Orijinalini görmek için tıklayınız : Insan Olmak Cokmu Zor?
Baskoylu
06-12-2021, 06:29
Yer yuzunde Insanliktan daha degerli bir olusum varmidir?
Elbette Yok,
Cunku dusunen ve Yaratan ozelliklere sahip oldugundan dolayi, Yer Yuzunde En Degerli olan Insanliktir.
Aklin yolu ve Vicdan olgusunu yasamaya yansitmiyan, Insan degerlerine sahip olabilirmi?
Elbette Olmaz.
Eline, Beline ve Diline Sahip Olmiyan, Insani Degerleri Kendisinde Tasiyor Olabilirmi?
Elbette Hayir.
Sevgiyi Yureginde Tasimiyan,
Kendisini Yenilemiyen, Gelistirmiyen, Yenilemek ve Gelistirmek adina adim atmiyan, her turlu olmusuzlugu kendisinde barindirmayi amac edinenler, INSAN OLABILIRMI?
Bencilligi, Egoizmi, Irkciligi, Milliyetciligi, Yobazligi, Gericiligi, Yozlasmayi kendisinde barindiranlarin Insan Olmasi Mumkunmu
Dogru, Adaletli ve Vicdanli olmak,
Onurlu, Namuslu ve Durust Olmak,
Topluma Faydali ve Yararlı Olmak,
Hosgorulu, Anlayisli, Ozverili ve Saygili Olmak.
Savastan, Katliamdan ve Zulumden yana degil,
Iyiden, Guzelden, Dogrudan, Sevgiden ve Baristan Yana Olmak,
Aglatan, Kiran ve Uzen Degil,
Gulen, Gulduren ve Sevgiye dayir butun guzellikleri yasama yansitan olmak,
Olduren, Katleden, Zulum Eden Degil,
Yasamaya dayir butun guzellikleri yasamak ve yasatmak olmalidir.
INSAN OLMAK COKMU ZOR?
Saygi ve Insani Sevgilerimle.
Baskoylu
Baskoylu
08-12-2021, 07:00
Nerede ve Hangi Kimlikte Dogacagimiz Elimizde Degildir.....
Ama "Insan Olmak" Her Zaman Elimizdedir.
La Edri
Baskoylu
08-12-2021, 20:01
‘Ben kazandım', gerisini işkenceciler düşünsün.
Gazeteci Zafer Arapkirli, 1980'de işkencede öldürülen Ekrem Ekşi'nin hikayesini yazdı:
Son nefesini verirken şöyle fısıldadı:
‘Ben kazandım.'
Eski MİT görevlisi Mehmet Eymür'ün, katıldığı canlı yayında görevde olduğu dönemde işkence yapıp yapmadığı sorusuna, "Bir insanın konuşması lazımsa bunu bir şekilde ikna etmeniz gerekiyor. Eğer iyilikle ikna edemiyorsanız daha şiddetli yollara başvuruyorsunuz" itirafı işkenceyi tekrar Türkiye'nin gündemine taşıdı.
Aslında Mehmet Eymür çıplak bir gerçeği itiraf etti. Çünkü Türkiye'de her dönem işkence yapıldı. Her dönem kendi işkence yapılacak insanlarını yarattı ve tabii işkence yapacak olanları da. İşkencenin 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 gibi darbe dönemlerinde çok daha yoğunlaştığı biliniyor. İşin ilginci bu durum büyük bir çaba ve organizasyon ile de normalleştiriyor. Geriye acılar kalıyor.
Bu acılardan birini gazeteci Zafer Arapkirli, KRT TV'deki yazısında tekrar hatırlattı. Arapkirli, 1980 senesinin 12 Eylül günü, Kadıköy Göztepe'deki ağabeyinin evinden alıp götürüldükten sonra işkencede öldürülen Ekrem Ekşi'nin hikayesini yazdı. Arapkirli'nin ‘Ben Kazandım' başlıklı yazısı şöyle:
"Ayrı mekteplerdeydik Ekrem ile.
O İTÜ Mimarlık'ta, ben Boğaziçi'nde (bir dönem de İDMMA – Yıldız Mimarlık'ta) Yurtsever Devrimci Gençlik örgütlenmesi içinde birlikte yer almıştık.
Hayatımızın o günlerinde de, bugünlerde de asla dinmeyen faşist dalgalara göğsümüzü siper ettiğimiz, gençliğimiz pahasına, hayatımız pahasına mücadele ettiğimiz bir dönemdi.
Neredeyse her gün bir yoldaş cenazesi kaldırdığımız, sabah kalktığımızda neredeyse rutin bir "yoklama" çabasına (düşünsenize o yıllarda telefon filan da yok) giriştiğimiz günlerden söz ediyorum.
Kimi zaman bir duvar yazılamasında, kimi zaman bir kongrede, bir cenazede, kimi zaman bir seminerde karşılaştığımızda, bu yiğit Karadenizli çocuğun o iri gözleri ile o vakur gülümsemesini hiç unutmam.
İTÜ Mimarlık Fakültesi'nin en başarılı en sevilen, arkadaşlarının da hocalarının da gözünde en saygı gören öğrencilerinden biriydi Ekrem.
Öğrenci eylemlerinde en ön saflarda en gür sesiyle yürüyen, faşist kurşunlarının üzerine üzerine üzerine koşan bir yiğit yurtsever devrimciydi.
Derken, 70'li yılların o kanlı ve kapkaranlık günlerinin üzerine katmerli bir "katran kazanı" gibi dökülen 12 Eylül darbesi gelip çattı.
Sonradan yapılan bilançoya baktığımızda 650,000 kişinin gözaltına alındığı, 230,000 kişinin Sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandığı, 7,000 kişinin örgüt üyeliğinden ve "anarşist – terörist" damgası ile idamının istendiği, 517'sinin hüküm giydiği, 124'ü yargıtay tarafından onaylanan bu cezaların 50'sinin uygulandığı bir kabus dönemi.
Yine resmi sayılara göre, 171 kişi 12 Eylül faşizminin işkencehanelerinde, 74 kişi "çatışmalarda" infaz edildi. 16 kişi kaçarken(!) vuruldu.
1980 senesinin 12 Eylül günü, faşist darbenin kolluk güçleri Kadıköy Göztepe'deki ağabeyinin evinden alıp götürmüşlerdi Ekrem Ekşi yoldaşımızı.
"Bayrak Listesi" olarak anılan ve darbe sabahı "ilk gözaltına alınacak insanların" listesinde bulunduğundan, hiç vakit yitirmemişlerdi. Önce Samandıra Kışlası'na, oradan da Gayrettepe Siyasi Şube'ye götürmüşler, haftalarca vahşice işkence etmişlerdi Ekrem'e.
Ser verip sır vermemiş, hiçbir yoldaşının ismini faşistlere sunmamış, hiçbir faaliyetini anlatmamış, son nefesine kadar direnmişti işkencecilere.
En son, muhtemelen hayati tehlike sınırına kadar işkence ettikten sonra, getirildiği Haydarpaşa Askeri Hastanesi'nden, Haydarpaşa Göğüs Cerrahisi Merkezi'ne bırakılmıştı.
Orada son nefesini verirken kendisini en son muayene eden bir doktorun kulağına, şu sözleri fısıldamıştı:
'BEN KAZANDIM'
"Onlara hiçbir şey anlatmadım" diyordu gururla, işkencehanelerden hücreye getirildiğinde...
Vücudunda kırılmadık kemik bırakılmadığı, her yanının kanlar içinde, simsiyah olmuş vücudunun yara bere içinde bırakıldığı günlerde bile, aynı hücrelere tıkıldığı başka devrimcilere yardım eli uzattığı, onların hayata kalmaları için çırpındığı bugün bile tanıklık edenlerce anlatılır.
O, ser verip sır vermeyen Deniz'lerin Yusuf'ların Hüseyin'lerin, Ulaş'ların, Mahir'lerin Hüseyin'lerin, İbrahim Kaypakkaya'ların, Nurhaklar'da Kızıldere'lerde, gözlerini kırpmadan ölüme gidenlerin, ülkenin dört bir yanında faşizme karşı direnerek ölenlerin izinden giderken, "BEN KAZANDIM" diye haykırırken, işkencecilere de mesaj yolluyordu.
"Biz onurumuzla bir kez ölürüz. Siz ise dünyanın en aşağılık suçunun, işkencenin, insanlık onurunu çiğnemeye çalışmanın ayıbı ve utancı ile, hayatınızın her bir günü tekrar tekrar öleceksiniz…"
Geçen hafta gazeteci Gökçer Tahincioğlu'na verdiği röportajda, yaptığı işkenceleri adeta "marifet" gibi utanmadan anlatan eski MİT'çi Eymür'ün kaderinden söz ediyorum burada.
Ekrem'in "türkü söyler gibi" gittiği sonsuzluk alemine göçmeden önce, her gün o ayıbın, o utancın altında ezilerek öldüğünüzü izlemek bile bize yeter.
İnsanlığa karşı işlenmiş tüm suçlar, soykırımlar, katliamlar, işkenceler, siyasi idamlar ve bunların failleri asla unutulmaz.
Ekrem Ekşi yoldaşı, geçtiğimiz Ekim ayında 14 Ekim 1980'de katledişinin 41'nci yıldönümünde saygı ile andık.
Rize doğumlu Zonguldak'ta büyümüş görece varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Kaderin cilvesine bakınız ki, oranın "eşrafından" sayılan sevgili babacığına 12 Eylül sabahı, yani Ekrem'in gözaltına alındığı saatlerde, Sıkıyönetim makamları "Belediye Başkanlığı" görevi veriyorlardı.
Ekrem, istese babasının müteahhitlik işlerine ortak olacak varlıklı bir mimar olarak rahat bir yaşam sürdürebilecek iken, İstanbul'un azgın kanlı ortamında nerede bir direniş, nerede bir anti faşist kavga varsa orada bulunmayı tercih ediyor. İşçi hareketinin yanında, öğrenci hareketinin tam göbeğinde, anti emperyalist ve anti faşist koronun en güçlü sesi oluyordu.
İTÜ'nün o yıllarda öğrencisi olmuş herkesin tanıdığı o gür ses, defalarca Taşkışla koridorlarının "Yürüyoruz Arkadaşlar" diye çınladığını hâlâ hatırlar.
Ekrem ve yoldaşlarının İstanbul'un tüm meydanlarında ve üzerindeki bulutlarda "Faşizme Ölüm Halka Hürriyet!" sloganının tınısı, 41 yıldır her daim duruyor.
"BEN KAZANDIM" diyerek işkencecilerin suratına tüküren Ekrem Ekşi yoldaşımı bir kez daha şükranla anıyorum.
Verdiği son nefese kadar direnişi boşa gitmeyecek. Bugün hâlâ capcanlı olan işkencecilerin, O'nun hatırasından bile korka korka yaşamaları için mücadele bayrağını asla düşürmeyeceğimizi beyan ederiz.
İnsanlık onuru, işkenceyi de faşizmi de yenecek.
Evlatlarımıza, daha yaşanır bir dünya bırakmak için, işkence utancının asla yaşanmayacağı bir ülke inşa etmek için, faşizmden temizlenmiş bir dünya kurmak için, son nefesimize kadar EKREM olmak için andımız var.
Gerisini işkenceciler düşünsün…"
Turkiye sinirlari icinde, Insanligin kabul etmedigi ve etmiyecegi yiginla olumsuzluklara seyirci kalan, susan, korkan ve duyarli olmiyanlar,
KENDILERINI INSAN GORMEYE CALISMASI!!
BASLI BASINA INSANLIGIN BU ULKEDE OLMADIGININ EN GUZEL KANITIDIR.
Baskoylu
08-12-2021, 20:32
MASUM INSANLARI OLDURMENIN UTANCINI KAPATACAK BUYUKLUKTE BIR BAYRAK YOKTUR
HOWARD ZINN.
Katliamlarin, Cinayetlerin, Soykirimlarin, Hunarca Iskenceler Sonucunda Goz-Altinda Kayiplarin, Yargisiz Infazlarin, Cinayetlerin, Tecavuzlerin, Kadin Cinayetlerin, Zam ve Zulumlerin kol gezdigi Turkiye`de Insanlik ariyanlara veya Turkiyede Insanligin olmedigini savunan ve dusunenlerin, Fasist Kohne Duzenin Yapilanmasindan hic bir farklari yoktur....
Ozellikle bu fasist Kohne Duzenin Kurucusu ve Kurucularinin Fasist, Irkci, Milliyetci ve Gerici Yasalarini Savunanlar,
Caresiz ve Yetersiz kaldiklarinda agizlari salyalarla dolu bir sekilde igrenc kufurlere bas vururlar,
AKABINDE KENDISINI INSAN GORMEYE CALISMASI!!!!
INSANLIGIN EN BUYUK ACILARDAN BIRIDIR.
EGER ADALET ISTIYORSAN,
ZENGINLERI VE ZENGINLERIN KORUYUCUSU DUZENIN SOZLERINE DEGIL,
FAKIRLERIN, YOKSULLARIN VE ONLARIN COCUKLARININ GOZ YASLARINA BAKACAKSIN.
Yer yuzunde Insanliktan daha degerli bir olusum varmidir?
Elbette Yok,
Cunku dusunen ve Yaratan ozelliklere sahip oldugundan dolayi, Yer Yuzunde En Degerli olan Insanliktir.
İşte yeryüzünde en değerli olan insanlıktır dersen en değersiz olan da insanlıktır. Hiçbir şey daha değerli veya daha değersiz değiller. İnsan olmak zor mu? dersen evet, yeryüzünde en fazla 70-80 yıllık bir fani olmak elbette zor. Bu yüzden insan olma bilinci ve psikolojisi de zordur. Mesele insan olmak ya da olmamak değildir. Mesele yalnızca doğal seleksiyon ve evrimdir, diyalektik dengedir. Cehenneme giden yol da iyi niyet taşlarıyla döşelidir. O yüzden iyi niyetli ama diyalektik dengeyi insan lehine bozmaya çalışan bir yazı olmuş. Halbuki hiçbir şey "insan" odaklı değildir. Asıl mesele, dünya insanların etrafında dönüyor algısından kurtulabilmektir ve her şey yalnızca "diyalektik" dengedir.
Baskoylu
09-12-2021, 20:41
İşte yeryüzünde en değerli olan insanlıktır dersen en değersiz olan da insanlıktır. Hiçbir şey daha değerli veya daha değersiz değiller. İnsan olmak zor mu? dersen evet, yeryüzünde en fazla 70-80 yıllık bir fani olmak elbette zor. Bu yüzden insan olma bilinci ve psikolojisi de zordur. Mesele insan olmak ya da olmamak değildir. Mesele yalnızca doğal seleksiyon ve evrimdir, diyalektik dengedir. Cehenneme giden yol da iyi niyet taşlarıyla döşelidir. O yüzden iyi niyetli ama diyalektik dengeyi insan lehine bozmaya çalışan bir yazı olmuş. Halbuki hiçbir şey "insan" odaklı değildir. Asıl mesele, dünya insanların etrafında dönüyor algısından kurtulabilmektir ve her şey yalnızca "diyalektik" dengedir.
Saygideger Filozof,
Insanliktan daha degerli bir-seyin vaya bir-seylerin var oldugunu savunmaya calisiyorsunuz, yanlis anlamis da olabilirim.
Her Insan degerli olamaz, ama INSANLIK olgusu ve INSANLIGIN sahip olmasi gereken butun guzellikler yer yuzunde en guzel degerlerdir, onemli olan bunlara sahip olmak ve yasama yansitmaktir.
Kendisini INSAN goren veya gormeye calisan, insan kiligina girmis, sekil olarak insana benziyen ozunde insanlik dusmani olanlari ayrit edemiyorsak ve farkli goremiyorsak Diyalektik dengeleri bir birbirine karistirmis oluruz.
Ozellikle az gelismis ulkeler basta olmak uzere, Dinci, Irkci, Milliyetci ve Gerici kusfetesi ile donatilmis sozum ona Insanlardan INSANLIK bekliyebilirmiyiz?
Insani yaratan INSANIN kendisi iken, Insani yaratanin ALLAH denilen olmiyan bir varligi ilahlastiran bir mantiktan beklentilerimiz olmadigi gibi, Kendisini baskasindan veya baskalarindan ustun goren ve gormeye calisan kisi ve kisilerden de beklentilerimiz, INSANLIGI simgeliyen degerler olamaz. Cunku Insanliktan ve sahip olmasi gereken insani degerlerin disina cikmistir.
Beni, Seni ve Bizi Allah yaratti diyen mantik sozun bittigi yerdedir. Cunku Kendisine can veren, kendisini yaratan ve hayat veren ANNE`SIDIR.
Annesi olmadan Olmiyan Allah onu ve onun gibilerini yaratma gucune sahipmidir?
Dolayisiyla kendisini gormiyen, kendisini tanimakta uzak olan bir insan, Insanliktan da bir o kadar uzaktir.
Dunya insanlarin etrafinda donuyor algisindan kurtulabilmenin yolu, INSAN OLMAKTAN GECER, Insani degerleri tasimiyan ve kavramiyanlarin Insan olmasininda mumkunu yoktur.
Karl Marx`in Hegelci mantiga verdigi cevap en guzel aciklama seklidir.
Benim diyalektik yöntemim, Hegelci yöntemden yalnızca farklı değil, onun tam karşıtıdır da. Hegel'e göre, "İdea" adı altında bağımsız bir özneye de dönüştürdüğü insan beyninin yaşam süreci, yani düşünme süreci, gerçek dünyanın yaratıcı gücüdür, ve gerçek dünya sadece "İdeanın" dış, görüngüsel biçimidir. Bende ise tam tersine, idea, insan zihninde yansıtılmış ve düşünce biçimlerine tercüme edilmiş maddi dünyadan başka bir şey değildir.
Karl Marx.
Saygi ve Insani Sevgilerimle
Baskoylu
09-12-2021, 20:58
Engels diyalektiği
"hareketin ve doğanın, insan toplumunun ve düşüncesinin gelişiminin en genel yasalarının bilimi" olarak tanımlamaktadır. Anti-Dühring' de ve Doğanın Diyalektiği'nde en temel üç tanesinden başlayarak, diyalektiğin yasalarının bir dökümünü vermektedir:
1) Karşıtların birliği ve savaşı yasası;
2) Nicelikten niteliğe ve nitelikten niceliğe geçiş yasası;
3) Olumsuzlanmanın olumsuzlanması yasası adlarıyla anılırlar
"Aynı ırmaklara girenlerin üzerinden farklı sular akar"
"Aynı ırmaklara gireriz ve girmeyiz. Hem varız hem yokuz."
Baskoylu
09-12-2021, 21:08
İşte yeryüzünde en değerli olan insanlıktır dersen en değersiz olan da insanlıktır. Hiçbir şey daha değerli veya daha değersiz değiller. İnsan olmak zor mu? dersen evet, yeryüzünde en fazla 70-80 yıllık bir fani olmak elbette zor. Bu yüzden insan olma bilinci ve psikolojisi de zordur. Mesele insan olmak ya da olmamak değildir. Mesele yalnızca doğal seleksiyon ve evrimdir, diyalektik dengedir. Cehenneme giden yol da iyi niyet taşlarıyla döşelidir. O yüzden iyi niyetli ama diyalektik dengeyi insan lehine bozmaya çalışan bir yazı olmuş. Halbuki hiçbir şey "insan" odaklı değildir. Asıl mesele, dünya insanların etrafında dönüyor algısından kurtulabilmektir ve her şey yalnızca "diyalektik" dengedir.
ForumKirpisi´ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ForumKirpisi ForumKirpisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Üyelik tarihi: 27 Nov 2018
Bulunduğu yer: Merkez/Çin
Mesajlar: 1.842
Standart emperyalizmi yeğlemek
emperyalizmi yeğleyen eski tip komünüslük olmasın artık. dönemi döneme göre değerlendirin. ayrıca enverden önce alman ekolü ırkçılığı getirmiştir onlara öğretmiştir. bunu öğrenin kaskafalılar. siz feodal ağalara kendinizi siktirmekten almanyaya falan göç edip vıy vıy yapmaktan başka bi cacık bilmezsiniz. bu memleketin değişik halkları sizin gibi cahil ayrımcı roj tvci pislikler yüzünden böyle çöp.
Bana ozel mesaj gonderen bu ve bu gibilerini Insanligin hangi sayfasinda gorebilirsiniz? veya buna DEGERLI BIR INSAN DIYEBILIRMIYIZ?
"Komunistlik" Kelimesini bile yazamiyan, Arastirma ozelliklerinden uzak, AGZI SALYALARLA DOLU KUFURBAZ birinin INSAN OLMASININDA MUMKUNU YOKTUR.
Baskoylu
10-12-2021, 06:44
ONEMLI OLAN YASAMAK DEGILDIR,
BASARMAK HIC DEGILDIR,
ONEMLI OLAN INSAN OLMAK,
INSANI KAMIL MERTEBESINE ULASMAK VE INSAN KALMAYI BILMEKTIR
Baskoylu
10-12-2021, 06:49
Yazar, Engin Gectan`in "INSAN OLMAK" kitabini her bireyin okumasini oneririm.
Baskoylu
10-12-2021, 07:25
İnsan olmak çok mu zor!
Pazar günü demokratik kitle örgütlerinin çağrısıyla bir araya gelen kadınlar Kadıköy'de toplanarak Erdoğan'ın kürtajla...
CAN UĞUR
Pazar günü demokratik kitle örgütlerinin çağrısıyla bir araya gelen kadınlar Kadıköy'de toplanarak Erdoğan'ın kürtajla ilgili olarak söylediği ‘Her kürtaj bir Uludere'dir ‘ , ‘Kürtaj bir cinayettir' sözlerini ve hükümet yetkilileri tarafından konuyla ilgili olarak yapılan açıklamaları protesto etti. Katılımın oldukça yoğun olduğu eylemde kadınların ‘Bedenimiz bizimdir, bedenimize sahip çıkıyoruz' söylemi öne çıkarken eylem yandaş medya tarafından adeta bir ‘oldu bittiye' getirildi. Yandaş medyanın önemli isimlerinden Zaman, Bugün ve Star gibi gazeteler eyleme sayfalarını kapatırken ırkçı ve ayrımcı söylemleri ile ön plana çıkan Akit sürmanşetinden verdiği haberde kullandığı ifadelerle pes dedirtti. Gazete konuyla ilgili verdiği haberde ‘Hayvandan da aşağı yaratıklar' sahnede ifadelerini kullandı.
YANDAŞ BASIN BİLDİĞİMİZ GİBİ…
Cemaat'e ve iktidara yakınlığı ile bilinen gazetelerin kürtaj meselesinde başından itibaren yasağı savunur tarafta durduğu bilinirken Pazar günü gerçekleştirilen ve AKP'nin kürtaj politikasının eleştirildiği eylem yandaş basının gündemine gir(e)medi. Zaman, Bugün ve Star gibi iktidarın ve Cemaat'in çizgisinde duran yayın organları kadınların eylemini neredeyse hiç görmedi.
Zaman dünkü sayısında Kadıköy'deki eyleme yer vermezken birinci sayfasında manşet olarak Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın Türkçe Olimpiyatları ile ilgili görüşlerini verdi.
Cemaat'e yakınlığı ile bilinen bir diğer gazete Bugün de Kadıköy'de gerçekleşen eylemle ilgili olarak herhangi bir haber vermezken gazetenin manşeti Gazi Üniversite Öğretim Görevlisi Prof Dr. Vedat Bilgin'in Türkiye'deki üniversitelere ilişkin gözlemi oldu. Gazetenin manşet olarak tercih ettiği haberde son yıllarda yaşanan dönüşümlerden ve üniversitelerin bu dönüşüme ayak uyduramamasından bahsedildi.
AKP döneminde yaptığı yayınlar ile iktidara yakın duruşu gözlemlenen Star ve Yeni Şafak gazeteleri de Zaman ve Bugün'ün yaptığı gibi kadınların eylemini görmemeyi tercih etti. Star ve Yeni Şafak'ın birinci sayfalarındaki haberlerde bir gün önce gerçekleştirilen eyleme dair her hangi bir bilgilendirme bulunmazken Yeni Şafak'ın dünkü manşetinin başlığı ‘Militanın süngüsü çabuk düştü' olurken Star ise ‘ Cunta işkencecisi GATA huzurevinde' başlığını tercih etti.
AKİT SALDIRMAYA DEVAM EDİYOR
Daha önce yaptığı haberlerde birçok kişi ve kurumu hedef gösteren ırkçı ve ayrımcı ifadeleriyle biline Akit gazetesi dün kadınların eylemiyle ilgili haberinde de bu tavrını sürdürdü. Kadınların kürtaj eylemini sürmanşetten veren gazete konuyla ilgili haberinde: ‘Hayvandan da aşağı yaratıklar kürtaj için sahnede' üst başlığını kullanırken, başlık olarak da ‘Belhum Adal' ifadesini tercih etti. Gazete ayrıca haberin detayında da kürtaj hakkını savunan kadınlar için de ‘Alçaklar ve terbiyesizler' şeklinde hakaretlerde bulundu. Neredeyse her haberinde ayrımcı, ifadeler kullanan gazetenin kadınların gerçekleştirdiği eylemle ilgili olarak kullandığı ifadeler de daha önceki haberlerinde kullandıkları ifadeleri aratmadı. Eylemci kadınları ‘Hayvandan aşağı yaratık' olarak nitelendiren gazete hakaretlerini bununla da sınırlandırmayıp eylemle ilgili; ‘Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla gündeme oturan "kürtaj"la ilgili tartışmalar sürerken, kürtajı savunan çevrelerin günden güne iğrençleşen üslubu büyük tepki topluyor' ifadelerini kullandı. Bir Gun
GUNU GELIR, INSANLIK UYANIR VE AYAKLANIRSA,
INSANLIK DUSMANLARI,
INSANLIK TARAFINDAN MAHKUM EDILIP,
HAK ETTIGI YERE GONDERILECEKTIR
Bana ozel mesaj gonderen bu ve bu gibilerini Insanligin hangi sayfasinda gorebilirsiniz? veya buna DEGERLI BIR INSAN DIYEBILIRMIYIZ?
"Komunistlik" Kelimesini bile yazamiyan, Arastirma ozelliklerinden uzak, AGZI SALYALARLA DOLU KUFURBAZ birinin INSAN OLMASININDA MUMKUNU YOKTUR.
Materyalizmden bahsedip idealist düşünen kendinsin. Materyalizm değerli insan değersiz insan diye idealist yorumlamalarda bulunmaz. "İnsanlık" değil maddenin bilimi, diyalektiği, yasaları ve insan üzerinde etkileri ile ilgilenir. Ancak sen merkeze "insan" diyerek değerli/değersiz insan diye idealist yorumlamalarda bulunuyorsun, bunlar tabii ki de geçerli değiller. Öncelikle materyalizm ve idealizm arasındaki farkı iyice öğren çünkü bir yanın anya diğer yanın konya diyor.
Baskoylu
10-12-2021, 15:09
Saygideger Filozof,
Konulari, olusumlari ve seyleri tartisirken, Maddenin ve hareketinin cesitli bicimleri birbirleriyle bagimli olduklarini, birbirlerine donusebilirligini goz ardi edersek, Maddeyi ve maddeye bagli olan hareketi de bir birinden kopuk iki hareket olarak gormus oluruz.
Ornegin termik surecler kimyasal surclere, kimyasal surecler isiksal sureclere, isiksal surcler fiziksel sureclere donus, dolayisiyla bizim burada olusumlari ve seyleri Maddenin hareket bicimleri Mekanik, Fiziksel ve Kimyasal olgulari birbirleri ile bagimli olmadiklarini soyliyerek Dusunen ve yaratan gucun (Maddenin Hareketinin cesitli bicimlerinin) bir birlerine bagli olmadiklarini soyliyebilirmiyiz? Soyledigimzde bunun adina Idealist bir yaklasim diyorsaniz!! saygi duyarim, ama ayni fikir ve dusuncede degilim, Cunku Ust Alani Alt Alana Indirgemiyorum.
Maddenin ve hareketinin cesitli bicimleri birbirlerine bagimlidir. Insan bir madde olduguna gore calisan butun hucrelerde bu maddenin bicimleridir birbirine bagimlidir.
Sonuc olarak Maddenin ve hareketinin olmasi gerektigi gibi hareket etmedigi, Allah, Cocuk Tecavuzcusu Peygamber, Din, Mezsep, Irk, Millet vs vs vs gibi etkenlerin yer yuzunde en vahsi hayvanin Insan kiligina girmis kendisini insan gostermeye calisanlar oldugu gercegidir.
Saygi ve Insani Sevgilerimle
Baskoylu
Baskoylu
10-12-2021, 22:21
MHP lideri Bahçeli: Hesapları mahşere bırakılmayacak
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Şehitler için taziyede bulunan Bahçeli, 'Bayraklaşıp devleşen şehitlerimiz bugün dualar eşliğinde vatan topraklarına emanet edildiler. Al bayrağımız örtüleri, hatıraları övünçleri olarak aramızdan (fiziken) ayrıldılar. Ancak dökülen kanları yerde kalmayacak, sorulacak hesapları mahşere bırakılmayacaktır' dedi.
https://www.milliyet.com.tr/siyaset/mhp-lideri-bahceli-hesaplari-mahsere-birakilmayacak-6658956.
Bu Agzi Salyali Sahsiyet It`e tapan birinin Insan Olabileceginin Mumkunu varmidir?
MHP lideri Bahçeli: Hesapları mahşere bırakılmayacak
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Şehitler için taziyede bulunan Bahçeli, 'Bayraklaşıp devleşen şehitlerimiz bugün dualar eşliğinde vatan topraklarına emanet edildiler. Al bayrağımız örtüleri, hatıraları övünçleri olarak aramızdan (fiziken) ayrıldılar. Ancak dökülen kanları yerde kalmayacak, sorulacak hesapları mahşere bırakılmayacaktır' dedi.
https://www.milliyet.com.tr/siyaset/mhp-lideri-bahceli-hesaplari-mahsere-birakilmayacak-6658956.
Bu Agzi Salyali Sahsiyet It`e tapan birinin Insan Olabileceginin Mumkunu varmidir?
Sen kendi egonu tatmin etmek için "insanlık" kavramının arkasına saklanan bir soytarısın. Düşünsene Marx'ın Engels'in Hegel denen idealist itin insan olmasının mümkünü var mı demesini :D Evet sen materyalizm kılıfının arkasına saklanıp o insan bu insan değil diye ahkam kessen de evet o da bir "insan". Dünyayı insan (ego) merkezli düşünmekten kurtulup o kendi kibrine kılıf yapmaya çalıştığın materyalizmi bir gün daha iyi idrak edebilirsin umarım.
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Bu nice okumaktır
Y.E
Baskoylu
12-12-2021, 07:21
Sen kendi egonu tatmin etmek için "insanlık" kavramının arkasına saklanan bir SOYTARISIN. !!!!!!
Ne ALAKA?
Konu ile ilgili fikir ve dusuncelerini acikliyabilirsin, hem fikir olmadigin konulara kendi fikir ve dusuncelerini yazabilirsin, Kisisellestirip Saldirmak ve hakaret etmekle SAHIP OLDUGUN KISILIGINI ORTAYA KOYMUS OLMUYORMUSUN?
Sen ve Senin gibilerle tartismak, sohbet etmek veya karsilik vermek SIZIN SEVIYENIZE DUSMUS OLUR, SIZDEN FARKIM OLMAZ...
Saygi ve Insani Sevgilerimle
Sen kendi egonu tatmin etmek için "insanlık" kavramının arkasına saklanan bir SOYTARISIN. !!!!!!
Ne ALAKA?
Konu ile ilgili fikir ve dusuncelerini acikliyabilirsin, hem fikir olmadigin konulara kendi fikir ve dusuncelerini yazabilirsin, Kisisellestirip Saldirmak ve hakaret etmekle SAHIP OLDUGUN KISILIGINI ORTAYA KOYMUS OLMUYORMUSUN?
Sen ve Senin gibilerle tartismak, sohbet etmek veya karsilik vermek SIZIN SEVIYENIZE DUSMUS OLUR, SIZDEN FARKIM OLMAZ...
Saygi ve Insani Sevgilerimle
Ben materyalizm/insanlık kavramının arkasına saklanıp soytarılık yaptığını söyledim. Sen oturduğun yerden o değerli insan bu değersiz insan diye ahkam kesiyorsun. Sen ona buna it derken hakaret olmuyorsa benim de sana soytarı demem hakaret değildir ikiyüzlü materyalist idealist :) Bir de seviyeden bahsediyorsun ya sen önce aynaya bak, kendi seviyene :) Zira konuyu kişiselleştiren ben değilim, materyalizmden bahsedip kendi kafana göre değerli insan/değersiz insan diye ebleh ebleh yorumlarda bulunan, kişiselleştiren ve birilerine hakaret eden kendinsin. Komünizmin, materyalizmin, bilimin arkasına gizlenip kendi çocukça kibrini gizleyemezsin ;) Hala kendini dev aynasında herkesi de boy aynasında görüyorsun, aynaya bakacaksın önce ;) Ne edersen kendine, edersin kendi kendine ;)
https://pbs.twimg.com/media/EwEWLK5XcAQIsvD?format=jpg&name=large
Baskoylu
12-12-2021, 18:40
Bazı insanlar, birden fazla kisiligiyle birlikte gitmek icin farkli nik alarak birden fazla kisiliklere burunup kinlerini kusarlar.
Irkci Milliyetci, Dinci ve Yobaz kisiliklerini cok fazla gecmeden aciga cikarir, sahip olduklari insanlik dusmanliklarini ortaya koyarlar.
Muhammed ve onun gibi Pedofili kisi ve kisilere insan gozu ile bakanlar, Kurt isareti yaparak kendisinin kurtcu oldugunu savunanlara insan gozu ile bakanlarin onlarda farki olmadigini gormemek icin gor veya beyin ozurlu olmamiz gerekir.
Her alanda KURT isareti ile sahip oldugu kisiligini O ve onun gibilere sahip oldugu kimligi aciklamak suc ise, hakaret oluyorsa vay Insanligin Haline.
Cocuk tecavuzculerine Subyanci veya Pedofili olan kisilere Cinsi Sapik ve Uckur duskunu demek hakaret oluyorsa Insanligin olmadigi yerdeyiz.
Yalani Yalanci ile,
Yanlisi Bilgisiz ve Bilincsizle (Cahille)
Sakin Tartisma
CUNKU;
Yalanciya Gercegi,
Bilgisize, Bilincsize, Hele hele Dinciye, Irkci ve Milliyetci Fasist`e Dogruyu Anlatamazsin.
CUNKU; Bunlar birer insanlik dusmanidirlar.......
INSAN OLMAK COKMU ZOR?????
BU VE BU GIBILERIN INSAN OLMASININ MUMKUNUMU VAR,
AGIZLARINI SALYALARLA KALMASINI YEGELER, IGRENCLIKLERINI DISA VURUR, KISISEL SALDIRILARDAN OTEYE GIDEMEZLER.
KONU; Bu forumda, Benim, senin veya bir digerinin kisiligi ile alakali degildir, Cunku birbirimizi tanimiyoruz, Yaftalamaya, Karlamaya, hakaret ederek konuyu kisisel saldirilarla sinirlamaya calismak, Sahip oldugu kisiligi aciga cikarmaktir.
Stresin En Buyuk Sebebi,
Gunluk Yasaminizda Anlayissiz ve Seviyesiz Insanlarla Yaptiginiz Tartismalardir.
Albert Einstein
Bazı insanlar, birden fazla kisiligiyle birlikte gitmek icin farkli nik alarak birden fazla kisiliklere burunup kinlerini kusarlar.
Irkci Milliyetci, Dinci ve Yobaz kisiliklerini cok fazla gecmeden aciga cikarir, sahip olduklari insanlik dusmanliklarini ortaya koyarlar.
Muhammed ve onun gibi Pedofili kisi ve kisilere insan gozu ile bakanlar, Kurt isareti yaparak kendisinin kurtcu oldugunu savunanlara insan gozu ile bakanlarin onlarda farki olmadigini gormemek icin gor veya beyin ozurlu olmamiz gerekir.
Her alanda KURT isareti ile sahip oldugu kisiligini O ve onun gibilere sahip oldugu kimligi aciklamak suc ise, hakaret oluyorsa vay Insanligin Haline.
Cocuk tecavuzculerine Subyanci veya Pedofili olan kisilere Cinsi Sapik ve Uckur duskunu demek hakaret oluyorsa Insanligin olmadigi yerdeyiz.
Yalani Yalanci ile,
Yanlisi Bilgisiz ve Bilincsizle (Cahille)
Sakin Tartisma
CUNKU;
Yalanciya Gercegi,
Bilgisize, Bilincsize, Hele hele Dinciye, Irkci ve Milliyetci Fasist`e Dogruyu Anlatamazsin.
CUNKU; Bunlar birer insanlik dusmanidirlar.......
INSAN OLMAK COKMU ZOR?????
BU VE BU GIBILERIN INSAN OLMASININ MUMKUNUMU VAR,
AGIZLARINI SALYALARLA KALMASINI YEGELER, IGRENCLIKLERINI DISA VURUR, KISISEL SALDIRILARDAN OTEYE GIDEMEZLER.
KONU; Bu forumda, Benim, senin veya bir digerinin kisiligi ile alakali degildir, Cunku birbirimizi tanimiyoruz, Yaftalamaya, Karlamaya, hakaret ederek konuyu kisisel saldirilarla sinirlamaya calismak, Sahip oldugu kisiligi aciga cikarmaktir.
Stresin En Buyuk Sebebi,
Gunluk Yasaminizda Anlayissiz ve Seviyesiz Insanlarla Yaptiginiz Tartismalardir.
Albert Einstein
Sen kafayı sıyırmışsın :) Herkese o insan değil diye olmayan beyninle ahkam kesip bir de hakaret etmekle itham ediyorsun :) Sen önce o insan bu insan değil diye ayrıştırmamayı öğren ondan sonra başkalarından da aynı insaniyeti beklersin.
Baskoylu
13-12-2021, 03:47
İnsanlık Düşmanlarının Gerçekleştirdiği Alçakça Saldırıyı Kınıyor Ve Lanetliyoruz!
Kobani'nin yeniden inşa çalışmalarına katılmak üzere dün İstanbul'dan Urfa'nın Suruç ilçesine giden Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu(SGDF) üyesi 300 gencin konakladığı Amara Kültür Merkezi'nde bir patlama meydana geldi.
İnsanlık düşmanı IŞİD çetelerinin ve onları destekleyenlerin ürünü olan bu alçakça saldırıyı kınıyoruz. Barışa, kardeşliğe olan inancımızın asla sarsılmayacağını, bu eli kanlı çetelere ve bu çetelere destek verenleri bir daha lanetliyoruz.
Hayatını kaybeden gençlerimize rahmet, yaralılara acil şifa, aile ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz, halklarımızın başı sağ olsun.
Baskoylu
13-12-2021, 03:51
İnsanlık Düşmanı, Kanlı Zalim, Emperyalist Haydut ABD ve Devşirilmişleri, İşbirlikçileri, Piyonları, Kuklaları Kolektif
Bu insanlar bizim dünyamıza ait insanlar değil. Bizim taşıdığımız insani, vicdani, ahlâki değerlerin zerresi yok bunlarda.
Bunlar başka türden canlılar…
İşin en acı yanı da nedir, biliyor musunuz?
Ülkemizi temsil eder görünüyorlar…
İnsanı kahreden bu oluyor işte…
Eeey Türkiye'm!
Bu emperyalist çakalları yeryüzünde ilk kez hezimete uğratıp tüm Mazlum Milletlere örnek, umut, moral ve güç kaynağı olacaksın, sonra da gelip bu hallere düşeceksin…
Bu, kaderin ne İblisçe bir oyunudur yahu!
Fakat fazla umutlanmasın emperyalist haydutlar. İkinci Antiemperyalist Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızı da eninde sonunda zafere taşıyacağız.
Belki zor olacak, kanlı olacak, acılarla dolu olacak, büyük fedakârlıklar gerektirecek ama en sonunda yine zafer bizim olacak.
Bu emperyalist haydutlar sürüsü, Birincisinde olduğu gibi, bu kez de yine "Geldikleri gibi gidecekler."
Abd haydut çakalı, bildiğimiz gibi iki gün önce, Türkiye'ye karşı süresiz vize yasağı uygulaması başlattı.
Biz diyoruz ki bu çakala; bunu sonsuza kadar uzat ulan alçak!
Nato'nu da al git! İncirlik başta olmak üzere üslerini, füzelerini de al git!
Meclisteki Dörtlü Çete'yi, uşaklarını da al git!
Her türden ve boydan Amerikan işbirlikçilerini de al git!
Tüsiad'cıları, Müsiad'cıları da al git!
Baskoylu
13-12-2021, 11:38
Kız Çocuğu
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.
Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kağıt gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.
Nazim Hikmet
Baskoylu
13-12-2021, 17:35
*KAZDAĞLARI, İKİZDERE, KOZAK YAYLASI, ISTRANCALAR, ERGENE NEHRİ, CANIM ANADOLU VE TRAKYA….
*CAN ÇEKİŞEN MARMARA, YAKIN TEHLİKEDEKİ KARADENİZ, KİRLENEN VAN GÖLÜ VE KURUYAN GÖLLERİMİZ…
*ZEHİR SAÇAN TERMİK SANTRALLER
*HES'LERLE KELEPÇE VURULAN DERELER…
*"ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR" DİYE VERİLİP AÇILAN YÜZLERCE TAŞ OCAĞI
*YANLIŞ YER SEÇİMİYLE KÖYLERİN ORTASINA KURULAN RES'LER…
*EN GÜZEL KOYLARDA KURULAN BALIK ÇİFTLİKLERİ..
*BETONLARLA ÇİRKİNLEŞTİRİLEN KENTLER…
*CİĞERLERİMİZİ YAKAN ORMAN YANGINLARI…
*ÖNLEMSİZ VE ÖZENSİZ DİKİLEN VE TEHLİKE SAÇAN BAZ İSTASYONLARI…
*GDO'LU ÜRÜNLER CENNETİ ÜLKEMİZ…
SAYMAKLA BİTMİYOR ÇEVRE DÜŞMANI UYGULAMALAR…
*VE… GÖZÜMÜZE SOKULAN DENİZ SALYASI!
BU KOŞULLARDA 5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜNÜ KUTLAMAK YOPLUMUMUZ İÇİN UTANÇ, GELMİŞ GEÇMİŞ İKTİDARLAR İÇİN UTANMAZLIKTIR!
***
Öte yandan KOVİT-19 tam da bir Çevresel Hastalık..
Çevreye aşırı yüklenen insanoğlu, böylesi bir mutasyona neden oldu doğada ve Pangolin & Yarasa ürünü Yeni Koronavirüs (SARS-KOV2), insanlarda bulaş (enfeksiyon) yapma yeteneği kazandı ve de Aralık 2019 sonunda Çin'de başlayarak hızla tüm dünyaya yayıldı, bir Pandemiye (kıtalararası salgına) yol açtı. Salgında 18. aya girdik Küresel toplum – Dünyalılar olarak.
Çok ağır bedeller ödedik, uzun yıllar boyunca da ödemeyi sürdüreceğiz.
Hiç ama hiç unutulmasın :
Mistik ritüeller – inanışlar, "eşref-i mahlukat"… teraneleri bir yana, insanoğlu yeryüzünde SAĞKALIM (BEKA) tehdidi yüz yüzedir.
Üstelik bu tehdit açık ve yakındır.
İklim faciası, hava – su kirliliği, kuraklık ve tarımsal üretimde azalma, türlerde azalma, deniz kirliliği, buzulların erimesi, hala %1,05 dolayındaki muazzam yıllık nüfus artışı… Her yıl 81 milyon daha ekleniyor dünyaya..
İNSANOĞLU, SANA SORUYORUZ :
Dünya "sonlu" olduğuna göre, sen, yeryüzünde, son derece sorumsuz biçimde, akıl almaz biçimde sonsuza dek çoğalabileceğini nasıl düşünebilir ve frene basmazsın?
Üstelik yeryüzünde son yıllarda tüm türer sayıca azalırken sen nasıl ha bire ürersin?!
Aklını başına almalı ve "HER AİLEYE 1 ÇOCUK!" can simidine sarılmalısın hemen'
Hiç aklından çıkarma, bu Dünya sana mahkum değil ama tersi doğru. sen ona mahkumsun. Yeyüzünde, biyolojik anlamda zorunlu parazitsin.. Dünya yakasını senden kurtulsa rahatlayacak.
Derhal NÜFUS PLANLAMASI, DERHAL! Nüfusu hızla azaltmak zorunayız.
Çevreyi bir fahişe gibi görme ilkelliğinden kurtulmak..
O'nunla ancak Doğa'nın şaşmaz – bağışlamaz kuralları içinde BARIŞ İÇİNDE BİRLİKTE (peacefull co-existence) olabiliriz; bu "komünal" yaşamdır, doğa yasalarına mutlak saygı ile. Bilim bu yasaları keşfetme ve birlikte yaşam koşullarını oluşturma amaçlıdır; yoksa Doğaya hükmetmenin ilkel – akıldışı araçları değil!
***
Salgında, Türkiye'de eriştiğimiz son "resmi" durum aşağıda. Ne ölçüde gerçek, bilmiyoruz.
Ancak hala çok ürkütücü. Her gün an az 6 bin PCR + olgu yakalıyoruz, bunları 1/10'u bulgu veren hasta. 100'e (yüz!) yakın insanımızı kurban veriyoruz.. Yine resmi verilerle 5,3 milyon insanımız hasta oldu, toplam 48 bine varan "resmi" kovit ölümü var…
Aşılamaya 14 Ocak'ta başladık, 6 ay geçti, 2 doz aşı alan insan sayısı hala 12 milyon dolayında. Gerekli toplumsal bağışıklığın çooookkk uzağındayız.
Dünya da rahat değil…
Türkiye'ye turistik sınırlamalar sürüyor AB ve Rusya, İngiltere başta olmak üzere.
İyimser beklentiler 20 milyon turist.. Oysa 2019'da 50 milyona yakın idi bu rakam.
Ve AKP'li CB Erdoğan kalkıp, "3. aşımı oldum, antikor testimi de yaptırdım, oldukça yüksek çıktı…" Keyfi gıcırında demek ki Reis hazretlerinin.. 2 bilimsel yanlış birlikte; 3. aşı ve yersiz – anlamsız antikor testi. Halka böyle mi örnek olunacak? 60 milyon insan (20 milyon 0-18 yaş çocuk düşülürse) 40 milyon insanımız daha tek doz aşıya erişememişken (Dünyada 13. sıradayız), masum insanlar ölürken.. bu nasıl bir ayrıcalık ve içine sindiriş, lider rolüdür (!), anlamak olanak dışı.
http://ahmetsaltik.net/tag/insanlik-dusmani-yabanil-vahsi-kapitalizm/
bilgivehis
13-12-2021, 21:37
Basköylü ile malum bir konuda anlaşamayız ama bir çok konuda aynı görüşe sahibiz.
Vahşi kapitalizme hizmet eden işbirlikçiler, dinciler elbette insan ama her zaman söylediğim gibi H.Sapiens türü olduklarından şüpheliyim. Bence insanların hepsi aynı tür değil, sanki aynı tür olmadığı bazılarınca bilindiği halde gizleniyor gibi geliyor.
Hani insanlar baklagiller gibi farklı evrilmiş olsalardı bu derece farklı olmalarına bir anlam verebilirdim.
Lakin hem insan denilerek aynı kefeye konuluyor hem birbirinden tamamen farklı anlayış ve yapıya sahip oluyor.
Bir taraf halk için canını verirken diğer taraf halkı katlediyor.
Farklılık elbette insan karakterinde var lakin bu derece farklı olması aynı türe ait olamayacağını gösteriyor.
Hani başlıkta sorulmuş ya "İnsan olmak çok mu zor?" diye.
Bazı insanlar farklı türe aitse elbette bizim anladığımız anlamda insan olması imkansızdır.
Bir de bazıları bu farklılığı salt çıkara bağlıyor.
Ben de diyorum ki, söz konusu çıkarsa o halde çıkar denen şey iki tür insanın farkını ortaya koymuştur.
Birbirine fiziken benzediği halde H.Sapiens ile H.Sapiens olmayanlar gözle görülür durumdadır.
Bu durumda bu iki türün ayrı coğrafyada yaşaması gerekir.
Böyle olursa küçük farklılıklar şimdiki kadar sorun çıkarmaz.
Baskoylu
14-12-2021, 05:42
İnsanlık, insanların içinde bulundukları durumlarladan türemiş, fedakarlığın temel ahlaki değerleri ile ilişkili bir erdemdir.
İnsanlık adaletten farklıdır çünkü adaletin bünyesindeki hakkaniyetten daha fazla, insanlığa dahil olan bireylere karşı bir fedakarlık düzeyi vardır.
Yani insanlık, sevgi, fedakarlık ve sosyal zeka tipik olarak bireysel güçlerdir, ancak adalet genellikle herkese genişletilir. Peterson ve Seligman Karakter Güçleri ve Erdemleri: Bir El Kitabı ve Sınıflandırma (2004) adlı eserlerinde, insanlığı, tüm kültürlerde tutarlı olan altı erdemden biri olarak sınıflandırır.
Kavram, Rönesans zamanındaki insani veya hümanist felsefe ve erken modern dönemdeki insancıllık kavramlarının gelişmesine dayanır ve insan hakları gibi çağdaş fikirlerin doğuşuna sebep olmuştur.
Konfüçyüs felsefesi
Konfüçyüs, insanlığın ya da "Ren"'in "ayakta durmak istersen, başkalarının ayakta durmasına yardım et" diyen "insan sevgisi" olduğunu söyledi.
Yani, Konfüçyüs insanlık teorisi, altın kuralı örneklemektedir. Konfüçyüsçü düşüncenin o kadar merkezindedirki Seçmeler'de 58 defa geçer.
Hristiyanların Tanrı'yı bulma sürecine benzer şekilde, Konfüçyüs, görünüşte ilahi bir üstatlık noktasına ulaşıp ustanıza eşit veya ondan daha iyi olana kadar Ren'i aramayı öğretir.
Konfüçyüs Ren kavramı, hem sevgiyi hem de fedakarlığı içerir
Yunan Felsefesi
Plato ve Aristo ikisi de erdemler konusuna kapsamlı bir şekilde yazdı, ancak insanlığın güçlü yanlarından iki tanesi olan sevgi ve nezakete çok değer vermelerine rağmen hiçbir zaman bir erdem olarak insanlık üzerine yazmadılar. Platon ve Aristoteles, sırasıyla "cesaret, adalet, sakinlik" ve "cömertlik, zekâ, samimiyet, doğruluk, ihtişam ve ruhun büyüklüğü"'nü yegane erdemler olarak görüyorlardı.
Semavi Dinler
İnsanlık, Thomas Aquinas'ın '"Yedi İlahi Erdemlerinden" biridir.
Bunun ötesinde, bazı pozitivist Hristiyan kültürlerinde insanlık o kadar önemliydi ki Tanrı gibi büyük harflerle yazılması gerekiyordu.[ İncil'de: nezaket, fedakarlık ve sevgi; hepsi belirtilir. Atasözleri 19:22 "Bir bireyin isteğinin nazik olmak olduğunu" belirtir. Fedakarlık konusunda, yabancılara yardım etmek (İbraniler 13: 1) ve İncil'e ait özdeyiş olan "vermek almaktan iyidir" (İşler 20:35) üzerine vurgu yapılır.
Baskoylu
14-12-2021, 05:55
İnsanlığın güçlü yanları
Sevgi
Sevgi, tamamen biyolojik ve kimyasal bir dizi süreçten dini bir konsepte kadar birçok farklı tanımlamaya sahiptir. Bir karakter gücü olarak sevgi, bağlanma, rahatlık ve genellikle olumlu duygular ile karakterize edilen iki kişi arasındaki karşılıklı bir duygudur. 3 kategoriye ayrılabilir: bir çocukla anne babaları arasındaki sevgi, arkadaşların için sevgi ve romantik aşk.
Sevgiye bir güç olarak sahip olmak, sevgi dolu bir ilişkiye dahil olmakla ilgili bir güçtür, sevme kapasitesiyle ilgili değildir.
Psikolojik anlamda sevgi, en çok başkalarına olan bağlılık çerçevesinde incelenir. "Sevginin gizemini" ortadan kaldırdığı için, sevgiyi bu şekilde tanımlamayı ve incelemeyi bir dereceye kadar ihtilaf çevrelemektedir.
Sevgi gizemli olduğu için, bir ölçüye kadar, bağlanma kuramı açısından incelenir, çünkü zaman süreci boyunca incelenebilir. Bebeklerde bağlanma Garip Durum Testi ile incelenir. Genellikle bir anne olan bir bireye bağlanma, anne deney ortamından alındığında bebeğin ne kadar sıkıntılı hale geldiğine göre belirlenir.
Yetişkin Bağlanma Röportajları (Kaplan ve Main), Yetişkin Bağlanma Prototipleri (Hazan ve Shaver) ve daha fazlasını içeren birkaç yetişkin bağlanma modeli vardır. Genellikle yetişkin bağlanma modelleri, bebeklerde görülen belirgin bağlanma belirtilerinin zihinsel temsiline odaklanır.
Sevginin faydalarını destekleyen kanıtlar, sevginin eksikliğinden kaynaklanan olumsuz durumlarda görülür. Yetim çocuklar, bağlanma eksikliğinden kaynaklanan olumsuz niteliklerle ilgili çalışmalarda hedef alınmıştır.
Ek olarak, güvenli bir şekilde bağlanma ile gelişen bireylerin daha düşük depresyon olasılığı, yüksek öz saygıları ve daha az boşanma olasılığı vardır.
Nezaket
Nezaketin sahip olduğu güç en çok fedakarlık, cömertlik, yardımseverlik ve genel olarak insanlara yardım etme isteği uyandıran duygularla ilgilidir. Yani, insanlığa yardım etmeye meyilli olma durumudur. Aşağıdaki ifadeler Eylemdeki Değerler (VIA) insanların nezaketle güçlü yönlerini belirlemeyi amaçlayan psikolojik değerlendirmedir: "diğerleri de benim için önemlidir", "vermek almak almaktan daha önemlidir", "minnettar insanlar kadar minnettar olmayanları da önemserim."
Nezaket, insanlığın bir parçası olarak felsefi ve dini geleneklerin kökeninde vardır ve Yunanca'da "agape", İbranice'de "chesed" ve "philanthropy" kelimesinin kökeni olan Latince philantropia kelimesi gibi, nezaketin fedakar sevgi yönü ile ilgili sözleri vardır.
Nezaket, dini ve teorik kavramların ötesinde bir güç olarak o kadar değerlendirilir ki, okul toplum hizmeti programları ve AmeriCorps gibi ulusal programlar aracılığıyla desteklenir. Ek olarak, nezaketteki cinsiyet farklılıkları istatistiksel olarak anlamlı olsa da minimum düzeydedir ve kullanılan test yöntemleri her zaman yapı geçerliliğine sahip olmayabilir.
Nezaket, genellikle süregelen bir özellik olarak değil, duruma göre ölçülür. Kendi kendine rapor edilmiş fedakarlık ölçeği ve psikolojik ölçümün Uzlaşılabilirlik için fedakarlık ölçeği insanlara ne kadar sıklıkla fedakar davranışlarda bulunduklarını ve dikkatlerini başkalarına verdiklerini sormak için kullanılır.
Ancak birincisi birçok fedakar davranış şeklini dışarıda bırakır ve sadece 20 çeşit spesifik fedakarlıkla ilgili davranış sorar.
Nezaket ve fedakarlıktan her iki taraf içinde faydalar vardır. Bazılarının nazik olmasının arkasında bencillik temelli nedenler olabilir ve bu kişiler için fayda davranışlarından dolayı aldıkları olumlu etkidir.
Başka bir çalışma nezaket sürecinin çocuklarda sosyal yetenekleri geliştirdiğini ve bunun da bağlanma ilişkilerini olumlu etkilediğini bulmuştur.
Buna ek olarak, yaşlılarda gönüllülük aktivitelerinin erken ölüm riskini azalttığı ve ruh sağlığı faydaları olduğu ortaya konulmuştur.
Unutulmaması gereken şey, sürekli bir özellik olarak fedakarlık ve bir davranış olarak fedakarlığın arasındaki farktır.:focus:
Baskoylu
14-12-2021, 06:02
Sosyal Zeka,
Sosyal zeka insanlıkla ilişkili üç gücün en modern olanıdır. Karakter Güçleri ve Erdemleri psikolojik değerlendirmesi, sosyal zeka'yı mahremiyet, güven, ikna, grup üyeliği ve politik güçte bulunan sosyal ilşkilerde dahil olmak üzere başkaları ile olan ilişkileri anlayabilme kabiliyetidir.
Zeka için Weschler'in zeka tanımından çoklu zeka ile ilgili çeşitli teorilere kadar birçok psikolojik tanım bulunmaktadır. CSV zekayı sıcak ve soğuk olmak üzere ikiye ayırır ve buna göre sıcak zeka aktif duygusal süreçlerle ilgili olan zekadır. (338) Sosyal zekası yüksek olan insanlar kendilerini iyi bilen insanlardır ve etkili organizatör ve liderdirler.
Ek olarak, diğer iki sıcak zeka şekli olan kişisel ve duygusal zekanın öğelerini birleştirir. Kişisel zeka, sosyal zekanın içsel karşılığıdır ve duygusal zeka, duyguları anlama kapasitesidir. CSV, üç sosyal zeka ölçeğini vurgular: Faktöre Dayalı Sosyal Zeka Görevleri, Psikolojik Farkındalık Değerlendirme Prosedürü ve Mayer-Salovey-Caruso Duygusal Zeka Testi.
Sosyal zeka araştırmalarının sayısı sınırlıdır ancak sosyal zeka ile ilişkili özellliklerle ilgili yazılı eser çoktur. Zaccaro et al., sosyal zekâ ve algılayıcılığın etkili liderliğe entegre olduğunu öne sürer; yani, iyi liderler "sosyal uzmanlar" dır.
Bir erdem olarak insanlık üzerine yapılan psikolojik çalışmalar.
Erdem ve Refah
Her ne kadar psikolojik araştırmacılar için nispeten yeni bir araştırma alanı olsa da, karakter gücü ve erdemler psikometrik araştırmalarda tutarlı bir şekilde ölçülmüş ve psikolojik ve sübjektif refah ile pozitif olarak ilişkili olduğu gösterilmiştir.
Dahası, bir manevi / teistik dünya görüşünü destekleyenler arasında bile, bu sağlıklı ilişkilendirmelerin doğaüstü bir varlığa bağlanmasına kıyasla insanlık / uygarlıkla daha iyi açıklandığı görülmektedir.
Baskoylu
14-12-2021, 15:44
Sevdiğin insanları kaybetmeye alıştığın zaman, hayatı önemsememeye başlıyorsun.
Ne olurdu yani bir sene de insanlık moda olsa…
Baskoylu
14-12-2021, 16:12
Ben Yer Yuzunde Yasiyan Aklin Yolu ve Vicdani ile Hareket Eden Bir Hayvanim (insanim).
Yer Yuzunde Yasiyan En Vahsi (Insan Kiligina Girmis) Hayvanlara Karsi,
Mucadele Vermeyi Amac Edinmis Biriyim.
Baskoylu
Baskoylu
14-12-2021, 16:19
Irkcilik ve Milliyetcilik Basli Basina Bir INSANLIK DUSMANLIGIDIR.
Baskoylu
Baskoylu
15-12-2021, 16:55
Bu dunyada Ihanetci, Yalanci, Iki Yuzlu, Riyakar, Kufurbaz, Ahlaksiz, Onursuz, Serefsiz vs vs vs vs oyle insanlar var ki, eskiciye versen karsiliginda mandal bile alamazsin...
Bu dunyada Ihanetci, Yalanci, Iki Yuzlu, Riyakar, Kufurbaz, Ahlaksiz, Onursuz, Serefsiz vs vs vs vs oyle insanlar var ki, eskiciye versen karsiliginda mandal bile alamazsin...
http://bit.ly/GercekNe
Ben Yer Yuzunde Yasiyan Aklin Yolu ve Vicdani ile Hareket Eden Bir Hayvanim (insanim).
Yer Yuzunde Yasiyan En Vahsi (Insan Kiligina Girmis) Hayvanlara Karsi,
Mucadele Vermeyi Amac Edinmis Biriyim.
Baskoylu
O mücadele hiçbir zaman bitmez ama "mücadele" dediğin sürece borazanların işine gelir. İşte bu da kendi kibrindir. Doğa veya hayat bir "mücadele" değildir. Ve her şey yalnızca doğal seleksiyon ve evrimdir. Bu yüzdendir ki komünizm, birilerinin zorlaması ile, mücadelesi ile değil yalnızca doğal ve nesnel bir şekilde gerçekleşir. Hayat bir devrimdir ancak hiç kimse devrimci değildir ;)
Baskoylu
15-12-2021, 17:58
Ne Kadar Okursan Oku;
Bilgine Yakisir Sekilde Davranmadigin Surece,
Cahilsin Demektir
Baskoylu
15-12-2021, 18:06
Cahil Ile Etme Sohbet,
Her Lafi Bir Bas Incitir,
Sarraf Olmiyan Ne Bilsin,
Zanneder Her Tas Bir Incidir.
Cahil Insan Kendinin bile dusmani iken,
Baskasina Dost Olmasi Nasil Beklenir?
Sokrates.
Baskoylu
16-12-2021, 04:05
Kamil beni duyuyormsun
Simdi nerelerdesin Kamil
Beni duymak zorundasin
Sana seslenmem yakarma degil
Yalvarmak hic
Bunu iyi bil Kamil
Ya ors olacaksin ya orse cekic
Bir evimiz vardı hani
temeli granitten
Munzurdan taşımıştık harcuna suyu
İşçiler getirmiştik hudutlardan
Ustaları gönüllü
Kan pahasına yani
Evimiz güzeldi, şirindi
Sevindik sevindirdik
Seyrine hayran olduk
Amma şunu iyi bilmelisin ki Kamil
Temele oynuyorler
Temeli kurtar Kamil
Çatıyı taşlıyorlar
Kondular konuyorlar
Yuvalandı yuvalanıyorlar
Sinekten kargaya kargadan iveze kadar
Çatıyı kurtar Kamil
Çatı delindi
Misyonunu yitirdi
Kar suları yağmur suları damlıyor içeri
Kapılar değmeden açılıyor kendisi geri geri
Kapıyı kurtar Kamil
KAMİL Kamil
Kapıyı kurtar
Kilitleri tak
Menteşeleri onar
Öyle bir onar ki
Uymasın her anahtar
Sözüm ona kahramanlar vardır
Amma velakin hepsi birer kelepir
Gün gelecek ki gelecektir.
Bunları anlatacagız bir bir.
Cahil Ile Etme Sohbet,
Her Lafi Bir Bas Incitir,
Sarraf Olmiyan Ne Bilsin,
Zanneder Her Tas Bir Incidir.
Cahil Insan Kendinin bile dusmani iken,
Baskasina Dost Olmasi Nasil Beklenir?
Sokrates.
Hiç kimse kimseye dost veya düşman değildir. Sürekli cahil, cahil, cahil diyerek yerinde saymaktan başka bir iş yapmış olmuyorsun. Çözüm arıyorsan, çözüme odaklan. Birilerine değil.
Baskoylu
16-12-2021, 17:50
Küstahlık, tüm insan hastalıklarının en kötüsüdür.
Euripides
Baskoylu
16-12-2021, 18:02
Korden Degil,
NANKORDEN.
Yuzsuzden Degil,
IKI YUZLU, KILIKTAN KILIGA GIREN, SAHTEKAR VE RIYAKARDAN,
Tipi Bozuktan Degil,
SUTU BOZUK INSANLIK DUSMANLARINDAN KORKACAKSIN.
BU VE BUNA BENZERLER ICIN,
INSAN OLMAK BU KADAR ZOR OLSA GEREK.
Baskoylu
17-12-2021, 06:49
Dunyaya Gercek Bir Yuzle Geldin,
Insan Olmayi Amac Edinmiyor ve Serefsizligi Meslek Ediyorsan,
Sahtekar ve iki Yuzlu Olarak Gideceksin.
Baskoylu
17-12-2021, 06:53
Kabiliyetsiz ve Ozurlu Olmak Suc ve Kusur Degildir.
Ama Iki Yuzlu, Sahtekar, Serefsiz ve Karektersiz olmak,
Cok Buyuk Bir Kusurdur.
Baskoylu
18-12-2021, 19:24
KUFUR ETMEK;
YETERSIZLIGIN, KISILIKSIZLIGIN, ACIZLIGIN, CARESIZLIGIN, BILINCSIZLIGIN VE AHLAKSIZLIGIN VERDIGI SONUCTUR.
Bir bakima "Sahip Oldugu Kisiligin Kusmasidir"
"KUFUR" Tahammulsuzluk, Yetersizlik, Zayiflik, Eksiklik gibi istenmez ozelliklerin sebep oldugu bir disavurum yontemi olarak da kabul edilir.
Kufur edenin psikolojisi incelendiginde "Depresyon, Kisilik Bozuklugu, Karektersiz vs vs gibi bir cok psikiyatrik problemi de icinde barindirdigini gorebiliriz.
Kufur ve hakaret ettigi yetmiyormus gibi, karsisindaki kisi ve kisilere veya tartistigi kisiye "SEN KAFAYI YEMISSIN, SEN KAFAYI SIYIRMISSIN" vs vs gibi soylemlerle kendisinde olan olumsuzluklari hem gostermemeye calismak hemde kendisini avutmakla yetinmekten oteye gitmez.
Ozellikle "OZGUVENI OLMADIGINDAN" karsisindaki insanlara olmadik kufurler ederek maglup etmeyi veya ustun cikmayi hedeflemekten acizlik icine girdiginin bile farkinda degildir.
Oysa KUFUR, sadece "Bos Tehditten ve Kisiliksizlikten" ibarettir.
Sahip oldugu ALCAKLIGIN, ve SEREFSIZLIGIN disa vurmasidir.
Karsi tarafa zarar vermez, Bilakis kendisinin sahip oldugu bozuk ve karektersiz kisiligini ortaya koyarak, kendisine zarar verir.
Guzel Sozler ve Soz nasil kisinin kendisine ait oldugunu kabul ediyorsak, Karsisindakine kufur ettigini dusunerek igrenclik yapanlar aslinda ettigi KUFUR ve KUFURLERIN`de kendisine ait oldugunu bile dusunmez.......
Baskoylu
19-12-2021, 06:51
COCUK ISTISMARI INSANLIK SUCUDUR AYNI ZAMANDA CINSI SAPIKLIK VE PEDOFILI KISILIK BOZUKLUGU ILE SINIRLIDIR.
PEDOFILI BIR PEYGAMBERIN INANCINI KENDISINE INANC OLARAK SECENLERIN BOYLESI BIR KISILIGE SAHIP OLMASI!!! ILK SORGULANMASI GEREKEN INSANLIK DUSMANI VE PEDOFILI PEYGAMBERIN KENDISIDIR......
Baskoylu
19-12-2021, 07:02
Soykirim ve Toplu Katliam,
Insanlik Sucudur, Ayni Zamanda Insanlik Dusmanligidir.
Osmanli, 1915`de Ermeni Soykirimi
Ataturk, 1938`de Dersim Soykirimi
Adolf Hitler 1945`de Yahudi Soykirimi
Baskoylu
15-01-2022, 01:35
1- Eline sahip olup baskasina ayit olan her hangi bir seye el uzatmamak.
2- Diline Sahip olup, Kufurlerden, Hakaretlerden, Yalandan, Iftiradan, karalamadan, Otekilsetirmeden uzak durmak, dilimizle bir baskasini kirmamak, uzmemek, incitmemek ve insana yakismiyan kotu soz kullanmamak.
3 Beline sahip olup, Kendi hayat arkadasindan baskasina Baci ve Kardes gozu ile bakmak, baskasina kotu gozle bakmamak, durust, onurlu ve serefli olmayi amac edinmektir.
4- Kendinizi oldugunuz gibi kabul edin, Sevin ve sevilmek icin kendinizi kimseyle mukayese etmeyin.
5- Degerliligi karsi tarafin degerlendirmesinde, soylentilerinde ve sozlerinde degil kendi kisiliginizde, ozunuzde ve icinizde arayın.
6- Bugdaylar gibi buyudukce basinizi yere egin, Karekterli, Onurlu, Hosgorulu ve Alcak Gonullu olun.
7- Elestiriye karsi, Anlayisli, Erdemli, Yapici ve Hosgorulu olun.
8- Her olayda suclamak ve karsi saldiriya gecmek yerine, saygili olup sorumluluk alın.
9- Degismeyen tek seyin degisim oldugunu aklinizdan çıkarmayin.
10- Karsinizdakini degil once kendinizi gelistirmeye, yenilemeye ve degistirmeye calisin.
11- Karsimizdakileri anlamanin ve dinlemenin, konusup uste cikmaktan daha onemli oldugunu unutmayın.
12- Kendinizi hakli veya dogru cikarmak yerine, var olan gercekleri ve dogrulari gormek ve kabullenmek, Sizi daha saygili ve hosgorulu gosterir.
13- Alabilecegin en buyuk intikam; Affetmektir ve bazen karsinizdakine verilebileceginiz en guzel cevap;
Sessiz kalip gulup gecmektir.