PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yargıtay'ın hakaret olarak değerlendirdiği kelimeler


Nolan
06-11-2025, 17:43
Yargıtay, 'ayyaş', 'diktatör', 'hain' ve 'saray soytarısı' gibi birçok kelime ve ifadeyi açıkça hakaret kapsamında değerlendirdi.

Yargıtay kararlarında; günlük hayatta zaman zaman duyulan onlarca kelime hakaret kapsamında değerlendiriliyor.

"Ahlaksız, ayyaş, çakal"

Sözcü'de yer alan habere göre, mahkeme kararlarında geçen bazı ifadeler şöyle:

"Aç köpek, ahlaksız, ayyaş, çakal, diktatör, dinsiz, enayi, gavat, hain, hırsız, it, kaşar, kuduz, lanet karı, meczup, münafık, pavyon kadını, pis Alman, saray soytarısı, sürtük, şarlatan, terörist, vatan haini, yobaz."

Yargıtay'a göre bu ve benzeri kelimeleri bir kişiye yöneltmek, hakaret suçunun oluşması için yeterli sayılıyor.

Sosyal medyada da dikkat!

Hakaret suçları artık sadece yüz yüze ortamlarda değil, dijital platformlarda da işlenmiş sayılıyor.

Yargıtay kararlarına göre, bir kişiyi sosyal medya üzerinden aşağılayan, küçük düşüren ya da onurunu zedeleyen her türlü paylaşım, hakaret suçu kapsamında değerlendirilebiliyor.
https://t24.com.tr/haber/ayyas-diktator-saray-soytarisi-ve-digerleri-iste-yargitay-in-hakaret-olarak-degerlendirdigi-kelimeler,1274089

İfade özgürlüğüne ne oldu?
Hangi kelimenin hakaret veya suç olduğuna kim, neye göre karar veriyor?
Mesela 'çakal' demek suç oluyor da, 'sırtlan' demek neden suç olmuyor?
Neyin ne olduğunu toplumsal refleksler mi belirliyor?
Toplumun aşinalığı baz alınarak, böyle müeyyideler belirlemek için, karar vericilerin arasında toplumun her kesiminden insanların olması gerekmez mi?
Bu toplumun içinde 'dinsiz' insanların var olduğu bilindiği halde, bu hakaret/suç sayılan kelimeler arasında 'dinsiz' kelimesinin ne işi var?
Demek ki burada toplumsal aşinalık değil, toplumun bir kesiminin aşinalığı baz alınıyor.
Toplumun bir kesimi baz alınarak, hakaret/suç tanımı yapmak rasyonel mi, etik mi?

spartacus
07-11-2025, 06:21
İfade özgürlüğü bu ülkede kişiye göre;

Erdoğan'ın salt kişiler değil binlerce hatta milyonlarca kesimlere karşı HİTAP şeklinde kullandığı bir dolu kelime var.

Alçak, ayyaş(Atatürk, İnönü için), bunlar sürtük, çapulcular, geri zekalı, dölü, çukur...

Şimdi bunlar hakaret miymiş?

Hakaret de kelimeye göre mi yoksa maksadına göre midir? İşte bu da sorun... Hitap anlamında kullanılmayan bazı keliemeler hakaret olmaz ama isnat, hitap anlamında kullanılırsa, hakaret olur...

Bir yorumun, görüşün analizi ise (analiz kriterlerine uygun ise) yine hakaret olmaz...

Kısaca neyin hakaret olup olmadığına bunlar kim tarafından kime söylendiğine göre ve hitap mı, analiz sonucu tespit mi, meşru(nefsi) müdafaa mı vs. bakmaksızın değerlendiriyor...

İmamoğlu'na bir dönemin "iç içledi" bakanı "Ahmak" demiş ve ifadesinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna karar verilmişti, aynı kelimeyi İmamoğlu kendisine söyledi diye siyaset yasağıyla yargılanıyor...

Kısaca bu kadar basit kelimede bile gelinen nokta bu ise, bu ülkede ne yargı, ne hukuk ne de adaletin esamesini konuşmak dahi ziyan.

Kişi söylemlerinde adilik yapsa, veya direk muhataba hakaret etse, söylemleri değerlendirilse, bu yaptığın(eylem odaklı yani) adilik, alçaklık dense hakaret olur mu? Olmaz, ama bu kişi sırtı sağlam hele bir de AKP ayrıcalıklısı ise, sözleri size küfür, hakaretler olsa bile, mahkemeye verse siz kaybedersiniz...

Andrew
10-11-2025, 19:28
Siteye ugramayacaktim ama paylasmak istedigim bir sey vardi. Onu soylemek istedim.

Ankara'dan Amerika'ya bir maksat ile gelen en ust duzeyde diplomatlar ile gorustum. (kimligim icin detay vermiyorum)

Amerika'li dostlarimin davetlileri olarak geldiler. Dostlarimin, bir maksat icin, ricasi uzerine oradaydim yoksa isimle, kendi alanimla, normalde ugrastigim seylerle ilgili bir sey degil. (Etkinlik yada kim olduklari uzerine detay vermiyorum.) Telefonlarimizi da aldik fakat gorusmeyecegim. Turkiye'deki sistemi yer yer elestirdim ve AKP'nin hukukla bir ilgisinin olmadigini yuzlerine ifade ettim. Yani aldim karsima, gozunun icine bakarak soyledim. Soylediklerime tamamen katildiklarini fakat birsey yapamadiklarini soylediler. Onlar da Turkiye'nin degisiklige ihtiyaci oldugunu fakat "karsi tarafin" almak istemedigini, "almaya niyetlerinin aslinda olmadigini" ve gelecegin de "belirsiz" oldugunu soylediler. (Tabii bu onlarin gorusu)

Gozlemledigim seylerden bir tanesi de su, Turkiye'de cok kibirli, ulasillamaz hatta onunde titrenilecek, medyadan takip edilen insanlarin ABD'de 'siradan' bir vatandasa donduguydu. Kibarlardi fakat havalari mavalari yoktu.

Biz ellerimiz cepte, ayak ayak ayak ustune atip bir kac gun gorustuk, yedik, ictik. Turkiyedeki gibi ilkel bir durum yoktu.

Sozun kisasi, Turk devletinin kendisi de --en ust duzeyde --neyin ne oldugunu cok iyi biliyor. Ve buraya gelince normal, son derece medeni, saygili, nezaketli ve kibar 'insana' donuyorlar. Haberlerdeki gibi degiller; belki benden daha nezaketli ve kibarlar.

Şüpheci Dinsiz
10-11-2025, 22:01
Bilgi için teşekkürler sevgili Andrew.
Bunların borusu burada bize, Ortadoğu'da yemlediği şeriatçı katillere ötüyor. Dünyada başka adam yerine koyan yok.