PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 2023 - Kahramanmaraş'da deprem oldu!


Sayfa : [1] 2 3 4

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 14:39
Bugün sabaha karşı 04:17'de;
- Bazı kaynaklara göre Kahramanmaraş'da, bazılarına göre Gaziantep'de
- ABD, Avrupa menşeili kaynaklara göre 7.8, Kandilli ve AFAD'a göre 7.4
şiddetinde deprem oldu. Daha sonra Kandilli ve AFAD, depremin şiddetini 7.7 olarak revize etti.

SOFALACA-SEHITKAMIL (GAZIANTEP) https://maps.google.com/maps?q=37.1123,37.1195&ll=37.1123,37.1195&z=8
06.02.2023, 04:17:31 TSİ
Büyüklük: 7.5
Derinlik: 5.0 km

Saat 13:24'de bir deprem daha oldu.
EKINOZU (KAHRAMANMARAS) https://maps.google.com/maps?q=38.0717,37.2063&ll=38.0717,37.2063&z=8
06.02.2023, 13:24:46 TSİ
Büyüklük: 7.5,
Derinlik: 5.0 km

Depremlerin ardından şiddeti 5-6.5 arasında onlarca artçı deprem daha yaşandı.

Depremin T.C. tarihindeki en şiddetli deprem olduğu, 10 şehirde yıkımlara sebep olduğu söyleniyor.

Maalesef yıkımın kapsamı henüz bilinmiyor. Can kaybının çok çok yüksek olabileceğinden endişe ediliyor.

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 14:51
Twitter'da Prof. Dr. Naci Görür Hoca'yı takip ediyorum. Adam yıllardır kendini parçaladı deprem olacak diye.
https://twitter.com/nacigorur

https://twitter.com/nacigorur/status/1622418929149681667

https://twitter.com/Darkwebhaber/status/1622440267071488000

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 15:10
Yıkımın büyük olduğu 10 ildeki 3 havaalanı kullanılmaz hale geldi, 2 hastane yıkıldı, 1 AFAD binası yıkıldı.

https://twitter.com/brnslagca/status/1622557650746544132

Suriye'den de yıkımın büyük olduğu haberleri geliyor.

Ahlaksız
06-02-2023, 18:49
''Kader'' diyenlerin peşinden koşarsanız, kaderinize razı olacaksınız.

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 19:23
Depremzedelere yardım için oluşturulan dayanışma ağları:
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/akandatastekin/status/1622520041987051522

velvele.net adlı site de depremzedeler için yardımlaşma kampanyaları konulu bir sayfa hazırlamış:
https://velvele.net/2023/02/06/deprem-yardim-kampanyalari-guncelleniyor/

Deprem bölgesinde ücretsiz barınma hizmeti veren oteller:
https://twitter.com/trallallaaa/status/1622671666533867535

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 19:48
Deprem bölgesinde kapanan karayollarına dair harita:
https://twitter.com/KarayollariGM/status/1622573527499960320

https://twitter.com/BirGun_Gazetesi/status/1622638719097356291

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 20:58
Deprem bölgesinde bu gece havadurumu tahminleri maalesef çok yağışlı ve soğuk geçeceği yönünde açıklandı.
Göçük altında olup yaşayanlar donma riskiyle karşı karşıyalar. Bu gece çok zorlu geçecek.

Bölgede ayakta kalan oteller, cem evleri, camiler, boş evlerin sahipleri ve bazı başka kurumlar depremzedeleri barındırmak için mekanlarını açtılar. Çadırlar kurulmuş, mobil aş evleri gelmiş, umarım faydası olur.

--/--

Bir çok Avrupa ülkesi, Israil acil yardım ekibi gönderiyor. Azerbaycan gönderdi, Ermenistan yardım ekibi gönderebileceğini söyledi.
https://twitter.com/artigercek/status/1622637996703875090

https://twitter.com/medyascope/status/1622657307455758341

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 21:23
Takip ettiğim kadarıyla Antakya/Hatay'ın durumu çok kötü, kurtarma ekiplerinin en az gittiği bölge. Yüzlerce kurtarılma talebi var, kurtarma araçları yok, uzman kurtarma ekibi yok, arayan soran yok. İnsanlar kazma küreklerle yakınlarını enkazdan çıkarmaya uğraşıyorlar.

https://twitter.com/sendika_org/status/1622658528090497034

https://twitter.com/sendika_org/status/1622657895450959881

--/--

Diyanet asalağı Türkiye genelinde sela okutmaya karar vermiş. Enkazdan kurtarılmayı bekleyenlere selasını dinletmek ne büyük hizmet!
https://twitter.com/levent_kazak/status/1622686867056431104

--/--

Şerefsizin teki enkaz altında yardım isteyen bir kazazedeyi arayarak "kurtarma ekibindeyim" diye dalga geçmiş.

Alıncak çok intikam var.

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 22:02
Önceki depremlerde yaşandığı gibi bu depremlerde de iletişim ağı çöktü, ben olsam lisanslarını iptal edip mal varlıklarına el koyar, bu şirketlerin yatırım karar organlarında olanları hapse tıkardım.

İletişim ağı çöktüğü ve/veya devlet gerçeği örttüğü için yıkımın ölçüsünün tam bilinemediğini, anlaşılamadığını düşünüyorum.
https://twitter.com/SerXwes/status/1622655869715349504

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 22:14
https://twitter.com/serbestiyetweb/status/1622671472949960725

https://twitter.com/merdumgiris/status/1622671088646856725

https://twitter.com/tolgashirin/status/1622621770371981312

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 22:38
Benim yaşam dönemimde devletin çürüme seviyesi hiç bu kadar yerin dibine batmamıştı.

Yüzlerce savaş helikopteri, savaş uçağı var ama çalışan bir tane bile yangın söndürme uçağı, helikopteri yok. Kızılay, AFAD gibi kurumların başında liyakatlı insanlar yok. Diyanet'e ayırdığı kaynak, AFAD'a ayırdığı kaynağın 15 katı. Deprem ülkesi olduğu halde, eski yapıları yıkıp yeniden yapmak yerine bankaları-inşaatçıları kurtarmış, vergilerini sıfırlamış, sözde yeni inşaatları deprem yönetmeliğine göre yaptırmış ama depremde ilk önce onlar yıkılmış.

Gırtlağına kadar ranta, rüşvete, hırsızlığa, suça batmış, kudurmuşcasına bir şehvetle yağma yapan piranhaların devleti olmuş. Deprem sabahı borsada çimento şirketlerinin kağıtlarına değer kazandıran fırsatçı piranhaların devleti olmuş. Deprem sabahı battaniye fiyatı 90 TL iken, öğleden sona 270 TL yapan fırsatçı piranhaların devleti olmuş. Şehirlerarası otobüs fiyatlarına öğleden sonra %150 zam yapan fırsatçı piranhaların devleti olmuş.

Bitten, açlıktan, sıtmadan betersiniz.
Yüz Türkiye olsa, elinizden de gelse
yüzünü de zincire vurur, yüz kere satarsınız.
Milletimin en talihsiz gecesi
ana rahmine düştüğünüz gecedir.

Nazım Hikmet Ran

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 22:57
https://twitter.com/LaboransS/status/1622683296093114372

https://twitter.com/LaboransS/status/1622686243149545474

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 22:58
Prof. Dr. Ahmet Ercan
https://twitter.com/ovgunaercan/status/1622615014010912771

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 23:05
İllere göre durum (resmi açıklamaya göre):
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/rukenturhalli/status/1622644576568606743

https://twitter.com/VOATurkce/status/1622670649704554519

https://twitter.com/yirmiucderece/status/1622673482994655240

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 23:09
https://twitter.com/GazeteKarinca/status/1622670196359012381

https://twitter.com/SiyasiHaberOrg/status/1622670108438011931

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 23:21
https://twitter.com/bunsenbeki/status/1622665409890590723

https://twitter.com/fatih_yasli/status/1622664550259597339

https://twitter.com/yirmiucderece/status/1622680228676964374

https://twitter.com/CanSerhat_Halis/status/1622646705454710808

https://twitter.com/temcikterelelli/status/1622638416515956743

Şüpheci Dinsiz
06-02-2023, 23:48
Bu kifayetsizin beyanının altına yazılan yorumları twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/BirGun_Gazetesi/status/1622630712011632640

Aynısını bu kifayetsiz için de yapın.
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1622696705237069824

Deprem bölgesinde Kızılay'ı gören yok.
https://twitter.com/Ozguruz_org/status/1622659034170925056

Şüpheci Dinsiz
07-02-2023, 00:07
https://twitter.com/barisatay/status/1622698800061054979

https://twitter.com/CamusYarari/status/1622710836576878605

Şüpheci Dinsiz
07-02-2023, 00:28
https://twitter.com/haluklevent/status/1622706955528667144

https://twitter.com/ovgunaercan/status/1622691365292281865

https://twitter.com/ovgunaercan/status/1622444803727261696

https://twitter.com/ovgunaercan/status/1622685816064512031

Şüpheci Dinsiz
07-02-2023, 00:31
https://twitter.com/evrenselgzt/status/1622706857688158208

https://twitter.com/DikenComTr/status/1622706699210735616

Şüpheci Dinsiz
07-02-2023, 01:16
https://twitter.com/HurAyse/status/1622707825351819282

https://twitter.com/ovgunaercan/status/1622714793663627264

Şüpheci Dinsiz
07-02-2023, 01:29
https://twitter.com/sdtmct/status/1622700574826266637

https://twitter.com/yirmiucderece/status/1622708601784508417

https://twitter.com/fatih_yasli/status/1622713348486823951

https://twitter.com/cobanozan/status/1622698112522326020

Şüpheci Dinsiz
07-02-2023, 12:15
İnsanlara bir tas sıcak çorba bile vermediler. Elektrik yok, su yok, yiyecek yok, benzin-mazot yok, tuvalet yok, kurtarma araçları yok. Elektrik-mazot olmayınca kurtarma aracı varsa da çalışmaz zaten. Hava çok soğuk, açlık var, barınma sorunu var, göçük altından kurtulan açlıkla-soğukla sınanmaya devam ediyor.

Kızılay, AFAD, yerel belediyeler çok etkisizler, dışarıdan gelen gönüllüler kurtarma aracı olmadan birşeyler yapmaya çalışıyorlar. En az 12000 binanın yıkıldığı ve/veya hasarlı düşünüldüğünde 9000 AFAD çalışanının, 4000 askerin etkisiz kalacağı gün gibi ortadayken iktidarın yalancı papağanları her şeyin kontrol altında olduğunu söyleyip duruyorlar.

Ordunun tam kapasite görevlendirilmemesi kasıtlı bir karar mıdır, kifayetsizlik midir, göt korkusu mudur, onu çözemedim, izlediğim kadarıyla kimse de çözemedi.

Göçmenlerin yoğun olduğu bölgelerin durumu hakkında hiç bilgi yok, insanlarımız kendi yakınlarının derdine düşmüş, göçmenlerin arayanı soranı yok.

İstanbul-Ankara-İzmir belediyelerinin gönderdiği yardımların ya tamamı yerine ulaşmamış, ya hiç ulaşmamış, ya her yere eşit dağıtılmamış. Depremzedeler herhangi bir yardım almadıklarını söylüyorlar, oysa mobil mutfaklar, tuvaletler, konteynırlar, çadırlar, battaniyeler, giysiler, çeşitli gıda, hijyenik ve temizlik maddeleri gönderildiği söylenmişti.

İnsanları ölüme terkettiler.

Şüpheci Dinsiz
07-02-2023, 18:30
AKP'li fizikçi profesör şeysi.
https://twitter.com/BirGun_Gazetesi/status/1622912195502669832

AKP'li pişmiş kelle vali şeysi.
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1622899756929368066

Yitik afet yönetimi uzmanı doçent şeysi.
https://twitter.com/yaltakgurbuz/status/1622968015041036288

Şüpheci Dinsiz
07-02-2023, 18:43
https://twitter.com/ali_ergind/status/1622712890389135395

Şüpheci Dinsiz
07-02-2023, 19:18
Birçok yazılımcı biraraya gelip, bu siteyi kurmuş. Deprem, ihtiyaçlar ve imkanlar hakkında bilgilere ulaşılabilir.

https://afetbilgi.com

--/--

https://twitter.com/EmekErez/status/1622989043058323457

Şüpheci Dinsiz
08-02-2023, 00:41
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1623029956551839776

https://twitter.com/ilknurbilir_/status/1623063008128692232

Şüpheci Dinsiz
08-02-2023, 00:49
Türkiye'nin deprem bilimi tarihiyle ilgili tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/say_cem/status/1622530405092974593

Şüpheci Dinsiz
08-02-2023, 00:56
https://twitter.com/evrenselgzt/status/1623073598444302336

https://twitter.com/istabip/status/1623057129970999306

Şüpheci Dinsiz
08-02-2023, 01:00
https://twitter.com/TurkishIndy/status/1623072783499419649

Şüpheci Dinsiz
08-02-2023, 01:02
https://twitter.com/olmayana_ergi/status/1623069561858797569

https://twitter.com/Basaranaksu_/status/1623067411778793480

Şüpheci Dinsiz
08-02-2023, 01:40
Nevşin Mengü

Afad'ın anatomisini Dr. Nurettin Kalkan anlatıyor
S3K4KSiXers

--/--

Ahmet Nesin

HALUK LEVENT NEDEN VAR? / DEVLETİN BAŞKA İŞLERİ VAR!
K-XED_sBohQ

Şüpheci Dinsiz
08-02-2023, 03:33
Deprem bölgesi çok geniş bir alana yayılmış. Toplam 10 il, 13 milyon nüfus etkilendi. Kış aylarındayız, hava yağışlı ve çok soğuk, elektrik yok, su yok, sağlık imkanları yok denecek kadar az, gıdaya erişim çok kısıtlı.

Evleri yıkılanların, hasarlı olanların kalacak yer sorunları yakın zamanda halledilemeyecek gibi görünüyor. Mecburen konteynır evlerde kalacaklar, yerel-küresel yardımlarla alınan birkaç bin konteynırdan söz ediliyor, yapılan yardımların çevresindeki piranhalardan fırsat kalır umarım.

Yollar perişan halde, elektrik-su-telefon-kanalizasyon şebekeleri perişan halde, sağlık kurumları, eğitim kurumları, devlet kurumları binaları perişan halde.

İnsanlar evleriyle birlikte tüm eşyalarını da yitirdiler. Ezici çoğunluğu yoksul olan bu insanlar nasıl toparlanacaklar? Van depreminde devlet depremzedeleri yalnız bırakmıştı, çok düşük kaliteli konteynırlarda balık istifi yaşamaya mahkum etmişti, hatta bir süre geçtikten sonra insanları konteynırlardan atmıştı.

13 milyon depremzedeyi aylarca-yıllarca sürecek zorlu bir dönem bekliyor.
Enseyi karartmayalım, bu zorluk devrimci dayanışmayla aşılır.

https://twitter.com/sendika_org/status/1623105845528612867

Şüpheci Dinsiz
08-02-2023, 03:42
https://twitter.com/evrenselgzt/status/1623105550991994882

https://twitter.com/ekrem_imamoglu/status/1623020341021839370

Şüpheci Dinsiz
08-02-2023, 04:12
Nasuh Mahruki, AKUT'un kurucularından biri. Hükümetin baskısı sonucunda AKUT'dan ayrılmak zorunda bırakıldı.
https://twitter.com/nasuhmahruki/status/1623094301868564481

Enver Aysever
Nasuh Mahruki uyarıyor: Bölgeden canlı bağlantılar...
hvY1SlhNWFM

Şüpheci Dinsiz
09-02-2023, 20:31
BirgunTV
AKP'li eski vekil, İmamoğlu'nun üzerine yürüdü: "Defol, İngiliz uşağı! Defol!"
kMTqHDGMKKA

https://twitter.com/mungan_murathan/status/1623678642151649282

Murathan Mungan çok iyi niyetli bir yorum yapmış. Ne var ki üstteki videoyu izleyince, İmamoğlu'na çemkiren eski AKP'li vekilin yüzündeki, kelimelerindeki kin-nefret görülmeyecek gibi değil. AKP kindar ve dindar bir nesil yaratmış, "diğerlerini" öldürecek kadar düşman etmiş. Kamuya açık alanda yürüyen birini kovacak kadar "devlete sahip olduğuna" inandırmış. Deprem olmasa oracıkta linç edebilirlerdi. Benzerini Kılıçdaroğlu'na yaptılar.

Şüpheci Dinsiz
09-02-2023, 20:56
4. günün içindeyiz, maalesef hala depremzedelerin temel ihtiyaçlarını gidermekten çok uzak kalındı. Açlık, susuzluk devam ediyor, barınma, ısınma, tuvalet ihtiyaçları giderilemedi.

Dün Erdoğan'ın ziyareti sebebiyle mi, başka sebeple mi, twitter'a erişim hızı yaklaşık 9 saat süreyle %1'e indirildi. Enkaz altında twitter üzerinden yardım isteyen depremzedelerin tek umudu da 9 saat süreyle ellerinden alındı. Bu açık bir halk düşmanlığıdır. Umarım tüm sorumlulardan bunun hesabı sorulur.

Açlık sebebiyle marketlerden gıda maddesi alan depremzedelere hırsız muamelesi yapıldı, hatta Ümit Özdağ adlı tescilli faşist "vur emri" fetvası verdi. "Suriyeli göçmenler yağma yapıyor" diyenler oldu. Oysa oradaki depremzedeler "sakın siz markete girmeyin, suriyeliler yağma yapıyor diyerek sizi öldürürler" demişler. Elde avuçta olanı paylaşmışlar.

https://twitter.com/LaboransS/status/1623716492695986176

https://twitter.com/nupelonline/status/1623682687046193152

Şu an hala bir çok yere yardım ve kurtarma ekibi ulaşmamış, belirli noktalarda sağlık imkanları oluşturulmuş, ne var ki bir çok yerde açlık-susuzluk-barınma-tuvalet-internet-telefon iletişim sıkıntıları sürüyor.

Şüpheci Dinsiz
09-02-2023, 21:24
EMASYA protokolü AKP'nin darbe korkusu sebebiyle kaldırıldığı için Ordu insiyatif kullanıp deprem sonrasında müdahale etmemiş. EMASYA protokolü, Ordunun afetlere de müdahale etmesini düzenleyen yasaları içeriyor.

https://www.gazeteyenigun.com.tr/ (https://www.gazeteyenigun.com.tr/emasya-protokolu-nedir-askerlerin-afetlere-mudahalesi-neden-gecikiyor)

EMASYA Protokolü nedir? Askerlerin afetlere müdahalesi neden gecikiyor?

EMASYA Protokülü Türkiye'de 13 yıldır uygulanıyordu. Peki 2010 yılında kaldırılan EMASYA Protokolü nedir?

09.02.2023 - 09:41

https://gazeteyeniguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazeteyenigun-com-tr/uploads/2023/02/asker-yenigun22.jpg

10 ili vuran Kahramanmaraş'taki 7.7 büyüklüğündeki depremin ardından EMASYA Protokolü tekrar gündeme geldi. EMASYA kaldırılmasaydı neler olucaktı?

EMASYA NEDİR, NEDEN KALDIRILDI?

EMASYA', "Emniyet-Asayiş-Yardımlaşma" ifadelerinin kısaltılmış halidir. Bu Protokol 27 maddeden oluşarak, askere şehirlerde toplumsal olaylara müdahale imkanı tanır. Böylece teröre ilişkin şüphe olduğu durumlarda, sel, yangın, deprem gibi doğal afet durumlarında afetin gerçekleştiği ilçe veya illerde yeterli müdahale kuvvetinin bulunmadığı durumlarda, askerden sivil bir kontrol ile yardım alınmasını düzenlemiştir.

EMASYA Protokolü ile asker doğal afet yaşanan bölgeye müdahale edebiliyor, afetzedelerin her türlü ihtiyaçlarını (çadır, su, yiyecek vb) karşılayabiliyor. Bu protokol ile "Vali izni olmadan" asker harekete geçebiliyordu. Ancak 2010 yılında EMASYA Protokolü'nü kaldırma kararı alındı.

"Darbeye zemin hazırlıyor" denilerek, iptal edilen EMASYA Protokolü hakkında açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, ‘'Böyle protokol olamaz, olmayacak. Bu işi bitireceğiz" açıklamasında bulunmuştu.

ASKERLERİN AFETE MÜDAHELESİ NEDEN GECİKİYOR?

1999 depreminde 24 bin asker afet bölgesinde görev almıştı. Uzmanlar Kahramanmaraş depremine yönelik ise, "Afet koordinasyonu TSK'ye devredilmeli. Askeri sağlık sistemi olsaydı sahra hastaneleriyle yardıma koşulurdu" dedi. Sözcü'ye konuşan EMASYA/DAFYAR Tabur Komutanı Emekli Kurmay Albay İkrami Özturan;

"15 Temmuz darbe girişimi sonrası tüm askeri birliklerin büyük şehirlerden uzaklaştırılması, coğrafi olarak yaygınlık (süratle müdahale imkanına sahiplik) sağlayan kışlaların kapatılması neticesinde tümüyle bu avantaj yok edilmiş oldu. Bir doğal afet durumunda doğumhane kapısında veya yoğun bakım koridorunda bile olsa amirlerinden çağrı beklemeden kışlasına koşan, birliğini, araçlarını, teçhizatını hazırlayan, ikmallerini yapan bir taze güç yok edildi.

Pazarcık merkez üslü deprem sonrasında vatandaşın en çok cevap aradığı soru "Askerler nerede, neden müdahale etmiyorlar?" oldu. Açıklanan AFAD gönüllü ve kadrolu personel sayılarının, bu denli geniş bir coğrafi alanda yeterli müdahale hızını sağlamadığı vatandaşın feryatlarından anlaşılmaktadır. Devletin en organize, en eğitimli, teçhizatı en iyi kurumunu önce şehir dışına sürmek, sonra da kışlalarda tutarak bir doğal afetin erken müdahalesinde hayati öneme haiz taze güçten mahrum bırakmak ne kadar doğrudur, tartışılmalıdır." açıklamasında bulundu.

EMASYA Protokolü 2010 yılında kaldırılıyor, 2016 yılında afetlere müdahale ile ilgili kısımlar çıkarılarak valilik iznine bağlanarak yeniden yürürlüğe alınıyor. Bu haliyle, vali (yani hükümet) izin vermedikçe Ordu afetlerde insiyatif kullanıp müdahale edemiyor. Eski bir tümgeneralle yapılan haberde (https://t24.com.tr/haber/uzmanlar-anlatiyor-deprem-bolgelerinde-tsk-neden-beklendigi-olcude-sahada-degil-askerin-gorunmesi-istenmiyor-mu-neler-yapabilir,1090461)-tv programında Ordunun eskiden sahip olduğu afetlerle mücadele kabiliyetinin epey aşındığı, eskiden sahip olduğu kurtarma araçları çeşitliliğinin ve sayılarının epey azaltıldığı, sağlık destek sistemi olarak askeri hastanelerin kapatıldığı dile getirildi.

Aşağıda 2016 tarihli haber.

t24.com.tr (https://t24.com.tr/haber/erdoganin-boyle-protokol-olmaz-dedigi-darbeye-zemin-hazirladigi-iddia-edilen-emasya-geri-getiriliyor,344373)

Darbeye zemin hazırladığı iddiasıyla kaldırılan EMASYA Protokolü geri getiriliyor

EMASYA Protokolü, Başbakan Binali Yıldırım'ın imzasıyla TBMM'ye sunuldu

https://media-cdn.t24.com.tr/media/stories/2016/06/raw_erdoganin-34boyle-protokol-olmaz34-dedigi-darbeye-zemin-hazirladigi-iddia-edilen-emasya-geri-getiriliyor_131576110.jpg

09 Haziran 2016 00:51

"Darbeye zemin hazırlıyor" denilerek, 2010 yılında iptal edilen EMASYA, (Emniyet-Asayiş yardımlaşma) Protokolü, ‘'Terörle mücadelede etkinlik'' gerekçesiyle, Başbakan Binali Yıldırım'ın imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunuldu.

TBMM'ye Başbakan Binali Yıldırım imzasıyla sunulan tasarıya göre, asker, validen izin almadan, birlik komutanının emri ile operasyon yapabilecek.

Arama ve operasyonlarında da hakim iznine gerek olmayacak. Kamu düzeninin bozulması halinde İçişleri Bakanı'nın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla askeri birlik görevlendirilecek.

Birliklerin çapı, teşkilatı, emir komuta ilişkileri, kuvvet kaydırılması konusunda Genelkurmay yetkili olacak.

TSK personeli, kendi birlik komutanının emri ile, genel kolluk kuvvetlerinin yetkilerini de kullanıp, terör mücadelesi yapacak. Valiler ise bu dönemde koordinasyon görevi yapacak. Polis-Asker ortak operasyonlarında da komuta, en yüksek rütbeli askeri birlik komutanında olacak.

Bu faaliyetler sebebiyle işlendiği iddia edilen suçlar, askeri suçlardan sayılacak. Askere soruşturma izni verilmeden, gözaltı ve tutuklama yapılamayacak. Görev sırasındaki zararı, devlet tazmin edecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böyle protokol olmaz" demişti

Cumhurbaşkanı Erdoğan 4 Şubat 2010'da iptal edilen EMASYA için, ‘'Böyle protokol olamaz, olmayacak. Bu işi bitireceğiz" demiş, dönemin AKP Genel Başkan yardımcısı Ayhan Sefer Üstün de, "Hiçbir zaman 1990'lara ve onun hukuk düzenine dönülmez. EMASYA'nın geri gelmesi mümkün değil" demişti.

EMASYA Protokolü nedir?

EMASYA, Şemdinli'deki Umut Kitabevi'nin bombalanmasının ardından astsubayın ifadesiyle kamuoyunun gündemine girmişti.

Protokol, Türkiye'nin gündemine ise Balyoz Eylem Planı iddialarıyla oturdu. 27 maddeden oluşan protokol askere, şehirlerdeki toplumsal olaylara müdahale imkânı tanıyor, terör şüphesi durumunda olaylara el koyabiliyordu.

https://media-cdn.t24.com.tr/media/files/20160608220312_emasya.jpg

Şüpheci Dinsiz
09-02-2023, 22:10
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1623759682476163078

Şüpheci Dinsiz
09-02-2023, 22:19
AFAD'ın ve akepe-mehepe'nin afet karnesi. Yuh be kardeşim.

https://twitter.com/yirmiucderece/status/1623761245592604672

Şüpheci Dinsiz
09-02-2023, 23:08
https://twitter.com/yuzeybilim/status/1623762806318268416

https://twitter.com/PincTivi/status/1623707229932163072

https://twitter.com/mehvesevin/status/1623763824783376384

https://twitter.com/mehvesevin/status/1623763231746539520

Şüpheci Dinsiz
09-02-2023, 23:25
https://twitter.com/TCAytunCiray/status/1623714784603525121

Tweet dizisi bozuk olduğu için metinleri buraya aktarıyorum.
Tek insan rejiminde kimse sorumluluk alamıyor. Skandalı birinci elden okuyun:
1- AFAD Destek Gönüllüsüyüm.
2- AFAD tarafından ARAMA VE KURTARMA EĞİTİMİ ALAN GÖNÜLLERİZ biz.
3- Kısa mesaj ile çağırıldık ve depremin olduğu gün Antalya'dan 4 otobüs yola çıktık.
4- Sabaha karşı saat 05.54 de Hatay İl Afet Acil Yardım Müdürlüğü merkezine ulaştık. Bize araçları terk etmemizi ve beklememizi söylediler. Diğer gönüllü taşıyan otobüslerde orada idi. Neden göreve gitmediklerini sorduk. Gece 12:00'dan beri beklediklerini ve bekleyin dendiğini söylediler. Bize de beklememizi söylediler.
5- Saat 8.42 de ısrarlarımız sonucunda bize AFAD'ın personelinin malzemelerinin gelmediği ve onlar enkaz alanına gitmediği için bizim de gidemeyeceğimiz söylendi. Yine beklenmemiz istendi.
6- Saat 9.20 civarı biz artık beklemek istemediğimizi söyledik.
Göreve gitmek istediğimizi söylediğimizde gerginlik oldu. Gerginliğin büyümemesi için normal AFAD gönüllüleri ile destek gönüllüleri ayrılsınlar dediler. Biz destek gönüllerini de bir enkaz var oraya gönderelim diyerek otobüse bindirdiler.
7- Saat 9.24 de Hatay da bir enkaza götürüldük. Bu enkaza giderken yol kenarında pek çok iş makinası, kepçe vs zaten park etmişlerdi. Ancak çalışmıyorlardı.
8- Biz alana vardığımızda bir AFAD personeli ve hangi belediye olduğunu bilmediğim belediyeden iki kişi 4 katlı olan ancak alttaki 2 katı çökmüş bir binada çalışmaya başlamışlardı. Alanın çevresinde pek çok hasar görmüş bina da vardı.
9- Bize alanı çember haline almamızı ve ekiplere kolaylık sağlamamızı söylediler. Çemberi sağladık. Sorularımız sonucu binada enkazda 6 kişi olduğu ancak ikisinden ses alınamadığı, 2 çocuk ve 2 kadından ses alındığı söylendi. Bizden birkaç dakika sonra atv muhabiri ve kameraman geldi ve ara ara yayın yapmaya başladılar.
10- Biz orada bir otobüs insan idik ancak tek yaptığımız beklemekti ve dedik ki gidelim diğer enkazlara izin verin belki bir şeyler yapabiliriz.
Yine bekleyin dendi.
11-Saat 13.40 civarı ilk çocuk çıkarıldı, 13.54 de hala çıkarıldı, 14.44 de ikinci çocuk ve sonrasında da en son 14.51 de enkazdaki son kişi olan anne çıkarıldı. A haber sürekli çekim yaptı son ana kadar.
12- 15.00 de otobüse geri binmemiz istendi.
Biz diğer enkazlara gitmeyecek miyiz diye sorduk merkeze gideceğimiz söylendi.
13- Geri dönerken sabah gördüğümüz bir sürü iş makinaları yine oldukları yerde duruyorlar.
14- 17.30 a kadar yeni görev verilmedi merkezde.
15-AFAD binasının arkasındaki depolarda çadır, su ve battaniye vardı. Biz izin verin onları dolduralım otobüslere depremzedelere dağıtalım dedik. Bekleyelim dendi.
16- Bahçe de yine beklemeye devam ederken Romanya'dan gelen ekibin bizi sahaya götürün dediklerinde Hatay Expo'ya götürülüp bırakıldıkları söylendi. Expo da insan olmayacağını söylememe gerek yok. Çünkü Fuar yok. Adamlar 5 saat boşuna beklemişler orada ve kızgındılar.
17- Biz ısrarla neden Antakya merkeze gitmiyoruz dedikçe bekleyeceğiz arkadaşlar dendi.
18- Biz beklerken iş makinalarının şoförleri de geldiler ve görev verilmesini istediler ancak onlara da görev verilmedi hatta tartışanlar oldu.
19- Çadır kent kuruyormuş asker stadyumda yardım edelim dedik. Bekleyin dediler.
20- Kendi imkanları ile yakında yaşayan ve AFAD merkezine gelen halka çadırları verip göndermeye başlamışlardı çünkü gelen halkta isyan ediyordu artık.
21. Bazı vatandaşlar çadırlarını kuramıyorlardı yolun diğer tarafında görme mesafesindelerdi. Bazı arkadaşlarımız kendileri sormadan oraya yardıma gittiler.
22- 19.40 civarında bize görev verilip verilmeyeceğini tekrar sorduğumuzda bilmediklerini ve beklememizi söylediler.
23- Bizi Antakya merkeze bırakın dönün siz bir çalışalım dedik onu da kabul etmediler.
24- Tırlar gelmeye başladı ve AFAD'ın arka bahçesine almaya başladılar. Biz tırları indirmeye yardım edelim mi diye sorduk Bekleyin dediler.
25- Beklemek zaten gergin olan bizi iyice gerdi. Biz iş yapmadığımızı ve yapıp yapmayacağımızın da belli olmadığını geri dönmek istediğimizi söyledik. Kaç kişi dönmek istiyor diye sorular. 45 kişi dönmek istediğimizi söyledik. Saat 22.00 da bir otobüs ile yola çıktık.
https://twitter.com/TCAytunCiray/status/1623714824751284224
Yazılı bilgileri başka bir gönüllüden aldım.


https://twitter.com/TCAytunCiray/status/1623704827892051968

Şüpheci Dinsiz
09-02-2023, 23:38
Vay, Nakitoğlu'na bakın hele.

https://twitter.com/yirmiucderece/status/1623767024785670144

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 00:40
Gamze Taşçıer'den Erdoğan'ın ikinci örtülü ödeneği AFAD ile ilgili bilgiler
BT_K5vtHMxQ

Gamze Taşcıer: AFAD'a gelen paraların nereye harcandığı belli değil
RWfMuA4ONQc

https://www.dunya.com/gundem/chpli-tascier-afadi-hedef-aldi-haberi-681795

CHP'li Taşcıer AFAD'ı hedef aldı

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, "Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yaptığı yardım ve harcamalar, hiçbir yazılı kurala dayanmadan, tamamen yönetimin keyfine göre yapılıyor" dedi.

https://i.dunya.com/2/850/479/storage/files/images/2023/01/11/chpli-tascier-afadin-yardim-ve-1673-ePWC_cover.jpg.webp

11 Ocak 2023 12:19

CHP'li Taşcıer AFAD'ı hedef aldı
Taşcıer, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, AK Parti'nin 20 yıldır ülkeyi hesap vermeden, anayasa ve kanunları tanımadan yönettiğini savundu.

AFAD'da yaşandığını iddia ettiği "usulsüzlüklere" değinen Taşçıer, AFAD'ın Sayıştay raporlarına bakıldığında yolsuzluğa kapı açan usulsüzlüklerin bir kurumun içine nasıl işlediğinin görüleceğini söyledi.

AFAD ile ilgili Sayıştay raporlarına ilişkin bilgi veren Taşçıer, "AFAD yaptığı yardım ve harcamalar, hiçbir yazılı kurala dayanmadan, tamamen yönetimin keyfine göre yapılıyor. Ayrıca kanun, ayni ve nakdi yardımların usul ve esaslarını belirleme görevini AFAD'a vermesine karşın, Başkanlık bu görevini de yerine getirmemiş. Soruyorum, kanun size yardım ve harcamalar için esas ve usulleri belirle derken neden belirlemezsiniz?" ifadelerini kullandı.

Taşçıer, Sayıştay'ın usulsüzlükleri tespit ettiği 2012-2016 yılları arasında AFAD Başkanı'nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay olduğunu aktardı.

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 14:15
Timur Soykan depremle ilgili olanı biteni tweet dizisi halinde derlemiş.
Twitter'dan okuyun.

https://twitter.com/timursoykan/status/1623979245981560832

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 15:46
https://twitter.com/meraldanis/status/1624014625447596033

https://twitter.com/euronews_tr/status/1624016778085994497

https://twitter.com/barisatay/status/1623966934990454784

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 16:41
Piranhalar Ahbap'a gösterilen ilgiden rahatsız oldular, toplanan yardımların miktarını duyunca doymak bilmeyen iştahları kabardı. Önce siber saldırı yaptılar, olmadı trolleri saldılar, olmadı şimdi yandaş köşe yazarlarını saldılar.

İnsanların devlet kurumlarına güveni kalmadı, çünkü yolsuzluk yapılıyor, çünkü denetlenemiyor, hesap sorulamıyor, yolsuzluk aleni olsa bile soruşturma açılamıyor. Haliyle yardımları Kızılay'a, AFAD'a değil Ahbap'a gönderiyorlar.

Ahbap'ı kurulduğundan beri takip ediyorum. Şimdiye kadar şeffaf bir şekilde gelen yardımları ve harcanan tutarları, harcandığı yerleri açıkladılar. Bence şüphe uyandıran bir durum yok, yardım toplama-harcama sistemleri şüpheye yer vermeyecek kadar açık.

https://twitter.com/PopDedik/status/1623959214115721216

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 16:52
Dünya Bankası depremzedelere yardım için 1.78 milyar dolar yardım yapacakmış. Bu para devlete değil, depremzedelere konut yapacak gerçekçi projeleri sunan belediyelere ödenecekmiş.
Dünya alem tanıyor hırsızı.

Herkes biliyor (Everybody Knows)

Herkes biliyor, zarların hileli olduğunu
herkes parmaklarını çapraz yapar yuvarlarken
herkes biliyor, savaşın bittiğini
herkes biliyor, iyi adamların kaybettiğini

herkes biliyor, dövüşün hileli olduğunu
fakirler fakir kalır, zenginler zenginleşir
hep böyle gider
herkes biliyor

herkes biliyor, geminin su aldığını
herkes biliyor, kaptanın yalan söylediğini
herkeste bu buruk duygular
sanki babaları ya da köpekleri ölmüş gibi

herkes ceplerine konuşur
herkes bir kutu çikolata
ve uzun bir gül ister
herkes biliyor

herkes biliyor, beni sevdiğini bebeğim
herkes biliyor, gerçekten sevdigini
herkes biliyor, sadık oldugunu
bir iki akşam eksik, fazla
herkes biliyor, ihtiyatlı oldugunu
ama tanışman gereken o kadar çok insan vardı ki
giysilerin olmadan
ve herkes bunu biliyor

herkes biliyor,herkes biliyor
hep böyle gider
herkes biliyor

herkes biliyor, ya şimdi ya asla
herkes biliyor, ya ben ya sen
herkes biliyor, senin sonsuza dek yaşadığını
ve sen bir iki replik okudugunda
herkes biliyor anlaşmanın çürük olduğunu
yaşlı kara joe hala pamuk topluyor
senin kurdelaların ve omuzlukların için
ve herkes biliyor

ve herkes biliyor, salgının yaklaştıgını
herkes biliyor, hızlı hareket ettiğini
herkes biliyor, çıplak adamın ve kadının
sadece geçmişin parlayan birer kalıntıları oldugunu
herkes biliyor, sahnenin öldüğünü
ama yatagında bir sayaç olacak
açığa vuran
herkesin bildiği şeyi

herkes biliyor, başının belada olduğunu
herkes biliyor, neler yaşadıgını
calvarynin tepesindeki kanlı çarmıhtan
malibu sahillerine kadar
herkes biliyor, parçalara ayrıldıgını
bu kutsal kalbe son bir kez bak
patlamadan önce
ve herkes biliyor

herkes biliyor,herkes biliyor
hep böyle gider
herkes biliyor

Leonard Cohen

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 17:09
https://www.indyturk.com/node/609061/haber/k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu-k%C4%B1z%C4%B1lay-afad-i%C5%9Flevsizle%C5%9Ftirildi-asker-yard%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1-bitirdiler-canlara

Kılıçdaroğlu: Kızılay, AFAD işlevsizleştirildi, asker yardımını bitirdiler, canlara mal oldu
"Millet acı, üzüntü içinde, Erdoğan kin ve öfkeyle bir defterden bahsediyor? Hangi defter? Ne defteriymiş bu? Akıllarını peynir ekmekle yemişler."

https://www.indyturk.com/sites/default/files/styles/1368x911/public/article/main_image/2023/02/10/1103921-796737491.jpeg?itok=MVMM2iFy
Cuma 10 Şubat 2023 16:38

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu AK Parti hükümetinin Kızılay'ı AFAD'a kaydırarak işlevsizleştirdiğini, EMASYA protokolünü kaldırıp ilk anda müdahale imkanını ortadan kaldırdığını bunun da can kaybının artmasına neden olduğunu söyledi.

Yetkin Report'a açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın millet acı ve üzüntü içindeyken "kin içinde" defter tutmaktan söz ettiğine dikkat çekerek "Akıllarını peynir ekmekle yemiş bunlar" dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

Millet acı, üzüntü içinde, Erdoğan kin ve öfkeyle bir defterden bahsediyor? Hangi defter? Ne defteriymiş bu? Akıllarını peynir ekmekle yemişler. Erdoğan'da "Ben devletin başıyım, o zaman ben ne dersem o olacak" anlayışı var. Devletin adaletle liyakatle yönetilmesi gerektiğini bilmiyor, ya da kibrine esir olmuş. Devlet bir kişiye ait olur mu? Türkiye Cumhuriyeti'nde, 21'inci yüzyılda bu olamaz. Devlet bir kişiye teslim edilemez.

Kızılay'ı işlevsizleştirdiler, AFAD'a kattılar. Ama AFAD'ı da Kızılay gibi işlevsizleştirdiler. Türkiye bir deprem felaketi yaşıyor. Sadece Türkiye değil, dünya ayakta siz AFAD Başkanının konuştuğunu hiç gördünüz mü? Görevini yapamıyor, ya da görevini yaptırmıyorlar. Bilim insanları yıllardır, aylardır uyarıyor o bölgede deprem olacak diye. AFAD'ın bir Afet ve Acil Durum Kurulu var. Amacı önleyici faaliyetleri araştırıp öneriler sunmak. Bu değerli bilim insanlarını çağırıp dinlemesi ona göre önlemler geliştirmesi gerekiyordu. Bir dönem bu kurul düzenli toplanıyordu. Son atamalardan sonra bu Kurul da işlevsiz kaldı.

Kızılay'ın şu anda bilinen, kamuoyuna yansıyan tek görevi sadece kan bağışıyla ilgilenmek. Daha önce bir afet olduğunda hemen Kızılay çadırları görürdük. Kızılay mutfakları görürdük. İnsanlar Kızılay'a bağış yapmak için sıraya girerlerdi. Tarihsel kimliği, ağırlığı olan Kızılay AK Parti döneminde bir yardım kuruluşu olmaktan çıktı. Kızılay'ın gelirleriyle kendi üst yönetimine yüksek aylıklar – imkanlar sağlayan bir kuruma dönüştü. Güvenilmiyor. Bu nedenledir ki insanlar Kızılay'a yardım yapmıyor, paralar başka yerlere gider diye.

Büyük felaketlerde ilk devreye giren kurum güvenlik güçleridir. EMASYA protokolü bunun için vardı. Güvenlik güçleri hemen ilk müdahalede bulunurlardı. Marmara depreminde bunun uygulamasını gördük. Daha depremin ilk saatlerinde yapılan müdahaleler ve alınan olumlu sonuçlar görüldü. Askeri ve sivil kurumlar talimat beklemeden kendi bölgelerinde kurtarma çalışmalarına başlar, 12 saat içinde çadır kentler, sahra hastaneleri, sahra tuvaletleri, sahra mutfakları kurmaya başlarlardı. Şimdi tepeden talimat beklemek zorundalar, o arada saatler geçiyor, canlar gidiyor.

AFAD'ın "Düzce Depremi Etki Analizi Raporu"nu yayınladık. Görevini yapan onurlu bürokratlar tüm aksaklıkları saptıyorlar. 23 Kasım 2022 tarihinde 5.9 şiddetinde bir deprem, can kaybı yok. 39 kişi yaralanmış. Ama AFAD denen kurumun nasıl çürüdüğünü bütün ayrıntılarıyla ortaya koyuyorlar. Özeleştiri yapmışlar. Diyor ki, hasar tespit komisyonlarında imamlar, öğretmenler görevlendirilmiş. AFAD'ın elinde mühendis yok mu da imam görevlendiriyor?

(İçişleri Bakanı Soylu'nun "Raporu ben istedim" dediğini hatırlatınca) Raporu istemiş de gereğini neden yapmamış? Açıkça söyleyeyim bunların eleştiri ya da öneri dinlemeye tahammülleri bile yok. Çünkü bunlar sadece Saray'dan gelen talimatları dinlemeye odaklanmış durumdalar. Saraydan talimat gelmezse bakanlar da bürokrasi de yerinden kıpırdamıyor.

AFAD konusunda, deprem konusunda ben bir şey söylüyorum, arkadaşlarım bir şey söylüyor, siyasi muhataplarımızdan ses yok, cevap bürokrat statüsündeki Cumhurbaşkanı Yardımcısından geliyor; Fuat Oktay bürokrattır. Çıkıp kendileri cevap versinler.

Sonra diyorlar ki "Bu ortamda siyaset mi yapılır?" Kardeşim senin bindiğin otobüsün fiyatını, kullandığın doğalgazın fiyatını, yediğin ekmeğin fiyatını belirleyen siyaset değil mi? Bu deprem yönetimini belirleyen siyaset değil mi? Bu bir… İkincisi deprem çalışmalarının başında hepimiz susmuş destek veriyorken gidip "Biz Cumhur İttifakı olarak AK Parti, MHP olarak buradayız" diye bu işi başlatan senin sözcün Ömer Çelik değil mi? O siyaset olmuyor mu? Kaldı ki ben vatandaşın dertlerini dillendirmek zorundayım. Soğukta kalacak yer bulamayan, elektriği, suyu olmayan, barınacak yeri olmayan binlerin derdini ben dillendirmeyeceksem niye siyaset yapıyorum. Siyaset sarayda oturup keyfine bakan, yandaşlarına milyar dolarları aktaran kişilerin mutluluğu için yapılmaz. Siyaset bu günler için yapılır. Halk için, halkın sorunlarını dillendirmek için yapılır. Ben de onu yapıyorum.

Yetkin Report

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 17:16
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.

https://twitter.com/anarchyinturkey/status/1623808833628909570

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 17:25
https://www.bbc.com/turkce/articles/cje12j5xny3o?at_format=link&at_link_type=web_link&at_campaign=Social_Flow&at_medium=social&at_bbc_team=editorial&at_link_origin=bbcturkce&at_campaign_type=owned&at_link_id=520F392E-A944-11ED-84D5-8C5D16F31EAE&at_ptr_name=twitter

Kahramanmaraş depremi: Hangi ülke, ne yardım gönderiyor?

https://ichef.bbci.co.uk/news/800/cpsprodpb/84b5/live/5bdc4100-a6eb-11ed-bed6-6f256643df65.jpg
6 Şubat 2023

Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremlerin ardından çok sayıda ülkeden Türkiye'ye arama kurtarma ekipleri ve yardım gelmeye başladı.

AFAD'ın Perşembe günü yaptığı son açıklamaya göre, 6 bin 479 yabancı kurtarma görevlisi deprem bölgelerine sevk edildi.

Çarşamba günü yapılan açıklamada, 66 ülkeden arama kurtarma ekiplerinin sahada olduğu aktarıldı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Perşembe günü "95 ülke ve 16 uluslararası kuruluştan yardım teklifi aldık" dedi.

"56 ülkeden 6 bin 479 personelin sahada" olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, "19 ülkeden daha ekipler 24 saat içinde ülkemizde olacaklar" dedi.

Çok uzun olduğu için buraya aktaramadım, toplamda 66 ülke yardım ve arama ekibi göndermiş, ki aralarından bazılarına ırkçı gerekçelerle aralıksız kin kusulur, bu kara günde gelmişler, sağolsunlar, linkten okuyun.

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 17:48
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.

https://twitter.com/kenroosenberg/status/1623630777568165890

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 18:31
https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/zulal-kalkandelen/bunlarin-hesabi-sorulur-2050185

Bunların hesabı sorulur

https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/yazarlar/foto/yazar381.png
Zülal Kalkandelen
10 Şubat 2023 Cuma

Herkes soruyor: Japonya, büyük depremlere nasıl dayandı?

Akılla, bilimle, liyakatle, disiplinle, iyi eğitimle, dürüst mühendislerle, uzmanlaşmış elemanlarla, sağlam binalarla, caydırıcı cezalarla, etkin yönetim ve hızlı koordinasyonla, dayanışmayla dayandı.

Söz konusu Türkiye olunca her büyük depremdeki yıkımdan sonra herkes haykırıyor:

Birkaç kısa koalisyon dönemi dışında 73 yıldır tamamen sağcıların iktidar olduğu Türkiye, akılla değil inanç odaklı siyasetle yönetildi.

Sermaye sınıfı ve ona dayanarak iktidarını sürdüren kötü siyasetçiler emekçileri sömürdü. Her toplumsal olayda olduğu gibi bu konu da sınıfsaldı. Toprak ağaları, aşiret reisleri ve tarikat şeyhleri devlete hâkim oldu.

Devlete çöreklenenler, kamunun olanaklarını ve halkın parasını yakınlarına dağıtıp zenginleşirken işçi sınıfı sürekli fakirleşti. Yağma düzeninin en yoğun yaşandığı sektörlerden biri de inşaat sektörü oldu.

Seçim dönemlerinde oy için imar afları çıkarıldı.

MİLYONLUK MEZARLAR...
Bunların hepsi AKP döneminden önce de oldu. Ama AKP döneminde rant öylesine büyüdü ki Beşli Çeteler ortaya çıktı. Kentler çürük yapılarla donatılırken insanlar, 1999 depreminden sonra yapılan ve depreme dayanıklı olduğu söylenen evlere milyonlar ödeyerek aslında kendilerine mezar satın aldı...

"On ili etkileyen çok büyük iki deprem oldu; meydana gelen yıkım normaldir" deyip ihmallerin ve yağmanın üzerini örtemezsiniz. Bu kadar çok sayıda binanın aynı şekilde yıkılması, hem binaların yapımında hem de zeminle ilgili çok ciddi yanlışların olduğunu kanıtlıyor 150 yıllık binalar sağlam kalırken, 15 yıllık binalar yıkıldı. Depreme dayanıklı denilerek milyonlarca liraya satılan binaların yarısı 2001'den sonra inşa edildi.

Depremler üzerinde uzun zamandır çalışmalar yapan bilim insanlarının uyarılarına kulak verilmediği bir kez daha acı bir şekilde görüldü. Prof. Dr. Naci Görür, Prof. Dr. Ahmet Ercan, Prof. Dr. Cenk Yaltırak yıllardır deprem konusuna yer vererek uyardıklarını ama önlemlerin alınmadığını televizyonlarda artık ağlayarak anlatıyor.

Prof. Görür, "Erzincan-Bingöl arasındaki fayın yakında kırılacağını, çok beklemeyeceğimizi" söylüyor; "Bilimsel bütün araştırmalar, İstanbul'da zamanın gelmekte olduğunu gösteriyor" diyor.

KÖTÜLÜK SİLSİLESİ
Bütün bunlar, doğal bir afetin nasıl yapay bir afete çevrildiğini kanıtlarken, deprem bölgesine gidip halka, "Bu kader planı" diyemezsiniz. Gerçekleri söyleyenlere "Şerefsiz" diye hakaret edemezsiniz!

Deprem, bir doğa olayıdır ama ona karşı hazırlıklı olmamak...

Deprem için toplanan vergilerin hesabını vermemek...

Uluslararası yardımı da içeren dördüncü seviye alarm ilan edilmişken askeri ve donanmayı bölgeye geç ve çok sınırlı bir güçle göndermek...

AFAD'da üst yönetimi bakan akrabasından imama yandaşlarla doldurmak...

Üzerinde bira reklamı var diye yardım malzemelerini kabul etmemek...

Muhalefet belediyelerinin yardım kutularına iktidar belediyelerinin logolarını yapıştırmak...

Vatandaşlar soğuktan donarken battaniye üretimi ile övünüp "Üreten bir ülkeyiz" demek...

Ekibiyle bölgede seferber olan Ekrem İmamoğlu'na hakaret edip kovmak...

Herkes enkazda kalanlara ve kurtulanlara yardım için canla başla sosyal medyada sesini duyurmaya çalışırken bant daraltmak ve iletişimi kesmek asla kader değildir!

Bunların hepsi kötülüktür. Soma'daki maden faciasında halka tekme savuranı ödüllendirdiğiniz de unutulmadı. Zamanı gelince hepsinin hesabı sorulur.

Şimdi esas soruyu soruyorum: Kâr hırsı ile deprem bölgesinde çürük binalar inşa eden şirketlerin yetkilileri ile denetim görevlerini yapmayan kamu görevlilerini tespit edip yurtdışı yasağı için işlem başlatıldı mı?

Bu işlemler başlatılmadıysa onun da hesabı sorulur!

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 19:30
https://twitter.com/Ferzadcpnbr50/status/1623807480974176258

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 19:33
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1624077791481196547

https://twitter.com/hacerfoggo/status/1624025855029567488

https://twitter.com/chdgenelmerkez/status/1624076005471027200

Bahadır Örgür'ün tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/bahadir_ozgr/status/1624036183469617152

https://twitter.com/bahadir_ozgr/status/1624058965901418496

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 19:39
https://twitter.com/sgokbakar/status/1624075136499343362

https://twitter.com/adem7884/status/1623860431931465728

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 19:48
https://gazetekarinca.com/multecileri-hem-deprem-hem-nefret-vurdu/

Mültecileri hem deprem hem nefret vurdu

Ebru Uzpeder
10 Şubat 2023 Cuma - 18:58 - Manşet, Özel

https://gazetekarinca.com/wp-content/uploads/2023/02/ebru-uzpeder-multeci-750x375.jpg

Depremin ardından sahipsiz bırakılan deprem bölgesinde halkın hayal kırıklığı öfkeye dönüşüyor. Halkın yardımlardan yeterli ölçüde yararlanamaması, en acil barınma ve beslenme ihtiyaçlarının yakın zamanda çözülemeyeceğinin anlaşılması, gerginliklere sebep oluyor.

Göç İdaresi tarafından yerleştirildikleri illerde depreme yakalanan mülteciler ise gerginlikten en çok etkilenen grup.

Zafer Partisi başta olmak üzere bazı deprem üzerinden körüklediği Suriyeli düşmanlığı, bazı gazetecilerin yaptıkları haberlerde ‘sığınmacıların yarattığı güvenlik probleminden' söz etmesi, TikTok ve Instagram'daki mülteci karşıtı videolarla hedef haline getirilen mülteciler, devletin yetersiz afet yönetiminin bedelini ödemeye zorlanıyor.

Deprem bölgesinde mültecilerin üzerine yıkılmaya çalışılan düzmece görüntüler ve haberler ise yalanlanıyor.

Sosyal medyada yayılan ‘Suriyeliler Fenerbahçe tırını yağmaladı' haberi, Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticisi tarafından yalanlandı.

Depremzedelerin yurtlarda misafir edilmeye başlamasından kısa süre sonra sosyal medyada Mersin'deki KYK yurtlarına daha çok Suriyelilerin yerleştirildiği, konuk edildikleri odalarda nargile içtikleri, çevreyi rahatsız ettikleri yalanının sosyal medyada yayılmasının ardından, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır yurda gitti ve yurda yerleştirilenlerin Türkiye vatandaşları olduğunu tespit etti.

Gerçekte ise mülteciler de deprem bölgesindeki diğer insanların yaşadığı aynı zorluklarla karşı karşıya. Üstelik mültecilerle çalışan sivil toplum örgütlerinden gelen bilgilere göre fazladan ayrımcılıkla ve nefretle de mücadele ediyorlar.

Mülteciler, AFAD'ın hizmetlerinden faydalanırken nefret saldırılarına maruz kalabiliyorlar. Göçmen Sendikası Girişimi, hizmet verenlerin depremzedelere eşit davranmadığını, örneğin Diyarbakır'da çadırlara yerleştirilmeyen mültecilerin sokakta, parkta, düğün salonlarında barındığını, yardımlara ulaşımlarının sınırlı olduğunu belirtiyor.

Bianet'te bugün yayımlanan haberde, deprem bölgesinde en çok Suriyeli mülteci nüfusun yaşadığı Hatay'ın Antakya ilçesinde mültecilerin cenazeleri yerlerde bekliyor. Sahipsiz kalan cenazeler camilerde ya da sokakta duruyor. Bekleyen cenazelerin bir kısmının kimlik tespiti yapılıp isimleri cenazelerin üstüne bırakılıyor. Kimliği belirlenemeyen cenazeler ise battaniyeye sarılı şekilde sokaklarda kaldırılmayı bekliyor.

Diğer yandan deprem bölgesindeki mülteciler için en büyük sorunlardan biri dil engeli. Enkazlardan sağ çıkarılan mülteciler başka illerdeki hastanelere gönderiliyor fakat ailelerin büyük kısmı, Türkçe bilmedikleri için yakınlarının hangi hastaneye veya kente gönderildiğini öğrenemiyor. Hatta bazıları enkazdan çıkan yakınının sağ mı ölü mü olduğu bilgisine bile ulaşamıyor.

Dahası, göçmenlerin tutulduğu geri gönderme merkezlerinin ve geçici barınma merkezlerinin durumlarını ve buralardaki ihtiyaçların karşılanıp karşılanmadığını da halen kamuoyuyla paylaşılmadığı için bilemiyoruz.

HDK Göç ve Mülteciler Meclisi ile HDP Göçmen ve Mülteciler Komisyonu bugün ‘Afetler halklar arasında ayrımcılık yapmaz, gün dayanışma günüdür' başlığıyla bir açıklama yaptı: "Yoksulluğun, kaosun, depremin sonuçlarının sorumlusu mülteciler değildir. Tersine bu süreçlerin sonucunda insanlar mülteci olur."

Açıklama, mültecilere karşı örgütlenmeye çalışılan nefret atmosferine karşı herkesin gerekli sorumluluğu alması çağrısıyla bitiyor:

"Depremin açtığı yaraları sarmak için devletin de enkaz altında kaldığı bu 10 ilde dayanışma ile insanları hayata döndürmek, enkazlardan sağ çıkanların ihtiyaçlarını karşılamak yine deprem bölgesi dışında bulunan halkların sorumluğuna kalmıştır. Bu sorumluluk duygusuyla ve hayatını kaybeden ve yaralanan herkesin sadece insan olduğu gerçeğiyle büyük bir dayanışmayı örgütlemeye çalışıyoruz. Bu süreçte ırkçılığı körükleyen kişi ve kurumlar bu yaklaşımlarına derhal son vermelidir. Ağır bir insanlık dramını yaşadığımız bir dönemde, bir yandan da göçmen ve mültecilere karşı örgütlenmeye çalışılan nefret atmosferine karşı da mücadele ediyoruz. Bu tür çabaların linçlere zemin yaratabileceğinin farkındalığıyla, herkesin gerekli sorumluluğu alması yönünde çağrı yapıyoruz."

Deprem halklar arasında ayrım yapmadı, sınır tanımadı ve binlerce insan hayatını kaybetti. Zorluk içindeki insanları mülteci olduğu için hedef göstermek yerine diline, dinine, cinsiyetine bakmadan hep beraber dayanışmayı örme zamanı…

Şüpheci Dinsiz
10-02-2023, 19:51
https://artigercek.com/guncel/bakanlik-duyurdu-deprem-sonrasi-fahis-fiyata-85-milyon-lira-ceza-238630h

Bakanlık duyurdu: Deprem sonrası fahiş fiyata 85 milyon lira ceza

10 Şubat 2023 19:01

https://cdn.artigercek.com/news/213744.jpg

Ticaret Bakanlığı, deprem sonrasında acil ihtiyaç ürünlerine fahiş zam yapan 353 firmaya 85 milyon lira para cezası kesildiğini duyurdu.

Artı Gerçek - Ticaret Bakanlığı, deprem bölgesinde fahiş fiyat artışı yaptığı değerlendirilen 353 firmaya toplam 84 milyar 975 milyon 532 bin Türk lirası idari para cezası uygulandığını açıkladı.

Şüpheci Dinsiz
11-02-2023, 01:25
İzlemenizi öneririm.

Kızılay Eski Başkanı Tekin Küçükali ateş püskürdü: Kızılay'ın bütün yetkileri alınmış
AudeA3JzHIQ

Emekli Tuğgeneral Haldun Solmaztürk afet yönetimini eleştirdi
2gzzwJXY3wk

AFAD'ın genel müdürü İsmail Palakoğlu'nun geçmişinde neler var?
hvM7g6bEvOs

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 01:48
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/mahirgra/status/1624797313745969156

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 02:10
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/cobanodeccaltes/status/1624804221106135043

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 02:29
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/KansuYildirim/status/1624795455333842948

https://twitter.com/fevrisosyolog__/status/1624773212377694208

https://twitter.com/timursoykan/status/1624768694143356930

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 02:32
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/asligencay/status/1624756678037045248

https://twitter.com/zerenbaris/status/1624691071732121601

https://twitter.com/Acerakis/status/1624847226181754882

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 02:35
Ümit Özdağ derin devletin provokatör ajanıdır.

Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/gocmensendikasi/status/1624748696888827904

https://twitter.com/barikatmedya/status/1624838957140742144

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 02:40
https://twitter.com/canitti/status/1624692752754569218

https://twitter.com/yirmiucderece/status/1624690031808983040

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 02:50
Deprem bölgesinde jandarmanın gözaltına alıp işkence ettiği kişilerden biri hayatını kaybetti.

Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/chdgenelmerkez/status/1624863942496382976

Sivil kişilerce yağmacı olduğu gerekçesiyle 3 kişi feci şekilde linç edilerek öldürüldü. Şiddet anı videoya kaydedilmiş, bilerek buraya almadım.
https://twitter.com/HurAyse/status/1624756353804783616

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 02:58
https://twitter.com/onderseren/status/1624684423345016833

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 03:28
https://twitter.com/GaziCaglar/status/1624892769494786048

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 03:29
https://twitter.com/Umut_Sendikasi/status/1624889647326167040

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 03:36
https://twitter.com/Umut_Sendikasi/status/1624839850905026560

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 03:51
https://twitter.com/LaboransS/status/1624733790932291585

Depremin 2. veya 3. gününde benzer bir olay daha olmuştu. Hemen yanıbaşındaki enkaz altında yaşayan 12 vatandaş varken vinçi Kuran kursunun kasasını çıkarmak için kullanmışlardı.
https://haber.sol.org.tr/haber/12-kisinin-enkaz-altinda-oldugu-binadan-once-kuran-kursu-kasasi-cikarildi-365158

ibn0Jgg96CU

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 04:07
https://twitter.com/CanSerhat_Halis/status/1624868055300952064

https://twitter.com/ohannes_klcdg/status/1624927758613680129

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 04:19
https://twitter.com/SaldaDernek/status/1624741203248922625

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 04:21
akepe mehepe'den, devletten yardım görmeyip Toplumsal Özgürlük Partisinden (TÖP) yardım gören MHP'li bir depremzede ile TKP masasından çorba alan ülkücü bir yardım gönüllüsü.
https://twitter.com/alderviss/status/1624345780679999489

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 04:57
https://twitter.com/TurkishIndy/status/1624881366306533377

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 04:58
https://twitter.com/kritisch_kritik/status/1624765411433627650

https://twitter.com/chdgenelmerkez/status/1624803736538296322

https://twitter.com/DevrimZamani4/status/1624861622454870016

https://twitter.com/LaboransS/status/1624878734233808897

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 05:09
Erk Acarer

İŞTE SARAYIN AFET PLANI: KOD: AKBABA / O Planı da Bozacağız
nr47TWMRgYw

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 05:34
Doç. Dr. Çağhan Kızıl ile dünya ve Türkiye'deki deprem gerçeği

RlqdmonkE0U

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 06:02
Barış Yarkadaş, canlı yayında resmen isyan etti: İşiniz gücünüz algı, iş yaptığınız yok!
hEgHW56zoGM

Barış Yarkadaş isyan etti!
aUysWcklhWc

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 06:37
Barış Atay

bTbOfac9B70

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 06:38
https://twitter.com/GazeteKarinca/status/1624872218328190977

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 06:39
Bir akepeli de çemkirmesin.
https://twitter.com/mustafahos/status/1624727455788421125

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 07:00
https://twitter.com/cngzkync/status/1624653548481830914

https://twitter.com/TMMOB1954/status/1624876007667671040

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 07:17
akepe-mehepe'ye duyulan öfkeyi mültecilere yönlendirmeye çalışıyorlar. Ümit Özdağ faşisti de bunun için var gücüyle uğraşıyor. Erk Acarer'in iddiasına göre Suriye'den IŞİD'ci provokatörlerin-katillerin sınırdan geçip deprem bölgesinde provokasyon yapmasına göz yumuluyor.

Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/sendika_org/status/1624968870938173442

https://twitter.com/ilerihaber/status/1624911225342812160

https://ilerihaber.org/icerik/kotulugun-diktatorlugu-ahlaksizligin-dibi-150860

https://ilerihaber.org/assets/images/img_lib/crop_images/1676199894.png
İLERİ GÖRÜŞ AKP

Kötülüğün diktatörlüğü, ahlaksızlığın dibi
Cahil veya aldığı eğitim dinci ideoloji ile tıraşlanmış ruhlarda, korku üzerine temellenen bir ahlakın, korku boşa çıktığında nasıl bir toplumsal vahşete dönüştüğünü 20 yıldır yaşıyoruz.

12 Şub 2023 14:05

Sinan Dervişoğlu

Yaşadığımız deprem felaketi, Türkiye'deki siyasal iktidar yapısının zehrini, çirkinliğini, tüyler ürperten ilkelliğini bir kez daha gözler önüne serdi ve "Bunlardan her şey beklenir" diyenleri bile şaşırttı: Deprem bölgesine gönüllü katılımları engelleme, şehir girişlerinde vinçleri bekletme, AFAD dışında yardımları durdurma, gelen kolilere AKP sticker'ı yapıştırma, muhalif belediyelerin yolladığı TIR'ları "valilik" flaması ile örtme, TV'den halka parmak sallama, arama kurtarma uzmanı madencileri en kritik 3 gün boyunca hava alanında tutma…. Ve bütün bunların yol açtığı (tam sayısını ancak sonra öğreneceğimiz) enkaz altında yardım beklerken açlıktan, susuzluktan, soğuktan ölen binlerce vatandaş. Herkes aynı soruyu soruyor: "Nasıl bu kadar 'kötü' olunabilir?", "Bu kadar devasa bir kötülük niye yapılır? Bu hangi akla hizmet eder?"

Şu yapacağımız yorum, biraz iyimser gelebilir ancak bu deprem ve sonrası, 20 yıllık siyasi İslamcı iktidarın fiilen sonudur. "Fiilen" diyoruz, zira hükümlerini sürdürmek için şapkalarından hangi tavşanı çıkarırlarsa çıkarsınlar (askeri-polisiye diktatörlük dahil) bu iktidarın halk nezdinde hükmü, saygınlığı, meşruiyeti, geçerliliği büyük ölçüde bitmiştir. Depremin nihai bilançosu sadece insan kaybı değil, ekonomik ve demografik sonuçlarıyla ortaya çıktığında bu resim daha da netleşecektir.

Ancak geleceği bir tarafa bırakıp bugüne odaklanalım: Yaşadığımız rejimin adı için artık "AKP iktidarı", Erdoğan yönetimi" hatta "Saray Rejimi" gibi tanımlar dahi yeterli olmaktan çıkmıştır. Bu rejimin adı "Kötülüğün Diktatörlüğü"dür. İlk Hristiyanlar, ideal ve mutlu bir dünyayı "Tanrının Krallığı" olarak tanımlamışlardı, bugün Türkiye'de yaşanan ise tamı tamına "Şeytanın Krallığı"dır. Gerçekten de AKP iktidarının halka "balayı" gibi yutturulan ilk 5 yılından sonra kadın cinayetleri artmaya başladığında, katiller serbest bırakıldığında, müteahhit yağması, yolsuzluk ve rüşvet bir yağmur gibi yağmaya, üstelik bütün bunlar kanıksanmaya başladığında demokrat bir tanıdığım bana "Allah adına yönetime geldiler ama bu ülkenin ruhunu Şeytan ele geçirdi" demişti.

Kurbağa deneyini birçokları bilir: Haşlanmak üzere suya atılan kurbağalar, adım adım artırılan ısıya her aşamada önce tepki gösterir, sonra ağır ağır alışırlar. Ta ki haşlanıp derileri yüzülene kadar. Bu ülkenin dürüst insanları olarak bizler de her türlü kötülüğe ağır ağır alıştırıldık. 20 yıl (ondan önceki 12 Eylül rejimini de katarsak 40 yıl) her kötülük bize bir öncesini unutturdu. Önce "Yuh, bu kadar olmaz" dedik, aynı nidayı kısa bir süre sonra daha büyük bir kötülükte tekrar etmek zorunda kaldık. Sonunda "AKP reklamı yapmıyorsanız depreme yardım edemezsiniz, bırakın ölsünler" iğrençliğine kadar geldik. Buna da göz yumarsak, bundan sonra nelerin olacağını herkes ciddi ciddi düşünmelidir.

Bu noktaya nasıl varıldı? Bu kadar açık, bariz, dobra, aşikâr, kör gözüm parmağına "kötülük" nasıl mümkün hale geldi? Bu kötülüğe milyonlar nasıl destek oldu ve olmaya devam ediyor? Bu sorunun cevabı elbette toplumsal gelişmeler, neo-liberal politikalar, emperyalist dünyanın tercihleri, sermayenin kendi çıkış noktaları gibi sosyo-ekonomik bir dizi unsuru içermektedir ve bu cevaplar ilerici kamuoyunda oldukça derinlemesine ele alınmıştır. Biz burada bu "kötülüğün" ideolojik boyutuna, onu mümkün kılan ideolojik ve ahlaki (veya gayrı ahlaki) boyuta değinmek istiyoruz.

'ALLAH KORKUSU' VE SONRASI

60'lı ve 70'li yılları yaşayanlar bilir: Çevremizde namazında niyazında dürüst bir yaşam süren dindar insanlar vardı, siyasi ve toplumsal görüşleri ne olursa olsun, herkes onlara belli bir saygı duyar hatta bireyler arasında bir anlaşmazlık çıktığında "Amca, sen Müslüman adamsın, sen bu konuda ne düşünüyorsun" diye hakemliklerine başvurulur, söylediklerine tam katılmasak bile tutarlı ve anlamlı bir ahlakı yansıttığı için onlara saygı duyulurdu. Bugün ise İslami semboller tam bir korku ve dehşet kaynağı haline gelmiştir: "Allahuekber" bir ölüm sirenidir. Badem bıyık, erkek ve kız çocuklarımızı sakınmamız gereken bir ırz düşmanıdır, "Yüce dinimizin de belirttiği gibi" diye söze başlayan biri, belli ki AKP'den nemalanan bir sahtekardır. Annelerimizin, beyaz yaşmaklı teyzelerimizin birer ateist olarak dahi hep saygı duyduğunuz Müslümanlığından bu iğrençliğe nasıl gelindi? "Temiz ahlaklı bir yaşam" adına yola çıkan din, nasıl hırsızlığın, cinayetin, tecavüzün, kısaca her türlü ahlaksızlığın "dibi" haline geldi?

Bu konuyu, yakın zamana kadar siyasi İslamcı çevreler içinde yer alan, sonra solu ve ateizmi seçip TİP'ne üye olan bir yakın akrabamla konuşmuş, ona bu soruyu sorduğumda verdiği cevapla birlikte aramızda şu diyalog geçmişti:

- Abi, işin özü ve kritik nokta "Allah korkusu".

- Nasıl "Allah korkusu"?

- Şöyle: Bunların içinde uzun süre kaldım ve yakından tanıdım. Bunlarda eğitimle kazanılmış hiçbir değer yok; eğitimli olanların ise aldıkları eğitimi dinci ideoloji "Asıl olan Allah ve Kuran'dır, kalanı ikincil önemdedir" diye dümdüz etmiş.

- Tamam. Peki sonra?

- Yani temel insani ve doğru toplumsal davranışları (çalmamak, öldürmemek, ırz düşmanlığı yapmamak, yardım etmek..vs) bunlar "doğru olduğu için" değil, "Allah korkusu" yüzünden yapıyorlar. "Bunları yaparsak Allah bizi cezalandırır" diye düşünüyorlar. Ahlaklarını ayakta tutan tek şey bu ilkel korku. Kafalarında bundan başka hiçbir temel yok.

- Eee?

- Ee'si basit abi. Çevrelerinde biri veya kendileri böyle bir davranış gösterdiğinde "Allah'ın onları çarpmadığını" görüyorlar ve korku perdesi aralanıyor. "Bir kereden bir şey olmaz" lafının asıl büyük toplumsal anlamı bu. Suçu işliyorlar, korku azalarak da olsa hala var ama "Allah affeder" diyorlar.

- Yahu tamam da Allah bir gün onları cezalandırır ve perişan eder diye korkmuyorlar mı?

- (Gülerek) İşte orada ibadet devreye giriyor abi. Kendi kafalarında Allah'ı (ola ki kızarsa!) yatıştırmak için ibadete abanıyorlar. "Ben İslam'ın 5 şartını fazlasıyla yerine getiren bir müminim. Allah bunu görür" diye düşünüyorlar. Otobüste ve uçakta namaz kılmak için ısrar etmenin, dinde hiçbir yeri olmadığı halde 3 kere Hacca, 5 kere Umre'ye gitmenin, her köşe başında cami açmanın ardında ne var sanıyorsun? Ahlaksızlık ne kadar büyükse, ibadet de o kadar yoğun oluyor! İşin mantığı bu. Toplumu "ibadet" gösterisi ve furyası sardıkça, altta da o kadar devasa, korkudan kurtulmuş ve zincirlerinden boşanmış bir ahlaksızlık ülkeyi sarıyor.

"Ahlaksızlığın dibi"nin mantığı budur. Yüzyıllar önce "düzgün ahlak ve ona uygun ibadet"ten yola çıkan dini, "ibadetin örttüğü ahlaksızlığa" dönüştüren zihinsel mekanizma budur. Bu mekanizmanın çarklarını yağlayan ise elbette neo-liberal altyapıdır. "Kamu yararı" fikrini yok etmek için yola çıkan neo-liberal saldırganlık ülkemizde en mükemmel zihinsel ifadesini bu siyasi İslam'da bulmuş, "halka ait her şeyi yağmalayıp kâr sağlama"yı düstur edinen neo-liberal politika, "zincirinden boşanmış ahlaksızlık" olan siyasi İslam ile el ve eldiven gibi birbirlerini tamamlamıştır. Son 20 yılın resmi budur.

Tam bu nokta, bize laikliğin gerçek değerini ve gerçek anlamını göstermektedir. Laiklik sadece kanunla "din ve devlet işlerini ayırmak" değildir, laiklik (sade bugünkü gibi sünni-hanefi değil, tüm dinlere eşit mesafeli de olsa) bir Diyanet İşleri kurmaktan da ibaret değildir. Laiklik her şeyden önce (burjuva veya sosyalist) toplum için temel doğru davranış kodlarını Allah, kitap, peygamber gibi soyut ve son derece kolayca deforme ve manipüle edilebilecek hayali temellere değil; somut, rasyonel, insani değerlere dayandıran bir zihniyeti topluma egemen kılmaktır: "Çalmamalıyım, Allah beni cezalandıracağı için değil, bu yanlış olduğu, hak etmediğim bir şeye el koyduğum için. Taciz ve tecavüzden uzak durmalıyım, Allah korkusundan değil, karşımdakine korkunç bir zarar vereceğim için.." Bütün bu normları dini değil insani temellerde kabul edip içselleştirdikten sonra (ve o şartla) bir birey hala göklerdeki bir yüce varlığa inanıyorsa, bu onun bireysel yaşamında özgürce sürdüreceği kendi tercihidir. Laikliğin toplumsal resmi budur. Cahil veya aldığı eğitim dinci ideoloji ile tıraşlanmış ruhlarda, korku üzerine temellenen bir ahlakın, korku boşa çıktığında nasıl bir toplumsal vahşete dönüştüğünü 20 yıldır yaşıyoruz.

Cumhuriyetimiz böyle bir laiklik kurmak için yola çıktı; ancak iktidarın burjuva sınıfsal yapısı, bu atılımın geniş yığınlara ulaştırılmasını fiilen frenledi. CHP'yi o dönem yöneten ve laikliğe samimi olarak inanan asker-sivil aydın kadroların aksine, bu partinin saflarını dolduran toprak ağaları ve yeni türedi iş adamlarının laiklik diye bir derdi hiç olmadı ve Cumhuriyet'in aydınlanmacı ışığı, geniş kesimlere yeterince ulaşamadı. Ondan sonra DP ile start alan Türk sağı, bu henüz aydınlanamamış kitlelerdeki geriliği kendi siyasi-sınıfsal emelleri için utanmazca sömürdü. Ta bugüne kadar. Menderes ve Demirel, Türkeş ve Çiller, C. Sunay ve Kenan Evren, FETÖ ve Erdoğan, Amerika ve Suudi Arabistan, CIA'i, kontrgerillası, MİT'i ve iti ile 70 yılda çapı milyonlara ulaşan bu karanlık, habis kitleyi yarattı ve karşımıza dikti. Bu kitlenin inançlarının depremle ciddi bir sarsıntı geçireceği kesindir, şimdiden bunu işaretleri ortaya çıkmaktadır, özellikle TİP, izlediği doğru politikayla bu kesim içinde bir kanal açmayı başarmakta ve dürüst muhafazakâr emekçileri sosyalist politikaya kazanmaya başlamaktadır; ancak yaşadığımız bu korkunç insani afette dahi bu düşman dişlerini göstermektedir. Depreme yardıma gelen İmamoğlu'na ağzından köpükler saçarak saldıran yaratıklar, yıkıntıyı çeken muhabirleri tartaklayan polisler, gelen yardımları cebe indirmeye çalışan çıkarcı uyanıklar karşımızdaki "kötülüğün" boyutlarını her türlü iyimserlikten uzak bize göstermektedir.

Sonuç da ortadadır: Sevgili Barış Atay'ın katıldığı programda belirttiği gibi "İslami yobazlığın kökü bu ülkede kazınmalıdır" ve bu yapılmadığı, bu kangrenli kitleyi vücudumuzda taşımaya devam ettiğimiz takdirde ülkemizin bir geleceği olmayacaktır. Bunu yapmak da değil İYİ Parti, CHP dahil hiçbir düzen partisinin becerebileceği bir iş değildir. Bu görevi sadece M. Suphi'nin ve Behice Boran'ın, Deniz'in ve Mahir'in mirasçısı olan, ülke ve insan sevgisini hayatları pahasına sürdürmeye kararlı olan ilericiler ve devrimciler başarabilir. Bizlerin sırtında olan bu sorumluluğun kolay bir iş olmadığını görmeliyiz. Karşımızdaki karanlık kitle, depremde de gördüğümüz gibi foyaları meydana çıktıkça, elindekini kaybetmeye yaklaştıkça küstahlaşan, kudurganlaşan bir kitledir ve onlardan kurtulmak, belli bir bedel ödemeden mümkün olamayacaktır. Buna da şimdiden kafamızda, zamanı geldiğinde de pratikte hazır olmak gerekecektir. Bunu sadece ilerici mücadelemizin sayısız şehitlerine değil, sağın ve siyasi İslam'ın alçaklıkları yüzünden depremde yitirdiğimiz on binlerce cana da borçlu olduğumuzu unutmayalım.

Bu denli açık ve yoğun kötülükle karşılaşıldığında dürüst insanlarımızın içi tıkanmaktadır ve tam bu noktada bizlere umut veren ve yol gösteren motiflere ihtiyacımız vardır. Bunlardan birini zikrederek yazımızı bitirelim:

MADAM DEFARGE OLMAK

Charles Dickens dünya edebiyatının önemli eserlerinden bir olan "İki Şehrin Hikayesi"nde Fransız Devrimi'ni konu alır ve orada bir kadın kahraman yaratır. Madam Defarge, devrim öncesi Fransa'da yaşayan kendi halinde bir ev kadınıdır ve evinin kapısında oturup örgü örerek krallığın zulmünü sessizce izler: İdam edilen demokratlar, işkence edilen vatandaşlar, zulmünü sürekli artıran krallık yanlısı zorbalar. Kendisine ne yaptığı sorulduğunda örgüsünü göstererek şunu der: "Her şey buraya kayıtlı!" Gerçekten de kendine göre bir kodlama yaratıp halka karşı suç işleyen herkesin adını örgüsüne ilmek ilmek işler. Krallığın hükmü çatırdamaya başladığında o sakin ev kadını bu sefer gözü kara ve amansız bir savaşçıya dönüşür. Elinde kanla kaplı bir kılıçla sokak sokak, barikat barikat koşan, ismini kaydettiği halk düşmanlarının peşine düşen, aristokratlara, zorbalara, yobazlara ölüm yağdıran, onlara cehennemi yaşatan bir ölüm meleği haline gelmiştir. Madam Defarge tipolojisi, yüzyıllardır süren feodal karanlığa karşı kükreyerek ayağa kalkan Fransız devrimci halkının sembolüdür.

Bugün her ilerici ve devrimci Madam Defarge olmalıdır. Madam Defarge'ın yün örgüsü, bizlerin unutmayan ve affetmeyen vicdanımız ve hafızamızdır. Halkımıza karşı on yıllardır işlenen hiçbir suçu unutmadan kafalara kazımak, hiçbir "yeni kötülük" adına "eski kötülükleri" unutmamak, bütün sorumlu katilleri ve hırsızları bir tekini bile esirgemeden kafalarda tutmak, ve günü geldiğinde hesap sormak gerekir.

Ve hesap sorma gün geldiğinde de Madam Defarge kadar gözü kara ve kararlı olmak gerekir.

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 07:35
Çürüme, çıkar peşinde koşan okumuş kesimden başlar, zamanla toplumda orantılı olarak yayılır, yayılma hızı gittikçe artar.
https://twitter.com/ohannes_klcdg/status/1624926735119572993

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 15:42
https://twitter.com/chdgenelmerkez/status/1625037430595125248

https://twitter.com/AgiAlevi/status/1625090010482368513

https://twitter.com/fatih_yasli/status/1624752914517336065

https://twitter.com/HurAyse/status/1624760431326666753

https://twitter.com/kritisch_kritik/status/1624757334479147012

https://twitter.com/cenkyigiter/status/1624812289055420419

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 16:24
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/ovgunaercan/status/1624991688438448130

https://twitter.com/mustafahos/status/1625056540326494209

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 17:37
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/bunsenbeki/status/1625087155159633920

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 18:06
https://twitter.com/barikatmedya/status/1625055881925742592

https://twitter.com/yirmiucderece/status/1625138006469271553

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 18:07
İnsan olanı hançeresinden yaralar bu söz, bir daha da aklından çıkmaz.
https://twitter.com/canitti/status/1625111250102366208

https://twitter.com/uosseker/status/1625151672572944384

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 18:13
https://twitter.com/chdgenelmerkez/status/1625106545997496321

https://twitter.com/chdgenelmerkez/status/1625125377524789251

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 18:15
https://twitter.com/bahadir_ozgr/status/1625099107227340800

Sonuçtan çok memnunlar.
https://twitter.com/GaziCaglar/status/1625089082157109248

Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/MTanal/status/1625060412201771010

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 18:25
https://twitter.com/barikatmedya/status/1625103159378030592

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 18:49
https://twitter.com/altansancarr/status/1625139561641742338

https://twitter.com/say_cem/status/1625147482236764161

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 18:52
https://twitter.com/kritisch_kritik/status/1625073417480290305

https://twitter.com/kritisch_kritik/status/1625065810619146240

https://twitter.com/cenkyigiter/status/1625155946686173186

https://twitter.com/aforgutu/status/1625080380163297281

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 19:00
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/GnSisyphos/status/1625060507743928320

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 19:05
https://twitter.com/nevsinmengu/status/1625142744883634176

https://twitter.com/yirmiucderece/status/1625143582138007553

https://twitter.com/umit_k/status/1625169063549845520

https://twitter.com/HurAyse/status/1625148365313908737

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 19:08
https://twitter.com/chdgenelmerkez/status/1625157105861726213

https://twitter.com/BirGun_Gazetesi/status/1625165374621732864

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 19:10
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.

https://twitter.com/arifcemgundogan/status/1624849859483209729

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 19:29
Barış Atay

https://twitter.com/tipgenelmerkez/status/1625122110715703297

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 19:37
İmar ile ilgili usulsüzlüklerin, rüşvetlerin, peşkeşlerin, deprem yönetmeliği ihlallerinin kanıtlarını mı yok etmeye çalışıyorlar?

Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/chdgenelmerkez/status/1624493537235435520

https://twitter.com/ilerihaber/status/1625156336051752964

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 19:42
Neden?
https://twitter.com/GazeteKarinca/status/1625160932149035008

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 19:44
https://twitter.com/ozgunemrek/status/1625029608922808320

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 19:48
https://twitter.com/brnslagca/status/1625158850448850945

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 19:56
https://twitter.com/GaziCaglar/status/1625159882155384845

https://twitter.com/GaziCaglar/status/1625091992882380801

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 20:24
https://twitter.com/bahadir_ozgr/status/1625159024671956998

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 20:30
https://twitter.com/ETemelkuran/status/1625117754586980354

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 20:43
https://twitter.com/ItalyanKrd4/status/1625172901732270095

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 20:45
Gezi davası bahane edilerek hapse atılan Can Atalay'ın tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/CanAtalay1/status/1624882558902181890

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 20:48
https://twitter.com/HurAyse/status/1625171963088977935

https://twitter.com/ali_ergind/status/1625017270438174721

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 20:58
https://twitter.com/LeventUzumcu/status/1625188630493888513

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 20:59
https://twitter.com/brnslagca/status/1625191195142983683

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 21:15
https://twitter.com/rukenturhalli/status/1625115417491525633

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 21:16
https://twitter.com/barikatmedya/status/1625105045673984002

https://twitter.com/barikatmedya/status/1625194350513733633

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 21:27
Üniversite öğrencilerinin örgütlenmesinden, gösteriler düzenlemesinden korktukları için üniversiteleri kapattılar, öğrenci yurtlarını boşalttılar.

Deprem bölgesinde faşist çeteler oluşturdular, bunların insanları dövmesine, linç etmesine, terör estirmesine göz yumdular.

Hukukçuları, gazetecileri engellediler, tehdit ettiler. Sosyal medyada deprem bölgesindeki ihmalleri, feci durumu paylaşanlara gözaltı yaptılar.

İnsanların iktidara itiraz etmesini, şikayet etmesini, hak aramasını engellemek, eden olursa da berteraf edilmesini sağlamak için gereken puslu ortamı oluşturmaya çalışıyorlar.

https://twitter.com/kritisch_kritik/status/1625174403607674887

https://twitter.com/akinolgun/status/1625172771822088194

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 21:30
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/forestercihan/status/1625183084210421760

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 21:41
İktidar can havliyle seçimi erteleme peşinde. Anayasaya göre yalnızca savaş durumunda ertelenebiliyor.

https://twitter.com/fatih_yasli/status/1625200861272997888

https://twitter.com/fatih_yasli/status/1625192156355780610

https://twitter.com/mustfsnmz/status/1625198857788264460

https://twitter.com/cobanozan/status/1625184212637696001

Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/mustafahos/status/1625192126676930568

https://twitter.com/sahmetsahmet/status/1625183256952946723

https://twitter.com/GaziCaglar/status/1625192282491088896

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 21:42
https://twitter.com/HurAyse/status/1625175551815172114

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 21:48
https://twitter.com/BirGun_Gazetesi/status/1625197605985652745

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 21:55
https://twitter.com/chdizmirsubesi/status/1625178444291096592

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 21:57
Tweet (video) dizisini twitter'dan izleyin.
https://twitter.com/tipgenelmerkez/status/1625122106273939456

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 22:02
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/insanhaklari/status/1625174515813695496

https://twitter.com/ay_moon_ay/status/1624873973509939203

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 22:11
https://twitter.com/candundaradasi/status/1625198514304086016

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 22:12
https://twitter.com/ttborgtr/status/1625209671479922703

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 22:19
7 haziran 1 kasım sürecinde seçim kaybeden akepe yalamalarından biriydi bu dallama. Seçim öncesinde, kaybettikleri takdirde kıçına bir poşet antep fıstığı kabuğu sokacağını söylemişti.

Google'da "arabada bağıran dal yaprak" diye aratınca bu dallamanın arabada abuk subuk bağırmalarının listesi çıkıyor.

https://twitter.com/YolTelevizyon/status/1625035589346099202

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 23:08
Dünyanın birçok yerinden gelen kurtarma ekipleri, enkaz altındaki insanların yaşamını hiçe sayan uygulamalara ortak olmamak için Türkiye'yi terk ediyorlar.
https://twitter.com/ohannes_klcdg/status/1625206043121750026

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 23:21
Ben AFAD'ın depremden 45 dakika sonra yıkımın boyutlarını tespit ettiğine dair raporu bulamadım. Belki gizli tutulduğundandır, belki yoktur.

Böyle bir rapor varsa, tespitleri doğruysa, iktidarın kurtarma işlemlerini bilerek isteyerek geciktirmiş ve sekteye uğratmış olduğu sonucu çıkar.

Böyle bir rapor yoksa, iktidarın, depremle ilgili önlem alması, kurtarma faaliyetlerini yürütmesi, asayişi sağlaması, yardım faaliyetlerini yürütmesi, sağlık-gıda-barınma ihtiyaçlarını karşılaması gereken bütün kurumları liyakatsiz kişilerle doldurduğu ortaya çıkar.

Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/OnderAlgedik/status/1624675514630766592

Şüpheci Dinsiz
13-02-2023, 23:41
https://twitter.com/isil_arican/status/1625212676560551936

Şüpheci Dinsiz
14-02-2023, 02:23
"İnsanlar maddi yardımları neden Kızılay'a veya AFAD'a değil de Ahbap'a yapıyor" sorusunun cevabı, artık kimsenin devlet kurumlarına güveninin kalmamasıdır.

Aşağıdaki tweet dizisi Kızılay hakkındaki tek olumsuz haber değil. Kızılay, kendisine yapılan milyonlarca dolarlık bağışları çocuk tecavüzcüsü Ensar vakfına aktarmıştı.

Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/sinanaygul/status/1625224237832085505

Kızılay, Ensar vakfına 7.925.000 dolar bağışlamış.
https://tr.euronews.com/2020/01/29/kizilay-ensar-vakfina-8-milyon-dolarlik-bagis-iddiasini-kabul-etti#:~:text=K%C4%B1z%C4%B1lay'%C4%B1n%2C%20Karama n'daki,konusu%20iddialar%C4%B1n%20do%C4%9Frulu%C4% 9Funu%20kabul%20etti.
https://twitter.com/yazparov/status/1222442197959761922

Şüpheci Dinsiz
14-02-2023, 02:31
Deprem bölgesine sağlık gönüllüsü olarak yardıma gelen bir doktorun başından geçen olaylar.

Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/NataliAVAZYAN/status/1625239156543586305

Şüpheci Dinsiz
14-02-2023, 03:44
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/GaziCaglar/status/1625255176880680989

Şüpheci Dinsiz
14-02-2023, 05:19
Sera Kadıgil ağlayarak anlattı: 'Sesimi duyan var mı?' diye bağırdıklarında çığlıklar yükseliyor
fRFCXrwq7_g

https://twitter.com/tipgenelmerkez/status/1625241803539509263

Şüpheci Dinsiz
14-02-2023, 05:33
Merdan Yanardağ AFAD'ın son raporunu canlı yayında okudu: Biz dezenformasyona geçit vermeyeceğiz...
1yVvzeunVho

Şüpheci Dinsiz
14-02-2023, 06:17
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/mahirgra/status/1625075934264016896

Şüpheci Dinsiz
14-02-2023, 06:25
Dilovası/Tavşancıl
https://twitter.com/mcansoyoz/status/1625152797409681408

Şüpheci Dinsiz
14-02-2023, 19:13
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/akgungor_c/status/1625333288826028037

Şüpheci Dinsiz
14-02-2023, 19:36
https://twitter.com/nupelonline/status/1625379721486671872

https://twitter.com/yirmiucderece/status/1625471524680437761

Şüpheci Dinsiz
15-02-2023, 02:46
Garo Paylan'ın Adıyaman'da gördükleri kan dondurdu: Dozerlerle insanlar vücut bütünlüğünü kaybetti!
QzR6E4-m-yE

HDP eski Milletvekili Sırrı Süreyya Önder: Bu bir mucize değil, toplumsal suçtur
yEXyp12XbNo

Şüpheci Dinsiz
15-02-2023, 15:06
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/ismailari_/status/1625767631302033413

https://www.birgun.net/haber/kizilay-i-adim-adim-nasil-cokerttiler-421477

Kızılay'ı adım adım nasıl çökerttiler?

Depremde sınıfta kalan ve devasa bütçesi olan Kızılay, liyakatsiz AKP'li yöneticiler tarafından adeta adım adım çökertildi. Kızılay'ın görevleri AFAD'a devredildi, kurum bir holdinge dönüştürüldü. Eski Kızılay Başkanı Küçükali, "Kızılay'ın halkla olan bağının koparıldığını" söyledi.

15.02.2023 06:30
İsmail ARI

https://static.birgun.net/resim/haber-detay-resim/2023/02/14/kizilay-i-adim-adim-nasil-cokerttiler-1126733-5.jpg
Birçok bölgeye çadır ulaştırılamadı, depremzedeler günlerdir sokakta. (Fotoğraf: DepoPhotos)

Tam 10 kenti etkileyen büyük yıkıma neden olan deprem felaketinde 31 binden fazla yurttaş yaşamını yitirdi. Birçok kentte neredeyse hasar görmeyen bina kalmadı. Depremzedeler yokluklara rağmen hayata tutunmaya çalışıyor. Milyonlarca yurttaşa ise hâlâ çadır ve konteyner ulaştırılamadı.
Depremzedeler, son yıllarda skandallarla anılan ve liyakatsiz yöneticileriyle içi boşaltılan Kızılay'ın kendilerine yardım eli uzatmadığı belirterek tepki gösteriyor.


155 yıl önce kurulan Kızılay'ın köklü yapısı AKP döneminde yerle bir edildi. Kızılay yöneticilerinin neredeyse tamamı aynı zamanda eski AKP yöneticisi. 2022'nin mayıs ayında 103'üncü Kızılay Genel Kurulu düzenlendi. Genel Kurul'da son yıllarda skandallarıyla gündemden düşmeyen Kerem Kınık yeniden genel başkanlığa seçilirken Kızılay'ı 3 yıl boyunca yönetecek olan yönetim ve denetim kurulu üyeleri de belirlendi. Şimdi de Kızılay'ı yönetim kurulunda şu isimler yer alıyor:

AKP'NİN ARKA BAHÇESİ

Kerem Kınık: Kızılay Başkanlığı koltuğunda oturan Kınık, AKP'den İstanbul 10'uncu dönem İl Genel Meclisi üyesi ve İBB Sağlık Komisyonu Başkanı olarak görev yaptı. Yenilenen 23 Haziran İstanbul seçimleri için sosyal medya hesabından AKP'nin İBB adayı Binali Yıldırım'a desteğini açıklayarak oy isteyen Kınık 2012 yılında FETÖ lideri Fetullah Gülen'i Pensilvanya'da ziyaretini sosyal medya hesabından paylaştı.

Fatma Meriç Yılmaz: AKP'li eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın çalışma ekibinden olduğu ve Akdağ'ın bakanlığı döneminde Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olduğu öğrenildi. Yılmaz'ın Menzil Cemaati'ne yakın olduğu da iddia ediliyor.

Murat Ellialtı: 2004-2009 yılları arasında Beykoz ilçesinden AKP İstanbul İl Genel Meclisi üyesi seçildi.

Yasir Yılmaz: Aynı zamanda kamu kuruluşu olan Emlak Konut'ta Uygulama Daire Başkanlığı'nı sürdürüyor. Eski AKP Milletvekili Halil İbrahim Yılmaz'ın oğlu olan Yasir Yılmaz AKP'den Kütahya Belediye Başkanlığı için 2019'da aday adayı olmuştu.

Esra Özkoç: Uzun bir süre AKP Antalya İl Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. 2013 yılında ise AKP Genel Merkezi tarafından AKP Antalya Kadın Kolları Başkanlığı görevine atandı.

Emre Koç: 2012-2015 yılları arasında Milli Türk Talebe Birliği'nde çeşitli görevler aldı. İsmail Kahraman ile Abdullah Gül gibi çok sayıda AKP'li gerici Milli Türk Talebe Birliği'nde yöneticilik yapmıştı.

Yener Tanık: 2014 yılındaki yerel seçimlerde AKP'den Siirt Belediye Başkanlığı için aday adayı olmuştu. Tanık, 2016 yılında kayyum atanan Siirt Belediyesi'nde belediye başkan yardımcılığı görevine getirildi. Ardından da 27 Ağustos 2017'de Siirt Valiliği'nden yapılan açıklamayla, Tanık'ın belediye başkan yardımcılığı görevinden alındığı duyurulmuş ama Tanık'ın neden görevden alındığı açıklanmamıştı.

Şükrü Can: Diyanet İşleri Başkanlığı'nın çeşitli kademelerinde yönetici olarak çalıştı.

SABIKALI GENEL MÜDÜR

2017 yılında Kızılay Yönetim Kurulu tarafından Genel Müdür olarak atanan ve 31 bin 500 TL maaş aldığı belirlenen İbrahim Altan, AKP Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş'ün kayınpederi. Altan'ın kızı Reyyan Beyza Büyükgümüş ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'la birlikte Türkiye Gençlik STK'ları Platformu'nda yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı.

Ayrıca Altan, Deniz Feneri Derneği davasında "güveni kötüye kullanma" suçlamasıyla 2013 yılında iki yıl altı ay hapis cezası ile 25 bin TL para cezası almıştı.

DEVASA BÜTÇE

Kızılay'ın resmi internet sitesinde yer alan mali tablolara göre deprem anında yurttaşları yalnız bırakan kurumun milyarlarca liralık bütçesi var. 2017 yılında 3 milyar 150 milyon TL gelir elde ettiğini açıklayan Kızılay'ın geliri 2021 yılında neredeyse iki katına çıktı. Kurumun 2021 gelirinin 7 milyar 935 milyon TL olduğu ifade edildi.

Ancak Kızılay'ın harcamaları ve yöneticilerine ödediği maaşlar da hep gündem oldu. BirGün'ün ortaya çıkardığı Kızılay'ın maaş listesine göre, geçen yıl kurumun yöneticilerine 40 bin TL'ye varan maaşlar ödendi.

KIZILAY HOLDİNG OLDU

Kızılay, 2019'da tüm itirazlara rağmen holdingleşti. Yatırım Holding bünyesinde kurulan şirketlerin sayısı 13'e ulaştı. Çadır fabrikaları, maden suyu fabrikaları, hastaneler ve 6 binin üzerinde gayrimenkul bu şirketlere devredildi. Şirketleşmenin gerekçesi "Gelişim açısından kısır döngü içerisinde bulunulması ve katma değer imkânı bulunmaması" olarak gösterildi.

KONTEYNER STOKLANMADI

Malatya'daki ülkenin en büyük konteyner üretim fabrikası ise skandallarla anılan Kızılay'a ait. Ancak, dünya da en büyük konteyner üretim fabrikalarından biri olduğu da ifade edilen Kızılay'ın fabrikasında deprem felaketine rağmen günlerce üretim yapılmadı. Personelin tüm uyarılarına rağmen Kızılay afet durumları için fabrikada konteyner stoklanmasına "ekonomik gerekçelerle" onay vermediği belirtiliyor. Kızılay yönetimi izin verseydi fabrika arazisinde on binlerce konteyner de stoklanabilirdi. Daha önce kebapçılık yapan Recep Toy isimli bir kişi fabrikada idare müdürü olarak görevlendirildi.

Daha önce şirketlere konteyner üretip satan fabrikaya Kızılay Başkanı Kerem Kınık, 9 Şubat tarihinde gitti. Kınık sosyal medya hesabından fabrika çektiği videoyu paylaştı. Cumhurbaşkanlığı saraylarını inşa eden Rönesans Holding'in siparişi nedeniyle üretilen konteynerlerin önünde konuşan Kınık, deprem nedeniyle fabrikada üretime hız verdiklerini iddia etti.

***
Kızılay rezaleti! (https://www.birgun.net/haber/kizilay-rezaleti-421111)
***

Skandallara imza attılar

Kızılay sadece son üç, dört yılda çok sayıda skandala imza attı. Bu skandalların büyük bir kısmını ise BirGün duyurdu. İşte Kızılay yönetiminin imza attığı bazı skandallar:

• Kerem Kınık, 2000 yılında İngiltere'de kurulan Yeryüzü Doktorları'nın Türkiye başkanlığını 2015'e kadar yaptı. Kınık, Kızılay Başkanı olduktan sonra, Kızılay'ın Yeryüzü Doktorları Derneği'ne hayvan kesme ve dağıtma karşılığı 1 milyon 295 bin lira ödeme yaptığı ortaya çıktı.

• Başkent Gaz'ın, Kızılay üzerinden çocuklara cinsel istismar skandalıyla ülke gündemine oturan gerici Ensar Vakfı'na 7 milyon 925 bin dolarlık bağış yapması gündem oldu.

• Kızılay'ın Yemen'e insani yardım göndermek için bir havacılık şirketinden 245 bin dolara kiraladığı uçak, uçuş izni alınamayınca havalanamadı. Ödediği parayı geri almak için dava açan Kızılay 72 bin TL daha kaybetti.

• Kızılay, İstanbul Bakırköy'de "Saye Residence" ismiyle bir huzurevi kuruyor. Projenin "Kızılay'a yüksek bağış yapan bağışçılarına premium (ayrıcalıklı) hizmet vermek amacıyla" yapıldığı ifade ediliyor. Kızılay'ın yeni merkezinde kalmak isteyen yaşlılardan talep edilen en düşük bedelin 7 milyon TL, en yüksek bedelin ise 10 milyon TL olduğu ifade edildi.

• Eski AKP Milletvekili Muhammed Murtaza Yetiş'in, 2021 yılında Kızılay'ın Sağlık A.Ş. isimli şirketine yaklaşık 30 bin TL maaşla genel müdür yapıldığı açığa çıktı.

• Kızılay, "Hasarlı ve zeminin riskli" olduğunu yönünde raporu olmasına rağmen MÜSİAD'ın binasını kiraladı ve 4 yıldır bu binayı kullanıyor.

***

Afet planı gerçekleşmedi

Raporda göre afet alanına Kızılay'ın ulaşma süresi: 53 dakika

Afet bölgesinde ilk beslenme hizmetinin sunulma süresi: 70 dakika

Barınma kapasitesi: 233.600 kişi

Beslenme kapasitesi: 543.750 kişi

***
İletişim Başkanlığı’ndan BirGün’ün Kızılay haberini yalanlama çabası: "Müdür ODTÜ mezunu" (https://www.birgun.net/haber/iletisim-baskanligi-ndan-birgun-un-kizilay-haberini-yalanlama-cabasi-mudur-odtu-mezunu-421180)

İletişim Başkanlığı "sehven" dezenformasyon yapmış! (https://www.birgun.net/haber/iletisim-baskanligi-sehven-dezenformasyon-yapmis-421463)
***

Tek görevi yemek

2014 yılında Türkiye Afet Müdahale Planı hazırlandı. Bu planda sadece beslenme ihtiyacının karşılanması görevi Kızılay'a verildi. Yani bu planla birlikte Kızılay'ın barınma görevi elinden alınırken bu alanda AFAD'a destek olacağı belirtildi. Bu nedenle afet halleri için depolarında çadır ve konteyner stoklaması gerekiyordu. Kızılay'ın son yayımlanan 2021 Yılı Faaliyet Raporu'nda da kurumun 543 bin kişiye yemek çıkaracağı, afet bölgesine 53 dakikada ulaşılıp 70 dakikada da beslenme hizmetinin sunulacağı belirtiliyor. Fakat deprem felaketinde bu açıklamaların hiçbiri gerçekleşmedi. Depremden etkilenen halk Kızılay'ı günlerce yanında göremedi. Depremzedelerin çok büyük bir kısmı ne Kızılay'ın çadırını görebilddi ne de Kızılay'ın hazırladığı yemeğe erişebildi.

***

Kurumun halkla olan bağını kopardılar

2005 ile 2011 yılları arasında Kızılay Genel Başkanlığı yapan Tekin Küçükali, eleştirilerin odağında yer alan Kızılay'ı BirGün'e değerlendirdi. Küçükali, "Afet yönetimi disiplin isteyen bir iştir. Benim başkanlığım döneminde TSK başkanlığında afet brifingleri yapılırdı. Bu toplantılara Taş Kömürü Kurumu'nun başkanından Nüfus İşleri Müdürü'ne kadar her alandan temsilciler katılırdı. Bu toplantılarda savaş, sel ve deprem durumlarına dair senaryolar yazılır ve hangi kurumun ne yapacağı belirlenirdi. Tüm kurumlar birlikte hazırlık yapardı" dedi.

Kerem Kınık Kızılay Başkanı olduktan sonra delege yapısını ele geçirmek için Kızılay'ın yaklaşık 500 civarında şubesini kapatmıştı. Buna da değinen Küçükali, şunları söyledi: "Kızılay'ın ülke genelinde her ilçede bir şubesi vardı. Ve en önemlisi Kızılay hiç kimseden talimat almadan sahaya inerdi. Bunu sadece Kızılay ve TSK yapardı. Kızılay Başkanı olduğum dönemde afet yaşanan kentte ben talimat vermeden bölgede arkadaşlarımız sahaya çıkardı. Şimdi böyle bir durum yok. Nede yok? Çünkü halkla Kızılay'ın bağını kopardılar. Kızılay bir otoritenin altına sokuldu, alana çıkamadı. Çıksa bile barınma ihtiyacını karşılayabilir mi? Yapamaz, çünkü Kızılay'ın yetkileri alınıp AFAD'a verildi. Kızılay yönetimi bu doğru değil diye itiraz etmeliydi. Mesela benim dönemimde 5 mobil fırınımız vardı. TIR şeklindeki bu araçlar afet bölgesine giderken yolda ekmek pişirmeye başlardı. Ayrıca şefkat kuruluşu Kızılay bir şirket oldu."

https://static.birgun.net/resim/haber-ici-resim/2023/02/14/kizilay-i-adim-adim-nasil-cokerttiler-1126732-1.jpg

ESKİ YÖNETİCİSİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMUŞTU

Kızılay'ın eski Yönetim Kurulu Üyesi Sabahattin Tezdiğ, kurumun usulsüz işlemlerini ve yolsuzluklarını belgeleriyle birlikte savcılığa iletti, suç duyurusunda bulundu. Yüzlerce sayfalık ıslak imzalıyı belgeye rağmen savcılık kovuşturmaya gerek olmadığına karar verdi.

Şüpheci Dinsiz
15-02-2023, 15:48
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1625545996716458004

Şüpheci Dinsiz
15-02-2023, 19:18
Çok güzel çadırlar.
https://twitter.com/serbestiyetweb/status/1625156056346243072

Şüpheci Dinsiz
15-02-2023, 19:35
https://twitter.com/muratagirel/status/1625536664876580865

Şüpheci Dinsiz
15-02-2023, 22:40
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1625874690634809346

Şüpheci Dinsiz
15-02-2023, 22:58
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/irfanaktans/status/1625892116449705984

Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/LaboransS/status/1625863660416520192

https://twitter.com/AgiAlevi/status/1625894324998119424

https://twitter.com/aahmetayva/status/1625865019840684034

Şüpheci Dinsiz
15-02-2023, 23:07
https://twitter.com/LaboransS/status/1625869539106775040

Şüpheci Dinsiz
15-02-2023, 23:31
https://twitter.com/DevrimZamani4/status/1625898255308533770

Şüpheci Dinsiz
15-02-2023, 23:38
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/virusfantom/status/1625912061611089921

Şüpheci Dinsiz
17-02-2023, 06:36
https://twitter.com/kacsaatolduson/status/1626155060466970624

Şüpheci Dinsiz
18-02-2023, 16:39
Şerefsizlerin iyice gözü döndü. Depremzede çocukları tarikat evlerine kaçırdılar, diyanet denen asalak da 'bu çocuklarla evlenilebilir' diye fetva veriyor.
https://twitter.com/Umut_Sendikasi/status/1626873135633932293

https://twitter.com/suyorumcusu/status/1626862483494273026

Şüpheci Dinsiz
18-02-2023, 16:52
Naci Hoca güzel söylüyor. Ne var ki çalmaktan çırpmaktan afete sıra gelemedi bir türlü.
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1626869949548601346

Şüpheci Dinsiz
19-02-2023, 18:10
Yaşattıklarınızı yaşamadan öl(e)meyin.
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1627261988664492032

Şüpheci Dinsiz
19-02-2023, 18:20
https://twitter.com/AyferStump/status/1627324432657022977

Şüpheci Dinsiz
19-02-2023, 18:22
Depremin seyri konusunda bilgilendirici bir tweet dizisi, twitter'dan okuyun.

https://twitter.com/cagrimbakirci/status/1627209663203639299

Şüpheci Dinsiz
19-02-2023, 19:33
https://twitter.com/zeynokuray/status/1627339568897835010

Şüpheci Dinsiz
19-02-2023, 20:36
Pelin Dilara Çolak

Türkiye Aydınlanmadan Ne Kadar Uzak? Kader ve Mucize Arasında Deprem
g6ET0zNeg5o

Videoda geçen makale:
Sokrates’in yanılgısı: İnsan bazen bile bile yanlış yapar (https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/p-dilara-colak/sokratesin-yanilgisi-insan-bazen-bile-bile-yanlis-yapar)

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 02:25
Beklenti Teorisi'ne ilişkin tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/tevfik_uyar/status/1627405438336610304

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 02:27
Erk Acarer

Neler Dönüyor Bir Bilseniz! Aceleniz Hurda Satmak İçin mi?
iu4W330uCaE

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 02:32
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/cagrimbakirci/status/1627282065463844865

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 02:37
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1627353983185461250

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 02:47
https://twitter.com/BirGun_Gazetesi/status/1627380625651953666

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 16:56
Gezi'ye katılan 8.5 milyon insan bu suç duyurusuna destek verse neler olurdu...
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1627660386408312834

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 16:59
https://twitter.com/Abreekche/status/1627556587966529537

https://twitter.com/yirmiucderece/status/1627628103034933248

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 17:01
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1627595271684120577

https://twitter.com/mustfsnmz/status/1627558229373845504

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 17:04
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1627630134046990336

https://twitter.com/yirmiucderece/status/1627564744813993985

https://twitter.com/canitti/status/1627647154297753601

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 17:09
https://twitter.com/DikenComTr/status/1627665322328354819


https://twitter.com/BirGun_Gazetesi/status/1627663611681247238

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 22:54
Maalesef Antakya/Samandağ'da iki büyük artçı deprem daha oldu. Bu depremlerin ardından şiddeti 4'ün üzerinde artçı depremler olmaya devam ediyor.

https://twitter.com/barikatmedya/status/1627726002003509275

https://twitter.com/Kandilli_info/status/1627717832048771094

https://twitter.com/ovgunaercan/status/1627733669866573828

https://twitter.com/ovgunaercan/status/1627746423935537171

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 23:13
Barınma sorunu çözülmeyen depremzedelerin bir kısmı soğukta hastalandıkları için hasarlı evlerine geri dönmüşlerdi. Bir kısmı da kontrol edildikten sonra "hasarsız" raporu verildiği için evlerine geri döndüler. Maalesef bu evler yıkıldığı için göçük altında kaldılar.

https://twitter.com/haluklevent/status/1627728448251625472

https://twitter.com/kritisch_kritik/status/1627745114977144849

https://twitter.com/fevrisosyolog__/status/1627732090434293773

https://twitter.com/cobanozan/status/1627751514482610207

https://twitter.com/cobanozan/status/1627736465542193152

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 23:25
https://twitter.com/canitti/status/1627749446963367953

https://twitter.com/CanSerhat_Halis/status/1627736493090304000

https://twitter.com/fatih_yasli/status/1627743636287852544

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 23:29
https://twitter.com/zeynokuray/status/1627747187655381017

https://twitter.com/suyorumcusu/status/1627693960113029121

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 23:30
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1627685395709263875

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 23:37
https://twitter.com/Abreekche/status/1627752701202206730

https://twitter.com/cenkyigiter/status/1627750612573032493

Bu ne büyük bir çaresizliktir...
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1627738568582959121

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 23:41
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1627734572594085889

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 23:45
https://twitter.com/cobanozan/status/1627737668107833364

https://twitter.com/canitti/status/1627758454122184704

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 23:53
Depremzedelerin mağduriyetinde payı olan herkes:
İnsanları öldürdünüz, kalanları çaresiz bıraktınız, geçmişini yok ettiniz, geleceksiz bıraktınız, kalan ömürlerini korku içinde geçirmelerine sebep oldunuz.
Ömrünüz acıların en ağırlarıyla geçsin, ölmek isteyin, ölemeyin.
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1627705619800109060

Şüpheci Dinsiz
20-02-2023, 23:56
https://twitter.com/cagrimbakirci/status/1627750578766970881

Şüpheci Dinsiz
21-02-2023, 00:04
https://twitter.com/Devrim_Hareketi/status/1627771874011762692

https://twitter.com/ali_ergind/status/1627770430005170194

Şüpheci Dinsiz
21-02-2023, 00:16
https://twitter.com/serbestiyetweb/status/1627715826294849545

https://twitter.com/fatih_yasli/status/1627776418133299235

Şüpheci Dinsiz
21-02-2023, 00:46
Cem Hoca'nın sorusuna ben şöyle cevap verirdim:
Deprem bölgesinin yönetimi AFAD çalışanlarının, AFAD başkanının kontrolünde değil, akepe-mehepe merkezinin yönetiminde. Bu kötücül organizasyon, bölgedeki tüm arama-kurtarma ekiplerini, arama-kurtarma araçlarını, basını yardım malzemelerini kendi çıkarına uygun olan yerlerde, kendi çıkarına uygun olan şekilde kullanıyor.

Kapitalizmin gölgesini satamadığı ağacı kesmesi gibi, bunlar da basında lehine çeviremeyeceği bölgeye basını, çadırı, yardımı göndermiyorlar, gönderen derneklere kayyum atıyorlar, yardımlara el koyuyorlar.
https://twitter.com/YargilamaAnla/status/1627782892699979778

Şüpheci Dinsiz
21-02-2023, 01:04
https://twitter.com/cobanozan/status/1627765246680002560

https://twitter.com/cobanozan/status/1627769313435295744

Şüpheci Dinsiz
21-02-2023, 01:12
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/ahmetonski/status/1627359778019110913

Şüpheci Dinsiz
21-02-2023, 01:21
Bu iktidarın insanların iyiliği için birşeyler yapacağına inanan hala var mıdır.
https://twitter.com/meraldanyildiz/status/1627702949605523456

https://twitter.com/levent_kazak/status/1627653905512296448

Şüpheci Dinsiz
21-02-2023, 01:31
https://twitter.com/haluklevent/status/1627773406518169604

https://twitter.com/astronomTurk/status/1627723775524339729

https://twitter.com/kritisch_kritik/status/1627792843564625920

https://twitter.com/zeynokuray/status/1627793215309881354

Şüpheci Dinsiz
21-02-2023, 01:39
https://twitter.com/AcademikAhlak/status/1627674288135307264

Yıldıztozu
21-02-2023, 17:20
Depremde çokça Allahım sen koru duaları görüyorum. Halbuki depremi yaratan da Allah, inançlarına göre.
Yılın en soğuk haftasında herkesin uyuduğu bir saate bunu kötü niyetle tasarladığı belli.
Dua edebilirler tabi rahatlatabilir o ayrı. Ama acımasız davranan yaratıcılarına karşı sen koru diyor üstüne tekrar deprem oluyor. Hiç de korumadığı belli.

Şüpheci Dinsiz
21-02-2023, 17:54
Nevşin Mengü

61 avukat, deprem ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan, İletişim Başkanı Fahrettin Altun,bakanlar,depremin yaşandığı kentlerin valileri ile belediye başkanları,GSM operatörleri, müteahhitler ve yapı denetim büroları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Suçlamalar: "olası kastla birden fazla insanın öldürülmesine ve yaralanmasına neden olma", "bilinçli taksirle öldürme", "denetim görevinin ihmali, "görevi kötüye kullanma", "tehdit", "hakaret", "haberleşmenin engellenmesi"...

"yardım veya bildirim yükümlüğünün yerine getirilmemesi", "ihaleye fesat karıştırma", "edimin ifasına fesat karıştırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme"
https://twitter.com/nevsinmengu/status/1627992119171330048

Şüpheci Dinsiz
21-02-2023, 18:01
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.

Dilekçe örneği burada:
https://t.co/CpeOkHOQBQ

https://twitter.com/hakkinisavuncom/status/1625580955527266304

Şüpheci Dinsiz
21-02-2023, 18:21
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/chdgenelmerkez/status/1628019347271700480

Şüpheci Dinsiz
21-02-2023, 20:40
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1628079120968982528

Şüpheci Dinsiz
21-02-2023, 21:01
Irkçılık;
Sonuçları itibarıyla cezalandırılması gereken bir suçtur, kötülüktür.
Dayanakları itibarıyla ilkelliktir, gerizakalılıktır, idiotlojidir.
Sebep olduğu suçlar itibarıyla engellenmesi gereken bir ideolojidir.

https://twitter.com/cenkyigiter/status/1628062700444975104

Şüpheci Dinsiz
22-02-2023, 00:11
https://twitter.com/canitti/status/1628094875513020417

Şüpheci Dinsiz
22-02-2023, 00:25
Askerin, polisin bol olduğu yerde plakasız araçlar, üniformalı-silahlı kişiler hiç hayra alamet değil. Faili meşhur işler yapmak için mi oradalar, hangi pis işleri çeviriyorlar?
https://twitter.com/chdgenelmerkez/status/1628099430053208065

Şüpheci Dinsiz
22-02-2023, 00:39
https://twitter.com/solhaberportali/status/1628122400171921408

Şüpheci Dinsiz
22-02-2023, 00:43
Bir dahakine ana avrat sövecek herhalde.
https://twitter.com/AgiAlevi/status/1628107094527180802

https://twitter.com/PopDedik/status/1628086820012535821

Şüpheci Dinsiz
22-02-2023, 03:18
https://twitter.com/YolTelevizyon/status/1628067531830296577

Şüpheci Dinsiz
22-02-2023, 18:47
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1628400701259882496

Şüpheci Dinsiz
22-02-2023, 19:09
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/sahmetsahmet/status/1628394387381145602

Şüpheci Dinsiz
22-02-2023, 19:14
https://twitter.com/tipgenelmerkez/status/1628404142258413570

Şüpheci Dinsiz
22-02-2023, 19:26
https://www.birgun.net/haber/afetlerde-insanlik-sucu-ve-hesap-verebilirlik-422305

Afetlerde insanlık suçu ve hesap verebilirlik

İnsanları doğal afetlerin etkilerinden korumak veya en azından afetlerin zararlarını en aza indirmek konusunda isteksiz, yetersiz ve ihmalkâr olan siyasi irade için ulusal ve uluslararası mahkemelerde yargılanma yolu açılır. BM'deki Haiti deprem oturumu bir mesajdı.

https://static.birgun.net/resim/haber-detay-resim/2023/02/21/afetlerde-insanlik-sucu-ve-hesap-verebilirlik-1129495-5.jpg

22.02.2023 06:30
Prof. Dr. Yakın Ertürk
BM Kadına Şiddet eski Özel Raportörü

Güneydoğu Anadolu Fay Hattı'nda 6 Şubat'ta meydana gelen iki büyük deprem insanlık tarihinin kaydettiği en tahrip edici doğal afetler arasında yer alacaktır. Tarih, muazzam bir medya etkisi ve insani tepkisi olan bu afetin nasıl insan eylemiyle bir felakete dönüştürüldüğüne tanıklık ederken, aynı zamanda, emsalsiz bir sivil dayanışma ve seferberlik örneği gösteren halkın "devletleştiğinin" hikayesini de yazacaktır.

Arama ve kurtarma çalışmaları yerini enkaz kaldırma, delil ve kimlik tespiti gibi faaliyetlere bırakırken binlerce ölüm ve milyonlarca hayatın paramparça olmasıyla sonuçlanan depremin cezai sorumluluk boyutu tartışmaların odak noktası haline gelmiştir. Şimdiden yıkılan binalarla ilgili soruşturma kapsamında işlemler başladı ve çoğunlukla müteahhitlerden oluşan bazı şüpheliler tutuklandı.

Kamuoyunun beklentisi soruşturma ve yargılama aşamalarının inşaat usulsüzlükleri ve birkaç günah keçisiyle sınırlı kalmayıp felakete zemin hazırlayan ve yetersiz kalan deprem yönetim politikalarını da kapsayarak siyasi kadrolara kadar uzanması yönündedir. Uzun vadede, bu depremin Türkiye'nin cezasızlık kültürüyle mücadelede bir milat olmasıyla ancak yaralar sarılabilir ve toplum vicdanı kısmen de olsa rahatlayabilir.

Cezasızlık kültürünün doğal bir tezahür biçimi olan "kader planı" söylemi, milyonların yaşadığı felaket gerçeğine kalkan olamaz. İktidar, televizyon ekranlarında dünyanın gözü önünde, hayatların kurtarılması için kritik olan ilk iki gün içerisinde gereken önlemleri alamamış ve dijital yasaklamalarla enkaz altında kalanların yakınlarıyla haberleşerek kurtulma olasılıklarını engelleyerek çok sayıda can kaybına sebep olmuştur.

DEPREMİ HERKES BİLİYORDU

Bir deprem bölgesi olan Türkiye'de afetlerin beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan olaylar olmadığı bilinmektedir; hatta, 2020 yılında bilim insanları Maraş'ta deprem beklendiğini somut verilere dayanarak duyurmuştur. En temel sorumluluğu topraklarında yaşayan insanları (ve diğer canlıları) korumak olan devleti temsil eden iktidar için bu tür bilimsel veriler, gereken önlemleri almak için önemli uyarılardır.

Doğal afetler kendi başlarına bir felaket değildir. Başta hükümetler olmak üzere, insan eylemiyle savunmasızlığı azaltmak ve dayanıklılığı artırmak yönünde önleyici ve koruyucu tedbirlerin ivedilikle alınmaması, afetleri insanlığa karşı suç teşkil edebilecek büyük felaketlere dönüştürebilir.

YARGILANMA YOLU AÇILIR

Afetler siyasi, yasal ve ahlaki olgulardır; seçim kaygıları, çıkar çatışması, gruplar arası rekabet gibi faktörler en iyi niyetli afet yönetimini bile rayından çıkartabilir. Bu nedenle, fay hatları üzerinde bulunan Türkiye gibi bir memlekette hükümetin afet politikası ve icraatı, yasal ve ahlaki eleştirinin nesnesi olmak durumundadır.

İnsanları doğal afetlerin etkilerinden korumak veya en azından afetlerin risklerini ve zararlarını en aza indirmek konusunda isteksiz, yetersiz ve ihmalkâr olan siyasi irade için ulusal ve uluslararası mahkemelerde yargılanma yolu açılır. Hükümetlerin vatandaşlarını korumamakla sorumlu tutulduğu uluslararası hukuka taşınan pek çok dava bulunmaktadır (örneğin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: Öneryıldız v. Türkiye, 2004 metan gazı patlaması; Budayeva ve diğerleri v. Rusya, 2008 toprak kayması).

Doğal afetlerin baskın etik çerçevesi insancıllıktır (humanitarianizm) ve uluslararası hukuki çerçevesi İnsancıl Hukuk'tur. Ancak, 2004'teki Hint Okyanusu Tsunamisi sonrasında insani yardım çerçevesinin bazı sınırlılıklarına yönelik eleştiriler, dikkatleri insan haklarına çevirdi. İnsan hakları yaklaşımının afet yönetiminin tüm aşamalarına (önleme veya risk azaltma, müdahale ve iyileştirme) dahil edilmesi gerektiği bilim camiasının ve hükümetler arası kuruluşların öncelikli bir sorunsalı haline gelmeye başladı.

Afetler geldiği zaman insanlar haklarını kaybetmezler; hatta, yıkımın yol açtığı karmaşa hak ihlallerine ortam hazırlar. Afet koşullarında bireylerin kontrolü yoktur ama korunması gereken hakları vardır. Bu hakların reddi, bireyleri ve toplumları yıkıma karşı savunmasız mağdurlar haline getirir.

HAİTİ ÖRNEĞİ

Uluslararası afet politikaları ve yönetiminde reform ve insan haklarına ilişkin bir sözleşme taslağı hazırlama çağrıları 1970'lerden beri yapılmaktaysa da bu yöndeki normatif araçlar 2004'ten sonra gelişmeye başladı. Örneğin, 2006'da BM, Kurumlar Arası Daimî Komite İnsan Hakları ve Doğal Afetlere İlişkin Operasyonel Kılavuz'u kabul etti. BM İnsan Hakları Konseyi, ilk kez 2010 Haiti Depremi'nden kaynaklanan insan hakları konularına ilişkin özel bir oturum düzenleyerek uluslararası insan hakları hukukunun afetlere uygulanabilirliğini ele aldı. Konsey, hükümetlere doğal afetler sırasında insan haklarının korunmasının önemli olduğuna dair güçlü bir siyasi mesaj gönderdi. Afetlerde insan haklarına yapılan vurgu, sağlık hakkına artan ilgiyle daha da güçlendi.

Uluslararası Hukuk Komisyonu 2016'da bir sözleşme hazırlama tavsiyesi ışığında Afet Halinde Kişilerin Korunmasına İlişkin Taslak Maddeleri kabul etti. Evrensel afet sözleşmesi, uluslararası afet hukukundaki parçalanmışlığı giderici önemli bir gelişme anlamına gelir.

İnsani yardımın haklar açısından yeniden tanımlanmasının ve normatif çerçevenin güçlendirilmesinin birçok avantajı vardır: İnsan merkezli acil durum ve yeniden inşa süreci öncelik kazanır; küresel yükümlülükler ve sorumluluklar tanımlanır; aktörler uluslararası topluma karşı sorumlu tutulabilir; bir görev ve küresel adalet meselesi olarak görülen yardım, insanları mağdurlaştırmaktan ziyade onlara onurlarını teslim eder.

Afetlere açıkça atıfta bulunan tek insan hakları sözleşmesi Engelli Kişilerin Korunmasına İlişkin BM Sözleşmesi olsa da tüm uluslararası insan hakları sözleşmeleri, yaşama hakkını ve buna bağlı olarak devletin yaşamı ayrım yapmaksızın koruma yükümlülüğünü içerir. BM sözleşme denetim organları, izleme görevlerini yerine getirirken afetlerle ilgili konuları giderek daha fazla ele almaktadırlar.

İKTİDARLAR HESAP VERMELİ

Uluslararası insan hakları hukuku, doğal afetler konusuna özellikle dört alanda giriş noktası sunar:

• Afet risklerini önlemede veya azaltmada başarısız olduklarında hükümetleri sorumlu tutmak için yasal yolların kullanılması.

• Toplumsal cinsiyetin afet risk yönetiminin tüm aşamalarına nasıl dahil edilmesi gerektiğini anlamanın bir yolu olarak toplumsal cinsiyete ilişkin başta CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi olmak üzere çeşitli mekanizmaların kullanılması.

1999 Düzce Depremi sonrasında doğal afetlerin toplumsal cinsiyet boyutuyla ilgili ortaya çıkan farkındalık, konunun BM Kadının Statüsü Komisyonu'nun 2002 oturumuna taşınmasıyla sonuçlandı (E/CN.6/2002/9). Komisyon raporunda, toplumsal cinsiyet konusunun doğal afetlerin görünmeyen bir boyutu olduğuna ve cinsiyet eşitsizliğinin afetlerden önce, afetler sırasında ve sonrasında kadınları insan haklarından yararlanma, özellikle üreme, cinsel sağlık ve şiddete maruz kalma gibi konularda daha savunmasız hale getirdiğine dikkat çekti. Ayrıca, kadınların aktif bireyler olarak, tehlikeleri azaltma ve afetlerin etkileriyle başa çıkma konularındaki rollerinin afet yönetiminde dikkate alınması gerektiğine de vurgu yapıldı.

• Afetler nedeniyle yerinden edilenlerin haklarını korumanın bir yolu olarak, Ülke İçinde Yerinden Olma Konusunda Yol Gösterici İlkeler'de yansıtıldığı üzere, öncelikle ‘yumuşak' uluslararası hukukun kullanılması.

• İnsan hakları hukukunu sahada somut eylemlere dönüştürmenin bir yolu olarak insani yardım kuruluşları için rehber geliştirilmesi.

Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini kavrayarak artık kriz yönetiminden bilim odaklı risk yönetimine geçmek için tüm toplumu kapsayan acil zihniyet dönüşümüne ihtiyaç vardır. Bu bağlamda, yandaşlıktan ziyade liyakat, ranttan ziyade insan hakları, cezasızlıktan ziyade hesap verebilirlik, bireysel çıkardan ziyade örgütlü yurttaş bilinci gerekmektedir. Zihniyet dönüşümü için 6 Şubat depreminin Türkiye için bir dönüm noktası olması dileğiyle.

Şüpheci Dinsiz
22-02-2023, 20:16
Fehim Taştekin

Maraş depremlerinden Suriye nasıl etkilendi?
Lfzqklqqomg

Şüpheci Dinsiz
22-02-2023, 21:14
https://www.birgun.net/haber/reuters-secim-icin-one-cikan-tarih-ve-akp-nin-slogani-belli-oldu-422383

Reuters: Seçim için öne çıkan tarih ve AKP'nin sloganı belli oldu

Merkez üssü Kahramanmaraş olan depremler 11 ilde büyük yıkım yaratırken siyasette seçim tarihi de tartışılıyor. Reuters'a konuşan bir hükümet yetkilisi, "Gelinen noktada daha çok seçimlerin 18 Haziran'da yapılması yaklaşımı daha öne çıkmış durumda. 18 Haziran'da seçim konusunda mutabakat sağlanması büyük olasılık" dedi. Bir başka hükümet yetkilisi ise AKP'de seçim sloganının değişeceğini ve yeni sloganın "Türkiye'yi birlikte inşa ediyoruz" şeklinde olacağını ifade etti.

22.02.2023 15:55

İngiltere merkezli uluslararası haber ajansı Reuters, AKP'de seçim tarihi için 18 Haziran'ın ağırlık kazandığını ve partinin daha önce 'Yeter söz milletindir' olarak belirlenen sloganın yerini 'Türkiye'yi birlikte inşa ediyoruz' sloganın yer alacağını yazdı.

Kahramanmaraş merkezli depremler 11 ilde büyük kıyıma neden olurken, siyasette seçim tarihi tartışmaları da sürüyor. Son olarak AKP'nin kurucularından Bülent Arınç, seçimlerin ertelenmesi talebinde bulunmuş, muhalefet ise öneriye karşı çıkarak seçimlerin zamanında yapılması gerektiğini vurgulamıştı.

Reuters'a konuşan AKP'den üst düzey bir yetkili, "Seçim tarihinin ertelenmesi görüşü yerine seçimin zamanında yer alması görüşü öne çıkmış durumda" dedi.

"Şu anda 18 Haziran'da seçimin yapılması görüşü ağırlık kazandı" diyen yetkili, "Bu konuda detaylı değerlendirmeler yapıldı. Depremzelere yönelik inşaat çalışmaları da başlıyor. Kaybedilecek zaman yok" ifadelerini kullandı.

"18 HAZİRAN ÖNE ÇIKTI"

Bir hükümet yetkilisi ise, seçim için AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin görüşeceğini belirterek, iki parti arasında bazı temaslar olduğunu, nihai kararın liderler tarafından verileceğini ifade etti.

"Seçim için daha önce açıklanan 14 Mayıs, normal tarih olan 18 Haziran ve kasım ayına ertelenmesi gibi alternatifler üzerinde duruluyordu" diyen yetkili, şunları kaydetti: "Ancak gelinen noktada daha çok seçimlerin 18 Haziran'da yapılması yaklaşımı daha öne çıkmış durumda… Büyük ihtimalle 18 Haziran'da seçim konusunda mutabakat sağlanması büyük olasılık."

SEÇİM SLOGANI DEĞİŞİYOR: "TÜRKİYE'Yİ BİRLİKTE İNŞA EDİYORUZ"

Yine Reuters'a konuşan bir başka hükümet yetkilisi ise, AKP'de seçim sloganının değişeceğini ifade etti.

"Kayıplar çok ağır ancak o tarihe kadar en azından fiziki olarak bile olsa bir miktar depremin izlerinin silinip insanların oturabileceklerini görecekleri inşaatlar yükselmeye başlayacak" diyen yetkili, şöyle devam etti: "Daha önce ‘Yeter söz milletindir' olarak belirlenen sloganın yerini ‘Türkiye'yi birlikte inşa ediyoruz' sloganı alacak."

Şüpheci Dinsiz
22-02-2023, 21:15
https://twitter.com/TurkishIndy/status/1628430400455430147

Şüpheci Dinsiz
22-02-2023, 21:16
https://twitter.com/GazeteKarinca/status/1628431925001224195

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 11:10
Bu tayyipperest modeller fink atıyor ortada.
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1628524413715972096

https://twitter.com/GunlukArsiv/status/1628647857820520448

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 12:42
https://twitter.com/suyorumcusu/status/1628684039405113346

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 12:44
https://twitter.com/evrenselgzt/status/1628689468071747584

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 12:48
İzmir B.Ş. Belediyesi tarafından Birkirabiryuva adlı bir yardım kampanyası düzenlendi. İzmir Valiliği kısa mesaj ile yardım toplama izni vermedi. Yardımlar https://birkirabiryuva.izmir.bel.tr/ web sitesinden toplandı. HalkTV'de düzenlenen yardım gecesinde muhalif kişiler ve sanatçılar görev aldı.
https://twitter.com/tuncsoyer/status/1628526561480568835

https://twitter.com/dokuz8haber/status/1628691132120186881

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 12:59
https://twitter.com/sendika_org/status/1628669995205947393

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 14:10
https://twitter.com/PirHaberAjansi/status/1628674710903959554

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 16:18
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/tuncsoyer/status/1628667351154536448

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 16:24
https://twitter.com/kubadostluk/status/1628686156614230018

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 16:33
https://twitter.com/AtillaOzmumcu/status/1628501339369091072

Eski Diyanet başkanı Lütfü Doğan'ın yeğeninin tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/memochan69/status/1628475846011891715

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 17:12
Prof. Dr. Cenk Yaltırak Kuzey Anadolu Fay'ının Marmara uzantısında tek fay değil 4 fay olduğunu iddia ediyor. Celal Şengör, Cenk Yaltırak'ın hocası. Önce bu iddiaya karşı çıkmış, yok saymış, 15 sene sonra kendi haritalarına isim vermeden Cenk Hoca'nın faylarını eklemiş.

Cenk Hoca, İBB'nin deprem risk analizini tek fay varsayımıyla yaptığını, bunun çok büyük hata olduğunu söylüyor. Bence bu konu çok önemli.

Jeoloji, jeofizik, inşaat mühendisleri, mimarlar, şehir planlamacılarından oluşan Türkiye çapında bir akademisyen çalışma grubu oluşturulmalı. Türkiye geneline hitap eden minimum standartlar, denetim kriterleri belirlenmeli, dönüşüm planı hazırlanmalı. Bunlardan sonra hızlı bir şekilde dönüştürmeye başlanmalı.

Yazıdaki son cümle şu:
Şunu herkesin anlaması gerekiyor; AFAD ve İBB'nin değerlerine dayanarak yapılan bütün yeni binalar riskli çünkü kullandıkları fay haritası ve tarihsel ilişkiler büyük bir soru işareti.

https://t24.com.tr/yazarlar/cansu-camlibel/prof-dr-cenk-yaltirak-turkiye-nin-deprem-haritalari-da-senaryolari-da-yanlis,38708

Prof. Dr. Cenk Yaltırak: Türkiye'nin deprem haritaları da senaryoları da yanlış

https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2023/01/1673817098862-cansu.jpg
Cansu Çamlıbel
@cansucamlibel
camlibelcans@gmail.com
14 Şubat 2023


"Deprem yönetmeliğinin dayandığı tehlike haritası tehlikeli bir harita. Çünkü o harita elmayı, armudu, eriği aynı yere atıyor ve bunların ortalama ağırlığını bir istatistik olarak alıyor. Sonra da senin karşına ayva çıkma olasılığı 2500 yılda bir diyor. Öyle bir sınıflama yapılamaz"

Hepimizi kahreden Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından televizyon ekranlarında maruz bırakıldığımız hoyratlığın içinde yeni bir deprem profesörüyle tanıştık. 24 senedir mevzunun uzmanı olarak hayatımıza giren meşhur profesörlerden farklı tonu, mütevazı anlatımı, engel olamadığı gözyaşlarıyla bir anda haber kanallarının gözdesi haline geldi.

İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nden Profesör Doktor Cenk Yaltırak'ı geçen yıl yayımlanan kritik önemdeki makalesi (https://earth-planets-space.springeropen.com/articles/10.1186/s40623-022-01706-2) nedeniyle izlemeye başlamıştım. Makale, yerbilimci Yaltırak'ın doktora öğrencisi Murat Şahin'in doktora tezine dayanıyordu. Prof. Dr. Yaltırak önderliğindeki ekip Marmara'nın bugüne kadarki en kapsamlı üç boyutlu fay haritasını hazırlamıştı. Uluslararası akademik çevrelerde çok dikkat çeken bu çalışmaya göre yıllardır bize anlatıldığı gibi Marmara'da 7 üzeri deprem üretme potansiyeli olan tek fay değil, dört ayrı fay vardı. Yaltırak ekibinin haritası, deprem ülkesi Türkiye'nin deprem çalışmalarına temel olan Fransız yerbilimci Prof. Xavier Le Pichon'un haritasından dramatik olarak farklıydı. Tam da bu yüzden Yaltırak'ın tezlerinin devlet kurumları tarafından ciddiyetle ele alınması ve bu yeni veri analizi sisteminden hızla resmi olarak faydalanılmaya başlanması gerektiğini düşünmüştüm.

Yaltırak ekibinin çalışmasının yayınlanmasından sadece aylar sonra -Kasım 2022'de- Düzce'nin Gölyaka ilçesinde 5.9 büyüklüğündeki deprem meydan geldi. Gölyaka'dan iki buçuk ay sonra ise Türkiye, Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan Merkezli 7.6 büyüklüğünde iki deprem yaşadı.

Yaltırak'a göre geçen hafta aslında iki değil üç deprem oldu. Yaltırak, Pazarcık'taki Kandilli tarafından 7.7 olarak kaydedilen deprem sırasında bir değil iki fayın aynı anda kırıldığını ve iki depremin toplamının 7.7 büyüklüğünde olduğunu söylüyor. 1999'daki Gölcük depremi sırasında da iki fayın aynı anda kırılarak toplamda 7.4 olarak ölçülen depreme neden olduğunu ekliyor. Yaltırak'ın Marmara'da dört ayrı fay olduğunu ortaya çıkartan haritası da bu yüzden çok önemli. Belki de beklenen İstanbul depremi sırasında –ki Yaltırak buna Doğu Marmara depremi demeyi tercih ediyor- birden fazla fay aynı anda kırılacak.

Yaltırak kafamdaki soruları yanıtlamak için beni pazar akşamüzeri İTÜ Maden Fakültesi'ne davet etti. Hükûmetin üniversiteleri uzaktan eğitime geçirme kararının ardından gerçekleşen randevumuza girerken öğrencilerin böyle bir zamanda yan yana çalışıp birlikte üretiyor olamayacağına hayıflanıyordum. Cenk Hoca ile geçirdiğim saatler kolektif çalışmanın bilim açısından ne kadar hayati olduğunun canlı teyidi oldu. Koskoca İTÜ Ayazağa kampüsünde ışığı yanan bir iki odadan birinde elektrikli soba eşliğinde saatlerce geliştirdikleri haritaların ne anlama geldiğini anlatmaya çalıştı.

Haritaları anlamaya çalışırken kendimi inanması zor bir akademik çekişme hikayesinin ortasında buldum. Milyonlarca insanın kaderini ilgilendiren bir araştırma sahasında bilim insanları arasındaki kişisel ego ve hırsların hayat kurtarabilecek çalışmaların önüne geçmeyeceğine inanmak istiyoruz. Ancak Yaltırak'ın kendi fakültesi içinde yaşadıkları üzerinden anlattıkları yurttaşlar olarak daima ne kadar naif bir yerde bırakıldığımızı gösteriyor.

Elbette Cenk Yaltırak'ın burada anlattıkları onun versiyonu.

Prof. Dr. Celal Şengör'ü "Zor Konuşmalar" serisi için ağırlayarak kendisine de sorularımı yöneltmek isterim.

İşin akademik arka planı için "şu an çok detay" diye düşünebilirsiniz ama bu ülkede işler nasıl yürüyor ya da yürümüyor'a dair çarpıcı bir hatırlatma bu konuşmanın bütünü. Yaltırak'ın asıl aciliyet arz eden uyarısı ise şu; AFAD ve İBB'nin değerlerine dayanarak yapılan bütün yeni binalar riskli çünkü kullandıkları fay haritası ve tarihsel ilişkiler büyük bir soru işareti.

Sizleri Yaltırak ile yaptığım söyleşi ile baş başa bırakmadan önce son bir not daha düşeyim. Yaltırak koyu bir Kemalist. Öyle ki kendisini "Kemalist yerbilimci" olarak tanıtıyor. Söyleşiyi neden bu bilgiyle okumanızı istediğimi sonlara doğru anlayacaksınız. Aydınlanma 1923 Dergisi'nde 2002'de yayınlanan "Ulusu ve Cumhuriyeti Bekleyen Tehlike; Doğu Marmara Depremi" başlıklı makalesi nedeniyle başı o dönem epey ağrımış. O da başka bir söyleşinin konusu olsun.

"İki değil üç deprem oldu"
- Maraş'ta birinci deprem dediğimiz o anda aslında iki deprem aynı anda oldu diyorsunuz. Herkes iki deprem diye açıkladı. Ama aslında 3 deprem mi oldu?

Evet. 1999 depremi de öyledir mesela. Ama iç içe geçtikleri için onu göremiyorlar. Bunu görebilmeniz için çok hassas yer hareketi ölçen aletlere bakmanız lazım. Ground motion ölçen aletlere baktığınız zaman bunu görebilirsiniz.

Bir tane 7.4 oldu, bir tane 7.6 oldu aynı anda. İkisinin toplam enerjisi yaklaşık 7.8. Bunu tam hesaplamak için daha çalışmamız lazım ama üç aşağı beş yukarı böyle oldu diyebiliriz.

1999'de bir tane 6.9 oldu. Bir tane 7 oldu, sonra da 7.4 oldu. Bunlar arka arkayadır. 7.4 en büyük olduğu için diğerleri onun arasında kayboldu. Hala o depremi uluslararası kayıtçılar 7.6 olarak gösterir.

Biz sonra 1500 yılın tarihsel depremlerini biliyoruz. Biz Marmara'daki 38 tarihsel depremin ikiden fazla yıktığı kentlerin kapsadığı alanı biliyoruz. Mesela İzmit'e 1490, 1719, 1999. Her fayın kendine has bir tekrarlanma periyodu var. Marmara'daki faylar aynı şekilde çalışmıyorlar. Bunlar farklı büyüklüklerdeler farklı kovalar ve musluklar gibi, farklı hızlarda doluyorlar.

"110 KM'lik fayın 7.7 deprem üretebildiği ortaya çıktı"
- Maraş depremiyle 4 tane argüman yanlışlandı diyorsunuz. Bir, tehlike haritaları yanlışlandı. İki, "büyük deprem için fayın çok uzun olması lazım" tezi yanlışlandı.

Tabii burada Amanos segmenti 150 kilometre kadar kırıldı. Kuzeydeki Çardak segmenti de 110-120 kilometre kadar kırıldı. Halbuki birçok adama göre 110 kilometrelik fay 7.7 deprem yaratmıyor. Ama görülüyor ki iç içe geçtikleri zaman yaratıyormuş demek ki.

- Bir diğer yanlış argüman da şu diyorsunuz; faydan uzak olunca etkisini az hissederim…

Osmaniye'de, Adıyaman'da, Hatay'da gördünüz. Fayda uzaklıktan daha önemli olan fayın yarattığı enerjinin sizin bulunduğunuz zeminde yarattığı ivme.

Deprem yönetmeliği diyor ki buradaki tasarım ivmesi budur, sen buna göre bina yaparsan güvende olursun.

"Deprem yönetmeliğinin dayandığı tehlike haritasının kendisi tehlikeli"
- O zaman deprem yönetmeliği de sıkıntılı, doğru mu?

Deprem yönetmeliğinin dayandığı tehlike haritası tehlikeli bir harita. Çünkü o harita elmayı, armudu, eriği aynı yere atıyor ve bunların ortalama ağırlığını bir istatistik olarak alıyor. Sonra da senin karşına ayva çıkma olasılığı 2500 yılda bir diyor. Öyle bir sınıflama yapılamaz.

- Çok önemli bir konu olduğu için tekrar sorarak net biçimde kayda geçirmek istiyorum. Ülkenin deprem tehlike haritaları yanlış, bunlar üzerine kurgulanmış deprem yönetmeliği de yanlış. Bunu mu söylüyorsunuz?

Evet. Haritalar da yanlış, haritalar üzerinden çalışılan senaryoları da yanlış.

https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2023/02/1676316877079-img-3071.jpg

"Son deprem Marmara depremini etkilemez"
- Biz bugün yine sizin tehlikeli dediğiniz yönetmeliğe dahi uymadan bina yapıp oraları binlerce insana mezar eden inşaatçıları tartışıyoruz. Ama sizin dedikleriniz bana şunu düşündürtüyor; şu anki deprem yönetmeliğine uygun yapıda oturuyorum sanıp da çırak çıkabiliriz?

Siz hepsini 1'e göre hesaplıyorsunuz, buna 1.5 geldi bu yıkıldı. Ne yapacaksınız?

- Sizin haritanızda binalar yan yana bile olsa ikisine ivmenin farklı gidebileceğini görüyoruz, öyle mi?

Doğru görüyoruz. İşte ben o yüzden diyorum ki; deprem tehlike haritaları olasılıksal tehlike haritaları olmaktan çıkartmalı. Mesela Kuzey Anadolu fayında Erzincan depremi oldu. Tehlike haritasında Erzincan bölgesi hala kıpkırmızı. Ama orada 200 yıl hiçbir deprem olmayacak. Bitti orası. Orada yeniden 7'den büyük deprem olması için o fayın tekrarlanma periyodunun aşılması lazım.

- Peki yine çok tartışılan bir mevzu da şu. Oradaki bu büyük fay hareketi acaba Marmara'daki fay sistemini tetikler mi, etkiler mi?

Hiç alakası yok. Diyelim ki bu odada 7 tane kova var. Bir de koridorda ilerde Ufuk Hoca'nın odasında kovalar var. Buradaki kovalar taştığı zaman Ufuk Hoca'nın odasındaki kovalar taşar mı diyorsun bana. Hiç alakası yok, orası başka bir yer. Bu fayları birbirine bağlayarak domino gibi dünyayı dolaştıramazsınız.

https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2023/02/1676317063579-img-3083.jpg

"1999'da TPAO 'çok fay var' diyor, kimse dikkate almıyor"
-Tek harita argümanıyla mücadelenizin en başına dönelim mi? Nasıl başladı sizin bu konudaki çalışmalarınız?

Mihaloviç'in 1912 depremi üzerine kitabını Sırpça'dan Türkçe'ye tercüme ettim ama Sırpça bilmiyorum. Bilgisayara öğrettim. Öyle çevirdim. Mihaloviç'in yüzey kırığının haritalanması için gözlemleri okudum. Orada klasik çizilen dümdüz fay yerine farklı bir tarif gördüm. Çalışmaya devam ettim. Mesela Otto Gutzwiller ile Emile Wenfer'in ilk arazide yapılmış fay haritası vardır. Depremden sonra İstanbul'a geliyor bu iki İsviçreli bilim adamı. Ama onların bu haritasını da kimse dikkate almıyor. Konuşan adamların hiçbiri içeriği bilmiyor. Bu benim yaptığım bir kazı aslında.

Celal Şengör, Marmara fayını İhsan Ketin keşfetti diyor. Bu tam doğru değil. 1944'te Egeran ve Lahn "Şimali Anadolu Deprem Havalisi ve hattı" diye haritalamış ve bu fay sistemi Marmara'dan geçiyor. Ketin 1948'de Kuzey Anadolu'da olan depremlerle ilgili makalesinde bu hattın yanal atımlı olduğunu söylüyor. Ama batıya deprem göçünü Egeren ve Lahn önce söylemiş. Ketin bu hattın Marmara'ya gittiğine inanmıyor. Oysa 1943'te Nuriye Pınar doktora tezinde Marmara üç kolunu da haritasına koymuş.

Şengör'ün ilk KAF yayınlarında bu yayınlardan söz edilmiyor. Bunların bulunduğu yayınları tesadüfen odamda eski hocaların arşivinde buldum. Ketin Kuzey Anadolu Deprem Fayı kelimesini 1957 de İTÜ dergisinde üç sayfalık bir makalede kullanıyor. O da ortada yok ama aynı kutudan çıktı. Orada KAF, Marmara değil Edremit'e gidiyor. Aslında bir çok şey daha önce konuşulmuş duymadığımız ve referans verilmediğinden bilmiyoruz. Artı bunların yerine bazı adamların bir şeyleri keşfettiğini söylüyor. Marmara'da daha önce söylemiş şeylerin üzerinde kısmen 1999 dan sonra durur.

1999'da TPAO diyor ki Marmara'da tek ve basit bir fay yok. Biz TPAO olarak 4300 kilometre veri topladık. Bu verilere göre yaptığımız harita budur ve Marmara çok faylı bir alandır, öyle tek bir fay yok. Ama bunu yapan adamlar mühendis olduğu için, bu da İngilizce yayımlanmadığı için kimse bunu bilmiyor veya gündeme getiremiyor. Ve medya sadece tek fayı biliyor.

Le Pichon ve Şengör. Neyi söylüyor? Daha hiçbir haritaları yokken harita yapmamışken Cumhuriyet Bilim Teknik dergisinde "tek fay var" diyorlar. Oysa TPAO bile artık 1999'da "çok fay var" dedi. Sonra sınırlı sismik kesitle ben 1999'un Ocak ayında çizdiğim fay haritası çoklu fay sistemi var. Sonra toplanan sismik veriler ve batimetri haritasına dayanarak bu makaledeki fay haritasını hiç dikkate almıyorlar. Kimse bunu göstermek istemiyor.

https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2023/02/1676316903796-img-3096.jpg

'Asistan bunu yaptıysa profesör ne yaptı' kavgası
-Neden?

E şu; asistan bunu yaptıysa profesör ne yaptı olacak.

- Bu kadar basit bir sebeple mi sümenaltı ediliyor haritanız?

Sümenaltı değil yok saymak diyelim. Ben kimim ki çizeceğim o haritayı? Hâlâ diyorlar! Ve tek fayı test etmek için Çubuklu gemisini gönderiyorlar. Bakıyorlar ki o tek fay yok bu veride. Oysa yeni batimetri haritasını TPAO'nun fay haritasının üzerine koyunca ikisi birbirini doğruluyor. Yani tek fay olmadığı ortaya çıktı.

1997'de Kanada'dan Profesör Ali Aksu Marmara verilerini toplamaya başlamış aslında, 3390 km veri var Marmara'da depremden önce Aksu'nun elinde. 1999 depremi sonrası bir mektup yazdım ve topladığı verilerden bir fay haritası yapmak istediğimi söyledim. Ali Aksu da benim makalelerimi biliyor o vakit. Beni doçent sanıyor. Araştırma görevlisi olduğumu duyunca çok şaşırdı ve Kanada'ya çağardı beni. Ben 2001 Ekim'inde eşimle birlikte Kanada'ya gittim. Memorial Üniversitesi'nin sismik laboratuvarında 3390 kilometre veriyi Ali Aksu bana verdi. Ben de onları haritaladım.

Bu arada TÜBİTAK'ın Bilim ve Teknik dergisinde 2000 yılında bizim çalışmalarımıza paralel bir makale TPAO çalışanları tarafından yayınlanıyor. Marmara fayının Le Pichon ve Şengör'ün dediği gibi bir fay olmadığını, her şeyinin farklı olduğunu anlatan bir makale. Bu makale de yine gözden uzak tutuluyor. Ne medya dikkate alıyor ne kamu.

Bu arada Le Suroit gemisi geliyor yeni veri toplanıyor ve bu ekip yepyeni bir fay haritası koyuyor ortaya. Bunu Cumhuriyet Gazetesi'nin de manşetten tam sayfa yayınlanıyor. Bu röportajda buldukları için "Marmara Denizi'nin ilk fay haritasını hazırladık" diyerek garip bir şey söylüyorlar. Oysa 1920'den 2000'e kadar bir sürü fay haritası var ama hiçbir şey yok gibi davranılıyor. Fakat daha sonra Orhan Bursalı'nın Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımladığı bu fay haritası birdenbire ortadan kayboluyor. Çünkü aslında bu harita da "tek fay yok" diyor. Heyecanla, prematüre olarak veriyi açıklıyorlar. Sonra fark ediyorlar ki o güne kadar söyledikleri her şey güme gidiyor.

https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2023/02/1676316691461-img-3056-1.jpg

"Şengör grubu aynı veriden tam 12 farklı harita yaptı"
- Bir anlamda kendi çalışmalarını yalanlamış olacaklar mı diye düşünüyorlar? Oysa bilim tam da böyle bir şey değil mi; deneyip yanılmak ve yine denemek…

E tabii kendilerini yanlışlamış olacaklar. Tüm söylenenler gösterilenler ve yazılanlar güme gidecek. Ama bu arada çalışmalar devam ediyor. Ve bu noktada buldukları batimetri Siyako'nun haritasının iyi bir harita olduğunu gösteriyor. O sırada Aral Okay, Le Pichon'ların kullandığı veriden sürekli bir öncekiden farklı yeni bir hat haritalıyor. Yani aynı grup aynı veriden durmadan başka haritalar yapıyor. Tam 12 farklı harita, aynı veri.

- Kendileri de artık o noktada artık Marmara'da tek bir fay olmadığını fark ediyorlar.

Evet fark ediyorlar ama nasıl çıkacaklar işin içinden, ona uğraşıyorlar. En sonunda bu grup, 2001 yılında bugün Türkiye'nin hâlâ kullandığı fay haritasını yayımlıyorlar. Daha önce yazıp çizdikleri tüm fayları siliyorlar. İzmir Körfezi'nden Adalar'a geliyorlar, Adalar'dan Ganos'a kadar tek bir fay yapıyorlar. Yani başından beri iddia ettikleri "tek fay" haritasını buluyorlar!

"Devleti de yanlış yönlendirdiler"
- Devlet kurumlarının da bu arada yanlış yönlendirildiğini iddia ediyorsunuz bu anlattıklarınızla, doğru mu?

Tabii, yanlış yönlendiriliyorlar. Yanlış yoldan doğru yere gidilmez.

- Ama sonuçta TPAO da bir devlet kurumu. Ve onlar 1999'dan beri Le Pichon ekibiyle çelişen veriler topladılar.

Ama TPAO ekibi memur ve gizlilik kuralını ihlal edemezler. Çıkıp bilimsel bir tartışmaya giremezler.

"O ekibe güvenmediğim için haritanın bir kopyasını sakladım"
- Ya da TPAO, MTA ile kendi kafasına göre paylaşamıyor. Devlette birilerinin buna uyanmış olması lazımdı.

Evet paylaşamaz. Mesela ben istedim veriyi. Kullanabilmem için benden 118 bin dolar istediler.

Bu arada, Şener Üşümezsoy, Armijo Le Pichon'a karşı çıktığı için çıkıyor televizyonlara devamlı Armijo haritasını örnek veriyor. Halbuki Armijo'nun yaptığı tek fayı makasla ikiye kesmek. O sırada ben 16 Mayıs 2001'de Ali Aksu'nun Kanada'daki verileriyle bu çoklu fay sistemini gösteren fay haritasını yapıyorum. Ben bu haritayı 2002 yılında dünyanın bu alandaki en iyi dergisi Marine Geology'de yayımlıyorum. Ve bu Doğu Marmara çoklu fay segmentlerini 45-110 kilometre arası uzunlukta olduğunu gösteriyorum. Aslında diğerlerinin haritasında bir noktada bu fay vardı ama daha sonra bu haritalardan kayboldu.

https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2023/02/1676317004958-img-3032.jpg

18 Haziran 2008'de Celal Şengör beni odasına çağırdı. Marmara'nın yeni bir fay haritasını yapmamız lazım, bunu sen yap. Bütün bu bölüm bu olayı bilir. Caner İmren'den verileri alıp çalışmamı istedi. Caner'le biraz itişip kakıştık çünkü o benimle harita yapmak istemedi. Çünkü biliyor ki yeni bir fay haritası yapılırsa doktorasından farklı sonuç ortaya çıkacak. Ama Celal Şengör ısrar ettiği için bu fay haritası yapıldı.

- Peki o yapılan harita aslında sizin 2002'de yayımladığınız fay sistemi modelinin geliştirilmiş bir versiyonu mu oldu?

Evet. Zaten Celal Şengör benim o modeli 2002'de yayımladığımı bildiği için 2008'de bana o işi verdi.

- Bu izlekte devam edersek siz şunu mu söylüyorsunuz; Celal Şengör ekibi artık 2008 yılı itibarıyla kendi tezleriyle çelişen Marmara'da çoklu fay sistemini kabullenmekten başka çare yok diye düşünerek bu teoriyi sahiplenmeye karar veriyorlar.

Bunu bilmiyorum. Fakat haritayı tamamladığım akşam o ekibe güvenmediğim için bir kopyasını çalışma masasına koyuyorum, diğerini rulo yapıp doğru 4. Levent'teki fotokopiciye gidiyorum. Orijinal haritanın dijital çıktısını alıyorum kendim için. Ertesi sabah Celal Şengör'ün odasına gidiyorum. Kendisi haritaya bakarken hop oturuyor hop kalkıyor. "Ben Xavier'e söylemiştim tek fayın olamayacağını. Aferin Cenk, bu işi sen çözdün. Biz bunu dünyanın en iyi dergilerinde yayınlayacağız" diyor. Ama "sen yaz" demiyor. Makaleyi Caner yazsın, sen ikinci isim ol, Xavier Le Pichon üçüncü isim olsun, ben dördüncü isim olayım. Aradan dört yıl geçiyor dört yıl boyunca Caner İmren bu harita yayınlanmasın diye uğraşıyor. Şengör de Le Pichon'un haritayı görmesinden sonra bu olayı zorlamıyor. Çünkü Le Pichon yazdıkları onca makaleden sonra pozisyon değiştirmek istemiyor. Fransız bir Katolik o. Asla ve asla fikrini değiştirmez. Hele bir Türk'ün onu yanlışlamasını kesinlikle kabul edemez.

"15 sene sonra o fayı oraya eklediler"
- Şengör ekibiyle harita çekişmesi orada bitti mi?

2014'te Celal Şengör beni tekrar çağırıyor; "Selin Grall geliyor birlikte yazacağız, bu pazar seni arayacağız" diyor. Ama aramıyor. Tabii o aşamada bilmedikleri şey, bu haritanın bir kopyasının bende olduğu. Bu arada ben Kanada'ya dönüyorum. Bir süre sonra 2014 yılı içinde bir harita yayınlıyorlar ama değiştirerek. Ve ilk defa kendi haritalarında olmayan ve benim 15 sene önce kendi haritama koyduğum fayı oraya ekliyorlar. Tek fay dedikleri yere diğerlerini de ekliyorlar ama bir ayrıntı var, gri çizgilerin yani diğer fayların artık aktif olmadığını söylüyorlar. Yani aslında bizim yaptığımız harita neredeyse ama orada ben yokum.

- Şengör ekibinin haritası sizin yaptığınız haritaya yakın artık ama sizin harita yorumunuz hâlâ farklı.

Evet. Çünkü hâlâ "Marmara'da tek fay var" diyorlar. Ama bizim yaptığımız haritayı temel alarak 2014'te yayımladıkları haritada 4 tane segment var. Bugün o segmentten birisinin üzerinde deprem olsa diyecekler ki "bizim haritamızda var". Ya da öbüründe olsa "biz onun aktif olmadığını düşünüyorduk ama demek ki aktifmiş" diyecekler. Yani her şekilde haklılar. Ama bu harita kenarda yedek duruyor. Hâlâ televizyonlara çıkıp anlattıkları harita eski tek faylı harita. Söz konusu haritayı çok göstermiyorlar ortalıkta ama bir sigorta olarak kenarda duruyor.

https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2023/02/1676316514276-img-3042.jpg

"İstanbul için 2019 - 2026 aralığı sadece bir tahmin"
- Farklı haritanın pratik, bizim hayatlarımızı etkileyecek sonucu nedir?

Şimdi bizim hazırladığımız Marmara'nın 2022 model haritasında 22 bin kilometre veri var. Marmara'nın tek fay haritasının dayandığı veri 1630 km. 12 kat daha fazla veri var bizde demek. Artı denizin 10 kilometre altındaki yapıyı da haritaladık. Fayı sadece yüzeyde haritalamadık, derinliğine doğru da haritaladık. Biz böylece denizin tabanındaki 3 tane fayı derine doğruda bulduk. Fay derine doğru gidiyorsa deprem üretiyordur.

- Siz 20 Ağustos 2019'da verdiğiniz demeçte 4 fay demekle kalmamış bunların kırılmasının Marmara'da 7.5 büyüklüğünde deprem oluşturacağı tespiti yapmıştınız. Hatta tarih aralığı da vermiştiniz. Bizim İstanbul depremi dediğimiz depremin 2019 ile 2026 aralığında olacağı yönünde iddialı bir öngörü de paylaşmıştınız.

E işte bir tahminim var. Ama o tahmin sadece bir tahmin. Bu nedenle bunu tekrar etmeye gerek yok.

- Neden?

Çünkü içine girdik artık, o dönemin içine girdik.

"Sizden iki sokak ötede ivme farklı olabilir"
- Sizin argümanınıza göre doğanın bir matematiği var ve aslında tarihsel depremlerin analizi bize net takvim veriyor.

Tabii. Bizim çalışmamız bunu çözdü. Bu bölgedeki bütün depremlerin nerede olduğunu biliyoruz biz. Periyotları da biliyoruz. Bu algoritmaları uygulamak için kod yazıldı. Fayların üzerinde geçen zamanı biliyoruz. 989'da 1509 arasında 520 yıl geçmiş ve o depremin büyüklüğü 7.66 olmalı. Neden? Burada yılda 20 milimetre hareket var. Yirmi milimetre toplam 9.3 metre yapıyor. 9.3 metreyi bilgisayara koyduğun vakit üretebileceği en büyük deprem bu; 7.66.

- Bir söyleşinizde şunu demişsiniz; Beşiktaş Ulus'ta oturan birinin "evimin durumu ne acaba" diye çok fazla endişelenmesine gerek yok çünkü o bölgede bizim hesabımıza göre ivme o kadar kuvvetli olmayacak.

Tabii, olmayacak. Çünkü aslında her şeyi bilebiliriz. 750x750 m pikselde etkin yer ivmesini Murat hesapladı. Bunlar bina bazında olmasa bile ada bazında fikir veriyor.

Biz Silivri depreminde kendi geliştirdiğimiz algoritmaların geçerliliğini test ettik. Sisam depreminde de test ettik bu programı. Deprem olmadan programın doğru çalışıp çalışmadığını göremezsiniz. Bir süre alet var kullandığımız. Noktasal olarak o aletlerde değer okuyoruz, o değerle bizim hesapladığımız değerler arasındaki uyuma bakıyoruz. Programımızın yüzde 95'in üzerinde başarılı olduğunu gördük.

Bu kurduğumuz sistemde herhangi bir depremde oluşacak ivmeyi her yerde hesaplayabiliyoruz. Biz herhangi bir fay haritası üzerinde atımı ve büyüklüğü biliyorsak 3D geometrisi var ise oluşan ivmeyi biliyoruz. Bu ne demek? Aynı havuzun içinde olan ivmeleriniz artık aynı havuzun içinde değil. Yani sizin evinizden iki sokak ötede bile durum farklı olabilir.

- Hepimize söyleyin o zaman bizi ne bekliyor?

Niye söyleyeyim? Benim bunu kime söylemem gerekir?

- Başta devletin ilgili kurumlarına herhâlde.

Evet. Peki devletin ne yapması lazım? Ciddiye alması lazım.

"İBB tek faya göre tehlike haritası yaptı"
- Peki bunu devleti yönetenlere hiç mi anlatamadınız? İlk başta bir akademik klik tarafından çalışmalarınızın itibarsızlaştırıldığını anlatıyorsunuz. Ama sonuçta son üç dört yıldır çalışmalarınız medyada dikkat çekmiş durumda. Siz bunları televizyonlarda anlatmaya başladıktan sonra hiç mi "gel bize de anlat diyen" olmadı devlet içinde?

Kaç kere anlattım hatırlamıyorum. Ama tek faya göre İBB tehlike haritası yaptı. Bu haritanın üzerinden yapacağınız hesaplama ve hasar diğeriyle aynı değil. Çünkü İBB'nin haritasında bir kilometrenin içindeki herkes aynı havuzda değerlendiriliyor. Oradaki bütün evlerin üzerinde oluşacak deprem yüklerinin yanlış hesaplanmasına neden oluyorsunuz.

-İBB'nin yönetimi 2019'dan sonra AKP'nin elinden çıktı. Ekrem İmamoğlu döneminde yaklaşım değişmedi mi?

Yönetim değişti ama adamlar değişmedi. İlgilenmiyorlar. Çünkü eski adamlar her daim makbul.

https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2023/02/1676316927852-img-3080.jpg

"Bizim verileri Düzce'de AFAD Başkanı'na anlattım"
- Sizin bu anlattığınız yeni deprem haritalandırma ekibi ile birlikte çalışarak devlet bir anda böyle bir sistemsel değişikliğe geçebilir mi? Çok hızlı biçimde aksiyon alınabilir mi?

Uzun zamandır ben bunu söylüyoruz. Geçen sene ilk Türkiye Jeoloji Kurultayı'nda Marmara aktif tektonik seksiyonunda çağrılı konuşmacı yaptırdılar. İlk defa. O konuşmada bugün size anlattıklarımı anlattım. Genç akademisyenlerin çok ilgisini çekti. Profesör Doktor Orhan Tatar geçen senenin sonuna doğru AFAD içinde Deprem Risk Azaltma Departmanının başına atandı. Orhan Tatar benim yaptığımı takip eden bir arkadaşımız. Bana dedi ki; "Cenk, mevcut tehlike haritasıyla bir yere varamıyoruz çünkü çok geniş bir alanın değiştirilmesi gerekiyor. Oysa sen diyorsun ki bu işler nokta atışı olmak zorunda. Nokta atışıyla yeni harita yapabilir miyiz?" Ben de bunun yapılabileceğini örneklerle anlattım. Düzce'deki deprem oldu. Orhan beni Düzce'ye davet etti. "Seni AFAD Başkanı ile tanıştıracağım" dedi. O sırada sahada AFAD Başkanı Yunus Sezer de var. Murat'ın makalesini açtım, üç boyutlu sistemleri gösterdim. Bu tehlike haritasının kendisi tehlike dedim.

Biz orada çalışma arkadaşım Dr. İrem Elitez ile birlikte bilgisayarı açıp anlattık. "Şu anda burada yeniden risk yok, bir deprem olacaksa Bolu Tüneli'nin olduğu segment bir sorundur. O da olsa olsa 6 ila 6.5 arası bir deprem yaratır" dedik.

"Hocam siz herkese 'din değiştir' diyorsunuz"
- Sonuç?

Yunus Sezer dinledi, dinledi. Sonra dedi ki; "Hocam siz diyorsunuz ki bütün herkese din değiştirin. Herkes bugüne kadar yaptığı işi inanılmaz savunuyor. Siz de bu din yanlış diyorsunuz." Ben de dedim ki "Çok doğru söylüyorsunuz. Hazreti Nuh da her yeri sel kaplayacak dediğinde statükocuların hiçbiri ona inanmadı sele kapıldı gitti. Nuh ve taraftarları kurtuldu. Bu çağda böyle bir durum yok. Ama yeni bir yol izlemez isek tufan hepimizi süpürecek. Onun için sizin bu tehlike haritasıyla bir büyük deprem olursa Türkiye'nin herhangi bir yerinde bütün bu hesaplamaların yanlışlığı ortaya çıkacak. Çünkü mevcut haritalarınızın mantığını jeologlar, jeofizikçiler değil inşaat mühendisleri kurguladı. Onlar yerküreyi homojen, sürekli aynı şekilde davranan bir basitlikte zannediyorlar. Onlar betonarmedeki statik kuralları burada var zannediyorlar. Böyle bir dünya yok. Sizin bu haritada 0.5 denilen yer yarın 1G olabilir depremin doğasına bağlı olarak. Ve yeni bina bile yıkılabilir."

Bütün bu anlattıklarım üzerine Yunus Bey dedi ki "Şu depremin hengamesi bitsin, sizi Ankara'ya davet edeceğiz." Üç hafta önce beni Ankara'ya çağırdı. O toplantıda birkaç arkadaş dışında birkaç kişi de şu anki haritayı savundu. Ama bu değişirse deprem yönetmeliği nasıl değişecek? Efendim şu nasıl değişecek?.. O toplantıda AFAD Başkanı açıkça oradaki statükoculara "Cenk Hoca'nın dediğini yapacağız" dedi. Sonra işte bu deprem oldu. Bu deprem olmasa Yunus Bey İTÜ'ye gelecekti.

- Belki de bugünün yoğunluğu geçince gelir sizi dinlemeye. Gelirse temelde ne önereceğinizi tek cümleyle özetler misiniz?

Şunu herkesin anlaması gerekiyor; AFAD ve İBB'nin değerlerine dayanarak yapılan bütün yeni binalar riskli çünkü kullandıkları fay haritası ve tarihsel ilişkiler büyük bir soru işareti.

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 19:13
https://twitter.com/kritisch_kritik/status/1628783430912679944

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 19:26
https://twitter.com/chdgenelmerkez/status/1628740935445106695

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 19:27
Malatya'da Halk TV ekibine canlı yayında çekiçle saldırı!
HZnArO61gUc

https://twitter.com/halktvcomtr/status/1628764243079176192

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 19:41
https://twitter.com/alicanuludag/status/1628780613820899329

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 21:12
https://twitter.com/ismailari_/status/1628654633055883264

Şüpheci Dinsiz
23-02-2023, 22:32
https://twitter.com/ismailari_/status/1628658556177207301

Şüpheci Dinsiz
24-02-2023, 07:07
Prof. Dr. Naci Görür
HCqTLiH2_B0

Şüpheci Dinsiz
24-02-2023, 12:47
Prof. Dr. Tayfun Atay ve Altan Sancar

Büyük Resim: Bay Kemal ve Bay Küfür: Dillerin Savaşı
hTln_stezZ8

Şüpheci Dinsiz
24-02-2023, 19:38
Bülent Şık

"On binlerce insan hala enkaz altındayken gece yarısı çıkarılan kararnameyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığına olağanüstü yetkiler tanındı. OHAL Kararnamelerine dava açılamıyor, hukuk tamamen devre dışı. Oysa Kararnamede yer alan hükümlerin mutlaka Mecliste tartışılması gerekirdi.

Kararnameyle, ormana/meraya inşaat yapılabilecek, planlar halktan saklanabilecek/planlara itiraz edilemeyecek, taşınmazların mülkiyeti başka bir yere aktarılabilecek.. Meslek örgütlerini, STÖ'leri, Meclisi devre dışı bırakıp, bu tartışmalı kararları aceleyle almanın anlamı nedir?"

https://twitter.com/bulentilgaz/status/1629073609133113345

https://twitter.com/barikatmedya/status/1629096436519387141

Şüpheci Dinsiz
24-02-2023, 19:48
YSK, noteri olmuş demekki.
https://twitter.com/canitti/status/1629083987078422528

Şüpheci Dinsiz
24-02-2023, 20:58
https://www.gazeteduvar.com.tr/tayfun-kahraman-14-maddede-deprem-tedbirlerini-anlatti-galeri-1605394

Tayfun Kahraman, 14 maddede deprem tedbirlerini anlattı

Gezi davasından tutuklu bulunan Tayfun Kahraman, Maraş merkezli depremlerin ardından alınması gereken tedbirleri 14 maddede anlattı.

https://i.gazeteduvar.com.tr/storage/files/images/2023/02/24/1-0FII.jpg.webp

24 Şubat Cuma 2023 Saat: 15:28

Maraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından Gezi davasında tutuklu bulunan Dr. Tayfun Kahraman, alınması gereken tedbirleri 14 maddede anlattı.

Twitter hesabından, paylaştığı ‘Peki, şimdi ne yapacağız?' başlıklı açıklamasında Kahraman, alınması gereken tedbirleri sıralayarak, "Yaşanması muhtemel deprem de dahil olmak üzere bütün afetler karşısında ancak bu şekilde hazır olabiliriz. Evet, listemiz çok uzun, bizi ülke olarak zorunlu bir görev bekliyor. Fakat bir sonraki depremde aynı acıları yaşamak istemiyorsak başka şansımız yok" dedi.

Tayfun Kahraman, "Kahramanmaraş depremine hazırlıksız yakalandık ama sonrasındaki dayanışma ve işbirliğini bu kez deprem öncesinde göstererek bir daha bu acıları yaşamayacağız" ifadelerini kullandı.

MSGSÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nde öğretim üyeliği ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı görevi de yapan Tayfun Kahraman'ın alınması gereken deprem tedbirlerini sıraladığı 14 maddelik açıklaması şöyle:

1- Öncelikle kamusal görevlerimizi ertelemeden bilimin sesine kulak vereceğiz.

2- Tüm deprem bölgelerinde mikro bölgeleme çalışmalarını yaparak zemin durumuna göre imar planlarını yenileyecek ya da revize edeceğiz.

3- Rant odaklı kentsel dönüşümü dayatan 6306 sayılı Afet Kanunu'nu çöpe atacak, her karış kent toprağını imara açılacak arsa olarak gören, yoğunluğu arttırıcı gayrimenkul geliştirme projeleri yerine, dayanıklı kentler yaratmak üzere afet öncelikli bir dönüşüm sağlayacağız.

4- Bugüne kadarki tecrübeler sonucunda herkesin aklında rantla özdeşleşmiş olan kentsel dönüşüm kavramını bırakarak, afet dönüşümü kavramını geliştireceğiz.

5- Müteahhitlik sistemi için sağlam bir yasal ve teknik çerçeve kurulacak, parası olanın değil yetkin uzmanlığı olanların kamu denetiminde değer ürettikleri bir faaliyet alanına çevireceğiz.

6- Mühendislik ve mimarlık hizmetleri ile yapı denetim sisteminde kamu kurumları ve meslek odalarının denetimlerini artıracağız.

7- İmar mevzuatındaki eksiklikleri giderecek ve kapsamlı şekilde yenileyeceğiz.

8- Deprem bölgelerinden ve eski yapılardan başlayarak tüm yapı stokumuzu tarayacak, deprem davranışlarına göre önceliklendirerek müdahale programları hazırlayacağız.

9- Ekonomik sorunlar nedeniyle deprem karşısında kendini güvensiz hisseden yurttaşların ihtiyacı olan yapısal müdahaleleri kamu kaynakları ile gerçekleştireceğiz.

10- Kiracıların dayanıklı ve sağlıklı konuta erişim haklarını düzenleyeceğiz.

11- Kademeli güçlendirme sistemi ile depremde yapılar hasar görse de çökmelerini engelleyecek, insanlarımızın hayatta kalmalarını sağlayacağız.

12- Afet yönetimi piramidal hiyerarşi yerine herkesin koordineli olarak katılacağı ağ biçimli bir yapıda yeniden kurgulayarak afet planlarını yeniden kurgulayarak afet planlarını yenileyeceğiz.

13- Afet eğitimini okullarda zorunlu hale getireceğiz.

14- En önemlisi, doğal afetlerin doğal olmayan sonucu olarak kitlesel ölüm ve yıkımlarla kaybettiğimiz en temel insan hakkı olan yaşam hakkımızı savunmak, güvenli, sağlıklı ortamlarda insanca yaşamak için otoriter yönetim karşısında ortak aklı ve bilimi egemen kılarak demokrasi, adalet ve özgürlük temelinde bir yönetim sistemi inşa edeceğiz.

Şüpheci Dinsiz
24-02-2023, 21:13
https://twitter.com/DikenComTr/status/1629113189450366979

Şüpheci Dinsiz
24-02-2023, 21:39
https://twitter.com/bianet_org/status/1629006981666164737

Şüpheci Dinsiz
24-02-2023, 21:43
https://twitter.com/PoliteknikBilgi/status/1629119745361383425

https://twitter.com/Halkevleri/status/1629172303010361351

Şüpheci Dinsiz
25-02-2023, 03:16
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/ondrgns/status/1629115667491299328

Şüpheci Dinsiz
25-02-2023, 13:19
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/cobanodeccaltes/status/1629065110391062528

Şüpheci Dinsiz
25-02-2023, 13:36
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/DarlamaRadyosu/status/1629395343874965504

Şüpheci Dinsiz
25-02-2023, 14:24
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/Umut_Sendikasi/status/1629389168886390785

https://twitter.com/elifilgaz/status/1629433293840998402

Şüpheci Dinsiz
25-02-2023, 16:03
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/timursoykan/status/1629456461632876545

Şüpheci Dinsiz
25-02-2023, 17:54
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1629449000557395980

Şüpheci Dinsiz
25-02-2023, 17:58
Cevap veremedi, umurunda olmadığı için ilgilenmemiş, önündeki notlarda bir yerde yazmış olabilirler diye bakıyor, bulamıyor, spiker o sırada 5 dese 5 der, 500 dese 500 der.
https://twitter.com/mustafahos/status/1629415195310276609

https://twitter.com/mustafahos/status/1629412289253109760

https://twitter.com/YusufNazim/status/1629506540313911296

Şüpheci Dinsiz
25-02-2023, 18:08
https://twitter.com/MSTanrikulu/status/1629495287709401088

Ekrem İmamoğlu deprem hocalarını topladı! İstanbul depremi için kollar sıvandı!
rUn70czz4k4

https://twitter.com/tuncsoyer/status/1629457702614183937

Şüpheci Dinsiz
25-02-2023, 18:32
https://twitter.com/lemandergisi/status/1629465688208277504

Şüpheci Dinsiz
25-02-2023, 20:27
https://twitter.com/yirmiucderece/status/1629515442581643265

https://twitter.com/yirmiucderece/status/1629518186830807040

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 01:17
Daha ne kadar alçak olunabilir?
Murat Ağırel'in haberine göre Kızılay, Ahbap'a depremzedelere vermek üzere çadır satmış.
Kızılay, sahra eczaneleri kuran gönüllü eczacılara da konteynırı parayla satmış.
Umarım bunun hesabı birgün sorulur.
https://twitter.com/karaeryasemin/status/1629597079839588352

https://twitter.com/timursoykan/status/1629588910236893187

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 02:29
Ahmet Nesin, deprem bölgesinde hala göçük altında olan, yani cesedi çıkarılmamış insan sayısının açıklanmadığına, böylece ölüm sayısının gizlendiğine dikkat çekiyor.

Devlet neyi gizliyor?
Ne zamana kadar gizleyebilecek?
Kayıplara neler oluyor?
KAYIP SAYISI NEDEN AÇIKLANMIYOR?
0yXU93_53Fo

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 02:42
Erk Acarer

Yeni Belgelerle Açıklıyorum: Katilin Bütün Ortakları! Şimdi Sırada Kim Var?
F5rHuNi3QWY

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 04:38
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/hasansvri/status/1629543742502739969

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 04:53
https://twitter.com/mevzudergisi/status/1629417723699552257

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 04:56
https://twitter.com/ekrem_imamoglu/status/1629497350883254276

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 04:58
https://twitter.com/Paleosismolog/status/1629533655151329281

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 11:30
https://twitter.com/KendineMuhabir/status/1629609517703938048

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 14:43
https://twitter.com/muratagirel/status/1629775891147440130

https://twitter.com/muratagirel/status/1629761610762842114

https://twitter.com/frausimsek/status/1629775169710374912

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 14:50
Olayın bir başka vahim yönü daha var.
Gönüllü eczacılar ilaçları ücretsiz dağıtıyorlar. Ama ücretsiz dağıtılan ilaçlar İlaç Takip Sisteminde (İTS) önce AFAD'ın stoğuna aktarılıyor, ilaç depremzedeye verildiğinde AFAD'ın stoğundan verilmiş oluyor, böylece ilaçları AFAD dağıtmış gibi gösteriliyor.

https://twitter.com/muratagirel/status/1629803853691469825

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 15:27
Tweet dizisini twitter'dan okuyun.
https://twitter.com/haluklevent/status/1629761544568418305

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 15:40
https://twitter.com/kritisch_kritik/status/1629799175171833857

https://twitter.com/sahmetsahmet/status/1629764398997819392

https://twitter.com/PoliteknikBilgi/status/1629795074899951617

https://twitter.com/zeynokuray/status/1629781841912709126

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 15:46
https://twitter.com/LaboransS/status/1629780099133321217

https://twitter.com/chdgenelmerkez/status/1629808781415546880

https://twitter.com/mungan_murathan/status/1629804708796702720

Şüpheci Dinsiz
26-02-2023, 15:54
https://twitter.com/tipgenelmerkez/status/1629821683166052352

https://twitter.com/AgiAlevi/status/1629813712285491200