kemalist_leman
16-07-2007, 13:39
Yakılan köyümüz ve Madımak'ımız eşliğinde düşünelim
''AKP CHP'den daha solda'' patentinin sahibi her kim ise çıkıp yediği haltın hesabını vermeli.
En azından demeli ki; 'Dedim ama, hele bir sorun niye?'
Ve sormalıyız...
Malum, hep yanıtsız kalmıştır Şener Şen'in o rollü soruları.
AKP, sadece genel ırkçı saiklerden izole edilmiş bir resimle-ki çizikleri istatistik göstergeleri gibi, inimli/çıkımlı, MHP-BBP gibi milliyetçi-faşizan (biri birini kovalarlar, aşıklardır tarihten bu ve şu yana) tabanlı oluşumlardan farklı kisve giyimi ile 'o kutsal tarafa' layık, yakın bulunamaz.
Bırakın buna ihtimal koşmayı, savlarımıza küfretmesi bile daha mutlu eder bizi, vallahi!
Çünkü uzağız.
Çünkü Sivas'taki, çünkü benzerlerindeki yaralarımızın acısına alkış tutan kendisi; ağıtla uğurladıklarımızın, tekbirli katillerinin de bir 1, bir 2. adresi.
Eşeleyin, hepsi onlar!
Zihnimizdeki yinelenenlerle (en son 14.gün önce; 2 Temmuz), yüreğimizdeki dinmeyenlerin vibrasyonunun tecriti niyetine kullanmasını dilediğimiz politikalarını (şu ana kadarkilerin tümü gibi), dem vurduğu 'vicdanını' sittir edip, 'mübarek' uygulamalarıyla Aleviler başta, farklı inanç ve inançsız mensupları tiye alan, 4.5 yıldır ki 'açmayıp açtıran', 'çıkarttırmayıp çıkaran' ; resmen bu kesimlerin içtenliğine 'gel git' yapan, AKP değil de hangi ''daha solda'' olan partidir?
Evet, ''Ülke sınırları içerisindeki hayvan ve bitkiler haricindeki tüm canlılar Türktür'' ezikliğine gelmemiş, bunun tersliğinde fikirler de sunmuş olabilir.
Ama hele birde siz sorun niye...
Eşi Arap, kendi Laz, size (bize) ne oluyor canım Kürtler?
Kürtler bu coğrafyadaki ezilen, hor görülen, gizil suçlu kabul edilen, birilerinin canına tak diyene kadar kimliğini saklamak zorunda kalan-halen kalabilen, en genişliği kapsıyor.
Mahrum edildikleri ise evrensel beyannamenin sadece yazılabildiğinden ibaretliği. İşleyişinin canı cehennemde!
Fakat öyle ki, bu dışlanmışları Kürtlerle sınırlamak mümkün gözükmüyor.
Eşcinselinin dilediğiyle sevişmesine, travestisinin giyim kuşamına, ateistinin 'allah yoktur'una, vicdani retçisinin ''al beni içine anne''sine, Ermenisinin özür beklentisine, başörtülüsünün saçını saklamasına, terli işçinin ''zaaamm'' sloganına ve ve ve... Farklı bakanın farklılığına saygının ütopyalığının bellendiği ülkede, biz Kürtlerin, ''diğerleri''ni gözardı etmeye hakkı yok!
Demokrasi ve özgürlüğün yönü olmadığına, 'hepimiz'liğin algılanmışlığıyla inanmalıyız. Ha birde, 'Kızıl rengin kutsallığına!'
Topluca, artık kendi belirlemediğimiz aidiyetlerimizle düşünmekten vazgeçmeliyiz.
Beynimizle yetinmeli, ona popoyu seçeneksiz tercihleri yapmaktan da kaçınmalıyız.
Bundan dolaylı, diğer bölge insanlarını karşılaşmadıkları olasılığını baya bir koruyan durumlardan ötürü vızgeçip, Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da AKP'ye oy vermeyi neredeyse sevap sanan kitlenin, yakılan köyleri (miz) ile Madımak'ı (mızı) kıyaslamalarını, iki tarafın inandıklarını bir yana saçtıklarındaki mümasili bulmalarını, ilişiği kurmalarını, oylarını ona göre kullanmalarını, umutların; hem de bin tanesinin, dününü yarın yapmamalarını sağlamalarını; DİLİYORUM!
Aklıma gelmişken, geçenlerde bir slogan duydum. Sadece duydum, İncil çarpsın ki anmadım! "...??????????????????????"(frodo)!
Ali Barış KURT
Yazı linki: http://www.mozaikhaber.com/index.php?news=1584
''AKP CHP'den daha solda'' patentinin sahibi her kim ise çıkıp yediği haltın hesabını vermeli.
En azından demeli ki; 'Dedim ama, hele bir sorun niye?'
Ve sormalıyız...
Malum, hep yanıtsız kalmıştır Şener Şen'in o rollü soruları.
AKP, sadece genel ırkçı saiklerden izole edilmiş bir resimle-ki çizikleri istatistik göstergeleri gibi, inimli/çıkımlı, MHP-BBP gibi milliyetçi-faşizan (biri birini kovalarlar, aşıklardır tarihten bu ve şu yana) tabanlı oluşumlardan farklı kisve giyimi ile 'o kutsal tarafa' layık, yakın bulunamaz.
Bırakın buna ihtimal koşmayı, savlarımıza küfretmesi bile daha mutlu eder bizi, vallahi!
Çünkü uzağız.
Çünkü Sivas'taki, çünkü benzerlerindeki yaralarımızın acısına alkış tutan kendisi; ağıtla uğurladıklarımızın, tekbirli katillerinin de bir 1, bir 2. adresi.
Eşeleyin, hepsi onlar!
Zihnimizdeki yinelenenlerle (en son 14.gün önce; 2 Temmuz), yüreğimizdeki dinmeyenlerin vibrasyonunun tecriti niyetine kullanmasını dilediğimiz politikalarını (şu ana kadarkilerin tümü gibi), dem vurduğu 'vicdanını' sittir edip, 'mübarek' uygulamalarıyla Aleviler başta, farklı inanç ve inançsız mensupları tiye alan, 4.5 yıldır ki 'açmayıp açtıran', 'çıkarttırmayıp çıkaran' ; resmen bu kesimlerin içtenliğine 'gel git' yapan, AKP değil de hangi ''daha solda'' olan partidir?
Evet, ''Ülke sınırları içerisindeki hayvan ve bitkiler haricindeki tüm canlılar Türktür'' ezikliğine gelmemiş, bunun tersliğinde fikirler de sunmuş olabilir.
Ama hele birde siz sorun niye...
Eşi Arap, kendi Laz, size (bize) ne oluyor canım Kürtler?
Kürtler bu coğrafyadaki ezilen, hor görülen, gizil suçlu kabul edilen, birilerinin canına tak diyene kadar kimliğini saklamak zorunda kalan-halen kalabilen, en genişliği kapsıyor.
Mahrum edildikleri ise evrensel beyannamenin sadece yazılabildiğinden ibaretliği. İşleyişinin canı cehennemde!
Fakat öyle ki, bu dışlanmışları Kürtlerle sınırlamak mümkün gözükmüyor.
Eşcinselinin dilediğiyle sevişmesine, travestisinin giyim kuşamına, ateistinin 'allah yoktur'una, vicdani retçisinin ''al beni içine anne''sine, Ermenisinin özür beklentisine, başörtülüsünün saçını saklamasına, terli işçinin ''zaaamm'' sloganına ve ve ve... Farklı bakanın farklılığına saygının ütopyalığının bellendiği ülkede, biz Kürtlerin, ''diğerleri''ni gözardı etmeye hakkı yok!
Demokrasi ve özgürlüğün yönü olmadığına, 'hepimiz'liğin algılanmışlığıyla inanmalıyız. Ha birde, 'Kızıl rengin kutsallığına!'
Topluca, artık kendi belirlemediğimiz aidiyetlerimizle düşünmekten vazgeçmeliyiz.
Beynimizle yetinmeli, ona popoyu seçeneksiz tercihleri yapmaktan da kaçınmalıyız.
Bundan dolaylı, diğer bölge insanlarını karşılaşmadıkları olasılığını baya bir koruyan durumlardan ötürü vızgeçip, Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da AKP'ye oy vermeyi neredeyse sevap sanan kitlenin, yakılan köyleri (miz) ile Madımak'ı (mızı) kıyaslamalarını, iki tarafın inandıklarını bir yana saçtıklarındaki mümasili bulmalarını, ilişiği kurmalarını, oylarını ona göre kullanmalarını, umutların; hem de bin tanesinin, dününü yarın yapmamalarını sağlamalarını; DİLİYORUM!
Aklıma gelmişken, geçenlerde bir slogan duydum. Sadece duydum, İncil çarpsın ki anmadım! "...??????????????????????"(frodo)!
Ali Barış KURT
Yazı linki: http://www.mozaikhaber.com/index.php?news=1584