PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kontrollü Karşıt (Muhalefet)


Singularity
05-03-2025, 15:14
Burada böyle bir durum sezinledim. Bu yüzden de, az bilinen bu konuda biraz bilgi paylaşayım istedim.

Kontrollü karşıt, terim olarak farklı bir anlama gelebilmekteyse de, bizler kontrollü muhalefet anlamında kullanacağımız için bunu tanımlayacağız. Bu bağlamda kontrollü kontrollü muhalefet, bir iktidar veya yönetim tarafından yönlendirilen ve gerçek muhalefet gibi görünen ancak aslında sistemin içinden kontrol edilen gruplardır. Bu gruplar, halkın öfkesini ya da tepkisini kanalize etmek amacıyla oluşturulurlar.

Kontrollü muhalifler genellikle istihbaratçı kökenli kamu görevlisi, ya da istihbaratla anlaşma yapmış sivil kişilerdir.

Buna bir çok örnek verebiliriz:

Örneğin CHP, bu dönemde kontrollü muhalefettir. Deniz Baykal'a Fetö tarafından düzenlenen itibar suikastinin ardından yönetim kadrosu başka grupların eline geçmiş, bu gruplar zaman zaman iktidarla çekişerek, zaman zaman onunla gizli anlaşmalar yaparak, CHP'nin kendi çizgisinden uzaklaşmasına neden olmuştur. Bugün bu partinin medya önünde olan görünür üç lideri de, kontrollü muhaliftir. Tüm tepkileri ölçülüdür, tüm gelecek siyasetleri önceden iktidar tarafından dizayn edilmiştir. Bu kişiler bu hizmetlerine karşılık bir nevi dokunulmazlık sahibidir. İtibar kaybetmezler, hapse girmezler, girecek gibi olur ama girmezler. Burada amaç iktidarın ne kadar güçlü olduğunu ve en güçlü muhalefetin bile zaman zaman çaresiz kaldığını göstererek halkta çaresizlik algısı yaymaktır.

Amerikan (Küresel) Düz Dünya Toplumu: Fivey tarafından kontrol edilmektedir. Bu, bir kullanıcının yöneticiyle tartıştığı bir yazışmada yöneticinin itirafıyla ortaya çıkmıştır. Fivey, Five Eyesin kısaltması olup, Five Eyes, İngiltere, ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda'nın oluşturduğu bir istihbarat paylaşım ağını tanımlar. Topluluğun lider kademesi ve üst düzey yöneticileri Fivey'e çalışırlar. Bu fivey'e, gerektiğinde riskli gördükleri kişileri bulup ortadan kaldırmak gibi bir seçenek sunmaktadır ve bunu zaman zaman kullandıklarını gözlemliyoruz.

Sendikalar: Sendikaların tamamı iktidarın kontrolündedir ve amaç çalışanları baskı altında tutmak ve öfkelerini kontrol etmektir.

Sivil Toplum Kuruluşları / Dernek ve Vakıflar: Herhangi bir sürprizle karşılaşmak istemeyen iktidar, olası sivil hareketlerin önüne geçebilmek için örgütü ulusal çapta olan tüm sivil toplum kuruluşlarında yönetimi ele geçirmiştir.

Belediyeler: HDP'li bazı Belediyeler hariç tamamı kontrollü muhaliftir. Muhalefet zaten kontrollü muhalefet olduğu için iktidara yakın kişiler Belediye başkanı olurlar. Arada tek tük gerçekten muhalif olanlar da vardır. Eğer bir Belediye başkanının yerine kayyım atanmışsa, ya da başka bir nedenle göz altına alınmışsa onun kontrollü muhalif olmadığını anlamış oluruz.

Forumlar: Forumlar, fikir üretim merkezleri olduğu için, kendisi ya da dünya görüşüne alternatif oluşmasını engellemek, denetlemek, ya da kontrol altında tutmak için iktidar tarafından, istihbarat elemanları vasıtasıyla kontrol edilmektedirler. Kontrollü muhalefet olan forumlarda, gerektiğinde iktidarın elemanlarının sizi daha kolay bulmaları için yazdıklarınız kayıt altına alınır, kimlik bilgilerinize ulaşılmaya çalışılır, ve suç unsuru olan yada olmayan hiç bir mesajı silmenize izin verilmez. Çünkü bu mesajlar gerektiğinde yasal nedenlerle aleyhinize kullanılacaklardır. Forumlarda belirli bir dünya görüşü savunuluyorsa, yönetim ve denetim mekanizmasını ele geçirmiş olan istihbarat kuruluşu kendi aralarına yabancıların sızmasına engel olmaya azami özen gösterirler. Ancak, akredite olmuş kişiler istisnadır. Kontrollü muhalefet yönetim eğer bir üyenin tüm bilgilerine sahipse, gerektiği zaman ona kolayca ulaşacaklarını bildiği için, kaçma şansı olmayacağından dolayı her türlü yetki paylaşımı bu kişilerle yapılmaktadır.

İnternet genel olarak bu haldedir. Bütün web siteleri istihbarat örgütleri tarafından takip edilmekte ve büyük web sitelerinin yönetimlerinde istihbaratçılar bulunur.

Bilgi için teşekkür etmeniz gerekmez.

bilgivehis
05-03-2025, 20:44
Bunlar zaten bilinmeyen şeyler değil. Ülkedeki partilerin, sendikaların, derneklerin, medyanın tamamı kontrollü muhalefettir. Başka deyişle, danışıklı dövüş örgütleridir.
Lakin bir yere kayyum atanması seçilmiş kişinin bu gurup dışında olduğunu göstermez, zira danışıklı-dövüş sisteminde kayyuma maruz kalmak, içeriye atılmak zaten danışıklı dövüşün bir psikolojik propaganda kuralıdır. Yani farklı yüzler, farklı duruşlar halkın kafasını karıştırmak, oyalamak ve kandırmaktan ibarettir. Danışıklı dövüşü kabul etmeyen hiçbir örgüt bu sistemde legal olarak örgütlenemez. Bırak örgütlenmeyi kişisel olarak dahi kendine yer bulamaz.

Örnegin ABD-AB Ekrem İmamoglu'nu tayyibin yerine hazırlamak istiyor. Çünkü ellili yıllardan beri bir-iki sağı sonra gaz almak için biraz da solu getirirler.
Dolayısıyla, baskıya uğrayan, içeri atılanların yüzde doksan dokuzu danışıklı dövüş gurubunun elemanıdır ve halk da bütün dönen dalavareleri bi güzel yutar, devran da böyle yürür gider.

Ahlaksız
06-03-2025, 00:36
Ya da iktidar, muhalefeti kontrol etmediği halde, muhalefetin kendilerince kontrol edildiği algısını yaratıyor.!

Ümit Özdağ ya da Selahattin Demirtaş, 'siyasi parti lideri' oldukları halde hapisteler. Kılıçdaroğlu'nu kaç defa öldürmeye çalıştılar. Konvoyuna saldırdılar, sığındığı evi yakmaya çalıştılar. Böyle kontrol mü olur?

Kılıçdaroğlu, bilerek değil 'bilmeyerek', yaptığı muhalefet ile iktidara destek vermiştir.!

''Muhalefeti her şekilde kontrol ediyoruz, bize mecbursunuz'' algısı yaratılıyor. Halbuki palavra bu. Kendilerini bile kontrol edemiyorlar ki(akp'nin kurucuları veya önemli isimleri nerede mesela?), başkalarını kontrol etsinler.

Asıl odaklanılması gereken şey, muhalefetin kontrol edilip edilmediği değil, iktidarın neden bu kadar 'güçlü' olduğudur.

bilgivehis
06-03-2025, 03:17
Asıl odaklanılması gereken şey, muhalefetin kontrol edilip edilmediği değil, iktidarın neden bu kadar 'güçlü' olduğudur.

Neden güçlü olduğunu yazmıştım aslında.
İktidar ve muhalefet direktifi ABD-AB'den alıyorlar. Onlara verilen görev bu, danışıklı dövüşte iktidarı güçlü göstermek. Böylece muhalefeti acizmiş iktidar da güçlüymüş psikolojisini topluma yedirerek, BOP projesini yürütmek. Zira 12 Eylül darbesinden buyana bu ülkede sistem bu projeye göre işliyor.

Danışıklı dövüş gurubunu küçümsüyorsun, onlar aldıkları bu görevde birbirlerine baskı uygulamak gibi rolleri de bulunuyor. Bu gurupta bulunup da içeri atılan kişilere dikkat et, hepsi ya milletvekili oluyor, ya da farklı makama getiriliyorlar. Kılıçdaroğlu dediğin kişi BOP projesinin bir ayagı olan TÜSEV'in kurucusu. Diğer aktörlerin Feto, Özal, Bahçeli de dahil neredeyse hepsi ellili yıllarda ABD'nin kurdugu "Komünizmle Mücadele Derneği" üyeleridir.
İşlerini iyi yapıyorlar gerçekten geniş araştırmayanlar için oyunu kolayca yediriyorlar.
Hani bir de bizim toplum biraz hümanisttir, bu kadarı da oyun olamaz düşüncesindeler.
Uzun yazmama gerek yok, geniş pencereden baktıgın zaman hepsinin danışıklı dövüş üyeleri oldugu görülür.

Singularity
06-03-2025, 06:39
Arada bir kontrollü muhalefetin de senaryo gereği tutuklandığını kabul ediyorum. Ve evet ben de dikkat ettim, tutukluluk sonrası içeride kaldıkları süreyi tölere edecek şekilde daha iyi makamlara geliyorlar.

Ümit Özdağın tutuklanması da kontrollü muhalifin çok açık bir örneğidir. Arkasında ateşli bir destekçi kitlesi olan, aşırı milliyetçi bir parti lideri, devlet memuru olan herhangi bir savcı tarafından elini kolunu sallaya sallaya gözaltına alınamaz. Etrafında kendini o lider için feda edecek birileri olmalıdır. Tayyibe fetöcülerin geldiği zaman korumaların gerekirse çatışırız ama onu size vermeyiz tepkisini hatırlayın. Adanmışlık bunu gerektirir.

Ümit Özdağ: beni tutukluyorlar
Ateşli korumalar: hayırlısı olsun.
Ümit Özdağ: hakkınızı helal edin.
Ateşli taraftarlar hep bir ağızdan: Helaaal olsuuuun!

Size inandırıcı geliyor mu? Bana gelmiyor. Resmi koruması zaten devlet memuru da, kendisi ve sivil korumaları da devlet memuru gibi görünüyor.

Bu süreçte ortada görünmesini istemediler, hemen al gülüm ver gülüm. Sen bu kafayla mı dikdatöre kafa tutma iddiasındasın, kafa bu mu?

Gel al salatalık 10 lira. :D

İktidarın tetikçileri geldi, ümit Özdağ gibi milyonlara umut olmuş birini geldi ve tereyağından kıl çeker gibi aldı. Demek ki neymiş? İktidarı sert sözlerle eleştirmeyeceksin. Verilen algı buydu ve çok da güzel yendi. Yiyene afiyet olsun.