
Hepsi aynı
Gerçeği örtbas edenler bunlar
Bana yalan söyleyemezler
Ama kendilerine yalan söylemeleri beni eğlendirmiyor
Protosizofreni bu
Sağlıklı insanı bozar ve teslimiyetçiye dönüştürür
Bu adamlar kurban
Bu adamlar sınıfsal olarak bizden
İçine düştükleri çukurdan çıkmaları hepimizin çıkarı gereği
Ezenle ezilenin savaşının doğası böyle
ilahimasal
11-03-2021, 14:36
Levh iddian olan teorinin enerjisinin kaynağını sormustum ama cevap yok galiba .
Bir elektronik cihazın çalışması için gerekli olan enerji gibi
İnsan ve benzeri canlıların besin enerjisi gibi.
Enerji olmadan simulasyonun çalışmaz. Simulasyonunun enerji kaynagı ve miktarı nedir?
Bu iddiayı savunanların elbetteki bir cevabı vardır.
Mesela din kafalıların tanrısı enerjiye ihtiyaç duymayan bir şeymiş. Öyle diyorlar.
Simulasyonunda enerjiye ihtiyacı yok diyorsan!
Farkında oldugumuz evrenin tamamının enerjisini evrenin dışında olan simulasyoncuların nasıl nereden karşıladığına cevap gerekir. Lafla oluyorsa , din kafalılarda lafla cevap veriyorlar.
Singularity
15-03-2021, 14:04
Levh iddian olan teorinin enerjisinin kaynağını sormustum ama cevap yok galiba .
Bir elektronik cihazın çalışması için gerekli olan enerji gibi
İnsan ve benzeri canlıların besin enerjisi gibi.
Enerji olmadan simulasyonun çalışmaz. Simulasyonunun enerji kaynagı ve miktarı nedir?
Bu iddiayı savunanların elbetteki bir cevabı vardır.
Mesela din kafalıların tanrısı enerjiye ihtiyaç duymayan bir şeymiş. Öyle diyorlar.
Simulasyonunda enerjiye ihtiyacı yok diyorsan!
Farkında oldugumuz evrenin tamamının enerjisini evrenin dışında olan simulasyoncuların nasıl nereden karşıladığına cevap gerekir. Lafla oluyorsa , din kafalılarda lafla cevap veriyorlar.
Cevap yok çünkü bu sorunun cevabının zaten süreklilik teorisinde yeri ve gereği yok. Yani enerji her an sadece ve sadece dönüşüyor, hiç artmıyor ve azalmıyorsa niye bir kaynağı olsun ki? Öyle bir konu yok yani. Enerjide sürekliliğe inandığımı ve bunun bir inançtan öte, yaşadığımız dünyada en geçerli ve her an trilyonlarca kez tekrar eden en güçlü kanun olduğunu anlattım. Enerjinin bir kaynağı yok. Enerji hep vardı, hep var, artmıyor ve azalmıyor. Bunun kaynakla ilgisi nedir onu anlatır mısın? Bence siz din kafalılardan etkilenerek kaynak arayışına girişmişsiniz, illa bir başı olmalı diyorsunuz, bunu aşın artık, sürekliliğin bilimsel dayanağına odaklanın bence. Bugün simülasyon olur yarın başka şey olur, ama enerji mutlaka olur ve dışardan gelmez, var olan enerjinin dönüşümü olur sadece.
Ve son söz olarak;
Enerji ezelidir ve ebedidir.
Enerji doğmamıştır ve doğurmamıştır. Hiç bir şey onun eşi ve benzeri olamaz.
Enerji adildir, her zaman tartının iki tarafı eşit gelir. Sahte, çakma ilahlık denemeleri yapanlar gibi ayarsızlık yapmaz. Her zaman nettir. Adam gibi adamdır enerji.