PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ondört


dilaver
13-07-2007, 18:21
,

* *On Dört Mâsum-u Pak, * mısrası İnvitatio ‘nun alıntıladıgı bir deyişte geçmekte *, bu bana bu ondörtlerin niye bu kadar çok fazla edebi metinlerde geçtigini düşündürdü. Ondört sayısı ile ilgili bazı çarpıcı gerçekler ortaya çıktı. Şimdi on dört ile ilgili dünya literatürünü bir tarayalım.

* * Mısırlıların İsis ve Osiris efsanesinde Tanrı Set Osiris’ in vücudunu 14 parçaya böler ve hepsini ayrı bir yere saklar.

* * Gene Mısır inancına göre yaşamın temeli olan Ka’ ların hizmetçileri, yaratıcı gücün birincil etkeni ve işaretleri olan 14 niteliktir. Bunlar güç, ışınım, gönenç, zafer, erinç, bolluk, ululuk, anıklık, yaratıcı eylem, zeka, süs, istikrar, uyum ve tat tır.

* * Mısır firavunu Zoser’ in İ.Ö. 2630 da yapılan Merdivenli Piramit ‘ inin içinde bulunan parçalar arasında yer alan tahtın tek parçalı tabanının çevresi 14 arslan başı ile bezenmiştir.

* * Sümer Nuh’ u Utnapiştim Tufan’dan sonra bütün canlıları gemiden serbest bırakır ve dagın tepesine 14 tane sunak kabı yapar. Bu kaplara kamışlar, sedir keresteleri ve mersin yıgar ve tanrılar için içki saçar. Tatlı özsuyun kokusunu alan tanrılar sinek gibi çevresine üşüşürler.

* * *Her yıl Martın 14 ünde hayvan derilerine bürünmüş bir adam Roma sokaklarından alay halinde geçirilir, uzun beyaz çubuklarla dövülür ve kentin dışına sürülürdü.

* * İngiltere – İskandinavya destanı olan Beowulf ta, Beowolf, Hrothgar’a , mızraklı Danların savaş kralına yardım etmek için balina- yolunda denize açılmay karar verir ve kendisine eşlik etmeleri için 14 cesur savaşçı seçer.

* * Kral Arthur’un bilmeden yattıgı kız kardeşinden olan çocugu Mordred 14 yaşına kadar bir köylü tarafından tanınmaksızın büyütülür, sonra babasının yanına gider.

* * Hint destanı Ramayana’da kahraman Rama 14 yıl bopyunca bir ormanda inzivaya çekilir. Gene Ramayananın düşmanları kız kardeşlerinin kanlı yüzünü gördüklerinde intikam için Ramanın üzerine *14 Rakşaşalık bir grup gönderirler. Ramanın hepsini öldürmesi üzerine her biri Rama’ nın cesareti kadar zalim olan 14.000 kişilik bir güç toplarlar.

* * Eski Vedic dönemde kalma bir Hint büyüsü şöyle der : Dört gece oruç tuttuktan sonra, ayın koguşumunun 14. cü gecesi, insan kemiginden alınmış bogayı almalı ve aşşagıdaki duayı okumalıdır …

* * *Jainlerin evren kavramında evren dişi, dev gibi bir insandır ve gögüs boşlugunda ve omuzlarında boyun ve başta 14 gök katı vardır.

* * Zaire Mvindo destanında , Mwindo Efendi Yagmur’ un 14 fırtınasının verdigi acılara katlanır. Efendi Yıldız Mvindo’ nun kulaklarını 14 kez çeker.

* * *Dikkat edilirse 14 sayısı pek çok eski halkın yaratılış ve kahramanlık mitlerinde yer almaktadır. Bunun ortak bir kültürel gelenekten kaynaklandıgı açıktır.

* * * Tüm insan toplumlarında aynı kültürel evreler görülebiliyor. Avcılık ve toplayıcılık aşamasının ortak kültürü ve dinsel biçimleri canlıcılık ve totemizm olarak şekilleniyor. Ancak bir kere tarıma başlandıktan sonra toprak ile ugraşmaya başlanınca bir sarmalın, dogum ölüm sarmalının ortaya çıktıgı görülüyor. Bu süreç de genellikle gök cisimlerinin de gözlenmesi ile birlikte gittigini fark edebiliyoruz.

* * * *Ana Tanrıça kültü ile birlikte içice geçmiş ilk tapım biçimleri ay tapımıdır. Ayın gözlemlenmesi 14. gün ayın en parlak, en ihtişamlı, en güçlü evresine ulaştıgını ve sonsuz bir kudreti temsil ettigini göstermiştir. Ay aynı tarım ürünleri gibi dogar, büyür ve ölür. Bu yüzden de ana tanrıçanın simgesidir. Yaşam aydan gelmektedir, ayın ışınımları hayat vermektedir. Bu yüzden de ayın ondördü gücün simgesi olarak, mükemmelligin simgesi olarak tüm eski çag mitolojilerinde yer alır.

* * * *Süreç içerisinde de ilk işlevi unutulmuşsa da gene de deyişlerde, türkülerde, söylencelerde yer almasını sürdürmüştür. Ondört sayısının yer aldıgı tüm metinlerde eski ay tapımının gölgelerini aramanın hiç de yanlış olmadıgını düşünüyorum. Örnegin yukarıda Mısır Firavunu Zoser in tahtında yer alan 14 arslan başının aslında 14 boga başı olması gerekiyordu, belki de daha eskide böyleydi. Çünkü boga ay tapımının simgesi, aslan ise güneş tapımının simgesiydi. Güneş tapımına geçilmekle beraber güneşin simgesi olan arslanın hala eski biçim olan ayın ondördüncü gününün ihtişamı ile birlikte yeni dinsel biçimde de yerini korudugunu görüyoruz.

* * * * saygılarımla

dolfen
14-07-2007, 01:47
Henüz çocuk yaşta iken zalimce katledilen ondört çocuğun adıdır. Ondört Masum Pak, arılığın, masumluğun, saflığın sembolüdürler. Ondört Masum Pak, Alevi toplumu için masumiyetin temsilcileri olmaları ile günlük yaşam içinde dahi anılırlar. Ondört Masum Pak, Ehlibeyt ve Oniki İmamlar’ın evlatlarıdırlar.

Ondört Masum-ı Pakların isimleri ve şehadetleri:







1. Muhammed Ekber: Hz. Ali’nin oğludur. Henüz 40 günlük iken Hz. Ali’yi Ebubekir’e biat ettirmek için evine baskın düzenleyen Ömer’in adamı olan Tahir tarafından kapı Hz. Fatma’nın üzerine devrilir. Bu esnada Fatma Ana’nın kucağında bulunan Ekber kapı altında ezilerek şehit olur.



2. Abdullah: Hz. Hasan’ın oğludur. Yedi yaşında iken Muaviye’nin adamlarından Talha bin Amir tarafından şehit edilir.

3. Abdullah: Hz. Hüseyin’in oğludur. İki yaşında iken Kerbela’da Erzak Dımışki tarafından şehit edilir.



4. Kasım: Hz. Hüseyin’in oğludur. Üç yaşında iken Kerbela’da Hezime Kahl tarafından şehit edilir.



5. Ali Asgar: Kerbela kıyımında bir yaşındaydı. Babası Hz. Hüseyin tarafından su verilmesi için Yezid’in askerlerine gösterilir. Bu esnada İbni Sadi’nin emriyle Harmele adında bir okçu tarafından şehit edilir.



6. Kasım: Zeynel Abidin’in oğludur. Üç yaşında iken Bekir İbni Ur tarafından şehit edilmiştir.



7. Ali Eftan: Beşinci İmam Muhammed Bakır’ın oğludur. Altı yaşında şehit edilir.



8. Abdullah: Altıncı imam Cafer Sadık’ın oğludur. Üç yaşında İbni Mercan tarafından şehit edilir.



9. Yahya Hadi: Altıncı imam Cafer Sadık’ın oğludur. Üç yaşındayken Abbasi hükümdarının huzurunda şehit edilir.



10. Salih: Yedinci imam Musa Kazım’ın oğludur. Dört yaşında iken şehit edilir.



11. Tayyip: Yedinci imam Musa Kazım’ın oğludur. Yedi yaşında iken şehit edilir.



12. Cafer Tahir: Dokuzuncu imam Muhammed Taki’nin oğludur. Dört yaşında iken şehit edilir.



13. Cafer: Onuncu imam Ali Naki’nin oğludur. Bir yaşında iken şehit edilir.



14. Kasım: Onbirinci imam Hasan Askeri’nin oğludur. Bir yaşında iken şehid edilir. * *



Not:Ayrıca Ondört Masum-i Pak deyimi Hz. Muhammed, Hz. Fatma ve On İki İmamlar içinde kullanılıyor.

InVitatio
14-07-2007, 03:10
Sevgili Dilaver Abim
simdi bu islam dini kaballatik bir sistematik ile degil Allah'in emirlerini Peygamber aracilig ile vahi ve Peygamberin ve onun Ehlibeytinin Islam dini yorumu ile bugüne kadar gelmistir.

Tarih icinde diger toplumlarin da kutsal saydiklari degerlerde sekilsel bir paralellik görülsede, Islam dini icin yaratana karsi husu icinde itaat'dir bu yukaridaki bahsi gecenler ile islami ayirt eden en önemli nokta.

burada tekrar niyet'e dikkat cekmek gerek, bu islam icindeki sayilmis 14 önderin Allaha ulasmayi dilemekten baska bir niyeti olabilirmi ?

yani Islam dini icindeki yorumlardan birisi olan Alevilik icindeki 14 "önder" hem niyet hemde islami duruslari itibari ile müslümanlar tarafinca saygi görmektedirler.
Bu 14 icindeki saydigimiz hicbirisi tevhid inancina karsi bir harekte bir sözde bulunmadigi gibi
islam seriati icin can verdiler....tabiri caiz se can'dan oldular iman'dan olmadilar.

dilaver
14-07-2007, 03:32
,

* *Sevgili İnvatatio

* * İnsanlıgın kültür birikimi bir günde oluşmadı, ayrı ayrı da oluşmadı, ortak bir kültür merkezinden tüm dünyaya yayıldı. Her yayılışında da yerel etkilerle gelişip zenginleşti. Kültür yaratan ilk merkez Cro-magnon magaralarıdır, yani Avrupa'dır. Avrupa'nın sık ormanlık bölgeleri hem tarım, hem de hayvancılık için yeterli degildi. Tarımın ve tarıma dayalı kültürün ilk şekillenmesini Mezopatamya ile Mısır da görüyoruz. Sümer den Mısıra dogru yol alması ve burada Nil ile şekillenmesi daha akla yatkındır. Buradan da ticaret ve denizcilik yolu ile tüm dünyaya yayıldı. İlk kültürel şekillenmeler kolay kolay unutulmuyor, toplumların bellegine kazılıyor ve yeni biçimler üstü örtülü de olsa eski şekilleri içlerinde barındırıyorlar.

* * *İzmit Yarımca'da her sene bir kiraz festivali yapılır. Hala var mıdır bilmiyorum, ama geçtigimiz 5-10 seneye kadar kiraz festivali sırasında son ürünü temsil eden biri tabutta taşınırdı. Bu bitki ruhunun ölümüdür ve binlerce sene evvelinin bitki-ay tapımından kalmadır, pek çok eski uygarlıkta aynısını görebiliyoruz. Bu festivali yapanlar şimdi belki o tabutu neden taşıdıklarından bile bi-haberler ama biraz derinlemesine baktıgımızda bu binlerce sene evvelinin dinsel inanış biçiminin gizlenerek de olsa hali hazırdaki geleneklerimizde yaşadıgını görebiliyoruz.

* * * Ben 14 sayısını incelerken sadece bunu temel almaya çalıştım ve neden diye sordum. Bugün Boewolf destanını hala kabul eden varsa onlara da sorsak Boewolf' un 14 korkusuz yoldaşının neden 14 tane olduguna dair bize kusursuz bir açıklama yapabileceklerine eminim. Ama bu olayların ve aynı ögenin neden tüm toplum biçimlerinde yer aldıgını açıklamıyor. Nedenini ve nasılını bulabilmek için daha evrensel olan kabul biçimlerine ihtiyacımız var. Benim ulaştıgım sonuçlar ise bunu gerektiriyor. Ama herkesin kendi düşüncesi için bir kılıf uydurması sorun degil.

* * * *Bu kişiler neden 15 degil ya da 19 degil de 14 tane. Aslında istense ve zorlansa bu sayıyı farklılaştırmak imkanı her zaman olabilir. Ama mesele bana kalırsa 14 sayısına ulaşabilme istegi.
İlk iletimde bir örnek vermiştim. Firavun Zoresterin tahtının ayaklarındaki aslanlar. Aslan güneş tapımının simgesidir, ay tapımından daha ileride ve sonradır, ama buna ragmen ay tapımının simgesi ile birarada kullanılmıştır. Senin astıgın Muhammed put degil iletisindeki kıla tapma bu yüzden İslamiyete girmiştir. Bunlar daha evvelki atalar tapımının kalıntılarıdır ve varlıklarını yeni şeklin içine gizleyerek gelenekselleşmişlerdir.

* * * *Sümer Nuh tufanının, eski bir Anadolu tapımı olan Yunus tapımının, Hızır inancının tüm dinsel geleneklerde kendini sürdürmesinin ve tekrar tekrar kutsal metinlerde yer almasının sebeplerini de burada aramak gerekir.


* * * *saygılarımla

InVitatio
14-07-2007, 03:45
Dilaver abim,
ben seniniletileri düsünmeye , oto-sorgulamya yönelik iletiler oldugunu biliyorum,
ve bu acilmis konuda *cesitli kültürlerin , kült ve dinlerinin kutsal saydigi degerler arasindaki parallelikleri göstererek bizleri kendi toplumumuz icindeki bu gibi sekilsel kültler hakkinda düsünmeye zorlamak istemeni anliyorum, ama dedigim gibi Islam dini bir niyet ile baslar, ve niyeti Allaha ulasmayi olmayan hicbir amel islami bir durus degildir.
o yüzden Islam öncesi de diger dinlere mensup insanlarda "secde" ederek kutsal kildiklari tanrilarina tapiyorlardi demeinde islam icin hic bir sey ifade etmiyor, cünkü ibadetide degerini veren ilk önce niyetdir.

Bildiklerini ve yorumlarini benimle paylasmayi devam etmen dilegi ile

selamlarim ile

dilaver
15-07-2007, 06:46
Ben İslamiyette pek 14 e rastlayacagımı ummuyordum ama ziyadesiyle varmış. Huruf'u Mukattaların degerlendirilmesi ile ilgili bir İslami bakış açısıyla 14 meselesine devam ediyoruz. Ve bu konuda bir kaynak aktarımı yapıyoruz :

* * * * *Son dönem ilmi tefsir geleneğinin en önde gelen temsilcilerinden Cevherî, huruf-u mukattaalara oldukça farklı bir açıdan bakmış ve Kur'ân'ın eşsizliğini, kullanılan harflerin sayısında aramıştır. Cevherî, sûre başlarındaki harflerin Arap alfabesindeki harflerden 14’ünden oluştuğunu, bunun da alfabenin yarısı ettiğini söyleyerek, gerek 14 ve gerekse 28 sayılarıyla ilgili evrenden karşılaştırmalar yapar:

1. Her bir eldeki mafsal sayısı 14’tür.

2. İnsanın sırt omurgasının altında 14, üstünde 14 kemik vardır.

3. İnek, deve, eşek, yırtıcı hayvanlar, diğer doğum yapan ve emziren hayvanların ön taraflarında 14, arka taraflarında 14 kemik vardır.

4. Kuşların uçarken kullandıkları kanat tüylerinin sayısı 14+14’tür.

5. Kuyrukları uzun olan inek ve yırtıcı hayvanların kuyruklarındakikemik sayısı 14’tür.

6. Bazı sürüngen ve balık gibi uzun boylu hayvanların omurga
kemiklerindeki sayı 28’dir.

7. Arapça’daki harf sayısı 28’dir. Bunlardan 14’ü idğam yapılır, 14’üne yapılmaz.

8. Arapça’daki noktalı harflerin sayısı 14, noktasızlarınki de 14’tür.

9. Ay’ın 14 Güney 14 Kuzey olmak üzere 28 evresi vardır.

* * * *Bunlarla Cenâb-ı Hakk sanki şöyle demektedir: “Ey kullarım, ayın evreleri var 28 ve bunlar iki kısım. Ellerin eklem sayısı 28 ve iki kısım. Harflerin sayısı 28 ve iki kısım... Bununla şunu bilin ki, bu Kur'ân benim tarafımdan indirilmiştir. Çünkü onların harflerini, ayın evreleri, insan ve hayvan eklemleri, hece harflerinin dizilişi ve sayısı gibi haber verip yaptığım şekilde kıldım. Durum böyle olunca, nasıl olur da Muhammed (s.a.s.) veya başka bir beşer böyle hassas ve mükemmel bir sistemi kursun, bu sayıları kainattaki diğer sayılara, bu kanunları, diğer prensiplere uygun bir şekilde
uydursun? İşte bundan ötürüdür ki, Kur'ân Benim sözümdür. Böyle birneticeye varmanız için de işte surelerin başlarındaki bu harfleri koydum. Tâ ki yer gök ve onların ikisi arasındakilerin boşu boşuna yaratılmadığını bilesiniz. Kâinat kitabıyla vahiy kitabı arasındaki mükemmel uygunluğun
farkına varasınız. İşte bu Kur’ân, kıyamete kadar bâkî kalacak. Her ne kadardiğer diller bir takım değişikliklere uğrasa da, O’nun dili O’nunla beraberkıyamete kadar canlılığını devam ettirecektir.

* * * *Görüldüğü üzere Cevherî, konuya oldukça ilginç bir açıdan bakmış,kainattaki mükemmel nizamla, Kur'ân’daki eşsiz âhenk arasında bir bağ kurmuş, ikisinin de yaratıcısı Allah Teâlâ olması açısından büyük ve olağanüstü bir yapının varlığından hareket etmiş, bu harflerin Kur'ân'ın eşsiz
bir i’cazı olduğu sonucunu çıkarmıştır. Zerkânî de Cevheri’nin bu görüşünü eserine almış ve böyle bir yorumu, bu konudaki şüpheleri giderici bir değerlendirme olarak görmüştür.

http://www.if.sakarya.edu.tr/htmls/DERGI/Dergi_14_pdf/03MAKGULhurufu%20mukattaa.pdf

* * * * *Demek ki 14 öyle sihirli bir sayı ki Kuranın Allah sözü oldugunun kanıtını da 14 de buluyoruz. En eski tapım biçimlerinin gücünü ve insan kültüründeki sürekliligini izleyebiliyor musunuz ?

* * * * saygılarımla