PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Başparmaklarımızın evrimi


ilahimasal
31-03-2021, 17:43
Kabiliyetli Başparmaklarımız İki Milyon Yıl Önce Evrimleşmiş

Kavrama becerisinin gelişmesi ve başparmağın, diğer dört parmağın karşısına uzanacak şekilde evrimleşmesi; atalarımızın aletler yapıp kullanmalarını, daha çok et yemelerini ve daha büyük beyinlere sahip olmalarını tetikledi. Şimdi bilim insanları, fosiller ve biyomedikal modeller yardımıyla, bu tür başparmakların bizim dahil olduğumuz Homo cinsinde mi yoksa daha önceki bazı türlerde mi ortaya çıktığı konusunu aydınlatmaya çalışıyor

https://arkeofili.com/kabiliyetli-basparmaklarimiz-iki-milyon-yil-once-evrimlesmis/

https://arkeofili.com/wp-content/uploads/2021/03/thumb1.jpg

Ahlaksız
13-06-2023, 23:48
235
Waorani veya Waos olarak da bilinen Huaorani kabilesi, Doğu Ekvador'da Amazon yağmur ormanlarında yaşayan yerli bir gruptur. Yaklaşık 4.000 üyeden oluşan bu izole kabile, eşsiz bir kültürel ve dilsel mirasa sahiptir. Dilleri, Ekvador'da yaygın olarak konuşulan Quechua da dahil olmak üzere, bilinen herhangi bir dille farklı ve ilgisizdir.

Yaşam tarzları için çok önemli bir beceri olan uzun süredir devam eden ağaca tırmanma uygulamaları nedeniyle, Huaorani halkı ayaklarında fiziksel adaptasyonlar yaşadı. Kabile, esas olarak, ana besin kaynağı olarak mızrak ve tabancaları kullanan maymunları ve diğer küçük oyunları avlamaya dayanır. Sınırlı bir gen havuzu, zorlu ortama sürekli maruz kalma ve ağaca tırmanma zorunluluğunun birleşimi, ayaklarının düzleşmesine neden oldu. Kabile içindeki bazı bireyler, her ayakta altı parmak ve her elde altı işlevsel parmak varlığını bile sergiler. İlginç bir şekilde, ayaklarının yapısı doğumda düz ayak parmaklarından başlayarak zamanla değişir.

Huaorani kabilesinin, insanın belirli ortamlara adaptasyonunun tek örneği olmadığını belirtmekte fayda var. Örneğin Malezya'daki bazı kabileler, inci avlamak için uzun süre su altında kalma becerisini geliştirdiler. Akciğerleri, bu aktiviteyi desteklemek için oksijeni daha verimli bir şekilde işlemek üzere evrimleşmiştir.

Ayrıca, kuzey Avrupa'ya göç eden ilk insanlarda beyaz derinin ortaya çıkması, o bölgede güneş ışığının azalmasına bağlanabilir. Beyaz ten, koyu tene göre D vitaminini emme konusunda daha fazla kapasiteye sahiptir, bu nedenle sınırlı güneş ışığına rağmen üretimini kolaylaştırır.

Genel olarak, ayak parmakları gelişmiş kavrama ve denge sağlamak için yayılma eğiliminde olduğundan, benzer ortamlara maruz kaldığında insan ayakları zamanla kademeli olarak daha düz hale gelebilir.
https://twitter.com/historyinmemes/status/1668703976655671299

Andrew
14-06-2023, 04:41
Saygideger ilahimasal ve ahlaksiz,

Bu yazilari simdi okudum. Sahane!

Cok tesekkurler cocuklar

Saygilarimla

dine mine ne
14-06-2023, 14:24
Huaoranı kabilesinin ağaca tırmanma becerisiyle genetik değişim arasındaki bağlantıyı anlamak önemlidir. Evrimsel süreçte, genetik varyasyonlar ve mutasyonlar rastgele olarak ortaya çıkar ve belirli özelliklerin zamanla değişmesine yol açar. Huaoranı kabilesi üyelerinde gözlenen ayak yapısındaki değişiklikler ise bu rastgele mutasyonların sonucudur.

Yani bu değişiklikler, bilinçli bir şekilde ağaca tırmanma ihtiyacına bağlı olarak ortaya çıkmamıştır. Yani, ağaca tırmanma becerisiyle gözlenen genetik değişimlerin ortaya çıkması tesadüfi mutasyonlarla ilişkilidir. Evrim doğal bir süreç olduğu için bilinçli veya amaçlı bir eyleme dayanmaz.

Ağaca tırmanma sadece değişimin ortaya çıktığı ortamı temsil eder, ancak değişikliklerin kendisi rastgele genetik değişimlerin sonucudur. Dolayısıyla, Huaoranı kabilesinin ağaca tırmanma yeteneği bir adaptasyon süreci olarak değerlendirilemez, çünkü bu süreç tesadüfi mutasyonlara dayanmaktadır. Başka bir deyişle, bütün gün suda yüzüyorda olabilirlerdi.

Veya Huaoranilerin degisimi inci avcılarının da başına gelebilirdi. Ama gelmemiş işte. Her ikisininde değişimlerinden avantajı görmeleri Tsadüfün şahaneliğinden geliyor sadece, hepsi bu.
Akıllı Tasarım'a inanan birine bunu neden yazdırıyorsunuz anlamıyorum. Eğer eylemler değişimi getirmiyorsa inci dalgıçlarının ya da ağaç tırmanıcılarının ne yaptığından kime ne?

Ahlaksız
14-06-2023, 23:35
Hem akıllı tasarıma inanıp, hem de RASTGELE mutasyonlardan ya da tesadüfün şahaneliğinden bahsetmeniz paradoks değil mi?

Mutasyonun ne olduğunu bilen birisi, akıllı tasarım(tanrı/yaratıcı..vb) gibi bir şeyden bahsedemez ki.!

Sürekli ağaca tırmanmak, ayaklarda değişime/dönüşüme neden olur. Baskıyla alakalı bir durum bu. Ayaklara yönelik baskı, ayaklarda değişimin önünü açıyor. Ayaklarda oluşan bu baskı sonucu mutasyon ne şekilde olur, onu bilemeyiz tabi.

ilahimasal
15-06-2023, 10:49
Hem akıllı tasarıma inanıp, hem de RASTGELE mutasyonlardan ya da tesadüfün şahaneliğinden bahsetmeniz paradoks değil mi?

Mutasyonun ne olduğunu bilen birisi, akıllı tasarım(tanrı/yaratıcı..vb) gibi bir şeyden bahsedemez ki.!

Sürekli ağaca tırmanmak, ayaklarda değişime/dönüşüme neden olur. Baskıyla alakalı bir durum bu. Ayaklara yönelik baskı, ayaklarda değişimin önünü açıyor. Ayaklarda oluşan bu baskı sonucu mutasyon ne şekilde olur, onu bilemeyiz tabi.


arkadaş dualist kimlikli olduğundan ne yardan ne serden vazgeçiyor , ona baksan zihni evrimi tasarlayıp var ediyor , onun için paradox deil , zihnindeki gerçeklik oluyor . Durumun ortada bir olgu olarak devam ettiğini inkar edemediğinden de zihninin bulanıklığında bir cevap verebilmiş


tanrım falan dese durum fena karışcak , en iyisi böyle bir cevap vermesi gerekirdi.

bunu zorlayan şartlarla bizi zorlayan şartlar farklı olduğundan bunun evrimide böyle gerçekleşmiş.

dine mine ne
15-06-2023, 21:23
Hem akıllı tasarıma inanıp, hem de RASTGELE mutasyonlardan ya da tesadüfün şahaneliğinden bahsetmeniz paradoks değil mi?

Mutasyonun ne olduğunu bilen birisi, akıllı tasarım(tanrı/yaratıcı..vb) gibi bir şeyden bahsedemez ki.!

Sürekli ağaca tırmanmak, ayaklarda değişime/dönüşüme neden olur. Baskıyla alakalı bir durum bu. Ayaklara yönelik baskı, ayaklarda değişimin önünü açıyor. Ayaklarda oluşan bu baskı sonucu mutasyon ne şekilde olur, onu bilemeyiz tabi.

Tesadüfle ilgili sorun, öncelikle bu kavramın cehaletimizin ya da bilgi eksikliğimizin bir ifadesi olmasıdır. Bu nedenle, "rastgele" genetik varyasyon ve doğal seçilim gibi süreçlere dayanan bir teoriye inanıp aynı zamanda ayaklar üzerindeki baskının ayaklarda değişikliğe yol açtığını iddia etmeniz saçmalıktır.

Akıllı tasarım savunucusu değişimin nedenini bir amaç olarak kabul eder, ancak siz bunu yapamazsınız çünkü bahsettiğiniz nedenin bir amaca yönelik olması, tesadüfe meydan okuduğunuz anlamına gelir. Bu nedenle, önemli olan, evrim teorisinin organizmaların bilinçli olarak belirli bir hedefe doğru evrimleştiğini "öngörmediğini" anlamanızdır.

Ahlaksız
16-06-2023, 00:03
Tesadüfle ilgili sorun, öncelikle bu kavramın cehaletimizin ya da bilgi eksikliğimizin bir ifadesi olmasıdır. Bu nedenle, "rastgele" genetik varyasyon ve doğal seçilim gibi süreçlere dayanan bir teoriye inanıp aynı zamanda ayaklar üzerindeki baskının ayaklarda değişikliğe yol açtığını iddia etmeniz saçmalıktır.

Akıllı tasarım savunucusu değişimin nedenini bir amaç olarak kabul eder, ancak siz bunu yapamazsınız çünkü bahsettiğiniz nedenin bir amaca yönelik olması, tesadüfe meydan okuduğunuz anlamına gelir. Bu nedenle, önemli olan, evrim teorisinin organizmaların bilinçli olarak belirli bir hedefe doğru evrimleştiğini "öngörmediğini" anlamanızdır.
Siz akıllı tasarımı savunmuyorsunuz yani.

Evrimin ne yönde ilerlediğini bilmek mümkün değil tabi.

Evrim teorisine de inanılmaz. Bu olguyu ya bilirsiniz, ya bilmezsiniz ya da inkar edersiniz.

Evrim denilen şey, zaten baskı üzerinden olur. Baskı olmazsa, ayaklar evrim geçiremez ki. Ağaca sürekli tırmanmak zorunda kalmak, ayaklarda değişime yol açar. Bunun adı evrim işte.
Ağaca tırmanmak zorunda kalmak, yaşadığınız ortamın size uyguladığı baskıdan dolayıdır. Hayatta kalma seçenekleriniz kısıtlandığı için, siz de mecburen ağaca tırmanmak zorunda kalıyorsunuz, hepsi bu.
Bu arada çeşitli mutasyonlar olur/olabilir. Parmaklar azalır, artar. Ayak tabanı farklılaşır. Bu mutasyonlar, yani dna'daki değişimler rastgele olur. Yani ağaca tırmanmak zorunda kaldığınızda, ayak parmaklarınızın azalacağını veya artacağını bilemezsiniz. Rastgele oluşan değişim(mutasyon), sizin ayaklarınızın şeklini belirler ve bu süreçte bir yerde noktalanmaz.

dine mine ne
16-06-2023, 15:35
Siz akıllı tasarımı savunmuyorsunuz yani.

Evrimin ne yönde ilerlediğini bilmek mümkün değil tabi.

Evrim teorisine de inanılmaz. Bu olguyu ya bilirsiniz, ya bilmezsiniz ya da inkar edersiniz.

Evrim denilen şey, zaten baskı üzerinden olur. Baskı olmazsa, ayaklar evrim geçiremez ki. Ağaca sürekli tırmanmak zorunda kalmak, ayaklarda değişime yol açar. Bunun adı evrim işte.
Ağaca tırmanmak zorunda kalmak, yaşadığınız ortamın size uyguladığı baskıdan dolayıdır. Hayatta kalma seçenekleriniz kısıtlandığı için, siz de mecburen ağaca tırmanmak zorunda kalıyorsunuz, hepsi bu.
Bu arada çeşitli mutasyonlar olur/olabilir. Parmaklar azalır, artar. Ayak tabanı farklılaşır. Bu mutasyonlar, yani dna'daki değişimler rastgele olur. Yani ağaca tırmanmak zorunda kaldığınızda, ayak parmaklarınızın azalacağını veya artacağını bilemezsiniz. Rastgele oluşan değişim(mutasyon), sizin ayaklarınızın şeklini belirler ve bu süreçte bir yerde noktalanmaz.

Tesadüf" bilgisizliğin ifadesidir, kısacası ortada bir sebepin olmadığı anlamına gelir. Evrim teorisi de rastlantısal mekaniği bağlamında bu anlama gelmektedir. Suda yüzmeniz ya da ormandaki ağaçlara tırmanmanız fark etmez, bu yüzden değişim için neden aramayı bırakın.

Neden gösterme akıllı tasarımcıların işidir, değişimin nedenini açıklayarak zekayı yansıtabilmektir işleri. Ben bu iki noktayı açıklamaya çalışıyorum ve bu nedenle beni anlamakta neden bu kadar zorlandığınızı anlayabilmiş değilim. Neyin nereden nereye artacağını ya da azalacağını bilmiyorsanız, neden ağaca tırmanmayı gerekçe olarak gösteriyorsunuz ki.

Benim öngörebildiğim, bu adamların ağaca tırmandığında ayaklarında değişimin olacağıdır çünkü akla dayalı bir bilgiye işaret ediyorum. Örneğin, bir Wing Tsung uygulayıcısının kollarının kemik yapısı antrenman nedeniyle daha güçlüdür. Sen antrenmana bağlı olarak kolların değişeceğini öngöremezsin, ancak ben öngörebilirim.

Yani kollardaki baskının kolları değiştireceğini öngörebilirim. Ancak sen tesadüfün etkisiyle kollara, ayaklara, bacaklara vs. bir hedef belirleyemezsin. Hedef belirlediğin an tesadüften bilgisizlikten uzaklaşmış olursun, bu yüzden evrim teorisiyle canlının zorlukla karşılaştığı için evrimleşdigiğini söyleyemezsin.

Çünkü rastlantısal mutasyonun vücudun hangi bölgesinde gerçekleşeceğini bilemezsin. Ancak ben akla dayalı olarak baskı altında olan canlının bu bölgesinde bir değişimin olduğunu hatta olacağını dahi öngörebilirim, ama sen bunu asla yapamazsın. Rastlantısal mutasyonlar büyük ayaklı, kalın tırnaklı, gece görüşüne sahip insanlarida ortaya çıkarabilir, ancak tesadüfen o resimdeki ayakları da ortaya çıkarabilir.

Teoriye göre büyük ayaklı, kalın tırnaklı, gece görüşüne sahip insanlar besin bulmada zorlandığı için elenir, o resimdeki ayaklara sahip olan insanlar ise tesadüfen avantaj elde ederek ayakta kalırlar. Teorinin iddiası budur ancak iddiasını destekleyecek herhangi bir kanıt yoktur.

Yani tarih boyunca aynı bölgedeki kalın tırnaklı, gece görüşlü, kıçından bayrak çıkmış insanların varlığı kanıtlanmamıştır. Aynı peygamberlerin varlığı gibi, onlarıda gören yok. Bu işin uzmanı sensin, kitaplarin yıllar sonra ortaya çıkdığını benden iyi biliyorsun.

Ahlaksız
16-06-2023, 19:17
Ne dediğinizi anlamıyorum.
Teorinin kanıtı mı yok?!

Teknik bir konu olduğu için anlatmak zor tabi.

Şu alıntı faydalı olabilir belki;

Velhasıl, gerçekte evrim yukarıdaki 3 basamakla değil, şöyle işliyor:

1-Mutasyon-seçilim dengesi sayesinde, popülasyon içinde durmadan, o anki çevre şartlarıyla alakalı/alakasız bir dolu mutasyon birikiyor.
2-Çevre şartları değiştiğinde, popülasyon içindeki alakasız mutasyonlar alakalı hale gelebiliyorlar ve seçilmeye başlıyorlar.
3-Kimi zaman mutasyonlar, çevre şartları değiştikten sonra da şans eseri doğru bir şekilde belirebiliyorlar; ama bu daha azınlıkta olan bir olay.
4-Seçilim baskısı altında halihazırda var olan veya o sırada beliren mutasyonlar seçilince, tür de nesiller içinde yeni özellikler kazanmış oluyor ve evrimleşiyor.
https://evrimagaci.org/soru/evrimde-secilim-baskisi-tam-olarak-nasil-isler-33245

dine mine ne
17-06-2023, 00:31
Ne dediğinizi anlamıyorum.
Teorinin kanıtı mı yok?!

Teknik bir konu olduğu için anlatmak zor tabi.

Şu alıntı faydalı olabilir belki;

"Tamam, işte yazıda Mutasyonlar, popülasyon içinde sürekli olarak çevre şartlarıyla ilgili veya ilgisiz birçok farklı türde birikir. Çevre şartları değiştiğinde, alakasız mutasyonlar bile uygun hale gelebilir ve doğal seçilim tarafından tercih edilebilir diyor. Ama siz nedense bir ağaca tırmanmaktan bahsediyorsunuz ve teori bunu öngörmediği halde değişimi amaca yönelikmiş gibi göstermeye çalışıyorsunuz.

Ve eğer evrim sürekli bir süreçse ve birikmiş farklı mutasyonlar gerçekten yolda kalmışlık olarak görülüyorsa, bu tür değişimleri gözlemlemiş olmamız beklenirdi. Ancak teori, evrim süreci uzun bir zaman dilimini kapsar ve gözlemlenebilir değişimler genellikle çok daha uzun süreler alır diye bizi avutuyor. Yazında değişimle ilgili iki halk var değil mi? peki soruyorum sana, madem teori biriken mutasyonlardan bahsediyor, o zaman bize ters yönde birikmiş mutasyonların kanıtını neden sunmuyor?

"Kıçında bayrak" ifademi anlamsız veya dezavantajlı bir özelliği temsil etmesi için kullanmıştım.

Mesela ikimizi Huaoranı halkından düşün ve her gün mızraklarımızı alıp avlanmaya gittiğimizi düşün. Şimdi senin birikmiş mutasyonlarının ayaklarında ki değişimi tutturduğunu düşün. İyi de güzelim, bu benimde birikmiş mutasyonlarımın bana avantaj sağlayacağı anlamına gelmiyor ki. Benim birikmiş mutasyonlarım mesela kıçımdan bayrak çıkarabilir.

Alvin, senin değişimini muhteşem görüyor olabilir ama çocuklar benim kıçımdaki bayrağın hiç mi önemi yok? Madem senin değişimin ortada, peki o zaman dezavantajlısı nerede bunun? Teoriyi doğrulamamız için kıçımdaki bayrağı bulmanız gerekmiyor mu? Yahu, böylesine saçma sapan bir teori analizi mi olur? Dine mine'nin kıçındaki bayrağı bulmadan sadece hedefe yönelik değişimin muhteşemliğini yaşadığınızı gerçekten anlamıyormusunuz?"

Bu nedenle evrim teorisi, benim için içeriği olmayan agnostik entelektüel bir yorumdur. Ben de evrimin içeriğini dolduramam, ancak daha önce de söylediğim gibi, gözlem altında değişimin nerede ve nasıl gerçekleşebileceğini tahmin edebilirim.

İşte bu öngörüye evrim teorisi izin vermez. Örneğin, dediğiniz gibi, ağaca tırmanmayı değişime öngöremezsiniz. Teori ama niyese ters yönde evrimleşip yolda kalanları da göstermez, bu yüzden hedefe yönele bilen evrime boşuna inanmıyorum ben.

Andrew
17-06-2023, 08:49
Bu nedenle evrim teorisi, benim için içeriği olmayan agnostik entelektüel bir yorumdur. Ben de evrimin içeriğini dolduramam,


Sen zaten dolduramazsin. Bak, sana bir kitap onereyim. Bu kitabi, her sayfasini iyice altini cize cize oku. Daha zaten konu kapanir. Daha da okumana gerek kalmaz.



https://pictures.abebooks.com/isbn/9780878932238-us.jpg

Saygilarimla