PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ölü bile ithal ediyoruz.!


Nolan
24-12-2025, 22:12
310
Anatominin öğrenilmesinde yeri henüz doldurulamayan en önemli eğitim materyali olan kadavra, temini konusunda yaşanan sıkıntılar sebebiyle 14 bin 500-16 bin dolar arasında değişen bir maliyetle ithal ediliyor. Uzmanlar kadavra sıkıntısını, vatandaşların uygulama sürecini tam olarak bilmemelerine ve Diyanet'in "Kadavra olarak kişinin bedenini bağışlamasında dinen bir engel yoktur" açıklamasına rağmen dini inanca bağlıyor.
DEVAMI; https://www.haber342.com/haber/11724272/doktor-adaylari-icin-kadavra-bulmakta-zorlaniyor-fakulteler-16-bin-dolara-yurt-disindan-ithal-ediyor#

Devleti algılama biçimimiz sıkıntılı. Devleti, vergi toplamak veya asayişi sağlamaktan ibaret görmemeliyiz. Devlet gerektiğinde zor da kullanmalı ki, var olmaya devam etsin. Zorla vergi alıyor veya zorla insanları askere çağırıyor ama zor kavramını da bunlarla sınırlamamak lazım.

Teröristi veya sapığı bol bir ülkeyiz.
Pkklı veya Işidli teröristlerin ölülerinin gömülmesine devlet izin vermemeli.
Vermemeli ki, ülkede bilimsel araştırma yapmak için yabancıların ölülerini ithal etmeyelim.
Devlet hümanist olmaz, yahu.
Bu teröristlerin ölüsü yetmiyorsa, çocuklara tecavüz edenlerin ölülerine de el koyarsın.
Bu da yetmezse uyuşturucu baronların ölülerine el koyarsın.
Devlet bir şekilde yolunu bulmalı, bulmak zorunda. Devlet budur.

Ölü ithal etmek nedir, yahu.

spartacus
25-12-2025, 02:52
Yanlış anlaşılmasın elbette tıp ve sağlığın gereklerinin karşılanmasına karşı değilim, lakin sağlıkta bu meseleden çok daha büyük sorunlar var ve çeşitli meseleler de ticari ve sırf zenginleri yaşatmak veya toplumu sömürmek için(yaşam, ölüm borsası-piyasa haline getirildi)...

Nolan devlet o demek değil, bu tarz düşünceler zaten şu yaşadığımız durumları meşrulaştırıyor veya sorgulanamaz kılıyor... Sonuçta bizim gördüklerimiz çete devleti olunca öyle harami veya gaspçı(ama güçlü!) bir azınlığın devletleri oluyorlar ve sırf güce endeksli tanımlamalara yol açıyorlar ve verili koşullarda başka türlüsü mümkün olmadığı için de haklısın. Şara ele geçirir devlet o ve sırtı sağlam sermayenin, baronların, kısaca paraya ve güce hükmedenlerin olur gibi düşünülebilir.

Bu kadavra sorunu, ölenin bedeniyle değil, hem yaşarken kendi rızası hem de geride kalanın gönlüyle ilgili bir mesele. Ne ölen hayattayken ne de yakınları, bir biçimde değer verdikleri kişilerin bedenlerinin(ölü de olsa) kasaphane gibi kullanılmasına razı olmayabilir. Örneğin ölen askerin de bedeni kadavra olsun diyebiliyor musun? Dense bile doğru değil...

Ne bu tür devletlerin ne rejimlerinin insanı yaşatmak gibi bir derdi yok, tek derdi iliğine dek sömürmek ve ezan, bayrak, din, vatan, millet hamaseti de kafi gelmez, bu duruma ayıkırsa da kafasına vurmak, bayıltmak, ayıkanı, hak, hukuk, adalet isteyeni, direneni vatan haini, terörist bilmem ne ilan etmek böylece linç etmek(devletin ikincil görevi bu, birincisi ise şebekeyi elde tutan büyük baronlar, küçük baronları, çeteleri ve eşrafının gücünü ve sorunsuz sömürüsü, gaspını, ihalalerini, ülke ve halkı dolaylı, dolaysız sömürme, soyma koşul ve olanaklarını, meşruiyetini sağlamak)...

Kısaca bu devlet gaspçı devlettir ve bu tarz söylemlerle her türlü meşruiyet sağlanır ve aslında hakim olan da zaten böyle bir devlet ve bağlı hükümet anlayışı, sonuç ortada... Sırf bazı konular hassas olduğu, gaspın, gaspçılara yarar sağlamadığı için gasp yapılmıyor(bu da onlardan birisi, bilseler ki sermaye, çete, mafya devletinin çeteleri, elebaşlarına fayda sağlayacak bir an bile düşünmezler)...

Örneğin insanlar zaten kadavra gibi yaşıyor, yaşıyor bile denemez, temel sebebi de işte gaspçı bir avucun eğemenliği ve devleti, hükümeti(sermaye, para, çete egemenliği). Gaspçı devlet aşılmadan düzelme olmaz ve gaspçılar devleti koşulları zaten insanı yaşatmıyor, böyle bir amacı da bulunmuyor, öldürüyor, süründürüyor ve bu sebeple hastalık, ölüm, çaresizlik kısaca sağlıksız toplum koşulları, doğal koşullardan yüz kat daha fazla. Devlet ne zaman devlet olur, gerçekten kamu ve kamu yararınaolduğunda, bu olan ise devlet değil, azınlığın çete egemenliği ve bizim toplumlar devlet dendiğinde GÜCÜN askeri hakimiyeti olarak biliyor, kavrıyorlar, öyle olunca hiç bir kriter kalmıyor, tek kriter güç ve hamaset oluyor ve bizim toplum hala Osmanlı dönemi, entrikacı, kutsal monarşi, İttihatçı -bir avuç ayrıcalıklı azınlığın veya baron-mafya-çetelerin DERİN güç aygıtı -mirası- devlet anlayışına sahip(padişahsız feodal, köleci devlet modeli)... İşte sonuç ortada, müstehak durumu oluşuyor.

İnsanı yaşatmak ise gaye ve madem sıf sağlık ile ilgili bakacağız, o halde devlet bütün özel hastaneleri kamulaştırmalı, denetlemeli veya sağlık herkese ücretsiz olmalı(işte o zaman vb. koşullarda insanlar da değişir ve bedenini kadavra olmaya açan oranı ona katlar ve toplum sağlığı, kadavradan elde edilecek kazanımdan bin kat daha fazla sağlanmış olur.)... Bir insanın sağlıklı kalabilmesi için gerekli olan koşulları sağlasın ki önce toplum SAĞLIKLI olsun. Örneğin şu koşullarda her eve minumum 90.000 TL girmeli(barınma hakkına bedel biçilememeli), barınma hakkı sağlanmalı, barınak haktır ve kimse mahrum edilememeli(parası olana değil, bu yaşamsal zaruriyettir) vs. Sırf bir avuç asalak ve eşrafına akıtılan kaynaklar, dolaylı, dolaysız sömürüleri üst üste konsa sömürülen rakamlar korkunç, dudak uçuklatır boyutlardadır, demek ki ülke kaynakları, emek, halk iliğinece gasp ediliyor, e hani şu koca, kutsal ,yüce devlet bunu görmüyor mu yoksa aksine böyle olmasını mı sağlıyor??. Toplum yaşarken kadavra yapılıyor, diriyken ölü gibi... İşte devletin en önemli işleri bu şekilde olmalı, insanca yaşam koşullarının, kamu yararının, herkesin hak ve zorunlu yaşam standartlarını, kısaca koşulları sağlanması ve kamuca(halk) denetlenmesi şart. Herkes özgürdür vs. lafla olmaz, özgürlük, hak gibi kavramlar olanaklarıyladır, gerçek devletin görevi olanak ve koşullarını sağlamaktır, gasp değil. Bizdeki tam tersi ve bizde devlet anlayışı kutsal gaspçı, herkesin üstünde sözde tanrı, asker, polis ve mehter, ezan, bayrak hamasetinden ibaret. Diriye verilen değer ne ki, yaşayan kadavra...