PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : küresel ısınma islamın kapanma emrini zorluyor...


dolfen
26-06-2007, 20:51
allahın bi hikmeti olsa gerek artık emir ile kapattıgı insanları sıcaklık ile test mi ediyor ne!!!!

walla dayanamayıp açılan var...

heryere saçılan var...

ölenleri saymıyorum...

yoksa bu bir şeytan hilesimi...

havvayı tanrının sözünden çıkarmak için.... :lol:

26-06-2007, 23:47
Sevgili dolfen,

simdi bu baslik bize ne katacak? Dunyamiz anti-islam ironisinden mi ibaret. Bu sozlerimi elestiri degil, dert yanmak olarak gor. Actigin basliklarin buyuk bir cogunlugunun hacimsiz oldugunu dusunuyorum.

NedimYilmaz
27-06-2007, 00:35
sevgili respendial,

Lütfen muhalefet olarak algılanmasın, fakat ben de aynı şeyi sizin imzanız için düşünüyordum.

Pot kırdıysam affola.

sargon
27-06-2007, 00:44
Dolfen, Cafe bölümünde forum açma şampiyonu oldun. *:D *:D

27-06-2007, 01:18
Sevgili NedimYilmaz,

hasa pot kirmak ne demek, dikkatini cekmesi cok hos ama yeri ve zamani garip neyse. Benim imzam, evrim teorisini elestiren insanlarin seviyesini gozler onune suren ironik bir alintidir. Ozeti de sudur; guler misin :) aglar misin :(

hiramusta
27-06-2007, 09:27
Bu sıcaklarda örtünmeyenin aklına şaşarım.Örtü bizi, hem soğuklardan,hem sıcaklardan,hem de niyeti bozuk gözlerden korur.

vacsmt
28-06-2007, 18:31
Bu sıcaklarda örtünmeyenin aklına şaşarım.Örtü bizi, hem soğuklardan,hem sıcaklardan,hem de niyeti bozuk gözlerden korur.

Ya evet yeni birşey daha öğrendik (!).Sıcaktan korunmak için üstümüzdeki örtüyü veya
giysiyi çıkarmak daha ince giyinmek yanlış (!) .Yapmamız gereken daha da örtünmek
ve böylece hem sıcaktan hem de kem gözlerden korunmakmış (!)
Bayağı eğlendim yani şu Hiramusta'da olmasa bu sitenin tadı tuzu kalmadı zaten.
Şunun şurasında kaç tane eski üye kaldık ki *?

misket
04-07-2007, 19:25
Arkadaslar merhaba, siteye dun uye oldum .Burada *olup, verilen bilgileri okumaktan keyif aliyorum.Hiramustanin soylemek istedigi ,bence ortunun ustelik kara carsafla ortunun ,boylece gunesin tum sicakligini hissedip *susuzluktanve sicakdan bayilin .Boyle 2-3 gun gezerseniz zaten olursunuz boylece nufus azalir. :lol:

InVitatio
05-07-2007, 02:21
sevgili vacsmt
din bilgin nasil ne kadar fazla bilgim yok ama genel kültür bilgin olmadigi kesin ;)
dostum hiramustamin anladigim kadari ile demek istedigi insanin bedenini günesin sicagindan
genis elbisler araciligi ile bedenin üzerine bir gölge ederek korunmasi
simdi sen "ne diyor yaw bu müslüman" diyeceksin ama istersen bir dene
yarin oturdugun evin tüm perdelerini tüm gün boyu kapat, kaldigin odalara günes isinlarinin ve sicak havanin girmemesini sagla, odalari gölgele *ve aksam üstü o odalara söyle bir gir......
allah serinlik versin ...:)

05-07-2007, 22:45
Ben bu aralarda Bodrum'dayım. Dolayısıyla kapanmaya kalkanları plajlarda gözlüyorum. Bunlar "haşema" denilen özel mayolar giyiyorlar. *Böylelikle Allah'ın kapan emrine uyarak sevap işlediklerini düşünüyorlar. Ya da, erkek egemen toplumumuzda kocaları, kardeş veya ağabeylerinin benzer düşünceleri ile öyle davranmak zorunda kalıyorlar. Bu ne biçim dindir ki erkek istediği gibi rahat giyinir; kadın ise örtü içinde ölüme reva görülür. Bu haşemalar kadının her tarafını örtüyor. O korkunç sıcakta kadın denize girse bile ısıdan çıldırır. Bir de çoğunluğu naylon, dolayısıyla sağlıksız olan örtü içinde analarımızın , kızkardeşlerimizin ne hale geldiğini düşünün. Bütün mikropların parazitlerin üreyebileceği ortama en sevdiklerimizi sokuyoruz. Nedeni ? Sadece islamın bizi soktuğu salakça durum. Seks düşüncesinin dışına çıkamayan örümcek kafalı erkek egemen bir toplum. Aydınlanma çağını atlatamayan müslüman toplumların kendi bireylerini, canlarını dışlayan anlaşılmaz yanılgısı...

Efendiler, siz insansanız ananızı, karınızı, kızkardeşinizi, kızınızı da insan olarak düşünmelisiniz. Sizin cinsel duygularınız var da onların yok mu? Onlara hayat hakkı tanımıyorsanız sizin de hayat hakkınız olmamalı. Siz, dişi yakınlarınızı cinsellikten alı koyduğunuzu, böylelikle sevap işlediğinizi düşünüyorsanız ikiyüzlüsünüz. Bunu sevapla ilgisi yok. Sadece geri kalmış toplumun erkek bencil dışa vurumluluğu içinde düşüncesizliğinizi, yabanlığınızı yaşıyorsunuz demektir.

Bu ahlak olguları toplumumuzu 1950'lerden bu yana yanlış yönlendiren dinci çıkarrcıların devleti yozlaştırmayı sürdürmesiyle geldiğimiz berbat durumdur. Lanet olsun onlara...

mhmd
05-07-2007, 23:31
Bir; her cümle için (zorlama dahi olsa) bir başlık için öncelikle tartışma sahibini kutlamalı.
İki; görünüşte zararlı görülen ne varsa ortaya döküp din kisvesine sardığı için kutlamalı.
Üç; bu kutlama da bizim için, böyle bir başlığa cevap yazanlan bizim gibi safları kutlamalı.

Gelelim konunun uzman görüşü ne der kısmına;

- Ultraviyole ışınlarının en güçlü olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında güneşe çıkmamaya ve açık hava aktivitelerini mümkün olduğunca sınırlandırmaya özen gösterin.
- En az 30 koruma faktörlü bir güneş koruyucu tercih edin. Koruyucunuzu her 2 saatte bir yenileyin. Terleme ya da yüzme sonrasında güneşten koruyucunuzu tekrar sürün.
- Güneş koruyucularının etkinliği SPF olarak adlandırılan bir faktörle ölçülmektedir. Kullanacağınız güneş koruyucusunun en az 30 faktörlü olmasına dikkat edin. Ancak SPF’nin sadece UVB ışınlarına karşı korumayı ölçtüğü unutulmamalı. Kullanacağınız güneş koruyucusunun deri yaşlanmasında, güneş yanıklarında ve kanser oluşumunda etkili olan UVA’ya karşı da etkili olabilmesi için en az 30 SPF faktörlü olması yanında parsol, mexoryl, titaniumdioksid ve zinc oksid gibi maddeleri içermesi önemli.
- Suyun verdiği serinlik hissi sizi aldatmasın. Çünkü güneş ışınları zararlı etkilerini su içinde bile gösterebiliyor. Dolayısıyla korunmasız bir şekilde suda bulunmamaya dikkat edin.
- Açık havada, sıkı dokunmuş, kol ve bacaklarınızı kapatan uzun giysileri tercih edin.
Geniş kenarlı, enseyi ve kulaklarınızı da koruyacak özellikteki şapkalar örtüler kullanın.
- Katarakt oluşma riskini azaltmak için UV korumalı güneş gözlüklerinden yararlanın.
- Güneşin cilt üzerindeki harabiyetin çoğu 18 yaşına kadar geliştiğinden çocuğunuzun cildini korumak için küçük yaşlardan itibaren güneş koruyucu kullanmasına özen gösterin.

Kaynak (www.acibademhastanesi.com.tr)

Devam etmek abesle iştigal olacak.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

InVitatio
06-07-2007, 02:42
sevgili mhmmd

- Açık havada, sıkı dokunmuş, kol ve bacaklarınızı kapatan uzun giysileri tercih edin.
Geniş kenarlı, enseyi ve kulaklarınızı da koruyacak özellikteki şapkalar örtüler kullanın.

bu satirlari cok degerli ve bir o kadar kiymetli forumdasimiz vacsmt'a özel mesaj yolu ile mutlaka okumasini saglamaliyiz :)

dilaver
06-07-2007, 02:47
Sn mhmmd

* * *yani şimdi de İslamiyetin örtünme emrinin hava sıcaklıgından dolayı mı ortaya kondugunu savunuyorsunuz. Neden bu mudur. Neden buysa, bu neden sizin açıkladıgınız şekilde hangi tefsircinin kitabında yer almaktadır. Örtünme emrinin gerekçesi iklim koşulları mıdır, yoksa cinsellik midir.


* * saygılarımla

InVitatio
06-07-2007, 03:21
sevgili dilaver
burada anladigim kadari ile forumdasimiz mhmmd , degerli dostumuz vscamt fazla iyi düsünülmemis iletisine cevaben bir mantikli ileti asmistir burada din'in emirlerinden cok , bir toplumsal gercekten yola cikilmistir.
sicak havada beden "gölgeli" tutulmali ! ki serinlik olsun
bunun ille de din ile degil ama mantik ile alakali oldugunu düsünyorum
ama arkadaslar kendilerini o kadar anti-islamist bir yorum yazmaya kendilerini sartlandirmis ki
nerde "kapanmak" ile birseyler okuyunca hemen icgüdüsel fazla üzerinde düsünülmemis tepki veriyorlar.




islamin giyim kusamindaki görüsleri ise daha ciddi bir baslik altinda karsilikli yorumlanabilinir diye düsünüyorum.

örtünmek öncelikle ahlaki bir deger yargisi ile degerlendirilmelidir.
toplumlarin ahlaki deger yargilari ile aciklanabilinecek bir durumdur.
eger bizim ahlak deger yargilarimiz ciril ciplak ulu orta dolasmayi dogru buluyorsa
burda din'in fazla yaptiri gücü olmadigini düsünüyorum
ama ahlaki degerlerimiz medeni bir sekilde giyinmemizi dogru buluyorsa
kurani kerimde'de inanlar icin bir yol gösterici rehberdir.
yani degisken olan islam seriati günümüz bu sorununa zamaninda nasil bir durus sergilemistir
ve bu durus bugün icinde gecerliligini sürdürebilmek icin ayni ortam mevcut mudur ?

hiramusta
06-07-2007, 09:07
Mhmmd ve İnvitatio yeterli açıklamalarda bulundukları için benim ekleyecek birşeyim yok.Kendilerine teşekkür ederim.

mhmd
06-07-2007, 09:09
Sn. dilaver,

Mantıktan önce tepkiyi,
Akıldan önce nasları,
Bilimden önce hurafeleri, koymayan, Sn. dilaver in gerçek düşüncesinin bu olmadığını düşünüyorum.
Aceleyle okunmuş yazım, aynı acelecilik ile yorumlanmış.

Sn. çok başlık açan yazarımızın ilk yazısındaki boşluk ve yanlış saptamalarına karşı bir ironi idi, cevabım.
Kendi deneyimlerim ve düşüncelerimi açmama nedenim de, "-Yine demogojiye başladı" lafından bıkmışlığım.
Ama anlaşılan o ki kuyudan taşı çıkartmak bize nasip olmayacak.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

ozgur_beyin
06-07-2007, 13:11
İslamın olmazsa ,olmazları *arasına giren, ''örtünme'' fenomeni *Muhammedin kraldan çok kralcı sahabelerinden
ömerin dürtüklemesiyle oldurulmuştur. Bunun temel nedeni ,ataerkil bir toplumun, kadına tam egemen olabilmesi için, dini alet ederek , egemenliğini sağlamak için yapılmıştır.
*Bu örtünme olayını dermatolojik sebeblere dayandırmak ve *tamamen bu günkü bilgiler ışığında yapmak modern takiyyeciliktir. *Sevgili mhmmd in yaklaşımları bu nevidendir. *Muhammedden önceki araplar, dermatolojiden
haberi yoktu da, Muhammede dermatolojik ayetler mi indi? Örtünme için.
Her din vucud bulabilmesi için, keskin virajlara ihtiyacı var. Çünkü hulusi- kalbden inanan bir kul veya kişiye
ifrad ve tefride varacak kurallar manzumesi gerekir ki , kendini zorlayarak daha iyi bir, salih kul olma özelliğini
kazansın. 4444 adet bilmem *ne duası, 9999 bilmem ne duası, saçının bir telinin dahi gözükmemesi ,harama
kesin kes bakmaması .....v.b.
Esas problem ,bu günkü insanlığın geldiği düzeyde ,din ,minareye kılıf bulmakta zorlanmaktadır. İşte bu zorlamanın sonucuda, modern takiyyecilik filimleri vizyona sokulmaktadır. Tıkanıklık burdadır.
Ama islamın egemenleri kadını ,elinden geldiğince yaşamlarını, dar alana hapsetmenin peşinde olmalarına
rağmen, kendi yaşam alanlarınıda, gene dini kullanarak genişletmeye çalışmaktadırlar.
Bunun en iyi örneği Humeynidir. Humeyni TAHRİRUL VESİLE adlı kitabında.
*''EŞİNE DÜBÜRDEN İLİŞKİNİN CAİZ OLMASI ''nı söylüyor.bu fetva insani özellikleri dine uygun hale getirip
erkeklerin aklının bir köşesinde yatan derin''arzulara'' yol açmaktır.
*Halbuki bu bizim yaptığımız(insanların) *sexin, her çeşidi maymunlardada vardır. Bizden ne fazla, nede eksiktir
sex hayatları. İki insanın *kimsenin kılavuzuluğuna ihtiyaç duymadan aklına geleni yapabilirler.
bu iki insan arasında geçecek *SEX hayatı ,din ulularını ilgilendirmez. vesselam.

dilaver
06-07-2007, 14:02
eger bizim ahlak deger yargilarimiz ciril ciplak ulu orta dolasmayi dogru buluyorsa
burda din'in fazla yaptiri gücü olmadigini düsünüyorum

* * * invitatio nun bu paragrafı biraz demagoji kopmakta. Çırılçıplak ulu orta dolaşmayı savunan olmadıgını düşünüyorum. Bu biraz çarpıtma olmuş. Ama her şeyde çıplaklık aramanın da anlamsız oldugunu düşünüyorum. Mesele artık şeri müslümanlar tarafından çıplaklık meselesinin dışında bir emrin uygulanıp uygulanmama meselesi haline gelmiştir. Allah buyurmuştur o halde uygulanacaktır.

* * * Bu ayetin uygulayıcıları bunu sadece ve sadece Allahın emirlerinin mutlaka uygulanması gerektigi cihetinden hareketle örtünmektedirler ve örtünmeyi teşvik etmektedirler. Bu eylemlerine de her ayetde oldugu gibi fenni kılıf bulmaya çalışmaktadırlar.

* * * *Benim karşı çıktıgım budur. Önce örtünme eylemini reddetmek gerekiyor, hele hele bunu bir yaptırım olarak dikte ettirerek kişi ve kadın özgürlügünü ayaklar altına almaya son vermek gerekiyor. Sonra da iklim şartlarına göre giyinme ve güneşten korunma olayına bakmak gerekiyor.

* * * * Homo sapiensin giyinme alışkanlıgı edinmesi iklim koşullarının bir sonucudur ve dogal olarak üşüdükleri için ortaya çıkmıştır. Ancak edep yerlerinin kapatılması şeklinde örtünme tek eşliligin bir sonucudur, mülkiyet güdülerinin gelişmesiyle ortaya çıkar. Kadının edep yerlerinin örtünmesi ise kadın aybaşı olayının ay tapımı ile ilişkilendirilip ona tabu ve kutsallık atfedilmesi ile birlikte yürüdügünü düşünüyorum. Tabi süreç içerisinde buna estetik de ilave edilmiş.

* * * * *Bu arada hadisi kabul etmeyenlerden dogal olarak şunu istemek durumundayım. Bu ayetleri nasıl degerlendiriyorsunuz ve İslamda bir örtünme zorunlulugu var mıdır. Hadisi kabul edenlerle her halde bir sorunumuz yok. Onlar da biz de İslamın örtünmeyi emrettigini düşünüyoruz ve pratikte böyle uygulandıgına tanık oluyoruz.

* * * * * Sadece Kuranı kabul edenler için böyle bir örtünme zorunlulugu var mıdır ve örtünmeyen kadın dinden çıkmakla özdeşleştirilir mi.

* * * * * *Bu konu belki defalarca tartışılmıştır ama her gün o kadar çok yeni İslami yorumlar çıkıyor ki bazan takip etmekte de zorlanıyoruz. *


* * * * * *saygılarımla

mhmd
06-07-2007, 14:21
Sn. ozgur_beyin

"Bu örtünme olayını dermatolojik sebeblere dayandırmak ve *tamamen bu günkü bilgiler ışığında yapmak modern takiyyeciliktir. *Sevgili mhmmd in yaklaşımları bu nevidendir" Demişsiniz.

Doğru demişsiniz. Ben bir takiyyeciyim.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

vacsmt
06-07-2007, 16:51
Invitatio ya zekana ve genel kültürüne hayran oldum (!).Hemen çözmüşsün olayı....
Tabii ya en doğrusu sıcak karşısında örtünmektir.Hatta kara çarşaf en iyisidir (!)
Siyah renk ışını kırar ,geri yansıtır (!) Pardon biz işte cahiliz,hasbel kader bu
siteye üye olmuşuz.Senin gibi üstün zekalı(!) *ve donanımlı (!)kardeşlerimizin karşısında
aciz kalıyoruz.Kusurumuza bakma artık !!!

InVitatio
06-07-2007, 17:31
Kusurumuza bakma artık !!![i]
*yok sende sonucta bir yaratilmissin ve *hata yapabilirsin ;) kusur aramiyorum ki bakayim , aramaya baslarsam emin ol tonlarca bulurum...
sen ciril ciplak gez , sicak diye günes isinlari yaksin bedenini *cilt kanseri ol sonra görüselim :)


sevgili dilaver abim
Kurani Kerim aslidna bizim bugün medeni kabul ettigmiz bir giyinme tarzi öneriyor.
Kurani Kerim'de bahsi gecen ayetlerde ne bas nede kil fetisizmi vardir !
Sadece var olan bir giyisi ile *Decoltenin kapanmasi uygun görülmüstür.

peki bu islam alemi neden tesettür ve kara carsafla gezer ? benim yorumuma göre gerekmedigine göre?! bunu da o bireylerin kendi tercih haklari diye aciklamak mümkün...
yani bir genc kiz arkadasimiz , hür iradesi ile , kendi "özgürlügünden" vaz gecerek
allah rizasi icin sacini basini kapatmak istiyorsa bizlerin buna karsi diyecek sözümüzün olmamali diye düsünüyorum....

iran'daki kara carsaf ise Kuran Merkezli degil
1400 yillik bir matemin getirdigi olgudur. tamamen kültürel'dir
mollalarin basindaki sarik'da kefenleri vardir , yani kefenini yaninda tasimak ile her an ölüme hazir oldugunu gösterir,
kadinlarin kara carsaf giymesi ise, islam icindeki 1400 yildir süren bir matemin disa vurusudur...
dikkatini cekti ise kara carsafli dolasan müslüman kadinlar uzak asyada yok denecek kadar az. onlar tam tersine tesetürlü giyim kusam tarzlari son derece renkli jan janli kiyafetler ile bir stil gelistirmisler...

türkler ise hadis zirvaliklarin en cok yaygin oldugu kabul gördügü yer oldugu kesindir.
buradaki "islami giyinmek tarzi" ise dini bir gereksinimden cok sosyal bir statüyü göstermektedir....
cogu tesetürlü kizlar vakit namazlarini kilmadigi gibi
islamin diger dogrularini ne kadar sahiplendikleri de tartisilir...
bir cogunun "bende sizdenim" mantigi ile kapandigi ap acik ortada dir.
yani burada basörtüsü kendi aralarindaki "bir sosyal birligin" simgesidir...
tarikatlarin cesitli kapanma stilleri oldugunu da herkez gözlemleyebilir...
Bu islami tarikatlarin bu hadislere en cok sizlerin kadar sahiplendigi kesindir.....
cünkü bu hadisler sadece böyle bir tarikatlanmayi kabul edilir duruma sokmaktadir.

Allahin giyim kusam fetisizimi yaptigini kurani kerim araciligi ile pek fazla göremiyorum ben.....

ozgur_beyin
06-07-2007, 21:02
sevgili mhmmd , seni kırmak veya kötüleyip karalamak aklımın ucundan geçmez. *ama *her problemde
bir yerlerden konusuna binaen bir bilimsel doneye dayandırıp ''işte bilim bile kabul ediyor'' *saptamasıyla!
konuyu savunmanın *türkçedeki karşılığı takiyyedir(kelime arapça olmasına rağmen)
başka bir türlü (seni kırmamak adına) *söylemem mümkün değil.
Ama işin içine bilimsel savunmayı katmadan. '' Arkadaş ben bunun böyle olduğuna inanıyorum *çünkü benim dinim böyle söylüyor''. Dersen *bir şey deme şansım olmaz, senin inandığından vazgeçirme gibi bir gailemde olmaz.

dilaver
06-07-2007, 22:03
sevgili invitatio

* *senden cevabı almış olduk, ancak şayet takip ediyorlarsa diger Müslüman kardeşlerimizden de yorum alabilsek iyi olurdu diye düşünüyorum. Özellikle kotan, ejder, korku bu konuda farklı düşünüyorlar zannediyorum.

* * Bir de şunu sormak istiyorum, madem ki Kurandaki örtünme ile ilgili ayetler böyle yorumlanıyor, şimdiye kadar bu ayetleri tefsir edenlerin yazdıklarını ne diye yorumlayacagız. Bu insanlar İslamiyete sizin kadar vakıf degiller miydi, yoksa tefsirlerini başka bir amaçla mı yapmışlardı.

* * *Gene 20. yy a kadar sizin tarz bir Kuran yorumuna pek rastlamıyoruz. O halde 1400 senedir Kuranın anlaşılamadıgını söylememiz mümkün olabilir mi.


* * * *saygılarımla

sisyphos
06-07-2007, 23:31
Neyse ki, deniz kızını da biri düşündü ve bu sıcaklarda onu da birileri kurtardı. *Belki de kendi özgür iradesi ile hiç bir baskı altında kalmadan seçim hakkını kullanmış ve kendi kapanmıştır, kim bilir?

http://www.euroturkonline.com/index.php?option=com_content&task=view&id=423&Itemid=44

mhmd
06-07-2007, 23:37
Sn. ozgur_beyin,

Artık alıştım.
Belki de; pişiyorum, değimini kullananların durumunu daha iyi anlıyorum demeliyim.
Artık kırılmıyorum.
Kim bilir kırılacak bir tarafım kalmadığı içindir.

Ama biliyorum.
Ne kadar; ne ettiğini, ne düşündüğünü, nedenini bilmeden "-Ben Müslümanım" diyen varsa, hiç azımsanmayacak kadar aynı cins insanımız da "-Ben dinsizim" kisvesi ile düşüncesini dile getirmekten geri durmuyor.

Savunulacak bir taraf görmediğim için savunma yapmıyorum.
Saldırılacak bir taraf görmediğim için saldırmıyorum.
Ama, akla, mantığa ters düşen olguları da yazma ihtiyacı hissediyorum.
-Ben, öğrenmeye geldim, diyerek ilk adımı attığım günden bu güne çok şey değişti.
Çok şeyler öğrendim. Hala daha öğrenmekteyim ve son nefesime kadar da bu böyle olacak.

Biri çıkmış güneş ışınları ile örtünmek arasında ilahi bir korelasyon aramış, ki; bu biz değiliz.
Birileri de çıkmış bunun anlamsızlığını direkt söylemiş, ki; bu da biz değiliz.
Bir diğeri de kendini kaf dağındaki bilmem neye benzeterek yorumcunun aklıyla dalga geçmiş, ki; bu da hala biz değiliz.
Biz de çıkmışız bu kadar anlamsızlığa karşı, dinle alakası olmayan, yerellik ya da tarihsellik incelemesine girmeden oldukça uzman, septik ve güvenilir bir kaynaktan, bire bir, kes kopyala yapmışız.
Neyi yapıştırmışız?
Güneş ışınlarından korunmanın yollarını.
Başka bir açılım vermiş miyiz?
Hayır.
O halde bu gürültü niye?
Cevap: TEPKİSELLİK

Açalım.

Diyoruz ki;
- Bu kadar tepkisel olmaya sebep yok.
- Tamamı yanlış olan bir şey yoktur. Tersi de doğrudur.
- Kapalı gözle, filin tuttuğunuz yeri, size fil hakkında bir fikir vermez.
- Karşıt olmak düşman olmak anlamına gelmez.
- Küfretmek yerine eleştirelim, karalamak yerine doğruları söyleyelim.
- Tüm söyleyip yazdıklarım, köprünün her iki tarafı için de geçerlidir.

Bu kadar anlamsız bir başlığa bu kadar yazı yazmayı kendime yakıştıramamanın sıkıntısındayım.
Ve artık ne derseniz deyin bu başlığa yazı vermeyeceğim.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

bosluk
07-07-2007, 00:08
oncelikle sevgili Burlapı düsüncelerini cesitli örümcek aglarindan arindirip dürüst bir sekilde gercegi dile getirdigi icin tebrik ederim.örtünme sapkınlıgı guya ortadan kaldırabilmek icin varolan bir kavramdır.evet sicak havalarda sicak havayla temasi engellemek icin kapalı giysiler giyilebilmesinin rahat olabilecegi yolunda tavsiler var ama bunlari tekrar islamın insan esitligi ve hosgoruyle çelişen tesettur olayına cekmeye lüzum ve gerek yok.kim annesinden kıyafetle dogdu şu güne kadar merak ediyorum.ataerkil bir toplumda kadınları herşekilde baskı altında tutarak ahlak bozuklugu engellenebiliniyo sanilsada lütfen televizyonlari açın ve ahlakı görün.bir tarafta hurafelerle dolu programalar diyer yanda kadınlarin teşhir edildigi programlar.ikiside birbirinden yanlış degilmi?peki bu çarpıklıgı doguran gene baskı ve kuralların insanlarda yarattigi ters tepki degilmi?saygılarla

07-07-2007, 01:17
dinler tanrıya ulaşma öğretileridir.din öğrenilir.yaratan sevgisi hissedilir.dindar olmak her zaman inançlı olmak anlamına gelmez.dindar olan biri dinin kurallarına sımsıkı bağlı yaşarken kendi farkında olmadığı inançsızlığını yaşıyor olabilir.kişinin yaratana olan inancı dini kurallardan ibaret olduğunda ise dini kuralların tartışması başlar.o mu yasak,bu mu yasak,sıçramak mı doğru,hoplamak mı doğru,kim ne demiş,nasıl yorumlamış.hangi meal yanlış,hangi hadise bakalım gibi.

çok dindar olan tanrıdan çok uzak bir yerde olabilir.çünkü kurallara ve uygulamalara takılıp kalmıştır.''içeriksiz kavramlar boş,kavramsız algılamalarda kördür.'' immanuel kant'a ait.dini ahiret kaygısı yada cehennem korkusuyla yaşamak,tanrıyı hissetmemek,özden uzaklaştırır.tanrı sevgisinde asıl olan korku değil sevgidir.parçası olduğumuz bütünü hissedebilmektir.

dinler toplumsal olabilir,ama tanrı sevgisi tamamen kişiseldir.eğer verilecek bir hesap gününe inanılıyorsa bu da tamamen kişisel bir hesaplaşmadır.inananın inandığı tanrısıyla buluşması aslında ölümünden öncedir.bu tanışmaya yaşarken ulaşamazsa kuralları tartışır durur.ölümünden sonra bir hesaplaşması olacaksa *sadece ikisi arasındadır.kapanmış,kapanmamış,hoplamış zıplamış kime ne, çünkü sadece ikisini ilgilendiren çok özel ve bir üçüncünün olmadığı bir paylaşım söz konusu .bu paylaşım inanan ve yaratan arasında ise ve sonuçları bir diğerini asla bağlamazsa neden bir diğerinin inanan ve onun tanrısı arasındaki ilişkide kural koyucu ve kısıtlayıcı olduğunu anlamak mümkün değildir.eğer inanıyorsa ve tanrıyla hesaplaşacağı gün için,içinde bir korku taşıyorsa ki benim tanrı ile olan bağım korkudan çok sevgi ve sakınma üzerinedir,neden kendi hesabı için endişelenmesi gerekirken bir başkasının işine karışır bunu da anlamak mümkün değildir.

gerçekten inanan bir erkekse açık bir kadını gördüğünde en az endişelenen kişi olması gerekir,çünkü eğer kapanmayı kadın için bir korunma olarak düşünüyorsa onun için kadının açık veya kapalı olması farketmez kapatma eylemini fiili kapatmadan önce zihninde gerçekleştirmiş olması gerekir.zihninde kadını her an cinsel obje olarak gören kapatamayan,elbette günah korkusuyla fiziksel olarak kapatmak ister.kaldı ki karşı cinsi her görüşte cinselliği hatırlamak dini kuralların ötesinde hastalıklı bir ruh halidir.

InVitatio
08-07-2007, 07:03
Sevgili Dilaver Abim
bence bu Islami Giyim Tarzi o günün Arap Gelenegi'dir
yani senin örneklendirdigin Insanlar Peygamber Sünneti diye
cok sacmaliklari Islam Dini icerisine sokmayi basarmislardir....
Burada bence Islami Giyim Tarzinda , Tanriya iman'dan cok, bir "durusun" disa vurulmasidir.
Yani bu sekilde kendini ifade edenler birgün olurda,
baslarindaki örtüyü herhangi bir nedenle cikarmis olsalar, Tanri'nin "tepkisini" ahirete kendisi ile hesaplasacaktir....
ama asil soru(n) o degil....onun icin yasadigi toplum ve yakin cevresidir....
cünkü Basörtülü birisinin bas örtüsünü cikarmasi "ilk kirilmak" gibi degerlendiriyor...
onu sahiplenen "grup" (tarikat) icindeki insanlar icin "o" artik farkli/ baska birisidir....
bence cogu Müslüman kadini bu yüzden Kuranin emri olmadigi halde bu tür giyinme tarzini sahipleniyorlar...
ama su da var, eger bir genc kizimiz'da kendi özgürlügünden hür iradesi ile fedakarlik edip
sirf Allah rizasi icin kapaniyorsa buna da bizilerin saygi duymaktan baska birsey gelmez elimizden diye düsünüyorum....

sevgili ikikereiki
öncelikle bu güzel iletinden dolayi seni tebrik ederim, sevkle okudum...
ve bende "ne cennet müjdesi ile" nede "cehennem korkusu" ile iman edenlerdenim....
sirf Allah rizasi icin ona ve itaat edeceksem tek ona itaat ederim...
ben kisisel elestirim ise bu islam dini yorumundaki "sekilcilik" gercegi....
bazilari cidden tanriyi "bir cüppeye"sigistirmak niyetinde....
statik bir sekilde statik vakitlerde anmak seminerlerinin
sekilcilge bogulmusluk icinde nasil tanri ile bir bag kurulacak onu kisisel olarak anlamis degilim..
benim bildigim tanri ile bag kurulurken
öncelikle niyet önemli ve niyetin "ona ulasmayi dilemek" degilse , amellerinin hic bir degeri olmaz...
siraat el müstakim ona ulasmayi dilemek ile baslar , sonra ?
sonra ya peygamberin sünnetine uygun husu icinde tanri ile bag kurarsin
veya bu dünya nasil "döndürülüyorsa" öyle hak aski ile dönüp , onun sirina ermeyi niyetlenirsin
dua bizden kabulu rab'dan.
bunlar icten olmaliki
insanoglu yüksek bir suur icinde sahiplenebilsin.....

dilaver
08-07-2007, 07:46
Mü'min kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte Allah'a tevbe edin ey mü'minler, umulur ki felah bulursunuz." * (NUR SURESİ / 31)

Ebu Davud'un Müsned'inde rivayet edildiği üzere, Peygamber (s.a.v) Hz. Esma'ya "Ya Esma, kadın bülûğa erince ondan görülebilecek olan ancak şudur." buyurmuş ve kendi mübarek yüzüne ve avuç içlerine işaret etmişlerdir. İş yaparken, gerekli eşyayı tutarken ve hatta örteceğini örterken bile elin açılması gerekli olduğu gibi ,zarurî olan bakma ve nefes alma sebebiyle yüzün diğerleri gibi örtülmesinde zorluk vardır. Bir de şahitl i kte, mahkemede, bir de nikahta yüzün açılmasına ihtiyaç vardır. Bundan dolayı zaruretler kendi miktarınca takdir olunmak üzere bunların açılmasında sakınca yoktur. Fakat bunlardan geriye kalanlarının açılması, görülmesi, bakılması haramdır ve nâmahremden örtülmesi gerektir. * * * * *İlgili ayet için Elmalılı tefsiri


eğer kapanmayı kadın için bir korunma olarak düşünüyorsa onun için kadının açık veya kapalı olması farketmez kapatma eylemini fiili kapatmadan önce zihninde gerçekleştirmiş olması gerekir.zihninde kadını her an cinsel obje olarak gören kapatamayan,elbette günah korkusuyla fiziksel olarak kapatmak ister.kaldı ki karşı cinsi her görüşte cinselliği hatırlamak dini kuralların ötesinde hastalıklı bir ruh halidir. * * * * * *ikikereiki yazmış


* * * * yorumsuz olarak alıyorum.

saygılarımla

09-07-2007, 00:02
sayın dilaver,

hermeneutik....tanımını kendim yapmadım,sizin için sözlükten alıp kopyaladım....''yazılı ya da dillendirilen bir ifadenin sadece görünür dış anlamını değil, derininde yatan iç anlamını çözmeyi hedefleyen, yorumsama adıyla türkçeleştirirlebilecek olan felsefi-düşünsel yaklaşım. kökeni dinsel metinlerin yorumlanmasında yatsa da, günümüzde kullanımı özellikle sosyal bilimlerde vazgeçilmez hale gelmiştir. pozitivizmin tersidir.''

benim islamiyetde kapanma hakkında yazdığım iletinin sonunu yorumsuz kalarak kuran mealleriyle bağlamışsınız.bende yorumsuz kalarak yukarıdaki tanımı okumanızı rica edeceğim,daha fazlasını yapamam üzgünüm,konuyu karşılıklı tartışabilmemiz için bazı konularda benim hissettiğim kelime ötesi anlamları hissedebiliyor olmanız gerekli yada içten inanışımın ifadesini size açıklayabilmem için inanmasanız bile sizin bu konuyla ilgilenen içten merakınızı hissetmem gerekir.

saygılarımla

ghost-f
09-07-2007, 02:21
yorumların hepsini okumadım :( ama örtünmenin insanı sıcaktan koruduğunu düşünenlere bi tavsiyem var madem bu kadar koruyo yarın başınıza bi eşarp alın(şapka diil) türkiyedeki çoğu müslüman kadın gibi kapatın ,sokağa çıkın.hatta iyice emin olmak isteyenler çarşafta giyebilir geniş ya iyi gölgeler o bakımdan.sonrada duygu ve düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

iyi öyleyse çıplak dolaşın gibi bi cvp yazmayın lütfen zira açık saçık dolaşmayı savunmuyorum fakat islamın kapanma emrinin(şeklinin) sıcaktan koruğu da tamamen bi saçmalık.

InVitatio
09-07-2007, 02:33
sevgili eunike
sacmalik konusunda belki en son laf söyleyeceklerden birisi de sen olmalisin....
simdi kimse insanlar kapansin demiyor ! bunu söyleyen bir kurum var ortada, forumdaslarimiz'dan birisi -eger ciddi manada okumus olsa idin- bu kurumun tavsiyesini foruma eklemistir...
yani basligi acan civik bir mantigina forumdasimiz hic de civik olmayan bir tavsiyeler zinciri icerisinde vucudun gölgeli tutulmasi öneriliyor...
bunu yapan bir islami tarikat degil, son derece medeni diye kabul edilen bir kurum.....

yani tam anlami ile takip edip okumadigin bir konuyu, *anladigin kadari ile yorumlamakdir sacmalik.
burada kimse , kadinlar sicaktan korunmak icin kapanmali diye bir istegi *, arzusu *da yok....
kaldiki kimse müslüman kadinlar günesden korunmak icin kapaniyor diyen de olmadi...
lütfen kendi uygun uydurmalarin ile ipe sapa gelmez yorumlar yazma....

saygilarim ile ;)

ghost-f
09-07-2007, 02:52
Bu sıcaklarda örtünmeyenin aklına şaşarım.Örtü bizi, hem soğuklardan,hem sıcaklardan,hem de niyeti bozuk gözlerden korur.

sevgili invitatio ben bu satırlardaki söylenilenler için yorum yaptım.ve oraya demişimki hepsini okumadım yani okduğum bu satırlar için bunu tavsiye eden arkadaşlara yazıyorum diyorum.daha ne kadar açık olmalıyım.ben zaten baştan kabul etmişim okumadığımı.okuduğum ksım için yorum yaptığımı söylemişim ben bunda bi saçmalık göremiyorum hepsini okumuş olsam bile itiraz edeceğim yer yine bu sözler
ayrıca tam tahmin ettiğim gibi bi cvp yazmışsın hepsini okumadan yorum yapman saçmalık :lol: *ikinici sayfayı okumamıştım ama şimdi senin için okudum ama ne oldu fikrim hala değişmedi,yani sıcaktan koruduğunu düşünenler hala denesin derim.
bence din emrettiği için örtünmek bile daha mantıklı *:wink:

ghost-f
09-07-2007, 02:54
ha şimdi sen diceksin dinde örtünmek yoktur,dinini iyi öğren öyle itiraz et *:lol:

09-07-2007, 09:23
Küresel ısınma salt İslam’ın kapanma emrini zorlasa iyi *
Söylenmesi ve yazılması kolay küresel ısınma, neleri zorlamıyor ki *:)

Konumuz; Dinlerden özgürlük misyonuna uygun bir bakışla,her anlamda bir gereklilik olan "Örtünme"nin "İslam" i olanının zorlanması.

Bari bende bir başka şekilde zorlayayım bu örtünmeyi.

Ahzab 59. Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Mümin bir Müslüman için bu ayette istenilenin yapılması FARZ dır.
• *farz *
isim Arapça *
1 . Müslümanlıkta, özür olmadıkça yapılması zorunlu, yapılmaması günah sayılan ibadet.

İçinde yaşadığımız ülkemizin %99 u Müslüman olduğuna göre kaç tane dış örtü ki buna "Cilbab" deniliyor,"Cilbab"lı kadın gördünüz ?

Şimdi biri kalkıp diyebilir ki "Yahu hepsi üzeri örtülü ya " işte onlara "Cilbab" denilir.
Ancak ayet ne diyor Mümin'lerine ? : *".......Onların tanınması......"
Onların tanınması tiplerinden olmayacağına göre "Kılık kıyafetlerinden" olacaktır sanırım.
Mesela polis,zabıta,doktor,hemşire,pilot,hostes vb lerinin "Kılık,kıyafetlerinden" tanındığı gibi.

Böyle bir FARZ'ın uygulandığını görebileniniz var mı ?

Gelelim Tanrının emridir dedikleri “Başörtü” “Türban” “Sıkmabaş” diye isimlendirdikleri *olguya.


Nur 31. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.

Burada da iki kelime var ki offf offf hakkında ne yorumlar ve şümuller yapılmış.
Neden ? Çünkü erkekler kendi iffet ve ahlak anlayışlarını olgunlaştıramadıklarından dolayı dindeki bu güçlüğü birilerine yüklemek gerek.Peki bu günah keçisi kim olmalı ?
Elbette kadın
Bunun günahını da onlar yüklensin nasıl olsa "Cennet ayaklarının altında" ya.
Ehh ayete bir kaç şümulden kaynaklı yorum fazlalığı ekledin mi al sana "İlahi emir".

Bu kelimelerden biri “ferc” ki ona girmeyeceğim şimdilik.

”Örtü” kelimesinin nasıl “Başörtüsü” “Türban” ve “Sıkmabaş” a dönüştürüldüğüne ağırlık vereceğim.

"”vel yadr**** bihumurihinne alâ cuyubihinne”
Yukarıdaki mealde şöyle çevrilmiş :" Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler."

Bazen oturup düşünüyorum "Bunlar gerçekten Tanrı'dan korkuyorlar mı ?" diye.

“Ve” harfi ayetin başındaki “Kul-il-Mu’minati”-İnanan hanımlara söyle” cümlesine atıftır. Yani, ayetin bu bölümünü bu cümle ile birlikte kullanabiliriz. Şöyle: “İnanan hanımlara söyle; örtülerini yakalarının üzerine vursunlar.”

“Yedr****-O hanımlar, vursunlar” manasındadır. Elbette kasıt, “başörtülerini vursunlar” değildir. Karineden anlaşılan, “Örtülerini vursunlar”dır.

yadrıbne, yedr**** aynı okunuşlar farklı söylenişler, kökü “darb” “vurmak”tan geliyor,
yadrıbne, yedr**** “vurunsunlar” anlamına geliyor.


“ala” kendisinden sonra gelen kelimeye izafe olur ve o kelimeye kesre verir. Manası, üzeri, yüksek vs. dir.

cüyûb “cim,ye,be” ile yazılan “ceyb”in çoğulu, ceyb “yaka” demek değil, “kese” demek,
kadın için “meme” demek, “göğüs” demek.
Neml 12 de Hz.Musa'nın elini soktuğu yer.
cüyûb bu anlama geliyor.

Sanıyorum Türkçede 100'den çok "meâl" vardır, 10'larca da “tefsir” olmalı. Peki niçin bunca çok ve farklı olabiliyorlar. Çünkü Mü'min'ler emin değiller, bir yerden tutturup kafalarının estiği yerlere doğru anlamları sürüklüyorlar.

vel yadrıbne bihümurihinne ala cüyubihinne:
“en doğrusu ki, örtülerini göğüslerinden yükseğe vurunsunlar”

ne yana çekiyorlar

”yakalarının üzerine bıraksınlar” *
“yakalarının üzerine koysunlar”
“yakalarının üzerine salsınlar”
“Boyunlarına sarıp elbiselerinin içine alsınlar”

Bunca tahrifçilik varken her anlama çekebilirler, peki iki kat “sıkmabaş” örtünmek anlamı nasıl çıkarılıyor ? Gel de çık,çıkabilirsen işin içinden *.

Şimdi anlam tahrifine/çarpıtmaya bir bakalım :
ala : yükseğe deniliyor.
aşağıdaki bir şey yukarı çıkarılırsa yükseğe çıkarılmış olur
yukarıdaki bir şey aşağıya salınırsa yükseğe çıkarılmış olabilir mi ?

ala - yükseğe anlamını da “üzerine” olarak tahrif ediyorlar.
ala “üzerine” de olur fakat ancak “yükseğe, yukarıya, yüceye” anlamlarında “üzerine” denilebilir fakat “yükseğe, yüceye” daha doğru ve yakın sözler varken, “üzerine” kullanılması; istenilen,arzulanan anlam yüklemesinin yapılabilmesi için anlamı kaypaklaştırmaktadır.

Humur “Başörtüsü” imiş

Oysa ‘başörtüsü’nün Arapçası HİMAR veya HUMUR değil. Kadınların “Başörtüsü”ne Araplar ne diyorlar ? Bir onlara soralım.
Araplar "Başörtüsü"ne Mikna veya Nasıyf derler.
Erkeklerin başörtüsüne de “Kefiye” denilmektedir.

“vel yadrıbne bihumurihinne ala cuyubihinne”

“Ve” doğrulamadır; “Vel” “en doğrusu ki” anlamındadır. Önceki söylem'e bu söylemi ekleme işlevi de vardır.
“Yadrıbne” darb’dan türevdir. “vurunsunlar” anlamındadır. “Şapkayı başına vurunmak” gibi.. Çünkü, insanlar, eskiden, dikişsiz olarak, dokumaları türlü biçimde üzerlerine atıp sarınarak örtünebiliyorlardı. Bu bakımdan “humur” “herhangi bir örtü” demektir. Tanımlanması, adlandırılması gereksizdir. “Örtü”nün amacı örtünmek içindir. “bihumurihinne” “örtüleriyle” anlamındadır. Burada “örtülerini” oluyor.
(Humr: alkollü içki bilinci örtüyor ki, soyut bir örtüdür. Hamur: Mayasına göre, işlenmekle sonradan bir şey olacak onu örtüyor. Mahmur, kişinin uykusu gözünden akıyor, bilinci tam açık değil ... gibi)
“Ala” Ali’den türevdir ki “Ali” “yüce”, “Ala” “yüksek” anlamındadır.
“Cuyûb” için “Yaka” diyorlar, elbise yakası.... oysa ki o zamanlarda giyinmekten, elbiseden daha genel olarak “örtünme söz konusu olduğundan “yaka” o zaman dilimleri için genel bir söylem olamaz. Şimdi bile olamaz çünkü “yaka” bazı giysilere özgüdür. Tüm giysilerde de “yaka” yoktur. O halde, buradaki “cüyub” ceyb'in çoğuludur. “ceyb” “kese” demek, “kadın'ın göğsü, memesi” burada ancak ve ancak kadınların göğüsleri, göğüslerinin arası anlamındadır. Nasıl ki şimdi “göğüs dekoltesi” modası varsa, sanırım o zamanlarda da varmış.

Vel hasıl kelam ayette;”Küresel ısınmadan “ kaynaklı değil, Arabistan sıcaklarından ve kendini bilen herkesin yaptığı normal örtünmeden kaynaklanan herhangi bir örtünme aracı ile Göğüs açıklığının kapatılması için *emir vardır.
”Başın” kapatılması veya örtülmesi ancak ŞÜMULDAN kaynaklı zorlama bir YORUMDUR.

Ayet :“En doğrusu ki, (kadınlar) örtülerini göğüslerinden yükseğe vurunsunlar” anlamındadır.

Burada başınızı önce içten sıkmabaşlıkla bağlayıp örtünün ki, boynunuza da sarın, sırtınıza, omuzlarınıza, yakalarınızın üzerinden aşağıya doğru yayıp salın.... anlamları yoktur. Meâllerde, tefsirlerde anlamlar verilirken âyetler tahrif edilmektedir.

“Size ne, ben böyle anlıyorum, böyle inanıyorum.” demek başka, “Kur'an'da böyle yazıyor” demek başka.. Özetle söylersek: Kur'an'da Başörtüsü/Türban,Sıkmabaş gibi bir örtünme anlatılmıyor.

Ahzab 59 da yap denilen yapılmıyor. Nur 31 de var olmayan bir şey üretilip “DAYATILIYOR.”
Sonrada “Özgürlük kısıtlamaya,özgürlük” olarak nitelendirebileceğimiz : “Anamın,Bacımın,Eşimin başörtüsüne özgürlük” diye bağırmak. * * * *
Ne der atalarımız :
“Yavuz hırsız,ev sahibini bastırırmış.”

09-07-2007, 14:21
inanmak ve tanrının varlığını kabul etmek kişisel bir yorumdur. kişisel inanç (bu inanç hangi konuda olursa olsun) bir başkasının yaşam hakkını kısıtlamıyor,zarar vermiyor ve dayatmacı bir anlayışı içinde barındırmıyorsa kimsenin karışmaya hakkı yoktur.karşımızdakine saygı duyma seviyesine gelebilmişsek,kişisel inançlarında saygı gerektirdiğini biliyor olmamız lazım.

türkiyede dini inanış gereği kapanma konusu dayatmacı ve politize bir kimlik kazandığı için bu kadar tartışma yaşanıyor.iktidara gelen tüm partiler iktidar arayışlarının garantisini dini ve toplumsal konuların kaşınmasında buldukları ve ancak bu sayede altı boş,kısır ve seviyesiz siyasi parti programlarını *gizleyebildikleri için durum bu durumdur.ecevit dahil pek çok lider seçim öncesi fethullahtan başlayıp alevilerden çıkarak tüm dini anlayışların eteklerine sğınıp,medet umarlar.siyasi partiler seçim zamanı dini politize etme pahasına verdikleri tavizlerle (ki bu taviz sadece dinin politize edilmesiyle sınırlı değildir) iktidar olmayı başarırlarsa,sıra laik türkiye ve irticayla mücadele türküsünü söylemeye gelir.öte yandan islamı yeteri kadar politize edip kazancın iktidarda bile bunu beslemek olduğunu farkederlerse iktidara gelince bu sefer türkü değişir, çünkü başörtüsünü açtırmam türküsü daha çok satış yapar.

inanç kişisel bir konu olarak kabul edildiğinde,benim tanrı inancımda örtünme şekilsel anlamın ötesindeyse kime ne,bir başkası fiziksel olarak örtünüyorsa bana ne.kuranı yorumlayacak arapçam yok,felsefe kitaplarımı okurken bile kolaya kaçıp tercümesini okuduğum, dişimi sıkıp orjinalini okuyamadığım için kendime kızarım.dini konularda felsefe gibi yorum getiren konulardır.ve ne yazıkki okuduğum çevirilerde arada her zaman çevirenin gölgesi var.arapça bilmediğim için kurana da çıplak elimle dokunamıyorum.inanan kişi,inancının kaynağı olan bütünün bir parçası olduğunun farkındaysa,kalbi ve vicdanı da kurandan önceliklidir diye düşünüyorum.çünkü kalb ve vicdan *ait olduğu bütünün sesi ve temsilcisidir.inançlı olmak benim için,yaratan tarafından bana verilmiş özgür irademi,kuran da dahil zihnimin kabul etmediği herhangi bir şeye teslim etmemem anlamına geliyor.çıplak elimle dokunabildiğim ona ait bir kalbim var,benim için yeterli,kuranı kalbimle okuduğumda ise hissettiklerim bir başkasının yorumundan çok daha farklı oluyor.okuduğum meallerin de kelime ötesi anlamları bana örtünmenin fiziksel anlamda olmadığını düşündürüyor.konu bir inanan olarak benim için kapanmıştır,inanan için inancının sorgulaması bir başkasına bırakamayacağı en önemli sorumluluğudur.

mealler,tefsirler,onlar,bunlar ben ikna olursam beni bağlar,aksi durumda yazanın görüşüdür,orada kalır.dini olsun veya olmasın sahip olduğu inançlarını,herkes önce *yorumlama,sonra özümseme *sorumluluğunu taşır.bunu yapmazsak zihnimizi bir başkasının fikrine kiralayıp güdülesi sürüler oluştururuz.