Orijinalini görmek için tıklayınız : Uzay İyi Değil !
Uzaya 9 gunluk gorev için giden astronotlar teknik aksaklıkdan dolayı uzayda mahsur kaldılar. 9 aydan fazla uzayda kalmak zorunda kaldılar. Neyseki sonunda donduler.
Uzayda uzun sure kalan 2 astronotta bariz sağlık sorunları goruldu. Özellikle yaşlanmayı hızlandıran durumlar göruldu.
286 gun uuzayda kaldılar. Ve bu durum sadece kalp sağlıklarını deil, aynı zamanda görunumlerinide etkiledi.
NASA nın paylaşımı :
https://x.com/NASA_Johnson/status/1902241434457014522
Çene kuculmus, yuz kırışıklıkları baya bir artmış, ve diğer yaslanma belirtileri oldukca fazla.
Mikro yerçekimine uzun sure maruz kalınması bu tur etkiler olusturuyor.
Sunita Williams ın misyon öncesi ve sonrası göruntulerine bakıldıgında aralarında 20 yıl yas varmıs gibi.
https://www.youtube.com/shorts/4MY-_GXxFds
Sebebler:
Sıvı Yeniden Dağılımı: İnsan vücudu mikro yerçekimine maruz kaldığında, vücut sıvıları kafaya doğru kayar ve yüz ve baş bölgelerinde şişliğe neden olur. Bununla birlikte, Dünya'ya döndükten sonra, sıvı seviyeleri normalleşir, bazen cilt daha gevşek ve daha kırışık görünür.
Kas Atrofisi: Uzayda uzun süreli kalmanın en tehlikeli etkisi kas güçsüzlüğüdür. Yüz yapısını destekleyen kaslar, azaltılmış kullanım nedeniyle zayıflar ve daha dar bir görünüme yol açar.
Kollajen Dağılımı: Uzayda radyasyona uzun süre maruz kalmak kollajen bozulmasını hızlandırarak erken yaşlanmaya katkıda bulunur.
Nasa ya göre:
Artan Hücresel Stres: Kozmik radyasyona ve mikro yerçekimine maruz kalma hücresel yaşlanmayı hızlandırarak DNA hasarının ve oksidatif stresin artmasına neden olur.
Kısaltılmış Telomerler: Kromozomların uçlarını koruyan Telomerler, uzayda hızlandırılmış bir oranda kısalır ve Dünya'daki yaşlanan bireylerde gözlenen kalıpları yansıtır.
Cilt Değişiklikleri: Yerçekiminin azalması ve radyasyona maruz kalma cildin incelmesine, elastikiyet kaybına ve kuruluğun artmasına katkıda bulunur.
Zayıf Kemik Yapısı: Tıpkı yaşlanan popülasyonlardaki osteoporoz gibi, astronotlar da uzayda ayda% 1'e varan oranda kemik kütlesini kaybeder.
-----------------------
Bu durumları gören insanlar artık Elon Musk ın Mars yolculugunu daha etraflı dusunmesi gerekiyor yorumlarında bulundular.
Cunku uzay insanın yaslanmasını hızlandırıyor, vucudu deforme ediyor ve bozuyor. Kemik kas kaybı, cilt bozukluukları, dengesizlikler.
Nasıl Mars'a gideceğiz ki, 30 yaşında biri Mars yolculuguna cıksa, 1 sene sonra 40 yasında gibi olacaksa, kimse gitmek istemez ki !
Bir kez daha sunu gördük :
Allah ın yarattıgı dunya insan için eb uygun yasam yeri. Dunyanın en teknolojik kurumu bile insan saglıgı acısından uygun bir yer olusturmada yetersiz kalmıs gorunuyor.
Dunyadan cıkınca, saglıgınız bozulur.
İsterseniz 100 milyon dolarlık cihazlar giyin ama bbu dunya daki hassas yaşam kosullarını tutturamazsınız, ve buu dunya kosulları oyle tesaduflerle acıklanmayacak kadar ileri bir teknolojidir.
Gravity değeri az yada cok olması olası degildir.
Isık, basınc, havadaki compoundlar, her şey belli bir ayarda olması lazım,
" Ne kadar dogal isek, o kadar ileriyiz. "
Singularity
25-03-2025, 11:00
Bu, görmeni istedikleri. Olmayan bir uzayın iyiliği yada kötülüğü de olmaz.
Bu iki astronotun başına başka bir şey geldi. Hatta ölümden filan dönmüşlerdir. Bence kadının başına bir şey geldi. Adama bakıyorsun, hiç bir şey yok. Mikro yerçekimi etkisi uzayın buble etkisi filan sadece kadını mı etkileyip çenesini uzattı? Ötekini yer çekmedi mi? Adama hiç bir şey olmamış. Kadının başına olay gelince adamı da mecburen alıkoydular. Hatta bu kadın o kadın mı o bile belli değil. Dublör olabilir. Kadın ölmüş bile olabilir.
Singularity,
Bana uzay hakkinda fikrini paylas lutfen. Mesela, yildizlar bildigimiz yildiz gibi durmuyor. Sanki bir su damlasi gibi hareketler yapiyor. Duzdunyaci perspektigi sanirim bu. Bir de Mars's gonderilen uzay araclariyla ilgili sormak istiyorum. Madem 33 yil duzdunya fikrini arastirmissin, bize anlat, fikrin, gozlemin, duygularin ve dusuncelerin neler. Buyrun, arzu ediyorsaniz anlatin, arzu etmiyorsaniz tabi saygi duyulur.
Yani duzdunya olayi bu islere nasil bakiyor
Singularity
07-04-2025, 12:00
Singularity,
Bana uzay hakkinda fikrini paylas lutfen. Mesela, yildizlar bildigimiz yildiz gibi durmuyor. Sanki bir su damlasi gibi hareketler yapiyor. Duzdunyaci perspektigi sanirim bu. Bir de Mars's gonderilen uzay araclariyla ilgili sormak istiyorum. Madem 33 yil duzdunya fikrini arastirmissin, bize anlat, fikrin, gozlemin, duygularin ve dusuncelerin neler. Buyrun, arzu ediyorsaniz anlatin, arzu etmiyorsaniz tabi saygi duyulur.
Yani duzdunya olayi bu islere nasil bakiyor
Sorulduğu için, uzay konusunun düz dünya perspektifinden nasıl göründüğünü aktaracağım. Bunların çoğu katıldığım görüşlerdir, ama bir kısmı da genel anlamda düz dünya perspektifinden anlatacağım için daha genel bakış açılarını ifade edebilir ve katılmıyor olabilirim. Bunları, ben böyle düşünüyorum şeklinde değil de, sorulduğu için düz dünya perspektifi olarak alırsanız doğru anlamış olursunuz.
Düz dünya perspektifinden dünya kapalı bir sistemdir. Yerden yaklaşık 115 km yüksekte gök kubbe vardır ve yapısının eterden oluştuğu varsayılmaktadır. Bu yapıyla ilgili yapılmış çalışmalar var ve bunları ayrıntılı anlatmak istemiyorum. Görmek isteyen için şöyle basitleştirilmiş bir video var. NASA'nın çakma videolarına pek benzemiyor öyle değil mi? İşte eğer NASA roketinin 1 dakikadan sonrasını neden göremiyoruz diye merak ediyorsanız cevabı burada var. İzleyenlerin kafası karışmasın diye. ;)
https://www.youtube.com/watch?v=JyiYwZ_ihGQ
Burada 1:24'e gelirseniz roketin aniden durduğunu görebilirsiniz. Konu fiziksel açıdan bir çok yönden irdelendi ve küreselciler tarafından, ayrılan parçanın ters dönüş hareketi nedeniyle dönüş hareketinin durduğu ifade edildi. Pek inandırıcı olmasa da, bir açıklamadır. Ancak düşey yönde böyle büyük bir roketin durması en azından onlarca saniye sürmelidir. Burada bir saniye içinde hareketin durmuş olmasını, bir şeye çarptığı şeklinde yorumluyoruz.
Kubbenin yapısı eter kökenli olmakla beraber gaz, ve / veya manyetik bir yapı olduğu da temel hipotezlerden ikisidir. Kubbenin gerisinde sıvı bir yapı bulunduğu da genel bir anlayıştır. Buna göre yıldızlar, güneş ve ay bu sıvı içinde yüzmektedir. Ancak kubbe elektromanyetik ve gazdan oluşan bir yapıysa, bu durumda bu cisimler elektromanyetik olarak kubbe üzerinde oluşmuş süreksizlik noktalarıdır.
Her iki durumda da yıldızlarla aramızda sıvı veya gazdan oluşan bir nevi okyanus vardır ve bu okyanus dalgalanır, veya titreşir. Bu titreşim veya dalgalanma yıldızların hareketli görünmelerine neden olur.
Çeşitli zamanlarda yapılmış gözlemler vardır ve buna göre yıldızlar aşağıdaki gibi gözlenmiştir.
https://www.youtube.com/watch?v=v3yTS76dh9g
Hala Venüs'ün gezegen olduğunu düşünüyor musunuz?
https://www.youtube.com/watch?v=yjwsHZmgaV4
Venüs, Vega, Mars, Neptün.
https://www.youtube.com/watch?v=iZg0V7znlPc
Capella, Mirphak, Alnath, Sirius (çoban yıldızı)
Bu görüntüler için de perspektif var, ışık kırınımı var, kamera çözünürlüğü etkisi var vsvs denebilir. Her iki tarafın da kendi açısından haklı olabilecek argümanları var ve bu tartışmalara girmeyi istemiyorum.
Sorduğunuz için yanıtladım.
Singularity
08-04-2025, 10:20
Bir şey istendi ben de isteği yerine getirdim. Ne bir yorum var ne bir teşekkür var. Ben isteği yerine getirene kadar kibarlık son derece, istek karşılanınca 3 maymun.
Kabalıktan perişan oldum resmen.
spartacus
08-04-2025, 16:49
Bu videolar ya gerçeği yansıtmıyor, ya da çarpıtılarak yorumlanmış...
Hele 115 km(yapay uydular ise ortalama 36.000 km mesafedeler)...
Düzdünyacı anlayışı, modern mitolojiler elbette objektif değil ve çoğunlukla teist bakış açısı hakim, iddiaları namına paranoyak trol gibi davranıyorlar ve rahatlıkla yalan söylüyorlar, materyaller, bilgi, sebepler üzerinde rahatlıkla oynuyorlar...
Örneğin roket videosu, video NASA roketi değil, etrafında frıldak gibi dönen bir oyuncak gibi, radyo sinyal mesafesi belirtilmemiş 70-80 mil mesafeler ise komik. Dünyanın şeklini görebilmek, en azından sağlıklı kıyas için yüzler değil binlerce km uzaklıkla konuşmak gerekir(örneğin ufuk açısından 20.000km, tam küre için 36.000km ve stabil kamera gerekir gibi)...
Yeryüzünden kamera ile bakıldığında gezegen ve yıldızların da o biçimde görülmesi normaldir, arada atmosfer yoğunluğu ve afmoster dışında da doku yoğunluğu var.. Ayrıca daha geniş açıda veri toplayan teleskop değil kamera kullanıldığı için, dar yüzeyden alınan kırılmış ışık yorumlanıp görselleştiriliyor. Sıcak havada, asfalt yoldan yayılan ısının oluşturduğu hava akımı, kırılma etkisi gibi düşünülebilir, bu kadar basit kırılma etkileriyle spekülatif genellemeler yapmak, ya yapan bu kadar basit etkileri iyi biliyor, kitleyi aldatıyor ya da bilmiyor kendisini de aldatıyor. Bunların içinde kitleleri aldatıp, bir hayli para kazananı, en düşük maliyetle, kendi veya markalarının reklamını yapan, popülite sağlayan, arttıranlar var.
Kamera da olsa, belirli mesafeleri görebilmemizi sağlayan gelişmiş kameralar mevcut ve Ay yüzeyi de iyi kötü gözlemlenebiliyor. Hatta Ay gözleminde, gözlemci ile Ay arasında seyahat eden istasyon, yapay uydu da tespit edilebilir.
https://www.youtube.com/watch?v=X_RpfZv--Zo
Dünya çevresinde binlerce uydu mevcut(SpaceX 42.000 uydu göndermeyi planlıyordu -2023), binlerce çalışan, bilim insanı, bağımsız bilim insanı vb. tümünün de yalan söylediğini iddia etmek ise ayrı bir paranoya...
Singularity
08-04-2025, 21:34
Düz dünya perspektifi teist bakış açısını yansıtmaz! Bu bir yanılgı, cehalet veya unutkanlık sonucu oluşan yanılsamadır. Gerçeği burada defalarca yazdık, defalarca yazdınız, defalarca başkaları yazdı! Her nasılsa işinize öyle geldiği için,paranoya diyebilmek için bir anda gerçekler unutuldu.
Gerçek neydi? Kutsal olduğu iddia edilen metinlerde ki bilgilerin içinde bulundukları toplumun sahip olduğu güncel bilgilerle sınırlı olması. Düz dünya fikri bu yüzyıla kadar zaten dünyada yaygın olan fikirdi ve bu nedenle bugüne kadar yazılan tüm sözde kutsal kitaplarda dünyanın düz olduğu varsayılır. Arasak Hint, Türk ve Çin kaynaklarında da benzer ifadeler bulabiliriz.
Gök kubbenin 115 km olması da uydurma bilgi değildir. Roketin çarpıp durduğu yüksekliktir. Ayrıca yüksek irtifa balonların çarpıp düştüğü yüksekliktir vesaire. Burada yazdığım bilgiler yüzlerce veya binlerce deneyin sonucudur.
O zaman bu uydular nedir, bunca bilim insanı vs diye sorabilirsiniz. Zaten düz dünya perspektifinden uydu yoktur. Tüm iletişim yerden sağlanır. Uydular gerçek olsaydı yaylaya gittiğin zaman telefonun kesilmezdi. Aya iniş yalanı ve çok konu var. Bilim insanlarının genel anlamda sahtekar oldukları varsayılır. Özellikle kovid sürecinde çoğunun nasıl şarlatan olduğunu gördük. Bu benim şahsi görüşüm değil, düz dunyacilarin genel görüşüdür.
Son olarak burası düz dünya tartışma alanı değil ama ilgili bir konu açarsanız belli konularda daha detaylı konuşabiliriz.
spartacus
09-04-2025, 11:48
Düzdünyacıların çoğunun motivasyonu teizmdir(çoğunlukla kelimesini kullanmışımdır), kalanının da tutunduğu inanç, yalanlar veya paranoyadır...
Çok eski çağlarda insanların Dünya'yı düz olarak tasvir etmesi, o zamanın koşullarında göze, görebildiğine göre olmasından dolayı. İbrahim'i denen dinler ise, bu konuda katı tutum sergilediler ve bilimin verilerinin dinlerine uymadığı iddiasıyla direnç gösterdiler, bilime karşı direnç göstermeye devam ediyorlar...
Balonlar da belirli bir irtifanın üzerine çıkamaz, bunun sebebi bir yere çarpmaları değil, basınç, ortam, atmosfer/gaz oranları vs. değişimidir. Kısaca yeryüzüne göre oluşturulan sistemler, irtifa aldıkça koşul değişimine maruz kalmakta ve üstesinden gelmesi zorlaşmakta, üstesinden gelemez hale gelmektedir...
Atmosfer basıncı değişimi, o irtifada gerekli olan yakıt, hava karışımı oranını kim, neye göre hesaplamış? Bütün uzay, Ay ve yapay uydular 115km sınırın altında mı bulunuyor? Atmosfer kalınlığı nedir?
Singularity
09-04-2025, 13:57
Düzdünyacıların çoğunun motivasyonu teizmdir(çoğunlukla kelimesini kullanmışımdır), kalanının da tutunduğu inanç, yalanlar veya paranoyadır...
Kalanların çoğunun tutunduğu inanç, yalanlar ve paranoyaysa; bu durumda yalancı ve paranoyak durumuna düşmemek için (bir çeşit ruh hastası durumu) en mantıklısı teist olmak gibi görünüyor. Senin bu cümlen adamı zorla müslüman yapar! İşte kontrollü muhalif bot olsaydı, aynen bu şekilde konuşurdu. Bravo. Ne yapak teist mi olak? Hadi ordan. hadii, yemezler! Kimsenin paranoyak olduğu filan yok. Sadece, sen cahil olduğun için öyle sanıyorsun.
Ne kadar kaliteli ya da çelikten balon da yapsan, 115 kmyi geçemez. Hiç bir şey bu irtifayı geçemez, roket, uçak, vs. Senin geçtiğini iddia ettiğin ya da zannettiğin hiç bir geçişe ait video görüntüsü yoktur. Olanı da yukarıda verdiğim gibi gider gök kubbeye çarpar, ötesi yoktur. 1-2 dakikadan sonra bütün uzay videoları cgi animasyondur, karton netwörktür, çizgi filmdir. Senin bilimin çizgi film bilimidir. İnanabilirsin tabi. Pinokyo çok, seyret dur.
115 km gök kubbenin en yakın yeridir. Ardında su veya sıvı halde eter var. Tam yapısını yüzde yüz bilemiyoruz, gidemedik malesef. Giden de olmadı zaten. Ama tam kenardan Ruslar numune almışlar, -120 derece gibi bir sıcaklıkta buharlaşıyor ve bunu elde tutamıyorlar. Tam böyle kesin değil ama eter olduğu tespit edilmiş.
Uydu filan yok. Bunları çokça tartıştık. Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Deprem veya sel olduğunda telefonlar çalışmaz. Çünkü yer istasyonunda elektrik gittiği anda hiç bir telefon çalışmaz.
Ya ben anlamıyorum. Gerçekten anlamıyorum. Hiç bir safsataya yalana inanmayan birisi olarak ateistin kralıyım diyorsun, adamın teki ben 1969 yılında, bilgisayarın 2 ton olduğu ortamda, çevirmeli telefondan ayı arayıp telefonda konuşuyor, neyle aya indi, neyle geri döndü, her şey muamma ve o zamanın teknolojisiyle saçma sapan, şu teist iddialar kadar trajikomik. Ona inanıyorsun arkadaş. Bu ne saçmalık ya. Valla size hayret ediyorum.
spartacus
09-04-2025, 20:40
Garip bir inanç, o sebeple bir çok ülkenin, binlerce bilim insanı, mühendis, teknisylenlerle artık uzayda cirit atıldığına dair kaynak, bilgi paylaşımının anlamı yok.
1950'li yıllarda transistör kullanılmaya başlanıyor(örneğin MOSFET, bir gazoz kapağı ebadındadır). Mesele genel maksatlı ticari bilgisayarlar değil, askeri ve bilim alanlarında daha dar işlev, amaçlara, maksata özel kullanımlar daha farklı değerlendirilmeli.
İlk telsiz 1896 yılında kullanılıyor... Radarlar, telsizler, çeşitli makine ve cihazlar için illa bilgisayar gerekmez, alıcı, verici, tetiklenici düzenekler gerekir. Bir çok makinede makine dili kullanılabilir, örneğin bir CNC Fanuc makine de bilgisayar kullanmaz, makine dili kullanılır. Gelişen teknoloji ile de elbette bilgisayar da kullanıma girmiştir... kendisine has kodlama sistemi bulunur, G00(boşta ilerle), G01(talaş kaldırarak ilerle), m3, m8(suyu aç, kapa), T3(tareti döndür, T3'e konumla), yatay, dikey ölçüler vs. için de rakam verilir, x,y, z, sistem komutları takip eder... Buna benzer komutlar, örneğin herhangi bir hava veya uzay aracı için, radyo sinyali ile de verilebilir.
Örneğin radar güdümlü füzeler 1940'lı yıllara aittir, o tür sistemler 1940-1960 aralığında zaten mevcut. Ev bilgisayarları ise 1970'li yıllar(genel maksat bilgisayar için ilk mikroişlemci ise 1970'de piyasaya sürülmüştür) ... Radyo sinyalleri kullanılırken, çeşitli cihazlar arasında veri akışı için ankesörlü telefonla iletişim kurulmuyor, radyo sinyali kullanılıyor.
Farklı ülkeler, binlerce bilim insanı, mühendis, teknisyenin, sırf birilerini kandırmak için milyarlarca dolar harcadığını, Uzay'ın, Dünya atmosferi içerisinde, 115 km, Ay, Güneş ve tüm galaksilerin bu aralıkta olduğunu sanmak(atmosferik türden ve ek fırlatıcılar, değişken sistemleri olmayan araçlar, füzelerle zaten daha ilerisine gidilemez. Bu sözde deneyi yapan paranoyaklar, çatapatlarını Ay'a, Güneş'e yollasınlar, ne de olsa onlara göre bunlar 70km ötedeler, bu kadar basit deneyi akıl edebilmiş olmaları gerekirdi)...
Singularity
09-04-2025, 21:11
Aşağılayıcı ve alaycı konuşman, cehaletinle birleşince iyice çirkinleşiyorsun. Cahil olabilirsin, orasını zaten anladık. Kabalık neden?
Demin sorduğum soruya cevap vermedin. Akıl ve mantık sınırlarının zorlayan sözde aya inişi sorgulamıyorsun. Ama yüzde 99'u (bir dönem) müslüman olan ülkede kuranı sorguladın. Kafan çatapat mı çalışıyordu? Herkesin aynı şeyi söylemesi onun doğru olduğunu göstermez. Yalanın büyük olduğunu gösterir. Bilim, sözde bilim insanlarının söylediklerine inanmayı gerektirmez. Öyle olsaydı, tamamının gidin aşı olun demesine inanıp gidip aşı olurduk. Aşı olanlar şimdilerde çatapat çatapat kalp krizi geçiriyor. Hala mı uyanmıyorsun? Günümüzde bilim adamı bilim üreten adam değildir, bilimden nemalanan adamdır. Zaten hiç kimse işini hayrına yapmaz, para için yapar. Lobiler tam da bu işler için var. Kim parayı çok verirse onun borusu öter. Doktorlar en fazla avanta veren firmanın ilacını yazar, sana en faydalı olanın değil
Sen uyumaya devam et. Beşinci doz geliyor, senin pinokyo bilim adamlarının yakında iklim değişikliği aşısını vuracak sana koşa koşa vurdur.
spartacus
10-04-2025, 03:37
Ay'a inilmedi, Dünya'dan bir halat atıldı, Ay Dünya'ya, Arizona çölüne indirildi, e malum inancınız gereği, 100 km içerisine sığabilecek denli küçük bir kandil veya puldur kendisi, 3 metre çapı varsa ne mutlu size... :)
Çoğunluk ne diyorsa demedim, önce cümle okumayı öğrenmen gerekir. Veri, gözlem, bilgi önemli, yalan, dolan işin olmuş. Teizmin inanç anlayışı bin yıllardır değişmedi, bu konuda da olduğu gibi, kurgu, masal, yalan, dolan, dayatım, sorgulamaya karşı kin, nefret, sorgusuz inan, başka kıstası yok...
Bu kadar insan, üstelik gözlem, veri, bilgiye dayalı iken, sırf seni Dünyanın düz olmadığına -küre olsa ne kaybedeceksen- inandırmak için, binlerce insan, onlarca farklı ülke, gözlemler, milyarlarca dolar harcayarak "neden yalan söylüyor olsun?" dedim. Tüm bunlara ve binlerce uyduda gözlemle görevlendirilmiş her türlü görüşte olan insanlara rağmen, uzayın 115 km olduğu, dünyanın sabit ve düz olduğu inancı paranoyadır başka açıklaması yok(demagojiye, muhatabı sanki tahlil yapmıyor da, itham ediyormuş gibi gösterme, trol yöntemlerine gerek yok).
Ay küre biçimli bunu yeryüzünden dahi gözlemleyebiliyorsun, düz olmamasının sana zararı nedir ki, sırf seni kandırmak için milyarlarca dolar harcansın, binlerce insan yalan söylemesi için ayarlansın ve bu kadar muazzam örtbas edebilsin?
21. Yüzyılın teknoloji, olanakları ortada iken, düzdünyacı teistlerce, zaten atmosferin belirli bir katmanının ötesine gidemeyecek atmosferik füze yapıp, atmosfer dışına çıkamayışlarını kanıt sanacak kadar teist inanç ve imanlı olmak veya bunların bu basit aldatılarına inanmak, kanmak kişilerin sorunu beni bağlamaz. (sen önce, hem kullanılacak motor hem de atmosfer basıncı dengeleme namına, 115 km irtifayı aşabilecek sistemler geliştirmeyi başar, temel sorunun bu)
Uzayda binlerce yapay uydu, gözlem araçları var, değil 115 km binlerce km ötedeler, resimler de oralardan alınıyor, 3-5 teistin, kamera açısını(!) füzenin ya kıçına, ya ucuna odakladıkları atmosferik çatapat füzelerinden değil :) Sonsuz uzay, trilyonlarca galaksi, yıldızlar, milyarlarca ışık yılı mesafeler, teizmin, bir kaşık suda(cami kubbesi altında) kurguladığı ve çoğunluğun da bir zamanlar öyle inandığı, aksini söyleyenin yakıldığı masal dünyası çoktan eskidi, eskide kaldı...
Öncesinde dedin ki, o zamanlar teknoloji yeterli değildi, ne dedim, genel maksat bilgisayar farklı bir şey, herhangi bir cihaza dönük basit sistemler kullanılması farklı, ki bilgisayarı olmayan makinelerde (örneğn CNC Fanuc) program yazmışlığım var, yani ifadelerim de salt duyum değil... Ve 1950 sonrası da kondansatöre geçilmiştir, öncesinde ise sadece tüpler değil, roleler de kullanılmıştır ve ilk kandansatörler gazoz kapağı ebadındadır. Aşağıdaki resim ise bir mikroişlemcidir ve yılı 1970'dir, 1,2 milyon transistörü olup, saat hızı 66Mhz, ağırlığı ise 0,04 kg'dır...
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/e/e7/Intel_80486DX2_bottom.jpg/1024px-Intel_80486DX2_bottom.jpg
Singularity
10-04-2025, 07:16
Uzayda binlerce yapay uydu, gözlem araçları var, değil 115 km binlerce km ötedeler, resimler de oralardan alınıyor
Sayın Spartacus,
Yukarıda anlattığıma çok güzel örnek vermişsin, teşekkür ederim. Demek istediğim tam olarak buydu. O kadar insan ve gözlemin ifade ettiği değer: sıfır.
Sen orda mıydın? Sen kendin gördün mü? Bilimsel gözlem nasıldı? Teori, ispat, deney, gözlem, ve tekrar.
Yani önce teorisini ortaya koydun. Tamam mı? Tamam. İspatladın. Sinüs kosinüs limit integral hesapları yazdın, denklemi eşitledin. Şimdi gözlem. Bu yok. Tamam teoride aya gidersin, eğer uzay senin öngördüğün gibiyse. Gözledin mi? Hayır. Gözlemin tekrarı var mı? Hayır. Yalancıların fazla olması haklı olduklarını göstermez. Aksine, dünyada büyük çoğunluk mal olduğu için, bu tip konularda yanılma ihtimalleri daha fazla. O zaman tanrıya da inanıyorsun demek ki. Teistlerin çoğu dünyanın küre olduğuna inanıyor. Sen bu teist yalanlara inanarak safını belli ediyorsun.
Sana ne desem boş. Birileri öyle diyor deyip inanmaya devam et. Kim önümde salatalık var dese tuzluğu alıp koş sen. Birileri hadi lan ordan diyene kadar insanların tamamı Musa'nın denizi yardığına inanıyordu. Sanki kendileri görmüş gibi anlatıyorlardı. Neyse ki tüm ateistler senin kadar saf değil. Benim gibi sorgulayan, zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaksızlar da var.
spartacus
10-04-2025, 07:46
Sayın Spartacus,
Yukarıda anlattığıma çok güzel örnek vermişsin, teşekkür ederim. Demek istediğim tam olarak buydu. O kadar insan ve gözlemin ifade ettiği değer: sıfır.
Sen orda mıydın? Sen kendin gördün mü? Bilimsel gözlem nasıldı? Teori, ispat, deney, gözlem, ve tekrar.
Bizzat kendim görmem gerekmiyor, dilersen en basit yöntemlerle zaten test edilebiliyor, bu geçmiş yüzyıllarda zaten anlaşılmış, üzerinden bazı olgular da zamanında kolayca açıklanmış bir durum, gerekleriyle de dile geitirilmiş(dilersen bir deniz kenarında gözlem yapabilirsin, daima bir yönde stabil de gidebilirsin). Teist zırvalıklarla, absürt inançlarla 3-5 yalan söyleyeni mi esas alacağız?(zaten yazımda gerekleri ortada, paranoyak, paranoyak sorular sormanın anlamı yok), sen düz olduğunu çıkıp gördün mü?
Birbirinden bağımsız binlerce insan yalan söylüyor olacak, 115 km gibi komik bir rakam telaffuz edeceksin, daha yapay uyduların irtifasını, atmosferik füze nedir, ne demektir, en fazla ne kadar irtifa kaydedebilir(100+10-15km itki) bunu bile bilmeyeceksin, her yalana sorgusuz inanacaksın, 1960'larda kullanılan teknolojiyi, 1930'larmış gibi gösterip aldatacaklar, sırf senin anlamsız, teist paranoyan için, bu düzeyde muazzam örgütlü yalan söylenecek öyle mi? Ben bir tıp doktoru değilim, ancak hastaneye gidiyorum, sen gitme, hepsi seni kandırmak için istisnasız aynı yalanları söyüyor, çünkü yüz yıllık pratiği kendin görmedin, kendin çalışmadın, hayatında tedavi olmadın, olana da rastlamadın(mı). (ilaç tekelelri vs. ticari sahtekarlıkları ise sistemle ilgili, sermaye insanlığın her türlü emeği, kazanımını kullanır, bu durum ve bilmek ayrı, ekonomi-politik bir konudur).
115 km diyorsun, bütün galaksi, yıldız, Ay, Güneş, gezegenleri bu aralığa, bir kaç metre çapındalarmış gibi yerleştiriyorsun, kısaca senin öne sürdüğün saçmalık, değil hiç bir gözlem, binlerce bağımsız insanın gözlemi ortada iken, sırf bu sebeple dahi bu köhne saçmalıkları ciddiye almamak gerekir...
Bu uzay 115km'dir diye üfürenler, Ay'ın bize olan mesafesini, çapını hangi yöntemle ölçmüşler? Ellerinde 30-40 megapixel kameralarla Ay'a bakıp(oysa o kemara ile 500 metre öteye de baksalar aynı etkiyi görebilirler, bunu zaten biliyorlar, bilerek aldatıyorlar, bunlara güvenmemek için bir düzine sebep var, işleri, güçleri düpedüz yalan, dolan, resimlerle dahi oynuyorlar, bilimsel hiç bir iddiaları yok, kendi inançları, hurafelerini, yine dönüp kanıt diye sunuyorlar, atmosfer, ısı, basınç etkilerinin istisnai, bilimsel açıklamalrı bilindiği halde olumsuzluklarını da, kamera çekimlerinde kullanarak aldatıyorlar vs.), atmosfer etkisiyle oluşan ışık kırılımlarını kanıt diye sunan ve bunu da kanıt sanan geri akıldan, aldatıcı oyunlar sunmak yerine bir tane bilimsel, objektif, teknik detaylarıyla veri koy ortaya...
Singularity
10-04-2025, 08:47
...(paranoyak titreşimler)...
bir tane bilimsel, objektif, teknik detaylarıyla veri koy ortaya...
Düz dünyacı perspektifinden ağırlık formülü hatalıdır. Ağırlık yerçekimi etkisi nedeniyle oluşmaz. Maddenin olağan bir özelliğidir, yoğunlukla alakalıdır ve formülü şu şekildedir.
Yeni ağırlık formülü:
NEW WEIGHT FORMULA: W = VΔ, WHERE Δ = 9.86 x d (d = density) - 9 DEXTROROTATORY SUBQUARKS AND 1.36sc DENSITY OF CONNECTING LINES V
The weight of the proton is given by its quarks and bosons (gluons). The bosons form the connecting strings/lines between the quarks. If a charm quark is forced to absorb more aether than usual, it will become heavier than the proton itself.
https://d2r55xnwy6nx47.cloudfront.net/uploads/2022/10/Proton2_step3.mp4
https://bigthink.com/wp-content/uploads/2022/10/scale.jpeg?resize=640,480
Before 1964, the weight of an object is given as mg, where m = V x D (atomic level). After 1964, the weight of the object is mg/3, where m = V x D1 (quark level), D1 = 3D. After 1996 (when the subquark was detected at Fermilab), the formula becomes: W = V x D2, where D2 = 9.86D.
https://hal.science/jpa-00221894/document
https://arxiv.org/pdf/hep-ph/0207078
http://web.ihep.su/library/pubs/tconf99/ps/teraz.pdf
https://www.quantamagazine.org/inside-the-proton-the-most-complicated-thing-imaginable-20221019/
https://bigthink.com/wp-content/uploads/2022/12/proton-1.jpg?resize=640,360
The more energetically you interact with a proton — and, remember, that high energy corresponds to short wavelengths, short distances, and short timescales — the denser this sea of internal particles appears to be.
http://www.smphillips.mysite.com/news.html
https://alliancesforhumanity.com/matter/
https://alliancesforhumanity.com/matter/matter_files/image003.jpg
E5 (ether level 5) is the Hydrogen atom. The weight formula before 1964 uses this kind of atomic density. W = mg, where m = V x D (D, density at the atom level)
E2 (ether level 2) is the quark level of the Hydrogen atom. The weight formula after 1964 should have immediately reflected this new information: W = mg/3, where m = V x D1 (D1 = 3D), D1 is the density at the quark level.
E1 (ether level 1) is the subquark level of the Hydrogen atom. The weight formula after 1996 should have been modified again, for the final form: W = V x D2 where D2 = 9.86D, D2 is the density at the subquark level.
The weight of an object registers the nine dextrorotatory subquarks (gravitons/electrons) which absorb aether, and the density of the connecting lines of bosons.
Why 9.86 and not 9.81?
Klasik 9,81 yerine neden 9,86 alındığı şurada anlatılmıştır:
http://www.aetherometry.com/Aetherometry_Intro/pratt_aether_grav.php#g3
En basit konudan girdim. Her konuyla ilgili bu tarz teknik çalışmalarımız mevcuttur. Soruların varsa alabilirim.
Singularity
10-04-2025, 09:09
...(paranoyak titreşimler)...
bir tane bilimsel, objektif, teknik detaylarıyla veri koy ortaya...
Güneşi neden kırmızı görürüz?
First, let's start with how colors are formed.
Colors are generally expressed by the wavelengths of incoming light. These wavelengths represent:
https://i.imgur.com/ssMy3xq.png
The colors of the visible light spectrum
Color ~ Wavelength
Red ~ 700–635 nm
Orange ~ 635–590 nm
Yellow ~ 590–560 nm
Green ~ 560–520 nm
Cyan ~ 520–490 nm
Blue ~ 490–450 nm
Violet ~ 450–400 nm
We can't see Infrared lights have bigger wavelength than 1000 nm and ultraviolet lights have wavelength less than 300nm.
The color of the light you observe will not be affected unless you move away from a light source at a level comparable to the speed of light. Before we move on to this topic, let's simply show the wavelength. in terms of no missing parts remain.
I mean this, when I say wavelenght:
https://www.asu.edu/courses/phs208/patternsbb/PiN/rdg/color/waves.gif
In the most general sense, the distance between the highest points of two consecutive waves is defined as the wavelength.
It is known that the color of objects moving away rapidly tends to turn red. This is because the wavelength has increased relatively to the observer. I mean this;
https://i.imgur.com/cseJQhR.png
When an object moves away at a speed comparable to the speed of light, or when the observer moves similarly from the light source, the wavelength of the light waves reaching the observer will increase as in the figure. This causes the color of the actual light coming out of the light source to be perceived differently by the observer.
Could this be true for the sun? Can the yellow light that we see in the middle of the day turn into a red light due to the sun going away?
The wavelength of the yellow light of the sun we see in the middle of the day: 570 nm.
The wavelength of the red light of the sun we see at the sun settings: 650 nm averegally.
Let's make a simple proportion. 650/570= 1,14, ie 1 and plus 14%. In this case, the wavelength of light increased by 14%. For this to happen, the light source must move away with speed 14% of speed of light.
I'll consider both theories;
In FE theory and corrected by my calculations it revolves around a circle average 25.000kms circumference. It rotates in 24 hours. We'll calculate it this way.
According to globularist theory, the speed of sun is: 220km/h = 61 m/s.
According to FE theory; the speed of sun is: 25.000kms/24 hours= 289 m/s.
I will take the most unfavorable value, the flat earth value. It has 289 m/s. It is the proportion of speed of light: 289 m/s / 300.000.000m/s = 9,6x10^-7 This is not a comparable value with speed of light.
So the sun's moving away is not a reason for its color of the light to turn red.
Now here I will consider the second factor, the structure of the dome. The issue that the dome is not exactly liquid, but exhibits liquid properties, has previously been investigated in different places.
When the light enters the denser environment from less dense environment, it behaves as follows:
https://mammothmemory.net/images/user/base/Physics/Refraction/air%20to%20water%20or%20glass/air-to-water-or-glass-r3image1.e25731e.jpg
So does this refraction also change the wavelength? This is the most sensitive spot of this issue.
According to rensselaer polytechnic institute, it changes:
https://www.rpi.edu/dept/phys/Dept2/APPhys1/optics/optics/5a.jpg
Light travels as waves, with the wavefronts perpendicular to the direction of motion. In the animation shown here, the wavefronts are represented by the green parallel lines. The red arrow represents the direction of motion. As light moves from air into water, it not only slows, but the wavelength changes. The animation below illustrates how the wavelength becomes shorter in the denser medium of water. To replay an animation, click on "replay". Once you have viewed the first animation, click on "2" to continue.
Interestingly enough, the frequency of the waves does not change as the light moves from air to water. As we saw in the Review page, the wave's speed v is related to both the frequency f and the wavelength l :
v = l f.
Combining the above expression for velocity with the definition of index of refraction, we find a relationship between the wavelength l = v/f in a medium and the wavelengthl 0 = c/f in vacuum:
https://www.rpi.edu/dept/phys/Dept2/APPhys1/optics/optics/img3.gif
In the above equation, the frequencies cancel because frequency does not change as light moves from one medium to another.
Source: https://www.rpi.edu/dept/phys/Dept2/APPhys1/optics/optics/node7.html
From the information above, we see that interestingly the frequency does not change when the light passes from air to water, but the wavelength changes when passing from water to air. It is important information that the wavelength is changing, although the frenax does not change. Because the color of the light is not about frequency, but about wavelength.
It is understood that a wavelength calculation has been made about the refractive index. We have calculated the refraction index of light between dome and air more than once. We have critical angle values between 23 degrees and 30 degrees. I want to take 30 degrees critical angle because it is worse.
I'll try to find the refractive index depend on this critical angle. Can it be possible to calculate? According to
The relationship between critical angle and refractive index can be mathematically written as –
Refractive index to Critical angle μab=1/sinC No SI unit
Where,
C is the critical angle.
μ is the refractive index of the medium.
a and b represent two medium in which light ray travels.
So; refractive index of sunlight between dome and air is:
μ= 1/sin 30° = 2.
There is a misscalculation here. Because this value should be close to 1. So we should get the value of 90-30, not 30 degrees. While you are doing calculation, check your results logically from time to time.
μ= 1/sin 60°= 1,15. This is logical.
What was the main formula?
https://www.rpi.edu/dept/phys/Dept2/APPhys1/optics/optics/img3.gif
Lets put this μ on the formula;
λa / λ = c/μ
>>
We'll get the wavelenght of the yellow light as we mentioned above:
Different things may be described in the formula. The important thing here is to establish a logical relationship. We see that the wavelength of light is directly related to the change in refractive index. Therefore, thinking proportionally instead of dealing with values will make our job easier in terms of formulation.
λ1= 570
K= 1,15
λ2= 570*1,15= 655
This is the light we see when sun setting according to above calculations. This color should be it:
https://i.imgur.com/f5uqdEg.png
If we get the wavelenght of yellow light as 600, is more possibly seeming above, and get the refractive index with dome-air as 23 degrees, it turns to:
λ1= 600
K= 1/sin67 = 1,08
λ2= 600*1,08= 648
It is still about in same place:
https://i.imgur.com/f5uqdEg.png
If you have a question to ask me, I, as a most prominent and smartest Flat Earther all over the internet incontestably, am always ready to answer.
Soruların varsa alabilirim.
Devam edeyim mi?
Singularity
10-04-2025, 09:17
Sıcaklık değerleri kullanılarak düz dünya haritasının kanıtlanıp küre haritanın çöp edildiği bir video. Belki videolardan hoşlananan birisindir, o zaman tam sana göre:
https://www.youtube.com/watch?v=uOV9oG-hMYY
spartacus
10-04-2025, 09:52
Bu türden saçma sapan kıyaslar anlamsız, bana Ay'ın bize olan uzaklığını, çapını nasıl ölçtüğünüzü bilimsel, teknik olarak sun, boşver bu zırvaları(ayrıca güneşi neden sarı, kırmızı, turuncu vs. tonalrda görürüz diye sormadım, akşam güneşine bakarsan öğle saatinde farklı görürsün çünkü açı değiştikçe, maruz kaldığı atmosfer kalınlığı artar vs.) ... Bu adamlar o kadar yalancı, bilim dışı teknikler kullanıyor ki(ısı farkıyla alt üst ettiğini iddia ediyor : ), örneğin Dünyanın tam çapının resminin sözde NASA tarafından çekildiğini ve düz olduğunu dahi iddia ediyorlar, oysa böylesi bir resim için 30.000 km irtifanın üzerine çıkılmış olması gerekir -ki bu da 115 km üfürüğüyle çelişir, nasılsa insanların çoğu bunu bilmiyor, aldat, aldatabildiğin, sömür, sömürebildiğin kadar diyorlar, masabaşında, harita ile oynuyor.
Singularity
10-04-2025, 10:02
Bu türden saçma sapan kıyaslar anlamsız, bana Ay'ın bize olan uzaklığını, çapını nasıl ölçtüğünüzü bilimsel, teknik olarak sun, boşver bu zırvaları...
Senin her zırva soruna yanıt vermek zorunda mıyım? Sen teknik açıklama istedin sana bir dünya açıklama getirildi ama gelince hemen zırvaya dönüştüler. İşte bak sen bu kadar sözünün arkasındasın işte. Az önce böyle çalışmalar yoktur bir tane getir görelim diyordun birden fazla görünce zırva oluverdiler.
Sensin zırva. Videoya adam gibi yorum yap. Haritan çöp oldu. Güney yarıküredeki şehirleri kuzeyde gösteriyor. Neresi zırva? Küre haritanın kendisi zırva, aynen senin gibi. Senin saçma sapan taleplerini dikkate alıyorum bir de ya.
Sen önce gelen veriyi doğru değerlendir, adam gibi yorum yap, hatanı anla. Kürecilerin bir avuç soytarı ve şarlatan olduğunu kabullen. Güneydeki şehirleri kuzeye yerleştirmişler. Bunu önce anla. Ondan sonra ararım bakarım ayla ilgili bu değerler nasıl bulunmuş diye. Yoksa her zırvaya yanıt vermek zorunda mıyım? Senin inandığın küreselci şarlatan ve soytarıların iddia ettikleri her saçmalığa sen anlamadın diye araştırıp sana doğrusunu söylemek zorunda mıyım öyle bir görevim mi var. Ayla ilgili veriler de vardır, var yani biliyorum ama arayıp bulmasına, uğraşmasına değmezsin.
spartacus
10-04-2025, 10:19
Senin her zırva soruna yanıt vermek zorunda mıyım? Sen teknik açıklama istedin sana bir dünya açıklama getirildi ama gelince hemen zırvaya dönüştüler. İşte bak sen bu kadar sözünün arkasındasın işte. Az önce böyle çalışmalar yoktur diyordun görünce zırva oluverdiler.
Sensin zırva. Videoya adam gibi yorum yap. Haritan çöp oldu. Güney yarıküredeki şehirleri kuzeyde gösteriyor. Neresi zırva? Küre haritanın kendisi zırva, aynen senin gibi. Senin saçma sapan taleplerini dikkate alıyorum bir de ya.
Ben zırva soru sormadım, ortaya saçma-sapan zırvalar getiriyorsun. Ne zaman böyle saçma sapan geri akıl oyunlarınız yok dedim(bu zırvalara çalışma mı demeliyiz)? Yalan, dolan, talan, cehaleti kullanan, absürt oyunlar, zırvalar dedim. Geç bu zırvaları, internetten harita bakmış da, ısı farkı değerlendirmiş de vs. saçma kıyaslar...
Soru gayet basit, zırva olamaz, neden olamaz? Çünkü senin gibi masal anlatmıyorum, sadece Ay'ın bize olan mesafesini nasıl ölçtünüz diye sordum(çünkü bunu yaparlarsa, en azından 115 km diye zırvalamaktan vazgeçerler), bu soru nasıl zırva olabilir? :)...
115 km dedin, atmosferik motor nedir bilmiyorsun(yine yalan söylemişler, örneğin 5.000 m derinlikte bir okyanus alanına, 100 metre derinden öte atmosfer basıncına dayanamayacak bir cihaz yollayıp, 100 metreyi aşamadığını bile bile, derinlik 100 metreden fazla olamaz demek elbette yalan, dolan, zırvadır, o çatapat füze testlerinde olan da bu).
1960'lardaki, teknolijen haberin yokmuş. (yine yalan söylemişler)
Şimdi de tuttun, bir kişinin saçma sapan kıstasla harita üzerinden yaptığı ısı farkı oyununu getirdin. Ne bunlar, ortalıkta dolaşan yalan, dolan, yarım akıl adamlar, ben de buraya binlerce insanın, uydu gözlem, resim çekimlerini mi koyayım? Binlerce bilim insanı, teknisyen vs. kamera, çekimelr, uydular, bir çok ülke, bağımsız kişiler ortada iken, o yalancı, cahil, daha bilimsel çalışma nedir, nasıl yapılır, neye göre kıyas yapılır bilmeyen 3-5 çatapatçı düzenbazlara neden güvenelim? İşte o yüzden bilimsel, teknik veri istiyorumi, laf ebelerinin edebiyatı, oyunlarını değil..
Sorularım çok basit, bu teist veya paranoya kafalar, 115 km'ye füze yollamayı akıl etmiş de 70km ötede olduğunu düşündükleri Ay'a füze yollamak akıllarından geçmemiş mi? Madem bunalra göre yapay uydular 50-60 km ötede, ellerindeki kameralarla bunları neden görememişler? Çok basit bir şey söylüyorum, aynı füzeyi 70 km ötede, Ay'a odaklanıp yollasınlar, bakalım ne olacak, ya da adam gibi oturup, gerçekten masa üstü resim, photoshop, harita, hurafelerle değil, bilimsel, teknik yollarla mesafesini ölçsünler :)
Singularity
10-04-2025, 10:52
Teizmin kulu ve elçisi olan küreselizm dininin akılsız zırvalıklarına, hurafelerine körü körüne iman etmiş biriyle tartışmanın gereği yok. Ya da bu işten menfaatin var. Neyse bana ne. Ben delilli, mesnetli konuşuyorum ama yazdıklarımın çoğu senin kör cehaletinin uçsuz bucaksız engin karanlığında kayboluyor. Sen devam et tek başına. Kendini muzaffer filan ilan et, narsistik paranoid nöbetlerini benden uzakta geçir.
spartacus
10-04-2025, 11:55
Ne menfaatim olacak, 3-5 tane teist cehalet sömürgeninin saçmalıklarını paylaştın, adamlar daha atmosferik sistemler nedir, en fazla ne kadar irtifa alabilir bilmiyorlar, gerçekten bilmiyorlar mı? Ne alaka menfaat ile, düpedüz saçmalışlar :)
Kısaca zırvalıkları değerlendirdim, zırva oldukları çok açık...
Delilli mesnetli konuşmak dediğin bilim dışı zırvalar olmamalı, bilimsel değerlendirmelere de karşı muhataba saldırı olmamalı(1960'larda o teknoloji yoktu dendi->yalan, 30 mp kamera ile yıldız videosu almışlar, ışık kırılmasını yok saymışlar, bu da yalan-dolan, öteki ısı farkı ile oturup alakasız kıyas yapmış(daha Dünya'nın küre olduğu için düzlem üzerinde birebir haritalamanın zorluğundan, o sebeple düzlem üzerine ancak düzlem esaslı haritalandığında doğru sonuç verdiğinden, bunun sebebinin de, paranoyak iddiaların aksine, küre biçimden kaynaklığından haberi bile yok), yalan, dolan, mantık dışı zırvalar, elde ne kaldı?). 1 Tane delilli, mesnetli konuşmanı istedim, demagojiye başladın. Ay 115 km dahilinde ise ve sen de bunu iddia ediyorsan, Ay'ın bize olan uzaklığını, çapını sormama zırva diyecek kadar sığsın, düşünemiyorsun, iman etmişsin.
Mesnetli konuşmak mı istiyorsun, o halde Ay'ın mesafesini, çapını, bilimsel yollarla hesaplamalısın. Onca zırva üretmene gerek yok. Şimdi bu talebimin neresi menfaatle ilgili veya zırva? Ortalama bilinç, zekada her insanın sorması gereken basit bir soru, yöntem... İnternet bu yarım akıllı paranoyakların yalan, dolanlarıyla, komik, cahil kıstaslarıyla dolu. Yahu sen daha Ay'ın uzaklığını, çapını(3.475 km) bilmiyorsun, buna rağmen uzayı 115 km ile sınırlandırıyorsun(Ay'ı nereye sığdırdıysan, kaldı ki 70 km ötede Dünya yörüngesinde kalmasını nasıl sağladıysan, daha yörünge hesabından haberleri yok), ne denmesini bekliyorsun, aferin mi?
Şimdi, bu yarım akıl paranoyaklar şu uydunun(videodaki) 50-60km ötede olduğunu ve buna rağmen yörüngede dolandığını sanıyorlar(çünkü ne uzaklık algıları, ne hesaplamayı, ne yörünge hesabı biliyor, istiyorlar ne de işlerine geliyor. Dünya yörüngesinde ise binlerce yapay uydu var ve bunları 50-60 km ötede sanıyorlar, ellerinde 30 megapixel kamera, çocuk gibi yıldız ışığı izliyorlar, binlerce uyduyu ise göremiyorlar, 50-60 km mesafelerin ne kadar küçük mesafeler olduğunu akıl bile edemiyorlar), bu yarım akıl paranoyaklar, Dünyanın küre biçimli görünütüsü için 20.000 km üzerine çıkılması gerektiğini, atmosferi, bileşenleri, sistemlerinin çalışması için, hangi irtifada neye ihtiyaçları olacağını dahi bilmiyorlar. Daha Ay'ın uzaklığını nasıl ölçeceklerini bilmiyorlar, ya da belli ki açıkca yalan, dolanlar öne sürecek kadar iman söz konusu, işlerine de gelmez... 200 Magapixel kamera ile dahi Ay'ın kandil veya pul olmadığı, üzerindeki kraterlerle, küresel yapısını dahi görmek mümkün iken... (göktaşlarının dahi Ay'dan daha büyük olduğunu sanıyorlar, paranoyaklığın da bu kadarı fazla)
https://www.youtube.com/watch?v=xRPjKQtRXR8
spartacus
10-04-2025, 23:48
Başka bir sorgulama yapalım...
Şimdi Güneş veya Ay, 70-100 km irtifada ise;
Binlerce km ve farklı yönlerdeki mesafeler ve konumlarda, doğu ve batıyı nasıl izah edebiliriz?
Peki görüş açılarını? Örneğin İstanbul'da Güneş doğuyorsa, bu güneş 80 km yükseklikte ise, Bodrum açısından bakıldığında, Bodrum'un doğusu, kuzey olmalıdır(bunu bir dağın, daha kısa mesafelerde çeşitli açılardan gözlemi gibi düşünebiliriz). Yine İstanbul'da Güneş batıda ve 45 derecede açıda görünüyorken, Artvin'de nasıl görünür? Görünür mü veya kaç derece açıyla görünür? (buna da yine kurguyla, akıli, mantık dışı cevap verenler çıkar, oyuk dünya diye, illa ya düz olacak ya da oyuk, herhangi bir gezegen gibi küre olmamalıdır, illa olmamalıdır, ne pahasına olursa olsun olmamalıdır - nasıl bir takıntı ise...)
A noktasında Güneş 60 derece açıda görünüyorsa, 1.000 km doğuda olan bir noktada o Güneş ya hiç görünmez(çünkü açı o kadar düşük olur ki, bir kaç yüz metrelik rakımların dahi arkasında kalır) ya da 3-5 derece açıyla görünür, var mı elimizde böylesine muazzam fark oluşturacak denli açı ve saat farkı? Yok!. Ama dünyanın küre biçiminden dolayı ise, muazzam mesafelerde gece, gündüz farkı aynı anda gözlemlenebiliyor, çünkü bir yanı Güneş görebilirken, diğer yanı kürenin gölgesinde kalabiliyor. Bu kadar basit sorgulamaları yapmak zor olmasa gerek...
Nereden bakarsak bakalım, uzayın 115 km olduğu, Güneş ve Ay'ın bu aralıkta ve Dünya etrafında döndüğü mantıksız iddiaların anlamı yok, zaten sözde dayanakalrının da atmosfer ve yörünge hesabı bilmemeleri üzerinden açıklamıştım.
Gerçekten de hadi binlerce insan, onca alet, edevat, onca bilimsel hesaplama tümü de yalan olsun, tamam paranoyayız da, çok basit hesapları da mı yapamıyoruz? Tümünün de açıklaması, yanıtını Dünyanın küre biçimi ve dönüşüyle açıklayabildiğimizin farkına varamıyor muyuz? Sorun nerede? Açık, yeterince düşünmemek, sorgulamamak, mesnetsiz komplolara inanmak, bağnaz inançlar, iman, bağımlılıklar, şartlanmalarla yetilerin körleşmesi...
Yani bir şey iddia ederken dahi, bu kadar basit sorgulamaları yapabilmek gerekir. (115 km uzay, sabit düzdünya iddiaları, binlerce farklı bölge, görüşte olan ve yeryüzünden binlerce km yüksekte olan uydular, uzay da ve yeryüzünde teleskoplar aracılığıyla gözlem yapabilen, mesafeleri bilimsel yöntemlerle hesaplayan insanlar yalan söylüyor ve bu yalanı da istisnasız başarıyorlar paranoyası gerçekten de aşırı tutarsız, komik iddialar.)
sparta o durum şöyle:
SINIR< SUN --------------(KARALAR ---------------------------) ------------- >SINIR
anlamadın dimi ? :D
80 km çok az, haklsın ama uzay sınırı nerde dersen daha yukarda.
Atmosferin farklı katmanları var:
Troposfer: 0 - 12 km (bizim yaşadığımız bölge, bulutlar burada)
Stratosfer: 12 - 50 km (uçakların çoğu buraya kadar çıkar)
Mezosfer: 50 - 85 km
Termosfer: 85 - 600 km (Kuzey Işıkları burada olur, Uluslararası Uzay İstasyonu da bu katmanda döner)
Egzosfer: 600 - 10.000 km (Artık çok seyrek hava molekülleri vardır).
Yani bi 5bin kmde bile atmosfercikler var :)
Sadece 100 km üstünde uçaklar uçamıyor, çünkü hava yogunlugu çok az. roketler orda gidebilir.
bence atmosferin dışına hiç çıkılmadı ,,, gökkubbe sağlam ve bir bariyer gibi.
spartacus
11-04-2025, 18:54
Bu okuma, anlama ve kavrama özürlü arkadaş -ki bir kaç ay önce uzayın 80km olduğunu, kubbenin sınırının da 80 km olduğunu, bu mesafenin aşılamayacağını, o sebeple daha öteye geçilemeyeceğini savunan kişidir, oysa bu başlıkta ise çatapat füze ile kişiler 115 km'ye çıktılar- bana cevap veremez, o sebeple genel olarak ifade edeyim. (neyse kubbeyi genişletmesi de bir ilerleme)
Kubbenin 115 km-bu aralıkta olduğu iddiası bana ait değil, bu başlıkta kullanıldı. Noob1'in teist anlayışına göre ise Güneş, Ay, Yılzdızlar kubbe içerisindedir, yani ona göre 80 km idi, yıldızları kandil, pul, şeytana atımlık taş olarak görüyordur, malum mağara döneminden kalma inancının ayeti böyle söylüyor ve göktaşlarını da yıldız sanıyor...
Ve bu mesafenin basit hava soluyan atmosferik sistemlerden dolayı aşılamadığını sonunda öğrenmiş olsa da, kullanılan teknolojilerden, elektrik, kimyasal reaksiyon hatta soğuk itki sistemlerinden haberi yok, olsa da işine gelmez, iman yalan, dolan paranoya saplantısı oluşturmuş. Bu başlkıkta, hava solumalı atmosferik çatapat sistemi kullananların videosu vardı, sistemlerini çift kademeli veya hava tüplü yapsalardı durum değişirdi, daha yüksek irtifa elde edebilirlerdi.
İfadeleri yine anlayamamış, bir de anladın mı demiş. 10.000 km öte dahi çok küçük, komik bir rakamdır(doğu, batı yönleri, saat farkı tutarlılığı yine sapıtır). Sorgulaması gerekirken, uzayı sınırlamayan birisine sözde akıl veriyor(cesaretli)...
Dünyanın çapı kaç peki? 12.756 km(ortalama) ve bu arkadaş Güneş'in bir kaç metre boyutunda, 10.000 km irtifada olduğuna inanıyor, peki Norveç ile Güney Afrika arasındaki mesafe(en kısa yol) kaç km? Takribi 10.458 km... Şimdi sorgulaması için verdiğim örneği 1.000 km yerine, 10.000 km olarak değerlendirmeli, sonuç değişmedi. Biraz akıl, biraz mantık yeterli...
Ay ve Güneş'in çapı nedir?
Ay'ın çapı 3,475 km(3.474,8)
Güneş'in çapı: 1.392.700 km
Galaksi Çapı: Takribi 100.000 Işık yılı, tahmini yıldız sayısı: 100-400 milyar.
Görünür evrende galaksi sayısı: Takribi 2 trilyon...
Bu arkadaş bütün uzayı, milyonlarca km genişliğinde trilyonlarca yıldızı, katrilyonlarca km genişliğinde milyarlarca galaksiyi, hiç olmazsa Ay, Güneş sistemini 10.000 km çapında 180 derecelik bir kubbeye sığdırdığını iddia ediyor(Peki bu arkadaşa göre, gezegenler kaç km çapında, kaç bin kilometre ötemizde ve Güneş'in etrafında dönerken, yörünge çapları neymiş? Bunu da iddia ettiği kubbenin (yarı daire) üst sınırında yani dar alanda hesaplaması gerekir, akıl, mantık(?)...).