degisim
09-07-2007, 13:38
AZTEKLERİN UYGARLIĞI * * *
* Cortes... Aztek İmparatorluğu'nun başkenti Tenochtitlan'a (Mexico) doğru yürüdü.Şehir,dört *bir *yandan sularla çevriliydi.Bu büyük uygarlığın kalbine doğru ilerledikçe,İspanyolların şaşkınlığı gittikçe artıyordu.Gördükleri barajlar,inip kalkan köprülerle birbirlerine bağlanmıştı.Montezuma,sarayın ileri gelenleriyle birlikte İspanyolları karşıladı.Göz kamaştırıcı bir tahtırevanın üzerinde oturuyordu.İmparatorun büyük bir ihtişam içinde yaşadığı sarayına yakın binalara götürülen İspanyolları,sokaklarda,damlarda.kayıklarda birikmiş büyük bir kalabalık merakla izliyordu.
* *Avrupalılar,kaldıkları binaların pencerelerinden önlerindeki geniş ovaya yayılan baraj ve suyollarını,şehre su getiren kemerleri,renkli elbiseleri içinde sokakları ve pazarları dolduran insanları,çeşitli yiyecek,giyecek vb .satan dükkanları şaşkınlık içinde seyredip durdular.Sokaklar öylesine temizdi ki,''bu sokaklarda yürüyen biri,ayaklarını ancak elleri kadar kirletebilirdi''. Şehrin ortasında piramit şeklinde yükselen kocaman bir tapınak vardı.Bunun etrafı çeşitli sütunlar,parklar ve binalarla çevrilmişti.Şehirde ayrıca birçok hastane,bitki bahçeleri ,berber dükkanları.hamamlar.çeşmeler ve sıcak su dağıtım şebekesi vardı.Çok ileri düzeyde bir güzel sanatlar anlayışı,her yerde kendini göstermekteydi.Dükkanlarda renk renk halılar,güzel kokular,altın işleri,kaplumbağa kabuğundan yapılmış çanaklar,keten kumaşlar,deri ceketler satılıyordu.Şehrin mükemmel bir polis ve posta örgütüyle çeşitli kamu kuruluşları da vardı.Yiyecek ve içecek boldu.Aztek mutfağında av aletleri,balıklar,reçeller ve baharatlı yemekler başta geliyordu...
* * Azteklerin İspanyolları şaşkınlığa düşüren bir başka yönü de namus ve ahlak anlayışlarıydı.Kimse evinin kapısını kilitlemiyordu.Evinden çıkan,içerde kimse olmadığını işaret için eşiğin üzerine ufak bir değnek koyuyor ve gönül rahatlığıyla işine gidebiliyordu.Fakat bu yüksek uygarlığın yanı sıra dinsel örf ve adetlerde çok ilkel bir yön vardı.Büyük piramidin en üstündeki kutsal yeri gezen İspanyolların gözleri korkuyla doldu.Aztekler burada insan kurban ediyorlardı.
* * * * * * * * J.G.Leithauser,Dünyamızın Fatihleri, çev.Derin Türkömer,istanbul,1971,s.190-193)
Daha fazla bilgi için;
http://www.dunyadinleri.com/aztekler.html
http://tr.wikipedia.org/wiki/Aztek_dini
* * *Azteklerle ilgili seyrettiğim bir belgeselde tüylerimi diken diken eden bir olay vardı.Oda yapılan toplu bir ayinde sayıları 30.000 ila 40.000 arasında ki *insanların topluca (10 gün veya 15 gün gibi bir süre olabilir) kurban edilmeleri.Ve kurbanların kanlarının ordaki nehrin rengini uzun bir süre değiştirmiş olması. Piramidin üst bölgesinde de kurban edilen insanların kafa taslarının saklanıyor olmasıda çok ilgi çekiciydi.Bu belgeseli *Azteklerin yaşadığı bölgede anlatmaları yanı sıra hem de animasyon olarak hazırlamışlardı.İlk başta gösterilen uygarlığa hayranlıkla bakarken daha sonra dinleriyle ilgili yaptıkları ayinleri görünce insan dehşete *düşüyor gerçekten.
Saygılar.
* Cortes... Aztek İmparatorluğu'nun başkenti Tenochtitlan'a (Mexico) doğru yürüdü.Şehir,dört *bir *yandan sularla çevriliydi.Bu büyük uygarlığın kalbine doğru ilerledikçe,İspanyolların şaşkınlığı gittikçe artıyordu.Gördükleri barajlar,inip kalkan köprülerle birbirlerine bağlanmıştı.Montezuma,sarayın ileri gelenleriyle birlikte İspanyolları karşıladı.Göz kamaştırıcı bir tahtırevanın üzerinde oturuyordu.İmparatorun büyük bir ihtişam içinde yaşadığı sarayına yakın binalara götürülen İspanyolları,sokaklarda,damlarda.kayıklarda birikmiş büyük bir kalabalık merakla izliyordu.
* *Avrupalılar,kaldıkları binaların pencerelerinden önlerindeki geniş ovaya yayılan baraj ve suyollarını,şehre su getiren kemerleri,renkli elbiseleri içinde sokakları ve pazarları dolduran insanları,çeşitli yiyecek,giyecek vb .satan dükkanları şaşkınlık içinde seyredip durdular.Sokaklar öylesine temizdi ki,''bu sokaklarda yürüyen biri,ayaklarını ancak elleri kadar kirletebilirdi''. Şehrin ortasında piramit şeklinde yükselen kocaman bir tapınak vardı.Bunun etrafı çeşitli sütunlar,parklar ve binalarla çevrilmişti.Şehirde ayrıca birçok hastane,bitki bahçeleri ,berber dükkanları.hamamlar.çeşmeler ve sıcak su dağıtım şebekesi vardı.Çok ileri düzeyde bir güzel sanatlar anlayışı,her yerde kendini göstermekteydi.Dükkanlarda renk renk halılar,güzel kokular,altın işleri,kaplumbağa kabuğundan yapılmış çanaklar,keten kumaşlar,deri ceketler satılıyordu.Şehrin mükemmel bir polis ve posta örgütüyle çeşitli kamu kuruluşları da vardı.Yiyecek ve içecek boldu.Aztek mutfağında av aletleri,balıklar,reçeller ve baharatlı yemekler başta geliyordu...
* * Azteklerin İspanyolları şaşkınlığa düşüren bir başka yönü de namus ve ahlak anlayışlarıydı.Kimse evinin kapısını kilitlemiyordu.Evinden çıkan,içerde kimse olmadığını işaret için eşiğin üzerine ufak bir değnek koyuyor ve gönül rahatlığıyla işine gidebiliyordu.Fakat bu yüksek uygarlığın yanı sıra dinsel örf ve adetlerde çok ilkel bir yön vardı.Büyük piramidin en üstündeki kutsal yeri gezen İspanyolların gözleri korkuyla doldu.Aztekler burada insan kurban ediyorlardı.
* * * * * * * * J.G.Leithauser,Dünyamızın Fatihleri, çev.Derin Türkömer,istanbul,1971,s.190-193)
Daha fazla bilgi için;
http://www.dunyadinleri.com/aztekler.html
http://tr.wikipedia.org/wiki/Aztek_dini
* * *Azteklerle ilgili seyrettiğim bir belgeselde tüylerimi diken diken eden bir olay vardı.Oda yapılan toplu bir ayinde sayıları 30.000 ila 40.000 arasında ki *insanların topluca (10 gün veya 15 gün gibi bir süre olabilir) kurban edilmeleri.Ve kurbanların kanlarının ordaki nehrin rengini uzun bir süre değiştirmiş olması. Piramidin üst bölgesinde de kurban edilen insanların kafa taslarının saklanıyor olmasıda çok ilgi çekiciydi.Bu belgeseli *Azteklerin yaşadığı bölgede anlatmaları yanı sıra hem de animasyon olarak hazırlamışlardı.İlk başta gösterilen uygarlığa hayranlıkla bakarken daha sonra dinleriyle ilgili yaptıkları ayinleri görünce insan dehşete *düşüyor gerçekten.
Saygılar.