Orijinalini görmek için tıklayınız : Kleptokrasi Günlüğü
spartacus
10-11-2024, 13:43
Gazeteci Furkan Karabay tutuklandı
Tutuklanan ve yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer'le ilgili soruşturma sürecine dair haberi ve sosyal medya paylaşımları sonrası gözaltına alınan 10Haber muhabiri Furkan Karabay tutuklandı.
https://www.birgun.net/haber/gazeteci-furkan-karabay-tutuklandi-574600
spartacus
13-11-2024, 06:02
Enflasyon %100 iken TÜİK %50, enflasyon 60 iken TÜİK %20 diyen bir kurumdur ve bu kadar basit yolsuzluk(evet bunlar da yolsuzluk kapsamındadır) ancak AKP+MHP talan rejiminde olur. Nasıl hesapladı bilen yok, bazı kalemlere fiyat yazmış, 3 kat altında nereden edindin bu fiyatları Mars mı?
2001'de(kriz zamanı) asgari ücret, emekli maaşı günümüzün 3 katıydı, sahte enflasyon rakamlarıyla 3 kat erittiler(yani demek ki enflasyon oranları 2-3 kat düşük açıklanmış), ne diyeyim 50 yıl öncesi -ambargo dönemi- için "gaz yağı bulamadık", ezan, bayrak istismarına, 3-5 sahte, hamaset kelimeye bu denli kölece bağlı, bu denli kolay aldatılıp, sömürülen, talan ve asker edilen bir toplum,,, müstehak.
https://www.youtube.com/watch?v=o8n_uU88Y7w
Şüpheci Dinsiz
13-11-2024, 08:48
TİP'in ifşaları Bilal Erdoğan'ı zora sokacak!
ifmKMWYXrqQ
spartacus
14-11-2024, 05:19
https://www.youtube.com/watch?v=pViN6j4a6sw
spartacus
17-11-2024, 00:01
Türkiye'de halkın %30-40'ı en önemli sorunun yolsuzluk olduğunu düşünüyor, en önemli sorun olarak bakıldığında, yolsuzluk olarak düşünüldüğünde ise halkın büyük çoğunluğu AKP+MHP yolsuzluk iktidarının yolsuz olduğunun farkında.
Genel olarak ise yolsuzluk algı endeksinde Türkiye sıralamada liderliğe oynuyor
https://dogruveri.com/wp-content/uploads/2023/01/ulkelerin_ylszluk_karnesi.png
09-15 Kasım 2024 arası son anketler ortalaması - 2023 seçimi karşılaştırması;
AKP+MHP+yandaşlar(kleptokrasi iktidarı) oy kaybı: %8 civarında(AKP+MHP oy kaybı %7+yandaşları Hüda, DSP, BBP vb. eklersek takribi %8 olur; Her seçimde ölüler, mülteciler, sahte pusulalarla çaldıkları oy oranı %2-4 arası olmaktadır -ki bu sorunu da unutmamak gerekir, yolsuzluk iktidarı her yerde yolsuz...
Anketler kararsızlar dağıtıldığında tabi ve anketlerde en önemli sorunu temsil ediyor, AKP+MHP'nin kararsız oylar açısından da dağılımı oy oranına göre yapılmaktadır, buradan da en az %8 düşülmeli, bence şu an AKP maksimum %28 bandı altında)
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/8/84/Opinion_Polling_for_the_Next_Turkish_Parliamentary _Election.png/1920px-Opinion_Polling_for_the_Next_Turkish_Parliamentary _Election.png
-----
https://lh6.googleusercontent.com/proxy/lvnh2Oz1WwP5lIDH-SWY3a596vQuA-NPFX51yM9PaamgA9d7Im1GKJLv7RRx_REpvH4TMKmjvf4Xmv4N 6cznBND-Ry0jGs4yuNCGaBUYCXVQGY4E1acwbX4acAhttps://www.urfabir.com/images/files/2024/08/66c3847227d59.png
Son olarak hani hırsızlıkalrı açığa çıktıkça, DİYANET başta olmak üzere şunu söylüyorlar ya; bu mesajı okuyan ziyaretçiler şunu hatırlasın;
Diyanet, hırsızlar hep bir ağızdan fakirlerin mutlu olması gerektiğini, çünkü öldüklerinde(!) verecekleri hesabın daha kolay olacağını, zenginlerin ise çok daha zor sınavdan geçeceğini söylemekte ve fakirlere, soyarak fakir bıraktıklarına şükretmelerini buyurmaktadırlar.
AKP+MHP ve yandaşların eriştiği zenginlikler alınteriyle olacak işlerden değil, yolsuzluk, hırsızlık vb. var. Bunlar bu zenginliklerinin (soygun, yolsuzluk, hırsızlık, usülsüzlük, usülsüz, hayali ihaleler, hayali veya fahiş faturalar) Allah vergisi olduğunu söylemektedir, o halde yolsuzluğu, hırsızlığı yapan Allah mı? Bu tür aldatımlara kurban olmamak gerekir, inanmak ve aldanmak bir paranın 2 yüzü gibi, birisi olmadan, diğeri olmaz, bu halde bunlara(hırsızlara) inanan her türlü zarar görmektedir. Sizden hırsızlığa, yolsuzluğa karşı çıkmanız gerekirken, Allah adıyla ve Allah'ı da kendileri için hırsız tutarak, aldatarak şükretmenizi istiyorlar. İronisi: bu kadar düzenbazlık şeytanın aklına gelmez...
https://www.youtube.com/watch?v=wKrsS_ZgtDQ
spartacus
17-11-2024, 06:50
https://www.youtube.com/watch?v=V-IcCho3t88
spartacus
20-11-2024, 06:19
Şikayet yapılmış, 2023, aradan 16 ay geçmiş, şikayetlere rağmen AKP+MHP çetesi yolsuzlukları, aldıkları paylara bakmışlar vs. gazeteciler olmasa üzeri örtülecek(yandaş bilinen akİt, aa maber gibi enformasyoın büroları ise olayın üzerini örtemediği için, çarpıtmaya çalıştı, başaramadı).Ülkeye bakın ki, eğitim baronları eğitim bakanı, sağlık baronları sağlık bakanı yapılıyor... Sonuçlar ortada.
Ülkede bütün şehir hastaneleri, bir çok büyük özel hastane denetlenmelidir, devlet hastanelerinde ise doktor yok, randevu için 3 ay bekleniyor, randevulu hastalar bazı hastanelerde sıra bekliyor(çünkü doktor yok, yetmiyor, amaçları özel hastanelere peşkeş çekebilmek).
Kısaca AKP'nin kurumları batırıp, nemalanma, yolsuzluk, peşkeş polikalarının sonucu... (tohum, gübre sektörü çökertilip, 5'li çete diye bilinenlerden çete başı 2 holdinge peşkeş çekildi, onlar da stoklayıp hem kriz oluşturdular hem de bu sayede stokladıkları ürünlere %700 zam yaparak vurgun yaptılar, 100 üzerinde kamu kurum, kuruluşu çökertildi ve 1/100 fiyat oranıyla peşkeş çekildi. Kurumlar gitti, arazi vb. ve bazı sektörlerde yolsuzluk işleri ise devam ediyor. AKP+MHP yolsuzluk hükümeti sürdüğü sürece de, insan, silah, madde kaçakçılığı dahil, garantili müşteri, geçiş vs. kısaca yollu, yolsuz tüm usulsüzlük, yolsuzluklar örgütlü(mafyalaşmış iktidar), sistemli biçimde devam edecek. Ezan, bayrak, vatan, ırk-çılık istismar hamasetinden, toplumsal ksrgaşa, kamplaştırma, trol oyunları, düzenbazlıktan başkaca da hiç bir politikaları yok...
https://www.youtube.com/watch?v=kANZcpv_2nE
spartacus
08-12-2024, 03:01
https://www.evrensel.net/upload/fotograf/fotograf_309a4955eb6b1c1e9b24ab5c9f89b88efd317972. jpg
spartacus
09-12-2024, 14:40
https://x.com/ismailsaymaz/status/1866048383401459949
spartacus
17-12-2024, 17:07
AKP öncesi 1 asgari ücret 23 gram altın alırken(20-26 arası), şu anda 1 asgari ücret 5 gram altın değerindedir. Kısaca asgari ücret 4-5 kat erimiş durumdadır.
Türkiye'de resmi olarak enflasyonu açıklayan kurum ise TÜİK'dir. AKP iktidara geldikten ve bilhassa dünyada görülmemiş biçimde oluşturdukları sözde başkanlık özde saltanat rejimi sonrasında TÜİK'in enflasyonu bilim dışı yöntemler veya usüle, esasa aykırı taktikler ve sonunda da gizli, kapaklı olarak düşük gösterilmiş, gösterilmektedir.
Kısaca her şeyi YALAN, sahte algı, gündem ve istismar(ezan, bayrak) üzerine kurulu bir talan, çete, mafya iktidarında, TÜİK'in yakın geçmişi ve gelinen noktaya dair aşağıdaki video izlenebilir.
https://www.youtube.com/watch?v=rBdJy5MvBUo
https://www.youtube.com/watch?v=SfwZEJ0XqtQ
spartacus
17-12-2024, 20:10
Ülkenin tohum, gübre, yer altı, üstü vb. kaynaklarının peşkeş çekildiği, örneğin gübre peşkeş çekildiğinde gübre stoğu yapıp ardından 7 kat zam yaparak darbe, vurgun yapmış, yine tohumda da aynı taktikler uygulanmış (%300-500 zam) ve vurgun yapanlar, ortağı hükümet tarafından, fiyat artışlarından marketler suçlu diye halk kandırılmış, Cengiz Holding'in vergi borçları iyi vurgunlar yapıp, milletin mına koyduk dediği için paydaş, ortakları hükümet ve avanesi tarafından silinmiş, buna rağmen bu vb. hükümet çetelerinin AKP dönemi, vurgunlar, talan, suygun, usülsüz işlerle elde ettiği serveti sorgulanmamış, sorgulayanlara da hayatı zindan etmişlerdir. Çete, mafya faşizmi o düzeydedir ki, görüş, düşüncesini söyleyenler adli soruşturmalara, çeşitli yalan, dolan isnatlarla kimileri cezaevlerine hatta haber kanallarına karşı uyguladıkalrı şiddeti, "gülme, "mimik" bahanesiyle ceza verecek düzeye kadar genişletmişlerdir.
Şimdi bu çete holdinglerden birisinin, bu işleri, serveti, bunca para trafiğini nasıl elde ettiği, nasıl yaptığını sorması gereken kim? Sadece halk mı?
Fakirden alıp zengine, ülke, halkın kaynaklarını zengin ettiklerine aktaran zihniyet, Mehmet Şimşeğ!i(resmen halka düşman) göreve getirip, haltan ç-al, bize aktar politkasının başı haline getirmiş, O'da halkın her şeyine vergi veya vergilere fahiş artışlar koymuştur(halk açlıktan kıvranırsa, talep düşer haliyle enflasyon da düşer ve bir de AKP'nin %99,99999 olan yalan, dolan politikaları, aç bırak, kul, köle, muhtaç olsun, seçim zamanlarında 3-5 kuruş dağıt, oy vermezsen bunları kaybedersin, oy versin taktiği). Halk ürünleri ürün fiyatı kadar evrgi ve hatta bazı ürünleri 2,3 katı fiyatla hükümete(kamuya değil, neden değil açık ve ortada!) ödemekte, hesap da sorulmamaktadır. Bu kadar çok vergi alıp da, halkın açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşadığı, sağlık alanında dahi, Sağlık Bakanlarının iş değil, işi dışında kalan ne varsa tümünde hamaset yaptığı, hatta bir çok hastanın ilaç bulamadığı veya alamadığı başka bir ülke yoktur... Bunca vergi nereye gidiyor, emekli maaşı, asgari ücret, AKP iktidarında neden ve hızlıca 4 kat eritildi vb.?? Bu çete, mafya holdingler neden incelenmiyor -incelenmez, çünkü ülkede saraylarda yaşayan sultan ve eşrafı var haliyle aslında işleyen ve işlemesi gerektiği gibi çalışan tek bir tane dahi kurum, kuruluş yok.
https://www.youtube.com/watch?v=Cumm8NYdctI
Şüpheci Dinsiz
29-12-2024, 13:35
ERDOĞAN'DAN EMİR ÖZGÜR ÖZEL'DEN İNFAZ
VHuqjd8P0L0
spartacus
31-12-2024, 16:40
Okullara iletilen mitinge katılın mesajına tepki: Parti devleti uygulamasının bir örneği
İktidar destekçilerinin mitingi için resmi kurumlar seferber oldu. Okullara mitinge katılın mesajlarına eğitimciler tepkili: "Bu parti devleti uygulamasıdır."
https://www.evrensel.net/haber/538563/okullara-iletilen-mitinge-katilin-mesajina-tepki-parti-devleti-uygulamasinin-bir-ornegi
Görüntülerde öğrencilerin Sarıkamış etkinliği kapsamında AKP marşları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sesiyle okunan şiir eşliğinde yürüdüğü görüldü.
https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/orduda-skandal-goruntuler-ogrencileri-erdoganin-siiri-esliginde-2284767
Son Dakika... Ahmet Nesin'e 'cumhurbaşkanına hakaret' soruşturması: Yakalama emri çıkarıldı
https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/son-dakika-ahmet-nesine-cumhurbaskanina-hakaret-sorusturmasi-2284736
spartacus
04-01-2025, 00:37
Unutulmasın diye....
https://pbs.twimg.com/media/BPI50C_CEAIuH1d.jpg:large
Türkiye'de AKP soygun rejiminin zararlarının artık iyice hissedildiği bir dönemde, toplum haklı talepler ve protestolara başlamış, AKP talepler iletildiği halde halkın demokratik taleplerini provoke ve terörize(AKP terörünü meşrulaştırmak) etmek için çok çeşitli alanlarda topluma karşı şiddete, yalan ve iftiralara başlamıştı.
Polis en demokratik hakkını kullanan protestoculara biber gazı sıkmış, çeşitli biber gazı silahlarını direk kitleye doğru tutarak bazı insnaların yaralanamsı, bazılarının gözlerini kaybetmesine, ölümlere(7 kişi hayatını kaybetti) sebep olmuş, ülkenin dört bir yanında polis şiddeti, AKP+FETÖ ortaklığıyla ülke AKP+FETÖ terörü, savaş alanına çevrilmişti... FETÖ o güne kadar bir çok insanın(muhalif, sol görüşlü, demokrat, akademsiyen, siyasetçi, sanatçı, aydın, asker) iftira, isnatla hedef alınması ve hapsedilmesine yol açmış, ortağı AKP ile birlikte bu seferde Gezi üzerinde aynı taktikleri uygulayarak ülkeyi yangın yerine çevirmişler ve bundna nemalanmışlardı...
Unutulmaması gereken bir kaç yalandan söz edelim; bu arada yandaş medyadan söz edeceğim, unutulmasın ki, Doğan Holdinge ait medya organlarına şantaj ve baskı ile çökülmüş, tüpçü Demirören'e devlet bankalarından milyonalrca dolar kredi verilmiş, bir ço kdevlet bankası, bu vb. adına 5'li çete denen(ki 50-60 holding, muktedirlerin para aktarma, kara para vakıfları vb.) soyguncu yandaşlarına milyarlarca dolar kredi, borç, vergi silme, usülsüz ihale, garantili geçiş adıyla açıktan soygun, sanayi, ticaret, inşaat sektörleri gibi tarım sektörü de bu ve benzeri talancı, aracı yandaşlara devlet teşvikiyle peşkeş çekilmiş, bunlar her türlü ürünü stoklayıp, ardındna fahiş zamlar yapmış(yapmaya da devam ediyorlar), ülke her koldan AKP soygun rejimince soyulurken ekonominin kötü durumundan marketler sorumlu tutulmuş, halkın yarısı da inanmıştı(bu yalan, dolan, talan hala devam etmektedir.) Örneğin Halk Bank, Ziraat Bankası(çiftiye destek bankası!) yolsuzlukları, ABD'nin eline düşen Zerrab, Halkbank Müdürü vb. buz dağının görünen yüzününün bile çeyreği değildir. Yalan ve kara medya, Hitler'in 5. kol faaliyetinin baş müdavimllerinden Demrören ve onun Kredi kartı kullanıcısı Buket(3 kelime cümle kuracak bilince, dürüstlüğe sahip olmayan troller müdür oldu ), sayısının 120.000'i bulduğu bizzat içeriden verilen bilgilerle dile getirilen AKTROLLER.. vb. neyse, Demirören medya patronluğu(aracılığı!) için Ziraat(Ziraat!) Bankasından aldığı ve güncel 30 MİLYAR TL olan kredi borcunu ödememiş, yetmemiş yıllarca bunların vergi ve borçları silinmiş, bunlara özel, imtiyazlı yapılanmalar yapılmış... Neyse ülke ve halk süreğen soygun altında, soygun rejiminde, hırsız ekonomisiyle cebelleşiyor... Her alanda hırsızlar rejimi, yandaş -yalan-, dolan, talan medya okuyanın, feleği şaşar, süreğen kandırılır, meze olur...
Siyasal İslam ve Yalanlarından bir kaçı (Toplumun yarısı bunlara aldanmayacak kadar da olsa bilinçli olmasa, daha neler yaparlardı neler. Hitler, 40 Haramiler, Şeytan gerçek olup gelse bunların eline su dökemez)
1. Camide içki içtiler
Yandaş medya tarafından uydurulan bu yalan ilgili Cami imamınca yalanlandığı halde yıllarca sürüdürülmüş, İmam ise DOĞRUYU SÖYLEDİĞİ İÇİN TEHDİT, ŞANTAJLARA MARUZ BIRAKILARAK, sürgün edildi. Ayrıca camiye sığınan tüm yaralılara hapis, yaralıları tedavi eden dopktorlara da "ibadethaneyi kirletmekten" 10'ar ay hapis cezası verdi.
2. KABATAŞ YALANI, bir Siyasal İslamcı(40 harami) Başörtülü Haramisinin ne kadar çirkefleşeğinin ispatı
https://tr.wikipedia.org/wiki/Kabata%C5%9F_Yalan%C4%B1
Siyasal islamcı(40 Haramiliğin) Başörtülü Bacı Fantazileri
Kabataş'taki kalabalığı fark ettim. Gezi Parkı eylemcilerine destek eylemi olduğunu düşündüm. Elimde bebek arabası yolun karşısına geçtim. Ve beklemeye başladım.Bir anda ‘Bakın Tayyip'in ...... burada gelin onu...' diyen sesler duydum ve arkama baktığımda 25-30 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim kadınların bana karşı öfkeli bakışlarını görünce benden bahsettiklerini anladım. Ne olduğunu anlayamadığım bir anda üzerleri çıplak, elleri deri eldivenli, başlarında tuhaf bantlı 70-100 kadar adamın ortasında kaldım. Bebek arabam elimden gitti.Bir kadın, "Ne geldiyse bu ülkenin başına bunların başörtüsü üzerinden geldi vurun şuna" deyince, bir adam arkamdan tekme tokat vurmaya başladı. Sonra bağırmaya başladılar. Devrim yaptıklarını, ihtilal yaptıklarını, ülkeyi bize teslim etmeyeceklerini, Erdoğan'ı asacaklarını, Erdoğan'ı da hepimizi de tek tek ..... Bir taraftan, "Bu ülkenin gerçek sahibi biziz anladınız mı ulan" diye bağırıyorlar, bir taraftan tekmeliyorlardı. ‘Kutsal başörtüymüş, görün bakalım kutsalı size neler yapacağız' diyerek aklınızın bile almayacağı şekilde küfrettiler, vurdular, vurdular... ‘Asacağız Erdoğan'ı anladın mı' diye bağırdılar. Hangi birini söyleyeyim, nasıl anlatayım yaptıkları küfürleri. Bir amcaydı sanırım müdahale etmeye çalıştı, onu da öldüresiye dövdüler kızıyla birlikte. Sonra uzaklaştılar. İnönü Stadı'na doğru uzaklaştılar. O sırada tamamen kendimi kaybettim. Ondan sonra ne olduğunu hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde üzerim idrar kokuyordu. Yerimden kalktım, bebeğimi bulmaya çalıştım.
Zehra Develioğlu, Elif Çakır röportajı
Yalanları roman gibi dizmiş, dürmüş, uydurmuş... Sansürlenmiş yerlerde ise ne yazık ki bu yalancının tecavüz fantazileri var...
Olayın üzerinden 9 ay geçtikten sonra ulusal bir televizyon kanalı, Zehra Develioğlu'nun [B]Kabataş iskelesi önünde beklediği süreyi içeren kamera görüntüsünü yayınladı. Bu görüntülerde Develioğlu'nun yanından küçük bir grup geçip gidiyordu ve saldırı yoktu. Bir süre sonra Develioğlu'nun eşi geliyordu ve birlikte gidiyorlardı. Elif Çakır'ın avukatı Fidel Okan*, Facebook sayfası üstünden "Şu gerçek ki; o ana kadar olaya herkes inanmıştır. Olayın gerçek olmadığını sadece gelin bilmektedir. Olayı ilk abartan yalanlarla süsleyen gelindir. Diğerleri ise yalanlara ekleme yapmıştır." yazarak Kabataş olayının yaşanmadığını itiraf etti.[15] Bununla birlikte sosyal medyada "kabataşyalanı" etiketi ile mesajlar atılmaya başlandı, Kabataş olayını doğrulayan gazeteciler eleştirildi.
Neyse ben sadece 2 tanesinden söz ettim, ülkeyi nasıl yönettikleri, zihniyetleri bir de buradan anlaşılmalı. Öyle ki, düşünün ki, bir ülkenin sözde Cumhurbaşkanı(namus, onur, şerefi üzerine tarafsızlık yemini etmiş!), belediye seçimlerinde, genel seçimlerde yalan ve montaj olduğunu bildikleri halde, şu ya da bu partiye karşı kara propaganda üzerinden seçim çalışması yürütüp(Hitler görse utanır, Şeytan görse tövbe eder) YALAN, MONTAJ, İFTİRA VİDEOLARLA HALKIN KARŞISINA ÇIKIP yalan, dolan, talan propagandası yapmışlardır. Hiç bir aklı başında -din ve ırkçılık afyonuyla uyutulamayan, körleşip köleleştirilmemiş- toplumlarda bunlar yaşanmaz, olsa da böyle ortalıkta gezemezler, çoktan yargıya intikal edilir, bütün pislikleriyle kodesi boylarlardı...
*Fidel Okan: 2023 seçimlerinde Saray'ın Truva atı görevinde bulunan Muharrem İnce'nin kulübü Memleket Partisi'nde yer aldı, truva göreviyle oraları da karıştırdı, bütün işi gücü muhalefete isnat, iftira atmaktı, geçmişinde FETÖ izleri olduğu iddia edildi, resimleri paylaşıldı...
Kısaca Türkiye bataklıktan yönetiliyor, öyle bir yalan, dolan, talan ki bu, kelimeler dahi kifayetsiz kalıyor... Bu ve bunların pisliği tarih önünde açığa çıkartılmalı, ders kitabı gibi detay, detay anlatılıp, sergilenmeli ve bu ve pislikleriyle tümü de yargılanmalı... Aklınıza gelecek her türlü yöntemle, her türlü suçu işlemiş olmakla, tümünden de ayrı, ayrı hesap sorulup, cezaları kesilmeli, halktan çalarak edindikleri mal varlıklarına el konulmalıdır... Hırsız var diyene(ki belgeleyenleri de içeri atarak) teörist yaftası yapıştıran hırsız, arsız, soyguncular insanlık tarihinin bilincine geçmelidir -ki insanlık bir nebze de olsa ilerleyebilsin(yalan, dolan, talan rejimleri ise hala devam ediyor, artık etmemeli)...
Neler, neler geçiş garantili yüzyılın soygunu, vakıflar, sanayi, tarım, medya sektörü, YEŞİLAY, KIZILAY soygunları, soygunların ucu, bucağı yok, çeteleşmiş, örümcek ağı gibi örgütlü bir soygun rejimi, İsrail'e aktarılan IŞİD petrolleri, şimdi Kuzey Irak petrolü vb. vb. vb.
https://static.daktilo.com/sites/71/uploads/2024/11/15/zlem-zengine-gore-israile-akan-petrolden-sorumlu-degilmisiz-isletiyoruz-ama-satmiyoruz.png
Çünkü Tırcıklar ve gemicikleriyle Kuzey Irak petrolünü satıyorlar;
https://cdn.karar.com/news/1753437.jpg
https://www.diyekonustu.com/wp-content/uploads/2024/09/zehra-taskesenlioglu-naylon-fatura-akp-milletvekili-eylul-2024.jpg
https://www.halkinhabercisi.com/wp-content/uploads/2022/08/hakli.jpg
https://i.ytimg.com/vi/9r5HWVvd5XM/maxresdefault.jpg
KIZILAY'ı soyan, halkı en acı gününde mağdur edip, acıları ticaretine çevirenin kızı, %100 suçlu olduğu trafik kazasında 1 insanın ölümüne yol açtı, günlerce gözaltına alınmadı, yargılanmadı, yargılandı serbest bırakıldı, sonuç;
https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/1247199.jpg
spartacus
09-01-2025, 06:10
AKP faşizmi ve AYM...
Neden böyle söyledim? Çünkü AKP faşizm, talan, vurgun ve yıkımlarına karşı görünürde dahi olsa kamu adına işlevi olabilecek hiç bir kurum kalmadı..
Bakan diye atanan memurların görevi halk düşmanlığı, sömürgeci, hırsız holdinglerin paravanlığı.
Adalet bakanlığı ne işe yarar?
Görevi adaletsizliği meşrulaştırmak, baskı ve şiddet, korku yönetimini sağlamak mı?(buna terör deniyor).
Hukuk bilgisi olmayan birisi dahi metni okusa "harami kanunu" olduğunu anlar.
AKP açız diyeni dahi terörist ilan ediyor.
Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca iki yıl altı aydan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır."
Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
Böyle hukuk, yasa mı olur? Suç ne, tanımı ne? Neye göre? Kapsamı ne? Bir de nitelikten söz etmiş! Ortada suç yok, diyelim ki olsa bile, bu o kişiyi şu ya da bu örgütle ilişkilendirebilir mi? Örgüt adına denmiş, buna kim karar verecek, yapan kişi şu örgüt adına yaptım mı diyecek, püsküllü garabet. Diyelim ki "A örgütü yoğurda beyaz demiş, AKP daima siyah diyor, insanlar da çıkıp beyaz derse ne olacak?" Suç sayacaklar.
Asıl dertleri iliğine kadar soydukları halkın dayanacak sabrı ve gücünün kalmaması, haliyle insanların, halkın, en demokratik hakları olan protestolar veya görüş beyanı, eleştirileri engellemek namına, AKP terör ortamı (halkı korkutmak, yıldırmak ve insanları en demokratik haklarını kullandıkları için cezalandırarak, yılgınlık ve korku oluşturmak) oluşturabilmek veya AKP'yi eleştiren herkese yapıştırdıkları teörist, hain yaftasını fiiliyata dökerek insanları cezalandırmak için...
Kaçıncı kez iptal ediliyor? AKP faşizmi hukuki temeli ve somut bir dil taşımadığı, emirlik türü sözde bu vb. kanunları iptal edildiği halde tekrar, tekrar oraya, buraya tıkıştırıp, siyasi yargılamalarda bulunuyor.
Yani birisi(ki bu birisi biliniyor, ama asıl sorun ülkede yargıyı Aktroller(akitler) belirler oldu!) bu terörist dese, ispatlama yükümlülüğü var, bu sefer rahatlıkla denecek ki, terörist olması gerekmiyor, örgüt adına suç işledi denecek(neye göre, kime göre, hangi organik ilişki, bağı var?), böylece kişiye hem eylem veya söylemi için ceza verilecek, hem hukuksuzca içeride tutulmuş olacak, hem de üzerine örgüt üyeliği suçunun yarısı eklenecek, ikisini topla örgüt üyeliği suçundan da daha ağır bir ceza olacak... Ve bu faşizmi uygulayan AKP ise dün FETÖ'NÜN ortağı(aslında bugün de, çünkü FETÖNÜN üst düzey bürokratları AKP'nin üst makamlarında), bugün Menzil vb. paralel devletleşen sözde kara holding tarikatların ortağı. Bu yöntemleriyle dönüp AKP'liler yargılansa, çoğu FETÖ'den içeri atılır, atılmalı, hırsızlık, hak, hukuksuzluk, ülkeyi soymak vb. ayrı ve asıl bir dava. Ha kendi uyguladıkları yöntemlerle kendileri yargılansa, ömür boyu içeriden çıkamazlar. Keser dönsün, sap dönsün... (AKP+MHP kadar çeteleşmiş, mafyalaşmış ve ülkeyi bu denli örgütlü biçimde soyan bir hükümet olmadığı halde, Erdoğan 2002 yılından önceki hükümete, çete-mafya, zalim iktidar diyordu, asgari ücretli için çay, simit, kira, eğitim, giyecek vb. hesabı yapıyordu -ki o zaman asgari ücret, emekli aylığı bugüne göre 4 kat, ev kiralarına göre 2-2,5 kat daha yukarıdaydı, açlık değil, yoksulluk sınırı ile kıyas ediliyordu, şimdi ev kirası etmiyor...)
"Sana düşman, bana düşman, düşünen insana düşman... Nazım Hikmet"
https://t24.com.tr/haber/aym-den-ikinci-iptal-orgut-adina-suc-islemek-fiiline-8-yargi-paketi-yle-getirilen-yeni-duzenleme-de-iptal-edildi,1208698
spartacus
10-01-2025, 00:59
İllegal, legal yolsuzluklarla halkı ve ülke kaynaklarını kurdukları çete, holding, konsorsiyum(Cengiz, Limak, Kalyon, Kolin, Makyol), paydaşçı diğer holdinglerle (5 büyük baş -paydaş(!) dahil toplam 50 civarı) ağlarıyla soyarak bitiren AKP+MHP talan rejimi ve yansımlarından bir örnek... Öyle böyle değil, yaptıkalrı vurgunlar, soygunlar talan ve dolandırmaları birer örnekle izah edilse, tarifi bile onlarca sayfa tutar(aklınıza gelecek her türlü yolsuzluk, dolandırıcılık, rüşvet, naylon fatura, hırsızlık hatta afyon ticaretinden, insan ticaretine kadar).
Eskiden de vardı denir ya, yalan, eskiden kişisel ilişkiler üzerinden vb. yapılırdı (genelde rüşvet) ve iyi, kötü denetlenebilir, açığa çıkartılırsa da açığa çıkartan gazeteler, gazeteciler taktir edilirdi, şimdi açığa çıkarmak en büyük suç. AKP işe denetleyecek kurum ve kuruluşları saf dışı bırakarak veya şiddet, şantajla çeşitli iftiralar, isnati, sahte belge vb. düzenleyerek bitirmekle başladı...
Eskiden halk daha yolsuldu denir, yalan, emekli maaşı, asgari ücret 24 gram altın, 2,5-3 ev kirasıydı, yani 1.500$ civarıydı, şimdi ise 4 gram altın veya 300$, 650$.
A.N.Sezer de cumhurbaşkanıdır ve başkanlığı döneminde bütün harcamaları, gerekçeleriyle ortaya sunulabilir, öncesi, sonrası mal varlığına değin kıyas yapılabilir. AKP iktidarında ise, buzdağının görünen yüzünün yüzde biri bile etmeyecek bir yolsuzluk oraya çıktığında, "paraları sıfırladın mı" diyen kişinin cumhurbaşkanı olması, beraberinde soygun yapan bakanlara da ceza vermek yerine dolandırdıkları paraların iade edilmesi ne demektir? Neyin karşılığında aldılar bu paraları, halktan ne kada rsoyup, aralarında paylaştılar? AKP+MHP soygun rejimi, hiç bir şey bilmiyorsak, geçiş, hasta, müşteri garantielrine bakmalıyız, legal(aslında illegal ama meşrulaştırımış), resmen yapılan yolsuzluk orada, orta yerde, gözümüzün içine baka baka soyuyor, dolandıryorlar...
Türkiye'de siyaset bitirildi, şu an elde kalan en önemli politika, hırsızlık rejiminin olabildiğince deşifre eidlmesidir. Dün belki bu kadar işe yaramayabilir ancak şimdi halkın iliğine kadar soyulmaktan içine düştüğü kaçınılmaz silkelenme, irkilme döneminde içine düşürüldüğü açlığın, perişanlığın, çaresizliğin de göstergesi, sebebi, kanıtı haline gelmiştir.
- Adam ekonomist yani yapıyor, gayet güzel zam yapıyor. 20 sene evvel (AKP'den önce demek istiyor olmalı) emekli maaşıyla annem beni büyüttü, kira veriyordu, yol paramı, sigara paramı, özür dilerim hepsini veriyordu. Allah bildiği gibi yapsın. Allah bildiği gibi yapsın, Allah kahretsin.
- Amin, amiiiin. Allah onu tepe aşağı indirsun.
- İnsan utanur...
Nasıl düzelecek 20 senedir Türkiyeyi batırdı, sattı, yedi, şimdi düzelecek? Nasıl düzelecek? ...
https://www.youtube.com/watch?v=biUumEPkPtk
Şüpheci Dinsiz
10-01-2025, 05:44
Han-i Yagma (https://web.itu.edu.tr/~altilar/siir/TevfikFikret/HanIYagma.html)
Bu sofracik, efendiler - ki iltikaama muntazir
Huzurunuzda titriyor - su milletin hayatidir;
Su milletin ki mustarip, su milletin ki muhtazir!
Fakat sakin çekinmeyin, yiyin, yutun hapir hapir...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin,
Doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsiniz, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarin kalir mi kim bilir?
Su nadi-i niam, bakin kudumunuzla müftehir!
Bu hakkidir gazanizin, evet, o hak da elde bir...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-i zi-safa sizin,
Doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin!
Bütün bu nazli beylerin ne varsa ortalikta say
Haseb, neseb, seref, oyun, dügün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazir hazir, kolay kolay...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin,
Doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin!
Büyüklügün biraz agir da olsa hazmi yok zarar
Gurur-i ihtisami var, sürur-i intikaami var.
Bu sofra iltifatinizdan iste ab ü tab umar.
Sizin bu bas, beyin, ciger, bütün su kanli lokmalar...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-i can-feza sizin,
Doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin!
Verir zavalli memleket, verir ne varsa, malini
Vücudunu, hayatini, ümidini, hayalini
Bütün ferag-i halini, olanca sevk-i balini.
Hemen yutun düsünmeyin haramini, helalini...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin,
Doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin!
Bu harmanin gelir sonu, kapistirin giderayak!
Yarin bakarsiniz sOner bugün çitirdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sicak,
Atistirin, tikistirin, kapis kapis, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-i pür-neva sizin,
Doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin!
Tevfik Fikret
Tevfik Fikret - Cem Karaca - Yiyin Efendiler
j56ujw-PLYQ
https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/yunus-emre-enstitusunde-yolsuzluk-skandali-chpli-atalar-siyasi-2286173
Yunus Emre Enstitüsü'nde yolsuzluk skandalı... CHP'li Atalar: 'Siyasi koruma kalkanı kendisini apaçık ilan ediyor'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Atalar, Bakanlığa bağlı Yunus Emre Vakfı'yla ilgili yolsuzluk iddialarına ilişkin "Teftiş ve suç duyuruları önemli bir adım, ancak sorumluluk burada bitmiyor. Bu noktaya gelinene kadar göz yuman, koruyan ve güç veren herkes hesap vermelidir" dedi.
Yayınlanma: 05.01.2025 - 12:37
Mütevelli Heyeti Başkanlığını Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un yaptığı Yunus Emre Vakfı'nın sahte şirketler üzerinden naylon faturalarla zarara uğratıldığı iddialarına ilişkin başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 11 şüpheliden 8'i tutuklandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilenlerden 8'i "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklandı, 3 zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Ankara'nın gündemine oturan yolsuzluk skandalıyla ilgili olarak CHP'den bir çağrı açıklaması geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Atalar, "Adı geçen Bakan ve Bakan Yardımcılarının yaşanan milyonlarca liralık yolsuzluk konusunda bir sözleri var mıdır? Vakıf Mütevelli Heyeti, Enstitü Yönetim Kurulu, ve istifa ettirilen Enstitü Başkan Yardımcılarının ortaya çıkan skandal ile ilgili herhangi bir illiyetleri, hukuki sorumlulukları veya hiç olmasa vicdani sorumlulukları ne boyuttadır?" dedi.
"İDDİALAR BİRKAÇ KİŞİYLE SINIRLI DEĞİL"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülşah Deniz Atalar, açıklamasında şunları kaydetti:
"Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Yunus Emre Enstitüsündeki son dönemde gündeme gelen ve duyarlı kamu denetim elemanları sayesinde ortaya çıkarılan yolsuzluğun boyutları dudak uçuklatıcı olmakla birlikte, yapılan usulsüzlüklerin kapsamı ve bu usulsüzlüklerde kullanılan yöntemler kamuda yaşanan genel tablonun kumsalda bir kum tanesi misali sadece küçük bir örneğini temsil ediyor. Bu noktada sormak zorundayız. Kim ya da kimler bu yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin devam etmesine izin verdi? Teftiş ve suç duyurusu ancak olaylar ayyuka çıktıktan sonra yapılıyorsa, yönetim mekanizmaları neyi denetliyordu? Bu iddialar sadece birkaç kişiyle sınırlı bir mesele değil; asıl sorun, sistemin bu denli yozlaşmaya açık hale getirilmesidir. Teftiş ve suç duyuruları önemli bir adım, ancak sorumluluk burada bitmiyor. Bu noktaya gelinene kadar göz yuman, koruyan ve güç veren herkes hesap vermelidir."
"BAKAN'IN EŞİ İSTİFA ETTİRİLDİ"
Yunus Emre Enstitüsü'nde yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında Yunus Emre Enstitüsü eski Başkanı Şeref Ateş, Enstitü Daire Başkanları ve bazı alt kademe çalışanları ile Enstitüye sahte fatura düzenleyen bazı şirket yetkililerinin gözaltına alındığını belirten Atalar, "Geçen yıla kadar 9 yıldır Enstitü Başkanlığını yürüten Şeref Ateş, gözaltı kararı uygulaması için evine polis gittiğinde bulunamadı ve yurtdışına kaçtığı basına yansıyan bilgiler arasında. Şeref Ateş ile birlikte görev yapan Enstitü Başkan Yardımcıları; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Göktaş'ın eşi Rahmi Göktaş ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'ın oğlu Abdullah Kutalmış Yalçın ise kamu kaynaklarındaki yolsuzluklar basına yansıyınca ve Savcılıkça da soruşturma başlatılınca istifa ettirildiler. Yunus Emre Enstitüsü'nde ihtiyaç doğrultusunda mal ve hizmet alınmadan, sanki var olan bir ihtiyaç doğrultusunda satın alınmış mal veya hizmet varmış gibi gösterilerek, herhangi bir ticari faaliyeti olmayan tabela şirketlerinden kesilen sahte faturalarla bu şirketlere ödenen komisyonlar karşılığında, Enstitü bütçesinden milyonlarca lira zimmete geçirildi. Bu yolsuzluklar ile ilgili hakkında soruşturma yürütülen ve gözaltı kararı çıkartılan kişiler Enstitü Eski Başkanı Şeref Ateş, Özel Kalemi M. D. Destek Hizmetleri ve Bilişim Dairesi Başkanı M. Ç. Strateji Geliştirme Daire Başkanı S. Y. ile ismi öğrenilemeyen diğer birkaç çalışan ve sahte fatura düzenleyen şirket yetkilileri" dedi.
"ÜZERLERİNDE SİYASİ KORUMA KALKANI VAR"
Gözaltı kararı çıkartılan isimler arasında olmayan iki isme de dikkat çeken Atalar, "Aile Bakanının eşi ve MHP Genel Başkan Yardımcısının oğlu bu çarkın içinden çekilerek muhafaza altına alınıyor. Oysa, doğrudan başkan yardımcılarına bağlı olup, sahte faturalarla hayali mal ve hizmet alımı yapan ve bunları muhasebeleştiren daire başkanlıklarının bu faaliyetlerinin hiyerarşik silsilede Başkan Yardımcılarının bilgisi, onayı ve imzaları dışında gerçekleşmesi mümkün değil. Şemada Enstitü Başkanı, daire başkanlıkları ve tabela şirketleri varken, istifa ettirilerek denklemden çıkarılan başkan yardımcılarının üzerindeki siyasi koruma kalkanı apaçık kendisini ilan ediyor. Yolsuzluk soruşturmasında yukarıdaki tabloda öne çıkan ve kamuoyuna yansıyan isimler, Enstitüdeki yolsuzluğu sahada gerçekleştirdikleri iddia edilen bürokratlardır" değerlendirmesinde bulundu.
spartacus
12-01-2025, 03:28
Zafer Havalimanı: 1.317.733 yolcu garantisi verilmişti, 32.958 yolcu kullandı.
Peki Zafer Havalimanı nerededir? Kütahya'ya 50 km uzaklıkta ve Kütahya'ya bağlı, 15.835 müfusu olan Altıntaş ilçesindedir. Eğer bir kurum, bir geçiş garantisi verecekse(ki kökten yanlış, ama diyelim ki veriliyor), o halde nelere bakılır?
1. Geçmiş yıllarda gerçekleşen uçuş ve yolcu sayılarına.
2. Geçmiş dönem verisi yoksa, ilgili bölgede benzer hava alanlarının kullanım oranına vb.
43.200 Yolcuya karşı 1.317.733 geçiş garantisi vermek nedir? Bilerek yapılan, akıl, mantık, hak, hukuk, bilim, matematik, fizik, kimya, biyoloji hatta edebiyatı dahi hiçe saymaktır, yani edebiyat alanında bile olsa bu kadar bariz yanlış yapılamaz, öyleyse bu da yüzlerce örneği gibi SOYGUNDUR.
1.284.765 adet geçişin (250.000.000 TL) parasını kim ödeyecek? Hangi soyguncu holdingler ve paydaşları(muktedirler) halkın cebinden bu HAYALİ geçiş parasını alıp, aralarında pay edecek? O banka benim, bu vakıf senin diye kimlere aktarılacak? Sadece 1 hava alanı, sadece 1 geçiş garantisi örneği, 250.000.000 TL, böyle yolcudan, hastaya, yoldan, köprüye onlarca garanti var ve her yıl, her yıl %80-90 sapma ile, Hırsızlar Holdingleri+muktedir paydaşlarına ödeniyor...
Bu legal görünümlü soygun, illegal yolsuzlukları, sahte işler, naylon faturaları, arazi, yapı peşkeşleri vb. kaç yıldır sürmektedir? Bunlar medya, sağlık, eğitim kurumlarına değin her yanı kuşattı. Yıllık maaliyetleri nedir? Halkın kaynaklarının %60'ına kimler el koymuştur, bu kişiler ve DİYANET(!) neden Allah veriyor (sıkıyorsa Allah'ı sorgulayın şantajı), fakirler sevinin siz cennete kolay gireceksiniz, şükredin demektedir, Allah halktan çalıp, hırzılık yapıp bunlara mı vermektedir, hırsız Allah mıdır, hırsıza, yolsuza Allah çalıp veriyor demek, şükretmek İslam'a has mıdır, değilse ülkede Müslüman mı yoktur(ya öyledir, ya da böyle), Allah çalıp veriyor yalanına inanan, hırlıyı, hırsızı alkışlayıp, el üstünde tutan Müslüman ise, istismar edilip, kullaştırılıp, sömürüldükleri din bu mudur? Bu hırsızlara her yıl ne kadar akmaktadır(takribi trilyonu bulur, sonra asgeri ücretli, emekli, işçi, çiftçi, memur elbette açlık sınırı altında yaşamaya mahkum olur, emekleri, hayatları çalınır ve marketler, emekliler suçlu ilan edilir, cahiller aldatılır)?
Tüm hava alanlarında verilen yolcu garantilerinde ortalama sapma %80... Yani bir kurum nasıl olurda %80 sapma ile hesaplama yapabilir? Bu yanlışı kaç yıl yapar? Halk AKP+MHP soygun rejimince soyulmaktadır, bu öyle böyle değil, bu Dünya Tarihine geçecek denli büyük bir vurgun, legal, illegal hırsızlığın, kleptokrasinin adıdır...
Hırsızlığı, yolsuzluğu meşrulaştıran, bunu rejim olarak yapan bir hükümet var, sayıştay vb. tümü de hikaye, halk feci biçimde soyuluyor ve hala daha %30-40 arası bir kitle kazığın çatallısından hoşnut değil, püsküllü çatallı olsun istiyor... Böyler bir cehalet dünya tarihi açısından ders niteliğindedir, ezan, bayrak, vatan, millet vb. gibi değerlerin hamasete alet edilerek, toplumların aldatılması, sömürülmesi, sürüleştirilmesi, köleleştirilmesi yasaklanmalı, kurumlar özerkleşmeli(sayıştay, hukuk, üniversiteler vb.), vali, kaymakamlar vb. de halk tarafından seçilmeli, atanmış bürokrat kurumlar lav edilmeli, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında atama değil seçimler yapılmalı, tüm kurum ve kuruluşlar her yıl sonu tüm iş ve haracamalarını halka açık beyan etmeli vb. aksi davranışlar mahkum edilip, yasaklanmalı, AKP+MHP rejimi topyekün, titiz yargılama ve araştırma süreçleriyle yargılanmalı, bu hırsızların ve nemalanan yandaş+eşrafın, ilgili hırsız holdinglerin servetine el konulmalı, kamulaştırılmalı, halktan çaldıkları (trilyonlarca TL) tekrar kamuya kazandırılmalı, sosyal kurumlar üzerinden halka aktarılmalı, aktrolleri, medyası dahil tümü yargılanarak, suçları sabit görülenler de mahkum edilmelidir...
https://www.tr724.com/zafer-havalimaninda-yolcu-garantisinin-yuzde-251i-tuttu-hazine-yandas-muteahhite-250-milyon-lira-odedi/
spartacus
14-01-2025, 00:03
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da bu sabah ailesinin Balıkesir'deki evinde gözaltına alınmasının ardından çok sayıda CHP'li Beşiktaş belediyesi önünde toplandı.
Bugün genel başkanımızla bu konuları konuştuk. İhaleye fesat iddiası nedeniyle belediye başkanı gözaltına alınamaz. Belediye başkanları 5108 sayılı kanuna göre ihale ve harcama yetkilisi değildir.
"ESENYURT'TA, BEŞİKTAŞ'TA YAPTIĞINIZI TBMM İÇİN DE YAPACAK MISINIZ?"
İBB'nin iştiraklerinin de işini almış açık ihale ile. Ama bu şirket Yargıtay'ın, TBMM'nin, Yargıtay'ın, sayamayacağım kamu hastanesinin, AK Parti'nin başka belediyelerinin, havalimanı işletmelerinin… Onlarca kamu kuruluşunun işlerini almış.
Buradan savcı beylere, bu kalbi kötü, uygulaması kötü savcı beylere sormak isterim: Esenyurt'ta yaptığınızı ya da Beşiktaş'ta yaptığınızın aynısını TBMM için de yapacak mısınız?
Bu şirketlerin ihale dosyalarını İBB'den istediniz. Aynı şeyi saydığım devlet kurumlarından ve AK Partili belediyelerden isteyecek misiniz?
"BU İHSAN AKTAŞ'IN BUGÜNE KADAR [girmediği, B.N.*] İHALE, KAMU KURUMU KALMAMIŞ"
Bugün sabah kargalar kahvaltı yapmadan basın bülteni geçiyor beyefendi. Basın bülteninde diyor ki, suç örgütü lideri İhsan Aktaş… Baktı bütün Türkiye kim bu diye. Bu İhsan Aktaş'ın bugüne kadar girmediği ihale, ihale almadığı kamu kurumu kalmamış.
Başta Meclis, Sayıştay. THY'den tutun AK Parti'nin neredeyse bütün belediyelere. Açık ihale. Bizimkilere de girmiş, almış. İhaleyi alınca bizimkiler şüphelenmiş, kamuya yazı yazmış. Bu kişinin bir irtibatı, bağlantısı, soruşturması var mı? Cevap beklenmiş, tık yok.
* B.N. : Benim Notum.
https://www.odatv.com/guncel/imamoglu-ve-ozelden-ortak-cikis-siradaki-operasyonu-acikladi-erdoganin-transfer-listesindeki-chpli-120081165
Diyelim ki; bu Aktaş, akP hırsız+paydaş rejiminin bir üyesi, ihalelere girer de, en düşük rakamı teklif eder ve belediye kabul etmez ise; bu sefer de en düşük rakam vereni tercih etmeyip, belediyeyi zarara soktular demeyecekler mi? Evet, bu sözü; yıllardır somut, açık, legal yolsuzluk biçimiyle, geçiş, hasta, yolcu vb. garantisi adı altında halkı soyup, aralarında paylaşan akP diyecektir. Kısaca akP hırsız+çete rejimi bu coğrafyadan el çektirilmedikçe, kimse sosyal ve politik olduğu kadar ideolojik olarak da güven ve sağlıklı olamayacağı gibi, bütün coğrafya ve çevresi de(Ortadoğu) nasibini alacaktır. Bunların tarifi uzun,zor, ki bir ülkenin bütün imkan ve olanaklarını istismarla ele geçişmiş ve bu olanaklarla bütün coğrafyayı, imkan geçse tüm dünyayı "kuraslızca!" talan eden, etmek için de her türlü belanın bekleneceği soygun çetesi...
Sanılanın aksine, kapitalist bir ülkede akP vb. çete, mafya rejimlerinin egemen olduğu koşullarda toplumsal hareket, aydınlanma, bilinçlenme yükselmez veya ileri gidemez, aksine düşer. İşte bunun ispatı geçmiş 20 yıl ve toplumun açlık sınırı altında yaşamasına rağmen sendikaların, çeşitli sosyal kurum ve kuruluşların, STK'ların, internet ve sosyal medya, iletişim olanaklarının da bu denli gelişmiş ve yaygın olarak kullanılmasına rağmen, üye ve aktivite kaybı somut bir kanıttır. Kısaca feodal monarşi dönemleri benzeri mafya egemenliği türü hakimiyetler ile burjuva demokrasisi(her ne kadar temsili ve sermaye merkezli olsa da, nüvesinde yurttaşlık ve yurttaşın hakları temelli hukuk, söz ve ifade üzre kendisini temsil edebilme kimliği taşır) çelişir. Toplumsal demokrasi ve anlayışı ne kadar gerilerse, toplumların bilinçlenmesi, örgütlenmesi de o denli aşağı düşer, çünkü hakim hava ve rüzgarı altında bütün olanaklar tükenir... Örnek vereyim, 1990'lar ile bugünler kıyaslanabilir. O zamanlar faşizm etkisi daha ağırdı, ancak dar alan hedefi vardı, AKP ise baskı, şiddet, şantaj, tehdit, faşizmi tabana yaydı, genişletti, artık hükümeti eleştirmek, herhangi bir hak talebi dahi suç ve hainlik, terör olarak lanse edilip, sıradan insanlar dahi içeri atılıyor. AKP iktidarı halk için istisnasız korku yönetimidir(terör) ve bu koşullarda toplumsal aydınlanma veya kendini temsil olanakları tükenmiş demektir.
1990'lı yıllarda işçi nüfusu ile sendikalı işçi oranı %60-70 arasındaydı! 2024 yılında ise bu oran %25! Daha işçilerin en doğal örgütleri ve yasal hak olan sendikalı oranı, %60-70 bandından, %25'lere düşmüş ise, bunun temelinde yatan arttırılmış, tabana genişletilmiş, akP soygun rejimi, kleptokrasi, korku imparatorluğudur - terör yönetimi. Konu ayrı bir başlıkla irdelenebilir, ancak ben kabaca bütüne yansıyan üzerinden dile getirdim... 1990'larda dar hedefli faşizm, belirli dar bir alanı kapsayan ve ileri söylemler, aydınlar, sol kadroları hedef alan faşizm, şiddet anlayışı, akP döneminde ya akP soygun rejiminden yanasın ya da kat-li vacipsin kriterine indirgenmiştir, işte asıl sorun buradadır. bunun aydın, ileri, demokratik söylem gibi bir kriteri yok, dolayısıyla akP baskı, şiddet rejimi, bütün halkı hedef almakla, halkın ve kişilerin kendisini temsil etme olanağını da ortadan kaldırılmıştır. Eski taktik aydınların toplumdan yalıtılması uygulanmakla birlikte, akP döneminde bu toplumun her ferdinin sindirilmesine dönüştürülmüştür(kısaca darbe rejimi ve üzerinden kleptokrasi, korku imparatorluğudur)... Demokrasi, hak, hukuk ve mücadelesi olmadan, toplumsal, bilimsel, sosyo-ekonomik, sosyo-politik ilerleme, aydınlanma da mümkün değildir. Süreğen terör, sırf ekmek derdi(yoksa aç, açık, sokakta kalacağım korkusu -> korku dalkavukluğa yol açar), işsiz kalma, işini kaybetme, içeri atılma, şiddete maruz bırakılma, isnat korkusu yaşayan insanlarla da(milyonlarca insan, halk!) istisnalar harici buluşmak, ortak hareket etmek olanaksızdır...
-----------------------------------------------------------------------
Türkiye'nin konuştuğu CHP'li Yüreğir Belediye Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ne yanıt verdi
Tarafsız davranacağına namus, şeref ve onuru üzerine and içen R.T.Erdoğan, son zamanlarda çeşitli belediye başkanlarıyla irtibata geçerek onları AKP'ye davet etmektedir.
akP+MhP Hırsız Çete Rejiminin hesabı aşırı kabarık...
https://www.odatv.com/siyaset/chpli-yuregir-belediye-baskani-ali-demircali-cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogana-ne-yanit-verdi-120081174
spartacus
15-01-2025, 09:32
15 Temmuz Derneği soyuldu
Darbe girişimde yaşamını yitirenlerin yakınları, 15 Temmuz Derneği'nin soyulduğunu, dernek yöneticilerin lüks villalar aldığını belirterek şikâyette bulundu. Dernek yönetimi AKP'nin arka bahçesi gibi.
https://www.birgun.net/haber/kazdaglarinda-cengiz-isgaline-mahkeme-dur-dedi-590760
spartacus
23-01-2025, 16:30
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın denetleme ve yetkisinde olan ve yangına karşı önlemlerin neredeyse hiç yok denebilecek kadar YETERSİZ olduğu oteli denetlemeyen Kültür ve Turizm Bakanı, şirketi üzerinden bu otelin yataklarını satıyor... Hem bakanlık görevi olarak denetlemesi gereken bir otel, hem de bakan ve denetleme görevi olmasa dahi(!), "otelin yataklarını satıyorum, ama müşterim açısından güvenli bir satış gerçekleştiriyor muyum" diye sormuyor, belge istemiyor, haberi bile yok(AKP tipi vahşi kapitalizm) ve bu bakan sorumluluklarını kabul etmiyor, ama hala ve yine de bakan ve o yatakları müşteri güvenliğini düşünmeden(ayıplı hizmet) satmaya da devam edecek.
Yine AKP işletmlerin yeterlilik sertifikası gibi önemli belgeyi, kamu kurum ve kuruluşlarından alarak özel şirketlere(sermayeye) devretmişti! Ve otel sahibinin, sertifika veren şirketlerden birisinin Yönetim Kurulunda olduğu da ortaya çıktı! (AKP rejimi)
Yine de;
CHP Bolu İl Başkanı, otelin 12 Aralık 2024 günü Belediyeden denetim talep ettiğini açıkladı. Bunun üzerine Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü'nün inceleme ve denetlemelerde bulunduğunu ve 16 Aralık 2024 günü denetim üzerine hazırlanan formda 19 konu başlığının 8'inde tesisin yangın yönünden yetersiz olunduğuna dair tespitler yer aldığı belirtildi.
Ve
Belediye tarafından hazırlanan rapor sonrasında 24 Aralık 2024 tarihinde otel yetkilileri tarafından belediyeye dilekçe yazılarak ilgili raporun iptal edilmesi talebinde bulunulduğu da ortaya çıktı.
Dilekçe geri çekildikten sonra belediyenin işlem yapma yetkisi olmadığını belirten Karagöz, daha sonra aynı firmanın Bakanlık onaylı denetim şirketlerine başvurduğunu söyledi. Karagöz, bu denetimlerden sonra oluşturulması gereken raporların nerede olduğunu sordu
https://www.tele1.com.tr/yanginin-ardindan-belge-savaslari-otele-sertifika-verdigi-soylenen-firmalar-tele1e-konustu
https://www.youtube.com/watch?v=fQ_UMqsvf0A
spartacus
25-01-2025, 10:30
https://www.youtube.com/watch?v=krtn4BuzYeM
Şüpheci Dinsiz
29-01-2025, 00:21
Bir iktidar koruma yöntemi olarak yargı! Fatih Yaşlı ve Çağlar Tekin ile...
mBWgPFtQjxo
spartacus
29-01-2025, 06:57
AKP Kleptokratik faşist rejimi, AKP yandaşı olmayan her kesim ve görüşe, düşünce ve ifade özgürlüğüne saldırmaya devam ediyor. Otel yangını ardından talancı bakanlar ve otel sorumluları yerine, görevini layıkıyla yapıp, firmaca talep edilen incelemeye yetersiz dediği ve rapor vermediği, AKP faşizmince geriye dönük hayali yetki, sorumluluk uydurularak itfaiye hedef alınmış, itfaiye personeli gözlatına alınmış, hiç bir yetki ve sorumluluğu olmadığı halde belediye suçlanmış, asıl sorumlu olan ve otelle ticari oraklık yapıp, geliri paylaşan ve 14 Aralık 2024 tarihinde Turizm Bakanlığınca denetlenen otelde hiç bir ekik bulmayan(itfaiye tabi ki suçlanır, yangın önleme ve güvenlik tedirberini %90 eksik buldu) Turizm Bakanı, Valilik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlığı ise ödüllendirilmişti. Ayrıca Otel sahibi ise yine bakanlığa ait bir kurumda yetkili yapılmış!(demek ki talan çarkı bir de böyle dönüyor). Kısaca AKP faşizmi böyle işliyor, faşizm ve kleptokratik talan çarklarına dokunan yanıyor.
AKP talan rejiminde, rejim odaklı Evrakta Sahtecilik Suç değil, orada, burada aslında yetkisi vesayet, sorumluluğu ise olmayan(AKP bakanlarının hiç birisi sorumluluk almıyor, istese de alamaz, rejim kukla sistemini dayatıyor) yalan konuşan Adalet Bakanı(Adalet-sizliği Tesis etme Bakanı) ise, hak, hukuksuzluk ve adaletsizliğin merkezindedir.
Yine dün yaşanan yeni bir gelişmeyle, EVRAKTA SAHTECİLİK YAPAN SÖZDE BİLİRKİŞİ ile röportaj yaptıkları iddiasıyla gazeteciler gözaltına alındı ve yetmedi mahkeme önünde ispatlı olduğu halde bu bilirkişi kullanılarak üretilmiş olan sahte raporlu bilirkişi raporu mahkemece(hukuk dışı, siyasi vesayet kurumlarına dönmüş) kabul edildi. Yanlış duymadık, CHP belediyelerine karşı tutulan ve sahte rapor üretip sunan ve eylemi mahkeme önünde ispatlanmış olan Bilirkişi, evrakta sahtecilikten sorgulanmak yerine, kendisiyle röportaj yapan gazeteciler tutuklandı. Kendisiyle röportaj yapan yandaş medya ise aynı kişiyle röportaj yapmış olamsına rağmen hiç bir işlem yapılmadı - ki gazetecilerin şu ya da bu kişiyle röportaj yapması suç değil, görevdir.
Belli ki bilirkişiye yaptırılan evrakta sahteciliğin arkasında, daha üst makamlar var.
Evet sıradan bir bilirkişi, kamuya açık mahkemeye rapor sunmuş birisi, halkın zaten haber ve bilgi hakkı olduğu, kamuya açık olması gerekn, zaten yandaş medya tarafından süreğen aleyhe kullanılmak üzere başvurulan mahkeme duruşmaları, hakim, savcı isimleri olağansütü gizli işlermiş gibi sunularak ayrı bir haksız, hukuksuzluk, sahtekarlık daha üretilmiş oldu.
Gazeteci Barış Pehlivan, Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker ve sunucu Seda Selek'in 'bilirkişi' soruşturmasında gözaltına alınmasına siyasilerden ve hak savunucularından tepkiler büyüyor.
https://www.gazeteduvar.com.tr/gazetecilere-gozaltiya-tepkiler-buyuyor-teslim-olmayacagiz-galeri-1753047
AKP talan rejimince her yıl hatta her ay düşürülen Aylık Bağlama oranı sonunda tam anlamıyla yolunmuş, kanatları kırılmış kuşa döndü, AKP bütün varlığı ve baskı ve talan saltanatını hak gaspları üzerinden sürdürüyor. Asgari ücretin 2 katıyla prim ödeyen dahi 15-16.000 TL maaşa talim edilirken, asgari ücretle prim ödeyen ise 14.469 TL alıyor, prim öderken 2 katıyla ödenmiş olmasına rağmen arada 1-2.000 TL fark oluşuyor.
Emekli maaşı nasıl hesaplanır?
Ortalama Aylık Kazanç*Aylık Bağlama Oranı(en son %28'e kadar düşürülmüştü) = Emekli Aylığı
Kısaca AKP asalak ve talan rejimi toplumun sırtından sökülüp atılmadıkça ve bütün AKP+MHP, yetki ve sorumluları ülkeyi talan, baskı ve hak gasplarından yargılanmadıkça hiç bir şey düzelmeyecek, her geçen gün daha kötüye gidecektir. O sebeple Halk en demokratik haklarını kullanamasın, en ufak bir eleştiri, şikayet, talepte bulunamasın diye baskı ve gaspların dozunu arttırmış, geçinenmiyorum diyeni dahi terörist, hain, ajan vb. itham edecek kadar alçalmıştır.
https://www.sozcu.com.tr/e-devlet-e-girene-soguk-dus-emekli-maaslari-yeniden-hesaplandi-p131671
Şüpheci Dinsiz
29-01-2025, 18:39
https://x.com/yapicomtr/status/1884596997199368229
spartacus
04-02-2025, 12:02
İtalya'yı sarsan savaş suçlusu Türkiye vatandaşı çıktı
Libya cezaevlerinde işkence, insanlığa karşı suçlar ve göçmen kaçakçılığıyla suçlanan ve UCM tarafından savaş suçlusu olarak aranan Osama Almasri Najeem Habish'in Türkiye vatandaşı olduğu ortaya çıktı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Birinci Ön Yargılama Dairesinin, 18 Ocak 2025'te tutuklama emri yayınladığı Almasri'nin suç dosyası oldukça kabarık. UCM tarafından yapılan açıklamada Habish'e yöneltilen suçlamalar şu şekilde sıralandı:
• Kişisel onura yönelik saldırılar,
• Zalimce muamele,
• İşkence,
• Tecavüz ve cinsel şiddet,
• Cinayet,
• Hukuksuz hapis cezası,
• Dini veya ideolojik nedenlerle zulüm.
https://staimg.evrensel.net/upload/dosya/283488.jpg
https://www.evrensel.net/haber/541827/italyayi-sarsan-savas-suclusu-turkiye-vatandasi-cikti
Şüpheci Dinsiz
09-02-2025, 18:36
"Havadan karaya; yerin altından üstüne 7 ayrı vurgun dosyası. Neden geçim sıkıntısı çektiğinizin sebebi, ekonomik krizde dolar milyarderi olan Türkler...
Fakir denize ayağını sokamasın diye yolu çalan AK Partili vekil...
Havalimanı pistinin 900 metresini çalan arsızlar...
Aklınıza hayalinize gelmeyecek hırsızlıklar..."
Q4rf_1vUFAw
bilgivehis
10-02-2025, 11:13
Bu ülkedeki talanı, yolsuzlukları aslında halka anlatmayacaksın. Nasıl olsa ne olursa olsun talancıları seçiyorlar.
Çünkü bunları anlatınca tepki göstereceklerine muhalefet üzerinden savunma ve karalama pozisyonuna geçiyorlar. Gerçekleri anlattıgın zaman onlara koz vermiş oluyorsun. Yalanla, dolanla gerçekleri çürütüyorlar, halk da buna inanıyor.
Bu yüzden bütün haksızlıkları ve adaletsizlikleri öveceksin. O zaman halkın kendisi bu mezalime karşı çıkma pozisyonuna geçer.
Örnegin özellikle chp ve diğer partilerin üzerinden iktidarını sürdüren akp, bu muhalif gibi görünen partiler olmasaydı bu derece kolay iktidar olamazdı.
spartacus
03-03-2025, 10:27
Şu hale bakın, din, İslam, istismar... bir bölge, toplumun dini ne kadar yüksek ise, insanlık o kadar geri ve sefil.
TÜBİTAK, hayvanat bahçesi müdürü elinde çiftliğe döndü ve evet bu TÜBİTAK, "papaz eriğini, imam eriği yapmak, dua okunan gıda ile okunmayan gıda" gibi saçmalıkları bilimsel(?) proje olarak alıp, üstüne de derece verirken, ne kadar bilimsel çalışma var, ne kadar bilim alanında kafa patlatan insan, çocuk var, onları ret ediyor, AKP salatanatının diğer kurumlarını anlatmaya gerek yok, tümü de ilgili oldukalrı alanın gereği ne ise tersini yapmakla, ceplerini doldurmakla, piyasaya sırtan salmak ve yetiştirmekle meşgul... Şaşırmalı mıyız, elbette, AKP harami saltanatından, yalan, dolan, talan, çağlar gerisi, leşe çevirip üşüşen sırtlan egemenliğinden bu yana şaşırmayı unuttuk... Leşe üşüşen sırtlanlara da benzetme amacıyla bile olsa, hakaret oldu, o derecede tarifi zor...
https://www.youtube.com/watch?v=RlKjgtLyxWM
spartacus
12-04-2025, 13:55
İmamoğlu ve ilgili dönemde aynı üniversiteden mezun olanların da diplomaları, hukuksuzca gaspedilmişti.
Eski Ağır Ceza Hakimi İstanbul Üniversitesi'nin 35 yıl önceki orijinal ilanına ulaştı ve bu ilana göre İmamoğlu'nun başvurusu geçerli ve yeterliymiş...
Kleptokratik faşist AKP+MHP sultasında yaşanmadık hiç bir hukuksuzluk, haramilik, yalan, dolan, talan kalmadı(tarihte böylesine hırsız, arsız ve fütursuz sultalara, toplumun da bu kadar kurban, cahiline, kasabın, bıçağını yalayana, binlerce karaktersiz, kişliliksiz, kılıksız, tam bir fitne, fesat osrpusu trollerine, kara medyası ve bütün yazarlarının, yayıncılarının da tetikçi olarak davranmasına az rastlanır. Belkide binlerce trolü, bankamatik memuruyla bir ilktir)...
https://www.youtube.com/watch?v=15M1tHkK4Sc
Şüpheci Dinsiz
14-04-2025, 14:22
Kanal İstanbul projesi için Arap medyasında arazi reklamları vermeye başlamışlar.
TOKİ eli ile ihanet projesi
wcBzOSk0Cm4
spartacus
15-04-2025, 03:53
AKP'li Belediyenin tarihçi yazarı diplomasız çıktı...
https://pbs.twimg.com/media/GocoqUXWcAE5EgW?format=jpg&name=small
https://x.com/BeyhanArk2/status/1911541276429766706
AKP ve istismar afyonuna bir örnek...
"Oyunuzu bize verdiğiniz için Allah sizden hesap sormaz"
https://x.com/Albayim001/status/1911864952052154738
spartacus
17-04-2025, 06:47
https://www.youtube.com/watch?v=qbr1yRa3zAM
Şüpheci Dinsiz
18-04-2025, 17:45
https://x.com/haberaktifcom/status/1912893234633715873
Şüpheci Dinsiz
20-04-2025, 02:03
AKP-MHP suç imparatorluğu Türkiye'nin dışına taşmış. Bulaşmadıkları pislik kalmamış.
Önce Sedat Peker şimdi Özgür Özel! Pınar Barut kayıp 5 kaset iddiasını anlatıyor
GFodCsrOONU
--/--
ABD'de "Uluslararası çocuk pornosu çetesi çökertildi" diye bir haber çıkmıştı, lideri Adanalı biri çıktı.
https://www.diken.com.tr/abdde-cocuk-istismari-operasyonu-cete-lideri-adanadan-cikti/
ABD'de çocuk istismarı operasyonu: Çete lideri Adana'dan çıktı
ABD'nin Florida eyaletinde uluslararası çocuk pornosu çetesine düzenlenen operasyonda sekiz kişi tutuklandı. Çete liderinin Adana'da yaşayan ‘John De Vil' lakaplı M.B. adında bir Türk olduğu ortaya çıktı.
https://www.diken.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/2025-04-18-istismar-adana-abd.jpg
Fotoğraf: Florida Department of Law Enforcement / X
FOX News‘ün haberine göre Florida Kolluk Kuvvetleri'nin operasyonu, çocuklara yönelik uluslararası cinsel istismar soruşturması kapsamında düzenlendi.
Tutuklanan sekiz kişinin çocuk istismarı içeriklerini TikTok'taki ilanlar aracılığıyla yaydığı, çete liderininse Adana'da yaşayan M.B. olduğu belirtildi.
Operasyonda başsavcı James Uthmeier'in ‘gerçekten iğrenç' diye nitelediği yaklaşık 1,2 milyon video ve fotoğraftan oluşan toplam 6,7 terabaytlık çocuk istismarı içeriği ele geçirildi. İstismar edilen çocukların insan ticareti mağduru oldukları belirlendi.
Uthmeier şöyle konuştu: "TikTok gibi uygulamalarda çocuk istismarı içeriklerinin öylece reklam yapılması mide bulandırıcı. Büyük sosyal medya platformlarının bu tür içerikleri engellemesi için mücadeleyi sürdüreceğiz."
Şüpheci Dinsiz
20-04-2025, 14:14
Türkiye Bu Kasetleri Konuşacak | Timur Soykan Anlatıyor!
sEwGAdQAxyY
Türkiye'de tesadüf diye bir şey yoktur
hEyV8oYIgVg
Şüpheci Dinsiz
20-04-2025, 15:50
Eski DHMİ yöneticisinin kasasından 26 kilo altın nasıl çıktı?
[52 milyon TL ile beraber]
h6WNlMPSGjU
https://x.com/t24comtr/status/1913824951565529286
https://x.com/kuzeyormanlari/status/1913934795282829380
Şüpheci Dinsiz
20-04-2025, 17:17
Kayıp kasetler Amerikan istihbaratında, tanık da korumaya alınmış. Trump bu kez fena sıkıştırır.
gzojGRARdQw
Şüpheci Dinsiz
22-04-2025, 05:02
Kıbrıs'ı tüm yasa dışı işleri için üs haline getirmişler.
Turhan Çömez öyle bir skandalı ifşa etti ki ağzınız açık kalacak!
zsRr145NQ1w
spartacus
26-04-2025, 07:37
Kendisine hala bilgi sızdırıldığı ve FETÖCÜ olduğu iddia edilen Cevheri Güven'den, Bilal'in TÜRGEV'inin temelleri ve eski başkanın işlevi ve sonu üzerine...
İBRET.. BİR AK-YAMYAM BELGESELİ
https://www.youtube.com/watch?v=w_wgefpPyY4
spartacus
27-04-2025, 14:57
Ne diyordum, AKP kleptokrasi rejimi ve iktidarı gerici istismarcı-talancı sermaye ve mafya, baron talan iktidarı
Bir patron uyuşturucu operasyonunda tutuklandı: Erdoğan ödül verdi, emniyet müdürü ziyaret etti
https://haber.sol.org.tr/haber/bir-patron-uyusturucu-operasyonunda-tutuklandi-erdogan-odul-verdi-emniyet-muduru-ziyaret-etti
Ödüllü iş insanı, uyuşturucu operasyonunda tutuklandı
https://t24.com.tr/haber/odullu-is-insani-uyusturucu-operasyonunda-tutuklandi,1235305
En başarılı sanayici, 'Baron' çıktı!
https://www.istegundem.com/haber/en-basarili-sanayici-baron-cikti/292851
Şüpheci Dinsiz
28-04-2025, 20:45
https://x.com/cakir_rusen/status/1916906034091749500
https://x.com/dersim_gazetesi/status/1916910780999467342
Şüpheci Dinsiz
04-05-2025, 06:33
Said Sefa eski Fethullahçı. İktidar mensuplarının Dünya çapındaki yasa dışı organizasyonlarla işbirliklerini anlatıyor.
Sırada KİM Var?
s-Uf9i-UIiQ
spartacus
09-05-2025, 11:13
AKP'nin savcılarına bir örnek daha, Falyalı Videoları 45 adet, ama el birliğiyle yok etmeye çalışıyorlar(zira 40 adetinin MİT tarafından elde edildiği iddiaları, haberleri var, ancak işletilen tek bir yargı süreci yok), ama muhtemel bir çok kaydı var ve bu kişiler yayınlamak yerine şantajla kendilerini ya garantiye alıyor, ya da menfaat eksenli kullanıyor olmalı. Çete, mafya rejimlerinde nasılsa, öyle oluyor... Peki şimdi bu bilgi doğru ise yargı süreci işleyecek mi, doğru olup, olmadığına kim, nasıl karar verecek, elbette her halükarda yargı süreci olmalı, nerede yolsuzluk, rüşvet vb. iddiaları, BELGE, BULGULARLA söz konusu oluyor, yargı süreci yok, ancak haber yapanlara hayatı zindan, dünyayı dar etmek var... Bu halde kleptokratik rejimin, ne olduğuna dair hiçbir belgeye gereksinim yok, yargı süreçlerine, olup, olmamasına, olanın neye ve kimlere(hak, hukuk diyen veya rejime muhalif olan veya düşünen, tek suçu düşünmek olana) karşı olduğuna bakmak dahi yeterli.
RÜŞVETİN SES VE GÖRÜNTÜ KAYITLARI
https://www.youtube.com/watch?v=fnwanXvYLCA
spartacus
11-05-2025, 10:42
Yalan, dolan, talan rejim ağı şirketlerinden Çalık Holding;
10 Yılı aşkındır kazanılmış hak ve tazminatı ödenmeyen işçilerden Erol Eğrek, alacağını istemek üzere Çalık Holdinge gitmiş ve Patronun güvenlik görevlilerince dövülerek öldürülmüştü.
180 İşçinin hakkını ödemeyen yağma holdingi, balllı ihale ve işler yanında, vergi borçları da silinen ve 5'li çete diye bilinen holdinglerden birisidir(bu holdingler 40-60 arası sayıdadır)... AKP yalan, dolan, talan rejimi holdimglerin milyarlarca TL borç, vergilerini silerken, ballı vurgun ihaleler vb. verirken, bu holdingler hiç bir kamu sorumluluğunu yerine getirmemekte, insana, doğaya, kamuya zarar vermeye devam etmektedirler.
https://www.birgun.net/haber/yandas-sermayenin-kanli-hikayesi-622075
10 yıldır kazanılmış hak ve mahkemelere rağmen alacağı ödenmeyen çalışanlardan Erol Eğrek'in öldürülmesi...
https://www.evrensel.net/haber/553205/calik-holdingden-alacagini-isteyen-isci-erol-egrekin-oldurulmesine-tepki-yagdi
spartacus
11-05-2025, 17:00
Ortalıkta isnat, fitne, fesat, yalan, dolan haberin odağı, tetikçi olarak bilinen cehalet balonu Küçük'ün gazının, hak, hukuk tanımaz sermaye ve rejim borazanlığının kaynağından birisi;
Küçük'ün şirketi vergi ödememiş
Cem Küçük'ün ortağı olduğu Fil Ayakkabı Şirketi'nin iki yıldır vergi ödemediği anlaşıldı. Ancak şirketin sermayesi kurulduktan sonra 1,2 milyon TL'den 5 milyon TL'ye çıktı.
https://www.birgun.net/haber/kucukun-sirketi-vergi-odememis-622087
spartacus
12-05-2025, 01:55
https://www.youtube.com/shorts/XuOUHuw4B3w
spartacus
16-05-2025, 22:44
Bu da oldu derdim de, bu ve çok daha fazlası zaten yıllardır oluyor. Medya, basın, haber organlarına "HABER YAPTIN" cezası... İşte kleptokratik faşist talan rejiminin milyonuncu gerçeği, haberciler, haber yapamamalı, yapanlar cezalandırılır, faşizm o düzeyde... Menderes'in yalan, dolan haber yapmayan yayın kuruluşlarına karşı uyguladığı baskılar 40 yıl anlatılmıştı, ancak bunların ki, 1.000 yıl boyunca anlatılacak denli dramatik komedi faşizmine dönüştü, ne celara verdiler, komedi gibi. Spiker mimiğinden, güzel haber yapmıyorsunuz, gülmüyorsunuza kadar.. Yandaş Fosmedya mı(foseptik medya için kullandığım terim), 7/24 yalan haber yapıyorlar, çok ağır, yasa dışı haber suçlarını dahi rahatlıkla işliyorlar, ne cezası, ödüllerden, ödül, tüm AKP belediylerinden olmayan gazete, izlenme vb. abonelik bedelleri üzerinden milyon, milyon dolarları götürüyorlar.
Hem kamera kaydı hem de zaten olaylar habercilerin veya tanıkların rahatlıkla beyanda bulunabileceği bir olay olarak gerçekleştikten sonra, yakalanan kişinin ismi, cismi zaten devlet kurumalrınca verilmiş, ilgili kişiye dair iddialar da gerçek çıkmış. Çocuklarını katletmiş, ama elini kolunu sallayarak dışarıda gezebilmiş...
Peki Fosmedya, İmamoğlu hakkında(yani İBB belediye başkanı hakkında) düzinelerce yalan, isnat yapmalarına rağmen değil ceza, yapmaya devam ettiler ve teşvik ettiler, normalde o fosmedyaya kilit vurulmalı, C.Küçük gibiler de hapis cezası almalıydı, neyse faşizm, hele kleptokratik(hırsızlar rejimi) faşizm böyle oluyor...
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, tören sonrası aracına yürüyerek giderken saldırıya uğramasını haberleştiren Sözcü TV ve Halk TV'ye "Doğruluğundan emin olunmaksızın" yapıldığı gerekçesiyle yüzde 3 idari para cezası verdi.
https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/rtuk-ten-sozcu-tv-ve-halk-tv-ye-ozgur-ozel-cezasi-2401054
spartacus
18-05-2025, 13:00
1 Yüzük nelere kadir. (Yalan, dolan, talan, yağma rejimi, ülke kaynaklarının çalınarak akıtıldığı 50 holding üzerinden pay edilerek yükselen eşraftan inciler)
Erdoğan'ın yeğeninden kâr rekoru: Net kârı yüzde 609 bin arttı, 5 milyar lirayı aştı
2025'in ilk 3 ayında kârını en çok artıran şirket Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeğeni Üsame Erdoğan'ın yönetim kurulu başkanı ve 3 büyük hissedarından biri olduğu 1000 Yatırımlar Holding oldu. Erdoğan'ın holdingi bankalarla yarıştı. Üç yıllık holding 2024 yılının ilk üç ayında 827 bin TL olan net kârını bu yılın ilk 3 ayında yüzde 609 bin 757 artırdı. 5 milyar 47 milyon TL net kâr elde etti. Türkiye'nin en büyük kamu bankalarından olan HalkBank'ın aynı dönemde 7 milyar TL net kâr elde ettiği, Pegasus, Sabancı ve Koç'un zarar ettiği aylarda işte ‘üstün' başarı: Net kâr 6 bin 45 kata çıktı.
https://www.evrensel.net/yazi/96960/erdoganin-yegeninden-k-r-rekoru-net-k-ri-yuzde-609-bin-artti-5-milyar-lirayi-asti
spartacus
19-05-2025, 13:09
Bir zamanlar FETÖ sahtekarlıkları diye sunulan yalan beyanda bulundurma veya yalan iddianameler düzenleme vb. olanca hızıyla, yalan, dolan, talanın merkezi siyasal islamcılar ve AKP eliyle sürmeye devam etmektedir. Elbette bu tür sahtekarlıkalr her daim olmuştur, ancak FETÖ, AKP gibi siyasal islamcı yalan, dolan, talan anlayışların bu tür uygulamaları siyasi, ekonomik gasp, yolsuzluk vb. çıkarları namına, neredeyse her türlü davalar ve davalaştırmalar da(yoktan suç ve dava, hasım ve düşmansız yapamadıkları hamaset dolandırıcılığı gereği düşman üretimi vb. namına) kullanılmaya, yayngınlaştırılmaya başlandı.
İtirafçı ifadesi: CHP kurultayında piyasaya çıkmamış telefon dağıtılmış!
İBB soruşturmasında 'etkin pişmanlıktan' yararlanarak ifade veren tutuklu Ahmet Çiçek, kendisine iPhone 16 Pro Max ile ödeme yapıldığını belirterek, "Bu telefonların CHP delegelerine dağıtılan ve fazla kalan telefonlar olduğunu tahmin ediyorum" dedi. iPhone 16 Pro Max telefonun ise CHP kurultayından 1 yıl sonra satışa sunulduğu ortaya çıktı.
https://www.birgun.net/haber/itirafci-ifadesi-chp-kurultayinda-piyasaya-cikmamis-telefon-dagitilmis-624198
AKP'nin geçmiş dönemlerde solcular, demorkatlar ve rakip gördüklerini vb. hedef aldığı iddianamalerde de, delil, suç unsuru diye sundukları belgelerde kullanılan FONT'un, ilgili belgelere atfedilen tarihlerden 10 yıl sonra kullanıma girdiği, o tarihlerde o tür yazı tiplerinin olmadığı görülmüştü(sahtekarlar kendi bilgisayarlarında belge üretirken, ürettikleri tarihte kullanılan bilgisayar ve sistemlerle bunları yapmaktadır, tümüne de aslında karbon testi vs. uygulanmalı). Peki ne değişti? Hiç.
Şimdi ne değişecek, avukatlar buna itiraz edecek, sonra itiraz eden avukatlar tehdit edilecek veya gözaltına alınacak, bir kaç sahte iddia ve isnat da avukatlar için bulunacak. Sonra insanlar ülkede hakim, savcı, hukuk var vs. sanıyor, hakimler, savcılar belgelerin, delillerin sahte, iddia ve isnatların yalan olduğunu bile bile, göz göre göre delilmiş gibi kabul etmeye devam edecek.
Sonra hükümetler değişecek, bütün siyasi yargılama dosyalarını araştırıp, ne kadar yasa dışı iddia, hükümde bulunan savcı, hakim varsa meslekten men etmek yerine, bu sefer bu onursuzları kendileri için kullanmaya devam edecek. Kısaca hükümet değişince bu tür savcılar, hakimler, yalan belge, delil üreten avukatlar vs. temizlenmesi, onlara bu yönde baskı veya rüşvet verenler de dahil yargılanması gerekir... Diyelim ki bu işlemleri sosyalizme geçen bir ülke yapsa, neo liberal(pisaya faşizmi, dolayısıyla da sermaye gücü üzerinden iktidar faşizmi) vahşi kapitalizm bunu baskı ve şiddet olarak işleyecektir, kapitalist bir sistemde, onların çıkarına ters herhangi bir hükümet yapsa(ki yapmışsa çıkarlarına terstir) yine benzer şekilde, olağanüstü yalanlarla karalama kampanyaları düzenleyeceklerdir... Başta ABD ve Avrupa olmak üzere mevcut rejimin öteden beridir her türlü hukuk dışı kleptokrasi olduğunu bilmektedir. Bu tür halk düşmanı, kleptokratik ve ülkeyi talan alanına çeviren hükümetler, hem işlerine gelmekte hem de teşvik etmekteler(yoksa aklı başında, dürüst hiç bir insan, nerede olursa olsun AKP+MHP gibi kleptokratik faşist rejimleri olumlamaz, destek vermez. öyle ki aksine ABD, batı vb. imkan olduğu koşulda Afganistan, Endonezya, Malezya gibi, olmadığı koşulda Irak, olduğu koşulda da Türkiye'yi bunlara beznetme, ülkeyi bağımlı kölelik ve açık pazarları stratejisine sahip).
spartacus
19-05-2025, 17:48
AKP kleptokrasi rejimi medyasının dizi dizi katmerlenmiş, teşvikli ağır suçları, yalanlarından bir yenisi daha, bunlar o kadar alçak ki, bu hükümet değişse bunları ve teşvikçileri de suçlarıyla Taksim Meydanında sergilemek gerekir ki, gelen, geçen yüzlerine tükürsün, o derecede onursuzluk,rezillik, adilik, pislik...
https://www.youtube.com/watch?v=nsr7-kFaWm0
spartacus
15-06-2025, 08:59
AKP Yolsuzluk yapmadığı için "yolsuzluk yaptığı" iddiasıyla, hiç bir belgeye, delile dayanmaksızın, ayarladığı ya da dünden hazır militanları üzerinden oluşturduğu gizli, yalancı tanıkla, "öyle duydum, öyle sanıyorum" gibi ifadelere dayanarak(tamamen hukuk dışı) belediyelere çökerken, yerlerine atadığı kişilerden bir tanesine örnek, zaten ahkkında yolsuzluk iddiaları olan bir kişi olmakla birlikte bir de bu durumundan, bankamatik memuru- söz ediliyor...
AKP rejiminde eğer belediyeler rejimin asları ve eşrafı ve yandaşlarını beslemiyorsa, muhtemel hedef oluyor olabilirler. (yandaş medya ödenekleri de dahil, örneğin AKP belediyelerinden yandaş medyalara sözde abonelik adıyla her ay milyonlarca TL akıtılıyor...)
AKP'li Gaziosmanpaşa Başkanvekili Eray Karadeniz'in, İBB'den 2010-2020 yılları arasında 'otopark şefi' olarak maaş aldığı ortaya çıktı.
Ekrem İmamoğlu döneminde yapılan denetimlerde, Karadeniz'in 10 yıl boyunca hiç işe gitmediği ortaya çıktı. (Onlar TV - Barış Pehlivan)
https://x.com/ajans_muhbir/status/1933415989531848832
spartacus
03-01-2026, 17:05
Türkiye'nin dolar milyoneri sayısında rekor artış: En hızlı artan ülke oldu ve dolar milyoneri sayısı bilinen haliyle, 2024 yılına göre 236.363 kişiye yükseldi. Rapor 2025 yılına ait ancak dönem 2024, bu durumda, 2024 artış ortalamasını da göz önüne alırsak, 2025 için takribi muhtemel 260.000 kişi olabilir(eşraflarıyla takribi 1 milyonu, eşrafın eşrafı, trol, bürokrasi, tarikatlar, medya ağındaki soytarılarıyla vb. talandan beslenen kişi sayısı takribi 2 milyonu bulur)
Mehmet Şimşek üzerinden IMF saçmalığına dayalı(*) yol izlenen, İngiliz finansörlerinin kuklası haline getirilen ve sistematik ve geniş bir ağ üzerinden ülkeyi talan eden AKP rejimi ve yandaşlarının talan ekonomisiyle çöken bir ekonomiye, toplum ve milyonlar hızla yoksullaştırılıp, çıplak kölelik koşullarına itilmesine ve üretim hacminin düşmesine rağmen, vahşi vampir sermayenin menfaatleri, gasp ve hırsızlıkları doğrultusunda her yıl binlerce kişi dolar milyoneri haline gelmektedir. Kısaca ekonomi, toplum çöker, yoksulluk, adaletsizlik, hak ve hukuksuzluk artarken, zenginler hızla yükselmektedir. Üretim düşerken zenginler artıor veya daha da zenginleşiyorsa, kamu kaynakları talan ve gasp ediliyor demektir.
(*) IMF yöntemi: Toplumu hızla yoksullaştır, haksızlık-hukuksuzluk-adaletsizliği yükselt ve demokrasiyi olabildiğince rafa kaldır, zengini gayr-ı meşru ve işbirlikçi pozisyonla daha da zenginleştir, tarım ve yerli sanayiyi bitir(özellikle yüksek faiz, işbirlikçiler yararına yolsuz ihalelerle, yaptırım ve çökmelerle), ithal ürün, ithal sermaye ve finans üzerinden işi götür), kağıt üzeri grafiklerde zengin bir kesim için işler yolunda görünsün, alım gücü ve talep düşüşüne bağlı oalrak da enflasyon gerilesin(veya yapay, göstermelik enflasyon oluşturulabilsin). Gerçekte ve günümüz koşullarında ise; hak, hukuk, adalet ve demokrasi ne oranda sağlanırsa, ekonomiler veya toplumsal ekonimi de o denli sağlıklı olur.
Boşa demiyorum Dünya tarihinde rejim eliyle, tabana bu kadar yayılmış başka kleptokratik talan rejimi örneği yoktur(Rusya öne sürülebilir ancak Rusya daha çok darbe ile devrilen Sovyet kaynaklarının, dünyanın en büyük kamu-halk kaynaklarının yağmalanmasına da dayanır). 236.000 dolar milyoneri, bu toplumun işi çok zor, çünkü bu rakam iliğine kadar hırsız milyonerler ve eşrafı ve trolleriyle yönlendirileceği, empoze edileceğinin, ancak ciddi bir açlık ve kıtlıkla ne yapacağını bilmez biçimde gözünü açabileceğinin göstergesi... Bu rakam ayrıca AKP'nin hala daha nasıl iktidar da kaldığının da diğer bir göstergesidir, halktan çal, cahil halkın tepesinde etkili çobanlar, kişilere ver.
Muhtemel, ani savaş, kıtlık ve derin ambargo gibi koşulların olmamasına, ekonomisinin büyümesine rağmen kısa sürede hızlı yoksullaşma ve hızlı biçimde derin sömürü ve gelir adaletsizliğinin yükseldiği ülke de yine Türkiye olur.
Esasen, kişi başı düşen yıllık gelir, bu zenginleri, katmerli eşrafları, trolleri ve kaynaklardan aldığı payı (ülke kaynaklarının %60'ı elit bir kesim ve eşrafına akıyor=vahşi kapitalizm) çıktığımızda, ortalamaya vursak yıllık 4.500$ olur ve toplumun yarısı, açlık sınırı altı, 1/3 oranda üstü kişi başı 4.000$ civarı olur.
https://www.evrensel.net/haber/591881/real-madridde-arda-guler-belirsizligi
https://t24.com.tr/haber/turkiye-nin-dolar-milyoneri-sayisinda-rekor-artis-en-hizli-artan-ulke-oldu,1277131
https://gercekgazetesi1.net/ekonomi/utanc-verici-rekor-turkiye-dolar-milyonerleri-en-cok-artan-ulke-oldu
https://www.bloomberght.com/ubs-in-raporu-dolar-milyonerleri-en-cok-artan-ulke-turkiye-3750993
spartacus
05-01-2026, 07:34
Peki Maduro öterse ve AKP ve yandaşlarının baronlarıyla ilişiği ya da bilgisi varsa ve açıklarsa ne olur? İşte asıl sorun bu, bu iyi olur mu?. Mantıken evet, oysa ipin başında ABD olunca yansıması hiç de böyle olmayabilir. Elbette böyle bir durum varsa bilmemiz iyi olur, peki ya var, ama bilmezsek ve ABD bunu da şantaj unsuru olarak kullanırsa?. IŞİD petrolü, ÖSO ilişkileri ve eylemlerindeki bağıntı, Halkbank müdürü, Rıza Sarraf, daha bilmediğimiz bir çok ilişki ne oldu?
Türkiye ABD için Amerika kıtasındaki gibi koloni tarzı sömürge olarak düşünülmemeli(oralarda tam kukla, sömürge valisi hükümetler esastır ve hükümetlerinin tanımı, meşruiyeti sömürge valiliği olma esasına dayanır, ancak bilinçli bir halk ve halk hareketi yoksa(elbette batının sömürgeci medyasınca kötülenip, kara proganda ile itibarsızlaştırılacak ve ABD'ye karşı da savaşmak zorunda kalacaklar), ilgili rejimin boyun eğmek ve iradesizlikten başka çaresi de kalmaz -aksi durumda işgal edilir, işgalci de yine direk valisini atar yine yürütür, yani sonuçta smürge valiliği halkın desteğiyle itiraz etmedikçe veya halk ayaklanıp, sömürge valiliğini devirmedikçe kazanım olmaz...
İşte böyle bir durum açığa çıkar, ABD'de bunu menfaatleri adına kullanma yoluna giderse, AKP'den kurtuluş çok daha zor olur, çünkü sömürgeciliğin platformu değişir, 1. derecede sömürge, koloni kanunlarına geçilir ve ABD tamamen valileştirdiği bir rejimi de, yaşatmak ve elde tutmak için her şeyi yapar ve burada artık diplomasi de geçersizdir, çünkü sömürgecinin karşısında bir irade, bu bakımdan da muhatap bulunmaz... CHP hükümet olmak için yakın adaydır ve CHP gibi yapılar ABD ve batı için tercih edilebilir yapılar değil(bir şekilde kazanırlarsa da ABD, İngiltere vb. istihbaratı üzerinden hayli zorluklar çıkartacak, ibirasızlaştıracak, istikrarsızlaştıracaktır), yine de hükümet olur ve şu durumla kıyaslarsak kırık, dökük, bol hamaset, nutuk da olsa ABD, İsrail gibi ülkeler diplomasiye mecbur kalırlar. Bu coğrafyada onlara dinci, güdük laik veya anti laik, hamasetçi, gerici, cehaletten beslenen ve cehaleti örgütleyen, kleptokratik, vicdansız ve halkı zerre umursa-ya-maz, böylece de haksız servetinin ve sahibinin kölesi edilmiş valilikler ve aynı kemiğe bağlı bürokrasi gerekir ve bunların keleptokratik olması da sahibine iki kere bağlılığı getirir.
Dediğim gibi ipin ucunda ABD olunca ve bir de zaten bunca sene süren bağnaz, gerici, faşist kleptokrasi rejiminin destekcisi böylece en önemli sağlayıcı aktörleri arasında ABD de varken, kasabın, kurbanı salıvereceğini düşünmek çok düşük bir olasılık... AKP'nin, sarayın sessizliğinin altında da aslında yatan temel sorun bu olmalı, ne kadar tepki ve suskunluk, sonrasında başlarına geleceklere karşı o kadar önlem ve garanti...
Bir yol var, o da böyle bir şey varsa ve ancak savcılar, baronların medyalarına değil, gerçekten bağımsız sayılabilir gazetecilere bilgi sızdırırsa beraberinde bir tepki doğurabilir, ancak bildiğimiz üzre bugüne kadar bu tarz belgelerin toplumda pek bir karşılık, yankı oluşturamadığıdır... Sebebi belli, ortada ezan, bayrak hamasetine aldanacak derecede cahil, bilinçsiz zaten buna sebep böyle bir rejimde can çekişen bir toplum gerçeği var. Ancak belirli bir birikim, tepki potansiyeli de oluştu ve böylesi bir durum olursa, öncekilerden daha farklı olarak bardağı taşıran damla tesiri oluşturabilir... Yine de dediğim gibi ipin ucunda, ABD, İsrail olunca, eldeki bilgileri şantaj esaslı kullanmayı tercih ediyolar ve ellerinde tuttukları rejimlerin de sürmesi için her şeyi yaparlar(gerekirse ve rejim, valilik dirayetli olamazsa darbe). Ve burada, Maduro hükümeti ile böyle bir ilişki var ve açıklar, ABD'de azıcık ucunu gösterip, gerisini şantaj adına saklı tutarsa, bilgi, belge sızıdırılmasını veya hacker yöntemleriyle çalınmasını beklemekten başka çare kalmıyor. (oysa gidişatına kalsa, AKP'nin önümzüdeki seçimi kazanması mümkün görünmüyor ve yaş ve sağlığı gereği de Erdoğan'ın sürdürebilmesi de pek mümkün görünmüyor ve toplum nezdinde, ne pahasına olursa olsun, kaybettikleri koşullarda seçim sonuçlarını ret edip, hukuksuzca veya OHAL ile iktidarda ve ayakta kalma yolunu seçerlerse; bu tür girişimlerine meşruiyet, kalıcılık sağlayabilir yeter desteği de kalmadı). Bu arada, güncel anketler gerçeği yansıtmıyor, AKP anketlerde görülen oranlardan 5 puan daha geride(ancak MHP ile 30 bandına çıkabiliyor ve oyları kimin verdiği değil, kimin saydığı önemli olsa da, %20+ oranında oy çalmak da mümkün görünmüyor -Kleptokrasilerini sürdürmek için, ellerinde kalan son çare ya darbe(kadrolaştırdıkları üzerinden), ya da savaş, iç savaş, ancak bu da, koşullara bağlı, her koşulda kolay olmuyor ve karşılığında kabullenebilir -mi- büyük ödünler vermek zorunda kalabiliyorlar)...
spartacus
26-01-2026, 22:39
https://www.youtube.com/shorts/qDeiriXBPtk