tolonbey
28-07-2022, 15:09
İşte ambeleee,
ODATV
Diyanet Erdoğan'ı yalanladı
28 Temmuz Perşembe 2022 12:25 - Son Güncelleme:28.07.2022 12:29
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Gezi Parkı eylemcilerini hedef alarak öne sürdüğü ‘camileri yaktılar' iddiasını Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) soran CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, söz konusu iddianın Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Cami Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından yalanlandığını açıkladı.
ANKA'daki habere göre Bayır, kendisine gelen yanıtta "Bahse konu olaylarla ilgili illerden gelen herhangi bir belge ve rapor bulunmamakta olup, konu hakkında İstanbul Valiliği'nden gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz" bilgisinin verildiğini söyledi. Bayır, "Cumhurbaşkanına bağlı bir kurum, cumhurbaşkanının söylediği ‘Camiler yakıldı, yıkıldı' ifadesini yalanlıyor. Sayın cumhurbaşkanımızın yalancı olduğunu kendileri tescil ediyorlar" dedi.
CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, 4 Haziran 2022'de Ankara Kızılcahamam'da partisinin değerlendirme toplantısında konuşan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Gezi Parkı eylemcilerini hedef alarak söylediği ‘camilerimizi yaktılar" iddiasını TBMM gündemine taşıdı.
6 Haziran 2022'de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Bayır, aynı gün CİMER'e de başvurarak "Gezi Olayları'nda yakılan camiler hangi ilimizde veya illerimizdedir? Yakılan camilerimizin isimlerini ve bağlı bulundukları il veya illeri açıklamasını arz ederim" sorularını sordu.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI SORUYU DİYANET'E SEVK ETMİŞ
Bayır'ın TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesi yanıtsız kalırken, CİMER'den ise 26 Temmuz Salı günü yanıt geldi. Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Cami Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından, CİMER üzerinden verilen yanıtta, "Bahse konu olaylarla ilgili illerden gelen herhangi bir belge ve rapor bulunmamakta olup, konu hakkında İstanbul Valiliği, il müftülüğünden de gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz" denildi.
Bayır'ın sorusunun aynı gün, önce İçişleri Bakanlığı'na sevk edildiği görüldü. Bakanlığın, yanıtsız bıraktığı soruları 23 gün sonra 29 Haziran 2022 tarihinde, Diyanet İşleri Başkanlığı'na sevk ettiği belirlendi.
‘ERDOĞAN'IN YALANCI OLDUĞUNU KENDİLERİ TESCİLLİYOR'
Tacettin Bayır ise CİMER'in, verdiği yanıtla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı yalanladığını ileri sürdü. Bayır şunları söyledi:
"Sayın Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kızılcahamam toplantısında Gezi olaylarını kastederek ‘Camilerimiz yıkıldı, yakıldı' gibi ifadeler kullanmıştı. Bunun üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya sorularımı yönelttim. ‘Sayın Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği yakılan camilerin sayısı kaçtır? Hangi ilimizdedir, nerededir? diye sordum. CİMER'den ilginç bir cevap aldık. CİMER, ‘İlgili başvurunuz incelenmiştir. Öncelikle konuya göstermiş olduğunuz hassasiyetten dolayı teşekkür ederiz. Bahse konu olaylarla ilgili illerden gelen herhangi bir belge ve rapor bulunmamakta olup, konu hakkında İstanbul Valiliği İl Müftülüğü'nden de gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz' yanıtı geldi.
Bu bana göre şu anlama geliyor. Sayın Cumhurbaşkanı'nı CİMER yalanlıyor. Cumhurbaşkanına bağlı bir kurum, cumhurbaşkanının söylediği ‘Camiler yakıldı, yıkıldı' ifadesini yalanlıyor. Kurum birim adı olarak Diyanet İşleri Başkanlığı Cami Hizmetleri Daire Başkanlığı'ndan verilen bilgi. Sözün kısası sayın cumhurbaşkanımızın yalancı olduğunu kendileri tescil ediyorlar. Ben merak ediyorum. Bay Kemal olmak zordu. Sayın Erdoğan cumhurbaşkanlığı makamında oturduğu için kontrollü konuşmaya özen gösteriyorum. Ama AK Parti Genel Başkanı olarak ‘Yalancı' desem yeridir.
‘YALAN SÖYLEMEKTEN ÇEKİNMİYORLAR'
Gelinen bu noktada koltuğunu koruyabilmek için toplumun en hassas olduğu din üzerinden iftira atmaktan, yalan söylemekten çekinmeyen birisi var. Gerçek şu ki Gezi Olayları sırasında ne camilerimiz yakılmış, ne de camilerde alkol alınmıştır. Kabataş'ta başörtülü kardeşlerimize karşı aşağılıkça bir saldırı yapılmamıştır. Gezi Olayları'nın iktidarda yaratmış olduğu travma haksız olduklarını kabul etmeyerek ters bir tutum ve davranış göstermelerine, bunu da din üzerinden yapmalarına neden olmuştur."
Bayır iddiaya yönelik belgeleri de paylaştı.
ODATV
Tolonbey:Cok müslüman vede çok BÖYYÜK adamın biri şöyle demisti.Söylenilen YALANIN islama faydası varsa YALAN söylemek GÜNAH degildir demişti.Demekki müslümanların büyük bir çoğunluğu bu nedenle YALAN üstünde denemeyi TERCİH ediyorlar.
Kuranda bır ayatta şöyle diyor.MENİİİİİ,belkemigiyle kaburgalarda oluşur.Şimdiiii ben bu ayatı yazana sorıyım.Acaba ALLAH taşşaklarrı süs olsun deyemi yarattı.TIP dünyası diyorkii MENİ taşşaklarda olosur.Kestane kebab ecele cuğap LUTUFEN. 85 yaşında dedeniz Tolonbey.
Singularity
29-07-2022, 09:24
Teşbihat olabilir belki. Teşbihatla tesbihat arasında çok fark yok zaten. Teşbihat yapıyorsun mesela Allah subhanmış gibi, ekbermiş gibi yani, değilse de öyle. Hah işte, islamda bu teşbih sanatı çok var. Mesela bunu neye benzetebilirsin biliyor musun? Şimdi sana sorayım mesela kadının ilk baktığın yeri neresidir? Yok sen cevap verme, "gözüdür" tabiki. Sen onu gözü olarak yazarsın ama aklından doğal olarak başka şey geçer. Ama işte, onu sen nasıl anlarsan. Artık toschak demeye utandılarsa, bilemedim.
Araplar da bizim gibi, arada bir dengesizleşebiliyor, o bakımdan da değerlendirmek lazım bence. Hani işte, düşünme organını kalp zannetmek gibi filan. Biz buna hani, kitlenme mi diyoruz, bahtsızlık mı diyoruz, arada oluyor öyle şeyler.
https://www.youtube.com/watch?v=ehfluDlgpCY
https://www.youtube.com/watch?v=uwK79a1HGi0
https://www.youtube.com/watch?v=DJaLlRPuxXU
Hani, hakaret şey geçmese bu tarz sorulara a.. a...dır diye cevap vermek lazım ama. Sunucuyla ya da soruyu hazırlayanlarla bir ilgisi yok, yani o etkinin tepkisi bu olur manasında söylüyorum. Neyse. Arada böyle şeyler olur yani. kutsal olduğu iddia edilen metinleri yazanları da kim milyoner olmak ister yarışmasının sorularını hazırlayanlar gibi düşünebilirsiniz. Yani demek istediğim, arada böyle mantıksız şeylerle karşılaşınca "yok ananın a..." diye cevaplamak çok mantıksız olmaz. Birisinin aklından geçen sanal bir kitaptaki bir ifade çok abuk subuk bir ifadeyse "ama efendim bu benim kutsalııım" diye düşünüyor diye gerçekleri söylemeyecekmiyiz yani. O zaman her şey benim kutsalım, doğruları söylemek benim kutsalım. Ne yapıcaz şimdi?
"Kutsal olduğunu iddia ettiğiniz hayali bir kitaptan alıntı yaparak gerçekleri çarpıttınız, benim kutsalımla alay ettiniz. Benim kutsalım doğruları söylemek. Yaz abi din hanesine, -doğrucu Davut- şeklinde." Buyur, ne yapcaz şimdi? Hadi kutsalıma hakaret eden o sözde kutsal metinleri kaldırın bakalım.
Saygılarımla efenim.
https://www.youtube.com/watch?v=N-mTF1F7eHk
(Cevap Taşlık)
tolonbey
29-07-2022, 12:02
İşte ambeleee,
Yazının altına kim oldugunu yazıp koymuşsun.Kutlarım seni.
Singularity
29-07-2022, 14:03
İşte ambeleee,
Yazının altına kim oldugunu yazıp koymuşsun.Kutlarım seni.
Ben her zaman bu şekilde yaparım zaten. Sıkıntı değil, her zaman. Rica ederim.
tolonbey
29-07-2022, 16:41
işte böyleee,
Salak oldugun yazılarından belli.İllada ben salagım demene gerek yok.
Aslında ben salağım demege getirdigin cok yer var.Anlaşılan ya Fellahsın yada fellahlasmıslardan.Yazıların onu gösteriyor.
tolonbey
30-07-2022, 22:07
İşte ambeleee,
Bugün Tire belediyesinin ekmek satıs yerinden iki ekmek aldım.5 tl ödedim.Birgün önce hanım bir fırından aynı ekmek almıştı 4 tl ödemişti tek ekmeye.Geçmişte 20 tl ödiyerek aldığım yabancı markalı bir paket çayı iki gün önce 69 tl ödiyerek aldım.Gelecek seçimde AKP istanbul seçimlerini kaybettigi gibi,TÜRKİYE seçimlerinide kaybedecektir.Türk halkının FİYAT BOMBARDUMANINDAN dolayı.Artık millet yalanları yuta yuta patlatılmıştır.Şimdi patlatma sırası halkda.---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Avrupa TÜRKİYEYİ kıskanıyormus.Biliyormusunuz niye?60 yıldır Almanyadayım.Sokaklarda ne sahipsiz tek KEDİ var nede tek KÖPEK.Türkiyenin her tarafı sahipsiz KEDİ ve köpeklerle dolu.Hayvanlar aclıktan gücsüzlükten YÜRÜYEMİYORLAR bile.Halkta bu hayvanlardan pek farklı degiller.Böyle ülkeyi aLAMAN gavurları kıskanmazlarmı?AAlaman gavurları kedisini,köpegini bakmak ıstemediginde SOKAGA atmaz.Hayvan barınakları var.Hayvanlarını götürüp oraya teslım eder.Çünkü ALAMAN gavuru zavallı hayvanları sokaga atmaz ınsanlıktan utanır.----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Birgün postacı mektup kutuma bır haber bırakır.Postaneye gel,önemli bir mektubun var onu al.Postaneye gittim,mektubu aldım dışarı çıktım.Başladım zarfı açmaya.Arkamdan bir Alman kadında beni takip ediyordu.Neyse zarfı yırtıp götürüp çöp kutusuna attım.Alman kadın elini sırtıma koyup bana teşekkür etti.Niye biliyormusunuz.?Kadın dediki sen zarfı yırtmaya baslayınca dedimki bu adam yabancı bu adam zarfı çöpe degil yere atar.Ama gördümkü sen zarfı Yere degil çöpe attın.Onun için sana tesekkür ederim.TTürkiyede böyle birine rastlamak mümkünmüdür.---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Bir İtalyan filmi gördüm.Cadde,pencereler,balkonlar insanlarla CIVIL CIVILDI.Mafiya gelip sokakta yürüyen birini öldürür.Adamın öldürüldügünü gören vede duyanlar kaçar kaybolurlar.Herkes evlerine çekılir,kapıları pencereleri kaparlar.Derken polis gelir.Ama görünürde kimse yoktur.Polis hoperlörle seslenır.Bu adamı öldürenleri göreniniz yokmu?Tek kişi cıkıpda ben gördüm demez.Halbuki Almanyada böyle bir olay olmaz,olsa bile gören herkes polise yardımcı olur.Elinden gelen herşeyi yapar.---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Bir tarıhde bir yerde okumuştum.İtalyanlarda % 20 müslüman tohumu var dıye.Bundan kaynaklanmasın italyanların bu huyları.İtalyanlar HIRSIZLIKTA dünya birincisidir.Bizdede hırsızlık İtalyanlar kadar olmasada en azından 3 yahutta 4üncülügü kimseye bırakmayız.Hergün habarlarda bırçok hırsızlık olayı verilmektedir.-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------İnsanı müslümanlık deyil, İNSANI İNSANLIK düzeltebiliyor.---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Bir tarihde TÜRKİYEDEN arabayla Almanyaya gidiyorduk.Bir benzin istasyonunda arabayı bir kenara cekip uyuduk.Uyandığımızda arabanın bagajının kapağını acık gördük.Birde bakarızkı bagajdan bazı seyleri yürütmüşler.Bu olay Türkiyede oluyor.Hemide herkesin gözü önünde.Sorduk benzincide calışanlara,biz öyle birşey görmedik dediler.60 yıldır almanyadayım,Almanların karıştığı bir hırsızlık olayına raslamadık,duymadıkda.
Singularity
01-08-2022, 09:08
Salak olduğumu sadece bana değil, Satan bunu günün 5 vakti herkese söylüyor. Ama sen teşbihten anlamazsan, teşbihle tesbihi birbirine karıştırırsan laflarımı ...den anlaman da doğal tabi. Bu durumda sana da günün 5 vakti salak dediğini anlamazsın ve hoşuna gider belki de, "haklısın yaa, hepimize günde 5 kez hakaret ediliyor" demek yerine "yaa hee hee salaksın tabi" tepkisi verirsin. İşte şuursuzluk böyle bir şey. Yaş olmuş seksen hala sek sek.
tolonbey
06-08-2022, 21:40
İşte böyleee,
Ateistcafeden getirdigim bir yazımi
AKP'nin Ermeni meselesindeki karnesi
Müyesser Yıldız yazdı: AKP'nin Ermeni meselesindeki karnes24.04.2015 21:28 font_02.gif font_04.gif
Bugün 24 Nisan... Emperyalistlerin, 100 yılın hesabını görme günü...
Öncelikle şunu belirtelim;
24 Nisan bir sonuçtur.
Herşey bir anda 1915'te olup, bitmemiştir...
Gerisinde 40-45 yıllık ayaklanma vardır....
-
Emperyalistlerin verdiği silahlarla, Ermenistan'ın bağımsızlığı için yaktılar,
yıktılar,
katlettiler...
Bugün PKK projesi neyse, arkasında kimler duruyorsa, Ermeni projesi de oydu...
-
Obama "soykırım demedi" diye sevindirik olacaklar.
Evet, sadece o ifadeyi kullanmadı, ama herşeyi söyledi.
"Türkiye ağır basmış" da ondan.
Ağır basan Türkiye değil, ABD'nin çıkarları.
Aynen PKK gibi, "soykırım" iftirası da ABD için altın yumurtlayan bir tavuk.
Hele şu Kıbrıs'ı da elimizden tamamen alsınlar,
Suriye,
İran planlarında tepe tepe kullansınlar, "soykırım" diyecek mi,
demeyecek mi, hep birlikte görürüz.
-
Tüm dünya üzerimize niye çullanmaya başladı?
Evet, tarihi hesapları hiç değişmedi ondan, ama bir de "iğne-çuvaldız" meselesi var.
-
Engin Alan -cezaevindeyken tuttuğu notları
"Bölünmeye Çeyrek Kala"
isimli kitapta topladı.
"Aynaya Bakmak" başlıklı, 24 Aralık 2011 tarihli notunda Alan, emperyalist ülkelerin "soykırım" çalışmalarını anlattıktan sonra şöyle diyor:
"Ya içimizdeki Fransızlara ne diyeceğiz?
Yağmur yağdı ve bütün salyangozlar ortaya çıktı...
Dışarıdaki ihanetleri biliyoruz da asıl içimizdeki ihanet hiç bitmeyecekmiş gibi görünüyor.
Bence esas tehlike de bu..."
-
AKP iktidarı dönemindeki "Ermeni açılımların" kabaca bir çetelesini çıkaralım mı?
-AKP iktidarına kadar Türkiye, "sözde soykırım" ifadesini kullanıyordu.
Erdoğan, hem de Fransa'da bunu soran bir gazeteciye, "sözde desek ne olur, demesek ne olur" cevabını verdi. (Atı alan Üsküdar'ı geçtikten sonra gel de bugün yandaş gazetelerin ‘soykırım'ın başına ‘sözde'yi koymasına inan)
-
Ermenistan ve diyasporayla gizli görüşmeler yapıldı. Başbakan Davutoğlu, bu gerçeği daha birkaç gün önce itiraf etti.
-
-Nasıl sonuçlanacağı başından belli değilmiş gibi, Türkiye'nin "soykırım" iftiralarını Uluslararası Lahey Adalet Divanı'na götürmesi için gizli hazırlıklar yürütüldü.
-
Ermeni ve emperyalist jargonuyla, "1915 olayları" ifadesi, hem de --MGK-- kararıyla benimsendi.
-
1880'lerde Ermeni çetelerinin Doğu'daki katliamlarda üs olarak kullandığı --Akdamar Kilisesi --onarılıp, ibadete açıldı.
-
Yerleşim yerlerine eski Ermeni ADLARI verildi.
Ermenilerin "bizim" dediği tüm mal mülkler "iade" edildi.
-
Ders kitaplarına --Ağrı Dağı --için yanlışlıkla(!) "Ararat" yazıldı.
-
Diplomatlarımızı katleden ASALA terörünün yükselişe geçtiği ve "soykırım" iftiralarının güçlü şekilde gündeme taşındığı dönemlerde çıkarılan,
"Ermenistan'ın düzenleyeceği davetlere katılmama" genelgesi kaldırılıp,
diplomatlarımızın Ermeni resepsiyonlarında boy göstermesine izin verildi.
-
-Kafkaslardaki kriz bahanesiyle Türk hava sahası Ermenistan'a tamamen açıldı.
Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbantyan'ın, "Türk siyasilerin bir gün Erivan'daki soykırım anıtına çelenk koyacağına inanıyorum" dediği günlerde Türkiye, "Ankara-Erivan yakınlaşması" için yeni bir adım daha atıp, Karadeniz'e kıyısı olmayan Ermenistan'ın, Karadeniz Çevre Otoyolu projesine katılımını onayladı.
-
15 yıl Türk Tarih Kurumu Başkanlığını yapan Prof. Yusuf Halaçoğlu, "İsviçre'de Türk Dışişleri, ABD ve Ermeni yetkililerin katıldığı bir toplantıda verilen karar" sonucu görevden alındı.
-
Bu gelişmeyi, "Umarım Ermeni tarafı, Türkiye'nin attığı -Türk Tarih Kurumu'nda yapılan değişiklik de dahil- adımları doğru okuyordur" diye yorumlayan TESEV'in Dış Politika Direktörü Mensur Akgün, Halaçoğlu'nun Ermenilere "jest" için harcandığını doğrulamış oldu.
-
--------------Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan şimdilerde Avrupa Parlamentosu'na, "Sen kimsin? Tarih kurumu musun? Ne anlarsın tarihten?" diye hesap soruyor ya, havai fişeklerle kutlanan AB'nin Müzakere Çerçeve Belgesi'nde alınacak tüm kararların Türkiye tarafından kabul edileceği de "komşularla ilişkilerin normalleştirilip, iyi komşuluğun gereğinin yapılacağı" da yazıyordu. Keza 2014 yılında Türk Tarih Kurumu Ermeni masasında çalışmalar durduruldu. Masada görevli akademisyenlerden Prof. Dr. Musa Şaşmaz açık açık, "Başbakan Erdoğan'ın 1915 olaylarına yönelik taziye açıklaması, Ermeni Masası'nda görev yapan insanlarda sıkıntı yarattı. Yüksek Kurum'un çalışmalarımıza yönelik tavrı değişti. Belki de Ermeni meselesine yönelik çalışmalarımız bazı lobileri rahatsız etmiş ve atıl durumda olmamız için düğmeye basılmış olabilir" dedi.
-
-----------"Türkiyeli aydınlar"ın başlattığı, Ermenilerden özür dileme kampanyasına en büyük desteği dönemin Cumhurbaşkanı Gül verdi.
-
------------Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki sorunların çözümüne dair şartlarımız Türk Dışişleri internet sitesinden kaldırıldı.
-
------------Başbakan Erdoğan 2008'de, "Ermenistan'ın sınırlarımızı tanımaması birinci sorun değil.
Şu diasporayla ilişkisini kesmesi lazım" dedi.
-
------------Ermeni Anayasası ve Milli Strateji Belgesinde, "Batı Ermenistan" hedefleri yer aldığı, ülke sembolü olarak Ağrı Dağı kullanıldığı halde, Türkiye-Ermenistan protokolleri imzalandı.
-
-------------Dönemin Cumhurbaşkanı Gül "ABD'nin telkini" ile Erivan'a gitti. Bu ziyaretin "takdirle karşılanacağını ve cesaret olarak görüleceğini" söyledi, "Ermenistan'ın jargonunun değiştiğini" anlattı.
-
--------------Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan Türkiye-Ermenistan maçı için Bursa'ya geldiğinde "İki devlet, bir millet" olduğumuz Azerbaycan'ın bayrakları çöpe atıldı.
-
--------------Emperyalistlerin ve PKK'nın "soykırım" dediği Dersim için devlet adına özür dilenerek, bir anlamda sonraki "özürlerin" yolu açıldı.
-
---------------2011 yılında "Ermeni, Süryani, Pontus, Kürt soykırımını" tanıma kararı alan PKK'nın siyasi uzantılarıyla, düne kadar bu karar hiç sorun yapılmaksızın, görüşmeler sürdürüldü.
-AKP iktidarı döneminde çok sayıda ülke parlamentosu "soykırım" iftirasını tanıdı. Pek çok ülkede "soykırım anıtları" dikildi, bazı ülkeler "soykırım yapılmadı" denmesini dahi yasakladı. Ancak o ülkelerle ilişkilere hiçbir "hâlel" gelmedi.
-
----------------Türkiye'de bir çok konudaki "algı operasyonlarında" başrolde olan, AKP yöneticilerinin de pek itibar ettiği malûm ve meşhur Uluslararası Kriz Grubu'nun 14 Nisan 2009'da hazırladığı, "Türkiye ve Ermenistan: Zihinlerin Açılması, Sınırların Açılması" başlıklı rapor yukarıda sıraladıklarımızın özeti gibiydi; "AKP iktidara geldiğinde, Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerde askeri tehdit yerine, yumuşak güç ve sıfır problem politikasını benimsedi. Benzer çaba, Kıbrıs ve Irak Kürdistanı'nda da gösterildi…
-
Ankara, Ermenistan'a yönelik şartlarını resmi olarak kaldırmadı, bunun yerine muhtemel değişiklikler için gayrıresmi belirtiler gösterdi… Tam dönüş noktası, Ocak 2007'de Hırant Dink'in öldürülmesi oldu.
-
------------Birçok aydın harekete geçti, 100 bin insan, ‘Hepimiz Ermeniyiz' diyerek yürüdü.
Açılmayan arşivler açıldı.
2005'ten, özellikle de 2008'den itibaren, ‘sözde soykırım' ifadesi resmi açıklamalardan düzenli olarak çıkarıldı, devlet televizyonundaki haberler ve okul kitaplarında ‘1915 olayları' ifadesi kullanılmaya başlandı" deniliyordu.
-
------------Son bir husus; Bağıra bağıra gelen "soykırım" iftiralarıyla mücadele için ayrılan ödenek ne oldu, bu yolda tek bir kuruş harcandı mı?
-
"DEVLETİ KÜÇÜLTECEĞİZ" DEMİŞLERDİ
-
-------------Bu politikaların baş mimarı sadece dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu değil,
onun selefi, ustası ve şimdilerde birilerinin "kurtarıcı" diye beklediği Abdullah Gül'dü.
-
------------Gül, 1993'te Refah Partisi'ndeyken o gün izlenen Ermenistan politikalarını Meclis'te şöyle eleştirmişti:
"Bazı köşe yazarları, hatta bazı diplomatlar ve bazı politikacı arkadaşlarımız, ‘Ermenistan'ın nüfusu 3 milyondur; Azerbaycan 7 milyondur, Türkiye 60 milyondur ve etrafı hep sarılmıştır' diyor. Bunlar, aslında bizim tutarsız laflarımız...
-
------------Çünkü İsrail'e bakın... İsrail'innüfusuyla
, İsrail'in çevresindeki düşmanlarının nüfuslarını kıyaslayın. İsrail nasıl bir aysbergse, Ermenistan da bu bölgede bir aysbergdir.
Bugün bunu hafife alabilirsiniz, fakat ileride karşımıza büyük bir düşmanı çıkarttığımızı görürsünüz."
-
-------------"Dünya kamuoyunun baskısı altındayım falan diye bahaneler uydurarak, Ermenistan'a yardımlar yapılmıştır.
Bu yardımlar, aslında silahlı yardım değil ama, ateşsiz yardımlardır...
Şimdi siz Ermenistan'ın yöneticileri durumunda olsanız, nasıl bir politika takip edersiniz?..
Türkiye'yi ileride ‘bana bir problem çıkarır' diye hiç dikkate alır mısınız?"
"Türkiye işte bunu yapmış, güdülen dış politikayla, Ermenistan'a yeşil ışık yakmıştır ve dolaylı olarak denmiştir ki; ‘Yapabileceğini yap,
biz sana hiçbir şey yapmayacağız'... Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti sadece bugünü değil, Türkiye'nin geleceğini de ipotek altına almaktadır.
-
Türkiye"nin potansiyel düşmanlarına cesaret vermektedir. Hükümet, bu davranışıyla, ‘Türkiye'den her isteyen, her istediğini maliyeti olmadan kolayca koparabilir' imajını vermektedir."
-
--------------"Siz bana bir ülke gösterin ki, kardeşleriniz savaş halinde olacak,
kardeşleriniz katledilecek,
onlar katledilirken,
‘Bunun müsebbibi Türkiye'dir' diye demeçler verecek;
o kardeşlerimiz katledilirken, ‘Avrupa'nın haritaları bellidir, yerine oturmuştur; Fakat Ortadoğu'nun, Asya'nın haritaları nihai şeklini almamıştır' diye açıklamalar yapacak;
-
‘Kars'ın, Ermenistan toprağı olduğunu' iddia edecek ve siz de o adamın elini sıkacaksınız!.."
-
-------------Gül'ün 23 yıl önce çizdiği tablonun bugün eksiği yok fazlası var, değil mi? Yani bile bile lades!..
-
--------------İktidar olduklarında, "devleti küçültme" sözü vermişlerdi.
Aksine plaza bakanlık binaları,
sarayları,
konutları,
araç
ve uçak filoları,
kadrolarıyla devasa bir devlet aygıtımız oldu.
-
-------------Evet devlet "büyüdü", ama bir şey küçüldü. O da devletin itibarı.
-
--------------Emperyalistlerin dört koldan pervasızca üzerimize çullanabilmesinin başta gelen sebebi de işte maalesef budur!..
Paşakapısı'na kucak dolusu sevgiler
Müyesser Yıldız
Odatv.com
Tolonbey:MİLLİYETCİLİGİ cığnayanla milliyetcı MHP li BAHCASIZ bacı gardaşlar.MHPli millet vekilleride seyrediyorlar ÜLKÜCÜ geçinenlerle BABA ve ANADOLUYU barabar.Birde ana bir muhalefet patimiz varki DÜŞMANLARINN baslarına bile dileyemez insan.
Bu halkımızı bukadar ABTALLAŞTIRAN nedir,bilen varsa LÜTFEN yazsın.
Dedeniz.
tolonbey
11-08-2022, 23:55
İşte ambeleee,
ODTV nin bu yazısına hiç yanıt veren çıkmadığına göre demekki ülkemizde kendini Ermeni duygusuna kaptırmayan pek kalmamış gibi geliyor bana.Hele şu ülkücülelere bir sorıyım,siz kimin ülkücülerisiniz?Bilmiyorsanız önümüzdeki secimlerde öğrenirsiniz.85 dedeniz Tolonbey.