PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Evlilik hakkında bir soru


Barlas
19-06-2021, 00:03
Günümüzde pek çok evlilik yürümüyor, boşanmayla sonuçlanıyor.

Sebebi/sebepleri nelerdir sizce?

"ictenlik"
19-06-2021, 00:39
Cinsel rüşt sorunu, seks deneyiminin gecikmesi, bu anlamda hem flört hem özgür cinsel deneyim eksikliği üzerinden partneri tanıyamama seçememe ve bu anlamda uyumsuzluklar başta, ekonomik sorunlar ..

Cinsellik bilgisinin çocuğa öğretilmemesi, cinselliğin yasaklanması ve özgürleştirilmemesi.

Zaten bozuk aile yapıları, erkçi toplum, gerontokrasi ,toplumsal uyumsuzluklar, toplumsal özgürlük ve bilgi tabanı kültürel dinsel vb doku farkları ,erkeğin ve kadının yetişme kültürü, cinsel ayrımcılık cinsiyetçilik, dış toplumlarla uyum kültür farkları, büyülü modern dünyayı yaşayamama ve deneyimlememe, bunun oyun (evcilik) olmadığını farketme

Bir de evlilikler aslında yürümek zorunda değil. Yukarıda söylenenler aşılsa biraz daha çatışkısız biter hepsi o.

sekse yüklenen abartılı anlam, seksin anlamının çarpıtılması

ama spesifik bir neden aranıyorsa;
kadının özgürlük arayışı ve ekonomik özgürleşmesi, cinsel, cinsel uyumsuzluk, cinsel zevk anlamında istediği aradığını bulamama, kadının zaten başka partner deneyimleyememe sorunu var bir de evliliğe sıkıştı, aynısı erkek içinde geçerli aslında
abartılmış cinsel istek ve bunun evliliğe yönelmesi evliliği yönetmesi gibi bir şey

dinsel kültür, bekaret kültürü vs uzuyor

http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=40585

Şüpheci Dinsiz
19-06-2021, 00:57
Sevgili Barlas,

Boşanmayla ilgili sebeplere değinen şöyle istatistikler buldum.
Türkiye
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/234604
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/37422
Avrupa ve Türkiye
https://tr.euronews.com/2020/01/06/turkiye-ve-avrupa-ulkelerinde-bosanma-oranlari-ne-durumda

Epey ayrıntıya girilmiş, incelersiniz.

--/--

Ben şehirdeki evliliklere dair bazı gözlemlerimi aktarayım.

Birincisi, günümüzde insanlar genel olarak dürüst değiller. Evlilik öncesinde birbirlerine iyi yanlarını gösterip, kötü yanlarını gizleyip diğerini kandırıyorlar. Evlenince takke düşüyor kel görünüyor.

İkincisi, günümüzde insanların tatmin seviyesi çok yükseldi. Ben çocukken çikolata-dondurma-oyuncak-bisiklet çok nadir elde edilen şeylerdi. Üstelik çok pahalıydı. Bir çocuğa "dersini çalışırsan, sınıfı geçersen çikolata alırım" diyerek motive edebilirdin. "Doktor-mühendis olacaksın" dediğinde etkili olurdu. Şimdinin çocuklarını motive edecek şey bulamıyorsun. Çocuk büyüyünceye kadar -eskiyle kıyaslandığında- o kadar çok şeye doyuyor ki, tattıklarından daha fazlası çoğunlukla limitleri aşıyor, ulaşılamaz hedefler haline geliyor. Bu hedeflere ulaşmak için ya kişiliğinden ödün veriyor, ya sisteme boyun eğiyor, ya depresyona giriyor.

Ebeveyn desteğiyle evlenenlerin bir kısmı, ebeveyn desteği ortadan kalkıp hayatın gerçek yüzüyle karşı karşıya kalınca evlilikleri sarsılıyor.

Bir kısmı evliliğin TV dizilerindeki boyalı senaryolar gibi olmadığını ev işi yapmaya başlayınca anlıyorlar. Bu andan sonra evliliğin devamını erkeğe-kadına biçilen role boyun eğmek-eğmemek-katılımcı olmak belirliyor.

Ebeveyn etkisi-baskısı evliliği bitirebiliyor.

Kadının ekonomik olarak güçlü olması evliliğe genellikle olumsuz etki ediyor. Toplumun erkeğe-kadına biçtiği rol, ebeveynler ve toplum tarafından her fırsatta başlarına kakılıyor çünkü.

Evlenenler avanak tiplerse, evliliklerinin masallardaki gibi süreceğini zannediyorlar. Oysa, şehirde iki çıplak bir hamama yakışıyor.

Gözlemlerime göre ekonomik sorunlar ağır basıyor.

Şehir, sesiyle-trafiğiyle-kalabalığıyla-insanların saygısızlığıyla-insan dokusunun kozmopolitliğiyle ciddi bir stres kaynağı.

Yıldıztozu
19-06-2021, 10:43
Evlilik ilkel bir etkinlik olarak tanımlanabilir. Geleceği olmayan bir kurum.
Dayanağı üreme-çocuk büyütme üzerine.

Bana kalırsa genetikle oynanıp her bireyin kısır olarak doğması sağlanmalı. Çocuk yapmak, hamile kalmak gibi kavramlar yok olmalı.
İnsan üretimleri laboratuar ortamında sınırlı sayıda gerçekleştirilmeli. Bebekler aile ortamında büyümek yerine laboratuar ortamında bir çeşit simülasyon içinde büyütülmeli. Devamında belirli aşamaları başarıyla tamamlayan insan yavruları doğaya salınmalı.

Bu söylediklerim bilim kurgu gibi gelebilir ama insanlık küresel ısınma, savaşlar, ekonomik sorunları aştıktan sonra bu tarz çözümlere kafa yoracaktır.

copernicus
19-06-2021, 12:22
İnsan üretimleri laboratuar ortamında sınırlı sayıda gerçekleştirilmeli. Bebekler aile ortamında büyümek yerine laboratuar ortamında bir çeşit simülasyon içinde büyütülmeli. Devamında belirli aşamaları başarıyla tamamlayan insan yavruları doğaya salınmalı.



Genetik kusurların aktarımının kesimi şart. Hasta beyinli insanlar para-güç-makam sahibi olarak diğer insanlara yaşamlarını dar ediyorlar. Zulm ediyorlar. Paylaşmıyorlar... v.s. v.s.


Bu konu bir çok filmde işlenmiş esasında... Kimileri insanın beynini sıfırlayarak işlemiş. Benliğini yitirtip, robotlaştırarak işlemiş. Kimileride laboratuvarda üretilen embriyo olarak v.s.


Çok komplike bir sorun. Aşağısı sakal yukarısı bıyık diyoruz biz bu duruma halk dilinde. Çünkü bu kararı alabilecek insanda nihayetinde o kusurlu genlerden gelen olacak.

Sonra olay ölümcül deney filmine dönecek v.s.

Barlas
19-06-2021, 13:05
Çok teşekkürler arkadaşlar, güzel ve faydalı yorumlar yapmışsınız...

Evliliğini yürütemeyen arkadaşlarımdan birinin evlilik hakkında söylediği bir cümleden bahsetmeden geçemeyeceğim...

Demişti ki, "Ağbi bir süre sonra karının g*tünü tuttuğun zaman kendi g*tünü tutmuş gibi oluyorsun."

ilahimasal
19-06-2021, 14:23
Resmiyetteki evlilik?

İki bireyin beraber yasayabilmesi ?

Fikrim ise
Mademöyle
Neden resmi evlilik yada , beraber yaşayamayı beceremedigin insanla evlilik dedigin olaya girişiyorsun a.q cocugu demekte mahzur görmüyorum.
Evlenme yaprak kafalı denilebilir.

Barlas
20-06-2021, 11:14
beraber yaşayamayı beceremedigin insanla evlilik dedigin olaya girişiyorsun

Sayın ilahimasal hocam, şu da var: Ülkemiz şartlarından dolayı olsa gerek, ezici çoğunluğun evlilik öncesi beraber yaşamayı test etme imkânı olmuyor.

Singularity
21-06-2021, 10:05
Konu eskiceymiş. Daha seyrek yazdığım dönemlerde açıldığından mütevellit olsa gerek fark etmemişim. Ben o zamana göre değil de günümüz konjektürüne uygun olarak düşüncelerimi paylaşacağımdır.
Evliliğin olmazsa olmazı karşılıklı saygı ve sevgidir. Önce sevgi olacak tabi, sevmiyorsan en baştan işler yürümez. Saygı da olacak, yoksa bir süre sonra karşılıklı saygı yoksunluğundan dolayı kavgalar başlar ve iş yine biter. Ancak günümüzde evliliklerin önündeki en büyük engel ekonomik.
Dünya nüfusunu hedef alan ve ABD'de adına "bilim kurulu" (Science Board) diyen küresel çete ve uzantıları, nüfusumuzu azaltma stratejilerinin bir sonucu olarak evlilikleri hedef almaktadır. Bu yüzden küresel ekonomik krizi yaratmışlardır.

Arkadaşlar gerçek manada ekonomik kriz yoktur, olamaz. Ekonomik kriz teori dışı bir olaydır, böyle bir şey gerçek olamaz. Kapalı bir çevrede aranızda deniz kabuğu takas ederek ticaretinizi yürütebilirsiniz. Ama küresel sistemde insanları istedikleri gibi köleleştirmek ve kullanabilmek için para icad edilmiştir. Bu sayede para yok diyerek istediğiniz yerde kriz çıkarabilirsiniz. Kısacası küresel ekonomik krizin kaynağı parayı tekelinde tutan küresel çete ve onun adını "bilim kurulu" olarak tanımlayan köpeklerinden başkası değildir.

Küresel çeteler insanları ekonomik yönden sıkıştırarak aileyi hedef alırken, adına bilim kurulu denen soytarılar insanları eve tıkarak parasızlık içindeki karı kocanın daha rahat kavga etmesine zemin hazırlarlar. Her gün sabah akşam yüzünü gördüğün biriyle kavga etmemek imkansızdır. Bunun sonucunda taraflardan biri evi terk eder, kaçınılmaz olan budur.
Netice itibariyle evliliklerin önündeki en büyük engel küresel çete ve ABD'de kurulu Science Board adıyla bilimi temsil ettiğini iddia eden soytarılardır.
Çözüm ekonomiktir, ve biraz da direniştir. Zincir Marketlerden birine girdiğinizde çalışan kasiyer "abi maskeni düzgün takar mısın" diye soruyorsa bu soran kişi ya hiç medyayı, sosyal medyayı takip etmeyen cahil cühela birisidir, komploların farkında değildir, ya da farkında olmadan küresel çetelerin oyuncağı olmuştur. Ben daha az nefes alıp solunum güçlüğü çektiğimde eline ne geçecek? Hiç bir şey birazdan eve gideceksin ve hem oksijensizlikten hem de yaşadığın gerilimden dolayı eşinle kavga edeceksin. İşte bunlar hep küresel çete ve onların köpeklerinin oyunu. Sakin, sabır, sabır, sabır...

Şüpheci Dinsiz
21-06-2021, 14:34
Başlıkla ilgili olmayan iletiler forum kirlerine atıldı.

TuranDursun.com moderasyonu

Ahlaksız
22-06-2021, 21:07
https://twitter.com/nobasaran/status/1406886386100314114
:)

Barlas
22-06-2021, 23:45
Bir kere evlendim, yürütemedim, dört sene önce eşimden ayrıldım.

Ama yalnızlık, kadınsızlık, bir hayat arkadaşına sahip olmamak canıma tak etmiş durumda, fakat yeniden evlenmekten de son derece çekinmekteyim. Yani zor bir durumdayım arkadaşlar, ciddi manâda hem de. :(

---------------

(ekleme)

Yani, benim anlayabildiğim/kavrayabildiğim kadarıyla, bir kadını mutlu edip, ömür boyu mutlu bir evlilik yürütebilmek için şunları yapacaksın bir erkek olarak:

- Devamlı ona ilgi göstereceksin
- Ne olursa olsun sinirlenmeyecek, ses tonunu yükseltmeyeceksin
- Devamlı pozitif olacaksın
- Ona devamlı güzel sözler söyleyecek, iltifatlar edeceksin
- Devamlı espriler yapıp onu güldürmeyi başaracaksın
- Periyodik olarak çiçekler, hediyeler alacaksın
- Devamlı olarak evine misafirler gelecek ve sen onunla misafirliğe gideceksin, konuşmalar bomboş da olsa tahammül edeceksin
- Hayatın işin ve eşinden (+çocuklarından) ibaret bir hayat olacak,
- Her sene onu deniz kıyısında bir yerlere tatile götüreceksin
- Devamlı onu dışarıda gezdirecek, onu dışarıda yemeğe götüreceksin
- Yatakta tıpkı bir porno film yıldızı gibi azgın ve yaratıcı olacaksın
- Doğum gününü, evlilik yıldönümünü vb. günlerden hiç birini asla unutmayacaksın,
- Ona bir Tanrı'ya tapar gibi muamele edeceksin, saygıda en ufak bir kusur etmeyeceksin,
- Yemek, çamaşır, bulaşık ne varsa, tüm ev işlerinde ona yardım edeceksin
- Devamlı onunla konuşacak, sohbet edeceksin

Ve saire, ve saire... Bu listeye daha da çok şey vardır eklenecek, şu an aklıma gelmeyen.

Evet, bir gün değil, beş gün değil, üç ay değil, üç yıl değil, beş yıl değil, ölene kadar yıllarca bunları yapacaksın.

Bunları yapabilen kaç erkek vardır, bilemiyorum. Ben beceremedim.

Singularity
23-06-2021, 10:13
Beceriksizlikten olsa gerek. Listeyi çok güzel sıralamışsın.

Bizim bir arkadaş Ukraynalı bir kadınla evlendi, bu saydıklarının çoğunu yapmadı, evliliği 15 seneyi geçti, sadakatsizlik yok hiç bir şey yok, iki çocukları var gayet de mutlular.

Sorun belki kezbanlıktan kaynaklanıyor. Tabi ben evli barklı adamım, başka kadınlarla öyle pek işim olmaz ama bir sefer Akdeniz bölgemize tek gitmiştim, namusumu yabancı kadınlarından zor kurtardım. Şaka şaka, öyle üstüme atlamadılar tabiki ama bir çok yabancı hatun içten içe kaynıyor resmen, hareketlerinden belli yani. Yani mesajı aldın mı bilemiyorum ama, bizimkilerin kezbanlığı Ruslarda Ukraynalılarda filan yok. Hatta başka bir arkadaşım İsveçli bir kadınla evlendi, bildiğin taş. Burada yaşasa manken diye geçinirdi, İsveçte yaşadılar. İki de çocuk yaptılar, bunlar 15-20 sene sonra boşandı ama adamın gözü hep dışardaydı filan.

Bir arkadaşım Amerikalıyla evli, bir gitti bir daha dönmedi, 20 yıldan fazla. Cenazeler hariç gelmiyor.

Dikkate almanı ve yabancı kadınları da düşünmeni dilerim. Tayvanlılar hariç, nedenini yazmıyacam. https://turandursun.com/forumlar/images/smilies/biggrin.gif

Eğer Türkle evlenmeseydim Endonezyalıyla evlenirdim. Hem sadık oluyorlar hem de Türklere karşı fazlasıyla ilgililer. Hatta öyle biriyle arkadaşlığım oldu, yani normal arkadaş manasında, Bakanlık müsteşarı yardımcısı mı ne.

Sen de öyle yap bence. Globalizm çağındayız, sınır filan düşünme, sınırları aş. Sanki Türkle evlendin diye para mı veriyorlar.

Yıldıztozu
24-06-2021, 20:23
Ama yalnızlık, kadınsızlık, bir hayat arkadaşına sahip olmamak canıma tak etmiş durumda, fakat yeniden evlenmekten de son derece çekinmekteyim. Yani zor bir durumdayım arkadaşlar, ciddi manâda hem de.

İnsan ilişkileri karmaşıktır. Kimse birbirini tam olarak anlayamaz. Herkes kendi kafasının içinde yalnızdır. Tanrıyı yaratma sebeplerimizden biri de bu. İç sesimizdeki yalnızlığı tanrıyla konuşarak paylaşmak. Hepimiz şizofreniz de. Kendi içimizle konuşuruz.

Ne olursa olsun sinirlenmeyecek, ses tonunu yükseltmeyeceksin

Her kadın bu kadar tahammülsüz değildir. Sana daha uygununu bulmayı deneyebilirsin.
1-2 yıllık tanıma süreci yaşamak önemli. Baktın olmuyor, yine ayrılırsın:)
Bir de çocuk varsa daha tahammüllü olurlar genelde.

Evrimsel olarak sosyal bir canlıyız. İletişim kurmadan, arkadaş edinmeden yaşayabilmemiz pek mümkün değil.
Bulacağımız hiçbir arkadaş bize tam uygun olmayacak da. İşte bu hayatta sıkıntının/kötülüğün kaçınılmaz olduğu gerçeğini yüzüme vuran durumlardan biridir.
Yalnızlığın ve ilişkilerin her ikisinin de sıkıntılı ve güzel yanları var.
Yapabileceğimiz tek şey sıkıntıyı minimize edip güzelliği maksimize etme çabası.

Khaos
25-06-2021, 12:29
Kaybettim zannettiklerin, kurtuldukların belki de...

Biraz klişe bi cümledir ama olay budur.

Singularity
25-06-2021, 13:10
Evrimsel olarak sosyal bir canlıyız. İletişim kurmadan, arkadaş edinmeden yaşayabilmemiz pek mümkün değil.
Çok güzel bir saptama yapılmış. Tam da bu noktadan konuya farklı bir yaklaşım göstermeyi istiyorum.
Evlilik dediğin şey nedir? Neden evlilik? Şimdi yukarıdaki ilk yazıyı okuyunca sorunun aslında "yalnızlık" olduğunu anlıyoruz. Bir başka açıdan bu durum arkadaş eksikliği olarak da tanımlanabilir. Geçici sevgili, yaz aşkı, sadece arkadaş, fakbadi gibi alternatifler var. Yani neden illa evlilik? Bence esas üstünde durulması gereken sorunsal budur. Evlilik şart olmadığı gibi erkeği bağlayan ve onu zayıflatan bir olgudur. Evlilik kadınlar açısından avantajlıdır. Çünkü genellikle kadınlar yalnızken zayıftır ve bir korumaya ihtiyaç duyarlar. Elbette böyle olmayanlar da var ama geneli böyledir. Erkekse önce kadın, ardından çocuklar da olunca bir çok zayıf müttefik sahibi olur. Ve tüm bu müttefiklerini savunmak, korumak zorunda hisseder. Peki ama neden? Akrabalık mı? Yani baba çocuk ilişkisi gibi. Mesele nedir? Genlerinizi aktarmak. Gen dediğin rakamlarla ifade edilen bir olgu. Örneğin ben 11111'sem, akrabam 11110 olur, bir başkası 01232 gibiyse akrabalığım yoktur. Şimdi ben 11110'ı koruyorum çünkü genetik açıdan bana benziyor. Ama 01232 gördüğüm zaman düşmanca davranıyorum, çünkü genetiği, yani sayıları benim sayılarıma benzemiyor. Aslında bunları birbirine çarpıp bölünce istediğin sayıyı elde etmek mümkün.



Örnek, ben 11111'im, akrabam 11110. Bir yaklaşık sonuç. Şu ikisi akrabam değil: 10101 ve 01010. bunlarla 2 ya da 3 benzerliğim var. Ama bunlar evleniyor ve birisi 11111 ve diğeri 00000 olan iki tane çocuk oluyor. Birincisinin genetiği benimkiyle aynı. Ee? O zaman bununla akrabalığım daha fazla.


Benim başıma çok geldi mesela bir olay olmuş, Irak'ta, Suriye'de, veyahut Afganistan'da, bazen ABD'de, orada öylesine rastgele bir adama bakıyorum, oha lan bana bayağı benziyor. Genetiğine baksak akraba çıkarız. Ama kategorik olarak akraba değil. Neyse. Saçmalık yani. Akrabalık saçmalık. Akrabalık tamamen küreselciler tarafından uydurulmuş bir kavramdır. Çocuk istiyorsan tüp bebek yaparsın, ya da daha olmadı evlat edinirsin.



Çocuk sahibi olacağım diye elalemin sidiklisinin kahrını çekmeye ne gerek var.

ilahimasal
26-06-2021, 00:01
"Tipi "fark etmeyen ikili ilişkilerde , anlaşmazlık durumunda , ayrılıgın ardından o ilişkiyi bokla sıvamak anlaşılır gibi degil.
Halbuki ayrılık gayet normal bir durum iken

Forumun formatı DINLERDEN ÖZGÜRKEN , üyelerinin yapısıda dinlerdeki erkek egemen duruma karsı eleştirel ve hatta bu egemenligi kırmak iken bu başlık altında tahmin ettigim kadarı ile yazanların tamamı erkek olan kisiler EVLILIK denen ilişkide kadını yani disi olanı suçlu , gecimsiz , problemin sebebi v.s olarak işaret ediyorlar hatta kadın sadakatinden bahsedenler var????

Şu çok elestirdiğimiz islam dininde kadına olan bakıs acısı ile buradaki evlilik yada ikili ilişkilere bakış açısında ne fark var?

Bu formun ateist , deist , aydın üyeleri bu forumundan hiçmi nasiplenmedi?
Belkide kolpacılık oynuyorlar ne bileyim !

Tipi fark etmeyen ikili ililişkiyi beceremiyorsan yapma .

Forumun bildigim kadarı ile faal olan ve epeydir yazmayan bir kadın üyesi vardı o olsaydı belki bir seyler yazardı ama yok.

Kadın şunu bunu istermişte , sadık olacakmışta bilmem ne ?
İster tabi kadının doğası neyse onu yapmayı tercih eder. Dogal halini bozmak istersen duvara carparsın.
Kokmuş erkegi hangi kadın tercih eder? Erkegin dogasıda kokuşmuşluk işte

Adama bak ya " sadakatten " bahsediyor BOYNUZLANMAKTAN korkuyorsan ya evlenme yada boşan , ayrıl....

Tipik ortadogu erkegi işte ya kokar yada korkar
Tipik ortadogu erkegi ---> islamın şekil verdigi
Tipik ortadogu kadını ----> islamın şekil verdigi

Madem böyle düşünüyorsunuz neden hz muhammedi ve peşine düsenleri elestiriyorsunuz?

Khaos
26-06-2021, 14:41
Tamamen gereksiz bir kurum.

Her insan teki, kendisini hayatının öznesi olarak kurar. Bunu yaparken birçok şeyden etkilenir.
Düşünce sisteminden yaşadığı kültürel atmosfere kadar.

Bir kurum olarak evliliğin,kişinin kendisini özne olarak kurmasını etkilememesi belirlememrsi düşünülemez.

Problem yanlış insanla evlenmek değil
Problem evlilik denen kurumun kendisinin yanlış olması.
Dizayn edilmiş bir mülkiyet ilişkisi biçiminin tam ortasına girip sonrada o mülkiyet ilişkisinin getirip dayattığı onlarca şeyin etkisinden bağımsız kendin olamazsın.

Şu ya da bu şekilde evlenmiş ve sonrasında boşanmış olanlar;
Evlilik denen kurumu denediniz
Bi de evlenmeden hayata devam etmeyi deneyin.

kartopu
27-06-2021, 11:09
Evlilik ilkel bir etkinlik olarak tanımlanabilir. Geleceği olmayan bir kurum.
Dayanağı üreme-çocuk büyütme üzerine.

Bana kalırsa genetikle oynanıp her bireyin kısır olarak doğması sağlanmalı. Çocuk yapmak, hamile kalmak gibi kavramlar yok olmalı.
İnsan üretimleri laboratuar ortamında sınırlı sayıda gerçekleştirilmeli. Bebekler aile ortamında büyümek yerine laboratuar ortamında bir çeşit simülasyon içinde büyütülmeli. Devamında belirli aşamaları başarıyla tamamlayan insan yavruları doğaya salınmalı.

Bu söylediklerim bilim kurgu gibi gelebilir ama insanlık küresel ısınma, savaşlar, ekonomik sorunları aştıktan sonra bu tarz çözümlere kafa yoracaktır.

İnsanlar kafa yoracak çok şeyler bulabilir Ama Önce İnsan olmalı İnsanlaşmalı bir çok gereksiz yükü sırtından atmalı. Örneğin, mal mülk gibi, çalım satma öğünme gibi.

Barlas
27-06-2021, 18:59
Evlilik denen kurumu denediniz
Bi de evlenmeden hayata devam etmeyi deneyin.

Sn. Khaos, şahsım adına konuşuyorum; işteyken harala gürele vakit geçiyor. Ama iş bitince eve geldiğimde dört duvar arasında, insan bir ses, bir can yoldaşı arıyor gerçekten. Öteki türlü geceler hücre hapsi gibi geçiyor, çok sıkıcı.

Müzik, internet, kitap, ya da çık sap gibi gez gez, nereye kadar?

antkanser
27-06-2021, 21:26
Sn. Khaos, şahsım adına konuşuyorum; işteyken harala gürele vakit geçiyor. Ama iş bitince eve geldiğimde dört duvar arasında, insan bir ses, bir can yoldaşı arıyor gerçekten. Öteki türlü geceler hücre hapsi gibi geçiyor, çok sıkıcı.

Müzik, internet, kitap, ya da çık sap gibi gez gez, nereye kadar?

adam sana yalnız yaşa demiyor ki!.. can yoldaşını evlilikle bulamazsın. kağıt üzerine verilmiş sözle devletin pezevenkliği ile can yoldaşı bulamazsın diyor.

birde gerçekten can yoldaşı bulursan şayet,(bu ortamda çok zor) sakın onu, evlilikle öldürme, beraber yaşa, diyor.

Khaos
27-06-2021, 21:40
Sevgili dostum
Seni görmek çok güzel

Anlatmak istediğim de ancak bu kadar güzel anlatılabılırdi.
Teşekkür ettim

ilahimasal
28-06-2021, 00:21
Konu sahibi üye başından beri çok çelişkili konuşuyor.
Çelişkisi niyetinin kötü olmasından degil kafasının karışık olmasından sanırım.

Birisi ile yaşamak istiyorsan ve medeni durumunu değiştirmek istiyorsan kimseye sorma , kimseye danışma , zerre akılda alma çünkü iyi olursa kendinden kötü olursa akıl aldıgından bilirsin .

Hem bize ne yahu senin medeni durumundan alalala.