bilgivehis
20-10-2021, 14:24
Demokrasinin cazip tarafı kendi celladını seçebiliyorsun.
Toplum böyle bir hakkı kullanmaktan mutlu oluyor.
Toplumun bu mutluluğunu iyi bilen cellatlar kendi aralarında görev dağılımı yapıyor.
Dinci cellat, milliyetçi cellat, çağdaş cellat gibi çeşitli ve renkli maskeler kullanıyorlar.
Özellikle toplumun dinci kesimi bir dinci cellat tarafından idam edilmekten son derece onur duyuyor.
Bu nedenle dinci cellatlar her daim kendilerine yer bulabiliyorlar.
Ancak cellatlar sadece toplum karşısında maske takarlar, birbirlerine en büyük düşmanlığı toplum karşısında yaparlar. Gerçekte ise danışıklı dövüşü iyi yaptıkları için kendi aralarında zaferlerini kutlarlar.
Çünkü hepsinin amacı toplumu avına düşürüp idam etmektir.
Demokrasinin idam şeklini de toplum çok sevmektedir.
Tencere-kurbağa yöntemiyle uygulanan idamları pek hissetmezler.
Örneğin 20 yıl önce neydi 20 yıl sonra ne oldu, bunun farkına varmazlar.
Farkına varsalar bile cellat seçme hakkı olduğu için başka celladı umut sayarlar.
Lakin başka celladın da bir cellat olduğunun ayırdını yapamazlar.
Ayırdını yapsalar bile başka seçenek olmadığını düşünerek, "cellatsa benim celladım olsun" derler.
Bir de cellatların yandaşları vardır.
Kimisi basınla, kimisi palayla, kimisi makamla nemalanır.
İhalelerin kime verileceği önceden belirlenir.
Bunlar cellatların besin ayağını oluşturur.
Toplum bu ayağın bir parçası olmak için yarışır.
Böylece demokrasi, toplumun kendi celladını seçme sistemi olmayı sürdürmeye devam eder.
Toplum böyle bir hakkı kullanmaktan mutlu oluyor.
Toplumun bu mutluluğunu iyi bilen cellatlar kendi aralarında görev dağılımı yapıyor.
Dinci cellat, milliyetçi cellat, çağdaş cellat gibi çeşitli ve renkli maskeler kullanıyorlar.
Özellikle toplumun dinci kesimi bir dinci cellat tarafından idam edilmekten son derece onur duyuyor.
Bu nedenle dinci cellatlar her daim kendilerine yer bulabiliyorlar.
Ancak cellatlar sadece toplum karşısında maske takarlar, birbirlerine en büyük düşmanlığı toplum karşısında yaparlar. Gerçekte ise danışıklı dövüşü iyi yaptıkları için kendi aralarında zaferlerini kutlarlar.
Çünkü hepsinin amacı toplumu avına düşürüp idam etmektir.
Demokrasinin idam şeklini de toplum çok sevmektedir.
Tencere-kurbağa yöntemiyle uygulanan idamları pek hissetmezler.
Örneğin 20 yıl önce neydi 20 yıl sonra ne oldu, bunun farkına varmazlar.
Farkına varsalar bile cellat seçme hakkı olduğu için başka celladı umut sayarlar.
Lakin başka celladın da bir cellat olduğunun ayırdını yapamazlar.
Ayırdını yapsalar bile başka seçenek olmadığını düşünerek, "cellatsa benim celladım olsun" derler.
Bir de cellatların yandaşları vardır.
Kimisi basınla, kimisi palayla, kimisi makamla nemalanır.
İhalelerin kime verileceği önceden belirlenir.
Bunlar cellatların besin ayağını oluşturur.
Toplum bu ayağın bir parçası olmak için yarışır.
Böylece demokrasi, toplumun kendi celladını seçme sistemi olmayı sürdürmeye devam eder.